S
SO
ON
NB
BA
AH
HA
AR
R // A
AU
UT
TU
UM
MN
N 2
20
01
13
3 // 0
05
5 Ü
ÜC
CR
RE
ET
TS
S İİ Z
Z // C
CO
OM
MP
PL
L II M
ME
EN
NT
TA
AR
RY
Y
AFRİKA HEP HAZIR, PEKİ YA SİZ?
AFRICA IS ALWAYS READY FOR YOU, WHAT ABOUT YOU?
HOŞGELDİN YENİ YIL!
WELCOME NEW YEAR!
SETUR İLE YENİ MACERALAR, YENİ KEŞİFLER
NEW ADvENTURES, NEW DISCOvERIES WITH SETUR
06
20
İÇİNDEKİLERINDEX
06
Setur ile durmaksızın seyahat
Non-stop travel with Setur
20
Bir sanayicinin çocukluk düşü
The chilhood dream of an industrialist
28
28
Afrika hep hazır, peki ya siz?
Africa is always ready for you, are you?
42
“Tecrübeli, yaratıcı ve yenilikçi” : Setur Mice
“Experienced, creative and modernist”
46
Yeni maceralar, yeni keşifler
New adventures, new discoveries
54
Hoş geldin yeni yıl
Welcome new year
60
Turizmde bir dünya markası: Paloma Hotels
World’s leading brand of tourism
66
Bir İstanbul şipşakçısı: Ara Güler
An Istanbul street-photographer
86
72
Kahveye yolculuk
Journey to coffee
66
YAPIM
Sayı / Issue: 05
İMTİYAZ SAHİBİ
VICE CHAIRMAN
Setur Servis Turistik A.Ş. adına
Üstün Özbey
Genel Yayın Yönetmeni
Editor In Chief
(Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)
Gökhan Dedeoğlu
Yardımcı Yayın Yönetmeni
Assistant Editor In Chief
Selen Sözer
İçerik ve Reklam Yönetmeni
Content & Ad Manager
Ayşe Balkaş Tuncel
Yayın Kurulu
Editorial Board
Anet Gündüz
Zeliha Özdoğan Arıcanlı
Uğurhan Konuk
Yayın Danışmanı / Editorial Consultant
Kader Ay [email protected]
78
Modaya övgü: Mad Men
Praise fashion
86
Şifa niyetine bir dokunuş...
A touch of cure...
Yayın Koordinatörü / Editorial Coordinator
Güler Emektar [email protected]
Sanat Yönetmeni / Art Director
Belma Kuyucu [email protected]
Yazı İşleri / Editorial Team
Melike Yıldırım [email protected]
Merve Ermiş [email protected]
Fotoğraf Editörü / Photography Editor
Barış Âşık [email protected]
Adres / Address
Asmalımescit Sokak Asmalı Han No. 19
Beyoğlu - İstanbul Tel: 0212 252 46 00
www.eraistanbul.com
54
Baskı / Printing
Uniprint Basım San.Tic.A.Ş. Tel: 0212 798 28 40
Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflar
kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyrighted texts and images can not be used
without permission.
03
ÖNSÖZ/FOREWORD
SELEN SÖZER
PAZARLAMA VE KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ
MARKETING AND CORPORATE COMMUNICATIONS MANAGER
Bir sonbahar senfonisi...
A symphony of autumn…
Esti mi ürperten rüzgârı, kendisine çok yakışan yağmurları ve o özlenen manzaralarıyla geldi sonbahar. Doğanın ve hayatın ritmi çoktan
sonbahara ayak uydurdu. Açık pencereden içeri sızan sokak seslerinin,
yavaş yavaş huzurlu bir sessizliğe dönüştüğü; ışığın, kokuların, renklerin, seslerin değiştiği; doğanın masalsı bir renk dönüşümüyle adeta Van
Gogh tablolarını çağrıştırdığı günlerdeyiz artık. Sonbahara nedense en
çok hüzün yakıştırılır. Öyle ya, tabiatın son-baharıdır bu! Kuşların göçü,
yaprakların savruluşu, ağaçların çıplaklığı, yağmurun sesi, her şeyin
giderek dinginleşmesi hüzünlü ama bir o kadar da sihirli bir senfoninin
bize ulaşan notalarıdır sanki. Sonbahar, işte bu senfoniyi duymasını
bilenlere muazzam bir şölen sunuyor aynı zamanda…
Bizim için sonbahar tüm duyguları içinde barındıran sonsuz bir ilham
kaynağı: Yeni rotalar, yeni maceralar, yeni keşifler, yepyeni duygular…
Setur olarak sonbahardan ilham alan, mevsimin ruhunu yakalayan bir
motivasyonla, siz değerli misafirlerimizi hayatın güzellikleriyle buluşturmaya devam ediyoruz. Sonbahar mevsimini layıkıyla yaşayabileceğiniz
rotaları özenle seçip sizlere sunuyoruz. Dergimiz Setur Extra, sonbaharın bize verdiği ilhamın bir ifadesi olarak yeniden karşınızda. İçeriğimizde yer alan konular, umuyoruz ki yepyeni sonbahar keşifleri için
size rehberlik edecektir. Yeni mevsimler ve yepyeni seyahatlerde birlikte
olmak dileğiyle.
Autumn came with its chilly wind, typical rain and long-awaited
view. The rhythm of nature and life has already kept up with autumn. Now, we are in the special days when the noise of the streets
that is coming from the open windows, is slowly turning into a peaceful silence; when light, smells, colors and sounds are changing; when
the nature is changing into Van Gogh painting with its fabulous color
change. Everybody thinks that sadness is the most proper emotion
for the autumn for some reason. It is the last season of the year, maybe that is the reason. Migration of the birds, falling leaves, nudity
of the trees, the sound of rain and quietness are like the notes which
take us to sad and magical symphony. At the same time, autumn offers an enormous feast for the ones who are listening this symphony.
Autumn is a limitless source of inspiration that includes all the emotions: new routes, new adventures, new discoveries, new emotions…
As Setur, we continue to bring you and the beauties of life together
with motivation we get from autumn and its spirit. We carefully select and offer you the routes that you can properly experience autumn. Setur Extra is being presented as an expression of inspiration
the autumn gives us. We hope that the whole content will guide you
for your brand new autumn discoveries. Hope to be together in new
seasons and travels.
Hep tatille kalın…
Always be ready for the holidays…
05
ROTA/ROUTE
Bir başka dünya: Çin
Another world: China
Tarihi boyunca pek çok ticaret yolunun başlangıç
noktası olarak hayalleri süsleyen gizemli ülke
Çin, bugün dünyanın en heyecan verici seyahat
destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Güçlü
kültürel mirası ve zengin tarihiyle benzersiz bir ülke
olan Çin’i, bütünüyle keşfetmek mümkün olmasa
da Pekin, Şanghay, Xian ve Guilin bu ülke için ideal
duraklar olabilir…
China, the mysterious city of the dreams,
comes to the forefront as one of the most
exciting travel destinations. Discovering
whole China that is a unique city with
its cultural heritage and richness, is not
possible. However, Beijing, Shanghai, Xi’an
and Guilin may be the ideal stops for this
country…
H
er geçen gün ivme kazanan ekonomisi, baş döndüren gökdelenleri, renkli eğlence hayatı ve 20 milyonu aşkın nüfusun bitmeyen dinamizmiyle modern Çin’i temsil
eden bir şehir Şanghay. Çin’in en önemli ticaret, kültür, ulaşım, finans ve sanayi merkezlerinden biri olarak kabul edilen bu şehir, aynı zamanda önemli bir deniz
limanı. Şehrin karakterini belirleyen en önemli unsurlardan biri de gökdelenler; zira Şanghay, New York’tan fazla gökdelene ev sahipliği yapıyor. Gökdelenleri, tapınakları ve
bahçeleriyle etkileyici bir manzara sunan bu şehri, Yu Yian bölgesinden keşfetmeye başlayabilirsiniz. Turistik eşya satıcılarının bir araya geldiği bölgede, elektronik eşyadan
hediyelik eşyaya kadar pek çok seçenek sizleri bekliyor. Yi Yuan bölgesinde atlamamanız gereken bir diğer önemli yer ise Yi Yuan Parkı. Yemyeşil ağaçlarıyla bir vahayı
andıran Yi Yuan Parkı, saatlerinizi cömertçe harcayabileceğiniz muhteşem bir alan. New Bund, kenti iki parçaya bölen Huangpu Nehri boyunca, kilometrelerce uzanan bir
cadde. Benzersiz Çin ve Batı mimari tarzı yapılar, bu ana cadde üzerinde sıralanıyor. Bu şehir, ülkenin kültür ve sanat merkezi. Çin sinema ve tiyatrosu köklerini Batı ile
Asya’nın birleştiği Şanghay’dan alıyor. 120 bin değerli parçanın sergilendiği Şanghay Müzesi, ülkenin tarihini yansıtan zengin bir koleksiyona sahip; mutlaka ziyaret edilmeli.
Çin’in parlayan yıldızı: Şanghay
The shining star of China: Shanghai
S
hanghai is a city that presents the modern China with its acceleration which is gaining speed day by day, dazzling skyscrapers, vibrant nightlife
and more than 20 millions’ population. The city that is considered as one of the most important commercial, cultural, transportation, financial
and industrial center of the country, is also a sea port. One of the most important factors that determine the character of the city is the skyscrapers,
because Shanghai is the home of more skyscrapers than New York. You can start to discover the city that offers amazing view with its skyscrapers,
temples and gardens, from Yi Yuan region. Many options from electronic items to souvenirs are waiting for you in this region where souvenir sellers are
coming to gather. Another important place that you should go in Yi Yuan region, is Yi Yuan Park. You can generously spend your time in wonderful Yi
Yuan Park that reminds an oasis with its lush trees. New Bund is the street that extends along the Huangpu River which divides the city into two parts.
Structures with unique Chinese and Western architectural style are in this street side by side. This city is the culture and art center of the country.
Chinese cinema and theater are originated from Shanghai where the West and Asia combined. Shanghai Museum where 120 thousands valuable works
are exhibited, has the rich collection that reflects the history of the country; it needs to be visited for sure.
06
Yeşil şehir: Guilin
Green city: Guilin
Y
emyeşil dağları, gümüş nehirleri, büyüleyici kayalıkları ve fantastik mağaralarıyla Gülin, Çin’in en çok
ziyaret edilen şehirlerinden biri. 2 bin yıllık bir tarihi olan
Guilin, yakın zamanda turizm alanında büyük başarılara
imza atıp doğa turizminin başlıca noktalarından biri haline
gelmiş. Guilin’de, şehrin sembolü haline gelen Elephant
Trunk Tepesi, muhteşem yer altı manzaralarına sahip
Reed Flute Mağarası gibi gezilip görülecek pek çok doğal
bölge bulunuyor. Yat ve gemi turları, bölgenin güzelliğini
görmek açısından yapılabilecek en önemli aktivitelerden
biri. Bölgede bulunan pek çok ilginç yapıdaki kayalık ve
sarkıtlar görülebilir. Sahilde bulunan doğa parklarında hem
vahşi hayata tanıklık edebilir hem de bölgeye özgü bitkileri
yakından keşfedebilirsiniz.
G
uilin is one of the most visited cities of China with its lush mountains, silver rivers, fascinating reefs and fantastic caves. Guilin that has 2 thousand
years’ history, takes an important and successful step in tourism industry recently and became one of the main points of nature tourism. There
are many natural regions to sightseeing in Guilin such as Elephant Trunk Hill that has become a symbol of the city and Reed Flute Cave that has a
spectacular underground landscape. Yacht and boat tours are among the most important activities that can be done in terms of seeing the beauty of
the region. There are many reefs and stalactites with interesting forms in the region. In Natural Park that is located on the beach, you can witness the
wild life and discover the endemic plants closely.
İpek Yolu’nun başlangıç noktası: Xian / The starting point of the Silk Road: Xi’an
Ç
in’in eski başkenti olan Xian, İpek Yolu’nun da başlangıç noktası. Çin
tarihindeki en önemli dört başkentten biri olan Xian’ın tarihi 3 bin yıl öncesine uzanıyor. Bu şehir, efsanevi Terracotta savaşçılarının keşfedilmesinden
sonra dünyaca tanınan bir yer oldu. Terracotta askerleri ve atları, 20. yüzyılda
ortaya çıkarılan en önemli arkeolojik kazıların başında geliyor. Bu yeraltı heykel
ordusu, dünyanın 8. harikası olarak kabul ediliyor. Yerel köylülerin kuyu kazarken tesadüfen bulduğu, kırık çömlekler neticesinde ortaya çıkarılan Terracota,
bugün sadece Xian’ın değil tüm ülkenin en önemli simgelerinden biri. Şehrin
bir diğer önemli keşfi ise kilometrelerce uzanan surlar. Surlar boyunca rehber
eşliğinde 100 dakikayı bulan bisiklet turları düzenleniyor.
F
ormer capital of China, Xi’an is also the starting
point of the Silk Road. Xi’an is one of the four
important capitals of Chinese history and its
history goes back to 3 thousand years ago. After the
discovery of the legendary Terracotta Army, this
city became a worldwide known place. Terracotta
soldiers and horses are among the most important
archaeological excavations of 20th century. This
underground statue army is regarded as 8th wonder
of the world. Terracotta was discovered as a result
of broken pottery the local villagers found while
sinking a well. Today, it is not only a symbol of Xi’an,
it is a symbol of whole country. Another important
discovery of the city is the city wall that extends for
miles. 100 minutes’ bicycle tours are arranged along
the city wall in company with a guide.
07
Görkemli şehir: Pekin
Magnificent city: Beijing
Ç
in’in başkenti Pekin, dünyanın en kalabalık kentlerinden biri. Görkemli meydanları, kalabalık sokakları,
dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen efsanevi
Çin Seddi ve klasik Çin mimarisinin en güzel örnekleriyle
dünyanın en çok merak edilen başkentlerinden biri burası. Tarihte pek çok buluşa imzasını atan Pekin, kâğıt,
barut, pusula, matbaa denildiğinde de akla gelen ilk yer.
Bu kadar görkemli bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olan
Pekin’in görülmesi gereken durakları da sayısız. Yaklaşık
1 milyon kişi kapasitesiyle dünyanın en büyük meydanı
olarak kabul edilen Tiananmen Meydanı, UNESCO Dünya
Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Yasak Şehir, Ming Mezarları, Çin Seddi ilk aklımıza gelenlerden.
ŞANGHAY - GUILIN - XIAN - PEKIN
TARİH: 24 OCAK-03 ŞUBAT 2014
FİYAT: 2547 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
CHINA SHANGHAI - GUILIN - XI’AN - BEIJING
DATE: 24 JANUARY-03 FEBRUARY 2014
PRICE: STARTING FROM 2547 EUROS.
r
eriyo
end
s
ön
www.setur.com.tr
recomm
C
apital of China, Beijing is one of the most crowded cities of the world. It is one of the most wondered cities of the world with its magnificent squares,
crowded streets, Great Wall of China that is regarded as one of the seven wonder of the world and the most beautiful examples of classical Chinese
architecture. Beijing that has made many inventions throughout history, is the first place come to mind when the subject is paper, gunpowder, compass
or printing press. Beijing has magnificent history and cultural heritage. It also has countless must-see places. Tiananmen Square with a capacity of
about 1 million people, the Forbidden City that is in UNESCO World Cultural Heritage List and the Great Wall of China are the first things come to mind.
08
Bir gün mutlaka: Küba
One day for sure: Cuba
Hemen herkesin hayallerini süsleyen rüya bir
ülke Küba. Karayiplerin bu en özgün bölgesinde
güneşin, denizin, müziğin, dansın ve lezzet dolu
bir mutfağın tadını doyasıya çıkarırken; sıcak
kanlı Kübalıların yaşama sevinçlerine hayran
kalabilirsiniz...
Cuba is the country that almost everyone
dreams of. While enjoying the nature, sea,
sun, music, dance and cuisine full of flavor in
this most original region of Caribbean, you
will be amazed by the warm blooded Cuban’s
joy of life...
Küba’nın özeti: Havana /A summary of Cuba: Havana
H
avana için kendi başına bir dünya diyebiliriz. Koloni döneminden kalma ihtişamlı binaları, yarım asırlık nostaljik arabaları, sanatla süslü sokakları, her köşeden yükselen
müzikleri ve Karayiplerin muhteşem doğasından payına düşen güzellikleriyle bu şehir, Küba’nın güzel bir özeti adeta. Katedral Meydanı Havana gezinizin ilk durağı
olabilir. Şehrin İspanyol kolonisi olduğu dönemden kalma meydan, günün her saati kalabalık ve her yerde Küba müziği çalıyor. Bu meydanda hediyelik eşyalar, puro ve rom
bulabilirsiniz. Yine aynı bölgede Devrim Müzesi bulunuyor. Müzede, devrime ait birçok fotoğraf ve savaş malzemesinin yanı sıra Che ve Castro’nun mumyalanan atlarını da
görebilirsiniz. Havana, mimari açıdan fazlasıyla etkileyici bir şehir. Koloni döneminden kalma ihtişamlı binaları, taş oyma harikası evleri, Ekvator güneşine bakan geniş tahta
pencereleri hayranlıkla seyredeceksiniz. Havana’ya geldiğinizde Eski Havana bölgesini mutlaka görün. Burası da, ülkenin pek çok bölgesi gibi UNESCO tarafından “insanlığın
kültürel mirası” olarak koruma altına alınmış. Bu nedenle de bu bölgeye bir çivi bile çakılamıyor.
W
e can define Havana as a world on its own.This city is like a summary of Cuba with its magnificent buildings, a half century’ nostalgic cars, streets
that are decorated with art, music that is rising from every corner and beauties of the Caribbean’s wonderful nature. Cathedral square may be
your first stop of your Havana trip. The square remaining from the period when the city was a Spanish colony, is crowded at all hours of the day and
Cuban music is paying in everywhere. Museum of the Revolution is in the same region. Besides many photographs of revolution and war material, the
mummified horses of Che and Castro can be seen in the museum. When you come to Havana, absolutely visit “Old Havana” section. This place is under
protection as “humanity’s cultural heritage” by UNESCO, like many other regions of the country. Therefore, you can’t even drive a nail to this region.
10
Rengârenk bir şehir: Trinidad /A colorful city: Trinidad
T
rinidad, Küba’da İspanyol koloni mimarisinin en çarpıcı örneklerinin bulunduğu şehir. Küba’nın keşfinden sonraki ilk yerleşim yerlerinden biri olan bu
şehir, köklü tarihi dokusunu bozmadan
korumayı başarmış. Yan yana sıralanmış
tonlarda rengârenk evler, Arnavut kaldırımlı sokaklar, renkli ve asimetrik girişler,
çiçeklerle bezenmiş pencereler, cumbalar, sokak müzisyenleri, minik kafeler…
Bu sıcacık şehir, kısa sürede kalbinizi
kazanmayı başaracaktır. Trinidad aynı
zamanda ülkenin en büyük kilisesine
de ev sahipliği yapıyor. “Catedral-Iglesia
Parroquial de la Trinidad”, kulesinden
sunduğu manzarayla da ziyaret edilmeyi
hak ediyor.
T
rinidad is a city where the most stunning examples of Spanish colonial architecture in Cuba. The city that is one of the first settlements after the
discovery of Cuba, has managed to preserve the fabric of its deep-rooted history. Houses side by side, streets with cobblestone, windows that
are adorned with flowers, street musicians, pleasant cafes… You will fall in love with this cozy city. Trinidad is also home of the biggest church of the
country. “CatedralParroquial-Iglesia de la Trinidad” deserves to be visited with the view of its tower.
end
HAVANA - TRINIDAD - VARADERO
TARİH: 25 OCAK-02 ŞUBAT 2014
FİYAT: 2197 EURO’DAN BAŞLAYAN
FİYATLARLA.
s
ön
r
eriyo
recomm
HAVANA - TRINIDAD - VARADERO
DATE: 25 JANUARY-02 FEBRUARY 2014
PRICE: STARTING FROM 2197 EUROS.
www.setur.com.tr
Y
ılda yaklaşık 500 bin turisti ağırlayan Varadero, Küba’nın kuzeyinde
yer alan gözde bir tatil beldesi. Adanın diğer ismi olan Playa Azul,
Mavi Plaj anlamına geliyor. 20 kilometreyi aşan bembeyaz kumsalları,
masmavi denizi ve tropikal iklimiyle burası cennetten bir köşe sanki.
Sahil boyunca sıralanmış 5 yıldızlı oteller, özellikle Aralık-Nisan ayları
arasını kapsayan dönemde tamamen doluyor. Buraya kadar gelmişken,
yarım saat mesafedeki Cayo Blanco’yu (Beyaz Ada) görebilirsiniz. Mercan kayalıkların oluşturduğu bembeyaz kumsallar ve turkuaz deniziyle
bu bölge, unutamayacağınız anılara sahne olabilir.
Cennetten bir köşe: Varadero / A part of paradise: Varadero
V
aradero that hosts almost 500 thousand tourists every year, is a favorite holiday destination in the north of Cuba. Other name of the island, Playa
Azul means Blue Beach. It is like a part of heaven with its extremely white 20 kilometers’ beaches, extremely blue sea and tropical climate. The
5-star hotels along the coast are completely full especially in the period from December to April. While you are in here, you can visit Cayo Blanco (White
Island) that is half an hour away from here. This region will be the scene of your unforgettable memories with its extremely white beaches of coral reefs
and turquoise sea.
11
Amerika’nın kalbine yolculuk
Journey to the heart of America
Los Angeles ve Las Vegas’ın büyüleyici şehir
ışıkları, San Francisco’nun özgür sokakları
ve daha fazlası… Bir Amerikan rüyasında
uyanmaya hazır mısınız?
Fascinating city lights of Los Angeles and Las Vegas,
Street of San Francisco, fascinating Napa Valley,
Grand Canyon and more… Are you ready to wake up in
an American dream?
Amerikan rüyası: Las Vegas /American dream: Las Vegas
L
as Vegas için insanın aklına gelebilecek tek sözcük, ‘şaşırtıcı’ oluyor. Gece makyajıyla başka, gündüz makyajsız
haliyle bambaşka görünen bu kent, zamanı ve mekânı unutturup, bir dekorda yaşıyormuş hissi veriyor insana.
Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Las Vegas, Nevada Eyaleti’nin en güney noktasındaki Mojave Çölü üzerine
kurulan bir rüya kent. Bugün her yaştan ziyaretçiye hitap edebilen, sonsuz eğlencenin vaat edildiği bir şehre
dönüşen Las Vegas, şans oyunları dışında eğlence, alışveriş ve gastronomi dünyasıyla da ön planda. Bu şehir, aynı
zamanda evlenmek isteyen çiftlerin de gözdesi. Las Vegas içerisinde yıldırım nikâhı kıyma yetkisine sahip birçok
küçük kilise ve şapel bulunuyor. Macera arayanların, çılgın bir balayı yaşamak için gelen yeni evlilerin ve şans
oyunu düşkünlerinin sıklıkla ziyaret ettiği Las Vegas, Amerikan Rüya’sının gerçeğe dönüştüğü kent.
T
he only word to come to mind about Las Vegas is “amazing”. The city that looks different at night with makeup than at daytime without makeup,
makes you forget the time and space and makes you feel like you are living in décor. Vegas that is visited by millions of tourists every year, is a
dream city which was established on Mojave Desert, southernmost point of Nevada. Las Vegas that can appeal to visitors of all ages, turned into a city
that offers limitless fun. It comes to the forefront not only with games of chance, but also with its entertainment, shopping and gastronomy life. This city
is also the favorite of couples who want to marry. There are many small churches and chapels that have the authority to solemnize surprise wedding.
Las Vegas that is often visited by the ones who is looking for an adventure, the couples who wants to have a crazy honeymoon, the ones who are fond of
chance games, makes American Dream come true.
12
Özgür ruhlu şehir: San Francisco
Free spirited city: San Francisco
S
arp kent coğrafyası ve muhteşem parkları, yaratıcı mimari eserleri, zengin sanat müzeleri, rengârenk sosyal
yaşamı ve Golden Gate Köprüsü’yle tanınan San Francisco,
Amerika’nın en etkileyici şehirlerinden biri. Şehrin simgesi
olan Golden Gate Köprüsü, New York’taki Verrazano Narrows Köprüsü’nden sonra dünyanın ikinci en uzun asma
köprüsü olarak anılıyor. Her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen köprüye siz de bir selam vermeyi ihmal
etmeyin. Kuzey Kaliforniya’nın en büyük hayvanat bahçesi
olan ve koruma altına alınan San Francisco Hayvanat
Bahçesi, şehrin bir diğer popüler ziyaret durağı. Park,
yaklaşık 250 hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Chinatown ise kentin en hoş semtlerinden biri. Chinatown’ın dar
vadilerinde yapılan turistik gezintiler oldukça keyifli. San
Francisco Modern Sanatlar Müzesi de zengin koleksiyonuyla mutlaka listenizde yer alması gereken yerlerden biri.
S
an Francisco that is famous with its steep urban geography and spectacular parks, creative works of architecture, art museums, colorful social life
and Golden Gate Bridge. The symbol of the city, Golden Gate Bridge is called as the second longest suspension bridge of the world after Verrazano
Narrows Bridge in New York. Don’t forget to say hello to the bridge that is visited by millions of people every year. Another popular stop of the city is
San Francisco Zoo which is the biggest zoo of the Northern California and under protection. The park is the home to 250 animal species. Chinatown is
one of the nicest neighborhoods of the city. Touristic trips in the narrow valleys of Chinatown are quite pleasant. San Francisco Museum of Modern Art
is one of the places that have to be on your list, with its rich collection
Bambaşka bir Amerika: Los Angeles
Another America: Los Angeles
“M
elekler Şehri” olarak da isimlendirilen Los Angeles, Amerika’nın en
ünlü ve en çok turist çeken şehirlerinden
biri. Bu şehirde her zevke uygun eğlenceyi
bulmak mümkün. Dilerseniz, Bewerly Hills’te
yıldızların evlerini gezebilir ya da hayranı olduğunuz filmlerin çekim stüdyolarına konuk
olabilirsiniz. Hollywood ya da Rodeo Drive’da
gezerken dünyaca ünlü bir yıldızla karşı karşıya gelmeniz an meselesidir! Dünyanın en
çok turist çeken eğlence dünyası Disneyland,
ünlü film stüdyoları Universal Studios, Warner Bross Studyoları gibi ünlü eğlence merkezlerinin kapılarını aralarken gerçek dünyanın arkanızda kaldığını ve yepyeni bir masal
dünyasında yol aldığınızı hissedeceksiniz.
LOS ANGELES - LAS VEGAS - SAN FRANCISCO
TARİH: 24 OCAK-02 ŞUBAT 2014
FİYAT: 2597 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
L
LOS ANGELES - LAS VEGAS - SAN FRANCISCO
DATE: 24 JANUARY-02 FEBRUARY 2014
PRICE: STARTING FROM 2597 EUROS.
r
eriyo
end
s
ön
www.setur.com.tr
recomm
os Angeles that is also known as a “City of Angels”, is one of the most famous
tourist destinations of America. It is possible to find entertainment for all tastes
in this city. If you wish, you can visit the homes of the stars in Bewerly Hills or be a
guest of the studios your favorite movies shot in. While visiting Hollywood or Rodeo
Drive, coming face to face with world-famous stars is a matter of time! While you are
visiting the entertainment centers such as Disneyland that attracts tourists most,
famous film studios Universal Studios and Warner Bros., you will feel that you left
the real world behind and you are going to a brand new fairy tale.
13
Büyüleyici Güney Amerika
Fascinating South America
Sürprizlerle dolu engin bir coğrafya Güney
Amerika. Şehirleri, köyleri, dağları, ormanları,
doğal alanları ve yaşama kültürüyle bugün bile
özgünlüğünü korumayı başaran bu özel coğrafya,
sıcakkanlı insanlarıyla dünyanın bir ucunda
misafirlerini bekliyor.
South America is an extensive region that
is full of surprises. This unique region that
managed to protect its locality with its cities,
villages, mountains, forests, natural areas and
way of life, is waiting for its guest in one end
of the world with its friendly people.
Güney Amerika ruhu: Buenos Aires
Spirit of South America: Buenos Aires
“T
angonun başkenti” olarak bilinen Buenos Aires, Arjantin’in başkenti ve en önemli şehirlerinden biri. Buenos Aires; gece hayatı, her köşeden yükselen tango ezgileri
ve leziz mutfağıyla Güney Amerika’nın görmeniz gereken şehirleri arasında yer alıyor. Tangonun, futbolun ve edebiyatın soluk alıp verdiği bu şehirde Güney Amerika
ruhunu derinden hissedebilirsiniz. Şehrin tarihi bölgeleri, Florida Street gibi yayalaştırılmış caddeleri ve alışveriş olanaklarıyla keyifli yürüyüşler için yolunuzu Microcentro’ya
düşürmelisiniz. Koloniyal dönemin izleriyle dolu San Telmo bölgesi; fotoğraf meraklılarını rengârenk yüzüyle ihya eden La Boca mahallesi; Fransız stili binaları, ünlü mezarlığı
ve şık restoranlarıyla şehrin kalburüstü mahallesi Recoleta da listenizde yer almalı...
