ALTINCI
Uzak çekimde Kelamoğulları’nın evinin cephe görünümü... Sırtını ormana vermiş
bir başına bir köy evi!
Geride, sırtta, ağaç kümelerinin karaltısı. Üzerlerindeki gökyüzü perde perde
ağarmakta...
Yaklaşan görüntüde tahta basamaklarla çıkılan sofa... Sofayı tahta parmaklık
çevrelemekte. Kalın ağaç gövdelerinden seyrekçe dizili yontma direkler geniş
saçağı tutmakta.
Sofa boyunca ham döşeme tahtaları. Duvar dibinde bir kaç yer minderi.
Sofanın tek duvarında ortalıklı yerde yan yana iki oda kapısı. Her kapının yanında
genişçe birer pencere.
Sofanın sağ bitimine uyarlanmış ocakta çalı ateşi yanmakta. Üzerindeki tencerede
su kaynamakta.
Ana sırtıyla kadrana girer. Merdivenlerden çıkar. Ocağın kıyısına çalı bırakır.
Ayakta dikilir. Gözleri evin önünü tarar.
Aşağıdan Ömer su bidonuyla gelir. Bidonu sofaya yakın yükseltideki yerine
yerleştirir.
Kamera çevreden sabah görüntüleri seçer. Yeniden sofaya döner.
Sağdaki odanın kapısı açılır. Hasan, kapıda gerinerek çevreye bakar. Ana’nın
yanına gelir. Genç, yakışıklı, güçlü ve mutludur.
HASAN-
EMİNE KALKMADI MI?
Ana, önce soldaki kapalı kapıya, sonra su bidonunun başında tıraş olan Ömer’e
bakar. Sessizce işine devam eder. Bez torbadan tarhana çıkarır. Kapta sulandırır.
Hasan ocağı üfler. Ana tarhanayı ocakta kaynayan suya salar. Hasan kepçeyi alıp
karıştırır. Ana yer sofrasını hazırlar.
Hasan’ın yandan yüz çekimi.
Hasan yüzünü Ana’ya çevirmeden konuşur. Ana kadranın içindedir.
HASAN- DE BANA ANA... KÖYDEN BİR KIZ DA BANA KAÇIVERMEZ
Mİ?.. EMİNE’NİN ÖMER AĞAMA KAÇIP GELDİĞİ GİBİ...
Ana dikkat kesilir. Dönüp bakar. Baktığı yer Hasan’ın sırtıdır.
Ana gene önüne döner. Ekmek bohçasını açar. Kocaman bir köy ekmeğini
dilimler, siniye koyar.
Hasan'ın koyulaşan çorbayı karıştırmakta olan eli.
Hasan çorbaya doğru konuşur.
HASAN- GÖNLÜNÜ KAPTIRIVERMEZ Mİ?.. HA?.. DİYELİM KAPTIRDI.
Ana kalkar, Hasan’ın yanına çömelir.
ANA- KAPTIRIR, ASLAN OĞLUM! KAPTIRIR YA, AKLI VARSA SANA
KAÇIVERMEZ.
HASAN- NEYE BE ANA?
ANA- YOKSA KENDİ BAŞINI YAKAR DA ONDAN.
HASAN-
BANA GELİN YARAŞTIRAMIYOR MUSUN, ANA? ASLAN
OĞLUNA? ÖMER AĞAMDAN KUSUR NE YERİM VAR?
Ana, Hasan’ın elinden kepçeyi alır. Çorbayı karıştırır.
ANA- SEN BANA NE DEYİVERECEKSEN... DE, HADİ. DE!
HASAN- ZİYNET’İ DİYORUM, ANA! BANA BİR HOŞ BAKIYOR ...
ÜSTÜNE DÜŞSEM... SANA EMİNE’N GİBİ BİR GELİN DAHA... NE
DİYOSUN? FENA MI?...
ANA- RIZAMI MI ARIYORSUN?...
Hasan başını sallar.
ANA- GÖNLÜNÜ KAPTIRDIYSAN... DİYECEK NE KALDI... ÖTESİ KIZIN
BİLECEĞİ İŞ!
HASAN- RAZI MISIN?
Kamera bir süre Ana’yı izler.
