2014 / 24
16 Haziran 2014
BU SAYIDA:
AB – TÜRKİYE
AB - UKRAYNA
AB KURUMLARI
DİJİTAL GÜNDEM
AR-GE
TİCARET
GIDA
TARIM
EKONOMİ
TUSIAD BUSINESSEUROPE ÜYESİDİR
ISTANBUL
ANKARA
BRUSSELS
BERLIN
PARIS
BEIJING
WASHINGTON DC
AVRUPA İŞ DÜNYASI KONFEDERASYONU
[email protected]
[email protected]
[email protected]
[email protected]
[email protected]
[email protected]
[email protected]
www.tusiad.org
13, AVENUE DES GAULOIS B-1040 BRUXELLES
T: +32 2 736 4047
HAZIRLAYANLAR : Dilek İştar Ateş – Gamze Erdem Türkelli – Dilek Aydın
AB – Türkiye
- AB Dış Faaliyetler Dairesi Sözcüsü 13 Haziran’da
bir
açıklama
yaparak
Musul’da
Türkiye
Başkonsolosu’nun ve 49 konsolosluk çalışanı ve
ailelerinin kaçırılmasından 48 saat sonra halen
serbest bırakılmamış olmalarını kınadı. AB sözcüsü
Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na yapılan
saldırıyı ve Musul’un Gyarah bölgesindeki santralde
31 Türk vatandaşının rehin alınmasını tekrar sert bir
şekilde kınadı. Açıklamada AB’nin, Türkiye’nin
vatandaşlarının güvenli bir şekilde serbest
bırakılması yolunda atacağı adımları desteklediği ve
Türkiye’ye bu zor dönemde yardımcı olmaya hazır
olduğu belirtildi. İnternet bağlantısı için
AB - Ukrayna
- AB Komisyonu Ukrayna’daki reform sürecini ve
devlet kurumlarını desteklemek için ülkeye 250
milyon €’luk bir hibe sağladı. Bu ödeme 13 Mayıs’ta
Brüksel’de AB Komisyonu ve Ukrayna hükümet
yetkilileri arasında imzalanan “Devletin Tesisi
Sözleşmesi” kapsamında yapıldı. 250 milyon €
tutarındaki hibe, Ukrayna hükümetinin kısa vadeli
ihtiyaçlarının karşılanmasında ve AB-Ukrayna
Ortaklık Anlaşması’nın uygulamaya konulması
hazırlık sürecini desteklemekte kullanılacak. AB ile
Ukrayna arasında imzalanan sözleşme, Ukrayna’ya
dönüşüm sürecinde gerekli reformlar konusunda
destek sağlamayı hedefliyor. Sözleşmede bu
kapsamda saydamlığın artırılması, daha iyi
yönetişim, yolsuzlukla mücadele ve hükümetin
vatandaşların
ihtiyaçlarına
cevap
vermesi
konusunda destek için somut adımlar yer alıyor. Bu
sözleşmenin imzalanması AB Komisyonu tarafından
5 Mart’ta açıklanan 11 milyar €’luk Ukrayna’ya
destek paketinin kademeli
biçimde ülkeye
ulaştırılması için bir ölçüt olarak belirlenmişti.
İnternet bağlantısı için
- AB Komisyonu Başkanı Barroso, Rusya
Federasyonu Başkanı Putin ile Ukrayna’daki siyasi
durum ve güvenlik konularına ilişkin bir telefon
konuşması gerçekleştirdi. Barroso ülkede gerilimin
acil olarak azaltılması gereği ve ateşkesin önemine
- 2 –
vurgu yapan AB pozisyonunu tekrar etti. Ayrılıkçı
grupların silahsızlandırılması, Ukrayna’ya yasadışı
silahlı grup ve silah akışının engellenmesi,
Ukrayna’daki gerilim sona erinceye kadar Rus
ordusunun Ukrayna topraklarında görev yapmasına
ilişkin kararın iptal edilmesi yönündeki çağrılarını
yineledi.
