RADYOM
DÜŞÜNCE ÜRETENLER
İRAN DÜŞÜNCESİ
HAZIRLAYAN VE SUNAN
MUZAFFERTUNCA
MERHABA,
UZAK
DOĞUNUN
O
GİZEMLİ
BIR
O
KADAR
DA
BÜYÜLEYİCİ
ATMOSFERİNDEN BIR BAŞKA GİZEMLER BÖLGESINE YOLCULUĞUMUZU
SÜRDÜRELİM. EVET BİR SERÜVENDİR ASLINDA YAŞAM. BİR NOKTATDAN
BAŞLAR BIR NOKTAYA DOĞRU GİDER. BU DÜNYADAKİ SON NOKTANIN NE
OLDUGU AÇIKTIR. AMA HİÇ KİMSE BİLEMEZ O NOKTANIN ÖTESINI.
ASLINDA YASAM İKİ NOKTA ARASINA HAPSEDİLMİŞ SINIRLI BİR SERÜVEN
DE DEGILDİR. YAŞAM BİR YOLCULUKTUR: NE BAŞLANGICI BİLİNİR NE
SONU. YAŞAM BİR YÜRÜYÜŞTÜR. BAZEN YAVAŞ, BAZEN HIZLI AMA
BİTEVİYE....
EVET YOLCULUGUMUZUN BUGUNKU DURAGI “İRAN”,
SINIR KOMŞUMUZ.
Iran’la daha doğrusu o yüzyılda o coğrafyada hüküm sürdüren SAFAVİLER’LE OLAN
ilişkimiz 1514’deki Çaldıran Meydan Savaşıyla başlamıştır ve bilindiği üzere hala devam
etmektedir.
Biz zamanda yolculuğumuza devam edelim ve İsa’dan Önce 1000 yıllarına gidelim. O
dönemde yaşamış / ve büyük insan kitlelerini etkilemiş olan / düşünce üretenlerden
ZERDÜŞT adıyla bildiğimiz / İranlı OZAN ve DÜŞÜNÜR’ün düşünce sistemini anlamaya
çalışalım.
Zerdüş’ün Kurduğu dinin adına Mazdeizm denilmiştir. Ancak Mazdeizm’in kökü
Zerdüşt’ten çok öncelere gider.
Zerdüşt, bu dini arıtmış / biçimlendirmiş, insan erdemlerini geliştirerek /Tektanrıcı bir
amaca yöneltmiştir.
Mazdeizm’in kutsal kitabı Zend Avesta’dır. Aslında, daha önce de söylediğim gibi,
ZERDÜŞT, gerçek bir ozan ve çok bilgili bir düşünürdür, Zend Avesta’nın kendisine İyilik
Tanrısı Ahura Mazda (Hürmüz) tarafından vahyedildiğini söylemektedir. Zerdüşt burada
karşımıza DÜALİZMİ çıkarmaktadır, iyi ile kötü; güzel ile çirkin gibi.... Mazdeizm, iyi
Tanrıyla kötü Tanrı ikiliğine, Ahura Mazda’yla Angra Mainyu (Ehrimen) çatışmasına
dayanan bir dindir.
Zerdüşt’e göre iyiliği ruhta, kötülüğü maddede bulanlar aldanmaktadırlar. İyilikle kötülük
hem ruhları, hem maddeleri kaplamıştır. Savaş, her iki alan üstünde olagelmektedir. İyilik
Tanrısı (Gök Tanrısı) Hürmüz’ün çevresinde nasıl yarı tanrılar varsa Ehrimen’in
çevresinde de yarı tanrılar vardır. Hürmüz yaratıyorsa Ehrimen de yaratmaktadır. Ehrimen,
Hürmüz’ü yenip maddeler ve ruhları ele geçirmek için göklere saldırmıştır. Savaş, dehşet
vericidir. İnsanlar, göğün korunmasına yardım etmelidirler. Bu savaşta gökten yana olanlar
erdemli insanlardır ve savaşa katıldıkları ölçüde sonsuz mutluluğa hak kazanacaklardır.
Hürmüz, gök-ışık ülkesinde oturmaktadır. Ehrimen, yeraltı-karanlık ülkesindedir. Dünya,
bu iki ülkenin ortasında bir sınav alanıdır. İnsanlar bu sınavı başarıyla vererek evrensel savaşa
iyiliğin saflarında katılmaktadırlar.