B
uenos Aires that is known as a “capital of tango”, is the capital and one of the most important cities of Argentina. Buenos Aires is among the
must-see countries of South America with its night life, tango tunes that is rising from every corner and delicious cuisine. You will deeply feel the
spirit of South America in this city where tango, football and literature live. You need to set your course towards Microcentro for pleasant walking in
historical regions of the city and pedestrianized streets such as Florida Street with shopping opportunities. San Telmo region that is full of the traces
of the colonial period, La Boca neighborhood that brings shutterbugs to life with its colorful face, Recoleta that is the elite neighborhood of the city with
its famous graveyard and elegant restaurants should be in your agenda.
14
Doğanın şen sesi: Iguazu / Gleeful voice of nature: Iguazu
D
oğanın insanoğluna sunduğu en büyük mucizelerden biri Iguazu Doğal Parkı’nda bulunuyor: Iguazu
Şelalesi. Burada görsel ve işitsel bir şölene hazır olun,
zira Iguazu demek hafızalardan çıkmayacak şiddette bir
ses ve manzara demek. Brezilya ile Arjantin’i ayıran sınırda konumlanan şelaleler, devasa büyüklükte bir doğal
park ve yağmur ormanına da can veriyor. Jaguar, Güney
Amerika tapiri, ocelot denilen bölgeye has bir kaplan türü
gibi memelilere ev sahipliği yapan Iguazu, sahip olduğu
kelebek ve kuş çeşitliliğiyle de ziyaretçilerini büyülüyor.
O
ne of the greatest miracles the nature offers
to humankind is in Iguazu National Park:
Iguazu Falls. Get ready for visual and auditory
feast, because Iguazu means violent sound and
landscape that you can’t erase from your memory.
The falls that are locate in the border between
Brazil and Argentina, give life to gigantic natural
parks and rain forest. Besides the mammals such
as jaguars, South America tapir, endemic tiger
species that is called as ocelot, Iguazu is the home
of birds, butterflies and many animal species that
its guests are amazed by.
Nefes kesiyor: Rio de Janeiro
Taking your breath away: Rio de Janeiro
R
io de Janeiro, nefes kesen doğası, uçsuz bucaksız
plajları, dünyaca ünlü karnavalıyla Güney Amerika’nın
en önemli merkezlerinden biri. Hayatın bir karnaval havasında sürdüğü bu şehir, misafirlerine dansın, müziğin,
eğlencenin iç içe geçtiği bir seyahat vaat ediyor. Dünyaca
ünlü sahillerin şehri Rio, samba dansının da en önemli
merkezi konumunda. Samba okulları, samba gösterilerinin
gerçekleştirildiği partiler, kulüpler turistlerin uğrak noktası.
Bugün hem şehrin simgesi hem de dünyanın en önemli
karnavalı olan Rio Karnavalı’nın çıkış noktası da samba
olmuş. Rio elbette sambadan ibaret değil; muhteşem
sahilleriyle ünlü Copacabana ve Ipanema semtleri, şehri
kuşbakışı seyreden dev İsa heykeli, Maracana Stadyumu
ve Sugar Loaf Dağı, şehirdeki başlıca ziyaret duraklarınız
arasında yer alabilir.
BUENOS AIRES - IGUAZU - RIO DE JANEIRO
TARİH: 25 OCAK-3 ŞUBAT 2014
FİYAT: 3197 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
BUENOS AIRES - IGUAZU - RIO DE JANEIRO
DATE: 25 JANUARY-03 FEBRUARY 2014
PRICE: STARTING FROM 3197 EUROS.
r
eriyo
end
s
ön
www.setur.com.tr
recomm
R
io de Janeiro is one of the most important centers of South America with its
breathtaking nature, limitless beaches and world famous carnival. This city where
every day is like a carnival, invites its guest to the journey that is a combination of dance,
music and entertainment. Rio which is the city of world’s famous beaches, is the most
important center of samba. The parties and clubs where samba practices and samba
shows are performed, are the frequent destination of tourists. The fountain head of Rio
carnival that is the symbol of the city and the most important carnival of the world, is
samba. Of course, Rio isn’t composed of samba. Copacabana and Ipanema neighborhoods
that are famous with their magnificent beaches, the giant statue of Jesus Christ that is
watching the city with bird’s eye view, the Maracana Stadium and the Sugar Loaf
Mountain are among the main stops of the city.
15
Kültür ve inanç mozaiği: Hindistan - Nepal
Cultural and belief mosaic: India - Nepal
Hindistan ve Nepal, zamanın başka türlü
aktığı, hayatın her alanının inançla
kutsandığı, çok kültürlü, çok renkli, çok mistik
ve çok bilge iki ülke. Bu kez sizi, kültür ve
inancın rehberliğinde mistik bir yolculuğa
davet ediyoruz…
India and Nepal are two multicultural,
multicolored, very mystical and very wise countries
where the time flows in a different way, where
every aspect of life is blessed with belief. This time,
we invite you a mystical journey under the guidance
of culture and belief…
Mihracelerin şehri: Jaipur / The city of Maharajahs: Jaipur
J
aipur, ismini pembe saraylarından alıyor. Şehirdeki binalar, saraylar ve devlet dairelerinin dışı, Hinduizm’de misafirperverliği sembolize eden pembe rengine boyanmış.
Jaipur aynı zamanda mihracelerin şehri. Bu yüzden şehri Mihrace Sarayı’nı gezmekle keşfetmeye başlayabilirsiniz. Hemen girişinde, hacmiyle Guiness Rekorlar Kitabına
giren, devasal vazoyla ziyaretçilerini karşılayan sarayda bir de tekstil müzesi bulunuyor. Müzede, mihrace ve eşlerinin, bölgede hüküm sürmüş Babür İmparatorları’nın,
saray muhafızlarının kıyafetleri sergileniyor. İsmi Rüzgâr Sarayı anlamına gelen Hawa Mahal, saraya yürüme mesafesinde. 953 pencereli bu yapı, saray kadınlarının, halkla
temas etmeden, dışarıda olup bitenleri seyretmeleri amacıyla yapılmış. Şehre 11 kilometre uzaklıktaki Amber Sarayı, bölgenin en etkileyici yapılardan biri. Kali Tapınağı,
Şiş Mahal ve Suk Nivas sarayın öne çıkan bölümleri. Jaipur’un geceleri de kendisi gibi renkli. Geleneksel müzik, kukla gösterileri ve geleneksel danslar ile şehrin mirası
yaşatılmaya devam ediyor.
J
aipur is named after pink palaces. Facades of the buildings, palaces and government offices were painted with pink that symbolized hospitality
in Hinduism. At the same time, Jaipur is the city of maharajahs. Therefore, you can start to explore the city from the Maharajah’s Palace. There is
a textile museum in the palace that welcomes its guest with enormous vase at the entrance which is in the Guinness Book of Records with its volume.
Clothes of maharajahs and their spouses, the Mughal emperors who ruled the region and palace guards are exhibited in the museum.Hawa Mahal
whose name means palace of winds, is away within walking distance from the palace. This structure with 953 windows was built for women of the
palace to observe what is happening outside without contact with the public.Amber Palace that is 11 kilometers away from the city, is one of the most
impressive structures.Kali Temple, Shish Mahal and Suk Nivas are the prominent parts of the palace. Nightlife of Jaipur is as colorful as itself. The
cultural heritage of the city is conserved with traditional music, puppet shows and traditional dances.
16
Kültürel başkent: Varanasi / Cultural capital: Varanasi
H
indistan’ın kültürel başkenti olarak bilinen Varanasi, Hindularca kutsal sayılan Ganj Nehri’nin kıyısında yer alıyor. Pek çok dini tapınağa ev sahipliği yapan şehre, Hac
ibadeti için ülkenin her yanından ziyaretçiler akın ediyor. Saranath Tapınağı, Varanasi’deki en önemli Budist tapınağı. Buda’nın 6 yıl boyunca banyan ağacının altında
oturup aydınlandıktan sonra döndüğünde, öğretilerini ilk paylaştığı yer olarak kabul edildiğinden özel bir öneme sahip. Golden Temple da Varanasi’deki önemli yapılardan
biri. 18. yüzyılda yapılan bu tapınakta, toplam 800 kilogram saf altın kullanılmış. Varanasi’de ipek dokumacılığı oldukça gelişmiş. Hediye için özel bir şeyler ararsanız, ipek
dokumalar güzel bir seçenek olabilir, aklınızda bulunsun.
V
aranasi that is known as a cultural capital of India, is located on
the banks of Ganges River that is a mecca for Hindus. The city
that is the home of many religious temples, is visited by the guests who
is coming from all over the country to make pilgrimage. Saranath
Temple is the most important Buddhist temple in Varanasi. It is the
first place where Buddha shared his teachings after he sit under the
banyan tree for 6 years and was enlightened. Also Golden Temple
is one of the most important buildings in Varanasi. The temple was
built in 18th century and 800 kilograms’ pure gold was used for its
construction. Silk weaving is highly developed in Varanasi. If you are
looking for something special to gift silk fabrics can be a nice option,
keep in mind.
Tac Mahal’in şehri: Agra / City of the Taj Mahal: Agra
A
gra, dünya harikalarından biri olarak kabul edilen Tac Mahal’e ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. 17. yüzyılda Moğol İmparatoru Şah Cihan’ın, eşine olan aşkını ölümsüzleştirmek için yaptırdığı Tac Mahal, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret ediliyor. Şehirdeki bir başka önemli yapı ise UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde
yer alan Agra Kalesi. Pembe ile kızıl renkli taşlardan yapılan kaleye Kızıl Kale adı verilmiş. Bir başka önemli nokta ise yine UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan
ve Agra’nın 40 kilometre kadar batısında kurulan tarihi şehir Fatehpur Sikri. Tüm bu yapılar dışında şehirde pek çok botanik bahçesi ve tapınak da bulunuyor.
A
gra is famous with being the home of Taj Mahal that is one of the wonders of the
world. Taj Mahal that was built by Mughal Emperor Shah Jahan to immortalize
love of his wife, is visited by millions of tourists every year. Another important structure
in the city is Agra Fort that is in the UNESCO World Heritage List. The fort that was
made with pink and red stones, was named as Red Fort. Another important place is
Fatehpur Sikri that is also in UNESCO World Cultural Heritage List. It is an historic city
that was established 40 kilometers away from Agra. Besides all these structures, there
are many botanical gardens and temples in the city.
17
Bir Hindistan karması: Delhi / A mix of India: Delhi
E
ski Şehir ve Yeni Şehir olarak ikiye ayrılan Delhi, tam anlamıyla bir zıtlıklar diyarı. Bir yanda
yüzyıllar öncesinden gelen geleneklerine bağlı yaşayan insanlarıyla Eski Delhi karşılıyor
sizi. Diğer yanda, 1900’lerin başlarında İngilizler tarafından yapılan geniş caddeleri ve modern
binalarıyla Yeni Delhi. Hindistan kültür mozaiğinin güzel bir sergisi gibi olan bu kentte görülmesi gereken yerlerin listesi uzayıp gidiyor. İyisi mi siz, fazla vakit kaybetmeden Hanuman
Tapınağı’ndan Lotus Tapınağı’na, Lodhi Bahçeleri’nden Jama Masjid Camisi’ne, Gandhi’nin
mezarına doğru yol alın.
D
elhi that is divided into two as the Old Town and New Town, is literally the
land of contrasts. On the one side, Old Delhi welcomes us with its people who
live according to their centuries-old tradition. On the other side, New Delhi with its
modern buildings and wide streets that were built by British in the early 1900s…
In this city that looks like a beautiful exhibition of cultural mosaic of India, the
list of must-see places goes on. The best thing to do is starting your journey from
Hanuman Temple to Lotus Temple,from Lodhi Gardens to Jama Masjid Mosque, to
the tomb of Gandhi.
JAIPUR - AGRA - VARANASI - KATMANDU - DELHİ
TARİH: 25 OCAK-04 ŞUBAT 2014
FİYAT: 2497 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
JAIPUR - AGRA - VARANASI - KATHMANDU - DELHI
DATE: 25 JANUARY-04 FEBRUARY 2014
PRICE: WITH PRICES STARTING FROM 2497 EUROS.
r
eriyo
end
s
ön
www.setur.com.tr
recomm
Bir başka dünya: Katmandu / Another world: Kathmandu
K
ocaman bir vadi üzerine konuşlanan Katmandu, kendini modern hayatın hızlı akışından soyutlamış bir yer, sanki burada zaman başka türlü akıyor. Katmandu, ruhani
bir deneyime açılan binlerce yıllık tapınakları ve saraylarıyla yıllanmış bir bilgeliği ziyaretçilere sunan Katmandu’da sokakların her biri apayrı bir hikâyeye açılıyor. Nepal
mimarisinin en güzel örneklerinin sergilendiği Durbar meydanında yapacağınız turla mimari güzellikleri hayranlıkla izleyebilir, mistik bir duygunun verdiği ilhamla hayata
başka gözlerle bakabilirsiniz.
K
athmanduon a huge valley is a place that detaches itself from the speed of the modern world as if time flows in different way in here. Kathmandu
offers its guest the aged wisdom with its countries old temples and palaces that are the doors of spiritual experience. Each of its streets has
different stories. You can watch the architectural beauties with admiration and chance your point of view with the inspiration of mystical sense in
Durbar Square where the most beautiful examples of Nepalese architecture are exhibited.
18
5 yıldızlı Carnival Breeze ile Karayipler…
Caribbean with 5-stars Carnival Breeze
H
ayalleri süsleyen sıra dışı egzotik destinasyonlar, yakından tanıma fırsatı bulacağınız yerel kültürler, dünya mutfaklarından lezzetler, her zevke hitap edebilen son
derece lüks ve şık hizmetler… Aynı kalite ve standartları tatil boyunca koruyabilmek,
güneşin doğuşu ve batışını her defasında farklı açıdan izleyebilmek gibi birçok ayırt edici
özelliğiyle cruise seyahatlerinde kendinizi kişiye özel hizmet veren bir şehirdeymiş gibi
hissedebilirsiniz. İster macera peşinde olun, ister romantizm arayın ya da baş başa aile
saadeti arzulayın fark etmez; cruise turları uygun fiyat alternatifleriyle beklentilerinizin de
ötesine yanıt vermek için sizi bekliyor. Bu kez rotanız Karayipler olsun. Palmiye ağaçlarıyla
gölgelenmiş altın sarısı sahillerde yürümek, cam gibi berrak denizlerde yüzmek, okyanus
ortasında günbatımını izlemek, tropik ormanlarda nefes tazelemek, egzotik coğrafyaların
egzotik kültürüyle tanışmak için en doğru adrestesiniz. Karayiplerin egzotik ruhunun an
be an sizi takip edeceği seyahatinizde farklı kültürler arasında bir yolculuk yapma şansı
bulacaksınız. Dünyanın en genç gemi şirketlerinden biri olan Carnival Cruise firmasının
yeni gemisi 5 yıldızlı Carnival Breeze ile gerçekleştireceğiniz bu tatilde, eğlence, lüks ve
konfor dolu Karayipler turu, Setur farkıyla sizleri bekliyor.
(FLORİDA - OCHO RIOS - JAMAİCA - GRAND CAYMAN CAYMAN ADALARI - COZUMEL - MEKSİKA - FLORİDA)
TARİH: 12-26 OCAK 2014
FİYAT: 445 DOLAR’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
(FLORIDA - OCHO RIOS - JAMAICA - GRAND CAYMAN CAYMAN ISLANDS - COZUMEL - MEXICO - FLORIDA)
DATE: 12-26 JANUARY 2014
PRICE: STARTING FROM 445 DOLLARS.
or
eriy
end
s
ön
www.setur.com.tr
recomm
E
xtraordinary exotic destinations you dream of, local cultures you will find an opportunity to know, flavours of world cuisines, extremely luxurious
and elegant services for all tastes… You will feel like you are in a city that offers private services during your cruise trip with its distinguishing
features such as providing same quality and standards during the holiday, opportunity to watch sunrise and sunset from different angles every
time. Whether you are looking for an adventure, or romance or family rejoice in private, it doesn’t matter; cruise trips waiting for you to meet your
expectation and more with its affordable price alternatives. This time, take your route to Caribbean. You are in the right place to walk on the golden
beach that is shaded by palm trees, swim in the crystal clear sea, watch the sunset in the middle of the ocean, freshen your breath in tropical forests
and meet with the exotic culture of this exotic region. You will find the chance to take a journey between different cultures during your trip with the
exotic spirit of Caribbean that follows you. Caribbean trip that you will travel with new 5-star Carnival Breeze ship of Carnival Cruise, one of the
youngest cruise lines of the world, is waiting for you with distinguishing features of Setur in this holiday.
19
SEYAHAT/TRAVEL
YAZI/ARTICLE: GÜL ERDOĞAN
20
Bir sanayicinin çocukluk düşü
The childhood dream of an industrialist
Rahmi M. Koç Museum
Haliç’in en güzel kıyılarından birinde, Hasköy’de bulunan
Rahmi M. Koç Müzesi, ülkemizin ilk ve tek sanayi müzesi. Bütün
bir sanayileşme sürecinin geçirmiş olduğu aşamaları en seçkin
örnekleriyle görebileceğiniz müze, klasik müze tecrübelerinin çok
uzağında, adeta yaşayan bir yer. Müze gezmeyi bambaşka bir keyfe
dönüştüren Rahmi M. Koç Müzesi’nde çok yönlü bir keşif yaşamak
istiyorsanız şimdi tam zamanı!
Rahmi M. Koç Museum that is located in Hasköy, one of the most
beautiful coast of Golden Horn, and it is the first and the only
industrial museum of our country. The museum where you can see
whole stages of industrialization with all outstanding examples, is
far away from the classical museum experience, it is a living place.
If you want to experience a multi-directional discovery in Rahmi
M. Koç Museum which turns visiting museum to quite different
pleasure, there is no time like the present.
21
H
er biri ayrı bir cazibe merkezi olan yeni nesil müzeler, müze gezmenin
aslında ne kadar keyifli olabileceğinin en açık ispatı. Bunun en güzel örneklerinden biri de kuşkusuz ki Haliç’in en güzel kıyılarında, Hasköy’de bulunan
Rahmi M. Koç Müzesi. Eski uygarlıkların değil, modern dünyanın artık tedavülden
kalkmış araç ve gereçleriyle sanayi tarihinin geçirmiş olduğu değişimi gözler önüne
seren müze, klasik müze tecrübelerinin çok uzağında bir yer. Lengerhane Binası ve
Hasköy Tersanesi olmak üzere iki tarihi binadan ve geniş dış mekânlardan oluşarak
yaklaşık 27.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan, sanayi, iletişim ve ulaşım
tarihindeki gelişmeleri yansıtan Rahmi M. Koç Müzesi, 1994 yılından bu yana
misafirlerine, keyifli dakikalar geçirecekleri bir atmosfer sunuyor.
Rahmi M. Koç’un büyük desteği ile açılan bu müzenin öyküsü hayli ilginç. Rahmi
Koç, burayı, 1950’li yıllarda Detroit’te ziyaret ettiği Henry Ford Museum’dan esinlenerek yaptırmış. Babası Vehbi Koç’un Almanya’dan getirdiği bir oyuncak trenle
makinelere, trenlere, kurgulu oyuncaklara ilgi duymaya başlayan Rahmi Koç’un
bu merakı böylesine büyük bir müzenin ortaya
çıkmasını sağlamış. 1991 yılında Hasköy’deki
Lengerhane binası satın alınmış, titiz restorasyon çalışmaları sonucunda 1994 yılında
ziyaretçilere açılmış. Sonrasında müzenin genişleme politikası kapsamında Hasköy Tersanesi de satın alınarak alan büyümüş. Bugünkü
mekânı yaratabilmek için Lengerhane’nin ve
Tersane’nin yanındaki arsalar da 2001 yılında müzeye katılmış. Müzedeki eserlerin çoğu
Rahmi Koç’un özel koleksiyonundan. Diğer
taraftan çeşitli kurum, kuruluş ve kişiler tarafından yapılan bağışlar ve süreli olarak verilen
eserler de müzenin genişlemesini sağlamış.
22
E
ach of new generation museums is the center of attraction and the
most obvious proof of how pleasant visiting a museum can be. One
of the best examples of it is Rahmi M. Koç Museum in Hasköy that is
one of the most beautiful coasts of Golden Horn. The museum that displays
the change of industrial history with out of circulation equipment of modern
world not the ancient civilizations, is far away from the classical museum
experience. The museum that includes two historical building Lengerhane
and Hasköy Dockyard and a large outer space, was established on almost
27 thousand square meters’ area. Rahmi M. Koç Museum that reflects the
developments of industrial, communication and transportation history, has
provided its guest the atmosphere that they can spend pleasant time.The
museum that was opened with the great support of Rahmi M. Koç, has a quiet
interesting story. Rahmi Koç established the museum with the inspiration
he got from Henry Ford Museum where he visited in Detroit in 1950s. The
curiosity of Rahmi Koç that started with
the clockwork toy train his father Vehbi Koç
brought from Germany, caused establishment
of such a great museum. Legerhane building
was purchased in 1991 and opened to visit in
1994 after careful restoration works. Then
within the scope of the museum’s expansion
policy, Hasköy Dockyard was purchased and
the space of museum was expanded. To create
today’s space, lands next to the Dockyard
and Legerhane were included in the museum.
Most of the works in the museum are from
Rahmi Koç’s private collection. On the other
hand, donations of corporations, institutions
“Nostaljik Tren” ile geçmişten günümüze yolculuk yapmaktan bir denizaltının
daracık koridorlarını arşınlamaya kadar tarihin sayfaları arasında gezintiye
çıkma fırsatı bulabileceğiniz her şey Rahmi M. Koç Müzesi’nde sizi bekliyor.
Daha önce Rahmi M. Koç Müzesi’ni ziyaret etmediyseniz, şimdi tam zamanı!
From travelling between past and present with nostalgic train to walking
on the narrow corridors of a submarine... Everything that gives you the
opportunity to take a walk among the pages of history, is waiting for
you in Rahmi M. Koç Museum. If you have never visited Rahmi M. Koç
Museum before, there is about time...
23
Sanayi, iletişim ve ulaşım tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk büyük kuruluş olarak
kabul edilen Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi, yurt içinden ve yurt dışından pek çok
özel ödülün sahibi. 1996 yılında Avrupa Müzeleri Konseyi Özel Ödülü, müzecilik
konusundaki öncülük ve girişimciliğinden dolayı Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür
Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Rahmi M. Koç’a verildi. Ödül, ilk defa bir Türk
müzesine layık görülmesi açısından ayrı bir anlam taşıyor. Bunun yanı sıra Rahmi
M. Koç Müzesi, Kültür Bakanlığı’nın 2001 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne de
layık görüldü.
Müze içinde bin âlem!
Müzede özellikle sanayi ve ulaşım tarihine dair başka hiçbir yerde bu kadar rahat
inceleyemeyeceğiniz parçalar sergileniyor. Ekonominin çarklarını harekete geçirmiş; büyük devrimlere, toplumsal değişimlere neden olmuş; insan hayatının topyekun değişmesini sağlamış emektar icatlar hepsi de… Eski tramvaylardan ilk
arabalara, buhar makinesinden İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış bombardıman
uçaklarına, Fenerbahçe Vapuru’ndan Londra’nın iki katlı kırmızı otobüslerine kadar birçok değerli nesneyi müzede bulabilirsiniz. Atatürk’ün kullandığı ilk traktör,
buharlı ilk otomobil, Henry Ford’un seri olarak ürettiği ilk otomobil, Vehbi Koç’un
1972 model Fiat’ı ardı ardına sıralanıyor. Araçlar arasında trenler, Kadıköy-Moda
tramvayı ve Abdülaziz’in Müze tarafından restore ettirilip ilk kez sergilenen Saltanat Vagonu da bulunuyor. İnteraktif bir biçimde sergilenen objelerin çoğunun
içine girip havasını solumanız, bunları fotoğraflarınıza konu etmeniz mümkün.
Bu serbestliğe ise en çok TCG Uluçalireis denizaltısını gezerken veya güvertesinden Haliç’i
izlerken teşekkür edeceksiniz. Müzenin ne nasıl
çalışır bölümlerinde, ziyaretçiler bir radyatörün
nasıl ısıyı ilettiğini, tekerleğin nasıl döndüğünü,
termosifonun nasıl çalıştığını bir tek düğmeye
basarak görebiliyor. Zeytinyağı imalathanesinin
şalterini kaldırdığınızda fabrika çalışmaya başlıyor. Ayakkabı tamirhanesi, bitkilerin şifalı ilaçlara dönüştürüldüğü eczane, demirlerin kor ateşte
dövüldüğü demirci, saat tamircisi dükkânları da
tüm sahicilikleriyle orada. Koleksiyonunu her
geçen gün genişleten müze, ziyaretçilerine her
ziyaretlerinde yeni ve farklı keşifler yapma fırsatı sunuyor. Mevsimin güzel günlerini, aileniz
ve sevdiklerinizle birlikte geçmişten günümüze
keyifli bir yolculuğa çıkarak geçirmek isterseniz,
24
and individuals, and loaned works help museum’s development. Rahmi M.
Koç Museum is considered as the first major organization that reflects the
developments of industrial, communication and transportation history. It has
many special domestic and abroad awards. In 1996, special award from the
Council of Europe museum was given to Rahmi M. Koç, Chairman of the Board
of the Rahmi M. Koç Museum and Cultural Foundation, for his leadership and
entrepreneurship about museology. The award has a special meaning in terms
of being worthy of a Turkish museum for the first time. Besides that, Rahmi M.
Koç Museum was deemed worthy of grand prize by ministry of culture in 2001.
Thousands of universes in the museum!
The pieces about industrial and transportation history that you can’t analyze
so easily in anywhere else, were on display in the museum. All of them are the
veteran inventions that set the wheels of the economy in motion, caused great
revolutions and the social changes, totally changed the human life… You can
find many valuable objects in the museum from old trams to first cars, from
steam engine to bomber aircraft that was used in the Second World War, from
Fenerbahçe Ship to double decker red buses of London.The first tractor Atatürk
used, the first steam car, the first car Henry Ford produced in series, 1972 model
Fiat of Vehbi Koç are together in the museum. Trains, Kadıköy-Moda tram and
Sultan’s Carriage of Abdülaziz that was restored by the museum and is exhibited
for the first time, are among the vehicles. It is possible to enter inside of the
objects that are exhibited interactively,
feel the atmosphere and take a picture
of them. You will thanks to this freedom
while touring around Submarine “TCG
Uluçalireis” or watching the Golden
Horn on its deck. In “how does it work?”
section of the museum, the guests can
see how a radiator transfers heat, how a
wheel turns and how water heater works
by pushing only one button. When you
turn on the switch of olive oil factory, the
factory starts to work. Shoe repair shop,
pharmacy where the herbs turn into a
medicine, smithy where iron is forged with
cinder, watch repairer shop are also in the
museum with all of their authenticity. The
museum that is expanding its collection
Rahmi M. Koç Müzesi birbirinden özel etkinlikleriyle sizi bekliyor. Haliç boyunca
Sütlüce-Hasköy arası uzanan, 700 metrelik demiryolu hattı üzerine kurulu “Nostaljik Tren”, bu etkinliklerden en güzeline davet ediyor ziyaretçileri. Burada geçireceğiniz dakikalar, gerçek anlamda bir nostalji yolculuğuna çıkarıyor sizi. Yaklaşık yarım
asırdır İstanbullulara hizmet vermiş, neslinin son örneği olan ve tüm orijinalliğini
koruyan Fenerbahçe Vapuru, hem tarihi dokusu hem bünyesinde gerçekleştirilen
çeşitli aktiviteler hem de kafeteryasıyla Haliç’in eşsiz manzarasını sizlere sunuyor.
Rahmi M. Koç Müzesi’nin ayrıcalıklı atmosferinde objelerin geçmişle günümüz
arasındaki keyifli yolculuğuna çıkan ziyaretçiler, hafta sonları da Liman 2 Buharlı
Römorkörüyle Altın Boynuz’un farkını özel bir sefere çıkarak yaşıyor. İlklere imza
atmaktan vazgeçmeyen Rahmi M. Koç Müzesi’nin Lengerhane binasının bahçesinde, Mart 2009 tarihinde hizmete giren İstanbul’un sabit ilk ‘gökevi’ (planetaryum)
“Keşif Küresi,” yenilenen programlarıyla ziyaretçilerini misafir etmeye devam ediyor.
Keşif Küresi’nin yeni programında konuları birbirinden farklı animasyon filmler,
merak ve öğrenme duygusunu yitirmeyenlere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.
every day, gives its guest opportunity to explore something new and different
in every visit. If you want to spent the beautiful days of a season by beginning a
pleasant journey from past to present with your family and loved ones, Rahmi
M. Koç Museum is waiting for you with its special events. “Nostalgic Train”
that was established on 700 meters’ railway line between Sütlüce and Hasköy
along the Golden Horn, invites you for the best of these events. The minutes
you spend in Nostalgic Train, will take you to a real journey of nostalgia.
Fenerbahçe Ship that offered services Istanbulites for almost half century, is
the last example of its generation and protects its authenticity. It offers you
the unique view of Golden Horn with its historic fabric, various activities and
cafeteria. The guestswho are taking a pleasant journey of the objects between
the past and present in the privileged atmosphere of Rahmi M. Koç Museum,
are feeling the difference of Golden Horn by travelling with tugboat “Liman
II”. Rahmi M. Koç Museum that always breaks grounds, has Istanbul’s first
stationary planetarium “Discovery Sphere” on the grounds of Lengerhane.
