16
16 Temmuz
Temmuz2013
2014
Strateji Raporu
ARAŞTIRMA
Mali Piyasalar Stratejisi
Mevcut değerlemelerde, Borsa İstanbul için olumlu görüşümüzü
koruyoruz…
BIST 100 endeksinin yılbaşından bu yana getirisi ABD$ bazında %20'ye
•
ulaştı. Borsa İstanbul Gelişmekte Olan Piyasa (GOP) borsaları içinde 5.
yüksek getiriyi sağlarken, Kırılgan Beşli içinde Endonezya’dan sonra en
yüksek getiriye sahip oldu. Aynı dönemde MSCI Dünya %4.5, MSCI GOP
ise %5.6 getiri sağladı.
10 Haziran 2014'ten itibaren Kırılgan 5'li Borsaları •
9 Haziran’da yayınladığımız Strateji Raporumuzda, güçlü ralli sonrasında
kar satışları görülebileceğini, ancak global risk iştahındaki artışın
gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelttiği sermaye akımlarından önemli
pay almakta olan Türkiye’ye ve TL cinsi varlıklara ilginin devam edeceğini
öngörerek, düşüşlerin alım fırsatı yaratacağını düşündüğümüzü
belirtmiştik. 11 Haziran itibariyle Irak’ta öngörülemeyen bir şekilde yaşanan
gelişmeler, BİST’te kar satışlarını tetikledi ve BİST benzerlerinden olumsuz
ayrıştı. Haziran ayı sonunda Irak riskinin azalması ile MSCI Türkiye
kayıplarını büyük ölçüde telafi etmiş olsa da halen benzerlerinin gerisinde.
•
Mevcut değerlemelerde, Borsa İstanbul için olumlu görüşlerimizde
değişiklik yok. 1 yıl ileriye dönük 11.7x F/K çarpanı ile MSCI Türkiye, 11.8x
F/K’daki MSCI Gelişmekte Olan Ülkelere yakın işlem görürken; iki yıllık
ileriye dönük 9.8x F/K çarpanı ile 10.6x F/K’da işlem gören MSCI
Gelişmekte Olan Ülkelere göre hafif iskontoludur. 12 aylık BİST-100
endeksi hedefimiz 92,680 %14 artış potansiyeline işaret etmektedir. Global
tarafta FED kaynaklı iyimserliğin korunduğu, lokalde ise siyasi istikrarın
sürdüğü ve TCMB'ye yönelik gevşek para politikası beklentilerinin devam
ettiği ortamda genel olumlu görüşlerimizi koruyoruz. Önümüzdeki hafta
açıklanmaya başlanacak BİST şirketleri 2. çeyrek finansallarında, bir
önceki çeyreğe ve geçen yılın aynı dönemine göre azalan finansal giderler
karlılığı olumlu etkilerken bankacılık sektöründe de olumlu operasyonel
performansın devamını bekliyoruz. FED'e yönelik beklentileri
değiştirebilecek ya da 7 Temmuz haftası piyasalarda düzeltme hareketine
sebep olan Portekiz bankası Banco Esprito Santo riskine benzer Avrupa
kaynaklı olumsuz haber akışının sistemik risk haline dönüşmesi ya da
global/lokal politik risklerde değişiklik, kuşkusuz görüşlerimizi hızlı şekilde
gözden geçirmemize neden olacaktır.
24 Aylık Tahmini F/K Rasyosu MSCI Türkiye (9.8x) ve MSCI GOÜ (10.6x)
Kaynak: Bloomberg
1
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Enflasyonda düşüş ve faiz indirimlerinin devamını bekliyoruz…
Bu ortamda yeni bir Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yaklaşırken,
•
ana senaryomuzda 50 baz puanlık faiz indirimi bulunuyor. PPK toplantısı
öncesinde kısmen fiyatlandığını düşündüğümüz 50 baz puanlık faiz
indiriminin kısa vadeli etkilerinin sınırlı olacağını düşünüyoruz.
•
Daha olumlu piyasa etkisinin 75 baz puanlık faiz indirimiyle mümkün
olabileceğini düşünürken, beklentilerin altında 25 baz puanlık bir faiz
indiriminin ise kısa vadede olumsuz sürpriz etkisi yaratması beklenmelidir.
