Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
MÜRDÜMÜĞÜN (Lathyrus sp ) HAYVAN BESLEMEDE KULLANILABİLME
İMKANLARI
Beybin BUCAK*
Yusuf KONCA**
İsmet BAYSAL*
Mehmet ÇETİN**
* Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Şanlıurfa
** Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü, Şanlıurfa
Özet
Bir baklagil yem bitkisi olan mürdümük kuru ve yeşil ot, dane ve kes üretimi amacıyla
yetiştirilmektedir. Genetik çeşitliliğindeki varyasyon, yarı kurak alanlarda adaptasyon
yeteneği ve diğer baklagil yem bitkilerine göre kısa vejetasyon süresi ile ayrı bir önem
taşımaktadır. Mürdümüğün farklı bölgelerdeki ot ve tohum verimleri gayet yüksek olup,
ruminant ve kanatlı hayvan yemi açısından potansiyel önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler: Mürdümük, hayvan besleme
Abstract
Chickling (Lathyrus sativus L.), which is a leguminous plants, has grown for grazing,
hay, grain or straw. The spesific features of chickling such as the ability of adaptation to
semiarid regions, short vegetation period and variation in genetic varieties should be
considered. Hay and seed yields of chickling in different regions are quite high. Hence, it is a
considerable for ruminant and poultry diets.
Key Words : Chickling, animal nutrition
GİRİŞ
Yıllık nüfus artışının oldukça yüksek (%2.1) olduğu ülkemizde, gerek beslenme
düzeyinin yükseltilmesi ve gerekse her yıl artan nüfusun ihtiyacı olan gıda maddelerinin
üretilmesinde hayvansal kaynaklı gıda maddelerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır (Akbay,
1985). Yetişkin bir insanın dengeli beslenmesi için günlük ortalama 50 g hayvansal kaynaklı
protein tüketmesi gerekmektedir. Gelişmiş birçok ülkede bu rakam gerekli miktarın üzerinde
olmasına rağmen ülkemizde sadece 20 g’dır.
Ekolojik koşulların uygunluğundan dolayı büyük üretim potansiyeline sahip olmamıza
rağmen, hayvancılığın en önemli sorunlarından birisini oluşturan kaba yem üretiminin
çözümünde tarla tarımı artıkları ve aşırı ve düzensiz otlatma sonucunda verim potansiyeli
düşmüş doğal çayır ve mer’alardan yararlanmak, hayvancılığımızı istenilen seviyeye
getirememiştir. Ülkemizdeki mevcut hayvanların ot ihtiyaçları ile üretilen miktar
karşılaştırıldığında, büyük bir yem açığı ortaya çıkmaktadır. Tarla tarımı içersinde yem
bitkilerinin payı % 2.5-3.0 gibi çok düşük oranlardadır. Bu payın artırılması öncelikle hayvan
başına elde edilen verimin yükselmesini ardından hayvansal üretimin artmasını beraberinde
getirip, dengeli beslenme için gerekli olan hayvansal protein kaynağını sağlayacaktır.
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
Lathyrus cinsi 187 tür ve alt türü ile eski ve yeni dünyaya yayılmıştır (Allkin ve ark.
1983). Akdeniz ve Asya minör eski dünyadaki gen merkezleri olarak kabul edilmektedir
(Zeven ve Wet, 1982). Lathyrus cicera Kıbrıs, Yunanistan, Irak, İran, Ürdün, İspanya ve
Suriye’de, L. ochrus Kıbrıs ve Yunanistan’da yaygın olarak, Afganistan, Fransa, Ürdün,
Yunanistan ve Portekiz’ de az miktarda L. sativus tarımı yapılmaktadır (Jackson ve Yunus,
1984). Ülkemizde Lathyrus cinsine ait 58 türün varlığı saptanmış, ancak sadece adi
mürdümük (L. sativus) tarımı yapılmaktadır ( Elçi ve Açıkgöz, 1994).
Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde Lathyrus türleri çok büyük çeşitlilik
göstermekte birlikte yaygın olarak kuraklık koşullarına uyum yeteneğinden dolayı yıllık
yağışın 300 mm’nin altındaki düşük yağışlı alanlarda L. sativus türünün tarımı otlatma amaçlı
veya tohum ve samanı için yaygın olarak kullanılırken, diğer türler daha az miktarlarda
yetiştirilmektedir (Abd El Moneim ve Sexena, 1995).
