ARTUKLULAR
BİBLİYOGRAFYA :
İbnü ' I-Kalanisi, f_ey lü TaritJi Dımaşk (n ş r.
H. F. Amedroz), Beyrut 1908, s. 135, 138, 169,
170, 199, 208, 243, 266; İbnü'I-Ezrak el-Pariki, TaritJu Meyya(aril!:in ve Amid, British Mu·
seum , nr. Oriental 5803, vr. 167' vd . ; İbnü'I­
Esir, el-Kamil, X, 445 vd.; Xl, 7 vd.; İbnü'I ­
Adim, Zübdetü 'l-l:ıaleb, ll, 123, 124, 185, 186,
225, 253, 254, 271 ; Osman Turan, Doğu Ana·
dolu Türk Devletleri Tarihi, İstanbul 1980, s.
133 ·240; İmadüddin Halil. el·' im'aratü 'l-Artukıyye {i'I-Cezfre ve'ş-Şam, Beyrut 1400/1980;
Cl. Cahen, "Le Diyar Bakr au Temps des Premiers Urtukides", JA, 1/1, s. 219-227; Faruk
Sümer, "Döğerlere Dili", TM, Xl (1951 ), s. 139 ;
Ali Sevim, "Temurtaş' ın Haleb Hakimiyeti",
TTK Belleten, XXXV/100 (ı961). s. 571-581;
a.mıf.. "Artukoğlu İlgazi", a.e., XXVı / 104
(ı 962 ), s. 640-691; a.mıf., "Artukoğlu Sökmen'in Siyasi Faaliyetleri", a.e., XXVı/103
( ı96 2), s. 501-520 ; a.m lf., "Artuklular'ın Soyu ve Artuk Bey' in Siyasi Faaliyetleri", a.e.,
XXV /101 (ı962). s. 121 -146; Caroıe Hillenbrand, "The Career of Najm al-Din İl- Gha ­
zi", Isi. , sy. 58 (ı 98 ı). s. 250-292; a .mlf., "The
Establishment of Artuqid Power in Diyar
Bakr in the Twelfty Century", St./, sy. 54
(1981). s. 129-153 ; M. Fuad Köprülü, "ArtukOğullan", İA, 1, 617 vd . ; Cl. Ca hen , "Artukids",
E/ 2 (İn g. ) , ı , 662-667. r:;ı:ı
•
COŞKUN ALPTEK iN
Artuklu sanatı, XII-XIII.
Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde gelişerek etkisini uzun süre devam ettiren bir Türk-İslam sanatıdır. Bu
sanat Artuk lular ' ın hüküm sürdükleri,
Fırat nehrinin kolları arasında kalan
coğrafi' bölge ile ei-Cezfre'de (Kuzey Mezopotamya). 1071' den sonra T ürklüğün
ve İslamiyet' in yerleşmesine siyası. askeri ve ekonomik faaliyetler kadar tesir
etmiştir. Artuklu sanatını Artuklu siyası
tarihinde olduğu gibi bölgelere ayırarak
incelemeye gerek yoktur. Çünkü bölgelere göre farklılıklar. küçük ayrıntılarda
görülen bazı mahallf özelliklerden ibarettir.
Artuldu
Sanatı.
yüzyıllarda
Artuklu cami ve medreseleri, bu yapı
tiplerinin erken devir Anadolu Türk sa-
Harput Ulucamii ·
418
Elazığ
Koçhisar !Kızı l tepel Ulucamii'ndeki zengin
teren bir detay - Mardin
ta ş işç i l i ğ i n i
gös-
natındaki gelişmeleri açısından önemli
bir yere sahiptir. Mihrap önünde kubbesi bulunan, enine gelişmiş ana mekanlı ve geniş aviulu cami tipi, önce Artuklular'da kapalı bir bölge üslübu olarak kalmış, fakat XIV. yüzyılın sonlarına
doğru Beylikler döneminde tekrar ortaya çıkarak Anadolu mimarisini dotaylı
biçimde etkilediğini ortaya koymuştur.
SS2 ( 1157) tarihli Silvan Ulucamii, enine
dikdörtgen bir alanı kaplayan ve son
araştırmalara göre bir avlunun güneyinde yer alması gereken kesme taştan
bir yapıdır. Dört nefin üçünü mihrap
önünde 13.SO m. çapındaki mukarnas
tromplu kubbe keser. Üç yönde üçer
kemer aç*lığı ile yaniara bağlantısı bulunan bu kubbe, Büyük Selçuklular'ın
İ sfahan Cuma Camii'ndeki Melikşah'ın
yaptırdığı kubbenin esaslarını tekrarlayan batıdaki ender örneklerdendiL Kuzey cephesinde görülen küçük nişlere
sahip kabartma şeridi, içte de bazı yerlerde tekrarlanmıştır. Minaresindeki en
erken tarihli kitabenin S72 ( 1176-77)
yılını gösterdiği Mardin Ulucamii. XIV.
yüzyıla kadar devamlı değişikliğe uğra­
mış olmakla birlikte avlusunun kuzeyinde yer alan çifte minaresi ve revaklı avlusu ile mihrap önü kubbeli cami tipinin
diğer bir örneğini teşkil eder. Yavlak
Arslan tarafından başiatılıp 601 ( 12041205) yılında kardeşi Artuk Arslan tarafından tamamiatılan Kızıltepe (Dunays1r)
Ulucamii, Artuklu mimarisinin en önemli eseridir. Köşelerinde minarelerin yer
aldığı geniş avlunun güneyine. yine enine oturtutan binanın üç nefinden ikisini
mihrap önü kubbesi kesmektedir. Fark-
lı şekillerde işl enmiş dört trompu ve kuzey cephesindeki zengin taş işçiliği gösteren avlu bağlantıları ile bir benzeri bulunmayan mihrabı çok ünlüdür. Harput'ta SS 1 ( 1156) yılına tarihlenen Ulucami.
planlaması bakımından olduğu kadar
tuğlanın geniş ölçüde kullanılması açısın­
dan da Büyük Selçuklular'ın S29 ( 1135)
tarihli Zeware Cuma Camii'ne yakın özellikler gösterir. Büyük Selçuklu cami mimarisi ile Zengf sanatının kuwetli tesiri
altında Artuklu ustaların yaratma heyecanıyla meydana getirilen Artuklu camileri. Anadolu Türk mimarisinin abidevi öncüleridir. Revaklı avlu. içten ve
dıştan yapıya hakim olan mihrap önü
kubbesi. iç avlu. köşelere konulan minareler. zengin taş işçiliği ve örtülerde
tuğla kullanılmas ı gibi özellikler XII. yüzyıl içinde ilk defa bu yapılarda gerçekleş­
tirHip XIII ve XIV. yüzyıllarda değişik ölçülerle devam ettirilmiştir.
Anadolu'da başlıca iki tipte gelişen
medreselerin açık aviulu olanları da ilk
defa Artuklular tarafından yapılmışlar­
dır. XII. · yüzyılın başlarında bir külliye
halinde ortaya çıkan ve büyük kısmı
bugün harap durumda bulunan Mardin
Emfnüddin Maristanı (bimaristan) hastahane. hamam. medrese ve camiden
meydana gelmektedir. XII. yüzyılın üçüncü çeyreğine ait iki katlı Mardin Hatuniye Medresesi. revaklı avluya sahip iki
eyvanlı Anadolu medreselerinin en erken tarihiisi olarak günümüze ulaşmış­
tır. 595 ( 1198-99) tarihli Diyarbekir Zinciriye Medresesi ile aynı tarihte yapımı­
na başlanan yakınındaki Ulucami'ye kuzeyden bitişik iki katlı Mesudiye Medresesi, revaklı aviulu ve kesme taş işçili­
ğiyle dikkati çeken ilk medreselerdendiL Bu gelişme XIII. yüzyılın ilk yarısında
Mardin'deki Sultan Tsa (Zinciriye) Medresesi ile Şehidiye Medresesi'nin büyük ölçülere varan planlamasında devam eder.
Sultan Kas ı m Medresesi - Mardin
ARTUKLULAR
içinde en iyi bilinenidir. Mardin'deki Firdevs Köşkü denilen saray kısmen ayakta ise de Rişmil ve Harizm mevsimlik
sarayları bugün ortada yoktur. Harput
ve Hısnıkeyfa kalelerindeki saraylar ise
ancak kazılarla aydınlatılabilecek durumdadır.
Anadolu'daki ilk Türk hamamları da
Mardin'deki dört hamam olmak üzere yine Artuklu dönemine aittir. Bağımsız bir mezar anıtma rastlanmayan Artuklu mimarisinde türbeler.
genellikle medreseleriri içinde tasarlanmıştır. Kaynaklardan. Artuklular'ın bazı
han ve kervansaraylar yaptırmış oldukları öğrenilmekte, ancak ticaret yolları­
nın emniyeti bakımından daha çok köprülere önem verdikleri anlaşı l maktadır.
Hasankeyf'teki Dicle Köprüsü ile Diyarbakır-Bitlis yolu üzerindeki Batman Suyu (Malabadi) Köprüsü, tek gözlü büyük
açıklık ve figürlü kabartmalarıyla, Diyarbakır-Eğil yolu üzerindeki Devegeçidi
Suyu Köprüsü de çok gözlü yapısıyla belli başlı örneklerdir. Karta! ve arslan kabartmaları kadar kitabe kuşakları ile de
dikkatleri çeken Diyarbakır surlarındaki
Ulu Beden ve Yedi Kardeş burçları. askeri mimari konusunda Artuklular'ın ulaş­
tığı noktayı gösteren en önemli kalın­
tılardır. Artuklu yapılarında çok sayıda
usta ve mimar adına rastlanmaktadır.
isa Ebü Dirhem. Ca'fer b. Mahmüd, Osman b. Takak, İbrahim b. Ca'fer, Yahya
b. İbrahim es-Sarafi devrin mimarisini
yönlendiren ustaların bugüne adları ulaşabilenleridir. Kitabelerde Sultan el-Melikü's-Salih Mahmud'un "terslm"inden
bahsedilmiş olması da Artuklu mimarisinin bölgede kurmuş olduğu kuwetli
üslüp ve geleneğin bir göstergesi olarak
kabul edilebilir.
başlıcaları
Malabadi Köprüsü'nün restorasyondan sonraki durumu Diyarba k ır
Bu
yapılarda,
Artuklu mimarisinde debir biçimde ele alınan ve ilk kıpır­
tıları Diyarbekir Mesudiye Medresesi'nde
görülen. tek avlu çevresinde uzaklaşmış
medrese tasarımının ileri bir uygulaması
ortaya çıkmaktadır. Medrese ile türbe
ve mescidi ayrı avlular etrafında toplamak kaygısına katı l an dilimli kubbeler.
geniş cephe ve iç avlu gibi unsurlar, yakındaki Sultan Kasım {Kas1miyye) Medresesi'ni de etkilemiştir.
ğişik
Artuklu sanatının en önemli yapıla­
biri, Diyarbakır' da 1961-1962 kazılarıyla ortaya çıkarılmış olan saraydır.
