ISSN
Güvenlik Toplant›s› iki
haftada bir
yap›lacak
1308-7622
Ulusal güvenlik, Baflbakan baflkanl›¤›nda
görüflüldü. Toplant›, 2 haftada bir düzenlenecek.
12 Eylül 2014 Cuma
Fiyat› 25 Kr
www.yedigüngazetesi.com.tr
HABER‹ 12’DE
Obama’n›n Ifi‹D’i Yok Etme Plan› ‘BEN’ dolu…
SANK‹ SÜPERMEN!
Baflkan Barack Obama, Irak fiam ‹slam Devleti (Ifi‹D) terör örgütüne karfl› yeni mücadele
stratejisini aç›klarken ABD’yi ve kendisini öne ç›karan, ‘süper güç’ vurgusunu ihmal etmedi.
Yeni hükümet tamam
Türkiye
Irak’tan
memnun
Türkiye, "Irak'ta
Haydar El-Ebadi
baflkanl›¤›ndaki yeni
hükümetin güvenoyu
alarak göreve bafllamas›n›
memnuniyetle"
karfl›lad›.
Baflbakan
Davuto¤lu ve D›fliflleri
Bakan›
Çavuflo¤lu
Irakl› meslektafllar›n›
tebrik etti.
HABER‹
12. SAYFADA
“Amerika'n›n bu terörist tehdidi etkisiz hale getirmek için genifl bir
koalisyona liderlik edece¤ini aç›kl›yorum.”
“Hedefimiz çok aç›k:
Kapsay›c› ve sürdürülebilir bir terörle mücadele
stratejisiyle Ifi‹D'in gücünü azaltaca¤›z ve tamamen yok edece¤iz.”
“Ifi‹D'in, ‹slam ile alakas› yok. Ifi‹D,
kesinlikle bir devlet de de¤il. Ifi‹D
bir terör örgütü, bu aç›k ve net.”
ABD Baflkan› Obama’n›n her sat›r›nda, ‘Dünyan›n hakimi
benim. Amerika olmasa yand›n›z’ vurgusu var!
En zay›f kadromuzla dünyada ilk 8’e girdik
çeyrektir
büyüyoruz
TÜ‹K, y›l›n ikinci
çeyre¤ine iliflkin
Gayri Safi Yurtiçi Has›la (GSYH) sonuçlar›n›
aç›klad›. Türkiye ekonomisi, 2014'ün ikinci
çeyre¤inde yakalanan
2,1'lik büyüme ile üst
üste 19 çeyrek büyüdü.
Buna göre, üretim yöntemiyle GSYH, 2014 y›l›
ikinci çeyre¤inde geçen
y›l›n ayn› çeyre¤ine göre
sabit fiyatlarla yüzde
2,1'lik art›flla 30 milyar
803 milyon lira, cari fiyatlarla
ise
yüzde
9,7'lik art›flla 423 milyar 921 milyon lira oldu. HABER‹ 12’DE
BASKET-MASKET!
Basketbol’da 2014 FIBA Dünya Kupas› tüm h›z›yla devam ederken A Milli Basketbol
Tak›m›m›z, çeyrek final maç›nda Litvanya'ya yenilerek yurda döndü. Önce bir teflekkür
flart. Çünkü, iflin uzmanlar› der ki: Son y›llar›n en zay›f tak›m›yla oradayd›k…
Gençlik ve Spor Bakan› Akif Ça¤atay K›l›ç’›n, “Biz onlarla gurur duyuyoruz” demesi bundan. A Milli Tak›m
Baflantrenörü Ergin Ataman’›n genç ve yetenekli bir jenerasyon geldi¤ini, yak›n zamanda her turnuvaya
madalya için gidece¤imizi söylemesi gelecek ad›na umudumuzu artt›rd›. Litvanya maç›n› de¤erlendirirken,
“Maç›n sonucunu d›fl at›fllar belirledi” demesi, karfl›laflmay› gözümüzün önüne getirdi ki hakl›.
Litvanya’n›n
d›fl at›fllarda
19'da 10 gibi müthifl bir yüzdeyle oynamas›,
bizim
18'de 3 ile yüzde
17'de kalmam›z her
fleyi özetliyor. Türkiye Basketbol Federasyonu Baflkan›
Demirel’in, “Bulundu¤umuz s›ralamaya uygun bir netice
ald›k” demesi, A
Milli Tak›m Yard›mc›
Antrenörü
Sar›ca’n›n, “Buradaki çok üst düzey
mücadelemizi
ve
arzumuzu, umut
vererek gelen yeni
neslin üzerine yap›flt›rmal›y›z” elbette önemli. Yine de;
12. Sayfada
‹sa Kayacan
S›ras› Geldikçe
8. Sayfada
Prof.Dr.Nurullah Çetin
Türkçe Bak›fl
9. Sayfada
M.Nuri Parmaks›z
Bencileyin Sözler
8. Sayfada
Nurullah Ayd›n
Ara-S›ra
Basketbolu sonradan seven bir Milet olduk
Öyle oldu sevinci gerçekten orda bulduk
Sevindirik iken de kimi gün saç-bafl yolduk
Potan›n filesinde ‘k›lç›ks›z’ say›m›z az
On y›llar öncesinden nesil geldi bugüne
Biliyoruz elbette nas›l geldi bugüne
Baflar› o nesille as›l geldi bugüne
Basketbolcu do¤uran siporcu soyumuz az
Bizi sevindiren çok baflar› yok say›lmaz
‹nkarc› de¤iliz ki yok desek de duyulmaz
Millet bunu istiyor baflar›ya k›y›lmaz
Maddi-manevi ifli savunan köyümüz var
Dünya ikincili¤i hepimizi mest etti
Oniki dev adam bu; rakibini post etti
Baflar›s›z sonuçlar Türkiye’yi hast’etti
Gençler ile yak›nda dikecek tüyümüz var
Futbolu, basketbolu ihmal eden yan›l›r
Di¤er sipor dallar› sanki yoktur san›l›r
Baflka ülkelerdeyse taçt›r bafla konulur
K›v›rmaya müsait onlarca ‘fleyimiz’ var
Dursun ERKILIÇ
14. Sayfada
14. Sayfada
“Bu sadece bizim savafl›m›z de¤il.
Amerikan gücü kesin bir farkl›l›k
yaratabilir ama Irakl›lar›n kendisi için
yapmas› gereken bir fleyi biz onlar için
yapamay›z veya bölgelerinin güvenli k›l›nmas›nda Arap ortaklar›n yerini de
alamay›z.”
“Baflkanl›¤›m›n ana ilkesi flu: E¤er
Amerika'y› tehdit ediyorsan›z, s›¤›nacak güvenli bir yer bulamayacaks›n›z… Amerikan güçleri, muharip misyon
üstlenmeyecek. Irak'ta yeni bir kara savafl›na sürüklenmeyece¤iz.”
Gençlik ve Spor Bakan› Ça¤atay K›l›ç Basketbolcular› kutlarken (solda), sporcular›m›z üzgündü (üstte). Ergin Ataman
ise parlak gelecek müjdesi verdi (sa¤da).
Bu bir futbol
yaz›s› de¤ildir
Kültürel Boyut
“E¤er bafl›bofl b›rak›l›rlarsa, bu teröristler
bu bölgenin ötesine de giderek artan bir tehdit
oluflturabilirler, ABD de
dahil.”
“Ülkemizi tehdit eden teröristleri
nerede olurlarsa olsunlar ele geçirece¤iz. Bu hem Suriye hem de Irak'ta bu
teröristlere karfl› harekete geçmekte tereddüt etmeyece¤im anlam›na geliyor.”
Fehmi Koru
Hayrettin ‹vgin
Obama, “Amerika'n›n bu terörist
tehdidi etkisiz hale getirmek için genifl bir koalisyona liderlik edece¤ini
aç›kl›yorum. Hedefimiz çok aç›k: Kapsay›c› ve sürdürülebilir bir terörle mücadele stratejisiyle Ifi‹D'in gücünü azaltaca¤›z
ve tamamen yok edece¤iz” dedi.
ÖNEML‹ SATIR BAfiLARI
ABD ‹ç Güvenlik
Bakanl›¤› yetkilileri, Irak fiam ‹slam
Devleti (Ifi‹D) örgütü
ile ba¤lant›l› militanlar›n güney s›n›r›ndan ABD'ye girifl yapma planlar›na iliflkin
istihbarat bilgisi oldu¤unu söyledi.
HABER‹ 12’DE
‘19’
ABD’de
Ifi‹D
alarm›
Ifi‹D YOK ED‹LECEK…
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemiz Gazetemiz
da
ta
https://www facebook com/YediGün Gazetesi
https://www twitter/yedigun gazetesi
HABER‹ 12. SAYFADA
‹steyen kriptolu cep
telefonu kullanacak
Bilim, Sanayi e Teknoloji Bakan›
Fikri Ifl›k, "Devletin zirvesinin
kulland›¤› kriptolu telefonlar›n dinlenmesinin ard›ndan yeni kriptolu telefonlar haz›rland›. Yaz›l›m› ve donan›m› de¤ifltirilen yenikriptolu telefonlar›n y›lbafl›nda
devletin
üst yöneticilerine da¤›t›lacak" dedi.
Bakan
I fl › k ,
"TÜB‹TAK sivillere yönelik
kriptolu telefon
projesi
yürütüyor.
‹steyen kriptolu cep telefonu kullanabilecek" diye
konufltu.
HABER‹ 12.
SAYFADA
11 Eylül 2014 Resmi Gazete
2014/6736
Elaz›¤ ‹linde Tesis Edilecek Pembelik Baraj› ve Hidroelektrik Santralinin Yap›m›
Amac›yla Baz› Tafl›nmazlar›n Maliye Bakanl›¤› Taraf›ndan Acele Kamulaflt›r›lmas› Hakk›nda Karar
2
SINEMA
TV / MAGAZIN
12 Eylül 2014 Cuma
Doğuş ‘Aşkkopat’ adlı film çekiyor
EDİRNE- Şarkıcı
Doğuş, "Aşkkopat" adlı
filminin çekimlerine
Edirne'de başladı.
Doğuş, sette gazetecilere
yaptığı açıklamada, filmin
romantik komedi ve dram
unsurları içerdiğini söyledi.
Filmde engelli bir kıza
olan aşkının anlatıldığını
ifade eden Doğuş, "Keyifli
bir proje bu. Üç tane
arkadaşın yurttan çıkmasıyla başlayan bir serüven. Çok
değerli ve kıymetli oyuncu
arkadaşlarımla beraber bu
projede yer aldığım için
mutluyum. İnşallah çok
keyif alacağımız güzel bir
proje geliyor" dedi.
Doğuş, daha önce dizi
çektiğini, sinema filminin
ilk olduğunu belirterek, 3-4
hafta sürecek çekimlerin
tamamının Edirne'de
gerçekleştirileceğini dile
getirdi.
Yönetmen Haydar Işık
ise filmde bir aşk
hikayesinin anlatıldığını
aktardı.
Filmi Edirne'de çekmeye karar vermelerinin bir
nedeninin de tarihi dokusu
olduğunu belirten Işık,
"Filmde DJ Afrikalı Ali,
Yıldız Asyalı, Selahattin
Taşdöğen ve yine birbirinden değerli tiyatro
sanatçılarımız oynuyor"
diye konuştu.
(AA)
RTÜK kadına şiddeti affetmedi
ANKARA - Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunca
(RTÜK), Songül Karlı'nın
Kanaltürk'teki programına,
eşini 43 yerinden tornavidayla yaralayan kişinin konuk
alınarak şiddetin teşvik
edildiği ve kanıksatıldığı
gerekçesiyle para cezası verildi. AA muhabirinin edindiği
bilgiye göre, Üst Kurul,
dünkü toplantısında,
Kanaltürk'te 27-28 Ağustos'ta
yayınlanan "Songül Karlı İle
Yeniden" programına, eşini
yaralayan kişinin konuk
edildiği ve medyaya da yansıyan konuyla ilgili hazırlanan uzman raporunu
görüştü.
RTÜK, söz konusu yayın
nedeniyle kanalın, 6112
Sayılı Yasa'nın 8/1 maddesinin (s) bendinin ihlal
edildiği yönünde karara
varılarak kanala, geçen ayki
reklam gelirlerinin yüzde 2'si
oranında para cezası uygulanması uygun bulundu.
Karara ilişkin hazırlanan
raporda, kadına yönelik şiddet olaylarının gittikçe arttığı
belirtilerek, toplumsal bir
sorun haline gelen "kadına
yönelik şiddet" hususunda
yayın yapan kuruluşların
konunun hassasiyetine özen
göstermeleri, reyting
kaygısından uzak, sorumlu
yayıncılık anlayışıyla yayın
yapmaları gerektiği kaydedildi. (AA)
Günlük TV Programı
20:45 MAYMUNLAR CEHENNEMİ 14:30 BATMAN DAİMA
Yapımı : 2011 - ABD
Tür : Bilim Kurgu ,
Aksiyon
Süre: 105 Dak.
Yönetmen : Rupert
Wyatt
Oyuncular : James
Franco , Tom Felton ,
Freida Pinto , Andy
Serkis , Don Cheadle
Senaryo : Rick Jaffa ,
Amanda Silver
Yapımcı : Peter Chernin
, Thomas M. Hammel
Film, günümüz San
Francisco'sunda maymunların zeka gelişimlerini inceleyen bir
adamın bu deneyle ilgili
tüm tecrübelerini
anlatıyor.
insanlar ve maymunlar
arasındaki savaşta çok
önemli bir figür haline
gelen genç bir bilim
adamı etrafında gelişiyor. wild rodman (james
franco), maymunlar
üzerinde Alzheimer
hastalığına çare bulmak
için testler yapıyor fakat
maymunlardan Ceaser
adındaki biri, hızlı
gelişim göstermeye
başlıyor.
Orjinal İsmi:Rise
Of The Planet Of
The Apes
Yönetmen:Rupert
Wyatt
Oyuncular:Andy
Serkis, James
Franco,Terry
Notary,Karin
Konoval, Freida
Pinto
Yapım Yılı:2011
Tür:Bilim
Kurgu/Aksiyon
Genç bir bilim
adamı, Alzheimer
hastalığına çare
bulabilmek için
maymunlar
üzerinde deneyler
yapmaktadır,
fakat deneyleri
sürekli başarısız
olmaktadır. Fakat
bir gün maymunlardan bir
tanesi hızlı bir
gelişim gösterir.
Onu gizlice evine
getirir ve evinde
bakmaya karar
verir.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Sarayın İncisi
07:00 Sabah Haber
08:15 Böyle Bitmesin
10:20 1'de Bugün
10:35 Beni Böyle Sev
13:00 Haber
13:15 Spor
13:18 Hava Durumu
13:25 1Çorba
13:30 Küçük Hanımefendi
15:00 1'de Bugün
15:15 Joker
16:45 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Yabancı Sinema "Neşeli
Ayaklar"
21:50 Beni Böyle Sev
00:05 Joker
01:45 Yedi Güzel Adam
03:25 Yoldaki Haber
07:00 Selena
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Çocuklar Duymasın
14:50 Alemin Kıralı
16:30 Zahide ile Yetiş Hayata
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Diğer Yarım
23:15 HAWAII FIVE 12
00:15 Kaçak
02:45 Sınırların Ötesinde
05:40 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
20:30 medcezir
23:30 Yerli Dizi
01:20 Kim O!
00:00 Oynat Bakalım
01:00 Batman Dönüyor (Tekrar)
03:00 Aramızda Kalsın
04:45 Oynat Bakalım
05:45 Söyle Söyleyebilirsen
07:30 Batman (Tekrar)
08:10 Batman
09:05 Duck Dodgers (Tekrar)
09:30 Duck Dodgers
10:00 Aramızda Kalsın
13:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
14:30 Batman Daima
17:15 Ben Bruce Lee'yim
19:30 Karayip Korsanları: Sinema
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:30 HAFTANIN ANNESİ
11:45 DÜNYAYI GEZİYORUM
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE ÖĞLE
HABERLERİ
12:50 FATMAGÜL'ÜN SUÇU NE?
15:00 SONGÜL KARLI İLE
YENİDEN
16:45 HAFTANIN ANNESİ
18:15 EKİN OLCAYTO İLE ANA
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI SİNEMA
MAYMUNLAR CEHENNEMİ
BAŞLANGIÇ
21:50 YABANCI SİNEMA
00:00 THE WALKING DEAD
00:50 YABANCI SİNEMA
MAYMUNLAR
CEHENNEMİ:BAŞLANGIÇ02:40 YABANCI SİNEMA
DARBE-TEKRAR
04:30 DÜNYAYI GEZİYORUM
05:30 FATMAGÜL'ÜN SUÇU NE
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım
11:00 Özledim Seni
13:00 Gün Arası
13:30 Çok Güzel Hareketler Bunlar
15:00 Evim Şahane
17:00 Arka Sokaklar
18:50 Koca Kafalar
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Arka Sokaklar
22:15 Sinema
01:00 Kanlı Otoyol
02:30 Alın Yazım
Deniz Seki'nin
yeni albümü
yakında çıkıyor
İSTANBUL - Hakkındaki yakalama kararı çıktığı Mayıs'tan beri kayıp olan Deniz Seki'nin yeni
albümü 'İz' Ekim'de piyasada olacak.
Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan hakkında
hapis ve yakalama kararı çıkan Deniz Seki'den yeni
haber.
Mayıs'tan beri sırra kadem basan Seki'nin 'İz'
isimli yeni albümü Ekim'de çıkacak.
Yapımcı Bülent Seyhan; ailesi aracılığıyla
Deniz Seki'den albümü çıkarmak için onay aldığını
söyledi. Seki'nin nerede olduğunu ise bilmediğini
söyleyen Seyhan, "Deniz çok iyi korunuyor.
Eminim de neredeyse sade ve çok güzel bir hayat
yaşıyordur" dedi.
Vizyona yeni
giren filmler
"Hedefteki Adam"
Roger Donaldson'un yönettiği ve
Pierce Brosnan, Luke Bracey, Olga
Kurylenko ile Bill Smitroich'in
oynadığı "Hedefteki Adam" gerilim
meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. ABD yapımı filmde
başarısız bir davanın ardından işinden
ayrılan emekli bir CIA ajanı olan
Devereaux'un tekrar çağrıldığı özel bir
görevde eski öğrencisi ile karşı karşıya
gelmesi ve yüksek mevkilerdeki CIA
yetkilileri ile Rusya'nın yeni seçilmiş
devlet başkanını da içine alan bir komplonun ortasına düşmesi anlatılıyor.
"Stajyer Mafya"
Eray Koçak'ın yönettiği ve Naz
Elmas, Hilmi Cem İntepe, Lemi
Filozof ile Abidin Yerebakan'ın
oynadığı "Stajyer Mafya" komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Filmde çocukluktan beri arkadaş
olan Birol ve Ayhan'ın, hiç istemedikleri halde mafya işlerine bulaşmaları
ve hiç anlamadıkları mafya işleri
sırasında yaşadıkları komik olaylar
izlenebilecek.
Oktay Kaynarca’dan
deniz temizliğine destek
MUĞLA - Tiyatro ve sinema oyuncusu Oktay
Kaynarca, Bodrum'da çevre kirliliğine dikkat çekmek için 3 metre yüksekliğinde atıklardan balık
maketi yapan guruba destek verdi.
Yönetmen Harun Özakıncı'nın öncülüğünde
kendilerine "İnaf Gari" hareketi adı veren gurup,
Kabakum Plajı'nda denizden çıkardıkları, saat, pet
şişe, yangın tüpü, otomobil lastiği, jant gibi atıkları
daha önce demirlerden yapılan balık maketine yerleştirdi.
Tamamlandığında atıklardan yapılan 3 metre
yüksekliğinde balık maketi olacağı belirtilen çalışmaya evi bölgede bulunan Kaynarca da destek oldu.
Balık maketine denizden çıkarılan yangın tüpünü
yerleştiren Kaynarca, "Artık denizleri kirletmeyelim" çağrısında bulundu.
Denizlerin kirletilmesinin dünyanın ömrünü
kısalttığını ifade eden Kaynarca, "Bir gün temizlik
anlamında denizleri bitirirsek kendimizi de bitireceğiz. Denizlerin daha fazla kirlenmesinin hayatımızı durdurabileceğini unutmamalıyız. Sadece
plajlardaki atıkların değil denize bırakılan pisliklerinin de cezasını çekeceğiz" diye konuştu.
ANKARA
12 Eylül 2014 Cuma
3
Belediye personeline
halkla ilişkiler
eğitimi verildi...
Türkiye ekonomisinde önemli bir
yer tutan Erdemir, uzun
süredir farklı bir olayla
anılıyor. Rıdvan Saygı
isimli bir vatandaş,
Erdemir’in gerçek
sahibi olduğunu iddia
ediyor. Aile adına ilk
davayı annesi Nazife
Saygı açtı. Vefatından
sonra oğlu Rıdvan
Saygı bu süreci
devam ettirdi.
RÖPORTAJ: Gazi BOZKURT
Mahkemeye yansıyan bu iddia,
sonuçları itibariyle ilginç bir hal alacak gibi… 2008 yılında Yürütmeyi
durdurma ve özelleştirmeyi iptal
kararı da bulunuyor. Saygı, konuyla
ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
-Sayın Saygı, Erdemir'in
sahibi olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Bu konu hakkında bilgi
verir misiniz ?
-1999 yılında kökümüze ait olan
Kızılca Köyü’nde kadastro çalışmaları başladı. Akrabalarım orada
yaşamalarına rağmen kadastro
çalışmaları kapsamında hiç bir
arazi ve hisse yazılmıyordu. O
zamanki kadastro müdürü ile bazı
problemler yaşadık. Murisi evvelimiz Kömürcüoğlu Halil ve Küçükoğlu
Hasan idi. Tapuları takip ederken,
Erdemir'in arazilerinin tapu kayıtlarının murisi evvelim¬izden intikal
ettiğini ve Kömürcüoğlu Halil'in
namı değer Halil Paşa lakaplı '7-8
Halil Paşa' olduğunu öğrendim.
- Erdemir'in tapularının ailenize miras olarak kaldığını mı
savunuyorsunuz?
- Evet. 2002 yılında Ereğli
Asliye Hukuk Mahkemesi'nden
Erdemir'e dava açtım. Yerlere tedbir konulmasını istedim.
Mahkemede yerlere tedbir koydu.
İstanbul Men-kul Kıymetler
Borsası'na (İMKB) bildirdiğim halde
kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadı. Bu durum ka¬nuna karşı suç
teşkil etti. Fabrikanın arazileri tedbirli iken Özelleştirme İdaresi
özelleştirmeye çıkarttı. Erdemir'i
ihaleye çıkartması, usul ve yasaya
aykırı bir durum teşkil edi¬yordu.
.Özelleştirme çıkmadan önce
Zonguldak İdare Mahkemesi'ne
nakdi hak davası açıldı. Oradan da
Danıştay 15-Dairesi'ne sevk edildi.
Halen devam ediyor. İMKB'de bu
davayı kamuoyuna bildirmeyerek suç işlem-
eye devam ediyor. Bunun neticesinde Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığına Özelleştirme İdaresi
Başkam ve İKMB Başkanı hakkında suç duyurusunda bulundum.
-Erdemir yetkilileriyle
görüştünüz mü?
-Arazilerin benim olduğunu
öğrendikten sonra yazılı olarak
Erdemir'e dilekçe ile başvurdum.
Sonunda hukuk müşavirleri
aracılığı ile kanuna karşı hile yoluyla cevap verildi. Verilen cevapta
'Ada, pafta ve parsel' bildirilmesini
istediler. Bende bunun sonunda
Asliye Hukuk Mahkemesi'ne
başvurdum. Kökümüzü
araştırdığımızda Osmanlı ve Roma
Hanedanlığı'na ulaştığını öğrendim.
Ada pafta parsel numarasına
gelince şöyle ki; Sahip olduğum
arazilerin 60 ada ı parsel olarak
kayıtlı olduğunu gördüm. Konunun
uzmanları 60 ada ı parselin ne
olduğunu biliyorlar. 6p ada ı parsel
harita üzerinde geniş bir alanı kapsıyor. Havza-i Fahmiye'nin
Teskereyi Seniye haritasında
açıkça bellidir. Aşağı yukarı Batı
Karadeniz Bölgesi'nde 4-5 ili kapsıyor.
-Yani iddia ettiğiniz gibiyse
bu haritalara göre Erdemir'in
arazileri sizin…
-Evet. Muhlisi evvelimiz Halil
Paşa'dan adımıza intikal ettirilmiş
Türkiye Cumhuriyeti tapusudur.
Bunların hepsi tapu kayıtlarında
bellidir.
-Bu arazilere sahip olan
Erdemir, dev bir sanayi şirketi
konumunda… Şirket üzerinde de
bir hakkınız var mı?
-Yukarıda bahsettiğim üzere
Osmanlı ve Roma Hanedan'ı
olduğumu açıklamıştım. Mustafa
Kemal Atatürk Lozan Barış
Anlaşması'nda, 'Biz yeni kurulduk.
Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz.
Osmanlı İmparatorluğu ile bir
bağımız yoktur. Fakat Osmanlı ve
Roma coğrafyasında hanedana ait
olan ayni ve nakdi hakların kişinin
üzerinde olduğunu 55 ülkeyi
kap¬sayan hakların kişiyle
görüşmeleri gerektiğini, kişiyle
görüşene ka¬dar kendilerinin kira
ödemeleri gerektiğini anlatmış ve
bu anlaşma ile imzalamıştır.
Madeni ve bank¬not arasındaki
fark bellidir. Türkiye Cumhuriyeti
Devleti iki sistem üz¬erine kuruludur. Biri Cumhuriyet, biri de
Cumhuriyeti'dir. Bunun neticesinde,
yurtdışından gelen ge¬lirler Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası'nda
birikmektedir. Kayyumu da
Cumhurbaşkanı’dır. TC'de TAŞ'ler
kurulacağı zaman bu paradan
finans¬man sağlanmaktadır. Bu
paradan finansman sağlandığı için
kayyumun gözetimde hisseler o
kişinin adına yapılmaktadır.
Dolayısıyla Erdemir'in de nakdi
hakkı da üzerimize kayıtlıdır.
Cumhuriyet ve Cumhuriyeti birbirin¬den ayrılmayan parçalardır.
Devletin devamlısını temsil eder.
-Buna göre Erdemir'in kuruluş hisseleri sizin mi oluyor?
-Evet, kuruluş hisseleri bize aittir. Ayrıca, daha önce bir gazeteye
yaptığım açıklamada borsada işlem
gören Erdemir his¬selerinin ikinci
kayıt olduğunu iddia etmiştim.
Zaten bu hisseler yönetimde söz
sahibi olacak hisseler değildir. Bu
yüzden bu hisselerin benle ilgisi
yoktur. 7462 Sayılı Erdemir Kuruluş
Kanunu'nda açıkça bellidir. Kurucu
hisseler ailemiz adına kayıtlıdır. Bu
hisselerde 'satılamaz' şerhi bulunmaktadır.
-Bu iddialarınıza göre
Erdemir'in OYAK'a satılamamış
olması gerekiyordu. Bu konuda
ne söylemek istersiniz?
-Dönemin Başbakanı kanun
hük¬münde kararnameyle
özelleştirme¬lere açık hale getirmiştir. Türkiye'de tüm yapılan
özelleştirmeler ka¬nuna aykırıdır.
Bütün özelleştirilen şirketlerde
‘satılamaz’ şehri bulunmaktadır.
Dolayısıyla yapılan tüm
özelleştirmeler hukuka aykırıdır.
-Bu işin sonunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?
-Osmanlı ve Roma hanedanı
olduğumu belirtmiştim. Haklarım
üzerinde satılamaz şerhi bulunuyor. Sadece koruyucusuyuz. Bu
işin sonunda, herkesin vatandaşlık kimlik numarasına göre 75
milyon kişiye biner lira yatıracağım.
Başkentli iş adamlarına
Ruanda’dan yatırım çağrısı
Mamak kurbana
hazırlanıyor...
Mamak Belediyesi, 170 dönüm alan üzerine
Ortaköy’de kurulan kurban satış ve kesim
alanında hazırlıklarını sürdürüyor.
HABER MERKEZİ Mamak Belediyesi Ortaköy
Kurban Alanı her türlü ihtiyaca
cevap verecek şekilde düzenlendi. Yapılan çalışmalarla 370
çadırlık kurban alanında 200
çadır şimdiden satıcısını buldu.
Kurban bayramı öncesi hem
satıcıların hem de vatandaşların
ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmaların eksiksiz devam ettiğini
belirten Mamak Belediye
Başkanı Mesut Akgül, vatandaşlarımızın Kurban
Bayramı'nda sağlıklı, temiz
ortamlarda kurban kesebilmeleri
için elimizdeki imkânlarımızı
seferber ettik dedi.
Akgül, vatandaşların daha
hijyenik şartlarda kurban alış
verişlerini yapmaları için Kurban
Bayramı öncesi tüm hizmetlerin
titizlikle yürütülmesi için Zabıta
Müdürlüğü’ne talimat verdi.
Kurban Pazarı’na giriş yapacak
kurbanlıklar, görevli zabıta ekipleri ve uzman veteriner hekimlerin kontrolünden geçerek kur-
ban pazarına giriş yapacak. İnsan
sağlığını tehdit eden kurbanlıklar
pazara sokulmayacak. Ayrıca
hayvan kesimine tahsis edilen
yerler dışında hayvan kesimi ve
kesilen hayvan atıklarını sokağa
veya kamuya ait sair alanlara
bırakan kişilere Kabahatler
Kanunu'na göre cezai işlem
uygulanacak. Kurban pazarında
tuvalet ve banyoların bulunduğu
2 bina yer alacak. 24 saat görev
yapan jandarma, zabıta, güvenlik
görevlilerin yanı sıra İlçe
müftülüğünce görevlendirilecek
dini hizmetler danışma bürosu
oluşturulacak. İtfaiye, otopark,
veteriner ve doktorların bulunduğu sağlık merkezi noktasının
yanına da seyyar kafeteryalar
kurulacak. Tüm gün güvenliğin
sağlandığı alanda hayvan taşıyan
kamyon ve misafirlerin araçlarını
park edebileceği 2 bin araçlık
otopark yer alacak. Kurbanlar
için kurulan çadırların arasına
her 25 metrede bir su imkânı
sağlanacak.
