\\ www.212haber.com //
01 - 15 KASIM 2014
*h1
*(/'ú
Fiyatı: 1
MECBURUZ!
1.ETAP TAPULARINA KAVUŞUYOR
düzenlenecek bir törenle
sakinlere teslim edilecek.
1. Etap Site Yönetim
Kurulu Başkanı Zinnuri Eroğlu, “Başakşehir
Belediyesi bizim taleplerimiz doğrultusunda bu
konunun üzerinde ısrarla
durdu. Bizden harç parası
da almayarak KİPTAŞ
işbirliği içerisinde tapularımızı hazırladılar ve bize
sunma noktasına geldiler.
Bu tapu sitemizin değerine
değer katacak.” dedi. Î 2
AK PARTİ’DE KONGRE HEYECANI
$.3$57ú 2015
seçimlerine yeni
il ve ilçe yönetimleri ile girecek.
İstanbul’da önce
ilçe yönetimleri
sonra da il yönetimi değişecek.
İlk kongre ise AK
Parti’nin CHP’ye
karşı küçük bir
farkla kazandığı Üsküdar ve
Küçükçekmece’de.
Sayı: 64
VALLAHI BIZ SIZE
%(./(1(1
(7$3 Başakşehir’de ilk kurulan sitelerden biri. Aradan tam 17 yıl geçmesine
rağmen sakinler tapularını
bir türlü alamamıştı. Artık
beklenen gün geldi. Tapular 9 Kasım 2014 pazar
günü Emin Saraç İHL’de
Yıl:4
zd7EhZEh͛EϭϰZ>/<͕
b<b,7Z͛ϮϭZ>/<͛d
<WĂƌƟĂƔĂŬƔĞŚŝƌ7ůĕĞ
ĂƔŬĂŶŦLJŚĂŶPnjŐƺƌĞů͕
“Kongrede yeni görev
ĂůĂĐĂŬĂƌŬĂĚĂƔůĂƌŦŵŦnjůĂ
ĚĂŚĂĨĂnjůĂďŝƌůŝŬďĞƌĂďĞƌůŝŬŝĕŝŶĚĞ͕ĚĂŚĂƐŦŬŦĕĂůŦƔĂƌĂŬĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ŝ
ŬƔĞŚŝƌ͛ŝ
çok daha iyi
yi yerleƌĞŐĞƟƌĞĐĞŒŝŵŝnjĞ
ĞŒŝŵŝnjĞ
ŝŶĂŶŦLJŽƌƵŵ͘͟
ŵ͘͟
ĚŝLJĞŬŽŶƵƔƚƵ͘
ƔƚƵ͘
Î 11
Bilgievinden İTÜ Konservatuar’a
1(&'(7<,/',5,0
%ú/*ú(9ú’nin medarı iftiharı Hasan Vapur, müziğe
9-10 yaşlarında bağlamayla başlamış. Bağlama
hocası Halil Yıldız’ın
teşvikiyle İstanbul Teknik
Üniversitesi Türk Musikisi
Devlet Konservatuvarı’nı
kazanmış bu yıl. “Hocamla beraber bu yola adım
attık, çalıştık çabaladık
kazandık.” diyor. Î 18
$%ú5-$1-21 43 yaşında. Suriye’de
savaş başlamadan önce Şam’da
öğretmenlik yapıyordu. Üzerlerine yağan
bombalardan kaçmak için 4 yıl önce
Türkiye’ye geldiler. 1 yıldır da
Başakşehir’de
El Aksa okulunda sınıf
öğretmenliği
yapıyor…
ÖLÜM ARKALARINDAN KOŞUYOR
(9/ú 2 erkek bir kız çocuğu
annesi Janjon. En büyük
çocuğu El Aksa okulunda
liseye başlamış bu yıl. Diğeri
7. sınıfta, en küçüğü ise
anaokuluna gidiyor. Janjon, “Çok üzülüyorum, çok
düşünüyorum. Türkiye bize
yüreğini açtı. Çok teşekkür
ediyoruz ama memleketimizi çok özlüyoruz. Hayat
şu an orada zor. Oradaki
insanlar yardım bekliyorlar,
yaşamak istiyorlar ama ölüm
arkalarından koşuyor.” diyor.
BAŞAKŞEHİR
SEVDAMIZ
Erol Çakır
Î3’TE
Genetikte
çığır açacak!
ÖNCE
BİLİM G
ELİR
7h5.ú<(’nin en kapsamlı
sağlık üniversitesi olan
Biruni Üniversitesi, 7
bin metrekare laboratuar
alanıyla moleküler genetik
konusunda bütün üniversitelere hizmet
verecek. Rektör
Prof. Dr. Adnan Yüksel,
geçtiğimiz
aylarda
aynı
be-
Bize
ka
açtı lbinizi
size nız,
borçminnet
luyu
z
lirtileri gösteren 11 hasta
üzerinde yaptığı çalışmayla
yeni bir hastalık geni keşfetmiş ve bu buluşu dünyanın en prestijli tıp dergisi
olan Cell’de de kapak
olmuştu. Î 6
Î9’DA
ESKİ TÜRKİYE’DEN
MANZARALAR
HASTANELER
Emin Batur
Î5’TE
=(<7ú1%8518.,=$1$'2/8ú0$0
+$7ú3·7(1g51(.8<*8/$0$
=(<7ú1%8518 Kız
Anadolu İmam Hatip
Lisesi, öğretmenlerin
sunduğu proje ve okul
idaresinin de katkılarıyla ‘Barkodlu kart’
uygulamasına geçti. Okulda Barkodlu
kart sayesinde yemek kuyruğunda uzun
süreli beklemeler azaldı. Î 14
.hdh.d(.0(&(·<(<(1ú
6*.%ú1$6,0h-'(6ú
d$/,û0$ ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik, Küçükçekmece
Belediye Başkanı Temel
Karadeniz’i makamında ziyaret ederek, Küçükçekmece’ye
yapılması planlanan yeni Sosyal Güvenlik
Kurumu binası ile ilgili bilgi aldı. Î 8
YAŞAM
SPORU
Mustafa Tezcan
Î6’DA
2
G Ü N DEM
01 - 15 KASIM 2014
www.212haber.com
Beklenen gün geldi
1. Etap
Başakşehir’de ilk
kurulan sitelerden
biri. Aradan tam
17 yıl geçmesine
rağmen sakinler
tapularını bir türlü
alamamıştı. Artık
beklenen gün geldi. Tapular 9 Kasım
2014 pazar günü
EminSaraç İHL’de
düzenlenecek bir
törenle sakinlere
teslim edilecek.
1.
Etap’ın Başakşehir’de ilk kurulan sitelerden biri olduğunun altını çizen 1. Etap Site Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri Eroğlu, “Aradan 17 yıl geçmesine rağmen tapularımızı alamamıştık. Sağ olsun Başakşehir
Belediyesi bizim taleplerimiz doğrultusunda bu konunun üzerinde ısrarla durdu. Bizden harç parası da almayarak KİPTAŞ işbirliği içerisinde tapularımızı hazırladılar
ve bize sunma noktasına geldiler. Bu bizim
ve vatandaş için büyük bir mutluluk kaynağı; çünkü kat mülkiyeti tapusu demek sizin
o blokta, o mekanda artık yeri yurdu, metresi, katı, vs. her şeyi belli olan bir mülkün
sahibi olmanız anlamına geliyor. Bu tapu
tabi ki bizim sitemizin değerine değer katacak. Bu halkımızın yıllardır beklemiş olduğu talepleriydi. Bizim dönemimizde gerçekleşmesi de bizim için mutluluk kaynağı.
İnşallah bundan sonra halkımız tapu konusunda herhangi bir sorun yaşamayacak.” ifadelerini kullandı.
Eroğlu, “Sakinler bize gelecekler ve biz de
tapularının fotokopisini yapacağız. Kimlik
fotokopilerini de verdiklerinde biz de hiçbir ücret almadan vatandaşlarımızın tapu-
TAPULARIMIZ
DAİRELERİMİZİN
DEĞERİNE DEĞER
KATACAK
larını kendilerine takdim edeceğiz. İnşallah
önümüzdeki haftalarda da bunu gerçekleştirmiş olacağız.” şeklinde konuştu.
KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞ
TAPUDA BİR DÜZELTME İŞLEMİ
Kat irtifaklı tapudan kat mülkiyetli tapuya
geçişin, aslında tapu kütüğünde gerçekleştirilen küçük bir düzeltme işlemi olduğunu söyleyen Zinnuri Eroğlu, tapuların alın-
masıyla ilgili gerekli işlemleri şöyle aktardı:
“Kat irtifakı alındığında, tapu dairesindeki
kat mülkiyeti kütüğünde tapunun cinsi kısmı arsa olarak belirtiliyor. İskan ruhsatı alınır alınmaz, ilgili kısım arsa yerine bina olarak değiştirilerek kat mülkiyeti tapusu elde edilmiş oluyor. Bunun için belediyelerin
iskan ruhsatı vermeye karar verdiğinde, bunu bildiren yazıyı tapu kadastroya göndermesi ve tapu müdürlüğünün gerekli düzeltmeyi yapması yeterli oluyor.” //
1. Etap Site
zƂŶĞƟŵ<ƵƌƵůƵĂƔŬĂŶŦ
ŝŶŶƵƌŝƌŽŒůƵ͕
͞ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ
ĞůĞĚŝLJĞƐŝďŝnjŝŵƚĂůĞƉůĞƌŝŵŝnjĚŽŒƌƵůƚƵƐƵŶĚĂďƵ
ŬŽŶƵŶƵŶƺnjĞƌŝŶĚĞŦƐƌĂƌůĂ
ĚƵƌĚƵ͘ŝnjĚĞŶ
ŚĂƌĕƉĂƌĂƐŦ
ĚĂĂůŵĂLJĂƌĂŬ
<7WdbŝƔďŝƌůŝŒŝŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞ
ƚĂƉƵůĂƌŦŵŦnjŦ
ŚĂnjŦƌůĂĚŦůĂƌǀĞ
ďŝnjĞƐƵŶŵĂ
ŶŽŬƚĂƐŦŶĂŐĞůĚŝůĞƌ͘ƵƚĂƉƵ
ďŝnjŝŵƐŝƚĞŵŝnjŝŶ
ĚĞŒĞƌŝŶĞĚĞŒĞƌ
ŬĂƚĂĐĂŬ͘͟ĚĞĚŝ͘
İBFK, Uysal’ı
ziyaret etti
ú67$1%8/%$û$.û(+ú5)87%2/
.8/h%h’nün Spor Toto Süper Liğ’de ki
4-0’lık Galatasaray galibiyetinin akabinde gerçekleştirdiği ziyarette, Kulüp
Başkanı Göksel Gümüşdağ, Galatasaray
maçının topunu Başkan Uysal’a hediye
etti. Ziyarete Futbol Kulübü Başkanı
Göksel Gümüşdağ’ın yanı sıra, Teknik
Direktör Abdullah Avcı, futbolcular ve
teknik ekip katıldı.
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübünü
Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt
Uysal, Belediye Başkan Yardımcıları
Nurettin Ertemel ve Murat Şahin karşıladı. Başakşehir Belediyesi Hizmet
Binası’nda gerçekleştirilen ziyarette
Başakan Uysal, kulüp oyuncu ve teknik
ekibi ile bir süre sohbet etti. Başkan
Uysal,“Başakşehir hem ilçemizin hem
de futbol kulübümüzün adı, dolaysıyla
kaderlerimiz bir. Futbol kulübümüze
sahip çıkmak zorundayız. Başakşehir
Futbol Kulübümüzün başarıları bizi
çok sevindirdi. İlçemizdeki vatandaşlarımız kulübümüze sahip çıktı. Önemli
bir seyirci kitlesi oluşmaya başladı.
Özellikle kulübün başarılarının artması
seyircilerin artmasını sağlıyor. Başakşehir Futbol Kulübü dört büyükler
arasında yer bulmaya çalışıyor. İnşallah
bu başarıların devamını hep birlikte yaşarız. Başkanımıza ve emeği geçenlere
teşekkür ediyoruz. Bizlerde ilçemizde
amatör takımlara destek olarak profesyonel takımlara altyapı anlamında
yardımcı oluyoruz. Her mahallede spor
parklarımızı kuruyoruz.”dedi. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
Başakşehir’le
ilgili ortak hedeflere ulaşma
doğrultusunda, proje ve
etkinlikleri
yürütmek için
oluşturulan
Başakşehir
Kent Konseyi
3. Genel Kurul
Toplantısı
yapıldı.
01 - 15 KASIM 2014
Yeni Başkan Zeki Ertürk
%$û$.û(+ú50(0ú16$5$d
.h/7h50(5.(=ú’nde yapılan
toplantıya Başakşehir Belediye
Başkanı Mevlüt Uysal, Başakşehir
Kaymakamı Kazım Tekin, İlçe
Emniyet Müdürü Mustafa Haluk
Zeki Ertürk Öztürk ve üyeler katıldı. Yeni
Mevlüt Uysal
başkan ve İcra Kurulunun seçildiği 3. Genel Kurul Toplantısı
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile
başladı. Açılış konuşmasını yapan
Başakşehir Kaymakamı Kazım
Tekin, “Pazar günü ailenizle geçirmeniz gereken bir Pazar gününü
Başakşehir’in sorunlarına sahip
çıkmaya, beldemize sahip çıkmaya ayırdığınız için hepinizi tebrik
ediyorum. İnşallah bundan sonra
bütün kurullarımızla, kuruluşlarımızla, sivil toplum örgütleriyle
ilçesine, beldesine sahip çıkan sizin
gibi değerli insanlarla Başakşehir’e
hizmet edeceğiz. Ben bu toplantının ve akabinde de seçimin hayırlı
olmasını diliyorum.”
Toplantıda bir selamlama konuşması yapan Başakşehir Belediye
Başkanı Mevlüt Uysal, “Kent Konseyinin Başkanı olarak karşınızdayım, bu dönem başkanlığı bırakmış
olacağım. Kent Konseyi ilçenin
sorunlarını, her kesimin iştirak
edebileceği bir grup ile temsilcileri
ile tartışmak ve ilçe yöneticilerine
öneriler sunmaktır. Kent Konseyi
uygulama aşamasına gelince genelde siyasi hesaplaşma arenası olarak
kullanılıyor. Bu durumda o beldeye
katkıdan daha ziyade olumsuz etkileri oluyor. Bu güne kadar inşallah
böyle olumsuzlukları Başakşehir’e
yaşatmadık, bundan sonrada inşallah yaşatmayız.”
Protokol konuşmalarının ardından Kent Konseyi faaliyet raporu,
katılımcılara sunuldu. Kent Konseyi Kadın Kolları ise çalışmalar
hakkında slaytlı bir sunum gerçekleştirdi. Oylamaya sunulan faaliyet
raporu oy birliğiyle kabul edildi.
Toplantı başkanlık ve yönetim
kurulu önergeleri okunarak yine
oy birliğiyle kabul edildi. 3. Genel
Kurul Toplantısı’nda Başakşehir
Kent Konseyi’nin yeni Başkanı Zeki
Ertürk oldu. //
3
Erol
ÇAKIR
[email protected]
Başakşehir sevdamız
%$û$.û(+ú5 İstanbul’un yükselen
yıldızı. Her geçen gün büyüyen potansiyeliyle, tercih edilir boyutuyla insanların
“Huzur mekanı” olmayı başaran, bu
konseptiyle değerini artıran ilçesi. Kuşkusuz ilk etabından itibaren, safha safha
yükselen siteleri, kendi özdeğerlerine
bağlı ailelerin huzur yuvası haline geldi.
Yıllardır süren, kangren olan meseleler
de birer birer çözülmeye başlandı.
Başakşehir 1. Etap ve 2. Etap’ta
hasret bitiyor ve hem 1. Etap’ın hem
de 2. Etap’ın tapuları Kasım ayı içinde
verilmeye başlanıyor. Tapuların alınması
sürecinde Site yönetimlerinin, KİPTAŞ’ın
ve Başakşehir belediyesinin katkılarını
elbette unutmamak gerekir. Bu sürecin
doğru şekilde yönetilmesini sağlayan,
sakinlerimizin bu önemli problemlerine
çözüm üreten herkesi tebrik ediyoruz.
Biz de bu güzel ilçemizin bir sakini olarak
tüm kurumlara teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Başakşehirli olmak elbette bir ayrıcalık.
Geçtiğimiz günlerde Başakşehirimize
yeni bir Kaymakamımız atandı. Yeni
Kaymakamımız Kazım Tekin’in, güzel
ilçemize ve bölgemize yönelik vizyoner
projeler üreteceği noktasında hiçbir
kuşkumuz yoktur. Bu süreçte, gelişen
ve büyüyen ilçemizin, “katma değeri
yüksek”, “Marka ilçe” olması yönünde yeni
Kaymakamımız Kazım Tekin’den beklentilerimizin de yüksek olduğunu ifade
ediyoruz. Bu arada Başakşehir’imizin yeni
Müftüsü Remzi Pehlivan’a da ilçemize
hoş geldin diyoruz ve yeni görevinde
başarılar diliyoruz. Milli ve manevi değerlerimizin toplumsal olarak vücut bulması
yönünde Müftümüz Remzi Pehlivan’ın
da çok farklı projeleri hayata geçireceğini
umuyoruz.
En önemli toplumsal sorunlarımızın
başında, aile kavramımızın sona ermesi
ve gençlerimizin uyuşturucu bataklığına
düşmeleri geliyor. Yaşadığımız sosyal
trajediler, manevi olarak zayıflatılarak
düştüğümüz bataklıklar, dikkatlerimizi
daha da yoğunlaştırmamızı gerektiriyor.
Ailelerimizin geleceğimizin teminatı
gençlerimize sahip çıkması yönünde,
çok daha koruyucu ve kollayıcı bir kimlik
taşımaları gerekiyor. Gençlerimizin farklı
aktivitelere yönlendirilmesi, farklı hobilere alıştırılması, spora yönlendirilmesi,
maneviyatlarının güçlendirilmesi tüm
ailelerimiz açısından büyük önem taşıyor.
Başakşehir Kent Konseyi Başkanı
değişti. Daha önce Belediye Başkanı Kent
Konseyi Başkanı idi. Yeni Başkan ise
Zeki Ertürk seçildi. Zeki Ertürk, gerçekten çok önemli bir kurumun başına geldi.
Önemli makamlar, önemli çalışmaların
da beklendiği yerlerdir. Ertürk’e öncelikle
yeni görevinde başarılar diliyoruz.
Kent Konseyi, kentimizin sosyal, kültürel, milli ve manevi dinamiklerini planlayan, yaşadığımız şehrin her boyutuyla
güzelleştirilmesi için farklı enstrümanlarla farklı çalışmalar yapan bir kurum.
Bu kurum, bölgemize en güzel katma
değeri sağlayacak nitelikte projeksiyonları ortaya koyacak. Şüphesiz bu çalışmaları biz sıkı bir şekilde takip edip, sizlerle
paylaşacağız.
Sporun en belirleyici, hatta “Kimlik”
sağlayıcı fonksiyonunu dikkate alarak,
İstanbul Başakşehirspor’a tüm Başakşehirlilerin sahip çıkması gerektiğini vurgulamak isterim. Başakşehirspor, ilçemizin
tanıtımı, isminin marka hale getirilmesi
yönünde önemli bir noktada duruyor.
Büyük kulüpler Başakşehir ilçemize
geliyor, farklı bir sinerjinin formülleri ortaya çıkıyor. Bu bağlamda Başakşehir’de
oturanları maçlara yönlendirmemiz, hem
ilçemizin daha çok tanınması, hem de kulübümüze vereceğimiz desteğin istikrarı
açısından çok önemli diye düşünüyorum.
Bu arada Başakşehir’in yeni merkezi
kurulacak. Bu merkez, ilçemizin sosyal,
kültürel ve diğer dinamiklerini harekete
geçirecek nitelikte, güzellikte olacak.
Gazeteniz 212 Haber, 4. yaşına girmiş bulunuyor. Bizlere verdiğiniz destek
ve manevi güzellikleriniz, inşallah nice
nice 4 yıllara ulaşan bir 212 Haber istikrarını sağlar. Gazetemizin dağıtım alanlarını da genişletmeye başladık. Daha
önceki süreçte Başakşehir’de dağıtılan
gazetemiz, şimdi İstoç-Masko-İOSBZeytinburnu ve Küçükçekmece’de
de dağıtılmaya başlandı. İnşaallah
önümüzdeki aylardan itibaren EsenlerBayrampaşa‘da da dağıtılmaya başlanacak. Başakşehir’in sesi soluğu olan
gazetemiz artık bölgesel bir yelpazeye
doğru yürümeye devam ediyor.
Bu güzel yürüyüşte tüm Başakşehirli kardeşlerimizi yanımızda görmek
bizleri fazlasıyla sevindiriyor. 212 Haber,
Başakşehir’de gerçekten önemli bir hizmet felsefesini yerine getirmeye çalışıyor.
