Çayyolu Haber Bülteni 15 yıldır hizmetinizde...
dik. Çayyolu’nu keşfettik ve burayı çok sevdik.
1 Ocak 2001 yılında bölgedeki gelişmeleri
Önce dernekleşme yoluna gittik, ardından bülçevreye duyurmak, kamuoyu oluşturmak,
ten çıkarmaya karar verdik. 1 Ocak 2001’de de
Çayyolu’na sahip çıkmak üzere yola çıkarken
Çayyolu Haber Bülteni’ni çıkadık. O tarihten
Çayyolu Haber Bülteni’nin ilk sayısı 12 sayfa
bu yana çıkmaya devam eden bültenin sahibi
olarak yayınlanıyordu.
artık ben değilim, sizlersiniz... Yaşaması için
Birkaç yıl rica minnet reklam alıp giderelinizden geleni sağolun yapıyorsunuz.
lerimizi karşılayabildik. Zor süreçti. Sonra işler
15 yıllık mazide çok şey var. Zaten olanları
rahatladı. Artık reklam vermek için bizi arayanda defalarca anlattık. Yinelemek istemiyoruz.
lar çoğalmıştı.
Engin Uç
Geride bıraktığımız 4 yıl çok sıkıntılı geçti.
Reklam bolluğu yaşarken, dışarıdan birileri
gelip bölgede dergi ve gazete çıkarmaya başladılar. Her işe Adeta kuşatıldık. Ama kararlı bir şekilde sıkıntıyı atlattık.
başlayansa, bunlar işi bilmiyor, biz profesyoneliz iddiasıyla
Büyük bir bölümünü tüm Çayyolu halkı biliyor. Kim,
girdiler. Birkaç sayı sonra hepsi kapanıp gitti.
kim? Kim ne yapmış, yapıyor farkında.
Oysa bizim 1967 yılından bu yana gazeteciliğimiz ve
Bülteni daha çok basıp herkesin eline geçmesi için
ulaşılması çok zor olan Başbakanlığa bağlı Basın-Yayın çabalarımız var. Kasım ayında bunun denemesini de
Genel Müdürlüğü’nün verdiği sarı basın kartı taşımışlığımız yaptık. 10 bin bültenin fazla olduğu Aralık ayında ortaya
da vardı. Üstelik de gazeteciliğin her aşamasında -günlük çıktı. 8 bin normal gibi...
gazete sahipliği dahil- bulunmuştum. Benim mesleğim bu;
15 yıl önce bir misyon üstlendik, sürdürüyoruz. Gerek
devlet kapısında çalışmadım, başka iş de yapmadım...
Çayyolu Haber Bülteni aracılığıyla, gerekse www.cay1980 ihtilali ile gazeteciliği basın kartını da iade et- yoluhaberbulteni.com aracılığıyla toplumu bilgilendirmek suretiyle bıraktım. Çeşitli yayınevlerine basılmak üz- meye çalışıyoruz.
ere verdiğim kitaplarımı kendim basmaya karar vererek
Takdir edenler de var eleştirenler de...
yayınevi kurdum.
Herkese teşekkür ediyoruz.
ÇAYYOLU’NU KEŞFETTİM
Kendi çapımızda bölgeye yön vermeye çabalıyoruz.
1997’ye geldiğimizde evimizi değiştirmeye karar ver-
Gözümüzün içine soka soka yaptılar...
Çayyolu’nda kendi görüşleri paralelinde ne yapılması gerekiyorsa, gözümüzün içine soka soka yaptılar. Böyle bir şeye
ihtiyaç var mı? Yapsak atıl kalır mı diye düşünmeden bildiklerini okudular. Kimi noktalarda gelen güç karşısında önlerinde
durmaları gerekenler de ya boyun eğerek o akımın nimetlerinden yararlanma yolunu seçtiler, ya da görmezlikten gelerek
yapılanların üzerine sünger çektiler.
İnşaat cenneti Yaşamkent yeni yerleşim bölgesiydi, ne kadar
dini tesis alanı varsa doldurup kimi tarikatların emrine verdiler;
yetmedi, yeşil alanları dini tesis alanlarına hoyrança çevirip üzerindeki ağaçları söktüler.
Yaşamkent Talebe Yurdu; bu bina geçtiğimiz yıllarda “Ümitköy Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği tarafından
yaptırılmıştı.
İmam hatip okuluna hiç de ihtiyaç yokken, Çayyolu Köyünün
içindeki okulu imam hatip yapıp, Çayyolu’nun dışından öğrenci
taşıyıp “Yaptık, ne güzel de oldu” noktasına taşıdılar.
Geçen Aralık sayımızda yayınladık; “Yaşamkent Talebe Yurdu”nda çıkan Hacettepe Üniversitesi’ne yeni kaydını
yaptırmış bir öğrenci, gezinmek için yurttan çıktığında köpeklerin saldırısı sonucu bir aracın altında kalarak hayatını
kaybetmişti. Olayı öğrenerek araştırmak üzere o yurda gidip ana
kapıdan girdiğimizde, girişte 3-4 metrekarelik bir parke döşenmiş
alanın dışında her yerin halıyla kaplı olduğunu, ayakkabılıkların
bulunduğunu hayretler içinde gördük.
Kapıda karşılayan başı takkeli, elinde tespih bulunan kişi, “Aleykümselam” çektikten sonra halının üzerine
ayakkabılarımızlaçıkmamızıengelledi;“Ayakkabılarınızıçıkarın,
öyle içeri girin” dedi. Araştırdık; yurt Süleymancılarınmış.
Yine geçen sayımızda Osmanlıca öğretimi ile ilgili bilboardlara giren bir reklamla ilgiliydi. Türkiye haritasının üzerinde
şehir isimleri Arapça harflerle yer alıyordu. Burada da amacın
Osmanlıca değil,Arapça harflerle yazma ve okumanın sağlanması
olduğunu olay gündeme tam oturmadan açıklamıştık.
Bütün bu olanları Çayyolu Haber Bülteni’nde okudunuz.
Şimdi altında Yunus Market’in olduğu caminin yanına
öğrendiğimiz kadarıyla bir “Kız Talebe Yurdu” yapılıyor.
Bina kat çıktıkça çıktı, öyle bir noktaya geldi ki, Çayyolu Köyü
tarafından baktığınızda cami görünmez oldu.
“Tescilli anıt eser parseli dışındaki dini tesis alanlarında (veya
tescile konu olabilecek dini tesis alanları dışındaki alanlarda),
dini tesisin siluet ve cephe karakteristiğine uygun şekilde,
dini tesise ait lojman, kütüphane, dinlenme salonu, gasilhane,
wc, vb. sosyal ve kültürel tesis ile işletme aşamasında ilgili
kurumların uygun görüşü alınarak kamu veya özel yurt ve kurs
yapılabilir. Dini tesis alanlarının bodrum katlarında ve/veya ön
cephe hattı dışında parsel tamamında açık/kapalı otopark düzenlenebilir.” deniyor.
ç) İbadet yeri: İbadet etmek ve dini hizmetlerden faydalanmak amacıyla insanların toplandığı, dinî tesis ve külliyesinin,
dinî tesisin mimarisi ile uyumlu olmak koşuluyla dinî tesise
ait; lojman, kütüphane, aşevi, dinlenme salonu, yurt ve kurs
yapısı ile gasilhane, şadırvan ve hela gibi müştemilatların, açık
veya zemin altında kapalı otoparkın da yapılabildiği alanlardır.
Oysa Yunus Marketin altında bulunduğu caminin silüeti
tamamiyle bozulmuş vaziyette. Çayyolu Köyü tarafından
Arcadium’un olduğu yöne doğru gidildiğinde o alanda cami
olduğu ancak, yapılan binanın ucundan görünen minareden
anlaşılabiliyor. Yani yapılan yurt binası dini tesisin mimarisi ile
uyumlu olma koşulunu darmadağın etmiş durumda.
Buraya yurt yapanın Muradiye Vakfı olduğu söyleniyor.
O dini tesisin önüne böyle bir bina yapılmasına hangi belediye
izin verdi? Çayyolu’ndan giden Yenimahalle Belediyesi mi, yoksa yeni belediye Çankaya mı? Ya da Büyükşehir Belediyesi mi?
Anlaşıldığı kadarıyla izni veren belediyenin de Yenimahalle olması gerekiyor. Çünkü cami alanına yapılacak olanlar
geçtiğimiz dönemde onaylanmış olmalı.
Pekala bu kadar kat yüksekliğine ne demeli? Bu da mı Yenimahalle Belediyesi’nce onaylandı?
Yenimahalle Belediyesi tarafından verilen inşaat izninin
tabelası. Zemin beyaza boyanmış, üzerinde herhangi bir bilgi
yer almıyor. Oysa İmar Kanununa göre, orada ne yapılmakta
olduğunun yazılması gerekiyor. Çankaya Belediyesi’nden
soruşturduk. İmar projesinin Yenimahalle Belediyesi tarafından
onaylanmış olduğunu öğrendik. Yapıda da herhangi bir olumsuzluk gözlenmemiş...
CAMİ ALTI MARKETLER
İNŞAATA DEVAM
Eklentisinin boyu camiyi aştı!
Onca emek verip ağaçlandırdığımız ve iki yıl boyunca bakımını
yaptığımız alandaki ağaçların sökülmesi bizim Yenimahalle
Belediyesi’yle olan ilişkimizi sona erdirmişti. Daha sonra yaşanan
gelişmeleri bilmeyeniniz yoktur sanıyoruz.
Şimdi o alana yapılan caminin yanına bir eklenti boy atıyor. O
eklenti camiyle ilgili.
Yaptığımız araştırmada buranın bir kız yurdu olacağını
öğrendik.
Ne var ki o bina o kadar yükseldi ki, Çayyolu Köyü tarafından
Konutkent yönüne giderken cami artık görünmüyor. Caminin
olduğu, ancak minareden fark edilebiliyor.
Çayyolunda eski köy mezarlığının etrafı yeşil alan, orman
alanında diktiğimiz ağaçlar bir bir söküldü. Yerine Market/Cami
inşaatı başladılar. İnşaatın tabelasında İnşaatın sahibi olarak
önce Yenimahalle Belediyesi yazıyordu. Sonra bir gecede bu
tabela değişti. Çayyolunun tam göbeğinde trafiğin keşmekeş
olduğu bir virajda hiç de uygun olmayan yerde yolun kenarında
etrafında 300-500 m. mesafede camiler varken buraya cami
yapmak sanırım bir yerlere mesaj içindi.
Sonrasında cami inşaatından evvel alt katında dini ticarete
alet edenler eliyle öncelikle market açıldı, market gelirleriyle
cami inşaatı bitirildi, hizmete açıldı.
Buraya kadar her şey tamam güzel görünümlü bir cami
yaratıldı, ancak bu güzel görüntüyü bir anda yok eden hemen
yanı başında kocaman beton yığını öğrendiğimize göre “KIZ
YURDU” inşaatı yapılmaya başlandı. Kabası bitti ama hala
bu inşaatın ne olduğu, kim tarafından yapıldığı, sorumlu müteahitin kim olduğu gibi yasal olarak asılması gereken tabelası
asılmadan inşaata devam ediyorlar.
Bu virajdaki trafik yoğunluğu bir gün gelecek yükü
kaldıramayacak, bu sefer bu bölgede yol çalışması gündeme
gelecek belki üst geçitler yapılacak bunun için yola sıfır yapılan
cami yıkılacak mı? Bir kere burada market açmak için önce
otoparkı olması gerekir birkaç araçlık otoparkı olan bir markete ruhsat vermek, hele de burada yapılan inşaatın tabelasının
olmaması bir handikaptır. O halde bu inşaatın tabelasının
astırılması için gereğini yapmak da bu inşaatın görsel kirliliğinin
de engellenmesi gerekmiyor mu? Hatırlatmak istedim!
Mehmet Gürer
Yenimahalle’den Çankaya’ya geçeli bir yıl bile olmadı. Ancak öylesine kargaşa yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor ki,
çevrede ne olup bittiğini tam kestirmek mümkün değil. İlçe
olabilecek nüfus ve toprak yoğunluğuna sahip Çayyolu’nun bu
hakkının verilmemesi, ötelendikçe ötelenmesi ile bölge dokusu
giderek tahrip oluyor. Bu arada bölge halkının sosyal eğiliminin
aksine yapılaşma, dayatma şekline dönüşüyor ve giderek geriyor insanları...
Çayyolu’ndaki olayları ve
gelişmeleri anında öğrenebilmek için
web sitemiz
www.cayyoluhaberbulteni.com’u
izleyiniz...
Metro, Eskişehir yolu trafiğinin % 5 lik bir bölümünü rahatlatıyor
METRO, GÖKÇEK’İN FITRATINDA YOK!
“Çayyolu halkının görüp göreceği metro bu kadardır. Bundan sonra 1 metre
bile hat uzatımı yapılmaz. Ancak sadece
gösteriş olsun diye, planlara işlenir.”
Yüksek şehir ve bölge plancısı Tahir ÇALGÜNER, Çayyolu M2 Metro mevcut hattını çocuk oyuncağına benzetti.
Eskişehir yolu trafiğinin % 5 lik bir bölümünü rahatlattığını
söyleyen Çalgüner, yeni belediye bütçesinden de anlaşılacağı
üzere raylı sistem yatırımları bütçede yok.” Diye konuştu.
“Çayyolu halkının görüp göreceği Metro bu kadardır.
Bundan sonra 1 metre bile hat uzatımı yapılmaz. Ancak sadece gösteriş olsun diye, planlara işlenir. Onlar da planda
kalır” diyen Çalgüner, M2 metrosunun en az iki katlı ve çok
vagonlu olması gerektiğini söyledi.
Gökçek’in sözde Metronun kapasitesini artırmaya yönelik belli hatlarda lastik tekerlekli toplu taşım seferlerini
kaldırmasını da eleştiren Çalgüner; bunun çelişkili bir durum olduğunu, meselenin araç trafiği çekecek yeni yol
yapılmamasından geçtiğini söyleyerek bir de örnek verdi.
Gökçek’in M2 metro hattına paralel, Çayyolu ve Dikmen
bölgesini bağlayacak ve ODTÜ’nün içinden geçecek yeni bir
yol tasarladığının bu yüksek kademeli yolun bile metronun
kullanılabilirlik kapasitesini düşüreceğini ve raylı sisteme alternatif yarışmacı bir etki yapacağının altını çizdi.
“Maalesef Gökçek’in burnu asfalttan kalkmıyor. Çözüm
özel araç trafiğini azaltacak, raylı sistemin kullanabilirliğini
artıracak, özendirecek ulaşım stratejilerini ortaya koymaktır.
Her yol ve kavşak, trafik çeker” diyen Çalgüner; Eskişehir
yoluna trafik bağlantılarının azaltılması gerektiğini söyledi.
Hacettepe - Çayyolu - ODTÜ ve Bilkent bölgesinde ise
Monoray sisteminin kurularak M2 metrosu ile bağlantı ve
aktarım noktalarının yapılması gerektiğini söyleyen Tahir Çalgüner; yılan hikayesine dönen AUAP 2038 planının da artık
“yok hükmüne” girdiğini ve Gökçek’in elinde patladığını
söyledi.
Metro dayatması işi eyleme taşıdı
Bir zamanlar ulaşım sıkıntımızın giderilmesi için metronun tamamlanmasını iple
çektik. Ne var ki, metro ile ulaşım çileye
dönüştü. Sonuçta tüm sıkıntılara katlanan
halk harekete geçti ve 10 Aralık’ta Metro
Koru İstasyonu önünde eyleme dönüştü.
10 Aralık 2014 saat 18.00 sularında Koru
metro istasyonu civarında Çayyolu’ndan
büyük bir halk kitlesi, CHP Ankara İl
Örgütü’nün yaptığı çağrıyla bir araya
gelerek Büyükşehir Belediyesi’nin metro dayatmasını pankartlarla, sloganlarla
kınadı.
Toplantıya CHP Ankara İl Başkanı Necati Yılmaz, Grup Başkan Vekili Levent
Gök, Ankara milletvekili İzzet Çetin, Parti
Meclisi Üyesi Şenal Saruhan, Çankaya
İlçe Başkanı Mehmet Perçin, Sincan İlçe
Başkanı Ömer Yılmaz, Etimesgut İlçe
Başkanı Faruk Özdemir, Yenimahalle
İlçe Başkanı Ali Buçan ve örgütleri, çeşitli ilçelerin belediye
meclisi üyeleri, Çayyolu ve çevresi muhtarları ve Çayyolu
halkı katıldılar.
Basın toplantısı adı altında yapılan gösteride önce temsil ettikleri halk adına Çayyolu ve civarındaki muhtarlar söz
alarak metro ile ulaşımın nasıl çileye dönüştüğünü anlattılar.
İlk konuşan Koru Mahalle Muhtarı Türkan Yezer oldu, onu
takiben Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Muhtarı ile Beytepe
Muhtarı çektikleri sıkıntıları anlattılar.
Ardından söz alan CHP Ankara İl Başkanı Necati Yılmaz,
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in metro
yapımında da, metronun işletilmesinde de başarılı olamadığını
anlatarak Çayyolu üzerinden yapılan ulaşımın sonunun hüsran olduğunu, halkın büyük sıkıntı yaşadığını açıkladı. Sadece Çayyolu’nun değil, Etimesgut’un ve Sincan’ın da sıkıntı
içinde olduğunu söyledi. Çok sayıda medya kuruluşunun
izlediği “basın toplantısı” zaman zaman atılan sloganlar,
kaldırılan pankartlarla eyleme dönüştü. Halk çileye dönen,
dert olan ulaşım sıkıntısını sokağa çıkmakta bulmuştu.
PANKARTLAR… PANKARTLAR…
Basın toplantısı alanında birçok pankart vardı. Bunlardan
not alabildiklerimizi aşağıya çıkardık.
Mahallemize hizmet getirirken huzurumuzu götürme!
Çile metrom çile! Mahalleme dokunma! Melih Gökçek metro
yapmayı da, işletmeyi de bilmiyor! Gökçek
metro güzel gelsene! Çare tabanvay! Kahrolsun bağzı metrolar! Yıllarca bekledik;
ne umduk, ne bulduk! Koru Kızılay arası
medeniyet yaftası! EGO karda, halk zararda! Ulaşımda tercih hakkı istiyoruz! Metro
dayatmasına hayır! Ankara’da toplu taşım,
dertli ulaşım!
METRO ARIZALARI SÜRÜYOR
Öte yandan, 23 Aralık’ta Çayyolu metrosunda yine arıza yaşandı. Sabah saatlerinde
Çayyolu metrosu için, “Enerji sıkıntısı nedeniyle seferlerimiz aksamalı olarak devam edecektir” anonsu yapıldı.
Bir vatandaş, “23 Aralık sabahı Çayyolu’na
gelen metronun elektriklerinin kesilmesi
sebebiyle tam 20 dakika metro vagonu içinde
mahsur kaldık. Mahsur kalmak bir yana da,
vagonun içi mahşer yeri gibi kalabalıktı. Bir
süre sonra baygınlık geçirenler oldu.” diye
konuştu.
2015 yılının mutlu, umutlu ve
sağlıklı geçmesi dileklerimizle
yeni yılınızı kutlarız...
Özgün Sistem
ÇANKAYA KOLEJİ
Çayyolu’nun sesi Büyükşehir Belediyesi’ne ulaşmıyor
TabanVAYY; “Dertsiz
Ulaşım Hayal Değil!”
“Dertsiz Ulaşım Hayal Değil” sloganı ile yola
çıkan tabanVAYY grubu, bugün 16:30-19:30
saatleri arasında Koru Metro İstasyonu B çıkışında
çay sunumu ve imza kampanyası düzenledi.