HABER
MERKEZİ Kazan
Belediyesi
çalışanlarına iki
haftalık halkla
ilişkiler semineri
verdi.
Kazan
Belediyesi, halkla
ilişkilerde kaliteyi
artırmak, sorunların çözümüne
katkıda bulunmak,
gelişen ve değişen mevzuata uyum sağlamak amacıyla her kademedeki çalışanlarına eğitim semineri
verdi. Belediye Meclis Salonunda iki hafta süreyle
gerçekleştirilen ve alanlarında uzman kişilerin görev
aldığı seminerlerin sonuncusunun sunumunu
Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Yazıcı yaptı.
El sıkmadan, vatandaşı karşılamaya, protokole,
nezaket ve zarafete ilişkin uyulması gereken kuralları anlatan Başkan Yardımcısı Yazıcı, söylediklerini
uygulama ile gösterdi. Yazıcı, “Belediye sıradan bir
kamu alanı
değildir. Burada
ilişkiler önemlidir. Güler yüzle
karşılanan vatandaşın sorunu
dikkatlice dinlenmeli ve kurallar
içerisinde çözüme
kavuşturulmalıdır” uyarısı
yaptı.
“Meğer
bilmediğimiz ne
çok şey varmış”
diyen ve seminerden memnun
olduklarını kaydeden çalışanlar da, “Şimdi mesela
tokalaşmanın ne anlama geldiğini, elimizi ne zaman
uzatacağımızı biliyoruz. Nezaket, zarafet, hitap gibi
konuların önemli detayları olduğunu öğrendik.
Haklarımızın ve görevimizin ne olduğunun farkına
vardık” şeklinde konuştular.
Yetkililer eğitim seminerlerinin bütün çalışanları
kapsayacak şekilde belli aralıklarla devam edeceğini
söylediler.
Yazar Özdemir, “Tomris”
İçin imza günü düzenledi
İSMAİL HAKKI YILDIZYazar Emrullah Özdemir, “Türklerin
İlk Kadın Hükümdarı: Tomris” adılı
romanı için düzenlediği imza günü
etkinliği başta Eski Devlet Bakanı ve
Milli Düşünce Merkezi Genel
Başkanı Sadi Somuncuoğlu ve
Azerbaycan bağımsızlık mücadelesinin sembol isimlerinden Prof. Dr.
Hanım Halilova olmak üzere bilim ve
sanat çevresinden seçkin davetliler ile
kitapseverlerin katılımıyla Ankara’da,
Milli Düşünce Genel Merkezi Ziya
Gökalp Salonu’nda gerçekleştirildi.
Yazar Özdemir, davetlilere hitaben
yaptığı konuşmada Türk kadının aktif
varlığının toplum için ne denli önemli
olduğuna vurgu yaparak, “Orta Asya
Türk Devletlerinde Tomris Ana olarak
bilinen, Rönesans Avrupa’sında
Kraliçe Tomris olarak sanat eserlerine
ilham veren, ancak ülkemizde
neredeyse hiç bilinmeyen bu büyük
kadın şahsiyeti bilmenin ve tanımanın, kadınlarımızın toplumsal
özgüvenine de hissedilir bir değer katacağını ümit ediyorum.” dedi.
GAZİ BOZKURT- OSTİM merkezli Aktif Sanayici
ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga
Bülent Erdoğan, Ruanda Büyükelçisi Caesar Kayızarı ile
ticari işbirlikleri için görüştü. Görüşmede konuşan
Erdoğan, Büyükelçi Kayızarı’ya Aktif hakkında bilgi vererek, sektörel anlamda hangi işbirlikleri için açık olduklarını anlattı.
Ziyareti değerlendiren Erdoğan, yıllık yüzde 7 büyüme
ile Ruanda’nın, Afrika’da yatırım yapılabilecek en iyi
ikinci ülke konumunda olduğunu ifade etti. Hindistan ve
Çin’in Ruanda’da yaklaşık 300 milyon doların üzerinde
yatırımı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Kıtanın en
güvenli ülkesi ve yatırım için birçok fırsatı barındırıyor.
Ruanda’nın bu avantajları Türk girişimcileri olarak bizleri
oldukça heyecanlandırıyor.”
Ruanda Büyükelçisi Kayızarı ise Ruanda’da şirket
kurmanın bedelsiz olduğuna dikkat çekerek, işadamlarının
online müracaat yapabileceklerini ifade etti. Ayrıca
yatırımcıların yerli ortak aranmaksızın yüzde 100 Türk
şirketi olarak Ruanda’da şirket kurabilecekleri bilgisini
veren Büyükelçi Kayızarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karınızı ülkenize kesintisiz aktarabilmeniz söz
konusu. Ruanda, şuanda bir yenilenme programı
içerisinde. İşadamları olarak beton ve asfalt plentleri
getirin, hemen alalım. Belki bugün mal satacaksınız, ama
yarın yatırım yapacaksınız. İnşaat maliyetleri ülkemizde
çok yüksek. Tüm inşaat malzemelerini ithal ediyoruz.
Eğer Ruanda’da inşaat yapacaksanız 30 günde ruhsat alabilirsiniz.”
4
ANKARA
12 Eylül 2014 Cuma
Başkan Duruay’dan Andezit
taşı fabrikalarına ziyaret
Gerder Mahallesi’nde bulunan Andezit taşı fabrikalarını ziyaret eden Gölbaşı Belediye Başkanı
Fatih Duruay’a Belediye Meclis üyeleri de eşlik etti.
HABER MERKEZİ- Başkan
Duruay fabrikalara yaptığı ziyaret
sırasında çalışan işçiler ile sohbet
etti ve bu yıl 19-20-21 Eylül tarihleri
arasında 11. düzenlenecek olan
Uluslar arası Göller Andezit ve Sevgi
Çiçeği Şenliğine davet etti.
Emeklerinden dolayı işçilere
teşekkür eden Başkan Duruay, işçilerle yaptığı sohbette Gölbaşı
Belediyesi tarafından her sene adına
şenlik düzenlendiği, Andezit taşının
Türkiye'de en çok Gölbaşı'nda
bulunduğunu belirtti. Ayrıca Andezit
taşımız sayesinde Gölbaşı’nın adını
çok iyi bir şekilde Türkiye’ye ve
Dünyaya tanıtıyorsunuz dedi.
Fabrikada çalışan İşçiler de Başkan
Duruay’ın ziyaretinin kendilerini
memnun ettiğini söylediler ve
teşekkür ettiler.
9 Eylül Kuruluş Parkı açıldı
Çankaya Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan 9 Eylül Kuruluş Parkı törenle hizmete açıldı.
HABER MERKEZİÇankaya Belediye Başkanı
Alper Taşdelen, 9 Eylül Kuruluş
Parkı’nı CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu, yeni seçilen
Parti Meclisi (PM) üyeleri ve
Çankaya eski Belediye Başkanı
Bülent Tanık ile birlikte açtı.
Alper Taşdelen açılışta yaptığı
konuşmada, Çankaya'da iyi ve
güzel olan her şeyi geliştirmeye
çalıştıklarını belirterek,
“Çankaya Belediyesi kaliteli ve
örnek hizmetleriyle de anılan bir
belediye olacak.” dedi.
Sosyal Demokrat
Belediyecilik anlayışı gereği
siyasi görüş, etnik, dinsel,
mezhepsel hiçbir ayrım
gözetmeden tüm vatandaşlara
eşit biçimde hizmet götürmeyi
temel ilke kabul ettiklerini
söyleyen Taşdelen, genel iktidara
giden yolun yerelden geçtiği bilinciyle çalışacaklarını belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin
(CHP) ülkenin kurtuluşu için
mücadele veren 91 yaşında dev
bir çınar olduğunu kaydeden
Taşdelen, “Partimiz bu ülke ve
insanlık için mücadele verenlerin
hepsini kendi dalları altında
topladı ve topluyor. Çınarın gölgesinde geleceği kuranlara selam
olsun.” dedi. Seçildiği günden
beri Çankayalılara güzel olan ne
varsa hep üstüne yeni şeyler
ekleyecekleri sözü verdiğini
hatırlatan Taşdelen, “Çankaya’da
göreve geldiğimiz 6 ayda 10
yeni parkı, 3 yeni kreş ve bir etüt
merkezini açtık.” diye
Taşdelen girilmeyen sokaklara girip, yapılmayan kaldırımları yapıp dünyanın en iyi
asfaltını kullanıp yenilikleri
çoğaltmaya başladıklarını
belirterek, şunları kaydetti:
“Aydınlığı, umudu, sanatı çoğaltacağımızı söylemiştik. Yeni festivaller düzenledik, sokaklarda
ve parklarda sergiler açtık, atölyeler kurduk. Halkımızın ve sizlerin ve elbette Genel
Başkanımızın bize olan güvenini
boşa çıkarmayacağız. Biz ülke
kuran, devrimler yapan, büyük
değişimlere imza atan ve hayatlarını ortaya koyan bir gelenekten geliyoruz.”
fethiyasar.com adresi yenilendi
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar,
daha çok vatandaşa ulaşabilmek için kişisel
web sitesini yeniledi.
HABER MERKEZİ Yeni özellikler eklenerek
geliştirilen web sitesi
sayesinde vatandaş, belediyeye gelmeden başkana
mesajlarını ve şikayetlerini
iletebilecek, belediyenin
hizmetlerini puanlama sistemi
ile değerlendirebilecek.
Sosyal medyayı aktif
olarak kullanan ve buradan
vatandaşlarla iletişim halinde
olan Yaşar’ın kişisel web sitesi
olan fethiyasar.com.tr yenilendi. En güncel uygulamalarla
genişletilen web sitesi, vatandaşa da büyük kolaylık sağlayacak. Çalışma saatleri veya
başka nedenlerle belediyeye
gelemeyenler, sitenin
‘Başkana Mesaj’ bölümü
sayesinde Yaşar’la iletişime
geçebilecek. Yaşar’a direkt
olarak iletilecek mesajlar,
anında değerlendirmeye alı-
nacak.
Ayrıca Yenimahalleliler bu
site üzerinden belediyenin
hizmetlerinden memnuniyetlerini puanlayabilecek. Sitenin
‘Anket’ bölümünde yer alan
ve belediye hizmetlerinin kategoriler halinde 1 ila 5 arasında
puanlandırılabileceği site,
belediye birimlerinin çalışma
performansını da etkileyecek.
Ankara Şehiriçi Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanı Ercan Soydaş:
“Yolculara kötü muameleye
toleranslı olmayacağız”
Ankara Şehiriçi
Özel Halk
Otobüsçüleri
Esnaf Odası
tarafından kent
içi toplu taşıma
hizmeti veren
Özel Halk
Otobüslerinin
işletmeci, şoför
ve biletçilerine
yönelik eğitim
semineri verildi.
HABER MERKEZİ ANKESOB Toplantı Salonu’nda
düzenlenen eğitim semineri 2 saatlik programlar halinde 2 gün sürdü.
Eğitim seminerinde ilk olarak
sinevizyon gösterisi eşliğinde
sürücülerin yaptığı kural ihlalleri
ve bunlara bağlı trafik kazaları gösterildi. ‘Trafik kurallarına uysalardı
ve Biraz daha dikkatli olsalardı bu
kazalar olmayabilirdi’ uyarıları
sıkça yapılarak seminere katılan
sürücülerin dikkati çekildi.
Trafikte yaşanan kural ihlalleri
ve sonuçlarından örneklerin yer
aldığı sinevizyon gösteriminin
ardından, Ankara Şehiriçi Özel
Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası
Başkanı Ercan Soydaş, yolcu
şikayetlerini azaltmak istediklerini
belirterek, katılımcılara uyarılarda
bulundu. “İnsan odaklı hizmet sektörü olarak çok dikkatli çalışmalıyız” diyen Başkan Soydaş,
“Ankara protokol şehri. İşimize
saygı duyarak çok dikkatli çalışmalıyız. Başka kurum yada kuruluşlara herhangi bir iş için git-
tiğinizde nasıl sorunsuz, kaliteli iyi
bir hizmet bekliyorsanız sizler de
otobüslerimize binen müşterilerimize öyle davranmak zorundasınız.
Yolcu endeksli, dolayısıyla insan
endeksli çalışıyoruz. Yolcuyla ilişkiler noktasında her ne koşulda olursa olsun, yolcuya iyi davranılacak,
memnuniyet sağlanacak. Kimse
yolcumuzdan üstün değil.”
ifadelerini kullandı.
Yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri ve yetkileri kapsamında
önümüzdeki haftadan itibaren
denetimleri artıracaklarını ifade
eden Başkan Soydaş şunları kaydetti: “Oda yöneticileri ve durak
başkanlarından oluşacak denetim
kurulumuz tüm kural ihlallerini ve
yolcu şikayetlerini değerlendirerek
sonuca bağlayacak. Kırmızı ışık
ihlaline ve yolcuya kötü muameleye kesinlikle tolerans gösterilmeyecek, bu kurallara uymayanları görevden uzaklaştıracağız.
Trafik kurallarına, şehiriçi hız limitine kesinlikle uyulacak. Kural
ihlali yapılmayacak.
Keçiören’de “Sonbahara Merhaba” etkinliği Sincan Zabıtası’ndan
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi
Çocuk Danışma Merkezi
(ÇODAM), Üstün Zekalı
ve Yetenekli Çocuklar
Derneği (ÜZYEÇDE) ile
birlikte “Sonbahara
Merhaba” etkinliği
gerçekleştirdi. Bağlum
Çalseki Köyü’ndeki
Doğal Yaşam Atölyeleri
Uygulama Alanı’nda
düzenlenen “Sonbahara
Merhaba” etkinliği ile
çocuklar, ilginç,
eğlenceli, doğa ile iç içe,
keyifli ve eğitici bir
zaman dilimi yaşadılar.
Böceklerin dünyasına
gizemli bir giriş yapan
sunum ile başlayan etkinlikte çocuklar, böceklerin
ekolojik dengedeki yeri,
ne yedikleri ve ne yaptıkları konusunda ilginç bilgiler öğrendiler. Böcek
korkularını yenerek canlı
bir elma kurdunu ellerine alıp yakından
inceleme fırsatı bulan
çocuklar, ellerindeki
aparatlarla çevrede böcek
avına da çıktılar.
Etkinliğin ikinci
ayağında muhteşem iki
tadın nasıl yapıldığını
öğrenen çocuklar, tüm
malzemelerini elleriyle
hazırladıkları turşularını
kurarak nefis bir kumpir
hazırlama macerasına giriştiler. Hazırladıkları
kumpirleri afiyetle yiyen
çocuklar, ayrıca şehir
hayatında bulamadıkları
bir imkanı da yakalayarak dalından elma
koparıp yemenin zevkini
de hep birlikte yaşadılar.
Doğal yaşam ortamında
enerjilerini boşaltan,
temiz hava ve yeşil ile
buluşarak rahatlayan
çocuklar etkinlikten
oldukça memnun
ayrıldılar.
ANLAMLI BAĞIŞ
HABER MERKEZİZabıta Haftası kapsamında kan bağışında bulunan
Sincan Belediyesi Zabıta Ekipleri, vatandaşı da bu
konuda duyarlı olmaya davet etti. Sincan Belediyesi
Zabıta Müdürü Mehmet Güleç önderliğinde tüm zabıta
personeli Kızılay Kan Alma Merkezine kan bağışında
bulundu. Vatandaşa da örnek olan zabıtalar, kan
bağışının gerekliliğine vurgu yaptı. Zabıta Haftasında
bu önemli sosyal sorumluluk projesine imza atan
Sincan Zabıtaları, vatandaşın da takdirini topladı. Kan
bağışının önemine vurgu yapan Sincan Belediye
Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, “Bir dakika sonra
başımıza ne geleceğini bilemeyiz. O anlarda bir damla
kanın önemi büyük olur.” dedi.
ANKARA
12 Eylül 2014 Cuma
Sincan’da kentsel dönüşüm
5
ATAĞI BAŞLADI
Sincan
Belediyesi ile
Toplu Konut
İdaresi (TOKİ),
Saraycık ve
Ulubatlı Hasan
mahallelerine
5 milyon 265
bin metrekare
alanda 11 bin
518 konut
yapılmasına
ilişkin protokol
imzaladı.
Yenimahalle’de
Tiyatro Festivali
MURAT SÖBÜTAY- Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna’nın gayretleriyle,
Saraycık ve Ulubatlı Hasan
mahallelerinin Kentsel Yenileme
projeleri tamamlandı ve Sincan
Belediyesi ile Başbakanlık Toplu
Konut İdaresi imza için masaya
oturdu. Protokol imza törenine,
TOKİ Başkanı M. Ergün Turan,
Sincan Belediye Başkanı Doç.
Dr. Mustafa Tuna, Sincan
Kaymakamı Salim Demir
katıldı.
Sincan’ı yepyeni bir çehreye
kavuşturacak projeyle alt yapısı,
binaları, sosyal alanları örnek
bir şehir kurulacak. Sessiz, titiz
ve hummalı bir çalışmanın sonucunda imza aşamasına geldiklerini ifade eden Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna; “Ulubatlı Hasan
ve Saraycık Mahallerimizdeki
durumunu çok iyi biliyoruz.
Özellikle Saraycık’taki durum
çok vahim. Biz vatandaşımızın
daha iyi koşullarda bir hayat
sürmesi için çaba sarf ediyoruz.
Ne bizim Belediye olarak ne de
TOKİ’nin buradan bir rant veya
kâr beklentimiz yok. Burada hak
sahiplerinin daha fazla imkandan yararlanmasını istedik.
Bunun için ince eledik sık
dokuduk ve vatandaşımızın haklarını gözeterek bir çalışma
ortaya koyduk. Şimdi hak sahiplerinde görüşmeler başlıyor. Bu
görüşmeler ne kadar hızlı
tamamlanırsa ihale süreci de o
kadar hızlı olacak.” dedi.
Kentsel Yenileme çalışmalarının programlı olarak
vatandaşa anlatılacağını vurgu-
layan Tuna, “Gönül ister ki yarın
görüşmeler tamamlansın hafta
sonu inşaat bitsin pazartesi
vatandaş konutlara otursun.
Fakat vatandaşımızın her birinin
onayı olmadan çalışmalara
başlayamayız. O yüzden ne
kadar hızlı onay süreci gerçekleşirse çalışmalarda o kadar hızlı
başlayacaktır.” dedi.
Sincan Projesinin TOKİ için
oldukça önemli olduğunu ifade
eden TOKİ Başkanı Mehmet
Ergün Turan, “4 aydır TOKİ
başkanlığını yürütüyorum Bu
süreç içinde en az 3 kez
Belediye Başkanımız Mustafa
Tuna ile görüştük. Başkanımız
bu konuyu çok sıkı ve yakinen
takip ediyor. Bizde Sincan’a ayrı
bir önem veriyoruz.
Çalışmaların en kısa sürede
tamamlanması için biz de elimizden geleni yapıyoruz.” dedi.
Konuşmaların ardından TOKİ
Başkanı Turan ile Sincan
Belediye Başkanı Tuna kesin
protokolleri imzalayarak hayırlı
olsun dileklerinde bulundu.
İmzalanan protokolle
Ulubatlı Hasan ve Saraycık
Mahallerindeki kentsel yenileme
çalışmalarında yeni bir süreç
başladı. Hak sahipleriyle bire bir
görüşmelerin yapılacağı bu
süreç tamamlandıktan sonra
proje ihaleye çıkarak inşaatlar
başlayacak. Yenileme etap etap
gerçekleşecek. Bin 964 hak
sahibinin bulunduğu Ulubatlı
Hasan Mahallesine 5 bin 311
konut 187 işyeri 1 alışveriş
merkezi, 1 sosyal tesis 2 cami, 2
okul, 1 kapalı Pazar yeri ve 1
tane de sağlık tesisi yapılacak.
2 bin 836 hak sahibinin
olduğu ve 4 milyon 840 bin
metrekare proje uygulama alanına sahip Saraycık bölgesine ise
6 bin 207 konut, 96 dükkan, 1
avm, 5 sosyal tesis, 9 cami, 6
okul 2 Pazar yeri ve 1 hastane
planlanıyor.
Okul uyum sürecine animasyonlu katkı
Sincan
Belediyesi,
yeni eğitim
öğretim
yılında
minik
öğrencilerin okul
heyecanlarına ortak
olmak için
okullarda
animasyon
gösterileri
düzenliyor.
HABER MERKEZİ-Sincan Belediyesi’nden miniklere animasyon gösterisi… 2014-2015 eğitim öğrenim dönemi başladı.
Öğrenciler yeni bir eğitim öğretim dönemine daha başlamanın
heyecanını yaşarken 1. sınıf öğrencileri ise bambaşka bir heyecan yaşıyor. Minikler, okula alışmaya çalışırken Sincan
Belediyesi de onları yalnız bırakmıyor. Okul fobisi olan ya da
okula alışma zorluğu çeken öğrencileri rahatlatmak için
Belediye, ilçedeki okullarda animasyon gösterileri düzenliyor.
TODAM’da İspanyolca kursu
HABER MERKEZİ Çankaya Belediyesi
Toplumsal Dayanışma Merkezleri
(TODAM)’nde okuma yazmadan
resim sanatına, panellerden drama
kurslarına kadar farklı alanlarda
eğitimler veriliyor.
Çoğunluğunu üniversite
öğrencilerinin oluşturduğu 12
kursiyer, Çankaya Halk Eğitim
Merkezi’ne bağlı eğitmenlerden
Elif Erarslan’ın gözetiminde hem
yeni bir dil öğreniyor hem de
yeni arkadaşlıklar ediniyor.
Yaklaşık 3,5-4 aylık sürede
haftanın 4 günü 3 saatlik derslerde yeni bir dil öğrenmenin
keyfini yaşayan kursiyerler dersleri eğlenceye dönüştürmüşler.
Toplamda 136 saat süren derslerde temel İspanyolca eğitimini
başarıyla alan öğrenciler;
İspanyolcanın yanı sıra Almanca
ve İngilizceyi de ana dili gibi
bilen eğitmenlerinin derslerini
can kulağıyla dinliyorlar.
Bir hafta boyunca sürecek olan gösteriler minikleri de oldukça
mutlu ediyor. Bir hafta boyunca her gün 4 okulda düzenlenen
animasyon gösterileri 20 okulda gerçekleştirilecek. Öğrenci ve
veliler için bilgilendirme toplantılarının da yapılacağı gösterilerde şarkılar, yarışmalar ve çeşitli gösteriler yapılıyor. Bu
sayede okul minikler için daha sıcak bir hale getiriliyor.
Gösteriler sabah programlarında saat 10.00’da öğle programlarında ise 14.00’te başlıyor.
HABER MERKEZİ - Yenimahalle Belediyesi’nce
düzenlenen Mahalle Tiyatrosu Festivali başladı. Yenimahalle
Belediyesi önünde toplanan sanatseverler Onuncu Yıl Marşı
eşliğinde festivalin gerçekleşeceği Ragıp Tüzün Parkı’na
yürüdüler. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın da
eşlik ettiği korteje, Yenimahalle İlçe Başkanı Ali Buçan,
Yenimahalle Belediyesi Başkanvekili Mehmet Kartal, Başkan
Yardımcıları Başar Bal, Erhan Aras, Yaşar Neslihanoğlu,
Yenimahalle Belediyesi CHP Meclis Üyeleri, Oyuncu Turgay
Tanülkü, Türkiye Tiyatrolar Birliği eş sözcüleri Zafer
Gecegörür, Kımız Bozkır, Yön Sanat Atölyesi Yönetim
Kurulu Başkanı Erdem Öksüz ve çok sayıda vatandaş da
katıldı. Engelli sanatseverlerin de bulunduğu organizasyonda,
“Sanat dostu başkan”, “Ailemle mahallede tiyatro izliyorum”
pankartları dikkat çekti. Menemen Belediyesi Tiyatrosu, Ege
Halk Tiyatrosu, Bartın Sanat Tiyatrosu, Türk Silahlı
Kuvvetleri Elele Vakfı, Sarıyer Belediye Tiyatrosu ve
Keçiören Semt Tiyatrosu’nun da oyunlarıyla şenlendirdiği
sokak tiyatrosunda, Tubil Halk Dansları Topluluğu da vatandaşları doyasıya eğlendirdi. Kahkahaların havada uçuştuğu
festivalde, Başkan Yaşar’ı vatandaşlar teşekkür yağmuruna
tuttu. Ankara dışında çok sayıda sanatçı ve sanatseverin
katıldığı festivalde konuşma yapan Yaşar, hizmetin sadece yol
ve asfalt yapmakla olmadığını söylerken, “Cumhuriyetin ilçesi
Yenimahalle’de vatandaş sanatı da, sanatçıyı da seviyor.
Sevdiremeye de devam edeceğiz. Yenimahalle sanatın başkenti olacak. Elimden geldiğince vatandaşa, tiyatro salonları,
kültür merkezleri kazandırdım. Ankara’yı, Yenimahalle’yi
sanatçının da sevdiği bir konuma getireceğim. Çağdaş bir ilçe
yaratacağım” dedi. Tiyatronun bir eleştiri sanatı olduğuna da
değinen Başkan Yaşar, eleştiriden korkanın başarılı olamayacağına vurgu yaptı ve eleştiriyi kabul eden her kim olursa
olsun başarılı olur diye konuştu.
Sincan’ın stratejisi oy birliğiyle onaylandı
HABER MERKEZİSincan stratejik planını
onayladı. Sincan
Belediyesi’nin 5 yıllık
yatırımlarının belirlendiği
Stratejik Planı görüşen
Belediye Meclisi, 20152019 yıllarını kapsayan
yol haritasını oy birliği ile
kabul etti. Sincan
Belediye Meclisi, Eylül
ayı ikinci oturumunda,
2015 - 2019 Stratejik
Planı oylandı. Yapılması
gerekenlere öncelik veren
projelerin yer aldığı plan
için hem MHP’li hem de
AK Partili meclis üyeleri
‘evet’ oyu kullandı.
Katılımcı demokrasi
anlayışıyla hizmetlerini
sürdüren Sincan
Belediyesi, Stratejik
Planda vatandaş odaklı
hizmetlere öncelik verdi.
Vatandaşın istek ve görüşlerinin öncelik verildiği
Planda, eşit hizmet vurgusu yapıldı. Sincan’ın
her noktasına hizmet
götürmeyi amaçlayan
Stratejik Plan Meclis
Üyeleri tarafından aynen
hazırlandığı şekliyle
onaylandı.
Sincan’daki gelişim ve
ilerlemenin devam edeceğini belirten Sincan
Belediye Başkanı Doç.
Dr. Mustafa Tuna; “
Sincan’ımızı hak ettiği
konuma ulaştırmak için el
birliği ile çalışmaya
devam ediyoruz. Bugün
burada Sincan’ımızın
gelecek 5 yılını şekillendirecek olan Stratejik
Planı onayladık.
Önümüzdeki çalışma
dönemi Sincan’ımız için
yine önemli ve yararlı bir
çalışma dilimi olacak.
İlçemizin şehircilik
alanında daha ileri gideceğinden geleceğimizin
çok daha parlak olacağından hiçbir şüphem yok.
Bu bağlamda hazırladığımız stratejik
palanımızın hayırlı
olmasını diliyor ve emeği
geçen tüm mesai
arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.
Evlenecek çiftlerin yeni adresi: Altındağ Kültür Sarayı
Altındağ Belediyesi, evlenecek çiftlere özel ve nezih mekanlar
sunuyor. Yıl boyunca talepleri karşılamak için yoğun bir biçimde
çalışan Evlendirme Şube Müdürlüğü, bu yaz fazla mesai yaptı.
HABER MERKEZİÇinçin’in ortasına inşa edilen ve
bölgenin çehresini değiştiren
Altındağ Kültür Sarayı ve tarihi
atmosferiyle dikkatleri çeken Kına
Konakları, evlenecek çiftlerden
büyük ilgi gördü. Altındağ
Belediyesi’nin sağladığı kusursuz
hizmet ve gösterdiği özen de çiftlerin Altındağ Belediyesi evlendirme
tesislerini seçmesinde büyük rol
oynadı. Farklı ve nezih dekorasyonuyla dikkatleri çeken Altındağ
Kültür Sarayı, yaz ayları boyunca
yüzlerce düğüne ev sahipliği yaptı.
Sarayları andıran dekorasyonuyla
gelin adaylarının tercihi olan
Altındağ Kültür Sarayı, siyasilerden
ve bürokratlardan da büyük ilgi
gördü. Mutlu bir hayata adım atmak
isteyen yüzlerce çift, Altındağ
Kültür Sarayı’nda “evet” dedi.
Farklı ve tarihi atmosferiyle gelin
adaylarının bir numaralı tercihi olan
Kına Konakları ise, yaz boyunca
hem gündüz hem de geceleri kına
programlarına ev sahipliği yaptı.
Hamamarkası bölgesinde hizmet
veren 2 Kına Konağı, yaz sezonu
boyunca hiç boş kalmadı.
6
EKONOM
12 Eylül 2014 Cuma
Kredi kullanan kifli say›s› yüzde 13 azald›
‹STANBUL - Türkiye Bankalar Birli¤i'nin
(TBB) "Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri
Nisan-Haziran 2014" raporuna göre 3 ayl›k
dönemde 2 milyon 642 bin 985 kifli 35,8 milyar
liral›k tüketici ve konut kredisi kulland›, kredi
kullanan kifli say›s› bir önceki y›l›n ayn› dönemine göre yüzde 13 azald›.
TBB'den yap›lan aç›klamaya göre, "Tüketici
ve Konut Kredileri Nisan-Haziran 2014"
raporunda, 3 ayl›k dönemde 2 milyon 642 bin
985 kifli, 35,8 milyar liral›k tüketici ve konut
kredisi kulland›. Kredi kullanan kifli say›s› bir
önceki y›l›n ayn› dönemine göre yüzde 13 azald›.
Kredi kullan›m miktarlar› Nisan-Haziran 2013
dönemine göre yüzde 33, Ocak-Mart dönemine
göre yüzde 14 küçüldü.
Nisan-Haziran 2014 döneminde tüketici
kredileri ve konut kredilerinin mal ve hizmet
gruplar›na göre da¤›l›m›nda ise ihtiyaç kredilerinin yüzde 58 ile en büyük paya sahip oldu¤u
görülüyor. Bunu s›ras›yla, yüzde 22'lik ve yüzde
16'l›k pay ile konut ve di¤er krediler izledi. Ayn›
dönemde 2 milyon 22 bin 748 kifli 21 milyar lira
tutar›nda ihtiyaç kredisi, 82 bin 919 kifli 8 milyar
lira tutar›nda konut kredisi ve 510 bin 869 kifli
yaklafl›k 6 milyar lira tutar›nda "di¤er" bafll›¤›
alt›na giren krediler kulland›.