Yine de, 25 baz puan indirim dahi gelse, önemli olan TCMB’nin faiz
indirimlerine devam edip etmeyeceğine dair verdiği sinyal olacaktır. Faiz
kararında önemli etki yaratacak diğer bir nokta; sadece politika faizinde
değil, koridorda da yapılabilecek değişiklik olacaktır, ki 17 Temmuz’da
yapılacak olan PPK toplantısında buna çok ihtimal vermemekle birlikte, TL
üzerinde kısıtlı da olsa etki yaratabilir.
Bankacılık endeksi için olumlu görüşümüzü sürdürüyoruz; kısa
vadede MB faiz indirimi ve 2. çeyrek finansalları destekleyici olacak
•
Bankacılık endeksi, düşen faiz ortamı, beklentilerden daha iyi gelen ilk
çeyrek verileri ve global koşullardaki iyileşmeden dolayı, yılbaşından
itibaren dolar bazında %27 getiri sağlarken; en düşük seviyenin görüldüğü
Şubat başından itibaren kaydettiği getiri ise %56 oldu.
•
Önümüzdeki hafta açıklanmaya başlayacak olan 2. çeyrek finansallarında
da bankacılık sektörünün olumlu operasyonel performansını sürdürmesini
bekliyoruz. Özellikle, oldukça iyi gelen Mayıs verileri bu görüşümüzü
destekliyor. Kredi/mevduat makası ilk çeyreğe göre hafif pozitif olmakla
birlikte, yılın ikinci yarısında da olumlu seyrini sürdürecektir. Merkez
Bankası’nın faizi düşürme şiddeti ve hızı bankaların marjlarının toparlanma
süresini etkileyecektir.
•
Bu ortamda TL fonlama tabanı yüksek olan Vakıfbank, Halkbank ve İş
Bankası’nın öne çıkmasını bekliyoruz. Ayrıca, düşen faizler bankaların
sermayelerinin altında kaydettikleri alım satım karlarını hızlı bir şekilde
artırıyor. 2Ç’de bankaların özkaynaklarının karlarından daha hızlı
büyüdüğünü ve sermaye yeterliliklerinin hızlı bir şekilde iyileştiğini
göreceğiz.
•
Kapsamımızdaki bankalar 2015 tahminlerine göre 7.9x F/K ve 1.1x F/DD
ile işlem görüyor. Son 5 yıl ortalamasına göre bankacılık sektörü, F/K
bazında ortalamanın %3, F/DD bazında ise %13 aşağısında işlem
görmektedir.
2
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Piyasalarda Ne Bekliyoruz?
BİST Teknik Görünüm: Teknik görünümde BİST100 endeksi adına genel
görünümde 23 Mayıs tarihinde revize ettiğimiz görüşlerimizi koruyoruz. Genel
olumlu teknik görünüm içerisinde 76.000 kısa vadeli destek olmak üzere
izlediğimiz dirençler 82500 ve 85.000 seviyeleridir. İlk aşamada Irak faktörünün
jeopolitik risk olarak fiyatlanmasıyla ön plana çıkan 82.000-82.500 aralığını yakın
vade direnç olarak izlemekteyiz. Genel görünümde ise öngördüğümüz destek
bölgenin korunmasıyla Mayıs 2013’te oluşan fiyat boşluğunun bulunduğu 85.000
seviyesine yönelik eğilimin devamını bekliyoruz.
Döviz: Şu ana kadar yapılan 125 baz puanlık indirimin TL’ye olumsuz bir
yansımasını görmedik, zira TL’nin seviyesinde etkili olan global piyasalardaki risk
iştahı idi. Hala bu eğilimin sürüyor olması nedeniyle, 50 baz puanlık indirimin de
TL’de kalıcı bir etki yaratmayacağını düşünüyoruz. Ancak her faiz indirimi ile
TL’nin carry trade açısından cazibesinin azalıyor olması nedeniyle artık TL’de
değer kazancı potansiyelinin çok sınırlı olacağını düşünüyoruz. 75 baz puan ya da
daha fazla indirim ise TL’de az da olsa bir değer kaybı görmemize yol açacaktır.
Faiz: TCMB’nin 50 baz puan indirimi yapması tahvil piyasasında farklı etkiler
görmemize neden olabilir. Öncelikle gösterge ve daha kısa vadeli tahvillerde ilk
aşamada satış görebiliriz. Ancak TCMB daha önce enflasyon düştükçe faiz
indirimlerine devam edeceğini söylemişti, yani TCMB’nin faiz indirimlerinde
yavaşlıyor olması, indirimlerin bitmesi anlamına gelmeyecek. 6-9 aylık vadede
politika faizinin %7 seviyesine çekileceği beklentimizden hareketle, bu ve daha
sonra görülecek satışlarda 6-24 ay arası vadeli tahvillerde alış yönünde
olunmasını öneriyoruz.
