12
İzmir Yunus Emre Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanmıştır
8 HAZİRAN 2014 PAZAR
Bitmeye Yüz Tutmuş
Kirlenen Kaynaklar
Ç
evrecilikle Kurulan Köprüler adlı projemiz
için Ekim ayında Almanya’da bulunan bir
firmayı ziyaret ettik. İplik üretiminden çok
çevrecilik projeleriyle farklılık yaratan bu
firma, pamuk üretiminden dolayı kurumaya
başlayan ARAL gölünü göz önünde
bulundurmuş. Su tasarrufu üzerine yapmış
olduğu bu proje doğaya karşı olan
duyarlılığının göstergesi.
Peki firma bu su tasarrufunu nasıl yapıyor
diye soracaksınız: Yüzde 100 organik
pamukların geri dönüşümünü sağlayarak.
Bunu biraz daha açalım. 1 kg pamuğun
yetişmesi için 10 bin litre su harcandığını
düşünürsek, atık pamukların da
kullanılması büyük bir tasarrufun kanıtı.
Bu atıkların belli oranda yeni pamuklarla
karıştırılıp ürün elde edilmesi sağlanıyor.
Bu ürünler normalden daha pahalı. Peki
ama neden ? Teşvik için daha ucuz olması
gerekmez mi? Bu sorulara, yapılan
işlemlerin zor ve zahmetli olması şeklinde
PAMUKTAN İPLİĞE
EN ÇEVRECİ DÖNÜŞÜM
ÇEVRECİLİKLE Kurulan Köprüler adlı
projemiz için 21 Ekim 2013 Pazartesi günü
Almanya’daki bir iplik firmasını ziyaret
ettik. Bizleri firmanın yönetim kurulu
başkanı Oliver Kächler karşıladı.
Sorularımızı objektif bir şekilde yanıtlayan
Kächler ile yaptığımız röportajdan bir kesit:
SORU: Üretimde makinelerin
kullanılmadığı bir aşama var mı?
CEVAP: Hem üretimin veriminin
düşmemesi hem de üretimin
yavaşlamaması için tüm işlemler
makinelerle gerçekleşiyor. Yani
makinelerin kullanılmadığı bir aşama yok.
SORU: Dönüştürülmüş pamuğu tekrar
tekrar dönüştürmek mümkün mü?
CEVAP: Pamuğu en fazla iki kere
dönüştürebiliyoruz. Sonrasında kalite
farkını kapatmak zorlaşıyor.
SORU: ReCot2 ile doğal pamuktan üretilen
ip arasında kalite farkı var mı?
CEVAP: Kalite açısından ikisi arasında
herhangi bir fark yok.
SORU: Üretimde iplikler nasıl test ediliyor?
CEVAP: Makinelerin bağlı olduğu
bilgisayarlar ipi kontrol eder. Mesela, ipin
kalınlığında veya inceliğinde bi sorun
çıktığı zaman bilgisayar makineyi
durdurur. Böyle durumlarda da gereken
müdahaleyi yaparız.
SORU: 112 sene boyunca ayakta kalmayı
nasıl başardınız?
CEVAP: Sırrımız yüksek kalite ve iyi servis.
Ekin KAYGUSUZ, Baran Hürsan
Çevreci ve
takdire şayan
DOĞANIN zenginliği bizi her ne kadar
büyülese de, bu büyü yavaş yavaş kalkıyor.
İnsanlar doğal kaynakların yetersizliğini
farkında. Kaynakları daha verimli kullanmak,
iyi muhafaza etmek, geleceğimiz için büyük
bir yatırım. Bu kaynakların en
önemlilerinden biri su ayrıca en çok
kullandığımız. Suyu her istediğimizde
buluyoruz, değil mi? Peki ne zamana kadar?
Su kaynaklarımız azalıyor, bitiyor, kirleniyor!
Bundan korkmalı mıyız? Korkmak yerine
olanı korumak için çözümler aramalıyız.
Su harcamasını en aza indirmek, tasarruf
etmek gibi duyarlılığın ön planda olduğu
projelerden birindeyiz: Çevrecilikle Kurulan
Köprüler. Bu proje sayesinde Almanya’da
pamuk üreten bir firmayı ziyaret ettik.