49
Eğlenceli ve eğitici aktiviteleriyle çocukların
gönlünde taht kuran Rahmi M. Koç Müzesi, doğum
günü partileriyle de ilgi odağı olmayı sürdürüyor.
Rahmi M. Koç Müzesi çatısı altında çocuklar için
düzenlenen özel doğum günü kutlamalarıyla
çocuklar unutulmaz bir gün geçiriyor. Eşsiz
Fenerbahçe Vapuru’nda gerçekleştirilen doğum
günü partilerinde çocukların hiç unutamayacakları
farklı etkinlikler ve yaş gruplarına özgü atölye
çalışmaları da yapabiliyorlar.
Rahmi M. Koç Museum that enshrines children’s
memory with its funny and educational
activities, is still the center of attraction with
its birthday parties. Children are having an
unforgettable day with a special birthday
celebration for children under the umbrella of
Rahmi M. Koç Museum. During the birthday
parties in the unique Fenerbahçe Ship, birthday
kids can join different events and workshops
for every age group in this special day they will
never forget.
26
Yanardağların oluşumu, buzul çağı, dinozorların yaşamı ve yok oluşu, insan vücudunun gizemleri, hava olayları ve kasırgalar, yıldızların doğuşu, güneşin patlamaları
ve evrene dair birçok olayı “Keşif Küresi” ziyaretçileri izleme ve öğrenme imkânı
bulacaklar. Başka yerde böyle bir deneyim yaşayamayacağınız muhakkak.
Hem yetişkinlere hem çocuklara
Rahmi M. Koç Müzesi, statik müze anlayışı dışında, yaşayan, canlı bir mekân.
Ziyaretçileri hem eğitmeyi, hem eğlendirmeyi amaçlayan bir kompleks. Eğitici kimliğini her noktasına taşıyan Rahmi M. Koç Müzesi, düzenlediği atölye çalışmaları ile
çocukların sosyal, duygusal, zihinsel, bedensel gelişimleri ve el becerilerine katkıda
bulunarak, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine destek olmaya ayrıca
devam ediyor. Bu hedefleri gerçekleştirebilmek amacı ile 2002 yılından itibaren
Müze Eğitimi Projeleri hazırlayıp uygulayan Rahmi M. Koç Müzesi, 2009 yılında
bu projelere Faber Castell’in sponsorluğunda Hafta Sonu Eğitim Atölyelerini dâhil
etti. 4-14 yaş arası çocuklarla hem müze içinde hem de Fenerbahçe Vapuru’ndaki
eğitim atölyesinde gerçekleşen eğitimlerde her hafta farklı bir atölye çalışması yapılıyor. Uygulanan boyama, enerji, astronomi, heykel, kukla, dans
ve drama eğitimlerinde konusunda uzman sanatçılar zaman zaman bu atölyelere misafir
oluyor ve çocuklara Rahmi M. Koç Müzesi’nin
benzersiz ortamında eğitimler veriyor.
Müze, gezileri sırasında keyifli bir mola vermek isteyen ziyaretçilere, “Demlik Kafe”, 1942
model Dodge marka olan ve restorasyon sonrasında açık alanda ziyaretçilere hizmet veren
“Coca- Cola Büfesi”, Fransız Mutfağı ve muhteşem atmosferiyle “Cafe du Levant Restaurant”, “British Pub” ve deniz kıyısındaki rahatlatıcı ambiyansıyla
“Halat Restaurant” ile hizmet veriyor.
İstanbul’un tarihi güzellikleriyle çevrili Haliç kıyılarında
farklı bir gün geçirmek ve modern dünyanın geçmişine doğru bir yolculuk yapmak isterseniz siz de rotanızı
Rahmi M. Koç Müzesi’ne çevirebilirsiniz.
It is hosting its guests with its renewed program.Discovery Sphere is a great
experience for the ones who haven’t lost the sense of wonder and eagerness
to learn with its brand new program that includes animation movies about
different subjects. Visitors of the Discovery Sphere have an opportunity to
observe and learn many events about the formation of volcanoes, ice age, the
life and the destruction of the dinosaurs, the mysteries of the human body,
weather events and hurricanes, the birth of stars, solar flare and the universe.
It isn’t possible to gain such an experience in somewhere else for sure.
For both adults and children
Besides its understanding of being a static museum, Rahmi M. Koç Museum
is a living place. It is a complex that aims to entertain and eduvate its guets.
Rahmi M. Koç Museum that reflects its educational feature in every aspect of
it, supports social, emotional, mental, and physical development of children
to develop their imagination and creativity with the workshops it organized.
To achieve these goals, Rahmi M. Koç Museum prepared and has performed
Museum Education Project since 2002. In 2009, weekend education workshops
that are sponsored by Faber Castell, have included to project.Within the scope
of education in both the museum and the Fenerbahçe Ship for children between
4 and 14 years old, different workshops are performed every week. Artist who
are experts in the field of painting, energy, astronomy, sculpture, puppetry,
dance and drama, occasionally visit these workshops and give education
to the children in unique atmosphere of Rahmi M. Koç Museum. The
museum offers services for its guests who want to take a pleasant
break, with “Demlik Kafe”, 1942 model Dodge brand “Coca-Cola
Buffet” that was restored and is located in open space, “Cafe
du Levant Restaurant” with the wonderful atmosphere of
French cuisine, “British Pub” and “Halat Restaurant”
with its relaxing ambience on the seaside If you want
to have a nice and different day on the shore of Golden
Horn that is surrounded by the historical beauties of
Istanbul and journey to the past of modern word, you
can set you route towards Rahmi M. Koç Museum.
27
SEYAHAT/TRAVEL
YAZI/ARTICLE: güLER EMEKTAR
FOTOĞRAFLAR/PHOTOgRAPHS: SüHA DERBENT
Afrika hep hazır,
Africa is always ready for you, what about you?
28
,
peki ya siz?
29
Her seyahat güzeldir, yaşanılasıdır, yepyeni bir keşiftir; ancak bazı seyahatler vardır ki hayatımızı
değiştirmeleri gerçekten kaçınılmazdır. Safari, bu seyahatlerin başında gelir. Yakıcı güneşi, göz
alıcı manzarası ve unutulmaz vahşi yaşamıyla Afrika’ya gitmekse, hemen hemen herkesin “bir
gün mutlaka” dediği bir rüyadır. Artık o günün geldiğini düşünüyorsanız, hızla hazırlıklara
başlayabilirsiniz. Sedventure birbirinden zengin içerikli safari turlarıyla sizi unutulmaz
seyahatlere davet ediyor…
1
Neden safari? Why safari
B
üyük hayvan göçleri sırasında düzenlenen turistik gezilere safari deniyor. Afrika içinse safarinin anavatanı diyebiliriz. Afrika, kıta olarak
Türkiye’de çok tanınan bir bölge değil. Neredeyse tek bir ülkeymiş gibi
bahsedilen coğrafya, aslında 56 ülkeyi kapsıyor. Safari denince akla öncelikle
Doğu Afrika ülkeleri ve Güney Afrika geliyor. Tanzanya’nın Serengeti’si ve
Masai Mara, vahşi yaşam çeşitliliği açısından safari için en ideal yerler. Doğal
yaşama tanıklık ederken Masai kültürünü yakından tanımak da seyahatinize
apayrı bir güzellik katacaktır. Kenya ve Zambiya ile güneydeki Botswana’yı da
da popüler safari durakları listesine dahil etmemiz gerekiyor. Ayrıca Kenya’nın
devamında Seyşeller’e, Tanzanya’nın devamında ise Zanzibar’a giderek Hint
Okyanusu kıyılarına kadar safari keyfi yaşayabilirsiniz. Neden safari sorusunun yanıtına gelince; Afrika hakkında onlarca belgesel izlemiş olsanız bile
hiçbir şey sizi gerçeği kadar etkileyemez. Söz konusu yalnızca mis gibi çayır
kokusu, göz kamaştırıcı güneş ya da etkileyici vahşi yaşam sahneleri değil;
aynı zamanda sonsuzluk ve onunla beraber gelen derin bir özgürlük hissi…
Dahası göz alabildiğine uzanan bozkırlarda güneşin doğuşunu seyretmek,
hayvanlar arasındaki uyuma hayran olmak, geceleri binlerce yıldızla süslü
gökyüzünü izleyerek uykuya dalmak… Özetle safari size ömür boyu hatırlayacağınız maceralar vaat ediyor.
T
ouristic trips which are organized during big animal migrations, are
called as safari and Africa is the homeland of safari. Africa is not a
well known region as a continent in Turkey. The region is mentioned
aboute as it is an only one country, in fact it includes 56 countries. When the
subject is safari, first things come to mind are East African countries and
South Africa. Tanzania’s Serengeti and Masai Mara are the ideal places for
safari in terms of wild life diversity. Getting know the Masai culture while
being a witness to natural life, will add an extra beauty to your travel. You
need to add Kenya, Zambia and Botswana in the south to your popular safari
stops. Also you can enjoy safari until theshores of the Indian Ocean by going
to Seychelles after Kenya and Zanzibar after Tanzania. When it comes the
answer of why safari; even if you have watched many documentaries about
Africa, none of them can impress you like the real Africa. The subject is not
only fragrant meadows, glamorous sun or impressive wildlife scenes, but
also infinity and a deep sense of freedom with it…Moreover, watching the
sunrise on steppes that spread as far as the eye can reach, being amazed
by the harmony between animals, falling asleep while watching sky that
is decorated with thousands of stars at nights… In sum, safari offers you a
adventure you will remember for a life time.
Every travel is pleasant, worth to experience, brand new exploration. However there are some
travels that will change your life. Safari is the primary of these journeys. Going to Africa to see its
burning sun, eye-catching view and unforgettable wild life is almost everyone’s “one day” dream. If
you think that it is the time, you can quickly start making preparations… Sedventure invites you to
unforgettable travels with its contentful safari trips…
30
31
2
Nasıl bir safari? What kind of safari?
G
ideceğiniz yeri belirlerken nasıl bir deneyim istediğinizi de
iyice düşünmeniz gerekiyor. Unutmamanız gereken temel
şey, safarinin çok yönlü bir keşif gezisi olduğu. Dolayısıyla
gitmeden önce bulunacağınız coğrafyayı her yönüyle mutlaka araştırın. İletişim kurmaktan, rehberle sohbet etmekten kaçınmayın.
Bir komando gibi kamufle olmuş bufaloyu da, kuru ağacın arkasına
saklanmış zürafayı da size o gösterecek, minicik pembe çiçeğin
zehirli olduğu uyarısını size o yapacaktır. Safari deyince öncelikle
akla “beş büyükler” olarak adlandırılan aslan, leopar, fil, gergedan
ve buffaloyu görmek gelse de Afrika çok daha fazlasını içeren bir
zenginlik sunuyor. Mesela siz hiç 3 metre boyunda, içinde mantar
çiftliği olan bir karınca yuvası ya da Küçük Prens’in gezegenini
kaplayan baobab ağaçlarını gördünüz mü? Etrafınızdaki kuşlar,
bitkiler ve hatta karıncalar bile fazlasıyla ilginizi çekebilir. Safariyi
artık bir hayal olmaktan çıkarmaya hazırsanız, Sedventure’nin safari turları sizleri bekliyor…
48
32
Y
ou should think about what kind of experience do you
want while deciding where you will go. The main thing you
should not forget, is that safari is a versatile exploration
trip. Therefore, you should definitely research all aspects of the
region before you go. Don’t shy away from communicate and
talking with the guides. The guide is the one who will show you the
buffalo that camouflaged like a commando or the giraffe that hid
behind deadwoods, he will warn you against little poisoned pink
flowers. When the subject is safari, first thing come to mind is
seeing lion, leopard, elephant, rhino and buffalo that are called as
“the big five”. However Africa offers you more. For instance, have
you ever seen 3 meters’ long ant nest that includes a mushroom
farm or the baobab trees that is covering the planet of Little
Prince? Birds, plants, and even ants around you may attract your
attention. If you are ready to making your dreams about safari
come true, trips of Sedventure are waiting for you…
3
Ne zaman gitmeli? When should you go?
B
ir safari seyahati planlarken Afrika’nın iklimini ve coğrafyasını iyi değerlendirmeniz gerekiyor. Örneğin Doğu Afrika’nın iki yağmurlu sezonu
var. Kasım ayındaki kısa yağmurlar ve Mart ayı sonunda başlayıp Mayıs
ayı sonuna kadar devam eden uzun yağmurlar… Ancak yağmurlar genelde
akşamları çok şiddetli yağıyor ve kısa süre sonra hava açıyor. Bu dönemde
Afrika daha yeşil, milli parklardaki ziyaretçi yoğunluğu ise daha az oluyor. Safari
için bu mevsimi tercih edenler, kalabalıktan uzak daha rahat bir safari tecrübesi
yaşayabilirler. Ağustos ve Ekim ayları arasındaki zaman ise safari için ideal
dönemdir. Bu mevsimde kuraklık yüzünden vahşi yaşamın üyeleri, mevcut su
kaynakları etrafında toplanır ve onları su kenarlarında izleme şansınız artar. Binlerce hayvanın güneydeki kuru Serengeti düzlüklerinden yeşil otlakların bulunduğu kuzeydeki Masai Mara topraklarına geçişine tanık olabileceğiniz “Büyük
Göç” içinse en uygun zaman Temmuz-Eylül ayları arasını kapsayan dönemdir.
W
hen planning a safari, climate and geography of Africa should be
properly considered. For instance, there are two rainy seasons in
East Africa. Short rains in November and long rains that begin
in the end of March and continues until the end of May… However rain is
usually heavy at evenings and weather is getting better after a while. During
this period, Africa is greener and visitor’s density is less. The ones who prefer
this period for safari, can have quieter safari experience far from the crowd.
The time between August and October is an ideal period for safari.Because of
drought in this season, the members of the wildlife gather around available
water resources and your chance of watching them on waterfront increases.
The best time for “the Big Migration” that you can witness thousands of
animals’ migration from the dry Sergeti plains in south to green pasture of
the Masai Mara lands in north, is the period between July and September.
33
“Öneriyoruz, deneyimlerimizi paylaşıyoruz”
“We recommend and also share our experiences”
Setur Genel Müdürü Üstün Özbey,
deneyimlerinden yola çıkarak bir safari tatilini
unutulmaz kılabilecek çok özel önerilerini
paylaşıyor…
Setur General Manager Üstün Özbey shares
his very special recommendations that will
make your safari holiday unforgettable, based
on his experiences.
n Afrika seyahatinizde sizi en fazla etkileyen yer hangisiydi?
Kenya’nın safari merkezi sayılan Masai Ovası’ndaki Masai Mara, en kısa sürede,
en çok hayvanı, en yakın mesafeden güvenle izleyebilme imkânı sunması ile
beni çok etkilemiştir. Afrika’nın ruhunu koklayabileceğiniz bu ovada, bölgenin
yemeklerinden eğlencesine kadar kültürel yapısını da tanımak mümkündür.
Masai Mara için keyifli bir gezi rotası sizce nasıl olmalı? Gidecek olanlara “görmeden dönmeyin” dediğiniz yerler var mı?
Tuz Gölü ile aynı büyüklükte alana sahip olan Masai Mara’da size özel safari aracınız ile dünyanın en önemli aktivitelerinden kabul edilen vahşi yaşam safarisini
Kenya’da yaşayabilirsiniz. Kenya’nın yerli halkı olan Masai köylüleri ile tanışarak
çok farklı bir kültürü tanıyabileceğiniz bambaşka bir tecrübe yaşayabilirsiniz.
Konaklama için önerebileceğiniz mekânlar neresi?
Konaklamak için Sarova Mara Game Camp ya da Bateleur Camp’ı önerebilirim.
Konaklamalarınızı vahşi yaşamın ortasında olmasına rağmen konfor bakımından
lüks kamplarda gerçekleştirebilirsiniz. Bu konaklamalar esnasında yerel dokuyu
yaşayabilirsiniz. Geceleri hayvanların çıkardığı sesleri dinlemek dünyadaki en
eşsiz anlardandır ve bunu yaşama fırsatınız olacaktır.
En beğendiğiniz, önerebileceğiniz yeme-içme mekânları nereleri?
Dünyaca ünlü Carnivore Restaurant enfes bir ziyafet sunmaktadır. Burada timsah
etinden devekuşu etine kadar birçok et türünü yiyebilirsiniz. Mutlaka Tusker’ı,
Mandazi (Lokma tatlısı) ve tropikal meyveleri denemelisiniz.
n Which destination impress you more in your Africa travel?
Safar center of Kenya, Maasai Mara in Maasai Plain impressed me with
opportunity of watching lots of animals securely with spitting distance
in a little while it offers. In this plain where you can feel the spirit of Africa,
it is possible to get to know its cultural structure from its cuisine to its
entertainment.
How does pleasant travel route need to be for Maasai Mara? Is there any
place that you can say “should see before you leave”?
You can have the experience of wild life safari that is regard as one of the most
important activities of the world, with you private safari vehicle in Maasai
Mara that is as big as Salt Lake, in Kenya. You can get to know a totally
different culture by meeting with Maasai people, the locals of Kenya.
Which places do you recommend for accommodation?
I recommend Sarova Mara Game Camp or Bateleur Camp for accommodation.
Even if you are in the middle of wild life, you can accommodate in lux camps.
You can experience the natural texture during your accommodation.
Listening the sound of animals at nights is one of the most unique experiences
of the world and you have a chance to experience that.
What is your favorite food and beverage place that you can recommend?
Worldwide known Carnivore Restaurant offers you a delightful banquet. You
can eat many kinds of meat from crocodile meat to ostrich meat. You should
try Tusker, Mandazi (fried-dough) andtropical fruits.
34
ile kişiye özel safari keyfi
PERSONAL SAFARI PLEASURE WITH SEDVENTURE
S
edventure, klasik tatil anlayışından uzaklaşarak konuklarını, vahşi yaşam
dünyasının uzman ismi, aynı zamanda vahşi yaşam fotoğrafçısı Süha
Derbent’in danışmanlığında, dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı kültürlerin, doğal güzelliklerin ve vahşi yaşamın egemenliğinde fotoğraf ve seyahat keyfini
bir arada yaşamaya davet ediyor. Süha Derbent’in danışmanlığında Afrika’dan
Antartika’ya, Tayland’dan Meksika’ya dünyanın dört bir köşesinde hayal ettiğiniz
neresi varsa gezebileceğiniz, yaşayabileceğiniz ve fotoğraflayabileceğiniz Sedventure gezileriyle “Dünya varmış!” diyeceksiniz. Kişiye özel ve küçük gruplarla
fotoğraf turlarının da organize edildiği Sedventure ile unutulmayacak anılar biriktirebileceksiniz. Tatil anlayışına yeni bir soluk getiren Sedventure, 2014 turları ile
program çeşitliliğini arttırarak yeni maceralarla karşınızda olmaya devam ediyor.
İşte onlardan bazıları…
36
S
edventure invites its guest to enjoy photograph and travel with
different cultures, natural beauties and wildlife in different regions
of the world in consultation with Süha Derbent who is the expert of
wildlife and wildlife photographer, away from the classical holiday concept.
You will say “how wonderful!” with Sedventure trips. In consultation with
Süha Derbent, you can travel and photograph wherever you dream about
in the four corners of the world from Africa to Antarctica, from Thailand
to Mexico during these trips. You will have unforgettable memories with
Sedventure’s photography trips that are organized in private or with small
groups. Sedventure that brings a breath of fresh air to holiday concept,
increases the diversity of the programs with 2014 trips. With its new
adventures, Sedventure is with you. Here are some of them…
KENYA’DA FOTO SAFARİ & FOTOĞRAF WORKSHOPLARI
Photo Safari & Photography Workshops In Kenya
S
ahip olduğu canlı çeşitliliği ve sık ormanlarıyla birincil safari noktası olmayı sürdüren Kenya, hem
birçok canlıyı bir arada görme fırsatı sunuyor, hem de uçsuz bucaksız ormanlarıyla her türlü maceraya davet çıkarıyor. Özel safari bölgeleri ve doğal parklarıyla dikkat çeken Kenya’da, Süha Derbent’in
hayvan davranışları konusundaki uzmanlığı ve tecrübesiyle başka bir yerde bulamayacağınız bir deneyim
yaşayacaksınız. Kenya’nın yerli halkı olan Masai Mara halkıyla tanışarak farklı kültürlere tanıklık edecek,
1500 kilometrekarelik bir alana sahip Masai Mara Ovası’nda size özel safari aracınızda, yerel rehber şoförler
eşliğinde zamanınızı en iyi şekilde değerlendireceksiniz. Vahşi yaşamın tam ortasında konaklarken doğal
ve kültürel dokunun bir parçası olacak, konaklama ve restoran hizmetleriyle de modern dünyanın sunduğu
konforu sonuna kadar hissedeceksiniz.
NAIRObI - MASAI MARA - LAkE NAkURU
TARİH / FİYAT: 23-29 HAzİRAN 2014
3150 EuRO’DAN bAşLAYAN FİYATLARLA.
NAIROBI - MASAI MARA - LAKE NAKURU
DATE / PRICE: 23-29 JUNE 2014 / WITH
PRICES STARTING FROM 3150 EUROS.
www.sedventure.com
K
enya is still the main safari place with
its variety of living creatures and dense
forest. It gives you the opportunity of
seeing many living creatures and invites you to an
adventure with its limitless forests. In Kenya which
attracts attention with its special safari areas and
natural parks, you will have an experience that
you can’t have in anywhere else with expertise
and experience of Süha Derbent about animal
behaviors. You will meet with indigenous peoples
of Kenya,the people of the Masai Mara, and
witness different cultures. You will make use of
your time well with your private safari vehicle in
company with your local guide drivers in 1500
square kilometres Masai Mara plain. While
staying in the middle of wild life, you will be a part
of natural and cultural texture. At the same time
you will the comfort the modern world offers you
with accommodation and restaurant services
37
JAGuAR FOTOĞRAF ÇEKİMİ
Jaguar Photo Shooting
P
antanal, büyük bir kısmı Brezilya’da olan dünyanın en büyük sulak arazilerinden biri. Binlerce
tür bitki ve hayvanın yaşadığı Pantanal’da botla günde 6 - 7 saat fotoğraf çekimi gerçekleştirebileceksiniz. Tur saatleri boyunca jaguar arayabilir ya da tüm gününüzü nehirde geçirebilirsiniz.
Aslandan sonra kükreyen ikinci kedi türü olan jaguar, soyu tehlike altında olan türler arasında yer
alıyor. Avını, kafatasını kırarak öldüren ve avını öldürme biçimiyle diğer kedi türlerinden ayrılan jaguar,
aynı zamanda ekosistemi dengelemek konusunda önemli bir rol oynuyor. Vahşi yaşamın bu özel
türünü daha yakından tanıma fırsatı bulacağınız turda, konaklamanızı Cuiaba nehrinin kıyısındaki Porto
Jofre Hotel’de yaparak doğal yaşamla iç içe olacaksınız.
P
İSTANbuL – SAO PAuLO – CuIAbA – PANTANAL
* GRuP TuRu DEĞİLDİR, KİşİYE ÖzEL
ORGANİzE EDİLİR.
ISTANBUL – SAO PAULO – CUIABA –
PANTANAL
* THIS TRIP WILL BE DESIGNED AS A CUSTOM
PROGRAM.
www.sedventure.com
antanal is one of the largest wetland of the world and large part of it in Brazil. You can shoot for 6-7 hours in a day during the boat trip in
Pantagal where thousands of plant and animal species live. You can looking for a jaguar or spent your time in the river during the trip. Jaguar
is the second cat species who can roar and it is one of the animals in danger of extinction. Jaguar kills its prey by breaking its skull. With this
feature, jaguar is different from other cat species at the same time it has an important role in terms of ecosystem’s balance. You will find an opportunity
to know the special species of wildlife during this special trip. Your home will be Porto Jofre Hotel on the shores of the Cuiaba River and you will be in
the middle of natural life.
38
bOTSWANA’DA HELİKOPTER İLE FOTO SAFARİ
Photo Safari In Botswana By Helicopter
A
frika’nın gizli kalmış cenneti olarak bilinen ve topraklarının büyük bir bölümü vahşi hayatı koruma alanı
olarak ayrılan Botswana, bölgenin en iyi korunmuş safari destinasyonlarının başında geliyor. Sayısız
lagün ve su kanalları ile bir doğa harikası olan ve Angola’dan getirdiği sel suları ile bölgedeki vahşi
hayatı canlandıran Okavango Delta, dünyanın denize dökülmeyen en büyük iç deltası. Barındırdığı yüzlerce
canlı türü, yüksek sayıdaki fil sürüleri, nehirden yapılan safarileri ve muhteşem gün batımları ile ünlü Chobe
Milli Parkı, Botswana’nın en önemli parklarından. Dünyanın doğal harikalarından sayılan Victoria Falls’da
yürüyüş turu, Zambezi nehrinde günbatımında tekne gezisi ve microlight uçaklarla şelalelerin üzerinde uçuş
imkânı ise gezinin diğer çarpıcı özellikleri…
İSTANbuL – JOHANNESbuRG – MAuN
* GRuP TuRu DEĞİLDİR, KİşİYE ÖzEL
ORGANİzE EDİLİR.
ISTANBUL – JOHANNESBURG – MAUN
* THIS TRIP WILL BE DESIGNED AS A
CUSTOM PROGRAM.
www.sedventure.com
B
otswana is known as a hidden paradise of Africa and large part of its land is wildlife
protection area. It is primary well protected safari destination of the region. Okavango
Delta that is a natural wonder with it countless lagoons and water canals and gives life
to the wildlife with flood water of Angola, is the largest inland delta of the word. Chobe National
Park is one of the most important parks of Botswana with its hundreds of species, many elephant
herds, safaris on the river and the magnificent sunsets. Other impressive parts of the trip are
walking trips in Victoria Falls that is considered as one of the natural wonders of the world, boat
trip on the Zambezi River during sunset, flying over waterfall by microlight planes…
39
uGANDA’DA DAĞ GORİLLERİ ÇEKİMİ
Mountain Gorillas Photo Shooting In Uganda
E
n büyük turistik aktivitesi vahşi yaşam ve safariler olan Uganda, ulusal parklarıyla muhteşem
manzaralar sunuyor misafirlerine. Benzersiz doğal yaşam zenginlikleriyle hayranlık uyandıran bu
ülkede yapılacak bir gezi; “Afrika’nın yeşil kalbi” olarak tanımlanan volkanik altyapılı ormanlarda
olmak, yeryüzünde sadece 650 birey kalan Dağ Gorilleri’nin yaşantılarına yakından tanıklık etmek gibi
benzersiz deneyimler sunuyor. Tam anlamıyla primat cenneti olan Uganda, aynı zamanda dünyanın en
iyi kuş izleme bölgelerinden biri. 1000’den fazla çeşit türle özellikle kuş severlerin yüzünü güldüren bu
ülke, bayrağında yer verdiği kırmızı tepeli turna kuşuyla bu özelliğini vurguluyor.
U
bWINDI - ENTEbbE
* GRuP TuRu DEĞİLDİR, KİşİYE ÖzEL
ORGANİzE EDİLİR.
BWINDI - ENTEBBE
* THIS TRIP WILL BE DESIGNED AS A CUSTOM
PROGRAM.
www.sedventure.com
ganda’s biggest touristic activities are safaris in its wildlife. It offers its guest spectacular views with its wildlife. The trip in this country that
impress with its richness of natural life, offers you unique experiences such as being in the volcanic forest that is known as a “green heart of
Africa”, witnessing the life of mountain gorillas that only 650 of is alive.Uganda which is literally primate heaven, is one of the world’s best
areas to watch the birds. The country puts a smile on bird lover’s face with its more than 1000 bird species. This feature was emphasized with redcrested crane figure on the flag of the country.
40
SETUR
YAZI/ARTICLE
GÜLER EMEKTAR
42
Geçmiş tecrübelerini, günümüzün teknolojik imkânlarıyla birleştirerek yenilikçi ve yaratıcı çözümler sunan Setur Mice,
Business Initiative Directions tarafından verilen “Kalitede Uluslararası Yıldız Ödülü”nün sahibi oldu. Setur Mice ekibi
olarak sürekli gelişmeyi, başarmayı ve tüm paydaşlarını başarıya ortak etmeyi ilke edindiklerini belirten Setur Turizm
Müdürü Oktay Temeller, dünya liderlerinin oylaması sonucunda layık görülen bu prestijli ödülü almaktan büyük gurur
duyduklarını söylüyor.
“Tecrübeli, yaratıcı ve yenilikçi”
“Experienced, creative and modernist”
Setur Mice that offers innovative and creative solutions by combining its experiences with today’s technological
potential, was deemed worthy of International Star Award of Quality by Business Initiative Directions. Tourism
Manager of Setur Oktay Temeller, remarks that as a Setur Mice team, they adopted rapidly growing, success and
including their partner in the success as a principle and said that they were very proud to receive this prestigious
award as a result of voting of the world’s leaders.
