Üniversite hastanelerinden
bir adım daha öndeyiz
ERZURUM & SAĞLIK
1990’lı yılların ortalanndayız...
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fazlı Erdoğan ile yaptığımız röportajı yayınlıyoruz. Sağlık alanında Türkiye genelinde olduğu gibi
Henüz emekli olmuş hac farizasını
yerine getiren babam için zor yıllarda­
y ız .
Kayseri Polis Okulu’nda eğitim
gören abimi ziyarete giden babamın
özafagus kanserine yakalandığı ve bo­
yutunun ilerlediğinin öğreniyoruz.
Aslında ölümüne kadar babamın
kanser hastası olduğunu bilmiyor­
dum .
O yıllarda Dahiliyeci İsa Yalçın ve
sonrasında ise Salih Kocaoğlu’nun
umuduna bıraktığımız babamın sağlı­
ğına kavuşmasını bekliyoruz.
Hijyenik koşullardan uzak şimdiki
Palandöken Devlet Hastanesi’nin o yıl­
larda ten rutubet kokan odalarında te­
davi gören babamın yanında refakatçi
kalmak bile oldukça z o rd u .
Hasta için ne denli zor olduğunu ise
varın siz düşünün.
Film çektirmek tahlil vermek saat­
lere yayılan zaman dilimi içerisinde
hastayı daha da hasta etmeye yeterdi
b i le .
Öyle ki o yıllarda yemek kokusu ile
ilaç kokusunun bir arada tiksindirici
hijyenden uzak Numune Hastanesi ile
kıyas yaptığınızda SSK Hastanesi mo­
dern görüntü arz ediyordu.
Doktorların hastaları aşağılayıcı
tavrı, neredeyse önlerinde diz çökmele­
rini beklemeleri ise asıl hastanın sağlık
sektörünün bizzat kendisi olduğunu or­
taya koyuyordu.
Mumcu’da ki muayenelerine gitmediyseniz doktorunuzu sabah poliklinik
yapması bir yana odasına bile uğradı­
ğını göremezsiniz.
Her ne kadar hastalık sisteme zuhur
etmiş olsa da, hekimlik mesleğini ya­
panların bu mesleğin hakkını vereme­
diklerini her fırsatta söylerim .
Aslına bakarsanız son yıllarda he­
kimlere ve sağlık personellerine karşı
sağlıkta şiddetin o yıllardan ekilen nef­
ret tohumları ile alakalı olduğunu düşü­
nüyorum .
Birçok sosyoloğunda yaptığı araş­
tırmalarda benimle aynı kanıda oldu­
ğuna iddiaya girebilirim.
Neticede hiçbir çözüm üretmeyen
yalnızca aylık periyotlarla kür uygula­
mak dışında bir beceri sarf etmeyen ba­
siretlerini tartışacağım hekimler
babamın 14 aylık acısına katkı sağla­
maktan başka bir şey veremediler.
1996 senesinin bahar aylarında kay­
bettiğim rahmetli babamın derin acısını
yaşamakla birlikte, son yıllarda ki sağ­
lık alanında ki gelişmeler yüreklere su
serpiyor.
1990’ların acımasız yıllarının ak­
sine bugün hastasıyla büyük bağ kuran
hekimlerimizin varlıkları gelecek adına
da ümitleri yeşertiyor.
Sağlık Eski Bakanı Prof. Dr. Recep
Akdağ’ın Ak Parti hükümetiyle birlikte
başlattığı büyük dönüşüm insana ve
insan sağlığına ne kadar değer veril­
mesi gerektiğinin en bariz örneği ol­
m uştur.
Dünya devi Amerika Birleşik Dev­
letlerinin bile dev sağlık projesini
özümseyip uygulama düşüncesi
Akdağ’ın başarısının kanıtıdır.
