
BÖLÜM
3
BİLİM FELSEFESİ
PROBLEM ÇÖZME ALGORİTMASI
EVET
Onu
kurcalama
HAYIR
Lanet şey çalışıyor mu?
Kimse
biliyor mu?
Seni
SALAK
EVET
HAYIR
EVET
Onu
kurcaladın
mı?
HAYIR
Seni
geri
zekalı!
Gizli
tut
Seni
suçlayacaklar mı?
HAYIR
HAYIR
Başka birini
suçlayabilir
misin ?
Yine de
kanıtları
yok et
EVET
SORUN YOK !
''Hayır, bizim bilimimiz bir yanılsama değildir.
düşünmek işte budur yanılsama''
Ama bilimin bize veremediğini başka bir yerden elde edebileceğimizi
S. FREUD
13
Bilim Felsefesi
KONUSU
BİLİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ
Bilim üstüne düşünmektir. Bilimi oluşturan kavram ve önermelerin yapısını, bilimlerin yöntemini ele
alıp inceler, sorgular.
İnsanlığın ortak ürünü olarak bilimin kökeninde,
biri yaşamı rahat ve güvenilir kılma, diğeri dünyayı
anlama gibi iki temel ihtiyaç yatmaktadır.
Bilimsel etkinlikler uygarlığın tarihi ile başlar. Bu
uygarlıklar, bilimin doğuşu için elverişli sosyal ve
ekonomik koşulları taşıyorlardı. Gelişmiş bir tarım ve
ticaret hayatı vardır. ilk uygarlıklar arasında, M.Ö.
3000 yılında Mezopotamya’da Sümer uygarlığı
parlak bir düzeye erişmiştir. Sümerler teknolojide
oldukça ileriye gitmişler, aritmetikte önemli gelişmeler sağlamışlardı. Benzer gelişmeler, komşu bir
uygarlık olan Mısır’da da başlamıştı. Bilimsel etkinlikler daha sonra M.Ö. 600’lü yıllardan başlayarak
eski Yunan’da devam etmiştir. Bununla birlikte, eski
Yunan’da bilim çoğunlukla felsefe ile iç içe olmuştur.
Bu dönemin büyük filozofları aynı zamanda büyük
birer bilim adamıydılar. İlk filozof sayılan Thales,
yaptığı gözlemler sonucu M.Ö. 28 mayıs 585 tarihindeki güneş tutulmasını önceden haber vermiş,
öğrencisi Anaksagoras güneş ve ay tutulmalarının
asıl nedenini ilk defa açıklayan kişi olmuştur. Benzer
olarak, Aristoteles aynı zamanda bir biyologdu. Eski
Yunan’da felsefe ve bilim iç içe olmasına rağmen,
bu dönem bilimin felsefeden ayrılmaya başladığı
dönemdir aynı zamanda.
TEMEL KAVRAMLARI
Bilimsel Yöntem : Bilimsel bilgilerin elde edilmesinde izlenen ve belirli aşamaları olan yoldur.
BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI
Problem aşaması : Olgusal olarak gözlenebilen
herhangi bir problemin ortaya konularak sınırlarının
belirlenmesidir.
Varsayım (hipotez) aşaması : Olgusal olarak
gözlemlenmiş problemlerin çözümüyle ilgili geçici
açıklama önerilerinin oluşturulmasıdır.
Deney aşaması : Varsayımların doğrulanması
amacıyla evrene dönülerek testler, gözlemler ve
deneylerle sınanmasıdır.
Kuram ve Yasa Aşaması : Doğrulukları sınanmış verilerin birleştirilerek genel açıklamalara, ilkelere dönüştürülmesi, başka benzer ilke ve buluşlarla
birleştirilip kuram (teori)’ların oluşturulmasıdır. Her
bilim kendi alanında yasalara ulaşmaya çalışır.
Bilimsel yasalar genel geçerliliği olan ve kesinlik
düzeyi oldukça yüksek belirlemelerdir.
Bilimin felsefeden ayrılışı matematik ile başlamıştır. Bu dönem de Euklides geometriyi, Archimedes mekaniği kurmuştur.
Bilimsel Açıklama : Bir olgunun oluş biçimini
değil, oluş nedenini açığa çıkarma sürecidir.
Bilimsel öndeyi : Bilimsel yasa ve ilkelerden yararlanarak, henüz olmamış bir olguyu önceden kestirebilme, tahmin etmedir. Örneğin her yıl ormanlarının büyük bir bölümünü kaybeden, yok eden bir
ülkede bir süre sonra sel, erozyon, iklim dengesinin
bozulması vb. gibi sorunların yaşanacağını söylemek bir öndeyidir.