rından
İçkale'de, Saraykapı adını taşıyan geniş
kemerin yanında Toptepe mevkiinde bulunan sarayın, Artukoğlu el-Melikü's-Salih Nasırüddin Mahmüd b. Muhammed 'in
{ 120 ı -1222) zamanına ait olduğu kabul
edilmektedir. Bu bina, kazılarla cehennemlik (hypDcaustum) kısmt ortaya çıka­
rılan hamamı , Dicle'nin karşı kıyısındaki
bir kaynaktan su getiren künk sistemi
ve divanhanesi ile Evliya Çelebi'nin de
önemine temas etmiş olduğu bir saray
kalıntısıdır. Dört eyvanlı şemaya sahip
olan saray divanhanesinin güney eyvanında yer alan zengin mozaik ve çini süslemeli bir selsebil, çini döşeli kanallarla
eyvanların ortasındaki fıskıyeli ve yine
gösterişli mozaik ve çinilerle kaplanmış
sekizgen bir havuza ulaşmaktadır. Anadolu Türk mimarisinde ilk defa görülen
renkli taş ve küp cam mozaikler geometrik motifler oluşturmakta. aralarında da
balık ve ördek figürleri bulunmaktadır.
Bu saray Mardin Firdevs. Rişmil, Harizm,
Harput ve Hısnıkeyfa Artuklu sarayları
Yapılardaki taş
süslemeler ve figürlü
plastik yanında Artuklu sikkelerinde de
özellikle kartallı armalar ve insan figür-
Artuklu
Sarayı ' n ın
p l an ı
Diyarbakır su rları nın
Yedi Kardes burcu
leri görülmektedir. Genellikle Oğuzlar'ın
Kayı boyu damgasını kullanmış olan Artuklular. bu soyut sembolün yanında figürlü kabartmaları da kullanmışlardır.
Artuklu tasvir sanatında, Diyarbakır Sarayı'nda yazılmış ve resimlenmiş olan
Cezerl'nin ünlü " otomatlar" kitabı Kitô.b ii ma crifeti'l-myeli'l-hendesiyye de
minyatür tekniğinde yapılmış bol sayı­
daki· krokileriyle önemli bir yer tutmaktadır. Artuklu maden sanatı, Türkiye ve
dünya müzelerine dağılmış XIII. yüzyıla
tarihle~en ve "Artuklu bölgesi eserleri"
diye tanımlanan kakma maden işleri , çeşitli tekniklerle meydana getirilmiş ünlü
kapı tokmakları. aynalar. taslar ve güğümlerle tanınmaktadır. Bu eserlerde
Musul, Atabegler ve Selçuklu maden üslüplarına yakın benzerlikler görülür. Bu
dönemin çini sanatı hakkında Diyarbakır
Sarayı'nda bulunan çiniler bir dereceye
kadar fikir vermektedir. Seramik hakkın­
da ise devam etmekte olan Samsat kazılarının aydınlatıcı olacağı anlaşılmak­
tadır.
BİBLİYOGRAFYA :
Doğan Kuban. Anadolu
Türk Mimarisinin Kaynak ve Sorun ları, istan-
Gabriel. Voyages;
bul 1965 ; Oktay Aslanapa, "Die Ausgrabung
des Palastes von Diyarbakır", Atti del Secon·
do Congresso lnternationale di Arte Turca. Ve·
nezia 1963, Napali 1965, s. 13·31 ; a.mlf. ,
Türk Sanatı, istanbul 1973; a.mlf.. "Diyarbakır Sarayı Kazısından İlk Rapor", Türk Ar·
keoloji Dergisi, Xl / 2, Ankara 1962, s. 10 vd. ;
Metin Sözen. Diyarbakır'da Türk Mimarisi,
istanbul 1971, s. 225·228; Ara Altun. Anada·
lu'da Artuklu Devri Türk Mimarisinin Geliş·
mesi, istanbul 1978 ; Gönül Öney, Anadolu
Selçuklu Mimarisinde Süsleme ve El Sanatla·
rı, Ankara 1978; Ülker Erginsoy. "Maden Sanatı", Anadolu Selçuklu Mimarisinde Süsle·
me ve El Sanatları !Gönül Öneyl. Ankara
1978, s. 153·179; a.mlf.. "1978-1979 ve 1981
Yılı Samsat Kazılarında Bulunan İslam Devri Buluntularıyla İlgili İlk Haber", Arkeoloji·
Sanat Tarihi Dergisi, 1, İ zm ir 1982, s. 71-81.
~;iii;~
ARA ALTUN
419
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi