ABD'nin eski Ankara
Büyükelçisi Ricciardone’nin
açıklaması… 12’DE
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
14 Kasım 2014 Cuma
Çok çarpıcı gelişmeler birbiri ardına yaşanmaya
başladı. Sadece Türkiye değil, dünya, özellikle de
bölgemiz tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar
büyük ve karmaşık oyunlara, olaylara sahne oluyor.
Batı, Kandil, Kobani, IŞİD, Nursa, İsrail,
Dün, yan yana gelemez denilenler
Gazze, Mescid-i Aksa, Akdeniz, doğalgaz
bugün kol kola gezerken, dünün ‘dost’
görünenleri ‘düşman saflar’da yer alıyor. denklemi herkesin kendi hesabına göre kuru‘Stratejik ortak’ gazıyla sırt sıvazlayanlar lurken, bu hengamede Türkiye’nin hayat-memat
meselesi ‘çözüm süreci’ güme gidiyor…
‘stratejik tuzaklar’ peşinde koşuyor.
Oktay
YILMAZ’ın
yazısı
12. SAYFADA
Davutoğlu
“Niyet tazelenmesine ihtiyaç vardı.
Bir işin esasen esasta, özde, mahiyeti var.
Bir de yöntemle ilgili
hususlar var.
Bugünkü açıklamada
esasta Çözüm
Süreci'ne olan
bağlılığın teyit edilmiş
olması olumludur.
Zaten kamuoyumuzda da Çözüm
Süreci'ne alenen karşı
çıkan kimse de bu
konulardaki muhalefeti belli olanlar dışında söz konusu değil''
HDP Heyeti
HDP Heyeti adına açıklamalarda bulunan Grup
Başkanvekili Pervin Buldan: "Bir süredir kesintiye
uğramış olan diyalog sürecinin, dün itibariyle
heyetimizin Çözüm Kurulu'nda yer alan yetkililerle yapmış olduğu bazı temas ve görüşmeler sonucu, sürecin
kaldığı yerden devam etmesi konusunda karşılıklı bir
irade ortaya çıktığı izlenimini belirtmek isteriz"
Barzani
Allavi
görüştü
IKBY Başkanı
Barzani ile Irak
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Allavi,
ülkenin siyasi ve
güvenlik durumunu ele aldı.
HABERİ 12’DE
ODTÜ Enformatik Enstitüsü
bünyesinde yer alan University
Ranking by Academic Performance
(URAP) Araştırma Laboratuvarınca
açıklanan "dünyanın en iyi 2 bin
üniversitesi" sıralamasına
Türkiye'den 4 üniversite, ilk 500
arasına girdi.
Buna göre, ODTÜ 433. sırada,
Ege Üniversitesi 487. sırada, İTÜ
488. sırada, İstanbul Üniversitesi ise
489. sırada yer aldı. Dünya sıralamasında ilk 2 bin üniversite arasında
Türkiye'den 76 üniversite bulunuyor.
M.Nuri Parmaksız
Bencileyin Sözler
8. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
8. Sayfada
Fehmi Koru
Söz politikada –
bazen- altın
değerindedir
Terör örgütü IŞİD ile Kürt gruplar arasındaki
çatışmalar sürerken, Anadolu Ajansı, sınır
kapısı çevresindeki harabeye dönen binaları ve
hasar gören araçları görüntüledi. Yaklaşık 2 aydır
devam eden çatışmalarda Kürt grupların karargah
olarak kullandığı çarşı, hastane ve kamu
binalarının da kullanılamaz hale geldiği görüldü.
Bu arada çatışmalarda yaralanan
Kürt gruplar ise sınır
kapısına yakın sahra
hastanesinde tedavi
ediliyor.
Batum’un gerekçeli
kararı YDK’ya gitti
Türkiye'deki 127 üniversitenin sıralandığı listede ise birinci sıraya
Hacettepe Üniversitesi yerleşirken
ODTÜ ikinci, İstanbul Üniversitesi ise
üçüncü sırada yer aldı.
G20 ZİRVESİNDE
yoğun gündem
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum
hakkında "kesin ihraç" isteminin yer
aldığı gerekçeli karar, Yüksek Disiplin
Kurulu'na (YDK) ulaştı. Bu kararın Batum'a
da ulaşmasının ardından disiplin süreci
başlayacak.
Zirveye, Başbakan Ahmet
Davutoğlu, ABD Başkanı Barack
Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin ve Almanya Başbakanı Angela
Merkel'in yanı sıra çok sayıda ülkeden
heyetler katılacak.
HABERİ 12’DE
YDK, Batum'dan savunmasını isteyecek
ve sonrasında "ihraç" talebini değerlendirecek. Başkanlığını Artvin Milletvekili
Uğur Bayraktutan'ın yaptığı CHP YDK, on
beş günde bir toplanıyor.
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
9. Sayfada
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
Kışlık sebze ve meyve
fiyatları yüzde 20 arttı
HABERİ 7. SAYFADA
29. Boston Türk Belgesel ve Kısa Filmleri Yarışması başladı...
SINEMA
TV / MAGAZIN
14 Kasım 2014 Cuma
9. Boston Belgesel ve Kısa Film Yarışması, ünlü yönetmen Nuri
Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filminin özel gösterimiyle başladı.
WASHINGTON - Yarışmanın açılış
gecesinde, Boston Güzel Sanatlar
Müzesi'nde Ceylan'ın Kış Uykusu filminin
gösterimi beğeni topladı. Türk sinemasının
100. yılının da kutlandığı açılış gecesinde,
gösterimin ardından bir de resepsiyon
düzenlendi. Açılışa Boston Başkonsolosu
Ömür Budak ile Turkish Cultural
Foundation'ın (TCF) kurucularından Dr.
Serpil Ayaslı'nın yanı sıra çok sayıda davetli
ve seyirci katıldı. Boston Globe gazetesi
yarışmayı yılın en iyi belgesel etkinliklerinden birisi olarak duyururken, yarışma
ve yarışma dışı olarak 40 filmin izleyicilerle
buluşacağı etkinlikte, jürinin yanında seyirciler de En İyi Belgesel ve En İyi Kısa Film'i
seçmek için oy kullanabiliyor. Yarışma, 15
Kasım'a kadar devam edecek. Yarışmada
belgesel film dalındaki finalistler: 100 Milyon
Yıllık Yolculuk (Murat Toy, Arda Kalaycı),
Benden Önce (Mehmet Emre Gül),
Cennetin Düşüşü (Ersin Kana), Cibik
(Turgay Kural), Dalgaya Direnmek (Zekiye
Ergün), Diyar (Devrim Akkaya), Fırtına (Aydın
Kapancık), Hay Way Zaman (Nezahat
Gündoğan), Hibernation (Tomer
Werechson), Kamilet (İlkay Nişancı),
Külkedisi Değiliz (Emel Çelebi), Son
Urartulu (Fuat Demirhan), Su Bedevileri
(Ömer Güneş), Tepecik Hayal Okulu (Güliz
Sağlam), Tonita's (Beyza Boyacıoğlu,
Sebastian Diaz), Türkiye'de Caz (Batu
Akyol). Kısa film dalındaki finalistler:
8 Ay (Hüseyin Aydın Gürsoy), Ağrı ve
Dağ (Hasan Serin), Avni Amca (Çiğdem
Topaloğlu), Baba (Soner Sert), Cafe de
Kitap (Emrah Cevher), Dayımın Evi (Şerif
Polat), Dondurma (Serhat Karaaslan), Ella's
Wedding Day (Dana Lerer), Fil Mezarlığı
(Harika Uygur), Kıbrıs'a Mektuplar (Sholeh
Zahraei, Kamil Saldun), Küçük Kara Balık
(Özer Kesemen), Küçük Kara Balıklar (Azra
Deniz Okyay), Merdivenler (Serdar Çotuk,
Buğra Uğur Sofu), Mükemmel Bir Gün
(Oğuzhan Kaya), Patika (Haşim Sezgin
Kılıç), Patika (Onur Yağız), Roya (Alper
Akdeniz), Serender (Seyid Çolak), Suret
(Cüneyt Karakuş) (AA)
Muazzez Ersoy, Suriyeli çocuklarla şarkı söyledi
Birleşmiş
Milletler
(BM) İyi
Niyet Elçisi
sanatçı
Muazzez
Ersoy, Nizip
ilçesindeki
konteyner
kenti ziyaret
etti.
GAZİANTEP - Ersoy ve
beraberindeki heyeti, yaklaşık
5 bin Suriyeli'nin barındığı
kampta, AFAD İl Müdürü Sinan
Atakan karşıladı. Konteyner
kentteki sosyal tesisi ziyaret
eden Ersoy, burada Suriyeli
çocuklarla "Hayat bayram
olsa" adlı şarkıyı seslendirdi.
Çocuklara oyuncak dağıtan
Ersoy, misafirler için hazırlanan meslek edindirme
kurslarını da gezdi. Ersoy, bir
kursiyer tarafından yapılan
Cumhurbaşkanı Recep Tayip
Erdoğan tablosuyla poz verdi.
Ersoy, ziyaretin ardından
Vizyona
yeni
girecek
filmler
gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriyelilere verilen
hizmetlerden çok etkilendiğini
söyledi.
Savaştan en çok kadın ve
çocukların etkilendiğini dile
getiren Ersoy, "Burada bir
insanın tüm ihtiyaçlarına
cevap verecek her donanım
mevcut. Onun için buraya
kamp demek benim hoşuma
gitmiyor. Burası içerisinde
güzel insanların bulunduğu
küçük bir kasaba. Böylesine
güzel hizmetler sunan tüm
yetkililere teşekkür ediyorum"
dedi. (AA)
"Kanunun Ötesinde"
Liam Neeson, Matt
Scudder, Danny Ortiz ile
Bar Owner'ın oynadığı
"Kanunun Ötesinde"
filminin yönetmenliğini
Scott Frank yaptı.
Konusu Lawrence Block''un
en çok satanlar listesindeki
roman serisinden uyarlanan
"Kanunun Ötesinde"
filminin başrolündeki Liam
Neeson, yasa dışı yollardan,
lisanssız şekilde özel dedektiflik yapan eski polis
memurunu canlandırıyor.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Sarayın İncisi
07:00 Sabah Haber
08:15 Böyle Bitmesin
10:20 1'de Bugün
10:35 Beni Böyle Sev
13:00 Haber
13:15 Spor
13:18 Hava Durumu
13:25 1Çorba
13:30 Küçük Hanımefendi
15:00 1'de Bugün
15:15 Joker
16:45 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Yabancı Sinema "Neşeli
Ayaklar"
21:50 Beni Böyle Sev
00:05 Joker
01:45 Yedi Güzel Adam
03:25 Yoldaki Haber
07:00 Selena
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Çocuklar Duymasın
14:50 Alemin Kıralı
16:30 Zahide ile Yetiş Hayata
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Diğer Yarım
23:15 HAWAII FIVE 12
00:00 Hawaii Five
02:45 Sınırların Ötesinde
20:30 MEDCEZİR
Yaman’la yaşadıkları ayrılığın
gerçek nedeninin babası
olduğunu öğrenen Mira artık hem
babasına, hem de Yaman'a öfkelidir... Müzayedede gerçekleşen
hırsızlık Kenan’ı şüphelerin
merkezine koyarken ağabeyinin
suçsuzluğunu kanıtlamaya
çalışan Yaman, Onu Mira'dan
uzaklaştıran etiketlerden,
önyargılardan kurtulamadığını bir
kez daha acı bir şekilde fark eder.
Öte yandan Ender’in hamileliğini
öğrenen Selim’in nefesi bir kez
daha acıyla kesilmiştir.
Geçmişiyle hesaplaşmak için çıktığı yolculukta bir sürprizle
karşılaşır. Hırsızlığın yarattığı
gerilim herkesin birbirini suçlamasına neden olur...
LONDRA - İngiliz Spice Girls grubunun 42
yaşındaki eski üyesi Geri Halliwell nişanlandı.
Halliwell, Times of London'da yayınlanan
ilanla, Formula 1'de yarışan Red Bull takımının
lideri 40 yaşındaki Christian Horner ile nişanlandığını duyurdu.
Geri Halliwell ve Christian Horner'ın ne
zaman evleneceği konusunda ise açıklama
yapılmadı.
Spice Girls grubu, 1990'larda dünya çapında üne kavuşmuştu. Geri Halliwell, grubun
"Ginger" lakaplı en dikkat çekici üyesiydi. (AA)
"Dönüş"
Avustralyalı yazar Tim Winton'un
aynı adlı antolojik kitabından
uyarlanan, her öykünün farklı bir
yönetmen tarafından çekildiği
"Dönüş", haftanın merakla beklenen
yapımlarından
Mia Wasikowska, Warwick
Thornton, Stephen Page, Robert
Connolly, Tony Ayres, Claire
McCarthy, Stephen Page, Simon
Stone ile David Wenham'nin yönettiği filmin oyuncu kadrosunda; Cate
Blanchett, Hugo Weaving, Miranda
Otto, Rose Byrne, Richard Roxburgh,
Matt Nable, Mirrah Foulkes, Callan
Mulvey, Harrison Gilbertson ile Dan
Wyllie yer alıyor.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:30 HAFTANIN ANNESİ
11:45 DÜNYAYI GEZİYORUM
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 FATMAGÜL'ÜN
SUÇU NE?
15:00 SONGÜL KARLI İLE
YENİDEN
16:45 HAFTANIN ANNESİ
18:15 EKİN OLCAYTO
İLE ANA
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI SİNEMA
X-MEN: FIRST CLASS
22:15 YABANCI SİNEMA
ÖLÜMCÜL DENEY 3
00:00 THE WALKING DEAD
00:50 YABANCI SİNEMA
02:40 YABANCI SİNEMA
DARBE-TEKRAR
04:30 DÜNYAYI GEZİYORUM
05:30 FATMAGÜL'ÜN
SUÇU NE
Geri Halliwell
nişanlandı
05:40 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
20:30 medcezir
23:30 Yerli Dizi
01:20 Kim O!
22:15 ÖLÜMCÜL DENEY 3
Orjinal İsmi:Resident Evil 3: Extinction
Yönetmen:Russel Mulcahy
Oyuncular:Milla Jovovich, Ali Larter, Oded
Fehr, Spencer Locke, Christopher Egan
Yapım Yılı:2007
Tür:Aksiyon/Bilim Kurgu/Macera
Nevada çölünde saklanan Alice (Milla
Jovovich) insanoğlunu ölümsüz olmakla
tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve
adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera
(Oded Fehr), L.J.’le (Mike Epps) birlikte
yeni hayatta kalanlar; Claire (Ali Larter), KMart (Spencer Locke) ve Hemşire
Betty’iyle işbirliği yapar. “Umbrella
Corporation” tarafından tutsak alındığından
bu yana Alice, biyojenik deneylere maruz
kalmıştır ve genetik olarak insanüstü güçleri, duyuları becerileri değişikliğe
uğramıştır. Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyacı
olacaktır.
"Salak ile Avanak Geri
Dönüyor"
Bobby Farrelly ile Peter
Farrelly'nin yönettiği ve Jim
Carrey, Jeff Daniels, Laurie
Holden ile Rob Riggle'ın
oynadığı "Salak ile Avanak Geri
Dönüyor", haftanın yabancı
komedi filmi.
Jim Carrey ve Jeff Daniels, yeni
filmlerinde artık imzaları haline
gelen Lloyd Christmas ve Harry
Dunne rollerini tekrarladı.
İlk filmin yönetmeni olan
Farrelly kardeşler; bu filmde,
Lloyd ve Harry'yi, Harry'nin
tanımadığı çocuğunu bulmak
üzere bir yolculuğa çıkarıyor.
00:00 Oynat Bakalım
01:00 Batman Dönüyor (Tekrar)
03:00 Aramızda Kalsın
04:45 Oynat Bakalım
05:45 Söyle Söyleyebilirsen
07:30 Batman (Tekrar)
08:10 Batman
09:05 Duck Dodgers (Tekrar)
09:30 Duck Dodgers
10:00 Aramızda Kalsın
13:00 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
14:30 Batman Daima
17:15 Ben Bruce Lee'yim
19:45 Uçan Kılıçlar
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım
11:00 Özledim Seni
13:00 Gün Arası
13:30 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
15:00 Evim Şahane
17:00 Arka Sokaklar
18:50 Koca Kafalar
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Arka Sokaklar
02,00 Büyük Hesaplaşma
00:30 HAWAİİ FİVE
Hawaii Five-O CBS’de 19681980 yılları arasında 12 sezon
yayınlanan polisiye dizisinin
yeni versiyonu. 12 sene önceki
diziyle aynı adı taşıyan dizinin
yapımcıları Fringe dizisininde
yapımcıları olan Alex Kurtzman
ve Roberto Orci.
Dizinin kadrosunda ise Lost‘tan
tanıdığımız Daniel Dae Kim
(Jin Kwon) var. Ayrıca 1 sezon
yayınlanan Moonlight dizinin
yakışıklı vampirini canlandıran
Alex O’Loughlin,Scott Caan ve
Grace Park’da dizinin kadrosuna dahil.
Dizinin konusu önceki versiyonunda olduğu gibi sadece
valiye hesap veren hawaii eyalet
polisini ele alıyor.
14 Kasım 2014 Cuma
Ak Parti Dörtyol Kadın Kolları
AŞURE GÜNÜ DÜZENLEDİ
Ak Parti Dörtyol Kadın Kolları, Öğretmenevi Yazlık Salonu’nda Aşure Günü etkinliği düzenledi.
HABER MERKEZİ - Ak Parti Dörtyol
Kadın Kolları, Öğretmenevi Yazlık Salonu’nda
Aşure Günü etkinliği düzenledi.
Ak Parti Dörtyol Kadın Kolları’nca düzenlenen Aşure Günü’ne, Ak Parti Hatay
Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, İlçe
Başkanı Hasan Özel ve yönetim kurulu üyeleri, Hatay İl Kadın Kolları Başkanı Alev
Seçmen ve yönetim kurulu üyeleri,
22.Dönem Hatay Milletvekili İsmail Soylu,
İlçe Kadın Kolları Başkanı Sermin Göksu ve
kadın kolları üyeleri, Hatay Büyükşehir
Belediye Meclis Başkan Vekili Mustafa
Özbolat, Ak Parti eski ilçe Başkanı Abdullah
Arıcan, Büyükşehir Meclis üyesi Mehmet
Keleş, Erzin İlçe Başkanı Abdullah Yakar,
Erzin Kadın Kolları Başkanı Mine İzgi ve
kadın kolları üyeleri, Erzin Belediye Meclis
Üyesi Zeynep Yakar, Kuzuculu eski Belediye
Başkanı Alper Soylu, Dörtyol Gençlerbirliği
Spor Kulübü Başkanı Ali Rıza Günaydın ve
bazı yönetim kurulu üyeleri, vatandaşlar
katıldı.
Sunuculuğunu Danışman Fehmi Rigan’ın
Yaptığı programa Kur’an-ı Kerim tilavetiyle
başlandı.
Açılış konuşmasını yapan Ak Parti Dörtyol
Kadın Kolları Başkanı Sermin Göksu, aşure
etkinliğine katılan tüm misafirlere “Hoş geldiniz” dedi. Karaman’ın Ermenek İlçesinde
maden ocağında endişeli bekleyişin sürdüğünü söyleyen Göksu, “Hayatını kaybeden
işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet, kederli
ailelerine de sabırlar diliyorum” dedi. Sermin
Göksu, “Muharrem Ayı bereketin arttığı,
Allah’ın izzet ve ikramının çoğaldığı aydır.
Muharrem Ayının 10. Günü Aşure Günü olarak kutlanmaktadır. Bugün Allah, 10
Peygambere 10 çeşit hediye sunmuştur. Mu
Mübarek Aşure Günü Hz. Hüseyin Efendimiz
ve etrafındaki Ehl-i beyitten 70 kişinin şehit
edildiği bir gündür. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
Ak Parti Kadın Kolları olarak, Aşure
Gününü düzenleyerek önemli bir geleneği
devam ettirmek istedik. Bu çorbada tuzu
bulunan, emeği geçen, destek veren ve yardımcı olan herkese şükranlarımı sunuyorum”
şeklinde konuştu.
Ak Parti Dörtyol İlçe Başkanı Hasan özel, bu
etkinliği düzenleyen kadın kollarına ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Mescidi Aksa’ya yapılan
saldırıyı, tüm Müslüman alemine yapılmış saydıklarını ifade etti. Bu saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyorum, elbette bir gün ilahi adalet yerini
bulacaktır, dedi. Muharrem Ayının İslamiyet’teki
önemine değinen Özel, şehit edilen Hz. Hüseyin
ve Ehl-i beytten 70 kişinin şehit edilmesi, en ağır
Müslümanlık katliamı olduğunu dile getirdi.
Hatay İl Kadın Kolları Başkanı Alev
Seçmen, konuşmasına bu güzel Aşure
Etkinliğini düzenleyen Ak Parti Dörtyol Kadın
Kolları Başkan ve üyelerine teşekkür ederek
başladı. Muharrem Ayının İslamiyet’te çok
önemli bir yeri olduğunu söyleyen Seçmen,
Aşure Gününün önemli olayların meydana
geldiği bir gün olarak tarihteki yerini aldığını
söyledi.
“BU GÜNLERİ İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ”
Ak Parti 22.Dönem Milletvekili İsmail
Aşık Veysel'in sazına
gözü gibi bakıyor
SİVAS - Sivaslı bağlama ustası Şentürk
İyidoğan, halk ozanı Aşık Veysel'e ait olduğunu belirttiği ve 15 senedir kendisinde bulunan
101 yıllık saza adeta gözü gibi bakıyor.
Sivas 4 Eylül Sanayi Sitesi'ndeki atölyesinde el yapımı bağlama üreten 45 yaşındaki
İyidoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
ilkokul 2. sınıfta tanıştığı bağlamayı o günden
bu yana elinden bırakmadığını söyledi.
Yaptığı bağlamalara yurt içi ve yurt dışından çok fazla talep olduğunu belirten
İyidoğan, tamirat için bile birçok ülkeden kendisine bağlama gönderildiğini dile getirdi.
Sivas'ın "Aşıklar diyarı" olduğunu ifade
eden İyidoğan, Sivaslı ozanlardan Aşık
Veysel'in hem ülke hem de dünya için büyük
bir değer olduğunu vurgulayarak, "Aşık
Veysel, hiçbir zaman isyan etmeyen, hoşgörülü, bütün milletleri bir tutan, dünyanın tek ozanıdır" dedi.
Çocukluğundan bu yana Aşık Veysel'in
eserlerini dinlediğini anlatan İyidoğan, 15 yıl
önce iş yerine gelen, ismini hatırlamadığı yaşlı
bir kişinin kendisine Aşık Veysel'in sazını getirdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Adam, 'babam ile Aşık Veysel'in babası
amca çocuğu, aynı evden ayrılmayız. Bu saz
da rahmetli Aşık Veysel'in ilk sazlarından biridir.
Bunu uzun yıllar çaldıktan sonra rahmetli babama hediye etmiş. Şimdi benim torun bunu
çalamıyor. Biz bunu senin sazla değiştirelim.
Sen torunuma bir tane dut oyması ver' dedi.
'Rahmetli Aşık Veysel'in sazı' deyince, sazı kılıftan hiç çıkarmadan amcaya saz verdim ama
ben sazı birkaç yıl kılıftan çıkaramadım, cesaret
edemedim. Birkaç sene geçti, kılıfın içinden
çıkardım ki perde yerlerinde hayvan bağırsağı
bağlı, deforme olmuş, çalınmıyordu. Perde yerlerini falan değiştirdim ama çalınamaz diye
düşündüm. Tellerini falan taktık ki böyle bir saz
olamaz. Çok seviyorum bu sazı."
-Aşık Veysel'e sazı çoban hediye etmiş
Şarkışla'da 2006 yılında düzenlenen bir
programda Aşık Veysel'in "Kara Toprak" adlı
eserini seslendirdiğini, Veysel'in çocuklarının
programın ardından yanına geldiğini belirten
İyidoğan, "Veysel'in
çocukları 'Rahmetli
babamızdan sonra
Kara Toprak'ı babamızın sazıyla ilk kez
dinliyoruz' dedi, çok
teşekkür etti" dedi.
Bu programda
Aşık Veysel'in
çocuklarının ve
akrabalarının sazın
93 yıl önce bir
çoban tarafından
ozana hediye edildiğini söylediklerini
ifade eden İyidoğan,
Veysel'in emanetine
ölene kadar sahip
çıkacağını ve bu
sazı çalmaya devam
edeceğini kaydetti.
(AA)
Soylu, “Böyle önemli bir günde bizleri buluşturan Ak Parti Dörtyol kadın Kolları Başkan
ve üyelerine teşekkür ediyorum” dedi.
Muharrem Ayının ve içerisinde yer alan Aşure
Gününün önemine değinen Soylu, “Bu günleri iyi değerlendirmeliyiz. Böyle bir günde
sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum” şeklinde konuştu.
Ak parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram
Türkoğlu, “bu güzel organizasyonu düzenleyen Kadın Kolları Başkan ve üyelerini tebrik
ediyorum. Muharrem ayı denince aklımıza
önemli olaylar geliyor. Başta Peygamber
Efendimizin torunu Hz. Hüseyin ve
Arkadaşlarının Kerbela’da şehit edilmelerinin
acısını, her zaman yüreğimizde yaşıyoruz.
Özellikle Muharrem Ayında yapılan aşurenin
tadı bir başkadır. Bu mükemmelliği biraz
sonra sizlerle birlikte tadacağız. Zor günler
yaşadığımız bu günlerde birlik ve beraberlik
içinde olmamız gerekiyor. Bizler de bugün
burada, birlik ve beraberliğin bir göstergesi
olarak bir aradayız. Hepinize katkı ve katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederim” diyerek
konuşmasını tamamladı.
Konuşmaların ardından, hazırlanan
Aşureler davetlilere ikram edildi. Daha sonra
Ak Parti Kadın Kolları tarafından, çarşıda
vatandaşlara aşure dağıtıldı.
diye nitelendirilen
kereviz, binbir
zahmetle tarlalardan
sökülüyor
SAKARYA - Düşük kalorisi dolayısıyla
kışın sofraların vazgeçilmez sebzeleri arasında bulunan, "tarlaların beyaz elması"
olarak nitelendirilen kereviz, Geyve ilçesindeki tarım işçilerinin binbir zahmetle yıkama
işlemlerinin ardından paketlenip sofralara
ulaştırılıyor.
Safibey köyü sakinlerinin en önemli
geçim kaynağı kereviz, mayısta ekilerek kış
aylarında hasat ediliyor. Köy sakinleri, hasat
zamanı öğleye kadar tarlalardan kerevizleri
söktükten sonra traktörlerle ürün yıkama
yerlerine getiriyor.
Su geçirmeyen özel kıyafetler giyen işçiler, ürünleri tazyikli suyla yıkayıp çamurdan
arındırıyor. Birkaç kez tekrarlanan bu işlem
sonrasında kasalara istiflenen kerevizler,
büyük emek ve iş birliğinin ardından sebze
haline gönderilerek sofralara ulaşıyor.
Kereviz üreticisi Beytullah Çevik, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, tarladan
söktükleri mahsulü yıkama alanlarına getirerek çamurdan arındırdıklarını söyledi.
Temizlenen kerevizlerin paketlenerek
İstanbul'daki hallere gönderildiğini belirten
Çevik, "Günde 10 kişi çalıştırıyoruz ve tarladan 3-4 ton mal çıkarıyoruz. Bir işçiyi günlük 40 liraya çalıştırıyoruz. Günde burada
20-30 ton mal yıkanıyor ama kendimizin de
3-4 ton malı var" diye konuştu.
"Tarlaların beyaz elması" kerevizin, kışın
sofraların vazgeçilmez sebzelerinden olduğunu dile getiren Çevik, salatası, yemeği ve
turşusunun yapıldığını anlattı.
