HUKUK VE ADALET
ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ
LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW
Cilt: 6 / Sayı: 15
Volume: 6 / Issue: 15
Yıl / Year: 2014
HUKUK VE ADALET
ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ
LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW
“Hakemli Dergidir” / “Peer reviewed journal”
Cilt: 6 / Sayı: 15
Volume: 6 / Issue: 15
Yıl / Year: 2014
Yayın Sahibi/Publisher: Legal Yayıncılık A.Ş. adına Sahibi ve
Genel Yayın Yönetmeni/On Behalf of Legal
Yayıncılık A.S. Publisher and Executive Editor
Av. / Aal. Lütfürrahman BAŞÖZ
(Sertifika No./Certificate No. 27563)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Responsible Manager: Av. Ramazan ÇAKMAKCI
Basım ve Cilt/Printing and Volume: Net Kırtasiye Tanıtım ve Matbaa San. Tic. Ltd.
Şti (Net Copy Center)
(Sertifika No./Certificate No. 13723)
Tel. 0212 249 40 60
Basıldığı Yer/Place of Publication: İnönü Cad. Beytülmalcı Sk. No: 23/A
Gümüşsuyu/Beyoğlu-İstanbul
Basıldığı Tarih/Publication Date: Ağustos/August 2014
Yönetim Yeri/Place of Management: Bahariye Cad. No: 63/6 Kadıköy/İstanbul
Tel. 0216 449 04 86 Faks/Fax: 0216 449 04 87
Yayın Türü/Type of Publication: Bu dergi yılda iki sayı olarak yayımlanan
yerel, süreli hakemli bir hukuk dergisidir/
This journal is a peer-reviewed national
law journal published two times in a year
ISSN: 1307-1955
HUKUK VE ADALET
ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ
LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW
Katkıda bulunmak isteyenler için iletişim bilgileri /
All correspondence concerning articles and other submissions should
be addressed to:
E-mail: [email protected]; [email protected]
Bu dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlara
aittir. / Articles published in this journal represent only the views of
the contributors.
Copyright © 2014
Tüm hakları saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü, Legal Yayıncılık A.Ş.
ile Doğuş Üniversitesi’nin yazılı izni olmadan, fotokopi yoluyla veya
elektronik, mekanik ve sair suretlerle kısmen veya tamamen
çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kayda alınamaz.
All rights reserved. No part of this publication may be copied,
reproduced, stored in a retrieval system, or transmitted, in any form or
by means, without the prior expressed permission in writing of the Legal
Yayıncılık A.S. and Dogus University.
EDİTÖRLER / EDITORS
Prof.Dr. M. Niyazi ÖKTEM
Yrd. Doç. Dr. Selman KARAKUL
YAYIN KURULU / EDITORIAL BOARD
Prof. Dr. M. Niyazi ÖKTEM (Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç .Dr. Selman KARAKUL (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç. Dr. Nesrin AKIN SUNAY (Doğuş Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Araş. Gör. Çağatay ÇINAR (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Araş. Gör. Sami Özgür MEMİŞOĞLU (Doğuş Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Araş. Gör. Burcu FİLİZ (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Araş. Gör. Nergis KULAKSIZOĞLU (Doğuş Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
DANIŞMA VE HAKEM KURULU /
ADVISORY AND PEER REVIEW BOARD*
Prof. Dr. Mehmet AKMAN (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Mehmet Emin ARTUK (Marmara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR (Marmara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Talat CANBOLAT (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Abdullah DİNÇKOL (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. İlyas DOĞAN (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Baki İlkay ENGİN (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Turhan ESENER (İstanbul Kültür Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Öner EYRENCİ (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
*
(Akademik unvan ve soyadına göre alfabetik liste / In alphabetical order according to
academic titles and last names)
Prof. Dr. Jeffrey HAYNES (Londra Metropolitan Üniversitesi, Hukuk,
Yönetim ve Uluslararası İlişkiler Fakültesi)
Prof. Dr. İnci KANER (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. M. Niyazi ÖKTEM (Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN (İstanbul Şehir Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Bahri ÖZTÜRK (İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. iur. Gerhard ROBBERS (Trier Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Samir SALHA (Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Sami SELÇUK (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Mustafa TOPALOĞLU (Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Oktay UYGUN (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Güzin ÜÇIŞIK (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Hasan Fehim ÜÇIŞIK (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Zafer ÜSKÜL
Prof. Dr. Lotta Vahlne WESTERHÄLL (Gothenburg Üniversitesi, İşletme,
Ekonomi ve Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Serap YAZICI (İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Prof. Dr. Caner YENİDÜNYA (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Doç. Dr. Zeynep Özlem ÜSKÜL ENGİN (Galatasaray Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
Doç. Dr. Tahsin ERDİNÇ (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Doç. Dr. Türker YALÇINDURAN (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç. Dr. Selman KARAKUL (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç. Dr. Orhan KUZU (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç. Dr. Ömer SEVER (Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi)
Yrd. Doç. Dr. Nesrin AKIN SUNAY (Doğuş Üniversitesi
Hukuk Fakültesi)
HUKUK VE ADALET
ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ
YAYIN İLKELERİ
PUBLICATION AND SUBMISSION REQUIREMENTS OF
LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW
1. Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi, yılda iki sayı olarak
yayımlanan hakemli bir dergidir.
Law and Justice – Critical Law Review is a peer-reviewed journal
published two times in a year.
2. Dergi’de yayımlanabilecek yazılar, hukukun her alanında
(Kamu Hukuku veya Özel Hukuk) adalet, hukuk devleti, hukuk kültürü,
meşruiyet, demokrasi ve insan hakları gibi konulara ilişkin makale, karar
incelemesi ve kitap incelemesi ile çevirilerdir. Yazıların dili, Türkçe
veya İngilizcedir.
The Journal focuses on issues related to justice, rule of law, legal
culture, legitimacy, democracy and human rights in both public and
private law. Articles, case notes and comments, discussions of legislative
development, book reviews and similar types of papers which are written
in Turkish and English are welcome.
3. Dergi’de yayımlanmak üzere gönderilen yazılar başka bir yerde
yayımlanmamış ya da yayımlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır.
Articles that will be sent to the editors should not be published
elsewhere nor be submitted to other journals simultaneously.
4. Yazılar Microsoft word (Microsoft Office 98 ve üzeri versiyonlar) formatında (doc veya docx dosya uzantılı olarak) yazılmış olmalıdır. Ayrıca yazılar, aşağıdaki şekil şartlarına uygun olarak yazılmış
olmalıdır.
Kağıt Boyu: A4
Üst: 2.5 cm; Alt: 2.5 cm; Sol: 2 cm; Sağ: 2 cm
Metin: Times New Roman, 12 punto, 1.5 satır aralığı, iki yana
yaslı
Dipnotlar: Sayfa altında, Times New Roman, 10 punto, 1 satır aralığı, iki yana yaslı
Articles should be submitted as Microsoft word (either with doc or
docx file extensions) documents (Microsoft Office 98 or higher versions).
Articles should be written according to the following style guidelines:
Paper size: A4
Top: 2.5 cm; Bottom: 2.5 cm; Left: 2 cm; Right: 2 cm
Text body: Times New Roman, 12 points, at 1.5 line spacing,
justified
Footnotes: Times New Roman, 10 points, at 1 line spacing,
justified
5. Her yazı kaydedildiği bir CD ile ya da elektronik posta yolu ile
Microsoft word formatında editörlere teslim edilmelidir. Yazının basılı
olarak teslimi gerekmemektedir.
Softcopy of the article either on a CD or as an attached Microsoft
word document via e-mail should be submitted to the editors. There is no
need to submit any hardcopy of the article.