TCMB’nin Haziran ayında olduğu gibi 75 baz puan ya da daha fazla indirim
yapması ise, kısa vadeli tahvillerde bu kez hızlı bir faiz düşüşü görmemize neden
olacaktır. Öte yandan burada, büyük olasılıkla TCMB’nin halen %8 olan gecelik
borç alma faizini de aşağı çekmesi söz konusu olacaktır. Böylece BIST repo
piyasasında geçen gecelik repo oranları da şu anki seviye olan %8’in altına
düşecektir. Gerek TCMB’nin politika faizi ile bankaların borçlanma maliyetini
düşürmesi, gerekse de gecelik oranların ikincil piyasada düşmesi sonrasında,
sadece tahvil piyasasında değil, faiz içeren tüm enstrümanlarda genel bir faiz
düşüşü göreceğiz. Bu senaryoda, gösterge tahvil faizinin ilk aşamada %7.5-7.9
bileşik aralığına düşmesini bekleriz. Öte yandan, uzun vadeli tahvil faizleri için
görüşümüz, olası faiz düşüşünün bu vadelerde kısalara göre çok daha sınırlı
kalacağı yönünde.
3
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Yakın vadede neleri izleyeceğiz - Olası Riskler?
•
Cumhurbaşkanlığı seçimleri – Anket sonuçlarına göre; 10 Ağustos’taki
ilk turda AKP adayı Sn. Recep Erdoğan’ın seçilmesi bekleniyor; az
ihtimalle de olsa seçimlerin 2. tura kalmasının, piyasalarda fazla önemli bir
etki yaratmasını beklememekle birlikte, takip eden dönemde Hükümet
oluşumuna ve aslında daha da önemlisi ekonomi yönetiminin kiminle
devam edeceğini belirlenmesine ilişkin süreç önemli olacaktır. Parti içinde
Başbakanlıkla ilgili gerilim yaşanması ve/veya ekonomi yönetimine Ali
Babacan’ın devam etmiyor olması, piyasalarda geri çekilmelere sebep
olabilecektir.
•
8 Ağustos Moody’s kredi notu gözden geçirmesi – Moody’s 11
Nisan’da Türkiye’nin görünümü özellikle Irak’taki gelişmelere bağlı yüksek
kırılganlığa bağlayarak negatife çekmişti; 8 Ağustos’ta kredi notumuzda bir
değişiklik olmasını beklememekle birlikte, burada gelebilecek olumsuz bir
görüş, piyasaları geçici de olsa baskılayabilir. Takip eden dönemde, 3
Ekim’de Fitch ve 21 Kasım’da S&P gözden geçirmeleri bulunuyor.
•
Ekim 2014 FED varlık alımlarının sonlanması ve parasal sıkılaştırma –
Son FED toplantı tutanaklarından da anlaşıldığı üzere varlık alım programı
Ekim ayında son $15 milyarlık kalan kısım ile sonlandırılacak ve 28-29
Ekim FED toplantısından, izleyen dönemde faiz politikasıyla ilgili izlenecek
yol ve faiz artırım için planlanan enstrümanlar ile zamanlama konusunda
açıklamalar beklenecek. 2015 ikinci veya üçüncü çeyrek civarında
düşünülen faiz artış sürecinin daha erkene alınması, Türkiye dahil
Gelişmekte Olan Ülke faizlerini de paralel olarak etkileyecektir; bu
notumuzda
paylaştığımız
TCMB’nin
faiz
indirim
sürecinin
sekteye
uğraması bu noktada gündeme gelebilecektir.
•
Amerika ve Avrupa borsalarında yüksek risk iştahı ile görülen tarihi
yüksek
seviyelerde
olası
düzeltmeler
– Dow Jones’un 17.000,
S&P500’ün 2.000 ve DAX’ın 10.000 seviyelerine gelmiş olması S&P500
F/K çarpanının 17x’ye yaklaşması, FED ve ECB’nin uygulayacağı faiz
politikaları ile Amerika ve Avrupa ekonomilerine ilişkin gelebilecek olumsuz
sinyaller ile düzeltme sürecini gündeme getirebilir; bu durum özellikle
TL’den başlayan bir volatilite yaratabileceği için BİST’te de bir düzeltme
dönemi anlamına gelebilir.
