Müsteşarlıklarının 11.06.2014 tarih ve 18817 sayılı yazıları ile Birliğimize iletilen “Muallak Tazminat
Karşılığına İlişkin Genelge Taslağı” Genel Sekreterliğimizce incelenmiş olup taslağa ilişkin görüşlerimiz
aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.

Taslağın ikinci paragrafı,
“IBNR, şirket aktüeri tarafından hesaplanacaktır. Her branş bazında olmak üzere; kullanılacak
olan verinin seçimi, düzeltme işlemleri, en uygun metodun ve gelişim faktörlerinin seçimi ile
gelişim faktörlerine müdahale aktüeryal yöntemler kullanılarak şirket aktüeri tarafından
yapılacak ve bu hususlar Aktüerler Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi uyarınca Müsteşarlığımıza
gönderilecek aktüerya raporunda ayrıntılı biçimde değerlendirilecektir”
hükmünü haizdir.
Yukarıda yer alan bölümdeki “aktüeryal yöntemler” ifadesinin “aktüeryal gerekçelere dayanılarak”
olarak değiştirilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.

Taslağın üçüncü paragrafı,
“Hayat dışı branşlarda IBNR hesabı, aktüeryal zincirleme merdiven metodları (Standart Zincir,
Hasar/Prim, Cape Cod, Frekans/Şiddet, Munich Zinciri veya Bornhuetter–Ferguson) kullanılarak
yapılacaktır. Hesaplama sonucunda bulunan tutar, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş
muallak tazminat karşılığı ile kıyaslanacak ve aradaki fark IBNR olarak tanımlanacaktır.
Bilançoda yaşayan dosya muallaklarının; IBNR hesaplamasına konu olmayan tutarları ile büyük
hasar ayıklaması sonucunda IBNR hesabı dışında bırakılan hasar tutarları, IBNR hesabı sonucu
bulunan tutara ilave edilir”
hükmünü haizdir.
Mevcut durumda kullanılmakta olan beş yönteme ek olarak Bornhuetter–Ferguson Yönteminin
kullanımına izin verilmektedir. Söz konusu yöntemlere “Ortalama Maliyet (Average Cost) Yöntemi”nin
eklenmesi ve yöntemlerin kombinasyonlarının (farklı kaza dönemlerinde farklı yöntemlerin kullanımı)
kullanımına imkân tanınması, şirket portföyüne uygun karşılık hesaplanmasının önünü açacaktır.
Hesaplama sonucunda bulunan tutarın, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş muallak tazminat
karşılığı ile kıyaslanacağı ve aradaki farkın IBNR olarak tanımlanacağı; daha sonra bilançoda yaşayan
dosya muallaklarının IBNR hesaplamasına konu olmayan tutarları ile büyük hasar ayıklaması sonucunda
IBNR hesabı dışında bırakılan hasar tutarlarının, IBNR hesabı sonucu bulunan tutara ilave edileceği
öngörülmektedir. Burada hesaplama sonucunda bulunan tutarın “nihai hasar tahmini” olduğunun
vurgulanmasının yerinde olacağı ve bu çerçevede ilgili bölümün aşağıdaki şekilde revize edilmesinin
yararlı olduğu düşünülmektedir.
“Hayat dışı branşlarda, aktüeryal zincirleme merdiven metodları (Standart Zincir, Hasar/Prim, Cape
Cod, Frekans/Şiddet, Munich Zinciri, Bornhuetter–Ferguson veya Ortalama Maliyet) veya bunların
kombinasyonları kullanılarak “Nihai Hasar tahmini” yapılacaktır. Hesaplama sonucunda bulunan
tutardan, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş muallak tazminat karşılığı ile ödenen hasarlar
düşüldükten sonra kalan tutar IBNR olarak tanımlanacaktır.”

Taslağın beşinci paragrafı,
“Reasürans şirketlerinin IBNR hesabında, reasürans işlemlerinin özelliği nedeniyle kaza dönemi
yerine iş kabul dönemi esas alınarak veriler oluşturulabilecek ve IBNR hesabı yıl sonu itibarıyla
yılda bir kere yapılabilecektir”
hükmünü haizdir.
Bilindiği üzere sektörde koasürans ve endirekt işler gibi sigorta şirketlerinin reasürör şirket gibi faaliyet
gösterdiği alanlar söz konusudur. Bundan dolayı sigorta şirketlerinin teknik olarak reasürör gibi işlem
yaptıkları alanlar için de iş kabul dönemi bazlı IBNR hesaplamalarına imkân tanınması yerinde olacaktır.
