Şehitlerimizin Huzurunda İftar
AK Parti İstanbul teşkilatı,
iftarını Çanakkale destanını
yazan kahramanların
torunları ile birlikte açtı.
AK Parti İstanbul İl
Başkanlığımızın Çanakkale
Şehitliği’nde düzenlediği iftar
programına katılan binlerce
İstanbullu, İl Başkanımız Aziz
Babuşcu’nun ev sahipliğinde
şehitlerimizin huzurunda
kurulan sofralarda orucunu
açtı. 10’da
YIL: 2014 SAYI : 249 14-21 TEMMUZ 2014
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT İÇİ HAFTALIK BÜLTENİ
ESKİ TÜRKİYE’NİN
KAPILARI KAPANDI
İŞTE YENİ
TÜRKİYE’NİN
VİZYON BELGESİ
Demokrasi, refah öncü Türkiye
Cumhurbaşkanı adayı Başbakanımız Erdoğan, Türkiye'nin
vizyonunu açıkladı. 'Yeni Türkiye Yolunda' isimli vizyon
belgesinde 'Demokratik yönetim', 'refah toplumu' ve 'öncü
Türkiye' vurgusu yapan Başbakanımız Erdoğan, 2023'e giden
yol haritasını ortaya koydu. Başbakanımız Erdoğan, 'Eğer
milletimiz takdir eder cumhurbaşkanı seçilirsek, hedeflerimizi,
yaklaşımlarımızı kayıt altına aldık. Bu belge hem bizim hem de
77 milyonun başvuru kaynağı olacak' dedi. 04’te
25 KAREDE
VİZYON BELGESİ 08’de
İŞTE VİZYON, İŞTE YENİ TÜRKİYE
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANIMIZ
AZİZ BABUŞCU’nun yazısı 03’te
İFTARLAR 02
l
u
b
n
a
t
s
İ
a
d
n
ı
r
a
l
k
soka
i
c
n
i
v
e
s
iftar
AK Parti İstanbul teşkilatı Ramazan ayının
paylaşma atmosferini yaşamaya ve
İstanbul sokaklarını iftar sofrasına dönüştürmeye
devam ediyor.
Teşkilatımızın Ramazan sevincine ortak olan İl
Başkanımız Aziz Babuşcu, kendi mahallesi olan
Zeytinburnu Merkezefendi Mahallesi’ndeki sokak
iftarına katıldı.
Büyük ilgi gören iftar yemeğine, İl Yönetim
Kurulu Üyemiz Feti Ahmet Balin, Zeytinburnu İlçe
Başkanımız Bahattin Ünver, Zeytinburnu Belediye
Başkanımız Murat Aydın, teşkilat mensuplarımız
ve çok sayıda vatandaşımız katıldı.
Ramazan Komşuluğun Ayıdır
İftar programında yaptığı konuşmada,
Ramazan ayını bir paylaşma ve kardeşlik ayı
olarak gördüklerini belirten İl Başkanımız,
“Ramazan ayı boyunca “Ramazan paylaşmaktır.
Paylaş ki kardeş olasın” sloganıyla çalışan İstanbul
teşkilatımız Ramazan ayının güzel atmosferini
bütün İstanbul’da hissedilir hale getiriyor. Bizlere
İstanbul’un her köşesinde
hazırladıkları
bereketli
sofralarla
Ramazan’ı
dolu dolu
yaşamamızı
sağlıyorlar.
Ramazan;
kardeşliğin,
dayanışmanın
ve paylaşmanın
ayıdır. Tabi ki bu
kavramların en
www.akpartiistanbul.com
güzel şekilde kendini bulduğu, komşuluğun ayıdır.
Bugün de burada komşularımızla birlikteyiz. Biz,
komşuluk hukukunun çok büyük anlam ifade
ettiği bir medeniyetin mensuplarıyız. Komşuluğu,
adeta kardeşliğe tahvil eden bir kültürün
takipçileriyiz. Ramazan ayında yaptığımız bütün
çalışmalarda da hem komşuluk kültürünü
yaşatmaya hem de komşuluğun hakkını vermeye
çalışıyoruz.” dedi.
Ülkemiz ve Kardeş Coğrafyalarımız
İçin Daha Güzel Günler
Konuşmasında Ortadoğu’da ve özellikle
Gazze’de yaşananlara dikkat çeken İl Başkanımız,
sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu mübarek günde
iftarımızı açarken lütfen düşünün, şu anda
Gazze’de insanlık katliamı yaşanıyor. İsrail
teröründe evlatlarını kaybetmekten dolayı pek
çok annenin yüreği kavruldu. Ben onlara yüce
Allah’tan sabır diliyorum. Allah onların gönüllerini
ferahlatsın. Gazze’de ve Ortadoğu’da yaşanan
katliam karşısında
Sayın Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olması
gerekliliği çok daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Çünkü mazlum ve mağdur coğrafyalardaki
kardeşlerimiz biliyorlar ki; Başbakanımız büyük
Türkiye hayalini gerçekleştirme çabası içindedir.
Biz o coğrafyaların umuduyuz. Bu devlet Büyük
Türkiye olmanın bütün gereklerini yerine
getirecek ve kardeşlerimiz kendilerini güvende
hissedeceklerdir. 10 Ağustos tüm bunlar için çok
önemlidir. Komşu ve mazlum coğrafyalarda
yaşanan acılar da hep aklımızda. İnşallah hem
ülkemiz hem de kardeş coğrafyalarımız için daha
güzel günler gelecektir.”
AKTÜEL 03
A K P a r t i İ S TA N B U L İ L B A Ş K A N I
AZİZ BABUŞCU
Haliç Kongre Merkezi’nde geçtiğimiz Cuma
günü Başbakanımız ve milletimizin
Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan
“Cumhurbaşkanlığımda yol haritam olacak” dediği Vizyon
Belgesini 4 bini aşkın seçkin davetlinin katıldığı görkemli bir
törenle açıkladı.
Törenin görkemi, elbette vizyonun görkeminden
kaynaklanıyordu.
Başbakanımızın ortaya koyduğu vizyon, gerçek
anlamıyla “Yeni Türkiye’nin bir manifestosu” niteliğindeydi.
Demokratik Yönetim-Refah Toplumu-Öncü Ülke olarak 3
temel saç ayağına oturan Cumhurbaşkanlığı vizyon belgesi,
Türkiye’yi yeniden bir medeniyet merkezi ülke olarak
konumlandırıyordu.
Erdoğan vizyonu nasıl bir Türkiye’yi kapsıyor sorusuna
çok ana hatlarıyla cevap verirsek;
Başbakanımızın Vizyon
Her insanın vatandaşı olmakla
Belgesini açıkladığı tarihi
gurur duyacağı bir Türkiye.
konuşması, gerçek
Dünyaya açık, daha şeffaf,
anlamıyla “Yeni Türkiye’nin kalkınmış bir Türkiye.
bir manifestosu”
Daha da çoğullaşan, farklılaşan,
niteliğindeydi. Bu
toplumu tüm farklı renkleriyle
konuşmayı izleyen
kucaklayan Türkiye.
vatandaşlarımız, eminim
Devletin, önce milletiyle, sonra da
hep aynı şeyi düşünmüştür: tarihi ve coğrafyasıyla barıştığı bir
Sevdasıyla, birikimiyle, lider Türkiye.
vasfıyla, yüreğiyle, çapıyla
Bölge dünya barışına, bir adalet
ve vizyonuyla bu büyük
perspektifi içinde daha çok hizmet
millete, bu güzel ülkeye
eden bir Türkiye.
