-IÖNSÖZ
Akarsuların Sumer’lerden, eski Mısır’dan vd. uygarlıklardan beri değerlendirilegelmiĢtir.
Türkiye’de Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de su çeĢitli amaçlarla kullanılmıĢtır. Doğal olarak
tarım alanlarını sulamakta kullanılan su, Cumhuriyet döneminde tarım ürünlerini kullanan sanayi
tesislerinin kurulması ve geliĢtirilmesinin temel faktörüdür. Örnek olarak Trakya’da inĢaatına 1925
yılında baĢlanan ve 1926’da çalıĢtırılan Alpullu ġeker Fabrikası’nın yer seçimi dikkat çekicidir.
Fabrika Ģeker pancarı ekilecek tarlaların Ergene Nehri’nden sulanabileceği, üretilen pancarın da
arabalar ve demir yolu ile getirilebileceği yerde kurulmuĢtur. Ergene boyundaki çeltik tarım alanları
eski haritalarımızda görülmektedir. Daha sonra Meriç Nehri boyuna yapılan sedde ile Ġpsala ve Enez
ovaları çeltik tarımına açılmıĢtır. Ege ve Çukurova’da pamuk tarlalarının sulanmasaydı pamuk
üretimine dayalı dokuma sanayimiz kurulabilirmiydi? Giderek yapılan barajlar ve sulama tesisleri ile
desteklenen ve geliĢen sulu tarım alanları Türk çiftçisinin üretim gücünü arttırmıĢ, refah düzeyini
yükseltmiĢtir. Benzer olay Alakır Barajının 1971 yılında bitirilmesi ve Kumluca Ovasının sulanması
ile geliĢmiĢtir. Kumluca Ovasının sulanması ile elde edilen yüksek üretim ve gelir, Alakır Vadisi
boyunca kuru tarım ve hayvancılık ile geçinen köylülerin de ovadaki geliĢmeyi örnek alıp sulu tarım
yapmalarına sebep olmuĢtur. Böylece Alakır Havzası’ndan göç durmuĢ, Kumluca’nın ve köylerinin
nüfusu 3 misline çıkmıĢtır. “Su akar, Türk bakar” sözü Türklere hakaret anlamında kullanılır. Türkler
“Bakar” değildir. Bize bulaĢanlara söyleyecek atasözümüz de vardır; “Allah akıl vermiş, fikir ihsan
etmemiştir”.
Barajlardan elde edilen elektrik Türkiye’nin ucuz ve temiz, millî enerjisidir. Küçük sulardaki
mevsimlik akıĢların uygun ölçekteki bentlerde toplanması, yaz mevsiminde sulamada kullanılması, bu
arada da elektrik üretiminin sağlanması giderek gündeme gelmiĢtir. Bu küçük, dere tipi hidroelektrik
santrallarının kuruldukları yerlerdeki doğal ekosistemlerin dengesini ve devamlılığını bozmayacak
ölçekte olmaları gerekmektedir. Devlet örgütlerinin veya yerel yönetimlerin kâr amacı güdülmeden,
kamu yararına yapmaları gereken bu görev ticarileĢtirilmeğe kalkıĢılınca durum değiĢmiĢtir. Ticari bir
tesisin kâr etmesi gerekir. Kâr amacı ile kurulacak olan HES’lerin planlanması ve projelendirilmesinde
kullanılan bilgiler ve modeller yurt dıĢından, baĢka özelliklere sahip havzalarda uygulanan projelerden
alınmıĢtır. Yerel özelliklere dayandırılmıĢ bilgi, doğal ekosistemlerin yapısı, dengesi ve devamlılığının
sağlanması, halkın su ihtiyaçları, sulu tarım alanlarının ve üretimin devamlılığının sağlanması için
gerekli bilgi toplanmadan, değerlendirilmeden bir HES planlama/projelendirmesi yapılamaz. Halkın
yaĢama hakkı göz ardı edilirse, itiraz etme hakkı doğar. Fırtına Deresi’ndeki ticarileĢtirme giriĢimine
Çamlı HemĢin halkının itirazı tipik ve tarihi bir örmektir. Ancak, Ġstanbul’da toplanan 5. Dünya Su
Forumu’dan (Mart 2009) sonra her derede bir HES serisi kurulmağa kalkıĢılmıĢ ve 49 yıllık izinler
verilmiĢtir. Bu izni alan Ģirket dereyi havzası ile birlikte kendi ticari alanı saymakta ve orada yaĢayan
halkın suyu kullanması bir yana, balık tutmasına bile izin vermemektedir.
Konunun çok yönlü olduğuna dikkati çekebilecek tipik yerlerden birisi de Alakır Havzası’dır.
Alakır Havzası doğal özellikleri, yağıĢ/akıĢ iliĢkileri, halkın geçinmek için mücadelesi, yapılan
üretimin değeri ve Türkiye’ye katkısı ve burada ticari amaçlı bir HES serisinin yapıldığında ortaya
çıkabilecek olumsuzluklar analitik bir yöntemle incelenip, sunulmuĢtur. Konuları bir arada tutabilmek
ve okuyucuyu yormamak için kısa açıklamalar yapılmıĢ, tablo ve Ģekillere ağırlık verilmiĢtir. Özellikle
halkın evinde, yurdunda yaĢama hakkı ve bu hakkın devamlılığının bir kamu güvenliği konusu olarak
“üstün kamu yararı” kapsamında olduğuna dikkat çekilmiĢtir.
M. Doğan Kantarcı
Erenköy/Ġstanbul
10.3.2011
-IIÖZET
Türkiye’de yağıĢ/akıĢ iliĢkileri düzenli olmayan derelerimiz; plan modellerine ve projelendirme
yöntemlerine göre ticari amaçlı nehir tipi hidroelektrik santrallarının (HES) kurulmasına, hem doğal
ekosistemleri ve hem de çiftçi haklarını koruyarak, elektrik üretimi yapmalarına uygun değildir. Bunlara
tipik bir örnek; Alakır Çayı Havzası’nda yapılması öngörülen ve birbirinin peĢi sıra sıralanmıĢ olan
HES’lerdir. Alakır Havzası karstlaĢmıĢ kireç taĢlarından oluĢmuĢtur. Bu derin çatlaklı kireçtaĢı arazisine
sızan sular düdenlere (Karst kaynaklarına) akmaktadır. Yüzey akıĢı ile gelen su miktarı, akıĢa geçmesi
gereken yağıĢ suyu miktarından çok azdır. Yüzey akıĢına geçen su kıĢ ve ilkbahar aylarında çoğalmakta,
yaz aylarında çok azalmaktadır. Yaz mevsiminde Alakır Çayı’nın getirdiği su ile Karaağaç kaynaklarından
çıkan su vadi boyunca çiftçilerin tarlalarının sulanmasında kullanılmaktadır. Alakır Havzası’ndaki halk
sulu tarım yapmakta, meyva, sebze, bostan üretmekte, ürettiği ürünleri satarak geçinmektedir. Alakır
Havzası’nda üretilen tarım ürünleri büyük Ģehirlerimize kadar uzanan bir besin zincirini oluĢturmakta ve
çok yönlü bir ticari sistemi çalıĢtırmaktadır. Sulu tarımın geliĢtirilmesi ile sağlanan iĢ alanı ve gelir
Kumluca Ġlçesinde nüfusun çok hızlı artmasına sebep olmuĢtur. Havzadaki köylerin nüfusu göç etmeyip,
yerinde kalmıĢ ve yüksek bir üretim gücüne ulaĢmıĢtır.
Uygulanması öngörülen HES projelerine göre; dereden gelen suyun bentte biriktirilmesi, dik yamaçlarda
açılacak kanal ile yüksek arazide yapılacak bir su havuzuna akıtılması ve havuzdan cebrî boru ile
düĢürülerek türbin/jeneratör aracılığı ile elektrik üretilmesi planlanmıĢtır. Bent ile havuz/HES arasındaki
dere yatağı susuz kalacaktır. HES’ler birbirinin ardınca dizilecekler, birinin bıraktığı suyu, diğeri kendi
havuzuna akıtarak kullanacaktır. En üstteki bentten Alakır Barajına kadar dere yatağına ortalama akıĢın %
10’u kadar su (can suyu) bırakılacaktır. Dere yatağının da karstlaĢmıĢ arazinin bir parçası olduğu
düĢünülürse, bu can suyunun da sızacağı ve derenin kuruyacağı anlaĢılır. Yayvan dere yataklarında can
suyu olarak bırakılan su yataktaki taĢların arasında sızan su olacaktır. Dere yatağına % 10 can suyu
bırakmak, doğal tatlı su ekosistemleri ile dere boyundaki ve taĢkın alanlarındaki yarı karasal ekosistemleri
yok etmek, derenin suyunun kullanıldığı tarım alanlarını yok etmek, insanları da göçe zorlamak anlamına
gelmektedir.
Alakır Havzası’ndaki su geliri tarım alanlarının sulanmasına ancak yetmektedir. Alakır Havzası’na
yakın olan Finike, Antalya ve Bük meteoroloji istasyonlarının ölçmelerine göre belirgin bir ısınma /
kuraklaĢma süreci yaĢanmaktadır. Bu süreçte, özellikle yaz aylarında açık su yüzeyinden buharlaĢma ve
potansiyel evapotranspirasyon miktarları artmıĢtır. Bu değerlere göre sulu tarım alanlarının sulama suyu
ihtiyacı giderek artacaktır. Artan su ihtiyacının karĢılanması için yan derelerde küçük bentlerin yapılması,
kıĢ yağıĢlarının ve eriyen kar sularının bu bentlerde biriktirilmesi gerekmektedir. Bu konu kapsamlı bir su
üretimi ve sulu tarım planlaması ile baĢarılabilir.
YağıĢların yıl içindeki dengesiz dağılımı yanında, günlük sağanak yağıĢlar da aylık toplam yağıĢ
miktarlarının önemli bölümünü oluĢturmaktadır. Dik yamaçlı vadide orman ağaçlarını keserek, toprağı
açmak günlük sağanak yağıĢlarla erozyona, göçüklere sebep olmaktır. Kazı materyallerinin dik yamaç
boyunca dere yatağına doğru atılması, derenin tıkanmasına sebep olacaktır. TıkanmıĢ olan dere kıĢ
yağıĢlarında gelen suyu boĢaltamadığı için taĢacak, tarım alanlarını tahrip edecektir. Tahrip edilmiĢ orman
alanlarına düĢen sağanak yağıĢlar sık, sık sellere dönüĢmekte ve tarım alanlarını, yerleĢim alanlarını basan
su, büyük zararlara sebep olmaktadır. HES yapımı sel olaylarını sıklaĢtıracaktır.
Alakır Havzası’ndaki doğal ekosistemlerin dengesi ve devamlılığı yanında, sulu tarıma dayandırılmıĢ
olan üretim düzeninin ve ona bağlı üretim/ticaret/beslenme sisteminin devamlılığının sağlanması kamu
güvenliği ve kamu düzeni bakımından “üstün kamu yararı” kapsamındadır. Bu doğal sistemler ile insan
sistemleri düzeninde Alakır Çayı’nda 7 tane HES kurmak ve ticari amaçla iĢletmek mümkün
görünmemektedir.
-IIIĠÇĠNDEKĠLER
ÖNSÖZ
ĠÇĠNDEKĠLER
HARĠTA, KESĠT, TABLO LĠSTESĠ
ġEKĠL LĠSTESĠ
ÖZET
1.GĠRĠġ
2. BATI AKDENĠZ YETĠġME ORTAMI BÖLGESĠ ĠÇĠNDE ALAKIR HAVZASI
2.1. Batı Akdeniz Yetişme Ortamı Bölgeleri Grubu
2.2. Alakır Çayı Havzası
2.2.1. Alakır Çayı Havzasının sınırları ve yapısı
2.2.2. Alakır Havzası’nda sıcaklık, yağış ve yüksek yağışların durumu
2.2.2.1. Finike’de ortalama sıcaklık, yağıĢ ve günlük yüksek yağıĢlar
(1) Ortalama sıcaklık
(2) Ortalama yağıĢlar ve günlük yüksek yağıĢlar
2.2.2.2. Antalya’da ortalama sıcaklık, yağıĢ, buharlaĢma ve günlük yüksek yağıĢlar
(1) Ortalama sıcaklık
(2) Ortalama yağıĢlar ve günlük yüksek yağıĢlar
(3) Açık su yüzeyinden buharlaĢma ve pet ile get miktarları
2.2.2.3. Bük’te sıcaklık ile yağıĢ iliĢkileri
(1) Ortalama sıcaklık
(2) Ortalama yağıĢ miktarları
2.2.3. Alakır Çayı Havzası’nda anakaya ve toprak özellikleri
2.2.3.1. Jeolojik yapı ve toprakların oluĢtuğu anakayalar ile anamateryaller
2.2.3.2.Topraklar
2.2.3.3. Orman topraklarının geçirgenliği ve ana kayanın çatlak sistemi ile suyu sızdırması
2.2.4. Alakır Havzası’nda arazi kullanımı, tarım, meyvacılık ve seralar
2.2.4.1. Arazi kullanımı
2.2.4.2. Tarım alanları
2.2.4.3. Tarım ürünlerinin havzadaki 28 yerleĢim alanına dağılımı
2.2.4.4. Havzadaki sulu tarım alanlarının sulama suyu ihtiyacı
2.2.5. Kumluca merkezi ile beldeleri ve köylerinde nüfusun değişimi
2.2.5.1. Kumluca ve çevresinde yerleĢimin tarihi geliĢimi
2.2.5.2. Kumluca ve köylerinde nüfusun değiĢimi
3. ALAKIR HAVZASINDA NEHĠR TĠPĠ HĠDROELEKTRĠK SANTRALLARI (HES)
3.1. Alakır Barajı, Alakır HES ile Toçak hes
3.2. Alakır Havzası’nda HES’ler ve akış miktarı
3.3. Dağ Alabalığının (Büyük Benekli Alabalık-Salmo trutta macrostigma)
yaşama ortamındaki suyun derinliği ve akış hızı ile uyum ilişkisi
3.4. dereye bırakılacak su miktarının belirlenmesi yöntemleri
4. DOĞAL SĠT ALANI KONUSU
5. KAMU YARARI VE ÜSTÜN KAMU YARARI DEĞERLENDĠRMESĠ
6. SONUÇ
6.1. Alakır Havzası’nın özellikleri ile ilgili sonuçlar
6.2. Alakır Havzası ve çevresinde ortalama sıcaklık, yağışlar ve buharlaşma
ile ilgili sonuçlar
6.3. Alakır Havzası’nda tarım, meyvacılık, seracılık ve nüfus ile ilgili sonuçlar
6.4. Alakır Çayı’nda tatlı su ekosistemlerinin devamlılığı ile ilgili sonuçlar
6.5. Alakır Çayı’nı su geliri ile ilgili sonuçlar
6.6. Alakır Çayı Havzası’nda sulama suyu ihtiyacı ile ilgili sonuçlar
6.7. Alakır Havzası’nda yapılması planlanan nehir tipi hidroelektrik santralları (HES)
6.8. Doğal Sit Alanı konusu ile ilgili sonuçlar
6.9. Alakır Havzası’ndaki halkın su kullanım hakkı ve üstün kamu yararı ile
ilgili sonuçlar
KAYNAKLAR
Sayfa
nu.
I
II
III
IV
V
1
3
3
4
4
14
14
14
15
26
26
26
27
42
42
42
45
45
45
47
48
48
48
48
55
55
55
56
57
57
57
60
67
72
73
75
75
75
76
76
77
77
77
78
78
79
-IV-
HARİTALAR
Sayfa
nu.
HARĠTA 1. ALAKIR ÇAYI HAVZASI
HARĠTA 2. ALAKIR HAVZASI VE ÇEVRESĠNDE JEOLOJĠK YAPI ĠLE
TOPRAKLARIN OLUġTUĞU ANAKAYALAR / ANAMATERYALLER VE TOPRAKLAR
HARĠTA 3. ALAKIR HAVZASINDAKĠ YERLEġĠM YERLERĠ VE YETĠġTĠRĠLEN ÖNEMLĠ TARIM ÜRÜNLERĠ
HARĠTA 4. ALAKIR HAVZASINDAKĠ YERLEġĠM YERLERĠ VE YETĠġTĠRĠLEN ÖNEMLĠ TARIM ÜRÜNLERĠ VE
HAVZADA YAPILMASI ÖNGÖRÜLEN HĠDROELEKTRĠK SANTRALLARI
8
46
53
61
UYDU GÖRÜNTÜSÜ
UYDU GRNT.
KUMLUCA, ALAKIR HAVZASI, BARAJ VE BEYDAĞLARI
9
BATI AKDENĠZ YETĠġME ORTAMI BÖLGESĠNDE YÜKSELTĠ/ĠKLĠM KUġAKLARI
ĠLE YÖRELERDEKĠ YAĞIġ VE SICAKLIK ĠLĠġKĠLERĠ
ALAKIR ÇAYI HAVZASI
ALAKIR HAVZASINDA KARTAL TEPE – ALAKIR ÇAYI – TEKEOVA DAĞI KESĠTĠ
ALAKIR HAVZASINDA SĠRKEN DAĞI-ALAKIR ÇAI-TAHTALI DAĞ KESĠTĠ
5
KESĠTLER
KESĠT 1.
KESĠT 2.
KESĠT 3.
KESĠT 4.
8
10
11
TABLOLAR
TABLO 1. KUMLUCA-KÖġKLÜ-DĠBEK ORMANI (BEY DAĞLARI) KESĠTĠNDE AĞAÇ VE ÇALI TÜRLERĠNĠN ÖRTME ORANLARI
TABLO 2.1. KUMLUCA VE GÖDENE’DE (Altınyaka) AYLIK VE YILLIK ORTALAMA
YAĞIġ MĠKTARLARIVE YAĞIġ MĠKTARININ 100 m’lik YÜKSELTĠ ARTIġINA GÖRE DEĞĠġĠMĠ
TABLO 2.2. BATI AKDENĠZ YETĠġME ORTAMI BÖLGESĠNDE DENĠZ ETKĠSĠ ALTINDAKĠ ARAZĠDE
ORTALAMA YAĞIġLAR ĠLE SAĞANAK YAĞIġ MĠKTARLARI VE ORANLARI
TABLO 3. FĠNĠKE’DE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIġLARIN (> 70 mm) 1985-2008 DÖNEMĠNDE AYLARA DAĞILIMI
TABLO 4. FĠNĠKE’DE AYLIK VE YILLIK YAĞIġ MĠKTARLARI (1985-2008 DÖNEMĠ)
TABLO 5. ANTALYA’DA GÜNLÜK (mm/24 saat) SAĞANAK YAĞIġLARIN 1985-2008 DÖNEMĠNDEKĠ DURUMU
TABLO 6. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK TOPLAM YAĞIġ MĠKTARLARI (1985-2008)
TABLO 7. KUMLUCA’DA SEL OLAYLARI VE ZARARLARI
TABLO 8. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C°) VE AÇIK SU YÜZEYĠNDEN ORTALAMA BUHARLAġMA (mm/m²)
7
16
17
20
21
31
32
38-39
40
DEĞERLERĠNĠN DÖNEMSEL DEĞĠġĠMĠ
TABLO 9. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C°), YAĞIġ, AÇIK SU YÜZEYĠNDEN BUHARLAġMA VE
POTANSĠYEL EVAPOTRANSPĠRASYON (PET) mm/m² DEĞERLERĠNĠN DÖNEMSEL DEĞĠġĠMĠ
TABLO 10. ALAKIR HAVZASINDA ARAZĠ KULLANIMI, TARIM ALANLARI , ÜRETĠM VE DEĞERĠ
TABLO 11. ALAKIR HAVZASINDA MEYVA ÜRETĠLEN ALANLAR, ÜRETĠM VE DEĞERĠ
TABLO 12. ALAKIR HAVZASINDA BOSTAN VE SEBZE ÜRETĠLEN ALANLAR, ÜRETĠM VE DEĞERĠ
TABLO 13. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDAKĠ 28 YERLEġĠM YERĠNDE YETĠġTĠRĠLEN TARIM ÜRÜNLERĠNĠN
YETĠġTĠRMEDEKĠ ÖNEM DERECELERĠNE GÖRE SIRALANIġI VE YETĠġTĠRME ORANLARI
TABLO 14. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDAKĠ 28 YERLEġĠM YERĠNDE 2010 YILI ĠTĠBARĠYLE YETĠġTĠRĠLEN TARIM
41
49
50
50
51
52
52
ÜRÜNLERĠNĠN YETĠġTĠRMEDEKĠ ÖNEM DERECELERĠNE GÖRE SIRALANIġI VE YETĠġTĠRME ORANLARI
TABLO 15. ALAKIR HAVZASINDAKĠ TARIM ÜRÜNLERĠNĠN 28 YERLEġĠM YERĠNE SAYI VE ORAN OLARAK DAĞILIMI
TABLO 16. KUMLUCA ĠLÇESĠ / ALAKIR HAVZASI NÜFUSUNUN 1975-2007 SAYIMLARI ARASINDA DEĞĠġĠMĠ VE
54
58
ERKEK / KADIN NÜFUS SAYILARI/ORANLARI ĠLE HAVZADAKĠ KÖYLERDEN GÖÇ OLAYININ ĠNCELENMESĠ
TABLO 17. ALAKIR HAVZASINDA VE KARAAĞAÇ KAYNAKLARINDA YAĞIġ/AKIġ ĠLĠġKĠSĠ ĠLE
KARAĞAÇ KAYNAKLARINDAKĠ DEBĠ’YE GÖRE HAVZAYA DÜġEN YAĞIġ MĠKTARININ HESABI
TABLO 18. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
YAġAMA ORTAMINDA AKARSUYUN HIZINA UYUMU
TABLO 19. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
YAġAMA ORTAMINDA AKARSUYUN DERĠNLĠĞĠNE UYUMU
TABLO 20. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) YAVRU, GENÇLĠK VE YETĠġKĠNLĠK ÇAĞLARINDA
VE LARVALARIN AKARSUYUN FARKLI DERĠNLĠKLERĠNE UYUM ORANLARI
65
68
68
70
-V-
ŞEKİLLER
ŞEKİL 1. BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARININ YÜKSELTİYE GÖRE DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 2.1. ORMANIN ÖLÜ ÖRTÜSÜ, ORMAN TOPRAĞININ GÖZENEK ÇAPLARI,YAĞIŞ SUYUNU SIZDIRMASI
VE KİREÇ TAŞINDAKİ ÇATLAK SİSTEMİNİN KAYNAKLARI - YERALTI SUYUNU BESLEMESİ
ŞEKİL 2.2. KİREÇTAŞI ANAKAYASINDAN OLUŞMUŞ ORMAN TOPRAĞINDA YAĞIŞ SULARININ SIZMASI
VE TAHTALI DAĞ’DA SEDİR ORMANLARI
ŞEKİL 3.1. KUMLUCA VE GÖDENE’DE (Altınyaka) AYLIK VE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARI
ŞEKİL 3.1. BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE DENİZ ETKİSİ ALTINDAKİ ARAZİDE YAĞIŞLAR VE ORANLARI
ŞEKİL 4. FİNİKE'DE AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 5. FİNİKE'DE AYLIK VE YILLIK YAĞIŞLARIN (mm) DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 6. FİNİKE’DE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI
ŞEKİL 7.1. FİNİKE’DE EKİM VE KASIM AYLARINDA AYLIK TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
ŞEKİL 7.2. FİNİKE’DE ARALIK VE OCAK AYLARINDA TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
ŞEKİL 7.3. FİNİKE’DE ŞUBAT VE MART AYLARINDA TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
ŞEKİL 7.4. FİNİKE’DE IV. VE V. AYLARDA TOPLAM VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI (1985-2008 DÖNEMİ)
ŞEKİL 8. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 9. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 10. ANTALYA’DA GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI (1994-2006 DÖNEMİNDE ARTIŞA DİKKAT)
ŞEKİL 11.1. ANTALYA’DA X. VE XI. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
ŞEKİL 11.2. ANTALYA’DA XII. VE I. AYDAKİ TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
ŞEKİL 11.3. ANTALYA’DA II. VE III. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
ŞEKİL 11.4. ANTALYA’DA IV. VE V. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
ŞEKİL 12. ANTALYA İLE FİNİKE’DE 1985-2007 DÖNEMİNDEKİ GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA GÖRE DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 13. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C°) VE AÇIK SU YÜZEYİNDEN ORTALAMA BUHARLAŞMA (mm/m²)
DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 14. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C°), YAĞIŞ, AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA VE
POTANSİYEL EVAPOTRANSPİRASYON (PET) mm/m² DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 15.1. BÜK’TE AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 15.2. BÜK’TE AYLIK ORTALAMA VE YILLIK YAĞIŞ TOPLAMLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 16. ALAKIR HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI
ŞEKİL 17. ALAKIR HAVZASINDA TARLA, ZEYTİNLİK, MEYVALIK, SEBZELİK VE DİĞER TARIM ALANLARI
ŞEKİL 18. ALAKIR HAVZASINDA MEYVA ÜRETİM ALANLARI İLE ORANLARI
ŞEKİL 19. ALAKIR HAVZASINDA BOSTAN VE SEBZE ÜRETİM ALANLARI İLE ORANLARI
ŞEKİL 20. ALAKIR HAVZASINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN 28 YERLEŞİM YERİNE SAYI VE ORAN OLARAK DAĞILIMI
ŞEKİL 21. KUMLUCA VE KÖYLERİNDE (ALAKIR HAVZASINDA) NÜFUSUN 1975-2007 ARASINDAKİ DEĞİŞİMİ
ŞEKİL 22. ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM ALANLARINDA 2000 İLE 2007 YILLARINDAKİ NÜFUSUN VE
ERKEK / KADIN ORANLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
ŞEKİL 23. ŞEKİL 23. BİR DEREDE HİDRO ELEKTRİK SANTRALI KURMAK İÇİN ÖNCE DOĞAL BİR SU EKOSİSTEMİ OLAN DERE İLE
DERENİN ÇEVRESİNDEKİ TARIM VE YERLEŞME ALANLARININ SULAMA/KULLANMA SUYU İHTİYACI İLE
DERENİN BESLEDİĞİ KIYI DENİZİNDEKİ CANLILARIN BESİN KAYNAKLARININ DA HESAPLANMASI GEREKİR.
ŞEKİL 24. ALAKIR HAVZASINDA (KARTAL TEPE–ALAKIR ÇAYI–TEKEOVA DAĞI KESİTİ) HES SU KANALININ OLUMSUZ ETKİLERİ
ŞEKİL 25. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
AKARSUYUN DERİNLİĞİNE VE HIZINA UYUMU
ŞEKİL 26. ŞEKİL 26. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) YAVRU, GENÇLİK VE YETİŞKİNLİK ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
AKARSUYUN FARKLI DERİNLİKLERİNE UYUM ORANLARI
ŞEKİL 27. SUYA BAĞLI OLAN DOĞAL EKOSİSTEMLER İLE SULU TARIMIN VE BUNDAN GEÇİNEN HALKIN YAŞAMA HAKKI VE DEVAMLILIĞI,
TİCARET VD. İŞLEVLER İLE TARIM ÜRÜNLERİNDEN BESLENEN İNSANLARIN BESLENME / YAŞAMA HAKKININ DEVAMLILIĞI
AÇISINDAN KAMU YARARI İLE ÜSTÜN KAMU YARARI KAPSAMININ KARŞILAŞTIRILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Sayfa
nu.
6
12
13
16
17
18
19
20
22
23
24
25
29
30
31
33
34
35
36
37
40
41
43
44
49
49
50
50
54
59
60
63
64
69
71
74
-1-
1.GĠRĠġ
Alakır Çayı Havzasındaki sedir ormanlarında 1982 yaz aylarında bir sedir araĢtırması
yapmıĢtım. Kumluca Orman ĠĢletme Müdürü RuĢen KarakuĢ Dibek Ormanının alt kesiminde
1100 m yükseltide 3 baraka yaptırmıĢtı. ÇalıĢmaya katılan 6 öğrencim barakalardan birinde
yatıyorlar, birinde yemek yeyip, oturuyorlardı. Üçüncü baraka mutfaktı. AĢçı da burada
yatıyordu. Bir ay süre ile Bey Dağlarının sedir ormanlarının dik yamaçlarında örnek alanları
seçip, ağaçların çap ve boylarını ölçüp, kestiğimiz örnek ağaçların gövde analizlerini yaptık.
Yardımcılarımız Aza Mehmet (Mehmet Okur) ile birkaç iĢçiydi. ĠĢçiler toprak çukurlarını
kazıyorlar, Aza Mehmet te boyundan uzun bir motorlu testere ile ağaçları kesip,
iĢaretlediğimiz kesitleri alıyordu. Ölü örtü, toprak ve yaĢına göre sedir ibre örnekleri ile gövde
kesitlerini alıyorduk. Arada Gödene Bölge ġefi Mehmet Acar da yardımımıza geliyordu. Zor
bir çalıĢmaydı. Arazinin sarplığından dolayı her gün yüklerimizle dağ tırmanıĢı yapıyorduk.
Aza Mehmet benimle aynı yılda, ayni ayda ve ayni günde doğmuĢtu. Üç sınıflı ilkokuldan
mezundu (Eskiden köylerde 3 sınıflı ilkokullar vardı). Ama çok zeki ve yetenekli bir insandı.
Öğrencilerimi bu konuda uyarmıĢtım. Biz fırsatını bulmuĢ okuyabilmiĢtik. Ama Alakır
Mahallelerinin 3 sınıflı ilkokulundan mezun yetenekli Mehmet ancak köy ihtiyar heyetinde
aza olabilmiĢti. Aza Mehmet’i hatırladıkça; o yıllarda Alakır Havzasındaki dağın sarplığında
çalıĢarak, yaylalarında hayvancılık yaparak, kıl çadırlarda çul üstünde yatarak ekmeklerini
kazanmağa, ailelerini geçindirmeğe çalıĢan gayretli insanlarımızı düĢünürüm.
Bu çalıĢmada Ambar Katran adını verdikleri çok yaĢlı bir dev sedir ağacını da ölçmüĢtük.
Bu ağacın yaĢının 2200 kadar olabileceğini hesaplamıĢ ve yayınlamıĢtım. Daha sonra
(1985’te) Avusturya’dan Prof. Dr. Hannes Mayer’i Ambar Katran’a çıkardım. Ambar
Katran’ın yaĢını nasıl hesapladığımı anlattım. Hesabımı ve bulduğum yaĢı onayladı. Hannes
Mayer Alp Dağlarında ve Türkiye ormanlarında yıllarca araĢtırmalar yapmıĢ olan tecrübeli bir
silvikültürcü idi.
Ekoloji alanında çalıĢanlar için araĢtırma konuları bitmez ve tükenmez. Ancak orman
ekolojisi alanında çalıĢmak arazide ölçme yapmak ve örnek almakla bitmez. Ölü örtü ve
toprak analizleri, ibre veya yaprak analizleri, ağaçların beslenme büyüme iliĢkilerinin ortaya
konulabilmesi için gövde analizleri, ormanların tür bileĢimleri, iklim özellikleri ve bu
özelliklerin arazinin yapısına göre değiĢimleri, yetiĢme ortamı karakteristiklerinin
belirlenmesi ve bulgularla iliĢkilendirilmesi için zaman, gayret ve sabır gerekir. Bey
Dağlarındaki sedir araĢtırmalarına baĢladığım 1981’den beri 30 yıl geçti. Bu süre içinde her
fırsatta Bey Dağlarına tırmandım ve araĢtırmalarıma devam etmeğe çalıĢtım.
Biz dağlarımızın sakinliğinde araĢtırmalarımızı yapmağa çalıĢırken birileri de dağlarımızı,
sularımızı, insanlarımızın geçim kaynaklarını ele geçirmeğe kalkıĢtı. Ankara’da 1-5.10.1993
tarihinde yapılan Türkiye 1. Ormancılık ġurasında Ferruh AtbaĢoğlu (Yargıtay 20. Hukuk
Dairesi BaĢkanı 1991-2004) ormanların özelleĢtirilmesi konusundaki bildirisinde Ģöyle demiĢti;
“Ey ormancılar ve Şuraya katılanlar; eğer ormanların özelleştirilmesi yönünde bir karar
alırsanız, yakın gelecekte dağlarımızda yabancı bayrakların dalgalandığını görürsünüz. İşte o
zaman Türklük gururunuz, insanlık onurunuz rencide olmazmı? Vicdanınıza hesap
verebilirmisiniz? İyi düşününüz ve ormanların Vatan toprağı olduğunu unutmayınız.”.
Bazılarının aksi yöndeki gayretlerine rağmen, bizler hep birlikte bu düĢüncelerle o Ormancılık
-2-
ġurasında ormanların özelleĢtirilmesi yolunda bir karar çıkmasını önlemiĢtik. Bu defa
dağlarımızdaki sularımızı ele geçirmek ve musluğa bağlamak için önce Doğu Karadeniz
Bölümünde Fırtına Deresi Havzası’nda baĢlatılan saldırı, kısa zamanda bütün ülkeye
yaygınlaĢtı. Tabii olarak Alakır Havzası da bu saldırıdan nasibini aldı.
Nehir tipi hidroelektrik santralları ile doğal ekosistemlerin dengesini bozmadan ve o suyu
kullanan insanların haklarını gasp etmeden yerel ihtiyaçları karĢılamak için elektrik
üretilmesine kimsenin itirazı olamaz. Ancak Fırtına Deresi’nde kurulmak istenen HES’in
kapsamını ve etkilerini inceleyip, sarp arazideki uygulamaları gördüğümde; yapılmak istenen
HES’lerin doğal ekosistemlerin dengesini bozmak bir yana, tamamı ile yok edeceğini
kavradım. Nehir tipi HES’lerde kullanılan planlama yöntemi ve arazideki uygulamaları bizim
derelere uymayan bir yöntemdir. Bu HES giriĢimlerinde kullanılan planlama ve uygulamalar;
bir su kaynağının devamlılığını sağlayıcı ve koruyucu olmayıp, o su ekosisteminde yaĢayan
canlılar ile suyu kullanan insanlarımızı yok edici nitelikte bir soykırımdır.
HES’lerin yapılmağa kalkıĢıldığı, akarsuların yataklarının kurutulduğu havzalarda yaĢayan,
o su ile tarlasını, bahçesini, meyvalığını sulayan, ürettiği ile insanlarımızı besleyen, ailesini
geçindirmeğe çalıĢan insanlarımız. O insanlarımızın, orman ağaçları, ormanda yaĢayan
hayvanlar, çiçekler, böcekler, derede yaĢayan balıklar kadar değeri yokmudur? Türkiye
Cumhuriyeti’nin dağları, ormanları, toprakları, akarsuları ve diğer kaynakları ile zenginlikleri
bir sömürgeye mi aittir? Türkiye bir “Haçlı saldırısına” veya burayı “Dar-ül Harb” ilân
edenlerin saldırısına boyun eğecekmidir? Türk böyle bir saldırıya boyun eğmez. Ama günlük
olayların ve geçim çabalarının içinde uğraĢan sade insanlarımız bu türlü giriĢimlerin amacı ve
kapsamı hakkında bilgi ve fikir sahibi değillerse…. Çamlı HemĢin’liler saldırıyı erken fark
etmiĢler ve ayağa kalkmıĢlardı. Ya ötekiler? Alakır Havzası’ndaki 28 yerleĢim yerinde
bahçeleri, meyvalıkları, seraları, hayvanları ile gecesini gündüzüne katan sade insanlarımız
gelen tehlikenin farkına varabilirlermiydi? Doğu Karadeniz Bölümünde kıyamet kopmağa
baĢladığında Alakır Havzası habersizdi ve sakindi. Olay kısa zamanda duyuldu ve duyuruldu.
TaĢ ocakları için baĢlatılmıĢ olan direnme, nehir tipi HES’leri de kapsamına aldı.
Elde ettiğim bilgileri yılların birikimi ile derleyip, irdeleyip ve değerlendirmek, vardığım
sonuçları ilgililere sunmak gerektiği kanaatindeyim. Bey Dağları’nda benimle çalıĢan yürekli
insanlar, onların çocukları ve torunları birkaç evlek tarlalarında, meyvalıklarında, seralarında
çalıĢıyorlar. Ürettiklerini Türkiye’nin her yanına gönderiyorlar. Göç etmiyorlar. Yerlerinde
çalıĢıp, geçiniyorlar. Bu insanları o dağların arasında tutan Alakır Çayının suyudur. Suyu HES
türbinine akıtmak için tünele (veya kanala) alırsanız, vadi susuz kalır. Ġnsanlar da üretim
yapamazlar ve göçerler.
Burada bir “üstün kamu yararı” değerlendirmesi söz konusudur. Üstün kamu yararı; (1)
Ulusal güvenlik, (2) Kamu güvenliği, (3) Kamu sağlığı konularında, kamu yararına olan
diğer iĢlemlerin veya eylemlerin üzerindedir. Alakır Havzası’nda yapılmağa kalkıĢılan
HES’leri orada yaĢayan insanlarımızı göçe zorlamak giriĢimi olduğunun farkındamısınız? Bu
eylem hangi kamu yararına sığdırılabilir? Atatürk’ün dediği gibi; “Mevzuu bahis olan eğer
vatan ise, gerisi teferruattır.”