Firma pamuk üretimindeki fazla su
kullanımını farkında olup, buna yönelik
tasarruf calışmaları yapıyor. Pamuğun
yetişmesi için 6 ay boyunca sürekli
sulanması gerekiyor. Firma yetkilileri pamuk
üretiminde suyun çok harcanmaması için
uzun zaman önce pamuk geri dönüşümü
yapmaya karar vermiş. Kullanılmış ürünler
veya pamuk üretiminden çıkan atık iplikleri
ve saf pamuğu karıştırarak, daha az tarımsal
pamuk üretimi yapıyorlar, yani daha az suyla
pamuklu eşya üretiyorlar. Firma, bu
sektördeki yatırımlarını sadece çevre için
yaptıklarını söylüyor. Devletten aldığı
yardımın yanında, kendi pamuklarından
yapılan ürünlerden kazançla, 100 yıldan
uzun süredir bu piyasada bir ilki yaşatıyor.
Firma, binlerce litre su tasarrufu yapıyor ve
bu tasarrufa gerçekten ihtiyacımız var. Böyle
bir işi takdir etmekten başka
ne yapabiliriz ki? Burak YILDIRIM
Peki sizce
eski bir
tişörtünüz su
tasarrufuna ne
kadar yardımcı
olur?
İşte İzmir
Yunus Emre
Anadolu Lisesi
öğrencileri, bu
sorulara cevabı
Almanya’nın
Dietenheim
Duyarlı bir
şehrindeki
proje: ReCot²
pamuk üreten
901 yılında Almanya’nın Dietenheim
bir firmada
1
şehrinde aile şirketi olarak kurulan
firma, günümüzde iplik üretimi ve çevreci
buldu. Yunus
fikirleriyle büyümeye devam ediyor.
Andreas Merkel aracılıgıyla ReCot² projesine
Emre Anadolu
imza atan şirket, bu projeyle su
Lisesi
kaynaklarının aşırı tüketimini azaltmak
istiyor. Üretim aşamasında çok miktarda su
öğretmenleri
gerektiren pamuğun geri dönüşümünü
gerçekleştiren firma, ürünleriyle tekstil
Ümran BAY ve
alanında birçok büyük markayla iş yapıyor.
Dr. Betül
Firmanın, benzerinin yaşanmasını
istemediği ve proje fikrine de kaynak olan en
ÖZSARIGÖL,
büyük kuraklık örneği Aral Gölü.
Günümüzün su kaynaklarından olan Aral
13 öğrencileri
Gölü’nün yüz ölçümü 1960 yılında 68 bin km²
ile birlikte
olarak ölçülmüştür. 1960’lı yılların başında
gölün beslenme kaynağı olan Seyhun ve
“Çevrecilikle
Ceyhun nehirleri çeşitli pamuk arazilerine
yönlendirilmiş, bunun sonucu olarak göl
Kurulan
yeterince beslenememiş ve sıcaklığın da
Köprüler”
etkisiyle kuraklaşmaya yüz tutmuştur. Bir
zamanlar 68 km² olan bu göl, günümüzde
projesi
17 km² olarak kayıtlara geçmiştir. ReCot² ise bu
su kayıplarını geri dönüşüm ile nötrlemeye
kapsamında,
çalışmakta.
geri dönüşüm
Andreas Merkel’e göre, geri dönüşüm ve
doğada sürekliliği sağlamak, çevrecilikte
ile eski
yalnızca bir başlangıç. Doğanın kontrolü altında
olan bizler, doğaya hükmetme şansımız yok
tişörtlerden
iken, doğanın bize sunduğu ve günden güne
pamuk iplik
azalmakta olan nimetleri geri dönüştürmeyi
öğrenmeliyiz. ReCot² ve benzeri projeleri tüm
üretimini
dünyaya taşımak ve daha nice projeler üretmek
hepimizin görevi. Samet ŞAHİN, Hazal ER
gözlemlediler
tatmin etmeyen bir cevap alıyoruz.
Bu proje gerçekten çevrecilik için mi? Maddi
getirisi yok mu? Bu yeni dünya düzenini göz
önünde bulundurursak ne kadar inandırıcı
olabilir? Her ne kadar kafamızda soru işaretleri
olsa da, insanlığın geleceği için yapılan bu güzel
proje gerçekten takdire şayan. Fakat suyun bu
kadar bilinçsizce kullanıldığı günümüzde, tek bir
firmayla ne kadar yeterli olunur? Maddi getirileri
bir tarafa bırakıp gelecek için de bir şeyler
yapmanın zamanı gelmedi mi? Aslında bunları
konuşmak bile geciktiğimizin bir göstergesi. Tek
tesellimiz, klasik olsa da, “Zararın neresinden
dönersek kardır” olabilir.
Her şey güzel ama bunca şey neden hep
başka ülkelerde yapılıyor? Başka ülkelerde
bizim ürünlerimizle yapılan projeler
varken, biz kendi projemizi neden
yaratamıyoruz? Biz bunları düşünürken
umarım çok geç kalmış olmayız. Tabii ki
projenin ilk temsilcisi olarak firmanın hakkını
vermek lazım... Eren KURU - Dilay KUDVER
ReCot² Projesi
PEKİ pamuk nedir ve hangi
işlemlerden geçerek
bizlere giyim olarak ulaşır?
