İLAÇ ANALİZ TEKNİKLERİ
II. DERS
İlaç Uygulama Yolları
•İlaç uygulama yolları, temel olarak ilacın
özellikleri (örneğin; su veya yağda çözünürlüğü,
iyonizasyonu v.b.) veya tedavi amacına göre
belirlenmektedir. Enteral ve parenteral olmak
üzere iki ana ilaç uygulama yöntemi vardır.
İlaçların sindirim kanalı aracılığı ile kana geçiş
yoluna enteral yol, bunun dışında kalan
enjeksiyon veya buğuseptil gibi ilaç alma şekline
de parenteral yol denir.
2
Enteral uygulamalar, en sık kullanılan ilaç
uygulama şekli olup, bunlar ağız yoluyla (oral),
dilaltı (sublingual) ve bağırsaklardan geçişle
(rektal) uygulananlardır.
Parenteral uygulamalar ise bağırsak harici
yollardan alınanlar olup, bunlardan en sık
kullanılanı intravenöz (i.v.) enjeksiyon da denilen
damar içine verilen, daha sonra intramusküler
(i.m.) yol ile kas içine verilen ve son olarak da
derialtı (subkutan) uygulamalardır.
3
•Ayrıca bunların haricinde, solunum yoluyla
(inhalasyon), buruna çekilerek (intranasal), cilde
doğrudan temas yoluyla (topikal) ve cilt üzerinde
bir bant vasıtasıyla (transdermal) kullanılan diğer
uygulama yolları da mevcuttur.
4
Sık kullanılan ilaç uygulama yolları
5
İlaçlar tesirlerini veriliş yoluna göre iki şekilde
gösterir:
•Lokal tesir: İlacın tatbik edildiği bölgede
meydana getirdiği tesirdir.
•Sistemik tesir: İlacın kana karışıp dokulara
yayıldıktan sonra organizmada meydana
getirdiği etkidir.
6
İlaçların Sınıflandırılması
•İlaçların sınıflandırılması, kimyasal yapı, etki yeri ve
kullanım amacı gibi kriterlere göre yapılmaktadır.
Mesela, ağrı kesmek için kullanılan analjezik ilaçlar
(analjezi yada ağrı duyumsamama) veya cerrahi
girişime elverişli tam bir duyusuzluk durumu
oluşturmak için kullanılan anestezik ilaçlar örnek
olarak verilebilir. İlaçlar uygulama yoluna, kimyasal
özelliklerine ve etkilediği biyolojik sistemlere göre
sınıflandırılabilirler. Daha güvenilir ve geniş kullanım
alanına sahip ilaç sınıflandırma sistemi ise Anatomical
Therapeutic Chemical Classification System (ATC
sistemi) dir.
7
Hazırlama Şekline göre ilaçlar:
•Doktor tarafından yazılan formüllü etken madde şekli.
•Miktarlarına göre eczacının hazırladığı yapma ilaç şekli.
Artık bazı kısıtlı cilt ilaçları dışında pek tercih edilmez.
Farmakope'de bulunan formüle göre eczacı tarafından
hazırlanan yada hazır bulundurulan ilaçlardır.
•Müstahzarlar ise Sağlık Bakanlığından alınmış ruhsatla
ilaç firmaları veya ilaç laboratuarları tarafından
hazırlanan ilaçlardır.
8
•İlaçların kimyasal yapıları ile fizyolojik etkileri arasında bağlantı yoktur.
