Döküm Dünyasında
Yeni Pazarlar,
Beklentiler ve
Sürdürülebilir MüşteriTeslimatçı İlişkileri
Yaylalı Günay
Günay Danışmanlık
Kar marjları diğer sektörlere göre
düşük olan döküm işinde, süreçlerin,
kullanımların ve verimliliklerin gözden
geçirilerek yapılacak %1’lik bir
iyileştirme, karı ve dolayısı ile rekabet
gücünü %10 arttırmaktadır.
Türk döküm sektörü, 1970’lerde
başlayan sanayileşme çabalarına,
önce rastgele, sonra daha kapsamlı ve
bilinçli katılmasına rağmen, son
dönemde değişen müşteri ve piyasa
beklentilerine ayak uydurabilmek ve
bugüne kadar elde etmiş olduğu
pazarları korumak için sadece düşük
fiyat politikasının ötesinde hamleler
yapmak zorundadır.
Tebliğde, sektörün gelişimi ve uzun
vadeli geleceği için yapılması gereken
rekabet arttırıcı hususlar, sürdürebilir
müşteri-teslimatçı ilişkileri ve akılcı
fiyatlandırma politikaları
değerlendirilmektedir.
Abstract:
Özet:
Dünyanın birçok gelişmekte olan
ülkesinde döküm ve yan sanayi
sektörlerinde bilinçli ve bilinçsiz birçok
yatırım yapılırken, gelişmiş olan
ülkelerin aynı sektörleri pazarlarını
koruyabilmek için önemli ve etkin
maliyet düşürücü yatırımlar yapıp,
müşteri beklentilerini karşılama ve
pazarda yerlerini kaybetmeme
çabasındadırlar.
Tedarik zincirindeki son müşteriye
sunulan bitmiş ürünün konseptten –
mezara toplam maliyeti içinde döküm
parçanın gerçek satınalma bedeli
küçük bir yer tutmaktadır. Satış süreci
ve politikaları bu kavramın faktörlerini
üretici yönünden iyi değerlendirip,
müşteriye bir avantaj olarak sunma
becerisini göstermelidir. Bu süreç
içerisinde en önemli faktör, müşteri
beklentilerinin tam olarak anlaşılarak,
çözüm planı sunulması ve
uygulanmasıdır.
As many developing countries are by
choice or not heavily investing in
foundry or sub-supplier industries,
developed countries are on the
contrary, investing in productivity
improvements and high technology in
their existing foundries/sub-supplier
plants to protect their markets and
improving customer satisfaction.
Effective casting pricde does not
constitute a high percentage in the
total cost of the end product presented
to the end consumer of the whole
supply chain. Sales policies and
processes have to carefully evaluate
this “total cost concept” and present it
to the customer as a package
advantage. Main issue in this process
is to be able to analyse and
understand the customer expectations
and to present a total solution to these
expectations.
In a sector as foundry business, where
the profit margins are low, analysing
and improving the existing total
processes to reduce non value adding
steps by only 1%, will increase the
competitive power by nearly 10%.
Turkish foundry industry, having
started massive industrial investments
since 1970’ies, will have to modify her
initial “loe cost supplier” image and
policy by transforming the main
structures in order to keep up the
customer base and to increase the
competitive power.
Actions to increase the competitive
power as well as the long term future
of the foundry sector, sustainable
customer – supplier relationships and
reasonable pricing policies have to be
evaluated as parts of this new survival
trend.
A)Giriş:
1)Genel Tanım
Dünyada ilişkiler, ticaret, teknoloji,
insanlar ve hayat çok süratli olarak
değişiyor. Dünyadaki üretim sistemleri
de bu hıza ayak uydurmak için önemli
çabalar harcıyorlar.
Türk döküm sektörünü oluşturan şirket
ve kişilerin, sektörün ayakta
kalabilmesi ve dünyada söz sahibi
olabilmesi için, bu hızlı değişimi iyi
okumaları, hem yönetim, hem de
teknik olarak bu hıza yetişme
zorunlulukları vardır
Döküm işinin 8-10.000 yıllık geçmişi
olmasına ragmen, üretimde
mekanizasyon, metalurjisinin gelişmesi
ve bir sanayi kolu olarak kendini kabul
ettirmesi ise ancak 150 yıl öncesinde
başlamıştır.
Döküm üretimi, vazgeçilmezliği ve
önemine ragmen, dünya milli gelirinin
artışına göre çok yavaş tempoda
büyümektedir.
Döküm işi, nakliye ücretlerinin
yüksekliği, işin her yerde yapılabiliyor
olması nedeni ile bölgesel kalmaktadır.
(ABD, AB, Uzak Doğu gibi alanlar).
Büyüme ve başarı bu bölgelerde
yoğunlaşmayı gerektirmektedir. Birçok
döküm tesisi, ana müşterilerinin
peşinden, yeni bölgelerde tesisler
açarak, bu tesislerden ana
müşterilerinin yeni açtıkları tesislere
hizmet vermektedirler.
Ürünlerde ve malzemelerde hafifleme,
enerji tasarrufu, çevre kirliliği ve CO2
emisyonu beklentileri ve zorlamaları
nedeni ile önemli değişiklikler
olmaktadır. Metalurji bilimi bu yeni
teknolojilere öncülük etmektedir. Tüm
bu gelişmeler dökümün üretim
miktarını etkilediği gibi, üretim
teknolojilerini ve bilgi gereksinimini de
etkileyecektir.
Döküm fabrikalarında çalışmaya
hevesli yetenekli iş gücü ve beyinin
bulunması da Batı dünyasında
zorlaştığı gibi, Türkiye’de de yer yer
problem yaratmaktadır.
Döküm fabrikaları yeni düzene ayak
uydurabilmek için, geleceklerini çok iyi
planlamaları, stratejik planlarını
hazırlamaları ve bunu tüm çalışanlara
yayarak uygulanmasını yakından takip
etmelidirler.
Döküm işi teknolojik bir işlem olmasına
ragmen, dünyadaki değişim ile birlikte
daha çok bir “İŞ” haline gelmekte ve
artık iş yönetim felsefeleri ile
yönetilmeleri önem kazanmaktadır.
2)Dünyadaki Değişim
Rüzgarları
Sayısallaşma ve küreselleşme tüm
sanayi ve ticarette yeni bir rekabet
dünyası yaratıyor.
21.yüzyılla birlikte hem insanlar, hem
de hizmet ve üretim sektörleri ayrı bir
yapıya oturmaya başlamıştır.
Türk sanayii ve ticaret sektörlerinin de,
son 40 yıldır dünya pazarları ile iç içe
girilmiş olması nedeni ile bu
gelişmelerin dışında kalması geleceği
acısından olanaksızdır.
Ana felsefesi küresel dünyaya yayılmış
üretim ve ticaret tüm toplumun
yararlanabileceği kar ve zenginlik
yaratmalı, fakat, bu kar ve zenginlik
insanlara ve dünyamıza rağmen elde
edilmemelidir.