Mürdümüğün farklı bölgelerde yapılan çalışmalarda elde edilen ot ve tohum
verimlerine ait veriler değerlendirildiğinde, ortaya oldukça başarılı sonuçlar çıkmaktadır. Adi
mürdümük ile yapılan çalışmalarda Sağlamtimur ve ark. (1986) on yıl süre ile Çukurova’da
yürüttükleri çalışmada 2219 kg/da yeşil ot, 126.6 kg/da tohum verimi elde ederken, Düşünceli
(1993) Diyarbakır’da yaptığı çalışmada 2417 kg/da yeşil ot, 452 kg/da kuru ot verimi, Andiç
ve ark. (1996) Van’da 678.5 yeşil ot, 153.75 kuru ot verimi, Acar ve ark. (1998) Samsun’da
169.3 kg/da kuru ot verimi, Fırıncıoğlu ve ark. (1996) Ankara’da 119 kg/da tohum verimi,
Büyükburç ve ark. (1994) Tokat’ta yazlık olarak yetiştirdikleri mürdümük hatlarından
ortalama 150 kg/da tohum ve 835 kg/da kuru ot verimi elde etmişlerdir.
Mürdümüğün Besin Madde Kompozisyonu Ve Kullanımına Etki Eden Faktörler
Baklagiller özellikle protein ve karbonhidrat içeriklerinden yararlanmak amacıyla
yetiştirilmektedirler. Baklagillerin protein oranları gayet yüksek olup % 20-40 arasında
değişmektedir, ham yağ bakımından zengindirler ve iyi bir mineral kaynağı olarak kabul
edilirler. Proteinler dışında N’lu bileşiklerden aminler, alkoloidler, favizm ajanları,
latirojenler, siyanogenik glikozitler ve osaminleri içermektedirler. Mürdümük besin maddesi
içeriği bakımından, diğer baklagil türlerinden önemli bir farklılık göstermemektedir. Çizelge
1’den izlenebileceği üzere mürdümükte ham protein ve nitrojensiz öz maddeler
baklagillerdeki gibi yüksek, ham yağ ise oldukça düşüktür (Rotter, 1991; Rahman, 1994;
Johri, 1963; Çetin, 1996; Low, 1990). Aletor ve ark.(1994) yaptığı çalışmada Lathyrus
türlerinin seçilmiş hatlarında ham protein oranını adi mürdümükte % 32.5, nohut
mürdümüğünde % 29.5 olarak tespit ederken, ham kül oranını % 3.5-3.56 arasında
bulmuştur. Proteinleri daha çok globulin, albumin, glutelin ve prolamin gibi basit
proteinlerden oluşken, azotsuz öz maddelerin büyük kısmı nişastadan ibarettir.
Sindirilebilirliği oldukça yüksek olup, toplam enerji değerinin % 71.1’i , ham proteinin ise %
86’sı sindirilebilmektedir (Hartmann ve ark, 1974).
Çizelge 1. Mürdümüğün besin maddesi içeriği (%)
Rotter
Rahman
Johri
Çetin
Low
Ham protein
25.6-28.4
31.6
24.19
25.64
24.5
Kuru madde
91.8-92.5
---
88.89
90.43
91.1
Ham yağ
0.58-0.8
2.7
3.08
0.84
0.7
Ham selüloz
4.3-7.3
1.1
2.84
5.89
5.4
Besin
Maddeleri
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
Ham kül
2.9-4.6
2.2
4.14
2.74
2.6
N’siz öz
maddeler
---
51.8
55.75
54.22
---
Yapılan çalışmalarda mürdümükte bulunan antinötrojenlerin ortalama olarak; -Noxalyl-L-,--diaminopropionok asit (BOAA-ODAP) 2.95 g/kg, yoğunlaşmış tanin 1.17
g/kg, tiripsin 155 unite/mg, kemotripsin 10 unite/mg ve -amilaz 35.2 unite/mg olduğu
saptanmıştır. Kemotripsin ve amilaz inhibitörleri insanlarda ve hayvanlarda besin maddesi
alımında herhangi bir ciddi problem ortaya koymamaktadır (Deshpande ve Campbell, 1992).
Tüm dünyada mürdümük kullanımı ve dolayısı ile üretimini kısıtlayan en önemli
faktör latirizmdir (Haqqani ve Arshad, 1995). Nörotoksin, -N-oxalyl-L-a, diaminopropionok asit, latirizim hastalığının ana nedeni olup bitkinin tüm kısımlarında
bulunmakta ve olgunlaşmamış tohumlarda olgunlaşmış tohumlara göre daha fazla
bulunmaktadır. Latirizm neurolatirizm ve osteolatirizm olarak ikiye ayrılmaktadır.
Neurolatirizm, insanlar, at, domuz, sığır, civciv, ördek, fare, fil, yavru güvercin ve tavus kuşu
gibi çok geniş yelpazede hayvan türlerini etkileyebilmektedir. Bu hastalığa karşı gençler
yaşlılardan daha hassastırlar. Neurolatirizmde, akut bir zaafiyet, omurilik bölgesinde ağrılar,
hafif veya spastik felç, kasların yeterli beslenemediğinden körelmesi veya dumura uğraması
başlıca klinik belirtilerdir (Hartman ve ark., 1974). Osteolatirizm ise omurga, kaburga ve
bacak kemiklerinde patoloji deformasyonlar oluşturmaktadır (Murti ve ark. 1964). Enneking
(1998), mürdümükte bulunan ODAP’ın insan ve hayvanlarda sinirlere etki ederek latirizime
neden olan bir amino asit içerdiğini bildirmektedir. Mürdümük tohumlarının aylarla ifade
edilen uzun sürelerde ve ana yiyecek olarak tüketildiği durumlarda özelliklede atlarda
latirizme rastlanmakta, omurilikteki dejenerasyon sinirlerde lezyonlara neden olmakta, bunu
bacaklardaki felç takip etmekte ve ekstrem durumlarda ölümler meydana gelmektedir. Bu gün
latirizm kuraklığın sebep olduğu kıtlık, yoksulluk ve bu koşulların doğal sonucu dengesiz
beslenme ile iç içe olduğu ve latirizm meydana gelmesinin, tüketimini yapan insanların ve
hayvanların düzenli olarak mürdümük yemelerinden daha ziyade günlük öğünün ana
kaynağını mürdümüğün oluşturduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Rao ve Sarma (1967),
ODAP’ın nörolojik bulgularının ortaya çıkması için ergin kanatlıların civcivlerden daha fazla
tüketmesi gerektiğini bildirmişlerdir ki bu durum ergin kanatlı rasyonlarında mürdümük
miktarının daha yüksek olabileceğinin bir işareti sayılabilir.
Bazı büyük daneli baklagillerin fazla miktarda yenilmesi ile de yüksek ateş, sarılık,
karaciğer ve dalakta sıkca görülen şişmeyle karakterize edilen bir diğer hastalık ise favizm’dir
(Somogyi, 1978).
Mürdümük yetiştirilme dönemi boyunca farklı büyüme evrelerinde tüketilebilir.
Vejetatif devrede bitkinin gelişimi engellemeyecek şekilde koyunlar tarafından otlatılır, kalan
kısım büyümesine izin verilerek tohuma bırakılır. Yeşil ot olarak tamamen biçilip demet
halinde pazarda satılır veya kurutulup saman olarak gerektiğinde tüketilir. Hasadından sonra
öğütülmüş taneleri laktasyon devresindeki koyun, boğa, besiye alınan kuzular ve
damızlıkların beslenmesinde kullanılırken geriye kalan samanı hayvanların tüketiminde
kullanılır. Tanesi kadar önemli olan mürdümük samanı yetiştiriciler için bir protein
kaynağıdır ve bu özelliği yetiştiriciliğindeki en belirleyici nedendir. Yetiştiriciliğinin yapıldığı
bir çok yerde harmanından sonra kalan samanı ve bakla kabukları çeşitli buğdaygil veya
baklagil samanları ile karıştırılıp, koyunlara yedirilmektedir. Tanesi olgunlaştığında hasat
edilirken hala yeşil olan dal ve yaprakları mürdümük samanın lezzetliliğini artırıp, kalitesini
yükseltmektedir (Campbell, 1996).
Ot için yetiştirildiğinde biçim zamanına dikkat edilmesi gerekmektedir. Mürdümük en
yüksek kuru ot verimini olgunluk döneminde sağlanmakla beraber ham protein oranı ve
sindirilebilir kuru madde miktarı yönünden en yüksek değerlere tam çiçeklenme döneminde
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
biçilmesi halinde ulaşılmaktadır. Tam çiçeklenme sonrası hızla düşen sindirilebilir kuru
madde oranı ile yükselen hücre duvarı oranı ürünün kalitesini azaltmaktadır (Rihawi ve ark.
