İL
: KASTAMONU
TARİH : 16.01.2015
‫من ال َّر ِح ِيم‬
ِ ْ‫بِس ِْم هللاِ الرَّح‬
ْ ُ‫َوأَوْ ف‬
‫وا بِ ْال َع ْه ِد إِ َّن ْال َع ْه َد َكانَ َم ْس ُؤولا‬
َّ ‫قال رسول‬
‫صلّى هللاُ َعلَ ْي ِه وسلم‬
َ ‫هللا‬
‫أرْ بَع َم ْن ُك َّن في ِه َكانَ ُمنَافِقا ا َخالِصا ا‬
AHDE VEFÂ
Allah’a Vermiş Olduğu Ahde Vefâ
Göstererek Kulluğa Gelen Vefâlı Kardeşlerim!
Okuduğum Ayet-i Kerimede Yüce Allah şöyle
buyuruyor:“
"Verdiğiniz
sözü
yerine
getirin.
Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.” i
Okuduğum Hadis-i Şerifte Peygamberimiz ise:
sadık kalanlara büyük ödüller vaad edilmişiii,
verdikleri sözü yerine getirmeyenler bozguncu (fâsık)
olarak nitelendirilmişler, Allah’a karşı ahitlerini hiçe
sayanların âhirette hiçbir nasip alamayacakları haber
verilmiştir.iv
Peygamberimiz (s.a.s.) ahde vefa konusunda çok
duyarlı davranmıştır. Nitekim
daha peygamber
olmadan önce bir genç ile anlaşmış, gencin
unutmasına rağmen anlaşma yerinde üç gün beklemiş
ve üçüncü gün anlaşma yerine gelen gence; "Ey genç
bana meşakkat verdin, ben üç gündür burada seni
bekliyorum!"v demiştir.
Hudeybiye antlaşması imzalandıktan sonra,
Müslüman olup, kendisine sığınan, Ebu Cendel'i
antlaşma gereği, Mekkelilere teslim etmiştir.
Rasulullah'ın bu uygulaması, Ebu Cendel'i ve
Müslümanları üzmüştür. Ancak Efendimiz bir
peygamberdi, sözünde durması gerekiyordu. Böyle
davranması, daha sonra olumlu gelişmelere sebep
olmuştur.
Muhterem Müslümanlar!
“Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa
o kimse halis münafıktır Kimde de bunlardan biri
bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde
nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince
hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince
sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar”ii
Muhterem Müslümanlar!
Vefa: “Sözünde durmak, verdiği sözlere ve
yaptığı antlaşmalara bağlı kalmak, özü ve sözü doğru
olmak” anlamlarına gelen ahde vefâ ya da kısaca
vefâ, Kur’ân ahlâkının en önemli ilkelerinden biridir.
Vefâ iman ehlinin hayatında, onun ahlâk
güzelliğinin mühim bir unsuru, faziletinin bir parçası,
istikametinin en mühim göstergelerinden birisi, doğru
ve dürüstlüğünün de en güzel alâmetidir. İnsanlar
arası ilişkilerde güven unsurunun hâkim olabilmesi
için yegâne garanti vasıtası ahde vefadır. Ahde vefa
mü’minlerin karakteristik özelliklerindendir.
Günlük hayatın akışı içinde yeni konuşmaya
başlayan çocuğumuza verdiğimiz sözden, nikâhta
eşlerimize verdiğimiz söze, iş anlaşmalarından
topyekûn millete verdiğimiz söze varıncaya kadar,
her söz sorumluluktur. Ve verdiğimiz her söze karşı
ahde vefamız, aslında Allah’a verdiğimiz misaka
sadık kalmamızın bir göstergesidir.
Vefalı Kardeşlerim!
Kur’ân’da ahde uygun hareket edilmesi
imândan sayılmış, Allah ile yaptıkları antlaşmaya
Vefalı olma ama kime ve nasıl? Elbette her
şeyden önce Allah’a karşı vefa,Rasulullah’a karşı
vefa, Kur’an’a karşı vefa, sahabeye karşı vefa, anababaya karşı vefa, hocaya karşı vefa, eşe-evlâda karşı
vefa, akrabaya karşı vefa, arkadaşa-dosta karşı vefa,
vatana-millete karşı vefa, alınan borca-verilen söze
karşı vefa, hakka-hukuka karşı vefa ve daha Rabbin
razı olacağı nice mevzularda vefalı olma. Şartlar ne
olursa olsun, Yüce Rabbimize ezelde vermiş
olduğumuz sözü hatırlayarak, aramızdaki samimiyet,
güven ve kardeşlik duygularını sarsmamaya gayret
edelim.
HutbemeYüce Allah’ın elest bezminde “Ben
sizin Rabbiniz değil miyim?” hitabına: “Evet
(buna) şahidiz.”vi diyerek verdiğimiz en büyük ahdi
hatırlatarak son veriyorum.
i
İsra, 17/34
Buharî, İman 24
iii
Fetih, 48/10
iv
Bakara, 2/27
v
Ebu Davud, Edeb 90, (4996)
vi
A’raf, 172
ii
Hazırlayan: M. Fatih YILDIRIM (Cezaevi Vaizi )
Redaksiyon: İl İrşad Kurulu
Download

Ahde Vefa 2015-01