GAZİANTEP SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI
GAZİANTEP CHAMBER OF CERTIFIED PUBLİC ACCOUNTANTS
KURUMLAR VERGİSİ
VE ÖZELLİK
ARZ EDEN HUSUSLAR
S.M.M.M. İsmail TEKBAŞ
S.M.M.M. Metin ÜZÜMCÜ
www.gaziantepsmmmo.org.tr
1
SUNUM İÇERİĞİ
İSMAİL TEKBAŞ
 KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNALAR
 İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ
 ARGE İNDİRİMİ
METİN ÜZÜMCÜ
 GEÇMİŞ YIL ZARARLARININ MAHSUBU
 KURUMLAR VERGİSİ İNDİRİMLER
 BAĞIŞ VE YARDIMLAR
İSMAİL TEKBAŞ
ÖRTÜLÜ SERMAYE
TRANSFER FİYATLANDIRMASI
2
KURUMLAR VERGİSİ
İSTATİSTİKİ BİLGİLER
3
TÜRKİYE’DE KURUMLAR
VERGİSİ-1
 Aralık
-2014 sonu itibariyle faal kurumlar vergisi
mükellefi sayısı : 673.920
 İstanbul
: 250.311
 Ankara
: 74.530
 İzmir
: 43.552
 Bursa
: 24.022
 Gaziantep
: 10.674
Kaynak : Gelir İdaresi Başkanlığı
4
TÜRKİYE’DE KURUMLAR
VERGİSİ-2
 Türkiye’de
kurumlar vergisi vergi oranı %20’dir.
 Dünya Ortalaması : 24,08 %
 AB Ortalaması
: 22,75%
OECD Ortalaması
: 25,32%
 Birleşik Arap Emirlikleri %55 ile en yüksek kurumlar vergisi oranına
sahip ülke olmuştur. Amerika (%40) ve Japonya (%38)
5
6
7
KURUMLAR VERGİSİ
HATIRLATMALAR
8
2014 YILINDA KURUMLAR VERGİSİ
BEYANNAMESİNDE YAPILAN
DEĞİŞİKLİK-EKLER BÖLÜMÜ
 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER
9
 ARGE BİLGİLERİ
10
 İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ TABLOSU
11
Ayrıca yine “Ekler” sekmesine aşağıdaki bölümler dahil edilmiştir.
Yurt dışı mukimi Kişi ve/veya Kurumlara Verilen Eğitim Hizmetlerine İlişkin Form
Yurt dışı mukimi Kişi ve/veya Kurumlara Verilen Sağlık Hizmetlerine İlişkin Form
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar
Bununla birlikte söz konusu beyannamenin “EK Bilgiler” sekmesinde, aşağıdaki
görselden de görülebileceği gibi bölünme işlemlerine ve ihracatta götürü gider uygulamasına
ilişkin
Evet
–
Hayır
şeklinde
cevap
verilebilecek
sorular
eklenmiştir.
12
 EK BİLGİLER
13
EK MALİ TABLOLARIN DÜZENLENMESİ VE 2014 YILI KURUMLAR VERGİSİ
BEYANNAMESİNDE KÂR DAĞITIM TABLOSUNUN DOLDURULMASI
ZORUNLULUĞUNA DAİR PARASAL HADLER
Ek Mali Tabloları Düzenlemek Zorunluluğuna İlişkin Parasal Hadler :
2014 yılı aktif toplamı
: 13.330.500 TL’yi
VEYA
2014 yılı net satışları toplamı
: 29.622.800 TL’yi aşan
mükellefler ek mali tabloları düzenlemek zorundadırlar. (Sadece “Kar Dağıtım
Tablosu”) ( 3 ve 10 Seri Nolu Muasebe sistemi, uygulama genel tebliğ)
BİLANÇO VE GELİR TABLOSU DİPNOT ZORUNLULUĞU
Bilanço ve gelir tablosu, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği(Sıra
No:1) de açıklanan dipnotlarla bir bütündür. Tebliğde izah edildiği Şekilde
gerektiği durumlarda mutlaka dipnotlar konulmalıdır.
14
KURUMLAR VERGİSİ GİRİŞ
VE
ÖZET BİLGİLER
15
KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ
 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanun 1. Maddesine istinaden aşağıda
sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:
 Sermaye şirketleri
Kooperatifler,
İktisadî kamu kuruluşları,
Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler ve
İş ortaklıklarının,
Elde etmiş oldukları kurum kazançları kurumlar vergisinin
konusunu oluşturmaktadır.
16
KURUM KAZANCI KAVRAMI
 Kurumlar vergisi mükelleflerinin, aşağıda sayılan gelir unsurlarından
oluşan kazançları niteliğine bakılmaksızın ve toplu olarak “kurum
kazancı” olarak adlandırılmaktadır.
Ticari Kazanç
Zirai Kazanç
Ücret
Serbest Meslek Kazançları
Gayrimenkul Sermaye İratları
Menkul Sermaye İratları
Diğer Kazanç ve İratlar
17
KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE KANUNEN
KABUL EDİLMEYEN GİDERLER-1
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinde kurumlar vergisi
mükelleflerinin bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancının tespitinde gider
olarak dikkate alınması mümkün olmayan unsurlar tadadi olarak belirtilmek suretiyle
hüküm altına alınmıştır.
Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler,
Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri
giderler,
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar,
Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeler,
Hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları ile vergi cezaları ve gecikme
zamları,
Menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında ihracından doğan zararlar,
18
KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE KANUNEN
KABUL EDİLMEYEN GİDERLER-2
İşletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan deniz ve hava taşıtlarına ilişkin
giderler ve amortismanlar, Kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve
çalışanlarının suçlarından doğan tazminat giderleri,
Basın yoluyla işlenen fiillerden dolayı ödenen tazminatlar,
Alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklâm giderlerinin
%50’si.Bakanlar Kurulu bu oranı %100’e kadar artırmaya veya sıfıra indirmeye yetkilidir.
GELİR VERGİSİ KANUNU'NA GÖRE İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER
G.V.K.’nın “Gider kabul edilmeyen giderler” başlıklı 41. maddesi hükmü
uyarınca,ticari kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderlerin, safi kurum
kazancının tespitinde de hasılattan indirilmesi mümkün değildir. Anılan madde de yer
alan giderlerkurumlar vergisi mükellefleri arasında işlerliği, sadece eshamlı komandit
şirketlerde komandite ortakların kendileri ile aile fertlerine yapılacak ödemelerin
kurum hasılatından indirilememesi ile sınırlı olacaktır.
19
DİĞER KANUNLARA GÖRE İNDİRİLMEYECEK
GİDERLER
Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları Katma Değer
Vergisi ile indirilecek Katma Değer Vergisi’ni gelir ve kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak indiremeyecekleri, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 58.
maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde, ticari maksatla
kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu
amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, bu kanunun I ve IV sayılı
tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme
zamları, Gelir ve Kurumlar Vergileri matrahının tespitinde gider olarak kabul
edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun113
“Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesine göre; Kuruma fiilen ödenmeyen prim
tutarlarının, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılması mümkün
değildir. Söz konusu primler gecikmeli olarak ödendiği takdirde ise ilgili oldukları
dönemde değil, ödendiği dönemde gider olarak dikkate alınacaktır.
Ancak, Aralık ayına ait primlerin kanuni süresi olan izleyen yılın Ocak ayı
içindeödenmesi durumunda gelir ve kurumlar vergisi uygulaması açısından gider
20
olarak kabul edilecektir.
KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDER
NİTELİĞİNDE OLAN DİĞER GİDERLER-1
Çalınma, kaybolma ve dolandırıcılık nedenleriyle doğan zararlar,
Borç senetlerini reeskonta tabi tutmayıp, buna karşın alacak senetlerinin reeskonta
tabi tutan kurumların hesapladıkları reeskontlar,
İşletmede çalışan personelin ölümü durumunda ailesi ve çocuklarına kanuni
zorunluluk olmaksızın verilen yardımlar,
Vefat ilanları karşılığında verilen meblağlar ve çelenk masrafları,
Uğraş konuları ile ilgili dernek veya birliklere ödenen masrafa katılma payları
Bir başka kişi veya kurum adına düzenlenmiş belgelere istinaden yapılan giderler,
Yasal olarak azami had belirlenmiş giderlerde belirlenen hadleri aşan kısım (azami
oranının üzerindeki herhangi bir oranda ayrılan amortismanlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun
40/8. maddesinde hüküm altına alınan haddin üstünde ödenen sendika aidatları vb.)
21
KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDER
NİTELİĞİNDE OLAN DİĞER GİDERLER-2
Kanunen yasaklanmış faaliyetlerin yapılmasından kaynaklanan giderler (Rüşvet, yasa
dışı örgütlere yapılan bağış ve yardımlar vb.)
Maliyet olarak dikkate alınması gereken harcamaların doğrudan gider yazılması
Dönemsellik ilkesi gereği cari yıl haricindeki geçmiş veya gelecek yıllara ait giderler,
5520 sayılı K.V.K.’nın 10. maddesinde belirtilen usul ve esasların dışında yapılan
bağışlar,
Kanunlarda düzenlenen özel haller hariç olmak üzere belgelendirilemeyen giderler
Kıdem tazminatları karşılıkları,
Nedeni bulunamayan sayım ve tesellüm noksanları,
Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmemiş bulunan karşılıklar.
22
1.BÖLÜM
1.BÖLÜM
 KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNALAR
 İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ
 ARGE İNDİRİMİ
İsmail TEKBAŞ
23
7
KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNALAR-1
İstisna, genel olarak verginin konusuna girmekle beraber, çeşitli
gerekçelerle vergilemeye konu edilmeyen kazanç veya iratlardır. Kurumlar
vergisi istisnaları ile ilgili düzenlemelere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 5. maddesinde yer verilmiş olup,bunun yanı sıra bazı özel
kanunlarda da kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlara ilişkin
hükümler bulunmaktadır.
İştirak Kazançları İstisnası -(K.V.K. Maddesi 5/1-a)
 Yurtdışı İştirak Kazançları İstisnası -(K.V.K. Md. 5/1-b)
 Yurt Dışı Şube Kazançları İstisnası - (K.V.K.Md. 5/1-g)
 A.Ş’lerin Yurtdışı İştirak Hisselerini Elden Çıkarmalarına İlişkin İstisna
 Emisyon Primi İstisnası - (K.V.K.Md. 5/1-ç)
Yatırım
Fon ve Ortaklıkların Kazançlarına İlişkin İstisna - (K.V.K.
Md. 5/1-d)
 Taşınmaz ve İştirak Hisseleri Satış Kazancı İstisnası- (K.V.K.Md. 5/1-e
24
KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNALAR-2
Bankalara veya
TMSF’ye
Borçlu Olan Kurumlara İlişkin İstisna
(K.V.K.Md. 5/1-f)
Bankalara
Tanınan
Taşınmazlar,
İştirak
Hisseleri,
Rüçhan
Hakkı
Satışlarından Doğan Kazançlara İlişkin İstisna
Yurtdışı İnşaat, Onarma, Montaj ve Teknik Hizmetlerden Sağlanan
Kazançlara İlişkin İstisna - (K.V.K.Md. 5/1-h)
 Özel Okul ve Rehabilitasyon Merkezi İşletilmesinden Elde edilen
Kazançlara İlişkin İstisna- (K.V.K. Md. 5/1-ı)
 Kooperatiflerde Risturn İstisnası- (K.V.K. Md. 5/1-i)
 Yatırım İndirimi İstisnası –(01.01.2016 5479 Say.Kan.Kaldırılmıştır.)
Türk Uluslar arası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin İşletilmesi ve
Devrinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna – (5226 Kanun