1983).
Mürdümükte bulunan ve uzun süreli kullanımdan kaynaklanan olumsuzlukların
ortadan kaldırılması için basit ve çeşitli çözüm yolları mevcuttur. Tohumların suda
bekletilmesi, otoklav etmek, yıkamak, bir gece kireçte ıslatmak, kaynatmak, buğulamak veya
suyla ıslatıp ardından yüksek ısıda pişirmek mürdümükteki latirogenik maddelerin aktif hale
gelmesini önleyip, zehirliliğini önlemektedir (Moslehuddin ve Hang, 1987; Ergül, 1988;
Gençkan, 1992 ve Lopez Bellido, 1994). Bununla birlikte hayvanlara az miktarlarda ve
alıştırılarak yedirilmesi tavsiye edilmektedir (Falco, 1991; Klysha, 1990). Diğer buğdaygil
yem bitkileriyle karıştırılarak toplam yemdeki oranının düşürülmesi ve baklagil yem bitkisi
olmasından dolayı yemin kalitenin artırılmasını da sağlayabilir.
Moslehuddin ve Hang (1987), suda ıslatma, otoklav etme, ve fermantasyona tabi tutma
metotları ile işledikleri adi mürdümük tohumlarında, kükürtlü amino asitlerin miktarının
oldukça azaldığını, ayrıca fermantasyona tabi tutulan tohumlarda lösin, izolösin ve valin
amino asitleri bakımından yetersizliklerin görüldüğünü fakat, vitamin B12 miktarının arttığını
saptamışlardır.
Jha (1987), adi mürdümüğün iki saat suda kaynatıp süzülmesi ile toksik maddelerin %
85’inin elemine olduğunu bildirmiştir. Araştırıcı toksik maddelerle beraber mürdürmüğün
diğer besin maddelerinin de kayba uğradığını, kabuksuz mürdümük tohumunda proteinin %
50’sinin, toplam şekerin % 80.36’sının, amino tiaminin % 86.05’inin, riboflavin ve niasinin
tamamının kaybolduğunu, kabuklu tohumlarda ise aynı besin maddelerinin sırasıyla, % 47.25,
% 45.73, % 80.0’ının ve vitaminlerin ise tamamının kaybolduğunu saptamıştır. Kabuklu ve
kabuksuz tohumlardaki kayıpların birbirine yakın olduğu, fakat kabuksuz tohumlarda BOAA,
protein ve toplam amino asit kayıplarının daha fazla olduğu bildirilmiştir.
Çeşitli Türden Hayvanların Rasyonlarında Mürdümük Kullanımı
Mürdümük son yıllarda gelişmekte olan ülkelerde büyük çabalarla toksin içeriği
yönünden ıslah çalışmaları uygulanmakta ve besin madde içeriği ile gittikçe artan oranda ilgi
çekmektedir. Mürdümük türleri ülkemizde potansiyel önemi olan, yeşil ot, dane ve kes
üretimi amacıyla yetiştirilebilecek baklagil yem bitkisi olarak dikkate alınmalıdır. Bu
alternatif değerlendirildiğinde, mürdümük muazzam genetik çeşitliliği ve yarı kurak alanlarda
adaptasyon yeteneği ve diğer baklagil yem bitkilerinden kısa vejetasyon süresi ile farklı
amaçlar için kullanılabilir.
Mürdümüğün rasyonlara katılmasıyla ilgili araştırmalar yeterli olmamakla birlikte
olumlu işaretler ortaya çıkmaktadır. Düşük ve orta düzeyli nörotoksin içeren adi mürdümük
hatlarının bir günlük yaştaki beyaz erkek leghorn civcivlerinin rasyonlarına % 40 oranında
katılmasıyla canlı ağırlık artışında, yağlanma ve proteinin sindirilebilirliği bakımından kontrol
grubuyla karşılaştı-rıldığında herhangi bir azalmaya neden olmamıştır (Rotter ve ark. 1991).
Çetin ve ark. (1992), etlik piliç yemlerinde soya fasulyesi küspesi yerine % 0, 5, 10,
15, 20 ve % 25 ve oranında adi mürdümük ve bu seviyelere ayrıca % 0.17 DL metiyonin
ilave edilmesinin etkisini araştırdıkları çalışmalarında, % 15 seviyesine kadar mürdümük
içeren rasyonlarda yem tüketiminin arttığını, DL metiyonin ilavesinin yem tüketimini
etkilemediğini bildirmişlerdir. Araştırıcılar en yüksek yem tüketiminin ve en yüksek canlı
ağırlık artışının sırasıyla metiyonin ilavesiz % 15 ve % 10 adi mürdümük içeren grupta
olduğunu, yem değerlendirme katsayısı bakımından gruplar arasındaki farklılıkların önemli
olmadığını ve adi mürdümük seviyelerinin ölüm oranını etkilemediğini saptamışlardır.