Cumhurbaşkanı olarak
Dünyaya söz söyleyen, dünya
Recep Tayyip Erdoğan
ölçeğinde hareket eden bir Türkiye.
yakışır.
Özgür ve erdemli insanlarıyla
yeniden medeniyet merkezi olan bir
Türkiye.
Her türlü vesayeti yıkmış ve hiç bir vesayete izin
vermeyen bir Türkiye.
Genel Başkanımızın bazı cümleleri vardı ki özellikle
içimize bir sevda ateşi gibi düşüyordu:
Bizim siyasi sınırlarımız, medeniyet sınırlarımızı
belirleyemez. Her insan, her bölge, her güzellik bize dosttur.
Bizim mayamız birliktir. Biz birliğin peşindeyiz.
Bizim çağrımız bir inşa davetidir. Biz inşanın peşindeyiz.
Yeni Türkiye herkesin Türkiyesidir. Herkesin kendisini
birinci sınıf vatandaş hissettiği, ötekisi olmayan Türkiyedir.
Milletimizin tüm farklılıkları ve renkleriyle birlikte, can
cana, yan yana Yeni Türkiye idealini gerçekleştireceğiz.
Eminim, bu tarihi konuşmayı izleyen vatandaşlarımız hep
aynı şeyi düşünmüştür:
Sevdasıyla, birikimiyle, lider vasfıyla, yüreğiyle, çapıyla ve
vizyonuyla bu büyük millete, bu güzel ülkeye Recep Tayyip
Erdoğan yakışır.
www.akpartiistanbul.com
ÇANAKKALE BİR RUHTUR...
O RUHTA İMAN VE
KARDEŞLİK VARDIR
Her Ramazan olduğu gibi bu
kardeşlik şarkısıdır.
Ramazan da, İstanbul teşkilatı olarak
Çanakkale ruhu, geleceğe giden
iftarda Çanakkale şehitlerimizin
yolda, her zaman en büyük
manevi huzurunda buluştuk.
sermayemiz, en güçlü imkanımızdır.
Ruhlarımız aydınlandı,
Bu ruhu sürekli diri tutmak
gönüllerimiz güzel duygularla doldu,
boynumuzun borcudur.
düşüncelerimiz arındı.
Geçmişinde Çanakkale olan bir
Her Ramazan Çanakkale’ye
milletin, çözemeyeceği sorun, baş
gelişimizin bir anlamı var.
edemeyeceği güçlük yoktur.
Çanakkale, bir milletin tarihinde
Çanakkalesi olan bir millet yenilmez.
yer alan herhangi bir kahramanlık
Çanakkale ruhunun manevi
destanı değil
mirasçısı olanlar,
sadece.
Çanakkale sadece fedakârlığın, bugün de aynı ruh ve
Çanakkale
yiğitliğin, direnişin, adanmışlığın heyecanla gözlerini bile
sadece
kırpmadan ülkeleri için
değil, aynı zamanda buram buram
fedakârlığın,
gece gündüz
yiğitliğin, direnişin, iman kokan bir kardeşliğin adıdır. çalışıyorlar.
Çanakkale ruhu, geleceğe giden
adanmışlığın değil,
Çanakkale ruhunun
yolda, her zaman en büyük
aynı zamanda
manevi mirasçıları
sermayemiz, en güçlü
buram buram
bugün de reel politik
iman kokan bir
imkanımızdır. Bu ruhu sürekli diri bahanesiyle
kardeşliğin adıdır.
tutmak boynumuzun borcudur. vurdumduymaz bir
Çanakkale’deki
Geçmişinde Çanakkale olan bir tarafsızlığı değil ahlakı
mezarlarında yan
milletin, çözemeyeceği sorun, baş ve kardeşliği seçiyorlar.
yana yatan
Çanakkale ruhunun
edemeyeceği güçlük yoktur.
şehitlerimiz, bizim
manevi mirasçısı
Çanakkalesi olan bir millet
için çokluk içinde
olanlar bugün de
yenilmez.
birliğin iman içinde
kardeşlerine sahip
dirliğin sembolü ve
çıkıp yedi düvele karşı
teminatıdır.
adaletin ve hakikatin sesi oluyor.
Çanakkale, bütün aidiyetlerin,
Çanakkale ruhunun manevi
renklerin, tonların bir potada eriyip
mirasçıları bugün de “biz hep beraber
sonra da “kardeşlik” olarak fışkırdığı
kardeş, biz birlikte Türkiyeyiz” diye
bir ruhun adıdır.
haykırıp birliğin adresi oluyorlar.
Çanakkale Türkçenin, Kürtçenin,
Şehitlerimizi bir kere daha minnet
Lazcanın, Çerkezcenin, Boşnakçanın,
ve rahmetle anıyor, tüm teşkilatıma
Arapçanın imancaya döndüğü bir
teşekkür ediyorum.
kardeşliğin adıdır.
Ve diyorum ki;
Ve Çanakkale, hangi dilin
Ramazanın da rahmet ve
güftesiyle söylenirse söylensin,
bereketiyle, durmak yok, çalışmaya
notaları hepimiz için ortak olan bir
devam.
VİZYON BELGESİ 04
Erdoğan vizyon belgesini açıkladı
Erdoğan vizyon belgesini açıkladı
Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip
Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde
cumhurbaşkanlığı vizyon belgesini açıkladı. Toplantıda
Uğur Işılak'ın Erdoğan için yazdığı yeni şarkı tanıtıldı. Vizyon
belgesine ait fotoğraflar Twitter'dan paylaşıldı. Yeni Türkiye
ile herkesin gurur duyacağının belirten Erdoğan,
konuşmasını sürpriz ile bitirdi.
Sabah saatlerinde Kısıklı'daki evinden çıkarak Eyüp
Sultan Camii'ne cuma namazına giden Başbakanımız
Erdoğan, saat 15:00'te Haliç Kongre Merkezi'ne geldi. Salona
eşi ile birlikte Erdoğan, sahnede katılımcıları selamladı,
sahneden indiğinde de ön sırada oturan konuklarla
tokalaştı. Bu sırada 30 Mart yerel seçimlerinde Ak Parti'nin
seçim şarkısı da olan 'Dombra' çaldı. Daha sonra saygı
duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı söylendi.
Ardından Erdoğan'ın biyografisini anlatan sinevizyon
gösterisine geçildi.
Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçim süreci için
hazırlanan vizyon belgesi ortaya çıktı. Twitter'da AKKULİS
www.akpartiistanbul.com
hesabı tarafından vizyon belgesine ait fotoğraflar paylaşıldı.
Erdoğan'ın seçim sürecinde kullanacağı yeni logo
tanıtılırken, Uğur Işılak'ın Erdoğan için yazdığı yeni şarkı
dinletildi. Yeni şarkısının sözleri şöyle:
Kul olmadık hiç bir kula
Meyletmedik sağa sola
Baş koymuşuz aynı yola
Sevdan sevdamızdır bizim
Erdoğan, Erdoğan
Bu milletin adamı
Erdoğan Erdoğan
Bu milletin adamı.
