SİLVİKÜLTÜR (ORMAN YETİŞTİRME) ÇALIŞMALARI
GĠRĠġ
Silvikültür, Latince kökenli bir kelime olup, "silva" orman," kultura" yetiştirmek kelimelerinin
birleşmesinden oluşmuştur. Genel anlamı "Orman Yetiştirme"dir.
Silvikültür, yeni ormanların planlı olarak kurulması ve bunların doğal olarak kurulmuş var olan ormanlar ile
birlikte yetiştirilmesi (bakımı), gençleştirilmesi ve varlıklarının en iyi bir şekilde devam ettirilmesi ile
uğraşan bir bilim dalıdır.
Silvikültürün esas amacı " Ormandan en az masrafla mevcut şartların mümkün kılabildiği en yüksek kalite
ve kantitede çok taraflı ürün elde etmek, ülkemiz ekonomisinin orman ürünleri ihtiyacını sürekli
karşılayacak nitelikte, dış etkilere dayanıklı verimli ormanlar meydana getirmektir."
Özetle; ormanların sürekliliğinin sağlanması belirlenen görevleri yapabilecek biçimde işletilmesi silvikültür
uygulamalarıyla gerçekleştirilir.
Silvikültürel uygulamalar, idare müddeti boyunca ormanın tesisinden itibaren başlar bakımlar (Gençlik,
Sıklık Bakımları, Aralamalar) ile devam eder, yeniden gençleştirme çalışmaları ile sona erer.
Silvikültür çalışmalarına yol gösteren ilke ve esaslar, ormanların ağaç türleri, kuruluş özellikleri ve İşletme
amaçlarına göre belirlenmekte olup bu husus ülkemiz ormanlarının sahip olduğu çok farklı iklim
bölgeleriyle ve yine değişik jeolojik yapıdan kaynaklanan toprak özelliklerinin sebep olduğu farklı yetişme
bölgeleri içermesi nedeniyle son derece önemlidir.
Çünkü ormanlara yapılacak yanlış uygulamalar ekolojik ve ekonomik kayıplara sebep olabilmektedir.
1-ÜLKEMĠZ SĠLVĠKÜLTÜR ÇALIġMALARININ TARĠHSEL GELĠġĠMĠ
Henüz genç olan Ülkemiz silvikültür çalışmalarının tarihsel gelişimini irdelediğimizde;
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kırsal kesimdeki cibal-i mübaha zihniyetine karşı koruma ağırlıklı düzensiz
seçme işletmeciliği dönemi yaşanmıştır.
1963 yılında Ülkemizin planlı kalkınma dönemine girmesiyle 1963-1967 yılları için düzenlenen, Birinci Beş
Yıllık Kalkınma Planının Ormancılık Bölümünde;
"Devamlılık ilkesi çerçevesinde orman ürünlerinin üretimini artırmak, ormanın diğer fonksiyonlarının milli
ekonomiye katkısını azami seviyeye çıkartmak, yeniden kurulacak ormanlardan optimal düzeyde
yararlanmak amacıyla, entansif orman işletmeciliğine esas olacak modern metodlara göre Amenajman
Planlarının 1963-1972 yılları arasında düzenlenmesi " öngörülmüş ve bu sürede ülkemiz ormanlarının
tamamının amenajman planları tamamlanmıştır.
Söz konusu amenajman planları " Yaş Sınıfları Metoduna " göre planlanmış Ormanlarımızı oluşturan ağaç
türlerimizin meşcere kurma özelliklerine uygun silvikültürel işlemler, ülkemiz ormanlarında uygulanmaya
başlanmıştır.
Böylece ; Ülke ormanlarının %95 'inin 1964-1972 döneminde ülke genelinde " Yaş Sınıfları Metoduna "
göre planlaması ile gençleştirme fikri ön plana çıkmış ve bu planlar ile olgunlaşmış meşcerelerin
gençleştirilmeleri öngörülerek, geriye kalan verimli ormanlar bakıma ayrılmıştır.
Ormancılık çalışmalarının baş ve taç prensibi olan devamlılık ilkesini sağlamaya yönelik ilk silvikültürel
çalışmalar ,
1950 'li yıllarda örnek mahiyette Bahçeköy, Ayancık örneği birkaç yerde başlatılan küçük
çaplı silvikültürel çalışmalardır. Beraberinde yaş sınıfları metoduna göre düzenlenmiş amenajman planları
ile gençleştirme çalışmaları ülkemiz ormancılığının gündemine ciddi olarak girmiştir.
Ancak, 1960'lı yılların ortalarından itibaren İlk Yaş Sınıfları Metodu uygulamalarına geçilen Güney ve Ege
yöresi Orman Bölge Müdürlüklerinde 1970'li yılara gelindiğinde metot ve teknikteki bilgi birikim
yetersizliği nedeniyle tatmin edici seviyede gençleştirme çalışmaları görülmemektedir. 1970'li yıllarda ise
model çalışmalar ve araştırmalara dayanmayan tabii gençleştirme çalışmalarındaki başarısızlıklar ayrıca bu
dönemde endüstriyel odun üretimine yönelik kitle üretimi benimsendiğinden gençleştirme çalışmaları suni
gençleştirmeye yönelik gelişmiştir.
1980'li yıllarda özellikle kızılçam türümüzde doğal gençleştirme sorunlarının çözülmesi ve diğer
türlerimizde de meşcerenin doğal yapısının devamlılığı için doğal gençleştirmenin öneminin anlaşılması,
ayrıca doğal türlerimizin gençleştirilmesine yönelik fakültelerimizin,Araştırma Enstitülerimizin başlattıkları
araştırma çalışmalarının peyderpey alınması tabii gençleştirme çalışmalarında başarıyı artırmıştır.
08-14 Haziran 1992 tarihlerinde Brezilya'nın Rio de Janerio kentinde yapılan Birleşmiş Milletler, Çevre ve
Kalkınma Konferansı beraberinde koruma ve kalkınmanın bir arada olduğu birçok uluslararası sözleşme ve
prensiplere Ülkemizin de taraf olması ile Ormanların korunması ve sürdürülebilir yönetimini gözeten
Ormancılık çalışmalarına ülkemiz de yönelmeye başlamıştır.
Yaş sınıfları metoduna göre düzenlenen Amenajman planlarının 1964 de ilk uygulanmaya başlanmasından
2008 yılı sonuna kadar, yaklaşık yarısı doğal yarısı yapay olmak üzere, toplam 1,5 milyon ha alanda
gençleştirme çalışması yapılmıştır.
.
OGM DE SĠLVĠKÜLTÜRÜN TARĠHSEL GELĠġĠMĠ
Koruma ağırlıklı düzensiz seçme işletmeciliği ( 1923-1963 )
Başarısız tabi tensil uygulamaları, suni tensile yönelme, büyük sahada çalışmalar (1963-1980)
Tabi tensilde başarılı devre (1980-1990)
Doğaya yakın yönetim anlayışı (1991- )
2- ÜLKEMĠZ ORMAN VARLIĞI
Ormanlar sürekli olarak yenilenen varlık olması nedeniyle genel envanter bilgileri de sürekli değişiklik
göstermektedir. Ülkemiz ormanları için ilk ormancılık envanter çalışmaları 1973 yılında sonuçlanmıştır.
İkinci envanter derlemesi 01.07.1997 tarihinde yapılmıştır. 01.07.1997 tarihli son envantere göre ; Ülkemiz
orman alanı 20.703.122 hektardır.(Ülke topraklarının %27 'si) 13.839.176 hektar koru ormanı , 6.863.946
hektarı baltalık ormanlardır. Ancak Orman İdaresi ve Planlama Dairesi Başkanlığınca artık yenilenen
planların verileri her yıl girilmek suretiyle sürekli güncelleme yapılmaktadır. 2004 yılı değerlendirmesine
göre bu rakam yaklaşık 21,2 milyon ha . „a ulaşmıştır.
Koru ormanlarımızın ancak %57 si verimli koru ormanı, geriye kalanı bozuk vasıflı ormandır.
2
3. ÜLKEMĠZ ORMANCILIĞINDA UYGULANAN SĠLVĠKÜLTÜR TEKNĠKLERĠ
Genel Müdürlüğümüzdeki silvikültürel çalışmaları
sıralayabiliriz.
üç ana gurupta
toplayarak şu şekilde
A-GENÇLEġTĠRME ÇALIġMALARI
Tabii Gençleştirme
Sun‟i Gençleştirme
B-İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI
Rehabilitasyon Çalışmaları(Koru Ormanlarında)
Enerji Ormanı Kurma (Meşe Rehabilitasyonu) Çalışmaları
Koruya Tahvil Çalışmaları
C-BAKIMI ÇALIŞMALARI
Aralık ve Mesafe Verme (Kızılçamda)
Sıklık Bakımı
Budama(Fıstık Çamında meyve verimine, diğer ibrelilerde odun kalitesinin artırılmasına yönelik)
İlk Aralama ve Aralama
A-GENÇLEġTĠRME ÇALIġMALARI
Gençleştirme çalışmaları amenajman planlarında gençleştirmeye ayrılmış alanlarda yapılmaktadır.
Amenajman planları düzenlenirken gençleştirmeye ayrılan alanlarda yetişme muhiti envanteri ve
gençleştirme metod ve prensipleri belirtilmemektedir .Bu nedenle gençleştirmeye ayrılan alanlar daha sonra
yeniden etüt edilerek yetişme muhiti şartları ve meşcere yapısı dikkate alınarak gençleştirme metodu ve
çalışma prensiplerinin ortaya koyduğu "Silvikültür Planları" düzenlenmektedir. Ancak 2006 yılından itibaren
silvikültür planları, amenajman planları ile eş zamanlı yapılarak amenajman planları içersinde yer
almaktadır.
Silvikültür planları ,sadece gençleştirme alanlarını kapsamakta çalışmalar bu planlarda belirtilen metot ve
prensiplerle zaman ve mekan düzenlemesine uygun olarak yapılmaktadır.
Gençleştirme çalışmaları yıllık programlar halinde türlerin bol tohum yılları ve ekolojik koşulları göz
önünde tutulmak suretiyle doğal( tabii) ve yapay ( sun'i) gençleştirme adı altında sürdürülmektedir.
Doğal (Tabii) Gençleştirme Çalışmaları;
Ormanların gençleştirilmesinde doğal ırkların devamlılığı ve biyolojik çeşitliliğin korunması için uygun
şartlara sahip yerlerde mutlaka tabii gençleştirme esas alınmalıdır.
Yeterli tohum ağacı bulunan olgunluk cağına gelmiş yaşlı meşcereler en az emek ve masraf harcanmak
suretiyle tabii yolla gençleştirilmektedir.
Bu çalışmalar bol tohum yılları dikkate alınarak yapılmakta ve ağaç türlerine göre değişen oranlarda
meşcere kapalılığı gevşetilmektedir. Genellikle siper metotlarının kullanıldığı doğal gençleştirme çalışmaları
sadece kızılçam ormanlarında kızılçamın biyolojisi gereği optimum yetişme alanlarında genellikle traşlama
işletmeciliği uygulanmaktadır(Büyük saha tıraşlama metodu). Gerekli olan yerlerde el işçiliği veya makine
ile toprak işlemesi yapılarak çimlenme yatağının oluşmasına yardımcı olunmaktadır.
3
Gençliklerin gelmesinden itibaren ağaç türlerin ışık ihtiyaçlarına göre ışık ve boşaltma kesimleri ile
gençleştirme çalışmaları sona ermektedir. Yaşlı jenerasyonun sahadan çıkarılma süresi gençliğin sipere
tahammülü gözetilerek olabildiğince uzatıldığı oranda da tabiata yakınlık sağlanmaktadır. Bu felsefe ile
hareket edilmesi sonucu boşaltma kesimlerinden elde edilen ürünler daha kalın çaplı olacağından dolayı
değerli ürünler elde edilmiş olmaktadır.
Bu çalışmalarda nadir ve kaybolmaya yüz tutmuş ağaçlar korunmak suretiyle tür zenginliğinin devamlılığı
sağlanmakta böylece biyolojik çeşitlilik korunmaktadır.