Bölge sakinleri ve sivil toplum kuruluşları kampanyaya büyük destek verdi.
3 saatlik sürede 1000’in üstünde imza toplandı.
Ulaşımla ilgili dile getirilen onlarca sıkıntı ve sorun, ilgililere ulaştırılmak üzere not edildi.
Etkinliğin hayata geçirilmesinde özveri ile
çalışan tabanVAYY grubu üyelerinin eyleme devam edip etmeyeceği ise belli değil…
Ulaşım çilesi yaşayan vatandaş, ne yapacağını bilemiyor.
Geçmişte örgütlülüğüyle övünen Çayyolu’nda ise herkes sessiz...
Mektubun sonundaki “Yalvarırım!” kelimesi aslında çok şeyi
anlatıyor...
Çayyolu’nda ulaşım dert oldu, çile üretmeye devam ediyor. Herkes şikayetçi. Kulaklarını tıkamış Ankara Büyükşehir
yöneticileri hala “alışırlar, alışırlar” direnişinde…
“Ankara Ulaşım Dayanışması” kuruldu, çalışmalarını
sürdürüyor. İki gün önce CHP Ankara İl Başkanlığı Koru metro istasyonu önünde eylem düzenledi, Gökçek’ten tık yok!
Bugün kendilerini TabanVAYY Grubu olarak isimlendiren bir
başka grup Metro Koru İstasyonu önünde imza toplamış…
Çayyolu’nun sesi Büyükşehir Belediye Başkanı’na
ulaşmıyor, Gökçek sessiz kalarak olanları görmezden geliyor…
Metroya binen var, binemeyen var…
Akşam 22.00’den sonra evine gitmek için otobüs bulamayan bir semt sakini, oturmuş el yazısıyla bir bildiri yazıp otobüs durağına iliştirmiş. Söyledikleri de son derece doğru;
“Sevgili Semt Sakinleri,
Metro kullanmak istemeyenlerin alternatifi 163 no’lu özel
halk otobüsünün son sefer saati değiştirilmiştir. Nedeni, sayısı
9 olan otobüslerin 7’ye düşürülmesi.
Kızılay’dan son sefer saati 20.30 – 20.45 aslında bu
saatlere de güven olmaz ya, neyse! 3 halk otobüsü şoförüne
sorarak öğrendim bu saatleri.
Metrodan ve ringlerden de şikayet ediliyor.
Rica ediyorum, şapkayı önümüze koyup düşünelim. Yasal
haklarımızın farkında olalım. Ulaşım haktır! Hiçbir şey
yapmıyorsak konularla ilgili şikayetlerimizi +153’ü arayarak
ya da belediyeye dilekçe yazarak iletelim. Eleştirelim, ama
çözüm de düşünelim, yalvarırım…”
2015 yılının mutlu, umutlu ve
sağlıklı geçmesi temennisiyle
yeni yılınızı kutlarız...
GUŞGANA
Ocak ayında yeni metro dizileri devreye girecek
Çayyolu ve Sincan hatlarında
yaşanan sıkıntılar Meclis gündemine geldi. Levent Gök, bütçe
görüşmeleri sırasında Ulaştırma ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’a
metrodaki problemleri anlatarak,
“Vagonlar tıklım, tıklım” dedi. Bakan Elvan da, “Şu anda 6.5 dakikada bir sefer yapılıyor; ama Ocak
sonu itibarıyla, inşallah bu 6 buçuk
dakikalık sefer sayısı daha da aşağı
inecek” dedi.
Ulaştırma Bakanlığı’nın TBMM
Genel Kurulu’nda önceki gün
gerçekleşen bütçe görüşmelerinde
Ankara’da metro hatlarında yaşanan
sıkıntılar da gündeme getirildi.
Görüşmelerde söz alan CHP Grup
Başkanvekili Levent Gök, metro
hattına değinerek Bakan Elvan’a
eleştirileri yöneltti.
VAGONLAR TIKLIM
TIKLIM
Çayyolu ve Sincan metroları, tüm eksikliklerine rağmen, sırf yerel
seçimler öncesinde apar topar açılmış; üç vagonlu, platformun
yarısını bile dolduramayan dizilerle hizmet vermeye başlamış,
geçtiğimiz aylarda da ring seferlerinin başlatılması ile özellikle
Çayyolu’nda tek ulaşım seçeneği haline dönüştürülmüştü.
“Ankara’nın çok önemli bir problemi var Sayın Bakan. Ankara
Büyükşehir Belediyesinin yapamadığı metroyu daha sonra Hükûmet
üstlendi, yaptı. Ben de açılışları yapıldıktan sonra burada teşekkür
ettim. Metro gerçekten çok zaruriydi ve Ankara’nın da önemli bir
CKD’den Kubilay’ı anma etkinliği
Cumhuriyet Kadınları
Derneği,
23
Aralık’ta
devrim şehidi Kubilay’ı
anmak amacıyla Kafkas
Sitesi
lokalinde
Ahmet
Akıncı’nın yönetmenliğini
ve senaristliğini yaptığı ‘Kubilay’ filmini izletti. Filmin
konusu, “23 Aralık 1930 tarihinde vatani görevini yaptığı
Menemen’de, kendini Mehdi ilan eden şeriatçı Sütçü
Mehmet ve bir grup Atatürk
ve Cumhuriyet düşmanı
tarafından önce vurulup, ardından başı kesilerek şehit
edilen Cumhuriyet’in Öğretmeni ve Yedek Asteğmen
Mustafa Fehmi Kubilay’ın hikayesi”ydi.
Film başlamadan önce Menemen’de görev yapan arkadaşımız Mehmet Gürer, tutanaklar üzerinden
katılımcıları bilgilendirdi.
Atatürk’ü canlandıran Yalçın Mıhçı’nın konuşmasının
ardından duygulu anlar yaşandı ve film gösterime girdi.
ihtiyacıydı; ancak bunca para ve
emek harcanarak yapılan bir metronun herhâlde dünyada eziyete
dönüştüğü tek il de Ankara’dır.
Çayyolu metrosuna Sincan’dan,
Etimesgut’tan ringlerle, otobüslerle
insanlar getiriliyor, son istasyona.
Çayyolu’nun nüfusu çok yoğun.
Ana istasyonda pik saatlerde
metroya
binmek
neredeyse
imkânsız hâle gelmiştir ve özellikle
ringi seferlerinin yeterli sürelerle
verilmemesi, sıklıkla yapılmaması
nedeniyle önceden otobüsle 2025 dakikada Kızılay’a ulaşılması
mümkünken gerek Çayyolu’ndan
gerekse
Etimesgut’tan,
artık
bir buçuk saate varan sürelerle
yurttaşlarımız Kızılay’a ulaşmaya
çalışmaktadır. Vagonlar yetersizdir,
vagonlar tıklım tıklımdır ve insanlar birbirleriyle artık kavga etmeye
başlamıştır.”
GERÇEKTEN ÇOK SIKINTI VAR
CHP’li Gök’ün eleştirilerini yanıtlayan Bakan Elvan, şöyle
konuştu:
“Özellikle, Batıkent-Sincan ve Kızılay-Çayyolu metrosunda bazı
sıkıntılar yaşandığını ifade ettiniz. Ocak ayı itibarıyla, yani bir ay
içerisinde tren setleri sayısında artış olacak. Şu an tren setleri sayısında
gerçekten bir sıkıntı var; ama şunu da ifade etmeliyim, tren setleri her
gün artırılıyor. Biliyorsunuz, 10 dakikayla başladık, şu anda 6 buçuk
dakikada bir sefer yapılıyor; ama Ocak sonu itibarıyla, inşallah, bu 6
buçuk dakikalık sefer sayısı daha da aşağı inecek. Yolcular bir anlamda
biraz daha rahatlayacak diye düşünüyorum. Tabii, şunu ifade edeyim. Şu
anda biz mevcut yatırımı gerçekleştirdikten sonra Kızılay-Çayyolu ve
Batıkent-Sincan metro hattını Ankara Büyükşehir Belediyesine devrettik. Ama bu Bakanlık olarak hiçbir şekilde ilgilenmeyeceğimiz anlamına
gelmiyor.” Hürriyet/ANKARA
17 Aralık’a yolsuzluk türküsü
Başkent Dayanışması bileşenleri 17 Aralık yolsuzluk-larının
yıldönümünde Ayakkabı performansı sergileyerek “yolsuzluk türküsü” seslendirdi. Başkent Dayanışması bileşenleri
Güvenpark’ta bir araya gelerek 17 Aralık yolsuzluklarını
protesto etti. Bileşenler “ayakkabı performansı” ismini verdikleri protesto için ayakkabı kutuları ile Güvenparkta’ydı.
Başkent Dayanışması korosu olarak 17 Aralık’a yolsuzluk
türküsü seslendirdi. Türküde , “ Saray’ın camı şişe, içinde
aşlar pişe, Binlerce ağaç kestin, gözüne girsin meşe. Aksaray Kaçak saray, bağrımda bıçak saray, kapıları sedeften
gümüşten saçak saray” sözleri yer aldı.
Yeni yılınızı kutlar,
hep birlikte mutluluklar
dileriz...
Neo Life Club
ANKARA ULAŞIM DAYANIŞMASI
BASIN AÇIKLAMASI
Biz kimiz: 100.Yıl’da otobüsleri kaldırılanlarız, biz yalnızca 3 vagonlu metroya mahkum edilen Çayyolu sakinleriyiz. Okulumuza ulaşmak
için 2000 kişilik kuyruğa girmek zorunda kalan Hacettepe öğrencileriyiz.
Metroya binebilmeye ya da inebilmeye çalışan Sincanlılar, Etimesgutlularız.
Aktarma istasyonunda saatlerce bekleyen Eryamanlılarız. Otobüs hatları
iptal edilen ODTÜ’lüleriz. Her defasında bir tehdit unsuru olarak otobüs
hatları iptal edilen Tuzluçayırlılarız. Bisikletli ulaşım göz ardı edildiği için,
yaralanan, ölen bisikletlileriz. Biz ulaşımda yok sayıldığımız için evlerimizden çıkamayan engellileriz. Biz yüksek atlama, uzun atlama, tırmanma
şampiyonu sanıldığımız için yapılan kaldırımlara çıkamayan, üst geçitlere
tırmanamayan, metrolara inemeyen yayalarız. Saat 23:00’dan sonra hiçbir
yere ulaşamayan Ankaralılarız.
Ve biz Ankaralılar, yaşadığımız ulaşım sorunlarına tepkisiz kalmıyor,
çözüm üretilmesi için sesimizi yükseltiyoruz. Dünya kentlerinde standart
uygulama sayılan haklı ve feda edilemez isteklerimizi burada açıkça ortaya
koyuyoruz.
Ankara Ulaşım Dayanışması
olarak;
- Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin önceliğinin kâr maksimizasyonu olmasını ve görevini özel
işleticilere devretmesini kabul etmiyor,
halkın can güvenliğinin sağlandığı,
ekonomik, hızlı ve konforlu bir
toplu taşıma hizmeti için mücadele
başlatıyoruz.
- Ulaşımın, toplu taşımada payları her gün artan ve standartları giderek düşen dolmuş, minibüs, özel toplu
taşım aracı ve özel halk otobüsü gibi bireysel taşımacılara bırakılmasını kabul etmiyoruz. Toplu taşımanın bir ticari meta değil, bir kamu hizmeti olarak
kurumsal işleticiler tarafından sunulmasını istiyoruz.
- Ulaşımın kentteki eşitsizliği artıran, rant projelerini destekleyen bir
mekanizma olarak kullanılmasına karşı duruyor, bizim hakkımızın rant
gruplarına aktarılmasını kabul etmiyoruz.
- Henüz tamamlanmamış, güvenli işletme koşulları sağlanmamış raylı
sistemlerle yolcu taşıyarak kentlilerin hayatını riske atan uygulamaları ve
yetersiz kapasite ile yaratılan sıkışıklıkları kabul etmiyoruz.
- Çağdaş ve bilimsel kriterlere göre tasarlanmış, ekosisteme en az zararı
veren, kentin fiziki yapılanması ve gelecek projeksiyonlarıyla uyumlu, bütüncül, akılcı, insan odaklı ve katılımcı bir planlama süreciyle elde edilmiş
bir ulaşım sistemi talebiyle bir araya geliyoruz.
- Neredeyse saat 23:00’dan sonra, toplu taşıma hizmetinin sonlandırılmasıyla kentte hayatın durma noktasına geldiği mevcut uygulamanın
değiştirilerek hizmetin belediyenin toplu taşıma araçları ile saat 06:00’dan
00:00’a kadar uzatılmasını, 00:00-06:00 saatleri arasında ise, saat başlarında
bile olsa mevcut ve eklenecek tüm toplu taşıma güzergahlarında kesintisiz devam etmesini istiyoruz. Bu çözümün aynı şekilde özellikle AŞTİ ve
Esenboğa Havalimanı’na gidiş-gelişlerde de uygulanmasını talep ediyoruz.
- Hareket kısıtlılığı olan engelli, hamile, çocuklu, yaşlı ve çocuk bireylerin ulaşım hakkını savunuyor, belediyenin artık üzerine düşeni yaparak;
gerek hizmet veren tüm toplu taşıma türlerinde, gerekse bu türlerin entegrasyonunda yapılması gereken tüm düzenlemelerin yerine getirilerek
yola çıkış ve varış noktaları arasında kesintisiz ve engelsiz ulaşım hizmeti
sunulmasını istiyoruz.
- Bireylerin yaya ya da bisikletli olarak ulaşım hakkı olduğunun bilincinde olarak bu hakkı kullanmaları için gerekli hizmetin sağlanmasını istiyor, yaya ve bisikletlilerin trafik kazalarında ölmediği bir kent için harekete
geçiyoruz.
- Standartlara uygun kaldırımlar, kesintisiz yaya-bisiklet şebekeleri ve
öncelikleri ve kavşağa dönüştürülmüş meydanların yeniden geri kazanılmasıyla otomobillere odaklanmış kentin artık insana yönelmesini istiyoruz.
- Raylı sistemlerin daha hızlı ve daha ucuz ulaşım türleri olması gerekirken, tam tersine aktarmalarla daha pahalı ve uzun süreli yolculuklarla
sonuçlanan “metro ile entegrasyon” denilen beceriksizliği ve kentlilere
yaşatılan mağduriyeti kabul etmiyoruz. Metro ve besleme hatlarını kullanan
yolculukların aktarmasız yolculuktan daha kısa süreli ve daha ucuz olması
gerektiğini artık belediyenin öğrenmesi gerektiğini savunuyoruz.
- Merkezi ve yerel yönetime vergisini ödeyerek görevini yapan yurttaşlar
olarak yönetimlerden görevlerini adaletli ve akılcı bir şekilde yapmalarını,
ulaşım hizmetlerini planlarken ve kararları alırken bizlere de sorulması ve
kentlilerin görüşlerinin alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
- Ve başlattığımız bu dayanışmada beraber yürümek isteyen herkese
katılım çağrısında bulunuyoruz.
Bizler, Ankara Ulaşım Dayanışması olarak; insana, insanca yaşamaya
yakışan ulaşım hakkımızı sonuna kadar savunmak için bir araya geldiğimizi
ve kentimizde yapılacak tüm ulaşım düzenlemelerinin takipçisi olacağımızı
tüm Ankaralılara ve kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Katılımcı örgütler
100. Yıl İnisiyatifi, 350 Ankara, ABOP (Ankara Bisikletliler Ortak
Platformu), Ankara Barosu, Ankara Direniş Postası, Ankara Eylem Vakti,
Atatürk Orman Çiftliği Halk Meclisi, Balık Bilir, Batıkent Dayanışma
Platformu, Çayyolu Semt Meclisi,
Çayyolu Üç Fidan Parkı Forumu,
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
Genel Merkez, Çiğdem İnisiyatifi,
Çiğdemim Derneği, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara
Şubesi, ERYAMANDER (Eryaman Dayanışma, Gençlik ve Spor
Kulübü Derneği), Gündem Çocuk,
Kaos GL, TMMOB Mimarlar Odası
Ankara Şubesi, Mülkiyeliler Birliği,
Occupy EGO, Parklar Bizim Ankara,
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası,
Seğmenler Forum, Seyr-i Sokak,
Sivil İklim Zirvesi, TMMOB Şehir
Plancıları Odası Ankara Şubesi,
TMMM (Toplumcu Mühendisler
ve Mimarlar Meclisi), Tüketicı Hakları Derneği, YEN-DER (Yenimahalle
Dostları Derneği), Yürübüs Ankara
Soru, öneri ve şikayetleriniz için iletişim adreslerimiz;
Facebook:www.facebook.com/ankaraulasimdayanismasi
Twitter: @ankaraulasim
E-posta: [email protected]
TEŞEKKÜR
Hastalığımı zamanında teşhis edip tedaviye alan doktorlara, ilgilerini esirgemeyen
sağlık personeline, Hastalığım boyunca
ziyaretime gelen idari ve adli personele,
Konutkent sakinlerine, muhtarlarımıza,
dernek başkanlarına teşekkür ediyor,
sevgilerimi sunuyorum.
Süleyman Türkoğlu
VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI
Karayolları emeklisi, bölgenin en eski
sakinlerinden ve ÇABA Derneği üyesi,
ebru müdavimi, sevdiğimiz dostumuz,
ağabeyimiz;
Kemal Tokgönül’ü
kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına, sevenlerine başsağlığı
dileriz.
ÇABA Yönetim Kurulu
Beysupark Dryman Kuru Temizleme’den size dört dörtlük bir hizmet
“Perdeleri komple söküp temizliyor ve yerlerine takıyoruz”
Beysupark Dryman Kuru Temizleme işyerinde çok farklı
uygulamalar var. Geçenlerde uğrayıp biraz lafladık.
“Beysupark Dryman kuru temizleme olarak yerimiz Angora
Sitesinin karşısındaki Beysupark Yaşam Merkezi’ndedir.
Ümitköy çevresindeki hemen her yere ücretsiz servis
hizmetimiz mevcuttur. Standart kadın/erkek takım elbise
temizliğinden, deri, süed, nubuk gibi özel ilgi isteyen ürünlerin temizliğine, yorgan, yastık ve battaniyelerden, koltuk kılıfı
temizliğine kadar çok geniş bir alanda hizmet vermekteyiz.
Konusunda uzmanlaşmış ustalarımız, hem leke çıkarma, hem
de müşterilerimizin isteği doğrultusunda ütü yapma konusunda
çok hassas çalışmaktadırlar.
Bunların yanı sıra terzi hizmetimiz de mevcuttur. Küçük tadilatlardan, astar değişimine çok çeşitli terzi işleri çalışılmaktadır.
Ayrıca temizlenen elbiselerde ki eksik düğme, ufak sökükler
gibi küçük tadilat işleri ücretsiz yapılmaktadır. Öğlen 12.00 den
akşam 18,00 e kadar servisimiz hizmette ve müşterilerimizin
emrindedir.
Uzmanlık konumuz komple perde temizliği
Ama Beysupark Dryman olarak gerçek anlamda uzmanlaştığımız bir konu var ise o da perde temizliğidir. Öncelikle başka
hiçbir firmanın yapmadığı bir şeyi yapıyoruz. Perdelerinizi ye-
rinden biz alıyoruz ve aynı nasıl bulduysak tertemiz etmiş bir
şekilde yerine monte edip bırakıyoruz. Sürecimiz şu şekilde
ilerliyor; müşterimiz bizi arayıp perdelerini temizletmek
istediğinde ekibimiz önce müşterimizin evine gidip perdelerin nasıl bir sistemle takılı olduğunu ve nasıl bir kumaşa sahip
olduğunu inceliyor. Yerinde fotoğraflanıp, perdelerin yerlerini
belirleyen notlar alındıktan sonra, aynı gün içerisinde profesyonel gereçler ile tekrar eve gidilip perdeler yerinden sökülüyor.
