Ağustos-Eylül-Ekim 2014
SAYI
3
ISSN
2148-368X
“AYNİ GİDERLERE % 4
SÖZLEŞME GİDERLERİ
VE GENEL GİDERLER
EKLENECEK MİDİR?”
Dr. Ferhat GÜNDÜZ
“Belediyelerde Personel Giderlerinin
Yasal Sınırları”
Hamdi GÜLŞEN
“Yapım İşlerinde
Aşırı Düşük Tekliflerin
Üçüncü Kişilerden Alınan
Fiyat Teklifleri İle Açıklanması”
Salim DEMİREL
"Hizmet Alımı İhalelerinde
Aşırı Düşük Tekliflerin Değerlendirilmesi"
Murat ARAPGİRLİ
Yasal Dayanak Dergisi bir yayınıdır.
Künye
İmtiyaz Sahibi
Kameder Danışmanlık Eğt. Org. Yay. Hiz. Tic. Ltd. Şti.
adına Fatma EREM
Yazı işleri Müdürü
Mustafa ÇAVGA
Yönetim Yeri
Yıldızevler Mah. Sedat Simavi Sok. 42/4 Çankaya / Ankara
Tel: (0312) 442 57 97-98 Faks: (0312) 442 57 80
ISSN
2148-368X
Web
www.yasaldayanak.com.tr
Posta
[email protected]
Yayın Türü
İki ayda bir, Süreli
Abonelik
Yasal Dayanak yıllık abonelik bedeli 2014 yılı için KDV
dahil 450.00 TL’dir.
Banka Hesap:Halk Bankası Çankaya Şubesi
TR28 0001 2009 2190 0010 2605 26
TÜRKİYE HALKBANKASI
Dağıtım
Aras Kargo A.Ş.
Yayın Tasarımcısı
www.tasarcizim.com
İlk Tasarım
Afs Medya
Basımcı: Afşar Matbaacılık
1354. Cadde 1372. Sokak (Ağaç İşleri Yapı Kooperatifi)
No: 29 İvedik OSB Yenimahalle/Ankara
Tel : (0312) 394 39 22 Faks: (0312) 394 39 24
Yasal Dayanak Dergisi’nin her hakkı 5846 sayılı Fikir ve
Sanat Eserleri Kanunu’na göre Kameder Danışmanlık
Eğt. Org. Yay. Hiz. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. Makaleler ve diğer
dergi içeriğinden alıntı yapılması, izin alınması ve kaynak gösterilmesi koşuluna bağlıdır. Dergide yayımlanan
yazılarda ileri sürülen görüşler yalnızca yazarlarına aittir.
Yayınlanan reklamların sorumluluğu sahiplerine aittir.
DANIŞMA KURULU
Prof.Dr. Abuzer PINAR / Harran Üniversitesi
Prof.Dr. Ahmet Burçin YELELİ / Hacettepe Üniversitesi
Prof.Dr. Akif ÇUKURÇAYIR / Selçuk Üniversitesi
Prof.Dr. Azzem ÖZKAN / Erciyes Üniversitesi
Prof.Dr. Ertuğrul ACARTÜRK / Adnan Menderes Üniversitesi
Prof.Dr. Nurettin BİLİCİ / Çankaya Üniversitesi
Prof.Dr. Semih ÖZ / Ankara Üniversitesi
Prof.Dr. Şaban UZAY / Erciyes Üniversitesi
Doç.Dr. Mehmet CİVAN / Gaziantep Üniversitesi
Doç.Dr. Mikail ALTAN / Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Mehmet TEKİNKUŞ / Gaziantep Üniversitesi
İsmail TANRIÖVER / Sayıştay Uzman Denetçisi
Hamdi GÜLŞEN / Maliye Bakanlığı E. Muhasebat Başkontrolörü
Dr. Ferhat GÜNDÜZ / Sayıştay Uzman Denetçisi
Murat ARAPGİRLİ / Kamu İhale E. Uzmanı
Av. Tarık DEMİREL
KATKIDA BULUNANLAR
Cumhur Sinan ÖZDEMİR / ÇSG Bakanlığı İş Başmüfettişi
Esra COŞKUN / Kameder İhale Uzman Yrd
Dr. Ferhat GÜNDÜZ / Sayıştay Uzman Denetçisi
Hamdi GÜLŞEN / Maliye Bakanlığı E. Muhasebat Başkontrolörü
H. Bahadır BARÇIN / Sayıştay Başdenetçisi
Mahmut GÜLER / Sayıştay Denetçisi
Mesut HASTÜRK / Maliye Bakanlığı E. Muhasebat Başkontrolörü
Murat ARAPGİRLİ / Kamu İhale E. Uzmanı
Rana YEĞENOĞLU / Kameder İhale Uzmanı
Salim DEMİREL / Sayıştay Başdenetçisi
Serdar GÜNBAY /Kamu İhale Uzmanı
Av. Tarık DEMİREL
Yaşar GÖK / Sayıştay E. Uzman Denetçisi, Kamu İhale Kurumu E. Üyesi
YASAL DAYANAK / AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014
İhale
Sözleşmeleri
Muayene
Kabul İşlemleri
Stra
tejik
Plan
Fiyat Farkı
Hakediş
Süreci
İhale Uygulamaları
Performans
Programı
Şikayet Süreçleri
İ
Sim hale
ülas
yo
5018 sayılı
KMYKK
Taşınır
Sistemi
İhale Mevzuatı
İç
Kontr
ol
nu
Muhasebe
Uyum Eylem
Planı
Aşırı
Düşük
Teklifler
Analitik Bütçe
Sınıflandırması
İhale ve Mali Mevzuat
Eğitim Hizmetleri
www.kameder.com.tr
www.ihaleegitim.com.tr
Sunus
Saygıdeğer okurlarımız,
Kameder Danışmanlık tarafından hazırlanan Yasal Dayanak dergimizin üçüncü sayısı ile beraberiz. Bu sayımızda yine zengin bir içerikle dergimizi sizlere sunabilmek için yoğun bir
çalışma gerçekleştirdik.
Dergimizde ihale hukuku ağırlıklı makalelerimizin yanında diğer mali hukuk konularında da
değerli hocalarımızın çalışmalarını sizler için bir araya getirmeye çalıştık.
Özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri göz
önüne alınarak dergimizin bu sayısında idarelerin aşırı düşük teklif sorgulamalarına yönelik
düzenlemelere ilişkin makalelere yer verilmiştir. Hizmet alımı ihalelerinde ve yapım işlerinde
idarelerce gerçekleştirilen aşırı düşük teklif sorgulamalarında akıllarda bulunan soru işaretlerinin en azından belli bir kısmını ortadan kaldıracağını ümit etmekteyiz.
Mali mevzuat makalelerimizde özellikle belediye başkanları için zaman zaman önemli sıkıntılara yol açan personel maaşları konusu ile 5018 sayılı yasa kapsamında gerçekleştirilen
uyum eylem planları konusu incelenmektedir.
Ayrıca ihale makamının işçinin ücretinden sorumluluğuna ve hizmet işlerinde yol ve yemek
giderlerinin ödenmesi hususlarında önemli detaylar içeren kıymetli çalışmalara da yer verilmiştir.
Diğer sayılarımızda olduğu gibi "Yargı Kararları" bölümünde Danıştay, Yargıtay, Sayıştay kararları ile Kamu İhale Kurulu kararları incelemenize sunulmuştur. Mali hukuk ve özelde ihale
hukuku ile ilgili güncel kararları seçerek, uygulamada sıkıntı yaratan hususlarla ilgili gerek
yargı mercilerinin gerekse Kamu İhale Kurulu'nun son görüşlerini yansıtan kararlar seçilmiştir.
Dergimizin "Sorular ve Cevaplar" bölümü ile gerek danışmanlık hizmeti sunduğumuz kurumlardan ve firmalardan gerekse sahadan gelen soruları ve ihale uzmanı ekibimiz tarafından hazırlanan cevaplara yer verilmiştir.
"Pratik Bilgiler" bölümünde parasal limitler ve vergi oranları gibi değişikliğe uğrayan ve sürekli olarak elinizin altında bulunması gerekli olan veriler paylaşılmıştır.
Dergimizin "Mevzuatta Gündem" başlığı altındaki son bölümünde önemli görülen kanun,
yönetmelik ve tüzük değişiklikleri ile genelge ve tebliğlere yer verilmiştir. Özellikle mali mevzuat, ihale mevzuatı, sosyal güvenlik, iş ve personel mevzuatı ile ilgili olarak gerçekleşen son
değişiklikler bu sayfalarımızda yer bulmaktadır.
Bir sonraki sayımızda yeniden buluşmak dileği ile.
İÇİNDEKİLER
İHALE
9
39
Makale
9-11
Ayni Giderlere % 4 Sözleşme Giderleri Ve Genel Giderler
Eklenecek midir?
Dr. Ferhat GÜNDÜZ/ Sayıştay Uzman Denetçisi
12-16
Yapım İşlerinde Aşırı Düşük Tekliflerin Üçüncü Kişilerden Alınan
Fiyat Teklifleri İle Açıklanması
Salim DEMİREL/ Sayıştay Başdenetçisi
17-29
Hizmet Alımı İhalelerinde Aşırı Düşük Tekliflerin Değerlendirilmesi
Murat ARAPGİRLİ/ Kamu İhale E. Uzmanı
30-34
%50 Yabancı Menşeli Sınırı ve Aşırı Düşük Teklif Sorgulaması
Hilmi Bahadır BARÇIN/ Sayıştay Başdenetçisi
35-38
Ortak Girişimde Ortağın Şahsi Borçlarından Ortak Girişimin
Sorumluluğu
Av.Tarık DEMİREL
Yargı ve Kurul Kararları
Yargıtay Kararları
Danıştay Kararları
Sayıştay Kararları
Kamu İhale Kurulu Kararları
46
Soru&Cevap
Milli Eğitim Müdürlüğümüzce çıkılan "Mesleki
teknik ve genel liselere kumanya türü öğlen
yemeği hizmet alımı" ihalesinin iptal edilmesi
sonucu 21/b pazarlık usulü 9 ay süreli alım
yapılması için talepte bulunuluyor. Bu şekilde
bir işlem tesis edilerek 21/b pazarlık usulü ile 9
aylık alıma çıkabilir miyiz?
Ayni Giderlere % 4 Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler Eklenecek Midir?
Dr. Ferhat GÜNDÜZ
Hizmet Alımı İhalelerinde Aşırı Düşük
Tekliflerin Değerlendirilmesi
Murat ARAPGİRLİ
Yapım İşlerinde Aşırı Düşük Tekliflerin
Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri İle Açıklanması
Salim DEMİREL
%50 Yabancı Menşeli Sınırı Ve Aşırı
Düşük Teklif Sorgulaması
Hilmi Bahadır BARÇIN
SOSYAL
GÜVENLİKPERSONEL
MALİ GÜNDEM
48
Makale
48-52
Belediyelerde Personel Giderlerinin Yasal
Sınırları
Hamdi GÜLŞEN / Maliye Bakanlığı
E. Muhasebat Başkontrolörü
58-62
Genel Hatlarıyla Kamu İç Kontrol Standartları
Ve Standartlara Uyum Eylem Planı
Mesut HASTÜRK / Maliye Bakanlığı
E. Muhasebat Başkontrolörü
71
83
59
70
92
Kamu Kuruluşu İhale Makamının “İşçi
Ücreti” Yönünden Sorumluluğu
Cumhur Sinan ÖZDEMİR / Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Başmüfettişi
77-82
İşe Gelinmeyen Günlerde Yemek Ve
Yol Yardımı Kesilir Mi
Mahmut / Sayıştay Denetçisi
Yargı ve Kurul Kararları
Soru&Cevap
Bir yıllık çalışma süresi dolmuş bir
işçinin yıllık ücretli izin hakkının
kullanıldığına ilişkin ispat yükü kimin
üzerindedir?
Soru&Cevap
Belediyemizin değişik müdürlükleri tarafından
aynı mal ve hizmet kalemleri için ayrı ayrı
ihaleye çıkılması hem emek hem de kaynak
israfına neden olmaktadır. Gerçekleştirilecek
bu alımların tek bir müdürlükte toplanması
yönünde mevzuatta ne şekilde düzenleme
bulunmaktadır ?
71-76
Yargıtay Kararları
Danıştay Kararları
Sayıştay Kararları
Yargı ve Kurul Kararları
Danıştay Kararları
Sayıştay Kararları
Makale
93
PRATİK BİLGİLER
“01.02.2014 – 31.01.2015 tarihleri
arasında geçerli olacak 4734 Sayılı
Kamu İhale Kanunu parasal limitleri ve
eşik değerler”
99
MEVZUAT TAKİP
“Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına
Dair Yönetmelik”
Genel Hatlarıyla Kamu İç Kontrol
Standartları
Ve Standartlara Uyum Eylem Planı
Mesut HASTÜRK
Kamu Kuruluşu İhale Makamının “İşçi
Ücreti” Yönünden Sorumluluğu
Cumhur Sinan ÖZDEMİR
İHALE DANIŞMANLIĞI
HİZMETLERİ
Kameder kamu idarelerine sunduğu ihale ve mali mevzuat
danışmanlığı hizmetinin 6. yılında yasal dayanak ile sizleri selamlıyor.
İhale ve mali mevzuat süreçlerinde muhtemel sorunları öngören
ve bunları ortadan kaldıracak bir sistem kurulması
İhtiyacın ortaya çıktığı andan kabul işlemlerinin tamamlandığı ana
kadar idare tarafından gerçekleştirilen işlemlerin mevzuata uygunluğunun sağlanması ve karşılaşılan sorunların çözüme kavuşturulması
Şikayet, KİK ve yargılama süreçlerinde mevzuat desteği sağlanması
www.kameder.com.tr
www.ihaledanismanligi.com.tr
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
İHALE
MAKALE
“AYNİ GİDERLERE % 4
SÖZLEŞME GİDERLERİ
ve GENEL GİDERLER
EKLENECEK MİDİR?”
Dr. Ferhat GÜNDÜZ
Sayıştay Uzman Denetçisi
1. GİRİŞ
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun aşırı düşük teklif sorgulaması kurgusunun yeniden dizaynı ve devamında ikincil mevzuatlarda yapılan değişiklikler
neticesinde, hizmet alım ihalelerinde aşırı düşük
teklif sorgulaması yapılıp yapılmaması ve ayni giderlerin mahiyeti daha da önemli bir konuma gelmiştir. Ayni giderlerin teklif mektubu eki cetvelde
nasıl gösterileceği ve isteklilerin tekliflerinin değerlendirilmesinde nasıl dikkate alınacağı net olarak
ortaya konulmamıştır.
2. SON DÜZENLEMELERDE AYNİ GİDERLERİN
NASIL DÜZENLENECEĞİ ve DEĞERLENDİRMELERE ETKİSİ
Kamu İhale Genel Tebliği’nin (Tebliğ) 78.22. maddesine göre;
“
Ayrıca, ayni teklif verileceği
belirtilen yemek ve yol giderlerinin de ayrı iş kalemleri şeklinde düzenlenmesi esastır.
da kabul edilebileceği neticesini vermektedir. Ayrı
satır olarak düzenlenmeyen hallerde uygulamanın
daha da karışık olabileceği dikkate alınmak şartıyla,
bu düzenlemeden hareketle bazı tespitlerin yapılmasında fayda bulunmaktadır:
»» Ayni olarak düzenlenen yemek ve yol giderle-
rinin ayrı iş kalemi olarak gösterilmesi aşırı düşük teklif sorgulaması yapılıp yapılmamasıyla
doğrudan ilgilidir.
»» Aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmayan iha-
lelerde, asgari işçilik maliyetini karşılayan firmalara ihaleler verilecek olmakla beraber, ayrı
satır olarak gösterilen yemek ve yol için de
muhakkak surette bir bedel öngörülmesi gerekmektedir.
»» Ayni yemek ve yolun ayrı satır olarak göste-
rilmediği ihalelerde, aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmadan ihaleler neticelendirilecekse,
firmaların işçilik kalemlerine ayni unsurları karşılayacak teklif girmeleri ve asgari işçiliğin üzerinde teklif vermeleri zorunludur.
“
Bu madde düzenlemesine göre ayni olarak teklif
alınacak yemek ve yol giderleri için ayrı iş kalemi
açılması gerekmektedir. Ancak, bu düzenleme
esastır şeklinde yapılmış olup, aksi uygulamaların
»» Ayni yemek ve yolun ayrı satır olarak gösteril-
mediği ihalelerde, asgari işçilik üzerinden teklif
veren firmalar ihale dışı bırakılmalıdır.
»» Aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmayan hallerde, ayni unsurlar için verilen tutarların içeri-
YASAL DAYANAK / İHALE
8
9
sinde % 4 sözleşme giderleri ve genel giderlerde vardır kabulüyle işlem yapılmalıdır.
»» Aşırı düşük teklif sorgulaması yapılan ihaleler-
de, ayni unsurların belgelendirilmesi ve belgelendirilen tutar üzerine % 4 eklenmesi gerekir.
Bu iddiamıza yönelik düşüncelerimiz bir sonraki başlıkta detayı ile izah edilecektir.
»» Ayni yemek ve yol giderinin kesin tutarlar ola-
rak gösterildiği ihalelerde, ihaleye katılan firmalar bu tutarları ve bu tutarlara eklenecek %
4’leri dikkate alarak tekliflerini oluşturacaklardır.
3. AYNİ GİDERLERE % 4 SÖZLEŞME GİDERLERİ
ve GENEL GİDERLER EKLENMELİDİR
Tebliğde yer alan % 4 sözleşme giderleri ve genel
giderler oranı gerçekle örtüşmemektedir ve kanaatimizce yasal dayanağı olmayan bir düzenlemedir. 6552 sayılı Torba Yasada yer verilen ve kıdem
tazminatlarının idarelerce ödeneceğine yönelik
düzenleme de bu oranı anlamsızlaştırmaktadır.
“
% 4 oranı sadece personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerde dikkate alınmakta, diğer
hizmet alımlarında fiili duruma
göre hesaplama yapılmaktadır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
“
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerde hangi
unsurlar üzerinden % 4 hesaplanacağına yönelik
ifadeler şu şekildedir:
“Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler: İhale ve
sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale
Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem ve ihbar tazminatları, ihale konusu işte kullanılacak giyim gideri, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri,
20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanı ücreti ile çalışanlara verilecek eğitim
gideri, silahlı atış eğitim gideri, özel güvenlik mali
sorumluluk sigortası gideri, yaka kartı, önemli bir
bileşen olarak değerlendirilmeyen ilaçlama gideri,
toplu ulaşım kartı bedeli ve bu nitelikteki genel giderleri karşılamak üzere, birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik birim fiyatı üzerinden; işçi
sayısı üzerinden teklif alınması idarece uygun görülmeyen iş kalemi/kalemleri için ise çalıştırılacak
her bir personelin işçilik maliyeti üzerinden, % 4
oranında hesaplanan sözleşme giderleri ve genel
giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir.”
Bunun haricinde, % 4’ün hangi unsurlardan alınacağına ve hangi unsurlardan da alınmayacağına
yönelik başkaca bir düzenleme yoktur.
Düzenlemeye dikkatle bakıldığında, düzenlemenin ilk kısmında % 4 ün alınma gerekçelerine yer
verildiği görülecektir. Son bölümde ise “karşılamak
üzere” kısmından sonra % 4’ün;
»» Birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik birim fiyatı üzerinden,
»» İşçi sayısı üzerinden teklif alınması idarece uy-
gun görülmeyen iş kalemi/kalemleri için ise
çalıştırılacak her bir personelin işçilik maliyeti
üzerinden,
hesaplanacağı ifade edilmiştir. Bir ihalede bu kalemlerin her ikisi de bulunabilir. Yani bir temizlik
ihalesinde birim fiyat teklif cetvelinde işçilik birim
fiyatı yer alacağı gibi, aynı ihalede fazla mesai kalemi açılmak suretiyle işçi sayısı üzerinden teklif
alınması uygun görülmeyen iş kalemine de yer
verilebilir.
Burada % 4’ün hesaplanacağı matrahın sadece
asgari işçilik maliyeti olduğunu ifade etmek düzenlemeyle örtüşmeyecektir. Tebliğin 78.30. maddesinin (a) bendinde asgari işçilik maliyetine yer
verilmekte ve bu maliyet içerisinde ayni unsurlara
yer verilmemektedir. Kamu İhale Kurumu tarafından hazırlanan işçilik modülün de % 4’ü asgari işçilik maliyetinde yer alan maliyet bileşenlerine eklemekte, ayni giderler dikkate alınmamaktadır.
Ancak, % 4’ün alınacağı kalemler ifade edilirken
asgari işçilik maliyeti kavramına yer verilmemiş, işçilik maliyetinden bahsedilmiştir. İşçilik maliyeti ise
asgari işçilik maliyetinden farklıdır.
O halde burada şu sorunun sorulması gerekir: İşçilik maliyeti içerisinde ayni giderler bulunur mu?
Ayni olarak karşılanması öngörülen yemek ve yol
giderleri sosyal yardım mahiyetindedir. 4857 sayılı
İş Kanunu’nun 50’inci maddesine göre sosyal yardımlar ücretin içerisindedir. 5510 sayılı Kanunda da
sosyal yardımların ücret olduğuna yönelik düzenlemeler bulunmaktadır. İşçilik maliyeti ücretlerden
oluştuğuna ve sosyal yardımların ücretin bir parçası bulunduğuna göre,
“
ayni olarak karşılanan yemek
ve yol giderlerinin işçilik maliyeti içerisinde olduğu noktasında şüphe bulunmamaktadır.
surlar üzerinden de % 4 hesabı yapılmalıdır.
Burada “işçi sayısı üzerinden teklif alınmayan iş
kalemi” ifadeleri karışıklığa meydan veriyor gibi
gözükse de, bu düzenleme özellikle uygulamadan kaynaklı olarak, işçilik maliyetlerinin işçi sayısı
üzerinden alınamadığı hallere işaret etmektedir.
Bu hallerin ihalenin tamamı olarak ele alınabilmesi
de yine mümkün değildir. Yani içerisinde sadece
personel olan, ancak, işçi sayısı üzerinden teklif
alınmayacak park bahçelerin bakımı hizmetleri
gibi işler için bu düzenlemenin getirildiğini iddia
etmek de mevcut gerçeklikle örtüşmemektedir.
Çünkü işçi sayısı üzerinden teklif alınmayan işçilik maliyetleri genel olarak bellidir: fazla mesai,
ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmaları ve
son düzenlemelerle ayni yemek ve yol bedelleridir. Park bahçelerin bakım hizmetinin bu şekilde
alınmasında da tabii ki sakınca bulunmamaktadır
ama % 4 hesaplanacak girdi unsurlarının personel
çalıştırılmasına dayalı hizmetlerde sadece asgari
işçilik maliyetine indirgemek düzenlemeyle örtüşmemektedir.
İhalelerde firmaların aşırı düşük teklif sorgulamasına cevap verirken veya kesin rakamlar olarak ayni
unsurların belirlendiği hallerde teklif verilirken %
4’ün hangi unsurlardan alınacağı önem arz edecektir.
4. SONUÇ
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında,
idarelerin bir kısmı tarafından yapılan ayni yemek
ve yol düzenlemelerinin sosyal yardım mahiyetinde olduğu ve işçilik maliyetini doğrudan etkilediği
kesindir.
Tebliğde % 4’ün hesaplanacağı unsurlar ifade edilirken, matraha işçilik maliyeti konulmuştur. İşçilik
maliyeti asgari işçilikten farklıdır ve içerisinde ayni
unsurlar da bulunmaktadır. Bu sebeple,
“ “
% 4’ün hesaplandığı kalemler ifade edilirken işçilik
maliyeti kavramı kullanıldığından dolayı, ayni un-
işçilik maliyeti içerisinde yer
alan ayni yemek ve yol giderlerine % 4 eklenmelidir.
“
10
11
İHALE
MAKALE
Salim DEMİREL
Sayıştay Başdenetçisi
“YAPIM İŞLERİNDE
AŞIRI DÜŞÜK TEKLİFLERİN
ÜÇÜNCÜ KİŞİLERDEN ALINAN
FİYAT TEKLİFLERİ İLE
AÇIKLANMASI”
1.GENEL OLARAK
Teklifi aşırı düşük bulunan isteklilerin, tekliflerinde
önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili olarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 38 inci maddesi uyarınca yapacakları açıklamada, sorgulamaya konu iş kalemlerine/gruplarına ilişkin analizler ile
bu analizlere dayanak teşkil eden bilgi ve belgeleri
sunmaları gerekmektedir. Söz konusu bilgi ve belgelerin neler olduğu Kamu İhale Genel Tebliğinin
45.1.13 üncü maddesinde sayılmış bulunmaktadır.
Söz konusu bilgi ve belgelerden biri de üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleridir. Bu yazıda, yapım
işlerinde aşırı düşük tekliflerin açıklanmasında kullanılan yöntemlerden biri olan üçüncü kişilerden
alınan fiyat teklifleri konusu ele alınacaktır.
2. 07.06.2014 TARİHLİ TEBLİĞ DEĞİŞİKLİĞİ İLE
PROFORMA FATURA VE FİYAT TEKLİFİ AYRIMI
KALDIRILMIŞTIR
07.06.2014 tarihli Kamu İhale Genel Tebliğinde de1
ğişiklik yapılmadan önce analizlere dayanak teşkil
eden bilgi ve belgeler arasında proforma fatura ve
fiyat teklifi ayrımı yapılmıştı. 1
Bu kapsamda, “Mal” kalemleri için tedarikçi veya
imalatçılardan alınan ve birim fiyatları gösteren
proforma fatura sunularak açıklama yapılması
gerekmekteydi. Nitekim (Ek-O.5) nolu tutanakta; “……… (İhaleyi yapan idarenin adı) ………..’nın
……………… tarihinde yaptığı .…(ihale kayıt numarası)…… İKN’lı ……(ihalenin adı) ….……… ihalesine teklif
veren ………… (isteklinin adı ve soyadı/ticaret unvanı)……. nın teklifinin aşırı düşük teklif olarak tespit
edilmesi nedeniyle, teklife konu mamul/malla ilgili
ortalama maliyet/satış tutarı tespitine yönelik olarak proforma fatura veren mükellefin yasal defter
ve belgelerine göre aşağıda belirtilen hususlar mükellef ile birlikte müştereken tespit edilmiştir” ibaresi yer almaktaydı.
İçerisinde “işçilik unsuru barındıran” iş kalemlerine/gruplarına ilişkin olarak ise piyasada o alanda
faaliyet gösteren kişilerden alınan fiyat tekliflerinin
B Kurul’un 09.01.2012 tarih ve 2012/UH.I-280 sayılı Kararında bu husus;
“…Diğer taraftan Kamu İhale Genel Tebliğinin yukarıda anılan maddelerinde, isteklilerin aşırı düşük olan tekliflerini nasıl açıklayacakları
belirlenmiş ve proforma faturalarla fiyat teklifleri ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Buna göre, ihale konusu işin yapılmasında kullanılacak mallar için tedarikçi veya üreticilerden proforma fatura alınabilecek, teklifin bir
bölümünü oluşturan iş kalemleri için ise piyasada o alanda faaliyet gösteren kişilerden fiyat teklifi alınacaktır.
İhale üzerinde kalan istekli tarafından yapılan açıklamada, ihale konusu iş kapsamında yapılacak ilaçlamanın istekli tarafından değil,
piyasada bu alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan firma tarafından yapılacağı görülmektedir.
Dolayısıyla, anılan istekli tarafından teklifin bir bölümünü oluşturan bir iş kalemi olan ilaçlama işine ilişkin olarak proforma fatura değil,
Kamu İhale Genel Tebliğinin 79.4.2.5 inci maddesi uyarınca fiyat teklifi sunulması ve buna ilişkin Ek-O.6 numaralı tutanağın düzenlenmesi gerekirken, ihale üzerinde bırakılan isteklinin proforma fatura ile açıklamada bulunması ve buna ilişkin Ek-O.5 sayılı tutanağın
düzenlenmesinin Kamu İhale Genel Tebliğinin 79 uncu maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.” şeklinde ifade edilmişti.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
12
13
sunulması gerekmekteydi. Bu husus (Ek-O.6) nolu
tutanakta;”………(İhaleyi yapan idarenin adı)……….’nın
……………… tarihinde yaptığı …(ihale kayıt numarası)…… İKN’lı ……(ihalenin adı) ……… ihalesine teklif
veren ………… (isteklinin adı ve soyadı/ticaret unvanı)……. nın teklifinin aşırı düşük teklif olarak tespit
edilmesi nedeniyle, teklife konu hizmetle ilgili ortalama maliyet/satış tutarı tespitine yönelik olarak
fiyat teklifi veren mükellefin yasal defter ve belgelerine göre aşağıda belirtilen hususlar mükellef ile
birlikte müştereken tespit edilmiştir.” şeklinde ifade
edilmişti.
“
Fiyat teklifi ile proforma fatura
temelde aynıdır. Biri mala ilişkin diğeri hizmete ilişkin fiyat
teklifidir. Yapılan değişiklikle
bu ayrım ortadan kaldırılmış
“üçüncü kişilerden alınan fiyat
teklifleri” olarak birleştirilmiştir.
“
3. MALİYET TESPİT TUTANAĞI VEYA SATIŞ TUTARI TESPİT TUTANAĞININ DÜZENLENMESİ
Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik
sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet
tespit tutanağı (Ek-O.5) veya satış tutarı tespit tutanağı (Ek-O.6) düzenlenir.
Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala
ilişkin olması hâlinde mamul/malın birim fiyatının,
tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete
ilişkin olması hâlinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin
altında olmaması, bu tespitin (Ek-O.5) formunda
yapılması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu
tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca
düzenlenerek onaylanan (.../.../...) tarih ve (…) sayılı
maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim
bilgileri de belirtilmek suretiyle meslek mensubu
(serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli
mali müşavir) tarafından kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.
Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat
teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın,
ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim
satış tutarının %80’inin altında olmaması, bu tespitin (Ek-O.6) formunda yapılması, fiyat teklifi üzerine
meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki
birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine
göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (.../.../...)
tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki
ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek
suretiyle meslek mensubu (serbest muhasebeci
mali müşavir veya yeminli mali müşavir) tarafından
kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.
YASAL DAYANAK / İHALE
12
13
4. ÜÇÜNCÜ KİŞİLERDEN ALINAN FİYAT TEKLİFLERİ İLE AÇIKLAMA YAPILMASI KONUSUNA
İLİŞKİN UYGULAMADA TEREDDÜT DOĞURAN
HUSUSLAR
4.1. Maliyet tespit tutanağı ve satış tutarı tespit
tutanağının muhafazası
Aşırı düşük teklif açıklamasında, fiyat teklifinin idareye sunulması yeterli olup, tutanakların idareye
sunulmasına gerek yoktur. Bu kapsamda tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenerek
meslek mensubu tarafından muhafaza edilir, ancak fiyat teklifinin ekinde idareye verilmez. Bununla birlikte,
“
idare veya Kamu İhale Kurumu
tarafından gerekli görülmesi
hâlinde bu tutanaklar meslek
mensubundan istenebilir.
“
4.2. Tutanaklar gerekli görülmesi durumunda istekliden mi yoksa meslek mensubundan mı istenmelidir?
Fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenen tutanaklar meslek mensubu tarafından muhafaza edileceğinden,
“
gerekli olması durumunda
idarece veya Kamu İhale Kurumu tarafından meslek mensubundan istenmelidir.
“
4.3. Meslek mensubu ifadesi kimleri içermektedir?
“
Meslek mensubu ifadesi YMM
ve SMMM’leri içermektedir.
“
Örnek Karar: İstekli ile YMM arasında tam tasdik
sözleşmesi bulunmamasının aşırı düşük teklif açıklamasını geçersiz kılmayacağı hakkında.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Ankara 1. İdare Mahkemesinin 30.05.2012 tarih ve
E:2011/717 ve K:2012/1937 sayılı kararı.
Antalya Su Kanal İdaresi Yatırım ve İnşaat Dairesi
Başkanlığı İhale ve Kesin Hesap Şube Müdürlüğü
tarafından 19.10.2010 tarihinde açık ihale usulü ile
yapılan “Atıksu Sisteminin İşletilmesi İşi” ihalesine
ilişkin olarak Remondis Su ve Atık Su Teknolojileri
San. ve Tic. A.Ş.’nin 02.02.2011 tarih ve 6579 sayı
ile Kurum kayıtlarına alınan 02.02.2011 tarihli itirazen şikâyet başvurusu hakkında Kamu İhale Kurulunca 21.02.2011 tarih ve 2011/UH.III-758 sayılı
karar ile; “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen
şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Remondis Su ve Atık Su Teknolojileri San. ve Tic.
A.Ş. tarafından, anılan Kurul Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen
30.05.2012 tarih ve E:2011/717 ve K:2012/1937
sayılı karar ile; “…vergisel açıdan beyannamelerin
kontrolünü sağlama ve vergi ile ilgili belgelerin
doğruluğunun meslek mensubu tarafından teyidi
amacını güden tam tasdik sözleşmelerinin, esasen
vergi iş ve işlemlerine ilişkin mevzuatla bir işlem
olduğu, ilgili mevzuatta da mükelleflerin diledikleri
takdirde süresinden sonra da tam tasdik sözleşmesi düzenlemek suretiyle tam tasdik hizmetinden
yararlanmalarının mümkün olduğu, buna göre davacı şirket tarafından ihaleyi yapan idareye sunulan
ve Anteko Taş. Tic. Ltd. Şti.’den alınan 26.10.2010
tarihli proforma faturanın içeriğine ilişkin olarak
taraflar arasında herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, kaldı ki Boğaziçi Yeminli Mali Müşavirlik ve
Denetim Ltd. Şti. ile Anteko Taş. Tic. Ltd. Şti.’nin
idareye gönderdiği 17.01.2011 tarihli yazıları ile de,
Anteko Taş. Tic. Ltd. Şti. firmasıyla 2010 takvim yılına ilişkin olarak tam tasdik sözleşmesi imzalanmış
olduğunun belirtilmiş olması karşısında,
“
salt tam tasdik sözleşmesinin
proforma tarihinden sonra
düzenlenmiş olmasının davacı
şirketin teklifini hukuken sakatlamasına olanak bulunmadığından,
“
Boğaziçi Yeminli Mali Müşavirlik ve Denetim Ltd.
Şti. ile Anteko Taş. Tic. Ltd. Şti. ile arasında tam
14
15
tasdik sözleşmesi bulunmadığından bahisle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması
gerektiğinden yola çıkılarak ihalenin iptal edilmesi
üzerine davacı şirketin yaptığı itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde
hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle
dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
4.4. Tutanakta yer verilen ibarenin bilgi eksikliği
kapsamında tamamlatılması mümkün müdür?
Fiyat teklifinde yukarda yer verilen ibarelerin yer almaması bir bilgi eksikliği olarak kabul edilmediğinden, tamamlatılması mümkün değildir ve teklifin
reddedilmesi gerekir.
4.5. Fiyat teklifinin teklife konu alanda faaliyet
gösterenlerden alınması gerekli midir?
“
Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu
alanda faaliyet gösterenlerden
alınması gerekmektedir.
“
Bu kapsamda söz konusu belgeleri verenlerin fiyat
teklifine konu alanda faaliyet gösterip göstermediği komisyon tarafından araştırılabilir. Buna göre
fiyat teklifi ekinde bu belgelerin alındığı kişilerin söz
konusu alanlarda faaliyet gösterdiğine ilişkin belge
sunulmasının istenmesi kanımızca uygun olmaz.
İhale komisyonu isterse söz konusu hususların
tevsikini ayrıca isteyebilecektir.
4.6. Fiyat teklifinin alınma zamanı
Fiyat tekliflerinin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu olmayıp, söz konusu belgeler
ihale tarihinden önce düzenlenebileceği gibi, ihale
tarihinden sonra da düzenlenebilir.
Teklif geçerlilik süresi ile aşırı düşük teklif sorgulamasında teklifi açıklayıcı belge olarak sunulan fiyat
teklifindeki geçerlilik süresinin aynı olması gerektiğine dair genel bir kural da yoktur. Fiyat teklifinin
geçerlilik süresinin teklif geçerlilik süresinden kısa
olması açıklamanın kabulüne engel değildir kanaatindeyiz.
4.7. Maliyet/satış tutarı tespit tutanakların serbest
muhasebeci tarafından düzenlenmesi mümkün
müdür?
Tutanakların 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na
göre çalışan meslek mensupları tarafından düzenlenebileceğinden, söz konusu tutanakların serbest
muhasebeci tarafından düzenlenmeyeceğine kurulca karar verilmekte idi.
Kurul’un 18.01.2010 tarih ve 2011/UH.II-210 sayılı
Kararında da,
“…Öte yandan, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda yer alan hükümlerden, kamu ihale mevzuatı gereği, aşırı düşük teklif açıklamalarında
isteklilerce sunulan proforma faturaların üzerine ilgili meslek mensuplarınca yazılması/imzalanması/
kaşelenmesi, istenilen belgelerin belli bir tahlilini
ve incelenmesini gerekli kılan beyanların serbest
YASAL DAYANAK / İHALE
14
15
muhasebeci tarafından yapılabilmesinin mümkün
olmadığı, başka bir ifadeyle bu yetkinin sadece
SMMM veya YMM sıfatını taşıyan meslek mensupları tarafından kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, açıklama kapsamında sunulan, serbest
muhasebeci tarafından tanzim edilen Ek-O7 Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağının da mükellefin
defterlerinde belli bir inceleme neticesinde düzenlenebileceği kabul edildiğinden, bu tutanağın
serbest muhasebeci tarafından düzenlenemeyeceği, dolayısıyla serbest muhasebeci tarafından
düzenlenen tutanağın geçerli bir belge olmadığı
sonucuna varılmıştır.”
tespit tutanakları ve stok tespit tutanağı ile profor-
denilmektedir.
“
Kurum’un 01.03.2011 tarih ve 5689 sayılı yazısı ile
Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan, KİGT’nin 45’inci ve
79’uncu maddelerinde, aşırı düşük teklif değerlendirmelerinde mükellefle tam tasdik sözleşmesi
yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili
olan meslek mensubu tarafından imzalanarak kaşeleneceği belirtilen belgelerin (maliyet/satış tutarı
2
Kurul’un 19.12.2011 tarih ve 2011/UH.III-4253 sayılı Kararı.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
ma faturanın) serbest muhasebeciler tarafından
düzenlenip kaşelenmesinin mümkün olup olmadığı hususunda görüş talep edilmiş olup, anılan
idarenin 17.05.2011 tarihli cevabi yazısında, “…Buna
göre değişiklikleri işlenmiş haliyle 09.02.2011 tarih
ve 27841 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan
Kamu İhale Genel Tebliği’nde “beyannameleri imzalamaya yetkili olan meslek mensubu” ibaresinin
serbest muhasebeci unvanlı meslek mensuplarını
da kapsayacağı tabidir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.
Buna karşılık,
Kamu İhale Genel Tebliği’nde
meslek mensubu olarak sadece YMM ve SMMM’lere ilişkin
düzenleme yapıldığından serbest muhasebeci onaylı tutanakların geçerliliği bulunmamaktadır.
“
16
17
İHALE
MAKALE
“HİZMET ALIMI İHALELERİNDE
AŞIRI DÜŞÜK TEKLİFLERİN
DEĞERLENDİRİLMESİ”
Murat ARAPGİRLİ
E. Kamu İhale Uzmanı
1. GİRİŞ
Kamunun mal ve hizmet alma ile yapım işleri yaptırma yöntemlerinden birisi ihale usulüdür.
“
Kamu, ihtiyaçlarını temin ederken kamu kaynaklarını etkin ve
verimli kullanmak için en düşük fiyattan almaya çalışır.
“
Buna karşılık ihtiyaç konusu işin belli bir kalitede
olmasının ve başlamış işlerin yarıda bırakılmadan
zamanında tamamlanmasının da göz önünde
bulundurulması gerekir. İhalede gerçekleşen fiyatların çok düşük olması nedeniyle yüklenicilerin
zarar etmesi hem kamunun vergi gelirlerinin azalmasına hem de sosyal sorunlara neden olabilir.
Ayrıca aşırı düşük teklifler yıkıcı rekabetin önlenmesi bakımından da önemlidir.1 Bu çerçevede
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun2 (KİK) “Aşırı
düşük teklifler” başlıklı 38’inci maddesi ile Avrupa
Birliği mevzuatına uyum sağlamak ve işin gerektiği şekilde yapılmasına imkân verecek sorumlu
bir teklif hazırlanıp hazırlanmadığını tespit etmek
üzere, ihale komisyonunun yaklaşık maliyete veya
diğer tekliflere göre aşırı düşük olduğunu belirlediği teklifleri hemen reddetmek yerine, bu teklif
sahiplerinden tekliflerinin bileşenleri ile ilgili olarak
açıklama istemesine ve bu açıklamalar çerçevesinde nihai değerlendirmesini yapmasına imkân
tanınmıştır.
Kamu İhale Kurulu kararları incelendiğinde idareler ile istekliler arasında ihtilafa neden olan konuların başında aşırı düşük tekliflerin tespiti ve değerlendirmesi geldiği görülmektedir.
19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 6518 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile KİK’in aşırı düşük tekliflerle ilgili düzenlemenin yer aldığı 38’inci maddesinde
de değişiklik yapılmış olup, bunun paralelinde
07.06.2014 tarih ve 29023 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile ikincil
mevzuatta aşırı düşük tekliflerin belirlenmesi ve
değerlendirilmesine yönelik yeni usul ve esaslar
belirlenmiştir.
1
GÜNBAY, Serdar, “Türkiye’de Yapım İşleri İhalelerinde Aşırı Düşük Tekliflerin Tespit Edilmesi ve Değerlendirilmesi”, Yayımlanmamış
Kamu İhale Kurumu Uzmanlık Tezi, Ankara, 2008, s. 15.
2
22.01.2002 tarih ve 24648 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
3
04.03.2009 tarih ve 27159 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
YASAL DAYANAK / İHALE
16
17
“
Hizmet alımı ihalelerinde aşırı
düşük teklifler yaklaşık maliyete göre belirlenmektedir.
“
Bu nedenle öncelikle hizmet alımı ihalelerinde
yaklaşık maliyetin tespitine değinmek yerinde olacaktır.
Yapılan her türlü araştırmaya rağmen fiyatın tespit edilemediği veya tespit edilen fiyatların rayiçleri
yansıtmadığının anlaşıldığı durumlarda, idarece
re’sen fiyat belirlenir ve gerekçesi yaklaşık maliyet
hesap cetvelinde gösterilir.
“
2. YAKLAŞIK MALİYET VE KÂRIN BELİRLENMESİ
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin3
(HAİUY) 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yaklaşık
maliyetin hesaplanmasına esas miktar ve fiyatların
tespitine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Anılan
hükme göre yaklaşık maliyete ilişkin fiyatların tespitinde aşağıda belirtilen fiyatların biri, birkaçı veya
tamamı herhangi bir öncelik sırası olmaksızın kullanılabilir.
»»
Kamu kurum ve kuruluşlarınca işin niteliğine
göre belirlenmiş fiyatlar,
»»
İhaleyi yapan idare veya diğer idarelerce gerçekleştirilmiş aynı veya benzer işlerdeki fiyatlar,
»»
İlgili odalarca belirlenmiş fiyatlar,
»»
İhale konusu işi oluşturan iş kalemlerine veya
gruplarına ilişkin olarak piyasadan yapılacak
fiyat araştırması kapsamında elde edilecek
fiyat tekliflerinin aritmetik ortalaması alınmak
suretiyle ya da konusunda uzman bilirkişi ve
ekspertizlerden soruşturularak oluşturulan fiyatlar,
»»
İhale konusu işe ilişkin olarak Bütçe Uygulama
Talimatlarında ve/veya Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan fiyatlardan katma değer vergisi
(KDV) veya farklı nitelikteki diğer giderler indirilmek suretiyle bulunan fiyatlar.
Özelliği bulunan hizmet alımlarında, önceki yıllarda bitirilmiş benzer nitelikteki işlerde oluşan fiyatların piyasa fiyatları ile karşılaştırılması suretiyle bulunan fiyatlar veya benzer nitelikteki hizmetlerde
uzmanlık ve deneyimini kanıtlamış kamu ve özel
sektör kuruluşları ile gerçek kişilerden soruşturularak oluşturulan fiyatlar da kullanılabilir.
4
Firmaların temel amacı kâr
elde etmek olduğundan yaklaşık maliyetin belli bir kârı da
içermesi gerekir.4
“
HAİUY’nin 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında
kârın belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Mezkûr hükme göre, hizmetin gerçekleştirilmesi
için gerekli olan iş kalemlerine veya iş gruplarına
ilişkin miktarların tespit edilen fiyatlarla çarpımı sonucu bulunan tutarların toplanması ile elde edilen
genel toplam tutar, sözleşme giderleri ve genel
giderler ile KDV hariç olarak belirlenir. Bulunan bu
tutara işin niteliği dikkate alınarak %20 oranını geçmemek üzere yüklenici kârı eklenir. Bu tutar, kâr
hariç belirlenen genel toplam tutar üzerinden hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler ile
toplanarak yaklaşık maliyet hesaplanır. Buna ilişkin
hesap cetveli hazırlayanlarca imzalandıktan sonra,
ihale onay belgesinin ekine konularak ihale yetkilisine sunulur. Yüklenici için öngörülen kar tutarının
bu cetvelde gösterilmesi zorunludur.
Anılan hükme göre
“
kâra esas matrah tespit edildikten sonra bulunan bu tutar
üzerinden işin niteliği dikkate
alınarak %20 oranını geçmemek üzere yüklenici kârı eklenmektedir.
“
Ancak kâr oranı belirlenirken işin niteliğine göre
değil, o sektörde faaliyette bulunan firmaların belirledikleri kâr oranına göre karar verilmesinin daha
uygun bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz. Örneğin, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerde o
Ancak Kamu İhale Kurulu’nun 03.10.2011 tarih ve 2011/UH.I-3326 sayılı Kararında, yaklaşık maliyete kârın eklenmemesi mevzuata
aykırı bulmamıştır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
alanda faaliyet gösteren firma sayısı az, buna karşılık talep çok ise, kural olarak, kâr oranı da yüksek olacaktır. Öte yandan uzmanlık gerektiren bir
hizmette, o sektörde faaliyet gösteren firma sayısı
çok ve talep az ise kâr oranları nispeten daha düşük olacaktır. Kâr oranı belirlenirken mevzuattaki
emredici hüküm ve düzenlemeler de dikkate alınmalıdır. Örneğin Sağlık Bakanlığı’nın 04.06.2010
tarih ve 2010/43 Sıra No’lu Genelgesi’ne göre
“
personel çalıştırılmasına dayalı
hizmet alımlarında en fazla %5
oranında kâr öngörülebilir.
“
Yaklaşık maliyete dâhil edilecek kârı bulabilmek
için öncelikle kâra esas matrahı bulmak gerekir.
HAİUY’nin 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasına
göre hizmetin gerçekleştirilmesi için gerekli olan
iş kalemlerine veya iş gruplarına ilişkin miktarların
tespit edilen fiyatlarla çarpımı sonucu bulunan tutarların toplanması ile elde edilen genel toplam
tutar, sözleşme giderleri ve genel giderler ile KDV
hariç olarak belirlenir. Bu hususu aşağıdaki gibi ifade edebiliriz:
“
Kâra esas matrah=Sözleşme
giderleri ve genel giderler ile
KDV hariç yaklaşık maliyete
ilişkin giderler toplamı.
“
Sözleşme giderleri ve KDV hariç yaklaşık maliyete
ilişkin giderler toplamı ile bu toplam tutar üzerinden hesaplanan kâr ile sözleşme giderleri ve genel
giderler toplamı yaklaşık maliyeti oluşturmaktadır.
Bu durumu aşağıdaki gibi gösterebiliriz:
“
5
Yaklaşık maliyet=Kâra esas
matrah+Kâr+Sözleşme giderleri ve genel giderler.
“
Yaklaşık maliyete eklenecek kâr yukarıda açıklandığı gibi tespit edilmekle birlikte yaklaşık maliyete
eklenecek kâr tutarının tespit edilmesi her zaman
mümkün olmayabilir. Örneğin malzemeli yemek
hizmetinde yemek bedeline ilişkin yaklaşık maliyetin piyasa araştırması yapılarak tespit edildiği
bir durumda, piyasa araştırması sonucu bulunan
tutarlar kâr dâhil fiyatlardır. Tespit edilen bu kârlı
fiyatlara ikinci kez kâr eklenmesi, hizmetin yaklaşık
maliyeti ile piyasa fiyatlarının farklı olmasına neden
olacaktır. Yine örneğin personel çalıştırılmasına
dayalı bir işte kullanılacak bir binek aracın fiyatının
piyasa araştırması veya oda fiyatlarının kullanılması yoluyla tespit edilmesi hâlinde yemek ve araç
bedelindeki kâr tutarının ayrıştırılma imkânı yoktur.
Yaklaşık maliyet tespitinde kârsız yaklaşık maliyetin
tespit edilebileceği ileri sürülebilir. Ticari sır, Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı Hakkında Kanun
Tasarısı’nda, “Bir ticari işletme veya şirketin faaliyet
alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve
diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen,
özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi hâlinde
zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere
ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için
büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu,
araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri
ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya
tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya
bu gibi bilgi ve belgeler” şeklinde tanımlanmıştır.5
Bu kapsamda firmaların maliyetleri ile buna ekledikleri kârı üçüncü kişilere bildirmeleri konusunda
bir yükümlülükleri olmadığı gibi firmaların maliyet
ve kâr tutarları ticari sır niteliğindedir.
Bu çerçevede yukarıya aktarılan söz konusu hüküm iki durumda doğru sonuç vermektedir. Bu
durumlardan ilki yaklaşık maliyetin işçilik hesaplama modülü kullanılarak hesaplandığı durumdur. İkincisi ise hizmetin sunumunda kullanılacak
girdilerin üçüncü kişilerden temin edilmesi durumudur. Örneğin malzemeli temizlik hizmetinde
kullanılacak temizlik malzemeleri, genel olarak,
temizlik hizmetini sunan firmalarca üretilmemekte, üçüncü kişilerden temin edilmektedir. Bu durumda temizlik malzemesine ilişkin tespit edilen fiyatlara kâr eklenmesi gerekir. Eklenen bu ikinci kâr
temizlik malzemesini üreticiden alarak ihale konu-
http://www.kgm.adalet.gov.tr/Tasariasamalari/Tbmmkms/Tbmmkom/ticarisir.pdf (Erişim Tarihi: 10.10.2013)
YASAL DAYANAK / İHALE
18
19
su işte kullanacak yükleniciye ait kâr olduğundan
mükerrer kâr eklenmesi söz konusu olmayacaktır.
Yüklenici için öngörülen kâr tutarının yaklaşık maliyet hesap cetvelinde gösterilmesi zorunludur
(HAİUY m. 9/III). Bununla birlikte yaklaşık maliyet
içindeki kâr tutarının her zaman tam olarak bilinmesi mümkün olmadığından yaklaşık maliyet hesap cetvelinde gösterilmesi de mümkün olmayabilir.
HAİUY’nin 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükme göre sözleşme giderleri ve genel
giderler kâr hariç belirlenen genel toplam tutar
üzerinden hesaplanmalıdır. Ancak sözleşme giderleri ve genel giderler, adından da anlaşılabileceği üzere, sözleşme bedeline bağlıdır. Anılan
hükme göre örneğin, kârsız tutarın 1.000.000.TL ve kârın 100.000.-TL olduğu bir işte sözleşme
giderleri ve genel giderler 1.000.000.-TL üzerinden hesaplanacaktır. Oysaki istekliler binde 9,48
oranındaki sözleşme damga vergisini, binde 5,69
oranındaki karar damga vergisini (karar pulu) ve
onbinde beş oranındaki Kamu İhale Kurumu payını 1.000.000.-TL üzerinden değil, 1.100.000.-TL
(1.000.000.-TL+100.000.-TL) üzerinden hesaplayarak ödeyeceklerdir.
3. SINIR DEĞER KAVRAMI
KİK’in 38’inci maddesinin birinci fıkrasındaki hükme göre diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği
yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olan
teklifler aşırı düşük tekliftir. Hizmet alımı ihalelerin6
22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
de ikincil mevzuatta yer alan hüküm ve açıklamalara göre ise aşırı düşük teklifler diğer teklif fiyatları
dikkate alınmadan sadece yaklaşık maliyete göre
tespit edilmektedir.
3.1. Aşırı Düşük Tekliflerden Açıklama İstenilmesinde İdarelerin Takdir Yetkisi
HAİUY’nin 59’uncu maddesindeki hüküm çerçevesinde aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi
konusunda idarelere üç farklı uygulamadan birini
seçme konusunda takdir yetkisi tanınmıştır.
İlk seçenek ihale ilanında ve dokümanında ihalenin KİK’in 38’inci maddesinde öngörülen açıklama
istenmeksizin sonuçlandırılacağının belirtilmesi
kaydıyla ihalenin ekonomik açıdan en avantajlı
teklif üzerinde bırakılmasıdır. Ancak KİK’in 20’nci
maddesi uyarınca belli istekliler arasında ihale
usulü ile yapılan ihalelerde ve niteliği gereği aşırı düşük teklif sorgulaması yapılamayacağı Kamu
İhale Kurumu’nca belirlenen konularda yapılacak
alımlarda, ihalenin aşırı düşük teklif açıklaması istenmeksizin sonuçlandırılacağının ihale ilanında
ve dokümanında belirtilmesi zorunludur.
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde Kamu İhale Genel Tebliği’nin6 (KİGT)
78.29’uncu maddesindeki açıklamaya göre ihalenin en avantajlı teklif üzerine bırakılacağı hâllerde
bile, sözleşme giderleri ve genel giderler dâhil toplam asgari işçilik maliyetinin altında işçilik bedeli
sunan isteklilerin tekliflerinin, ihale dokümanına
aykırı teklif sunulduğu gerekçesiyle, değerlendir-
me dışı bırakılması gerekir. Başka bir anlatımla
lanmadan önce,
“
“
işçilik hesaplama modülüne
göre tespit edilen asgari maliyeti karşılamayan teklifler her
halükarda değerlendirme dışı
bırakılmaktadır.
“
KİGT’nin 78.30’uncu maddesindeki açıklamaya
göre asgari işçilik maliyeti, ihale tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret veya idari şartnamede
brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası olarak belirlenen ücret (ulusal bayram ve genel tatil günleri ile
fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretler dâhil), nakdi yemek ve yol bedeli gibi prime esas kazancın
hesabında esas alınan işçiliğe bağlı diğer ödemeler ve işveren sigorta primlerinin toplam tutarıdır.
Buna karşılık ücret eklerinden olan aynî yemek ve
yol gibi giderler ise asgari işçilik maliyetine dâhil
değildir.
İkinci seçenek yaklaşık maliyeti KİK’in 8’inci maddesinde öngörülen eşik değerin yarısına kadar
olan ihalelerde, ihale ilanında ve dokümanında
sınır değerin altında olan tekliflerin reddedileceğinin belirtilmesi şartıyla, sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin tekliflerinin açıklama istenmeksizin reddedilmesidir. 2014 yılı için hizmet
alımı ihalelerinde geçerli olan eşik değerler genel
bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli
idareler ile diğer idareler için sırasıyla 868.486.-TL
ve 1.447.479.-TL’dir.
Üçüncü seçenek ise ihale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında olan isteklilerden
açıklama isteneceğinin belirtilmesi hâlinde, sınır
değerin altında olan tekliflerin aşırı düşük teklif olarak tespit edilmesi ve bu teklif sahiplerinden Kamu
İhale Kurumu tarafından belirlenen kriterlere göre
teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile
ilgili açıklama istenilmesidir.
Yerli istekliler lehine fiyat avantajı uygulanan veya
ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesinde fiyat dışı unsurların da dikkate alındığı ihalelerde tekliflerin aşırı düşük teklif olup olmadığı fiyat
avantajı veya fiyat dışı unsurlar uygulanmamış teklif bedelleri üzerinden belirlenir.
İhale üzerinde bırakılan istekliden sözleşme imza-
teklif fiyatının sınır değere eşit
veya üzerinde olması hâlinde teklif fiyatının %6’sı, sınır
değerin altında olması hâlinde ise yaklaşık maliyetin %9’u
oranında kesin teminat alınır.
“
Kısmi teklif verilmesine imkân tanınan ihalelerde,
tek bir sözleşmeye konu olacak kısımların herhangi birisi veya birkaçı için teklif edilen fiyatın, ilgili
kısım için hesaplanan sınır değerin altında olması
hâlinde alınacak kesin teminat tutarı, isteklinin sınır
değerin altında teklif sunmuş olduğu kısma veya
kısımlara ilişkin yaklaşık maliyetin %9’u, sözleşmeye konu diğer kısma veya kısımlara ilişkin teklif fiyatının ise %6’sı oranında hesaplanır ve bu tutarların toplamı kadar kesin teminat alınır.
Aşırı düşük teklif sınır değeri personel çalıştırılmasına dayalı ve dayalı olmayan hizmetlerde farklı
şekilde tespit edilmektedir.
3.2. Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerde Sınır Değerin Belirlenmesi
KİGT’nin 79.1’inci maddesindeki açıklamaya göre,
“
personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde kâr
hariç yaklaşık maliyet tutarı sınır değer olarak kabul edilir.
“
Yaklaşık maliyet tutarı veya diğer teklif bedelleri ne
olursa olsun sınır değere eşit ve üstündeki tekliflerin aşırı düşük teklif olarak belirlenmesi mümkün
değildir.
Örneğin personel çalıştırılmasına dayalı bir işte
yaklaşık maliyetin 1.000.000.-TL ve kârın 50.000.TL olduğu varsayıldığında sınır değer 950.000.-TL
(1.000.000.-TL-50.000.-TL) olacaktır.
Ancak yaklaşık maliyette yer alan kâr tutarının her
zaman tespiti mümkün olmadığından kâr tutarının
tespit edilememesi durumunda sınır değerin tes-
YASAL DAYANAK / İHALE
20
21
piti de mümkün olmayacaktır.
3.3. Personel Çalıştırılmasına Dayalı Olmayan
Hizmetlerde Sınır Değerin Belirlenmesi
KİGT’nin 79’uncu maddesine göre
“
Kamu alımlarına ait yıllık faaliyet raporları incelendiğinde hizmet alımlarında tüm ihale türlerinde,
başka bir deyişle, açık ihale, belli istekliler arasında
ihale ve pazarlık usulünde sözleşme tutarlarının
yaklaşık maliyete oranı aşağıdaki tablodaki gibidir:
Sözleşme
Bedeli
(1000.-TL)
Yaklaşık
Maliyet
(1000.-TL)
Sözleşme Bedeli/
Yaklaşık Maliyet (%)
20048
3.532.829
4.002.467
88
9
3.955.566
4.613.241
86
10
8.773.002
9.907.621
89
Yıl
personel çalıştırılmasına dayalı
olmayan hizmet alımı ihalelerinde yaklaşık maliyetin 1,30
sayısına bölünmesinden elde
edilen tutar sınır değer olarak
kabul edilmektedir.
2005
2006
“
Örneğin yaklaşık maliyeti 1.000.000.-TL olan personel çalıştırılmasına dayalı olmayan bir işte, kâr
oranına bakılmaksızın, sınır değer 769.230,77.-TL
(1.000.000.-TL/1,30) olacaktır.
KİGT’de yapılan değişiklik öncesinde Kamu İhale Kurulu’nun istikrar kazanmış kararlarına7 göre
personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet
alımlarında, kâr tutarının bilinmediği hâllerde sınır değer, yaklaşık maliyetin 1,20’ye bölünmesi ile
tespit edilmekte idi. HAİUY’nin 9’uncu maddesinin
üçüncü fıkrasındaki hükme göre idareler tarafından yaklaşık maliyete en fazla %20 oranına kadar
kâr eklenebileceğinden söz konusu 1,20’lik değer
mevzuatla da uyumlu idi. Bu bağlamda KİGT’de
yapılan değişiklikle personel çalıştırılmasına dayalı
olmayan hizmet alımlarında sınır değerin belirlenmesine ilişkin getirilen kriter bazı tereddütleri de
beraberinde getirmektedir.
Mevzuatta veya piyasa koşullarında bir değişiklik
bulunmamasına rağmen sınır değer tespitinde
kullanılan 1,20 değerinden 1,30 değerine geçilmesinin nedeni tam olarak anlaşılamamaktadır.
7
11
16.093.346
17.476.900
92
12
2008
20.952.356
23.902.560
88
200913
20.003.875
22.509.208
89
201014
21.212.520
24.304.760
87
201115
16.037.591
18.554.070
86,44
16
17.000.347
19.647.911
87
17
18.841.756
21.947.807
86
2007
2012
2013
Tablo: Yıllara Göre Sözleşme Bedelinin Yaklaşık
Maliyete Oranı
2004-2013 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde
sözleşme bedelinin yaklaşık maliyete oranı en az
%86’dır. Her ne kadar personel çalıştırılmasına
dayalı ve personel çalıştırılmasına dayalı olmayan
işler için ayrı ayrı bu oranlara ilişkin veriler bulunmasa bile HAİUY’ye göre kâr oranı en fazla %20
olabileceğinden yaklaşık maliyetin en az %83,33’ü
(100/1,20) kârsız tutar olacaktır. Bu durumda isteklilerin en az %3 oranında kâr ile iş yaptıkları varsayılabilir. Buna karşılık 1,30 değeri ile hesaplama
yapıldığında kârsız maliyet %76,92 (100/1,30) olmaktadır. Bu durum zararına iş yapan veya yıkıcı
rekabet hâlinde olan isteklilerin tekliflerinin aşırı
düşük teklif olarak kabul edilmemesine neden
olabilir.
Örnek karar için bk. Kamu İhale Kurulu’nun 30.12.2013 tarih ve 2013/UH.II-4998 sayılı; 18.12.2013 tarih ve 2013/UH.III-4795 sayılı;
18.12.2013 tarih ve 2013/UH.III-4800 sayılı Kararları
8
Kamu İhale Kurumu 2004 Yılı Faaliyet Raporu, s. 129.
9
Kamu İhale Kurumu 2005 Yılı Faaliyet Raporu, s. 117.
10
Kamu İhale Kurumu 2006 Yılı Faaliyet Raporu, s. 195.
11
Kamu İhale Kurumu 2007 Yılı Faaliyet Raporu, s. 225.
12
Kamu İhale Kurumu 2008 Yılı Faaliyet Raporu, s. 300.
13
Kamu İhale Kurumu 2009 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu, s. 11.
14
Kamu İhale Kurumu 2010 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu, s. 11.
15
Kamu İhale Kurumu 2011 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu, s. 9.
16
Kamu İhale Kurumu 2012 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu, s. 8.
17
Kamu İhale Kurumu 2013 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu, s. 9.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
KİGT’de
4.1. Aşırı Düşük Teklif Açıklamasında Kullanılabilecek Yöntemler
“
KİGT’nin 79’uncu maddesinde isteklilerin aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini açıklayabilecekleri çeşitli yöntemler sayılmıştır. Bu yöntemlerden
biri, birkaçı veya tamamı herhangi bir öncelik sırası
olmaksızın kullanılabilir.
sınır değer hesaplanmasında
kullanılan 1,30 değeri sektörlere, zamana, bölgelere veya
verilen diğer tekliflere bağlı olmaksızın sabit bir değer olarak
belirlenmiştir.
“
sınır değer hesaplanmasında kullanılan 1,30 değeri sektörlere, zamana, bölgelere veya verilen diğer
tekliflere bağlı olmaksızın sabit bir değer olarak
belirlenmiştir. Örneğin araç kiralama hizmetinde
sınır değer hesaplanması ile malzemeli yemek
hizmetinde sınır değer hesaplanması arasında
hiçbir fark bulunmamaktadır. Oysaki, diğer koşullar sabit kabul edildiğinde, her sektörün kâr oranı
birbirinden farklıdır. Yine aynı sektörde bölgesel
olarak farklı kâr oranları da söz konusu olabilir.
Üstelik kârlılık zamana bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Örneğin turizm sezonunda talep artışına
bağlı olarak araç kiralama hizmetlerinin fiyatlarında dolayısıyla da kâr oranlarında artış olabilir.
4. AŞIRI DÜŞÜK TEKLİFLERİN AÇIKLANMASI
İhale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden açıklama isteneceği
belirtilen hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük tekliflerin açıklanması ve değerlendirilmesi KİGT’nin
79’uncu maddesinde yer alan açıklamalara göre
yapılmaktadır.
Aşırı düşük teklif açıklamalarında kullanılabilecek
yöntemler şunlardır:
1. Aşırı düşük teklif açıklamalarında üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınabilir. Teklifi oluşturan maliyet
bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi
alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya
beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek
mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal
veya hizmet için maliyet tespit tutanağı (Ek-O.5)
veya satış tutarı tespit tutanağı (Ek-O.6) düzenlenir.
Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenerek meslek mensubu tarafından muhafaza edilir, ancak fiyat teklifinin ekinde idareye verilmez.
Bununla birlikte idare veya Kamu İhale Kurumu
tarafından gerekli görülmesi hâlinde bu tutanaklar
meslek mensubundan istenebilir.
Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala
ilişkin olması hâlinde mamul/malın birim fiyatının,
tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete
ilişkin olması hâlinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin
altında olmaması, bu tespitin (Ek-O.5) formunda
yapılması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu
YASAL DAYANAK / İHALE
22
23
tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca
düzenlenerek onaylanan (.../.../...) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam
birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan
ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/
mühürlenmesi gerekir.
fından düzenlenerek ya da onaylanarak başvuru
veya teklif kapsamında idareye sunulan belgelerde, 15/11/2002 tarihli ve 24937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Serbest Muhasebeci ve Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlerin Kaşe Kullanma Usul
ve Esasları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde temin edilen özel kaşenin kullanılması gerekmektedir.” açıklaması yer almaktadır.
Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat
teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın,
ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olmaması, bu
tespitin (Ek-O.6) formunda yapılması, fiyat teklifi
üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve
belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (.../.../...) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının
%80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de
belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi
gerekir.
Söz konusu açıklamalardan özel kaşenin serbest
muhasebeci mali müşavirlerin (SMMM) kullandıkları ve uygulamada TÜRMOB kaşesi olarak adlandırılan kaşe olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan
KİGT’nin 79.2.3’üncü maddesine göre meslek
mensubu ibaresi hem yeminli mali müşavir (YMM)
ve hem de SMMM’leri içermektedir.
“
Söz konusu ibarelerin fiyat
teklifinde yer almaması bir bilgi eksikliği olarak kabul edilmediğinden, tamamlatılması
mümkün değildir ve teklifin
reddedilmesi gerekir.
Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu
alanda faaliyet gösterenlerden
alınması gerekir.
“
Fiyat tekliflerinin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olma zorunluluğu ise bulunmamaktadır.
KİGT’nin 79.2.2.1’inci maddesinde, “Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında
meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.” açıklaması,
8.4’üncü maddesinde, “İhale dokümanında istenen ve serbest muhasebeci mali müşavir tara18
19
15.11.2002 tarih ve 24937 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
03.01.1990 tarih ve 20391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlerin Kaşe Kullanma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe18 göre SMMM’ler yaptıkları işlemlerde kaşe; Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin
Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik19
gereği yeminli mali müşavirler tasdik işlerinde
mühür kullanırlar. Bu çerçevede aşırı düşük teklif
açıklamalarında YMM’ler mühür, SMMM’ler kaşe
kullanmak zorunda olduklarından KİGT yer alan
“kaşeleme” ifadesinin teknik anlamda hatalı bir şekilde kullanıldığı kanaatindeyiz.
2. Aşırı düşük tekliflerin açıklanmasında kamu
kurum ve kuruluşları tarafından sunulan mal ve
hizmetlere ilişkin fiyatlar kullanılabilir. Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin kamu kurum ve
kuruluşları tarafından sunulan hizmetlere ilişkin
fiyat tarifeleri veya istekliye verilmiş fiyat teklifleri
açıklama yöntemi olarak kullanılabilir. Bu usulle
yapılmış açıklamanın geçerli olabilmesi için kullanılan fiyatların ilan/davet ile ihale tarihi arasında
(ihale tarihi hariç) geçerli olması zorunludur (KİGT
m. 79.2.2.2).
3. Aşırı düşük teklif açıklamalarında kamu kurum
ve kuruluşları tarafından ilan edilen fiyatlar da kullanılabilir. Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine
ilişkin kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilan
edilmiş fiyat tarifeleri açıklama yöntemi olarak kullanılabilir. Bu usulle yapılmış açıklamanın geçerli
olabilmesi için ilan edilen fiyatların ihalenin ilan/
davet ile ihale tarihi arasında (ihale tarihi hariç) geçerli olması zorunludur (KİGT m. 79.2.2.3).
Ülkemizde uygulanan ekonomik sistem gereği
genel olarak malların fiyatları piyasada oluşan arz
ve talebe göre piyasa tarafından belirlenmektedir.
Ancak serbest piyasa ekonomisinin yanında kamu
tarafından fiyat belirlenmesi de söz konudur.
Kamu tarafından belirlenen bu tür fiyatlar çeşitli
yönlerden tasnife tabi tutulabilir.
Bunlardan ilki, bu tür fiyatlandırma taban ve tavan fiyat uygulaması olarak yapılabilir. Taban fiyat
uygulamasında kamu tarafından belirlenen fiyat
piyasa denge fiyatının üzerinde belirlenmektedir.
Bu tür fiyat uygulanmasının temel nedeni üreticiyi
(arz eden) korumaktır. Bu tür fiyatların en yaygın
olanı asgari ücret uygulamasıdır. Tavan fiyat uygulamasında ise belirlenen fiyat, piyasa fiyatının altındadır ve bu uygulamayla tüketicinin korunması
amaçlanır.
Kamu tarafından belirlenen fiyatlar, uygulanmasının zorunlu olup olmamasına göre de tasnif edilebilir. Uygulanması zorunlu olarak belirlenen fiyatların en tipik örneği asgari ücrettir. 4857 sayılı İş
Kanunu’na20 göre
“
asgari ücret tespit komisyonu
tarafından en geç iki yılda belirlenir ve uygulanması zorunludur.
“
Kamunun belirlediği bazı fiyatların ise uygulanması zorunlu değildir. Bu tür fiyatlara Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen birim fiyatlar
örnek olarak gösterilebilir.
Aşırı düşük teklif açıklamalarında uygulanması zorunlu olan ve uygulanması zorunlu olmayan fiyatlar kullanılabilir.
4. Ticaret borsası fiyatları da aşırı düşük teklif açıklamalarında kullanılabilir. Teklifi oluşturan maliyet
bileşenlerine ilişkin Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun21 51’inci
maddesinin (c) bendi uyarınca borsa idaresi tarafından düzenlenen ve ilgili malın ihale tarihinden
önceki son 12 ayın herhangi bir işlem gününde
gerçekleşen ortalama fiyatını gösteren belge ile
açıklama yapılabilir (KİGT m. 79.2.2.4).
5. Toptancı hal fiyatları da aşırı düşük teklif açıklamalarında kullanılabilir. Teklifi oluşturan maliyet
bileşenlerine ilişkin Sebze ve Meyveler ile Yeterli
Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun22 uyarınca
faaliyet gösteren toptancı hali idaresi tarafından
düzenlenen ve ilgili malın ihale tarihinden önceki
son 12 ayın herhangi bir işlem gününe ait ortalama fiyatını gösteren belge ile açıklama yapılabilir
(KİGT m. 79.2.2.5).
6. Aşırı düşük teklif açıklamalarında özel veya
münhasır hak sahibi kuruluşların uyguladığı fiyatlar kullanılabilir. İlgili mevzuatı uyarınca, belirli mal
veya hizmetlerin kamuya sunulması konusunda
lehine sınırlama bulunan kuruluşların tedarikçisi
oldukları mallar veya sunucusu oldukları hizmetler için uyguladıkları fiyatlar ile açıklama yapılabilir
(KİGT m. 79.2.2.6).
7. İstekliler aşırı düşük teklif açıklamalarında kendi ürettikleri, aldıkları veya sattıkları mallara ilişkin
fiyatları da kullanabilirler. Teklifi oluşturan maliyet
bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin kendi ürettiği,
aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması
durumunda, istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan
meslek mensubu tarafından ilgisine göre aşırı düşük teklif açıklamasına konu mal için düzenlenen
maliyet/satış tutarı tespit tutanağı (Ek-O.7) ile açıklama yapılabilir.
Maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamanın
geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın,
ilgili tutanakta (Ek-O.7) tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması ve isteklinin
son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az yarısı kadar alım yapmış
olması gerekir.
Satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili
tutanakta (Ek-O.7) tespit edilen ağırlıklı ortalama
birim satış tutarının %80’inin altında olmaması ve
malın ticaretinin isteklinin faaliyet alanında olması
gerekir.
İsteklinin son veya bir önceki geçici vergi beyan-
20
10.06.2003 tarihli ve 25134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
01.06.2004 tarih ve 25479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
22
26.03.2010 tarih ve 27533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
21
YASAL DAYANAK / İHALE
24
25
name döneminde KİK kapsamındaki idarelere
açıklama konusu mala ilişkin satış yapmış ve satılan malın idarece kabul edilmiş olması durumunda, maliyet/satış tutarı tespit tutanağı (Ek-O.7) sunulmasına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda
sadece söz konusu satışa ilişkin fatura örnekleri
veya bu örneklerin noter, YMM, SMMM ya da vergi dairesince onaylı suretleri ile de belgelendirme
yapılabilir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun23 (VUK) 231’inci
maddesinin üçüncü fıkrasına göre faturalar en az
bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Bu kapsamda düzenlenmiş olan faturaların asılları fatura muhatabına teslim edilmekte, faturayı düzenleyende
ise suret kalmaktadır. Bu nedenle faturayı düzenleyende kalan fatura örneği asıl belge olarak kabul
edilir.
İsteklinin ortağı olduğu tüzel kişiye ait işletmeden
mal çekmesiyle oluşan emsal bedel aşırı düşük
teklif açıklamalarında kullanılabilir. Teklifi oluşturan
maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin ortağı olduğu tüzel kişiye ait işletmeden mal çekmesi
veya satın alması durumunda söz konusu malın
emsal bedeli ile değerlenmesi gerekir.
Emsal bedelinin tespiti VUK’un 267’inci maddesine göre yapılır. Anılan hükme göre emsal bedeli,
“
gerçek bedeli olmayan veya
bilinmeyen veyahut doğru
olarak tespit edilemeyen bir
malın, değerleme gününde
satılması hâlinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu
maliyet bedeline, toptan satışlar için %5, perakende satışlar için %10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.
Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin
müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir
yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için
ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin
vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur.
Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini
durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hâllerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller
ispat edici kâğıtlar olarak muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza
mercilerinin re’sen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer
alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının
bilinmemesi veya doğru olarak tayin edilememesi hâllerinde tespit edilecek emsal ücret de aynı
esaslara göre tayin olunur.
“
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin
olunur:
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı
ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda
satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar
ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak
olan “Ortalama satış fiyatı” ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal
bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına na23
zaran %25’ten az olmaması şarttır.
İsteklinin ortağı olduğu tüzel kişiye ait işletmeden
mal çekmesi durumunda emsal bedeli gösteren
ve istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya
beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek
mensubu tarafından hazırlanarak imzalanan ve
kaşelenen beyanın verilmesi yeterlidir.
“
10.01.1961 tarih ve 10703-10705 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanmıştır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Meslek mensubu, üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi üzerindeki beyanın ve emsal bedel
beyanı ile Ek-O.5, Ek-O.6 ve
Ek-O.7 numaralı tutanaklardaki bilgilerin doğruluğundan
sorumludur.
“
46
“
Ek-O.5, Ek-O.6 ve Ek-O.7 numaralı tutanakların son veya
bir önceki geçici vergi beyanname dönemine ilişkin olarak
düzenlenmesi zorunludur.
Genel olarak piyasada fiyatlar arz ve talebe göre
belirlenmektedir. “Geçmiş fiyatlarla” “gelecekte yapılacak bir işin açıklanması mümkün değildir.
“
Son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminin tespitinde; KİK’in 21’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerine göre pazarlık
usulü ile yapılan ihalelerde ilk yazılı fiyat tekliflerinin alındığı tarih, diğer ihale usulleri ile yapılan ihalelerde ise ihale tarihi esas alınır.
Örneğin, 11.01.2014 tarihinde açık ihale usulü ile
yapılan ihalede son geçici vergi beyanname dönemi “Ekim-Kasım-Aralık 2013”, 15.07.2014 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan ihalede son geçici
vergi beyanname dönemi “Nisan-Mayıs-Haziran
2014” tür.
“
İşletme hesabına göre defter
tutuluyor olması durumunda,
yukarıda belirtilen tutanaklar,
işletme hesabı defteri ve işletme hesap özeti kayıtlarına
göre düzenlenir.
“
KİGT’de yer alan aşırı düşük teklif açıklama yöntemleri özellikle zaman ve ticari sır bakımından
eleştirilebilir.
Ek-O.5, Ek-O.6 ve Ek-O.7 numaralı tutanakların
son veya bir önceki geçici vergi beyanname dönemine ilişkin olarak düzenlenmesi zorunludur.
“
24
İstekliler tekliflerini ihale tarihini ve sözleşme konusu edimin ifa edileceği dönemi esas
alarak vermektedirler.
“
Fiyat farkı hesaplanacak işlerle fiyat farkı hesaplanmayacak işlere ilişkin aşırı düşük açıklamaları arasında bir fark öngörülmemiştir. Örneğin Haziran
ayında yapılan ve fiyat farkı hesaplanacak bir işteki işçi ücreti ile yine aynı ayda gerçekleştirilen ve
fiyat farkı hesaplanmayacak bir işteki ücret tutarı
aynı olsa bile açıklama geçerli kabul edilmektedir.
Oysaki Temmuz ayında asgari ücret arttığında fiyat farkı hesaplanacak işte yükleniciye ek ödeme
yapılırken, fiyat farkı hesaplanmayacak bir işte herhangi bir ek ödeme yapılmayacaktır. Dolayısıyla
fiyat farkı hesaplanmasına bağlı olarak aşırı düşük
teklif açıklamalarının da farklı olması gerekmektedir.24
Diğer taraftan KİGT yer alan düzenlemelerle O.5
ve O.6 tutanağı tanzimi zorunlu kılınarak ihaleye
katılmayan, sadece ihaleye katılacak kişilere mal
ve hizmet satacak kişilerin ticari sır niteliğindeki
bilgilerini üçüncü kişilere vermesi zorunluluğu getirilmiştir. Ticari faaliyette bulunan kişilerin ticari sır
niteliğindeki bilgilerini üçüncü kişilere verme konusunda isteksiz davranmaları söz konusu olabilir.
4.2. Malzemeli Yemek Hizmetinde Aşırı Düşük
Teklif Açıklamaları
KİGT’de malzemeli yemek hizmet alımı ihalelerinde aşırı düşük teklif açıklamalarına ilişin özel düzenlemeler yapılmıştır.
Malzemeli yemek hizmet alımı ihalelerinde aşırı
düşük tekliflerin değerlendirilmesinde kullanılmak
üzere teknik şartnamede asgari iki haftalık örnek
menü düzenlemesi yapılır ve bu menüde yer alan
yemeklerin içerikleri ile çiğ girdi miktarları belirtilir.
Bu ihalelerde, teklifi aşırı düşük bulunan istekli öncelikle “ana çiğ girdi”, “işçilik” ve “yardımcı gider”
oranlarının belirtildiği Malzemeli Yemek Sunumu
Hesap Cetveli’ni hazırlayarak açıklaması kapsamında sunar.
Bu hususta Ankara 4’üncü İdare Mahkemesi’nin 16.05.2013 tarih ve E:2012/1234, K:2013/707 sayılı Kararında, “Bu durumda; ihale
üzerinde bırakılan … Lok. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından personel sayısı üzerinden belirlenen maliyetin hesabında asgari ücretin artış
miktarı göz önünde bulundurulmaksızın yapılan aşırı düşük teklif açıklamasının Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Genel Tebliği hükümlerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava
konusu Kamu İhale Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”
YASAL DAYANAK / İHALE
26
27
“
cek şekilde belirlenmelidir.
Açıklamanın geçerli kabul edilebilmesi için “(Ana Çiğ Girdi Maliyeti+İşçilik Maliyeti)/
Toplam Teklif Tutarı” oranının
0,80’den az ve 0,95’den çok
olmaması gerekir.
“
“
Oran belirtilmeyen veya belirtilen oran 0,80’den
az veya 0,95’den çok olan teklifler reddedilir.
Ana çiğ girdi ibaresinden ilgili yemeğin pişirilmesi
için gerekli temel girdiler anlaşılır. Bu çerçevede,
isteklinin beyan ettiği orana uygun teklif sunması
durumunda, yemek pişirilmesi için gerekli enerji
giderleri (doğalgaz, LPG gibi), temizlik malzemeleri, su, sigorta giderleri, ilaçlama ve hijyen sağlama
giderleri, bakım onarım, amortisman, nakliye, sözleşme giderleri ve genel giderler, portör muayenesi ve tali çiğ girdiler (tuz, baharat, tatlandırıcı vb.)
gibi unsurlar “yardımcı girdiler” başlığında değerlendirilir ve bu unsurlar için açıklama sunulması
gerekmez.
Örneğin, 1.000 öğün yemek alımı için çıkılan bir
ihalede, birim fiyat olarak 5.-TL teklif veren bir isteklinin, 5.000.-TL olan toplam teklif bedelinin
aşırı düşük olarak değerlendirilmesi ve istekli tarafından sunulan Malzemeli Yemek Sunumu Hesap
Cetvelinde “(Ana çiğ girdi maliyeti+İşçilik maliyeti)/
Toplam teklif tutarı” oranının 0,90 olarak belirtilmesi hâlinde, teklifin 4.500.-TL’sinin ana çiğ girdi
ile işçilik toplamını içerdiği kabul edilir ve isteklinin
sadece bu kısma ilişkin açıklama yapması gerekir.
Teklifin 500.-TL’lik kısmının ise yardımcı giderlere
ilişkin olduğu kabul edildiğinden, bu kısma ilişkin
açıklama yapılması gerekmemektedir.
Malzemeli yemek alımı ihalelerinde, ana çiğ girdi
maliyetlerinin tevsiki amacıyla üçüncü kişilerden
alınan fiyat teklifleri kullanılamaz. Ancak KİGT’nin
79.2.2’nci maddesinde yer alan diğer yöntemlerden herhangi biri ile açıklama yapılmasının fiilen
mümkün olmadığının anlaşıldığı durumlarda,
üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ile açıklama
yapılabilir.
4.3. Aşırı Düşük Teklif Tespit ve Değerlendirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar
Aşırı düşük tekliflerde açıklanması istenilen önemli
teklif bileşenleri her istekli için aynı unsurları içere-
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Aşırı düşük teklif açıklaması
sunulması için isteklilere üç iş
gününden az olmamak üzere
uygun bir süre verilir.
“
Bu süre istekliye aşırı düşük teklif açıklama talep
yazısının bildiriminden itibaren başlar.
Aşırı düşük teklif açıklamasında yukarıda belirtilen
yöntemlerden herhangi biri ile açıklama yapılmasının fiilen mümkün olmadığının anlaşıldığı durumlarda, istekli tarafından gerekçesi belirtilmek
suretiyle, ilgili mevzuatına göre ihale tarihinden
önceki son 12 ay içinde düzenlenen açıklamaya
elverişli diğer bilgi ve belgeler kullanılarak da açıklama yapılabilir.
Teklifi aşırı düşük olarak tespit edildikten sonra yukarıdaki yöntemlere göre usulüne uygun açıklama
yapan isteklilerin teklifleri geçerli kabul edilir. Hayatın olağan akışına veya ticari gereklere aykırılık
gibi nedenlerle tekliflerin reddedilmesi mümkün
değildir.
