Euler Hermes
Ekonomik
Araştırmalar
Haftalık
İhracat Risk
Görünümü
5 Mart 2014
Haftanın Verisi
+%2,4
ABD q/q yıllık
Q4 2013 GSYİH
büyüme oranı
(aşağı doğru
revizyon)
Manşetlerde
Ukrayna ve Rusya: Kırım krizi ve yayılan etkileri
Geçtiğimiz hafta, Ukrayna’daki politik kriz Rusya’yla anlaşmazlıklara yol açtı. Kiev’deki yeni hükümet, yalnızca
geçmiş muhaliflerden oluşması ve içerisinde önceden görevde olan Bölgeler Partisi’nin yer almaması nedeniyle,
bir milli birlik hükümeti değil. Dolayısıyla hükümetin; Ukrayna’nın Rusça konuşan yeni hükümet taraftarları ile
Moskova yanlıları arasındaki gerginliğin arttığı Doğu Bölgesi ile sınırlı bağlantısı bulunuyor. Moskova taraftarları,
Kırım ilindeki meclis binalarını ve havaalanlarını işgal etti ve Rus askerler yarımadayı fiilen kontrol altına aldı.
ABD ve AB, Rus ordusunun duruma müdahale etmesini şiddetle kınadı, belirli yaptırımlar düşünebilirler. Devlet
Başkanı Putin, 3 Mart’ta yaptığı açıklamada, savaş istemediğini ancak Rus ordusunun Ukrayna’daki etnik Rusları ve
Rusça konuşan kesimi korumak adına askeri kuvvet kullanma hakları olduğunu vurguladı. Olayların büyümesini
tetikleyebilecek etkenler halen mevcut. Kırım krizinin ekonomi üzerinde çok fazla olumsuz etkisi var ve durumun
ağırlığına göre bunlar artmaya devam edecek. Ukrayna’da, devam eden ekonomik kriz ve durgunluk, Rusya’nın
(geçici olarak) doğal gaz kaynaklarını kesmesinin de etkisiyle daha da şiddetlenecek. Ukrayna Grivnası (UAH)
üzerindeki baskı artacak (UAH, 7 Şubat’tan bu yana ABD doları karşısında %35 kayba uğradı ve bunun yarısı
geçtiğimiz hafta içerisinde gerçekleşti). Rusya’da, Kırım krizinin etkisi finansal pazarlarda hemen görüldü. Rus
Rublesi (RUB), ABD dolarına karşı şimdiye kadarki en düşük değeri görürken, Merkez Bankası’nın politika faiz
oranının 150bps’lik artışla %7’ye çıkmasına rağmen, borsa 3 Mart’ta düşüş yaşadı. Önümüzdeki günlerde RUB
üzerindeki baskı daha da güçlenecek. Tüketici harcamaları (artan enflasyon ve pahalılaşan ithalatın etkisiyle)
bu durumdan etkilenecek ve döviz üzerinden yüksek miktarlarda borçlanmış olan pek çok şirket için sorun
arz edecek. Bunlara ek olarak yabancı yatırımcıların Rus varlıklardan sakınmaya başlamasıyla sermaye çıkışları
şiddetlenecek ve böylece yatırımlar ve ekonomik faaliyetler yavaşlayacak. Yakın zamanda etkili yaptırımların
uygulamaya alınacağı öngörülmese de, Rusya’ya karşı batılı ekonomik yaptırımların dayatılması durumunda,
durum daha da alevlenebilir. Genel olarak bakıldığında, durgunluğa yakın olan Rus ekonomisi (2013’te GSYİH
yalnızca +%1,3 oranında yükseldi) düşüşe geçebilir. Dünya genelinde tahıl ve enerji ithalatçıları, bu ürünlerin
fiyatlarının yükselme ihtimali olduğundan krizin yayılma etkisini görebilirler. Özellikle Avrupa’da daha yüksek
doğal gaz fiyatları ve Rusya’dan Ukrayna üzerinden gelen doğal gaz hacminde kesintiler görülebilir. Avrupa şu
anda doğal gaz tüketiminin %30’unu Rusya’dan sağlıyor.
ABD: GSYİH büyümesinde yüksek oranda aşağı yönlü revizyon
2013 Q4 GSYİH büyümesi yıllık +%2,4 q/q olmak üzere ciddi oranda (önceki +%3,2’den) aşağı yönlü olarak,
tüketim ise +%3,3’ten, +%2,6’ya revize edildi. Gerçek kişisel net gelirin Ocak ayından önceki üç ayda, Ocak
sonrasındaki üç aya göre durgun kalmasına rağmen hem gerçek net kişisel gelir, hem de kişisel tüketim
giderleri Ocak ayında +%0,3 oranında artırıldı. Ocak ayında yeni konut satışlarının toparlanma sürecindeki en
yüksek oran olan %9,6 m/m oranında artmasıyla konutla ilgili veriler oldukça düzensiz kalmaya devam ediyor.