Özel sağlık kuruluşlarını bile kıs­
kandıracak boyuta ulaşan devlet hasta­
nelerindeki modern yapılanmalar ve
bununla beraber ortaya çıkan yüzde
75’lere varan hasta memnuniyetlerini
yazmakla bitirem eyiz.
Muhalefet partilerinin bile her fır­
satta sağlıktaki dönüşüme övgüsünün
yeni güzel projelere ilham olacağını
düşünüyorum.
[email protected]
Erzurum' da görülen büyük değişimin ve dünyanın taktirle karşıladığı proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Erdoğan'ı sütunlarımıza konuk ettik.
EVGİLİ okurlarımız ‘PORT­
aldığınız karar tam 6 yıl sonra ancak devreye gi­
RELER’ başlıklı yazı dizisi
recek bir karar. Yavaş yavaş semerelerini görü­
devam ediyor. A’dan Z ’ye tüm
yoruz. İlk kez bir pratisyen hekimi bugün
sisteme dahil etmeye karar verseniz tam 6 yıl
meslek ve sektörlerden Erzu­
rum’un seçkin simaları ile yaptı­ sonra ancak devreye girer. İlk kez geçen ay 4
ğımız söyleşilerimizden sizlere bu hafta
Kamu
bin 600
tane pratisyen hekim mezun oldu bu ül­
Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr.
kede. Bu mezuniyetler peyden pey artmaya
Fazlı Erdoğan ile yaptığımız röportajı yayınlıyo­ devam edecek. Dediğim gibi bu hiç kolay değil.
ruz. Sağlık alanında Türkiye genelinde olduğu
Bugün aldığınız karar pratisyen hekim açısından
gibi Erzurum’ da görülen büyük değişimin ve
6 yıl uzman hekim açısından 10 yıl sonra netice
dünyanın taktirle karşıladığı proje hakkında
bulursunuz.
bilgi veren Prof. Dr. Erdoğan’ı sütunlarımıza
konuk ettik.
ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDEN
BİR ADIM DAHA ÖNDEYİZ
SAĞLIK HİZMETLERİ 3 BİRİM
Bir zamanlar köhne vaziyette olan devlet
TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYo R
hastanelerinin şimdiki durumunu nasıl görü­
Sayın Erdoğan, öncelikle Kamu Hastane­
yorsunuz?
ler Birliğinin genel yapısı ve işlevi hakkında
Son dönemde sağlıkta dönüşüm programı
bilgi verir misiniz?
açısında inşa edilen hastanelerimizin birçoğu
Bilindiği üzere 663 sayılı kanun hükmün­
üniversite hastanelerinin çok daha önünde. Sağ­
deki kararname ile sağlık bakanlığının merkez
lık hizmet sunum kapasitesi niyet ve kapasite
ve taşra teşkilatı yeniden yapılandırıldı. Merkez
olarak hekimlerimiz bir adım daha öndeler. Üni­
haricinde taşrada sağlık müdürlüğü eliyle yürü­
versitelerdeki doktorlarımızın eğitim sorumlu­
tülen işler 3 ayrı birim tarafından sürdürülmeye
luğu da var şüphesiz bunu görmezden
başlandı. Birincisi Halk Sağlığı Müdürlüğü. İs­
gelemeyiz. Bölgede tüm insanlarımıza eşit ada­
miyle müsemma halkın sağlığı aile hekimliği
letli en kaliteli sağlık hizmeti sunmanın gayre­
gebe takibi aşılamalar gibi konularda kendile­
tindeyiz. Bizim tekelimizde olan bir şey değil.
