YIL: 1
SAYI: 3
MAYIS 2014
www.rpmagazin.com
KONFOR VE ZARAFET, HYUNDAI
ELANTRA İLE BOYUT ATLIYOR
Mazda3
Peugeot RCZ-R
BMW i8
Test :
Hyundai i10
Toyota Prius - Peugeot 308
Editörden
Beklenen Mayıs geldi
Real Power Magazin
İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Direktörü
Avni Örgüç
Ahmet Said Özen
B
u yıl bahar geldi mi gelmedi mi anlamak zor. Kesin
olan şu bize okulda öğretilen hava durumu kavramı
değişti. Artık yaz ve kış var ve sanırım öyle de
gidecek. O yüzden bahar geldi oh ne güzel diye başlamak
isterdim fakat ne odluğunu anlayamadım bir mevsimden pek
beklentisi olmayan bir başlangıç oldu.
Mayıs hızlı geçecek o kesin. Otomobil ve motorsporları
ile ilgili birçok organizasyon bizleri bekliyor. Bunların en
başında da basın sponsoru olduğumuz ve benim de içinde
olduğum Dünya Drift Rekoru denemesi var.
Çok keyifli bir deneme olacak. Daha önce de birkaç projede
beraber çalıştığım ve kendini bir Türk gibi hisseden Harald
Müller ile bu rekor denemesini yapacağız. Bu rekorun
kırılmasında AVOK ve JDM İstanbul platformu çok
emek sarf etti. Ben de bu ekibin içinde olduğum için çok
mutluyum. Bu organizasyona en büyük desteği Gençlik ve
Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç veriyor. Sponsorlar
arasında ise Spor Toto Teşkilatı var.
19 Mayıs 2014’te biz Samsun’da hazır bulunacağız.
AVOK’un Başkanı Murat Ergüç ve tüm ekibimiz orada
büyük bir heyecan yaşayacağız Harald , otomobilin içinde
motive olmuş rekoru hedeflerken biz dışarıda 9 doğuracağız.
Toyota Türkiye Paz. ve Satış A.Ş.’de bu işin sponsorları
arasında ve organizasyon için bir GT86’yı bu iş içim
tahsis ettiler. Çok şık ve drift için ideal bir otomobil olan
Toyota GT86 Harald ile o gün pistte kuğu gibi dans edecek.
Oktaykan Power, GT86’nın modifikasyonlarını yaptı
ve rekor kırılırken orada servis ekibi olarak da yerlerini
alacaklar.
Harald, ben, Murat, Sevgi, Necdet Usta, Azmi, Celil, Attila,
Ahmet Serkan ve ismini buraya sığamayacak kadar kalabalık
bir ekip 19 Mayıs’ta Samsun’dayız. Siz neredesiniz?
[email protected]
Yayın Yönetmeni
Ahmet Said Özen
[email protected]
Tasarım
Tuana Medya
Katkıda bulunanlar
Turgut Yüksekdağ
Can Akaydın
Murat Ergüç
Sevgi Çıvgın
Erkan Demirel
Azmi Kaya
Celil Tosun
Ahmet Serkan Subaşı
[email protected]
www.rpmagazin.com
Real Power Magazin’de yayınlanan haberler
izin almadan ve kaynak gösterilmeden başka
yayınlarda kullanılamaz. Reklamlardan reklam
veren firma sorumludur.
Kadın motosiklet sürücüleri
OMM (One More Mile) Derneği’nin 2014 yılı içerisinde Kadın Sürücüler için düzenleyeceği bir
seri etkinliğin ilki İzmir’de gerçekleşti. İzmirli beş kadın sürücü, tüm gün süren I.A.M. – A.R.A.
ROAD for Ladies etkinliğinde OMM ile sürdü.
K
adın motosiklet
sürücülerinin teşvik
edilmesi amacıyla
ücretsiz olarak gerçekleştirilen
etkinlik İzmir-Karaburun-İzmir
rotasında yapıldı. OMM İzmir
Direktörü Alp Altan Uğur
ve I.A.M. –A.R.A. Senior
Observer Zafer AKÇAY’ın
katılımlarıyla saat 08.30’da
başlayan çalışmalar 18.00’e
dek sürdü. Her bir sürücünün
3’er kere gözlenmesi ve
değerlendirilmesi üzerine
kurulu olan sürüşte İleri
ve Güvenli sürüşün temel
unsurları sürücülere aktarıldı
ve uygulamaları istendi.
İlk turlar sonunda
Karaburun’da verilen molada
sürücülerin güvenliği ön
plana taşımaları ve daha
güvenli sürebilmeleri için
yapmaları gerekenler aktarıldı.
Katılımcıların öğrenmeye çok
istekli olmaları çalışmanın
temposunu olumlu yönde
etkiledi. Öğleden sonraki
sürüşlerde her şey yerli
yerine oturmaya başladıkça
katılımcıların keyifleri daha
da arttı. Tüm gün yapılan
sürüşlerde, trafikteki olumlu
davranışların artması için
yapılacaklar tartışıldı ve
uygulandı.
Gün sonuna gelindiğinde
gerek OMM üyeleri
gerekse katılımcılar onca
yorgunluğa karşın sürüşün
bitmesini istemediler. Harika
geçen bir günün ardından
katılımcılar, sürüşle ve trafikle
ilgili bilgilerini tazeledikleri/
attırdıkları gibi tüm gün
motosiklet üzerinde olmanın
hazzını da yakaladıklarını
belirttiler.
Bu sayede bir kez daha,
sürüşün dinamikleri
öğrenildikçe ve uygulandıkça
sürüşten daha çok keyif
alınacağı ispatlanmış oldu.
Üç gün sonra düzenlenen
sertifika töreninde ise
yüzlerdeki mutluluk daha
rahat okunuyordu.
Katılımcılar OMM Derneği’ne
teşekkürlerini sunarken
dernek üyeleri ise gönüllü
olarak yaptıkları çalışmanın
semeresini alıyorlardı.
OMM Derneğinin çalışmalarını
takip etmek için www.
ommriders.com web sitesini
ya da www.facebook.com/
OmmRiders Facebook
sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
SPARCO’NUN TÜRKİYE’DEKİ TEK YETKİLİ
SATICISI VOLKAN IŞIK GRUP OLDU
Adrenalin tutkunlarının tarzına ve ruhuna uygun tekstil ve ekipman ihtiyacına cevap veren
ünlü İtalyan markası Sparco’nun 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere tek yetkili satıcısı
Volkan Işık Grup oldu.
U
zun yıllardır Volkan
Işık Grup bünyesinde
satılan Sparco
ürünler geçen sene ilk kez
internetten online satışa
sunulmuştu. Ardından İstanbul
Avrupa yakasındaki Sparco
mağazasının açılışı gerçekleşti.
İtalya merkezle yapılan
görüşmeler sonunda ise bu
aybaşından itibaren Volkan Işık
Grup, Sparco’nun Türkiye’deki
tek yetkili satıcısı oldu.
Otomobil severlere özel
tuning ürünler ve yarışlarda
kullanılan homologasyonlu
malzemelerin satışı bundan
böyle tek yetkili Volkan Işık
Grup güvencesi ile yapılacak
ve özellikle taklit ve eski
tarihli ürünler konusunda
kullanıcıların dikkatli olması
gerekecek.
Sparco ürünlerin stoklarda
bulunanlarını showroomdan
alabileceğiniz gibi www.
sparco.com.tr üzerinden
alışverişleriniz 3 iş günü
içerisinde adresinize teslim
ediliyor. Stokları tükenen
ürünler için ise 15 iş
günü garantisi veriliyor.
Ayrıca Volkan Işık Grubun
Güngören’deki binasındaki
mağazayı ziyaret edenler farklı
beden ve renk seçenekleri
arasından
istediği
ürünü
seçebiliyor.
Sparco
ürünlerle
ilgili detaylı
bilgi almak
isteyenler
için 0212 641 20 40 numaralı
müşteri hizmetleri, hafta içi
ve cumartesi 09:00 – 18:00
saatleri arasında hizmet
veriyor.
Castrol, futbol ve motor sporları
ikonlarını bir araya getirdi!
2014 FIFA Dünya Kupası™ Resmi Sponsoru ve dünyanın lider madeni yağ markalarından biri olan Castrol,
futbolun ve motor sporlarının öncü isimlerini bir araya getirdiği Castrol Footkhana etkinliğiyle yine dikkatleri
üzerine çekiyor. castrol.com/Footkhana adresli web sitesi üzerinden yayınlanan filmde futbol ve motor
sporları tutkusunu aynı sahada birleştiren Castrol, yeni marka elçisi Brezilyalı yıldız Neymar Jr ile dünya
çapında ralli ikonu olan Ken Block’u karşı karşıya getirerek sportif hünerlerini sergilemelerini sağlıyor.
2
014 FIFA Dünya Kupası™
Resmi Sponsoru Castrol,
Footkhana adını verdiği bir
etkinlikte Neymar Jr ve Ken Block gibi
iki efsane sporcuyu bir araya getirerek
dikkat çekici bir olaya imza attı. Özel bir
online prömiyer ile tüm dünya tarafından
aynı anda izlenebilen Footkhana filmini
hazırlayan Castrol, Neymar Jr ve Ken
Block arasında gerçekleşen sportif bir
düelloyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor.
Merakla beklenen filmde, Castrol marka
elçisi Neymar Jr’ın liderlik ettiği dünya
şampiyonu serbest stil futbolculardan
oluşan takım, YouTube’da fenomen
olan ünlü gösteri sürücüsü Ken Block’un
Castrol’ün en güçlü yağı Castrol EDGE’in
kullanıldığı ralli otomobiline karşı
mücadele ediyor.
Özel olarak tasarlanmış bir Castrol
Footkhana pistinde geçen film, yıldızların
birbirlerine üstünlük sağlamaya çalıştığı,
kendi alanlarında onları modern öncüler
haline getiren becerilerini ve hünerlerini
sergiledikleri bir atmosfer sunuyor.
Neymar Jr’ın baskı altındaki gücü, Ken’in
nefes kesici manevralarla yarıştığı dumanla
kaplı pistte otomobilini ustaca kontrol
altına alabilme yeteneğiyle yarışıyor.
Neymar Jr, Brezilyalıların Temmuz’da
Dünya Kupası’nı kazanmalarında çok
önemli bir rol oynayacağını umdukları
heyecan verici süratini ve kabiliyetini
sergiliyor.
Ken Block, olağanüstü goller atmada
ve inanılmaz kurtarışlar yapmada üstün
hassasiyet ve kontrol sergileyen Neymar
Jr’ın performansına meydan okuyor.
Neymar Jr’ın serbest stil futbolcusu
takım arkadaşları, Castrol Elçisi olan ve
iki kez FIFA Dünya Kupası™’nı kazanmış
meslektaşları Cafu’nun öncülüğünde,
yaratıcı ve oldukça teknik birtakım
hünerler sergileyerek bu mücadeleyi
eğlenceli bir yakın dövüş müsabakasına
dönüştürüyor.
Castrol Global Pazarlama Başkan
Yardımcısı A. S. Ramchander ise
konuyla ilgili olarak: “Neymar Jr ve Ken
Block, kendi alanlarında heyecan verici
düzeydeki yeteneklerini ortaya koydular
ve onların öncü ruhları ile markamızın
öncü ruhu büyük bir sinerji oluşturdu.
2014 FIFA Dünya Kupası sponsorluğumuz
Ken’i Neymar Jr ile eşleştirerek Castrol’ün
üstün performans, yenilikçilik ve futbol
tutkusunu hayata geçirme yönünde
mükemmel bir fırsat sunmuştur” dedi.
Brezilya 2014 FIFA Dünya Kupası™
öncesinde hem futbol severleri hem
de motor sporları tutkunlarını ortak bir
potada buluşturmayı amaçlayan projeyi
yakından takip etmek isteyenler, castrol.
com/footkhana sitesini ziyaret ederek bu
renkli ve sportif filmi izleyebilirler.
RCZ R : Peugeot Sport imzası ile
yüksek performans
2
Peugeot, RCZ R, Peugeot’nun bilgi birikiminin sembolü olan sportif coupe modeli RCZ’nin
“supercharged” versiyonunu temsil ediyor.
70 hp gücündeki 1.6 lt silindir
hacimli yeni motoru, sadece
145g/km düzeyindeki düşük
CO2 emisyon seviyesiyle RCZ R’i
benzeri görülmemiş bir performans ve
verimlilik düzeyine taşıyor. Bu motor ile
uyumlu olarak, Torsen kilitli diferansiyelle
eşleşen özel yürüyen aksamı yüksek
verimlilik düzeyi ile birlikte dinamik sürüş
performansı vaat ediyor. Yeni Peugeot
RCZ R, Nisan ayı itibariyle Türkiye
pazarına sunuldu.
“Yeni RCZ’nin güçlü tasarımı, sportif
model meraklılarına yönelik bu R
versiyonun son derece dinamik
performansı ve 270 hp gücü ile daha da
yüceltildi. “
Xavier Peugeot, Peugeot Ürün Direktörü
“Yarış için geliştirilen RCZ Peugeot Sport
modelinin sportif başarıları ve otomobil
severlerde uyandırdığı tutku cevapsız
kalamazdı. Yeni RCZ’nin daha sportif
ve daha yüksek performanslı bir seri
versiyonunun Peugeot Sport tarafından
geliştirileceği belliydi! “
yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları
sergileyen ultra performanslı bir
versiyonunu geliştirmek.”