S
ektörün en önemli oyuncularından biri olan, tecrübeli ve profesyonel kadrosuyla başarılı organizasyonlara imza atan Setur Mice, uluslararası ve
ulusal kongreler, bayi toplantıları, eğitim toplantıları, kutlamalar ve açılış
törenleri, ürün tanıtımı ve lansmanlar, özel davetler, basın organizasyonları ve
teşvik seyahatleri gibi hizmetler sunuyor. Sektörde 50 yıla yakın deneyimi ve etkin
proje yönetimiyle fark yaratan Setur Mice, Business Initiative Directions tarafından
bu yıl 14.sü düzenlenen “Uluslararası Kalite Yıldızları Ödülleri” altın kategorisinde
ödüle layık görüldü. İsviçre’nin Cenevre şehrinde, 28-29 Eylül tarihleri arasında
gerçekleştirilen görkemli ödül töreni sonrası bir araya geldiğimiz Setur Turizm
Müdürü Oktay Temeller ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik…
Öncelikle bize Setur Mice’ın faaliyet alanlarından bahsedermisiniz?
Turizm sektörünün en dinamik bölümü olan meeting, incentive, congress, event
alanlarını kapsayan organizasyonlar öncesi, sırası ve sonrasında A’dan Z’ye müşterilerimize hizmet vermekteyiz.
Geride bırakmaya hazırlandığımız 2013 yılı Setur Mice için nasıl geçti, hangi önemli kongre, organizasyon ve eventlere imza
attınız?
2013, her yıl artan ivmemizi ispatladığımız bir sene oldu bizim için. Ulusal ve
uluslararası 400’den fazla yurt içi ve yurt dışı, kapisitesi 10 ila 3.500 kişi arasında
değişen, son derece başarılı organizasyonlara imza attık. Bunu bir de uluslararası
ödülle taçlandırdık.
Çok çeşitli organizasyonlar düzenliyorsunuz; birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip organizasyonlara imza atmak nasıl
bir ekip ve motivasyon gerektiriyor?
Turizm sektörünün her alanında tam donanımlı, yabancı lisana hakim, gerektiğinde hafta sonu, tatil dönemi fark etmeksizin bu işe gönül vererek çalışan bir ekip
ve bu ekibe örnek olabilen, onlarla birebir ilgilenip çalışan bir liderle harmanlanmış
bir motivasyon gerekmektedir.
S
etur Mice is one of the most important actors in the sector and succeeds
many organizations with its experienced and professional staff. It
offers services such as international and national conferences, dealer
meetings, educational meetings, celebrations and the opening ceremonies,
product introduction and launches, special events, media organizations
and incentive travels. Setur Mice that makes a difference in the sector with
its almost 50 years’ experience and effective project management, was
deemed worthy of an award in gold category of 14th International Star Award
of Quality by Business Initiative Directions. We meet and had a pleasant
interview with Tourism Manager of the Setur Oktay Temeller after the
magnificent award ceremony that took a place on 28th and 29th of September
in Geneva, Switzerland.
First of all, would you tell us about activity area of Setur Mice?
We offer service for our customers from a to z before, during and after the
organizations that include the most dynamic areas of the tourism sector such
as meeting, incentive, congress, event.
How was the year 2013 we are about to leave behind for Setur Mice, which
important congresses and organizations you succeed?
2013 was the year that we proved our increasing acceleration, for us. We
performed more than 400, successful, national and international, domestic
and abroad organizations that have a capacity ranging from 10 to 3500
people. We also crowned it with an international award.
You are performing wide variety of organizations, what kind of team and
motivation do you need to perform such a different organization types?
A team that is fully equipped about all the areas of tourism, has a full
command of foreign language and can work willingly even at weekends and
holiday period if necessary; a leader that can set an example for the team,
cares about them individually and works together; and a motivation that is
combined with them are the needs.
43
“Bir Koç Holding Kuruluşu olmanın getirdi€i maddi ve manevi güç, en büyük
avantajımızdır. Müşterilerimiz ve tedarikçilerimiz, bütünüyle şeffaf ve tam bir
profesyonellik içinde çalıştığımızı bilir, proje süresince bunun keyfini yaşarlar.”
Okuyucularımızın da süreci anlayabilmeleri adına, uluslararası
bir kongre organize etme aşamalarından bahsedebilir misiniz?
Uluslararası organizasyonların en az 1, hatta 2 senelik bir ön çalışma gerektirdiğini hatırlamak lazım. Her detaya hakim olacak şekilde teknolojik araçlardan
faydalanarak akış süreçlerini belirlemek, katılımcıların en üst düzey mutluluğunu
sağlayacak tedarikçilerle çok sağlıklı bir bağ kurmak ve köprü görevini eksiksiz
yerine getirmek diye özetleyebilirim bu aşamaları.
Setur gibi turizm sektörünün en önemli aktörlerinden birinin çatısı altında hizmet sunmanın avantajları neler?
Öncelikle bir Koç Holding kuruluşu olmanın getirdiği maddi ve manevi güç, en
büyük avantajımızdır. Müşterilerimiz ve tedarikçilerimiz, bütünüyle şeffaf ve tam
bir profesyonellik içinde çalıştığımızı bilir, proje süresince bunun keyfini yaşarlar.
“Organizasyon turizmi” giderek önem kazanan bir kavram.
Hizmet sunduğunuz sektörün Türkiye’deki gidişatını ve Setur
Mice’ın sektördeki duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şirketlerin en büyük yatırımları ARGE ve tanıtım çalışmalarıdır. Organizasyonlar
bu tanıtımların vazgeçilmez unsurları, teknik ve teknolojik altyapı ise bu işin
mutfağıdır. Setur tüm bu araçları, tam bir güven duygusu içinde sunmakta ve
müşterilerinin haklı takdirini almaktadır.
Seyahat dünyasındaki değişiklikler, yeni yönelimler yaptığınız işi
nasıl etkiliyor? Bir sektör profesyoneli olarak yeni eğilimleri ne
kadar yakından takip ediyorsunuz?
Kısa, orta ve uzun vadede sektörün ülkemizde ve dünyada gideceği yönleri hissetmek ve bunları yakından takip etmek en büyük kaynağımızdır. Bunun için çok
sık uluslarası fuarları takip eder ve katılırız. Sadece sektörel olarak değil, global
iş hayatının da her anlamda takipçisi olmak en önemli unsurların başında gelir.
Sizce iş ortaklarınız neden sizi tercih ediyor; hangi noktalarda
fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?
İş ortaklarımızın bizi seçmesindeki en önemli etken, güvenilir, gerçek bir takım
oyuncusu olma özelliğimizdir. Bir Koç Holding kuruluşu olmamız da bu güven
duygusunu maddi ve manevi anlamda pekiştirmektedir.
Setur Mice, Kalitede Uluslararası Yıldız Ödülü’ne layık görüldü.
Setur Mice’ın bu başarısının altında yatan sebeplerden bahsedebilir misiniz?
Globalleşmiş iş hayatındaki tüm sektörler, iç pazarda olduğu gibi dış pazarlarda
da yatırımlarını artan bir ivmeyle sürdürmelidirler. Setur da bu konuda tüm çalışmalarını vizyonel bir şekilde layıkıyla yapmaktadır. Aldığımız ödüller, bunun doğal
bir sonucudur.
Kalitede Uluslararası Yıldız Ödülleri neden bu kadar önemli?
Adı üzerinde; “uluslararası” sektörel oyuncuların ortak kanaati çerçevesinde ödüller almak, yapmış olduğumuz çalışmaların ve atmış olduğumuz adımların ne
kadar doğru olduğunu göstermektedir.
Sizce bir organizasyonun başarısını belirleyen en önemli kriterler nelerdir?
İş ortaklarıyla yakın çalışmak, yaptığınız işin her adımını doğru zamanlamayla
gerçekleştirmek ve de en önemlisi buna inanmak.
Would you briefly tell us the stages of organizing an international
congress for our readers to understand?
It needs to be remembered that an international congresses need 1 even 2
years’ preparatory work. I can sum up these stages as arranging the flow
process with the help of technologic tools to control every details, having a
strong connection with the suppliers that lead the participants to ultimate
happiness and completely performing a task as a bridge.
What are the advantages of working under the umbrella of Setur, one of
the most important actors of tourism sector?
First of all, material and spiritual power of being a Koç Holding company
is our biggest advantage. Our customers and suppliers know that we work
completely transparent and professional and they enjoy it during the
project process.
“Organization tourism” is becoming more important concept every
day. How do you evaluate the situation of the sector that you offer
service in and the position of Setur Mice in the sector?
The biggest investments of the companies are R&D and promotion works.
Organizations are the indispensable parts of these promotions. Technic
and technological infrastructures are the back of house. Setur offers these
tools with a sense of trust and gains appreciation of its customers.
How do the changes and new trends affect your business? As a sector
professional, do you follow the new trends closely?
Our most important resource is feeling and following the way of the sector
in short, medium and long term in our country and all over the world. To do
this, we are following and join international fairs too often. Being a follower
of not only the sector, but also the global business life in every aspect is one
of the most important factors.
In your opinion, why do your business partners prefer you, which
subjects do you make a difference?
The most important factor of why our business partners prefer us, is
reliability, our feature of being a true team player. Being a Koç Holding
company supports this sense of trust materially and spiritually.
Setur Mice was deemed worthy of International Star Award of Quality.
Would you tell us about the reasons behind this success of Setur Mice?
In globalized business life, all the sectors need to continue their investment
on both domestic and foreign markets with increasing acceleration. Setur
is working this subject adequately. The awards we have received, are the
natural results of it.
Why is International Star Award of Quality so important?
As the name implies, being granted an awards by the common conviction of
the “international” actors of the sector shows that the works we have done
and the steps we took were the right things to do.
In your opinion, what are the most important criteria that determine
the success of an organization?
Working closely with business partners, taking each step at the right time
and most important one, believing it…
“Material and spiritual power of being a Koç Holding Company is our biggest advantage.
Our customers and suppliers know that we work completely transparent and
professional and they enjoy it during the project process.”
44
İsminizi google’ladığımızda “profesyonel turist rehberi” sıfatıyla
çok karşılaşıyoruz. Peki, siz turist olmayı seviyor musunuz? En
çok ne tür seyahatler yapmayı tercih ediyorsunuz?
Evet; bence hayattaki en önemli tecrübe ve görgü yerinde gezerek elde edilendir.
Bu mesleğin bu sebeple hayatıma yaptığı katkılardan çok memnunum. Vaktim,
sağlığım ve imkanlarım el verdiğince gezmeye ve görmeye devam edeceğim.
Dergimizdeki köşenizde paylaştığınız seyahat izlenimlerinizden
takip ettiğimiz kadarıyla gittiğiniz yerleri sadece görmekle kalmayıp, oraları her yönüyle yaşamayı ve yaşadıklarınızı paylaşmayı
da seviyorsunuz…
Gördüklerimin, yaşadıklarımın ve elde ettiğim tecrübenin paydaşı olmak beni çok
mutlu ediyor. Okuyuculara, bu anlamda yeni bir şeyler söyleyebiliyorsam ne mutlu...
Söz konusu gezi olunca hepimizin “bir gün mutlaka” listeleri oluyor. Bunca keşiften sonra sizin de hâlâ böyle bir listeniz var mı?
Dünya sonsuz bir gezi alanı. İnsan ömrünün hepsine yetemez bence. Benim de
bir listem var elbette; ancak en sevdiğim şeylerden biri de aynı yere, araya biraz
zaman katarak bir kez daha gitmek. Yaşamın anlamı olan değişiklikleri görmek
çok hoşuma gider… Şu an için listemde Peru ve Güney Kutbu var.
Sonbahar mevsimi için okuyucularımıza hangi destinasyonları
önerirsiniz?
Sonbahar, özellikle Orta ve Güney Avrupa için idealdir. Şarapla doğrudan bir ilişkiniz olmasa bile bağbozumu bölgeleri öncelikli tercih olmalıdır; çünkü bu dönemler
bölgelerinde en canlı bir şekilde yaşanmaktadır.
When we search your name on google, we see the title of “professional
tourist guide”. Well, do you like being a tourist? What kind of trips do
you prefer most?
Yes, in my opinion, the most important experience and manners of life are
the ones that are gained by visiting the site. That’s why I am very glad of the
contribution this profession makes to my life. I will continue to travel and
explore within the bounds of my time, health and possibility.
As we understand from the travel experiences you share in your column
of our magazine, you are not only sightseeing the places you go, but also
experiencing the place in every aspect and share these experiences...
Being a partner of the things i have seen and lived, the experiences i have
gained makes me really happy. If I can say something new in this sense, how
lucky I am.
When it comes to travel, all of us have “bucket list” about it. After all
these exploration, do you still have such a list?
The world is a limitless travel area. I think a lifetime is not enough for all. Of
course I have a list, but going to the same places once again after a while is one
of my favorites. I really love to see the changes that are the meaning of life…
Peru and the South Pole are on my list for now.
Which destinations would you recommend our readers for autumn
season?
Central and Southern Europe is perfect for autumn season. Even if you don’t
have direct relation with wine, vintage regions must be your first choice
because these periods are experienced animatedly in their region.
45
SEYAHAT/TRAVEL
YAZI/ARTICLE: GÜL ERDOĞAN
Yeni maceralar,
yeni keşifler
New adventures, new discoveries...
46
Mevsimlerle birlikte şehirlerin ruhu da değişir. Bu nedenle şehirleri tek bir mevsimle sınırlamak,
aynı zamanda keşif dünyanızı da sınırlamak demektir. Çünkü bazı şehirler vardır ki hangi mevsimde
giderseniz gidin, her defasında sizi şaşırtacak güzellikler, yenilikler sunmaya devam ederler.
Yaklaşmakta olan yeni yılda, bu kez yeni maceralarla yepyeni keşifler yaşamak istiyorsanız,
hazırladığımız liste size ilham verecektir…
The spirits of the cities are changing with seasons. That’s why limiting the cities with only one season
means limiting your world of discovery. Because there are some cities that keep offering amazing
beauties and newness to you no matter in which season you go to there. If you want to have new
adventures and brand new discoveries in this oncoming new year, our list we prepared will give
inspiration to you…
47
Doğada yürüme keyfi…The walking pleasure in nature
K
eşfetmenin en güzel, en sürprizli maceralarından biri olan yürümek, doğayla
yakınlaşmanın en samimi yollarından biridir aynı zamanda. Yalnız ya da biriyle, bilinenin, hep gidilenin aksine yeni yollara saparak yürümek; sokakları,
evleri, doğayı, hayatı keşfederek yürümek… Yürüyerek doğada vakit geçirmek,
kendinizi onun kollarına bırakmak, büyük bir heyecan ve yaşam kaynağı sunar size.
İster parklarda, sokaklarda keyfinizce adımlayın yolları, ister bu keyfi daha kapsamlı
bir doğa sporuna dönüştürün, fark etmez. Her ikisi de, doğanın bize sunduğu sonsuz zenginlikten payımıza düşeni almanın en güzel yollarıdır…
ÖNERİMİZ: New York’un göğsüne adeta yeşil bir dal gibi takılmış olan Central
Park, sadece doğayla buluşmak isteyen insanlar için değil, yüzlerce tür hayvan için
de bir vaha sanki. Bu oksijen deposu sığınak; 120 farklı bitkiye, 26 binden fazla
ağaca, yüzlerce kuş ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Her yıl 25 milyon kişi
tarafından ziyaret edilen Central Park, sadece New Yorkluların değil, şehri ziyarete
gelenlerin de uğrak mekânı. Sade vatandaşlar, sanatçılar, müzisyenler, sporcular,
fotoğrafçılar, meraklı turistler… Uzun lafın kısası kimi ararsanız burada diyebiliriz.
Doğaya saygının bir ifadesi olan Central Park’ta bol bol yürümek, keyifli molalar
verip dinlenmek, kitap okumak, müzik dinlemek ve sohbet etmek bedeninize olduğu
kadar ruhunuza da iyi gelecektir.
W
alking is one of the most surprising and beatiful adventures
of discovery. At the same time it is one of the intimate ways
to get closer with nature. Alone or with someone, walking
for new roads against the roads we have already known and been in…
Walking while discovering the streets, houses, nature and life… Spending
time in nature by walking and leave yourself in nature offers you a great
excitement and a source of life. Step the roads of parks or streets, or turn
this pleasure into more comprehensive nature sport, it doesn’t matter.
Both of them are the best ways of having our shares from the richness the
nature offers us…
OUR RECOMMENDATION: Central park that looks like a green branch
on the chest of New York, is a kind of oasis not only for the people who want
to come together with the nature, but also for hundreds of animal species.
This full of oxygen shelter is the home of 120 different plants, more than
26 thousand trees, hundreds of birds and animal species. Central Park
that is visited by 25 million people every year, is the popular place of both
New Yorkers and visitors. Simple citizens, artists, musicians, athletes,
photographers, curious tourists… In short, it can be said that everyone is
in here. Walking, taking pleasant breaks and rest, reading book, listening
music, socializing in Central Park which is a sign of respecting the nature,
are good for your soul as well as your body.
NEW YORK / 28 ARALIK - 01 OCAK
1997 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
end
s
www.setur.com.tr
r
eriyo
ön
NEW YORK / DECEMBER 28 - JANUARY 01
WITH PRICES STARTING FROM 1997 EUROS.
48
recomm
49
İki teker üstünde sonsuz keşifler…
Limitless discoveries on two wheel…
E
B
konomik durumu, hayat tarzı, yaşı, cinsiyeti ne olursa olsun insanları aynı
duyguda buluşturan yegâne araç olan bisiklet, bugün daha temiz, daha sağlıklı bir hayatın da can simidi olarak görülüyor. Açık havada yapılan bir bisiklet
gezintisi, dünyanın güzelliklerini seyretme imkânı tanırken, kendi içinize dönmeniz
için de güzel bir fırsat sunuyor. Çevreye dost, hiçbir ses ve görüntü kirliliğine sebep
olmadan bir ulaşım sağlayan bisiklet, aynı zamanda kullananlar için sağlıklı bir
yaşam da vaat ediyor.
icycle is a unique vehicle that brings people together no matter
what their economic status, lifestyle, age, gender is. It is
considered as a lifesaver of cleaner and healthier life. Riding
a bicycle in open air gives you an opportunity to watch the beauties
of the world and listen to yourself. Bicycle is an environment friendly
transportation vehicle that doesn’t cause any noise and visual pollution
and provides a healthy life for its users.
ÖNERİMİZ: Bizde günlük yaşamda kendine fazla yer bulamayan bisiklet, özellikle
Batı ülkelerinde hayatın vazgeçilmez bir parçası. Özellikle bazı şehirlerin doğasında
bisiklet var diyebiliriz. Amsterdam bu şehirlerin başında geliyor. Avrupa’nın bisiklet
başkenti olarak bilinen Amsterdam’da 1 milyon bisiklet bulunduğu tahmin ediliyor.
Birçok cadde ve sokağın araç trafiğine kapatıldığı şehirde en yaygın ulaşım aracı
haliyle bisiklet. Bisiklet yollarının 400 kilometreyi bulduğu Amsterdam’da bisikletler
için ayrı bir trafik düzeni oluşturulmuş. Şehirde ulaşımın neredeyse yüzde 40’ı bisikletlerle sağlanıyor. Amsterdam, coğrafi bakımdan da bisiklet kullanımı için oldukça
elverişli. Dümdüz caddelerde bisikletinizle hem yorulmadan gezebiliyor hem de
manzaranın keyfini dilediğinizce çıkarabiliyorsunuz.
OUR RECOMMENDATION: Bicycle is not an important part of daily life
in our country, but it is indispensable part especially in western counties.
It can be said that bicycle is an inherent part in some cities. Amsterdam is
the primary of these cities. It is estimated that there is 1 million bicycles in
Amsterdam which is known as a bicycle capital of Europe. Many streets
and roads closed to vehicle traffic in the city. Therefore bicycle is the most
common transportation vehicle. There are totally 400 kilometers’ bicycle
road and a special traffic system for bicycle. Almost 40 per cent of urban
transportation is provided by bicycle. Amsterdam is geographically quite
favorable for the bicycle usage. While you are travelling on the flat streets
without tiredness by bicycle, you can enjoy the view as you please.
AMSTERDAM / 29 ARALıK-01 OCAK
797 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
AMSTERDAM / DECEMBER 29-JANUARY 01
WITH PRICES STARTING FROM 797 EUROS.
www.setur.com.tr
end
s
ön
r
eriyo
recomm
50
Bir keşif aracı olarak fotoğraf… Photography as a discovery tool
H
er mevsim, fotoğraf için apayrı bir ilham kaynağıdır. Çünkü her mevsimde
doğanın, hayatın sunduğu manzaralar birbirinden çok farklıdır. Şehirleri, mevsime özgü güzelliklerle keşfetmenin en güzel yollarından biri de
fotoğraf çekmektir. Eğer siz de hem hayatla bağınızı güçlendirecek hem de
yaratıcılığınızı destekleyecek bir hobi istiyorsanız, tercihinizi fotoğraf çekmekten
yana kullanabilirsiniz. Seyahat ettiğiniz şehre, bir fotoğraf makinesinin vizöründen bakmak, gördüğünüz her güzelliği, sonsuza kadar kayıt altına almak, içinde
bulunduğunuz anları görsel olarak ölümsüzleştirmek yepyeni keşifler için de size
ilham verecektir.
ÖNERİMİZ: Roma, bir fotoğrafa konu olabilecek tüm güzellikleri fazlasıyla barındıran bir şehir. Birbirinden güzel mimari eserler, tarihi yapılar, kafelerle süslü
sokaklar, göz alıcı vitrinler, kente apayrı bir değer ve güzellik katan parklar,
bahçeler, dünyanın hemen her coğrafyasından kaşlaşabileceğiniz yüzler… Uzun
lafın kısası, fotoğraf makinenizle Roma sokaklarını keşfederken hayat burada
diyebilirsiniz!
ROMA / 29 ARALIK-01 OCAK
937 EURO’DAN BAŞLAYAN FİYATLARLA.
end
s
ön
r
eriyo
recomm
ROME / DECEMBER 29 - JANUARY 01
WITH PRICES STARTING FROM 937 EUROS.
www.setur.com.tr
E
ach season is a quite different source of inspiration for the photos, because the views that the nature and life offer, are different from each other
in every seasons. One of the best ways of discovering the cities with special features of the season is taking photos. If you want to have a hobby
that will make your connection with life stronger and support your creativity, you can prefer taking photos. Looking the city you visit from the
viewfinder of a camera, recording all the beauties forever, visually immortalizing the moment will inspire you for brand new discoveries.
OUR RECOMMENDATION: Rome has many beauties that can be a subject of the photos. Beautiful architectural monuments, historical buildings,
streets that are decorated with cafes, eye-catching windows, parks that add quite different value and beauty, gardens, faces from all over the world…
The long and the short of it, while discovering the streets of Rome with your camera, you can feel that life is in here!
51
Alışveriş rüzgârının peşi sıra… Following the shopping trend
M
oda ve alışveriş, günümüz dünyasında bir kenti ziyaret etmenin başlı başına bir vesilesi. Dünyanın belli başlı şehirleri, moda ve alışveriş konusunda
sahip oldukları potansiyelle turistleri kendine çekmeye devam ediyor. Tam
anlamıyla bir alışveriş cenneti olan Londra bu şehirlerin başında geliyor. Birbirinden
güzel vitrinleri keyifle seyretmek, ünlü markaların gösterişli butiklerinde modanın
nabzını hissetmek, tarihi pasajlarda, antikacılarda sürpriz parçalarla karşılaşmak…
Bu kez sizi Londra’ya davet ediyoruz…
ÖNERİMİZ: Londra, dünyanın en canlı moda ve alışveriş merkezlerinden biri.
İster dev alışveriş merkezlerinde sezon trenlerinin izini sürün, ister ara sokaklara
gizlenmiş küçük butikleri ya da antikacıları keşfedin, fark etmez. Alışveriş sizin
için ne anlama geliyorsa, her yönüyle doya doya yaşayabileceğiniz bir şehir burası.
Moda severlerin Londra’daki favorisi, kentin en büyük alışveriş merkezi olan Westfield London. Avrupa’nın en büyük alışveriş noktası olan merkez, 15 ülkeden 256
markanın mağazası ve İngiltere’de sadece Westfield London’da görebileceğiniz 16
markaya ev sahipliği yapıyor. “Alışverişin müzesi” olarak da tabir edilen Harrods,
dünyaca ünlü markaları bir arada görebileceğiniz bir diğer önemli alışveriş merkezi.
Pek çok vintage ve retro ürüne ev sahipliği yapan Portobello Road Market için
vintage tutkunlarının adresi diyebiliriz. Hip dizaynlardan hoşlananlarsa Dover Street
Market’e gidip son moda özel tasarımlara yakından göz atabilirler. Camden Lock,
antika severlerin Londra’daki gözdesi. Aklınıza gelebilecek her şeyi bulabileceğiniz
Camden Lock’ta birbirinden ilginç antika parçalar sizi zamanda yolculuğa çıkarabilir.
Charing Cross Road bölgesi ise ikinci el kitap arayanlar için en doğru adres. Baskısı
tükenmiş kitaplar, yabancı gazete ve dergilerin eski sayılarını burada bulabilirsiniz.
F
ashion and shopping are the reasons of visiting a city on their
own in today’s world. Major cities of the world continue to attract
tourists with their potential about shopping and fashion. London
that is completely a paradise of shopping, is the primary of these cities.
Watching the beautiful windows with pleasure, feeling the pulse of the
fashion in flashy boutiques of famous brands, meeting up with surprise
pieces in antique shops… This time, we invite you to London…
OUR RECOMMENDATION: London is one of the world’s most vibrant
fashion and shopping centers. Follow the trends of the season in giant
shopping centers or discover the small hidden boutiques or antique
shops in narrow streets, it doesn’t matter. It is such a city where you can
have whatever the shopping means to you. The favorite place of fashion
lovers in London is the biggest shopping center of the city, Westfield
London. It is the biggest shopping center of Europe and includes the
shops of 256 brands from 15 countries and 16 brands that you can only
see in Westfield London. Harrods is another important shopping center
which is known as a “museum of shopping”. Portobello Road Market is
the temple of vintage enthusiast with its vintage and retro products. The
ones who like hip designs, can go to Dover Street Market and take a look
at trendy special designs. Camden Lock is the favorite place of antique
lovers. You can find everything you think of in Camden Lock and these
interesting antique pieces will take you to a travel in time. Charing Cross
Road is the best region for the ones who is looking for old books. You can
find out of print books, old issues of foreign newspapers and magazines
in here.
LONDRA / 29 ARALIK-01 OCAK 2014
847 EURO’DAN BAŞLAYAN FıYATLARLA.
r
eriyo
end
s
www.setur.com.tr
ön
LONDON / 29 DECEMBER-01 JANUARY 2014
WITH PRICES STARTING FROM 847 EUROS.
recomm
52
Sanatla randevunuz var… You have a date with art
S
oğuk mevsimler, doyurucu bir kültür sanat gündeminin de habercisi aynı
zamanda. Festivallerden biri bitip öteki başlar, bol yıldızlı programlar
meraklılarıyla buluşur. Müzeler değerli koleksiyonları sanatseverlerin beğenisine sunmak için adeta birbirleriyle yarışır. Tiyatro oyunları, sinema filmleri,
konserler, sergiler derken kendinizi kültür sanatın izinde bambaşka diyarlarda bulabilirsiniz. Da Vinci’nin Mona Lisa’sıyla göz göze gelmek, Picasso’nun,
Dali’nin başyapıtlarıyla tanışmak, Michelangelo’nun David’ine hayran kalmak…
Sizce de her biri, insanlığın ortak hazinesinin en değerli parçaları değil mi?
Bizim gibi düşünüyorsanız ve sanat tutkunuzun peşi sıra yepyeni seyahatler
yapmak istiyorsanız önerimize kulak verin…
ÖNERİMİZ: Paris, dünyanın en çok imrenilen sanat
başkentlerinden biri. Her yüzyılın muhteşem başyapıtlarını
içeren Louvre Müzesi, kraliyet merkezi olduğu yıllardan
edindiği bütün heybetiyle ilk durağınız olmayı fazlasıyla
hak ediyor. 30 bin sanat eserinin görülebileceği bu dev
mabette, öncelikle müzenin en önemli hazinelerinden biri
olan Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sını görmek isteyeceksiniz. Bir sonraki rotanız ise eski tren garı Orsay
Garı’nın içinde bulunan, olağanüstü bir koleksiyona sahip
Orsay Müzesi olmalı. Bu müzede Cezanne, Renoir, Manet,
Monet ve Van Gogh gibi sayısız sanat dâhisinin başyapıtlarıyla nefesinizin kesilmesi olası.
H
ard months are the messengers of fulfilling culture and the arts
agenda at the same time. One festival ends another one begins,
programs with full of stars meet with their enthusiasts. All museums
offer their valuable collections for art lover, like they are in a competition
with each other. You will find yourself in another world in the way of culture
and art with theater performances, movies, concerts, exhibitions and so on.
Having Da Vinci’s Mona Lisa’s eyes, meeting with the masterpieces of Picasso
and Dali, being amazed by Michelangelo’s David… Don’t you think that all of
them are the valuable pieces of common treasure of humanity? If you agree
with us and want to travel to brand new places with you passion of art, pay
attention to our recommendations.
OUR RECOMMENDATION: Paris is one of the most begrudged
art capitals of the world. Louvre Museum that includes
magnificent masterpieces of every century, deserves to be your
first stop with its grandeur it gained when it was the royal center.