Kumaşın hassasiyetine göre temizlenip kurutulup ütüleniyor ve
kumaşın ihtiyacına göre olabilecek en hızlı şekilde yerine geri
takılıyor. Eğer kumaşın ihtiyacı var ise asıldıktan sonra yerinde
de ütü yapılıyor. Bunu portatif profesyonel ütümüz aracılığı ile
yapıyoruz. Bütün bu süreçte müşterimiz hiçbir çaba sarfetmiyor hatta çoğu zaman bizzat evde bulunmadıkları bile oluyor.
Son derece profesyonel ekibimiz çok değişik ve karışık sistemli
perdeleri bile sorunsuz söküp takabiliyor.
Perdeler evlerimizde fazla dikkat çekmeden öylece duruyor
olabilir ama haftada 2 ya da 3 gün ev temizliği bile yapılsa,
perdeler doğası gereği çok fazla toz çeken ve barındıran
eşyalardır. Öyle ki temizlikten önce çekilen fotoğrafları gören
müşterilerimiz şaşkınlık geçiriyor.”
Anakucağı’nın gönüllüleri arı gibi...
ADD Ümitköy-Çayyolu Şubesinin
5. Olağan Genel Kurulu 4 Ocak’ta
Atatürkçü Düşünce Derneği Ümitköy- Çayyolu Şubesinin
5.Olağan Genel Kurulu 04.01.2015 Pazar günü Saat 11.00 de
Çankaya Belediyesi Ek Hizmet Binası (Banga Bandu Şeyh Muciburrahman cad. Özçelik İmaj İş Merkezi No:94 kat:4 Çayyolu)
adresindeki Nikah Salonunda aşağıdaki gündemle toplanacaktır.
Çoğunluk sağlanamaması durumunda 11.01.2015 Pazar günü
Saat 11.00’de aynı adreste aynı gündemle yapılacaktır.
A. GÜNDEM:
TERAS CAFE’ye gitmek
engelleri azaltacak
Ana Kucağı Derneği Yaşamkent’teki merkezi üzerinde
bulunan teras tüm Çayyolu’nun hizmetine açıldı. “Teras
Cafe’nin bugünkü açılışına çok sayıda Ana Kucağı gönüllüsü katıldı. Katılımcılar için Anakucağı Türk Sanat Müziği
Korosu bir de konser verdi.
Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz Zümrüt Altınışık;
“Ana Kucağı Derneği, Teras Cafe’miz coşkuyla, sevgiyle
açıldı. Bizi yalnız bırakmayan değerli konuklarımıza çok
teşekkür ederiz. Gelemeyen dostlarımızı ve tüm gönlü güzel insanları teras Cafe’mize bekleriz.” diye konuştu.
1- Saygı duruşu ve İstiklal Marşı,
2-Başkanlık Divanının oluşturulması,
3-Gündemin okunması ve onaya sunulması,
4-Açılış Konuşması,
5-Konukların Konuşması,
6-Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması,
7-2013/2014 Yıllları Bütçelerinin okunması ve tahmini bütçenin sunumu,
8-Denetim Kurulu Raporunun okunması,
9-Faaliyet ve Denetim raporları hakkında görüşler,
10-Yönetim ve Denetim Kurullarının ibrası ve hesapların
aklanması.
B.SEÇİMLER
1-Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulları ile Genel Merkez
Genel Kurul Delegelerinin seçimi,
2-Dilek ve Temenniler,
3-Seçim Sonuçlarının açıklanması ve Kapanış.
Genel Kurul tarihleri çakıştı
Öte yandan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ümitköy - Çayyolu Şubesi’nin de aynı tarih ve saatte (11. Ocak/
saat:11.00)genel kurul yapacak olması her iki derneğe de üye
olanları sıkıntıya soktu.
Mutlu yıllar dileklerimizle
Ankaralının metro çilesi
Ankara’da ilk metronun temelleri 1984 yılında atıldı. Bugün
gelinen noktada Başkent’te metro 55,5 kilometrelik bir uzunluğa
ulaştı. Ancak bu metrolar vatandaş için adeta eziyete dönüştü.
Metrolarda yoğunluk, hız, vagon sayısı, asansör, yürüyen merdiven, akan tavan gibi sorunlar yolcuları mağdur ediyor. Sürekli şikayet
edilen ve bir türlü çözülmeyen bu sorunlar nedeniyle vatandaşlar
metroyu kullanmaya çekiniyor. Kızılay’dan metroların bazen 40
dakikaya varan geç hareket etmesi, Çayyolu metrosundaki balık istifi
yolculuk, aktarma istasyonlarında
yaşanan sıkıntılar, ring seferlerinin az olması ve vatandaşların
buna mecbur bırakılması, metro yolculuğunu adeta çileye
dönüştürüyor. Özellikle SincanBatıkent metrosunda ‘aktarma’
çilesi yaşanıyor. Kızılay’dan
Sincan’a bir saatten fazla zamanda
ancak ulaşılabiliyor. Oysa otobüsle aynı yol daha kısa sürede
alınabiliyor. Ulaşım Plancısı
Erhan Öncü, yapıldığında ‘sorun çözen’ metronun Ankara’da,
‘sorun oluşturan’ bir hüviyete
büründüğünü söylüyor. Metroların vagon sayısı, yolcu sayısı, hız, aktarma gibi sorunlarının çözülmeden EGO otobüslerinin kaldırılması
ya da ringe dönüştürülmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öncü,
“Şimdi yolcu hem metro sıkıntısı çekiyor, yavaş, kalabalık diye. Hem
de ring çilesi çekiyor. Ringe binmiyorsa özel halk otobüsü çilesi çekiyor. Metro sorun çözen bir sistem olması gerekirsen Ankara’da sorunun kendisi haline geldi.” ifadelerini kullanıyor.
Metro uygulamaları gelişmiş ülkelerde de sıkça kullanılan, ileri
düzeyde bir ulaşım biçimi. Başkent Ankara’da dünya başkentleriyle
yarışamayacak düzeyde olsa da metro ağı bulunuyor. 55,5 kilometre uzunluğuyla Ankara, raylı sistem fakiri bir başkent. Ancak mevcut metronun sorunları da bitmek bilmiyor. Metronun
yavaş olması, aşırı insan yoğunluğu, ring seferlerinin oluşturduğu
sıkıntılar, metrodan metroya aktarma çilesi, kuyruklar, otobüs
aktarmaları gibi sorunlar insanlara metroyu kullanmaktan çok, ondan uzaklaşmaya sevk ediyor.
ÇAYYOLU METROSUNDA BALIK İSTİFİ YOLCULUK!
30 Mart 2014 yerel seçiminden hemen önce açılışı yapılan
Kızılay-Çayyolu metrosundaki sorunlar, vatandaşları adeta isyan
noktasına getirdi. Çayyolu, Etimesgut ve Sincan gibi iki büyük
ilçeden gelenlerin aktarma yaptığı Ümitköy istasyonunda işe gidiş ve
çıkış saatlerinde izdiham yaşanıyor. Sincan ve Etimesgut’taki EGO
otobüslerinin ringe dönüştürülmesi ile bu istasyona taşınan yolcular,
metroya binebilmek için adeta birbiriyle yarışıyor. Vagon sayısı üç
olan metroya bir anda yönelen binlerce kişi, her gün aynı eziyeti çekmekten bıkmış durumda. Metroyu her gün kullandığını belirten Ayhan Çiftçi, “Her gün Çayyolu-Kızılay metrosunu kullanıyorum. Güya
metro yapılmış ama araç 6 değil 3 vagon olarak geliyor. Yüzlerce
insan Sincan Etimesgut gibi ilçelerden buraya taşınıyor. İnanılmaz
bir izdiham, itiş kakış yaşanıyor her gün. Belediye başkanımız Sayın
Melih Gökçek’in bir gün sabah işe gidiş saatinde eşiyle birlikte gelip
Ümitköy durağından binmesini talep ediyorum. Yaşadığımız çileyi
beki anlar.” diyor. Benzer şekilde Kızılay’da da Çayyolu’na gidişte
gözle görülür bir izdiham yaşanıyor.
BİR KUYRUK DA RİNG OTOBÜSÜ İÇİN
Ankara’da 23 Ağustos’ta 32 otobüs hattı kaldırıldı, 46 tanesinin de güzergahı değiştirilerek ring hattına dönüştürüldü. ‘İnsanları
toplu taşımaya yönlendirmek amacıyla’ yapılan bu uygulama da
Ankaralılar için eziyete dönüşmüş durumda. Ringle metroya, ora-
da da metrodaki yoğunluktan dolayı araca binme sıkıntısı derken,
yolcular EGO otobüslerini artık kullanamaz hale geldi. Bu durum
ise en çok ‘beyaz otobüslere’ yaradı. Özel halk otobüsleri, EGO
otobüslerinin ringe dönüştürüldüğü semtlerde yolcu taşımaya
yetişemiyor. Sürekli dolu gelen otobüsler nedeniyle mecburen
metro kullananlar da var. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök de
başkentin metro sorunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)
gündemine taşıyarak, metronun ‘sorun’ haline dönüştüğünü savundu. Soru önergesi veren Gök,
“Metro Ankaralılar için eziyete
dönüştü.” ifadelerini kullandı.
OTOBÜSLE 45,
METROYLA 60 DAKİKA
Ankara metrolarının yavaş
olması da vatandaşların en çok
şikayet ettiği konulardan biri.
Kızılay-Çayyolu
metrosunda,
yavaş giden metrodan sık sık
‘Değerli yolcularımız teknik bir
arıza nedeniyle aracımız belirlenen hızdan daha yavaş gitmektedir’ anonsu yapılıyor. Kızılay’dan
Sincan’aBatıkentaktarmalıolarak
1 saatte gidilebiliyorken, bu süre normal bir otobüs yolculuğunda
da 45 dakika tutuyor. Metroların geç gelmesi, Kızılay’dan dolmadan hareket etmemesi vatandaşların en çok şikayet ettikleri konulardan bazıları. Tüm metroların birleşme noktası olan Kızılay’da
da metronun geç gelmesi nedeniyle vatandaşlarla güvenlik görevlileri arasında zaman zaman tartışmalar yaşandığı belirtiliyor.
Geçtiğimiz günlerde tam 40 dakika gelemeyen metro yüzünden
pek çok kişinin işine geç kaldığı, çoğu kimsenin kart bastığı halde
metrodan çıkarak taksilerle gitmeye başladığı bildirildi.
ANKARA METRO FAKİRİ
Sık sık ‘dünya başkenti’ denilen Ankara en büyük şehrimiz olan
İstanbul ve diğer dünya başkentleriyle kıyaslanmayacak derecede
‘metro fakiri.’ Ankara’daki toplam raylı sistem uzunluğu 55,5 kilometre. İstanbul’da yapımı devam eden pek çok metro hattı hariç
şu an 250 kilometrenin üzerinde raylı sistem mevcut. İngiltere’nin
başkenti Londra’da 400 kilometre olan raylı sistem uzunluğu,
Fransa’nın başkenti Paris’te ise 214 kilometre raylı sistem uzunluğu
bulunuyor. Japonların başkenti Tokyo’nun metro uzunluğu 330 kilometre iken, Almanya’nın başkenti Berlin metrosu da 477 kilometre uzunluğunda.
Akşam iş çıkışı Ümitköy’e kadar metroyla gelen Etimesgut,
Sincan, Eryaman ve Elvankent sakinleri, önce otobüs duraklarına
kadar yarışıyor. Burada uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar, araya kaynak yapmak isteyen uyanıklara fırsat vermeden otobüse binmek için mücadele ediyor. Vatandaşlar bazen 20-25 dakika otobüs
beklemek zorunda kalmaktan yakınıyor.
Yavuz AKENGİN
Şu anda Dünyanın, ne zaman
biteceği belli olmayan tek gündemi
var. Bu gündem,İslam ülkelerinin,
dolayısı ile İslamlığın içine düşürüldüğü
onarılması zor dağınıklığıdır.Batılı ülkeler bu durumu fırsat bilerek kendilerine en yararlı olacak stratejileri
bir bir uygulamaya koyarken,İslam
dünyasının büyük çoğunluğunun
mezhepçilikten kaynaklanan parçalanmışlığını en can alıcı şekilde
kullanıyor,tarihteki haçlı seferlerini aratmayan tehlikeli oluşumları adeta burnumuzun dibine kadar,savaşmadan getiriyorlar.Esas amacı,Kuran’ı
Kerimde de ifade edildiği gibi,insanların biri birini sevmesi, bilim ve
teknolojide ileri seviyelere varıp insanlığın daha iyi yaşam koşullarına
kavuşturulması,kimsenin aşağılanmaması,ötekileştirilmemesi,harama el
uzatılmaması,belirsiz kaynaklar aracılığı ile yetim hakkı yiyerek zenginliğe
tamah edilmemesi,diğer insanların hor görülmemesi,Allahın yarattığı,başta
insan olmak üzere,tüm canlıların korunması olan İslam dininin düşürüldüğü
duruma bakın! Gerçek İslamiyet,kimseyi aşağılamıyor,ötekileştirmiyor ve
kışkırtmıyor,başka inanç sahibi insanları zorlamıyor ve de yaşam haklarını
tehlikeye sokmuyorken,zamanımızda,başta Arap ülkelerinde olmak üzere tüm Dünya’nın ibretle izlediği,yaşanan acılara bakın! Öldürmeyi
meslek edinmiş,insanlığa her türlü melaneti reva gören ve hiçbir şekilde
kabul edilemez eylemleri,Dünya insanlarının büyük çoğunluğunun nefretine ve tepkisine neden olmakta,dinimizin yüksek değerleri bu kesimlerin saldırılarına hedef kılınmaktadır.Tüm bunlar yetmiyormuş ve sanki
bir marifetmiş gibi,hunharca işlenen her cinayet ve katliamın ardından
sadece İslamiyet’i hatırlatan Arapça yazılı flamaların cansız bedenlerin
yanına asılması,bu eylemlere sahip çıkan terör guruplarına yönelik tepkilere
nefreti de eklemekte,İslamiyet’i,tabiri caiz ise itibarsızlaştırıp yerin dibine
sokmakta,mensuplarını birer terör şüphelisi yapmaktadır.
Batılı ülkeler,İslam Dünyasındaki bu dağınık yapı ve kavgalara, tarihten gelen alışkanlıkları ile,adeta çanak tutmakta,daha da ileriye giderek,tarihin
hiçbir zamanında ortaya konmayan bir pişkinlikle,Müslüman guruplara
karşı gene başka Müslüman güçlerle ittifak yapmakta,Türkiye’ye bile
gel,Suriye’de,Irak’ta olagelen kıyımları beraber durduralım diyebilmektedir.Çünkü Batı’nın İslam korkusu,İslam coğrafyasındaki bu bölünmüşlük ve
dağınıklıklara rağmen bitmemiş,hedeflerine ulaşmada son hareket şartlarına
henüz ulaşamamışlardır.
Şimdi de ülkemize dönelim!
Ne iktidardaki Arabizm ve biraz da
Arabizm kokan Osmanlıcılık hayranı
yöneti-ciler, ne de ne yapacağını bilemeyecek kadar kararsız ve şaşkın
muhalefet partileri, başta Avrupalılar
olmak üzere batılı sözde dostlarımızın
Türkiye’yi Ortadoğu’da büyük bir
tuzağa çektiklerinin hala tam olarak farkında değildirler. Dünya’da tüm
bu olanlardan dersler çıkarılacağına,tersine ve inatla hep kendilerinin ve
takımlarının haklı ve yaptıklarının doğru olduğu konusunda ısrar etmektedirler. Hangi şey ve hangi davranış ki toplum yararına ve de aklımıza
uygundur, o, dinimize de uygundur,artık sormayın. Ne yazık ki, gerçek
İslam yerine, ortada dinde rehberimiz Kuran’ı Kerim dururken, uydurma
hadislerle karma karışık hale getirilmiş ve hala getirilmeye devam edilen
yanlışların baskısı, İslam Dünyasında kötü etkilerini sürdürürken bu etkiler
ülkemizde de kendini göstermeye başlamıştır. Gerçek İslamiyet’in, manevi
inançların kutsallığını,değişimlerin zorla dikte edilemeyeceğini, ayırımcı
söylemlerle inanç serbestliğine halel getirilemeyeceğini, hayali düşmanların
yaratılamayacağını, gereği yokken camiler, şatafatlı inanç merkezleri ve
saraylar yaparak savurganlığa meydan verilemeyeceği hususlarını açıkça
ortaya koyduğu bilinmesine rağmen,ülkemizde gün be gün bu yanlışlar
yapılırken, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu yanlışları önleyen
ve inanç serbestliğine tat veren devrimleri ile laiklik prensibine darbe üstüne
darbe indirilmektedir.Görevleri,ülkede barışı, huzur ve adaleti, hukukun
üstünlüğünü hakim kılmak; yüksek standartlı ve istikrarlı geçimi tesis etmek olan iktidar ve muhalefetin insanımızı kavga ve nizadan uzak tutması
gerektiği hepimizin malumudur.Ülkemizi idare edenlerin,memleketimizin
seçkin coğrafyası ve konumunun stratejik avantajlarını doğru kullanması,
doğal kaynaklarımızı ülke halkımızın yararına işletmesi,ülkemizin uniter
yapısına asla halel getirmemesi,bu yöndeki söylemlere asla izin vermemesi, birleştirici ve sevecen olması, etnik yapıya ve dini inançlara bakmadan eşitlikten hiçbir şekilde cayılmaması, ülke insanının tümünün sevgi ile
kucaklanması hepimizin öncelikli beklentisidir. Bu umutlarla hepinizin yeni
yılını kutluyor sevgi ve barış dolu bir dünya diliyorum.
Reşat Özkan
13 Aralık gecesi bulvardaki bir bankanın ATM’si soyuldu
Gece saat 01,30’da ATM’nin arkagiriş kapısını oksijen kaynağı
ile kesen hırsızlar, çaldıkları para ile kayıplara karıştılar.
1995 yılı Ekim
ayında hizmete
giren Galleria
AVM, Ankara’nın
batı yakasında
açılan ilk
alışveriş
merkeziydi.
İğne atsan yere düşmezdi bir zamanlar, giderek ıssızlaştı...
Dün gece, saat 01.30 sularında 2432 (8). Cadde üzerinde
Galleria’nın yanındaki bir bankanın ATM’si kimliği belirsiz kişiler
tarafından soyuldu. Polisin geniş çapta soruşturma başlattığı ve
bankanın kamera kayıtlarını incelemeye aldığı öğrenildi.
2432. (8). Cadde’deki para çekme makinesinin arka kapağını
oksijen kaynağı ile kesen zanlılar, içerideki parayı alıp otomobille
kayıplara karıştı.
Olayın ortaya çıkması üzerine olay yerine çok sayıda polis
ekibi geldi. Bu arada banka yetkilileri de şubeye çağrılarak sorguya alındı. Olay Yeri İnceleme ekipleri, zanlıların bıraktığı oksijen kaynağı ile su şişesi üzerinde inceleme yaptılar.
Bankanın ve çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini de incelemeye alan polis, kar maskesi takanzanlıların yakalanması için
geniş çaplı arama başlattı.
Öte yandan banka yetkililerinin çalınan paranın 83 bin lira
civarında olduğu öğrenildi.