Göğsümüzü gere gere
Yürüyoruz aynı yere
Fırsat verme zalimlere
Kavgan kavgamızdır bizim
Güneş gibi doğdukça sen
Kalbimize değdikçe sen
Hakka boyun eğdikçe sen
Davan davamızdır bizim
Erdoğan, Erdoğan
Bu milletin adamı
Erdoğan vizyon belgesini açıklamak için dombra
eşliğinde sahneye çıktı. İşte Erdoğan'ın açıklamalarından
satır başları:
1) YENİ TÜRKİYE VİZYONU
• Milletimiz, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve milli
birliğini temsil eden kişiyi ilk defa kendisi seçiyor. Bu tarihi
bir olaydır.
• Bu tarihi seçim, anayasadan kurumların işlevlerine,
toplumsal barıştan Türkiye'nin dünya siyasetindeki rolüne
kadar her alanı dönüştürecek bir devrimdir.
• Bu seçim; değişim, demokrasi, açıklık ve refah iradesi
ile tutuculuk, vesayetçilik, kapalılık ve ekonomik oligarşi
odakları arasında yapılacak bir seçimdir.
• Amacımız, 2023 yılında, yani Cumhuriyetimizin 100.
yılında şu dört temel hedefe ulaşmaktır: Demokrasiyi daha
da geliştirmek, siyasi ve toplumsal normalleşmeyi
sağlamak, toplumsal refahı daha çok yükseltmek ve
dünyada öncü ülkeler arasına girmek.
• Geleceğin inşası, geçmişle yeniden gerçekçi ve sağlıklı
bir bağ kurmayı gerektirmektedir. Biz, tarihimizi bir bütün
olarak kucaklıyoruz. İyisi ve kötüsüyle kendimizi tanımanın
ve yeniden tanımlamanın zemini olarak kullanıyoruz. Bu
sağlam zemin bizim geleceğe uzanma, onu başkalarıyla
birlikte inşa etme irademizi güçlendirirken, diğer
toplumlarca muhatap alınmamızın teminatını da
oluşturuyor.
• Cumhuriyet, bu büyük tarihin ayrılmaz parçasıdır.
Cumhuriyetimizin içe kapanmanın, hiyerarşinin ve
homojenleşme arayışlarının egemen olduğu bir dünyada
kurulduğunu biliyoruz. Günümüzde ise siyasi dinamikler
tamamen değişmiştir. Artık dışa açılmanın, eşdüzeyliliğin
ve çoğulculuğun dünyasındayız. Yeni Türkiye bu zeminde
yoluna güçlenerek devam edecektir.
VİZYON BELGESİ 05
• Yeni Türkiye; bütün farklılıkları ile birbirini seven,
birbirine kenetlenmiş, kendine güvenen, özgür, sorumlu ve
erdemli insanlarıyla yeniden dünyanın medeniyet merkezi
olan bir Türkiye olacaktır.
• Yeni Türkiye, güçlü, büyük ve öncü Türkiye olacaktır.
2) DEMOKRATİK YÖNETİM
Siyaset vizyonumuz
• Yönetim anlayışımız millet merkezlidir.
• Milletimizin her bir ferdi bizim için değerlidir.
• Yönetim anlayışımız uzlaşma kültürüne dayalıdır,
çözüm odaklıdır.
• Yönetim anlayışımız, eski ve yeni her türlü vesayete
karşıdır.
• Bizim muhatabımız millettir. Bizim muhatabımız
gelecektir.
• Biz geleceğin peşindeyiz. Bizim mayamız birliktir. Biz
birliğin peşindeyiz. Bizim çağrımız bir inşa davetidir.
• Bizim davetimiz çoğulcu, eşitlikçi ve katılımcı bir
demokrasi davetidir.
• Her bir vatandaşımız, her bir insanımız bu sürecin
parçasıdır. Kader ortağımızdır, gelecek ortağımızdır, güç
ortağımızdır.
• Geçmişi, geriye gitmeyi, statükoyu değil; yenilenmeyi,
değişimi ve dönüşümü arayan ve içselleştiren herkes ile
beraberiz.
• Türkiye'nin geleceğine sahip çıkan herkes ile
birlikteyiz.
• Yeni Türkiye için yaslandığımız üç temel ilke vardır:
Demokratik siyaset, Açık toplum ve Hukuk Devleti.
Demokrasi anlayışımız
• Biz, devlet felsefemizin ruhunu teşkil eden anlayışın,
'insanı yaşat ki devlet yaşasın' ilkesi olduğuna inanıyoruz.
• Devlet milletin efendisi değil, ona hizmet eden bir
araçtır.
• Bizim çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi anlayışımız,
bireylerin ve toplumdaki farklı kesimlerin bütün yönleriyle
kendilerini özgürce ifade ettiği zeminlerin inşa edilmesini
gerektirir.
• Biz demokrasiyi, halkın geniş boyutlu katılımı ile
sürekli geliştirilmesi gereken bir süreç olarak görmekteyiz.
Demokrasi hem milletin temsili, hem de ülkenin refahı ve
gücü için ideal bir modeldir.
• Bizim için demokrasi; çoğunluğun azınlığa, azınlığın da
çoğunluğa tahakküm etmediği bir rejimdir. Bizim için
demokrasi; çoğulcu bir anlayışla karar süreçlerinin
işletildiği, her türlü işlem ve eylemin evrensel hukuk
normlarına dayalı objektif kriterlerle denetlendiği, sivil
toplum kuruluşları, medya, kanaat önderleri, meslek
kuruluşları gibi sivil ve özerk kesimlerin ve örgütlerin
özgürce aktif rol oynadığı bir rejimdir.
• 2023 yolunda ileri demokrasiye sahip ülkelerdeki
demokrasi standartlarını yakalamış bir Türkiye
hedefliyoruz. Sadece siyasi temsili değil, siyasi katılımı da
etkin hale getirecek reformlara imza atmalıyız.
Siyasi Dönüşüm
• Cumhuriyet mirası bizim mirasımızdır. Fakat bu,
dönem dönem yapılan yanlış, hatalı ve zararlı uygulamaları
da onaylamak anlamına gelmez.
• Cumhuriyetimizi bir parti değil, millet kurmuştur.
Cumhuriyetimizin sahibi de bir parti değil, milletimizdir.
• Bizim baştan beri hedefimiz, zayıflamış ve yer yer
kopmuş olan millet-devlet ve kimlikler-devlet ilişkisini
olması gereken zemine oturtmaktır. Bunun için ülke olarak
üç dönüşümü gerçekleştirmemiz gereklidir: Siyasi
dönüşüm, Toplumsal bütünleşme, Kurumsal dönüşüm.
www.akpartiistanbul.com
• Demokrasi ve güven, bütün bu dönüşümlerin ortak
noktasıdır. Özgürlüğün güven ve güvence içinde
yaşanması, yaşatılması ve kurumsal bir çerçeveye
oturtulması gerekir.
• Ülke olarak önceliğimiz devletin kurumları arasında
uyumlu işleyişi ve bütünlüğü sağlamak olmalıdır.
Cumhurbaşkanlığı makamı, hem devletin, hem de
toplumun bütünlüğünü temsil eden bir makamdır. Milletin
temsilcisi ve devletin başı olarak Cumhurbaşkanı'nın
görevi devleti, etkin ve uyumlu çalıştırmaktır.
• 2023 yolunda süreçleri ve kurumları ile milletin
menfaati için etkin, uyumlu, verimli çalışan bir kamu
yönetiminin tesisi önceliğimiz olacaktır. Milli iradeyi gasp
etmeye çalışarak yeni vesayet sistemi kurmaya soyunan
her türlü illegal yapı ve akım hukuk içinde engellenecektir.
Ulusal çıkarlarımıza halel getirecek kadar ihanet içinde
olanlar cezalandırılacaktır. Milli birliğimizi, toplumsal
bütünlüğümüzü, demokratik yapımızı bozmaya çalışanlara
asla fırsat verilmeyecektir. Milli irade daima en üstte
tutulacaktır.
Halkın Seçtiği Cumhurbaşkanı
• Halkımızın ilk defa kendi Cumhurbaşkanını seçecek
olması Cumhurbaşkanlığı makamını, dolayısıyla siyasi ve
demokratik kültürümüzü dönüştüren, meşruiyeti
güçlendiren, devlet ve millet arasındaki ilişkiyi tahkim eden
bir gelişmedir.
• Cumhurbaşkanı, Anayasa'nın tanıdığı tüm araçlar ve
imkânları insan haklarının güvence altına alınması ve
demokratik meşruiyetin korunması yönünde
kullanacaktır.
• Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ile siyasi katılım
süreci daha güçlü ve sürekli hale gelecektir.
• Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesiyle
ortaya çıkacak yeni durum, daha sağlıklı bir denge ve
denetime imkân verecektir.
• Yeni Türkiye, devlet-toplum ilişkilerinde milli iradenin
belirleyici olduğu, demokrasinin hakim olduğu, devletin
toplumla olan ilişkisinin yetki, sorumluluk ve hesap
verebilirliğe dayandığı bir devlet olacaktır.
Toplumsal Bütünleşme
• Bizim yaklaşımımız sosyal zenginliğimizi baskılayan
değil, her bir sosyal kesimin ve kimliğin diğeri ile olan tarihi
bağını, ortak gelecek arzusunu açığa çıkaran bir
yaklaşımdır.
• Diğerinin hakkını, hukukunu ve kimliğini dışlayan her
türlü dini, mezhepsel, etnik ve bölgesel ayrımcılığı
reddettik, reddediyoruz.
• 2023 yolunda hedefimiz; etnik, mezhepsel, inançsal
her türlü farklılığı kucaklayan, onları evrensel ilkeler ve
değerler temelinde demokratik bir ortak yaşam bilincine
ulaştıran bir anlayışın hayata geçirilmesidir.
Birlik Siyaseti ve Çözüm Süreci
• Paradigma, zihniyet, yöntem ve anlayışın değişimini
öngören çözüm süreci Türkiye'nin aydınlık geleceği
açısından hayati önemdedir.
• Devletimizin ilgili tüm birimlerinin koordinasyonuyla
yürüyen çözüm süreci, silahsızlandırma ve hayata
kazandırma aşamalarıyla birlikte kangren olmuş bir
meseleyi gündemden düşürecektir.
• Yeni dönemde siyasi partiler siyasi hesaplarla, oy
kaygılarıyla değil, daha üst bir sorumluluk bilinciyle bu
meseleyi ele almak durumundadır. 'Kime yarar', 'kim ne
kazanır', 'kim ne kaybeder' gibi politik hesaplar Türkiye'nin
umumi menfaatine bugüne kadar zarar vermiş, statükonun
çözümsüzlük değirmenine su taşımıştır. Türkiye'nin artık
kaybetmeye tahammülü yoktur. Akan kanı durdurmak,
anaların göz yaşını dindirmek için atılan cesur adımların
milletimizin büyük desteğini alması umut vericidir.
• 2023 vizyonunda hiç kimsenin kendisini devlet
karşısında, devletin kurumları karşısında ikinci sınıf, ezik,
ötelenmiş hissetmediği bir Türkiye'yi tasavvur ediyoruz.
Her bir ferdin kendisini bu ülkenin eşit vatandaşı olarak
VİZYON BELGESİ 06
hissettiği, bu ülkenin kalkınması için, bu ülkenin ortak
idealleri için yüreğini ortaya koyduğu bir Türkiye'yi
hedefliyoruz.
Devlet-Din İlişkisi
• Ülkemizde laikliğin bir tahakküm ve toplumsal
mühendislik aracı olarak kullanılması, demokrasiyi,
modernleşmeyi ve açıklığı benimseyen toplumumuzda onu
tartışma konusu haline getirmiştir. Demokrasi açığı,
laikliğin doğru anlaşılması ve uygulanmasına da engel
olmuştur.
• Devletin inancı ve etnik kimliği olmaz.
• Devletin belirli bir dini karakterinin olmaması, onun
toplumun değerler sistemine bigane kalacağı anlamına da
gelmez. Devletin yerine getirmesi gereken ahlâki
yükümlülükleri göz ardı etmesini de gerektirmez.
• Ülkemizde yaşayan her inançtan, her dinden, her
düşünceden vatandaşımızın güvencesi demokratik bir
toplum ve devlet düzenidir. Devleti, din-devlet ilişkisi
alanına tahakküm eden değil, bu alana güven veren bir araç
olarak görüyoruz.
• Devlet, din ve inanç etrafında örgütlenen
vatandaşlarının özgürlüğüne müdahale edemez. Bu
özgürlükleri koruyan hukuk, aynı zamanda bu
özgürlüklerin istismar edilmesine de engel olur.
• Nasıl devlet din üzerinde tahakküm kuramaz ise, dini
topluluklar da devlet ve diğer dini gruplar üzerinde
tahakküm kuramaz. Dini istismar eden örgütlerin devlet
içinde yapılanmasına, paralel devlet yapıları kurmasına,
devletin gücünü kendi çıkarları için kullanmasına elbette
izin verilemez. Demokratik devlet bunun güvencesidir.
• Devletin görevi, dinlerin ve inançların kurduğu ve
yaşattığı kurumların, yani sivil toplum örgütlerinin
serbestiyetini güvence altına almaktır.
• Dolayısıyla devlet-din ilişkisini belirleyen unsur
sivilliktir.
• Gerek demokratikleşme ve milli iradeyi üstün tutma
çabalarımız sayesinde, gerekse son dönemde laikliği dinin
üzerinde bir baskı aracı gibi kullanan söylemlerin ve
uygulamaların tasfiyesi sayesinde, laiklik gerçek anlamına
kavuşmaktadır.
• Alevi vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlara ilk defa ve
en kapsamlı şekilde el atılmıştır. Dersim'de Alevi nüfusa
karşı tek parti iktidarının yaptığı katliama ilk defa biz dikkat
çektik ve milletin devleti adına özür diledik. Muhtelif
çalıştaylarla Alevi kuruluşlarının görüşlerini aldık,
sorunlarını birlikte tespit ettik.
• Bu diyalog sürecini yeni bir ivme kazandırarak devam
ettirmeliyiz. Red, inkâr ve asimilasyon politikalarını
tamamen ortadan kaldırmalıyız. Daha büyük demokrasi,
daha sağlıklı bir hukuk devleti, her vatandaşımız gibi Alevi
vatandaşlarımız için de en büyük güvencedir. Bunun için
ayrışmacı, ötekileştirici üslubu hiçbir kesimin kullanmasına
müsamaha göstermemeliyiz. Çoğulcu, sivil ve demokratik
bir iklim oluşturmalı, Aleviler'in sorunlarını karşılıklı
anlayış, diyalog, vatandaşlık ve ortak gelecek sorumluluğu
ekseninde çözmeliyiz.