Nisan-Haziran 2013 dönemine göre tafl›t
kredileri kullan›m› yüzde 57, konut kredileri kullan›m› yüzde 54, ihtiyaç kredileri kullan›m›
yüzde 24 ve di¤er kredilerin kullan›m› yüzde 7
oran›nda azald›.
- 646 milyon liral›k kredi takip alt›nda
Nisan-Haziran 2014 döneminde kifli bafl›na
ortalama 13,5 bin lira tüketici ve konut kredisi
kullan›ld›. Bu dönemde, ortalama konut kredisi
büyüklü¤ü 94 bin lira, ortalama tafl›t kredisi
büyüklü¤ü ise 55,5 bin lira oldu.
Nisan-Haziran 2014 döneminde kulland›r›lan
tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni
takibe al›nan kredi miktar›, bir önceki y›l›n ayn›
dönemine göre yüzde 57 oran›nda artarak 646
milyon liraya ulaflt›.
Buna karfl›n bireysel kredilerde takip oran›
yüzde 2,5 ile sektör ortalamas›n›n alt›nda kald›.
Takipteki kredilerin yaklafl›k yüzde 2'sini tafl›t,
yüzde 7'sini konut, yüzde 37'sini ihtiyaç kredileri
ve yüzde 54'ünü di¤er krediler oluflturdu. (AA)
Türkiye küresel
rekabette son 4 y›lda
16 basamak yükseldi
‹laç kal›nt›s›na
ar› ile çözüm
Türkiye'de ilk defa Denizli'deki üzüm ba¤lar›nda salk›m güvesi ile mücadelede faydal› ar›lar
kullan›ld›. Baflar›yla uygulanan çal›flmayla birlikte ilaç kullan›lmadan üzüm yetifltirildi.
Kuyumcular,
taksitli alt›n
sat›fl›n› bekliyor
SAKARYA- Adapazar› Kuyumcular Odas›
Baflkan› Hakan Tenekeci, Banka Kartlar› ve
Kredi Kartlar› Hakk›nda Yönetmelikte
De¤ifliklik Yap›lmas›na ‹liflkin Yönetmelik
Tasla¤›'nda kuyum sektörüne 4 veya 6 taksit
imkan› getirilmesinin yeniden gündeme
gelmesinin halk ve kuyumcularaç›s›ndan
avantaj oldu¤unu söyledi.
Tenekeci, AA muhabirine yapt›¤› aç›klamada, Bankac›l›k Düzenleme ve Denetleme
Kurumunun (BDDK) alt›nda taksit s›n›rlamas›n› 1 fiubat itibar›yla kald›rd›¤›n›
an›msatt›.
Kuyumcu ve vatandafllar›n bu duruma tepki
gösterdi¤ini aktaran Tenekeci, ifllerinin büyük
oranda etkilendi¤ini kaydetti.
Tenekeci, market al›flverifllerinin bile taksitle yap›ld›¤›n› ileri sürerek, "Halk›m›z taksitli
al›flverifle çok al›flt›. Bu da alt›na çok büyük
yans›ma yapt›. ‹flte dü¤ün al›flverifli,
Sevgililer ve Anneler Günü olsun, herkes taksitli al›flverifli tercih ediyordu. Birden
kalk›nca sektörümüzü çok etkiledi" fleklinde
konufltu.
"Tekrar gündeme gelmesi, halk ve kuyumcular aç›s›ndan avantaj" diyen Tenekeci,
"Burada olumsuz durum flu; bu olay› art
niyetli kullanan halk›m›z ve bazen buna da
›fl›k tutan kuyumcular›m›z var.” (AA)
DEN‹ZL‹ - Türkiye'de ilk defa Denizli'deki
üzüm ba¤lar›nda salk›m güvesi ile mücadelede
faydal› ar›lar kullan›ld›. Baflar›yla uygulanan
çal›flmayla birlikte ilaç kullan›lmadan üzüm
yetifltirildi.
Denizli'de 100 dekarl›k üzüm ba¤›nda
Denizli G›da Tar›m ve Hayvanc›l›k ‹l
Müdürlü¤ü ve Adana Biyolojik Mücadele
Araflt›rma ‹stasyonu Müdürlü¤ü iflbirli¤inde
salk›m güvesine karfl› uygulanan faydal› ar›c›kla
yetifltirilen üzümlerin ihrac›na baflland›.
Üzüm ba¤lar›nda salk›m güvesi ile
mücadelede ilk defa "Trichogramma
evanescens" diye adland›r›lan faydal› ar›c›k ile
hiç ilaç kullan›lmadan yetifltirilen üzümlerin
hasad› dolay›s›yla "Tarla Günü" düzenlendi.
Tar›msal Araflt›rmalar ve Politikalar Genel
Müdürlü¤ü (TAGEM) Bitki Sa¤l›¤›
Araflt›rmalar› Daire Baflkan› Doç. Dr. Birol
Akbafl, törende gazetecilere yapt›¤› aç›klamada,
son y›llarda bitki sa¤l›¤›n› tehdit eden hastal›k,
zararl› ve yabanc› otlara karfl› kullan›lan
ilaçlar›n, tar›m ürünlerinde ilaç kal›nt›lar›na ve
do¤al dengenin bozulmas›na neden oldu¤unu
belirtti.
Bakanl›k olarak biyolojik mücadele uygulamalar›na çok önem verdiklerini ifade eden
Akbafl, "Son 10 y›lda bu tür çal›flmalar ciddi
flekilde artt›. Pestisit kullan›m›n›n azalt›lmas›
öncelikli politikalar›m›zdan bir tanesi. Bunu da
burada görmek bizi ziyadesiyle memnun etti"
dedi.
Biyolojik Mücadele Araflt›rma ‹stasyonu
Müdürü Dr. Naim Öztürk de biyolojik mücadele
kapsam›nda tar›msal ürünlere zararl› olan
böceklerin faydal› böcekler yard›m›yla yok
edilmesi ya da etkisiz hale getirilmesinin hede-
flendi¤ini belirterek, "Biyolojik mücadele, özellikle son 5-10 y›ldan beri G›da Tar›m ve
Hayvanc›l›k Bakanl›¤›m›z›n öncelikli
konular›ndan birisi. Bu konuda da ülkemizde
Biyolojik Mücadele Araflt›rma ‹stasyonu
Müdürlü¤ü olarak Adana'da bir kuruluflumuz
var. Üreticilerimizden gelen taleplere göre bunlar karfl›lamaya çal›fl›yoruz. Amac›m›z insan
sa¤l›¤›, gelecek nesillere daha yaflanabilir bir
çevre b›rakmak, do¤al dengeyi korumakt›r" diye
konufltu.
Denizli'nin Honaz ilçesinde gerçeklefltirdikleri uygulama hakk›nda bilgi veren Öztürk,
flunlar› söyledi:
"Uygulamam›z, ülkemizde özellikle salk›m
güvesinde, ba¤da ilk uygulama. Biz bu faydal›
ar›c›l›kla ilgili üretimi asl›nda 1996-1998
y›llar›nda bafllad›k. Çukurova bölgesinde,
m›s›rda son derece de baflar›l› olduk. Ancak
üzümde, salk›m güvesinde ülkemizde ilk hatta
dünyada da ender uygulamalardan birisi. Özellikle ihracatta ilaç kal›nt›s› ile ilgili s›k›nt›lar
yaflan›yor ve ürünlerimiz geri dönüyor.
Dolay›s›yla burada alternatif mücadele yöntemlerinden biyolojik mücadelenin baflar›s›n›
gördük. Faydal› böce¤imizi 100 dekarl›k alana
sald›k. Gerçekten de yüzde 1'in alt›nda bir kurtlanma ile çok önemli bir baflar› sa¤land›. Salk›m
güvesine karfl› hiç böcek öldürücü ilaç kullanmadan sa¤l›kl› bir flekilde ürün elde edilmifl
oldu, ihracatta da bir sorun ç›kmayaca¤› ortaya
konmufl oldu."
Denizli G›da G›da Tar›m ve Hayvanc›l›k ‹l
Müdürü Sezgin Kutlu ise 440 bin dekar alanda
400 bin ton üzüm üretilen Denizli'nin Türkiye'de
üzüm üretiminde 2. s›rada oldu¤unu belirtti.
(AA)
Otomotiv ihracat›n›n üçte biri Bursa'dan
BURSA - HALUK YÜKSEL "Otomotivin kalbi" olarak bilinen,
OYAK Renault, Tofafl ve Bosch gibi dev
firmalar›n faaliyet gösterdi¤i Bursa, Türk
otomotiv sektörünün y›l›n 8 ay›ndaki 14
milyar 976 milyon 950 bin dolarl›k ihracat›n›n yüzde 33,56's›n› (5 milyar 26
milyon 205 bin dolar) tek bafl›na gerçeklefltirdi.
Bursa'n›n ard›ndan ‹stanbul yüzde
22,51'lik payla ikinci, Kocaeli yüzde
19,10 ile üçüncü, Sakarya da yüzde
10,29 ile dördüncü s›ralarda yer ald›.
Sektör ihracat›ndan yüzde 85,46 pay alan
bu dört ilin d›fl sat›m› 12 milyar 799
milyon 866 bin dolar› buldu.
AA muhabirinin, Türkiye ‹hracatç›lar
Meclisi kay›tlar›ndan derledi¤i bilgilere
göre, otomotiv sektörü, ocak-a¤ustos
2013'te 13 milyar 758 milyon 301 bin
dolar olan ihracat›n› bu y›l›n ayn› döneminde yüzde 8,9'luk art›flla 14 milyar 976
milyon 950 bin dolara tafl›d›.
Ülke ihracat›n›n lokomotifi konumundaki otomotiv sektörünün baflar›s›na
en büyük katk›y› ise s›ras›yla Bursa,
‹stanbul, Kocaeli ve Sakarya sa¤lad›.
Söz konusu dört ilin 8 ayl›k
dönemdeki sektör d›fl sat›m› 12 milyar
799 milyon 866 bin dolara ulaflt›.
Böylece, otomotiv sektörünün ocaka¤ustos döneminde 14 milyar 976 milyon
950 bin dolar olan ihracat›n›n yüzde
85,46's›n› da bu iller s›rtlad›.
- Bursa'n›n otomotiv ihracat› aç›k ara
önde
''Otomotivin kalbi'' olarak nitelendirilen Bursa'n›n, geçen y›l›n ocaka¤ustos döneminde 5 milyar 286 milyon
954 bin dolar olan sektör ihracat› yüzde
4,93'lük düflüflle 5 milyar 26 milyon 205
bin dolara geriledi. Buna ra¤men Bursa,
yüzde 33,56'l›k payla toplam otomotiv
ihracat›n›n üçte birinden fazlas›na tek
bafl›na imza att›.
Bursa'n›n en yak›n takipçisi ‹stanbul
ise geçen y›l›n ilk 8 ay›nda 2 milyar 460
milyon 374 bin dolar olan sektör ihracat›n› yüzde 37,02'lik art›flla 3 milyar 371
milyon 291 bin dolara tafl›d›. ‹stanbul,
böylece ocak-a¤ustos dönemindeki otomotiv ihracat›ndan yüzde 22,51 pay
alarak ikinci s›rada yer ald›.
Kocaeli'nin sektör ihracat› ise ocaka¤ustos 2013'teki 3 milyar 32 milyon 307
bin dolardan yüzde 5,65'lik düflüflle bu
y›l›n ayn› döneminde 2 milyar 860 milyon 965 bin dolara geriledi. Kocaeli, bu
dönemdeki sektör ihracat›ndan yüzde
19,10 pay ald›. (AA)
LONDRA - GÖKHAN KURTARAN - Dünya
Ekonomi Forumu'na (WEF) göre Türkiye küresel rekabette son dört y›lda 16 basamak yükselirken, WEF
Küresel Rekabet Endeksi Direktörü Margareta Drzeniek
Hanouz, Türkiye'nin genel rekabet ivmesinin pozitif
oldu¤unu söyledi.
AA muhabirinin sorular›n› yan›tlayan Hanouz,
Türkiye'nin Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel
Rekabet Endeksi'nde 2010-2011 döneminde 61. s›rada
yer ald›¤›n›, 2011-2012 döneminde önce 59. s›raya,
geçen y›l ise 43. s›raya yükseldi¤ini söyledi.
Türkiye'nin geçen y›l bulundu¤u 43. s›radan, bu y›l
iki basamak gerileyerek 45. s›raya yerleflti¤ini belirten
Hanouz, "Türkiye 2011-2012 y›llar›nda reformlar›n geri
dönüflünü gördü ve daha yüksek bir seviyeye yerleflti.
Bu y›l 45. s›raya gerilemesi çok küçük bir hareket. Biz
bunu bir dengelenme olarak görüyoruz"
de¤erlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin Küresel Rekabet Endeksi'nde son dört
y›lda 16 basamak yükselmesine iliflkin olarak
de¤erIendirmede bulunan Hanouz, flunlar› kaydetti:
"2010 - 2012 y›llar› aras›nda Türkiye'nin küresel rekabette çok pozitif bir ivme kazand›¤›n gördük. 2012
y›l›nda Türkiye rekabet endeksinde dengelenmeye
bafllad›. Pozitif ivmelenme birçok alandan
kaynaklan›yor. Türkiye'de kurumlar zaman içerisinde
geliflti. Makro ekonomik temeller alan›nda da k›smen
geliflme kaydedildi. Bu da pozitif ivmelenmeye yard›mc›
oldu."
Türkiye'de son y›llarda e¤itim alan›ndaki
reformlar›n›n da küresel rekabet endeksinde yükselmesine itici güç oluflturdu¤unu vurgulayan Hanouz,
"E¤itim ve inovasyon alanlar›nda dikkate de¤er
geliflmeler oldu. Türkiye'de 2010'dan bugüne
gördü¤ümüz pozitif güçlü yönler var" dedi.
Türkiye'nin küresel rekabette daha yüksek s›ralara
yükselmesi için ise baz› sorunlu alanlarda reformlar›n›
sürdürmesi gerekti¤ine iflaret eden Hanouz, "Baz› alanlar›n halen sorunlu oldu¤unu düflünüyoruz ve bu alanlara
odaklan›lmas› gerekiyor. ‹stihdam piyasas›n›n etkinli¤i,
ifl gücünün esnekli¤i, ifl gücüne kat›l›m konular› ile
ilgilenilmesi gerekiyor. Birkaç y›l öncesine göre bu
konularda biraz gerileme mevcut" de¤erlendirmesini
yapt›.
Finans piyasalar›na iliflkin Türkiye'de geliflimin
devam etmesi gerekti¤ini vurgulayan Hanouz, son
zamanlarda bankalar›n gelecek dönem oluflabilecek
bask›lara karfl› dirençlerinin soru iflaret oluflturmaya
bafllad›¤›n› söyledi.
- Zay›f halka "istihdam piyasas›"
Türkiye'nin genel küresel rekabetçili¤ini
güçlendi¤ine dikkati çeken Hanouz, ekonomiyi etkileyebilecek riskleri ortadan kald›rabilmek için istihdam
piyasas›, e¤itim ve kurumsal reformlar› devam ettirme
ça¤›r›s›nda bulundu.
Dünya Ekonomi Forumu'nun Küresel Rekabet
Endeksi 2014-2015 dönemi verilerine göre, dünyan›n en
rekabetçi ilk on ülkesi s›ras›yla ‹sviçre, Singapur, ABD,
Finlandiya, Almanya, Japonya, Hong Kong, Hollanda,
‹ngiltere ve ‹sveç oldu.
Türkiye ise Küresel Rekabet Endeksi 2014-2015'te,
toplamda de¤erlendirilen 144 ekonomi içerisinde 45.
s›rada yer al›rken, ekonomik pazar büyüklü¤ünde 16.
ürün pazarlar› ifllevselli¤inde ise 43. s›rada yer ald›.
Türkiye, "istihdam piyasas› etkinli¤i" bafll›¤›nda 131.
s›rada yer alarak en zay›f ülkeler aras›nda de¤erlendirildi. (AA)
EKONOMİ
12 Eylül 2014 Cuma
TİM BAŞKANI BÜYÜKEKŞİ, İHRACATTA 8 AYI DEĞERLENDİRDİ
Türkiye İhracatçılar
Meclisi (TİM) Başkanı
Mehmet Büyükekşi,
bu yılın 8 aylık
ihracatının, geçen
yılın aynı dönemine
göre yüzde 5,3 artışla
104 milyar dolar
olduğunu
anımsatarak, "Son
12 ayda 157 milyar
dolar ihracatı
yakalamış durumdayız, yüzde 3,5'lik
bir artış var, 160
milyar sınırına hızla
yaklaşıyoruz" dedi.
İZMİR - Büyükekşi, Türkiye ihracatının 8 aylık
performansını, mevcut durumu ve yıl sonu hedeflerini
İzmir Çeşme'de düzenlenen toplantıyla paylaştı.
Bu yıl ki ihracat hedefinin 166,5 milyar dolar
olduğunu anımsatan Büyükekşi, "Geçtiğimiz 12 yıllık
dönemde ortalama yüzde 14'lük bir ihracat artışı
gerçekleşti. 2023 yılındaki 500 milyar dolar hedefe
ulaşmak için, bundan sonra da tempoyu bu şekilde
devam ettirmemiz gerekiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı geçen yıl yüzde 60 seviyesindeydi, 2014 yılı
ocak-temmuz döneminde bu oran yüzde 67'ye yükseldi. 2015 hedefimiz 64,3'tü. Şu anda bu hedefi geçmiş
durumdayız. 2023 hedefimizde yüzde 80, bu ulaşılabilir bir hedef. 2019 hedefi yüzde 71. Doğru politikalar uygulanırsa ulaşabileceğimizi düşünüyoruz"
diye konuştu.
TİM Başkanı Büyükekşi, Ağustos ayı ihracat
rakamlarını anımsatarak, "bu yılın 8 ayına baktığımızda yüzde 5,3 bir artışla 104 milyar dolar bir ihracatımız oldu. Son 12 ayda 157 milyar dolar ihracatı
yakalamış durumdayız. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5'lik bir artış var, 160 milyar sınırına
hızla yaklaşıyoruz. TİM verilerine göre 8 ayın 7'sinde
o ayın ihracatı ile ilgili, özellikle mal ihracatında
Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık" değerlendirmesinde
bulundu.
Dünya ve Türkiye ihracatı karşılaştırıldığında
Türkiye açısından olumlu bir tablo olduğunu belirten
Büyükekşi, Türkiye'nin performansında dünya ortalamasının neredeyse 3 katı bir artış yaşandığını söyledi.
Büyükekşi, "Genel bir tespit yapacak olursak
Türkiye'nin dünya ihracatı içindeki payı artıyor, AB'ye
mal ihracatımız güçleniyor, net ihracat büyümeye ve
dengelenmeye olumlu katkı yapıyor. 11 Eylül'de ikinci
çeyrek rakamları da açıklanacak, ikinci çeyrekte de
ihracatın büyümeye pozitif etki yapacağını düşünüyoruz. Bu kadar jeopolitik risklere rağmen ihracatçılarımız gelecek adına umutlarını sürdürüyor.
İkinci çeyrek gerçekleşme ve üçüncü çeyrek beklenti
sonuçlarında ihracatçılarımızın yüzde 42'si TemmuzEylül döneminde ihracatın artacağını öngörüyor,
yüzde 76'sı da iyimser beklenti içinde" ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyükekşi, Irak ihracatında yaşanan düşüşe
yönelik soruyu şöyle yanıtladı: "Şu anda Irak'a ihracat
artışını düşünemiyoruz, öncelikle hedefimiz kan kaybını azaltmak. İnşallah benim beklentim, sadece beklentim değil görüşmelerde bu yönde, örneğin
Kayseri'de ödül verdiğimiz firmalardan bir tanesi
yumurta ihraç ediyormuş. Yumurtayı biz sadece Irak'a
satabiliyoruz. İlk aydan sonra işlerin düzeldiğini söyledi bu firma. İnşallah bu düşüş, bu ay biraz daha azalacak, Ağustos ayında yaşanan yüzde 24-25'lik düşüş de
dip olacak. Hedefimiz bundan sonra her ay kan kaybının biraz daha azalması yönünde olacak. Hem
nakliyede yaşanan sıkıntılar biraz azalıyor, hem farklı
ulaşım olanakları gündemde. Ama diğer taraftan
IŞİD'in vahşeti de sürüyor, NATO zirvesinde alınan
kararların da etkisini görmek gerek."
Gerek Suriye gerek Irak'ın aslında Türkiye'den mal
almak gibi bir mecburiyetleri olduğunu dile getiren
Besilik hayvan
ithalatına izin yolda
ANKARA - SEVAL OCAK ADIYAMAN Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) Genel Başkanı Bülent Tunç, Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığında gerçekleştirdikleri toplantıda,
işletmesinde 100 hayvanı olan besiciye 40 hayvan ithal
etme izni verilmesine yönelik karar alındığını bildirdi.
Tunç, dün Bakanlıkta besiciler, sektör temsilcileri ve
bürokratların katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdiklerini
anlattı. Toplantıda isteyen herkesin değil sadece besicilik
yapan ve en az 100 hayvanı olan işletme sahiplerinin
besilik hayvan ithalatı yapmasına izin verilmesine yönelik karar çıktığını kaydeden Tunç, kararın Kurban
Bayramı öncesi alınmasının hayvan varlığının yetersiz
olduğu anlamını taşımadığını söyledi. Tunç, şöyle
konuştu:
"Bu kararın Kurban Bayramı ile hiçbir alakası yok.
Bu konu bir yıldır gündemdeydi, görüşülüyordu. Doğu
Anadolu'da üreticiyi karamsarlığa itmemek için yaz
döneminde alınmadı. Şu anda bölgedeki büyükbaş üreticileri ellerindeki hayvanları sattılar. Bu karardan iç
piyasadaki üretici hiçbir şekilde etkilenmeyecek. Zaten
ithal edilecek büyükbaş hayvan sayısı 60 bini geçmez
diye tahmin ediyorum."
Bu kararın, daha önce pirinçteki spekülasyonların
önüne geçilmesi için alınan kararla benzerlik taşıdığına
işaret eden
Tunç, "Kararın
etkisi Kurban
Bayramı sonrası ortaya
çıkacak ve
karkas etin
kilogramı 20
liranın altına
düşecek"
değerlendirmesinde
bulundu.
Türkiye'nin
kırmızı et tüketiminin her
geçen gün arttığına işaret
eden Tunç,
"Üretici bu
karardan
kaygılanmasın.
Bakanlık bize
danıştı, sektörü
dinledi. Karar
iç piyasadaki
üreticiyi
düşünerek,
kontrollü ithalatı sağlayacak. Üretimi tetikleyecek, üreticiyi piyasadan çekmeyecek. Bakanlık kırmızı etin stratejik bir ürün olduğunun bilincinde, bu nedenle küçük
işletmeciyi destekliyor. Son olarak yaklaşık 5 ay önce
DOKAP illerinde hibe desteği programını başlattı. Bu
programın olumlu sonuçları bir sene içinde çıkacak ve
besilik hayvan üretimimiz önemli oranda artacak"
ifadelerini kullandı.
Bülent Tunç, Türkiye'de kurban kriterlerine uyan
ihtiyaçtan fazla büyükbaş hayvan bulunduğunu
belirterek, kurbanlıkların fahiş fiyatlarla satılmayacağını
söyledi. (AA)
Büyükekşi, Irak'a yapılan ihracata bakıldığında her
sektörün orada iş yaptığını anlattı.
Büyükekşi, firmaların stok sıkıntısı olup olmadığı
yönündeki soru karşısında, böyle bir sorunun
olduğunu belirterek, "Mesela Irak'ta ne oldu? İki sorun
var, adam ya malı gönderip parasını alamıyor, ya da
malı üretmiş, parasını alamayacağı korkusuyla malı
deposunda stok tutuyor. Firma ismi vermeyeyim ama
geçen ay IŞİD Musul'a saldırdığında bir firma bana
'Benim orada 70 milyon dolarlık malım var, Irak
ordusu koruyamadı, Irak'ın başka bir bölgesinden ben
25 silahlı adam gönderdim' dedi. İşte malını korumak
için, ihracatçının tabi ki kendi içinde sorunları var, işte
bu sorunları aşmak için Eximbank vadeleri uzattı"
açıklamasında bulundu.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) geçtiğimiz
günlerde verdiği faiz kararının, en çok ihracatı AB
ülkelerine yapan bir ülke olarak Türkiye'ye olumlu
olumsuz yansımaları olabileceğini dile getiren
Büyükekşi, bu kararın karlılığa yansıması konusunda
bir takım sıkıntılar olsa da ihracatçıya olumlu katkıları
olacağından da bahsetti.
"Bu kararın olumlu yanı, orada portföy yatırımlarıyla ilgili faizler düştüğü için sıcak para Türkiye'ye
gelecek, Türkiye'nin cari açığın finansmanında daha
rahat para bulma imkanı olacak. Ama ihracatçı açısından bakarsak olumsuz tarafı, parite 1.30'un altına
gidiyor, 1,28 direnç noktası, direnci kırar ve 1,20
civarına giderse ihracatçı sattığı fiyattan daha azını
kazanacağı için karından tırtıklanmaya başlayacak.
(AA)
7
Türk boğazlarından
7 ayda 52 bin
214 gemi geçti
ÇANAKKALE - Çanakkale ve İstanbul boğazlarından ocak-temmuz dönemini kapsayan 7 ayda
52 bin 214 gemi geçiş yaptı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü verilerine göre,
Türk boğazlarından 7 ayda geçen 52 bin 214 geminin ağırlığı 757 milyon 842 bin 964 groston olarak
hesaplandı. Bunların 25 bin 196'sı kılavuz kaptanla,
107'si de yedekli olarak geçişlerini tamamladı.
Çanakkale Boğazı'nı kullanan gemi sayısı 64'ü
yedekli olmak üzere 25 bin 551'di. Günlük ortalama 160 geminin seyrettiği bu boğazda en az geçiş,
3 bin 98 gemiyle şubat, en fazlası ise 3 bin 964
gemiyle mayısta görüldü.
Bu boğazdan, boyu 200 metreden büyük 3 bin
289 gemi geçiş yaptı. Kılavuz kaptan alanların
sayısı 11 bin 114, gemilerin ağırlığı da 428 milyon
721 bin 565 grostondu. Yılın ilk 7 ayında boğazdan
geçen tanker sayısı ise 5 bin 606 oldu.
Gemilerden 15 bin 240'i, kentteki limanlara
uğramadan seyretti.
İSTANBUL BOĞAZI
İstanbul Boğazı'ndan, ocak-temmuz döneminde
ağırlığı 329 milyon 121 bin 399 groston olan, 43'ü
yedekli 26 bin 663 gemi geçti.
Kentteki limanlara uğramayanların sayısı 15 bin
198 olurken bu gemilerin 14 bin 82'si geçişlerini
kılavuz kaptan alarak tamamladı.
Bu boğazdan 7 ayda 5 bin 327 tanker özelliğindeki gemi geçiş yaptı. En düşük geçiş, şubat ayında
3 bin 181 olarak gerçekleşti. En fazla geçişler de 4
bin 100'er geminin seyrettiği nisan ve mayıs
aylarında oldu. (AA)
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker:
"Et fiyatlarıyla ilgili ciddi tedbirler yolda"
lanan politikalar ve verilen teşviklerle Türkiye'de
2002'de 10 milyon olan büyükbaş sayısının bugün
14,5 milyona, küçükbaş sayısının ise yaklaşık 40
milyona çıktığını bildirdi.
Türkiye'de küçükbaş hayvancılığın ilk kez kendi
dönemlerinde destekleme kapsamına alındığını
belirten Eker, kayıt altındaki kırmızı et üretiminin 1
milyon tona ulaştığını kaydetti.
Hayvancılıkta dönüşüm projelerinin devam ettiğini
belirten Eker, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu,
Doğu Karadeniz ve Konya Ovası Projesi kapsamında
yer alan 35 ili, besi materyali üretimi için hibe desteği
kapsamına aldıklarını ifade etti.
Bölgelerde bulunan yerli süt ırkının, etçi ırkla
tohumlanmasına yönelik projeler geliştirdiklerini
belirten Eker, tohumlanan her etçi hayvan için 500 lira
destek vermeye başladıklarının altını çizdi.
Rusya'ya ihracata ilişkin de değerlendirmelerde
bulunan Bakan Eker, "Rusya ile ticaret yapacağız diye
30 yıllık geleneksel eski müşterilerimizi bırakmayacağız. Rusya ile ihracat gündeme geldiğinde gıda fırsatçıları zam haberleriyle piyasaya çıktı ve böylece
yine bu haberler fırsatçıların işine yaradı" ifadesini
kullandı. (AA)
ANKARA - Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı
Mehdi Eker, et fiyatlarıyla ilgili ciddi tedbirlerin yolda
olduğunu belirterek, "Hem tüketiciyi, hem de üreticiyi
koruyacak bir komitenin kurulmasına karar verdik"
ifadesini kullandı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya
göre, Eker, Yemek Sanayicileri Dernekleri
Federasyonu (YESİDEF) Genel Başkanı Hüseyin
Bozdağ ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Gıda fiyatları, kuraklık ve et üretimiyle ilgili
değerlendirmelerde bulunan Eker, fiyat artışının
ANKARA- ÖZCAN YILDIRIM kuraklığa bağlanmasının doğru olmadığını belirtti.
Sosyal Güvenlik Kurumunun ocakEnflasyon rakamlarına bakıldığında bunun
mayıs dönemindeki toplam geliri 73 milnedeninin açıkça görüleceğini belirten Eker, "Üretici
yar 979 milyon lirayı bulurken, bunun
enflasyonu yüzde 6,3, tüketici fiyatlarının artış oranı
51 milyar 743 milyon lirasını prim gelirise yüzde 14, arada 8 puan fark var. Bir yandan üretici
leri oluşturdu.
kaybediyor bir yandan tüketici. Arada birileri bu zamAA muhabirinin SGK verilerinden
dan faydalanıyor. Yani aracılar kazanıyor" ifadesini
derlediği bilgilere göre, 2014'ün ilk beş
kullandı.
ayında Kurumun toplam gelirleri 73
Çekirdek enflasyonun yüksek olduğunun altını
milyar 979 milyon lirayı buldu.