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde Kamu İhale Kurumu’nca hazırlanan “İşçilik
Hesaplama Modülü” tekliflerin değerlendirilmesi
bağlamında sözleşme ve genel giderler dâhil asgari işçilik maliyeti hesabında işçilik hesaplama
modülünün kullanılması zorunludur.
Hizmet alımı ihalelerinde herhangi bir sigorta giderinin aşırı düşük teklif sorgulamasında önemli
bir bileşen olarak kabul edilmesi durumunda, isteklilerce sigorta acentelerinden alınan poliçe,
fiyat teklifi veya sözleşmelerin ekine ihale dokümanında yer alan teminat tutarları üzerinden teklif
ettikleri sigorta prim tutarlarıyla sigorta hizmetini
gerçekleştirebileceklerine ilişkin, ilgili sigorta şirketinin genel müdürlüğünden veya bölge müdürlüğünden alınan teyit yazısının eklenmesi ve bu
yazının yetkili kişilerin imzasını taşıması gereklidir.
Ancak sigorta şirketlerinin genel müdürlük veya
bölge müdürlükleri tarafından imzalanmış poliçe
veya fiyat teklifleri için teyit alınması zorunlu değildir. Sigorta giderinin tevsiki için sunulan belgenin
işin süresinin tamamını kapsaması gerekmektedir.
Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet
alımlarına ilişkin yapılan aşırı düşük teklif açıklamasında, sözleşme giderleri ve genel giderlerin
%4 oranında hesaplanması söz konusu olmadığından, sözleşme giderleri ilgili mevzuatına göre
hesaplanmak suretiyle açıklama yapılmalıdır.
5. SONUÇ
Hizmet alımı ihalelerinde aşırı düşük teklif sınır değerinin belirlenmesinde sadece yaklaşık maliyet
esas alınmaktadır. Bununla birlikte mevzuatta yer
alan hatalı düzenlemeler nedeniyle yaklaşık maliyetin doğru bir şekilde tespit edilmesinin mümkün
olmadığı kanaatindeyiz.
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında kârsız yaklaşık maliyet sınır değer olarak kabul
edilmektedir. Kâr tutarının tespit edilemediği durumlarda sınır değerin tespiti de mümkün olmayacaktır.
Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmetlerde ise yaklaşık maliyetin 1,30 değerine bölünmesi ile sınır değer elde edilmektedir. Hesaplamada kullanılan 1,30 değerinin hangi veriler esas
alınarak tespit edildiği ve tüm hizmetler için doğru
sonuçlar verip vermeyeceği tartışmalı bir husustur.
KİGT’deki aşırı düşük teklif açıklama yöntemleri
incelendiğinde, genel olarak, geçmişe dayalı verilere dayanılarak açıklama yapılmasına yönelik düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Buna karşılık
istekliler ihale gününü ve sözleşme konusu edimin
ifa edileceği dönemdeki maliyetleri dikkate alarak
teklif vermektedirler. Aşırı düşük teklif açıklamalarına ilişkin bu yönde mevzuat değişikliklerine ihtiyaç
duyulmaktadır.
Kaynakça
GÜNBAY, Serdar. “Türkiye’de Yapım İşleri İhalelerinde Aşırı Düşük Tekliflerin Tespit Edilmesi ve
Değerlendirilmesi”, Yayımlanmamış Kamu İhale
Kurumu Uzmanlık Tezi, Ankara, 2008.
Kamu İhale Kurumu 2004 Yılı Faaliyet Raporu
Kamu İhale Kurumu 2005 Yılı Faaliyet Raporu
Kamu İhale Kurumu 2006 Yılı Faaliyet Raporu
Kamu İhale Kurumu 2007 Yılı Faaliyet Raporu
Kamu İhale Kurumu 2008 Yılı Faaliyet Raporu
Kamu İhale Kurumu 2009 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu
Kamu İhale Kurumu 2010 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu
Kamu İhale Kurumu 2011 Yılı Kamu Alımları İzleme
Raporu
Kamu İhale Kurumu 2012 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu
Kamu İhale Kurumu 2013 Yılı Kamu Alımları İzleme Raporu
www.kgm.adalet.gov.tr
www.ihale.gov.tr
www.resmigazete.gov.tr
YASAL DAYANAK / İHALE
28
29
İHALE
MAKALE
“%50 YABANCI MENŞELİ
SINIRI VE AŞIRI DÜŞÜK
TEKLİF SORGULAMASI”
Hilmi Bahadır BARÇIN
Sayıştay Başdenetçisi
1.GİRİŞ
Taşıt Kanunu uygulamasında ülkemizdeki lüks makam aracı tutkusu birçok kez gerek parlamentoda gerekse yazılı ve görsel basında kendisine yer
etmiştir ayrıca konunun hassasiyeti nedeniyle de
Başbakanlık tarafından tasarruf genelgelerinde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.1 2
Taşıt Kanunu’nun uygulamasına ilişkin olarak 10
Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete ‘de önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bu makalemizin konusunu söz konusu değişiklikler teşkil edecektir.
2.TAŞIT KANUNU ÇERÇEVESİNDE ESKİ UYGULAMA
237 sayılı Taşıt Kanunu 12.01.1961 tarihli ve 10705
sayılı Resmi Gazete'de yürürlüğe girmiştir. Uzun
süredir yürürlükte olan bu Kanuna ilişkin temel bilgilere aşağıda yer verilmektedir:
2.1. Taşıt Kanunu'nun Kapsamı:
237 sayılı Kanunun 1'inci maddesinde taşıt kanunu
hükümlerini uygulayacak kamu idareleri aşağıdaki
gibi sayılmıştır:
a. Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel
bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner
sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahalli
1
idare birlikleri,
b. İktisadi Devlet Teşekkülleri ve özel kanun ve
kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekküller,
c. Yukarıdaki (a) ve (b) fıkralarında yazılı daire, ida-
re, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları
teşekkül ve müesseseler,
d. Kamuya yararlı derneklerden Başbakanlıkça
lüzumlu görülenler tarafından kullanılacak
taşıtlar bu kanun hükümlerine tabidir. Ayrıca
Kanunun 2'nci maddesinde traktör, arazöz,
motorla işleyen her çeşit ziraat ve inşaat makineleri, hava taşıtları münhasıran askeri maksatlar için kullanılan ve ordunun silah ve teçhizatından madut bulunan taşıtlar bu kanun
hükümlerine tabi olmadığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak,
“
Taşıt Kanunu hükümleri aynı
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
gibi çerçevesi çok olup neredeyse kamu kaynağı kullanan
tüm kamu idareleri için uygulanmaktadır.
arsiv.ntvmsnbc.com/news/75637.asp
2
Hizmet araçları makam aracı gibi kullanılmamalı - www.memurlar.net/haber/422672/4.sayfa
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
“
44
45
2.2. Taşıt Kanunu’nda Düzenlenen Hususlar:
»» Bunların gidiş gelişine müsade edenler,
Yaklaşık yirmi maddeden teşekkül eden 237 sayılı Taşıt Kanunu içerisinde emirlerine ve zatlarına
binek otomobili verilenler, kurumların edinebilecekleri taşıtlar, kurumların satın alacakları taşıtların
bedeli, taşıtların satılabilmeleri, kayıt, tescil ve verilecek plakalar, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı haller ve cezalar gibi ayrıntılı düzenlemelere
yer verilmektedir.
»» Veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka ve-
Ayrıca kanunun 17'nci maddesinde yardım amacıyla kamu idareleri tarafından edinilmiş taşınırların
kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:
"Çeşitli yardım yolları ile gelen her türlü taşıtlar tahsis olundukları hizmetlerde bu kanun hükümlerine
göre kullanılır.
renlerle kullananlar,
»» Veya kullanılmaya elverişli olduğu halde ekonomik ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen, veya yeniletenler,
»» Veya bu hususlar için masraf tahakkuk evrakını hazırlayan veya tasdik veya bunlara ait ita
emirlerini vize edenler, hakkında bir seneyekadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar genel hükümlere göre tazmin ettirilir.
Tekerrürü halinde verilecek hapis cezası iki aydan
aşağı olamaz.
Vakıf, dernek, sandık, banka, birlik, firma, şahıs ve
benzeri kuruluş veya kişilere ait olup bu kanun
kapsamında bulunan kurumlar ile özel kanunla
kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve
kuruluşlarınca kullanılan taşıtların giderleri için (güvenlik hizmetlerinde kullanılan taşıtlar hariç) kurum
bütçelerinden hiçbir şekilde ödeme yapılamaz."
2.4. Eski Uygulamadaki Sorun Yaratan Maddeler
2.3. Taşıt Kanunu’na Aykırı Hareket Etme Sonucu
Hangi Cezalar Ortaya Çıkacaktır?
kamu kuruluşları ve belediyelerin hibe dahil, ne suretle olursa olsun yerlilik oranı
%50'nin altındaki araçları kullanamayacağını net bir şekilde
tanımlıyor.
237 sayılı Taşıt Kanunu'nun 16'ncı maddesinde Taşıt Kanunu’na aykırı hareket edilmesini engellemek
amacıyla ağır yaptırımlar düzenlenmektedir. Uygulanacak cezai yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir:
Yürürlükte olan 237 Sayılı Taşıt Kanunu, kamu kuruluşlarının sahip olabileceği, kullanabileceği, hangi kurumların ne tür araçlar edinebileceğini açık
olarak belirlemektedir. Kanunun 10. Maddesi,
“
30
Bu Kanunun kapsamına giren taşıtları;
»» Her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu
işin dışında veya şahsî hususlarda kullananlar,
3
»» Veya kullanılmasına müsaade edenler,4
»» Veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış
gibi gösterenler,
»» Veya kanunen bir makama veya işe tahsis
olunmadığı halde gerçeği değiştirerek bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler,
31
“
Ancak göz ardı edilen husus günümüzde meblağları giderek artan kiralama yoluyla elde edilen taşıtlardır. Kanun satın alma veya hibeye ilişkin olarak
lüks makam araçları için yüzde 50 yerli menşeli
araç satın almayı sadece belirli makamlara izin verirken, diğer makamlara yasaklamıştır. Ancak bu
yasaklama hibe dahil satın alınan araçlar için olduğundan kamu idareleri taşıt kiralama ihaleleri yoluyla medyada sürekli gündemde olan lüks marka
araçları kiralayabilmekteydi.
3
Örneğin makam araçlarını ailelerinin özel işlerine(okul, alışveriş, gezi vb…) gönderenler gibi,
Amirim emretti bende yapmak zorunda kaldım savunmasını gibi
5
Örneğin Kanuna ekli cetvel doğrultusunda belediye başkanının makamına araç tahsis edilemez
6
Örneğin, Resmi araç olamayacağı halde AUDİ vb. araçlara Resmi Plaka araç takılması
7
Örneğin makam sahiplerinin göreve gelir gelmez makam araçlarını beğenmeyip değiştirmesi
8
Kanuna ekli cetvellerde gösterilen sınırlı makamlar için…
4
YASAL DAYANAK / İHALE
3. YENİ UYGULAMA
Taşıt Kanunu uygulamalarındaki sorunlar nedeniyle 237 sayılı Taşıt Kanunu'nun 10'uncu maddesinde
22.02.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanun'un 21'inci maddesiyle aşağıdaki önemli değişiklik gerçekleşmiştir.
hariç olmak üzere, edinilecek binek veya station-wagon cinsi taşıtların silindir hacmi 1.600
cc'yi geçemez.
3. Yerli muhteva oranı %50'nin altında kalan taşıtlar yabancı menşeli sayılır.
4. Binek ve station-wagon dışındaki taşıtlar hakkında yukarıdaki sınırlamalar uygulanmaz.
“
Bu Kanun kapsamında edinilecek taşıtların menşei, silindir
hacimleri ve diğer niteliklerini belirlemeye ve sınırlamalar getirmeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
B) Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesi
Hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların menşei
ve silindir hacimleri hakkında 1’inci madde hükümleri uygulanır.
“
Böylece Bakanlar Kurulu'na taşıt kanunu kapsamında edinilecek taşıtların menşei, silindir hacimleri ve diğer niteliklerini belirlemeye ve sınırlamalar
getirme doğrultusunda yetki verilmiştir.
237 Sayılı Taşıt Kanunu kapsamında edinilecek
taşıtların menşei, silindir hacimleri ve diğer niteliklerinin belirlenmesine dair kararın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı’nın 21/3/2014 tarihli ve
2510 sayılı yazısı üzerine, anılan kanunun 10uncu
maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 2/6/2014
tarihinde kararlaştırılarak 10.06.2014 tarihli Resmi
Gazete'de yayımlanmıştır.
C) Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde uygulama esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Görüleceği üzere Bakanlar Kurulu kararında artık hizmet suretiyle edinilecek taşıtlarda da; edinilecek binek veya station-wagon cinsi taşıtların
silindir hacmi 1.600 cc'yi geçemeyecek ve yerli
muhteva oranı %50'nin altında kalan taşıtlar kullanılmayacaktır.9
4. TAŞIT KİRALAMA İHALELERİNDE AŞIRI DÜŞÜK
TEKLİF SORGULAMASINDA DİKKAT EDİLECEK
HUSUSLAR
A) Taşıtların Nitelikleri
Taşıt kiralama ihalesinde en fazla dikkat edilmesi
gereken husus ve en çok sorun çıkan husus aşırı
düşük teklif sorgulamasıdır. Aşırı düşük teklif sorgulamasında taşıt kiralama ihalesinde iki farklı durum ortaya çıkmaktadır.
1. 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu'na
4.1. Şoförsüz Taşıt Kiralama:
Kararda aşağıdaki hususlarda yeni düzenlemelere
yer verilmiştir:
ekli (1) sayılı cetvelde ve son iki sırasında belirtilenler hariç olmak üzere (2) sayılı cetvelde
yer alan makamlar ile güvenlik önlemli (zırhlı)
araçlar, koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunanlar ve
idarelerin yurtdışı teşkilatları için yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinebilir. Bunların dışında hibe dahil her ne surette
olursa olsun yabancı menşeli binek veya station wagon cinsi araç edinilemez.
2. Birinci fıkra kapsamındaki makam ve hizmetler
9
Örneğin AUDİ, BMW, Mercedes, Volswagen vb. araçlar
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
“
Şoförsüz taşıt kiralama ihalesi
nitelik olarak mal alım ihalesidir.
“
Mal alım ihalelerinde de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca idarelerce aşırı düşük teklif sorgulaması yapılması zorunlu değildir.
47
4.2. Şoförlü Taşıt Kiralama İhalesinde Aşırı Düşük
Teklif Sorgulaması:
“
Şoförlü taşıt kiralama ihaleleri
hizmet alım ihalesidir.
4.2.2. Sınır Değerin Tespiti:
4.2.2.1. Personel Çalıştırılmasına Dayalı İhale:
Bu ihalelerde sınır değer yaklaşık maliyetten idarece öngörülen kar miktarının çıkartılması sonucu
ortaya çıkan meblağdır.
“
Hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük teklif sorgulamalarında iki ayrı durum söz konusudur. Bu
durumlar sırasıyla söz konusu ihalenin personel
çalıştırılmasına dayalı olup olmadığıdır.
4.2.1. İşin Niteliğinin Tespiti:
4.2.1.1. Personel Çalıştırılmasına Dayalı İhale
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları; ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale
dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma
saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı ve yaklaşık maliyetinin en az % 70’lik kısmının asgari işçilik
maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil
işçilik giderinden oluştuğu hizmetlerdir.
4.2.1.2. Personel Çalıştırılmasına Dayalı Olmayan
İhale
Eğer şoförlü taşıt ihalemizde işçilik gideri yaklaşık
maliyetin %70’in altında ise o zaman da taşıt kiralama ihalemiz personel çalıştırılmasına dayalı bir iş
olmayacaktır.
4.2.2.2.Personel Çalıştırılmasına Dayalı Olmayan
İhale:
Bu ihalelerde ise sınır değer yaklaşık maliyetin 1,3’e
bölünmesi ile ortaya çıkan meblağdır.
4.2.3. Aşırı Düşük Teklif Sorgulama Süreçleri:
Belirlenen sınır değer sonucu idarece önceden
belirlediğimiz üç sürece göre hareket edebiliriz.
a. a) Aşırı Düşük Teklif Sorgulama: Sınır Değerin
Altında Kalan İsteklilere 4734 sayılı Kanunun
38’inci maddesindeki ve Kamu İhale Genel
Tebliği’ndeki esaslar doğrultusunda aşırı düşük
teklif sorgulamaları gerçekleştirilebilir.
b. b) En Düşük Teklif Sahibine İhalenin Verilme-
si: Bu seçeneği daha önceden seçti isek en
düşük teklif sahibine ihale doğrudan verilebilir.
Ancak üzerinde ihale verilen teklif tespit ettiğimiz sınır değerin altında ise,
“
o zaman ihale üzerinde kalan
firmadan kesin teminat teklif bedeli üzerinden %6 olarak
değil; yaklaşık maliyetin %9’u
üzerinden alacaktır.
YASAL DAYANAK / İHALE
“
32
33
c. c) Sınır değerin altındaki firmaların doğrudan
elenmesi.
SONUÇ
Taşıt Kanunu uygulamasında ülkemizdeki lüks makam aracı tutkusu birçok kez gerek parlamentoda gerekse yazılı ve görsel basında kendisine yer
etmiştir ayrıca konunun hassasiyeti nedeniyle de
Başbakanlık tarafından tasarruf genelgelerinde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
Taşıt Kanunu uygulamalarındaki sorunlar nedeniyle 237 sayılı Taşıt Kanunu'nun 10'uncu maddesinde
22.02.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanun'un 21'inci maddesiyle aşağıdaki önemli değişiklik gerçekleşmiştir.
Bakanlar Kurulu'na taşıt kanunu kapsamında edinilecek taşıtların menşei, silindir hacimleri ve diğer
niteliklerini belirlemeye ve sınırlamalar getirme
doğrultusunda yetki verilmiştir.
237 Sayılı Taşıt Kanunu kapsamında edinilecek
taşıtların menşei, silindir hacimleri ve diğer niteliklerinin belirlenmesine dair kararın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı’nın 21/3/2014 tarihli ve
2510 sayılı yazısı üzerine, anılan Kanunun 10’uncu
maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 2/6/2014
tarihinde kararlaştırılarak 10.06.2014 tarihli Resmi
Gazete ‘de yayımlanmıştır.
Bakanlar Kurulu kararında artık hizmet suretiyle edinilecek taşıtlarda da; edinilecek binek veya
station-wagon cinsi taşıtların silindir hacmi 1.600
cc'yi geçemeyecek ve yerli muhteva oranı %50'nin
altında kalan taşıtlar kullanılmayacaktır.
Aksine hareket edenler 237 sayılı Taşıt Kanunu'nun
16'ncı maddesinde Taşıt Kanunu’na aykırı hareket
edilmesini engellemek amacıyla düzenlenen ağır
yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler.
Yine taşıt kiralama ihalelerinde en çok sorun yaratma ihtimali olan aşırı düşük teklif sorgulanması
işlemlerine makalemizde yer verilmiştir.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
50
İHALE
MAKALE
“ORTAK GİRİŞİMDE
ORTAĞIN ŞAHSİ
BORÇLARINDAN
ORTAK GİRİŞİMİN
SORUMLULUĞU”
Tarık DEMİREL
Avukat
Günümüzde özellikle yapım işlerinde şirketlerin
büyük projeler için bir araya gelerek oluşturdukları
ortaklıkların sayısında görülen artışla birlikte adi ortaklıkların hukuki durumu ve sorunlarının çözümü
konuları kuşkusuz daha önemli bir hale gelmiştir.
“
Şirketler kanunen herhangi bir
şekle tabi olmaması nedeniyle
kuruluş aşamasında kolaylıkla
gerçekleştirilen işlemler sonrasında adi ortaklığı oluşturmaktadırlar.
Adi ortaklık ile ilgili hükümler Türk Borçlar Kanunu'nun 620. vd. maddelerin düzenlenmiştir. Kanunun 620. maddesinde adi ortaklık sözleşmeleri
"iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını
ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme" olarak tanımlanmakla birlikte
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde
34
35
“
“
Devam eden süreçte işe başlanılmasının ardından ortaklardan birinin mali yapısında ortaya çıkan
sorunlar, adi ortaklığın sıkıntıya düşmesi ve gerek
ortaklar arasında gerekse idare ile adi ortaklık arasında hukuki ihtilafların doğmasına yol açmaktadır.
Ortak Girişim, ihaleye katılmak
üzere birden fazla gerçek veya
tüzel kişinin aralarında yaptıkları anlaşma ile oluşturulan iş
ortaklığı veya konsorsiyumları
ifade eder
“
Kamu açısından değerlendirildiğinde; adi ortaklıklarda yaşanan uyuşmazlıklar, ihale edilen iş tamamlanmadan işin yüklenicisi olan adi ortaklığın
son bulmasına ve işin yarım kalmasına yol açmakta ve kamu zararına neden olmaktadır.
şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısı ile Türk Borçlar
Kanunu'nun özellikle 620/2. maddesinde "kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini
taşımayan" ortaklıkların adi ortaklık olarak kabul
edileceği belirtilmesine karşın Kamu İhale Kanunu
açısından yalnızca iş ortaklığı ve konsorsiyumun
ortak girişim başlığı altında kabul edildiği görülmektedir ki Kamu İhale Kanunu'nun daha dar bir
çerçeve çizdiği söylenebilecektir.
Makalemizde özellikle yaşanan bu süreçlerde, adi
ortaklardan haciz baskısı altında olan ortağın şahsi
borçları nedeniyle adi ortaklığın idare uhdesinde
doğan alacaklarının ne şekilde etkileneceği ve sürecin ne şekilde işlediği üzerinde durulacaktır.
İhale süreçlerinin tamamlanarak ihalenin Ortak
Girişim uhdesinde kalması sonrasında ortaklarla
sözleşmenin imzalanması ile işin yapımına başlanmaktadır. Devam eden süreçte bazı durumlarda iş
ortaklarından birinin ekonomik olarak sıkıntıya gir-
YASAL DAYANAK / İHALE
mesi sonucunda bu ortağın alacaklıları tarafından
icra takipleri başlatılmakta ve alacağın tahsili için
yollar aranmaktadır.
Alacaklılar tarafından, çoğu zaman, ortağın diğer hak ve alacakları ile birlikte Ortak Girişimden
kaynaklanan alacakları da alacağın tahsili için bir
kalem olarak öngörülmekte ve borcun tahsilini
sağlamak üzere Ortak Girişimin idare uhdesindeki
alacaklarının haczedilmesi için idareye haciz müzekkereleri gönderilmektedir.
Bu noktadan itibaren idareler tarafından hakediş
üzerine haciz konularak gelen hacizler sıraya alınmaktadır. Bu işlem sonucunda gerek idare işin tamamlanması açısından sıkıntıya düşmekte gerekse
diğer ortaklar idare uhdesindeki hakedişin haczedilmesi nedeniyle işin devam ettirilmesinde büyük
zorluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. İdarenin bu
koşullar içerisinde hakedişe haciz işlemi yapması
uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durum olmakla
birlikte bu işlem tamamı ile hukuka aykırıdır.
Uygulamada iş ortaklığı ya da konsorsiyum ortağının borcu için gönderilmiş bir haciz müzekkeresi
karşısında idarelerin ne şekilde işlem tesis etmeleri
gerektiği noktasında tereddüde düştükleri görülmektedir.
İdareye tebliğ edilen haciz müzekkeresinde borçlu
olarak adi ortaklardan sadece birinin adı geçmesine rağmen çoğu zaman idareler tarafından adi
ortaklığın idare uhdesindeki alacaklarına haciz uygulaması yapıldığına şahit olunmaktadır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Oysa ki Ortak Girişimin ortaklarından birinin borcu
için 3. kişi konumunda bulunan idarenin Ortak Girişimin alacakları üzerine haciz işlemi uygulanmasını hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun;
48
II. Temsilin sonuçları
MADDE 638- Ortaklık için edinilen veya ortaklığa
devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık
sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün
ortaklara ait olur.
“
Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça,
bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki
payı üzerinde kullanabilirler.
“
düzenlemesi bu hususta yaşanan tereddütleri giderecek bir mahiyet arz etmektedir.
Bu madde hükmü gereği öncelikle Ortak Girişime
ait her türlü hak ve alacağın, ortakların iştirak halinde mülkiyeti olduğu düzenlenmiştir. Ortaklardan
herhangi birinin ya da Ortak Girişimin kendisinin
söz konusu hak ve alacaklara tek başına sahip
olması durumu söz konusu değildir. Dolayısı ile
birinci fıkra hükmü gereği Ortak Girişim ortağından alacağı bulunan alacaklıların hiçbir şekilde
49
idare uhdesinde doğmuş bulunan hak ve alacaklar üzerine haciz işlemi uygulatmasının mümkün
bulunmadığı açıktır. Bu noktada nasıl ki bir limited
şirket hissedarının borcundan ötürü limited şirkete ait hak ve alacaklara haciz işlemi uygulanması
mümkün değilse iş ortaklığının ya da konsorsiyum
ortaklarından birinin borcu için de ortak girişimin
hak ve alacaklarının haczedilmesi söz konusu olmayacaktır.
Bu yönden olmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03/04/2014 tarih ve 2012/12-863 E. ve
2013/432 K. sayılı kararında "Buna göre, adi ortaklıkta,
“
ortağın
kişisel
alacaklıları
borçlu ortağın şirketteki kar
payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya
isabet edecek tasfiye payını
haczettirebilir.
“
Ne var ki, henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye
payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın
yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden alacağının
haczi mümkün değildir." denilmek suretiyle borçlu ortağın adi ortaklıktan olan alacağının muaccel
olduğu ana kadar herhangi bir haciz işleminin uygulanmasının mümkün bulunmadığını ortaya koymuştur.
Diğer taraftan yukarıda anılan Türk Borçlar Kanunu 638/2 maddesinde alacaklılara borçlu ortaktan
alacağın tahsil edebilmesi için bir yol öngörülmüş
olup alacaklının borçlu ortağın tasfiyedeki payı
üzerinden alacağını tahsil yoluna gidebileceği düzenlenmiştir. Yani Ortak Girişimin sona ermesiyle
birlikte ortaklık borçlarının ödenmesi sonrası ortağa düşecek pay üzerinden söz konusu alacak cebri icra ile tahsil edilmeye çalışılacaktır.
açısından ortağın tasfiye payının haczi için de İcra
İflas Kanunu'nun "Paraya Çevirmenin Diğer Tarzı
İştirak Halinde Mülkiyet Hisseleri" başlıklı 121. maddesine göre işlem tesis edilmesi söz konusu olabilecektir.
Anılan Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin ve yargı
kararlarının bir sonucu olarak Ortak Girişimin idare
uhdesinde doğmuş alacakları üzerine hukuka aykırı bir şekilde idare tarafından haciz işlemi uygulanmış olan durumlarda
“
hakları zarara uğrayan kişilerin İcra Hukuk Hakimliklerine
şikayet yoluyla başvurarak bu
hacizlerin kaldırılmasını talep
etme hakları bulunmaktadır.
“
Ortak Girişimin sözleşme konusu işi gerçekleştirirken yaptığı hukuki muameleler nedeniyle doğan
borçlarından ötürü yapılan icra takiplerinde özellikle Ortak Girişimin tüzel kişiliğinin bulunmamasından ötürü bazı hususlara önem verilmesi gerekmektedir. Yukarıda anılan Türk Borçlar Kanunu
638/1 maddesi gereğince Ortak Girişimin hak ve
alacaklarının ortakların elbirliği halinde mülkiyetinde olduğu düzenlemesi karşısında Ortak Girişimin
herhangi bir icra takibinde tek başına borçlu olması söz konusu değildir. Bu düzenlemenin dikkate
alınmamasının iş ortaklığına ait borçlarda İcra İflas
Hukuku açısından özellikle icra takiplerinde taraf
ehliyeti ve borçlu sıfatının kime ait olacağı noktasında önemli yanlışlara yol açtığı görülmektedir.
Bazı yanlış uygulamalarda Ortak Girişimin borçlarından kaynaklanan bir alacak için Ortak Girişim
Alacaklı tarafından borçlusunun ortağı bulunduğu
Ortak Girişimin 3. kişi konumunda bulunan kamu
idaresi uhdesinde bulunan alacakları için hiçbir haciz işlemi gerçekleştirilemeyecek ancak ve ancak
borçlu ortağın tasfiye payındaki alacağı üzerine
haciz koyulabilmesi ve alacağın tahsili cihetine
gidilmesi söz konusu olabilecektir. Bu alacaklılar
YASAL DAYANAK / İHALE
36
37
borçlu olarak gösterilmekte ve ödeme emri yalnızca pilot ortağa gönderilmek suretiyle işlem tesis edilmeye çalışılmaktadır. Ancak Ortak Girişimin
borçlu olduğu işlemlerde Ortak Girişimin tüzelkişiliğinin bulunmaması nedeniyle Ortak Girişime icra
“
Ortak Girişimin hukuken hiçbir şekilde ne dava ne de takip
ehliyeti bulunmadığı tartışmasızdır.
“
takibi yapılması mümkün bulunmayıp Ortak Girişimi oluşturan ortakların tamamının borçlu olarak
gösterilmesi ve bu ortakların tamamına ödeme
emri gönderilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi
zarureti bulunmaktadır ki; bu husus ortaklar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığının doğal bir sonucudur.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2003 tarih,
2003/12¬574 Esas ve 2003/564 Karar sayılı kararında "İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (
Joint Venture'nin ) tüzel kişiliği bulunmadığından
taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından
dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak
gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır." denilmek suretiyle bu husus netliğe kavuşturulmuş
olup yine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
13.5.2010 tarih, 2010/90 Esas ve 2010/12351 Karar sayılı kararında "Somut olayda, alacaklı tarafça
hakkında ilamsız takip yapılan adi ortaklığa ödeme
emri gönderilmiş ise de, aynı zamanda adi ortaklığı
oluşturan H. Ltd. Şti., F. A.Ş. ve Y. Ltd. Şti.’ne de ayrı
ayrı ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmektedir.
Adi ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı ödeme
emri tebliğ edilmiş olması sebebiyle, alacaklı tarafça başlatılan genel haciz yoluyla takipte bir usulsüzlük yoktur." kararı verilmek suretiyle ortaklara
da ödeme emri gönderilmesinin zorunlu olduğu
belirtilmiştir.
Sonuç olarak idarelerin kendisine tebliğ
edilen haciz ihbarnamelerine karşı, öncelikle haciz ihbarnamesinde tüm Ortak Girişim ortaklarının borçlu sıfatına sahip olup olmadığını ve dahi
haczin Ortak Girişim alacaklarına dair yapıldığını
gösterir ayırt edici ifadenin bulunup bulunmadığını denetlemesi gerekecektir. Aksi halde bu şartları
taşımayan haciz ihbarnameleri dayanak edilerek
uygulanan haciz işlemleri hukuka aykırılık teşkil
edeceği gibi Ortak Girişimleri maddi sıkıntı içerisine sokacak ve dolayısı ile sözleşme konusu işin
sıhhatini de olumsuz etkileyecektir.
Diğer taraftan da idarelerin gerçekleştirdikleri işlemlerde hukuku ve kamu yararını gözetme
zorunlulukları bulunmakta olup gerçekleştirilen
hukuka aykırı işlemler nedeniyle doğacak zararlar yönünden idarenin ve ilgili personelin tazmin
sorumluluğu bulunduğu da gözden uzak tutulmamalıdır.
51
İ İHHAALLEE
YA R G I V E K U R U L K A R A R L A R I
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
E. 2012/3486
K. 2013/1316
ÖZET: İhaleye girmeye çalışan mağdurları engellenmesi eylemi mağdurların sunduğu teklifin
eksik belge nedeniyle ihaleye katılma yeterliliği
sağlamaması halinde 5237 sayılı TCK'nın 235/2-c
maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının
oluşmadığı, eylemlerin tehdit ve kasten yaralama
suçlarını oluşturacağı hk.
DAVA: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz
edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
KARAR: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma
sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların suç tarihinde Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde yapılacak olan 24 aylık 34
kişiyle koruma ve güvenlik hizmetleri işi ihalesine
katılmak için D... isimli özel güvenlik şirketi adına
ihale evraklarıyla birlikte hastaneye geldikleri, aynı
ihaleye girmek maksadıyla çalıştıkları Z... Güvenlik
Koruma Hizmetleri şirketini temsile yetkili mağdurların da geldikleri hastanede ihale dosyasını satın
alma komisyonuna ibraz edecekleri sırada, sanıkların mağdurların kollarından çekiştirerek odaya
girmelerine engel oldukları, sanık Mehmet'in mağdurlara hitaben "Bu ihaleye teklif vermeyin, gelin
sizinle tatlı tatlı anlaşalım, bize problem çıkartmayın, yoksa sizin canınızı yakarız, eğer bu ihaleye
girecek olursanız sizin kafanıza sıkarız." dediği, Z...
Güvenlik Koruma Hizmetleri şirketinin Kamu İhale
Kanunun 10. maddesi ve ihale şartnamesine göre
bilanço ve eşdeğer nitelikteki belgeyi ihale evrakına eklemediği ve böylece ihaleye katılma yeterliğini taşımadığından dolayı teklifinin geçersiz
sayıldığı eylemde, sanıkların cebir ve tehdit kullanarak ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçunu
işlediklerinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş
ise de; mağdurların yetkilisi olduğu şirketin ihaleye
katılma yeterliğine sahip olmadığından 5237 sayılı
TCK'nın 235/2-c maddesinde düzenlenen suçun
yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya
düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz
itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi
de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (
BOZULMASINA ), 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.
DANIŞTAY
13. DAİRE
Esas: 2012/2994
Karar: 2013/1113
38
39
ÖZET: Uyuşmazlık konusu işte sistemin kurulması
ve işletilmesinde aksaklıklar olması halinde Belediye tarafından kaynak aktarılacak olması ve yapılacak iş kapsamında gerçekleşecek gelirin Belediye
yerine yükleniciye ödenecek olması hususlarının
işin 2886 sayılı Kanuna göre değil 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmasını gerektirdiği hk.
Dosya içeriğinden, ihale kapsamında kurulacak
Elektronik Ücret Toplama Sistemi'nin ( EÜTS ) işlemesine yönelik olarak "Ortak Havuz Çalışma Şartları Uzlaşı Protokolü" adlı bir protokolün hazırlandığı,
bu protokolü imzalayan hat sahiplerinin araçlarına
EÜTS kurulacağı, bu sistemde kullanılan kartların
gelirlerinin bu havuza aktarılacağı, havuzdan ortak
gider olarak sistemin kurulum giderine karşılık olarak % 4, işletim gideri olarak % 1 oranında ihaleyi
alan yükleniciye ödeme yapılacağı, havuzda kalan
paradan yapılan puanlamaya göre hesaplanacak
tutar üzerinden belediye ile özel halk otobüsü sahiplerine ödeme yapılacağı görülmektedir. Yapılan
bu protokol ile belediye otobüslerinde kullanılacak
otobüs biletlerine ait ücretin de akıllı kartlar yoluyla
YASAL DAYANAK / İHALE
havuza aktarılacağı, belediyenin bu aktarılan gelirden pay alacağı görüldüğünden, yapılan bu protokol ile belediye tarafından kendi araçlarının elde
edeceği taşıma bedeli havuza aktarılmakta, belediyenin araçlarının taşıma bedelinden elde edilecek
hasılatı da kapsayacak şekilde sistemin kurulum
giderine karşılık olarak % 4, işletim gideri olarak %
1 olmak üzere toplam % 5 oranında ihaleyi alan
yükleniciye ödeme yapılacağı görülmektedir. Bu
şekilde sistemin kurulum ve işletme giderlerini belediyenin de yüklendiği görülmektedir.
... Belediye ile yüklenici şirket arasında imzalanan
ihale sözleşmesinin Genel Hükümler bölümünün
1. maddesinde; kurulacak sistemin tüm gelirleri
ve banka hesaplarının kontrolünün Belediye'ye ait
olduğu açıkça ifade edildiğinden, bu parasal kaynağın Belediye'nin kullanımında olan bir kaynak olduğu ve bu kaynaktan ihale yüklenicisine ödeme
yapılacağı noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
...
Belediye tarafından yapılan uyuşmazlık konusu ihale kapsamında belediye otobüslerinin elde
edeceği taşıma bedelinin de aktarılacağı havuzdan yükleniciye ödeme yapılacak oluşu; havuzda
biriken paraların Belediye'nin kullanımında olan bir
kaynak niteliğinde olması; ihale kapsamında yapılacak sistemin kurulması ve işletilmesi aşamasında aksaklıklar olması durumunda ihale bedelinin
Belediye bütçesinden karşılanacağı ve ihale kapsamında yüklenici tarafından idareye belirli bir paranın ödenmesi yerine yüklenicinin kendisine ihale
bedelinin ödeneceği hususları dikkate alındığında,
uyuşmazlık konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılması gerekirken, ihalenin 2886 sayılı
Kanun'a tabi olarak yapılmasında hukuka uygunluk
bulunmadığından, dava konusu işlemlerin iptaline
karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar
verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
DANIŞTAY
13. DAİRE
Esas: 2009/774
Karar: 2012/1947
4734/m.5,38
ÖZET: Uyuşmazlık konusu ihaleye ait ihale dokümanının bir parçası olan nakliyelere ait teklif birim
fiyat hesap cetvelindeki düzenlemenin açık, net ve
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
herkes tarafından anlaşılabilir olarak hazırlanmadığı, ihale dokümanının ihalede katılımın ve rekabetin artmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, bu yüzden ihaleye katılan isteklilerin yarısının hatalı teklif
vermesi dolayısıyla değerlendirme dışı bırakıldığı
göz önüne alındığında başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hk.
İstemin Özeti: Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin
27.11.2008 tarih ve E:2008/1112, K:2008/2210
sayılı kararının; davalı idare tarafından; ihaleyi yapan idarece yapılan aşırı düşük teklif sorgulaması
sonrasında ihale yetkilisince ihaleye katılan hiçbir
isteklinin ihalede teklif edilen tenzilatlarla bu işi
yapamayacağının belirtilerek ihalenin iptal edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, itirazen
şikâyet başvurusu üzerine re'sen inceleme yapılmış olmakla birlikte bu incelemenin sonuca etkili
olmadığı ileri sürülerek, davalı idare yanında müdahil şirket tarafından ise; ihalenin iptal edilmesinden sonra yapılan yeni ihalenin üzerlerinde kaldığı,
sözleşmenin imzalanması aşamasında oldukları,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre Kamu İhale
Kurulu'nun re'sen inceleme yapma yetkisinin bulunduğu, ihaleye katılan on dört istekli tarafından
yapılan hata aritmetik hata olmayıp formül hatası
olduğundan, bu hataların idarece düzeltilmesinin
mümkün olmadığı, ihaleye yirmi altı istekli katılmasına rağmen nihaî olarak üç geçerli teklifin kalması
nedeniyle ihalede rekabetin oluşmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi İsmail BİRSEN'in Düşüncesi: Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Elmas MUCUKGİL'in Düşüncesi:
Dava, DSİ IV. Bölge Müdürlüğünce 25.12.2007 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan Konya-Meram
Akşahan Göleti İnşaatı Yapım İşi ihalesinin idarece
iptali üzerine Kamu İhale Kurumuna yapılan itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmamasına ilişkin Kamu İhale Kurulunun 31.03.2008 tarih
ve 2008/UY.Z-1463 sayılı kararının iptali istemiyle
açılan dava sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen
kararın davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Konya-Meram
52
53
Akşahan Göleti İnşaatı yapım işi ihalesinin, açık ihale usulü ile 25.12.2007 tarihinde yapıldığı, 26 adet
isteklinin katıldığı, yaklaşık maliyeti 11.900.000,00YTL, aşırı düşük teklif sınır değeri 7.259.000,00-YTL,
ekonomik açıdan en avantajlı teklifin 5.666.374,90YTL, ikinci teklifin 7.949.222,00-YTL olarak belirlendiği, ihale komisyonunca yapılan incelemede, 7
adet isteklinin teklif zarfında eksikliler saptandığından tekliflerinin değerlendirmeye alınmadığı, 19
adet istekliden 14 ünün birim fiyat teklif cetvelinde
aritmetik hata tespit edildiği ve düzeltilen teklifleri
isteklilerin kabul ettiği, 13 adet teklifin değerlendirme dışı bırakıldığı, geriye kalan 6 adet isteklinin
teklifinin değerlendirmeye alındığı aşırı düşük teklif
sınır değerinin altında kaldığı saptanan 4 adet istekliden açıklama istenildiği, 1 tanesinin açıklama
yazısı ve eki belgeleri komisyona sunduğu, diğer
3 isteklinin zamanında açıklama sunmadığından
değerlendirme dışı bırakıldığı, ihale komisyonunca 29.01.2008 tarihinde oyçokluğuyla en avantajlı teklifin Kızılırmak İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti., ikinci teklifin davacıya ait teklif olduğu kararı ile ihale
yetkilisine sunulduğu, ihale yetkilisince ise teklifin
onaylanmayarak reddedildiği anlaşılmaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 40. maddesinde, "37 ve 38 inci maddelere göre yapılan değerlendirme sonucunda ihale, ekonomik açıdan
en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif, sadece fiyat
esasına göre veya fiyat ile birlikte işletme ve bakım
maliyeti, maliyet etkinliği, verimlilik, kalite ve teknik
değer gibi fiyat dışındaki unsurlar da dikkate alınarak belirlenir. Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin
fiyat dışındaki unsurlar da dikkate alınarak belirleneceği ihalelerde, ihale dokümanında bu unsurların parasal değerleri veya nispi ağırlıkları belirlenir.