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
Çetin (1996), enerji ve protein bakımından zengin bir baklagil dane yemi olan adi
mürdümüğün, ham olarak yumurta tavuğu karma yemlerinde % 30 oranında kadar
kullanıldığında, yumurta veriminin diğer gruplardan daha yüksek olduğunu, fakat canlı ağırlık
artışı ve yem tüketiminin olumsuz etkilendiğini bildirmiştir. Araştırıcı ayrıca yumurta ağırlığı,
kabuk kırılma direnci, Haugh birimi, özgül ağırlık ve şekil indeksinin muamelelerden
etkilenmediğini ancak sarı endeksi ve renginin arttığını saptamıştır.
Demirkuş ve ark. (1999) etlik piliç rasyonlarında adi mürdümüğün kullanılma
imkanlarını araştırdıkları çalışmalarında, canlı ağırlık, yemden yararlanma oranı, karkas,
karaciğer ve kalp ağırlıkları ile randıman bakımından kontrol grubunda daha iyi sonuçlar
alındığı, rasyonda adi mürdümük oranının artmasıyla bu değerlerin olumsuz yönde
etkilendiği, rasyona ihtiyaç düzeyinde metiyonin konulması durumunda % 50 oranına kadar
adi mürdümüğün kullanılabileceğini, yaşama gücünü olumsuz yönde etkilemediğini, adi
mürdümükte toksin ve antibesinsel faktörler bulunmasına rağmen hayvanlar tarafından
sevilerek tüketildiğini bildirmişlerdir.
Güzel (1999), aynalı sazan (Cyprinus carpio L.) rasyonlarında adi mürdümük
kullanımının balık etinin kimyasal bileşimi üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmada aynalı
sazan rasyonlarında % 10-40 oranında adi mürdümük kullanımının ham protein ve toplam
enerji düzeyi bakımından uygun bir yem olarak görülmüş olmasıyla birlikte, aynalı sazan
balıklarının bu yemi yeterince değerlendiremedikleri ortaya çıkmıştır.
Çerçi ve Özer (1993), koyun karma yemlerinde soya fasulyesi küspesi (SFK) yerine %
0, 40 ve % 80 oranında adi mürdümük kullanımının besin maddelerinin sindirilme derecesine
ilişkin yaptıkları çalışmada, kuru madde (KM) sindirilme derecesinin sırasıyla, % 75.20,
76.83 ve 76.54, ham protein sindirilebilirliğinin ise sırasıyla, % 80.24, 80.33 ve 81.96
olduğunu saptamışlardır. Araştırıcılar elde edilen sonuçlara göre ruminant karmalarında
mürdümük danelerinin SFK yerine rahatlıkla kullanılabileceğini bildirmişlerdir.
Carter ve ar. (1992), % 100 arpa samanı (S), % 67 S+% 33 fiğ samanı (F), % 67 S+%
33 burçak samanı (B) ve % 85 S+% 15 pamuk tohumu küspesi (PTK) kompozisyonun sahip 4
farklı rasyonla beslenen ivesi koyunlarında kuru madde ve nitrojen tüketiminin S grubuyla
kıyaslandığında diğer gruplarda daha yüksek olduğunu bildirmişledir.
Raj ve ark. (1982), Jersey ineği rasyonlarda adi mürdümüğün % 30 oranına kadar
başarıyla kullanılabileceğini bildirmişlerdir.
Sığır ve koyunlar düşük miktarlarda baklagil içeren rasyonlarla beslendiklerinde
zararlı bir etki görülmeden uzun süre yedirilebilmektedir. Ancak her iki ruminant türünde de
rasyonda baklagil oranının % 25’in üzerine çıkması toksik etki yapmaktadır (Gomez, 1983).