12.Maddesi 1.Fıkrası)
25
KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNALAR-3
 Teknokentlerde Yapılan Faaliyetlere İlişkin Kazanç İstisnası (4691 Sayılı
Kanun Geçici 2.Maddesi)
 Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna (5084 Sayılı
Kanun 8.ve 9. Maddeleri)
 Lisanslı
Depoculuk
Kanunu’na
tabi
ürün
senetlerinin
elden
çıkarılmasına ilişkin istisna (GVK Geçici Md:76)
Türkiye'de Gerçekleştirilen Araştırma, Geliştirme ve Yenilik Faaliyetleri
İle Yazılım Faaliyetleri Neticesinde Ortaya Çıkan Buluşlar Nedeniyle Elde
Edilen Kazançlara İlişkin İstisna (KVK Md. 5/B)
26
1- İŞTİRAK KAZANÇLARI (TEMETTÜ) İSTİSNASI
(K.V.K.MD. 5/1)
Ayrıntılar için lütfen 1 seri numaralı kurumlar vergisi genel tebliğinin “5.1. iştirak
kazançları istisnası” bölümüne bakınız.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iştirak
kazançları istisnası düzenlenmiştir.
1) Tam mükellefiyete tâbi başka bir kurumun sermayesine katılmaları nedeniyle elde ettikleri
kazançlar
2) Tam mükellefiyete tâbi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu senetleri ile
diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları.
3) Tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi
yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları.
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
“Diğer fon ve yatırım ortaklıklarının katılma payları ve hisse senetlerinden elde edilen kâr
payları bu istisnadan yararlanamaz.”
 Kurumların, tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştirakleri dolayısıyla
sağladıkları kazançlar çifte vergilemenin önüne geçilmesi amacıyla istisna edilmiştir.
(HUZUR HAKLARI DAHİL)
27
27
 İştirak kazançları istisnasından yararlanılabilmesi için aranan tek şart, kar payının elde
edildiği kurumun (iştirakin) tam mükellef bir kurum olmasıdır. İştirak kazançları istisnası
uygulaması açısından, kurumlar vergisi mükelleflerinin iştirak ettikleri tam mükellef
kuruma hangi oranda iştirak ettiklerinin bir önemi bulunmamaktadır. İştirak oranına
bakılmaksızın tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarının tamamı kurumlar
vergisinden istisna edilecektir. Ayrıca, kâr payını elde eden kurumun iştirak edilen tam
mükellef kuruma belli bir süre iştirak etme şartı da aranılmamaktadır.
 Elde edilen kâr paylarının kaynağının, iştirak edilen kurumun önceki yıl veya daha önceki
yıllar kârlarından dağıtılmış olmasının, iştirak kazancını elde eden kurum yönünden
istisna uygulamasında herhangi bir önemi yoktur.
Örneğin; (A) Kurumunun 2013 yılında 2010 yılı kârını dağıtması halinde, bu kuruma ortak
olan (B) kurumunun söz konusu iştirak kazancını 2013 hesap dönemi kurumlar vergisi
matrahının tespitinde istisna olarak dikkate alması mümkündür.
 Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılmasına karşın, bu bölgelerde faaliyette
bulunan kurumlar tam mükellef kurum olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla serbest
bölgelerde faaliyette bulunana kurumlara iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar da
diğer tam mükellef kurumlardan elde edilen iştirak kazançlarında olduğu gibi kurumlar
vergisinden müstesna tutulacaktır.
28
2- EMİSYON PRİMİ İSTİSNASI ( K.V.K. MD. 5/ç )
Ayrıntılar için lütfen 1 seri numaralı kurumlar vergisi genel tebliğinin “5.4. Emisyon primi
kazancı istisnası” bölümüne bakınız.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin ç bendi çerçevesinde; Anonim şirketlerin
kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibarî
değeri aşan kısmı kurumlar vergisinden istisnadır.
İstisna, anonim şirketlerin portföylerinde bulunan başka şirketlere ait hisse senetlerinin
elden çıkarılmasından sağlanan kazançları kapsamamaktadır.
Emisyon primleri kurumlar vergisi uygulamasında, kurum kazancının bir unsurudur. Hal
böyle olunca, emisyon primlerinin ticari bilanço kârına eklenmeksizin, doğrudan istisna
olarak kurum kazancından düşülmesi kurumlar vergisi matrahının eksik hesaplanmasına
yol açacaktır. Bu nedenle emisyon primlerinin, bir taraftan ticari bilanço kârına eklenmesi
suretiyle mali kâra ulaşılması, diğer taraftan da istisnalar arasında gösterilerek kurumlar
vergisi matrahından düşülmesi gerekir.
Örnek : (X) Anonim Şirketi’nin 2013 hesap dönemi bilanço karı 600.000 TL olup, ayrıca bu
döneme ait 50.000 TL emisyon primi kazancı bulunmaktadır. Bu verilere göre;
•Ticari Bilanço Kârı
: 600.000 TL
•İlaveler (Emisyon Primi)
: 50.000 TL
•Kâr ve İlaveler Toplamı
: 650.000 TL
•İstisnalar (Emisyon Primi) : 50.000 TL
•Kurumlar Vergisi Matrahı : 600.000 TL
29
3. İŞTİRAK HİSSELERİ VEYA TAŞINMAZLARIN SATIŞINDAN
DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA ( KVK MD. 5 /e )
Ayrıntılar için lütfen 1 seri numaralı kurumlar vergisi genel tebliğinin “5.6. Taşınmazlar
ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı
istisna” bölümüne bakınız.
A- İSTİSNA UYGULANMASINA KONU OLACAK İKTİSADİ KIYMETLER:
i) İstisnaya konu olan taşınmazlar; Türk Medeni Kanununda “Taşınmaz” olarak
tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün
olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.
Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde;
- Arazi,
- Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
- Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
olarak sayılmıştır.
ii) İştirak Hissesi; Bunlar,
- Anonim şirketlerin hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım
ortaklıkları hisse senetleri dahil),
- Limited şirketlere ait iştirak payları,
-Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık
payları,
- İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları,
- Kooperatiflere ait ortaklık payları
olarak sıralanabilir.
iii) kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları.
30
B- İŞTİRAK HİSSELERİ VE TAŞINMAZLARIN SATIŞINDAN DOĞAN KAZANCIN
KURUMLAR VERGİSİNDEN MÜSTESNA TUTULMASININ ŞARTLARI :
 İki tam yıl süre ile aktifte bulundurulma; İstisna uygulamasına konu olacak
taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan
haklarının en az iki tam yıl (730 gün) süreyle kurumun aktifinde yer alması, diğer
bir ifadeyle kurumun bu değerlere iki yıl süreyle bilfiil sahip olması gerekmektedir.
 Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması
 Kazancın fon hesabında tutulması
 Fon hesabına alınan tutarın satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna
kadar söz konusu fon hesapta tutulması. (Beş yıl içinde fon hesabından başka bir
hesaba (sermayeye ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, dar mükellef
kurumlar tarafından yurt dışına transfer edilmesi veya bu süre içinde işletmenin
tasfiyesi halinde, bu işlemlere tabi tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, Vergi Usul Kanunu uyarınca
vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.)
 Satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar
tahsil edilmesi
31
C- TAŞINMAZ VE İŞTİRAK HİSSESİ
İSTİSNASINDA ÖZELLİKLİ KONULAR
SATIŞ
KAZANÇ
 İstisna, satış kazancının %75’ine uygulandığından, kazancın tamamının fon hesabına alınma
şartı bulunmayıp, sadece istisnadan yararlanan kazanç kısmının söz konusu fon hesabına alınması
yeterlidir.
 İstisna uygulamasında mükelleflerin kazancın belli bir kısmı için istisnadan yararlanabilmeleri
mümkün bulunmaktadır. İstisnadan kısmen yararlanılması halinde, yararlanılmayan bu kazanç
tutarı için sonraki yıllarda istisnadan yararlanılabilmesi mümkün değildir. İstisnadan yararlanması
öngörülen kazanç kısmının fon hesabına alınan kazanç kısmından büyük olmayacağı tabiidir.
 Fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren
kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar
yapılması gerekir.
Örneğin, 2013 yılında yapılan bir satış için kazancın fon hesabına alınma zamanı, 01.01.2014
tarihinden beyannamenin fiilen verildiği tarihe kadar olan süre olacaktır. Mükellefin ilgili dönem
beyannamesini 20 Nisan 2014 tarihinde verdiği kabul edildiğinde, fon hesabına aktarma işleminin
de bu tarihe kadar yapılmış olması gerekir.
 Satış işlemi ile birlikte satış kazancı oluşacağından istisna, satışın yapıldığı dönemde
uygulanacaktır. İstisna kapsamındaki değerlerin satışından kaynaklanan alacaklar için alınan faiz,
komisyon ve benzeri gelirler, istisna kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı şekilde, satış
bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi durumunda ortaya çıkan kur farklarının da istisna kazancın
tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
32
32
 İnşaatı henüz tamamlanmamış bina satışında arsaya tekabül eden kazanç istisna
kapsamındadır. Ancak inşaatı tamamlanan binalarda,arsası iki yıldan eski iktisap
edilmiş bile olsa, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı
tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe kazanç istisnadan yararlanılamaz.
Taşınmazların para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemler
istisna kapsamına girmemektedir. Kat karşılığı arsa devri işleminin, bir malın başka
bir mal ile değiştirilmesini ifade eden trampa niteliğinde olmasından dolayı, bu gibi
işlemlerden elde edilen kazançlara söz konusu istisnanın uygulanması mümkün
değildir.
 Cins tashihi herhangi bir nedenle geciken binalarda iki yıllık süre tashihin
yapıldığı tarihte değil ,binanın fiilen kullanım tarihinden itibaren başlamaktadır.
 OSB’lerce katılımcılara tahsis edilen ancak tapu kaydı katılımcı üzerinde
bulunmayan arsaların satışı istisna kapsamında değildir. Ancak, iki tam yıl
kullanıldığı tevsik edilen taşınmazın tapuda kurum adına tescil edildikten sonra
satılması halinde, satıştan elde edilen kazançlar bu istisna kapsamında
değerlendirilecektir
 Finansal kiralama yöntemiyle edinilen taşınmazlarda 2 yılın hesabı tapuya
tescilden itibaren başlar.
 Devir, bölünme ve birleşmelerde 2 yılın hesabında ilk iktisap tarihi esas alınır.
33
33
 Şirketin ana faaliyet konuları arasında taşınmaz ticareti ve kiralanması faaliyetinin
bulunması halinde, (faaliyetin yürütülmesine tahsis edilen taşınmazın satışı hariç) taşınmaz
satışından elde edilen kazancın Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün
bulunmamaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara VDB’nın 04/05/2010 tarih