Bu Kanunun 63 üncü maddesine göre ihale dokümanında yerli istekliler lehine fiyat avantajı sağlanacağı belirtilen ihalelerde, bu fiyat avantajı da uygulanmak suretiyle ekonomik açıdan en avantajlı
teklif belirlenerek ihale sonuçlandırılır İhale komisyonu gerekçeli kararını belirleyerek, ihale yetkilisinin onayına sunar. Kararlarda isteklilerin adları veya
ticaret unvanları, teklif edilen bedeller, ihalenin
tarihi ve hangi istekli üzerine hangi gerekçelerle
yapıldığı, ihale yapılmamış ise nedenleri belirtilir.
İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç beş iş
günü içinde ihale kararını onaylar veya gerekçesini
açıkça belirtmek suretiyle iptal eder. ihale; kararın
onaylanması halinde geçerli, iptal edilmesi halinde
ise hükümsüz sayılır."hükmüne yer verilmiştir.
İdarelerin, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde;
saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği,
gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun
şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak konusundaki
sorumluluğu ve ihale yetkilisine ihaleyi onaylamak
konusunda anılan Yasa hükmü ile tanınan yetki
çerçevesinde; ihale komisyon üyesinin; aşırı düşük
teklif değerlendirmesi sırasında açıklama istenilen
1, 11, 17 ve 26 sıra numaralı isteklilerin gerekli açıklamaları ve ihale dokümanında yer alan birim fiyat
tarifelerine uygun birim fiyat analizlerini açıklamalarını istenilmesi üzerine açıklamada bulunulmadığı, 26 sıra numaralı isteklinin yaptığı açıklamada;
ihale dokümanında 50 kalem birim fiyat bulunduğu halde sadece 13 tanesi ile ilgili analizlerin
sunulduğu, analizlerde kullanılan rayiçlerle ilgili
de herhangi bir destekleyici proforma fatura veya
benzeri belge bulunmadığından yeterli görülmediği, 26. Sıradaki ( ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ) isteklinin değerlendirmeye alınmaması gerektiği yolundaki görüşü ve ihale yetkilisinin; özel bir teknikle ve
sev finiseri kullanılarak yapılacak olan ön yüzü beton kaplamalı kaya dolgu gölet gövdesi inşaatının
yaklaşık maliyete göre %53.24 tenzilatla yapılması
teknik olarak mümkün olmadığı yolundaki görüşü
değerlendirildiğinde, ihalenin onaylanmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Belirtilen nedenle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki
isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü
ile idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik
Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki
belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü
tarafından 25.12.2007 tarihinde açık ihale usulüyle
yapılan "Konya-Meram Akşahan Göleti İnşaatı Yapım İşi İhalesi"nin ihale yetkilisince iptali işlemine
karşı yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 31.03.2008 tarih ve 2008/UY.Z-1453
sayılı Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle
açılmış; İdare Mahkemesi'nce, 4734 sayılı Kamu
İhale Kanunu'nda yaklaşık maliyetin gizliliği ilkesi
getirilmek suretiyle ihalelere teklif veren isteklilerin hem rekabet ortamı içerisinde, hem de piyasa
koşullarını iyi araştırmak suretiyle gerçekçi teklifler
vermelerinin sağlanmasının amaçlandığı, 4734
YASAL DAYANAK / İHALE
40
41
sayılı Kanun'a göre yapılan ihalelerde, belirli bir
indirim oranının öngörülmemiş olup, her ihalede
oluşan en avantajlı teklifin yaklaşık maliyete göre
indirim oranının farklılık gösterebileceği, kaldı ki,
verilen tekliflerin yaklaşık maliyetten fazla olması
halinde dahi ihalenin belli koşullarda sonuçlandırılmasının mümkün olduğu, öte yandan, ihalede
oluşan fiyatların yaklaşık maliyete göre çok düşük
olması halinde 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesine göre aşırı düşük teklif sorgulaması yapılarak
ihalenin sonuçlandırılması mümkün olduğu gibi,
ihalenin sözleşmeye bağlanması ve yüklenicinin
taahhüdünü yerine getirmemesi halinde ise 4735
sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'ndaki müeyyidelerin uygulanmasının da mümkün olduğu,
bakılan davada, ihale yetkilisince ihalenin "Ülkemiz
şartlarında yeni olarak, özel bir teknikle ve şev foniseri kullanarak yapılacak ön yüzü beton kaplamalı kaya dolgu gölet gövdesi inşaatının yaklaşık
maliyete göre % 53,24 tenzilatla yapılması teknik
olarak mümkün görülmemektedir. İhale kararının
reddine." şeklindeki gerekçe ile iptal edilmesinin
4734 sayılı Kanun'a uygun olmadığı, kaldı ki, dava
konusu edilen Kurul kararında da anılan gerekçenin mevzuata uygun bulunmadığı, Kurul'un dava
konusu kararında, idarece hazırlanarak ihale dokümanı ekinde isteklilere verilen teklif birim fiyat
cetvelindeki nakliyeye ilişkin düzenlemenin yeterince açık olmaması nedeniyle birçok isteklinin
değerlendirme dışı bırakıldığı, ihalenin bu gerekçe
ile iptal edilmesi gerektiği belirtilerek ihalenin iptali
işlemi sonuç olarak yerinde görülmüşse de, teklifi geçerli sayılan isteklilerin bulunduğu ihalede,
teklifleri değerlendirme dışı bırakılan isteklilerin
varlığından dolayı ihalenin iptal edileceğine dair
bir düzenlemenin kamu ihale mevzuatında yer almadığı gibi, bu düşüncenin ihalede geçerli teklif
sunan isteklileri cezalandırmak anlamına geleceği,
öte yandan, İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular
Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ihalenin iptali kararlarına karşı yapılan
itirazen şikâyet başvurularının iptal gerekçeleriyle
sınırlı olarak incelenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme karşısında, Kurul tarafından yapılan incelemede iptal gerekçesi yerinde bulunmadığı halde,
re'sen inceleme yapılarak ihalenin iptali kararının
sonuç olarak yerinde bulunmasının mümkün olmadığı, Kurul'un kendi yaptığı Yönetmelik'e aykırı
davranarak re'sen inceleme yapmasının hukuka
aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin
iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare ile davalı idare yanında müdahil şirket tarafından temyiz
edilmiştir.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
4734 sayılı Kamu ihale Kanunu'nun 5. maddesinde; idarelerin, bu Kanun'a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun
şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu kurala bağlanmış; 12. maddesinde; ihale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her
türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin
idarelerce hazırlanmasının esas olduğu belirtilmiş;
uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan ihalelere
Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin 2. fıkrasında ise, ihalenin iptali
kararlarına karşı yapılan itirazen şikâyet başvurularının iptal gerekçeleriyle sınırlı olarak inceleneceği
kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan kuralların incelenmesinden; ihalelerde
katılımın ve dolayısıyla rekabetin tam olarak sağlanabilmesi için ihaleyi yapan idare tarafından ihale dokümanının herkes tarafından anlaşılabilecek
açıklıkta ve net olması gerekmektedir. Bu şekilde
hazırlanmamış ihale dokümanlarıyla yapılacak ihaleler Kanun'un öngördüğü amaçları gerçekleştirmekten uzak olacaktır.
4734 sayılı Kanun'un Kamu İhale Kurulu'nun yapısını, işleyişini, yapacağı incelemenin usul ve esaslarını düzenleyen ve ihale tarihinde yürürlükte olan
53-57. maddelerinde, ihalenin idarece re'sen iptali
işlemine karşı yapılacak itirazen şikâyet başvurularının Kurul tarafından iptal gerekçeleriyle sınırlı olarak incelenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, yukarıda aktarılan ve
Kurul'un yapacağı incelemeyi daraltan Yönetmelik
hükmünün 4734 sayılı Kanun karşısında uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu
ihaleye yirmi altı adet teklif verildiği, bu tekliflerden yedi tanesinin belge eksikliği ve kimi eksiklikler nedeniyle değerlendirme dışı bırakıldığı, on
dört isteklinin nakliye pozunu hesaplarken yanlışlık yapması üzerine bu yanlışlıkların idarece re'sen
düzeltildiği, re'sen yapılan düzeltme sonrasında
bu isteklilerden ortaya çıkan yeni teklif bileşenlerine ilişkin tutarla önceki teklif tutarları arasındaki
fark için ek geçici teminat istenildiği, bu isteklilerden sadece bir tanesinin ek geçici teminat vermesi üzerine diğer on üç teklifin değerlendirme dışı
bırakıldığı, bu şekilde geriye altı adet geçerli teklif
kaldığı, bu altı teklife göre yapılan sınır değer tespiti
sonrasında dört istekliye aşırı düşük teklif sorgulaması yapıldığı, bu isteklilerden sadece bir tanesinin
sorgulamaya cevap verdiği, kalan üç isteklinin sorgulamaya cevap vermeyerek değerlendirme dışı
bırakılması sonrasında nihaî olarak 3 adet geçerli
teklifin kalması üzerine ihale yetkilisince "Ülkemiz
şartlarında yeni olarak, özel bir teknikle ve şev foniseri kullanarak yapılacak ön yüzü beton kaplamalı
kaya dolgu gölet gövdesi inşaatının yaklaşık maliyete göre % 53,24 tenzilatla yapılması teknik olarak
mümkün görülmemektedir." şeklindeki gerekçeyle ihale komisyonu kararı uygun görülmeyerek
ihalenin iptal edildiği, bu işlem hakkında yapılan
itirazen şikâyet başvurusu sonucunda Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda ihale yetkilisinin ihaleyi iptal kararındaki gerekçe yerinde bulunmamakla birlikte; idarece hazırlanan ve doküman
ekinde isteklilere sunulan nakliyelere ait teklif birim
fiyat hesap cetvelindeki düzenlemenin istekliler
tarafından açık ve net olarak anlaşılamadığı, ayrıca sunulan teklifin toplam mesafeye göre verilen
bir fiyat olup olmadığının net belirlenemediği, söz
konusu kalemlerde idarece yapılan düzeltmeler
sonucunda ortaya çıkan fiyatların aritmetik hata ile
izah edilemeyecek düzeyde yüksek olduğu, birçok isteklinin düzeltilmemiş tekliflerindeki nakliyelere ilişkin fiyatların idarece belirlenen nakliyelere
ait yaklaşık maliyette öngörülen fiyatlardan yüksek
olduğundan ihalenin iptal edilmesinin sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu gerekçesiyle itirazen
şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği, bu
işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu ihaleye ait ihale
dokümanının bir parçası olan nakliyelere ait teklif birim fiyat hesap cetvelindeki düzenlemenin
açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir olarak
hazırlanmadığı, dokümanda yer alan tereddüde
açık düzenleme nedeniyle ihaleye katılan yirmi
altı istekliden on dört tanesinin, diğer bir ifadeyle yarısından fazlasının hatalı teklif verdiği, bu isteklilerden on üç tanesinin değerlendirme dışı
kaldığı hususları göz önüne alındığında, idarece
hazırlanan ihale dokümanının ihalede katılımın ve
rekabetin artmasını sağlayacak nitelikte olmadığı,
bu nedenle de ihaleye katılan isteklilerin yarısının
hatalı teklif vermesi nedeniyle değerlendirme dışı
bırakıldığı; ihalenin idarece re'sen iptali işlemlerine
karşı yapılan itirazen şikâyet başvuruları üzerine
yapılan incelemede 4734 sayılı Kanun tarafından
Kurul'a herhangi bir sınırlama getirilmediği, yönetmelik hükümlerinin dayanağı olan kanun hükümlerine aykırı olmayacağı hususları da dikkate
alındığında, ihalenin iptali işlemine karşı yapılan
başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde
hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Mahkeme kararında ise hukukî
isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1.
fıkrası uyarınca temyiz isteminin kabulüne, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 27.11.2008 tarih ve
E:2008/1112, K:2008/221 sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, bu
kararın tebliğ tarihini izleyen 15 ( on beş ) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
DANIŞTAY
13. DAİRE
E. 2010/2812
K. 2011/130
ÖZET: Mal alımı ihalesinde 4735 sayılı Kanunun
20. maddesi (a) fıkrası gereğince ihtarlı süre verildikten sonra yükleciye Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğin 19.
maddesine göre sunduğu malı değiştirme hakkının tanınamayacağı dolayısı ile yasaklılık kararının
yerindeliği hk.
... Yukarıda anılan mevzuat ve ihale sözleşmesi
hükümleri ile olay birlikte değerlendirildiğinde, söz
konusu ihalede malların kesin siparişinin yükleniciye tebliğinden itibaren 45 gün içinde teslim edilmesi esas olduğundan ve teslim tarihinden önce
teslim edilen ve sözleşme ve eklerine uygun olmayan malların sözleşme şartlarına uygun mallar
ile değiştirilmesi için teslim süresi içinde yükleniciye bir defaya mahsus teslim imkânı verildiğinden,
teslim süresi geçtikten sonra, yani verilen ihtarlı
süre içerisinde teslim edilen malların yenileri ile
değiştirilmesi yönünde bir düzenlemeye ise yer
verilmediğinden, teslim süresi içerisinde mal teslimi yapmadığı ihtilafsız olan ve kendisine ihtarname ile bildirilen on günlük ek süre içerisinde teslim
ettiği sekiz kalem maldan ikisini, uygun görülmemesi üzerine yenileri ile değiştirmeye çalışan davacıya, sadece teslim tarihinden önce mal teslim
eden yüklenicilere tanınan mal değiştirme hakkının tanınmasının mevzuata aykırı olduğu, ihaledeki eşitlik ve rekabet ilkelerinin ihlâline yol açacağı
açıktır.
YASAL DAYANAK / İHALE
42
43
Bu durumda, kendisine bildirilen sipariş süresi içerisinde mal teslimi yapmayan ve verilen ek süre
içerisinde teslim ettiği malların iki kaleminin teknik
şartnameye ve kabulü yapılan numuneye uygun
olmadığı da tespit olunan davacı şirketin, iki kalem
malzeme yönünden sözleşmesinin feshedilmesi
ve 4735 sayılı Kanun'un 25/f ve 26. maddesi hükümleri uyarınca kamu ihalelerine katılmaktan bir
yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın
reddi gerekirken, aksi yöndeki gerekçeyle işlemi
iptal eden mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 07.01.2014
No : 38198
ÖZET: İlamda, alımı gerçekleştirilen zayıf akım tesisatı kapsamındaki ses sisteminin demirbaş eşya
niteliği taşımasına ve piyasadan temini mümkün
olmasına rağmen %25 müteahhit karı eklenerek
yeni birim fiyat oluşturulması ve bedelinin müteahhite ödenmesinde kamu zararı olmadığı hk.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 20. maddesinde;
... Yeni birim fiyatların tespitinde, yukarıdaki analizlere, öncelik sırası ile aşağıdaki rayiçler uygulanır:
1- Bayındırlık, ve iskan Bakanlığı'nca tespit edilip
yayımlanan rayiçler veya varsa o işe ait teklif rayiçler; 2- Diğer idarelerce tespit edilmiş rayiçler;
3- idarece kabul edilmek şartıyla, Ticaret ve I veya
Sanayi Odasınca onaylanmış memleket rayiçleri;
Bu usullerden hiç biriyle yeni birim fiyat tespiti
mümkün olamıyorsa, o iş kalemine ait, Ticaret ve/
veya Sanayi Odasınca onaylanmış fatura bedelleri
esas alınarak yeni birim fiyat tespit edilebilir.”hükmüne yer verilmiştir.
İlama konu işte, zayıf akım tesisatı kapsamında
yaptırılan seslendirme sisteminde kullanılacak
malzemeler için 3 ayrı firmadan teklif alındığı ve
firmalar tarafından düzenlenen proforma faturalara göre malzemelerin en uygun teklifi veren Baran Elektrik firmasından alınarak müteahhit Mekikler-Yimtaş ortaklığına yaptırılmasına karar verildiği,
Sözleşme eki ilk keşifte bulunmayıp da idarece
sonradan yapılmasına gerek duyulan zayıf akım
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
tesisatı kapsamındaki seslendirme sistemi imalatlarının bir yerden satın alınıp yerine konulunca işlevini yapacak demirbaş bir imalat olmadığı, yapım
işi niteliği taşıdığı anlaşıldığından 917 sayılı ilamın
1(b)bendi ile 86.288,30 TL.ye ilişkin olarak verilen
tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
2886 sayılı Kanunun 4.maddesinde, yapım, her
türlü inşaat, ihzaraat,imalat, sondaj, tesisat, onarım, yıkma değiştirme, iyileştirme, yenileştirme ve
montaj işleri olarak tarif edilmiş, alım ise, taşınır ve
taşınmaz mallar ile her türlü ihtiyaç maddeleri, hizmet ve hakların alımı olarak tarif edilmiştir.
Kamu İhale Kurulu Kararı
Toplantı No
: 2014/051
Gündem No : 4
Karar Tarihi
: 25.07.2014
Karar No
: 2014/UM.III-2738
ÖZET: İdare tarafında idari şartnamede demostrasyon ya da numune değerlendirmesi gibi bir
yöntemin belirlenmediği mal alımlarında ihale
uhdesinde kalan istekli tarafından sunulan malım
teknik şartname koşullarını sağlayıp sağlamadığı
ancak sözleşme imzalandıktan sonra muayene ve
kabul aşamasında değerlendirilebileceğinden bu
yöndeki şikayetin reddi hk.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ihaleye katılan
firmaların teklif ettikleri ürünlerin Teknik Şartname’nin 2.2, 2.3, 2.7 ve 6.4'üncü maddelerini karşılamadığı iddialarına yer verilmiştir.
Söz konusu ihalede, başvuru sahibinin iddiasına
dayanak olarak gösterdiği Teknik Şartname düzenlemelerinde öngörülen belge ve bilgiler sözleşmenin imzalanması aşamasında da sunulabilecek katalog niteliğinde olup, Teknik Şartname’nin
anılan düzenlemeleri ilan ve İdari Şartname’de yer
almamaktadır. Buna göre, anılan belge ve bilgilerin söz konusu ihale açısından bir yeterlik belgesi veya kriteri olarak değerlendirilmesi hukuken
mümkün bulunmamaktadır. Ekonomik açıdan en
avantajlı teklifin İdari Şartname’nin 35’inci maddesine göre fiyat dışı unsurlar dikkate alınmadan, bir
başka ifadeyle en düşük fiyat esasına göre belirlendiği ihalede, yeterlik belgesi veya kriteri olarak
öngörülmeyen belge ve bilgilere dayanılarak değerlendirme yapılmaması gerektiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, teklif edilen ürünün teknik şartna-
meye uygunluğu, idareler tarafından, “tekliflerin
İdare tarafından A1 yetki belgesinin istendiği ve Ka-
değerlendirilmesi” aşamasında “demonstrasyon”
rayolu Taşıma Yönetmeliği’nin Geçici 6’ncı mad-
ya da “numune değerlendirmesi” yoluyla yapa-
desi uyarınca firmaların ortak taşıma sözleşmesi
bileceği gibi, bu değerlendirme ürünün teslimini
yaparak taşıma faaliyetinde bulunamayacakları,
müteakip “muayene ve kabul” aşamasında da ger-
bu itibarla ihale üzerinde bırakılan firmanın ortak
çekleştirilebilir. Bu konudaki takdir yetkisi idarelere
girişim olması nedeni ile yükümlülüğünü yerine
ait olup tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında
getiremeyeceğinden bu isteklinin teklifinin değer-
ürünün teknik değerlendirmesinin de yapılmasının
lendirme dışı bırakılması gerektiği ileri sürülmüştür.
öngörülmesi halinde bu hususun da ihale dokümanında düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bu
değerlendirme ister tekliflerin değerlendirilmesi
aşamasında ister muayene ve kabul aşamasında
gerçekleştirilsin, idarece ürünün teknik şartnamede yer alan düzenlemelere uygun olup olmadığı
yönünde yapılan değerlendirme neticesinde alınan kararlara ilişkin nihai sorumluluğun idareye ait
olduğu açıktır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalelere yönelik başvurular” başlıklı 54’üncü maddesinde“İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler
nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını
veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler,
bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikayet ve itirazen şikayet baş-
...4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 55’inci maddesinde ise “Şikayet başvurusu, ihale sürecindeki
işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya
farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21 inci maddenin (b) ve (c) bentlerine
göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hallerde ise
on gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından
önce, ihaleyi yapan idareye yapılır…” hükmü yer
almaktadır.
... 21.05.2014 tarih ve 2014/UH.III-2134 sayılı Kamu
44
İhale Kurulu kararından önce ihalenin Yek-Tur Oto
45
Kiralama Bilişim Yemekhane Temizlik Hizmetleri İnşaat Turizm Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. - G.E.S.
Nak. İnş. Taahhüt Tur. Yemek ve Tem. Hiz. Tic.
Ltd. Şti. Ortak Girişimi’nin üzerinde bırakıldığı başvuru sahibi tarafından bilinmesine rağmen, anılan
vurusunda bulunabilirler.” hükmü,
Kurul kararına ilişkin itirazen şikâyet başvurusun-
Kamu İhale Kurulu Kararı
Toplantı No
: 2014/050
Gündem No : 58
Karar Tarihi
: 23.07.2014
Karar No
: 2014/UH.III-2706
da belirtilen söz konusu iddiayla idareye şikâyet
ÖZET: İsteklinin kendisine tebliğ edilen ilk ihale
komisyon kararında belirtilen bir hususa ilişkin idareye şikayet başvurusunda bulunmamasının sonradan farklı gerekçelerle yeni bir ihale komisyon
kararı oluşturulsa dahi şikayet hakkını sona erdireceği hk.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle,
başvurusunda bulunmadığı, bu nedenle başvuru
sahibinin söz konusu iddianın farkına vardığı tarihin ise 21.05.2014 tarih ve 2014/UH.III-2134 sayılı
Kamu İhale Kurul kararına ilişkin itirazen şikâyet dilekçesinde belirtilen 02.04.2014 tarihi olduğu, bu
nedenle bu iddiaya konu hususun farkına varıldığı tarihi izleyen günden itibaren 10 gün içerisinde
idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken söz konusu iddiayla şikâyet başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından, başvuru sahibinin söz
konusu iddiasına ilişkin başvurusunun süre yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
YASAL DAYANAK / İHALE
İHALE
SORU & CEVAP
tarafından cevaplanmıştır.
Soru 1
Tarafımızca girilen bir ihale iş deneyim belgemizin
benzer iş kapsamına girmediği gerekçesi ile ihale komisyonu tarafından teklifimiz değerlendirme
dışı bırakıldı ve akabinde tarafımızca teklif kapsamında sunulmuş olan geçici teminat mektubu
karar ile birlikte idareden iade alındı. Halihazırda
geçici teminat mektubunun tarafımızca iade alınmış olması değerlendirme dışı bırakılmamıza ilişkin
ihale komisyon kararına şikayet başvurusunda bulunmamıza engel olur mu?
Cevap
Öncelikle idarelerce geçici teminat alınmasının
amacı ihaleye teklif veren isteklilere uygulanacak
olası yaptırımların güvence altına alınmasıdır. İhale
sonrasında avantajlı teklif konumunda bulunmaya
isteklilerin geçici teminatlarının idarece alıkonulmasında bu gerekçe göz önüne alındığında
herhangi bir kamu yararı da bulunmamaktadır.
Keza bu husus Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama
Yönetmeliği'nin 65. maddesinde "Geçici teminat
hariç aday ve isteklilerce verilen teklif ve başvuru
belgeleri ihale sonuçlandıktan sonra iade edilmez." denilmek suretiyle ifade edilmiştir. Geçici
teminat mektubunun idare uhdesinde kalması
işin sözleşmeye bağlandığı ana kadar söz konusu
olabilecek bir husus olup ihale uhdesinde kalan
firmanın kesin teminatı getirmesi ile beraber geçici teminat iade edilir. Paralel olarak ikinci avantajlı
teklif sahibi firmanın teminatı da talep halinde ilgili
firmaya verilir.
Soru 2
Milli Eğitim Müdürlüğümüzce çıkılan "Mesleki teknik ve genel liselere kumanya türü öğlen yemeği
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
hizmet alımı" ihalesinin iptal edilmesi sonucu 21/b
pazarlık usulü 9 ay süreli alım yapılması için talepte bulunuluyor. Bu şekilde bir işlem tesis edilerek
21/b pazarlık usulü ile 9 aylık alıma çıkabilir miyiz?
Cevap
Kamu İhale Genel Tebliği'nin 20.1 maddesinde;
"Madde 20- Süreklilik arz eden mal ve hizmet
alımlarının kesintiye uğratılmadan temini
20.1. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (b)
bendinde ertesi mali yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki mali yıl sona ermeden ihaleye çıkılabileceği
düzenlenmiştir. Böylece ihale ile ilgili ilan süresi ve
ihale sürecinin belirli bir zaman alacağı da dikkate
alınarak ertesi yılda gerçekleştirilecek bu tür mal
ve hizmet alımı ihalelerine mali yıl sona ermeden
çıkılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak yılın sonunda ya da ertesi yılın başında çıkılan ihalelerde
önceden öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda süreklilik arz eden bu
alımların kesintiye uğratılmamasını teminen, ihale
sonuçlandırılıncaya kadar geçecek süre içindeki
ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendindeki “idare tarafından önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında değerlendirilerek, anılan madde hükmü ve 62 nci maddenin (ı)
bendinde yer alan esaslar da dikkate alınarak aynı
Kanunun 21 inci maddesinin (f) bendi ya da 22 nci
maddesinin (d) bendinde belirtilen tutarlara kadar
olanların bu maddelere göre temin edilebilmesi
idarenin yetki ve sorumluluğundadır." hükmü bulunmaktadır. Maddede de açıkça belirtildiği üzere
süreklilik arz eden yemek hizmet alımında öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda 21/b pazarlık ihalesi gerçekleştiriliyorsa
bu ihalede hizmet süresi "ihale sonuçlandırılıncaya
46
47
kadar geçecek süre" olarak belirlenmek zorundadır.
Soru 3
Halihazırda sözleşmeye bağlanmış olan bir işle
ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'nı da ilgilendiren
bir hukuka aykırılık tarafımızca öğrenilmiş bulunmaktadır. Bu halde Kamu İhale Kurumu'na başvurulmak suretiyle bu firmanın değerlendirme dışı
bırakılarak ihalenin tarafımıza verilmesini sağlamak
mümkün müdür?
Cevap
64
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin tanımlara ilişkin 3. maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde ihale süreci, “İhale yetkilisince ihale
onayının verildiği tarihten itibaren başlayan, sözleşmenin veya çerçeve anlaşmanın taraflarca imzalanıp notere onaylattırılması ve tescili ile noter
onayı ve tescili gerekmeyen hallerde ise sözleşmenin veya çerçeve anlaşmanın taraflarca imzalanmasıyla tamamlanan süreç" şeklinde tanımlanmıştır.Kamu İhale Kurumu'nun görevleri 4734
sayılı Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiş olup,
bu görevlerin arasında anılan Kanuna göre yapılan
ihalelere ilişkin itirazen şikâyet başvurularını inceleyerek sonuçlandırmak görevi bulunmaktadır. Söz
konusu durum için bir başvuru gerçekleştirilecekse bunun öncelikle idareye yapılması gerekmektedir. Olası hukuki ihtilafın sözleşmenin uygulanması
aşamasına yönelik olduğu görüldüğünden idarenin kararına karşı yargı mercilerine başvurulması
gerekmektedir. Kamu İhale Kurumu'nun konuya
ilişkin inceleme görev ve yetkisi bulunmadığı düşünülmektedir.
Soru 4
İstekli olarak katıldığımız bir ihalede, ihale uhdesinde
kalan iş ortaklığının sunmuş olduğu iş deneyim belgelerinin İdarî Şartname’nin 7.6. maddesinde yer alan
benzer iş tanımı ile bire bir uyuşmadığını, ortaklardan
birinin sunmuş olduğu iş deneyim belgesinin farklı
bir işe ait olabileceğini düşünmekteyiz. Ancak Kamu
İhale Kurulu tarafından somut hususlara dayanmayan başvuruların reddedildiği aşikar bulunmaktadır.
Diğer yandan tarafımıza iş ortaklığının ihale dosyasını
inceleme hakkı da verilmemektedir. Hakkımızı ne şekilde aramamız gerekmektedir?
Cevap
Öncelikle Kamu İhale Kurumu'nun bir yargı mercii
olmadığı ve kararlarının yargı denetimine açık olduğu
kuşkusuzdur. Soruya konu ihtilafta olduğu gibi diğer
istekliler tarafından sunulan evrakların içeriğinin mevzuata uygun olup olmadığının tespitinin mümkün
olmamasına rağmen Kamu İhale Kurumu tarafından
4734 sayılı Kanun'un 54. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde ve ihalelere yönelik başvurular
hakkında tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasının (ç)
bendinde yer alan ‘başvurunun konusu, sebepleri ve
dayandığı delillerin itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde bulunması gerektiği’ yönündeki düzenlemeye
aykırılık nedeniyle red kararları verildiği görülmektedir. Ancak gerek idare mahkemeleri gerekse Danıştay tarafından verilen kararlarda Kamu İhale Kurumu
gibi katı bir yaklaşım sergilenmemekte ve geniş bir
bakış açısı ile yaklaşılarak itirazen şikayet başvurularının şekil yönünden reddedilmeyerek esasına girilmek suretiyle işlem tesis edilmesi yönünden kararlar
verildiği görülmektedir.
Soru 5
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3. maddesi
kapsamında istisna olarak gerçekleştirilen bir ihalede on binde beş Kik payı alınması söz konusu
olacak mıdır?
Cevap
Öncelikle şunu belirtmek gerekmektedir ki Kanunun 3. maddesi çerçevesinde gerçekleştirilen ihaleler 3. maddenin son fıkrası hükmü gereği sadece
ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri yönünden 4734 sayılı Kanuna tabidir. Diğer taraftan Kanunun 53. maddesinde de "Bu Kanun kapsamında
yapılan ihalelere ilişkin düzenlenecek sözleşmelerden" bu payın kesileceği belirtilmiş olmakla
YASAL DAYANAK / İHALE
46
47
M A L İ M E V Z UAT
MAKALE
“BELEDİYELERDE
PERSONEL
GİDERLERİNİN YASAL
SINIRLARI”
Hamdi GÜLŞEN
E. Muhasebat
Başkontrolörü
Belediyeler genel olarak kamu hizmetlerini kendi
personelleri aracılığıyla yerine getirmektedir. Bu
kapsamda belediyelerin bu personellerine ödediği
ücret, maaş, zaman vb. adlarda personel giderleri
bulunmakta ve bu gider kalemleri de her geçen
gün artmaktadır. Belediye yönetimi de gelişigüzel bir şekilde personel istihdamı yapmamaları için
çeşitli kanunlarda özelliklede 5393 sayılı Belediye
Kanununda sınırlamalar ve kurallar getirilmektedir.
5393 Sayılı Belediye Kanununun “Norm kadro ve
personel istihdamı” başlıklı 49. Maddesinin sekizinci fıkrasında temel kural belirlenmiştir.
Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı
Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden
değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in
altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda
personel giderlerinin söz konusu oranları aşması
durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu
zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından
tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zama1
2
nında ve öncelikle ödenir.
Temel kural ilk başta net gibi görülmekle birlikte
uygulamada bazı sorunlar ve sorularla çok sık karşılaşılmaktadır. Bu nedenle bu çalışmamızda bu
soruların cevaplarını soru cevap şeklinde vermeye
çalışacağız.
Soru 1: Toplam Personel Gideri ne demektir?
Personel gideri kavramı; “2014 yılı Analitik Bütçe
Sınıflandırmasına İlişkin Rehber” in “IV. GİDERİN
EKONOMİK KODLARININ AÇIKLAMALARI” başlıklı
beşinci bölümünde tanımlanmış ve burada kaydedilen tüm bütçe giderlerini ifade etmektedir.
Bu kapsamda kamu personeli ile kamu personeli
olmasa bile bunlar gibi çalıştırılan veya hizmetinden faydalanılan kişilere veya diğerlerine bordroya
dayalı olarak nakden yapılan ödemeleri kapsayacaktır.
Ayni nitelikteki ödemeler “Mal ve Hizmet Alım Giderleri” ne, Devletin işveren sıfatıyla sosyal güvenlik
kurumlarına ödediği primler ise “Sosyal Güvenlik
Kurumuna Devlet Primi Giderleri” bölümüne dahil
edilecektir.
Personel giderlerinin ikinci düzeyinde çeşitli personel kanunlarına göre çalıştırılanların istihdam çeşitleri ile çalıştırılma veya hizmetinden yararlanma
yöntemleri esas alınarak; memurlar, sözleşmeli
arsiv.ntvmsnbc.com/news/75637.asp
Hizmet araçları makam aracı gibi kullanılmamalı - www.memurlar.net/haber/422672/4.sayfa
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
48 68
49
personel, işçiler, geçici personel ve diğer personel
olarak beş grupta sınıflandırılmıştır. Üçüncü düzey,
Sorunun cevabı analitik bütçe sınıflandırılmasında
ve muhasebe sisteminde yatmaktadır.Cevap;
ödeme türlerine göre sınıflandırılmıştır.
“
Belediyelerde muhasebe kayıtlarında yer alan “830 Bütçe Giderleri Hesabının 01 Personel Giderleri” ayrıntısı bize toplam personel giderleri kavramını
vermektedir.
Şimdi yıllar itibariyle personel giderlerinin mahalli
idarelerdeki artışını resmi rakamlara bakarak göre-
“
bilir ve personel giderlerine neden sınırlama getirildiğini anlayabiliriz.
MAHALLİ İDARELER KONSOLİDE BÜTÇE GİDERLERİ
Bin TL
2010 YILI
2011 YILI
2012 YILI
2013 YILI
BÜTÇE GİDERLERİ
52.226.305
61.011.336
69.298.699
87.589.594
Personel Giderleri
10.285.548
11.259.474
12.192.651
13.488.756
2.357.390
2.813.789
3.635.704
4.393.113
435.968
595.258
859.373
847.769
6.863.784
7.158.459
6.910.708
7.416.016
Memurlar
Sözleşmeli Personel
İşçiler
Geçici Personel
55.095
64.893
78.347
86.088
Diğer Personel
573.311
627.075
708.519
745.770
Kaynak: Muhasebat Genel Müdürlüğü, (Mahalli İdareler Bütçe istatistikleri)
48
49
Görüldüğü gibi mahalli idarelerde (sadece belediyeler değil) personel giderleri ve bütçe giderleri her
geçen yıl artmaktadır.
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
Soru 2: Sosyal güvenlik giderleri toplam personel giderlerine dahil edilecek midir?
Soru 5: Yeniden değerleme oranlarını nereden
bulabilirim?
Personel gideri kavramını yukarıda belirledik ve
“2014 yılı Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin
Rehber” de “01 Personel giderleri” kavramına yer
verilmiştir. Aynı rehberde 02 Kalemi ise “Sosyal
güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri” başlığı
altında yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci
maddesinin (B) fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine
göre,
“
Bu ayrı bir kalem olduğu için,
bu kalem toplam personel giderleri kaleminde yer almayacaktır.
“
Soru 3: Hizmet alımları yoluyla alınan personele
ödenen giderler toplam personel giderlerine dahil edilecek midir?
Hizmet alımları yoluyla alınan personele ödenen
giderler bütçenin,
“
"03 Mal ve Hizmet Alımları”
kaleminden yapıldığı için bu
gider türü toplam personel giderleri kaleminde yer almayacaktır.
“
Bu soruda en çok karıştırılan nokta kesin hesap
rakamlarını mı baz alacağız sorusuyla eşdeğerdir.
Kanunun bu maddesinde “Kesin Hesap” kavramı
yer almamıştır. Biz 2014 yılında olduğumuza göre
gerçekleşen en son yıl bütçe geliri 31.12.2013 tarihi itibariyle muhasebe sistemimizde yer alan “800
Bütçe Gelirleri Hesabı” alacak bakiyesi (diğer bir
ifadeyle mevzuatı gereğince bütçe geliri olarak
nakden veya mahsuben yapılan tüm tahsilatlar) ile
özdeştir. Aslında bu rakam kesin hesapta yer alan
rakamla aynı olmak zorundadır. Ancak kesin hesap
sonradan çıktığı için,
1 Ocak tarihi itibariyle gerçekleşen en son yıl bütçe geliri
rakamı aslında nettir ve bir yıl
boyunca bu rakam geçerlidir.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Türkiye İstatistik Kurumunun
Üretici Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.
“
Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan
edilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 19
Kasım 2013 tarih ve 28826 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak, 2013 yılı için % 3,93 (üç virgül doksan üç) olarak tespit edilmiştir. Her yıl bu oran resmi gazetede yayımlanmaktadır.
Soru 6: Nüfus sınırlamasında net rakamlar nelerdir?
Soru 4: Gerçekleşen en son yıl bütçe gelirleri
kavramı ne demektir?
“
“
“
Kanunun ilgili maddesindeki ibare “Nüfusu
10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
10.000'in altında dediği için kuralımız;
Nüfusu 1 ile 9.999 arasındaki belediyelerde bu
oran %40,
Nüfusu 10.000 ve üstü belediyelerde bu oran %30
olarak uygulanacaktır.
Soru 7: Oran aşıldığı zaman bunun yaptırımı nelerdir?
Kanunun ilgili maddesindeki ibare
“
Yeni personel alımı nedeniyle
bu oranın aşılması sebebiyle
oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren
hesaplanacak kanuni faiziyle
birlikte belediye başkanından
tahsil edilir.
şeklinde hüküm altına alınmıştır.
“
50 70
51
Oranın aşılmasının elbette hem mali hem idari
hem de cezai yaptırımları bulunmaktadır. Ancak
bunlar olaylara göre değişmektedir. Hiçbir zorunlu
koşul yokken durduk yere personel giderlerin aşılması durumunda bu yaptırımlar söz konusu olabilir. Ancak bazı durumlarda sınırda iken çeşitli yasal
düzenlemeler ile bu sınırlar aşılabilir. Örneğin personel giderlerimizin toplam sınırı %29 iken kanuni olarak alınması şart koşulmuş yeni bir personel
istihdamında kamu zararından bahsetmenin söz
konusu olmayacağını düşünmekteyiz.
Burada dikkat edilmesi gereken husus kamu zararıdır. Kamu zararı olduğu yönünde tespitlerin varlığı (örneğin Sayıştay denetimi sonucunda ortaya
çıkan bulgular ile) kamu zararı olduğuna kanaat
getirilirse (5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 71 Maddeye göre) bu takdirde zararın
oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni
faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilecektir. Olayın mali boyutu bu şekilde gerçekleşmektedir.
Yeni personel istihdamında oran aşılmıyorsa sonraki aylarda oluşan personel giderlerinin kümülatif artışı sonucu bu oranın aşılmasında hiçbir mali
veya cezai yaptırım olmayacaktır. Önemli olan yeni
personel alımındaki oranın aşılıp aşılmamasıdır.
Hesaplanma zamanı; personel giderlerinde olan
olağandışı bir artış (örneğin personel giderlerine bütçe tahminleri üzerinde yapılan zam), yeni
personel alımı, personel ayrılmaları vb. durumlarda olmasında fayda vardır. Hesaplanan her oran
hesaplanan zamana göre değişiklik gösterecektir. Örneğin Nisan ayındaki oran ile Ekim ayındaki (personel gideri artışı olduğu için) oran ile aynı
olmayacaktır. Bu nedenle yeni personel alımında
bu oran hesaplanması gerekmektedir. Oranı bilmek özellikle yeni personel alımında son derece
önemlidir.
Soru 9: Oran aşıldığı zaman yeni personel istihdamının yolu yok mudur?
5393 sayılı Belediye kanunun Geçici Madde 1’de
“Bu Kanunun yayımı tarihinde personel giderlerine
ilişkin olarak 49’uncu maddede belirtilen oranları
aşmış olan belediyelerde bu oranların altına inilinceye kadar, boş kadro ve pozisyon bulunması ve
bütçe imkânlarının yeterli olması kaydıyla,
“
Olayımızın cezai boyutu ise 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 257 Maddesine göre görevi kötüye
kullanma suçunun ilk paragrafı ile karşı karşıya kalınabileceğini düşünmekteyiz. İlgili maddenin ilk paragrafında “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan
haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket
etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız
bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer
almaktadır. Bu veya diğer hükümler yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek durumlardır.
Soru 8: Yeni personel aldığımızda oran %29 iken
2 ay sonra oranımız %34’e çıkarak oranımızı aşmış durumdayız. Bunun yaptırımı var mıdır?
1.1.2005 tarihinde mevcut
memur ve sözleşmeli personel
sayısının %10’unu geçmemek
üzere İçişleri Bakanlığı’nca zorunlu hallere münhasır olacak
şekilde verilecek izin dışında
ilave personel istihdam edilemez.
“
Geçici iş pozisyonları için önceki yıldan fazla olacak şekilde vize yapılamaz.” şeklinde hüküm altına
alınmıştır.
Bu durumda zorunlu hallerde İçişleri Bakanlığı’ndan izin alınabilecektir. Ancak bu iznin de bir sınırı vardır. Madde metninde de anlaşılacağı gibi
1.1.2005 tarihinde mevcut memur ve sözleşmeli
personel sayının %10 kadarıdır. Örneğin 1.1.2005
tarihindeki mevcut memur ve sözleşmeli personel
sayımız 40 ise bu takdirde zorunlu hallerde İçişleri
Bakanlığı’ndan en fazla dört (4) personel için izin
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
50
51
alabiliriz. Diğer bir ifadeyle beşinci personeli alma
şansımız yoktur.
Örnek 1:
Nüfusu 22.740 olan (A) Belediyesinin; 2013 yılı aralık ayı mizanına göre 800 Bütçe Gelirleri Hesabı
alacak bakiyesi 10.000.000.-TL’dir. 2014 yılı Eylül
ayı mizanına göre 830 Bütçe Giderleri Hesabının
01 Personel Giderleri yardımcı hesabı borç bakiyesi ise 2.800.000.-TL’dir. Buna göre boş kadromuz
olduğu halde personel istihdamında bir sıkıntı yaşanır mı?
