NÛH (A.S) ve KISSASI HAKKINDA
Hakkında bilgi sahibi olduğum bir konuydu. Ama vizyona yeni giren “Noah” isimli film, bu
konu üzerinde tekrar bilgi sahibi olmamı veya bilgimi tazelememe yardımcı oldu diyebilirim. Filmi
daha izlemedim ancak izlemeden önce bilgilerimi tazeleyerek filmi izlemenin daha faydalı olacağına
inandım. Daha sonra Nuh a.s ve kıssası hakkında bir araştırma yaptım. En geniş ve ayrıntılı şekilde
bilgi sahibi olduğum kitap ise Kuran-ı Kerim oldu.Bu araştırmada edindiğim izlenimleri de burada
paylaşmak istedim.
Öncelikle bizzat ayetleri buraya yazmayacağım, benim o ayetlerden anladığım şekliyle buraya
aktaracağım. İçine biraz kendi görüşümü ve yorumumu da ekleyerek bu konuyu sizinle paylaşacağım.
İlk olarak Allah-ü Teala; Lut Peygamber, İbrahim Peygamber, İdris Peygamber ve son olarak
Hz Muhammed (s.a.v) gibi peygamberleri sapkınlık, cahillik içinde olan kavimlere göndermiştir.
Buradan anlayacağımız Allah, bu toplumları önce kendisine iman etmeleri için bir elçiyle
mükafatlandırıyor diyebiliriz. Daha sonra bu elçiye,peygambere Cebrail aracılığıyla bu toplumu nasıl
iman ettirebilir, Allah’ın birliğine nasıl inandırabilir bunlar hakkında vahiy yoluyla bilgiler gönderiyor.
Gönderilen peygamberler yeri geliyor toplumun çoğunu Allah’ın varlığına ve birliğine inandırıyor,
yeri geliyor inandıramadığı için Allah o toplumdaki müşrikleri,kafirleri helak ediyor. Buradan yola
çıkarak Allah-ü Teala, İdris aleyhisselam’ı göğe çıkarıldıktan sonra azan ve sapıtan insanları doğru
yola yöneltmek için Nuh aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermiştir. Tevrat’ta Nuh
aleyhisselam’ın 950 yıl yaşadığı ve bu süre içerisinde toplumu iman ettiremediği yazılır.
Nuh peygamber, putlara tapan kavme uyarılarda bulunuyor.“Andolsun, biz Nûh'u kavmine
peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım,Allah'tan
başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından
korkuyorum." 1 . Ancak kavmin ileri gelenleri Nuh aleyhisselam’ın kendilerinin zenginliklerine el
koyarak onları fakirliğe sürükleyeceği korkusundan dolayı Nuh’a destek vermiyor. Ancak Nuh
aleyhisselam onlara bu şüphelerinin boşa olduğunu, kendisinin dünya zenginliğinde gözünün
olmadığını, müminler arasında tek zenginliğin ve üstünlüğün takvada olduğunu söylemesine rağmen
kafirler ona destek vermemekte ısrar ediyordu. Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak
bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan
ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin
yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz" dediler. 2 Dediler ki: "Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize
getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz." 3
Kavmin ileri gelenlerinin diğer bir bahanesi ve endişesi de, fakirlerle beraber aynı tanrıya
tapmalarının, onların servetine ve şöhretine gölge düşüreceğine inanmalarıydı. Onlar Nuh’a; “Ey Nuh,
o fakirleri yanından kov ki, şöhretimiz düşmesin ve seninle aynı tanrıya inanalım” dediler. Fakat nuh
a.s onlara hiçbir iman edeni yanından kovmayacağını bildirdi.
Vakit ilerledikçe Nuh a.s, sapıklık içerisindeki kavmin doğru yola yöneleceği inancını
kaybetmeye başlamıştı. Kafirler, onunla dalga geçiyor, aşağılıyor hatta saldırmaya bile cesaret
edebiliyorlardı. Ama Nuh a.s o mükemmel sabrı ve tevazusu ile kendisine saldıran müşrikler için şöyle
dua ediyordu: “ Ey Allah’ım. Sen bu kullarını bağışla,çünkü onlar bilmiyorlar.”