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-KVK-5-4-333 sayılı muktezası.)
 Şirkete ait fabrika binasının satışından elde edilecek kazancın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 5-1/e maddesi çerçevesinde istisnaya konu edilmesi ve istisna dışında kalan %
25'lik kısmının ise yeni bir fabrika binasının iktisap edilmesi amacıyla yenileme fonuna
aktarılması mümkün bulunmaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir VDB’nın 09/12/2011 tarih
B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-716 sayılı muktezası. )- ÖNEMLİ- Aksi yönde Muktezada
bulunmaktdır. İstanbul Vergi Daresi Başkanlığı 17.07.2014 (11395140-105[328-2012/VUK-1- . .
.]-1896
 2014 yılında yaptığı taşınmaz ve iştirak hissesi satışları dolayısıyla yaklaşık 233.000
TL’nin üzerinde istisnadan faydalanan kurumların ayrıca YMM raporu düzenlettirmesi
gerekir. Tam tasdik sözleşmesi bulunanlarda ayrıca rapora ihtiyaç yoktur.
 "İki tam yıl süre ile aktifte bulundurulma" şartı çerçevesinde aktife alınma, Kanun
maddesinin uygulamasında şekli bir şart olmayıp, asli bir şart olarak aranılmaktadır. Buna
göre; satışa konu edilen gayrimenkulun aktife alındığı tarihten itibaren şirket aktifinde iki
tam yıl süreyle yer alması gerekmektedir. Bu çerçevede; satın alınarak her ne kadar tapu
siciline kaydedilmiş olsa da iki yıllık sürenin hesabında gayrimenkulün şirket aktifine alındığı
tarih esas alınacaktır. (Gelir İdaresi Başkanlığı Tekirdağ VDB’nın 01/10/2013 tarih 75497510125[5-2013-18]-62 sayılı muktezası. )
34
34
D- SAT VE GERİ KİRALA YÖNTEMİYLE
TAŞINMAZLARDA İSTİSNA UYGULAMASI
SATILAN
Taşınmazların; kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla varlık
kiralama şirketlerine satışı ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve
Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme
sonunda geri alınması şartıyla, finansal kiralama şirketlerine satışı ve varlık
kiralama ile finansal kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma
satışından doğan kazançlar için bu oran %100 olarak uygulanır ve bu
taşınmazlar için en az iki tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmaz.
35
4. YURT DIŞI İNŞAAT İŞLERİNDEN
SAĞLANAN
KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA ( K.V.K. Md. 5/h ) :
Ayrıntılar için lütfen 1 seri numaralı kurumlar vergisi genel tebliğinin “5.9. Yurt
dışında yapılan inşaat, onarım, montaj…kazancı istisna” bölümüne bakınız.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/h. Bendine göre “Yurt dışında yapılan inşaat,
onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç
hesaplarına intikal ettirilen kazançlar” herhangi bir koşula bağlanmaksızın
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Bu kapsamda istisnadan yararlanabilmek için;
 Faaliyetin Konusu Yurt Dışında Yapılan İnşaat, Onarma ve Montaj İşleri İle
Teknik Hizmet Kapsamında Olması.
 Bu Faaliyetlerden Sağlanan Kazançların Elde Edildiği Yılda, Türkiye’de Genel
Netice Hesabına İntikal Ettirilmesi yeterlidir.
Teknik hizmetler esas itibariyle inşaat, onarım ve montaj işleriyle ilgili olarak
yürütülen planlama, projelendirme, mimarlık ve mühendislik, etüd, fizibilite,
harita tasarım, metraj, keşif, idari ve teknik şartname ile ihale dosyası hazırlama,
ihale değerlendirme, mesleki kontrollük, inşaat kontrollüğü, tasarım kontrollüğü,
36
işletmeye alma danışmanlığı, proje ve yatırım yönetimi ve benzeri hizmetleri
Yurt
Dışı İnşaat İşlerinde Sağlanan Kazanç İstisna
Uygulamasında Diğer Özellik Arz Eden Hususlar
 Yurt dışındaki şantiye veya şubelere gönderilen mal, makine ve teçhizat niteliğine
göre geçici ya da kesin ihracat kapsamında değerlendirilecektir.
 Yurt dışına Türkiye merkezden gönderilen avanslar değerlemeye tabi
tutulmayacaktır. KVK’nın 5/3.maddesine göre yurt dışına gönderilen kredilere ait
Türkiye’de ödenen faiz ve hesaplanan kur farkları Türkiye’deki vergiye tabi
gelirlerden indirilemez.
 Geçici ihraç kapsamında yurt dışına gönderilen makine ve teçhizat için Türkiye’de
amortisman ayrılamaz.
 Ortak genel giderlerden yurt dışındaki işlere pay verilmesi gerekebilir. Böyle bir
durumda müşterekgenel giderlerden yurt dışındaki işlere ait olan kısmın
hesaplanarak ayrıştırılmalı ve vergiye tabi kurum kazancının tespitinde dikkate
alınmamalıdır.
37
5- YURT DIŞI İŞTİRAK KAZANÇLARI İSTİSNASI
(5520 K.V.K. 5.Maddesi b Fıkrası)
Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde,
kurumların yurt dışından elde ettikleri iştirak kazançları, belli koşullar altında kurumlar
vergisinden istisna edilmiştir.
İstisnadan yararlanabilmek için aşağıdaki şartların topluca sağlanması gerekir.
 İştirak edilen kurumun anonim veya limited şirket niteliğinde bir şirket olması,
 İştirak edilen kurumun kanuni ve iş merkezinin Türkiye’de bulunmaması,
 İştirak payını elinde tutan kurumun, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az
%10’una sahip olması,
 İştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla, iştirak payının kesintisiz olarak en az bir
yıl süre ile elde tutulması,
İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi, gerekmektedir.
38
KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLEN KAZANÇLARA İSABET EDEN
GİDERLERİN DİĞER KAZANÇLARDAN İNDİRİLEMEMESİ
KVK’nun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, iştirak hissesi alımıyla ilgili finansman
giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına
ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı
kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmeyeceği hükmü yer almaktadır.
Buna göre; kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin olarak yapılan
giderlerin, kurumun vergiye tabi diğer kazanç tutarının tespitinde kurum kazancını azaltıcı
veya kurum zararlı ise bu zararı artırıcı bir unsur olarak indirim konusu yapılamayacaktır. Bu
nedenle, bu gelirlerin elde edilmesi için yapılan giderlerin sadece kurumlar vergisinden
istisna edilen söz konusu kazançların tespitinde indirim konusu yapılacağı tabiidir.
Aynı şekilde, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların elde edilmesi sırasında
zarar doğması halinde bu zararların da istisna kapsamı dışındaki gelirlerden indirilmemesi
gerekmektedir. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri satış kazancı istisnasına ilişkin olarak,
taşınmaz veya iştirak hissesi satışından kazanç doğmaması halinde, bu satışa ilişkin
zararların (giderlerin) %75’i, kanunen kabul edilmeyen gider sayılacak ve kurumun diğer
faaliyetlerinden indirilmesi mümkün olmayacaktır. Kalan %25’i ise gider olarak matrahın
tespitinde dikkate alınabilecektir. (Örneğin: Taşınmaz satışında ödenen tapu harcının % 75’i )
Diğer taraftan, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya serbest bölgelerde faaliyet
gösteren mükelleflerin, bölgedeki istisna kapsamındaki faaliyetlerinin zararla sonuçlanması
halinde, zarar tutarı “kanunen kabul edilmeyen gider” olarak dikkate alınacaktır.
39
1-B. BÖLÜM
İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ
40
İndirimli Kurumlar vergisi oluşan tüm soru işaretleri Maliye Bakanlığı
tarafından aşağıdaki Kurumlar Vergisi Sirküsü Taslağı ile giderilmesi
düşünülmektedir.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /
Konusu
: İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması
Tarihi
: … /01/2015
Sayısı
: KVK - … / 2015-1 / İndirimli Kurumlar Vergisi - 1
İlgili olduğu maddeler
: Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 32/A
İlgili olduğu kazanç türleri : Kurum Kazancı
41
VERGİ İNDİRİMİ & İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ (KVK MD:32/A)
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “İndirimli Kurumlar Vergisi” başlıklı 32/A maddede,
yatırımlardan elde edilecek kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmasına ilişkin
hükümlere yer verilmiştir.
Söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre;
finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt
işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun
kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar
hariç olmak üzere,
Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen
kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden
itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar
vergisine tabi tutulur.
Buna göre, teşvikten yararlanmaya başlamak için yatırımın tamamlanması ve tamamlama
vizesinin yapılmış olması koşulu bulunmamaktadır.
Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, yatırımların indirimli kurumlar vergisi
uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla Devletçe karşılanacak tutarını;
yatırıma katkı oranı ise bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak
oranı ifade etmektedir.
42
6322 SAYILI KANUNUN 39. MADDESİ İLE İNDİRİMLİ KURUMLAR
VERGİSİ UYGULAMASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
İkinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
a) İstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir veya
sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate alınmak suretiyle illeri gruplandırmaya ve
gruplar itibarıyla teşvik edilecek sektörleri ve bu sektörler ile organize sanayi bölgeleri,
Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlara ve Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve
turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve
istihdam büyüklüklerini belirlemeye,
 (b) bendinde yer alan “Her bir il grubu” ibaresi “Her bir il grubu, stratejik yatırımlar
veya (a) bendinde belirtilen yerler” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (b) bendinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki (c) bendi eklenmiş, mevcut (c) bendi (ç) bendi olarak
teselsül ettirilmiş,
c) Yatırıma başlanılan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma
katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50’ sini ve
gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde
kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar
vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya,
bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80’e kadar
artırmaya,”
Bakanlar Kurulu yetkilidir.
43
İNDİRİMLİ VERGİ UYGULAMASINDAN YARARLANAMAYACAK