Ana bir karar vermiş gibi başını sallar. O konuşurken kamera, sesi dinleyen her
yerde, duvarda, tavanda, eşyada, parmaklık tahtalarında, tavanın destek
direklerinde gezinir. Sonunda Hasan’ın yüzünde durur.
ANA- İNCİRLİ BAHÇE SENİN HAKKINDIR. ÖMER AĞAN DA BÖYLE
BİLİR, BÖYLE SÖYLER. ELİMİZE GEÇEN ÜÇ BEŞ KURUŞ ORADAN
GELMEKTE. TARLA, AĞANDA KALACAK... YEDİĞİMİZ EKMEK
TARLADAN! AYRI EV KURAMAYACAKSIN. KÖY YERİNDE, DOKUZ
YILDA DOKUZ BOĞAZ OLURSUNUZ... SEN KARA TOPRAĞI TÜRKÜ
YAKMAK İÇİN SANIRSIN. AĞANA BENZEMEZSİN. AĞAN SABIRLIDIR.
SEBATLIDIR. SIRTINA BİNEN YÜKTEN YÜKSÜNMEZ. O, SİZİ DE
ÇEKER... ÇEKER YA, ÇÖKER ARTIK... BABANA VARDIĞIMDA, BABAN
VARLIKLI SAYILIRDI. DOKUZ ÇOCUK DOĞURDUM. DÖRDÜNÜZ
YAŞADINIZ. TOPRAĞA VERDİKLERİM DE YAŞASAYDI, VARIMIZ
HANGİ BİRİNİZE YETERDİ? BABAN YILLARDIR İNMELİ. ŞİMDİLERDE
AKLINI DA YİTİRDİ. ÖMER AĞAN, BABANIZ YERİNE SAYDI KENDİNİ.
İKİ AĞABEYİNE ŞANIMIZA YARAŞIR KIZ ALDIK. ALDIK YA, ELDE
AVUÇTA KALMADI. EMİNE KAÇIP GELMEYEYDİ, ÖMER’İM BEKÂR
KOCARDI. O GÜNDEN BUGÜNE, UĞRAŞTI, DİDİNDİ, BAHÇEYİ BAHÇE
ETTİ. BEŞ TANE DE BEBE DİZDİ. ANCA YAŞIYORUZ. SANA KIZ
İSTEYECEK GÜCÜMÜZ OLMADIĞINA AKLIN YETİYOR. ZİYNET DE
SANA KAÇIVERİR DİYORSUN. YA SONRASINA AKLIN ERİYOR MU,
BENİM TOSUN OĞLUM? BEN, BİZE FUKARALIK GÖRÜYORUM ARTIK.
Hasan bir şeyler söylemek ister. Ana susturur.
ANA- ASKERLİĞİNİ YAPTIN. DÜNYADAN HABERİN OLDU. KOCA
ADAMSIN. BENİM CAHİL AKLIMDAN İYİSİNİ DÜŞÜNMEK SANA
DÜŞER. AĞAN ŞİMDİDEN YEDİ BOĞAZ. İNMELİ BABANLA BEN DE
BAŞINDA... EDER DOKUZ BOĞAZ! SENLE BİR GELİN DAHA. EDER ON
BİR BOĞAZ. SİZ DE SIRALARSINIZ BEBELERİ...YA BU DEĞİRMENİN
SUYU VAR MI?... ASKERDE ŞOFÖRLÜK ÖĞRENDİN. ALTIN BİLEZİĞİN
VARKEN KÖYE HİÇ DÖNMEYECEKTİN. İLLE KIZA VURGUNSAN, ONU
DA ALIRSIN; GİDERSİNİZ ŞEHRE!......
Hasan sevinir, kalkar, coşkuyla konuşur.:
HASAN- GİDERİZ, BE ANA! BURADA YAPAMAZSAK ŞEHRE GİDERİZ.
HELE ZİYNET BU EVE GELSİN... AĞAMLA KONUŞTUK. ARKAYA BİR
ODA DAHA YAPACAĞIZ. ÜÇ YANINA PENCERE AÇACAĞIM. BİR DE
SUNDURMA... HANİ YIKTIĞIMIZ BALKONUMUZ VARDI. ORMANA
KARŞI! ARKA YERDE! BİR ÖZLEDİM Kİ, ANA.
Ömer, sofanın basamaklarını çıkar.