Richter (1937), dört fiğ çeşidinin süt ve yağının kalitesi üzerine etkisi ile ilgili yaptığı
çalışmada, sığır başına günlük 3 kg verilen fiğlerin sütün tadında acılaşma meydana
getirdiğini ve daha sert tereyağı elde edildiğini bildirmiştir. Diğer bir araştırıcı ise (Gomez,
1983’ten naklen Enneking, 1995),günde 2 kg fiğ ile yemlenen sığırlardan elde edilen sütün
direkt tüketim ve peynir üretimi için kullanılamayacağını bildirmiştir. Enneking, (1995),
bütün bunlara rağmen süt kalitesi için süt sığırlarına günlük 3 kg’dan fazla fiğ türlerinin
verilmemesi gerektiğini bildirmiştir.
SONUÇ
Protein ve enerji içeriği zengin bir yem kaynağı olmasının yanında yarı kurak
iklimlerde yetiştirilebilmesi mürdümük için bir avantaj sağlamaktadır. Ancak, içerdiği toksik
maddeler nedeni ile çeşitli işlemlere ihtiyaç göstermesi ve bu işlemler sırasında bazı besin
maddelerinin kaybı dezavantaj sağlamakla birlikte sınırlı miktarlarda ham olarak
kullanılabileceği gibi çeşitli işlemlerle rasyonda kullanılabilecek oranlarının artırılması
olasıdır.
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
KAYNAKLAR
Acar, Z., Ayan, İ., Genç, N. 1998. Samsun Ekolojik Koşullarında Yüzlek- Eğimli Arazilerde
Yetiştirilen Mürdümük Hat ve Populasyonlarının Ot Verimi ve Bazı Özelliklerinin
Belirlenmesi. 441-445.Türkiye II. Tarla Bitkileri Kongresi. 22-25 Eylül, Samsun.
Abd El Moneim, A.M. and Sexena, M.C. 1995. Developing Cultivated Forage Legumes for
Improved Yield and Quality to Feed Livestock in the Dry Areas. Improvement of
Crop-Livestock Integration Systems in West Asia and North Africa. Proceedings of
Regional Symposium on Integrated Crop-Livestock Systems in the Dry Areas Of West
Asia and North Africa, Pp. 205-213. 6-8 November, Amman, Jordan.
Akbay, R. 1985. Bilimsel Tavukçuluk, Ankara.
Aletor, V.A., Abd El Moneim, A.M., Goodchild A.V. 1994. Evaluation of The Seeds of
Selected Lines of Three Lathyrus Species For B-N-Oxalylyamino-L-Alanine (BOAA),
Tannins, Trypsin Inhibitor Activity and Certain In –Vitro Characteristics. J. Sci. Food
Agric. 65:143-151.
Allkin, R.,Macfarlane, T. D.,White, R. J.,Bisby, F. A.,Adey, M. E. 1983. Names and
Synonyms of Species and Subspecies in The Vicieae Issue 2. Vicieae Database
Project, Publication No. 2, Southampton.
Andiç, C., Akdeniz, H., Yılmaz, İ., Terzioğlu, Ö., Keskin, B., Andiç, N., Deveci, M., Arvas,
Ö. 1996. Van Kıraç Şartlarında Adi Mürdümük (Lathyrus Sativus L.) Hatlarının Ot
Verimi Üzerinde Bir Araştırma. Türkiye 3. Çayır-Mer’a Yem Bitkileri Kongresi, S.
704-709, 17-19 Haziran, Erzurum
Büyükburç, U., İptaş, S., Yılmaz, M. 1994. Tokat ve Yöresinde Bazı Tek Yıllık Baklagil
Yembitkilerinin Yazlık Adaptasyonuna Yönelik Bir Araştırma. Gazipaşa Üniv. Ziraat
Fakültesi Dergisi, 11, 145-156.
Campbell, C. G. 1997. Grass Pea, Lathyrus Sativus L Promoting The Conservation and Use
of Underutilized and Neglected Crops. 18. Pp. 28. Institute of Plant Genetic and Crop
Plant Research, Gatersleben/International Plant Genetic Resources Institute, Rome,
Italy.
Carter, E., Goodchild, A., Gill, M., 1992. Factors Affecting Voluntary Intake of Pea Forage
By Avassi Sheep. Pasture, Forage and Livestock Program Annual Report For 19901991. Published By ICARDA.
Çerçi, İ.H., Özer, H., 1993. Koyun Rasyonlarında Soya Fasulyesi Küspesi Farklı Oranlarda
Kullanılan Adi Mürdümüğün (Lathyrus Sativus L.) Besin Maddelerinin Sindirilme
Dereceleri Üzerine Etkisi. Hayvancılık Araştırma Dergisi, 3 (1) : 16-19.