-3-
2. BATI AKDENĠZ YETĠġME ORTAMI BÖLGESĠ ĠÇĠNDE ALAKIR HAVZASI
Türkiye’nin coğrafya bölgeleri ve bölümleri sınıflandırmasında Akdeniz Bölgesi; (1) Batı
Akdeniz Bölümü, (2) Doğu Akdeniz Bölümü, (3) Göller Bölümü olmak üzere 3 bölüme
ayırtedilmiĢtir. YetiĢme ortamı bölgesel sınıflandırması daha ayrıntılıdır. Akdeniz
Bölgesindeki coğrafya bölümleri “yetiĢme ortamı bölgeleri grubu” olarak tanımlanmıĢ ve
içinde farklı yetiĢme ortamı bölgeleri ayırtedilmiĢtir (Kantarcı, M. D. 1983-1990).
2.1. BATI AKDENĠZ YETĠġME ORTAMI BÖLGELERĠ GRUBU
Batı Akdeniz YetiĢme Ortamı Bölgeleri Grubu batıda Dalaman Çayı vadisinden baĢlayıp,
doğuda Anamur Burnu/Tatlısu Nehri vadisine kadar uzanır. Kuzeyde Göller Bölgesi ile Ġç
Anadolu Bölgesi ile sınırlanır. Bu grup; deniz etkisini alan arazi ile dağların arasında kalan
arazi ve Akdeniz ardı arazisi olmak üzere 3 yetiĢme ortamı bölgesine ayrılmıĢtır.
(1) Batı Akdeniz YetiĢme Ortamı Bölgesi (Deniz etkisi altındaki arazi),
(2) Akdeniz Ġç YetiĢme Ortamı Bölgesi (Deniz etkisi alamayan arazi)
(3) Batı Akdeniz Ardı YetiĢme Ortamı Bölgesi
Batı Akdeniz YetiĢme Ortamı Bölgesi Toros Dağlarının batı bölümünün Akdeniz’e bakan
yamaçlarını ve bu yamaçlara gömülmüĢ derin akarsu havzalarını kapsamaktadır. Bölge genel
olarak güneye eğimli bir yapıdadır. Ancak derin vadilerin dik yamaçları güneydoğu ve doğu,
güneybatı ve batı bakılıdır. Bu bakı farklarından ötürü deniz etkisinin alınıĢı, yağıĢ miktarları,
güneĢlenme süresi ve Ģiddeti de farklıdır. Yükseltiye bağlı iklim değiĢikliği ile oluĢmuĢ
“yükselti/iklim kuĢakları” içinde bakı farklarına bağlı yetiĢme ortamı birimlerini de ayırmak
gerekmektedir (Kesit 1).
Akdeniz Bölgesinde yağıĢ yükseltiye bağlı olarak önce artar, sonra azalmağa baĢlar (ġekil
1). Sıcaklık değerleri ise yükselti arttıkça her 100 m’de 0,5 C° kadar azalır (Sıcaklık farklarını
kavrayabilmek için yeterince ölçme yoktur). Deniz etkisi altındaki yamaçlarda iki sis kuĢağı
oluĢur. Orta Kızılçam kuĢağındaki sis oluĢumu belirgindir. Bu kuĢak yağıĢların da arttığı
kuĢaktır. Daha yukarıda Orta Sedir KuĢağında uygun hava hallerinde sis oluĢur. Orta Sedir
KuĢağında oluĢan sis burada iklimin de daha nemlice olmasını sağlar (Kesit 1). Meteoroloji
istasyonlarının yetersizliğini ormanların ve diğer bitki toplumlarının tür bileĢimlerini
inceleyerek, yükselti/iklim kuĢaklarını ve bakı farklarına göre iklim özelliklerindeki
değiĢimleri belirlememiz mümkün olmuĢtur (Kesit 1,Tbl.1.).Ancak ormanların tahrip edilmesi
tür bileĢimlerinin de bozulmasına sebep olabilmektedir. Ayrıca yetiĢme ortamının anakaya ve
toprak özelliklerinin de yeterince değerlendirilmesi gerekmektedir. Bütün bunlar da
yetmeyebilir. Bu defa ağaçların farklı yükselti/iklim kuĢaklarında beslenme /büyüme
iliĢkilerini de araĢtırmak gerekmektedir. Bey Dağlarındaki sedir araĢtırmalarımızda bütün bu
incelemeler, analizler ve değerlendirmeler yapılmıĢtır (Bkz. Kantarcı, M.D. 1985 ve 2008).
Akdeniz Bölgesi’nde Toros Dağları esas itibariyle karstlaĢmıĢ kireç taĢlarından
oluĢmuĢtur. Kireç taĢları derin çatlaklı yapılarından dolayı yağıĢ sularını yeraltına sızdırmakta
ve denize ulaĢtırmaktadırlar (Düdenler). Bu sebeple karstik arazide yağan yağıĢ ile yüzeysel
akıĢa geçen su miktarı arasında önemli farklar vardır. YağıĢ sularının toprağa sızması ve
-4-
anakayanın çatlaklı yapısına ulaĢmasında ormanların ve orman topraklarının etkisi çok
önemlidir. Akdeniz Bölgesinde ormanların devamlılığı, toprakların koruması ve geçirgenlik
özelliklerini sağlaması, kireç taĢı anakayasının çatlaklı yapısı yağıĢ/akıĢ düzenini önemle
etkilemektedir (ġekil 2.1. ve 2.2.).
2.2. ALAKIR ÇAYI HAVZASI
2.2.1. ALAKIR ÇAYI HAVZASININ SINIRLARI VE YAPISI
Alakır Çayı Havzası kuzeyde Gökgedik Tepe, Karatufan Tepe, Bakırlı Dağ ile Yazır
Havzasından ayrılmaktadır. Batıda kuzeyden güneye doğru; SavaĢ Tümseği Tepe, Eren Tepe
(2763 m), Yıldırım Çukuru BaĢı, Ziyaret Tepe (2833 m) Kartal Tepe (2640 m), KuĢyolu
Tepe, Kanlıca Tepe, Kızlar Sivrisi (3086 m), Kudret Gölü, Sarıkaya Yarları, Sirken Dağı
(1680 m), Kır Tepe (1495 m), Toçak Tepe ( 1223 m) ile Havza sınırlanmaktadır. Doğuda
kuzeyden güneye doğru; Düz Bel, Ala Dağ, Asar Dağı, Kepez Dağı ile Çakırlar Havzasından
ayrılır. Doğu sınırı Tekeova Dağı (2164 m), Açıkkır Tepe (2070 m), Gödene Yaylası, Görece
Dağ, Yangılı Tepe, Eren Tepe, Belen, ġapĢal Dağı üzerinden Karayüz Sırtından denize ulaĢır
(Harita 1, Uydu Görüntüsü 1, kesit 2).
Alakır Çayı kuzeyden güneye 61,8 km (KuĢ uçuĢu) olup, Havzanın geniĢliği Kartal TepeTeke Ova arasında 14,4 km, Sirken Dağı-Gödene Yaylası arasında 21,6 km’dir (Tahtalı Dağ
Alakır Havzası’nın dıĢında kalmaktadır). Alakır Havzası Toros Dağlarının içine dik yamaçlı,
dar ve uzun bir vadi olarak gömülmüĢ durumdadır (Kesit 3 ve 4).
Alakır Çayı güneyde Salur Dağı ile Toçak Dağı arasındaki Dere Boğazından geçerek
Hasköy ile YarbaĢı Köyünün batısından Finike Körfezine ulaĢır. Çayın Dere Boğazından
çıktığı yerde yapılmıĢ olan Kırkgöz Köprüsü’nün (Eski Lymra Köprüsü) kemerli gözleri çayın
getirdiği materyal ile dolup, tıkanmıĢtır. Çay eski yatağını değiĢtirerek, Dağdibi kaynağından
çıkan Göksu Çayının yatağına girmiĢtir (Harita 1).
-5KESİT 1. BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE YÜKSELTİ/İKLİM KUŞAKLARI İLE YÖRELERDEKİ YAĞIŞ VE SICAKLIK İLİŞKİLERİ
KESİT
YILLIK DEĞERLER
ORTALAMA ORTALAMA
YÜKSELTİ m
3086 KIZLAR SİVRİSİ
> 2500
2500
2400
2300
2200
2100
2000
> 2500
DÖRT YAZ AYI DEĞERLERİ
KARLA
GÜNLÜK
İKLİM
TİPİ
SICAKLIK
YAĞIŞ
KAPLI
EN YÜKSEK
C:
mm
GÜN
YAĞIŞ
SAYISI
VE AY
ORTALAMA ORTALAMA
OCAK AYI DEĞERLERİ
NEM
ORTALAMA ORTALAMA
NEM
SICAKLIK
YAĞIŞ
ORANI
SICAKLIK
YAĞIŞ
ORANI
C:
mm
SAAT 14.00
C:
mm
SAAT 14.00
%
%
YÜKSEK KIR (ALP) KUŞAĞI
KIR KUŞAĞI
KIR
KUŞAĞI
2000-2500 ORMAN ÜSTÜ KIR KUŞAĞI
1900
1750-2000 1.1.6. SEDİR ÜST KUŞAĞI
1800
1750
1700
ÜST SEDİR
KUŞAĞI KUŞAĞI
ÜST
SEDİR
1600
ORTA
SEDİR KUŞAĞI
KUŞAĞI
ORTA SEDİR
1500-1750 1.1.5. SEDİR ORTA KUŞAĞI
(YAKLAŞIK ASLANKÖY)
1000-1500 1.1.4. KIZILÇAM- SEDİR KUŞAĞI
1200-1500 m
1000-1200 m
1.1.4.1. SEDİR ALT KUŞAĞI
1.1.4.2. KIZILÇAM ÜST KUŞAĞI
500-1000 1.2.3. KIZILÇAM ORTA KUŞAĞI
1.1.3.1.
1.1.3.2.
1.1.3.3
1.2.3.4.
10,4
814
52
11,5-12,5 1350-2160
2-21
XI/56
N
XI/1O2-XII/113
ÇN
XII/108-185
N - ÇN
19,3
98
46
0
117
28-45
1,6 - 3,1
154-505 66-78
71
ÜST SİS VE YAĞIŞ KUŞAĞI
1500
ÜST SİS KUŞAĞI
1400
1300
ALT SEDİR
KUŞAĞI
ALT SEDİR KUŞAĞI
1200
1100
1000
ÜST KIZILÇAM
KUŞAĞI
ÜST
KIZILÇAM
KUŞAĞI
900
800
ORTA KIZILÇAM
KUŞAĞI
ORTA
SİSYAĞIŞ
VE KUŞAĞI
ORTA
SİS VE
YAĞIŞ KUŞAĞI
ORTA KIZILÇAM KUŞAĞI
700
600
NİF KÖY - GÖDENE YÖRESİ
TAHTALI DAĞLARI DOĞUSU - BÜK YÖRESİ
AŞAĞI GÖKDERE-KOVADA YÖRESİ
KÖPRÜ ÇAY VADİSİ YÖRESİ
(1) DOĞU BAKILI YAMAÇLAR ALT YÖRESİ
(2) BATI BAKIL YAMAÇLAR ALT YÖRESİ
İBRADI (AYDIN KENT) - KÖPRÜLÜ YÖRESİ
13,4-14,1 897-1564
568
12,5-14,1 744-1382
16,5
1797
1.1.2.1.
1.1.2.2.
DALAMAN-KOCA ÇAY-ALAKIR ÇAYI YÖRESİ
ANTALYA-ANAMUR YÖRESİ
16,0-18,0 900-1250
16,5-18,5 1100-1800
1.1.1.1.
1.1.1.2.
1.1.1.3.
1.1.1.4.
1.1.1.5.
1.1.1.6.
1.1.1.7.
MARMARİS-EŞEN YÖRESİ
KALKAN-FİNİKE YÖRESİ
FİNİKE KUMLUCA YÖRESİ
KEMER-ÇAKIRLAR YÖRESİ
ANTALYA YÖRESİ
MANAVGAT-DEMİRTAŞ YÖRESİ
GAZİPAŞA-ANAMUR YÖRESİ
18,0-19,0
20,0
18,6
18,5-19,0
18,0 -19,0
18,0-19,0
19,0-20,0
1.1.3.5.
12,0-13,6 1380-2188
2 -10
90 -100 YN-N-ÇN
ÇN
20,7-22,5 67-87
50 - 85
3,2 - 6,8
154-432
21,6-23,1 87-183
2,5 - 3,5
140-246
40 - 70
1,8 - 7,0
310-505
27 - 60
14 - 84
7,5 - 10,5
9,0 - 10,0
164-293
246-417
9,5 - 10,6
10,1-12,6
11,3
10,1-11,3
10,0-10,5
10,5-11,6
11,7
226-280 60 - 76
210-260
280-330
295-337
195-244
210-310 58-62
163-221
ÇN
500
400
ALT KIZILÇM
KUŞAĞI
100 - 500 1.1.2. KIZILÇAM ALT KUŞAĞI
0,1 - 0,2 X,XII,II/87-178 YN-N-ÇN
IX,XII,II/94-303
N - ÇN
ALT KIZILÇAM KUŞAĞI
300
200
KIYI KUŞAĞI
100
0
KIYI KUŞAĞI
ALT SİS VE
YAĞIŞ KUŞAĞI
ALT NEM / SİS VE YAĞIŞ KUŞAĞI
< 100 m
1.2.1. KIYI KUŞAĞI
1000-1250
850-1000
900-1050
1490-1570
900-1100
1000-1300
800-1050
X,XI,XII/375 YN-N-ÇN
XII-II/150
YN - N
I / 206
N
XII / 387
ÇN
XI-XII-I/90-332
N
I-II / 71-204
N
X / 169
YN-N
25,3-26,4
26,4-26,7
25,6
26,6
26,6
25,6-25,7
26,9
22 - 45
15 - 30
17 - 19
28 - 41
28 - 41
30 - 32
18 - 32
42 - 63
42 - 47
50
57
57
56 - 64
54
M.DOĞAN
KANTARCI
M. DOĞAN
KANTARCI
50
63
60
63
-6ŞEKİL 1. BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARININ YÜKSELTİYE GÖRE DEĞİŞİMİ
(Çamkuyusu Bey Dağlarının kuzey bakılı yamaçlarında, Aslanköy ise Doğu Akdeniz Y.O.Bölgesinde güney bakıda bulunmaktadır.
ŞEKİL da
1. 1650
BATI m
AKDENİZ
YETİŞME
ORTAMI
BÖLGESİNDE
YILLIK ORTALAMA
YAĞIŞIN
YÜKSELTİYE
GÖRE DEĞİŞİMİ
İki istasyon
yükseltide
olup, yağış
miktarları
aynıdır. Karşılaştırma
yapılabilmesi
için grafikte
yer verilmiştir.)
1800
814 ASLANKÖY
817 ÇAMKUYUSU
1700
1600
1500
1400
1300
943 GÖKTEPE
1200
AKSEKİ 1350
YÜKSELTİ m
1100
1367 CEVİZLİ
1000
895 SÜTÇÜLER
1564 NİF KÖY
1382 KOVADA
900
GÖDENE1373 1380 GÜNDOĞMUŞ
744 BUCAK
800
İBRADI 2128
897 GÖLCÜK
(ACIPAYAM)
700
1923 KÖPRÜLÜ
600
500
1249 ÇUBUKLU (NARLI)
400
200
100
0
YAĞIŞ mm
1797 BEŞKONAK
1101 DÖŞEMEALTI
1395 KARACAÖREN (MELLİ)
ÖRENKÖY 902
GÖKBÜK 915
GAZİPAŞA 796
KALKAN 846
1039 KASABA
GEBİZ 890 1099 TAŞAĞIL 1192 EŞEN
KUMLUCA
1046
890 DEMRE
3
1407 OYMAPINAR
1257 MARMARİS
1491 ÇAKIRLAR
1288 MANAVGAT
1571 KEMER
0
50
100
150
200
250
300
350
400
450
500
550
600
650
700
750
800
850
900
950
1000
1050
1100
1150
1200
1250
1300
1350
1400
1450
1500
1550
1600
1650
1700
1750
1800
1850
1900
1950
2000
2050
2100
2150
2200
2250
300
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-7-
TABLO 1. KUMLUCA-KÖġKLÜ-DĠBEK ORMANI (BEY DAĞLARI) KESĠTĠNDE
AĞAÇ VE ÇALI TÜRLERĠNĠN ÖRTME ORANLARI
(KIZILÇAM KUġAĞINDA ORMANLARIN TAHRĠP EDĠLMESĠ SONUCUNDA ORMAN ALTINDAKĠ ÇALI TÜRLERĠ
GELĠġEREK SIK AKDENĠZ ÇALILIĞINI "SEKUNDER MAKİ" OLUġTURMAKTADIRLAR)
TÜRLER
YÜKSELTĠ m
ÖRNEK ALANLAR VE BĠTKĠLERĠN ÖRTME ORANLARI (%)
1200
1400
1600
1800
200 400 600 800 1000
1
5
1. Cedrus libani (Sedir Ağacı)
2
20
3 1
20 80
2
80
3
70
1
80
2
80
3
80
1
80
2
80
2. Thymus sp. (Kekik)
15
3. Menta sp. (Dağ Nanesi)
7
4. Achantolimon olivieri
4
7
3
70
30
1
80
2000
2
3
80 80
4
4
4
4
4
4
4
4
2
2
7
7
(Kar Kirpisi-Çoban Yastığı)
5. Daphnea oleoides
2
4
10
30
10
10
15
12
2
12
(Zeytin yapraklı Sırımbağı)
6. Peonia mascula (ġakayık)
10
7. Cotoneaster nummularia
4
4
(Patlangaç çalısı)
8. Berberis creticus
(Hanımtuzluğu - Karamuk)
12
9. Juniperus foettidissima
15
2
(Kokulu Ardıç)
10. Euphorbia amygdoloides (Sütleğen)
30
11. Sobus torminalis (Kuş Üvezi)
1
4
12. Acer hyrcanum
1
4
4
1
2
2
4
35
35
1
10
10
(Toros Akçaağacı)
13. Populus tremula (Dağ Kavağı)
1
14. Verbascum orientale (Sığırkuyruğu)
1
15. Quercus infectoria (Mazı Meşesi)
4
16. Asparagus acutifolius
4
1
2
30
30
1
2
(Dikenli KuĢkonmaz)
17. Cistus villosus (Pembe çiç.Laden)
4
18. Juniperus excelsa (Boylu Ardıç)
1
4
2
2
1
1
4
4
19. Juniperus oxycedrus ssp.oxyced.
(Katran Ardıcı)
2
20. Crateagus monogyna (Akdiken)
4
21. Phlomis fruticosa (Çalba)
4
4
2
2
22. Pinus brutia (Kızılçam)
70
70
70
80
85
40
40
23.Styrax officinalis (Karagünlük)
15
15
15
15
30
30
30
24. Euphobia tinctoria (Boyacı
Sütleğeni)
25. Phyllirea latifolia (Akçakesme)
35
35
15
15
15
26. Vitex agnus-castus (Hayıt)
15
12
4
27. Pistacia trebinthus (Menengiç)
12
12
15
28. Daphnea gnidioides (Sırımbağı)
4
4
4
29. Spartium junceum (Katırtırnağı)
4
2
30. Cotynus coggyria (Boyacı Sumağı)
4
4
31. Nerium oleander (Zakkum)
20
4
4
32. Laurus nobilis (Defne)
20
15
4
33. Ceratonia ciliqua
(Keçiboynuzu ağacı)
34. Arbutus andrachnea (Sandal)
4
4
15
15
15
35. Myrtus comminus (Mersin)
12
12
4
36. Olea europea var.oleaster
4
(Delice)
KAYNAK: Kantarcı, M. D. 1998
70
4
2
4
15
1
4
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-8HARİTA 1. ALAKIR ÇAYI HAVZASI
KESİT 2. ALAKIR ÇAYI HAVZASI
ALAKIR Brj.
SİRKEN DAĞI
1680 m
KARTAL TEPE
2640 m
VADİNİN KUŞ UÇUŞU UZUNLUĞU 61.8 km GENEL EĞİM EĞİM % 3,6
ZİYARET DAĞI
2833 m
ALAKIR HAVZASI
KARATUFAN
TEPE 2250 m
KARAMAN ÇAYI
HAVZASI
KIR TEPE
1495 m
KIRKGÖZ
KÖPRÜSÜ
TOÇAK DAĞI
1223 m
AKDENİZ
Alakır çayı
(Eski yatak)
M. DOĞAN KANTARCI
Harita Genel Md’lüğü (1944) 1/200 000 ölçekli haritasından kopyalanıp birleştirilmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
-9-
UYDU GÖRÜNTÜSÜ 1. KUMLUCA, ALAKIR HAVZASI, BARAJ VE BEYDAĞLARI
POZAN GÖLÜ
GÖRCE
DEREKÖY
KERİMLER
KUYUSU
KARTAL TEPE
2610 m
KARAMAN ÇAYI
HAVZASI
ZİYARET TEPE
SEYFİYE
UYDU GÖRÜNTÜSÜ 2833
1. BEYDAĞLARI
VE ALAKIR HAVZASI
m
DEĞİRMENİ
AYIBELENİ
SAZAK
DEREKÖY
AKPINAR
YAYLASI
DİBEK ORMANI
KOZAĞACI
DEREİÇİ
ALAKIR ÇAYI
GÖRCE (KÜRCE)
K
KIRKDİREK
ALAKIR
KARACAÖREN
ALAKIR
GÖMBE
YAYLASI
GÖRECE DAĞ
KOZDERE
ALAKIR
ASAR TEPE
KOZDERE
ALAKIR Brj.
SİRKEN
DAĞI
1680 m
KARTAL TEPE
22640 m
TAHTALI DAĞ
2375 m
KOZAĞACI
KÖYÜ
ÇAYAĞZI
TOÇAK DAĞI
1223 m
ROMA
KÖPRÜSÜ
AKDENİZ
TOCAK
ALAKIR
ÇAYI
KIR TEPE
TOÇAK DAĞI 1495 m
1223 m
SALUR
GOOGLE EARTH 2011 GÖRÜNTÜSÜ-2011
ÇAYAĞZI
SİRKEN DAĞI
1680 m
ALAKIR BARAJI
KIR TEPE
1495 m
2250 m
M. DOĞAN
KANTARCI
M. DOĞAN
KANTARCI
VADİNİN KUŞ UÇUŞU UZUNLUĞU 61.8 km GENEL EĞİM EĞİM % 3,6
GÖDENE
(ALTINYAKA)
ÇALTI
ALAKIR HAVZASI
ŞIRALI
ZİYARET DAĞ KARATUFAN
2833 m
TEPE 2250 m
KIZLAR SİVRİSİ
3086 m
KÖŞKLÜ
-102-
KESİT 3. ALAKIR HAVZASINDA KARTAL TEPE – ALAKIR ÇAYI – TEKEOVA DAĞI KESİTİ
ALAKIR HAVZASI KARTAL TEPE - ALAKIR ÇAYI - TEKOVA DAĞI KESİTİ
2800
KARTAL TEPE
2640 m
2700
2400
2640
2500
TEKEOVA DAĞI
2164 m
2600
2164
2200
2250
2300
2100
2000
1900
2000
2000
1750
1700
1750
1800
1600
600
1500
1250
750
1000
GÖNAN ÇAYI
1000
1000
1100
1125
1100
1000
GÖLCÜK
750
700
700
750
800
750
900
1000
YÜKSELTİ m
1000
650
1100
ALAKIR ÇAYI SAZAK
ÇAY BOYU MEYVA BAHÇESİ
1200
1250
1300
630
1400
1500
1500
500
400
300
200
100
0
UZAKLIK m
M. DOĞAN
KANTARCI
M. DOĞAN
KANTARCI
-112-
KESİT 4. ALAKIR HAVZASINDA SİRKEN DAĞI-ALAKIR ÇAYI-TAHTALI DAĞ KESİTİ
ALAKIR HAVZASI SİRKEN DAĞI - ALAKIR ÇAYI - TAHTALI DAĞ KESİTİ
2500
TAHTALI DAĞ
2375 m
2375
2400
2250
2300
2200
2100
SİRKEN DAĞI
1680 m
1600
1680
1700
GÖMBE YAYLASI
1500
1500
1500
1400
1750
1800
1750
1775
1750
1740
1750
1750
1700
1750
1800
1850
1850
1750
1900
1600
2000
2000
1250
GÖDENE YOLU
1100
300
200
100
750
500
400
ALAKIR ÇAYI
500
250
200
ÇAYAĞZI
175
KOZDERE
200
250
600
500
450
400
DEREKÖY
350
330
ÖRTEKİZ
350
400
450
500
600
650
500 600
700
850
800
750
YÜKSELTİ m
900
1000
1000
1000
1200
1250
1300
0
UZAKLIK m
M. M.
DOĞAN
KANTARCI
DOĞAN
KANTARCI
-12ŞEKİL 2.1. ORMANIN ÖLÜ ÖRTÜSÜ, ORMAN TOPRAĞININ GÖZENEK ÇAPLARI,YAĞIŞ SUYUNU SIZDIRMASI
VE KİREÇ TAŞINDAKİ ÇATLAK SİSTEMİNİN KAYNAKLARI - YERALTI SUYUNU BESLEMESİ
YAĞ I ġ
SEDĠR
ORMANI
TOPRAK
GÖZENEKLERİ
ÇOK İRİ
İRİ
ORTA
İNCE
Ø
µm
SUYUN SIZMA HIZI VE
GÖZENEKLERDE TUTULMA
GÜCÜ
> 50
SU HIZLA SIZAR (> 0.05 atm)
10 - 50 SU YAVAŞ SIZAR (0.05-0.33 atm)
0.2 - 10
KAPİLLAR SU (0.33 - 15 atm)
< 0.2
ÖLÜ SU (> 15 atm)
ÖLÜ ÖRTÜ
HUMUS
Ah
TOPRAK
ĠRĠ GÖZENEKLĠDĠR
Bv
TOPRAK
SIZINTI SUYU
B-C
Cv
ANAKAYA
ÇATLAKLI KĠREÇ TAġI
KĠREÇ TAġI ÇATLAKLARINDAN
SIZAN SU KAYNAKLARI, DERELERĠ
VE YER ALTI SUYUNU BESLER
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-13ŞEKİL 2.2. KİREÇTAŞI ANAKAYASINDAN OLUŞMUŞ ORMAN TOPRAĞINDA YAĞIŞ SULARININ SIZMASI VE TAHTALI DAĞ’DA SEDİR ORMANLARI
ÖLÜ ÖRTÜ
YAPRAK, ÇÜRÜNTÜ, HUMUS
YAĞIŞ
KİREÇTAŞININ TABAKALI VE ÇATLAKLI YAPISINDAN
YER ALTINA SIZAN SU KAYNAKLARIN VE HAVZANIN
YER ALTI SUYUNU BESLEMEKTEDİR.
ORMAN
YOK EDĠLĠRSE,
TOPRAK TAġINIR
VE
YAĞIġ SULARI
SELLERE
DÖNÜġÜR.
M. DOĞAN KANTARCITAHYALI DAĞ-EKİM 2010
ORMAN TOPRAĞI :
ORGANİK MADDE İLE İRİ GÖZENEKLİ,
AĞAÇ VE ÇALI KÖKLERİ İLE KAVRANMIŞ,
TOPRAK HAYVANCIKLARININ YUVALARI
VE YOLLARI İLE İÇ YAPISI GELİŞMİŞ
OLAN ORMAN TOPRAĞI
YAĞIŞ SULARINI EMER VE HIZLA SIZDIRABİLİR.
YÜZEYSEL AKIŞI VE SEL OLUŞUMUNU ÖNLER.
Ah
HUMUSLU
TOPRAK
ORMAN
TOPRAĞI
GÖZENEKLİ
VE SÜZEKTİR.
KİREÇ TAŞI
TABAKALI VE
ÇATLAKLIDIR.
BÖYLECE, ORMAN TOPRAĞI KORUR,
VE ODUN ÜRETİMİ YANINDA SU ÜRETİMİ DE YAPAR.
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-14-
2.2.2. ALAKIR HAVZASI’NDA SICAKLIK,
YAĞIġ VE YÜKSEK YAĞIġLARIN DURUMU
Alakır Havzası’nda çok önemli iki yağıĢ ölçüm istasyonu (Kumluca ve Gödene–Altınyaka)
kapatılmıĢtır. Bu iki yağıĢölçer istasyonun 1970 yılına kadar yaptığı ölçmelere göre; ortalama
yıllık yağıĢ Kumluca’da (6 yıllık)1046,0 mm, Gödene’de (5 yıllık) 1373,2 mm’dir (DMĠ Gnl.
Md’lüğü 1974). Kumluca ve Gödene’deki aylık ortalama yağıĢ miktarları tablo 2.1. ile Ģekil
3.1.’de verilmiĢtir. Bu iki yağıĢ istasyonunun 5-6 yıllık ölçmeleri çevredeki diğer
istasyonların ölçmeleri ile karĢılaĢtırıldığında; Kumluca’da ölçülen yıllık ortalama yağıĢ ile 4
yaz ayı ortalama yağıĢ toplamı ve ocak ayı ortalama yağıĢları Finike’den biraz daha fazla
olup, Antalya yağıĢları ile denk düĢmektedir (Tablo 2.2. ve Ģekil 3.2.). Gödene 900 m
yükseltide yer aldığı için yağıĢ miktarı kıyıdaki yağıĢlardan daha fazladır.
Kumluca ile Gödene’de ölçülen ortalama yağıĢ miktarlarının arasındaki fark 327,4 mm
olup, her 100 m’lik yükselti basamağında ortalama 39 mm’lik bir yağıĢ artıĢı hesaplanmıĢtır
(Tablo 2.1.). Ġki istasyonda da 4 yaz ayındaki yağıĢ miktarları çok düĢüktür (% 0.3-0.5 kadar).
Kumluca ile Gödene’de yıllık toplam yağıĢın % 56-57’si aralık ve ocak aylarında
düĢmektedir.
Kumluca ve Gödene’de yağıĢ istasyonları kapatılmayıp, tam ölçme yapan meteoroloji
istasyonları haline geliĢtirilmeliydiler. Alakır Havzası’nda ilerideki bölümlerde incelenecek
olan tarımsal kapasite meteorolojik tespitlerle de desteklenmeliydi. ġimdilik Alakır
Havzası’ndaki iklim değerlendirmeleri ve yağıĢ/akıĢ iliĢkileri için Finike ile Antalya
meteoroloji istasyonlarının ölçmelerini kullanmak ve bazı yorumlamalar yapmak zorundayız.
2.2.2.1. FĠNĠKE’DE ORTALAMA SICAKLIK, YAĞIġ
VE GÜNLÜK YÜKSEK YAĞIġLAR
(1) ORTALAMA SICAKLIK
Finike Meteoroloji istasyonunun ölçmelerine göre; 1970-2006 yılları arasındaki ortalama
sıcaklık değerlerinin 1970-1982, 1983-1993 ve 1994-2006 olmak üzere 3 döneme ayrılarak
incelenmesi uygun bulunmuĢtur. Bu dönemlerin ayrılmasının sebebi 1982 ve 1991 yılları
arasında patlayan 5 yanardağın stratosfere (10 000 m’den yukarıya) püskürttükleri kül ve
gazların etkisi ile yıllık ortalama sıcaklığın 1,0 C° kadar azalmıĢ olmasıdır. Stratosfer sakin
bir yer olduğu için buraya ulaĢan tozlar ile gazlar uzun süre dağılmadan ve kimyasal
bileĢimleri bozulmadan kalabilmektedirler. Ancak bu tozlar ile gazlar güneĢ ıĢınlarını
(dolayısı ile enerjisini) emdikleri ve geriye yansıttıkları için Dünya’nın daha az enerji
almasına sebep olmaktadırlar. Finike’deki yıllık ortalama sıcaklık değiĢimlerinde bazı
yanardağ patlamalarının o yıl veya ertesi yıllardaki sıcaklık değerlerinin düĢmesi ile iliĢkili
oldukları dikkat çekmektedir.
Finike’de yıllık ortalama sıcaklık değerleri 1953-1970 döneminde 18,6 C° iken, 1994-2006
döneminde 19,4 C°’ye yükselmiĢtir. Aradaki fark 0,8 C° olup, önemli bir ısınma olayını iĢaret
etmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık aradaki 1970-1982 döneminde 18,3 C°, 1983-1993
döneminde 18,4 C°’dir. Eğer 1970-2006 arasında ve özellikle 1994-2006 döneminde
yanardağ patlamaları devam etmeseydi, ısınmanın daha da fazla olması beklenirdi (ġekil 4).
-15-
Finike’de yaz aylarındaki ortalama sıcaklık değerleri incelendiğinde; 1953-1970 dönemine
göre 1994-2006 döneminde 1,0-1,7 C°’lık artıĢların olduğu görülmektedir (ġekil 4).
(2) ORTALAMA YAĞIġ ĠLE GÜNLÜK YÜKSEK YAĞIġLAR
Finike’de yıllık ortalama yağıĢ miktarı 1953-1970 döneminde 986,5 mm olarak
bildirilmiĢtir (DMĠ Gnl. Md’lüğü 1974). Yıllık ortalama yağıĢ miktarı 1994-2006 döneminde
1056,7 mm’ye yükselmiĢtir. Aradaki fark 70,2 mm’dir (ġekil 5). YağıĢ artıĢının IV. Ayda
25,6 mm ve XI. Ayda 89,9 mm olması dikkat çekicidir.
Finike’de 1985-2008 yılları arasındaki günlük sağanak yağıĢlar (Yüksek yağıĢlar mm/24
saat) tablo 3’te verilmiĢtir. Günlük sağanak yağıĢların 70 mm’den fazla olanları seçilmiĢ,
iĢaretlenmiĢ ve Ģekil 6’de yıllara göre sıralanmıĢtır. Tablo 3 ve Ģekil 6’da günlük sağanak
yağıĢların özellikle 1998 yılından sonra yaz aylarında da oluĢtukları, sıklaĢmağa baĢladıkları
ve miktarlarının arttığı görülmektedir.
Finike’de 1985-2009 dönemindeki günlük sağanak yağıĢ miktarları (Tablo 3) ile ayni
dönemdeki aylık yağıĢ miktarları (Tablo 4) karĢılaĢtırılmıĢ, oranlanmıĢ ve elde edilen
sonuçlar Ģekil 7’de yağıĢı çok olan aylar için verilmiĢtir. ġekil 7 serisindeki verilere göre;
yağıĢlar kasım ayında artmağa baĢlamakta, aralık ve ocak aylarında çok artmakta, Ģubat
ayından itibaren azalmaktadır. Miktarı 70 mm/24 saat’ten fazla olan sağanak yağıĢlar, aralık
ve ocak aylarındaki aylık yağıĢların % 20-70’i kadarını oluĢturmaktadır (Yıllara göre oranlar
değiĢmektedir). Diğer aylarda aylık toplam yağıĢ azaldıkça, günlük sağanak yağıĢ oranları
artmaktadır (ġekil 7).
Sağanak yağıĢlar Akdeniz üzerinden gelen ılık ve nemli hava kütlelerinin, kuzeyden gelen
soğuk hava kütleleri ile karĢılaĢmasından kaynaklanmaktadır. Akdeniz Havzası’ndaki
ısınmaya bağlı olarak Finike’deki sağanak yağıĢ oluĢumları sıklaĢmıĢ, miktarları ve oranları
da artmıĢtır. Bu artıĢ; Finike’de yaz ve kıĢ ayları arasındaki yağıĢ dengesizliğinin yanında, kıĢ
aylarındaki yağıĢların da sağanak yağıĢlardan ötürü düzensiz olduğunu göstermektedir.
-16-
TABLO 2.1. KUMLUCA VE GÖDENE’DE (Altınyaka) AYLIK VE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARI
VE YAĞIŞ MİKTARININ 100 m’lik YÜKSELTİ ARTIŞINA GÖRE DEĞİŞİMİ
(Kumluca’da 6, Gödene’de 5 yıllık, 1970 öncesi ölçme sonuçları)
YÜKSELTİ
m
YER
KUMLUCA
60 m
AYLIK YAĞIŞ ORANI
GÖDENE (Altınyaka) 900 m
AYLIK YAĞIŞ ORANI
FARK mm
840 m
FARK mm/100 m
I
II
326,1
0,31
431,9
0,31
105,8
12,6
III
119,6 101,3
0,11 0,10
78,3 148,1
0,06 0,11
41,3 46,8
4,9
5,6
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
62,0
0,06
76,2
0,06
14,2
1,7
15,0 6,3 0,0 0,4 10,2 44,3
0,01 0,01 0,00 0,00 0,01 0,04
28,6 15,0 3,4 4,8 32,1 70,4
0,02 0,01 0,00 0,00 0,02 0,05
13,6 8,7 3,4 5,2 21,9 26,1
1,6 1,0 0,4 0,6 2,6 3,1
97,4
0,09
122,7
0,09
25,3
3,0
XII
YILLIK
mm
263,1
0,25
361,8
0,26
98,7
11,8
1045,8
1,00
1373,2
1,00
327,4
39,0
M. DOĞAN KANTARCI
Kaynak : Devlet Meteoroloji ĠĢleri Gnl.Md’lüğü 1974 verilerinden derlenip, değerlendirilmiĢtir.