• Farklı dinlere mensup vatandaşlarımızın sorunlarına
eğildik. Azınlık cemaatlerin vakıf gibi özerk yapılanmaları
üzerindeki kısıtlamaları ve baskıları kaldırdık. İbadete
kapalı olan mabedlerin açılmasını sağladık. Bu vakıfların el
konulan mülklerinin iadesini sağladık.
• Milletimiz bize Cumhurbaşkanlığı makamını tevcih
ederse; siyasi ve hukuki serbestleşme için olduğu kadar;
hoşgörü, birlikte yaşama, ortak mirasımızın demokrasi ve
çoğulculuk ekseninde güçlendirilmesi için de çabalarımızı
www.akpartiistanbul.com
artırarak sürdüreceğiz.
Adalet ve Yargı
• Adalete odaklanamayan yargı, siyasallaşmaya
başlamaktadır. Bundan siyaset kadar yargı da
kaybetmektedir. Yargı ancak demokratik bir yapıya sahip
kılınırsa siyasallaşmadan kurtulabilir.
• Cumhurbaşkanlığı, devlet kurumlarının uyumlu
çalışmasını sağlamak yanında, yargının demokrasi ile olan
bağının güçlendirilmesinde de rol sahibidir.
• Milletimiz bize Cumhurbaşkanlığı vazifesini verdiği
takdirde bu rolü en etkin şekilde yerine getireceğiz.
Vatandaşımızın hak ve hukukunun gözetildiği, ona güven
veren bir adalet sistemini birlikte tesis edeceğiz.
REFAH TOPLUMU
• İnsanımız her şeyin önünde gelir. Güçlü bir devlet;
vatandaşının kendini güvende, güvencede hissettiği, mutlu
ve gelecekten umutlu olduğu devlete denir.
• Yeni Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. yılında demokrasi
kalitesiyle, bireysel özgürlükleriyle olduğu kadar, insan
kalitesi ve toplumsal bütünlüğü ile dünyada model olarak
gösterilen bir Türkiye olmalıdır.
Ekonomik Refah
• Demokrasimiz gibi ekonomimiz de güven ve istikrar
esasına dayanır. 12 yıldır devam eden istikrar ve güven
milletimizin gücüne güç kattı, refahını sürekli artırdı.
• Sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma, ancak ileri bir
demokratik düzen üzerinde inşa edilebilir. Biz ekonomi
politikalarımızı 'şeffaflık', 'süreklilik', 'tutarlılık' ve
'öngörülebilirlik' ilkeleri üzerine inşa ettik.
• Bugün Türkiye makro istikrarını ve dengesini
sağlamıştır. Önümüzdeki 10 yılda ise bu gelişmesini,
büyümesini mikro ekonomik başarılarla taçlandırmalıdır.
• 2023 yolunda temel hedefimiz; ülkemizin refah
seviyesini artırmak, nihai hedefi doğrultusunda büyüme
potansiyelini daha da yükseltmek ve istihdamı artırmak
olmalıdır.
Yerel Yönetimler ve Çevre
• Altyapısı, asfalt yolu, çevreyolu, suyu olmayan, suyu
kesilen, elektriği kesilen, gecekondulaşan, ticaretin
bereketinin kalmadığı, açlık ve yoksulluk sınırında
milyonların olduğu, denizlerinin kirlendiği şehirlerimizin
sorunlarını çözdük, onlara taze bir nefes olduk.
Belediyecilikte yepyeni bir devir açtık. Altyapıda, konut
inşasında, ulaşım projelerinde, sosyal yardımlarda öncü
belediyecilik anlayışını ortaya koyduk.
• Artık yeni bir aşamaya geçiyoruz. Yoksunlukları
gidermeye devam ederken, bir yandan da şehir insanını
odak alan, şehir kültürünü, medeni bakışı zenginleştiren
işleri başarmalıyız.
• İşlevsel olduğu kadar estetik, modern olduğu kadar
tarihi, canlı bir ekonomisi olduğu kadar yeşil şehirler inşa
etmeye devam etmeliyiz.
• Yeni Türkiye'de insanımızı estetik, yeşil, düzenli, en üst
kalitede belediye hizmeti alan, sağlıklı, huzurlu şehirlere
kavuşturmak temel hedefimizdir. Çocuklar, engelliler,
yaşlılar ve tüm dezavantajlı grupların hayatını
kolaylaştıracak engelsiz kentler inşa etmeye devam
etmeliyiz.
• Çevre alanında Yeni Türkiye hedefimiz; ekonomik
kalkınma ile çevre arasında en uygun dengeyi kurarak,
uluslararası standartlarda küresel çevre yönetim
sistemiyle, kalıcı yaşam kalitesini en üst seviyeye taşıyacak
bir yapı oluşturmak olmalıdır.
• 2023 vizyonumuz; trafik sorunu asgariye indirilmiş,
ulaşımı rahat, tertemiz havası ve doğası, üst düzey estetiğe
sahip, güçlü ekonomiye, huzurlu ve mutlu insanlara sahip
'yaşanabilir çevre ve şehirler' meydana getirmek sürecini
üst seviyelere taşımak olmalıdır.
ÖNCÜ ÜLKE
Yeni Türkiye ve Dünya
• Dış politikadaki duruşumuz, milletimizin duruşudur.
Ülkemiz bu sayede fırsatlar ve tehditlerin iç içe geçtiği bu
süreçte barış ve istikrara katkı yapan önemli ve saygın bir
aktör konumuna yükselmiştir.
• Etkin, kararlı ve stratejik yönetim anlayışımız ile artık
bütün resmi kurumlarımız dış politikaya katkı
vermektedirler.
• Demokratik standartlarımızı yükselten siyasi
reformlar ve ekonomik performansımız ile desteklediğimiz
çok boyutlu ve etkin dış politikamızla bir yandan mevcut
stratejik ilişkilerimizi geliştirirken, diğer taraftan bölgesel ve
küresel düzeyde yeni girişimlere öncülük ettik.
• Sürecin tüm zorluklarına rağmen bizim için AB ile
yürütülen müzakerelerin amacı tam üyeliktir. Hedefimiz,
Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü AB üyeliği ile
taçlandırmaktır.
• Dış politikamızda evrensel değerler ve ulusal çıkarlar
arasında bir denge oluşturduk. Bu, ülkemizin bölgesinde ve
ötesinde olumlu bir dönüştürücü etkiye sahip olmasını
sağlamıştır.
VİZYON BELGESİ 07
• Bölgesel aidiyet, özgürlük ve güvenlik dengesi, çok
taraflılık ve işbirliği vizyonu dış politikamızın temel
ilkeleridir.
Bölge Vizyonumuz
• Ortadoğu'da yüz yıllık statükonun yıkıldığına şahit
oluyoruz. Bu süreçte Türkiye olarak savunduğumuz ilkeler
doğrultusunda kararlı bir tutum takındık. Kendi halkımız
için ne istediysek, kardeş halklar için de aynısını istedik.
• Mısır'ın uzun tarihinde ilk defa gerçekleşen halk
iradesinin kardeş Mısır halkının elinden alınmasına sessiz
kalamazdık, kalmadık.
• Irak'ta son dönemde meydana gelen gelişmeler, gerek
Suriye'de gerek Irak'ta iktidarı ellerinde bulunduranların
izlediği yanlış politika ve ayrımcı uygulamaların, aşırılık
yanlısı grupların faaliyetleri için uygun bir zemin yarattığını
bir kez daha göstermiştir. Irak'taki hadiseler, Suriye'de
giderek derinleşen insanlık trajedisi karşısında daha
kapsamlı bir strateji geliştirme ihtiyacının da altını çizmiştir.
