İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Milletlerarası Hukuk Dersi
Pratik Çalışma – 06.05.2014
(Çift No.lu ve II. Öğretim Öğrencileri İçin)
I. Çok yakın tarihli bir kararla Uluslararası Adalet Divanı Avustralya ve Japonya arasındaki
“Antartika’da Balina Avcılığı” isimli davada uyuşmazlığa noktayı koymuştur. Keşfedilen son kıta
olarak tabir edilen (Güney Kutbu) Antartika’da, buzla kaplı kara parçasının bitki örtüsünden yoksun
olmasına mukabil, besin kaynakları açısından çok zengin ve aşırı soğuk deniz alanları, planktonlar,
balıklar ile beslenen balinaların yaşaması için ideal ortamı hazırlamaktadır. Güney yarımküredeki
okyanuslarda avlanma faaliyetleri yürüten Japon balıkçı gemileri, özellikle ticarî avı yasaklanan
balina avcılığını yürütmelerinden dolayı sıkça ve şiddetle eleştirilmektedir. Her yıl binlerce balinanın
‘bilimsel araştırma’ gerekçesiyle avının, Japon piyasasında balina eti tüketimini karşılama maksadını
maskelemek için kullanıldığı görüşü hakimdir. Bu avın vahşice ve normalin üstünde bir nicelikte
cereyan etmesi, soyları tükenmeye yüz tutan bu deniz memelilerinin korunması için çevre
aktivistlerini harekete geçirdiği gibi, Japonya’yı yazılı olarak da protesto eden Avustralya, Büyük
Okyanus’un güney kesiminde artık bu vahşet ve kanın durması, meselenin nihaî çözümü için
uyuşmazlığı Uluslararası Adalet Divanı’na taşımıştır. Bilindiği gibi, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda,
Avustralya, Şili, Arjantin, Fransa ve Norveç Antartika’da hak iddiasında bulunan devletlerdir.
Japonya’nın bahsi geçen faaliyetleri, tarafı olduğu “Balina Avcılığını Düzenleyici Uluslararası
Konvansiyon”un 8. maddesine ve bu andlaşmanın “Çizelge” olarak adlandırılan ekinin 10.
maddesinin bazı hükümlerine aykırı bulunmuştur. Divan, uyuşmazlığa konu olan JARPA II bilimsel
araştırma programına ilişkin yürürlükteki tüm izin, yetkilendirme veya lisansların Japonya tarafından
iptaline ve bu programın yürütülmesi anlamında yeni izinlerin verilmesinden kaçınmasına
hükmetmiştir.
Sorular
1. “Balina Avcılığını Düzenleyici Uluslararası Konvansiyon” bakımından Japonya’nın
faaliyetlerinin neticesini 1969 Andlaşmalar Hukukuna Dair Viyana Konvansiyonu ışığında
hukuken nasıl değerlendirirsiniz? Bu netice andlaşmanın taraflarından biri olan Avustralya’ya
andlaşmayı sona erdirme hakkı verir mi? Neden?
2. Andlaşmanın 1. maddesi, ekteki “Çizelge”yi andlaşmanın ayrılmaz bir parçası olarak niteleyerek
andlaşmanın kapsamına dahil etmiştir. Çizelge, hem andlaşmada belirtilen balina türlerini
ayrıntılı biçimde tanımlamakta, hem de ne gibi yöntemlerle ne zaman avlanma yapılabileceğini
tüm incelikleriyle anlatmaktadır. Andlaşmanın esas metninde çekinceyi yasaklayan bir hüküm
bulunmadığına göre Japonya’nın andlaşmanın 1. maddesine getireceği bir çekince beyanını nasıl
değerlendirirsiniz? Neden?
3. Önceki sorudaki çekince hususundan bağımsız olarak; Divan’da dava görülürken, Japonya’nın,
“Çizelge”nin dikkate alınmaması yönünde bir itirazını nasıl değerlendirirsiniz? 1969
Andlaşmalar Hukukuna Dair Viyana Konvansiyonu ışığında cevaplayınız.