ŞEKİL 3.1. KUMLUCA VE GÖDENE’DE (Altınyaka) AYLIK VE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARI
500,0
KUMLUCA VE GÖDENE'DE (Altınyaka) AYLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARI
450,0
KUMLUCA
GÖDENE (Altınyaka)
400,0
350,0
300,0
250,0
YAĞIŞ mm
200,0
150,0
100,0
50,0
0,0
AYLAR
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
Kaynak : Devlet Meteoroloji ĠĢleri Gnl.Md’lüğü 1974 verilerinden derlenip, değerlendirilmiĢtir.
X
XI
XII
M. DOĞAN KANTARCI
-17TABLO 2.2.BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE DENİZ ETKİSİ ALTINDAKİ ARAZİDE ORTALAMA YAĞIŞLAR İLE
SAĞANAK YAĞIŞ MİKTARLARI VE ORANLARI (1970 YILINA KADAR YAPILAN ÖLÇMELERDEN DERLENMİŞ, DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.)
YAĞIŞLAR
SAĞANAK
OCAK AYINA
4 YAZ AYI
YILLIK ORT.
ARALIK AYI
OCAK AYI
YAĞIŞ
ORANI
TOPLAM YAĞIŞ
mm
mm
mm
mm/24 SAAT
%
mm
KAŞ
5
906,0
226,9
238,2
150,8/XII
63,3
14,5
DEMRE
20
889,7
216,7
150,0/I
69,2
21,0
FİNİKE
3
987,0
261,8
278,7
206,1/I
74,0
18,9
KUMLUCA
60
1046,0
263,1
326,1
16,6
KEMER
10
1571,0
397,8
536,9
31,8
ÇAKIRLAR
20
1491,4
295,2
386,8/XII
131,0
71,7
ANTALYA
42
1068,0
343,3
263,7
331,5/I
77,4
28,4
SERİK
40
1047,5
283,8
243,3
136,3
34,8
GEBİZ
75
889,8
285,3
195,6
118,3/XII
36,8
TAŞAĞIL
80
1099,4
208,0
90,3/IX
56,9
40,8
MANAVGAT
20
1288,2
312,9
204/I
28,9
30,0
KASABA
230
1039,3
246,2
128/II
72,5
25,9
GÖKBÜK(FİNİKE)
200
915,3
178,4
178,4/XII
71,7
25,7
DÖŞEMEALTI
265
1101,2
245,9
302,9/II
123,2
32,3
KARACAÖREN(MELLİ)
265
1394,8
254,2
247,4/XII
97,3
85,8
BEŞKONAK
360
1796,6
431,7
403,2
87,4
BUCAK
850
744,0
139,9
99,9/XII
71,4
87,5
GÖDENE (ALTINYAKA)
900
1373,2
361,8
431,9
55,3
BÜK
450
568,0
M. DOĞAN KANTARCI
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl. Md’lüğü ve DSİ Gnl Md’lüğü ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
YER
YÜKSELTİ
m
ŞEKİL 3.2.BATI AKDENİZ YETİŞME ORTAMI BÖLGESİNDE DENİZ ETKİSİ ALTINDAKİ ARAZİDE YAĞIŞLAR VE ORANLARI
BATI AKDENİZ Y.O. BÖLGESİNDE DENİZ ETKİSİ ALTINDAKİ ARAZİDE YILLIK YAĞIŞ, OCAK AYINDAKİ
YAĞIŞ, 4 YAZ AYINDAKİ YAĞIŞ VE GÜNLÜK YÜKSEK YAĞIŞ MİKTARLARI (1970 ÖNCESİ ÖLÇÜMLER)
1796,6
1571,0
1491,4
1394,8
1288,2
1068,0
987,0
1046,0
889,7
118,3
90,3
178,4
431,9
403,2
247,4
568,0
139,9
128,0
302,9
254,2
178,4
246,2
204,0
295,2
331,5
208,0
4 YAZ AYI mm
195,6
OCAK AYI mm
243,3
SAĞANAK mm/24 SAAT
245,9
150,0
386,8
744,0
YILLIK ORT. mm
263,7
536,9
326,1
278,7
216,7
238,2
1101,2
889,8
206,1
150,8
1099,4
1039,3
1047,5
1373,2
915,3
312,9
906,0
YAĞIŞ mm
2000,0
1950,0
1900,0
1850,0
1800,0
1750,0
1700,0
1650,0
1600,0
1550,0
1500,0
1450,0
1400,0
1350,0
1300,0
1250,0
1200,0
1150,0
1100,0
1050,0
1000,0
950,0
900,0
850,0
800,0
750,0
700,0
650,0
600,0
550,0
500,0
450,0
400,0
350,0
300,0
250,0
200,0
150,0
100,0
50,0
0,0
99,9
M. DOĞAN KANTARCI
-18-
ŞEKİL 4. FİNİKE'DE AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
20
FİNİKE YILLIK
YILLAR
C⁰
18,7
1979
18,9
1980
18,2
1981
18,6
1982
17,9
1983
17,8
1984
18,4
1985
18,8
1986
18,9
1987
18,2
1988
18,7
1989
18,7
1990
18,9
1991
18,6
1992
17,8
1993
18,6
1994
19,6
1995
19,0
1996
19,4
1997
18,4
1998
19,6
1999
19,7
2000
19,3
2001
19,8
2002
19,6
2003
19,9
2004
19,4
2005
19,0
2006
19,0
18,5
18
17,5
YILLAR
32
30
28
26
24
22
20
18
16
14
12
10
8
6
4
2
0
FİNİKE' DE AYLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1953-1970
AYLAR 1
2
3
1970-1981
4
5
1982-1993
6
7
YILLIK
FİNİKE'DE AYLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN (C°) DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
8
X
XI
XII
C:
1953-1970 11,3 11,7 13,4 16,4 20,3 24,6 27,2 27,0 23,6 19,5 15,8 12,8 18,6
1970-1981 10,7 11,2 13,2 16,2 20,1 24,8 27,1 26,6 23,4 19,1 14,9 11,9 18,3
1982-1993 10,8 10,7 12,5 16,3 20,3 24,5 27,7 27,4 24,3 19,8 15,1 12,0 18,4
1994-2006 11,5 11,7 13,4 16,7 21,4 26,1 28,9 28,6 24,9 20,5 15,9 12,8 19,4
FARK
0,2
0,0
1953/1970-1994/2006
0,0
0,3
1,1
1,5
1,7
1,6
1,3
1,0
0,1
0,0
0,8
1994-2006
9
10
11
•1975 TOLBACHİK YANARDAĞI-KAMÇATKA
•1975 PAVLOF YANARDAĞI-ALASKA
•1980 HEKLA - İSLANDA
•1982 EL CHİCON YANARDAĞI (MEKSİKA)
•1982 NEVADO DELRUİZ (KOLOMBİYA)
•1986 AUGUSTİN ALASKA
•1991 UNZEN YANARDAĞI (GÜNEY JAPONYA)
•1991 PİNATUBO YANARDAĞI (FİLİPİNLER)
•OCAK-ŞUBAT 1991 I. KÖRFEZ SAVAŞI KUVEYT
PETROL KUYULARI YANGINI
•1994 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•1996 PAPUA YENİ GİNE YANARDAĞI
•1997 OLMOK CALDERA YANARDAĞI-ALASKA
•2000 HEKLA - İSLANDA
•2002 PAGO YANARDAĞI
•2004 BAGANA YANARDAĞI
•2006 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•2006 AUGUSTİNE
12
M. DOĞAN KANTARCI
1978
TAVURVUR
18,3
BAGANA
1977
1953-1970
ORT. 18,6 Cº
19
PAGO
17,9
HEKLA
18,0
1976
PAPUA VE
OLMOK CALDERA
1975
1982-1993
ORT. 18,4 Cº
TAVURVUR
18,2
UNZEN VE PĠNATUBO
1974
1970-1981
ORT. 18,3 Cº
AUGUSTĠN
18,3
HEKLA
1973
19,5
NEVADO DELRUİZ
VE CHİCON
17,8
TOLBACİK
VE
PAVLOF
18,1
1972
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
1971
1994-2006
ORT. 19,4 Cº
YILLIK ORTALAMA SICAKLIK C:
18,4
AYLIK ORTALAMA SICAKLIK C:
1970
FİNİKE' DE YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
-19ġEKĠL 5. FĠNĠKE'DE AYLIK VE YILLIK YAĞIġLARIN (mm) DÖNEMSEL DEĞĠġĠMĠ
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Finike Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
774,8
1971
952,0
1972
698,4
1973
526,2
1974
1154,3
1975
909,9
1976
1032,1
1977
723,3
1978
1044,1
1979
1023,9
1980
922,2
1981
1545,0
1982
876,3
1983
1233,6
1984
779,4
1985
845,1
1986
678,8
1987
779,9
1988
1199,3
1989
771,1
1990
576,8
1991
907,0
1992
816,4
1993
1994
1995
1996
1997
1999
838,2
2000
730,4
2001
1553,0
2004
2005
2006
260
1994-2006
ORT. 1056,7 mm
1953-1970
ORT. 986,5 mm
1953-1970
1970-1981
1982-1993
1994-2006
240
220
200
180
DİKKAT
160
140
120
100
1970-1981
ORT. 942,2 mm
1982-1993
ORT. 846,7 mm
80
60
40
20
0
AYLAR
1
2
3
4
5
6
7
8
VIII
IX
X
XI
XII
YILLIK
mm
0,7
9,8
68,9
78,4
261,8
986,5
942,2
234,4
181,3
84,7
39,7
19,8
6,9
1,2
0,7
5,7
65,9 101,6
200,4
1982-1993
197,3
138,3
103,3
41,1
16,8
11,6
2,9
0,8
3,4
44,2 125,7
161,3
846,7
1994-2006
227,1
126,5
83,4
61,4
23,3
10,5
3,3
3,8
5,8
76,2 168,3
267,1
1056,7
FARK
-51,6
-3,7
1953/1970-1994/2006
-8,3
25,6
1,4
4,6
0,8
3,1
-4
5,3
70,2
7,3
89,9
875,4 FİNİKE'DE GÜNLÜK EN YÜKSEK YAĞIŞ (mm / 24 saat) MİKTARLARININ AYLARA GÖRE DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1390,8 DÖNEMLER
1537,9
1953-1970
895,0
1208,4 1970-2006
I
206,1
132,3
II
188,0
146,6
III
IV
V
VI
VII
79,7
64,4
64,0
10,8
20,5
64,7
93,1
50,6
73,0
13,1
VIII
5,5
24,4
IX
38,0
13,6
X
83,2
62,0
XI
101,1
200,9
XII
131,9
248,6
9
10
11
12
11
12
FİNİKE' DE GÜNLÜK EN ÇOK YAĞIŞ (mm / 24 saat)
MİKTARLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
280
260
DĠKKAT
SAĞANAK
YAĞIġLAR
ARTMIġ
240
775,1 1970-1981
986,1
1095,3
2003
YILLAR
FİNİKE' DE AYLIK ORTALAMA YAĞIŞLARIN DÖNEMSEL
DEĞİŞİMİ
300
280
695,3 FİNİKE' DE AYLIK ORTALAMA YAĞIŞLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1167,7 DÖNEMLER
I
II
III
IV
V
VI
VII
684,9 1953-1970
278,7 130,2
91,7
35,8
21,9
5,9
2,5
1998
2002
FİNİKE' DE YILLIK ORTALAMA YAĞIŞLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1650
1600
1550
1500
1450
1400
1350
1300
1250
1200
1150
1100
1050
1000
950
900
850
800
750
700
650
600
550
500
450
400
350
300
250
200
150
100
50
0
220
1953-1970
200
1970-2006
GÜNLÜK EN YÜKSEK YAĞIŞ mm/24 saat
1970
YILLK ORTALAMA YAĞIŞ mm
mm
AYLIK ORTALAMA YAĞIŞ mm
YILLIK
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
YILLAR
180
160
140
120
100
80
60
40
20
0
AYLAR
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
M. DOĞAN KANTARCI
-20TABLO 3. FİNİKE’DE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN (> 70 mm) 1985-2008 DÖNEMİNDE AYLARA DAĞILIMI
YILLAR
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
1985
47,5
46,0
62,9
1,2
2,8
0,3
0,0
0,0
13,6
1986
45,2
44,0
1,1
9,6
5,0
3,0
0,0
0,0
12,3
1987
80,9
14,8
37,7
27,6
13,2
14,6
8,7
0,0
0,0
1988
90,5
50,3
51,3
46,1
27,0
0,6
13,1
0,0
0,0
1989
7,8
43,8
18,4
0,0
0,8
0,1
0,0
0,0
0,0
1990
5,4
64,4
26,7
15,2
0,2
2,6
0,0
0,0
2,3
1991
29,1
101,9
44,9
29,5
20,4
0,0
0,2
0,0
1,1
1992
2,9
45,5
53,9
22,6
23,5
53,7
0,3
0,0
0,0
1993
45,0
34,4
23,3
7,0
15,7
2,6
0,2
0,0
0,0
1994
90,5
39,3
12,0
10,4
34,2
0,0
0,1
6,4
2,0
1995
39,6
25,2
36,8
8,1
0,5
2,0
7,0
0,8
4,7
1996
79,3
35,9
17,6
3,1
9,7
0,0
0,0
0,0
9,6
1997
37,4
21,1
53,6
23,1
18,3
6,7
0,0
24,4
1,4
1998
57,5
146,6
39,5
61,3
12,3
0,4
0,0
0,0
2,7
1999
66,2
54,0
35,1
34,2
0,0
0,6
0,4
1,4
0,0
2000
34,7
19,5
32,0
13,0
16,6
0,0
0,0
0,1
0,1
2001
74,8
31,4
2,6
30,0
10,1
0,0
0,8
0,6
0,0
2002
71,2
25,7
28,4
34,4
1,1
2,1
11,2
0,5
4,8
2003
99,6
77,2
49,2
34,4
50,6
73,0
0,0
1,0
2,0
2004
132,3
45,0
22,2
93,1
6,2
4,8
3,0
0,0
1,2
2005
63,8
74,2
29,1
30,6
11,0
42,5
0,6
0,1
4,6
2006
56,3
56,5
30,2
3,8
3,6
0,8
0,0
0,1
22,2
2007
90,4
56,4
39,5
28,8
4,4
3,0
0,4
0,0
0,0
2008
10,8
118,0
7,0
11,4
2,1
0,0
0,0
0,0
30,4
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Finike Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
X
50,1
28,2
1,0
32,8
53,9
22,5
42,7
0,3
18,5
39,4
15,3
12,8
47,1
10,9
4,9
25,2
18,3
5,7
49,0
12,0
36,0
172,7
39,2
23,4
XI
53,2
22,5
13,8
67,9
120,5
9,8
11,8
56,1
52,8
65,3
26,9
45,9
51,7
70,4
44,5
77,6
200,9
32,0
44,6
50,3
54,3
67,5
103,3
67,2
XII
27,5
49,1
48,6
30,9
21,2
23,6
85,2
35,6
24,7
102,8
73,6
36,9
58,1
60,7
78,7
39,6
89,3
72,8
43,8
248,6
40,2
11,0
78,0
34,2
M. DOĞAN KANTARCI
ŞEKİL 6. FİNİKE’DE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI (1985-2008 DÖNEMİ - ARTIŞA DİKKAT)
FİNİKE'DE 1985-2008 YILLARI ARASINDA
70 mm/m²/GÜN MİKTARINDAN FAZLA
OLAN SAĞANAK YAĞIŞLARIN ARTIŞI VE SIKLAŞMASI
X
XI
XII
I
II
IV
VI
YAĞIŞ mm/m²/24 SAAT
270
260
250
240
230
220
210
200
190
180
170
160
150
140
130
120
110
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
YILLAR
M. DOĞAN KANTARCI
-21-
TABLO 4. FİNİKE’DE AYLIK VE YILLIK YAĞIŞ MİKTARLARI (1985-2008 DÖNEMİ)
FİNİKE İst.nu. 17375
YILLAR
I
II
AYLIK TOPLAM YAĞIŞ
III
IV
V
VI
VII
YILLIK
VIII
IX
X
XI
XII
TOPLAM
1985
290,2 192,5
82,3
2,6
5,7
0,3
0,0
0,0
13,6
66,2 105,2
1986
243,0 152,0
1,8
9,9
7,3
3,9
0,0
0,0
19,8
1987
307,5
38,4 143,1
79,4
17,6 17,0
8,7
0,0
0,0
1988
183,0 213,7 230,4 101,1
0,6 22,2
0,0
0,0
73,5 194,7 133,7 1199,3
1989
845,1
39,6
40,4 161,1
678,8
1,3
38,6 128,3
779,9
56,8
55,9
0,0
1,6
0,1
0,0
0,0
0,0
73,8 228,3
1990
9,4 131,9
28,6
16,9
0,2
2,6
0,0
0,0
2,8
1991
104,6 162,0
94,2
32,5
23,2
0,0
0,2
0,0
1,1
3,0 116,3 101,2
48,9
43,4 54,0
0,4
0,0
1992
17,1
46,4
86,5
87,7
521,3
28,7
21,8 119,5
362,4
74,0
30,0 385,2
907,0
0,0
0,4 107,2 126,3
601,1
28,0 128,0 113,1
695,3
1993
157,0 139,0
70,9
8,8
45,3
5,0
0,2
0,0
0,0
1994
304,5 181,2
47,2
24,9
38,2
0,0
0,1
9,9
3,6 101,7 227,7 228,7 1167,7
1995
166,0
60,2 127,5
20,1
0,7
2,0 13,1
0,8
4,7
20,6
95,8 173,4
684,9
1996
151,7 138,0
11,6
12,4
0,0
0,0
0,0
10,0
51,2
72,4 257,9
775,1
29,0 130,9 100,3
30,5
7,4
0,0 34,2
1,4 157,8 116,0 308,5
986,1
1998
130,9 224,3 111,3 119,7
29,0
0,4
0,0
0,0
2,9
1999
265,6 178,2 104,3
55,2
0,0
1,0
0,4
2,2
0,0
35,0
26,7
0,0
0,0
0,1
2,6 107,3
11,8
0,0
0,8
2,6 24,5
1997
2000
70,1
94,4
75,7
69,9
70,9
53,6 152,9
819,3
0,1
68,9 245,5 113,1
730,4
0,6
0,0
54,8 609,7 511,7 1553,0
0,5
6,6
10,7 130,9 344,1
0,0
1,0
2,2
50,1 104,0 253,6 1390,8
4,8
3,0
0,0
1,4
33,9 107,4 485,9 1537,9
11,2 44,7
0,6
0,1
8,5
69,0 147,0 124,2
2001
124,7 129,0
2002
140,4
2003
386,6 186,8 129,6
2004
653,3
2005
276,2 133,2
47,9
32,4
2006
188,5 166,6 121,7
6,4
4,1
0,8
0,0
0,1
2007
128,9 162,6
51,7
51,3
8,6
5,2
0,4
0,0
0,0
2008
34,3 239,7
25,5
38,2
5,0
0,0
0,0
0,0
53,8
184,6 135,4
82,1
49,5
20,3
9,4
3,1
2,1
6,9
ORT.
mm
50,2
92,3
92,6
71,2
1,1
93,1 110,6 73,2
27,4 120,9
16,7 151,6 308,5 1095,3
7,6
5,9
33,4 349,7 125,9
875,4
895,0
21,2 1018,4
93,4 251,9 247,5 1001,5
30,9 166,8
93,1
687,3
62,5 145,9 206,9
908,7
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Finike Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
-22-
ŞEKİL 7.1. FİNİKE’DE EKİM VE KASIM AYLARINDA AYLIK TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
700,0
FİNİKE'DE X. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-X
YÜKSEK YAĞIŞ-X
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
75,7
42,0
49,4
35,4
52,2
97,8
53,3
33,4
36,6
83,1
65,3
29,8
25,0
74,3
38,7
66,1
75,0
57,7
78,4
73,0
44,6
76,9
71,2
YAĞIŞ mm
100,0
75,7
200,0
0,0
YILLAR
700,0
FİNİKE'DE XI. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-XI
YÜKSEK YAĞIŞ-XI
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
0,0
YILLAR
M. DOĞAN KANTARCI
40,3
41,0
53,6
36,9
46,8
42,9
24,4
33,0
31,6
83,0
46,4
44,6
63,4
28,1
28,7
41,3
52,3
39,3
45,0
52,8
34,9
35,8
55,7
YAĞIŞ mm
100,0
50,6
200,0
-23ŞEKİL 7.2. FİNİKE’DE ARALIK VE OCAK AYLARINDA TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
700,0
650,0
FİNİKE'DE XII. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-XII
YÜKSEK YAĞIŞ-XII
600,0
ORAN %
550,0
500,0
450,0
400,0
350,0
300,0
250,0
200,0
36,7
31,5
51,9
32,4
51,2
21,2
50,7
17,3
17,5
60,0
35,0
51,5
19,7
18,8
14,3
42,4
44,9
21,8
28,2
22,1
19,7
24,2
23,1
37,9
50,0
30,5
YAĞIŞ mm
100,0
31,8
150,0
0,0
YILLAR
700,0
FİNİKE'DE I. AYDA
TOPLAM YAĞIŞLAR İLE SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
650,0
600,0
TOPLAM YAĞIŞ-I
550,0
YÜKSEK YAĞIŞ-I
500,0
ORAN %
450,0
400,0
350,0
300,0
250,0
0,0
YILLAR
M. DOĞAN KANTARCI
31,5
70,1
29,9
23,1
20,3
36,8
24,9
43,9
53,4
52,3
23,9
29,7
28,7
96,7
27,8
57,4
45,6
26,3
18,6
50,0
16,4
YAĞIŞ mm
100,0
49,5
150,0
25,8
200,0
-24-
ŞEKİL 7.3. FİNİKE’DE ŞUBAT VE MART AYLARINDA TOPLAM VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
700,0
FİNİKE 'DE II. AYDA
TOPLAM YAĞIŞLAR İLE SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-II
YÜKSEK YAĞIŞ-II
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
49,2
34,7
33,9
55,7
48,8
41,3
51,2
24,3
25,8
30,3
65,4
72,8
26,0
41,9
21,7
24,7
39,1
62,9
48,8
77,1
23,5
28,9
23,9
YAĞIŞ mm
100,0
38,5
200,0
0,0
YILLAR
700,0
FİNEKE'DE III. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ İLE SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-III
YÜKSEK YAĞIŞ-III
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
0,0
YILLAR
M. DOĞAN KANTARCI
27,5
76,4
24,8
60,8
38,0
30,7
81,0
100,0
45,1
33,7
35,5
40,9
25,2
28,9
25,4
32,9
53,3
47,7
93,4
32,9
22,3
26,3
61,1
YAĞIŞ mm
100,0
76,4
200,0
-25-
ŞEKİL 7.4.FİNİKE’DE IV. VE V. AYLARDA TOPLAM VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI (1985-2008 DÖNEMİ)
700,0
FİNİK'DE IV. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ, SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-IV
YÜKSEK YAĞIŞ-IV
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
29,8
56,1
59,4
94,4
77,0
36,9
48,3
28,0
37,1
62,0
51,2
23,0
26,7
40,3
41,8
79,5
46,2
90,8
89,9
0,0
45,6
34,8
YAĞIŞ mm
100,0
46,2
97,0
200,0
0,0
YILLAR
700,0
FİNİKE'DE V. AYDA
TOPLAM YAĞIŞ VE SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
TOPLAM YAĞIŞ-V
YÜKSEK YAĞIŞ-V
600,0
ORAN %
500,0
400,0
300,0
0,0
YILLAR
M. DOĞAN KANTARCI
42,0
51,2
87,8
98,2
81,6
45,8
100,0
85,6
62,2
0,0
42,4
60,0
78,2
71,4
89,5
34,7
54,1
87,9
100,0
50,0
58,2
75,0
68,5
YAĞIŞ mm
100,0
49,1
200,0
-26-
2.2.2.2. ANTALYA’DA ORTALAMA SICAKLIK, YAĞIġ, BUHARLAġMA
VE GÜNLÜK YÜKSEK YAĞIġLAR
(1) ORTALAMA SICAKLIK
Antalya Meteoroloji istasyonunun ölçmelerini değerlendirdiğimizde, aynen Finike’deki
gibi 1970-2006 döneminin 3 alt döneme ayırıp incelenmesinin gerektiği sonucuna varılmıĢtır.
Dünya’da 1981-1991 arasında 5 yanardağın patlaması ve küllerini stratosfere kadar
püskürtmelerinin etkisi Antalya’da 1982-1993 döneminde yıllık ortalama sıcaklığın 1,0 C°
azalmasına sebep olmuĢtur (ġekil 8).
Antalya’da yıllık ortalama sıcaklık değerleri 1930-1970 arasında 18,7 C° olarak verilmiĢtir
(DMĠ Gnl. Md’lüğü 1974). Yıllık ortalama sıcaklığın 1994-2006 döneminde 18,8 C°’a
yükseldiği ve aradaki farkın 0,1 C° olduğu hesaplanmıĢtır (ġekil 8). Aylık ortalama sıcaklık
değerleri karĢılaĢtırıldığında; yaz aylarındaki sıcaklık farklarının sırası ile 0,4 – 0,7 – 0,8 ve
1,0 C° arttığı görülmektedir (ġekil 8). Antalya’da da sıcaklığın daha fazla artmayıĢına
yanardağ patlamalarının etkisi olduğu anlaĢılmaktadır. Diğer bir etki de Antalya’nın denize
karĢı konumundan kaynaklanmaktadır. Finike batısındaki yüksek araziden dolayı deniz
etkisini daha az almaktadır.
(2) ORTALAMA YAĞIġLAR VE GÜNLÜK YÜKSEK YAĞIġLAR
Antalya’da yıllık ortalama yağıĢ miktarı 1930-1970 döneminde 1068,2 mm olarak
verilmiĢtir (DMĠ Gnl. Md’lüğü 1974). Yıllık ortalama yağıĢ miktarı 1994-2006 döneminde
1301 mm’ye yükselmiĢtir. Aradaki fark 232,8 mm/yıl olarak hesaplanmıĢtır (ġekil 9). Aylık
ortalama yağıĢlar incelendiğinde, Antalya’da 1930-1970 dönemine göre 1994-2006
dönemindeki farklar sağanak yağıĢların payının azaldığı gibi bir izlenim vermektedir (ġekil
9). Bu izlenim yanıltıcıdır.
Antalya’da 1975-2007 dönemindeki günlük sağanak yağıĢlar tablo 5’te verilmiĢtir. Günlük
sağanak yağıĢların 70 mm’den fazla olanları iĢaretlenmiĢ ve Ģekil 10’da gösterilmiĢtir. Tablo
5 ve Ģekil 10 incelendiğinde günlük sağanak yağıĢların 1994 yılından itibaren ayni aydaki
tekrarlanma sayısının 3-4’e yükseldiği ve miktarlarının arttığı anlaĢılmaktadır.
Antalya’da 1975-2007 dönemindeki günlük sağanak yağıĢlar (Tablo 5) ile ayni aylardaki
aylık toplam yağıĢ miktarları (Tablo 6) karĢılaĢtırılmıĢ, oranlanmıĢ ve aralarındaki iliĢkiler
Ģekil 11’de gösterilmiĢtir. ġekil 11 serisi incelendiğinde; Antalya’da da aylık yağıĢ
toplamlarının kasım ayından itibaren artmağa baĢladığı, aralık ve ocak aylarında en yüksek
miktarlara ulaĢtıkları, Ģubat ayından mayıs ayına kadar giderek azaldıkları görülmektedir.
Bazı yıllarda çok fazla yağıĢ düĢmektedir (2001 /XI. ay gibi). Günlük sağanak yağıĢların
aylık toplam yağıĢlara oranları genellikle % 20-50 arasında değiĢmektedir. Bu oranların bazı
aylarda % 80-90’lara ulaĢtığı görülmektedir (ġekil 11).
Antalya’da günlük sağanak yağıĢların sıklaĢması ve miktarlarının artması Akdeniz
Havzası’ndaki ısınmaya bağlıdır. Bu ısınma süreci ile ilgili olarak; Antalya Körfezinde ve
çevresindeki dağlık arazide oluĢan sıcak çekirdekli siklonlar günlük sağanak yağıĢlara ve
-27-
bunlara bağlı olarak sel olaylarına, su baskınlarına sebep olmaktadırlar. Bu geliĢmeler giderek
daha dengesiz bir yağıĢ düzeni ile karĢı karĢıya olduğumuzu iĢaret etmektedir.
Antalya ile Finike’de 1975-2007 yılları arasındaki günlük sağanak yağıĢlar aylara göre
karĢılaĢtırılmıĢtır (ġekil 11). Antalya’daki günlük sağanak yağıĢların daha dağınık oldukları,
Finike’de ise daha toplu durumda bulundukları görülmektedir. Finike’de günlük sağanak
yağıĢların 1998 yılından itibaren sıklaĢtığı ve arttığı, Antalya’da ise sıklaĢma ve artıĢın
1994’ten itibaren baĢladığı sonucuna varılmaktadır. Aradaki fark; Finike Körfezi’nde
Finike’nin yeri ile Antalya Körfezi’nde Antalya’nın yeri, rüzgârları alıĢ konumları ve
arkalarındaki dağ/vadi sistemleri ile bağlantılıdır. Kumluca bu iki meteoroloji istasyonunun
arasında Antalya’ya daha benzer bir konumda yer almaktadır. Kumluca’nın arkasındaki
Tahtalı Dağ Kütlesi yağıĢların ve günlük sağanak yağıĢların artmasına sebep olmaktadır
(Gâvur Deresi’nden gelen sel olayları Tablo 7). Alakır Havzası ise deniz etkisine
Kumluca’dan daha kapalı olup Finike’nin konumuna benzer bir konumdadır (Harita 1).
(3) AÇIK SU YÜZEYĠNDEN BUHARLAġMA VE PET ĠLE GET MĠKTARLARI
Antalya’da açık su yüzeyinden buharlaĢma miktarlarındaki (mm/m²) artıĢ çok dikkat
çekicidir. Dönemsel karĢılaĢtırma 1930-1970 ile 1975-2005 ortalama değerleri arasında
yapılmıĢtır (Tablo 8, Ģekil 13). Antalya’da 1930-1970 döneminde 1445,8 mm/m² olarak
ölçülen ortalama buharlaĢma miktarı 1975-2005 döneminde ortalama 1912,2 mm/m² olarak
bildirilmiĢtir (Tablo 8). Aradaki fark 466,4 mm/m²’lik çok önemli bir artıĢtır. Açık su
yüzeyinden 6 yaz ayındaki buharlaĢma miktarı 1930-1970 döneminde 927,3 mm/m² olup,
1970-2006 döneminde 1339,3 mm/m² ölçülmüĢtür (Tablo 8.). Aradaki fark 412,0 mm’dir.
Birincisi 40, ikincisi 36 yıllık iki uzun döneme yayılan bir ölçme serisinde bu kadar önemli
farklar birkaç hatalı ölçüme bağlanamaz. Fark vardır ve belirgindir. Açık su yüzeyinden
buharlaĢmaların aylık ortalama miktarları mevsimlere göre incelendiğinde sistematik bir
artıĢın ve azalmanın olduğu görülmektedir.
Tablo 8 ile Ģekil 13’teki açık su yüzeyinden buharlaĢma miktarları Antalya ve çevresinde
yapılmıĢ tek ölçmedir (Finike’de ölçme yok). Açık su yüzeyinden buharlaĢma miktarları ve
bu miktarlardaki artıĢ, sulu tarım alanlarında uygulanan salma sulama ve yağmurlama
yöntemlerindeki su kayıpları bakımından da çok önemlidir. Ayrıca Akdeniz Havzası’ndaki
ısınma, deniz yüzeyinden buharlaĢma ve sağanak yağıĢların oluĢmaları arasındaki iliĢkiye de
ıĢık tutmaktadır (ġekil 27 ile iliĢki kurunuz).
Antalya’da topraktan buharlaĢma ve bitki yapraklarından terleme ile su kaybı hesaplanmıĢ
ve tablo 9 ve Ģekil 14’te sunulmuĢtur. Bir yerin su bilançosu; oradaki ortalama sıcaklık ile
enlem derecesi ve güneĢlenme değeri üzerinden hesaplanan potansiyel evapotranspirasyon
(PET) miktarının, yağıĢ ve toprakta depo edilen (bitki köklerinin alabileceği) faydalanılabilir
su kapasitesi (FSK) toplamı ile karĢılaĢtırılarak yapılmaktadır. Burada C.W.Thonthwaite
yönteminde tarım toprakları için öngörülen 100 mm/m².m (m³) miktarı yerine, orman
toprakları için önerilen (Toprağın derinliği, türü ve taĢlılık oranına göre FSK hesaplayan)
yöntem kullanılmıĢtır ( Kantarcı, M.D.2005). Tablo 9’da sadece PET miktarları verilmiĢ ve
-28-
açık su yüzeyinden buharlaĢma miktarları ile karĢılaĢtırma yapılmıĢtır (Su bilançosu
verilmemiĢtir). Antalya’da topraktan buharlaĢma ve bitki yapraklarından terleme ile
kaybedileceği hesaplanmıĢ olan su miktarı (PET) 1930-1970 dönemindeki ortalama sıcaklık
değerlerine göre 1092,5 mm, 1998-2006 ortalama sıcaklık değerlerine göre 1155,9 mm olarak
hesaplanmıĢtır (Aradaki fark 63,4 mm/m²). Ġki dönemdeki PET miktarları arasındaki fark çok
fazla değildir. Yöntem C.W.Thonthwaite tarafından 50 cm kalınlığında bir toprağa dikilen
mısır bitkilerinin su kullanımına göre (Evaporametre’de) deneysel ölçmelere dayanılarak
ortaya konulmuĢtur. Bu yöntemde; toprağın özellikleri ile bitki yaprağının terlemeyi kontrol
edici yeteneklerine (solunum gözeneklerinin kapakçıkları ve kılları gibi) göre deneysel olarak
ölçülen toprak suyu çeĢitleri ve miktarları ile PET miktarı (evapotranspirasyon)
hesaplanmıĢtır. Açık su yüzeyinde ise buharlaĢmayı engelleyecek bir düzenek yoktur. Açık su
yüzeyinden buharlaĢma tarımda kullanılan salma su veya yağmurlama gibi sulama yöntemleri
ile sulama zamanına bağlı olan buharlaĢma kayıpları bakımından önemli bir ölçek olarak
değerlendirilebilir.
-29-
ŞEKİL 8. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
20,0
ANTALYA'DA YILLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1930-1970
DÖNEMİ
ORT. 18,7 C:
19,5
19,0
18,5
YILLAR
32,0
30,0
28,0
26,0
24,0
22,0
20,0
18,0
16,0
14,0
12,0
10,0
8,0
6,0
4,0
2,0
0,0
AYLAR 0
I
1930-1970
1
2
3
4
1970-1982
5
6
1983-1993
7
8
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
XII
YILLIK
1930-1970
10,1 10,7 12,8 16,4 20,5 25,0 28,2 28,1 24,9 20,3 15,6 11,9 18,7
1970-1982
10,0 10,4 13,0 16,2 20,1 25,3 27,9 27,6 24,5 19,7 14,6 11,2 18,4
1983-1993
8,9
PAGO
AYLIK ORTALAMA SICAKLIĞIN DÖNEMLERE GÖRE DEĞİŞİMİ
ANTALYA'DA AYLIK ORTALAMA SICAKLIKLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
HEKLA
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
16,5
TAVURVUR VE AUGUSTİNE
UNZEN VE
PİNATUBO
AUGUSTİN
HEKLA
THOLBACİK
VE PAVLOF
17,0
NEVADO DELRUİZ
VE CHİCON
17,5
PAPUA VE
OLMOK CALDERA
18,0
BAGANA
1993-2006
DÖNEMİ
ORT. 18,8 C:
TAVURVUR
ORTALAMA SICAKLIK C:
1983-1993
DÖNEMİ
ORT. 17,7 C:
1970-1982
DÖNEMİ
ORT. 18,4 C:
SICAKLIK C:
YILLAR YILLIK
1970
19,3
1971
19,0
1972
18,6
1973
19,2
1974
19,0
1975
18,1
1976
17,4
1977
18,0
1978
18,2
1979
18,6
1980
17,7
1981
18,6
1982
18,5
1983
17,4
1984
17,8
1985
18,0
1986
18,2
1987
17,4
1988
17,8
1989
17,5
1990
17,7
1991
17,3
1992
16,9
1993
17,6
1994
18,6
1995
17,9
1996
18,3
1997
17,7
1998
19,4
1999
19,4
2000
18,9
2001
19,3
2002
19,0
2003
19,2
2004
18,9
2005
18,7
2006
18,8
9,2 11,5 15,6 19,7 24,5 27,9 27,4 24,0 19,0 13,7 10,1 17,7
1994-2006
10,0 10,6 12,7 16,0 21,2 26,0 29,0 28,5 24,9 20,2 14,8 11,4 18,8
FARK
-0,1 -0,1 -0,1 -0,4
(1930-/1970-1994/2006)
0,7
1,0
0,8
0,4
0,0 -0,1 -0,8 -0,5
0,1
1994-2006
9
10
11
12
13
•1975 TOLBACHİK YANARDAĞI-KAMÇATKA
•1975 PAVLOF YANARDAĞI-ALASKA
•1980 HEKLA - İSLANDA
•1982 EL CHİCON YANARDAĞI (MEKSİKA)
•1982 NEVADO DELRUİZ (KOLOMBİYA)
•1986 AUGUSTİN ALASKA
•1991 UNZEN YANARDAĞI (GÜNEY JAPONYA)
•1991 PİNATUBO YANARDAĞI (FİLİPİNLER)
•OCAK-ŞUBAT 1991 I. KÖRFEZ SAVAŞI KUVEYT
PETROL KUYULARI YANGINI
•1994 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•1996 PAPUA YENİ GİNE YANARDAĞI
•1997 OLMOK CALDERA YANARDAĞI-ALASKA
•2000 HEKLA - İSLANDA
•2002 PAGO YANARDAĞI
•2004 BAGANA YANARDAĞI
•2006 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•2006 AUGUSTİNE
M. DOĞAN KANTARCI
-30ġEKĠL 9. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK ORTALAMA YAĞIġLARIN DÖNEMSEL DEĞĠġĠMĠ
ANTALYA'DA YILLIK ORTALAMA YAĞIŞIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
y = 0,5183x2 - 2051,6x + 2E+06
R² = 0,1242
2000,0
1900,0
400,0
ANTALYA'DA AYLIK YAĞIŞLARIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1930-1970
1970-1981
1982-1993
1994-2006
350,0
1800,0
1994-2006
ORT.1301,0 mm
1700,0
1600,0
1970-1981
ORT.