çizen Eker, bu nedenle gıdanın enflasyonun tek
sorumlusu olarak görülmesinin "başka bir amaç"
Gelirlerin 51 milyar 743 milyon lirasını
taşıdığını kaydetti.
prim gelirleri, 12 milyar 672 milyon
Türkiye'de kuraklığa rağmen ihtiyaç duyulan ürelirası devlet katkısı, 3 milyar 228 milyon
timin yapıldığına işaret eden Eker, kuraklık ve zam
lirasını faturalı ödemeler, 2 milyar 301
haberleriyle spekülasyon yaratmaya çalışanlar
milyon lirasını ek ödeme, 664 milyon
olduğunu bildirdi. Hem tüketiciyi hem de üreticiyi
lirasını yeniden yapılandırma ve 3 milyatırım ve 1 milyar 490 milyon lirası ise
koruyacak bir komitenin kurulacağını belirten Eker,
yar 372 milyon lirasını ise diğer gelirler
diğer giderler olarak hesaplandı.
"Biz hükümet olarak gerek makro ekonomik gerek
oluşturdu. Ocak-mayıs döneminde
SGK'nın 2010'da 26 milyar 724 milyon
üretim politikaları kapsamında bir komite kurulmasına
Kurumun toplam giderleri 84 milyar 115
lira, 2011'de 16 milyar 235 milyon lira,
karar verdik. Oluşturulan komite, üretici ve tüketici
milyon lira oldu. Giderlerinin 54 milyar
2012'de 17 milyar 295 milyon lira ve
fiyatları arasında oluşan zincirdeki halkalarda, nerel642 milyon lirası emekli aylıkları, 23 milerde ne problem var, onları tespit edip gerekli tedbir2013'te 19 milyar 675 milyon lira olan
yar 251 milyon lirası sağlık harcamaları, 2 sosyal güvenlik açığı ise bu yılın ilk beş
leri alacak" ifadesini kullandı.
milyar 288 milyon lirası ek ödeme, 1 milKuraklığa rağmen Türkiye'nin ihtiyaç duyulan
ayında 10 milyar 136 milyon lira oldu.
yar 201 milyon lirası faturalı ödemeler,
tarım ürünlerinin tamamının yurt içinden karşıAçık finansmanı için 9 milyar 490 milyon
820 milyon lirası sigorta ödemeleri, 378
landığını kaydeden Eker, şöyle devam etti:
lira kullanıldı. (AA)
milyon lirası yönetim, 45 milyon lirası
"Kuraklık sadece bazı ürünlerde bir miktar düşme
yaşanmasına neden oldu. Mesela hububatta düşme
oldu. Türkiye'nin geçen seneki buğday üretimi
22 milyon tondu. Bu rakam cumhuriyet tarihinin rekoruydu. Yani geçen yıl kırılan rekora
göre bir miktar düşme yaşandı. Buğday, mısır,
çeltik, ayçiçeği gibi temel ürünlerde herhangi
bir üretim sıkıntımız yok. Zam, kuraklık, don
gibi haberlerle birileri malı götürdü."
Türkiye'deki et talebinin, refah artışıyla artAnkara Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Lojistik Komutanlığına Bağlı Lojman Binalarının Dış
tığını belirten Eker, sürdürülebilir et üretiminin
Cephe Tadilat ve Onarım İşi’nin ihalesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 16 ncı maddesine göre iptal
sağlanması için hayvancılık alanında yeni
edilmiştir.
reformların yoldaolduğunu bildirdi.
İhale kayıt numarası :2014/104286
Yeni politikaların hayata geçirilmesiyle
1 - İdarenin
besiciliğin daha karlı hale geleceğini belirten
a) Adresi: Eskişehir Bulvarı No:146 ODTÜ Karşısı 06520 ÇANKAYA/ANKARA
Eker, "Etin maliyetini azaltmadan verimli hayb) Telefon ve faks numarası: 3122197791 - 3122197304
vancılık olmaz. Besicinin yaptığı işi daha karlı
c) Elektronik posta adresi: [email protected]
hale getirmek için eti etçi ırktan, sütü sütçü ırk2 - İptal edilen ihalenin ilanının yayımlandığı
tan temin etmek gerekir" değerlendirmesinde
a) Kamu İhale Bülteninin tarih ve sayısı: 28.08.2014-2674
bulundu.
b) Gazetenin adı ve tarihi (yayımlanmış ise)
:Yedigün-29.08.2014
Ette maliyet artışı yaşandığına dikkati
3 - İhale iptal tarihi: 10.09.2014
çeken Eker, bu konuda gerekli çalışmalar
4 - İptal nedeni veya nedenleri: İhale dökümanı olarak verilen belgeler arasında bulunmaması gereken bilgi
yapıldığını bildirdi. Öncelikli hedefin
ve belgelerin bulunması.
Basın - 11885 (www.bik.gov.tr)
Türkiye'de yerli etin kalitesinin ve miktarının
artırılması olduğunu vurgulayan Eker, uyguResmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
SGK'nın beş aylık geliri 74 milyarı buldu
İHALE İPTAL İLANI
T.C. ANKARA VALİLİĞİ
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
8
kültür-sanat
12 Eylül 2014 Cuma
SIRASI
GELD‹KÇE
Nevflehirli
yönetmen Mustafa
Karakaya,
Türkiye'nin en
önemli kültür ve
turizm merkezlerinden
Kapadokya'da
kurdu¤u "film
fabrikas›" adl›
iflletmeyle, bölgede
film çekecek
yap›mc›lar›n ekip ve
ekipman ihtiyac›n›
karfl›lamay›
hedefliyor.
‹sa
KAYACAN
Osman Akkoç’un giden yollar›
Burdur ilimizin Gölhisar ilçesinde yaflayan,
buradan seslenen, flair, yazar, araflt›rmac›, halk
ozan› Osman Akkoç’un uzay›p giden yollar›
vard›r. De¤iflik yerleflim biriklerimize do¤ru
uzan›r bu yallar. Bazen, Gölhisar’dan Burdur’a
bazen Gölhisar’dan Denizli’ye do¤ru yönlenir
gidiflleri ozan›m›z›n, Osman Akkoç’un.
Gölhisar ilçemiz merkezinde haftal›k
yay›nlanan “Gölhisar Gündem” Gazetesinin bir
say›s›ndaki “Üstad›n kaleminden” köflesinde
Osman Akkoç, giden yolunun bulundu¤unu
Gölhisar’dan Denizli’ye do¤ru uzand›¤›n› fliirle
anlat›yor. Bu fliir 10 ayr› dörtlükten meydana
gelmifl. ‹lk iki dörtlü¤ü flöyle bu fliirin:
Her saatin bafl›nda binilir otobüse,
Gölhisar’la Denizli aras› bütün flose,
Birbuçuk saat sonra gerçekleflir bu buse,
Giden yolumuz vard›r,
Gölhisar’dan Denizli’ye.
Yolcuyum, gidiyorum büyük bir otobüste,
Kad›n erkek y›¤›lm›fl, oturmufllar üst üste,
Ben birinci kattay›m, ikinci kat üstte,
Giden yolumuz vard›r,
Gölhisar’dan Denizli’ye.
Gölhisar-Denizli yolculu¤u sürdükçe,
Osman Akkoç anlat›mlar› da devam eder.
Geçilen güzergahlar anlat›l›r isim isim.
Yusufça, Çamköy, Belkaya, Ac›payam,
Yass›güme derken Denizli’ye ulafl›l›r. fiiirin
sonunda Osman Akkoç flu duygular›yla ç›kar
karfl›m›za:
Garaj karmakar›fl›k, oldu¤u yer biraz dar,
Denizli’nin timsali, ortas›nda horoz var,
Gölhisar ve Denizli yolculu¤u bu kadar,
Giden yolumuz vard›r,
Gölhisar’dan Denizli’ye.
Kapadokya’da “film fabrikas›”ndan
YAPIMCILARA KOLAYLIK
NEVfiEH‹R - MURAT KAYA - Karakaya, AA
muhabirine yapt›¤› aç›klamada, peribacalar›,
kayadan oyma evleri ve s›cak hava balonuyla yerli
ve yabanc› turistlerin ilgisini çeken Kapadokya'n›n
"do¤al film platosu" özelli¤iyle yap›mc›lar›n gözde
mekanlar› aras›nda yer ald›¤›n› söyledi.
Kurdu¤u "Katpatuka Film Fabrikas›" adl› iflletmeyle, belgesel, sinema, reklam, k›sa film ve
tan›t›m filmi çekecek kiflilere yard›mc› ekip ve ekipman deste¤i sa¤layacaklar›n› belirten Karakaya,
"Yurt içinden ve yurt d›fl›ndan gelen yerli ve
yabanc› film flirketlerinin hiçbir ekip ve ekipman›
olmadan bölgede filmlerini çekebilecekleri bir
ortam haz›rlayaca¤›z" dedi.
Kapadokya bölgesinde profesyonel anlamda film
ekibinin olmamas›na ra¤men her y›l onlarca sinema,
dizi ve reklam filmi çekimlerinin gerçeklefltirildi¤ini
ifade eden Karakaya, "Yurt d›fl›ndan ve yurt içinden
gelen film flirketlerinin yöneticileri, yap›mc›lar› ve
Ahi Evran konulu Tiyatro ve
Senaryo Eseri Yar›flmas› sonuçland›
KIRfiEH‹R - "Uluslararas›
Ahilik ve Ahi Evran Konulu Tiyatro
ve Senaryo Eseri Yar›flmas›"n›n
sonuçlar› aç›kland›.
Ahi Evran Üniversitesi Ahilik
Kültürü Araflt›rma ve Uygulama
Merkezi Müdürü Kaz›m Ceylan,
Araflt›rma Merkezinde düzenlendi¤i
bas›n toplant›s›nda, Gümrük ve
Ticaret Bakanl›¤›, Devlet Tiyatrolar›
Genel Müdürlü¤ü, Sinema ve Telif
Haklar› Genel Müdürlü¤ü ile
Türkiye ‹lim ve Edebiyat Eseri
Sahipleri Meslek Birli¤i'nin
(‹LESAM) katk›lar› ile düzenlenen
yar›flmaya film senaryosu dal›nda
54, tiyatroda ise 41 olmak üzere
toplam 95 eserin kat›ld›¤›n› kaydetti.
Dereceye girenlerin ödüllerinin
Ahilik Kutlamalar› Merkez Yürütme
Kurulu taraf›ndan karfl›lanaca¤›n›
ifade eden Ceylan, flunlar› kaydetti:
"Ahilik, bilindi¤i üzere sadece
bir esnaf teflkilatlanmas› de¤il, ayn›
zamanda bir devlet ve hayat felsefesidir. Medeniyetimizin, milli karakterimizin ve ahlak›m›z›n
oluflmas›ndaki en önemli faktörlerdendir. Osmanl›'y› kapitalist sistem
olmaktan kurtaran dünyevi ve uhrevi
bir sistemdir. Ahilikte insanlar karda
de¤il hay›rda yar›flm›fllard›r. ‹flte
Türk-‹slam medeniyetinin en önemli
kurulufllar›ndan olan Ahili¤i, uluslararas› alanda yeniden bir
medeniyet hareketi olarak insanl›¤›n
idrakine sunmak; özellikle genç
Çöle vurgunum ben… Çölün
s›cakl›¤›na, yak›c›l›¤›na; aflka vurgunum ben… Belki Mecnun
oldu¤umdan aflka âfl›kl›¤›m; belki
de bülbül olup ‘gül ü rânâ’mdan
ayr› kal›fl›mdan feryatlar›m…
Her nefeste iki cihan saadetini
diliyorum Rabbimden; duan›n
anahtar oldu¤unu bilerek… Ruh
eflimle olmak derdim benim dünyada; Hüdâ’n›n r›zas›yla sonsuzlu¤a
ve mahflere ulaflmak de¤il mi en
büyük lütuf?
Her saniyem bir basamak
mahflere; her günüm mutlak mutlulu¤a merdiven… A¤›r a¤›r ç›ksam
da basamaklar›, k›yametle bitecek
olmas› güzel hasretin merkezi olan
dünyan›n… ve ruhumun sonsuza
yol almas› her nefesle…
Hayallerim sonsuz benim;
yönetmenleri burada kendilerine bir muhatap
bulam›yor. Maalesef filmlerine uygun mekanlar›
gerekli resmi izinleri tamamlamadan kullanmak
zorunda kal›yorlar. Yani hem bu iflten anlayan
kiflilere ulaflam›yor hem de farkl› s›k›nt›lar yafl›yorlar. Bizim buradaki kurulufl amac›m›z da bu
s›k›nt›lar› ve eksiklikleri ortadan kald›rmak.
Projemizle, turizm d›fl›nda bölgemizde yeni bir sektör oluflturmak gibi bir gayret içerisine girdik.
‹nflallah hedeflerimize ulaflaca¤›m›z› düflünüyorum"
diye konufltu.
Kapadokya'n›n do¤al güzellikleriyle birçok
yönetmeni büyüledi¤ini belirten Karakaya, "Bu
do¤al film platosunda yurt içi ve yurt d›fl›ndan
yönetmenler ve yap›mc›lar, bölgede hiçbir ekip ve
ekipman olmadan gelip burada filmlerini çekebilecek. Projemizle, yöreye gelecek film flirketlerine
do¤al bir ortam›n yan› s›ra kostüm, ›fl›k, kamera ve
bu bölgeden oyuncu deste¤i sa¤layaca¤›z. Bu
çal›flmam›z›n, burada film çekecek yap›mc›lar›
heyecanland›raca¤›n› düflünüyorum" ifadelerini kulland›.
Mustafa Karakaya, bölgenin özellikle fantastik
ve bilim kurgu türünde filmler çeken yap›mc›lar›
cezbetti¤ine dikkati çekerek, buna en güzel örne¤in
ABD'li oyuncu Nicolas Cage'in "Hayalet Sürücü 2"
filmi oldu¤unu söyledi.
Bölgenin daha iyi tan›t›lmas›yla çekilen film
say›s›n›n artaca¤›na inand›¤›n› belirten Karakaya,
"Kapadokya bölgesinin potansiyeli düflünüldü¤ünde
bunun yüzde 5'lik bölümünü kulland›¤›n› söyleyebilirim" dedi.
Bölgede çekilen film, belgesel, klip, reklam ve
tan›t›m filmlerini "Kapadokya Do¤al Film Platosu"
adl› kitapta toplad›klar›n› anlatan Karakaya, yerli ve
yabanc› yönetmenlere öncülük etmekten gurur
duydu¤unu söyledi.
(AA)
ÇORUM NARLI KASABASI BR‹Ç SPOR DERNE⁄‹
OLA⁄AN GENEL KURUL ‹LANI
06-086-085 Kütük Numaral› “Çorum Narl› Kasabas› Briç Spor Derne¤i”mizin Ola¤an Genel Kurul
toplant›s› 28/09/2014 tarihinde saat 12:00’de Sancak Mahallesi Turan Günefl Bulvar› No: 25/1
Çankaya/ANKARA (Dernek Lokali) adresinde yap›lacakt›r.
An›lan toplant›da Yasal ço¤unlu¤un sa¤lanamamas› durumunda ise ikinci toplant›m›z 05/10/2014 tarihinde ço¤unluk aranmaks›z›n ayn› adres ve ayn› saaatte yap›lacakt›r. ‹lgililere ve üyelere duyurulur.
YÖNET‹M KURULU
GÜNDEM:
1- Yoklama, Aç›l›fl ve Sayg› duruflu,
2- Divan Baflkanl›¤› oluflturulmas›,
3- Yönetim ve Denetim Kurulu raporlar›n›n okunmas›, görüflülmesi
4- Gelir ve Gider Hesaplar›n›n okunmas› ve görüflülmesi,
5- Yönetim ve Denetim Kurulunun ibras›,
6- Dernek üyelerinin ödeyecekleri ayl›k ve y›ll›k aidat miktarlar›n›n belirlenmesi,
7- Dernek Tüzü¤ü üzerinde yap›lacak de¤iflikli¤inin görüflülüp karara ba¤lanmas›,
9- Yeni Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi,
10- Dilek ve öneriler kapan›fl.
Yedigün- 3
OLA⁄AN GENEL KURUL ‹LAN ÖRNE⁄‹
SALIN MAHALLES‹ SOSYAL YARDIMLAfiMA,DAYANIfiMA VE KÜLTÜR
DERNE⁄‹ YÖNET‹M KURULU BAfiKANLI⁄INDAN DUYURU
nesillerin Ahili¤i anlay›p benimsemelerini sa¤lamak, kültür-sanat
yoluyla ve sinema-tiyatro diliyle
ahili¤in genifl kitlelerce de
ö¤renilmesini sa¤lamak amac›yla
böyle bir yar›flma düzenlenmifltir."
Ceylan, senarist-yönetmen
Osman S›nav baflkanl›¤›ndaki jüride,
kendisinin yan› s›ra oyuncu-yönetmen Ahmet Yenilmez, Sinema ve
Telif Haklar› Genel Müdürü Cem
Erkul, yazar Emine Ifl›nsu Öksüz,
sinema elefltirmeni ‹hsan Kabil,
‹LESAM Baflkan› Mehmet Nuri
Parmaks›z, Prof. Dr. Nurullah Çetin,
Doç. Dr. R›dvan fientürk ve
doyumsuzum ben aflka… Hani
“sevdim mi iki kiflilik seveceksin”
diyenler var ya aflk› bilmeden…
Benim aflk›m tek kiflilik; çünkü ben
yar›m›m dünyada; ruhumun, gönlümün Rabbimden sonraki sahibi
olmadan…
“Tek”, “bir”, “tam” olmak
benim derdim; o yüzden benim
aray›fl›m ruh eflimi… Bu
yar›ml›ktan tam’a terfi edebilmek
benim hedefim. Anlad›n›z herhalde
beni; dünyal›k de¤il derdim;
Mevlâ’n›n r›zas›yla sonsuzlu¤uma;
helâlin helâline ulaflmak benim
tasam…
Masiva gözleri boyar; aldat›r
insan› ve herkes göremez yaflarken
sonsuzluk merdivenini… Asl›nda o
gözümüzün önünde, saklam›yor ki
kendini… Bakmas›n› bilmek;
Yönetmen Taha Feyizli'nin yer
ald›¤›n› kaydetti.
Ceylan, yar›flmada ödüle lay›k
görülen eserleri ve sahiplerini flöyle
s›ralad›:
"Senaryo yar›flmas›nda 1. Yaflar
Bedri Özdemir 'in "Ahi" adl› eseri
(30 bin lira), 2. A. Kadir Bozkurt'un
eseri 'Göç Yolu Anadolu' (20 bin
lira), 3. Mesut Coflkun'un 'Ahi
Evran' isimli eseri (10 bin lira), 1.
mansiyon ödülü Selfet Aydemir'in
'Ejderin Kalbi' (5 bin lira), 2. mansiyon ödülü Mustafa Köksal'›n
Evren'in '(Evran'›n) Oyunu Ak›lar' (5
bin lira). (AA)
Derne¤imizin ola¤an genel kurul toplant›s› 29/09/2014 tarihinde saat 11.00 da ANKARA SALIN MAH.
ALPULAR SOK. KÖY ODASI adresinde afla¤›daki gündeme göre, ço¤unluk sa¤lanamad›¤› takdirde ise
ikinci toplant› 06/10/2014 tarihinde saat 11.00 de ayn› gündemle, ayn› yer de yap›lacakt›r. Genel kurul
üyelerimize önemle duyurulur.
GENEL KURUL GÜNDEM‹
1- Aç›l›fl.
2- Baflkanl›k divan›n›n teflekkülü.
3- Sayg› duruflu ve ‹stiklal Marfl›n›n okunmas›.
4- Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu faaliyet raporlar›n›n okunmas›, müzakeresi ve yönetim kurulu
ile denetim kurulunun ibras›.
5- Bilânço, gelir ve gider hesaplar›n›n müzakeresi.
6- Yeni dönem çal›flma program› ile tahmini bütçesinin görüflülmesi.
7- Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi.
8- Dilek ve temenniler.
9- Kapan›fl.
BENC‹LEY‹N
SÖZLER
Mehmet Nuri
PARMAKSIZ
[email protected]
SONSUZLUK MERD‹VEN‹…
gördü¤ünü anlamland›rmak ve
manan›n manas›na, maddenin
özüne ulafl›p gerçe¤in gerçe¤ine,
mutlak olan tek varl›¤a Vahdet-i
Vücud’a âfl›k olmak laz›m iflte…
Gökkufla¤›n›n alt›nda; çöllerde,
da¤larda, deryada, eflyada veya
herhangi bir fleyde aramay›n onu;
çünkü sonsuzluk merdiveni,
gerçekten safiyane âfl›k olan›n
gözüne ve de gönlüne gözükür.
Sahiden aflka âfl›k olanlar görebilir
onu… fiükürle, teslimiyet ve imanla kaderden raz› olmayan; isyana
düflmekten korkmayanlar o merdivene t›rmanamaz ya da basamaklar› tek tek atlayamaz çünkü…
Sonsuzluk merdiveni nerde mi
sakl›? O nerde mi bulunur? Bunun
tek cevab› var iflte: Gönülde,
kalpte…
Yarat›lm›fl olan›, Yaradan’dan
ötürü sevemeyene; istemeden sahip
oldu¤u bunca nimeti görmezden
gelenlere görünmez o… Sevdi¤ine
doyana; gönülleri k›rana ve de
maflukuna kanana yalan olur sonsuzluk merdiveni…
Dünyadayken büyük bir hasreti
yaflamay› göze alamayanlara bilinmezdir o merdiven. Sonludan
vazgeçip; sonsuzu arzulamayanlara
görünmez o merdiven. Aciz bir kul
ve fâni oldu¤unu unutanlara, sonlu
sonsuz görünür… Tersinden bakmak laz›m masivaya; tersinden…
Görünenin aldat›c›l›¤›n› bilen için
dünyan›n ne önemi var ki…
Asl olan flükürle sevebilmek;
asl olan bizi yaratan Mevlâ’y›
unutmadan âfl›k olabilmekte…
yani önemli olan sonsuzluk merdivenini bulup duayla; flükürle, lütufla, sab›rla o merdivene t›rmanabilmekte; yani aflka âfl›k olmakta;
yani aflk›, o merdiveni ve de her
fleyi yaratan› unutmamakta…
Âfl›k hiç yorulur mu; akarsu olmaz durgun.
Sevgilim her fleyine sana vurgunum vurgun.
fiükür yele¤i beni koruyor hep nazardan,
Sevginle flad olmuflum bana ifllemez kurflun.
KÜLTÜR-SANAT
BULMACA
Alt›n Portakal film festivalinde
yar›flacak uzun metraj filmleri belli oldu
ANTALYA - 051. Uluslararas›
Antalya Alt›n Portakal Film
Festivali’nde, Uluslararas› Uzun Metraj
Film Yar›flmas›’nda Alt›n Portakal ödülü
için yar›flacak filmler belli oldu.
Yar›flmada, dünyan›n çeflitli festivallerinden ödüllerle dönen yap›tlar
yar›flacak.
Konuyla ilgili yap›lan aç›klamaya
göre 10-18 Ekim 2014 tarihleri aras›nda
'gelenekten gelece¤e' mottosu ile
perdelerini açacak festivalde yer alacak
filmler flöyle:
Hintli genç sinemac› Chaitanya
Tamhane’nin 71. Venedik Film
Festivali’nden Gelece¤in Aslan› ödülüyle
dönen filmi: Mahkeme.
Galas›n› 51. Karlovy Vary Film
Festivali’nde yapan ve Karlovy Vary’de
East of West ödülü için yar›flan S›rp
yönetmen Darko Lungulov imzal›
Michael Jackson An›t›.
Macar yönetmen Kornél
9
12 Eylül 2014 Cuma
Mundruczó’nun bu y›l Cannes’da çok ses
getiren son filmi Beyaz Tanr›.
Rus yönetmen Alexandr Kott imzal›
Test.
TÜRKÇE BAKIfi
Prof.Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
TÜRK DEVLET‹N‹
TASF‹YE PROJES‹ - 2
Küreselleflme, tekelci sermayenin, ideoloji ba¤lam›nda yer verilmesine
gerek yoktur... Atatürk hepimizin
büyük petrol flirketlerinin, para
spekülatörlerinin, sanayi
ortak de¤eridir.”
kurulufllar›n›n, tüccarlar›n
Atatürk’ün düflüncelerine, ilkeleroluflturdu¤u dünyay› sömüren küreine, devlet ve millet anlay›fl›na yer
sel güç çetelerinin bir ideolojisidir.
vermedikten sonra sadece ad›n›
Bunlar, önlerinde engel olarak
anmak ne ifade eder? Bunlar,
gördükleri millî yap›lar›, millî
Atatürk’ü tarihsel bir figür olarak
devletleri yok etmek için
tutmak, sadece devleti kurmufltur
demokrasiyi, insan haklar›n›, özgür- noktas›nda b›rakmak, ondan öteye
lü¤ü bir silah olarak kullan›yorlar.
tafl›mamak istiyorlar. Bununla flunu
Bu masumane kavramlar› manipüle
vurgulamak istiyorlar: “Devleti
ederek fesat ç›kar›yorlar.
Atatürk kurdu ama onun tesis etti¤i
Türk milliyetçili¤ine, Atatürk mil- kurulufl felsefesinden, anlay›fl›ndan
liyetçili¤ine dayal› bir anayasay› bu
ve ilkelerinden vazgeçerek bugün
unsurlardan ay›klaman›n amac›
biz devleti farkl› flekilde yeniden
millî ve üniter Türk devletini yok
dizayn edece¤iz.”
etmek, Türkiye’de tek bir Türk milAtatürk ve millî devlet düflmanl›¤›
leti vard›r anlay›fl›n› y›k›p, çok kim- Bat› kaynakl›d›r. 1980’li y›llarda
likli, çok milletli bir y›¤›n ve çok
Graham Fuller ve Paul Henze gibi
ortakl› devletimsi bir fley ortaya
adamlar›n tekrarlad›klar› baz› sözler
ç›karmakt›r.
var. fiöyle:
Bu renksiz, ideoloji“Atatürkçülük ölmüfltür.
siz, demokratik anayasa
Ulus devletler dönemi
isteyicileri, yine
bitmifltir. Türkiye,
bat›l›lar›n dayatmas›yla
Osmanl› gibi çok
301. maddeyi de
kültürlü, çok dinli ve
kald›rma ya da
çok ›rkl› bir yap›y› bensuland›rarak
imsemelidir. Bunun için
ifllevsizlefltirme
en iyi yol ›l›ml›
çal›flmalar› yapt›lar. Bu
‹slam’d›r. Etnik kimlikmaddeye olan
ler kendilerini ifade
haz›ms›zl›k, kin ve öfke
edebilmelidir.”
Graham Fuller
önce her zaman oldu¤u
Bat›l›lar›n Atatürk
gibi bat›l› fler
düflmanl›¤›n› anlamak
odaklar›ndan geldi. Onlar›n hemen
mümkündür. Çünkü Atatürk’ün
arkas›ndan onlarla ayn› dili kullanan emperyalist sömürgeci Bat›l›
daha do¤rusu onlar›n iç uzant›lar›
devletlere karfl› verdi¤i millî
olan Türk düflman› Ermeni ›rkç›lar›, mücadele, ‹slam ülkelerine örnek
Kürt ›rkç›lar› vs rahat rahat Türk’e
olmufl ve onlar da Atatürk’ün açt›¤›
küfretme özgürlü¤ü için bu madba¤›ms›zl›k 盤›r›ndan giderek üstdenin de kald›r›lmas›n› istediler.
lerindeki bat›l› sömürge
Millî Türk devletinin temel yap›
hâkimiyetinden kurtulmufllard›r.
tafllar› sökülerek tek devlet, tek milBöylece 1920’lerde Bat›l›lar›n
let, tek vatan, tek bayrak, tek dil
elindeki 25.5 milyon mil karelik
hedefine var›lamad›¤› gibi, tam tertoprak, bugün 12.7 milyon mil karsine bu hedef berhava edilmifl olur.
eye düflmüfltür. Bat› dünyas› bu
Anayasadan kald›r›lmak istenen
büyük sömürge kayb›n›
Kemalizm ya da Atatürkçülük, esas
hazmedemiyor ve bunun müsebbibi
itibariyle Türkiye’nin tam ba¤›ms›z
olarak da Atatürk’ü görüyor. O yüzve ba¤lant›s›z bir devlet olmas›,
den Avrupa Birli¤i bize Atatürk’ü
Türk milletinin kendi topraklar›nda
duvarlardan, anayasan›zdan kald›r›n
hâkim olmas›, hukukun üstün
diyor. Emperyalist Bat›, haricî bedolmas› ve millî devlet genel ilkelerhaht›r, onlarla iflbirli¤i yapan yerli
Türk düflmanlar› dahilî bedhaht›r.
ine dayanmakt›r.
Peki bunlara destek veren gafil
Bu renksiz, ideolojisiz,
Müslüman Türklere ne oluyor? Bu
demokratik anayasa yap›c›lar›
mugalata da yap›yorlar. Diyorlar ki: gafil Türkler, acaba kimin de¤irmenine su tafl›d›klar›n›n fark›nda m›?
“Biz Atatürk’ün flahs›na, devlet
Türk, ya millî kimli¤ine,
kuruculu¤una karfl› de¤iliz. Onun
Türklü¤üne ve Müslümanl›¤›na bir
ad›na yer verilir ama ilkelerine
bütün olarak sahip ç›karak var olagerek yok. Atatürk kurucumuzdur,
cakt›r, ya da tarihten silinip gidekurucu liderimizdir. Elbette
cektir. Bugün Türk, karar verme
Anayasada Atatürk’e vurgu yap›l›r.
kavfla¤›ndad›r.
Ama Atatürkçülü¤e vurgu
yap›lmas›na, ilke ve ink›lâplar›na
(Bitti)
Frans›z sinemac› Marienne
Tardieu’nun imzas›n› tafl›yan ve seyircilerin karfl›s›na ilk defa 2014 Cannes Film
Festivali’nde ACID program›nda ç›kan
Çekingen, Alt›n Palmiye Ödüllü Mavi En
S›cak Renktir'in y›ld›z› Adèle
Exarchopoulos’a yer veriyor.