Barroso ve Putin ayrıca AB Komisyonu aracılığıyla
Ukrayna ve Rusya arasında sürdürülen doğalgaz
müzakerelerini de değerlendirdi; AB Komisyonu
tarafından sunulan seçenekler dâhilinde bir
anlaşmaya ulaşılması yönünde olumlu görüşler dile
getirildi. Görüşmede AB ve Ukrayna arasında 27
Haziran’da imzalanacak olan Ortaklık Anlaşması ve
Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması da ele
alındı. Barroso’nun Putin’e sürece ilişkin herhangi bir
endişenin giderilmesine yönelik olarak teknik
düzeyde ikili görüşmelerin gerçekleştirilebileceği ve
siyasi
düzeyde
de
danışma
süreçlerinin
işletilebileceği önerisini sunduğu belirtildi.
Öte yandan 16 Haziran itibariyle Ukrayna,
Rusya’dan gaz akışının sıfıra yakın bir seviyeye
düşürüldüğünü açıkladı. AB Komisyonu kış
aylarında AB ülkelerine gerekli gaz akışını
sağlayabilmesi için yaz sonuna kadar Ukrayna’nın
elinde en az 18 milyar metre küplük gaz olması
gerektiğini, halihazırda Ukrayna’nın gaz stoğunun 12
milyar metre küp civarında olduğunu ileri sürüyor.
İnternet bağlantısı için
- AB Dış Eylemler Servisi Ukrayna ordusuna ait
askeri uçağın düşürülmesine yönelik bir açıklama
yayımladı. Luhansk Havaalanı yakınında askeri
uçağın düşürülmesi sonucu 50’ye yakın askeri
personelin hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü
duyulduğunun belirtildiği açıklamada, saldırıda
hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye dilekleri
iletildi.
Saldırının Doğu Ukrayna’da bulunan Rusya yanlısı
ayrılıkçıların Ukrayna’da istikrarı bozmak üzere
gerçekleştirdiği eylemlerin bir yenisi olduğuna vurgu
yapıldı. Açıklamada ayrıca Rus zırhlı araçlarının
Ukrayna topraklarını girdiği iddiası dâhil olmak
üzere son günlerde Ukrayna’daki durumla ilgili
endişe verici diğer gelişmelere de dikkat çekildi.
Bu tür şiddet eylemleri ve provokasyonlara son
verilmesi çağrısında bulunuldu. Ukrayna’da gerilimin
acilen azaltılması gerektiği kaydedildi. Dolayısıyla
bir an önce ateşkes sağlanması, yasadışı silah ve
ayrılıkçı grupların Ukrayna’ya girişinin engellenmesi
gerektiği belirtildi. Açıklamada son olarak Rusya’nın
silahsızlandırılması
gereken
ayrılıkçı
gruplar
üzerindeki etkisini kullanmasına yönelik çağrı
yinelendi. İnternet bağlantısı için
AB Kurumları
- Avrupa Parlamentosu’ndaki ana siyasi grupların
liderleri AB Konseyi Başkanı Herman Van
Rompuy’den önümüzdeki dönemde AB Komisyonu
Başkanı olmak üzere Jean-Claude Juncker’i aday
olarak göstermesini talep etti. İngiliz muhafazakar
milletvekillerinin ağırlıklı olarak üyesi bulunduğu
ECR grup dışındaki siyasi gruplar, Herman Van
Rompuy ile görüşmelerinde Jean-Claude Juncker’in
AB Komisyonu Başkan adayı olarak gösterilmesi
gerektiğini, aksi halde gösterilecek başka bir adayı
Avrupa Parlamentosu’nun veto edeceğini belirtti.
