Meclisi M e b u s a n
İ : 14
26 Ş u b a t 1336 (1920)
C : 1
rı) Bu metaiibin zamanını d a bilir. Bugün yegâne is­
distan ile Ermenistan'ın ittihadını temin etmek isti­
tediği şey b ü t ü n mevcudiyetieriyle Saltanat ve Hila­
yorlar.
fete merbutiyetleri ve bu rnerbutiyetlerinin hiçbir te­
T U N A L I H İ L M İ B E Y (Bolu) — H ü k ü m e t uyu­
sir ve kuvvetle bir veçhile ihlal edilemeyeceğidir. (Al­
yor m u ?
kışlar)
C E L A L E T T İ N A R İ F B E Y (Devamla) — H a l b u ­
( E r z u r u m ) — Nice
ki aynı z a m a n d a bu vekâlet Şerif Paşaya verilmemiş­
senelerden ve h a t t a diyeceğim ki asırlardan beri ser-
tir. Şerif Paşa ile beraber Lütfi Fikri Beye d e aynı
hatlerimizde vatanın ikinci bekçiliğini, R u s Çarlığına
vekâleti göndermişlerdi. F a k a t , K ü r t olan Lütfi Fik­
C E L A L E T T İ N A R İ F BEY
karşı sinesini bir siperi ahenin ittihaz eyleyen ve bir­
ri Bey böyle bir talebi k a b u l eylemedi. Ve böyle bir
birlerine karşı habli metin-i İslam ile m e r b u t
olan
vekâleti kabul eylemek tenezzülünde bile bulunmadı
T ü r k ile K ü r d ' ü birtakım menfaatperestan - ve h a t t a
ve bu böyle bir ihaneti k a b u l etmeyeceğini de alenen-
müsaadenizle söyleyeceğim - birtakım vatansızlar b u
söylemek lüt funda b u l u n d u . («Teşekkür olunur» sa­
iki öz kardeşi birbirinden ayırmak
daları)
istiyorlar.
Bugün K ü r d i s t a n , şu o k u n a n telgraflarla bize ilan
Vakıa «Makyolvel» in bir prensibi vardır, «icrayı
a h k â m etmek için tefrik ediniz»
ediyorlar ki, biz Osmanlı k a l m a k isteriz ve hiçbir za­
diyor. Bu prensibi
tetkik eylemek arzu eyleyenler, demin bahseylediğim
m a n da Carniai Osmaniye ve İslamiyeden
birtakım h o d k â m l a n , vatansızları kendilerine alet it­
istemeyiz. Refiki M u h t e r e m e m i z Bayazıt M e b u s u Şe­
ayrılmak
tihaz etmişler, onları bu vadiye sevk eylemek istiyor­
fik Bey yine kendi vatandaşları hakkında aynı mese­
lar. Bu saiklar m e y a n ı n d a da, bittabi hepimizin bildi­
leyi izah eyledi. Bu bahta bendeniz de d a h a ziyade
ğimiz küçük, fakat gözü aç ve seffak büyük emper­
bastı makal ederek Meclisi Alinizin vaktini izaa et­
yalist bir u n s u r d a tabiidir ki b u n u n neticesini bekle­
mek istemem.
yip ondan müstefit olmak istiyor.