2014 Cannes Film Festivali’nde
'Belirli Bir Bak›fl' jüri özel ödülünü
kazanan Turist, ‹sveçli yönetmen Ruben
Östlund imzas›n› tafl›yor.
Seyirciyi ilk defa Berlin Film
Festivali’nde selamlayan, Berlin’de ‹lk
Uzun Metraj ve Alt›n Ay› ödülleri için
yar›flan, Hong Kong Uluslararas› Film
Festivali’nde Genç Sinema ödülünü
kazanan Macondo.
Filistinli kad›n yönetmen Suha
Arraf’›n ilk uzun metraj filmi Villa
Touma.
Çinli genç yetenek Xin Yukun’un ilk
filmi Da¤daki Tabut.
Gerçek bir hayat hikayesinden
uyarlanan Her fieye Ra¤men. (CHA)
Zonguldak'›n
Ere¤li
ilçesinde
Erdemir
Musiki ve
Folklor
Derne¤i
Tiyatro
Grubu oyuncular›n›n da
rol ald›¤›
'Keflke'
isimli k›sa
film
tan›t›m›
yap›ld›.
'Keflke' ilgi ile izlendi
ZONGULDAK - Zonguldak'›n Ere¤li ilçesinde
Erdemir Musiki ve Folklor Derne¤i Tiyatro Grubu
oyuncular›n›n da rol ald›¤› 'Keflke' isimli k›sa film
tan›t›m› yap›ld›.
Yönetmenli¤ini Serkan Çelik’in yapt›¤›, Erdemir
Musiki ve Folklor Derne¤i Tiyatro Grubu oyuncular›n›n da rol ald›¤› Karadeniz Ere¤li Rotary Kulp
ve Karadeniz Ere¤li Foto¤raf Amatörleri
Derne¤i'nin destekleriyle sanatseverlerle buluflan 12
dakikal›k k›sa film,‘Keflke’ Erdemir Tafl Bina’da
ilgiyle izlendi. Film oyuncular›ndan Mert Çaka
aç›l›flta yapt›¤› aç›l›fl konuflmas›nda "Filmimiz
Karadeniz Ere¤li’de ilk k›sa film gösterimi
olmas›yla önem tafl›yor. Yönetmenimiz Serkan
Çelik’in haz›rlad›¤› ve yönetti¤i filmde birbirinden
de¤erli arkadafllar›m›z rol ald›. Arkadafllar›m›z tiyatro oynamalar›na ra¤men ilk k›sa filmde rol alman›n
heyecan›n› da yaflad›lar." dedi.
Film Yönetmeni Serkan Çelik ise yapt›¤›
konuflmada "Bu filmin oluflmas›nda bizler destek
olan herkese teflekkür ediyoruz. Buradaki
amac›m›z; burada ilk k›sa film gösterimin
yap›yoruz. Bizden sonra gelecek nesillere
yapaca¤›m›z ve yapabilece¤imiz ifller için cesaret
toplamaya geldik.
Filmimiz ad› ‘Keflke’ ad› üstünde 3 günde 4 er
saatten 50 saniyeler içinde çekilen toplam 12
dakikal›k bir k›sa film. Daha önce tiyatroda
oynayan sinema deneyimi olmayan arkadafllar›m›zla
çal›flt›k. ‹çlerindeki oynama iste¤i ve arzular› k›sa
film sayesinde olufltu." fleklinde konufltu.
Film, 50’li yafllar›na gelmifl bir adam›n kalp
krizi geçirirken, hayat›n›n film fleridi gibi gözünün
önünden geçmesini anlat›yor. (CHA)
BULMACA
1
1
2
3
4
5
6
7
8
Filibe, Avrupa Kültür Baflkenti aday› oldu
9
SOFYA - Filibe, Bulgaristan'›n
2019 Avrupa Kültür Baflkenti
aday› olacak. Uluslaras› jürinin
baflkent Sofya'da aç›klad›¤›
karar Filibe'de sevinç gösterilerine sebep oldu. Finalde Sofya,
T›rnovo ve Varna yar›fl›rken,
jüri üyeleri Filibe'nin kriterler
aç›s›ndan aday kent olarak daha
uygun buldu.
Avrupa Kültür Bakanlar›,
2015 y›l›nda yapacaklar›
toplant›da nihai karar› belirlemesi bekleniyor.
Filibe, Roma döneminden
kalma eserler, Osmanl›'dan
kalan miras ve 7 tepesiyle dünya
çap›ndan birçok turist çekiyor.
(CHA)
11
10
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Soldan sa¤a:
1. Çobanlar›n omuzlar›na ald›klar› dikiflsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. – Bir nota. 2. Tatbiki,
pratik, ifle dayanan. – Binek hayvan›. 3.
Arjantin’in plaka iflareti. – Yapma, etme. – Bir
say›. 4. ABD’de bir eyalet. – Bir renk. 5. Namaz›n
bölümlerinden her biri. – Hintli kad›nlar›n giydi¤i
ulusal giysi. 6. Uzakl›k anlat›r. – Güven, güvence.
7. Saat kadran›. – Bankada hesab› bulunanlara
gönderilen ödeme ya da çekme makbuzu. 8.
Vücut ›s›s›. – Bir fleyi anlamak ya da ö¤renmek
için duyulan istek. 9. Lezzet. – Bir tür orman
a¤ac›. 10. Güzel sanat. – Endonezya’n›n plaka
iflareti. – Saha, meydan. 11. Candan, içten. 12.
Rus Kazaklarda baflkan. – Bir do¤a olay›. 13.
Tören. – Bir nota. 14. Çiçek konulan kap. – Tanr›.
15. Kuzu sesi. – Kamuflaj. 16. Tah›l›n tarladaki
ad›. – Tenis arac›. 17. Bir elektrotta eksi uç. 18.
Hayvan›n erkekli¤ini gidermek, had›m etmek. 19.
Elma, armut gibi meyvelerin kurutulmuflu. –
Sinema, tiyatro gibi yerlerde gündüz gösterisi. 20.
Eski dilde adlar, isimler. – Kiraya verilerek gelir
getiren mülk.
Yukar›dan afla¤›ya:
1. Kesin yarg›. – Bitmemifl, eksik, tamamlanmam›fl. – Yeti. 2. Emirlik, beylik. – Bir halk saz›.
– Asma, kavun, karpuz gibi bitkilerin sürgünü
veya dal›. – Dogma, inak. 3. Peru’nun plaka
iflareti. – Bir yerde oturma, e¤leflme. – Bir sinir
hastal›¤›, tutarak, yilbik. – Alt›n kökü. 4. AIDS
virüsünü saptamakta kullan›lan test. – Meslek. –
Oruç tutulan ay. 5. Sigarada bulunan öldürücü
madde. – Güney K›br›s’ta bir kent. – Büyük s›çan.
6. Yabani hayvan bar›na¤›. – Herhangi bir eserde
ifllenen ana konu. – Kay›nbirader. – ‹ri taneli
bezelye. 7. Kiloamperin simgesi. – ‹syan eden,
baflkald›ran. – Üzeri k›rm›z› parafinle kapl›
Hollanda peyniri. – Haz. ‹sa’n›n do¤du¤u gün. –
Tantal›n simgesi. 8. Boru sesi. – So¤anl› bir süs
bitkisi. – K›sa ve özlü söz, veciz. 9. Asker
yeme¤i. – ‹maml›k. – Olumsuzluk anlatan önek.
10. Çözümlemeli. –
Ö¤üt. – Vücudun
ÇÖZÜMÜ
salg›lad›¤› tuzlu s›v›.
BUGÜN
11. SAYFADA
Haz›rlayan: Ercan BOSTANCIO⁄LU
10
SAGLIK
12 Eylül 2014 Cuma
Kepçe kulak, e¤itim hayat›n› olumsuz etkiliyor
‹STANBUL - ‹stanbul Üniversitesi ‹stanbul
T›p Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik
Cerrahi Ana Bilim Dal› Ö¤retim Üyesi Doç.
Dr. Erdem Güven, kepçe kula¤›n çocuklar›n
üzerine “psikolojik yük” getirebildi¤ini, özellikle ilkokul döneminde arkadafllar› taraf›ndan
alay edilen çocuklarda “kendine güven kayb›”,
“toplum içine ç›kamama”, “topluluk önünde
konuflma zaafiyeti”, “derslerde baflar›s›zl›k” ve
“okula gitmek istememe” gibi psikolojik travmaya ba¤l› semptomlar görülebildi¤ini belirtti.
Güven, yapt›¤› yaz›l› aç›klamada, kepçe
kulak durumunun ameliyatla düzeltilebilen ve
ANKARA ORMAN F‹DANLIK MÜDÜRLÜ⁄ÜMÜZE BA⁄LI BEYPAZARI
F‹DANLI⁄I 2014 YILI SONBAHAR F‹DAN ÜRET‹M‹ ‹fi‹
ORMAN F‹DANLIK MÜDÜRLÜ⁄Ü- ANKARA D‹⁄ER ÖZEL BÜTÇEL‹
KURULUfiLAR ORMAN GENEL MÜDÜRLÜ⁄Ü
Ankara Orman Fidanl›k Müdürlü¤ümüze ba¤l› Beypazar› Fidanl›¤› 2014 Y›l› Sonbahar Fidan Üretimi ‹fli
hizmet al›m› 4734 say›l› Kamu ‹hale Kanununun 19 uncu maddesine göre aç›k ihale usulü ile ihale edilecektir. ‹haleye iliflkin ayr›nt›l› bilgiler afla¤›da yer almaktad›r:
‹hale Kay›t Numaras› : 2014/111191
1-‹darenin
a) Adresi : Bahçekap› Mahallesi Behiçbey Orman Fidanl›¤› ( Behiçbey Tren ‹stasyon Karfl›s›) Güvercinlik ET‹MESGUT/ANKARA
b) Telefon ve faks numaras› : 3122111359 - 3122111562
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) ‹hale doküman›n›n görülebilece¤i internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-‹hale konusu hizmetin
a) Niteli¤i, türü ve miktar› : 12 Kalem Fidan Üretimi ile ilgili Fidan Yast›klar›n›n Haz›rlanmas›, Fidan
Sökümü, Fidan Dikimi, Fidanlar›n Tafl›nmas›, Tohum Ekim vs.
Ayr›nt›l› bilgiye EKAP’ta yer alan ihale doküman› içinde bulunan idari flartnameden ulafl›labilir.
b) Yap›laca¤› yer : Beypazar› ‹lçesi K›rbafl› Köyü s›n›rlar›nda bulunan Beypazar› Fidanl›¤›
c) Süresi : ‹fle bafllama tarihinden itibaren 70(Yetmifl) gündür
3- ‹halenin
a) Yap›laca¤› yer : Güvercinlik Bahçekap› Mahallesi Behiçbey Orman Fidanl›¤› ( Behiçbey Tren ‹stasyon
Karfl›s›) Etimesgut Ankara
b) Tarihi ve saati : 22.09.2014 - 11:00
4. ‹haleye kat›labilme flartlar› ve istenilen belgeler ile yeterlik de¤erlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. ‹haleye kat›lma flartlar› ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuat› gere¤i kay›tl› oldu¤u Ticaret ve/veya Sanayi Odas› veya Meslek Odas› Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kifli olmas› halinde, kay›tl› oldu¤u ticaret ve/veya sanayi odas›ndan ya da ilgili meslek
odas›ndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulundu¤u y›lda al›nm›fl, odaya kay›tl› oldu¤unu gösterir
belge,
4.1.1.2. Tüzel kifli olmas› halinde, ilgili mevzuat› gere¤i kay›tl› bulundu¤u ticaret ve/veya sanayi odas›ndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulundu¤u y›lda al›nm›fl, tüzel kiflili¤inin odaya kay›tl› oldu¤unu
gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili oldu¤unu gösteren ‹mza Beyannamesi veya ‹mza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kifli olmas› halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kifli olmas› halinde, ilgisine göre tüzel kiflili¤inin ortaklar›, üyeleri veya kurucular› ile tüzel
kiflili¤in yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamam›n›n bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmamas› halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususlar› gösteren belgeler ile tüzel kiflili¤in noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. fiekli ve içeri¤i ‹dari fiartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. fiekli ve içeri¤i ‹dari fiartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. ‹hale konusu iflin tamam› veya bir k›sm› alt yüklenicilere yapt›r›lamaz.
4.1.6. Tüzel kifli taraf›ndan ifl deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kiflili¤in yar›s›ndan fazla hissesine sahip orta¤›na ait olmas› halinde, ticaret ve sanayi odas›/ticaret odas› bünyesinde bulunan ticaret sicil memurluklar› veya yeminli mali müflavir ya da serbest muhasebeci mali müflavir taraf›ndan ilk
ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendi¤i tarihten geriye do¤ru son bir y›ld›r kesintisiz olarak bu
flart›n korundu¤unu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterli¤e iliflkin belgeler ve bu belgelerin tafl›mas› gereken kriterler:
‹dare taraf›ndan ekonomik ve mali yeterli¤e iliflkin kriter belirtilmemifltir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterli¤e iliflkin belgeler ve bu belgelerin tafl›mas› gereken kriterler:
4.3.1. ‹fl deneyimini gösteren belgeler:
Son befl y›l içinde bedel içeren bir sözleflme kapsam›nda kabul ifllemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 40 oran›ndan az olmamak üzere, ihale konusu ifl veya benzer ifllere iliflkin ifl deneyimini gösteren
belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.4. Bu ihalede benzer ifl olarak kabul edilecek ifller:
4.4.1. Makine veya iflçi gücü ile yap›lan her türlü a¤açland›rma, erozyon kontrolu, toprak muhafaza, suni
tensil, fidan üretimi, dikimi ve bak›m› iflleri benzer ifl olarak kabul edilecektir.
5. Ekonomik aç›dan en avantajl› teklif sadece fiyat esas›na göre belirlenecektir.
6. ‹haleye sadece yerli istekliler kat›labilecektir.
7. ‹hale doküman›n›n görülmesi ve sat›n al›nmas›:
7.1. ‹hale doküman›, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Liras›) karfl›l›¤› TC Z‹RAAT BANKASI KAMU G‹R‹fi‹MC‹ fiUBES‹ ‹BAN NO: TR480001002533587730075008 adresinden sat›n al›nabilir.
7.2. ‹haleye teklif verecek olanlar›n ihale doküman›n› sat›n almalar› veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Güvercinlik Bahçekap› Mahallesi Behiçbey Orman Fidanl›¤› ( Behiçbey Tren ‹stasyon Karfl›s›) Etimesgut Ankara adresine elden teslim edilebilece¤i gibi, ayn› adrese iadeli taahhütlü posta vas›tas›yla da gönderilebilir.
9. ‹stekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. ‹hale sonucu üzerine ihale yap›lan istekliyle, her bir ifl kaleminin miktar› ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatlar›n çarp›m› sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleflme imzalanacakt›r.
Bu ihalede, iflin tamam› için teklif verilecektir.
10. ‹stekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altm›fl) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Di¤er hususlar:
Teklifi s›n›r de¤erin alt›nda kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre aç›klama istenecektir.
S›ra
No
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
Birimi Miktar›
Aç›klama
Tasla¤› makine ile haz›rlanan yast›klar›n iflçi gücü ile yap›m› (Hafif topraklarda) Da.
10
Yast›k tesviyesi (Makine ile yap›lan yast›klarda iflçi ile yast›k tesviyesi)
Da.
10
‹flçi gücü ile befl s›ral› iri taneli tohum ekimi (ekipman hariç)
Da.
7,5
Materyalin iflçi ile serilerek s›k›flt›r›lmas›.(traktör ve ekipman hariç)
Da.
7,5
Yast›k üzerine koruyucu örtü çekilmesi (malzeme hariç)
Da.
7,5
Fidanl›k içindeki torba ,teneke ,saks› ve fidan art›klar›n›n yüklenmesi ve
M3
100
at›lmas› (traktör ve ekipman hariç)
Yaprakl› fidanlar›n ekim yast›klar›ndan sökümü,seleksiyon,gömü,ambalaj›
Da.
15
traktör ve ekipman hariç)
Repikaja al›nm›fl ç›plak köklü yaprakl› fidanlar›n sökümü (Söküm,
1000
5
Seleksiyon, Gömü, Ambalaj) ( traktör ve ekipmanlar hariç) 1 mt
Adet
yüksekli¤indeki çevresi 12 cm 'ye kadar .
Ç›plak köklü fidanlar›n gömüden ç›kar›larak ambalajlanmas›,
1000
10
araçlara yüklenmesi.
Adet
Repikajl› boylu fidanlar›n gömüden ç›kar›larak araca yüklenmesi.
1000
5
Adet
Hacmi 1,3 litreye kadar olan kaplarda (Çap› 8,9 cm' den küçük) olan
1000 1.000
fidanlar›n araçlara yüklenmesi
Adet
Hacmi 1,4-4litre aras› olan kaplarda (çap› 9-13cm) bulunan
1000
100
fidanlar›n tafl›tlara yüklenmesi
Adet
Bas›n - 11733 (www.bik.gov.tr)
Resmi ‹lanlar www ilan gov tr de
iflin ehli taraf›ndan yap›ld›¤›nda kesin ve kal›c›
tedavisi olabilen kula¤›n flekil
bozukluklar›ndan en s›k görüleni oldu¤una
de¤inirken, ailelerin durumu takip edip
mümkün oldu¤unca okul öncesi dönemde
tedavi yoluna gitmelerinin çocuklar için yararl›
olaca¤›n› aktard›.
Kepçe kula¤›n, kulak k›vr›mlar› yeterince
oluflmad›¤›ndan kulaklar›n bafl›n her iki
yan›nda d›flar› do¤ru ç›k›k bir flekilde konumlanmas›yla olufltu¤unu anlatan Güven, genetik
geçifli direk olarak gösterilmemekle birlikte
ailede bulunmas›n›n çocuklarda da yatk›nl›k
oluflturabildi¤ine iflaret etti.
Güven, kula¤›n yap›s›n› oluflturan
k›vr›mlar›n temel olarak do¤umdan sonra 5-6
yafllar›na kadar olufltu¤unu ve rahats›zl›¤›n
genel olarak fonksiyonel veya iflitsel bir bozuklu¤a yol açmad›¤›n› belirterek, flu bilgileri
paylaflt›: “Tavsiye edilen ideal tedavi yafl›,
kulak gelifliminin tamamland›¤› dönem olan,
ilkokula bafllamadan önce 5,5-6 yafl civar›d›r.
Bunun nedeni ise okulda çocuklar›n arkadafllar›
taraf›ndan sosyal travmaya u¤ramas›n› engellemek ve çocu¤un kendine olan güveninin kaybolmas›n›n önüne geçilmesidir.” (AA)
KIZILAY art›k
ilik de toplayacak
ANKARA - SELMA BIYIKLI ADABAfi Türk K›z›lay›, Sa¤l›k Bakanl›¤› ile imzalad›¤› protokol çerçevesinde, ailesinde vericisi olmayan kan
kanseri hastalar› için umut olacak TÜRKKÖK
Projesi kapsam›nda yürüttü¤ü pilot uygulamayla
kan toplamaya bafllad›.
Sa¤l›k Bakan› Mehmet Müezzino¤lu’nun bafllataca¤› projeyle isteyen kan ba¤›flç›lar›, bundan
böyle TÜRKKÖK için ilik ba¤›flç›s› da olabilecek.
Y›ld›r›m Beyaz›t Üniversitesi T›p Fakültesi
Hematoloji Billim Dal› Ö¤retim Üyesi ve Türk
K›z›lay› Kan Hizmetleri Sorumlusu Prof. Dr.
Gülsüm Özet, verici bulamayan kan
kanseri hastalar› için düzenlenen kampanyalarla zaman zaman kamuoyunun
gündemine gelen kemik ili¤i ba¤›fl›n›n
bundan böyle TÜRKKÖK Projesi ile Türk K›z›lay›
taraf›ndan toplanaca¤›n› söyledi.
Son çal›flmalar›n KKTC’de düzenlenen 9.
Ulusal Aferez Kongresi’nde de ele
al›nd›¤›n› bildiren Özet, ülkede y›lda
3 bine yak›n nakil yap›ld›¤›n›, çok
say›da nakil merkezi bulundu¤unu ancak
akrabas›nda vericisi olmayan
hastalarda sorun
yafland›¤›n›
anlatt›. Prof. Dr.
Özet, flu bilgileri
aktard›:
“Art›k hastalar›m›z merkez bulamad›¤› için de¤il verici bulamad›¤› için nakil olam›yor. Bu hastalara akraba
d›fl› verici bulmam›z gerekiyor. fiimdiye kadar
verici bankas› olmad›¤› için ilik yurt d›fl›ndan
aran›yordu. Nihayet TÜRKÖK bafll›yor. 2013’de
Sa¤l›k Bakanl›¤› ile imzalad›¤›m›z protokolle
gönüllü kanlar›n› biz toplayaca¤›z. Bu toplanan
kanlar da anlaflmal› laboratuvarda çal›fl›lacak ve
doku tiplemesi yap›larak bir verici bankas›
oluflturulacak. Doku gruplar› çal›fl›l›p girildikten
sonra hemen sistemde görülmeye bafllanacak. Türk
K›z›lay› olarak tüm haz›rl›klar›m›z› tamamlad›k.
Tüm merkezlerimizde gönüllü verici merkezleri
kurduk.”
Projenin bafllamas› dolay›s›yla lansman›n Sa¤l›k
Bakan› Mehmet Müezzino¤lu’nun kat›l›m›yla
yap›laca¤›n› ifade eden Özet, “1 hafta önce
bafllatt›¤›m›z pilot uygulamayla bine yak›n vericiye
ulaflt›k. Toplumumuz zaten bu konuda hassas.
Ba¤›flç› olmak için bugüne kadar baflvurabilecekleri yer yoktu. Bakanl›k TÜRKKÖK için büyük
yat›r›m yapt›. Projenin bafllamas›yla bu say›n›n
h›zla artaca¤›na inan›yoruz” ifadesini kulland›.
Prof. Dr. Özet, verici toplanmas›na 12 merkezde
baflland›¤›n›, bu say›n›n 16’ya ç›kar›laca¤›n›, daha
sonra ise kan ba¤›fl› yap›lan her yerde kök hücre
ba¤›flç›s› kaydedebileceklerini belirterek, “Kan
al›nan mobil araçlarda bile kemik ili¤i ba¤›flç›s›
kaydedebilece¤iz” dedi.
Projenin hayata geçmesiyle ilk y›l 50 bin, 3 y›lda
250 bin vericiye ulaflmay› planlad›klar›n› kaydeden
Özet, verici bankas›n›n yurt d›fl›ndaki bankalarla
da irtibat› olaca¤›n›, bir hasta için ba¤›flç›n›n öncelikle TÜRKKÖK’ten aranaca¤›n›, burada bulunamad›¤› takdirde yine yurt d›fl› bankalara baflvurula
ca¤›n› söyledi. Özet, “Ülkemizde bir verici bankas
olaca¤› için buradan daha k›sa sürede ve ucuza
kemik ili¤i bulunabilece¤ini umuyoruz” diye
konufltu.
Bir hasta için bulunan uygun vericiye yine Türk
K›z›lay›’n›n ulaflaca¤›n› anlatan Özet, “Kök
hücre ba¤›flç›s› olmak isteyen herkesin
ulaflaca¤› yer art›k K›z›lay kan merkezleri” dedi.
-Kök hücre nakli nedir?
Prof. Dr. Özet’in verdi¤i bilgiye
göre, kök hücre nakli, kan üreten kök
hücrelerin, kemik ili¤ine gidip burada
yine kan hücresi üretmeye bafllamas›
amac›yla ya hastadan al›n›p kendisine ya
da baflka kaynaktan al›n›p hastaya verilmesi
ifllemine
dayan›yor. Bu
halk aras›nda
‘’kemik ili¤i
nakli’’ olarak da
biliniyor.
Kök hücre
nakilleri, öncelikle ‘’akut lösemi’’ denilen kan, kemik ili¤i ve
lenf bezi kanserlerinde tamamen flifa sa¤layabiliyor. Ayr›ca, aplastik anemi, paroksismal noktural
hemoglobinüri (PNH), primer amiloidoz, hemoglo
binopatiler (talasemi, orak hücreli anemi), immün
yetmezlik durumlar› ve kal›tsal metabolik
hastal›klarda da iyileflme potansiyeli tafl›yor.
Kök hücre vericisi olman›n insan sa¤l›¤› üzerine
ciddi olumsuz bir etkisi yok.
Son y›llarda, daha çok kanda bulunan kök
hücreler, “aferez cihaz›” denilen özel bir ayg›tla
toplan›yor. Donör (verici) sadece bir süre, kan
verir gibi kolundan bir serum seti tak›larak, dinlen
me ve istirahat pozisyonunda uzan›yor. Yöntem
ac› veya s›k›nt› vermiyor.
‹fllemden önce vericilere bir süre cilt alt›ndan,
kandaki kök hücre say›s›n› art›rmak amac›yla afl›
yap›l›yor.
Kök hücreler sürekli ço¤ald›¤› için verici olmakla insan›n kök hücreleri azalm›yor.
Bulafl›c› ciddi bir hastal›¤› olmayan 18-55 yafl
aras› sa¤l›kl› herkes verici olabiliyor.
Dünyada y›lda 60-65 bin civar›nda kök hücre
nakli yap›l›yor.
Türkiye’de ise son 10 y›l içerisinde merkez
say›s› ve nakil say›s› h›zla art›fl gösterdi. Halen
Türkiye’de 19’u çocuk, 42’si eriflkin olmak üzere
toplam 61 nakil merkezi bulunuyor. 2013 y›l›nda
ülkede yaklafl›k 3 bin nakil yap›ld›. (AA)
Evcil hayvanla uyuyan çocuklarda
ASTIM R‹SK‹ DAHA DÜfiÜK
ANKARA - Evcil hayvanla uyumak çocuklarda ast›m riskini azaltabilir.
Almanya’n›n Münih kentindeki “Helmholtz Zentrum” araflt›rma merkezinden bilim adamlar›,
do¤umu izleyen 3 ay boyunca evcil hayvanla uyuyan çocuklarda ast›m riskinin azald›¤›n› belirledi.
Bilim adamlar›, do¤umundan itibaren yaklafl›k 2 bin 500 çocu¤un sa¤l›k durumunu 10 y›l inceledi.
Çocuklar›n yar›s›ndan fazlas› do¤umu izleyen 3 ay boyunca bir evcil hayvan›n yan›nda uyudu.
Hayvan tüyünün ast›ma olumsuz etkisini araflt›rmak için yola ç›kan bilim adamlar›n›n elde etti¤i
sonuçlar flafl›rt›c›yd›.
Evcil hayvan›n yan›nda uyuyan çocuklar 6 yafl›na geldi¤inde ast›m riskinin yüzde 79 azald›¤›
görüldü. 10 yafl›nda da ast›m riskinin yüzde 41’e kadar indi¤i ortaya ç›kt›.
Olumlu etkinin hayvan postu üzerinde uyuyan çocuklarda da görüldü¤ü belirtildi.
Araflt›rman›n sonuçlar›
Münih’te düzenlenen Avrupa
Solunum Derne¤i’nin
Kongresi’nde sunuldu.
Daha önce Finlandiya’da
yap›lan bir araflt›rma da
do¤umu izleyen 12 ay boyunca kedi ya da köpekle
büyüyen çocuklarda kulak
enfeksiyonu ile solunum yolu
enfeksiyonlar› riskinin yüzde
30 azald›¤›n› göstermiflti.
(AA)
11
DIS DÜNYA
12 Eylül 2014 Cuma
Fransa’da silah ihracat› patlad›
PAR‹S - Fransa silah ihraacat›n›
yaklafl›k 2 kat›na ç›kard›.
Fransa Savunma Bakanl›¤›
taraf›ndan haz›rlanan “Fransa’da
Silah ‹hraac› 2014” bafll›k raporda,
Fransa’n›n geçen y›l silah ihrac›n›
bir önceki y›la göre yüzde 43
oran›nda artt›rd›¤› ortaya kondu.
Savunma Bakan› Jean-Yves Le
Drian, raporun ard›ndan Le Figaro
gazetesine yapt›¤› aç›klamada, “Bu
art›fl, bizim güvenilir bir müttefik
oldu¤umuzun göstergesidir” yorumunda bulundu.
Rapora göre, silah
siparifllerinden elde edilen gelir
2013’de 6 milyon 87 avroya
ç›karken, siparifllerde 2002’den
2012’ye kadar yaflanan yüzde 30’luk
art›fl, toplamda 40 bin istihdam
sa¤land›.
Suudi Arabistan, 2013’de imzalad›¤› 1,9 milyar avroluk
anlaflmalarla Fransa’ya en çok silah
siparifli veren ülke olurken,
siparifllerin yüzde 40’› Ortado¤u ve
Körfez ülkelerinden geldi.
Suudi Arabistan’› s›ras›yla
Hindistan, Brezilya, Birleflik Arap
Emirlikleri, ABD, Fas, ‹ngiltere,
Malezya, Singapur ve Rusya izliyor.
Ekonomik kriz ve vergi
art›fllar›yla bir süredir bafl› dertte
olan Fransa’da, do¤rudan yada
dolayl› 165 bin kiflinin çal›flt›¤› ve 17
milyon ciroya sahip savunma sektörü oldukça büyük önem arz ediyor.
Fransa, silah ihraacat›nda, ABD,
‹srail-Almanya, ‹ngiltere-Rusya’y›
izleyerek dünya genelinde dördüncü
s›rada yer al›yor.
Uzmanlar, Fransa’n›n Rusya’ya
satmaya söz verdi¤i Mistral tipi
savafl gemilerinin teslimat›n›n
Rusya’n›n tavr›na ba¤l› olarak
yap›l›p yap›lamayaca¤›n›
söylemesinin ard›ndan, raporun
zamanlamas›na dikkati çekiyor.
(AA)
AP'den ‹srail'e
sert tepki
UNICEF 'te görevli Anne Lütkes aç›klamalarda bulundu.
Raporu haz›rlayan Thomas Berthold
aç›klamalarda bulundu.