Hasan Ömer’i karşılayarak haberi verir.
HASAN-
TAMAM... ANAM RAZI... KERESTEYİ ALIYORUZ!
Ömer, Hasan’ın omzunu okşar.
Hasan yıkanmaya iner.
Sağdaki odanın camını bir el dövmektedir. Kamera camdan içeri bakar.
BABA- (İçeriden) ALIN BENİ DE DIŞARI, BE!.. BİR BAŞINA KODUNUZ
BENİ BURDA. AÇ KODUNUZ. ÇIKARIN BENİ BURDAN...
Ömer sağdaki odaya girer. Kapı açık kalır.
Ömer, açık kapıdan babasını kucağında taşıyarak dışarı çıkarır. Onu soldaki
kapıyla pencere arasına yer şiltesine oturtur. Baba devamlı söylenmektedir.
BABA- DİNSİZLER... GÂVURUN SOYLARI. ADAMI AÇ DA KOYARSINIZ
SİZ, SUSUZ DA. ALLAH'SIZLAR...
Anayla Ömer'in çaresiz halleri...
ANA- İLACI BİTİNCE BÖYLE!
ÖMER- YARIN YAZDIRIRIM. SÖZ! YARINA KADAR... GİDEMEDİM ANA!
Soldaki odanın kapısı aralanır. Torunlardan biri dışarı çıkar.
ANA- DOLAŞMA AYAK ALTINDA. GİT ANANI KALDIR!
Çocuk duvara siner, bekler.
Ana çorbayı sofraya koyar.
Ömer çorbaya ekmek doğrar.
Öteki çocuklar birer birer çıkıp gelirler.
Ana sabunlu bez yapar. Babanın elini yüzünü temizler.
BABA- AÇIM. YOK MU YEMEK BİR ŞEY BE? YEMEK VERİN BANA.
ANA- AZ SABRET. ÖLMEZSİN. SABAHIN KÖRÜNDE BAŞLADIN GENE...
ÇÖKMEYİN SOFRAYA, LEN!.. EL YÜZ YIKAYIN HELE. NERDE ANANIZ?
NERDE?
Soldaki kapıdan Emine, kucaktaki bebesiyle çıkar. Beti benzi atmıştır. Ömer’le
ciddi gözlerle bakışırlar.
Emine bebeği Ömer’e verir, acele acele ocağa gider
Ana gözleriyle Emine’yi izler.
Emine yandan görüntülenir. Bir eliyle ağzını kapamıştır. Öteki eliyle ocağa çalı
sürer.
Ana, Emine’nin öğürmelerle sarsılan sırtına bakmakta.
Emine iki eliyle ağzını kapamış koşarak Ananın önünden geçer.
Emine merdivenleri iner.
Ana hışımla ayağa kalkar. Ömer’e bakar.
Emine evin ardına dolanır.
Emine, su bidonunun önünden, eli yüzü ıslak doğrulur. Gözlerini başında dikilmiş
anaya kaldırır. Halsizdir.
ANA- BİR CAN DAHA MI GETİRİYORSUN, BOYNU DEVRİLESİCE.
Emine gözlerini yere eğer. Canından bezmiştir. Susar.
ANA- BEŞ BEBE YETMEDİ Mİ? SEN DEĞİL MİYDİN BİR TANE DAHA
GELİRSE BEN ÖLÜRÜM ANA DİYEN? HANİ KASABAYA İNECEKTİNİZ?
HANİ KOCANLA KONUŞMUŞTUN? HANİ DOĞUM KONTROLÜNDEN
GEÇECEKTİNİZ?
EMİNE- KONUŞTUM ANA, KONUŞTUM. BUGÜN YARIN DEDİ, EYLEDİ.
İŞTEN BAŞ ALDIĞI VAR MI? OĞLUNU BİLMEZSİN GİBİ...
ANA- SANA TEMBİH ETMEDİM Mİ KIZ? GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ O MERET
NEYSE TAKTIRINCAYA KADAR KENDİNE ELLETME DİYE.
EMİNE- NE EDEYİM, ANA... NASIL İTELEYİM... BANA TEK KÖTÜ LAF
ETMEDİ BU GÜNE KADAR...
Ana birden yumuşar. Eli Emine’nin saçını okşar.