Yeni dünya bu dengeler ve
karmaşıklıkların akıllıca yönetilmesinin
yanında, sistemin canlılığını
sağlayacak bir teknoloji ve hızlı
değişim dünyası olacak ve olmaktadır.
Günümüz ve gelecek 10 yılın
dünyasında:
a) Gelişmiş ve gelişmekte olan
ekonomilerde iki ayrı büyüme hızı,
b) Şehirleşme ve yaşlanan nüfus
c) Dünya kaynaklarının kontrolsüz
tüketimi
d) Enerji yapısının değişmesi
e) Kişilerin özgürlük talebi, demokrasi,
etik değerler, ekolojiye artan ilgi
f) Teknoloji, inovasyon, dijitalleşme
ön planda olarak tüm yaşamı
etkileyecektir. Bu değişim kolay
olmayacak, dünya üzerinde yaşam ve
ekonomilerde
birçok
çalkantı
yaşanmasına neden olacaktır.
Türk döküm sektörü bu yeni dünyadaki
gerçeklere uyarak, bu yeni dünyada
yer alabilmek için; “yaratıcı, yenilikçi ve
maliyet kavramlı” sistemler geliştirmek
zorundadır.
B)Değerlendirme
1)Dünya Döküm Sanayinin
Genel Görüntüsü:
- Döküm fabrikası sayıları her yıl %4-5
azalıyor, buna rağmen dünya döküm
tonajı yıllık ort. %2 artıyor.
- Mühendislik katkısı olmayan ürün
üretenlerin kar marjları ve rekabet
şansları düşük
- Yeni yatırımlar azalıyor
- Gelişmekte olan ülkeler produktivite
yatırımları ve eğitim ile ucuz işcilik
avantajı ile gelişmekte olan ülkelere
kaptırdıkları işleri geri alıyorlar
- Dijital teknoloji döküm tesislerine ve
ürünlerinin artık vazgeçilmez bir
parcası oluyor.
- Metalurji bilimi yeni hafif ve dayanıklı
malzemeler yaratıyor
- Ekoloji, enerji ve ergonomi işin artık
bir katmanı oldu.
- Kar marjları yüksek değil.
- Sektöre bilgili, hevesli eleman girişi
yok.
- İleriye doğru entegrasyon yatırımı
yapmamış tesisler, zaman içinde
devreden çıkacaklar.
- Süreçler ve ürün geliştirme teknolojisi
sayısallaşıyor. Kontrolu zor, fakat
yararı çok.
- Metallerin metalurjisinin önemi ilk
defa sanayi tarafından anlaşılmış,
metal-bilim atelye sahasına inmiştir.
- Akıllı ve rekabetçi yatırım yapanlar
kazanacaktır.
Dünya milli gelir artışı ile
karşılaştırıldığında, döküm üretimi yılda
% 3.7 artmasına rağmen, dünya milli
geliri % 7.9 artmaktadır.(Şekil 1). Aynı
şekilde, Türk döküm üretimi de milli
gelir artışının gerisinde kalmıştır. (Şekil
2)
Türkiye’nin ve dünyanın yıllara göre
kişi başına düşen döküm üretimi ve
döküm üretiminin gayri safi milli gelire
göre büyümesinin geri kaldığı
görülmektedir.
almaktadır. Türkiye’de aluminyum yıllık
%14.3, küresel grafitli dökme demir
%13.7 artmıştır. ( Şekil 3a ve 3b)
Şekil 3a: Demir ve demir dışı
dökümün yıllara göre büyümesi
Şekil 1: Dünya döküm üretimin dünya
milli gelirine göre değişimi (cari
değerlerle)
Şekil 2: Türk döküm üretiminin milli
gelire göre değişimi (cari değerlerle)
Şekil 3b : Dünya döküm üretiminin
malzemelere göre değişimi
Büyümede metaller arasında önemli
farklılıklar olup, öncülüğü alüminyum
ve küresel grafitli dökme demir
Ülkelere bağlı olarak döküm üretiminin
%50-65’I taşıt araçlarının üretiminde
kullanılmaktadır. Bu oran aluminyum
dökümde daha yüksek değerlere
ulaşmaktadır. Dünya ve Türkiyede ki
araç üretimi ve aluminyum döküm
ilişkisi Şekil 4’de ve 5’de verilmektedir.
Araçlarda aluminyum döküm kullanım
yerlerindeki artışlar Şekil 6 ve 7’de
gösterilmektedir.
Şekil 6: Taşıt araçlarında kullanılan
silindir kafaları ve blokların önemli bir
kısmı aluminyum döküme dönmüştür.
Şekil 4: Dünya’da aluminyum döküm
üretimi araç üretimine ve hafiflemeye
bağlı olarak artmaktadır
Şekil 5: Türk araç üretimi ile
aluminyum döküm üretimi artışının
yakın ilişkisi özellikle son 4 yılda
artmıştır
Şekil 7 a,b,: Aluminyum döküm
miktarının araç üretimine bağlı olarak
değişimi
Türk taşıt araçları sanayinde gerekli
olan döküm parça miktarı 600.000 tona
ulaşmasına rağmen(Şekil 8), bunun
önemli komple motor, şanzıman ve aks
olarak ithal edilmekte olup, Türk döküm
sektörünün yerli döküm olarak
satabileceği ek 250-300.000 ton
döküm motor ve şanzımanlar yerli
üretilmediklerinden, kaybedilmektedir.
Şekil 10: Dünyada kişi başına düşen
döküm üretimi
Şekil 8: Türk otomotiv sanayinin
döküm ihtiyacı
Döküm ürünlerinin kişi başı kullanımı
ve ekonomiye katkısı ise AB ve Nafta
ülkelerinde yüksek (10 kg döküm 1000
€ katma değer yaratıyor), gelişmekte
olan ülkelerde ise alt seviyededir. (30
kg döküm 1000€ katma değer
yaratabiliyor) (Şekil 9)
Kişi başına düşen döküm üretiminde
ise Türkiye 22 kg ile geride
kalmaktadır. (Şekil 10). Kişi başına
döküm miktarının artışı ise, nufus
artışına göre hem dünyada, hem de
Türkiye’de geride kalmaktadır.
(Şekil11)
Şekil 11: Kişi başına düşen döküm
miktarları
2000’li yıllardan itibaren, döküm üretimi
ve kullanımı gelişmekte olan ülkelerde
artmaktadır. 2020 yılında BRİC
ülkelerinin döküm üretiminin %60’ının
sağlayacağı tahmin edilmektedir.