Bu çerçevede ilgili kısım aşağıdaki şekilde revize edilebilir.
“Reasürans işlemlerinin özelliği nedeniyle, reasürans şirketlerinin işlemleri ile sigorta şirketlerinin
reasürör gibi işlem gerçekleştirdiği endirekt işler, koasürans ve benzeri işlemlere ilişkin veriler kaza
dönemi yerine iş kabul dönemi esas alınarak oluşturulabilecek ve IBNR hesabı yıl sonu itibarıyla yılda
bir kere yapılabilecektir.”

Taslağın IBNR hesabına ilişkin ek açıklamaların yer aldığı bölümüne ilişkin maddeler ile bu
maddelere ilişkin görüşlerimiz aşağıda belirtilmektedir.
1. Ek açıklamaların 1. Maddesi,
“Daha homojen bir veri setiyle hesaplama yapılabilmesini teminen, büyük hasar olarak
nitelendirilen uç hasarlar şirket aktüeri tarafından istatistiki yöntemlerle ayıklanabilir. Ancak,
büyük hasar ayıklaması yapılırken, dönemler arası tutarlılık ilkesinin de göz önünde
bulundurulması gerekmektedir. Büyük hasar ayıklamasına ilişkin çalışmalar, aktüeryal
dayanakları ve gerekçeleriyle birlikte ilgili finansal tabloların dipnotlarında ve detaylı olarak
aktüerya raporunda değerlendirilmelidir”
hükmünü haizdir.
Uç hasarların “istatistiki yöntemlerle” ayıklanabileceği belirtilmektedir. Büyük hasarlar, şirket
portföyünün ve hasar dağılımının özelliklerine göre birçok yolla ayıklanabilmektedir. Taslakta yer alan
“istatistiki yöntem” ifadesinin çıkarılarak büyük hasarların aktüerin belirlediği herhangi bir yolla
ayıklanmasına imkân tanınması yerinde olacaktır.
2. Ek açıklamaların 3. Maddesi,
“IBNR hesabı, ana branşlar baz alınarak yapılmalıdır. Ayrıca, ana branş için bulunan tutar alt
branşlara ilişkin gerçekleşen hasar tutarlarının ağırlıkları dikkate alınarak alt branşlara
dağıtılmalıdır. Ancak, “Kara Araçları Sorumluluk” ana branşı altında yer alan “714- Zorunlu
Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk” ve “715-Zorunlu Trafik” alt branşlarının birlikte, “716Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk” alt branşının ise ayrı hesaplanması
gerekmektedir”
hükmünü haizdir.
Taslak maddesinde, IBNR hesabının kara araçları sorumluluk ana branşı hariç ana branş bazında
yapılacağı, IBNR tutarının alt branşlara dağıtımında ise gerçekleşen hasar ağırlıklarının dikkate alınacağı
belirtilmektedir. Kara araçları sorumluluk branşı dışındaki ana branşlarda da farklı karakterde alt
branşlar bulunmaktadır. Genel sorumluluk, genel zararlar, yangın ve doğal afetler gibi branşlar bu
duruma örnek gösterilebilir. Ayrıca trafik alt branşında maddi ve bedeni tazminatlara ilişkin
hesaplamaların da ayrı gerçekleştirilmesinin doğru olduğu durumlar söz konusu olabilmektedir. Bu
çerçevede IBNR hesaplamasının şirket aktüeri tarafından belirlenen alt branş, alt branş grubu veya
tazminat tipi bazında yapılabilmesine de imkân tanınması yerinde olacaktır.
3. Ek açıklamaların 4. Maddesi,
“Aktüeryal dayanağının olması ve yukarıda belirtilen aktüeryal zincirleme merdiven metodları
kullanılarak bulunan tutardan fazla olması şartıyla, IBNR hesabı şirketlerce belirlenecek diğer
yöntemlerle de yapılabilir. Ancak, aktüeryal dayanağı olmadan fazla karşılık ayrılması, teknik
karşılıkların mevzuata aykırı şekilde hesaplanması olarak kabul edilir. Fazla karşılık ayrılmasına
ilişkin açıklamaların, gerekçeleriyle birlikte branşlar itibarıyla ilgili finansal tabloların
dipnotlarında ve detaylı olarak aktüerya raporunda yer alması gerekmektedir”
hükmünü haizdir.