Ortaçağ Avrupa’sında ise, bilimsel faaliyet büyük
ölçüde durdu. Bu durumun temel nedeni, özellikle
kilisenin bilim adamları üzerinde ağır bir baskı uygulamasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle, bilim ve
felsefe ancak dinsel inancın izin verdiği ölçüde gelişebilmiştir. Diğer taraftan, aynı dönemde İslam
dünyasında parlak gelişmeler olmuştur. Bu dönemde, Harezmi matematik, astronomi ve coğrafya ile
ilgilenmiş, birinci ve ikinci dereceden denklem çözümlerini yapmıştır. İbn-i Sina, özellikle tıp alanında
çalışmış önemli bir düşünür olmuştur. Hastalıkların
hem ruhsal hem de bedensel nedenlerle oluşabileceğini ileri sürerek modern psikolojinin öncüsü olmuştur. Beyruni, matematik ve trigonometri ile ilgili
teoremler ileri sürmüş, kosekant, kotanjant ve sekant fonksiyonlarını bulmuştur. Diğer taraftan, İbn-i
Haldun, yazdığı “mukaddime” adlı eseriyle sosyoloji
biliminin öncülüğünü yapmıştır.
TEMEL SORULARI
-
Bilim nedir?
-
Bilimsel düşünce nasıl bir düşüncedir?
-
Bilimsel yöntem nedir?
-
Bilimsel sonuçların özelliği nedir?
-
Bilimin değeri nedir?
Batıda bilimsel faaliyet Rönesans dönemiyle yeniden başlamıştır. Bilimlerin felsefeden ayrılma
13
Bilim Felsefesi
süreci bu dönemde oldukça hızlanmıştır. Bu dönemde, Kopernik yer merkezli evren anlayışı yerine,
güneş merkezli evren anlayışını getirmiş, Kepler ve
Galilei’nin çalışmaları Kopernik’in çalışmalarını
destekleyici olmuştur. Bu dönemde Newton, yeni bir
fizik anlayışı geliştirmiştir.
mantıksal çözümlemelerin kullanılması gerektiğini
savunur.
2. Bilimi “ETKİNLİK” Olarak Gören Yaklaşım
Bu yaklaşımın temsilcileri Kuhn ve Toulmin’dir.
Bilimi anlamak için bilimsel bilgilerin oluştuğu kültür
ortamının, toplumsal koşulların değerlendirilmesi
gerektiğini savunurlar. Bilim, sürekli gelişen dinamik
bir yapıya sahiptir.
Bilimsel gelişmeler, 19. yy.’daki sanayi devrimiyle
oldukça hızlanmış, bilimin sonuçları sanayi alanına
uygulanmaya başlanmıştır. Bu dönemde, Claude
Bernard biyolojiyi, Auguste Comte sosyolojiyi ve
Wilhelm Wundt psikolojiyi kurmuştur. Darwin’in
evrim kuramı ise dönemin bilimsel gelişmelerinden
en önemlisidir.
Kuhn, bilimi “paradigma” kavramıyla açıklamaya
çalışır. Paradigma, belirli bir gerçekliğin ortak terimlerle algılanışını ve anlaşılmasını sağlayan kavramsal çerçevedir. Düzensiz, dağınık bilimsel etkinlikler
paradigmalar sayesinde bir araya gelerek düzenlilik
kazanır. Paradigmanın önemi, varolan soruları açıklayabilmesidir. Bu özelliğini yitiren paradigmalar
kendini yeniden üretemeyince yok olur gider. Yeni
bir paradigma eskinin yerini alır.
20. yy.’a gelindiğinde ise, Newton fiziğini sarsan
üç önemli kuram ortaya çıkmıştır. Bunlardan birincisi, Einstein’ın görelilik (Rölativite) kuramıdır. Bu
kuram, mekan, zaman ve kütle gibi kavramların
mutlak değil göreli olduğunu ortaya koymuş, gözlenen bir olayın gözlemcinin olaya göre hızına ve
gözlemcinin bulunduğu yere bağlı olduğu anlaşılmıştır. bu kuramlardan ikincisi, Max Planck’ın kuantum kuramıdır. Üçüncüsü ise, Werner Heisenberg’in, doğa yasalarının kesin ve zorunlu yasalar
olmayıp, olasılığa dayanan yasalar olduğunu ileri
süren olasılık ya da belirsizlik kuramıdır. Bilimin
gelişimi son 300 yılda önemli gelişmeler yaşamıştır.