Parlamento’daki en geniş grup olan Avrupa Halk
Partisi lideri Weber, Konsey Başkanı Van Rompuy
ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada
Avrupa’nın birlikte hareket edebildiğini ve belirlenen
takvime
uyabildiğini
göstermesi
gerektiğini
vurguladı. Belirlenen takvime göre AB Konseyi’nin
27 Haziran’da AB Komisyonu Başkan adayını
açıklaması, 15 Temmuz’daki Avrupa Parlamentosu
Genel Kurulu’nda da oylamaya sunulması gerekiyor.
Weber, özellikle Hollanda, İsveç, İngiltere ve
Macaristan gibi ülkelerin adaylık sistemi ile ilgili
karşıt
tutum
izlemelerini
de eleştirdi
ve
Parlamento’nun gösterilecek başka bir adayı veto
hakkı olduğunu hatırlattı. İnternet bağlantısı için
Dijital Gündem
- AB Komisyonu ve G. Kore 5G teknolojilerinin
geliştirilmesi amacıyla bilgi ve iletişim teknolojileri
- 3 –
ve 5G konusunda stratejik işbirliği için bir anlaşma
imzaladı. Anlaşmaya AB Komisyonu adına Dijital
Gündemden sorumlu AB Komisyonu Başkan
Yardımcısı Neelie Kroes, Güney Kore adına ise
Bilim, Bilgi-İletişim Teknolojileri ve Gelecek
Planlama Bakanı Mun-KeeChoi imza attı. Anlaşma
ile iki bölge 5G’nin küresel tanımı ve 5G
araştırmaları
konusunda
işbirliği
yapılması
kararlaştırıldı.
AB
ve G.
Kore anlaşma
çerçevesinde internetin geleceği (ağlar, iletişim,
5G,
bulut
bilişim)
alanında
istişarelerini
derinleştirecek. Anlaşma ile iki taraf ayrıca birlikte
çalışabilirlik
ilkesinin
küresel
düzeyde
uygulanabilmesi ve 5G ile ilgili küresel standartların
hazırlanması
amacıyla
radyo
frekanslarının
uyumlaştırılması konusunda fikir birliğine vardılar.
Anlaşmalar ışığında iki taraf, ar-ge’yi desteklemek
amacıyla 2016 yılında ortak araştırma proje teklif
çağrısı yayımlamak üzere çalışmalara başlayacak.
5G geliştirme çalışmaları kapsamında AlcatelLucent, Atos, Deutsche Telekom, Ericsson, Nokia,
Orange, Telecom İtalya, Telenor ve Telefonika’dan
oluşan AB 5G Altyapı Derneği ve G. Kore 5G
Forumu arasında bir mutabakat imzalanacak.
İnternet bağlantısı için
Ar-ge
- AB Komisyonu ve Avrupa Yatırım Bankası (AYB)
yenilikçi
şirketlerin
finansmana
erişimini
kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan yeni nesil AB
mali
araçları ve danışmanlık hizmetlerinin
lansmanını gerçekleştirdi. Önümüzdeki yedi sene
boyunca “InnovFin – Yenilikçiler için AB
Finansmanı” programı kapsamında küçük, orta ve
büyük ölçekli işletmelere ve araştırma altyapısı
geliştiren kurumlara 24 milyar €’dan f azla destek
sağlanacak. Bu finansman kaynağının toplamda 48
milyar €’luk araştırma ve yenilikçilik yatırımlarını
desteklemesi bekleniyor. AB 2020 Stratejisi
kapsamında GSYİH’nın %3’ünün ar-ge yatırımlarına
kullanılması hedefine ulaşılması konusunda önemli
bir adım olacağı kaydediliyor.