• Türkiye, Suriye'deki trajediye, halkın meşru talepleri
doğrultusunda siyasi çözüm bulunması için çabalarını
sürdürecektir.
• Mezhepçilik ve radikalleşmenin önlenmesi, bölgede
demokratik ve ekonomik dönüşümün derinleşmesiyle
mümkün olabilir.
• Önümüzdeki dönemde Türkiye; bölgede kalıcı barış
için demokrasi, çoğulculuk ve refahın geliştirilmesi,
katılımcı toplum modellerinin yerleştirilmesi, bölgesel
işbirliği dinamiklerinin çalıştırılması yönünde tüm bölge
ülkeleriyle dayanışmasını sürdürmelidir.
• Ortadoğu'nun ihtiyaç duyduğu şey; daha fazla darbe,
mezhepçilik, şiddet değil; adaletli, paylaşımcı ve demokratik
bir vizyonun öne çıkmasıdır. Çare, demokrasi, refah ve
çoğulculuğun bölgede hakim kılınmasıdır.
• Türkiye'nin bakışı da, dış politikası da mezhepçi değil,
demokratik ve çoğulcu bir bakıştır. Bu çoğulculuk bizim
medeniyet mirasımızın en önemli başarılarından birisidir.
• 2002'den beri yakın çevremizdeki donmuş krizlerin
çözümü hedefine dönük aktif bir tavır sürdürdük ve
sürdürmeye devam edeceğiz.
4.3. Uluslararası Düzen ve Adalet
• Bugün küresel siyasi yapılar insanlığın sorunlarını
çözmekte zorlanmaktadır. Çünkü bu yapılar kültürel
homojenliği esas alarak kurulmuştur. Gelinen noktada
dünya sistemi adalet üretmekte zorlanmaktadır.
• Küresel ölçekte adalet ve hakkaniyet sağlanmadan
hiç kimse kendi siyasal sınırları içinde güvende sayılamaz.
• Biz başta çevre bölgelerimiz olmak üzere dünya
üzerindeki adaletsizliklerin son bulması, çifte standartlı
uygulamalara son verilmesi ve etkin işleyen bir küresel
yönetişim reformu doğrultusunda çağrılarda bulunduk,
bulunmaya devam ediyoruz.
• Adil bir küresel gelir dağılımı, yoksullukla etkin
mücadele ve sürdürülebilir kalkınma gibi konuların tüm
ülkelerin öncelikleri arasında yer almasının bir zaruret
olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda, Türkiye'nin de
aralarında bulunduğu yükselen ekonomilerin, küresel
sistemde artan ağırlıklarına paralel olarak sosyal adalet
ve refahın daha eşit dağılımı konusunda da küresel
boyutta sorumluluklar üstlenmesi büyük önem
taşıyacaktır.
• İşte Türkiye olarak biz de bu anlayışla ve küresel
sorumluluklarımızın bilinci içerisinde, son dönemde
kalkınma diplomasisinde aktif bir rol üstlenmeye
başladık.
• Dış politikada hedefimiz; oluşan yeni şartlar ile
uyumlu şekilde, ülkemizin küresel ve bölgesel tüm
meselelere katkıda bulunabilecek bir aktör olarak
temayüz etmesini sağlamak olmalıdır.
• Bu vizyonumuzun adalet, hakkaniyet, barış talep
eden bütün insanlar ve toplumlar tarafından da
destekleneceğinden hiçbir kuşkumuz yoktur.
• Cumhurbaşkanı olduğumuz takdirde, ülkemizin milli
çıkarları ile uluslararası adalet ve hakkaniyet arayışımız
arasındaki ilişkiyi daha da güçlendireceğiz. Milli
çıkarlarımızı savunmamızla uluslararası hakkaniyet ve
adalet arayışımızı birbirine zıt duruşlar olarak gösteren
paradigmaları aşan pek çok politika ürettik. Önümüzdeki
dönemde milli çıkarlarımızı daha da güçlendirecek,
uluslararası adalet ve hakkaniyet arayışımızı
müttefiklerimiz ve dostlarımızla kuracağımız diyaloglarla
daha ileri noktalara taşıyacağız.
Ünlü isimler vizyon belgesine destek verdi
Haliç Kongre Merkezi’ndeki toplantıya, Başbakanımız Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)
Başkanı Yıldırım Demirören, eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret
Orman, eski futbolcular Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak, basketbolcu Hidayet Türkoğlu, Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Adnan
Polat, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Recai Kutan, sanatçılar Orhan Gencebay, Uğur Işılak, Alişan, Ece Erken, Hülya Koçyiğit, Kutsi, İsmail YK, Zerrin Özer,
Mustafa Sandal, Şahan Gökbakar, Hande Yener, İzzet Yıldızhan, Berdan Mardini, Şafak Sezer, Başbakanımız Erdoğan’ın öğretmenlerinden 90 yaşındaki
coğrafya öğretmeni Orhan Oktar ve Hüseyin Atilla Şener katıldı. AK Parti milletvekilleri, il başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye
başkanları, bazı sendika yetkilileri, iş adamları, akademisyenler, akil insanlar, köşe yazarları, televizyon programcıları, çeşitli düşünce ve sivil toplum
kuruluşlarının temsilcileri, üçüncü köprü, üçüncü havalimanı ve Marmaray gibi projelerde çalışan mühendis ve işçiler de toplantıda hazır bulundu.
www.akpartiistanbul.com
VİZYON BELGESİ 08
25 KAREDE
VİZYON BELGESİ
www.akpartiistanbul.com
İFTARLARIMIZ 09
Dünyanın
Yetimleriyle
Yenikapı’da
İftar
Genel Başkan ve
BaşbakanımızRecep Tayyip
Erdoğan’ın talimatıyla 81 ilde
yetimlere yönelik düzenlenen kardeşlik iftar
programı kapsamında,İBB’nin ev sahipliğinde
6 bin kişi Yenikapı’daki iftarda buluştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB)
Başkanı Kadir Topbaş’ın ev sahipliğinde
düzenlenen yetimler iftarına, Genel Başkan
Yardımcımız Nurettin Nebati, İçişleri
Bakanımız Efkan Ala, Çevre ve Şehircilik
Bakanımız İdris Güllüce, İstanbul
Milletvekillerimiz Tülay Kaynarca ve Gülay
Dalyan, İl Sosyal İşler Başkanımız Leman
Aksay, Esenler Belediye Başkanımız Tevfik
Göksu, Bağcılar Belediye Başkanımız
Lokman Çağrıcı, İHH Başkanı Bülent Yıldırım
ve Dünya Yetimler Eğitim Vakfı (DÜNYEV)
Başkanı Yüksel Çavuşoğlu katıldı.
İçişleri Bakanımız Efkan Ala, iftarda
yaptığı konuşmada dünyada yetimi koruma
dendiğinde akla Türkiye'nin geldiğini
belirterek, “Nerede bir yetim varsa bizim
işimiz var demektir. Nerede bir öksüz varsa
bizim yapacak çok işimiz var demektir.