•
Irak, İsrail gibi jeopolitik risklerin tekrar yükselmesi – Bu tür risklerin
artışı, genel güvenlik ve ekonomik etkilerinin oluşturduğu sorunların yanı
sıra, petrol fiyatlarında yarattığı dalgalanma ile de etkili olmaktadır. Petrol
fiyatlarında yaşanacak yeni yükselişler cari açık ve enflasyon açısından
risk oluşturabilir.
4
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Enflasyondaki Düşüş Beklentimiz ve Para Politikası
Enflasyonda 12 aylık vadede ne bekliyoruz?
•
Şu an %9.2 olan yıllık enflasyonun Temmuz ayı itibariyle %9’ların altına,
son çeyrekte de %8’in altına gerileyeceğini hesaplıyoruz.
•
2014 sonu beklentimiz %7.7 (piyasa: %8.3-TCMB Beklenti Anketi)
•
2015 yılı ilk yarısında ise enflasyonun %6’lara kadar düşeceğini
hesaplıyoruz. 2015 sonu beklentimiz %6.
Neden enflasyonda 12 aylık vadede %6’ya doğru düşüş bekliyoruz?
•
2005-2014 arasındaki 10 yıllık vadede Türkiye’de ortalama enflasyon %8.3
olurken,
enflasyon
%5-10
aralığında
belirgin
döngüler
gösteriyor.
Enflasyonun %10’lara çıktığı dönemleri izleyen 6-9 aylık vadede ise yine
hızlı şekilde düştüğünü görüyoruz.
•
Baz etkisi 1: Bu yılın Ocak ayı enflasyonu %2 - çok yüksek. 2015 Ocak
ayıyla beraber yıllık enflasyonda bu etki devre dışı kalacak ve 2015’in ilk
çeyreğinde enflasyon muhtemelen %7’nin de altına geriliyor olacak.
•
Baz etkisi 2: Yine bu yılın ilk 4 ayında enflasyon kümülatif olarak %5’e
yakın-çok yüksek. Bu kümüle etki de 2015 Nisan ayıyla beraber devre dışı
kalacak ve bu durumda muhtemelen enflasyon %6’lara gerileyecek.
•
Gıda enflasyonu yıllık %12.5 seviyesinde (kurdaki geçişkenliğin yanı sıra
kuraklık da gündemdeydi). Mayıs ayıyla beraber burada %14’lerden
itibaren gerileme başlamış durumda. Türkiye’de 2005’ten bu yana ortalama
gıda enflasyonu %9.5-10 seviyesinde. Yıllık gıda enflasyonunun %
14’lerden %10 olan
ortalamasına dönmesi beklenmeli. Türkiye’de
enflasyonun yaklaşık %35’i gıdadan,%20-25’i ulaştırmadan, %15-20’lik
kısmı
da
konut
(kira-su-elektrik-gaz)
fiyatlarından
kaynaklanıyor.
Dolayısıyla gıda ve ulaştırma fiyatlarının seyri önceki ortalamalarına
döndüğünde enflasyon da düşüyor olacak.
Enflasyon Gelişmeleri
Enflasyon (yıllık, %)
Yıllık Enflasyona Katkı (puan)
ortalama
3,5
13
12
11
10
09
08
07
06
05
04
03
Ortalama 2007‐2013 dönemi
3
3,0
Haz.14
2,9
2,5
2
2,3
1,5
2,2
1,7
1,2
1
0,9
01.16
07.15
01.15
07.14
01.14
07.13
01.13
07.12
01.12
07.11
01.11
07.10
01.10
07.09
01.09
07.08
01.08
07.07
0,5
01.07
3,1
GIDA VE
ALKOLSÜZ
İÇECEKLER
KONUT, SU,
ELEKTRİK, GAZ VE
DİĞER YAKITLAR
Ulaştırma
DİĞER
Kaynak: TÜİK, Garanti Yatırım
5
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Enflasyonda %6 senaryosunu ne bozar?
•
Öncelikle TL’nin stabil kalması gerekiyor. Global piyasalarda Gelişen
ekonomilere dair yaşanacak olası bir satış dalgası TL’de yüklü bir satışın
yaşanmasına sebep olabilir. Bu durumda yeniden TL’de yaşanan değer
kaybının enflasyona geçişkenliği söz konusu olur. Hatırlatalım, TL’de %
10’luk değer kaybı, enflasyona yaklaşık %15’e yakın yansıyor. Aksi şekilde
%10’luk değer kazancının da enflasyona %10 geçişkenliği var-azaltıcı
yönde.