(Şekil: 12)
Şekil 9: Döküm ürünlerinin kişi başına
kullanımı
Şekil 13: Bölgesel üretimin avantajları
Şekil 12: Dünya döküm üretiminin
gelecek yıllarda üretileceği bölgeler ve
bu tahminin 2012 fiili üretim dağılımı ile
karşılaştırması
Üretimin gelişmekte olan ülkelere
kaymasının ana nedeni buralarda
ürünlerin daha ucuz üretilebiliyor
olmasından ziyade;
a) Kullanım ve tüketimin bu ülkelerde
olması
b) Nakliyenin pahalı olması
c) Ana üretici firmaların yan
sanayilerini yakınlarında olmalarını
istemeleri
d) Yerli katkı oranı baskısının
olmasıdır. (Şekil 13)
Gelişmekte olan ülkelerde üretim
maliyetleri ucuz diye yıllar önce bu
ülkelere ve özellikle Çin’e üretim
yaptırıp, ülkelerine daha ucuz ürün ve
parçalar getirip, kullanmak isteyen
birçok firma, gelişmekte olan
ülkeleredeki işcilik bedeli artışı,
paralarının değerlenmesi,
produktivitenin yükselememesi
nedenleri ile artık rekabetci olmayan bu
ülkelerden geri dönmektedirler.
Döküm parça üretim maliyetlerini
oluşturan kalemlerden.
a) Metalik malzeme ve diğer
hammaddeler ( Tüm dünyada
küçük farklarla aynı olup, bazı
malzemeler borsa değeriile
satılmaktadır)
b) Enerji (Hükümet destekleri
kaldırıldığında tüm dünyada aynı
seviyededir)
c) İşcilik (İlk başlarda ucuz olan işcilik,
zamanla artmış, diğer ülkeler de
otomasyon yatırımları ile
produktivitelerini arttırarak, ucuz
işcilik avantajının önüne
geçmişlerdir.
Çin’deki ucuz işcilik avantajı,
revaluasyon, işci ücretlerinin refaha
paralel artışı, produktivite artışlarının
diğer ülkelerden geri kalması nedeni ile
kaybolmuştur (Şekil 14, 15, 16)
Şekil 16: Çin’de döküm parça üretip,
ihraç etmek artık karlı değil
Şekil 14: Çalışan başı verimlilik (2005
sabit kurları ile)
Şekil 15: Çeşitli ülkelerde işçilik ve
verimliliğin değişimi
Döküm ve benzeri üretim sanayinde
verimlilik arışı sadece çalışanların
daha etkin çalışması veya makinaların
daha fazla otomasyonu ile
sağlanılmasının ötesinde, ürün ve
süreçlerde inovatif yenilikler
yapılmasına bağlıdır. (Şekil 17)Döküm
sektöründe, diğer sektörlere göre daha
az görülen inovasyon, sayısallaşma ve
birçok ara süreçin yeni teknolojilerle
eliminasyonu ile etkisini yeni yeni
göstermeye başlamıştır. Bu atılımları
uygulayabilen döküm fabrikaları, yeni
dönemde rekabetciliklerini
koruyacaklardır.
Şekil 17: Verimlilikte kademe atlama
inovasyona yapılan yatırıma paraleldir
Şekil 18: Türk döküm sektöründe artan
çalışan sayısı ve bir ton döküm üretimi
için harcanan işçilik
Türkiye’de aluminyum dökümde 14.1
ton/kişi-yıl, pik+çelik dökümde 63
ton/kişi-yıl verim alınırken, bu rakamlar
Almanya’da sırası ile 22 t/kişi-yıl ve 90
t/kişi-yıldır.
Türk döküm sektöründe işcilik
verimliliği yıllara göre iyileşmemekte
olup, birim ton üretimi için harcanan
işcilik yıllık %6 civarında artmaktadır.
(Şekil 18)Bu gelişimin nedenleri
arasında, parçaların artan griftliği,
süreçler içine işleme operasyonlarının
da girmesi, ürün dizaynında yer
alınması gibi artı değer katam hususlar
olmasına rağmen, maliyetlerin
yakından takip edilmemesine paralel
endirekt personel sayısının kontrolsuz
şekilde artması sayılabilir.
Döküm fabrikası başına yıllık üretim,
verimlilik için birçok ülkede
karşılaştırma kritreri olarak
kullanılmaktadır. Dünyadaki döküm
fabrikası başına düşen üretim Şekil
20’de verilmektedir. (Şekil 20)
Çin’de döküm fabrikası sayısı 2020’ye
kadar 30 000’den 10 000’e
düşürülerek, verimliliğin 12 t/adamyıl’dan 29 ton/adam-yıla yükseltilmesi
hedeflenmektedir. Benzer verimlilik
iyileşmesi tüm dünyada da
gözlenmektedir. (Şekil 19)
Şekil 19: Çin’de döküm fabrika
sayısının azalması ve verimliliğin
arttırılması
Şekil 20: Dünya’da döküm tesisi
başına düşen ortalama üretim
Bunun yanında, Alman döküm
sanayicileri, gelecek hedeflerini tespit
edip, bunun için planlar
yapmaktadırlar. (Şekil 21). Bu liste
içinde, Türk döküm sektörünün de
yararlanacağı birçok husus vardır.
Şekil 21: Alman döküm sanayinin
hedefleri
Şekil 22: Alman döküm sanayinin
yıllara göre yatırımları
Alman döküm sanayi, işcilik ücretleri
dünyanın en pahalısı (30€/saat)
olmasına rağmen, döküm üretimini her
yıl arttırmaktadır. Üretilen ürünler
katma değeri yüksek, alaşımlı, özel ısıl
işlemli, komplike parçalar olup, başka
ülkelerden ithal edilmeyecek
özelliklerdedir. Bunun yanında, bu
dökümlerin kullanıldığı makinalar ve
lüks sınıf taşıt araçlarının maliyeti
içinde döküm parçaların maliyeti,
makina veya taşıt aracının satış fiyatı
yüksek olduğu için, büyük bir yüzde
tutmadığından, müşteriler yakınlarında
olan ve hizmetlerinden memnun
olduklaeı döküm tesislerinden
parçalarını almayı tercih etmektedirler.
Alman döküm sanayi rekabet gücünü
arttırmak ve ekolojik ürertim
yapabilmek için sürekli yatırım
yapmaktadır. (Şekil 22). Yapılan
yatırımlar ort. 600 milyon €/yıl olup,
Türk döküm sanayinin yıllık
yatırımlarının takr. 5 katıdır.
Yıllar itibari ile sağlıklı bir gelişme
gösteren Türk Döküm sektörü, dünya
döküm üretiminde 13.cü, AB’de 4.cü,
çelik dökümde 2.ci, lamel ve küresel
grafitli dökme demir’de 3.cü,
alüminyum dökümde 6.cı durumdadır.
Türkiye’deki diğer sektörler göz önüne
alındığında başarı gibi görünen bu
sıralamanın gelecek yıllarda
korunabilmesi için Türk döküm sektörü,
teknolojik, müşteriye hizmet anlayışı,
ileriye ve geriye doğru entegrasyon,
enerji ve ekoloji, üretim verimliliği ve
ürün teknolojik seviyesi konularında
yapısal değişikliklere girmek
zorundadır.