Galleria Ankara’nın batı yakasında, Ümitköy – Çayyolu
mevkiinde inşa edilmiş, 20.000m2 kullanım alanına sahip
Shopping Mall tipi bir ticaret merkezi olarak 1995 yılı Ekim
ayında hizmete açıldığında, tüm Ankaralıların merak ettikleri
örnek bir alışveriş merkeziydi.
Henüz Ümitköy ve Çayyolu tam yerleşime açılmamışken,
kurulan AVM’nin başarılı olup olamayacağı da tartışılıyordu o
yıllarda. Belki de 20 yıl içinde eskiyeceği ve yıkılıp yeniden
yapılacağı kimsenin aklının ucundan bile geçmemişti o
yıllarda...
Evet, Galleria yenileniyor; yıkılacak ve günün şartlarına
uygun yeni bir alışveriş merkezi yapılacak.
Alt 2 katı kapalı otopark olacak. Otoparkların üzerindeki
katta dükkanlar dışa açılır konumda planlanmış. 3 ve 4. katta
alışveriş merkezi bulunacak. Onun da üstündeki 2 katta ise
çalışma büroları yer alacak ve bölgenin büro ihtiyacı büyük
oranda karşılanmış olacak.
Yıl başı itibariyle bugüne kadar orada çalışmalarını
sürdüren işyerlerine Galleria’yı boşaltmaları konusunda uyarı
mektupları gönderilmiş. Zaten alışveriş merkezinin büyük bir
kısmı boşalmış durumda. 75 işyeri kala kala 28’e düşmüş.
Bazı işyerleri yıkım başlayana kadar orada çalışmalarını
sürdürme niyetinde. Onlardan da “tahliye taahütnamesi”
alınarak bir süre daha burada kalmalarına izin verilebileceğini
söyleyen yetkililer Haziran ayı itibariyle Galleria’ya kazma
vurulacağından söz ediyorlar.
Herhangi bir aksaklık çıkmadığı takdirde Bezci İnşaat
buradaki inşaatı 2016’nın Ekim ayında tamamlayabileceklerini ifade ediyorlar. Yani yıkım başladıktan sonra 1 - 1,5 yıl
sonra Galleria yeni çehresi ve konseptiyle bölgenin hizmetine
girmiş olacak.
Evet, Galleria ile ilgili hepimizin anıları, hatıraları var.
1995’in görkemli binası, bölgede yeni alışveriş noktalarının
açılması ile giderek yenilenme sürecine girdi ve hatta son
yıllarda bunu herkese hissettirdi.
Yapılacak yeni binanın bölgenin ihtiyaçlarına uygun, çağın
gereklerini yansıtır bir çizgide olacağını umut ediyoruz.
Aslında Galleria’nın bugünkü binası büyük bir kütüphane
olarak bölgeye farklı bir biçimde hizmet verebilirdi. Ne var ki,
ticari hayatan belirli kuralları var, onu aşmak da mümkün değil.
17 Aralık’ta TEMA’nın Ankara Temsilcisi Mukadder
Ekremoğlu ve Çayyolu Temsilcisi Aylin Tural ÇABA
Derneği’ni ziyaret ettiler.
ÇABA’nınTEMAparalelinde ancak dar bölgede çalışmalar
yürüttüğünü söyledik. Çalışmalarımızın Çayyolu’nun orman alanlarıyla sınırlı kaldığını belirttik. Bölgede TEMA ile
işbirliği yapmaktan büyük onur duyacağımızı anlattık.
5 Aralık Dünya Gönüllüler ve Dünya Toprak Günü
nedeniyle yapılan ziyarette TEMA’nın (Türkiye Erozyonla
Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma
Vakfı)nın işlevini anlattılar. Türkiye’nin toprak kaybından,
su kaybından söz ettiler. Alınacak küçük önlemlerle bunların
nasıl önlenebileceğini anlattılar.
“Verimli topraklar, yaşam veren su ve temiz bir hava
için geç olmadan TEMA Gönüllüsü olun” dediler. Biz de
buna uyarak saksıya bir meşe palamutu diktik, gönüllü olduk, rozetimiz törenle takıldı. Saksıya diktiğimiz meşe palamutunu çimlenmeye bıraktık. Dikim sezonunun başlaması
ile palamutumuzu Çayyolu’nun orman alanlarından birinde
toprakla buluşturacağız.
Muhbirin saygınlaştığı, operasyonun sıradanlaştığı
Türkiye’nin nasıl yönetildiğini anlayamıyorum, her
köşeyi bir muhbir tutmuş.
Muhbir itibarlı insan muamelesi görüyor, korunuyor.
Sayın(!) muhbir, imzasız bir dilekçe yolladı mı,
akan sular duruyor.
Jandarma, polis, hakim, savcı, muhbirin imzasız
dilekçesindeki “siparişin” gereğini yapmak için
seferber oluyorlar.. Tabii bu, kendiliğinden olmuyor.
Bir Merkezin buyruğu olmalı.
Sonra başlıyor operasyonlar.
İncitici,
Rencide edici,
Mağduriyet yaratıcı,
Özgürlüğü kısıtlayıcı, haller.
Ardında koca koca makamları işgal etmiş yetkililer, “Yapılanlar doğru değil. Bizi kandırdılar” demezler mi?
Yahu bu halinizle aşiret bile yönetemezsiniz..
Ne demek “içimize sızmışlar, bizi kandırdılar”
“Birlikteydik tereyağı ile bal gibiydik” demeye
diliniz varmıyor mu?
Paralel maralel ile toplumu kandırmaya
kalkışmasın kimse. Paralel tek çizgi değil, ikincisi
de var. Biri suçluysa, diğeri de suçludur. Biri suç
işlediyse diğeri de yardım ve yataklık etti. Bu suç
sayılmıyor mu? Suçluyu, koruyan kollayan, suçlu
olmuyor mu? Paralelin iki hattı da ağır suçludur.
Ölüme varan mağduriyetlere neden oldular.
Ciddi bir devlet; Muhbire, gizli tanığa itibar eder
mi? Etmez.
Türkiye güvenliğini, dinleme ile Muhbirle, Gizli
tanıkla sağlamaya çalışıyor.
Ey ağalar,
Ey beyler,
Bu yaptıklarınız doğru değil.
Ne demokrasiyle ne de insan hak ve özgürlükleriyle bağdaşır.
Hem vallahi,
Hem billahi,
Bu iş böyle gitmez;
Aha yazın şuraya!...
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, 6. mahalle toplantısında Konutkentli vatandaşlarla
buluştu. Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürleriyle birlikte halkın ayağına giden Taşdelen,
sorunların çözüme kavuşturulması ile ilgili yapılan çalışmaları anlattı. CHP Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Perçin’in yaptığı açılış konuşmasının ardından sekiz ayda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında
vatandaşlara bilgi veren Belediye Başkanı yeni projelerden de bahsetti.
Sosyal yardımlardan yeni ömürlük asfalt ve kaldırımlara, “Hoş Geldiniz Masası”ndan kadın ve
çocuklar için gerçekleştirilen projelere ve yeni parklara kadar birçok çalışmayı Konutkent halkına anlatan Alper Taşdelen, Çayyolu, Türkkonut ve Konutkent bölgelerinin önemli bir açığını kapatan “Çankaya Evi” ve “Çayyolu Temsilciliği” projesinin altını çizdi. Bölgede açılan Çayyolu Temsilciliğiyle
vatandaşların artık Belediyeye kadar gitmek zorunda kalmadığını belirten Taşdelen; “Yanı
başınıza adeta küçük bir Çankaya Belediyesi getirdik. Belediyeye kadar gelmeden birçok
işinizi halledebileceğiniz birimlerle donattığımız temsilciliğimizle hizmete çok daha kolay
ulaşabilmenizi sağladık.” ifadelerinde bulundu.
Taşdelen, sekiz bölgede daha Çankaya Evi kurulacağını belirterek, “İçinde halkımızın,
site yönetimlerinin, demokratik kitle örgütlerinin kullanabileceği çok amaçlı bir salonu,
kadınlar ve emekliler için lokalleri, çocuklar için oyun odaları bulunan sosyal yaşam merkezleri olacak. Ayrıca, vatandaşlarımızın belediye hizmetlerini alabilecekleri birimde Çankaya
Evlerimizde yer alacak” dedi. Taşdelen, Çankaya Evlerinin mimarisinin de özel olacağını
belirterek “Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara inat yeni Çankaya Evlerimizi Atatürk’ün
Selanik’te doğduğu ev mimarisinde yapacağız” dedi.
TMMOB Kanunu ve İmar Kanunu’nu da içerisine alan 13 kanunda
değişiklik öneren yasa tasarısına Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı
Tezcan Karakuş Candan “Yeni yasa tasarısı ile halkın malına da ortak
oluyorlar, ses çıkaran örgütleri dağıtıyorlar rantın her aşamasını ellerinde
topluyorlar,organize rant tasarısı” ifadeleri ile tepki gösterdi.
TMMOB Kanunu ve İmar Kanunu’nun da içerisinde olduğu yasa
tasarısını eleştiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş
Candan “Tapu kanunu, Belediye gelirleri kanunu, İmar Kanunu, TMMOB Kanunu, yapı denetim Kanunu ile 13 kanunu içerisine
alan bir yasa tasarısı ile karşı karşıyayız . Tasarı, kent rantını,
kültürel ve doğal varlıkların talanıyla elde edilen rantı
tek elde organize etme tasarısıdır. Tasarıda kamusal
değerlere el koyma süreci var.Arsanız, toprağınız bu
tasarıyla size ait değil, malımıza mülkümüze ortak
oluyorlar. Bu ortak olma durumu Osmanlı’da var.
Aynı şekilde belediyenin yaptığı her asfalta, asfalt payı ödüyoruz her birimiz. Bu tasarıyla emsal
değişikliği yaptık, yol geçirdik, evinizin yakınına
park yaptık sizin de evinizin değeri arttı diyerek,
değer artışı payı isteyecekler 16 milyon aileden
topladıkları paraları Kaçak Saraya yatıracaklar. Planlama süreçlerinde elde edecekleri rantın
yanına, bir de milletin cebinden alan bir
sistem getirilecek” şeklinde konuştu.
Her kurumu devre dışı bırakarak bütün rantı tek elden idare edilebilecek bir
tür ekonominin Anayasası’nı çıkartıyor. Burada tüm bu organizasyonları
yaparken, muhalefet eden herkesin ve TMMOB’un sesini kısmak örgütlenmesini dağıtmak istiyorlar. Muhalefet edilmesin diye TMMOB’un birliğini
ve dirliğini bozmaya yelteniyorlar. Tüm davalarımızı Anayasa’dan aldığımız
kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü dayanağı ile açıyoruz.Davalarımızı
düşürmek için, halka ait olan değerlere el koyulurken dava açılmasını engellemek için kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü niteliğini kaldıracak
bir düzenleme getiriyorlar. Bu ne demek, kaçak saraya dava
açamazsın, Haydarpaşayı satarken dava açamazsın,Taksime
Topçu Kışlasına dava açamazsın, Atatürk’ün vasiyetini ihlal
ederim dava açamazsın demek.Tasarının yasalaşması
durumunda,TMMOB ve bağlı odalar tarafından açılmış
binlerce davamızı düşürmeye çalışıyorlar. AOÇ’de
35 davamız var, Kaçak Saray’a dava açmayalım
istiyorlar,halka doğru bilgi vermemizi istemiyorlar.
Rahatça rantı kontrol edelim istiyorlar,ancak yağma
yok. Yarın Anayasa Mahkemesi’nde AOÇ’ye bireysel başvurumuz görüşülecek ne karar çıkarsa çıksın
bu bir hukuk mücadelesi, sorumlular yargılanana kadar mücadelemiz devam edecek.” dedi.
“ORGANİZE
RANT
TASARISI”
“Dava açmayalım istiyorlar”
Candan şöyle devam etti: “AKP bütün
sermayesini inşaat sektörü üzerinden doğal
varlıkları ve kültürel varlıkları ekonomiye
dönüştürüyor. İmar Kanunu’nda yapmaya çalıştığı değişiklikler, merkezileştiren
değişikliklerdir. İmar Kanunu ile Kültür
Bakanlığı gibi ihtisas Bakanlıkları devre dışı
bırakarak ilgili bakanlık statüsüne getiriyor, belediyeleri ilgili belediye haline getiriyor. TMMOB ve meslek odalarının ismini
çıkartarak ilgili kuruluş haline getiriyor.
“Güçleri yetmeyecek”
Mimarlar Odası Ankara Şube 2. Başkanı Ali
Atakan: “Bir gecede yasalar değişiyor, 12 Eylül
Darbe Anayasası’nın değiştirilmesine dair ciddi
bir çalışma olmadığını, bu yasalarla yanıltıcı
ve darbe Anayasası’ndan faydalanılarak
çıkartıldığını görüyoruz. Toplumu özgürleştiren
yasalar olmadığını görüyoruz. Kendi ağını ören
kanunlar sistemi birer birer meclisten geçiyor. Toplum yararı yok ediliyor. Tüm ülkenin
sağlık, hukuk eğitim ve planlama süreçlerine
müdahale ediliyor sıra TMMOB’ye gelmiştir.
TMMOB’nin 60 yıllık deneyimi vardır. Hangi
yasayı çıkarırlarsa çıkarsınlar TMMOB’nin
içini boşaltmaya güçleri yetmeyecek.” dedi.
Çayyolu’nun gözü kara hırsızları ve yaptıkları
Kan donduran olaylar ortaya çıktı
Selahattin Bey… Hani
bir iki ay önce evine giren
hırsızlar tarafından vurulan
emlakçı. Taburcu olmuş, geldi
ziyaretimize. O dehşet gecesini biraz daha ayrıntılı anlattı.
Dubleksin
ikinci
kat
balkonundan atlayan hırsızın
bacağı kırılmış, olduğu yerde
kalakalmış. Ne var ki, arkadan
gelen silahını çekip saydırmış kurşunları Selahattin Beye.
“5 kurşun sıktı, dörtünü isabet ettirdi. Ben yerde kıvranırken,
bacağı kırık olan arkadaşını destekleyip birlikte kaçtılar. Bindikleri aracın plakasını alıp polise bildirdik. Kayıtlarda o aracın
da çalıntı olduğu ortaya çıktı.” dedi.
Selahattin Bey, epeyce hastanede yatmış, kolay değil 3
kurşun yarası. Durup dururken pisi pisine canından olmak da
vardı.
Yakalandı mı hırsızlar, diye sorduk.
Durum tüm polis telsizlerine düşmüş. Bacağı kırık olan
birini ticari bir araca binerken polisler fark etmişler. Polisin
“DUR!” ihtarı üzerine sağlam olanı kaçıp izini kaybettirmiş.
Diğeri yaralı olduğundan çabuk yakalanmış. Tedavi ettirilmiş.
Olay yeri incelemesi yaptırılmış. Suçu sabit görülmüş.
Selahattin Beyi vuran hala kayıp, nerede olduğu belli
değil. Ancak ortaya çıkan, bu hırsızların Çinçin tarafından
geldikleri.
MARİFETLERİ O KADAR DA DEĞİL
Karıştıkları ilk olay da bu değil. Hatırlardadır, bir süre önce
Alacaatlı’da bir villayı soyan hırsızlar, kendilerini suçüstü
yapan polislere ateş açmış, polislerin de karşılık vermesiyle
çatışma çıkmıştı. Olay yerinden gasp ettikleri bir araçla kaçan
hırsızlarla polisler arasında kovalamaca yaşanmıştı..
O olayın üzerinden çok geçmeden bunun gerçekleşmesi
adamların gözünün ne kadar kara olduğunu ortaya koyuyor.
KORU’DAN SIFIR BMW GÖTÜRMÜŞLER
Yine aynı hırsızlar Koru villalarından birine girmişler.
Evdeki kasayı sırtlanıp villanın garajındaki hemen hiç
kullanılmamış BMW’nin bagajına koymuşlar, gidiş o gidiş…
Evleri soyulan aile yakalanırlar umudu ile beklemişler.
Üç ay sonra umutlarını kesmişler ve kaskodan aracın parasını
almışlar.
Selahattin Beyi vuranlarla, Alacaatlı’da polisle çatışmaya
girenler aynı şahıslar...
26 PLAKALI BMV
Bir zaman sonra Beysukent
sakinlerinin villalar arasında
dolaşan 26 plakalı son model
BMW dikkatlerini çekmiş.
Bağımsız evlerde oturanlar
çokkatlılarda oturanlara nazaran
birbirlerini daha iyi tanırlar, en
azından merhabaları, hal hatır
sormaları da vardır. Hepsinin
kuşkuları aynı doğrultudaymış. O son model BMW’dekilerin
kılıksız halleri, başlarında kapşonları şüphelerini artırmış. Polise ihbar etmişler.
Arabayı izlemeye başlayan sivil polisler, bir evi soyarlarken
suçüstü yapıp hepsini kıskıvrak yakalamışlar. Ne var ki, ne o
aracı ne de anahtarını bulamamışlar. Biraz sıkıştırınca aracı
iki üst sokakta park ettiğini, anahtarını da hırsızlık yaptıkları
evin paspasının altına gizlediklerini öğrenmişler.
26 plakanın sahte olduğunun tespitinin ardından motor ve
şasi numarasından iz sürerek Koru’da çalınan BMW olduğu
anlaşılmış.
Polisler bagajı açtıklarında bilumum hırsızlık malzemelerinin tornavidadan tutun, maymuncuk vs. malzemeyi
bulmuşlar. Ancak Koru’daki aile, aracı almaktan vazgeçmiş,
polisleri kaskoya yönlendirmiş.
İNSANIN TRAVMA YAŞAMAMASI OLANAKSIZ
Bütün bunları yaşamak kolay değil. En azından ölümle burun buruna geliyorsunuz. Selahattin Beye sıkılan kurşunlardan
biri ana damarlara rastlasaydı aramıza dönmesi mümkün
değildi. Hele ki, Çayyolu gibi hastanesi olmayan, geceleyin
acili bulunmayan bir yerde kan kaybından ölebilirdi.
“Oturduğum sitedeki yan komşum bu olayı yaşadıktan
sonra evini satıp taşındı, arkadaki kiracıydı, o da başka bir ev
kiralayıp gitti” diye konuşuyor Selahattin Bey. Kendisi zaten
emlakcı. O da dayanamamış, çokkatlı bir sitede daire tutmuş
ve taşınmış. “Onu bırakın, sitede konut fiyatları da geriledi”
diye konuşuyor…
Diğer semtlerde benzeri şeyler yaşanmıyor mu? Elbette
oluyor. Hatta daha kötüleri de oluyor. Ancak Çayyolu gibi kent
nüfusu ve fiziki şartlarına ulaşmış bir yerin ilçe yapılmayıp iki
polis noktasıyla güvenliğinin sağlanması size de bu bölgeye
yapılan en büyük haksızlık olduğu duygusunu vermiyor mu?
BÜFELER EL DEĞİŞTİRDİ
Önceki ay, Narkotik operasyonu sonucu Konutkent’teki 2
büfede uyuşturucu ele geçtiği haberimizin ardından büfelerin
el değiştirdiği öğrenildi.
Bölgede bazı büfelerin uyuşturucu ticareti yaptığı iddiaları
ve bu konuda ihbar bulunduğu istihbaratı üzerine sessiz kalarak gelişmeleri izlemeye almıştık. Operasyon yapıldıktan
sonra detaylarını Narkotik Şubeden yazılı olarak alıp bu
büfelerin fotoğraflarını da basarak kamuoyuyla paylaştık.
Geçtiğimiz ay büfeler yeniden açıldı, sahipleri değişti.
Böylelikle uyuşturucu tacirleri bölgeden uzaklaştırılmış oldu.