ANA - SENİN KOCAN, OĞULLARIMIN EN İYİSİ!.. AMA İYİLİĞİNİN
KENDİNE YARARI NE? SANA YARARI NE? A GELİN KIZIM. YA SENİN
SIRTIN BUNCA YÜKÜ NASIL TAŞIYACAK?
EMİNE- ÇARESİNE BAKACAĞIM, ANA.
ANA- ÇARESİ VAR MI ARTIK? ARTIK ÇARESİ, GENE DOĞURMAK!
BETERİN İYİSİ GENE DOĞURMAK. DÜŞÜRMENE RAZI GELMEM.
CANINDAN OLMAK VAR.
EMİNE- CAN, BENİM CANIM.
ANA- CAN BENİM DERSİN. GEBERİR KURTULURSUN. ARDINDA BEŞ
BEBE KALIR ÜVEY ANA ELİNDE.
HAKKIN VAR MI, A KIZIM?
EMİNE- KUCAĞIMDAKİ, EMECEM DİYE CANIMI ÇEKİYOR. NE KÖTÜ
AŞ ERİYORUM, BİLİYORSUN. GÖZÜM DÜNYAMI GÖRMÜYOR. BU
ÇOCUĞU DOĞURMAM ANA. SEN KARIŞMA. ZATEN ARZU BACI’YA
HABER SALDIM. BAKACAK ÇARESİNE.
ANA- HELE BİR KENDİNİ KURCALATTIR... CANINI BURNUNDAN BEN
GETİRİRİM. NAH BURAYA YAZDIM. BU EVDE BARINDIRMAM SENİ.
ÖLMÜŞTEN BETER EDERİM. NAH, SOKAĞA ATTIRIRIM BİLESİN. ARZU
BACI BU EVE GELSİN, SEN DE ONUNLA BERABER BU EVDEN
ÇIKARSIN... KİMLE HABER SALDIN?... KİMLE?
EMİNE- OĞLUNLA ANA... KOCAMLA.
ANA- AMANIIIN! ALNIMIZIN KARA YAZISINI OĞLUM KENDİ ELİYLE
Mİ YAZIYOR?
Ana dövüne dövüne sofaya çıkar. Ömer’i aranır.
Emine ağır ağır ardından gelir.
Ananın gözünden tarla yolunda omuzunda çapayla uzaklaşmakta olan Ömer.
Ana Ömer’in ardından seslenir.
ANA- SEN SAVUŞUYORSUN DEĞİL Mİ, BOYNU DEVRİLESİCE.
KAMERA OTURTULDUĞU YERDE SIZLANIP DURAN BABA’YA DÖNER.
BABA-
GAVURLAR ARASINDA MI KALDIM BE. AÇIM BE. BİR
LOKMA YEMEK VEREN YOK. BİR SU VEREN YOK. KENDİLERİ
BAKLAVA BÖREK YER...
Hasan Emine’ye yaklaşır.
HASAN- SEN İYİ DEĞİLSİN. GİT YAT BİRAZ.
ANA- (Terslercesine) BİZİM GİBİLERİN YATMAK NESİNE?
Ana, Baba’nın çorbasını hazırlar.
Emine çorba tasını alır. Babanın yanına gider. Beslemeye çalışır.
BABA- NE YEDİRİYON BANA? ONU KENDİN YE SEN. YE BAKAYIM
ONDAN. ÖNCE SEN YE.
Emine,”Allah’ım, sen bilirsin,” der gibi bir kaşık yer. Sonra Baba’ya yedirir.
En küçük bebe ağlar. Çocuklar kavgaya tutuşur.
Ana daha çorba getirir. İçine ekmek doğrar.
Hasan küçük bebeyi beslemeye çalışır.
Ana Hasan’a çıkışır.
ANA- SEN OYALANMA, YE GİT İŞİNE. BIRAK ONU ANASI BESLER.
Baba hem yer, hem söylenir.
BABA- BALLI BÖREKLİ YERLER. GİZLİ GİZLİ. ALLAH BİLMEZ Mİ?
BAKAN EDEN YOK Kİ. BANA YEDİRDİKLERİNE BAK...
Kamera geri çekilir. Evi peyzajın içine alır. Bir süre durur.