Among the 30 thousand art works of this huge temple, you will
want to see one of the most important treasures of the museum,
Leonardo da Vinci’s Mona Lisa at first. Your next stop should
be Musée d’Orsay in old railway station Gare d’Orsay with its
extraordinary collection. In the museum, there are breath taking
masterpieces of art prodigies such as Cezanne, Renoir, Manet,
Monet and Van Gogh.
53
YAŞAM/LIFE
YAZI/ARTICLE
güler emektar
hosgeldin yeni yıl!
Welcome new year!
2014 için geri sayım başladı, elbette kutlamalar için de… Hayatın her alanında yılbaşı heyecanı yavaş
yavaş kendini hissettirmeye başlamışken, yeni yıl güzelliklerinin peşine düşelim istedik. Mademki “yeni
bir yıl, yeni bir başlangıç” demek, öyleyse yeni yıla güzellikler atfetmek de adettendir. Ne demişler,
yeni yıla nasıl girersek, öyle geçer! Bu inanış hâlâ geçerliliğini koruyor; zira yeni yıl dünyanın dört bir
coğrafyasında şanına yaraşır bir şekilde kutlanmaya devam ediyor…
The countdown has begun for 2014, also for the celebrations of course… While the excitement of a
new year has begun to make itself apparent slowly in every areas of life, we wanted to make after the
beauties of the new year.Inasmuch as “a new year” means “a new beginning”, attributing beauties to
new year is customary. As the saying goes, however you enter the new year, it will pass like that! This
belief is still exist; because new year continues to be celebrated in the four corners of the world…
54
İ
yi kötü yanları, acı tatlı anılarıyla 2013 yılını uğurlamaya, 2014 yılını
karşılamaya hazırlanıyoruz. Geleceğe umutla bakmak, yeni olana hep
iyi anlamlar yüklemek eski bir adet biz insanlar için. “Daha iyi bir
gelecek” tasavvuru, eski çağlardan beri böyle süregelmiş. Bu nedenledir
ki yılbaşında hep şans, bereket ve mutluluk getirdiğine inanılan şeyler
yapılır. Birbirinden özel hazırlıklar ve ritüellerle yeni yılın gelişi kutlanır.
Gelenekler farklı olsa da amaç aynıdır: Yeni yıla “hoşgeldin” demek!
W
e are getting ready to farewell the year 2013 with its good and bad sides,
bitter sweet memories and to welcome the year 2014. Being hopeful for the
future and attributing a good meaning to new are old customs for us as
humans. “A better future” imagination has obtained like that since time immemorial. For
this reason, things that we believe it will bring luck, plentifulness and happiness, are done
at every Christmas. New year is celebrated with special preparations and rituals. Traditions may be different but the purpose is the same: saying “welcome” to new year!
55
Başrolde ışıklar…
Yeni yılın olmazsa olmazlarının başında ışıklar, süslemeler gelir. Sokaklar, meydanlar, vitrinler yeni yılı şanına yaraşır bir şekilde karşılayabilmek için tepeden tırnağa süslenirler. Rengârenk ışık oyunları,
her gün ezbere yürüdüğümüz aynı yolda adımlarımızı yavaşlatır;
herkes için albenili hediyelerle donatılan vitrinler, gerçek dünyadan
uzaklaştırıp bir illüzyonun içine çeker bizi. Şehirler, yeni yıl için
en güzel kostümlerini giyerler. Londra’dan Amsterdam’a, Roma’dan
Paris’e, Viyana’dan Prag’a, New York’tan Sidney’e kadar dünyanın
hemen tüm şehirleri yeni yıl kutlamaları için özenle hazırlanır. Yeni
yıl coşkusunun en yoğun yaşandığı yerlerden biri de Noel pazarları
dır kuşkusuz. Rengârenk ışıklar, Noel şarkıları, ballı badem ve sıcak
şarap kokuları arasında bir şenliğin hüküm sürdüğü bu açık hava
pazarları, tüm yıl boyunca içimizde sakladığımız çocukluğumuzu
doyasıya yaşayabileceğimiz cıvıl cıvıl bir ortam sunuyor. 21. yüzyılın modern dünyasında Noel ruhunu ve geleneğini en iyi yaşatan
ortamlarıyla bu pazarlar, her yıl Kasım ayı ortalarından Aralık ayı sonuna kadar açık oluyor. Yılbaşında ağaç süslemek, ta Asurlulardan
bugüne devam eden, tıpkı kötü enerjiden koruduğuna inanılan nazar
boncuğu ya da şans getirdiği için asılan at nalı gibi eski bir gelenek.
Ağaçları kutsal sayan Asurlular, özellikle yaprak dökmeyen ve hep
yeşil kalan çam, servi gibi ağaçları bereketin ve ölümsüzlüğün simgesi sayar, onları süsleyerek inancını sergilerdi. Altında hediyeler,
rengârenk süslemeler ve ışıklarla çam ağacı kuşkusuz yeni yılın
en önemli imgesi. Günümüzde gerçeğinin kesilmesini önlemek için
sentetik çam ağaçları da kullanılıyor ve yüzlerce yıllık bu gelenek
pek çok evde sıcak görüntüler oluşturuyor. Kırmızı ışıklarıyla salonun
baş köşesinde duran yılbaşı ağacının en mutlu tamamlayıcısı ise
Noel Baba’yı bekleyen mutlu çocuklardır.
Lights in leading role…
Lights and decorations are the most indispensable parts of the new year. Streets, squares, windows are decorated from top to bottom for new year. Colorful
play of light slows up our steps on the road that we just pass every day; windows that are full of alluring gifts for everyone, take us away from the real world
and draws us into an illusion. Cities wear their most beautiful costumes for the new year. From London to Amsterdam, from Rome to Paris, from Vienna to
Prague, from New York to Sydney, almost all the cities of the world are carefully prepared for the celebration of the new year.Christmas market is one of the
places where the enthusiasm of Christmas can be feel intensively. These Christmas markets are like a feast between scents of honey almonds, colorful lights,
Christmas carols and mulled wine. They give you a chirping atmosphere where you can live your childhood inside of you. These markets are opened from the
middle of November until the end of December with their atmosphere where the Christmas spirit and tradition maintain in modern world of 20th century.
Decorating trees at Christmas is an old Assyrian tradition like blue bead worn against the evil eye or hanging a horseshoe for luck. Assyrians who hallowed
trees, considered especially evergreen trees like pine and cypress trees as a symbol of fertility and immortality. They show their belief by decorating the trees.
No doubt, the most important image of the new year is pine trees with the gifts under it, colorful decorations and lights. Today, synthetic pine trees are also
used to not cut the real trees and this countries old tradition creates an intimate atmosphere. The happiest companions of the Christmas tree that is standing
in the hall with its red lights, are happy kids who are waiting for the Santa Claus.
56
kestaneli, tombalalı, kırmızı yeni yıl…
Yeni yılın olmazsa olmazları arasında kokina, kestane ve tombala da vardır. Yeni yıl zamanı kapılarda bizi karşılayan kırmızı meyveli dikenli bitkinin İngilizcedeki ismi “Christmas
berry”. Eve getirene kadar dikenleri yüzünden zor anlar yaşatsa da vazolarda, kapı süslerinde, mumluk kenarlarında çok güzel görünerek kalbinizi kazanmasını bilir.
Kırmızı yılbaşının rengi desek yanlış olmaz. Noel Baba’nın kostümü mü kırmızıyı uğurlu kılıyor bilmiyoruz, ama yeni yıl hazırlıklarında kırmızı hep başrolü kapıyor. Siz de uğuruna
inanıp bu özel dönemde hayatınıza küçük kırmızılar katabilirsiniz; melekler, narlar, mumlar, kırlentler, peçeteler… Kar desenleri de kırmızıya eşlik edince romantik bir görüntü
kaçınılmaz olacaktır. Yılbaşı kestane kokusu olmadan eksik yaşanır. Nat King Cole’un muhteşem sesiyle yorumladığı Christmas Song’unun ilk cümlesi de ateşte kızaran kestanelerden bahsediyor. Kestane aslında tüm kışa yakışan ama yılbaşı ritüelleriyle daha çok ilişkilendirilen bir yiyecek. İster çikolatalı fondünüze batırın, isterseniz yılbaşı hindisini
doldurduğunuz pilavda kullanın ama kestaneden şaşmayın. İşin eğlence kısmından uzaklaşmak istemeyenlere ise önerimiz bir yeni yıl klasiği: Tombala. Önünüzde renkli kartlar,
torbadan çekilen her rakamda gülen yüzler… 80’lerde ve 90’larda yılbaşı gecesinin en popüler etkinliklerinden olan tombala, şimdi daha çok nostaljik bir eğlenceye davet ediyor
bizi. Tüm bunları sıralamışken çocukluğumuzun şarkısı Jingle Bells’i anmadan olmaz. Yeni yıl sezonu boyunca sık sık duyacağımız bu şarkı yeni yılın sembollerinden. Ya da boş
verin Jingle Bells’i; bu ay Nat King Cole’dan The Christmas Song, Aretha Franklin’den Winter Wonderland, Dean Martin’den Let It Snow’u listenize ekleyin…
New year with Chestnut, bingo and red
C
hristmas berry, chestnut and bingo are the musts for Christmas. Christmas berry will gives you hard times until you get home because of its
thorns, but when you see how beautiful it looks in vases, on doors or near the candle holders, it will win your heart.It can be said that red is the
color of Christmas. We don’t know whether the costume of Santa Claus makes the red so special or not, but red is always playing leading role.
You can also believe its luck and add a little bit red to your life during this special period; angels, pomegranates, candles, lace pillow, napkins… With
the companion of snow pattern, the image will be so romantic for sure. Christmas experience will be incomplete without the smell of chestnuts. The first
lyrics of Christmas song that Nat King Cole signs with his wonderful voice, are about chestnuts in the fire. Chestnut is actually befitting all winter, but
it is mostly associated with Christmas ritual. Eat with your chocolate fondue or use it in rice you fill the Christmas turkey with, but always use chestnut.
Our recommendation for the ones who always want to be in the funny part of Christmas: Bingo… Colorful cards in front of you, smiling faces with every
number that is drawn from the bag… Bingo that was one of the most popular activities of New Year’s Eve in 80s and 90s, invites you for a nostalgic
entertainment now. While we are talking about all these things, we need to mention about our childhood song, Jingle Bells too. The song that you will
hear a lot during the Christmas season, is one of the symbols of Christmas. Or forget about Jingle Bells and add The Christmas Song by Nat King Cole,
Winter Wonderland by Aretha Franklin, Let It Snow by Dean Martin to your list this month...
57
Yeni yıla özel güzellikler…
Ajanda ve takvimler yeni yıl telaşının bir parçası. Zaman değişse, takvimler çağa, teknolojiye
ayak uydursa da Saatli Maarif Takvimi, şaşırtıcı
bilgileri, güne özel sürprizleri ve sunduğu okuma
keyfiyle hâlâ pek çok evin demirbaşı. Yeni ajandalar yeni bir başlangıcın da ifadesi olur sanki,
üstelik hediye etmek için de iyi bir alternatif…
Türkiye’nin markalaşmış tek ajandası Ece, sempatisiyle beğeni toplayan Giller, doğaya saygılı
tavrıyla Rec-Note, her yıl değişen temasıyla fark
yaratan Metis Ajanda… Yeni bir yıl için kendinize yeni bir ajanda edinmenizi tavsiye ederiz. Yeni
yılın belki de en özel ritüellerinden biri de sevdiklerimize kartpostal göndermektir. Özenle (mümkünse pullu olanlardan) bir kartpostal seçmek,
el yazısıyla işlemek, zarfı özenle katlayıp pulunu
yapıştırmak ve onu bir postacının ellerine emanet
edip uzaklardaki bir sevgiliye, sevene göndermek… 2014 için siz de teknolojiye küçük bir
mola verin ve bir yakınınıza kartpostal yollayın.
Ve yeni yılın olmazsa olmazı milli piyango… Her
yeni yıl, heyecan ve umutla birlikte talih kuşu da
çalar kapımızı. Talih kuşu bu yıl kimlerin başına
konacak bilinmez ama 2014 ikramiyesi hemen
herkesi heyecanlandıracak gibi görünüyor…
Special beauties of new year
Agendas and calendars are the parts of new year’s rush. Times have changed, calendars keep up with technology and times. However, Saatli Maarif
Takvimi (traditional calendar) is still fixture of many home with its surprising information, special surprises for each day and reading pleasure it
offers. New agendas mean new beginnings, also great alternatives to gift… Turkey’s only branded agenda Ece, Giller that win recognition with its
sympathy, Rec-Note with its respectful attitude to nature, Metis Agenda with its distinguishing theme that is changing every year…We recommend
you to have a new agenda for new year. One of the most special rituals of new year is sending a postcard to our beloved ones. Carefully selecting a
card (stamped ones if possible), writing on it with handwriting, folding the envelope carefully, sticking the stamp and commending it to postman and
sending it to lover who is far away… For 2014, take a little break to technology and send postcards to a close. A must of new year, national lottery… At
each new year, windfall comes with excitement and hope. Nobody knows who is going to find it, but everybody looks excited for 2014 lottery.
58
SETUR
YAZI/ARTICLE
GÜLER EMEKTAR
Turİzmde bİr dünya markası
Paloma Hotels
World’s leading brand of tourism
Turizm dünyasının saygın markalarından biri Paloma Hotels. Aldığı ulusal ve uluslararası pek çok ödülle hizmet kalitesini
tescilleyen Paloma Hotels, yaptığı yatırımlarla sektörde standartları belirlemeye, çıtayı hep bir adım daha ileriye taşımaya
devam ediyor. Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul, Paloma Hotels’in vizyonunu, “Misafirlerine kendini evinde hissettiren,
zincirdeki tüm otellerde aynı standartları uygulayan, tüm paydaşlarının beklentilerini en üst düzeyde karşılayan dünya
çapında bir otel zinciri olmaktır,” cümleleriyle özetliyor.
P
aloma Hotels’in dünden bugüne uzanan öyküsünü kısaca
anlatır mısınız. Daha yolun başında nasıl bir hayalle işe
koyuldunuz?
1977 yılında Kuşadası’nda küçük bir liman bürosu olarak turizm sektörüne adımını atan Diana Grubu, 1986 yılında Kuşadası’ndaki Sümerbank tesislerini kiralayarak Club Diana ismiyle işletmeye başlar. Böylece grup, seyahat acenteliğinin yanı
sıra konaklama sektörüne de girer ve bugünkü Paloma Hotels zincirinin temeli
atılmış olur. Kiralık tesisler döneminde 12 adet kiralık tesisi bulunan grubun
işletmesindeki önemli otellerinden bazıları şunlardır: LTI Kemer Beach, Barbados
Kuşadası, Charm Bodrum, Marverde Bodrum, Samara Bodrum, L’Etoile Marmaris.
Şirket yönetimi, 2000’li yıllara gelindiğinde kiralık tesisler dönemine son vererek
yalnız mal sahibi olduğu tesisleri işletme politikasını benimser.
Diana Otel Yatırımları ve İşletmeciliği A.Ş.; günümüzde Antalya, Kuşadası ve
İzmir’de bulunan ve grubun mal sahibi olduğu toplam 8 tesisi Paloma Hotels
markası altında işletmektedir. Sunulan servisleri sürekli geliştirerek tüm tesislerde
misafir bağlılığını, kârlılığı ve büyümeyi hedefleyen Paloma Hotels, Diana Turizm’in
Türk turizminde oluşturduğu güçlü imajı ve konumunu, hizmet kalitesiyle geleceğe taşıyarak devam ettirmeyi amaçlıyor…
Bugün geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Resort otelcilik sektöründe istikrarı korumak ve misafir memnuniyetini sağlamak
hususunda önemli bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Bizim için bulunduğumuz
noktada en belirgin değerlendirme büyümeyi kalite ve istikrarı koruyarak ve arttırarak gerçekleştirmiş olmamızdır.
W
ould you briefly tell us the story of Paloma Hotels from past
to today? What kind of dreams did you set to work with on
the bottom rung?
In 1977, Diana Group entered the tourism sector as a small port agency in
Kuşadası. In 1986, it leased the Sümerbank facility in Kuşadası and began
to manage it under the name Club Diana. Thus, the group entered the
accommodation sector besides travel agency and the foundation of today’s
Paloma Hotels chain was laid. During period of leased facilities, the group
included 12 facilities and some important hotels of the period that were
managed by the group: LTI Kemer Beach, Barbados Kuşadası, Charm Bodrum,
Marverde Bodrum, Samara Bodrum, L’Etoile Marmaris… In 2000s, company
management ended the period of leased facilities and adopted the policy of
managing only the facilities that they are property owner of. Diana Hotel
Investment and Management Inc. is managing 8 facilities that are located in
Antalya, Kuşadası, İzmir and it is the property owner of, under the brand of
Paloma Hotels. Paloma Hotels aims to provide guest loyalty, profitability and
growth by always improving the services offered and keep the strong position
that Diana Tourism has in Turkish tourism with its quality of service…
How do you evaluate current situation?
We think that we come a long way on resort hotel sector in terms of providing
stability and customer satisfaction. For our situation, the most important
evaluation criteria is to be able grow while protecting the stability and
increasing the quality.
One of the most respected brands of tourism world, Paloma Hotels… Paloma Hotels that registered its quality
of service with many national and international awards it received continues to set standards of the sector and
raise the level with investments it makes. Dear Ece Tonbul, summed up the vision of Paloma Hotels with these
sentences, “being a global hotel chain that makes its guest feel like they are at their home, applies the same
standards in all the hotels of the chain, meets the expectations of its partners at the highest level.”
60
PALomA Pasha Resort / Özdere
61
PALomA oceona Resort / Side
Paloma Hotels’in Türkiye’deki yatırımlarından söz edebilir misiniz? Hangi bölgelerde hizmet veriyorsunuz?
Grubumuza ait toplam 11 tesisimiz bulunmakta. Bunların 8’i bizim management’ımız altında diğer 3 tesis başka işletmeciler tarafından kiralanmış durumda.
Tesislerimizin 2’si İzmir Özdere beldesinde (Paloma Pasha Resort, Paloma Club
Sultan, 1’i Kuşadası’nda (Sentido Marina Suites), 2’si Antalya Beldibi beldesinde,
1’i Belek’te, 5 tanesi de Side’de bulunmaktadır.
Sizi sektörde ayrıcalıklı kılan özelliklerinizi, benimsediğiniz hizmet politikasını bizimle paylaşır mısınız?
Bizi farklı kılan en önemli özelliklerimizden biri, öncelikle tamamen misafir mem-
PALOMA HOTELS’İN TÜRKİYE
VE DÜNYADA ALDIĞI ÖDÜLLER
Blue Flag
Travelife Gold
2013 Tripadvisor Certficate of Excellence
2013 Holiday Check Quality Selection
Holiday Check Top Hotel 2013
Zoover Highly Recommended
Green Star
Peta “Heroto Animals”
TUI “Pet Frendly Hotel”
TUI “Enviromental Champion”
WWF-Turkiye “Turkey’s Heard Campaign”
Republic of Turkey MINISTRY OF CULTURE AND TOURISM
Environmentally Friendly Establishment
UNESCO “World WaterDay”
62
Would you mention about investments of Paloma Hotels in Turkey?
Which regions do you provide service?
There are 11 facilities that belong to our group. 8 of them are under our
management, other 3 are leased by other managers. 2 of our facilities are
in İzmir Özdere region (Paloma Pasha Resort, Paloma Club Sultan), 1 is in
Kuşadası (Sentido Marina Suites), 2 are in Antalya Bedibi region, 1 is in
Belek, 5 are in Side.
Would you share the features that make you privileged and the service
policy you adopt?
One of the most important features that make us privileged is our
operation management that is focused on customer satisfaction. It is our
priority, so we and our facilities have renewed the structures according
to the expectations of our guests. It creates an operationally dynamic and
proactive structure about new trends.
Tourism is one of the leading sectors in Turkey,where do you thing the
sector is going to? What does Turkey need to do to exist and make a
difference in such a competitive field?
Tourism comes a long way rapidly with very successful acceleration
during last 10 years in Turkey. However, there are some problems like
every rapid development. Foremost among these problem, infrastructure,
environment, trained personnel and sustainability can be said. While the
growth of tourism continue, we need to respect the environment and don’t
forget that sustainability is the main principle of the tourism. We also need
to diversify tourism that is focused on specific areas and concepts. There
are extensive works of ministry about this subject and these works needs to
be supported in all aspects.
Can we say that Turkey is successful about tourism?
As I said before, there are some problems that we need to solve. However,
the current situation is a success story.
nuniyeti üzerine kurulmuş bir operasyon yönetimidir. Önceliğimiz bu olduğu için
misafirlerimizin beklentilerine göre sürekli kendimizi ve tesislerimizi yenilediğimiz
bir yapımız var. Bu da, operasyonel olarak dinamik ve yeni trendleri hayata geçirmekte bizi proaktif kılan bir yapıya sahip olmamızı sağlıyor.
Turizm, Türkiye için lokomotif sektörlerden biri; sizce sektör nereye gidiyor? Türkiye, rekabeti bol bir alanda var olmak, fark
yaratmak için neler yapmalı?
Turizm, Türkiye’de son 10 yıl içerisinde son derece başarılı bir ivmelenme ile
çok hızlı yol kat etti. Ancak her hızlı gelişmede olduğu gibi birtakım sorunlarımız
mevcut. Bunların en başında altyapı, çevre, eğitimli personel ve sürdürülebilirliğin
önündeki sıkıntılarımızı sayabiliriz. Turizmde büyümeye devam ederken çevreye
daha saygılı olmalı ve sürdürülebilirliğin turizmin ana prensibi olduğunu unutmamalıyız. Ayrıca belirli alanlara ve konseptlere yoğunlaşan turizmi çeşitlendirmeliyiz. Bu konuda bakanlığın son derece kapsamlı çalışmaları var ve tüm yönleriyle
desteklenmeli.
Türkiye’nin turizm sektörüne baktığınızda karnesinin başarılı olduğunu söyleyebilir miyiz?
Yukarıda belirttiğim gibi üzerinde durulması gereken konularımız olsa da genelinde geldiğimiz nokta bir başarı hikâyesidir.
PALomA Renaissance Antalya Beach Resort & SPA / Beldibi
Turizm ve doğa ayrılmaz bir ikili. Ancak yanlış yatırımlar, doğa
için büyük tahribatları da beraberinde getiriyor. Bu anlamda siz
nasıl bir çevre politikası benimsiyorsunuz?
Çevreye olan saygımız ve sorumluluğumuz, çevreyi koruyabilmek ve küresel ısınmaya önlem olarak gereksiz sarfiyatları azaltmak için başlatmış olduğumuz bu çalışmaları, birçok çevre ödülüne layık görülerek bizi gururlandırmıştır. Sürdürülebilir
turizm ilkeleri ışığında aldığımız önlemler ile doğal kaynak kullanımını azaltarak,
toprağa, suya, havaya verilen zararların minimum düzeye indirilmesi için çalışıyoruz.
Bu kapsamda dünya çapında tanınan bir program olan Travelife programına dahiliz
ve tüm otellerimizin gold sertifikaları bulunmakta. Aynı zamanda tesislerimizin 6’sı
bakanlığımızın yeşil yıldız sertifikasına sahiptir. Tüm otellerimizin plajları Mavi Bayrak
kategorisindedir. Paloma Hotels olarak doğal su kaynaklarımıza yönelik zararları en
aza indirmek için çaba gösteriyor ve UNESCO ile ortaklaşa Uluslararası Su İşbirliği
Yılı’nı destekliyoruz.
Müşteri profiliniz hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Paloma Hotels olarak misafir profilimizin % 85’i Avrupalı misafirlerden oluşmaktadır.
İç pazar son üç yılda son derece önemli bir ivmelenme sağlayarak ikinci sıraya
gelmiştir.
Tüketicilerin değişen yönelimleri turizm yatırımcısı olarak sizin
hedeflerinizi nasıl değiştiriyor? Türkiye bu trendlere nasıl yanıt
veriyor?
Ana pazarımız olan Avrupa’daki ekonomik ve sosyal değişimleri son derece yakından
THE AWARDS PALOMA HOTELS RECEVED IN
TURKEY AND ALL OVER THE WORLD
Blue Flag
Travelife Gold
2013 Tripadvisor Certficate of Excellence
2013 Holiday Check Quality Selection
Holiday Check Top Hotel 2013
Zoover Highly Recommended
Green Star
Peta“Heroto Animals”
TUI “Pet Frendly Hotel”
TUI “Enviromental Champion”
WWF-Turkiye “Turkey’s Heard Campaign”
Republic of Turkey MINISTRY OF CULTURE
AND TOURISM
Environmentally Friendly Establishment
UNESCO “World WaterDay”
PALomA Pasha Resort / Özdere
Tourism and nature are the inseparable couple. However,
malinvestments come with terrible destructions for nature. In this
sense, what kind of environment policy do you adopt?
Our respect and responsibility to nature and our works to protect the
environment and reduce unnecessary consumption against global
warming were deemed worthy of many environmental awards and it make
us proud. In the light of sustainable tourism principles, we are trying to
reduce the use of natural resources and minimize the damage of soil, water
and air. Within this scope, we are included worldwide known Travelife
program and all of our hotels have gold certificates. Also 6 of our facilities
have green star certificates of our ministry. All the beaches of our hotels are
in the Blue Flag category. As a Paloma Hotels, we are trying to minimize
damage to the natural water resources and support World Water Day in
cooperation with UNESCO.
What can you say about your customer profile?
85% of Paloma Hotels’ customer profile consists of European guests.
Domestic market has gained important acceleration during last 3 years
and took the 2nd place.
How do the changing trends of customers affect your goals as a tourism
investor? How does Turkey respond to these trends?
We are following closely economic and social changes in Europe, our main
market, and it exceedingly affects the concepts we apply in our hotel. At
63
takip ediyoruz. Bu da otellerimizin içerisinde uyguladığımız konseptlerimize fazlasıyla
yansıyor. Aynı zamanda hızla gelişen teknolojiyi takip etmek bizim önceliklerimizden.
Setur sizin için önemli bir iş ortağı. Setur’u bir iş ortağı olarak
seçmenizin sebepleri neler?
Biz Setur ile aynı vizyonu paylaştığımızı düşünüyoruz. Misafir profili, memnuniyet anlayışı ve karşılıklı uzun süreye yayılmış dürüst ve her iki tarafın da özeniyle
her yıl gelişen bir partnerliğimiz var. Karşılıklı olarak birbirimize değer veriyoruz.
Setur, verdiği hizmette hangi noktalarda nasıl fark yaratıyor?
Koç Grubu’nun genelinde son derece somut bir şekilde hissedilen fark tabii
ki Setur’da da var. İnsana ve partnerliğe verilen önem, nezaket, dinamiklik ve
samimiyet hem partnerleri için hem de misafirleri için Setur’un en önemli farklarından.
Setur’un bir seyahat kültürü dergisi olmasından yola çıkarak,
sizin ne tür tatillerden hoşlandığınızı soralım?
Benim kişisel tatil tercihlerim ikiye ayrılıyor. İlki yoğun iş temposunun bir sonucu
olarak enerji depolamak ve dinlenmek için tercih ettiğim kısa ve dingin tercihler.
İkincisi ise keşfetmenin keyfini alabileceğim ve daha uzun süreli planlayabildiğim tatillerdir.
64
the same time, following the rapidly developing technology is one of our
priorities.
Setur is an important business partner for you. What are the deciding
factors in choosing Setur as a partner?
We believe that we are sharing the same vision with Setur. We have developing
partnership with customer profile, satisfaction understanding, long standing
mutual honesty and attention. We esteem and care about each other
mutually.
What is your opinion about how and about which subject Setur makes a
difference with services it provides?
The difference that can be seen in every part of Koç Group, is also in Setur
Group for sure. The most important differences of Setur are importance that
is given to humans and the partners, courtesy, dynamism and sincerity for
both its partners and its guests.
Based on the fact that Setur is travel culture magazine, we wonder what
kind of holidays you enjoy?
My personal holiday preference divides into two. First one is short and quiet
holiday to get energy and take a rest as a result of intense work pressure.
PALomA Grida Village & SPA / Belek
SENTIDo Perissia / Side
PALomA Club Sultan / Özdere
Sık sık yolculuğa çıkar mısınız, bir turist olarak mı yoksa modern bir seyyah olarak mı yaklaşırsınız gittiğiniz yerlere?
Maalesef iş tempomuz sebebiyle tatil günlerim kısıtlı. Ancak kısa dinlenmelerin
haricindeki seyahatlerimde modern bir seyyah olarak gezilerimi planladığımı
söylemek daha doğru olur.
En çok tercih ettiğiniz ya da unutamadığınız yerlerden yola çıkarak yolcularımız için öneriler istesek? Türkiye’de hangi rotaları önerirsiniz?
En keyif aldığım rota kuzeyden başlayarak en güneyine kadar inebileceğiniz Ege.
Bozcaada’dan başlayarak tüm Kazdağları’nı keşfettiğimiz ve Cunda Adası’nda
nokta koyduğumuz seyahatimiz, en sevdiğim ve önerebileceğim rotalardan bazıları.
Geride bıraktığımız 2013 yazı markanız açısından nasıl geçti,
2014 için hedefleriniz neler?