6. Yazıyla birlikte yazarın (veya yazarların) adına, unvanına, çalıştığı kuruma, açık adresine, kolay ulaşım sağlanabilecek telefon numaralarına ve elektronik posta adreslerine ilişkin bilgiler de editörlere ulaştırılmalıdır.
The name(s), formal position(s), institutional affiliation(s) and
contact details (especially e-mail(s)) of the author(s) must be clearly
included with the submission to the editors.
7. Dergi’ye gönderilen makaleler Türkçe ve İngilizce başlık ile
hem Türkçe, hem İngilizce özet kısmı içermelidir.
Each submission should contain a Turkish and English title, as
well as structured abstract in Turkish and English.
8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve İngilizce uygun anahtar kelimeler bulunmalıdır.
All articles should be accompanied by sufficient number of
keywords in Turkish and English that reflect the content of the article.
9. Dergi’ye gönderilen makalelerde kullanılan kaynaklar, makale
sonunda kaynakça olarak alfabetik sırada verilmiş olmalı ve kullanılan
kaynaklar dipnotunda veya metin içerisinde kısa olarak yer almalıdır.
All references cited in the text should be numbered in order of
mention in the text and should be given abbreviated form in footnotes.
They should be listed in full form at the end of the article in an
alphabetically arranged bibliography as well.
10. Dergi’ye gönderilen makalelerin yazım bakımından son denetimlerinin yapılmış olduğu ve basılmaya hazır olarak verildiği kabul
edilir.
All submissions are regarded as ready to publish and already
proofread by the author himself or herself.
11. Yayın kurulunda ilk değerlendirmesi yapılan makaleler, anonim olarak hakeme gönderilecek, hakemden gelen rapor doğrultusunda
makalenin yayımlanmasına, düzeltme istenmesine ya da yayımlanmamasına karar verilecek ve yazar durumdan en kısa zamanda e-posta yolu
ile haberdar edilecektir. Tamamlanmış veya düzeltilmiş yazı, Yayın Kurulu’nca tekrar hakeme gönderilebilir.
All articles will initially be examined by the editorial board. After
initial evaluation by the editorial board, the submissions will be sent to
an anonymous peer reviewer, who is determined by the editorial board.
In case of rejection or proposed amendments, the contributor(s) will be
informed via e-mail in adequate detail. Whenever needed or necessary, a
reviewed submission may be sent to a second reviewer
12. Dergi, hakemin yazarı bilmemesi esasına (kör hakemlik) dayanır. Yazarın ve hakemin kimliğine ilişkin bilgiler karşı tarafa iletilmez.
All articles submitted are subject to a blind peer review. The
identity of the author(s) and reviewer(s) shall not be revealed to the
other party.
13. Dergi basıldıktan sonra, ilgili sayının yazarlarına, yayın, danışma ve hakem kurulu üyelerine ücretsiz olarak gönderilir.
Free copies of the published issue will be sent to the authors and
members of the editorial, advisory and peer review board.
“HUKUK VE ADALET ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ”
H ak k ı n d a
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi, yılda iki sayı olarak yayımlanan hakemli bir dergidir. Dergide, hukukun her alanında (Kamu
Hukuku veya Özel Hukuk) adalet, hukuk devleti, hukuk kültürü, meşruiyet, demokrasi ve insan hakları gibi konulara ilişkin özgün makale, çeviri ve karar incelemelerine yer verilecektir. Derginin danışma ve hakem
kurulunda, hukukun farklı dallarında uzmanlaşmış öğretim üyeleri bulunmaktadır. Türkçe ve İngilizce yazılara yer verilecek olan Derginin,
hukuk yazınına katkıda bulunacağı ve alanında temel referans kaynaklarından biri olacağı temenni edilmektedir.
Okuyucu ve araştırmacılarımızın katkı ve eleştirileri doğrultusunda
yapılacak yeni düzenlemelerle, Derginin, en kısa sürede uluslararası bir
dergi olması hedeflenmektedir.
About “LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW”
Law and Justice – Critical Law Review is a peer-reviewed journal
published two times in a year. The Journal focuses on issues related to
justice, rule of law, legal culture, legitimacy, democracy and human
rights in both public and private law. Articles, case notes and comments,
discussions of legislative development, book reviews and similar types of
papers are welcome. The advisory and peer review board of the journal
is composed of distinguished academics in the different fields of law. The
journal will include papers in both Turkish and English and hopefully
will contribute to legal studies and serve as one of the basic reference
tools.
The journal will be reviewed upon the contributions and critics of
the readers and researchers. It is intended that the journal will be listed
in international citation indexes in a short period of time.
EDİTÖRDEN… / FROM THE EDITOR…
Hukuk ve Adalet, Eleştirel Hukuk Dergisi'nin 15. sayısında, değerli meslektaşlarımızın ilgisini çekeceğini düşündüğümüz, hukukun
farklı alanlarında hakemli ve hakemsiz makalelere yer verilmiştir. Dergimizde yalnızca Kamu Hukuku alanında değil, Özel Hukukun farklı
alanlarında adalet, hukuk devleti, hukuk kültürü, meşruiyet, demokrasi
ve insan hakları gibi konulara ilişkin özgün makale, karar incelemesi ve
kitap incelemesi ile çevirilere yer verilmektedir. Dergimizin müteakip
sayılarında, yayın ilkelerimiz doğrultusunda, yalnızca akademisyen
meslektaşlarımızın değil, uygulamadaki tecrübe ve birikimlerini paylaşmak isteyen hâkim, savcı, avukat ve noter meslektaşlarımızın yazılarına
daha fazla yer vermeyi arzu ediyoruz.
Dergimizin mevcut sayısında hakemli ve hakemsiz olmak üzere
toplam on yazı yer almaktadır. Prof.Dr. H. Fehim Üçışık "Vakıf Üniversiteleri Öğretim Üyelerinin Çalışma Esasları", Yrd.Doç.Dr. Selman Karakul “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitliğin Sağlanmasında Hukuki Yollar
ve Siyasi Zorluklar”, Yrd.Doç.Dr. Ömer Sever "Konut ve Çatılı İşyeri
Kiralarında Sözleşmenin Sona Ermesi", Araş.Gör. Hayrettin Yıldız “Doğal Hukuk Bahçesinde Stoacılık”, Araş.Gör. Sami Özgür Memişoğlu
“Hukuk Yargılamasında İlanen Tebligat Usulünün Gerçek Kişi Tacirlere
ve Sermaye Şirketlerine Uygulanabilirliği”, Araş.Gör. Nurhan
Hacıibrahimoğlu “Olağanüstü Haller ve Sıkıyönetim”, İlyas Söylemez
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında İnsan Ticareti,
Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı (AİHS md.4)”, Büşra Burçe Avcı
"Prenses Caroline von Hannover Karar(lar)ı", Necati Atçeken "Anayasa
Yapım Sürecinde, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun İşlevi" ve son olarak Muhammet Güngör "Louis Althusser: İdeoloji ve Devletin İdeolojik
Aygıtları" başlıklı makaleleriyle katkıda bulunmuşlardır.
Yukarıda zikredilen yazılar arasında dört tanesinin öğrencilerimize
ait olması bizi gururlandırmaktadır. Yeni sayılarımızda lisans ve lisansüstü düzeyindeki öğrencilerimizin makale, ödev ve karar tahlili biçiminde hazırladıkları, yayın ilkelerimize uygun çalışmalarına daha fazla
yer vermeyi umut ediyoruz. Dergimizin mevcut sayısına yazılarıyla katkıda bulunan son sınıf öğrencilerimizden Büşra Burçe Avcı ve Necati
Atçeken'in Haziran döneminde Fakülteden mezun oldukları bilgisini
vermekten mutluluk duyuyor ve yeni meslektaşlarımıza, diğer mezunlarımızla birlikte meslek hayatlarında başarı ve mutluluklar diliyoruz.