İlçede tarım yaparak geçimini sağlayan
Gülseren Köse de günlük 45 liraya çalıştığını ifade etti.
İşe erken saatte başladıklarını ve akşam
ezanına kadar çalıştıklarını aktaran Köse,
"Çocuk okutuyoruz, evimizin ihtiyacı için
mecburuz buraya gelip çalışmaya. Bizim
sağlığımızı kurtarmaz bu para aslında ama
mecburuz. Hep ıslanıyoruz, hastalanıyoruz
ama mecburen bu işi yapıyoruz" diye
konuştu.
İşçilerden Ergün Öz de köyde genellikle
kereviz yetiştirildiğini ve tek geçim kaynaklarının bu ürün olduğunu belirtti.
Çalışma şartlarının çok zor olduğunu
kaydeden Öz, "Mahsulü daha iyi yapmak
için elimizden geldiği kadar çalışıyoruz.
Günlüğümüz 40 lira. Bu yevmiye ile geçiniyoruz, başka gelirimiz de yok" değerlendirmesinde bulundu. (AA)
3
Fehmi KORU
[email protected]
[email protected]
yurt haberlerİ
Söz politikada –bazen- altın
değerindedir
Daha önce de ne zaman değinsem tepki aldığım için
bilirim; politikacılar çok konuştuklarına yönelik eleştirilerden hiç mi hiç hoşlanmazlar.
‘Politikacı dediğin konuşur’ diye özetlenebilecek bir
hazır kalıp var. Yanlış bir kabul bu. Yanlışlığı, hem
başka ülkelerde her zaman, hem de kendi ülkemizde
geçmişte yaşanan örneklerin farklı oluşundan...
Sözü edilmeye değer hemen bütün ülkelerde, lider
konumundaki politikacılar, bizde üst düzey devlet yöneticileri ve muhalefet partileri liderlerinin çeşitli vesilelerle bir hafta boyunca halkın karşısında yaptıkları toplam konuşmayı bir yılda yapmazlar. Barack Obama da
yapmaz, Angela Merkel de...
Fazla konuştuğu bilinen ABD başkan yardımcısı Joe
Biden gibiler, kendi ülkeleriyle başka ülkeler arasında
ciddi sıkıntılara yol açtıkları için, sürekli uyarılırlar...
Çok konuşmak sorunlara yol açtığı için de tehlikelidir.
Lütfen şöyle arkanıza yaslanıp şimdi soracağım sorular üzerinde biraz düşünün, olur mu?
Türkiye’de iktidar-muhalefet ilişkileri başka demokratik ülkelerden bayağı farklı; bizde liderler yan yana geldiklerinde birbirlerinin yüzüne bakmaktan, yek diğerinin
elini sıkmaktan bile kaçınıyorlar... Acaba bunun sebebi
çok ve sık konuşmaları olmasın?
İktidar-muhalefet ilişkilerinin başka demokratik ülkelerde Türkiye’den farklı oluşu ile, milli sorunlar söz
konusu olduğunda onlarda politik zeminde uzlaşma
kolay sağlanıyor iken bizde bir türlü ahenk sağlanamaması arasında, bir ilişki olabilir mi?
Mesela, bizde de politikacılar daha az konuşsalar birbirlerini daha az rencide edecekleri için, ülke çıkarları
uzlaşmalarını gerektirdiğinde, yarı yolda daha mı kolay
buluşabilirlerdi?
Güncel sorularım da var, biri şu: Hepimizi umutlandıran ve “Bu defa sonuca ulaşılacak galiba” beklentisine
sürükleyen Kürt sorununun çözümü hükümet ile
HDP/BDP taraflarının görüşmeleriyle belli bir noktaya
geldi. Geldi, ama şimdilerde bir tıkanıklık da kendini
belli ediyor. Acaba bu durumda tarafların kamuoyu
önünde yaptıkları konuşmaların olumsuz etkisi var
mıdır?
Bir diğer sorum da şu: Türk dış politikası ‘komşularla
sıfır sorun’ ilkesi etrafında büyük bir atılımı gerçekleştirmişti. Bugün o noktadan hayli uzağız. Evet, bizim
dışımızdaki gelişmelerin de bunda rolü var, fakat bu
gerekçe tek başına şimdi karşı karşıya kaldığımız durumu açıklamaya yetmiyor. Acaba politikacılarımızın çok
konuşma alışkanlığı yüzünden, birilerini ürkütmüş, birilerini gereksiz yere alarma geçirmiş, birilerini darıltmış
olabilir miyiz?
Yani, politikacıların daha az konuştuğu bir ülke olsaydık, acaba ülke olarak içeride ve dışarıda karşılaştığımız
sorunlar şimdiki kadar yıkıcı ve yıpratıcı olmayabilir
miydi?
Politikacılar, ister iktidarda ister muhalefette bulunsunlar, arkalarından milyonlarca insanı sürükleyen
insanlar. Hiç kuşkusuz akıllı ve bilgililer de. Hepsi uzun
yıllardır politikanın içinde olduklarına göre deneyimleri
de yerinde. Çok ve sık konuşmanın mahzurları olabileceğini düşünebilecek insanlar olduklarına hiç kuşku
yok...
Öyleyse?
Sebep basit aslında: Onlar konuşarak kendi tabanlarını
uyanık tuttuklarını düşünüyor ve bunu öteki mülahazaların önüne koyuyorlar...
Bu yazı da zaten geldiğimiz noktada onları yeniden
düşündürmek için yazılıyor: Konuşmanın kendilerine
getirdiği yarar ile sebep olduğu zarar arasındaki denge
bozuldu; daha az ve yerinde konuşma zamanı geldi.
Hatırlatmak... Benim bütün yaptığım bu.
13 Kasım 2014/ HABER TÜRK
Durdurulan araçtan polis yeleği,
kelepçe ve tabanca çıktı
ÇORUM Çorum'da,
güvenlik güçlerinin uygulama
noktasında
şüphe üzerinde
durdurduğu iki
araçtan, 3 polis
yeleği, bir
kelepçe, bir
elektroşok
cihazı ve 2
kurusukı tabanca ele geçirildi.
İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, kent merkezinde
gerçekleştirdiği denetim ve uygulama faaliyetleri sırasında
durumundan şüphelendikleri iki otomobili durdurarak arama
yaptı.
Yapılan aramada araçlarda 2 kurusıkı tabanca, 3 polis
yeleği, bir kelepçe, elektroşok cihazı, biber gazı, polis anahtarlığı ve bıçak ele geçiren ekipler, otomobillerdeki 4 kişiyi
gözaltına aldı.
Asayiş Şube Müdürlüğünde götürülen şüphelilerin,
Çorum'da yaşayan bir kişiden 365 bin lira alacaklarını tahsil
etmek için Ankara'dan geldikleri ve bu kişiyi polis gibi davranarak kaçırma planları yaptıkları belirtildi.
Gözaltındaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen
şüphelilerden biri, hakkında kesinleşmiş hapis cezasının
bulunması nedeniyle tutuklandı. Diğer 3 şüpheli ise haklarında adli tedbir kararı konularak serbest bırakıldı. (AA)
4
ANKARA
14 Kasım 2014 Cuma
Avrupa Bölgeler Asamblesi
Toplantısı Ankara’da yapılacak
HABER MERKEZİAvrupa Bölgeler Asamblesi’nin
2014 yılı Sonbahar Büro Toplantısı’nın
15-17 Aralık 2014 tarihleri arasında
Ankara’da düzenlenebilmesi için
gerekli çalışmalar yapılacak.
Ankara’nın yurtdışındaki çeşitli etkinliklerde temsil edilmesinin de kararlaştırıldığı Büyükşehir Belediyesi
Meclis Toplantısı’nda ayrıca Karşıyaka
Mezarlığı’nda bazı parseller
(Mermerciler Sitesi’nde yeni açılan
mezarlık yerleri) dışında kalan yerlerde, vatandaşların talebi üzerine aile
bloke mezar ücretlerinin 2014 yılı sonuna
kadar 9.500 TL olan eski fiyattan ödenmesi
karara bağlandı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis
Toplantısı’nda oybirliği ile kabul edilen
Başkanlık Yazısı’nda 1985 yılında kurulan
Avrupa Bölgeler Asamblesi’nin, bölgelerarası
işbirliği ve bölgesel çıkarlar konularında lobi
faaliyetleri yürüten, aynı zamanda Avrupa
Konseyi ve Avrupa Birliği’ne tavsiyeler sunan
en büyük bağımsız bölgesel idareler ağı
olduğu belirtildi.
Başkanlık yazısında Avrupa Bölgeler
tısında Karşıyaka Mezarlığı’nda bazı
parseller dışında, aile bloke mezar
satışlarının 2014 yılı sonuna kadar
9.500 TL olarak tahsil edilmesi ile ilgili
önerge oybirliği ile kabul edildi.
Önergede, daha önce Büyükşehir
Belediye Meclisi’nce alınan ve aile
bloke mezar satış fiyatının 9.500
TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasını
öngören kararlar hatırlatılarak,
geçtiğimiz aylarda tahliyesi gerçekleştirilen ve mezarlık yeri olarak belirlenen Mermerciler Sitesi’nin bulunduğu 66, 105, 106 ve 107 parseller
Asamblesi’nin 2014 yılı Sonbahar Büro
dışında kalan aile bloke mezar ücretlerinin,
Toplantısı’nın 15-17 Aralık 2014 tarihleri
eski fiyattan uygulanmasına ilişkin şu ifadelere
arasında Ankara’da düzenlenebilmesi, AER
yer verildi: “…Belediye Meclisi’nin 13.12.2013
üyeleri ile Milletvekilleri, Bürokratlar, Belediye
tarih ve 2296 sayılı kararı üzerinden aile bloke
Yöneticileri, uluslar arası kuruluşların temsilci- mezar talebinde bulunan Ek-1 listedeki vatanleri ve uygun görülen misafirlerin tespit edildaşlarımız 1 ay içerisinde ödemelerini yapmayı
erek davet edilmesi, AER Sekreteryası ile söz
taahhüt ettikleri halde cenazelerinin verdikleri
konusu toplantının şartlarına ilişkin sözleşmanevi acıyla, taziye ziyaretlerinin yoğunluğu
menin imzalanması konularında Dış İlişkiler
sebebiyle ödemeleri unuttukları, maddi sıkınDairesi Başkanlığı’nın görevlendirilmesi husus- tılar yaşadıklarını, ayrıca ücret artışını da ön
ları oybirliği ile kabul edilerek karara bağlandı. göremedikleri için ödemeleri yapamadıkları,
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Büyükşehir vatandaşlarımızdan sözlü ve yazılı gelen yoğun
Belediye Meclis Başkan Velili Ali İhsan Ölmez
talep ve isteklerden anlaşılmaktadır.
Başkanlığında yapılan olağan Meclis toplan-
Ankara aydınlatmada dünya birincisi
Keçiören’de sanal gezinti
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi, internet sitesi aracılığıyla vatandaşları belediye tesislerinde sanal bir gezintiye çıkarıyor.
Keçiören Belediyesi’nin tesislerini merak eden ve
görmek isteyen vatandaşlar, kurumsal web sitesindeki
“sanal tur” butonuna tıklayarak tesisleri sanal ortamda üç
boyutlu olarak gezip online bilgi alabiliyorlar. Sanal tur
uygulaması hem tesisleri gitmeden görmek hem de gezi
öncesi bilgilenmek isteyen vatandaşlardan büyük ilgi
görüyor. Vatandaşlar sanal tur uygulaması ile tüm tesislerin
içerisinde rahatlıkla dolaşabiliyor ve ekrandaki yönergeler
sayesinde bulundukları mekanın en ince detaylarını bile
görebiliyor. Mekan içerisindeki ilerleme noktalarını takip
eden ziyaretçi tüm tesisi rahatlıkla gezebiliyor.
Keçiörenlilere hizmet sunan tesisleri görmek isteyen, ancak
fırsat bulamayan bütün vatandaşlar için sanal tur uygulamasını başlattıklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak, “Uygulama ile vatandaşlarımız gitmek istedikleri tesisleri sanal ortamda da görerek gidecekleri tesis
hakkında bilgi alabiliyorlar. Böylece tesislerimize gitmeden
önce bilgi sahibi oluyorlar ve gitmek istedikleri tesisi önceden tanıyabiliyorlar. Yaptığımız hizmetlerle vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak istiyoruz. Bu tür
yenilikçi hizmetlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, “city.people.light 2014” adlı uluslararası aydınlatma projeleri yarışmasında, birincilik ödülü aldı.
HABER MERKEZİHırvatistan'ın Adriyatik Denizi sahilinde
bulunan,Orta Çağ’dan kalma tarihi eserleri ile
ünlü şehri Dubrovnik’te düzenlenen
“Uluslararası Philips/WCI Şehir, İnsan, Işık
Ödül Töreni” nde Ankara’nın ödülünü
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek
adına Kent Estetiği Dairesi Başkanı Ömer
Öksüz aldı.
2003 yılından bu tarafa Philips ve
Uluslararası Şehir Aydınlatma Birliği (LUCİ)
tarafından ışığın insan ve şehir üzerindeki
yansımalarından yola çıkılarak düzenlenen
yarışmanın bu yıl 12. si yapıldı.
“city.people.light 2014” adlı uluslararası
aydınlatma projeleri yarışmasında Büyükşehir
Belediyesi, Ankara’da gerçekleştirdiği 22
aydınlatma projesi ile “ANKARA URBAN
LIGHTING PROJECTS” başlığı altında yarışmaya katıldı. 25 ülkenin 35 proje ile katıldığı
yarışmada Türkiye, aralarında Fransa, Yeni
Zelanda, İsveç, Almanya, İngiltere,
Hırvatistan, İspanya’nın da bulunduğu 16
ülke ile birlikte ön elemeleri geçerek halk
oylamasına kaldı.
http://www.youtube.com/watch?v=4cz7Q
DkQ7Q4 internet adresi üzerinden tüm
dünyaya tanıtılan Başkent Ankara’nın “ışıl,
ışıl” güzellikleri, http://www.peoplechoiceaward.eu/ adresinde verilen yarışma
linkinde de tüm ülke vatandaşlarının beğenisine sunuldu.
İnternet üzerinden yapılan halk oylamasında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin
22 aydınlatma uygulaması “En uygun proje”
ile dünya birincisi seçildi.
Akıllı beyaz ışık teknolojisi ile renkli
şemalar kullanarak sıcak ve zarif bir atmosferle sakinleri ve ziyaretçileri üzerinde olumlu
bir hava estirmeyi, kent kimliğini geliştirmeyi,
modern siluetler, güvenli ve
cazip alanlar oluşturmayı
hedefleyen Ankara
Büyükşehir Belediyesi, pek
çok simge-tarihi yapı ve parklar ile birlikte altgeçitleri
aydınlattı. Led aydınlatma
teknolojisini tercih eden
Büyükşehir Belediyesi, aynı
zamanda yüzde 60 oranında
da tasarruf sağlamış oldu.
Büyükşehir Belediyesi
Ankara’da; Kocatepe Cami,
Akşemseddin Camii,
Konutkent Cami, Adliye
Sarayı, Anayasa Mahkemesi,
Samanyolu Yazarlık Okulu
Yazar Tosun’u ağırladı
AŞTİ, Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet
Binası, Büyükşehir Belediyesi Basın-Yayın
Merkezi, Dışişleri Bakanlığı, TOBB, Gençlik
ve Spor Bakanlığı, İbni Sina Hastanesi,
Keçiören Belediyesi, Kuzey Ankara’da Amfi
Tiyatro ve Camiler ile Milli Eğitim Bakanlığı,
Milli Piyango, Sayıştay, SGK hizmet binaları
gibi bir çok simge yapı, kamu ve tarihi
binaların aydınlatmasını yaptı. Büyükşehir
Belediyesi Kızılay’da Atatürk Bulvarı, Ümitköy
Köprüsü gibi güzergahları led aydınlatma sistemi ile donattı.
Ankaralı çiçekçiler
kooperatif kuracak
Kokoreç tezgahlarına gece baskını
HABER MERKEZİSağlıksız koşullarda ve kaçak olarak vatandaşlara ekmek
arası köfte, ciğer, kokoreç satan seyyar tezgahlara
Yenimahalle Belediyesi zabıta ekipleri, gece operasyonu
düzenledi. Denetimlerde minibüslerde kurdukları mutfak
düzeneği ve tezgah ile vatandaşlara ekmek arası köfte, ciğer,
kokoreç, sucuk ve benzeri gıda maddesi satan 6 adet kokoreç arabası, 6 adet kokoreç tezgahı ve 2 adet midye tezgahına el kondu. Araçlar gerekli yasal işlemler yapılmak üzere
Yenimahalle Belediyesi Seyyar Ekipler Amirliği parkına çekilirken, kaçak tezgah ve sağlığa aykırı şekilde hazırlanan
menşei belirsiz et ve yemek malzemeleri de imha edildi.
Yapılan gece operasyonlarının tamamen halk sağlığını
korumak amaçlı olduğunu vurgulayan Yenimahalle
Belediyesi Zabıta Müdür Yardımcısı Necati Bayraktar vatandaşların kendi sağlıkları için kentte düzensizliğe ve çevre
kirliliğine de neden olan seyyar satıcılardan gıda maddelerini
satın almamalarını istedi.
Altındağ’da seyyara
göz açtırılmıyor
Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası üyelerine sinevizyon
eşliğinde oda faaliyetleri hakkında sunum yapıldı.
HABER MERKEZİSamanyolu Yazarlık Okulu, yazar Abdullah
Tosun’u konuk etti. Yazar, Yazarlık Okulu öğrencileri ile “İnsan olmak için okumak zorundayız
konulu” bir söyleşi gerçekleştirdi.
Tosun, öğrencilere okuma ve yazma konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Tosun, yazmak
için okumanın gerekliliğinden söz ederken “Var
olduğumuzu hissetmek için okumak zorundayız.
Ondan sonradır yazmak ve paylaşmak. İnsanca
paylaşmak da insanca bir davranıştır.”
İfadelerini kullandı. Özel Samanyolu Anadolu ve
Fen Lisesi öğrencilerinin kurduğu ‘Samanyolu
Yazarlık Okulu’ yazar ve şairlerle buluşmaya
devam ediyor. Okulun ikinci konuğu yazar
Abdullah Tosun oldu. Bir önceki haftanın
konuğu ise usta şair Bahattin Karakoç’tu.
Abdullah Tosun, Yazarlık Okulu öğrencilerine
okuma ve yazama konusunda bilgiler verdi. “Biz
okumak zorundayız ama yazmak zorunda
değiliz fakat okuyan insan bir süre sonra yazmak zorunda kalır. Yazarken ben, okurken ne
anladığımı anlarım. Okuduktan sonra bizde
kalanları ancak yazabiliriz.” diyen Tosun,
Dünyadaki tüketim sisteminin değirmenine su
taşıyan kişilerin kitaplarından okursanız sorun
yoktur. Öyle biri olursanız da öyle. Sistemin dışına çıkıyorsanız baş kaldırmış olursunuz ve mutlaka dışlanırsınız diye belirtti. Tosun, “Ama
dışarıda olmanın da ayrı bir hazzı vardır.
Okumak kendi tercihini yapabilmek olduğunu”
kaydeden Abdullah Tosun, okumanın da bir
şehveti vardır. Bir süre sonra hep okumak,
düşünmeden okumaya dönüşebileceğinin altını
çizdi.
Gülhan ÇUKURAnkara Çiçekçiler Esnaf
Odası Başkanı Metin
Aydemir’in ev sahipliğinde
Ankara Mesleki ve Teknik
Anadolu Lisesi Uygulama
Oteli’nde gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıya Ankara Esnaf
ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Başkanı Mehmet Yiğiner, oda
yöneticileri ve çok sayıda üye
katıldı.
Toplantıda Ankara
Çiçekçiler Esnaf Odası
Başkanı Metin Aydemir,
göreve geldikleri günden
bugüne yapılan ve bundan
sonra yapılacak çalışmalar
hakkında sinevizyon eşliğinde
detaylı bilgilendirmede bulundu. Aydemir, Ankara çiçekçilerinin ortak olduğu, çiçek ve
çiçek malzemeleri temini
yapacak bir kooperatif kurul-
ması için çalışmaların devam
ettiğini belirterek,
“Kooperatifin kurulup
gelişmesi üyelerimizin menfaatine olacak, mezat şartlarına bağlı kalmaksızın sektörümüzde etkin rekabetin
gelişmesine katkı sağlayacaktır.” dedi. Ankara Çiçekçiler
Esnaf Odası tarafından hazırlanan stickerların çiçek
dağıtımları sırasında polis
müdahalelerinin önüne geçeceğini ifade eden Aydemir,
“Ankara Trafik Denetleme
Şube Müdürlüğü ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde önümüzdeki süreçte
araç stickerları uygulamasına
geçilecek ve esnafımızın çiçek
dağıtımları esnasında kısa
süreli beklemelerde yaşadığı
sorunlar da bir ölçüde
çözülmüş olacak.” ifadelerini
kullandı. Konuşmasının
devamında yurtiçi ve yurtdışı
fuarlara önem verdiklerini
söyleyen Aydemir,
“Sektörümüzün geldiği noktayı değerlendirmek açısından
fuarlar bizim için çok önemli.
Bu doğrultuda 35 kişilik bir
grupla 26 Şubat 2015’de
Fransa’da, kasım ayında da
İstanbul’da yapılacak fuara
katılacağız” bilgisini verdi.
ANKESOB Başkanı
Mehmet Yiğiner de yaptığı
konuşmada Ankara Esnaf ve
Sanatkarlar Odaları Birliği
olarak her zaman esnafın
yanında olduklarını ve olmaya
devam edeceklerini vurguladı.
Başkan Yiğiner, hayata geçirilecek kooperatif ile ilgili
Ankara Çiçekçiler Esnaf
Odası’na destek olacaklarını
da sözlerine ekledi.
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, seyyar satıcılara
yönelik bir operasyon daha düzenledi. Zabıta ekipleri, çok
sayıda seyyar satıcının mallarına el koyarak araçlarını
otoparka çekti.
Altındağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, yine iş başında… Halkın huzur ve refahını her şeyden önde tutan
ekipler, vatandaştan gelen şikayetleri göz ardı etmedi.
Zabıta Müdürlüğü, Altındağ’ın hemen hemen her noktasında kayıt dışı satış yapan seyyar satıcılara müdahale etti.
Altındağ’ın cadde ve sokaklarında kalitesiz ürün satarak
vatandaşların sağlığıyla oynayan seyyar satıcıların mallarına
el kondu. Gürültü kirliliğine yol açan seyyar satıcılara yasal
işlem uygulanmasıyla vatandaş rahat bir nefes aldı.
Konuyla ilgili açıklama yapan Altındağ Belediye Başkanı
Veysel Tiryaki, vatandaşların isteklerini ve şikâyetlerini her
zaman göz önünde bulundurduklarını vurguladı. Seyyar
satıcılardan duyulan rahatsızlıklar sonucunda çok sayıda
şikâyet aldıklarına dikkat çeken Başkan Tiryaki, daha
sağlıklı bir çevre oluşturmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirtti. Altındağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nün 24
saat görev başında olduğunu hatırlatan Tiryaki, bu tür
operasyonların devam edeceğini sözlerine ekledi.
Altındağ Belediyesi Zabıta Müdürü Süleyman Onaycı
ise vatandaşlardan gelen ihbar ve şikâyetlere öncelik
verdiklerini ifade etti. Onaycı, Altındağ’da huzuru ve refahı
bozacak her türlü davranışın karşısında olduklarını kaydederek bu davranışlara asla taviz vermeyeceklerinin altını
çizdi. Altındağlıların rahat etmesi için hiçbir fedakârlıktan
kaçınmadıklarını söyleyen Onaycı: “Halkımız kendilerini
rahatsız eden herhangi bir olayda 507 00 00 numaralı telefondan ya da [email protected] adresinden bize ulaşabilirler” dedi.
ANKARA
14 Kasım 2014 Cuma
Yabancı öğrencilerden Başkan Tuna’ya ziyaret
5
Aşk-ı Efsun
Tamer KARAHAN
Sühendan Kürklü
Ortaokulu’nun
kardeş
okullarından
gelen yabancı
öğretmen ve
öğrenciler, Sincan
Belediye Başkanı
Doç. Dr. Mustafa
Tuna’yı ziyaret
etti.
HABER MERKEZİSühendan Kürklü
Ortaokulu’nun İngiltere, İspanya,
İtalya ve Polonya’daki kardeş
okullarından gelen öğretmen ve
öğrenciler, Sincan Belediye
Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna’yı
makamında ziyaret etti. Türk
kültürünü çok merak ettiklerini,
öğrenecek çok şeyleri olduğunu
söyleyen öğrenciler, Başkan Tuna’
ya da desteklerinden dolayı
GÜLDEN ÇALDIK AŞKI …!!
Çiçeklerin en sessizi,en güzeli...!!!
teşekkür etti.
Kardeşliğin önemine vurgu
yapan Sincan Belediye Başkanı
Doç. Dr. Mustafa Tuna,
“Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize bizleri ziyaret ettikleri için
çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin
tarihi ve kültürel değerlerinin
tanıtılması açısından çok önemli
olan bu proje için emeği geçen
herkese de çok teşekkür ediyorum.” dedi. Muharrem Ayı’nın
gelmesiyle kazanlarda kaynayan
aşureden, yabancı misafirler de
nasiplerini aldı.
Sincan Belediyesi’nin aşure
ikramında bulunduğu öğretmen
ve öğrenciler, aşureyi ilk kez
yediklerini ve çok beğendiklerini
söyledi.
Aşurenin anlam ve önemi ile
ilgili bilgi verilen öğrenciler,
Türkiye’de bulunmaktan çok
memnun olduklarını dile getirdi.
Sincan’daki kardeşlerini
ziyaret ederken Türk kültürünü
tanımaya çalışan öğrenciler,
Sincan Halk Eğitim Merkezinde
çeşitli kursları da gezdi.
Ebru, mis sabun, seramik derslerinde uygulamalarda bulunan
öğrenciler, bol bol hatıra fotoğrafı
ve video çekti. Mutlulukları yüzlerine yansıyan yabancı öğretmen
ve öğrenciler, Türkiye’ye tekrar
gelmek istediklerini söyledi.
Mamuşa Belediye Başkanı
Keçiören’i ziyaret etti
Pursaklar’da sağlıklı
yaşam yürüyüşü
HABER MERKEZİPursaklar Toplum Sağlığı Müdürlüğü tarafından
“Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam” yürüyüşü
düzenlendi.
Pursaklar Toplum Sağlığı Müdürlüğü sağlıklı
yaşam ve obezitenin önlenebilmesi için “Sağlıklı
Beslenme ve Hareketli Yaşam” yürüyüşü düzenledi. Pursaklar Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ile
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün
katkılarıyla Avrupa Birliği Parkı’nda düzenlenen
yürüyüşe Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanı Dr.
Bekir Keskinkılıç, Pursaklar Sağlık Grup Başkanı
ve çok sayıda kişi katıldı.
Obezite ve Metebolizikler Daire Başkanı dr.
Nazan Yardım yürüyüşte yaptığı açıklamada
sağlıklı bir yaşam için sürekli yürüyüş yapılması
gerektiğini belirterek, “Etkinliklerimiz her hafta 81
ilde devam ediyor. Bakanlık olarak her hafta bir
bakanlıkla ortak çalışıyoruz. Sağlıklı yaşama dikkat
çekmek ve obezitenin önlenmesi için fiziki hareketi
arttırmak için çalışıyoruz. Pursaklar Belediye
Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür
ederiz.”dedi.