HARCAMALAR
KVK’nın 32/A maddesinde yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine,
yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı
ayrı veya topluca sınırlandırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.
 Bakanlar Kurulu bu yetkisini 2012/3305 sayılı Karar ile kullanmış ve arazi, arsa, royalti,
yedek parça ve amortismana tâbi olmayan diğer harcamaların indirimli vergi
uygulamasından yararlanamayacağını belirtmiştir.
 Son olarak, 2012/1 sayılı Tebliğ’in 8. maddesinde, teşvik belgesi kapsamında
değerlendirilmeyen harcamalar belirlenmiştir. Buna göre;
1. Müracaat tarihinden önce gerçekleştirilmiş bulunan yatırım harcamaları teşvik belgesi
kapsamında değerlendirilmez.
2. Ayrıca;
a) Kararın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilenler hariç olmak üzere ham
madde, ara malı ve işletme malzemesi,
b) Kullanılmış yerli makine ve teçhizat,
44
c) Karayolu nakil vasıtaları ve her türlü binek araçları (sağlık ve belediye
hizmetlerinde kullanılan araçlar, trafiğe çıkamayacak nitelikte olup apron veya limanda
kullanılan araçlar ve madencilik ve hazır beton yatırımlarında kullanılan araçlar ile
Kararın 9 uncu maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen araçlar hariç),
ç) Havayolu ile yük ve/veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar dışındaki diğer
yatırımlar için uçak ve helikopter,
d) Porselenden, seramikten ve camdan mamul sofra ve mutfak eşyası,
Teşvik belgeleri kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Yukarıda belirtilenler dışında, teşvik belgesi kapsamında değerlendirilmeyecek
harcamalar sektörel özellikler dikkate alınarak proje bazında belirlenir.
Teşvik belgelerine ait ithal ve yerli makine ve teçhizat listelerinde inşaat
malzemelerine yer verilmez.
45
İNDİRİMLİ
VERGİ VE YATIRIMA KATKI
ORANLARI
46
Büyük ölçekli yatırımlar ile bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlarda,
5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, öngörülen yatırıma katkı
tutarına ulaşıncaya kadar aşağıda belirtilen oranlarda indirimli olarak uygulanır. ( 01.01.2014’ ten İtibaren)
Bölgesel Teşvik Uygulamaları
Büyük Ölçekli Yatırımlar
Bölgeler
Yatırıma katkı
oranı (%)
Kurumlar veya gelir
vergisi indirim oranı (%)
Yatırıma katkı
oranı (%)
Kurumlar veya gelir
vergisi indirim oranı (%)
1
2
3
4
5
6
10
15
20
25
30
35
30
40
50
60
70
90
20
25
30
35
40
45
30
40
50
60
70
90
Ancak 31/12/2013 tarihine kadar (bu tarih dahil) yatırıma başlanılmış olması halinde aşağıdaki tabloda
belirtilen indirim oranları ile yatırıma katkı oranları uygulanır.
Bölgesel Teşvik Uygulamaları
Büyük Ölçekli Yatırımlar
Bölgeler
Yatırıma katkı
oranı (%)
Kurumlar veya gelir
vergisi indirim oranı (%)
Yatırıma katkı
oranı (%)
Kurumlar veya gelir
vergisi indirim oranı (%)
1
2
3
4
5
6
15
20
25
30
40
50
50
55
60
70
80
90
25
30
35
40
50
60
50
55
60
70
80
90
47
AVANTAJLI İNDİRİMLİ VERGİ VE YATIRIMA KATKI ORANLARI
 Yeni Teşvik Sisteminde, OSB’lerde yapılacak yatırımlar veya sektörel işbirliğine
dayalı yatırımlar daha avantajlı hale getirilmiş olup, Büyük ölçekli yatırımlar veya
bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında teşvik belgesi düzenlenen yatırımların
OSB’lerde yapılması veya sektörel işbirliğine dayalı yatırımlar olması halinde vergi
indirimi desteği açısından bulundukları bölgenin bir alt bölgesinde sağlanan oranlarda
desteklerden yararlanacakları belirtilmiştir. 6 ncı bölgede gerçekleştirilecek büyük ölçekli
ve bölgesel teşvik uygulamaları kapsamındaki yatırımlar içinse vergi indirimi desteği
bölgede geçerli olan yatırıma katkı oranına beş puan ilave edilmek suretiyle
uygulanacaktır.
 Benzer şekilde Yeni Teşvik Sistemi ile bazı yatırım konularına, 5. bölgede olmasalar
dahi bu bölgeye sağlanan desteklerden yararlanma olanağı sunulmaktadır. Buna göre;
Öncelikli alanlarda yapılacak yatırımlar, 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgelerde yer alması
durumunda 5. bölge desteklerinden yararlanacaklardır. Ancak 6. bölgede yer alması
halinde bulunduğu bölge desteklerinden yararlanacaktır.
 Yeni teşvik uygulamasında en kapsamlı destek unsurları stratejik yatırımlara
verilmekte olup stratejik yatırımlar için tüm bölgelerde uygulanacak vergi indirimi
oranı yüzde doksan ve yatırıma katkı oranı yüzde ellidir.
48
İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ ORANI UYGULAMASI BAŞLANGICI VE UYGULAMA
SÜRESİ
 Eski teşvik sisteminde en çok eleştirilen konulardan biri olan, vergi indirimlerinin
yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlanmasından sonra gerçekleştirilmesi ve
indirimin de bu yatırım sonucu elde edilecek kazanca uygulanmasıdır. Yatırım döneminin
uzun olması, yatırımdan bir kazanç elde etmenin ilk dönemlerde pek mümkün olmaması
gibi konular, bu teşvikin uygulanmasının yetersiz düzeyde kalmasına yol açmaktaydı.
 Kural bu şekilde olmakla birlikte, KVK 32/A maddesinde yapılan değişiklik ve 2012/3305
sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karara göre kurumlar, yatırıma başlanan
tarihten itibaren yatırıma katkı tutarına mahsuben, belli ölçüde yatırım döneminde
yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde edilen kazancına da indirimli oran uygulama
olanağı sağlanmış bulunmaktadır.
 Yapılan değişiklik sonrasında; 2, 3, 4, 5, ve 6. bölgelerde yapılacak yatırımlar için,
- BKK ile belirlenen yatırıma katkı oranına göre hesaplanan yatırıma katkı tutarı kadar ve ,
- yatırım döneminde gerçekleşen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere, yatırım
döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar
vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullanabileceklerdir.
 Ancak, Yatırım döneminde katkı tutarı kullandırılmasına ilişkin düzenleme
1/1/2013 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı
tarihinde ( 15 Haziran 2012 ) yürürlüğe girmiştir.
49
İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ ORANI UYGULAMASININ BAŞLANGICI
BÖLGESEL TEŞVİK UYGULAMALARINDA VERGİ İNDİRİMİ
Bölgeler
İşletme / Yatırım Döneminde
Uygulanacak Azami Yatırıma Katkı Oranı
( Yatırıma Katkı Tutarının % si)
Yatırım Dönemi
İşletme Dönemi
I. Bölge
0
100
II. Bölge
10
90
III. Bölge
20
80
IV. Bölge
30
70
V. Bölge
50
50
VI. Bölge
80
20
50
KAZANCI AYRICA İZLENEMEYEN TEVSİ YATIRIMLARINDA İNDİRİMLİ
KURUMLAR VERGİSİNİN UYGULANACAĞI KAZANCIN TESPİTİ
Kanunda kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran
uygulanacak kazanç tutarının, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun
aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar
da dahil) oranlanması suretiyle belirleneceği belirtilmiştir.
Sabit kıymet ifadesinden;
 Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan
iktisadi kıymetlerin anlaşılması, dolayısıyla arazi-arsa ve amortismana tabi olmayan diğer
kıymetlerle ilgili harcamaların indirimli kurumlar vergisinden yararlanacak kazancın
tespitinde dikkate alınmaması,
 Oranlamada toplam sabit kıymet tutarı olarak, üretimde kullanılsın kullanılmasın
dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan tüm amortismana tabi kıymetlerin
birikmiş amortismanlar düşülmeden önceki brüt tutarlarının dikkate alınması,