Her zamanki gibi, dergimizin yayıma hazırlanmasında en büyük
katkısı olan Legal Yayıncılık sahibi ve çalışanlarına teşekkürü borç biliriz. 2014 yılı sona ermeden, dergimizin daha yoğun içerikli yeni sayısını
sizlere sunmayı umut ediyoruz.
Saygılarımızla,
Prof.Dr. M. Niyazi ÖKTEM
(Editör)
Yrd. Doç. Dr. Selman KARAKUL
(Editör)
HUKUK VE ADALET
ELEŞTİREL HUKUK DERGİSİ
Cilt: 6 / Sayı: 15
Yıl: 2014
İÇİNDEKİLER
Makaleler..................................................................................................................... 19
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitliğin Sağlanmasında Hukuki Yollar ve
Siyasi Zorluklar
Yrd. Doç. Dr. Selman KARAKUL ......................................................................... 21
Doğal Hukuk Bahçesinde Stoacılık
Araş. Gör. Hayrettin YILDIZ.................................................................................. 55
Hukuk Yargılamasında İlanen Tebligat Usulünün Gerçek Kişi Tacirlere ve Sermaye
Şirketlerine Uygulanabilirliği
Araş. Gör. Sami Özgür MEMİŞOĞLU................................................................... 81
Olağanüstü Haller ve Sıkıyönetim
Araş. Gör. Nurhan HACIİBRAHİMOĞLU .......................................................... 123
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında İnsan Ticareti,
Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı (AİHS md.4)
İlyas SÖYLEMEZ................................................................................................. 169
Görüşler ..................................................................................................................... 185
Vakıf Üniversiteleri Öğretim Üyelerinin Çalışma Esasları
Prof. Dr. H. Fehim ÜÇIŞIK .................................................................................. 187
Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Sözleşmenin Sona Ermesi
Yrd. Doç. Dr. Ömer SEVER ................................................................................. 205
Prenses Caroline von Hannover Karar(lar)ı
Büşra Burçe AVCI ................................................................................................ 211
Anayasa Yapım Sürecinde, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun İşlevi
Necati ATÇEKEN................................................................................................. 225
Louis Althusser: İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
Muhammet GÜNGÖR .......................................................................................... 235
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ............................................. 244
LEGALBANK ABONELİK FORMU .................................................................. 245
LAW AND JUSTICE – CRITICAL LAW REVIEW
Volume: 6 / Issue: 15
Year: 2014
CONTENTS
Articles ......................................................................................................................... 19
Legal Remedies and Political Difficulties in the Fight Against
Discrimination and Ensuring Equality
Asst. Prof. Dr. Selman KARAKUL ........................................................................ 21
Stoicism in the Garden of Natural Law
Res. Asst. Hayrettin YILDIZ .................................................................................. 55
The Applicability of the Notification by Publication Procedure to the
Real Person Merchants and Capital Companies in Civil Procedure
Res. Asst. Sami Özgür MEMİŞOĞLU ................................................................... 81
States of Emergency and Martial Rule
Res. Asst. Nurhan HACIİBRAHİMOĞLU........................................................... 123
Human Trafficking, Prohibition of Slavery and Forced Labour
(ECHR Article 4) in the Light of the Decisions of the European
Court of Human Rights
İlyas SÖYLEMEZ................................................................................................. 169
Opinions..................................................................................................................... 185
The Working Conditions of the Academic Staff in Foundation Universities
Prof. Dr. H. Fehim ÜÇIŞIK .................................................................................. 187
How Can Rent Contract in Dwelling House and in Workplace with
Frame be Ended?
Asst. Prof. Dr. Ömer SEVER ................................................................................ 205
Judgement(s) of Caroline, Princess of Hanover
Büşra Burçe AVCI ................................................................................................ 211
Functions of the Constitutional Conciliation Commission in
Constitution Making Process
Necati ATÇEKEN................................................................................................. 225
Louis Althusser: Ideology and Ideological State Apparatuses
Muhammet GÜNGÖR .......................................................................................... 235
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS ............................... 244
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LAW
DATABASE ......................................................................................................... 245
MA KA L E L E R
ARTICLES
* Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitliğin Sağlanmasında Hukuki Yollar ve
Siyasi Zorluklar
Legal Remedies and Political Difficulties in the Fight Against Discrimination
and Ensuring Equality
Yrd. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Selman KARAKUL
* Doğal Hukuk Bahçesinde Stoacılık
Stoicism in the Garden of Natural Law
Araş. Gör./Res. Asst. Hayrettin YILDIZ
* Hukuk Yargılamasında İlanen Tebligat Usulünün Gerçek Kişi Tacirlere ve
Sermaye Şirketlerine Uygulanabilirliği
The Applicability of the Notification by Publication Procedure to the Real
Person Merchants and Capital Companies in Civil Procedure
Araş. Gör./Res. Asst. Sami Özgür MEMİŞOĞLU
* Olağanüstü Haller ve Sıkıyönetim
States of Emergency and Martial Rule
Araş. Gör./Res. Asst. Nurhan HACIİBRAHİMOĞLU
* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında İnsan Ticareti, Kölelik
ve Zorla Çalıştırma Yasağı (AİHS md.4)
Human Trafficking, Prohibition of Slavery and Forced Labour (ECHR Article
4) in the Light of the Decisions of the European Court of Human Rights
İlyas SÖYLEMEZ
H
AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİĞİN
SAĞLANMASINDA HUKUKİ YOLLAR VE SİYASİ
ZORLUKLAR
(LEGAL REMEDIES AND POLITICAL DIFFICULTIES IN THE FIGHT AGAINST
DISCRIMINATION AND ENSURING EQUALITY)
Yrd. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Selman KARAKUL∗
ÖZET
Ayrımcılıkla mücadele konusu, diğer çağdaş demokrasiler gibi
Türkiye’de de önemli bir insan hakları sorunu teşkil etmektedir. Ayrımcılıkla mücadele konusunda Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve diğer bölgesel örgütler nezdinde çok sayıda uluslararası
sözleşme bulunmaktadır. Toplumsal ilişkiler geliştikçe farklı ayrımcılık
temelleri ve ayrımcılık türleri ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ayrımcılıkla mücadelenin birtakım siyasi zorluklarına rağmen, yargı organları
tarafından dinamik bir hukuk anlayışıyla ele alınması gerekmektedir. Bu
çalışmada, ayrımcılıkla mücadele ve ayrımcılık yasağı konuları hukuki
ve siyasi yönleriyle ele alınmaktadır.
Anahtar kelimeler: Ayrımcılıkla mücadele, ayrımcılık yasağı,
eşitlik, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanunu Tasarısı
ABSTRACT
The issue of fight against discrimination stands as an important
human rights problem in Turkey as in other modern democracies. There
are numerous conventions in the field of non-discrimination within the
framework of the United Nations, Council of Europe, European Union and
other regional organisations. As social relations develop through time,
there appear different grounds and types of discrimination. Therefore,
judicial authorities should take part in the fight against discrimination with
a dynamic legal approach despite political setbacks. This paper examines
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi, [email protected]
20
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitliğin Sağlanmasında
Hukuki Yollar ve Siyasi Zorluklar
the fight against discrimination and the prohibition of discrimination in its
legal and political aspects.