Yaşamkent Geliştirme Derneği yeni yönetiminden anlamlı ziyaret…
Yaşamkent Geliştirme
Derneği’nin yönetimi değişti
Yaşamkent Geliştirme Derneği’nin Yönetim Kurulu
değişti. Derneğin, Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısı 30
Kasım 2014 tarihinde, Yaşamcafe’de yapıldı.
Toplantıda, saygı duruşundan sonra anılan derneğin
faaliyet raporunu önceki yönetimden Uğur Serbest
okudu. Yeterli katılımla gerçekleşen toplantıda, derneğin
başkanlığına Mustafa Tuna seçildi. Harun Çöl ikinci
başkanlığa, Haluk Sucu genel sekreterliğe getirilirken;
Uğur Serbest (sayman), Ahmet Zeki Yeşil (basından so-
rumlu). Süleyman Koç (üye), İrfan Göktürk (üye) seçildi.
Yedekler arasında; Asuman Karaduman, Nadir Tuncel,
Azize Zeybek, M. Ali Bozkurt, Bünyamin Yılmaz, Nazif
Kırıcı ve Fikret Aydın bulunuyor. Denetleme Kurulu ise;
Rafet Yavuz, Ali Baltat ve Süheyla Kanışık’tan oluştu.
Toplantı, dilek ve temenniler ile kapandı. Daha sonra
yeni yönetim, gerçekleştirdiği ilk toplantıda, yapılması
gereken hususları görüştü.
Haber: Ahmet Zeki Yeşil
Yaşamkent Geliştirme Derneği Başkanı Mustafa Tuna ve yönetim
kurulu üyeleri, 10 Aralık günü, Çankaya Belediyesi İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Yasemin Asil’i ziyaret etti. Görüşmede;
Yaşamkent’te çevre sakinlerinin, 3244 ile 3245’nolu sokağın arasında
kalan 43638/1-2 parselin park alanı haline getirilmesi ve Yaşamkent
dolmuşlarının Gazi Üniversitesi Çayyolu Semt Polikliniği önünden geçmesine ilişkin talepleri dile getirildi. Görüşmede ayrıca,
Yaşamkent’in Etimesgut’a bağlanan kısmıyla ilgili tereddütlerin devam ettiği belirtilerek, Yaşamkent Geliştirme Derneği’nin sabit bir
adrese kavuşturulmasıyla ilgili sorunlar aktarıldı.
Kendisine iletilen konuları not alan Çankaya Belediyesi
İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Yasemin Asil, özetle
Yaşamkent’in Yapracık Mahallesi’ne bağlanan kısmıyla ilgili olarak,
Etimesgut Belediyesi ile yazışmaların sürdüğünü, park haline getiril-mesi istenen anılan parselin şahıs mülkiyetinde olduğunu, ancak
spor alanı/mini futbol sahası olarak tahsis edildiğini, dolmuşların
güzergâhı ulaşımla ilgili konuları kapsadığı için Ankara Büyükşehir
Belediyesi’ni ilgilendirdiğini, Yaşamkent Geliştirme Derneği’nin
yer talebi için resmi başvuruda bulunması gerektiğini ifade etti.
Asil, ayrıca “Bölgedeki dernekler, dağınık bir görüntü sergiliyor.
Oysa örgütlenme önemli. Kiralamalarda, hak etme ve kamu yararına
çalışma gibi kriterler göz önüne alınacak. Dernekler ile bu kapsamda
görüşeceğiz. Tahsisler, belediyenin küçük bir örgütlenmesi olacak.
Şubat ayına kadar bekleme dönemindeyiz” şeklinde konuştu.
Haber: Ahmet Zeki Yeşil
Kızılay/Güvenpark’ta, Çayyolu
dolmuş durağının yeri değişti
Aman, bastığınız yere dikkat edin!
Çayyolunda 22 yıl sonra nihayet kaldırımlar yenileniyor.
Büyükşehir’e buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz ancak yerin
altındaki sanat yapılarına dokunulmuyor, BELEDİYE,ASKİ,
TEDAŞ, TELEKOM v.s. yol ve kaldırım çalışmalarında birlikte hareket etmeliler yoksa birinin yaptığını diğeri bozuyor. Bu
yıllardan beri yapılagelen yanlışlarımıza bir son verilmeli koordinasyon yapılmadan yapılan işler sonradan daha çok masrafa
yol açıyor. Haliyle bunun parası da bizim cebimizden çıkıyor.
Fotoğrafta görüldüğü üzere vatandaşların hizmeti için varolan birimler vatandaşa böyle tuzaklar kurmayacaklar. Ya içine
düşen olursa?
Kızılay/Güvenpark’ta, Çayyolu (Ümitköy, Yaşamkent)
dolmuş durağının yeri değişti. Bilindiği gibi, anılan
dolmuşların ilk durağı Milli Müdafaa Caddesi ile Kumrular
sokağın kesiştiği yerde bulunan büfenin önüydü. Daha sonra dolmuş duraklarının
arasında bir yer bulundu.
Son olarak, Milli Müdafaa
Caddesi’nde Hosta’nın
(dönerci) karşısına alındı.
Geçtiğimiz gün yapılan bu
değişiklikten haberi olmayan yolcular ise, sağa sola
koşuşturup durağın yeni
yerini sordu. Sonuçta,
sora sora Bağdat bulunur
ama bu konuda önceden
bilgilendirme yapılsaydı
daha iyi olmaz mıydı?
A.Z.Y.
Karanlık Çayyolu
Eskişehir yolu Yaşamkent Ümitköy köprüsü arası
karanlık, ana yol üzerindeki aydınlatma lambaları
yanmıyor, zaten Çayyolu hep karanlık, aydınlatma
çabaları olmayanlarca yönetiliyorsak bu bile fazla.
Bu arada lambaların yanmaması manidar mı?
Line Dance, Kent Dans’ta gösteri yaptı
Türkiye’nin tek Uluslararası Sertifikalı profesyonel Line
Dance Eğitmenleri ve 2014 Dünya Line Dance Yarışmasında 3
dalda birincilik kupalarının sahipleri Özgür Takaç ve Mürüvvet Takaç, Ümitköy’deki Kent Dansta dans ve dans sporu
sevenlerle bir araya gelerek Dünya’nın en popüler sosyal aktivitesi ve dans partnerine gerek duymadan bütün ritimlerde
dans edilebilen “Line Dance” yapıyor olmanın mutluluğunu
birlikte paylaştılar.
Çayyolu halkı, sadece normalde yanması gereken
lambaların değil, aynı zamanda yılbaşında geçen yıl
olduğu gibi tüm Çayyolu’nun ışıl ışıl olmasını bekliyor, bu yıl neden yılbaşı süslemelerinin yapılmadığını
soruyor. Bölgede bazı AVM’lerin günün şartlarına
uydukları yolunda yoğun söylentiler devam ediyor...
Yaşamkent Geliştirme Derneği tanışma
toplantılarına devam ederken bölgenin
sorunlarını çözme yolunda da adımlar ard
arda gelmeye başladı.
Yaşamkent Geliştirme Derneği Başkanı
Mustafa Tuna ve yönetim kurulu üyeleri,
23 Aralık günü, Minibüsçüler Yönetim
Kurulu üyesi/Yaşamkent Minibüsçüleri Başkanı Bilal Atabay, yardımcısı
Bayram Emirosmanoğlu ve Yaşamkent
Muhtarı Ayla Özsüer ile Yaşam Cafe’de
bir tanışma toplantısı düzenledi.
Toplantıya, Çayyolu Platformu Dönem
Sözcüsü/Başkanı Rafet Yavuz da katıldı.
SORUNLAR
TARTIŞILDI
Toplantıda ağırlıklı olarak;
“Yaşamkent’in özellikle yaşlı
sakinlerinin,
Yaşamkent
dolmuşlarının Gazi Üniversitesi Çayyolu Semt Polikliniği
önünden geçmesine ilişkin
talepleri, Yaşamkent minibüs
esnafının kapalı bir durağa
olan ihtiyacı ve gündemden
düşmeyen başıboş köpeklerin
yarattığı tehlikeler” gibi konu-
lar dile getirilirken, sorunların çözümüne ilişkin karşılıklı görüş
alışverişinde bulunuldu.
DİYALOG ARTIRILACAK
Toplantıda özetle; “minibüslerin güzergâh
değişiminin Büyükşehir Belediyesi’nin bilgisi olmadan yapılamayacağını, minibüslerin halen 7-8 dakika arayla sefere
çıktığını, Türkkonut’ta biri kullanılan
2 durak yeri bulunduğunu, Konut-1
deki durağı ise kullanmadıklarını”
ifade eden Bilal Atabay, minibüs
şoförleriyle ilgili hataların kendilerine
bildirilmesini istedi. Muhtar Ayla Özsüer ise, “kendilerine iletilen sorunları
bu güne kadar olduğu gibi ilgili makamlara bildirdiğini, köpeklerin
toplanmasıyla ilgili 5199 sayılı
yasanın değişmesi gerektiğini,
konuyla ilgili Meclis’e yazı
yazdıklarını ancak bir sonuç
alamadıklarını” ifade etti.
Yaşamkent’in
sorunlarını
çözmede ilk
adımlar...
Toplantının sonunda, bölge
sakinlerinin talep ve şikâyetleri
dikkate alınarak, sorunların
çözülmesi için sürekli diyalog içerisinde bulunulması
kararlaştırıldı.
Haber: AZY
Tatlıdaki sol anahtarının sırrı
Yaşamkent’te yepyeni bir cafe açıldı; “Kahve Şöleni”. Gelen
tatlıların üzerinde hep sol anahtarı var. Nedeni ise basit. Hepsi Askeri
bando emeklisi astsubaylar bir araya gelip açtılar burayı. Biraz daha
tanıtalım isterseniz; 29 Ekim’de Balkan Şarkıları ile Atapark’ta konser
veren grup aynı zamanda buranın sahipleri.
Gelenleri güler yüzle karşılıyor, zaman zaman topluluklara müzik
ziyafeti de sunuyorlar. Fiyatları Çayyolu’na göre çok uygun. Eskişehir
Yolu’ndan Yaşamkent’e girdiğinizde çatallaşan yolun solundan devam
ediyorsunuz. Tepeye çıkmadan Kahve Şöleni solda yer alıyor...
Ayşe Taş Korosu konseri seyirciyi coşturdu
Deçemko Vakfı Ayşe Taş Korosu 8 aralık’ta Cüneyt Gökçer Çayyolu Sahnesi’nde “Musıkide Saba Esintileri” isimli bir konser
verdi. Türk Sanat Müziği tutkunlarını tiyatroda adeta coştu. Sayın
Ayşe Taş’ı ve bu konuda büyük özveri gösteren Ülgen Özalp’in
çabalarını kutluyoruz.
ÇABA’nın kahvaltısı muhteşem oldu
Çayyolu ÇABA Derneği üyeleri ile bölgemizde kalbi sevgiyle dolu güzel
insanlarla birlikte bir pazar sabahı kahvaltısında buluştuk! Yaşamkent’de
Kahve Şölenine misafir olduk. Kahvaltı nefisti, eğlence ve müzikle dolu
şiirlerle birlikte çok güzel ve değişik bir gün geçirdik Teşekkürler ÇABA
teşekkürler emeği geçen ÇABA’layanlar. Kahve Şöleni’nin sahipleri
de müzisyen olunca, katılımcıların zevk aldıkları bir ortam oluştu.
Müziklerde işletmenin gitaristi ve solistine, Sayın Hüsnü YELBAY’a,
Kahvaltıya sesleriyle renk katan Sabahat Tükel’e, Nejat Korman’a,
Fatma Nazan Özsaka’ya, Mukaddes Özbek Bayar’a ve şiirleri ile
günümüze renk katan Kıvanç Torun’a, trompeti ile eğlenceye katılan
sayın Yusuf PEKER’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.
M.G.
Yıllar öncesiydi…Gökçek’in hazırlattığı AOÇ planı raporunu okurken şaşkınlıktan dona kalmıştım..İçinde “yok” yoktu.
Safari parkından tutun Metro önerisine, bilumun yayalaştırma
düzenlemelerine kadar.Yıllarca savunduğumuz önerdiğimiz tüm
projeleri alt alta toplamış ve rapora koymuştu.Raporun sayflarını
çevirdiğimde,raporun içine büyük bir ustalıkla yerleştirdiği dörtlü
bulvar yol bağlantıları başlığında ve şimdilerde “üst plandan”
bağımsız hayata geçirdiği stratejisini de bu rapo-ra koymayı ihmal etmediğini gördüm.Bu “yollaştırma” projesi ile alan 8 parçaya
bölünüyor ve AOÇ, imar rantlarına açık bir korumasız bir duruma
itiliyordu.Gökçek ise; büyük bir pişkinlikle sadece “yol geçiriyoruz…imar vermiyoruz ki” diyebiliyordu. Şimdiler de ODTÜ 2. Yol
konusunda da aynı taktik aynı strateji var. Yavan bir şark kurnazı
avam şehircilik zihniyeti yani. Yani okşaya okşaya “Aoç”’nin ve
ODTÜ’nün altını oyuyor.Kısacası ırzına geçiyordu.
Tüm bu hatırlatmayı neden yaptım acaba?
Herkesin haberi olmadığı üzere, çok yakın bir zamanda
Ankara’nın ulaşım ana planı 2038 Strateji planı adı altında pek
bir afili çalışma, bir oldu bittiyle onaylanacak şapkadan tavşan
çıkacak ve Ankara halkının kucağına verilecek de ondan.
Bu planı yapan bir “üniversite”… pardon yani üniversitede “öğretim üyeliği” yapan kişiler. Akademisyen olamadıkları
gibi,Yöneticileri de “şehir plancısı” değil.
Sözde bir analiz çalışması ve araştırma kalabalığından sonra bir
nazım plan revizyon! önerisi yapıp Gökçek’e sunacaklardı.”Strateji”
mitrateji gibi afilli laflar adı altında “Çevre düzeni nazım planı” demeye bin şahit isteyecek bir krokisel çalışmayı dostlar alışverişte
görsün diyerek kerhen efsane belediye reisimize teslim etmişler.
Sözde belediye başkanımız “bu plan çok raylı sistem içeriyor”
diyerek beğenmemiş. Ne güzel değil mi? İlk bakışta planın “raylı
sistem ağırlıklı olması” kulağa hoş geliyor. İyi bir sos ve dolgu maddesi. Gözlerim yaşardı. Üniversiteyi sağlama alan ve eleştirilerden
kısmen koruyacak bir sığınak, bir danışıklı dövüş ve paslaşma alanı.
Yani sosu iyi de, kullanılan kızartmalık zeytinyağı bayat.
Peki güzel kardeşim. Bu raylı sistemi zaten uygulamayacaksın
ki; Sadece kâğıt üstünde kalacak.
Peki bu arada plana hiç sorgulatmadan aradan geçirdiğin, mahkemede bekletilen sayısız “TÜM ALT ÖLÇEKLİ PROJELERİNİN”
aklanmasına ne diyeceksin?
Sayın Gökçek Lütfen.! yani biraz ayıp olmuyor mu? Siz ANKARA halkını yanlış yönlendirmeye hiç utanmıyor musunuz? O
planı yapan üniversitedeki hocalara da hiç güvenme. O sığınağının
çatısından şimdilerde sular damlıyor.
Tahir ÇALGÜNER (Şehir Plancısı Akademisyen)
Çayyolu’nda Çamur, kaza alarmı veriyor!
Eskiden kış geldiğinde inşaatlar havalar ısınana kadar durdurulurdu. Şimdi öyle bir endişe yok, yeni yapı kimyasallarıyla işi
durdurmadan götürüyorlar. Ancak bambaşka bir sakınca ortaya
çıkıyor. Bu inşaat firmaları o kadar hızlı hareket ediyorlar ki, özellikle hafriyat kamyonları çamurlu tekerlekleriyle trafiğe katılıyor,
her çıkışlarında asfaltı biraz daha çamura buluyorlar. Yağışla birlikte çamur tüm zemine yayılıyor ve yolu kayganlaştırıyor. Tanık
olduğumuz son birkaç olay, araçların zincirleme olarak karıştıkları
kazalardan oluşuyor ve tüm sorumlu hafriyat kamyonlarının
pervasızca yola yaydıkları çamur! Emin olun kar yağmış olsa yol
bu kadar kayganlaşmaz!
Bu konuda en tehlikeli nokta ise İncek yokuşu. Çamur yüzünden orada çok büyük bir kaza yaşanabilir.
Oysa bu tür hafriyat toprağı taşıyan kamyonlar asfalta çıkmadan
kamyonların tüm lastiklerinin yıkanması gerekiyor. Hatta bunun
için inşaat çıkışlarında havuzlar oluşturuluyor. Kamyon iyice temizlenip öyle trafiğe çıkıyor.
Sadece bulvarlar değil, Eskişehir Yolu bile yapılan rezidanslar
nedeniyle çamur içinde.
Sabahları haberimizin eşliğinde yayınladığımız fotoğrafta
görüleceği üzere pus ve sis, çamurla
birleşip yolu kayganlaştırıyor.
Arkadaşımız Mehmet Gürer birkaç
gün önce bu konuda bir haber yaptı ve
internet sitemizde yayınladık. Gürer’in
bir başka özelliği de yazmakla kalmıyor,
bu konuda belediyeleri de uyarıyor.
Büyükşehir Belediyesi’nin Mavi
Masa’sına başvurmuş. Başvurusuna da
yanıt gelmiş.
“Sayın Mehmet GÜRER;
4.12.2014 tarih ve 677978 sayılı
başvurunuz değerlendirilmiş olup,
tarafımızca bahsi geçen olumsuzluklarla ilgi ankara büyükşehir
belediye sınırlarında rutin olarak kontrollerimiz devam etmekte olup suç unsuru olan yerler tespit edildiğinde cezai işlem
uygulanmaktadır. Ancak bahsi geçen husus ile ilgili kesin çözüm
inşaat çalışmalarına yapı ruhsatları ilçe belediyesince verilmekte olduğundan şantiye içerisinde yolun kirlenmemesi için gerekli tertibatın ilçe belediyesince aldırıldıktan sonra verilmesi ile
olacağından şikayetin ilçe belediyesine bildirilmesi gerekmektedir.. Bilgilerinize arz eder saygılar sunarız.”
Ankara Büyükşehir Belediyesi Mavi Masa
“Biz vatandaşlık görevimizi yaptık”
Bölgenin en iyi takipçilerinden biri olan Gürer konu hakkında
şöyle konuşuyor;
“Bu gün İncek’ten aşağı inen bir arkadaşımız çamurlu asfaltın
üzerinden kayma tehlikesi atlatmış ve serzenişte bulundu. Kışın
gelmesi ile birlikte İncek yolunda çamurda kayan araçların kazaya
neden olabileceğini söyledi. Çayyolu bölgesi şantiye alanına döndü
2 tane zabıta ve 2 tane trafik polisi ile bu yolların korunamayacağını
ve denetlenemeyeceğini bilmem daha nasıl anlatacağız biz
vatandaşlık görevimizi yaparak konuyu yazdık umarız düzelir. “
Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü
Yönetmeliği
(18 Mart 2004 tarih ve 406 Sayılı Resmi Gazete)
Hafriyat Toprağı ile İnşaat/Yıkıntı Atıklarının Taşınması
Sırasında Alınacak Önlemler
Madde 25 - Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının taşınması
sırasında çevrenin kirletilmemesi,
trafiğin aksatılmaması ve can ve mal
emniyeti için gerekli tedbirler öncelikle nakil işlemlerini gerçekleştiren
kişi veya firma tarafından alınır. Taşıma
sırasında oluşabilecek çevresel kirlenmeyi önlemek amacıyla araçların üzerleri uygun malzemeyle kapatılır.