Kötü hava koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, bu veriler bazı soruları da beraberinde getiriyor. Askıda
olan konut satışları endeksi, Ocak ayında yalnızca %0,1 m/m oranında arttı ancak bu, endeksin %17 daha yüksek
olduğu Haziran 2013’ten bu yana elde edilen ilk artıştı. Daha olumlu bir gelişme, ISM üretim endeksindeki
toparlanma oldu. Ocak ayında 51,3 seviyesinde olan ISM üretim endeksi, Şubat ayında 53,2’ye yükseldi (Ocak
ayında 5,2 puanlık sert bir düşüş gerçekleşmişti). Aynı zamanda yeni siparişler de 51,2’den 54,5’e yükseldi.
Aralık, Ocak ve Şubat aylarında yıllık 15,3 milyon birim seviyesindeki hacimle durgunluk yaşanan otomobil
satışlarında da bahar ayında toparlanmayla birlikte bir dengelenme görülebilir.
İskandinavya: Yüksek bölgesel ayrılma
GSYİH’nin İsveç ve Norveç’te kriz öncesi seviyenin üzerinde olması, Finlandiya ve Danimarka’nın ise geride
kalması ile 2013 Q4 GSYİH verileri belirgin bir bölgesel ayrışmaya işaret etmeyi sürdürüyor. İsveç’te, 2013’te
toparlanmaya devam eden GSYİH büyümesi (+%1,5), İsveç Kronu’nun (SEK) güçlü olması nedeniyle ticaretin
zayıflamasına karşılık sağlam kalan yerel talebi yansıttı. 2014’te +%2,4, 2015’te ise +%2,8 büyüme ile bu
olumlu trendin devam edeceği öngörülüyor. Buna karşılık Danimarka’daki bilanço küçültme özel tüketim
üzerinde bir yük yarattı ve özel tüketim 2009 yılındaki düşük seviyelere geldi. Bu durum, firmaların yatırımlarını
genişletmesini kısıtladı (tüm yıl boyunca +%0,8). Danimarka Kronu’nun Avro’ya sabitlenmiş olması, kurumsal
rekabetçiliği azalttı ve ihracatın büyümesini sınırladı. Bunun sonucunda GSYİH büyümesinin yüksek ihtimalle
2014’te +%1,2’lik, 2015’te ise +%1,4’lük orta bir seviyede kalması bekleniyor. Finlandiya, son yıllarda global
ihracat pazarında pay kaybına uğradı ve ülkede endüstriyel yeniden yapılanma dönemi halen devam ediyor.
Bu durum, 2013’te iki yıl üst üste gerilemiş olan GSYİH (-%1,4) üzerinde bir yük oluşturdu. GSYİH, 2008 Q1’deki
doruk noktasının %6 altında kaldı ve büyüme, zayıf yerel talebi yansıtarak 2014’te +%0,4, 2015’te ise +%1,4 olmak
üzere durgun bir seviyede kalacak.
Mercekteki Ülkeler
Amerika
Meksika: Reel faaliyetler 2013 sonunda yavaşladı
Reel GSYİH büyümesinin 2013 Q4’te ciddi bir şekilde yavaşlaması (dönemsellik göz önüne alındığında Q3’teki +%0,9
sonrasında +%0,2 q/q) 2013’te 2009’dan beri en yavaş ilerleme olan +%1,3’lük genişleme ile sonuçlandı. Reel faaliyetlerdeki
yavaşlama yerel talebin halen kırılgan, inşaat ve üretim sektörlerinin zayıf olduğunu gösteriyor. Bu durum büyük ihtimalle
Q1’de devam ediyor çünkü ekonominin yıl içerisinde hız kazanması beklense de, tüketici ve iş güveni halen zayıf. İyileşme,
yüksek ihtimalle iki alanda görülecek: (i) Meksika Pesosu’ndaki (MXN) değer kaybı ve ABD ekonomisindeki iyileşme, ihracatın
avantajına olacak (ii) enerji sektörü, işgücü piyasası ve vergi sistemi alanlarındaki yeni yapısal reformların uygulamaya
alınmasının yanı sıra, iş ve tüketici güveninin iyileşmesi sonucunda yerel talep güçlenecek. Euler Hermes, Meksika’da GSYİH
büyümesinin 2014’te +%3,3, 2015’te ise +%3,9 olacağını öngörüyor.
