İLİ
TARİH
: HAKKARİ
: 10/10/2014
(Âl-i İmran 3/130)
KANAYAN YARA: FAİZ VE TEFECİLİK
Muhterem Müslümanlar!
İslam dini fıtrat dinidir. Bu sebeple, insanların
yeteneklerine göre çalışıp-kazanmaları, gerekli iş
birliğini ve iş bölümünü sağlamaları ve ihtiyaçları
doğrultusunda harcama yapmaları tabii karşılanmıştır.
Ancak İslam, kazanç yolları, mal-mülk edinme
konusunda meşrûiyet prensibini esas almıştır. Hırsızlık,
gasp, fuhuş, kumar, rüşvet ve fâiz gibi kazanç yollarını
yasaklamıştır. Bu yollarla elde edilen kazanca ve mala
da
hiçbir
değer
atfetmemiştir.
Nitekim
Peygamberimiz(sav) kendisine en temiz kazancın ne
olduğu sorulduğunda, “Kişinin kendi elinin emeği, bir
de dürüst ticaretin kazancı”1 cevabını vermiştir.
Değerli Mü’minler!
İslam herhangi bir zarar ve mağduriyete yol
açmayan, düzgün bir çizgide seyreden hukuki ve ticari
hayata kural olarak bir müdahale etmemiş; sadece yanlış
ve haksız uygulamalar konusunda insanları uyarmış bu
yönde bazı sınırlamalar getirmiştir. Faizin yasaklanması
da böyledir.
Fâiz; diğer adlarıyla ribâ ve tefecilik; sözlükte, “herhangi
bir şeydeki artışı ve fazlalığı” ifade eder. Dinimize göre
fâiz; “borç verilen bir parayı veya malı bir süre sonunda
belirli bir fazlalıkla yahut borç ilişkisinden doğan ve
süresinde ödenmeyen bir alacağı ek vade tanıyıp bu
süreye karşılık onu fazlalıkla geri almanın veya bu
şekilde alınan fazlalığın adıdır.”2 Kısaca fâiz; borç veren
kişinin alacağını tahsil ederken verdiğinden fazlasını
almasıdır.
Aziz Müslümanlar!
K.Kerîm’de fâiz-ribâ meselesi 4 yerde ele
alınmış ve aşamalı olarak yasaklanmıştır. Bu konudaki
âyetlerde Allah Teâlâ fâiz ve tefecilik yapanları şiddetle
uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır: “İnsanların
mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir
faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek
verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler,
evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat
arttıranlardır.”3 Men edildikleri halde faizi
almalarından ve haksız (yollar) ile insanların
mallarını yemelerinden dolayı içlerinden inkâra
sapanlara acı bir azap hazırladık.”4 “Ey iman
edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin.
5
Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.” “Faiz
yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin
cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal
onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri
yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi
haram kılmıştır… Allah faizi tüketir (Faiz karışan
malın
bereketini
giderir),
sadakaları
ise
bereketlendirir.”6
Konuyla ilgili olarak Allah Resulü (sav) de; “Yedi
helak edici şeyden sakının. Bunlar nedir, ey
Allah’ın Resulü? diye soranlara: Allah’a ortak
koşmak, efsûn (büyü) yapmak, haksız yere
öldürmek, yetim malı yemek, fâiz yemek, düşmana
hücum anında savaştan kaçmak, iffetli kendi
halinde mü’min kadınlara zina iftirası atmaktır”7
buyurmuşlardır.
Kıymetli Müminler!
Faiz ve tefecilikte, faizle borç alan kişi çalışıp,
çabalar, bazen kârını, bazen ana sermayesini de üstüne
koyarak borcunu ödemeye çalışır. Bazen de ödeyemez
hale düşer. Faiz belası yüzünden ticari hayatta
anlaşmazlıklar ve kavgalar yaşanır. Faize bulaşarak,
tefecinin eline düşenler, sonuçta ya hapse girer veya
malları ve serveti icra yolu ile ellerinden alınır, evini
ve ocağını kaybederler. Bazen faizli borcunu ödemek
için, başka başka faizlere bulaşarak çıkmaza
sürüklenirler. Aile huzurunu, toplumdaki izzet ve
itibarlarını kaybederler. Bazen de bunalıma girip ya
kendi canına veya başkalarının canına kıyarlar. Faizle
borç verip tefecilik yapanlar ise; tembelliğe alışırlar.
Helâlinden çalışarak, nafakasını temin etmek varken,
şunun bunun parasına-malına göz dikerek asalak bir
hayat yaşarlar. Bu tür insanlar haram kazançlarına kılıf
bulmak için, ‘faiz de bir alışveriştir’ diyerek dini
değerleri istismar ederler. O halde mü’minler, fâiz gibi
haramlardan ve harama götüren şüpheli davranışlardan
son derece uzak durmalıdırlar.
Aziz Mü’minler!
Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şu
sözleriyle bitirmek istiyorum: “Ashabım! Faizin her
çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat
aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne
zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle
bundan böyle faizcilik yasaktır. Cahiliyetten kalma
bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.”8
Hazırlayan: Ebubekir YAVUZ
Günyazı Ky. Konutlar C.İ.H.
Şemdinli / Hakkâri
Redaksiyon: İl Hutbe Komisyonu
4
Nisa 4/161
A.İmran 3/130
6
Bakara 2/275-276
7
Buhâri, Tıp,; Müslim, İman 38
8
Ebu Dâvud, Büyû 5 (3334)
5
1
Müsned, IV, 141
TDV.İslam Ansiklopedisi, “Fâiz” md.
3
Rum 34/39
2
Download

muharrem ayı