Piyasa ve Ekonomi Yorumu
01 Nisan 2014 Salı
Seçimlerin ardından Yellen ve ECB rüzgarı…
Piyasalarda ne oluyor? AK Partinin yerel seçimlerden tek parti iktidarını perçinleyerek çıkması elbette TL
varlıklara önemli oranda moral-motivasyon kazandırdı; ancak o noktaya gelene kadar GOP’lardaki atmosferin
yurtiçi piyasalardaki iklimi epeyce bir yumuşattığını da gözden kaçırmayalım. 30 Mart Seçimleri öncesinde
yurtiçi piyasaların Yellen ve ECB (Avrupa MB) beklentileriyle hareketlenen GOP’lardan “kuyruk rüzgarı
aldığını” anımsatmazsak, yurtdışı piyasaları yakından takip eden yatırımcılara/analistlere haksızlık etmiş
oluruz. Tamam Çin’de gidişat kötü ancak Ukrayna krizinin soğuması durumu dengeledi. Peki neydi bu bahsi
geçen Yellen ve ECB belentisi?
Atlantik kıyıları… Çok yorucu bir seçim döneminin ardından hafızaları şöyle bir tazeleyelim: Atlantik’in doğu
kıyısında Yellen’ın iki hafta önceki şahin söylemlerini yumuşatması dört gözle beklenirken, batı kıyısında
ECB’nin 3 Nisan Perşembe yapacağı toplantıda “ek likidite genişlemesine” gideceği umudu piyasaları tam bir
hafta önceden sardı. Bu atmosferde, son 10 günde %5.7’lik bir ralli yapan GOP’lara BİST üzerinden katılmak
isteyen yatırımcı “yerel seçimlerinin ardından siyasi ortamın sakinleyeceği” beklentisini ana tema olarak
kullandı. Bu yöndeki iddiamızı geçen hafta ortasından başlayarak yatırımcılara aktarmaya çalıştık. Gelinen
noktada, mevcut seviyelerin sözkonusu fiyatlamayı ne oranda gerçekleştirdiğini ve daha ne kadar potansiyel
olduğunu spot piyasa rakamları üzerinden söylemek çok kolay değil. Birazdan para piyasaları dinamikleri
üzerinden yatırımcıları aydınlatmaya çalışacağız ama önce Yellen ve ECB’yi ele alalım.
Yellen 19 Mart’taki konuşmasından bin pişman. “Çaylak hatasını” affettirmek için dün güvercin kanat
çırpınışları yapıp durdu… Hatırlatalım, 19 Mart FOMC toplantısında “tahvil alımlarının (QE) Ekim’de
sonlandırılabileceğini” ardından takip eden “altı ay sonra” da faizlerin artırılabileceğini söyleyen Yellen,
piyasaların “yanlış ayakta” yakalanmasına yol açmıştı. “QE finish çizgisiyle ilk faiz artırımı arasında kalan altı
aylık sürenin” tahmin edilenden çok daha kısa olduğunu gören piyasa oyuncuları böyle bir parkurda
“güvercin” uçuşun emniyetsiz olduğunu hissetmiş ve “şahin” moda geçiş hazırlıklarını erkene alma
tartışlamalarını başlatmıştı. O günden itibaren, yatırımcılara Yellen’ın “acemice hata” yaptığını ve “şahin
söylemlerini” ilk fırsatta yumuşatacağı iddiamızı aktarıp durdurduk ve bu noktada 31 Mart’taki (dün)
konferansı işaret ettik. Yellen bizi şaşırtmadı ve dünkü konuşmasında şu meşhur “altı ay” meselesinin üzerine
bir bardak soğuk su döktü. Nasıl mı? “ABD Ekonomisinin bir süre daha “olağanüstü desteğe” ihtiyaç
duyduğunu, “ekonominin genelinde ciddi miktarda atıl kapasite” olduğunu ve “işgücü piyasasının tam
istihdamın çok uzağında” kaldığını söyleyerek. Dahası Fed’in “istihdam ve enflasyon” hedeflerinin çok
gerisinde kaldığına işaret ederek özellikle “işgücü piyasasının” halihazırda “tipik resesyon” dönemlerinden bile
zayıf olduğunun altını çizdi. Yellen dünkü konferansta öyle şeyler söyledi ki dinledikçe 19 Mart’ta “acemice”
yaptığı konuşma hatasından “büyük pişmanlık” duyduğunu gördük. Örneğin, ücret artışının hala tarihi
diplerinde olduğunu, işgücüne katılım oranındaki düşüşün işsizlik oranını olduğundan düşük gösterdiğini,
uzun süredir işsiz olanların işsizlikte olanğandışı bir paya sahip olduğunu ve 7 milyon part-time çalışanın fulltime iş aradığını dile getirdi. Yellen’ın 19 Mart’taki şahi söylemlerini sulandıracağından hiç şüphemiz yoktu
ancak biz bile bu kadar yumuşama beklemiyorduk. Yellen şahin söylemlerine soğuk su döküp ortalığı
serinlettikçe piyasalar da ısındı. Wall Street %0.8 artarken EURUSD paritesi 1.38’e yöneldi. Bu haftanın
hikayesi Yellen’la bitmiyor. ECB de Perşembe sahne alacak.