Söz konusu sabit kıymetlerin gerekli şartların oluşması halinde yapılan enflasyon
düzeltmesi sonucu oluşan yeniden değerlenmiş değerinin dikkate alınması, enflasyon
düzeltmesi dışında başkaca bir değerleme yapılmaması,

İndirimli oran uygulanacak kazancın hesaplanmasında tevsi yatırım tutarının dönem
sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması
suretiyle belirlenen oranın her yıl ayrı ayrı tespit edilerek uygulanması, gerekir.
51
Nitekim, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından konuya
ilişkin olarak verilmiş olan 29.04.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK-32/A-395 sayılı
özelgede de özetle;
"......
Bu itibarla, yatırımın kısmen işletilmesinden elde edilen kazancın ayrı
tespitinin söz konusu olmadığı durumda, kısmen tamamlanan ve üretimde kullanılmakta
olan yatırımlara ilişkin yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi
döneminde başlanmak üzere, Devletçe karşılanacak tutarın tespitinde; amortisman
uygulaması ile ilişkilendirilmeksizin, yapılan tevsi yatırıma ait tutarların, dönem sonunda
kurumun aktifine kayıtlı bulunan amortisman düşülmemiş toplam sabit kıymet tutarına
(devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle indirimli oran
uygulanacak kazancın belirlenmesi gerekmektedir. Sabit kıymet ifadesinden ise Vergi
Usul Kanununun 313. maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadi
kıymetlerin anlaşılması gerektiği tabiidir.” görüşüne yer verilmiş bulunmaktadır.
52
ARGE
İNDİRİMİ
53
ARGE İNDİRİMİ VE UYGULAMA ESASLARI