“Araçlara kapasitenin üzerinde
yükleme yapılmaz ve araçlar tekerleklerinde olabilecek çamur ve benzeri
kirlilik temizlendikten sonra trafiğe
çıkartılır.”
Belediye ve mahallin en büyük mülki amiri, atık taşıyan
araçların şehir içi trafiğini olumsuz etkilememesi için bu araçların
belirli saatler arasında trafiğe çıkmaları konusunda düzenleme yapma yetkisine sahiptir.”
Durum bundan ibaret!
Ama yine de tüm sürücülere bir uyarımız var; lütfen dikkatli
olun, aracınızı kontrollü sürün…
Çamur sıkıntısı her yerde!
Dodurga Mahallesi’nde, 5144 Cadde… Bir ucu Türkkonut-2 ile birleşirken, diğer ucu İpekyolu Sitesi önünde
son buluyor. Oysa devam etse, Yaşamkent’e ulaşım me-
safesi kısalacak. Asfaltı tamamlanmamış olan caddenin,
aydınlatması ve kaldırımları yok. Henüz caddeye benzemeyen
bu yolun, bir an önce eksiklerinin tamamlanıp, Yaşamkent’e
bağlanması bekleniyor.
5144’nolu caddeyle birleşen 120’nci sokaktaki sorunlar da
farklı değil. Hemen bitişikteki Kartal Konakları Sitesi; asfaltı,
kaldırımları ve aydınlatması olmayan bu sokağı kullanmak
zorunda. Yolun, Aski Sukent Evleri’nin önünden geçerek
otobana bağlanacağı söyleniyor. Bu gerçekleştiğinde, şehir
merkezine ve havaalanına ulaşım kolaylaşacak.
Sorunlar bu kadar değil… 120’nci sokağa paralel bir alt
sokakta bulunan Çayyolu dere yatağının üstü açık. Bir an önce
üstünün kapanmasında yarar var. Çünkü yaz aylarında koku
yaptığı ifade ediliyor. Görüldüğü gibi, Dodurga Mahallesi’nde
sorunlar bitmiyor. Çevre sakinleri, doğal olarak, çözüme
ilişkin önlemlerin hızlandırılmasını istiyor.
Ulaşım hakkı mahallelerin gündeminde
Ankara Ulaşım Dayanışması’nın, kurulması ile birlikte, dayanışma Ankaralıları
bilgilendirmek için mahallelerde okullarda paneller
düzenliyor.
Ankara Ulaşım Dayanışması (AUD), sivil toplum
örgütlerinin katılımcılığını ve
duyarlılığını, meslek örgütleri ve baronun uzmanlığını
birleştirerek
Ankaralıların
ulaşım sorunlarına çözüm
Erhan Öncü
arayışlarında teknik ve hukuki danışmanlık yapacak
ve yol gösterecek bir yapılanma olarak biçimlendirildi.
AUD çalışmalarının ilk aşamasında kentlilerin sorunlarını
öğrenmek ve ulaşımın teknik ve hukuki boyutları konusunda
bilgilendirmek amacıyla çeşitli semtlerde paneller düzenlemeyi sürdürüyor.
Ankara Ulaşım Dayanışması’nda Mimarlar Odası Ankara
Şubesi Kent İzleme Merkezi Danışma Kurulu Üyesi,ulaşım
uzmanı Erhan Öncü, şehir plancıları ve baro yöneticileri ile
birlikte mahalleleri dolaşarak ulaşım sorunlarını anlatıyor.
Çayyolu Yenimahalle,Yüzüncü Yıl ve Çiğdem mahallelerinde panellere katılan Öncü “Başkent Ankara’ya yakışmayan
ve kentliler için giderek çileye dönüşen ulaşım ve toplu taşıma
sorunları bir yandan kentsel yaşantıyı olumsuz etkilerken,
kentlilerin bütçesine büyük darbe vurup sağlıklı bir kent
niteliğini kaybetmesine sebep oluyor. Kentliler son yirmi yılda
ulaşım hizmetlerinin sürekli kötüleşmesi, metroların geciktirilmesi, çözüm olmayan katlı kavşaklarla sorunların daha
da artırılması üzerine kendi sorunlarını çözmek için sivil
toplum örgütleri, TMMOB’a bağlı Meslek Odalarının Ankara
Şubeleri ve Ankara Barosunun katılımıyla Ankara Ulaşım
Dayanışması kuruluşunu ilan ettik” dedi.
Ankara’nın ulaşım sorunları, dünya örnekleri ve Ankara için çözüm yoları tartışılarak katılımcıların sorularının
cevaplandırıldığı bilgilendirme dizileri, aynı zamanda Başkent
Dayanışması bünyesinde Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve
Ankara Barosu’nun da içerisinde olduğu bir heyetle kuruluş
aşamasında olan Kent Akademisi çalışmalarının ilk deneyimleri olarak da kentlilerle buluşuyor.
Çankayaevi’nde PANEL “5 Aralık
Dünya Kadın Hakları Günü”
CHP Çankaya İlçe Başkanlığı, Çayyolu Temsilciliği
tarafından, “5 Aralık Kadın Hakları Günü” dolayısıyla, Kadına
seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 80. Yılı” konulu bir
panel düzenlendi. Çankaya Belediyesi, Çayyolu konferans salonunda gerçekleştirilen panele; Meliha Selmanpakoğlu (Oturum Başkanı), Doç. Dr. Canan Aslan Akman (ODTÜ Siyaset
Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi) ve Av. Şenal Sarıhan
(CHP Parti Meclisi Üyesi) konuşmacı olarak katıldı. Panelde;
Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmek amacıyla
verdiği mücadelenin tarihsel süreci anlatılırken, kadın sorunları
da gündeme getirildi.
Konuşmacılar özetle; “Cumhuriyetimizin Avrupa’ya göre
çok genç olduğunu, devrimlerin her yere nüfuz edemediğini,
geri kalmışlıkta en büyük payı kadınların aldığını, ekonomik
sorunların en fazla kadınları etkilediğini, Batıdakine benzer
kadın hareketinin şehirli kadının ukdesinde kaldığını, sosyal
demokrat partilerin sokaktaki kadına yönelmesi gerektiğini,
kadınların birbirini destekleyerek mücadeleyi kazanacağını,
kadınların kendi içinde bölünmüş bir görüntü verdiğini, kadının
istihdama katılımının yüzde 30’un altında olduğunu, kurtuluş
savaşından başlamak üzere kadınların etnik ve dinsel nedenlerle
baskı gördüğünü ayrıca bireyciliğin pompalandığını” söyledi.
Yapılan konuşmalarda ayrıca; partilerde kadın-erkek eşitliğinin
ve eşit mücadele şartlarının oluşturulması, kadınların baskısıyla
partilerdeki kadın kotasının arttırılması gerektiği de vurgulandı.
Panel, soru cevap bölümüyle son buldu.
Haber: Ahmet Zeki Yeşil
TEMA Vakfı, Çayyolu’na gönüllü sorumlu atadı
TEMA Vakfı Çayyolu Semt
Gönüllü Sorumlusu Aylin Tural
göreve başladı. Ülke genelinde
500.000’i aşkın gönüllüsüyle
birlikte yaşam anlamına gelen toprağa sahip çıkan TEMA
Vakfı’nı temsil etmenin büyük
sorumluluk olduğunu belirten
TEMA Vakfı Çayyolu Gönüllü
Sorumlusu Aylin Tural, Çayyolu Haber Bülteni’ne yaptığı
açıklamada “TEMA’nın en büyük gücü her zaman gönüllüleri olmuştur. Sahip olduğu doğal varlıkları ile Çayyolu’nda
sürdürülebilir yaşamı korumak üzere gönüllü ekibim ile birlikte var gücümüzle çalışacağız. Minik TEMA, Yavru TEMA
ve Genç TEMA gruplarını oluşturarak, semtimizdeki gönüllü sayımızı artırıp, ilimize doğa ve çevre konusunda en üst
düzeyde katkı sağlayacağız. Bunun için de her zaman daha
çok gönüllüye ihtiyacımız var. Herkesi TEMA gönüllüsü olmaya ve destek vermeye çağırıyoruz” dedi.
TEMA Vakfı Çayyolu Gönüllüleri, il ve ilçe genelinde yürütülen faaliyetlere destek olarak;
l Doğal varlıkların ve çevre sağlığının korunması hakkında
kamuoyunu bilinçlendirmek,
l Erozyon, toprak örtüsü ve toprağın korunması yönünde
kamuoyunu bilinçlendirecek etkinlikler
l düzenlemek,
l 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
çerçevesinde tarım alanlarının amaç dışı kullanımını engellemek,
l Mera, otlak ve çayırların
korunması ve verimliliklerinin
arttırılması amaçlı çalışmalar
yürütmek,
l Orman sınırlarda herhangi bir nedenle daralma olmasını
engellemek ve doğal orman
alanlarının korunmasına katkı
vermek,
l Su varlığının korunması
ve tarımsal kuraklık, çoraklaşma
ve çölleşmeyle mücadele etmek,
l Deniz, göl, akarsu kıyıları ve sahil şeridinin doğal özelliklerinin korunmasına yönelik çalışmalar yapmak,
l Halkımızın tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesinde, su
ve enerji tasarrufunun, geri dönüşümlü ürünlerin kullanılmasının
teşvik edilmesinde önder rol oynamak,
l TEMA Vakfı’na yeni gönüllüler kazandırmak,
l Bu amaçları gerçekleştirmek için semt gönüllüleri
olarak Minik TEMA, Yavru TEMA, Genç TEMA Lise, Genç
TEMA Üniversite ve Mezun TEMA örgütlerini oluşturmak vb.
çalışmaları yürüteceklerdir
TEMA Vakfı Çayyolu Gönüllü Sorumluluğu ekibi kamuoyunu bilgilendirme ve bilinçlendirmede en önemli desteği
ilçemizde görev yapan basın mensuplarından alacağına
inanmaktadır. Yapılan tüm faaliyetler düzenli olarak yerel
basınla paylaşılacaktır.
Çayyolu Haber Bülteni
Aylin Tural göreve başladı
Balıkçı Babacan ile sezon ortası...
Balıkçı Babacan ile sezon ortası
Babacan Balıkçılık’ta akşamları iğne atsan yere
düşmüyor. Bunun böyle olduğunu bilen kimi müşteriler
telefonla sipariş verip balığını ayırtıyor, akşam geçerken
de temizlenmiş balığını alarak sıra beklemeksizin yoluna
devam ediyor. Kimileri de aldığı balığı görme uğruna
saatlerce beklemeyi göze alıyor.
Babacan’ın genç yöneticisi Fuat Süslü, geçtiğimiz
günlerde Ankara Manavcılar ve Balıkçılar Odası’nın
düzenlediği bir toplantıya katıldı ve bir de konuşma yaptı.
Aynı zamanda Ankara Su Ürünleri Komisyoncuları Derneği
Başkan Yardımcısı olan Fuat Süslü bölgemiz Çayyolu ile
ilgili balık tüketimi üzerine önemli bilgiler aktardı.
Babacan’ın Çayyolu Şubesi 1 Eylül ile 1 Ocak arası
Ümitköy - Çayyolu Yaşamkent kişi ve hane
sayısı hesaplandığında
ve bu bölgede satılan
balıkların ortalaması
alındığında Babacan
Balıkçısı
ortalama
olarak bu yöredeki konutlarda haftada 2 kez
konuk olmuş.
Bu bölgenin eğitim
seviyesinin
yüksek
olduğu
gözönüne
alındığında
bilinçli
tüketici haftada iki kez
balık tüketerek sağlıklı
besleniyor. Bu dengeli
besin programını yürüten bilinçli Çayyolu
toplumu, balık için de
Babacan’ı tercih ediyor.
Çayyolu - Ümitköy
- Yaşamkent hattındaki
marketler ve balıkçıların
toplam satışı gözönüne
alındığında her 4 tüketiciden 3’ü Babacan
Balıkçısını tercih etmiş.
1 Eylül - 1 Ocak arası
4 ayda toplamda 80
ton balık satan firma,
bu bölgenin toplamda
100 ton balık tükettiğini
varsayıyor. Bu da toplam balık tüketimin
%80’ini Babacan’ın tek
başına elinde tuttuğu
sonucunu çıkarıyor.
Çayyolu’nun
bu
yılki tercihi LEVREK
Dört aylık toplam tüketilen balık
çeşitlerinden
geçen
seneki hamsinin yerini şaşırtıcı bir şekilde
levrek almış durumda.
Hamsi levreği takip
ederek ikinci konuma
düşmüş...
Palamut,
tekir, istavrit ilk beşe
giriyor.
Çayyolu’nun
tercihi taze balık
Bölgemizde dondu-
rulmuş, tütsülenmiş, marine edilmiş veya çiftlik ürünü
Marketlerdeki Balık Reyonları
balık rağbet görmüyor. Hatta balığın fiyatının çok düştüğü
Bu konuda da yine sınıfta kaldık. Gelişmiş ülkelerdeki
dönemlerde dahi tüketici evinde balığı dondurarak stokla- balık reyonlarını gezip gören birisi olarak şunu söyleyema yöntemine bile gitmiyor. Zaten midye, istiridye vb. ka- bilirim; market reyonlarında balıklar teker teker ayıklanıp
buklu deniz ürünleri hiç bir zaman rağbet görmemiş.
fileto edilmiş ve ambalajlanmış olarak soğutucularda
satışa sunulmaktadır. Gelin görün ki, bizim ülkemizde
Çayyolulu hangi ayda hangi balığı
deterjan reyonlarının yanında açıkta sunulan balıklar hiyiyeceğini bilir...
jyen açısından pek çok tehlike yaratacak pozisyonda satışa
Bilinçli tüketici, yerinde görerek aldığı deniz ürünleri- sunulmaktadır.
nin hangi mevsimin balığı olduğunu, çinekop’un boyunun
Ankara’dan örnek verecek olursak bilinç seviyesi yükne kadar olduğunu, hamsinin Karadeniz mi, yoksa Marmasek Çayyolu Ümitköy Yaşamkent hattında tüketici balığı
ra hamsisi mi olduğu konusunda zaten bilinçli. Dolayısıyla
balıkçıdan, eti de kasaptan almaktadır. Fakat bir Sincan,
Marmara balığının üzerine Marmara, Karadeniz balığının
Mamak, Demetevler için aynı şeyleri söylemek mümkün
üzerine Karadeniz, çiftlik balığının üzerine de çiftlik balığı
değil.
adı altında etiketleyerek halkımızın gönlüne dürüst esnaf
algısını yerleştirmişler.
Fuat Süslü, Ankara Manavcılar ve
Balıkçılar Odası’nın düzenlediği bir
toplantıda yaptığı konuşmada şu hususlara değindi;
“Sürdürülebilir balıkçılık için olmazsa olmazımız kurallara uygun, av
ve satış yapılmasıdır. Örneğin balıkçı
şubelerimizi denetleyen devletin resmi
organları çinekopun boyu hususunda
Ankara’daki satış noktalarına gidip
ceza yağdırmaktalar. Fakat, zaten ölmüş
balığın son evredeki tezgah sahibini
cezalandırmaktan ziyade bu balığı avlayana yani, balıkçı motorlarına düzenli
denetim getirmeleri gerekmektedir.
Ya da Ankaramızla ilgili farklı bir şey
sorayım; devletin resmi organları bilumum balıkçı tezgahlarını düzenli olarak
denetliyorlar. Tezgahın 1. derecede krom olmasından tutun
da, balık bıçağının ahşap olup olmamasına kadar bir sürü
yaptırım uyguluyorlar. Siz hiç pazar yerlerinde balık satışını
denetleyen birini gördünüz mü? Hatta daha net sorayım;
pazar gibi halka açık yerde, resmi olarak balık satılabilir
mi, yoksa satılamaz mı? Bu pazar esnafı sattıkları ürün
karşılığında fiş - fatura verebiliyorlar mı? Tezgahları krom
mu, yoksa kasaların üzerinde mi satıyorlar? Alttan soğutucu
mekanizmaları var mı?
Sorunun cevabını ben vereyim; evet, Ankara’da hem
de hemen hemen her semtte kurulan pazarlarda tonlarca
balık satılıyor. Biz resmi organlarımızın bize uyguladıkları
yaptarımlarda adil olmalarını istiyoruz.
Pişirme evleri ilkelliği
Pişirme evleri adı altında yapılan ilkelliğin de ortadan kaldırılması lazım. Bir litre yağdan 1 kasa balık
pişiriliyor mu, pişirilmiyor mu? Tavalardaki kanserojen,
ızgaralarındaki pas, ambalajlarındaki alüminyum ve naylon denetimi var mı, yok mu?!... Cevabını biz verelim;
YOK!... Zaten olmasının da imkanı yok! Kimse tezgahta 10 liraya satılan balığın pişirilerek yanında ekmeği,
salatası, limonuyla aynı paraya adrese teslim edilmesinin
mantığını sorgulamıyor mu?
SONUÇ
Sonuç olarak Çayyolu’nda 1 numara olduklarını
söyleyen ve bu sloganı halkın bilincine yerleştiren Babacan Balıkçılık yöneticisi Fuat Süslü, “İşini bilerek yapanlar, özen gösterenler her zaman kazanır” diyor.
Önümüzdeki aylarda daha çok Çinekop ve hamsi çok
olacağa benziyor.
Yerel seçimlerde kıyasıya
mücadele etmişlerdi
Arcadium’da uygulamalı ebru sanatı
ÇABA’da çalışmalarını sürdüren Necdet Akbaşlı
liderliğindeki ebru sanatı kursiyerleri, 30 Kasım’da
Arcadium’da, Gürçağ Koleji öğrencilerinin de katılımıyla
uygulamalı ebru çalışması yaptı. Öğrencilerin su üzerine
yaptığı çalışmalar kağıda aktarıldığında, ortaya güzel desenlerin çıkışı tüm izleyicilerin dikkatini çekti ve alkış aldı.
Necdet Akbaşlı, Funda Aydın ve Necmiye Albayrak’tan
oluşan 3’lü öğretici grup, zaman zaman ebru yapmak isteyenlerin talebine yetişmede zorlandı.
Hele de bazı öğrencilerin yaşının çok küçük olması, ebruyu
sandalye üzerinde yapma zorunluluğu getirdi.
Yerel seçimlerde AKP’den Çankaya Belediye Başkan adayı
ve Ankara Sanayici ve İş Adamları Derneği (ASİAD) Başkanı
Barış Aydın, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’i ziyaret
etti. Geniş katılımlı bir heyetle gerçekleştirilen ziyarette, ASİAD
Başkanı Barış Aydın, “2014 Yerel Seçimlerinde demokratik bir
yarış gerçekleştirdik. Makamınızın sorumluluğunun altından
gençliğiniz ve babayiğitliğinizle kalkacağınızı düşünüyorum.
Çankaya’ya yapılacak her türlü hizmet için ASİAD olarak
yanınızda olduğumuzu bilin.” dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Taşdelen de,
2014 Yerel Seçimlerde AK Parti’nin Çankaya Belediyesi Adayı
olan Barış Aydın ile fair-play bir seçim dönemi yaşadıklarını
belirtti. Taşdelen, Çankaya İlçesinin önemine dikkat çekerek,
“Çankaya Türkiye’nin görünen yüzü. Bu nedenle yapılacak
hizmetlerin kalitesi farklı olmalı. Ekibimle birlikte bunun için
çalışıyorum. Çankaya’da taş üstüne taş koyacak her bireye her
birliğe kapımız açık.” dedi.