Zerdüşt, başlıca amacı ekonomik düzen olan bir plan gütmektedir. Ona göre Hürmüz’ün
bakışı her zaman çalışkan çiftçinin üstündedir. Gerçek dindarlık, oruçla ve tapınmayla değil,
tarım çalışmalarıyla elde edilir. Bacası tüten, içi tarım hayvanları ve çocuklarla dolu bir
çiftçi evini seyretmek kadar Hürmüz‘ü sevindiren hiçbir şey yoktur. Zand Avesta, tarım
hayvanlarına iyi bakılması, toprağın iyi sürülmesi üstüne öğütlerle doludur.
İnsanlar, iyilikle kötülük arasındaki bu evrensel savaşa nasıl katılacaklardır? Zerdüşt , bu
sorunun karşılığını şöyle veriyor: Dindar olarak, açık yürekli olarak, çalışkan olarak…
İşte insanların üç büyük ödevi.
Zerdüşt dini, bir evrim (tekamül) dinidir. Dünya, evrim yasalarına bağlıdır. İnsan güçleri,
bu evrimi gerçekleştirmek, ve bu evrime katılmak zorundadırlar (Nietzsche’nin “ZERDÜŞT
BÖYLE BUYURDU” adlı ünlü yapıtına temel olan düşünce de, Zerdüşt’ün bu
düşüncesidir.)
EVET ZAMANDA YOLCULUGUMUZA GELECEK PROGRAMIMIZDA DEVAM
EDECEĞİZ.
GELECEK PROGRAMIMIZDA İRAN’IN KOMŞUSU, AVRUPAYLA ASYAYI
BİRLEŞTİREN
BİR
KARA
PARÇASI
ÜZERİNDE
BULUNAN
BİR
ÇOK
UYGARLIGA VATANLIK YAPMIŞ OLAN “TÜRK DÜŞÜNCE ÜRETENLERİ”
HAKKINDA SÖYLEŞECEĞİZ.
ŞİMDİLİK HOŞÇA KALINIZ.
KAYNAKÇA
Hançerlioğlu, Orhan. Düşünce Tarihi, İSTANBUL: Remzi Kitabevi Yayınları. 1970.
Baskı. (
Buckingham, Will, Douglas Burnham, Clive Hill, Peter J. King, FELSEFE KİTABI.
Kont de Volney (1757-1820), Yıkıntılar (Les Ruines) adlı ünlü yapıtında din adamlarını
çatıştırırken bir Zerdüşt din adamına şunları söyletmektedir:
Ey Yahudilerle onların çocukları olan Hristiyanlar,
Musa’nın sandığınız kitap, Musa’dan altı yüzyıl sonra yazılmıştır.
Bunu yirmi gerçek belgeye dayanarak tanıtlayabiliriz.
O kitapta Musa’ya yakıştırılan düşüncelerin hiçbirini Musa bilmezdi.
O kitabı ele alanlar, ki bu kaleme alınışın bir büyük papazla bir kralın anlaşması
sonunda yapıldığı su götürmez bir gerçektir;
ruhun ölümsüzlüğünü ölümden sonraki yaşayışı,
cennet ve cehennemi,
insanların çektiği acıların en büyük nedeni olan kötülüğün başkaldırmasını
bizim peygamberimiz Zerdüşt’ten öğrenmişlerdir.
Hem de bu düşünceler, ilk krallarınızın yaşadığı yüzyıldan sonra
sizin yazılarınızda görünür.
Zerdüşt, o yazılardan yüzyıllar önce, bütün bunları söylemişti.
Babil ve Ninuva kralları tarafından yenilen atalarınızın kralımız Serhas tarafından
kurtarıldığını ne çabuk unuttunuz? Atalarınız, o zamanlar, bizi örnek edinmişler, bizden ders
almışlardı. Kudüs’e yeni düşüncelerle döndüler. Siz, gücünüzü yeniden yüceltecek bir kral
bekliyordunuz, bizse onarıcı ve kurtarıcı bir evrensel iyilik Tanrısının geleceğini
müjdeliyorduk. İşte Hristiyanlığı bu iki düşüncenin birleşmesinden yarattınız. Zerdüşt’ün
yolunu şaşırmış çocuklarından başka hiçbir şey değilsiniz siz.
Download

düşünce üretenler-iran düşüncesi