HABER MERKEZİKeçiören Belediye
Başkanı Mustafa Ak,
Kardeş Mamuşa Belediye
Başkanı Arif Bütüç’ü ağırladı. Başkan Ak’ın
makamında gerçekleşen
ziyaret iki kardeş belediye
başkanının sıcak ve samimi sohbetlerine sahne
oldu. Keçiören Belediyesi
ile kardeş belediye oldukları için çok mutlu olduklarını belirten Mamuşa
Belediye Başkanı Arif
Bütüç, “Bize kardeş
belediyeniz olarak çok destek veriyorsunuz. Bu ziyaretimizi sırf sizi görmek için
yapıyoruz. Keçiören’e girdiğim zaman çok
memnun oluyorum çok güzel bir ilçe.
Geceleri de ayrı bir güzelliğe sahip.
Keçiören için büyük işler yapıyorsunuz.
Çalışmalarınızı çok beğeniyorum.
Başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.
Yapılan ziyaretten dolayı çok memnun
olduğunu söyleyen Keçiören Belediye
Başkanı Mustafa Ak ise, “Keçiören’i daha
güzel hale getirmek için çalışmalarımıza
devam ediyoruz. Keçiören için yaptığımız
hizmetlerin hepsi vatandaşlarımızın daha
güzel bir ilçede yaşamasına yönelik.
Sadece Keçiören’e değil Ankara’ya da
değer katacak olan Gümüşdere Ihlamur
Vadisi Porojemizde de çalışmalarımız
bütün hızıyla devam ediyor” diye konuştu.
Proje tamamlandığında durgun hale getirilecek olan Çubuk Çayı'nda gondol ve
motorlu kayıklarla gezinti yapılabileceğini
anlatan Başkan Ak, “Venedik'in bir benzerini Ankara halkının ayağına getireceğiz.
Projenin iç turizme de önemli bir katkı
sağlamasını bekliyoruz. Proje kapsamında
diktiğimiz ıhlamur ağaçlarının oluşturacağı
hava koridorları sayesinde kentin mikro
kliması da düzenlenecek. İnsanları
metropol yaşamından uzaklaştırarak mavi
ve yeşilin birçok tonunun yanısıra ıhlamur
ağaçlarıyla karşılaştıracak Ihlamur Vadisi,
Ankara’nın sembol yerlerinden birisi haline
gelecek” dedi.
CHP Kızılcahamam İlçe’de
seçim heyecanı yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi Kızılcahamam İlçe Teşkilatı’nda olağan üstü
kongre yapıldı. Yapılan seçim sonucunda Veyis Kadercan
Cumhuriyet Halk Partisi Kızılcahamam İlçe Başkanı seçildi.
Çelik-İş ile MESS
anlaşamadı
HABER MERKEZİÇelik-İş Sendikası ile MESS, Metal Grup Toplu İş
Sözleşmesi kapsamında toplantıda bir araya geldi.
Toplantıya Çelik-İş Sendikası’ndan Genel Sekreter
Yunus Değirmenci, Genel Eğitim Sekreteri Ferhan
Öner, şube başkanları ve temsilciler katıldı.
İstanbul’da yapılan toplantıda, MESS’e bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin mali, özlük ve sosyal hakları
ele alındı. Çelik-İş Sendikası, MESS’in teklif ettiği
idari maddeleri kabul etti.
Çelik-İş Sendikası, MESS’in ilk 6 ay ücret zammı
için geriye doğru gerçekleşen yüzde 3,78’lik enflasyon oranında artış ve yakacak, bayram, izin harçlığından oluşan üçlü paket için geriye doğru gerçekleşen
yüzde 9,54’lük enflasyona karşı yine aynı oranda
zam ile sözleşmenin yürürlük süresinin üç yıl geçerli
olması tekliflerini kabul etmedi.
Bunun üzerine Çelik-İş Sendikası ile MESS
arasında uyuşmazlık tutanağı imzalandı. Çelik-İş
Sendikası, anlaşmaya varılamayan maddeler için
arabulucuya müracaat edecek.
MİHRİBAN TEZCANŞifa Hayat Otelinde yapılan
Cumhuriyet Halk Partisi Kızılcahamam
İlçe Teşkilatı Olağanüstü Kongresi’nde,
İlçe başkanlığına Yüksel Altun ve Veyis
Kadercan aday oldu.
Kongrede Divan Başkanlığına CHP
Ankara İl Başkan Yardımcısı Mustafa
Nadir Er, Katip Üyeliğine İse Münever
Üstün, Ahmet İset ve Hasan Hüseyin
Akasoğlu seçildi. Başkan adaylarının
konuşmaların ardından yönetim listelerinin nasıl belirleneceğine geçildi.
CHP’nin Kongresi’ne MHP İlçe
Başkanı Uğur Tekin , Yönetim Kurulu
Üyesi Cengiz Sarı ve Mhp Belediye
Meclis Üyesi Hamis Tüfekçi de katıldı.
Divan’dan konuşmak üzere
söz isteyen Divan üyelerinden
Kızılcahamam eski İlçe
Başkanlarından Ali Altınok'a
tüzük gereği söz verilmeyince,
Altınok salonu terk etti.
Eski İlçe Başkanı Oğuz
Akcan’ın ilçe başkanlığı
görevinden istifa edip Anlara İl
yönetimine geçmesinin ardından boşalan ilçe başkanlığı
görevine atanan Mehmet Ali
Aydoğan yürütüyordu.
Cumhuriyet Halk Partisi
Kızılcahamam İlçe Başkanlığı
olağanüstü kongresinde 42
delegenin olduğu partinin ilçe başkanlığı
için iki isim yarıştı. 42 kayıtlı delegenin
38’i kongreye gelerek oy kullandı. Yapılan
seçim sonucunda oyların 20’si Veyis
Kadercan’a çıkarken Yüksel Altun ise 18
oy aldı.
Yapılan bu seçim sonucunda Veyis
Kadercan Cumhuriyet Halk Partisi
Kızılcahamam İlçe Başkanı seçildi. Veyis
Kadercan yaptığı açıklamada
“Cumhuriyet Halk Partisinin ilçe başkanı
seçildim, herkesin ilçe başkanı olacağım,
Cumhuriyet Halk Partisi’nin çıtasının
genişlemesi ve yükseltilmesi için elimden
ne gelirse onu yapacağım. Köyleri kentleri
tek tek dolaşacağız partimizin oyunu yükseltmek için çalışacağız ”dedi.
Hayatım ,gül bahçelerinde geçse de…
Seni,senden başka kim anlatabilir ki..?
Sabah rüzgarında gül ağlar da,
İnsan susarmış...
Yar...!
Dokununca senin,
Mah-ı tenine.
Ömrümden gün biter...!!!
Ne yüzüne,
Ne tenine,
Sevgili..!
Şair yazabilir şiir senin..
Esse de seherde rüzgar,
Açsa yaprakların,
Kelebek ömrü gibidir.
Aşığının ömrü,
An ile sonbahar,
Hasret olur.
Vuslat belandır ...
Zarafet, sevgilinin adı olsun ...
Yol verdim zamana,
Kalmasın gülün hakkı,
Hak katında...
Sesler ,sesler, sesler…
Nefes sesin,
Ayak sesin,
Kalp sesin,
Her şey, sanki bir hevesin,
Dudak izleri gibi…
Taşırken günahları ,bahar sürgünü kuşlar;
Dil alır Allahtan ...
Susun..!
Dinlemiyorum.
Avutmaz göğe açılan eller,
Tırnaklarını geçir yüreğime,sök derdimi.
Özlüyorum.
Bekliyorum.
Bu sabah kokunu ..
Kokun kalmış ellerime değen elinden.
Manaya aşık olmak,
Gülü sevmek,
Görünenden ötede ...
Hz. Muhammed’in terinin adı.
Emre'nin dili ,yunus'ça
İbrahim'in bahçesi,
Biz..!
Gülden Çaldık Aşkı...!
Başkent’te kazı
sezonu kapandı
HABER MERKEZİBüyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon
Merkezi (AYKOME), 31 Ekim gününden itibaren kazı
sezonunun sona erdiğini açıkladı. Acil durum ve
arızalar dışında cadde ve sokaklarda kazı sezonunun
açılacağı bahar aylarına kadar kazı yapılamayacak.
Her yıl ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla düzenlenen ve kazı sezonunun başlangıç ile bitiş tarihlerinin
belirlendiği AYKOME’de, yollar ve kaldırımların alt yapı
tesisleri için farklı kurumlar tarafından defalarca kazılıp
sonra tekrar kapatılarak, zarar verilmesinin önüne
geçilmesi amaçlanıyor.
Başkent yollarında, cadde, bulvar ve sokaklarda
gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları AYKOME Genel
Kurulu’nda belli bir programa bağlanarak alt yapı kuruluşlarının koordineli bir şekilde çalışması hedefleniyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri,
Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü, Türk Telekom, Başkent Gaz ve Türkiye
Elektrik Dağıtım AŞ gibi ilgili alt yapı hizmeti veren
birçok kurum ve kuruluşun yanı sıra ilçe belediyeleri
temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşen genel kurul
toplantılarında, kazı sezonunun açılış ve bitiş tarihleri
önceden belirleniyor.
Kazı sezonunun 31 Ekim’de sona ermesi ile 2015
yılında yapılacak Genel Kurul Toplantısı’nda belirlenecek tarihe kadar kazı yapılamayacağını belirten
AYKOME yetkilileri, sadece arıza ve acil durumlarda
kazı çalışmasına izin verilebileceğini belirttiler.
Yetkililer, iklim koşullarına bağlı olarak yaya ve
araç trafiğinin daha sağlıklı olması, yollar ve kaldırımların defalarca kazılıp tekrar kapatılmasının önlenmesi
ile kış aylarında asfalt ve benzeri çalışmaların yapılamaması nedeniyle kazı sezonunun kapandığını belirterek,
yine genel kurulda belirlenecek kazı sezonunun açılış
tarihine kadar arıza ve acil durumlar dışında kazı çalışması yapılmasına izin vermeyeceklerini söylediler.
Gezici ekiplerle kaçak yapılan kazı çalışmaları ile
ilgili işlem yapılacağını kaydeden yetkililer, vatandaşların da bu konuda duyarlı olmasını isteyerek
şikayetlerin Alo 153 Mavi Masa hattına bildirilmesini
önerdiler.
6
EKONOMİ
14 Kasım 2014 Cuma
Seyahate 4,7 milyar
Türkiye'de
otomobil
pazarı 2014
ocak-ekim
döneminde
geçen yılın aynı
dönemine göre
yüzde 16,37,
hafif ticari araç
pazarı yüzde
15,54 geriledi.
Otomobil ve hafif
ticari araçta daralma
14,75 arttı.
Ekim ayında, geçen yılın aynı ayına göre
otomobil satışları yüzde 8,15 artarak 50 bin
814 adet olurken, hafif ticari araç pazarı
yüzde 42,89 artarak 15 bin 759 adet seviyesine ulaştı.Ocak-ekim döneminde, 1600cc
altındaki otomobil satışlarında yüzde 15,61,
1600-2000cc aralığında motor hacmine sahip
otomobil satışlarında yüzde 32,65 ve 2000cc
üstü otomobillerde yüzde 4,12 daralma
görüldü.
2014 yılı on aylık dönemde, 85 kilovat altı
20 adet, 121 kilovat üstü ise 7 adet elektrikli
otomobil satışı gerçekleşti. Ocak-ekim döneminde otomobil pazarında ortalama emisyon
değerlerine göre en yüksek paya yüzde 39,07
ile 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 163
bin162 adet ile sahip oldu.
Bu dönemde, dizel otomobil satışlarının
EKIM AYINDA OTOMOBİL VE HAFİF
TİCARİ ARAÇ PAZARI YÜZDE 15 ARTTI payı yüzde 62,01'e, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı ise yüzde 46,20'ye yükseldi.
2014 yılı ocak-ekim döneminde otomobil
Otomobil ve hafif ticari araç pazarında
pazarı segmentinin yüzde 83,49'unu yine
ekim ayında 66 bin 573 adet araç satıldı.
Toplam satışlar, 58 bin 14 adet aracın satıldığı vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu.
2013 yılı ekim ayı ile kıyaslandığında yüzde
İSTANBUL - Otomotiv Distribütörleri
Derneği'nden (ODD) yapılan açıklamaya göre,
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam
pazarı 2014 yılı ocak-ekim döneminde bir
önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,18
azalarak 540 bin 71 adet olarak gerçekleşti.
Geçen yılın on aylık dönemde toplam pazar
644 bin 359 adet olmuştu.
Otomobil satışları 2014 yılı ocak-ekim
döneminde bir önceki yılın aynı dönemine
göre yüzde 16,37 azalarak 417 bin 582 adede
geriledi. 2013 yılı on aylık dönemde 499 bin
339 adet satışa ulaşılmıştı.
Hafif ticari araç pazarı da yılın 10 ayında
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,54
azalarak 122 bin 489 adede geriledi. Geçen
yıl 145 bin 20 adet satış gerçekleşmişti.
Segmentlere göre değerlendirildiğinde, en
yüksek satış adedine yüzde 52,07 pay alan C
(217 bin 434 adet) segmenti, kasa tiplerine
göre değerlendirildiğinde, en çok tercih edilen
gövde tipi yine yüzde 47,64 pay ve 198 bin
932 adetle sedan otomobiller oldu. Otomobil
ve hafif ticari araç pazarı, 2014 yılı ilk
çeyreğinde yüzde 24,46, ikinci çeyreğinde
yüzde 25,12 ve üçüncü çeyreğinde yüzde
8,78 daraldı.
ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce,
konuya ilişkin açıklamasında şunları kaydetti:
"2014 yılı ilk on ayında, kur ve faiz oranlarındaki yükselişler, otomobil ÖTV oranlarındaki artış, BDDK'nın kredi işlemlerine yönelik
getirdiği sınırlamalar, büyümede ivme kaybı,
özel sektör tüketim ve yatırımlarındaki zayıflık,
otomobil ve hafif ticari araç pazarında yüzde
16,18'lik daralmaya yol açmıştır. 2014 yılının
son iki ayında, içerisinde bulunulan seçim
süreci, makro ihtiyati tedbirler, TCMB'nin sıkı
para politikası, jeopolitik gelişmeler, ABD ve
Avrupa Merkez Bankaları para politikaları,
etkili olmaya devam edecektir."
(AA)
OECD’den Türkiye için
2015'te yüzde 3,2, 2016’da
yüzde 4 büyüme tahmini
Sağlık için 84,4
milyar harcandı
ANKARA - Sağlık harcamaları geçen yıl, önceki yıla
göre yüzde 13,8 artarak 84 milyar 390 milyon lira
oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 yılına ilişkin
Sağlık Harcama İstatistiklerini yayımladı.
Buna göre, sağlık harcaması, 2013 yılında bir önceki
yıla göre yüzde 13,8 arttı ve 84 milyar 390 milyon
liraya ulaştı. Cari sağlık harcamasının toplam sağlık
harcaması içindeki payı 2012 yılında yüzde 94,7, 2013
yılında ise yüzde 94,4 olarak gerçekleşti.
Kişi başı sağlık harcaması, 2012 yılında 987 lira (548
dolar) iken, 2013 yılında 1.110 lira (583 dolar) oldu.
Sağlık harcamasının gayri safi yurt içi hasılaya
(GSYH) oranı ise yüzde 5,4 olarak gerçekleşti. Bu
oran 2012 yılında yüzde 5,2 olarak hesaplanmıştı.
Söz konusu oran genel devlet sağlık harcaması için
2012'de yüzde 4,1, 2013'te yüzde 4,2, özel sektör için
2012'de yüzde 1,1, 2013'te yüzde 1,2 oldu.
Genel devlet 2012 yılında toplam sağlık harcamasının yüzde 79,2'sini, 2013 yılında ise yüzde
78,5'ini karşıladı.
Hane halkları tarafından yapılan cepten sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payı,
2012 yılında yüzde 15,8 iken, 2013 yılında yüzde
16,8'e yükseldi.
- Sağlık harcama istatistikleri
Sağlık harcamaları konusunda veri derleme ve analiz çalışmaları, Türkiye'de ilk kez Ekonomik İşbirliği ve
Kalkınma Örgütü standartlarına uygun olarak Sağlık
Bakanlığı tarafından 1999-2000 yılları için uygulanan
"Ulusal Sağlık Hesapları" projesi ile gerçekleştirildi. Bu
kapsamdaki çalışmalar, takip eden yıllarda TÜİK
tarafından yürütüldü.
Sağlık harcamalarının 2013 yılına ilişkin hesaplama
çalışmalarında, hane halklarının sağlık harcamaları
modül anket yoluyla daha detaylı elde edildi. Modül
anketten elde edilen dağılımlar doğrultusunda, 2012
yılındaki hane halklarının sağlık harcamaları yeniden
hesaplandı. (AA)
PARİS - Ekonomik İşbirliği ve
Kalkınma Örgütü (OECD), G-20 ülkeleri
ile ilgili hazırladığı raporda, Türkiye için
2015 yılında yüzde 3,2, 2016 yılında ise
yüzde 4 oranında ekonomik büyüme
öngördü.
Türkiye'nin Orta Vadeli Programında
büyüme hızı tahminleri, 2014 için yüzde
3,3, 2015 için yüzde 4, 2016 yılı için ise
yüzde 5 oranında açıklanmıştı.
OECD tarafından bugün açıklanan
raporda, küresel ekonomik büyüme
önümüzdeki yıllarda artsa bile bunun
"mütevazı bir düzeyde" kalacağı yorumu
yapıldı.
İlerideki yıllarda mali risklerin artacağı
ve kırılganlığın yükseleceği uyarısı
yapılan raporda, Avro Bölgesi'ndeki
zayıflığın "en büyük endişe kaynağı"
'teşkil ettiği saptamasından bulunuldu.
Raporun tavsiye bölümünde,
"yapısal, mali ve para politikalarının, mutlaka olası riskleri ve ekonomik büyümeyi
hesaba katarak oluşturulmasının"
önemine değinildi.
OECD raporunda, Avro Bölgesi'nin
ekonomik büyümesi konusunda 2014 yılı
için yüzde 0,8, 2015 yılı için yüzde 1,1,
2016 yılı için ise yüzde 1,7 öngörülerine
yer verildi.
Raporda, ABD için ise 2014 yılında
yüzde 2,2, 2015 yılında yüzde 3,1, 2016
yılında ise yüzde 3 ekonomik büyüme
tahmininde bulunuldu.
OECD raporunda, Çin'in 2014'te
yüzde 7,3, 2015'te yüzde 7,1, 2016'da
ise yüzde 6,9 büyüyeceği belirtildi.
Japonya için 2014 yılında yüzde 0,9,
2015 yılında yüzde 1,1, 2016 yılında ise
yüzde 0,8 oranında ekonomik büyüme
tahmininde bulunan OECD, Hindistan'ın
2014'te yüzde 5,4, 2015'te yüzde 6,4,
2016'da yüzde 6,6, Brezilya'nın 2014'te
yüzde 0,3, 2015'te yüzde 1,5, 2016'da
yüzde 2 büyüyeceği öngörülerini açıkladı.
OECD raporunda Rusya'nın ise 2014
yılında yüzde 0,7, 2015 yılında yüzde 0,
2016 yılında ise yüzde 2 oranında
büyüyeceği tahminleri yer aldı. (AA)
Büyük yatırımcıya
BÜYÜK KOLAYLIK
ANKARA - HÜSEYİN KARATEPE Ülke ekonomisi için büyük öneme sahip
yatırımların izin ve alan temini süreçlerinin
hızlı biçimde sonuçlandırılmasına yönelik
mekanizma oluşturulacak.
AA muhabirinin 2015 Yatırım
Programı'ndan derlediği bilgiye göre,
yatırımcılara ve işletmelere yönelik izin,
onay ve işlemlerle ilgili bürokrasi azaltılacak, saydam ve objektif kurallar getirilecek.
Ülke ekonomisi için büyük öneme
sahip yatırımların izin ve yatırım yeri temini süreçlerinin hızlı ve etkin bir biçimde
yürütülmesine ve sonuçlandırılmasına
yönelik mekanizma oluşturulacak. Bu
çerçevede, söz konusu amaca yönelik
gerekli koordinasyonu sağlamak üzere
kurulacak mekanizmaya ilişkin mevzuat
altyapısı hazırlanacak. Bu kapsamda, söz
konusu mekanizmanın yapısı, yatırımların
kapsamı ve yürütülecek süreçlerin niteliği
belirlenecek.
İş ve yatırım ortamı, her bölge
özelinde ve mukayeseli olarak analiz
edilecek. Ayrıca, bölgesel yatırım ortamı
değerlendirme raporları ve il yatırım
destek ve tanıtım stratejileri oluşturulacak.
Bu çerçevede, 2 yıl sürecek çalışma
kapsamında kalkınma ajansları koordinasyonunda, her bölge için uluslararası
standartlarda bölgesel yatırım ortamı
değerlendirme raporları hazırlanacak. İl
yatırım destek ve tanıtım stratejileri,
kalkınma ajansları koordinasyonunda
Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı
ile işbirliği içinde yapılacak. (AA)
ANKARA - Bu yılın ikinci çeyreğinde yurt içinde seyahate çıkan 12 milyon 633 bin kişi toplam 4 milyar 689
milyon 71 bin lira harcadı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılı ikinci
çeyreğine ilişkin Hanehalkı Yurtiçi Turizm Araştırması
sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, nisan, mayıs ve haziran aylarından oluşan
ikinci çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 12 milyon 633
bin kişi seyahate çıktı. Bu dönemde bir ve daha fazla
geceleme kaydı ile ülke içinde yapılan toplam seyahat
sayısı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,2 azalarak
15 milyon 710 bin oldu.
Bu dönemde seyahate çıkanlar 87 milyon 273 bin
geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,6, seyahat
başına yapılan ortalama harcama ise 298 lira olarak
gerçekleşti.
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları söz konusu dönemde geçen yılın aynı çeyreğine
göre yüzde 10,1 artarak 4 milyar 689 milyon 71 bin lira
oldu. Seyahat harcamaları, kişisel veya paket tur harcamaları olarak yapıldı. Yurt içi turizm harcamasının yüzde
91,9'unu (4 milyar 308 milyon 878 bin lira) kişisel, yüzde
8,1'ini (380 milyon 193 bin lira) ise paket tur harcamaları
oluşturdu.
Seyahate çıkış amacı olarak "yakınları ziyaret" yüzde
66,5 ile ilk sırada yer aldı. Seyahate çıkış sebeplerinde
"gezi, eğlence, tatil" yüzde 16,6 ile ikinci, "sağlık" yüzde
9 ile üçüncü oldu.
Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 65 milyon 789 bin
geceleme sayısı ile en çok "akraba, arkadaş evinde"
kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 994 bin geceleme ile "otel" yer alırken,
"kendi evi" 6 milyon 985 bin geceleme sayısı ile üçüncü
sırada yer aldı. (AA)
Tarımda modern
sulamanın payı
ARTTIRILACAK
ANKARA- Türkiye'de su tasarrufu sağlayan tarla içi
modern sulama yöntemlerinin uygulandığı alanın
toplam sulama alanı içindeki payı 2018 yılı sonuna
kadar yüzde 25'e yükseltilecek.
Onuncu Kalkınma Planı (2014 - 2018) kapsamındaki
Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı
Eylem Planı'na göre, su kaynaklarının etkin kullanımı ve
yönetimi, sürdürülebilir kalkınma ve gıda güvenliği için
önem taşıyor. Türkiye, toplam 112 milyar metreküp ve
kişi başına 1500 metreküp düzeyinde toplam
tüketilebilir su potansiyeliyle su kısıtı yaşayan ülke konumundayken, bu potansiyel içinde 44 milyar metreküpe
ulaşan toplam kullanımın yüzde 73'ü tarım sektöründe
gerçekleşiyor. Programla ülke çapında ve havza bazında iklim şartlarıyla yanlış ve aşırı su kullanımından kaynaklanan veya kaynaklanması beklenen sorunların
çözümü yoluyla tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi
amaçlanıyor.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından geliştirilen sulama
tesislerinde su tasarrufu sağlayan tarla içi modern sulama yöntemlerinin (damlama ve yağmurlama) uygulandığı alanın toplam sulama alanı içindeki payının, plan
döneminde yüzde 20'den yüzde 25'e yükseltilmesi, DSİ
sulamalarında yüzde 62 olan sulama oranının yüzde
68'e, yüzde 42 olan sulama randımanının ise yüzde
50'ye çıkarılması hedefleniyor.
Aynı dönemde su tasarrufu sağlayan toplam modern
sulama sistemi sayısının her yıl yüzde 10 artırılması, yer
altı suyu kullanımının ise yüzde 5 düşürülmesi planlanıyor. Plana göre, işletmedeki sulama tesislerinde
şebekeleri rehabilite edilecek yıllık alan miktarı 2016'da
40 bin, 2017 ve 2018'de ise 50'şer bin, kapalı sisteme
dönüşen yeraltı suyu sulama şebekesi alanı ise gelecek
4 yılda 30'ar bin hektar arttırılacak. (AA)
ETLİK ESERTEPE MAHALLESİ
DİLEK CAMİİ YAPTIRMA VE
YAŞATMA DERNEĞİNDEN
OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL İLANI
06-024-017 Kütük numaralı Derneğimiz adına gayrimenkul alınması gerektiğinden Derneğimizin Olağanüstü
Genel Kurul toplantısı 30/11/2014 tarihinde Saat 13.00'de
Esertepe Mahallesi Tarhanlar Caddesi No:47
Keçiören/ANKARA adresinde yapılacaktır.
Yasal Çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantımız ise 07/12/2014 tarihinde çoğunluk aranmaksızın
aynı adres ve aynı saatte yapılacaktır. İlgililere ve Üyelere
duyurulur.
YÖNETİM KURULU
GÜNDEM :
l-Yoklama, Açılış ve Saygı duruşu,
2-Divan Başkanlığı oluşturulması,
3-Yönetim ve Denetim Kurulu Raporlarının okunması ve
görüşülmesi,
4-Gelir ve Gider Hesaplarının okunması görüşülmesi ve
kabulü,
5-Yönetim ve Denetim Kurulunun ibrası,
6-Demek adına gayrimenkul almaya, gayrimenkul satmaya,
gayrimenkul kiralamaya veya varsa mevcutlarını kiraya
verme konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesinin
görüşülmesi,
7-Dilek ve öneriler kapanış,
Yedigün- 3
EKONOMİ
14 Kasım 2014 Cuma
Türkiye'de yılın 10
ayında, 993 bin 168
konutun el
değiştirdiği, bu işlemlerin 205 bin 422'sinin
İstanbul'da gerçekleştirildi bildirildi. En
az gayrimenkul alım
satımı yapılan ilin ise
295 konutla Ardahan
olduğu belirtildi.
993 bin 168 konut el değiştirdi
ANKARA - Türkiye'de, yılın 10 ayında 993
bin 168 konut el değiştirdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, ocakekim döneminde 205 bin 422 işlemle en çok
konut satışının gerçekleştirildiği il İstanbul
olurken, bunu sırasıyla Ankara (112 bin 502),
İzmir (60 bin 64), Antalya (50 bin 632) ve Bursa
(37 bin 677) izledi.
En az gayrimenkul alım satımı yapılan il ise
295 konutla Ardahan oldu.
Türkiye'de, yılın 10 ayında toplamda el
değiştiren konut sayısı, 993 bin 168'i buldu.
-Esenyurt alım satımda en önde
İstanbul'da en çok Esenyurt'taki konutların
mülkiyetinde değişiklik olurken, 30 bin 542 konutun el değiştirdiği Esenyurt'u 9 bin 938 satışla
Küçükçekmece ve 9 bin 201 satışla Pendik takip
etti.
Başkent'te ise en çok alım satım Keçiören'de
gerçekleştirildi. Keçiören'de 18 bin 874 konut el
değiştirirken, bu ilçeyi 16 bin 321 satışla
Çankaya, ardından 15 bin 827 satışla Mamak
geldi.