ASİAD Başkanı Barış Aydın Taşdelen’e, ASİAD Onursal Üyelik Sertifikası takdim etti ve ahşap oyması hediye etti. ASİAD Kadın
Platformu Başkan Yardımcısı ressam Zeynep Yazıcı ise Başkan
Taşdelen için resmettiği yağlı boya Atatürk portresini verdi.
Konutkent’teki marangoz atölyesinde yangın
Nihat Genç Nezih’te kitaplarını imzaladı
Ünlü yazarlardan Nihat Genç 30 Kasım’da NEZİH’te son
çıkan kitabı “Tek Tabanca”yı okuyucuları için imzaladı. Genç,
kitaplarını imzalarken güncel olaylar hakkında görüşlerini
okurlarıyla paylaştı. Pek çok Çayyolu sakini, Nihat Genç’in
anlattıklarını dikkatle dinledi, hatta sorularına yanıt buldu.
Cesur Kalem
Bu Ülkenin hala cesur yazarları, kalemleri var, işte bunlardan birisi korkusuzca yazan, muhalefetini sonuna kadar yapabilme olgunluğu içinde ülkemizin değerli yazarlarından Sayın
Nihat Genç’le buluştuk. Kitaplarımızı imzallattık. “Veryansın,
Tek Tabanca” bu güzel kitaplarını aldık. İmza günü saatinden
önce kendisi ile sohbet etme fırsatımız oldu. Çayyolu’nun entellektüel birikiminden , güzelliklerinden bahsettik.
İmza gününe gelenlerle sohbet eden , ülkemizin şu anki durumundan duyduğu rahatsızlıkları anlatarak bol bol fotoğraf
çektiren Nihat Bey’in kendisine başarı dileyerek yanından
ayrıldık.
“Bu ülkede belki namuslu, titremeyen, saklanmayan, kaçmayan, sinmeyen, tırsmayan iş adamı kalmamış olabilir; ama
bu ülkede hâlâ yazarlar var.”
Konutkent girişinde, bir zamanlar süt fabrikası olarak kullanılan
arazinin içindeki barakalarda yangın çıktı. İnşaatı yarım kalan Arena
AVM arkasında bulunan barakalarda çıkan yangına polis, itfaiye
ve sağlık ekipleri müdahale etti. Sabahın erken saatlerinde başlayan
yangında içinde marangoz atölyesinin bulunduğu barakalar itfaiyenin
de müdahalesine rağmen kısa sürede bölgeyi sardı. Çıkan yoğun duman gökyüzünü kapladı. Çevredeki yabani otların yoğun olarak
bulunduğu barakalara itfaiye 4 araçla müdahale ederken, yangın kontrol altına alındı, çevreye yayılması büyük oranda engellendi. Yangın
sonucu büyük hasar oluşurken herhangi bir can kaybının yaşanmadığı
öğrenildi.
Semt Meclisi Çocuk Seramik Atölyesi
Ürünleri sade bir etkinlikle sergilendi
Çayyolu Semt Meclisi’nde 6 haftadır sürdürülen Esin
Aykanat’ın eğitmenliğinde çocuklara seramik çalışmalarının
ürünleri 14 Aralık pazar günü sergilendi.
Çocuk seramik atölyesi ürünleri çerçevesinde gerçekleşen
olan sergi, 14 Aralık pazar günü saat 14.00’de küçük bir
açılışla gerçekleştirildi.
Ortaya çıkan ürünleri görmek için Opet’in arkasındaki
Çayyolu Semt Meclisi binasının bir hayli ziyaretçisi oldu.
KAZA ÜSTÜNE KAZA
DOĞURAN VİRAJ
Çayyolu Ankaralılar caddesi Gökkuşağı İlkokulu kavşağı,
Serra Büfe karşısı ve yine kaza; gece meydana gelen kazada
virajı alamayan bir otomobil ara refüjdeki tek ağacı biçmiş,
buradaki trafo belki bizim de uyarımız dikkate alınarak az
yukarıya alındığı için şimdilik kurtarmış, burada 2 gün önce
yapılan kaldırıma çıkmış, kaldırımdaki trafik levhasını yer ile
yeksan etmiş! Defalarca yazdık, uyardık bu viraj artık tekrar ele
alınmalı, yeniden düzenlenmelidir dedik ama ne fayda...
TOPLUM ÖNÜNDE
KONUŞMAKTAN KORKANLAR,
SIKILGANLIĞINI YENMEK
İSTEYENLER,
IŞ VE OKUL YAŞAMINDA
BAŞARIYI ARAYANLAR,
DOST KAZANMA SANATINI
ÖĞRENMEK İSTEYENLER,
İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI
OLMAK İSTEYENLER,
KORKULARINI VE ÜZÜNTÜLÜ SORUNLARINI ÇÖZMEK
ISTEYENLER,
İŞTE TAM SİZE GÖRE BİR KİŞİSEL GELİŞİM PROGRAMI
DKD
(DÜŞÜN-KONUŞ-DİNLE+)
14 ARALIKTA ÇABA DERNEĞI’NDE BAŞLIYOR
NOT: BU PROGRAMIN DİĞER KİŞİSEL GELİŞİM PROGRAMLARINDAN EN ÖNEMLİ FARKI TAMAMEN UYGULAMA AĞIRLIKLI OLMASIDIR.
BU PROGRAM SİZE NELER KAZANDIRACAK ?
l Toplum önünde korkunuzu yenerek sıkılmadan konuşmanızı
ve daha rahat olmanızı,
l Toplum karşısında kendinize güvenerek ve hızlı düşünerek,
doğaçtan en doğal şekilde konuşabilmenizi,
l İç dünyanızdan çıkarak ve sıkılganlığınızı yenerek dışa dönük
bir duruma gelebilmenizi,
l Herkesin ve her şeyin en iyi yönlerini görebilmenizi ve
yaşamınızda
yeni ufuklar açabilmenizi,
l Dost kazanmanın yollarını ve diğer insanlarla iyi geçinmenin
kurallarını,
l
Kişinin içindeki yaşam amacını ve sevincini ortaya
çıkarmasını,
l Kişisel sorunlarınıza daha kökten eğilebilmenizi ve onlara
çözüm bulmanızı,
l İnsanlara daha hoşgörülü ve olumlu bakma becerisini
kazanmanızı ve bunları yaşamınıza uygulamanızı,
l Karşınızdaki kişilere daha dostça, içtenlikle, sevgi ve saygı
ile yaklaşmanızı,
l Sözlerinizle, duruşunuzla, ve konuşmanızla bir düşünceyi
başkalarını etkileyecek şekilde savunmanızı,
l Mutlu olmanın düşünme ve dinlenme sanatlarının yaşamınıza
getireceği olumlu yenilikler ve yöntemleri sistemli bir şekilde
öğrenmenizi,
l Stresle daha kolay başa çıkabilmenizi sağlayacaktır.
(Program 16 bölüm olup yaklaşık iki
ay sürmektedir. Seminer programı
içinde normal derslerin dışında
konuk eğitmenler tarafından drama,
diksiyon, iletişim gibi kişisel gelişim
dersleri de verilecektir.)
NOT: Seminer bitiminde katılım belgesi verilecektir.
Seminer 11 Ocak Pazar günü saat
14:00-17:00 arası başlayacak.
Katılmak isteyenlerin ÇABA Derneği’nin 235 33 24 numaralı
telefonuna ya da Çayyolu Köyü içindeki 2432. Cad. 156/2 (Arçelik Yetkili Servisi üstü) adresine başvurmaları rica olunur.
D.K.D nedir?
D.K.D , Düşün-Konuş-Dinle sözcüklerinin baş harflerinden
meydana gelmiş, toplum önünde konuşma kurslarının sembolüdür. D.K.D, Kişisel gelişimin babası, ünlü yazar ve hatip
Dale Carnegie tarafından ABD’de başlatılan kişisel gelişim
eğitimlerinin Türkiye toplumunun yapısına uyarlanmış şeklidir.
Bu kursların en önemli özelliği tamamiyle uygulamaya yönelik
olmasıdır. Gerek sistematiği gerekse uygulama ağırlıklı olması
nedeniyle diğer benzeri kurslardan farklı olarak kişide değişim
yaratabilme özelliğine sahip tek kişisel gelişim programıdır.
D.K.D’nin esasını “Toplum Önünde Konuşma” kursları
oluşturur. Fakat D.K.D sadece basit bir toplum önünde konuşma
ya da etkili sunum teknikleri kursu değil, aynı zamanda hızlı
düşünmeyi ve insanları dinlemeyi öğreten bir kurstur. Yapılan
uygulamalarla sadece iyi konuşma değil, dinleme ve düşünme
yetenekleri de gelişmektedir. Ayrıca kendine özgü felsefesi
olan, ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu hoşgörü kavramını
yaygınlaştırmaya çalışan, insan ilişkilerini geliştirmeyi amaçlayan bir yapıya da sahiptir.
D.K.D + programı bu kursların ülkemizdeki ilk uygulayıcısı
olan Nüvit Osmay’ın ana prensiplerine bağlı kalmakla birlikte
değişime ayak uydurarak beden dili, drama, stres yönetimi gibi
kişisel gelişim eğitimlerini de dersler içine alan zenginleştirilmiş
bir programdır. Bu programı bitirenler kendilerini sözlü olarak
daha iyi ifade edebildikleri gibi temel kişisel gelişim eğitimlerini
de almış olacaklardır. Bu şekilde program çok yönlü ve komple
bir kişisel gelişim programı niteliğini taşımaktadır.
D.K.D + programı yediden yetmiş yediye her yaştan,
her meslekten insanların katılabileceği tek kişisel gelişim
programıdır. Kursiyerler kurs sonunda kamera ve mikrofon
önünde kısa bir konuşma yaparak D.K.D ailesine katılırlar.
Daha sonra haftalık ve aylık toplantılarda istedikleri bir konuda sunum yaparak öğrendikleri bilgileri pekiştirirler. Gerekli
katılımcı sağlanırsa temel kursu bitirenler gelişim ve hocalık
kurslarına devam ederek kendilerini daha da geliştirebilirler.
D.K.D + PROGRAMI EĞİTMENLERİ
Orhan VELİDEDEOĞLU - Başöğretmen, yazar ve Türk
Dili Uzmanı.
Hüseyin ÖNAL – D.K.D Eğitmeni, Makine Mühendisi.
Y.Haluk AYTEKİN – D.K.D ve Kişisel Gelişim-Bankacılık
Eğitmeni, Yazar.
Nalan OLGUN- Drama Eğitmeni, Çağdaş Drama Derneği.
Murat ÜKE – Beden Dili Eğitmeni, Makine Mühendisi.
Yalçın GÜRPINAR – D.K.D. Eğitmeni, İletişim Uzmanı
Coşkan ARAS – D.K.D Eğitmeni, Diş Hekimi.
Yunus ÜYE – D.K.D Eğitmeni, Avukat.
Kalaycı mı kaldı diyenlere
Eskiden kaplar bakırdı. Sık sık kalaylanması gerekirdi. Mahalle aralarında gezen kalaycılar, kapları alır, bir
köşede ateş yakar, harlatır; kapları kalaylarlardı. O zaman
yediklerimiz daha mi lezzetliydi, yoksa bizim mi ağzımızın
tadı kaçtı bulamadık.
Ama şurası muhakkak ki, kalaylanmış kaptaki sahanda
yumurtanın tadı bir başka oluyor. Geçenlerde Çalgan’a
uğradığımızda sahanların kalaylatıldığına tanık olduk. Bizim için de tam anlamıyla nostalji oldu.
ÇALGAN’da yılbaşı hazırlıkları yoğun bir şekilde
devam ediyordu. Sürpriz sanatçılarla müthiş bir yılbaşı
programı hazırladıklarını söylediler...
Çayyolu’nda
sisli günler
Geçtiğimiz ay içinde
öyle sisli günler yaşadık
ki, zaman zaman görüş
mesafesi 10 metreye kadar
düştü...
Doppi’de yemek...
İlko Sitesi’nin içinde DOPPİ isimli bir lokanta var;
bildiğimiz lokantalardan bir hayli farklı bir konseytte.
Mutfağı tamamiyle Özbek kültürüne dayanıyor. Ünlü
Özbek pilavını yiyebileceğiniz müthiş bir yer. Personelinin büyük bir kısmı yine Özbek asıllı. Zaten
Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerinin elçiliklerinin
yemek yemek için tercih ettikleri bir nokta haline
gelmiş; yemekli toplantılarını hep burada yapıyorlar.
Sadece o mu, toplu yemeklerde şimdilerde sayısı 24’ü
bulan Türk Sanat Müziği korolarının tercihleri de
DOPPİ’den yana. Farklı, size daha yakın yemekleri
tercih edecekseniz Doppi tel: 240 90 94.
Yapılandırmada son günler
1 Aralık 2014 tarihi itibariyle bir ay daha uzatılan vergi borcu
yapılandırma ile emlak ve çevre temizlik vergisi ödemelerine son iki
hafta kaldı. Ödeme ve borç yapılandırma için son gün 31 Aralık 2014.
Çankaya Belediyesi, mükelleflerine vergi borcu yapılandırma ve
emlak ve çevre vergisi ödemelerinde gecikme yapmamaları konusunda bir kez daha uyarıda bulundu. Torba yasa ile eylül ayından itibaren
yürürlüğe giren vergi borcu yapılandırmaları konusunda mükelleflerine uyarıda bulunan Çankaya Belediyesi, vatandaşlara, hem birikmiş
borç yükünden kurtulmaları hem de 2014 yılında ödenmesi gereken
emlak ve çevre temizlik vergilerini ödemede cezaya girmemeleri
yönünde çağrıda bulundu.
30 Nisan 2014 tarihi öncesini kapsayan vergi borçlarını
yapılandırma süresinin, vatandaşların yoğun ilgi göstermesi nedeniyle
1 Aralık 2014 tarihinden itibaren bir ay daha uzatılmasının önemli bir
fırsat olduğunu vatandaşlara hatırlatan Çankaya Belediyesi, birikmiş
borçların faizlerinin de enflasyon oranında hesaplanacak olmasının
ödemede avantaj sağladığı konusunda uyarıda bulundu. Borçlarını
yapılandırmak isteyen mükellefler, belediyenin Mali Hizmetler
Müdürlüğü’ne başvurarak borçlarını hem daha düşük oranda hem de
6, 9,12 ve 18 taksit halinde ödeme fırsatını yakalamış olacaklar.
10 NOKTADA ÖDEMEDE KOLAYLIĞI
Çankaya Belediyesi, merkez binadaki tahsilat bürolarının yanı
sıra Hoş Geldiniz Masası, Dikmen, Yıldız, Emek, Küçükesat, Ümitköy, Yüzüncüyıl, Maltepe semtleri ile Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğü
içerisindeki tahsilat büroları ile vatandaşların vergilerini öderken
yaşanan yoğunluğu en aza indiriyor. Vatandaşların vergilerini
kolaylıkla yatırabilmeleri ve son güne kalan mükellefleri mağdur etmemek için hafta sonu da tam mesai çalışacak olan Çankaya Belediyesi tahsilat büroları, hafta içi 08.00-17.00 arası hizmet veriyor.
Daha önce borç yapılandırma başvurusunda bulunup, taksitle
ödeme yapmak isteyenlerin ödeme süresi de uzatıldı. Ödeme planında
ilk taksitin 31 Aralık 2014 tarihine kadar ödenmesi belirlenen bedellerin ödeme süresi de 31 Ocak 2015 olarak açıklandı. 31 Ocak 2015
tarihinin hafta sonuna gelmesi nedeniyle taksitlendirilen borçların ilk
taksiti 2 Şubat 2015 tarihi mesai bitimine kadar ödenebilecek.
TATBİKATI GERÇEK SANDILAR
Kasımın son günü Çayyolu metrosunda olası bir kaza ve
yangına karşı Ankara İtfaiyesi’nin tatbikatı vardı. Beytepe
İstasyonunda gerçekleştirilen olaya müdahale ve yolcuların
güvenli bir şekilde tahliyesi tatbikatı başarılı geçti. Senaryo
gereği çıkarılan yangının metro tünellerinden sızdığını gören
vatandaşlar, polis ve itfaiyeyi uyardılar. İki istasyon arasında
senaryo gereği çıkan yangına müdahale eden ekipler, yolcuları
güvenli şekilde vagonlardan çıkarırken, oluşan dumanı tünele
vererek havanın temiz kalmasını da sağladılar.
Kardelen’den Cemile Uncu’ya doğum günü sürprizi
Kardelen Korosunu bu yıl ünlü ses sanatçısı Cemile Uncu çalıştırıyor.
Koristler kendi aralarında örgütlendiler ve Cemile Uncu’nun doğum
gününü 30 Kasım’da Çayyolu’ndaki Serender Pastanesi’nde sürpriz bir şekilde kutladılar. Büyük bir coşku içinde kutlanan doğum
gününe koronun tüm koristler katıldı. Cemile Uncu da kendisine
yapılan sürprizden son derece duygulandı.
Seçim öncesi güzel bir toplantı
ÖNCEKİ DÖNEM CHP ANKARA
İL BAŞKANLARI BİR ARADA
Cumhuriyet Halk Partisi Ankara il başkanı Necati Yılmaz,
seçimler yaklaşırken önceki dönemlerde Ankara il başkanı
olarak görev yapmış olanları bir araya getirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi önceki dönem il başkanlarıyla
yapılan toplantıda CHP’nin ve Ankara’nın ihtiyaçları konuşuldu. Önceki dönem il başkanları seçimlerde Ankara’da ve
Türkiye’de CHP’nin başarısı için önerilerini dile getirdiler.
Toplantıya katılan eski il başkanları; Partinin kurumsallığının
geliştirilmesine, parti içi katılımın ve ön seçimin genel seçimde
partimizin başarısına yapacağı katkılara ilişkin düşüncelerini
bildirdiler.
Ankara İl Başkanlığı’nın ihtiyacını karşılayacak bir örgüt
binasına ihtiyacı olduğu yönünde görüşlerini de bildiren
il başkanları, bu alanda yapılacak çalışmalara katkılarını
sunacaklarını belirttiler.
Toplantı sonunda görüşlerini dile getiren CHP Ankara İl
Başkanı Necati Yılmaz; “Partinin Ankara ve Türkiye’deki
iklimine katkı yapacak bir toplantı oldu. İktidarı kullanmış
nice partiler yerle yeksan olup gittiler. Biz dev bir “çınar” gibi
ayaktayız. Her türlü eleştiriye ve öneriye açığız. Bu gün ortaya
çıkan değerlendirmeler düşüncelerimizi zenginleştirdi” dedi.
TOPLANTIYA KATILAN ÖNCEKİ DÖNEM CHP İL
BAŞKANLARI; YAŞAR ÇATAK, NAİL GÜRMAN, HAKKI
SÜHA OKAY, MUSTAFA SELMANPAKOĞLU, YILMAZ
ATEŞ, ATİLLA SAV, FAZIL GÜLEKEN, ZEKİ ALÇIN, ALİ
YILDIZLI, HAYDAR DOĞAN
Aaaa arabaya bak!...
Trafikte, kendine baktıran bir otomobil… Sanki altına
batırılmış. Pırıl pırıl parlıyor.
Bunlardan çok fazla olmadığı
için ilginç geliyor insanlara.
Bakmamak elde değil. Güzele
kim bakmaz ki? Ancak bir
sorun var… Sürücülerin dikkatini dağıtmaz mı, bu renk?
Kazalara neden olmaz mı?
Bizim aklımıza gelen, yetkililerin aklına gelmiştir mutlaka.