1990 lu yıllardan itibaren, değişik orman fonksiyonlarının ön plana çıktığı üretim fonksiyonu kadar önemli
olduğu durumlarda ve maktalı işletmenin sakıncalı olduğu yerlerde devamlı orman anlayışı içersinde
amenajman planları da düzenlenmektedir.Bu planlarda değişik gelişme çağlarındaki ağaçlar en küçük alanda
yan yana bulunurlar ve gençleştirme , bakım ve hasat kesimleri birbirinden ayrılmamıştır.
b) Yapay(Suni) Gençleştirme Çalışmaları;
Tohum ağacı yetersiz, kalitesiz ve sağlıksız fertlerden oluşan, kapalılığı kırılmış ve altı yabanlaşmış
meşcereler suni yolla gençleştirilmektedir.
Bu çalışmalarda lokal şartlar ve ağaç türlerine göre dikim ve /veya ekim metotları tercih
edilmektedir. Bunun için yetişme muhiti şartlarına göre el veya makine ile toprak işlemesi yapılarak
sonbahar veya erken ilkbaharda fidan dikimi yapılmaktadır.
Dikim yoluyla yapılacak suni gençleştirmede en önemli faktör yeterli alt toprak derinliğidir. Alt
toprak derinliğinin sağlanamayacağı alanlarda gerekiyorsa yeterli derecede üst toprak işlemesi yapılarak
ekim yoluyla suni gençleştirme yapılması cihetine gidilebilir.
Suni gençleştirme çalışmaları, sahadaki bozuk vasıflı kapalılık oluşturmayan yaşlı jenerasyonun
kesilerek çıkarılması ile başlar sırasıyla arazi hazırlığı, dikim - ekimler ve bakımlar ile sonuçlandırılır.
Bunlardan;
Arazi hazırlığı : Belirtilen prensipler çerçevesinde suni olarak gençleştirilmesine karar verilen
alanlarda tabii türün korunması ve devamının sağlanması göz ardı edilmeden mevcut ağaçların kesilip
çıkarılmasına müteakip dikim safhasına kadar yapılan çalışmalar olup, örtü temizliği ve toprak işleme adı
altında iki ana başlıkta toplanır.
Dikim: Dikim , suni gençleştirme çalışmalarının amaca erişme noktasıdır. Bu bakımdan dikim
çalışmalarına gerekli hassasiyet gösterilmelidir.
Ülkemizde uygulanan dikim metotları ; Çapa ile çukurda kenar dikimi ve adi çukur dikimidir.
Bakım: Dikim yoluyla getirilen gençliğin başarısı yapılacak bakım çalışmalarına bağlıdır. Kaymak
kırma, ot alma, çapa, tamamlama, sürgün kontrolü, teras onarımı işlemlerini kapsayan bakım çalışmalarının
zamanında ve yeterli miktarda tekniğine uygun şekilde yapılması gereklidir. Belirtilen bakım çeşitleri her
mıntıkanın iklim özellikleri, bitki örtüsü ve toprak şartları yönünden farklı teknikler gerektirir.
Bakım çalışmalarının zamanı, gayesi ve dozu en iyi şekilde belirlenmelidir. Aksi halde zaman, emek
ve para boşa gider.
4
Son yıllarda yapılan uygulamalarda meşcerede bulunan yaşlı jenerasyon, kötü yapıda bile olsa
mahalli ırkların devamı açısından belli bir süreç için korunmaktadır. Böylece bu fertlerin tohumlarından
mahalli ırkların sahaya gelmesi sağlanmaktadır.
B-ĠYĠLEġTĠRME ÇALIġMALARI
a) Ormanların Rehabilitesi Çalışmaları:
Ormanların rehabilitasyonu konusunu daha iyi anlamak için ormancılığın gelişim süreçleri hakkında bilgi
vermek uygun olacaktır. Genelde aşağıdaki 5 aşama söz konusudur.
(1)Ormana etkinin hiç olmadığı veya çok az olduğu süreç.
(2)Ormanların yoğun olarak tahrip edildiği süreç.
(3)Ağaçlandırma süreci.
(4)Doğadan uzak saf meşcerelerin doğal yapı ve kuruluşlarına yakınlaştırılması süreci.
(5)Tüm ormanların doğaya yakın ormancılık anlayışıyla yönetilmesi süreci.
Bunları 2. den itibaren açacak olursak:
2.Aşama: Genelde nüfus artması ve sanayileşme sürecinde bir çok ülkede ormanlar gerek yakacak ve
yapacak odun temini gerekse otlatma suretiyle tahrip edilmiş yada tarım ve yerleşme veya sanayileşme
amacıyla başka kullanım alanlarına geçmiştir. Bu dönemde sanayileşme en büyük amaç olmuş, doğaya
uygunluk arka planda kalmıştır.
3.Aşama: Gerek sanayileşme gerekse sanayileşme sonrasında bu tahribatların yani, ormansızlaşma veya
orman tahribatı ile yitirilenler konusunda bir taraftan aydınlanma dönemi başlamış bir taraftan da değişen
toplumla birlikte ormanların fonksiyonlarına karşı yeni talepler oluşmuştur. Diğer yandan tarımda sulama,
gübreleme, ıslah ve modern hayvancılıkla verimde yükselme olmuş. Yeni şartlar ve yeni anlayış sonucunda,
tahrip edilen orman alanlarından bir kısmı daha ziyade ibrelilerle ağaçlandırmalar yapılarak yeniden
kazanılmış veya bozuk alanlarda ağaç türü değişikliği ile yeni ormanlar tesis edilmiştir. Mesela Almanya da
tahribat öncesi ibreliler ormanda % 30 oranında yer kaplarken, bu süreç sonunda ibreliler %70 seviyesine
ulaşmıştır.
4.Aşama: 3. aşama ile bazı alanlar adeta yeşillendirilmiş, ancak zaman ilerledikçe ağaç türü-yetişme
ortamı uyumu konusunda yapılan büyük yanlışlıklar ve doğaya uygunluktan uzak uygulamaların sonuçları
ortaya çıkmıştır. Ekolojik ve ekonomik kayıplar belli olmaya başlayınca, bu sefer, bu ormanları sağlıklı,
problemsiz ve çok fonksiyonlu ormancılığa yani doğaya uygun ormanlara nasıl çevirebiliriz arayışları
başlamıştır. Bu süreç daha uzun bir süreçtir. Zira, özel bir ormandaki ağaç türünü doğaya uygun olanla
değiştirmek çok yönlü bir olaydır.
5.Aşama: Bu aşama en ileri aşama olup, amaç kuruluşları 1. aşamadakine benzemektedir. Çünkü en az
müdahale, en az girdi, en stabil orman, en çok fonksiyon demektir bu aşama. Buda ancak doğayla uyumlu,
beklentileri doğal dinamikleri kullanarak karşılama ve
ekosistem tabanlı bir ormancılık anlayışı ile
mümkündür.
5
Türkiye de, hala bazı süreçler(1-4) aynı anda yaşanmakta ve 5. aşama için çabalar bulunmaktadır.
Ülkemiz, sosyal ve ekonomik gelişmesine paralel olarak, çok hızlı değişimler yaşamıştır ve yaşamaktadır.
Ormancılıkta bundan ayrı düşünülemez. Ancak 3. ve 4. aşamadaki problemler Türkiye de sınırlı olmuştur.
İzmit deki problemli ibreli ağaçlandırma sahaları gibi.
Türkiye de Rehabilitasyon Çalışması anlayışına nasıl gelindi:
Türkiye de uzun zamandan beri Ağaçlandırma süreci yaşanmaktadır. Hatta ağaçlandırmadan farklı olarak
tür değişikliği düşünceleri ciddi manada uygulamaya geçmiştir. Kayın sahalarına ibrelilerin dikilmesi gibi.
Doğaya yakın anlayışlar, lokal ırkları ve farklılıkları koruma ile rijit ve tekdüze müdahalelerden kaçınma
yaklaşımı ancak 1990 lı yıllardan sonra yaygınlaşmaya başlayabilmiştir.
Aslında ormancılığımızda çok yönlü yaklaşım, ekosistem tabanlı düşünme yeni değildir. Zira İ.Ü. Orman
Fakültesi Kütüphanesinde 1960 lardaki bir mezuniyet yıllığının ön sözünde ”Arazide çam dikerek
ağaçlandırma yapan Orman Mühendisinin ceketinin iki yakasından tutup sallayarak „Biraz da armut dik!! ‟
diyen bir ayı” karikatürü yer almaktadır.
Yaklaşık 10 yıl süreyle uygulanan Türk-Alman Ormancılık Projesinin gerekçelerinden birisi de Kayının
gençleştirme sorunlarına çözüm arayışıdır. Bu amaçla yola çıkılmış ancak değerlendirme ve çalışmalar
sonrasında başka fırsatların olduğu fark edilmiştir.
Zonguldak ta Proje kapsamında kurulan model sahlar 2-3 yıl içinde farklı yaklaşımların değişik çözümler
sunabileceğini göstermesi verilebilecek ilk örnekler arasında yer almaktadır.
Bunlardan birsi: Köylülerin yakacak odun sebebiyle tahrip ettikleri kayın alanıdır. Başlangıç noktası itibarı
ile burası ağaçlandırmaya uygundur denilen ve usulsüz faydalanmaların devam ettiği yaklaşık 3 ha. lık bir
bozuk sahada durumundadır. Burada, orman gülü değişik genişlikte şeritler oluşturulacak şekilde
temizlenmiş, farklı uygulamalar halinde kayın fidanı dikilerek kaliteli orman kurulması amaçlanmıştır.
Çalışmada şeritler arasında veya siper olsun maksadıyla kalite açısından bir şey beklenmeyen fertler
bırakılmış, ancak çok kötüler kovuklaşmış olanlar kesilerek çıkartılmıştır. 3-4 senelik süre sonundaki
tespitler şaşırtıcı olmuştur. En kötülerin ve kovukların kesilmesi kalanlara bakım etkisi yapmış,
korumanında etkisiyle çok hızlı bir toparlanma yaşanmış, özellikle ilk defa gören meslektaşlarımız, hemen
“Burada dikime gerek yoktu, neden diktiniz? sorusunu yöneltmişlerdir. Gerçektende kısa sürede makul
dağılımda, ha.da 1000 den fazla kabul edilebilir ferdin bulunduğu,
orman oluşarak nerdeyse tam
kapalılık teşekkül etmiştir.
Diğer bir ilginç örnekte ise: Kuzeye ve Güneye bakan iki yamaçtan oluşan arazi bozuk olması sebebi ile
1975 yılında tüm alanda tıraşlama yapılmış kuzey yamacı dikilmiş, güney yamacı dikilmeden kalmıştır.
Sürgünlerden oluşan bu saha 1989 yılında 2-3 m. boyunda iken yakalanmış ve ilk etapta 1000 aday
istikbal ağacı seçilerek etrafındaki en çok rekabet eden 2-3 fert çıkartılmış, ayrıca aralarda kalan üst
tabakadaki kötülerde alınmıştır. 4. sene içinde
serbest bir bakım yapılmış, sonuçta sadece 2 defa
silvikültür bakım ödeneği kullanarak, kısa sürede 7-8 m. boya ulaşan ve ha.da 1-2 bin kaliteli ve vital ferdin
bulunduğu hayranlık uyandıran bir orman oluşmuştur.
Kuzey yamacında yapılan çalışmaya gelince: Burası, Masraflı arazi hazırlığı, ortama uymayan ve rekabet
gücü olmayan çam dikimi; yıllarca bakım masrafı ve başarısız sonuçla birlikte, doğal yapıya dönüşe doğru
yol almıştır.
6
Diğer yandan, o dönemde Kayın illa tohumdan olmalı yaygın fikrine karşın, öz çürüklüklerinin seyriyle
ilgili olarak Batı Karadeniz de kayında yapılan doktora çalışmasında; çürüklük açısından fertlerin
sürgünden mi?, tohumdan mı? geldiğinin önemli olmadığı ortaya çıkmıştır. Tabi ki her açıdan tohumdan
olması çok iyidir. Ancak illa da tohumdan olacak diye çok yoğun masraflar yaparak gençleştirmek ve
gerekirse dikmek suretiyle nelerin kaybedildiğinin iyi sorgulanması gerekmektedir. Yani biraz daha geniş
düşünerek veya farklı yerden bakarak, doğada var olan imkanları ve gücü öncelikle kullanarak ekolojik,
ekonomik ve çok hızlı bir şekilde ormanların yapısını iyileştirmeye yöneltmek gerekiyordu.