Keywords: Fight against discrimination, prohibition of discrimination,
equality, Draft Law on the Fight Against Discrimination and Ensuring
Equality
***
“..Hâkim konumda bulunan statü gruplarının azınlıkta kalan grup
üyelerine farklı muamele etmelerine tarihin ilk dönemlerinden beri rastlanmaktadır. Belirli kişi veya grupların farklı özelliklerinden dolayı
toplumsal yaşamda dezavantajlı konuma düşürülmesi, toplumsal ilişkilerin en ilkel düzeyde olduğu topluluklardan, toplumsal ilişki ve aidiyetlerin kesin olarak tespit edilemeyecek derecede karmaşık bir hal aldığı
günümüz toplum yapısına kadar, tarihin her döneminde artarak devam
ede gelmiştir. İnsanlar arasında adil ve meşru olmayan farklı uygulamalar yapılmasının, Antik Yunan düşünürlerinden beri ahlaki bir sorun olarak algılandığı bilinmektedir. Ancak farklı uygulamanın hangi koşullarda adil ve meşru olmaktan çıkacağı, zamana, mekâna ve toplumsal
koşullara göre farklılık göstermektedir.
...
Ayrımcılıkla mücadele ve eşitliğin sağlanması önemli bir insan
hakları sorunu olmasının ötesinde, demokrasinin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesinin ön koşulu niteliğindedir. Ayrımcılık yasağının gelişimini
toplumsal ve siyasi yapıdan soyutlamak mümkün değildir. Farklı ayrımcılık temellerinin hukuken tanınması ve yeni dezavantajlı grup statülerinin kabul edilmesi, uzun mücadeleler sonucunda olmuştur. Ayrımcılık
yasağının uluslararası insan hakları hukukunda gelişimine, emsal kararlarıyla katkıda bulunan AİHM’nin, uzunca bir süre doğrudan ayrımcılık
uygulamalarını bile ihlal olarak kabul etmediği, yeni ayrımcılık türleri
hakkında da henüz net bir denetim kriteri geliştiremediğini belirtmek
gerekir. AK üyesi devletlerin çoğunluğunun ve bu arada Türkiye’nin
AİHS’ye EK 12 No’lu Protokolü onaylamayarak, siyasal olarak, genel
ayrımcılık yasağı denetimden kaçmayı tercih ettikleri açıkça vurgulanmalıdır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
H
DOĞAL HUKUK BAHÇESİNDE STOACILIK
(STOICISM IN THE GARDEN OF NATURAL LAW)
Araş. Gör./Res. Asst. Hayrettin YILDIZ∗
“Per Jus naturae intelligo ipsas naturae leges....
hic est ipsam naturae potentiam”1
ÖZET
Günümüz hukuk teorisinin oluşumunda etkili olan iki temel ekol
söz konusudur. Bunlar doğal hukuk ekolü ile pozitivist hukuk ekolüdür.
Pozitivist okul, sadece yasa çıkarmakla yetkili organların oluşturduğu
kuralların hukukun kaynağı olabileceğini ileri sürerken, doğal hukuk
ekolü, hukuk kurallarının kaynağının “doğa” olduğunu savunmaktadır.
Doğal hukuk, ahlak kavramı üzerinde durur ve sadece “adalet”i gerçekleştiren kuralların geçerli olduğuna inanır. Helenistik dönemde doğan
Stoacılık okulu da, ahlaki bir felsefe olması yönüyle, doğa ve akıldan
süzülen kuralların geçerliliğini savunur. Stoisizmde bütün insanlar eşittir
ve herkes ve her şey tek bir evrensel yasaya tabidir, o yasa da doğa yasasıdır. Stoacılar bu şekilde, yeryüzünde yaşayan bütün insanların tek bir
dünya devletinin (kozmopolis) yurttaşları olduğu sonucuna varmışlardır.
Anahtar Kelimeler: Doğal hukuk, Stoisizm, Stoacılık, Ahlak,
Dünya Devleti, Evrensellik, Hukukun Kaynağı
H
∗
1
Hakem denetiminden geçmiştir.
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi/Uludağ Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Kamu Hukuku Doktora Öğrencisi, [email protected]
“Tabiat hukukundan, Tabiatın kendi kanunlarını, yani bizzat Tabiatın kendi kuvvetini
anlıyorum”, (George Gurvitch, “Tabii Hukuk mu, Yoksa Sezgiye Dayanan Müsbet
Hukuk mu?”, (Çev. Hamide Uzbark), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Yıl 1945, Cilt 02, Sayı 04, s. 157) .
22
Doğal Hukuk Bahçesinde Stoacılık
ABSTRACT
There are two schools of law who determine the law theories of
today. These are the school of natural law and the school of positivist law.
While the positivist school suggests that the rules which are accepted by the
competent organs (in a state) are the valid rules, the school of natural law
believe that the source of law can only be the nature. The concept of natural
law gives importance to the notion of “moral” and trusts the validity of rules
which only realize the “justice”. The stoicism is a philosophy of natural
law, born in time of Hellenistic period, which has theories about the question
of moral and which supports the validity of the rules deriving from the
nature and the notion of logos. According to the philosophy of stoicism, all
the human beings are equal, all the creatures should respect the same law
and this law is the law of the nature. Thus, the stoics reach the idea of all
the human beings living on the earth can be citizens of the same World
State (cozmopolis).
Keywords: Natural law, Stoicism, Moral, World State, Universality,
Source of law
***
“..Hukuk kuralları, bütünsel olarak düşünüldüğünde bu kuralların
oluşumunda bir çok faktörün rol oynadığı görülür. İnsan doğasının kuralların ihdası üzerindeki etkisi yadsınamasa da bu etki yalnız ve tek
başına değildir. Dolayısıyla hem yasa koyucular, hem bir geleneğin devamı olarak örfi hukuk, hem de toplumların kendilerine özgü kültürel
yapıları, keza doğru ile yanlışı ayırt etmede farklı tutumlar benimseyebilen insan iradesinin de hukuk kurallarının oluşumu üzerindeki etkisi
hesaba katılmalıdır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
H
HUKUK YARGILAMASINDA İLANEN TEBLİGAT
USULÜNÜN GERÇEK KİŞİ TACİRLERE VE SERMAYE
ŞİRKETLERİNE UYGULANABİLİRLİĞİ
(THE APPLICABILITY OF THE NOTIFICATION BY PUBLICATION PROCEDURE
TO THE REAL PERSON MERCHANTS AND CAPITAL COMPANIES IN CIVIL
PROCEDURE)
Araş. Gör./Res. Asst. Sami Özgür MEMİŞOĞLU∗
ÖZET
Çalışmamızda öncelikle tebligat hukukuna hakim ilkeler ele alınmış ve Tebligat Kanunu ile korunmak istenen hukuki menfaatlerden
bahsedilmiştir. Bunun ertesinde ilanen tebligat usulünün Tebligat Hukukundaki uygulaması ve bu usule başvuru şartları incelenmiştir. Konunun
gerçek kişi tacirler ve sermaye şirketleri açısından arz ettiği özellikler
ayrıca ele alınmıştır. Ayrıca hukuk yargılamasında ilanen tebligatta usulsüzlüğün sonuçlarına da değinilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tebligat Kanunu, İlanen Tebligat Usulü,
Usulsüz Tebliğ, Tebligatı Kabule Yetkili Temsilci, Şirketlere Yapılan
Tebligat
ABSTRACT
This study firstly focuses on the dominant principles of the
notification law and the legal benefits that the Code of Notification aims to
protect. Within this framework, the application and the conditions to be
fulfilled to commence this procedure are hereby examined. In addition to
this approach, the distinctive characteristics of this procedure that are seen
during its application to the real person merchants and capital companies
are also analyzed. Finally, the study aims to indicate legal consequences of
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim elemanı, [email protected]
24
Hukuk Yargılamasında İlanen Tebligat Usulünün Gerçek Kişi
Tacirlere ve Sermaye Şirketlerine Uygulanabilirliği
the irregularities which can be encountered during the application of this
procedure.