Nüfus kriterine göre 10.000 den fazla olduğu için
oranımız %30’dur. Bu kapsamda;
2013 yılı Yeniden değerleme
oranı:
En son gerçekleşen bütçe
gideri (2013 yılı )
% 3,93
10.000.000.-TL
2.800.000.-TL
Artırılmış bütçe geliri
(10.000.000 X 1,0393)
10.393.000.-TL
% 26,94
(2.800.000/10.393.000)X100
Oran %26,94 olduğu için yaklaşık %3 lük bir personel giderini geçmemek üzere yeni personel istihdamı yapılmasında kanunen bir sakınca yoktur.
Örnek 2:
Nüfusu 45.000 olan (B) Belediyesinin; 2013 yılı
aralık ayı mizanına göre 800 Bütçe Gelirleri Hesa-
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Nüfus kriterine göre 10.000 den fazla olduğu için
oranımız %30’dur. Bu kapsamda;
2013 yılı Yeniden değerleme
oranı:
En son gerçekleşen bütçe
gideri (2013 yılı )
% 3,93
20.000.000.TL
Toplam personel gideri
(2014 yılı)
7.000.000.-TL
Artırılmış bütçe geliri
(20.000.000 X 1,0393)
20.786.000.-TL
Personel Giderleri sınırı
% 33,68
(7.000.000/20.786.000)X100
Toplam personel gideri
(2014 yılı)
Personel Giderleri sınırı
bı alacak bakiyesi 20.000.000.-TL’dir. 2014 yılı Eylül
ayı mizanına göre 830 Bütçe Giderleri Hesabının
01 Personel Giderleri yardımcı hesabı borç bakiyesi ise 7.000.000.-TL’dir. Buna göre boş kadromuz
olduğu halde personel istihdamında bir sıkıntı yaşanır mı?
Oran % 33,68 olduğu için yeni bir personel istihdamı olamaz. Ancak geçici birinci maddeye göre
İçişleri Bakanlığı’ndan zorunlu haller sebep gösterilerek izin alınması ile yeni personel alımına gidilebilir. Bunun içinde oluşan sınır 1.1.2005 tarihindeki
(B) Belediyesinin mevcut memur ve sözleşmeli
personel sayısının %10’dur.
Örneğin 1.1.2005 tarihindeki memur sayısı 30,
sözleşmeli personel sayısı ise 2 ise toplam sayı 32
etmektedir. Toplam sayının %10 ise 3,2 etmektedir.
3,2 sayısını da tama tamamlayarak dört (4) kişiden
fazla olmamak üzere (en fazla 4 kişiye kadar) ek
personel istihdamı gerçekleştirebilecektir.
52
53
M A L İ M E V Z UAT
MAKALE
“GENEL HATLARIYLA
KAMU İÇ KONTROL
STANDARTLARI
VE STANDARTLARA
UYUM EYLEM PLANI”
1- GİRİŞ
Kamu mali yönetimi alanında gerçekleştirilen reformların yasal çerçevesini oluşturan 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu
kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımının yanı sıra mali saydamlık ve hesap verilebilirlik
ilkeleri ön plana çıkmıştır. Bu ilkelerin uygulamaya
konulmasını sağlamak üzere kamu mali yönetim
sistemimize dahil edilen temel yöntem ve araçlardan biri de iç kontrol standartlarına uyum eylem
planlarıdır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 55. Maddesinde İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun
olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir
şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak
tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak
üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon,
yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve
diğer kontroller bütünü olarak tanımlanmıştır.
İç kontrolün amacı ise;
a. Kamu gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerinin
etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesini,
b. Kamu idarelerinin kanunlara ve diğer düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermesini,
Mesut HASTÜRK
E. Muhasebat
Başkontrolörü
c. Her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük
ve yolsuzluğun önlenmesini,
d. Karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir rapor ve bilgi edinilmesini,
e. Varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karşı korunmasını sağlamaktır.
“
İç kontrol; uluslararası düzeyde kabul gören ve kurumun
hedeflerine ulaşması için makul güvence sağlamak üzere
tasarlanmış olan bir sistemdir.
“
Bu sistemin en iyi bilinen modeli olan Comittee of
Sponsoring Organizations (COSO) çerçevesinde
iç kontrol; kurumdaki iş ve eylemlerin mevzuata
uygunluğunu, mali ve yönetsel raporlamanın güvenilirliğini, faaliyetlerin etkililiği ve etkinliği ile varlıkların korunmasını sağlamayı amaçlar.
COSO tarafından oluşturulan kontrol ortamı, risk
yönetimi, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletişim ile
izleme bileşenlerinden oluşan iç kontrol sistemi,
Uluslararası Sayıştaylar Birliği (INTOSAI), Avrupa
Komisyonu ve benzer uluslararası kuruluşlarca da
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
52
53
referans olarak kabul edilen bir modeldir.1
maktadır.
COSO Küpü iç kontrol unsurlarının, iç kontrolün
amaçları ve faaliyetlerle ilişkisini gösterir.
Kamu İç Kontrol Standartları, uluslararası standartlar ve iyi uygulama örnekleri çerçevesinde, iç kontrolün;
“
Faaliyet ve birimler, hedefler
ve iç kontrolün unsurları bir
küpün farklı yüzeylerini oluşturur ve ayrılmaz bir bütündür.
“
Tüm faaliyet ve birimler; faaliyetlerin etkinliği ve
etkililiği, bilgilerin güvenilirliği ve mevzuata uygunluk hedeflerine ulaşmak amacıyla iç kontrolün beş
unsurundan yararlanır.
COSO Küpü
“
kontrol ortamı, risk değerlendirmesi, kontrol faaliyetleri,
bilgi ve iletişim ile izleme bileşenleri esas alınarak.
“
tüm kamu idarelerinde uygulanabilir düzeyde olmasını sağlamak üzere genel nitelikte düzenlenmiştir.
Yukarıda da bahsedildiği gibi beş ana bölümden
oluşmaktadır. Bu bölümler aşağıda sırasıyla tanımlanmıştır.
Kontrol ortamı, iç kontrolün diğer unsurlarına
temel teşkil eden genel bir çerçeve olup, kişisel
ve mesleki dürüstlük, yönetim ve personelin etik
değerleri, iç kontrole yönelik destekleyici tutum,
mesleki yeterlilik, organizasyonel yapı, insan kaynakları politikaları ve uygulamaları ile yönetim felsefesi ve iş yapma tarzına ilişkin hususları kapsar.
Kontrol ortamının temel unsurları aşağıda sıralanmıştır.
»» Kişisel ve mesleki dürüstlük ilkeleri
»» Yönetimin ve personelin etik değerleri benim2- KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI
Kamu mali yönetiminde saydamlığın ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi ve etkin bir iç kontrol
sisteminin işleyişi için atılan adımların en başında
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 26 Aralık
2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinin yer
aldığını söyleyebiliriz.
Kamu İç Kontrol Standartları, idarelerin, iç kontrol
sistemlerinin oluşturulmasında, izlenmesinde ve
değerlendirilmesinde dikkate almaları gereken temel yönetim kurallarını göstermekte ve tüm kamu
idarelerinde tutarlı, kapsamlı ve standart bir kontrol
sisteminin kurulmasını ve uygulanmasını amaçla1
Kamu İç Kontrol Rehberi, Sayfa 3
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
semesi
»» Üst yönetimin iç kontrole yönelik destekleyici
tutumu
»» Kurumsal (organizasyonel) yapı
»» Personelin mesleki yeterliliği ve performansı
»» İnsan kaynakları politikaları ve uygulamaları
»» Yönetim felsefesi ve iş yapma tarzı
»» Yetki Devri
Standartları;
Standart: 1. Etik Değerler ve Dürüstlük
58
59
Standart: 2. Misyon, organizasyon yapısı ve görevler
Standart: 3. Personelin yeterliliği ve performansı
Standart: 4. Yetki Devri
Risk değerlendirme, idarenin hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyecek risklerin tanımlanması,
analiz edilmesi ve gerekli önlemlerin belirlenmesi
sürecidir.
Standartları;
Standart: 5. Planlama ve Programlama
Standart: 6. Risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi
Kontrol faaliyetleri, idarenin hedeflerinin gerçekleştirilmesini sağlamak ve belirlenen riskleri yönetmek amacıyla oluşturulan politika ve prosedürlerdir.
Standartları;
Standart: 7. Kontrol stratejileri ve yöntemleri
Standart: 8. Prosedürlerin belirlenmesi ve belgelendirilmesi
Standart: 9. Görevler ayrılığı
Standart: 10. Hiyerarşik kontroller
Standart: 11. Faaliyetlerin sürekliliği
Standart: 12. Bilgi sistemleri kontrolleri
Bilgi ve iletişim, gerekli bilginin ihtiyaç duyan kişi,
personel ve yöneticiye belirli bir formatta ve ilgililerin iç kontrol ve diğer sorumluluklarını yerine getirmelerine imkân verecek bir zaman dilimi içinde
iletilmesini sağlayacak bilgi, iletişim ve kayıt sistemini kapsar.
Standartları;
Standart: 13. Bilgi ve iletişim
Standart: 14. Raporlama
Standart: 15. Kayıt ve dosyalama sistemi
Standart: 16. Hata, usulsüzlük ve yolsuzlukların bildirilmesi
İzleme, iç kontrol sisteminin kalitesini değerlendirmek üzere yürütülen tüm izleme faaliyetlerini
kapsar.
Standartları;
54
Standart: 17. İç kontrolün değerlendirilmesi
Standart: 18. İç denetim
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
55
3- ROLLER VE SORUMLULUKLAR
Üst Yönetici:
İdarede yeterli ve etkili bir iç kontrol sisteminin
kurulmasını sağlamak, işleyişi izlemek ve gerekli
tedbirleri alarak geliştirmek üst yöneticinin sorumluluğundadır. İç kontrol sisteminin sahibi üst yöneticidir. Üst yönetici, genel olarak izleme görevini
üstlenmekle birlikte kurumun hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini yürütmesinden ve iç kontrol
sisteminin düzgün biçimde işleyişinin sağlanmasından sorumludur.
Diğer yandan, 5018 sayılı Kanuna ekli (1) ve (II/B)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinde yürütülen Kamu İç Kontrol Standartlarına uyum çalışmaları hakkında her yılın ocak ayında üst yönetici
tarafından ilgili Bakana bilgi verilir.
Birim Yöneticileri (Harcama Yetkilileri):
Birimlerinde etkili bir iç kontrol sistemi oluşturmak,
uygulanmasını sağlamak ve izlemek, zayıf yönleri
geliştirmekle sorumludur.
Mali Hizmetler (Strateji Geliştirme) Birimi Yöneticileri:
İç kontrol sisteminin harcama birimlerinde oluşturulması, uygulanması ve geliştirilmesi çalışmalarında koordinasyonu sağlamak, eğitim ve rehberlik
hizmeti sağlamaktan sorumludur.
Personel:
1
Kamu İç Kontrol Rehberi, Sayfa 3
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
İç kontrol tüm personelin görevinin bir parçasıdır.
Kurumda çalışan herkes iç kontrol sisteminin hayata geçirilmesinde rol oynar. İç kontrol yalnızca
bir birimdeki personelin yürüteceği bir görev değildir. Kurumda çalışan herkesin yürüttüğü faaliyetlerin içine yerleşmiş bir süreçtir. Bu nedenle ilave bir
iş ya da görev olarak düşünülmemelidir.
İç Denetim Birimi:
İç kontrol sisteminin tasarım ve işleyişini sürekli
olarak incelemek, güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesini sağlamak ve geliştirilmesi için değerlendirme ve tavsiyeler sunmak suretiyle iç kontrol
sisteminin geliştirilmesine katkıda bulunur.
Mali Yönetim ve Kontrol Merkezi Uyumlaştırma
Birimi (Maliye Bakanlığı):
İç kontrol süreçlerine ilişkin standartlar ve yöntemler belirlemek, geliştirmek ve uyumlaştırmak, koordinasyon sağlamak ve idarelere rehberlik hizmeti
vermekle sorumludur.
Kurum dışındakiler (Hizmetten yararlananlar,
Paydaşlar vb.):
Kurum dışındaki kişiler de iç kontrol sürecinde
önemli rol oynarlar. Bu kişiler kurumun hedeflerini
gerçekleştirmesine katkıda bulunabilecek yararlı
bilgiler sağlayabilirler. Ancak kurumdaki iç kontrol
sisteminin tasarlanmasından, uygulanmasından ve
düzgün işlemesinden bu gruplar sorumlu tutulamazlar.
60
61
Sayıştay:
6085 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre
kamu idarelerinde iç kontrol sistemlerinin işleyişini değerlendirir. Dış denetim organı olarak yapacağı düzenlilik denetimlerinde kamu idaresinin iç
kontrol sisteminin düzgün biçimde işleyip işlemediğini değerlendirir. Bu kapsamda, üst yönetici ve
harcama yetkilileri tarafından imzalanan iç kontrol
güvence beyanlarını ve iç denetim raporlarını da
dikkate alır.2
4- KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARINA
UYUM EYLEM PLANLARI
Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği ile kamu idarelerinde iç kontrol sisteminin oluşturulması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi amacıyla (18)
standart ve bu standartlar için gerekli (79) genel
şart belirlendiğini önceki sayfamızda belirtmiştik.
Tebliğde ayrıca, kamu idareleri tarafından iç kontrol
sistemlerinin Kamu İç Kontrol Standartlarına uyumunu sağlamak üzere yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi, bu çalışmalar için eylem planı
oluşturulması, gerekli prosedürler ve ilgili düzenlemelerin hazırlanması çalışmalarının 31.12.2008
tarihine kadar tamamlanması, söz konusu çalışmaların etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak
üzere idarelerin üst yöneticileri tarafından gerekli
önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bu çerçevede, kamu idareleri, iç kontrol sistemlerini 5018 sayılı Kanun hükümleri ile İç Kontrol ve
Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslara ve Kamu
İç Kontrol Standartları Tebliğ’ine uyumlu bir şekilde
oluşturma, uygulama, izleme ve geliştirme çalışmalarına başlamış ve hala devam etmektedirler.
Ancak çoğu idare ne eylem planlarını hazırlamış
nede hazırlanan eylem planlarını Maliye Bakanlığına göndermişlerdir.
Bunun üzerine 02.12.2013 tarih ve 10775 sayılı yazı
ile Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından “Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Genelgesi” çıkarılmıştır. Genelgede, genel yönetim kapsamındaki toplam 2691 kamu idaresinin Kamu İç
Kontrol Standartlarına uyum eylem planları Maliye
Bakanlığı’na gönderdiği, eylem planı gönderen ve
göndermeyen idareler ile gönderilen eylem planlarının incelenmesi sonucu elde edilen tespitler
ve öneriler www.bumko.gov.tr/kontrol adresinde
güncel olarak yayımlanmakta olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca genelgede Sayıştay tarafından Türkiye Bü-
yük Millet Meclisi’ne sunulan 2012 yılı Dış Denetim
Genel Değerlendirme Raporunda da iç kontrol
sistemine ilişkin değerlendirmelere yer verilmiş,
bazı kamu idarelerinde Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberinde yer alan ilke,
yöntem ve süreçlerin takip edilmediği belirtilmiştir.
Raporda denetimler sonucunda, bazı kamu idarelerinin Kamu İç Kontrol Standartlarına uyum eylem
planlarını hazırlamadıklarının, eylem planı hazırlayan bazı kamu idarelerinde ise;
Eylem planı hazırlık çalışmalarının üst yönetici
onayıyla başlatılmadığının,
»» Eylem planı hazırlık çalışmalarını üst yönetici
onayı ile başlatan kamu idarelerinde üst yönetici onayında veya onaya ekli dokümanda; çalışmanın amacı ve kapsamı, harcama birimleri,
strateji geliştirme birimi ve çalışmalarda görev
alacak kurul, grup ve personelin bu çalışmalardaki görev ve sorumlulukları ve çalışmaların
üst yönetici tarafından periyodik olarak izlenmesine ilişkin yöntem ile gerek duyulan diğer
hususlara ilişkin herhangi bir açıklamanın yapılmadığının,
»» Eylem planı hazırlık sürecinde iç kontrol izle-
me ve yönlendirme kurulu ile Kamu İç Kontrol Standartlarına uyum eylem planı hazırlama
grubunun oluşturulmadığının,
»» Bu kapsamda mevcut durum ile 5018 sayı-
lı Kanun ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen
iç kontrol sistemini karşılaştıran ve eksiklikleri
ortaya koyan raporun düzenlenmediğinin, eylem planlarının mevcut durum ve eksiklikler
belirlenmeden hazırlandığının ve bu haliyle
onaylandığının,
»» Eylem planlarında Kamu İç Kontrol Standart-
ları Tebliğinde yer alan standartların karşılığı
olan eylemlerin belirtilmediğinin, belirlenen
eylemler için süre konulmadığının, öngörülen
eylemlerin başlatılmadığının ya da süresinde
tamamlanmadığının,
»» Kamu İç Kontrol Standartlarına uyum eylem
planı hazırlık çalışmalarına taşra teşkilatının
dahil edilmediğinin, bu haliyle eylem planının
kurumsal nitelik taşımadığının, tespit edildiği
belirtilmiştir.
Genelgenin 12 maddesinde; Maliye Bakanlığı’na
eylem planı göndermeyen kamu idareleri ile eylem planlarını yeniden hazırlayacak kamu idarele-
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
56
57
“
en geç 31.12.2014 tarihine
kadar hazırlamaları ve üst yöneticinin onayı müteakip on
işgünü içinde Maliye Bakanlığına göndermeleri istenmektedir.
“
ri eylem planlarını, yukarıda yer alan açıklamalar,
www.bumko.gov.tr/kontrol adresinde yer alan
tespit ve öneriler ve Kamu İç Kontrol Standartlarına
Uyum Eylem Planı Rehberi çerçevesinde en geç
31.12.2014 tarihine kadar hazırlamaları ve üst yöneticinin onayı müteakip on işgünü içinde Maliye
Bakanlığına göndermeleri istenmektedir.
4- SONUÇ
İç kontrol idarenin hedefleri çerçevesinde olumlu ya da olumsuz gelişimi hakkında yönetime bilgi
veren bir sistem olarak temel hedefi idarenin varmak istediği noktaya ulaşmasını sağlamaya yardımcı olmak ve bu yoldaki engel ve beklenmedik
olayların önüne geçilmesine yardım etmektir.
Ancak günümüzde yeni kamu mali yönetim anlayışı ile gerçekçi olmayan bazı yaklaşımları da çok
sıklıkla duymakta ve okumaktayız. Unutulmaması
gereken nokta daha iyiye gitmek için atılan araçları
doğru kullanmaktır ve beklentilerimize makul bir
düzeyde tutmaktır. İç kontrol sistemi uygulanmış,
genel kabul görmüş önemli bir sistemdir.
Ancak iç kontrol sistemi hiçbir zaman başarısız bir
yöneticiyi başarılı bir hale getiremez. İç kontrol sistemi Kamu idaresinin bütün hedeflere ulaşmasını
garanti eder yaklaşımı da doğru bir yaklaşım değildir. Bazen idarenin düzgün tasarlanmış politikalarına, iç kontrol sistemlerine rağmen bazı politik
değişikliklerde sistemin aksamasına zemin yaratabilmektedir.
Unutulmaması gereken nokta; Kamu İç Kontrol
Standartlarının idarelerin, iç kontrol sistemlerinin
oluşturulmasında, izlenmesinde ve değerlendirilmesinde dikkate almaları gereken temel yönetim
kurallarını göstermekte olduğu ve tüm kamu idarelerinde tutarlı, kapsamlı ve standart bir kontrol
sisteminin kurulmasını ve uygulanmasını amaçladığıdır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
M A L İ M E V Z UAT
YA R G I V E K U R U L K A R A R L A R I
DANIŞTAY
5. DAİRE
ESAS: 2010/4938
KARAR: 2013/952
ÖZET: Kamu zararının rızaen ve sulhen ödendiği
durumlarda; ilgilinin, idareden yaptığı ödemenin
iadesi yönündeki talebinin reddedilmesi halinde
uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi hk.
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı, Mersin Devlet Hastanesi'nde
doktor olarak görev yapmakta iken, hakkında düzenlenen disiplin soruşturması neticesinde kamu
zararına yol açtığından bahisle kendisinden tahsil edilen 9.480,00-TL'nin iadesi istemiyle yapılan
başvurunun reddine ilişkin 19.11.2009 tarih ve
7354 sayılı Mersin Devlet Hastanesi Baştabipliği işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle ödenmeyen
9.480,00-TL'nin tahsil edildiği 23.08.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Yukarıda yer alan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, kamu zararının, 5018 sayılı Kanun’un 71.
maddesi hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca rızaen ve sulhen tahsilinin sağlanamaması halinde,
aynı Yönetmeliğin 10. maddesinin 6. fıkrası ve Muhasebat Genel Müdürlüğünün 16 sıra nolu Genel
Tebliği uyarınca adli yargı yerinde alacak davası
açılarak hükmen tahsili yoluna gidilmesi gerektiği
dikkate alındığında, kamu zararının rızaen ve sulhen ödendiği durumlarda, yapılan ödemenin geri
istenmesi halinde adli yargıda dava açılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu durumda, çözümünde adli yargının görevli olduğu davanın görev yönünden reddi gerekirken,
bu yapılmaksızın uyuşmazlığın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/05/2010 günlü, E:2010/10,
K:2010/860 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/a fıkrası
uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı
Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda
belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar
verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye
gönderilmesine, 13.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
DANIŞTAY
1. DAİRE
E. 2011/456
K. 2011/737
58
59
ÖZET: 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri
gereğince ihaleye katılamayacak olanlar arasındaki kişilerin ortağı olduğu şirketin ihaleye katılmasına ve söz konusu şirketin ihaleyi kazanmasına göz
yuman ihale komisyonu başkanı ve üyeleri hakkında soruşturma izni verilmemesi kararına yapılan
itirazların kabulü gerekir.
Soruşturulacak Eylem : 30.6.2009 tarihinde yapılan akaryakıt ürünleri alım ihalesine Belediye Başkanının ikinci derece sıhri hısmı …'nın %47 hissesine sahip olduğu şirketin katılmasına ve söz konusu
ihaleyi bu şirketin kazanmasına göz yummak
İçişleri Bakanlığının 14.3.2011 tarih ve 4159 sayılı yazısı ile gönderilen dosya, İçişleri Bakanının
27.10.2010 tarih ve Kont.Bşk:2010/32348 sayılı
soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu
karara yapılan itirazlar, Tetkik Hakimi Ayşe Bilge
Çapraz'ın açıklamaları dinlenildikten sonra, 4483
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi;
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
KARAR: 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun "ihaleye katılamayacak olanlar" başlıklı 11. maddesinde, ihaleyi yapan idarenin ihale yetkilisi kişileri ile
bu yetkiye sahip kurullarda görevli kişilerin, ihaleyi
yapan idarenin ihale konusu işle ilgili her türlü ihale
işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak
ve onaylamakla görevli olanlar ile bunların eşlerinin
ve üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye
kadar kayın hısımları ile evlatlıklarının ve evlat edinenlerinin ihaleye katılamayacakları, bu yasaklara
rağmen ihaleye katılan isteklilerin ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedileceği, bu
durumun tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında
tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa teminatının gelir kaydedilerek
ihalenin iptal edileceği hükme bağlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4. maddesinde,
idarenin, ihale ve harcama yapma yetki ve sorumluluğuna sahip kişi ve kurulları ile usulüne uygun
olarak yetki devri yapılmış görevlileri ihale yetkilisi
olarak tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31. maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis
edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi, 11. maddesinde de, belediyelerde üst yöneticinin belediye başkanı olduğu
hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, şikayetçiler … ve …
tarafından İçişleri Bakanlığına verilen dilekçeler
üzerine hazırlanan ön inceleme raporunda, Kahta Belediye Başkanlığınca 30.6.2009 tarihinde
gerçekleştirilen "Akaryakıt Ürünleri Alım İşi" ihalesine …Petrol San. ve Tic.Ltd.Şti. ile … İnş.Taş.ve
Tic.A.Ş.'nin katıldığı, Belediye Başkanının eşi …'nın
kardeşi …'nın %47 hissesine sahip olduğu … İnş.Taş.
ve Tic.A.Ş.'nin söz konusu ihaleyi kazandığı, Belediye Başkanının ihale yetkilisi sıfatıyla ihale kararını
onayladığı, bu durumun ihale mevzuatına aykırı
olduğu belirtilerek, ilgililer hakkında soruşturma
izni verilmesi önerisinde bulunulduğu, Belediye
Başkanının mevzuat gereği ihale yetkilisi olmadığı,
bu nedenle de ihale yetkilisi sıfatıyla yaptığı onayın hukuki geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle
İçişleri Bakanının 27.10.2010 tarih ve 2010/32348
sayılı kararıyla tüm ilgililer hakkında soruşturma izni
verilmemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
SONUÇ: Yukarıda anılan mevzuat hükümlerine
göre belediyelerde harcama yetkilisi ve ihale yetkilisi sıfatının belediye başkanında birleştiği, bu
nedenle Belediye Başkanının ihale yetkilisi sıfatıyla ihale kararını onaylamasında mevzuata aykırılık
bulunmadığı, ancak söz konusu ihaleyi kazanan
… İnş.Taş.ve Tic.A.Ş.'nin 9.8.2006 tarih ve 6617
sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen ortaklarının, Belediye Başkanı ile aynı soyadını taşıdıkları
açık olmasına karşın, ihale komisyonunca herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ihalenin adı geçen Şirket üzerinde bırakıldığı, Belediye
Başkanı tarafından teminatın gelir kaydedilerek
ihalenin iptal edilmesi gerekirken ihalenin onaylandığı, bu nedenle ilgililere isnat edilen eylemin,
haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek
nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, itirazların kabulüyle, İçişleri Bakanının 27.10.2010 tarih ve Kont.
Bşk:2010/32348 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının kaldırılmasına, dosyanın Kahta
Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın bir örneğinin
İçişleri Bakanlığı ile şikayetçilere gönderilmesine,
18.05.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Dosyanın incelenmesinden, Kahta Belediye Başkanlığınca 30.6.2009 tarihinde gerçekleştirilen "Akaryakıt Ürünleri Alım İşi" ihalesine iki
firmanın katıldığı, ihalenin 256.950,00 TL bedelle
avantajlı teklifi sunan … İnş.Taş. veTic. A.Ş.üzerinde bırakıldığı, anılan şirketin ihaleye katılması nedeniyle kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına
ya da kişilere haksız menfaat sağlandığına ilişkin
bir tespitin de bulunmadığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının
27.10.2010 tarih ve Kont.Bşk:2010/32348 sayılı kararına şikayetçiler tarafınan yapılan itirazların reddi
gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum
DANIŞTAY
10. DAİRE
E. 2008/3647
K. 2011/1066
ÖZET: 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, kamu idarelerinden alacaklı olanların, söz konusu alacaklarının
ödenmesini, alacağın ait olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde, 2577 sayılı İdari Yar-
82
83
gılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında başvurarak isteyebilecek olup söz konusu süre
içinde ilgili idarelerden alacaklarını talep etmemeleri halinde alacaklarının zamanaşımına uğrayacağı hk.
KARAR: Dava; çiftçilik yapan davacının, 1998 yılı
kütlü pamuk destekleme priminden yararlandırılmaması yolundaki karar nedeniyle uğradığını ileri
sürdüğü zararın faiziyle birlikte tazmini istemli başvurusunun reddine ilişkin 9.5.2006 tarih ve 683 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığını ileri
sürdüğü 7.667 TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Şanlıurfa İdare Mahkemesince; kütlü pamuk destekleme başvurusu sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğundan bahisle, hakkında açılan kamu
davası sonucunda davacının beraatine karar verildiği; 4.12.2003 tarihinde kesinleşen karar üzerine,
2577 sayılı Yasanın 7. ve 10. maddeleri uyarınca 60
gün içinde davalı idareye başvurulması ya da doğrudan dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten
çok sonra 29.7.2005 tarihinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada süre aşımı
bulunduğu gerekçesiyle davanın süre yönünden
reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen
incelenip bozulması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.
maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin,
özel yasalarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde
altmış gün olduğu; 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya
eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse
isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 34. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili olduğu
malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların
zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine
düşeceği öngörülmüştür. Aynı kural, anılan Yasa-
nın yürürlükten kaldırdığı 1050 sayılı Muhasebei
Umumiye Kanunu'nun 93. maddesinde de yer almış olup; söz konusu düzenleme yeni yasa döneminde de korunmuştur.
Buna göre, kamu idarelerinden alacaklı olanların,
söz konusu alacaklarının ödenmesini, alacağın ait
olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde, 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca başvurarak isteyebilecekleri; söz konusu süre içinde
ilgili idarelerden talep etmedikleri alacaklarının ise
zamanaşımına uğrayacağı hususunda duraksama
bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Şanlıurfa İli,
Akçakale İlçesi, Acıkuyu Köyü'nde çiftçilik yapan
davacının, 1998 yılı kütlü pamuk destekleme priminden yararlandırılması istemli başvurusunun,
20.1.2000 olur tarihli işlemle, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğundan bahisle reddedilerek, hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu; dolandırıcılık suçu işlediğinden
bahisle hakkında açılan kamu davası sonucunda
davacının beraatine karar verildiği; anılan kararın
13.9.2004 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacının, 29.7.2005 tarihinde davalı idareye başvurarak,
1998 yılı kütlü pamuk destekleme priminden yaralandırılmaması yolundaki karar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın faiziyle birlikte tazminini
istediği, başvurusunun 9.5.2006 tarih ve 683 sayılı
işlemle reddi üzerine de, 6.7.2006 tarihinde bakılmakta olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının beraati yolunda verilen karar ile
yeni bir hukuki durum doğmuş olup; davacı tarafından bu karara bağlı olarak doğduğu ileri sürülen
alacağın ödenmesi için, bu kararın kesinleşmesinden itibaren yukarıda metnine yer verilen 5018 sayılı Yasanın 34. maddesi uyarınca 5 yıl içinde başvurulması mümkündür.
Aktarılan hukuki durum çerçevesinde, davacının,
beraat kararının kesinleştiği 13.9.2004 tarihinden
itibaren 5 yıl içinde, 29.7.2005 tarihinde idareye
yaptığı başvurunun reddi üzerine 6.7.2006 tarihinde açtığı davada süre aşımı bulunmadığından;
Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın süre yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yar-
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
60
61
gılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca
davacının temyiz isteminin kabulü ile Şanlıurfa İdare Mahkemesinin 31.12.2007 tarih ve E:2007/382,
K:2007/1907 sayılı kararının bozulmasına, dava
dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan
İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2011
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 04.03.2014
No : 38553
ÖZET: Belediye mülkiyetinde olan bir kısım taşınmazlar, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde Belediye Gençlik ve Spor
Kulübüne tahsis edilemez.
DAVA: ... sayılı ilamın 2.maddesi ile; ... Belediyesi'ne ait bir kısım taşınmazların 5393 sayılı Belediye
Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve diğer
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde Marmaris
Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübüne tahsis edilmesi nedeniyle ... YTL. tazmin hükmü verilmiştir.
SONUÇ: Dilekçi talebinin reddi ile ... sayılı ilamın
2.maddesi ile ... YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin
hükmünün TASDİKİNE, karar verilmiştir.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 13.05.2014
No : 39015
ÖZET: Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının
ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve
esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer
mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları; asli
bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan
ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile
birlikte sorumlu tutulması gerekir.Ahizlerin Sayıştay
İlamlarında sorumlu olarak tayini mümkün değildir.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Denetim komisyonu toplantılarına katılan belediye
meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur
hakkı ödenmesi nedeniyle 1.605,15-TL’ye, olmak
üzere toplam 12.789,29-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, kendisine sorumluluk
yüklenen kamu zararının 6085 sayılı yasanın 7/3
maddesinde düzenlenen illiyet bağı prensibine
aykırı olduğunu, zira konusu olaylarda sebepsiz
zenginleşen ahizlerin olduğunu ve tahsilatın onlardan yapılması gerektiğini ve bu kişiler hakkında
çıkacak ilamda alacağın tahsilinin İcra İflas Kanunu
hükümlerine göre daha hızlı bir şekilde tahsilata
çıkılabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
...
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı 5018 sayılı Kanun
Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul
Kararının “Sorumlular” başlıklı Üçüncü Bölümünde
de, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının
ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve
esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer
mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına;
asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri
belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte
harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine” karar
verilmiştir.
Buna göre, Sayıştay yargısında sorumlu tutulabilecek kişiler 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş olan
sorumlular olup, ahizlerin Sayıştay İlamlarında sorumlu olarak tayini mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 886 sayılı İlam’ın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Karar verildiği 13.05.2014 tarih ve
39015 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
84
85
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 19.02.2013
No : 36575
ÖZET: Belediyede çalışan memur çocukları için
doğrudan temin yoluyla çocukevi ve kreş hizmetleri satın alinmasi ve bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün değildir.
DAVA: Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
KARAR: 703 sayılı ilamın 11. maddesiyle, Belediyede çalışan memur çocukları için doğrudan temin
yoluyla ... Ltd. ޞti'den mevzuata aykırı olarak çocukevi ve kreş hizmetleri satın alınması ve bedelinin bütçeden ödenmesi sonucu yersiz ödeme
yapıldığı gerekçesiyle ... TL'ye tazmin kararı verilmiştir.
ilamın hükmüne karşı sorumlular gönderdikleri ortak dilekçede, 657 sayılı Kanunun 2 ve 146. maddelerinde hizmetle ilgili ödemelerin sayıldığını, alınan
kreş hizmetinin aylık, ücret gibi menfaat sağlayıcı
yönü bulunmadığını, söz konusu hizmetin memurun yaptığı görev ve hizmet karşılığı olmadığını,
5393 sayılı Kanun uyarınca ihtiyaç sahibi çocuklara
yapılacak eğitim yardımları kapsamında olduğunu,
velilerin dar gelirli vatandaşlar olduğunu, Kamu Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakım Evleri Hakkında
Yönetmelik uyarınca ... da Belediyeye ait Çocuk
Bakım Evinin açılabilmesi için ...TL Bütçeye yük
getireceğini buna karşın velilerden alınacak ..TL
ücretle ancak .TL toplanacağını bunun Belediye
aleyhine olacağını, dolayısıyla hizmet alımı yoluyla
işin yapılmasının daha uygun olduğunu ileri sürerek 703 sayılı ilamın 11. maddesiyle verilen tazmin
hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda memuriyet statüsü kadroya dayandırılmış ve memurun
mali haklarıyla ilgili hususlar da bu çerçevede düzenlenmiştir.
Bu Kanun'un 2. maddesinde, devlet memurlarının
hizmet şartlan, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri ödev, hak, yükümlülük
ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer
özlük işlerinin bu Kanun'la düzenleneceği ifade
edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların
her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet
memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında
mütalaa edilmesi gerekmektedir.
Nitekim, aynı Kanun'un mali hükümlerin kapsamını
belirleyen 146. maddesinde de 1. maddenin birinci fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret,
ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların
şekil ve şartlan bakımından bu Kanundaki hükümlere tabi oldukları ve bunlara bu kanunla sağlanan
haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar
sağlanamayacağı hükmü yer almıştır.
Buna göre, memurlarla ilgili temel düzenlemeler
657 sayılı Kanun'da yer aldığından ve belediyelerde çalışan memurlar da bu Kanun kapsamında bulunduğundan söz konusu memurlarla ilgili olarak,
anılan Kanun'la öngörülen düzenlemelerin dışına
çıkılması ve mevzuatta öngörülmeyen yollarla
herhangi bir hak ve menfaat sağlanması mümkün
bulunmamaktadır.
5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinin a bendiyle
mahalli ortak nitelikteki sosyal hizmet ve yardımların Belediyelerinin asli görev ve sorumluluğunda
olduğu hüküm altına alınmış olup bu çerçevede
sosyal hizmet ve yardımlar yapmak belediyesinin
görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmaktadır.
Aynı Kanun'un 60. maddesinin ( i ) bendinde; "Dar
gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere
yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar." belediyesinin giderleri olarak kabul edilmiştir.
Buna göre, belediyelerin sınırları içerisinde yaşayan fakir, muhtaç ve dar gelirli kişi ve ailelere sosyal hizmet ve yardım yapması Belediyenin asli ve
süreklilik arz eden görevlerindendir. Ancak Kanunda Belediye memur personeli çocuklarının çocuk
bakım ve kreş hizmetlerinin piyasadan alınmak suretiyle bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi
yönünde hüküm bulunmamaktadır. Kaldı ki, personel çocuklarını belediye sınırları içinde yaşayan
fakir, muhtaç ve dar gelirli kişi ve aileler kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Bahse konu
hizmet bütün belde halkına yönelik değil sadece
Belediye memur personeli çocukları için düzenlenmiştir. Dolayısıyla mahalli ve müşterek özellikte
bir sosyal hizmet olarak kabulü mümkün olama-
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
62
63
maktadır.
Yoksul ve muhtaç kimseler için ayrılan belediye
kaynaklarının belediye personelini bu kapsamda
değerlendirerek harcanması da mevzuata aykırıdır. Zira ... Belediyesi Muhtaçlara Yardım Sandığı
Yönetmeliğinde muhtaçların nasıl tespit edileceği
açık hüküm altına alınmıştır. Bu yönde bir tespit de
yapılmamıştır.
Öte yandan, Belediye personeli çocukları için doğrudan temin yoluyla alınan çocuk bakım ve kreş
hizmetleri 4734 sayılı Kamu ihale Kanunu'nun 22.
maddesinde kapsamında Belediye "ihtiyacı" olarak
tanımlamak da olanaklı değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddialarının
reddi ile 703 sayılı ilamın 11. maddesiyle verilen
tazmin hükmünün TASDiKiNE; karar verildi.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 07.01.2014
No : 38205
ÖZET: Muhasebe yetkilisinin mevzuat gereği yükleniciye gerçekleştirme görevini ifa eden kamu
personelince uygulanması gereken gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle sorumluluğu
bulunmadığı hk.
Hak ediş belgesini inceleyen olarak imzalayan
gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olmadığı yönündeki itirazı yerinde olmamakla birlikte süre
uzatımına ilişkin bir sorumluluk tevcih edilecekse
karar sürecinde yer alan sorumluların da dikkate
alınması gerekmektedir.
DAVA: Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
KARAR: 1-1106 sayılı ilamın 4.maddesi ile; M. M.
H. yüklenimindeki “İliç-Kayabaşı Köyyolu Stabilize
Malzeme Temini İşi” ne ilişkin olarak idare tarafından, yükleniciye usulsüz süre uzatımı verilmesine
binaen gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle
7.710,12 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Muhasebe Yetkilisi ünvanıyla temyize başvuran Dilekçi R. K. dilekçesinde özetle;
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları başlıklı 61.maddesinde
"-(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.)
Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve
parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin
alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri
yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro
ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi
yoktur.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından
ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam
ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.
9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri
saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye
Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli
bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine
verirler.Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında,
ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a. Yetkililerin imzasını,
b. Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c. Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d. Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol
etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması
halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı
olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak
gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin
giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt
ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci
fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu mad-
denin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin
kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur.
Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri
gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır.
(Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik:
24/7/2008-5793/35 md.) Muhasebe yetkililerinin
görev ve yetkilerinin yardımcılarına devredilmesine, muhasebe yetkililerinin herhangi bir nedenle
görevlerinden ayrılmalarında muhasebe hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin düzenleme yapmaya ve
sertifika sınavlarına girmeye hak kazanılması bakımından muhasebe yetkilisi yardımcısı eşiti görevleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
bulunan ve bu onayı verenin bulunmadığını,
Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir. Muhasebe yetkilisi
mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı
sorumludur. Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin
görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları
defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."denildiğini ve muhasebe yetkilisinin
sorumluluklarının maddeler halinde sıralandığını,
Savcılık;
Süre uzatımı verilerek gecikme cezası uygulanmaması ile ilgili muhasebe yetkilisinin bir sorumluluğu
bulunmadığından kamu zararı ile ilgili sorumluluğun uhdesinden kaldırılmasını istemiştir.
Hakediş raporu sayfasını inceleyen olarak imzalamış bulunan diğer Dilekçi H. Ç. (inşaat teknikeri)
ise gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulmasına ilişkin olarak vermiş olduğu 37344 nolu
temyiz dosyası içeriği dilekçesinde özetle;
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi olarak belirtilmiş
olmasına rağmen gerçekleştirilmiş olan bu mal
alımında yapmış olduğu işlemin, yalnızca işin yapı
denetim görevlisi tarafından tanzim edilmiş olan
hakedişi aritmetik olarak incelemekten ibaret olduğunu,
Kaldı ki usulsüz olarak verildiği belirtilen süre uzatımının sorumluluğunun süre uzatım teklifinde bulunan ve süre uzatım olurunu verene ait olacağını,
Tarafından yapılmış olan hakediş incelemesi esnasında kurumun en üst amiri tarafından verilmiş
olan bu süre uzatım olurunu sorgulamak gibi bir
yetki ve görevinin bulunmadığını,
Kendisinin hakedişte maddi hata olup olmadığı yönünde inceleme yapmış olduğunu, dolayısı
ile usulsüz süre uzatımı verilerek gecikme cezası
uygulanmaması ile ilgili sorumluluğunun bulunmaması nedeni ile kamu zararı sorumluluğunun
kaldırılmasını istemiştir.
Muhasebe yetkilisi olan R. K.'nun, tazmin konusu
olayda bir sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirildiğinden, talebin kabul edilerek sorumlular
arasından çıkarılmasına karar verilmesi,
Diğer dilekçi H. Ç. tarafından yapılan savunma çerçevesinde ilgilinin sorumluluğunun kaldırılması,
diğer yandan usulsüz süre uzatım teklifinde bulunan ve süre uzatımı Olur'unu verenlerin de tazmin
hükmünden sorumlu tutulması gerektiği değerlendirildiğinden, bu yönde yeniden hüküm tesisi
için dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı, şeklinde görüş bildirmiştir.