Aslında, “odunculuğa” dayalı ormancılık bizim bozuk orman anlayışımızı kapalılıktan ibaret dar bir kalıba
sokmuştur. Halbuki Türkiye Ormancılığı için en başta yapılması gereken tespit:
Türkiye ormanları dağlık kuşak kategorisine girmektedir.
Yani: Dağlık kuşağın, düz bölgeye göre bakı, yükseklik ve eğim gibi ilave faktörlerle ekolojik ortam
çeşitliliği çok yüksektir, kısa mesafelerde ormanın yapısı ve bileşimi değişmektedir. Uygulamada başarı
için yerel ekolojik şartları doğru algılamak çok önem kazanmakta ve tekdüze yaklaşımlarla başarıya
ulaşılamayacağı gerçeği karşımıza çıkmaktadır.
Bu ormanlarda başta toprağın ve topyekün olarak havzanın korunması orman fonksiyonlarının başında
gelmektedir.
Bozuk orman anlayışımızdaki tek düzelik bizi tek düze uygulamalara sevk etmiş, geniş bir perspektifle
sorgulama mantığı yakalanamamış, ekolojik ve ekonomik kayıp ve kazançlar ve öncelikler iyi
sorgulanmadan, ormancılığımız için 250-300 bin ha./yıl ağaçlandırma hedef olarak ortaya konmuştur.
Bozuk alan etütleri daha ziyade toprak yapısına yönelmiş, sahanın aktüel yönden analizi yapılarak, geniş
açıdan
iyileştirme imkanları araştırılmamıştır. Hatta tam başarı için rekabetçi ağaç türleri ve diğer
vejetasyon makine ile tamamen ortamdan kaldırılmıştır. Yani: Bozuk sahanın konumu, mevcut örtünün
çeşitliliği, vasfı, kalitesi, içindeki fertlerin ekolojik ve genetik kaynak açıdan önemi dikkate alınamamıştır.
Meşelerin baltalık imar-ihyasında da tekdüzelik aynı şekilde yaşanmıştır. Çoğu zaman, tam kapalı bir
yeşillendirme başarıda ölçüt olmuştur.
Ancak bu bir süreçtir, madalyonun öbür yüzünü unutmamak gerekir. O da, Türk Ormancısı zor ekonomik
ve sosyal şartlarda, yüz binlerce ha. gurur verici ağaçlandırma yapmış olmasıdır. Bazı Avrupa ülkelerinde
olduğu gibi şimdiye kadar da çok büyük problemlerle karşılaşılmamıştır. Eksiklik olarak vurgulanan husus:
Şablonvari bir metodun her yerde tek düze bir yaklaşımla uygulanmasıdır. Bu şekilde ekolojik, genetik ve
ekonomik kayıplar yaşanmıştır. Ancak mesleğimiz bu eksikleri keşfederek ekolojik ve ekonomik olma
yolunda yeni kazanımlar elde etmiştir.
Türkiye de Rehabilitasyonun gündeme gelmesini kolaylaştıran diğer gelişmelere kabaca bir göz atacak
olursak:
Ülkemizin ekolojik ve sosyo-ekonomik şartlarına bağlı olarak sadece koru ormanları kapsamında kapalılığı
% 40‟ın altında yaklaşık 8.5 milyon ha. orman alanı bulunmaktadır. Bunlardan % 10‟unun bile iyileştirme
imkanı olduğunu düşündüğümüzde bile 850 000 ha. gibi büyük bir alan karşımıza çıkmaktadır.
Son yarım asırda ülkemizin sosyal ve ekonomik yapı ve şartlarında ormancılığımızı da yakından etkileyen
önemli değişiklikler olmuştur. Bunlar arasında; şehirleşme ile kırsaldaki nüfus azalması, tarımda sulama,
gübreleme, ıslah ve modern hayvancılığa yönelmeyi ve verimde yükselmeyi; şehir halkının ormanların
korunması yönündeki talep ve ilgisinin artışını, orman yükselen değer oluşunu, şehirde yaşayan insanlar
taleplerini çeşitli araçlarla kuvvetli bir şekilde gündeme getirmeye başlamalarını sayabiliriz.
7
Bu değişmelere bağlı olarak, tamamen olmasa da ormanların üzerindeki baskı bazı bölgelerimizde
kalkmış veya azalmış, bir çok yöredeki tahrip görmüş ormanımızda iyileşme süreci çoktan başlamış ve
devam etmektedir. Tahrip görmüş alanlarda, farklı baskı unsurlarının değişik derecede kalkması ülkemizin
yukarda açıklanan dağlık ve kırık yapısıyla birleşince küçük alanlarda adım başı değişen yapı ve şartlar
oluşmuştur.
Diğer yandan Amenajman Planı yapımındaki kısıtlar ve metotlardan dolayı; baskı altındaki alanlar,
yeni şartlar ve imkanlar dikkate alınarak iyileştirilebilme
açısından uygun periyotlarda
değerlendirilememiştir. Böyle olunca bu şekilde gözden geçirilememiş, aktüel yapı itibarı ile planda tespit
edilenden farklı yapılar oluşmuştur.
Ortamdaki yetişme gücüne, baskının kalkma şekline bağlı olarak bir plan süresi içerisinde bile özellikle iyi
bonitetde ki bazı boş alanlar ab3 meşceresi haline gelmiştir. Ancak, bu alanlara nasıl müdahale edileceği
konusunu ve çözüm önerileri 1995 yılından itibaren zamanın Silvikültürel Uygulamaların Geliştirilmesi
Şube Müdürü Osman KAHVECİ tarafından gündeme getirilmiş, yapılan pilot çalışmaları müteakiben
Orman Genel Müdürlüğünce bu alanlara nasıl müdahale edileceğini açıklayan 03.03.1999 tarih ve S5
TG.04/23 Sayılı Emiri 9 (İstanbul, Adapazarı, Bursa, Ankara, Zonguldak, Bolu, Kastamonu; Sinop ve
Amasya) Orman Bölge Müdürlüğüne göndermiş; 2003 yılında ise bu kapsama 7 (Kütahya, Çanakkale,
Balıkesir, Eskişehir, Trabzon, Giresun ve Artvin) Orman Bölge Müdürlüğü daha dahil edilmiştir. Son
olarak 2004 yılı başında yapılan genişletme ile Rehabilitasyon Çalışmaları tüm Bölge Müdürlüklerinde
yapılmasına izin verilmiştir.
Bu gün itibarı ile, OGM deki çalışmaların kapsamını ve usulünü şu şekilde özetleyebiliriz:
Rehabilitasyon çalışmaları ile Uygulamadaki Amenajman Planlarında işlem önerilmemiş (1) kapalı
sahalar ile bozuk,bozuk baltalık, OT ve Z olarak gösterilen alanlarda sosyal baskının azalması sonucu
meydana gelen gelişme ve fırsatları kullanarak ormanların ihtiyaç duyduğu her türlü bakım ve/veya ilave
gençliğin gelmesine yönelik silvikültürel müdahalelerin yapılarak ormanların iyileştirilmesi ve kalitelerinin
artırılması hedeflenmelidir. Bu amaçla yürürlükteki Amenajman Planında belirtilen kapsamdaki sahalar
taranarak silvikültürel açıdan iyileştirme imkanı/ihtiyacı olanlar tespit edilerek, bakımla iyileştirilecek
sahalar öncelikli olmak üzere, çalışma yapılacak alanlar belirlenmekte ve öngörülen tedbirler OGM
Rehabilitasyon Projesi Dispozisyonuna aktarılarak, Bölge Müdürlüğüne onaylatıldıktan sonra, uygulamaya
gerilmektedir. Silvikültür Daire Başkanlığı ise, bilgi için Ankara‟ya gelen onaylanmış projenin bir nüshasını
inceleyerek, gerekirse uyarıda bulunmaktadır ve gereken ödenek akışını sağlamaktadır.
2008 yılı sonu itibarı ile Rehabilitasyon Çalışması yapılan alan toplamı bir milyon ha‟a yaklaşmıştır.
2004 yılındaki anlayış değişimi ile şimdiye kadar Suni Gençleştirme adı altında yapılan “Karpelli Sedir
Tohum Ekimi” çalışmaları, bir iyileştirme faaliyeti olmasından dolayı,
Rehabilitasyon adı altında
(kapsamında) yapılması kararlaştırılmıştır.
Aslında bu değişiklikle, kapsam, rehabilitasyonun ruhuna daha da uygun hale gelmiştir
Şöyle ki: OGM deki Silvikültürel Çalışmalar
Evveliyatı normal (2 ve 3 kapalı) olan, yani önemli tahribata uğramayan ormanlarda yapılan vejetasyonun
yenilenmesine yönelik çalışmalar Gençleştirme Çalışmaları kapsamında;
8
Sosyal baskı ile tahrip görmüş alanlarda iyileştirmeye
yönelik temel çalışmalar ise
Rehabilitasyon(iyileştirme) Çalışması kapsamında olmak üzere basit ve etkin olarak ayıt edilir hale
gelmiştir.
Sonuç olarak: Rehabilitasyon yeni bir teknikten ziyade yaklaşım tarzıdır. Temel unsur ormanda
iyileştirme sağlamadır. Hedef yukarıda eleştirilenlere ve kayıplara meydan vermemek, ekolojik ve
ekonomik kazanımlarda, doğaya uygunlukta, ileriye gitmektir.
Buda ancak, şablonvari ve tek düze yaklaşımlardan uzak olmak; ekolojik ve sosyal şartları dikkate almak;
geniş ve serbest düşünmek; her türlü doğal çeşitliliği korumaya çalışmak; doğadaki var olan iyileştirme
imkanlarınındın azami faydalanmak, gerekirse azla yetinerek (ha. da, kabul edilebilir dağılımda ormanı
kuracak 200 adet fertle bile), iyileştirme yolları bulmak suretiyle olmaktadır.
Rehabilitasyonda şablon yoktur, ihtiyaca göre bütün metotlar gerekirse kombineli olarak uygulanabilir.
Yapılan her iş için o işe ait genel kurallar geçerlidir(örneğin boşaltma kesimleri). Gerekirse de en son çare
olarak dikim bile kullanılabilir. Bir sanatçı gibi özgür ve yaratıcı olunmalı, en basit en etkin, en ekonomik
yol aranmalıdır. İlla aktif olarak bir işlem yapılması da şart değildir, ölçü iyileşmedir.
Son olarak; Rehabilitasyon talimatı ile her işletme şefine proje düzenleyip onaylatmak suretiyle ormana
müdahale etme yetkisi verilmiştir. Burada önemli olan rehabilitasyon çalışması yapılacak alandaki mevcut
durumu net bir şekilde ortaya koymak ve bunla ilişkilendirerek yapılacak çalışmaları açıkça belirtmektir.
Ancak bu durumda onaylayanların neye olur verdiği belli olmuş olur.
Rehabilitasyon için ödenek akışı: Genel Müdürlüğümüzün 750/2008 sayılı hesap kalemi Ormanların
Rehabilitesi içindir. 2004 yılında hesap kalemlerinin içeriğindeki son düzenleme ile aşağıdaki akış
benimsenmiştir: Rehabilitasyon çalışmaları tesis gibi düşünülmekte ilk yıldaki bütün çalışmalar için gerekli
para 750/2008 hesap kaleminden karşılanmaktadır. Ancak takip eden yılardaki gerekli ilave çalışmalar için
gereken para: Ekim ve dikimlerin veya gelen doğal gençliklerin bakımları gençlik veya kültür
bakımlarından, korumaları da aynı şekilde gençlik veya kültür koruma hesap kalemlerinden
karşılanmaktadır.
b)Enerji Ormanı Tesisi (MeĢe Rehabilitasyonu) ÇalıĢmaları
Toplumun yakacak odun gereksinimlerini karşılamak üzere, sürgün verme özelliği bulunan , kısa idare
süreleri ile işletilen ormanlara " enerji ormanları" adı verilmektedir. Bunlar enerji amaçlı yakacak elde
edilmesine uygun ağaç türlerinden, kısa dönüş süreleri ile üretimi yapılan ve kendisini genel anlamda kök
ve kütük sürgünleriyle yenileyen orman kaynaklarıdır.