IBNR hesabının taslakta belirlenen yöntemler haricinde diğer yöntemlerle de yapılabileceği, ancak bu
yolla hesaplanan tutarın taslakta belirtilmiş olan yöntemlerle bulunan tutardan düşük olamayacağı
öngörülmektedir. Söz konusu maddede, diğer yöntemlerle hesaplanan tutarın hangi yöntemle
karşılaştırılacağının netleştirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
4. Ek açıklamaların 5. Maddesi,
“Yönetmeliğin 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca şirket aktüeri tarafından yapılacak
muallak tazminat karşılığı yeterlilik farkı hesabına göre Muallak Yeterlilik Tablosu hazırlanır.
Eksik karşılık ayrıldığının belirlenmesi durumunda tablonun sonucuna göre ilave karşılık ayrılır.
Yapılan hesaplamalar, ilgili finansal tabloların dipnotlarında ve detaylı olarak aktüerya
raporunda açıklanmalıdır”
hükmünü haizdir.
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı
Varlıklara İlişkin Yönetmelik’in 7. Maddesinin 9. Fıkrasında, yeni faaliyete başlanan branşlarda 5 yıl
boyunca IBNR hesaplamasının şirket aktüerince yapılacağı ve muallak tazminat karşılığı yeterlilik farkı
hesaplanacağı düzenlenmiştir. Ayrıca hasar dosya adedinin yetersiz olduğuna karar verilerek büyük
hasar ayıklamasının aktüer tarafından yapıldığı branşlarda da ayıklanan büyük hasarlar için yeterlilik
farkı hesaplanacağı belirtilmektedir.
Taslak maddesi ile öngörülen yeterlilik farkı hesaplamasının yönetmelikte belirtilen branşlarla sınırlı
tutulmaması ve testlerin tüm branşlar için hem dosya muallakları hem de IBNR tutarını kapsayan bir
yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Test yönteminin sektör için standart olması ve
testin yılsonlarında gerçekleştirilmesi yerinde olacaktır. Ayrıca testin gerçekleştirilmesi aşamasında
şirket aktüerine uç değerlerin etkilerini düzeltme imkânının tanınmasının yararlı olduğu
düşünülmektedir.
5. Ek açıklamaların 6. Maddesi,
“9 ve 10 uncu maddeleri hariç “Aktüeryal Zincirleme Merdiven Metoduna İlişkin Genelge
(2010-12)”, “Hayat Branşına İlişkin Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Muallak Tazminat
Karşılığına İlişkin Hesaplama Esaslarına İlişkin Genelge (2010-14)” ile J bendi hariç “2010/12 ve
2010/14 Sayılı Genelgeler ile 2010/29 Sayılı Sektör Duyurusuna İlişkin İlave Açıklamalara İlişkin
Genelge (2010-16)” yürürlükten kaldırılmıştır”
hükmünü haizdir.
Genelge kapsamının genişletilerek, Muallak Tazminat Karşılığı ile ilgili olarak daha önce yayımlanmış
olan tüm genelge ve sektör duyurularının yürürlükten kaldırılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
2010/12 Sayılı Hayat Branşına İlişkin Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Muallak Tazminat Karşılığına
İlişkin Hesaplama Esaslarına İlişkin Genelgenin yürürlükten kaldırılması ve taslakta hayat branşında
IBNR hesaplamasına değinilmemiş olması, bu branşta hesaplamaların aktüer inisiyatifine bırakıldığı
şeklinde yorumlanmaktadır. Söz konusu yaklaşım yerinde bulunmakla birlikte genelgede hayat branşı
IBNR hesaplamalarının aktüerin belirleyeceği esaslara göre gerçekleştirileceğinin belirtilmesi yerinde
olacaktır.
6. Ek açıklamaların 7. Maddesi,
“Bu genelge yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer”
hükmünü haizdir.
Genelgenin yürürlüğe giriş tarihinin 01.01.2015 olarak belirlenmesi, şirketlerin genelgenin uygulanması
için gerekli yapının kurulması ve bütçe çalışmaları gibi konularda hazırlık yapmalarına imkân
sağlayacaktır.

Taslakla İlgili Diğer Görüşler
1. 2012/13 Sayılı Sektör Duyurusunda, bazı uygulama değişikliklerinin AZMM üçgenlerinin
gelişimini bozması halinde geçmiş dönemler için de yeni mevzuata göre hesaplama yapılması
ve hesaplanan tutarların AZMM üçgenine dâhil edilmesine imkân tanınmıştır. Bu çerçevede,
AZMM üçgenlerinin gelişimini bozan tüm uygulama değişikliği durumlarında finansal tablo
dipnotlarında belirtilmek suretiyle şirketlere AZMM’ye konu hasar üçgenlerinin geçmişe dönük
olarak revize edilebilmesi imkânının tanınması uygun olacaktır.