Milli manevi değerlerimiz, ekonomik
katma değerlerimiz, sosyal kültürel
boyutumuz, spora verdiğimiz önem
ile Başakşehir’e olan sevdamızı sizler
yanımızda olduğunuz müddetçe istikrarlı
şekilde sürdürmeye kararlıyız.
Selam ve dua ile…
12
G Ü N DEM
01 - 15 KASIM 2014
www.212haber.com
Binlerce yıllık Anadolu Kültürü
Zeytinburnu’nda buluştu
<g5(6(/*h1/(5 17-26 Ekim
tarihleri arasında
Zeytinburnu’nda gerçekleşti, arkasında hoş
bir iz bıraktı.
Zeytinburnu’nun
gelenekselleşen festivali
Yöresel Günler, bu sene
on birinci kez gerçekleştirildi. Anadolu ve Türk
Dünyası’nın binlerce
yıllık tarihinin buluşma
noktası yine Zeytinburnu Meydanı oldu. İç
Anadolu, Doğu Anado-
lu, Balkan, Karadeniz,
Güneydoğu Anadolu
yöreleri ve Türk Dünyası
gecelerinin gerçekleştiği
Yöresel Günler’de çok
renkli görüntüler ortaya
çıktı.
İzzet Yıldızhan, Sami
Çelik, Rojin, Suzan Kardeş, Kobra Murat, Arif
Şentürk, Bülent Serttaş,
Hayri Muhammed Çavuşoğlu ve daha nicesi
gibi halkın gönlünde
yer etmiş sanatçıların
konser verdiği, yörelerin
eşsiz lezzetlerinin vatandaşlarımıza sunulduğu
gecelerde halaydan horona, zurnadan kemençeye, çiğ köfteden kara
lahana dolmasına kadar
birbirinden eşsiz kültürel lezzetler Zeytinburnu
Meydanı’nda buluştu.
Son günlerdeki yağmura
rağmen, Zeytinburnu
Meydanı doldu, taştı.
11. Yöresel Günler “Biz,
hep birlikte güzeliz, hep
beraber güçlüyüz” mesajını kanıtlamış oldu. //
Gülten
İKİZOĞLU
[email protected]
Neden dikkatimi
toplayamıyorum?
0(5+$%$6(9*ú/ú2.85/$5
Dikkat eksikliği problemi; okullarda,
evlerde, medyada en çok konuşulan
çocukluk dönemi rahatsızlığıdır. Çok
konuşulmasına rağmen tam olarak anlaşılmamış olduğundan , konu üzerindeki
en çok kafa karışıklığına neden olan
noktalara değinmek istiyorum.
“Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite
bozukluğu(DEHB)” tanısı uzmanlarca
konulması gereken bir durumdur. Halk
arasında yaramaz ve hareketli çocuklar için hiperaktif, dikkat dağınıklığı
yaşayan dalgın cocuklar için de dikkat
eksikliği var denilmektedir. Oysa ki bir
cocuğun dalgın olmasının odaklanamamasının arkasında DEHBnin dışında
birçok neden söz konusu olabilir. (Özel
Öğrenme Güçlü, Zeka problemi, Depresyon, kimlik problemleri, Aile içi sorunlar
vb.) Bu noktada çocuğun probleminin
birincil nedeninin doğru tespit edilmesi,
sorunun çözümü için sunulacak öneri
ve tedavi metodlarının etkili olabilmesi
için oldukça önemlidir.
DEHB zekadan bağımsız gelişen bir
problemdir. Üstün zekalı bir çocukta ya
da normal zeka düzeyinde performans
gösteren bir cocukta görülebildiği gibi,
zeka problemi yaşayan bir çocukta da
görülebilmektedir. DEHB; çocuğun
öğrenme ile ilgili alanlarda var olan
potansiyelini ortaya koymasını engelleyerek, çocuğun zeka potansiyelinin
altında performans göstermesine
sebep olur. Okul ve akademik hayatında
kendisinden beklenileni veremediği gibi
günlük hayatta da sıkıntılar yaşamasına
neden olmaktadır. Var olan potansiyelini
ortaya koyamamasından dolayı ailesi,
öğretmenleri tarafından suçlanan çocuk, zamanla kendi içinde çıkmaza girer.
Bir yandan başarılı olmayı hayal edip
isterken, diğer yandan başarmak için
gerekli çalışma ve gayreti göstermek,
derslerine konsantre olmak, dikkatli
dinlemek, yönergeleri takip etmek,
ödev ve sorumlulukları zamanında bitirmek onun için oldukça karmaşık ve zor
gözükmektedir. Başarısızlığın getirdiği
hayalkırıklığı ile başaçıkmak için çevresi
tarafından anlaşılmayan bir tutum içine
girebilmektedir: Ya vurdumduymaz bir
tavır alır, ya içekapanır ya da olumsuz
davranışlarıyla dikkat çekmeye başlar.
DEHB özellikle 3 alanda kendini
gösterir:
1-Çocuğun kendi yaş grubuna ve zeka
puanına göre görsel ve işitsel dikkat süresinin kısa ve dikkat kalitesinin bozuk
olması
2-Çocuğun yaşıtlarına göre hareketli
olması ve kendini koordine etmekte
zorlanması
3-Çocuğun yaşıtlarına göre kendi
istek ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanması, sırasını beklemekte, kurallara
uymakta sabır ve tahammül göstermekte güçlük yaşaması
DEHB sorunu yaşayan bir çocukta bu
üç özellik birden görülebileceği gibi bu
maddelerden sadece biri yada ikisi de
görülebilir. 2. ve 3.maddede belirtilen
özellikleri gösteren çocuklar okullarda
ve çevresinde kısa sürede mimlenmekle
beraber, sadece birinci maddede belirtilen sorunu yaşayan çocukların gözardı
edilme riskleri yüksektir.
Bu noktada aileleri yanıltan durumlardan biri de cocuğun bilgisayar
oynarken veya televizyon izlerken uzun
süre oturup pür dikkat oyunlarına ya
da izlemeye devam edebilmeleridir. Bu
durum aileler tarafında “işine geldiği
zaman dikkatini verebiliyor ama” diye
savunulur. Oysa ki dikkat sorunu demek,
kişinin ilgisini çeken faaliyetlerde de,
ilgisini çekmeyen ama zorunlu olan
faaliyetlerde de yaklaşık aynı kalitede dikkati sürdürememesi, dikkatini
yönetememesi, ve bu noktada kontrolü
sağlayamaması demektir.
Yetişkinlerde de rastlanan DEHB
problemi, kişinin iş hayatında ve günlük hayatında organizasyonu,düzeni
sağlamasını zorlaştırarak kişide
unutkanlığa,dalgınlığa ve zihinsel yorgunluğa neden olarak hayat kalitesini
etkilemektedir. Dikkat eksikliği yaşayan
yetişkinler yapılacak işlerini planlamakta
ve zamanında bitirmekte güçlük çekerek işlerini erteleme eğilimindedirler.
DEHB nin tedavisinde ilaç desteği gerekebileceği gibi, psikoeğitim süreci de
oldukça etkilidir. Medikal tedavi DEHB
deki biyolojik faktörleri elimine ederken, psikoeğitim süreci kişiye beynini
etkili kullanmasını, dikkat kalitesini ve
süresini artırarak, dikkatini ve davranışlarını kontrol etmesini öğretir. Yapılan
araştırmalar bunun kalıcı bir şekilde öğretilebileceğini göstermiştir. Son yıllarda
etkili sonuç alınabilen dikkat eğitim
programları geliştirilmiştir.
DEHB tedavi edilmediği takdirde
beraberinde birçok psikolojik probleme
neden olma riski taşır. Her rahatsızlıkta
olduğu gibi DEHB’de de erken teşhis ve
tedavi yüz güldürücü sonuçlar getirmektedir.
4
01 - 15 KASIM 2014
G Ü N DEM
www.212haber.com
100 bin lirayı iade
eden taksiciye ödül
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur,
taksisinde unutulan 100 bin lira ile mücevherleri Suriyeli
sahibine iade eden sürücü Sadettin Başar’a plaket verdi.
ú
STANBUL Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanı Yahya Uğur,
taksisinde unutulan 100 bin lira ile mücevherleri Suriyeli sahibine iade eden sürücü Sadettin Başar’a plaket verdi. Esenler
Otogar Binası’nda gerçekleşen
ödül törenine Uğur ile Başar’ın
yanı sıra taksici oda bazı başkanları ve taksiciler de katıldı.
Taksici Sadettin Başar, otogardan aldığı yolcuyu Pangaltı’ya
bıraktıktan sonra arabasında unutulan çantayı fark ettiğini belirterek, çantada gördüğü telefonla yolcuya ulaşmaya çalıştığını anlattı. Telefonun kullanıcı arayüzünün Arapça olduğu-
nu, bunun için de çalıştığı taksi durağının yardımıyla bir çevirmen bulduklarını ifade eden
Başar, çantanın sahiplerini olaydan bir gün sonra Aksaray’da
tespit ettiklerini kaydetti.
Otogara gelip çantalarını, içindeki 100 bin lira ve mücevherlerle teslim alan ailenin Suriye’den geldiğini ve
Almanya’ya gitmek üzere olduğunu öğrendiğini anlatan Başar,
“Vatandaşlık görevimizi yaptık.
Çok sevindiler, çok dua ediyorlardı bize” diye konuştu. Beyefendi taksicilik geri gelecek
İTEO Başkanı Uğur da “Bel-
ki bugün Sadettin Bey’in davranışını taksicilerimiz her gün
binlerce kez yapıyordur ama
Sadettin’i biz bir örnek olarak
ortaya koymak istedik” dedi.
“Beyefendi taksicilik geri gelecek” sloganıyla ifade ettikleri bir hedefleri olduğunu anlatan Uğur, “Biz taksiciliğin araba kullanmaktan ibaret olmadığını, müşterisine duruşuyla da,
sürüşüyle de güven vermek olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Uğur, Sadettin Başar’a İTEO olarak ayrıca ailesiyle değerlendirebileceği 1 haftalık tatil hediye edeceklerini söyledi. //
www.212haber.com
G Ü N DEM
01 - 15 KASIM 2014
ESKİ TÜRKİYE’DEN MANZARALAR
HASTAHANELER
(
6.ú7h5.ú<(’de işler nasıl yürüyordu?
Bazı kişilerin ah vah ettiği özlem duyduğu ‘Eski
Türkiye’ nasıl bir Türkiye idi?
Yeni nesle aktarmak zor olacak ama yine de denemekte fayda var.
Aslında yaşadıklarımızı yeni nesle yazıyla değil de sinema, tv, tiyatro vb. görsel materyallerle anlatmak ve bunları internet ortamında; o
da 2-3 dakikayı geçmeyecek şekilde aktarmakla
belki bir şeyler anlatmış olurduk.
Çünkü yeni neslin 2-3 dakikadan fazla bir şeyle
ilgilenecek vakti yok.
Daha doğrusu tahammülü yok.
Ama yine de denemekte fayda var.
Belki bizden sonra birileri çıkar da, bu anlattıklarımızı görsel hale çevirir.
Sen cebinde ‘hediyelik’ bir paket sigarayla,
(Hem de filtreli olacak. O zaman filtreli yeni
çıkmış ve her yerde bulunmazdı.) aynen onun
gibi kaş göz işareti ve uygun bir şekilde sigara
paketini aktarır ve kalabalıktan omuz darbeleri
arasında hastaneden içeri girebilirdiniz.
‘On line’ sistemi yoktu ama bekçi ile aranızdaki konuşma telepati yoluyla kurulur, hastanıza
öylece ulaşırdınız. Köylünün bol olduğu ve bir
paket ‘Filtreli’ sigaranın kıymetli olduğu bir zamanda bekçi efendi ‘Filtreli’ haricinde nasıl tavlanır onu da anlatayım:
Peki, bütün bu eziyet ne için?
Çünkü hasta ziyaret günü haftanın bir-iki günü ve o da 1 saat idi. Haliyle şehir dışından gelen veya o saate
işlerini yetiştiremeyen vatandaş yukarıda anlattığım yollara başvuruyordu.
Telefon yok mu açıp sorsalar ya?
Eski Türkiye için ah vah edenlere hatırlatayım.:
Telefon eve en az 5 yıl sıra bekledikten sonra
bağlanırdı. O nu da ancak varlıklı aileler alabilirdi. İstanbul’a okumaya geldiğimde abim: ‘Gider- gitmez telefona yazıl. Okulu bitirirken hiç
Doktor, mütehassıs doktor bulunmazdı.
Şu anda çok basit gördüğümüz bir vaka için bile
hastalar, hemen çevre illere veya İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlere sevk edilirdi.
Hastalar gideceği yerlere varamaz yolda vefat ederdi.
Hastane kapısından adımınızı atar atmaz bir
mücrim gibi muamele göreceğinizi peşinen kabul etmiş olurdunuz. Bunun yazılı hiçbir kaydı
yoktu ama her kes bunun böyle olduğunu bilir
ona göre hareket ederdi.
SAĞLIK MEMURU CERRAH
BEKÇİ
Gelelim ‘Bekçi’ nin görevine:
Bir defa hastaneye böyle elinizi kolunuzu sallayarak giremezdiniz.
Hastane kapısında sizi ‘Filinta’ gibi bekçi bir karış kirli sakalı, ağzında kaçak tütünden mamul
izmariti ve kan lekeleri bulaşmış yeni iken ‘beyaz’ olan bir önlükle karşılardı.
Zaten kendisi bekçi falan değil… Hastanenin
gel-git, temizlik vb. işlerini yapan bir hizmetli.
Ama ziyaret günü en büyük mülki amir kesilirdi. Ağzındaki izmarit konuşmasına mani olduğu için, kaş göz işareti ile ‘Neörüyön…’ gibi anlaşılmaz bir şeyler çıkardı ağzından.
mezdi. Çıkarken gördüğümüz manzaralar karşısında yüreğimiz burkulur içimizden ‘ Yarabbi
muhtaç edip bizi buralara düşürme…’ niyazında bulunurduk.
Neler görürdük?
Etrafta yığınla kanlı nevresim ve çarşaflar.
……
Moraliniz bozulmasın diye gerisini yazmıyorum.
Sıkışan çocuğunuzu WC ye götüremezdiniz.
‘Oğlum sabret eve gidince…’
Der, çocuğun biraz daha dişini sıkmasını söylerdiniz.
Tahsisat ayrılmadığı için bakımsızlıktan hastanenin her tarafı dökülürdü.
Kimsenin bunu gördüğü yoktu. Herkes can derdinde boya badanaya mı bakacaktık.
Malum köylünün serveti; tavuğu sütü yoğurdu vb. şeylerdir. Bundan dolayı hastane girişinde kaymak tepsileri, yoğurt bakraçları, yumurta
sepetleri görmek, tavuk çığlıklarını duymak olağan şeylerdi.
Bekçi fazla ‘hediye’ lerin karşısında bazen masumlaşır. ‘Benim değil doktorlara geldi ben
bunların bekçisiyim’ der sıyrılmaya çalışırdı.
Kimin umurunda ‘Hastamızı dünya gözüyle
gördük ya, ister yesin ister doktora versin bana
ne…’ der omuz silkerdik.
Bunu niçin uzun anlattım? Çünkü şu anda olmayan bir şeyden bahsediyorum.
Görmeyen bir insana mavi atlastan bahsetmek
kolay mı?
Bugün hastane kapısına gidip içeri giremeyen
mi var?
Özel haller (Tutuklu, mahkûm, ağır hasta vb.)
hariç, neredeyse gecenin bir saatinde bile gayet
medeni bir şekilde durumu görevliye izah ederseniz geçer hastanızı görebilirsiniz. Ama ‘Eski
Türkiye’ de bu mümkün mü?
Emin
BATUR
[email protected]
Eski Türkiye hikâyesine hastanelerle başlamak
istiyorum. Eski Türkiye’de hastalanmışsanız en
büyük suçu işlemişsiniz demektir.
Sadece siz değil, sizinle ilgilenecek dost ve akrabalarınız da aynı suçtan hüküm giyerdi.
Hastane giriş kapılarında mutlaka bir ‘Bekçi’
bulunurdu. O zamanlar ‘Güvenlik Görevlisi’ henüz icat olmamış, bekçi de henüz tedavülden
kalkmamıştı.
Özel hastaneler de sadece büyük şehirlerde ve
halkın çok küçük varlıklı bir kesimine hitap ederdi.
Bekçi derken şimdiki güvenlik görevlileri ile de
karşılaştırmamak gerekir.
Bekçiler ‘Filinta’ gibiydi.
Yani her an patlamaya hazır olup, bir tarafınızı
yaralayabilirdi.
(Eski Türkiye’de tabirler bile farklı)
5
olmazsa bir telefon sahibi olursun.’ Diye tembihlemişti.
Rahmetli ÖZAL bu rezilliğe son verdi.
Ayrıca her köyde telefon bulunmaz, varsa sadece muhtarda olur o da böyle olur olmaz şeyler için kullandırmazdı.
Hoş kullandırmak istese sanki ulaşabilir miydiniz? Öyle ahizeyi elinize alıp konuşamazdınız.
Önce santrali arıyorsunuz. Santral sizi aradığınız yere bağlar o da bağlayabilirse.
Bu anlattıklarım çok eski değil. 1980 e merdiven dayadığımız yıllardan bahsediyorum.
Neyse konumuza dönelim.
Ziyaret saati doldu ve sizin hastanızla konuşmanız, göz göze bakışmanız bitmedi diyelim.
Mesleği dağda hayvan gütmek olan bekçi, nasıl olmuşsa bir torpil uydurmuş… (Zaten eski Türkiye’de torpilsiz iş mi vardı? Diyeceksiniz
şimdi de var. Eyvallah var ama eski Türkiye ile
kıyas kabul etmez.) hastaneye bekçi olmuş ya…
Ziyaretçileri de aynen öyle hastane koğuşlarından çıkarmaya çalışırdı. Ziyaretçilerde hastalarının hatırı için her hakarete razı olur ses et-
Bu ölüm vakaları çok artınca bizim hastanede,
görevli sağlık memuru cerrah olmaya karar verdi. Ve oldu.
Kim bilir, belki sağlık memuru falan bile değildi.
Operatörlerin yanında ‘Pens ver, neşter ver!..’ gibi hemşire görevi yaparken (Demek o zaman
hemşire sayısı da yeterli değildi) bu işi göre göre öğreniyor.
Derken gayet başarılı bir operatör olup çıkıyor.
Halkın içinden geldiği için ve çok pratik ameliyatlar yaptığı için halk benimsemiş, ona saygı ve
sevgi gösterirdi.
(Dün tanıştığım kişileri unutuyorum da o operatörün adı hala aklımda ama yazmayı doğru bulmuyorum. Mardin halkına çok faydası olmuştu)
HALK DOKTORLARI
Hastanede gördüğü muameleden bunalan halk
naçar eski tedavi usullerine başvururdu.
Yukarıda bahsettiğim operatör gibi, mahalle aralarındaki kırık-çıkıkçılar çoğalmıştı.
Bizim orada ‘Beyt el Hosallı’ dediğimiz ailede
yetişen fertler gayet iyi ‘Ortopedi’ uzmanı idiler. Bu iş padişahlık gibi babadan oğula geçerdi.
Süryani olan bu aile Mardin halkı tarafından itibar görür ancak,
Dışarıdan kimseye bu işi öğretmezlerdi.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda kırık veya çıkığı olup da, o aileye giden ve memnun olma-
yan tek bir fert gösteremezsiniz.
Ortopedi konusunda o aile var olduğu sürece
bu hastalıktan dolayı kimse hastaneye gitmezdi.
Aynı şekilde ‘Beyt el Mataracı’ ailesi vardı.
Bu ailenin ürettiği ‘siyah merhem’ neredeyse her
derde deva gibi bir şeydi.
Ve yaraya bir kere sürerdiniz. İkinciye gerek kalmaz yaranız iyileşirdi.
Yazık o ilacın formülü aile ile birlikte kaybolup gitti.
70’LERİN İSTANBUL’U
Biz yine konumuza dönelim.
Derken İstanbul’a geldim.
‘Burası İstanbul herhalde burada işler bizim orası gibi değildir’ diye düşünürken, bir de ne göreyim. Bizim orada hiç olmazsa hastane kapısına gidip ‘Bekçi’ ile telepati yolu ile de olsa konuşabilirdiniz.
Burada o şerefe nail olmak için 2 km lik bir
kuyrukta beklemeniz icap ediyor.
Bunun içinde sabah 08.00 de başlayan mesai için gecenin köründe gidip sıra alacaksınız.
Giderken yanınıza battaniye falan almayı unutmayın. Üşütür müşütür Allah korusun hastaneye düşersiniz.
E zaten hastaneye geldik ya!..
Olsun. Yine de battaniyeyi unutma!
İşte böyle… ‘Eski Türkiye’ özlemi ile yanıp tutuşanlara hastaneleri anlatayım istedim ama gördüğünüz gibi daha hastanenin kapısından adımımızı atamadık.
Eğer atabilseydik, daha bu işin muayenesi var,
filmi var tahlili var, ameliyatı var narkozu var.
Narkoz mu?
Evet narkoz. Ne olmuş?