Tarla yolunda hızlı hızlı giden Ana’nın arkadan çekimi.
Tarlada çalışan Ömer.
Ana tarlaya gelir. Azık bohçasını, su testisini kıyıya koyar.
Ömer çalışmayı bırakır gelir. Testiden su içer. Terini kurular.
Ana dik dik Ömer’e bakar.
ANA - BEŞİNCİSİ DOKUZ AYLIK MEMEDE. BİÇAREYİ ALTINCIYA
GEBE KOMUŞSUN. SENDE HİÇ İNSAF MERHAMET YOK MU? SENDE
HİÇ AKIL İZAN YOK MU?
Ömer susar. Utanmakta, sıkılmaktadır. Çapayı tutan eli kasılır. Yere bakar.
ANA- KARILAR GEBE KALMASIN DİYE DEVLETİN RADYOSU
YOLUNU ÖĞRETİYOR. KASABA ŞURADA. İKİ SAATLİK YOL. ONU
BİR DOKTORA GÖTÜREMEDİN. BU ZAMANDA ANANIN ÇEKTİĞİ
ÇİLEYİ ÇEKTİRİYORSUN KARINA.
ÖMER - OLDU BİR KEZ ANA.
ANA - BİR KEZ Mİ? BOY BOY SIRALADIN. HER YIL BİR TANE.
ÖMER- BAKACAĞIZ BUNUN ÇARESİNE.
ANA - ÇAREYMİŞ.... DERDİN ÜSTÜNE GİTMEK Mİ ÇARE?
İSTEMEDİĞİN BAŞA GELMESİN DİYE TEDBİRİ ALMAK ÇARE. ARZU
BACIDAN DERMAN UMDUN HA? SEN BİLMİYOR MUSUN? 0
KARININ KURCALADIĞI KARILARIN YARISI YA SAKAT KALDI, YA
GEBERDİ.
ÖMER- AĞZINI HAYRA AÇ ANA.
ANA - DELİ! CAN KURTARAN DİYE AZRAİLE SARILMAYA
KALKMIŞSIN. CAN GİDER CAN... DÜNYADA TEK DAYANAĞIN O.
BİR TANE DAHA EMİNE BULUR MUSUN? KARIN İNAT EDİYOR.
GİT ONA DE. BUNU DA DOĞURACAK. BETERİN İYİSİ BU. TEDBİRİ
VAKTİNDE ALIRSINIZ BİR DAHA.
Ömer susar. Çapasını alır yürür. Ana peşinden gider.
Tarladaki koca taşın yanına gelirler. Ömer taşa bir tekme vurur. Ana da bir
tekme vurur. Dururlar.
ANA- ŞU KELÂMOĞULLARI'NIN HALİNE BAK BİR...
ÖMER- NE İDİM NE OLDUM DEME ANA. DÜNYADA BETERİ VAR.
HALİMİZE ŞÜKÜR.
ANA- YA NE OLACAĞIZ DİYE DÜŞÜNMEK YOK MU? GÜCÜN
YETECEĞİNCE EVLAT SAHİBİ OLMAYI ÖĞRETİRLERKEN.... SEN
ADAM MI, IRGAT MI BÜYÜTÜYORSUN. DÜŞÜNMEDEN SIRALADIN.
KUŞ KADAR CANLARI VARKEN BİR DÜRÜM EKMEKLE
SAVUŞTURUYORSUN. YA BÜYÜDÜLER Mİ NE OLACAK? YA NASIL
OKUTACAKSIN? OKUTMADIN, KÖY YERİNE BAĞLADIN. HANGİ
TARLANDAN DOYURACAKSIN? HANGİ MALINI PAY EDİP
EVERECEKSİN?
ÖMER- ELBET BİR ŞEYLER DEĞİŞECEK.
ANA- KENDİ KENDİNE HİÇ BİR ŞEY DEĞİŞMİYOR. BİLDİM BİLELİ
BABAN ÖKÜZLERİ BU TAŞIN ÇEVRESİNDEN DOLANDIRDI. SEN
BABANA SORDUN MU? BU TAŞ BUNCA ZAMAN NEYE BURADAN
KALKMADI DİYE? SEN DE ÖKÜZLERİ ÇEVRESİNDEN
DOLANDIRDIN SÜRDÜN. TORUNUN BİLE BİR GÜN DURUR. BU
TAŞA BAKAR. BAKAR DA KAFASINI KAŞIR.