2)Döküm sektöründe yeni
teknik eğilimler
3)Türk döküm sektörü olarak
kendi kendimize sormamız
gereken bazı sorular:
-Döküm ve metalürji sektöründe ne
kadar öncüyüz?
-Dünya nerede biz neredeyiz?
-Herşey yıllık üretim tonajı mı? Yoksa
rekabet gücü ve inovasyon mu?
-Bu tonajlar ve sıralama gelecek
yıllarda tutulabilecek mi?
Türk sanayi sektörü emek yoğun, altorta teknoloji seviyelerinde üretim ve
ihracat yapacak bir yapıdadır. Döküm
sektörü, bu dağılımda “sanayileşme”
bölgesindedir. (Şekil 23) Ulaşılması
gereken hedef ise, girift, özel alaşımlı,
nano katkılı ürünlerin yenilikçi
süreçlerde üretilip, pazarlandığı
alandır. Yeni dünyada, otomobil,
döküm, demir çelik gibi birçok ürün
gelişmiş ülkelerde yaratılmakta, fakat
gelişmekte olan ülkelerde üretilmekte
ve dünya milli gelirinin %34’ünü
oluşturmaktadır.
Teknolojik ürün fiyatları, basit ve klasik
üretim teknolojileri ile yapılan
üretimlere göre 10-20 kat daha yüksek
fiyatlarla satılabilmektedir. Standart bir
lamel grafitli dökme demir döküm
parça 1.25 $/kg fiyata satılırken, bu
dökümün kullanıldığı bir premium
otomobilin kg fiyatı 55$’dır.(Şekil).
Bunun yanında Türkiye’nin ürettiği,
teknoloji ürünleri alt kategorilerde olup,
12.2 $/kg, ABD ve Japonya’nın sattığı
teknolojik ürünler ise 53-68$/kg
mertebesindedir.
Döküm ürünleri ağır olmaları, nakliye
maliyetleri, ileri teknoloji
gerektirmemeleri nedeni ile
kullanıldıkları yerlere yakın alanlarda
üretilmektedirler. (Şekil 24)
1 kg Pik döküm
1.25$
1 kg Çelik döküm
2 $
1 kg Alüminyum döküm 7 $
1 kg İşlenmiş pik döküm 15 $
1 kg Mercedes araba
55 $
1 kg İ-Pad
1500 $
1 kg İntel i7 işlemci 30000 $
Not : Değerler Nisan 2014’e aittir.
Şekil 24: Teknolojik ve bitmiş ürünün
temel ürünlere göre fiyat farkları
Türkiyede’ki döküm satış değerinin
artışı %4.6/yıl olup, milli gelirin cari
fiyatlarla artışı olan %13’ün altında
kalmaktadır. (Şekil 25 Sol ) Aynı durum
dünya için de geçerli olup %3.6/yıl
artışa karşılık, dünya milli geliri (cari
fiyatlarla) artmaktadır (Şekil 25 Sağ)
Türk döküm üretiminin birim satış
fiyatları da son 5 yıldır aynı seviyede
seyretmektedir. (Şekil 26)
Şekil 23: Sanayi sektörleri katma değer
teknoloji grupları ve üst teknoloji
grubundan bazı döküm parça örnekleri
Şekil 25 :Döküm üretiminin
parasal değeri ve milli gelir
Şekil 27: Çeşitli döküm tesislerinin
Ebitda (sol) ve Ebit (sağ) karlılıkları
(Ref İKB, RB)
Ab ve Çin’in en önemli döküm
üreticilerinden biri olan Georg Fischer
AG’nin döküm işinden 2013 yılı karlılığı
(Ebit) %4 civarında olup, AB’nin diğer
büyük bir döküm grubu ise zarar
etmiştir.
Şekil 26: Türk döküm üretiminin
birim fiyatları
4)Döküm Sektörünün
Karlılığı
Üretimin fiziksel olarak ağırlığı, birçok
ürünün döküm olarak vazgeçilmezliği,
çeşitli ekoloji, eleman, enerji
problemleri olmasına rağmen, sektör
tüm dünya üzerinde karlı bir finansal
sonuç oluşturamamakta, ortalama Ebit
(Vök) karlılığı %3-7, Ebitda (Favök)
karlılığı ise %8-10 arasında
değişmektedir. (Şekil 27).
Döküm şirketlerinin piyasa değerleri
de, bu düşük karlılık nedeni ile Ebitda x
5.5 veya Ebit x 8 gibi düşük
seviyelerde kalmaktadır.
Türkiye’de ise halka açık döküm tesisi
sayısı 4 olduğu için, sektörün net kar
potansiyeli tam olarak
değerlendirilememektedir. Bir çoğu aile
işletmesi olan döküm şirketlerinin,
yapılan görüşmelerde karlılıklarının
%6-9 (Ebit) civarında olduğu
gözlenilmektedir.
Bu düşük karlılıklarla gerek dünyada,
gerekse Türkiye’de sektöre önemli yeni
sermayenin girmesi beklenilmemekte,
sektör kendi kaynakları ile büyüme ve
rekabetçiliğini arttırma politikasını
sürdürmektedir.
AB’de ise birçok döküm şirketi, AB
içinde kendi tesislerini
modernleştirmekte, Doğu Avrupa
ülkelerinde ürünlerinin bir kısmını
üretmek için teknolojinin en ileri
seviyelerinde tesisler kurmakta veya
müşterilerinin baskısı ile müşterilerinin
buralardaki tesislerine ürün vermek
üzere, Çin, Hindistan, Tayland,
Meksika gibi ülkelerde döküm üreten
tesisler kurmaktadırlar.
Değişimi yapamayan birçok döküm
tesisi ise kapanmakta veya el
değiştirmektedir.
5)Döküm Fabrikalarının
Kapanması, El Değiştirmesi
Sektörden çıkmak isteyen, rekabet
gücünü kaybeden, kar marjını yeterli
görmeyen, aile işletmelerindeki
yönetim problemlerini çözemeyen, yeni
teknolojik yatırımları yapacak
kaynakları olmayan döküm fabrikaları
ya genelde komple şirket + tesis olarak
satışa çıkarılmakta, ya sadece tesis işi
ile birlikte satılmakta, ya da makinaları,
binası parça parça satılmaktadır.
Her yıl dünya çapında 150-200 döküm
tesisinin el değiştirdiği ve 2000
civarında tesisin ise kapandığı tahmin
edilmektedir.
Alıcılar, genelde bu al-sat işinden para
kazanmayı hedefleyen emeklilik
fonları, bankalar veya işini büyütmek
isteyen rakiplerdir.
Kapanan veya satılan döküm
fabrikalarının hataları:
a) Müşterilerini “iş ortaklarına”
dönüştürememek,
b) Ciroyu arttıracak çalışma eksikliği,
c) Maliyetlerin tam olarak tespit
edilmemesi,
d) Maliyet düşürme çalışmalarının
yetersizliği veya hedef seçilen
konuların hatalı seçilmesi.