rine düşen işleri yapıyorlar. Bizimde ismimizle
Şu kanaatteyim ki bir şekliyle sağlık hizmetleri
müsemma işlerimiz var. Kamuya ait hastaneleri
hem sağlık insan gücünü teknolojik hizmetleri
birlikte yönetiyoruz. Tüm Türkiye’de 88 tane
takip etmeliyiz. Hizmet sunumu pahalıdır. Üni­
kamu hastaneleri birliği var İstanbul’da 6 Anka­ versitenin varsa bizde alalım bu çok yanlış bir
ra’da 2 tane yakın zamanda üç olacak. Çünkü
şey. Rekabetçi anlayışla sürdürmenin anlamı
planlama öyleydi. İzmir’de iki tane diğer illerde
yok. İkinci üçüncü dördüncü hastane açılsa özel
ise birer tane kamu hastaneleri birliği var. Erzu­
çabalar içinde gireriz bu son derece tabidir. Sağ­
rum, Türkiye’nin coğrafi açıdan dördüncü
lık hizmeti sunucuları meblağları yüksek ticari
büyük ili. 23 bin kilometrekarelik bir alana
işletmelerdir. Bu seneki muhtemelen bütçemiz
sahip, 400 kilometre bir ucundan ötekine varan
300 milyon civarında olacak. Üniversite oyunla­
büyüklüğü var. Üçüncü birim olarak sağlık mü­
rının tüm yatırımlarının yarıcısı kadar bütçemiz
dürlüğü ise merkez sağlık hizmetleri ve üçlü ya­ var. Yaptığımız işin büyüklüğünü görmek lazım
pının koordinasyonundan sorumlu.
herkesin bilmesi lazım.
S
5 BİN PERSo NELLE
HİZMETLERİMİZ
y o ğ u n lu k la sü r d ü r ü lü y o r
Sağlık hizmetlerinde eksiklik duyduğunuz
konular oluyor mu?
Erzurum’da ise dediğim gibi sağlık ve hastanecilik hizmetleri yürütmek mümkün değil. Me­
kânsal sorunlarımız neredeyse yok. Nitelikli
sağlık hizmet sunum kapasitesi mevcut. Mer­
kezdeki ve ilçelerdeki hastanelerimizde görü­
yorsunuz. İlçelerimizdeki bazı hasta odaları
merkezden daha konforlu diyebiliriz. Erzu­
rum’daki kamu hastaneler birliğine bağlı olarak
çalışan toplam 15 sağlık tesisimiz var. Bu sağlık
tesislerimizden bir tanesi merkezde Palandöken
Devlet Hastanesi Nenehatun Kadın Doğum
Hastanesi ve bölge araştırma hastanesi. 6 ilçe­
miz bize ait hepsi bizim uhdemizde değil.
Güney ilçelerimizin tamamı bize ait. Kuzeydeki
ilçelerimizden Pazaryolu, Şenkaya ve Uzundere
bize bağlı değil. Çok ciddi bir personel yoğunlu­
ğuna sahibiz. 5 bin civarında personelimiz var.
Oldukça yoğun ve donanımlıyız. Zaman zaman
hekim açığı yerleri mecburi hizmet için gelen
personelle sürdürmeye çalışıyoruz.
HEKİM AÇIğ ININ ÖNLENMESİ
k o n u s u n d a KÖKLÜ
TEDBİRLER ALINDI
Türkiye’de adeta kangren hale gelmiş
olan hekim açığı konusunda sorunlar yaşıyor
musunuz?
Yıllarca en azından benim öğrencilik ve ho­
calık dönemimde 14 Mart tıp bayramında hep
şu konuşuluyordu hekim açığı yok ama dağılım
dengesinde problem var. İkinci kısmı elbette
doğru ama hekim açığı olduğu da yadsınamaz
mir gerçek. Sanırım 2006 da Y ÖK DPT ve Milli
Eğitim ve sağlık bakanlığı bir araya gelerek Tür­
kiye’de bazı meslek gruplarındaki açığı ve bun­
lara ilişkin neler yapılabilir konuşuldu. Çünkü
biliyorsunuz tıp fakültesi 6 yıl sürüyor. Bugün
İTHAL HEKİM TALEBİ YERLİ
HEKİM GÖÇÜNÜ ENGELLER
Erzurum’da devasa sağlık yatırımlarına
rağmen hekim açığının halen daha devam et­
mesini nasıl karşılıyorsunuz?