Xavier Nicolas, RCZ Ürün Müdürü
Bruno Famin, Peugeot Sport Direktörü
0’dan 100 km hıza 6 saniyeden kısa
sürede ulaşarak güçlü bir ivmelenme
performansı gösteren yeni versiyon spor
coupe sınıfında referans oluşturacak
şekilde sadece 145 g / km’lik CO2
emisyonlarıyla Peugeot’nun bu alandaki
uzmanlığını bir kez daha kanıtlıyor.
Benzersiz performans ve verimlilik
“Şartnamemiz iddialıydı; RCZ’nin daha
yüksek, yani pistte kullanmaya dönük,
fakat gündelik kullanıma da izin verecek
konfor ve keyif niteliklerini aynen koruyan
ve aynı zamanda referans teşkil edecek
RCZ R versiyonu 270 hp / 199 kW
gücüyle Peugeot tarihinin en güçlü seri
üretim modeli ünvanına sahip oldu.
Bu sonuç downsizing teknolojisine
hâkimiyet, aerodinamik optimizasyon
ve hafifletme çalışmaları sayesinde elde
edildi.
“Downsizing sadece seri üretimde
kullanılan güçlü bir eğilim değil, aynı
zamanda motor sporlarında da görülüyor.
Günümüzde ana branşlarda 1.6l’lik turbo
motorlar kullanılıyor, hatta Formula 1’de
bile 2014 yılında bu teknoloji kullanılmaya
başlanacak! “
Cyrille Jourdan, RCZ R Teknik Sorumlusu
Sadece 1,6 litre silindir hacmiyle 270 hp
güç üreten yeni motoru THP sınıfında
spesifik güç rekorunu kırdı; yaklaşık 170
hp/l ile bir seri üretim otomobil için
dünyanın en iyileri arasında yerini aldı ve
şimdiden Euro 6 emisyon standartlarına
uyum gösteriyor.
Aerodinamik üzerinde yapılan çalışmalar
yüksek hızlarda yol tuşunu arttıran yeni
bir spoyler ile arkada sürükleme kuvvetini
azaltmadan downforce (yere basma
gücü) kuvvetinin 15 kN arttırılmasını
sağlıyor.
Otomobili hafifletme arayışı da özel
parçaların geliştirilmesinde öncelikle
dikkate alındı. Böylece 200 hp’ik RCZ’e
kıyasla 17 kg’lık bir kazanç elde edildi.
RCZ R versiyonunun 1280 kg ağırlığı ile
yalnızca 4.7 kg / hp’lik bir ağırlık/güç oranı
sergiliyor.
BUGATTI; “BLACK BESS”TEN
SADECE 3 ADET ÜRETECEK…
Bugatti, altı otomobilden oluşan “Les Légendes de Bugatti” (Bugatti Legends) Edition
serisinin beşinci modelinde, caddelere çıkan ilk yasal süper spor otomobillerden biri olarak
otomotiv tarihine geçen efsanevi Type 18 “Black Bess”i yeniden canlandırıyor.
F
ransız lüks otomobil üreticisi, Type
18’in modern yorumu olan Veyron
16.4 Grand Sport Vitesse “Black
Bess”i sunuyor. Zamanında dünyanın en
hızlı yol otomobillerinden biri olan Type
18 “Black Bess”, bugün dünya hız rekorunu
elinde tutan Bugatti Veyron’un da selefi
olma özelliğini taşıyor. Edition içinde yer
alan tüm modellerde olduğu gibi bu yeni
Legends modeli de 2.15 milyon Euro net
satış fiyatına sahip ve üretim miktarı da
yalnızca üç ile sınırlı tutuldu. Daha önce
piyasaya sunulmuş olan dört Legend
modelinde yer alan 12 otomobilin tamamı
satıldı.
Type 18, sahip olduğu etkileyici teknolojik
özellikler sayesinde hem zamanının
ötesinde olması hem de kendi başına bir
kategori oluşturması nedeniyle savaş öncesi
dönemin en önemli Bugatti’leri arasında
yer alıyordu. Sıralı dört silindirli motoru ve
beş litre kapasitesiyle bu otomobil, 100
HP’nin üzerinde güç üretebiliyordu. O
dönemde inanılmaz bir seviye olan saatte
160 km/s hıza ulaşan Type 18, gerçek bir
yarış safkanı ve aynı zamanda piyasadaki en
hızlı yol otomobiliydi.
“Black Bess” Bugatti Legends: Otomobilin
ilk günlerindeki en hızlı süper spor
otomobilden günümüzün en hızlı
süper spor otomobiline, tüm Legend
otomobillerde olduğu gibi “Black Bess” de
Bugatti Veyron 16,4 Grand Sport Vitesse
temel alınarak geliştirildi. 1.200 HP güce
sahip 8 litrelik W16 motoru, 3.000–5.000
d/d’de 1.500 Nm gibi eşi benzeri olmayan
bir tork gücü üretiyor. Tavanı kapalıyken
saatte 408.84 km/s maksimum hıza ulaşan
Vitesse, bugüne kadar üretilmiş olan en
hızlı üstü açık otomobil.
“Black Bess” Vitesse’nin gövdesi, tamamen
karbon fiberden imal edildi ve aynı
tarihsel selefi gibi tamamen siyah renge
boyandı. Type 18 “Black Bess”in hemen
göze çarpmasını sağlayan altın rengindeki
vurgular da modern Bugatti’nin seçkin
moda anlayışını yansıtıyor. Örneğin,
Bugatti’nin gövde parçalarının bazıları
24 karatlık altınla kaplandı. Aynı şekilde,
Bugatti’nin etkileyici at nalı logosunda da
bu kıymetli malzeme kullanıldı ve böylece,
siyah ön ızgaranın önünde parlayarak,
Vitesse’in ön görünümünde gerçek bir
ifade oluşturdu. Bu ifade, farların altından
başlayan, arkaya doğru yan kanatların
üzerinden kıvrılarak ilerleyen ve kapının
bitiminde de sona eren altın rengindeki
çizgilerle daha da vurgulu bir hale getirili.
Benzer bir şekilde parlak altın dokunuşlara
sahip olan diğer unsurlar da otomobilin
arkasındaki EB logosu ve yine aynı şekilde
şirketin kurucusu Ettore Bugatti’nin baş
harflerini siyah renkte yazıldığı siyah
jantların yuvası. Ve, elbette “Black Bess”
isim plakasını üzerinde taşıyan ve şık bir
şekilde altın rengine boyanan yakıt deposu
ile kapağını da unutmamak gerek.
“Black Bess” Legend Vitesse’in iç mekan
döşemesinde de, en kaliteli deri kullanıldı.
Tavan döşemesi, ayak boşluğu, koltuklar,
uzatılmış orta konsol ve arka bölmede
açık “Bej” ton kullanılırken, gösterge
paneli, gösterge panosu, kapı çerçeve
paneli ve kaput panelinde “Havanna” ile
tezat oluşturuldu. Kırmızı “Crimson” deri
ile kaplanan direksiyon simidiyle de tarihi
Type 18 “Black Bess”e açık bir gönderme
yapılıyor. Bu vurgu alınıyor ve koltukların
dış yüzeyinde ve emniyet kemerlerindeki
kırmızı dekoratif dikişlerde de devam
ettiriliyor.
Kuşkusuz, kapı panelleri, otomobilin
en etkileyici ayrıntıları arasında yer
alıyor. Esasen bu, otomobilin iç mekan
tasarımında yapılan en cesur projelerden
biri. Her iki panel de “Havanna” deri ile
kaplandı ve üzerine de hem tarihi Type
18 “Black Bess” hem de Roland Garros’un
uçağı Mrane Saulnier Type H’nin çizimleri
işlendi. Bu çizimler, aynı 1920’lerin başında
lüks otomobillerin bileşenlerinin elle
boyanması gibi derinin üzerine doğrudan
elle işlendi. Bu çizimlerin bozulmalara
ve çevresel etkilere maruz kalmaması
amacıyla özel bir mürekkep ve yeni bir
işleme yöntemi geliştirildi. Otomobil
üretimi alanında daha önce hiçbir zaman
geleneksel ayrıntılar bu kadar mükemmel
bir şekilde uygulanırken, modern üretim
standartlarıyla kalite standartları da
yerine getirilemedi. Bu, Bugatti’nin yenilik
alanındaki gücünün de bir teyidi. Ve aynı
zamanda üç Legend otomobilin altı kapı
panelinin de birbirinden farklı olması
bireyselliğe de güçlü bir vurgu yapılıyor.
Buggatti’nin rafine malzemelerin kullanımı
ve orijinal otomobillere azami derecede
vefa gösterilmesi yönündeki talebi de
otomobilin iç mekanında, sinyal kollarında
ve orta konsol panelinde yüksek kaliteli
gül ağacının kullanılmasında da görülüyor.
Otomobilin iç kısmında da ayrıca altın
görmek mümkün ve bej deri kullanılan ve
tarihi otomobili gösteren bir çizimin elle
işlendiği arka bagaj kapağındaki EB logosu
da altından yapıldı.
Elbette, “Les Légendes de Bugatti” ismini
taşıyan, bej renginde, deri kaplı orta konsol
uzantısı, dans eden fil kabartması (bu
modelde altın dokunuşlarla tamamlanan
Legends Edition sembolü) ve Type 18
“Black Bess”in resmini taşıyan kapı eşikleri
gibi Legend’in geleneksel özelliklerini de
içinde barındırıyor.
BENTLEY, PLUG-IN HİBRİT TEKNOLOJİSİNİ
LÜKS OTOMOBİL PAZARINA SUNUYOR…
Bentley Hybrid Concept teknolojisini ilk olarak amiral gemisi Mulsanne’da gösterecek.
Hibrit teknolojinin ilk uygulaması, 2017 yılında piyasaya çıkacak olan Bentley SUV’da
gerçekleşecek.
Bentley, 2017 yılında piyasaya sunulacak
baştan aşağı yenilenmiş SUV’lara özgü bir
versiyon olmaya hazırlanan Bentley’nin
ilk plug-in hibrit modelini ortaya koyan
teknolojisi Bentley Hybrid Concept ile
güçlü ve çok daha verimli bir geleceğin
hayalini kuruyor.
BENTLEY PLUG-IN HİBRİT
SİSTEMİ
Bentley’nin hibrit sistemiyle kullanıcılar
da geniş bir yelpazede modern, güçlü
ve verimli güç aktarım sistemleri
seçeneklerine sahip olacak. Plug-in hibrit
sistem, Bentley’nin dünyaca ünlü göz
alıcı lüksü, zamanın ötesinde tasarım ve
sektör lideri sadeliğinden herhangi bir
taviz vermeden hem gücü yüzde 25
oranında artırıyor hem de karbondioksit
emisyonunu yüzde 70 oranında
düşürüyor. Bentley hibrit modeller ayrıca,
yalnızca elektrik kullanarak en az 50
kilometre gidebilme özeliğine de sahip ve
böylece herhangi bir karbon emisyonu
olmadan açık yolda daha güçlü
performans seçeneğiyle
şehir içi sürüş imkanı sunuyor.
BENTLEY HYBRID CONCEPT
Bentley Hybrid Concept, hibrit
teknolojinin lüks ve performansın
zirve noktasını daha da üst düzeye
çıkarabileceğini ortaya koymak amacıyla
Bentley ailesinin amiral gemisi modeli
Mulsanne’in üzerine inşa ediliyor.
Otomobilin far, radyatör kapağı çerçevesi,
fren kaliperleri, ince çizgi detayları ve
marka işaretlerindeki bakır detaylar
da dahil olmak üzere elektrik aksamını
vurgulamak amacıyla hem dış tasarımda
hem de iç mekanda bakır kullanıldı. Elle
cilalanan döşemeler, düğme çerçeveleri
ve göstergelere yapılan eklemelerle bakır
dokunuşlar kabin bölümünde de kendini
gösteriyor. Mulliner Driving Specification
elmas biçimindeki iç aksamda yer alan
bakır çapraz dikişler de son dokunuşlara
ayrı bir güzellik katıyor.
BMW i8’ler Haziran’dan İtibaren İlk
Müşterilerine Teslim Edilecek
Elektrikli otomobil kavramına yepyeni bir bakış açısı getiren BMW i markasının i8 modeli,
Haziran ayından itibaren Batı Avrupa ülkelerinden başlayarak ilk müşterilerine teslim edilecek.
2
013 yılının
sonbaharından
bu yana özellikle
tüm büyük pazarlarda ön
siparişe açılan BMW i8’in seri
üretimi de Nisan ayı itibariyle
başlıyor. Leipzig’teki BMW
Group tesisinde üretim için
geliştirme çalışmaları ve son
hazırlıkları tamamlanan BMW
i8’e olan talebin şimdiden
üretim sürecinde planlanan ek
kapasiteyi bile aşmış olması ise
bir diğer dikkat çekici başarı.
Spor otomobillerin geleceğini
şimdiden en iyi biçimde
ortaya koyan ve dünyanın
lazer aydınlatma teknolojisine
sahip ilk seri üretim otomobili
unvanını taşıyan BMW i8
için geri sayım başladı. Nisan
ayından itibaren üretimine
başlanacak olan BMW i8,
Haziran ayından itibaren Batı
Avrupa pazarları başta olmak
üzere ilk müşterilerine teslim
edilmeye başlanacak. 1.5 litre
silindir hacimli 231 beygir
gücündeki BMW TwinPower
Turbo benzinli motoru ve
131 beygir gücündeki elektrikli
motora sahip olarak yollara
çıkacak seri üretim BMW
i8, 0-100 km/s hızlanmasını
ise 4.5 saniyenin altında
gerçekleştiriyor. BMW i8, aynı
zamanda üç silindirli benzinli
motorla güçlendirilen ilk seri
üretim BMW modeli olmasıyla
da ön plana çıkıyor. Silindir
hacmi başına elde edilen 154
beygirlik motor gücü yüksek
performanslı spor otomobil
genlerini ortaya koyarken, bu
değer aynı zamanda BMW
Group tarafından elde edilen
en yüksek değerlerden biri
olmasıyla da göze çarpıyor.