Muhasebe yetkilisi R. K.'nun itirazı değerlendirildiğinde;
5018 s. Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında
14.06.2007 tarih ve 5189/1 No'lu Sayıştay Genel
Kurulu Kararında; Muhasebe Yetkilisinin Görev ve
Sorumlulukları;
a. Muhasebe Yetkilisinin İmza Kontrol Görev ve
Sorumluluğu
b. Ödemeye Esas Belgelerin Eksikliği ve Maddi
Hata Bulunması Durumunda Sorumluluk
c. Muhasebe Yetkilisinin Gideri Hak Sahibine
Ödeme Görevi
Ancak belirlenen bu kamu zararının tahsiline karar
verilen görevliler arasında süre uzatım teklifinde
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
64
65
d. Muhasebe Yetkilisinin Gelir ve Alacakları Tahsil
ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Görevi olarak sayılmış,
Genel Kurul Kararında;
"b)Ödemeye Esas Belgelerin Eksikliği ve Maddi
Hata Bulunması Durumunda Sorumluluk" başlığı
altında yapılan açıklamalarda "...5018 sayılı Kanunun 61.maddesi ile Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesinde, muhasebe yetkilisinin taahhüt ve tahakkuk aşamaları tamamlanmış, ödeme emri belgesi düzenlenmiş ve
ön mali kontrolden geçerek ödenmek üzere muhasebe birimine gelmiş bulunan gider ve muhasebe belgeleri ile ön ödeme belgeleri üzerinde,
ödemeye ilişkin belgelerin tamam olup olmadığını ve maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, ilgili mevzuatında
belirtilen belgeler dışında belge aramayacağı ve
sorumluğunun görevi gereği incelemesi gereken
belgelerle sınırlı olduğu belirtilmektedir. Söz konusu mevzuat hükümleri karşısında, belgelerdeki
açık ve kolayca görülebilen ve yorum gerektirmeyen maddi hatalardan muhasebe yetkilisinin,
harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle
birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, hatanın bariz olup olmadığı hususunun ise yargı dairelerince
kararlaştırılacak bir husus olduğuna çoğunlukla, "
denilmiştir.
İlam konusu, usulsüz verilen süre uzatımına ilişkin
kesilmeyen gecikme cezası olduğundan muhasebe yetkilisinin yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde sorumluluğu bulunmamaktadır.
Hakediş raporu sayfasını inceleyen olarak imzalamış bulunan ve ilgili ilamda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumluluk atfedilmiş olan Dilekçi Hakan ÇELİK (inşaat teknikeri)'in sorumluluğa ilişkin
olarak yaptığı itiraz değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanunun 33.maddesinde; “Bütçelerden
bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin
belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi
veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince
belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme
emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması,
teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde
yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmektedir.
Bu hüküm uyarınca, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de
bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olması zorunludur. Bir başka deyişle,
yukarıda anılan belge ve imza olmadan ödeme
emri belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir. Aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de
gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması
ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerekmektedir.
5018 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya
hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve
gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması
gerekmektedir.Öte yandan anılan maddede, bir
mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların
sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin
yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu
görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan
ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
İlama konu işte İdare ile yüklenici arasında imzalanan 05.12.2008 tarihli Sözleşmenin; 3. maddesinde; işin adının stabilize malzeme temini olduğu,
10.maddesinde; sözleşmenin imzalandığının yükleniciye tebliği tarihini izleyen günden itibaren 10
gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanacağı
ve iş yeri teslimi tarihinden itibaren 15 gün içinde
de teslimatın gerçekleştirileceği, gecikme halinde
karar sürecinde yer alan sorumluların da dikkate
gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin
alınması gerekmektedir.
%0005 (on binde beşi) oranında gecikme cezası
uygulanacağı hüküm altına alınmış ve ayrıca Söz-
Sonuç olarak muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme
leşmenin 19. maddesinde, süre uzatımı verilebile-
görevlisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan dilek-
cek haller, İdari şartnamede yer aldığı gibi aynen
çilerin yapmış olduğu itirazların, yukarıda yapılan
düzenlenmiştir.
açıklamalar çerçevesinde değerlendirilerek 1106
sayılı ilamın 4.maddesi ile verilen tazmin hükmü-
Bahsi geçen işe ilişkin ihale işlem dosyası ve eki
belgelerin incelenmesinden, Erzincan İl Özel İdaresince 19.12.2008 tarihli Genel Sekreterlik Makamı “Olur”u ile, “İliç-Kayabaşı köy yolu stabilize
malzeme taşıma işinin, 01.12.2008 tarihi itibariyle
çalışılmayan döneme girilmesi gerekçe gösterilerek 01.06.2009 tarihinde başlatılması hususu” kararlaştırılmış ve bu karara istinaden 01.06.2009 ta-
nün usulden Bozulmasına ve sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren Daireye gönderilmesine,
2-1106 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen
200.000,00 YTL.nin tazminine dair hükmün, yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 02.10.2012
rihinde yükleniciye yer teslimi yapılmış ve yüklenici
tarih ve 7288 tutanak sayılı 1348 nolu ek ilam kal-
teslimatı 24.06.2009 tarihinde gerçekleştirmiştir.
dırılmış bulunduğu anlaşılmakla; bu hususta Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,
Bu nedenle hak ediş belgesini inceleyen olarak imzalayan dilekçinin (Hakan Çelik) sorumlu olmadığı
SONUÇ: Karar verildiği 07.01.2014 tarih ve 38205
yönündeki itirazı yerinde olmamakla birlikte süre
sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kı-
uzatımına ilişkin bir sorumluluk tevcih edilecekse
lındı.
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
66
67
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 18.01.2011
No : 32738
ÖZET: Mahalli idarelerin tamamının mallarının
devlet malı niteliği taşımasından ötürü Belediyelere bağlı kuruluş ve işletmelerin hizmet araçlarına
kasko yaptırılması ve bu kaskolara ait bedellerin
bütçeden ödenmesinin mümkün olmaması hk.
DAVA: Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve dairesi adına duruşma talebinde
bulunan ...'ün vekilleri avukat ... ve avukat ... ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten
sonra gereği görüşüldü:
KARAR: 840 sayılı ilamın 1'inci maddesinde, ... İdaresi bünyesinde bulunan hizmet araçlarının kasko
sigortalarının yaptırılması ve bedellerinin ... bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam ...YTL 'na tazmin hükmolunmuştur.
... Genel Müdürlüğünde İdare Encümeninin 3645
sayılı Kanunda yer almadığı ancak 1941 tarihli talimatnamede yer alan bir yapı olduğunu, İdare Encümeninin gerek 4734 sayılı Kanunda tanımlanan
İhale Yetkilisi olmadığı gibi 5018 sayılı Kanunda tanımlanan Harcama Yetkilisi de olmadığını, esasla
ilgili olarak, kasko sigortası yapılan araçların toplu
ulaşım araçlarını denetleyen, toplu ulaşım hizmetini yerine getiren idarenin hizmet araçları olup,
şehrin trafik durumu, yıllık kaza istatistikleri nazara alındığında kasko sigortası ile sigortalanmasının
kamu hizmetine ve kamu yararına uyarlı bir işlem
olduğunu, kamu hizmet araçlarının sigortalanmasını engelleyen bir yasal düzenleme mevcut olmadığını, 2918 sayılı Kanundaki kamu araçlarının da
zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanması
mecburiyetinin kasko sigortasına engel bir düzenleme olmadığını, yine 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarda Belediyelerin giderleri arasında sayılan sigorta
harcamaları ihtiyari ( kasko ) ve zorunlu ( mali mesuliyet ) sigorta ayırımı yapılmayarak belediyelerin
kasko sigortası yapmalarının yasaklanmadığını,
kaldı ki 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun "Resmi Taşıtlar, Demirbaş Eşya ve
Levazım" başlıklı 10. maddesinin 2.bendinde vakıf,
dernek, sandık, banka, birlik, firma, şahıs ve benzeri kuruluş veya kişilere ait olup 237 sayılı Kanun
kapsamında bulunan kurumlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kurum kurul üst kurul ve kuruluşlarca kullanılan taşıtların giderleri için kurum bütçelerinden hiçbir şekilde ödeme yapılamayacağının
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
düzenlendiğini, 5437 sayılı Bütçe Kanunu ile kamu
kurum ve kuruluşlarının mülkiyetlerindeki araçlar
hakkında değil bu kurumlar tarafından kullanılan
ancak mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarına ait
olmayan, vakıf, dernek, sandık, banka, şahıs gibi
kuruluş ve kişilere ait araçların sigortalarının kamu
kurum ve kuruluşları bütçesinden karşılanmasının
yasaklandığını, ayrıca 2006 yılı "Bazı Ödeneklerin
Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar'ın belirlendiği E cetvelinde de yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün
kaldırılmasını talep etmektedir.
Anayasanın 160. maddesinde ( Değişik:
29.10.2005-5428/2 md. ) "Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal
güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile
mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin
hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme,
denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştay'ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar
düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar
dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz. Vergi,
benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında
Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
( Ek: 29.10.2005-5428/2 md. ) Mahalli idarelerin
hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme
bağlanması Sayıştay tarafından yapılır....." denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 68. maddesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay'ca denetleneceği,
aynı kanunun 2. maddesinde ise mahalli idarelerin
genel yönetim kapsamındaki idarelerden olduğu,
3. maddesi ( e ) fıkrasında ise belediyelerle bağlı idarelerin mahalli idare kapsamında bulunduğu
hükme bağlanmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye
Kanunu'nun 55. Maddesinde'de; Belediyeler ile
bağlı kuruluş ve işletmelerde iç ve dış denetimin
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu
hükümlerine göre yapılacağı belirtilmektedir. Bütün bu hükümlerden ...'nin Sayıştay tarafından denetlenip hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
3645 sayılı yasaya göre, ... Genel Müdürlüğünün
bilançosu ile kati hesabının ... Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanması ise Sayıştay denetimi ve yargılamasına engel değildir. Dilekçinin
encümen üyesinin sorumlu tutulmaması gerektiği
iddiası ile ilgili olarak ise; 5018 sayılı Kanunun 31
inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla
yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan
sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur
denilmektedir.
Sayıştay Genel Kurulu'nun 5189/1 sayılı kararında
da; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim
kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil
edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul,
komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa,
harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri
kurul, komite veya komisyona ait olacağına karar
verilmiştir. Hukuk müşaviri, Genel Müdürün isteği
üzerine danışma birimi olarak encümene katılmakla birlikte, ödemeye dayanak olan kararda encümen üyesi olarak imzası bulunmaktadır.
Bu nedenle, 5018 sayılı Kanunun 31'inci maddesi
hükmü gereği encümen kararıyla yapılan harcamalarda encümenin üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumlulukları bulunduğundan, dilekçinin sorumluluk ile ilgili iddialarının reddine karar
verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Konunun esasına geçildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106.
maddesinde de "Genel bütçeye dahil dairelerle
katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu
kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları
zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu
kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre
olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak
üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta
şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla
yükümlüdürler." denilmek suretiyle belediyelere ait
motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası
yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin ( h ) bendinde
"faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri" denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada
ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği
sigorta giderlerini kapsamaktadır. İl özel idaresi,
belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin
bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği
10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi "Hüküm Bulunmayan Haller" başlıklı 464.maddesinde
de; "Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm
bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye
Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır." denilmektedir. Buradan hareketle 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa
bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı ( E ) cetvelinin
26. sırasında;
"Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet
mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
a. Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç
depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b. Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları
ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina
için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya
kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz
konusu yerlerin sigorta giderleri,
c. Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının
kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak
taşıt sigortası ( misyon şefinin uygun gördüğü
hallerde tam kasko ) giderleri,
d. Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan
sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir." hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke
olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir.
Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda sayılan hükümlerin birlikte
değerlendirilmesi neticesinde, ...'ye ait hizmet
araçlarına kasko yaptırılarak bedelinin bütçeden
ödenmesi mümkün bulunmadığından, dilekçi
iddialarının reddi ile, 840 sayılı ilamın 1'inci maddesinde toplam ... YTL'na dair tazmin hükmünün
TASDİKİNE, karar verildi.
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
68
69
M A L İ M E V Z UAT
SORU & CEVAP
tarafından cevaplanmıştır.
Soru 1
Soru 2
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince gerçekleştirilerek karar bağlanan bir hizmet işinde devam
eden süreçte %20 iş artışı yapılmıştır. Gerçekleştirilen iş artışı için damga vergisi yüklenici tarafından
ödenmemiş olup bu tutarın tahsili ne şekilde sağlanacaktır ? Aynı şekilde iş artışı tutarı üzerinden Kik
payı ve ihale karar damga vergisi alınması gerekir
mi ?
Kamu zararının belirlenmesinde neler esas alınır?
Kamu zararına yol açan ilgililer hakkında uygulanacak faizin başlangıç tarihi ne olmalıdır?
Cevap
Cevap
Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya
ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar,
işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
B488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14. maddesinde
a. İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen
"Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye
tabi olacağı"
b. Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan
belirtilmiş olup hizmet alımı işin gerçekleştirilen iş
artışı tutarı üzerinden binde 9,48 oranında damga
vergisi alınması gerekmektedir. Sayıştay Genel Kurulunun 11.01.1973 tarih ve 3628/1 nolu kararında
"sözleşme ve bağıtlarda yer alan hükümlerle, taahhüt konusu işin belirli bir oranda arttırılabileceğinin
ön görülmüş bulunması halinde, artan işe ait damga vergisinin, iş artışmı belgeleyen kağıdm tanzimi
sırasında alınmasına"
karar verilmiştir. Diğer taraftan iş artışlarında artışa konu olan tutar üzerinden KİK payı alınmasına
gerek bulunmamaktadır. İş artışının yeni bir ihale
olmaması nedeniyle yani aynı yükleniciye iş yaptırıldığı için iş artış tutarı üzerinden ihale karar damga vergisi alınmasına gerek yoktur.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
tutardan fazla ödeme yapılması,
ödeme yapılması,
c. Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya
yersiz ödemede bulunulması,
d. İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha
yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e. İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f. Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması esas alınır.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesine göre;
kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural
olarak zararın oluştuğu tarihtir. Sayıştay, adlî, idarî
ve askerî mahkeme ilâmları ile tespit olunan kamu
68
69
zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç tarihi,
ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi takdirde karar tarihi olarak belirlenmiştir.
Soru 3
Belediyemizin değişik müdürlükleri tarafından aynı
mal ve hizmet kalemleri için ayrı ayrı ihaleye çıkılması hem emek hem de kaynak israfına neden
olmaktadır. Gerçekleştirilecek bu alımların tek bir
müdürlükte toplanması yönünde mevzuatta ne
şekilde düzenleme bulunmaktadır ?
Cevap
Bu sorunun cevabını Harcama Yetkilileri Hakkında
Genel Tebliğ Seri No: 2'de ayrıntılı bir şekilde bulmaktayız. Tebliğe göre destek hizmetleri müdürlüğü
üzerinde bu tür alımların toplanması mümkün hale
getirilmiştir. Şöyle ki;anılan tebliğin 1.d. maddesinde
70
"Harcama yetkilileri, ilgili mevzuatı uyarınca ihale
usulleriyle yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım
işlerinin ihale işlemlerine ilişkin olarak, ihale yetkisiyle
sınırlı olmak üzere harcama yetkilerini, üst yöneticiden onay almak suretiyle, idarenin destek hizmetlerini yürüten birim yöneticilerine devredebilirler. Bu
durumda, ihale onay belgesinin düzenlenmesinden
sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen süreçteki
tüm ihale işlemlerine ilişkin ihale yetkisi destek hizmetleri birim yöneticisi tarafından kullanılacaktır.
Đşin yaklaşık maliyetinin belirlenmesi ve teknik
şartnamenin hazırlanması gibi ihale öncesi işlemlerin ilgili harcama birimi, destek hizmetleri birimi
veya idarenin diğer birimleri tarafından hazırlanması
mümkün bulunmaktadır."
71
denilmek suretiyle harcama birimleri tarafından aynı
ihtiyaçlar için ayrı ayrı gerçekleştirilen ihalelerin yerini
Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından tek elden
gerçekleştirilen ihalelerin almasının yolu açılmıştır.
Bu sayede zaman, emek ve kaynak israfına yol açmadan kamu kaynaklarının etkin kullanımı çerçevesinde Belediyelerin ihtiyaçlarının görülmesine imkan
tanınmış olmaktadır.
YASAL DAYANAK / MALİ MEVZUAT
S O S YA L G Ü V E N L İ K
İ Ş V E P E R S O N E L M E V Z UAT I
MAKALE
“KAMU KURULUŞU
İHALE MAKAMININ
“İŞÇİ ÜCRETİ” YÖNÜNDEN
SORUMLULUĞU”
Cumhur Sinan ÖZDEMİR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İş Başmüfettişi
1. Giriş
“
Çalışanlar açısından en önemli
unsur olan ücret aynı zamanda, işverenin de iş sözleşmesinden doğan başlıca borcunu
oluşturmaktadır.
2. Ücret (İş Kanunu)
“
Ücretin çalışanlar bakımından önemi ve çalışanların işverenler karşısındaki za¬yıf konumu göz önüne alınarak, İş Kanunu ücretin korunmasına yönelik hükümler getirmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nda ücret; bir kimseye bir iş
karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından
sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir
ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yazılı; usul ve
şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin
istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip
sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemlere ihale denir.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya
özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme
günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir.
Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan
banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna
tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit
istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.
Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya
yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir
senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.
70
71
“
Ücret en geç ayda bir ödenir.
“
İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme
ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün
menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende
mal satan dükkân ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.
“
nin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin
kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı
kadar takas edilebilir. Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
4. Kamu Kuruluşlarının İhale Uygulaması
Kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan
kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usuller 4734 sayılı Kamu
İhale Kanunu ile düzenlenmiştir.
4.1. Kapsam
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
3. Ücret (Borçlar Kanunu)
“
“
İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan
hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere
emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.
Aksine âdet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya
toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri
belirlenebilir. Daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmamışsa veya aksine âdet yoksa aracılık ücreti
her ayın sonunda ödenir. Ancak, işlemlerin yapılması altı aydan daha uzun bir süre gerektirdiği
takdirde, aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırılmışsa, yazılı anlaşmayla ödeme daha ileri bir
tarihe bırakılabilir. Asıl ücrete ek olarak üretilenden pay verilmesi öngörülen hâllerde, ürün payı
belirlenir belirlenmez, cirodan veya kârdan pay
verilmesi kararlaştırılan hâllerde ise payın, hesap
dönemini izleyen en geç üç ay içinde belirlenerek
ödenmesi şarttır. İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının
ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak
avans vermekle yükümlüdür.
Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi
tutulan iş sahipleri, işçilerinin ücret, prim, ikramiye
ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.
İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçi-
Kamu kurum ve kuruluşlarının
her türlü kaynaktan karşılanan
mal veya hizmet alımları ile
yapım işlerinin ihaleleri Kamu
İhale Kanunu kapsamındadır.
“
Bu kurum ve kuruluşlar aşağıda özet olarak belirtilmiştir.
»» Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile
özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları
hariç) tüzel kişiler.
»» Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri.
»» Sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi
verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar (meslekî
kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları
hariç) ile bağımsız bütçeli kuruluşlar.
»» Yukarıda belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı
olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit
kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler.
4.2. İstisnalar
Bir kısım kamu kurum ve kuruluşlarının, mal veya
hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri ceza ve
ihalelerden yasaklama hükümleri hariç Kamu İhale
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
72
73
Kanunu dışında tutulmuştur. Bu kurum ve kuruluşlar aşağıda özet olarak belirtilmiştir.
5. Kamu Kuruluşu İhale Makamının İşçi Ücreti
Yönünden Sorumluluğu
»» Elektrik üretimi, iletimi, ticareti ve dağıtımı ala-
4857 sayılı İş Kanunu’nun 36’ıncı maddesinde,
“Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler
veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak
kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol
inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya
da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine,
ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri
bunların hak edişlerinden öderler” şeklinde kurala
yer verilmiştir.
nında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüslerinin, bu faaliyetlerinin yürütülmesine
yönelik olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları enerji ve yakıt alımları.
»» Fakir ailelere kömür yardımı yapılmasına ilişkin
Bakanlar Kurulu kararnameleri kapsamında;
işleticisi kim olursa olsun, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün kendisine veya bağlı ortaklık veya iştiraklerine ait olan
kömür sahalarından yapacağı mal ve hizmet
alımları.
»» Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim
Şirketinin, Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayii Anonim Şirketi, Türkiye Lokomotif ve Motor
Sanayii Anonim Şirketi ve Türkiye Vagon Sanayii Anonim Şirketi’nden yapacağı mal veya
hizmet alımları.
»» Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Baş-
kanlığının kurduğu veya iştirak ettiği şirketten(ÖSYM’nin yapacağı mal ve hizmet alımlarında Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü
alınmak kaydıyla) sınav faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik olarak yapılacak mal ve hizmet
alımları.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
“
Yasal düzenlemeye göre ihale
makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır.
“
Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit
edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının
sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının
yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
72
73
»» Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigor-
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,
“
işçilerin her hak ediş dönemi
için olan ücret alacaklarının üç
aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği
“
öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her
hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret”
olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının
ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre;
»» Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalima-
nı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro,
viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı,
haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji
santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü
inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat,
ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım,
restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri
işlerinin tamamı yapım işidir.
1
2
ta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım,
basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama
ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme,
koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf,
film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine
yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını
ve benzeri diğer işler, hizmet işidir.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş
dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle
ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava
edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin
ödenip ödenmediğinin araştırılması gerekir. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre,
anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu
makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile bayram
ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu
bulunmamaktadır.1
Yargıtay2 “Somut olayda davalılar arasında anahtar teslim şeklinde sözleşme yapılmıştır. Davalı (…)
firması kamuya ait olmasa da ihale sözleşmesinin
12’inci maddesinde hak edişlerin her ay ödenece-
Yargıtay 9.HD-E:2009/12074-K:2010/378-T:19.01.2010
Yargıtay 9.HD-E:2012/3667-K:2013/15212-T:21.05.2013
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
74
75
ği, 29’uncu maddesinde yüklenicinin çalıştıracağı
işçilere yapım işleri genel şartnamesinin uygulanacağı belirtilmiş olup bunun eki olan Yapım İşleri
Şartnamesinin 35’inci maddesinde işçi ücretleri
yönünden İş Kanunu'nun 36’ıncı maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu sözleşme hükmü nazara alındığından davalı (…) firmasının İş Kanunu’nun
36’ıncı maddesi uyarınca işçinin ödenmeyen ücret alacaklarından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda işveren anahtar teslim iş vermiş
olup her ay hak ediş ödediğinden davacının tüm
çalışma dönemine ilişkin ödenmeyen ücret alacağından İş Kanunu’nun 36’ıncı maddesi uyarınca
sorumludur. Davalı (…) Elektrik Dağıtım A.Ş. ihale
makamı olup davacının sadece ücret alacağından
sorumlu olduğu halde fazla çalışma alacağından
da sorumlu tutulması hatalıdır” kararında; anahtar
teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının sadece ücret alacağından sorumlu olduğu,
fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili
alacakları yönlerinden sorumluluğunun bulunmadığı, belirtilmiştir.
Postası Yayınları,2012
»» ÖZDEMİR, Cumhur Sinan, Açıklamalı Ve İçtihatlı İş Mevuzatı Rehberi, İstanbul, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayınları,2011
»» ÖZDEMİR, Cumhur Sinan, İş Kanunuİşveren
Ve İşçi Rehberi, Ankara, Adalet Yayınevi, 2010
»» ÖZDEMİR, Cumhur Sinan,Yargıtay Kararları İle
Açıklamalı Güncellenmiş İş Kanunu, Ankara,Yaklaşım Yayınları,2009
»» 4857 Sayılı İş Kanunu (10.06.2003 Tarih, 25134
Sayılı Resmi Gazete)
»» 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu (22.01.2002
Tarih,24648 Sayılı Resmi Gazete)
»» 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (04.02.2011
Tarih,27836 Sayılı Resmi Gazete)
»» Yargıtay
Kararı
(9.HD-E:2009/12074K:2010/378-T:19.01.2010)
»» Yargıtay
6. Sonuç
4857 sayılı İş Kanunu’nun, 32’nci maddesine göre,
ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya
üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Aynı Kanunun 36’ıncı maddesinde de
belirtildiği üzere ücret alacağı olan işçilerin ücret
alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında
kamusal idarelerin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kamu kesimine tanınan yetkileri
özel kesim işverenleri de kullanmaya yetkilidirler.
Kanun maddesine aykırılık halinde idari para cezası
düzenlenmemiştir.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş
dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. Ancak
sorumluluk ücret ile sınırlıdır. Yargıtay’ın kararlılık
kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi
suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının
fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili
alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Kaynakça
»» ÖZDEMİR, Cumhur Sinan,Yargıtay Karar İçtihatlı Ve Açıklamalı İş Kanunu, Ankara, Maliye
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Kararı
(9.HD-E:2012/3667K:2013/15212-T:21.05.2013)
74 88
75
S O S YA L G Ü V E N L İ K
İ Ş V E P E R S O N E L M E V Z UAT I
MAKALE
“İŞE GELİNMEYEN
GÜNLERDE
YEMEK VE YOL YARDIMI
KESİLİR Mİ?”
Mahmut GÜLER
Sayıştay Denetçisi
Giriş
Günümüzde neredeyse tüm kamu idareleri tarafından, temizlik, yemek, bakım ve onarım gibi yardımcı nitelikte olan hizmetlerin, yükleniciler aracılığı ile yaptırıldığı görülmektedir. İdareler tarafından
yaygın olarak kullanılan bu yöntem, genellikle personele dayalı hizmet alımları ile yapılmaktadır. Yöntem yaygınlaştıkça uygulamada sorunların çıkması
da kaçınılmaz olmaktadır. Bu sorunlardan biri,
“
ihalelerde nakdi olarak ödenmesi öngörülen yemek ve yol
bedellerinin, yıllık izin, genel
tatil gibi günlerde, ilgili ay hakedişlerinden kesilip kesilmeyeceğidir.
“
İhale mevzuatımızda, bu bedellerin fiili çalışma
esasına göre ödenip ödenmeyeceği konusunda
açık bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre yemek ve yol bedellerinin fiili çalışma karşılığı, sosyal
yardım niteliğinde ödemeler olduğu; bu manada
söz konusu ödemelerin yıllık izin, hafta tatili gibi
1
günlerde kesilmesinin gerektiği ileri sürülebilse de
İş Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca tam tersi
bir düşüncenin de ileri sürülmesi mümkündür. Bu
makalenin amacı, ihale mevzuatı ile İş Kanunu arasında ortaya çıkan bu uyuşmazlığa ilişkin bir çözüm önerisi sunabilmektir.
1.Yemek ve Yol Yardımı Yapılmasının Mevzuatımızdaki Yeri
1.1. Yemek ve Yol Bedellerinin Belirlenmesi
Yemek ve yol bedellerine ilişkin düzenlemeler Hizmet İşleri Uygulama Yönetmeliği, Tip İdari Şartname ve Kamu İhale Genel Tebliğinde yer almıştır.
Buna göre personele dayalı hizmet alımı ihalelerinde, yemek ve yol bedellerinin teklif fiyatına dâhil
edilip edilmeyeceği Hizmet İşleri Uygulama Yönetmeliğinin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı İhalelerde Yaklaşık Maliyet” başlıklı 10’uncu maddesi
gereği Kamu İdarelerinin takdirine bırakılmıştır.
“
İdareler bu konudaki iradesini
İdari Şartnamede açık olarak
belirtmek zorundadırlar.1
“
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesine göre; “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım
işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. ”Ayrıca aynı Kanun’un “İhale ve ön
yeterlik dokümanının içeriği ve idari şartnamede yer alması zorunlu hususlar” başlıklı 27’nci maddesine göre “İsteklilere talimatların
idari şartnamede belirtilmesi zorunludur.
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
76
77
Tip İdari Şartnamenin 25.3.2‘nci alt maddesinde,
yemek ve yol bedellerinin teklife dâhil edilmemesi halinde boş bırakılacağı belirtilmiş; teklife dâhil
edilmesi durumunda ise bunun ayni veya nakdi
olarak karşılanmasının gerektiği belirtilmiştir. Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu idarelerinin, yemek ve yol bedelinin
karşılanıp karşılanmaması konusunda ve karşılanacak ise bunun ayni veya nakdi şekilde olacağına
dair bir takdir hakkına sahip olduğu söylenebilir.
1.2. İhale Dokümanında Nakdi Ödenmesi Öngörülen Yemek ve Yol Bedellerinin Tespit Edilmesi
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin
10’uncu maddesine göre; yemek ve yol bedellerinin nakdi olarak ödenmesi öngörülen ihalelerde,
“
brüt tutarlar üzerinden bir
ayda kaç gün ödeneceğinin
İdari Şartnamede gösterilmesi
gerektiği belirtilmektedir.
“
Tip İdari şartnamenin, “Yemek, yol ve giyecek giderleri” başlıklı 25.3.2. alt maddesinin dipnotunda “yemek ve/veya yol giderinin personele nakdi
olarak ödenmesi ve bordroda gösterilmesi isteniyorsa bu giderlerin nakdi olarak ödeneceği ve
bordroda gösterileceği, ayrıca söz konusu giderlerin günlük brüt tutarı ile ayda kaç gün üzerinden
hesaplanarak personele ödeneceği belirtilecektir.”
denilmektedir.2
2
Kamu İhale Genel Tebliğinin 78’inci ve devamındaki alt maddelerde, personele dayalı hizmet alımlarında teklif fiyatına dâhil olacak giderler düzenlenmiştir. Tebliğin yemek ve yol bedellerinin nakdi
olarak karşılanmasını düzenleyen 78.13’üncü alt
maddesinde;
“Yemek ve yol bedelinin nakdi olarak ödeneceği
öngörülen ihalelerinin idari şartnamelerinde, yemek ve yol bedelinin günlük brüt tutarları ve ayda
kaç gün ödeneceği yazılacak, bu brüt tutarların
nakdi olarak ödeneceği ve ücret bordrosunda
gösterileceği açıkça belirtilecektir.“ denilmektedir.
Dikkat edileceği üzere, nakdi ödenmesi öngörülen
yemek ve yol bedellerinin, günlük brüt tutarlarının
yukarıda belirtilen hükümler uyarınca şartnamede
belirtilmesi bir zorunluluktur. Yemek ve yol bedellerinin ayda kaç gün üzerinden ödeneceği ise
mezkur maddenin ikinci cümlesinde şu şekilde
düzenlenmiştir;
“Her ay 30 gün olarak kabul edilecek ve bazı ayların 30 günden daha fazla ya da eksik günleri dikkate alınmayacaktır.
“
İdari şartnamede 26 veya 22
olarak belirlenen aylık gün sayısı üzerinden hesaplama yapılacak ve 31 veya 28 gün olan
aylardaki fiili gün sayısı dikkate
alınmayacaktır.
80 90
81
“
Bu aşamada, giyecek yardımı belirlenmesi durumunda, bunun sadece ayni olarak yapılabileceğini vurgulamakta fayda görmekteyim.
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
İdari şartnamede 26 veya 22 olarak belirlenen aylık gün sayısı üzerinden hesaplama yapılacak ve 31
veya 28 gün olan aylardaki fiili gün sayısı dikkate
alınmayacaktır.“
“
2. İşe Gelinmeyen Günlerde Kesinti Kural Olarak
Yapılır
İhale hukuku açısından yemek ve yol bedellerinin
nakdi olarak ödenmesinin öngörülmesi halinde,
idareler, bu bedellere ilişkin olarak brüt bedel belirleyip söz konusu bedellerin ayda kaç gün üzerinden yükleniciye ödeneceğini İdari Şartnamede
belirlemek zorundadır. Tebliğde, yemek ve yol bedellerinin 22 veya 26 gün üzerinden hesaplanacağının belirtilmiş olmasına dayanarak, yemek ve yol
bedellerinin fiili çalışma esasına göre yükleniciye
ödenmesi gerektiği söylenebilir.
Fakat tam bu noktada 4857 sayılı İş Kanununun ilgili hükümlerini de göz önüne alarak bir yorumda
bulunmamız gerekmektedir.4857 sayılı İş Kanununun3 50’ inci maddesinde, tatil ücretine girmeyen
kısımlar düzenlenmiştir. Buna göre ilgili madde;
»» Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler,
»» Primler,
»» İşyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma
saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler,
»» Sosyal yardımlar,
»» Ulusal bayram,
»» Hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tatil ücretinin hesabında dikkate alınmayacağını belirtmiştir.
Öte yandan yıllık izinli olunan günlere ilişkin ücretin hesaplanmasında da mezkûr Kanunun 57’inci
maddesinin 2’inci fıkrasında yukarıda anılan maddedeki hükme atıfta bulunulmuştur. Buradan hareketle, yukarıda sayılan durumlar için, personele
verilecek olan ücretin temel ücret olduğu söylenebilir.4 Buna göre,
yemek ve yol bedellerinin de
bir sosyal yardım olmasından
yola çıkarak yıllık izin, genel
tatil, hafta tatili gibi çalışılmayan günlerde ödenmemesi
gerektiği düşünülebilir
“
yemek ve yol bedellerinin de bir sosyal yardım olmasından yola çıkarak yıllık izin, genel tatil, hafta
tatili gibi çalışılmayan günlerde ödenmemesi gerektiği düşünülebilir. Keza Kamu ihale Genel Tebliği’nde yemek ve yol bedellerinin 22 veya 26 gün
üzerinden ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenlemenin de yukarıdaki hükümlerle paralellik oluşturduğu söylenebilir.
Yukarıda ifade edilmeye çalışılan hususlar bir yana,
İş Kanununda ulusal bayram, hafta tatili, ücretli
izin, genel tatil ve yıllık izin gibi durumlara ilişkin
olarak yapılan düzenlemelerin nispi emredici nitelikte olduğu, aynı kanunun “Saklı Haklar” başlıklı
45 inci maddesinde belirtilmiştir.5 Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında, bireysel iş sözleşmesi, toplu
iş sözleşmesi veya gelenekten kaynaklanan ve bu
Kanunda yer verilen haklardan daha geniş haklar
tanıyan uygulamaların geçerli olacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla yıllık izin, genel tatil vb. durumlarda da yemek ve yol bedellerinin, aşağıda izah edeceğim çerçevede, yükleniciye ilgili ay hakedişinde
ödenmesinin mümkün olduğu söylenebilir.
3. İşe Gelinmediği Hallerde Yemek ve Yol Bedellerinin Ödenebilmesinin Yöntemi
İhale dokümanlarında (idari şartname, teknik şartname vb.),
“
ihale konusu işte çalışacak
personele genel tatil, yıllık izin
ve hafta tatili vb. günlere ilişkin yemek ve yol bedellerinin
ödeneceği öngörülebilir.
“
Hizmet işleri uygulama yönetmeliğinin 14’üncü
3
Bu başlık altında yapılacak yorumlar 4857 sayılı kanun kapsamında olan işler için geçerlidir. Bu kanun haricinde ki diğer mevzuat
hükümlerine tabi olan iş ilişkileri bu makalenin kapsamı dışındadır.
4
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin,22.12.2003 Tarih ve2003/10497Esas, 2003/23425Karar Sayılı Kararı
5
Sarper SÜZEK, İş Hukuku, Beta Yayınevi, Ankara, İstanbul 2013,s.839
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
78
79
maddesinde, İdarelerin, Tip İdari Şartnamede düzenlenmeyen, ancak işin özelliğine göre düzenlenmesine gerek duyulan konuların 4734 ve 4735
sayılı Kanunlar ile diğer mevzuat hükümlerine
aykırı olmamak koşuluyla, “Diğer Hususlar” bölümünde düzenleyebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca
Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.21 alt maddesinde, yemek ve yol bedellerinin teklif fiyatına dâhil
giderler arasında gösterilmesi halinde, yemek ve
yol bedellerinin nasıl uygulanacağı konusunda
Teknik Şartnamede düzenlemeler yapılabileceği
ifade edilmiştir.
Bir önceki paragrafta belirttiğim üzere, ilgili ihale
dokümanlarında açık bir düzenlemenin yapılması halinde, aşağıda verilen, İş Kanununun ilgili hükümleri doğrultusunda yemek ve yol bedellerinin
yıllık izin, genel tatil gibi günlerde ödenmesi mümkün olmaktadır.
4.İdarenin Bu Bedellerin Söz Konusu Personele
Ödenmesi Hususunda Sorumluluğu Olabilir
Personele dayalı hizmet alımlarında yüklenicinin
sorumluluğu, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin(HİGŞ),“Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları” başlıklı altıncı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenmiştir. Buna
6
göre yüklenici, çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta
olduğu işkolu veya meslekte- aynı tipteki işler için
mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli
olmayan şartlarda- çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme6 ve çalışma
şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit
edilmemiş olması halinde, yüklenici, en yakın ve
uygun işkolu için mevzuatla veya iş sözleşmeleriyle belirlenen-daha az elverişli olmayan ücreti, yan
ödemeyi ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise hizmeti satın alan idarelerin sorumlulukları düzenlenmiştir. Anılan hükme
göre; Kontrol Teşkilatı, işyerinde çalışanlar arasında
yüklenici veya alt yüklenicilerce ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol edeceği
gibi, ihale dokümanında vasıflı personel çalıştırılması öngörülen işlerde, bu personele asgari ücretin üzerinde bir ödeme yapılması istenmişse belirlenen asgari ödeme tutarının ilgili personele
ödenip ödenmediğini kontrol edecektir. Kontrol
Teşkilatı, yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenicinin
hakedişinden ödenmesini sağlayacaklardır.
İşte tam bu noktada, HİGŞ hükümleri ve İş Kanununun 2’inci maddesinin 6’ncı fıkrası7 gereği,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.01.1999 Tarih 1998/18371Esas, 1999/615Karar Sayılı Kararı
“Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve
işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı
işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt
işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
7
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
82
83
personele dayalı hizmet alımları her ne kadar eser
sözleşmesine dayanıyor ve yüklenicinin personeli
ile kamu idaresi arasında organik bir bağ var olmasa da,
“
yüklenicinin sorumlu olduğu
konularda kamu idaresinin de
sorumluluğu bulunmaktadır8
“
yüklenicinin sorumlu olduğu konularda kamu idaresinin de sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluk nedeniyle yüklenicinin, personeline 45’inci
madde gereği, kendi personeliyle yapmış olduğu
bireysel iş sözleşmesi (BİS) veya toplu iş sözleşmesinin (TİS) sağladığı hakların bu kanunda belirtilen
asgari düzenlemelerden daha geniş hakları sağlaması durumunda, kamu idaresi de ilgili personele
karşı bu hakların sağlanıp sağlanmaması bağlamında sorumlu olacaktır.9
Yemek ve yol bedellerinin hafta tatili, yıllık izin vb.
durumlarda yani çalışılmayan durumlarda ödenip
ödenmemesi konusunda ilgili idarenin sorumluluğu bağlamında tartışmalı birkaç durum ortaya çıkmaktadır. Söz konusu durumları iki başlık altında
incelersek;
4.1.İdari Şartnamede Yol ve Yemek Bedelinin
Nakdi Olarak Ödenmeyeceğinin Öngörülmesi10
Yukarıda yemek ve yol bedellerinin teklif fiyatına
dâhil edilip edilmemesinin kamu idaresinin takdirinde olduğunu belirtmiştim. Eğer ihaleye çıkacak
kamu idaresi, İdari Şartnamede yemek ve yol bedellerinin nakdi olarak ödeneceği konusunda açık
bir düzenlemeye yer vermemiş ise, bu giderlerin
hiçbir koşulda yükleniciye ödenmemesi gerekir.
Yüklenici, teklifini oluştururken bu hususu göz
önüne almak zorundadır. İhale dokümanlarında,
ihale konusu işte çalışacak personel için belirlenen
ödeme kalemleri aynı zamanda BİS hükmündedir.
İhaleyi yapan idare, sözleşmede belirtilen bedelden daha fazlasını ödeyemez. Buradaki tartışmalı
durum, yüklenici ile personeli arasında yemek ve
yol bedellerinin çalışılmayan günlerde de ödene-
ceğine ilişkin bir anlaşmanın var olması ve personelin bu ödemeleri alamaması halinde ne olacağıdır.11
Eğer istekli ile personeli arasında yemek ve yol bedellerinin çalışılmayan günlerde ödeneceğine ilişkin bir sözleşme var ise istekli, teklifini buna göre
verecektir.12 Dolayısıyla işçilik maliyetleri içerisinde
yemek ve yol bedellerinin bordrolarda ayrı bir kalem olarak görülmese bile teklif fiyatına eklenmesi
söz konusu olacaktır. Yine de ilgili idarenin sorumluluğunun devam etmesi bağlamında, bu durumun Kontrol Teşkilatı tarafından kontrol edilmesi
ve yüklenicinin bu konuda uyarılması gerekmektedir. Aksi halde, kamu personelinin mali sorumluluğu, ihale konusu hizmet işiyle sınırlı olarak gündeme gelebilecektir.
4.2.Yemek ve Yol Bedellerinin Nakdi Olarak Ödeneceğinin Öngörülmesi
Yemek ve yol bedelleri, teklife dâhil giderler arasında belirtilmiş ise iki farklı durum ortaya çıkmaktadır.