1091,9 mm
1500,0
1400,0
300,0
1930-1970
ORT.1068.2 mm
SAĞANAK
YAĞIŞLARDA
ARTIŞ VE SEL
BASKINLARI
250,0
1300,0
200,0
1200,0
1100,0
150,0
1000,0
900,0
100,0
YAĞIŞ mm
800,0
700,0
600,0
1982-1993
ORT.936,2 mm
500,0
400,0
50,0
0,0
AYLAR
300,0
200,0
1
2
350,0
100,0
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
ANTALYA'DA GÜNLÜK EN ÇOK YAĞIŞ MİKTARLARI
0,0
YILLAR
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
300,0
1930-1970
1970-2006
250,0
GÜNLÜK YAĞIŞ
AYLIK YAĞIŞA
YAKIN
ANTALYA'DA AYLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARLARININ (mm)
DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
1930-1970
1970-1981
1982-1993
1994-2006
FARK
I
263,7
254,1
180,9
242,6
-21,1
II
III
156,2
93,2
238,0
73,9
138,4 121,6
109,9 112,8
-46,3
19,4
IV
V
VI
VII
43,9
39,2
45,0
91,3
47,4
30,9
25,6
30,0
37,3
6,4
10,1
5,9
11,2
7,0
-3,1
VIII
1,8
4,1
2,4
4,5
2,7
2,9
0,4
0,4
4,3
1,4
IX
X
13,6
57,7
10,3
75,7
2,6
61,4
14,7 107,1
1,1
49,4
XI
110,5
148,3
138,9
231,8
121,3
XII
283,8
216,4
203,2
337,7
53,9
YILLIK
1068,2
1091,9
936,2
1301,0
232,8
1930-70/1994-2006
ANTALYA'DA GÜNLÜK EN ÇOK YAĞIŞIN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
1930-1970
1970-2006
I
331,5
180,6
II
134,1
125,0
III
151,9
161,1
IV
124,4
142,4
V
120,4
73,0
VI
VII
VIII
IX
64,1
32,3
49,6
98,7
43,2
32,5
27,8
52,2
X
195,1
167,8
XI
183,2
220,2
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Antalya Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
XII
290,7
228,6
200,0
150,0
100,0
YAĞIŞ mm
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
YILLIK
mm
992,5
1068,0
630,6
552,9
1302,4
1280,4
1135,7
995,3
1436,3
1283,9
826,5
1598,1
830,3
1166,6
1152,3
1102,6
853,3
720,9
1210,1
648,8
602,2
1142,6
861,9
942,4
1246,4
1245,7
1431,3
1470,3
1340,6
855,5
839,4
1891,8
971,6
1773,6
1268,2
1021,8
1556,9
YAĞIŞ mm
YILLAR
50,0
0,0
AYLAR
I
II
III
IV
V
VI VII VIII IX
M. DOĞAN KANTARCI
X
XI
XII
-31-
TABLO 5. ANTALYA’DA GÜNLÜK (mm/24 saat) SAĞANAK YAĞIŞLARIN 1985-2008 DÖNEMİNDEKİ DURUMU
YIL/AY
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
I
II
180,6
67,1
20,8
56,0
38,7
33,3
49,3
63,7
98,9
51,0
28,2
85,8
51,5
49,4
108,1
17,0
126,3
17,5
164,1
76,0
152,3
135,3
58,0
6,4
34,7
107,8
44,0
76,7
79,0
100,9
30,8
17,8
38,5
44,2
30,9
90,3
36,4
111,9
57,0
13,8
65,4
11,3
51,0
19,3
62,9
57,1
83,4
6,8
III
63,5
20,1
30,5
93,0
118,9
61,5
9,4
129,2
88,0
17,5
110,0
28,7
58,2
78,0
48,2
33,9
9,0
24,8
161,1
6,0
17,2
26,4
36,0
35.4
IV
18,2
10,0
32,0
18,7
0,1
3,2
61,2
18,1
10,0
13,3
15,0
47,4
77,1
26,5
19,8
50,5
30,6
32,2
50,6
142,4
4,4
72,2
11,2
24.3
V
VI
2,6
20,2
7,5
47,4
32,4
6,0
8,4
8,7
36,6
9,2
18,6
0,8
37,8
8,4
0,6
56,7
24,2
9,0
57,2
19,8
73,0
11,2
0,5
2.0
0,2
0,1
43,2
0,1
4,4
4,0
0,0
1,6
14,2
1,0
5,8
0,1
12,3
2,1
9,7
0,1
0,0
0,1
4,7
5,5
4,4
21,2
0,6
0.8
VII
0,0
0,0
0,0
2,9
0,0
0,0
3,8
1,0
0,0
0,0
2,3
0,0
0,0
0,3
0,2
0,0
0,3
19,0
0,0
0,3
32,5
0,3
0,2
VIII
IX
0,0
0,0
5,1
0,0
0,0
0,0
0,0
0,1
0,0
9,8
0,0
0,0
27,8
0,0
3,0
5,6
0,0
1,3
0,0
0,0
0,0
3,4
0.0
2.0
X
0,0
11,8
0,1
0,0
0,2
5,0
0,0
2,2
0,0
0,3
1,6
0,2
37,0
1,9
52,2
0,0
2,0
4,9
7,9
0,1
12,2
21,5
0,9
31.6
28,9
5,7
18,6
75,4
34,2
54,4
30,6
0,6
63,8
167,8
12,5
68,1
45,9
102,3
16,1
16,3
10,6
17,8
14,0
13,0
10,2
190,0
17,5
6.0
XI
65,3
1,0
41,3
34,5
36,5
16,3
56,3
85,0
49,3
69,2
218,6
37,3
70,0
42,1
15,0
139,7
179,1
37,3
28,0
90,4
57,5
59,6
26,2
20.8
XII
90,7
30,0
63,7
108,1
50,7
87,0
228,6
125,5
55,8
100,5
91,0
156,2
172,7
183,5
54,6
75,7
94,9
227,6
179,3
56,0
67,2
60,5
86,0
52.0
M. DOĞAN KANTARCI
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Antalya Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
YAĞIŞ mm/m²/ 24 SAAT
ŞEKİL 10.ANTALYA’DA GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI (1994-2006 DÖNEMİNDE ARTIŞA DİKKAT)
250,0
240,0
230,0
220,0
210,0
200,0
190,0
180,0
170,0
160,0
150,0
140,0
130,0
120,0
110,0
100,0
90,0
80,0
70,0
60,0
50,0
40,0
30,0
20,0
10,0
0,0
YILLAR
ANTALYA'DA 1985-2007 DÖNEMİNDE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI VE DEĞİŞİMİ
I
II
III
IV
V
X
XI
XII
M. DOĞAN KANTARCI
-32ENLEM: 36 53’ KUZEY
BOYLAM: 30 42’ DOĞU
ANTALYA İSTASYON Nu:17300
YÜKSELTİ: 42 m
TABLO 6. ANTALYA’DA AYLIK VE YILLIK TOPLAM YAĞIŞ MİKTARLARI (1985-2008)
YIL/AY
I
II
III
1985
482,1
102,0
100,9
23,5
8,3
0,3
0,0
0,0
0,0
56,0
141,8
1986
328,3
332,1
20,3
10,4
29,0
0,1
0,0
0,0
21,6
6,4
1,1
104,0
853,3
1987
62,9
104,5
104,9
101,7
15,5
49,2
0,0
5,1
0,1
29,8
83,5
163,7
720,9
1988
152,8
241,8
186,1
53,5
97,9
0,1
3,1
0,0
0,0
121,4
86,1
267,3 1210,1
1989
48,2
108,8
162,4
0,1
33,3
6,0
0,0
0,0
0,2
69,3
109,9
110,6
648,8
1990
72,5
146,2
62,3
8,2
10,8
5,1
0,0
0,0
5,1
66,4
30,4
195,2
602,2
1991
135,2
86,8
31,7
86,9
15,2
0,0
6,4
0,0
0,0
57,5
72,5
650,4 1142,6
1992
183,1
31,5
182,1
34,0
19,6
3,0
1,0
0,1
2,2
0,6
194,8
176,0
828,0
1993
264,7
116,0
129,3
29,6
120,5
20,0
0,0
0,0
0,0
74,8
100,9
86,6
942,4
1994
233,7
149,4
48,7
17,6
17,2
1,4
0,0
10,1
0,3
298,2
260,6
209,2 1246,4
1995
109,8
36,3
275,0
31,6
34,1
6,1
2,5
0,0
1,6
24,1
527,1
197,5 1245,7
1996
265,9
268,9
88,6
74,3
1,6
0,1
0,0
0,0
0,2
105,9
80,2
545,6 1431,3
1997
76,1
58,5
139,0
134,9
60,8
20,2
0,0
28,6
62,2
189,3
166,9
533,8 1470,3
1998
225,4
165,7
138,1
89,1
19,7
2,7
0,3
0,0
2,1
120,3
144,6
432,6 1340,6
1999
261,4
189,5
134,0
34,9
0,9
13,1
0,2
4,1
53,2
20,7
29,8
113,7
855,5
2000
39,1
42,4
65,8
105,2
84,1
0,1
0,0
8,5
0,0
27,8
312,4
154,0
839,4
2001
217,7
96,2
9,5
97,3
62,0
0,0
0,4
0,0
2,0
16,3
907,2
483,2 1891,8
2002
52,0
22,3
48,8
118,0
9,9
0,1
20,4
1,3
5,5
40,8
68,1
584,4
2003
368,0
122,7
398,8
128,5
84,1
10,5
0,0
0,0
8,0
21,6
53,8
577,6 1773,6
2004
556,9
65,6
12,6
261,3
23,5
8,7
0,3
0,0
0,1
15,5
146,9
176,8 1268,2
2005
428,9
126,8
29,9
7,4
74,7
5,5
34,1
0,0
25,5
17,2
142,2
129,6 1021,8
2006
319,0
84,5
78,2
87,3
12,3
21,9
0,3
3,4
29,9
494,7
126,4
66,4 1324,3
2007
113,8
152,7
39,1
12,5
1,9
0,8
0,2
0,0
0,9
38,2
87,0
247,2
694,3
2008
12,6
10,8
66,4
41,0
2,2
0,8
0,0
2,0
38,6
8,0
32,6
68,7
283,7
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
YILLIK
mm
187,7 1102,6
XII
971,6
Devlet Meteoroloji İşleri Gnl.Md’lüğü Antalya Meteoroloji İst. Ölçmelerinden derlenip, değerlendirilmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
-33ŞEKİL 11.1. ANTALYA’DA X. VE XI. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ VE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR İLE ORANLARI
900,0
ANTALYA'DA EKİM AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
850,0
800,0
750,0
700,0
TOPLAM YAĞIŞ X
YÜKSEK YAĞIŞ X
ORAN %
650,0
600,0
550,0
500,0
450,0
400,0
350,0
300,0
45,8
38,4
59,3
83,9
64,8
65,0
58,6
77,8
85,0
43,6
50,0
24,2
64,3
51,9
56,3
85,3
53,2
81,9
49,4
62,1
62,4
51,6
100,0
1000,0
2007
2006
2005
2004
2003
2002
2001
2000
1999
1998
1997
1996
1995
1994
1993
1992
1991
1990
1989
1988
1987
YILLAR
1986
0,0
1985
YAĞIŞ mm/m²
150,0
89,1
200,0
100,0
250,0
ANTALYA'DA KASIM AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
TOPLAM YAĞIŞ XI
YÜKSEK YAĞIŞ XI
ORAN %
950,0
900,0
850,0
800,0
750,0
700,0
650,0
600,0
550,0
500,0
450,0
400,0
350,0
300,0
250,0
30,1
47,2
40,4
61,5
52,0
54,8
19,7
44,7
50,3
29,1
41,9
46,5
41,5
26,6
48,9
43,6
77,7
53,6
33,2
50,0
40,1
49,5
90,9
100,0
46,1
150,0
M. DOĞAN KANTARCI
2007
2006
2005
2004
2003
2002
2001
2000
1999
1998
1997
1996
1995
1994
1993
1992
1991
1990
1989
1988
1987
YILLAR
1986
0,0
1985
YAĞIŞ mm/m²
200,0
-34ŞEKİL 11.2. ANTALYA’DA XII. VE I. AYDAKİ TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
91,1
34,8
2007
2006
51,9
2005
31,0
31,7
2004
2003
38,9
2002
49,2
19,6
2001
2000
42,4
48,0
1999
1998
32,4
1997
46,1
28,6
1996
1995
48,0
1994
71,3
64,4
1993
1992
35,1
1991
45,8
44,6
1990
1989
38,9
40,4
1988
1987
28,8
1986
48,3
1985
ORAN %
35,5
42,4
51,0
2005
2006
2007
13,6
2004
44,6
2003
33,7
2002
58,0
43,5
2000
2001
41,4
1999
1998
21,9
67,7
32,3
1996
1997
25,7
1995
37,4
1993
21,8
34,8
1992
1994
36,5
1991
45,9
1990
36,6
1988
1989
33,1
20,4
80,3
TOPLAM YAĞIŞ I
YÜKSEK YAĞIŞ I
ORAN % I
1987
YILLAR
YÜKSEK YAĞIŞ XII
ANTALYA 'DA OCAK AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLŞKİSİ (1985-2007)
1986
YAĞIŞ mm
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
37,5
YILLAR
TOPLAM YAĞIŞ XII
ANTALYA'DA ARALIK AYINDA
TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
1985
YAĞIŞ mm
700,0
680,0
660,0
640,0
620,0
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
M. DOĞAN KANTARCI
-35ŞEKİL 11.3. ANTALYA’DA II. VE III. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
54,6
2007
49,6
29,4
41,6
67,6
2006
2005
2004
50,7
2003
2002
68,0
32,5
2001
30,1
2000
67,5
1998
1999
62,2
1997
33,6
85,1
1996
29,6
1994
1995
33,2
56,5
1993
1991
1992
69,0
1990
35,5
72,6
1989
42,1
31,7
1988
32,5
1986
1987
34,0
1985
ORAN %
ANTALYA'DA MART AYINDATOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
92,1
M. DOĞAN KANTARCI
2007
57,5
47,6
33,8
2006
2005
2004
2003
50,8
2002
40,4
94,7
36,0
51,5
2001
2000
1999
56,5
1998
41,9
1997
40,0
32,4
1996
1995
35,9
1994
68,1
1993
1992
1991
29,7
71,0
98,7
1990
29,1
73,2
1989
1988
50,0
99,0
TOPLAM YAĞIŞ III
YÜKSEK YAĞIŞ III
ORAN %
1987
YILLAR
YÜKSEK YAĞIŞ II
1986
YAĞIŞ mm/m²
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
TOPLAM YAĞIŞ II
62,9
YILLAR
ANTALYA'DA ŞUBAT AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
1985
YAĞIŞ mm/m²
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
-36ŞEKİL 11.4. ANTALYA’DA IV. VE V. AYLARDA TOPLAM YAĞIŞ İLE GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLAR VE ORANLARI
82,7
89,6
2007
2006
59,5
2005
39,4
54,5
2004
2003
31,4
27,3
2002
2001
56,7
48,0
2000
1999
57,2
29,7
1998
1997
63,8
1996
75,6
47,5
1995
1994
53,2
33,8
1993
1992
70,4
39,0
1990
1991
100,0
1989
35,0
1988
1987
1986
1985
31,5
96,2
77,4
ORAN %
ANTALYA'DA MAYIS AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
M. DOĞAN KANTARCI
2007
2006
2005
2004
2003
26,3
91,1
97,7
84,3
68,0
90,9
2002
67,4
39,0
2001
2000
42,6
66,7
1999
1998
62,2
1997
54,5
50,0
1996
1995
30,4
44,4
53,5
1994
1993
1992
55,3
1991
1990
55,6
97,3
48,4
48,4
1989
1988
69,7
TOPLAM YAĞIŞ V
YÜKSEK YAĞIŞ V
ORAN %
1987
YILLAR
YÜKSEK YAĞIŞ IV
31,3
YAĞIŞ mm/m²
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
TOPLAM YAĞIŞ IV
1986
YILLAR
ANTALYA'DA NİSAN AYINDA TOPLAM YAĞIŞ İLE YÜKSEK YAĞIŞIN İLİŞKİSİ (1985-2007)
1985
YAĞIŞ mm/m²
600,0
580,0
560,0
540,0
520,0
500,0
480,0
460,0
440,0
420,0
400,0
380,0
360,0
340,0
320,0
300,0
280,0
260,0
240,0
220,0
200,0
180,0
160,0
140,0
120,0
100,0
80,0
60,0
40,0
20,0
0,0
-37ŞEKİL 12. ANTALYA İLE FİNİKE’DE 1985-2007 DÖNEMİNDEKİ GÜNLÜK SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA GÖRE DEĞİŞİMİ (MİKTAR VE TEKRAR ARTIŞINA DİKKAT)
ANTALYA'DA1985-2007 DÖNEMİNDE 70 mm/m²/GÜN MİKTARINDAN
FAZLA OLAN SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI VE DEĞİŞİMİ
KUMLUCA’DE SEL 9.4.2006
230,0
220,0
210,0
200,0
190,0
240
230
220
210
200
190
180
170,0
170
160,0
160
150,0
150
140,0
140
130,0
130
120,0
120
110,0
110
100,0
100
90,0
90
YAĞIŞ mm/m²/24 SAAT
180,0
70,0
60,0
50,0
40,0
30,0
I
II
III
IV
V
X
XI
XII
XII
I
II
IV
VI
70
60
50
40
30
20
10
0,0
0
YILLAR
XI
80
10,0
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
YAĞIŞ mm/m²/ 24 SAAT
80,0
20,0
X
250
KUMLUCA’DE SEL 4.9.2006
240,0
260
FİNİKE'DE 1985-2008 YILLARI ARASINDA 70 mm/m²/GÜN MİKTARINDAN
FAZLA OLAN SAĞANAK YAĞIŞLARIN AYLARA DAĞILIMI VE DEĞİŞİMİ
KUMLUCA’DE SEL 17.12.2001
250,0
270
YILLAR
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
260,0
KUMLUCA’DE SEL 17.12.2001
270,0
M. DOĞAN KANTARCI
-38-
TABLO 7. KUMLUCA’DA SEL OLAYLARI VE ZARARLARI
1. KUMLUCA'DA YAĞMUR SUYU KÂBUSU
24.1. 2006
ANTALYA (İHA) - Antalya'nın Kumluca ilçesi ve çevresinde 36 Saat aralıksız devam eden sağanak yağış, dün akşam sele dönüştü.
Aralıksız yağan yağmur Kumluca'ya bağlı Yenimahalle, Kasapçayırı mahallelerinde sera ve çok sayıda evin sular altında kalmasına
neden oldu. Dün akşam saat 22 30 sıralarında sele dönüşen yağışın ardından bazı vatandaşlar evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Sabaha karşı sona eren sağanak yağışın ardından Kumluca Belediyesine bağlı ekip ve araçlar selden zarar gören vatandaşların
yardımına koştu. Kumluca Belediyesine bağlı ekipler, kepçe ve dozerler ile sel sularının biriktiği alanlarda kanal açma çalışmaları
yaptı. Evlerini gece terk eden vatandaşlar, sabaha karşı duran yağışın ardından evlerine dönerek sel suları altında kalan eşyalarını
kurtardılar. Öte yandan, aşırı yağış yüzünden Kumluca ya bağlı Beykonak Beldesi'nde bazı iş yerlerini su bastı. Henüz sahibi belli
olmayan bir keçi, sel sularına kapılması sonucu denize sürüklenip telef oldu. Kumluca Belediyesi, İlçe kaymakamlığı ve tarım ilçe
müdürlüğüne bağlı ekipler hasar tespit çalışmalarına devam ediyor (Kaynak: Mynet Haber)..
2. KUMLUCA'DA SEL
18.10.2006
Antalya'nın Kumluca İlçesi'nde dün akşam başlayan ve aralıklarla devam eden sağanak yağış sabaha karşı hızını artırınca çok sayıda ev,
işyeri ve serayı sular altında kaldı. Antalya'da hayatı olumsuz yönde etkileyen sağanak yağış ve fırtına Kumluca, Demre ve Finike
ilçelerinde maddi hasara neden oldu. Kumluca'nın Sarıkavak, Yenimahalle, Karşıyaka mahalleleri, ilçeye bağlı Beykonak Beldesi ile Salur
ve Hacıveliler köylerinde çok sayıda ev ve sera selden etkilendi. Demre İlçesi'nde de etkili olan sağanak yağış ve fırtına bazı seraları yıktı.
Demre Çayı'nın taşması sonucu Belören ve Çağman köylerine ulaşımın sağlandığı Köşkerler Köprüsü yaya ve taşıt trafiğine kapatılırken,
sel suları nedeniyle Kayaaltı Mahallesi'ndeki seralar yıkıldı. Demre'deki Çevreli Köyü de sular altında kaldı. Bölgede sağanak yağış devam
ederken, bölgelerde belediye, Tarım İlçe Müdürlüğü, Emniyet ve jandarma ekipleri selden etkilenen alanlarda çalışmalarını sürdürüyor
(Kaynak: Haberler.com).
3. KUMLUCA'DA SEL
14.10.2009
Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Beşikçi köyü ile Olimpos tatil beldesinde yoğun yağışlardan dolayı sel meydana geldi. Kumluca
Kaymakamı Salih Işık'tan alınan bilgiye göre, sabaha karşı yağan şiddetli yağmur nedeniyle, Kumluca'nın Beykonak beldesi yakınındaki
Beşikçi köyündeki dere, ağaç parçaları ve molozların dereyi tıkaması sonucu taşkın meydana geldi. Taşkın yüzünden köydeki 50 kadar
sera ile 50 kadar evi su bastı. Kumluca-Antalya kara yolunun iki kesiminde de, selin taşıdığı molozların kara yoluna birikmesi yüzünden
yol ulaşıma kapandı. Olimpos'ta ise köyün içinden geçen derenin taşması sonucu bazı restoranları ve bungalovları su basarken, dere
kenarına park edilmiş bazı otomobiller denize sürüklendi. Kaymakam Salih Işık, ''Çok şükür can kaybı yok ama maddi zayiat var. Beşikçi
köyünde bir, Olimpos'ta ise şimdilik sayısını bilemediğimiz bazı otomobilleri sel sürüklemiş. Beşikçi köyünde inceleme yaptım. Henüz
Olimpos'a gidemedim. Kara yolunun ulaşıma kapanan bölümü ise ekiplerce temizlenmeye ve trafiğe açılmaya başlandı dedi (Kaynak:
Haber Antalya.com).
4. KUMLUCA’DA YAĞIŞ ETKİLİ OLDU
18.12.2009- (Kaynak: Antalya Ekspres)
5. KUMLUCA'DA DERE TAŞTI, SERA VE İŞYERLERİ SULAR ALTINDA KALDI
28.1.2010
Antalya'nın Kumluca ilçesi Beykonak beldesinde sanayi sitesi, işyerleri ve seralar su altında kaldı. Kumluca'da dün akşam saatlerinde
başlayan sağanak yağış nedeniyle Beykonak'ın içinden geçen dere taştı. Taşkın sonucu Beykonak Hali, Sanayi Sitesi ve dereye yakın
yerlerdeki seralar su altında kaldı. Beykonak Hali kısa süreli kullanılamaz hale geldi. Beykonak'ta işyeri su altında kalan işletme
sahiplerinden Ahmet İbze, "Beykonak'ın içinden geçen derenin denize döküldüğü yer çok geniş. Ancak bazı sera sahipleri derenin
kenarlarına beton atarak daraltmışlar. Bu yüzden de dere yoğun yağmurlarda bu daralan kısımlardan taşıyor. Bu alan da sanayi ve hal
çevresi. Bu konuya işyeri sahipleri ve belediye acil bir çözüm bulmalı. Sadece benim 15 bin lira zararım var." diye konuştu. Kumluca İlçe
Tarım Müdürü Erdem Erman, hasar tespiti için olay yerine görevlileri gönderdiğini, ancak sel felaketlerinin, 2090 Sayılı Afet Kanunu
kapsamında 'Tarım Sigortası'na dâhil olduğunu açıkladı.Yağmurun öğleden sonra şiddetinin azalması ile belediye ekipleri köprü
üzerinden kepçeler vasıtası ile dere üzerinde tıkanan yerleri açtı (Kaynak: Gazete Gerçek).
6. KUMLUCA’DA SEL
27.11.2010
Antalya'nın Kumluca ilçesinde önceki gün yaşanan sel felaketinde zarar tespit çalışmaları tamamlandı. Çalışmalar sonucu ilçede 4 köy ve
6 mahallede 57 çiftçiye ait 247,8 dekar alanın selden zarar gördüğü tespit edildi. Hasar tespit çalışmalarını tamamladıklarını aktaran İlçe
Tarım Müdürü Erdem Erman, "Salur, Hacıveliler, Hızırkahya ve Kavak Köyü ile merkeze bağlı Karşıyaka, Narenciye, Göksu, Sarıkavak,
Kasapçayırı ve Kum Mahallesi su baskınlarından zarar gördü. Bahsedilen yerlerde 57 çiftçimize ait 247,8 dekar alan zarar görürken ve 1
arıcımızın 90 kovanının telef olduğunu tespit ettik." diye konuştu. Selin, 2090 Sayılı Afet Kanunu kapsamına girmediğini kaydeden
Erman, "Çiftçilerimiz tarım sigortası yaptırdıysa zararlarının yarısını şirketleri, yarısını da devlet karşılıyor." diye konuştu. Bölgenin yağış
alan bir bölge olduğunu kaydeden Erman, çiftçilerin hemen her yıl bu sıkıntı ile karşılaşma riski bulunduğunu, bu yüzden de sigorta
yaptırmaları gerektiğini sözlerine ekledi (Kaynak: İstanbul burda.com).
(Gazete haberlerinden derlenmiştir.)
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-39-
TABLO 7. (DEVAMI) KUMLUCA’DA SEL OLAYLARI VE ZARARLARI
7. KUMLUCA'DA SERA VE PORTAKAL BAHÇELERİ SULAR ALTINDA
2.9.2010
Antalya'nın Kumluca ilçesinde 30 dönüm sera ve 400 dönüm portakal bahçesi şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle sular altında kaldı.
Kumluca ilçesinin en büyük köyü olan 3 bin 700 nüfuslu Hacıveliler köyünde Bayısı Çayı'nın şiddetli yağış nedeniyle taşması sonucu
seralar ve portakal bahçeleri zarar gördü. 30 dönüm sera ve 400 dönüm portakal bahçesinin sular altında kalmasına neden olan
şiddetli yağış ve fırtına, köydeki bazı evleri de etkiledi. Kumluca Kaymakamı Salih Işık ve Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü Finike Şube
Müdürü Oğuzhan Karabulut, Hacıveliler Köyü Muhtarı Aziz Atıcı sular altında kalan seralarda inceleme yaptı. Seralarda başta domates
olmak üzere, biber ve patlıcan gibi ürünlerin sular altında kaldığını belirten Kaymakam Işık, Kuzca Köyü'nde ise bir köylünün 5
keçisinin telef olduğunu bildirdi (Kaynak: Portakal.com-Haber Vitrini).
8. KUMLUCA'DA SEL
27.11.2010
Antalya'nın Kumluca ilçesinde önceki gün yaşanan sel felaketinde zarar tespit çalışmaları tamamlandı. Çalışmalar sonucu ilçede 4
köy ve 6 mahallede 57 çiftçiye ait 247,8 dekar alanın selden zarar gördüğü tespit edildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde önceki gün
yaşanan sel felaketinde zarar tespit çalışmaları tamamlandı. Çalışmalar sonucu ilçede 4 köy ve 6 mahallede 57 çiftçiye ait 247,8 dekar
alanın selden zarar gördüğü tespit edildi. Hasar tespit çalışmalarını tamamladıklarını aktaran İlçe Tarım Müdürü Erdem Erman, "Salur,
Hacıveliler, Hızırkahya ve Kavak Köyü ile merkeze bağlı Karşıyaka, Narenciye, Göksu, Sarıkavak, Kasapçayırı ve Kum Mahallesi su
baskınlarından zarar gördü. Bahsedilen yerlerde 57 çiftçimize ait 247,8 dekar alan zarar görürken ve 1 arıcımızın 90 kovanının telef
olduğunu tespit ettik." diye konuştu. Selin, 2090 Sayılı Afet Kanunu kapsamına girmediğini kaydeden Erman, "Çiftçilerimiz tarım
sigortası yaptırdıysa zararlarının yarısını şirketleri, yarısını da devlet karşılıyor." diye konuştu. Bölgenin yağış alan bir bölge olduğunu
kaydeden Erman, çiftçilerin hemen her yıl bu sıkıntı ile karşılaşma riski bulunduğunu, bu yüzden de sigorta yaptırmaları gerektiğini
sözlerine ekledi (Kaynak: İstanbul burda.com).
9. KUMLUCA’DA SEL
24.12.2010
Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Beşikçi köyü ile Olimpos tatil beldesinde meydana gelen sel yüzünden bazı seralar ve evleri su
bastı, otomobiller denize sürüklendi. Antalya'nın Kumluca İlçesi çevresinde sabaha karşı başlayan şiddetli yağışta evler sular altında
kaldı, otomobiller sel sularıyla denize sürüklendi, karayolu ulaşıma kapandı, okullar bir gün süreyle tatil edildi. İlçeye bağlı Beşikçi
Köyü ile Olympos tatil beldesinde büyük hasara neden olan yağışlar sırasında 500 dönüm sera alanı da hasar gördü. Olympos'ta
turistik ağaç evlerin bulunduğu bölge da yağıştan büyük hasar gördü. Kumluca'nın Beykonak Beldesi yakınındaki Beşikçi Köyü'nden
geçen dere şiddetli yağışta gelen sellerle taştı. Taşkın yüzünden köydeki 500 dekar sera ile 50 kadar evi su bastı. Kumluca- Antalya
karayolunun 2 kesiminde selin taşıdığı molozların karayoluna birikmesi sonucu yol ulaşıma kapandı. Vali Alâeddin Yüksel'in talimatıyla
bölgedeki okullarda eğitim ve öğretime 1 gün ara verildi.
Antalya'nın Kumluca İlçesi ve çevresinde sabaha karşı şiddetli yağışla oluşan sellerden Beşikçi Köyü'nün yanı sıra, turizm beldesi
Olympos da büyük zarar gördü. Saat 02.00- 03.00 sıralarında Olympos'ta bungalov evlerle, marketler ve yine ağaçtan inşa edilen çok
sayıda dükkânı sel sularıyla yıkıldı. Pansiyonların önünde 70'in üzerinde otomobil ve traktör denize sürüklendi. Aralında turistlerin de
bulunduğu çk sayıda kişi Olympos Plajı'na gelerek, denizde otomobilini ve traktörünü aradı. Felaketi yaşayanlar, saat 02.00- 03.00
arasında yağmurun sağanak şekilde yağmaya başladığını, biranda her taraf sellerin kapladığını, kimsenin saat 05.00'e kadar evlerinden
çıkamadığını söyledi. Dışarı çıktıklarında ağaçtan yapılan çok sayıda ev ve dükkânın yerinde olmadığını gördüklerini anlatan
felaketzedeler, sürüklenen otomobillerin dere yatağında ve denizde üst üste yığıldığını gördüklerini anlattı. Bölgeye gelen iş
makineleri ve kurtarma araçlarıyla mahsur kalanlar kurtarılırken, birçok kişi de otomobillerini ve ciplerini güvenli bölgelere götürdü.
Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait bir helikopter ise kıyı boyunca uçarak, bölgede keşif yaptı. Görgü tanıkları, bir tur şirketine ait
minibüste akşam 4 kişinin uyuduğunu, selden sonra minibüsün yerinde olmadığını, 4 kişiden de haber alınamadığını ileri sürdü. Ancak
bu kişilerin sel gelmeden bölgeden ayrılmış olabileceği de değerlendirildi. AKUT Akdeniz Temsilcisi Yılmaz Sevgül, bölgeye 5 kişilik
ekip gönderdiklerini belirterek, 10 kişilik ekibin de hazır halde beklediğini söyledi. Sevgül, “Selde her şey 1- 2 saat içerisinde olup
bitmiş. Biz geldiğimizde felaket bitmişti. Bildiğimiz kadarıyla can kaybı yok, ekiplerimiz selden yıkılan alanlarda arama çalışmaları
yapıyor. Tahminimiz 70'in üzerinde otomobil ve traktör denize sürüklendiği. Bu otomobillerden yalnızca birkaçı denizin içerisinde
görülebiliyor. Bazıları dere yatağında, bazıları ise hiç görülmüyor” diye konuştu. Turizmci Kadir Kaya, yalnızca ağaç evleri değil, diğer
tesisleri de selin bastığını, belediyelerin ve resmi kurumların iş makinelerinin, seviyesi düşen derenin yeniden taşması ihtimaline
karşı, dere kenarlarına bent yaptığını belirtti. Antalya Valisi Alâeddin Yüksel de sel haberi üzerine bölgeye giderek incelemelere
başladı (Kaynak: Av Haberleri gazetesi) .
(Gazete haberlerinden derlenmiştir.)