Başka yerlerde de hekim açığı çok olduğu
için hekimler alternatif üretiyor. Şuna inanın İs­
tanbul’daki hekim açığı Erzurum’dan çok daha
fazladır. 18 milyon kişi ve bu nüfusa paralel ça­
lışan personel. Elbette ki çözülebilecek sorunlar
ama hemen çözüleceğini söyleyebiliriz. Bakan­
lık seviyesindeki yöneticilerimizin bu sorunların
farkına varmış olması ve bunun için çabalama­
larını görmek lazım. Ben fakülteye girdiğimde
202 kişi girdik. Ancak 12 kişi hiçbir sorun olma­
dan mezun olabildik. Tıp fakültesi zordur. Bunu
göz ardı edemezsiniz. O zaman süreyi geniş tu­
tarsak 12 senede geri dönüş ancak mümkün. Ha­
tırlarsanız eski bakanımız Recep Akdağ’ın
yurtdışından hekim ithalini konuşuyorduk. Bir
ihtiyaçtı bu çünkü. Bizim Mehmet öz hekimi­
miz Amerika’da hekimlik yapıp onların diliyle
onlara hizmet veriyorsa bunun tersi neden olma­
sın.
TANZANYA’DA EĞİTİM GÖREN
TÜRK D oK ToR U TANZANYA’DA
DAHA VERİMLİ oLU R
Kriterlerinizi net şekilde belirtirseniz ona
uyuyorsa görev yapacak ithal hekimler buluna­
bilir. Türkiye’de özel hastaneler var. A hastanesi
B hastanesi adı altında belli ölçekte hastaneler
var. Oralarda yabancı hekimler çalıştırılabilir.
Böylelikle bizim yerli hekimlerin kaçışı önlene­
bilir. Hekimlik açısından belli zafiyet gösterile­
ceğini düşünürseniz neden hastanızı emanet
edesiniz. Başka bir şey söyleyeyim Türkiye’de
yüzlerle ifade edilecek kadar insanlar tıp fakül­
telerinde eğitim alıyorlar. Türkçeyi öğrenip
Türkçe eğitim alıyorlar. Tanzanya’da eğitin
gören Türk’ün Tanzanya’da çalışması daha doğ­
rudur.
ERZURUM HİÇBİR KESİM
TARAFINDAN HİZMETLERİN
İHMAL EDİLECEĞİ YER DEĞİLDİR
Yıllar önce temeli atılan ve halen bitirile­
meyen Sağlık Kampüsü’nün geciktirilmesi­
nin sebebi nedir?
2014’ün 9. Ayında hastanenin içinde olma­
lıydık. Tahmin edersiniz ki hukuki süreçler var.
Hiçbir ithamı kimse hak etmiyor. Bu keyfiyet
değil mecburiyettir. Pasif kalındığı eleştirisini
kabul edemeyiz. Biraz yerel ve art niyetli olum­
suz eleştiriler yapıldı. Yatırımın kaydırılması
mümkün değildir. Erzurum hiçbir kesim tarafın­
dan ihmal edilecek yer değildir. Erzurum fiziki
olarak çevresinin tamamının hizmet bölgesidir.
Adına ne derseniz deyin Ağrı’da ki insan Bay­
burt’ta ki insan buraya gelip tedavi olmaya geli­
yor. Böyle sağlık bölgesi olması 50-100 yılın
kazanımıdır.
DAHA GÜÇLÜ İNSANLARIN
BİR ARAYA GELME KÜLTÜRÜ
oturtulm alI
27 yıldır Erzurum’da yaşayan birisi olarak
söylüyorum. Hizmet kesintisi olmuştur ama Er­
zurum varken Konya, Kayseri, Adana yoktu.