2013 yılı bizim açımızdan başarılı bir yıldı. 2014 yılına üç tesisimizi komple
renove ettiğimiz yenilenmiş ve daha da dinamikleşmiş bir şekilde gireceğiz.
2014 yazının iyi geçeceğini temenni ediyoruz. İlk indüksiyonlarımız bizim için
heyecan verici.
PALomA Grida Village & SPA / Belek
Second is a long and planned holiday to enjoy the pleasure of exploring.
Are you travelling often, are you perceiving the place you go as a tourist
or a modern travelleth?
Unfortunately, because of our busy schedule our holidays are limited.
However, I can say that except short resting holidays, I plan my travels as
a modern travelleth.
What if we want some recommendations from you for our passengers
based on the most preferred places you can’t forget? Which routes do
you recommend in Turkey?
The most pleasant route for me is Aegean you can travel from the north to the
south of. I recommend my favorite route that you can start from Bozcaada,
explore the Kazdağları and end in Cunda Island.
How was the summer of 2013 we left behind for your brand, what are
your goals for 2014?
2013 was a successful year for us. We will enter 2014 with our new more
dynamic and renewed form by completely renovating 3 of our facilities.
We wish that summer of 2014 will be good for us. Our first inductions are
exciting.
65
PORTRE/PORTRAIT
YAZI/ArtIcle: HALUK DAĞ
66
Bir İstanbul şipşakçısı
Ara
Güler
An İstanbul street-photographer
Ara Güler’in elinden düşürmediği Leica’sıyla yaptığı yarım asrı aşan foto-jurnalizm yolculuğu, görsel tarihimizin temel
taşlarından birini oluşturdu aynı zamanda. Onun insana ve insan sevgisine dayanan siyah-beyaz fotoğrafları, özlemle
anılan eski İstanbul’un güzelliklerini, acılarını, sevinçlerini ölümsüzleştirdi, bitmekte olan bir çağa da tanıklık etti…
Ara Güler’s photo-journalism journey in excess of a half century with his Leica, created one of cornerstone of
our visual history. His black-white photos which are based on human and humanity, immortalized yearningly
remembered old Istanbul’s beauties, joys, sorrow and witnessed end of an era…
“İ
nsan hayatında 100 fotoğraf çekse, çok büyük fotoğrafçı sayılmalıdır. Bir fotoğrafçıdan geriye 100 fotoğraf kalması, çok büyük bir
şeydir. Bir romancı için de böyledir. Hugo’dan geriye ne kalmıştır?
Cervantes sadece bir roman mı yazmıştır? Ama sadece Don Kişot kalmıştır. Ben 20-30 fotoğrafla insanların aklında kalırsam kendimi büyük
bir iş yapmış sayarım,” diyor Ara Güler, “İnsansız Anı Olmaz” adlı kitapta.
Mütevazılık yapıp 20-30 fotoğraftan bahsetse de, Ara Usta’nın elinden
düşürmediği Leica’sıyla yaptığı yarım asrı aşan foto-jurnalizm yolculuğu,
görsel tarihimizin temel taşlarından birini oluşturur. Onun insana ve insan
sevgisine dayanan siyah-beyaz fotoğrafları özlemle anılan eski İstanbul’un
güzelliklerini, acılarını, sevinçlerini ölümsüzleştirdi, bitmekte olan bir çağa
tanıklık etti.
A
ra Güler says in his book “No memory without human”; “If
someone takes 100 photos in his life, he must be considered as
a great photographer. It is a great thing that remaining 100
photos behind a photographer. This is the same for a novelist. What is
left behind Hugo? Have Cervantes written only one novel? However, only
Don Quixote remained. I consider myself have done a great job if I remain
in minds with 20-30 photos,” He sells himself short and mentions about
20-30 photos. However, Ara Güler’s photo-journalism journey in excess
of a half century with his Leica, created one of cornerstone of our visual
history. His black-white photos which are based on human and humanity
immortalized yearningly remembered old Istanbul’s beauties, joys,
sorrows and witnessed end of an era.
67
“Bugünkü yeni kuşak, eskiyi hiç bilmediği ve tahmin de edemediği için, İstanbul’u budur, böyledir,
böyleydi sanıyor. Eski bir fotoğrafa bakınca da şaşıp kalıyor, ‘Bu da neresi?’ diyor, çünkü çoğu yer
artık eskisine benzemiyor, ya da hiç yok. Kandilli’de güneşi perde perde batıran Yahya Kemal’i,
Rumelihisarı’nda oturup da gözleri kapalı İstanbul’u dinleyen Orhan Veli’yi bu değişen İstanbul’la
birlikte unutmak gerek herhalde…”
Genç kuşaklar; palamut akınından nasiplenen balıkçı teknelerinin kapladığı Haliç’i,
eski Galata Köprüsü’nün güzelliğini, o koca koca mavnaları, bugün yerinde yeller
esen Eminönü’ndeki yağ iskelesini, bol şeritli yolların ezip geçtiği Osmanlı mezarlıklarını, Tophane’deki koltuk meyhanelerini, ahşap evlerden oluşan mahalleleri
hep Ara Güler’in o tadına doyulmaz fotoğraflarından öğrendi. Mimar Sinan’ın
İstanbul’a ruhunu veren eserlerinin, özellikle Süleymaniye’nin, belki de bugüne
kadar çekilmiş en etkileyici fotoğraflarını yine o çekti. Koca Sinan’ın ince zevkini
taşıyan camiler, köprüler, hamamlar onun objektifinde yeniden hayat buldu. Ara
Güler, İstanbul’un Bizans ve Osmanlı’dan kalan tarihi mirasına özel bir ilgi gösterdi. Aşırı yapılaşmayla yok olup giden bu nadide eserleri tek tek fotoğraflayarak
önemli bir görevi yerine getirdi.
Younger generations has learned the Golden Horn that is covered by
fishing vessels, beauty of old Galata Bridge, those great barges, oil pier in
Eminönü that doesn’t exist today, Ottoman graveyards that are destroyed
by great roads, taverns in Tophane from Ara Güler’s photographs. Perhaps
the most impressive photos ever taken of Mimar Sinan’s works which have
emerged the spirit of Istanbul especially Süleymaniye, have been taken
by him. Mosques, bridges, baths that have the fine taste of Mimar Sinan,
have found new life in his lens. Ara Güler showed a special interest to the
historical heritage of Istanbul remaining from Byzantine and Ottoman. He
has fulfilled an important mission by taking photos of each rare structure
which is in danger of disappearance because of over structuring.
“Today’s new generation thinks that Istanbul is this, Istanbul was that because they don’t know how
it was. They are surprised when they see an old photo of Istanbul. They say “where is it?”, because
most of the places don’t look like it was before, or none at all. Probably; Yahya Kemal who makes
the sun set like a closing of a curtain in Kandilli, Orhan Kemal who listens Istanbul with closed eyes
while sitting in Rumelihisarı, must be forgotten with this changing Istanbul…”
68
Al İşte İstanbul!
Ara Güler deyince Çetin Altan ile hazırladıkları “Al İşte İstanbul” adlı kitaptan bahsetmeden geçmek olmaz. Bundan yaklaşık 40 yıl önce, dönemin önde gelen gazetelerinden Akşam, Çetin Altan’ın enfes röportajları ve Ara Güler’in fotoğraflarıyla “Al İşte
İstanbul” adlı bir dizi yayımlar. İki eski dost olan Altan ve Güler, bu röportaj dizisi için
üç hafta boyunca Yenikapı’dan Eyüp’e, Zeyrek’ten Tophane’ye, İstinye’den Çamlıca’ya
kadar İstanbul’u adım adım dolaşarak dönemin gerçekçi bir portresini çizerler. Çetin
Altan’ın 40 yıl önce kaleme aldığı bu röportajlar, kentin sosyal ve ekonomik yapısını,
çarpıklıkları ayrıntılı bir biçimde ortaya koyar. İstanbul’un, üzerinden 40 yıl geçtiği
halde hâlâ başa çıkamadığı sorunlarına ta o günlerden çözüm önerileri sunar. Akşam
gazetesinin üçüncü hamur kâğıtları yüzünden Ara Güler’in fotoğrafları Çetin Altan’ın
deyişiyle “tavanı akmış oda badanası” gibi görünse de dizi büyük ses getirir. Pek çoğu
Ara Güler klasikleri arasına girecek olan bu fotoğraflar arasında neler yoktur ki: Çöp
yığınlarının içinde geçen yaşamlar, surlara sırtını dayamış gecekondu mahalleleri, mavnaların inşa edildiği Ayvansaray kıyıları, Boğaziçi’nin henüz işgal edilmemiş sırtları, zor
şartlarda çalışan çocuk işçiler, çöpler arasında kaybolan Bizans kiliseleri… Kısacası
bütün bakımısızlığı ve güzelliğiyle 40 yıl öncesinin İstanbul’u. Güncelliğinden bir şey
kaybetmeyecek bu efsane yazı dizisi daha sonra kitaplaşır ancak kitapta Ara Güler
fotoğraflarının yer almaması, içeriğini hep eksik bırakır. Nihayet 1998 yılında Yapı Kredi
Yayınları, tüm yazı ve fotoğrafları Çetin Altan’ın “Al İşte İstanbul” başlığını koruyarak
yayımlar. “Fotoğraf sanatçısı” olarak anılmaktan hoşlanmayan ve kendini hep “fotomuhabir” olarak gören Ara Güler’in fotoğraflarını benzersiz kılan şey kuşkusuz; onun
sıkı bir entelektüel olması; tiyatrodan edebiyata, sinemadan arkeolojiye pek çok farklı
alandaki engin bilgi birikimi. Dönemin edebiyatçı ve sanatçılarının, babasının yakın
arkadaşı olması, küçük yaşlardan itibaren aile dostu Muhsin Ertuğrul’dan oyunculuk
dersleri alması Ara Güler’in bu birikime sahip olmasını sağlamıştır.
Here is İstanbul!
When we talk about Ara Güler, we cannot pass without mention about
the book “Here is İstanbul!” that was prepared with Çetin Atlan.
Approximately 40 years ago, Akşam which is one of the leading
newspapers of the period, had published in a series called “ Here is
İstanbul!” by using Çetin Atlan’s wonderful interviews and Ara Güler’s
photographs. For this interview series, two old friends presented a
realistic portrayal of the period by wandering step by step all Istanbul
from Yenikapı to Eyüp, from Zeyrek to Tophane, from İstinye to
Çamlıca. Those interviews that were written 40 years ago by Çetin
Atlan, reveals the social and economic structure of the city in detail.
They present solutions for the problems that couldn’t be solved for 40
years.
The series on the medium grade papers of Akşam newspaper makes
an overwhelming impression even though the photos of Ara Güler look
like “leaked ceiling paint” in words of Çetin Altan. There are a lot of
photographs that can be count among the classics of Ara Güler: lives in
the piles of garbage, slums reclining to the city walls, barges that have
been built in Ayvansaray shores, unoccupied ridges of Bosphorus,
child workers working in difficult conditions, Byzantine churches
lost between rubbish... In short, Istanbul of 40 years ago with its all
squalor and beauty. This legend article series that is always up to date,
became a book. However, it has always remained incomplete without
Ara Güler’s photographs. Finally, in 1998, Yapı Kredi Publications
published all texts and photos with the title of Çetin Altan “Here is
İstanbul!”
69
“Fotoğrafçı çok dolu olmalı,” der Ara Güler ve fotoğrafçı adaylarına şu zorunlu kriterleri getirir: “Resim, müzik bilecek, tiyatrodan anlayacak, çok okuyacak, anında
karar verebilecek, yani çok zeki olacak. Zevkleri çok gelişmiş olacak, kültürlü olacak.
Bunlar varsa fotoğrafçı olur.”
“Yeni İstanbul’u fotoğraflamam için…”
60 yılı aşkın bir zamandır İstanbul’u fotoğraflayan Ara Güler’i, bir zamanlar yanından ayırmadığı Leica’sıyla sokaklarda dolaşırken göremiyoruz artık. Çalışmalarını
Galatasaray Tosbağa Sokak’ta sürdüren Ara Usta, bu durumu geçtiğimiz yıllarda,
“İstanbul’da benim için çekilecek bir şey kalmadı,” diyerek özetlemiş ve fotoğraf
dünyasında bir tartışma başlatmıştı. Peki, gerçekten İstanbul fotoğraf açısından bitti
mi? Aslında bu açıklama fotoğrafçının, özlemle andığı eski İstanbul’un yerini alan ve
eskisine pek de benzemeyen ‘modern İstanbul’u kabullenememesinin bir ifadesiydi.
Onu hüzünlendiren bu konu için “Eski İstanbul Anıları” kitabında Ara Güler, “Çağ
değişti, yaşam değişti… Değişecekti, değişmeliydi de ve öyle oldu,” diyor ve şöyle
devem ediyor: “Elbette ki benim kuşağım ve benden önceki kuşaklar bir daha erguvanlarla sarılı bir bahçe kapısının önünden geçemeyecekler, yağmur yağınca kayganlaşan Arnavut kaldırımlı bir Boğaziçi sokağından inemeyecekler, eski İstanbul sokaklarında sık sık rastlanan bir tekir kedi kuşkulu parlak gözleriyle duvarın üstünden sizi
izlemeyecek, ‘miyav!’ diyerek önünüzden kaçıp gitmeyecektir artık. Bu sokaklarda
70
Ara Güler did not like to be called as a “photographer”. He always
saw himself as “photojournalist”. What makes Ara Güler’s photos
unique is his intellectual character and vast accumulation of
knowledge in many different areas like theater, literature, cinema,
archeology. Writers and artists of the period were friends of his father
and the acting lessons taken from family-friend Muhsin Ertuğrul at
an early age provided that intellectual accumulation to Ara Güler.
“Photographers should be very full of knowledge” says photographer
Ara Güler and brings to the following mandatory criteria to the
candidates, “They should know art and music, understand theater,
read a lot, decide immediately, be very clever. If they are, they can be
a photographer.”
“To photograph the new istanbul”
For over 60 years, we don’t see Ara Güler while wandering around
the streets with his Leica. Master Ara continues his works in the
Galatasaray Tosbağa Street. In recent years, he summarized the
situation and initiated a debate in the world of photography by
saying “There’s nothing to be shot in Istanbul for me”. Well, is
Istanbul really over in terms of photograph? In fact, this description
artık renk renk, cins cins park etmiş otomobiller, banka ilanları, park levhaları, trafik
işaretleri, duvarlara yapıştırılmış ilanlar… Yüzyılımızın sevimsiz boyalarıyla kapatılmış
olumsuz bir dünya.”Usta fotoğrafçı yeni İstanbul’u nasıl gördüğünü böyle tanımladıktan
sonra asıl konuya geliyor: “Artık ne zaman İstanbul’da fotoğraf çekmeye çıksam,
böyle sokaklardan geçiyorum. Oysa benim için fotoğraf çekmek, içimde hissettiğim
dünyayı çekmektir. Belki de yeniden fotoğraf çekebilmek için ‘estetiksizliğin estetiğini’
keşfetmem gerekli. Onun adı da İstanbul olmaz başka bir şey olur.” Ara Güler, biraz da
yadırgadığı bu yeni İstanbul’u fotoğraflayacak mı bilemiyoruz, ama kesin olan bir şey
var ki o da ustanın “limana dönen Kumkapı balıkçıları”, “Haliç sandalcıları”, “Galata
rıhtımında ayrılık”, “arabalar arasında sıkışmış bir hamal”, “yağ iskelesinde iş bekleyen
hamallar” ve daha pek çok fotoğrafı ne zaman bir yerlerde gözümüze ilişecek olsa,
o kareye takılıp düşünmeden yolumuza devam edemeyeceğimiz. Çünkü bu karelerin
her biri birer hikâye anlatır ve güçlerini de anlattıkları hikâyelerden alırlar…
was an expression of his inability to accept new modern Istanbul that
is not similar to old one. He says about that topic what makes him
sad in his book named “Old Istanbul Memories”: “Time has changed,
life has changed...Would have changed, should have changed and it
was so…” and continues: “Of course my generation and generations
before me will not be able to pass in front of a garden gate surrounded
by judas-trees, will not be able to go down from cobbled streets of
the Bosphorus when it rains, frequently encountered in the streets
of old Istanbul tabby cat with bright eyes will not suspiciously watch
you over the wall and will not get away with saying “meow!”. These
streets are now full of parked cars with different colors and brands,
bank real estates, parking signs, traffic sighs, ads on the walls…
A negative world closed with cheesy paint of our century.” After
defining how he sees Istanbul now, master photographer is coming
to real issue: “Whenever I go for photographing in Istanbul now, I’m
going through those streets. However, for me, taking photos is to
take photos of the world I feel in myself. Perhaps I need to discover
“aesthetic in unaesthetic” for taking photographs again. However,
its name would be something else, not Istanbul.”
We don’t know whether Ara Güler will take Istanbul’s photographs
or not. However, one thing is certain, we can’t continue on our way
when we see “Kumkapi fishermen’ returning to port”, “boatman
of Golden Horn”, “farewell in Galata dock”, “carrier’ being stuck
between cars”, “carriers’ waiting for a job in oil pier” and many
more photos of the Master without thinking about it. Because each
photo tells a fascinating story, and their strenght derives from their
stories...
71
GURME/GOURMET
YAZI/ARTICLE
gÖKÇE ÇİÇEK
Kahveye
yolculuk
Journey to coffee
72
Kahve, Doğu’dan Batı’ya farklı kültürlerdeki insanları aynı tutkuda birleştiren özel lezzetlerden biri.
Dünya nüfusunun yarıya yakınının, güneşin doğuşundan gecenin geç vakitlerine değin, bir yudumluk
porselen fincanlardan çeyrek litrelik karton bardaklara kadar elinden düşürmediği kahve, tadı ve
kokusu kadar efsanesiyle de zengin bir içecek. Yalnızken, kalabalıkken, sohbet ederken, çalışırken,
düşünürken… Günün her anında hayatımızda kendine yer bulan, bir fincanında 40 yıllık hatır
barındıran kahvenin serüvenine davet ediyoruz sizi…
From East to West, coffee is one of the special tastes that bring people together with the same
passion. Coffee is a drink which almost half of the world drinks from sunrise to sunset either in small
porcelain cups or paper cups. Whether we are alone, with friends, having a chat, working or thinking
coffee accompanies us… We are inviting you to a journey of a drink which has a rich flavour and its
own place at every time of the day and also which has 40 years of sake in a single cup...
B
N
Etiyopya’dan tüm dünyaya…
From Ethiopia to World...
ugün dünyanın hangi coğrafyasında olursanız olun bir fincan kahveyi reddedecek çok az insanla karşılaşırsınız. Kahve, dünyanın her yerinde insanların tutkuyla bağlandığı belki de tek ortak içecek. Bu efsanevi içecek, Fas’tan Londra’ya
kadar dünyanın pek çok farklı coğrafyasında insanların kahvaltılarına, mesailerine, yalnızlıklarına, buluşmalarına, sohbetlerine eşlik ediyor. Keşfedildiğinden bugüne uzun
tarihi boyunca onun büyüsünü ne yasaklamalar ne de rakip olarak yaratılan alternatif
içecekler bozamadı; tercihler hâlâ bir fincan kahveden yana… Nerede doğduğu, ilk
kimin keşfettiği konusunda farklı hikâyeler anlatılsa da bugün kahvenin dünyanın “milli”
içeceklerinden biri olduğu kuşku götürmez bir gerçek. İşte o bir fincanda fırtınalar koparan, günün her saati hayatımıza sızan lezzetin dünden bugüne uzanan macerası…
İngilizce coffee, Almanca kaffee, İtalyanca caff, Fransızca’da ise café diyorlar…
Hollandalılar için koffie, Macarlar için kávé, Ruslar içinse kophe olmuş. Dünyanın
farklı ülkelerinde insanlar hemen hemen aynı isimleri koymuşlar kahveye. Peki, bu
tadına doyulmaz içecek nerede doğdu, anavatanı neresi? Tüm dünyayı saran kahve
tutkusunun başlangıcına dair türlü rivayetler olsa da, kökenine ait en inandırıcı kanıtlar
Etiyopya ve Yemen’i gösteriyor. Rivayete göre Khaldi adlı Yemenli çoban, miskinleşen
keçilerinin kahve ağacının yaprak ve meyvelerini yedikten sonra hareketlendiklerini
fark eder. Derken ağacın yaprak ve çekirdeklerini kaynatıp içtiğinde insanlarda da
aynı etkinin oluştuğunu görür. Ardından bu bilgi yaygınlaşır. Ancak çeşitli tepkilerle
karşılaşır kahve. Acımsı tadı, pek hos bulunmadığı için kahve meyvesi ateşe atılınca,
kavrulan kahvenin mis gibi kokusu cezp eder bu kez insanları. Ve doğanın bir hediyesi olarak kabul gören kahvenin hikayesi böylece başlamış olur. Ama kahvenin
başlı başına bir kültüre dönüşmesi 15. yüzyılda Yemen’de gerçekleşir, oradansa tüm
dünyaya yayılır…
o matter where you are in the world, you won’t be able to
meet many people to reject a cup of coffee. Coffee is probably
the only mutual drink that people are addicted to it with
passion. This legendary drink accompanies breakfasts, working
hours, loneliness, meetings and chats everywhere in the world, from
Morocco to London. Since its discovery, no other drink was able to
destroy the magic of the coffee no matter what prohibitions there are;
still all choices are of coffee... In spite of there are different stories
regarding its discovery, there’s no doubt that coffee is the world’s
national drink. So here is the adventure of a cup of coffee...
In English; coffee, in German: kaffee, in Italian: caff, and in French
café… For the Dutch it is koffie, for the Hungarian it is kávé, and for the
Russians it’s kophe. In the different parts of the world, people named
coffee with actually almost the same names. But where is the actual
origin of the coffee? There are many stories about this matter but the
most reliable evidences point to Ethiopia and Yemen. According to
the story, a shepherd named Khaldi from Yemen, discovered that the
sheep get more active after eating the coffee leaves. Then he boiled
the leaves and saw the same effect on the people too. After that this
information spread. But there were some appeals made to the taste
of the coffee because it’s so bitter but instead of that great scent of
coffee amazes people. And the tale of the coffee starts like this. Also
coffee turned to a culture in the 15th century at Yemen and spread to
the world
73
Osmanlı’da kahve
Coffee at the Ottoman Empire
Kahvenin Anadolu ve İstanbul’a gelişiyle ilgili yaygın görüş,
bu buluşmanın Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın aracılığıyla
Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleştiğidir. Bir
diğer iddia ise Halepli iki tüccarın, Tahtakale semtinde
açtıkların kahvehane ile Osmanlıların kahveyle tanışmış
olduğudur. Kahve öylesine sevilir ki, kısa zamanda itibarlı
bir içecek olarak saray mutfağında yerini alır. O tarihten
sonra saray görevleri arasına “kahvecibaşı” adında bir de
rütbe eklenir. Saraydan konaklara, ardından evlere giren
kahve, zaman içinde dinsel törenlerin ayrılmaz parçası olarak camilerde de içilmeye başlanır. Halk tarafından o kadar
tutkuyla sevilir ki bu kez de “bağımlılık yapıyor” düşüncesiyle din adamları tarafından yasaklanır. Ancak el altından
sevilmeye ve içilmeye devam eder...
The arrival of coffee to Anatolia and to Istanbul took
place by the major of Yemen, Özdemir Pasha during
the period of Suleiman the Magnificent. The other
claim on this matter is, coffee culture spread within
the empire after two merchants from Aleppo opened
a coffee shop at Tahtakale. Coffee was loved so much
that it took its own place at the cuisine of the palace.
After that time, administration added a “master of
coffee” position to the palace staff. Coffee also took its
place in the mansions and houses after that also was
drunk during the prayers at the mosques but later
on coffee was banned by the religious authorities
because of the “addiction”. However, coffee kept on
being served and drinking under the table.
Vazgeçilmeyen bir ritüel: Türk kahvesi
An indispensable ritual: Turkish coffee
Günümüzde tüm dünyada farklı kültürleri
buluşturan ortak bir lezzet olan kahvenin
birçok farklı pişirme yöntemi var. Geleneksel Türk kahvesi ise pişirilmesi, sunumu ve
içimiyle diğer tüm kahve çeşitlerinden farklı
özellikler sergiliyor. Cezvelerde telvesiyle
birlikte pişirilen Türk kahvesi, bu şekilde
sunulan tek kahve çeşidi. Türk kahvesinin
hazırlanışı kadar sunumu da bir dizi ritüel
içeriyor. Sunumda fincanların, tepsilerin en
güzeli kullanılıyor. Altın, gümüş işlemeli tepsiler, el emeği göz nuru danteller, birbirinden
zarif porselen fincanlar, yanında bir bardak
su ve isteğe göre fincanın tabağında küçük
bir lokum, gönüllerde 40 yıl hatırı silinmeyecek bir lezzet seremonisinin baş kahramanları.
74
Today, coffee brings different cultures
together in common flavor and there are
lots of different ways to make it. Traditional
Turkish coffee has different characteristics
than all the other varieties of the coffee
with its making, presentation and taste.
Turkish coffee is made in coffee pot with
its grounds and it is the only coffee that is
served like that. Presentation of the Turkish
coffee has some rituals just like its making.
The most beautiful cups and trays are used
to present the coffee. The heroes of this
flavour ceremony that has 40 years of sake,
are golden or silver inlaid trays, handicraft
laces, elegant porcelain cups, a glass of
water with it, optionally a Turkish Delight in
cup plate.
Bir sonraki rota Avrupa
The next route: Europe
Hint, Asya ve Avrupa arasında artan ticaret ve özellikle de
Türklerin Avrupa ile ilişkileri kahveyi daha da uzak diyarlara taşır. Bu lezzetin bir sonraki rotası ise Avrupa olur.
Avrupa’ya yolculuğu İstanbul’a gelen Venedikli tacirler
aracılığıyla gerçekleşir. İstanbul’da içtikleri kahveyi çok
seven tacirler, bu lezzeti öncelikle Venedik’e taşırlar.
Bu kıtada kahveyi ilk olarak limonata satıcıları satar.
Avrupa’da ilk kahvehane ise İtalya’da açılır. Kısa zamanda
sayıları hızla artan kahvehaneler; öğrencilerin, sanatçıların
ve her kesimden halkın bir araya geldiği gözde mekânlar
arasına girer. Bugün Avrupa’nın kafeleriyle ünlü pek çok
şehrinde kahve kültürünün tohumları işte bu yıllarda atılmış olur.
Increasing of trade between India, Asia and
Europe and especially Turkish relations
with Europe took coffee to the further lands.
The next route of this taste became Europe.
Coffee’s journey to Europe happened with
the merchants of Venice visiting Istanbul.
Merchants who loved the coffee they had in
Istanbul, took this flavor to Venice, and sold
it on the lemonade stands. First coffee shop
of Europe was opened in Italy. The number
of coffee shops increased in a short time in
Europe. Coffee cultures of many European
cities that are famous with their coffee, started
to be formed in these year s.
Her mevsime göre kahve
Coffee for every season
Kahve bugün petrolden sonra dünyanın en çok ticaret alanı oluşturan
ürünü olarak nitelendiriliyor. Pazarı bu denli büyük olan bir ürünün farklı
versiyonlarının oluşması da doğal. Gençlerin uğrak mekânı yeni moda
kafeler sayesinde kahve, kış içeceği olmaktan çıkıp her mevsimin içeceği
oldu. Yalnızca sıcak çeşitleri değil, kahveyle yapılan, çeşitli aromalar,
şuruplar ve kremayla tatlandırılan soğuk içecekler de lezzet meraklısı
gençlerin gönlünü fethetti. Kahvesini sıcak sevenlerin de soğuk sevenlerin de en çok rağbet ettiği tatlardan biri karamel. Soğuk içilen karamel
frappuccino, hem sıcak hem soğuk içilebilen karamel macchiato en sevilen içecekler arasında. Daha sert ve yoğun kahve sevenler espresso ile
yapılan Americano’yu, kahvesini sütlü sevenler ise latte’yi tercih ediyor.
Bunların yanı sıra soğuk içilen java chip frappuccino ile sıcak içeceklerden white chocolate mocha ve premium hot chocolate da popüler
içecekler arasında.
Today, coffee is described as the product that has the largest trading area in the world after petrol. It is natural to have different version
for a product that has such a big market. Coffee is not a winter drink anymore. With the new fashion cafes that are the young’s stamping
ground, coffee is the drink of every season. Not only the hot varieties, but also cold ones that are flavoured with various flavours, syrups and
cream, are loved by taste enthusiast young people. Caramel is the favourite flavour of both the ones who love hot coffee and the ones who love
cold coffee. Cold caramel frappuccino, cold and hot caramel macchiato are among the best loved drinks. The ones who love more strong and
intense coffee, prefer Americano which is made with espresso and the milk lovers prefer latte. In addition, cold java chip frappuccino, hot
white chocolate mocha and premium hot chocolate are among the favourite drinks.
75
Kahvenin faydaları
The benefits of the coffee
Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir
sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendiriyor. Uyuşukluğu giderip enerji veriyor.
Yapılan araştırmalar, her gün kahve içen
bir yetişkinin düşünme potansiyelinin,
içmeyenlere oranla daha fazla olduğunu
gösteriyor. Yine araştırmalara göre,
kahve migrene karşı etkili bir ilaç. Göğüs
hırıltılarını azaltıyor, alkol tüketenlerin siroz
ihtimalini azaltıyor ve bağırsakları çalıştırıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen
kahveyi çok fazla tüketmemekte fayda
var. Çünkü aşırı kahve tüketimi sürekli
bir uykusuzluğa ve mide rahatsızlıklarına
neden olabiliyor.
Caffeine in the coffee, stimulates
the nervous system and strengthens
mental activity. It removes torpidity
and gives energy. Research has
shown that an adult who drinks
coffee every day, has more potential
to think than the ones that don’t
drink. Also according to research,
coffee is an effective drug against
migraine. It reduces chest wheezes,
reduces the likelihood of cirrhosis
for drinkers and it is good for
your bowels. Despite all these
positive effects, it is good to not
drink too much coffee. Excessive
coffee drinking will cause a chronic
insomnia and stomach problems.
76
Kahveyi bu şehirlerde içmeli
Coffee needs to be drink in these cities
Kahve, Doğu’dan Batı’ya pek çok kültürde kendine özel bir yer edinen
yegâne lezzetlerden biri. Ancak bazı şehirler var ki, onlar için kahvenin
başkentleri demek hiç de yanlış olmaz. Kahve dünyasına yön veren, kendine özgü gelenekleriyle kahve kültürünü zenginleştiren, daha isimlerini
anarken bile keskin bir kahve kokusunu çağrıştıran bu şehirler, dünyanın
dört bir köşesinden kahve tutkunlarını kendine çekmeye devam ediyor. Bu
şehirlerde bir kahve keyfi yaşamak, unutulmaz bir lezzet deneyimi olarak
anılarınız arasında yer alacak, bizden söylemesi…
Coffee is the only flavour that has its own special place in many
cultures from east to west. However, there are some cities that can
be described as capital city of coffee. These cities form the world of
coffee, enrich the coffee culture with its own traditions and bring
the sharp smell of coffee to mind with their name. Coffee lovers from
all around the world are attracted by these cities. Enjoy the coffee
in these cities will take its place in your memory as an unforgettable
experience of flavour, we promise you…
Kahve kokulu kentleri,
Setur’un rehberliğinde
keşfedebilirsiniz.
You can discover coffee
scented cities under the
guidance of Setur.
www.setur.com.tr
r
eriyo
end
s
ön
ADDIS ABABA / Cafe Tomoca
HAVANA / Cafe de las Infusiones
İSTANBUL / Grand Bazaar - Etham Tezçakar Coffee
MEDELLIN / Le Bon Cafe in Medellin
MELBOURNE / Pellegrini’s
SÃO PAULO / Cafe Floresta
SEATTLE / Cafe Vita
recomm
77
MODA/FASHION
YAZI/ARTICLE
İPEK DOĞAN
Modaya övgü
Mad Men
Praise fashion
Televizyon tarihinin
kült yapımları listesine
adını altın harflerle
yazdıran, bol Emmy
ödüllü Mad Men
efsanesi, 6. sezonuyla
yeniden ekranlarda.
Amerika Başkanı Barack
Obama’nın bile heyecanla
beklediği ekranların
bu en şık dizisini, bu
kez modada estirdiği
rüzgârla sayfalarımıza
taşıyoruz…
Emmy award-winning
Mad Men legend has its
name written in gold
letters on the list of cult
television works. Now
it is on screens with its
6th season again. This
time, this most stylish
television series that is
being waited for even by
the President of America
Barack Obama, is in our
pages with its effects on
fashion …
78
İ
ş dünyasından sosyal hayata, erkeklerden kadınlara, modadan ilişkilere kadar birçoğumuzu 60’lar moduna alan Mad Men ile randevumuza kaldığımız
yerden devam ediyoruz. Mad Men’in hayatımızda estirdiği rüzgârı sadece
modayla sınırlandırmak elbette ona büyük haksızlık olur. Evet, Mad Men, 60’lar
dünyasını her yönüyle hayatımıza taşıdı. Sadece stilimizi değil, yaşam alanlarımızı da etkilemeyi başardı. Kıyafetlerimizle birlikte evlerimiz, ofislerimiz de
Mad Men’in uydusuna girdi; hatta zevklerimiz, hobilerimiz, aşka bakışımız ve
ilişkilerimiz bile… Ancak hepimize en çok ilham verdiği alan, kuşkusuz ki
moda oldu. İzleyicilerle buluştuğu ilk andan bu yana modaya yön veren, kendi
akımını ve stil ikonlarını yaratan dizi, 6. sezonunda da hayatımızı etkisi altına
alacağa benziyor…
O
ur date with Mad Men that changes our mode in all spheres from
business world to social life, from men to women, from fashion to
relations into 60s mode, resumes on. Limiting the effect of Mad Men
in our life only with fashion will be a gross injustice to it. It is true; Mad Men has
brought back the world of 60s to our life in every aspect. It hasn’t affected only
our style, but also effected our living space. Beside our clothes, our homes and
offices included in the scope of Mad Men, even our tastes, hobbies, viewpoint
of love and relations… But the most inspiring subject is fashion for sure. This
television series which shapes the fashion and create its own movement and
style icons since the moment it first met with the viewers, looks like it will take
hold of our life with its 6th season.
Mad Men ile modaya yolculuk
Journey to fashion with Mad Men
Büyük bir Mad Men hayranı olduğunu her fırsatta dile getiren Michael Kors, önce
2008 sonbahar - kış koleksiyonunda, ardından da ilkbahar - yaz sezonunda
diziyi podyumuna taşıdı. Prada’nın resort koleksiyonunun yanı sıra Nicole Farhi
ve Giambatista Valli’nin etekleri de Mad Men’i çağrıştırıyordu. Alberta Ferretti,
Jean Paul Gaultier ve Burberry Prorsum da diziden ilham alarak 60’lar modasını
koleksiyonlarına yansıtan markalar arasında.
Banana Republic ise üst üste hazırladığı Mad Men koleksiyonları ile hem diziyi
hem de 60’ları adeta taçlandırdı. Markanın, Emmy Ödüllü Mad Men kostüm
tasarımcısı Janie Bryant işbirliğiyle son olarak 2013 yazında moda severlerin
beğenisine sunduğu koleksiyonda, dikkat çeken baskılar, vücudu saran elbiseler,
canlı renkler ve mini elbiseler bolca yer alıyordu. Erkeklerin de modaya olan
düşkünlüğünü atlamayan marka, onlar için sezon trendi olan ekose desenlerle
hazırlanmış parçalar ve sofistike ceketlerle birlikte fötr şapkalar ve ince kravatlar
hazırladı. Moda dergileri ve bloglar dizinin ihtişamından etkilenenler arasında
sıklıkla yer alıyor. Diğer yandan sokak modasını takip eden markalarda da Mad
Men çizgilerine rastlamak mümkün.
Michael Kors who puts into words on all occasions that he is a big fan of
Mad Men, brought the series to podium first with his 2008 autumn winter collection, then the spring - summer season. Besides Prada’s resort
collection, skirts of Nicole Farhi and Giambatista Valli remind of Mad Men.
Alberta Ferretti, Jean Paul Gaultier and Burberry Prorsum are also among
the brands that reflect the fashion of the 60s. Banana Republic kind of
blessed the series and 60s with its Mad Men collections that it prepared in
series. The brand offered its last collection to fashion lovers in summer of
2013 in cooperation with Emmy Award-winning Mad Men costume designer
Janie Bryant. There are many attention-grabbing prints, sheath dresses,
vibrant colours and mini dresses in the collection. The brand that didn’t
miss men’s passion for fashion, prepared checked clothes, sophisticated
jackets, felt hats and thin ties that were the trend of the season. Fashion
magazines and blogs are frequently among those that are affected by
magnificence of the series. On the other hand, it is possible to see Mad Men
style in the brands that is following the street fashion.
79
Sezonda 60’lar rüzgârı…
Effect of 60s in the season...
Modanın en yaratıcı, en özgürlükçü, en yenilikçi olduğu 1960’lı yıllar, günümüz modasına yön vermeye devam ediyor. Moda tarihinin en özel dönemini oluşturan bu yıllara
ait motifler, kalıplar, kumaşlar ve kesimler yeni sezonda da kendini sık sık gösteriyor. Lady-like tarzın olmazsa olmazı minik topuklu ayakkabılarıyla Proenza Schouler,
Jane Fonda’ların, Elizabeth Taylor’ların dünyasına götürüyor bizleri. Dönemin “New look” kadınını yeniden canlandıran Lanvin, bel inceliğini vurgulayan kabarık etekli
elbiseleriyle 60’ları koleksiyonuna taşımış. Puantiyeler ve geometrik desenlere bu sezon sıkça yer veren Miu Miu için de 60’lar ilham kaynağı. Mad Men’in güzel karakteri
Betty Francis’ten aşina olduğumuz krepe etekler de Miu Miu 2013 sonbahar/kış koleksiyonunda yerini almış. Balenciaga, Chloe, Alexander McQueen gibi diğer pek çok
moda devi de 60’lar esintilerini gardıroplara taşıyor.
The most creative, the most liberal and the most innovative year of fashion 1960s, continues to lead today’s fashion. Motifs, patterns, fabrics and cuts of
this most special period of fashion can be seen often in the new season. Proenza Schouler takes us into the world of Jane Fonda and Elizabeth Taylor with
its indispensable little court shoe of lady-like style. Lanvin that revives the “New look” woman of the period, has 60s with its fluffy skirts that emphasize
the wasp waist, in its collection. 60s are also the source of inspiration for Miu Miu that frequently uses polka-dotted and geometric patterns this season.
Crepe skirts we are familiar with the beautiful character of Mad Men Betty Francis, are also in the Miu Miu 2013 autumn / winter collection. Balenciaga,
Chloe, Alexander McQueen and many other leading fashion brands takes the atmosphere of 60s to our wardrobes.
80
81
Kadınlar için …
For women...
Ağırbaşlı güzelliği, “hanımefendi şıklığı” temsil eden 60’lar modası; kloş etekler, ince belli kadınsı siluetleri vurgulayan ince kemerler, minimum dekolte, kayık yaka
elbiseler, yumuşacık trikolar ve kapri pantolonlarla ön plana çıkıyor. Siyah, beyaz, kırmızı gibi iddialı renklerin haricinde lame-dore, ekru ve nötr renklerin de hakim
olduğu bu yıllarda; dantel ve bol desen kullanımı, eldivenler, göz alıcı aksesuarlar, hacimli saçlar ve oldukça kadınsı bir makyaj da olmazsa olmazlardan. Dizinin kadın
yıldızları Joan Harris, Megan Draper, Betty Francis, Peggy Olsen bu konuda size fazlasıyla ilham verebilir.
Fashion of 60s represents the earnest beauty and “lady chic”. It comes to the forefront with flared skirts, slim belts that emphasize the wasp waisted
feminine silhouettes, minimum low-cut, boat neck dresses, very soft tricots and pedal pushers. Lace and use of pattern, gloves, eye-catching accessories,
voluminous hairs and quite feminine makeup are the musts of these years that not only the artsy colours such as black, white and red, but also lame-dore,
ecru and neutral colours dominate in. Female stars of the series Joan Harris, Megan Draper, Betty Francis and Peggy Olsen will exceedingly inspire you
about this matter.
Dış giyim:
60’lar modasının
kruvaze kabanları, kürk
detayları ve iri düğmeleriyle dikkat çekiyor.
Ayrıca yeni sezon
koleksiyonlarında pek
çok naylon yağmurluk
görmeniz mümkün.
Outer wear:
Double-breasted
coats, fur details and
large buttons of 60s
attract attention.
Also it is possible
to see many nylon
raincoats in new
season.
82
Renkler ve desenler: 60’lar renk karmaşasından oldukça uzak bir dönem. Pastel
tonlar en az cesur renkler kadar önem taşıyor 60’lı yılların modasında. Birbiriyle uyumsuz soyut ve geometrik baskılar, çizgiler, çiçek desenleri ve iri puantiyeler de…
Colours and patterns: 60s is a period quite far away from the chaos of colours.
Pastel shades are as important as bold colours for the fashion of 60s. Also
incompatible abstract and geometric prints, lines, flower-patterns and the big
polka dots…
Elbiseler: 60’lı yıllardan esinlenerek hazırlanan elbiseler, dekolte
konusunda oldukça zayıf. Bunun yanı sıra geometrik kesimleri ve
yüksek yakalarıyla dikkat çekiyorlar. Koyu renkler ve baskıların
hâkimiyetinde olan elbiselerin boyları diz hizasında ya da daha kısa.
Dikkat çeken bir diğer ayrıntıysa iri düğmeler...
Dresses: Dresses that are inspired by the 60s, are quite weak
about low-cut. Besides, they attract attention with geometrical
cuts and turtlenecks. Dark colours and prints are dominant
features of these knee-high or shorter dresses. Other attention
grabbing details are large buttons…
Belirgin dudaklar: Mad Men
kadınlarının hepsi farklı karakterlere sahip ancak tek bir ortak
özellikleri var o da koyu kırmızı
rujları. Yeni sezonda da popülerliğini koruyan rujların en kırmızısından bir tane mutlaka edinin.
Apparent lips: Mad Men women
have different characteristics
but there is one common
characteristic, the dark red
lipsticks. Have the reddest colour
of these lipsticks that are still
popular in new season.
Volanlı etekler:
Diz hizasında biten, belinizi
incecik gösteren bu romantik
etekleri kolsuz bluzlarla ve ince
kemerlerle tamamlayın.
Flounce skirts: Combine
these romantic knee-high
skirts that make your waist
looks slimmer, with sleeveless
blouse and a slim belt.
Yavru topuklar: Hanım hanımcık bu
ayakkabılar yüksek topuklarla yarışabilir mi
bilinmez ama 60’ların olmazsa olmazı.
Kitten Heels: We don’t know whether
these proper shoes can compete with
high heels or not, but these are the
musts of 60s.
Cat eye gözlükler: Saçlarınızı topuz yaparak kullandığınızda retro bir
görünüm yakalayacağınız bu gözlüklerden favorimiz Tom Ford’un Nikita
modeli.
Cat eye glasses: You can create a retro look by combining these
glasses with bun. Our favourite one is Nikita model of Tom Ford.
Uzun eldivenler,
klasik eşarplar:
Uzun eldivenler ve klasik
eşarplar 60’ların musthave parçalarından.
Long gloves, classic
scarves: Long gloves
and classic scarves are
the must-have pieces
of 60s.
83
Erkekler için …
For men...
Over-size trençkotlar: Çizgi karakter
TinTin’in ünlü trençkotunu hatırlarsınız:
Devetüyü ya da tütün tonlarında, yakası
dik, bol ve dökümlü… Bu bahsettiğimiz
trençkotlar Mad Men erkeklerinin de en
önemli stil tamamlayıcısı.
Over-size trench coats: Remember
the famous comic character Tintin’s
trench coat: shades of buff or tobacco,
neckband and loose… These trench
coats are also the complements of the
Mad Men style.
Artık bir Don Draper ya da Roger Sterling olmak için 1960’lara geri
dönmeye gerek yok. Cesur baskıların ve karelerin süslediği ceketler, örgü
kravatlar, çizgili kazaklar ve tabii ki polo tişörtlerle Mad Men erkeklerinin
sitilini rahatlıkla kendi tarzınıza yansıtabilirsiniz.
No need to go back 1960’s to be Don Draper or Roger Sterling any
more. You can easily reflect Mad Men style to your own style with
bold printed and checkered jackets, knitted ties, striped sweaters
and of course polo shirts.
Polo tişörtler: Dizinin büyük bölümü ofiste geçse de casual
giyimin olmazsa olmaz olduğu hafta sonu ve iş sonrası sahneleri
bir hayli öneme sahip; bu sahnelerin kurtarıcısı da polo yaka
tişörtler. Don Draper’ın mavi tonlarda tercih ettiği tişörtleri diğer
tüm erkek karakterlerin üstünde farklı renk ve desenlerde mutlaka
görmüşüzdür.
Polo shirts: In the large part of the series, scene is office but
casual clothing is a must and very important for weekend and
after work scenes. The hero of these scenes is polo shirt. You
have probably seen these polo shirts that Don Draper prefers
blue shades of, on all other male characters with different
colours and different patterns.
Takım elbiseler: Jilet gibi takım elbiseler,
dizinin en önemli stil kodu. Jenerikte bile karşımıza çıkan takım elbiseler, 1950 ve 1960’larda
Ralph Lauren ve Brooks Brothers gibi markalar
sayesinde popüler hale gelmiş. Maskülenliği
vurgulayan, her daim ciddi bir görünüm vaat
eden bir takım elbise edinmek isterseniz sınırsız
seçeneğe sahipsiniz. Don Draper renklerinden
hoşlanıyorsanız tercihinizi gri ve tonlarından
yana kullanın.
Suits: Being dressed to the nines with suits is
the most important style code of the series.
These suits that can be seen even in generic,
became popular in 1950s and 1960s with
important brands such as Ralph Lauren and
Brooks Brother. If you want to have a suit
that emphasizes masculinity and always
creates a serious look, you have limitless
options. If you like colours of Don Draper,
prefer grey and its shades.
84
Şapkalar: 1960’lar, erkeklerin şapka giydiği
güzel yıllardı. Don Draper ya da dizideki diğer erkek
karakterlerin, resmi olmaları gereken günlerde koyu
renk fedoraları, hafta sonları sosyalleşirken de renkli
ve spor şapkaları hep oldu. Siz de şapkalarıyla ünlü
Borsalino’nun klasik modellerine göz atıp kaliteli birkaç
şapkayı gerektiğinde kullanılmak üzere edinebilirsiniz.
Hats: 1960s were beautiful years that men still
wore hats. Dark colored fedoras for formal
clothing, colourful and sport hats while socializing
away from the city at weekends are always on Don
Draper’s or other male characters’ head. You can
also take a look at classic models of Borsalino that
is famous with its hats, and absolutely have some
quality hats to use when needed.
Cep mendili: Erkekler aksesuar konusunda
kadınlar kadar şanslı değiller ancak yine de
tüm görünümlerini farklılaştırabilecek çok şık
bir stil detayları var: Ceket yakasının cebinde
kullanılan mendiller. Takım elbiseleri farklılaştıran bu mendiller erkek karakterler tarafından
da çok seviliyor. Don Draper genelde yaka
cebinden birkaç santimetre görünen açık renk
mendilleri tercih ediyor.
Pocket handkerchief: Men are not as
lucky as women about accessories, anyway
there is a very chic style details that can
make you look different: handkerchief
in pocket of the jacket. These pocket
handkerchiefs that make suits different,
are loved by male characters. Don Draper
prefers the light colored handkerchiefs
that are seen a few centimeters from the
pocket.
Emmy ödüllü kostüm tasarımcısı
Emmy Award-winning costume designer
Joanie’nin Marilyn Monroe’dan ilham alan kalem eteklerinden Betty’nin klasik
Grace Kelly kek formlu elbiselerine dek 60’lar modasının geçit töreni gibi olan
Mad Men karakterlerinin giysileri dünyanın dört bir tarafından hayranlarını
büyülüyor. Dizinin kostüm tasarımcısı Janie Bryant, kıyafetleri hem vintage
mağazalarından satın alıyor, hem de kendisi dikiyor. Peki, kıyafetleri
tasarlarken kimlerden, nelerden ilham alıyor? Bir röportajında bu soruyu
şöyle yanıtlıyor Bryant: “Betty Draper için Grace Kelly ve anneannemden
esinleniyorum. Joan bana Sophia Loren ile Marilyn Monroe’yu anımsatıyor.
Bir de çok fazla araştırma yapıyorum. İkonik Hollywood yıldızları kadar, o
zamanlar insanlar gerçek hayatta nasıl giyinmiş diye de bakıyorum. Eski
fotoğrafları, yıllıkları, moda dergilerini, katalogları ve kitapları karıştırıyorum.
Time ve Life dergileri çok yardımcı oluyor.” Bryant, diziden esinlendiği
markası QVC Mod’un yanı sıra Banana Rebuplic, Maidenform, Nailtini ojeleri
ve Barbie ile işbirliğini yürütüyor.
Janie Bryant
Clothes of Mad Men characters, from Joanie’s pencil skirts that are
inspired by Marilyn Monroe to Betty’s classic Grace Kelly cake dresses,
are like a parade of fashion of 60s and fascinate their fans all over the
world. Costume designer of the series Janie Bryant is buying clothes from
vintage stores or stitching them by herself. Well then what or who is she
inspired by while designing these dresses? Bryant answered this question
in an interview: “I am inspired by Grace Kelly and my grandmother for
Betty Draper. Joan reminds me Sophia Loren and Marilyn Monroe. I am
also doing lots of researches. I am looking not only iconic Hollywood
stars but also what people were wearing in real life in those days. I am
thumbing through old photos, yearbooks, fashion magazines, catalogues,
and books. Time and Life magazines are very helpful”. Beside her QVC
Mod brand that is inspired by the series, she carries out cooperation with
Banana Rebuplic, Maidenform, Nailtini and Barbie.
85
SETUR
Şifa niyetine
Türkiye’de son yıllarda sayıları
artan termal tesisler, hastalıkların
tedavisinde alternatif oluşturmanın
yanı sıra huzurlu bir tatil imkânı
da sağlıyor. Setur bu kez sizi her
anlamda “yenilenebileceğiz” bir
tatile davet ediyor.
The thermal facilities, which
increase in the last years, are not
only helping to cure the diseases,
but also being a peaceful holiday
alternative. This time Setur invites
you to a vacation in which you can
“renew” in every possible way.
www.setur.com.tr
end
s
ön
r
eriyo
recomm
86
bir dokunuş…
A cure touch...
Su ne çok şey anlatır bize! Hayattır öncelikle. Canlıların ve doğanın yaşam kaynağıdır. Sonra o berrak,
akıp giden görüntüsüne uygun olarak duruluktur. Sesiyle rahatlatır ruhu, arındırıcılığıyla bedeni... Ve
şifadır elbette, her derde devadır. Söz sudan açılınca laf dönüp dolaşıp su kültürünün en şifalı haline
gelir kaçınılmaz olarak: Termal kaynaklar. Önerilerimiz, serin sonbahar günlerini termal otellerin
şifalı sularında tazelenerek geçirmek isteyenler için…
The water tells us many things! At first, it is the life. It is the main resource of all creatures and the
nature. And it is clearness with its flowing nature. It makes your soul relax with its sound and your
body with its cleansing. And of course water is the cure of all problems. When there is a talk about
water, it always comes to the curing form of water: thermal sources. Our recommendations are for
the ones who want to renew themselves this fall at the thermal hotels...
87
D
oğal kaynaklar bakımından Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’de yüzlerce termal otel bulunuyor. Hepsi
birbirinden iyi hizmet anlayışına sahip bu tesisler, şifalı suların
keyfini çıkaracağınız ve uzun süre unutamayacağınız bir tatilin sözünü veriyor. Ülkemizin termal suları, debileri, sıcaklıkları fiziksel ve
kimyasal özellikleriyle üstün niteliklere sahip. Türkiye bu konudaki
potansiyeli açısından dünyanın en iyileri arasında. İşte Setur’un misafirlerine önerileri…
T
here are hundreds of thermal hotels in Turkey, one of
the leading European countries in terms of natural
resources.All of them have excellent serving policies,
and these facilities give you the opportunity to enjoy the
curing waters and have an unforgettable vacation. Thermal
waters in our country have high qualities in terms of flow rate
and heat. Turkey is one of the bests in the world, when subject
is thermal waters. Here are Setur’s recommendations for its
visitors...
88
İkbal Thermal Hotel & SPA
İ
kbal Thermal Hotel & SPA, kendine yakışır bir konfor anlayışını, modern teknolojiyle bütünleştirerek her biri birinden özel konseptlerle tasarlanmış odalarda misafirlerine
ev rahatlığı sunuyor. Otelin kür merkezinde, konularında uzman yerli ve yabancı personel eşliğinde uygulanan cilt bakımları, vücut bakımları, masajlar, çamur banyoları ile
tüm yorgunluk ve stresinizi atarak yenilenebilir, ruhunuzda tazeliği hissedebilirsiniz. Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi’nden tıbbi ekibin düzenli olarak bulunduğu otelin
termal havuzlarında ve terapi merkezlerinde, kendi kuyularından sağlanan şifalı sularla hizmet veriliyor. Termal sulardan romatizma, deri, mide, kireçlenme ve bazı sinirsel
hastalıkların terapisi için yararlanılıyor. Otel sporcu kafilelerinin de tercihleri arasında yer alıyor. Bu nedenle otelde 2 futbol sahası bulunuyor. Otel alanı içerisinde yer alan
AFIUM Outlet ve Eğlence Merkezi, alışverişin yanı sıra birçok sosyal aktivite alanına da ev sahipliği yapıyor. Merkez, 10 ayrı sinema salonu, oyun alanları, bowling salonu
ve lunaparkıyla eğlenceli bir sosyal ortam sağlıyor.
end
s
ön
r
eriyo
recomm
İ
kbal Thermal Hotel & SPA, provides its guest comfort of a home with its custom designed rooms by combining the comfort and technology. You
can refresh yourself by relieving all the tiredness, stress and feel the freshness of soul under favor of skin cares, body cares, massages, mud baths
that are applied by the professional local and foreign staff at the cure center. There’s also a medical team of Afyonkarahisar Kocatepe University in
the hotel for 24/7. The healing water of the thermal pools is provided from the hotel’s own wells. Thermal waters are used to cure rheumatism, skin,
stomach, arthritis and some neurological diseases. Hotel is also choose of some sports groups as well, because of that there are 2 football fields in the
hotel. AFIUM mall and Entertainment Center in the hotel, host many social activities as well as shopping. They create great social surroundings with
10 different cinema houses,playground, bowling hall and funfair.
89
Korel Thermal
T
ermal su cenneti olan Afyon’da misafirlerine şifa dağıtan Korel Thermal’de SPA, termal havuzlar, Türk hamamı, sauna, jakuzi, buhar banyoları, masaj odaları, bitki banyoları, çamur banyoları, cilt ve vücut bakımları ile zayıflama üniteleri hizmet veriyor. Toplam 2 açık, 3 kapalı yüzme havuzun bulunduğu otelde, kaplıca kürleri için ayrıca
3 adet termal havuz ve 8 adet özel aile banyosu mevcut. SPA bölümünde uzman eller tarafından masaj, çamur banyoları, bitki banyoları, cilt bakımları, vücut bakımları
ve zayıflama kürleri uygulanıyor. Doğanın bir mucizesi olan termal sular, tıbbi tedaviler için de kullanılıyor. Fizik Tedavi Merkezi’nde fizik tedavi, rehabilitasyon, hidroterapi
tedavileri uzman ekipler tarafından yapılıyor. İzokinetik egzersiz sistemiyle kas zayıflıkları tespit ediliyor ve tedavileri yapılıyor. Özel “Spinal Dekompresyon” traksiyon cihazı
ise bel ve boyun fıtıklarında, omurgalarda ayrıştırma yaparak sinirlerdeki baskıların azalmasını sağlıyor. Korel Thermal, animasyon şov, canlı müzik, 5 çayı gibi etkinliklerin
yanı sıra bilardo, masa tenisi, bowling, internet kafe, spor salonu, çocuk kulübü, atari salonu, alışveriş mağazaları, su kaydırakları, çocuk havuzları, sinema, kütüphane ve
oyun salonu gibi eğlence alanlarıyla da konuklarına dolu dolu geçecek bir tatil vaat ediyor.
end
s
ön
r
eriyo
recomm
I
n Afyon that is considered as heaven about thermal waters, Korel Thermal delivers health and cure to its visitors. SPA, thermal pools, swimming
pools, Turkish bath, sauna, jacuzzis, steam baths, hair saloon, massage rooms, mud baths, floral baths, skin care and weight loss units are in service.
There are total 2 open and 3 indoors swimming pools in the hotel, in addition there are 3 thermal pools and 8 private family pools. At the SPA section,
massages, mud baths, herbal baths, skin cares, and weight loss cures were applied by professional hands. The miracle of the nature, thermal water
is also used for medical treatments. Physiotherapy, rehabilitation, hydro-therapy options are conducted by professionals at the Physical Therapy
Center. With isokinetic exercising system, muscular weaknesses are found by computer systems and cured, the spinal decompression traction device
heals the pain in waist, neck and spine area. In addition, Korel Thermal has animations, live music, 5 o’clock tea, as well as pool, ping pong, bowling,
internet cafe, fitness center, kids club, stores, library, aqua park, movie theatre and play area for its customers.