Örneğin; alkollerin hem hipnotik, hem analjezik, hem de antibiyotik
etkileri vardır. Çeşitli aminler de analjezik, antihistaminik ve antimalerial
etki gösterebilir. Bu nedenle ilaçlar genellikle fizyolojik etkilerine göre
sınıflandırılır:
•Sinir sistemini etkileyen ilaçlar
–Merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlar
•Anestetik ilaçlar
•Hipnotik ve sedatif ilaçlar
•Analjezik ilaçlar
–Perifer sinir sistemini etkileyen ilaçlar
–Otonom sinir sistemini etkileyen ilaçlar
•Kalp ve damar sistemini etkileyen ilaçlar
•Sindirim sistemini ve bağırsakları etkileyen ilaçlar
•Solunum sistemini etkileyen ilaçlar
•Kemoterapik etki gösteren ilaçlar
•Vitaminler ve hormonlar
•Dezenfektan ve antiseptik etki gösteren ilaçlar
9
İlaçların Reçeteleme Şekilleri
•Reçetesiz satılabilen ilaçlar
•Reçeteli satılan ilaçlar
•Kontrole tabi ilaçlar
•Kırmızı reçeteye tabi ilaçlar
(narkotik)
•Yeşil reçeteye tabi ilaçlar
(uyuşturucu)
•Mor reçeteye tabi ilaçlar (kan
ürünleri)
•Turuncu reçeteye tabi ilaçlar
(hemofili hastaları için)
10
İlaçların Saklama Koşulları
•Günümüzde pek çok ilaç oda sıcaklığında
saklanabilir.
•Soğuk zincirde saklanması gereken ilaçlar. (2-8 0C)
•Işık almayan ortamda saklanması gereken ilaçlar.
•Kuru yerde saklanacak ilaçlar.
11
İlaçların Son Kullanma Tarihi
•İlacın kalitesini belli bir tarihe kadar güvence
altına alınması için konulmuştur. Ülke koşullarına
göre üretici firma, bazen hızlandırılmış
deneylerle (yüksek ısı ve nem) bazen de uzun
süreli denemelerle bu tarihi belirler. Bazı ilaçların
bu uzun süreli deneyler sonunda son kullanma
tarihlerinde öteleme söz konusu olabilir.
12
İlaçların Etki Mekanizmaları
•İlaç
ve
biyolojik
sistemlerin
etkileşmesinin
incelenmesinde klinik öncesi (genellikle deney
hayvanları üzerinde, Faz 0) ve klinik geliştirme
safhalarında (gönüllü hastalar ve sağlıklı insanlar
üzerinde, Faz 1, Faz 2 ve Faz 3), inceleme amacına göre;
biyoaktif moleküller, hücre, dokular ve organlar
üzerinde yapılan incelemelere in vitro, deney hayvanı
veya insanlar üzerinde yapılan incelemelere ise in vivo
incelemeler denilir.
13
İlaçların Eliminasyonu
•İlaçların vücuttan atılımı (eliminasyonu) çeşitli
yollarla olur. En önemli atılım yolu, böbreklerden
idrarla atılmalarıdır. Diğer yollar, safra,
bağırsaklar ve akciğerlerdir. Böbreklerden,
ilaçların gerek metabolitleri ve gerekse
değişmemiş şekilleri atılabilir.
14
Biyotransformasyon
(İlacın Metabolize Edilmesi)
•İlaçlar en sık olarak; biyotransformasyon, idrar yada feçesle
(dışkı) vücuttan uzaklaştırılırlar. Vücutta uygulandıkları
andan itibaren çeşitli enzimlerin etkisine maruz kalırlar.
İlaçların enzimlerin etkisi ile vücutta kimyasal değişikliklere
uğraması olayına biyotransformasyon (ilacın metabolize
edilmesi; yıkılması) denilir.
•Bazı ilaçlar, dolaşıma geçtikten sonra uygulandıkları yerde
yıkılmaya (metabolize edilmeye) başlarlar. Organizmaya
giren pek çok ilaç da bu şekilde metabolik değişikliklere
uğramaktadır. Böylelikle biyotransformasyon sonucu, ilaçlar
genellikle daha az etkili veya etkisiz bileşikler haline
dönüştürülürler. İşte bu bileşiklere o ilacın metaboliti
denilir.
15
İlaçların emilim, dağılım, yıkım (metabolizma) ve atılımı
16
•İlaçların çoğu, vücutta birkaç çeşit kimyasal reaksiyona maruz
kaldıkları için genellikle birkaç çeşitte metabolit oluşmaktadır.