Enerji ormanları tükenmeyen enerji kaynakları sınıfına girmekle birlikte sürekli olarak kullanıldıklarında ve
iyileştirilme önlemleri bırakıldığında kökler yaşlanır ve bu nitelikteki ağaçlar ölür. En fazla sürgün yeteneği
olan bazı meşe türlerimizin bu yetenekleri ancak 80-100 yıl sürmektedir. Bu bakımdan baltalık ormanlarının
ıslahı ve yenilenmesi toplumsal nedenlerle ülke ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır.
Özellikle meşe türünün egemen olduğu bozuk baltalık alanların verimli hale getirilmesi doğrultusunda
yürütülen enerji ormanı kurma çalışmaları yirmi yılı aşkın bir süredir uygulana gelmektedir. Bugüne kadar
toplam 549.324 hektar alanda Enerji Ormanı Tesis çalışmaları yapılmıştır .
9
Öte yandan klasik enerji üretim sistemlerine alternatif olarak yenilenebilir kaynaklardan odun, tükenebilir
fosil kaynakların enerji üretimi sırasında yaydığı zararlı emisyonlara oranla çok daha az emisyon
yaydığından yol açtığı çevresel kirlilikte az olmaktadır.
Enerji ormanlarının, verimli ormanlarımız üzerindeki toplumsal baskıyı azaltmak gibi çok önemli bir işlevi
daha bulunmaktadır. Bu çalışmalar yoluyla bozuk baltalık ormanlık alanları verimli hale getirildiğinde ve
köylerin yakacak gereksinimleri dengelendiğinde , söz konusu baltalıkların kısa zamanda koru ormanlarına
dönüştürülmesi mümkündür.
c)Koruya Tahvil ÇalıĢmaları:
Geniş yapraklı ormanlara yapılan düzensiz ve kuvvetli müdahaleler ormanların yapısını bozduğu gibi
baltalık ormanı gibi bir faydalanma şeklini de ortaya çıkartmıştır. Odun ve odun kömürüne olan talep
baltalık işletmeciliğinin yalnız devamlılığını değil aynı zamanda değerini de artırmıştır. Günümüzde ise
azalan talep doğrultusunda sosyal talebin ve yöresel baskının olmadığı baltalık alanlar bozuk koru ormanları
ile birlikte ağaç türü gözetilmeksizin dönüştürme çalışmaları ile süratle koruya dönüştürülmektedir.
Koruya tahvil çalışmaları sonucunda, sürgün verme özelliği olan geniş yapraklı türlerimizin yeniden orman
oluşturmadaki tesis ve bakım masrafları olmayacağı gibi piyasanın yapraklı orman emvali ihtiyacı da
düzenli sağlanacaktır. Daha önemlisi yetişme ortamına uygun lokal ırklar korunarak ormanlar daha sağlıklı
ve stabil hale dönüşecektir. Böylece toplumda gelişen doğa ve çevrecilik bilinci içerisinde ekoloji ve
ekonominin uyum içerisinde olacağı sürdürülebilir bir ormancılık yapılacaktır.
Koruya tahvil çalışmalarına konu edilecek ormanlar sürgünden oluşan ormanlar olduğu için sürgün verme
yeteneğindeki ağaç türleri bu tür çalışmalara konu edilmelidir. Sürgün (baltalık) ormanları kütük ve kökler
üzerinde çıkan kütük ve kök sürgünlerinden oluşmuşlardır. Bu sürgünler uyuyan (provantif) veya sonradan
oluşan (adventif) tomurcuklardan gelişen sürgünlerdir.
Sürgün ormanları düzensiz faydalanma ve baltalık işletmeciliğinden geldiği için genelde provantif sürgünden
oluşmuşlardır. Ana kütükten doğrudan beslenen provantif sürgünler toprak yüzeyine yakın yerden yapılan
kesimlerden oluşmuş ise koruya tahvil çalışmalarında tercih edilmelidir.
Ülkemizde yayılış gösteren geniş yapraklı ormanların tahribatı ve düzensiz faydalanmalar neticesi baltalığa
dönüşen türlerin başında Meşe (Quercus ssp.) ile Doğu Kayını (Fagus orientalis Lip.) gelmektedir. Ayrıca
Gürgen, Kızılağaç, Kestane, Ihlamur, Fındık, Üvez, Dişbudak, Akçaağaç, Karaağaç, Kavak ve Kayacık
türleri de sürgün verme özelliklerine sahiptirler.
Meşe, Kestane, Gürgen, Akçaağaç, Ihlamur, Kızılağaç ve Dişbudakta bol miktarda provantif sürgün
meydana gelir. Kayında provantif sürgünler çok az ve cılızdır. Bu nedenle Kayında adventif sürgün
önemlidir. Kızılağaç, Titrek Kavak, Yalancı Akasya ve Ihlamur bol miktarda kök sürgünü verirler.
Ancak bilinmelidir ki; sürgün verme, sürgünlerin bol ve canlı veya az ve zayıf olması, ağaç türlerine olduğu
kadar dış koşullara (ışık, bakı) ve ağacın yaşına da bağlıdır.
Kayında Koruya Dönüştürme Çalışmaları:
Kayında koruya tahvil çalışmaları ile sürgünden gelmiş fertlerin gelişme dinamiğinden azami derece
faydalanarak, arzu edilen çaplara daha erken ulaşmak, böylece hem kalite ve kantiteye yönelik artımdan
azami yararlanmak hemde bölgenin klimax türünü koruyarak koru ormanları oluşturmak amaçtır.
Koruya tahvil çalışma alanları, amenajman planlarında koruya tahvil işletme sınıfına ayrılan yerler ile
ağaçlandırılması ve imar-ihya edilmesi gereken 22 nolu tabloda yer alan bozuk koru ve bozuk baltalık
alanlarından aktüel yapısı ile koruya dönüştürülmesi çalışmalarına uygun alanlar ile geçmiş planlarda köy
kesim düzenine göre işletilen baltalık yenileme alanlarında uygulanmaktadır.
Gelişme çağlarına göre kayın meşcerelerinde yapılacak silvikültürel müdahaleler aşağıdaki tabloda olduğu
gibidir.
10
KAYINDA KORUYA DÖNÜġTÜRME ÇALIġMA ESASLARI
(Kök Sürgününden Gelmiş)
ÜST BOY
5 m.
kadar
5-10 m.
10-15 m.
> 15 m.
UYGULAMA ESASLARI
-Ana yollara dik istikamette veya yamaç aşağı 30-40 m. ara ile 2-3 m. genişliğinde
bakım patikalarının açılması
-Menfi seleksiyon ile çürük azman ve fena şekilli kötü formların alandan
uzaklaştırılması
-Tamamen kötü formlu fertlerden oluşan veya çalılaşmış bir yapı gösteren grup ve
ye
alanların olduğu yerlerde, canlandırma (tıraşlama) kesimleri yapılarak yeni sağlıklı
ve kaliteli sürgünler elde edilecektir.
-Karışık ağaç türlerinin himaye edilmesi
-Kar baskısı olan ve değerlendirilecek ürün çıkan yerlerde seyreltme
-Yol kenarlarında bazı yaşlı fertler doğal ve biyolojik denge için alanda
bırakılacaktır(hektarda 3-5 adet)
- 3-6 m. aralık mesafe ile aday istikbal fertlerinin seçimi (hektarda 400-1000 adet)
ve bu fertlerin himaye edilmesi, onları üst tabakada rahatsız eden fertlerin
uzaklaştırılması
- Sıkışık sürgünlerin seyreltilmesi
- Küme ve grup karışımı şeklinde karışım türlerinin himaye edilmesi
- İlk müdahalede aday istikbal ağaçlarının seçimi (7-10 m. ara ile hektarda 150-200
adet)
- Sonraki müdahalelerde istikbal ağacı seçimi (8-12 m. ara ile hektarda 80-150 adet)
- Bütün müdahalelerde aday ve istikbal ağaçlarına baskı yapan fertlerin
uzaklaştırılması
- Sıkışık sürgünlerin seyreltilmesi
- Karışım türlerinin himaye edilmesi ve bunlara yönelik bakım yapılması
- Bakım patikalarının ihtiyaç duyulan yerlerde genişletilmesi (3-4 m. ye kadar)
- İstikbal fertlerini rahatsız edenlerin uzaklaştırılması
- Alt tabakanın muhafazası (sık sürgünlerde iyi fertler lehine seyreltme)
- Karışımın himaye edilmesi ve iyi fertlerin korunmasına yönelik müdahaleler
Meşede Koruya Dönüştürme Çalışmaları;
Kayında olduğu gibi Meşede de son yıllarda koruya tahvil çalışmaları yapılmakta olup çalışma prensipleri
farklı olmamakla birlikte Meşenin gövdeden fazla sayıda sürgün verme özelliği (su sürgünü) nedeniyle
müdahalelerin daha mutedil yapılması gereklidir.
Meşede, gelişme çağlarına göre yapılacak silvikültürel müdahaleler aşağıdaki tabloda olduğu gibidir.
11
MEġEDE KORUYA DÖNÜġTÜRME ÇALIġMA ESASLARI
(Kök ve Kütük Sürgününden Gelmiş)
ÜST BOY
1.5 m.
kadar
1.5-5 m.
5-15 m.
> 15 m.
UYGULAMA ESASLARI
-10 - 15 m. ara ile 1 -1,5 m. genişliğinde bakım patikalarının açılması,
- Menfi seleksiyon ile zararlı sürgün ve istenmeyen fertlerin çıkarılması
ye
- Karışıma giren ağaç türlerinin himaye edilmesi
- Menfi
seleksiyon dışında sağlıklı meşelerin
gövde sayısında azaltma
yapılmaması
- Bakım patikalarının 20-30 m. aralık 2-3 m. genişliğinde açılması
- Azman ve çatal fertlerin uzaklaştırılması
- Karışıma giren diğer türlerin korunması
- 2-3 m. ara ile galip tabakadaki iyi fertlerin tepelerinin serbestleştirilmesi ile galip
tabakadaki fert sayısının azaltılması.
- Kar ve rüzgar baskısı olan ve değerlendirme yapılabilen yerlerde ocaklardaki bazı
sürgünlerde seyreltme yapılması
- 3-5 yıl ara ile bakımların tekrarlanması (mutedil yüksek aralama)
- Bakım patikalarının 40-60 m. aralık, 4-5 m. genişliğe çıkarılması
8 m. üst boya ulaşılmasını müteakip 3-6 m. ara ile ortalama 700-1000 adet/ha.
seçilen aday istikbal fertlerin tepelerine baskı yapan fertlerin çıkarılması, azman ve
çatallı fertlerin uzaklaştırılması ile üst tabakadaki fert sayısının azaltılması. (Eğer 5
yılda bir müdahale edilecekse, mutedil aralama yani mevcut göğüs yüzeyinin %2030‟ u çıkarılacaktır. Eğer 10 yılda bir müdahale edilecekse kuvvetli aralama, yani
%30-40‟ ı çıkarılacaktır)
Karışım türlerinin korunması
Alt ve ara tabakada bakım ve muhafaza
Sıkışık sürgünlerde seyreltme
8-12 m. dalsız gövde uzunluğuna ulaşıldığında hektarda 100-200 adet istikbal ferdi
seçilmesi ve işaretlenmesi.
Seçilen istikbal fertlerine baskı yapanların çıkarılması. Eğer 5 yılda bir müdahale
edilecekse, mutedil aralama yani mevcut göğüs yüzeyinin %20-30 u çıkarılacaktır.
Eğer 10 yılda bir müdahale edilecekse kuvvetli aralama yani %30-40 ı
çıkarılacaktır. (yeterli alt tesisin olduğu yerlerde)
Alt ve ara tabakada bakım ve muhafaza
Kayın, MeĢe Ve Diğer Yapraklı Türlerimize Yönelik Koruya Tahvil (DönüĢtürme) ÇalıĢmaları
Esnasında Dikkat Edilecek Hususlar:
Üst boyu 15 m. ve altındaki meşcerelerde ilk defa uygulanacak yüksek aralamalarda müdahalelerin mutedil
olması prensibiyle hareket edilecektir.