90
Richmond Nua Wellness & SPA
S
apanca Gölü’nün ormanla kesiştiği noktada hizmet veren Richmond Nua Wellness & SPA, sudan gelen sağlığı doğanın güzellikleriyle harmanlıyor. SPA odaklı kurulan
otel, eksiksiz SPA alanı ve sürekli yenilenen kişiye özel programlarıyla “iyi yaşam” felsefesini benimsiyor. Otelde jakuzi havuzları, çeşitli buhar odaları, macera duşları,
loft sauna, buz odası, dinlenme odaları modern bir SPA teknolojisiyle hizmet sunuyor. Nua SPA’da her cilde uygun vücut ve yüz bakımları, banyo terapi, sıcak taş terapisi,
Shiradora terapisi, Lomi Lomi Nui masajı, geleneksel Bali masajı, derin Asya masajı, Thai masajı eğitimli yerli-yabancı terapist ve estetisyenler tarafından uygulanıyor. Ayrıca
hypoxi, detoks, sağlık, incelme programları ve hamile bakımları senenin her günü mevcut.
end
s
ön
r
eriyo
end
s
recomm
m
R
ichmond Nua Wellness & SPA that performs a service in the intersection point of Sapanca Lake and the forest, is combining the health of water and
the beauty of nature. The hotel is focused on SPA and adopts the philosophy of “good life” with its perfect SPA place and continuously renewed
private programs.Jacuzzi pools, various steam rooms, adventure showers, loft sauna, ice room, resting room in hotel, they all serve with a modern
SPA technology. You can find face and body cares for all skin complexions at Nua SPA, as well as bath therapy, hot stone therapy, Shirodhara therapy,
Lomi-Lomi Nui massage, traditional Bali massage, Asian massage, Thai massage that are applied by native and foreign therapists and estheticians.
Also, hypoxi, detox, health programs and pregnant programs are available every day.
91
end
Güral Sapanca Wellness & Convention
s
ön
r
eriyo
recomm
K
onumu ve yemyeşil doğasıyla muhteşem bir tatil seçeneği sunan NG Güral Sapanca Wellness & Convention, huzurlu ve her anlamda arınacağınız bir tatil vaat ediyor.
Muhteşem doğası, eşsiz lezzetleri ve sınırsız SPA hizmetiyle hayalleri süsleyen Güral Sapanca’da misafirler doğada enerji toplayıp dinleniyor ve Aliva SPA’nın olanaklarından yararlanabiliyor. Otel içinde bulunan Aliva SPA & Wellness Merkezi, sunduğu sayısız imkanla konuklarını ağırlıyor. Merkezde wellness havuzu, buhar kabinleri, rasul
kabini (çamur banyosu), Türk hamamı, saunalar, buz çeşmesi, tepideryum, macera duşu, VIP SPA suit ve masaj türleri sunulan hizmetler arasında yer alıyor. Misafirlerine
rüya gibi tatil vaat eden Güral Sapanca, dünyanın en büyük seyahat sitesi TripAdvisor tarafından verilen Mükemmeliyet Sertifikası’na layık görüldü. Böylelikle misafirlerine
hem konumu hem de hizmetleriyle unutulmaz bir tatil deneyimi yaşattığını bir defa daha kanıtlamış oldu.
N
G Güral Sapanca Wellness& Convention that offers you a wonderful holiday option with its location and lush nature, promises you peaceful and
clarifying holiday in every sense. Visitors are getting energy from the nature and taking advantage of the Aliva SPA facilities in Güral Sapanca
that is dreamed of with its wonderful nature, unique flavors and limitless SPA service. Aliva SPA & Wellness Center in the hotel, hosts its guest with
countless facilities.Wellness pool, steam cabins, mud bath, Turkish bath, sauna, ice stream, tepidarium, adventure showers, VIP SPA suits and
other massage types are among the services the center offers. Güral Sapanca that promises its guest for a dreamlike holiday,was deemed worth for
Certificate of Excellence from the biggest travel website TripAdvisor. Thus, it proved that its guests are having an unforgettable holiday experience
with its location and services.
92
NG Güral Afyon Wellness & Convention
end
s
ön
r
eriyo
recomm
N
G Güral Afyon Wellness & Convention, vücudunuzu şehir
hayatinin negatif etkilerinden arındırmak ve termal sularla
şifa dağıtmak için mükemmel bir ortam sunuyor. 9.500 metrekarelik termal SPA merkezine sahip olan Güral Afyon’da termal
jakuziler, kadın ve erkeklere özel bölümler (Türk hamamı, sauna, buhar odası, buz çeşmesi ve dinlenme alanları), macera
duşları, su kaydırakları, dışa açılabilen sıcak su havuzu gibi
alanlar bulunuyor. Güral Afyon, renksiz, kokusuz ve mineral bakımından zengin bir termal su sunuyor. NG Güral Afyon arazisi
içinden çıkan termal su, “hipertermalli su” ve “mineralli su”
olarak değerlendiriliyor. Suyun, özellikleri nedeniyle sağlığı koruma ve genel iyilik halini güçlendirmede etkili olduğu biliniyor.
Sonbahar mevsiminde tepeden tırnağa yenilenmek istiyorsanız
Güral Afyon sizi bekliyor.
N
G Güral Afyon Wellness & Convention offers you an
environment to purify from the negative effects of
city life and heal with thermal waters. Güral Afyon has
a 9.500 square meters’ thermal SPA center. In the SPA
center, there are thermal jacuzzi, sections for males
and females (Turkish baths, saunas, steam rooms, ice
streams, and resting areas), adventure showers, aqua
park, hot water swimming pools. Güral Afyon offers
you clear and odorless thermal waters that is rich
in mineral. The water coming from NG Güral Afyon
property is considered as “hyperthermal water” and
“mineral water”. Because of the features of the water,
it is used to keep healthy and strengthen the wellness.
If you want to renew yourself this autumn season from
head to foot, Güral Afyon is waiting for you.
93
end
NG Güral Harlek Thermal Resort & SPA
s
ön
r
eriyo
recomm
N
G Güral Harlek Thermal Resort & SPA, çam ormanlarının tam ortasında, etkileyici doğası, 43 derecede şifalı termal suyu ve tertemiz havasıyla misafirlerine hizmet
veriyor. Kütahya’ya 23 kilometre mesafede bulunan Ilıca yöresinde, benzersiz termal suların eşsiz orman havasıyla birleştiği noktada konumlanan Güral Harlek, tümü
doğa manzaralı toplam 98 oda ve 198 yatak kapasitesine sahip. NG Güral Harlek, tüm odalarında standart olarak sunduğu jakuzi ve termal su konforu ile fark yaratıyor.
Aromatik vücut bakımı, çamur bakımı, yosun bakımı, cilt bakımı ve 12 ayrı masaj çeşidinin uygulandığı spa-wellness bölümünde günün yorgunluğunu atacağınız orman
manzaralı kapalı yüzme havuzu, renklerle dinginliğin sağlandığı Osmanlı tarzı havuzlu Türk hamamları, sauna ve buhar odaları ile fitness merkezi yer alıyor. Ayrıca aquapark
ve açık yüzme havuzu ile çocuklar için açık ve kapalı oyun alanlarına sahip olan Güral Harlek’te doğa yürüyüş parkurları aktiviteleri de bulunuyor.
NG Güral Harlek Thermal
Resort & SPA serves to its visitors
in the middle of an amazing
pine tree forest and with its
43 degrees thermal water and
fresh air. Güral Harlek is in
Ilıca region, 23 km away from
Kütahya, where the unique
forest air and the unique
thermal waters are coming
together. They have total 98
rooms with nature view and 198
bed capacities. Güral Harlek
is different from the others
because of the fact that that they
have thermal water jacuzzis in
every room. Other than that they
there are aromatic body care,
mud care, seaweed care, skin
care and 12 different massages
in the spa-wellness section
where an indoor pool with forest
view that you can relax all day,
Ottoman style Turkish baths
with chromatherapy, novel
stone, saunas, steam baths and
a fitness center.There are also
aqua park, outdoor swimming
pool, indoor and outdoor play
areas for children and nature
walking track activities.
94
İ
lk misafiri Mustafa Kemal Atatürk olan, yaşadığı dönemi yansıtmasına büyük
özen gösterilerek modernize edilen Limak Thermal Boutique Hotel’de toplam
48 oda bulunuyor. Oda numaraları Atatürk’ün doğum tarihi olan 1881’le başlayıp 1938’e kadar devam ediyor. 1938 numaralı odanın üzerinde sonsuzluk
işareti ‘∞’ yazan kapı ise Atatürk’ün ölümsüzlüğünü simgeliyor. Her odada
termal suyun verildiği özel jakuziler bulunuyor. Açık alanda termal havuz ve
spor merkezinden oluşan cam piramit dikkat çekiyor. SPA merkezinde, 100
metrekarelik bir termal havuz, Türk hamamı, sauna, buhar banyosu ve masaj
merkezi yer alıyor. Tatilin yanı sıra, iş organizasyonları için de her detayın
düşünüldüğü otelde bütün olanakların sunulduğu toplantı salonları, içalışırkendinlenme imkânı sunuyor. Gazino binasında 108 kişi kapasiteli bir restoran
ve yeşillikler içinde bir kafe yer alıyor. Atatürk’ün seneler önce otelde kahve
içtiği anda çekilen meşhur fotoğrafın olduğu özel köşede ise misafirlere Türk
Kahvesi ikram ediliyor.
end
Limak Thermal Boutique Hotel
s
ön
r
eriyo
recomm
T
he first guest of the hotel was Mustafa Kemal Atatürk and the hhotel
modernized carefully to reflect the era of Atatürk in the hotel. They have
total 48 rooms and the room numbers start with the birth year of Atatürk
which is 1881 and end with 1938. The infinity symbol on the door of room
number 1938 symbolizes his infinity. In every room, there are thermal water
jacuzzis. In the open area of the hotel, the glass pyramid attracts attention
where thermal pool and sports facility is. In the SPA center, there are a 100
square meters’ pool, Turkish bath, steam bath and a massage parlor. Besides
the holiday, every detail is considered for business organizations, there are
full equipped meeting rooms that give you an opportunity to have a rest
while working. In the casino building, there is a restaurant with a capacity of
108 people and a cafe in green nature. At the special corner where Ataturk’s
famous photograph was taken while he was drinking coffee many years ago,
Turkish coffee is served to the guests.
95
KÜLTÜR&SANAT/CULTURE&ART
Kahve keyfinize eşlik edecek şarkılar
ACCOMPANYING SONGS FOR YOU COFFEE PLEASURE
Boğaziçi Köprüsü’nün 40. yılı anısına
BOSPHORUS BRIDGE’S 40TH ANNIVERSARY
Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri’nin tasarım ve inşaatında görev alan köprü tasarımcısı mühendis Dr. William Brown’un kapsamlı arşivinden derlenen “2 Kıta Birleşirken” adlı
sergi, Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyarete açıldı. Sergide ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğü
arşivinden belgeler ve Japon IHI Altyapı Sistemleri firmasından köprü yapımında kullanılan
kablo kompaktör makinesi de yer alıyor. İki kıtayı birbirine bağlayan ve ülkemizin ulaşım ağının çok önemli bir halkasını oluşturan
Boğaz köprülerinin hikâyesini anlatan “2 Kıta Birleşirken” adlı sergi,
29 Haziran 2014 tarihine kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaret
edilebilir.
The “Bridging Two Continents” exhibition that is compiled
from the comprehensive archive of designer and engineer
Dr. William Brown who participated in design and
construction of Bosphorus and Fatih Sultan Mehmet Bridges,
is opened to visit. The documents of the General Directorate
of Highways’ archive and cable compactor machine of IHI
Infrastructure Systems Firm that was used for the construction of the bridge are also
in the exhibition. The “Bridging Two Continents” exhibition is about the story of the
Bosphorus bridges that connect two continents and are the most important part of our
country’s transportation network. The exhibition will be on view until 29 June 2014.
www.rmk-museum.org.tr
“Cafe World 3”
albümünün açılışı
çok iddialı bir
şarkıyla yapılıyor:
“Violin De
Becho”, Soledad
Bravo yorumunu
bilenlerin anılarını
tazeleyecek, yeni
dinleyenlerin
favorileri arasına girecek. Albümdeki diğer bir sürpriz olan
Gary Moore’un ünlü şarkısı “Still Got The Blues”, yepyeni
akustik yorumuyla bu albümde yer alıyor. En Aranjuez Con
Tu Amor, Black Cadillac, All Alone Am I, Hier Encore, Aicha,
La Bohemia, Amami, Les Etoiles, Los Pajaros Perdidos, Ya
Tu Veras, Antonio’s Song, Petite Fleur gibi dünya müziğinin
en sevilen 25 şarkısı albümde bir araya getiriliyor.
“Cafe World 3” album’s opening song is very artsy
song: “Violin De Becho”. It will refresh the memories
of the ones who listened to the song’s cover of Soledad
Bravo and will become a favourite song of the ones
who has just listened. Another surprise is that Gary
Moore’s famous song “Still Got the Blues” is in the
album with its brand new acoustic cover. The most
popular 25 song of world music such as En Aranjuez
Con Tu Amor, Black Cadillac, All Alone Am I, Hier
Encore, Aicha, La Bohemia, Amami, Les Etoiles, Los
Pajaros Perdidos, YaTuVeras, Antonio’s Song, Petite
Fleur are coming together in the album.
www.artistmusic.com.tr
James Robertson: Bir İstanbul fotoğrafçısı
A PHOTOGRAPHER OF İSTANBUL
Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), James Robertson’ı, doğumunun 200. yılı
anısına düzenlediği bir sergiyle ağırlıyor. Ömer M. Koç koleksiyonundan Robertson’a ait orijinal fotoğraf ve suluboya
eserlerin yer aldığı sergi, AnaMed Galerisi’nde ziyarete açıldı. “Robertson, Osmanlı Başkentinde Fotoğrafçı ve
Hakkâk” isimli sergi, Osmanlı darphanesindeki çalışmalarının yanında; İstanbul’un kendine has renkli yaşamını,
eşsiz manzaralarını ve birbirinden çarpıcı mimari eserlerini fotoğraflarıyla kayda geçiren James Robertson’ın çok
yönlü sanatsal becerisini izleyicilerle buluşturuyor. Sergi, 2 Şubat 2014 tarihine kadar izlenebilir.
Koç University Anatolian Civilizations Research Center (RCAC) is getting ready to host the exhibition in
memory of James Robertson’s 200th birthday. The exhibition that includes original photos and watercolour works of Robertson from the collection of Ömer. M, will be open for visitors at the Gallery of RCAC.
“Robertson, the photographer and graver in Ottoman capital” exhibition shows the versatile artistic
skills of James Robertson with not only his works about Ottoman mint, but also the photos about the
colourful life, unique landscapes and impressive architecture of İstanbul. The exhibition will be on view
until 2 February 2014.
www.rcac.ku.edu.tr
96
80’ler modasına dönüş
BACK TO THE FASHION OF THE 80S
Londra’nın sanat mabedi V&A Museum’un yer verdiği “Club to Catwalk: London Fashion in the 1980s” isimli moda sergisi, 80’ler modasını ziyaretçilerle buluşturuyor. Ünlü
tasarımcılar John Galliano, Vivienne Westwood ve Katherine Hamnett’in 85’ten fazla
tasarımına yer veren sergi, Stephen Jones ve Patrick Cox’un göz alıcı aksesuarlarıyla
da göz dolduruyor. 80’ler modasının çıkış noktalarına odaklanan sergide, sergi alanının
bir katı, cesur ve heyecan verici tarzlara sahip genç moda tasarımcılarına ayrılıyor.
Asma katta ise fetiş, goth, rave, high camp ve yeni romantiklere ayrılmış ‘club wear’
seçkisi yer alıyor. Sergi, 16 Şubat 2014’e kadar görülebilir.
The temple of art in London, V&A Museum brings fashion of 80s and the
guests together with a fashion exhibition “Club to Catwalk: London Fashion in
the 1980s”.The exhibition that includes more than 85 designs of famous designers John Galliano, Vivienne Westwood and Katherine Hamnett, impresses
with eye-catching accessories of Stephen Jones and Patrick Cox. The exhibition is focused on the fashion of 80s’fountain head. One floor of the exhibition
space is for young fashion designers with their bold and exciting styles. “Club
wear” selection for fetish, goth, rave, high camp and new romantics is in the
mezzanine. The exhibition will be on view until 16 February 2014.
www.vam.ac.uk
Anish Kapoor İstanbul’da
ANISH KAPOOR IN ISTANBUL
Sabancı Müzesi, Akbank’ın işbirliğinde, önde gelen
uluslararası sanatçı Anish Kapoor’un Türkiye’deki ilk
kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Akbank’ın
65. yılı kapsamında sponsor olduğu sergide, Anish
Kapoor’un eserleri 5 Ocak 2014 tarihine dek Sabancı
Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Sir Norman Rosenthal’in
küratörlüğünü yaptığı sergi, sanatçının mermer,
kaymaktaşı gibi malzemelerle yapılan, çoğu daha önce
sergilenmemiş taş eserlerine odaklanan ilk sergi olma
özelliğini taşıyor. “Gök Ayna” ve “Sarı” gibi heykel,
mimari, mühendislik ve teknolojiyi bir araya getiren
ikonik eserleri içeren sergi, Sakıp Sabancı Müzesi’nin
galerileri ve bahçesinde görülebilir.
Sabancı Museum in collaboration with Akbank,
hosts the first major exhibition in Turkey by leading international artist, Anish Kapoor. Sponsored
by Akbank, on the occasion of their 65th year,
Anish Kapoor’s works are presented at SSM from
10 September 2013 to 5 January 2014. The exhibition which is curated by Sir Norman Rosenthal,
is the first to focus on the artist’s stone sculptures
in marble, alabaster and other materials, many
of which have not been seen in public before.
The exhibition also includes iconic works such
as “Sky Mirror” and “Yellow”, bringing together
sculpture, architecture, engineering and technology. The highly anticipated exhibition will be
presented both in the galleries and the gardens of
Sakıp Sabancı Museum.
www.muze.sabanciuniv.edu
97
SETUR
INFO
Setur Satış Ofisleri / Setur Sales Offices www.setur.com.tr
Yetkili Acenteler / Retail Agencies (Turizm/Tourism) www.setur.com.tr
Setur Genel Müdürlük Altunizade / Head Office
Bağlarbaşı, Kısıklı Cad. No: 24 / Altunizade 34662 İstanbul [email protected] Tel: 444 0 738 / (+90) 216 554 37 00
Setur Gemi Turları / Setur Cruise
Bağlarbaşı, Kısıklı Cad. No: 24 / Altunizade 34662 İstanbul www.cruiseline.com.tr / [email protected]
Tel: (+90) 216 554 37 07
Setur Elmadağ
Cumhuriyet Cad. No: 69 / Elmadağ 34437 İstanbul [email protected] Tel: (+90) 212 230 03 36
Setur BookinTurkey.com
Cumhuriyet Cad. No: 69 / Elmadağ 34437 İstanbul www.bookinturkey.com [email protected]
Tel: (+90) 212 368 68 88
Setur Atatürk Havalimanı / Atatürk Airport
Dış Hatlar Terminali Yeşilköy / İstanbul [email protected] Tel: (+90) 212 465 30 00/2817 / (+90) 212 465 49 88
Setur İzmir Merkez Ofis / Setur İzmir Head Office
Atatürk Cad. 194/A / Alsancak 35220 İzmir [email protected] Tel: (+90) 232 488 06 06
Setur Ankara Merkez Ofis / Setur Ankara Head Office
Kavaklıdere Sok. 5B 06690 Kavaklıdere 06690 Ankara [email protected] Tel: (+90) 312 457 47 00
Duty Free Mağazaları / Duty Free Stores www.seturdutyfree.com
Havalimanı Mağazaları / Airport Stores
İstanbul - Sabiha Gökçen Havalimanı Tel: (+90) 216 588 87 52 Dış Hatlar Terminali
Samsun - Çarşamba Havalimanı Tel: (+90) 362 844 85 63 Samsun Havalimanı
Exclusive Mağazalar / Exclusive Stores
İstanbul - Atatürk Havalimanı Tel: (+90) 212 465 31 50 Dış Hatlar Terminali
İzmir - Adnan Menderes Havalimanı Tel: (+90) 232 274 65 45 Dış Hatlar Terminali
Ankara - Esenboğa Havalimanı Tel: (+90) 312 398 03 38 Dış Hatlar Terminali
Muğla - Milas - Bodrum - Milas Havalimanı Tel: (+90) 252 523 02 32 Dış Hatlar Terminali
Deniz Limanı Mağazaları / Seaports Stores
İzmir - Alsancak Tel: (+90) 232 463 87 34 Alsancak Limanı
İzmir – Çeşme Tel: (+90) 232 712 61 81 Çeşme Limanı
Antalya - Büyük Liman Konyaaltı Tel: (+90) 242 259 32 24 Port Akdeniz Yolcu Limanı
Çanakkale - Kepez Tel: (+90) 284 616 40 33 Kepez Limanı
Aydın – Kuşadası Tel: (+90) 256 612 81 41 Kuşadası Limanı
Muğla - Marmaris Tel: (+90) 252 412 29 49 Yeni Liman
Muğla - Yalıkavak Tel: (+90) 252 385 39 49 Yalıkavak Bodrum
Muğla - Bodrum Liman Tel: (+90) 252 316 07 75 Bodrum Seaport, Bodrum Yolcu Limanı
Sınır Kapıları Mağazaları / Land Border Stores
Kapıkule - Bulgaristan Sınırı Tel: (+90) 284 238 25 96 Kapıkule Sınır Kapısı
Hamzabeyli - Bulgaristan Sınırı Tel: (0284) 328 72 46 Hamzabeyli Sınır Kapısı
İpsala - Yunanistan Sınırı Tel: (+90) 284 616 40 33 İpsala Sınır Kapısı
Sarp - Gürcistan Sınırı Tel: (+90) 466 371 50 36 Sarp Gümrük Müdürlüğü Sosyal Tes. A Blok
Cilvegözü - Suriye Sınırı Tel: (+90) 326 432 32 54 Cilvegözü Sınır Kapısı
Habur - Irak Sınırı Tel: (+90) 486 528 71 24 Habur Sınır Kapısı
Diplomatik Mağaza / Diplomatic Store
Erbil Tel: +964 (0) 771 579 62 14-15-16 Divan Erbil Hotel Gulan Highway Erbil / Kuzey Irak
Marinalar / Marinas www.seturmarinas.com
Kalamış & FB Marinaları
Münir Nurettin Selçuk Cad. Kalamış/İstanbul Tel: (+90) 216 346 23 46
Yalova Marina
Süleyman Bey Mah. Yalı Cad. No: 45 Yat Limanı Merkez Yalova Tel: (+90) 226 813 19 19
Ayvalık Marina
Atatürk Blv. Yat Limanı Ayvalık/Balıkesir Tel: (+90) 266 312 26 96
Çeşme Marina
Boyalık Mevkii Çeşme/İzmir Tel: (+90) 232 723 14 34
Kuşadası Marina
Atatürk Caddesi Yat Limanı Kuşadası/Aydın Tel: (+90) 256 618 14 60
Marmaris Netsel Marina
Netsel Tur. Yat. A.Ş. Günnücek Yolu Marmaris/Muğla Tel: (+90) 252 412 27 08
Kaş Marina
Uğur Mumcu Cad. Bucak Denizi Acısu Mevkii Kaş/Antalya Tel: (+90) 242 836 37 00
Antalya Marina
Büyük Liman Mevkii, Liman Mahallesi, Limak 2. caddesi, No: 40 P.K. 387 07130 Tel: (+90) 242 259 32 59
Finike Marina
PK 1707740 Setur Finike Marina Finike/Antalya Tel: (+90) 242 855 50 30
Midilli Marina / Mytilini Marina
Makris Gialos 81100 Midilli/Mytilini Lesvos Tel: (+30) 22510 54000
Setair www.setair.com.tr
Özel Hangarlar Bölgesi 34295 Sefaköy/İstanbul, Türkiye Tel: (+90) 212 465 48 55
98
Ack Turizm
Bahariye General Asım Gündüz Cad. No: 64 Kat: 2 Daire: 4 Kadıköy/İstanbul Tel: +(90) 216 610 15 71
Afacan Turizm
Maraş Cad. İpekyolu İş Merkezi No: 39 Trabzon Tel: +(90) 462 323 12 12
Akgünler Turizm
Dursun Özsaraç Sok. No: 19 Girne/Kıbrıs Tel: +(90) 392 444 42 54
Ally Go - Alice Turizm
Erciyes Evler Mah. 30 Agustos Bulv. Baris Apt. No: 37/A Kocasinan/Kayseri Tel: +(90) 352 2240674
Ayçam Tur
Halit Ziya Bulv. No: 74/a Çankaya - Alsancak/İzmir Tel: +(90) 232 445 00 44
Ayçam Tur
Yeni Havaalanı Cad. No: 40/39 Kipa AVM Çiğli/İzmir Tel: +(90) 232 329 10 57
Bermuda Tours
Nispetiye Cad. No: 104 D: 19 Etiler Beşiktaş/İstanbul Tel: +(90) 212 358 16 18
Blu-Anb Turizm
SimonBolivar Cad. Duyu Sok. No: 28 Çankaya/Ankara Tel: +(90) 312 439 91 00
Blu-Anb Turizm
Çukurambar - Kızılırmak Mah. 1437. Cad. No: 9/10 Çankaya/Ankara Tel: +(90) 312 285 10 36
Bexley Turizm
Nail bey Mah. Bosna Hersek Bulvarı No: 8 Elazığ Tel: +(90) 424 2341014
City Turizm
Kartal Tepe Mah. Koşuyolu Aksu Cad. No: 40 Bakırköy/İstanbul Tel: +(90) 212 543 03 28
Dilhan Turizm
Atatürk Cad. Kardeşler Apt. No: 60/3 Sahrayıcedid Kadıköy/İstanbul Tel: +(90) 216 360 83 93
Döngel Turizm
Trabzon Bulvarı Menderes Mah. Mis Apt. Altı No: 74/C Kahramanmaraş Tel: +(90) 344 231 26 00
Follow Me Turizm
Muammer Aksoy Bulvarı No: 64/C 27090 Gaziantep Merkez Tel: +(90) 342 338 94 94
Heykel Turizm
Körfez Mah. Ankara Karayolu No: 137 - Real Avm İzmit Tel: +(90) 262 3235933
InessTurızm
AcrLoft AVM No: 18 B Yeni Riva Yolu Kamer Çıkmazı-2 Acarlar Mah. Beykoz/İstanbul Tel: +(90) 216 680 71 11
IncexTurızm
Çaybaşı Cad. Park Apartmanı No: 10/A (Candoğan Parkı yanı) Denizli Merkez Tel: +(90) 258 263 07 17
Jump Travel
Şehitler Bulvarı No: 42/B Bostanli 35540 İzmir Tel: +(90) 232 3370477
Kahramanlar Turizm
Andifli Mah. Hastane Cad. No: 18/1 Kaş/Antalya Tel: +(90) 242 836 10 62
Mavi Çizgi Turizm
Atatürk Cad. No: 8 Marmaris/Muğla Tel: +(90) 252 412 26 38
Matrix Turizm
Burhanettin Onat Cad. No: 79/1-A Antalya Tel: +(90) 242 322 71 00
Mini Tur
Melikşah Mah. Sivaslı Ali Kemali Cad. No: 12/a Meram/Konya Tel: +(90) 332 324 48 48
Mrc Turizm
Alacaatlı Cad. No: 18/B Blok Çayyolu/Ankara Tel: +(90) 312 238 19 38
Muyaz Turizm
Nazım Hikmet Bulv. Concepta Plaza 79/81 B Blok zemin kat No: 25 Esenyurt/İstanbul Tel: +(90) 212 852 53 53
Nisan Turizm
Ataköy 9.Kısım Atrium Çarşısı No: 42 Ataköy/İstanbul Tel: +(90) 212 661 94 30
Oley Turizm
Orhan Veli Kanık Cad. No: 53 Kat: 1 Daire:5 Kavacık Beykoz/İstanbul Tel: +(90) 216 331 44 40
Özna Turizm
2432. Cad. 43/B Ümitköy/Ankara Tel: +(90) 312 235 13 00
Pakart Turizm
Batı Mah. Ankara Cad. No: 79/A Pendik/İstanbul Tel: +(90) 216 490 00 10
Paralel Turizm
Serdivan AVM No: 91/A Kat: 2 Serdivan/Sakarya Tel: +(90) 264 242 00 08
Park Turizm
Mudanya Yolu 7. Km No: 754 Geçit/Bursa Tel: +(90) 224 244 70 10
Sebaste Turizm
Atatürk Cad. No: 108/B Irmak Apt. Altı Çamlıbel/Mersin Tel: +(90) 324 233 30 83
Sıradışı Turizm
Süzer Bulvarı Kc Çarşı E Blok Kat: 2 No: 21 Bahçeşehir/İstanbul Tel: +(90) 212 669 55 88
Sıradışı Turizm
Bağdat Cad. Selvili Sok. No: 440 Daire: 11 Suadiye/İstanbul Tel: +(90) 216 410 20 40
Stt İstanbul Turizm
Muhittin Mah. Atatürk Bulv. Açıkalın Apt. No: 1 Çorlu/Tekirdağ Tel: +(90) 282 651 43 51
Syka turizm
Yeşilköy Mah. İskele Cad. 1/1 Yeşilköy Bakırköy/İstanbul Tel: +(90) 212 662 10 43
Teknik Tur
Turgut Mah. Rihtim Cad. No:17/A Merkez Tel: +(90) 282 2635359
Truva Turizm
Cumhuriyet Meydanı No: 53 Çanakkale Merkez Tel: +(90) 286 213 33 88
World Selection
Bağdat Cad. Alevok Apt. No: 275-3 Kat: 2 Caddebostan Kadıköy/İstanbul Tel: +(90) 216 302 29 61
Zeta Turizm
Cenap Şahabettin Sok. No: 31 Koşuyolu Kadıköy/İstanbul Tel: +(90) 216 340 52 05
Download

SETUR İLE YENİ MACERALAR, YENİ KEŞİFLER NEW