Bazen de ilacın metaboliti vücuttan atılmadan önce, tekrar
biyotransformasyona uğrar ve diğer bir metabolite dönüşür.
İlaçların bazı metabolitleri ise inaktif değil, aktif maddelerdir.
Bazen de aktif metabolit, ana bileşiğe göre daha güçlü veya
daha uzun süre etki gösterebilir. Metabolitlerin kandaki
yarılanma süresi, genellikle ana bileşiğinkinden daha kısadır.
•Vücutta genellikle ilacın tümü biyotransformasyona uğramaz,
alınan
miktarın
bir
kısmı
değişmeden
atılabilir.
Biyotransformasyon sonucu, ilaçların sadece etkinlikleri değil,
aynı zamanda farmakokinetik özellikleri de değişir. Sonuçta,
ilaçlar daha polar hale gelir ve suda çözünürlükleri artar.
Böylece ilaçlar vücuttan daha kolay atılabilir hale sokulmuş
olurlar.
17
Oral yolla uygulanan ilaçlar için ilk
geçiş eliminasyonu
•Karaciğer veya bağırsaklardaki ilk
geçiş eliminasyonu (atılım), oral
(ağızdan) alındıklarında pek çok ilacın
etkisini azaltır. Oral yolla alınan
ilaçlar, vücuda dağılmadan önce
büyük oranda metabolize edilirler.
İntravenöz uygulanan ilaçlar ise
gastrointestinal sistemden (midebağırsak) geçmezler ve dolayısıyla da
karaciğerden ilk geçiş eliminasyonuna
uğramazlar. Yani i.v. yolla uygulanan
ilaç, doğrudan sistemik dolaşıma
katılarak, vücuda dağılır. Böylelikle bu
uygulama yolu, hızlı etki başlangıcı ve
ilacın dolaşımdaki dozları üzerinde en
iyi kontrol imkanını sağlar.
18
•Karaciğer, ilaç metabolizmasının temel
yeridir. Ancak bazı özel ilaçlar, farklı
dokularda biyotransformasyona (yıkım)
uğrayabilirler.
•Yağda çözünen ilaçlar (lipofilik), Faz I ve
Faz II adı verilen iki ana mekanizma
reaksiyonları
ile
önce
karaciğerde
metabolize edilirler:
19
•Faz I reaksiyonları, lipofilik molekülleri (yağda
çözünen), -OH veya –NH2 gibi polar bir fonksiyonel grup
kazandırarak daha polar moleküllere çevirirler. Bu
reaksiyonlar, sıklıkla en çok karaciğerde bulunan
sitokrom P-450 enzim sistemiyle (izoenzim)
katalizlenerek oksidasyon, redüksiyon veya hidroliz
reaksiyonları sayesinde gerçekleşerek ilacı aktive
edilebilirler.
•Faz II reaksiyonlarıyla ise konjugasyon sonucunda,
daha polar ve suda çözünebilen, inaktif metabolitler
ortaya çıkar. İlaçların biyotransformasyonu, vücuttaki
ilaç veya onun bir metabolit molekülüne, bir radikalin
veya başka bir iç madde molekülünün kovalent bağlarla
bağlanması suretiyle gerçekleşir ve bu tip kimyasal
olaylara da konjugasyon denilir.
Yeni ilaç Etkin Maddesi Geliştirme Üstlenilen Bir Risktir!!!
Süre: Yeni bir ilaç bulunuşundan pazara sunuluncaya kadar 12 – 14
yıllık bir çalışma süresi gerekmektedir.
Maliyet: Ortalama 1 – 1.4 milyar dolar harcanabilir.
Başarı: Sentezlenen 5000-10000 bileşikten 1 tanesinin veya klinik
denemeler aşamasına gelen 5 bileşikten 1 tanesi pazara sunulma
şansına sahiptir.