Eğer yüklenici ile personeli arasında İş Kanununun
45’inci maddesi uyarınca bir BİS veya TİS var ise
yemek ve yol bedellerinin yükleniciye yıllık izin,
genel tatil gibi günlerde de ödenmesi gerekmektedir. Fakat bu ödemenin miktarı kamu ihale genel
tebliğinde belirtilen 22 veya 26 gün üzerinden hesaplanan sınırı aşamaz. Öte yandan, yüklenici ile
personeli arasında böyle bir yazılı sözleşme yok
ise İş Kanunu’nun 50’inci ve 57’inci maddelerindeki hükümlere göre tatil ücreti hesaplanacağı için
kamu idaresinin, yıllık izin, genel tatil gibi günlerde
8
B Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 04.06.2012 Tarih2011/6271Esas, 2012/19225Karar Sayılı Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 15.10.2009 Tarih,2009/33243Esas, 2009/25652Karar Sayılı Kararı
10
Başlığın yemek ve yol bedellerinin karşılanmaması olarak anlaşılması gerekir.
11
Sayıştay Temyiz Kurulu 24.04.2012Tarih, 38889nolu kararında şartnamede farklı hükümler konulsa bile İş Kanunu hükümlerinin
geçerli olacağını öngörmüştür.
12 Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı,01.10.2013 Tarih, 37702 Nolu Kararı
9
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
80
81
yemek ve yol bedellerini hakedişlerden kesmesi
gerekmektedir. Zira yüklenicinin personeline ödemediği bir işçilik maliyetinin idare tarafından hakedişlere dâhil edilmemesi gerekir.
Ayrıca böyle bir durumda çalışılmayan günlere
ilişkin olarak yükleniciye ödenen yemek ve yol
bedellerinin mutlaka çalışan personele ödenmesi, bunun personel bordrolarında gösterilmesi ve
kontrol teşkilatınca kontrol edilmesi gerekmektedir. Yükleniciye ödemenin yapılıp personele verilmemesi durumunda ise ilgili kamu idaresinin mali
açıdan sorumluluğu gündeme gelecektir.13
Yemek ve yol bedellerinin ödenmesi sırasında yukarıda değinilen sorunların çözümünde İdarelerin, açık iradelerini sonuç bölümünde belirttiğim
şekillerde ortaya koymaları, istekliler için de daha
sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Konunun tek
taraflı değerlendirilmeyip isteklilerin de karışılacağı mali ve hukuki durumlar, gözden kaçırılmaması
gereken önemli hususlardır.
Sonuç
Hizmet alım sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında
bir bedel ödemeyi üstlendiği bir istisna akdi/eser
sözleşmesidir.14 Eser sözleşmesi gereği idarenin
yüklenici ile personeli arasındaki ilişkiden sorumlu
olmayacağı düşünülebilir. Zira idare, yükleniciden
yemek, temizlik gibi bir hizmet satın almaktadır.
Ancak alt işverenle asıl işveren arasındaki ilişki; istisna, taşıma, kira ve vekâlet akdine dayanabilir.15
Dolayısıyla hizmet işi alımına ilişkin sözleşmeler,
yukarıda belirttiğim gibi eser sözleşmesi hükümlerine tabi olsa da asıl alt işveren ilişkisine engel
değildir.
İş Kanununun kapsamında olan işlerle ilgili olarak
bu kanunun uygulanması bir zorunluluktur.16 İhale
kapsamında yüklenici ile idare tarafından imzalanan sözleşme hükümleri yahut diğer dokümanlar
İş Kanunu hükümlerine aykırı olamaz. Çünkü İş
Kanunu’nun konumuz açısından hükümleri kamu
düzeni niteliğinde olan düzenlemelerdir. Örneğin
yıllık izinli olunan günlere ilişkin olarak, personele ilişkin ücretin yükleniciye ödenmesi.17 İş Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği söz konusu olmaktadır.
O halde yemek ve yol bedellerine ilişkin uygulamada yaşanan sorunun çözümü için Kamu İdarelerinin bu konudaki iradelerini açık olarak belirtmeleri gerekmektedir. İdareler, sözleşmenin “diğer
hususlar” bölümüne veya Teknik Şartnameye bu
konudaki iradelerini belirtmek suretiyle sorunu çözebilirler.
13
Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı, 11.12.2012 Tarih, 35894Nolu Kararı
Ferhat GÜNDÜZ, Hizmet Alımları Sözleşme Uygulamaları, AMP Akademi Yayınları, Ankara 2013,s.21
15
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU, 14.11.2001 Tarih, 2001/9-711Esas, 2001/820Karar Sayılı Kararı
16
SÜZEK(2013) ,a.g.e, s.155-156
17
GÜNDÜZ (2013), a.g.e, s.462
14
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
102
2
S O S YA L G Ü V E N L İ K
İ Ş V E P E R S O N E L M E V Z UAT I
YA R G I K A R A R L A R I
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS: 2012/14358
KARAR: 2014/1836
ÖZET: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun düzenlediği kurallara göre yapılmış bir ihale olmaksızın,
düzenlenen tüm resmi belgelerin haksız ödemeyi
temin etmeye yönelik bulunması karşısında ihaleye fesat karıştırmak suçunun yasal unsurlarının
gerçekleşmeyeceğinden, sanıların işledikleri suçuların zimmet ve sahtecilik yönünden incelenmesi
gerektiği hk.
DAVA: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan ceza miktarlarına göre sanık Abdulcebbar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin
5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek
CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
KARAR: Zimmet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Tanıklar Hilkat, Mesut ve dinlenen T... çalışanlarının anlatımları, inceleme ve bilirkişi raporları ile
suç tarihi gözetildiğinde tebliğnamede emanet
komisyonu kararında imzası bulunan Hüseyin ile
İbrahim dinlenmeden eksik soruşturmayla hüküm
kurulduğuna ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde T... İstanbul Bölge Müdürü olan Metin'in başkanı olduğu ihale komisyonu tarafından
08.05.1994 tarihinde gerçekleştirilen K... tesisleri
arıtma ve logar hattı bakım onarım işi ihalesine üç
istekli firmanın katıldığı ve ihalenin 4.453 TL+KDV
ile en uygun teklifi veren A... Hafriyat isimli firma
üzerinde kaldığı, dosyadaki tutanaklara göre yüklenici firmaya yer tesliminin 16.05.1994 tarihinde yapıldığı, sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ihale bedelinin tamamının henüz iş tamamlanmadan
10.08.1994 tarihinde avans olarak ödendiği, K...
Tatil Köyü müdürü Abdulcebbar'ın imzasını taşıyan
08.12.1994 tarihli tutanakla da söz konusu işin bittiği ifade edilerek teslim alındığı, yüklenici firmanın
düzenlediği faturalara karşılık kendilerine sonuncusu 09.12.1994'te olmak üzere toplam 5.120 TL
ödeme yapıldığı, yine Abdulcebbar imzasını içeren
aynı tarihli gider pusulalarıyla inşaat alanına mıcır
getiren nakliyeciye 16 TL, çalışan işçilerin yevmiyelerine karşılık ise 36.80 TL'nin kurum hesabından
ödendiği dosya kapsamındaki resmi belgelerden
şeklen anlaşılıyorsa da, yine dosya içeriğinde yer
alan 15.07.1996 tarihli soruşturma raporu, soruşturma ve yargılama kapsamında dinlenen tanıklar Hilkat, Mesut, Mehmet Ali, Kazım, Yusuf Ziya,
Osman, Erol, Ömer ve Tekin'in anlatımları, inşaat
yüksek mühendisleri Mete ve Nadir tarafından hazırlanan 06.02.1995 tarihli teknik inceleme raporu,
keşif ve buna dayalı olarak yargılama aşamasında
yüksek mühendis-mimar M. Ü. tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile İstanbul Ticaret Odasının
yazı cevaplarına göre, aslında gerçekleştirilmiş
bir ihale bulunmadığı, ihaleye iştirak ederek teklif
verdiği belirtilen H... Ticaret ve M... Ticaret unvanlı
firmaların ticaret sicil kayıtlarının olmadığı, adreslerine ve yetkililerine ulaşılamadığı, nitekim bunlara
ait teklif mektuplarının da elde edilemediği, ihale
komisyonunda görevli tanık Hilkat'in teklif mektuplarından haberdar olmadığı halde ihale tutanağına
imza artırıldığı, yine yer teslimine ilişkin tutanaktaki imzanın da ona ait olmadığı, böylece A... İnşaat
adlı firmanın tek katılımcı olarak yüklenici sıfatını
kazandığı, diğer yandan gerek bilirkişi raporları
gerekse tanık anlatımlarına göre ihale konusu işin
yapıldığı izlenimini uyandırmak için dışarıdan işçi
getirilerek 70-80 metre uzunluğunda bir çukur
açtırılıp bir gün sonra da kapatıldığı, tutulan bu işçilere arıtma tesisinin yeni görünmesini sağlamak
amacıyla kireçle badana da yaptırıldığı, yüklenici
firmanın ihale konusu alanda personel veya araç
çalıştırmadığı, nakliyeci Mehmet Ali tarafından getirilen iki kamyon mıcır bedeli 16 TL ile çalıştırılan
işçilerin yevmiye ücreti olan 36.80 TL'nin sanık
Abdulcebbar tarafından işletme adına gider kaydedildiği, Mehmet Ali'nin aşamalardaki anlatımlarında, mıcır nakliye bedeli olarak kendisine 6 TL
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
82
83
ödendiğini, kendisine imzalatılan belgeyi okumadığını ancak kesinlikle 16 TL almadığını ifade ettiği,
06.02.1995 tarihli teknik inceleme raporunda, ihaleyle A... Hafriyat firmasına verilen kanalizasyon ve
arıtma tesisi bakım ve onarım işinde firma tarafından yapıldığı bildirilen toplam imalat tutarının KDV
dahil en fazla 618 TL olacağı, buna rağmen yükleniciye 4.453 TL ödendiğinin belirtildiği, yargılama
aşamasında yapılan keşfe dayalı olarak yapılan bilirkişi incelemesinde de, göstermelik olarak yapılan
işler sonucu katılanın takriben 5.000 TL zarara uğradığının belirlendiği olayda, sanık Abdulcebbar'ın
işletmenin arıtma ve logar hattı bakım onarım işi
ihalesi kapsamında oluşturulan ihale ve emanet
komisyonlarında görev almamakla birlikte esasen
yasanın öngördüğü usul ve kurallara göre yapılmış bir ihale bulunmayıp, düzenlenen tüm resmi
belgelerin haksız ödemeyi temin etmeye yönelik
olduğu bu itibarla, ihaleye fesat karıştırmak suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, sanıkların
açıklanan fiilleri sonucunda kendilerine veya yüklenici firmaya sağladıkları kazancın ise görevlerinin kapsamı ve eylemleri gözetildiğinde zimmet
niteliğinde olup, bunun gizlenmesi amacıyla oluşturulan sahte belgelerin varlığı ve zimmetin tanık
anlatımları ve bilirkişi raporlarıyla ortaya çıkması
karşısında eylemlerinin kül halinde zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan
765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli
zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK
uygulamasında ise aynı Kanunun 212. maddesinin
"sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun
işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya
hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte
belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun
oluşacağı, bu durumda sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 59, 219 /son, 33. maddeleri, 5237 sayılı TCK'nın ise 247/1-2, 43/1, 204/2,
43/1, 53/1 ve 53/5. maddeleri uygulanarak 5252
sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle
bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın
belirlenmesi gerektiği gözetilmemişse de, Mahkemenin ceza tayinindeki takdirine sadık kalınarak
alt sınırdan uygulama yapılması durumunda dahi
5237 sayılı TCK hükümlerinin açıkça sanıkların lehine olduğu ve mevcut uygulamaya göre de karşı
temyiz bulunmadığı anlaşılmakla,
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önün-
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
de tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul
olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif
ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerin temyiz itirazlarının
reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin
ONANMASINA,
İhaleye fesat karıştırmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Somut olayda, ortada gerçekleştirilen bir ihalenin
bulunmayışı, düzenlenen belgelerin zimmetin açığa çıkmasını gizlemeye yönelik eylemler kapsamında bulunması karşısında yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe
giren 6459 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye
fesat karıştırma suçu için aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırlarının
değiştirilmesi, bu suç sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana
gelmesi durumunda cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3. fıkranın ise;
84 104
"İhaleye fesat karıştırma suçunun:
85
a. Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi
halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az
olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit
suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b. İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya
kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."
şeklinde yeniden düzenlenmesi karşısında;
TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri
farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve
infaz olunur" hükmü nazara alınıp sanıkların
hukuki durumunun mahkemesince yeniden
değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yüklenen suçtan mahkumiyetlerine karar verilen
sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesindeki hak
yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki
yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine
rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra
başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından
bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının
yasaklanmasına karar verilmemesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri
uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2014 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/26119
K. 2014/4324
ÖZET: Dava, fazla mesai alacağı istmine ilişkindir.
Davacı, güvenlik görevlisi olarak, bazı dönemlerde
12 saat çalışıp bazen 24 saat, bazen 36 saat dinlenmiş; bazı dönemlerde ise 24 saat çalışıp 48 veya
72 saat dinlenmiştir. Bilirkişi tarafından, davacının
günlük 7.5 saati aşan çalışmalarının fazla mesai
olarak kabulüyle yapılan hesaplama sistemi İş Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırıdır.
Düzenli mesai yapılmayan vardiyalı çalışmalarda,
işçinin çalışmasının günlük 11 saati aşması durumunda günlük fazla mesai hesabı yapılması ve 11
saati aşan kısımların fazla mesai sayılması gerekir.
Kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla
çalışma olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple yeniden bilirkişi raporu alınarak, haftalık 45 saati ya da
günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak
kabul edilip buna göre hesaplama yaptırılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda
verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar
vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği
görüşüldü:
KARAR:
1-) Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de
benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu
delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine
göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine;
2-) Davacı, davalı kuruma ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından
haklı neden olmaksızın sona erdirildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatıyla bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalılar, iş akdinin
ihale süresinin dolması sebebiyle sonu erdirildiğini
ve davacının alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iş akdinin işveren tarafından haksız
ve önelsiz feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının fazla çalışma ücretinin hesabında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının, Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin
2012/266 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği beyanında bildirdiği çalışma saatleriyle dava
dilekçesindeki çalışma saatlerine yönelik iddiası
birbirini tutmamaktadır. Davacının mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla verdiği beyanlar kendisini
bağlar, bu sebeple fazla mesai hesabında bu beyanının gözönünde tutulması gereklidir. Davacı, güvenlik görevlisi olarak, bazı dönemlerde 12
saat çalışıp bazen 24 saat, bazen 36 saat dinlenmiş; bazı dönemlerde ise 24 saat çalışıp 48 veya
72 saat dinlenmiştir. Bilirkişi tarafından, davacının
günlük 7.5 saati aşan çalışmalarının fazla mesai
olarak kabulüyle yapılan hesaplama sistemi İş Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırıdır.
Düzenli mesai yapılmayan vardiyalı çalışmalarda,
işçinin çalışmasının günlük 11 saati aşması durumunda günlük fazla mesai hesabı yapılması ve 11
saati aşan kısımların fazla mesai sayılması gerekir.
Kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla
çalışma olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple yeniden bilirkişi raporu alınarak, haftalık 45 saati ya da
günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak
kabul edilip buna göre hesaplama yaptırılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken
yazılı şekilde yanlış hesap yöntemini benimseyen
hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan
temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı
sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz
harcının istenmesi halinde davalılara iadesine,
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
84
85
21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DANIŞTAY
1. DAİRE
E. 2013/254
K. 2013/304
ÖZET: Türk Ceza Kanununun 6. maddesinin ( c )
fıkrasında kamu görevlisi kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir suretle sürekli, süreli veya geçici olarak
katılan kişi olarak tanımlanmıştır. Uygulamadaki
hukuki düzenlemeler ve yargısal kararlar işçileri
kamu görevlisi kapsamında değerlendirmemektedir. Yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler ve
özü itibariyle güncelliğini koruyan yargı kararları
karşısında işçiler hakkında genel hükümlere göre
doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma
yapılması gerektiği, bu sebeple itirazların kabulüyle
İçişleri Bakanının kararının; Belediye İşçileri için soruşturma izni verilmesine dair kısmının kaldırılmasına adı geçenler hakkında genel hükümlere göre
doğrudan soruşturma yapılması için Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
DAVA: İtiraz Edilen Karar: Haklarında ön inceleme
yapılanlardan ' için kısmen soruşturma izni verilmesine, kısmen soruşturma izni verilmemesine diğerleri için soruşturma izni verilmesine dair İçişleri
Bakanının 19.9.2012 tarih ve Kont.Bşk. 2012/288
Sayılı kararı
...Soruşturulacak Eylemler: ..........................................
ve ...'ın;
1. ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ta-
şınmaz üzerine ... tarafından ruhsatsız olarak
inşa edilen iki katlı yapı ile ilgili yasal işlem yapmamak
2. ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı,
imar planında park alanında kalan taşınmaz
üzerine ... Ailesi tarafından inşa edilen ruhsatsız yapı 2010 yılında Belediyece yıktırılmasına
rağmen aynı parselde bulunan park alanına ...
tarafından inşa edilen ruhsatsız bina ile ilgili yasal işlem yapmamak
Eylem Tarihi: 2009 Yılı ve sonrası
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
İçişleri Bakanlığının 13.2.2013 tarih ve 1872 Sayılı
yazısı ekinde gönderilen dosya, İçişleri Bakanının
19.9.2012 tarih ve Kont. Bşk. 2012/288 Sayılı kısmen soruşturma izni verilmesine, kısmen soruşturma izni verilmemesine dair kararı ve bu kararın
soruşturma izni verilmesine dair kısmına yapılan
itirazlar, Tetkik Hakimi Sebahattin Ünal'ın açıklamaları dinlenildikten sonra 4483 Sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında
Kanun uyarınca itiraz edenler yönünden incelendi.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
KARAR: Dosyanın incelenmesinden, 1. ve 2. maddelerden Belediye İşçileri ..., ..., ... ve ...'ye isnat
edilen eylemlerle ilgili olarak, İçişleri Bakanının
19.9.2012 tarih ve Kont. Bşk. 2012/288 Sayılı kararına ve kararın dayanağı ön incelemeye Belediyede
geçici işçi veya işçi statüsünde görev yapan ..., ...,
... ve ...'in da dahil edildikleri görülmekle birlikte,
4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesi kapsamında bulunmayan işçiler hakkında anılan Yasaya göre karar verilmesi mümkün değildir. Kanunun
10. maddesi uyarınca, suça iştirakten dolayı aynı
mahkemede yargılanacak olunması da bu gerçeği
değiştirmemektedir.
Kamu görevlisi kavramı, 1999 yılında yürürlüğe giren 4483 Sayılı Yasa'da yer almış; bu tanım 5237
Sayılı Türk Ceza Kanununun 6. maddesinin ( c )
fıkrasıyla daha da açıklık kazanmıştır. Devletin ve
diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına
göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği
asli ve sürekli görevleri ifa eden memur ve diğer
kamu görevlilerinin görevleri sebebi ile işledikleri
suçlar 4483 Sayılı Yasa'ya tabidir.
Türk Ceza Kanununun 6. maddesinin ( c ) fıkrasında kamu görevlisi kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi
bir suretle sürekli, süreli veya geçici olarak katılan
kişi olarak tanımlanmıştır. Bu iki düzenlemede de
memur kavramından daha geniş bir kavram olan
kamu görevine vurgu yapılmış bulunmaktadır.
Anayasanın 128. maddesi de bu doğrultuda düzenlemeler içermekte olup esas itibarıyla 4483
Sayılı Yasa, memurlara, eski mevzuata göre daha
sınırlı bir biçimde uygulanmaktadır. Bu çerçevede
kamu görevlilerinin görevleri esnasında işlenen ve
görevden doğmayan suçları kapsam dışı bırakılmış
bulunmaktadır. Memurların sadece görevinden
doğan suçları ön inceleme kapsamında ele alınırken, işçilerin genel hükümler yerine 4483 Sayılı Ya-
86 106
87
6
sa'ya göre işleme tabi tutulması mevcut hükümlere uygun düşmemektedir.
Uygulamadaki hukuki düzenlemeler ve yargısal
kararlar işçileri kamu görevlisi kapsamında değerlendirmemektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 9.2.1993 gün ve 44/7 Sayılı kararı da, işçilerin,
Anayasanın 128. maddesindeki memur ve diğer
kamu görevlisi sayılmayacağını hüküm altına almıştır. Benzer bir değerlendirmeye Yargıtay H.G.K.
nun 8.2.1995 gün ve 1994/10-79, K: 1995/45 Sayılı
kararında da yer verilmiş ve anılan kararda, işçilerin
diğer kamu görevlilerinden sayılamayacağına işaret edilmiştir. Yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler ve özü itibariyle güncelliğini koruyan yargı
kararları karşısında işçiler hakkında genel hükümlere göre doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılması gerektiği, bu sebeple itirazların
kabulüyle İçişleri Bakanının 19.9.2012 tarih ve Kont.
Bşk. 2012/288 Sayılı kararının; Belediye İşçileri ...,
...,... ve ... için soruşturma izni verilmesine dair kısmının kaldırılmasına adı geçenler hakkında genel
hükümlere göre doğrudan soruşturma yapılması
için ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Ön inceleme raporu ve eki bilgi ve belgelere göre,
diğer ilgililere 1. ve 2. maddelerden isnat edilen eylemlerin, haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, İçişleri
Bakanının 19.9.2012 tarih ve Kont. Bşk. 2012/288
Sayılı kararının; 1. ve 2. maddelerde belirtilen eylemlerden ..., ..., ...,...,...,...,...,...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ...
ve ... için soruşturma izni verilmesine dair kısmına
adı geçenlerce yapılan itirazların reddine,
DANIŞTAY
1. DAİRE
E. 2010/162
K. 2010/405
ÖZET: 4483 sayılı Kanunun 3. maddesinin ( e )
bendinde sayılan Bakanlar Kurulu kararı ile veya
ortak kararla atananlar haricindeki memurlar haricindeki memurların aynı maddenin ( d ) bendi
gereğince haklarında soruşturma izni verilmesi
veya verilmemesi konusunda karar vermeye yetkili
merciin müsteşar olması gerektiği hk.
DAVA: Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 19.1.2010
tarih E: 2010/18, K: 2010/12 sayılı görev red kararı üzerine Mahkeme Başkanlığının 26.1.2010 tarihli yazısı ile gönderilen dosya, Sağlık Bakanının
28.12.2009 tarih ve 10 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu karara yapılan itiraz, Tetkik Hakimi Hamza Eyidemir'in açıklamaları
dinlenildikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer
Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
KARAR: 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun “izin
vermeye yetkili Merciler” başlığını taşıyan 3. maddesinin ( d ) bendinde, Başbakanlık ve bakanlıkların merkez ve bağlı veya ilgili kuruluşlarında görev
yapan memur ve diğer kamu görevlileri hakkında
o kuruluşun en üst idari amirinin soruşturma izni
vermeye yetkili olduğu, 9. maddesinin üçüncü
fıkrasında ise, soruşturma izni verilmesine veya
verilmemesine ilişkin kararlara karşı yapılan itirazlara 3. ( e ), ( f ), ( g ) ve ( h ) bentlerinde sayılanlar
için Danıştay'ın idari dairesince, diğerleri için yetkili
merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare
mahkemesince bakılacağı hükme bağlanmıştır.
Dairemizin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanunun
bazı maddelerinin uygulanmasında düşülen duraksamanın giderilmesine ilişkin 17.4.2000 günlü,
E:2000/29, K:2000/59 sayılı kararında, anılan yasanın 9. maddesinde belirtilen “en üst idari amir”
ibaresinin bakanlıklarda bakanlık müsteşarlarını ifade ettiği yolunda görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; soruşturma izni verilmemesine ilişkin Sağlık Bakanının 28.12.2009
tarih ve 10 sayılı kararında, adı geçenlerin Sağlık
Bakanlığı İnşaat ve Onarım Daire Başkanlığında
Mimar ve Mühendis oldukları, 4483 sayılı Kanunun 3. maddesinin ( e ) bendinde sayılan Bakanlar
Kurulu kararı ile veya ortak kararla atanan memurlardan olmadıkları için aynı maddenin ( d ) bendi
gereğince haklarında soruşturma izni verilmesi
veya verilmemesi konusunda karar vermeye yetkili
merciin müsteşar olması gerektiği anlaşıldığından
ve kanunda belirtilen makamlara bizzat kullanılmak üzere verilmiş münhasır yetkinin, üst makam
da olsa, başka bir makamca kullanılması mümkün
bulunmadığından, ...
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
86
87
nu,
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 07.01.2014
No : 38179
ÖZET: Yemek maliyetinin yarısının 10.01.2008 tarih ve 26752 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği'nde belirtilen tutarları aştığı durumda yemek yiyenlerden ek göstergelere göre belirlenen tutarlar
yerine yemek maliyetinin yarısının alınması gerekmektedir.
DAVA: Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
KARAR: 1472 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin 4. maddesi gereğince yemek bedelinin yemek yiyenlerden
karşılanacak kısmının eksik tahsil edilmesi nedeniyle 29.260,80 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle;657 sayılı Kanun'un 212. Maddesine
dayanılarak çıkarılan 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Devlet memurları
yiyecek yardımı yönetmeliğinin 2. maddesinde
“Bu yönetmelik, 657 sayılı devlet memurları kanununa tabi memurlar hakkında uygulanır.”; 3. maddesinde “Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde
yapılır. Bu yardım karşılığında nakden ödemede
bulunulmaz.”; 4. maddesinde “Yiyecek yardımının
gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını
aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil
memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine
konulacak ödeneklerle karşılanır. Ödenek dağıtımı
yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı
dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin
bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayin
Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun'a göre tayin bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu Yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde,
yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.”; 9.
maddesinde “Bu Yönetmeliğin 4. maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek
servisinde görevlendirilen personel giderleri, kira,
amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” denmek suretiyle
yemek yardımının nasıl yapılacağının belirlendiğini,
Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarların
yemek yiyen memurlardan tahsil edilmiş olduğu-
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Düzce İl Özel İdaresinin hizmet binasında yemek
yardımının yemek verme şeklinde yapılabilmesi
için uygun yer bulunmaması ve beklenilen faydanın sağlanamayacak olması nedeniyle yürürlükteki
ihale mevzuatı çerçevesinde ihale edildiğini,
2008 Yılı Düzce İl Özel İdaresinin Bütçesine Memurlara Verilecek Öğle Yemeği Yardımı işi için konulan ödeneğin 60.000 TL. olduğu, bu ödenekten
55.202,30 TL.sinin harcandığını, 4.797.70 TL.sinin
yıl sonunda imha edildiğini, konulan ödeneğin
aşılmadığını, bütçeye konulan ödeneğin aşılmadığı dikkate alındığında yönetmelikte aranan maksatın gerçekleştiğini,
Bilecik Özel İdaresi ile ilgili; Sayıştay Temyiz Kurulunun 06.01.2009 tarih ve 30543 sayılı ilamında
Sayıştay 2. Dairesinin tazmin kararını kaldırdığını,
yine Balıkesir Bandırma Belediyesi ile ilgili Sayıştay
Temyiz Kurulunun 25.03.2008 tarih ve 30039 sayılı kararıyla 5. Dairenin 661 nolu ilamının tazmin
kararını kaldırdığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık: “Adı geçenlerin müşterek imzalı dilekçelerinde birinci maddeye ilişkin olarak, personele
verilen yemek hizmetinin karşılığının Bütçe Uygulama Talimatı doğrultusunda tespit edilen miktarı
aşmadığını belirtilmekte, ayrıca benzeri konuda
kamu zararı bulunmadığı yönünde verilmiş temyiz
kurulu kararı ve Daire kararları da bulunduğu ifade edilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılması
talep edilmektedir.Ortaya konulanlar karşısında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”şeklinde
görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 212. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardım Yönetmeliği'nin 4. maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek
maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine
göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak
kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle
yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan
kısmı yemek yiyenlerden alınır.
…”hükmü yer almıştır.
10.01.2008 tarih ve 26752 sayılı Resmi Gazete-
88 108
89
8
de yayımlanan 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Uygulama Tebliği'nin 1. maddesinde 2008 yılında
öğle yemeği servisinden faydalanacak olanlardan
en az hangi tutarlar üzerinden günlük yemek bedeli alınacağı belirtilmiş ve 3. maddesinde kuruluşların hizmetlerin özelliği, yemek maliyetleri ve
yemek servisinin farklı mahallerde daha iyi şartlarda sunulması gibi hususları dikkate alarak belirtilen
miktarların üzerinde yemek bedeli tespit edebilecekleri ifade edilmiştir.
Düzce İl Özel İdaresinde çalışan personel için
2008 yılında kişi başı yemek maliyeti 10,00 YTL
olarak belirlenmiştir. Ancak yemek yiyenlerden
yemek maliyetinin yarısı olan 5,00 YTL yerine
Tebliğ'de ek göstergelere göre belirlenen asgari tutarlar alınmıştır. Sorumlular savunmalarında,
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin
5. maddesinde;
“Yemek servisi için gerekli bina, tesis ve demirbaş
eşya kurumlarca sağlanır. Bunlara karşılık memurlardan ücret alınmaz.”,
9. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğin 4'üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde
görevlendirilen personel giderleri, kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” hükümlerinin yer aldığını,
kurumca karşılanması gereken bu giderlerin uygulamanın fiş verme yöntemiyle gerçekleştirilmesiyle yemek maliyetine ve kurum bütçesine gider
olarak yansıtılmadığını, dolayısıyla toplam bedelin
yüzde ellisinin memurlardan alınmasının mevzuat
bütünlüğüne aykırı olacağını ifade etmişlerdir. Ancak, Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği ile
ek göstergelere göre belirlenen tutarlar, memurlardan alınması gereken asgari tutarlardır. Devlet
Memurları Yiyecek Yardım Yönetmeliği'nin 4'üncü
maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek
maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine
göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak
kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle
yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan
kısmı yemek yiyenlerden alınır.
…”denilmiştir.
Dolayısıyla, yemek maliyetinin yarısının Tebliğ'de
belirtilen tutarları aştığı durumda yemek yiyenlerden ek göstergelere göre belirlenen tutarlar yerine
yemek maliyetinin yarısının alınması gerekmektedir.
SONUÇ: Bu nedenle 1472 sayılı ilamın 1.maddesi
ile 29.260,80 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin
hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 07.01.2014 tarih ve 38179 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 14.01.2014
No : 38209
ÖZET: Vekâleten adandıkları müdür kadrosu için
genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten
atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadıkları halde vekalet ettikleri kadro için öngörülen
zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli
kadroları karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olan kısmının
kendilerine ödenmesi mevzuata uygun değildir.
DAVA: Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
...A. S.’in 20.10.2000 tarihinde Bilecik Belediyesi’nde, “itfaiye eri” olarak göreve başladığı,
15/03/2002 tarihinde tahsildar kadrosuna nakledildiği, 13.08.2007 tarihinde Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne vekaleten atandığı, memuriyet hayatı boyunca “müdür yardımcılığı” veya “şef” ile benzeri
unvanlı bir kadroda çalışmadığı ve biriminde ( söz
konusu durumda Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde )
4 yıl çalışmış olma şartının da 2008 yılında gerçekleşmemiş olduğu göz önünde tutulduğunda
ilgilinin belirtilen tarihe kadar, kendi kadro unvanı
için belirlenmiş olan ve Bakanlar Kurulu Kararına
ekli, Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı Cetvelin G
bölümünün b-2 kısmında yer alan ve 8. dereceden daha yüksek dereceden aylık alan ve anılan
cetvelin diğer bölümlerinde sayılan tazminatlardan yararlanamayan personel için öngörülen, %
49 oranında özel hizmet tazminatı almasının gerektiği, buna rağmen bahsedilen kişinin 2008 yılı
boyunca vekalet ettiği kadro unvan ve derecesi
için belirlenmiş ve II sayılı cetvelin “Üst Yönetim ve
Genel İdare Hizmetleri” başlıklı ( A ) bölümünün 15.
Grubunun 1. sırası içinde yazılı % 68 oranında Özel
Hizmet Tazminatı aldığı, anlaşılmaktadır.
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
88
89
Dilekçiler dilekçede, söz konusu personelin boş
olan kadrolara vekalet ettirilmesi nedeniyle vekalet
aylığı ödenmediğini, sadece vekalet edilen kadronun zam ve tazminatının ödendiğini, genel ve ilgili
özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan
tüm şartları ( asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme
hakkının elde edilmiş olması dahil ) bir arada taşıyan personelin Kurumda bulunmaması nedeniyle
ve ihtiyaca binaen 657 sayılı Kanunun 68. maddesinde belirtilen şartları taşıyan personel arasından birim müdürlüklerine Belediye Başkanlığınca
vekaleten atamalar yapıldığını, adı geçen personelin vekaleten atanmasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 86. maddesine binaen yapılmış
olduğunu, Yönetmelik’in 15. maddesinde belirtilen
şartlardan biri olan “hiç biri yoksa birimlerinde 4 yıl
çalışmış olmak” şartını görevlendirilen personel taşımamakta ise de Yönetmelikte belirtilen bu şart
dışındaki diğer şartların tamamını ve kanunlarda
belirtilen şartların tamamını taşımakta olduklarını, 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin 6. fıkrası
hükmü gereği başka bir kurumda istihdam edilen
personelin 657 sayılı Kanunun 68. maddesinde
belirtilen şartları taşımaları kaydıyla Belediyelerdeki
birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarına geçici
olarak görevlendirilmesi halinde bile görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakları ile diğer
haklarının ödenmekte olduğunu, Danıştay 11. dairesinin 22.12.2003 tarihli kararında asilde aranan
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
şartları taşımayan bir kişinin vekaleten atanması
halinde Anayasanın 18. maddesinde düzenlenen
ve angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca, vekilin
fiilen yürüttüğü görev karşılığında bazı maddi haklara hak kazanacağına karar verildiğini belirtmişlerse de;
Yukarıda yer verilen gerekçelerle, Bilecik Belediyesinde memur statüsünde çalışan A. T., K. Ş. ve A.
S.’in vekâleten adandıkları müdür kadrosu için genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadıkları
halde vekalet ettikleri kadro için öngörülen zam
ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadroları karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların
toplam net tutarından fazla olan kısmının kendilerine ödenmesi mevzuata uygun değildir.
SAYIŞTAY
TEMYİZ KURULU KARARI
Tutanak Tarihi : 07.01.2014
No : 38179
ÖZET : Göreve vekalet eden kişiye 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nunn vekalet ücretine ilişkin
ödeme kalemleri haricinde herhangi bir ödeme
yapılmasının mümkün olmaması hk.
başka bir ödeme yapılması mümkün değildir.
90
91
KARAR : "... Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne vekalet eden ...'ya vekalet ücreti ödemesinde yersiz ödemede bulunulduğu görülmüştür.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı
maddesinde vekalet görevi düzenlenmiş, 175 inci
maddesinde ise vekalete ilişkin ücret düzenlemeleri yapılmıştır. Buna göre kurum içinden boş kadroya vekalette, vekalet edilen kadro derecesinin ilk
kademe aylığının ( ek gösterge dahil ) 1/3'ü oranında aylık ödenir.Vekalet edilen kadro için öngörülen
zam ve tazminatların toplam net tutarının, asıl kadro için öngörülen zam ve tazminatlar toplamı net
tutarından fazla olması halinde aradaki fark, 657
Sayılı Kanunu'nun 175 inci maddesindeki oranlar
dikkate alınmadan, vekalet görevinin fiilen yapıldığı
süreler esas alınarak ve göreve başlanıldığı tarihten
itibaren ödenir.
90
06.09.2006 tarihli olur ile Veteriner İşleri Müdürü
91
olarak 1. derece veteriner kadrosunu işgal eden ...
,'nın vekalet görevi 2007 Mayıs ayından sonra sona
ermiştir. İlgili kişiye vekalet ücreti olarak, vekalet
ettiği kadro derecesinin ilk kademe aylığının ( ek
gösterge dahil ) 1 / 3'ü ile Veteriner İşleri Müdürü
için öngörülen %145 oranında tazminat ödemesi
yapılmıştır. Kanunun vekalet ücretine ilişkin ödeme kalemleri bundan ibaret olup, bunun dışında
her ne ad altında olursa olsun hiçbir şekilde vekalet ücreti olarak ödeme yapılamaz. Ancak yapılan
incelemede bunlara ek olarak yolluk ücreti başlığı
altında ayrıca yaklaşık %145 tazminatın 1/3'üne tekabül eden yersiz bir ödemenin de yapıldığı görülmüştür.
SONUÇ : Bu itibarla, adı geçen kişiye vekalet ücretinin ödemesinde, yolluk ücreti adı altında ödeme
yapılması suretiyle neden olunan kamu zararının
..." sorumlulara ödettirilmesine, karar verildi.
YASAL DAYANAK / Sosyal Güvenlik, İş ve Personel Mevzuatı
110
111
S O S YA L G Ü V E N L İ K
İ Ş V E P E R S O N E L M E V Z UAT I
SORU & CEVAP
tarafından cevaplanmıştır.
Soru 1
Cevap
4857 sayılı İş Kanunu gereğince istifa halinde kıdem tazminatı hakkı doğar mı ve kıdem tazminatı
tutarı ne şekilde hesaplanır?
Yıllık ücretli izin, 4857 sayılı İş Kanunu 53-61. maddeleri ve uygulamaya ilişkin olarak düzenlenen
yönetmelik hükümleri ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Aynı işverene bağlı çalışma süresi deneme
süresi de içinde olmak üzere en az bir yılı doldurmuş olan işçinin yıllık ücretli izin hakkı oluşmaktadır. Bu çerçevede doğmuş izin hakkını kullanan
işçiye Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin 20. maddesi
gereğince işveren tarafından tutulan yıllık izin defterinin imzalatılması gerekmekte olup bu sorumluluk işveren üzerindedir. Dolayısı ile ispat yükü de
işverene aittir.
Cevap
İşçinin çeşitli sebeplerle işyerinden ayrılması halinde işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu gereğince işçiye verilen bir tazminat türü olan kıdem
tazminatı işçinin kendi isteği ile işten ayrılması halinde işçiye ödenmez. Herhangi bir iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektiren bir nedenle feshi
durumunda, çalışılan her tam yıl için 30 günlük
brüt ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmesi
gerekmektedir. Bir yıldan artan süreler de oranlanarak hesaplamaya dahil edilir. Kıdem tazminatı
hesaplamaları sırasında işçiye ödenen ücretin yanı
sıra, kendisine düzenli olarak sağlanan tüm para
ve para ile ölçülebilen menfaatlerin (yol parası, yemek parası, işyeri uygulaması haline gelmiş ödemeler vb.) brüt tutarları dikkate alınmakla birlikte
her tam çalışma yılı için ödenen kıdem tazminatı
tutarının fesih tarihinde geçerli olan kıdem tazminatı tavanını aşması mümkün bulunmamaktadır.
Soru 2
Bir yıllık çalışma süresi dolmuş bir işçinin yıllık ücretli izin hakkının kullanıldığına ilişkin ispat yükü kimin üzerindedir?
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
Soru 3
Fazla çalışma izni kullanma zamanı ne şekilde ve
kim tarafından belirlenir?
Cevap
19.2.1975 tarih ve 7/9493 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yürürlüğe konulan "Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin" 6. maddesinde "Amir, memura fazla çalışma yapacağını
bir hafta önce yazılı olarak bildirir. Ancak acele ve
özel durumlarda bildirme aynı günde de yapılabilir." hükmü yer almaktadır. Aynı yönetmeliğin 7.
maddesinde ise Kurum amirlerinin gerekli gördükleri hallerde Devlet Memurları Kanununun 99
ve 178 inci maddelerine göre fazla çalışma yaptırabilecekleri belirtilmiş olup yapılan fazla çalışma
sürelerinin "Fazla Çalışma Cetveline" kaydedileceği
hükme bağlanmıştır.
Pratik Bilgiler
İlan Süreleri ve Limitleri (01.02.2014 – 31.01.2015)
MAL ve HİZMET ALIMLARI İÇİN
İlan
Süresi
Yaklaşık Maliyet
YAPIM İŞLERİ İÇİN
Yayınlanması
Gereken Yerler
Kamu İhale Bülteninde
(Ücretsiz) ve 2 ayrı yerel
gazetede
Yaklaşık Maliyet
İlan
Süresi
1 TL ile 189.511,00 TL
arasında ise
7
Gün
Yayınlanması
Gereken Yerler
Kamu İhale Bülteninde
(Ücretsiz) ve 2 ayrı yerel
gazetede
1 TL ile 94.751,00 TL
arasında ise
7
Gün
94.751,00 TL ile
189.511,00 TL arasında ise
14 Gün
Kamu İhale Bülteninde ve
işin yapılacağı yerde çıkan
gazetelerin birinde
189.511,00 TL ile
1.579.327,00 TL
arasında ise
14 Gün
Kamu İhale Bülteninde ve
işin yapılacağı yerde çıkan
gazetelerin birinde
189.511,00 TL ile Eşik
değer arasında ise
21 Gün
Kamu İhale Bülteninde ve
işin yapılacağı yerde çıkan
gazetelerin birinde
1.579.327,00 TL ile
Eşik değer arasında
ise
21 Gün
Kamu İhale Bülteninde ve
işin yapılacağı yerde çıkan
gazetelerin birinde
Eşik değerlere eşit
veya bu değerleri
aşan
28 Gün
Kamu İhale Bülteninde
Eşik değerlere eşit
veya bu değerleri
aşan
28 Gün
Kamu İhale Bülteninde
Eşik Değerler (01.02.2014 – 31.01.2015)
Mal ve Hizmet Alımları İçin
Yapım İşleri İçin
Genel bütçeye dahil daireler ve katma
bütçeli idarelerin
Kanun kapsamındaki diğer idarelerin
868.486
1.447.479
31.844.702
Doğrudan Temin ve Pazarlık 21/f Limitleri (01.02.2014 – 31.01.2015)
Doğrudan Temin Limitleri
92
Pazarlık İhalesi 21/f maddesi Limiti
Büyükşehir Belediye Sınırı dahilinde
Bulunan İdareler
Diğer idareler
47.373
15.783
157.923
Kamu İhale Kurumu Şikayet Bedelleri (01.02.2014 – 31.01.2015)
Yaklaşık Maliyeti 716.167,00 TL’ye kadar
olan ihalelerde
Yaklaşık Maliyeti 716.167,00 ile
1.432.337,00 TL arasında olan ihalelerde
Yaklaşık Maliyeti 1.432.337,00 TL’nin
üzerinde olan ihalelerde
1.429
2.861
4.292
KİK Katılım Payı ve Mühendis/Mimar Diploma Değeri (01.02.2014 – 31.01.2015)
Kamu İhale Kurumu Katılım Payı Limiti (onbinde 5)
Mühendis veya mimarların Diploma Katsayısı
315.856
175.297
2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu İ-Cetveli
İşlemin Türü
Kanuni Dayanağı
Tutarı
Basın İlan Kurumunca Yapılan İlanın Alt Parasal Limiti
17/2
530.000
Resmi Gazete ile İlanın Alt Parasal Limiti
17/3
1.600.000
45
1.600.000
Açık Teklif Usulü Parasal Limiti
Pazarlık Usulü
İllerde, kuruluş merkezlerinde, büyükşehir belediyesi sınırları
içindeki ve nüfusu 50000’i geçen ilçelerde
51/a
58.000
Parasal Limiti
Diğer ilçelerde
51/b
29.000
* Söz konusu değerlere KDV dahil değildir. (Bu parasal limitler satış. kiraya verme, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve trampa
işleri için uygulanacaktır)
YASAL DAYANAK / Pratik Bilgiler
93
2014 Yılı Asgari Ücretleri İlk 6 Ay Asgari Ücreti Ve Yasal
Kesintileri (01.01.2014 - 30.06.2014) (Ocak)
Brüt Ücret
2014 Yılı Asgari Ücretleri İkinci 6 Ay Asgari Ücreti Ve
Yasal Kesintileri (01.07.2014 -31.12.2014) (Temmuz)
1.071 TL
SSK Primi İşçi Hissesi
149,94 TL
İşsizlik Sigortası Primi İşçi Hiss.