•
Elektrik ve doğalgaza zam gelmemesi gerekiyor - Genel Seçimler Haziran
2015’te yapılacak ve bu döneme kadar enerji fiyatlarında bir zam
görmeyebiliriz. Normalde her 2 yılda bir doğalgaz ve elektriğe zam
gelmesine rağmen, seçim öncesi bir dönemde zam yapılmama olasılığı
yüksek. Bu da yine enflasyondaki düşüşü destekler. Aksi şekilde elektrik ve
doğalgaza %10-15 civarında zam gelirse bu enflasyona 1-1.5 puan yansır.
Para politikasında ne bekleriz?
•
Öncelikle bu, şu an %8.75 olan politika faizinin çok daha düşük seviyelere
gerilemesi anlamına gelir. Bu da piyasa faizinin düşmesiyle sonuçlanır ve
hisse senedi piyasasına da olumlu yansır. Tüm bunlar da enflasyon
düşmeden yani bu beklenti satın alınırken gerçekleşir.
•
Enflasyonda
12
aylık
vadede
%6’lara
kadar
kademeli
düşüş
beklediğimizden, önümüzdeki 6-9 aylık vadede politika faizinin %7’ye
gerilemesini bekliyoruz. Buna ek olarak da şu an %8-12 bandında olan faiz
koridorunun da %6.5-10.5 bandına doğru gerilemesini bekleriz.
•
Daha açık bir ifade ile 2013 sonunda enflasyon hızla yükselişe geçerken
fonlama maliyeti de %7’lerden %10’lara yaklaşık 300 baz puan yükseliyor.
Enflasyon benzer şekilde düşüşe geçerken de bu artışın geri alınması
beklenmeli. En son TCMB Başkanı Erdem Başçı; enflasyonda düşüş
devam ettikçe 25-75 baz puan arasında ölçülü indirimler görebileceğimizin
de açıkça altını çizmişti
•
Tabi ki global piyasalar elverdiği müddetçe… 2008-2013 döneminde global
anlamda likiditenin çok bol olduğu bir dönemdi. Bu dönem 2013’te FED’in
para politikasında çıkış senaryosuna geçmesiyle değişti. Dolayısıyla
önümüzdeki vadede FED bir sıkılaştırma sürecine giriyor olacak. Bunun
hem şeklini hem de tam zamanlamasını kestirmek güç olsa da 1 yıllık
vadede böyle bir sürece geçmemiz çok olası. Bunun gelişen piyasalar
üzerindeki
etkisi
henüz
çok
muğlak.
Hatırlayalım;
Mayıs
2013’te
Bernanke’nin çıkışa işaret etmesinin ardından gelişen piyasalarda çok
yüklü satış olmuştu.
Benzer bir baskı söz konusu olabilir. TCMB’nin
yüksek bir faiz oranıyla FED’in sıkılaştırma dönemine girmek istemeyeceği
kanısındayız. Bu sebepten FED olası bir sıkılaştırma sürecine girmeden
önce, TCMB’nin elinden geldiğince faizi düşürmeye çabalayacağını
kanısındayız.
6
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Kısa vade / Uzun vade ayrımına dikkat - Önemli olan enflasyonun %6’lara
düşmesi değil, orada kalması…
•
Daha makro iktisadi boyuttan bakacak olursak Türkiye’de enflasyonun %
6’lara gerilemesinden ziyade, oynaklığının düşmesi ve düştüğü seviyenin
ne kadar sürdürülebilir olduğu önemli.
Bu da ister istemez enflasyon
beklentilerini etkiliyor. TCMB anketine göre 12 aylık enflasyon beklentisi %
7.3; resmi enflasyon hedefi %5; şu anki enflasyon %9.2 Enflasyon
beklentileri enflasyon hedefinden halen çok uzak. Beklentilerin hedefe
yaklaşması içinse, enflasyonda erişilen düşük seviyelerin sürdürülebilir
olması gerekiyor. Oysa ki Türkiye’de ortalama enflasyon %8’in üzerinde ve
%7-7.5 seviyesinde yapışkan. Bunun da 3 ana sebebi var;
1.