M. DOĞAN KANTARCI
-40TABLO 8.ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C ) VE AÇIK SU YÜZEYİNDEN ORTALAMA BUHARLAŞMA (mm/m²)
DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
6 YAZ AYI YILLIK
DÖNEMLER
ORT. BUHARLAŞMA
1930-1970
ORT. BUHARLAŞMA
1970-2006
FARK mm/m²
ORT. C° 1930-1970
ORT. C° 1998-2006
II
III
IV
66,1
I
70,0
92,8
91,4 107,2 157,4 201,8 195,6 173,9 136,9 84,7 68,2
927,3 1445,8
72,4
80,4 110,2 134,4 183,6 254,0 292,5 262,3 212,5 151,4 88,0 70,5
1339,3 1912,2
6,3
10,1
10,1
10,4
10,7
10,7
17,4
12,8
13,1
V
43,0
16,4
16,5
FARK C
76,4
20,5
21,3
0,8
VI
VII
96,6
25,0
26,2
1,2
VIII
90,7
28,2
29,3
1,1
IX
66,7
28,1
28,9
0,8
X
XI
XII
38,6
15 3,3 2,3 412,0
24,9 20,3 15,6 11,9
25,3
25,1 20,7 15,2 11,5
26,2
0,2
0,9
M. DOĞAN KANTARCI
466,4
18,7
19,0
0,3
ŞEKİL 13.ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C ) VE AÇIK SU YÜZEYİNDEN ORTALAMA BUHARLAŞMA (mm/m²)
DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
BUHARLAŞMA mm/m²
310,0
300,0
290,0
280,0
270,0
260,0
250,0
240,0
230,0
220,0
210,0
200,0
190,0
180,0
170,0
160,0
150,0
140,0
130,0
120,0
110,0
100,0
90,0
80,0
70,0
60,0
50,0
40,0
30,0
20,0
10,0
0,0
AYLAR
ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK DEĞİŞİMİ
VE 1930-1970 VE 1970-2006 DÖNEMİNDE
AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA MİKTARLARI
ORT. BUHARLAŞMA
1930-1970
292,5
ORT. BUHARLAŞMA
1970-2006
262,3
254,0
ORT. C° 1930-1970
ORT. C° 1998-2006
201,8
212,5
183,6
195,6
173,9
151,4
134,4
157,4
136,9
110,2
88,0
107,2
80,4
72,4
66,1
92,8
91,4
84,7
70,0
70,5
68,2
16,5
10,1
10,7
13,1
10,1
10,7
12,8
16,4
I
II
III
IV
21,3
20,5
V
26,2
29,3
28,9
25,0
28,2
28,1
VI
VII
VIII
25,1
24,9
IX
20,7
20,3
X
15,2
15,6
XI
11,5
11,9
XII
M. DOĞAN KANTARCI
-41TABLO 9. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C°), YAĞIŞ, AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA VE
POTANSİYEL EVAPOTRANSPİRASYON (PET) mm/m² DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
I
II
III
IV
V
VI
VII VIII IX
X
XI
1930-1970 10,1 10,7 12,8 16,4 20,5 25,0 28,2 28,1 24,9 20,3 15,6
1998-2006 10,1 10,7 13,1 16,5 21,3 26,2 29,3 28,9 25,1 20,7 15,2
1930-1971 263,7 156,2 95,2 43,9 30,9 10,1 1,8 2,9 13,6 57,7 110,5
1998-2007 280,4 93,7 97,2 105,0 43,9 7,5 7,9 2,0 13,5 22,8 237,2
1930-1972 28,6 29,4 46,3 72,6 112,2 147,6 186,2 173,2 121,5 87,3 52,7
1998-2008 30,1 31,9 50,5 74,8 118,3 162,4 196,3 188,4 124,6 90,2 52,7
ORT.BUHARLAŞMA 1930-1970
66,1 70,0 92,8 91,4 107,2 157,4 201,8 195,6 173,9 136,9 84,7
ORT. BUHARLAŞMA 1970-2006
72,4 80,4 110,2 134,4 183,6 254,0 292,5 262,3 212,5 151,4 88,0
ORT. SICAKLIK
ORT. SICAKLIK
ORT. YAĞIŞ
ORT. YAĞIŞ
ORT.PET(*)
ORT. PET
(*) PET : Potansiyel evapotranspirasyon (Toprak yüzeyinden buharlaşma ve yapraklardan terleme)
Ortalama buharlaşma : Açık su yüzeyinde ölçülen buharlaşma miktarı
XII
11,9
11,5
283,8
317,0
34,9
35,7
68,2
70,5
YILLIK
mm/m²
18,7
19,0
1068,2
1228,1
1092,5
1155,9
1445,8
1912,2
M. DOĞAN KANTARCI
ŞEKİL 14. ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK (C ), YAĞIŞ, AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA VE
POTANSİYEL EVAPOTRANSPİRASYON (PET) mm/m² DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
ANTALYA'DA ORTALAMA SICAKLIK, YAĞIŞ, AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA VE POTANSİYEL
EVAPOTRANSPİRASYON DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
350,0
ORT. SICAKLIK 1930-1970
300,0
ORT. SICAKLIK 1998-2006
ORT. YAĞIŞ 1930-1970
250,0
ORT. YAĞIŞ 1998-2006
ORT.PET 1930-1970
200,0
ORT.PET 1998-2006
SU YÜZEYİNDEN ORT.
BUHARLAŞMA 1930-1970
YAĞIŞ, BUHARLAŞMA VE PET mm/m²
150,0
SU YÜZEYİNDEN ORT.
BUHARLAŞMA 1970-2006
100,0
50,0
0,0
AYLAR
26,2 29,3 28,9 25,1
16,5
10,1 10,7 13,1
21,3
10,1 10,7 12,8 16,4 20,5
I
II
III
IV
V
25,0 28,2 28,1
24,9
VI
VII
VIII
IX
20,7
20,3
X
15,2 11,5
15,6 11,9
XI
XII
AÇIKLAMA :
V.-IX AYLAR ARASINDA ORTALAMA SICAKLIK
0,8-1,2 C ARTMIŞTIR. BUNA BAĞLI OLARAK
PET (POTANSİYEL EVAPOTRANSPİRASYON;
TOPRAKTAN BUHARLAŞMA İLE YAPRAKLARDAN TERLEME) MİKTARI DA ARTMIŞTIR.
DİKKAT ÇEKİCİ ARTIŞ AÇIK SU YÜZEYİNDEN
OLAN BUHARLAŞMA MİKTARINDADIR.
AÇIK SU YÜZEYİNDEN BUHARLAŞMA; BARAJ,
BENT, AKARSU VE SALMA SULAMA YAPILAN
ALANLARDAKİ SUYUN ÖNEMLİ BÖLÜMÜNÜN
BUHARLAŞMA İLE KAYBEDİLDİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR.
DİĞER BİR DEYİMLE; SU KAYBI ÖNEMLİDİR.
M. DOĞAN KANTARCI
-42-
2.2.2.3. BÜK’TE SICAKLIK ĠLE YAĞIġ ĠLĠġKĠLERĠ
Antalya’daki Batı Akdeniz Ormancılık AraĢtırma Enstitüsü’nün iki araĢtırma ormanından
biri Bük’tedir (Lütfü Büyükyıldırım AraĢtırma Ormanı). Bu araĢtırma ormanında 450 m
yükseltideki meteoroloji istasyonunda yapılmıĢ olan sıcaklık ve yağıĢ ölçmeleri Bük’ün
konumuna benzer yerler için bir fikir edinmek üzere derlenip, değerlendirilmiĢtir. Bük
Antalya’nın kuzey batısında dağların arasında ve deniz etkisine kapalı bir konumdadır. Bükün
bu konumu Alakır Havzası’nda Bey Dağlarının eteklerindeki deniz etkisine kapalı bazı yerler
için örnek olarak değerlendirilebilir. Bük’e benzer yerlerde yağıĢın az ve özellikle gündüz
saatlerinde sıcaklığın yüksek olması sulama suyu ihtiyacının yükselmesine sebep olur.
(1) ORTALAMA SICAKLIK
Bük’te 1967-2008 yılları arasındaki ortalama sıcaklık ölçmeleri de Finike ve Antalya’daki
gibi 3 döneme ayrılarak hesaplanmıĢ ve karĢılaĢtırılmıĢtır. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri
1967-1981 döneminde 13,4 C°, 1982-1993 döneminde 13,2 C°, 1994-2008 döneminde 14,2
C° olarak hesaplanmıĢtır (ġekil 15.1.). Yıllık ortalama sıcaklık değerleri Bük’te 0,8 C°, yaz
aylarında ise 1,1-1,6 C° artmıĢtır. Bük’te III. ayda havanın daha serin olduğu, ortalama
sıcaklık değerlerinin VIII. aya kadar hızla arttığı ve IX aydan itibaren hızla azaldığı
görülmektedir. Bu durum dağlık arazinin içinde yer alan Bük meteoroloji istasyonunun
bulunduğu çukur alana soğuk hava çökelmesine bağlıdır. Bük’te VI. Ayda 1967-1981
döneminde 19,2 C° olan aylık ortalama sıcaklığın, 1994-2008 döneminde 22,9 C°’a
yükselmesi (Aradaki fark 2,7 C°) dikkati çekmektedir. Ġlk bakıĢta bu farkın bir ölçme veya
hesap hatasından kaynaklanabileceği düĢünülebilir. Aslında 1994-2008 dönemindeki
ısınmanın dağ yamaçlarında da etkili olduğu ve haziran ayındaki soğuk hava çökelmesinin
sona erdiğini değerlendirmek daha uygundur. Öte yandan 1967-1981 döneminde patlayan
yanardağlarında sıcaklığın azalmasına etkili olduğu Ģekil 15.1. de görülmektedir.
(2) ORTALAMA YAĞIġ MĠKTARLARI
Bük’teki yağıĢların yıllık toplamları incelendiğinde, bazı yıllarda çok az yağıĢ düĢtüğü ve
bu az yağıĢlı yılların sayısının daha fazla olduğu görülmektedir (ġekil 15.2.). YağıĢın 800-850
mm olduğu yılların sayısı ikidir. Aylık yağıĢların kıĢ döneminde fazla, yaz döneminde az
olması ise tipiktir.
Bük’te 1967-1981 döneminde 601,7 mm olan yıllık ortalama yağıĢın 1994-2008
döneminde 492,1 mm’ye düĢtüğü görülmektedir (ġekil 15.2.). YağıĢ azalması özellikle XII.
ay ile yaz aylarındadır. Bük’te sağanak yağıĢlar ölçülmemiĢtir.
-43-
ŞEKİL 15.1. BÜK’TE AYLIK VE YILLIK ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
BÜK YILLIK
450 ORT.
m SICAKLIK
YILLAR Cº
18,0
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
16,5
1989 16,0
1990 17,3
1991 17,2
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
13,4
13,6
13,5
13,8
14,1
14,0
14,4
14,9
13,8
13,6
15,4
14,6
14,5
14,1
13,9
14,7
14,3
17,5
1989, 1990, 1991
DEĞERLERİ ÇOK YÜKSEK.
HESABA KATILMADI.
17,0
1994-2008
ORT. SIC. 14.2 C
16,0
15,5
1982-1993
ORT. SIC. 13.3 C
YILLIK SICAKLIK C
15,0
1967-1981
ORT. SIC. 13.4 C
14,5
14,0
13,5
13,0
12,5
•1975 TOLBACHİK YANARDAĞI-KAMÇATKA
•1975 PAVLOF YANARDAĞI-ALASKA
•1980 HEKLA - İSLANDA
•1982 EL CHİCON YANARDAĞI (MEKSİKA)
•1982 NEVADO DELRUİZ (KOLOMBİYA)
•1986 AUGUSTİN ALASKA
•1991 UNZEN YANARDAĞI (GÜNEY JAPONYA)
•1991 PİNATUBO YANARDAĞI (FİLİPİNLER)
12,0
11,5
11,0
10,5
•1994 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•1996 PAPUA YENİ GİNE YANARDAĞI
•1997 OLMOK CALDERA YANARDAĞI-ALASKA
•2000 HEKLA - İSLANDA
•2002 PAGO YANARDAĞI
•2004 BAGANA YANARDAĞI
•2006 TAVURVUR YANARDAĞI-METAPİT ADASI
•2006 AUGUSTİNE
27,0
26,0
25,0
24,0
23,0
22,0
21,0
20,0
19,0
18,0
17,0
16,0
15,0
14,0
13,0
12,0
11,0
10,0
9,0
8,0
7,0
6,0
5,0
4,0
3,0
2,0
1,0
0,0
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
1989
1990
1991
YILLAR
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
10,0
BÜK'TE AYLIK ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
1967-1981
1982-1993
1994-2008
SICAKLIK C
14,9
13,8
14,5
14,0
12,8
12,6
13,4
12,9
12,7
12,2
13,5
12,2
14,2
13,3
13,4
12,6
12,8
13,0
13,5
13,4
13,3
14,4
BÜK 'TE YILLIK ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
AYLAR
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
XII
XII
5,2
5,5
6,4
ORT. C°
BÜK'TE AYLIK ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLERİNİN DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
DÖNEMLER
1967-1981
1982-1993
1994-2008
I
4,3
4,1
4,8
II
5,6
4,6
5,8
III
7,8
6,5
7,8
IV
11,1
11,3
12,3
V
16,1
15,8
16,0
VI
19,2
20,6
22,9
VII
24,0
24,3
25,2
YILLIK
VIII
23,3
24,1
24,9
IX
19,5
20,4
20,6
X
14,8
14,3
15,2
XI
9,3
8,3
9,0
13,4
13,3
14,2
AÇIKLAMA: BÜK’TE (BATI AKDENİZ ARAŞTIRMA ORMANI) 1989, 1990 VE 1991 YILLARINA AİT SICAKLIK DEĞERLERİ ANTALYA METEOROLOJİ
İSTASYONUNUN DEĞERLERİNE YAKINDIR. BÜK’ÜN YÜKSELTİSİ 450 m OLUP, ANTALYA’DAN DAHA SERİNDİR. BU DEĞERLER BİR ÖLÇME VEYA
KAYIT HATASI OLARAK KABUL EDİLMİŞ VE HESAPLAMALARA KATILMAMIŞTIR . VI. AYDAKİ SICAKLIK FARKLARI İSE DİKKAT ÇEKİCİDİR.
Kaynak: Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Bük meteoroloji istasyonu ölçmelerinden derlenip, düzenlenmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
-44ŞEKİL 15.2. BÜK’TE AYLIK ORTALAMA VE YILLIK YAĞIŞ TOPLAMLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
YILLIK
YAĞIŞ
mm
621,4
806,0
690,0
250,4
600,2
513,0
234,0
394,7
482,5
559,3
594,5
900,0
BÜK'TE YILLIK TOPLAM YAĞIŞ MİKTARLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
850,0
800,0
1967-1981
ORT. 601,7 mm
750,0
YILLIK YAĞIŞ TOPLAMINDA
SAĞANAK YAĞIŞLARIN PAYI
FAZLADIR. BÜK’TEKİ YAĞIŞ
AZLIĞI VE DENGESİZLİĞİ
KURAKLIK ETKİSİNİ
BELİRGİNLEŞTİRMEKTEDİR.
1982-1993
ORT. 440,9 mm
700,0
650,0
600,0
550,0
500,0
450,0
400,0
350,0
751,3
300,0
250,0
200,0
313,1
150,0
628,1
100,0
1994-2007
ORT. 492,1 mm
0,0
YILLAR
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
YAĞIŞ mm
50,0
374,0
620,9
186,8
467,1
533,6
301,4
448,4
821,5
333,4
613,6
561,2
626,9
229,4
495,5
120,0
BÜK'TE AYLIK ORTALAMA TOPLAM YAĞIŞ MİKTARLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
110,0
100,0
90,0
80,0
1967-1981
YAĞIŞ mm
BÜK
450 m
YIL
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
70,0
1982-1993
60,0
1994-2007
50,0
40,0
30,0
593,6
351,8
538,5
624,3
287,8
20,0
10,0
0,0
AYLAR
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
BÜK'TE AYLIK ORTALAMA TOPLAM YAĞIŞ MİKTARLARININ DÖNEMSEL DEĞİŞİMİ
XII
YILLIK
DÖNEMLER
I
II
III
IV
V
VI
VII
VIII
IX
X
XI
XII
mm
1967-1981
1982-1993
1994-2007
71,4
47,9
85,8
95,1
55,8
59,2
71,5
43,6
51,3
51,9
42,4
48,3
47,0
55,5
32,8
28,9
19,7
20,1
16,5
4,4
8,8
0,5
4,2
2,5
14,9
4,2
11,8
46,7
24,2
46,2
45,1
42,7
57,0
112,3
96,4
68,3
601,7
440,9
492,1
AÇIKLAMA:
1. BÜK’TE (BATI AKDENİZ ARAŞTIRMA ORMANI) YETERLİ ÖLÇME OLMAYAN YILLAR HESABA KATILMAMIŞ VE GRAFİKTE GÖSTERİLMEMİŞTİR.
2. MİKTARI 100 mm’yi AŞAN AYLIK YAĞIŞLARIN YILLARA GÖRE OLUŞUMU VE DAĞILIMI DENGESİZDİR (Aylık döküm yağışlar tablosuna bakınız).
BU SEBEPLE AYLIK YAĞIŞ ORTALAMALARI DENGELİ BİR YAĞIŞ DÜZENİNİ DEĞİL, SADECE ARİTMETİK BİR ORTALAMAYI İFADE ETMEKTEDİR.
Kaynak: Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Bük meteoroloji istasyonu ölçmelerinden derlenip, düzenlenmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
-45-
2.2.3. ALAKIR ÇAYI HAVZASI’NDA ANAKAYA VE TOPRAK ÖZELLĠKLERĠ
2.2.3.1. JEOLOJĠK YAPI VE TOPRAKLARIN OLUġTUĞU
ANAKAYALAR ĠLE ANAMATERYALLER
Bey Dağları ile Tahtalı Dağlarının yaygın jeolojik tabakası mezozoik-tersiyer yaĢında
olduğu bildirilen kireç taĢlarından oluĢmuĢtur. Bunların üstünde yer, yer miosen yaĢındaki
denizel kökenli kaba kireç taĢı tabakaları bulunmaktadır. Miosen ile mezozoik tabakaları
arasında eosen yaĢındaki kireçli fliĢler yer almaktadır. Alakır Çayı ile kolları bu kireçtaĢı
tabakalarının içinde derin bir vadi sistemi açmıĢtır. Böylece daha alttaki Ofiolitli mezozoik
tabakası ile vadinin yatağa yakın kesiminde peridotit ve serpantinlerden oluĢan volkanik
kökenli kayaçlar açığa çıkmıĢtır. Alakır Çayı’nın getirdiği materyaller Finike-Kumluca
Ovası’nın Kumluca bölümünü oluĢturmuĢtur (Harita 2).
Kireç taĢları tabakalı yapıda olan, taĢlaĢmıĢ tortul materyallerdir. Alp kıvrılmaları ve
devam eden tektonik olaylar kireç taĢı tabakalarının kırılmasına sebep olmuĢtur. Üçüncü
zamanda yağıĢların fazlalığı, buzul çağlarındaki buz ve karların arasında depolanmıĢ olan
yüksek miktardaki CO₂ ile SO₂’in sularda asitlere dönüĢmesi kireç taĢlarında erimelere ve
çatlak sisteminin geliĢip, geniĢlemesine sebep olmuĢtur. Kızlar Sivrisinin kuzey bakılı
yamacında ve daha batıdaki Akdağ’da bulunan sirk buzulu yatakları Bey Dağlarında ve
çevresinde de buzul çağlarının bir ölçüde yaĢandığını göstermektedir. Alakır Havzası ile
çevresindeki dağlık araziyi oluĢturan kireç taĢlarının derinlere inen çatlaklı (karstlaĢmıĢ)
yapısı yağıĢ sularının önemli bölümünü yer altı suyuna ve karst kaynaklarına (Düdenlere)
sızdırmaktadır.
2.2.3.2.TOPRAKLAR
Dağlık araziyi oluĢturan kireç taĢlarının asıl maddesi Kalsiyum karbonat’tır (CaCO₃).
Kalsiyum karbonat’ın karbon dioksit (CO₂) ve kükürt dioksit (SO₂) ile asitleĢmiĢ sularda
erimesi sonucunda oluĢan kalsiyum bikarbonat [Ca(HCO₃)₂] ile kalsiyum bisülfat
[Ca(HSO₄)₂] yıkanıp gitmiĢtir. Geriye kireç taĢının içinde az miktarda bulunan katık
maddeleri (genellikle kil) kalmıĢtır. Kil ve diğer katık maddeleri topraklaĢmıĢtır. Katık
maddeleri az olduğu için kireç taĢlarının erimesi ile oluĢan topraklar da sığdır. Ġklimin daha
sıcak ve nemli olduğu alt ve orta kızılçam kuĢaklarında “Kırmızı Akdeniz Toprağı” (Terra
rosa) oluĢmuĢtur. Ġklimin daha soğuk ve kıĢların karlı olduğu sedir kuĢağında ise “kireçli
Esmer Orman Toprağı” oluĢmuĢtur. Esmer orman toprağında kil minerallerinin sızıntı suları
tarafından üst topraktan, alt toprağa taĢınması sonucunda da “Solgun Esmer Orman Toprağı”
geliĢmiĢtir. Orman kuĢağındaki topraklar binlerce yıldan beri oluĢmuĢ, geliĢmiĢ ve orman
tarafından korunmuĢlardır. Bu sebeple ormanların altındaki kireç taĢı toprakları derindir.
Ormanların tahrip edildiği arazideki topraklar taĢınmıĢ, sığlaĢmıĢ ve çok taĢlı topraklara veya
arazi kayalığa dönüĢmüĢtür (ġekil 2.1. ve 2.2.). Bazı yerlerde taĢınan toprağın içindeki taĢlar
yüzeyde tabaka halinde kalmıĢlar ve “erozyon kaldırımı” oluĢmuĢtur.
BEY DAĞLARI
md
KARTAL T.
GÖDENE
ef
md
KUMLUCA
JEOLOJİK YAPI İLE SU İLİŞKİSİ: BEY DAĞLARI VE TAHTALI DAĞLARI
DERİN ÇATLAKLI VE TABAKALI KİREÇ TAŞLARINDAN OLUŞMUŞTUR. KAR VE
YAĞMUR SULARI ANAKAYANIN ÇATLAK SİSTEMİNDEN DERİNE SIZARLAR.
ALAKIR ÇAYININ TABANINDAN DA ÇATLAK SİSTEMİNE SU KAÇAKLARI
VARDIR. BU SEBEPLE ALAKIR ÇAYININ YÜZEY SULARI VE DEBİSİ HAVZAYA
DÜŞEN YAĞIŞA GÖRE AZDIR. ÖZELLİKLE 5 YAZ AYINDA SU AKIŞI AZALIR.
1. DOLOMİTLİ KİREÇ TAŞLARI (Mc, Mof)
GÜÇ AYRIŞTIKLARI İÇİN DİK YAMAÇLI DAĞLIK ARAZİYİ OLUŞTURMUŞLARDIR.
CaCO₃ ve MgCO₃ BİKARBONATLAR HALİNDE YIKANIP GİTTİĞİNDE GERİYE KATIK MADDESİ (GENELLİKLE KİL) KALMIŞTIR.
SERT KİREÇ TAŞLARINDAN OLUŞAN TOPRAKLAR TAŞLI, KİLLİ TOPRAKLARDIR. ORMAN ALTINDA KORUNMUŞ OLDUKLARI
İÇİN ORTA DERİN VE DERİN TOPRAKLARDIR. ORMANIN TAHRİP EDİLDİĞİ ALANLARDA TOPRAK TAŞINDIĞI İÇİN YÜZEYDE
KALAN TAŞLAR İLE EROZYON KALDIRIMI OLUŞMUŞTUR. BU SEBEPLE ORMANLARIN TAHRİP EDİLMEMESİ GEREKMEKTEDİR.
AKDENİZ İKLİMİNİ ETKİLİ OLDUĞU (<1000 m) KIRMIZI AKDENİZ TOPRAKLARI
YÜKSEK ARAZİDE (1000-2000 m) ESMER ORMAN TOPRAĞI VE SOLGUN ESMER ORMAN TOPRAĞI
KIR ARAZİSİNDE (>2000 m) RENDSİNA TOPRAKLARI VE KAĞŞAKLAR (AŞIRI OTLATMA VE OTLAKLARIN TAHRİBİ ETKİSİ VAR).
2. PERİDOTİT VE SERPANTİNLER
GÜÇ AYRIŞAN BU ANAKAYALARDAN KİLLİ, TAŞLI VE ORTA DERİN KIRMIZI AKDENİZ TOPRAKLARI OLUŞMUŞTUR.
ORMANIN TAHRİP EDİLDİĞİ DİK YAMAÇLARDA TOPRAK TAŞINMIŞ, SIĞLAŞMIŞ VE ANAKAYA YÜZEYE ÇIKMIŞTIR.
3. ALÜVYONLAR (Qy)
ALAKIR ÇAYI VADİSİNDE EĞİMİN AZALDIĞI ALANLARDA VE FİNİKE-KUMLUCA ARAZİSİNDE YIĞILMIŞ AKARSU MATERYALLERİ
DERİN, KUMLU VE ÇAKILLI Ah/Cv HORİZONLU HAM TOPRAKLARI OLUŞTURMUŞTUR. ESKİ BATAKLIKLARDAN ARTA KALAN
YERLERDEKİ TOPRAKLARDA ORGANİK MADDE İŞLENDİKÇE AZALMIŞTIR. BU TOPRAKLAR DERİN OLUP, TABAN SUYU YÜKSEKTİR.
SON YILLARDA ALÜVYONLARIN TABAN SULARI (SU ÇEKİLDİĞİ İÇİN) DAHA DERİNE İNMİŞTİR. AYRICA TABAN SULARI ATIK VE KİRLİ
SULARLA (TARIMSAL MÜCADELE KİMYASALLARI DA DAHİL) KİRLENMEKTEDİR.
-46-
HARİTA 2. ALAKIR HAVZASI VE ÇEVRESİNDE JEOLOJİK YAPI İLE
TOPRAKLARIN OLUŞTUĞU ANAKAYALAR / ANAMATERYALLER VE TOPRAKLAR
KORKUTELİ
YUKARI KARAMAN
KAYNAK: Jeolojik yapı Türkiye Jeoloji Haritası 1/500 000 MTA -1963 Konya paftasından alınmıştır.
JEOLOJĠK YAPI
Mc : Mesozik-Tersiyer
Mof : Mesozik (Ofiolitli seri)
Ekseriyetle Kretase
md : Miosen denizel
ef : Eosen fliĢleri
Qy : Holosen-Yeni alüvyon
Ƿ : Peridotit
Ơ : Serpantin
AŞAĞI KARAMAN
ÇAKIRLAR
ANTALYA
M. DOĞAN KANTARCI
-47-
Orman üstü kır kuĢağındaki toprakları erozyondan koruyacak bitki örtüsü tek veya çok
yıllık otlardır. GeçmiĢ yıllardaki yoğun otlatma kır kuĢağındaki otların tüketilmesine, toprağın
taĢınmasına sebep olmuĢtur. Kır kuĢağındaki topraklar taĢlı A/C horizonlu “Rendsina”
toprakları ile kireç taĢı ham topraklarıdır (Sierozem). Arazinin hafif eğimli kesimlerinde
erozyon kaldırımı oluĢmuĢtur. Dik yamaçlarda ise gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları
ve don olayları ile parçalanan (kağĢayan) kireç taĢları aĢağı doğru kar ile sürüklenerek
kağĢakları oluĢturmuĢtur.
Alakır Çayı’nın taraçalarında (Derenin eski yatağı) ve Ģimdiki vadisinde açığa çıkan
peridotit ve serpantinler de taĢlı, orta derin, killi topraklar vermiĢlerdir. Ormanın korunduğu
yerlerde bu topraklar derindir. Ormanın tahrip edildiği dik yamaçlarda aĢınıp, taĢınmıĢlar,
sığlaĢmıĢlar veya anakaya yüzeye çıkmıĢtır.
Alakır Çayının eski yatağından kalan taraçalar ile bugünkü yatağında düzce alanlarda ve
dere kavĢaklarında birikmiĢ olan çakıllı, kumlu materyaller de giderek topraklaĢmıĢlardır.
Günümüzde bu topraklarda meyvacılık ve seracılık yapılmaktadır.
Kumluca Ovasını oluĢturan alüvyonlardan ham topraklar veya A/C horizonlu topraklar
oluĢmuĢtur. Kumluca Ovası’nın eski sığ bataklık/sazlık alanlarındaki bitki artıkları su altı
ortamında humuslaĢarak çakıllı, kumlu mil materyalinin topraklaĢmasını sağlamıĢtır A/C
horizonlu topraklar). Bataklık ve sazlıkların kurutulması ile eskiden oluĢmuĢ ıslak humus ta
ayrıĢıp yok olmuĢtur. Bu topraklar da meyvalıklara dönüĢtürülmüĢ veya üstünde seralar
kurulmuĢtur.
Alüvyonların bataklık/sazlık olmayan kesimlerinde kuraklığa dayanıklı sığ köklü bitkiler
ile köklerini derindeki taban suyuna ulaĢtırabilen çınar ağaçları geliĢmiĢtir. Bu çakıllı, kumlu
ham materyaller de giderek sulu tarım alanlarına dönüĢtürülmüĢtür.
2.2.3.3. ORMAN TOPRAKLARININ GEÇĠRGENLĠĞĠ VE
ANA KAYANIN ÇATLAK SĠSTEMĠ ĠLE SUYU SIZDIRMASI
Ormanda ağaçların ibrelerinin ve yapraklarının dökülmesi vd. organik artıklar ile oluĢan
ölü örtü giderek ayrıĢıp, humuslaĢmakta ve üst toprağa karıĢmaktadır (Ah-Horizonu). Humus
ve humusun ayrıĢması ile oluĢan kolloid organik bileĢikler toprağı kırıntılandırmakta ve
gözenek çaplarının geniĢlemesini sağlamaktadır (> 50 µm). YağıĢ suları da bu iri
gözeneklerden hızla sızarak anakayanın (kireç taĢının) çatlak sistemine ulaĢmaktadır.
Ormanın tahrip edildiği yamaçlarda toprağın organik maddesi devam ettirilemediği için
gözenekler daralmakta, yağıĢ suları toprağa sızamamakta, yüzeyden akıĢa geçmekte ve sellere
dönüĢmektedir (ġekil 2.1. ve 2.2.). Alakır Havzası’nın dik yamaçlarında ormanların varlığı
toprakları ve yağıĢ/akıĢ düzenini koruduğu gibi vadideki tarım alanlarını da sellerden ve
sellerle taĢınan materyallerden korumaktadır. Ormanın tahrip edildiği arazide sağanak
yağıĢların sele dönüĢmesi sonucunda oluĢan zararlar tablo 7’de sıralanmıĢtır.
-48-
2.2.4. ALAKIR HAVZASI’NDA ARAZĠ KULLANIMI,
TARIM, MEYVACILIK VE SERALAR
2.2.4.1. ARAZĠ KULLANIMI
Alakır Çayı Havzası’ndaki arazinin kullanımına ait bilgiler Kumluca Ġlçe tarım Md’lüğü
verilerinden derlenip, değerlendirilmiĢtir (Tablo10, Ģekil16). Kumluca ilçesinin alanı 125 300
ha olup, bu alanın % 13,57’si (17 000 ha) tarım alanı olarak kullanılmaktadır. Orman,
çalılaĢtırılmıĢ orman ve çalılıkların alanı % 47,92 (60 049 ha), otlak alanı % 6,21 (7 776 ha),
kayalık, yerleĢim vd. arazi alanı % 31,90 (39 971 ha), su yüzeyi (Alakır Barajı) 504 ha alanı
kaplamaktadır. Alakır Havzası’ndaki tarım alanlarının 9 000 ha’lık bölümünün Kumluca
Ovası’nın geniĢ alüviyal arazisinde yer aldığı, Dere vadilerinde ve vadi yamaçlarındaki
taraçalarda da 8 000 ha’lık tarım alanı bulunduğu anlaĢılmaktadır.
2.2.4.2. TARIM ALANLARI
Kumluca Ġlçesi’nin 17 000 ha’lık tarım alanının % 27’i (4 605 ha) tarla, % 1,7’si (289 ha)
zeytinlik, % 24,25’i (4 122,7 ha) meyvalık, % 23,45’i (3 985 ha) sebzelik, % 0,01’i (2,1 ha)
süs bitkileri alanı olup, % 22,62’sinin (3 845,5 ha) nadaslı tarla ve % 0,88’inin de (150 ha)
ekilmeyen tarım alanı olduğu bildirilmiĢtir (Tablo 10.2. ve Ģekil 17).
Kumluca Ġlçesi’ndeki meyvalık alanlarda; zeytin, portakal, mandalina, limon, elma, nar,
Ģeftali, kiraz, ceviz ve badem (az) yetiĢtirilmektedir (Tablo 11, Ģekil 18). Sebzelerden; fasulye,
hıyar, patlıcan, biber, domates ile bostanlardan karpuz, kavun ve kabak yetiĢtirilmektedir
(Tablo 12, Ģekil 19).
2.2.4.3. TARIM ÜRÜNLERĠNĠN HAVZADAKĠ 28 YERLEġĠM ALANINA DAĞILIMI
Kumluca Ġlçesi; merkez, beldeler ve köyler olmak üzere 28 yerleĢim alanına ayrılmıĢtır.
Eskiden yerleĢimler mahalleler halinde dağınıktı (Harita 1). Nüfusun artması tarımda sulama,
gübreleme ve ilaçlama yöntemlerinin geliĢmesi sonucunda bu dağınık mahalleler köylere
dönüĢmüĢtür. Bu yerleĢim yerlerinden Yazır ile ÇavuĢköy (Adrasan) havzanın dıĢında
bulunmaktadırlar (Harita 3).
Alakır Havzası’ndaki 28 yerleĢim alanında üretilen tarım ürünlerine ait, Kumluca Ġlçe
Tarım Md’- lüğünün hazırladığı ve 3 önem derecesine göre sınıflandırdığı bilgi tablo 13’te
verilmiĢtir. Tablo 14’te 2010 yılındaki durum 8 dereceli bir sınıflandırma yapılarak
verilmiĢtir. Bu eski ve yeni iki verinin karĢılaĢtırması ilginç bir geliĢmeyi göstermektedir
(Tablo 15 ve Ģekil 20). Tablo 15 incelendiğinde; buğday yetiĢtirilen köy sayısının 23’ten 18’e
gerilediği, buna karĢılık zeytin yetiĢtirilen yer sayısının 4’ten 13’e, seracılık yapılan yer
sayısının 15’ten 18’e, nar yetiĢtirilen yer sayısının 14’ten 20’ye yükseldiği görülmektedir. Bu
geliĢmenin sayısal ve oransal değerlendirmesi; Alakır Havzası’ndaki tarımsal faaliyetin, kuru
tarımdan sulu tarıma kaydığını göstermektedir. YetiĢtirilen ürünlerin Havzadaki yerleĢim
alanlarına dağılımı harita 3’te verilmiĢtir.
-49TABLO 10. ALAKIR HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI, TARIM ALANLARI , ÜRETİM VE DEĞERİ
1. ARAZİ KULLANIMI
2. TARLA, MEYVALIK,SEBZELİK vd.
KULLANIM
ALANLARI
TARIM
ha
%
TARIM
ALANLARI
TARLA
ha
17 000
13,57
OTLAK
7 776
6,21
MEYVELİK
ORMAN+ÇALILIK
60 049
47,92
SEBZELİK
KAYALIK,YERLEŞİM
VD.
SU YÜZEYİ
39 971
31,90
SÜS BİTKİLERİ
504
0,40
4 605,0
289,0
4 122,7
3 985,7
2,1
3 845,5
ZEYTİNLİK
NADASLI
TARLA
EKİLMEYEN
150,0
TOPLAM
125 300
100,00
TOPLAM
17 000,0
KAYNAK: Kumluca İlçesi Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
3. TARIMSAL ÜRETİM (TON) VE DEĞER (TL)
ÜRÜN
%
27,09
1,70
24,25
23,45
0,01
22,62
ALAN ha ÜRETİM TON DEĞER TL.
HUBUBAT
4 450,0
MEYVE+ZEYTİN
4 411,2
122 634 91 407 460
SEBZE (SERADA)
3 706,0
47 792 387552500
SEBZE (AÇIKTA)
89 000
278,2
SÜS BİTKİLERİ (SAYI)
FİDE (SAYI)
3 960 000
6 498
4 548 000
218 800
725 000
222 297 000 44 000 000
0,88
TOPLAM
100
12 845,4
265 924 532192960
ŞEKİL 16. ALAKIR HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI
ha
%
SU YÜZEYİ
TOPLAM
504
100,00
OTLAK
31,90
47,92
39971
60049
6,21
13,57
7776
17000
TARIM
0,40
ARAZİ
KULLANIMI
125300
ALAKIR HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI
ALAN ha
140000
130000
120000
110000
100000
90000
80000
70000
60000
50000
40000
30000
20000
10000
0
ORMAN+ÇALILIK KAYALIK,YERLEŞİM
VD.
M. DOĞAN KANTARCI
KAYNAK: Kumluca İlçesi Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
ŞEKİL 17. ALAKIR HAVZASINDA TARLA, ZEYTİNLİK, MEYVALIK, SEBZELİK VE DİĞER TARIM ALANLARI
16000,0
ha
14000,0
%
17000,0
ALAKIR HAVZASINDA TARLA,MEYVALIK, SEBZELİK VD. ALANLAR
12000,0
10000,0
100
0,88
SEBZELİK
150,0
23,45
MEYVELİK
0,01
24,25
ZEYTİNLİK
2,1
1,70
2000,0
289,0
27,09
4000,0
22,62
3845,5
3985,7
6000,0
4122,7
8000,0
4605,0
ALAN ha VE ORAN %
18000,0
0,0
TARLA
SÜS
BİTKİLERİ
NADASLI
TARLA
EKİLMEYEN
TOPLAM
M. DOĞAN KANTARCI
KAYNAK: Kumluca İlçesi Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
-50TABLO 11. ALAKIR HAVZASINDA MEYVA ÜRETİLEN ALANLAR,
ÜRETİM VE DEĞERİ
ÜRÜN
ALAN ha
ZEYTİN
PORTAKAL
ORAN %
TABLO 12. ALAKIR HAVZASINDA BOSTAN VE SEBZE ÜRETİLEN ALANLAR,
ÜRETİM VE DEĞERİ
ÜRETİM TON
ÜRÜN
FASULYE
DEĞER TL
289,0
6,55
675
1146820
ALAN ha
KAVUN, KARPUZ
3 170,0
71,85
111267
80112240
MANDALİN
30,0
0,68
1312
1181250
LİMON
40,0
0,91
1250
625000
ELMA
213,0
4,83
3550
2662800
DOMATES
NAR
600,0
13,60
3200
3840000
BİBER
69,7
1,58
1379
1839350
TOPLAM
4 411,7
100,0
122633
91407460
2. ÜRÜN
DİĞER
TOPLAM
KABAK
HIYAR
PATLICAN
KAYNAK: Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
ALAKIR HAVZASINDA ÜRETİLEN
BOSTAN VE SEBZELERİN, ALANLARI İLE ORANLARI
6000
5000
ALAN ha
ALAN ha
ORAN %
ORAN %
4000
ÜRETİM TON
3170
3000
2800
3000
2500
2000
2000
1554,5
1500
1117,5
69,7
100
100
20,92
412
52,42
416
7,71
180
7,79
3,37
326
6,10
90
1,58
13,60
213
4,83
40
0,91
30
0,68
71,85
289
6,55
ÜRETİM TON
600
1,68
1000
1000
500
128250
13300000
10368000
20800000
43260000
181440000
118256250
387552500
5341,5
4411,7
4500
3500
DEĞER TL
135
19560
10800
41600
41200
252000
112625
477920
KAYNAK: Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
ALAKIR HAVZASINDA ÜRETİLEN MEYVALAR, ALANLARI VE
ORANLARI
4000
ÜRETİM TON
1,68
6,10
3,37
7,79
7,71
52,42
20,92
100,0
ŞEKİL 19. ALAKIR HAVZASINDA BOSTAN VE SEBZE ÜRETİM ALANLARI İLE ORANLARI
ŞEKİL 18. ALAKIR HAVZASINDA MEYVA ÜRETİM ALANLARI İLE ORANLARI
5000
ORAN %
90,0
326,0
180,0
416,0
412,0
2 800,0
1 117,5
5 341,5
1 554,5
0
0
M. DOĞAN KANTARCI
KAYNAK: Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
KAYNAK: Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
-51-
TABLO 13. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDAKİ 28 YERLEŞİM YERİNDE YETİŞTİRİLEN TARIM ÜRÜNLERİNİN
YETİŞTİRMEDEKİ ÖNEM DERECELERİNE GÖRE SIRALANIŞI VE YETİŞTİRME ORANLARI
(Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verilerinden ve derecelendirmelerinden derlenip, düzenlenmiştir.)
3
KURU
FASULYE
SERADA
SEBZE
BADEM
ŞEFTALİ
KİRAZ
NAR
ELMA
ZEYTİN
1
LİMON
KUMLUCA (MERKEZ)
MANDALİN
A
PORTAKAL
ARPA
BUĞDAY
28 YERLEŞİM ALANI
2
BEYKONAK BELDESİ
3
2
1
MAVİKENT BELDESİ
3
2
1
ÇAVUŞKÖY BELDESİ
1
2
3
GÖDENE (ALTINYAKA) Bld.
1
BELEN KÖYÜ
1
BEŞİKÇİ KÖYÜ
3
BÜYÜKALAN KÖYÜ
1
ÇALTI KÖYÜ
2
ÇAYİÇİ KÖYÜ
2
DEREKÖY
1
ERENTEPE (SAVRAN) KÖYÜ
1
GÖLCÜK KÖYÜ
1
GÜZÖREN KÖYÜ
1
2
2
3
2
1
2
3
3
1
3
1
2
3
2
3
2
3
HACIVELİLER KÖYÜ
1
HIZIRKÂHYA KÖYÜ
2
İNCİRCİK KÖYÜ
3
2
3
3
2
3
1
1
3
KAVAK KÖYÜ
2
1
KARAAĞAÇ KÖYÜ
1
KARACAÖREN KÖYÜ
1
KUZCA KÖYÜ
1
ORTAKÖY
1
3
3
2
3
2
2
SALUR KÖYÜ
2
3
1
3
2
3
2
SARICASU KÖYÜ
2
3
1
TOPTAŞ KÖYÜ
1
3
2
YENİKIŞLA KÖYÜ
1
YAZIR KÖYÜ
1
YEŞİLKÖY
1
3
2
1
17
4
2
5
ALANININ DAĞILIMI 2
3
5
5
7
1
28 YERLEŞİM
SAYI
2
3
2
6
3
3
ORAN %
1
60,7
ORAN %
2
10,7
17,9
21,4
ORAN %
3
10,7
3,6
10,7
3,6
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI
23
6
13
1
82,1
21,4
46,4
3,6
YETİŞTİRİLEN YER ORANI %
3
1
1
3
1
1
3
2
14,3
7
1
1
1
3
7,1
17,9
25,0
1
3,6
3,6
17,9
3,6
10,7
7,1
25,0
3,6
3,6
3,6
10,7
3,6
1
4
3
14
1
1
1
15
1
3,6
14,3
10,7
50,0
3,6
3,6
3,6
53,6
3,6
M. DOĞAN KANTARCI
-52-
TABLO 14. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDAKİ 28 YERLEŞİM YERİNDE 2010 YILI İTİBARİYLE YETİŞTİRİLEN TARIM
ÜRÜNLERİNİN YETİŞTİRMEDEKİ ÖNEM DERECELERİNE GÖRE SIRALANIŞI VE YETİŞTİRME ORANLARI
(KAYNAK : Av. Ramazan Savran’ın 2010 yılı için verdiği bilgilerden derlenip, düzenlenmiştir.)
4
3
3
1
2
2
3
1
2
2
3
1
2
5
1
1
1
3
2
8
2
1
1
2
4
6
3
1
1
4
2
2
2
2
5
1
3
1
2
1
4
4
3
1
1
5
2
2
3
3
2
4
4
4
6
3
5
3
3
2
2
1
5
1
1
1
1
3
2
1
3
1
4
5
KURU
FASULYE
SERADA
SEBZE
CEVİZ
3
2
1
2
1
3
5
2
BADEM
3
1
ÜZÜM
3
4
2
ERİK
4
2
ŞEFTALİ
4
3
3
1
1
KİRAZ
NAR
ELMA
3
3
5
ZEYTİN
3
LİMON
2
2
2
2
MANDALİNA
4
PORTAKAL
ÖNCELİKLERİNE
ARPA
KUMLUCA (MERKEZ)
BEYKONAK BELDESİ
MAVİKENT BELDESİ
ÇAVUŞKÖY BELDESİ
GÖDENE (ALTINYAKA)
BELEN KÖYÜ
BEŞİKÇİ KÖYÜ
BÜYÜKALAN KÖYÜ
ÇALTI KÖYÜ
ÇAYİÇİ KÖYÜ
DEREKÖY
ERENTEPE (SAVRAN) KY.
GÖLCÜK KÖYÜ
GÜZÖREN KÖYÜ
HACIVELİLER KÖYÜ
HIZIRKÂHYA KÖYÜ
İNCİRCİK KÖYÜ
KAVAK KÖYÜ
KARAAĞAÇ KÖYÜ
KARACAÖREN KÖYÜ
KUZCA KÖYÜ
ORTAKÖY
SALUR KÖYÜ
SARICASU KÖYÜ
TOPTAŞ KÖYÜ
YENİKIŞLA KÖYÜ
YAZIR KÖYÜ
YEŞİLKÖY
28 YERLEŞİM
1
ALANININ
2
ÜRÜN
3
BUĞDAY
28 YERLEŞİM ALANI
2
5
3
4
3
3
6
1
4
1
4
2
3
2
8
4
5
3
3
2
3
5
6
7
3
8
4
1
1
1
1
1
1
12
2
4
1
1
2
1
2
2
SAYI
5
1
1
1
1
1
1
1
1
1
OLARAK
6
1
1
1
DAĞILIMI
7
1
(8 ÖNCELİK SINIFI) 8
1
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI 9
3
13
1
7
13 10 20
5
1
4
2
1
1
18
2
YETİŞTİRİLEN YER
0,32 0,11 0,46 0,04 0,25 0,46 0,36 0,71 0,18 0,04 0,14 0,07 0,04 0,04 0,64 0,07
ORANI %
AÇIKLAMA :
KUMLUCA İLÇE TARIM Md’lüğünün VERİLERİ (ESKİ DURUM) İLE BU TABLODAKİ VERİLER (2010 YILINDAKİ DURUM) ARASINDA ÖNEMLİ
FARK KURU TARIMIN (BUĞDAY VE ARPA) GERİLEMİŞ OLMASI, SULU TARIMIN VE MEYVACILIĞIN YAYGINLAŞMASIDIR. ALAKIR HAVZASI
KÖYLERİNDEKİ HALK GEÇİMİNİ SULAMA SUYUNA BAĞLI OLAN TARIM VE MEYVACILIK İLE SAĞLAMAKTADIR. YAPILAN ÜRETİM SADECE
KUMLUCA VE YAKIN ÇEVRESİNE DEĞİL BÜTÜN TÜRKİYE’YE SATILMAKTADIR.BU SEBEPLE SU ÇOK ÖNEMLİ BİR ÜRETİM FAKTÖRÜDÜR.
M. DOĞAN KANTARCI
-53HARİTA 3. ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM YERLERİ VE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ TARIM ÜRÜNLERİ
(Kumluca İlçesi Tarım Md’lüğünde yapılmış haritaya 2010 itibariyle ürünler işlenmiştir.)
BUĞDAY
ARPA
TURUNÇGİLLER
NAR
DEREKÖY
SERACILIK
ZEYTİN
BÜYÜKALAN
ELMA-ERİK VD.
CEVİZ-BADEM
KURU FASULYE
KUZCA
GÖLCÜK
ÇALTI
ALTINYAKA
KARACAÖREN
KARACAAĞAÇ
YENİKIŞLA
ÇAYİÇİ
KUZÖREN
İNCİRCİK
ORTAKÖY
TOPTAŞ
ERENTEPE
SARICASU
SALUR
H.VELİLER
H.KÂHYA
YAZIR
BELEN
KUMLUCA
BEŞİKÇİ
BEYKONAK
YEŞİLKÖY
KAVAK
ÇAVUŞKÖY
(ADRASAN)
MAVİKENT
M. DOĞAN KANTARCI
-54-
TABLO 15. ALAKIR HAVZASINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN 28 YERLEŞİM YERİNE SAYI VE ORAN OLARAK DAĞILIMI
Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verileri (ESKİ) ve Av. Ramazan Savran tarafından verilen bilgilerden(2010) derlenmiştir.
1
3,6 14,3 10,7 50,0
7
13
10
20
3,6
5
3,6
1
KURU
FASULYE
1
SERADA
SEBZE
14
CEVİZ
3,6 25,0 46,4 35,7 71,4 17,9
3
BADEM
46,4
4
ÜZÜM
32,1 10,7
1
ERİK
3,6
1
ŞEFTALİ
46,4
13
KİRAZ
82,1 21,4
9
3
NAR
1
ELMA
13
ZEYTİN
6
LİMON
YETİŞTİRİLEN YER ORANI % (2010)
23
MANDALİNA
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI
(2010 SIRALAMASI)
PORTAKAL
YETİŞTİRİLEN YER ORANI % (ESKİ)
ARPA
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI
(ESKİ SIRALAMA)
BUĞDAY
ÜRÜN ÇEŞİTLERİ
15
1
1
4
2
3,6
1
1
53,6
18
3,6
2
3,6 14,3
7,1
3,6
3,6
64,3
7,1
ŞEKİL 20. ALAKIR HAVZASINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN 28 YERLEŞİM YERİNE SAYI VE ORAN OLARAK DAĞILIMI
Kumluca İlçe Tarım Md’lüğü verileri (ESKİ) ve Av. Ramazan Savran tarafından verilen bilgilerden(2010) derlenmiştir.
YETİŞTİRİLEN YERLEŞİM ALANI SAYISI
25
20
ALAKIR HAVZASINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN
YETİŞTİRİLDİĞİ YERLEŞİM YERİ SAYISI
23
20
18
15
10
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI (ESKİ)
YETİŞTİRİLEN YER SAYISI (2010)
13
13
15
14
13
10
9
7
6
5
5
4
3
1 1
4
3
1
1
1
2
1
1
1
1
1
2
0
ÜRÜNLER
(KURU TARIM AZALMIŞ, SULU TARIM YAPILAN YERLER ARTMIŞ)
YETİŞTİRİLEN YER ORANI % (ESKİ)
YETİŞTİRİLEN YER ORANI % (2010)
50,0
7,1
3,6
3,6
3,6
3,6
7,1
3,6
3,6
14,3
17,9
3,6
10,7
14,3
21,4
25,0
3,6
10,0
3,6
3,6
20,0
10,7
30,0
32,1
40,0
35,7
50,0
46,4
46,4
46,4
60,0
53,6
70,0
64,3
71,4
80,0
ALAKIR HAVZASINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN YETİŞTİRİLDİKLERİ YERLEŞİM ALANLARININ ORANI
82,1
ÜRÜNLERİN YETİTİRLDİĞİ YERLEŞİM ALANI
ORANI
90,0
0,0
ÜRÜNLER (KURU TARIM AZALMIŞ, SULU TARIM ARTMIŞ)
M. DOĞAN KANTARCI
-55-
2.2.4.4. HAVZADAKĠ SULU TARIM ALANLARININ SULAMA SUYU ĠHTĠYACI
Alakır Ovasındaki tarım alanlarının sulaması Alakır Barajından yapılmaktadır. Yukarı
Havzanın içindeki tarım alanlarının sulaması da Karaağaç kaynağından ve Çaydan alınan su
ile yapılmaktadır. Karaağaç kaynağındaki ortalama su geliri (Kaynak+dereden gelen su) 3,0
m³/sn olarak bildirilmiĢtir (DSĠ ölçmelerine göre).
Kumluca’da sıcaklık ölçmeleri olmadığı için Antalya’daki ölçmelere ve su bilançosuna
göre (Tablo 9, Ģekil 14) hesaplanmıĢ olan potansiyel evapotranspirasyon (PET) miktarı yıllık
1155,9 mm/m²’dir. Yaz boyunca 6 aylık PET miktarı 864,8 mm/m²’dir. Bu PET miktarına
göre; 1 ha alanın (10 000 m²) 6 yaz ayı boyunca sulanabilmesi için gerekli su miktarı 8648
m³/6 ay’dır. Bu suyun aylık ortalama miktarı 1441,3 m³/ay, günlük miktarı 48,04 m³/gün olup,
0,556 lt/sn’lik bir debiyi gerektirir. Alakır Havzası’nda yükseltiye bağlı olarak buharlaĢmanın
Antalya’ya göre %20 daha az olacağı kabul edilirse, 1 ha alandan günlük ortalama PET
miktarı 38,43 m³/gün olarak hesaplanır (0,4448 lt/sn). Havzada 1000 ha’lık tarım alanının
sulanması için gerekli su miktar 38 430 m³/gün olup, 0,4448 m³/sn’lik suya denktir. Havzada
5000 ha’lık sulu tarım alanının 6 yaz ayındaki sulama suyu için 2,224 m³/sn debisi olan su
kaynağı gerekmektedir.
Havza’daki yüksek taraçalarda kuru tarım yapıldığı göz önüne alınarak sulu tarım alanı
5000 ha olarak kabul edilmiĢtir. Suyu yüksek araziye pompalamak ve kuru tarım alanını sulu
tarıma dönüĢtürmek zor değildir. Sulu tarımda üretilen ürün, su pompalamak için yapılan
masrafı karĢılar. Bu tür bir geliĢme Havza’daki su ihtiyacını arttıracaktır. Havzada sulu tarım
alanının her % 1’lik artıĢı giderek su gelirinin yetersiz kalmasına sebep olacaktır. Çare yan
derelere su bentleri yapılarak, kıĢın akıp giden yağıĢ sularını bu bentlerde biriktirmek, yaz
mevsiminde de taraçalardaki kuru tarım alanlarını sulu tarıma dönüĢtürmektir.
2.2.5. KUMLUCA MERKEZĠ ĠLE BELDELERĠ
VE KÖYLERĠNDE NÜFUSUN DEĞĠġĠMĠ
2.2.5.1. KUMLUCA VE ÇEVRESĠNDE YERLEġĠMĠN TARĠHĠ GELĠġĠMĠ
Likya tarihinde Kumluca’da bir yerleĢim olduğuna dair bilgi yoktur. Bilinen yerleĢim
Finike ile Kumluca arasında Ġ.Ö. VI. Ve V. Yüzyıllara tarihlenen Lymra kentidir. Likyalıların
dağlık araziden değil, denizden gelip, yerleĢtikleri kabul edilir. Likyalıların eski dilinin
(Mezar taĢlarındaki yazılara göre) Luvi dili olduğu (veya bu dil kümesinde) bildirilmiĢtir.
Luvi’ler Hitit Ġmparatorluğu zamanında (Ġ.Ö. 1000 yıllık sürede) güneybatı Anadolu’da
yaĢayan ve Hitit kaynaklarında VIII. yüzyıldan sonra anılan bir halktır (Meydan Laorusse
Ansiklopedisi, 1972). Günümüze Luvi’lerden eski kent yıkıntıları, kaya mezarları ve Alakır
Çayı üstündeki Kırkgöz (Lymra-Roma) Köprüsü kalmıĢtır. Kırkgöz Köprüsünün Roma
devrinde yapıldığı veya tamir edildiği tartıĢılmaktadır. Zamanla bölge Roma ve daha sonra
Doğu Roma (Bizans) imparatorluklarına bağlanmıĢtır. Emevi Ġmparatorluğunun deniz
hâkimiyeti zamanında bölge yağmalanmıĢtır. Bu yağmalar, korsanlıklar ve depremler
sonucunda bölgede yerleĢimin seyreldiği bilinmektedir. Halk Yunan kültürünün etkisinde
kalmıĢ, hıristiyanlığı kabul ettiği için Rum ahaliden sayılarak mübadele ile adalara ve
Yunanistan’a gönderilmiĢtir. Eski haritada (1/200 000) Kepez Tepe- Savrun Mahallesi ile
-56-
Çayağzı mahalleleri arandaki BoĢnak Mahallesi ve BoĢnak Dere Rumeli’den yapılan eski
göçlerden bir hatıradır (Harita 1).
Anadolu Selçuklu Devleti zamanında (1207-1308) bölgeye Teke Boyu yerleĢtirilmiĢtir.
Anadolu Selçuklu Devletinin sona ermesi ile bölgede Teke oğulları Beyliği kurulmuĢtur
(1308-1361). Bölge 1426’dan itibaren Osmanlı Ġmparatorluğu idaresine geçmiĢtir. Türkler
döneminde bölgenin merkezi Elmalı olup, Finike doğal bir limandır. Ancak bataklık ve sazlık
ovanın kenarlarında küçük ve seyrek yerleĢimler vardır.
Yörüklerin iskânı için 1732’de çıkarılan ferman uyarınca Teke Yarımadası’ndaki Yörük
boyları da yerleĢik düzene geçirilmiĢtir. Kumluca köylerinin bazıları bu boyların adını
taĢımaktadırlar. Kumluca Ġlçe merkezinin yakınındaki Sarıkavak mevkiine ilk yerleĢimin
1830’da yapıldığı bilinir. Daha sonra Elmalı Kazasına bağlı ve Kuzca Köyünün bucak
merkezi olduğu “Ġğdir maa Kardıç” (Ġğdir ve Kardıç) bucağı kurulmuĢtur. Bir süre sonra da
Gödene bucak merkezi yapılmıĢtır. Antalya’nın 1914 yılında Ġl olması ile Ġğdir (Boy adı)
Finike’ye Kumluca Bucağı, Kardıç ta Antalya’ya Kemer Bucağı olarak bağlanmıĢtır.
Kumluca Bucağı 1958 yılında 7033 sayılı kanun ile Kumluca Ġlçesine dönüĢtürülmüĢtür.
2.2.5.2. KUMLUCA VE KÖYLERĠNDE NÜFUSUN DEĞĠġĠMĠ
Ova bu dönemde sazlık ve bataklık durumundadır. Kumluca’nın 1970 sayımında merkez
ilçesindeki nüfusu 6 020, köylerdeki nüfusu 19 465 olmak üzere toplam nüfusu 25 485 kiĢi
olarak bildirilmiĢtir. Nüfus 1975 sayımında merkez ilçesi 8 340, köylerde 14 549 olmak üzere
22 889 kiĢidir. Nüfustaki azalma devam etmemiĢtir. Nüfus 2007 sayımında 65 904 kiĢiye
ulaĢmıĢtır. Bu nüfusun % 47,9’u ilçe merkezinde, % 57,1’i de beldelerde ve köylerde
kayıtlıdır (Tablo 16). Nüfus artıĢı merkezde % 8,7 oranında, köylerde % 4,2 oranında olup,
toplam olarak % 5,87 oranındadır. Bu nüfus artıĢın sebebi; Alakır Barajının 1971 yılında
bitirilmesi, daha sonraki yıllarda da sulama sisteminin tamamlanması, ovadaki sazlıkların
tarıma açılması, giderek vadide de sebzeciliğin, meyvacılığın ve seracılığın hızla geliĢmesidir.
Köy nüfusunun toplam nüfusa oranı 1975 sayımında % 63,56 iken 2007 sayımında %
52,08’e azalması köylerden % 11,46 oranında bir göç olduğunu iĢaret etmektedir. Kumluca
merkezindeki nüfusun toplam nüfusa oranı 1975 sayımında % 36,44, 2007 sayımında %
47,92’dir. Aradaki fark % 11,48’dir. Köylerden bir miktar insanın ilçe merkezine taĢınması
normaldir. Bu yüksek nüfus artıĢ oranlarından Kumluca halkının göç etmediği, aksine
Kumluca’ya dıĢarıdan gelip yerleĢenler olduğu anlaĢılmaktadır. Sulu tarımın geliĢmesi,
kimyasal gübre, zararlılarla mücadele kimyasalları, tarım araç ve gereçleri ile traktör,
otomobil, kamyon vb. araçlara ihtiyacı arttırmıĢ, ticarethaneler, tamirhaneler ve bankalar ilçe
merkezini ve beldeleri doldurmuĢtur. Turizmin geliĢmesi de nüfus artıĢını etkilemiĢtir
(Kumluca’da 1982 yılı baĢında tek bir lokanta vardı. Yaz mevsimi baĢında bahçeli bir lokanta
daha açılmıĢtı).
Alakır Havzası’nda son 7 yıllık nüfus değiĢimi 2000 ile 2007 sayımlarının
karĢılaĢtırılmasında ortaya çıkmaktadır. Havzadaki 27 yerleĢim alanındaki (beldeler ve
köyler) nüfus 2000 yılı sayımında 36 289 kiĢi iken, 2007 yılı sayımında 34 323 kiĢiye
-57-
düĢmüĢtür (Fark 1966 kiĢi ve % 5,4). Aradaki fark bazı köylerdeki nüfusun azalmasına bağlı
görünmektedir. Ancak bazı köylerde de nüfusun azalmayıp, arttığı dikkati çekmektedir.
Kumluca merkez nüfusu 2000 ve 2007 yılları sayımlarına göre; 25 272 kiĢiden, 31 581
kiĢiye artmıĢtır (Fark 6 309 kiĢi olup, oran % 4’tür). Kumluca merkez nüfusunun artıĢı ( 6 309
kiĢi) ile beldeler ve köylerdeki nüfus azalması (1966 kiĢi) arasındaki fark 4 343 kiĢidir. Bu
fark Kumluca’ya dıĢarıdan göçün devam ettiğini göstermektedir (Tablo 16).
Nüfus değiĢiminde üzerinde önemle durulması gereken bir diğer konu erkek ve kadın
nüfusunun karĢılıklı durumudur. Kırsal alanda erkek nüfusunun azalması, onların iĢ çalıĢmak
için baĢka yerlere gittiklerini iĢaret eder. Nüfus sayımı verilerine göre (2000 yılındaki)
Beldeler ile köylerdeki erkek sayısı 18 649 (% 51,4), kadın sayısı 17 640 (% 48,6) olarak
hesaplanmaktadır (Tablo 16, Ģekil 21, 22). Bu sayılar ve oranlar Alakır Havzası’ndan erkek
göçü olmadığını göstermektedir. Diğer bir deyimle havzadaki köylerdeki erkekler çalıĢmak ve
ailelerini geçindirmek için yeterli iĢ alanını ve imkânını bulabilmektedirler.
3. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDA NEHĠR TĠPĠ HĠDROELEKTRĠK SANTRALLARI
3.1. ALAKIR BARAJI, ALAKIR HES ĠLE TOÇAK HES
Alakır Çayında Dereboğazı mevkiinde Alakır Barajı’nın yapımına 1967 yılında baĢlanmıĢ
ve 1971 yılında inĢaat bitirilmiĢtir. Baraj bir taĢkın önleme ve sulama barajı olup, sulu tarımın
ve Kumluca Ġlçesinin hızla geliĢmesini sağlamıĢtır. Bu geliĢme Devlet’in hükümranlık
hakkına uygun olan baĢarılı bir hizmetin sonucudur. Ancak barajın yapıldığı tarihte bölgenin
enerji ihtiyacı günümüzdeki düzeyde değildir. Bu sebeple Alakır Barajının planlanmasında bir
HES öngörülmemiĢtir. Devlet tesislerinin ve hizmetlerinin özelleĢtirilmesi sürecinde Alakır
Barajı 49 yıllığına ADO Enerji Grubuna kiralanmıĢtır. Bundan sonra baraj gövdesinin vadi
tabanından yüksekliği 44 m’ye arttırılmıĢ, normal su düzeyindeki göl hacmi 40 hm³’ten, 92
hm³’e (92 milyar m³) çıkarılmıĢtır (DSĠ Antalya XIII. Blg. Md’lüğü-2010). Barajın su hacmi
arttırılarak önüne Alakır HES kurulmuĢtur. Buradan akıtılan su ile de daha aĢağıda TOÇAK-1
HES kurulmuĢtur.
3.2. ALAKIR HAVZASI’NDA HES’LER VE AKIġ MĠKTARI
Alakır Havzasında toplam 9 tane HES kurulması planlanmıĢtır. Bu HES’lerden 2 tanesi
Alakır Barajı’nın güneyinde olup, suyunu barajdan almaktadırlar. Diğer 7 HES barajdan
yukarıdaki vadi bölümünde yer almaktadırlar (Harita 4). Alakır Çayı Havzası’nın özellikleri
yukarıda incelenmiĢtir. Havzadaki 28 yerleĢim yerinde yaĢayan halkın Alakır Çayının suyuna
bağlı olarak geçindiği belirgin bir gerçektir. Durum vadide bir sıra HES yapımı bakımından
incelendiğinde aĢağıda sıralanan olumsuz ve uyumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
(1) Nehir tipi bir hidroelektrik santralının kurulması için;
*Dere vadisinde suyun bir bentte toplanması,
*Suyun yamaç arazide açılacak bir kanal veya bir su tüneli ile su toplama havuzuna
akıtılması,
-58-
TABLO 16. KUMLUCA İLÇESİ / ALAKIR HAVZASI NÜFUSUNUN 1975-2007 SAYIMLARI ARASINDA DEĞİŞİMİ VE
ERKEK / KADIN NÜFUS SAYILARI/ORANLARI İLE HAVZADAKİ KÖYLERDEN GÖÇ OLAYININ İNCELENMESİ
TABLO 16.1. KUMLUCA MERKEZİ VE KÖYLERİNİN 1975-2007 ARASINDA NÜFUS DEĞİŞİMİ VE ORANLARI
YILLAR
MERKEZ
KÖYLER
TOPLAM
1975
8 340
14 549
22 889
1980
10 321
17 564
27 885
1985
12 341
18 623
30 964
1990
16 908
27 571
44 479
1997
23 443
32 760
56 203
2000
25 272
36 289
61 561
2007
(2007-1975)/32 YIL
YILLAR
31 581
34 323
65 904
ARTIŞ % 8,7 ARTIŞ % 4,2 ARTIŞ % 5,87
TABLO 16.2. ALAKIR HAVZASINDA
2000 VE 2007 NÜFUSUNUN
KARŞILAŞTIRILMASI
1975
1980
1985
1990
1997
2000
2007
MERKEZ
%
36,44
37,01
39,86
38,01
41,71
41,05
47,92
TABLO 16.3. ALAKIR HAVZASINDA
2000 YILINDA ERKEK VE KADIN
NÜFUSUNUN KARŞILAŞTIRILMASI
YERLEŞİM
KÖYLER
%
63,56
62,99
60,14
61,99
58,29
58,95
52,08
AÇIKLAMA: KÖYLERDEKİ NÜFUS
ORANININ 2000/2007 ARASINDA
AZALMASI YOĞUN BİR GÖÇÜ
İŞARET ETMEMEKTEDİR. KÖY
NÜFUSU ARTMIŞTIR (% 57,6).
KUMLUCA’NIN GELİŞMESİ KÖY –
LERDEN MERKEZE AZ BİR GÖÇÜN
YANINDA DIŞARIDAN DA GELİP
YERLEŞENLERİN OLDUĞUNU
GÖSTERMEKTEDİR.
HAVZADA GÖÇ OLMAYIŞI SUYA,
MEYVACILIK VE SERACILIKTAKİ
GELİŞMELERE BAĞLIDIR.
TABLO16.4. ALAKIR HAVZASINDA
2000 YILINDA ERKEK VE KADIN
NÜFUSUNUN ORANLARI
NÜFUS
NÜFUS
YERLEŞİM ERKEK KADIN TOPLAM YERLEŞİM
2000
2007
Altınyaka
236
209
445
Altınyaka
445
276
Belen
151
127
278 Altınyaka
Belen
278
331
Belen
Beşikci
192
212
404
Beşikçi
404
523 Beykonak
Beşikci
4675
4247
8922
Beykonak
8922
7240 Büyükalan
168
191
359 Beykonak
Büyükalan
359
234
Çaltı
119
113
232 Büyükalan
Çaltı
232
172 Çavuşköy
Çaltı
1336
1220
2556
Çavuşköy
2556
2435
Çavuşköy
Çayiçi
103
98
201
Çayiçi
201
202
Çayiçi
Dereköy
98
107
205
Dereköy
205
85 Erentepe
Dereköy
340
341
681
Erentepe
681
606
Erentepe
Gölcük
169
181
350
Gölcük
350
284
Gölcük
Güzören
211
213
424
Güzören
424
435
Güzören
Hacıveliler
1321
1323
2644
Hacıveliler
2644
2963
Hacıveliler
Hızırkahya
420
441
861
Hızırkahya
861
904
Hızırkahya
İncircik
121
114
235
İncircik
235
290
İncircik
Karacaağaç
100
105
205
Karacaağaç
205
164
Karacaağaç
Karacaören
412
420
832
Karacaören
832
748
Karacaören
Kavakköy
332
311
643
Kavakköy
643
620
Kavakköy
Kumlucayazırı
410
375
785
Kumlucayazırı
785
883
Kumlucayazırı
Kuzca
277
271
548
Kuzca
548
377
Kuzca
4821
4455
9276
Mavikent
9276
8033 Mavikent
Mavikent
Ortaköy
172
170
342
Ortaköy
342
440
Ortaköy
Salur
916
875
1791
Salur
1791
2225
Salur
Sarıcasu
1094
1050
2144
Sarıcasu
2144
2867
Sarıcasu
Toptaş
322
302
624
Toptaş
624
712
Toptaş
Yenikışla
77
106
183
Yenikışla
183
141
Yenikışla
Yeşilköy
56
63
119
Yeşilköy
119
133
Yeşilköy
TOPLAM
18649 17640 36289
Toplam
36289
34323
ERKEK
%
53,03
54,32
47,52
52,40
46,80
51,29
52,27
51,24
47,80
49,93
48,29
49,76
49,96
48,78
51,49
48,78
49,52
51,63
52,23
50,55
51,97
50,29
51,14
51,03
51,60
42,08
47,06
KADIN
%
46,97
45,68
52,48
47,60
53,20
48,71
47,73
48,76
52,20
50,07
51,71
50,24
50,04
51,22
48,51
51,22
50,48
48,37
47,77
49,45
48,03
49,71
48,86
48,97
48,40
57,92
52,94
AÇIKLAMA :
ALAKIR HAVZASINDA ERKEK/KADIN ORANLARININ BİRBİRİNE YAKIN OLMASI, ERKEK NÜFUSUN KURU TARIM YANINDA MEYVACILIK,
SERACILIK, HAYVANCILIK, ARICILIK VB. İŞLER İLE UĞRAŞMASINDAN VE AİLENİN GEÇİMİNİ SAĞLAMASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR.
SU HAVZADAKİ NÜFUSUN GEÇİM KAYNAĞIDIR. SUYUN YETERSİZLİĞİ MEYVACILIĞIN VE SERACILIĞIN YOK OLMASINA, DOLAYISI İLE ERKEK
NÜFUSUN İŞ ARAMAK İÇİN BAŞKA YERLERE GİTMESİNE SEBEP OLACAKTIR.
M. DOĞAN KANTARCI
KAYNAK: Devlet İstatistik Enstitüsü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
-59-
ŞEKİL 21. KUMLUCA VE KÖYLERİNDE (ALAKIR HAVZASINDA) NÜFUSUN 1975-2007 ARASINDAKİ DEĞİŞİMİ
(KUMLUCA MERKEZ NÜFUSU ORANLARININ ARTMASI VE KÖY NÜFUS ORANLARININ AZALMASI YAYGIN BİR GÖÇ OLAYINA BAĞLI
GÖRÜNMEMEKTEDİR. KÖY NÜFUSU DA GİDEREK ARTMIŞTIR. 2007 SAYIMINDA KÖY NÜFUSUNDAKİ AZALMA ÇOK FAZLA DEĞİLDİR.
KUMLUCA DIŞARIDAN GÖÇ ALMIŞTIR. 2000 YILI İLE 2007 YILI ARASINDAKİ NÜFUS FARKLARI BU SONUCU GÖSTERMEKTEDİR.)
70000
KUMLUCA'DA MERKEZ VE KÖY NÜFUSLARI İLE TOPLAM NÜFUSUN
1975-2007 YILLARI ARASINDA DEĞİŞİMİ
65000
65904
61561
60000
56203
MERKEZ
55000
KÖYLER
50000
TOPLAM
44479
45000
FARK 1966 KİŞİ
40000
35000
27885
İNSAN SAYISI
30000
25000
36289
34323
27571
31581
17564
18623
23443
25272 FARK 6309 KİŞİ
14549
16908
10000
5000
32760
22889
20000
15000
30964
8340
10321
12341
0
YILLAR
1980
1985
1990
1997
2000
YILLAR
2007
KUMLUCA'DA MERKEZ İLE KÖYLERDEKİ NÜFUS DEĞİŞİMİ ORANLARI
63,56
62,99
MERKEZ
61,99
60,14
KÖYLER
58,29
58,95
52,08
ORAN %
66,00
65,00
64,00
63,00
62,00
61,00
60,00
59,00
58,00
57,00
56,00
55,00
54,00
53,00
52,00
51,00
50,00
49,00
48,00
47,00
46,00
45,00
44,00
43,00
42,00
41,00
40,00
39,00
38,00
37,00
36,00
35,00
34,00
33,00
32,00
31,00
30,00
1975
47,92
41,71
39,86
36,44
37,01
1975
1980
41,05
38,01
1985
1990
KAYNAK : Devlet İstatistik Enstitüsü verilerinden derlenip düzenlenmiştir.
1997
2000
2007
M. DOĞAN KANTARCI
-60-
ŞEKİL 22. ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM ALANLARINDA 2000 İLE 2007 YILLARINDAKİ NÜFUSUN VE
ERKEK / KADIN ORANLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
(ALAKIR HAVZASINDA 2007 YILINDAKİ NÜFUS AZALMASI BEYKONAK VE MAVİ KENT GİBİ KENTLEŞMİŞ OLAN YERLEŞİM YERLERİNDE BELİRGİNDİR.
KÖYLERDE NÜFUS ARTIŞI DAHA YAYGIINDIR. ERKEK/KADIN ORANLARININ BİRBİRİNE YAKINLIĞI VEYA ERKEK ORANLARININ YÜKSEKLİĞİ KÖY
YERLEŞİMLERİNDE AİLENİN GEÇİMİNİ SAĞLAYACAK YETERLİ İŞ ALANI BULUNDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. BUNUN TEMELİNDE SU VARDIR.)
7240
Yeşilköy
Yenikışla
624
712
183
141
119133
Toptaş
Sarıcasu
Salur
342
440
Ortaköy
Kuzca
Mavikent
Kumlucayazırı
Kavakköy
Karacaağaç
Karacaören
İncircik
861
904
235
290
205
164
832
748
643
620
785
883
548
377
Hızırkahya
Güzören
Hacıveliler
Gölcük
Dereköy
Erentepe
Çayiçi
1791
2225
2144
2867
2644
2963
2556
2435
201
202
205
85
681
606
350
284
424
435
Çavuşköy
Çaltı
359
234
232
172
Büyükalan
Beykonak
Beşikçi
Belen
445
276
278
331
404
523
Altınyaka
ERKEK %
Devlet İstatistik Enstitüsü verilerinden derlenip, düzenlenmiştir.
M. DOĞAN KANTARCI
Yeşilköy
Yenikışla
Toptaş
Sarıcasu
Salur
Ortaköy
Mavikent
Kuzca
Kumlucayazırı
Kavakköy
Karacaören
Karacaağaç
İncircik
Hızırkahya
Hacıveliler
Gölcük
Güzören
Erentepe
Çayiçi
Dereköy
Çavuşköy
Çaltı
Beykonak
Beşikci
Belen
KADIN %
Büyükalan
YERLEŞİM
YERLERİ
NÜFUS-2000
NÜFUS-2007
ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM ALANLARINDA
KADIN İLE ERKEK NÜFUSUN TOPLAM NÜFUSA ORANLARI
Altınyaka (B…
ORAN %
YERLEŞİM
YERLERİ
59,00
58,00
57,00
56,00
55,00
54,00
53,00
52,00
51,00
50,00
49,00
48,00
47,00
46,00
45,00
44,00
43,00
42,00
41,00
40,00
8033
9276
8922
ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM ALANLARINDA 2000 VE 2007 NÜFUSUNUN KARŞILAŞTIRILMASI
İNSAN SAYISI
10000
9500
9000
8500
8000
7500
7000
6500
6000
5500
5000
4500
4000
3500
3000
2500
2000
1500
1000
500
0
-61HARİTA 4. ALAKIR HAVZASINDAKİ YERLEŞİM YERLERİ VE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ TARIM ÜRÜNLERİ VE
HARİTA ALAKIR
HAVZASINDAKİ
YERLEŞİM HİDROELEKTRİK
YERLERİ VE YETİŞTİRİLEN
ÖNEMLİ TARIM ÜRÜNLERİ VE
HAVZADA
YAPILMASI ÖNGÖRÜLEN
SANTRALLARI
HAVZADA
YAPILMASI
ÖNGÖRÜLEN
HİDROELEKTRİK
SANTRALLARI
(Kumluca İlçesi Tarım
(Kumluca İlçesi Tarım Md’lüğünde yapılmış haritaya Havzada yapılması öngörülen HES’ler işlenmiştir.
