08.08.2014
 Öğrenci merkezlidir.
 Bireysel yada grup çalışması olabilir.
Proje Tabanlı Öğrenme, öğrencilerin gerçek
yaşamda karşılaşabilecekleri problemleri sınıf içine
getirerek disiplinler arası bir yaklaşımla çözmeye
çalıştıkları bir yaklaşımdır.
Dewey tarafından kurulup, Kilpatric tarafından
geliştirilmiştir. Bilişsel alanın uygulama, analiz,
sentez düzeyindeki hedeflerin gerçekleştirilmesine
çok uygundur.
 Araştırmacılık, yaratıcılık, problem çözme gibi zihinsel
beceriler işe koşulur.
 Süreç ve ürün birlikte değerlendirilir.
 Öğretmen rehberdir.
 Yaparak yaşayarak öğrenme esastır.
 Performans bireysel olarak ölçülebilir.
 Zekanın farklı boyutları kullanılabilir.
 Öğrencilerin kendilerine olan güvenleri artar.
 İletişim becerilerini geliştirmek için olanak verir.
 Üst düzey bilişsel becerileri gelişir.
 Standart testlerdeki başarıyı artırır.
 Öğretmenin bütün öğrencileri yada çalışma grubunu
izlemesi zordur.
 Harcanan zaman ve maliyet artabilir.
 Proje sonunda ortaya çıkan ürün her zaman istenen
düzeyde olmayabilir.
 Farklı disiplinleri bir araya getirecek projeler bulmak
zor olabilir.
 Bağımsız çalışma becerisi gelişmemiş öğrenciler için
zordur.
Bir öğretmen öğrencilere konu alanının yanı sıra
• bilimsel süreç becerilerini kullanma
• araştırma, keşfetme
• gerçek yaşam durumlarını test etme
• ortaya çıkan ürünleri sunma
becerilerini de kazandırmayı amaçlamaktadır. Buna
göre, öğretmen aşağıdaki yöntem, teknik yada
yaklaşımlardan hangisini kullanırsa amacına en çok
hizmet etmiş olur?
A) Probleme dayalı öğrenme
B) Benzetim
C) Proje tabanlı öğrenme
D) Yaratıcı drama
E) Örnek olay
1
08.08.2014
Temeli yapılandırmacılık kuramına ve bilişsel öğrenme
anlayışına dayanan anlamlı öğrenme
D. Ausubel
tarafından geliştirilmiştir.
Anlamlı Öğrenmede öğretilecek bilgi ya da malzeme
öğrenciye en son haliyle verilir. Öğrenmeyi etkileyen en
önemli faktör öğrencinin önceden öğrendikleridir.
Ausubel'e göre, bireyler bilgiyi buluş yoluyla değil, alma
yoluyla edinmektedirler. Bir başka deyişle, kavramlar,
ilkeler, fikirler sunulur; anlaşılır yani keşfedilmez. Ezbere
öğrenme, anlamlı öğrenme olarak düşünülmemelidir.
Çünkü ezbere öğrenilen bilgi var olan, önceden
edinilmiş
bilgilerle
bağlantı
kurmayı
gerekli
kılmamaktadır.
Ausubel öğrenmenin Bruner'in buluş yoluyla öğretme
modelinde önerdiği gibi tümevarım yaklaşımıyla değil;
tümdengelim yaklaşımıyla yani genelden özele veya bir
başka deyişle kuraldan örneklere gidilerek ilerleyeceğine
inanmaktadır. Ausubel' in sunuş yoluyla öğretim
modelinde
kullanılması
gereken
tümdengelim
yaklaşımına göre, öğretim genel ilke veya prensiplerden,
özel bilgi veya örneklere ulaşılarak gerçekleştirilmelidir
(Woolfolk, 2001).
Anlamlı öğrenmenin bir diğer gereği de daha önceden
öğrenilenlerin doğru ve tam olarak öğrenilmiş olmasıdır.
Çünkü yanlış ve eksik bilgiler üzerine anlamlı, yeni
bilgiler kurulamaz. Öğrencinin önceden öğrendikleri
yanlış ise bu bilgiler yeni bilgi ile bütünleşemeyecek,
dolayısıyla zihinde anlamayı sağlayacak bağlantı kurma,
kaynaştırma etkinlikleri yapılamayacak, sonuç olarak
yeni bilgi öğrenilemeyecektir (Ausubel, 1968).
Ausubel geliştirdiği sunuş yoluyla öğretim modelini
anlamlı öğrenmeyi özendirmek amacıyla önermiştir.
Bu yaklaşımda, öğretmenler bilgileri dikkatlice
hazırlanmış ve sırayla düzenlenmiş bir şekilde sunarlar,
öğrenciler de en kullanılabilir bilgiyi en etkili şekilde
almış olurlar.
Sunuş Yoluyla Öğretim
Ausubel'in öğretme-öğrenme yaklaşımı, öğrenci
açısından düşünüldüğünde alış yoluyla öğrenme,
öğretmen açısından ele alındığında sunuş yoluyla
öğretme olarak adlandırılabilir (Senemoglu, 2003).
2
Download

Proje Tabanlı Öğrenme