Dış açığımızın sorun yarattığı dönemlerde TL’de yaşanan değer
kaybı ve bunun enflasyona geçişkenliği
2.
Bütçe tarafında sıkıntı yaşadığımızda bir takım vergilere gelen
zamlar ve bunun enflasyona yansıması
3.
Gıda ve enerji fiyatlamalarında yaşanan mikro bazda yapısal
fiyatlama sıkıntıları ve yüksek volatilite.
•
Özetle, 1 yıllık vadede enflasyonun hızla düşüyor olması satın alınabilecek
pozitif bir hikaye fakat daha uzun vadede enflasyonun kalıcı olarak %5’lere
düşeceğini şu anki şartlar altında inanmıyoruz. Bunun için önemli mikro
reformlara ihtiyaç var. Sadece para politikasını sıkarak %5 enflasyon
hedefinin tutması ve sürdürülebilir olması çok da mümkün gözükmüyor.
•
Perşembe günkü PPK toplantısında ne bekliyoruz?
•
Perşembe günü TCMB faiz kararını açıklayacak. Beklentimiz 50 baz
puanlık indirim. Piyasa beklentisi de benzer yönde. Ve bu satın alınmış
durumda.
•
Dolayısıyla TCMB’nin notunda ne diyeceği, yani indirimlere devam edip
etmemeye dair vereceği sinyal de önem kazanıyor.
•
Neden 75 baz puan beklemiyoruz? Bu olabilir fakat enflasyon beklentileri
bozulurken, bir tane daha 75 baz puanlık indirimin agresif olacağı
kanısındayız. Hali hazırda enflasyon bu derece yüksekken zaten 125 baz
puanlık güçlü bir indirim yapılmış durumda. Dolayısıyla TCMB’nin bundan
sonraki indirimleri daha küçük adımlara daha uzun vadeye yayarak
yapması daha sağlıklı olur kanısındayız.
Tüm bunlar gerçekleşirken
enflasyonun halen %9’larda, hedefin de %5’te olduğu unutulmamalı.
•
Olur da 75 baz puanlık bir indirim görürsek, yani politika faizi (1 haftalık
repo) %8’e düşürülürse, bu durumda faiz koridorunun da %8-12’den %7.511.5’e çekilmesini bekleriz.
7
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
Faizde Ne Bekliyoruz?
•
TCMB’nin faiz indirimlerine devam edeceği, tahvil piyasasında neredeyse
Mayıs ayındaki ilk indirimden bu yana satın alınan bir senaryo. Üstelik
TCMB’nin her faiz indirimi ile birlikte, ileriye dönük beklentilerin ve
fiyatlamaların daha fazla indirimi yansıttığını gördük. Mayıs ve Haziran
aylarında yapılan 125 baz puan indirime ek olarak, piyasada halen 6 aylık
vadede 75-100 baz puan indirim daha yapılacağı fiyatlanıyor. Bu nedenle
Perşembe günü yapılacak indirim büyük ölçüde fiyatlanmış olsa da, asıl
önemli olan, ileriye dönük beklenti ve fiyatlamaların nasıl değişeceği.
•
TCMB’nin beklentilerden daha yavaş düşen enflasyon ve iyileşme
görülmeyen enflasyon beklentilerinden hareketle, bu kez 50 baz puan ya
da altında bir faiz indirimi yapması tahvil piyasasında farklı etkiler
görmemize neden olabilir. Öncelikle gösterge ve daha kısa vadeli
tahvillerde ilk aşamada satış görebiliriz. Ancak TCMB daha önce enflasyon
düştükçe faiz indirimlerine devam edeceğini söylemişti, yani TCMB’nin faiz
indirimlerinde yavaşlıyor olması, indirimlerin bitmesi anlamına gelmeyecek.
6-9 aylık vadede politika faizinin %7 seviyesine çekileceği beklentimizden
hareketle, bu ve daha sonra görülecek satışlarda 6-24 ay arası vadeli
tahvillerde alış yönünde olunmasını öneriyoruz.
