Murat eğitim kurumları
Arapça 4 konu 3
İstisna
Zor kelimesinin bile anlatmada zorlandığı
konu
1
İstisnânın Temel Ögeleri
İstisnâ, üç temel ögeden oluşmaktadır. Bunlar müstesnâ
minh, istisnâ edatı ve müstesnâdır.
Müstesnâ minh : İstisnâ edatından önce gelen isimdir. Bazen
zikredilmeyebilir.
İstisnâ edatı : Kullanılan edattır.
Müstesnâ : İstisnâ edatından sonra gelen isimdir.
.‫سافَ َر المسُافِ ُرونَ إِالَّ َخا ِلدًا‬
َ Halit hariç yolcular gittiler.
Bu cümlede müstesnâ minh َ‫المسُافِ ُرون‬lafzı, istisnâ edatı ‫ ِإال‬ve
müstesnâ da ‫ َخا ِل ًدا‬kelimesidir
‫‘إال‬nın sağı solu belli olmaz
2
Olumlu cümleden maksat, ifadenin başında soru, nehiy
(yasaklama) veya olumsuzluk edatlarından herhangi
birisinin bulunmaması demektir. Bu tür cümlelerde ‫إال‬dan
sonraki kelime dâima mansûb olarak gelir:
ْ َ ‫ذَ َه َب األ‬Mahmut hariç arkadaşlar gittiler.
.‫ص ِدقَا ُء إِالَّ َم ْح ُمودًا‬
‫إال‬dan sonraki kelime müsennâ ya da çoğul ise nasb hâli yâ (
) ‫ي‬iledir.
Ana cümle olumsuzsa iki durum
mümkündür. Ya mansub ya da
müstesna minh ile aynı irab
2
4
1
İstisna, üç öğeden oluşur.
İstisnâ Edatları
Başlıca istisnâ edatları üç kısımda ele alınmaktadır:
Birinci kısım : . ‫إال‬
َ ve . ‫س َوى‬
İkinci kısım : ‫غ ْي ُر‬
ِ
Üçüncü kısım : , ‫ َخال‬, ‫عدَا‬
َ ve ‫ َحاشَا‬dır.
1 . ‫إال‬
En yaygın kullanılan istisnâ edatı ‫إال‬dır. Bu edattan sonra gelen
kelimenin
(müstesnânın) i‘râbı cümlenin durumuna göre değişir.
Burada cümle;
1. ya olumlu,
2. ya olumsuz,
3. ya da olumsuz olup müstesnâ minhi zikredilmemiş bir
durumda gelir.
3
Cümle olumlu istisna mansub
Olumsuz cümleden maksat ise, ifadenin başında nefiy
(olumsuzluk), nehiy (yasaklama) veya soru edatlarından
herhangi birisinin bulunması demektir.
Bu tür cümlelerde ‫إال‬dan sonraki kelimenin i‘râbında iki yol
izlenir.
Ya mansûb olur ya da müstesnâ minh ile aynı i‘râbı alır.
Mansûb oluşu:
ُّ ‫ َما ذَ َه َب‬Sait dışında öğrenci gitmedi.
.‫س ِعيدًا‬
َ َّ‫الطال بُ إِال‬
Müstesnâ minhin i‘râbına uyması:
ُّ ‫ َما ذَ َه َب‬Sait dışında öğrenci gitmedi
. ٌ ‫س ِعيد‬
َ ‫الط َّالبُ إِ َّال‬
Müstesnâ Minhin Zikredilmediği Olumsuz Cümle
Bu durumda müstesnânın i‘râbı verilirken sanki istisnâ edatı yokmuş gibi
hareket edilir. Müstesnâ, cümlenin hangi ögesiyse ona göre i‘râbını alır. Bu
tür cümleler dâima olumsuzdurlar. Bu tür istisnâya müferrağ istisnâ denir.
İrabı istisna yokmuş gibi
yapıyoruz. Bu bir nevi 2.
durumun başka bir
şekilde tezahür edişi
gibi. Bir önceki
durumda serbesttik
şimdi zorunluyuz.
Merfû oluşu:
. ‫ َما َجا َء ِإالَّ فَا ِت ٌح‬Sadece Fatih geldi.
Bu cümlede ‫فَاتِ ٌح‬kelimesi, ‫ َجاء‬fiilinin fâili olduğu için merfû olarak ötre ile
harekelenmiştir.
Mansûb oluşu:
ُ ‫ َما َرأَي‬Sadece Fatih’i gördüm.