Keywords: Code of Notification, Notice, Procedure of Notification
by Publication, Irregular Notification, Notification process applied to
the Companies, Authorized Representatives to Accept Notifications
***
“..İlanen tebligat adresi hiç öğrenilemeyen ve aranmasına karşın
bulunamayan muhataba karşı tebligat imkansızlığını aşmak için öngörülmüş bir usuldür. Şüphesiz adresi bilinmeyen ve araştırmalara rağmen de
bulunamasa dahi muhataba karşı tebligat yapılmasını mümkün kılmak
için bu yol öngörülmüştür.
Teb. K. m.10/f.2 hükmünde yapılan değişiklik bu noktada ilanen
tebligat usulünü de etkilemiştir. Bu düzenleme ile özellikle gerçek kişilerin öncelikle yine bilinen adrese tebligat yapılacağı; böylelikle, ilgiliye
daha kolay ulaşılabilecek bir adres biliniyorsa oraya tebligat yapılması
imkânının saklı tutulduğu ifade edilmiştir. Aynı maddede söz konusu
adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adrese tebligat yapılamaması halinde muhatabın 5490 sayılı Kanun’a göre adres
kayıt sistemindeki adresinin bilinen son adresi kabul edilerek, tebligatın
buraya yapılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla bilinen adrese yapılan tebligatın karşılıksız kalması halinde, adres kayıt sistemindeki adrese yapılan
tebligat geçerli kabul edilecek; ancak ilgilinin adres kayıt sisteminde de
bir adresi bulunmuyorsa o takdirde Teb. K. m.28’deki araştırmanın ardından ilânen tebligat yapılacaktır. Yeni düzenleme sebebiyle, adres
kayıt sisteminde bir adres mevcut olduğu sürece, adresin meçhul sayılması ve sonuçsuz kalan bir adres araştırması ertesinde ilanen tebligat
yoluna başvurulması söz konusu olmayacaktır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
H
OLAĞANÜSTÜ HALLER VE SIKIYÖNETİM
(STATES OF EMERGENCY AND MARTIAL RULE)
Araş. Gör./Res. Asst. Nurhan HACIİBRAHİMOĞLU∗
ÖZET
Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı olmadığı ve belli bir bölgesinin
uzun süre boyunca maruz kaldığı olağanüstü yönetim usulleri idarenin
kullandığı yetkilerin genişlemesine sebebiyet vermesi açısından oldukça
önemlidir. Olağanüstü yönetim usulleri, temel hak ve özgürlüklere müdahale eden, kullanım alanını kısıtlayan usullerdir. Bu usullerin geçiciliği ve olağan dışılığı, yönetimlerin hukuktan ayrılmaları için bir mazeret
teşkil etmez. Çünkü olağanüstü yönetim usulleri de hukuki usullerdir.
Anahtar Kelimeler: olağanüstü hal, sıkıyönetim, hukuk devleti,
yetki, yargısal denetim
ABSTRACT
Turkish Republic is familiar with the state of emergency
procedures since a particular region of Turkey was exposed to it for a
considerable period of time, and it is also important in terms of extended
power that administrative authorities exercise. State of emergency
procedures interfere with the fundamental rights and freedoms and restrict
these freedoms’ scope of enjoyment. Provisional and extraordinary
nature of these procedures can not be accepted as an excuse to be
exempted from the rule of law; because the states of emergency are also
required to be in line with certain rules.
Keywords: State of emergency, martial rule, rule of law, power,
judicial review.
***
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim elemanı, [email protected]
26
Olağanüstü Haller ve Sıkıyönetim
“..Olağanüstü Yönetim Usulleri, devletin olağan dönemde var olan
hukuk kuralları ile çözümleyemeyeceği bir durumun baş göstermesi halinde başvurulan yönetim usulleridir. Bu yönetim usulleri, kendilerine
has özellikleri olan ve sadece olağanüstü halin gerekliliğinin tespit edildiği zamanlarda uygulamaya konulan usullerdir. Sadece Türkiye’de değil, Dünyada diğer ülkelerde de olağanüstü bir durumun varlığı halinde
başvurulan bu usuller, bu yönetim usulünü uygulamakla görevli makamlara oldukça geniş yetkiler vermektedirler. Fakat bu geniş yetkiler,
bu makamların hukuksuz bir şekilde hareket edecekleri anlamına gelmez. Olağanüstü yönetim usulleri de hukuk kuralları içerisinde yer alan
usullerdir.
...
Olağanüstü Yönetim Usulleri devletin, olağan zamanlarda uyguladığı hukuk kuralları ile çözümleyemeyeceği derecede önem arz eden
durumların varlığı halinde uygulanan usuller olması sebebiyle oldukça
önemlidirler. Fakat bu yönetim usullerinin, yürütme organına tanıdığı
yetkiler açısından incelendiğinde, suiistimale oldukça açık oldukları görülür. Çünkü bu tür bir yönetimin uygulandığı zamanlarda idarenin sahip
olduğu takdir yetkisi, olağan dönemlere göre genişleme göstereceğinden,
olağanüstü dönemlerin varlığı bahanesiyle, amaca aykırı düzenlemelerin
ortaya çıkması muhtemeldir. Yürütme organının düzenlemeleri, olağanüstü yönetim usullerinin gereklerine uygun, bu usullerin uygulanma
sebepleri ile uyuşur nitelikte olmalıdır. Bu sebepler ortaya çıktığında
Olağanüstü Yönetim Usulleri elbette uygulanacaktır. Bu usuller hukukidir ve yalnızca Türkiye’de değil, diğer ülkeler açısından da bakıldığında
bu usullere ilişkin ulusal hukuki düzenlemelerin varlığı görülür. Bu sebeple, bu usuller, ilan edilmelerini gerektiren sebebin varlığı halinde
uygulanması gereken, kamunun refahı için bir anlamda zorunlu olarak
öngörülmesi gerekli usullerdir...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
H
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI
IŞIĞINDA İNSAN TİCARETİ, KÖLELİK VE ZORLA
ÇALIŞTIRMA YASAĞI (AİHS MD.4)
(HUMAN TRAFFICKING, PROHIBITION OF SLAVERY AND FORCED LABOUR
(ECHR ARTİCLE 4) IN THE LIGHT OF THE DECISIONS OF THE EUROPEAN
COURT OF HUMAN RIGHTS)
İlyas SÖYLEMEZ∗
ÖZET
Kölelik, yirminci yüzyılın başına kadar tarihin her devrinde insanlık tarihinin kara bir lekesi olarak süregelmiştir. Yirminci yüzyılın başı
ile beraber Birleşmiş Milletler öncülüğünde ve daha sonraları bölgesel
örgütlerce de köleliğe karşı önlemler alınmıştır. Geleneksel kölelik ile
mücadelede bu düzenlemelerle birlikte önemli yol alınmıştır. Sosyal,
kültürel ve ekonomik şartların değişmesi ile beraber köleliğin, kulluğun
ve zorla çalıştırmanın da görünüş biçimleri değişiklik göstermiştir. Bu
değişiklikler eski belgelerle korunamayan birçok insan hakları ihlallerini
de ortaya çıkarmıştır. Ayrıca bu hak ihlalleri farklı ülkelerde farklı görünüş biçimleri ve nedenleri taşımaktadır. Emek sömürüsü için insan ticareti ve fuhuş için yapılan kadın ticareti sık karşılaşılan durumlardır.