H a l b u k i , onlar
Yalnız şurasını ilaveme m ü s a a d e b u y u r u n u z ki ve­
kili olmakla müftehir b u l u n d u ğ u m E r z u r u m
bilmiyorlar ki Türklerle K ü r t l e r
Livası
pek yakın z a m a n l a r d a acı bir dersi ibret aldılar. O
dahilinde de birçok K ü r t l e r vardır ki bendenize vekâ­
dersi ibret, gözlerinin ö n ü n d e b u l u n d u k t a n sortra hiç­
letlerini vermişlerdir. Bendeniz, b ü t ü n müntehiplerim
bir T ü r k ile K ü r d ' ü hiçbir vakit bu suretle tefrik et­
ve o r a d a bulunan K ü r t l e r n a m ı n a Şerif Paşanın bu
m e k m ü m k ü n değildir. Evet,
gazetelerde bizler d e
teşebbüsünü kemali nefret ve lanetle y a d ederim. (Al­
kışlar)
g ö r d ü k , Şerif Paşa ile N o b a r Paşa müşterek b i r teb­
ligatta b u l u n m u ş l a r ve o r a d a K ü r t l e r de tıpkı E r m e ­
H Ü S E Y İ N A V N I B E Y ( E r z u r u m ) — Efendiler,
niler gibi «zalim Türklerin elinden kurtarılmalarını»
b i r şeye m e m n u n o l u y o r u m ki Şerif, Bogos N o b a r ' l a
istiyorlarmış. B u n u başkası söyleyebilir, fakat
ittifak etmiş.
Şerif
Paşa gibi...
A L İ Ş Ü K R Ü B E Y (Trabzon) — Ali K e m a l gibi.
C E L A L N U R İ B E Y (Gelibolu) — Paşa
değil,
b o ş hedif!
H Ü S E Y İ N A V N İ B E Y (Devamla) — Artık bu­
n u n mahiyeti h a k k ı n d a söz söylemeye lüzum y o k t u r
(Devamla) — Şerif
ve şurasını da arz edeyim ki bugün Kürtlerle E r m e ­
gibi bu Devletin sefiri olmuş, bu Devletin n a n ve ni­
niler « A r a r a t » dağlarında hali harptedirler. H e m altı
meti ile perverde olmuş bir a d a m bu suretle memle­
aydan beri hali harptedirler. H e r g ü n beynlerinde kı­
ketine hıyanet edemez. K ü r t olan pederi Sait
tal var. Onlar kardeş olamaz. Sonra Kürtler, M ü s ­
C E L A L E T T İ N A R İ F BEY
Paşa
b u memleketin en büyük mevkiini işgal eyledi. H a ­
lümanlık dolayısıyla T ü r k l e r l e kardeş olduklarını söy­
riciye Nezaretinde Devletin u m u r ve siyasiyatını bir
lüyor. Bunu fiilen «Antranik» d e söylemiştir.
hayli z a m a n idare eyledi. F a k a t ne talihsiz a d a m m ı ş
vakkaten E r m e n i hâkimiyeti
Mu­
altında kalan E r z u r u m
ki oğlu K ü r d i s t a n ' ı Ermenilere ve kardeşi d e İzmir'i
ve havalisi, vilayatı şarkiye ve elviyei selaseden geçer­
Yunanlılara peşkeş çekmek a z m i n d e bulundular. ( « A l
k e n Ermeniler isim sorarak ahaliyi kesmişlerdir, yani
:
K ü r t , T ü r k aramamışlardı. M ü s l ü m a n olmak dolayı-
lah K a h r e t s i n » sadaları)
m
Şerif Paşanın vekâleti nedir? Gelen
telgrafname-
lerde görüyoruz. K ü r t Teali Cemiyeti n a m ı
tahtın­
d a İ s t a n b u l ' d a birtakım menfaati hususiye arkasında
dolaşanların teşkil eyleyip
A v r u p a ' y a , Şerif
göndermiş oldukları vekâletname ile bunların
siyle hepsini doğramı şiardı ve A v r u p a ' y a karşı bilir­
siniz ki Ermeniler
daima
K ü r t l e r d e n şikâyet eder­
lerdi.
Paşaya
H a l b u k i K ü r t l e r i n n a n ve nimetiyle perverde ol­
Kür-
dukları halde o n l a r d a n şikâyet eder, arazilerini almak
— 210 —
TBMM KÜTÜPHANESİ
Download

Meclisi Mebusan İ : 14 26 Şubat 1336 (1920) C : 1 rı) Bu metaiibin