.‫ْت إِالَّ فَاتِحًا‬
Burada ise ‫فَا ِتحًا‬kelimesi, ‫رأَي‬fiilinin
mef’ûlü olduğu için mansûb olarak üstün ile
َ
harekelenmiştir.
Mecrûr oluşu:
ُ ‫سلَّ ْم‬
.‫ح‬
َ َّ‫ت ِإال‬
َ ‫ َما‬Sadece Fatih’e selam verdim. Bu cümlede ise ‫ح‬
َ fiilinin
ٍ ِ‫علَى فَات‬
ٍ ِ‫فَات‬kelimesi, ‫سلَّم‬
mef’ûlü olup başında da harfi cer bulunduğu için mecrûr olarak esre ile
harekelenmiştir
Müstesnâ minhin zikredilmediği ‫ َما َجا َء إِالَّ فَاتِ ٌح‬Sadece Fatih geldi, vb.
cümlelerde umumi manalı ٌ‫أ َ َحد‬vb. gizli bir lafız müstesnâ minh
olarak takdir
edilir. Bu cümle de ‫ َما َجاء أ َ َحدٌ ِإالَّ فَا ِتح‬Fatih dışında kimse gelmedi,
takdirindedir.
....... َّ‫ب العُمَّا ُل إلَى ال َح ْق ِل إال‬
َ ‫ذَ َه‬
....... َّ‫ال يَ َخافُ الم ُؤ ِم ُن إال‬
ْ ‫َما نَا َم‬
....... َّ‫األطفَا ُل إال‬
3
3 öğeden birincisi yoksa o
zaman durum vahim
Yedekte bir «kimse- ٌ‫» أ َ َحد‬miz var. Onu
söylenmiş gibi kabul ediyoruz.
Bir işçi hariç işçiler tarlaya gitti.
Mü’min Allah’tan başkasından korkmaz.
Süleyman dışında çocuklar uyumadı.
Özet: istisna konusunda biz bir şeye dikkat edeceğiz. İlla ve benzerinden sonra
gelen mansub olacak mı olmayacak mı? Her şey yerli yerindeyse mansub
olabilir. Ama müstesna minh yoksa o zaman istisna da yok deyip bildiğimiz
irabı yapacağız.
َ - ‫س َوى‬
2 ‫غ ْي ُر‬
ِ
Yukarıda ‫إِال‬istisnâ edatından sonra gelen müstesnâ için zikredilen kuralların
tamamı, bu iki edat için de geçerlidir. Bu iki edat ‫إِال‬dan sonra gelen
َ da
müstesnânın i‘râbını alır. Yani ‫إِال‬dan sonraki müstesnâ, mansûb ise ‫غ ْي ُر‬
َ
mansûb, merfû ise merfû ve mecrûr ise mecrûr olarak gelir. Ancak ‫غ ْي ُر‬
kelimesi her üç harekeyi de aldığı için onda bütün i‘râb durumları açıkça
görülürken, ‫س َوى‬
ِ da ise bu üç hareke de ortaya çıkmaz. Çünkü ‫س َوى‬
ِ nın
sonunda elif-i maksûre vardır ve sonu hareke yönünden değişmez. Bu iki
edattan sonra gelen müstesnâlar, muzafûn ileyh olarak dâima mecrûr gelirler
2. Olumsuz Cümle
َ ve ‫س َوى‬
Bu tür cümlelerde de ‫إال‬da olduğu gibi ‫غي ُْر‬
ِ edatlarının i‘râbında iki yol
izlenir. Edat ya mansûb olur ya da müstesnâ minh ile aynı i‘râbı alır.
Mansûb oluşu:
ُّ ‫ َما ذَ َه َب‬Sait dışında öğrenci gitmedi.
َ ُ‫الطالَّب‬
. ‫س ِعي ٍد‬
َ ‫غي َْر‬
Müstesnâ minhin i‘râbına uyması:
َ ُ‫ َما ذَ َه َب الط الَّب‬Sait dışında öğrenci gitmedi.
. ‫س ِعي ٍد‬
َ ‫غي ُْر‬
ُّ
Bu cümlede müstesnâ minh olan ُ‫الطالَّب‬lafzı
merfû olduğu için, istisnâ
َ da ona uygun olarak ref ile gelmiş, ötre ile harekelenmiştir.
edatı olan ‫غي ُْر‬
َ ve ‫س َوى‬
Müstesnâ minh mansûb ise her iki yola göre de ‫غ ْي ُر‬
ِ edatları mansûb
olur:
ُّ ‫ْت‬
َ ‫الطالَّ َب‬
ُ ‫ َما َرأَي‬Hasan dışında öğrencileri görmedim.