Geri Dönüş: Pazara sunulan her 3 ilaçtan 1 tanesi kazanç sağlama
şansına sahiptir.
Pazardan Çekme: Birçok yeni ilaç pazara sunulduktan sonra
bilinmeyen yan etkileri sebebiyle piyasadan çekilmektedir..
Etkin Madde Geliştirme Çalışmaları
Yeni İlaç Geliştirme Prosesi
Klinik Öncesi Çalışmalar
Deneyler, Araştırma
Klinik Çalışmaları
Süre : 1 – 3 yıl
Süre: 4- 6 yıl
Ortalama Süre : 18 Ay
Ortalama Süre: 5 yıl
Pazarlama
Pazarlamadan Sonraki
Çalışmalar
Yan Etki Raporları
Faz I
Etkin Madde Sentezi,
İzolasyon,
Bioteknoloji
Faz II
Faz III
Ticari Numuneler
Üzerinde Araştırma ve
Deneyler
Faz IV
Hayvan Deneyleri
Toksisite
22
22
23
İlaç Buluş , Geliştirme ve Değerlendirme Prosesi
Riskli ve uzun soluklu bir süreç…
24
24
Biyoteknolojik İlaç Geliştirme Prosesi
Biyoteknolojik ilaçlar neden pahalıdır.
25
25
FAZ O: Bu fazda öncelikle, organizmada hedeflenen etkiyi
yaratacağı öngörülen on binlerce bileşenin farmakolojik
etkileri araştırılmaktadır. Bu araştırmalar, hayvanlarda ve
laboratuvar modellerinde
gerçekleştirilmektedir.
Hayvanlarda yapılan deneyler arasında biyolojik testler de
yer almaktadır. Bu fazda teknik değerlendirme ve
geliştirme de başlamaktadır. Kimyasal (safsızlıklar,
degradasyon ürünleri), analitik (stabilite, kalite kontrol)
bu çalışmalarda yer alır. Teknolojik çalışmaların GLP
kurallarına uygun olması şarttır. İlaç olması düşünülen
bileşiğin farmakokinetik
ve Absorbsiyon /Dağılma
/Metabolizasyon /Atılım çalışmalarında uygun sonuçlar
elde edilmelidir. Bu süreç 2-8 yıl civarında sürmektedir.
FAZ 1: Bu fazda gerçekleştirilen çalışmaların temel amacı, ilaçla ilgili güvenilirlik
verilerinin toplanması, doz aralığının saptanması, tolerans ve farmakokinetik
özelliklerin incelenmesidir. Genellikle 20-100 arasında sağlıklı gönüllülerde
ilacın öncelikle insandaki güvenliliği, vücuttaki emilimi, dağılımı ve vücut
fonksiyonlarına etkisi incelenir. Bir seri dereceli olarak artan tek doz
uygulamaları yapılır. Bu çalışmalar ortalama 1-1,5 yılda tamamlanır.
FAZ 2: Bu fazda, hedef hastalığı olan 100-500 arasında gönüllü hasta ile ilacın
etkililiği, ilacın klinik etkileri ve yan etki profili araştırılmakta ve doz-cevap
verileri toplanmaktadır. Bu fazdaki çalışmaların tamamlanması 1-3 yıl arasında
sürmektedir.
FAZ 3: Bu fazda, Faz 1 ve Faz 2'nin sonuçları değerlendirilerek hedef hastalığı
olan 1.000-3.000 gönüllü hasta ile ilacın klinik etkinliğinin ve yan etkilerinin
daha geniş bir hasta popülasyonunda değerlendirilerek ilacın geliştirme
sürecine devam edilip edilmeyeceğine dair karar verilmektedir. Klinik
çalışmaların bu fazının tamamlanması 3-4 yıl sürmektedir.
FAZ 4: Ruhsat almış bir ilacın kullanan hasta kitlesi üzerindeki etkilerinin
izlenme ve değerlendirilmesi çalışmalarıdır.
Download

İLAÇ ANALİZLERİ