Bizim İvrindi Gazetesi
410
Sohbet Sayfasi
Gül
Bahçesi
Halil SAYGI
İSRA VE MİRAÇ
Haktealanın,Habibi Muhammed(a.s)a olan lütfu,ihsanlarının, mucizelerinin biride
ona hiçbir peygambere ve melikeye nasip olmayan ve dünyada hiçbir yaratılmışa
nasip olmayacak olan miraçla arşa çıkarıp cemali ilahisini müşahadet ettirmesidir.
İsra, Mekkei Mükerremdeki Mescidi Haramdan , Kudüsteki Mescidi Aksaya
kadarki arş üzerindeki gece yolculuğudur.Bu kısım Kuranı Kerimde sabit olduğu için
inkar eden kafir olur. Miraç ise Mescidi Aksa dan arşı alaya kadar olan
yükselme,tabiri caizse asansörle sema yolculuğudur ki bütün bütün hadis
kitaplarında sahih hadisi şeriflerle rivayet edilmiştir. İnanmayanlar dehalete kapılıp
günahkar olurlar.
İsra, Kuranı Kerimde şöyle bildirilmiştir;”Kulu Muhammed(SAV)mi bir gece
Mescidi Haramdan, kendisini bir kısım ayetleri göstermek için etrafını mübarek
kıldığımız Mescidi Aksaya götüren Allah'ın şanı yücedir.Doğrusu O işitir ve
görür.”(İsra.1)
İsra ve Miraç mucizesi,hadisi şeriflerle özetle şöyle bildiriliyor: ”Resulullah
Efendimizin peygaberliğinin 12.ci yılı , hicretten 19 ay evvel 51 yaşında iken vuku
bulmuştur, o yıla hüzün yılı denir.Çünkü o yıl Resulullah Efendimizi himaye eden
amcesı Ebu Talip, kendisini moral veren en büyük destekçisi muhterem eşi Haticetül
Kübra validemiz ve oğlu Abdullah(r.a) ölmüştü.İrşat için gittiği Taiften taşlanarak
kovulmuştu.Üzgün bir vaziyette Recep ayının 27.ci gecesi amcasının kızı
Ümmühanın evine gelmişti.
Allahuteala(c.c) Habibinin bu kederini gidermek,gönlünü almak,celalinin
üzüntüsünü cemaliye giderip mükafatlandırmak için Cabrail A.S mı yerde ve
göklerde yarattığı sayısız ayetlerinin bir kısmını göstermek ve huzuruna getirip
cemaliye müşerref etmek için vazifelendirmiştir.
Cebrail a.s gelerek ,Resulullah Efendimizin sadrını,kalbini yarıp zemzemle
yıkayarak içine iman ve hikmetler doldurup getirmiş olduğu Burak'a Bindirerek
Mescidi Aksaya getirmiştir.Yolda birçok acayip şeyler gösterilmiştir.Mescidi Aksada
gelip geçen bütün peygamberlere imam olup namaz kıldırmıştır.Mescidi Aksanın
civarında bulunan büyük bir kaya parçasının üzerinden Miraçla(manevi bir
asansörle) yukarıya yükselmiştir.Semaya yükselirken o kayada Onunla yukarıya
hareket ettiği Resulullah Efendimizin:”Yaa taş dur.” Demesiyle taşın durduğu rivayet
ediliyor.Hali hazırda taşın bir kısmı yerle bitişik bir kısmı muallakta bulunmaktadır.
Kafasında acaba? Diyenlere şunu hatırlatırız:İçinde bulunduğumuz şu
Dünyayı,Güneşi,Ayı,Yıldızları ve sayılması mümkün olmayan milyarlarca gök
cisimlerini fezada muallakta tutan Rabbimizin güç ve kudreti meydanda iken, o taş
muallakta mıdır değil midir demek çok abestir.Bu taşın üzerinden göklere çıkaran bu
merdivene Miraç denilmiştir.Çok güzel olduğu, Müslümanların ölüm anında ruhları
alınırken bu miracı gördüğü, bunun güzelliğine hayran kalıp bakarken hiç acı
duymayacağı, bu yoldan göklerdeki kendi makamına yükseleceği rivayet edilmiştir.
Yedi kat göklere çıkarken, birçok acayip şeyler gördüğü, bazı peygamberlerle
görüşüp sohbet ettiği rivayet edilmiştir.Yedinci katta İbrahim A.S la
19/05/2014
görüşürken”Evladım ümmetine söyle Cennetteki arsalarına çok(meyve) fidanı
diksinler,cennetin suyu tatlı, arazisı mümbittir.” Buyurmuştur. Resulullah “Oraya
nasıl fidan dikilir?”deyince, bir defe”Sübhanallahi velhamdülilehi Veleilahe İllalahü
Vallahü Ekber Velahavle Vela Kuvvete İllabillehil Aliyyilazim” dedimi oraya bir fidan
dikilir buyurmuştur.