Değerli kardeşlerim, yetimler aynı dilden
ağlar, aynı dilden sevinir. Onlar bizim dilimizi
bilmese de biz onların dilini bilmesek de
bakışlarımızla çok şey söyleriz, çok şey
anlarız." dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanımız İdris
Güllüce ise 1993'ten bu yana Yetimler
Haftası'nı kutlamayı sürdürdüklerini söyledi
ve şu ifadeleri kullandı: “Bana birisi sorarsa,
'Ömrünü nasıl geçirdin, ne yaptın ömründe?'
diye, ne bakanlığı söyleyeceğim, ne vekilliği
www.akpartiistanbul.com
söyleyeceğim, ne belediye başkanlığını
söyleyeceğim, ne de yaptığım başka şeyleri
söyleyeceğim. Ben sadece bir şeyi
söyleyeceğim. 'Yetimlerle ilgilenmeye
çalıştım' diyeceğim. Allah her insana
yetimlerle ilgilenmeyi, yetimlerin başını
okşamayı, yetimleri sevmeyi, onlara
yardımcı olmayı nasip etsin."
6 bin kişiyi buluşturan iftarda konuşan
İBB Başkanımız Kadir Topbaş, 21. yüzyılda
dünyada hala kan ve gözyaşı olduğuna
dikkat çekerek, “İnsanlık adına çalışan
insanlara ihtiyacımız var. Dünyanın
neresinde olursa olsun zulümleri kınama ve
bu konuna söz söyleme hakkımız var.
Özellikle çevremizdeki ülkelerde bu
Ramazan ayında insanların başına bomba
yağdıran zihniyeti kınıyoruz.” diye konuştu.
Ramazan-ı Şerif’in 15. gününün
Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye
genelinde yetimler iftarı düzenlendiğini ifade
eden Kadir Topbaş, dünya genelinde bizim
tayin edemediğimiz şartlara karşı birbirimize
destek olmak zorunda olduğumuzu söyledi.
“Global köy haline gelen dünyanın kaderi
birbirine bağlı. Bir yerdeki mutluluk
yetmiyor” diyen Topbaş, bizim
medeniyetimizin temelinde insanı yaşat ki
devlet yücelsin” anlayışının yattığını söyledi.
İHH'nın organizasyonuyla Suriye, Gazze,
Arnavutluk, Gürcistan, Srilanka, Afganistan,
Kırgızistan, Lübnan ve
Çeçenistan'dan Türkiye'ye gelen
yetim çocukların da katıldığı iftarda
"Ümmet Senfonisi" tarafından
ilahiler okundu.
ÇANAKKALE 10
Çanakkale’de,
Şehitlerimizin
Huzurunda İftar
AK Parti İstanbul teşkilatı, iftarını
Çanakkale destanını yazan
kahramanların torunları ile birlikte
açtı.
AK Parti İstanbul İl Başkanlığımızın
Çanakkale Şehitliği’nde düzenlediği iftar
programına katılan binlerce İstanbullu, İl
Başkanımız Aziz Babuşcu’nun ev
sahipliğinde şehitlerimizin huzurunda
kurulan sofralarda orucunu açtı.
Çanakkale Zaferi’nin 99. yılında
düzenlenen programda, Şehitler Abidesi’nin
etrafında kurulan sofralarda, şehitlerimizin
savaşta yediği buğday çorbası, arpa ekmeği,
tahin ve su ile oruçlar açıldı.
Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli
yerlerinden (Makedonya, Bulgaristan,
Yunanistan, Kosova, Arnavutluk, Bosna
Hersek, Kırım, Lübnan, Suriye, Irak, Filistin)
gelen Çanakkale kahramanlarımızın 99
torununun ağırlandığı iftara, Çanakkale
Milletvekilimiz İsmail Kaşdemir, İl Yürütme
ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz, İlçe
Başkanlarımız, Belediye Başkanlarımız,
Çanakkale İl Başkanımız Muzaffer Kutlu ile
www.akpartiistanbul.com
İstanbul ve Çanakkale teşkilatımızdan çok
sayıda vatandaşımız katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan
programda bir konuşma yapan İl
Başkanımız Aziz Babuşcu, sözlerine,
“Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, bizi bir
Ramazan’ın rahmetinde daha buluşturdu.
Yine Allah’a hamdolsun ki, bize her
Ramazan olduğu gibi bu Ramazan da
Çanakkale şehitlerimizin manevi
huzurunda bir araya gelmeyi nasip etti.”
diyerek başladı.
Çanakkale Kardeşliğin Adıdır
İl Başkanımız sözlerine şöyle devam etti:
“Kuşkusuz her Ramazan’da buraya
gelişimizin bir anlamı var. Çünkü Çanakkale
savaşı, milletlerin tarihinde çok ender
rastlanacak bir kırılma noktası, ondan
yansıyan ruh ise, benzerine kolay kolay
rastlanmayacak bir yeniden dirilişin,
tazelenişin ve arınışın manevi pınarıdır.
Çanakkale, milletlerin tarihinde yaşanıp
gitmiş herhangi bir savaş değildir. O azgın
emperyalistlerin son darbeyi indirmek için
geldikleri bir milletin, her türlü maddi
ÇANAKKALE 11
orantısızlığa karşı imanla şahlanışının adıdır.
Çanakkale sadece fedakârlığın, yiğitliğin,
direnişin, adanmışlığın değil, aynı zamanda buram
buram iman kokan bir kardeşliğin adıdır.
Çanakkale’deki şehit mezarlarında yan yana
yatan Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Arnavut,
Makedon, Boşnak, Alevi, Sünni tüm şehitlerimiz,
bizim için çokluk içinde birliğin, iman içinde
dirliğin sembolü ve teminatıdır. Çanakkale,
Türkçenin, Kürtçenin, Lazcanın, Çerkezcenin,
Boşnakçanın, Arapçanın “Vatancaya” döndüğü,
“imanca”ya döndüğü bir kardeşliğin adıdır.”
Çanakkale Ruhu, İmanın Ruhudur
Çanakkale’yi anlamanın yolunun, sadece çelik
ve barutun kudretini bilmekten geçmediği gibi
sadece belgelerden de geçmediği ifade eden İl
Başkanımız, şunları kaydetti: “Çanakkale
müdafaasına bir taraftan da mana gözüyle
bakmak gerekir. Bu mücadeleye mana gözüyle
bakılmadığında, Çanakkale’nin detayları tam
olarak anlaşılamaz. Savaş dediğimiz şey, sadece
harp meydanında yaşananlar değildir. Esasen,
savaş meydanına varmadan önceki duygu ve
düşüncelerdir. Çanakkale'ye gidenlerin ruh
portresi ortaya konulmadan, Çanakkale ruhu
anlatılamaz. Çünkü Çanakkale'ye gidenlerin o
ruh portresi, Çanakkale'nin nasıl kazanıldığının da
cevabını içinde saklamaktadır. Çanakkale ruhu,
imanın ruhudur. Günlük sığ ihtiraslardan arınıp
ötelere sevdalanmaktır. İnsanın gerektiğinde
serden ve yardan geçeceği aşkın değerlere sahip
olması demektir. İnsanları kahraman yapan top
ve tüfekten once sahip olduğu davanın gönlünde
tutuşturduğu ateştir. İnsanı ölüme gülerek
yürüten yüreğinde bir sevdaya dönüştürdüğü
idealleridir. İşte şehitlerimiz Çanakkale’ye bu
duygularla, bu düşüncelerle, yüreklerinde
taşıdıkları bu sevdayla gelmişlerdi.”