Çetin, M., Bolat, D., 1992. Etlik Piliç Rasyonlarında Soya Fasulyesi Küspesi Yerine Protein
Kaynağı Olarak Değişik
Oranlarda Adi Mürdümük (Lathyrus sativus)
Kullanılmasının Besi Performansı Üzerine Etkisi, Y.Y.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü
(Yüksek Lisans Tezi) VAN.
Çetin, M. 1996. Adi Mürdümük (Lathyrus Sativus L.) Tohumunun Yumurta Tip Civciv, Piliç
ve Tavuk Rasyonlarında Protein ve Enerji Kaynağı Olarak Kullanılmasının Canlı
Ağırlık Artışı, Yemden Yararlanma, Yumurta Verimi ve Yumurta Kalitesine Etkisi.
Y.Y.Ü. Fen Bilimleri Ens. Zootekni Anabilim Dalı Doktora Tezi. Van.
Demirkuş, T., Çetin, M., Eratak, S., Aydın, A. 1999. Etlik Piliç Rasyonlarında Adi
Mürdümüğün (Lathyrus Sativus L.) Kullanılma İmkanlarını. 1097-1106, GAP 1.
Tarım Kongresi, 26-28 Mayıs. Şanlıurfa.
Deshpande, S.S., Campbell, C.G. 1992. Genotype Variation in BOAA, Condensed Tannins,
Phenolics and Enzyme Inhibitors of Grass Pea (Lathyrus Sativus). Canadian Journal
of Plant Science. 72 ,1037-1047.
Düşünceli, F. 1993. Prospects For Production of Lathyrus Sativus and L. Cicera in Southwest
Anatolia in Turkey. Pp. 131-137 In Lathyrus Sativus and Human Lathyrism: Progress
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
and Prospect (Yusuf, H.K.M. and Lambein, F. Eds.) Proc. 2nd Int. Colloq.
Lathyrus/Lathyrism, Dhaka, 10-12 December 1993. University of Dhaka.
Elçi, E., ve Açıkgöz, E. 1994. Baklagil (Leguminosea) ve Buğdaygil (Gramineae) Yem
Bitkileri Tanıtma Kılavuzu. 133-134 S. TİGEM Yayınları
Enneking, D. 1995. The Toxicity of Vicia Species and Their Utilision As Grain Legumes. 2nd
Edition. Co-Operative Research Centre For Legumes In Mediterranean Agriculture,
Occasional Publication No:5.
Enneking, D. 1998. A Bibliographic Database For The Genus Lathyrus. Compiled By CoOperative Research Centre For Legumes In Mediterranean Agriculture, Occasional
Publication No 18.
Ergül, M. 1988.Yemler Bilgisi ve Teknolojisi. E.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları, No: 487-İzmir.
Falco, E. De., Basso, F., Iannellı, P. 1991. Morphological and Productive Features of
Ecotypes of Chickling Vetch (Lathyrus Sativus L.). Agricoltura Mediterranea. 121 (2)
99-109, Italy.
Fırıncıoğlu, H. K., Uncuer, D., Ünal, S., Aydın, F. 1996. Bazı Fiğ (Vicia Sp.) ve Mürdümük
(Lathyrus Sp.) Türlerinin Tarımsal Özellikleri Üzerine Bir Araştırma. Türkiye 3.
Çayır-Mer’a Yembitkileri Kongresi, S. 685-691, 17-19 Haziran, Erzurum.
Gençkan, M.S. 1992. Yem Bitkileri Tarımı. E.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları, No: 467-İzmir.
Gomez, A., 1983Los Granos E Leguminosas Como Components Proteicos Para La
Alimentacion Animal. (Legume Seeds As Protein Components For Animal Feeding.
In : Leguminosas De Grano (Cubero, J.I., and Moreno, M.T.), Pp 249-262, MundiPrensa, Madrid.
Güzel, Ş., Çetinkaya, O. 1999. Rasyonlarda Adi Mürdümük (Lathyrus Sativus) Ilavesinin
Aynalı Sazan (Cyprinus Carpio L.) Balıkların Bileşimi Üzerine Etkileri. 1115-1122,
GAP 1. Tarım Kongresi, 26-28 Mayıs. Şanlıurfa.
Hartmann, C. P., Divakar, N. G., Rao, U. N. N. 1974. A Study of Lathyrus Sativus. Indian
Journal of Nutrition and Dietetics.11: 178-187
Haqqani, A. M., Arshad, M. 1995. Crop Status and Genetic Resources In Asia. Pp. 59-65.