BMW i8’in dolu bir yakıt
deposu ve tam olarak
şarj edilmiş bataryayla kat
edebileceği maksimum
mesafe COMFORT modunda
500 kilometrenin üzerinde
olup ECO PRO modunda
menziliyüzde 20 oranında
artırılabilmektedir.
BMW’nin yeni nesil otomobil
teknolojilerinin amiral gemisi
olarak tanımlanabilecek BMW
i8, akıllı telefonlarda kullanılan
kimyasal olarak sertleştirilmiş
camın ilk olarak kullanıldığı
seri üretim otomobil unvanına
da şimdiden sahip oldu.
Konvansiyonel camlara göre
% 50’ye varan ağırlık tasarrufu
sağlayan 0.7 mm kalınlığındaki
bu camlar, BMW i8’in akustik
konforunu da artırıyor.
Fiat 500 Ailesinin “En Büyük”
Üyesi 500L Living Türkiye’de!
Fiat 500 ailesinin en son üyesi olan ve 7 kişiye kadar oturma kapasitesine sahip 500L Living
Türkiye’de satışa sunuldu. 70.640 TL’den başlayan fiyatlarla pazardaki yerini alan Fiat 500L
Living, Popstar ve Lounge versiyonlarıyla tercih edilebiliyor. Fiat 500L Living’in lansmana özel
hazırlanan sınırlı sayıdaki “Opening Edition” versiyonunda ise Lounge versiyonuna ek birçok
özellik içeren Tanışma Paketi de hediye ediliyor.
F
iat’ın, gelecek stratejisinde önemli
yer tutan 500 Ailesi, büyümeye
devam ediyor. Ailenin en
büyük üyesi olan ve 3 koltuk sırasında,
7 kişiye varan oturma kapasitesi ile
dikkatleri üzerine çeken Fiat 500L Living,
Türkiye’de otomobilseverlerle buluşuyor.
Geçtiğimiz yılın ortasında pazara sunulan
ve kısa sürede kendi segmentinin satış
lideri olan 500L modelinin 20 cm daha
uzun versiyonu 500L Living, ülkemizde
Popstar ve Lounge versiyonlarıyla tercih
edilebilecek. 500L Living’in lansmanına
özel sınırlı sayıda hazırlanan ve Lounge
versiyonuna ek birçok özelliğe sahip
Opening Edition versiyonunda, 4.300
TL değerindeki, Bi-Color gövde rengi,
navigasyon ve geri görüş kamerasını
içeren Tanışma Paketi müşterilere hediye
ediliyor. Fiat 500L Living, otomatik
şanzımanlı 1.3 85 HP Multijet II Dualogic
ile yeni 1.6 120 HP Multijet II motor
seçenekleri ve 70.640 TL’den başlayan
fiyatlarla Türkiye pazarında yerini alıyor.
500L Living aynı zamanda, Fiat’ın,
maksimum alan verimliliği sunan yenilikçi
araçları tasarlama ve üretme konusundaki
becerisinin de bir göstergesini oluşturuyor.
500L Living, yolcu bölümü ve bagajın
birlikte dahil olduğu, iç mekanla dış
ölçüler arasındaki oran açısından, orta
büyüklükteki MPV’ler arasında en iyi iç
hacim/dış boyut oranını sunuyor. Fiat
500L Living, 435 cm uzunluğu, 178 cm
genişliği ve 167 cm yüksekliğinin yanı
sıra, ek üçüncü koltuk sırasıyla, kendi
kategorisinde “5+2” koltuklu en kompakt
MPV olduğunu da kanıtlıyor. 500L Living
geniş iç kabiniyle 3 koltuk sırasında 7
yolcuyu taşıyabilirken, 3. koltuk sırasının
katlanmasıyla sunduğu 493 litrelik bagajıyla
da büyük ailelerin ihtiyaç duyabileceği
rahat bir alan yaratıyor. İkinci sıra
koltuklar katlandığında ise 1.590 litreye
varan malzeme taşıma alanı sağlıyor.
500L’den 20 cm daha uzun olan ve 38
litre daha fazla bagaj hacmi sunan 500L
Living, kompakt ölçüleri sayesinde, şehir
içi kullanımda da kolaylık ve pratikliği
ile farkını ortaya koyuyor. Otomobili
çepeçevre saran geniş camları sayesinde
oluşan 360 derece panoramik görüş açısı
ve manevra kabiliyetiyle eşsiz bir sürüş
keyfi yaşatıyor. Aracın oldukça geniş
“Skydome” açılabilir cam tavanı sayesinde
güneş ışığından da en üst düzeyde
faydalanılıyor.
500L Living’in içi de, geniş renk
kombinasyonları, kişiye özel çözümler,
zengin aksesuar ve farklı döşeme seçeneği
gibi özellikleri sayesinde, oldukça keyifli
bir mekân haline geliyor. Müşteriler her
donanım paketinde iki ayrı renkten oluşan
döşeme seçebiliyor. Bu seçimler Pop Star
versiyonunda kırmızı-siyah veya gri-siyah,
Lounge versiyonunda ise gri-gri veya gribej olabiliyor. Fiat 500L Living’de, yol
tutuşu ve konforu artırmak için değişken
frekanslı süspansiyon sistemi kullanılıyor.
Bu sistem, yol koşulları ve aracın yük
durumuna göre sönümleme kapasitesini
değiştirerek, gövdenin yanal hareketini
azaltıyor, yol tutuşunu ve güvenliği
artırıyor.
Gillette ve McLaren Mercedes, İşbirliklerini Yeni
Pazarlama Kampanyasıyla Güçlendiriyor!
P&G’nin lider erkek bakım markası Gillette, F1 tarihinin en saygın ve başarılı ekiplerinden McLaren
Mercedes ile sürdürdüğü işbirliğini 2014 yılında da güçlendiriyor. İki marka, “kusursuzluk teknolojisi”
odaklı yenilikçi bir pazarlama kampanyası ile kullanıcılarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
A
vrupa, Orta doğu ve Afrika’yı
kapsayan bu kampanya,
Gillette ve McLaren’ın
ileriye dönük ve sürekli yenilenmeyi
hedefleyen kusursuzluk teknolojisi
anlayışıyla teknolojinin sınırlarını
zorlamasından ilham alıyor. Erkek
bakımında ileri teknoloji konusunda
uzman Gillette’in, McLaren Mercedes
F1 sürücüleri Jenson Button ve Kevin
Magnussen’in yer alacağı pazarlama
kampanyası; televizyon, dijital
platformlar ve mağaza içi promosyon
çalışmalarını kapsayacak.
Gillette ve McLaren kusursuz sonuçlara
ulaşma ve kazanma tutkusuyla
yenilikçi bir anlayışla çalışıyor. Işık dalga
boyundan daha ince tıraş bıçakları
geliştiren Gillette ve saç telinden
daha ince sapma toleransına sahip
otomobil parçaları üreten McLaren’in
ortaklığında yürütülecek kampanya;
erkek tıraş kategorisine öncülük etmeyi
amaçlıyor.
Yeni kampanya için büyük heyecan
duyduklarını belirten Gillette Avrupa,
Ortadoğu ve Afrika Tıraş Bakımı
Başkan Yardımcısı Hossam Ashour
“Gillette’in erkeklerin kendilerini
iyi hissetmelerini ve gerçekten iyi
olmalarını sağlamak konusunda
zengin bir birikimi var. Bu değerleri
bizimle paylaşması açısından McLaren
Mercedes’ten daha iyi bir ortak
düşünemezdik.
McLaren üstün mühendislik ve
performans konusunda 40 yıldan daha
uzun süredir yeniliklere imza atıyor. Bu
yüzden tıraşta kusursuzluğun önemine
olan inancımızı sergilemek için ideal bir
iş ortağı” dedi.
McLaren Mercedes’in Yarış Direktörü
Eric Boullier de yaptığı açıklamada;
“McLaren Mercedes ile Gillette
arasında yeni bir ortaklığın duyurusunu
yapmak bize büyük bir heyecan
veriyor. Gillette kusursuzluk teknolojisi
ve sürekli gelişimi amaçlayan McLaren
olarak dünyayı sarsan bir performans
sunabilmek için çalışırken bu değerleri
el üstünde tutuyoruz. Gillette
konumundaki bir dünya markasının,
McLaren Mercedes ile çok uluslu
önemli bir ortaklığa girmeyi tercih
etmesi aynı zamanda markamızın
gücünün ve dünya üzerinde
milyonlarca coşkulu motor sporları
takipçisine ulaşabilme yeteneğimizin bir
göstergesidir” dedi.
Resmi iş ortağı McLaren Mercedes gibi,
Gillette de her yeni buluş için detaylı
bir mühendislik ile çalışıyor. Bu anlayış
ile modern tıraş çağına öncülük eden
Gillette, tıraş kategorisinde yenilikleri
800 milyonun üzerinde erkek ile
110 yıldır durmaksızın buluşturuyor.
İnovasyon ve teknolojide yıllar süren
tecrübesi ile Gillette, şu ana kadarki
en gelişmiş tıraş bıçağı Gillette Fusion
ProGlide’ı geliştirerek kusursuz bir tıraş
ve en iyi performansı hedefliyor.
ALD Automotive, 1 milyon araç yollarda
37 ülkede 4.500 çalışanı ile operasyonel filo kiralama ve filo yönetim hizmeti veren dünyanın lider
firmalarından olan ALD Automotive, 2013 yılı sonunda filosundaki araç adedini 1.008.840 araca
ulaştırarak önemli bir dönüm noktası gerçekleştirdi.
K
uruluşu 1946’ya dayanan ve
Fransız Société Générale
Grubu’nun %100 iştiraki olan
ALD Automotive, faaliyet gösterdiği
uluslararası alandaki başarısı ile gücünü
kanıtlamış, Avrupa’nın ikinci, dünyanın
üçüncü sırada yer alan, lider firmalarından
biridir. ALD Automotive, bulunduğu ülke
sayısı itibariyle coğrafi dağılımı en geniş
olan operasyonel filo kiralama ve filo
yönetimi firmasıdır. 2013 yılı sonu itibari
ile, 1.008.840 araçlık filoya ulaşarak , %5,6’
lık bir büyüme sağlamıştır. Bu küresel
başarı, 2014 yılının Şubat ayında ALD’nin
hizmet verdiği tüm ülkelerde “1 milyon
araç” isimli global bir iletişim kampanyası
ile kutlanmış ve yıl sonuna kadar
gerek müşteriye yönelik ticari, gerekse
sosyal çeşitli etkinliklerle desteklenerek
sürdürülecektir.
2013 yılında, operasyonel kiralama
pazarında filosunu %23 büyüttü…
ALD Automotive Türkiye, 2013 yılında,
operasyonel kiralama pazarının büyüme
oranının üzerinde performans gösterek,
filosunu %23 büyütmüş, araç sayısını da
10.000 adedin üzerine çıkarmıştır. Filo
hacmindeki büyüme ile birlikte 2013 yılı
cirosu da 33% artış göstermiştir.
2014 hedeflerinden en önemlisi;
sunduğu hizmet kalitesi ile ilk tercih edilen
Operasyonel Kiralama firması olmak
ALD Automotive Türkiye , bugüne
kadar karlı ve istikrarlı büyüme stratejisi
ile Operasyonel Kiralama Pazarında
uluslararası tecrübe ve bilgi birikimini
yerel pazarın ihtiyaçlarına uygun
şekilde sunmuştur. Bundan sonra da
değişmeyen hedefi; aynı istikrar ile müşteri
memnuniyeti ve hizmet kalitesini daha
da arttırarak, 2014 de ilk tercih edilen
operasyonel kiralama firması olmaktır.
Ayrıca, toplam maliyet optimizasyonu ile
önceliklerini müşterilerine göre belirleyen,
yüksek hizmet kalitesi anlayışı ile sektörde
edinmiş olduğu değerli ticari itibarın
devamlılığını sağlamaktır.
Global markalarla iş birlikteliğimiz var
Konuyla ilgili ilk olarak söz alan,
Güneydoğu Avrupa Bölge Direktörü
ALD Türkiye CEO’su Philippe Valigny
“ALD Automotive Türkiye, 2005 yılında
yerel bir firmanın %51’lik hissesini satın
alarak Türkiye pazarına girmiş, 2008
yılının Haziran ayında şirketin geri kalan
%49 hissesini de satın alarak, Société
Générale Grubu’nun 100% iştiraki olarak
faaliyetlerini sürdürmeye devam etmiştir..
ALD Automotive, Société Générale
Grubu’nun büyüme ve karda performansı
en yüksek şirketi. ALD Automotive
Türkiye, bugüne kadar karlı ve istikrarlı
büyüme stratejisi ile Operasyonel
Kiralama Pazarında uluslararası tecrübe ve
bilgi birikimini yerel pazarın ihtiyaçlarına
uygun şekilde sunmuş, bundan sonra da
aynı istikrar ile müşterilerinin var olan ve
değişen ihtiyaçlarına, filo yönetiminde
toplam sahip olma maliyetlerine duyarlılık
göstererek ve hizmet kalitesini müşteri
memnuniyeti ölçümleri ile en üst düzeye
taşıyarak ilk tercih edilen operasyonel
kiralama firması olmayı hedeflemektedir.
ALD Automotive Türkiye, otomotiv
sektörünün lider markalarıyla (Peugeot,
Citroen, Opel) yaptığı operasyonel
filo kiralama alanındaki işbirlikleri ile,
markaların bayi ağları üzerinden web
tabanlı fiyatlama yaparak, özellikle orta
ve küçük ölçekli firmalara erişebilen satış
kanallarıyla çözüm sağlamaktadır.
