Hasan Coşkun
Çanakkale Ruhu ve Günümüz Gençliği
Bu yıl millet olarak hep birlikte Çanakkale deniz zaferinin 92. yıldönümünü idrak ediyoruz..
Bu yıl bu kutlu zaferin yıldönümü tüm Türkiye’de ayrı bir coşkunlukla kutlanmaktadır.
Gözlemlediğimiz kadarıyla18 Mart 1915 tarihi gün geçtikçe daha büyük önem arz etmektedir.
Her yıl Çanakkale ilimize ve buradaki kutsal mekânlara büyük bir ziyaretçi akını
yaşanmaktadır. 2006 yılında 3 milyon insanın Çanakkale’yi ziyaret ettiği tahmin edilmektedir.
Hatta bu sayının gelecek yıl 5 milyona ulaşması öngörülmektedir. Çanakkale savaşı denilince
şüphesiz Türk milletinin her ferdinin kalbi ayrı bir heyecanla çarpmaya başlar.
Çünkü “Çanakkale” her Türk vatandaşı için bir il ya da mekândan çok şey ifade etmektedir.
Hatta bir Türk için Çanakkale vatan, millet, tarih demektir. Türk milletinin tarih bilincinin
örüldüğü yerdir Çanakkale. Türk milletinin kültür bilincinin şekillendiği yerdir, Türk
milletinin vatan kavramının oluştuğu yerdir, Türk milletinin toplum anlayışının oluştuğu
yerdir diyebiliriz ve hatta Türk-İslam medeniyetinin mimarı olarak görebiliriz Çanakkale
zaferini. Çanakkale savaşında kaç bin medrese talebesinin şehit olduğu hep tartışma konusu
olmuştur. Yani bugünkü anlamda kaç bin üniversite öğrencisinin şehit olduğunun sayısı
üzerinde tarihçiler farklı görüşler belirtmişlerdir. Bazı araştırmacılar 100 bin, bazıları 50 bin
bazıları da 30 bin olarak açıklamışlardır. Ve hatta bazı araştırmacılar eğer o zaman bu kadar
çok öğrenci savaşa katılarak şehit olmasaydı, çok daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyetinin
oluşacaktı demektedir. Aslında o zaman kaç öğrencinin şehit olduğu yani sayısı çok da
önemli değildir. Çanakkale savaşında binlerce talebenin büyük bir arzu, iştiyak ve heyecanla
savaşa katılmış olmasıdır. O zaman bir çok üniversite öğrencisinin “bu gün bizim için
vatanımızdan ve değerlerimizden daha değerli başka bir şey yoktur” diyerek Çanakkale
savaşına katıldığı gerçeğidir. Acaba hiç düşündük mü o zaman binlerce öğrenciyi sarıp
sarmalayan bu heyecanın kaynağı ne idi. Hatta savaşa ve ölüme gitmeyi bir arzu ve istekten
çok bir aşka dönüştüren hangi duyguydu. Başlıkta Çanakkale ruhu kavramını kullandık.
Çanakkale ruhu nedir? Sorusuna verilecek birçok cevap vardır. Her şeyden önce Çanakkale
Zaferi inancın ve azmin zaferidir. Çanakkale ruhu vatandır. Çanakkale ruhu bayraktır.
Çanakkale ruhu imandır. Çanakkale ruhu Türk-İslam medeniyetinin ta kendisidir, diyebiliriz.
Çanakkale ilimizi ziyaret eden bir Japon heyetindekilerin söylediği sözler kanaatimizce
Çanakkale Ruhunu çok güzel ifade etmektedir; “Dünyanın en gelişmiş ve en güçlü
ordularına karşı ev üstün teknolojiye rağmen Türkler olmazları olduruyor ve bütün
dünyayı hayretler içinde bırakan bir zafer kazanıyorlar. İmanın, azmin ve iradenin tekniği
yendiğini ispatlıyorlar. Bütün dünyaya meydan okuyorlar. İşte sadece bu olay, bu bölge ve
bu zafer dahi gençlerinizin milli şuur kazanmalarına yetecek mahiyettedir. Bu sebeple
gençlerinizi gruplar halinde Çanakkale’ye götürüp gezdirmelisiniz.” Çanakkale Türk
milletinin milli kimliğinin ifadesi ve kanıtıdır. Hangi insan Trabzonlu Ali çavuş gibi, daha
evleneli bir gün olmuş ve henüz elinin düğün kınası çıkmamışken eşine “ Allah’a emanet ol
Ayşe’m, düşman topyekun Çanakkale’ye saldırmış, seferberlik ilan edilmiş eğer ben de
savaşa nefer olarak katılmazsam, onun vicdan azabına katlanamam “diyerek bir günlük gelini
arkasında mahzun bırakarak kendisini feda edebilir. Bence Çanakkale’de şehit düşen ve o
muazzam savaşa iştirak eden her insan Türk insanı için prototip yani model insan
konumundadır. Yani kur’an-ı kerimin “Salih insan” diye nitelediği erdemli ideal insandır.
Orada şehit düşen vatanperver insanlara olan borcumuzu şüphesiz hiçbir şeyle ödeyemeyiz.
Fakat o günkü şartları, imkânları, yoklukları, sıkıntıları ve bir de o sıkıntılara rağmen o vatan,
iman, millet sevgisiyle yüreği dolu o ideal insanları düşündüğümüz zaman günümüz
gençliğinin kendi tarih, millet ve kültür bilincinden yoksun olduğunu gösteriyor maalesef.
Hele birde vatan, millet gibi değerlerden bihaber gününü nasıl eğlenceye dönüştüreceğinin
hesabı içerisinde olan günümüz gençliğini düşündüğümüz zaman sıkıntımız bin kat daha
artmaktadır. Makalemizin başında ad belirttiğimiz gibi o şehitlerin on binlercesinin o zamanki
üniversite öğrencisi olduğunu düşündüğümüz zaman durum daha çok düşünmeyi gerektirdiği
görülmektedir. Tabiî ki günümüz gençlerinin içerisin de de milli ve manevi değerlerine bağlı
idealist olanlar var biz onları tenzih ediyoruz. Fakat basında genç üniversite öğrencileri ile
ilgili çıkan kavga, kin, alkol, kumar, zevk düşkünlüğü ve hatta uyuşturucu bataklığı
haberlerini okurken bir kez daha kahroluyor. Ve “biz nerede hata yaptık ve bu hatayı nasıl
telafi ederiz” sorusunu kendimize yöneltmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu olaylar sonucunda
kendi gençliğimizi bilgi, kültür açısından donanımlı her gün yeni bir öğrenme arzusu
içerisinde, milli ve manevi değerlerine bağlı, birlik ve beraberlik içerisinde görmek istiyoruz.
Her Türk ferdinin “Çanakkale Ruhu” üzerinde derin derin düşünmesi gerekir kanaatindeyim.
Download

Hasan Coşkun Çanakkale Ruhu ve Günümüz Gençliği Bu yıl millet