ARGE Uygulamaları ile ilgili Kanunlar :

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 10/1(a) maddesi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 89/1(9) maddesi

01.01.2006 tarihinden itibaren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi

Genel Tebliğinin “10.2. Ar-Ge İndirimi” Bölümü

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme
Desteklenmesi
Hakkında Kanun

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin
Desteklenmesine
İlişkin Uygulama Yönetmeliği

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin
Desteklenmesi
Hakkında Kanun Genel Tebliği
Faaliyetlerinin
54
 AR-GE FAALİYETLERİ
 Bilimsel ve teknolojik alanlardaki belirsizlikleri gidermek ve bunları
aydınlatmak amacıyla, bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni
teknik bilgilerin elde edilmesi,
 Yeni yöntemlerle yeni ürünler, madde ve malzemeler, araçlar, gereçler,
işlemler, sistemler geliştirilmesi, tasarım ve çizim çalışmaları ile yeni
teknikler ve prototipler üretilmesi,
 Yeni ve özgür tasarıma dayanan yazılım faaliyetleri,
 Yeni üretim
geliştirilmesi,
yöntem,
süreç
ve
işlemlerinin
araştırılması
veya
 Bir ürünün maliyetini düşürücü, kalite, standart ve performansını
yükseltici yeni tekniklerin/teknolojilerin araştırılması
55
 AR-GE SAYILMAYAN FAALİYETLER
 Pazar araştırması ya da satış promosyonu
 Kalite kontrol
 Sosyal bilimlerdeki araştırmalar
 Petrol, doğalgaz, vb. sondaj faaliyetleri
 İcat edilmiş süreçlerin kullanımı
 Biçimsel değişiklikler (renk vb.)
 Bilimsel ve teknolojik yenilik doğurmayan
 Rutin faaliyetler (rutin veri toplama vb.)
 İlk kuruluş aşamasında kuruluş ve
 Örgütlenmeyle ilgili araştırma giderleri
 Proje sonucunda geliştirilen ürüne ilişkin
 Fikri mülkiyet haklarının korunmasına yönelik çalışmalar
 Numune verilmek amacıyla prototiplerden kopyalar çıkarılıp dağıtılması ve reklam
amaçlı tüketim testleri
56
ARGE İNDİRİMİ KISA BİLGİLENDİRME
 5746-) Ar-Ge indirimi uygulaması 31.12.2023 tarihine kadar geçerlidir.,
 5520-) Ar-Ge indirimi uygulamasında herhangi bir süre kısıtlaması
yoktur.
 5746-) Gelecek yıllara devreden indirim tutarları yeniden değerleme
oranı ile endekslenir.
 5520-) Gelecek yıllara devreden indirim tutarları endekslenmez.
 5746-) Ar-Ge departmanı kurulması zorunlu değildir.
 5520-) Ar-Ge departmanı kurulması zorunludur.
 5746-) Destek personeli giderleri belirli kıstaslara göre Ar-Ge indirimi
hesaplamasında dikkate alınır.
 5520-) Sadece tam zamanlı Ar-Ge personeli ücret giderleri dikkate
alınır.
57
5746-) Alınan danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alımlarına ilişkin harcamalar
toplam Ar-Ge harcamalarının %20’sini geçemez.
5520-) Alınan danışmanlık hizmeti ile ilgili bir sınırlama bulunmamaktadır.
5746-) İktisadi kıymet amortismanları Ar-Ge faaliyetinde kullanıldıkları gün
sayısına göre Ar-Ge indirimi hesaplamasında dikkate alınır.
5520-) İktisadi kıymetin münhasıran Ar-Ge faaliyetinde kullanılması esastır. Ar-Ge
faaliyeti dışındaki diğer işlerde de kullanılan iktisadi kıymet amortismanları Ar-Ge
indirimi hesaplamasında dikkate alınmaz
5746-) Finansman giderleri Ar-Ge indirimi hesaplamasında dikkate alınmaz.
5520-) Finansman giderleri Ar-Ge indirimi hesaplamasında dikkate alınır.
5746-) Belirli şartları taşıyan Ar-Ge Merkezlerine özgü olmak üzere o yıl yapılan
Ar-Ge harcamalarının bir önceki yıla göre artışın yarısı ayrıca indirim konusu
yapılır.
58
 5520-) Ar-Ge Merkezlerine önceki yıla göre artışla ilgili istisna uygulaması
bulunmamaktadır.
 5746-) Ar-Ge harcamaları VUK’a göre aktifleştirilmek suretiyle giderleştirilir.
 5520-) Gayri maddi hakka yönelik yapılan harcamaların aktifleştirilmesi zorunlu
gayri maddi hakka yönelik olmayan harcamaların aktifleştirilmesi ihtiyaridir.
 5746-) Destek yapılan kurum tarafından yönetmelikte belirtilen rapor ve
belgelerin onaylanması yeterli olup; ayrıca projenin TÜBİTAK tarafından
onaylanması şartı bulunmamaktadır.
 5520-) TÜBİTAK’ın projeyi onaylaması şarttır.
 5746-) Hibe desteklerin özel bir fon hesabına alınması ve fonun elde edildiği
dönemi izleyen 5 yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir hesaba
nakledilmemesi veya işletmeden çekilmemesi gerekir.
 5520-) Hibe ve desteklerin kurum kazancının tespitinde ticari kazancın unsuru
59
olarak dikkate alınması gerekmektedir.
15:00 Dakika
60
2. BÖLÜM
 GEÇMİŞ YIL ZARARLARININ MAHSUBU
 DİĞER İNDİRİMLER (K.V.K. MD 10)
 BAĞIŞ VE YARDIMLAR
Metin ÜZÜMCÜ
61
GEÇMİŞ YIL ZARARLARININ MAHSUBU ( K.V.K. MD 9)
1. Kurumlar Vergisi Kanununun 9. maddesinde yer alan hükme göre 5 yıldan fazla
nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar
kurum kazancının tespitinde hasılattan indirilir. Zarar mahsubu işlemi 5 yıllık süreyi
geçmemek şartıyla en eski yıldan başlanarak yapılmalı böylelikle 5 yıllık zamanaşımı
nedeniyle zarar mahsup hakkının ortadan kalkması önlenmelidir. Kanundaki 5 yıllık süre
zararın ortaya çıktığı hesap döneminden sonraki 5 yıllık süreyi kapsar.
2. Mahsuba konu edilecek zarar mali zarardır. Geçmiş yıl zararları ticari bilançoya göre
ortaya çıkan zarar değil, kurumlar vergisi beyannamesinde ortaya çıkan mali zarardır.
3. Kurumlar vergisi beyannamelerinde geçmiş yıl zararlarının mahsubu kazanç
istisnalarından sonra yatırım indiriminden önce uygulanacaktır.
4. İlgili hesap döneminde kazanç olmasına ve indirim konusu yapılabilecek geçmiş yıl
zararı bulunmasına rağmen geçmiş yıl zararlarını dikkate almayan mükelleflerin, bu
dönemi izleyen yıllarda söz konusu geçmiş yıl zararlarını mahsuba konu etmeleri
mümkün değildir. Ayrıca, kazanç beyan edilen dönemde geçmiş yıl zararlarını mahsup
etmeyerek bu hakkından vazgeçen mükelleflerin, kazanç beyan edilen dönem
beyannamesini düzeltmeleri ve geçmiş yıl zararlarını indirim konusu yapmaları da söz
konusu olmayacaktır. (Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul VDB’nın 11/05/2011 tarih ve
B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 9-492 sayılı muktezası)
62
DİĞER İNDİRİMLER (K.V.K. MD 10)-1Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca
gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılır:
a) Mükelleflerin, işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve
bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 100’ü oranında
hesaplanacak "Ar-Ge indirimi".
Araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan giderlerden ve tamamen
araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmayan amortismana tâbi iktisadî kıymetler için
hesaplanan amortisman tutarlarından verilen paylar üzerinden Ar-Ge indirimi hesaplanmaz.
Matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki
hesap dönemlerine devreder.
b) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan
sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor
dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50'si.
c) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere,
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile
bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine
kadar olan kısmı….
63
DİĞER İNDİRİMLER (K.V.K. MD 10)-2DİĞER İNDİRİMLER ( K.V.K. MD 10)
g) (6322 sayılı kanunun 35.maddesiyle eklenen bent; Yürürlük 15.06.2012) 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan
tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmı.
ğ) (6322 sayılı kanunun 35.maddesiyle eklenen bent; Yürürlük 15.06.2012) Türkiye'de
yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de
verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi
raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti alanlarında
faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim
ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren
işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'si.
h) (6518 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle eklenen bent. Yürürlük; 19.02.2014)
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı
işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya
ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret
ödemelerinin yıllık brüt tutarının % 100'ü oranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir
engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir
engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 150'sini aşamaz.).
64
BAĞIŞ VE YARDIMLARIN İNDİRİMİ (K.V.K. 10/1-c)
Mükellefler yapmış oldukları bağış ve yardımları aşağıdaki şartlar dahilinde indirim
konusu yapabilirler.
a. Bağış ve yardım, kanunda belirtilen kuruluşlara yapılmış olmalıdır.
[ Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, İl özel idareleri ve belediyeler, Köyler, Kamu
yararına çalışan dernekler (404 adet), Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
(253 adet) ]
b. Bağış ve yardım, makbuz karşılığında yapılmış olmalıdır.
c. Bağış ve yardım, karşılıksız olarak yapılmış bir ödemeyi ifade eder. Bir karşılık
bulunduğunda, ödeme bağış veya yardım olmaktan çıkar.
d. Bağış ve yardım, nakden veya aynen yapılabilir.
e. Genel olarak bağış ve yardımın matrahtan indirimi, o yıla ait kurum kazancının
yüzde beşi ile sınırlandırılmıştır. (Kalkınmada Öncelikli yörelerde faaliyette bulunan
mükellefler için % 10 )
65
65
KAZANCIN % 5’İ İLE SINIRLI BAĞIŞ VE YARDIMLARDA ÜST SINIRIN
HESAPLANMASI
Kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecek bağış
ve yardımların tutarı, o yıla ait kurum kazancının %5'i ile sınırlıdır.
İndirilebilecek bağış ve yardım tutarının tespitinde esas alınan kurum
kazancı, zarar mahsubu dahil giderler ile iştirak kazançları istisnası
düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutardır.
[Ticari bilanço kârı -- (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl zararları)]
Bu hüküm ve açıklamalara göre; kurumlar vergisi beyannamesinde indirim
konusu yapılacak olan bağış ve yardımlara ait üst sınırının hesaplanmasında
ticari bilanço karının dikkate alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla Kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılacak
bağış ve yardım tutarının hesabında kanunen kabul edilmeyen giderleri
dikkate alınmayacaktır.
66
BEYAN EDİLEN GELİRİN % 5’İ İLE SINIRLI OLMAKSIZIN
İNDİRİLEBİLECEK BAĞIŞ VE YARDIMLAR.
Genel kural olarak yapılan bağış ve yardımın matrahtan indirimi, o yıla ait kurum
kazancının yüzde beşi ile sınırlandırılmış olmakla birlikte, yine genel ve özel bütçeli kamu
idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmış olması koşuluyla
aşağıda sayılan yerlere yapılan bağış ve yardımların tamamı ( beyan edilen gelir tutarının
tamamına kadar olan kısmı ) indirim konusu yapılabilecektir.
1- Okul,
2- Sağlık tesisi
3-Yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak
üzere öğrenci yurdu
4- Çocuk yuvası
5- Yetiştirme yurdu
6- Huzurevi,
7- Bakım ve rehabilitasyon merkezi
8- Mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve
Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin (6322 sayılı
kanunun 36.maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 15.06.2012)
9- Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının
(6525 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eklenen ibare. Yürürlük; 27.02.2014)
inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara
67
yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri
BEYAN EDİLEN GELİRİN % 5’İ İLE SINIRLI OLMAKSIZIN
İNDİRİLEBİLECEK BAĞIŞ VE YARDIMLAR.
10- Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye
Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, giyecek, yakacak ve temizlik
maddelerinin maliyet bedelinin tamamı
11- Kültürel mirasımızın korunması, yaşatılması ve geliştirilmesi maksadıyla yapılacak olan bağış
ve yardımlarında tamamı beyan edilen gelirden indirilebilecektir.
12- İktisadi işletmeleri hariç Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdî bağış veya
yardımların tamamı, ( 03/07/2009 tarihinden itibaren )
13- İktisadi işletmeleri hariç Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve
yardımlar ( 15/06/2012 tarihinden itibaren )
14- İmar planında dini tesis alanı olarak ayrılan yerlerde ibadethane yapımına yönelik ayni ve nakdi
yardımlar ( 15/06/2012 tarihinden itibaren )
15- Eskişehir 2013 Türk Dünyası Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansa yapılan Bağış
ve Yardımlar ( 18/05/2012 tarihinden itibaren )
16- EXPO 2016 Antalya Ajansına yapılan Bağış ve Yardımlar ( 10/11/2012 tarihinden itibaren )
17- Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık aracılığıyla
makbuz mukabili yapılan ayni veya nakdi bağışların tamamı.
68
SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞIŞLANACAK DEVLET HASTANESİ VEYA
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA BAĞIŞLANACAK OKUL İNŞAATI İÇİN
YAPILACAK HARCAMALARIN HANGİ DÖNEM BEYANNAMESİ
ÜZERİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILACAĞI
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "10.3.2 Bağış ve yardımlar" başlıklı
bölümünde ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur. Tebliğin "10.3.2.2.4 Bağış ve
Yardımların Belgelendirilmesi" başlıklı bölümünün son paragrafında "Kamu kurum ve
kuruluşları ile imzalanan protokol gereğince kamu arazisi üzerine okul yaptırılması
halinde, söz konusu okul inşasına ilişkin olarak yapılan harcamalar, harcamanın yapıldığı
yıla ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir." açıklamalarına yer
verilmiştir.
Tebliğin "10.3.2.2.4" bölümünde yapılan açıklama kamu arazisi üzerine yaptırılan hastane
inşasını da kapsamakta olup önemli olan husus inşa edilen tesisin kamu arazisi mi yoksa
kendi arazisine mi yapıldığıdır. Zira, kendi arazisi üzerine inşa edilen tesisler için yapılan
harcamalar, tesisin tamamlanıp ilgili kamu kurumuna teslim edildiği yılın kazancından
indirilebilmektedir.
Ancak, bağışın yapıldığı dönemde faaliyetinizin zararla sonuçlanmış olması veya kurum
kazancınızın yetersiz olması durumunda indirilemeyen bağış tutarının daha sonraki
yıllarda indirim konusu yapılması veya zarar olarak devretmesi mümkün değildir.
69
DİĞER KANUNLARA GÖRE TAMAMI İNDİRİLECEK BAĞIŞ VE
YARDIMLAR
• Umumi hayata müessir afetler dolayısıyla alınacak tedbirlerle yapılacak
yardımlara ilişkin 7269 sayılı Kanuna göre oluşturulan fona yapılan nakdi bağışların
tümü ile milli yardım komiteleri veya mahalli yardım komitelerine makbuz karşılığı
yapılan ayni/nakdi bağışlar
• YÖK’na göre üniversitelere ve İleri teknoloji Enstitüsüne makbuz karşılığı
yapılan nakdi bağışlar ile vakıf üniversitelerine yapılan bağış ve yardımlar
• Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Kanununa göre yapılan bağış ve
yardımların tamamı
• Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun Kuruluşu Hakkındaki Kanuna
göre yapılan nakdi bağışlar
• Sosyal Hizmetler ve ÇEK Kanununa göre yapılan nakdi bağışlar
• Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununa göre yapılan ayni/nakdi
bağışlar
• TSK Güçlendirme Vakfı Kanununa göre yapılan ayni/nakdi bağışlar
• Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanununa göre yapılan
ayni/nakdi bağışlar
• İlköğretim ve Eğitim Kanununun 76 ncı maddesine göre ilköğretim kurumlarına
yapılan nakdi bağışlar
• Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık
aracılığıyla makbuz mukabili yapılan ayni veya nakdi bağışlar.
70
3. BÖLÜM
 ÖRTÜLÜ SERMAYE
TRANSFER FİYATLANDIRMASI
71
ÖRTÜLÜ SERMAYE (K.V.K. 12.MADDESİ)
Örtülü Sermaye Tanımı : Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan
kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları
borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin
üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.
İlişkili Kişiler
: Kurumların kendi ortakları, kurumların veya
ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi (kendi ortağı olan gerçek kişiler dışında
kalan, kurumların ortağı olduğu şahıs şirketlerinin diğer gerçek kişi ortakları ile
kurum çalışanları gibi şahıslar)veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi
bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu
altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri,
ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy
hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır.
72
ÖRTÜLÜ SERMAYE KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLECEK BORÇLARIN UNSURLARI
Örtülü sermayeye ilişkin olarak 5520 sayılı KVK’da yer alan yukarıdaki
tanımdan da anlaşılacağı üzere, yapılan bir borçlanmanın örtülü sermaye
kapsamında değerlendirilebilmesi bazı koşullara bağlanmıştır.
Buna göre bir borçlanmanın örtülü sermaye sayılabilmesi için
aşağıdaki şartların tamamının gerçekleşmesi gerekir.
Borç, kurum ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı
olarak temin edilmelidir. Önemli (Kanun maddesinde “… doğrudan veya dolaylı
olarak …” ifadesine yer verildiğinden, yapılan bir borçlanmada dolaylı da olsa
bu türden bir ilişki kurulabiliyorsa örtülü sermaye söz konusu olabilecektir)
 Temin edilen borç işletmede kullanılmalıdır.
İşletmede kullanılan borçların hesap dönemi içerisinde herhangi bir tarihteki tutarı,
kurumun öz sermayesinin üç katını aşmalıdır.
73
ÖRTÜLÜ SERMAYE GENEL AÇIKLAMAR -1Örtülü Sermaye Genel Açıklama : KVK’nın 12. maddesi uyarınca; örtülü
sermaye sayılan borçlar üzerinden hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri
giderler bir taraftan kurum kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmezken,
diğer taraftan da bu tutarlar (kur farkları hariç) hesap döneminin son günü itibarıyla
dağıtılmış kâr payı sayılmaktadır. Dolayısıyla örtülü sermaye tanımına giren
borçların, gerek ilgili dönem kurum kazancının tespitinde, gerekse dağıtılmış
sayılan kâr payı tutarının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Yabancı Para Üzerinden yapılan Borçlanma : 1 seri numaralı Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinde, yabancı para üzerinden yapılan borçlanmalara ilişkin
borç/öz sermaye hesabında, “her bir borcun alındığı tarihte geçerli olan döviz
kuru”nun esas alınacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, borç alma tarihinden sonra döviz
kurunda meydana gelen değişiklikler örtülü sermaye değerlendirilmesinde dikkate
alınacak borç tutarını etkilemeyecektir.
Vadeli Mal ve Hizmet Alımlarından Kaynaklanan Borçlanmalar: 1 seri numaralı
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğine göre; piyasa koşulları ve ticari teamüllere göre
yapılan vadeli mal ve hizmet alımları ile ilgili olarak ortaya çıkan borçlanmalarda,
vade farkı tutarları ayrıca hesaplanmış olsa da bu borç tutarları örtülü sermayenin
varlığının tespitinde dikkate alınmayacaktır.
74
ÖRTÜLÜ SERMAYE GENEL AÇIKLAMAR -2Alınan Avanslar
: Alınan sipariş avanslarının örtülü sermaye kapsamında
değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda 1 seri Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinde açıklama yapılmıştır. Tebliğde; avansların hangi amaçla verilirse verilsin
işletmeye finansman imkânı sağladığının açık olduğu; dolayısıyla, alınan avansların da
işletme bakımından alınan borç olarak değerlendirileceği ve örtülü sermaye
hesaplamasında dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Ortaklarla İlişkili Kişilerden Yapılan Borçlanmalar :
Örtülü
sermaye
uygulamasında, borcun temin edildiği kişi yönünden ikinci grubu ortaklarla ilişkili
kişilerden temin edilen borçlar oluşturmaktadır. Kurumların ortaklarla ilişkili olan
kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ettikleri borçlar da diğer şartların varlığı
halinde örtülü sermaye sayılacaktır.
“Ortakla İlişkili Kişi” Kavramı
:
“Ortakla İlişkili Kişi” kavramının tanımı
Kanunun 12/3-a maddesinde yapılmıştır. Buna göre “ortakla ilişkili kişi” kavramı,
ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı olduğu veya en az bu
oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da doğrudan veya dolaylı
olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı hakkına
sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu ifade
etmektedir.
75
ÖRTÜLÜ SERMAYE SAYILMAYACAK BORÇLANMALAR
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin (6) numaralı
fıkrasında, örtülü sermaye tanımına girmekle birlikte hangi
borçlanmaların örtülü sermaye sayılmayacağı dört bent halinde
sayılmıştır. Buna göre aşağıdaki borçlanmalar örtülü sermaye
sayılmayacaktır.
 Gayri nakdi teminatlar karşılığında üçüncü kişilerden yapılan
borçlanmalar,
 Banka ve finans kurumlarından temin edilerek aynı şartlarla
kullandırılan borçlar,
 Bankalar tarafından yapılan borçlanmalar,
 Finansal kiralama şirketleri, finansman ve faktoring şirketleri ile
ipotek finansman kuruluşlarının bankalardan yaptıkları
borçlanmalar.
76
ÖRTÜLÜ SERMAYE VERGİSEL SONUÇLARI

Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz,kur
farkları ve benzeri giderler kurum kazancının tespitinde gider
kabul edilmez. (K.V.K11/b)

Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri
ödemeler veya hesaplanan tutarlar Örtülü sermaye şartlarının
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar
payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar
sayılır.(K.V.K.12/7)

Dağıtılmış sayılan kar payının Stopaj uygulaması açısından
Net Kar Payı olarak kabul edilmesi ve brüte tamamlanması
gerekir.

Bulunan brüt tutar üzerinden ortakların hukuki niteliğine
göre belirlenen oranlarda vergi kesintisi yapılmalıdır.
77
TRANSFER
FİYATLANDIRMASI
78
TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI
(K.V.K. 13.MADDE)
Transfer Fiyatlandırması
: Kurumların, ilişkili kişileri ile gerçekleştirmiş olduğu
mal veya hizmet alım-satım işlemlerinde, fiyat farklılaştırması yoluyla kârın istenilen yere
transferi, şeklinde tanımlanması mümkün olan “transfer fiyatlandırması” kavramı;
5520 sayılı KVK ile vergi mevzuatımıza girmiştir.
Kanun maddesinden anlaşılacağı üzere, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü
kazanç dağıtımından bahsedilebilmesi için;
Bir kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının (Alım, satım, imalat
ve inşaat işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi,
ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır.) yapılmış
olması,
 Söz konusu kurumun bu mal veya hizmet alım ya da satımını ilişkili kişilerle yapmış
olması,
Bu mal veya hizmet alım ya da satımında emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
fiyat veya bedel tespiti yapılmış olması, gerekmektedir.
79
TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI
GENEL AÇIKLAMALAR
KVK’nın 13. maddesi uyarınca; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya
hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, kazanç tamamen veya kısmen
transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacaktır. Maddenin yürürlük
tarihi 01.01.2007 olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla bu tarihten sonra gerçekleştirilen
işlemler söz konusu madde kapsamında değerlendirilecektir.
Emsallere Uygunluk İlkesi : ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya
da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması
durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade
eder.
Dolayısıyla kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine göre tespit
ettikleri fiyat veya bedel üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımı yapmış olmaları
durumunda transfer fiyatlandırması yoluyla
örtülü kazanç dağıtımından söz
edilmeyecektir.
Transfer fiyatlandırmasının özünü emsallere uygunluk prensibi ve bu prensibe
uygun/aykırı şekilde ilişkili kişilerle yapılan mal/hizmet alışverişleri ya da
değerlendirmeler oluşturur. Transfer fiyatlandırması uygulamalarının omurgası budur.
80
TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMINDA
HAZİNE ZARARI
5766 sayılı Kanun70 ile KVK’nın 13. maddesine (7) numaralı fıkra olarak eklenen hükme
göre; tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcilerinin
aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü
olarak dağıtıldığının kabulü hazine zararının doğması şartına bağlıdır.
KVK’nın 13/7. maddesine göre; Hazine zararından kasıt, emsallere uygunluk ilkesine
aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk
ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesidir.
Kanun maddesinde yer alan hazine zararı tanımından hareketle aşağıdaki sonuçlara
ulaşılmaktadır
.
Hazine zararı vergi gelirleri yönünden değerlendirilmiş olup; resim, harç ve benzeri kamu
gelirlerindeki kayıp hazine zararı olarak değerlendirilmeyecektir.
Hazine zararı sadece kurumlar vergisi yönünden değil, her türlü vergi toplamı yönünden
değerlendirilecektir.
 Hazine zararı kavramı, sadece eksik tahakkuku değil, aynı zamanda geç tahakkuku da ifade
etmektedir.
Hazine zararı şartı, ilişkili kişi kapsamındaki tüm kişi ve kurumlar arasındaki değil; sadece, tam
mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcilerinin aralarında
yapılan işlemler için aranılmaktadır.
 Hazine zararı şartı ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen yurt içindeki işlemlerde aranacaktır.
81
İLİŞKİLİ KİŞİLER
 Kurumların ortakları
 Kurumların ilgili bulunduğu gerçek kişi ve kurumlar
 Ortakların ilgili bulunduğu gerçek kişi ve kurumlar
 İdaresi, denetimi, sermayesi açısından dolaylı & dolaysız bağlı
olduğu kişi ve kurumlar
 Nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi ve kurumlar
 Ortakların eşleri, eşlerin üstsoy ve altsoyları
 Ortakların ya da eşlerin üçüncü dereceye kadar yansoy hısımları
ve kayın hısımları
 Vergi cennetlerindeki kişi ve kurumlar
82
İLİŞKİLİ KİŞİLERE ÖRNEK
 Bir Kurumun % 1 ortağı kişinin % 1 ortağı olduğu bir kurumun
% 1 ortağı olan kişi
 Bir Kurumun % 1 ortağı kişinin eşinin dedesi ya da torunu
 Bir Kurumun Yönetim Kurulu başkanın % 1 ortağı olan şirketin
% 1 ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi
 Bir kurumun iştiraki olan şirketin % 1 ortağı olan bir şirket
 Bir şirket denetçisinin eşinin ortak olduğu diğer bir şirket
83
EMSALLERE UYGUN FİYAT VEYA BEDELİN TESPİTİNDE UYGULANACAK
YÖNTEMLER (K.V.K. 13.MADDESİ)
KVK’nın 13. maddesi ile, emsallere uygun fiyat ya da bedelin tespitinde
mükelleflerin uygulayabilecekleri üç ayrı yöntem öngörülmüştür. Bu yöntemler
maddenin (4) numaralı fıkrasında açıklanan; karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet
artı yöntemi ve yeniden satış fiyatı yöntemidir.
Mükellefler, ilişkili kişilerle yaptıkları işlemlerde bu yöntemlerden işlemin
niteliğine en uygun olanını seçerek, seçtikleri yönteme göre emsallere uygun fiyat ya
da bedeli kendileri belirleyeceklerdir.
Karşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı veya yeniden satış fiyatı yöntemlerinden
hiç birisi emsallere uygun fiyat ya da bedel tespitine uygun değilse, mükellefler işlemin
mahiyetine göre kendi belirleyecekleri diğer yöntemlerle emsallere uygun fiyat ya da
bedeli belirleyebileceklerdir. Ancak, bu şekilde bir belirleme için, söz konusu üç
yönteme göre de tespit yapılabilmesinin mümkün olmaması gerekmektedir.
Şirketler ve Vergi İdareleri İçin Transfer Fiyatlandırması Rehberi’nde
“geleneksel işlem yöntemleri”ne başvurma olanağının olmadığı haller için “diğer
yöntemler” başlığı altında önerilen ve “işleme dayalı kâr yöntemleri” olarak
adlandırılan, kâr bölüşüm yöntemi ve işleme dayalı net kâr marjı yöntemidir. Bu
yöntemler, bağlantılı şirketler arasındaki işlemlerden doğan kârı temel almaktadır. 84
MALİYE BAKANLIĞI GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İLE ANLAŞMA USULÜ (PEŞİN
FİYATLANDIRMA ANLAŞMALARI)
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile de,
mükelleflerin ilişkili kişilerle yaptığı işlemlere ilişkin olarak belirleyecekleri yöntem
konusunda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurarak anlaşma yapmaları
olanağı getirilmiştir.
Dolayısıyla, uygulayacağı yöntem konusunda tereddüdü bulunan mükelleflerin gerekli
bilgi ve belgelerle birlikte İdare’ye başvurarak belli bir dönem için yöntem tespiti
talebinde bulunmaları mümkündür.
Bu sistemin en büyük avantajı, mükellefler açısından belli bir süre için uygulanacak
yöntemin kesinlik taşıması ve herhangi bir eleştiri, ceza riski olmadan plan yapabilme,
önünü görebilme olanağı vermesidir. İdare açısından en büyük avantaj ise konunun
başlangıçta belli bir anlaşma ile belirlenmesi ve eleştiri sürecinden başlayarak yargı
sürecine kadar taşınabilecek bir işlemin getirdiği zaman ve iş yükünden tasarruf
sağlanmasıdır.
85
YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU
İlişkili kişilerle yapılan işlemlere yönelik olarak, kurumlar vergisi mükelleflerince
doldurulması gereken Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü
Sermayeye İlişkin Formun yanı sıra;
2007/12888 sayılı BKK ile yine kurumlar vergisi mükellefleri için ilişkili kişilerle yapılan
bazı işlemlerin raporlandırılması zorunluluğu getirilmiştir.
Buna göre;
 Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’na kayıtlı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde
ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi ve yurt dışı işlemleri,
 Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bir hesap dönemi içinde
ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi işlemleri,
Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin bir hesap dönemi içinde ilişkili kişilerle yaptıkları yurt dışı
işlemleri,
için Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu hazırlamaları gerekmektedir. Dolayısıyla,
aşağıda sayılan işlemler içinse Rapor hazırlanmasına gerek yoktur.
 Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları
yurt dışı işlemleri,
 Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi işlemleri,
86
 Gelir vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi ve yurt dışı işlemleri.
TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI
DÜZELTME İŞLEMLERİ
 Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılan tutar ortaklara
dağıtılmış net kâr payı olarak kabul edilir.
 Kar dağıtımı, hesap döneminin son günü itibariyle yapılmış sayılır.
 Kar payının brüt tutarı tespit edilir ve brüt tutar üzerinden mükellefiyet durumuna
göre temettü stopajı yapılır.
 Örtülü kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş
olması şartıyla alan tarafta düzeltme yapılır
 Alan tam mükellef kurum ise “iştirak kazançları” istisnasından yararlanır.
 Alan gelir vergisi mükellefi ise “temettü” olarak beyana tabidir.
 Dar mükelleflerde merkeze aktarılan kar sayılır ve tevkifat uygulanır
KARŞILAŞTIRILABİLİR FİYAT Y.
• En yaygın “emsale uygun fiyat” belirleme yöntemidir.
• Genel olarak “Piyasa Fiyatı” olarak tanımlanır
• İlişkili kişiler dışında (Kontrol dışı) oluşan bir fiyat olmalı
• İç emsallar (öncelikli) veya dış emsallar (ikincil) kullanılabilir
• Karşılaştırılabilirlik analizi mümkün olmalı
o
o
o
o
Mal veya hizmetlerin nitelikleri
İşlev analizi
Ekonomik koşullar
İş stratejileri
• Koşullara göre muhtelif düzeltmeler yapılabilir
• Benzer nitelikte işlem yapan sektörlerde geçerli
• benzinci, tüpgaz bayileri, tekstil, bakliyat vb
Karşılaştırılabilir Fiyat
88
ÖRNEK-1