Lathyrus Genetic Resources In Asia. Proceedings of A Regional Workshop, 27-29
December 1995, India Gandhi Agricultural University, Raipur, India.
Jackson, M.T., Yunus, A.G. 1984. Variation in the Grass Pea (Lathyrus Sativus L) and Wild
Species. Euphytica 33: 549-559.
Jha, K. 1987. Effect of the Boiling and Decanting Method of Khesari (lathyrus sativus)
Detoxification on Changes in Selected Nutrients. Archivos Latinoamericanus De
Nutricion, 37 (1) : 101-107.
Johri, P.N., Prasad,T., Khan, N.A. 1963. Chemical Composition, Digestibility and Nutritive
Value of Khesari (Lathyrus Sativus) Grains. Indian Journal of Dairy Science.16:116120.
Klysha, A. I. 1990. Lathyrus Sativus Cv. Krasnogradskaya 5. Selektsiya I Semenovodstvo,
Ukrainian SSR. (6) 35.
Lopez Bellido, L. 1994. Grain Legumes For Animal Feed. Hernando Bermejo, J.E., Leon, J.
(Eds.) Neglected Crops: 1492 From A Different Perspective. Plant Production and
Protection Series No: 26 FAO, Rome, Italy. Pp. 273-288.
Low, R. K. C.,Rotter, R. G., Marquardt, R. R.,Campbell, G. C. 1990. Use of Lathyrus Sativus
L. (Var. Seminis Albi) As A Foodstuff For Poultry. British Poultry Science. 31: 615625,
Moslehuddin, A.B.M., Hang Y.D. 1987. Effect of Processing Methods on The Nutritional
Value of Lathyrus sativus Seeds. Nutr. Rep. In., 36 (5):1099-113.
Murti, V.V.S., Seshadri, T.R., Venkitasubramanıan, T.A., 1964. Neurotksik Compounds of
The Seeds of Lathyris Sativus. Phytochemistry, 3 : 73-78.
Bucak, B., Y. Konca, İ. Baysal, ve M. Çetin, “Mürdümüğün Hayvan Beslemede Kullanılabilme
İmkanları”, Uluslararası Hayvancılık ’99 Kongresi, 716-720, İzmir, 1999.
Rahman, M.M., Akhtar, N., Chowdhury, A.M. 1974. Proximate Composition of Foodstuffs In
Bangladesh. Part 1. Cereal and Pulses. J. Sci. Ind. Res. 9:129-133.
Raj, T., Narang, M.P. Sharma, V.K., 1982. Note On The Effect of Inclusion of Khesari (L.
Sativus) Dahl (Grain) In Calf-Starter On Blood of Calves. Indian Journal Animal
Science, 52 (9) : 795-797.
Rotter, R. G., Marquardt, R. R., Campbell, C. G. 1991. The Nutritional Value of Low
Lathyrogenic Lathyrus (Lathyrus Sativus) For Growing Chicks. British Poultry
Science. 32: 1055-1067.
Rihawi, S.,Williams, P. C., Somaroo, B. H. 1983. A Note of Changes Nutrition Efficiency of
Different Stages of Maturity. Purpose Legumes Research Vol. 16 Pp. 92-97.
ICARDA, Alleppo, Syria.
Sağlamtimur, T., Gülcan, H., Tükel, T., Tansı, V., Anlarsal, E., Hatipoğlu, R. 1986. Çukurova
Koşullarında Yembitkileri Adaptasyon Denemeleri 2: Baklagil Yembitkileri. Ç.Ü.
Ziraat Fakültesi Dergisi 1(3), 37-51.
Somogyi, J.C., 1978.Naturel Toxic Substances İn Food. Wld. Rev. Nutr.Diet., 29 : 42-59.
Yadav, C.R. 1995. Genetic Evaluation and Varietal Improvement of Grass Pea In Nepal. Pp
21-27. Lathyrus Genetic Resources In Asia. Proceedings of A Regional Workshop, 2729 December 1995, India Gandhi Agricultural University, Raipur, India. IBGRI Office
For South Asia, New Delhi, India.
Zeven, A.C., De Wet J.M.J. 1982. Dictionary of Cultivated Plants and Their Regions of
Diversity. Pudoc, Wageningen.
Download

MÜRDÜMÜĞÜN (Lathyrus ssp ) HAYVAN