Md’lüğünde yapılmış haritaya Havzada yapılması öngörülen HES’ler işlenmiştir.) ( M. DOĞAN KANTARCI)
HES YERİ
SU TÜNELLERİ VEYA SU KANALLARI İLE
ARADAKİ
SIRT AŞILARAK AŞAĞIDAKİ
BUĞDAY
TÜRBİNE SUYUN YÜKSEKTEN (CEBRİ
TURUNÇGİLLER
BORU İLE) DÜŞÜRÜLMESİ SAĞLANIR.
SU TOPLAMA
BENTLERİ
ALAKIR I
NAR
İKİ HES ARASINDA KALAN VADİYE
BIRAKILACAK
SERACILIKCAN SUYUNUN VE
DEREDEN SULAMA SUYU ALINAN
TARIM ALANLARININ VE KÖYLERİN
KULLANMA SUYU İHTİYAÇLARININ
HESAPLANMASI GEREKİR.
ALAKIR II
YAZ KURAKLIĞI VE YAZ BOYUNCA
YAĞIŞ AZLIĞI, ALAKIR HAVZASINDA
SULAMA VE KULLANMA SUYU
YETERSİZLİĞİNE SEBEP OLMAKTADIR.
VADİ BOYUNCA NAR BAHÇELERİ VE
SERALAR ALAKIR ÇAYININ SUYU İLE
SULANMAKTADIR (ÜSTÜN KAMU
ALAKIR-I
ALAKIR-2
KÜRCE
DEREKÖY
KOZDERE
ÇAYAĞZI
ALAKIR
TOCAK-I
BALIKLAR
KURULU GÜÇ YILLIK ÜRETİM
MW
8,33
5,3
12,29
5,4 (4,0)
9,46
9,76
2,1
4,8
BELİRSİZ
Kws
33110000
28160000
40690000
36860000
14060000
14900000
KÜRCE
YARARI).
DEREKÖY
KOZDERE
ÇAYAĞZI
ALAKIR
TOCAK I
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
*Su toplama havuzundaki suyun yüksekten düĢürülmesi için dik bir boru (cebrî boru)
yerleĢtirilmesi,
*Su ile döndürülen bir türbin ve türbinin döndüreceği bir jeneratör için bina yapılması
gerekmektedir (ġekil 23).
(2) Harita 1 ve uydu görüntüsü 1 ile kesit 2,3,4’te görüldüğü gibi Alakır Çayı dik yamaçlı,
derin ve kıvrımlı bir vadiden akmaktadır.
-62-
(3) Bu dik yamaçlı vadide bir su kanalının açılması, su toplama havuzunun yapılması ve
cebrî borunun yerleĢtirilmesi çok sayıda ağacı kesilmesini ve önemli hacımda kazı
yapılmasını gerektirir. Alakır vadisinde yamaçlardaki orman ağaçlarının kesilmesi dengeyi
bozar, toprakların taĢınmasına ve göçüklere sebep olur. YağıĢ miktarlarına ve sağanak
yağıĢlara bakıldığında yamaç arazideki ormanın yok edilmesinin nelere mal olacağı
anlaĢılabilir (Bkz. Tablo 7’de Kumluca’da sel olayları ile Ģekil 2.2 ve 24).
(4) Dik yamaçlarda su kanalı açmak veya tünel yapmak, bu iĢleri yapabilmek için de yollar
açmak üzere yapılacak kazılardan çıkan materyal yamaç aĢağı dökülmektedir. Bu kazı
materyali dik yamaçtaki ormanı yok etmekte, aĢağıdaki vadiyi doldurmakta ve dereyi de yok
etmektedir. Yamaca yığılan materyal bir süre daha dengesini bulmak üzere yamaç aĢağı
hareketine devam etmektedir. Bu hareket uzun süreli bir kayma/göçük tehlikesi yaratmakta ve
dere yatağını doldurup, tıkamaya devam etmektedir. Böyle bir HES uygulaması yenilenebilir
bir enerji kaynağının devamlılığını yok etmektir.
(5) Yüksek yağıĢlarda gelen suyu akıtamayan tıkanmıĢ dere taĢkın yapacak ve
çevresindeki, gerisindeki dar fakat verimli tarım alanlarını su basacaktır.
(6) Dere boyundaki meyvalıklar ile sulu tarım alanları ve seralar Alakır Çayı’ndan
sulanmaktadırlar. Çayın suyunun yaz aylarında azaldığı, Karaağaç kaynaklarından gelen
sudan 0,7 m³/sn’lik bir bölüm de Ġller Bankasının içme ve kullanma suyu projesi uyarınca
Adrasan, Beykonak ve Mavikent için alınmaktadır.
(7) Alakır Çayı’nın mansaptaki debisinin ortalama 4,5 m³/sn olduğu bildirilmiĢtir.
Barajdan yukarıda Karaağaç kaynakları ile yüzey sularının toplamının ortalama debisi 3,0
m³/sn olarak verilmiĢtir (DSĠ ölçmelerine göre). Alakır Havzası’na düĢen yağıĢın ortalama
931,5 mm/yıl olduğu kabul edilirse (Tablo 17.1.), akıĢa geçen ve Karaağaç kaynakları
kesitinde ölçülen su miktarının ortalama 10,9 m³/sn olması gerekir (Tablo 17.2.). Oysa burada
ölçülen debinin ortalama 3 m³/sn olduğu bildirilmiĢtir. Aradaki 7,9 m³/sn’lik fark akıĢa
geçmesi gereken suyun karstlaĢmıĢ arazide kayaların arasındaki çatlak sisteminden sızıp, yer
altı suyuna ve denize ulaĢtığının göstermektedir.
(8) Karaağaç kaynaklarından çıkan ve dereden gelen suyun ortalama 3 m³/sn’lik debisi
esas alınarak, Karaağaç havzasının alanına (110 700 ha) göre yağıĢ hesabı yapıldığında; yıllık
ortalama yağıĢın 252,9 mm/m² olması gerektiği sonucuna varılmaktadır (Tablo 17.3.). Alakır
Havzası’nda bu kadar az yağıĢ mümkün değildir. YağıĢ daha fazla olup, su çatlak sistemine
kaçmaktadır.
(9) Vadideki suyun alınması, vadiye kazı materyallerinin dökülmesi yaz döneminde
sulama için gerekli suyun kalmaması, halkın buralardan göç etmeğe zorlanması anlamına
gelmektedir.
(10) Alakır Çayı boyunca su basan taĢkın alanlarında, dere vejetasyonu ile kaplı yerlerde,
meyvalıklarda vb. tarım alanlarında birikmiĢ humus ile diğer organik maddeler ve bunların
içinde yaĢayan böcekler, kurtçuklar vb. canlılar suların bol aktığı aylarda baraja taĢınmakta ve
barajdaki balıkların beslenmesini sağlamaktadır. DoldurulmuĢ ve kurutulmuĢ dere vadisindeki
bu sistem yok olacaktır.
-63ŞEKİL 23. BİR DEREDE HİDRO ELEKTRİK SANTRALI KURMAK İÇİN ÖNCE DOĞAL BİR SU EKOSİSTEMİ OLAN DERE İLE DERENİN ÇEVRESİNDEKİ TARIM VE YERLEŞME
ALANLARININ SULAMA/KULLANMA SUYU İHTİYACI İLE DERENİN BESLEDİĞİ KIYI DENİZİNDEKİ CANLILARIN BESİN KAYNAKLARININ DA HESAPLANMA SI GEREKİR.
MEYVALIKLARA
VE SERALARA
SULAMA
SUYU
KALMAZ
% 10 CAN SUYU YETMEZ.
DERE YATAĞI SUSUZ KALIR
SU KANALININ VEYA TÜNELİNİN
GEÇİRİLDİĞİ YAMAÇTA ORMANIN
KESİLMESİ TOPRAĞIN DENGESİNİ
BOZAR. TOPRAK TAŞINIR.
BENT
HES-I
TAŞKIN ALANI
AĞAÇLIK
% 10 CAN SUYU YETMEZ.
DERE YATAĞI İLE TAŞKIN
YATAĞI SUSUZ KALIR
HES-III
HES-II
MEYVALIKLARA
VE SERALARA
SULAMA SUYU
KALMAZ
SU TOPLAMA
HAVUZU
% 10 CAN SUYU YETMEZ.
DERE YATAĞI SUSUZ KALIR
BENT
HES-IV
MEYVALIKLARA
VE SERALARA
SULAMA SUYU
KALMAZ
YERLEŞİM
ALANININ
İÇME VE
KULLANMA
SUYU İHTİYACI
DENİZ
DENİZDEKİ CANLILAR AKARSUYUN KIYISINDAKİ ORMANLARDAN GETİRDİĞİ
ORMAN HUMUSU VB. ORGANİK MADDELER BÖCEKLER, KURTÇUKLAR,LARVALAR VD. İLE BESLENİRLER
BİR DEREDE BİRDEN FAZLA NEHİR TİPİ HİDROELEKTRİK SANTRALI KURMAK,
DEREDE VE DERE ÇEVRESİ İLE DERENİN BESLEDİĞİ KIYI DENİZİNDEKİ YAŞAMA
ORTAMLARINI YOK EDEBİLİR.
ASIL ÖNEMLİ OLAN; DOĞAL EKOLOJİK DENGEYİ KORUMAK,
DOĞAL EKOSİSTEMLERİN VE ORADA AKAR SUYU KULLANIP, TARIM YAPARAK
YAŞAYAN HALKIN DEVAMLILIĞINI SAĞLAMAK VE GELECEK NESİLLERİMİZE DENGELİ
BİR YAŞAMA ORTAMI BIRAKMAKTIR. BU “ÜSTÜN KAMU YARARINI SAĞLAMAK VE
DEVAM ETTİRMEK” ANLAMINA GELİR.
TARIM
ALANLARININ
SULAMA
SUYU İHTİYACI
SU TOPLAMA
HAVUZU
HES-IV
SU TOPLAMA
HAVUZU
HES-III
HES-I
% 10 CAN SUYU YETMEZ.
DERE YATAĞI İLE TAŞKIN
YATAĞI SUSUZ KALIR !
SU
TOPLAMA
HAVUZU
HES-II
AYLIK SU GELİRİ ; MEVSİME VE
O YIL DAĞLARA DÜŞEN YAĞIŞIN
(1) MİKTARINA BAĞLI OLDUĞU KADAR,
(2) YAĞIŞIN KAR OLARAK DÜŞEN MİKTARI
İLE YAĞMUR OLARAK DÜŞEN MİKTARI
ARASINDAKİ ORANA DA BAĞLIDIR.
BU SEBEPLE;
(1) DERE YATAĞINA AYLIK ORTALAMA AKIŞIN “% 10’u KADAR”
CAN SUYU BIRAKILMASI TEZİ YANLIŞTIR.
YAYVAN DERE YATAĞINDA AKAN SUYUN DERİNLİĞİNİN 30 cm’den
DAHA AZ OLMASI KABÛL EDİLEMEZ. AKSİ TAKDİRDE DERE
YATAĞINDAKİ CANLILARIN YAŞAMA, YUMURTLAMA VE
ÇOĞALMA, DÜŞMANLARINDAN KORUNMAK İÇİN KAÇMAK
VE SAKLANMAK OLANAKLARI YOK EDİLİR.
(2) AYRICA; DERE KENARINDAKİ TARIM ALANLARININ
SU İHTİYACI DA HESABA KATILMALIDIR.
(3) ÖTE YANDAN; DENİZDEKİ MİKRO VE MAKRO CANLILAR
AKARSUYUN GETİRDİĞİ KOLLOİD ORGANİK MADDELER
(ORMAN HUMUSU VD.) İLE BESLENİRLER.
M.DOĞAN KANTARCI
-64ŞEKİL 24. ALAKIR HAVZASINDA (KARTAL TEPE–ALAKIR ÇAYI–TEKEOVA DAĞI KESİTİ) HES SU KANALININ OLUMSUZ ETKİLERİ
ALAKIR HAVZASI KARTAL TEPE - ALAKIR ÇAYI - TEKOVA DAĞI KESİTİ
2800
KARTAL TEPE
2640 m
2700
2400
2640
2500
TEKOVA DAĞI
2164 m
2600
2164
2200
2250
2300
2100
2000
1900
2000
2000
1750
1700
1750
1800
1600
600
1250
1000
GÖNAN ÇAYI
1125
1100
GÖLCÜK
1000
1000
1000
1100
1500
DEREYE ATILMIŞ
KAZI MATERYALİ
MEYVA BAHÇESİNE
SULAMA SUYU
ALINAMAZ.
AĞAÇLAR KURUR.
KÖYLÜ GÖÇER.
750
U
750
HES
SU KANALI
700
700
750
800
650
900
1000
YÜKSELTİ m
1000
ORMANI KESİLMİŞ,
DENGESİ BOZULMUŞ
YAMAÇTA TOPRAK
TAŞINIR, YAMAÇ GÖÇER
750
1100
1250
1200
ALAKIR ÇAYI SAZAK
ÇAY BOYU MEYVA BAHÇESİ
1300
630
1400
1500
1500
500
400
300
200
DEREYE BIRAKILAN
% 10 CAN SUYU
ATIK MATERYALİN
ARASINDAN SIZAR.
DEREDE BALIK VD.
YAŞAYAMAZ.
100
0
UZAKLIK m
M. DOĞAN
KANTARCI
M. DOĞAN
KANTARCI
DİK YAMAÇTA HES SU KANALI KAZISI,
MATERYAL DERE YAMACINA YIĞILIYOR.
AŞAĞIDAKİ VADİYİ DE DOLDURUP, TIKIYOR.
DİK YAMAÇTA HES SU KANALI GEÇİRMEK İÇİN
ORMAN TIRAŞLAMA KESİLMİŞ.
ARTIK TOPRAĞI KORUYAMAZ VE SU ÜRETEMEZ.
-65-
TABLO 17. ALAKIR HAVZASINDA VE KARAAĞAÇ KAYNAKLARINDA YAĞIŞ/AKIŞ İLİŞKİSİ İLE
KARAĞAÇ KAYNAKLARINDAKİ DEBİ’YE GÖRE HAVZAYA DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARININ HESABI
TABLO 17.1. ALAKIR ÇAYI HAVZASINDA ORTALAMA YILLIK YAĞIŞA GÖRE VE AKIŞA GEÇEN SU MİKTARI
HAVZAYA
DÜŞEN
ORT.YAĞIŞ
m³/ha/YIL
9 315
1650 m
900 m
KUMLUCA
1046 mm
GÖDENE
1373,2 mm
GÖDENE DENİZ ETKİSİNE AÇIK OLDUĞU İÇİN FAZLA
YAĞIŞ ALIYOR. HAVZANIN BATI YAKASI DENİZ
ETKİSİNE KAPALIDIR. DAHA AZ YAĞIŞ ALIR.
HAVZADA YILLIK
ORTALAMA YAĞIŞ
931,5 mm
ÇAMKUYUSU
817,0 mm
ALAKIR
HAVZASI
ALAN
ha
125 300
HAVZAYA
DÜŞEN YAĞIŞ
TOPLAM
m³/havza/YIL
1 167 169 500
YILLIK AKIŞ
GÜNLÜK AKIŞ
AKIŞA
GEÇEN
YAĞIŞ
ORANI 1/3
3
m³/yıl
365 GÜN
m³/gün
24 SAAT
m³/saat
1 DAKİKA
m³/dakika
1 SANİYE
m³/sn
SAATLİK AKIŞ
DAKİKALIK AKIŞ
SANİYELİK AKIŞ
DEBİ
60 m
AKIŞA
GEÇEN
YAĞIŞ
m³/yıl
389 056 500
389 056 500
365
1 065 908,22
24
44 412,8425
60
740,214041
60
12,34
TABLO 17.2. KARAAĞAÇ KAYNAKLARI HAVZASINDA ORTALAMA YILLIK YAĞIŞA GÖRE VE AKIŞA GEÇEN SU MİKTARI
KARAAĞAÇ
HAVZASI
ALAN
ha
110 700
HAVZAYA
DÜŞEN
ORT.YAĞIŞ
m³/ha/YIL
9 315
AÇIKLAMA:
1.KUMLUCA İLÇESİNİN ALANI 125 300 ha OLUP, ALAKIR
ÇAYI HAVZASINI KAPSAMAKTADIR. HAVZAYA DÜŞEN
ORTALAMA YAĞIŞA (931,5 mm) GÖRE HAVZADAN YILLIK
ORTALAMA SU GELİRİ 3,89 MİLYAR m³ HESAPLANMIŞTIR.
YILLIK YAĞIŞLARDAKİ (ÖZELLİKLE KAR) DEĞİŞİMLERE GÖRE
HAVZADAN GELEN SU MİKTARI DEĞİŞMEKTEDİR.
2. KARAAĞAÇ KAYNAKLARININ HAVZASI 110 700 ha OLUP,
HAVZADAN YILLIK ORTALAMA SU GELİRİ 3,44 MİLYAR m³
HESAPLANMIŞTIR. BU SU GELİRİNE GÖRE KARAAĞAÇ
KAYNAKLARININ DEBİSİ 10,9 m³/sn OLARAK HESAPLANIR.
KARAAĞAÇ
HAVZASINA
DÜŞEN YAĞIŞ
m³/havza/YIL
1 031 170 500
YILLIK AKIŞ
GÜNLÜK AKIŞ
SAATLİK AKIŞ
DAKİKALIK AKIŞ
SANİYELİK AKIŞ
DEBİ
AKIŞA
GEÇEN
YAĞIŞ
ORANI 1/3
3
m³/yıl
365 GÜN
m³/gün
24 SAAT
m³/saat
1 DAKİKA
m³/dakika
1 SANİYE
m³/sn
AKIŞA
GEÇEN
YAĞIŞ
m³/yıl
343 723 500
343 723 500
365
941 708,219
24
39 237,8425
60
653,964041
60
10,9
TABLO 17.3. KARAAĞAÇ KAYNAKLARI DEBİSİNE GÖRE HAVZAYA DÜŞMESİ GEREKEN ORTALAMA YILLIK YAĞIŞ
BİRİM
ZAMAN VE
SU AKIŞI
SANİYELİK (m³/sn)
DAKİKALIK
(m³/dakika)
SAATLİK
(m³/saat)
GÜNLÜK
GÜNLÜK (m³/gün)
YILLIK
YILLIK (m³/yıl)
KARAAĞAÇ’TA BİRİM
YAĞIŞA
HAVZAYA
DÖNÜŞTÜRME
ÇARPIM
DEBİ
ZAMANDA
YAĞIŞ
BİRİMLERİ
m³/sn
m³
SAYISI
m³/HAVZA
3
3
60
60
180
60
60
10 800
24 saat
24
259 200
365
365
283 824 000
94 608 000
3
HAVZA
ALANI
ha
HAVZAYA
YAĞIŞ
m³/ha
110 700 2563,9024
YAĞIŞ
mm/m²
(/10 000x1000)
252,9
AÇIKLAMA: DSİ’NİN KARAAĞAÇ KAYNAKLARINDA YAPTIĞI (27 YIL) ÖLÇMELERE GÖRE ORTALAMA YILLIK DEBİ 3 m³/sn’dir. BU DEBİ’YE GÖRE KARAAĞAÇ
KAYNAKLARININ HAVZASINA DÜŞEN ORTALAMA YAĞIŞ 252,9 mm/m² OLARAK HESAPLANMAKTADIR. ÜST TABLODA ORTALAMA YAĞIŞA GÖRE KARAAĞAÇ
KAYNAKLARINDAN GELEN YERALTI+YERÜSTÜ SUYU TOPLAMININ DEBİSİ 10,9 m³/sn HESAPLANMAKTADIR. ARADAKİ ÖNEMLİ FARK HAVZAYA DÜŞEN YAĞIŞIN
ANAKAYA ÇATLAK SİSTEMİNDEN (KARSTLAŞMIŞ ARAZİ) SIZDIĞI VE YER ALTI SUYUNA (DÜDENLERE) AKTIĞINI GÖSTERMEKTEDİR. BEYKONAK, MAVİKENT VE
ADRASAN İÇİN 0,7 m³/sn SU ALINMAKTADIR (İller Bankası 1997). GERİ KALAN 2,3 m³/sn’lik SU ORTALAMA BİR AKIŞ OLUP, KURAK YILLARDA DAHA AZALIR.
YAZ DÖNEMİNDE İSE ÇOK DAHA AZALMAKTADIR. BU SU ALAKIR ÇAYI’NDAKİ SU EKOSİSTEMİNİN VE ÇEVRESİNDEKİ MEYVACILIĞIN, SERACILIĞIN, DOLAYISI İLE
HALKIN DEVAMLILIĞI İÇİN VAROLMA SEBEBİDİR. CAN SUYU OLARAK % 10 ORANINDA YATAĞA BIRAKILACAK 0,3 m³/sn SU, YOK OLMAK/GÖÇ ETMEK DEMEKTİR.
ALAKIR HAVZASINDAKİ CANLILARI VE HALKIMIZI KORUMAK, TARIMSAL ÜRETİMİ SAĞLAMAK “ÜSTÜN KAMU YARARI” KAPSAMINDADIR.
M. DOĞAN KANTARCI
-66-
Sonuç olarak;
(1) Harita 4’teki 7 HES yeri projesine ve Ģekil 23’teki nehir tipi HES modeline göre Alakır
Havzası’na yapılacak HES’lerin dere yatağını susuz bırakacağı,
(2) ġekil 24’teki kazılar ile yamaç dengesinin bozulacağı ve kazı materyalleri ile bazı
yerlerde derenin doldurulacağı, yenilenebilir su kaynağının ve ekosistemlerin tahrip
edileceği,
(3) Tablo 17’deki su hesabına ve bölüm 2.2.4.4.’teki su ihtiyacına göre suyun yetersiz
kalacağı,
(4) Bu sebeplerden dolayı HES giriĢiminin Alakır Havzası’na çok zarar vereceğini,
burasını yaĢanabilir olmaktan çıkaracağını, halkını da göç etmeğe zorlayacağını iĢaret
etmektedir.
3.3. DAĞ ALABALIĞININ (Büyük benekli Alabalık-Salmo trutta macrostigma)
YAġAMA ORTAMINDAKĠ SUYUN DERĠNLĠĞĠ VE AKIġ HIZI ĠLE UYUM ĠLĠġKĠSĠ
Dağ Alabalığı üzerine çok fazla araĢtırma yapılmıĢtır. Bu balığın soğuk, duru ve bol
oksijenli sularda yaĢayabildiği bilinir. Dağ Alabalığının yaĢama ortamı özellikleri arasında
konumuzla ilgili olan suyun derinliği ve akıĢ hızı üzerinde durulacaktır. Bu konuda T.H.
Deslinger ve arkadaĢlarının 1998 tarihli komisyon raporundan alınmıĢ ve N.Karakaya’nın
doktora tezinde (2006) 4.3. ve 4.4. nu’lı tablolardaki veriler değerlendirilmiĢtir.
Dağ Alabalığının gençleri ve yetiĢkinleri için uygun su akıĢ hızı 0,15 m/sn’dir. Yavruların
0,34-0,37 m/sn’lik su hızlarına daha iyi uyum sağladıkları anlaĢılmaktadır. Larvaların ise en
iyi uyum sağlayabildikleri su hızlarının 0,09-0,53 m/sn arasında olduğu ölçülmüĢtür. Bu geniĢ
su hızı aralığında hangi larvaların hangi su hızları ile uyumlu oldukları belirtilmemiĢtir (Tablo
18).
Dağ Alabalığının yetiĢkinleri için uygun su derinlikleri 61-122 cm arasında değiĢmektedir.
Genç alabalıklar için 61-91 cm, yavrular için 28-58 cm, larvalar için ise 12-91 cm su
derinliğinin uygun olduğu belirtilmektedir (Tablo 19).
Dağ Alabalığının suyun derinliğine ve hızına göre en uygun yaĢama ortamı Ģekil 25’te
düzenlenip, karĢılaĢtırmalı olarak verilmiĢtir. ġekil 25’in incelenmesi ile 4 önemli ortak
bulguya ulaĢılmaktadır:
(1) Dağ Alabalığının yetiĢkinleri ve gençleri suyun derinliği arttıkça daha hızlı su akıĢına
uyum sağlayabilmektedirler.
(2) YetiĢkin ve genç alabalıklar suyun derinliği azaldıkça, daha yavaĢ akan suya uyum
sağlayabilmektedirler.
(3) Yavru alabalıklar daha az derin fakat daha hızlı akan suya uyum sağlamaktadırlar. Bu
ortam farkının daha sığ olup, hızlı akan suda oksijen oranının fazlalığı ile ilgisi
aranmalıdır.
(4) Larvalar için en uygun su derinliği 0,12-0,15 m ve en uygun su hızı 0,18-0,52 m/sn
olarak belirmektedir.
Tablo 20’de ve Ģekil 26’da Dağ Alabalığının farklı çağlarında uygun olan su derinliği bir
arada düzenlenmiĢtir. En uygun su derinliğinin yetiĢkin alabalıklar için 61-122 cm, genç
alabalıklar için 61-91 cm, yavru alabalıklar için 18-58 cm olarak sıralanmaktadır. Yavru
alabalıklar ile yetiĢkin ve genç alabalıklar arasındaki derinlik farkı 60 cm’dir. Bu derinlik
-67-
farkı bir yandan balığın boyutuna bağlı olarak görünmekte ise de, öte yandan yavru balıkların
yem olmaktan korunabildikleri ve yemlendikleri ortam olarak ta algılanmalıdır.
Alabalıkların su derinliği istekleri yayvan dere yatağında en az 30 cm su derinliği
sağlamak gereği ve Ģartının sadece yavru balıklar için geçerli olabileceğini göstermektedir.
Alakır Çayı gibi yaz aylarında suyu azalan ve bu suyun da önemli bölümü tarım alanlarında
kullanılan derelerde tatlı su ekosistemini korumak için yeterli derinlikte akarsuyun bulunması
gerekmektedir. Diğer bir deyimle; Alakır Çayının sularını HES için kanala almak, dere
yatağına da can suyu adı altında ortalama akıĢın % 10’u kadar su bırakmak, su
ekosistemindeki canlıları yok etmek anlamına gelmektedir.
3.4. DEREYE BIRAKILACAK SU MĠKTARININ BELĠRLENMESĠ YÖNTEMLERĠ
Derelerde yapılacak hidroelektrik santrallarına akıtılacak su ile dereye bırakılacak su
miktarı arasındaki oran ve bu oranın aylık akıĢ miktarına göre düzenlenmesi gereği tartıĢma
konusudur. Derenin getirdiği suyun yıllık ortalama debisi üzerinden bir hesap ile hidroelektrik
üretimine su sağlamağa kalkıĢmak doğru değildir. Dereden gelen suyun mevsimlik ve aylık
akıĢ miktarlarına göre alınabilecek su miktarları farklıdır. Yıllık ortalama su gelirine göre
veya mevsimlik/aylık su gelirine göre suyun % 10 kadarının “can suyu” adı altında dereye
bırakılması, derede ve çevredeki canlılara (insanlara da) soykırımı uygulamak anlamına
gelmektedir. Yıllık gelirin % 10’u kadar su dere yatağına bırakılacaksa, yaz aylarında HES
için su kalmayacaktır. Yaz aylarındaki su gelirinin % 10’u kadar su dere yatağına bırakılırsa
derede ve çevresinde canlı kalmayacak demektir (Bitkiler, hayvanlar ve insanlar). Alakır Çayı
Tennant yönteminin uygulanabileceği Misisipi Nehri veya Tuna Nehri gibi buzullardan ve
çok geniĢ dağlık havzalardan beslenen bir nehir değildir. Alakır Çayı uzunluğu 62 km,
geniĢliği 20-24 km olan kısa ve dar bir havzadan beslenmektedir. Çay, havzasındaki
karstlaĢmıĢ /çatlaklı yapı dolayısı ile yağıĢtan akıĢa geçmesi gereken su miktarının pek azının
aktığı bir deredir (Tablo 17).
Dereden alınacak su ile dereye bırakılacak su miktarı arasındaki dengeyi sağlamak için
bazı yöntemler geliĢtirilmiĢtir. Bu yöntemlerin baĢlıcaları;
*Tennant yöntemi,
*ABF (Aquatic Base Flow) yöntemi,
*Hidrolojik derecelendirme yöntemlerinden ıslak çevre yöntemi,
*YaĢama ortamına uyum yöntemlerinden
Habitat simülasyon yöntemi,
Fiziksel yaĢama ortamına uyum yöntemi (PHABSIM; Physical Habitat Simulation System
Model)
*Çevredeki alanların su ihtiyacını da hesaplamak için kullanılan DRIFT (Downstream
Response to Imposed Flow Transformation) yöntemi,
*Küçük derelerde uygulanan karma yöntem olan Toe-Width yöntemi gibi yöntemlerdir.
Bu yöntemlerin incelenmesi ve açıklanması çalıĢmamızın kapsamı dıĢında tutulmuĢtur.
-68-
TABLO 18. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
YAŞAMA ORTAMINDA AKARSUYUN HIZINA UYUMU (1,0 = % 100 uyum oranını temsil etmektedir.)
(KAYNAK: Denslinger ,T.H. ve diğ. 1998’dan alınmış ve N. Karakaya 2006’da verilmiş 4.3.’ten)
Normandeau (1992)
YETİŞKİN
Hız m/sn
YETİŞKİN/HIZ
UYUMU
0,00
0,03
0,15
0,30
0,46
0,73
0,95
1,52
1,83
3,05
0,21
0,70
1,00
0,69
0,50
0,20
0,03
0,03
0,00
0,00
Normandeau (1992)
GENÇ
Hız m/sn
GENÇ/HIZ
UYUMU
0,00
0,30
0,15
0,3
0,46
0,61
1,07
1,31
3,05
-
0,58
0,88
1,00
0,92
0,70
0,26
0,05
0,00
0,00
0,00
Bovee 1978)
YAVRU
Hız m/sn
YAVRU/HIZ
UYUMU
0,34
0,37
0,50
0,61
0,67
0,76
0,81
0,91
-
1,00
0,94
0,52
0,30
0,20
0,10
0,05
0,00
-
Whelan (1994)
LARVA
Hız m/sn
LARVA/HIZ
UYUMU
0,00
0,03
0,06
0,09
0,18
0,52
0,91
-
0,00
0,34
0,72
0,84
1,00
1,00
0,00
-
TABLO 19. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
YAŞAMA ORTAMINDA AKARSUYUN DERİNLİĞİNE UYUMU
(1,0 = % 100 uyum oranını temsil etmektedir.)
(KAYNAK: Denslinger , T.H. ve diğ. 1998’dan alınmış ve N. Karakaya 2006’da verilmiş tablo 4.4.’ten)
Normandeau (1992)
YETİŞKİN
Normandeau (1992)
GENÇ
Bovee 1978)
YAVRU
Whelan (1994)
LARVA
DERİNLİK
m
YETİŞKİN/DERİNLİK
UYUMU
DERİNLİK
m
GENÇ/DERİNLİK
UYUMU
DERİNLİK
m
YAVRU/DERİNLİK
UYUMU
DERİNLİK
m
LARVA/DERİNLİK
UYUMU
0,00
0,30
0,49
0,61
0,79
1,22
2,13
3,05
0,00
0,00
0,40
0,80
1,00
1,00
0,21
0,21
0,00
0,15
0,30
0,61
0,91
1,20
2,10
2,40
3,00
0,00
0,12
0,61
0,84
1,00
0,27
0,24
0,08
0,08
0,04
0,12
0,18
0,26
0,52
0,58
0,67
0,82
0,88
0,94
0,99
1,14
1,28
1,43
1,52
0,10
0,40
0,93
1,00
0,97
0,80
0,54
0,44
0,38
0,36
0,33
0,14
0,08
0,05
0,00
0,00
0,03
0,06
0,09
0,12
0,15
0,34
0,91
1,22
0,00
0,08
0,22
0,50
0,96
1,00
1,00
1,00
0,00
-69ŞEKİL 25. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) FARKLI ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN AKARSUYUN DERİNLİĞİNE VE HIZINA UYUMU
(1,0 = % 100 uyum oranını temsil etmektedir.) (KAYNAK: Denslinger , T. H.ve diğ. 1998’e göre N.Karakaya 2006’dan derlenip, düzenlenmiştir.)
7
8
9
10
3
4
3
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
3,05
3,00
1,31
1,07
2
3
4
5
1,22
0,15
0,34
0,52
DEĞERLENDİRME
1
SIRASI
0,18
0,12
0,09
0,09
0,06
0,06
0,20
5
0,91
0,99
0,94
0,88
0,76
0,58
0,67
0,52
0,61
0,40
0,00
4
10
0,60
0,03
0,03
0,00
DEĞERLENDİRME
1
2
SIRASI
9
Hız m/sn
DERİNLİK m - LARVALAR
LARVA/HIZ UYUMU
LARVA/DERİNLİK UYUMU
0,80
0,00
0,00
0,20
8
1,00
0,26
0,40
0,34
0,04
0,37
0,12
0,18 0,50
0,60
0,81
0,67
0,91
0,82
1,00
0,80
7
0,91
1,14
1,20
6
1,40 LARVALARIN AKARSUYUN DERİNLİĞİ
VE AKIŞ HIZI İLE UYUM ORANI
1,20
SUYN HIZI (m/sn) VE DERİNLİĞİ (cm)
DERİNLİK m - YAVRULAR
YAVRU/HIZ UYUMU
YAVRU/DERİNLİK UYUMU
1,52
YAVRU ALABALIKLARIN AKARSUYUN DERİNLİĞİ VE AKIŞ HIZI İLE
UYUM ORANI
Hız m/sn
1,43
SUYUN HIZI (m/sn) VE DERİNLİĞİ (cm)
1,40
5
DEĞERLENDİRME SIRASI
1,28
1,60
0,00
2
0,91
1
DEĞERLENDİRME SIRASI
0,46
0,3
0,61
0,50
0,00
6
0,61
1,20
1,52
1,00
0,15
0,30
5
GENÇ/DERİNLİK UYUMU
0,30
0,15
0,46
0,79
4
GENÇ/HIZ UYUMU
2,10
1,83
2,13
0,30
0,61
3
DERİNLİK m - GENÇLER
1,50
0,95
1,22
0,15
0,49
2
0,73
0,03
0,30
0,00
0,00
1,00
1
Hız m/sn
2,00
1,50
0,00
3,00
2,50
2,00
0,50
GENÇ ALABALIKLARIN AKARSUYUN DERİNLİĞİ
VE AKIŞ HIZI İLE UYUM ORANI
0,00
0,00
2,50
SUYUN HIZI (m/sn) VE DERİNLĞİ (cm)
SUYUN HIZI (m/sn) VE DERİNLİĞİ (m)
Hız m/sn
DERİNLİK m - YETİŞKİNLER
YETİŞKİN/HIZ UYUMU
YETİŞKİN/DERİNLİK UYUMU
3,05
3,00
3,50
2,40
YETİŞKİN ALABALIKLARIN AKARSUYUN DERİNLİĞİ
VE AKIŞ HIZI İLE UYUM ORANI
3,05
3,50
6
7
8
9
M. DOĞAN KANTARCI
-70TABLO 20. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) YAVRU, GENÇLİK VE YETİŞKİNLİK ÇAĞLARINDA
VE LARVALARIN AKARSUYUN FARKLI DERİNLİKLERİNE UYUM ORANLARI
(1,0 = % 100 uyum oranını temsil etmektedir.)
(KAYNAK: Denslinger ,T.H. ve diğ. 1998’e göre N.Karakaya 2006 tbl. 4.3. ve.4.4.’ten derlenip, düzenlenmiştir.)