AB Komisyonu ve AYB işbirliğiyle sunulacak
“InnovFin – Yenilikçiler için AB Finansmanı”
programı kapsamında birçok farklı finansman türü
sağlanması öngörülüyor. Finansman olanakları
arasında KOBİ’lere kredi açan aracı kuruluşlara
mali garantiler, şirketlere doğrudan krediler yer
alıyor. Bu finansman olanakları AB ülkeleri ve
AB’nin 2014 – 2020 dönemi araştırma programı
Ufuk 2020’ye katılan diğer ülkelerde en küçüğünden
en büyüğüne kadar araştırma ve yenilikçilik
projelerini desteklemek için kullanılacak. InnovFin
programı kapsamında sağlanacak mali garanti ve
krediler Ufuk 2020 için ayrılan fonlar ve AYB
Grubu’nun
desteğini
alacak.
Finansman
olanaklarının belirli ülkelere, sektörlere ya da
bölgelere fon ayrılması yöntemi yerine talep temelli
olacağı belirtiliyor. İnternet bağlantısı için
Ticaret
- AB Komisyonu, dünya ticaretinde koruyucu
önlemleri ortaya koymak üzere bir rapor hazırladı.
Raporda üçüncü ülkelerin AB ülkelerine yönelik
uygulamakta olduğu ticaret savunma önlemlerinde
önemli bir artış olduğuna işaret ediliyor. 2013 yılı
sonu itibarıyla AB kaynaklı ihracata karşı
uygulanmakta olan toplam 152 adet önlem olduğu
belirtilen raporda önceki seneden bu seneye kadar
14 yeni önlemin uygulamaya konulduğuna işaret
ediliyor. AB Komisyonu’nun raporunda, sürmekte
olan soruşturmalara yönelik teknik müdahaleler ve
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) anlaşmazlıkların
çözümü mekanizması süreci gibi uygulamalar da
yer buluyor. Raporda şu bulgulara yer veriliyor:
-- AB ve AB ülkelerinden kaynaklanan ihracata
yönelik ticarette iç pazarı koruma uygulamaları
2005-2009 döneminde azalma eğilimi göstermiş;
2009 yılının ardından uygulanan önlem sayısında 2012 yılı hariç olmak üzere - hızlı bir artış
gözlenmiştir. Halihazırda uygulamada olan önlemler
2005 yılı seviyesine dönmüştür.
-- 2013’te uygulamaya konulan önlemler daha çok
anti-damping önlemlerini içeriyor.
-- AB ve AB ülkelerine en fazla sayıda önlem
uygulayan ülkeler arasında Hindistan ilk sırada yer
alıyor; bu alanda Hindistan’ı Çin ikinci sırada izliyor.
- 4 –
-- Üçüncü ülkeler tarafından uygulanan bazı ticaret
önlemlerinin sistemli bir sorun şekline dönüştüğüne
yer veriliyor.
-- AB Komisyonu’nun çeşitli girişimlerine rağmen
DTÖ’nün bazı temel kuralları uygulanmamaktadır.
Bu nedenle de AB ihracatı istenen şekilde geniş
pazarlara erişememektedir.
-Ticaret
karşısındaki
önlemlere
ilişkin
soruşturmalar
gerektiği
kadar
özenle
yürütülmemektedir.
-- Bazı ülkeler zaman zaman aynı ürün ya da ürün
grubuyla ilgili olmak üzere paralel şekilde antidamping ve koruma önlemi
soruşturması
yürütmektedir. Zaman zaman da koruma önlemi
uygulaması için DTÖ Koruma Önlemleri Anlaşması
ile belirlenmiş olan azami süreyi sistemli bir şekilde
uzatma yoluna gitmektedir.
DTÖ kurallarına göre DTÖ üyelerinin ticaret koruma
mekanizmaları kullanması mümkün, fakat bu
uygulamaların ticaret karşısında koruyucu önlemler
formunu almaması gerekiyor.
2013 yılında elde edilen başarılar arasında AB’nin
talebi üzerine başlatılmış olan DTÖ Panel süreçleri
sayesinde Çin’deki anti-damping ve Peru’daki antisübvansiyon uygulamalarının kaldırılması yer
alıyor.