Almanya insan haklar› sorumlusu milletvekili Christoph Straesser
Almanya, mülteci çocuklar›n
haklar›n› hiçe say›yor
BERL‹N - Almanya'da Birleflmifl
Milletler Çocuk Fonu'nun (UNICEF)
haz›rlad›¤› raporda, ülkedeki mülteci
çocuklar›n devletten yeterli yard›m›
almad›¤›, ihtiyaçlar›n›n ve haklar›n›n da
hiçe say›ld›¤› belirtildi.
UNICEF'in Almanya'da yaflayan mülteci çocuklarla ilgili haz›rlad›¤› "‹lk baflta
çocuk- Almanya'daki mülteci çocuklar"
bafll›kl› rapor, Federal Bas›n Merkezi'nde
düzenlenen bas›n toplant›s›yla aç›kland›.
Almanya hükümetinin insan haklar›
sorumlusu milletvekili Christoph
Straesser, son haftalarda mültecilerin
durumu ve göç konular›nda tart›flmalar›n
yafland›¤›n› ifade eden Straesser,
"Birleflmifl Milletler Mülteciler Yüksek
Komiserli¤i'nin (UNHCR) rakamlar› çok
önemli. Dünyada 51,2 milyon insan
yaflad›klar› yerlerden uzaklaflmak durumunda kald›. Bunun yaklafl›k yar›s› 18
yafl alt› çocuk ve gençlerden olufluyor.
Bu rakamlar›n bizi Almanya'da ve
Avrupa Birli¤i'nde etkilemesi laz›m" diye
konufltu.
Straesser, Almanya'da mülteci çocuklar›n›n temel hizmetleri almas›
gerekti¤ini vurgulayarak, "Örne¤in sa¤l›k
hizmeti konusunda eriflim çok s›n›rl›.
Doktora gitmek istediklerinde resmi
daireden uygun bir form doldurup baflka
bir daireden onay almalar› gerekiyor"
ifadelerini kulland›.
UNICEF'in yay›mlad›¤› raporun çok
önemli oldu¤unu alt›n› çizen Straesser,
"Bu raporu ciddi al›p uygun sonuçlar
ç›karmam›z gerekiyor" dedi.
Çocuklar› ve mültecilerle ilgili mev-
cut yasalarda de¤ifliklik yap›lmas›
talebinde bulunan Straesser, "Çocuk haklar›, anayasaya dahil edilmesi gerekir. Bu
tart›flma, çocuklar›n daha özel bir korumaya ihtiyac› oldu¤unu gösteriyor.
Bunun yap›lmas› için u¤raflmaya devam
edece¤im" sözlerini kaydetti.
Straesser, aileleri ile Almanya'ya
gelen mülteci çocuklar›n yaflam›na gerekli önemin verilmedi¤ini belirtti.
Raporu haz›rlayan Thomas Berthold,
"Çocuklar›n hangi hayat flartlar› alt›nda
yaflad›klar› ile ilgili çok az bilgimiz var.
O yüzden bu alanda çal›flan birçok
uzman ile röportaj yapt›k ve tecrübelerini
toplad›k" dedi.
Elde ettikleri sonuçlara bakt›klar›nda,
çocuklar›n refah›na çok önem verilmedi¤ini gördüklerini belirten Berthold,
"Mesela iltica ve ikamet hakk›
konular›nda çocuklar›n görüflüne hiç yer
verilmiyor. Çocuklar›n görüfllerine yer
verecek mekanizmalar yok" diye
konufltu.
Berthold, "Buraya gelen çocuklar
adeta aileleri ve kald›klar› toplum için
entegrasyon arac› olarak bir fonksiyona
sahipler. Dili daha çabuk ö¤reniyorlar,
sosyal çevre edinip ailelerine destek
olmay› baflar›yorlar ancak çok büyük
sorumluluk tafl›d›klar› için bunalma
tehlikesi var" fleklinde konufltu.
Farkl› s›k›nt›larla mücadele eden mülteci çocuklar›n›n özellikle 15 yafl
üzerinde olanlar›n sorun yaflad›klar›n›
bildiren Berthold, "Okulda yer bulma
s›k›nt›lar› yafl›yorlar ve bu yüzden bir
temelleri olmuyor" dedi.
UNICEF 'te görevli Anne Lütkes,
"Mültecilerin, çocuklar› 'çocuk"
statüsünü kaybediyorlar. ‹ltica yasas›na
göre Almanya'da 16 yafl üzeri kifliler
yetiflkin olarak geçiyor ancak BM
herkesin 18'inci yafl›na kadar çocuk
oldu¤unu belirtiyor" diye konufltu.
Mülteci çocuklar›n özellikle sa¤l›k
hizmeti konusunda büyük s›k›nt›lar
yaflad›¤›n› vurgulayan Lütkes, günlük
hayattaki doktora gitmenin büyük sorun
oluflturdu¤unu, bunun mültecilerin durumu gittikçe zorlaflt›¤›n› belirtti.
- Çocuk mülteci say›s› 65 bin...
"‹lk baflta çocuk- Almanya'daki mülteci çocuklar" bafll›¤›n› tafl›yan raporda,
Almanya'ya gelen mültecilerin üçte
birinin çocuk oldu¤unu, mülteci çocuk
say›s›n›n ise yaklafl›k 65 bin oldu¤u
belirtiliyor. Raporda müllteci çocuklar›n
devlettenyeterli yard›m almad›¤›na,
ihtiyaçlar› ve haklar›n›n say›ld›¤›na
dikkat çekiliyor.
Mülteci çocuklar›n›n ülkedeki durumunun toplum, siyaset ve yerel yönetimler taraf›ndan dikkate al›nmad›¤› vurgulanan raporda, çocuklar›n haklar›n›n
önemsenmedi¤i ve toplu konaklama,
s›n›rl› tatil yapma imkan› gibi nedenlerden dolay› günlük hayatlar›n›n olumsuz
etkilendi¤i kaydediliyor.
Raporda çocuklar›n e¤itim konusunda da eksiklerin oldu¤u, okulda yer
bulma s›k›nt›s› yaflad›klar› ve yeterince
dil kurslar›n›n olmamas›ndan dolay›
baflkalar›na muhtaç kald›klar› ifade
ediliyor. (AA)
Fransa’da iktidar
Suriye’de rejime karfl›
partisindeki
12 bin yabanc› da savafl›yor
B‹RLEfiM‹fi M‹LLETLER Suriye’de dördüncü y›l›ndaki iç savaflta
rejime karfl› muhaliflerin yan›nda
çarp›flmak için çat›flmalar›n bafllamas›ndan
bu yana dünyan›n 74 ülkesinden 12 binden
fazla yabanc›n›n bu ülkeye gitti¤i, bu
kiflilerin yüzde 60-70’inin Ortado¤u’dan,
yüzde 20-25’inin ise Bat›l› ülkelerden
oldu¤u bildirildi.
Londra’daki King’s College bünyesindeki Radikalizm Çal›flmalar›
Merkezi’nden Profesör Peter Neumann,
Suriye’deki iç savafl›n 1980’de
Afganistan’daki Sovyet iflgaline karfl› 10
y›lda yaklafl›k 20 bin savaflç›n›n
kat›l›m›yla verilen mücadeleden bu yana
yak›n tarihteki en önemli hareketliliklerden
biri oldu¤unu söyledi.
ABD Baflkan› Barack Obama
baflkanl›¤›nda bu ay yap›lacak BM
Güvenlik Konseyi zirve toplant›s›
öncesinde konseye yabanc› savaflç›lar
konusunda dan›flmanl›k yapan Neumann,
Afganistan’daki savafltan sonra El
Kaide’nin ortaya ç›kt›¤›n› hat›rlatarak,
Suriye’nin bu nedenle çok önemli
oldu¤unu dile getirdi.
Suriye’deki iç savafl›n yeni a¤lar›n
oluflumuna f›rsat verdi¤ini ifade eden
Neumann, bu yabanc› savaflç›
hareketlili¤inden gelecekte “terör
sald›r›lar› ç›kaca¤›ndan emin oldu¤unu”
belirtti. Irak fiam ‹slam Devleti (Ifi‹D)
saflar›nda kaç kiflinin savaflt›¤›na dair
rakam vermeyen Neumann, bu y›l›n aral›k
ile haziran aylar› aras›nda yabanc› savaflç›
say›s›ndaki art›fl›n durdu¤unu hatta bu
say›n›n azald›¤›n›, Ifi‹D’in Musul’u ele
geçirip hilafet ilan›ndan sonra ise yabanc›
savaflç›lar›n say›s›n›n yeniden artmaya
bafllad›¤›n› söyledi.
Neumann, yabanc›lar›n silahl› gruplara
kat›lmas›n›n birçok nedenlerinin olabilece¤ini, son günlerde yabanc› gazetecilerin kafalar›n›n kesildi¤ini gösteren videolardan sonra çok daha fazla yabanc›
savaflç›n›n ‘’Bat› ve Amerika’ya karfl›
savaflmaktan’’ bahsetti¤ini kaydetti.
Neumann, Suriye’deki yabanc›
savaflç›lar aras›nda Tunus’tan 3 bin, Suudi
Arabistan’dan hükümetinin verilerine göre
bin 200 veya 2 bin 500, Fas’tan bin 500
kiflinin oldu¤u bilgisini verdi. Neumann,
Ürdün’den de bin 500 kiflinin gitti¤ini
ancak Ürdünlülerin Suriye’de afliret
ba¤lar› bulunmas› nedeniyle bu say›n›n
daha farkl› da olabilece¤ine iflaret etti.
Terör uzam›n Neumann, Fransa’dan 700,
‹ngiltere’den 500, Almanya’dan 400,
Belçika’dan 300, ABD’den ise 100 kiflinin
savaflmak için Suriye’ye gitti¤ini kaydetti.
(AA)
çatlak büyüyor
PAR‹S - Fransa’da iktidardaki Sosyalist
Partisi’nde “daha sol politikalar›” savunan
milletvekillerinin, meclis genel kurulunda
düzenlenecek güven oylamas›na kat›lmamalar› gündemde.
“‹syanc› milletvekilleri”nin liderlerinden
Christian Paul, bas›na yapt›¤› aç›klamada,
“Birlikte oldu¤umuz arkadafllarla güven
oylamas›nda oy kullanmama fikri giderek
a¤›rl›k kazan›yor” dedi.
Hükümetin ekonomik politikalar›n›n
de¤iflmesini istediklerini belirten Paul, yönetimin uygulad›¤› politikalar›n sorumlu¤unu
art›k almak istemediklerini ifade etti.
Sosyalist Parti Genel Sekreteri JeanChristophe Cambadelis ise Sosyalist milletvekillerinin toplu halde sorumlu davranmalar› gerekti¤ini söyledi.
Afl›r› sa¤c› Ulusal Cephe Partisi’nin
ülkede giderek güçlendi¤i uyar›s›nda bulunan Cambadelis, hassas bir dönemden geçildi¤ini belirterek, Sosyalist milletvekillerinin
üzerlerine düflen sorumlulu¤u yerine
getirmelerini beklediklerini ifade etti.
Siyasi gözlemciler, iktidara d›flar›dan
destek veren yeflil ve radikal sol milletvekillerinin de oylamaya kat›l›p destek vermemesi halinde, hükümetin güven oylamas›nda
zorlanabilece¤i görüflünde (AA)
BRÜKSEL - Avrupa
Parlamentosu'ndaki (AP) Birleflik Sol
Grup üyesi ‹rlandal› parlamenter
Martina Anderson, "‹srail,
yapt›klar›n›n hesab›n› vermeli, insan
haklar› ihlallerinin cezas›z
b›rak›lmas›na son verilmeli" dedi.
Birleflik Sol Grup üyesi 13 parlamenterin ‹srail ve Filistin'de gerçeklefltirdi¤i temaslar hakk›nda düzenlenen ortak bas›n toplant›s›nda
konuflan Anderson, ‹srail D›fliflleri
Bakanl›¤›'n›n Gazze'ye girmelerine
izin vermemesinden yak›narak,
"Gazze'de yaflanan ç›lg›nl›k tekrarlanmamal› ve unutulmamal›" ifadesini kulland›.
‹srail'in sald›r›lar› sonucunda
Gazze'de 2 bin 200 kiflinin öldü¤ünü,
bunlardan 50 kiflinin Hamas militanlar›ndan, geri kalan›n büyük
ço¤unlu¤unun ise çocuk ve kad›nlardan olufltu¤unu belirten Anderson,
"‹nsan haklar›n›n ihlali durumunda
Avrupa Birli¤i (AB) ile ‹srail
aras›ndaki Ortakl›k Anlaflmas›'n›n
ask›ya al›nmas› gerekiyor. AB,
küçük çocuklar›n katlini insan haklar› ihlali olarak görmüyor mu? Yasa
d›fl› yerleflim birimlerini uluslararas›
hukukun ihlali olarak k›n›yor ama
Ortakl›k Anlaflmas› yerinde duruyor"
diye konufltu.
Filistinlilerin egemen, özgür,
onurlu ve sayg› görerek yaflama
hakk›na sahip oldu¤unu söyleyen
Anderson, "Sorumluluk üstlenmeliyiz aksi takdirde suç orta¤› oluruz ve
flu aflamada olan tam da bu"
ifadelerini kulland›.
Portekizli parlamenter Marisa
Matias da Ortakl›k Anlaflmas›'n›n
ask›ya al›nmas›n›n yeterli olmad›¤›n›
kaydederek, "Tam silah ambargosu
uygulanmal›. ‹flgal alt›ndaki topraklarda üretilen ‹srail ürünlerine karfl›
ambargo devreye sokulmal›" dedi.
"Filistin'de bar›fl süreci de¤il uluslararas› hukuka ayk›r› süren
h›zland›r›lm›fl bir kolonizasyon
sürecinin söz konusu oldu¤unu"
belirten Frans›z parlamenter Yunus
Omarjee de "Nelerin yafland›¤›n›
biliyoruz ama gözlerimizi
kapat›yoruz" dedi. AB'nin beklentileri karfl›layamad›¤›n› vurgulayan
Omarjee, ‹srail'in uygulamalar›n›
›rkç›l›k olarak niteledi.
Rum parlamenter Takis
Hadjigeorgiou da Hamas'›n iflgalin
bir sonucu oldu¤unu belirterek,
"Dolay›s›yla iflgale karfl› çal›flma
konusuna odaklanmal›y›z. ‹srail
ürünlerine boykot konusunda sesimizi yükseltmeliyiz. AB ülkelerinin
‹srail'e hala neden silah satt›¤›n›, AB
Konseyi ve üye ülkelerin gündemine
getirmeliyiz" dedi.
‹spanyol parlamenter Pablo ‹glesias ise ‹srail ile Filistin aras›nda güç
karfl›laflt›rmas› ba¤lam›nda denklik
oluflturman›n mümkün olmad›¤›n›
ifade ederek, "Bu tür karfl›laflt›rmalar
yapamay›z ya da eflit uzakl›k
oluflturamay›z" diye konufltu. (AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
K
A
R
A
R
2
3
E P
M E
A
R
E K
T A
N
M
A T E
T A T
A R
M
S
A T A
M E R
V A
M E
E K
L
P
E N E
K A K
E S A
4
5
6
7
E
L
N
E
K
A
Z
A
K
O
T
N
A
S
8
9
10
F
A
N
A
L
T
K
A
R
A
V
A
N
A
A
T
M
N E
A
M E R
L A D
R
A L
A M
M
M A N
S
A S
M
M
Z O
L A
A L A L A M
N
R A K E
K A T O T
M E K
N
M A T
N
M E
A K A
T
K
N
A
S
H
A
T
T
E
R
haber
12 Eylül 2014 Cuma
Fehmi KORU
[email protected]
Bu bir futbol
yazısı değildir
Türkiye ekonomisi,
2014'ün ikinci
çeyreğinde
yakalanan 2,1'lik
büyüme ile üst
üste 19 çeyrek
büyüdü.
Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK),
yılın ikinci
çeyreğine ilişkin
Gayri Safi Yurtiçi
Hasıla (GSYH)
sonuçlarını
açıkladı.
ANKARA - Türkiye ekonomisi, 2014'ün
ikinci çeyreğinde yakalanan 2,1'lik büyüme ile üst
üste 19 çeyrek büyüdü.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci
çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
(GSYH) sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, üretim yöntemiyle GSYH, 2014
yılı ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine
göre sabit fiyatlarla yüzde 2,1'lik artışla 30 milyar
803 milyon lira, cari fiyatlarla ise yüzde 9,7'lik
artışla 423 milyar 921 milyon lira oldu.
İmalat sanayinin 2014'ün ikinci çeyreğinde
cari fiyatlarla yüzde 12,3'lük artışla 69 milyar 305
milyon lira, sabit fiyatlarla yüzde 2'lik artışla 7
milyar 835 milyon lira, finans ve sigorta faaliyetlerinin de bu dönemde cari fiyatlarla yüzde 8'lik
azalışla 12 milyar 545 milyon lira, sabit fiyatlarla
yüzde 7,1'lik artışla 3 milyar 710 milyon lira
olduğu görüldü.
Türkiye ekonomisi, ocak-haziran dönemini
kapsayan yılın ilk yarısında ise yüzde 3,3 büyüdü.
Öte yandan, TÜİK, yılın ilk çeyreğine ilişkin
daha önce açıkladığı yüzde 4,3'lük büyüme
rakamını da yüzde 4,7 olarak revize etti.
AA Finans "Büyüme Beklenti Anketi"ne
katılan ekonomistlerin, yılın ikinci çeyreğine
ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde
2,8 olmuştu.
TÜİK’in 2014'ün ikinci çeyreğine ilişkin
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sonuçlarına göre,
GSYH, yılın ikinci üç aylık döneminde geçen
yılın aynı çeyreğine göre sabit fiyatlarla yüzde
2,1 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla
GSYH, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine
göre yüzde 2,4'lük artış gösterirken, mevsim ve
takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri ilk
çeyreğe göre yüzde 0,5 azaldı.
Hanehalklarının nihai tüketim harcamalarının
değeri yılın ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde
6,1'lik artışla 292 milyar 388 milyon lira, sabit
fiyatlarla yüzde 0,4'lük artışla 19 milyar 902
milyon lira olarak gerçekleşti. Öte yandan
devletin nihai tüketim harcaması cari fiyatlarla
yüzde 7,6'lık artışla 61 milyar 8 milyon lira, sabit
fiyatlarla yüzde 2,4'lük artışla 3 milyar 277 mily-
Türkiye, Irak'taki yeni hükümetten
memnun
ANKARA - Türkiye, "Irak'ta
Haydar El-Ebadi başkanlığındaki
yeni hükümetin güvenoyu alarak
göreve başlamasını memnuniyetle"
karşıladı.
Dışişleri Bakanlığından yapılan
açıklamada, Irak'taki yeni hükümetin
kurulması nedeniyle Başbakan
Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri
Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Iraklı
meslektaşlarıyla telefonla görüştüğü
ve tebrik ettiği bildirildi.
Açıklamada, "Yeni hükümetin, Irak
halkını tüm unsurlarıyla kucaklamasını ve ülkenin bugün içinde
bulunduğu zorlu sorunların aşılmasını sağlayacak, Irak halkına
huzur ve refah getirecek bir politika
izlemesini temenni ediyoruz" denildi. Özellikle Irak'ın karşı karşıya
bulunduğu güvenlik sorunlarının
çözüme kavuşturulabilmesi
bakımından, Savunma ve İçişleri
Bakanlıklarına da gecikmesizin süratle uygun atamaların yapılması
büyük önem taşıdığı vurgulanan
açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Geçmişte yaşanan hataların tekrarlanmaması için, Irak'taki tüm siyasi
kesimleri sağduyu ve uzlaşı içinde
hareket etmeye, ülkenin birlik ve
bütünlüğünün güçlendirilmesi
bakımından önem arzeden bu fırsattan istifade etmeye davet ediyoruz.
Bu vesileyle Irak halkının tüm kesimlerinin dirlik ve esenliği için her
zaman olduğu gibi desteğimizi
sürdüreceğimizi, yeni hükümetle de
bu anlayışıyla çalışmaya hazır
olduğumuzu ifade ediyoruz."
(AA)
YOK ETME PLANI
WASHINGTON - ABD
Başkanı Barack Obama,
"Amerika'nın bu terörist tehdidi
etkisiz hale getirmek için geniş
bir koalisyona liderlik edeceğini
açıklıyorum. Hedefimiz çok açık:
Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir
terörle mücadele stratejisiyle
IŞİD'in gücünü azaltacağız ve
tamamen yok edeceğiz" dedi.
Obama, Amerikan halkına
seslenerek, Irak Şam İslam Devleti
(IŞİD) terör örgütüne karşı yeni
mücadele stratejisini açıkladı.
ABD'nin son dönemdeki terörle mücadele çabalarına değinen
Obama, dünyadaki tüm kötülükleri
silmenin mümkün olmadığını ve
küçük gruplar halindeki katillerin
büyük zararlar verebildiğini, bunu
11 Eylül saldırılarında gördüklerini kaydetti.
Obama, bu nedenle tehditler
ortaya çıktıkça tetikte kalmaları
gerektiğine işaret ederek, şu anda
da en büyük tehdidin Ortadoğu ve
Kuzey Afrika'dan geldiğini, bunlardan birinin de IŞİD olduğunu
bildirdi. Obama, IŞİD'in kendisini
"İslam Devleti" olarak tanımladığına dikkati çekerek, "IŞİD'in,
İslam ile alakası yok. Hiç bir din
masumların öldürülmesine göz
yummaz ve IŞİD'in kurbanlarının
büyük çoğunluğu Müslümanlar.
IŞİD, kesinlikle bir devlet de
değil. IŞİD bir terör örgütü, bu
açık ve net. Yoluna çıkan insanları
katletmek dışında da hiçbir
vizyonu yok" dedi.
IŞİD'in Suriye ve Irak halkı ile
daha geniş Ortadoğu bölgesi için
tehdit oluşturduğunu ve eğer
başıboş bırakılırsa bu tehdidin
bölge dışına ve hatta ABD'ye
uzanabileceğini dile getiren
Obama, IŞİD'e katılan yabancı
savaşçıların da ülkelerine döndüklerinde ölümcül saldırılar
düzenleyebileceğine dikkati çekti.
Obama, geçen aydan bu yana
ABD'nin Irak'ta 150'den fazla
hava saldırısı düzenlediğini ifade
ederek, "Bu sadece bizim
savaşımız değil. Amerikan gücü
kesin bir farklılık yaratabilir ama
Iraklıların kendisi için yapması
gereken bir şeyi biz onlar için
yapamayız veya bölgelerinin
güvenli kılınmasında Arap ortakların yerini de alamayız" dedi.
Obama, "Müttefiklerimizle ve
Kongre'yle istişarelerimizin ardından ve Irak'ta yeni hükümetin
kurulmasıyla birlikte, Amerika'nın
bu terörist tehdidi etkisiz hale
getirmek için geniş bir koalisyona
liderlik edeceğini açıklıyorum.
Hedefimiz çok açık: Kapsayıcı ve
sürdürülebilir bir terörle mücadele
stratejisiyle IŞİD'in gücünü azaltacağız ve tamamen yok edeceğiz"
diye konuştu. (AA)
on lira oldu.
Gayri safi sabit sermaye oluşumu değeri ikinci
üç aylık dönemde cari fiyatlarla yüzde 10,1'lik
artışla 90 milyar 500 milyon lira, sabit fiyatlarla
yüzde 3,5'lik azalışla 7 milyar 536 milyon lira
olarak hesaplandı.
Mal ve hizmet ihracatı cari fiyatlarla yüzde
20,8'lik artışla 118 milyar 769 milyon liraya, sabit
fiyatlarla yüzde 5,5'lik artışla 8 milyar 557 milyon liraya yükseldi. Mal ve hizmet ithalat değeri
ise söz konusu dönemde cari fiyatlarla yüzde
8,5'lik artış göstererek 139 milyar 873 milyon
liraya yükselirken, sabit fiyatlarla da yüzde 4,6'lık
azalışla 8 milyar 950 milyon liraya çıktı.
GSYH değeri 2013 yılında cari fiyatlarla
yüzde 10,5 artışla 1 trilyon 565 milyar 181 milyon lira, sabit fiyatlarla yüzde 4,1 artışla 122 milyar 476 milyon lira oldu. Kişi başına gayri safi
yurtiçi hasıla değeri, geçen yıl cari fiyatlarla 20
bin 580 lira, dolar cinsinden 10 bin 807 dolar
olarak hesaplandı. TÜİK, geçen yıl kişi başına
düşen geliri 10 bin 782 dolar olarak açıklamıştı.
(AA)
İsteyen kriptolu cep
telefonu kullanacak
ANKARA - Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Fikri Işık,
TÜBİTAK'ın sivillere yönelik kriptolu telefon projesini yürüttüğünü
bildirerek, "İsteyenkriptolu cep
telefonu kullanabilecek" dedi.
Bakan Işık, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, devletin
zirvesinin kullandığı kriptolu telefonların dinlenmesinin ardından
yeni kriptolu telefonlar hazırlandığını belirtti. Yazılımı ve
donanımı değiştirilen yeni kriptolu
telefonların yılbaşında devletin üst
yöneticilerine dağıtılacağını açıklayan Işık, yılbaşından sonra devlet
yöneticileri için "yeni nesil" kriptolu telefonlar için yeni bir çalışma
başlayacağını kaydetti.
Bakan Işık, hukuksuz dinlemelerin bir örgütün işi olduğunu
ifade ederek, kripto yazılımını
yapanla dinlemeyi yapanın örgütsel
işbirliği olmadan dinlemesinin
mümkün olmadığını belirtti.
Bakan Işık, hukuk devletinde
yasadışı dinlemeyi kimsenin mazur
ve meşru gösteremeyeceğini vurguladı.
Gündelik hayatta kullanılan cep
telefonlarının dinlenilmemesine
yönelik güvenlik tedbirlerinin
olmadığını belirten Işık, kriptolu
telefonların ise güvenlikli olduğunu
ifade etti. Sivillerin özellikle de
ticari şirketlerin güvenli görüşme
için kriptolu görüşmeleri tercih
ettiğini aktaran Bakan Işık,
"TÜBİTAK'ın sivil kullanıma
yönelik cihaz
üretim çağrısını
çok önemsiyoruz. Herkesin kolaylıkla dinleyemeyeceği bir yapı oluşturmak
istiyoruz. Buna yönelik olarak
TÜBİTAK bir çalışma başlattı.
Hiçbir iletişim yüzde 100 güvenli
değildir. Buna karşılık, en güvenli
görüşmeler kriptolu telefonlarla
yapılıyor. Sivillerin talebiyle bunu
yaygınlaştırmak istiyoruz. İsteyen
kriptolu cep telefonu kullanabilecek" ifadelerini kullandı.
Beyin göçünün tersine
çevrilmesi için yapılan çalışmalar
hakkında da bilgi veren Bakan Işık,
şöyle devam etti: "Yurt dışında
bulunan bütün bilim insanlarımız
dönsün gibi bir anlayışımız bulunmuyor.
Dünyanın en iyi imkanlarıyla
araştırma yapan Türk bilim insanlarına, 'bulunduğun yerden beyin
gücünü Türkiye için kullan' diyoruz, 'gelmene gerek yok. Eğer
ABD'de çok iyi araştırma
merkezindeysen ortak proje
yapalım birikimini Türkiye'ye aktar
seni destekleyelim' diyoruz. Gelene
kapımız açık her türlü destek veriyoruz, 'bunu fisebilillah yapma,
karşılığını verelim' diyoruz. Gelin
ülkeniz için çalışın deyince bu
çağrıya kayıtsız kalacak bilim
insanımızın da olduğunu düşünmüyorum, yeter ki devlet adımını
atsın. Yeni Türkiye bu, siyasi irade
bu." (AA)
ABD’de IŞİD alarmı
WASHINGTON - ABD İç
Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, Irak
Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü
ile bağlantılı militanların güney
sınırından ABD'ye giriş yapma
planlarına ilişkin istihbarat bilgisi
olduğunu söyledi.
Senato'da konuya ilişkin senatörlere sunum yapan İç Güvenlik
Bakanlığı istihbarat ve analizden
sorumlu Bakan Yardımcısı Francis
Taylor, IŞİD sempatizanları arasındaki Twitter ve Facebook yazışmalarında bu ihtimali dile getirdiklerinin tespit edildiğini anlattı.
ABD sınırlarından IŞİD militanı ya
da bağlantılı grupların giriş yapma
ihtimalini bir tehdit olarak
algıladıklarını vurgulayan Taylor,
bu tehdide karşı koymak için istihbarat ve sınır güvenliklerinin yeterli
olduğunu savundu.
Oturumda söz alan Senatör
John McCain ise binlerce kişinin
ABD sınırlarından yakalanmadan
geçebildiğine işaret ederek, IŞİD'e
ilişkin istihbaratın vatandaşların
tehlikede olduğunu gösterdiğini
söyledi. ABD'nin Irak'ta IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırıları
nedeniyle bu örgütün ABD içinde
de eylemlerde bulunabileceği riski
istihbarat birimleri ve analistler
tarafından dile getirilmişti. ABD
Merkez Kuvvetler Komutanlığı
(CENTCOM), IŞİD hedeflerine
yönelik ABD ordusunun bugüne
kadar Irak genelinde 154 hava
saldırısı düzenlediğini bildirmişti.
Başkan Barack Obama'nın ise
bu gece Irak ve Suriye'de faaliyet
gösteren IŞİD örgütüne yönelik
geniş kapsamlı ve uluslararası
desteği de öngören uzun vadeli bir
mücadele planını açıklaması bekleniyor. (AA)
[email protected]
12
Türkiye’nin futbolda İzlanda’ya şansı yaver gitmiyormuş; önceki yedi maçın sadece birinden galip
çıkmışız. İzlanda milli takımı Fatih Terim’in teknik
direktörü olduğu milli takımımızı 3-0 yendiğine
göre şanssızlığımız devam ediyor demektir.
Yoksa şansa değil de başka bir yöne mi bakmalıyız, ne olduğunu anlamak için?
Fatih Terim yenilgiyi bazı futbolcuların isteksizliğine bağlama eğiliminde; onlara bir daha takımda
yer vermeyecekmiş... Spor yorumcuları, isimlerini
de anarak, milli futbolcularımızın kendilerinden
beklenen performansı gösteremediklerini yazdılar.
Eskiden böyle durumlarda “Kansızlar” manşeti
süslerdi spor sayfalarını...
Maçı Show-Tv ekranlarından izledim.