4. Japonya’nın aynı okyanusta diğer deniz balıklarına ilişkin avcılık veya mikroorganizmalara
ilişkin bilimsel araştırma yapmasının önünde engel var mıdır? Neden?
5. Avustralya’nın uyuşmazlığın Divan’a taşınmasından çok önce Japonya’yı protesto etmesini
milletlerarası hukuk bilgileriniz ışığında nasıl değerlendirirsiniz?
6. Bu meselenin bu yolla değil de, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmüş olması gereğine
ilişkin Japon bir hukukçunun ifadesini milletlerarası hukuk bilgilerinize göre nasıl
değerlendirirsiniz?
7. Divan’ın bu uyuşmazlığı siyasî bir uyuşmazlık olarak nitelendirip davaya bakmaktan kaçınması
mümkün müdür? Neden? Açıklayınız.
8. Bahsi geçen andlaşmada uyuşmazlıkların çözümüne dair bir hüküm bulunmadığı gibi Avustralya
ve Japonya arasında uyuşmazlığın doğumundan sonra da herhangi özel bir andlaşma
yapılmamıştır. Davanın başında Japonya’nın yetki itirazını da oybirliği ile reddeden Divan, hangi
hukukî esasa dayanarak yetkisini tesis etmiş olabilir? Anlatınız.
9. Yeni Zelanda, davaya III. taraf sıfatıyla müdahil olmuştur. Türkiye’nin bu davaya III. taraf
sıfatıyla katılması mümkün olur muydu? Neden?
10. “Deniz Çobanı” isimli çevreci hareket, özellikle balina avcılığı konusunda Japon gemileri ile
sıklıkla sorun yaşamakta, bazen bu gemilerin üzerine doğru kendi deniz araçlarıyla seyredip,
bilinçli küçük çatmalara sebep olmakta, bazen de Japon balina filolarını koruyan gemiler
tarafından pruvası parçalanarak batırılmaktadır. Hareketin sözcüsü, yegâne amaçlarının balina
avcılığını önlemek olduğunu açıklamaktadır. Bu hareketi milletlerarası hukuk uyarınca nasıl
sınıflandırırsınız? Milletlerarası hukuk kişiliğine sahip midir? Neden? Açıklayınız.
II. Sochi kış olimpiyatlarından önce Rusya’da gerçekleşen terörist saldırılar, Ukrayna ve Kırım’da
yaşanan son gelişmeler, Gürcistan krizinde olduğu gibi, Amerikan savaş gemilerinin bölgedeki
varlığına dikkatleri çekmektedir. Amerikan fırkateyni USS Taylor isimli geminin geçişi ve
Karadeniz’de kalışı ile ilgili Montreux Sözleşmesi kurallarına riayet edilmediği yönündeki Rus
Dışişleri yetkililerinin iddialarının Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’ndan şaşkınlıkla
karşılandığı ve sözleşmenin 78 yıldır çok büyük titizlikle uygulandığına dair açıklama gelmiştir. Rus
yetkililer, 5 Şubat’ta Karadeniz’e giren geminin Akdeniz’e doğru 9 Mart’ta ayrıldığını ifade
etmektedir. Öte yandan, nisan ayında basına yansıyan bilgilere göre, Fransız Donanması’na ait 101
metre uzunluğundaki güçlü radarlarla donatılmış “Dupuy de Lome” adlı gemiyle aynı gün “USS
Donald Cook” isimli Amerikan gemisi de Karadeniz’e doğru açılmıştır.
1. Olayda sözü edilen ilk Amerikan gemisine ilişkin durumu bilgileriniz ışığında değerlendiriniz.
2. Fransız gemisinin geçiş ve kalış durumunu yine bilgileriniz ışığında değerlendiriniz.
Download

Milletlerarası Hukuk Dersi Pratik Çalışma Metni – 06.05.2014