Meşcere hiç müdahale görmemişse ilk olarak menfi seleksiyon uygulanacak (çürük, fena şekilli, zayıf cılız,
ölmüş ve ölmekte olanlar vb.), sonra müsbet seleksiyon mantığı ile aralamalar yapılacaktır. Azman ve çok
kötü fertlerin bulunduğu meşcerelerde ilk müdahaleye, bu kötü fertlerin diğer fertlere zarar vermeden
çıkartılması ile başlanacaktır. Ancak, meydana getireceği boşluk uygulayıcı tarafından iyi
değerlendirilecektir.
Müdahale esnasında ara ve alt tabaka korunacak ancak çok sıkışık fertlere müdahale edilecektir.
Meşcerelerde aday ve istikbal ağaçları seçmek ve artımlarının bu fertler üzerinde toplanması ile arzu edilen
çaplara en kısa zamanda ulaşmaları ve bunların yapacağı tohumlama ile koru ormanına geçmek esas
olduğuna göre, bu fertlerin aralama çalışmaları esnasında korunmasına özen gösterilecektir.
12
Bazı sürgün ormanlarında nihai meşcereyi oluşturacak sayıda fert bulmak güçleşebilir. Bu tip yerlerde nihai
meşceredeki ağaç sayısının yarısı bile iyi kaliteli ise tahvil çalışmalarına devam edilecek ve bu fertler daima
bakımlarla desteklenecektir.
İstikbal ağacı dağılımının homojen bulunmadığı yerlerde de, aralık mesafe düzeni dikkate alınmadan iyi
fertlerin bulunduğu yerlerde ikili ve üçlü gruplar halinde grup bakımları yapılacaktır.
Karışım türlerinde en azından küme ve grup karışımları tercih edilecek ve bu türler daima bakımlarla teşvik
ve himaye edilecektir.
Tohumdan gelmiş geniş yapraklı genç ormanlarda da bakımlar benzer prensipler çerçevesinde yapılacak
ancak sürgün kaynaklı fertlerin erken yaşlarda çürümeleri nedeniyle (100 yaşından sonra) daha erken kalın
çapa ulaşmaları için üst boyun 15 m. den daha fazla olduğu (genelde 30-50 yaş) çağlarda aralamaların daha
da şiddetli yapılması zorunludur.
Koruya dönüştürme çalışmaları esnasında ölü, yaşlı, kuru, kovuk vb. ağaçlardan hektarda 1-2 ağaç doğal
denge için alanda bırakılacaktır.
Koruya dönüştürme çalışmalarında, zaman mekan düzenlemesini yapmak üzere arazide meşcereler
incelenerek, aktüel yapılarına göre öncelikleri belirlenip yıllık program tespitleri yapılacaktır. Tespit edilen
bölmeler için cetvel düzenlenerek her yılın Ocak ayı sonuna kadar Merkeze gönderilecektir. Bu cetvelle
birlikte bir önceki yılın uygulama sonuçları için ayrıca aynı örnek cetvel düzenlenerek Merkeze
gönderilecektir.
C-ORMAN BAKIMI ÇALIġMALARI
Bir orman (meşcere) ister yapay yolla tesis edilmiş olsun isterse doğal gençleştirme metodları uygulanarak
doğal yolla kurulmuş olsun , tesis tarihinden itibaren başlayarak idare müddetinin(kesime olgunluk yaşı)
sonuna kadar bakımlara konu edilmelidir.
Meşcerenin tesisinden itibaren yapılan ilk bakım tedbiri gençlik çağında uygulanan gençlik bakımı olup, en
önemli bakım tedbiridir. Şayet bu bakım tedbiri uygulanmaz ise (tamamlama yapılmaz, koruma ihmal edilir,
zararlı diri örtü ile mücadele edilmez ise) tesis edilen meşcere kısa bir süre sonra yok olur ki buda bütün
emeklerin, zamanın ve yapılan harcamanın boşa gitmesi demektir.
Gençlik bakımından sonra gelen bakım tedbirleri (sıklık bakımı, aralama, ışıklandırma, budama) daha çok
meşcerenin istikbaldeki değerinin artırılmasına yöneliktir.
Bilinmelidir ki; Sebebi ne olursa olsun, biz ormancılar aralama yapmak için ormana girmez isek, doğa
“gövde ayrılması” dediğimiz olay ile aralamayı kendisi yapmakta böylece meşcerenin birçok fertleri de
(çoğunlukla aday istikbal ağaçları) önce kuruyarak, sonrada çürüyerek yok olup gitmektedir. Bu nedenle
zaman zaman meşcerelere girip, tekniğine uygun aralamalar yapmak hem günümüzün odun hammaddesi
ihtiyacını karşılamak hem de meşcerenin gelecekteki ekonomik ve ekolojik değerini artırmak bakımından
son derece önemlidir.( Atay,1984)
ORMAN BAKIM TEDBĠRLERĠ
Orman bakım tedbirleri, meşcere gelişme çağlarına göre birbirinden farklı teknikle çalışılan silvikültürel
uygulamalardır ki, bunlar;
Gençlik bakımı
Sıklık bakımı(ayıklama)
Aralama(ferahlandırma)
Işıklandırma
Alt tesis
Budamadır.
Bir meşcerede hangi orman bakım tedbirinin uygulanacağına karar verebilmek için öncelikle meşcerenin
hangi gelişme çağında bulunduğunu bilmek gerekir.
13
Tabloyu incelediğimizde, gençlik çağında gençlik bakımı, sıklık çağında ayıklama(sıklık bakımı), direklik genç ağaçlık - kalın ağaçlık çağlarında ise aralama (ferahlandırma) uygulanacağını görmekteyiz. O halde
öncelikle meşcere gelişme çağlarının gösterir yukarıdaki tablonun ölçü ve görsel anlamda çok iyi bilinmesi,
beraberinde silvikültürel esaslara göre uygun bakım tedbirinin uygulanması gereklidir.
İşletme şekilleri bakımından ormanlar koru ve baltalık olarak işletilmektedir.
Koru ormanları, ağaç türü ve yetişme ortamı koşullarına göre aynı yaşlı ormanlar(maktalı ormanlar), düzenli
değişik yaşlı ormanlar(seçme ormanları) ve düzensiz değişik yaşlı ormanlar(devamlı orman) olarak
işletilmektedir.
Bir meşceredeki ağaçlar arasında genel gençleştirme süresi kadar yani 10 ila 20 yaşa kadar fark var ise bu
meşcere aynı yaşlı kabul edilmektedir. Ayrıca doğal yoldan oluşmuş ormanlarda idare süresinin yarısına
kadar olan yaş farklılıkları da aynı yaşlılık içerisinde değerlendirile bilinir.
Aynı yaşlı ormanları değişik yaşlı ormanlardan ayıran en büyük özellik, aynı yaş grubu ormanların belirli bir
büyüklükteki alanda bir arada bulunmasıdır. Bu alan 0.5 hektardan başlayarak 15-20 hektar ve daha büyük
alanlara kadar gidebilir .
Aynı yaşlı ormanların bu özelliklerine karşılık değişik yaşlı ormanlarda ağaçlar tek tek, yan yana veya 0.5
hektardan daha küçük alanlarda grup ve kümeler halinde bulunabilirler.
14
Buna göre aynı yaşlı tek katlı meşcerelerin en tipik özelliği ağaç sayılarının çap basamaklarına dağılımı çan
(gaus) eğrisi biçiminde olurken değişik yaşlı meşcerelerde bu durum azalan eğri
şeklindedir
Aynı yaşlı ormanlar ile değişik yaşlı ormanların çap artım eğrileri de farklılık göstermektedir. Seçme
ormanında çap artımı ileri yaşlara kadar dengeli biçimde devam etmektedir.
Değişik yaşlı ormanlar da meşcereyi oluşturan ağaçlar değişik yaşlarda olduğu için aynı yaşlı ormanların
aksine bu tür ormanlarda bütün silvikültürel işlemler bir arada uygulanmaktadır.
Baltalık ormanları sürgünden meydana gelmekte olup, gelişmeleri tohumdan gelen koru ormanlarından
farklıdır. Baltalık ormanlarında genç sürgünler, tohumdan yetişmiş fidanlara göre daha hızlı büyüyerek daha
önce kapalılık tesis ederler. Baltalık işletmeciliğinde idare müddeti kısadır. Ancak gelişme dinamizmi iyi
olan baltalık ormanlar rehabilitasyon ve koruya tahvil çalışmaları ile günümüzde koruya dönüştürülmektedir
.
AYNI YAġLI KORU ORMANLARINDA BAKIM
15
GENÇLĠK BAKIMI
Gençlik bakımı, meşcere gelişme çağlarından gençlik çağında uygulanan bir bakım tedbiridir. “Gençlik Çağı
Meşcerenin Kurulmasından Meşcere Kapalılığının Oluşmaya Başlamasına Kadar Devam Eden Gelişme
Çağı” olduğuna göre gençlik bakımının amacı, gençliğin sahaya gelişinden sonra onun gelişme seyrini
sürekli takip ederek istenilen işletme amacına uygun nitelikte genç meşcerenin yetişmesini sağlamaktır. Bu
ise gençliğin gelişme şartlarını iyileştirmek , genç fidanların daha ilk yaşlarda itibaren zarar görmeden
büyümelerini emniyete almakla mümkündür.
Gençlik Bakım Tedbirleri:
Gençliğin Zararlardan Korunması: Otlak hayvanları ve av hayvanlarına karşı gençlik alanlarının çitlerle
çevrilmesi, bekçi ile korunması, böcek ve mantarlarla mücadele edilmesi gibi faaliyetler.
Gençlikte Kontrol ve Zarar Görmüşlerin Alınması: Kesim ve sürütme esnasında zarar gören fertler ile
mantar arız olmuş, böceklenmiş ve deforme olmuş gençliklerin sahadan uzaklaştırılması.
Sık Doğal Gençliklerin Seyreltilmesi: Fırça gibi sık büyüyen gençliklerin gevşetilmesi çalışmalarıdır. Ancak
seyreltme yaparken ağaç türlerinin büyüme özellikleri dikkate alınmalıdır. Meşe, kayın gibi geniş yapraklı
ağaç türleri seyreltilmemelidir. İğne yapraklı ağaçlarda ise seyreltme yaparken türlerin biyolojik özelliklerine
göre dikkatli davranılmalıdır.
Karışımın Düzenlenmesi: İstenilen amaca uygun karışımın sağlanması için yapılan himaye edici
uygulamalardır.
Boğma Tehlikesinin Önlenmesi: Gençliğin üzerine çıkıp onları siperleyen sıkıştıran şüceryat, dikenli ve
sarılıcı bitkiler, kütük ve kök sürgünleri, eğreltiler, çayırotları v.s‟nin gençlik alanından uzaklaştırılmasıdır
Toprağın İşlenmesi(Çapalama):Kültür sahalarında toprağın çapalanması ile toprağı örten çayır otları ve
diğer zararlı diri örtü fidan çevresinden uzaklaştırılır. Ayrıca özellikle kurak mıntıkalarda üst toprak
tabakasının kabuk bağlaması (kaymaklaşma) giderilerek kapilar su dengesi korunur.
Boş Kalan Yerlerin Doldurulması(Tamamlama):Doğal gençleştirme çalışmalarında %20‟ye kadar
başarısızlıklar doğal sayılır. Bu durumlarda tesisi takip eden birinci yılda tamamlamalar yapılır.
Özetle; Gençlik bakım tedbirleri uygulama süresi, yetişme muhiti özellikleri ve ağaç türüne göre değişmekte,
tesis tarihinden itibaren 10.yıla kadar devam edebilmektedir . Gençlik bakım tedbirleri zamanında yapılmalı,
gençlik bakımlarında anlatılan ve gösterilenleri çabuk kavrayan kabiliyetli, becerikli, yetişkin işçiler
kullanılmalı, bu işçilerin çalışmaları sürekli kontrol edilmelidir. Gençlik bakımı ile ilgili program ve ödenek
Orman Bölge Müdürlüklerinin talepleri doğrultusunda bütçe ile verilmekte olup, hazırlanan keşif özetlerine
dayanarak ihtiyaç halinde ek program ve ödenek ile de desteklenebilmektedir.
SIKLIK BAKIMI (AYIKLAMA)
Meşcere kapalılığının teşekkülünden kuvvetli dal budanması ve gövde ayrılmasının başlamasına kadar
geçen süre sıklık çağı olup, bu çağda ormana yapılan bakım sıklık bakımıdır. Sıklık bakımı çalışmalarına
konu edilecek alanlar Amenajman Planları‟nda eta verilmeyen alanlardır.
Sıklık bakımının en önemli amacı, geleceğin değer ağacını bugünden belirlemek, onu kolayca tanınır ve
bulunur duruma getirmek, bu ağaçları yerleri itibariyle rahatlatmak, ışık ve hava ihtiyaçlarını sağlamak ,
karışım söz konusu ise meşcere karışımını işletme amacına uygun düzenlemek ve meşcere perdesinin
bakımını yapmak şeklinde özetleyebiliriz.
Sıklık çağı meşcere kapalılığının teşekkülünden kuvvetli dal budamasının ve gövde ayrılmasının
başlamasına kadar geçen süre olduğuna göre, sıklık bakımlarına başlama zamanı olarak, dalların birbirine
değip de toprağın tamamen örtüldüğü ve meşcereyi temsil eden fertlerin ortalama bir insan boyunu aldığı
zamanı dikkate almak en doğrusudur. Bu dönem yıl olarak ağaç türü ve yetişme muhiti şartlarına göre
değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin, sarıçam ve karaçam da bu çağ iyi bonitet de 10, orta bonitet de 13 ve
fena bonitet de 16 yaşlarında başlamakta ve 25-35 yaşlarına kadar sürebilmektedir.
Sıklık bakımları matematiksel düşünceye göre değil, silvikültürel düşünceye yer verilerek yapılmalıdır.
Birim alanda belli sayıda fert bırakmak gibi bir şablona bağlı kalınmamalı, sahada homojen dağılışta bir yapı
16
oluşturulmalıdır. Kaliteli gövde elde edilmek isteniyorsa sıklık sık ve eşit kapalılıkta tutulmalıdır. Uygulama
esnasında öncelikle hasta,yaralı,cılız, ölmüş ve ölmekte olanlar çıkarılır, sonra bütün kaba büyüyen fena
şekilli (yamuk,çatallı, çalılaşmış)fertlerle, istikbal ağaçlarına baskı yapan fertler ve meşcere kuruluşuna
katılmaları arzu edilmeyen ağaç türlerine ait fertler sıklıktan çıkartılır. Bütün bu işlemler yapılırken ağaç
türlerinin biyolojileri ve ekolojik istekleri göz önünde bulundurularak ölçü elden kaçırılmamalı, ara ve alt
tabaka muhafaza edilmelidir. Sıklık bakımı çağını geçirmeden 3-5 yıllık dönüş müddetleri ile
uygulanmalıdır. Sıklık bakımlarının ihmal edilmesi özellikle yüksek mıntıkalarda kar kırması değirmesi ve
eğmesine sebep olur. Sıklık bakımını yapraklılarda vejetasyon mevsimi dışında ibrelilerde ise erken ilkbahar
ve sonbahar da yapmak gerekir.
Uygulamalar sırasında meşcere perdesinin hiçbir suretle bozulmamasına özen gösterilmelidir. Meşcere
kenarındaki fertler kaba büyümede gösterse alınmamalı, kesinlikle budanmamalı, kendi şartları içerisinde
müdahalesiz büyümesine imkan verilmelidir. Çünkü meşcere perdesi sayesinde meşcere içine girecek rüzgar
daha az olacak ve bu sayede evaporasyon azalacak böylece kurak ve yarı kurak mıntıkalarda rutubet
azlığının neden olduğu ölü örtü ayrışmasındaki yavaşlamalar hızlandırılacaktır.
Genç meşcerelere yapılan bakımların en etkin şekilde ve zamanında yapılabilmesi için ana yollara dik
istikamette (%40 eğime kadar) 30-40 metre aralıklarla 2-3 metre genişliğinde şeritlerin açılması (bakım
Patikaları), yine yamaç istikametinde 80-100 metrede bir 2-3 metrelik yatay şeritler ile birbirlerine
bağlanmaları;
Teknik elamanın meşcere içlerine kadar kolayca girmesi, ormanı daha iyi tanıması dolayısıyla teknik
müdahalede daha isabetli karar verme kolaylığı sağlaması,
İşçilere çalışma kolaylığı sağlaması, yapılan işlemlerin teknik elaman ve memur tarafından kolayca kontroltakip edilmesi ve dolayısıyla iş disiplini sağlanması,
Çıkacak ürünlerin diğer meşcere elemanlarına zarar vermeden ve kısa yoldan meşcereden çıkartılması,
Yangına ulaşma ve müdehalede kolaylıklar sağlaması,
Aynı patikaların devamlı kullanılması ile orman içlerinde gelişigüzel güzergah açılmasının önlenmesi
dolayısıyla erozyonun önlenmesi, gibi bir çok faydaları sağlamaktadır.
Bir başka sıklık bakımı tedbiri ise odun kalitesini artırmaya yönelik genç ağaçların budanması olup , İğne
yapraklı ağaç türlerinde doğal dal budanması sonucu kuruyan dalların düşmesi uzun zaman almakta, genel
olarak gövdeye birleştikleri yerden düşmeyerek “düşer budak” oluşumu meydana getirmektedir. Buda odun
kalitesini düşürmektedir. Bu nedenle sağlam, kalın, düzgün, dolgun ve budaksız bir gövde elde etmek için
genç meşcerelerin budanması gerekir.
Budama çalışmaları meşcerelerde bulunan tüm fertlere uygulanmayacaktır. Meşcerede idare müddetinin
sonuna kadar kalacak ve meşcere artımını üzerinde toplayacak sağlıklı ve gelişme dinamiği yüksek olan
fertler den istikbal ağacı seçilerek , bunlar budanacaktır. Seçilen istikbal ağaçları yerden 5-6 metre
yüksekliğe kadar budanacaktır. Kuru budama yılın her mevsiminde yeşil budama ise vejetasyon mevsimi
dışında yapılacaktır. Meşcere üst boyu 10-15 metre 1.30 cm çapı 10-15 cm olan fertlerden ortalama hektarda
150-250 ağaç budanacaktır.
Diğer yandan gerek plantasyon, gerekse doğal fıstıkçamı ormanlarımızda özellikle kozalak verimini
artırmaya yönelik budama çalışmaları söz konusudur ki; Bu çalışma, fertler 2-2.5 metre boya ulaşınca, alt
dal budaması ve tepe(taç) budaması şeklinde vejetasyon mevsimi dışında 3-4 yılda bir tekrar edilerek
yapılır.
Sıklık bakımı ve budama çalışmaları bütçe görüşmeleri ile belirlenen program ve ödeneğe göre yapılacak,
gerekli durumlarda yılı içerisinde de program ve ödenek istenebilecektir. Sıklık bakımı ve budama
çalışmaları Döner Sermaye Bütçesi‟nin 750/2003 sıklık bakımı faslından karşılanacaktır.
ARALAMA (FERAHLANDIRMA)
Sıklık çağından sonra gelen meşcere gelişme çağlarında (direklik, ince ağaçlık, orta ve kalın ağaçlık)
uygulanan bakım tedbiridir. Sıklık çağından sonra sıklık nedeniyle tabii budanmanın , meşcere
tabakalarının, gövde sınıflarının belli olmaya başlamasından, meşcere gençleştirmeye girene kadar ,
17
ağaçların kendi aralarında yaptıkları mücadeleye aktif müdahaleler yapan devamlı ve planlı kesimlere
aralama denilmektedir.
Aralamalar Amenajman Planları‟nda bakım bloklarında bulunan, zaman ve mekan düzenine bağlanmış ve
eta verilmiş alanlarda Amenajman Plan verileri doğrultusunda yapılan çalışmalardır.
Aralamanın amacı ,
Bütün hasta, fena şekilli, sıkışık ağaçları çıkartarak, meşcereyi başta yangın, böcek ve mantar olmak üzere
bir çok biotik ve abiotik tehlikelere karşı dayanıklı hale getirmek,
Meşceredeki istikbal ağaçlarının bakımını yapmak , yani onlara daha iyi gelişme ortamı yaratmak,
Meşcereyi doğal gençleştirmeye hazırlamak ,
Ormanı, göreceği fonksiyonel hizmete göre arzulanan formuna kavuşturmak,
Bütün bunları yaparken de ara hasılat alarak ülke ekonomisinin ihtiyaç duyduğu odun hammaddesini
sağlamaktır.
Aralama şekilleri,
Seçerek (Selektif) aralama,
Doğal koşullarda oluşmuş ormanlarda seçerek aralama esastır. Türkiye ormanlarında genel olarak seçerek
(selektif) aralama uygulanır. Aralama yapılırken ağaçların seçiminde Ormancılık Araştırma Kurumları
Birliği‟nin gövde sınıflandırılması kullanılır. Aralamada esas olan iyi gelişme gösteren fertlerin lehine
kötülerin çıkartılmasıdır.
Seçerek aralama kesimleri “Alçak Aralama” ve “yüksek Aralama” olarak ikiye ayrılır.
Alçak Aralama ve Dereceleri: Alçak Aralama, ışık ve yarı ışık ağaçlarının oluşturduğu ara ve alt tabakaya
sahip olmayan veya çok az bulunan tek tabakalı meşcerelerde uygulanan bir aralama çeşididir. Alçak
aralama müdahaleleri genellikle ara ve alt tabaka üzerinde yoğunlaşır. Zorunlu hallerde galip meşcereye yani
2. Sınıf gövdelerden veya birbirine zarar veren 1. Sınıf gövdelerden bazılarına da müdahale edilebilir.
Alçak Aralamanın Zayıf Alçak Aralama, Mutedil Alçak Aralama ve Kuvvetli Alçak Aralama olmak üzere üç
derecesi vardır.
Yüksek Aralama ve Dereceleri : Meşcerelerde galip tabakada yapılan aralamalar yüksek aralama olarak
isimlendirilir. Bu uygulamalar sırasında meşcerede bulunan ara ve alt tabaka mümkün olan en uzun sürede
korunur. Bu nedenle yüksek aralama yaşama yeteneğinde ve çok çeşitli hizmet gören ara ve alt tabakaya
sahip gölge ve yarı gölge ağaçlarından oluşan meşcerelerde uygulanır.
Yüksek aralamanın mutedil ve kuvvetli yüksek aralama olmak üzere iki derecesi vardır.
Özetle; Doğal ya da yapay yolla oluşan ormanlarda gençleştirme kadar bakım işlemleri de önem
kazanmaktadır. Bakımda esas ilke, ormanın istediği ölçüde ağaç çıkartmak ve çıkarılan ağaç miktarının ne
ölçüde olduğunu bilmektir. Bu konuda en şaşmaz ölçüt “Göğüs Yüzeyi”dir. Ağaçların çıkarılması ile
yapılan aralama işlemlerine “Zayıf/Mutedil/Kuvvetli” diyebilmek için birim alandaki toplam göğüs yüzeyini
bilmek ve çıkarılan ağaçların göğüs yüzeyi toplamını buna oranlamak gerekir. Tam kapalı meşcerelerde
çıkartılan ağaçların göğüs yüzeyi toplamı, birim alandaki göğüs yüzeyi toplamının %15‟ini (%10-20)
oluşturuyorsa yaptığımız işlem “zayıf” %25‟ini(%20-30)oluşturuyorsa “mutedil” %35‟ini (%30-40)
oluşturuyorsa “kuvvetli” olarak adlandırılır.
Sistematik (Ģematik, sıra, mekanik) Aralama :
Mekanik veya geometrik aralama olarak da bilinen bu aralama esas olarak belli aralık – mesafelerde dikilmiş
olan yapay gençleştirme veya ağaçlandırma sahalarında uygulanabilir. Toprak şartlarının homojen olduğu
yerlerde uygulanması gerekir. Genel olarak bir sıra bırakılıp, bir sıra çıkartılarak yapılır.