Uzmanlardan farklı olarak, bireysel hatalar yapılsa
ve biri sahadan atılma cezası alsa bile, hemen her
oyuncumuzun maç boyunca görevini yapma
gayretinde olduğu kanaatindeyim.
Fatih Terim ise... Bildiğimiz büyük hoca işte.
Kariyerinin bu noktasında kendini küçük düşürecek
bir sonuç almamak için gecesini gündüzüne kattığına, maç boyunca da tırnaklarını yiyecek kadar sinirlendiğine eminim.
Oyuncular suçlanamazsa, takımın başında kariyerinin zirvesinde büyük bir hoca bulunuyorsa, küçük
bir ülkenin mütevazı bir milli takımı karşısında alınan bu sonucu nasıl yorumlayacağız peki?
Hani berabere kalınsa veya tek golle yenilerek
bitse hadi neyse; ama tabelada ‘3-0’ yazan bir maç
izledik ve yenilen de bizim milli takımdı. Bu üzücü
duruma düşmenin köklü bir sebebi mutlaka olmalı;
ama ne?
Cevabı İzlanda takımının hocalarından Heimir
Hallgrimson’un açıklamasında buldum: Meğer milli
takımımızın iki yıldır oynadığı bütün maçları
izlemiş, son Danimarka hazırlık maçını da sekans
sekans gözledikten sonra bir şeyi fark etmişler:
Bizim takım hep aynı oyunu oynamakta...
Hallgrimson, “Oyuna başlama alışkanlıklarını
kırdık, sonrasında bir B planları olmadığı görüldü.
Absürd bir şekilde kolay bir maç oldu bizim için”
demekte...
Analizi doğru yapan kazanmış yani...
Zaten doğru analiz hemen her zaman başarıyı
garantiler...
Futbolda böyleyiz de, acaba uluslararası ilişkilerde durumumuz farklı mı? Yoksa, bizimle ilgili
plan yapanlar da, İzlandalı hocalar gibi, belli konulara nasıl tepkiler verdiğimizi izleyip uygulayacağımız politikaları o sayede öngörebiliyor ve kendi
tavırlarını ona göre mi belirliyorlar? Acaba her
konuya ‘B planı’ olmadan balıklama mı atlıyoruz?
Lütfen bana kızmadan önce, son birkaç yıldır
uluslararası arenada karşı karşıya kaldığımız sorunlara bir de bu gözle bakınız. Haklı olmak ile başarılı
olmak arasındaki ilişkiyi de göz ardı etmeksizin...
Türkiye pek çok konuya ‘hak ve adalet’ ilkeleri
açısından yaklaşıyor. İddiamız bu. Muhatap olduklarımız, müttefiklerimiz ve hasımlarımız da aynı
ilkelerle hareket ediyorlarsa, ne âlâ; ancak konulara
sadece ‘çıkar ve güç’ açısından yaklaştıklarında
konu bizim için sorun olmaya başlıyor.
İlk belirlediğimiz politikadan vazgeçemiyor ve bu
yüzden açığa düşebiliyoruz...
Karşımızdakiler, müttefiklerimiz veya hasımlarımız, bizim konulara nasıl yaklaştığımızı
gözlemleyerek kendilerine uygun bir karşı-politika
oluşturduklarında işimiz zorlaşıyor...
‘B planı’ da yoksa... Ki, genellikle olmuyor... O
zaman kötü işte...
Futbolda yenen ve yenileni skora bakıp ayırabiliyoruz da, uluslararası arenada böyle bir şansımız
da yok...
Neyse, biz yine durumu ‘şans’ ile açıklamaya
devam edelim.
11 Eylül 2014/ HABER TÜRK
Güvenlik
Toplantısında
ulusal güvenlik
görüşüldü
ANKARA - Başbakan
Ahmet Davutoğlu
başkanlığında düzenlenen
güvenlik toplantısında,
Türkiye'nin ulusal güvenliğiyle ilgili konuların ele
alındığı öğrenildi.
Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Başbakanlık
Merkez Bina'da yaklaşık
3 saat süren toplantıda,
ulusal güvenlikle ilgili iç
ve dış gelişmeler değerlendirildi.
Ulusal güvenlik meseleleriyle ilgili toplantının
2 haftada bir düzenleneceği öğrenildi.
(AA)
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, güvenlik zirvesi
için geldiği başbakanlık merkez binadan çıkarken…
TURİZM
12 Eylül 2014 Cuma
13
Turist sayısı artıyor, mavi bayrak çoğalıyor
Türkiye'nin bin
484 kilometre ile
en uzun kıyı
şeridine sahip,
doğal güzellikleriyle ünlü turizm
merkezlerini
sınırları içinde
barındıran
Muğla'da 102
mavi bayraklı plaj,
turistlerin en
önemli tercihleri
arasında
yer alıyor.
MUĞLA - Durmuş Genç- Turizm çeşitliliği, kültürel varlıkları ve
muhteşem doğasıyla yerli ve yabancı misafirlere unutulmaz bir tatil
imkanı sunan Muğla’nın plajlarında, her yıl daha fazla mavi bayrak
dalgalanarak bölgeye gelen yerli ve yabancı turist sayısında da artış
sağlanıyor
Antalya’nın ardından 102 plaj ve 7 marinayla en fazla mavi bayrak
ödülü alan turizm bölgesi Muğla, plajları ve marinaları kullanan turistlerin güvenle denize girmesini sağlıyor. Mavi bayrak ödülüne sahip
plajlar ve marinalarda olması gereken kriterlerin yazılı olduğu panolar
yerleştirilerek plajları ve marinaları kullanan turistlere de güven telkin
ediliyor.
Muğla Kültür Turizm Müdürü Veli Çelik, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, mavi bayrağın bulunduğu plajdaki denizin temiz olduğu
ve gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı anlamına geldiğini söyledi
Turistlerin gidecekleri tatil bölgesini seçmelerinde mavi bayraklı
plajlara sahip yerlerin önemli tercih nedeni olduğunu ifade eden Çelik,
"Muğla'da 102 mavi bayraklı plaj var. Özellikle turistler mavi bayraklı
plajları tercih ediyor. İnsanlar mavi bayraklı plajlarda güvenle denize
girebiliyor. Mavi bayrak, plajları paylaşan insanlarla sözleşme anlamı
taşıyor" dedi.
Muğla’nın mavi bayrak anlamında önemli bir potansiyeli
bünyesinde barındırdığına dikkati çeken Çelik, şöyle konuştu: "Bir
yerin mavi bayrak alması temizlik anlamında önemli bir referans. Eğer
deniz turizminden faydalanmak istiyorsanız o yerin temiz olmasını,
sağlığınız için bir endişe taşımamasını sağlamak zorundasınız. Bunun
da en iyi göstergesi mavi bayrak. Bu konuda turizm işletmeleri de
önemli çalışmalar yapıyor. Önümüzdeki yıl mavi bayrak sayısında bir
artışın yaşanacağını da tahmin ediyorum. Bu anlamda tesisler arasında
da bir rekabet var."
Bünyesinde barındırdığı tarihi ve kültürel özelliklerle her yıl 3
milyondan fazla turisti ağırlayan Muğla'ya gelen turistlerin sayısının
her geçen yıl arttığına işaret eden Çelik, “25 ağustos itibariyle 2 milyon 400 bine yakın yabancı misafirimiz 2 havaalanı ve 9 deniz hudut
kapısından giriş yaptı. (AA)
Zafer Müzesi’ne
ziyaretçi akını
AFYONKARAHİSAR - Kuşcu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, kentin düşman işgalinden kurtarılmasının ardından
Atatürk ile silah arkadaşları İsmet İnönü,
Fevzi Çakmak ve Tevfik Bıyıklığıoğlu'nun
kaldığı müze binasının karargah olarak kullanıldığını anlattı.
Binada, Büyük Taarruz'un 5'üncü
gününe rastlayan 30 Ağustos 1922'de
Başkomutan Meydan Muharebesi'nin planlarının tartışılıp kararlaştırıldığını dile
getiren Kuşcu, dolayısıyla Cumhuriyet tarihinin en önemli anlarına tanıklık etmiş bir
yapı olduğunu ifade etti.
Zafer Müzesi'nin, 1981'den itibaren
Başkomutan Tarihi Milli Parkı sınırları
içinde yer aldığını aktaran Kuşcu, şöyle
konuştu: "Şehir merkezinde, Milli Birlik
Caddesi'nde, Anıtpark ile Afyonkarahisar
Kalesi'nin tam karşısında yer alan Zafer
Müzesi, 1913-1920 yıllarında dönemin
Belediye Başkanı Saitoğlu Mehmet Sait
Efendi tarafından yaptırılmıştır.
Afyonkarahisar'ın ilk belediye binası olan
yapının, Anadolu'da özel olarak inşa ettirilen
ilk belediye binası olma özelliğiyle ilimiz için
ayrı bir önemi bulunmaktadır. İki katlı kagir
bir bina olan Zafer Müzesi'nde, Atatürk'ün
28-29 Ağustos 1922'de kullandığı eşyalar,
Büyük Taarruz'dan kalma silah, cephane ve
mühimmatların yanı sıra bu savaşa katılan
komutanların fotoğrafları, savaşın cereyan
edişini gösteren haritalar sergilenmektedir.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 5'inci Bölge
Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan
binayı her yıl binlerce kişinin ziyaret etmektedir. Bu yıl ocak-ağustos aylarında 16 bin
833 kişi bu müzeyi ziyaret etmiştir."(AA)
Doğa Koruma ve
Milli Parklar 5'inci
Bölge Müdürü
Mehmet Kuşcu,
Afyonkarahisar'da,
Kurtuluş Savaşı'nda
bir dönem karargah
olarak kullanılan ve
müzeye
dönüştürülen binayı
yılın 8 ayında 16 bin
833 kişinin ziyaret
ettiğini söyledi.
Yumuktepe'de 6 bin
500 yıllık "saray" bulundu
MERSİN - Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mersin'deki
Yumuktepe Höyüğü'nde devam eden arkeolojik kazılarda, tarihi izleri milattan önce 4
bin 500'lü yıllara uzanan bir "saray"ın kalıntıları bulundu. Sarayın dışındaki kaldırımın
kalitesi, kazı ekibini bile şaşırttı.
Tarihi izlerinin milattan önce 7 binli yıllara uzanması ve bu dönemden 13. yüzyıla
kadar kesintisiz yerleşim yeri olması
nedeniyle "Medeniyetler Beşiği" adıyla
anılan merkez Toroslar ilçesi Yumuktepe
Höyüğü'ndeki arkeolojik kazılar, İtalya'nın
Lecce Üniversitesi'nden Arkeoloji Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsabella Caneva'nın
başkanlığında devam ediyor.
Caneva, kazı çalışmalarıyla ilgili AA
muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki
kazı çalışmalarının bir aydan beri devam
ettiğini, bu süreçte güzel sonuçlar elde ettiklerini söyledi.
Kazıların restorasyon çerçevesinde
ilerlediğini anlatan Caneva, çalışmaların
milattan önce 5 binli yıllarda oluştuğu tahmin edilen kalkolitik döneme ait tabakalarda yoğunlaştığını belirtti.
Caneva, Yumuktepe'de bir saray kalıntısının olduğunu geçtiğimiz yıllarda yapılan
kazılarda tespit ettiklerini ifade ederek şunları anlattı:
"Yeni kazılarımızda bu sarayı tam hatlarıyla ortaya çıkarabildik. Saray diyoruz
çünkü büyük bir bina. Milattan önce 4 bin
500'lü yıllara, geç kalkolitik dönemine ait
bir bina. O zamanlarda normal evler çok
küçük, bir iki odalı, ama burada çok büyük
bir salon var. Sadece büyük değil aynı
zamanda kaliteli bir bina, her oda kerpiçle
iyice döşenmiş. Buranın içerisinde ne var?
O dönemlerde ailelerde 2-3 adet tencere, en
fazla 11 tane de kase olurdu. Burada depo
kaplar ve 200'e yakın çömlek ve kase
bulundu. Demek ki burada yemek çok fazla
insana veriliyordu. Ya işçilere, ya da misafirlere veriliyordu bu yemekler.
Buradakiler normal bir aile değildi, büyük
bir aile ya da elit bir aileydi."
Saray kalıntılarının Mezopotamya'da çok
fazla bilinen Obeyt Uygarlığı'nın izlerini
yansıttığını ifade eden Caneva, "Burası normal evlere göre daha anıtsal ve kaliteli bir
şekilde yapılmış. Sarayın dışarısında iyi
yapılmış bir kaldırım var. Böyle bir
kaldırımı daha önce hiç görmedim, belki literatüre biraz bakarım. Ama bu kadar kaliteli
bir şey olacağını beklemiyordum. O da
önemli bir şey gelişme oldu" diye konuştu.
(AA)
YAŞAM-ÇEVRE
12 Eylül 2014 Cuma
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
KARACAOĞLAN GELENEĞİNİN
KÜLTÜR-SANAT VE EDEBİYATIMIZDAKİ YERİ
Karacaoğlan’ı, Karacaoğlan yapan nedir? Dört yüz yılı aşkın bir
süredir Türk toplumu tarafından sevilmesini neye ve hangi sebebe
bağlayabiliriz?
Yüzyılları aşarak bize, topluma kendisini sevdiren; onun canlı
üslubu, içten deyişleri, şiirlerindeki hassas denge, dilimizi çok temiz bir
saflıkla kullanması ve şiirlerindeki ahenktir.
Sana derim allı gelin has gelin
Suya gider sağ elinde tas gelin
Yedi yıldır ben sevdana düşeli
Kerem eyle şu sevdamı kes gelin
Karacaoğlan’ın şiirleri halk zevkine uygun olduğu için Rumeli sınır
boylarından tutun da Azerbaycan topraklarına kadar yayılmıştır. Ortaya
konan şiirler divan edebiyatının etkisinden uzaktır, halkın bunları
sevmesi biraz da bu sebepledir.
Karacaoğlan daha sağlığında iken geniş bir coğrafyada üne kavuşmuştur. Bu şan-şöhret halkın hafızasına âdeta çivi gibi çakılmış, yüzyıllardır onun şiirleri günümüze gelmiştir. Hem de yazılı kaynaklarla
değil, sözlü gelenekle hayat buldu. Hayatı ile ilgili epeyce efsane
bulunuyor. Bu anlatılar onun coğrafyasının genişlemesine sebep olmuş,
doğduğu ve yaşadığı nokta tartışılır olmuştur. Ama şurası tartışılmaz
bir gerçek ki Karacaoğlan Çukurova’ya mensup bir âşıktır. Bugün ona
çok yer sahip çıkmaktadır. Olsun, sahip çıkılsın! Ama Karacaoğlan’ı
neresi daha çok sahiplenirse Karacaoğlan oralıdır. Tarsus mu layıkı ile
onu günümüzde yaşatıyor? Bunun cevabı evetse, Karacaoğlan
Tarsusludur. Daha yaşarken kazandığı haklı şöhret, çağdaşları üzerinde
de geniş bir etki yaratmıştır. Bu etki sadece çağında değil daha sonraki
yüzyıllarda yaşayan âşıklar üzerinde de hissedilmiştir. Hatta daha
ilerisini söyleyebiliriz. Karacaoğlan’ın tekke edebiyatının bazı temsilcilerinde bile açık etkileri görülmüştür. Bazı divan şairleri bile ona
öykünmek durumunda kalmışlardır.
Bir ekolün veya bir geleneğin oluşması için şu hususlar gereklidir.
Nedir bunlar? Üslûp, ifade, imla, anlatım orijinalliği gibi konularda
ayrı
kişilik ve hüviyetin ortaya konulmasıdır. Bu hususlar
ekolleşmeyi ortaya çıkarır.
Karacaoğlan bu sebeple başlı başına bir ekol olacak durumdadır. Şu
bir tek dörtlük bile Karacaoğlan’ı bize tanımlar.
Gariplik gurbetlik düşmüş özüme
Kudret sürmesini çekmiş gözüne
Dökünce zülfünü bedir yüzüne
Ben sandım ki bulut aya bağlandı
Bu söyleyişin Karacaoğlan’a ait olduğu hemen anlaşılır.
Karacaoğlan halk edebiyatımız içinde bir ekol ve bir gelenek olmuştur. Bunun sebebi şiirlerinin üç yüz yılı aşkın süredir sevilip günümüze
intikal etmiş olmasıdır. Bir anlamda Karacaoğlan Türk Halk
Edebiyatının klasiği olmuştur.
Karacaoğlan’da hiçbir zaman bir taklit söz konusu olmamıştır.
Kendinden önce yaşamış Köroğlu, Öksüz Dede, Geda Muslu, Kul
Mehmet ile aynı çağı paylaştığı Kuloğlu, Kayıkçı Kul Mustafa, Kâtibî,
Âşık gibi ozanların hiçbirisinden etkilenmemiştir. Herhangi bir âşıktan
etkilendiğini söylemek mümkün değildir. Yani Karacaoğlan orijinaldir.
Ak imiş gerdanı beyaz kar gibi
Boyu gül ağacı selvi dal gibi
Seherde açılmış gonca gül gibi
Sandım kan damlamış karın üstüne
Bu samimi ve özgün şiiri ancak Karacaoğlan söyleyebilir. Bırakın
onun başkalarını taklit etmesini, halk şiirimizde yüzlerce ozan
Karacaoğlan’ı taklit etmiş ve onun şiirlerine benzek (nazire)
düzmüşlerdir.
Karacaoğlan’ın XVIII VE XIX. Yüzyıllardaki aşıklar üzerindeki
etkisi şaşırtıcıdır.. Çukurova yöresinin yetiştirdiği Dadaloğlu,
Gündeşlioğlu, Beyoğlu, Deli Boran gibi saz şairleri üzerindeki etkisi
çok derindir. Bu açıkça görülmektedir. Bu da Karacaoğlan’ın klasikleştiğine ve de bir ekol durumuna geldiğine bir işarettir. Sadece bunlar
da değildir Karacaoğlanvari söyleyişler ortaya koyanlar. XIX. Yüzyılın
ikinci yarısında yaşamış olan Ruhsatî, İrfanî, Hâkî, Âşık Hüseyin,
Vahdetî gibi halk şairleri ile yine XIX. Yüzyılın hem divan, hem de
halk edebiyatı tarzında eserler veren Bayburtlu Zihnî, Dertli, Seyranî
gibi halk sanatçılarında da bu etkinin izleri görülmektedir.
Karacaoğlan klasik divan şiiri ve tasavvuf şiirinden de etkilenmemiştir. Bir Fuzulî’ye, bir Yunus Emre’ye benzer tarafını katiyen
bulamazsınız.
Onda hiçbir zaman bir öykünme (taklit) hatta açık bir etkilenme söz
konusu değildir. Bu sebeple Karacaoğlan, Türk halk şiiri içinde başlı
başına bir gelenektir. Bir “Karacaoğlan Ekolü” veya bir “Karacaoğlan
Geleneği” vardır, diyebiliriz. Daha doğrusu Karacaoğlan bir gelenek
hâline getirilmiştir.
Karacaoğlan günündeki ya da daha önceki yazılı edebiyattan da etkilendiği söylenemez. Ona şiirlerinde ilham veren kendi çevresinin
güzellikleri, tabiatı, kavimi ve insanlarıdır.
İşte bu sebepledir ki şiirleri klasik divan şiiri ve tasavvuf şiiri
çevresinden çok farklı özellikler taşır.
Karacaoğlan hayata, tabiata, insana, güzelliklere ve günlük olaylara
çok farklı açıdan bakan bir kişidir. Baktığı şeyleri çok farklı anlamlandıran bir ozandır.
Sevdiğim üstüne dört libas giymiş
Bir kara, bir yeşil, bir al, bir beyaz
Güzellere dört şey adet olmuş
Bir işve, bir cilve, bir eda, bir naz
Ehildir hüsnünü muhalif etme
Mekteb-i irfanda bir kadem gitme
Sana dört sözüm var sakın unutma
Bir öğren, bir öğret, bir oku, bir yaz
Karacaoğlan’ın bir başka niteliği de soyut kavramlarla uğraşmamış
olmasıdır. O somut şeyleri dile getiren bir sanatçıdıyı. Çevresinde ne
gördüyse şiirlerinde onu dile getirmiştir. Yalnızca şu dörtlükte bile
soyut hiçbir kelime ve kavram bulamazsınız.
Şunda bir güzelin salınışını
Selviye benzettim dallar içinde
Irmak kenarında derya yüzünde
Kuğuya benzettim göller içinde
Karacaoğlan’ın şiirleri, hemen tamamıyla yetiştiği ve büyüdüğü
yöreden gelen kültürden kaynaklanır. Bu yöre kültürü ki günlük hayatta yaşayan insanların konuşmaları, davranışları, tepkileri, sevgileri, aşkları ve hüzünleridir.
Karacaoğlan’ı; bazı bölümlemelerde ve “aşık-ozan” sınıflandırmalarında kendisine “profan şair” yakıştırması yapılır. Profan kelimesi
“dindışı, dini ölçülere aykırı ve bu ölçülere saygısız, küfür içinde bulunan” anlamlarına gelir. Oysa ki Karacaoğlan bu değerlendirmenin
içinde değildir. Gerçi o bir sevgi ve tabiat şairidir. Ama Allah’a, dine
saygılı bir kişidir.
Arttırayım ahım ile zarımı
Harcedeyim elde olan varımı
Önde sonda vereceksin yârimi
Hemen ver hey güzel Allah hemen ver
Şimdi bu dörtlükte bir küfür, dini ölçülere aykırılık ve saygısızlık
var mı?
Güzel sever diye isnat ederler
Benim Hakk’tan özge sevdiğim mi var
Bilakis şiirlerinin bazılarında Allah’a sevgisi bu dörtlükte olduğu
gibi açıtça söylenir.
Karacaoğlan’da göreceli bir kavram olan, “güzellik” anlayışı çok
derin ve anlamlıdır. Soyutluk yine yoktur. Somut güzellikler ön plandadır. Her nedense aşkı ve sevdayı, bizim toplum suç değilse bile kusur
ve ayıp olarak görür. Oysa ki Karacaoğlan güzel sevmeyi, aşık olmayı
çok doğal ve sempatiyle karşılar. Onda ki güzel sevgisi hem caizdir,
hem de sevaptır.
Güzel sevmek günah değil
Ben kitapta yerin gördüm
Buradaki kitap, kutsal kitabımız Kuran’dır. Karacaoğlan, Kuran’da
güzel sevmenin günah olmadığının belirlendiği inancındadır. Aslında
buradaki “güzel” kelimesi “güzellik” anlamındadır.
Güzel seven murat alır dünyadan
derken de bütün güzelliklere gönlünün açık olduğunu gösterir.
İşte bu anlayışta da, Karacaoğlan’ın bir orijinallik niteliği taşıdığı
ortadadır.
Karacaoğlan’daki dil konuşma dilidir. Yaşadığı yören ile Türkçe
konuşulan dolaştığı yerlerin dil değişimlerini yakından görmüş, bunları
da şiirlerinde kullanmıştır.
Kısaca söylemek gerekirse Karacaoğlan’ın şiirlerinde; uslûp, kafiye,
ritim, sanat, dil ustalığı çok üstün seviyededir ve de Karacaoğlan
özgün, bir şairdir. İşte bütün bunlar göz önüne alınırsa; “Karacaoğlan
Geleneği”nin dört yüz yıldır yaşadığını ve daha da süreceğini söyleyebiliriz. Salih Turhan ile Yıldız Çam, birlikte hazırladıkları bu
“Karacaoğlan Türküleri” adlı çalışma; yukarıda söylediklerimi doğrulayacak derecededir. Türk halkı Karacaoğlan’ı ne kadar çok seviyor ki
onun söyledikleri, türkü olarak karşımıza çıkıyor. Vefakâr halkımız
onun söyleyişlerini unutulmaz hâle getirdi ise Karacaoğlan daha
yüzyıllarca yaşayacak demektir.
Sanatçı kardeşlerim Salih Turhan ve Yıldız Çam’ı kutluyorum. Bize
Karacaoğlan’ın sesini, soluğunu, çığırmasını ortaya koydular.
Varolsunlar.
Orman ve Su
İşleri Bakanlığı,
Yalova'da
içmesuyu
problemine son
vermek amacıyla
Kurtköy
Derivasyonu ile
yeni kuyuların
devreye
alındığını
açıkladı.
Yalova’daki su sıkıntısı çözülüyor
ANKARA- Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün,
Yalova'da yaşanan içmesuyu sıkıntılarının önüne
geçmek için çalışmalarını hızlandırdığını vurgulandı. Açıklamada, Yalova'da kullanılması gereken
suyun, yaklaşık 2 katından fazlasının tüketildiği
ifade edilen açıklamada, kentte içmesuyu problemine son vermek için inşa edilen Kurtköy derivasyonu isale hattının bugün itibariyle devreye alındığı
bildirildi.
Açıklamada, DSİ tarafından tamamlanarak
devreye alınan Kurtköy derivasyonu isale hattı ile
saniyede 150-200 litre suyun Gökçe Barajına
aktarılmasının planlandığı belirtilerek "Bugün
itibariyle Gökçe barajına verilen su miktarı
saniyede 187 litre, Yalova'ya verilen su ise
saniyede 518 litredir" bilgisi paylaşıldı.
Yakın gelecekte Yalova ve ilçelerinde içme ve
kullanma suyu sıkıntısı yaşanmaması için DSİ
Genel Müdürlüğü çalışmalarının sürdüğü anlatılan
açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Yalova Acil İçmesuyu Temini adı altında, ilave
su temini maksadıyla 25 adet derin su kuyusu açan
DSİ, verimli olan 15 adet kuyuya pompa koyarak
saniyede toplam 226 litre suyu Yalovalıların kullanması için temin edecek. Dün itibariyle bu kuyuların
7 adeti devreye alındı ve saniyede 87 litre su temin
edildi. Kalan kuyular ise 15 Eylül'de devreye alınacak."
Açıklamada, Yalova ve ilçelerinin içme ve kullanma suyunu karşılamak için inşa edilen Gökçe
Barajının, yıllık 36 milyon 600 bin metreküp kapasiteye sahip olduğu belirtildi.
Yalova ve ilçelerinin mevcut nüfusu ve gelecekteki nüfus artışı göz önünde bulundurulduğunda,
Gökçe Barajının 2050 ve sonrası yıllara kadar içme
suyu ihtiyacını karşılaması gerektiği vurgulanan
açıklamada, "Kişi başına yılda 62,05 metreküp su
tüketilen Yalova'nın nüfusunun 211 bin 799 olduğu
göz önünde bulundurulduğunda, yıllık yaklaşık 13
milyon 140 bin metreküp su temin edilmesi
gerekiyor. Ancak bu hesaplamalara rağmen Gökçe
Barajı'ndan Yalova ve ilçelerine, 2008 yılında 25
milyon 860 bin metreküp, 2009 yılında 26 milyon
990 bin metreküp 2010 yılında 27 milyon 650 bin
metreküp 2011 yılında 29 milyon 370 bin
metreküp ve 2012 yılında 29 milyon 510 bin
metreküp su verildi" değerlendirmesinde bulunuldu. Kişi başına fiili tüketimin 2012 yılı için yıllık
139,33 metreküp olduğu Yalova'daki bu değerin,
normal tüketim ihtiyacının 2,25 katına denk
geldiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar
kaydedildi:"Yalova'ya komşu iller olan Bursa ve
Kocaeli'de kişi başına tüketimin 2012 yılı için yıllık
sırasıyla 54,77 metreküp ve 77,91 metreküp olduğu
da düşünülürse Yalova'da kişi başına yıllık tüketilen
su komşu illerin 2 katını geçiyor. Bu ise
Yalova'daki içme ve kullanma suyu şebekelerindeki
kayıp kaçak oranlarının normalin çok üstünde
olduğunu gösteriyor. Öte yandan başka muhtemel
kaynaklardan ilave su temini çalışmaları; Yeşil
Körfez Su Birliği ve Yalova İl Özel İdaresi ile
koordineli bir şekilde devam ediyor." (AA)
“Afete Hazır Türkiye Projesi”,
sanayideki kazaları önleyecek
Bakanlık 81 İl’e
150 Park yapacak
ANKARA- Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, "81 'İl'e 150 Park Projesi"
ile Mart 2015 tarihine kadar 150 park
yaparak, ilgili belediyelere devredecek.Çevre ve Şehircilik
Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bakanlığın ilgili kuruluşu İller
Bankası A.Ş. ile ortaklaşa yürütülen
projenin kasım ayından itibaren
tamamlanarak hizmete sokulmasının
planlandığı bildirildi.
Yazılı açıklamada değerlendirmelerde bulunan Çevre ve
Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, projenin şehirlerde yeşil alanı artıracak
önemli bir çalışma olduğuna işaret
ederek, özellikle imkanları kısıtlı
olan belediyeler için katkı sağlamış
olacaklarını ifade etti.
Güllüce, yaklaşık 77 milyon
liraya mal olması beklenen 150 adet
park yapım işinin tüm maliyetinin
Bakanlık ve İller Bankası tarafından
karşılanacağına dikkati çekerek, projeyle toplamda 541 dönüm alanda
park yapılmasının planlandığını, park
ihtiyacı olan, ancak maddi imkanları
yeterli olmayan belediyelere hiçbir
maddi harcama yapmadan yüzde 100
hibe ile park yapacaklarını kaydetti.
Projenin belediyenin nüfusu,
belediyeye ait mevcut park sayısı,
parkın yerleşim yerine yakınlığı,
arazinin topoğrafik durumu ve yöreye özgü kriterler ele alınarak hazırlandığına belirten Güllüce, "Türkiye
genelinde nüfusu 5 bin ile 25 bin
arasındaki belediyelerin bu kriterlere
uygun talepleri değerlendirilerek 150
adet belediye belirlendi. (AA)
KOCAELİ - METİN GİRGİN - Başbakanlık Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) "Afete Hazır Türkiye Projesi" kapsamında kimyasal üretim yapan firmalarda görevli uzmanlar 12 günlük
özel eğitimden geçirilecek.
Sanayi kazalarını önleyecek 'Büyük Endüstriyel Kazalar Eğitimi'
Türkiye'de ilk kez sanayi tesisleri için düzenleniyor. Bu eğitim programı 2
yılı kapsayan ve her biri 12 gün süren 8 programdan oluşuyor.
