PULMONER SEBEPLER:
Akciğer patolojileri parietal
plevrayı etkilediklerinde ağrıya neden olurlar.
Pulmoner Emboli: En sık semptom nefes darlığı, bulgu ise takipnedir.
Yakın zamanda geçirilmiş ameliyat öyküsü, immobilizasyon (4.5 saati aşan yolculuklar, 3 günden fazla yatak istirahati, 30 dakikayı aşan genel anestezi) trombofili, malignite, gebelik, oral kontraseptif kullanımı, geçirilmiş PE, uzun
kemik kırıkları başlıca risk faktörleridir. Ventilasyon‐ Perfuzyon Sintigrafisi ya da
Pulmoner BT Anjiyografi ile tanıya gidilir. Negatif D‐dimer düzeyi, klinik şüphenin düşük olduğu durumlarda (Wells skorunda düşük olasılık) pulmoner
emboliyi ekarte ettirir. Plöritik göğüs ağrısı; solunum ile artan, lokalize edilebilen, diyafragmatik plevra tutulduğunda o tarafın omuz ya da skapulasına yayılım gösteren batıcı nitelikte bir ağrıdır.
Pnömoni: Ateş, balgam, oskültasyonda bronşiyal ses ya da akciğer grafisinde
hava bronkogramları tanı koydurur. Hastalığın şiddeti CURB‐65 ile değerlendirilir.
Pnömotoraks: Ani başlayan dispne, plöritik tipte göğüs ağrısı ile prezente olur.
Etkilenen tarafta perküsyonla hiperrezonans ve oskültasyonda azalmış solunum sesi duyulur. Kesin tanı Akciğer grafisi/BT/USG ile konur. Ampiyem/eksuda özelliği gösteren plevral sıvı: Ampiyemde plevral boşlukta püy birikir. Sıvıdan örnekleme yapılır. GASTROİNTESTİNAL SEBEPLER:
Özofagus Rüptürü: Odinofaji, taşipne, dispne, ateş ve şok ile prezente olur. Tanı üst GİS endoskopi ve Akciğer grafisi/BT ile konur. İnspirasyonda boyun palpasyonunda krepitasyon hissinin oluşması subkutan amfizemi , dolayısıyla da pnömotoraks ve pnömomediastinumu düşündürür. GÖĞÜS AĞRISI
Peptik Ülser: Epigastrik ağrı ile prezente olabilir. Tanıda üst gis endoskopisi kullanılır.
Hazırlayanlar: Stj. Dr. Sinem ÜNAL, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Sait KARAKURT, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Anabilim Dalı Kaynaklar: Oxford Handbook of Clinical Medicine 8th Edition, Harrison‘s Principles Internal Medicine
Akut MI: 20 dkdan uzun süren akut santral göğüs ağrısı, terleme, bulantı, dispne ve
çarpıntı ile prezente olur. Yaşlı ve diyabetik hastalarda göğüs ağrısı olmadan da görülebilir.(silent MI) nabız ve kan basıncı artmış ya da azalmıştır, 4.kalp sesi
duyulur. Kesin tanı, kardiyak biyomarkerlerde artış (kardiyak troponin, kreatin
kinaz,myoglobin, AST, LDH), EKG bulguları (hiperakut dönemde sivri T dalgası,
ST elevasyonu, T negatifliği, patolojik Q dalgası) ve klinik öykü(göğüs ağrısı) kriterlerinden ikisinin varlığı ile konur.