Yakın çağımızda özellikle genetik kopyalamanın
yapılması ve DNA şifresinin çözülmesi çok önemli
bilimsel gelişmeler arasındadır. İnsanlık var olduğu
sürece bilimsel etkinlikler de devam edecektir.
Toulmin’e göre bilimde yeni sorunları çözme gücü gösteren kuramlar kabul görerek varlıklarını
sürdürürler.
BİLİME KLASİK BAKIŞ AÇISINDAN YAKLAŞIM
Bilime klasik yaklaşımla kastedilen özellikle Auguste Comte’un öncülüğünü yaptığı pozitivist yaklaşımdır. Bu yaklaşımın bilim anlayışının temel özellikleri şunlardır:
-
Bilim, insan zihninden bağımsız olan bir gerçeklikle ilgili araştırma faaliyetidir.
-
Bilim tümüyle rasyonel bir faaliyettir. Bilim
adamı kişisel inanç, felsefi görüş ve duygularından bağımsız olarak araştırma yapar.
-
Bütün bilimlerin birbirleriyle ilişkisi vardır.
-
Bilim tarihsel süreç içinde artarak gelişir. Yani bilim birikimsel olarak ilerleyen bir süreçtir.
-
Bilimsel faaliyetin insandan tümüyle bağımsız bir iç işleyişi vardır.
TEMEL YAKLAŞIMLARI
Bilimin ne olduğunun tanımlanması konusunda
iki farklı yaklaşımdan söz edebiliriz.
1. Bilimi “ÜRÜN” Olarak Gören Yaklaşım
Bu yaklaşımın önemli temsilcileri Carnap ve Reichenbach’tır. Bu yaklaşıma göre bilimin ne olduğunu anlamak için bilim adına ortaya konulmuş ürünlere bakmak gerekir. Dış etkenlerin, toplumsal koşulların, değer yargılarının bilim üzerinde etkisi dikkate
alınmamalıdır.
Bilimin bütün bu özelliklerine dayanarak bilimsel
bilginin temel özellikleri klasik görüş açısından şöyle
belirlenmiştir:
Carnap’a göre bilimin ortaya koyduğu ürünler
günlük dille yazılmış metinlerdir. Öncelikle bu metinlerdeki kavramlar açıklanmalı ve bilimsel önermelerin doğrulanabilir olup olmadığına bakılmalıdır. Reichenbach’da yeni pozitivizm ya da mantıkçı pozitivizm diye adlandırılan akımın temsilcilerindendir.
Bilimsel önermelerin kesin olarak doğrulanması için
14
-
Bilimsel bilgi nesnel bir bilgidir.
-
Bilim olgusaldır. Doğrudan doğruya gözlem
konusu olabilen nesne ve olayları inceler.
-
Bilim mantıksaldır.
-
Bilimsel bilgi nedenlerin bilgisidir. Bu anlamda bilim olaylarının niçin olduğunu araştırır.
-
Bilimsel bilgi genel bir bilgidir.
-
Bilimsel bilgi yöntemle elde edilir.
Bilim Felsefesi
-
Bilimsel bilginin doğruluğu test edilebilir ve
sınanabilir.
-
Bilimsel bilgi, eleştirel bir tavrın sonucu olan
bir bilgidir.
BİLİMİN DEĞERİ
Bilimin temel işlevi teknoloji üreterek insan yaşamını kolaylaştırma ve insana bilimsel bir düşünüş
kazandırmadır. Bu nedenle bilimde olumsuz değer
yargıları söz konusu değildir. Sorun bilimin kullanımına ilişkindir. Bilimi var eden ve günlük yaşamda
uygulayan insandır. O halde ortaya çıkacak olumsuzluklar bilimin kendinden değil, insanoğlunun
kullanımına ilişkin ahlaklılıkla ilgilidir.
Bilimi oluşturan bilimsel bilgi türünün güvenirliliğinin yüksek olması, yasalı ve doğru açıklamalar
yapıyor olması bu bilgi türünün kendi başına bir
üstünlüğü olarak görülmemelidir.
İnsan bir bütündür ve bütün tümüyle ele alınması
gerekir. Bu bütünlüğü oluşturan bilgi etkinliklerinden
birini daha değerli saymak ve görmek bütünlüğü
bozmak, parçalamak demektir. Bilim insanın başarılarından sadece biridir. Felsefenin, sanatın, tekniğin
sağladıklarını tek başına sağlaması mümkün değildir.
15
Download

Bilim Felsefesi