İzmir'de ise en çok konut alım satımı
Karşıyaka ve Buca da yapıldı.
(AA)
Havayolu yolcu sayısı Kışlık sebze ve meyve
fiyatları yüzde 20 arttı
144 MİLYONU AŞTI
ANKARA - Türkiye
Ziraatçılar Derneği (TZD)
Genel Başkanı İbrahim
Yetkin, "Kışlık sebze ve
meyve fiyatlarında içinde
bulunduğumuz dönem
itibarıyla geçen yıla göre
yüzde 20 civarında bir artış
söz konusudur. Bu artışın
kış aylarında yüzde 40'a
kadar çıkması beklenmektedir" dedi.
Yetkin, dernek genel
merkezinde düzenlediği
basın toplantısında, bu yıl
tarım ve gıda sektörü
denildiğinde en çok
tartışılan konulardan birinin
gıda enflasyonu olduğunu
söyledi.
Sebze ve meyve üretimindeki düşüşün gıda fiyatları üzerindeki olumsuz
etkisinin genel kabul
gördüğünü ifade eden
Yetkin, ancak gıda fiyatlarında yüksek aracı karlarının da önemli rol
oynadığını dile getirdi.
Sebze üretiminin kuraklıktan fazla etkilenmediğini
ve fiyat artışlarının kuraklıkla açıklanamayacağını vurgulayan Yetkin, daha uzun
bir gelişme dönemine
ihtiyaç duyan meyve sektöründe ise kuraklığın
önemli ölçüde etkili
olduğunu belirtti. Yetkin,
meyve ürünlerinin üretim
miktarının, bu yıl önceki yıla
göre yüzde 6,2 azalarak
17,1 milyon ton olarak tahmin edildiğini kaydetti.
ANKARA - Türkiye
geneli havalimanlarından
hizmet alan yolcu sayısı,
ekimde 15 milyon 215 bin
940, yılın 10 ayında ise
144 milyon 28 bin 880
oldu.
Devlet Hava Meydanları
İşletmesi (DHMİ) Genel
Müdürlüğü, ekim ayına ait
havayolu yolcu ve uçak
trafiği istatistiklerini açıkladı.
Havalimanları uçak
trafiği, ekimde geçen yılın
aynı ayına göre iç hatlarda
yüzde 6,9 artışla 64 bin
295, dış hatlarda yüzde
4,1 artışla 56 bin 331
olmak üzere toplamda yüzde 5,6 artışla 120 bin 626 oldu.
Geçen ay Karadeniz bölgesi hava sahasındaki üstgeçiş
(overflight) trafiğinin özellikle Moldovya ve Ukrayna'da azalması, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye üstgeçiş trafiğini
artırdı. Böylece Türkiye hava sahasından ekim ayında yüzde
25,7 artışla 31 bin 176 üstgeçiş trafiği gerçekleşti. Yılın 10
ayında hizmet verilen uçak sayısı yüzde 9,1 artış ile 151 bin
802'ye ulaştı.
Geçen ay havalimanlarında direkt transit dahil toplam 15
milyon 215 bin 940 yolcuya hizmet verildi. Yolcu sayısı,
ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,6 arttı. İç hat
yolcu sayısı yüzde 8,8 artışla 7 milyon 461 bin 523, dış hat
yolcu sayısı yüzde 4,5 artışla 7 milyon 754 bin 417 oldu.
Yılın 10 ayında toplam yolcu trafiği (direkt transit dahil)
yüzde 10,8 artışla 144 milyon 28 bin 880'e ulaştı.
Atatürk Havalimanı'nda ekimde 5 milyon 200 bin 734 yolcuya hizmet verildi. Türkiye geneli havalimanları yolcu
sayısının yüzde 48'i, İstanbul'daki Atatürk ve Sabiha Gökçen
havalimanlarından hizmet aldı.
Yük taşımacılığı (kargo+posta+bagaj) ekimde yüzde 6,3
artışla 271 bin 980 ton olarak gerçekleşti. Yılın 10 ayında
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,8 artışla 2 milyon
462 bin 507 ton yük taşındı. (AA)
T.C. BAŞBAKANLIK
TOKİ
TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI
KİRA ÖDEMEK YERİNE,
KENDİ EVİNİZİN TAKSİTLERİNİ ÖDEYİN!
Sektördeki sorunların yalnızca kuraklıktan ve diğer
afetlerden kaynaklanmadığını vurgulayan Yetkin,
gıda enflasyonunun, en az
rekolte düşüşleri ve tarım
ürünleri girdilerinin yarattığı
maliyet artışları kadar üretici ile tüketici arasında yer
alan aracıların aşırı yüksek
kar marjlarından da kaynaklandığına dikkati çekti.
Yetkin, şöyle konuştu:
"Kışlık sebze ve meyve
fiyatlarında içinde bulunduğumuz dönem itibarıyla
geçen yıla göre yüzde 20
civarında bir artış söz
konusudur. Bu artışın kış
aylarında yüzde 40'a kadar
çıkması beklenmektedir.
Meyve-sebze üretiminde
bir sorun yoktur, ancak sistemden kaynaklanan aracı
ve tefeciler, haksız kazanç
sağlayanlar sayesinde
ürünler artsa da artmasa
da ürünlere zam geliyor.
Böyle garip bir durumla
karşı karşıyayız.
Ekim ayında üreticinin 50
kuruşa sattığı ıspanak markette 2 lira 50
kuruş, 10 kuruşa
sattığı maydanoz
70 kuruş, 50
kuruşa sattığı mandalina 2 lira 30
kuruşa satılmıştır.
Salatalık, lahana,
sivri biber, karnabahar, pırasa,
havuç gibi
sebzelere baktığımızda herhangi
bir üretim kaybı
olmayan ekim ayı
itibarıyla fiyatların
ANKARA- ALTINDAĞ AKTAŞ 3. ETAP’TA
151 ADET KONUT
SATIŞA SUNULUYOR.
En Düşük Konut Fiyatı
101.021,-TL.
En Yüksek Konut Fiyatı
169.345,-TL.
% 10, % 15, % 25 peşinat ve 96, 108, 120 ay vade
631,38 TL.’den başlayan aylık taksitlerle,
Başvuru bedeli 2.000,-TL’dır.
01/12/2014- 19/12/2014 tarihleri arasında
T. Halk Bankası A.Ş.
Yetkili Şubelerine başvuru yapmanız yeterlidir.
Detaylı Bilgi İçin: www.toki.gov.tr’yi ziyaret edebilirsiniz.
İrtibat Telefonu: 444 86 54
Not: Proje, konut büyüklükleri ve mahal listelerinde bir çelişki olduğu takdirde, uygulama projesi ve sözleşmedeki bilgiler esastır.
Basın - 14832 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
düşmediği, ancak market
fiyatlarıyla üretici fiyatları
arasında farkın yüzde
200'ün üzerinde seyrettiği
görülmüştür."
Spekülatif karlara karşı
üretici ve tüketicinin çıkarlarının ortak olduğunu ve
bu duruma karşı mutlaka
önlem alınması gerektiğini
vurgulayan Yetkin, ithalata
bağımlığın da gıda enflasyonuna katkıda bulunan bir
diğer önemli faktör
olduğunu söyledi.
Yetkin, sektördeki kayıt
dışılığın yüzde 70 civarında
olduğunun tahmin edildiğini
dile getirerek, devletin kayıt
dışılık nedeniyle uğradığı
zararın 30 milyar lirayı bulduğuna, sadece vergi kaybının 7 milyar civarında
olduğuna dikkati çekti.Kayıt
dışılığın önlenebilmesi için
ilk şartın üretilen ürünlerin
hallerden geçtikten sonra
pazarlanması olduğunu
ifade eden Yetkin, ayrıca
üretici birliklerinin
güçlendirilmesi gerektiğini
söyledi.
Yetkin, yaşanan sıkıntıların aşılması için bütçeden tarımsal desteklemeye
ayrılacak fonların Tarım
Yasası'nın öngördüğü gibi
milli gelirin asgari yüzde 1'i
oranına getirilmesi, çiftçi
borçlarının yeniden yapılandırılması ve özellikle
elektrik borçlarının çiftçinin
alacağı destekleme
parasından kesilerek tahsil
edilmesi uygulamasına son
verilmesi gerektiğini kaydetti.
(AA)
7
Fiyat artışı BOTAŞ'a yetmedi
ANKARA - GÖKSEL YILDIRIM - Döviz kurunun tahminlerin üzerinde gerçekleşmesinin etkisiyle doğalgaz alım maliyetleri yükselen BOTAŞ, yıl
içerisinde doğalgaz alım-satım faaliyetinden zarar
etti. Satış fiyatları ekim başında yüzde 9 artırılmasına rağmen ortalama doğalgaz satış fiyatları ile alım
maliyetlerinin dengelenmesi ihtiyacı devam ediyor.
2015 Yılı Programı'na göre, doğalgaz fiyatlarındaki yüzde 9'luk artış, BOTAŞ'ın artan maliyetlerini
karşılamaya yetmedi.
Döviz kurunun program tahminlerinin üzerinde
gerçekleşmesinin etkisiyle doğalgaz alım maliyetleri yükselen BOTAŞ, yıl içerisinde doğalgaz alımsatım faaliyetinden zarar etti.
Satış fiyatları bu yılın başında yüzde 9 artırılmasına rağmen ortalama doğalgaz satış fiyatları ile
alım maliyetlerinin dengelenmesi ihtiyacı devam
ediyor.
İhtiyaç sahiplerine bedelsiz kömür dağıtımı
uygulaması karşılığında Türkiye Kömür İşletmeleri
Kurumu (TKİ) ve Türkiye Taşkömürü Kurumuna
(TTK) bu yıl 678 milyon lira görev zararı ödemesi
yapılması bekleniyor.
Uygulama kapsamında bu yıl yaklaşık 2 milyon
ton kömür dağıtılması tahmin ediliyor. (AA)
Enerjide yerli kaynak
payı yüzde 35 olacak
ANKARA - Türkiye'de birincil enerji üretimindeki
yerli kaynak payı, 2018 yılı sonuna kadar yüzde
35'e, yerli kömür kaynaklı elektrik enerji üretimi 57
milyar kilovatsaate çıkarılacak.
Onuncu Kalkınma Planı (2014 - 2018) kapsamındaki Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim
Programı Eylem Planı'na göre, 2012 ve 2013 yıllarında dış ticaret açığının sırasıyla yüzde 62 ve
yüzde 49'u net enerji ithalatından kaynaklandı. Hızla
büyümekte olan enerji talebinin karşılanabilmesi için
petrol, doğalgaz ve taşkömürü ithalatı sürekli arttığı
için enerjide yüksek oranlı dışa bağımlılığın sürmesine yol açıyor, cari işlemler dengesi ve enerji arz
güvenliği üzerinde baskı oluşturuyor.
Türkiye ekonomisinin yüksek ve istikrarlı
büyüyebilmesi için mümkün olan bütün yerli kaynakların enerji üretimi amacıyla değerlendirilmesi
öncelikli husus olarak görülürken, özellikle
yenilenebilir enerji kaynaklarının hem birincil enerji
arzı hem de elektrik üretimi amacıyla değerlendirilmesinin sürdürülebilir kalkınmanın temini
açısından önem taşıyor. Program, yerli kaynakların
enerji üretimindeki payının artırılması suretiyle enerjide dışa bağımlılığı azaltılmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda programla 2012 yılı sonunda
birincil enerji üretiminde yüzde 27 olan yerli kaynak
payının, 2018 sonunda yurt içi ve yurt dışı petrol ve
doğal gaz çıkarımları dahil olmak üzere yüzde 35'e
yükseltilmesi hedefleniyor. 2013 yılında 32 milyar
kilovatsaat olarak gerçekleşen yerli kömür kaynaklı
elektrik enerjisi üretiminin 2018 yılında 57 milyar
kilovatsaate çıkarılması ve plan döneminde 10 bin
megavatlık ilave hidrolik kapasitenin devreye alınması öngörülüyor. (AA)
Kimya sektörünün ihracatı
10 ayda 15 milyar dolar oldu
İSTANBUL (AA) - İstanbul Kimyevi Maddeler ve
Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), kimya sektörünün ekimde 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, söz konusu rakamın ocak-ekim döneminde ise 15 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
İKMİB'den yapılan açıklamaya göre, kimya sektörü ekim ayı ihracat rakamlarıyla, Türkiye ihracatında otomotivin ardından ikinci sırada yer aldı. Hazır
giyim ve konfeksiyonu geride bırakan kimya sektörünün ihracatı, söz konusu dönemde yıllık yüzde
8,15 artarak 1 milyar 511 milyon dolara ulaştı.
Sektör böylece, ihracatta haziran ayından sonraki
en yüksek artışı da kaydetmiş oldu.
Sektör, ekim ayında en fazla ihracatı Mısır, Irak
ve Almanya'ya gerçekleştirdi. Hızlı bir toparlanmanın gözlendiği Mısır'a gerçekleştirilen kimya ihracatı yüzde 102 artış gösterdi. Kimya sektörünün
ekim ayında en çok ihracat yaptığı diğer ülkeler ise
Malta, Rusya Federasyonu, İspanya, Hollanda,
Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Çin Halk
Cumhuriyeti oldu. Hollanda'ya yapılan kimya ihracatı yüzde 163 artarken, bir diğer rekor ihracat
artışının yaşandığı ülke yüzde 336 ile Suudi
Arabistan olarak dikkati çekti.
Kimya ihracatı, bu yılın ocak-ekim döneminde
ise 14 milyar 954 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde
gerçekleştirilen ihracatta Mısır, Irak ve Almanya ilk
üçteki konumunu korurken, bu ülkeleri sırasıyla
Malta, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, İran,
Azerbaycan-Nahcivan ve İspanya takip etti.
(AA)
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDEN
İLAN
ESAS NO: 2014/950 Esas
Davacı OBD İNŞAAT TAAH. TURZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., OBD FİLO KİRALAMA TAŞ. VE
SERVİS A.Ş. tarafından aleyhine açılan İflas (İflasın Ertelenmesi) davası nedeniyle;
Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun 209304 sicil numarasında kayıtlı "OBD İNŞAAT TAAH. TURZ.
SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin ve 309754 sicil numarasında kayıtlı "OBD FİLO KİRALAMA TAŞ. VE
SERVİS A.Ş. 'nin iflasın ertelenmesi talebinde bulunulduğu;
İİK 179/a maddesi uyarınca şirkete; Mali Müşavir Ali Dursun Koç, İnşaat Mühendisi Aydın Yakup Çetin
ve Hukukçu Dr. Av. Mustafa Bayram Mısır'ın onay kayyımı olarak atanmasına ve kayyım heyetine,
Şirketin yönetim organlarının her türlü karar ve işlemlerinin kayyum heyetinin onayına bağlı kılınmasına;
kayyum heyetinin, şirket faaliyetleri gelir ve giderleri ile aktif ve pasif durumlarına ilişkin geçici vergi
dönem sonu esas alınarak 3'er aylık dönemlerle düzenlenen rapor ile en son mali durumunu gösterir çizelgelerini ve görüşleriyle birlikte denetim için mahkemeye sunmalarına; şirketin gayrimenkullerinin satışına
ilişkin konularda yönetimce alınan kararların uygunluğu konusunda kayyum heyeti tarafından mahkemeden onay alınmasına; kayyum heyeti tarafından uygun görülen sair tedbirlerin uygulanması için yönetime
yazılı başvuruda bulunulmasına; uyuşmazlık halinde mahkemeden görüş alınmasına; iyileştirme projesine
ilişkin tedbirlerin uygulanmasına; bu hususun kayyum heyetince izlenip denetlenmesine,
Karar verilmiş olup, karar kayyım heyetine tebliğ olunur. 10/11/2014
Basın - 14819 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
8
KÜLTÜR-SANAT
14 Kasım 2014 Cuma
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
ALİ KEMALLER BUGÜN DAHA ÇOK
Mütareke döneminde. Ali Kemaller çok değildi.
Toplasanız 10 kişiyi geçmiyordu. Tabi ki Mustafa
Kemal'e muhalif olan gazeteci ve yazarları söylüyorum.
Hain mi idiler? Yoksa yalaka mı idiler? Bana sorarsanız satılmış idiler. Kimlere? İngiliz'e, Fransız'a, İtalyan'a.
Yani sömürgeci Batı'ya satılmışlardı. Satılmak hainlik
midir? Evet, düpedüz hainliktir. İster dün, isterse bugün
olsun; bir kimse Türk'ün çıkarını, başka ülkelerin çıkarına ezdiriyorsa; hiç kuşkusuz haindir.
Atatürk diyor ya! "Memleketin dahilinde, iktidara
sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde
bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhid edebilirler".
Ali Kemal (1867-1922) böyle biriydi. Kalemi güçlü bir
gazeteciydi. İyi bir öğrenim görmüştü. 1908 yılında gerçekleşen gerici "31 Mart Olayı"nı körükleyen ve tahrik
edenlerden birisi de Ali Kemal'di. Eğitim Bakanıydı,
sonra İçişleri Bakanı oldu. Yani "memleketin dahilinde
iktidara sahip" olanlardandı. Bir Osmanlı Devlet adamıydı. Bakandı, sömürgecileri ve Batı Devletlerini çok
seviyordu. Onlara hayrandı. Mustafa Kemal ve arkadaşlarına düşmandı. Padişah'tan rüşvet bile almıştı. "İngiliz
veya Fransız mandası"nı istiyordu. Türk'ün Kurtuluş
Mücadelesini elinden geldiğince engellemeye çalıştı.
Mustafa Kemal'in yakalanıp idam edilmesi için o kadar
çok gayret gösterdi ki...
İçişleri Bakanıyken, Türkçü olan seçkin insanları
Devlet dairelerinden, eğitim camiasından, üniversitelerden uzaklaştırdı. Yerlerine Türk düşmanlarını. Türk'ün
aleyhine çalışanları atadı.
Osmanlı Devleti içinde Türk olmanın yasak olmasına
ve Türklerin takip edilmesine zemin hazırladı. Hattâ,
Kemal o kadar çok İngiliz hayranıydı ki bir İngiliz
kadınla evlenmişti. Sözün burasında şunu söylemek istiyorum: Ali Kemal'in 1903 yılında evlendiği İngiliz
Winifre Brun adlı kadından bir erkek, bir kız çocuğu
dünyaya geldi. Yıllar sonra torunu Stanley Johnson'un
oğlu Boris Johnson 2008 yılında Londra Belediye
Başkanı olmuştur. Bir başka hatırlatmada daha bulunayım. Ali Kemal 1913 yılında Mektepler Nazırı Zeki
Paşa'nın kızı Sabiha Hanımla ikinci evliliğini yapmış ve
bu evliliğinden Zeki adlı bir de oğlu olmuştu. Bu oğlunu
yani Zeki Kuneralp'ı Cumhuriyet idaresi, Büyükelçiliğe
kadar yükseltmiştir. 1978 yılında hain ASALA tarafından Madrid Büyükelçisi iken. hanımı katledilmişti.
Torunu Selim Kuneralp de Büyükelçilik görevlerinde
bulunmuştur.
Ali Kemal, hainliğinin karşılığını maalesef hiç arzu
edilmeyen bir şekilde buldu. 6 Kasım 1922 yılında
İzmit'te bazı genç subaylar tarafından linç edilerek öldürüldü. Mezarı dahi kaybolmuştu ama sanıyorum 1950
yılında gömüldüğü yer tespit edilebildi.
Ali Kemal'in Kurtuluş Hareketi ve Mustafa Kemal'le
ilgili yazdıkları ve söylediklerine bakınız. Bunları kısa
kısa yazıyorum. Aslında her gazete yazısı küfür, hakaret
ve nifakla doluydu.
• "Büyük Millet Meclisi. Millî Hâkimiyeti temsil edemez. Millî Hâkimiyeti ancak hilafet ve saltanat temsil
edebilir. Ankara'daki şımarık herifler, artık durunuz.
Haddinizi biliniz. Şarlatanlık elverdi, hokkabazlık kâfi"
• "Kuyucu Murat Paşa, Celâlîlere nasıl muamele
etmişse; Kuvayı Milliye'ye de öyle muamele edilmelidir.
Saltanata bağlı halim selim Anadolu halkı da Mustafa
Kemal şakisine haddini bildirecektir."
• "İstanbul Hükümeti önce, Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini Mustafa Kemal'lerden, Ali
Fuat'lardan, o ipsiz sapsız, akılsız, fikirsiz zorbalardan,
canilerden temizlemelidir."
• -"Türk milliyetçileri yargılanmadan katledilmelidir."
•"Yunan'ı tek başımıza kovmamız mümkün değildir."
• "Avrupa ile başa çıkmak, yüzyıllardır Asya'nın hangi
milletine nasip oldu ki bize olsun."
• "İstanbul hükümeti. Fransız mandasını kabule hazırdır."
•"Ankara'nın Yunan'ı denize dökeceği, bir kuru vaattir."
• "Ankara'nın tuttuğu yol çıkmaz, çıkmaz, çıkmaz."
• "Mustafa Kemal'in telkinlerine itaat eden her
memur ve subay Divan-ı Harp
tarafından ceza görecek."
• "Milli ordu teşkil etmek ve müdafaa-yı milliye
hazırlamak gibi faaliyetler felakettir, askerlerin emirleri
yerine getirilmemelidir."
• "Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar. Artık
Mustafa Kemal'den hesap sorma zamanı geldi."
• "Ankara efendileri, akıllarınca bütün işgal edilmiş
arazinin boşaltılmasını istiyor."
• "Anadolu'da harp ve ateş yeniden buluştu. Bu milletin varlığı ile böyle oynamak en büyük siyasetsizliktir."
Daha ne hakaretler ve hainlikler...
Hangi birini yazayım...
Aslında bu tür hainleri unuttuk ama yeni Ali Kemaller
o kadar çok, o kadar çok ki...
Bir bakın; Kurtuluş Savaşı sırasındaki hainler ile şimdiki yeni yetme Ali Kemallerin söylediklerinin hiç farkı
yok, ama hiç farkı yok.
Liboşların, Soroscuların, yalakaların, milliyetçi düşmanlarının. Avrupa Birliği sevdalılarının, bölücülerin
söylediklerinin ve yaptıklarının Ali Kemal'den eksik
tarafı var mı?
Afganistan’daki Kadın
Filmleri Festivali yoğun
ilgi gördü
KABİL Afganistan'ın
batısındaki
Herat kentinde
bu yıl ikincisi
düzenlenen
Uluslararası
Kadın Filmleri
Festivali
yoğun ilgi gördü.
Herat kentinin tarihi kalesinde düzenlenen ve
halkın yoğun ilgi gösterdiği Uluslararası Kadın
Filmleri Festivali'nde 44 film ve belgesel gösterildi.
Üç gün süren festivale katılan Afgan yönetmenler ve yapımcılar, festivalin Afgan sinemasının
gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Festival yetkilisi Ruya Sadat, "Festivale katılan
500 film ve belgeselden seçilen 44'ü izleyiciyle
buluştu. Bu filmler genellikle kadınların hayatındaki
iniş çıkışları ve başarı hikayelerini anlatıyor" dedi.
Festivale, İran, Tacikistan, Hindistan, ABD ve
İtalya gibi çok sayıda ülkeden yapımcılar da katıldı.
(AA)
Suriyeli sanatçılar, iç savaşta ölen
12 bin 490 çocuğun isimlerinin yer
aldığı bir tablo yaptı
İSTANBUL - Suriyeli sanatçılar,
ülkelerinde yaşanan dramı ifade
etmek için iç savaş sırasında hayatlarını kaybeden 12 bin 490 çocuğun
isimlerinin yer aldığı bir tablo yaptı.
Suriye'deki iç savaşta öldürülen
12 bin 490 çocuğun isimlerinin yer
aldığı "Suriye Melekleri" isimli tabloyu yapan Suriyeli sanatçılar, bu
tablo ile Suriyelilerinin yaşadığı
kederi, uluslararası topluma taşımaya karar verdiklerini ve ne bir çocuğun ne de bir Suriyelinin ölmeyeceği bir çözüme ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.
Zamanı durduran iç savaş
Bu çalışmanın fikir babası,
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler
Ulusal Koalisyonu (SMDK) üyesi
Hüsam es-Saidi, şunları ifade etti:
"Tabloda iç savaşın başlangıcından 5 Ekim'e kadar hayata gözlerini
yuman çocukların isimleri yer alıyor.
Tabloda kanatları olan ancak kilit
altında kalmış Suriyeli bir kız var.
Kilidin üzerinde ise dünyanın resmi
var. Kız çocuğu elinde sayıları ters
yazılmış, akrebi olmayan bir saat
taşıyor. Bu da zamanın durduğu
anlamına geliyor."
Guinness'e başvuru
Tablonun 40 bin dolara mal olduğunu ifade eden Saidi, eserin
tamamlanması için koalisyondaki
Demokrasi Bloğu'nun yanı sıra eski
SMDK Başkanı Ahmed el-Carba'nın
destek olduğunu kaydetti. Saidi,
devasa tabloyu 40 günde tamamladıklarını belirterek, "Tablo 441 metrekarelik bir alanı kaplıyor. İleride
tabloyla Suriyeliler adına Guinness'e
dünya rekorları için başvurmayı
düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Saidi, tablonun üzerinde İngilizce
Kitap fuarına ziyaretçi yağdı
İSTANBUL - TÜYAP ve
Türkiye Yayıncılar Birliği ortaklığıyla düzenlenen 33. Uluslararası
İstanbul Kitap Fuarı'nı ilk 2 günde
126 bin 500 kişi ziyaret etti.
TÜYAP Fuar ve Kongre
Merkezi'nde açılan fuara, havanın
güzel olmasının da etkisiyle kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.
Ünlü yazarlarla okuyucuları bir
araya getiren kitap fuarında, söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve
dinletileri de içeren 270 faaliyet
gerçekleştirilecek. 35 ülkeden 91
yayınevinin yer aldığı fuar kapsamında, yurt dışından 40 yazar,
fuar süresince TÜYAP'ta olacak.
Türkiye ve yurt dışından 850
yayınevi ile sivil toplum kuruluşu-
nun katıldığı fuarın onur konuğu
Macaristan, 8-11 Kasım'da, uluslararası salonda Macar kültürünü
Türkiye'deki kitapseverlerle buluşturacak.
Fuarda sahaflar tarafından
okuyucu ile buluşturulan eski
dergi, gazete ve kitaplar da ilgi
odağı oldu. Sahaflarda satışa
sunulan eserler arasında 100 yıldan eski yayınlar dikkat çekerken,
koleksiyonerlerin bulmakta zorlandığı bazı yayınların arşiv sayıları
da sahaflarda görülebiliyor.
24. Uluslararası İstanbul Sanat
Fuarı-ARTİST 2014 ile eş zamanlı
gerçekleştirilen 33. İstanbul Kitap
Fuarı, 16 Kasım'a kadar açık kalacak. (AA)
olarak "Suriyeli çocukları kurtarın"
yazdığını dile getirerek, "Halihazırda
İstanbul'da sergilenen Suriye'nin
Melekleri tablosu, 20 Kasım'da
Dünya Çocuk Günü münasebetiyle
Avrupa Parlamentosu'nda sergilenecek. Ayrıca, Fransa, İsveç,
Almanya bir ihtimal da ABD'de sergilenmesi planlanıyor" ifadesini kullandı. (AA)
"Kazdağı siklameni" Türk
çini sanatında yaşatılacak
ESKİŞEHİR - Türkiye'de
sadece Kaz Dağları'nda yetişen
ve nesli tükenme tehlikesi yaşayan siklamen çiçeği, Türk çini
sanatında yaşatılacak.
Fatih Sultan Mehmet
Üniversitesi (FSMVÜ) Güzel
Sanatlar Fakültesi Geleneksel
Türk Sanatları Bölümü öğretim
üyesi Yrd. Doç. Dr. Latife Aktan
Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk çini sanatına yenilik
katma ve kendini yenileme
potansiyelinin, bu sanatın geçmişinde var olan bir olgu olduğunu
söyledi.
Günümüz Türk Çini Sanatı'nın
yeniliklere açık olduğunu belirten
Özel, yaptığı çalışmalarda, bu
alanda daha önce kullanılmamış
motif ve tasarımların yanında,
yeni teknikler ve uygulama olanakları ortaya çıkarmaya çalıştığını ifade etti.
Biz Türk çini sanatının geçmişten geleceğe geçmesini
hedefledikleri için bu alana yenilikler getirdiklerini anlatan Özel,
şunları kaydetti:
"Türk çini sanatında olmayan
motifleri, çiçekleri stilize ederek
yeniden çini sanatında ölümsüzleştirdik. Bunlardan biri de benim
uzun süre üzerinde çalıştığım ve
yok olmaya yüz tutmuş Kazdağı
siklameni. İki sene o çiçeğin
yaşamını izledim. Nasıl yaşıyor,
nasıl büyüyor, tekrar toprağa
dönüyor? Bütün o aşamalarını
inceledikten sonra Türk çini sanatına Kazdağı siklamenini kazandırdım."
Geleneksel Türk çini sanatında
yer almayan çiçek motiflerini stilize ederek türk çini sanatına var
olanın dışında, yeni motifler
kazandırdıklarını vurgulayan Özel,
"Ayrıca öncesiz ve sonrasız,
ölümsüz anlamına gelen bengü
çiçeklerini de Türk çini sanatına
kazandırdık. Yok olmaya yüz
tutan Kazdağları siklamenini ayrıca yasemin, gelincik gibi çiçekleri
stilize edilerek, Türk çini sanatına
kazandırılma çabamız başarılı
eserlere dönüştü" dedi. (AA)
Sanat Fuarları Onur Ödülleri sahiplerini buldu
İSTANBUL - 33. Uluslararası
İstanbul Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "24.
Uluslararası Sanat Fuarları Onur
Ödülleri", törenle sahiplerini buldu.
TÜYAP Fuar ve Kongre
Merkezi'nde düzenlenen ödül töreninde, sinema eleştirmeni Atilla
Dorsay, "33. Uluslararası İstanbul
Kitap Fuarı Onur Yazarı Ödülü"ne
layık görüldü.
"24. Uluslararası İstanbul Sanat
Fuarları Ödülleri"nde ise "Onur
Sanatçısı" ödülü Nevhiz Tanyeli'ye,
"Eleştirmen Onur Ödülü" Prof. Dr.
duğu memnuniyeti dile getiren Ünal,
Zeynep Sayın'a, "Sanatsever Kurum "Dorsay, sinema geçmişimizde
Onur Ödülü" Marmara Üniversitesi
'sinemayı yazan adam' olarak biliniCumhuriyet Müzesi'ne,
"Koleksiyoner Onur Ödülü" Ceyda
ve Ünal Göğüş'e verildi.
Törende Atilla Dorsay'a ödülünü
takdim eden TÜYAP Yönetim
Kurulu Başkanı Bülent Ünal,
Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nın
kendilerinin öyküsü olduğunu ve bu
öyküye gençlerin sahip çıkacağına
inandığını söyledi.
Dorsay'a ödülü vermekten duy-
yor ve öyle de anılacak. 50 yıla yaklaşan yazarlık hayatında, sanırım
onun kadar yazan olmadı. Biz de
sinemayı onun yazdıklarıyla anlayabildik" diye konuştu.
Atilla Dorsay da geceye katılan
dostlarına teşekkür ederek, "Bu
gece aynı masada yalnız Türkiye'nin
değil, aynı zamanda dünyanın en
güzel üç kadını Türkan Şoray, Filiz
Akın ve Müjde Ar'la aynı masada
oturuyorum. Bu benim için büyük
mutluluk. Ödül de çok teşvik edici
bir ödül" ifadelerini kullandı. (AA)
ve kendi güzelliğini izler benim
germek ve muzafferiyetin edasını duyarak nefes
gibi bazen dakikalar bazen
almak güzel…
saatlerce…
Bildiniz değil mi beni? Ben sevgiliyi; yani o
İşte bu yüzden mercanlar,
yağmur damlasını bekleyen; bulduğunda onu
yosunlar, balıklar bir derya içre
cilalayıp bir inciye çeviren; içindeki cihanı
yaşayan mahlûkat içinde benim
ölürcesine herkesten kıskanan; ona bakmaya bile
gibisi yoktur ki… Beklerim ben
kıyamayan; ona hiçbir şekilde doyamayan ve aşk
BENCİLEYİN
kaderimi; sabır benim ekmeğim,
deryasında yaşayıp “çok şükür Yâ Rab, çok
SÖZLER
tevekkül ile şükür benim nimeşükür…” diye her nefeste Yaradan’a hamd ü
tim. Neyi mi beklerim? Beni ben sena eden istiridyeyim.
yapacak o damlayı… Ağzımı
Merak ettiğiniz incim ise içimde… Ben bulaçarım duaya kalkan eller gibi
dum incimi ve kendimi, mahşerimi de verdim
Yaradan’a…
ona…
Yıllar yıllar süren; hasretin
Benim incim, hiç sönmeyecek şükür meşalem
hârıyla pişen bir sergüzeşt
yüreğim…
İSTİRİDYE VE İNCİ
benim
yaşadığım…
Denizi bilirler lakin beni tam olarak bilmezler;
Mutlu son azdır bizde…
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
anlatayım da öğrenin gerçeği benden.
İştiyakla ölür çoğumuz lakin
Rabbim hiç bir şeyi gereksiz hele de fuzuli
ölmek de güzel değil mi aşka
Yüreğim coşan nehir aşkın beni lâl eden,
yaratmamıştır evrende. Yaratılan her şey fıtratı
dair? Aşk olduktan sonra kavuşneyse o gözle görür âlemi ve kaderi neyse onu
Gülden vazgeçilir de, vazgeçilmez laleden.
manın hayaliyle beklemek
yaşar âhir ömründe…
güzel… Âşık olduktan sonra
Ömür denen bu çölün serabı yalan hasret,
Varlığın özünden mi; yaratılışın gayesinden
mi nedir bilinmez ama her varolan kendini sever vuslat yolunda yaşanan mutluluk
Tefekkür
eden insan korkmaz surdan kaleden.
ve huzurla beraber hasrete göğüs
biraz enaniyete düşerek… Geçer ayna karşısına
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
14 Kasım 2014 Cuma
Azmin öyküsü:
Tornacılıktan başhekimliğe
İzmir'de bir hastanenin başhekimi, silah fabrikasında tornacı olarak çalışarak başladığı, bu sırada açık lisede okuyup üniversite sınavını kazanmasıyla
hızla yükseldiği kariyeriyle, idealleri peşinde koşanların başarabileceklerine
dair en güzel örneklerden birini oluşturuyor.
İZMİR - Kırıkkale'de doğan, orta okulu
bitirdikten sonra silah fabrikasında tornacı olarak işe başlayan Ömer Koçak, işinde yükselebilmek için önce açıktan liseyi
daha sonra da iki yıllık makine bölümünü
okumayı hedefledi.
Bu hedefi doğrultusunda okulunun son
senesinde dershaneye giden Koçak,
yeni arkadaşlarının kendisiyle yeterli bilgi
sahibi olmaması nedeniyle alay etmesinin etkisiyle, dershaneden kaydını sildirme kararı aldı.
Dershane öğretmeninin, "Vereceğim
program doğrultusunda üniversite sınavına bir ay kala sizinle alay edenlere derslerinde yardım edeceksiniz" sözüyle
cesaretlenip eğitimine devam eden
Koçak, hem öğretmeninin sözünü gerçekleştirdi hem de üniversite sınavında,
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı.
Mezuniyetinin ardından İstanbul'daki
bir sağlık merkezinde bir süre hekimlik
yapan Koçak, daha sonra Türkiye Hudut
ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne
geçerek genel müdür yardımcılığı ve
vekilliği görevlerinde bulundu.
Sağlık Bakanlığı müşaviri olarak da
çalışan Koçak, son olarak Çiğli Devlet
Hastanesi'nin yöneticiliğine ve başhekimliğine atandı.
Öyküsünü öğrencilere anlatıyor
Ömer Koçak, bir yıldır lise son sınıf
öğrencilerine tornacılıktan başhekimliğe
uzanan başarı öyküsünü anlatarak, motive ediyor.
Son olarak Atatürk Organize Sanayi
Bölgesi Mesleki Eğitim Merkezi'nde eğitim gören, aralarında ilk mesleği tornacılığı da öğrenen öğrencilerin bulunduğu
topluluğa seslenen Koçak, AA muhabirine, babası ilkokul mezunu, annesi ilkokul
üçüncü sınıftan terk olduğunu, çocukken
de etrafında okuyan herhangi birisi
bulunmadığını anlatarak, izlediği yol ile
başta aile çevresine örnek olduğunu,
kardeşinin de açtığı yolda öğretmenlik
yaptığını söyledi.
Koçak, lise son sınıf öğrencilerine
yönelik, kendi hayatını örnek gösterdiği
"Sağlıklı kariyer planlama ve duygusal
zeka" başlıklı sunum gerçekleştirdiğini
belirterek, sunumun, öğrencilerden
büyük ilgi gördüğünü dile getirdi.
Öğrencilerin, kariyerleriyle ilgili lise son
sınıfta karar verdiğine işaret eden Koçak,
şöyle konuştu:
"Çocuklar, ailelerin, dershanelerin baskısı altında, yarış düzeninde yetişiyor.
Çocukların istedikleri mesleklerle dayatılan meslekler arasında farklılıklar var.
İnsanlar, artık eğitimini aldıkları mesleğin
dışında çalışıyor, bu da ilk karar anına
dayanıyor. Herkes doktor, avukat,
mühendis olacak diye kaide yok. Önemli
olan, ne istediğin, kendini nerede başarılı
görmek istiyorsun, en iyisi nasıl olabilirsin. Eğer bir çocuk gerçekten bir şey istiyorsa, bunu başarabilir."
Anadolu Üniversitesinde kamu yönetimi bölümünü de bitiren Koçak, ayrıca
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde insan
kaynakları yönetim uzmanlığı, İrlanda'da
da "stratejik yönetim ve planlama" konusunda eğitim aldı.
Ömer Koçak'ın, 2011 yılında yayınlanan "10 Soruda Kamuda Yönetişim" adlı
kitabı bulunuyor. (AA)
Çobanlar, çözüm
sürecinden memnun
VAN/HAKKARİ - Doğu ve
Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki
çobanlar, çözüm süreci sayesinde bu yıl
mesleklerinin en huzurlu dönemini
geçirdiklerini belirtti.
Terör olaylarının en sık yaşandığı yerleşimlerden olan, yaylaları güvenlik
gerekçesiyle uzun yıllar hayvancılığa
kapatılan Hakkari ve Van'da, yıl içinde
yaşanan bazı olumsuzluklara rağmen
çözüm sürecinin sağladığı huzur ve
güven ortamı hakim.
Yasakların ortadan kalkmasıyla ilkbahar döneminde sürüleriyle çıktıkları yaylalardan havaların soğumasıyla inmeye
başlayan çobanlar, çözüm sürecinin
öncesi ve sonrasını, AA muhabirine
değerlendirdi.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde aylık
2 bin lira maaş ile bin 500 koyuna
çobanlık yapan Hacı Arslan, terör olay-
1
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
larının devam ettiği ve
hemen her gün çatışmaların yaşandığı dönemde,
bölgede hayvancılığın
adeta bitme noktasına
geldiğini söyledi.
Arslan, tüm zorluklara
rağmen mesleğini devam ettirdiğini ve
zaman zaman çatışmaların ortasında
kaldığını bildirerek, ilçedeki bazı çobanların hayatına mal olan olayların çözüm
süreci sayesinde son bulmasıyla silah
seslerinin yerini koyun seslerine, kuş
cıvıltılarına bıraktığını ve Yüksekova
dağlarında 14 yıldır ilk kez huzurlu bir
dönem geçirdiğini ifade etti.
Ülke genelinde ve özellikle yaşadığı
topraklarda sağlanan barış ortamının
devam etmesi gerektiğini anlatan
Arslan, şöyle konuştu:
"Ailemin geçimini 14 yıldır çobanlık
7
8
9
10
yaparak sağlıyorum. Tabii burada zorlu
coğrafyanın yanı sıra farklı birçok güçlükle de mücadele ediyoruz. Önceki
senelerde bu zorluklar daha fazlaydı.
Zaman zaman yanı başımızda çatışmalar olur, korku dolu günler geçirirdik.
Silah sesleri nedeniyle hayvanları bir
arada tutmak çok güç oluyordu. Bazen
de canımızı zor kurtarıyorduk. Tüm bu
zorlukları maalesef yaşadık ama çok
şükür ki bu sene son yılların en huzurlu
dönemini geçirdik. Dağlarda artık silah
sesleri duymuyoruz. İstediğimiz her
tarafa gidip hayvanlarımızı otlatıyoruz."
(AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1.
İlginç. 2. Küçük tekne kaptanı. – Eski kitap alıp satan kimse. 3. Gülle
veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. – Güneş doğmadan önceki alaca karanlık. –
Kurçatovyumun simgesi. 4. Bir tür yaban mersini. –Argoda çok sarhoş olmuş
kimse. 5. Patika. 6. Mısır’ın plaka işareti. –Boru sesi. – Köpek. 7. Donuk renkli. –
Bir nota. – Kimononun üzerine bağlanan geniş kemer. 8. İktisat. 9. Bir meyve. –
Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap. 10. Bir asitle birleştiğinde bir tuz
oluşturan madde. – Önder, şef. 11. Yazın bahçelerde oturulmak için yapılan, kafes
biçiminde, üstü yeşilliklerle sarılı süslü çardak. 12. Doğalgazda bol olarak bulunan
bir hidrokarbon. – Kırşehir ilinin bir ilçesi. 13. Sigarada bulunan zehirli madde. 14.
İlenme, beddua. – Kutsal ışık. – Neşeli ve serbest kadın. 15. Bir tür taze, yumuşak
ve tuzsuz beyaz peynir. – Çıngırak. – Tantalın simgesi. 16. Paylama, azarlama. –
Rutubet. 17. Denizde balıkların ya da küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı. –
Duman karası. 18. Genişlik. – İtalya’da çok sevilen bir tür makarna. 19. Ad,
unvan, etiket. – Gerçek. 20. Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkışmış, çerçevesiz
ve tek camlı gözlük. – Kalça kemiği.
Yukarıdan aşağıya:
1. Tehir etmek. – Erzincan ilinin bir ilçesi. 2. Asal gazlar sınıfından, sıvı durumuna
getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan bir element. –
Kovuşturma. – Güneybatı Afrika’da yaşayan ilkel bir boy. 3. Karakteristik. – Genç
irisi. – Üzerine yazı yazmak için tabaklanmış ceylan derisi. – Yabani hayvan barınağı. 4. Notada durak işareti. – Kabul etmeyerek geri çevirme. – Nazlı, cilveli. –
Kışlık bir giysi. 5. Yumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı. – Gölgede kalan
yan. – Almanya’nın eski para birimi. 6. İsimler, adlar. – İlaç, merhem. – Balıkların
iste kurutularak yapılan pastırması. 7. Endüstri. – Alışkanlık, huy. – Kertenkele
derisinin sepilenmesiyle elde edilen bir tür deri. 8. Ağrı veya acı duyulduğunda
söylenen bir ünlem. – Bir tür şans oyunu. – İzmir
ilinin bir ilçesi. – “Yeni” anlamında kullanılan
ÇÖZÜMÜ
yabancı bir önek. 9. Bir yerden alıp başka bir yere
götürme, aktarma, iletme. – Yuvarlak, yassı ve sipersiz
BUGÜN
başlık. – İnatçı, ayak direyici. – NURİ …… ( Ünlü bir
11. SAYFADA
fotoğraf sanatçımız ). 10. Yersiz, gereksiz. – Evliye,
ermiş, veli. – Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi.
Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU
9
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
TÜRK'ÜM DEMEMENİN FATURASI
30 Haziran 2012 günlü basın yayın
organlarında çıkan bir habere göre bir
televizyon programına bazı
“Türkiyeli!...” vatandaşları çıkarmışlar,
“Ben kimim?” sorusuna cevap aramışlar. Tesettürlü bir kızcağız da konuşması sırasında “Kendimi hiçbir zaman
Türk olarak tanımlamadım, kimliğim
sorulduğu zaman asla 'Türk'üm
demem.” demiş. Bu sözlerini de İslam
adına yaptığını belirtiyor, ümmetçilikten filan bahsediyor.
Yukarıdaki haberde örneği verilen
Türkiyeli vatandaş kız, münferit bir
hadise değildir. Onun bakış açısına
sahip geniş bir kitle var. Özellikle asıl
kaynaklara bağlı sahih İslam geleneğinden sapmaların uç verdiği bazı radikal İslamcı gruplar ve Türk düşmanı
bazı kavmiyetçi yapılar ve odaklar,
yoğun biçimde Türk’e Türk düşmanlığı
propagandası yaparak Türk’ün
Türklüğünü silme çalışmaları yapıyorlar.
Bu propaganda kapsamında Türk’üm
demenin ırkçılık; ama başka bir kavme
mensubum demenin de demokrasi
olduğunu pompalıyorlar. Bunları da
İslam adına yapıyorlar. Liberal faşistlerle ılımlı ve radikal İslamcılar, bu
konuda ittifak halindeler.
Bir kere İslam’da, Kur’an’da kişinin
kendi milletinin adını söylemesinin, bir
millete mensubiyetin belirtilmesinin
günah olduğuna dair bir ifade yoktur.
İslam’da yasak olan ırkçılık ve kavmiyetçiliktir. Kişinin doğuştan getirdiği
verili biyolojik kimliği olan kavmî
aidiyetini, ırkî mensubiyetini kutsallaştırması, kendi kavmini ya da ırkını
üstün, diğerlerini aşağı görmesi günahtır, İslam bunu yasaklamıştır. Ama
ortak sosyolojik, kültürel, hukukî, siyasi değerlerde buluşarak iradî olarak
oluşan toplumsal yapının adı olan
“millet”e mensubiyet ve bunu ifade
etmek İslam’a ters değildir.
Bu anlamda bugün hangi kavme ve
ırka mensup olursa olsun Türkiye’de
yaşayan herkesin sosyolojik, kültürel
ve hukukî anlamda oluşturduğu ortak
toplumsal yapının adı “Türk
milleti”dir. Bu bağlamda biz hepimiz
Türk’üz. Bu ırkçılık ya da kavmiyetçilik değildir. Zira Türklük en başlarda
bir kavim olarak ortaya çıkmışsa da
zamanla ve bugün itibariyle farklı
kavimleri de içine alan bir millet adı
olmuştur. Hatta batılılar, Türk adını,
bütün Müslümanları kapsayan bir terim
olarak kullanmışlardır.
Bugün Türkiye’de Türk’üm demek,
bu ülkedeki tek millete mensubiyeti
ifade eder. Ama bunun dışında “ben
başka bir kavme mensubum” demek ve
bunu kutsal bir dava haline getirmek
kavmiyetçilik olur. Nitekim PKK fikriyatı yörüngesindeki Türk düşmanı
bütün kesimlerin yaptığı ırkçılıktır,
kavmiyetçiliktir.
Bugün dünyanın her yerinde, her
ülkede, her kişi mensup olduğu milletin adını bir onur, şeref ve övünç kaynağı olarak söyler. Alman ben
Almanım, İngiliz ben İngilizim, Arap
ben Arabım demekten utanmaz. Tam
tersine herkes milliyetini gururla söyler. Ama bir tek Türkiye’de insanlarımızın Türklük ruh ve şuuru yok edilmeye çalışılıyor.
Ortak kimlik olan Türklük yok edilirse bu ülkede emperyalistlerin istediği
kavimler kargaşası doğacaktır. Ortak
millî kimlik olan Türklüğe mensubiyet
yok edilirse o zaman insanlar paramparça olacak, darmadağınık bir şekilde
herkes kendine ayrı bir kimlik, ayrı bir
mensubiyet arayacak; bu da ayrı devlet
arayışı demektir.
Türk milliyeti ruhu yok edilirse
insanlar, dayanışmacı bir millet değil,
kozmopolit bir bireye dönüşecek bu
birey de salt kişisel menfaatlerinin ve
biyolojik anlamda iyi imkânlar içinde
yaşamanın ötesinde, mensup olduğu
milletini kalkındırmak, geliştirmek,
ilerletmek, maddi ve manevi değerlerini korumak ve geliştirmek gibi bir kaygısı olmayacaktır. Yani şuurlu millet
yapısı çözülürse, bencil bireylerden
oluşan bir sürü ortaya çıkacaktır. Yani
Türk’üm dememenin faturası ağırdır.
Amerika’nın ve Avrupa Birliğinin istediği şey de budur.
Türk milletinin Türklük ruh ve şuuru
yok edilirse dünyanın her yerine dağılmış olan Türkler arasında millî bağ
yok edilecek ve Türklerin en büyük
siyasi hedefi olan büyük Türk birliğinin kurulması engellenecektir. Türk’e
diş bileyen emperyalist odakların
amacı da budur. Türk dünyasının merkezi olan Türkiye’nin Türklük yani
milliyet bilinci yok edilirse, başka bölgelerdeki Türkler de boy mensubiyetlerini millî mensubiyet zannedecek ve
dolayısıyla dünya Türk birliği ruhu yok
olacaktır.
Bu durumda Özbek, Kırgız, Kazak,
Türkmen, Azeri gibi boylar kendilerini
ayrı bir millet olarak algılayacaktır.
Nitekim yıllarca Ruslar, bu kardeşlerimizi kendilerinin Türk değil; ayrı birer
millet olduklarına inandırmaya çalıştılar. Bugün de Batı, aynı oyunu oynamaya devam ediyor. Dolayısıyla bütün
milletler, kendi millî birliklerini kurarken, Türklerin birliği dinamitlenmiş
olacaktır.
İslam adına söylenen “ben asla
Türk’üm demem” ifadesinin İslam’la
bir alakası yoktur. Her şeyden önce
Kur’an’da şöyle bir ayet var:
“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi
bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve
kabilelere ayırdık. Allah katında en
değerli olanınız, O’na karşı gelmekten
en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah
hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar
olandır.” (Hucurât, 13)
Allah bizi Hz. Âdem ve Havva’dan
çoğalttı ama boylar ve kabileler halinde ayırdı. Bu boy ve kabilelerden biri
de “Türk”tür. Dolayısıyla bir Türk’ün
“ben Türk’üm” demesinin İslam’a,
Kur’an’a ters bir tarafı olmadığı gibi;
“ben asla Türk’üm demem” dediği
zaman, boy ve kabile realitesini reddederek Allah’ın yukarıdaki ayetine aykırı davranmış olur. Bir kişinin kendi
milletine mensubiyetini ifade etmesi
günah değildir.
Günah olan, ayette belirtildiği gibi
kendi milletini diğer milletlerden soyca,
yaratılışça üstün olduğunu belirtmektir.
Üstünlük, biyolojik ve ırkî özellikler ile
değil; ancak Allah’ın emir ve yasaklarına uyup uymama konusunda yani takva
konusunda olur. (DEVAM EDECEK)
Uzun adam, 2 çocuk
sahibi olmayı hedefliyor
MARDİN - Mardin'de 2 metre 51
santimetre boyu ile "dünyanın en
uzun boylu adamı" unvanını koruyan Sultan Kösen, geçen yıl hayatını birleştirdiği, Suriye asıllı Merve
Dibo ile evlilik yıl dönümünü kutladı.
Derik ilçesine bağlı Dede köyünde
yaşayan, boyunun yanı sıra 27,5
santimetre uzunluğundaki el ve 36,5
santimetrelik ayaklarıyla da
Guinness Rekorlar Kitabı'na giren
ve rekoru 6 yıldır kimseye kaptırmayan dev adam Kösen, eşi Merve
Dibo (21) ile evliliklerinde bir yılı
geride bıraktı.
Tüm dünyada Türkiye'yi gururla
temsil eden Kösen, "hayatımın aşkı"
dediği Dibo ile evliliklerinde ikinci
yıla girmenin mutluluğunu yaşıyor.
Dev adam Sultan ve eşi, üzerinde
resimleri bulunan ve "Nice uzun yıllara" yazılı pastayı keserken mutluluklarını taçlandıracak 2 çocuk sahibi olmayı diledi.
Sultan Kösen, AA muhabirine,
dünyaca tanınan bir kişi olarak, hep
hayalinde evlenmek ve mutlu bir
yuva kurmak olduğunu belirterek,
Allah'ın, standartların üzerindeki fiziğine rağmen mutlu bir evlilik yapmasını nasip ettiğini söyledi.
"Dünyalar güzeli bir aşkım, hayat
arkadaşım var artık. Hayatımın aşkını buldum" ifadelerini kullanan
Kösen, tüm derdini ve mutluluğunu
artık eşiyle paylaştığını vurguladı.
Kösen, çok mutlu olduğunu dile
getirerek, sabretmenin her şeyin
ilacı olduğunu, sabırlarının mükafatını gördüğüne inandığını söyledi.
Evlendiklerinde eşinin Arapça
konuştuğunu, kendisinin ise Arapça
bilmediğini ve Kürtçe konuştuğunu,
bu nedenle anlaşmakta güçlük çektiklerine işaret eden Kösen, önceleri
vücut dili ile anlaşmaya çalıştıklarını
anlattı.
Kösen, eşine Kürtçe öğretmeye
başladığını ifade ederek, "Eşim
benim için Kürtçe öğrendi. Türkçe
de öğrenecek. Artık çok şükür aynı
dili konuşuyoruz. İleride inşallah
İngilizce de konuşabiliriz" dedi.
Eşinin gözlerine baktığında çok
mutlu olduğunu dile getiren Kösen,
şöyle konuştu:
"Boyuma göre değil huyuma göre
bir eş arıyordum. Huyuna göre eşin
olsun yetiyor. Ben de huyuma göre
bir hayat arkadaşı buldum. İnsan
evlendiğinde çocuk sahibi de olmak
istiyor. Allah inşallah ileride çocuk
sahibi olma dileğimizi de yerine
getirir de bize iki evlat verir. Tüm
arzularımızın yerine geleceğine inanıyorum. Evlendim ya gerisi gelir.
Çocuğumuz da olur inanıyorum."
Çok sabrettiğini ama sabırlarının
meyvesini gördüğü için şükrettiğini
ifade eden Kösen, eşinin kendisine
uğur getirdiğini belirtti. (AA)
10
SAĞLIK
14 Kasım 2014 Cuma
Yaşlı lösemi hastalarda yaşam süreleri uzuyor
ANKARA - Türkiye'deki 16 farklı
hematoloji merkezi tarafından yapılan araştırmada, 60 yaş üstündeki
yaşlı akut lösemi hastalarında kullanılan yoğun kemoterapi dışı yeni bir
tedavi yöntemi ile yaşam sürelerinin
uzadığı tespit edildi.
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Hematoloji Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Anıl
Tombak (sağda), AA muhabirine
yaptığı açıklamada, yaşlı akut miyeloid lösemili hastalarda tedavi yanıtlarının, genç hastalara göre kötü
sonuçlara sahip olduğunu söyledi.
Yaşla birlikte genetik yapının
bozulduğunu, daha fazla mutasyonun ortaya çıktığını ve eşlik eden
hastalıkların görüldüğünü anlatan
Tombak, tedavilerin yan etkilerinin
de daha fazla olduğunun altını çizdi.
Yaşlı lösemi grubunda genelde
hastaların ağır tedavilerden dolayı
hayatlarını kaybettiğine dikkati
çeken Tombak, yaşlılarda başka
hastalıkların da bulunması nedeniyle
yoğun kemoterapi yöntemini kullanamadıklarını söyledi.