İnternet bağlantısı için
Gıda
- AB Komisyonu “gıda ve yemlerle ilgili hızlı uyarı
sistemi” çerçevesinde ele alınan bildirimlerle ilgili
bir rapor yayımladı. Raporda 2013 yılında bu sistem
kanalıyla 3.205 bildirim yapıldığı ve bunların
596’sının “uyarı” nitelikli, 442’sinin ilk uyarı sonrası
bilgilendirme ve 705’inin dikkat çekmek amaçlı,
1.462’sinin ise sınırda reddetme bildirimi olarak
sınıflandırıldığı
belirtiliyor.
2012
yılı
ile
karşılaştırıldığında hızlı uyarı sistemine yapılan
bildirimlerde %9 azalma olduğu kaydediliyor.
Hepatit A virüsü bulgusuna rastlanan çilek ve ağaç
çileği gibi gıda maddeleriyle ilgili bildirimlerin yanı
sıra zehirli ve tehlikeli katkı maddeleri içeren
gıdalara ilişkin bildirimlerin de mevcut olduğu
belirtiliyor. İnternet bağlantısı için
Tarım
BRÜKSEL’DE GELECEK AY
AB Kurumları
- AB Bakanlar Konseyi genetiği değiştirilmiş
organizmalar (GMO) yönergesi ile ilgili siyasi
anlaşmaya ulaştılar. GMO yönergesi AB ülkelerinin,
kendi topraklarında GMO’lu ürün yetiştirilmesine
sağlık ve çevre ile ilgili kaygılar dışında gerekçelerle
de izin vermesi ya da yasaklaması için gerekli yasal
dayanağı sağlıyor. Bu sebepler arasında sosyoekonomik gerekçeler, toprak kullanım planlaması,
şehir planlaması, tarım politikası hedefleri ve kamu
politikası ile ilgili gerekçeler yer alabiliyor. Bakanlar
Konseyi’nin ulaşmış olduğu anlaşma, yönerge
taslağının AB Komisyonu tarafından sunulduğu 2010
yılından günümüze kadar geçen sürede gerçekleşen
müzakereler sonrasında Konsey’in ilk okuma sonucu
ulaştığı pozisyon olarak değerlendiriliyor. Bu
aşamadan sonra 1 Temmuz’da AB Dönem
Başkanlığı’nı devralacak olan İtalya’nın Avrupa
Parlamentosu
ile
müzakereleri
başlatması
bekleniyor.
Bakanlar Konseyi’nin üzerinde anlaşmaya vardığı
metinde ilk aşama olarak nitelendirilen AB
düzeyinde yetkilendirme ile ilgili uygulama ve ikinci
aşama olarak nitelendirilen her üye ülkedeki ulusal
düzeyde uygulama arasında bağlantı kurulması
hususu da yer alıyor: İnternet bağlantısı için
***
- 5 –
19 Haziran, Eurogroup Toplantısı
20 Haziran, Ekonomi ve Maliye Bakanları
Konseyi
·
23 Haziran, Dış İşleri Konseyi
Konferanslar
·
·
·
·
·
17 Haziran, 2015 Climate Change Agreement,
CEPS, www.ceps.eu
17 Haziran “In or out: Catalonia and the EU”,
CEPS, www.ceps.eu
17 Haziran, The Outlook for Global Energy
Investment,
Friends
of
Europe,
www.friendsofeurope.eu
·
·
·
24 Haziran, “Africa: Progress of pitfalls”, Friends
of Europe, www.friendsofeurope.eu
25 Haziran, GreenEcoNet: Annual Conference
and Platform Launch Event, CEPS, www.ceps.eu
25 Haziran, 4th Meeting of the Climate-EnergyIndustry Working Group, Friends of Europe,
www.friendsofeurope.eu
·
8 Temmuz, “Asia Europe meeting (ASEM): A
partnership for the 21st century”, Friends of
Europe, www.friendsofeurope.eu
Download

BU SAYIDA: AB – TÜRKİYE AB