ALD Automotive’in başarısının
gelecekte yeni
teknolojilerle
çok daha iyi
olacağına
inanıyorum..
Dünya’da 37
ülkede varız,
Avrupa dışındaki ülkelerde ciddi filo
artışımız var. Bunu rakamlarla söylememiz
gerekirse; 2013 yılında bu artış Meksika’da
%60, Brezilya’da %43, Türkiye’de ise
%23 lere vardı. 10 senede idare edilen
filo sayımız 2 kattan fazla artış gösterdi.
Önümüzdeki yıllarda en fazla artış
Türkiye’de olacak. Ayrıca Karbondioksit’i
düşük araçlar piyasaya süreceklerini de
belirten Valigny, 1 milyon araç başarısının
çok önemli olduğunu söyledi. Glob
Daha sonra söz alarak Operasyonel
Kiralama Sektörü’nü kısaca değerlendiren
Satış ve Pazarlama Direktörü Yelda
Tuncer; Operasyonel Kiralamanın, araç
satın almaya karşı yarattığı avantajlardan
bahsetti. “Türkiye, genç demografik yapısı
ve hızla gelişen ekonomisi sebebi ile ALD
Automotive için hızlı büyüme fırsatı sunan
önemli marketlerinden birisidir. Finansal
gücününün en önemli noktaları; %100
Societe General Grubu iştiraki olması,
Finansal verileri açık müşterilere hizmet
vermesi ve Global finansal işbirliktelikleri
yapmasıdır”dedi.
2014 önceliği;Müşteri Memnuniyeti..
Genel Müdür Yardımcısı ve Operasyon
Direktörü Timur Kaçar ise; ALD
Automotive Türkiye için 2014 önceliği
olan Müşteri Memnuniyeti’ni artırmak
amacı ile uygulamaya koydukları ‘Müşteri
Hizmetleri Yönetim Platformu’ nun
işleyişini ve önemini paylaştı.
H
Motosiklet kontrolü,
avalar güzel , motosiklete
binmek için içimiz kıpır kıpır.
Giyindik
kuşandık ,
evden veya
bulunduğumuz
mekandan çıktık
, motorumuza
gidip üstüne
bindik, bastık
marşa , başladık
motorumuzu
sürmeye??
Bir şey unutmadıkmı?
Hayatımızı teslim ettiğimiz
motosikletimizi kontrol bile etmedik..
Unutmayalım , yolda başımıza
kendi hatalarımız dışında da
çeşitli unsurlardan dolayı bazı
olumsuzluklar gelebilir; hava ve yol
koşullarından, diğer sürücülerden, ve
motosikletimizden !!!
Her şeyin bir sırası vardır , günlük
hayatımızda , evden çıkarken , kapıyı
kapatmamız , cebimizden anahtarı
çıkartıp kitlememiz ve tekrar anahtarı
cebimize koymamız bir sıra arz
eder, bunları yaparken ben şimdi ne
yapacaktım diye düşünmeyiz, hayatta
buna benzer bir çok sıralamayı o
kadar çok yaparızki, bunlar artık bizim
düşünmemize gerek dahi kalmadan
hızlıca ezbere yaptığımız sıralamalardır.
Motosiklet kontrolümüzüde kendi
güvenliğimiz için rutin hale getirmeli
, başlangıçta 2-3 dakika süren bu
işlemi 30 sn altında hızlıca ve dikkatli
yapabilmeliyiz.
Motosiklet kontrolünün
en kolay sıralaması önden
arkaya doğru gitmektir.
Sıra ile;
-Motorumuzun yanına
yaklaşırken , etrafında
ve üstünde daha önce
olmayan bir şey varmı?
Yerde herhangi bir sıvı
akma izi bulunuyormu
diye bakalım.
-Hemen ön lastiğe hızlıca göz atalım,
diş derinliğimiz ne durumda? Üstünde
çivi, tel vs gibi yabancı bir cisim varmı?
Jantımızda bununan teller gevşemişmi
, jant düzgünmü ? Fren disklerimizin ,
fren balatalarımızın durumu nasıl?
-Lastik hava basıncını kontrol etmek
için yanımızda kalibrasyonuna
güvendiğimiz bir lastik basınç
ölçeri mutlaka bulundurmamız
ve lastiklerimizin hava basınçlarını
motosikletimizin kullanım kılavuzuna
göre yapmamız gereklidir.Lastik
temeleyerek basıncının düzgün olduğu
anlaşılmaz ☺
-Buradan amortisörler ve ve fren
hortumlarını kontrol edelim
bunlarda kaçak, yağ izi, ve
yıpranma olmamalı.
-Ön kısa ve uzun farımızı,
selektörümüzü, ön
sinyallerimizi kontrol ettikten
sonra ,arka sinyallerimizi ve
arka fren/park ışığını kontrol
ediyoruz. Motosikletinizin
sağına geçip gidonu sonuna
kadar kendinize çekerseniz,
sol el ayanızı motosikletinizin arka
fren ışığına tutabilir, arka fren pedalına
basarak ayrıca, ön freni sıkarak , arka
fren ışıklarınızı ve sonrası sinyallerinizi
kontrol edebilirsiniz.
- Hızlıca , ön göğüste varsa direksiyon
amortisör ayarımızı, aynaları,
göstergeleri, manetleri, fren sıvısını
kontrol ediyoruz. Aynalarımız,
motosiklet oturuş pozisyonumuza
göre, gözlerimiz ileri doğru bakarken
, kafamızı çevirmeden , başımızı öne
eğmeden , sadece göz ucu ile arkayı
görebileceğimiz şekilde ayarlı olmalıdır,
eğer aynaya bakmak için , bakışınızı
yoldan ayırmanız, başınızı çevirmeniz
gerekiyorsa aynalarınız hatalı
ayarlanmıştır.
Yazı ; Mithat Kılıç
-Yandan devam ediyoruz,
motorda herhangi bir yağ
sızması varmı? Yağ çubuğu
veya yağ penceresinden
seviye kontrolü yapıyoruz.
-Devam ediyoruz,
zincirimizde boşluk varmı?
Durumu nedir , aşıma varmı
? Temizlik ve yağlamak
gerekirmi? Unutmayın zincir
yola çıkmadan hemen önce
yağlanmaz, mümkünse
bir gün önceden gece
temizlenip yağlanır, sabah
binilir , aksi taktirde zinciriniz
işlemeyen yağı dışarı
atacak, lastiklerinize bulaşıp
güvenliğinizi tehlikeye
atabilecektir.
Bu şekilde kullanmayalım
Zincirimiz herzaman temiz
ve bakımlı olmalı
Motorunuz şaftlı ise ,
rulmandan yağ sızdırma
varmı? Hemen yanda geçin ,
egsozunuzu açıkmı ?,
-Arka lastiğimizi de ön taraf
gibi hızlıca kontrol edelim.
Şimdi motorumuza binip
aynalarımızı gerekirse tekrar
ayarlayalım,
Motosiklet oturuş
pozisyonumuz önemlidir
, sürüşümüzü etkiler ,
.Aşağıdan yukarı doğru
sıralarsak;
-Pegler ayak parmaklarınızın
hemen bitip tabanın
başladığı bölge ile basalım
ve topuklarımızı hafifce
yukarı kaldırıp motorumuza
yapıştıralım.Böylece
ayaklarımızda amortisör
vazifesi görecektir.
-Dizelerimiz motora
tamamen yapışık olmalı ve
motoru sıkıca kavramalıdır
-Kalçamızı depoya yapışacak
kadar ileri alıyoruz, bu
durumda , belimizden
aşağısı , motoru sımsıkı
kavramış olmalıdır.
-Sırtımız hafifçe öne
eğik , dirseklerimiz
kırık,omuzlarımız düşük
, motosikleti gidondan
hafifçe kavrıyoruz, burada
önemli nokta, belden aşağısı
ne kadar sıkı ise, belden
yukarısı o kadar gevşek
ve rahat olmalıdır.Ellerinizi
gidonda iken dirsekleriniz
kırık ve kollarınızı kanat
çırpar gibi sallayabilmeniz
gerekir.
- Bakışımız daima ileri
, kaskımızın çenesi yola
paralel olmalıdır.
Yukarıdaki konular
genelleme yapılarak yazılmış
olup, bazı motosiklet
modellerine göre detaylarda
değişiklikler olabilir.
Yola çıkmadan , bir kez
de kornamıza basıp, son
kontrolümüzde bitirdikten
sonra , hareket edebiliriz.
Güvenli ve keyifle sürüşler
dilerim..
Benim Köşem
İsyan ediyorsam yaşıyorum
Avni Örgüç
A
llah beni doğa karşısında
diğer canlılara göre daha
zayıf yaratmış, daha çok
üşüyorum, daha çok yemem
gerekli, daha çok su içmem
gerekli. Bütün bu eksikliklere
rağmen daha çok yol yürümem,
daha çok ticaret yapmam, daha
çok insanla tanışmam, bunların
yanında da daha çok özgür
olmam lazım.
Atı ehlileştirdim, deveye bindim,
katırla eşekle yükümü taşıdım,
ama ya benim hayatım. Buharı
buldum, otomobili icat ettim
ama hep o kapalı kutunun
içindeydim. Bir gün bir yerde
bisiklet nasıl olur diye baktım
ama bacaklarımın gücüde yeterli
gelmedi. Şu otomobille bisikleti
bir araya getirebilir miyim diye
baktım ve orada hayatı keşfettim.
İşte şimdi “haritada gösterilen iki
nokta arasındaki mesafeye anlam
katacak” bir taşıtım oldu.
Bunun adı motosiklet olmuş
olsa da bana göre isyandı
doğaya karşı. Artık daha
çok yol gidiyorum, daha çok
insanla tanışıyorum, daha az
enerji harcıyorum, kendimi
sıkmıyorum, rüzgarı yüzümde
hissediyorum.
Sizde özgür olun, isyan edin ama
kendinizi de koruyun. 1-2 yaş
eski bir motor ve tam korumalı
günler dilerim…
Skoda’nın Sportif Oyuncusu
Octavia RS Türkiye’de
Köklü motorsporları tarihine sahip Skoda, sporcu karakterini bu kez mükemmel bir aile
otomobilinde kullandı ve Octavia RS’i tasarladı. Agresif ve keskin çizgilere sahip yeni
tasarımı, sınıfının en iyisi kabul edilen özellikleri ve güçlü motor seçenekleriyle dikkat
çeken Octavia RS ve Octavia Combi RS, Türkiye’de satışa sunuldu.
M
otorsporları konusundaki
birikim ve tecrübesi, markanın
tarihi kadar köklü olan Skoda,
bu deneyimlerini iki mükemmel aile
otomobilinde, Octavia RS ve Octavia
Combi RS’te kullandı. Sonuçta “bugüne
kadar üretilmiş en hızlı Octavia”yı yaratan
Skoda, yeni Octavia RS ailesini Türkiye’de
de satışa sundu. 119.900 TL’den başlayan
fiyatlarla satışa sunulan Octavia RS
ve Octavia Combi RS, sipariş üzerine
Türkiye’ye ithal edilecek.
“Markanın kalbi” olarak nitelenen
yeni nesil Octavia, Skoda’nın sportif
genleriyle birlikte şimdiye kadar ki en
güçlü versiyonuna kavuştu. Yeni Octavia
RS ve Octavia Combi RS, tamamen
yenilenerek Türkiye’de satışa sunuldu.
Dış tasarımında yeni Octavia’nın temel
karakteristiğini taşıyan RS ailesi, bununla
birlikte sportif ve güçlü yönlerini ortaya
çıkaracak farklılıklarla dikkat çekiyor. Siyah
zeminli bi-Xenon ön farlar, RS serisine
özel tamamen farklı tamponlar, özel hava
girişleri, RS logosunun bulunduğu radyatör
ızgarası, ilk etapta aracın göze çarpan
özellikleri arasında. Bu güçlü ve sportif
tasarım unsurları, her an performans
sunmaya hazır bir görüntü ortaya
koyarken, özel tasarımlı geniş jantlar da
bunu tamamlıyor. RS’ler de, üç farklı jant
seçeneği bulunuyor.
Octavia RS ve Octavia Combi RS’in
arka tasarımı da, yine sportifliği ön
plana çıkaracak kadar özel. Özel krom
kaplamalı çift egzoz çıkışı, siyah difüzör,
karanlıkta bile ayırt edilmesini sağlayan
arka tampondaki yansıtıcı şerit, sedan
versiyonda bagaj üzerinde Combi’de
ise arka camın üst bölümünde yer alan
spoiler da, RS serisinin ayrıcalıklı diğer
dış detaylarını oluşturuyor. Tüm bunların
yanında RS ve Combi RS’de isteğe bağlı
sunulan geniş panoramik cam tavan da
bulunuyor.
Bu sportif ruh, aracın iç mekanında da
hissediliyor. Gösterge paneli, orta konsol,
koltuklar ve tavan kaplamasında siyahın
hakimiyeti açıkça görülürken, özel tasarımlı
spor RS ön koltuklar, hem sürücü hem
de yolcuya sportif deneyimi vaat ediyor.
Kırmızı veya gri renkli dekoratif dikişlere
sahip bu koltuklardaki yan desteklerse,
sürücü ve yolcuları sıkıca sarıyor, güvenliği
artıyor. Koltuklar istenirse deri-kumaş,
istenirse tamamen deri kaplamayla
alınabiliyor.