.‫سن‬
َ ‫غي َْر َح‬
َ ve ‫س َوى‬
Müstesnâ minh mecrûr ise ‫غي ُْر‬
ِ ya mansûb olur ya da müstesnâ minhe
uyarak mecrûr gelir:
َ ‫اء‬
ْ َ ‫ت بِاأل‬
ُ ْ‫ َما َم َرر‬Hasan dışında arkadaşlara uğramadım.
. ‫س ٍن‬
ِ َ‫ص ِدق‬
َ ‫غي َْر َح‬
َ
َ
َ
ْ
ُ ْ‫ َما َم َرر‬Hasan dışında arkadaşlara uğramadım.
. ‫س ٍن‬
ِ ‫ت بِاألص ِدق‬
َ ‫اء غي ِْر َح‬
4
1. Olumlu Cümle
َ ‫ص ِدقَا ُء‬
ْ َ ‫ذَ َه َب األ‬Mahmut hariç arkadaşlar gittiler.
. ‫غي َْر َم ْح ُمو ٍد‬
Bu cümle ‫إال‬dan bahsederken geçmiş ve müstesnâ َّ‫إِال‬
‫ َم ْح ُمودًا‬şeklinde
َ ile kurulan istisnâda ise ‫إال‬dan
gelmişti. Burada ‫غيْر‬
sonraki müstesnânın i‘râbı
َ ya verilmiş ve müstesnâ olan ‫َم ْح ُمود‬
(harekesi) ‫غيْر‬
kelimesi de mecrûr olarak
gelmişir. Bu tür cümlelerde, örnekte de görüldüğü gibi,
َ edatı mansûb
‫غيْر‬
olarak gelir.
3. Müstesnâ Minhin Zikredilmediği Olumsuz Cümle
َ ve ‫س َوى‬
Burada da ‫إِال‬da olduğu gibi, ‫غ ْي ُر‬
ِ nın i‘râbı
verilirken bunlar cümlenin bir ögesi olarak kabul
edilir ve buna göre i‘râb alırlar.
Merfû oluşu:
َ ‫ َما َجا َء‬Sadece Fatih geldi.
.‫ح‬
ٍ ِ‫غ ْي ُر فَات‬
َ edatı cümlenin fâili olduğu için merfû
Bu cümlede ‫غ ْي ُر‬
olarak ötre ile harekelenmiştir.
Mansûb oluşu:
َ ‫ْت‬
ُ ‫ َما َرأَي‬Sadece Fatih’i gördüm.
. ٍ‫غي َْر فَاتِح‬
َ edatı ‫رأَي‬fiilinin
Burada ise ‫غ ْي ُر‬
mef’ûlü olduğu için
َ
mansûb olarak üstün ile harekelenmiştir.
Mecrûr oluşu:
َ ‫علَى‬
ُ ‫سلَّ ْم‬
.‫ح‬
َ ‫ت‬
َ ‫ َما‬Sadece Fatih’e selam verdim.
ٍ ِ‫غي ِْر فَات‬
َ edatı, ‫سلَّم‬
Bu cümlede ise ‫غ ْي ُر‬
َ fiilinin mef’ûlü olup
başında da harfi cer bulunduğu için mecrûr olarak
esre ile harekelenmiştir.
3 . ‫ َخال‬- ‫عدَا‬
َ - ‫َحاشَا‬
Bu üç edat iki şekilde kullanılır:
1. Harfi cer olurlar.
2. Fiil olurlar.
1. Harfi Cer Oluşları
Harfi cer olduklarında müstesnâları mecrûr olur.
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
.‫سين‬
َ ‫الطالَّبُ َخالَ ُح‬
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
.‫سين‬
َ ُ‫الطالَّب‬
َ ‫عدَا ُح‬
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
َّ
.‫سين‬
َ ‫الطالبُ َحاشَا ُح‬
2. Fiil Oluşları
Fiil olduklarında ise müstesnâları mef’ûlün bih olarak mansûb olur.
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
.‫س ْينًا‬
َ ‫الطالَّبُ َخال ُح‬
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
.‫س ْينًا‬
َ ُ‫الطالَّب‬
َ ‫عدَا ُح‬
ُّ ‫ َجا َء‬Hüseyin dışında öğrenciler geldiler.
ً.‫س ْينا‬
َّ
َ ‫الطالبُ َحاشَا ُح‬
Bu üç edattan ‫ َخال‬ve ‫عدَا‬
َ nın başına mastar ‫ َما‬sı gelince de sadece fiil
olurlar. ‫ َحاشَا‬nın başına ise bu ‫ َما‬asla gelmez.