Bugün hepsi var. Nedeni iyi araştırmak gereki­
yor. Erzurumlulara da bunu sormak gerekiyor.
İnsanların karakterleri olduğu gibi şehirlerinde
karakterleri vardır. Konya dediğiniz kayseri,
Trabzon, Konya dediğiniz zaman bir tipleme be­
lirir. Erzurum denilince de insanlar gülümser Er­
zurum der. Gel gör ki bu dinamiği içeride daha
tutmak lazım. Daha güçlü insanların bir araya
gelme kültürünün oturtulması lazım.
HİZMETLER SÜRDÜRÜLEBİLİR
oLMALI
AK Parti iktidarı ile birlikte son 12 yılda
büyük değişimler geçirdik. Hormonlu büyü­
düğümüzü düşünüyor musunuz?
Çok iyi planlanmış ve uygulanmış bir proje
ile karşı karşıyayız. Örneği sağlıkta yeni bir şey
yapılıyor bunun sürdürebilir olmadığından bah­
sediliyor. Örneğin performans geri ödeme gö­
rüntüleme sisteminden bahsediliyor hormonlu
büyüme değil. Ayağı basan yere basan projelerle
hizmet veriyoruz. Niye bu kadar hızlı büyüdük?
Nasıl oldu diyecek olursanız çok net. 1, sıfırdan
büyüktür. Dün bir şey yoktu bugün yaptığınız
her şey daha çok dikkat çeker. yüzde 30’larda
olan memnuniyeti yüzde 75’lere getirdik. Bunu
yüzde 81’lere getirmek buraya getirmekten daha
zordur. Yüzde 30’luk kazanım bundan sonraki
yüzde birlik kazanıma tekâmül eder. Bu sistemi
hem sürdürebilir kılmanız hem de ihtiyaçları
anında karşılayıp bunu telafi etmeniz çok yerin­
den bire bir takip eden yönetim portföyü ile
mümkündür. İnsanların sağlıkta dönüşümde ka­
zandıkları en önemli şeylerden birisi zihniyet
dönüşümüydü. Merkez bir zamanlar sağlık çalı­
şanı odaklıydı. Şimdi hasta odaklı çalışıyor.
MEMNUNİYETLERİ YÜZDE 98’LERE
ÇIKARMAK HAYALCİLİK oLU R
Özellikle Eski bakanımız Recep Akdağ
sonrasında sağlık alanında gerileme olduğu
görüşü hakim. Bu konuda neler söyleyeceksi­
niz?
Buna cevap vermem doğru olmaz. Sonuçta
belli noktaya gelmiş hizmetin daha iyiye taşın­
ması daha zordur. Yüzde 98’lik memnuniyete
çıkacağız dersek hayalcilik olur. Asıl olunan
bundan geriye düşmemektir. Devletin hangi sis­
teminde yüzde 70’lerde memnuniyet var? Sor­
mak lazım. Bugün yeni bir cihaz kuruldu. Yarın
bakarsınız şu hastalarda bu cihaza alınabilir.
Canlı organizmadan bahsedebiliyoruz günübir­
lik revizyonların hatta olması gereken organi­
zasyondan bahsediyoruz.
HİZMET SUNUMLARINI
ÇEŞİTLENDİREBİLİYoRUZ
Türkiye’nin en büyük illerinden biri olan
Erzurum’da sağlık hizmetlerinin verilme­
sinde çekilen zorlukları asgariye indirmek
için neler yapıyorsunuz?
Bu coğrafyayı elbette değiştiremezsiniz.