Allah bu olaylar üzerine o topluma 40 yıllık bir kıtlık verdi. Ağaçlar meyve vermiyor, gökten
yağmur yağmıyor, kadınlar çocuk doğuramıyorlardı. Nuh a.s onlara putlardan vazgeçip Allah’a iman
etmedikleri takdirde bu kıtlığın büyük bir felakete dönüşeceğini bildirdi. Ancak bu kavim yine de
Nuh’a inanmayıp Allah’a iman etmeyi reddettiler. Nuh’a : “Bizi sürekli iddia ettiğin tanrı’nın
1
Nuh Suresi 1-2.ayet /Hud Suresi, 25-26.ayet
Hud Suresi, 27.ayet
3
Hud Suresi, 53.ayet
2
gazabıyla korkutursun. Hadi gelecekse gelsin o felaket de görelim artık” diyerek açıkça isyan etmiş ve
meydan okumuşlardır. Nuh da onlara “Allah’ın gazabından kaçılmaz” demiştir.
Nuh a.s canına kast ettikleri bir olay sonunda artık onlara lanet etmiş ve Allah’tan gelecek olan
gazabı beklemeye başlamıştır. “Ey Allah’ım dünya üzerindeki bütün kafirleri helak et. Çünkü onlar
bütün halis Müslümanları saptırır ve küfre sürükler. Beni ve bütün inananları da kurtar.” "Rabbim!
Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları
bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır." 4 diye dua etmiştir. Bu duası üzerine Allah, Nuh a.s’a bir
gemi yapmasını ve bütün inananları bu gemi ile kurtarmasını bildirmiştir. Ben size öğüt vermek
istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve
O'na döndürüleceksiniz. 5 Nuh a.s da Cebrail’in yardımlarıyla gemi inşasına başlamıştır.
(Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay
ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay
edeceğiz." 6 2-4 yıl arasında sürdüğü düşünülen ve bazı tefsirlerde de böyle geçtiği üzere gemi inşası
tamamlanmıştır. Geminin bitimiyle de büyük bir tufan başlayacağı kendisine bildirilmiştir.
Allah Nuh a.s’a iman edenler ve aileleri ile bütün hayvanlardan birer çiftin gemiye
bindirilmesini istemiştir. Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca)
Nûh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce
hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek
az kimse iman etmişti. 7 Artık gökten yağmurlar yağmaya başlamış ve gemi yavaş yavaş hareket
etmeye başlamıştır. O güne kadar kendisine inanmayan kafirler olduğu gibi kendi eşi ve oğlu Kenan
da onların arasındadır. Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere
çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma" diye
seslendi. 8 Kenan "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nûh, "Bugün Allah'ın
rahmet ettikleri hariç, onun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi.Derken aralarına dalga
giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu. 9 şeklinde cevap vermiştir. Ancak Allah’ın gazabından kaçış
olmadığı için aralarına giren dalga oğlu Kenan’ı alıp kaybetmiştir.
Ay ve güneş karardı. Gece ile gündüz ayırt edilemez hale geldi. Bütün dünyada Nuh’un gemisi
dışında kurtulan olmadı. Gemi Cudi Dağı’nın tepesine oturdu. Muharrem ayının 10. gününde gemiden
indiler, gemideki yiyeceklerin karışımıyla bir yiyecek yaptılar. Günümüzde bu olay Aşure Günü
olarak adlandırılmaktadır. Dünya’nın soyu daha sonra Nuh a.s ve 3 oğlunun ( Sam-Ham-Yafes)
soyundan devam etmiştir. Bu sebeple Hz Nuh; “2.Adem” olarak anılır.
Bütün bu ibret verici olaylardan bizlerin çıkaracağı ders ise; insan kendi iradesiyle imanı
seçmedikten sonra, ister kocası, ister babası peygamber olsun onun için kurtuluş yoktur. Çünkü Allah
kimsenin kalbini açıp imanı koymaz. Bütün insanların kendilerinin arayıp doğru yolu bulmasını ister.
Allah kimseyi doğru yolu bulduktan sonra o yolu tekrar aratmasın. Doğru yolu en kısa sürede
bulanlardan eylesin. Eyvallah… Vel hamdülillahi rabbil alemin El-Fatiha…
Yavuz Sabri ALTUNTAS
Konya / 2014
4
Nuh Suresi 28.ayet
Hud Suresi 34.ayet
6
Hud Suresi 38.ayet
7
Hud Suresi 40.ayet
8
Hud Suresi 42.ayet
9
Hud Suresi 43.ayet
5
Download

nuh a.s ve kıssası hakkında (pdf)