Resulullah Efendimiz yedinci kattaki Sitrei Müntehaya varınca Cebaril a.s 'a”Ya
Rasulullah benim makamım buraya kadardır, buradan bin parmak ileriye geçsem
Allahutealanın azametinden helak olurum.” Buyurduğunda Refref gelip selam verdi
ve alıp arşı alaya kadar götürdü.Rasulullah ayağındaki nalinleri çıkarmak isteyince
Hakteala:”Habibim! Nalinlerini çıkarma ki ayağının tozuyla arşın müşerref ve
mükerrem olsun” buyurdu.Rasulullah:”Ya Rabbi Musa a.s Turdağında nalinlerini
çıkar demiştin”(Taha-12) deyince Allah(c.c):”O benim kelimim siz ise
Habibimsiniz.”buyurdu.
Bundan sonra hiçbir vasıta olmadan, Hitabı İzzet geldi:”Yaklaş eyy halkın
hayırlısıyaklaş Ya Muhammed yaklaş ki dost dostuyla baş başa olsun.”buyurup
Habibini huzuruna aldı .Ettehiyyatü duasında geçen övgü ve selamlarla
selamlaştılar.
Resulullah bu ihsana, sırra sırra mazhar olma olayını Hakteala Kuranı Kerimin
necm suresi 9-10 nuncu ayetlerinde şöyle anlatıyor:”(Habibullah) bir yayın iki aralığı
kadar, belki daha yakın oldu.Allah o anda kulunu vahy edeceğini vahyetti.”
Buyuruyor.Böylece mekandan münezzeh, keyf ve keyfiyetten ari niteliksiz baş
gözüyle Habibullah , sübhan olan yüce Hakkın Cemalini görme şerefine nail
oldu.Ehli sünnet katında tercih edilen itikat budur.
Allahuteala mekandan münezzehtir.Haşa arşta değildir.Riyetullahın orada vukuu
bulmasının nedeni ,Habibine sonsuz kudretinin eserlerini temaşa ve müşahade
ettirmek içindir.Resulluh miraç esnasında birçok harikulade şeylerin
yanında,cenneti,cehennemide gördüğünü , cennete nail olmanın nedenlerini ve
mükafatlarını , cehenneme girenlerin nedenlerini ve gördüğü cezalarını,azaplarını
müşahade ettiğini bildiriyor.
Miraçta biz ümmetlere üç şey hediye edilmiştir:Beş vakit namaz,Bakara suresinin
son iki ayeti,Allahutealaya şirk koşmayanların(cezasını çektikten sonra) cennete
gireceği müjdelenmiştir.
Resulullah Efendimiz hadislerinde:”Benim ümmetimin miracı namazdır.”
Buyurarak, bizde hakkiyle,huzur,huşu,hudu ile namaz kılarsak miraç ederek ruhen
Haktealaya yükselip,çeşitli ilahi insanlara nail olacağımızı bildiriyor.Allahuteala
aşkla,şevkle,ihlasla namaz kılıp namaz içinde miraç etmeyi bizlere nasip eylesin.
İçinde bulunduğumuz Recep ayının fazileti hepinizce malumdur.Recep ayının
27.ci günü yani 25 Mayıs Pazar'ı Pazartesiye bağlayan gece Miraç kandili
olduğu için sene içindeki en faziletli gecelerden biridir.Bugünleri oruçla geçirip
gecesini de ibadetle geçirmeye çalışmalıyız. Resulullah Efendimiz bir
hadisinde:”Recep ayında bir gün ve gece vardır ki o günü oruçla ,gecesini de
namazla geçirene yüz sene geceleri namaz kılan,gündüzleri oruç tutanın sevabı
verilir.” Buyuruyor.
Allahuteala bizleri bu mübarek ayları,günleri,geceleri ihya edenlerden eyleyip
feyiz ve bereketinden istifade edenlerden eylesin.Bütün alem-i İslama hayırlara
vesile eyleyip,Müslümanları din düşmanlarına karşı muzaffer eyleyip İslamı
yeryüzüne hakim eylesin.Bu vesile ile hepinizin mübarek Miraç kandilinizi kutlar
daha nice mübarek aylara,günlere,kandillere kavuşturmasını niyaz ederim.(amin)
Velhamdülillahirabbilalemin…
ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN
“Hiçbir yiğidin kaza ve kader okuna karşı kalkanı
yoktur."[Hazreti Ali (kv)]
Kayseri-Kuşadası seferinde Konya yakınlarında
akaryakıt tankeriyle çarpışan yolcu otobüsünün
alevler içinde cayır cayır yandıktan sonra geride
kalan korkunç görüntüsü hafızalardan kolay kolay
silinecek gibi değil.