Yahu ameliyatı yapacak doktor bulunamazken narkoz verecek görevliyi nereden buluyordunuz?
Nereden mi?
Evet nereden?
O kapıdan seni sokmayan ‘Filinta’ gibi ‘Bekçi’ var ya.
Evet, ne olmuş ona?
Narkozu o veriyordu.
Ciddi olamazsın?
Valla billa.
İyi de onun suratını gören hastaya narkoz gerekmiyor ki. Ameliyat masasında onu başında
gören hasta, Azrail aleyhi selam geldi sanıp bayılıp gider zaten.
E çoğu öyle oluyordu.
Yahu kardeşim siz bugüne kadar hayatta nasıl kaldınız?
Allah bilir.
!!!
6
E Ğ İ Tİ M
01 - 15 KASIM 2014
www.212haber.com
ÖNCE BİLİM GELİR
EN İYİ HOCALARLA EĞİTİM VERİYORUZ
Tamamen sağlık üzerine inşa edilen Biruni Üniversitesi eğitime başladı. Sağlık alanında açtığı bölümlerle ilk olan Biruni Üniversitesi’ne şimdiden ilgi çok
büyük. Türkiye’nin en kapsamlı sağlık üniversitesi olan Biruni, 7 bin metrekare laboratuar
alanıyla moleküler genetik konusunda
İ
“EĞİTİM N
bütün üniversitelere hizmet verecek.
ME
T
AMAMEN sağlık üzerine inşa edilen Biruni Üniversitesi eğitime başladı. Sağlık alanında açtığı bölümlerle ilk
olan Biruni Üniversitesi’ne
şimdiden ilgi çok büyük.
Türkiye’nin en kapsamlı sağlık üniversitesi olan Biruni, 7
bin metrekare laboratuar alanıyla moleküler genetik konusunda bütün üniversitelere hizmet verecek. Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Adnan Yüksel, geçtiğimiz aylarda aynı belirtileri gösteren 11 hasta üzerinde yaptığı çalışmayla yeni bir hastalık geni keşfetmiş ve bu buluşu dünyanın en prestijli tıp
dergisi olan Cell’de de kapak
olmuştu.
‘Önce bilim gelir’ düsturuyla hareket eden Adnan Yüksel, “Biruni Üniversitesi’ni
infak yardımlarıyla kurduk.
Burada para kazanma derdimiz yok. Eski komutanlar savaş kazandıkları zaman cami ya da medrese yaptırırlarmış. Ben Nişantaşı’nda 7 yıl
Türkiye’de en çok hasta bakan hekim oldum. Hamdolsun Allah çok verdi. Biz de
göğsümüzü gere gere ya Rabbi sen verdin biz de vakfettik
diyeceğiz. Allahtan bir şey
olmazsa biz farklı olacağız
inşallah. Üniversite kurma
kararını bir yıl önce aldık. 27
Şubat 2013’te üniversite vakfı
kuruldu. Tam bir yıl sonra 27
Şubat’ta da üniversite kanunu çıktı.” dedi.
ÇOK FARKLI
NOKTADA OLACAĞIZ
Biruni Üniversitesi’nde olan
uluslararası danışma kurulunun hiçbir üniversitede olmadığının altını çizen Yüksel,
“Bu kurulun başında da astronot David Hilmers var. Hilmers diyor ki Biruni şimdi yaşasa dünya bilimi farklı noktalarda olurdu. Biz de diyoruz
ki üniversite olarak çok farklı
noktada olacağız. Örneğin benim iyi bir tekstilci olmam için 15 yıl, iyi bir halıcı olmam
için 20 yıl, iyi bir sanayici olmam için 25 yıl var. Şimdi adam sanayici onuncu iş olarak
üniversite kuruyor. Bu adamın
bizimle aynı kulvarda yarışması, başarılı olması çok zor.”
sözlerine yer verdi.
Türkiye’de hazırlık sınıfından
üniversitelerin para kazandığını dile getiren Adnan Yüksel, “Biz hazırlığı alıp 1. sınıfa koyduk. 950 saat hazırlık
dersimiz var. Birinci sınıfın 3
dersini ikinci ve üçüncü sınıfa koyduk. Yine birinci sınıfa
Cumartesi gününe ders koyduk ve okul süresini bir buçuk
ay uzattık. Daha burası inşaatken bile insanlar ağladı buraya girebilir miyim giremez
miyim diye. Çünkü vatandaşın çocuğu hayata bir yıl erken
başlayacak burada. Örneğin
diş hekimliği bölümü her tarafta 6 yıl, bizde 5 yıl.” şeklinde konuştu.
BİZ EĞİTİMİ TAMAMEN SAĞLIK
ÜZERİNE İNŞA ETTİK
Biruni Üniversitesi’nin Türkiye’nin en kapsamůŦƐĂŒůŦŬƺŶŝǀĞƌƐŝƚĞƐŝŽůĂĐĂŒŦŶŦŬĂLJĚĞĚĞŶĚŶĂŶ
zƺŬƐĞůƐƂnjůĞƌŝŶŝƔƂLJůĞƐƺƌĚƺƌĚƺ͗͞ĞŶĕŽĐƵŬŶƂƌŽůŽŐƵLJƵŵ͘ĚĂŵŐƂƌŵĞƂnjƺƌůƺǀĞLJĂŝƔŝƚŵĞƂŒƌĞƚŵĞŶŝĂŵĂƐĂŒůŦŬƚĂŶŚĂďĞƌŝLJŽŬ͘'ƂnjƺŶƉƌŽďůĞŵŝŶŝďŝůŵĞĚĞŶŐƂƌŵĞƂnjƺƌůƺƂŒƌĞƚŵĞŶŝ͕ŬƵůĂŒŦŶƉƌŽďůĞŵŝŶŝďŝůŵĞĚĞŶŝƔŝƚŵĞƂnjƺƌůƺƂŒƌĞƚŵĞŶŝŽůƵLJŽƌ͘zŽŬďƂLJůĞďŝƌƔĞLJ͘dƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞďƵďƂůƺŵůĞƌŝŝůŬĚĞĨĂƐĂŒůŦŒŦŶŝĕŝŶĚĞďŝnjĂĕƨŬ͘ŝƌƵŶŝmŶŝǀĞƌƐŝƚĞƐŝ͛ŶĚĞŽŬƵLJĂŶŦŶŚĞŵƐĂŒůŦŬďŝůŐŝƐŝ
ŚĞŵĚĞƂŒƌĞƚŵĞŶůŝŬůŽƐLJŽŶƵŽůĂĐĂŬ͘ŝnjĞŒŝƟŵŝ
ƚĂŵĂŵĞŶƐĂŒůŦŬƺnjĞƌŝŶĞŝŶƔĂĞƫŬ͘ŽŬŝŚƟLJĂĕ
ŽůĚƵŒƵŝĕŝŶďƂLJůĞďŝƌŬŽŶƐĞƉƟƚĞƌĐŝŚĞƫŬ͖ĕƺŶŬƺdƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶLJƺnjĚĞϭϮ͛ƐŝƂnjƺƌůƺ͖LJƺnjĚĞϲ͛ƐŦŽƌƚŽƉĞĚŝŬ͕LJƺnjĚĞϭďƵĕƵŒƵŐƂƌŵĞ͕LJƺnjĚĞϬ͘ϳϱ͛ŝŝƔŝƚŵĞƂnjƺƌůƺĂŵĂƂŒƌĞƚŵĞŶLJŽŬ͘ŝnjŝŵĞŒŝƟŵŝŵŝnjďŝƌƚĞŬƐĂŒůŦŬĞŒŝƟŵŝ͘ϯďƌĂŶƔŦŵŦnjǀĂƌĚŦ͕ďƵ
LJŦůϱŽůĂĐĂŬŝŶƔĂůůĂŚ͘mŶŝǀĞƌƐŝƚĞŵŝnjϲďŝŶŬĂƉĂƐŝƚĞůŝ͘bƵĂŶďŝŶϱϬϬƂŒƌĞŶĐŝŵŝnjǀĂƌ͘͟
ŶďƺLJƺŬŚŝnjŵĞƟŶŝŶƐĂŶĂLJĂƉŦůĂŶŚŝnjŵĞƚŽůĚƵŒƵŶƵǀƵƌŐƵůĂLJĂŶzƺŬƐĞůƔƂLJůĞĚĞǀĂŵĞƫ͗͞ŝnj
ŝŶƐĂŶůŦŒŦŶŝLJŝŽůŵĂƐŦŝĕŝŶŶĞLJĂƉĂďŝůŝƌŝnjŽŶƵŶĚĞƌĚŝŶĚĞLJŝnj͘ŽŒƵƺŶŝǀĞƌƐŝƚĞLJĂůŶŦnjĐĂƉĂƌĂǀĞƉƌĞƐƟũŬĂnjĂŶŵĂŶŦŶĚĞƌĚŝŶĚĞ͘ĚĂŵŚŽĐĂLJĂĚĂŚĂĂnj
ƉĂƌĂǀĞƌŵĞŬŝĕŝŶĞŒŝƟŵŝŬŝŵ͛ĚĞďĂƔůĂƨLJŽƌ͘ŝnj
ŝŶƔĂĂƨƚĂŵĂŵůĂŶŵĂĚŦŒŦŚĂůĚĞŚĞŵĞŶďĂƔůĂŵĂŵŦnjůĂnjŦŵĚĞĚŝŬǀĞϴLJůƺů͛ĚĞďĂƔůĂĚŦŬ͘DŝůůĞƚŽŬƵůƵ,ĂnjŝƌĂŶ͛ĚĂďŝƟƌŝƌŬĞŶďŝnjϯdĞŵŵƵnj͛ĚĂďŝƟƌŝLJŽƌƵnj͘ŝnjŝŵƺŶŝǀĞƌƐŝƚĞĮLJĂƚŽůĂƌĂŬƉĂŚĂůŦĂŵĂ
ďŝnjĚĞŬĂůŝƚĞůŝĞŒŝƟŵǀĞƌŝLJŽƌƵnj͘͟
ĕ ĐĂŬůĂƌŦŶŦ
dƺƌŬŝLJLJĞ͛ŶŝŶĞŶŵŽĚĞƌŶŚĂƐƚĂŶĞƐŝŶŝĂĕĂ
ŬLJĂŬŶĚĂLJĂ
ƵĂŶĚĂ
ů͕͞bƵĂ
ƐĞů͕͞b
zƺŬƐĞ
ĂŶzƺŬ
ĚŶĂŶ
ŶĚŶ
ďŝůĚŝƌĞŶ
ůĂƔŦŬϳďŝŶŵĞƚƌĞŬĂƌĞůĂďŽƌĂƚƵĂƌ
ĂůĂŶŦŵŦnjǀĂƌ͘DŽůĞŬƺůĞƌŐĞŶĞƟŬ
ŝƚĞůĞŶŝǀĞƌƐƐŝƚĞůĞƺŶŝǀĞƌ
ƺƚƺŶƺ
ďƺƚƺŶ
ƵŶĚĂď
ŬŽŶƵƐƵŶĚĂ
ĞdƺŵŐŐĞĞŒŝnj͘ dƺŵ
ƚǀĞƌĞĐĐĞŒŝnj͘
ŚŝnjŵĞĞƚǀĞƌĞ
ƌĞ
ƌĞŚŝnjŵ
ĞďŝƌƐƺƌƌĞŶŽŵĂŶĂůŝnjŝĕŽŬŬŦƐĂďŝƌƐƺ
ƵƐDƵƐƌ͘
͘ƌ͘D
WƌŽĨ͘
Ŭ͘WƌŽĨ
ůĞĐĞŬ͘
ďŝůĞĐĞ
ďŝƚĞďŝ
ĚĞ
ĚĞďŝƚĞ
ŦŦŶďĂƔƔŦŶŦŶďĂ
ďƵƌĂŶ
njĞŶĚĞĞďƵƌĂ
PnjĞŶĚ
ƚĂĨĂ
ƚĂĨĂP
ŶŽƚĞŬŶŽŽŶƚĞŬ
ŶƐŽŶ
Ŭ͘ŶƐ
ĐĞŬ͘
ĕĞŬĞĐĞ
ŶŦ
ŶŦĕĞŬĞ
LJĂůĂLJĂƵLJŐƵůĂ
ĂƵLJŐƵ
ƵƌĂĚĂ
ďƵƌĂĚ
ůŽũŝLJŝ
ůŽũŝLJŝď
ďŝůĞĐĞŒŝnj͘ƵƌĂĚĂ
ĨŽŶŬƐŝLJŽŶĞůŐĞĂͲ
ŦƔĂͲ
ĞĕĂůŦƔ
ĚĞĕĂů
ŶĞƟŬ
ŶĞƟŬĚ
ĚĞĚŝ͘ ͬͬͬ
ĐĂŒŦnj͘͟ĚĞĚŝͬ͘
TAMA K
SAĞLI
E
ÜZERİN İK”
T
T
İNŞA E
zĂLJŦŶĂŶŦƔŵĂŶŦŵŦnjEĞĐŵĞƫŶĂŬŵĂŬǀĞzĂnjĂƌŦŵŦnjDƵƐƚĂĨĂdĞnjĐĂŶ͕ŝƌƵŶŝmŶŝǀĞƌƐŝƚĞƐŝ
ZĞŬƚƂƌƺWƌŽĨ͘ƌ͘ĚŶĂŶzƺŬƐĞů͛ŝŵĂŬĂŵŦŶĚĂnjŝLJĂƌĞƚĞĚĞƌĞŬ͕ŐƂƌƺƔĂůŦƔǀĞƌŝƔŝŶĚĞďƵůƵŶĚƵ͘
Dil olmadan hiçbir şey olmayacağına dikkat çeken Yüksel şunları kaydetti: “Eğitim fakültelerinde İngilizce yok. Biz ilk defa İngilizce dersi koyduk. Öğrenciler bir yıl burada
İngilizce görüyorlar. Bu bizim farklılığımız. Bunu bir sanayicinin ve işadamının veya bir başkasının düşünmesi mümkün değil. YÖK de şu
anda bizi takip ediyor. Bu yıl çığır
açtınız, damganızı vurdunuz diyorlar. Öğrenci hem bir sene erken mezun oluyor hem de bir yıl az para ödüyor. Bu doluluk biraz da bundan
kaynaklanıyor; çünkü biz aynı zamanda maddi kolaylık sunuyoruz.”
EN İYİ HOCALARLA EĞİTİM VERİYORUZ
Yüksel, “Eğitim heyecan demek. En
iyi hocalarla eğitim veriyoruz. Program yoğun. Öğrencilerin çoğu okul
birincisi. 801 kişi ilk tercih yapmış.
Çok çalışkan öğrenciler. Mesela öğrencinin biri ön sırada oturmak için
saat 7’ye çeyrek kala okula geliyormuş. Burada herkes heyecan içinde.
Herkes çalışıyor. Biz burayı açarken
herkes öğretim üyesi olsun istedik.
Her hafta çocuklara tanıtım yapıyoruz. Bizim öğrencilerin hepsi birinci
sınıftan sonra yurt dışına gitmek ve
bir proje hazırlamak zorunda. Burası
Biruni çünkü.” ifadelerini kullandı.
Mantar gibi üniversite açıldığını
vurgulayan Adnan Yüksel, “Bu
üniversiteler 3-5 yıl sonra Pimapen bayisi veya simit Sarayı gibi
olacak. Kötüsü gidecek iyisi kalacak. Örneğin Taksim’de 7 simit Sarayı vardı şimdi bir tane
kaldı. Eğer biz de iyi yapmazsak
Harvard gelecek buraya afili olacak ve herkes onun okuluna gidecek. Dünyayı tersine döndürmek mümkün değil. Amerika’da
100 tane büyük sağlık üniversitesinden 89 tanesi vakıf üniversitesi. Bizim bir fakımızda mütevelli
heyet başkanı dışında mütevellimizin hepsinin konusunda en iyi profesör olması. İçimizde işadamı yok. Biz ticari olaya bakmıyoruz. Bizim üniversitemiz çok
farklı. Biz çok çalışıyoruz ve bu
işi biliyoruz. Dolayısıyla kimsenin bizimle aşık atması mümkün
değil. Arkadan gelenler ancak
tozumuzda kalır.” diye konuştu.
Mustafa
TEZCAN
[email protected]
Yaşam sporu
GENÇLERLE sohbet ederken zaman zaman
onlara sorarım:
-Gençler uzun yaşamak ister misiniz?
-Tabii isteriz hocam, kim istemez ki?
O zaman erken kalkın gençler. Güne erken
başlayıp zamanımızı iyi planlayıp değerlendirin.
Güne erken başlamayı koşu yarışına benzetirim
hep. 100 m ya da 400 m koşularında, düdükle
beraber erken başlayan hızlı giriş yapan ipi
göğüsler. 1-2 saniyelik bir fark müthiş sonuçlara
sebep olabilir. Hayat da böyledir aslında. Herkesin
24 saati vardır; çünkü dünya hayatı 1 gündür. O
da içinde yaşadığımız bugündür. Bazı kelebek
türlerinin ömrünün 1 gün olduğu bilinir. Aynı
gün içinde doğar, yaşar ve ölür. İnsanoğlunun
ömrü de 1 gündür. Dünü değiştirme şansımız
yok, yarının gelip gelmeyeceği belli değil, o
zaman geriye sadece bugün kalıyor. Bugünü nasıl
yaşayıp planlayacağımız kendi elimizde. Elbette
günübirlik yaşayın demiyorum. Bugünümüzü iyi
planlayalım diyorum.
“Peki, hocam erken kalkıp ne yapacağız?” gibi
bir soruyla karşılaşıyorum hemen.
-‘Spor yapın’ diyorum
-‘Nasıl yani?’ diye hemen soruyorlar.
İşte bu sorunun cevabı yazımın mahiyetidir.
Sporu ben 4 çeşide ayırıyorum:
Birincisi beden sporu: Vücudun tüm kaslarını
çalıştırıp kan dolaşımını hızlandırarak, vücudun
tüm hücrelerinin besin alışverişini arttırmasıdır.
Metabolizma hızı yüksek olarak güne başlanırsa
gerisi de aynen öyle gelir. Gün boyu bunun farkı
hissedilir. Beden sporunu da ev içi ev ev dışı diye
ikiye ayırabiliriz. Ev dışında yürüyüş, yüzme, bisiklet; ev içinde yürüyüş (koşu bandında), ip atlama,
şınav, mekik, ısınma hareketleri olabilir. 30- 45
dakika arasında yapacağımız bu beden sporunun
farkını bütün hücrelerinizde hissedeceksiniz.
İkincisi de zihin sporu: “Bu spor nasıl olur
hocam?” demeyin hemen. Bir futbol maçına
ısınmadan çıksanız ne olur? Ani bir koşu ya da
hareketle sakatlanma riskiniz çok fazladır, zaten
koşamazsınız. Ya da yataktan kalkar kalmaz, bir
matematik sorusu çözebilir misiniz veya kalkar
kalkmaz derse girip dinleyebilir misin? İşte zihnin
de ısınması ve alışması lazım. Sabah erkenden
kalktığınızda okunan bir kitap,düşünme, günü
planlama, dünü değerlendirme, zihnimizi harekete geçirme noktasında bize yardımcı olacaktır.
Zaman zaman yapmışsınızdır. Sabah çalışılan
ders çok verimli ve kalıcıdır. Çünkü vücut ve zihin
uykuda dinlenmiş, çok berrak ve rahattır. Evden
çıkmadan yapılan bu zihin sporu, günümüz ne
kadar yoğun olursa olsun sıkıntı ve problemlerle
mücadele etmemize ve günümüzün veriminin
artmasına yardımcı olacaktır.
Üçüncüsü ise kalp sporudur: Dünün ve hayatın muhasebesini yapmak, insanlarla ilişkilerimizi
gözden geçirmek, kırdığımız veya sevindirdiğimiz
insanları hatırlamak, yaptığımız iyilikleri ve kötülükleri gözden geçirmek için yapılan bir spordur.
Kalp sporu daha çok gün içindeki duygularımızı
yönetmemize yardımcı olacaktır. İnsan kendi
hareketlerinden, kendi tepki ve duygularından
sorumludur. Başkalarının hareket ve tepkileri bizi
değil, onları ilgilendirir. Aslında günlük hayatta
olaylara karşı verdiğimiz tepkilerin yansımaları bizim kimliğimizi, kişiliğimizi oluşturur. Bizim diğer
insanlar tarafından nasıl algılanacağımızı belirler.
Sabah erkenden yapılan günün değerlendirilmesi, dua ve iyi niyet temennileri bizim gün boyu
karşılaştığımız kişi ve olaylara karşı sağlam durmamızı ve mantıklı tepkiler vermemizi sağlar. Sabah
erkenden kalkıp bu kadar sporu yaptıktan sonra
acıktınız değil mi? İyi bir kahvaltıyı hak ettiniz diye
düşünüyorum.
Dördüncüsü ise mide sporudur: Sağlıklı bir
yaşamın şeker, tansiyon, kan dolaşımı açısından
ilk adımı güne iyi bir kahvaltı ile başlamaktır. Kaç
tane diyetisyenle görüştüysem hep aynı sonuca
vardım: Zayıflamak, kilo almak ya da zinde, sağlıklı
kalmak için güne kahvaltı ile başlamak gerekiyor.
Sonuç itibariyle zamanımızı kontrol etmek
bizim elimizde. Evden çıkmadan 1,5 saat önce kalkarsak bu sporların tamamını ve bunların dışında
birkaç işimizi yapabiliriz. 30 dakika beden sporu,
15 dakika zihin sporu, 15 dakika kalp sporu, 15
dakika mide sporu.
Hayat sizin hayatınız
Zaman sizin zamanınız
Gelecek sizin geleceğiniz
Tercih sizin tercihiniz.
ŞE H İ R
www.212haber.com
Güvercintepe
Futbol Okulu
kayıtları
başladı
%$û$.û(+ú5%(/('ú<(6útarafından
hizmete açılan Güvercintepe Spor
Parkı’nda ücretsiz futbol okulu
kayıtları başladı. Güvercintepe Spor
Parkı bünyesinde hizmet verecek olan
futbol okulunda 7-18 yaş öğrenciler
futbolun inceliklerini öğrenecek.
MANGALA
HEYECANI
Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan zeka ve strateji oyunu
olan mangala, Bağcılar Belediyesi Enderun Yetenekli
Çocuklar Merkezi’nde bir turnuva düzenlendi.
Maksimum 20 kişiden oluşacak
sınıflarda öğrencilerin formaları da
ücretsiz olarak kayıt sırasında verilecek. Güvercintepe Spor Parkı’nın tüm
imkânlarını kullanacak olan öğrenciler için soyunma odaları, dolaplar,
duş ve kafeterya hizmet verecek. Üstü
kapalı inşa edilen komplekste eğitimler yaz, kış devam edecek. //
%$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú ilçe genelinde yeşil alanların çoğaltılmasıyla ilgili
çalışmalarına hız kesmeden devam
ederken, mevcut bahçe, yeşil alanların
düzenleme ve bakımlarını da ihmal
etmiyor. Gerek çevrenin ihtiyacı,
gerekse vatandaş talepleri doğrultusunda Başakşehir Belediyesi Park ve
Bahçeler Müdürlüğü, yol, refüj ve kurum bahçelerinin çevre düzenlemelerine aralıksız devam ediyor. Toprak
serimi ve dolumu, çapalama, ağaç
ve bitki dikimi birçok zirai işlemden
geçirilen Başakşehir bölgeleri bu sayede bakımlı ve yeni görünümünü hiç
kaybetmiyor.
Çevre düzenleme çalışmaları tamamlanan Bahçeşehir Bölgesinde;
Boğazköy Girişi, Boğazköy Caddesi
Yürüyüş yolu (prestij cadde) dinlenme alanları, Tekiner Caddesi,
Başakşehir Bölgesinde; Fatih Terim
Stadyumu, Göçmen Konutları İdare
Binası Çevresi, Abdulhamithan Cd.
Teknoloji merkezi karşısı, Onurkent Sağlık Merkezi, Ordu caddesi,
Sabahattin Zaim Caddesi, Güvercintepe Spor Tesisleri, Ziyagökalp
Mahallesi’nde; TEİAŞ Müdürlüğü
bahçesi ve Karşıyaka Caddesine 7500
adet ağaç ve çalı dikimi yapıldı. //
Başakşehirli
izciler dünya
ile iletişimde
%$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú İzcileri, tüm
dünyada yapılan 57. Jota (Jamboree on the air) ve 18. Joti (Jamboree
on the internet) faaliyetine katıldı.
Ümraniye Kent Ormanı’nda düzenlenen etkinliğe Başakşehir İzcilerini
temsilen 25 izci katıldı. Dünya İzcilik
Bürosu’nun her yıl Ekim ayının üçüncü haftasında organize ettiği Jota-Joti,
yerel saatle Cumartesi 01.01’de başlayıp, Pazar gecesi saat 23.59’a kadar
süren 48 saatlik bir izci etkinliği. Etkinliğe katılan izciler, Dünya’nın her
yerindeki izcilerle internet ve telsiz
üzerinden konuşarak yeni dostluklar
edindi, izcilik faaliyetleri ile ilgili
paylaşımlar gerçekleştirdi. İnternet ve
mektup arkadaşlığı ile oluşturulmuş
dostluk halkasının, yeni izcilerle büyümesi ve sağlamlaştırılması amaçlayan etkinlikte Başakşehirli İzcilerde;
farklı ülkelerde faaliyet gösteren
izcilere kendi çalışmalarını aktarırken, onların çalışmalarını yakından
öğrenme fırsatı buldu. //
Ücretsiz olarak verilecek eğitimlerde
kursiyerler haftada 2 gün 1’er saat
eğitim alacaklar. Spor Akademisi eğitmenleri tarafından verilecek eğitimlerde antrenmanlar öncesinde toplu
kitap okuma seansları ve değerler
eğitimi dersi de verilecek.
Bahçe ve çevre
düzenlemeleri
devam ediyor
01 - 15 KASIM 2014
A
/7,<$5,û0$&, ‘Anne - Baba 1.Mangala Turnuvası’ finalinde kıyasıya yarıştı.
Birinciliği elde eden yarışmacılar madalya ile ödüllendirilirken, diğer yarışmacılara mangala seti hediye edildi.
Bağcılar Belediyesi Enderun Yetenekli
Çocuklar Merkezi dikkat çeken bir turnuvaya ev sahipliği yaptı. Toplam 100
anne ve babanın yarıştığı turnuvada
dereceye girenlere ödülü Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı tarafından verildi. Programın ilerleyen dakikalarında finalde kıyasıya yarışarak dereceye girenlere ödülleri verildi. Başkan Çağırıcı, babalar kategorisinde birinci olan Kemal Akdoğan ile annelerde kategorisinde birinci olan Melek
Eroğlu’na madalyalarını verdi.
Başakşehir
Müftülüğü
Kayaşehir’e
taşındı
7(008= tarihinden bu yana 5.
Etap Boğaziçi Yönetim AŞ. binasının
1. katında fhizmet veren Başakşehir
İlçe Müftülüğü Kayabaşı Mahallesi’ndeki yeni binasına taşındı.
Turnuvada ikinciliği annelerde Derya
Güneş, babalarda da Turan Erol, yine
üçüncülüğü de annelerde Emine Akdoğan, babalarda da Mehmet Güneş
elde etti.
1 Temmuz 2008 tarihinde, 40 cami, 3
Kur’an kursu ve 62 personelle 5. Etap
Boğaziçi Yönetim AŞ. binasının 1.
katında faaliyete başlayan Başakşehir
İlçe Müftülüğü, yaklaşık 6 yıllık bir
hizmetin ardından 01 Kasım 2014
tarihinde Kayabaşı Mahallesi’ndeki
yeni binasına taşındı. Müftülük, an
itibariyle 94 cami, 38 Kur’an kursu ve
202 personelle yeni yerinde Başakşehirlilere hizmet vermeye devam
ediyor.
ÖĞRENCİLER KOÇLUK YAPTI
Enderun Yetenekli Çocuklar
Merkezi’nde Osmanlı döneminden bu
yana oynanan mangalayı öğrenen öğrenciler, oyunu çevrelerindeki 10 kişiye öğretti. Öğrenenler arasında anne
ve babalar da bulunuyordu. Yarışmalarda öğrenciler, anne ve babalara koçluk yaptılar. Toplam 100 velinin katıldığı yarışmada anne ve babalar iki ayrı kategoride yarıştı. Orta Asya’da çobanlar tarafından geliştirildiği bilinen
mangala zeka ve strateji oyunu olarak
oynanıyor. //
Resmi Adres: Kayabaşı Mah. Rabia
Cad. No:10 (Merkez Kayaşehir AVM
karşısı, Hz. Hüseyin Camii Müştemilatı) //
‘Başınızı gözünüzü yardırmadan gelin!’
^ĂĂĚĞƚWĂƌƟƐŝ
ĂŚĕĞůŝĞǀůĞƌ
ŝůĕĞŬŽŶŐƌĞƐŝ
LJĂƉŦůĚŦ
6$$'(73$57ú6úBahçelievler İlçe
Başkanlığı 5. Olağan Kongresi’ni
Yenibosna Sosyal Bilimler Salonu’nda
yaptı. 4 yıldır Saadet Partisi Bahçelievler İlçe Başkanlığını yürüten Abdullah
Akçay, tekrar başkan seçildi. AK Partililere çağrıda bulunan Abdullah Akçay,
“Saadet Partisi’ne gelecekler. Kurtuluşun kapısını Saadet Partisi tutmuştur.
Bu kapıya gelmekten başka çareniz
yok! Biz diyoruz ki ‘başınızı gözünüzü
yardırmadan gelin!’
Partililerin büyük ilgi gösterdiği
kongreye Saadet Partisi Genel Merkez
Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Temel
Karamollaoğlu, Genel İdare Kurulu
Üyesi Ali İhsan Gündoğdu, İstanbul İl
Başkanı Bilal Aydın ve yönetim kurulu
üyeleri, Bağcılar İlçe Başkanı Şakir Şahin, mahalle muhtarları ve sivil toplum
kuruluşu temsilcileri katıldı. Mehter
takımının konseriyle başlayan kongre sinevizyon gösterimi ve protokol
konuşmalarıyla devam etti. Tek listenin
çıktığı kongrede Abdullah Akçay ve
yönetimi tekrar göreve seçildi.
Açılış konuşmasın da bu
güne kadar yaptıklarını
anlatarak sözlerine başlayan
Başkan Abdullah Akçay,
“Bizler görüşümüzün temeli
olan sevgi, şefkat ve kardeşlikten yola çıkanlar olarak
Saadet Partisinde bir araya
geldik. Amacımız başta
ülkemiz insanları olmak
üzere tüm insanlığın saa-
detidir. Türkiye’nin Milli siyaseti olan
tek partisi saadet partisidir. Dışarıdan
icazet almadan, bağımsız ve özgür, milli
değerlerimiz ölçüsünde siyaset yapan
tek parti saadet partisidir. Bizler sadece
olanları gören değil, olacakları hesap
eden, yalnız günü kurtaran değil yarınları da kurgulayan, yapılan haksızlık
ve yanlışların perde arkasını ve çözüm
yollarını topluma gösterebilen, toplumu
uyutan değil, olgunlaştıran, suskunlaştıran değil sorgulayan ve sorumluluk
taşıyan, kuvvetlinin hukukunu değil,
hakkın hukukunu savunan şuurlu bir
topluluğuz” dedi. //
İMTİYAZ SAHİBİ
Erne Gazetecilik
ve Matbaacılık Ltd. Şti.
GENEL MÜDÜR
Halil Gölve
GENEL KOORDİNATÖR
Erol Çakır
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Abidin Koçoğlu
YAYIN DANIŞMANLARI
Necmettin Çakmak
Metin Öztürk
HUKUK DANIŞMANLARI
Av. Adem Yıldırım
Av. Ömer Geyik
GÖRSEL YÖNETMEN
Enis Ak
www.212haber.com
BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN
Adres: Deposite AVM
A-1 Blok Kat: 3 No: 304
Başakşehir/İstanbul
Telefon: (0 212) 486 39 36
Web: www.212haber.com
e-mail: [email protected]
Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez
Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/
A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL
Tel: (212) 454 30 00
Gazetemiz basın ve meslek
ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yayınlanan köşe yazılarından
yazarları sorumludur. Reklamların
sorumluluğu reklam verene aittir.
GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR
7
8
ŞE H İ R
01 - 15 KASIM 2014
www.212haber.com
Küçükçekmece’ye yeni
SGK BİNASI MÜJDESİ!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Küçükçekmece Belediye Başkanı
Temel Karadeniz’i makamında ziyaret ederek, Küçükçekmece’ye yapılması planlanan
yeni Sosyal Güvenlik Kurumu binası ile ilgili bilgi aldı.
Ç
den duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Çelik’e teşekkür etti.
$/,û0$9(626<$/*h9(1/ú.%$.$1,)$58.d(/ú.Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel
Karadeniz’i makamında ziyaret
ederek, Küçükçekmece’ye yapılması planlanan yeni Sosyal Güvenlik Kurumu binası ile ilgili bilgi aldı.
ÖNCELİĞİMİZ VATANDAŞ MEMNUNİYETİ
Konuyla ilgili Bakan Çelik’i bilgilendiren Başkan Karadeniz,
Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilçe için büyük
bir kazanım olacağını dile getirerek, ‘Bu önemli yatırım hizmete girdiğinde Küçükçekmeceliler Güneşli’de ki Sosyal Güvenlik
Kurumu’ndan aldıkları hizmeti
buradan almaya başlayacaklar ve
kolayca işlemlerini halledebilecekler.’ diye konuştu.
İlçeye yapılacak modern SGK binasının özelliklerinin konuşulduğu ikili görüşme sonrası Başkan Temel Karadeniz, ziyaretin-
Vatandaşların sosyal güvenlik
hizmetini daha rahat alabilmeleri için bu tür projeleri çok önemsediklerini ifade eden Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik de önceliklerinin vatandaş
memnuniyeti olduğunu kaydederek, Başkan Karadeniz’e hassasiyetinden dolayı teşekkür etti.
Cumhuriyet
Kupası Ups’nin
(6(1/(5%(/('ú<(6ú’nin katkılarıyla düzenlenen Cumhuriyet Kupası Voleybol
Turnuvası’nda şampiyon, UPS oldu. Yıldız
Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda finalde
karşılaşan UPS ile Arma Yaşam Spor Kulübü
arasında oynanan çekişmeli final maçında
UPS, Arma Yaşam Spor Kulübü’nü 3-2 yenerek kupaya uzandı. Turnuvada 3.lük karşılaşması Arnavutköy Belediyesi ve Esenler’in tek
bayanlar voleybol takımı olan İbrahim Turan
Lisesi voleybol takımı arasında oynandı.
Arnavutköy Belediyesi, İbrahim Turan Lisesi
voleybol takımını 3-1 yenerek turnuva 3.sü
oldu. Arnavutköy Belediyesi’ne madalya ve
kupasını Esenler Belediyesi Spor Kompleksi hocalarından Raim Güler verdi. Finalde
kaybeden ve turnuvayı 2. sırada tamamlayan
Arma Yaşam Spor Kulübü’ne madalya ve
kupalarını Esenler Belediyesi Spor Kompleksi
Müdürü Barış Karahan verdi.
Ziyarette, Başkan Karadeniz’e
hayırlı olsun temennilerini ileten Bakan Faruk Çelik, yeni görevinde de başarılar diledi.
Yer tahsisi Küçükçekmece Belediyesi tarafından yapılacak yeni
SGK binasının inşası, Halkalı’da
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yaptırılacak. //
GELENEKSELLEŞECEK
FENER- BALAT rehabilitasyonu
başladı
Turnuvanın şampiyonu UPS ise madalya ve
kupasını Esenler Belediyesi Sosyal Yardım
İşleri Müdürü Özcan Hamza’nın elinden aldı.
Hamza, Esenler Belediyesi’nin düzenlemiş
olduğu Cumhuriyet Kupası voleybol karşılaşmalarını geleneksel hale getireceklerini
belirtti. “Burada oynanan voleybol karşılaşmaları Kasım ayında başlayacak voleybol ligi
öncesi güzel bir prova oldu’’ dedi. Kupa Töreni sonunda turnuvaya katılan tüm sporcular
bir araya gelerek dostluk pozları verdi. //
Fatih Belediyesi tarafından Fener-Balat’ta rehabilitasyon çalışmaları başlatıldı.
Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in duvar boyayarak start verdiği rehabilitasyon çalışmaları kapsamında 136 bina yenilenirken, 36 metruk bina yıkılacak.
)$7ú+%(/('ú<(6úilçe genelinde
yer alan bina cephelerini tarihi
dokuya uyumlu hale getirmek ve
estetiğe aykırı uygulamaları gidermek amacıyla yaptığı cephe onarım
ve yenileme çalışmalarına devam
ediyor.
Daha önce Divanyolu- Yeniçeriler ve Ordu, Ankara ve Bab-ı Ali
Caddeleri’nde cephe yenileme
uygulaması yapan Fatih Belediyesi
Zeyrek’te Salihpaşa Caddesi’ndeki
evleri tamamen aslına uygun bir
şekilde onararak yenilemiş, cadde
adeta film platosu haline gelmişti.
Fatih Belediyesi; onarım, yenileme
ve rehabilitasyon çalışmalarına son
olarak ‘Fener-Balat Rehabilitasyon
Çalışmaları’ kapsamında Yıldırım
Caddesi ve Hızır Çavuş Köprübaşı
Sokak’ta başladı. 2 ay gibi kısa bir
sürede bitirilmesi öngörülen ‘FenerBalat Rehabilitasyon Çalışmaları’
nın startı Yıldırım Caddesi ve Hızır
Çavuş Köprübaşı Sokak’ta düzenlenen törenle verildi. Mehtaran
takımının sahne aldığı törene katılan Fatih Belediye Başkanı Mustafa
Demir, temsili olarak duvar boyadı
ve mahalle sakinleriyle sohbet etti.
ONARIM DEĞİL
REHABİLİTASYON
Basın mensuplarının sorularını
yanıtlayan Başkan Demir, yapılan
çalışmaların bakım onarımdan ziyade ağırlıklı olarak rehabilitasyon
olduğunu dile getirdi. Boya, badana
ve çevre düzenlemeleriyle daha yaşanılabilir bir mahalle için çalıştıklarını kaydeden Başkan Demir konuşmasının devamında şu ifadeleri
kullandı: Aslında buranın normal
şartlarda potansiyeli var ama biz
muhteşem bir manzarası olan Yıldırım Caddesi’ni mahalle sakinlerinin
kendileri düzenlesin istedik ama
olmadı. Biz Fatih Belediyesi olarak
böyle bir proje başlattık. Kullanılan
boyaları Polisan sağladı. Dünyada
bu tür manzarayı yakalayabileceğiniz çok az yer vardır. İnşallah
arzu ettiğimizi gerçekleştireceğiz.
Hedefimiz insanlara, İstanbul’un
merkezi sayılan bu bölge için gerekli ilgi ve alakayı sağlamaktır. Bu
proje onlardan bir tanesidir. //
Aracını üst geçidin altına
park etti, üzerine tabela düştü
%$û$.û(+ú5’de bir vinç yaya üst
geçidine çarptı. Üstgeçitten kopan
demir tabela ve beton parçaları arıza
sonucu park edilen bir otomobilin
üstüne düştü. Sürücüsünün hararet
yapan otomobiline su getirmek için
üst geçidin altına park ederek ayrılması olası bir faciayı önledi. Olayda ölen
ya da yaralanan olmazken otomobilde
ve üstgeçitte maddi hasar meydana
geldi.
Olay, Ziya Gökalp Mahallesi Hürriyet
Bulvarında bulunan Şehit Piyade Er
Esat Peker Yaya Üstgeçidi’nde meydana geldi. İddiaya göre meydana
gelen kazada sürücüsü henüz belirlenemeyen 34 VAB 58 plakalı vinç
üstgeçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle
üstgeçit üzerindeki demir tabela ve
beton parçaları yola ve park halinde
bulunan 34 DAK 58 plakalı otomobilin üzerine düştü. Kazada üstgeçitte
ve otomobilde maddi hasar meydana
geldi. Otomobilin içinde kimsenin
olmayışı faciayı önledi. Park halindeki
otomobili zarar gören İsa Yılmaz, otomobilde bir arıza meydana geldiği için
köprü altına park ettiğini belirterek,
yaşananları şöyle anlattı: “Aracımın
harareti yükselince burada durdum.
Karşıya gittim su alıp gelmek için o
sırada sesler gelmeye başladı. Korktuk
tabi, herkes buraya toplandı. Baktım
tabelalar aracın üstüne düşmüştü. Çocuklar vardı burada, Allah muhafaza
onlara bir şey olmadı. Büyük bir vinç
çarptı, tabelalar ve beton parçaları
düştü. Vincin sürücüsü araçtan indi
bakındı ve bir şey
olmamış gibi
basıp gitti.” //
Sokak kedileri
yuvalarına
kavuştu
.hdh.d(.0(&(%(/('ú<(6ú sokak kedileri için
örnek bir projeye imza atarak, ilk kedi evlerini Atakent Mahallesi’ne yerleştirdi. Atakent
Mahallesi 2. Etap’ta Sağlık İşleri Müdürlüğü
tarafından geniş bir katılımla gerçekleştirilen
‘Kedi Evi’nin kurulum töreninde konuşan
Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı
Dr. Sibel Güllüçayır, “İnsanlar kadar tüm
canlıların bu dünyada yaşama hakkı olduğunu düşünüyorum. Burası bizim olduğu kadar
onların da. Küçükçekmece Belediyesi olarak
biz de ilçemizdeki tüm canlıların, hayvanların rahat bir ortamda, sağlıklı bir şekilde
yaşamasını istiyoruz. Belediye Başkanımız
Sayın Temel Karadeniz’in de desteğiyle artık
Küçükçekmece’de kediler kış mevsiminde
sokaklarda değil, bu yuvalarda kalacak.”dedi.
KEDİ EVİ HAYVAN SEVERLERİ
MUTLU ETTİ
Çocuklara hayvanlarla birlikte yaşama alışkanlığı ile hayvan ve doğa sevgisi kazandırmayı amaçlayan projenin ilk ayağı olan ‘Kedi
Evleri’ ilçedeki hayvan severleri çok mutlu
etti. Atakent Mahallesi sakini Afitap Sezgin
(Ev Hanımı), Küçükçekmece Belediyesi’ne
teşekkür ederek kedi evlerinin sayısının
çoğaltılmasını istedi. Atakent Mahallesi
Muhtarı Halime Totkanlı da hayvanların her
zaman insanların minik dostları olduğunu
belirterek, Küçükçekmece Belediyesi’ne karşı
olan minnetini dile getirdi. //
ELEMAN
$5$1,<25
DİVAN ET LOKANTASI
Tel: 0212 487 22 03
BİZE İ
İZ
N
İ
B
L
KA
IZ,
N
I
T
Ç
A
NET
N
İ
M
SİZE LUYUZ
BORÇ
HACER TÜRKEL
A
01 - 15 KASIM 2014
Vallahi biz size
Abir Janjon;
ϰϯLJĂƔŦŶĚĂ͘
^ƵƌŝLJĞ͛ĚĞƐĂǀĂƔ
ďĂƔůĂŵĂĚĂŶ
ƂŶĐĞbĂŵ͛ĚĂ
ƂŒƌĞƚŵĞŶůŝŬLJĂƉŦLJŽƌŵƵƔ͘mnjĞƌůĞƌŝŶĞLJĂŒĂŶ
ďŽŵďĂůĂƌĚĂŶ
ŬĂĕŵĂŬŝĕŝŶϰLJŦů
ƂŶĐĞdƺƌŬŝLJĞ͛LJĞ
ŐĞůŵŝƔůĞƌ͘
ϭLJŦůĚŦƌĚĂ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ĚĞů
ŬƐĂŽŬƵůƵŶĚĂ
ƐŦŶŦĨƂŒƌĞƚŵĞŶůŝŒŝLJĂƉŦLJŽƌ͙
MECBURUZ!
%ú5-$1-2143 yaşında. Suriye’de savaş başlamadan önce Şam’da öğretmenlik yapıyormuş. Üzerlerine yağan bombalardan
kaçmak için 4 yıl önce Türkiye’ye gelmişler. 1 yıldır da Başakşehir’de El Aksa okulunda sınıf öğretmenliği yapıyor. “Çocuklarımızın okula gitmeleri çok önemli, okumaları ve eğitim görmeleri lazım. Onlar için burada da öğretmenliğimi sürdürüyorum.” diyor.
ÖLÜM ARKALARINDAN KOŞUYOR
Evli, 2 erkek bir kız çocuğu annesi Janjon.
En büyük çocuğu El Aksa okulunda liseye başlamış bu yıl. Diğeri 7. sınıfta, en küçüğü ise anaokuluna gidiyor. “Çok üzülüyorum, çok düşünüyorum. Türkiye bize
yüreğini açtı. Çok teşekkür ediyoruz ama
memleketimizi çok özlüyoruz. Orayı öyle bırakıp geldik.
dik. Evimiz, işimiz gitti. Hayat şu an orada
da çok zor. Oradaki inm bekliyorlar, yaşasanlar yardım
mak istiyorlarr ama ölüm arkalarından koşuyor.
uyor. Savaş kimseyi bırakmıyor.
r. Herkes akıbetinden endişeli. Şimdi savaş daha da şiddetlendi.
endi. Çocuklar
çok üzülüyorlar.
lar. Sıcak yudaşlarını,
valarını, arkadaşlarını,
ilgilendikleri her şeyi bırakıp hiç tanımadıkları yerleree geldiler. Onlar küçük
çük olduğu için daha
ha fazla
r. Çok
etkileniyorlar.
zor. Her şey karışık. Nasıl düşüneüneceğimizi bile bilegün
miyoruz. Bugün
burada, yarın
n oitrada. Savaş bittiğinde mem-lekete dönmek
ek
istiyoruz. Allah’a şükür şimdi burada
çok iyiyiz. Türkiye bize hem kapısını
hem kalbini açtı; fakat biz bir an
önce memleketimizin durumunun düzelmesini ve
ülkemize dönmeyi istiyoruz.” sözlerine yer
veriyor boğazı
düğümlenerek.
1. Etap’ta oturuyor Abir Janjon.
Başakşehir’i çok seviyor. “Burada insanlar
çok iyiler. Bize çok iyi muamelede bulunuyorlar. Öğrenciler için servis imkânımız
da var. Her yer temiz. Eksik bir şey yok. Bu
anlamda Belediyeye çok teşekkür ediyoruz. Elhamdülillah Başakşehir’de oturmaktan memnunuz. Her şey çok güzel ve rahat; fakat kiralar çok yüksek burada ve çok
çabuk artıyor.” diyor düşünceli bir eda ile.
Türkçe öğrenmek için 1 yıl ders almış Janjon. “Hamdolsun şimdi Türkçe de konuşabiliyorum. İnsanlara bir şey sorabiliyorum. Sağ olsunlar onlar da bize yardımcı oluyorlar.” ifadelerini kullanırken,
Türkiye’de hayatın çok zor olduğuna dikkat çekiyor. “Evde bir kişinin çalışan olması yetmiyor. En az iki kişinin çalışması lazım. Biz Suriyeliler için daha da zor. Hemen iş bulamıyoruz. Bulduğumuz işler de
Abir Janjon ve kızı Dilara
'|QHUFL
$OL8VWD
El arabasında
dönerden liderliğe
ûLULQHYOHU·GH
Merkez şubesi Maltepe’de bulunan ve 2004 yılında ‘Dönerci Ali Usta’ olarak marka tescilini onaylatan Ali Özcan, Ümraniye şubesinden sonra ikinci şubesini de Şirinevler’de
açtı. Açılışa işadamı Ali Ağaoğlu’nun yanı sıra siyasetten de önemli isimler katıldı.
¶'g1(5&ú$/ú867$· Şirinevler
Şubesi Cumartesi günü yoğun
katılımla açıldı. Açılışa Bahçelievler
Belediye Başkanı Osman Develioğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa
Tatsız, Hakkari Valisi Necmettin
Kalkan, İGDAŞ Genel Müdürü
Bilal Aslan, işadamı Ali Ağaoğlu,
Erne Medya Genel Müdürü Halil
Gölve ve çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul
Milletvekili Osman Poyraz ve Malatya Milletvekili Mahmut Mücahit
Fındıklı ise yoğunlukları nedeniyle
katılamadıklarını ve hayırlı olsun
dileklerini ilettikleri telgraf gönderiler.
Malatya’da pastane ve kebapçıda
çıraklık ve çaycılık yaparken, 1975
yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a
gelen Ali Özcan (Ali Usta) bir süre
amcasının lokantasında çalıştıktan
sonra mesleğinin dönüm noktasını
Erenköy’de bir kebapçıda kebap
ustası olarak çalışarak yaşadı. Seyyar
köfte satan birisinden esinlenen Özcan, kendisine bir el arabası temin
ederek döner işine başladı. Merkez
şubesi Maltepe’de bulunan ve 2004
yılında ‘Dönerci Ali Usta’ olarak
marka tescilini onaylatan Ali Özcan,
Ümraniye şubesinden sonra ikinci
şubesini de Şirinevler’de açtı. //
Ali Özcan-Gazi Köz
Başakşehir Zabıtası’ndan nokta hizmeti
%$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú=$%,7$
0h'h5/høh Sular Vadisi’nin
tüm alanlarında vatandaşların
sorunlarını yerinde çözmek amacıyla ‘İletişim Noktaları’ kurdu.
Sular Vadisi ve Gölet’te kurulan
‘İletişim Noktaları’nda bu alanları
kullanan vatandaşlara Zabıta
hizmetleri sunulmasının yanı
sıra vatandaşların şikâyet ve talep
başvuruları alınarak Belediye
hizmetlerine erişimi sağlanıyor.
Başakşehir Belediyesi Zabıta
ekipleri tarafından vatandaşların
talepleri anında ilgili müdürlüğe
yönlendiriliyor ve çözüm buluyor.
9
G Ü N DEM
www.212haber.com
İletişim Noktaları ile Sular Vadisi ve Gölet’te yürüyüş ve spor
yapan vatandaşlar, Belediyeye
gelmeden taleplerini Belediye
ekiplerine anında iletebiliyor.
Vatandaşlar belediyenin hizmete
dönük yüzünü her alanda hissediyor. Başakşehir Belediyesi
Zabıta Müdürlüğü’nün iletişim
noktaları yanında görev araçları
da yenilenerek hizmete sunuldu.
Araçlara, Müdürlüğün amblemi
ve görev yaptıkları bölgelerin isimleri yerleştirildi. Yeni
görünümüyle Zabıta araçları
vatandaşlara hizmet için hazır. //
basit ve maaşı az işler. Zaten Türkiye’de her
şey pahalı. Kira pahalı, fatura pahalı, hayat
pahalı…” diyor endişeli bakışlarıyla.
SİZ ENSAR’SINIZ BİZ MUHACİR
“Biz sizlerle kardeşçe yaşamak istiyoruz.
Suriyelileri sıkıntı olarak görmeyin lütfen!” derken yalvaran ve minnet dolu gözlerle sürdürüyor Abir Janjon sözlerini: “Bize kalbinizi açtınız. Biz size minnet borçluyuz. Vallahi biz size mecburuz. Siz Ensar’sınız, biz Muhacir’iz. Kusura bakmayın belki bazen yanlış yapanlarımız olabiliyor ama her ülkede iyi de var kötü de. Suriye’dekiler buralara gelmeye mecburlar;
çünkü ölüm var arkalarında. Biz size sıkıntı vermek istemiyoruz. Önceden beri
biz Türkiyelileri çok seviyoruz. Kardeş gibi
görüyoruz sizi ki zaten komşuyuz da.”
Türk komşularıyla da arkadaşlıklar
kurmuş Janjon. Fırsat buldukça birbirlerine gidip geliyorlarmış. (Gülerek bizim iş hiç vakit bırakmıyor diyor.) “İstanbul çok güzel, daha rahat, her şey düzenli burada; lakin bizim küçük dünyamız, memleketimiz. Her insan memleketine bağlı.
Türkiye güvenli bir ülke. Çocuklar için de bu çok önemli tabi. Başta çok
zorlandılar ama orada çok kötü şeyler görünce korktular ve şimdi buraya alıştılar.” şeklinde konuşuyor.
Abir Janjon’un kızı Dilara ise akıcı
Türkçesiyle duygularını şöyle paylaşıyor bizimle: “Suriye’de hayat zordu
o yüzden buraya geldik. Burada çok
arkadaş edindim. Günlerim güzel
geçiyor ama oradaki günlerim daha güzel ve daha eğlenceliydi. Akrabalarımı çok özledim. Buraya çok
fazla alışamadım. Ülkeme geri dönmek istiyorum. Orası daha güzeldi
benim için. Orada dersleri daha iyi anlıyordum. Arkadaşlarımla daha iyi iletişim kuruyordum. Türkiye bize kapısını açtı, kucakladı bizi.
İnsanlar bize iyi muamelede bulundular. Bunun için çok teşekkür ediyorum.” //
10
G ÜN
Ü N DE
DEM
M
01 - 15 KASIM 2014
Hızla gökdelenlerin yükseldiği
İstanbul’un bazı
bölgelerinde insanlar adeta köy hayatı
yaşıyor. Özan ailesi
de Kasımpaşa’daki
tarlada tavuk besliyor, sebze yetiştiriyor. Ürünleri
satarak geçimini
sağlayan ailenin en
büyük endişesi ise,
iddialara göre yakın bir zamanda bu
alana otopark yapılacak olması.
www.212haber.com
Burası İstanbul
S
ÖZ konusu tarla Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın çocukluk yıllarının
geçtiği Kasımpaşa’da bulunuyor. Yaklaşık
8 dönümlük alanda birçok sebze ve meyve ürünleri yetiştiriliyor. Araziyi yaklaşık
4 yıldır Mehmet Özan ile eşi Cemile Özan
kullanıyor. Özan çiftine gelini Emine Özan ve dünürü Enver Akkuş da yardım ediyor. Özan ailesi sebze ve meyve ürünlerinin yanı sıra tarlada tavuk ve köpek de
besliyor. Aile, tarlanın ortasına küçük bir
gecekondu da yapmış. Yağmur ve fırtına
bastırdığında derme çatma bu gecekonduya sığınıyorlar. Özan ailesinin mesaisi bu
arazide güneşin doğması ile başlıyor. Ailenin reisi Mehmet Özan, kolları sıvayıp giriyor tarlaya. Önce işe yaramayan sebzeler sökülüyor. Sonra satılacak taze ürünler toplanıyor. Mehmet Özan’a eşi Cemile Özan ve gelini Emine Özan da bu sırada yardımcı oluyor. Ailenin dünürü Enver
Akkuş ise toplanan ürünleri seyyar bir araçla Beyoğlu’nun ara sokaklarında satıyor.
Sadece yaz mevsiminde ektiklerini sera yapılmasını izin verilmediğini anlatan
Mehmet Özan, “Sabah geliyoruz akşama kadar buradaki ürünlerle ilgileniyoruz. Yetiştirdiğimiz ürünleri buradaki esnafa satıyoruz. Çok fazla da kazancı yok bu işin.” ifadelerini
kullanıyor.
Toplanan ürünleri seyyar
araba ile sokakta satan Enver Akkuş ise, “İsteyen kim
olursa veriyoruz ürünle-
,WĂƔĂŬƔĞŚŝƌ7ůĕĞĂƔŬĂŶůŦŒŦŽůĂŒĂŶƺƐƚƺ
ŬŽŶŐƌĞƐŝŶĚĞŝůĕĞďĂƔŬĂŶŦPnjĞƌĞŶ͕LJĞŶŝĚĞŶƐĞĕŝůĚŝ͘
CHP’de Kazım
Özeren Güven
tazeledi
&+3%$û$.û(+ú5·de olağanüstü seçimli
kongre süreci tamamlandı. Eskop Kültür
Salonu’nda düzenlenen kongrede delegeler yeni
ilçe yönetimini belirlemek için sandık başına
gitti. Seçimde, İlçe Başkanı Kazım Özeren, Murat
Bakır ve kadın aday Belkız Eryüksel yarıştı. Oylama öncesi Aday Murat Bakır adaylıktan çekildi.
Seçimde 262 delege oy kullandı. 262 geçerli oyun
Kazım Özeren 191’ini, Belkız Eryüksel ise 71’ini
aldı. Böylece Kazım Özeren, CHP Başakşehir İlçe
Başkanlığı görevine yeniden seçildi. İlçe yönetim
kurulu blok liste ile seçildi. İlçe kongresini CHP
İstanbul Milletvekili Umut Oran, Süleyman Çelebi ve üçüncü bölge ilçe başkanları izledi. Yeniden
ilçe başkanı seçilen Kazım Özeren,“Türkiye’ de
iktidar olmak isteyen parti mutlaka İstanbul’ da
birinci olmalıdır. Yasal olarak bizim olağanüstü
kongreye gitme zorunluluğumuz yoktu. Ancak
2015 Genel seçimlerine güçlü bir yönetim ile
girmek için bu kararı almak zorunda kaldık. Yeni
yönetim kurulu üyeleri ile daha sağlıklı çalışmalar yapacağız” dedi. //
Bilgievleri Hicri
Yılbaşını kutladı
%$û$.û(+ú5ŝůŐŝĞǀŝƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝ,ŝĐƌŝ
zŦůďĂƔŦŶŦĕĞƔŝƚůŝĞƚŬŝŶůŝŬůĞƌůĞŬƵƚůĂĚŦ͘ϮϱŬŝŵ
ƵŵĂƌƚĞƐŝŐƺŶƺŶĞĚĞŶŬŐĞůĞŶ,ŝĐƌŝzŦůďĂƔŦ
ŵƺŶĂƐĞďĞƟLJůĞĂƔĂŬƔĞŚŝƌŝůŐŝĞǀůĞƌŝ͛ŶĚĞ
ŵŝŶŝƉƌŽŐƌĂŵůĂƌĚƺnjĞŶůĞŶĚŝ͘ŝůŐŝĞǀůĞƌŝŶŝŶ
ŬŽŶĨĞƌĂŶƐƐĂůŽŶůĂƌŦŶĚĂŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĞŶ
ĞƚŬŝŶůŝŬůĞƌĚĞLJŦůďĂƔŦŝůĞŝůŐŝůŝƐůĂLJƚůĂƌǀĞ
ŬŦƐĂĮůŵůĞƌŐƂƐƚĞƌŝůĚŝ͘PŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŶLJŦůďĂƔŦ
ĞƚŬŝŶůŝŬůĞƌŝŶŝŶŝŬŝŶĐŝĚƵƌĂŒŦŝƐĞŝůĕĞĞƐŶĂŇĂƌŦ
ŽůĚƵ͘ĂƔĂŬƔĞŚŝƌŝůŐŝĞǀůĞƌŝĞŒŝƚŵĞŶůĞƌŝǀĞ
ƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝ͕ĞƐŶĂŇĂƌŦnjŝLJĂƌĞƚĞĚĞƌĞŬŐƺŶůĞƌŝŶŝŬƵƚůĂĚŦ͘PŒƌĞŶĐŝůĞƌnjŝLJĂƌĞƚůĞƌŝƐŦƌĂƐŦŶĚĂ
ĞƐŶĂŇĂƌĂƚĂƚůŦŝŬƌĂŵŦŶĚĂďƵůƵŶĂƌĂŬ͕ďŝƌ
ƐƺƌĞƐŽŚďĞƚĞƫͬͬ͘
‘İSTANBUL’DA BÖYLE
BİR YER BULMAK ZOR’
ŽĐƵŬůĂƌŦŶŦŽŬƵůĂďŦƌĂŬƨŬƚĂŶƐŽŶƌĂŬĂLJŦŶƉĞĚĞƌŝǀĞŬĂLJŦŶǀĂůŝĚĞƐŝŶĞLJĂƌĚŦŵŝĕŝŶƚĂƌůĂLJĂŐĞůĚŝŒŝŶŝŝĨĂĚĞĞĚĞŶŵŝŶĞPnjĂŶŝƐĞ͕ƔƵŶůĂƌŦƐƂLJůƺLJŽƌ͗͞,ĞƌŐƺŶďƵƌĂĚĂLJŦnj͘
DĞLJǀĞ͕ƐĞďnjĞLJĞƟƔƟƌŝLJŽƌƵnj͘zĂnjŵĞǀƐŝŵŝŶĚĞƚĂnjĞƺƌƺŶůĞƌĂůŦLJŽƌƵnj͘7ƐƚĂŶďƵůŐŝďŝ
LJĞƌĚĞďƂLJůĞLJĞƌďƵůŵĂŬnjŽƌ͘
KŬŵĞLJĚĂŶŦ͛ŶĚĂďƂLJůĞďŝƌƚĂƌůĂLJŽŬ͘<ŝŵƐĞďƵŐƺŶĞŬĂĚĂƌ
ďŝnjĞďŝƌƔĞLJƐƂLJůĞŵĞĚŝ͘<ĂLJŦŶǀĂůŝĚĞǀĞŬĂLJŦŶƉĞĚĞƌĞLJĂƌĚŦŵ
ĂŵĂĕůŦďƵƌĂĚĂLJŦnj͘͟
ĂĚĂLJŦnj͘͟
ri. İşler durgun. Buraya herhangi bir şey
yapılırsa gideceğiz artık. Biz burada vakit
geçsin, zaman geçsin diye yapıyoruz. Maydanoz, lahana, patlıcan ekiyoruz. Buranın
altı otopark olacakmış. Zincirlikuyu’daki mezarlıklar müdürlüğünün buraya geleceği söyleniyor. Doğru mu bilmiyoruz.
Gelirlerse mecbur çıkacağız. Devlete karşı
gelemeyiz ki.” şeklinde konuşuyor.
dĂƌůĂĚĂŬŝƺƌƺŶůĞƌŝƐĂƚĂƌĂŬŐĞĕŝŵůĞƌŝŶŝƐĂŒůĂĚŦŬůĂƌŦŶŦĂŶůĂƚĂŶĞŵŝůĞPnjĂŶŝƐĞ͕͞ƺƚƺŶ
ƐĞďnjĞůĞƌŝĞŬŝLJŽƌƵnj͘ϰLJŦůĚŦƌ
ďƵƌĂĚĂLJŦnj͘ƔŝŵůĞŝŬŝŵŝnjLJĂƉŦLJŽƌƵnj͘ƺLJƺŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞƐŝ
ďƵƌĂLJŦĂůĚŦĚŝLJĞĚƵLJĚƵŬ͘DĞnjĂƌůŦŬůĂƌŵƺĚƺƌůƺŒƺLJĂƉŦůĂĐĂŒŦƐƂLJůĞŶŝLJŽƌ͘ƵƌĂĚĂŶŐĞĕŝŶŝLJŽƌƵnj͘ŵĞŬůŝůŝŒŝŵŝnjLJŽŬ͕ƐŝŐŽƌƚĂŵŦnjLJŽŬ͘ŬŵĞŬƉĂƌĂŵŦnjŦĂůŦLJŽƌƵnj͘ĞǀĂŵĞƚŵĞƐŝŶŝ
ŝƐƚĞƌŝnj͘,ĞƌLJĞƌďĞƚŽŶůĂƔŵŦƔ͘
ƵƌĂƐŦŬĂůĚŦƐĂĚĞĐĞ͘dĂLJLJŝƉ
ƌĚŽŒĂŶ͛ĂƵůĂƔĂďŝůƐĞŵĚĞƌĚŝŵŝĂŶůĂƚĂĐĂŒŦŵ͘7ŶƔĂůůĂŚďŝnjĞĚŽŬƵŶŵĂnjůĂƌ͘ŬŵĞŬƉĂƌĂŵŦnjŦĂůŦLJŽƌƵnj͘<ŝŵƐĞLJĞŵƵŚƚĂĕŽůŵƵLJŽƌƵnj͘ŽĐƵŬůĂƌŦŵŦnj
ŚĞƉŬŝƌĂĚĂ͘͟ƔĞŬůŝŶĚĞŬŽŶƵƔƵLJŽƌͬͬ͘
G Ü N DEM
www.212haber.com
01 - 15 KASIM 2014
11
Ak Parti’de kongre
heyecanı
<WĂƌƟ7ƐƚĂŶďƵůdĞƔŬŝůĂƨ͛ŶĚĂŝůǀĞŝůĕĞ
ŬŽŶŐƌĞƚĂƌŝŚůĞƌŝďĞůůŝŽůĚƵ͘dĞƔŬŝůĂƚůĂƌŦŶ
ŚƵŵŵĂůŦďŝƌĕĂůŦƔŵĂŝĕĞƌŝƐŝŶĞŐŝƌĚŝŒŝŝůĕĞůĞƌĚĞŬŽŶŐƌĞƚĂƌŝŚůĞƌŝƔƂLJůĞ͗
<ƺĕƺŬĕĞŬŵĞĐĞϴ<ĂƐŦŵ͕
ĂŒĐŦůĂƌϵ<ĂƐŦŵ͕
ƐĞŶůĞƌϮϯ<ĂƐŦŵ͕
ĞLJƟŶďƵƌŶƵϭϰƌĂůŦŬǀĞ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌϮϭƌĂůŦŬ͘
HACER TÜRKEL
A
.3$57ú İstanbul Teşkilatı’nda il ve ilçe
kongre tarihleri belli oldu. Kongreler 8
Kasım 2014 Cumartesi günü Üsküdar ve
Küçükçekmece ile start alacak. Kulislerde ilçe başkanlıkları için birçok isim konuşulsa da adaylık açıklaması yapan kimse olmadı. İlçe başkanlığı hayali kuranlar zemin yoklamaya devam ediyor. Konuyla ilgili olarak 212 Haber’e açıklama
yapan AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Ayhan Özgürel, “Başakşehir’in yeni ilçe olması nedeniyle 3. olağan kongremizi
21 Aralık 2014 Pazar günü gerçekleştireceğiz. AK Parti teşkilatlarında kongrelerin diğer siyasi partilerin örgütleri ve teşkilatları gibi olmadığını geçmiş dönemde
yapılan kongrelerde göstermiş olduk.” dedi. Kongre ile ilgili düşüncelerini dile getiren AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Mustafa Korkut ise şunları kaydetti:
“İlçede kapsamlı bir değişim olmayacak.
İlçe başkanlığımızın devam eden birçok
faaliyetini devam ettirecek ama taze kan
ve değişime önem verecek gençlik kollarımız, kadın kollarımız ve ilçe demografik yapısındaki tüm vatandaşlarımızı, gönüld
gönüldaşlarımık
zı kucaklayan kapsayan
bir
yönetim listesi olacaktır.”
çalışm
Kongre çalışmalarıyla
al kalı görüşlerine
la
görü
lakalı
başvurduğum Başakvurduğumuz
İlç Başkaşehir İlçe
Ayh Özgünı Ayhan
v Küçükrel ve
çe
çekmece
İlçe
Ayhan Özgürel
Başkanı Mustafa Korkut’un açıklamalarının detayları ise şöyle:
İlçe başkanlığı olarak kongre süreci için
hazırlıklarımızı şuan için tamamladık.
AYHAN ÖZGÜREL
HEDEFİMİZİ KISA VADEDE
DÜŞÜNMÜYORUZ
(AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı):
KONGRE İÇİN
HAZIRLIKLARIMIZ TAMAM
AK Parti kurulduğundan bu yana 5 olağan kongre sürecini geride bıraktı.
Başakşehir’in yeni ilçe olması nedeniyle
3. olağan kongremizi 21 Aralık 2014 Pazar günü gerçekleştireceğiz. AK Parti teşkilatlarında kongrelerin diğer siyasi partilerin örgütleri ve teşkilatları gibi olmadığını geçmiş dönemde yapılan kongrelerde göstermiş olduk. Kongrelerde birliğimizi ve beraberliğimizi teşkilatımıza ve
parti üyelerimize gösteriyoruz.
Kongre sürecinde tüzük ile belirlenmiş
verilere istinaden çalışmalarımıza başladık. İlçemizde tabii delegelerimizi ve nüfusuna göre 400 delege belirleyerek ilçe
kongremizi gerçekleştireceğiz. Delegelerimizi belirlerken tüm parti üyelerimize
oy kullanma fırsatı vererek, yöneticilerini
kendilerinin seçmesi olanağını sunmuş
oluyoruz. Delegelerimizin bazı kriterlere göre belirlenmesini sağlamak amacıyla
parti tüzüğümüzde yazıldığı gibi mahalle nüfusuna, yönetim kadrosundaki görevine, ilçemizdeki demografik yapıya vs.
bakarak belirliyoruz. 19 Ekim 2014 Pazar
günü ilçe başkanlığımızda delege seçimlerimizi gerçekleştirdik. İlçe kongresinde oy kullanacak delegelerimizi üyelerimizin yoğun katılımıyla belirlemiş olduk.
İlçe yönetimimizde değişiklikler tabi ki
olacak. Başakşehir olarak geçirmiş olduğumuz 2 kongrede Başakşehir için hizmet etmek isteyen kişiler arasında seçim yapmak zorunda kalıyoruz. İlçe yönetiminde görev alacak her bir arkadaşımız, önceki dönemde görev yapmış olan arkadaşımızdan aldığı bayrağı kendisinden sonrakine daha yukarıya taşımış
olarak verme gayreti içerisinde olacaktır. Parti olarak hiçbir zaman hedefimizi kısa vadede düşünmedik, düşünmüyoruz. Kongrede göreve gelecek olan yönetim kadrosu 2015 genel seçimlerinde Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet
Davutoğlu ile Yeni Türkiye Yeni Anayasa
sloganıyla çıktığımız yoldan alnının akıyla çıkacak. Yeni dönemdeki yönetim kadromuz sadece “Yeni Türkiye Yeni Anayasa” ile kalmayacak. Partimizin 2023 vizyonunu Başakşehirli hemşehrilerimize
daha iyi anlatacak ülkemizin gelişmesinde elimizden geleni yapacak bir yönetim
kadrosu oluşturmayı hedefliyoruz.
BAŞAKŞEHİR’İ ÇOK DAHA İYİ
YERLERE GETİRECEĞİZ
2009 yılında yapılan yerel seçimlerde aldığımız oy oranını İstanbul’da en fazla arttıran ikinci ilçe olarak yüzde 51’lere
taşıdık. Belediye Başkanımız Mevlüt Uy-
sal yaptığı çalışmalarla şüphesiz en büyük pay sahibidir. Biz
belediye başkanlığımız ile uyumlu çalışarak belediyemizin
yaptığı hizmetleri vatandaşa
anlatarak, yapamadığı hizmetleri de ne için yapamadığını
anlatarak çalıştık. Her mahallemizde ana kademe teşkilatımız aile reislerine, kadın kolları teşkilatımız kadın vatandaşlarımıza, gençlik kolları teşkilatımız genç kardeşlerimize ulaşarak çalışmalarımızı anlattı.
Biz bunu uyumlu çalışma sonucunda İstanbul’da rekor düzeyde oy oranına taşıdık. Birlik olduğumuz zaman yaptıklarımızı Başakşehir için yaklaşık
6 yıldır görüyoruz. Kongrede
yeni görev alacak arkadaşlarımızla daha fazla birlik beraberlik içinde, daha sıkı çalışarak
Başakşehir’i çok daha iyi yerlere getireceğimize inanıyorum.
ZALİMİN
KARŞISINDA,
MAZLUMUN
YANINDA OLDUK
Ülkemizde son iki yıldır
bazı olaylar bahane edilerek karıştırmaya ve içimizde kaos çıkarmaya çalışıyorlar. Çok geriye gitmeden birkaç örnek vermek
gerekirse Gezi olaylarında ağaç bahanesi, “17 ve 25
Aralıkta” iftira atılarak yolsuzluk bahanesi, son zamanlarda ise Kobani. Aslında mesele çok açık;
yaklaşık 12 yıl süren istikrar doğrultusunda ülkemizin geldiği noktayı ve şuan yapılan 3. Boğaz Köprüsü ve 3. Havalimanı, yapılması düşünülen Kanal
İstanbul projesi bunlardan
bazılarıdır. Ülkemizin bu
kutlu yürüyüşünü durdurmak isteyen hem içimizdeki paralel örgütün adamları hem de kendisine karşı güçlü Türkiye’yi görmeye tahammülü olmayan ülkeler. AK Parti olarak iktidarımız boyunca bu tür oyunlarla çok karşılaştık.
Biz ülkemize yaşatılmak
istenen tüm oyunları daha önce olduğu gibi yine
bozacağız. İktidarımız boyunca zalimin karşısında,
mazlumun yanında olduk.
Bu süreçte de böyle olacağız. Ümit ve dua ediyorum
ki bu oyun da kısa sürede
bozulur ve ülkemizin yükselişini tüm Türkiye olarak
görmeye devam ederiz.
MUSTAFA KORKUT (AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı):
KONGREMİZ ŞENLİK HAVASINDA GEÇECEK
K
Kongremiz için ilçemizde
ŬŽŶŐƌĞŬŽŵŝƐLJŽŶƵŽůƵƔƚƵƌduk. Kongre komisyonu baƔŦŶĚĂŝůĕĞďĂƔŬĂŶLJĂƌĚŦŵĐŦƐŦďŝƌĂƌŬĂĚĂƔŦŵŦnjŐƂƌĞǀLJĂƉĂĐĂŬ͘<ŽŶŐƌĞŝĕŝŶϯĂƔĂŵĂůŦďŝƌĕĂůŦƔŵĂĚƺnjĞŶŝŽůƵƔƚƵƌĚƵŬ͘PŶĐĞůŝŬůĞŬŽŶŐƌĞƂŶĐĞƐŝƐĂůŽŶƵŶďĂƔďĂŬĂŶŦŵŦnjĂLJĂŬŦƔŦƌďŝƌƔĞŬŝůĚĞ
ĚŽůĚƵƌƵůŵĂƐŦǀĞŬĂƨůŦŵŦŶ
LJƺŬƐĞŬŽůŵĂƐŦŝĕŝŶďŝƌƚĂŬŦŵ
ĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦŵŦnjǀĂƌ͘ƵĂŶůĂŵĚĂŝůĕĞŵŝnjĚĞĂŬƟĨŽůĂŶ
ƚƺŵ^d<͛ůĂƌĂĚƵLJƵƌƵLJĂƉŦLJŽƌƵnj͘zŝŶĞŬŽŶŐƌĞŐƺŶƺŶĞ
ĚĂŝƌƐĂůŽŶŝĕŝǀĞĚŦƔŦƐƺƐůĞŵĞůĞƌ͕ŝĕĞƌŝĚĞŐƂŶƺůĚĂƔůĂƌŦŵŦnjŦĐŽƔƚƵƌĂĐĂŬƐĞLJŝƌĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦǀĞĚĞůĞŐĞůĞƌŝŵŝnjŝŶ
ŽLJŬƵůůĂŶŵĂƐĂĂƟŶĚĞŐĞůŝƉŽLJŬƵůůĂŶŵĂůĂƌŦŝĕŝŶďĂnjŦ
ĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦŵŦnjǀĂƌ͘<ŽŶŐƌĞŵŝnjŶĂƐŝƉŽůƵƌƐĂƔĞŶůŝŬǀĞ
ĚƺŒƺŶŚĂǀĂƐŦŶĚĂ͕<WĂƌƟŵŝnjĞǀĞŝůĕĞŵŝnjĞLJĂŬŦƔŦƌ
ďŝƌƔĞŬŝůĚĞƐĞLJŝƌĞĚĞĐĞŬƟƌ͘
<WĂƌƟƚĞƔŬŝůĂƚůĂƌŦŚĞƌƐĞĕŝŵŝŶĂƌĚŦŶĚĂŶLJĞŶŝƐĞĕŝŵĞ
ŚĂnjŦƌůĂŶŦƌǀĞŚĞƌƐĞĕŝŵĚĞŶ
ĕŦŬĂƌŦůĂĐĂŬƐŽŶƵĕůĂƌŦLJĞƚŬŝůŝŬƵƌƵůůĂƌŦŶĞnjĚŝŶĚĞĚĞŒĞƌ7ůĕĞĚĞŬĂƉƐĂŵůŦďŝƌĚĞŒŝƔŝŵ lendirerek bir sonraki seçimůĞƌĚĞŽLJĕŦƚĂƐŦŶŦďŝƌďĂƐĂŽůĂŵĂLJĂĐĂŬ͘7ůĕĞďĂƔŬĂŶůŦŒŦŵŦnjŦŶĚĞǀĂŵĞĚĞŶďŝƌĕŽŬ ŵĂŬLJƵŬĂƌŦƚĂƔŦŵĂŶŦŶŚĞƐĂĨĂĂůŝLJĞƟŶŝĚĞǀĂŵĞƫƌĞĐĞŬ ďŦŶŦLJĂƉĂƌ͘ŝnjĚĞďƵĂŶůĂŵda 2014 yerel seçimlerden
ĂŵĂƚĂnjĞŬĂŶǀĞĚĞŒŝƔŝŵĞ
ďĂƔĂƌŦŝůĞĕŦŬĂƌĂŬ͕ϮϬϭϱƐĞƂŶĞŵǀĞƌĞĐĞŬŐĞŶĕůŝŬŬŽůůĂƌŦŵŦnj͕ŬĂĚŦŶŬŽůůĂƌŦŵŦnjǀĞ ĕŝŵůĞƌŝŶĚĞďƵďĂƐĂƌŦĕŦƚĂƐŦŶŦ
ŝůĕĞĚĞŵŽŐƌĂĮŬLJĂƉŦƐŦŶĚĂŬŝ ďŝƌďĂƐĂŵĂŬLJƵŬĂƌŦĕŦŬĂƌĂĐĂŒŦnj͘dƺƌŬŝLJĞϮϬϮϯǀŝnjLJŽŶƵŶƚƺŵǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌŦŵŦnjŦ͕ŐƂŶƺůĚĂƔůĂƌŦŵŦnjŦŬƵĐĂŬůĂLJĂŶ͕ ĚĂĐƵŵŚƵƌŝLJĞƟŵŝnjŝŶϭϬϬ͘LJŦŬĂƉƐĂLJĂŶďŝƌLJƂŶĞƟŵůŝƐƚĞ- ůŦŶĚĂůŝĚĞƌƺůŬĞŽůŵĂLJŽůƵŶƐŝŽůĂĐĂŬƨƌ͘
ĚĂŝůĞƌůĞLJĞĐĞŬƟƌͬͬ͘
ŞE H İ R
www.212haber.com
01 - 15 KASIM 2014
13
Yazmaktan usanmayan
BİR USTA!
Zeytinburnu Belediyesi
Bilgi Evleri “Gençlerle Baş
Başa Sohbetleri” nde bu
senenin ilk konuğu Tuncel
Altınköprü oldu.
K
Bilgi Evleri,
öğretmenlerinin
de gelişimini
destekliyor
=(<7ú1%8518%(/('ú<(6ú Bilgi Evleri üyelerinin
sosyal ve kültürel gelişimine destek olduğu
kadar öğretmenlerinin de gelişimine destek
olmaya devam ediyor. Bu kapsamda bilgi evi
öğretmenlerine yönelik 2014-2015 Dönemi
Bilgi Evleri hizmet içi eğitim seminerleri Yusuf
Özkan Özburun ile ZKS’de “ Değerler Eğitiminin Çocukların Gelişimi Üzerindeki Etkileri”
ve değerler eğitiminin ruhu olan “Şahsiyet
Terbiyesi” konusuyla başladı.
ú7$%$ verdiği önemi gerçekleştirdiği etkinliklerle her zaman kanıtlamış olan Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri, üyelerinin gelişimlerine destek olmak onlara kitap sevgisini aşılamak amacıyla düzenlediği Gençlerle Baş Başa Sohbetleri’nin bu yıl ki ilk konuğu Yazar, Psikolog Tuncel Altınköprü’ydü.
Öğretmenliğin esasında tarihsel kökenleri olan
bir meslek olmadığını, çoğu zaman peygamberlere, ilim sahibi âlim kişiliklere öğretmenliğin
atfedildiğini fakat öğretmenliğin örgün eğitim
sistemi ile ortaya çıktığını belirterek giriş yapan
Yusuf Özkan Özburun, Öğretim teknisyeni
olmayınız. Yani belirlenmiş müfredatı, belirlenmiş öğretim teknikleri ile çocuklara sunmanız
sizi öğretim teknisyeni yapar, öğretmen yapmaz.
Öğretmen olurken de entelektüel öğretmen
olmaya gayretli olun, mutlaka okuyun, hem
kitabı hem insanı hem kâinatı. Kendi başınıza
kaldığınız da evren olun, diyerek devam eden
konuşmasında, eğitim, insan doğasının iki temel
unsurunu geliştirmelidir: Birincisi Hür muhakeme, hür tefekkür: Kişi hayatının bir döneminde mutlaka hangi telkinlerle yetiştirildiğinin
muhasebesini yapmalıdır. İkincisi Yetenek: Her
insanın doğuştan gelen çok farklı ve sıra dışı
yetenekleri vardır. Bunlar köreltilmemeli, geliştirilmelidir.” şeklinde ifade etti. //
Çocuklarla bir arada olmanın heyecanını
hiçbir zaman kaybetmeyen yazarımız enerjisinin kaynağının çocuklar olduğunu belirtirken sonra yoğun alkışlar eşliğinde üyelerimizle buluştu. Yazı hayatının dönüm noktalarından bahseden konuğumuz; “İyi bir
yazar olmak için üç kural vardır; birincisi erdemli olmak, ikincisi başarıya inanmak,
üçüncüsü yılmadan çalışmak” diyerek üyelerimize tecrübelerinden bir kesit aktardı.
Yazmaktan hiçbir zaman bıkmadığını ifade eden Tuncel Altınköprü, üyelerimize küçük yaşta da yazar olabileceklerini hatırlatarak bu konuda cesur olmalarını yakaladıkları fırsatları değerlendirmelerini istedi. Üyelerimizin sorularını da yanıtlayan konuğumuz daha sonra kitaplarını imzaladı. Bu sırada bir üyemiz de yazarımıza Bilge Nesil
dergisini imzalayarak hediye etti.
Gerçekleştirilen etkinlikten dolayı çok mutlu olduğunu, bu etkinliklerin artması gerektiğini belirten Tuncel Altınköprü, Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri’ ne, sahip olduğu sorumluluk duygusundan dolayı teşekkür etti. //
Acezelerden Gazze pastası
'$5h/$&(=( sakinleri, geçtiğimiz aylarda Darülaceze
için kurabiye hazırlayıp ziyarete
giden ESAYDAM Pasta ve Kurabiye Kursu’na iade-i ziyarette
bulundu. Sabah kahvaltısı için
Darülaceze’den gelen yaklaşık
15 kişi birkaç ay önce yedikleri
pasta ve kurabiyelerin önce nasıl
yapıldığını öğrendiler, ardından
oklavaları alıp kendileri yaptılar. Darülaceze’den gelen nine ve
dedeler hazırladıkları kurabiyelerle
adeta ESAYDAM Pasta ve Kurabiye Kursu Eğitmeni Burcu Yavuz’a
eğitim verdiler.
Pasta ve kurabiye yapımının ardından ESAYDAM, Darülacezeli
misafirler için bir sürpriz yaptı. O
Ses Türkiye yarışmasına katılarak
büyük beğeni toplayan Pop Müzik
Sanatçısı Özgür Çakıroğlu söylediği şarkılarla misafirlere güzel bir
gün yaşattı. Darülaceze sakinleri de
şarkılara eşlik ederek büyük moral
depoladılar. //
Sosyal Yardım İşleri Müdürü Özcan Hamza, ESAYDAM Koordinatörü Meryem İnat, Eğitmen Burcu
Yavuz ve yardımcılarının eşliğinde
kurabiye hazırlayan Darülaceze sakinleri, yaptıkları kurabiyeleri Gazzeli yetim çocuklara gönderilmesi
için ESAYDAM’a hediye ettiler.
Sıra dışı bir fotoğraf sergisi
)272ø5$) dalında çok sayıda
ödül kazanan Hanife Öztürk
Dolaşır’ın birbirinden ilginç
eserlerden oluşan sergisinin açılışı
öncesinde bir tören düzenlendi.
Törene Bağcılar Belediye Başkan
Yardımcıları Kenan Gültürk ile
Mehmet Şirin’in yanı sıra Kadın ve
Aile Kültür Sanat Merkezi öğretmenleri ile kursiyerler katıldı. Şirin
ve Gültürk, göze ve zevke hitap
eden fotoğrafların yer aldığı serginin açılışında bulunmaktan dolayı
mutluluklarını dile getirirken,
Dolaşır’ı tebrik ettiler.
Aslen Selanik göçmeni olduğunu
belirten Hanife Öztürk Dolaşır,
ilkokulda resim çalışmalarına ilgi
gösterdiğini belirterek, “İlerleyen
yıllarda fotoğrafa yoğunlaştım.
Usta fotoğrafçılardan eğitim aldım.
Reklam ve düğün fotoğrafçısı
olarak çalışmalarımı sürdürdüm.”
diye konuştu. İki bireysel sekiz
sergisi olduğunu da anlatan Hanife
Öztürk Dolaşır’ın fotoğraf dalında
birçok ödülü bulunuyor.
Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’ndeki sergide 31 adet eser
bulunuyor. Sergilenen eserlerdeki
tabaklarda kullanılan malzemeler
de özel olarak seçildi. Mutfaktaki
malzemelerden oluşan eserlerde
ğ ürünler kullanıldı. ///
doğal
Çiğköfteler
yoğruldu,
türküler
söylendi
$1$'2/8’nun kültürünü, renklerini ve tüm
coşkusunu Esenler’de yaşatmak adına Anadolu Geceleri ve yöresel festivaller düzenleyen
Esenler Belediyesi, bu etkinliklere bir yenisini
ekledi. Anadolu Geceleri kapsamında ilk olarak
Güneydoğu Anadolu rüzgârları esti. Dr. Kadir
Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen
geceye; Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik
Göksu’nun yanı sıra AK Parti Esenler İlçe Başkanı Umut Özkan, İlçe Emniyet Müdürü Hakan
Yılmaz, Müftü Halil Şekerci, belediye başkan
yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ve sivil
toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.
ANADOLU’YU ESENLER’E TAŞIYORUZ
Geceye katılan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, “Anadolu toprağının tüm
güzelliklerini İstanbul Büyükşehir Belediyemiz
ile birlikte Esenler’e taşıyacağız. Yıl boyunca
ülkemizin tüm yörelerinin geleneksel gecelerini
burada yaşayacağız” dedi. Göksu’nun konuşmasının ardından gecede, Güneydoğu’nun
eşsiz lezzeti çiğköfteler usta eller tarafından
yoğruldu ve davetliler tarafından afiyetle yendi.
Anadolu’nun unutulmaz geleneği Harfane Grubu da sundukları müzik ziyafetiyle vatandaşları
mazideki hatıralara götürdü. //
14
HA B E R
01 - 15 KASIM 2014
Hafız olmak isteyen
öğrencilere kayıt dondurma suretiyle bir
hak verildi; ancak
öğrenci bunun için en
az bir yılını kaybediyor. Evrensel Hafızlar Derneği İstanbul
Şube Başkanı Mustafa Cumhur, geliştirdiği ‘Yeni Türkiye’de Yeni
Hafızlık Projesi’yle
öğrencilere okullarına
devam ederken aynı
zamanda hafız da olabilme şansı sunuyor.
www.212haber.com
Öğrenci okurken
de hafız olabilmeli
HACER TÜRKEL
H
AFIZ olmak isteyen öğrencilere kayıt dondurma suretiyle bir hak verildi. Öğrenci
artık bir yıl okulunu dondurup hafız olduktan sonra tekrar okuluna devam edebiliyor; ancak bununla beraber eğitiminden bir yılını da kaybediyor. Evrensel Hafızlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Mustafa Cumhur, geliştirdiği ‘Yeni Türkiye’de Yeni Hafızlık Projesi’yle öğrencilere okullarına devam ederken aynı
zamanda hafız da olabilme şansı sunuyor.
Sene başında okula kayıt dondurma dilekçeleri gelince yüreğinin parçalandığını
ve bu projeyi hazırladığını söyleyen Mustafa Cumhur, “Kaydını donduran öğrenciler, filanca kursta hafızlık yapacağız, biterse seneye okula devam edeceğiz diyorlar. Eğer bitmezse bir yıl daha gidecek ve
bu kez de devamsızlıktan sınıfta kalacaklar. Dolayısıyla iki yılları gidecek. Yüzlerce, binlerce kişi böyle iki yılını kaybediyor. Öğretmen olmam hasebiyle bizzat şahit olduğum için buna çözüm bulunması lazım diye böyle bir fikir oluştu
ve yazımızı kaleme alıp ilgili yerlere gönderdik. Bu proje gerçekleştiği takdirde
insanlar kazanacak. Bizim de istediğimiz
bu.” sözlerini kullanıyor.
Bir imam hatipte iki meslek dersi öğretmeninin bu işe gönül vermesinin yeterli olacağını belirten Cumhur, “Bu öğretmenler
hem ek ders ücreti alacaklar hem de o çocuklara zaman ayırarak hafızlık yaptırmış
olacaklar. Bizim elimizdeki teknolojik donanımlar kurslarda yok. Bugün bütün sınıflarımızda akıllı tahta var. O akıllı tahtada herhangi bir hafızın sesinden bir sureyi defaatle çocuklarımıza dinletelim. Çocuk
o sureyi hem görerek hem işiterek hem de
doğru kişiden doğru telaffuzla kıraatı doğru
ezberleyecek. Normal kurslarda çocuk kendi kendine hafızlık yaptığı zaman yanlış da
ezberleyebiliyor. Okullarımızda iki öğretmenimiz buna gönül verse her okulumuzda bir hafızlık sınıfı açılır. Tabi imam hatip
müdürleri de bu işe önem vermeli.” diyor.
ÖĞRENCİ OKULUNA DEVAM
EDERKEN HAFIZLIK DA
YAPABİLMELİ
Hafız olacak kişinin illa hoca ya da İmam Hatip olması gerekmediğinin altını çizen Mustafa Cumhur, “Peygamber Efendimiz, ‘Size iki kaynak bırakıyorum. Biri Kur’an, biri sünnettir.’ diye buyurmuştur. Bir doktor da hafız olabilir. Bütün bilimler; fizik, kimya, matematik, tıp, astronomi vs. Kur’an’ın tefsiridir. O zaman bir doktor da Kur’an-ı
Kerim’i çok iyi bilmeli ki kendi alanında
kendini geliştirebilsin; çünkü Kur’an’da
birçok şifre söz konusu. Yine bir matematik öğretmeni, bir fizik öğretmeni,
mühendis, mimar hafız olmalı. Bu sorun İmam Hatiplerde bir iki sene okulu dondurup hafız olduktan sonra tekrar okula başlamakla çözüldü ama bu
çözüm değil, aslında sadece çözümü erteleme. Çözüm, öğrenci okuluna devam
ederken aynı zamanda hafızlık yapabilme şansı verilmeyle olur. Yani boş zamanlarında ona göre program yapılıp
çocuğun hem okuluna gitmesi hem de
hafızlık yapabilmesi için imkân sağlanmalı. Bu çok rahatlıkla yapılabilir. Örneğin günümüzde tekli eğitim veren bir
okulu düşünelim. Çocuk sabah 8’de okula gidiyor, öğlen 2’de çıkıyor. 2’den
sonra akşama kadar ve Cumartesi-Pazar günleri boş olan bir çocuk o saatler
içerisinde pekâlâ hafızlık yapabilir. Ben
11 yaşında hafız oldum. Bir buçuk yılda
bitirdim hafızlığı. Yaptığım şey sadece
günde bir saatimi buna ayırmaktı.” şeklinde konuşuyor.
Cumhur, “Yeni Türkiye’de mademki
dengeler yeniden konumlanıyor, o zaman artık yeni Türkiye’de yeni hafızlık projelerinden bahsetmemiz lazım. İmam Hatip ortaokulunda okuyan bir
çocuk, okulunu bitirdiğinde hafız olabilmeli. Yine İmam Hatip lisesine başlayan bir çocuk mezun olurken hafızlık
diplomasını alabilmeli. İlahiyat Fakültesinde okuyan bir kişi 4 yıl sonra diplomasını alırken hafız olabilmeli veya
herhangi bir fakülte mezunu ben okulumu bitirirken hafız da olmalıyım diyebilmeli ve buna uygun sistemler geliştirmeli.” ifadelerine yer veriyor.
TEKDÜZELİKTEN KURTULMAMIZ GEREK
Mustafa Cumhur
“Bu konuda ne yapabiliriz diye oturup kara kara düşündük ve 4 yıla uygun yaygınlaştırılmış bir hafızlık eğitim projesinden bahsettik.” diyen Mustafa Cumhur şunları kaydediyor: “Yalnızca bu proje değil, başka alternatif de oluşturulabilir. Tekdüzelikten artık kurtulmamız gerek.
Hafızlığı da günümüzde özgün hale getirmemiz lazım. Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın bu hususta oturup gerekli kişilerden oluşan bir heyetle bunun altyapısını oluşturup resmi bir
hüviyet kazandırması gerekiyor. Şu
anda Kur’an hafızlığı Türkiye’de cüz
sistemiyle yapılmaktadır; fakat biz
bunu İmam Hatiplerde 4 yıla yaygınlaştırılmış bir şekilde yapılabilmesi için sure sistemiyle yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Dünyanın birçok
yerinde sure sistemiyle hafızlık yapan İslam ülkeleri var. Bugün sefaletin kol gezdiği Moritanya’da nüfusun
yüzde 80’i hafız. Yine Sudan’ın Darfur şehrinde kız istenildiğinde; evi, arabası var mı diye değil, oğlunuz ha-
fız mı diye soruyorlar. Eğer hafız değilse nişanı yapalım, nikâhını yapana
kadar da çocuk da hafızlığını bitirsin şeklinde bir kültür geliştirmişler.
Bizim toplumumuzda hafızlık kültürü yok. Bugün Kadıköy meydanına çıkıp elimize mikrofonu alıp ‘hafız ne demektir’ diye sorsak 100 kişiden 70’i buna cevap veremeyecektir.
Türkiye’de biz hafızlık sistemini kurumsallaştıramadık. Toplumun tabanına yayamadık.”
“Yabancı dil öğrenmek için nasıl kur
sistemi mevcutsa biz de Kur’an’ın 114
suresini 4 kura ayırdık. 4 yılda hangi sureler ezberleneceğini projede belirttik.” sözlerine yer veren Cumhur,
“Çocuğun kendine olan özgüveninin
artırılması ve heyecanla devam edebilmesi için ilk yıl sadece kısa surelerden oluşan müfredat belirleyip 29.
ve 30. cüzleri koyduk. Biz bunu dörde ayırdığımızda birinci yıla emekleme, ikinci yıla yürüme, üçüncü yıla koşma ve dördüncü yıla da bitirme
dönemi diyoruz. Böylece 4 yıl so-
nunda 4 kuru bitiren bir öğrenci hem
hafızlık icazet belgesini alacak hem
de okulunu bitireceğinden okul diplomasını alacak ve çifte sevinç yaşayacak.” diye konuşuyor.
MARİFET İLTİFATA
TABİDİR
Hafızları farklı sınıflara serpiştirmekten daha ziyade hafız olmak isteyenleri bir sınıfta toplayarak bir bakıma
o sınıfa özel sınıf uygulaması yapılması gerektiğini vurgulayan Mustafa
Cumhur, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“O sınıfta okuyan öğrencilerin moral motivasyonları sürekli yüksek tutulmalı, çeşitli ödül ve hediyelerle taltif edilmeli, zaman zaman kültürel,
sosyal etkinlikler yapılmalı, hatta yarıyıl tatilinde umreye götürülmelidir.
İmkanlar dahilinde her öğrenciye özel hafızlık eğitim bursu sağlanmalıdır. Bu şekilde özel oldukları hissettirilmeli ve heyecanları kalıcı tutulmalıdır; zira marifet iltifata tabidir.”
Zeytinburnu Kız Anadolu İmam
Hatip’ten örnek uygulama!
Zeytinburnu
Kız Anadolu İmam
Hatip Lisesi,
öğretmenlerin
sunduğu proje
ve okul idaresinin de katkılarıyla ‘Barkodlu kart’
uygulamasına
geçti. Okulda Barkodlu
kart sayesinde
yemek kuyruğunda uzun
süreli beklemeler azaldı.
=(<7ú1%8518 Kız
Anadolu İmam
Hatip Lisesi, öğretmenlerin sunduğu
proje ve okul idaresinin de katkılarıyla ‘Barkodlu kart’
uygulamasına geçti.
Okulda Barkodlu kart
sayesinde yemek kuyruğunda uzun süreli
beklemeler azalırken,
temizlik kurallarına
daha fazla riayet edilir
oldu. Ayriyeten bu
kart sistemiyle o gün
okula gelmeyen veya
yemeğe çıkamayan öğrencinin kontörünün
bir sonraki güne devredilebilecek olması da
öğrenciler için önemli
bir avantaj oldu.
Ensar Vakfı’ndan
alınan bilgiye göre, bu
uygulama neticesinde
yemek yiyen öğrenci sayısında yüzde
200’lere varan bir artış
tespit edildi. Bundan
dolayı vakıf idaresi,
okulda başlatılan pilot
uygulamayı zaman
içerisinde yemek
verilen bütün okullara
yayacaklarını bildirdi.
Ensar Vakfı yaklaşık
10 yıldır İstanbul’daki
İmam Hatip Liselerinde öğrencilere her gün
3 çeşit sıcak yemek veriyor. Vakıf, bu hizmet
karşılığında ise, öğrenci
başına sadece 1,50 TL
ücret talep ediyor. //
TÜRKİYE’DE HAFIZLIK
ÇOK GERİ KALDI
Türkiye’de 91 yıldan beri yapılan hafızlığın, tekdüze yapılan hafızlık sistemiyle bugüne kadar geldiğini, 50
yıl önce nasıl ve hangi ortamlarda,
hangi imkânlarla yapılıyorsa, bugün
de aynı şekliyle devam ettiğini aktaran Cumhur, “Günümüzde hala teknolojik, işitsel, görsel, teknik malzemeler kullanılmıyor. Hâlbuki günümüzde her şey değişmekte. Yeni Türkiye’den bahsediyoruz. Zaman
değişiyor, teknoloji ilerliyor, buna
rağmen maalesef Türkiye’deki hafızlık sistemi kendini güncelleyemiyor.
Bundan dolayı Türkiye’de hafızlık çok
geri kaldı diye düşünüyorum. Bunu
sayısal olarak da içerik olarak da düşünebiliriz. Türkiye’de nüfusa oranladığımızda hafız sayısı çok az. Örneğin 80 milyon nüfusun 200-250 bini hafız. Bu çok az bir rakam. 80 milyonun en az 1 milyonu hafız olmalı.” diyor. //
www.212haber.com
G Ü N DEM
01 - 15 KASIM 2014
6 asırlık tersanede
ÖLÜM SESSİZLİĞİ
Haliç’te kamuoyunda Haliçport olarak bilinen “Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi”nin
başlanması için gün sayılırken boşaltılan tersaneler “ölüm” sessizliğine büründü.
ú
LK DEFA Başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Haliç Yat Limanı ve Kompleksi projesi 2013 yılının Temmuz ayında
ihaleye çıkarılmıştı. İhaleyi 1 milyar
346 milyon dolarla Rixos otelleriyle bilinen Sembol Uluslararası Yatırım ile
Ekopark Turizm- Fine Otel’den oluşan
konsorsiyum kazanmıştı. Proje, 4 yılı inşaat, 45 yılı işletme süresi olmak üzere 49 yıllığına Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilecek. Proje kapsamında her biri 70 yat kapasiteli iki yat
limanı, her biri 400 oda kapasiteli 5
yıldızlı iki otel, dükkânlar, restoranlar,
kongre ve kültür merkezleri, sinema ve
eğlence tesisleri, bin kişilik cami ve otopark bulunuyor.
İhalenin tamamlanmasından kısa süre sonra ise İstanbul Mimarlar ve Mühendisler Odası İstanbul Şubesi, kamu
yaranına ve hukuka açıkça aykırı olduğunu öne sürerek yürütmenin durdurulması ve projenin iptali için dava açmıştı. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı aleyhine İstanbul 6. İ-
Bakan
Yılmaz,
Uysal’ı
ziyaret
etti
dare Mahkemesi’nde açılan davada henüz bir karar çıkmadığı belirtildi.
Öte yandan Fatih Sultan Mehmet tarafından 1455 yılında kurulan 559 yıllık Haliç Tersaneleri boşaltılmasının
ardından “ölüm” sessizliğine büründü.
Havadan görüntülediğimiz dönümlerce arsayı içeren dev tersane, terk edilmiş depoları, camları kırık binaları, kancaları rüzgârla ağır ağır sallanan
vinçler ve kızaklar üzerinde terk ediliş
tekneler ile korku filmi sahnelerini aratmıyor.
HALİÇ TERSANELERİNİN
TARİHİ
İstanbul’un fethinin ardından Fatih
Sultan Mehmet’in talimatıyla 1455’te
kurulan Haliç Tersanesi, en uzun süre faaliyet gösteren tersanelerden birisi oldu. O zamanki adıyla, ‘Tersanei Amire’, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde dev
bir tersaneye dönüştü. Zaman içinde
bölünerek Camialtı, Taşkızak ve Haliç
0ú//ú6$9810$ Bakanı İsmet Yılmaz, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ı
makamında ziyaret etti. Başkan Uysal, Başakşehir Hizmet Binası’na gelen Bakan Yılmaz’a,
belediye binası girişinde bulunan maketler
üzerinde devam eden çalışmalar ve projelerle
ilgili bilgiler verdi. İlçe de yapılacak olan çalışmalarda da desteklerinin süreceğini belirten
Bakan Yılmaz, yapmış olduğu başarılı çalışmalarından dolayı Başakşehir Belediye Başkanı
Mevlüt Uysal’ı tebrik etti. Başkan Uysal ise
günün anısına, Bakan Yılmaz’a ziyaretinden
dolayı teşekkür ederek, içerisinde Ayetel Kürsi
yazılı el yapımı bir çerçeve hediye etti.
15
İade edilen
araziye park
yapılacak
AZINLIK mallarının iadesi yasası ile Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na
iade edilen Zeytinburnu’nda bulunan 42
bin metrekarelik arazinin 8 bin metrekaresi ticaret alanı vasfından çıkartılarak park
alanına çevrildi. Zeytinburnu’nda bulunan
Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nin
karşısında yer alan ve Azınlık mallarının iadesi yasasının ardından geri iade
edilen 8 bin 660 metrekarelik arazi ‘ticaret
alanı’ndan ‘park alanı’na çevrildi.
tersaneleri adıyla işlevine devam etti.
Denizcilikteki gelişmeyle birlikte bu
bölge inşa tezgahları, havuzlar, depolar, kışlalar ve yelken dikim atölyelerini de içine alan bir kompleks haline
geldi. II. Abdülhamid döneminde de
tersaneye yeni bir havuz eklendi. Böylece 150 tona kadar küçük gemilerin
tamiri bu yüzer havuzlarda yapılmaya
başlandı. Tersane-i Amire 1908 yılından itibaren bir daha eski parlak dönemlerininden uzaklaştı.
Cumhuriyet döneminde Tersane, Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi’ne bağlandı. 1952
yılında ise Denizcilik Bankası’na devredildi. Bu dönemde de yeni bazı havuzlar inşa edildi. 1960’lı yıllarda 8 adet çıkarma gemisi inşa etti. Son senelerde ise
tersanede yolcu gemileri, araba vapurları
ve feribotlar inşa ediliyordu. Ancak yeni Galataköprüsü inşaatı sırasında gemilerin haliç’e giriş çıkış yapamaması nedeniyle Tersaneler üretim yapamadı ve bu
kapanma sürecinin başlangıcı oldu. //
Balıklı Rum Hastanesinin yakınında yer
alan arazi için Zeytinburnu Belediyesi
2007 yılında emsal=2, yükseklik sınırsız
olmak üzere ticaret vasfı vermişti. Ancak
17 Ekim 2014 Belediye meclisinde yapılan
oturumda oybirliği ile alınan kararla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’ne iade
edilen arazi park alanına çevrilerek bir nevi
‘kamulaştırıldı’.
Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi
yanında yer alan 394 pafta, 1617 ada 12-13
parselde bulunan arazi 8 bin 660 metrekareyi kapsıyor. 3 bin 152 metrekareyi
kapsayan 12’inci parsel 30 Temmuz 2012’de
Mülkiyet ve Hisse Oranlarının düzeltilmesi
ile; 5 bin 508 metrekare olan 13’üncü parsel
ise 22 Ocak 2014 tarihinde 5737 Vakıflar
Kanununa göre Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na iade edildi.
Zeytinburnu Belediyesi, 25 Temmuz 2014
tarihinde İBB’ye yazdığı dilekçe ile ticaret
alanı olarak gözüken arazinin park alanına
alınmasını talep etti. İBB’ye havale edilen
teklif, “yeşil alan miktarının arttırıldığı
ve kamu yararı gözetildiği gerekçesi ile”
oybirliği ile parka alanına çevrildi. Şu anda
Zeytinburnu Spor Kompleksi, otopark ve
boş alanların bulunduğu arazinin altına
zeminaltı otopark yapılabilecek. //
16
E M L AK
01 - 15 KASIM 2014
www.212haber.com
EMLAK KONUT’TAN
9 bin yeni konut geliyor!
Emlak Konut’tan 9 bin yeni konut
geliyor. Emlak Konut bu yılın sonuna
kadar 10 bin konut satışını gerçekleştirip
3 milyarlık ciroya ulaşmayı hedefliyor.
E
MLAK KONUT GYO Genel Müdürü Murat Kurum, ‘ortamı satışa uygun bulduklarını’ belirterek, yıl sonuna kadar 4 projede 5 bin konutun lansmanını yapıp, Ankara, İzmit, İstanbul Ayazma ‘da 3 projede 3 bin konutu
satışa çıkartmak için takvimi öne çektiklerini söyledi. Bu ay içerisinde lansmanı yapılan 970 konutluk Esenler projesi ile Emlak
Konut’un bu yıl sonuna kadar satışa sunacağı yeni konut sayısı 9
bini bulacak. Kurum, bu yılın so-
nunda 10 bin konut satışını gerçekleştirip 3 milyar liralık ciroya
ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Yıl sonuna kadar Sarıyer, Hoşdere ve ikisi de Kayabaşı’nda olmak üzere 5 bin konutluk projenin lansmanını yapacaklarını belirten Kurum, “Her lansmanda
yüzde 25 – 30’luk satış yapıyoruz. Böylelikle sadece 5 projede
2 bin bağımsız bölümü daha satıp, bunlardan 720 milyon liralık
ek gelir yaratacağız. Toplamda 4
milyarlık geliri geçeceğiz” dedi.
Eminevim’den
‘Nefes’aldıran
proje geliyor!
DAR GELİRLİYE MÜJDE
Murat Kurum
Emlak Konut GYO, Ispartakule mevkiinde yer alan arazi üzerinde 1000
ŬŽŶƵƚĐŝǀĂƌŦŶĚĂŬŽŶƵƚƺƌĞƟůŵĞƐŝŝĕŝŶƂŶƺŵƺnjĚĞ-
ŬŝŐƺŶůĞƌĚĞŝŚĂůĞLJĞĕŦŬĂcak. Konutlar tamamen
ĚĂƌŐĞůŝƌůŝǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌŝĕŝŶ
ŝŶƔĂĞĚŝůĞĐĞŬǀĞŬƵƌĂLJŽůƵLJůĂƐĂƨƔĂĕŦŬĂƌŦůĂĐĂŬͬͬ͘
Ana cadde dükkânları CADDE 24’TE!
d(95(6ú1'(.ú sosyal
dokuyla bütünleşen
24 markalı konseptler
geliştiren 24 Gayrimenkul, “home - office”
leri iki haftada satılan
Halkalı’daki Cadde 24
projesinde şimdi de
ana cadde dükkânlarını
satışa sunuyor.
2015 yılının sonbaharında teslim edilecek
Cadde 24’ün “home office”lerinin satışı geçtiğimiz mayısta tamamlandı. Satışa sunulacak
72 dükkânın alanları 25
metrekare ila 829 metrekare arasında değişiyor;
metrekare birim fiyatı ise 5 bin 850 TL’ den başlıyor. Şehrin vazgeçemeyeceği, sahici bir parçası
olan, insanların hayatına
temas eden projeler inşa
etmek için yola çıktıklarını ifade eden 24 Gayrimenkul CEO’su Ahmethan Yılmaz, “İstanbul’un
değeriyle bütünleşen,
o değere katkıda bulunan projeler geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi. Bu
bağlamda kendini yalıtan, çevresindeki sosyolojiye yüzünü dönmüş atomize sitelerin şehri mimari olarak yoksullaştırdığını sözlerine ekledi. //
Şehrin kalabalığından kaçıp
huzurlu bir ortamda yaşamak
isteyenler için Eminevim’den,
’’Eminevim Nefes’’ projesi geliyor.
(0ú1(9ú0’in yeni projesi Nefes’in
Sakarya-Kocaali’de doğal dokuyu bozmadan inşa edilen dairelerle özellikle sakin
mekan arayanlar için ideal bir tatil alanı
sunduğu bildirildi. 5040 m² alanda 2 bin m²
oturum alanlı 7 bloktan oluşan yapı bölgesinde ön plana çıkıyor. Eminevim Nefes’in
sosyal tesisleri; açık, kapalı ve çocuk havuzları, fitness salonları, çocuk oyun alanlarıyla
dikkatleri üzerine çekmesi bekleniyor.
Sakarya’ya 70 km, İstanbul’a ise 178 km,
mesafede bulunan Eminevim Nefes, çevre
ilçelerden Akçakoca’ya 25 km, Hendek’e
35 km, Karasu’ya 15 km uzaklıkta, ayrıca
Ankara’ya olan uzaklığı ise 300 km’ uzaklıkta bulunuyor. Eminevim Nefes, hem yaz
aylarında hem kış aylarında konaklama
yapma imkanı sunuyor. Bu amaçla projede
kalorifer tesisatı ve kapalı devre güvenlik
sistemi de düşünülmüş.
15 km kum sahiline sahip Eminevim
Nefes özel olarak tasarlanmış 86 daireden
oluşuyor. 1+1, 2+1 daire seçeneklerinin
sunulduğu projede 55 m² ve 85 m², daireler
mevcut. Ankara ve İstanbul’dan misafir alan
Sakarya-Kocaali’nin 3. Boğaz köprüsünün
tamamlanmasından sonra Şile-Ağva üzerinden 1 saat mesafeye düşmesiyle, bölgenin cazip tatil beldeleri arasında yer alması
bekleniyor. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
01 - 15 KASIM 2014
17
Sitemiz daha güvenli
Site Yönetiminden beklentilerin kendilerinin görev alanlarını belirlediğini,
elirlediğini,
bununla birlikte çalışanların tutum ve davranışları mutluluklarının
n bir parçasını
oluşturduğunu belirten 2.Etap Toplu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı
nı Nizamettin
Özlük, kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye gayret ettiklerini
erini söyledi.
B
$û$.û(+ú5(7$3723/8<$3,·da yaşayan
komşularımızın Site Yönetiminden beklentileri bizim görev alanımızı ve görev yapma esnasında, çalışanların tutum ve davranışları
mutluluğumuzun bir parçasını oluşturuyor.
Bizim buradaki faaliyetlerimizin yasal dayanağını Kat Mülkiyeti kanununa göre tanzim
edilmiş olan yönetim planı belirliyor. Burada bizlere verilen ilk görev, blok ve toplu yapı ortak alanlarının bakım ve onarımıdır.” ifadelerine yer veren 2.Etap Toplu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Özlük, bulundukları dönem içerisinde, yapmış oldukları bakım onarım faaliyetlerinden bazılarını
şu şekilde sıraladı:
SU DEPOLARIMIZ TEMİZLENDİ
Sularımız kesildiğinde ihtiyacımız olan su binaların altında bulunan su depolarından sağlanmakta. Su ile birlikte gelen ve su depolarının bulunduğu ortamdan aldığı toz ve pislikler zamanla su depolarının içlerinde birikmekte. Sular kesildiğinde ise, hidroforlar i-
le musluklarımızdan depolardaki yeterince
temiz olmayan bu sular akmaktaydı. Bu durumu önlemek için, su depolarının fiziki temizliği yaptırılmış, tazyikli su ile yıkanmış ve
dezenfekte işlemleri yaptırılarak, kullandığımız sularımızın daha sağlıklı olması sağlanmıştır.
Çocuk oyun alanlarının bakımı yapıldı
Çocuğun; oyun alanlarından yoksun olarak, evde oyun oynamasının zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişmelerini olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Oyun, çocuğun yaşadığı çevreye uyum sağlamasında önemli bir araçtır. Çocuklar için salıncaklar, kaydıraklar,
tırmanma üniteleri, tahterevalliler ve birden
çok kişiyle oynanan oyun araçları çocukların
sosyal gelişimini artırır.
Sitemizde 6-12 yaş grubuna uygun olarak 12
adet çocuk oyun alanı bulunuyor. Bu alanlarda bulunan oyun elemanlarının altındaki zeminin uygun olmaması, zeminde takılıp düşmeye yol açabilecek engellerin olma-
sı, oyun elemanlarının kırık, bakımsız olması
ve yaralanmaya neden olan keskin kenarlar,
sert köşeler, uygunsuz vida ve cıvataların yarattığı tehlikeler, çocuk oyun alanlarında bulunan oturma gruplarının eskiliği, buraların
bakımsız görünümü sitemize yakışmayacak
durumdaydı. Bakımsız ve kontrolsüz olarak
bırakılan çocuk oyun alanları terk edilmişlik
hissi uyandırdığından, çocuklar tarafından
oyun olarak, oyun gruplarına daha fazla zarar verme davranışları oluşmaya başladı. Bu
olumsuzlukları önlemek için, tüm oyun alanlarının düzenli olarak belli periyotlarla bakımı ve kontrolü sağlandı. Boya ihtiyacı olanlar boyandı, kırık oyun grupları ise yenileri ile değiştirildi. Yine bozuk olan oyun grupları tamir edildi, zemin ihtiyacı olan alanların
zemini yaralanmaları önleyecek şekilde, kauçuk zemin kaplama malzemeleri ile kaplandı.
Oyun alanları çocuklarımızın güvenle kullanımına sunuldu. Oyun alanlarında, çocuğunun yanında olmak isteyenler için Başakşehir Belediyesinin desteği ile yeni oturma
grupları ve dört adet kamelya yerleştirildi.
RADYOAKTİF PARATONERLER SÖKÜLEREK DEĞİŞTİRİLDİ
Sitemizde 11 Blok üzerinde bulunan,
ďŝŶĂůĂƌŦŵŦnjŦǀĞĞůĞŬƚƌŝŬůŝĞǀĞƔLJĂůĂƌŦŵŦnjŦLJŦůĚŦƌŦŵĚƺƔŵĞƐŝŶĞŬĂƌƔŦŬŽƌƵLJĂŶƉĂƌĂƚŽŶĞƌƐŝƐƚĞŵůĞƌŝŶŝŶϴĂĚĞĚŝďŝŶĂůĂƌŦŶŵĂŶƚŽůĂŵĂŝƔůĞŵůĞƌŝĞƐŶĂƐŦŶĚĂďĂŒůĂŶƨůĂƌŦŶĂŚĂƐĂƌǀĞƌŝůŵŝƔ͕
ƉĂƌĂƚŽŶĞƌƚĞƐŝƐĂƚůĂƌŦŵĂŶƚŽůĂŵĂĂůƨŶĚĂŬĂůŵŦƔǀĞĕĂůŦƔŵĂnjĚƵƌƵŵĚĂLJĚŦ͘ĂŚĂĚĂƂŶĞŵůŝƐŝ͕ŬƵůůĂŶŦŵŦƐĂŒůŦŒŦŵŦnjŝĕŝŶƵLJŐƵŶŽůŵĂLJĂŶ͕ƌĂĚLJŽĂŬƟĨ
ƉĂƌĂƚŽŶĞƌďĂƔůŦŬůĂƌŦŶŦŶƐƂŬƺůĞƌĞŬ͕d<;dƺƌŬŝLJĞƚŽŵŶĞƌũŝƐŝ<ƵƌƵŵƵͿ͛ŶĂ
ƚĞƐůŝŵĞĚŝůŵĞƐŝǀĞƉĂƌĂƚŽŶĞƌďĂƔůŦŬůĂƌŦŶŦŶĂŬƟĨƉĂƌĂƚŽŶĞƌďĂƔůŦŬůĂƌŦŝůĞĚĞŒŝƔƟƌŝůŵĞƐŝŐĞƌĞŬŵĞŬƚĞLJĚŝ͘ϭϭůŽŬƚĂ
ďƵůƵŶĂŶƌĂĚLJŽĂŬƟĨƉĂƌĂƚŽŶĞƌŝŶƐƂŬƺ-
ŵƺ͕ϴĚĞƚƉĂƌĂƚŽŶĞƌƐŝƐƚĞŵŝŶŝŶĂŬƟĨ
ďĂƔůŦŬůŦƉĂƌĂƚŽŶĞƌƐŝƐƚĞŵŝŽůĂƌĂŬLJĞŶŝůĞŶŵĞƐŝ͕ϯĂĚĞƚƉĂƌĂƚŽŶĞƌƐŝƐƚĞŵŝŶŝŶŽŶĂƌŦŵŦŶŦŶLJĂƉŦůĂƌĂŬ͕ƉĂƌĂƚŽŶĞƌ
ďĂƔůŦŬůĂƌŦŶŦŶĂŬƟĨƉĂƌĂƚŽŶĞƌďĂƔůŦŬůĂƌŦŝůĞĚĞŒŝƔƟƌŝůŵĞƐŝǀĞƐĂŒůŦŒŦŵŦnjŦƚĞŚĚŝƚĞĚĞŶƌĂĚLJŽĂŬƟĨƉĂƌĂƚŽŶĞƌďĂƔůŦŬůĂƌŦŶŦŶd<;dƺƌŬŝLJĞƚŽŵŶĞƌũŝƐŝ<ƵƌƵŵƵͿ͛ŶĂƚĞƐůŝŵĞĚŝůŵĞƐŝƐĂŒůĂŶĚŦ͘WĂƌĂƚŽŶĞƌLJĞŶŝůĞŶŵĞƐŝƐŽŶƵĐƵ͖ƐŝƚĞŵŝnjĚĞŬŝϲϮďůŽŒƵŶǀĞƐŝƚĞLJƂŶĞƟŵ
ďŝŶĂƐŦŶŦŶƚŽƉƌĂŬůĂŵĂƂůĕƺŵƺŶƺLJĂƉƨƌŦůĂƌĂŬ͕ƚƺŵďŝŶĂůĂƌŦƚŽƉƌĂŬůĂŵĂůĂƌŦŶŦŶƚĂŵĂŵůĂŶĚŦ͘zŦůĚŦƌŦŵĚƺƔŵĞƐŝƐŽŶƵĐƵŽůƵƔĂĐĂŬŚĂƐĂƌůĂƌĂŬĂƌƔŦƐŝƚĞŵŝnj
ĚĂŚĂŐƺǀĞŶůŝďŝƌŚĂůĞŐĞƟƌŝůĚŝͬͬ͘
E Ğ İ Tİ M
01 - 15 KASIM 2014
Necdet Yıldırım Bilgievi’nin
medarı iftiharı
Hasan Vapur
(14). Müziğe 9-10
yaşlarında bağlamayla başlamış.
Bağlama hocası
Halil Yıldız’ın
teşvikiyle İstanbul Teknik Üniversitesi Türk
Musikisi Devlet
Konservatuvarı’nı
kazanmış bu yıl.
Hocamla beraber bu yola adım
attık, çalıştık çabaladık kazandık
diyor.
www.212haber.com
Bilgievinden İTÜ
Konservatuar’a
N
(&'(7<,/',5,0%ú/*ú(9ú’nin medarı
iftiharı Hasan Vapur (14). Müziğe 910 yaşlarında bağlamayla başlamış.
Konservatuara hazırlanmayı düşünmemiş önceleri. Bağlama hocası Halil Yıldız’ın teşvikiyle İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nı kazanmış bu
yıl. Hocamla beraber bu yola adım
attık, çalıştık çabaladık kazandık diyor. Sesi de çok güzel olan Vapur,
bağlamayı ilk olarak memleketinden
bir hocasından öğrendikten sonra
gitar kursuna devam etmiş. Hocasının keşfiyle konservatuar macerası
başlamış. Şimdi liseyi İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda okuyor. Oradan da üniversiteye geçiş yapmayı
düşünüyor. Halil hocam olmasaydı
yapamazdım diyor sıklıkla.
Hasan’ın müziğe ilgisi aileden geliyor; zira amcaları da babası da hat-
O, NECDET
YILDIRIM
ú1
%ú/*ú(9ú·1
MEDARI
ú)7ú+$5,
ta kardeşi de bağlama çalıyormuş.
Bağlamaya başladığı ilk günlerdeki
anısını da aktararak sözlerini şöyle
sürdürüyor Hasan Vapur: “Küçükken babam bana bir bağlama almıştı. İlk gün kırmıştım onu. Sonradan
çalmayı öğrendim. Kendimi geliştirdim. Ailemin bu konuda çok desteği oldu. Bundan sonraki hedefim okulu bitirip bağlama branşında profesyonel olmak. İlerde konserler vermeyi de düşünüyorum.”
Hasan Vapur
18
Halil Yıldız
HALİL HOCAM OLMASAYDI
BURADA OLMAZDIM
Vapur, Arif Sağ ve Erdal Erzincan’ı örnek alıyor
kendisine. Hocasının da bu üstatların öğrencisi olmasının onun için büyük bir avantaj olduğunu söylüyor. “Bilgievleri ve Halil hocam olmasaydı bugün burada olmazdım. Ben önceden
Necdet Yıldırım Bilgievi’nde gitar öğrencisiydim
ama bağlamayı da bildiğim için onu tercih ettim.” diye konuşuyor.
Önceden Zeytinburnu’nda bir bilgievinde
bağlama kursuna gidiyormuş Hasan Vapur.
Başakşehir’den 2-3 yıl boyunca Zeytinburnu’na
gidip gelmiş. “Yol bir saatten fazla sürebiliyordu
bazen. Her şeyin bir bedeli vardır dedik ve katlandık. Bir şeyler öğrenmeye çalıştık. Sonra buraya geldik. Hocamla okul için hazırlıklar yaptık. Sınava girdik, kazandık.” ifadelerini kullanıyor.
BAĞLAMA BENİM İÇİN
DUYGULARIMIN DİLİ
“Benim için bağlama çalmak anlatılmaz yaşanır. O duyguyu yaşamak için bağlama çalmak
lazım.” diyen Vapur, şunları kaydediyor: “Çok
farklı bir duygu. Tabi o duyguyu verebilmek de
önemli; çünkü o duyguyu verince bağlama seninle konuşuyor. Bağlamayla bir diyalog kuruyormuşsun gibi oluyor çalarken. Bağlama benim için bir nevi duygularımın dili.”
Okula gitse de yine Necdet Yıldırım Bilgievi’ndeki derslere katılacağını söylüyor Hasan
Vapur. Kendimi daha da geliştirmem için bu önemli diyor.
TRT İSTANBUL RADYOSU’NUN
KAPILARI HASAN’A AÇIK
Hasan’ın öncesinde gitar öğrencisi olduğunu,
birkaç kere derslerine girdiğini söyleyen hocası Halil Yıldız, “Hasan’ı hemen orada keşfettim.
Hocasına dedim ki bu çocukta bir yetenek var.
Hani bağlamayı çalmak var bir de çaldığını duymak var. Hasan da böyle bir şey vardı. Kendini duyuyordu ve sanatsal faaliyetlere çok yatkındı. Hocasına ben bu öğrenciyi almak istiyorum
dedim. Biraz da bağlama bilgisi vardı Hasan’ın.
6 ay içerisinde Hasan’la sıkı çalışmaya başladık.
Bağlamanın teknik kısımlarını anlattım. Çok
ciddi emek harcadık. Sağ olsun yüzümü kara çıkartmadı. Sınav heyecanını da birlikte yaşadık.
Sınavda Manisa türküsü olan ‘Kırmızı Buğday’ı
çaldı ve 44 kişi içinden 8. oldu.” ifadelerine yer
veriyor.
Yıldız, “Hasan benim için sadece konservatuara girdi ve artık onunla işimiz bitti olan biri değil. Okulu olsun dersleri olsun hala onu sürekli takip ediyorum. Hasan’ın İTÜ konservatuarda
8 yıl eğitim alması demek, direkt TRT İstanbul
Radyosu’nun kapılarının ona açılması demektir.
Eğer seçimini eğitmenlikten yana yaparsa pedagojik formasyonunu alıp öğretmenlik de yapabilir. Biz Hasan’a sadece yol verdik, onun içindeki
müzik aşkını ortaya çıkardık ve senin bu yoldan
yürümen gerekiyor dedik. O da yürüdü. O cevher onun içindeydi.” diyor. //
Download

VALLAHI BIZ SIZE