RS serisinin her iki modelinde de
iç mekandaki pratik “simply clever”
donanımlar, geniş diz ve baş mesafesi gibi
unsurlar ise, Octavia’dan geliyor. Octavia
RS’te 568, Octavia Combi RS’teyse 588
litrelik bagaj hacmi bulunuyor.
Performans seçici ve eşsiz bir ses
deneyimi
Octavia RS ve Octavia Combi RS,
kompakt bir spor otomobile özgü yol
tutuşu sağlamak amacıyla standart olarak
spor süspansiyonla üretilmekte. RS
modelinin yüksekliği 12 mm (Combi’de
13 mm) alçaltıldı. Yeni geliştirilen arka aks,
güçlendirilmiş şasi de, yine aracın sportif
karakterini ve üstün yol tutuşunu sağlayan
unsurlar arasında. ESC (Elektronik Denge
Kontrolü) sistemine entegre edilmiş XDS
elektronik diferansiyel kilidiyse, virajların
sportif ve güvenli şekilde dönülmesini
sağlıyor. Yeni elektro mekanik direksiyon
kutusu da, sürücünün küçük hareketlerle
virajlarda aracın ideal çizgisini rahatlıkla
yeniden kazanabilmesine olanak tanıyor.
Bunlara ek olarak Octavia RS ve Octavia
Combi RS’te sürücülerin tek bir düğmeyle
çekiş özelliklerinin yanı sıra sportif motor
sesini ayarlamaya yarayan “Performans
Modu Seçimi” de bulunmakta. Octavia
RS istenirse “RS Challenge Paketi”yle
de satın alınabiliyor ve bu paket, tur
zamanını da ölçebilen renkli “Maxi DOT”
dahili bilgisayarı da kapsıyor. Güvenlik
donanımlarıysa, tıpkı tüm Octavia
modellerinde olduğu gibi eksiksiz.
Bugüne kadar üretilmiş en güçlü Octavia
olan Octavia RS, gücün yanı sıra daha
düşük yakıt tüketimi de sunan motor
seçeneklerine sahip. 220 HP gücündeki
2.0 lt TSI benzinli motor 100 km’de
ortalama 6.2 lt yakıt tüketim değerine
sahip. 248 km/s azami hız yapabiliyor. 184
HP gücündeki 2.0 lt TDI dizel motorun
azami hızı ise 232 km/s ve 100 km’de 4.6
lt tüketim değerine sahip. Her iki motor
seçeneği de, 6 ileri DSG çift kavramalı
otomatik vites ile sunulmakta.
KONFOR VE ZARAFET,
HYUNDAI ELANTRA İLE
BOYUT ATLIYOR
Hyundai’nin bugüne kadar en çok satılan modellerinden birisi olan ve markanın dünya
çapındaki gelişiminin en temel örneği konumundaki Elantra, benzinli motoruna ek olarak
dizel ve otomatik vites seçeneğiyle üstün konfor vaad ediyor. Segmentine taze bir
soluk getirerek hem dizel, hem de otomatik vites kombinasyonuyla ekonomik kullanımı
beraberinde getiren Yeni Elantra, özellikle sedan otomobil sevenlerin gönlünde taht
kuracak.
M
arkanın karakteristik
çizgileri ile sportif
ve şık bir tasarıma
ulaşan Yenilenen Elantra, 1,6
litrelik 132 HP gücündeki
benzinli motor seçeneğine
sahip. 2014 model yılında
benzinli motoruyla birlikte artık
dizel motora da yer veriliyor.
128 beygir gücündeki dizel
ünite, 6 kademeli düz veya
yine 6 kademeli otomatik vites
seçeneğine sahip. Yenilenen
Elantra, tüketicilere Style ve
Elite olmak üzere yine iki farklı
donanım tercihi sunuyor.
Makyajlı arka kısımda siyah
renkli difüzör, spoyler
görünümlü yükselen bagaj
kapağı ve gövdeye doğru
uzanan yeni tasarım arka
stop grubu ihtişamı ve sportif
karakteri bir arada sunuyor.
Yenilenen dış tasarıma ek
olarak iç mekanda da bir
takım değişiklikler söz konusu.
Sadece Elite donanım
paketinde sunulan internet
bağlantılı gelişmiş multimedya
ünitesi ise Elantra’nın
rakiplerine göre üstünlük
kurduğu noktalardan birisi.
Radyo/CD/DVD/MP3 çalarlı
unite ayrıca navigasyon /
Trafik Monitör Sistemi, USB,
iPod bağlantısı, 1024 x 600
çözünürlüğe sahip HD ekran,
kablosuz bağlantı üzerinden
internete bağlanabilme imkanı,
MirrorLink ile dokunmatik
ekranda telefon kontrolü
ve Bluetooth ve Türkçe ses
tanıma gibi özelliklere sahip.
Baştan sona akıcı çizgilerin
hakim olduğu iç mekan
tasarımında da sportif
ve prestijli bir alan sunan
Yenilenen Elantra’nın mavi
iç mekan aydınlatmaları da
Hyundai markasının bir diğer
karakteristik özelliği. Kapı
cepleri, ön konsol, ön kol
dayama ve geniş torpidosu
ile kullanışlı saklama gözleri
sunan Yenilenen Elantra’da
ayrıca önde ve arkada bardak
tutucuları yer alıyor. Yenilenen
Elantra’nın direksiyon, orta
konsol ve kapılardaki kumanda
kolları ile kolay bir kontrol
imkanı sunuyor. Kullanışlı
olduğu kadar geniş boyutları
ile aynı zamanda ferah bir
yaşam alanı sunan Yenilenen
Elantra, 4550 mm’lik uzunluğa
(20 mm daha uzun), 1775
mm’lik genişliğe ve 1445
mm’lik yüksekliğe sahip.
Uzun dingil mesafesi ile iç
mekanında geniş bir yaşam
alanı sunan Yenilenen Elantra,
ayrıca kalabalık ailelerin işini
fazlasıyla görecek 485 litrelik
bir bagaj hacmi sunuyor.
Sınıfında aktif ve pasif
güvenlik seviyesi ile öne
çıkan Yenilenen Elantra’da
önde sürücü ve yolcu hava
yastıkları ile yan ve perde hava
yastıkları hem Style hem de
Elite donanım seviyesinde
standart olarak sunuluyor.
ABS, ESP, BAS (Fren destek
sistemi), VSM (Araç stabilite
yönetim programı) ve
soğutmalı fren disklerinin tüm
donanım paketlerinde standart
olarak sunulduğu Yenilenen
Elantra’da ayrıca Immobilizer
ve hıza duyarlı olarak otomatik
kilitlenen ve kaza anında
otomatik açılan kapı kilitleri de
standart.
Yeni Dizel Motor Seçeneği
Yenilenen Elantra Türkiye’de
artık dizel motor seçeneğiyle
de satışa sunuluyor. Şimdiye
kadar 1.6 litrelik benzinli
motor seçeneğiyle satışa
sunulan Elantra, 1,6 litre ve
4000 devirde 128 HP güç
üreten motorla öne çıkıyor.
Otomatik vites seçeneğiyle
280 Nm, düz vites ile 260
Nm maksimum tork değerleri
sunan yeni dizel motor, düz
vites seçeneği ile 100 km’de
ortalama 4,9 litre, otomatik
vites seçeneğinde ise ortalama
5,8 litre yakıt tüketiyor. 1.6
litrelik CRDI dizel motorun
emisyon değeri ise otomatik
viteste 151 gr/kg. 190 km/s
maksimum hız yapabilen
dizel Elantra, otomatik vites
seçeneğinde 0-100 km/s
hızlanmasını 11.5 saniyede
tamamlıyor.
1.6 litre benzinli seçenek ise
132 HP güç ve 158 Nm Tork
değerlerine sahip. Aynı motor
ile 6 ileri otomatik ve yine 6
ileri düz vites seçeneklerine
sahip Yenilenen Elantra’nın
benzinli motoru; düz vites
seçeneği ile 100 km’de
ortalama 6,5 litre, otomatik
vites seçeneğinde ise ortalama
7,1 litre yakıt tüketiyor. Düz
vites seçeneğinden 149 gr/km
olan karbondioksit emisyonu
otomatik vites seçeneğinde ise
165 gr/kg.
Hyundai Assan’da Satış,
Pazarlama ve Satış
Sonrası’ndan sorumlu Genel
Müdür ‘ü Önder Göker
konuşmasında “Öncelikle Yeni
Elantra için gerçekleştirdiğimiz
Basın Buluşmamıza değerli
vakitlerinizi ayırarak katıldığınız
için teşekkürlerimi sunmak
istiyorum. Hepiniz hoşgeldiniz.
Hyundai Assan’da Satış,
Pazarlama ve Satış
Sonrası’ndan sorumlu Genel
Müdür olarak bayrağı devralalı
henüz 7 ay oldu. Bu süreç
içerisinde, hem geçen yılın
son günlerini yoğun bir
şekilde geride bıraktık, hem
de yeni yıl ile birlikte ÖTV
ve kurlarda yaşanan artışın
yanı sıra, seçim sürecindeki
durgunluk nedeniyle
Türkiye otomotiv pazarında
toplamda yüzde 25’i bulan
bir daralmayla karşı karşıya
kaldık. İşlerimizde yaşadığımız
bu yoğun dönem nedeniyle
çoğunuzla ilk kez tanışma
fırsatını yakalayabiliyorum.
Bu buluşmamız sayesinde
sizlerle daha yakın iletişim
kuracağımıza gönülden
inanıyorum.” Dedi.
Zenginlik başa bela
Yazı ; Can ‘Luigi’ Akaydın
A
kla gelebilecek ve mantığın
sınırlarını zorlayacak her tür
otomobili görmenin mümkün
olduğu Dubai’nin zenginleri şimdi de
kendi otomobillerini yapmaya karar verdi.
Tasarımını kimin yaptığı henüz gizliliğini
koruyan otomobilin sızan bilgileri içinde,
yaklaşık 770kg ağırlığında olacağı ve 400
HP civarında bir V8 ile donatılacağı var.
Üzerinde Dubai Expo 2020 etiketlerini
taşıyor olsa da, otomobilin 2015 yılında
yola çıkacağı ve testlere başlanacağı
tahmin ediliyor. Dubai içinde dönen
zenginliği düşünecek olursak, KTM
X-Bow gibi ultra hafif otomobiller
ile rekabet edebilecek yapıda olacağı
öngörülen Dubai Roadster’ın bir şekilde
üretileceği kesin gibi
“Dubai Roadster” Evet, şimdi de kendi süper
otomobillerini yapıyorlar. Zenginlik ve lüks yaşam mekanı
Dubai ve süper otomobiller ayrılmaz ikili gibidir.
Kıyafetin Önemi
1995 yılında üretimi biten 968 ile 4 silindirli motorlara veda eden Porsche yeni bebeği
Macan’ın giriş serisi için 4 silindirli 2.0 lt turbo motoru opsiyon listesine ekledi.
2
37 HP güç ve
350 Nm tork
üreten motor
PDK şanzıman ile satın
alındığında Macan’ı 0’dan
100 km/s sürate 6.9
saniyede taşıyor. Ortalama
yakıt tüketiminin 100
km’de 7.5 lt belirtilen
Macan, Macan S ve Turbo
kardeşlerinden çift egzoz
çıkışıyla ayırt edilebilecek.
18 inç jantlar, çift bölge
klima standart gelirken,
panoramik cam tavan,
PASM(Porsche Active
Suspansion Management)
ve ön-arka park asistanları
opsiyonel olarak
sunulacak.
Yazı ; Can ‘Luigi’ Akaydın
Mercedes doğrudan BMW X6’yı hedef aldı
Yazı ; Can ‘Luigi’ Akaydın
Esasında bir iki gün önce karşıma çıkan çizimlerini görünce Mercedes’in ürün gamındaki
bu açığı kapatmak için yakında adım atacağını tahmin etmiştim ancak bu kadar da çabuk
olacağını düşünmemiştim.
A
ltında bulunduğu
yoğun kamuflaja
rağmen bu test
otomobilinin Mercedes MLC
olduğunu karakteristik arka
tavan çizgisinin alçalışından
anlayabilmek mümkün.
Stoplarının S-Coupe’den
alındığı göze çarpan ve
coupe formuyla alçalan tavan
çizgisiyle X6’yı doğrudan
hedef alan MLC, bazılarına
göre gereksiz görünebilir ama
yakışıklı olduğu konusunda
sanırım çoğumuz hemfikirdir.
Mercedes M sınıfı ile aynı
platformu paylaşan MLC
üretime girdiğinde de 3.5 lt
V6, Twin Turbo 4.6 lt V8 ve
elbette 3.0 lt V6 dizel gibi
öncüleriyle aynı motor gamını
paylaşacak.
Bunlara ek olarak konsept
otomobilin kaputunun altında
3.0L Twin Turbo V6 motor
olması bu motorun da MLC
ile birlikte sunulabileceğinin
sinyali sayılabilir ve elbette
top model AMG modelin
altında 5.5 ltTwin Turbo V8 in
bulunacağını da unutmamak
gerek.
Şimdilik sadece test aracını
görmüş olsak da MLC’nin
üretime girmesinin pek
de uzun sürmeyeceğini,
2015 yılının ilk çeyreği
içerisinde satışa sunulacağını
öngörebiliriz.
TÜRKİYE PAZARININ YENİ OYUNCUSU
BAJAJ, ÜÇ AYDA 67 BAYİYE ULAŞTI
Dünyanın en büyük motosiklet üreticilerinden Hintli Bajaj Auto, Mart başında 3 farklı modeliyle Türkiye
pazarına girdi. Ürünlerinin lansmanını bayi ve servis adaylarına ilk kez 21 Aralık’ta gerçekleştiren Bajaj,
pazara çok hızlı bir giriş yaptı. Lansman günü dahi bayilikler almış olan Bajaj, ilk 3 ayda 69 servis, 67
bayi ile kuvvetli bir ağın temellerini attı. Türkiye’nin hemen her ilinden gelen talepleri değerlendiren
yetkililer, öngördükleri gibi pazarın oyun kurucularından olacaklarını kanıtladılar.
D
ünyanın en büyük motosiklet
üreticilerinden Hintli Bajaj Auto
Ltd. (BAL), 3 farklı modeliyle
Türkiye’ye girdi. Farklı kullanım alanları
sayesinde köyde-kasabada-şehir
merkezinde kısacası Türkiye’nin her
yerinde kullanılabilecek nitelikteki Bajaj
motosikletleri bu yıl içinde pazardan
yüzde 12 pay almayı hedefliyor. Bu
konuda dağıtım ve servis ağının önemini
bilen Bajaj ve Türkiye distribütörü
Kuralkan ilk lansmanını 21 Aralık’ta
gerçekleştirdi. Olası bayi ve servislerin
katıldığı lansman geri dönüşleri çok hızlı
gerçekleşen bir çalışmaydı. Lansman
sonrası yaklaşık 3 aylık dönemde 69 servis
ve 67 bayi kazanan Kuralkan, çalışmalarına
ara vermeksizin devam ediyor.
Hintli Mühendislerden Sertifikalı
Eğitimler
Dünya liderlerinden Bajaj’ın ve Türkiye’nin
ilk yerli motosiklet üreticisi Kanuni’nin
deneyimleri sayesinde çok hızlı organize
olabilen bayiler ve servisler çok değerli
eğitimlerden geçiyor. Kuralkan’ın
Tuzla’daki üretim tesislerinde Hintli ve
Türk mühendislerden eğitimler alan
servisler, burada üretim aşamalarını da
birebir inceleme imkanı buluyor. Satış
ve pazarlama müdürlerinden konunun
inceliklerini öğrenen bayiler, test sürüşleri
ile de pazarlayacakları ürünü yakından
tanıyor. Tüm eğitimler sonrası bayi ve
servislere verilen sertifikalar ise tüketiciler
için uzmanlığı ölçmede ayırt edici nitelikte.
Commuter, Utility ve Sport kategorileriyle
Türkiye’nin tüm yollarında göreceğimiz
Bajaj motosikletleri kalite-fiyat
karşılaştırmalarıyla da ön plana çıkıyor.
Japon motosikletleri ayarında kaliteli
Bajaj, Çin motosikletleriyle yarışacak fiyat
skalasına sahip. 2014 yılında dengeleri
oldukça değiştirecek ve pazardan önemli
bir pay alacak Bajaj’ın en dikkat çekici
modeli PULSAR, ÖTV ve KDV dahil
7 bin 371 TL’den satışa sunuluyor.
Dayanıklılığı ve güvenilirliği ile her türlü yol
ve hava koşuluna uygun tasarlanan ve bu
sayede köy- kasaba yollarında kolaylıkla
kullanılabilen BOXER, perakende satış
fiyatı olan 3.030 TL ile kısa sürede
Anadolu halkının ilk tercihi haline gelecek.
Comuter segmentinde satışa sunulan
DISCOVER modeli ise kendi segmentinde
güç, görünüş, yakıt tasarrufu, iki buji- 4 valf,
mono shock süspansiyon, papatya disk
fren gibi farklı özellikleri ile rakiplerinden
ayrışıyor. 3.855 TL gibi iddialı bir fiyat ile
satışa sunulan model satış rakamlarında
ciddi değişiklikler yaptıracak.
Kocaeli Rally’de Saniyeler Konuştu
2014 TOSFED Ralli Kupası’nda ikinci ayak Kocaeli Rally, 40 ekibin katılımı ile 26-27 Nisan
tarihlerinde gerçekleştirildi. 5 ayrı kategoride büyük çekişmelere sahne olan rallide 34 ekip
finişe ulaşmayı başardı…
2
014 TOSFED Ralli
Kupası’nın ikinci
yarışı Kocaeli Rally,
26-27 Nisan tarihlerinde
Kocaeli’de organize edildi.
Kısa adı KOSDER olan Kocaeli
Otomobil Sporları Kulübü
tarafından Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi, İzmit Belediyesi,
Toshiba ve Emexotel Kocaeli
katkıları ile düzenlenen
organizasyon, 26 Nisan
Cumartesi akşamı Emexotel
önünden verilen sembolik
start ile başladı. 41 ekibin kayıt
yaptırdığı ve 40 ekibin start
aldığı ralli, toplam uzunluğu
36,44 km. olan asfalt zeminli
parkurda koşuldu.
27 Nisan Pazar sabahı
şehir merkezinde yer alan
Perşembe Pazarı’nda kurulan
servis alanından başlayan
mücadelede ekipler, 13,80
km uzunluğundaki Toylar
ve 6,25 km uzunluğundaki
Işıktepe özel etaplarını üçer
kez geçerek saat 16:30’dan
itibaren servis alanındaki finiş
podyumuna ulaşabilmek için
ter döktüler. 6 ekibin çeşitli
sebeplerle tamamlayamadığı
rallide, dişe diş mücadele son
etaba kadar devam etti 5
kategoride birincileri saniyeler
belirledi.
Kategori 1’de Rover 216
GTI ile İzmir’den Mehmet
Canseven-Cihan Sapmaz,
Kategori 2’de Citroen Saxo
VTS ile yine İzmir’den Alper
Akgün-Serkan Okan, Kategori
3’de Peugeot 206 RC ile
Kocaeli’den Tansel-Yüksel
Karasu kardeşler, Kategori
4’de Renault Clio R3 ile
İstanbul’dan Ali-Maria Gülan
çifti, Kategori 5’te Renault
Clio Sport ile İzmir’den
Erkan Yanıkoğlu-Ünsal Deniz
birincilikleri paylaşan ekipler
oldular. Açık kategoride
klasman dışı olarak tek yarışan
ekip Adil Küçüksarı-Melih
Ergüneş Mitsubishi Lancer
EVO IX ile toplamda en iyi
zamanı kaydederek günü
tamamlarken, TV dünyasının
ünlü ismi Ümit Erdim de Ford
Fiesta ST ile Şener Güray
co-pilotluğunda katıldığı ralliyi
Kategori 4 üçüncüsü olarak
tamamladı.
Finiş podyumunda
gerçekleştirilen ödül töreninde
kategorilerinde ilk 3 dereceyi
paylaşan sürücüler, ödüllerini
İzmit İlçe Emniyet Müdürü
Kadir Alçıkaya, TOSFED
Başkanı Metin Çeker, TOSFED
Yönetim Kurulu Üyesi Adnan
Moral, TOSFED Genel
Sekreteri Mete Bayrakçı,
KOSDER Başkanı Ceyhun
Yalçın ve Emexotel Kocaeli
sahibi Mümtaz Emeksiz’den
aldılar.
TOSFED Ralli Kupası, 21-22
Haziran tarihlerinde Batı
Anadolu Motorsporları
Kulübü tarafından İzmir’de
düzenlenecek olan BMS Rallisi
ile devam edecek.
TÜRK İŞADAML
LARI DERNEĞİ
Türk İş Adamları Derneği (TİAD) Romanya’da bulunan işadamlarımızın, 1993 yılında
kurdukları politik olmayan ve kar amacı gütmeyen bir sivil özel toplum kuruluşudur.
Derneğimizde elektrik-elektronik, kimya ve plastik, taşımacılık, makine imalatı, sanayi,
ticaret, finans-bankacılık, gıda, hazır giyim, turizm, inşaat ve buna benzer birçok alanda
faaliyet gösteren üyelerimiz bulunmaktadır. Dernek, Türkiye ve Romanya arasındaki
ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmak temeli üzerinde
birçok alanda faaliyet göstermektedir.
T
ürk ve Romen işadamları arasında
işbirliği imkanlarını geliştirici
ortamın yaratılmasına yardımcı
olmak; Türk işadamlarını Romanya’nın
gelişen ekonomik koşulları konusunda
aydınlatmak, ekonomik, mali ve sosyal
mevzuatla ilgili gelişme ve değişmeleri
aktarmak; Türk işadamlarının yatırım
aşamasında ve ticari faaliyetleri
sırasında karşılaştıkları temel sorunları
değerlendirmek, ortak nitelikteki
sorunlara Türk ve Romen resmi kurum
ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde
çözüm yollarını araştırmak; gerektiğinde
sorunların birlikte çözümünde yardımcı
olmak Derneğimizin temel faaliyet
alanlarını oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra
Derneğimiz, her türlü fuar, konferans
ve tanıtımlara katılım sağlayarak Türk
firmalarının Romanya’da pazar paylarını
artırmaları ve Türk malları için olumlu imaj
oluşturulması yönünde faaliyetlerde de
bulunmaktadır.
Türk İş Adamları Dernekleri Avrupa
Federasyonu (TİDAF) üyesi ve ikinci
başkanı olan TİAD, aynı zamanda
TİDAF’ın Balkanlar Bölge sorumlusudur.
Ayrıca Derneğimiz Romanya içinde
de oldukça aktif bir konuma sahip
bulunmaktadır. Romanya ve Bükreş
Ticaret ve Sanayi Odasının’nda (CCIRBCamera de Comert şi İndustrie a
Romaniei şi a Municipiului Bucureşti) 2
üye ile temsil edilme ve seçme hakkına
sahip olan tek yabancı kuruluş olan
Derneğimiz aynı zamanda Romanya
Ticaret ve Sanayi Odası’nı Uluslararası
Ticaret Odası’nın (ICC) “Ticaret
ve Yatırım Komisyonun’da” temsil
etmektedir.
Yukarıda kısaca konumundan ve işbirliği
ilişkilerinden bahsetmeye çalıştığımız
Derneğimiz, etkin bir sivil toplum örgütü
olmak için gerekli olan amaç ve ilke
netliğini ortaya koymuş bulunmaktadır. Bu
doğrultuda Derneğimizin amaçları ve bu
amaçları gerçekleştirmek için izleyeceği
yollar kısaca şu şekilde özetlenebilir:
DERNEĞİMİZİN AMAÇLARI:
a)Türkiye ve Romanya arasındaki
ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin
geliştirilmesine katkıda bulunmak;
b)Türk ve Romen işadamları arasında
işbirliği imkanlarını geliştirici ortamın
yaratılmasına yardımcı olmak;
c)Türk işadamlarını Romanya’nın
gelişen ekonomik koşulları konusunda
aydınlatmak, ekonomik, mali ve sosyal
mevzuatla ilgili gelişme ve değişmeleri
aktarmak;
d)Romanya’da yatırım yapmak ve ticari
faaliyette bulunmak isteyen potansiyel
Türk işadamlarına yol gösterici nitelikte
danışmanlık yapmak;
e)Üyeleri arasında ekonomik, sosyal ve
kültürel dayanışmayı kolaylaştırmak ve
hızlandırmak;
f)Türk işadamlarının yatırım aşamasında
ve ticari faaliyetleri sırasında karşılaştıkları
temel sorunları değerlendirmek, ortak
nitelikteki sorunlara Türk ve Romen resmi
kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde
çözüm yollarını araştırmak; gerektiğinde
sorunların birlikte çözümünde yardımcı
olmak.
DERNEĞİMİZ AMAÇLARI
DOĞRULTUSUNDA:
•Türk mallarına Romanya’da olumlu imaj
yaratılması, rekabet gücü kazandırılması
ve bunların korunması için uyarıcı ve yol
gösterici çalışmalarda bulunur. Bu konuda
sanayici ve işadamlarının ihtiyacı olan
bilgileri derler. Fiyat ve kalite yönünden
rekabet edebilecek ürünlerin diş ticaretini
kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı öneriler
geliştirir.
•Mesleki ve ticari konularda araştırmalar
yapar, yaptırır, uygun gördüğü araştırmaları
destekler.
•Genel ekonomik gelişmeleri izler, bilge
ve istatistikleri derler ve bunları üyelerine
aktarır.
•Romanya’da yürürlüğe konan ticari,
ekonomik ve mali mevzuat ile çalışma
koşullarını düzenleyen mevzuatı, bunlarla
ilgili değişiklik tasarılarını izler, tercüme
ettirir ve üyelerine duyurur.
•Türkiye ve Romanya’nın karşılıklı yarar
ve denge gözeterek imzaladıkları ticari,
ekonomik ve mali içerikli anlaşma ve
protokolleri izler, bunları tercüme ettirir
ve üyelerine duyurur.
•Seminer, sempozyum, konferans ve
benzeri türde toplantı ve çalışmalar
yaparak üyelerin bilgi ve yeteneklerini
geliştirmeye çalışır.
•Gazete, kitap, dergi, broşür gibi süreli ve
süresiz yayınlar çıkartır, bunların aracılığı ile
görüşlerini açıklar.
•Derneğin amaçları doğrultusunda
Romanya’da ve yurtdışında yerleşik
resmi ve özel kurum ve kuruluş yönetici
ve temsilcileri ile gerekli temas ve
görüşmelerde bulunur, sonuçlarını
üyelerine duyurur.
•Dernek amacı doğrultusundaki hizmetleri
sürdürebilmek için üyelerden oluşan
çalışma gurupları veya komisyonları
kurabilir. Gerektiğinde profesyonel kurum
veya kuruluşlarla hizmet sözleşmeleri
imzalayabilir.
Gerek uluslararası gerekse ulusal düzeyde
yürütmekte olduğumuz işbirliği ilişkilerimiz
ve gerçekleştirmekte olduğumuz
faaliyetlerimiz aracılığıyla Türk işadamlarını
en iyi şekilde temsil etme, birleştirici ve iki
ülke ilişkilerine olumlu katkıda bulunma
temel ilkesiyle hareket eden Derneğimiz
bu alanlarda yapılan her türlü çalışmaya
da destek sağlamakta ve faaliyetlerini her
geçen gün daha da geliştirmektedir.