•
Öte yandan, TCMB’nin indirimlerde yavaşladığı kanısı, uzun vadeli
tahvillerin ilk aşamada prim yapmasına sebep olabilir. Ancak burada
unutulmaması gereken nokta, uzun vadeli tahvil faizlerinin enflasyon
beklentisi ve risk primi ile yön bulduğu. Enflasyon beklentileri henüz
iyileşmiyor, risk primi ise ABD tahvil faizlerinin seyrine bağlı. Yine de verim
eğrisinin kısa tarafının prim yaptığı bir durumda, uzun vadelerde de bir
miktar faiz düşüşü kaçınılmaz olacak. Ancak uzun vadelerdeki oynaklığın,
önümüzdeki dönemde FED politikalarına bağlı olarak çok daha yüksek
olacağını söyleyebiliriz. Bu nedenle uzun vadeli tahvillerde, kısa vadeli alsat amaçlı işlemler önermeyi tercih ediyoruz.
Verim Eğrisi Değişimi ve Tahmini (%, bileşik)
11.00
10.50
10.00
9.50
9.00
8.50
8.00
7.50
31.12.2013
Bugün
31/12/2014 (T)
10 yıl
9 yıl
8 yıl
6 yıl
5 yıl
4 yıl
3 yıl
2 yıl
1 yıl
6 ay
3 ay
7.00
Kaynak: Bloomberg, BIST
T: Garanti Yatırım Tahmini
8
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
•
TCMB’nin Haziran ayında olduğu gibi 75 baz puan ya da daha fazla indirim
yapması ise, kısa vadeli tahvillerde bu kez hızlı bir faiz düşüşü görmemize
neden olacaktır. Öte yandan burada, büyük olasılıkla TCMB’nin halen %8
olan gecelik borç alma faizini de aşağı çekmesi söz konusu olacaktır.
Böylece BİST repo piyasasında geçen gecelik repo oranları da şu anki
seviye olan %8’in altına düşecektir. Gerek TCMB’nin politika faizi ile
bankaların borçlanma maliyetini düşürmesi, gerekse de gecelik oranların
ikincil piyasada düşmesi sonrasında, sadece tahvil piyasasında değil, faiz
içeren tüm enstrümanlarda genel bir faiz düşüşü göreceğiz. Bu senaryoda,
gösterge tahvil faizinin ilk aşamada %7.5-7.9 bileşik aralığına düşmesini
bekleriz. Öte yandan, 75 baz puan veya daha fazla faiz indirimi yapılması
durumunda da uzun vadeli tahvil faizleri için görüşümüz ve beklentilerimiz
ilk senaryo ile aynı.
•
Bir süredir verim eğrisinde dikleşme eğilimi görmeyi ve 2yıl-10yıl tahvil faiz
farkının 100 baz puan seviyesine yükselmesini beklediğimizi söylüyorduk.
Bu beklentimiz değişmiş değil, hatta ABD’de tahvil faizlerinin yavaş yavaş
yukarı yönde hareketlendiği bir senaryoda bu fark daha da açılabilir.
•
Buna ek olarak enflasyonun bundan sonraki süreçte teknik nedenlerle de
olsa %6’ya kadar düşeceği beklentimiz nedeniyle TÜFE’ye endeksli
tahvillerin cazibesi azalacak. TÜFE’ye endeksli tahvillerin reel faizleri de
vadelerine göre nominal faiz seviyesi ile birlikte hareket ediyor, ancak bu
kez düşen enflasyon nedeniyle kupon getirileri de düşecek. Enflasyon
başabaş seviyelerinin halen %7 ve üzerinde olması nedeniyle bu
tahvillerde bir alım fırsatı görmüyoruz. Bu nedenle TÜFE’ye endeksli
tahvillere yatırım önermiyor, tersine bu tahvillerde satış yönünde olunması
gerektiğini düşünüyoruz.
10 Yıllık ve 2 Yıllık Tahvil Getiri Farkı (baz puan)
150
100
50
0
-50
-100
05.14
03.14
01.14
11.13
09.13
07.13
05.13
03.13
01.13
11.12
09.12
07.12
-150
Kaynak: Matriks, Garanti Yatırım
9
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2014
ARAŞTIRMA
TL’de ne Bekliyoruz?
•
TCMB’nin Mayıs ayında yaptığı sürpriz faiz indirimine rağmen TL’de
herhangi bir değer kaybı görmemiştik. Hatta tersine küresel gelişmelerin ve
iyimser havanın etkisiyle, TL’de tam tersine değer kazancı gördük. Benzer
şekilde, TCMB’nin Haziran ayında yaptığı 75 baz puanlık indirim de TL’de
bir değer kaybına yol açmadı.