Ama neler yapılabilir size uzakta kalan 200 ki­
lometre mesafeye yakın yerlerdeki sağlık hiz­
metini o yere yetecek boyutta sunar biraz daha
modernize ederek sağlarsınız. Hizmet aksama­
sına müsaade etmezsiniz. Örneğin güneyde Karaçoban’da her branşı bulundurmazsınız ama
Hınıs’ta bulundurmalısınız. Bizde ona göre çalışıyoruz zaten. İkincisi ise tabi ki sağlığın tekno­
lojisi ile çok iyi entegre olmak gerekir. Orda ör­
neğin radyoloji hekimini Hınıs’ta
tutamayabilirsiniz ama cihazınızı bulundurup
görüntüyü çeker, buradaki hekime yorumlatırsı­
nız ona göre tedavi sağlarsınız. Ayrıca kar üstü
araçları helikopterlerle ile hastaya ulaşabilirsi­
niz. Hekimlerimizi oraya gönderebiliyoruz ame­
liyat için. Sunumları çok çeşitlendirmek
mümkün. Kapasitemizde imkanımızda var.
k o m şu ü lk elerden a n c a k
DİREKT UÇUŞLA SAĞLIK
TURİZMİNDE İDDİALI oLABİLİRİZ
Son yıllarda Erzurum’da sağlık turizmi
alanında ki kat edilen büyük mesafeler çevre
ülkelerdeki potansiyelleri ortaya çıkarıyor.
Bu potansiyelleri harekete geçirmek için sizce
neler yapılmalı?
PR oF. DR. FAZLI
ER D oĞ A N KİMDİR?
1970 yılında Tokat ili, Reşadiye ilçesi,
Bozçalı Kasabasında doğdu. İlkokulu Bozçalı ve Reşadiye’de, ortaokul ve liseyi An­
kara Hasanoğlan Atatürk Öğretmen
Lisesi’nde okudu. 1987’de Atatürk Üniversi­
tesi Tıp Fakültesine girdi. 1993’de 23.
dönem fakülte üçüncüsü olarak mezun oldu.
1993-1995 yılları arasında Tokat Reşadiye
Bozçalı Sağlık Ocağı’nda mecburi hizme­
timi tamamladı. 1995 Nisan TUS’unda başa­
rılı olarak 04.09.1995 tarihinde Atatürk Üni­
versitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim
Dalı’na araştırma görevlisi olarak girdi.
28.10.1998’de “Kronik Viral Hepatitlerin
Geçmişte ve Günümüzdeki Sınıflandırılma­
ları” konulu tezi hazırlayarak uzman oldu.
02.02.1999 tarihinde Patoloji Anabilim
Dalı’na yardımcı doçent olarak atandı.
14.04.2005 tarihinde doçent oldu.
14.03.2008 tarihinde görevlendirme ile Er­
zurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Başhekimliğine atandı. 14.11.2008 tarihinde
Patoloji Klinik Şefliğine atandı ve ikinci gö­
revle Başhekim olarak görevlendirildi.
05.06.2012 tarihinde Ankara Yıldırım Beya­
zıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabi­
lim Dalı’na profesör olarak atandı.
02.11.2012 tarihinde Erzurum Kamu Hasta­
neleri Birliği Genel sekreteri olarak görev­
lendirildi. Halen bu görevi yürütmektedir.
İngilizce biliyor. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Gerçekçi olmak lazım. Nedir bu gerçekçilik
size fiziki olarak yakın olan çevrelerden hasta
almak daha mantıklıdır. Sınırdaki illerimiz du­
rurken Suriye’den hasta talep etmek hayalcilik­
tir. Ama size yakın olan Gürcistan, Ermenistan,
Azerbaycan Türkmenistan gibi yerleri düşünebi­
lirsiniz. Şunu belirtmek lazım siz Türk Cumhu­
riyetleri ile Erzurum arasında direkt bir bağlantı
kurmadıktan sonra potansiyellere erişemezsiniz.
İstanbul aktarmalı uçak aktarması mümkün de­
ğildir. Çünkü hasta İstanbul’da zaten aradığını
bulur Erzurum’a gelmesi mümkün olmaz.
Makul olmak lazım. Bakü’den İstanbul’a giden
hasta İstanbul’dan Erzurum’a gelmez. Orda her
şeyi bulur. Anlayacağınız direkt bağlantılar ile
ancak potansiyel mümkün.