Avrupa
İsviçre, Slovenya ve Hırvatistan: 2013 Q4 reel GSYİH büyümesi
İsviçre’de, hızla artan ithalat, 2013 Q4 GSYİH büyümesinde yavaşlamaya yol açtı; büyüme, +%0,2 q/q (Q3’te +%0,5) ve yıllık
+%1,7 (+%2,1) seviyesinde gerçekleşti. 2013’ün tamamına bakıldığında, GSYİH’de özellikle özel ve kamu tüketimi (+1,3 pps
ve +0,3pps) ile yatırımların (+0,3 pps) etkisiyle +%2’lik (2012’de +%1) bir artış gerçekleştiği görülüyor. Artışa net ihracatın
ise +0,1pps’lik küçük bir katkısı oldu. Euler Hermes, özel tüketimin sağlam devam etmesi ve Avrupa’daki iyileşmeden
yararlanan ihracat ile İsviçre’de 2014’te GSYİH büyümesinin +%2,2 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Slovenya, üst
üste sekiz çeyrek boyunca düşüş kaydetmesinin ardından Q4’te ekonomik bunalımdan çıkarak +%2,1’lik GSYİH büyümesi
kaydetti. Bu büyüme, yatırımlardaki sürpriz yükselişi (yıllık +%5,9), stoklardaki güçlü yeniden dolumu (+2,2pps) ve tüketici
harcamalarındaki kaymanın tamamlanmasının yansıması oldu. Euler Hermes, 2013’teki -%1,1’in ardından, Slovenya’daki
büyümenin 2014’te +%0,4 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Hırvatistan’da Q4 GSYİH’si yıllık -%1,2 oranında düşerek,
2013’ü daralmanın gerçekleştiği beşinci yıl yaptı (-%1) ve ekonomik bunalım devam etti. Euler Hermes, 2014’te +%0,5’lik
büyüme ile Hırvatistan’ın GSYİH büyümesinin makul seviyelere ulaşmasını bekliyor.
Afrika ve Orta
Doğu
Güney Afrika: Mali tutumluluk
Asya Pasifik
Avustralya: 2014’te +%2,8 seviyesinde ılımlı büyüme bekleniyor
Geçtiğimiz haftanın bütçesi, seçim yılında bütçe genişletmeye gidilmesinin cazibesine rağmen, ülkenin son zamanlarda
izlediği genel olarak sağlıklı mali yönetimin göstergesi oldu. Gerçekten de 2016-2017 mali yılında bütçe açığının GSYİH’nin
-%2,8’ine (2013-2014 ve 2014-2015 mali yıllarında -%4) düşeceği ve devlet borcunun GSYİH’nin %44,3’ü seviyesinde
sabitleşeceği öngörülüyor. Bu sırada, üretim çıkışlarının (+1,9pps) ve madenciliğin de (+0,8pps) katkısıyla 2013 Q4 GSYİH
büyümesi yıllık +3,8 q/q seviyesine ulaştı (Q3’te +0,5). Satın Alma Endeksi, Ocak ayındaki 49.9’un ardından Şubat ayında 51.7
ile kritik noktanın üzerine çıktı. Ancak, Güney Afrika Randı’nın (ZAR) ve uluslararası rezervlerin korunması doğrultusunda
mali poliçelerin sıkılaştırılması, işçi sınıfıyla ilişkilerin gergin olması, özellikle madencilik olmak üzere bazı ana sektörlerde
çıktı büyümesini kısıtlıyor. Bu durumda GSYİH’nin +%5 oranında veya sosyal gelişim ihtiyacına destek olacak seviyede
büyümesi mümkün görünmüyor. Euler Hermes, Güney Afrika’daki büyümenin 2014’te +%2,8, 2015’te ise +%3,5 seviyesinde
gerçekleşeceğini öngörüyor.
GSYİH büyümesi, 2013 Q4’te +%0,8 q/q (Q3’te +%0,6) seviyesine hızlanarak tüm yıl büyümesini +%2,4 (2012’deki +%3,6’dan)
seviyesine ulaştırdı. Üst üste üçüncü çeyrekte net ihracat temel büyüme gücü oldu ve genel GSYİH büyümesine +0,6pps’lik
katkı sağladı. Yerel cephede ise son tüketim giderleri destekleyiciydi (+0,5pps) ama etkileri yatırım ile bir bakıma dengelendi
(-0,3pps). Gerçekten de büyümenin temel gücü olan madencilik yatırımları (GSYİH’nin %7,7’si) yavaşlamaya devam etti ve
diğer sektörler durumu dengeleyemedi. Bu çerçevede ekonominin madencilikten uzak bir dengelenme ile orta bir hızda
genişlemesi bekleniyor. Temkinli mali poliçe tutumu, madencilik projelerindeki düşüş ve Çin’den gelen talebin azalmasının
da (2014’te +%7,5) etkisiyle, GSYİH büyümesinin 2014’te uzun dönem ortalaması olan %3,3’ün altında +%2,8 seviyesinde
gerçekleşmesi bekleniyor.