O korkunç kazada otobüsteki 48 kişiyle birlikte Türk
milletinin yüreği alev alev yanmıştı ama yanmayanlar
da vardı! Otobüsün metal kısımları bile yanıp
kavrulurken "Dünyada ölümden başkası yalan" yazılı
bir kağıt parçasının yanmaması tam bir ibret-i âlemdi.
Erciyes Üniversitesi iktisadî ve idarî Bilimler Fakültesi
3. sınıf öğrencisi Şencan Komşucu adlı genç bir kız
da, o alev topu otobüste yanmaktan kurtulmuştu.
Fakat?!
Şencan Komşucu, Kayseri eşrafından Faruk
Çarşıbaşı adlı hayırseverden burs alıyordu. Şencan,
Cumhuriyet Bayramı tatilini de fırsat bilip
memleketine gitmek için otobüsten yerini ayırttı.
Bursunu almak için kazanın olduğu gecenin akşamı
arkadaşıyla birlikte Faruk Çarşıbaşı'nın kapısını
çaldı.
Şencan'a, resmi bazı aksaklıkların olduğu ifade edilip
resmi daireler kapalı olduğu için "Burs işini pazartesi
halledelim" denildi. Şencan, ailesine iki gün daha geç
gideceği için üzülmesine rağmen "geç olsun da güç
olmasın" düşüncesiyle pazartesi görüşmek üzere
vedalaşıp otobüs rezervasyonunu da iptal ettirdi.
Sayfa 5
Ve Şencan, kaderin garip tecellisi olarak otobüse
binmekten kupayı kurtuldu.
Pazartesi günü Faruk Bey'e sabahın erken
saatlerinde gelen Şencan, "Siz benim hayatımı
kurtardınız. Bana cuma akşamı bursumu verseydiniz
o alev alev yanan otobüsün içinde ben de
yanacaktım. O resmi problem çıkmasaydı bursumla
biletimi alarak memleketime gidecektim. Bursumu
alamayınca o otobüse de binemedim. Dolayısı ile
yanmaktan ve ölmekten kurtuldum." der. Daha sonra
da, Faruk Bey'e teşekkürlerini ifade edip
memleketine gider.
Alev otobüse binmekten son anda vazgeçip hayatı
kurtulan Şencan, memleketinden döndükten sonra
okula gitmek için otobüs duragina geldiginde
otobüsün hareket ettigini görür. Aceleyle otobüsün ön
kapisina yetişir ama otobüs hareket halindedir.
Otobüs ana caddeye çikmak için durunca Sencan da
otobüsün kendisi için durdugunu zannederek tekrar
kapiya kosar. Kapinin açılacağını bekleyen Sencan
ayağını kapıya uzattığı anda Sencan'ı farketmeyen
otobüs şoförü hareket edince bir anda aracın
tekerlekleri altında kalarak ezilir.
Feci bir şekilde yaralanan Sencan, alelacele Tıp
Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılır, fakat bütün
müdahalelere rağmen kurtulamaz.
Evet, ecel Sencan'ı yanan otobüste değil de başka
bir otobüste yakalamıştır.
ÖLÜM HABERİ
Dünyaya duyulan karalı haber,
Üzülen milletiz yaslar tutarak.
Cenaze yerine gittik beraber,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Ayyıldız bayrağım yarıya indi,
Afeti yaşayan bizim insandı,
Neşeli gönlüme hüzünler sindi,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Haberi duyunca şaşıran olduk,
Allah'ım sabır ver perişan olduk,
Çiçekler misali sararan olduk,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Çıkan cesetleri gören ağladı,
Habersiz bebekler yürek dağladı,
Damlayan gözyaşı yerde çağladı,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Yarab!sabırları ver büyük acımız,
Oçak yanmaz oldu tütmez bacamız,
Elleri koynunda ağlar bacımız,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Eller açılarak dua edildi,
Akan gözyaşımı dostlarım sildi,
Ambulans ağlaya ağlaya geldi,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak.
Firsatiyim derim üzülen oldum,
Kafamdan saçımı tutarak yoldum,
Hıçkıra hıçkıra kendimden oldum,
Ağlayan milletiz yaslar tutarak
Download

Sohbet Sayfasi - İvrindi Gazetesi