Avrupa MB (ECB) Perşembe toplanıyor… Gevşeme beklentileri arttı… Perşembe günkü toplantı
öncesinde “ek likidite desteğine” yönelik beklentiler kuvvetli. Aslına bakılırsa, piyasalar bu beklentiyi geçen
hafta başında satın aldı ve GOP rallisinin tohumlarını attı. Borsalar hızla yükselirken, kırılgan beşlinin yerel
para birimleri de belirgin oranda toparladı. Yatırımcılar belki hatırlar, ECB’nin Mart toplantısını pas geçmesine
epeyce şaşırmış ve yanlış bir politika olduğunu ileri sürmüştük. Bu noktada, gecikmeyle de olsa başta
Weidmann olmak üzere ECB yetkililerinden gelen gevşeme yanlısı açıklamaları ümit verici bulduğumuzu
ifade edelim; zira dün açıklanan ve %0.5’e kadar gerileyen resmi TÜFE tahmini Avrupa ekonomisinde
deflasyon riskinin göz ardı edilemeyeceği yönündeki tezimize destek verdi. ECB’nin Perşembe günkü
toplantısında aksiyona geçip geçmemesi Başkan Draghi’nin Mart toplantısında dile getirdiği iki önemli
önkoşula bağlı: a) enflasyon görünümü, b) para piyasasındaki sıkılaşma. Eğer ECB enflasyon görünümünün
deflasyona doğru yelken açtığına kanaat getirir ve para piyasasındaki sıkılaşmanın büyümeyi tehdit eden
Please refer to the disclaimer & disclosures on the back page of this report
Lütfen en arka sayfadaki açıklamaları dikkate alınız
Piyasa ve Ekonomi Yorumu / Sertan Kargın
1 Nisan 2014
boyutlara ulaştığı bilgisini bizle paylaşırsa “gevşeme yönünde” adım atabilir.
Muhtemel seçenekler neler? En başta belirtelim şu noktada “erken faiz indirimine” artık pek fazla şans
tanımıyoruz. Zira, 6 Mart’taki toplantıda ECB’nin faiz indirimi için “çıtayı yükseğe koyduğunu” görmüştük.
Bu çıta, öyle birkaç ayda inecek gibi durmuyor. Dolayısıyla ECB aksiyona geçme kararı alırsa buna “ek
likidite tedbirleriyle” start verebilir. ECB, Para Piyasası Programı kapsamında gerçekleştirdiği varlık
alımlarının “strelizasyonunu” durdurarak toplamda “176 milyar euro’luk likiditeyi” aşamalı bir planla
piyasada bırakabilir. Bir diğer alternatif ise “zorunlu karşılıkların” indirilmesidir. ECB bu seçenlerden bir
kompozisyon da oluşturabilir.
Piyasa etkileri ne olur? Olası gevşeme adımları GOP’lardaki toparlanmayı teyit eder ve tansiyonu
yüksek bir seçimi geride bırakan BİST’e de tempo verebilir. Tabii öte taraftan olası gevşeme kararı doları
kuvvetlendireceği için maliyet kanalından piyasadaki muhtemel risk iştahını törpüleyebilir de; ancak bu,
kısa vadede trendi belirlemez. Likidite piyasalar için lokomotif olur. Eğer ECB Mart toplantısında olduğu
gibi yine hareketsiz kalırsa euro güçlenir ama GOP’lar da kazançlarını geri vermeye başlayabilir. Kar
realizasyonunun ne boyutta olacağı ise aynı gün Başkan Draghi’den gelecek açıklamalara bağlı olacak.
Eğer Draghi piyasaları ikna edecek bir gevşeme sinyali gönderirse, ECB’nin hareketsiz kaldığı senaryoda,
GOP ve euro’daki kayıplar da sınırlı düzeyde kalır.