DERİNLİK
cm
0,00
0,03
0,04
0,06
0,09
0,12
0,15
0,18
0,26
0,30
0,34
0,49
0,52
0,58
0,60
0,61
0,67
0,79
0,82
0,88
0,90
0,91
0,94
0,99
1,14
1,20
1,22
1,28
1,43
1,52
2,10
2,13
2,40
3,00
3,05
Normandeau (1992)
YETİŞKİN/DERİNLİK
UYUMU
0,00
Normandeau (1992)
GENÇ/DERİNLİK
UYUMU
0,00
Bovee 1978)
YAVRU/DERİNLİK
UYUMU
Whelan (1994)
LARVA/DERİNLİK
UYUMU
0,00
0,08
0,10
0,22
0,50
0,96
1,00
0,40
0,12
0,93
1,00
0,00
0,61
1,00
0,40
0,97
0,80
YAVRULAR İLE GENÇ / YETİŞKİN ALABALIKLAR ARASINDAKİ DERİNLİK SINIRI 60 cm
0,80
0,84
0,54
1,00
0,44
0,38
1,00
1,00
0,36
0,33
0,14
0,27
1,00
0,00
0,08
0,05
0,00
0,24
0,21
0,08
0,08
0,21
M. DOĞAN KANTARCI
-71ŞEKİL 26. DAĞ ALABALIĞININ (Salmo trutta macrostigma) YAVRU, GENÇLİK VE YETİŞKİNLİK ÇAĞLARINDA VE LARVALARIN
AKARSUYUN FARKLI DERİNLİKLERİNE UYUM ORANLARI (1,0 = % 100 uyum oranını temsil etmektedir.)
(KAYNAK: Denslinger , T.H. ve diğ. 1998’e göre N.Karakaya 2006 tbl. 4.3. ve 4.4.’ten derlenip, düzenlenmiştir.)
3,50
2 0,04
3 0,06
4
5
6 0,15
7
8
9
3,05
2,13
1,52
1,43
1,28
1,22
1,20
1,14
0,00
0,00
0,08 0,08
10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35
M. DOĞAN KANTARCI
0,21
0,21
0,05
0,00
0,08
0,14
0,27
0,24
0,99
0,94
0,36
0,91
0,90
0,88
0,38
0,82
0,44
0,61
0,60
0,80
0,54
0,79
0,84
0,33
1,00
1,00
1,00
1,00
2,10
2,40
LARVA/DERİNLİK UYUMU
0,67
0,49
0,34
3,00
YAVRU/DERİNLİK UYUMU
0,52
0,61
0,00
DERİNLİK
SIRASI
0,30
0,03
0,12
1
0,00
0,22
0,26
0,40
0,08
0,10
0,00
0,50
0,18
0,50
0,12
0,96
1,00
GENÇ/DERİNLİK UYUMU
0,80
1,00
1,00
1,00
0,93
1,50
YETİŞKİN/DERİNLİK UYUMU
0,58
2,00
DERİNLİK cm
0,97
2,50
0,09
SUYUN DERİNLİĞİ cm VE BALIKLARIN BULUNMA ORANI %
3,00
0,40 YAVRULAR İLE GENÇ / YETİŞKİN ALABALIKLAR ARASINDAKİ DERİNLİK SINIRI 60 cm
YETİŞKİN, GENÇ VE YAVRU ALABALIKLAR İLE LARVALARIN AKARSU DERİNLİĞİNE GÖRE YAŞAMA/BULUNMA ORANLARI
-72-
Türkiye’de dağlık
planlamalarında;
arazideki
derelerde
yağıĢ/akıĢ
düzenine
göre
yapılacak
HES
*havzaların jeolojik yapısı ve anakaya/anamateryal özellikleri,
*orman/otlak/tarım alanları/toprakla ve kayalık arazinin özellikleri,
*arazinin kullanımı,
*yağıĢ miktarları, yağıĢın mevsimlere ve aylara dağılımı,
*sağanak yağıĢların özellikleri,
*buharlaĢma miktarları,
*derenin getirdiği suyun mevsimlik ve aylık değiĢimi,
*derenin suyunu kullanan çevredeki halkın sulama, içme ve kullanma suyu ihtiyaçları,
*dere çevresindeki bitki toplumları ile derenin suyunu içen yaban hayvanlarının su ihtiyaçları,
*deredeki canlılar ile derenin aktığı deniz, göl, baraj gölündeki canlıların yaĢama/beslenme
ortamı ihtiyaçlarının sağlanması için gerekli su miktarının hesaplanması,
*o havzada üretilen ürünlerin havzada yaĢayanlar ve ülke ekonomisi bakımından önemi
değerlendirilmesi gerekmektedir.
*Bu hesaba yakın ve uzak çevredeki insanlar için mutluluk kaynağı, dinlenme ortamı olan
doğal güzellik/peyzaj değeri de katılmalıdır.
Bu çok farklı bilgileri gerektiren hesaplamalar masa baĢında bir yöntem seçmek ve düz bir
aritmetik uygulama ile yapılamaz. Araziyi, dereyi ve derenin etki alanını kapsamlı bir çalıĢma
ile kavramak ve doğal ekosistemler ile insan ekosistemlerini ekolojik açıdan olduğu kadar
ekonomik ve sosyal yönleri ile de ele alıp değerlendirmek gerekir. Havzanın su gelirinin
yenilenebilir bir enerji kaynağı olmasının yanında; havzada ve etki alanındaki canlıların
yaĢamasının devamlılığını sağlayan bir yaĢama/var olma ve üretim/geçim kaynağı olduğunu
kabul ederek planlamaların yapılması gerekmektedir. Bu çok yönlü planlama karakteri her
dere için, o derenin özelliklerine ve etki alanına uygun incelemelerin yapılmasını, yöntemlerin
geliĢtirilmesini ve uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
4. DOĞAL SĠT ALANI KONUSU
Alakır Çayı “Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun” 19.8.1992 gün ve
1543 sayılı kararı ile “1.Derece Doğal Sil Alanı” olarak ayırtedilmiĢtir. Bu doğal sit alanının
sınırları, Kumluca Ġlçesinin imar planı sınırından baĢlamak üzere 1/500 000 ölçekli haritada
belirtilmiĢtir.
Daha sonra “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu” 5.11.1999 gün ve 659
sayılı ilke kararında; “Ülke çıkarları açısından yapılmasında zorunluluk olduğu ilgili
bakanlıkça belirlenmek koĢulu ile I., II., III. derece doğal sit alanlarında korumaya yönelik 1/
25 000 ölçekli çevre düzeni planı ve/veya 1/50 000 ölçekli nazım plan kapsamında plan
yapılmadığı hallerde yapılacak tespit çerçevesinde ilgili koruma kurulunca uygun görülecek
Ģekilde çevreye zarar vermeyecek enerji santrallarının yapılabileceği . . .” belirtilmiĢtir. Bu
ilke kararı DanıĢtay 6. Dairesi’nin 2002/6920 Esas sayılı dava dosyasında 22.12.2003 tarih ve
2003/7052 sayılı kararı ile iptal edilmiĢtir. Ġptal kararı kesinleĢmiĢtir.
Alakır Çayı Havzası’nda yukarıdaki DanıĢtay kararı uyarınca hidroelektrik santralı
yapılması mümkün değildir. Kanunlarda ve yönetmeliklerde bazı değiĢiklikler yapılarak nehir
tipi HES’lerin yapılması için yol açılabilir. Ancak yukarıdan beri dikkat çekildiği üzere, orada
yaĢayan halkın sulama ve içme/kullanma suyu ihtiyacı ile doğal ekosistemlerin korunması ve
devamlılığının sağlanması için gerekli su miktarının ayrılması zorunludur. Bu su payları
ayrıldıktan sonra kalacak su ile ticari ölçekte HES iĢletmek kârlı olamaz. Burada doğal
ekosistemleri korunması, ormanların tahribi ve dere yatağının yok edilmesi gibi geri
dönülemeyecek/telâfisi mümkün olmayan zararların yanında, oradaki halkın varlığının devam
-73-
ettirilmesi açısından da “üstün kamu yararı” söz konusu olur. Bütün bu zarar verici giriĢimleri
kanunlar ile yönetmelikler çerçevesinde değerlendirip, halkı ve halkın yaĢama hakkını yok
saymak mümkün değildir. Bu sebepler de göz önünde tutularak, Alakır Çayı Havzası’nın
doğal sit alanı kapsamında değerlendirilmesi ve devamlılığının sağlanması gerekmektedir.
5. KAMU YARARI VE ÜSTÜN KAMU YARARI DEĞERLENDĠRMESĠ
Alakır Havzası’nda; yağıĢlardan baĢlayıp, akıĢa geçen su miktarına, bu su ile tarım
alanlarında üretim yapan, geçimini sağlayan çiftçi halkın yurtlarında yaĢama hakkına, elde
edilen ürünleri satın alıp ülkenin diğer yerleĢim alanlarına ulaĢtıran tüccarlar, taĢımacılar, bu
ürünlerden beslenen Türkiye halkına, bütün bu sistemin iĢlemesini sağlayan esnaf (gübreciler,
tamirciler, malzeme ve araç/gereç satanlar vd.) ile bankalara kadar bir ekonomik sistem söz
konusudur. Bu ekonomik sistem çok yönlü olduğu kadar, devamlılığının sağlanması gereken
bir sistemdir. Sistemin temelinde Alakır Havzası’nın suyu vardır. Suyun denklemden
çekilmesi (yerine “sıfır” konulması) sistemi yok eder (ġekil 27).
Yurt içinde üretilen her olumlu ürün ve yapılan her olumlu iĢlem bir kamu yararı sağlar.
Ancak sistemin devamlılığının korunarak iĢlemesinin veya iĢletilebilmesinin temelindeki ana
faktörün veya faktörlerin ne olduğunu bilmek ve korumak gerekir. Konu sadece ekonomik
açıdan değerlendirilemez. Doğal ekosistemlerin dengelerinin de korunması ve devam
ettirilmesi gerekir.
Örnek olarak; Devlet orman iĢletmeleri amenajman ve iĢletme/silvikültür planlarına göre
ormanın devamlılığını bozmayacak ölçüde kesim yaparlar. Elde edilen tomruk, direk, maden
direkliği, sanayilik odun, yakacak odun gibi çeĢitli orman ürünleri ülkemizin ihtiyacını
karĢılamak üzere satılır. Olaya kârlılık açısından bakılıp, ormanlardan daha fazla kesim
yaparak geliri arttırmak düĢünülebilir. Bu aĢırı kesim “kamu yararı” kapsamında sunulabilir.
ĠĢte burada ormanların toprakları koruyucu etkileri, sellerin oluĢmasını önlemeleri, aĢağıdaki
tarım ve yerleĢim alanları ile diğer tesisleri sel ve su baskınlarında korumaları vd.
kuruĢlandırılamayacak faydaları değerlendirmeye alınır. Ormanların bütün bu faydaları üstün
kamu yararı kapsamına girer. Bu sebeple; ormanlar satılamaz, kiralanamaz, özelleĢtirilemez,
savunma vb. güvenlik amacına hizmet edecek tesislerden baĢka amaçlara, kâr amaçlı
iĢletmelere tahsis edilemez, ormanlarda aĢırı kesimler yapılamaz ve ormanların tahrip
edilmesine izin verilemez. Ormanlar, akarsular, otlaklar, göller, denizler vb. kamuya ait olan
yerler ile Devletin (dolayısı ile o devleti kuran milletin) hükümranlık hak ve görevlerinin
olduğu yerlere ve konulara ait benzer örnekler sıralanabilir. Ormanlar için verilmiĢ olan bu
örnek aĢağıda sıralanmıĢ olan 3 önemli üstün kamu yararı alanını da kapsamaktadır.
(1) Ulusal güvenlik,
(2) Kamu güvenliği,
(3) Kamu sağlığı
Bu konulardaki kamu yararı üstün kamu yararı kapsamında olup, kamu yararına olan diğer
iĢlemlerin veya eylemlerin üzerindedir. Alakır Havzası’nda bu 3 önemli konuda da üstün
kamu yararı söz konusu olup, nehir tipi HES yapımından sağlanacak elektrik üretimi ve
bundan sağlanacak Ģirket gelirlerinin sağlayacağı kamu yararı ile karĢılaĢtırılamaya
değmeyecek kadar çok üstündür.
-74ŞEKİL 27. SUYA BAĞLI OLAN DOĞAL EKOSİSTEMLER İLE SULU TARIMIN VE BUNDAN GEÇİNEN HALKIN YAŞAMA HAKKI VE DEVAMLILIĞI,
TİCARET VD. İŞLEVLER İLE TARIM ÜRÜNLERİNDEN BESLENEN İNSANLARIN BESLENME / YAŞAMA HAKKININ DEVAMLILIĞI AÇISINDAN
KAMU YARARI İLE ÜSTÜN KAMU YARARI KAPSAMININ KARŞILAŞTIRILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
ESNAF
DÜKKÂNLAR
DAĞITICILAR
YERLEŞİM ALANI
BURADAKİ HALK
SULU TARIM İLE ÜRETİYOR,
ÜRETTİĞİNİ SATIYOR VE GEÇİNİYOR.
1.HALKIN YAŞAMA HAKKI VE
YAŞAMA HAKKININ DEVAMLILIĞI,
2.TARIMSAL ÜRETİM VE ÜRETİMİN
DEVAMLILIĞI SUYA BAĞLIDIR.
SULU TARIM
HALKIN
BESLENMESİ
SERALAR
TİCARET,
TAŞIMACILAR,
BANKACILIK VD.
TATLI SU EKOSİSTEMİ :
YAŞAMA ORTAMI AKARSUDAKİ
BALIKLAR VE DİĞER CANLILAR
BARAJ
GÖLÜ
SULU TARIM
DENİZE TAŞINAN
BESİN MADDELERİ
HAL
BOSTAN
MEYVALIK
YAĞIŞ
SUYUN DOLAŞIMI
ORMAN
1. YAMAÇ ARAZİDE TOPRAĞI KORUR.
2. ORMAN ÖLÜ ÖRTÜSÜ VE HUMUS TOPRAĞIN GÖZENEKLİLİĞİNİ ARTTIRIR.
YAĞIŞ SULARININ HIZLA TOPRAĞA SIZMASINI SAĞLAR.
3. TOPRAĞA VE ANAKAYA ÇATLAKLARINA SIZAN SU KAYNAKLARI VE DEREYİ DÜZENLİ OLARAK BESLER.
4. YAĞIŞLAR SELLERE DÖNÜŞMESİNİ ÖNLEYEREK AŞAĞIDAKİ TARIM ALANLARINI KORUR.
5. DİK YAMAÇLARDAKİ TOPRAĞI TUTARAK EROZYONU VE GÖÇÜKLERİ ÖNLER. AŞAĞIDAKİ TARIM
ALANLARINI MATERYAL İLE KAPLANMAKTAN KORUR.
DENİZDEKİ BALIKLAR
SUYUN TAŞIDIĞI ORGANİK
MADDELER VD. İLE BESLENİRLER
BU SİSTEMDE ÜSTÜN KAMU YARARI “SU’YUN SAĞLADIĞI BİR YAŞAMA DÜZENİNİ
TABAN SUYU
VE DEVAMLILIĞINI KAPSAMAKTADIR. PARANTEZ İÇİNDEKİ HER ÇARPAN KENDİ İÇİNDE BİR ÇOK KAMU YARARINI KAPSAR.
“SU” YERİNE “0” KONULURSA KAMU YARARI DA KALMAZ. ÜSTÜN KAMU YARARI DA SIFIR OLUR.
ÜSTÜN
DOĞAL
ÜRETİM VE
KAMU = SU (TOPRAK X ORMAN X KAYNAKLAR X AKAR SU X EKOSİSTEMLERİN X SULU TARIM X ÜRETİMİN
YARARI
DEVAMLILIĞI
DEVAMLILIĞI
HALKIN
TÜCCAR,
DİĞER YERLEŞİM
X YAŞAMA X TAŞIMACI, X ESNAF X YERLERİNDEKİ )
DEVAMLILIĞI BANKA VD.
HALKIN BESLENMESİ
M. DOĞAN KANTARCI
M. DOĞAN KANTARCI
-75-
6. SONUÇ
Alakır Havzası’nda yukarıdan beri yaptığımız incelemeler ve değerlendirmelerde
ulaĢtığımız sonuçları 4 baĢlık altında toplamak uygun olur.
6.1. Alakır Havzası’nın özellikleri ile ilgili sonuçlar
(1) Alakır Havzası kireç taĢlarından oluĢmuĢ dağlık araziye gömülmüĢ, kısa (62 km) ve dar
(20-24 km), dik yamaçlı derin bir vadi yapısındadır. Havzanın % 47,92’si orman, % 6,21’i
otlak, % 13,57’si tarım alanı olup, % 31,90’ı kayalık durumdadır.
(2) Kireç taĢları çatlaklı (karstlaĢmıĢ) yapıda oldukları için yağıĢ sularının önemli bölümü
yer altı suyuna sızmaktadır. Alakır Çayının akıttığı su havzaya düĢen yağıĢtan akıĢa geçen
suyun az bir bölümüdür.
(3) Alakır Havzası’na ve çevresine düĢen yağıĢlarda iki önemli düzensizlik dikkati
çekmektedir. Bunlardan birincisi mevsimlik farkların çok fazla oluĢudur. Ġkincisi yağıĢların %
20-50/80 oranındaki bölümünün günlük sağanak yağıĢlar halinde düĢmesidir.
(4) Dik yamaçlardaki orman ve orman altındaki ölü örtü toprağı korumaktadır. Ölü örtü
toprakların süzekliğini arttırmakta, yağıĢ sularının toprağa hızla sızmasını sağlamaktadır.
(5) Dik yamaçlardaki toprakların dengesini orman ağaçlarının kök sistemleri korumaktadır.
Ormanın tahrip edildiği dik yamaçlarda toprak ta kaymakta veya taĢınarak sığlaĢmaktadır.
Kayan, göçen, taĢınan topraklar dere yataklarını doldurmakta, tarım alanlarını kaplamaktadır.
(6) Dik yamaçlarda tahrip edilen ormanlarda toprağın taĢınması, orada ağaçlandırma ile
yeniden orman yetiĢtirmeyi imkânsızlaĢtırmaktadır.
(7) Havzaya düĢen sağanak yağıĢlar ormanı tahrip edilmiĢ olan dere havzalarında sele
dönüĢmekte, yerleĢim yerleri ile tarım alanlarında büyük zararlara sebep olmaktadırlar.
6.2. Alakır Havzası ve çevresinde ortalama sıcaklık, yağışlar ve buharlaşma ile ilgili
sonuçlar
(1) Yıllık ortalama yağıĢ miktarı Kumluca (6 yıllık ölçmelere göre) 1046 mm ve 900 m
yükseltide Gödene’de (5 yıllık ölçmelere göre) 1373 mm’dir. Bu iki yağıĢ ölçme istasyonu da
kapatılmıĢtır.
(2) Kumluca’ya yakın olan Finike’de yıllık ortalama sıcaklık 1953-1970 döneminde 18,6
C°, 1994-2006 döneminde 19,4 C° ölçülmüĢtür. Yaz aylarındaki sıcaklık artıĢı 1,0-1,7 C°
arasındadır. Yıllık ortalama yağıĢ 1953-1970 döneminde 986,5 mm, 1994-2006 döneminde
1056,7 mm’dir.
(3) Antalya’da yıllık ortalama sıcaklık 1930-1970 döneminde 18,7 C°, 1994-2006
döneminde 18,8 C° ölçülmüĢtür. Yaz aylarındaki sıcaklık artıĢı 0,7-1,0 C° arasındadır. Yıllık
ortalama yağıĢ 1930-1970 döneminde 1068,2 mm, 1994-2006 döneminde 1301,0 mm’dir.
(4) Antalya’da açık su yüzeyinden buharlaĢma 1970 döneminde ortalama 1445,8 mm/m²,
1970-2006 döneminde 1912,2 mm/m² olarak ölçülmüĢtür. Yaz mevsiminde 6 aylık
buharlaĢma 1930-1970 döneminde 927,3 mm/m², 1970-2006 döneminde 1339,3 mm/m² olup,
aradaki fark 412,0 mm’dir.
(5) Antalya’da yaz mevsiminde 6 aylık potansiyel evapotranspirasyon (PET) miktarı 19301970 döneminde 813,3 mm, 1998-2006 döneminde 864,8 mm olarak hesaplanmıĢtır.
(6) Dikkat çekici bir geliĢme 1970-2006 döneminde patlayan yanardağların Dünya’da
sıcaklığın azalmasına olan etkileridir. BeĢ yanardağın 1981-1992 döneminde patlaması 19821993 döneminde sıcaklık değerlerinin azalmasına sebep olmuĢtur. Bu etki Finike ve Antalya
-76-
sıcaklık değerlerinde belirgindir. Eğer yanardağ patlamaları olmasaydı, sıcaklık ve ona bağlı
olarak buharlaĢma ve PET miktarları daha yüksek bulunacaktı.
(7) Finike’de ve Antalya’da günlük sağanak yağıĢ miktarlarının mevsime ve aylara göre,
aylık ortalama yağıĢ miktarının % 20-50/90 kadar olabildiği belirlenmiĢtir. Akdeniz
Havzasındaki ısınma sağanak yağıĢların oluĢumunu sıklaĢmasına, miktarının da artmasına
sebep olmuĢtur.
(8) Kumluca, Finike, Antalya ve Bük’te yıl içindeki yağıĢ dağılımı dengesizdir. KıĢ
aylarında çok fazla, (yıllık yağıĢın % 56-57’si), yaz aylarında ise çok az yağıĢ düĢmektedir.
Aylık yağıĢların da önemli bölümü günlük sağanak yağıĢlar halindedir.
(9) Açık su yüzeyinden buharlaĢan su miktarı ile PET miktarları Alakır Havzası’ndaki
tarım alanlarında kullanılacak olan sulama suyu miktarlarının hesabı için çok önemli
verilerdir.
6.3. Alakır Havzası’nda tarım, meyvacılık, seracılık ve nüfus ile ilgili sonuçlar
(1) Alakır Havzası’ndaki 28 yerleĢim yerinde 17 000 ha’lık tarım alanında sulu tarım ve
seracılık çok yaygındır. Yakın geçmiĢte tarım alanlarının % 49,41’inde sulu tarım,
meyvacılık, sebzecilik ve seracılık yapılmakta olup, % 27,09’u tarla, % 22,62’si nadaslı tarla
olarak kullanılmaktayken, son yıllarda sulu tarım ve meyvacılık daha geliĢmiĢtir.
(2) Sulu tarımın geliĢmesi Kumluca’da merkez ve köylerde nüfusun hızla artmasına sebep
olmuĢtur. Nüfus 1975 sayımında 22 889 kiĢi iken, 2007 sayımında 65 904 kiĢiye artmıĢtır.
Yıllık nüfus artıĢı oranı % 5,87’dir.
(3) Kumluca Ġlçesinin beldelerinde ve köylerinde yaĢayan nüfus, merkez nüfusundan
fazladır. Beldelerde ve köylerde yaĢayan nüfusun erkek/kadın oranı birbirine denktir. Bu
durum Havza’da yaĢayan insanların geçimlerini sulu tarımdan sağladıklarını ve göç
etmediklerini göstermektedir.
(4) Alakır Havzası’nda sulu tarımın geliĢmesi, tarım ürünlerinin çeĢitlenmesi, gelirin
artmasına ve yeni ticaret alanları ile iĢ alanlarının açılmasına sebep olmuĢtur.
(5) Alakır Havzası’ndaki köyler yetiĢtirdikleri tarım ürünlerini Türkiye’nin diğer yerleĢim
alanlarına göndererek oradaki halkın da beslenmesini sağlamaktadırlar.
6.4. Alakır Çayı’nda tatlı su ekosistemlerinin devamlılığı ile ilgili sonuçlar
(1) Alakır Çayı’nda Dağ Alabalığı (Büyük benekli Alabalık) yaĢamaktadır. Bu alabalığın
yetiĢkinleri ile gençlerinin yaĢadığı uygun su derinliğinin en az 60 cm (60-122 cm) olması
gerekmektedir. Yavru alabalıkların yaĢaması için gerekli su derinliği ise 12-60 cm
arasındadır.
(2) Yaz aylarında su miktarı azalmaktadır. Gelen suyun 0,7 m³/sn’lik bölümü 3 yerleĢim
yerine içme ve kullanma suyu olarak alınmaktadır. Kalan 2,3 m³/sn’lik suyun önemli bölümü
de tarım alanlarının sulamasında kullanılmaktadır. Tatlı su ekosisteminin devamlılığı ve
balıklar için yeterli su bırakılması gerekmektedir.
(3) Nehir tipi HES’ler için uygulanacak bent/kanal sistemi dere yatağının kurumasına ve
tatlı su ekosistemlerinin yok olmasına sebep olacaktır. Dere yatağına can suyu adı altında %
10 kadar bir su bırakmak doğru değildir. Bu kadar su ile balıklar yaĢayamaz, tarım alanları
sulanamaz.
-77-
6.5. Alakır Çayı’nı su geliri ile ilgili sonuçlar
(1) Alakır Vadisi’nde Karaağaç mevkiindeki kaynaktan çıkan su ile dereden gelen suyun
ortalama geliri 3,0 m³/sn’dir. Bu suyun 0,7 m³/sn’lik bölümü Adrasan, Beykonak ve
Mavikent’e içme ve kullanma suyu olarak alınmaktadır.
(2) Karaağaç mevkiinden itibaren Alakır Çayı’nın havzası 110 700 ha’dır. Yıllık ortalama
yağıĢ 931,5 mm/m² miktarına göre bu havzada akıĢa geçen ve Karaağaç kaynağına ulaĢan
suyun ortalama 10,9 m³/sn olması gerekir. Aradaki fark yağıĢ sularının karstlaĢmıĢ arazide
çatlak sistemine sızarak karst kaynaklarına (düdenlere) kaçmasından kaynaklanmaktadır.
(3) Karaağaç kaynakları+dereden gelen 3,0 m³/sn’lik debiye göre Alakır Çayı Havzası’na
düĢen yıllık ortalama yağıĢ miktarı 252,9 mm/m² olarak hesaplanmaktadır. Bu çok düĢük bir
yağıĢ miktarı olup, suların karst kaynaklarına sızdığının bir baĢka göstergesidir.
6.6. Alakır Çayı Havzası’nda sulama suyu ihtiyacı ile ilgili sonuçlar
(1) Antalya’da 1998-2006 dönemi ortalama sıcaklık değerlerine göre hesapladığımız
potansiyel evapotranspirasyon (PET) miktarı yıllık 1155,9 mm/m², 6 aylık yaz döneminde
864,8 mm/m²’dir. Bu değerlere göre Alakır Havzası’nda 1 ha (10 000 m²) alanın 6 yaz ayında
sulanması için gerekli su miktarı 8648 m³ olarak hesaplanır. Alakır Havzası’nın yükselti
farkından dolayı PET miktarının % 20 oranında daha az olacağı göz önüne alınmalıdır. Bu
durumda günlük ortalama PET miktarı 38,43 m³/ha olup, bu kadar su için 0,4448 lt/sn debili
su kaynağı gerekir. Havzada 1000 ha’lık alanın sulanabilmesi için gerekli su miktarı 0,445
m³/sn, 5000 ha’lık alanın sulanabilmesi için gerekli su miktarı 2,224 m³/sn olarak
hesaplanmaktadır. Bu değerler Karaağaç kaynaklarından ve dereden gelen ortalama 3,0
m³/sn’lik debiden üç yerleĢim alanı için0,7 m³/sn’lik su alındıktan sonra kalan 2,3 m³/sn’lik
suyun ancak sulu tarım alanlarının sulanması için yetebileceğini göstermektedir.
(2) Alakır Havzası’nda taraçalarda bulunan ve henüz sulu tarım yapılmayan tarım
alanlarının da su pompalanarak sulanabileceği hesaba katılmalıdır. Bu geliĢme önemli bir ek
su ihtiyacı ve sıkıntısı yaratacaktır.
(3) Taraçalardaki kuru tarım yapılan alanların sulanabilmesi için yukarı havzada ve yan
derelerde bentler yapılarak kıĢ yağıĢlarından gelen suların biriktirilmesi ve yaz aylarında
kullanılması gerekmektedir. Bu bentler yaz mevsiminde dağlık arazideki yaban hayvanları
için de çok önemli su kaynağı olacaktır.
(4) Kumluca Ovası’ndaki sulu tarım alanları Alakır Barajından alınan su ile sulanmaktadır.
Burada denizin tuzlu suyu ile tatlı suyun (taban suyu) karĢılıklı iliĢkisi arasındaki denge
gözden kaçırılamaz. Ovadaki tarım alanlarının sulama suyunda azalma, deniz suyunun taban
suyuna girmesine ve toprağın tuzlanmasına sebep olur. Finike meteoroloji istasyonunun
sıcaklık değerleri önemli bir ısınma sürecini göstermektedir. Bu ısınma süreci Antalya’da açık
su yüzeyinde buharlaĢma miktarının artıĢı ile de belirlenmiĢtir. Isınma sürecinde Finike ve
Kumluca önündeki ovada tarım alanlarının sulama suyu ihtiyaçları da artmıĢtır. Bu sebeple
Alakır barajında biriktirilen suyun yaz aylarında Alakır HES ve Toçak HES’te kullanılacak
miktarı ile tarım alanlarının sulanmasına ayrılacak miktarı arasındaki denge hesaplanmalıdır.
6.7. Alakır Havzası’nda yapılması planlanan nehir tipi hidroelektrik santralları
(1) Alakır Havzası’nda Alakır Barajından yukarıdaki vadide 7 tane HES kurulması
planlanmıĢtır. Bu HES’lerin suyu bentlerde toplanacak, dik yamaçlarda kanal açılarak su bir
havuza akıtılacak, havuzdan cebrî boru ile türbine düĢürülecek ve türbinin döndürdüğü
jeneratörden elektrik üretilecektir.
-78-
(2) HES’ler birbirine bağlı olup, üstteki HES’in kullandığı su, alttaki HES’e
bent/kanal/havuz sistemi ile akıtılacaktır. Böylece aradaki dere yatağı bölümleri susuz
kalacaktır.
(3) HES’lerin su bentleri ile su havuzu arasında kalan vadideki dere yatağına ortalama
debinin % 10’u kadar su (can suyu) bırakılması öngörülmektedir. Bu kadar su bırakmak
deredeki ve çevresindeki canlılar ile tarım alanlarını yok etmek demektir.
(4) Karaağaç kaynaklarında ölçülen ortalama debi 3,0 m³/sn’dir. Bu suyun 0,7 m³/sn’lik
bölümü 3 yerleĢim alanına alınmaktadır. Suyun %10’luk bölümünün de can suyu olarak
kurutulmuĢ vadiye bırakılması ve elektrik üretiminin kalan 2 m³/sn’lik suyun HES’ten HES’e
aktarılarak yapılması planlanmıĢtır.
(5) Havzadaki sulu tarım alanlarının sulanması için gerekli olan su ihtiyacı üzerine
yaptığımız ve yukarıda belirttiğimiz hesaplara göre 0,224 m³/sn olup, ortalama su geliri ancak
buradaki çiftçilerin su ihtiyacına yetecek kadardır. Yaz aylarında su azalmaktadır. KıĢ
aylarındaki su fazlası ise yan dere kollarında yapılacak bentlerde biriktirilmelidir. Bu
durumda Alakır Havzası’nda HES kurulması ve iĢletilmesi için su yoktur.
6.8. Doğal Sit Alanı konusu ile ilgili sonuçlar
(1) Alakır Havzası doğal sit alanı olarak ayırtedilmiĢtir (19.8.1992).
(2) Doğal sit alanlarında enerji santralları kurulabileceği yönündeki ilke kararı da DanıĢtay
6. Dairesi tarafından iptal edilmiĢtir (22.12.2003).
(3) Doğal sit alanlarının bu tür yapılanmalara açılması için düzenlenen veya
düzenlenebilecek olan kanun ve yönetmeliklerin; doğal ekosistemlerin dengesini ve orada
yaĢayan halkın devamlılığını, yaĢama ve üretme düzenini bozmaması, halkı göç etmeğe
zorlamaması gerekmektedir. Bu yöndeki zorlamalara halkın itiraz ve direnme hakkı doğaldır.
6.9. Alakır Havzası’ndaki halkın su kullanım hakkı ve üstün kamu yararı ile ilgili
sonuçlar
(1) Devlet ve millete hizmet eden (kuruĢlandırılabilen veya kuruĢlandırılamayan) her
giriĢim ve üretim bir kamu yararı yaratır. Üstün kamu yararı ise; ulusal güvenlik, kamu
güvenliği, kamu sağlığı vb. konuları kapsar.
(2) Alakır Havzası’nda birçok doğal ekosistem kendi iç düzenlerinde ve aralarında
oluĢmuĢ ekolojik dengelerle yaĢayıĢını devam ettirmektedir. Burada yaĢayan halkın kurduğu
suya bağlı insan ekosistemleri de doğal ekosistemler ile denge sağlamıĢtır. Havza bu dengeli
yetiĢme/yaĢama ortamı özelliğinden ve iliĢkilerinden dolayı doğal sit niteliğindedir.
(3) Alakır Havzası’nda yaĢayan, üreten, ülkeyi besleyen halkın yarattığı mal ve hizmet
dolaĢım sistemi göz ardı edilemez. Bu sistemin iĢlemesini sağlayan Alakır Çayı’nın suyudur.
Buradaki halkın yaĢama hakkı, ürettiği ürünler, yarattığı ticaret sistemi; kamu güvenliği,
kamunun beslenmesi ve kamu sağlığı bakımlarından “üstün kamu” yararı kapsamındadır.
(4) Alakır Havzası’nda bir veya birkaç firmanın suyu kullanıp, üreteceği elektrik
enerjisinin sağlayacağı gelir ve kamu yararı ile ayni suyu kullanan oradaki halkın ürettiği mal
ve hizmetler ile beslediği insanlar ve yarattığı ticari sistemin sağladığı üstün kamu yararı
karĢılaĢtırılamaz.
-79-
KAYNAKLAR
Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Md’lüğü 2008, Lütfü Büyükyıldırım
AraĢtırma Ormanı (BÜK) meteoroloji ölçmeleri (DeğerlendirilmemiĢ, ham veriler).
Devlet Meteoroloji Ġşleri Gnl. Md’lüğü 1974, Ortalama ve ekstrem kıymetler meteoroloji
bülteni T.B.nu.448. BaĢbakanlık Basımevi – Ankara
Devlet Meteoroloji Ġşleri Gnl. Md’lüğü 2006, Ortalama ve ekstrem kıymetler meteoroloji
bülteni (CD).
Denslinger,T.H., Jacson,D.R., Gost, W.A., Lazochick,G.J., Hauenstel,J.H., Mc
Sparran,J.E., Heicker, D.W., Stoe,T.W., Henricksen,J., Joung, L.M. 1998, Instream Flow
Studies Pennsylvania and Maryland, Susquehanna River Basin Commision Report 191,
Harrisburg P.A.-USA.
DSĠ Antalya XIII. Blg. Md’lüğü-2010, Ġnternet bilgisi.
Kantarcı, M.D. (1983): Türkiye’de Arazi Yetenek Sınıfları ile Arazi Kullanımının Bölgesel
Durumu, (Türkiye Ormancılığının Ekolojik Esasları Üzerine Ġncelemeler-1)
Ġ.Ü. Yayın No: 3153, Orman Fakültesi Yayın No: 350, (XII+161), Matbaa Teknisyenleri
Basımevi, Ġstanbul
Kantarcı, M.D.,1985, Dibek (Kumluca) ve Çamkuyusu (Elmalı) Sedir (Cedrus libani A.
Richard) Ormanlarında Ekolojik AraĢtırmalar (Almanca Özeti ile birlikte),
Ġ.Ü. Orman Fakültesi Dergisi, Seri: A, Cilt: 35, Sayı:2, (19 – 41), Ġstanbul.
Kantarcı, M.D. 1990,Akdeniz Bölgesinin YetiĢme Ortamı Bölgesel Sınıflandırması,
Orman Genel Müdürlüğü Sıra no: 668, Seri no: 64, (150s. - 12 Harita), OGM Basımevi,
Ankara
Kantarcı, M.D., 2005, Orman Ekosistemleri Bilgisi.
Ġ.Ü. Yayın Nu: 4594, Orman Fakültesi Yayın Nu: 488, (XXVI+418), Ġstanbul Üniversitesi
Basım ve Yayınevi Müdürlüğü, ISBN: 975- 404-756-1, Ġstanbul.
Kantarcı, M.D. 2008, Türkiye’nin Batı Akdeniz Bölümü ormanları ve bazı önemli sorunları.
Batı Akdeniz Ormancılık AraĢtırma Müdürlüğü 50. Yıl etkinliği 1-2.4.2008 – Bildiriler Kitabı
ISSN 978-605-393-059-4. Çevre ve Orman Bakanlığı yay. Nu. 394, Müdürlük yay. Nu. 47
(276-324), Acar Ofset Matbaacılık-Antalya
Karakaya, N. 2006, Havzalar arası su transferine sistematik bir yaklaĢım (Doktora tezi) ĠTÜ
Fen Bilimleri Enstitüsü Çevre Müh. Abd. Çevre Müh. Prg. (XIV+94)-Ġstanbul
Kumluca Ġlçe Tarım Md’lüğü, Kumluca Ġlçesi arazi kullanımı ve tarım ürünleri ile ilgili
veriler.
MTA 1963, Türkiye Jeoloji Haritası 1/ 500 000 Konya Paftası,
Tertipleyenler: H.N.Pamir-C.Erentöz, Harita Gnl. Md’lüğü Matbaası-Ankara
Meydan Laorusse Ansiklopedisi, 1972. Cilt 7, Kumluca maddesi
Download

buraya tıklayarak