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde müstesnânın
yazılışında bir yanlışlık
yapılmıştır?
ُ ْ‫قَ َرأ‬
ُّ ‫ت ال‬
a. . ‫ص ِحيفَتَين‬
َ َّ‫ُف إِال‬
َ ‫صح‬
َ ‫غ ْي َر‬
َ ‫َح ِف‬
َ ‫الشع َْر‬
b. . ‫ب‬
ِ ُ‫ظ الطالب‬
ٍ ‫طا ِل‬
ْ َ ‫ب أَح َمدُ األ‬
c. . ‫شع ٍْر‬
ِ ‫س َوى‬
ِ ‫ار‬
َ َ ‫َكت‬
َ َ‫شع‬
ُّ
ُ ‫فَ ِه‬
d. . ‫ص واح ٍد‬
َ ‫ُوص‬
ٍ َ‫عدَا ن‬
ِ ‫مْت ُك َّل النص‬
ُ ْ‫تَلَو‬
e. . ‫آن‬
ِ ‫آن ِإالَّ ج ُْز‬
ِ ْ‫ت أ َ ْج َزا َء القُر‬
5
3 . .‫س َوى قِس ِْم ْال َمالَ ِبس‬
ِ ‫ض‬
ِ ‫سا َم ْال َمع ِْر‬
َ ‫ُزرْ نَا أ َ ْق‬
Yukarıdaki cümlede istisnâ edatının yerine,
müstesnânın harekesini değiştirmeksizin, hangi
edat gelemez?
a. . ‫غير‬
b. . ‫عدَا‬
َ
c. . ‫إال‬
d. . َ‫َخال‬
e. . ‫َحاشَا‬
ُ ْ‫قَ َرأ‬
4 . ‫ير‬
ِ ..... َ‫اب َما َخال‬
َ َ ‫ت ال ِكت‬
َ ‫األخ‬
Bu cümledeki boşluğu aşağıdakilerden hangisi en
uygun şekilde tamamlar?
ْ َ‫الف‬
a. . ‫ص َل‬
b. . ‫الفُصُو َل‬
"Diploma dağıtım törenine ikisi dışında
öğretmenler katılmadı."cümlesinin
Türkçe Arapça doğru karşılığı
aşağıdakilerden hangisidir?
َّ ‫سون َح ْف َل ت َ ْو ِزيعِ ال‬
a. . ‫ت ِإالَّ ُمدَ ِرس‬
َ ‫َما‬
ِ ‫ش َهادَا‬
ُ ‫ش ِهدَ المد ُِر‬
َّ ‫ان َح ْف َل ت َ ْو ِزيعِ ال‬
b. . ‫سا‬
َ
ِ ‫ش َهادَا‬
ً ‫ت ِإالَّ ُمدَ ِر‬
َ ‫ش ِهدَ المد ُِر‬
ِ ‫س‬
َّ ‫ت ِإالَّ ُم َو‬
َّ ‫ش ِهدَ ْال ُم َو‬
َّ ‫ظفُونَ َح ْف َل ت َ ْو ِزيعِ ال‬
c. . ‫ظف‬
َ ‫َما‬
ِ ‫ش َهادَا‬
d. . ‫سون َح ْف َل ت َ ْو ِزيعِ ال َج وائِ ِز ِإالَّ ُمدَ ِرس‬
َ ‫َما‬
ُ ‫ش ِهدَ المد ُِر‬
َّ ‫سون َح ْف َل ت َ ْو ِزيعِ ال‬
e. . ‫ان‬
ِ ‫ش َهادَا‬
ُ ‫لَ ْم يَ ْش ِهدْ المد ُِر‬
َ ‫ت إِالَّ ُمدَ ِر‬
ِ ‫س‬
Şimdi özetler.
Aldığımız bilgiye göre istisna «edat»ın işi olduğu söylendi. Bu edat olmadığında işler karışıyor.
Konu hakkında açıklama yapan a.b. «ben bunca yıllık arapçacıyım, benim bile kafam dönüyor sen
mi anlayacaksın bir kerede» diyerek anlamayanlara gönül rahatlatıcı bir açıklama yapmayı tercih
etti. A.B. Devamla «eğer öğrenmek istiyorsanız, anladığınız bir parçayı gün boyu tekrarlayın,
başka bir şey öğrenmeyin. Ertesi gün başka bir parçayla devam edin. Ekmeği lokma lokma yutun»
demeyi tercih etti.
Arapça haber özetleri sundu. Tekrar görüşmek üzere.
6
Download

Arapça 4 konu 3