Para piyasalarından ne mesaj alıyoruz? Aslında pek bir değişiklik yok. Yurtdışı piyasaların rahat iklimde
hareket ettiği bir ortamda yerel seçimlerden piyasayı memnun edecek bir sonuç çıkınca, dünkü 5 yıllık
sabit kuponlu ve TÜFE endeksli tahvil ihraçlarından zorlanmadan 4.8 milyar TL borçlanma sağlayan
Hazine’nin faiz getiri eğrisi birkaç kademe daha alçaldı. 2 yıllık referans faizde %10.7, 10 yıllıkta
ise %10.2’lerde kapanış yaptık. Benzer bir görünüm swap piyasasında da gözlendi. Bu haliyle para
piyasaları dış sermaye girişini teyit ederken USDTRY’de ciddi oranda kuvvetlendi. Tamam bütün bu
gelişmeler iyi güzel de bize “risk algısının” nasıl şekillendiğine dair çok da güvenilir bir bilgi sunamaktadır.
Spot piyasaların ne kadar kaygan ve kırılgan olduğunu gayet iyi tecrübe ettik. Bu noktada, tahvil getiri
eğrisinin konumu ve USDTRY forward/swap kontratları bize önemli bilgiler sunmakta.
Milyon dolarlık soru: Kur riski? Halen belirgin şekilde “azalan tredinini” koruyan, yani henüz
“stagflasyon” temasını işlemeye devam eden getiri eğrisinin 3-10 yıllık segmentide “yataya” geçmeye
hazırlanması olumlu bir gelişme; çünkü makro taraftan stagflasyon beklentilerindeki kötüleşmenin durulma
işaretleri verdiğinin bir habercisi. Özetle, gerek global atmosferin gerekse iç siyasetteki göreli sakinliğin
“enflasyon-büyüme” tercihlerinde kötüleşen dengeleri sabitlediğini söylemek şimdilik mümkün. Ancak
elimizde henüz bu riski tamamen bertaraf edecek bir katalistin olmadığını da yatırımcılara hatırlatalım. Bu,
BİST için fundamental taraftan carry trade iştahını azaltan bir durum. O zaman hisselerin performansı
“fundamental” sebeplerden çok “fiyatlamalara” kalıyor. Kur riskini doğru ölçümlemek hayati önemde. Bu
noktada 3 aylık USDTRY forward kontratları bize TL pozisyonların “risk düzeyi” konusunda önemli ışık
tutmakta; zira sözkonusu kontratların işlem gördüğü “faiz oranı” aslında “kur riskine” işaret etmekte.
Yatırımcılar hatırlayacaktır, dünkü raporumuzda 3 aylık USDTRY forward kontratları üzerindeki faiz
oranının önceki haftaya göre 50 baz puan düştüğünü dile getirmiştik. Dün de bir 50 baz puan daha düşüş
oldu. Bu durumda TRY’deki değerlemeyi açıklamak da kolaylaşıyor; zira kur riski son birkaç günde 100
baz puan düştü. Bu, derin piyasalardaki sofistike yatırımcının TL’ye olumlu bakışını yansıtıyor. %10.86 ile
25 Şubat’tan bu yana en düşük seviyeye inen sözkonusu oran TL’de pozisyon taşıyanlar açısından gayet
rahatlatıcı; ancak öte taraftan da “kur riski algısında” henüz trend değiştirecek bir gelişmeye işaret
etmediğini de notlarımıza ekleyelim. Bizce USDTRY forward kontratlarda 3 aylık kur düzeyinin
belirlenmesini sağlayan faiz oranı %10’un altına düşerse trend değişikliğinden olumlu anlamda söz
etmeye başlayabiliriz. Bu oranın bizim BİST’e atfettiğimiz “risk primi” açısından da belirleyici öneme sahip
olduğunu yatırımcılara anımsatalım.
Yurtdışı piyasalarda bu sabah hava nasıl? Altın fiyatları artık 1280 dolarla hiç jeopolitik risk veya korku
yansıtmıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi Yellen’dan gelen güvercin açıklamalara rağmen %2.73’de, demek ki
iki hafta önceki şahin açıklamalara pek fazla kulak asmamış, şaşırmadık. EURUSD paritesi ise
1.3770’lerde ECB’yi risk-on modunda bekliyor. Yellen’ın açıklamaları da Euro-pozitif. Ancak, Cuma
açıklanacak ve 210bine yükselmesi muhtemel görünen Mart Tarım Dışı İstihdam verileri ECB sonrası
dolara destek verebilir. Dün %0.8 yükselen, Wall Street bu sabah vadeli endekslerde yatay/hafif artıda.
