www.pwc.com.tr
Munzam Sandıklara
İşverenlerce Yapılan Katkı Payı
Ödemelerine İlişkin Anayasa
Mahkemesi Kararı
Bankacılık ve Sermaye Piyasaları Bülteni
26 Mart 2015
Anayasa Mahkemesi kararı ve vergilendirmeye ilişkin esaslarda
ulaşılabilirlik ve öngörülebilirlik
I. Giriş
2012 yılında yapılan vergi incelemesi
neticesinde, 2007 yılında işverence
munzam sandığa yapılan katkı payı
ödemelerinin vergilendirilmesi gerektiği
sebebiyle tarh olunan vergilere ilişkin
olarak ilgili şirket tarafından Anayasa
Mahkemesi’ne bireysel başvuruda
bulunulmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı 21
Şubat 2015 tarihli ve 29274 sayılı Resmî
Gazete’de yayınlanmıştır.
- Ödemelerin kıyas yapılmak yoluyla ücret
olarak kabulünün verginin kanuniliği
ilkesine aykırı olduğu,
- Söz konusu ödemelerin ücret olmadığına
dair önceki tarihlerde verilmiş Maliye
Bakanlığı muktezası bulunduğu,
- Başvuru konusu vergilendirme işlemlerine
kadar katkı paylarının ücret olarak kabul
edilerek vergilendirileceğine ilişkin idari
bir uygulamanın ve yargısal bir içtihadın
bulunmadığı,
II. Başvurucunun iddiaları ve talebi
- Munzam sandıkların temel amacının
emeklilik sonrası emekli aylığı ödemek
Başvuran şirket tarafından mülkiyet ve adil
olduğu,
yargılama haklarının ihlal edildiği ileri
sürülmüştür.
- Emekli aylığı ödemeleri ile ilgili 193 Sayılı
Gelir Vergisi Kanununda farklı
Başvurucu tarafından;
düzenlemelerin bulunduğu ve buna göre
emeklilik veya maluliyet koşulları
- İşverence sandığa yapılan katkı payı
gerçekleşmeden söz konusu kuruluşlara
ödemelerinin vergiye tabi ücret özelliği
yapılan ödemelerin vergilendirilmesinin
taşımadığı,
mükerrer vergilendirmeye sebep olacağı
iddia edilmiştir.
- Yapılan katkı payı ödemelerine ilişkin
olarak çalışanların tasarruf hakkının
bulunmadığı ve bu sebeple gelirin “elde
edilmiş olma” unsurunun
gerçekleşmediği,
PwC
2
Buna göre;
1. Tarh edilen vergi ve kesilen
cezanın hukuka aykırı olduğu
ileri sürülerek Anayasa’nın 35.
maddesinde yer alan mülkiyet
hakkının,
2. Dava dilekçesinde delil olarak
ibraz edilen Maliye Bakanlığı
Muktezası ve Yargıtay Kararı
dikkate alınmadan karar alınmış
olması sebebiyle Anayasa’nın 36.
maddesinde yer alan adil
yargılanma hakkının,
3. Ücret kapsamında yer almayan
bir ödemenin ücret sayılarak
vergilendirilmesi dolayısıyla da
Anayasa’nın 73. maddesinde yer
alan verginin kanuniliği ilkesinin
ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
Bu ihlallerin giderilmesi için
yeniden yargılama yapılması
veya tazminat ödenmesi
talebinde bulunulmuştur.
PwC
III. Anayasa Mahkemesi
kararına giden yolda adım
adım
Karar’da belirtildiği üzere, mülkiyet
hakkının vergi yolu ile
sınırlandırılmasının meşruiyetinin
sorgulanabilmesi için yapılan
düzenlemelerin “ulaşılabilirlik” ve
“öngörülebilirlik” ölçütleri ile
değerlendirilmesi gerektiği
belirtilmiştir. Bir başka deyişle,
vergilendirme yoluyla mülkiyet
hakkının sınırlandırılabilmesi için
ilgili kanunun hükümlerinin
“ulaşılabilir” ve vergi mükelleflerince
“öngörülebilir” olması gerekmektedir.