2. IBNR hesaplama yönteminin değiştirilmiş olması halinde devam eden riskler karşılığı (DERK)
hesabında, değiştirilen muallak tazminat karşılığı hesaplama yönteminin yaratacağı etkiden
arındırmak amacıyla bir önceki dönemin muallak tazminat karşılığının da yeni yöntemle
hesaplanması zorunluluğu, 2010/12 Sayılı Genelgenin yürürlükten kaldırılması ile ortadan
kalkmış olacaktır. Ancak DERK hesabında, devreden karşılıklara ilişkin IBNR hesabının geriye
dönük olarak yeniden hesaplamasının gerekliliğinin ortadan kalktığına dair net bir ifadeye yer
verilmesinin yerinde olduğu düşünülmektedir.
3. 2010/12 sayılı Genelge’nin 2. Maddesi, “30.09.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek yeni
AZMM hesaplaması için, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde şirketlere her branş için 5 yöntem
içinde kendi belirleyecekleri yöntemi seçme hakkı tanınacaktır. Bu bir çeyreklik süre, şirketlerin
her branş için kendi portföy yapılarına en uygun yöntemin hangisi olduğunu belirlemeleri için
verilen bir deneme süresi niteliğini taşıyacaktır. 2010 yılının dördüncü çeyreğinde ise şirketler
bu deneme süresi sonunda her branş için kullanacakları nihai yöntemi belirleyecek ve söz
konusu yöntemi 3 yıl boyunca değiştirmeyeceklerdir. Branşlar itibarıyla kullanılan yöntemler
finansal tablo dipnotlarında açıklanacaktır” hükmünü haizdir. Genelge taslağı ile anılan
hükmün kaldırılması planlandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu üç yıllık süreye halihazırda
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 11. Maddesinde de atıfta bulunulmakta ve Hazine
Müsteşarlığı’nın izni olmadan üç yıldan önce yöntem değiştirilemeyeceği belirtilmektedir.
Buna göre genelge taslağı kapsamında IBNR hesaplamasında uygulanacak yöntemde değişiklik
yapılması ile ilgili bir süre öngörülüp öngörülmediği hususuna sigortacılık ve vergi mevzuatları
açısından açıklık getirilmesinin uygun olduğu düşünülmektedir.
4. Sigorta ve Reasürans Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara
İlişkin Yönetmelik’in 10/A Maddesinde, sigorta şirketlerinin “aktüerya birimi” kurması zorunlu
hale getirmiş ve aktüerya birimlerinin asgari niteliklerinin Müsteşarlıklarınca belirleneceği
belirtilmiştir. Bununla birlikte konuya ilişkin herhangi bir düzenleme oluşturulmamıştır. İlgili
maddenin 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe gireceği dikkate alındığında sigorta şirketlerinin
aktüerya birimlerinin niteliklerine ilişkin düzenlemenin yayımlanmasının yararlı olacağı
düşünülmektedir. Bunun yanında, genelge taslağı ile sigorta şirketlerinin aktüerlerine verilen
yetki ve sorumluluklar, şirket aktüerlerinin ve aktüerya birimlerinin belirli asgari nitelikleri haiz
olmasını daha da gerekli kılmaktadır. Aktüerya birimlerine ilişkin düzenlemenin de bu taslakta
yer almasının ve bu düzenlemenin yönetmeliğin ilgili maddesi ile aynı dönemde yürürlüğe
girmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.
5. Genelge yürürlüğe girmeden önce Hazine Müsteşarlığı tarafından sermaye yeterliliği
hesaplaması ile vergi mevzuatına yönelik işleyişin gözden geçirilerek şirketlerin bu iki konu
hakkında önceden bilgilendirilmesinin, düzenlemenin etkili bir şekilde uygulanabilmesine katkı
sağlayacağı düşünülmektedir.
6. Genelgenin, 03.07.2013 tarih ve 10799 sayılı Hazine Müsteşarlığı yazısı ile görüşe sunulmuş
olan “Teknik Karşılıklara İlişkin Genelge Taslağı”nın yürürlüğe girmesini müteakiben yürürlüğe
girmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Saygılarımızla,
TÜRKİYE SİGORTA, REASÜRANS VE
EMEKLİLİK ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ
Download

Müsteşarlıklarının 11.06.2014 tarih ve 18817 sayılı yazıları ile