18
Aralama ÇalıĢmalarında Kullanılan Gövde Sınıflandırmaları :
Türkiye‟deki aralama çalışmalarında Ormancılık Araştırma Kurumları Birliğinin gövde sınıflandırması
kullanılmaktadır.
I.Galip Gövdeler (Üst tepe kapalılığına katılan gövdeler):
Sınıf : Tepe gelişmesi normal ve gövde şekli iyi olan galip gövdeler.
Sınıf : Tepe gelişmesi anormal ve gövde şekli fena olan galip gövdeler .
Bunlar;
Sıkışık Gövdeler
Fena şekilli Azmanlar.
Çatal Gövdeler.
Kırbaçlayıcılar.
Her türlü gövdeler ve dikili kurular.
II. Mağlup Gövdeler :
3.Sınıf : Geri kalmış fakat tepeleri henüz siperlenmemiş (Açık) gövdeler.
4.Sınıf : Ezilmiş (alt vaziyette , tepelerin üstü kapalı) fakat henüz yaşama yeteneğindeki gövdeler.
5.Sınıf : Ölmek üzere olan yada ölmüş gövdeler toprağa doğru kıvrık sırıklar.
Aralamalar ile ilgili tekrarlamak gerekirse; Sebebi ne olursa olsun, biz ormancılar aralama yapmaz ormana
girmez isek, doğa “gövde ayrılması” dediğimiz olay ile aralamayı kendisi yapmakta ancak meşcerenin
birçok fertleri de (çoğunlukla aday istikbal ağaçları) önce kuruyarak, sonrada çürüyerek yok olup
gitmektedir. Bu nedenle zaman zaman meşcerelere girip, tekniğine uygun aralamalar yapmak hem
günümüzün odun hammaddesi ihtiyacını karşılamak hem de meşcerenin gelecekteki ekonomik ve ekolojik
değerini artırma bakımından son derece önemlidir.
IġIKLANDIRMA
19
Aralamalardan çok daha kuvvetli yapılan ve meşcere üst tepe kapalılığının devamlı olarak kırılmasını
sağlayan, böylece aralamalardan sonra meşcerede kalan elit ağaçların tepelerini tamamen serbest duruma
getirip onları tamamen ışığa kavuşturarak çap artımını hızlandırıp kısa zamanda büyük çaplı gövdeler elde
etmeye yönelik uygulamanın adına ışıklandırma denilmektedir.
Işıklandırma kesimlerine gölge ağaçları ışık ağaçlarına nazaran daha ileri derecede cevap verirler. Bu
bakımdan özellikle kayın, göknar, karaçam iyi yetişme muhitlerinde ışıklandırma uygulanmasına en uygun
türdür.
Işıklandırma kesimleri, Ülkemiz ormancılığında genelde gençleştirme çalışmaları sonrası gençlik tesis
edildikten sonra türlere göre gençliğin işık ihtiyacı doğrultusunda 1-3 kez uygulanmakta, diğer yandan
gençleştirme alanlarında bırakılan elit ağaçların değer artışına yönelik hızlı çap artımı yapmasına da hizmet
etmektedir.
ALT TESĠS
Yaşlı bir meşcerenin altında, o meşcerenin bakımına hizmet etmek için, yapılan tesise Alt tesis
denilmektedir.
Alt tesis, genelde tek tabakalı meşcere kuruluşlarında meşcere altına genelde dikim yoluyla gölge ve yarı
gölge ağaçları getirilmek suretiyle oluşturulur. Ve şu faydaları sağlar;
Toprağı gölgeler üst toprağın aşırı kurumasını önler.
Meşcerede otlanmaya ve yabanlaşmaya engel olur.
Yaprak dökümü ile toprağın organik maddece zenginleşmesini sağlar.
Ölü örtünün daha iyi ayrışmasını sağlar.
Olası oluşacak boşluklarda yükselerek karışıma girer ve meşcere devamlılığını garanti altına alır.
Dolgu görevi görerek kaliteli, düzgün , dalsız ve budaksız ürün almamıza yardımcı olur.
Kayın, göknar, ladin, ıhlamur, gürgen alt tesise en uygun ağaç türlerimizdir.
DEĞĠġĠK YAġLI KORU ORMANLARINDA BAKIM
Değişik yaşlı koru ormanlarında meşcereyi oluşturan ağaçlar değişik yaşlı olduğu dolayısıyla değişik
gelişme çağlarında bulunduğu için bu tip meşcerelerde aynı yaşlı meşcerelerin aksine bütün silvikültürel
önlemler birlikte uygulanır.
Değişik yaşlı koru ormanlarında yapılacak silvikültürel işlemlerde, gençleştirme ve bakım kesimleri
birleşmiştir. Optimal kuruluşun gerçekleştirilmesine yönelik kesimlerde, bir yandan gençleştirme
gerçekleştirilirken , diğer yandan meşcere sağlığı ve kalitesine yönelik bakım tedbirleri uygulanır.
Meşcerede uygulanan silvikültür tedbiri hem tohumlama kesimi, hem ışık kesimi , hem boşaltma kesimi ve
hem gençlik bakımı, hem sıklık bakımı ve hem de aralama niteliği taşıyabilir.
Değişik yaşlı ormanlarda çok yönlü amaçlar gerçekleştirilirken (optimal seçme kuruluşu, devamlı orman
anlayışı) direklik ve ağaçlık çağına gelmiş meşcerelerde gelecek ağaçları belirlenir. Bu arada bunlara zarar
verenler, hasta, ölmüş veya ölmek üzere olan ağaçlar çıkarılırken yer yer sıklık ve gençlik bakımına yönelik
işlemler yürütülür. Ayrıca karışıma giren türlerin yaşamlarının sürdürülmesine yönelik tedbirler alınmalıdır.
Orman Bakımı Uygulamaları Sırasında Bilinmesi Ve Göz Önünde Tutulması Gereken bazı hususlar:
Aynı yaşlı orman saf yani tek türden oluşuyorsa meşcereyi oluşturan fertler arasında mücadele çok şiddetli
seyretmekte, bu mücadele neticesinde bazı fertler galip ve büyük çaplı, bazıları da mağlup ve ince çaplı
olurlar.
Işık ağaçlarının saf meşcereleri, meşcere gelişme çağlarının ilk devrelerinde sık kapalılık gösterirler, sonra
kapalılık kırılmaya başlar. Yarı gölge ağaçlarında sık kapalılık daha uzar bu nedenle doğal budanma daha iyi
gerçekleşir. Gölge ağaçlarından oluşan saf meşcereler ise meşcere hayatı boyunca tam kapalı kalır, ve
ağaçlar hayatlarının sonuna kadar tepe geliştirmesine ve çap artımına devam ederler.
Saf çam meşcerelerinde ayrışmamış ham humus söz konusu iken saf gölge ağacı meşcerelerinde böyle
problemler yoktur.
20
Aynı yaşlı tek türden oluşan meşcere ister ışık ağacı isterse gölge ağacından oluşmuş olsun dış etkilere karşı
karışık meşcerelerden daha dayanıksızdır.
Aynı yaşlı saf meşcerelerin amenajmanı ve silvikültürü karışık ormana nazaran daha kolaydır.
Işık ağaçlarının saf meşcereleri özellikle toprağı bozduğu için, silvikültürel yönden tercih edilmez,bu sakınca
karışıma yarı gölge ağacı sokmakla biraz azaltılır , gölge ağacının sokulması ile tamamen ortadan kaldırılır.
Işık ağaçlarının meşcerede üst tabakada gölge ağaçlarının ara ve alt tabakada bulunması halinde ışık ağaçları
azami hasılatı verirler.
En kapalı meşcerelere sıklık çağında rastlanır. İyi topraklar üzerindeki meşcereler de kapalılık daha iyidir ve
uzun süre devam eder. Kötü topraklarda kapalılık daha düşük, devamlılığı daha kısadır. Fakir topraklarda
birim sahada aynı çağ sınıfından daha fazla gövde bulunur. Soğuk rejyonlar da kapalılık nispeten bozulur.
Kuru yerlerde kapalılık daha bozuk, rutubetli yerlerde nisbeten daha iyidir.
ĠĞNE YAPRAKLI TÜRLERDE ODUN KALĠTESĠNĠN ARTTIRILMASINA YÖNELĠK
BUDAMA KILAVUZU
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
AMAÇ, KAPSAM ve TANIMLAR :
AMAÇ ve KAPSAM :
Odun hammaddesi üretimi amacı ile işletilen ormanlarda temel prensip, birim alandan en fazla kalite ve
kantidede ürün elde etmektir. Teşkilatımız uzun yıllardan beri birim alandan en fazla kantidede ürün
üretimine yoğunlaşmış, kaliteli ürün elde etme konusunda en önemli bakım tedbirlerinden birisi olan budama
yakın zamana kadar sadece literatür bilgi olarak kalmış, uygulama olanağı bulunamamıştır.
Son yıllarda Teşkilatımızın orman bakımına verdiği önem doğrultusunda budama da gündeme gelmiş ve
birkaç Bölge Müdürlüğümüz mıntıkasında uygulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda budama çalışmalarının
yaygınlaştırılması doğrultusunda teknik bir kılavuz hazırlanması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Yapacak odun kalitesini belirleyen en önemli unsur sağlam,kalın,düzgün,dolgun ve budaksız bir gövde
oluşumudur. Diğer unsurlar arasında ise boy, yıllık halka genişliği , lif kıvrıklığı, renk gibi özellikler
sayılabilir.
İğne yapraklı ağaç türlerinde doğal dal budanması sonucu kuruyan dalların düşmesi uzun zaman almakta,
genel olarak gövdeye birleştikleri yerden düşmeyerek gövde odunlarında düşer budak oluşumu meydana
gelmektedir. Bu da odun kalitesini önemli ölçüde olumsuz olarak etkileyen bir durumdur. Budama, sonuçta
ekonomik olarak daha fazla gelir getirdiği için önemli bir bakım tedbiri olarak tavsiye edilmektedir.
Bu nedenle iğne yapraklı türlerin kaliteli odun elde etmek için belli prensipler çerçevesinde yapay olarak
budanmaları gerekir. Bunun için yapılacak çalışmaların teknik esaslarının tüm Teşkilatımıza aktarılması
amaçlanmaktadır.
TANIMLAR :
Budama : Ağaç gövdeleri üzerindeki kuru ve yaş dalların belirli esaslara uyularak kesilip uzaklaştırılmasına
budama (Yapay budama) denir.
Tabii Dal Budaması : Sıkışık kapalı meşcerelerde toprağa yakın dalların ışıksızlık sonucu ölmesidir.
Kuru Budama : Ölmüş dalların kesilip gövdeden uzaklaştırılmasıdır.
Yeşil Budama : Canlı dalların kesilip gövdeden uzaklaştırılmasıdır.
Sırıklık Çağı : Fertlerin Göğüs yüzeyi çapının 8,0-10.9 cm olduğu gelişme çağıdır.
Direklik Çağı : Fertlerin göğüs yüzeyi çapının 11-19,9 cm. olduğu gelişme çağıdır.
Gelecek Ağacı (İstikbal Ferdi) : İşletme amacı olarak
yüksek nitelikli ve değerli ürün alınmasının hedeflendiği meşçerelerde , kesime olgunluk çağına gelinceye
kadar meşçerelerde kalacak ve meşcere artımının üzerlerine yükleneceği ağaçlardır.
21
Aralama : Sıklık çağından sonra kuvvetli tabii dal budanmasının başlamasından meşçere gençleştirilinceye
kadar ağaçların aralarında yaptıkları mücadeleye aktif müdahaleler yapan devamlı ve planlı kesimlere
aralama (Ferahlandırma) denir.
B. ĠKĠNCĠ BÖLÜM :
I.BUDAMANIN TEKNĠK ESASLARI VE UYGULANMASI.
1.1. BUDAMA YAPILACAK MEġCERENĠN SEÇĠMĠ :
I.1.1 Budama Yapılacak Türler : Budama, çalışmaları iğne yapraklı türlerimizin (Çamlar, Sedir, Ladin,
Göknar ) saf yada karışık halde bulunduğu meşçerelerde yapılacaktır.
l.1.2 Budama Yapılacak Meşcerenin Gelişim Çağı ve Diğer Özellikleri :
Budama yapılacak meşçerelerde amaç; iyi kaliteli 1. sınıf emval elde etmek olduğuna göre meşçerelerin,
odun hammaddesi üretimi fonksiyonu görecek, iyi yetişme ortamında (I.II. Bonitet), iyi gelişme gösteren,
sağlıklı, usulsüz müdahalelerin, böcek-mantar zararlarının olmadığı ve ulaşım problemleri olmayan
yerlerden seçilmesi esastır.