“Ulaşılabilirlik”- hukuki
düzenlemenin aleni olması,
yani yayımlanması,
“Öngörülebilirlik” – hukuk
kurallarının uygulanması
halinde doğabilecek sonuçların
önceden tahmin edilebilmesi,
olarak tanımlanmıştır.
3
Özetle kararda;
• İdari bir düzenleme ya da uygulama
olmadığı, dolayısıyla başvuru
konusu olayların yargıya intikal
etmediği ve yargısal içtihadın
bulunmadığı,
• Konuya ilişkin yargısal içtihattın
olmadığı,
• Vakfa ödenen katkı payları üzerinde
çalışanların tasarruf hakların
bulunmadığına ilişkin Yargıtay
içtihadının bulunduğu,
• Vergi tekniği raporunda zikredilen
Danıştay içtihatlarının doğrudan
konu ile ilgili olmadığı,
• Defalarca vergi denetimi
yapılmasına rağmen, 1974 yılında
kurulan ve hala faaliyetlerine devam
etmekte olan vakfa yapılan
ödemelerle ilgili herhangi bir
eleştirinin dile getirilmediği,
• Ödemelerin ücret olarak
değerlendirilmesi ve
vergilendirilmesine ilişkin
uygulamanın 2012 yılında yapılan
vergi incelemesi sonucu düzenlenen
vergi tekniği raporuna istinaden
başlatıldığı,
IV. Sonuç
Bu hususlar dikkate alındığında özetle,
• 1974 yılında kurulan Vakıf ödemeleri
için, 2012 yılında vergi incelemesi
yapılana kadar Vergi İdaresi’nin
işverence yapılan ödemelerin
vergilendirilmesine ilişkin bir
girişiminin olmaması,
• Katkı payı ödemelerinin yapıldığı
dönemde kanun hükmünün, idari
düzenlemelerin ve içtihadın açık ve
net olmaması,
• Vakfa işverenlerce ödenen katkı
payları üzerinden çalışanların
tasarruf haklarının olmamasına
ilişkin Yargıtay kararının bulunması,
• Katkı paylarının ücret olarak
vergilendirilmesine gerek olmadığı
yönünde Mali İdare’nin muktezasının
bulunması,
sebepleriyle başvurucunun talebi
olumlu
değerlendirilmiş ve mülkiyet hakkının
ihlal edildiğine hükmedilmiştir.
belirlenmiştir.
4
PwC
Ekibimiz
Bu bülten hakkında daha fazla bilgi almak için Banka ve Sermaye Piyasaları ekibimizden
aşağıdaki kişilerle temasa geçebilirsiniz:
Umurcan Gago,
Partner
PwC Vergi ve Hukuk Hizmetleri
Tel: +90 (212) 326 6098
E-mail: [email protected]
Barış Yalçın,
Direktör
PwC Vergi ve Hukuk Hizmetleri
Tel: +90 (212) 326 6536
E-mail: [email protected]
www
PwC Bankacılık ve Sermaye Piyasaları Vergi Hizmetleri
© 2015 PwC Türkiye. Tüm hakları saklıdır. 'PwC', PwC Türkiye veya kullanım içeriğine göre gerektiğinde, PricewaterhouseCoopers küresel şirketler ağını
veya bu ağa bağlı her biri ayrı tüzel kişilikler olan diğer üye şirketleri temsil eder. 'PwC Türkiye', Başaran Nas Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik A.Ş., Başaran Nas Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. ve PwC Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. ticari unvanları ile Türkiye'de kurulmuş tüzel
kişiliklerden oluşan PwC Türkiye organizasyonunu ifade ve temsil etmektedir.
Download

26 Mart 2015 Munzam Sandıklara İşverenlerce