Amaç farklı olmakla beraber araç olarak insan ticareti her davranış kalıbında karşımıza çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Kölelik, Kulluk, Zorla Çalıştırma, İnsan Ticareti, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM), Rantsev, Siliadin, AİHS Md. 4.
ABSTRACT
Slavery has contiuned as a black mark in every period of history until
the beginning of the twentieth century. By the begining of the twentieth
century and afterwards, under the leadership of the United Nations
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi – 3. sınıf öğrencisi; [email protected]
28
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında İnsan Ticareti,
Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı (AİHS md.4)
measures against slavery were adopted by regional organizations. With
these measures it has been made an important headway in struggle with
tradional slavery. Slavery, servitude and forced labor have demonstrated
an alteration in changing social, cultural and economic conditions. These
changes made it clear that human rights abuses could not be protected
by old documents. Moreover these human rights abuses have different
forms of sight and reasons in various countries. Human trafficking for
abuse of labour and woman trafficking for prostitution are common
situations. In spite of the fact that the grounds are different, the human
trafficking appears in every behavioural patterns as a means.
Keywords: Slavery, Servitude, Forced Labour, Human Trafficking,
European Convention on Human Rights (ECHR), European Court of
Human Rights (ECtHR), Rantsev, Siliadin, ECHR Article 4.
***
“...Türkiye açısından durumu değerlendirmek gerekmektedir.
AİHM’nin sınırlı sayıda dahi olsa ortaya koyduğu içtihatlarda, AİHS’ e
taraf devletlere madde 4 için yüklemiş olduğu pozitif yükümlülükler1
doğrultusunda Türkiye mevzuatına baktığımız zaman ne yazık ki ya
mevzuatta hiçbir düzenleme kendisine yer bulmamakta ya da yapılan
düzenlemelerde AİHM içtihatlarıyla ortaya koyulan ölçütlere veya taraf
olunan uluslararası metinlerin gereklilikleri karşılanamamaktadır. Bunun
yanı sıra Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle sahip olduğu insan
ticareti ağının transit ülke konumu olması nedeniyle ekstra önlem gerekliliğini göz ardı eden bir mevzuat boşluğu söz konusudur...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
1
Ayrıntılı bilgi için bakınız: Jean-François Akandji-Kombe, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi Kapsamında Pozitif Yükümlülükler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin
uygulanmasına ilişkin kılavuz kitap, http://www.anayasa.gov.tr/files/insan_haklari_
mahkemesi/el_kitaplari/AIHSKapsamindaPositifYukumlulukler.pdf, (Son Erişim
Tarihi: 22.12.2013).
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
GÖR Ü Ş L E R
OPINIONS
* Vakıf Üniversiteleri Öğretim Üyelerinin Çalışma Esasları
The Working Conditions of the Academic Staff in Foundation Universities
Prof. Dr. H. Fehim ÜÇIŞIK
* Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Sözleşmenin Sona Ermesi
How Can Rent Contract in Dwelling House and in Workplace with
Frame be Ended?
Yrd. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Ömer SEVER
* Prenses Caroline von Hannover Karar(lar)ı
Judgement(s) of Caroline, Princess of Hanover
Büşra Burçe AVCI
* Anayasa Yapım Sürecinde, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun İşlevi
Functions of the Constitutional Conciliation Commission in
Constitution Making Process
Necati ATÇEKEN
* Louis Althusser: İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
Louis Althusser: Ideology and Ideological State Apparatuses
Muhammet GÜNGÖR
VAKIF ÜNİVERSİTELERİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN
ÇALIŞMA ESASLARI
(THE WORKING CONDITIONS OF THE ACADEMIC STAFF IN
FOUNDATION UNIVERSITIES)
Prof. Dr. H. Fehim ÜÇIŞIK ∗
“..1982 Anayasasına göre, çağdaş eğitim-öğretim esaslarına
dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan
gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde
eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak,
ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu
tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından
kanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç
amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim
ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir (m.130/I,II).
Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları,
Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar (m.130/VII). Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler.
Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin
bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği
vermez (m.130/IV).
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri
ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları, üniversiteler
üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri,
öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının
kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve
süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük
∗
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi; [email protected]
Vakıf Üniversiteleri Öğretim Üyelerinin Çalışma Esasları
32
hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve
öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere
Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir
(m.130/IX).
...
Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası döneminde de öğretim elemanlarının bir kısmının kamu hukukuna, diğerlerinin özel hukuka tabi
kılınması şeklindeki ayırımın kabul edilemeyeceğine, mesleki güvencesi
bulunmayan, sözleşmesinin yenilenmeyeceği kuşkusuyla sürekli tedirginlik ortamı içinde bulunan bir öğretim üyesinin bilimsel özerkliği bulunduğunun düşünülemeyeceğine karar vermiştir.
Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği, Danıştay Sekizinci
Dairesinin 29.04.2011 tarihli ve bize göre son derece isabetli iptal kararından sonra, 1982 Anayasası ve 2547 sayılı Kanuna tamamen uygun
hale dönüşmüştür.
2011 yılındaki iptal kararından sonra çeşitli vakıf üniversiteleri,
öğretim üyelerinin özellikle yıllık izinleri ile mazeret izinleri ve işten
çıkarma konularında farklı uygulamalar yapmakta ve bu yüzden, bizce,
gereksiz olarak çok sayıda dava açılmış bulunmaktadır.
Bize göre, Yükseköğretim Kurulu, vakıf üniversiteleri öğretim
üyelerinin İş Kanununa tabi olan aylıkları kapsamına giren hususları
açıkça belirleyen ve bu kapsam dışında kalan diğer özlük hakları ve çalışma esasları yönünden 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili
mevzuatın uygulanacağını belirten, Anayasaya, yargı kararlarına ve
mevzuata uygun bir yönetmelik düzenlemesi yapmak veya genel kurul
kararı almak ya da genelge yayınlamak suretiyle uygulamada birliği
sağlamalıdır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRALARINDA SÖZLEŞMENİN
SONA ERMESİ
(HOW CAN RENT CONTRACT IN DWELLING HOUSE AND IN WORKPLACE
WITH FRAME BE ENDED?)
Yrd. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Ömer SEVER∗
ÖZET
6098 Sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu 347. maddesi ile önceki
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunda olmayan bir hüküm getirmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre, konut ve çatılı işyeri
kiralarında sözleşmenin sona ermesi iki yolla mümkündür. Birincisi bildirim yoluyla sözleşmenin feshi, diğeri ise dava yoluyla sözleşmenin
feshi yoludur.
Bu kanuna göre, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı ile kiralayanın sözleşmeyi feshi süreleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Belirli süreli
kira sözleşmelerinde kiracı, kira sözleşmesi süresinin bitiminden 15 gün
önce haber vererek sözleşmeyi feshedebilirken bu hakkını kullanmadığı
sürece sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzatılmış sayılır. Kiralayan
ise, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez.
Ancak 10 yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen
her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunarak herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz
süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiralayan ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona
erdirebilir.
Bu maddenin yazılış şekli yanlış anlamalara sebep verebilir. Bu
maddedeki kiralayanın belirli süreli kira sözleşmelerindeki on yıllık
uzama süresinin sonunda doğacak olan fesih hakkının hesabında, on
yıllık uzama süresinin başlangıç tarihi açıklanmadığından, bu sürenin en
son yenilenmiş veya uyarlanmış sözleşmenin süresinin bitiminden sonra
on yıllık uzama süresinin başlayacağını kabul etmek gerekir.