Ana birden çapayı kapar. Taşın kıyısından toprağı kazmaya başlar. Ömer
Anayı seyreder. Kafasını kaşır.
ÖMER - TAŞI SÖKECEĞİZ HA ANA?
ANA - HE! BU GÜN. ŞİMDİ.
ÖMER- HIRSINI TAŞTAN ÇIKARACAKSIN HA? PEKİ. DUR.
SEN BERİ DUR. BANA BIRAK.
DUR.
Ömer anasının elinden kazmayı alır. Avuçlarına tükürür. Kazmaya başlar...
Keyfi yerine gelmiştir.
Köy yolu... Arzu Bacı köye doğru ilerlemekte. Hasan'la karşılaşır.
ARZU BACI- EMİNE EVDE Mİ, HASAN OĞLAN?
HASAN - EVDE ARZU BACI.
ARZU BACI- TARLAYA BU SAATTE Mİ VARIYORSUN? AYLAKLIK
ETMENE ANAN GÖZ YUMMAZ YA. VARDIR BİR HİKMETİ...
Hasan güler geçer. Sonra durur. Döner. Düşünceli düşünceli Arzu Bacı'nın
ardından bakar.
Emine suyun başında kapları yıkamaktadır. Çocuklar evin önüne yayılmış oyun
oynarlar. Sofada Baba ağzı açık uyumakta. Ağzının kıyılarına, göz çukurlarına
sinekler kalkıp konar... Yanında bebe. Bebenin yüzüne de sinekler kalkıp
konmakta. Emine yıkadığı kaplarla ayağa kalktığında eve gelmekte olan Arzu
Bacı'yı görür. Kıpırtısız kalır.
ARZU BACI - HABER SALMIŞSIN, KIZ. TEZ VARAYIM DEDİM.
EMİNE- EYİ ETTİN. SAĞ OL.
Arzu bacı emine'nin karnını okşar.
ARZU BACI - GENE Mİ, KIZ? GİR YAT HADİ. BİR YOKLAYAYIM.
Emine açık mutfakta kapları yerine yerleştirmektedir. Gözlerinde korku...
Emine, ardında Arzu Bacı, ağlayan bebenin yanından geçip odaya girerler.
Emine yer minderine uzanır.
Emine yattığı yerden Arzu Bacı'nın hazırlıklarını izler. Pencerede gök yüzü.
Odanın içinde ağlayan bebenin sesi...
Hasan tarlaya varır. Elindeki mevsim soğukluğunu azık çıkınının yanına
bırakır.
Arzu Bacı minderde yatan Emine'nin yanından kalkar. Odada dolanır.
ARZU BACI - DÖL, DAHA KÜÇÜK. BEKLEYELİM AZ BİRAZ. BİRAZ
ELE GELMEK İSTER. ŞİMDİ TEHLİKELİ.
EMİNE - OLSUN! NE OLACAKSA... ŞİMDİ OLSUN.
Hasan tarlada anasıyla ağabeyinin uğraşını seyretmekte.
HASAN- TAŞI MI SÖKÜYORUZ?
ÖMER- ANAMIN AKLI.
Toprak kazıldıkça taş dibe doğru genişleyen kayaya dönüşmüştür. Hasan
çalışanların çevresinde dolanır.
HASAN - VAY ANAM VAY! İŞİMİZ İŞ!
Ana, Ömer ve Hasan, ikide bir taşa bakarak azıklarını yerler.
Arzu Bacı çantasını karıştırır. Tereddüt etmektedir.
ARZU BACI- ANAN RAZI MI, KIZ?
Emine başını yana çevirir, dudaklarını ısırır.
EMİNE - RAZI.
Emine kolundaki ince bileziklerden birini çıkarır. Arzu bacıya verir.
EMİNE - AL. SEN BİTİR İŞİNİ.
ARZU BACI- DELİ KIZ. BENİM DERDİM O DEĞİL.
Arzu Bacı bileziği çantasına koyar. Ne de olsa işe başlamasına yardımcı
olunmuştur.
Uzak çekim. Tarladakiler taşın başında tartışırlar. Kamera çeşitli görüntülerle
doğayı ve uğraşı yansıtır. Yakın çekime döner.
ÖMER - BAŞ EDEMEYECEĞİZ... BARİ ÖKÜZLER OLAYDI.
ANA - EE, NE DURUYORUZ? HASAN! KOŞ! BEKİR AĞA'DAN
ÖKÜZLERİNİ İSTE. AL DA GEL. KOŞ!
Ömer koşan Hasan'ın ardından seslenir.
ÖMER - SIRIKLARI DA GETİR. NE BULURSAN AL GEL.
Sofada baba, çevredeki sessizliği dinler.
BABA - PİST... PİST..
Baba büyük torununu işaretle yanına çağırır.
BABA - GİT BAK. ODAYA KAPANMIŞLAR. GİT BAK ORADA NE
YAPIYORLAR. BAKLAVA BÖREK YERLER, BİZE VERMEZ O
GÂVURLAR.
Çocuk dedesinin zırvalarına alışıktır, tınmaz. Gene de pencereye gider. İlgisiz
içerisini gözler. Vaz geçer. Bebeyle oynar. Kucağına almaya kalkışır.
Emine kendini bilmez bir halde yatmakta. Arzu Bacı Emine'yi sarsar.
Korkmuştur. Emine gözlerini açar.
EMİNE - YOK BİR ŞEY, İÇİM GEÇMİŞ.
ARZU BACI- BAYILI BAYLIVERME, AMAN, KIZ! AKLIM BAŞIMDAN
GİDİYOR. BEN DEDİM. DAHA ERKENDİ.
Emine'de kanama vardır. Arzu Bacı'da panik başlamıştır.
EMİNE - BATIRMA ORTALIĞI. BENİ REZİL ETME.
ARZU BACI- NE YAPAYIM KIZ. OLUK GİBİ BOŞALIYOR. KANI
DURDURMAK LAZIM.
Hasan eve varır. Ağlayan bebeyi kucağına alır. Hemen elini çeker.
HASAN - NERDESİN, EMİNE? BU TÜM BATIRMIŞ. BEBENE
BAKSANA.
Emine'nin penceresindeki perde içeriden kapatılır. Kapı açılır. Arzu bacı dışarı
çıkar.
ARZU BACI - ANASININ ONA BAKACAK HALİ YOK. GÖTÜR,
SEHER'E BIRAK. ANANI BİLİYOR MUSUN NEREDE? TEZ EVE
YOLLA. KOŞ!
HASAN - NE OLDU?
ARZU HACI- NE SORUYORSUN? KADIN KISMININ AZRAİLLERİ
DEĞİL MİSİNİZ? HADİ GİT.
Hasan bebeği bir koluyla kucaklar. Duvara dayalı sırıkları da yüklenir. Koşar.
Emine kendini bilmez yatar. Arzu Bacı ne yaptığını bilmeden çabalar.
Hasan hızlı hızlı tarladakilere yaklaşırken seslenir.
HASAN - Ana sen eve dön. Bırak biz uğraşalım.
Ana sırıkları yerleştirmeğe girişir.
ANA - Hani öküzler? Vermedi mi kör olasıca?
HASAN - Bekir Ağam kendi getiriyor. Ana! Arzu Bacıyı bizim evde gördüm.
Tez seni ister.
Ana elindeki işi bırakıverir.
Korktuğuna uğramış insanın yüzü.
Hiç sesi çıkmaz. Çabuk çabuk eve yönelir.
ÖMER - NE VAR? BİR ŞEY Mİ OLDU?
HASAN - ARZU BACI BİZİM EVDE. ANAMI İSTEDİ.
Sessiz bir süre geçer. İki adam ayni anda tekrar işe koyulurlar.
ANA karşıdan kendine doğru koşan haberci çocuğu görür.
Uzak çekimde çocuk anaya acele bir şeyler söyler. Ana tarlalar arasından
başına vura vura koşmaya başlar.
Haberci çocuk koşarak yoluna devam eder.
Çocuk tarlaya varır.
ÇOCUK - KOŞUN... EMİNE ABLAM ÖLÜYOR. ARABAYI KOŞTULAR.
DOKTORA YETİŞTİRİLECEK.
Ömer'le Hasan'ın yüzleri... Ellerindekileri fırlatıp koşmaya başlarlar. Çocuk da
peşlerinden koşar.