Yeni Mazda3 Türkiye
yollarında
Mazda, yeni nesil Mazda3’ü Türk basınına tanıttı. Türkiye’de başlayan basın aktivitesi Yunan
adasında devam etti. Mazda3’ilk olarak Türkiye’ye 1.5 lt 120 HP benzinli motorla gelecek.
G
eçtiğimiz hafta
Mazda3’ün lansmanı
Türkiye’de başlayıp
Yunan adasında devam etti.
Bu keyifli lanzmanla Mazda3
basına tanıtıldı. Ardından da
Mazda3 showroomlardaki
yerini alacak.
Mazda3’ün 3. nesli olan yeni
versiyonun tasarımı oldukça
şık ve Mazda’nın yeni tasarım
anlayışını tamamı ile sergiliyor.
Araç tasarım olarak ağabeyi
Mazda6’ya çok benzer bir
hale gelmiş. Yeni tasarım
anlayışı pek çok kişinin hoşuna
giderken, benzerliğin biraz fazla
olması kimileri için can sıkıcı
olabilir. Yeni tasarım sayesinde
eskisinden daha dinamik
bir görüntüye kavuşan araç
oldukça fazla ilgi çekiyor.
Mazda’nın yeni nesil verimlilik
projesi SKYACTIV sayesinde
Mazda3 hem düşük hacimli
hem de düşük yakıt tüketimli
motorlara kavuştu. Üstelik
tüm bunların yanında yeni
motorlara entegre edilebilen
tam otomatik şanzımanın
yakıt tüketimine etkisinin çok
fazla olmaması en rakiplerine
göre en büyük avantajı haline
geliyor. Bu şanzıman hem
konforlu vites geçişleri sağlıyor
hem de dayanıklılığı ile alakalı
kafalarda soru işaretleri
oluşmasına izin vermiyor.
Yokuşlarda kaydırma gibi bir
sorunla da karşılaşmıyorsunuz.
Dış tasarımda cesur olan
Mazda iç tasarımda ise aynı
cesareti gösteremiyor. Bu
iç mekanın kötü göründüğü
anlamına gelmiyor kesinlikle
ama dışarısı kadar sıra dışı
değil. Hatta Avrupalı rakipleri
ile fazlasıyla benzer bir yapıya
sahip. Yumuşak dokulu
yüzeylerin verdiği kalite hissi
üst düzey. Ergonomik açıdan
oldukça başarılı diyebileceğimiz
kumanda düğmelerinin
oldukça anlaşılabilir olması da
Mazda3’e puan kazandırıyor.
Aracın güçlü olduğu
noktalardan biri de zengin
donanımı. Oldukça kabarık
bir donanım listesine sahip
olan araç rakiplerinin fiyatını
kabartan donanımların pek
çoğunu standart sunuyor.
İç mekanda 4 yetişkine yeterli
yaşam alanı sunuluyor arka
koltuklardaki diz mesafesi
çok uzun boylular için yeterli
olmasa da sınıf standartlarını
karşılıyor. Yalıtım anlamında
iyileştirmeler yapılmış ancak
Avrupalı rakipleri özellikle
yol sesi konusunda hala daha
iyiler.
Model ülkemize ilk etapta
sadece 1.5 litrelik SKYACTIVE
benzinli motorla geliyor. İç
sürtünmeleri düşürülerek
verimliliği arttırılan motorun
her noktasında kayıpları azaltıcı
çalışmalar yapılmış.
Türkiye’ye özel gücü arttırılan
motor 6000 d/d’da 120 HP
güç ve 4000 d/d’da 150
Nm tork değeri sunuyor. Bu
değerlerle Mazda3 performans
anlamında kendisi ile benzer
hacimlerdeki turbo beslemeli
motorlardan zayıf kalsa da
pek çok kullanıcı için yeterli
hızlanma değerleri sunuyor.
Yakıt tüketimi söz konusu
olduğunda ise Mazda3’ün eli
daha güçlü. Turbo motorların
dikkatli kullanılmadığında
kontrolden çıkan
tüketimlerinin yanında Mazda3
daha uysal bir görüntü çiziyor
ve sahibinin cebini düşünüyor.
Detaylı tüketim rakamlarını ise
yakında yapacağımız video test
ile daha detaylı aktaracağız.
Dizel motor cephesinde ise
henüz bir seçenek yok. Daha
önce Ford ile olan ortaklığı
sayesinde 1.6 PSA dizel
motorunu kullanan Japon
üretici ortaklığın bitmesinin
ardından kendi dizel motorunu
geliştiriyor fakat yeni
motorun en erken geliş tarihi
önümüzdeki yıl. Yeni dizel tıpkı
benzinli versiyon gibi 1.5 litre
hacminde olacak ve markanın
benzinli versiyonda kullandığı
6 kademeli SKYACTIVE
şanzıman ile entegre
edilebilecek. Motor gücü ve
tüketim değerleri hakkında bir
bilgi ise henüz yok.
Alıştığımız Mazda sürüş
karakterini koruyan aracı
sürmesi germekten çok keyifli.
Hisli direksiyon, iyi çalışan
süspansiyon sistemi ve rijit
kasa yapısı sayesinde Mazda3’ü
sürmek özellikle virajlı yollarda
büyük zevk.
Araç ülkemizde sedan
versiyonda 3, hatchback
versiyonda ise 2 farklı donanım
paketi ile satışa sunulacak. Yeni
Mazda3 sedanın başlangıç
fiyatı 55 bin 500 lirayken,
Hatchback versiyon 60 bin
600 liradan başlayan fiyat
etiketine sahip. Bu fiyat etiketi
bizce çok rekabetçi olmasa
da otomobil piyasasının içinde
bulunduğu durum söz konusu
olunca normal karşılanabilir.
Yeni Nesil Mercedes-Benz
C-Serisi ve Yeni GLA 15
Nisan’da Türkiye’de
Mercedes-Benz Türk, 2014 satışlarına büyük katkı sağlayacak yepyeni iki modelini Nisan
ayında Türkiye pazarına sunuyor.Türkiye’de ve dünyada satış rekorları kıran MercedesBenz C-Serisi, tüm dünyada bugüne kadar 2,4 milyon adedin üzerinde alıcı bulan MercedesBenz’in en yüksek satış hacmine ulaşan modeli. Mercedes-Benz’in geniş SUV portföyünün
son halkası olan yeni GLA kendi segmentlerinde standartları yeniden belirliyor. MercedesBenz Türk, 2014 satış hacmine büyük katkı sağlayacak yeni C-Serisi ve SUV segmentinin
yeni üyesi olan yeni GLA’yı Türkiye pazarına sunuyor. Gerek dinamik tasarımları ve sportif
görünümü gerekse güvenlik konusunda çıtayı en yukarıya taşıyan donanım seçenekleri ile
her iki model de Türkiye’de de otomobilseverlerin ilgi odağı olmaya hazırlanıyor.
B
ir önceki versiyonu
2007 yılında piyasaya
sürülen ve tüm
dünyada bugüne kadar 2,4
milyon adedin üzerinde
satarak Mercedes-Benz’in en
yüksek satış hacmine ulaşan
C-Serisi’nin yeni versiyonu
artık Türkiye’de. Türkiye’de ve
dünyada satış rekorları kıran
Mercedes-Benz C-Serisi, en
yüksek satış hacmine ulaşan
model olması nedeni ile
“Mercedes-Benz” için özel bir
önem taşıyor.
Yeni C-Serisi, yalın ancak
heyecan verici dış ve birinci
sınıf iç mekan tasarımıyla
yenilikçi bir yaklaşım sunuyor.
Yan-dan bakıldığında uzun
kaput, geriye alınmış yolcu
kabini ve kısa konsollar
C-Serisi’nin klasik ve dengeli
Mercedes-Benz sedan yapısını
tanımlıyor. Yeni C-Serisi’nin
modern görünüme sahip geniş
ve lüks iç mekanı duygulara
hitap eden sadelikle dinamik
sportifliği mükemmel bir
şekilde harmanlayarak, uçak
seyahatleri ile kıyaslanacak
olursa eko-nomi sınıfından
birinci sınıfa geçilmiş hissi
yaratıyor.
Avantgarde, Exclusive ve
AMG tasarım konseptleri
kullanıcılara araçlarını daha
fazla kişiselleştirme imkanı
sağlıyor. AVANTGARDE
tasarım konsepti, aracın sportif
sedan özelliğini ön plana
çıkarırken, EXCLUSIVE tasarım
konsepti incelikli tasarıma
ve modern lükse vurgu
yapıyor. C-Serisi’nin AMG
tasarım konsepti ise araca
tamamen sportif bir ka-rakter
kazandırıyor. Yeni C-Serisi’nde
aracın önündeki MercedesBenz yıldızı sportif görünüm
isteyenler için radyatör ızgarası
üzerinde ya da modern
klasik tasarımı tercih edenler
için aracın kaputu üzerinde
olmak üzere iki farklı şekilde
yerleştirilebiliyor.
Mercedes-Benz, ürün gamını
genişleterek yeni GLA ile
başarılı SUV ailesine yepyeni
bir üye ekledi. Önceki
SUV’lara göre daha kısa ve
görkemli tasarımıyla şehir
içi sürüş alışkanlıklarına
mükemmel uyum sağlayarak
yeni bir segmentin öncülüğünü
yapan bu kompakt model,
SUV konseptini modern bir
şekilde yeniden yorumluyor.
Yeni GLA, opsiyonel 4MATIC
dört tekerlekten çekiş
sistemi, sağlam gövde yapısı,
kişiselleştirilebilen iç mekan
konsepti ve yüksek manevra
kabiliyeti ile mükemmel bir
sürüş keyfi sunuyor. Yeni
GLA, yüksek araç gövdesi ve
büyük jant ölçüleri ile yenilikçi,
aynı zamanda geleneksel
tasarımı ile geleceğin SUV’unu
yaratıyor. Mercedes-Benz’in
A-Serisi, B-Serisi ve CLA’dan
sonraki bu yeni kompakt
modeli, sağlam gövde yapısı
ile hem asfalt hem de arazi
koşullarında dengeli ve güvenli
bir sürüş sağlıyor.
Esnek bir iç mekana sahip
GLA’da arka koltuk sırtlıkları
tamamen katlanabilmekle
kalmıyor, aynı zamanda
istenilen açıya da
ayarlanabiliyor. Alçak yükleme
eşiği ve opsiyonel olarak
sunulan “otomatik açılabilen
geniş bagaj kapağı” ile GLA’nın
bagaj bölümü eşyaların kolayca
taşınmasını sağlıyor. Yeni
GLA’da, kullanıcılara araçlarını
daha fazla kişisel-leştirme
imkanı sağlayan Urban ve
AMG olmak üzere sunulan
iki farklı tasarım konseptine
ek olarak kişiselleştirme seçenekleri iç mekanda Exclusive
Paketi, dış mekanda ise Gece
Paketi ile devam ediyor.
Turgut Yüksekdağ
Twitter: @turgutyuksekdag
Çok Beklersiniz
Türkiye Otomobil Sporları
Federasyonu’nun web sitesine
baktığınız zaman gerçekten çok ciddi
organizasyonları hayata geçirdiklerini
görüyoruz. Birbirinden zorlu birçok
şampiyona bir takvim sezonunda
yapılıyor gibi…
Ama yapılıyor gibi…
Gerçekte ne yapılıyor?
T
ürkiye’de yapılan
yarışların birçoğuna
uzun yıllardır katılan
birisi olarak söylüyorum ki her
şeylerini ortaya koyarak çalışan
birkaç süper adamın yaptıkları
dışında hiç kimsenin bir şey
yaptığı yok.
Neden yok, neden otomobil
sporları gelişmiyor bu ülkede?
Net tespitimi söyleyeyim;
Bugün piste, parkura çıkan
sporculara baktığınız zaman bu
sporun zengin sporu olduğunu
görebilirsiniz. Büyük masrafları
olan bu sporu yapanların
maddi gelirlerinin yüksek
olmasından daha doğal bir
durum yok. Çünkü bu sporu
destekleyen, sponsor olan da
yok. Bir anlamda pistlerde,
parkurlarda olanlar zengin
çocukları (ki bu da doğal)
Peki yarışanların aileleri dışında
zengin tabir edilen kitlenin bu
sporu takip ettiğini söyleyebilir
miyiz?
Hayır!
Peki Türkiye’de otomobille
ilgilenen kesimin çok önemli
bölümünün gelir seviyesinin
düşük olduğunu söylememiz
mümkün mü? Evet.
Önemli soru; otomobil
sporlarını bu kesime indirmek,
bu kesim ile buluşturmak için
ne yapıldı?
Bu sorunun cevabı aslında
yaşanan sıkıntının sebebini de
açıklamıyor mu? Bu durağanlığı
özetlemiyor mu?
Ne yapılabilir?
1 Mayıs’ta Ankara’da, 4
Mayıs’ta Körfez’de, 11 Mayıs’ta
İstanbul Park’ta, 19 Mayıs’ta
Samsun’dayız. Çok önemli
bir organizasyonlar var,
federasyon nerede? İstanbul
Park’ta, Olimpiyat Stadında,
Körfez’de, Pınarbaşı’nda
onlarca organizasyon yapılıyor.
Federasyon nerede? Onlarca
kulüp var, birçoğu web
üzerinden organize oluyor.