Budamanın daha erken yaşlarda iki aşamalı olarak yapılması mümkündür. Ancak, Teşkilatımızın yapısı ve
çalışma koşulları nedeni ile işin hem ekonomisi, hem de kayıt tutmadaki güçlükler göz önüne alınarak
budamanın bir defada yapılması daha uygundur. Bu nedenle budama bir defada yapılacağından meşcerenin
sırıklık- direklik gelişim çağlarında, 10 – 15 m. Üst boy ve 10 – 15 cm. göğüs çapında olması gerekir.
Ancak, yeşil budamanın tepe boyunun 1/3 „ini geçmesi durumunda budama, farklı yıllarda iki aşamalı olarak
yapılacaktır.
İlk etepta yukarıdaki özellikleri taşıyan I. II. bonitetteki Karaçam, Sarıçam, Göknar, Ladin ve Sedir
meşçereleri ile I. bonitetteki Kızılçam meşcerelerinde budama yapılacaktır.
Meşçerelerin doğal yada yapay olarak elde edilmeleri budama çalışmalarında önemli değildir.
Budama ile ekonomik değeri artmayacak olan türlerde ve yerlerde budama yapılmayacaktır.
I. ve II. bonitetlerde olmamasına karşılık tomrukları yüksek fiyatlarla alıcı bulan bazı özel yetişme
ortamlarında da budama yapılabilecektir.
I.2. BUDAMA YAPILACAK AĞAÇLARIN SEÇĠMĠ :
Budama çalışmaları meşçerelerde bulunan tüm fertlere uygulanmayacaktır. Meşçerede kesime olgunluk
çağına gelinceye kadar kalacak ve meşçere artımını üzerlerinde toplayacak sağlıklı ve gelişme dinamiği
yüksek olan fertlerden gelecek ağacı (İstikbal ferdi) seçilecek ve bunlar budanacaktır.
Gelecek ağaçları (İstikbal Fertleri) aşağıdaki özellikleri taşımalıdır.
Galip tabakada, canlı gür bir büyüme gösteren iyi biçimlenmiş simetrik bir tepeye sahip olmalı.
Hiçbir yara ve kalıcı kusuru olmamalı.
-Doğal dal budanması iyi, ince dallı, düzgün, silindirik, kaliteli , stabilitesi yüksek bir gövdeye sahip olmalı.
Aralama müdahalelerine karşı iyi bir tepki gösterme
yeteneğine sahip olmalıdır.
Meşçere üst boylarına göre uygulanacak silvikültürel işlemlere ait tablo (Tablo:1) ektedir.
Gelecek ağaçlarının seçimi, Ormancı Teknik Elemanlar tarafından yapılacaktır.
Gelecek ağaçları seçilirken mümkün olduğunca eşit aralık- mesafelerde seçilmelerine dikkat edilecektir.
Seçilen gelecek ağaçları boya ile işaretlenecektir. Bakım patikaları ve sürütme yollarının hemen
kenarlarında sürütme zararları meydana gelebileceğinden mümkün olduğunca buralardan gelecek ağaçları
seçilmeyecektir.
I.3. BUDAMANIN UYGULANMASI:
Ağaç budandıktan sonra kaliteli odun elde edebilmek ve budamadan sonuç alabilmek için gövdenin her iki
tarafında budaksız 10‟ar santimetrelik bir kısmın oluşması gerekir. Bu da budama ve yaranın
kapanmasından sonra ağacın en az 20 cm.lik bir artım yapması demektir.
22
Buna göre gögüs yüzeyi çapı 10 cm. olan bir ağaç budandıktan sonra yara yerinin kapanması için
22,5 cm. lik bir gelişmeye ihtiyaç olduğuna göre 15 cm. çaptan sonra, 15 cm. göğüs yüzeyi çapına sahip bir
ağaç da 20 cm. çaptan sonra budaksız gövde oluşturmaya başlayacaktır.Budamadan sonra bekleme süresi ne
kadar uzatılabilirse alınacak değerli ürün oranı da o kadar artacaktır.
Seçilen gelecek ağaçları yerden 5-6 m. yüksekliğe kadar budanacaktır.
Budama yüksekliği ağaç boyunun 1/2
sinden, yeşil budama
tepe boyunun 1/3 „inden fazla
olmayacaktır.Tepe boyunun 1/3 „ ini geçen yeşil budamalar iki seferde yapılacaktır.
Budanacak dalların gövdeye teğet “silme” tabir edilecek şekilde kesilmesi yani, dal kesit yüzeyinin en aza
indirilmesi esastır. Gövde ile dalın birleştiği yerde şişkinlik varsa şişkinliğin bittiği yerden budamanın
yapılması kesit yüzeyinin küçültülmesi açısından önemlidir. Yaş dal budamalarında kabuğun sıyrılarak
gövdeye zarar vermesini engellemek için önce dalın alt tarafından küçük bir kesim, sonra üstten esas kesim
yapılmalıdır.
I.4. BUDAMA MEVSĠMĠ :
Budanacak ağaçlarda gövdenin budama yüksekliğine (5-6m) kadar olan bölümündeki dallar tabii dal
budanması sonucu tamamen kurumuş iseler bu tip meşçerelerde budamalar yılın her mevsiminde yapılabilir.
(Kuru Budama)
Ancak, yaş dal budanması gereken meşçerelerde budama vejetasyon mevsimi dışında sonbahar yada kış
mevsiminde yapılacaktır. (Yeşil Budama) Bu durumda vejetasyon mevsiminin başlaması ile yara yerinin
kapanması daha kolay olacak ayrıca , mantar enfeksiyonlarının ve kabuk böceği üremelerinin önüne geçilmiş
olacaktır
I.5. BUDAMADA KULLANILACAK ALET VE EKĠPMANLAR :
Budamada hafif kavisli (Resim:1) el testereleri kullanılması uygundur. Bunlara 2-3 m.lik saplar takılarak 56 m. Yüksekliğine kadar yerden budama yapmak mümkün olmaktadır. Ağaca çıkarak yada merdiven
kullanarak yapılan budamalar hiçbir zaman ekonomik değildir.
Budamada çalışacak işçilerin, budanan dalların düşerek yaralanmalarını önlemek için başlarına baret
giymeleri, talaşların gözlerine kaçmaması için de uygun gözlük takmaları iş emniyeti ve zaman kaybı
açısından önemlidir.
Budamalarda kullanılacak testerelerin bakımlı ve keskin olmaları iş verimi arttıran unsurlardır. Bu nedenle
testerelerin keskin olmaları sağlanacaktır.
BUDAMANIN ĠDARĠ ESASLARI :
II.1. BUDAMA ÇALIġMALARININ KAYIT EDĠLMESĠ :
Budama çalışmalarında amaç, budaksız, değerli ürün elde edilerek bunların daha yüksek fiyatla
pazarlanabilmesidir. Budama çalışmalarının sonuçları uzun yılar sonra alınacağından , budama bilgilerinin
sonraki yıllara taşınması ve hatta satışlarda bu bilgilerin kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde
amaçlanan yüksek geliri sağlamak mümkün olmaz.
Bu nedenle , nerede (serisi, bölme no), hangi türden , kaç metreye kadar, hangi çapta ağacın budandığı
sağlıklı olarak kayıtlara geçirilerecek ve muhafaza edilecektir. Amenajman planı yenileme çalışmalarında
budama yapılan bölme numaraları değişmişse yeni bölme noları kayıtlara yazılarak güncelleştirilecektir.
Bunun için Budama Takip Formu (Cetvel : 1 ) düzenlenecektir. Üç nüsha düzenlenecek takip formunun bir
nüshası İşletme Şefliğindeki amenajman planına yapıştırılacak, bir nüshası dosyalanarak İşletme Şefliğinde,
bir nüshası da İşletme Müdürlüğündeki amenajman planında muhafaza edilecektir.
II.2. ÖDENEK ve DĠĞER HUSUSLAR :
23
Budama çalışmaları için diğer silvikültürel çalışmalar gibi bütçe görüşmeleri sırasında program teklif
edilecek ve çalışmalar buna göre yürütülecektir. Gerekli görülen durumlarda yılı içinde de program
istenebilecektir.
Budama çalışmaları ile ilgili harcamalar Döner Sermayenin 750/2003 Sıklık Bakımı faslından
karşılanacaktır.
III. ARALAMA :
Budamaların, budanan ağacın çap gelişimine bir etkisi yoktur. Budama tamamen kaliteyi artırmaya yönelik
bir çalışmadır.
Bu nedenle, budanmış gelecek ağaçlarının daha kısa sürede daha kalın çaplı hale gelebilmeleri için aralama
müdahalelerine ihtiyaç vardır.
Bunun için gelecek ağaçlarına tepeden baskı yapan 1-3 adet arasında ferdin çıkarılması gerekir. Ayrıca,
gelecek ağaçları dışındaki diğer fertler arasında da klasik anlamda aralama yapılacaktır.
Aralama müdahalelerinin budama çalışmalarından önce yapılması esastır. Böylece aralama çalışmaları
sırasında devrilen, kırılan yada zarar gören gelecek ağaçlarının yerine başka gelecek ağacı seçimi yapabilir,
zaman ve iş kayıplarının önüne geçilebilir.
Budama, değerli ürün elde edebilmek için uygulanan en önemli silvikültürel bakım tedbiridir. Bu nedenle,
diğer silvikültürel uygulamalar gibi üzerinde önemle durulması ve titizlikle takip edilmesi sağlanmalıdır.
24
MEŞÇERE
ÜST
UYGULANACAK SİLVİKÜLTÜREL TEDBİRLER
BOYU (m)
- Bakım patikalarının açılması.
- Hastalık, yaralı, cılız, zayıf, fertlerin çıkarılması (Negatif Seleksiyon)
3-5m.
- İyi gelişme gösteren sıkışık gruplarda seyreltme (Müsbet Seleksiyon)
- Varsa karışımın düzenlenmesi.
5-10 m.
10-15m
>15 m.
- 5-8m. Aralık-mesafe ile hektarda 150-300 Adet Aday Gelecek Ağacı
(Aday İstikbal ferdi) seçilmesi.
- Bu fertlere tepeden baskı yapan 1-3 ferdin çıkarılması.
-Gerekiyorsa aradaki diğer fertler arasında klasik aralama yapılması.
(Aday gelecek ağaçları seçilirken, meşcere üst boyu arttıkça aralıkmesafeler artacak. Çz ve Çk türlerinde aralık mesafeler diğerlerine göre
daha geniş tutulacaktır.)
- Gelecek Ağacı (İstikbal Ferdi) Seçimi.
- Çk
için : 7-8m. Aralık mesafelerle hektarda 150-200 adet.
- Çs,S,L,G için : 6-7m. Aralık mesafelerle hektarda 200-250 adet.
- Çz
için : 9-10m. Aralık mesafelerle 100-120 adet.
- Bu fertlere tepeden baskı yapan 1-3 ferdin çıkarılması.
-Gerekiyorsa aradaki diğer fertler arasında klasik aralama yapılması.
- Gelecek ağaçlarının yerden 5-6m. Yüksekliğe kadar kuru ve yaş
dallarının budanması.
-Gelecek Ağaçlarının korunması ve teşviki.
BUDAMA TAKİP FORMU
BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ :
İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ :
İŞLETME ŞEFLİĞİ -SERİSİ
:
Cetvel : 1
BUDANAN AĞAÇ
MEŞCERE BÖLME
BÖLMECİK
NO
TİPİ
ALANI
(Ha.)
TÜRÜ
ORT.
1,30m.
ÇAPI
(Cm.)
YAPILAN BUDAMANIN
YILI
ADEDİ
YÜKSEKLİĞİ
(m)
AÇIKLAMA
Düzenleyen
......./...../200
İşletme Şefi
25
Download

silvikültür - e-orman.net I Ağaçlandırma-Mera Islahı-Dikili Satış