10,71 TL
Brüt Ücret
SSK Primi İşçi Hissesi
11,34 TL
963,9 TL
910,35 TL
Gelir Vergisi Matrahı
Gelir Vergisi
136,55 TL
Gelir Vergisi
8,13 TL
158,76 TL
İşsizlik Sigortası Primi İşçi Hiss.
Gelir Vergisi Matrahı
Damga Vergisi
1.134 TL
144,59 TL
Damga Vergisi
8,61 TL
Kesintiler Toplamı
305,33 TL
Kesintiler Toplamı
323,29 TL
Net Ücret
765,67 TL
Net Ücret
810,71 TL
Asgari Geçim İndirimi (+)
80,33 TL
Net Ele Geçen Ücret
846 TL
Not: Asgari geçim indirimi dikkate alınması gerekir. (Bekar
ve çocuksuz kişiler için düzenlenmiştir)
Asgari Geçim İndirimi (+)
80,33 TL
Net Ele Geçen Ücret
891,04 TL
Not: Asgari geçim indirimi dikkate alınması gerekir. (Bekar
ve çocuksuz kişiler için düzenlenmiştir)
Vergiden İstisna Edilen Yemek Bedeli Tutarları (G.V.K. 23/8)
Asgari geçim indiriminden yararlanan
İndirim oranı
Çalışanın kendisi
%50
Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş
%10
1. çocuk
%7,5
2. çocuk
%7,5
3. çocuk
%5
4. çocuk
%5
112
Vergiden İstisna Edilen Yemek Bedeli Tutarları (G.V.K. 23/8)
Yılı
Uygulanan Tutar
Yasal Dayanağı
2009
10,00 YTL
270 Seri No.lu Genel Tebliği
2010
10,00 TL
273 Seri No.lu Genel Tebliği
2011
10,70 TL
278 Seri No.lu Genel Tebliği
2012
11,70 TL
280 Seri No.lu Genel Tebliği
2013
12,00 TL
284 Seri No.lu Genel Tebliği
2014
12,00 TL
285 Seri No.lu Genel Tebliği
Sigorta Primi Kesintisine Tabi Olmayan
Yemek Parası, Çocuk Zammı ve Aile Yardımı Tutarları
YEMEK PARASI
Günlük
ÇOCUK ZAMMI
Aylık
AİLE YARDIMI
Aylık
01.01.2014 - 30.06.2014 Dönemi
2,14 TL
21,42 TL
107,10 TL
01.07.2014 - 31.12.2014 Dönemi
2,27 TL
22,68 TL
113,40 TL
01.01.2013 - 30.06.2013 Dönemi
1,96 TL
19,57 TL
97,86 TL
01.07.2013 - 31.12.2013 Dönemi
2,04 TL
20,43 TL
102,15 TL
01.01.2012 - 30.06.2012 Dönemi
1,77 TL
17,73 TL
88,65 TL
01.07.2012 - 31.12.2012 Dönemi
1,88 TL
18,81 TL
94,05 TL
01.07.2011 - 31.12.2011 Dönemi
1,67 TL
16,74 TL
83,70 TL
01.01.2011 - 30.06.2011 Dönemi
1,59 TL
15,93 TL
79,65 TL
01.07.2010 - 31.12.2010 Dönemi
1,52 TL
15,21 TL
76,05 TL
01.01.2010 - 30.06.2010 Dönemi
1,46 TL
14,58 TL
72,90 TL
01.07.2009 - 31.12.2009 Dönemi
1,39 TL
13,86 TL
69,30 TL
01.01.2009 - 30.06.2009 Dönemi
1,33 TL
13,32 TL
66,60 TL
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
2014 Gelir Vergisi Oranları
11.000 TL'ye kadar
15%
27.000 TL'nin 11.000 TL'si için 1.650 TL, fazlası
20%
60.000 TL'nin 27.000 TL'si için 4.850 TL, (ücret gelirlerinde 97.000 TL'nin 27.000 TL'si için 4.850 TL), fazlası
27%
60.000 TL'den fazlasının 60.000 TL'si için 13.760 TL, (ücret gelirlerinde 97.000 TL'den fazlasının 97.000 TL'si için
23.750 TL), fazlası
35%
Yeniden Değerleme Oranları (2000 - 2014)
2000 Yılı (2001 Yılında Uygulanacaktır.)
% 56,0
2001 Yılı (2002 Yılında Uygulanacaktır.)
% 53,2
2002 Yılı (2003 Yılında Uygulanacaktır.)
% 59,0
2003 Yılı (2004 Yılında Uygulanacaktır.)
% 28,5
2004 Yılı (2005 Yılında Uygulanacaktır.)
% 11,2
2005 Yılı (2006 Yılında Uygulanacaktır.)
% 9,8
2006 Yılı (2007 Yılında Uygulanacaktır.)
% 7,8
2007 Yılı (2008 Yılında Uygulanacaktır.)
% 7,2
2008 Yılı (2009 Yılında Uygulanacaktır.)
% 12
2009 Yılı (2010 Yılında Uygulanacaktır.)
% 2,2
2010 Yılı (2011 Yılında Uygulanacaktır.)
% 7,7
2011 Yılı (2012 Yılında Uygulanacaktır.)
% 10,26
2012 Yılı (2013 Yılında Uygulanacaktır.)
% 7,80
2013 Yılı (2014 Yılında Uygulanacaktır.)
% 3,93
01/01/2014-31/12/2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...
-
94
Maaş Katsayısı
0,076998
95
Taban Aylık Katsayısı
1,205274
Katsayılar
Yan Ödeme Katsayısı
0,024416
Kıdem Aylık Göstergesi
(Kıdem Aylık Göstergesi*Hizmet Yılı*Maaş Katsayısı)
Her hizmet yılı için 20,
25 yılı hizmetten sonra 500
Aile Yardımı Ödeneği (Eş için) (2.134*Maaş Katsayısı)
164,313
Aile Yardımı Ödeneği
(Çocuk İçin) (Bir çocuk için 250, iki çocuk için 500*Maas Katsayısı)
38,49 (İki çocuk üzerinden hesaplanmıştır)
(Not: 0-6 yaş arasındaki iki çocuk için 2 katı
ödenecektir.)
(Not: 0-6 yaş arası için (72 nci ay dahil) iki katı uygulaması yapılmaktadır.)
İki çocuk sınırı 2010 yılı bütçe kanunu ile kalkmıştır.
192,495
Dogum Yardımı Ödeneği (2500*Maaş Katsayısı)
731,48
Ölüm Yardımı Ödeneği Es veya Çocugun Ölümü (9500*Maaş katsayısı)
Memurun Ölümü (9500*2*Maaş katsayısı)
1462,96
Özel Hizmet Tazminatı Tavanı 9.500*Maaş Katsayısı
731,48
Emekli Keseneği (Kişi İçin)
% 16
Emekli Keseneği (Kurum İçin)
% 20
Emeklilik Keseneği matrahına eklenecek en yüksek Devlet memuru aylığına uygulanacak oranlar
Ek Gös. 8400 ve yukarısı
% 240
Ek Gös. 7600 dahil-8400 hariç
% 200
Ek Gös. 6400 dahil-7600 hariç
% 180
Ek Gös. 4800 dahil-6400 hariç
% 150
Ek Gös. 3600 dahil-4800 hariç
% 130
Ek Gös. 2200 dahil-3600 hariç
% 70
Diğerlerinde
% 40
YASAL DAYANAK / Pratik Bilgiler
114
HARCIRAHLAR
YURTIÇI HARCIRAHLAR
Memur ve Hizmetlilerden
a) Ek Göstergesi 8000 ve Daha Yukari Olanlar (1)
b) Göstergesi 5800 (Dahil) - 8000 (Hariç) Olanlar
c) Ek Göstergesi 3000 (Dahil) - 5800 (Hariç) Olanlar
d) Kadro Derecesi 1 - 4 Olanlar
e) Kadro Derecesi 5 - 15 Olanlar
40,50
37,50
35,00
31,00
30,00
(1) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) bendine göre verilecek gündeliklerin hesabında bu tutar esas
alınır.
* 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) ve (d) fıkralarına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin
hesabında, gündeliklerinin %50 artırımlı
Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50)
50 nci Maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5 inci Bentlerinde Yer Alan Personel:
1-50.maddesinin 1,2,4 ve 5.bentlerinde yer alan personelden
a) Kadro Derecesi 1 - 4 Olanlar
b) Kadro Derecesi 5 - 15 Olanlar
12,00
11,50
Bu tazminattan yararlananlardan;
1) Memuriyet mahalli dışındaki çalışma alanlarında hizmet görenler ile 24.2.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun uygulamasında
çalışan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü personeline yukarıda yazılı miktarların yarısı ek olarak ödenir.
2) Bu çalışmaları dolayısıyla arazide, şantiyede veya gemilerde geceleyenlere bu suretle bulunacak miktarın yarısı ek olarak
ayrıca ödenir.
Memurlara Yapilan Ödemeler ve Bu Ödemelerden Yapilacak Kesintiler
VERGİ ORANLARI
Damga Vergisi Oranlari (16.08.1999'dan Itibaren 99/1342 s. B.K.K.)
Ücretliler, Aylıklar ve Bazı Özlük Ödemelerinden
Binde 7,59
GELİR VERGİSİ TARİFESİ (ÜCRETLİLER İÇİN)
11.000 Türk Lirasına kadar
%15
27.000 Türk Lirasının 11.000 lirası için 1.650 TL, fazlası
%20
60.000 Türk Lirasının 27.000 lirası için 4.850 TL(ücret gelirlerinde 97.000 TL'nin 27.000 TL'si için 4.850 TL), fazlası
%27
60.000 TL'den fazlasının 60.000 TL'si için 13.760 TL (ücret gelirlerinde 94.000 TL'den fazlasının 94.000 TL'si için
23.750 TL), fazlası
%35
KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİ ORANLARI (2000 - 2014)
TARİH
KANUNİ FAİZ ORANI TEMERRÜT FAİZ ORANI
(SÖZLEŞMEYLE TESBİT
EDİLMEMİŞSE)
TİCARİ İŞLERDE UYGULANACAK TEMERRÜT
FAİZ ORANI
01.01.2010 - 31.12.2010
%9
(3095 sk./madde 1)
%9
(3095 sk./madde 2/1)
% 16
(3095 sk./madde 2/2 gereğince Avans Faiz
Oranı)
01.01.2011 - 31.12.2011
%9
(3095 sk./madde 1)
%9
(3095 sk./madde2/1)
% 15
(3095 sk./madde2/2 gereğince Avans Faiz
Oranı)
01.01.2012 – 31.12.2012
%9
(3095 sk./madde 1)
%9
(3095 sk./madde2/1)
% 17,75
(3095 sk./madde2/2 gereğince Avans Faiz
Oranı)
01.01.2013 - 31.12.2013
%9
(3095 sk./madde 1)
%9
(3095 sk./madde2/1)
% 13,75
(3095 sk./madde2/2 gereğince Avans Faiz
Oranı)
01.01.2014 -
%9
(3095 sk./madde 1)
%9
(3095 sk./madde2/1)
% 11,75
(3095 sk./madde2/2 gereğince Avans Faiz
Oranı)
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
PARASALSINIRLARVEORANLARHAKKINDAGENELTEBLİĞ
TABLO I- P A R A S A L S I N I R L A R
A- MERKEZİ YÖNETİM MUHASEBE YÖNETMELİĞİ
(TL)
1. Kasa işlemleri:
1.1. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci maddesi gereğince, muhasebe birimlerince
kasadan yapılacak ödeme tutarı;
1.1.1. Merkez muhasebe birimleri, büyükşehir belediyesi kurulu bulunan illerdeki defterdarlık
muhasebe birimleri ile T.C. Ziraat Bankası şubesi bulunmayan ilçelerdeki muhasebe birimlerinde,
1.1.2. Diğer muhasebe birimlerinde,
1.150
675
1.1.3. Yukarıda belirtilen sınırlar, mahkeme harç ödemeleri ile askeralma bölge-askerlik şube
başkanlıklarınca genel sevk ve firari erlerin sevklerine ilişkin ödemelerde 10 kat olarak uygulanır.
Yabancı ülke vatandaşlarına yapılacak teminat iadeleri sınırlamaya tabi değildir.
1.2. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 ve 27 nci maddeleri gereğince ertesi gün yapılacak
ödemeleri karşılamak üzere ve kişi malı emanet dövizlerden kasada bulundurulacak miktarlar ile
T.C. Ziraat Bankası şubesi bulunmayan ilçelerde gerekli güvenlik önlemleri alınmak şartıyla veznede
bulundurulacak azami TL tutarı;
1.2.1. Vergi dairelerinde,
1.2.2. T.C. Ziraat Bankası şubesi bulunmayan ilçelerdeki muhasebe birimlerinde,
11.500
1.2.3. Diğer muhasebe birimlerinde (Vergi daireleri hariç),
6.750
2. Banka işlemleri:
Ödemelerde muhasebe birimlerince Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 524 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine göre bankaya önceden haber verilmesi gereken tutar,
56.000
3. Kaybedilen alındılar için ilân:
İlgilileri tarafından kaybedilen alındılarda Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 528 inci
maddesine göre ilân gerektirmeyen parasal sınır,
675
B- MUHASEBE YETKİLİSİ MUTEMETLERİNİN GÖREVLENDİRİLMELERİ, YETKİLERİ, DENETİMİ VE ÇALIŞMA
USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
96
1. Muhasebe yetkilisi mutemedi işlemleri:
1.1. Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesi uyarınca, muhasebe birimleri dışında görev yapan
muhasebe yetkilisi mutemetleri tarafından yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi
veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat tutarı,
2.300
1.2. Mahkeme başkanlıkları, icra ve iflas daireleri ve izale-i şüyu memurluklarındaki muhasebe yetkilisi
mutemetlerince, 492 sayılı Harçlar Kanununun eki (1) ve (3) sayılı tarifelere göre makbuz mukabili tahsil
edilip, yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat
tutarı
7.275
2. Yetkili memurlarla ilgili işlemler:
Pul ve Değerli Kağıtların Bayiler ve Yetkili Memurlar Vasıtası ile Sattırılmasına ve Bayilere Satış Aidatı
Verilmesine Dair Yönetmelik hükümlerine göre yetkili memurlarca 15 günlük süre beklenmeden
muhasebe biriminin veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat tutarı,
2.700
C- MUHASEBE YETKİLİSİ ADAYLARININ EĞİTİMİ, SERTİFİKA VERİLMESİ İLE MUHASEBE YETKİLİLERİNİN
ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
1. Muhasebe yetkililerinin, kendilerine 5018 sayılı Kanun ve diğer mevzuatla verilen görev ve yetkilerinden,
yardımcılarına devredebilecekleri görev ve yetkilere ilişkin limitler (vergi ve sair kesintiler düşülmeden
önceki tutar)
1.1. Yıllık yevmiye sayısı kırk bine kadar olan muhasebe birimlerinde, geçici veya kesin ödeme, iade,
mahsup ve bunların muhasebeleştirilmesi işlemlerinde (her bir belge için)
2.300
1.2. Yıllık yevmiye sayısı kırk bini geçen muhasebe birimlerinde, geçici veya kesin ödeme, iade, mahsup
ve bunların muhasebeleştirilmesi işlemlerinde (her bir belge için)
3.100
1.3. Banka teminat mektubu veya menkul değerlerin, kısmen veya tamamen ilgilisine iadesine ilişkin
işlemlerde
11.500
2. Yukarıdaki (1.1) ve (1.3) numaralı maddelerde belirtilen tutarlar; Maliye Bakanlığı Merkez Muhasebe
Birimi, İstanbul İl Muhasebe Birimi ile Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığı muhasebe birimlerinde 4, diğer merkez muhasebe birimleri, Ankara İl Muhasebe Birimi ile İzmir
İl Muhasebe Biriminde 3 kat olarak uygulanır.
3. Merkezi yönetim kapsamı dışındaki idareler limitlerini kendileri belirleyebilirler.
YASAL DAYANAK / Pratik Bilgiler
97
116
Ç- MERKEZÎ YÖNETİM HARCAMA BELGELERİ YÖNETMELİĞİ
1. Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesi ve konuya ilişkin Tebliğde yapılan
açıklamalara göre, özel kişiler tarafından düzenlenen faturaların kaybedilmesi halinde, noter onaylı fatura
örneklerinin kabul edileceği parasal alt sınır.
(TL)
45.000
D-TAŞINIR MALLARIN KAYITLARDAN ÇIKARILMASI
1. Taşınır Mal Yönetmeliği hükümlerine göre harcama yetkilisinin onayı ile kayıtlardan çıkarılacak taşınırlar
için uygulanacak limitler,
1.1. Taşınırların kamu idareleri arasında bedelsiz devri ve satışında
3.400
1.2. Taşınırların hurdaya ayırılmasında, imha ve terkin edilmesinde
1.3. Taşınırların aynı kamu idaresine bağlı harcama birimleri arasındaki devrinde
6.750
17.000
2. Yukarıda belirtilen limitler; kuruluş merkezleri ile Ankara, İstanbul ve İzmir İllerinde 3 kat olarak
uygulanır.
TABLO II- Ö N Ö D E M E İ Ş L E M L E R İ
A- HARCAMA YETKİLİSİ MUTEMEDİ AVANS SINIRLARI
1. Yapım işleri ile mal ve hizmet alımları için:
1.1. İllerde, kuruluş merkezlerinde, büyükşehir belediye sınırları içindeki ilçeler ve nüfusu 50.000’i
geçen ilçelerde
1.2. Diğer ilçelerde
2. Şehit cenazelerinin nakli, firari askerler, şüpheli, tutuklu veya hükümlü askerlerin sevki amacıyla
3. Yabancı konuk ve heyetlerin ağırlanması amacıyla görevlendirilen mihmandarlara
4. Bakanların katılacağı yurt dışı seyahatlerde kullanılmak üzere
5. Mahkeme harç ve giderleri
5.1. Ankara, İstanbul ve İzmir il merkezleri için
5.2. Diğer il ve ilçeler için
6. Doğal afetler nedeniyle oluşacak ihtiyaçlar için
7. İl dışına yapılacak seyahatte kullanılacak akaryakıt giderleri için
8. Yakalanan yasadışı göçmenler ile sınırdışı edilecek şahıslar için kullanılmak üzere
9. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği
10. Yargılama Giderleri
11. Posta ve telgraf giderleri (Yüksek Mahkemeler için)
12. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait kadın konukevleri ve bağlı birimlerinden hizmet alan
kadınların harçlıkları için
12.1. Büyükşehir belediye sınırları içinde
12.2. Diğer il ve ilçelerde
B- ÖZEL BÜTÇELİ İDARELER AVANS SINIRLARI
1. Yükseköğretim Kurumları için:
1. 1. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları için
1.2. Diğer birimleri için
2. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı mutemetlerine
3. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu mutemetlerine
4. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü mutemetlerine
5. Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı mutemetlerine
5.1. Kuruluş merkezinde
5.2. Merkez dışındaki birimlerde
6. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu mutemetlerine
6.1. Kuruluş merkezlerinde
6.2. Merkez dışındaki birimlerde
7. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı mutemetlerine
8. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Maden Tetkik ve Arama Genel
Müdürlüğü mutemetlerine
9. Diğer Özel Bütçeli İdarelerin mutemetleri için
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
(TL)
1.100
560
12.700
7.400
21.200
74.000
26.500
58.000
5.600
23.300
424.000
12.200
2.650
5.000
3.000
5.500
1.100
2.800
11.000
30.000
88.000
152.000
795.000
318.000
795.000
135.000
1.100
M e v z u a t Ta k i p
16.08.2014 TARİHLİ MAL ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal Alımı İhaleleri
Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “iş bitirme belgesi”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve teknolojik ürün deneyim belgesi” ibaresi eklenmiş ve (i) bendinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
“j) Teknolojik ürün deneyim belgesi: Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen iş deneyimini
gösteren belgeyi,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İş deneyimini gösteren belgelerin istenildiği ihalelerde;” ibaresinden sonra gelmek üzere “teknolojik ürün deneyim belgesinin ve”
ibaresi eklenmiş; üçüncü fıkrasında yer alan “belgelerin” ibaresi “belgeler ile teknolojik ürün deneyim belgesinin” olarak değiştirilmiş; dördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Pilot ortağın teknolojik ürün deneyim belgesi sunması durumunda, pilot ortağın asgari iş deneyim tutarının en az %20’sini sağlaması ve diğer ortaklardan her birinin iş deneyim tutarından fazla olması koşulu
aranmaz; asgari iş deneyim tutarının kalan kısmının diğer ortaklardan biri, birkaçı veya tamamı tarafından
karşılanması zorunludur.”
“(6) Kısmi teklife açık ihalelerde, teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulması durumunda, belgenin düzenlendiği malın teklif edildiği kısma yönelik iş deneyimine ilişkin yeterlik kriterinin sağlandığı kabul edilir.
Bu belgenin düzenlendiği malın teklif edilmediği kısımlar için ise ayrıca iş bitirme belgesi veya bu Yönetmeliğin 46 ncımaddesinde belirtilen belgelerin sunulması gerekmektedir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 44 üncü maddesinin başlığı“İş bitirme belgesi ve teknolojik ürün deneyim
belgesinin düzenlenmesi” olarak değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(7) Teknolojik ürün deneyim belgesinin düzenlenmesinde aşağıdaki esaslar göz önünde bulundurulur:
a) Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan
vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi iş
birliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlara, yararlandıkları destekler çerçevesinde yürüttükleri proje sonucu ortaya çıkan ve yerli malı belgesine sahip malın piyasaya arz edilmesinden sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından teknolojik ürün deneyim belgesi düzenlenir.
b) Teknolojik ürün deneyim belgesi, proje sonucunda ortaya çıkan her bir ürün için ayrı ayrı düzenlenir.
c) Birden fazla kişinin birlikte yararlandığı rekabet öncesi işbirliği projeleri ile destekler çerçevesinde yürüttükleri projelerde, teknolojik ürün deneyim belgesi her bir kişi için ayrı ayrı düzenlenir. Bu belgenin
düzenlenebilmesi için her bir başvuru sahibinin proje sonucu ortaya çıkan malı piyasaya arz etmesi gerekmektedir.
ç) Teknolojik ürün deneyim belgesi için yapılacak başvurulara eklenecek belgeler ve başvurunun sonuçlandırılma süresi gibi hususlar Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(12) Adaylar veya isteklilerce, iş deneyimini gösteren belge olarak adlarına ya da unvanlarına düzenlenen
teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulabilmesi için belgenin düzenlendiği malın teklif edilmesi zorunludur. Adaylar veya isteklilerin teknolojik ürün deneyim belgesini sunması halinde, iş deneyimine ilişkin
yeterlik kriterini sağladığı kabul edilir. İş ortaklıklarında teknolojik ürün deneyim belgesini sunan ortağın,
YASAL DAYANAK / Mevzuat Takip
98
99
hissesi oranında asgari iş deneyim tutarını karşıladığı kabul edilir. Konsorsiyum ortağı tarafından teknolojik
ürün deneyim belgesinin sunulması durumunda ise belgenin düzenlendiği malın teklif edildiği kısım veya
kısımlar için iş deneyimine ilişkin yeterlik kriterini sağladığı kabul edilir. Teknolojik ürün deneyim belgesi,
düzenlendiği malın piyasaya arz tarihinden itibaren beş yıl süreyle kullanılabilir.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 61 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş
ve maddeye aşağıdaki yedinci fıkra eklenmiştir.
“(4) Yerli malı teklif eden istekliler lehine fiyat avantajı tanınan ve birden fazla mal kaleminden oluşan ihalelerin, kısmi teklife açık olarak gerçekleştirilmesi ve fiyat avantajı tanınan her bir kısmın tek bir mal kaleminden oluşması zorunludur. Kısmi teklife açık ihalelerde, kısımların birinde, birkaçında veya tamamında
yerli malı teklif eden istekliler lehine aynı veya farklı oranlarda fiyat avantajı sağlanabilir. Yerli malı teklif
eden istekliler lehine fiyat avantajı, yerli malı teklif etmeyen diğer isteklilerin söz konusu mal kalemi için
teklif ettikleri bedele, kendi teklif bedelleri üzerinden ihale dokümanında belirlenen fiyat avantajı oranı esas
alınarak hesaplanan tutarın eklenmesi suretiyle bulunur.”
“(6) Her yıl Ocak ayında Kurum tarafından ilan edilen orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri listesinde yer
alan malların ihalelerinde, yerli malı teklif eden istekliler lehine % 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması
zorunludur. Söz konusu zorunlu fiyat avantajı uygulaması, ilanı veya duyurusu bu listenin yayımlanmasından sonra yapılan mal alımı ihalelerinde uygulanacaktır.”
“(7) Teklif edilen malın yerli malı olduğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve
esaslara uygun olarak düzenlenen yerli malı belgesi ile belgelendirilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 62 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) İş deneyimini gösteren belge olarak teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulması durumunda, isteklinin iş deneyimini gösteren belge tutarının asgari iş deneyim tutarına eşit olduğu kabul edilir. İş ortaklığında pilot ortağın teknolojik ürün deneyim belgesi sunması durumunda, iş deneyimini gösteren belge tutarının asgari iş deneyim tutarının hissesi oranına eşit olduğu kabul edilir. Konsorsiyumlarda ise koordinatör
ortağın teknolojik ürün deneyim belgesi sunması durumunda, iş deneyimini gösteren belge tutarının teklif
verdiği kısma ilişkin asgari iş deneyim tutarına eşit olduğu kabul edilir. Koordinatör ortak tarafından farklı
kısımlara farklı teknolojik ürün deneyim belgelerinin sunulması ya da ayrıca iş bitirme belgesi veya 46 ncı
maddede belirtilen belgelerin sunulması durumunda ise tutarı yüksek olan belge dikkate alınır.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK002.1/M sayılı Açık İhale Usulü İlan Formunun,
KİK002.3/M sayılı 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (a)/(d)/(e) bentlerine göre Pazarlık Usulüyle
Yapılan İhale İlanı Formunun ve KİK002.4/M sayılı 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b)/(c)/(f) bentlerine göre Pazarlık Usulüyle Yapılan İhale İlanı Formunun 6 ncımaddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“6-[İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir./Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli
malı teklif eden yerli istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/
kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./ İhale yerli ve yabancı tüm
isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/
ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./ İhale yerli
ve yabancı tüm isteklilere açıktır.]”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK002.2/M sayılı Belli İstekliler Arasında İhale Usulü Ön
Yeterlik İlan Formunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“5-[İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir./Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli
malı teklif eden yerli istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/
kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./ İhale yerli ve yabancı tüm
isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/
ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./ İhale yerli
ve yabancı tüm isteklilere açıktır.]”
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan Açık İhale Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ğ) Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajı tanınması durumunda, bu avantajdan yararlanmak isteyenlerce sunulacak yerli malı belgesi,”
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan Açık İhale Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 8 inci maddesinin (20) ve (21) numaralı dipnotlarında yer alan “% … (rakam
ve yazıyla) oranında” ibareleri “[ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/
kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında]”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-4’te yer alan Belli İstekliler Arasında İhale Usulü İle İhale Edilen Mal
Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“g) Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajı tanınması durumunda, bu avantajdan yararlanmak isteyenlerce sunulacak yerli malı belgesi,”
MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-4’te yer alan Belli İstekliler Arasında İhale Usulü İle İhale Edilen Mal
Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 8 inci maddesinin (15) ve (16) numaralı dipnotlarında yer
alan “% … (rakam ve yazıyla) oranında” ibareleri “[ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/
ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla) oranında]”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-5’te yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (b), (c), (f)
Bendine Göre Pazarlık Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ğ) Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajı tanınması durumunda, bu avantajdan yararlanmak isteyenlerce sunulacak yerli malı belgesi,”
MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-5’te yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (b), (c), (f)
Bendine Göre Pazarlık Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 8 inci
maddesinin (20) ve (21) numaralı dipnotlarında yer alan “% … (rakam ve yazıyla) oranında” ibareleri “[ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla)
oranında]”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-6’da yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (a), (d) ve (e)
Bendine Göre Pazarlık Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“g) Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajı tanınması durumunda, bu avantajdan yararlanmak isteyenlerce sunulacak yerli malı belgesi,”
MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-6’da yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (a), (d) ve (e)
Bendine Göre Pazarlık Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 8 inci
maddesinin (20) ve (21) numaralı dipnotlarında yer alan “% … (rakam ve yazıyla) oranında” ibareleri “[ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla)
oranında]”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Başlamış olan ihaleler
GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre
sonuçlandırılır.”
YASAL DAYANAK / Mevzuat Takip
100
101
MADDE 18 – Bu Yönetmelik 19/8/2014 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 19 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
4/3/2009
27159 (Mükerrer)
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
1
3/7/2009
27277
2
4/3/2010
27511
3
16/3/2011
27876
4
16/7/2011
27996
5
13/4/2013
28617
6
24/9/2013
28775
7
28/11/2013
28835
8
7/6/2014
29023
16.08.2014 TARİHLİ HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMLİĞİNE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Alımı İhaleleri
Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “iş deneyim belgeleri”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve teknolojik ürün deneyim belgesi” ibaresi eklenmiş ve (h) bendinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
“ı) Teknolojik ürün deneyim belgesi: Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen iş deneyimini
gösteren belgeyi,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İş deneyimini gösteren
belgelerin istenildiği ihalelerde;” ibaresinden sonra gelmek üzere “teknolojik ürün deneyim belgesinin
ve” ibaresi eklenmiş; üçüncü fıkrasında yer alan “belgelerin” ibaresi “belgeler ile teknolojik ürün deneyim
belgesinin” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 45 inci maddesinin başlığı“İş deneyim belgesi ve teknolojik ürün deneyim
belgesinin düzenlenme koşulları” olarak değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(11) Teknolojik ürün deneyim belgesinin düzenlenmesinde aşağıdaki esaslar göz önünde bulundurulur:
a) Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan
vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi iş
birliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlara, yararlandıkları destekler çerçevesinde yürüttükleri proje sonucu ortaya çıkan hizmetlerin piyasaya arz edilmesinden sonra Bilim, Sanayi
ve Teknoloji Bakanlığı tarafından teknolojik ürün deneyim belgesi düzenlenir.
b) Teknolojik ürün deneyim belgesi, proje sonucunda ortaya çıkan her bir hizmet için ayrı ayrı düzenlenir.
c) Birden fazla kişinin birlikte yararlandığı rekabet öncesi işbirliği projeleri ile destekler çerçevesinde yürüttükleri projelerde, teknolojik ürün deneyim belgesi her bir kişi için ayrı ayrı düzenlenir. Bu belgenin
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
düzenlenebilmesi için her bir başvuru sahibinin proje sonucu ortaya çıkan hizmeti piyasaya arz etmesi
gerekmektedir.
d) Teknolojik ürün deneyim belgesi için yapılacak başvurulara eklenecek belgeler ve başvurunun sonuçlandırılma süresi gibi hususlar Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 48 inci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(10) Adaylar veya isteklilerce, iş deneyimini gösteren belge olarak adlarına ya da unvanlarına düzenlenen
teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulabilmesi için belgenin düzenlendiği hizmetin ihale dokümanında tanımlanan ihale konusu iş veya benzer işe uygun olması zorunludur. Adaylar veya isteklilerin teknolojik ürün deneyim belgesini sunması halinde, iş deneyimine ilişkin yeterlik kriterini sağladığı kabul edilir. İş
ortaklığında teknolojik ürün deneyim belgesini sunan ortağın kendisine ait iş deneyim tutarına ilişkin asgari
yeterlik kriterini sağladığı kabul edilir. Konsorsiyum ortağının teknolojik ürün deneyim belgesini sunması
halinde ise, belgeyi sunduğu kısım veya kısımlar için iş deneyimine ilişkin yeterlik kriterini sağladığı kabul
edilir. Teknolojik ürün deneyim belgesi, belgenin düzenlendiği hizmetin piyasaya arz tarihinden itibaren
beş yıl süreyle kullanılabilir.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK015.3/H sayılı Birim Fiyat Teklif Mektubu eki olan
teklif cetvelinin 3 nolu dipnotunun ilk cümlesinden sonra gelmek üzere “Engelli işçiler için ayrı satır açılacaktır.” cümlesi eklenmiş ve 6 nolu dipnotunda yer alan “Özel güvenlik hizmet alımı ihalelerinde özel
güvenlik mali sorumluluk sigortası için ayrı satır açılacaktır.” cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan Açık İhale Usulüİle İhale Edilen Hizmet Alımlarında
Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin (30) numaralı dipnotunun (1) numaralı açıklamasında yer alan 25.3.1
inci maddesinin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ayrıca kıst ay/artık gün sayısı ve bu süre içerisinde kaç gün yol-yemek bedeli verileceği ile aynı il sınırları
içerisinde isteklinin birden fazla işyerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ihale dokümanında aynı
il bazında elli veya daha fazla sayıda işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılıİş Kanununda
belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece belirlenecek engelli işçi sayısı ve bu işçilerin tabi olacağıücret grubu da burada belirtilecektir.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-4’te yer alan Belli İstekliler Arasında İhale Usulüİle İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin (25) numaralı dipnotunun (1) numaralı açıklamasında
yer alan 25.3.1 inci maddesinin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ayrıca kıst ay/artık gün sayısı ve bu süre içerisinde kaç gün yol-yemek bedeli verileceği ile aynı il sınırları
içerisinde isteklinin birden fazla işyerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ihale dokümanında aynı
il bazında elli veya daha fazla sayıda işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılıİş Kanununda
belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece belirlenecek engelli işçi sayısı ve bu işçilerin tabi olacağıücret grubu da burada belirtilecektir.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-5’te yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (b), (c), (f)
Bentlerine Göre Pazarlık Usulü ile İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin (30)
numaralı dipnotunun (1) numaralı açıklamasında yer alan 25.3.1 inci maddesinin son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Ayrıca kıst ay/artık gün sayısı ve bu süre içerisinde kaç gün yol-yemek bedeli verileceği ile aynı il sınırları
içerisinde isteklinin birden fazla işyerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ihale dokümanında aynı
il bazında elli veya daha fazla sayıda işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılıİş Kanununda
belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece belirlenecek engelli işçi sayısı ve bu işçilerin tabi olacağıücret grubu da burada belirtilecektir.”
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-6’da yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (a), (d), (e)
Bentlerine Göre Pazarlık Usulü ile İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin (30)
YASAL DAYANAK / Mevzuat Takip
102
103
numaralı dipnotunun (1) numaralı açıklamasında yer alan 29.3.1 inci maddesinin son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Ayrıca kıst ay/artık gün sayısı ve bu süre içerisinde kaç gün yol-yemek bedeli verileceği ile aynı il sınırları
içerisinde isteklinin birden fazla işyerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ihale dokümanında aynı
il bazında elli veya daha fazla sayıda işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılıİş Kanununda
belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece belirlenecek engelli işçi sayısı ve bu işçilerin tabi olacağıücret grubu da burada belirtilecektir.”
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Başlamış olan ihaleler
GEÇİCİ MADDE 13 –(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığıtarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre
sonuçlandırılır.”
MADDE 11 – Bu Yönetmelik 19/8/2014 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 12 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
4/3/2009
27159 (Mükerrer)
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
1
3/7/2009
27277
2
10/1/2010
27458
3
4/3/2010
27511
4
16/12/2010
27787
5
16/3/2011
27876
6
20/4/2011
27911
7
16/7/2011
27996
8
15/7/2012
28354
9
13/4/2013
28617
10
24/9/2013
28775
11
28/11/2013
28835
12
25/12/2013
28862
13
7/6/2014
29023
16.08.2014 TARİHLİ ÇERÇEVE ANLAŞMA İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı ResmîGazete’de yayımlanan Çerçeve Anlaşma İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin eki Ek-1’de yer alan KİK001.1/Ç Münferit Sözleşme İçin İhale Onay Belgesinin (5) numaralı
dipnotunda yer alan açıklama aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu kısımda diğer açıklamaların yanında [yerli istekliler/yerli malı teklif eden istekliler] lehine %15 oranına kadar fiyat
avantajı sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin hususlar belirtilecektir.”
AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2014 / YASAL DAYANAK
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK002.M/ÇÇerçeve Anlaşma İhalesi ile Yapılacak Mal Alımlarıİçin
İhale İlan Formunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“6- [İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir./Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif
eden yerli istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam
ve yazıyla) oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden
istekliye [ihalenin tamamında % ….(rakam ve yazıyla) oranında/ ihalenin … kısmında/kısımlarında % ….(rakam ve yazıyla)
oranında] fiyat avantajı uygulanacaktır./ İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.]”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK012.1/Ç Münferit Sözleşme Aşamasında Teklif Edilen Fiyatları
Fiyat Dışı Unsurlarla ve/veya Yerli İstekliler/Yerli Malı Teklif Eden İstekliler Lehine Fiyat Avantajıyla Değerlendirme Tutanağının en son sütununda ve (3) numaralı açıklamasında yer alan “Yerli malı teklif eden yerli istekliler” ibareleri “Yerli
malı teklif eden istekliler”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-1’de yer alan KİK013.M/Ç Mal Alımına İlişkin Çerçeve Anlaşma İhaleleri İçin
Teklif Mektubunun (4) numaralı açıklaması“Kısmi teklife açık olmayan çerçeve anlaşma ihalelerinde bu maddeye
yer verilecek olup, bu durumda bir sonraki madde teklif mektubu metninden çıkartılacaktır.”şeklinde ve (5) numaralı
açıklaması“Kısmi teklife açık olan çerçeve anlaşma ihalelerinde bir önceki madde teklif mektubu metninden çıkartılarak yerine bu maddeye yer verilecektir.”şeklinde; KİK013.H/Ç Hizmet Alımına İlişkin Çerçeve Anlaşma İhaleleri İçin
Teklif Mektubu ile KİK013.Y/Ç Yapım İşlerine İlişkin Çerçeve Anlaşma İhaleleri İçin Teklif Mektubunun (3) numaralı
açıklamaları“Kısmi teklife açık olmayan çerçeve anlaşma ihalelerinde bu maddeye yer verilecek olup, bu durumda
bir sonraki madde teklif mektubu metninden çıkartılacaktır.”şeklinde ve (4) numaralı açıklamaları da “Kısmi teklife açık
olan çerçeve anlaşma ihalelerinde bir önceki madde teklif mektubu metninden çıkartılarak yerine bu maddeye yer
verilecektir.”şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan Çerçeve Anlaşma İhalelerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin
31.7.1 inci maddesinin (34) numaralı dipnotunda yer alan “[yerli isteklilere/yerli malı teklif eden isteklilere] % … (rakam ve
yazıyla) oranında” ibaresi ile “[yerli istekliler/yerli malı teklif eden istekliler] lehine % … (rakam ve yazıyla) oranında” ibaresi, “[yerli isteklilere % … (rakam ve yazıyla) oranında]/[yerli malı teklif eden isteklilere ihalenin tamamında % ….(rakam
ve yazıyla) oranında/ yerli malı teklif eden isteklilere ihalenin … kısmında/kısımlarında % …. (rakam ve yazıyla) oranında]
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
104
“Başlamış olan ihaleler
105
GEÇİCİ MADDE 7 –(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın
veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
MADDE 7 – Bu Yönetmelik 19/8/2014 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 8 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
4/3/2009
27159 (Mükerrer)
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
1
3/7/2009
27277
2
16/3/2011
27876
3
8/9/2011
28048
4
14/11/2012
28467
5
13/4/2013
28617
6
24/9/2013
28775
7
28/11/2013
28835
8
7/6/2014
29023
YASAL DAYANAK / Mevzuat Takip
124
Yasal Dayanak Dergisi bir yayınıdır.
Stratejik Plan
Danışmanlık Hizmetleri
2015-2019
Mali Yönetim Danışmanlık Hizmetleri
∞ Stratejik Plan
∞ Performans Programı
∞ Faaliyet Raporu
A: Yıldızevler Mah. Sedat Simavi Sk. No: 42/4 Çankaya/ANKARA
T: +90 (312) 442 57 97-98
F: +90 (312) 442 57 80
www.kameder.com.tr
www.stratejikplan.com.tr
Download

ayni giderlere % 4 sözleşme giderleri ve genel giderler eklenecek