•
Halen küresel fiyatlamaya eşlik eden TL’nin, TCMB’nin Temmuz toplantısı
sonrasında da bu seyrini koruyacağını düşünüyoruz. TCMB’nin para
politikasından ziyade, son dönemde yaşadığımız Portekiz krizi örneğinde
olduğu gibi, gelişen ülke kurlarının küresel kırılganlığa olan duyarlılığı TL
üzerinde çok daha etkili olacaktır. Kısa vadede ise Temmuz PPK
toplantısında piyasadaki genel beklenti olan 50 baz puandan daha fazla
indirim yapılması durumunda, TL’de ilk tepki olarak sınırlı bir değer kaybı
görülebilir.
•
Ancak faiz indirimlerinin TL’nin göreli cazibesini bir noktada etkilemesi
olası. Her ne kadar piyasada ileriye dönük olarak 75-100 baz puan arası
bir indirim fiyatlanıyor olsa da, bundan sonraki dönemde TL’nin “carry
trade” anlamında eskisi kadar rağbet görmemesi söz konusu olabilir. Bu da
TL’de bir değer kaybından ziyade, bundan sonraki dönemde küresel TL’nin
fon akımlarından eskisi kadar pay alamaması anlamına gelecek.
•
Diğer taraftan FED’in çıkış stratejisi için ihtiyatlı duruşunun gelişen ülke
kurlarında büyük ölçüde fiyatlandığını düşünüyoruz. Haziran ayına ait
yayınlanan toplantı tutanaklarında Ekim ayında tahvil alımlarının
sonlanacağına işaret eden FED, güvercin tondaki söylemini korusa da,
oyunun sıkılaştırma ile biteceğini biliyoruz. Bu noktada, FED ya da ECB
para politikalarının, gelişen ülkelere yeni bir likidite akışı yaratmayacağını
düşünüyoruz. Sonuç olarak, TCMB’nin faiz indirimlerine devam edebileceği
yönündeki beklentinin sürmesi ve yeni bir sıkılaştırma eğiliminden uzak
olunması sebebiyle, TL’de bundan sonraki süreçte kalıcı değer kazancı
olasılığını düşük görüyoruz.
Seçilmiş Gelişen Ülkelerde Politika Faizleri (%)
12
10
8
6
4
2
Macaristan
G. Kore
Polonya
Malezya
Meksika
Kolombiya
Filipinler
Romanya
Şili
Peru
G. Afrika
Çin
Rusya
Hırvatistan
Endonezya
Hindistan
Türkiye
Ukrayna
Brezilya
0
Kaynak: Bloomberg, Garanti Yatırım
10
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
16 Temmuz 2013
Strateji Raporu
ARAŞTIRMA
UYARI NOTU
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı
hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer
alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun
olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Bu rapordaki veri ve grafikler güvenirliliğine inandığımız sağlam kaynaklardan derlenmiş olup, yapılan yorumlar sadece
GARANTİ YATIRIM MENKUL KIYMETLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak
olan ileriye dönük yatırımların sonuçlarından Şirketimiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Ayrıca, Garanti Yatırım Menkul
Kıymetler A.Ş.'nin yazılı izni olmadıkça bu raporların içeriği kısmen ya da tamamen üçüncü kişilerce hiç bir şekil ve
ortamda yayınlanamaz, iktisap edilemez, alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Rapor gönderilen kişiye özel ve münhasırdır.
İlave olarak, bu raporun gönderildiği ve yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda kullanıldığı ülkelerdeki yasal
düzenlemelerden kaynaklı tüm talep ve dava haklarımız saklıdır.
Garanti Yatırım
Etiler Mahallesi Tepecik Yolu Demirkent Sokak
No.1 34337 Beşiktaş, İstanbul
Telefon: 212 384 11 21
Faks: 212 352 42 40
E-mail: [email protected]
Hisse Senedi Tavsiye Tanımları
AL
Hisse senedinin önümüzdeki 12 ay sonundaki getirisinin, BIST100 endeksinin getirisinin üzerinde olması beklenmektedir.
TUT
Hisse senedinin önümüzdeki 12 ay sonundaki getirisinin, BIST100 endeksinin getirisine yakın olması beklenmektedir.
SAT
Hisse senedinin önümüzdeki 12 ay sonundaki getirisinin, BIST100 endeksinin getirisinin altında olması beklenmektedir.
11
LÜTFEN EN ARKA SAYFADAKİ UYARI NOTUNU DİKKATE ALINIZ
Download

Mali Piyasalar Stratejisi