Kar
=Ciro
- Maliyet
e) Üründe mükemmeliyet arayış şirketi
batırır,
f) Teklifleri siparişe döndürme
oranının %5’in altına inmesi, kabul
edilmeyen tekliflerin
değerlendirilmemesi,
g) İş ortağı ve müşterinin zorluk
derecesi, ödemeleri, pazarlık gücü
ve yıllara yayılmış cirosunun takip
edilmemesi,
h) Finansal ve yönetsel bilgilerle
donatılmamış mühendis yönetici ve
genel müdürler ile eş-dosttan
oluşan aile yönetim kurulları. İşin
yönetilmesi yerine işlemlerin
yönetildiği kırılgan, düşük başarılı
tesisler.
6)Döküm Ürünlerinin Pazarı
Döküm ürünlerinin pazar dağılımı
ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve
demir/demirdışı metalden yapılan
üretime göre değişmektedir. Gelişmiş
ülkelerde ana müşteri grubu otomotiv
olup, demir bazlı malzemelerde
üretimin %50’si, demir dışı
malzemelerde %75’i otomotiv ve bağlı
sektörlere satılmaktadır. (Şekil 28)
Türkiye dağılımı da benzer yapıdadır.
Şekil 28 : Döküm ürünleri pazarlarının
dünya ve Türkiye’de dağılımı
Türkiye’nin döküm üretiminin %65’i AB
ülkelerine ihraç edilmektedir. Bu
nedenle AB ülkelerindeki ve özellikle
araç ve makine sanayindeki ekonomik
gelişmeler Türk döküm üretimini
yakından ilgilendirmektedir
7) 2014 Sonrası Döküm
Pazarını Etkileyecek
Faktörler
Bütün bu gelişmelerin yanında, müşteri
beklentileri de değişmektedir. Artık, ne
bulabiliyorsa alan, kabul eden müşteri
yerine beraber çalışma şartları
beklentisi de bir müşteri anlayışı olarak
hakim olmaktadır.
Döküm üreticisinden bu yeni dönemde
beklenilenler ise artmaktadır:
a) Ürünün geliştirilmesinden, hurdaya
atılmasına kadar geçen sürede
ortaklık ve sorumluluk yüklenme,
b) Ürünlerde yüksek verim,
c) Teslimat güvenilirliği
d) Rekabetçi ve uygun toplam maliyet
e) Hızla azalan ürün ömürlerine uyum
Dökümler, bu yeni dönemde artık
“Yeşil” olarak dizayn edilmek
zorundadır.
a) İnce,
b) Hafif
c) Küçük,
d) İşlemesiz,
e) Gereksiz kalite zorlukları olmayan
ürünler bu tanıma girmektedir.
Otomobil, ticari araçlar, askeri
araçlardaki tüm bu hafifletme
çalışmaları, araç üretim sektörüne
önemli şekilde bağlı olan döküm
sektöründe değişimlere neden
olacaktır:
a)Aluminyum döküm sanayii hem
teknoloji, hem de kapasite açısından
büyüyecektir
b)Dökme demir sektörünün otomotiv
sanayindeki payı azalacaktır
c)Nano katkılı malzemeler gittikçe
önem kazanacak ve ekonomik üretm
metodları geliştirilecektir.
d)Yıllık 80 milyon otomobil, 20 milyon
ticari, tarım ve hafriyat makinası üretimi
hesabı ile hafifleme ve araçların
küçülmesi yıllık döküm tonajını 2-2.5
milyon ton azaltacaktır.
Döküm sektörü, bazı pazarlarda üretim
kaybetmesine rağmen, teknolojiye
bağlı olarak yeni pazarlar ortaya
çıkmaktadır.
a)Rüzgar türbinleri,
b)Güneş enerjisi,
c)Gel-Git akımlardan enerji üretimi,
d)Protezler,
e)Otomotiv ek emniyet parçaları,
f)Saç, dövme vs’den döküme
dönüşüm,
8)Döküm Fabrikalarının
Gelecekte Kurulum ve
Yerleşimleri
Dünyada gelişmekte olan
rekabetçilikteki yeni anlayışlar,
maliyetlerin indirilmesi, döküm
fabrikalarının yerleşimleri ve iç
yapılarında da yenilikler getirmiştir.
Geleceğin döküm fabrikaları,
çalışanları, üretim yönetimi, süreçleri,
verimliliği ürünleri ve teknolojiyi içeren
akıllı fabrikalar olacaktır.
Yeni kurulan fabrikalarda öne çıkması
gereken hususlar:
a) Modüler olmaları
b) Ara stokların sıfırlanması
c) İş akışının sürekliliği
d) En az operatör kullanacak
otomasyon
e) Ağır işlerin robotlaştırılması
f) Öne ve geriye entegrasyon, bitmiş
ürün,
g) Enerjiyi en verimli kullanacak
yerleşim, makine parkı, yan tesisler.
h) Ekolojiyi en az etkileyecek makine
ve süreçler
i) Atık enerji ve atık malzemelerin
tesis içinde değerlendirilmesi
j) Doğru yere kurulma,
k) Doğru Pazar portföyü,
l) Ürün geçiş süresi 4-5 saat,
m) Müşteri ile direkt/sıcak ortaklık,
n) Arge + inovasyon + yeniliklerin
takibi işin bir parçası,
o) Mali ve finansal kontrol,
p) Positif düşünceli, takım anlayışlı,
sürekli eğitilen ve eğiten takım
9)Piyasada Ayakta
Kalabilmek İçin İleri/Geri
Entegrasyon
Sektörün rekabet gücünü arttırabilmek
için (yeterli bilgi, kapital ve kadronuz
yeterli ise)
a) Mevcut döküm işini her yönü ile
mükemmel ve verimli hale
getirmek,
b) Geriye doğru entegrasyonla; (Şekil
30)
Bu anlayışlara göre yeni döküm
makinaları en çok Çin ve
Hindistan’a ve rekabetcilik için
inovatif yatırımlar yapan AB
pazarına satılmaktadır. (Şekil 29)
Şekil 30: Döküm işletmesinde geriye
doğru entegrasyon olanakları
c) İleriye doğru entgrasyonla; (Şekil
31)
Şekil 29: Yeni ve teknolojik döküm
makina ve techizatının ana pazarı Çin
ve Hindistan, ana üretici ise AB’dir.
Şekil 31: Döküm tesislerinde ileriye
doğru entegrasyon
Döküm fabrikalarının gelecekte
ayrılmaz bir parçası olacak işleme
tesisleri de tesis kuruluşlarında
modüler yapıya uyma yoluna
gideceklerdir.
Halen döküm parçaları işleyen
işlemecilerin geriye doğru
entegrasyonla döküm tesisi kurmaları
bilgi, fazla rekabet, yatırım fazlalığı gibi
nedenlerle karlı olamamaktadır.
Döküm tesisleri için ileriye
entegrasyonun bir parçası olarak
işleme tesisi kurmak rekabetçiliğe ve
müşteriyi kendinize bağlamak için
fizibıl ve vazgeçilmez bir atılımdır.
(Şekil 32)
Şekil 32: Döküm fabrikalarının
gelecekteki yapılanma ve hizmet şekli
%75 doluluk ile çalışabilen işleme
tesisleri, döküm tesisleri karlılığını
positiv etki yapmaktadır.
Sonuçta, tüm bu yeniliklerin ana
nedenleri:
a) Ürünü ve fikri pazara daha hızlı
sürebilmek,
b) Ürünü daha düşük maliyetle
üretmek,
c) Daha etkin ve beğenilir ürün
üretebilmek olup, herşey PAZAR ve
KULLANICILAR içindir.
10)Türk döküm sektörünün
problemleri:
Türkiye’de bir çok döküm fabrikası:
a) Biz kuralım, iş buluruz,
b) Komşum yaptı ben de yapayım,
c) Bize mal satan dökümcü
sırtımızdan çok kazanıyor, biz de
döküm tesisi kuralım, para bize
kalsın, anlayışı ile kurulmuştur.
Doğru metod ise, yeni tesis kurulurken
değerlendirmenin kapsamlı olarak
yapılmasıdır.
a) Pazar tespiti,
b) Teknolojinin tespiti,
c) Kapitalin temini,
d) En uygun yerin tespiti,
e) İnsan kaynaklarının
değerlendirilmesi,
f) Ekolojinin incelenmesi,
g) Fizibilitenin yapılması,
Ve nihayet yatırımın yapılması
izlenilmesi gereken süreçtir.
Dökümcü işler iyi gitmediği zaman,
kabahati müşteriye, kuralları işleten
devlet kuruluşlarına, belediyelere,
çalışanlara, sendikalara, bankalara
yüklemeye çalışmak yerine:
a) Rekabet gücünü arttırmalı,
b) Müşteri ilişkilerini geliştirmeeli,
c) Süreç, alımlar, yatırımlar ile
maliyetleri kontrol altına almalı,
d) Enerji kullanımını azaltıp, atıklardan
yararlanmalı,
e) İç ve dış fireleri azaltmalı,
f) Verimliliği iyileştirmelidir
11)Döküm parça satın
alınması ve döküm
teslimatcısı seçilmesindeki
kriterler:
Döküm parça alan akıllı müşteriler:
a) Öne çıkan ve ek hizmetler
verebilen,
b) Her zaman daha iyi olmaya çalışan,
c) Teknolojiyi takip eden,
d) Yenilikler için yatırımlar yapan,
e) Yeni fikirler üretebilen,
f) Yeteneklerini müşterilerine sürekli
gösteren ve sunan, döküm
teslimatçıları aramaktadırlar.
Satış, işin sonunda bir “göz
boyamacılık” ve bir
“emprovizyon”’dur.
a)
b)
c)
d)
Satınalma kararını oluşturan
hususlar önem sırasına
göre:
Tesisiniz, yetenekleriniz,
elemanlarınız ve şirketinizle
müşterinin gözünü boyama,
Kalite,
Teslimat performansı
Fiyat’dır.
Satınalma kararı doğru
müşterilerce Şekil 33 ‘deki
faktörler göz önüne alınarak
yapılmaktadır.
-
Satın alma kararındaki kantar
ağırlıkları, ülkeye, firmaya, bazen
de satınalmacının yetki ve şahsi
kararlarına bağlı kalabilmektedir.
(Şekil 33)
-
Her yerden satın alınabilecek
kolay işler için satınalma karar
sıralaması:
a) Fiyat
b) Teknoloji
c) Kalite
d) Teslimat performansı
e) Müşteriye genel hizmet
şeklindedir
İşler zorlaşıp, özelleştikçe,
müsterinin teslimatcıdan
memnuniyeti arttıkça, bu
sıralamada fiyat daha alt sıralara
düşmektedir.
Satınalmada doğru karar, ürünün
size uzun vadede toplam
maliyetinin hesaplanmasıdır.
Satıcı olarak, bu
değerlendirmeyi, müşterinin
önüne koymak kantarda topun
dengesini etkileyecektir. (Şekil
34)
-
-
Şekil 34: Satın almanın toplam
maliyeti
12)Müşteri değerlendirilmesi,
sınıflandırılması
-
Tüm müşteriler eşit değildir
Tüm döküm satınalmacıları aynı
karakter ve anlayışta değildir
Aynı şekilde, tüm döküm
-
Şekil 33: Satınalma için karar
verme kriterleri
-
satıcıları da aynı karakter ve
anlayışta değildir
Satınalmacılar arasında döküm
işini bilen azdır. Eğitilmeleri ve
yaptığınız işin ne kadar zor
olduğu kendilerine öğretilmelidir
-
-
Müşterilerinizi her yıl
sınıflandırmanız gerekmektedir
- En büyük müşteriniz kapasite
-
-
-
veya yerine göre cironun %1520’sini geçmemelidir
Ürün tipiniz, eğer çok özel nihai
bir ürün üretmiyorsanız, tek ürün
için %30-35’I geçmemelidir
Karın çoğu tek müşteriden veya
tek tip üründen gelmemelidir
Teklerden hep kaçın: Tek sektör,
tek tip ürün, tek ülke, tek müşteri
(Çeşitlilik sağlayın)
Her işte, süreçte ve ilişkilerinizde
esnek olun (sipariş adeti,
malzemesi, ölçüleri, zorluk,
satınalma şartları)
Kısa vadeli işler yerine, uzun
vadeli işlere yoğunlaşın
Kritik olmayan işlerinizi taşere
edin
PATRON ve AİLE olarak
kendinizi geri çekin, bırakın işi
profesyoneller yönetsin.
13)Döküm sektörünün
bugünü ve yarını
Dünyanın birçok gelişmekte olan
ülkesinde döküm ve yan sanayi
sektörlerinde bilinçli ve bilinçsiz birçok
yatırım yapılırken, gelişmiş olan
ülkelerin aynı sektörleri pazarlarını
koruyabilmek için önemli ve etkin
maliyet düşürücü yatırımlar yapıp,
müşteri beklentilerini karşılama ve
pazarda yerlerini kaybetmeme
çabasındadırlar.
Döküm ürünleri gerek malzeme, gerek
üretim süreçleri, gerek kullanım yerleri
ve gerekse teknolojilerinde son 10
yılda dünyadaki enerji, ekoloji ve
maliyet beklentilerine uyum sağlamak
için önemli değişim ve gelişme
içindedir
Satış süreci ve politikaları bu kavramın
faktörlerini üretici yönünden iyi
değerlendirip, müşteriye bir avantaj
olarak sunma becerisini göstermelidir.
Bu süreç içerisinde en önemli faktör,
müşteri beklentilerinin tam olarak
anlaşılarak, çözüm planı sunulması ve
uygulanmasıdır.
Türk döküm sektörü, 1970’lerde
başlayan sanayileşme çabalarına,
önce rastgele, sonra daha kapsamlı ve
bilinçli katılmasına rağmen, son
dönemde değişen müşteri ve piyasa
beklentilerine ayak uydurabilmek ve
bugüne kadar elde etmiş olduğu
pazarları korumak için sadece düşük
fiyat politikasının ötesinde yeni
teknolojiler, yeni pazarlar ve yeni
ürünler ile hamleler yapmak zorundadır
Türk döküm sektörü, 1970’lerde
başlayan sanayileşme çabalarına,
önce rastgele, onra daha kapsamlı ve
bilinçli katılmasına rağmen, son
dönemde değişen müşteri ve piyasa
beklentilerine ayak uydurabilmek ve
bugüne kadar elde etmiş olduğu
pazarları korumak için sadece düşük
fiyat politikasının ötesinde yeni
teknolojiler, yeni pazarlar ve yeni
ürünler ile hamleler yapmak
zorundadır.
Dünyada ort. 50000 döküm tesisi
çalışıp, takr. 100 milyon ton döküm
üretiyorlar.
Tesis başı ort. üretim olan 2000 ton/yıl
orta boy bir döküm fabrikasının alt
sınırıdır.
Türkiye’deki ort. 1200 ton/yıl
civarındadır.
Rekabetciliği arttırabilmek için Türkiye
ortalaması en az dünya ortalaması
olan 2000 ton/yıl üretim/satış değerine
artmalıdır
a)Küçük boy döküm
tesisleri( Demir<2000 t/y;
Demir dışı <500 t/yıl):
Küçük döküm tesisleri, kısa serili işler,
yedek parka, özel işler yaparak az
eleman ve az masrafla, fakat daha
yüksek satış fiyatı ile yeni düzende de
çalışmaya devam edebilecekler.
Esneklik, müşterinin özel isteklerine
cevap verebilmek, müşteri ile daha
sıcak ilişki, çalışanların kendilerini işin
bir parçası saymaları küçük
işletmelerin önemli avantajlarıdır.
Finansman ve aile problemleri
yaşamadıkları taktirde, sektörde
ürünlerine talep olacaktır
b)Orta boy işletmeler
(Demir 2000-5000 t/yıl;
Demir dışı 500-2000 t/y)
Orta boy işletmelerde birçok problem
yaşanmaktadır.
-Müşteri fiyat baskısı
-Kapasiteyi doldurma zorluğu
-Seri üretim ve kısa serilerin birbirine
aynı tesis içinde karışması ve yönetinin
zorluğu
-Finansman zorlukları
-Ailenin yeni fertlerinin işe karışması
-Çalışanlarla sıcak ilişkinin kaybolmaya
başlaması, sendikalaşma
-Bütün bu problemlere bir de yönetim
problemleri de girince, orta boy
işletmelerin varlıklarını korumaları
zorlaşmaktadır.
Yapılacak ise;
-Profesyonelleşip, işi daha da
büyütmek
-Özel ve uzmanlaşılmış işleri
koruyarak, küçülmek
-Veya İşletmeyi devretmek olacaktır.
c)Büyük boy işletmeler
(Demir>5000 t/yıl; Demir
dışı >2000 t/y)
a) Büyük boy işletmelerde genelde
yönetim ve anlayış
profesyonelleşmiştir.
b) Müşteri portfoyü büyük alım yapan
firmalar olup, onların beklentilerine
göre yapılanmışlardır. Satışlarında
pazar küçülmediği taktirde büyük
problemler yaşanmamaktadır.
c) Verimlilik ve otomasyon ile ilgili
önemli yatırımlar yapmaları
gerekmektedir.
d) Personel, alım, finansman konuları
profesyonelce yönetilmelidir.
14)Başarılı bir döküm
fabrikasının güçlü yönleri
a. Müşterileri ve beklentilerini iyi
anlayabilmek ve bunu tüm alt
kadroya anlayabilecekleri şekilde
yaymak
b. Döküm işinde en iyi olmayı
hedefleyen ve işini seven, sürekli
eğitilen, teknolojiyi takip eden
tecrübeli ve yaratıcı bir kadroya
sahip olmak ve bu kadroyu
kaybetmemek
c. Her konuda vaktinde karar alabilme
kapasitesine sahip olma
d. Mali yönden güçlü şirket olma
e. Maliyet, kalite ve müşteri odaklı
çalışma takımı
f. Uzun vadeli, güvenilir ve
müşterisiyle ortak olarak çalışacak
bir teslimatçı olmak
g. Rakipleri incelemek ve analiz etmek
h. Kendi tesis ve elemanlarının
yetenek ve kapasitelerini iyi bilmek
i. Teslimatçıların yeteneklerini bilmek
j. Harcı alem ürünlerin yerine katma
değeri yüksek ürünlere yönelmek
cinsinde, üç, beş kuruş ucuz diye
hiç bir müşteri teslimatcısını
değiştirmek istemez.
C)Sonuçlar ve Son Söz
8)
1)Ürünlerin rekabetçi olması ve satın
alınıyor olması birçok faktöre bağlıdır.
-Diğer ürünlerden farklılıkları vardır.
-Satış politikası müşteriyi kendisine
bağlamıştır.
-Yeterli üretici ve üretim yoktur.
-Ekip, makineler, süreçler ve ürünü
müşteriye sunuşta farklılık ve
üstünlükler vardır.
-Müşteri ile kavga değil bir takım olarak
çalışma yönetim prensibidir.
-Fiyatlara bağlı olarak sunulan hizmet
müşteriyi rahatsız etmemektedir.
2) Ürünün değil, kendi yeteneklerinizin
pazarlanması esastır.
3) Pazarlama, tüm şirket kadrosu ile
yapılmalıdır. Satış kadrosu, sadece
öncü takımdır. Sürekli geri planda
bırakılmış olan tüm fabrika çalışanları,
yeni pazarlara giriş ve müşteri
tatmininde en önemli satış unsurunuz
olmalıdır.
4) Müşteri güvenliğinin uzun fakat
güvenli süreci olarak ürünün
pazarlamadan başlayarak devreye
alınması:
a. Seri üretimi
b. Teslimat zamanlaması
c. Problemlerin müşteri ile beraber
çözülmesi
d. Satış sonrası hizmetlerle müşteri ile
sıcak ilişkiler
5) Müşteriye hizmet süreci iyi
yönetilebilirse, problemli müşteriler
ve ürünler bile, istenilen iyi ürünler
ve iyi müşteriler haline getirilebilinir.
6) Güvenin kazanılması zor,
güvenliliğin sağlanması ve
kaybedilmesi bir o kadar kolaydır.
7) Karşılıklı güven ortamının
sağlanması ile, döküm ürünleri gibi
birçok problemi olan bir ürün
Baş
a
r
ı
:
a. %25 işin ruhuna sahip olma
b. -%25 bir miktar show yapma
c. %25 işin ehlini bilme
d. %25 bilgi ve kültür’dür.