Takvim / Neleri Takipte Olacağız?
6 Mart:
Avro Bölgesi
6 Mart:
Birleşik Krallık
6 Mart:
Mısır
7 Mart: Kanada
7 Mart: Güney Afrika
7 Mart: Almanya
7 Mart: Japonya
7 Mart: ABD
10-11 Mart:
11 Mart: Portekiz
11 Mart: İtalya
11 Mart: Morityus
Mart ayı AMB faiz oranı
Mart BoE faiz oranı
Şubat ayı uluslararası rezervler
Şubat ayı işsizlik
Şubat ayı uluslararası rezervler
Ocak ayı endüstriyel üretim
Ocak ayı baş göstergesi
Şubat ayı işsizlik raporu
Eurogroup – Ecofin toplantıları
2013 Q4 GSYİH (ikinci tahmin)
2013 Q4 GSYİH (ikinci tahmin)
2013 Q4 GSYİH
Feragatname
Bu değerlendirmeler her zaman aşağıdaki feragatnameye tabidir.
Bu materyal, bir Allianz şirketi olan Euler Hermes SA tarafından yayınlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye amaçlı
değerlendirilmemelidir. Bu bilginin alıcıları kendi bağımsız değerlendirmelerini yapmalıdır ve sadece bu bilgilere dayanarak harekete
geçmemelidir. Bu materyal, bizim onayımız olmaksızın çoğaltılmamalı ve hiçbir belgeye eklenmemelidir. Yasaklanmış olabileceği hiçbir yargı
alanında dağıtımına kalkışılmamalıdır. Bu bilginin güvenilirliği bağımsız olarak Euler Hermes tarafından doğrulanmamıştır ve bilginin doğruluğu
ile tamamlığı hakkında Euler Hermes hiçbir şekilde (söyleyerek veya ima yoluyla) temsil veya garantide bulunmamakta, bu bilgiye güvenmek ve
onu kullanmak aracılığıyla doğabilecek hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğü kabul etmemektedir. Aksi belirtilmedikçe, sadece Euler Hermes Finans
Departmanı’nın tüm görüş ve tahminleri bu tarihten itibaren hiçbir bildirim olmaksızın değiştirilebilir. Euler Hermes SA, Fransa Mali Pazar Yetkilisi
tarafından yetkilendirilmiş ve düzenlenmiştir.
Bu değerlendirmeler aşağıdaki feragatnameye tabidir.
Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu: Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına
dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya
olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir. Metin içeriği gereği ileriye yönelik ifadelerin yanı sıra, “olabilir”,
“olacaktır”, “olmalıdır”, “beklenmektedir”, “planlanmaktadır”, “amaçlanmaktadır”, “beklemektedir”, “inanmaktadır”, “tahmin etmektedir”,
“öngörmektedir” veya “devam etmektedir” gibi kelimeler ileriye yönelik ifadelere örnek teşkil etmektedir. Gerçek sonuçların, performansın veya
olayların, bu ifadelerde belirtilenden farklı olmasına yol açan sebepler, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik
koşullar özellikle de Allianz SE’nin temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) gelişmekte olan piyasalar da dahil olmak üzere
finans piyasalarının performansı, (iii) sigortalı zarar olaylarının ciddiyeti ve sıklığı, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri,
(vi) kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) değişen rekabet düzeyleri,
(x) para yığılması ve Avrupa Para Birliği de dahil olmak üzere kanun ve yönetmeliklerdeki değişiklikler, (xi) Merkez Bankalarının ve/veya yabancı
hükümetlerin politikalarındaki değişiklikler, (xii) şirket alımlarının etkileri ve ilgili birleşme konuları, (xiii) yeniden yapılanma önlemleri ve (xiv) genel
rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda). Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana
gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir. Burada bahsi geçen konular zaman zaman Allianz SE’nin ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar
Komisyonu’na sunduğu dosyalarda açıklanan riskleri ve belirsizlikleri de içerebilir. Grup, burada yer alan geleceğe dair bilgilerin güncellenmesi
konusunda hiçbir yükümlülük üstlenmemektedir.
Download

Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız