Meclisi Mebusan
İ : 74
23 Mart 1334 (1918)
C: 1
j kimeyi tenvir edecek kanunşinas fazla bir zatın bulun­
masında mazarrat vardır diye, kimse itiraz ve iddia
j etmiyor.
Nazariyat itibarıyla elbette faydalı bir şeydir, fa­
kat tatbikat itibariyle muhakeme edilince, 1295 sene­
sinden beri, yani 39, 40 seneye yakın zamandan beri
tatbikatta hiçbir fayda vermedikten başka, birçok
mahzurlara meydan vermiştir ki, bu mahzurlar sahi­
bi teklif tarafından geçen celsede uzunuzadıya tafsil
ı ve beyan edilmiştir.
Sonra, teftiş ve tahkikten de 'bahsettiler. Bendeniz,
j
Hâkimlerin istiklaline daha çok tarafdar olduğum
için teftiş ve tahkika pek çok taraftar değilim. Alaniyyeti muhakemat istika anilhükkâm derecatı Ma­
hâkim ve saire, işte yalnız bu kaideler ve usullerdir
ki teftiş ve tahkik ve ciddî bir teftiş ve tahkik teşkil
eder. Yoksa, Mahkemelerin müfettişler vasıtasıyla mu­
rakabe tahtında bulundurulması, Hâkimlere emniyet­
sizlik demektir.
Halbuki Hâkimlere, emniyetsizlik edilemez ve Hâ­
Bilhassa mahkemelerde aynı suretle bu Hukuku
kimlerin, bilakis, emin olarak intihap edilmeleri ve
Umumiyyeye taalluk eden mesail mevzuübahis olun­
ondan sonra vazifede tamamiyle müstakil ve yalnız
ca, bunları resen nazarı itibara almakla mükelleftir­
kanaati vicdaniyye ve kanuniyyeleri dahilinde hare­
ler, vazifedardırlar. Hatta bundan dolayıdır ki, bun­
kette serbest bırakılmaları, adalet nokta-i nazarından
lara Hukuku Umumiyye mesaili deniliyor. Hukuku
en salim bir usuldür; fakat öyledahi olsa, şimdi, mev­
Umumiyye meselesi mevzuübahis olunca, bunlar, re­
cut hale nazaran ortada gayet garip bir şey var.
sen nazarı itibara alınır demektir. Tarafeynden hiç­
Eğer Müddeiumumiler, teftiş ve tahkik için ma­
birisi mevzuübahis etmezse, ve o yolda bir itiraz sevk
hakimde bulunsun deniliyorsa, Sulh Hâkimleri mün­
eylcmc/.sc bile, Hukuk Mahkemesi, bunu, resen na­
ferit oldukları halde ne hukuk, ne ceza davalarında
zarı itibara alır. Bu cihetin Hukuku Umûmiyyeden
Müddeiumumiler oraya müdahale edip beyanı müta­
madudiyyeti Mahkemece resen nazarı itibara alınabil­
lâa veyahut serdi iddia etmiyorlar. Müddeiumumile­
mesi manasında tefsir olunuyor.
rin üç, beş zattan mürekkep ve daha mutena olan Bi­
dayet ve İstinaf Mahkemelerinde teftiş ve tahkik için
Binaenaleyh Mahkemede Müddeiumumiler mev­
bulunmalarını lâzım görmek, Sulh Mahkemeleri için
cut olmazsa, bu cihetler nazarı itibara alınmaz demek
lâzım görmemek, garip bir tenakuz teşkil eder.
değildir. Bendeniz de arzetmiştim ki, eğer imkânı tat­
biki olsa, elbette Müddeiumumilerin diğer vazaifi müOnun için bendeniz bu teftiş ve tahkik vazifesiyle
tehaddimel er i ııi n fevkinde olarak, böyle her türlü Hu­
de Müddeiumumiler Mahakimde bulunarak başka
kuku Umumiyye davalarını, mesailini Hukuk Mah­
türlü meşgul olabilirler fikrindeyim. Teftiş ve tahkik.
kemelerinde de müdafaa etmek, sonra menafi-i Dev­
Filhakika, Müddeiumumiler, her türlü ceralmi teftiş
ve tahkik ile mükelleftir.
lete ve menafi-i Memlekete ait olan işlerde de beyanı
mütalâa etmek ile muvazzaf kılınmaları bir faide-i
Binaenaleyh mahâkim tarafından suiistimal vâki
zaide teşkil eder. Hiç şüphe yok, bunu kim arzu et­
olursa, elbette onu tetkik ve tahkik ederler ve ona
mez?
göre merciine ihbar ederler ve iktizayı kanuniye te­
vessül eylerler. Onda şüphe yok; fakat Mahakimi Hu­
Fakat arzetmiştim ki, eğer vazifelerini ifaya mani
kükiyyede bulunmaları, bu nokta-i nazardan da bir
bir hal teşkil ettiği tahkikat ile anlaşılmasaydi, şayanı
zamret teşkil etmiyor.
terviç olurdu.
Şimdi, mazbataya rücu ediyorum. Esasen mazba­
Saniyen : Deavi-i Hükukıyyenin teahburatına yine
ta, Necmettin Molla Beyefendi Hazretlerinin teklifle­
bu suretle kendilenrinin Mahakimi Hukükiyyede vari üzerine, Encümenin mütalâasını ihtiva ediyor. Nec­
zifedar addedilmeleri sebep olmasaydı, bu, şayanı ter­
mettin Beyefendi Hazretleri, Müddeiumumilerin deaviç ve ipka olurdu. Binaenaleyh esasta yani heyeti hâ-
Umumiyye nokta-i nazarından daha tehlikelidir. Müddeiumumiler de Hukuk-u Umumiyyeyi bütün şümul-ü
manasıyla muhafaza etmek hususuna memur olduklan için elbette beraeti nazarlarında tebeyyün eden
bir kimsenin Mahakimce mahkûm
edilmemesini,
yani beraet ettirilmesini talep ve dava ve hatta malıkûm edilirse beraat etmekle
mükelleftirler. Fakat
arz ettiğim gibi, tarafeynden madudiyyetleri
buna
mani değildir.
İkinci itirazları; deavi-i Hukükiyyede Hukuk-u
Umum iy yeden madud olan mesaili
Hâkimler de
re'sen nazar-ı itibara almak ile mükelleftirler ve ce­
mimden mütevellit olanlardan başka Hukuk-u Umu­
miyye mesaili münhasıran Müddeiumumilere muhavvel vazaiften değildir demiştim. Hukuk-u Umumiyyeden intizam-ı umumiyi temin için vazedilen
mevadd-ı kanuniyyeden birçokları vardır ki, bun­
lara Müddeiumumiler de alâkadardır, başka Devâir
de alâkadardır.
— 329
TBMM KÜTÜPHANESİ
Download

1 Umumiyye nokta-i nazarından daha tehlikelidir. Müd