∗
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi; [email protected]
34
Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Sözleşmenin Sona Ermesi
Anahtar Kelimeler: Yeni Türk Borçlar Kanunu, belirli ve belirsiz
süreli kira sözleşmeleri, kiracı, kiralayan, fesih.
ABSTRACT
As it is known, there are two ways to terminate the rent contract in
dwelling house and in workplace with frame.The first one is via
declaration and the second one is via legal action.In this point, we are
going to generally examine the ending of rent contract with a given
period and contract with an indefinite period.Moreover, we are not
going to mention about the validity of declaration topic.
As draft of Turkish Law of Obligations and its legislative intention,
(which is presented to TBMM Presidency by T.C Prime Ministry General Directorate of Law and Resolve, prepared by Ministry of Justice and
agreed on the date of 24.12.2007 by Council of Ministers) analyzed, it is
obviously seen that, the anxiety in society created by lessor with
contract, who is not the direct owner of leasehold for a long time, is
taken into consideration.So, when the circumstances in article occured,
landlord has a legal right to end the rent contract unilaterally, without
paying any compensation.
Keywords: Turkish Obligation Code, indefinite or definite term
rent contract, lessor, tenant, abolishment.
***
“...Bilindiği gibi konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona
ermesi iki yolla mümkün olmaktadır. Birincisi bildirim yoluyla, ikincisi
dava yoluyladır. Biz burada genel olarak belirli süreli kira sözleşmelerinin ve belirsiz süreli sözleşmelerinin sona ermesi durumunu inceleyeceğiz. Bildirimin geçerliliği konusuna değinmeyeceğiz...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
PRENSES CAROLINE VON HANNOVER KARAR(LAR)I
(JUDGEMENT(S) OF CAROLINE, PRINCESS OF HANOVER)
Büşra Burçe AVCI∗
“...Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kişinin belli başlı medeni
ve siyasi haklarını geniş bir şekilde garanti (güvence) altına almıştır.
Bütün Avrupa Konseyi üyesi ülkelerini onayladığı AİHS, “Avrupa
Anayasası” olarak adlandırılabilecek bir sistem ortaya çıkarmıştır.
İlk bakışta, sözleşmeyle güvence altına alınan hakların tıpkı liberal
gelenekteki temel haklarda olduğu gibi, devlete karşı menfi (olumsuz)
haklardan olduğu görülür. Ancak sözleşmenin üslubundan devlete birtakım müsbet (olumlu) yükümlülüklerin getirildiği hakların bulunduğu da
anlaşılmaktadır. Komisyon ve Mahkeme, 8. maddenin devletin gayrimeşru aileyi de içerecek şekilde aile hayatını düzenlemek ve korumak
için olumlu faaliyette bulunmasını gerektirdiğini kabul etmiştir.
Bir kişinin özel hayatına müdahale eden yayınlar bakımından, ünlüler ve kraliyet ailelerine mensup kişiler özel yaşamlarının medya müdahalesinden korunması hususunda madde 8'e güvenir. Ancak bu tek
taraflı bir durum değildir. Dolayısıyla işin boyutunun özel hayata müdahale eden yayınlar niteliğini taşıyan “paparazziler” açısından da bir değerlendirmeye tabii tutulması gerekir. Bu noktada da sözleşmenin 10.
maddesini teşkil eden “ifade özgürlüğünün” bir yansıması olan basın
özgürlüğü devreye girer. Paparazzilerin yaptığı iş aslında ahlâk sınırlarını zorlar mı sorusuna gelince, ilk bakışta bu uygulama ahlâk dışı kabul
edilir. Oysa bu gazetecilik alanının kendine özgü çalışma prensipleri
vardır. Kullandıkları ekipmanlar bile diğerlerinden farklıdır. Her şeyden
önce gizlice izlemektedirler. Çalışma saatleri bile özeldir; onlar da sözgelimi bir ekonomi habercisi gibi habercilik endişesi ile çalışmaktadırlar.
Sonuçta sabah haber müdürünün masasına bir veya birkaç bomba niteliği taşıyacak haber bırakmak zorundadırlar. Diğer bir deyişle, paparazziler de aslında kendi koşulları altında mesleklerini uygulamaktadır. Her
mesleğin erdemli ve erdemsiz çalışanları vardır. Etik ihlâli sadece bu
∗
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi, [email protected]
36
Prenses Caroline Von Hannover Karar(lar)ı
mesleğe özgü bir şey değildir. Ancak bu, diğer gazetecilik alanlarına
göre etik ihlâli yapmaya en müsait alandır. Netice itibariyle insanların
özel alanlarına girmeye çalışmaktadırlar. Bu sınırı aştıkları an ya da o
sınıra yaklaşamadıkları an gazete içindeki konumları da tehlikeye girer.
Yani, aslında çift taraflı bir etkileşim söz konusudur. Dolayısıyla özel
yaşama saygı ile basın özgürlüğü arasında kurulacak bir denge ile ihlallerin önüne geçilebilmesi mümkün olacaktır.
...
İncelenmekte olan hakkın amacı, ‘bireyi kamu otoritelerinin keyfi
uygulamalarına karşı korumaktır’. Çoğu durumda Mahkeme, bireyin
hakkının kullanımına devlet tarafından getirilen bir hukuki müdahalenin
meşruluğunu sorgulamazken, tarafı, acil bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve ortak değerlere cevap vermesine binaen, itiraz edilen tedbirin
demokratik bir toplumda gerekli olduğunu ispat etmeye zorunlu kılmamaktadır. Güdülen amaçla orantılılığın bir parçası olan gereklilik kavramı, çoğu durumda, bu sebeple, bireylerle devlet arasında çekişmenin
yaşandığı savaş alanını teşkil etmektedir. Bu alanın çevresi, toplumun
devam eden sosyal ve ekonomik gelişiminden etkilenerek yıllar içinde
değişmiştir. 8. maddenin pratikte uygulanması, toplumsal olarak tartışmalı durumlarda tatbikini denemek ve öngörmek güç olduğu için, zorlu
bir çalışma halini almıştır. Bu anlamda 8. madde için, yıllar içinde artan
sayıda sorunu kapsamına alabilen ve korumasını diğer maddelerin alanına girmeyecek olan bir dizi menfaate genişletebilen, Sözleşme’nin en
ucu açık maddesi olduğu söylenebilir. Bu durum, kısmen, Strazburg organlarının, kapsamlı bir 8. madde tanımı yapmamış olmasından kaynaklanmaktadır, böylelikle değişen zamana tamamen adapte olmalarını
sağlamıştır.
AİHM önüne gelen başvurularda, özel hayat sınırlarının ihlal
edilip edilmediği konusunda titizlikle değerlendirme yapılmalıdır. “Özel
hayat” kavramının net bir çerçeve sunmaması, esnek sınırlar oluşturması
hak kaybı sonucunu doğurma riskine neden olabilmektedir. Bu sebeple
özellikle basının dahil olduğu konular bakımından adil bir menfaat
dengesi kurulmaya çalışılmalıdır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
ANAYASA YAPIM SÜRECİNDE, ANAYASA UZLAŞMA
KOMİSYONUNUN İŞLEVİ
(FUNCTIONS OF THE CONSTITUTIONAL CONCILIATION COMMISSION IN
CONSTITUTION MAKING PROCESS)
Necati ATÇEKEN∗
“..Anayasa, yasaların çerçevesini belirleyen üst norm olarak karşımıza çıkmaktadır. Anayasalar gelişen dünya gerçekleri ve insan haklarının korunması açısından güncellemeler ile korunmaya çalışılmaktadır.
Ülkemizde toplumun isteği yeni bir Anayasa yapılması veya 1982 Anayasası üzerinde değişiklikler yapılması yönünde olmuştur. Anayasa hukuku temelinde bu değişimin nasıl yapılacağı tartışmalara sebep olmuştur. Asli –Tali kurucu iktidar kavramları üzerinde durulmuş, kurucu
meclis yapısı incelenmeye başlanmıştır. Yeni anayasa yapım süreci tartışmaları devam ederken, meclis bünyesinde yer alan siyasi partiler taslak bir anayasa hazırlamak için eşit temsil ilkesine dayalı bir komisyon
oluşturmuştur. Komisyon yapısı itibariyle çeşitli soruları ve sorunları
beraberinde getirmiştir. Komisyonun yetkisi, hukukiliği, görevi ve sonuca etkisi gündemde fazlasıyla yer almıştır.
...
Toplumun farklı kesimlerinin yeni anayasaya yönelik çeşitli istekleri vardır. Bu isteklerden en çok vurgulanan ortak noktalardan bir kaçı
aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Özgürlüklerin kural, sınırlamaların istisna olması,
- Anayasanın sınırlayıcı ve müdahaleci olmaması,
- Hak ve özgürlükleri ihlal eden kamu görevlilerinin yaptırıma uğratılacağının Anayasada açıkça belirtilmesi,
- Soykırım ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımının olmaması,
- Siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması
Yukarıdaki hususlar, genel başlıklar halinde kamuoyunun beklentilerini, yansıtmakta olup, siyasi yöndeki taleplerde ise seçim barajının
∗
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi, [email protected]
38
Anayasa Yapım Sürecinde, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun İşlevi
düşürülmesi başı çekmektedir. Anayasada seçim barajı ya da seçim
sistemine yönelik bağlayıcı bir düzenleme yer almadığından, Milletvekili
Seçim Kanununda yapılacak bir değişiklikle, seçim barajının düşürülmesinin önünde herhangi bir hukuki engel yoktur.
Anayasa Uzlaşma Komisyonunda dört siyasi partinin temsilcilerinin olması ve geri kalan siyasi partilerin bu çalışmaya sadece görüş bildirerek katılması, Anayasa yazımı için eksiklik teşkil etmektedir. Seçim
barajının düşürülmesiyle meclisteki sandalye sayısının değişmesi, Komisyonda elbette değişiklik yapılmasını da gerektirecektir. Seçim barajının düşürülmesiyle halkın mecliste temsil oranı artacaktır.
Sonuç olarak, Anayasa yapım sürecinde şeffaflık esas kriterlerden
biri olmalıdır. Halkın görüşlerinin en iyi şekilde analiz edilmesi ve halkın taleplerinin gereği gibi anayasaya yansıtılabilmesi anayasa yapımında en önemli husustur. Görüş bildiren bireylerin kimlik belirtmek
zorunda bırakılmaması, şeffaflık ilkesinin daha kesin bir biçimde vurgulanması ve güvenceye alınması gerekmektedir. Anayasayı oluşturacak
komisyonun veya grubun siyasal katılımcılık gözetilerek, yasal dayanakla bir araya gelmesi hukuk devletinin gereğidir...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
LOUIS ALTHUSSER: İDEOLOJİ VE DEVLETİN
İDEOLOJİK AYGITLARI
(LOUIS ALTHUSSER: IDEOLOGY AND IDEOLOGICAL STATE APPARATUSES)
Muhammet GÜNGÖR∗
“...Siyaset biliminin en önemli ve tartışılan kavramlarından biri de
“ideoloji”dir. İdeoloji kavramı 1796 yılında Fransız filozof Destutt de
Tracy tarafından icat edilmiştir.1 Diğer bir Fransız teorisyen Louis
Althusser (1918-1990) ideoloji kuramına getirdiği yeni bakış açısını içeren çalışmaları ile Avrupa’da ve dünyada yankılar uyandırmış, ideoloji
deyince akla ilk gelen isimlerden biri haline dönüşmüştür. O kadar ki
Kazancı, “Althussersiz ideoloji yazılamaz.”2 demektedir.
Althusser 1960’ların öne çıkan Karl Marx yorumcularındandır.
Kendisi ideoloji kavramına Marx’tan farklı yaklaşmakla birlikte Marksist bir perspektif izler.3 Bu çalışmada Louis Althusser’in 1970 yılında
kaleme aldığı “İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları”4 adlı eseri
incelenecektir. Çalışmada öncelikle söz konusu eser temel hatlarıyla
özetlenecek, ardından da farklı kaynaklardan yararlanılarak değerlendirilecektir.
...
DİA’lar devlet, yani kapitalizm için bireyleri kurulu düzene itaate
yönlendirdikleri oranda işlevseldirler. Bu işlevselliklerini bir yönüyle de
∗
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi, [email protected]
Sucu, İpek, “Althusser’in Gözünden İdeoloji ve İdeolojinin Bir Taşıyıcısı Olarak Yeni
Medya”, Selçuk İletişim, Cilt 7, Sayı 3, Temmuz 2013, s.31.
2
Kazancı, Metin, "Althusser: İdeoloji ve İdeoloji İle İlgili Son Söz", İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 24, Ekim 2006. s.1.
3
Güngör, Süleyman, “Althusser’de İdeoloji Kavramı”, Süleyman Demirel Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, C. 6, S. 2, 2001, s.221.
4
Althusser, Louis, İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, Çev. Yusuf Alp/Mahmut
Özışık, İletişim Yayıncılık, İstanbul, 1994.
1
40
Louis Althusser: İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
anlam sistemleri üzerindeki etkililiklerine borçludurlar.5 DİA’ları güçlü
kılan bu ince başarılarıdır esasen; yani bireyleri özne yaparak, kendi
gerçekliklerini yaratmalarını sağlayarak bireysel bağımsızlıklarına ve
özerkliklerine inandırmasıdır.
Sonuç olarak, Althusser’in yaklaşımını benimseyerek günümüze
dönecek olursak, Bilgi Çağı’nı yaşadığımız bu dönemde teknolojinin
ilerlemesi ile kitlesel iletişim araçlarının sayıca artması ve nitelik olarak
iyileşmesi ile bugün maruz kalınan DİA’ların çok daha çeşitli hale geldiğini ileri sürebiliriz. Bugünün dünyasının Althusser’ci bir okumasıyla
‘İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları’ adlı eserde belirtilen özelikle
devletin baskı aygıtları ve DİA’lar gibi unsurları tespit etmenin ve bunlar
arasındaki ilişkiyi Althusser’in ortaya koyduğu teori içinde gözlemlemenin zor olduğunu söylemek pek de mümkün değildir. Bu anlamda;
Destutt de Tracy, Karl Marx, Antonio Gramsci ve daha birçok düşünürün tartışmaya açtığı ve değerlendirmeye çalıştığı ideoloji kavramına
Althusser yeni ve güncelliğini hala koruyan bir boyut kazanmıştır...”
Makalenin devamına, dergimizin 2014 tarihli,
6. cilt, 15. sayısından ulaşabilirsiniz
5
Wolff, Richard D., “Ideological State Appratuses, Consumerism, and U.S. Capitalism:
Lessons for the Left”, s. 5.
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi - Cilt: 6 / Sayı: 15 / Yıl: 2014
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS
LEGALBANK ABONELİK FORMU
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LAW DATABASE
Download

Derginin içeriğini görmek için TIKLAYINIZ