Kamu Hastaneleri bünyesinde 2014 yılı
içerisinde kaç hastaya sağlık hizmeti verildi?
Mesela geçen sene 1 milyon 396 bin hasta
bakmıştık. Ancak ocak şubat gibi bilgiyi paylaş­
mak doğru olur.
Başarılı bir idarecisiniz. Görev yaptığınız
süre boyunca da sağlık alanında köklü deği­
şimlere imza attınız. Malumunuz 2015 yı­
lında milletvekili genel seçimleri yapılacak.
Bu başarınızı perçinlemek için siyasete atıl­
mayı düşünüyor musunuz?
İşimi iyi yapmaya çalışıyorum bu soruya
şimdilik cevap vermek istemiyoruz. İnsanların
bir şekilde bize erişimlerini kolaylaştırmak teda­
vilerini çok daha iyi yapmaya çalışıyoruz.
ACİL SERVİSLERİN DoĞRU
KULLANIMI Ç oK ÖNEMLİ
Sağlıkta son yıllarda artan şiddet konu­
sunda neler söyleyeceksiniz?
Bir yönetici olarak değil hekim olarak söylü­
yorum. Herkesin hastaneye gelmesi gerekmez.
Sağlık ocaklarımızda küçük çaptaki sağlık mer­
kezlerimizde iyi seviyede tedavi görebilirsiniz.
Herkes bir yere yığılırsa sunduğunuz sağlık se­
viyesinde düşmeler olur. Aklıma gelmişken acil
servislerin doğru kullanımı çok önemli. Acillere
gerçekten acil durumdaki hastaların gelmesi ge­
rekiyor. Acillerimizin kullanımı kadar bizim
hasta hekim ilişkilerinde asgari saygıyı tesis
etmek gerekiyor. Hasta hekim ilişkilerinde in­
sanların saygı duymaları gerekiyor. Gerçekten
insanlar bizden birinci sınıf sağlık hizmeti
beklemesi en tabi hakkıdır. Bir taraftan bunu
beklerken bir taraftan magandalık yapması
kabul edilemez. Erzurum’da sağlıkta şiddet
fazla rastlanmıyor ama insanlarımızın bu an­
lamda duyarlılığını bekliyoruz.
HEKİME ŞİDDETE GÖZ
YUMAMAYIZ
Biri doktoru döverken öteki vatandaşın
buna tepki göstermesi gerekir. Aksi halde is­
tediğiniz sağlık hizmetini alamazsınız. Dok­
toru dövüp sövüp hizmet beklemek kabul
edilemez. Bölge Eğitim Hastanesine günde 5
bin kişi geliyor toplam 15 bin kişiye yakın
hastası refakatçısı ile bir yoğunluk oluyor.
Binde bir bile olsa 15 tane ciddi olay bekle­
nir. 15 ciddi olay 365 günde bile olmaz. Va­
tandaşımızın hakkını teslim etmek gerekir.
Biz istiyoruz ki hekimin yada sağlık çalışan­
larının tavrı yada yanlış hareketi olmasın.
Hekim sıkıntılarının bazıları bu tür sorunlar
yüzünden oluyor. Çoğunlukla bayan hekimle­
rimiz korkuyor yada korkutuluyorlar istifa
ediyorlar. Hep kötü tarafından bakmayalım
bunları kanıksamak gerekir. Bunlarında ola­
bileceğinin farkında olmamız daha profesyonel
yaklaşmak gerekir. Sağlık hizmet sunucularının
insan olduğunu unutmamak gerekir bunlarında
insan olduğunu ağlayabileceğini, düşünebilece­
ğini unutmamak gerekir. Bunlar bizim insanımız
bizden birileri.
Download

da görülen büyük değişimin ve Prof. Dr. Fazlı Erdoğan ile yaptığım