Bu hastaların tedavisiz bırakılırsa
ortalama yaşam süresinin 2 ay
kadar kısa olduğunu belirten
Tombak, iki yıllık takiplerinde de
yaklaşık yüzde 6'sının hayatta kaldığını bildirdi.
Bu grup hastalarda en iyi ve en
sık uygulanan tedavi yönteminin ,
kırmızı kanları düştükçe, kırmızı kan
nakilleri yapmak, trombositleri
düşünce destek tedavilerinde
bulunmak ve antibiyotik tedavileri
olduğunu anlatan Tombak, şöyle
devam etti:
''Son dönemlerde ise bu hasta
gruplarında hipometile edici ajanlar
kullanılabiliyor. Biz de Türkiye'de
yaşlı akut miyeloid lösemi hastalarında bu ilaçların etkinliğini göstermek için böyle bir çalışma yaptık.
Türkiye genelinde 16 farklı hematoloji merkezi tarafından 60 yaş üstündeki akut miyeloid lösemili 130
hasta üzerinde yapılan çalışmada,
kullanılan ajanların etkilerini, yan
etkilerini ortaya koymayı amaçladık.
Sonuçta tedavi sonuçlarının oldukça
başarılı olduğunu gördük, ortalama
yaşam süresinin 2 ay kadar kısa
olduğu bu hasta grubunda yaşam
süresinin belirgin olarak uzadığını
gördük. Tam yanıt oranlarının yüzde
20'ye yakın oranda olduğunu tespit
ettik. Araştırmaya göre kür sayısı
arttıkça tedavi başarısı da artıyor.
Bu alanda Türkiye'de bu grup hasta
üzerinde yapılan ve ülkemizin verisini koyan ilk çalışma oldu''
Akut miyeloid lösemili hastalığının ortalama tanı yaşının 70 yaş ve
üstü olduğunu bildiren Tombak, yaş
arttıkça bu hastalığın ortaya çıkma
olasılığının daha fazla olduğunu
belirtti.
Türkiye'de de yaşam sürelerinin
uzadığına dikkati çeken Tombak,
''Dolayısıyla ilerleyen yıllarda yaşlı
nüfusumuz da artacağı için bu hastalıkla karşılaşma oranı çok daha
yüksek olacak. Yaptığımız bu bilimsel çalışmayla, Türkiye'de de bu
hastalığın başarılı şekilde tedavi edi-
lebileceğini ortaya koymuş olduk''
ifadelerine yer verdi. (AA)
Okullara "uyuşturucuyla mücadele rehberlik programı" geliyor
ANKARA - Sağlık Bakanlığı,
madde bağımlılığının tedavisini sağlayan kurumların etkinliğini artıracak,
madde bağımlılığı danışma hattı
kuracak ve uyuşturucunun zararlarıyla ilgili okullarda rehberlik programlarının uygulanması sağlanacak.
Hükümetin 2015 yılı programında,
Sağlıkta Dönüşüm çerçevesinde
gelecek hedefleri açıklandı.
Tütün ve tütün mamulleri, alkol ile
bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmaması için mücadele eden Sağlık
Bakanlığı, programa göre yeni yılda
da bunların kullanımının azaltılması
ve pasif etkilenimin önlenmesi için
çalışacak.
Bu kapsamda, tütün, alkol ve
diğer bağımlılık yapıcı maddelerin
zararlarıyla ilgili özellikle gençlere
yönelik görsel ve işitsel materyallerle
desteklenmiş eğitim modülleri ve
programlar hazırlanacak, konferans,
panel ve sempozyumlar düzenlenecek, bilinçlendirme faaliyetlerinde
medya araçları daha aktif şekilde
kullanılacak.
Uyuşturucu madde bağımlılarına
yönelik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri güçlendirilecek.
Sağlık Bakanlığı, bu kapsamda
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı,
İç İşleri Bakanlığı, Milli Eğitim
Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşları
ile işbirliği yapacak.
Madde bağımlılığının tedavisini
sağlayan kurumların etkinliği
Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim
tesi ve sayısı artırılacak.
artırılacak, Sağlık Bakanlığı bünBakanlığı ve sivil toplum kuruluşları
Ulusal ruh sağlığı profili araştıryesinde madde bağımlılığı danışma
ile birlikte hareket edecek.
ması yapılacak ve istismara uğrayan
hattı kurulacak.
Toplum ruh sağlığı merkezlerinin,
çocukların rehabilitasyonunu sağlaAyrıca, Çocuk ve Ergen Alkol
madde kullanan ve bakım ihtiyacı
mak amacıyla çocuk izlem merkezleMadde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri
olan hastalar dahil olmak üzere tüm
rinin (ÇİM) sayısı artırılacak, perso(ÇEMATEM)'ler kapasite ve sayı olakronik ruhsal bozukluğu olan hastanele teorik ve pratik eğitimler verilerak artırılacak, uyuşturucu madde
lara hizmet verecek şekilde kapasicek. (AA)
kullanımının zararlarıyla ilgili okullarda
rehberlik programları uygulanacak.
Yeni programa
2013 yılı gayri safi geliri 692.152,64.-TL. olan ikinci sınıf Çeşme Noterliği 10.01.2015 tarihinde yaş tahgöre ayrıca, ruh
didi nedeniyle boşalacaktır.
1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince BİRİNCİ SINIF VE İKİNCİ SINIF
sağlığı hizmetleri
NOTERLERDEN bu noterliğe atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde
nitelik ve nicelik
Bakanlığımıza veya bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurmaları gerekmektedir.
açısından geliştirilePosta ile doğrudan doğruya Bakanlığa gönderilmiş olan dilekçeler başvurma süresi içinde Bakanlığa gelcek.
mediği takdirde atama işleminde nazara alınmaz.
Sağlık Bakanlığı,
Keyfiyet Noterlik Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca ilan olunur.
Adalet Bakanlığı,
Basın - 14861 (www.bik.gov.tr)
Aile ve Sosyal
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Politikalar Bakanlığı,
Çalışma ve Sosyal
ÇAĞRI MERKEZİ HİZMETİ ALIMI (15 KULLANICILI)
ERİŞKİN HASTANESİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
ADALET BAKANLIĞINDAN MÜNHAL NOTERLİK
YAZILIM MODÜLLERİNİN BAKIM VE GÜNCELLENMESİ
İDARİ İŞLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ
KURULUŞLAR YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR
KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ÇAĞRI MERKEZİ HİZMETİ ALIMI (15 KULLANICILI) hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler
aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2014/143887
1-İdarenin
a) Adresi : ADNAN SAYGUN CD. 06100 SIHHİYE ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123051227 - 3123114192
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : ÇAĞRI MERKEZİ HİZMETİ ALIMI (15 KULLANICILI)
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri
c) Süresi: İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Hacettepe Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Merkezleri Satınalma
Müdürlüğü (H.Ü. Erişkin Hastanesi C Katı) Toplantı Salonu
b) Tarihi ve saati : 28.11.2014 - 14:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret
Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan
ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk
ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu
şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 25 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren
belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1.Kamu' da veya özel sektörde her türlü çağrı merkezi hizmetleri yapmış olmak benzer iş olarak kabul
edilecektir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 20 TRY (Türk Lirası) karşılığı Hacettepe
Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Merkezleri Satınalma Müdürlüğü (H.Ü. Erişkin Hastanesi C
Katı). adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Hacettepe Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Merkezleri
Satınalma Müdürlüğü (H.Ü. Erişkin Hastanesi C Katı). adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif
üzerinde bırakılacaktır.
Basın - 14830 (www.bik.gov.tr)
Yazılım modüllerinin bakım ve güncellenmesi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2014/150508
1-İdarenin
a) Adresi : Söğütözü Mah. 2176. Sok. No : 25 Eskişehir Yolu ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3125516416 - 3125516567
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : 12 ay süreli yazılım modüllerinin bakım ve güncellenmesi hizmet alımı
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Genel Müdürlük Hizmet Binası
c) Süresi : İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Söğütözü Mah. 2176. Sok. No : 25 Çankaya/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 08.12.2014 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret
Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan
ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk
ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu
şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 40 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren
belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Oracle veri tabanı ve uygulama sunucusu yazılımlarını, web tabanlı ve çok katmanlı mimaride yurt
genelinde farklı lokasyonlarda, bir bütünlük içerisinde başarı ile tamamlamış olmak benzer iş olarak kabul
edilecektir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 30 TRY (Türk Lirası) karşılığı İdari İşler Dairesi
Başkanlığı Satınalma Şube Müdürlüğü adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Söğütözü Mah. 2176. Sok. No : 25 Çankaya/ANKARA adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif
üzerinde bırakılacaktır.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 14889 (www.bik.gov.tr)
dış dünya
14 Kasım 2014 Cuma
Arnavutluk ile Sırbistan arasında
‘Kosova” gerginliği
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Sırbistan'a düzenlediği "tarihi" ziyaret
kapsamında, Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vuçiç ile bir araya geldi.
Rama'nın, Sırbistan Başbakanı Vuçiç ile ortak basın toplantısında
"Kosova ve Metohiya konusu bitmiştir, o artık bağımsızdır" ifadesini kullanması gerginliğe neden oldu.
BELGRAD - Arnavutluk'tan başbakan düzeyinde 67 yıl aradan sonra
Sırbistan'a ilk kez ziyaret kapsamında
sabah saatlerinde başkent Belgrad'a
gelen Rama, Başbakanlık binası
önünde askeri törenle karşılandı.
Sırbistan'a "tarihi" bir ziyaret gerçekleştiren Arnavutluk Başbakanı
Rama'nın, Sırbistan Başbakanı Vuçiç
ile ortak basın toplantısında "Kosova
ve Metohiya konusu bitmiştir, o artık
bağımsızdır" ifadesini kullanması gerginliğe neden oldu.
Rama'nın açıklamaları üzerine söz
alan Sırp başbakan, Arnavutluk
Başbakanı Rama'nın Kosova ile ne
ilgisi olabileceğini sorarak, şunları
kaydetti:
"Arnavutluk Başbakanı Rama'nın
açıklamalarındaki provakasyon nedeniyle şaşkınım. Hiç kimsenin
Belgrad'da, Sırbistan'ı küçük düşürmesine izin vermem. Bu benim işim.
Kosova ve Metohiya, Sırbistan
Anayasası'na göre, Sırbistan'ın bir
parçasıdır ve Arnavutluk'la hiçbir ilgisi
olmamıştır, olmayacaktır."
Meydana gelen "kazadan" dolayı
üzgün olduğunu söyleyen Vuçiç,
Rama'nın fırsattan istifade ederek,
daha önce üzerinde anlaşmadıkları bir
konu hakkında konuştuğunu ancak
her şeye rağmen Arnavutluk
Başbakanı Rama ile müzakereye
devam edeceğini söyledi.
Başbakanlık binasında basına
kapalı yapılan görüşmenin ardından
düzenlenen ortak basın toplantısında
ilk olarak Sırbistan Başbakanı Vuçiç
konuştu.
Davetini kabul ederek Belgrad'a
gelen Arnavutluk Başbakanı Rama'ya
teşekkür eden Vuçiç, Rama'nın
Sırbistan'a ziyaretinin yeni bir başlangıç olacağını ve sadece iki ülke arasındaki ilişkilere değil, tüm bölge ülkeleri arasındaki ilişkilere katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.
Vuçiç, 67 yıl sonra Arnavutluk'tan
başbakan düzeyinde Sırbistan'a gerçekleştirilen bu ilk ziyaretin önemine
vurgu yaparak, sorunların sadece karşılıklı olarak konuşularak çözülebileceğini söyledi.
Sırbistan'da yaşayan Arnavutların
ve Arnavutluk'ta yaşayan Sırpların iki
ülke arasındaki işbirliğinde köprü vazifesi üstlenmeleri gerektiğine işaret
eden Vuçiç, Arnavutluk Başbakanı
Rama ile iki ülke vatandaşlarının
sadece kimlik kartları ile karşılıklı ziyaretler gerçekleştirebilmesini öngören
anlaşmanın imzalanması için uzlaştıklarını da belirtti.
Rama'dan Kosova'yı tanıma
çağrısı
Rama, burada yaptığı açıklamada,
iki ülke arasındaki tarihin iki ülkenin
geleceğine etki etmesine izin vermeyeceklerini belirterek, Balkan ülkeleri
olarak Avrupa ile birleşme hedefinde
olduklarını, Avrupa'nın tüm Balkan
ülkelerini barış yolunda bir araya getirebileceğini vurguladı.
Avrupa Birliğinin (AB) alternatifinin
bulunmadığına dikkati çeken Rama,
siyasi reformların ve yeni yatırımların
tüm bölge ülkelerinin önceliği olması
gerektiğini söyledi. Rama, Sırp başbakanı da gelecek yıl Tiran'ı ziyaret
etmeye davet ederek, bir sonraki
resmi ziyaret için yeniden 67 yıl beklemeye gerek olmadığını ifade etti.
Sırbistan ile Arnavutluk'un birbirine
düşman ülkeler olmadığını öne süren
Rama, iki ülke arasında yoksulluk,
işsizlik, kamu borçları ve ticari açık
gibi ortak düşmanların bulunduğunu
söyledi.
Rama, Sırbistan'a Kosova'nın
bağımsızlığını tanıma çağrısında bulunarak, bunun sadece bölge güvenliği
için değil, tüm Avrupa'nın güvenliği
için önemli olduğunu ileri sürdü.
Kosova ile Sırbistan arasındaki
diyalog sürecinin önemini de vurgulayan Rama, bu diyalog sürecinin bölgeyi yeni bir çağa yönlerdiğini için son
derece faydalı olduğunu kaydetti.
Rama, Kosova'nın bağımsızlığı
konusunda iki ülkenin farklı görüşlere
sahip olduğunu belirterek, "bağımsız
Kosova"nın gerçek olduğunu, gerçeğin tek ve değişmez olduğunu ifade
etti. (AA)
ABD Irak'ta IŞİD ile mücadeleyi artırıyor
Bağdat ile Erbil
arasında bütçeden
pay kavgası
ERBİL - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı
Neçirvan Barzani, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin verdiği
sözleri yerine getirmediğini, bütçeden alacakları payın ve
memur maaşlarının henüz gönderilmediğini belirtti.
Başbakan Barzani, IKBY Parlamentosu'na gelerek, basına
kapalı oturumda Kürt bölgesinde yaşanan ekonomik kriz,
Bağdat'ta yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin milletvekillerine bilgi verdi.
Barzani, Parlamento çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamada,
"Kürdistan hükümeti olarak önceliğimiz, Bağdat yönetimiyle
ittifaka varmaktır. Bu olmadığı takdirde farklı bir seçeneğimiz
var" dedi.
Irak Başbakanı İbadi'nin, şu ana kadar verdiği sözleri tutmadığını savunan Barzani, "İbadi, Irak bütçesinden, Kürdistan
bölgesine düşen payın bir kısmını ödeme kararı vermişti.
Bunun karşılığında Kürdistan bölgesinin ihraç edilen petrolünün bir bölümü, Irak Milli Petrol Şirketi (SOMO) üzerinden satılacaktı. Maalesef İbadi, bu sözünün gereğini yapmadı" değerlendirmesinde bulundu.
Barzani, doğru bir yolda adım attıklarını, gelecekte satacakları petrol miktarıyla, Kürt bölgesinin gelirini ve ihtiyaçlarını
karşılayabileceklerini ümit ettiklerini dile getirerek, "Yıl sonun
kadar ihraç edeceğimiz petrol miktarının günlük 450 bin varile
çıkacağını öngörüyoruz. 2015'in sonuna kadar da 800 bin varil
olmasını bekliyoruz" ifadesini kullandı.
Kürtlerin, Bağdat hükümetiyle sorununun sadece bütçe ve
petrol satışı olmadığına işaret eden Barzani, sorunlu bölgelerde Irak Anayasası'nın 140. maddesinin uygulanması,
Peşmergeye silah desteği sağlanması ve maaşlarının ödenmesi konularında da sıkıntı yaşadıklarını anlattı.
"Kürdistan'daki memurlarının maaşlarını kesen Bağdat
hükümeti, IŞİD'in kontrolünde olan bölgelerdeki memurların
maaşlarını ödüyor" iddiasında bulunan Barzani, "Bu durum
Kürdistan hükümetine ve halkına büyük bir eziyettir. O nedenle
Bağdat'la acı bir tecrübemiz var. Memurlarımızın maaşlarını
kesme kararını onlar verdi. Bağdat'taki yönetim, bütçeyi ve
maaşları kesene kadar biz tek taraflı olarak petrol göndermedik" şeklinde konuştu. Barzani, Türkiye ile ilişkilere ilişkin soru
üzerine, Türkiye ile Irak ilişkilerinin ilerlemesinden ve güçlenmesinden memnuniyet duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "İki ülke arasında gerginlik olması ve sorun çıkması bizim
çıkarımıza değildir. Bu anlamda Irak Dışişleri Bakanı İbrahim
Caferi'nin, Ankara ziyareti bizi mutlu etti. Aynı şekilde Türkiye
Başbakanı'nın da Bağdat'ı ziyaret edeceğini açıklaması da
memnuniyet verici. Bundan hoşnut oluyoruz."
Barzani, Bağdat ile Ankara arasındaki karşılıklı ziyaretlerin,
Türkiye ile yaptıkları petrol anlaşmasına bir etkisi olmayacağını
sözlerine ekledi.
Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani de Bağdat hükümetine baskı uygulamaları için endişelerini Birleşmiş Milletler, ABD
ve İngiltere'ye ilettiklerini söyledi. (AA)
WASHINGTON - ABD yönetimi, ülkedeki
ara seçimlerin hemen ardından terör örgütü
IŞİD ile mücadelede "birinci önceliği" olarak
tanımladığı Irak'ta IŞİD'le savaşı artırmaya
hazırlanıyor.
Öncelikle Kongre'den IŞİD ile mücadele
için gelecek yılın bütçesine ek 5,6 milyar
dolar kaynak isteyen Obama yönetimi, buna
eş zamanlı olarak Irak'a bin 500'e kadar ek
askeri personel göndereceğini açıkladı.
ABD Başkanı Barack Obama da dün
CBS'e verdiği röportajda, ABD ve koalisyon
güçlerinin hava saldırılarının etkili olduğunu
ve örgütün ilerlemesini yavaşlattığını belirterek, şimdi de sahada Irak güçlerinin bunları
püskürtmesi gerektiğini söyledi. Obama, bu
noktada Irak'a ek askeri personel gönderilmesinin ABD'nin IŞİD stratejisinin başarısız
olmaya başladığı değil, yeni bir aşamaya girdiği anlamına geldiğini kaydetti.
Daha önce ülkeye danışma ve eğitim
amaçlı ABD askeri personeli gönderen ABD,
bu ilave personelle Irak'taki askeri varlığını iki
katına çıkaracak. Bunun yanında, bazı koalisyon güçlerinin de Irak'a eğitim amaçlı askeri
personel göndereceği görülüyor. Hatta
Obama, gelecek dönemde yine az sayıda
Amerikan askerinin daha Irak'a gönderilebileceği konusunda açık kapı bıraktı.
Ancak Obama, IŞİD stratejisinin en başında açıkladığı gibi Amerikan askerlerinin
kesinlikle muharebeye katılmayacağını belirti-
Ancak yine de bu yeni adımlar kısa vadede
yor. Bu personelin amacı, Irak güçlerine
meyvelerini verecek adımlar olarak da
danışmanlık ve yardım desteğinde bulunmak
ve eğitim vermek olacak. Bu kapsamda gön- görünmüyor.
Pentagon yetkilileri, eğitim verilecek merderilecek bin 500 askerin 630'unu rehberlik
kezlerinin yerlerine karar verilmesi ve kurulve yardım misyonu kapsamında görevlendirimasının 2-3 ayı bulabileceğini, Irak güçlerine
lecek, 870'ini de kapasite inşası ve eğitim
eğitimin ise 6-8 ay sürebileceğini söylüyor.
misyonuna dahil olacak.
Dolayısıyla, IŞİD karşısında yenilenen ve
Eğitimler meyvesini 8-10 ayda verecek
güçlenen bir Irak ordusu veya permerge gücü
Bu kapsamda ABD ve koalisyon güçleri,
ancak 8-10 ay sonra belirmeye başlayacak.
Bağdat dışında ve Enbar bölgesinde iki merBu noktadaki en büyük soru ise bu zamana
kez kurmayı, bunun yanında dokuzu Irak
kadar mevcut kapasiteyle Irak güçlerinin IŞİD
ordusundan ve üçü peşmerge tugayı olmak
karşısında savunmadan saldırıya nasıl ve ne
üzere 12 Irak tugayına eğitim vermek üzere
kadar geçebileceği.
Irak genelinde çeşitli tesisler kurmaya karar
Obama yönetimi, Irak'ta hava saldırılarının
verdi.
etkili olduğunu ve işlediğini, son dönemde
ABD, Irak'tan çekilirken de Irak güçlerine
Irak'ın artık saldırı pozisyonuna geçmeye
eğitim vermişti ama bu eğitimin yetersizliği,
başladığını belirtiyor. Buna rağmen Pentagon,
Irak güçlerinin IŞİD karşısında hemen geri
IŞİD ile mücadele için adım atan Irak'ın artık
çekilmesi ve savaş meydanından kaçmasıyla
kapasitesinin sınırına geldiğini ve bu nedenle
dünya gündemine girmiş, ABD'de de ciddi
kendilerinden ek eğitim ve danışmanlık yardıtartışmalara yol açmıştı. Şimdi bu yeni eğitim
mı istediğini söylüyor.
sisteminin, öncekinden ne kadar farklı ve ne
Bu durum, Irak güçlerinin eğitimler
kadar etkili olacağı henüz bilinmiyor.
tamamlanana kadar kısa vadede IŞİD'e karşı
Pentagon yönetimi, bu konuyu iki durumun
etkinliği hakkında bazı sorulara yol açıyor ve
birbirinden farklı olduğunu belirterek cevaplıABD ile koalisyon güçlerinin eğitim ve yaryor.
dımlarda mümkün olduğunca hızlı davranmaŞimdi ABD ve koalisyon güçlerinin yeni
eğitiminin başarısı, Irak güçlerinin IŞİD'i ne
sı gerektiği yorumlarına neden oluyor. (AA)
kadar püskürtebileceBULMACANIN ÇÖZÜMÜ
ğiyle ortaya
çıkacak.
1
TİKA ve Diyanet, Gazze’de
bin konut yaptıracak
1
GAZZE - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı
(TİKA) Başkanı Serdar Çam ile Gazze'yi ziyaret eden
Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosu Büyükelçisi Mustafa
Sarnıç, TİKA ve Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri eşliğinde 1000 Konut Projesinin temel atma törenine katıldı.
Gazze'de düzenlenen açılış töreninde konuşan
TİKA Başkanı Çam, Gazze'ye yapılacak bin konutun,
yaşamlarını sürdürebilmeleri için sunulan basit bir
hediye olduğunu belirtti. Konutların geçici olduğunu
ifade eden Çam, savaş nedeniyle zor günler yaşayan
Gazzelilere yardımcı olacağını kaydetti.
Savaşın ardından kalan yıkıntıların arasına yine o
günkü duyguları yaşayarak geldiklerini söyleyen Çam,
şöyle devam etti:
"Sizler burada büyük bir mücadele içinde büyük
acılarla sıkıntılar ve bombalar altında mücadele ederken, bizlerde gözü yaşlı bir şekilde bütün Türk halkı,
bütün dünya, insaflı olan, insanlıktan nasibini alan herkesin yaşadığı gibi yaşayarak acılarını bir nebze hissederek, televizyonlardan seyrederek, bu kahraman
Şucaiyye olmak üzere bütün Filistinli kardeşlerimizin
yaşadıklarını hissetmeye çalıştık." Çam, yıkılan binaların yerine daha iyilerinin yapılacağına inandığını belirterek, savaşta can veren şehitlerin ardından yaklaşık 3
bin bebeğin dünyaya gözlerini açtığını kaydetti.
İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine değinen
Çam, "Geçtiğimiz haftadan beri de yalnızca İslam aleminin değil bütün dünyanın, bütün dinlerin en kutsal
mekanlarından olan bizim için Mescid-i Aksa olarak
yer yüzündeki üçüncü mübarek mabedimiz olan yere
karşı yapılan saygısızlıklar ve saldırılarla ilgili olarak
yaşadığımız üzüntü ve acıları da burada ifade etmek
istiyorum" dedi.
Törende konuşan Türkiye'nin Kudüs Büyükelçisi
Sarnıç da Gazze'de büyük bir yıkıma şahit olduklarını
dile getirdi. (AA)
3
2
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
12
haber
14 Kasım 2014 Cuma
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
HER SABAH
Her sabah uyanıp kalktığınızda, sevinin! Dua edin!
Çünkü, her sabah bir başlangıçtır güne, yaşama…
Uyku halinin, yarı ölümden farkı ne?
Her sabah, yeniden doğmak gibidir.
Gülümseyin!
Selamlayın evdeki insanları.
İnsan mı yok, aynaya bakıp kendinizi…
Ayna mı yok, duvarları.
Yeniden gözünüzü açtınız ya, yeniden gördünüz ya…
İyimserlikle, iyi gözlerle bakın her tarafa, her şeye…
Ki, pozitif enerjiniz, pozitif bir gün getirsin size…
Kollarınızı yana açıp aşağı yukarı oynatın.
Derin derin nefes alın.
O anda hastane odalarında zorlukla nefes alanları
düşünün.
Dünü ve dünden öncesi yaşadığınız olumsuz ne varsa,
unutun! Şükredin Allah’a…
“Bu gün de varım, bu günde yaşıyorum” deyin!
Karamsar olmayın ve karamsarlığın kollarına
kendinizi asla bırakmayın.
Yeri gelmişken, Birinci Demet adlı kitabımdan
Her Sabah adlı şiirimi de sunayım size;
Her sabah bana bir can gelir,
Bir ömürle bin heyecan gelir.
Ve Allah’a açılırken ellerim,
Bu sabahlarım hiç bitmesin dilerim.
Her şeye rağmen, siz de yaşamayı sevin!
Dünyayı sevin! Onda nice güzellikler var, yeniden
keşfetmeniz gerekmeyen… Görmeye çalışın!
Şunu da unutmayın; bakmak ayrı bir şey, görmek yine
ayrı bir şeydir. Bakın ve de görün!
Ne kimilerinin size karşı yaptığı haksız davranışları,
ne de etkilenebileceğiniz tüm olumsuzluklar,
yıldırmasın sizi…
Güçlü olun, güçlü olduğunuza inanın!
Uyuşuk,
mızmız,
sinameki tipler arasında yer aldığınız sürece,
her şey üstünüze üstünüze gelir.
Kaçamazsınız. Kaçacak gücü de bulamazsınız.
EMPERYAL FİKRİ, MAŞALARIN ZİKRİ!
türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Bakacağız…
Sıralanacak çok şey var ama sözü Türkiye’ye
getirecek olursak; Türkiye, sayılan tüm bu konuların ya merkezinde ya da bir kenarında…
Gelişmeleri, gözlüyor, sözlüyor…
dizen Batılı siyasetçiler, “Türkiye’yi
neden dinliyorsun arkadaş” diye sorulduğunda, “ben dinlerim dostum” kabadayılığına bürünmekten çekinmiyor.
Bu cesaret, bugünler için besledikleri
entelijansiya kalemşorlarından,
kelamşorlarından ya da beşinci kol
güruhundan mı alınıyor acaba?
Özel bir durumu yoksa, Türkiye’de
her Türk ve Kürt, PKK’nın silah bırakmasını istiyor. PKK’yı terör listesine
alırken, öte yandan silahla, parayla, lojistikle destekleyenler ise sanki, “Biz sizi
bugünler için büyüttük. Haydi, göreyim
sizi, barış süreci müreci dinlemeyin, kan
dökmeye devam” mesajları gönderiyor.