9) Döküm işinde şirket yönetiminde
nakit akışının kontrolu en önemli
faktördür. Alım ve satım anlaşmaları
nakit akışını rahatlatacak şekilde
düzenlenmelidir. Borç/ciro,
borç/özsermaye oranları yakından
izlenmeli, tespit edilmiş değerlerin
üzerine çıkmaması sağlanılmalıdır.
Ham maddelerdeki ve enerjideki fiyat
artışlarını müşteriye aktaracak formül
ve anlaşma olmalıdır.
10) Pazar artışı ve satış talebi
artmadan ve yeterli karlı işlerden emin
olmadan yeni kapasite artımı
yatırımları yapılmamalıdır. Mevcut
kapasiteyi 2-3 vardiye kullanma ve
işletme verimini arttırma önceliklidir.
11) Genel giderler ve sabit masraflar
yakın izlenmeli, gereksiz harcamalar
onaydan geçirilmelidir.
12) Siparişi alınacak yeni işler fiyatın
ötesinde yapılabilirlik, benzer işi yapan
rakiplerin sayısı, kapasiteyi etkilemesi
gibi birçok faktör değerlendirilmelidir.
13) Dünyadaki alt yapı, şehirleşme ve
en önemlisi enerji kaynaklarının
değişimi çok miktarda yeni döküm
parçaya ihtiyaç oluşturacaktır.
Artan makinalaşma ve dünyada
dolaşan araç sayısı yedek parçaya da
talebi arttıracaktır.
Bu faktörlerin doğru değerlendirilerek,
pazar oluşturulması düşünülmelidir.
14) Dökümün satıldığı müşteriler,
küçük firmaları satın alarak
büyümektedir. Pazarda satış yapılacak
firma sayısı gittikce azalacaktır.
15) Döküm her yerde üretilebildiği ve
nakliye bedelleri ürün fiyatına oranla
yüksek kaldığı için, kullanıldığı yerde
üretilecektir. Dünyada bir çok büyük
döküm fabrikası (Georg Fischer,
NEMAK, Eisenwer Brühl) pazarın
olduğu yerlerde herşeyi ile kendi
kendine yeten döküm tesisleri
kurmuşlardır.
16) Döküm parçalar, ayrı döküm olarak
ihracat yerine, makina veya araç
üzerine monte edilmiş olarak
satılmaktadır. Almanya ve ABD’nin
döküm üretiminin önemli kısmı bu
ülkelerde üretilen makina,
hafriyat/maden araçları ve otomobiller
üzerinde diğer ülkelere ihraç
edilmektedişr. Aynı durum, Türkiye’ye
yurt dışından komple olarak gelen
otomobil ve makinalar için de geçerli
olup, toplam döküm kaybımız 250300.000 ton/yıldır.
17) Dünya sistemi, son 25-30 yıldır
nisbeten gizli, son 5-10 yıldır, açık bir
şekilde büyük bir değişime doğru
gidiyor. Bunu iyi okumak ve anlamak
gerekiyor.
18) Bu büyük değişim zamanlarında,
iyi planlanmış, sonuçları hesaplanmış
stratejiler ve bunlara ulaşmak için iyi
organize edilmiş taktikler gereklidir.
19) Uzun vadede ayakta kalabilmek,
müşteri dahil, döküm fabrikasının tüm
unsurlarının dünya gerçeklerine bağlı
olarak harmoni içinde
yönetilebilinmesine ve
yönlendirilmesine bağlıdır. Bunu da
yapacak ufku açık yöneticilerdir.
20) PATRON ve AİLE olarak kendinizi
geri çekin, bırakın işi profesyoneller
yönetsin. Beceremezlerse,işten atma
zevkini yaşarsınız.
D) Kaynaklar:
1) D.Weiss, Foundries, The Final
Frontier-The Next Thousand Years of
Casting Technology
2) T.Wohlers, Worldwide Trends in
Additive Manufacturing, Rapid
Technology Conference Proceedings,
2009
3) Additive Manufacturing, Roland
Berger Study, Kasım 2013
4) T.Hessmann, Dawn of the Smart
Factory, Industry Week, Şubat 2013
5) Y.Günay, Döküm Fabrikaları da Bir
Enerji Şirketi Olmak Zorundadır,
6.Döküm Kongresi, İstanbul, Eylül
2012
6) J.Manyika,Distruptive Technologies,
Mc.Kinsey Mayıs 2013
7) M.Zils, Moving Toward a Circular
Economy, Mc.Kinsey Report, Şubat
2014
8) G.Landerl, Gussanwendungen
Gestern, Heute und Morgen,
Giesserei, 01/2014
9) Y.Günay, Döküm Fabrikaları, Ekoloji
ve Enerji. Ortak Yaşam Mümkün mü?,
3.Döküm ve Çevre Konferansı,
İstanbul, 2009
10) R.A. Miller, Design Support for
Tooling Optimization, ESMART
Subtask 3.7, Eylül, 2011
11) Y. Günay What Do We Do Next, To
Survive,To Grow and Be Distinquished,
th
Proceedings of the 69 World Foundry
Congress, Ekim 2010
12) D. Markus, Here We Go Again,
Modern Casting, Aralık 2013
13) M. Swartzlander, Srategies for
India’s Foundries, Foundry India,
Oc/Şu 2014
14) M.Mehling, Increasing Revenue
Thr. Client Assessments, Modern
Casting, 03/2014
15) 14 Costs Affecting Your Casting
Price, Metal Casting Design +
Purchasing, 03-04/2014
16) Y.Günay, Araç Hafiflemesi ve Metal
Bilim ve Süreçlerinin Bu Eğilime
Katkıları, Figes Otomotiv Kongresi,
05/2014
17) Y.Günay, Döküm Dünyasında Bir
Gezinti, Tüdöksad, 04/2014
18) Tepav, Dünya ve Türkiye Otomotiv
Sektörü, 03/2014
19) K.George, Next Shoring, McKinsey
Quarterly, 01/2014
20) A.Spada, Global Metalcasting,
Strengths and Weaknesses, 71. World
Foundry Congress, 05/2014
21) M.Schwartzlander, Growing
Sustainable Profits in Foundry Industry,
71. World Foundry Congress, 05/2014
22) High Speed Computer
Tomography, Casting Plant +
Technology, 03/2012
22) D.Markus, Even More Thinking
Like a P&L Statement, Modern
Casting, 08/2011
23) N.Merens, Grading Your Marketing
Efforts, Modern Casting, 08/2011
D.Markus, Boards That Add Real
Value, Modern Casting, 02/2014
24) B.Mueller, Taking Advantage of
Slower Times, Metal Casting Design
and Purchasing, 01/2014
25) S.Henderleck, Selling PriceIndustrial Products, India Foundry,
10/2012
Download

Teslimatçı İlişkileri