Federasyon bunların hangisi
ile iletişim kurdu? Türkiye
Ralli Şampiyonası yapılıyor
hangisinde etaplara gitmek
için otobüs organizasyonu
yapıldı, hangisi için kulüpler ile
temasa geçildi. Gözetmenler
ne yiyor, ne içiyor? Hepsinin
cevabı ortak değil mi? Bu
söylediklerimin çok para ile
ilgisi de yok üstelik
Peki ne bekleniyor?
Zengin çocukları (lütfen
yarışan dostlarım alınmasın,
sözüm onlara değil) yarışsın,
izlemek isteyen de gelsin
izlesin ve bu spor gelişsin,
sponsorlar parayı akıtsın
diyorsanız, kusura bakmayın,
çok beklerisiniz.
Yok, sorunu kökten çözelim
diyorsanız, biz buradayız, her
zaman…
Dünya Drift
Rekoruna tanık olmak
istiyorsanız 19 Mayıs’ta
Samsun’dayız
Sıra dışı görünümüyle Yeni Amarok
Canyon satışa sunuldu
Volkswagen Ticari Araç’ın Nisan ayında satışa sunduğu Yeni Amarok Canyon, sıra dışı
görünümü ve özel aksesuarlarıyla sınıfındaki iddiasını daha da güçlendiriyor.
A
marok ailesinin
performansıyla olduğu
kadar dikkat çekici
görüntüsüyle de fark yaratan
versiyonu Yeni Amarok
Canyon, 95 bin 730 TL’den
başlayan fiyatlarla satın
alınabiliyor.
Volkswagen Ticari Araç’ın
tüm dünyada büyük ilgi gören
pick up modeli Amarok’un,
yeni versiyonu Amarok
Canyon satışa sunuldu.
Sahip olduğu donanım ve
aksesuar özellikleriyle iddiasını
güçlendiren Yeni Amarok
Canyon, hem iç, hem de dış
tasarımındaki yeniliklerle dikkat
çekiyor.
Özel Canyon koltuk kumaşı,
ısıtmalı sürücü ve yolcu
koltukları, ısıtmalı silecek
başlıkları gibi özelliklerin
standart olarak yer aldığı Yeni
Amarok Canyon’da gövde
rengi ön tampon ve yan
aynalar ile Canyon tampon kiti,
sportif roll bar ve parlak siyah
yan basamak ilk bakışta göze
çarpıyor.
Yeni Amarok Canyon’da
ayrıca, ön sis farları, karartılmış
arka farlar ve Canyon’a özel
17 inç alüminyum alaşımlı
jantlar gibi sportif tasarım
öğeleri de standart olarak
sunuluyor.
Sürekli 4 tekerlekten çekiş
özelliği ve Volkswagen motor
teknolojisinin güçlü, verimli
örneklerinden biri olan 2.0 lt
Common Rail Turbo 180PS
motorla donatılmış olan Yeni
Amarok Canyon, manuel
veya sınıfında tek olan 8
ileri otomatik şanzımanla
alınabiliyor.
ŞEHRİN YENİ MİNİĞİ
Özellikle İstanbul gibi metropollerin trafik sorununa çözümlerden biri de küçük araçlar. Birçok kalabalık
şehirde küçük otomobillerin çokluğunu görürüz. Hyundai i10, daha önce de bu sınıfın Türkiye’de dikkat
çeken bir oyuncusuydu. Komple yenilenen Hyundai i10, oldukça modern bir tasarıma sahip.
İ
stanbul gibi tüm dünyadaki
kalabalık olan şehirlerde
büyük araç kullanmak
başımıza bela olurken
i10’un her yere sığan küçücük
yapısı ama içine girdiğinizde
daha büyük bir otomobil havası
var. Hyundai yeni tasarım
anlayışını ailenin minik üyesi
i10’da yansıtıyor. Yeni tasarım
otomobilin ön görünümünü
diğer Hyundai modellerini
andırıyor. Yeni far tasarımı
oldukça şık ve otomobilin
yüzünü modern kılmaya yetiyor.
Büyük hava ızgarası otomobile
sportif bir hava katıyor. Arka
kısımda yüksek konumlandırılan
stop gurubu oldukça modern bir
görüntü sunuyor. Arka tampon
da sportif havaya katkı sağlıyor.
Aracın içine ilk adım attığınızda
renkli iç mekan ve koltuk
döşemeleri ile farklı bir
deneyime adım attığınız
hissediyorsunuz. Gösterge paneli
küçük sınıf bir otomobilden
fazlasını sunuyor. Oldukça rahat
görünen gösterge paneli çok şık
aydınlatılıyor.
Direksiyon simidi üzerindeki
butonlar oldukça kolay ulaşılacak
şekilde konumlandırılmış. Simidin
çapı ideal ölçülerde.
Orta konsolda otomobilin diğer
detayları gibi oldukça modern
tasarlanmış. Orta konsolun
üst kısmında kullanılan müzik
sistemi oldukça başarılı. Müzik
sisteminin altına konumlandırılan
klima butonları iri ve ele
rahat oturuyor. Vites topuzu
yükseğe konumlandırılmış bu da
sürüş konforunu artırıyor. Ön
koltukların konforu beklentileri
karşılıyor. Arka koltukta konfor
konusunda küçük sınıf bir
otomobil için yeterli konfora
sahip. 252 lt bagaj hacmi arka
koltuklar yatırılarak artırılıyor.
Hyundai i10’da kullanılan 1.0 DOHC Dual
CVVT motor oldukça modern. 3 silindirli ve
998 cc hacmindeki motor 6200 d/d’da 63 HP
güç üretiyor. Motorun maksimum torku ise
3500 d/d’da 90 Nm.
Bu sınıf ve bu hacimdeki bir otomobilden
yüksek performans beklemek yanlış olur. 153
km/s maksimum hıza sahip olan otomobilin
0-100 km/s hızlanma süresi ise 15.2 sn.
Bu motor istenilirse LPG’li olarak da
alabiliyorsunuz. Biz benzinli ve 5 ileri versiyonu
kullanma fırsatı bulduk. Bu versiyonla
aracın şehiriçi yakıt tüketimi 6.5 lt/100 km,
şehirdışında 4.2 ve ortalama olarak 5.1 lt/100
km olarak belirtiliyor.
Hyundai i10, küçük sınıfın iyi temsilcileri
arasındaydı. Yeni i10 modern tasarımı ve
motoru ile çok ilgi göreceğe benziyor.
Yılın otomobili sahnede
Peugeot’un Yılın Otomobili seçilen 308 modelini bu sayımızda test ettik. Peugeot 308 komple
yenilenerek tüketicinin karşısına çıktı ve geçmişteki başarısını devam ettireceğe benziyor.
P
eugeot’un yeni nesil
tasarım anlayışı
kendisini 208 gösterdi.
C segmentinin önemli
oyuncularından olan Peugeot
308’de yenilenirken bu tasarım
anlayışından etkilendi. Yeni
Peugeot 308, Türkiye’de 2
benzinli ve 2 dizel motor
seçeneği ile satılacak. 1.2
VTi 82 HP ve 1.6 THP
156 HP benzinli motorlar
308 sunuluyor. 1.6 HDi 92
HP ve 1.6 e-HDi 115 HP
motor seçenekleri de 308’in
dizel motor seçeneklerini
oluşturuyor.
Türkiye lansmanı KKTC’de
yapılan 308’in dış tasarımı
tamamen değişti. 208’deki
yeni stil ön tasarımı bundan
sonra diğer Peugeot’larda da
göreceğimiz kesin. Led gündüz
farları otomobile çok farklı bir
hava katıyor. Ön panjur daha
önceki 308’e göre otomobili
daha modern gösteriyor. Bu
modern yapıyı 308’in dışında
her bölümde görebiliyoruz.
Yan kısımda 308’e baktığınızda
değişikliği daha çok
hissediyorsunuz. Otomobilin
ölçülerinde küçülmeler var
ama bunu gözle anlamanız
zor ve bu iç mekanda da
kendini hissettirmiyor.
Otomobilin arka kısmında da
208’de olduğu gibi yeni nesil
Peugeot’larda uygulanan spot
tarzını görüyoruz. Yeni 308’de
her şey çok net ve akıcı bir
tasarıma sahip.
Otomobilin içine girdiğinizde
daha önceki 308’deki gibi
ferahlığın hakim olduğunu
görüyorsunuz. 308’in ön
koltukları oldukça şık. Test
aracımızın donanım paketi
yüksek seviye olduğu için
ön koltuklarda masaj sistemi
mevcuttu. Ön ve arka
koltuklarda konfor konusunda
sorunsuz bir yapı sunuluyor.
Direksiyon simidi 208’deki gibi ele çok
rahat oturuyor ve üstünde bulunan
butonlara ulaşmak çok kolay. Gösterge
panelinde farklı bir yapı var. Bu farklılık
diğer otomobillere göre ters yöne hareket
eden devir göstergesinden kaynaklanıyor.
Özellikle içeride orta konsolda i-Cockpit
adı verilen 9 inçlik ekran bu otomobilin
iç mekandaki en ilginç yeri. Yeni nesil
birçok otomobilde artık bu tür çok
fonksiyonlu ekran kullanılmakta. i-Cockpit,
buton kalabalıklığını ortadan kaldırmış.
Otomobilin tüm iç mekan fonksiyonlarını
buradan kontrol ediyorsunuz ve alışmanız
çok vakit almıyor.
Test aracımızda kullanılan 1560 cc
hacmindeki dizel motor PSA’nın birçok
modelinde kullanılmakta. Değişken
geometreli turbo motor 3600 d/d’da
115 HP güce sahip. Motorun maksimum
torku ise 1750 d/d’da 270 Nm.
Değişken geometreli turbo sayesinde
turbo sayesinde alt devirlerden itibaren
oldukça canlı olan motor bu otomobilde
performans ve yakıt ekonomisinde
beklentileri karşılıyor.
191 km/s maksimum hıza sahip olan
Peugeot 308 1.6 e-HDi’nin 0-100 km/s
hızlanma değer ise 10.9 sn. Otomobilin
şehiriçi yakıt tüketimi 4.4, şehir dışı
tüketimi 3.5 ve ortalama 3.8 lt/100 km
olarak belirtiliyor. Yakıt tüketiminin düşük
olduğunu söylemek mümkün. Şehiriçinde
start-stop sistemi sayesinde yakıt tüketimi
daha da aşağılara çekiliyor.
Toyota Prius Çevreci ve konforlu
Toyota hybrid motorda öncü rol oynuyor. Tüm dünyada bu konu hakkımda ön plana çıkan
Toyota’nın Prius modeli yıllar içinde güncellenerek bu günlere geldi.
D
ünyanın ilk ve en başarılı hybrid
otomobili olan Toyota Prius
3. Jenerasyonuyla iddiasını
korurken, gelişimini ise büyük bir ivme
ile sürdürüyor. Otomobile gücünü veren
bir benzinli motor ve ona bağlı çalışan
elektrikli motorun evliliğine Toyota,
“Hybrid Synergy Drive” adını vermiş.
Gerektiğinde iki motor da ayrı ayrı
çalışabilirken, gerekli hallerde eş zamanlı
olarak da çalışabiliyorlar ve fren enerjisini
bile aküleri şarj etmek kullanan bu
tasarruflu sistem, otomobilin akıl almaz
derecede ekonomik olmasını sağlıyor.
İlk önce aklınızdaki soruyu yanıtlayayım:
Hayır, elektrik motoru ve benzinli
motorun arasındaki geçişlerin hissedilmesi
mümkün değil, yani hiçbir sarsıntı veya
titreşim hissedilmiyor. Prius her şeyi akıl
dolu bir biçimde hallediyor olmasının yanı
sıra sürücüne EV, Eco ve Power tuşları ile
sürüş modunu seçme imkanı da sunuyor.
EV modunda sadece elektrik motorunu
kullanan Prius hiç yakıt tüketmezken bu
modda sürat ve menzil biraz kısıtlanıyor.
Power tuşuna bastığınızda ise benzinli
motorun tüm gücünü serbest bırakan
otomobil, bu motoru elektrikli motor
ile de destekliyor. Eco modunda ise gaz
pedalı tepkilerini en ekonomik olacak
şekilde ayarlayan sistem, gereksiz enerji
tüketiminden kaçınmak için motor rölanti
devrine düşünce klimayı bile kapatıyor.
Hybrid ve benzinli motor toplamda 136
HP güç üretiyor. Benzinli motor 1.8 lt
hacminde ve 4 silindirli.
Toyota Prius’un dış görünüşü diğer
öncülerine oranla dahan modern ve keskin
hatlara sahip. Toyota Hybrid modellerinde
logoların altına mavi fon atarak ayırt edici
bir özellik sunuyor.
Ön ve arka görünüm eski versiyona göre
oldukça şık. Stop gurubu şeffaf olarak
kullanılmış. Bu da Hybrid versiyonlarda
öne çıkan bir özellik.
İnsanın vücudunu oldukça iyi kavrayan
koltuklar, otomobili kullanıyor olmaktan
ziyade giyiyormuşsunuz hissi verirken,
Camry den biraz daha sert ayarlanan
süspansiyon otomobilin sürücüsüne
yeterli geri bildirim ve konforlu bir
sürüş vermesini sağlıyor. Gözleri yoldan
ayırmadan okunacak şekilde konumlanan
göstergeler, gayet güzel konumlanmış. İç
görünümü de otomobilin dışı gibi sade
ama modern bir havaya sahip. Dokunmatik
çalışan bilgi ekranı yakıt kullanımı, seçilen
motor, batarya durumu, şarj durumu gibi
pek çok durumu kullanıcısına bildiren
sistem, otomobilin olmazsa olmazları
arasında yer alıyor.
Download

konfor ve zarafet, hyundaı elantra ile boyut atlıyor