Evin önünde toplanmış köylüler...
Emine at arabasına yatırılmıştır.
Utanmaktadır. Yüzünü gizler.
Arzu Bacı yaşlı kadınlara anlatır.
ARZU BACI - BENİM BİR GÜNAHIM YOK. DAHA BELLİ BELİRSİZDİ.
AZ ELE GELMEK İSTER. ŞİMDİ DEF EDECEĞİM, SONRA
KIYAMIYORUM DİYE TUTTURDU. DOKTORA YETİŞSE BARİ. BAK,
GÜL GİBİ TAZE, ANASINI BABASINI ÇİĞNEYİP GELDİĞİ EVDE,
YETİM GİBİ EL YARDIMINA KALDI. ÇAĞIRTTIM DA BİR GELEN
YOK. ALLAHLARINDAN BULSUNLAR.
Emine'nin çocukları evin kıyısına dizilmişler, kabahat işlemiş gibi korkulu ve
sessiz dururlar. Köylülerden biri arabayı sürer.
Ömer'le Hasan anayı geride bırakarak arabaya yetişirler. Köylü arabadan atlar.
Yerine Hasan geçer. Ömer Hasan'ın yanına oturur. Arkaya dönerek
Emine'nin üzerine eğilir. Elini tutar. Kendi insanlarını görünce Emine'nin
yüzüne bir rahatlık gelmiştir. Elleriyle arabanın kenarına yapışmış olan anayı
görür.
EMİNE - HAKKINI HELÂL ET ANA.
ANA - HELÂL OLSUN, YAVRUM!
Araba ananın ellerinden kurtulur. Ana oracığa çöker, iki yanına
sallanır.
ANA - HELAL OLSUN YAVRUM... KIZIM... BİR TANECİK
GELİNİM... HELÂL OLSUN...
Yolda anaya doğru gelmekte olan köylüler.
Ana çöktüğü yerde gözlerini kapamış iki yana sallanmakta.
ANA - EMİNE'Mİ ÖMER'İME BAĞIŞLA TANRIM! BAĞIŞLA TANRIM!
BAĞIŞLA TANRIM! BAĞIŞLA TANRIM........
Kasaba hastanesi. Bekleme yeri.
Ömer, Hasan, GEVEZE GENÇ beklerler.
Geveze genç yüzüne doğru bakan Hasan'a anlatır.
Ömer elleri dizlerinde, vesikalık fotoğraf çektirir gibi oturmuş, başka
dünyalardadır.
GEVEZE GENÇ - HERKESİN AĞZINDA DOĞUM KONTROL!
EVLENDİK YA, DAHA YAŞIMIZ NE BAŞIMIZ NE. HELE İŞİMİ
TUTAYIM. HELE DOYDUĞUMU GÖREYİM. HELE DAYAYAYIM,
DÖŞEYEYİM. EH, KARIM DA DİKİŞ BİLİYOR. ADAM GİBİ YAŞAMAK
BİZİM DE HAKKIMIZ. ÇOCUK İSTEYİNCEYE KADAR MADEM Kİ
ÖNLÜYORLAR...
Kapı açılır. Bir sağlık görevlisi çıkar. Hasan, adamın yanına koşar.
SAĞLIK GÖREVLİSİ- KAN VERİLİYOR. BEKLEYİN.
HASAN - İYİ Mİ?
SAĞLIK GÖREVLİSİ - O HALDEYKEN NESİ İYİ OLUR. PARÇALAMIŞ
KENDİNİ. BEKLEYİN. BELKİ YAŞAR.
Hasan, kapıya dayanır.
Ömer omuzları çökmüş gözleri kapıda... Beklerler.
Başka bir kapıdan gözleri yerde gencecik bir kız çıkar. Geveze genç ona
koşar.
GEVEZE GENÇ - OLDU MU KIZ?... İYİ MİSİN?
Kasabalı gençler şen şakrak, sarmaş dolaş kapıdan çıkıp giderler.
Kamera Ömer'e döner.
Önden çekimle önce Ömer'in perişan yüzünü kadrana alır.
Sonra tüm görüntü sönünceye kadar ağır ağır geri çekilir.
SON
Download

altıncı - Muzeyyen Engin Erim