Çanakkale Ruhunun Mirasçıları
Gece Gündüz Çalışıyorlar
“Çanakkale ruhu, bizim için geleceğe giden
yolda, her zaman en büyük sermaye, en büyük
imkandır.” diyen İl Başkanımız, konuşmasını şöyle
sürdürdü: “Tek yapmamız gereken, bütün iş,
eylem, çaba ve gayretlerimizde bunun şuuruna
varmak. Bu ruhu sürekli diri tutmak. Bu ruhu
tozlandıracak her türlü gaflete, oyuna,
ayartmalara karşı sürekli bilinçli ve uyanık olmak.
Çanakkale şehitlerindeki ruhun manevi mirasçısı
olanlar, bugün de gözlerini kırpmadan ülkeleri için
gece gündüz çalışıyorlar. O ruhla “Biz kardeşiz,
analar ağlamasın, Biz birlikte Türkiye’yiz” diye
haykırıp birliğin, dirliğin ve kardeşliğin adresi
oluyorlar. O ruhla Türkiye’yi bir uçtan bir uca imar
ve inşa ediyor, o ruhla Açe’den Kosova’ya,
Filistin’den Saraybosna’ya medeniyet
coğrafyamızı kucaklıyor, kardeşlerimizi yalnız
bırakmıyorlar. İşte biz de tüm bunlardan dolayı
bugün buradayız.”
Filistin Davasında Tarafız
Konuşmasında İsrail tarafından Filistin’e
yapılan saldırılara da değinen İl Başkanımız, “Bu
şehitlikte Iraklı, Bosnalı, Filistinli, Medineli,
Azerbaycanlı şehitler yatıyor, tıpkı Diyarbakırlı,
www.akpartiistanbul.com
Trabzonlu şehitler gibi. Biz de Filistin davasında
tarafız. Irak için de söyleyecek sözümüz var,
Suriye'ye de. Çanakkale ruhunun manevi
mirasçıları bugün de reel politik bahanesiyle
vurdumduymaz bir tarafsızlığı değil ahlakı ve
kardeşliği seçiyorlar. Çanakkale ruhunun manevi
mirasçısı olanlar bugün de kardeşlerine sahip
çıkıp yedi düvele karşı adaletin ve hakikatin sesi
oluyor. Onurlu yaşayanlar ve o ruhu yaşatanlar bu
davaların takipçisi olmaya devam edecek. Büyük
Türkiye idealinin gerçekleşmesi bu ruhun
yaşanmasıyla mümkündür.” dedi.
Dünyanın dört bir tarafından gelen şehit ve
gazi torunlarımızı temsilen birer konuşma yapan
Filistinli Muhammed Zghayer, Bosnalı Kibrija
Nicsic, Lübnanlı Ahmad Darwisch, Batmanlı
Ferfure Akyol ve Balıkesirli Muhammet Yıkar,
organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederek,
duygu ve hatıralarını binlerce katılımcıyla paylaştı.
Başakşehir Belediyesi Bilgi Evi öğrencisi
çocukların Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak
söylediği Çanakkale Türküsü, iftara katılanlara
duygusal anlar yaşattı. Programın sonunda şehit
ve gazi torunlarına Kur’an-ı Kerim hediye eden İl
Başkanımız Aziz Babuşcu, “Buradaki bu güzel
birliktelik büyük emeklerle ortaya çıktı. Bunun
için Başakşehir Belediyesi’ni ve Başkan Mevlüt
Uysal’ı tebrik ediyorum. Teşkilat sorumluluğunun
ötesinde, Çanakkale ruhunu kavramış bir şekilde
buraya gelen İstanbul teşkilatıma da teşekkür
ediyorum.” şeklinde konuştu.
Program, Çanakkale’de şehit olan askerlerimiz
için yapılan dua ve topluca kılınan akşam
namazının ardından sona erdi.
Efkan Âlâ,
üniversiteli
gençlerle
İçleri Bakanı Efkan Âlâ, Ak Parti Istanbul İl
Gençlik Kolları Üniversiteler Birimi
tarafindan Eyüp'te organize edilen
'Üniversiteler Sahurda Buluşuyor' programına
katıldı.
İstanbuldaki 42 Üniversitenin AK Parti
teşkilatlarının katıldığı sahur programı, Eyüp Ensari
Konağında gerçekleşti. Program, İl Gençlik Kolları
Başkanı Gıyaseddin Gergin'in açılış konuşmasıyla
başladı. Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Zafer
Çubukçununda katıldığı programda, yaklaşık 800
üniversiteli genç, içişleri bakanı Efkan Âlâ'ya
gündeme dair konularda sorular yöneltti.
Üniversite ögrencilerinin aktif katılım gösterdiği
programda; Efkan Âlâ ile 17 Aralık operasyonu,
paralel yapılanmaya açılacak davalar, çözüm süreci
ve Cumhurbaskanliği seçimi konuşuldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kimin
başbakan olacağı sorusuna; samimi cevap vereyim
bilmiyorum diyen Âlâ, Paralel yapılanmaya karşı
mcadelemiz kararlılıkla devam edecek dedi.
Genç STK
temsilcileri
İl Başkanlığımız’da
İFTARDA SAHURDA
HEPBİRLİKTE
İl Gençlik Kolları AR-GE Birimimiz tarafından organize
edilen Genç STK İftar Programı İl Başkanlığında
gerçekleştirildi.
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın da katıldığı iftar
yemeğinde STK Temsilcileri ile biraraya gelindi.
120 Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisinin biraraya geldiği
programda konuşan İl Gençlik Kolları Başkanı Gıyaseddin
GERGİN, STK çalışmalarını önemsiyoruz, birlikte güzel şeyler
yapacağımıza inanıyoruz. Bu sebeple daha önce yaptığımız
istişare toplantımızın ardından tekrar biraraya gelmek, İl
Başkanlığımızda oluşturacağımız ihtisas komisyonlarmızı
sizlerle paylaşmak istedik dedi. İl Başkanlığında kurulacak 5
farklı ihtisas komisyonundan bahseden Gergin, bu
komisyonlarla sizlerle daha özel çalışmalar yapmayı
amaçlıyoruz. Bu sebeple, Eğitim, Dış İlişkiler, Kültür - Sanat, Arge
ve Halkla İlişkiler başlıklarıyla ilgili başkanlıklarımız üzerinden
çalışmalarımızı şekillendireceğiz dedi.
www.akpartiistanbul.com
İl Gençlik Kolları Başkanımız
Gıyaseddin Gergin, Ramazan
Ayını teşkilatlarımızla idrak
etmeye devam ediyor.
“Paylaş ki Kardeş Olasın” şiarıyla İl
Başkanlığımızın öncülüğünde başlatılan
‘Geleneksel Sokak İftarları’ na katılan
ardından gençlik kolları teşkilatlarımızla
çay sohbetleri yapan il Başkanımız,
Sahurda da ilçe teşkilatlarımızla biraraya
geliyor.
Her gün 3 ilçe ile devam eden
programlarda gençlik kollarındaki yol
arkadaşlarımızla Ramazan atmosferini
hepbirlikte yaşıyoruz.
Ramazan Ayı boyunca her gün 3
ilçede toplam 25 ilçe ziyareti yapan, İl
Gençlik Kolları Başkanı Gıyaseddin
Gergin, teşkilat mensuplarımızın
sorularını cevaplıyor. Neden AK Parti
neden Gençlik Kolları sorularının cevap
bulduğu programlar Ramazanın
coşkusuyla birlikte devam edecek
Download

Pdf olarak indir - AK Parti İstanbul