Bizlere bu soruların
cevabını bulmakta şirket yöneticisi Bay
Kächler yardımcı oldu. Pamuk, sıklıkla
Temmuz ve Ağustos aylarında yetişen,
boyu 30 ila 100 cm arasında değişen,
beyaz veya sarımsı bir bitkidir. Afrika,
Türkiye, Çin ve Amerika’da bol miktarda
üretilir. Bay Kächler; bu bitkinin
yüzyıllardır köleler tarafından toplandığını
açıkladı. Teknolojinin gelişmesiyle
makinalar bu bitkiyi toplamaya
başlamıştır. Pamuk, fabrikaya ulaştıktan
sonra hemen işlem görmeye başlar.
Firma üretimini 7 gün ve 24 saat
boyunca sürdürmektedir ve Almanya’da
bulunduğundan, hava şartları uygun
olmadığı için de kendi pamuk üretimi
yapamamaktadır. Bu nedenle pamuğu
diğer ülkelerden ihraç
etmek zorundadır. Bu
ülkelerin içinde Türkiye’de
bulunmaktadır. Bu sorunu
yasayan firma ReCot projesini bulmuştur.
ReCot’un kelimesi Recycle (geri dönüşüm) ve
Cotton’dan (pamuk) oluşmaktadır.
ReCot projesinin amacının %100 pamukla
üretilen pamuğun yine ilk haline geri getirilip
sudan tasarruf etmektir. Fakat yarı pamukla
üretilen tekstil ürünlerinin geri
dönüştürülebilmesi zor veya imkansızdır. Şirket,
geri dönüştürülen pamuk ile tıp malzemeleri ve
makyaj ürünlerinin üretildiğini bizlere açıkladı.
Aynı zamanda da geri dönüştürülen pamuğun
kalite farkı yarattığını da öğrendik. Şirketin
amacı ise su tasarrufu ile gelir elde etmek, aynı
zamanda da çevreye duyarlı olmaktır.
ReCot2’nin su tasarrufu için önemli olduğunu
açıklayan Bay Kächler, projenin büyümesine
destek oluyor. Sean Cem ARNOCZKY
Değere değer
katan fabrika
FABRİKANIN içine girer girmez, keskin
odunumsu bir koku ve kulaklarımızı
tırmalayan bir gürültüyle karşılaştık. Dünyanın
farklı bölgelerinden toplanmış, balya haline
getirilmiş pamuklar, fabrikanın en alt katında
bulunmaktaydı. Bu fabrika, %100 organik
pamuk üretirken, aynı zamanda çevreyi de
düşünen ve yüzyıldır ayakta duran bir aile
kuruluşu.Pamuğun işlenmesinin ilk aşaması
olan taranma işlemi, adeta bir tarağın saçları
taraması gibi özenle yapılıyordu. Fabrikada
çalışan işçi sayısı bir elin parmaklarını
geçmezken, makinelerin verdiği gürültü onları
bile rahatsız etmeye yetiyordu. Bu sebeple,
kulaklarını koruma amaçlı kulaklık
kullanıyorlardı.
Üretimin her aşamasının bilgisayarlarla
takip edilmesi ve ürünlerin sertifikalarla
denetlenmesi, güvenirlilik kaynağı olmuş
durumda.Pamuğu yetiştirirken kullanılan su
miktarının fazla olması, fabrikayı bu sorunu
çözmesi için farklı bir proje geliştirmeye teşvik
etmiş. Su tasarrufu için geliştirdikleri ReCot
projesini tanıtmak için, ürünlerin ambalajlarına
yerleştirdikleri amblemler, bu ürünlere ilgiyi
arttırmış. Çevrecilik adına yaptıkları bu proje
sayesinde, diğer firmaların önüne geçiyorlar ve
yeni neslin bilinçlenmesine katkıda
bulunuyorlar. Acaba kaç kişi bunun farkında?
ReCot projesi tüm dünyada duyulması
gereken bir proje olup, sağladığı su tasarrufu
sayesinde Türkiye’de de ekonomik faaaliyetler
yüzünden kurutulan göller için örnek
gösterilebilecek, önemli bir çözüm yolu...
Gelecekte sesimize kulak verecek ve
Türkiye’yi öne çıkaran projeler geliştirebilecek
Türk mühendislere şimdiden başarılar
dileriz! Serra GEZEK, Nur BOZBEY
Download

Çevreci ve takdire şayan Değere değer katan fabrika