Afete Hazır İş Yeri Kampanyası kapsamında iki eğitim programı bu
yıl içinde, 6 program ise 2015'te gerçekleştirilecek. Ücretsiz düzenlenen
eğitimlerin ilkini kimya sanayicileri alıyor.
Tehlikeli kimyasal madde depolayan, kullanan ve işleyen fabrikaların
sanayi kazalarını önleyemeye yönelik gerçekleştirilen eğitim programı,
en çok tehlikeli kimya fabrikalarının olduğu Kocaeli'de başladı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin İzmit'te fuar içindeki Sivil Toplum
Merkezi'nde başlatılan eğitim programına, kentte kimyasal üretim
yapılan işletmelerin iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanları katılıyor.
Eğitimde, işletmelerin uzman
personeline,
kazalara sebebiyet
verebilecek olası
deprem ve sel
baskını gibi doğal
afetler ve teknolojik olarak ortaya
çıkacak tehlikeler
sonucunda ne gibi
tedbirler alınacağı,
etkin kontrollerin
nasıl yapılacağı
anlatılıyor.
(AA)
Suriyeli çocuklar okula
buruk başlayacak
MALATYA - RAMAZAN KAYA Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak aileleriyle
Türkiye'ye sığınan ve Malatya'da kurulan
konteyner kente yerleştirilen yaklaşık 3 bin
Suriyeli çocuk, yeni eğitim-öğretim yılına da
hüzünlü başlayacak.
Malatya'da "Beydağı Konaklama Tesisi"
adıyla kurulan konteyner kentte, yaklaşık 7 bin
600 Suriyeli misafir ediliyor. Yeni eğitim-öğretim yılının başlayacağı 15 Eylül Pazartesi günü,
konteyner kentte yaşayan yaklaşık 3 bin Suriyeli
çocuk için de ders zili çalacak.
Konteyner kentin sorumlu
yöneticisi Nihat Yazıcıoğlu,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, konteyner kentte
anaokulu, ilkokul, ortaokul ve
lise eğitimi verdiklerini söyledi.
Suriyeli 187 öğretmenin
gönüllü olarak görev yapacağı
okullarında, Türkçe derslerinin yaklaşık 35 Türk öğretmen tarafından verileceğini
anlatan Yazıcıoğlu, Birleşmiş
Milletler Çocuklara Yardım
Fonunca okullarına 12 derslik
yapıldığını, 6 derslikten
oluşan ana sınıfının da bu yıl
devreye gireceğini belirtti.
Konteyner kent dışında kalan Suriyeli vatandaşların da çocuklarını servisle okula göndereceklerini kaydeden Yazıcıoğlu, "Biz ne kadar iyi
hizmet versek, ne kadar iyi eğitim versek,
zamanında da başlasak ama yine bu öğrencilerde
bir hüzün var. Memleketlerinde olmak isterler,
memleketlerinde eğitimlerini görmek isterler.
Neticede burası artık onların yuvası. 2014-2015
eğitim-öğretim yılında yaklaşık 3 bin kişiye
burada ikili öğretim verilecek ve bu şekilde
devam edecek inşallah" diye konuştu. (AA)
ISSN 1308-7622
14
Yıl: 44
Sayı: 14975
12 Eylül 2014
Cuma
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül BALDEMİR
İstihbarat Şefleri
Şenol GÜNÜÇ - Kenan ERGEN
Görsel Yönetmen
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörleri
Yasemin AYDOĞDU - Emine ÖZCAN
İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
İsmail Yıldız, Hakkı Murat SÖBÜTAY, Tülay CANPOLAT,
Gazi BOZKURT, Burcu KERİM, Betül SÜSLEN
İdari Merkez
Macun Mah. 195. Cadde No: 2 Yenimahalle/ANKARA
Yazı İşleri Tel: 397 91 40 (PBX) Fax: 397 41 54
[email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
İstanbul Temsilciliği
Ankara Temsilciliği
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad.
Rüzgarlı Cd. Plevne Sk. No: 14
No: 2 K.1 Sefaköy/Küçükçekmece/İSTANBUL
Ulus/ANKARA
Tel: (0212) 540 40 45
Tel: (0312) 310 35 53
Dağıtım: TURKUVAZ DAĞITIM SAN. VE TİC. A.Ş.
Yayın Türü: Yaygın Süreli (Pazar hariç)
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
"12 Dev Adam" Türkiye'ye döndü
12 Eylül 2014 Cuma
İSTANBUL - İspanya'da
düzenlenen 2014 FIBA Dünya
Kupası çeyrek finalinde
Litvanya'ya 73-61 yenilerek
şampiyonaya veda eden A Milli
Basketbol Takımı, yurda
döndü.
İspanya'dan dönen milli
takımı kafilesindeki oyuncuların üzgün oldukları gözlendi.
Havalimanında, gazetecilere
açıklamalarda bulunan milli
basketbolcu Kerem Tunçeri,
şampiyona öncesinde hede-
fledikleri yere geldiklerini
söyledi.
Tunçeri, maçlarda çok iyi
mücadele verdiklerini dile
getirerek, "Litvanya maçı kötü
oldu. Yenebileceğimiz bir
takımdı ama maalesef özellikle
hücumda çok kötü oynadık.
Ama ilk sekiz de fena olmayan
bir başarı" şeklinde konuştu.
Milli takımdaki genel havanın
iyi olduğunu da anlatan Kerem
Tunçeri, "Herkes elinden
gelenin en iyisini verdi" dedi.
G.Saray’ın tek
hedefi 4. yıldız
Beşiktaş'ın Kolombiyalı futbolcusu Pedro Franco, Spor Toto Süper
Lig'de hedeflerinin şampiyonluğa ulaşmak olduğunu söyledi.
İSTANBUL - BJK Nevzat Demir
Tesisleri'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Franco, Süper Lig'in çok zor bir lig
olduğuna dikkati çekerek, "Sırf büyük
takımlar değil, diğer takımlar da her maça
iyi hazırlanıyor. Her karşılaşma içinde
büyük mücadeleler oluyor. Hiçbir maç
kağıt üstünde oynanmıyor" dedi.
Ligin ilk maçını kazandıklarını hatırlatan Kolombiyalı futbolcu, "Adım adım gitmek lazım. Maçlara tek tek bakmak
gerekiyor. Lig uzun bir maraton. Diğer kulvarlarda da yarıştığımız için hem lige hem
diğer kupalara iyi hazırlanmamız lazım.
Takım bütünlüğümüz var. Bunu daha
yukarı seviyelere taşıyıp şampiyon olmak
istiyoruz. Ligin başı olmasına rağmen
hedefimiz çok net; şampiyonluk" diye
konuştu. UEFA Avrupa Ligi'nin de kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan
Pedro Franco, şunları söyledi:
"Şampiyonlar Ligi play-off eleme turunda Arsenal ile yaptığımız maçlar iyi geçti.
Ama iyi maç oynamak, iyi birkaç karşılaşma çıkarmak Beşiktaş gibi büyük bir
takım için hedef olmamalı. Beşiktaş gibi
büyük bir takımın hedefi, katıldığı her kulvarda şampiyonluktur. Şampiyon olamadığımız her kulvarda başarısız olduğumuzu söyleyebiliriz. Bizim için hedef her
zaman şampiyonluktur. Avrupa Ligi'nde de
önce Beşiktaş formasını, sonra Türkiye'yi
ve Türk insanını elimizden geldiği kadar
iyi temsil etmek istiyoruz."
Türkiye'deki futbol ortamı konusunda
görüşlerini paylaşan genç futbolcu, Süper
Lig'in her geçen gün daha iyiye gittiğini
belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ligi oluşturan parçalar var. Biz futbolcular olarak bu parçalardan biriyiz.
Kendi tarafımıza bakmamız lazım. Bizim
de Türkiye Ligi için bir şeyler yapmamız
gerekiyor. Daha üst seviyelere taşımak
için bir şeyler yapmalıyız. Dışarıdan Türk
futbolu adına konuşan kim varsa herkesin
kendi üzerinde sorumluluk hissetmesi
lazım. Bence Süper Lig'in katedebileceği
yol var. Hala üst liglerden öğrenebileceği
çok şey var. Futbolcular olarak bu konuda
bizim elimizden geleni yapmamız gerekiyor." Pedro Franco, "Burada mutluyum.
Yeni sezonda da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım. İlk maçtan
aldığımız galibiyetten dolayı ayrı bir
sevincimiz var" diye konuştu.
Süper Lig'de ikinci sezonuna giren
siyah-beyazlı futbolcu, ilk yıldaki deneyiminde kendini geliştirdiğini ancak bu
gelişimin henüz tamamlanmadığını ifade
etti. İlk sezonunda zorlandığı anların
olduğunu vurgulayan Franco, şöyle
devam etti:
"Güney Amerika'dan gelmiş oyuncu
olarak ilk başlarda zorlandım. Güney
Amerika'da futbol değişik tempoda
oynanıyor. Stoperlerin karakteri daha
değişik. Buraya geldiğimde ilk etapta çok
çalışmaya gayret ettim. Bu adaptasyon
sürecini geçirdiğime inanıyorum. İlk
sezonumda hem saha içi hem saha dışında, sosyal ortamlarda daha üst seviyelerde kendimi geliştirdiğime inanıyorum.
Ama gelişim tamamlanmış değil. Henüz
bu işin başındayım. İlerde hem saha
içinde hem de saha dışında daha iyi
olmak istiyorum." (AA)
“Onur'u tartışmak kimsenin haddine değildir”
Trabzonspor Kulübü Genel Sekreteri Köksal Güney, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde deplasmanda İzlanda'ya
3-0 yenilen A Milli Takımının kalesini koruyan Onur Recep Kıvrak'a yapılan eleştirilere ilişkin, "Onur, bırakın Türkiye'yi,
dünyanın en iyi kalecileri arasındadır. Onur'un futbolcu ve kaleciliğini tartışmak kimsenin haddine değildir" dedi.
TRABZON - Güney,
AA muhabirine yaptığı
açıklamada, futbolun bir
takım oyunu olduğunu ve A
Milli Futbol Takımı'nın da
bir takım halinde
İzlanda'ya kaybettiğini
söyledi.
Onur'a yapılan eleştirilerin maksatlı olduğunu
savunan Güney, şöyle
devam etti:
"Onur, bırakın
Türkiye'yi, dünyanın en iyi
kalecilerin arasındadır.
Kendini ispatlamış bir
oyuncudur. Onur'un futbolcu ve kaleciliğini tartışmak
kimsenin haddine değildir.
Takım iyi olduğunda
herkes iyi olur. Tek başına
hiç kimse ne takımı kurtarabilir ne başarısızlığında
tek başına etkisi olur.
Onur'a yapılan eleştiriler
mesnetsiz. Bu eleştiriler
kasıtlı, yersiz eleştiriler.
Bunları yapan Trabzonspor
düşmanıdır. Trabzonspor'un
gücünden korkan insanlardır. Trabzonspor, önemli
transferler yaptı iddialı bir
ekip. Şimdiden
Trabzonspor'dan korkan
kişilerin, Trabzonspor'u
yıpratmaya çalışan insanların planlı oyunudur."
Güney, milli takımda
tek maçlık performanstan
sonra bu eleştirilerin yapılmasının kötü niyetli
olduğunu savunarak,
"Fenerbahçe maçı öncesi
olması da manalıdır. Bir
futbolcunun hedef gösterilmesi kötü niyetli olunduğunu gösteriyor. Onur,
bizim onurumuzdur. Onur,
Türk futbolunun, milli
takımın onurudur" diye
konuştu.
Camianın Onur'a sahip
çıktığını aktaran Güney,
"Kendisine güvenimiz
tamdır. Bu tür olayların
kasıtlı olduğunu o da biliyor. Profesyonel bir oyuncudur ve etkilenmeyecektir.
Yönetimin, taraftarın ona
nasıl sahip çıktığını biliyor.
Bilinçli Türk halkı da ona
sahip çıkar. Her insanın
kötü, şanssız günü olur. Bu
bütün takımı ilgilendiren
olaydır. Onur, bu yapılanların farkında, önünde bir
maç var ve onun bilincinde" ifadelerini kullandı.
İSTANBUL - Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal
Aysal, ilklerin kulübü olduklarını belirterek,
"Dördüncü yıldızı herkesten önce bizim takmamız
misyonumuzun bir gereğidir" dedi. Galatasaray
Futbol Takımı'nın Spor Toto Süper Lig'de bu sezon
şampiyonluğa ulaşarak dördüncü yıldızı armasına
takan ilk takım olması hedefiyle Türk Telekom
Arena'da düzenlenen "Dördüncü Yıldıza Doğru"
etkinliğine kulüp başkanı Ünal Aysal, teknik direktör
Cesare Prandelli ve yardımcıları ile sarı-kırmızılı futbolcular katıldı. Etkinlikte Aysal, Prandelli ve takım
kaptanları Selçuk İnan ile Wesley Sneijder birer
konuşma yaptı. Aysal, Süper Lig'de sezonun büyük
bir yarışa sahne olacağını dile getirerek, "En az 4
takımımız bu yıl ligi şampiyon bitirme konusunda
çok iddialı durumdalar. Ancak bu aday çokluğu
içinde Galatasaray ve Fenerbahçe'nin dördüncü
yıldıza aday oluşları durumu daha da heyecanlı hale
getiriyor" ifadelerini kullandı. (AA)
"G.Saray ve F.Bahçe
benimle ilgileniyor"
STOCKHOLM - İsveç milli takımında oynayan
Eskişehirsporlu Erkan Zengin, Galatasaray ve
Fenerbahçe'nin kendisiyle ilgilendiğini söyledi.
İsveç'in Avusturya ile oynadığı Avrupa
Şampiyonası 2016 eleme maçında gol atarak takımına
1 puan kazandıran Erkan, performansı ve attığı golle
İsveç'te günün adamı oldu. Expressen gazetesine
verdiği demeçte, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin kendisiyle ilgilendiğini ileri süren Erkan, bu iki büyük
külüpten birine gidebilmesi için önce kulübü
Eskişehirsporla anlaşılması gerektiğini ifade etti. İsveç
Teknik Direktörü Erik Hamrin'in Avusturya maçında
takımın vazgeçilmez ismi Tobias Hysen yerine Erkan
Zengin'i oynatması, maçtan önce İsveçli futbolseverler
tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştı. Ancak Erkan
Zengin'in oynadığı futbolu bir de golle süslemesi
Teknik Direktör Erik Hamrin'e artı puan getirdi.
Hamrin, Erkan Zengin'i neden tercih ettiğini "Ayak
bilekleri çok yumuşak ve topu istediği gibi saklayabiliyor. Ayrıca çok çalışkan, maç boyunca koşuyor.
Zlatan İbrahimoviç'i yanlız bırakmadı. Defansa da
yardımcı oldu" şeklinde açıkladı.
Arjantin'de "Messi" yasağı
ANKARA - Arjantin'in yıldız oyuncusu Lionel
Messi'nin soyadının, doğduğu Rosario kentinde yeni
doğan bebeklere ad olarak konulmasına yasak getirildi. İspanyol ve Arjantin basınında yer alan haberlere göre, Barcelona ve Arjantin Milli Takımı'nın
yıldız futbolcusu Lionel Messi'nin soyadının doğduğu kent Rosorio'da yeni doğan bebeklere ad olarak
verilmesi yönünde yaşanan yoğun talep, tartışmaları
da beraberinde getirdi.
Santa Fe Eyaleti Nüfus Müdürlüğünden yapılan
açıklamada, yeni doğan bebeklere "Messi" adının
verilmesinin yasak olduğu belirtildi.
Açıklamada, Arjantin yasalarına göre yanılsamalara yol açacağından, soyadların isim olarak
kullanılamayacağı ve "Messi" adının da söz konusu
yasanın kapsamında olduğu değerlendirmesinde
bulunuldu. (AA)
Ünlü kaflif
Franklin’in
kay›p
gemisi
168 y›l
sonra
bulundu
12 Eylül 2014 Cuma
"Sonsuz fiükran
Köyü", sanatç›lar›n
buluflma mekan› oldu
OTTAWA - Ünlü ‹ngiliz kaflif Sir John Franklin’in Kuzey
Kutbu’nda 1846 y›l›nda kaybolan iki gemisinden biri, 168 y›l sonra
bulundu.
Kanada Baflbakan› Stephen Joseph Harper, konuyla ilgili bir bas›n
toplant›s› düzenledi ve ülke tarihinin en büyük gizemlerinden birinin
çözüldü¤ünü aç›klad›. Bulunan geminin, kaybolan HMS Erebus ya da
HMS Terror gemilerinden hangisi oldu¤unu henüz bilmediklerini kaydeden Harper, bat›k gemiye Kanada Milli Parklar ‹daresince s›rf bu ifl
için sat›n al›nan uzaktan kumandal› su alt› arama arac›yla ulafl›ld›¤›n›
anlatt›.
-”Bu Kanada için tarihi bir and›r”
Bulunan geminin, Kanada’n›n Kuzey Kutbu’ndaki egemenli¤inin en
önemli delili ve parças› oldu¤unu ifade eden Harper, “Bu Kanada için
tarihi bir and›r” dedi.
Geminin bulunmas›nda eme¤i geçenlere teflekkür eden Harper,
pazar günü bulunan geminin görüntülerinin, kay›p iki gemiden biri
olup olmad›¤›ndan emin olmak için incelendi¤ini söyledi. Baflbakan
Harper, ç›kar›lan iki parçan›n incelenmesinden sonra kesin kanaate
vard›klar›n› anlatt›.
Arama çal›flmalar›na 2008 y›l›nda bafllanan ve federal bütçeden özel
ödenek ayr›larak desteklenen çal›flma için ‹ngiltere Kraliçesi II.
Elizabeth, Kanada Genel Valisi David Johnston’a bir kutlama mesaj›
gönderdi. (AA)
Tokat'ta
Dracula'n›n
zindan›
bulundu
TOKAT - Tokat'taki arkeolojik kaz›larda,
zindan ve çok say›da geçit bulundu.
Tokat Kalesi’nde sürdürülen restorasyon
çal›flmalar› s›ras›nda kent merkezindeki Pervane
Hamam›’na inen gizli geçit ve askeri bar›nak ile
1400’lü y›llar›n bafl›nda kalede esir tutulan Eflak
Beyli¤i prensi Kont Dracula’n›n kald›¤› tahmin
edilen zindanlar bulundu.
Tokat Valili¤i ile ‹l Kültür ve Turizm
Müdürlü¤ü taraf›ndan Tokat Kalesi’nin turizme
kazand›r›lmas› amac›yla 2009 y›l›nda restore
çal›flmalar› bafllat›ld›. 2010 y›l›nda sona eren
çal›flmalar›n ikinci bölümü 2.5 ay önce bafllat›ld›.
Çal›flmalar kapsam›nda, Selçuklu ve Osmanl›
döneminde savunma amaçl› kullan›lan kalenin
burçlar› sa¤lamlaflt›r›larak, kale çevresinde kaz›
çal›flmalar› yap›ld›. 3 arkeolog denetiminde
yap›lan çal›flmalarda erzak küpleri, askeri
bar›nak, kent merkezindeki Pervane Hamam›na
inen gizli geçit ve 2 zindan bulundu.
Zindanlardan birinde, 1431-76 y›llar› aras›nda
yaflayan Eflak Beyli¤i prensi Kont Dracula’n›n
esir tutuldu¤u tahmin ediliyor.
G‹ZL‹ GEÇ‹TLERLE KUfiATILMIfi KALE
Tokat Belediyesi’nde görevli arkeolog
‹brahim Çetin, kaz› çal›flmalar›n›n ard›ndan baz›
yap›lar›n ortaya ç›kt›¤›n› ifade ederek, flöyle
dedi:
"Ç›kard›¤›m›z yap› katmanlar› ile tarihe ›fl›k
tutmaya çal›fl›yoruz. 2010 y›l›ndaki
çal›flmalar›m›zda çok güzel bir tabak elde ettik.
KONYA - Konya'n›n Hüyük ilçesinde yönetmen
Mehmet Tafldiken taraf›ndan planlanan ve kerpiç evlerden
oluflan "Sonsuz fiükran Köyü", her y›l daha fazla sanatç›,
ressam, heykelt›rafl ve modac›n›n buluflma mekan› oluyor.
Baz› sanatç›lar›n ev sat›n ald›¤› Çavufl Mahallesi'ndeki
bölgede Anadolu'ya fiükran Buluflmalar› etkinli¤i düzenleniyor. Modac› Cemil ‹pekçi, sanatç› Erol Büyükburç, sinema oyuncular› Filiz Ak›n, Halil Ergün, Sibel Turnagöl,
flark›c› Seyyal Taner gibi ünlüler, Beyflehir Gölü ve Anamas
Da¤lar› manzaral›, bol oksijenli mekandaki etkinliklere
kat›larak stres at›yor.
Sonsuz fiükran Köyü Derne¤i Baflkan› ve yönetmen
Mehmet Tafldiken, AA muhabirine yapt›¤› aç›klamada,
Çavufl Mahallesi'nde kurduklar› ve ad›na "Sonsuz fiükran
Köyü" dedikleri mekanda hedeflerine ulaflmak için gayret
ettiklerini söyledi.
Burada sanatç›lar›n da kat›l›m›yla bir oluflum meydana
getirmeyi amaçlad›klar›n› belirten Tafldiken, senenin belirli
günlerinde sanatla ilgilenenleri burada buluflturmay›,
ça¤dafl sanat› Anadolu insan›yla kaynaflt›rmay› arzu ettiklerini kaydetti.
Beflincisini 3-7 Eylül tarihlerinde düzenledikleri
Anadolu'ya fiükran Buluflmalar› etkinli¤ini de bu amaçla
planlad›klar›n› dile getiren Tafldiken, köyü, Anadolu
sanat›n›n öncü merkezi haline getireceklerini anlatt›.
Tafldiken, Anadolu kültür ve sanat›n›n simgesel
mekanlar›ndan birini oluflturmay› istediklerini vurgulayarak, flöyle konufltu:
"Kurulan yeni yaflam alan›na çevre yörelerden insanlar
ak›n ak›n geliyor. Sadece konserlerdeki flark›c›lar› de¤il,
buraya yerleflen insanlar› da alk›fll›yor. Yöre insan›yla
sanatç›lar aras›nda çok ciddi bir yak›nlaflma ve paylaflma
var. Mekan, bugün için tam olarak olmasa bile gelece¤e
yönelik olarak Anadolu'da kültür ve sanat›n simgesel
mekanlar›ndan birisi olacak. O yüzden böyle bir mekan›n
oluflturulmas› Türk sanat› ve kültürü için de çok önemli."
Köyde flu anda 30 kerpiç ev bulundu¤unu ifade eden
Tafldiken, fazla yap›laflmaya gitmeyeceklerinin alt›n› çizdi.
Buradaki yaflam alan›n› canl› tutmay› amaçlad›klar›n›
anlatan Tafldiken, "Önümüzdeki y›l Almanlarla bir çal›flma
yapma niyetimiz var. Almanya'daki kültür kurulufllar›n›n
altyap›s›nda çok Türk var. Türkiye'ye yönelik bir ilgiyi de
haz›rlam›fl durumdalar. O bak›mdan hem Almanya'daki
Türk sanatç›lar hem Türk kökenli Alman sanatç›lar hem de
do¤rudan Almanlar›n da yeni bir deneme olarak buraya s›k
gelip gitmesi, belki birkaç tanesinin ev sahibi olmas›
anlam›nda yeni bir deneme yapmay› düflünüyoruz" diye
konufltu. (AA)
Bu y›lki çal›flmalarda erzak küpleri ele geçirdik.
Yeni yap›lar ortaya ç›kar›ld›. Zeminde 1 metrelik
kaz› yapt›k. Bu yap›lar tamamen ortaya ç›kt›.
‹leri tarafta teras tarz›nda kullan›ma aç›k alan
ç›kt›. Zemine inildikçe bunlar daha da ortaya
ç›kacak. Yap›lar›n üzeri aç›ld›¤› için ne amaçl›
kullan›ld›klar› da ortaya ç›kar›ld›. Bunlar tamamen asker bar›na¤› ve zindan, hapishane tarz›nda
kullan›lm›fl. Yani yerleflim alan› olarak
kullan›lmam›fl. Ayr›ca gizli geçit var, Pervane
Hamam›’na yani flehir merkezine inen gizli bir
geçit. Bir bask›n an›nda flehirden yemek ve su
ihtiyac›n› karfl›lamak amaçl› yap›lm›fl gizli
geçitler var. Tamamen gizli geçitlerle kuflat›lm›fl
bir kale. Yani çok gizemli, tarihe ›fl›k tutacak bir
kale."
DRACULA BURADA KALDI
Kaz› çal›flmalar› kapsam›nda zindan fleklinde
iki ayr› yap› bulduklar›n› ve bunlardan birinde,
1476 y›l›nda Osmanl› ordusu ile giriflti¤i savaflta
esir al›nan Eflak Beyli¤i prensi Kont Dracula’n›n
tutuldu¤unu belirten Çetin, flöyle konufltu:
"Burada bulunan iki yap›n›n zindan olarak
kullan›ld›¤›n› düflünüyoruz. Ç›kar›lan yap›lar
bunu gösteriyor. Dracula’n›n da oda olarak
nerede kald›¤›n› tahmin etmek zor ama buralarda
bir yerde kald›¤› tahmin ediliyor. Bu alana girifl
tamamen sa¤dan sa¤lan›yor ve sol taraflar›
bar›nak olarak infla edildi¤i için zindan oldu¤unu
tahmin ediyoruz."
Bu alandaki çal›flmalar›n bir süre daha devam
edece¤i belirtildi.
"Aynal›göl"de buzul döneme yolculuk
MERS‹N - ANIL BA⁄RIK - Orman ve Su
‹flleri Bakanl›¤› taraf›ndan tabiat park› ilan edilerek koruma alt›na al›nan Ayd›nc›k ilçesindeki
Gilindire Ma¤aras›, tafl›d›¤› buzul dönemine ait
izler sebebiyle ziyaretçilerine adeta buzul dönemine yolculuk yapt›r›yor.
AA muhabirinin derledi¤i bilgiye göre,
Ayd›nc›k 1999'da bir çoban taraf›ndan tesadüfen
bulunan ma¤ara, dip k›sm›ndaki göl nedeniyle
halk aras›nda "Aynal›göl" olarak adland›r›l›yor.
Girifli, sahilden yaklafl›k 45 metre yüksek
yamaçta bulunan fosil ma¤ara, sark›t, dikit, sütun
gibi pek çok ma¤arada görülebilecek oluflumun
yan› s›ra perde, ma¤ara incisi, bayrak traverten ve
dufl bafll›¤› gibi oluflumlar›n en güzel örneklerini
ziyaretçisine sunuyor.
Uzmanlar taraf›ndan yap›lan incelemede "çok
özel" oldu¤u anlafl›lan ma¤ara 107 hektarl›k
alana, 555 metre yatay uzunlu¤a, 46 metre derinli¤e sahip. Giriflten itibaren yaklafl›k 450 metre
yatay ilerleyen ana galeri, di¤er ma¤aralardan
ay›ran özellik niteli¤indeki gölle sona eriyor.
Uzmanlar›n araflt›rmas›na göre, Aynal›gölün,
dördüncü zaman (Kuvaterner) bafl›ndaki son
iklim de¤iflikli¤iyle buzul sonras› döneme geçiflte
Akdeniz'in 70 metre yükselmesiyle olufltu¤u ve
ma¤aran›n son k›sm›n›n su alt›nda kald›¤› belirlendi. Bu hidrolojik rejim de¤iflikli¤iyle,
ma¤arada bulunan sark›t ve dikit gibi oluflumlar›n
su alt›nda kalarak, atmosferik de¤iflimlerden etkilenmeden günümüze kadar ulaflt›¤› anlafl›ld›.
Su alt›nda kalan oluflumlar›n, küresel iklim
de¤iflikli¤i öncesinde meydana geldi¤i,
bünyelerinde önceki buzul dönemine iliflkin
bütün hidrolojik ve atmosferik verileri sakl›
tuttu¤u saptand›. Ma¤ara, tafl›d›¤› özelliklerle
Do¤u Avrupa, Ortado¤u ve Balkanlar› kapsayacak flekilde Do¤u Akdeniz'de bulunan tek kay›t
noktas› olarak kabul edildi.
Aynal›gölün su kotunun yaklafl›k yaklafl›k eksi
47 metre seviyesinde bulunmas› ma¤aran›n deniz
seviyesi alt›nda da devam etti¤ini gösteriyor.
Ma¤aran›n sonundaki Aynal›göl'de yüzeyden
12 metre alta kadar ac› su, 12 metre daha
inildi¤inde tuzlu su yer al›yor. Herhangi bir ak›nt›
olmamas› sebebiyle yans›ma yapan göl, halk
aras›nda Aynal›göl olarak adland›r›l›yor.
"Tek ve eflsiz" kabul edilmesi nedeniyle geçen
y›l Orman ve Su ‹flleri Bakanl›¤› taraf›ndan tabiat
an›t› ilan edilerek koruma alt›na al›nan Gilindire
Ma¤aras›, yaklafl›k 2 ay önce de ziyarete aç›ld›.
Ayd›nc›k ilçesindeki Gilindire Ma¤aras›'na
ilçeye 4 kilometre kala Mersin-Antalya karayolundan deniz taraf›na sap›larak ulafl›labiliyor.
Akdeniz'in eflsiz koyunda bulunan ma¤araya
kurulan merdivenden inen ziyaretçiler, ana
galeride ilerledikçe ma¤aran›n büyüleyici atmosferi karfl›s›nda heyecan ve flaflk›nl›k yafl›yor.
Sark›t, dikit, sütun, duvar ve perde damlatafllar›,
akma tafllar, ma¤ara i¤nesi gibi oluflumlar›
yak›ndan görme flans› yakalayan ziyaretçiler,
kendilerini adeta buzul döneminde hissediyor.
Tavan›n yans›mas› nedeniyle Aynal›göl'deki
suyun varl›¤›n› fark etmekte güçlük çekenlere ise
görevliler, fenerlerle damlac›klar›n sudaki
hareketlerini gösteriyor.
Henüz yeni aç›lmas›na ra¤men ilgi gören
ma¤aray› ziyaret edenler, gördükleri karfl›s›nda
yorgunluklar›n› unutarak ayr›ld›klar›n› dile
getiriyor. (AA)
Download

SANK‹ SÜPERMEN! - Yedigün Gazetesi