Bu mesajın veya bu mesajla salınmak istenen korkunun kimi zaman
gazete sütunların, televizyon ekranlarına
yansıyor olması da önemli…
Onca haber-yorum, onca televizyon programı içinde öylesine çarpıcı değerlendirmeler
yapılıyor ve cümle aralarında öyle sözler dile
getiriliyor ki, ‘yuh’ dememek elde değil!
ATEŞ OYUNLARI…
‘Gelişme’ deyip geçilemez. Türkiye açısından
hayat-memat meselesi hususlar var…
Siyasilerin iki yüzlülüğü ve diplomasinin
‘kıvraklığından’ beslenen bu hal ve gidişin
derinden etkilediği ülkelerin başında Türkiye
geliyor.
Etrafı yangın yerine döndürülen Türkiye’yi
‘ateş oyunları’nın içine itmek için elden gelen
arda konmuyor…
Bunun için allame-i cihan olmaya gerek yok.
İç-dış gelişmeleri ‘kuş bakışı’ izleyip yere
konunca semadan görünen ile zemindeki
gerçeklerin ne kadar da farklı olduğu anlamak
zor olmasa gerek. Dünyada bir nefret kitlesi
oluşturan yöntem ve uygulamaları İslamiyet
adına yaptığı söylenenler ile İslamiyet’in özünü
oluşturan barış, yardımlaşma, dayanışma gibi
hususları öne çıkaranlar çatıştırılmak isteniyor.
Bunun için, psikolojik bir ortam yaratmak
gerektiğinde kimi zaman kalem-kelam erbabı
entelijansiya, kimi zaman da, bugünler için
beslendiği anlaşılan ‘beşinci kol elemanları’ kullanılıyor…
Barış sürecini bozarak birilerine, ‘bizi anlaştır’
denmesini isteyenler ile bizi birilerinin planladığı
bir savaşın içine sokarak istikbalini karartmaya
çalışanların hedef tahtasında doğrudan Türkiye
var…
Yüz yüze gelindiğinde Türkiye’ye övgüler
BİRKAÇ SON SÖZ…
Yazıyı, yazının özünü oluşturan “Entelijansiya
ve beşinci kol gerçeği, ABD Başkan Yardımcısı
Biden’in ziyareti sonrası kendisini daha etkili
şekilde hissettirebilir ya da buna gerek kalmaz!”
diye bitirecektim ama son sözü Selahattin
Demirtaş söyledi.
6-7 Ekim olaylarını ve ardından yaşanan
haince saldırıları Hürriyet’ten Deniz Zeyrek’e
değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin
Demirtaş Diyarbakır’da bir astsubayın, eşinin
yanında öldürülmesini, “Kirli güçlerin çirkin
ahlaksız yöntemi” diye nitelendirmiş. Ve eklemiş:
“Olay beni de, bizi de derinden yaraladı.”
Demirtaş’ın, Kobani için sokağa çıkma çağrısı
yaparken olacakları hiç öngöremediklerini
söylemesi de önemli ama; “Kirli güçlerin çirkin
ahlaksız yöntemi” ifadesi, Türklerin de Kürtlerin
de hiç aklından çıkarmaması gereken bir vurgu.
Bir de, Kandil sakini Cemil Bayık’ın sözleri
var…
Türkiye’yi, Nusra Cephesi’yle gizli bağlantılara sahip olmakla ve cihatçıları, Afrin’i tehdit
etmek için cesaretlendirmekle eleştiren Bayık,
“Kobani düşer veya Nusra Cephesi saldırırsa
Türkiye’yle barış sürecine devam etmenin artık
mümkün olmayacağını” söylüyor.
Bu da, bu yönde gelişmelerin habercisi sayılmalı…
Dikkat!...
Oktay YILMAZ
Sadece Türkiye değil, dünya, özellikle de bölgemiz tarihin hiçbir döneminde
olmadığı kadar büyük ve karmaşık
oyunlara, olaylara sahne oluyor.
Dün, yan yana gelemez denilenler
bugün kol kola gezerken, dünün ‘dost’
görünenleri ‘düşman saflar’da yer alıyor.
‘Stratejik ortak’ gazıyla sırt sıvazlayanlar
‘stratejik tuzaklar’ peşinde koşuyor.
Batı, Kandil, Kobani, IŞİD, Nursa,
İsrail, Gazze, Mescid-i Aksa, Akdeniz,
doğalgaz denklemi herkesin kendi
hesabına göre kurulurken, bu
hengamede Türkiye’nin hayat-memat
meselesi ‘çözüm süreci’ güme gidiyor…
ÇARPICI KONULAR
Siyasetin ve diplomasinin dün-bugün
gelgitinde ABD ile İran (İsrail kaynaklı) nükleer
kavgayı sürdürürken, konu bölgemizdeki sorunlara gelince sarmaş dolaş olabiliyor…
Neden ve nasıl çıktığı, nereden ve nasıl
beslendiği açık-seçik ortada duran IŞİD, sadece
Irak ve Suriye değil, binlerce kilometre uzakta
kendisine yeni müttefikler edinip, taraftarlar
kazanırken, ‘bombalayalım da dağılsınlar, yok
olsunlar’ diyenler, bu örgütü Kobani’ye hapsettiğini sanıyor ya da sanılmasını istiyor.
Bu işlerine geliyor…
300 bin insanı öldüren Esed, puslu havada
yeni bir meşruiyet peşine düşüyor…
“ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada ve
daha birçok ülkenin silahla, eğitimle desteklediği
Peşmerge ve PYD (yani PKK), Kobani sonrası
bu desteklerden mahrum mu kalacak yoksa
daha da güçlendirilerek birilerinin üzerine mi salınacak?” sorusu kabak gibi duruyor orta yerde.
Rusya, kimseyi takmadığı Suriye ve Ukrayna
politikası ile çok yönlü kazanımlar peşinde koşturuyor?
Çin ‘uyuyan güzel’ mi, uyanan dev mi; yakında görülür…
İsrail, bölgesel gelişmelere ‘suskun’ ama
kendi içinde Filistinlilere ve kutsal mekanlara
karşı acımasız. Öyle ki, Mescid-i Aksa’ya yıpalan
baskına tepkiler sürerken, faşist ruhlular cami
yakmaya, Araplara karşı nefret suçu işlemeye
başladı…
İsrail’in Akdeniz’deki doğalgaz oyunu giriş
bölümünde; gelişme ve sonuç bölümü nasıl olacak bakalım? Avrupa Parlamentosu’nun
Türkiye’ye diplomatik savaş açan karar ve
değerlendirmeleri hoş değil…
HDP ve Kandil bağlamındaki gelişmeler
MHP’den sert bir
süreç açıklaması
G20’de yoğun gündem
BRİSBANEAvustralya'nın
Queensland
eyaletinin
başkenti
Brisbane'da 1516 Kasım'da
dünya liderlerinin
katılımıyla
gerçekleşecek
G20 Liderler
Zirvesi için hazırlıklar tamamlandı.
Brisbane'da dünyanın önde gelen liderlerinin
katılımıyla düzenlenecek zirve için güvenlik en üst
seviyede uygulanacak. Brisbane'da hazırlıkları tamamlanan zirvenin güvenliğini Avustralya ve Yeni
Zelanda'dan gelen yaklaşık 6 bin polis ve güvenlik
görevlisi sağlayacak.
Zirve sırasında havadan helikopterle izlenecek
kentin önemli noktalarında ve zirvenin yapılacağı
Brisbane Kongre ve Sergi Sarayı çevresinde önlem
alan polis, bölgeyi cuma gününden itibaren güvenlik
kordonuna alacak. Kent merkezi, görevli araçlar dışında araç giriş ve çıkışına kapatılacak.
-Zirveyi basın ordusu izleyecekBrisbane Kongre ve Sergi Sarayı'na kurulan basın
merkezinde yaklaşık 3 bin gazeteci zirveyi takip edecek. İki futbol sahası genişliğindeki alana kurulan basın
merkezinde, yemekhane, kantin, yayın odaları ve delegasyonlar için ayrılan bölümler bulunuyor.
Zirveye, Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı
Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yanı sıra çok
sayıda ülkeden heyetler katılacak.
Uluslararası ekonomik ve finansal sorunların ele alınacağı zirvede Türkiye'yi temsil edecek Başbakan
Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile
perşembe akşamı Avustralya'ya gelecek. G20 Liderler
Zirvesi'nde Başbakan'a eşlik edecek Dışişleri Bakanı
Mevlüt Çavuşoğlu'nun ise resmi bir ziyaret için bulunduğu Yeni Zelanda'dan cuma günü öğle saatlerinde
Brisbane'a gelmesi bekleniyor.
-Davutoğlu'nun programı yoğunBaşbakan Ahmet Davutoğlu, G20 Liderler Zirvesi
öncesi 14 Kasım Cuma günü, Brisbane Belediye
Sarayı'nda, "Küresel Gelişmeyi Güçlendirme: G20
Brisbane Zirvesi'nin Sınamaları ve Katkıları" başlıklı
konferansta konuşma yapacak. Aynı gün Avustralya
Başbakanı Tony Abbott, G20 ülkelerinin yöneticileri ile
bir araya gelecek. Daha sonra G20 zirvesine katılan
bazı liderlerle ikili görüşmelerde bulunması beklenen
Davutoğlu, akşamda Griffith Üniversitesi'nde
Avustralya'da faaliyet gösteren Türk sivil toplu kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya gelecek. (AA)
TBMM - MHP Grup Başkanvekili
Oktay Vural, çözüm sürecine ilişkin,
"Millete yalan söylüyorsunuz. 'Sürecin
muhatabı millettir' diyerek halka yalan
söyleyenler, PKK ve HDP'yi sürecin
tarafları olarak gösterip onlardan medet
umacak noktaya geliyor" dedi.
Vural, TBMM'de düzenlediği basın
toplantısında, Türkiye'nin ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını, ancak bunları
çözebilecek bir başbakana sahip
olmadığını savundu.
Ülkede ciddi bir yönetim boşluğu
yaşandığını ifade eden Vural, "Sayın
Başbakan; müsamerede değiliz.
Türkiye'nin ciddi sorunları vardır.
Türkiye'nin bu sorunlarını çözebilecek
bir iradeye ihtiyaç vardır. Ama bugün
görülmektedir ki başbakan müsamere
başbakanlığı yapmaktan öteye bir adım
atmamaktadır" diye konuştu.
Konuşmasında çözüm sürecine de
değinen Vural, hükümetin terör
örgütünün tehditlerine boyun eğerek
tavizler verdiğini ileri sürdü. Hükümet
yetkililerin sürece ilişkin açıklamalarının
da terör örgütüne ve HDP'ye yalvarma
seanslarına dönüştüğü ifadesini kullanan
Vural, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin
hiçbir zaman böyle kabul edilemez bir
duruma düşürülmediğini, hiçbir zaman
böyle aciz bir hükümet tarafından
yönetilmediğini söyledi. Vural, "Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanı'nın şu düştüğü
hale bakar mısınız, sen Başbakan mısın,
Bağdat dilencisi misin?" diye sordu.
Sürecin taraflarının muhatabının kim
olduğunun belirsiz olduğunu kaydeden
Vural, "Bir taraftan 'çözüm sürecinin
muhatabı millettir' diyeceksin, ondan
sonra çözüm sürecinin muhatabı
olarak PKK ve HDP'ye
sesleneceksin. Millete yalan
söylüyorsunuz. 'Sürecin muhatabı
millettir' diyerek halka yalan
söyleyenler, PKK ve HDP'yi
sürecin tarafları olarak gösterip
onlardan medet umacak noktaya
geliyor" değerlendirmesinde
bulundu.Hükümetin gelinen
süreçte karşı tarafı "sahtekarlık
yaptılar" diye suçlayarak kendi
sorumluluklarından sıyrılamayacağını belirten Vural, millete bir
kumpas kurulduğunu ileri sürdü.
(AA)
Barzani ve Allavi görüştü
ERBİL- Irak Kürt
Bölgesel Yönetimi
(IKBY) Başkanı Mesut
Barzani, Irak
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı İyad Allavi'yle
görüştü.
IKBY Başkanlığının
resmi sitesinde yayımlanan açıklamaya göre
Barzani'nin, Selahaddin
ilçesindeki konutunda
gerçekleşen görüşmede
IKBY Başkanı Barzani ile Irak Cumhurbaşkanı
Irak'ın güvenlik ve siyasi
Yardımcısı Allavi, ülkenin siyasi ve güvenlik
durumuyla terör tehdidi
durumunu ele aldı.
ele alındı. Barzani ve
Allavi, Irak'taki siyasi
yenilgiye uğratılması için
bağlı kalması gerektiğini
sürecin başarıya ulaşması bütün tarafların
dile getirdiler.
ve terör örgütü IŞİD'in
anayasaya ve anlaşmalara
(AA)
Türkiye-ABD ilişkilerinde
zehirlenme yok güçlük var
WASHINGTON - ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi
Francis Ricciardone, ''Türkiye ve İsrail, işbirliği için
ortak nokta buluncaya kadar Ortadoğu'nun istikrar
içerisinde olduğunu düşünmek imkansız" dedi.
Türkiye'de üç yıl süren ABD Büyükelçiliği görevinden geçen yaz emekli olan Ricciardone, Türkiye'nin
Washington Büyükelçiliği'nde düzenlenen "ABDTürkiye İlişkilerinde Atatürk'ün Mirası" konulu panele
katıldı.
Ricciardone, bir soru üzerine, Suriye'ye yabancı
savaşçıların geçişinin Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri "zehirlediği" fikrine katılmadığını ifade etti.
"Zehirleme" kelimesinin doğru olmadığını kaydeden
Ricciardone, "Yabancı savaşçıların geçişi ilişkileri
güçleştiriyor, bunda şüpheye yer yok. Bu hem
Türkiye'nin hem bizim mücadele etmekte zorlandığımız
çok güç bir problem" dedi.
Ricciardone, Suriye'de hangi gruplarla çalışılması
gerektiği konusunda ABD'nin Türkiye'den farklı
düşündüğünü dile getirerek, müttefikler arasında bu tür
görüş farklılıklarının bulunabileceğini, bunların dile getirilebileceğini ancak bu tür konuşmaların ilişkileri
"zehirleyici" olmadığına vurgu yaptı.
KONUŞMASI…
Ricciardone, Türkiye ile İsrail'in ilişkilerine ABD'nin
yaklaşımının nasıl olduğunun sorulması üzerine,
Washington yönetiminin Ankara ile Tel Aviv arasındaki
ilişkilerin normalleştiğini görmek istediğini kaydetti.
Kanlı Mavi Marmara baskınının ardından ABD
Başkanı Barack Obama'nın Mart 2013'te Tel
Aviv'deyken devreye girmesiyle İsrail'in yaklaşık 3 yıl
sonra özür dilediğini hatırlatan Ricciardone,
Washington için hem Türkiye'nin hem de İsrail'in önemini anlattı.
Ricciardione, o dönemdeki çabalara rağmen hala
iki ülke arasındaki ilişkilerin istenildiği gibi düzelmediğini belirterek, hem Türk hem de İsrail hükümetlerinde
bulunan bildiği, tanıdığı kişilerin Ankara ile Tel Aviv
arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesini görmek
istediğini aktardı.
Ancak yakın bir gelecekte Türkiye-İsrail ilişkilerinin
normalleşmesini beklemediğini dile getiren
Ricciardone, "ABD olarak bunu gerçekten önemsiyoruz. Ben hükümetteyken biz bu ilişkileri önemsedik ve
Başkan Obama'nın da önemsemeye devam ettiğini
biliyorum. Dışişleri Bakanı John Kerry kişisel olarak bu
konuyu umursadı ve umursamaya devam ediyor" diye
konuştu.
Ricciardone, bugün Ortadoğu'ya bakıldığında şu
anda dünyanın en savunmasız bölgesinin görüleceğine
işaret ederek, bölgenin savaşlar yönünden büyük risk
taşıdığını vurguladı. (AA)
13
TURİZM
14 Kasım 2014 Cuma
Erzurum'da Saltuklular dönemine ait Üç Kümbetler, Saray
Hamamı, Rabia Ana Türbesi, Gürcü Mehmet Camisi, 24
sivil mimari örneği evin de bulunduğu alan Yakutiye
Belediyesi tarafından 2011 yılında başlatılan "Üç Kümbetler
Cazibe Merkezi Projesi" ile turizme katkı sağlayacak.
Selanik'teki
Atatürk Evi'ne
ziyaretçi rekoru
ISSN 1308-7622
SELANİK - Türkiye'nin Selanik
Başkonsolosu Tuğrul Biltekin, Selanik'teki
Atatürk Evi'ne gelen ziyaretçi sayısının her
geçen gün arttığını belirterek "Ziyaretçi sayısı
2011 yılında 20 binlerdeyken şimdi 100 bine
yaklaştı. Sayının yıl sonunda 100 bin olmasını
bekliyoruz. Bu hakikaten büyük bir rekor" dedi.
Biltekin, Türkiye'nin Selanik
Başkonsolosluğunda Atatürk Evi'nin restorasyon çalışmalarıyla ilgili AA muhabirinin sorularını
yanıtladı.
Evin restorasyon sürecinin 2006'da
başladığını anımsatan Biltekin, Yunan makamlarından restorasyon izni almanın 5 yıl
sürdüğünü söyledi. Biltekin, Yunanistan'ın
Atatürk Evi'nin "Modern Milli Bina" ilan ettiğini
ve bu tür yapılarda binanın rengini dahi Yunan
makamlarının seçtiğini kaydetti.
Ana restorasyonun 2011 yılında başladığına
dikkati çeken Biltekin, bu çalışmanın 16
Ağustos 2013'te tamamlandığını belirtti. İlk
restorasyonun tamamlanmasıyla binanın Kültür
ve Turizm Bakanı Ömer Çelik tarafından
açıldığını hatırlatan Biltekin, "Açılıştan sonra
yaklaşık 120 bin kişi binayı gezdi. Açılıştan
sonra da binada eksik noktalar vardı. Bunları
tamamlamak da zaman alacaktı. Söz gelimi
Atamızın annesi Zübeyde Hanım'ın silikon
heykeli gibi. Bunların yapımı zaman alıyor. İkinci
olarak da Atamızın kullandığı eşyalar, heykeller
sergilenmeye başladı" diye konuştu.
Atatürk Evi'ndeki eksiklerin tamamlanması
için ikinci bir restorasyon çalışması başlattıklarını ifade eden Biltekin, bu çalışmaların da
yeni tamamlandığını ve Başkonsolosluk binası
ile Atatürk Evi'nin uyumlu hale getirildiğini
belirtti.
Binaya olan ilginin her geçen gün arttığına
işaret eden Biltekin, "Ama Yunanlılar tarafından
ilgi çok az. Ev ışıklandırıldıktan sonra çok kişi
'Burası ne diye' sordu. Işıklandırıldıktan sonra
ev daha çok dikkat çekmeye başladı fakat
ziyaretçilerin yüzde 1'i Yunan. Okullardan ilginin
artmakta olduğunu görüyoruz" dedi.
Yunanlılardan ilgi az olsa da Selanik'e gelen
yabancı turistlerin eve yoğun ilgi gösterdiğini
vurgulayan Biltekin, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Turistler de geldiği için üç dilde sunum
hazırladık. Yunanca, Türkçe ve İngilizce.
Değerli sanatçımız Selçuk Yöntem Türkçe
seslendirmeyi yaptı, Defne Samyeli İngilizce ve
Yunanistan'dan da meşhur bir sanatçı Yunanca
seslendirmeleri yaptı. Ziyaretçi sayısı 2011
yılında 20 binlerdeyken şimdi 100 bine yaklaştı.
Sayının yıl sonunda 100 bin olmasını bekliyoruz. Bu hakikaten büyük bir rekor. Bunun
nedeni de Yunan makamlarının vizelerde
sağladıkları kolaylaştırıcı yaklaşım. Adalara
giden Türk vatandaşı sayısı da 1 milyonu
buldu. Yunanistan vize işlemlerini kolaylaştırınca buralara olan ilgi de arttı." (AA)
Yıl: 44
Sayı: 15026
14 Kasım 2014
Cuma
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül BALDEMİR
İstihbarat Şefleri
Şenol GÜNÜÇ - Kenan ERGEN
Görsel Yönetmen
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörleri
Hakkı Murat SÖBÜTAY - Emine ÖZCAN
İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
İsmail YILDIZ, Mihriban DEMİREL, Ayşenur GÜRER, Tülay CANPOLAT,
Gazi BOZKURT, Burcu KERİM, Betül SÜSLEN
İdari Merkez
Macun Mah. 195. Cadde No: 2 Yenimahalle/ANKARA
Yazı İşleri Tel: 397 91 40 (PBX) Fax: 397 41 54
[email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
İstanbul Temsilciliği
Ankara Temsilciliği
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad.
Rüzgarlı Cd. Plevne Sk. No: 14
No: 2 K.1 Sefaköy/Küçükçekmece/İSTANBUL
Ulus/ANKARA
Tel: (0212) 540 40 45
Tel: (0312) 310 35 53
Dağıtım: TURKUVAZ DAĞITIM SAN. VE TİC. A.Ş.
Yayın Türü: Yaygın Süreli (Pazar hariç)
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
ERZURUM - Yakutiye Belediye Başkanı Ali
Korkut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Üç
Kümbetler ve çevresinde yürüttükleri kentsel
dönüşüm çalışmalarına 2011'de başladıklarını, bu
süreçte ilk önce kamulaştırma yaptıklarını anlattı.
Şu an itibarıyla 110 dönümlük alanda kamulaştırma faaliyetini bitirdiklerini anlatan Korkut, "40
dönümlük alanı kaldı. Onunla ilgili olarak da şu an
itibarıyla çalışmalarımız ivedi bir şekilde devam
ediyor. Kaynak itibarıyla bir bölümünü Kalkınma
Bakanlığı'ndan aldık, diğer bölümünü de kendi
bütçemizden karşılıyoruz. 18 milyon lira civarında
Kalkınma Bakanlığı'ndan alındı kamulaştırma
bedeli olarak. Şu anda bizim harcadığımızla
beraber 31 milyon lira. Önümüzdeki sene itibarıyla tüm alanı temizleyebilmek için yaklaşık 15 milyonluk bir kaynak daha ayırdık ve sürekli alımlar
devam ediyor" diye konuştu. (AA)
Alanya’da sörf keyfi...
Alanya'da havaların soğumaya başlaması ve rüzgar nedeniyle denizde
dalga yüksekliğinin artmasını fırsat
bilen bir grup sörfçü, sörf yaptı.
ANTALYA - Kendilerine
"Alanya Surf Team" adını veren
grup, Alanya Galip Dere
Plajı'nda kış sezonunda dalga
sörfü etkinliğini başlattı. Hava
ve deniz suyu sıcaklığının 20
derecelerde ölçüldüğü
Alanya'da sörf tahtasının
üzerinde dengede durmaya
çalışan sörfçüler, bu anların
tadını doyasıya çıkardı.
Alanya Sörf Takımı üyesi
Hayri Yenialp, gazetecilere yaptığı açıklamada, denizde oluşan
dalgaları fırsat bilerek kış
mevsiminin sörf sezonunu
açtıklarını söyledi.
Plajda hem eğitim hem de
küçük dalgalarda dalga sörfü
yaptıklarını belirten Yenialp, "Su
ve hava sıcaklığı gayet iyi.
Denizin dalgalı olması
nedeniyle yurt içi ve dışından
gelen arkadaşlar sörf yapma
fırsatını kaçırmadı" dedi.
Dalga sörfünün kış turizmine
fayda sağlayacağını dile getiren
Yenialp, geçen yıl hazırladıkları
projeyle yaklaşık 250 kişiyi sörf
ile tanıştırdıklarını kaydetti.
Medikal ve termal turizmde hedef 8.6 milyar dolar
ANKARA- Sağlık Bakanlığı, uygulamaya girecek eylem planıyla medikal
ve termal turizminden yılda yaklaşık
8.6 milyar dolar gelir elde etmeyi planlıyor.
Sağlık Bakanlığı Sağlığın
Geliştirilmesi Genel Müdürü Ömer
Tontuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlıkta Dönüşüm Programı
kapsamında sağlık turizminin geliştirilmesini amaçladıklarını belirtti.
Tontuş, sağlık turizmi kapsamında,
tıbbi tedavinin yanı sıra termal kaynakların kullanılması, rehabilitasyon
hizmetlerinin verilmesinin de bahis
konusu olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin sağlık turizmi açısından
birçok kaynağa sahip olduğunu vurgulayan Tontuş, Bakanlık tarafından
"Sağlık Turizminin Geliştirilmesi
Programı" hazırlandığını hatırlattı.
Tontuş, "Türkiye'nin medikal turizm,
termal turizm ve ileri yaş-engelli turizmi alanlarındaki hizmet kalitesini yükselterek dünyada rekabet gücünü artırmayı amaçlıyoruz" dedi.
Program dahilinde hazırlanan eylem
planı öncesinde ilgili tüm aktörlerin
görüşlerinin alındığını dile getiren
Tontuş, şunları kaydetti:
"Termal turizmde 100 bin yatak
kapasitesinin oluşturulması, 1 milyon
500 bin (600 bin tedavi amaçlı)
yabancı termal turiste hizmet sunul-
ması, 3 milyar dolar gelir elde edilmesi
hedeflenmektedir.
Medikal turizmde dünyanın ilk 5
destinasyonu içerisinde olunması, 750
bin yabancı hastanın tedavi edilmesi,
5,6 milyar dolar gelir elde edilmesi
öngörülmektedir.
İleri yaş turizminde 10 bin yatak
kapasitesi oluşturulması, 150 bin
yabancı turistin ülkemizi ziyaret
etmesi, 750 milyon dolar gelir elde
edilmesi hedeflenmektedir."
Medikal turizmde Türkiye'nin
dünyadaki ilk 5 ülke arasına girmesinin
hedeflendiğini vurgulayan Tontuş,
sağlık turizmine yönelik kurumsal ve
hukuki altyapının geliştirileceğini, fiziki
ve teknik alt yapının iyileştirileceğini ve
hizmet kalitesinin artırılacağını ve etkin
tanıtım-pazarlama yapılacağını bildirdi.
Sağlık turizmi stratejisi ve eylem
planı çerçevesinde kamu kurumları
arasında koordinasyon mekanizmalarının geliştirileceğini de belirten
Tontuş, şu ifadeleri kullandı:
"Kamu ile özel sektör arasında
işbirliği güçlendirilecek, mevzuat
altyapısı oluşturulacak. Hastane, turizm otel, klinik otel, ileri yaş ve engelli
turizm altyapısı envanterleri hazırlanacak; sağlık turizmi kapsamında
yatırım ve planlama konusunda destek
sağlanacak, arazi temini ve işletme
için yeni modeller oluşturulacak. (AA)
Dalga sörfünün özellikle
Türkiye'de yeni bir spor
olduğunu ifade eden Yenialp,
"Bu sporun federasyonu yok
ama Avrupa'da 250 milyon
kişinin ilgilendiği istatistiklerde
belirtiliyor. Alanya'ya gelen
Avrupalı turistlere alternatif turizm olanakları sunmamız
gerekiyor. Sörfün bu anlamda
ilçe turizmine fayda sağlayacağını düşünüyorum" diye
konuştu.