Perikardit(akut): Kalbin üzerinde batıcı tarzda göğüs ağrısı(inspirasyonda ve
yatar pozisyonda artan, öne eğilmekle azalan) ile karakterizedir. Oskültasyonda
perikardiyal sürtünme sesi duyulabilir. Tanıda EKG bulguları(konkav ST segment elevasyonu) ve inflamasyon bulguları(ateş, CRP yüksekliği) dikkate
alınır. Perikardit kliniğinde inflamasyon belirtileri ağrıyla birlikte başlarken, akut MI de inflamasyon ile ilgili bulgular 24 saatten sonra görülür. KAS‐KEMİK‐SİNİR SEBEPLİ AĞRILAR :
Özofagus spazmı: Çok şiddetli retrosternal ağrı yapabilir. Baryumlu görüntüleme(özofagogram) ile tanıya ulaşılır. Radyolojik görüntülemelerde ‘’tirbuşon özofagus’’ olarak adlandırılır. Safra taşı/Kolesistit: Sağ üst kadranda kolik tarzda ağrı(sağ omuza ve skapulaya vuran) , bulantı, ateş, lokal peritonizm ve sarılık ile prezente olur. Murphy belirtisi görülür. Tanıda usg(safra kesesi duvarında kalınlaşma, taş) ve kan sayımında lökositoz yardımcıdır. Angina Pektoris: Stabil angina eforla ortaya çıkan, genelde 5 dkdan kısa süren, dil altı isosorbit nitratla rahatlayan, umbilikustan mandibula arasında herhangi bir yerden başlayabilen(genellikle retrosternal) baskı tarzında ağrıdır. Anstabil angina ise sıklığı ve şiddeti minimal egzersiz ya da istirahatte artan, 5‐20dk arasında süren, nitratla geçmeyebilen ve yüksek MI riski taşıyan şiddetli ağrıdır. Tanısı klinik öykü ile konur. EKG normal olabilir ya da ST depresyonu, T negatifliği(geçirilmiş MI) görülebilir. Ağrı sırasında oskültasyonda S4 duyulabilir. Koroner anjiyografi ile mevcut koroner arter hastalığı belirlenip risk değerlendirmesi yapılabilir.
Aort Diseksiyonu: Sırta vuran yırtıcı tarzda göğüs ağrısı ile prezente olur. Diseksiyon seviyesine bağlı olarak kol nabız ve tansiyonlarfda eşitsizlik, akut ekstremite iskemisi, parapleji, anuri ve inferior MI gelişebilir. Tanıda ekokardiyografi ve CT/MRI kullanılır. GERD: Retrosternal yanma hissi, yemek ve yatar pozisyonda artan şikayetler, odinofaji, nokturnal
astım, kronik öksürük, larinjit, sinüzit ile prezente olabilir. Tanıda üst GİS endoskopi, özofagus pH
ölçümü ve özofagus manometre incelemesi kullanılır.
Pankreatit: Ani ve şiddetli epigastric ağrı(sırta vurabilen, öne eğilmekle hafifleyen)
bulantı ile prezente olur. Taşikardi, ateş, sarılık, şok, ileus, genel abdominal
hassasiyet, grey turner belirtisi ve cullen belirtisi görebilir. Tanıda artan serum amilaz değeri, BT ve MRI(dansite değişiklikleri) yol gösterir. KARDİYOVASKÜLER SEBEPLER:
PSİKOLOJİK SEBEPLER:
Anksiyete
Göğüs Duvarı Kas Ağrısı: Hareket, soğuk, stress, zorlanma arttırır. Sıcak, masaj, ağrı
kesicilerden (NSAID) yarar görür.
Kosta Kırığı
Servikal Spondiloz
Kemik Metastazı
Herpes Zoster: Unilateral dermatomal ağrı ve aynı dermatom üzerinde veziküller görülür. Ağrı ve döküntüler ön ve arkada orta hattı geçmez. Veziküller belirmeden önce dermatom üzerinde parestezi/hiperestezi varlığı ayırıcı tanıda önemlidir. Fibromiyalji: İnflamasyona bağlı olmadan 3 aydan uzun süre olan kronik ağrı ve Belirli noktalarda hassasiyetin eşlik ettiği bir klinik tablodur. kadınlarda erkeklere Göre 10 kat daha sık görülür. Emosyonel problemler, aşırı koruyucu aile yapısı, sosyal çekilme, kadın cinsiyet, orta yaş risk faktörleri arasındadır.
Kostakondrit(Tietze sendromu): Kostasternal bileşkede hareketle ve öksürükle artan ağrı ve hassasiyet ile karakterizedir. En çok 2. kosta etkilenir. Belirgin lokalize hassasiyet tanısal önem taşır.
Download

göğüs ağrısı