Asya’da ise Shanghai dışında piyasalar Çin Resmi PMI’daki 0.1 puanlık artışa burun kıvırıyor, son bir
haftadır yaşanan ralli sonrasında anlaşılan dün Wall Street’deki alımlar Çin dışında Asya’yı
heyecanlandırmamış görünüyor. Japonya’da yeni tüketim vergilerinin bu sabah devreye girdiğini
hatırlatalım. Özetle BİST’e dışarıdan negatif bir hava yok.
Eczacıbaşı Menkul Değerler
Eczacibasi Securities Equity Research
Sertan Kargın
2
2
Piyasa ve Ekonomi Yorumu / Sertan Kargın
1 Nisan 2014
3
Eczacıbaşı Menkul Değerler
Eczacibasi Securities Equity Research
Sertan Kargın
3
Piyasa ve Ekonomi Yorumu / Sertan Kargın
1 Nisan 2014
ŞUBELERİMİZ
ISTANBUL MERKEZ
ANTALYA
Büyükdere Caddesi No:209
Tekfen Tower Kat:5 34394
Levent İSTANBUL
Tel. : (212) 319 59 99
Faks : (212) 319 59 00
Deniz Mh.Konyaaltı Cad.
Arat Apt. No:13/3 07050
ANTALYA
Tel.: (242) 244 05 58
Faks: (242) 244 12 01
İZMİR
BURSA
Halit Ziya Bulvarı No: 42
Kayhan İşhanı, K:4 D: 401
Konak İZMİR
Tel. : (232) 498 0 498
Faks : (232) 498 0 444
Atatürk Caddesi Buluş İş Hanı
Kat:1 16010 Heykel BURSA
Tel.: (224) 224 03 64
Faks: (224) 224 60 54
ANKARA
Ankara Ticaret Merkezi
Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak
No:3 Kat:14 Daire:64
Çukurambar/ANKARA
Tel. : (312) 292 93 00
Faks : (312) 292 93 43
BÖLÜMLERİMİZ
ELEKTRONİK İŞLEMLER
VARLIK YÖNETİMİ
Büyükdere Caddesi No:209
Tekfen Tower Kat:5 34394
Levent İSTANBUL
Büyükdere Caddesi No:209
Tekfen Tower Kat:6 34394
Levent İSTANBUL
Tel. : (212) 319 55 55
Faks : (212) 319 59 69
e-posta
: [email protected]
Tel.
Faks
: (212) 319 59 99
: (212) 319 56 26
Bu dokümanda yer alan tüm bilgi ve veriler, güvenilir olduğu düşünülen kaynaklardan elde edilmiştir. Makroekonomik Araştırma Bölümü
burada sunulan bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğü konusunda makul özeni göstermekle beraber, olabilecek hatalar ve eksikliklerden
sorumlu değildir. Bu belgede yer alan analizler çeşitli varsayımlar altında yapılmıştır. Değişik varsayımlar, önemli derecede farklı sonuçlar
ortaya koyabilir. Bu belgede yeralan görüşler ayrıca bir uyarıya gerek olmaksızın değişebilir ve Eczacıbaşı Menkul Değerler A.Ş.nin diğer
bölümlerinin görüşleri ile farklı veya karşıt yönde olabilir. Bu belgede yer alan görüş ve düşünceler, Makroekonomik Araştırma bölümüne
ait olup, Eczacıbaşı Menkul Değerler A.Ş. yönetiminin görüşlerini temsil etmez. Bu belgenin hazırlanmasından sorumlu olan
Makroekonomik Araştırma Bölümü analist(ler)i, piyasa hakkında bilgi alabilmek, değerlendirebilmek veya yorumlayabilmek amacıyla,
satış/pazarlama veya diğer bölümlerle iletişim kurabilir. Bu belgede yer alan yatırımla ilgili bilgiler, yorumlar ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Bu belge sadece bilgi amaçlı yayınlanmış olup, içeriğinin hiçbir bölümü alım-satım yönünde yatırım
tavsiyesi olarak değerlendirilemez. Burada yeralan görüşler, yatırımcının mali durumuna veya risk ve getiri tercihlerine uygun
olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilere uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Tüm hakları saklıdır. Bu belgenin hiçbir bölümü; Eczacıbaşı Menkul Değerler A.Ş.'nin önceden yazılı izni alınmaksızın çoğaltılamaz,
4
yayınlanamaz veya fotokopi, mekanik kopyalama ve elektronik ortam dahil olmak üzere hiçbir surette dağıtılamaz.
Eczacıbaşı Menkul Değerler
Sertan Kargın
Eczacibasi Securities Equity Research
4
Download

Eczacibasi Securities - Eczacıbaşı Menkul Değerler A.Ş.