Yanialp, sörf konusunda sivil
toplum kuruluşlarının daha
farklı çalışmalar yapabileceğine
dikkati çekerek, kendilerinin
gayet güzel ve keyifli bir gün
geçirdiğini belirtti. (AA)
14
14 Kasım 2014 Cuma
DİŞ PROTEZ LABORATUVAR HİZMETİ ALINACAKTIR
GAZİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Sabit ve Hareketli Protez İş ve İşlemleri Hizmet Alım İşi hizmet
alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası: 2014/150391
1-İdarenin
a) Adresi
: 1.Sok. No:4 06510 EMEK ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası: 3122034042 - 3122034351
c) Elektronik Posta Adresi: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı: Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 15 kalem Sabit ve Hareketli Protez
İş ve İşlemleri Hizmet Alımı Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer: Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
c) Süresi: İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer: Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlık Binası 1. Kat Toplantı Salonu
b) Tarihi ve saati: 05.12.2014 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek
odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir
belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.1.3. İhale konusu işin yerine getirilmesi için alınması zorunlu olan ve ilgili mevzuatında o iş için özel
olarak düzenlenen sicil, izin, ruhsat vb. belgeler,
07.12.2005 tarihli ve 26016 sayılı R.G.de yayımlanan "Diş Protez Laboratuarları Yönetmeliği" hükümlerine göre; çok amaçlı Diş Protez Labaratuarı ruhsat belgesi (vergi levhası, oda kayıt belgesi, Sağlık
Bakanlığı Meslek Belgesi, iş yeri ruhsatı (belediyeden)sunması zorunludur .(Belgenin aslı veya aslı
idarece görülmüştür ibareli sureti olmalı.)Diş Protez labaratuarı Mesul Müdürlük Belgesi (Belgenin aslı
veya aslı idarece görülmüştür ibareli sureti olmalı.) Diş Protez Labaratuarındaki Personellerin Çalışma
Belgesi (Belgenin aslı veya aslı idarece görülmüştür ibareli sureti olmalı.) Bu hizmetin sürdürülmesi
esnasında kullanılacak malzemeler Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan
01.05.2008 tarih ve 2008/36 sayılı genelge hükümlerine uygun olmalıdır.
Bu hizmetin sürdürülmesi esnasında kullanılacak malzemeler Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal
Bilgi Bankası(TİTUBB) kayıtlı olduğunu gösterir belge ile bar kod numaralarını teklifle birlikte sunmaları
zorunludur.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili
Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla
hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret
sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan
tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın
korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen
bedelin % 30 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini
gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.3.2. Kalite ve standarda ilişkin belgeler:
ISO 9001
Kalite yönetim sistem belgesi Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilen belgelendirme kuruluşları veya Uluslararası Akreditasyon Forumu Karşılıklı Tanınma Antlaşmasında yer alan ulusal akreditasyon kurumlarınca akredite edilmiş belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenmesi zorunludur. Bu
belgelendirme kuruluşlarının, Uluslararası Akreditasyon Forumu Karşılıklı Tanınma Antlaşmasında yer
alan ulusal akreditasyon kurumlarınca akredite edilmiş belgelendirme kuruluşu olduklarının ve bu kuruluşlarca düzenlenen belgelerin geçerliliğini sürdürdüğünün, Türk Akreditasyon Kurumundan alınacak bir
yazı ile teyit edilmesi gerekir. İhale tarihi veya bu tarihten önceki bir yıl içinde alınan teyit yazıları geçerlidir. Ancak, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edildiği duyurulan belgelendirme kuruluşları
tarafından düzenlenen ve TÜRKAK Akreditasyon Markası taşıyan belge ve sertifikalar için Türk
Akreditasyon Kurumundan teyit alınması zorunlu değildir. Bu belgenin ihale tarihinde geçerli olması
yeterlidir.
İş ortaklıklarında, ortaklardan birinin istenilen belgeyi sunması yeterlidir.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Çok amaçlı diş protez laboratuarlarında yapılabilen her türlü diş protez işleri benzer iş olarak kabul
edilecektir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Gazi Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi 3.Kat Döner Sermaye Bürosu adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlık Binası 3.Kat
Döner Sermaye Bürosu adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif
üzerinde bırakılacaktır.
Basın - 14862 (www.bik.gov.tr)
Sakaryaspor, yeni stadına 2016'da kavuşacak
SAKARYA - Sakarya
Büyükşehir Belediye Başkanı
Zeki Toçoğlu, Spor Toto 3. Lig 3.
Grup ekiplerinden
Sakaryaspor'un kullanacağı 28
bin 160 seyirci kapasiteli yeni
stadyumun 2016 yılı başında
tamamlanacağını söyledi.
Toçoğlu, gazetecilere yaptığı
açıklamada, yeni statta 460 loca
yer alacağını belirterek, kulübe
ciddi gelir sağlanacağını anlattı.
Yeni stadın sporun geleceğine yönelik en önemli yatırım-
lardan olacağını anlatan Toçoğlu,
"Sakarya'da sporun ve sporcunun yanında yer alan hizmetleri
hayata geçirmeye devam ediyoruz. İnşallah yeni stadyum projemizi 2016 yılının başında
tamamlayacağız" diye konuştu.
Toçoğlu, stadın maksimum
kapasitesinin 28 bin 160 kişi olacağına dikkati çekerek, sözlerini
şöyle tamamladı:
"16 bloktan oluşan yeni stat
projesinde inşaat çalışmaları tüm
hızıyla sürüyor. Şu an yüzde 25
oranında yapım çalışmaları
tamamlandı. Yeni stada ulaşım
konusunda sorun yaşanmayacak. Sakarya'da sporun geleceğine yönelik önemli yatırımları
hayata geçiriyoruz. Altyapı
sorumluluğunu üstlendiğimiz
Sakaryaspor'a modern altyapı
tesisi kazandırdık. Yeni
tesisimizin adını da hemşehrilerimizle birlikte belirledik. İnşallah
en kısa sürede Ekrem
Karaberber Altyapı Tesisleri'ni de
hizmete alacağız." (AA)
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETİ ALINACAKTIR
SOSYAL HİZMET MERKEZİ--SİNCAN AİLE VE SOSYAL
POLİTİKALAR BAKANLIĞI MÜSTEŞARLIK
Sincan ve Kazan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüklerinin 2015 Yılı Silahsız Özel Güvenlik Hizmet
Alımı İhalesi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü
ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2014/140740
1-İdarenin
a) Adresi : TANDOĞAN BARBAROS CADDESİ 155.SOKAK 26 06840 SİNCAN SİNCAN/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3122763151 - 3122707060
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : Silahsız Özel Güvenlik Hizmet Alımı 4 işçi 2015 Yılı 12 Ay Süreli 2 işçi
Kazan 2 işçi Sincan
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Sincan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü-Kazan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü
c) Süresi : İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Tandoğan Mahallesi Barbaros Caddesi 155.Sokak No:26 Sincan/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 02.12.2014 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek
odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.1.3. İhale konusu işin yerine getirilmesi için alınması zorunlu olan ve ilgili mevzuatında o iş için özel
olarak düzenlenen sicil, izin, ruhsat vb. belgeler,
Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili
Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla
hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret
sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan
tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın
korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen
bedelin % 20 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini
gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: 4.4.1.
Kamuda veya özel sektörde yapılan ihale konusu özel güvenlik hizmet alımına ilişkin işler benzer iş olarak
kabul edilecektir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı (Sincan Mal
Müdürlüğü) ve https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Sincan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü adresine elden teslim
edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (Yüz Yirmi Gün) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
İhale, aşağıdaki idarelerin ortak ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla yapılmaktadır.
Sosyal Hizmet Merkezi--Sincan Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarlık
Sosyal Hizmet Merkezi-Kazan Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarlık
Basın - 14900 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
KAZAN VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN İLANEN TEBLİĞ
Kazan Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerine ait olup aşağıda adı soyadı ve unvanı yazılı mükellefler adına salınan vergi ve cazalar nedeniyle tanzim olunan Vergi Ceza İhbarnameleri ile ödeme emirleri
mükellelflerin bilinen adreslerinde bulunamamaları nedeniyle tebliğ edilemediğinden 213 sayılı V.U.K.'nun 103-106 maddelerine istinaden ilgililerin ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde vergi dairesine bizzat
veya bilvekale müracatta bulunmaları veyahut taaahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri halinde kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı,bir ayın sonunda müracaatta bulunmayan
veya açık adreslerini bildirmeyenler hakkında iş bu ilan tarihinden başlayarak bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılacağı ilan olunur.
Basın - 14877 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Anadolu Efes, Real Madrid'i ağırlıyor
14 Kasım 2014 Cuma
İSTANBUL- Anadolu
Efes Basketbol Takımı,
THY Avrupa Ligi A
Grubu 5. hafta maçında
İstanbul'da İspanyol
ekibi Real Madrid ile karşılaşacak.
Abdi İpekçi Spor
Salonu'ndaki karşılaşma
saat 20.00'de başlayacak.
THY Avrupa Ligi'nin
4. haftasında Anadolu
Efes, Rusya'nın Nizhny
Özel maçta Brezilya'ya 4-0 yenilen A
Milli Futbol Takımı, Fenerbahçe Şükrü
Saracoğlu Stadı'nda çıktığı son 5
maçta adeta milli hüsran yaşadı.
İSTANBUL - Kadıköy'de son
galibiyetini 11 Eylül 2012 tarihinde, 2014 Dünya Kupası
Avrupa Elemeleri grubunda
Estonya'yı 3-0 yenerek alan ayyıldızlı ekip, daha sonra çıktığı
5 karşılaşmanın 4'ünde yenildi,
bir de beraberlik aldı.
Estonya galibiyetinden
sonra, yine eleme grubunda
Romanya'ya 1-0 yenilen,
Macaristan ile 1-1 berabere
kalan milliler, Hollanda karşısında da 2-0 kaybetti. 2016
Avrupa Şampiyonası Elemeleri
grup karşılaşmasında Çek
Cumhuriyeti'ne 2-1 mağlup olan
Türkiye, özel maçta Brezilya
karşısında yenilgiden kurtula-
madı.
A Milli Takım, Kadıköy'de
çıktığı 16'ncı maçta 5'inci yenilgisini yaşadı.
Fenerbahçe Şükrü
Saracoğlu Stadı'nda, 13'ü
resmi, 3'ü özel olmak üzere
yaptığı toplam 16 maçta 8 galibiyeti bulunan milliler, 3 maçta
da berabere kaldı.
Özel maçta Türkiye'yi 4-0
yenen Brezilya, A Milli Futbol
Takımı ile tarihinde yaptığı 6'ncı
maçta, 4'üncü galibiyetini elde
etti.
İki ülke milli takımları arasında 3'ü resmi, 3'ü de özel olmak
üzere yapılan 6 karşılaşmadan
ikisi de berabere sonuçlandı.
Novgorod takımını deplasmanda 76-66 mağlup
etti, Real Madrid ise
evinde Dinamo
Sassari'yi 115-94'lük
skorla yendi.
THY Avrupa Ligi'nde
4. haftanın ardından A
Grubu'nda Anadolu Efes
3 galibiyet ve 1 mağlubiyetle üçüncü, namağlup
Real Madrid ise 4 galibiyet ile lider durumda
bulunuyor. (AA)
"FIFA Puskas Ödülü"
adayları belli oldu
CENEVRE - Uluslararası Futbol
Federasyonları Birliği'nin (FIFA) düzenlediği ve
yılın en iyi golüne verilen "FIFA Puskas Ödülü" için
adaylar belli oldu. FIFA'dan yapılan açıklamaya
göre, unutulmaz Macar futbolcu Ferenc Puskas'ın
anısına 2009'dan beri düzenlenen ''en iyi gol'' ödülünün adayları arasında, Fransa 1. Futbol Ligi'nde
(Ligue 1) Paris Saint Germain forması giyen
İsveçli Zlatan İbrahimoviç, İngiltere Premier Lig
ekiplerinden Manchester United'ın golcüsü
Hollandalı Robin van Persie ve İspanya'da Real
Madrid forması giyen Kolombiyalı James
Rodriguez de yer aldı. FIFA ve France Football
dergisinin internet sayfaları üzerinden yapılan
oylama 1 Aralık'a kadar sürecek. Bu tarihten itibaren aday sayısı 3'e düşecek ve ödül, 12 Ocak
2015'te İsviçre'nin Zürih kentinde yapılacak FIFA
Altın Top Gala Töreni'nde açıklanacak. Galada,
kadınlarda ve erkeklerde yılın en iyi futbolcularının
yanı sıra, Yılın En İyi İlk 11'i ile erkek ve kadın futbolunun en iyi teknik direktörleri de ilan edilecek.
"Sambacılar"a karşı galibiyeti bulunmayan Türk Milli
Takımı'nın toplam 3 golüne,
Brezilya 10 golle yanıt verdi.
Son açıklanan FIFA sıralamasında 6. basamakta bulunan
ve teknik direktörlüğünü
Dunga'nın yaptığı 2014 FIFA
Dünya Kupası'nın evsahibi
Brezilya, oynanan bütün FIFA
Dünya Kupası finallerine katılmayı başaran tek takım olma
unvanına sahip.
Brezilya ayrıca, 1958, 1962,
1970, 1994 ve 2002'de kazandıkları şampiyonluklarla FIFA
Dünya Kupası'nı en fazla
müzesine götüren ülke olma
özelliğini de taşıyor. (AA)
Kadıköy'de “Sambacılar” güldü
A Milli Futbol Takımı, özel maçta Brezilya'ya 4-0
yenilirken, millilerin Kazakistan ile yapacakları maç öncesi ortaya koydukları performans vasatın altında kaldı.
İki ülke milli takımları arasında 58 yıl
aradan sonra İstanbul'da yapılan mücadelede "Sambacılar", ilk yarıda 3 gol
attıkları karşılaşmayı rahat bir oyunla
kazanmasını bildi.
Sakatlığı nedeniyle kadroda bulunmayan önemli oyuncuların yanı sıra çok
sayıda as oyuncusunu da yedekte tutan
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in,
ikinci yarı başlarken yaptığı oyuncu
değişiklikleri de sonucu değiştirmedi.
Karşılaşmanın ardından bütün tribünlerin alkışladığı Brezilyalı futbolcular, tribünlerin sevgi gösterilerine alkışlarla karşılık verdi.
2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri
A Grubu'nda yaptığı üç maçta 1 puanla
son sırada bulunan A Milli Futbol Takımı,
gruptaki 4. maçında 16 Kasım Pazar
günü İstanbul'da, kendisiyle aynı puana
sahip Kazakistan ile karşılaşacak.
A Milli Futbol Takımı, 11,5 yıl sonra
bir maçı 4-0'lık skorla kaybetti.
Bundan önce 30 Nisan 2003'te Çek
Cumhuriyeti ile Teblice'de yaptığı özel
maçta 4-0'lık yenilgi yaşayan ay-yıldızlılar, yine özel bir maçta bu kez Brezilya
karşısında aynı skorla yenilgi aldı.
Bu skor aynı zamanda A Milli Futbol
Takımı'nın Fatih Terim yönetiminde aldığı
en farklı skorlu mağlubiyet oldu.
Brezilya'nın 44. dakikada bulduğu 3.
golden sonra tribünler "Sambacılar"ı
alkışlarken, ay-yıldızlı futbolculara ise
tepki gösterdi.
Willian'ın golünden sonra futbol
severler alkışlarla Brezilya takımına sevgi
gösterilerinde bulundu. Milliler golün
ardından karşılaşmaya başladıktan
sonra da tribünlerden yuhalama sesleri
yükseldi. (AA)
Telles’in tek hayali
Brezilya Milli Takımı
İSTANBUL - Galatasaraylı futbolcu Alex
Telles, en büyük hayalinin, Brezilya Milli
Takımı formasını giyebilmek olduğunu söyledi.
Sarı-kırmızılı takımın Florya Metin Oktay
Tesisleri'nde yaptığı antrenmanın ardından
gazetecilerin sorularını yanıtlayan Telles,
Brezilya Milli Takımı'nın özel maçta Türkiye ile
karşılaştığını hatırlattı. Telles, "Benim için çok
güzel bir gün. Çünkü hem ülkemin milli takımı
burada hem de oynadığım ülkeyle bir maç
yaptılar. Bu karşılaşmayı duyduğumda çok
şaşırmış ve sevinmiştim. Sabırsızlıkla o maçın
başlamasını bekliyorum. Diğer taraftan tabii ki
kampta olmak isterdim. Her Brezilyalı oyuncu
gibi benim de hayalim milli takıma gidebilmek
ama Galatasaray'da oynamak, burada mücadele etmek, milli takıma gitme yolunda önemli
bir adım. Burada iyi performans göstererek,
oraya gideceğimi düşünüyorum" diye konuştu. Genç futbolcu, Brezilyalı Mehmet
Aurelio'nun Türk Milli Takımı'nda oynadığının
hatırlatılarak, kendisinin de ay-yıldızlı formayı
giyip giymeyeceğiyle ilgili bir soru üzerine şu
değerlendirmeyi yaptı:
"Her oyuncu kendi ülkesinin milli takımında
oynamak ister. Benim de en büyük hayalim,
Brezilya Milli Takımı forması giyebilmek.
Ailemle Türkiye'ye ne kadar çabuk adapte
olduğumuzu ve buranın ne kadar güzel bir
ülke olduğunu hep konuşuyoruz. Özellikle halkın ne kadar sıcakkanlı olduğunu ve bize ne
kadar iyi davrandıklarını görüyoruz. Futbolda
her şey olabilir. Belki bir gün olabilir ama
dürüst davranmak gerekirse ilk amaç Brezilya
Milli Takımı.” (AA)
14 Kasım 2014 Cuma
“Süper babaanne”, 100. yaşını paraşütle atlayarak kutladı
GANSEVOORT- Amerikalı
bir kadın, 100. yaşını paraşütle
atlayarak kutladı. New York
eyaletinin Schoharie bölgesinde
yaşayan 100 yaşındaki Eleanor
Cunningham, 7 aylık torununun
torununu öptü, özel kıyafetlerini
giydi ve paraşütle atladı.
The Times Union gazetesine
konuşan Cunningham'ın kızı,
annesinin paraşütle atlama
sporuna 90 yaşında başladığını
ve her beş yılda bir atlamayı
planladığını söyledi. (AA)
Belene Toplama Kampı
"Duvarı Delenler" adlı, Tuna Nehri'nin Persin
ve çevresindeki adalarında bulunan kampta
kalan eski mahkum Doktor Petar Bayçev'in
çizdiği portreler ve diğer izlenimler, Ulusal
Sanat Galerisi'nde sergilendi.
sergiyle hatırlatıldı
Bulgaristan'da 1989 yılında sona eren eski komünizm
rejiminin muhaliflerini sürdüğü Belene toplama
kampının miras bıraktığı hatıralar başkent Sofya'da
açılan bir sanat sergisinde yeniden canlandırıldı.
Sofya'da açılan
sanat sergisinde
Belene'de sadece
türk olduğu için
bin 113 gün
hüküm giymeden
yatan Sabri
İskender kampın
yapısını anlatıldı.
Sergiyi gezen
Cumhurbaşkanı
Rosen
Plevneliev
(sağda) eserler
konusunda
tarih profesörü
İvaylo
Znepolski'den
bilgi aldı.
SOFYA - "Duvarı Delenler"
adlı, Tuna Nehri'nin Persin ve
çevresindeki adalarında bulunan
kampta kalan eski mahkum
Doktor Petar Bayçev'in çizdiği
portreler ve diğer izlenimler,
Ulusal Sanat Galerisi'nde
sergilendi.
Büyük bölümü hüküm
dahi giymeden, sadece
"rejim karşıtı olma"
suçlamasıyla Belene'ye
sürülen ve kampta yaklaşık 5 yıl kalan
Bayçev, kader
arkadaşlarının
portrelerini, dikkatini
çeken obje ve ortamların resimlerini çizmiş,
resim kenarlarında not
düşürmüştü.
Yaşamını riske atarak,
çeşitli yasa dışı yollardan eserlerini kampın dışına çıkarmayı
başaran Bayçev'in arşivi bugün,
belgelerin sınırlı bulunduğu
Bulgar komünizmin en karanlık
sayfalarından birini aydınlatılıyor.
Kızı İlina ve oğlu Veselin
tarafından yıllarca saklanan eserler ayrıca bir albüm haline getirilirdi, orijinalleri ise galeri duvarlarında sergilendi.
Bulgaristan'ın komünizm diktatörlüğü yıkılışının 25. yıl
dönümüne rastlanan sergi açılışına Cumhurbaşkanı Rosen
Plevneliev, eski
Cumhurbaşkanlarından Jelyü
Jelev ve Petar Stoyanov, Sofya
belediye Başkanı Yordanka
yatan politikacı Kazım Dal da
sergiden çok etkilendiğini söyledi. Bugün iktidar ortağı sağıcı
Reformcu Blok'un (RB) üyesi
Hürriyet ve Şeref Halk Partisi'nin
(NPSV) Başkan Yardımcısı Kazım
Dal, serginin, geçmişin tüm
gerçeklerini yansıdığını söyledi.
AA'ya konuşan Dal, "İşin en
kötüsü, bu zulümleri yapanlar
asla mahkeme önüne çıkıp
gerekli cezayı görmemiştir.
Maalesef hala gerçeklerle
yüzleşmedik. Hak yerini bulmadı.
Bunun tek bir suçlusu var:
siyasetçiler" dedi.
Dal, eski komünist rejiminin
siyasi polis ajanlarının bugünkü
siyasetten ihraç edilmeleri gerektiğini savundu.
Sergiyi gezen eski
Cumhurbaşkanlarından Petar
Stoyanov da özellikle gençlerin
komünizmin ne olduğunu
bilmeleri gerektiğini belirtti.
Komünizm gibi rejimlerin asla
geri dönmemeleri gerektiğini de
ifade eden Stoyanov Stoyanov,
AA'ya açıklamasında eskiden
komünist partisi üyesi olmadan
özgürlük ve serbest dolaşımın
olmadığını, hatta normal çalışma
özgürlüğü bile olmadığını söyledi.
Yeni genç neslinin geçmişle
değil, daha ziyade internet ile
ilgilendiklerini belirten Stoyanov,
"Bizim görevimiz de geçmişi asla
unutturmamaktır" dedi.
"Duvarı Delenler" sergisi bir
hafta açık kalacak. (AA)
Filistinli modacı BM’de
defile düzenledi
Dünyanın el
yapımı "en
komplike"
saati olarak
gösterilen
"The Henry
Graves
Supercompli
cation" 24
milyon dolara
satıldı.
2014 Uluslararası Filistin Halkıyla
Dayanışma Yılı çerçevesinde Birleşmiş
Milletler (BM) Genel Merkezi'nde Filistinli
modacı Cemal Taslak'ın tasarımlarının
sergilendiği bir defile düzenlendi.
Dünyanın “en komplike” saati 24 milyon dolara satıldı
BERLİN - Müzayede şirketi
Sotheby's, İsviçre'nin Cenevre kentinde
düzenlenen açık artırmada 1932 yılında
yapılan cep saatini alan kişinin ismini gizli
tuttu.
Müzayedede saat için alt sınır 15,6
milyon dolar olarak belirlenmesine rağmen saatin fiyatı 24 milyon dolara çıktı.
Fandıkova ve Belene kabusundan sağı olarak çıkıp hala
yaşayan bir çok eski mahkum da
katıldı.
Cumhurbaşkanı Rosen
Plevneliev, Belene'nin çevresindeki dikenli tellerini aşan resimleri içeren sergi ile ilgili açıklamasında, "Çocuklarımıza,
komünizm konusundaki tüm
geçekleri söyleme zamanı
gelmiştir" dedi.
Mahkemeye çıkarılmadan,
hüküm giymeden sadece Türk
olduğu için Belene'ye 1985 yılında atılan Sabri İskender, AA'ya
yaptığı açıklamada da, "Tam bin
113 gün hüküm giymeden
mahkum oldum. Bölgede mısır
tarlalarında çalıştığımız zaman,
kazdığımız her yerde topraktan
insan kemikleri çıkardı" diye
konuştu.
Sabri İskender, Belene'de
1950'li yıllarında komünizmin
vahşetlerinin çok daha büyük
olduklarını anlatarak sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Bizim dönemimizde orayı
Nazi toplama kamplarından farklı
kılan sadece gaz odalarının
olmayışıydı ama psikolojik
işkence vardı. Biz o baskının
önünde boyun eğilmedik, onu
reddettik ve Türklüğümüzü
koruduk. Ortada bir suç var,
suçlu var ama hiç kimse asla
ceza görmedi."
Komünizm rejiminin son
döneminde sisteme karşı çıktığı
için siyasi mahkum olarak hapis
18 ayar altından yapılan saat ilk kez 1999
yılında açık artırmaya çıkarıldığında 11
milyon dolarla rekor fiyatla satılmıştı.
İsviçreli saat firması Patek Philippe'in
1932'de bankacı Henry Graves için ürettiği el yapımı en komplike saat olan "The
Henry Graves Supercomplication", halen
İsviçre'nin Cenevre kentindeki Patek
Philippe Müzesi'nde tutuluyor.
Üretici şirket cep saatinin tasarımını
beş yıl, üretimini ise üç yılda yaptı. İnce
teknikler kullanılarak üretilen saat takvim,
alarm, saat başı sesli uyarı sistemi, kronometre gibi birçok özelliği bulunuyor.
Saat ayrıca güneşin doğuşu ve batış
zamanını gösteriyor. (AA)
Almanya’da “5. Mevsim” başladı
KÖLN - Almanya'da her yıl
düzenlenen ve "5 Mevsim" olarak
adlandırılan karnaval dönemi başladı.
Ülkede her yıl geleneksel olarak
11 Kasım'da yerel saatle 11:11'de
başlayan karnaval dönemi, Köln,
Düsseldorf ve Mainz başta olmak
üzere birçok büyük kentte çeşitli
etkinliklerle kutlanıyor.
Köln'deki Heumarkt (Saman
Pazarı) Meydanı'nda yapılan kutla-
malara yaklaşık 100 bin kişinin
katıldığı belirtiliyor. Burada toplananlar, şarkılar eşiliğinde dans ettiler.
Almanya'da aşırı alkolün
tüketildiği karnaval dönemi, 27 Şubat
2014'te "Rosenmontag" (Gül
Pazartesi) adı verilen büyük karnaval
geçidiyle doruk noktasına ulaşacak
ve 3 Mart 2014'te "Aschermittwoch"
(Kül Çarşambası) adı verilen gün
sona erecek. (AA)
NEW YORK - BM
Ekonomik ve Sosyal Konseyi
salonunda gerçekleştirilen
defilede Taslak'ın Filistin tarihi, kültürü ve mücadelesinden esinlenerek tasarladığı
kış koleksiyonu tanıtıldı.
Defilede Filistin'in tarihinden ilham alınarak tasarlanmış nakışlar dikkati çekti.
Defilenin ardından AA
muhabirine konuşan Taslak,
kreasyonunda Ürdün'deki
kamplarda kalan Filistinli
mültecilerin işlediği nakışlara
da yer verdiğini söyledi.
"Onlara sadece tasarımları ve gerekli malzemeleri
verdim, ortaya çıkan sonuç
müthişti" diyen Taslak,
Filistin kültürüne özgü
geometrik nakış işlemelerini
"haute couture" ile birleştirmenin önemine vurgu yaptı.
Filistin'in BM Daimi
Gözlemcisi Riyad Mansur ise
AA muhabirine, etkinliğin
Filistinlilerin yaratıcılığının bir
başka boyutunu gözler
önüne serdiğini söyledi.
Mansur, "Yaşadıkları
acılara, göğüs gerdikleri zorluklara rağmen Filistinliler
Cemal Taslak'ın tasarımları
gibi güzellikleri ve yaratıcı
eserleri dünya ile paylaşabileceğini gösterdi" diye
konuştu.
İtalya'nın başkenti
Roma'da 1990 yılından beri
ikamet eden modacı Cemal
Taslak, bugüne kadar
Sharon Stone, Ornella Muti
ve Ürdün Kraliçesi Rania elAbdullah dahil birçok
ünlünün elbiselerinin
tasarımını yaptı.
(AA)
Download

Davutoğlu HDP Heyeti