A firması ürettiği bilgisayarı ilişkili B’ye peşin 1.000 YTL’ye
satmaktadır.

İlişkisiz pek çok kişiye ise 3 ay vadeli 1.200 YTL’den satmaktadır.
Vade farkı 100 YTL’dir.

Diğer koşulların fiyata fazla etkisi yoktur.
A firmasının İşletme İçi Emsal fiyatı
1.200
Düzeltmeler (vade farkı)
(-100)
Karşılaştırılabilir Fiyat
1.100
Transfer Fiyatı
1.000
Örtülü Kazanç Aktarımı
89
100
Örnek
MALİYET ARTI YÖNTEMİ
• Mal veya hizmet maliyetleri esas alınır
• Maliyetler kontrol içi ve kontrol dışı işlemlerde benzer olmalı
• Makul bir brüt kâr oranı eklenir
• Emsal satış fiyatı bulunur
Satışlar - Maliyet = Brüt kâr oranı
Maliyet
• İşlem sayısı yeterli, farklılıklar az ya da düzeltilebilir olmalı
• Koşullara göre düzeltmeler uygulanabilir
• İnşaat, İmalat, Hizmetler, Mal Ticareti sektörleri
Maliyet artı
90
yöntemi
ÖRNEK

A firması ürettiği çantayı ilişkili kişiye % 5 karla satmaktadır. Maliyeti
50 YTL dir. Satış fiyatı 52,5 YTL.

A kurumunun ilişkisiz kişilere satışı yoktur.

B ve C firmaları da benzer çantayı ilişkisiz firmalara % 10 karla
satmaktadır.

Üretim koşullarının fiyata ve maliyete fazla etkisi yoktur.
A firmasının Görünen Maliyeti
50
Düzeltme Sonrası Karşılaştırılabilir Maliyet
50
Brüt emsal kar oranı
% 10 = 5 YTL
Emsale Uygun Fiyat
50 + % 10= 55 YTL
Örtülü Kazanç aktarımı
91
2,5 YTL
YENİDEN SATIŞ FİYATI YÖNTEMİ
•
Mal veya hizmet yeniden satışa konu edilmeli
•
Yeniden satan işletme, malda ciddi nitelik değişikliği, ekleme ve
değer artıracak işlem yapmamalı
•
İlişkisiz kişilere uygulanan Yeniden Satış Fiyatı baz alınır
•
Makul bir brüt kâr oranı düşülür (riskler & işlevler önemli)
•
Emsal satış fiyatı bulunur
Emsale Uygun Fiyat = Yeniden satış fiyatı / (1+Brüt kâr oranı)
•
Koşullara göre düzeltmeler uygulanabilir
• Üretici-aracı-tüketici ilişkisi (İmalatçı, Toptancı, Pazarlamacı,
Mağaza)
Yeniden satış
92
ÖRNEK

A firması ürünü ilişkili ana imalatçıdan alıyor

İlişkisiz kişiye 3.000 YTL’ye satıyor.

Ürünle ilgili 30 YTL garanti ve reklam masraflarını kendisi üstleniyor.

Ana imalatçı aynı ürünü ilişkisiz B firmasına da satıyor.

B firması % 10 kar elde ediyor. Ancak, garanti, reklam ve pazarlama
masraflarını üstlenmiyor.
A firmasının Yeniden satış fiyatı
3.000
Emsal satış karı
% 10
Emsal fiyat
93
[3000/(1+0,10] = 2.727
Düzeltmeler (reklam ve garanti)
(-30)
Düzeltilmiş Emsaline Uygun Fiyat
2.697
PEŞİN FİYATLANDIRMA ANLAŞMASI
 Amaç, olası vergi ihtilaflarının önüne geçmek
 Sadece kurumlar başvurabilir
 Yurt dışı İşlemlerde geçerli
 Süresi üç (3) yıl
 Büyük Mükellefler Vergi Dairesine Bağlı olanlar (2008 başı)
 Diğer kurumlar (2009 başı)
 Asgari bilgi ve belgelerle yazılı olarak başvurulur
 Maliye Bakanlığı tarafından ön değerlendirme ve analiz yapılır
 Her yıl rapor sunulur & anlaşmaya uyum kontrol edilir
 Başka mükelleflere emsal oluşturmaz, kanıt olarak gösterilmez
 Süre bitimine 9 ay kala yenileme başvurusu yapılır ve belli koşullarda revizyon
ve iptal işlemi yapılabilir
Anlaşma
94
GRUP İÇİ HİZMETLER
Hizmet fiilen sağlanmış olmalı
Hizmeti alan şirket/şirketler söz konusu hizmete
ihtiyaç duymalı
Hizmeti alanın pozisyonunu güçlendirecek ticari
veya ekonomik bir değer sağlanmalı
Hizmet bedeli emsallere uygun olmalı
“Karşılaştırılabilir Fiyat” veya “Maliyet Artı”
Yöntemleri daha uygun
Hizmetler
95
BİLDİRİMLER VE RAPORLAMA
Transfer fiyatı tespit raporu
Transfer fiyatlandırması Bildirim Formu
İlişkili kişlerlerle ilgili hazırlanacak belgeler
İbraz ve Saklama yükümlülüğü
Bildirim ve Raporlama
96
FİYAT TESPİT RAPORLARI
 Beyanname verme süresi İçinde rapor hazırlanır
 Raporlar belirlenen formata uygun hazırlanır
 Raporda asgari olarak belli bilgiler ve belge yer alır
 Otomatik olarak vergi dairesine verilmez, istenirse ibraz edilir
 Büyük Mükellefler Vergi Dairesine bağlı olanlar hem yurt içi hem
de yurt dışı işlemlerinde rapor hazırlayacaklar
 Diğer kurumlar vergisi mükellefleri sadece yurt dışı işlemlerinde
rapor hazırlarlar
 Gelir vergisi mükellefleri rapor hazırlamamak zorunda değil
97
TRANSFER F. BİLDİRİM FORMU
• Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından doldurulacaktır
• İşlemlerin bulunmaması durumunda bu form doldurulmayacak
• Beyanname verme süresi içinde hazırlanır
• Beyananame ekinde vergi dairesine verilir
• İçeriği:
o Kuruma ilişkin genel bilgiler
o İlişkili kişilere ilişkin bilgiler
o İlişkili kişilerle gerçekleştirilen transfer fiyatlandirmasina ilişkin
işlemler
o Transfer fiyatlandirmasina konu olan işlemlerde kullanılan
yöntemler
o İlişkili kişilerden temin edilen borçlara ilişkin bilgiler
98
GAZİANTEP SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI
GAZİANTEP CHAMBER OF CERTIFIED PUBLİC ACCOUNTANTS
Katılımınız İçin Teşekkür
Ederiz…
Kaynak : TESMER, GİB, VERGİ SORUNLARI
DERGİSİ
www.gaziantepsmmmo.org.tr
99
Download

02.04.2015-Kurumlar Vergisi ve Özellik Arz Eden Konular İle İlgili