Yani, “No problem…”
Haber: Ahmet Zeki Yeşil
Yine dikkatsizlik… Yine kaza…
Gün geçmiyor ki, bölgemizde bir trafik kazası olmasın.
Kazalar, genellikle aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu meydana
geliyor.
29 Kasım günü, sabahın ilk saatlerinde yine bir kaza haberi
aldık. 2432’nci cadde üzerinde, Atapark karşısındaki göbekte
meydana gelen kazada, can kaybını olmaması sevindirici.
Trafik ışıklarını altına alıp, orta refüje çıkan aracın sürücüsü,
“Saat 06.30 civarıydı. Hız yoktu ama biraz uykusuzluk vardı.
Buna da şükür” diyerek, olayı özetliyor. Biz de diyoruz ki,
“Kazaların en çok yaşandığı saatlere dikkat!”
Haber: Ahmet Zeki Yeşil
Hangi iki milletvekili Çayyolu’ndaki
randevuevinde “nikahlı karısıyla” basıldı
Elif, Dünyada Türkiye’yi temsil edecek
Elif ERDEN, 20/21 Aralık 2014 tarihinde yapılan Türkiye Junior Bayanlar Şampiyonasında yine 1. oldu. Bu başarı
Elif Erden’e Dünya Gençler Şampiyonasına gitme hakkı
kazandırdı.
Şampiyonada en yakın rakibine 25 puanla fark atarak birinciliği kazanan şampiyon kızımıza Dünya
şampiyonasında da başarılar dileriz..
Haber: Fahri Demir
Asfalt ve kaldırım tamir bakımı
Çankaya Belediyesi ekipleri, kış ayının gelmesiyle birlikte
zamanın şartlarına göre tahribata uğrayan asfalt ve kaldırımlarda
onarım çalışmalarına ağırlık veriyor. Bölgenin ihtiyaçlarına göre
sokaklarda kilit taş, bordür kilit taş, bazalt taş ve andezit tretuvar nokta tamir çalışmalarını sürdüren ekipler; hava şartlarına
göre merdivenli yol çalışmaları ile renkli desenli asfalt kaldırım
uygulamasına da aynı şekilde devam ediyor. Fotoğraf; A.Taner
Kışlalı Mahallesi’nde bozulan kilit taşlarını yenileyen ekip...
Geçen yıl Haziran ayında başlayan gezi olayları, Birleşik Haziran Hareketine mihenk taşı oldu. Birleşik Haziran Hareketi
Çayyolu Forumu 14 Aralık’ta ÇABA Derneği’nin toplantı salonunda bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. 50 kadar gezi ruhu taşıyan genç, ya da kendini genç hisseden yurttaş
ÇABA’da bir araya gelerek bir hayli verimli geçen bir toplantı
gerçekleştirdi...
Aydınlık gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar’ın, “İşte
İslamın ve Türklüğün Katilleri” adlı kitabı piyasaya çıktı.
İslamcı camianın içinden gelen Önkibar kitabında “Kâbe’de
Tayyip’i paylayan AKP mebusu kim”, “Adnan ve Mahmut
Hocalar müceddid mi”, “Tenime dokunan cennete gider diyen
ünlü şeyh kim”, “Hangi ünlü islamcı, AKP’nin yolsuzluklarına
isyan etti”, “İhvan, El Kaide, Hamas, Taliban ve AKP zinciri”,
“Ülkücüleri hadımlaştırma projesi. Bahçeli’nin emir aldığı
merkez” gibi birbirinden ilginç konulara değindi.
Önkibar’ın kitabında değindiği ilginç konulardan biri de
kuşkusuz randevu evinde basılan iki milletvekiliydi.
Ankara’da politik arenada olan İslamcı güruhun muta nikahı
sistemiyle kaçamaklar yaptığını aktaran Önkibar, “Meğer
Başkent’te önce muta nikâhını kıyan, ardından pezevenklik
hizmeti veren villalar varmış.” diye yazdı.
Bu randevu evlerinden birine polis baskını yapıldığını ve iki
milletvekilinin Rus kadınlarla yakalandığını belirten Önkibar,
Rus kadınlarla basılan milletvekillerinden birinin polise “nikahlı
eşimizle beraber olamayacak mıyız” dediğini ve polise silah
çektiğini yazdı. Ancak bu olay “üstlerden” gelen telefonla
kapatıldı ve baskını yapan komiser sürgün edildi.
Sabahattin Önkibar kaynağının da üst düzey bir Emniyet
müdürü olduğunu söyledi.
Önkibar’ın kitabından ilgili bölüm şöyle:
MİLLETVEKİLLERİNE MUTA NİKAHI
Ankara’da politik arenadan olan İslamcı güruhun muta nikahı
sistemiyle kaçamak yaptığını çok emin kaynaklardan dinledim.
Meğer Başkent’te önce muta nikâhını kıyan, ardından pezevenklik hizmeti veren villalar varmış.
Hikâyeyi bana anlatan üst düzey bir emniyet mensubudur.
Şunları aktarmıştır:
“Çayyolu tarafından bir villanın randevu evi olarak işletildiği
istihbaratı geldi.
Savcılık villayı izleme ve dinlemeye aldırdı...
Tapelerde bazı ifadeleri görünce şaşkına uğradık. Muta
nikâhından söz ediliyordu.
Ekibimiz villayı bastı.
Kamuoyunda tanınan iki milletvekilini odalarda Rus
kadınlarla yakaladılar.
Bir tanesi, ‘Ben milletvekiliyim, nikahlı eşimizle beraber olamayacak mıyız’ diyerek silah çekti ve memurlarımızın üzerine
yürüdü.
Derken telefon edip ekibimizi hemen çektirdiler.
İlaveten bir milletvekiliyle tartışan komiserimizi sürdürdüler.
Sonradan öğrendiğimize göre bu memur arkadaş konudan
bir gazeteyi haberdar etmiş ama o gazete de en yukarıdan tehdit
edildi ve olay hiç duyulmadı...”
MUTA HELAL Mİ
Belli bir ücret karşılığında kısa süreli evlilik olan muta
nikahının Şiilerde sık görüldüğünü, ancak Diyanet’in muta
nikahının haram olduğuna dair fetva verdiği hatırlatan Önkibar,
milletvekillerinin başvurduğu yöntemi ise şöyle anlattı:
“Burada trajikomik olan şey mezhep taklidi fiyaskosudur. Siz
başka bir mezhepte olsanız bile, kısa bir süreliğine başka bir mezhebe geçmek; yani onu taklit etmek mümkünmüş! Bu durumda
Şia taklit edilip muta nikâhı caiz, yani helal oluyormuş! Söyleyin
bunun adı inancı cinsel uzva alet etmek değil midir?”
Odatv.com’dan...
www.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.com
www.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.com
www.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.comlwww.oceansa.com
www.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.coml www.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.comlwww.oceansavip.com
www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml
www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml www.oceansavip.coml
Çayyolu Rehberi - Çayyolu Rehberi - Çayyolu Rehberi - Çayyolu Rehberi
Önemli Telefonlar
Yenimahalle Çayyolu Semt Birimi..................... 240 03 33
Çankaya Belediyesi Semt Birimi ..................... 235 93 87
Çayyolu Zabıta Karakol .................................... 236 00 01
Beysukent Polis ................................................ 235 10 10
Çayyolu Polis Noktası ...................................... 240 95 06
Çayyolu Tel. Arıza- ...........................240 35 44 - 240 01 20
Su Arıza ........................................................... 235 61 12
Çayyolu PTT ...................................................... 241 06 41
Ümitköy PTT ..................................................... 235 30 24
Koru PTT ........................................................... 240 06 33
53. Noter ............................................................ 236 12 88
65. Noter ........................................................... 217 65 35
Muhtarlıklar
Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Muhtarlığı ...........240 20 06
Alacaatlı Mahallesi Muhtarlığı .............................239 12 20
Çayyolu Mahallesi Muhtarlığı ............................. 235 78 32
Dodurga Mahallesi Muhtarlığı ............................ 239 26 07
Mutlukent Mahallesi Muhtarlığı .......................... 235 01 71
Konutkent Mahallesi Muhtarlığı .......................... 240 40 47
Koru Mahallesi Muhtarlığı .................................. 240 98 98
Ümit Mahallesi Muhtarlığı ................................. 235 30 32
Yaşamkent Mahallesi Muhtarlığı ...................... 217 45 45
Tıp Merkezleri
A Klinik .............................................................. 236 01 02
Ayşe Ana Sağlık Ocağı ...................................... 242 06 21
Başkent Üniversitesi Semt Polikliniği ................ 235 70 50
Çayyolu Yaşam Tıp Merkezi ............................... 240 01 17
Çayyolu Sağlık Ocağı....................................... 235 36 27
Çayyolu 3 No’lu Sağlık Ocağı ........................... 235 68 76
Gazi Hastanesi Çayyolu Semt Polikliniği .......... 233 40 00
Mutlukent Sağlık Ocağı ..................................... 235 48 28
Onep Plastik Cerrahi Merkezi ........................... 236 45 15
Özem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi.... 236 15 40
Sıla Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Mrk. ........... 236 13 00
Zekai Tahir Burak Çayyolu Semt Polik............... 236 32 07
Bankalar
Akbank (Ümitköy) ............................................. 235 89 02
Akbank (Çayyolu) .............................................. 240 82 28
Akbank (Yaşamkent) ......................................... 217 24 80
Albaraka Türk Ümitköy Şubesi .......................... 241 60 00
Denizbank Çayyolu ............................................ 240 98 01
Finansbank ....................................................... 235 78 95
Fortis Bank ........................................................ 291 55 00
Garanti Bankası Ümitköy .................................. 235 32 14
Garanti Bankası Çayyolu .................................. 241 62 90
HSBC Çayyolu Şubesi ...................................... 236 30 99
Halkbank (Alacaatlı Kav.) .................................. 240 08 87
Halkbank (Çayyolu)............................................ 236 12 64
İng bank ............................................................ 235 02 97
Kuveyt Türk Bankası (Ümitköy) ........................ 241 84 13
Şekerbank ........................................................ 236 10 40
T. İş Bankası Ümitköy Şubesi............................ 235 31 78
T. İş Bankası Çayyolu Şubesi............................ 240 99 79
T. İş Bankası Alacaatlı Kav. Şubesi................... 242 14 51
T.C. Ziraat Bankası (Ümitköy) ........................... 235 73 27
T.C. Ziraat Bankası (Konutkent)......................... 240 13 52
T.C. Ziraat Bankası (Koru Sitesi) ....................... 241 49 38
T.C. Ziraat Bankası (Çayyolu)............................ 240 46 16
TEB Bank .......................................................... 236 35 30
Vakıfbank (Çayyolu)...........................................
Vakıfbank Çayyolu Pr. .......................................
Yapı ve Kredi Bankası-1.....................................
Yapı ve Kredi Bankası-2.....................................
235
241
235
236
74
71
96
36
48
27
25
18
Angora Taksi ...................................................... 225
Başkent Taksi .................................................... 234
Beysukent Taksi ................................................ 235
Çayyolu Bizim Taksi........................................... 240
Gordion Taksi .................................................... 240
Konutkent Merkez Taksi..................................... 241
Konutkent-2 Taksi............................................... 240
Koru Taksi........................................................... 240
Ümitköy Merkez Taksi ....................................... 235
Türkkonut Taksi ................................................. 239
Yaşamkent Taksi ............................................... 242
Yaşam Park Taksi .............................................. 217
12
13
00
28
16
41
52
16
00
33
10
13
00
54
20
28
01
70
22
64
11
39
40
33
Taksi Durakları
Kargo Şirketleri
Aras Kargo ........................................................ 235 49 89
MNG Kargo ....................................................... 235 34 00
Yurtiçi Kargo ...................................................... 235 60 94
Müzik Merkezleri
ASS Müzik ......................................................... 235 03 40
Antik Ege Sanat Kursu ........................................ 241 23 45
Odabaşı Müzikevi ............................................. 236 20 91
Presto Akademi .................................................. 217 52 26
Musique Classique ............................................. 235 44 16
Sucular
Anahtarcılar
Alican Anahtar .................................................... 235 08
Alper Anahtar ..................................................... 235 26
Klas Anahtar ...................................................... 236 07
Kalender Anahtar ................................................235 24
Çilingir Anahtar ................................................... 239 12
38
93
08
24
32
ARDA Bilgisayar
Tel: 235 12 24
Arda Bilgisayar .................................................. 235 12 24
Akdamar Bilgisayar ........................................... 236 00 26
Casper Yaşamkent ............................................. 217 68 48
Genç Bilgisayar ................................................ 235 52 82
Şahinler Bilgisayar ............................................ 236 34 70
Camcılar
Deniz Cam ......................................................... 235 39 00
Polat Cam .......................................................... 235 53 88
Ümit Cam ........................................................... 235 21 16
Best Çiçekçilik ................................................... 235
Ulusoy Çiçekçilik ............................................... 241
İmaj Çiçekçilik ................................................... 240
Utkun Çiçekçilik .................................................. 241
Elektrik
Alo Paket Servisi
Baget Sandvic .................................................. 235 84
Çukurağa Sofrası ............................................. 236 48
Hazar Kebap ................................................... 238 28
Guşgana ......................................................... 235 71
Sini Börek ........................................................ 236 46
Little Caesars Pizza.......................................... 240 36
94
04
08
67
33
27
Su Tesisatı
Bilgisayarcılar
Çiçekçiler
Abant Su ............................................................ 239 12 13
Elmadağ Su ....................................................... 235 40 46
Erikli Su .............................................................. 235 55 41
Damla Su ........................................................... 236 00 35
Hamidiye Su ...................................................... 239 40 93
Kardelen Su ....................................................... 236 09 56
Taşkesti Su ......................................................... 239 45 40
39
49
01
60
95
69
77
59
Kut Elektrik ........................................................ 235 60 34
Masal Elektrik ....................................................... 217 41 32
Okhan Elektrik .................................................... 236 21 46
Şan Elektrik ....................................................... 236 07 29
Teknik Elektrik ................................................... 235 29 30
Eser Tesisat ....................................................... 235 50 84
Has-Han Tesisat ................................................ 235 05 56
Gençler Tesisat .................................................. 235 67 77
Masal Tesisat .................................................... 217 41 52
Ümit Tesisat ....................................................... 235 31 58
Yetkili - Teknik Servisler
Alarko Yetkili Servis .......................................... 236 96 96
Arçelik Yetkili Servis .......................................... 235 50 51
Arçelik Teknik Servisi.......................................... 235 47 17
D Grup Bosch ................................................... 236 04 27
Çayyolu’ndaki günlük olayları ve
gelişmeleri web sitemiz
www.cayyoluhaberbulteni.com’dan
tüm ayrıntıları ile takip edebilirsiniz.
Çayyolu’na kültür merkezi gerekli
Kim haklı, anlayamadım!...
23 Aralık sabahı Çayyolu’na gelen metronun elektriklerinin
kesilmesi sebebiyle tam 20 dakika metro vagonu içinde mahsur
kaldık.
Mahsur kalmak bir yana da, vagonun içi mahşer yeri gibi kalabalıktı. Bir
süre sonra baygınlık geçirenler oldu.
Hiç temenni etmiyorum ama, bir zaman sonra metroda hiç beklenmeyen
olaylar yaşanabilir korkusu içindeyim.
Her seyehatte inanılmaz derecede tedirgin oluyorum.
Asıl sıkıntılı olan, Ankara’nın batı istikametinde oturanların başka ulaşım aracı yokmuş gibi sadece
metroya mahkum edilmesi.
N. F. Ö.
Hizmet Etimesgut’tan vergiler Çankaya’ya...
8 aralık akşamı Çayyolu Cüneyt Gökçer Tiyatro Salonunda Deçemko Vakfı Ayşe Taş TSM Koromuz Kızılay yararına
gerçekleştirdiğimiz “Musikide Saba Esintileri “ Konserimize yoğun ilgi
gösteren ve 3 saat boyunca ayakta olmalarına rağmen salonu terk
etmeyen Çayyolu sakinlerine gösterdikleri
bu ilgiden dolayı sonsuz teşekkürlerimizi
ve şükranlarımızı sunuyorum......Birçok musiki sever izleyicimizinde ayakta
da yer bulamayıp tiyatro salonunu terk
ettiğini duyduk ve çok üzüldük... Çayyolu
semti müziği ve sanatın her dalını bu kadar severken ve bunca koro varken en
kısa sürede Çayyoluna 800 kişi izleme
kapasiteli bir kültür merkezi yapılmasını
diliyorum.... Saygılarımla
Ülgen Özalp
Ne zaman tepki göstereceksiniz?
Sivil toplum örgütleri, Liseler de Osmanlıca dersi için duyarlılığınızı
ve tepkilerinizi ne zaman göreceksiniz. Hepiniz Kış uykusuna
mı yattınız, otel motel bırakın bu işleri, Tüm sivil toplum örgütleri,
sendikalar, okul aile birlikleri birlikte hareket edin birleşin ve halkla
bütünleşın halka önderlik edin. Susma sustukça sıra sana gelecek.
Safiye S.
Amaç Osmanlıca değil, Arap harfleri...
Amaç Osmanlıca öğretmek değil. Arap harflerini ve okumayı önce
öğretip sonra kuranı dini rejimi mecbur kılmak! Tarhçi ve araştımacılar
öğrensinler.Onlar zaten öğrendiklerini halka bildirmek durumundalar.
Süs olsun diye araştırmıyorlar. Onlar da Türkçe yazıyor biz de okuyoruz.Osmanlıca öğrenen öğrenci yabancı bir lisan öğrensin de işe
yarasın. Bunlar: “Atladı damend tutup bir zevrakçeye geçti sandım
mah ömrüm ayinei billurdan.’’ sevdasındalarsa Türkçesi var. Okuyan
anlar. Osmanlıca diye bir dil yoktur. Her telden biraz çalan işkembe
çorbasıdır.O kadar Ataya düşkünseniz önce size bu Vatanı bayrağı
DİNİ kanlarıyla canlarıyla sağlayıp düşman çizmesinden kurtaran
Atalarını öğren ve iğrenç dilini onlardan çek.
Yaşamkent’in bir bölümünün Etimesgut’a bağlı olduğu ortaya
çıktığında bir hayli şaşırmış, üstelik de çok üzülmüştük. Bu konuda
tepki koyanlar dahi oldu.
Üstelik de Yaşamkent’in en güzel, en kaliteli konutlarının olduğu
yerdeki insanlar Etimesgutlu olmayı istemediklerini ortaya koydular.
Şu sıralar başka bir saçmalık daha yaşıyoruz. Hizmeti Etimesgut Belediyesi’nden alıyoruz, vergileri Çankaya Belediyesi’ne yatırıyoruz.
Hem de aldığımız hizmet hiç de azımsanacak gibi değil, Etimesgut Belediyesi Park Flora ile Anka Modern arasına içinde yürüyüş
parkutu da olan bir park yaptılar görülmeğe değer.
Kazım N.
Bizim derdimiz başka...
Sizin Avrupa Birliğine girmek gibi bir derdiniz olmayabilir.
AMA BİZİM EVRENSEL HUKUK GİBİ, DEMOKRASİ GİBİ BİR
DERDİMİZ VAR.
Vatandaş
Çayyolu devre dışı...
Ulaşım haklarımız göz ardı ediliyor, metro dayatılıyor! Farkında
mısınız, dünün en örgütlü toplumu olduğu bilinen Çayyolu’nun tepki
verme mekanizmaları devre dışı kaldı.
Çayyolu Sakini
Bizim “gerçek gündem”imiz “toprağı aç, hayvanı aç, insanı
aç” Türkiye’mizdeki soygun, vurgun, talan ortaklığındaki
tepişmelerden pay kapmak, yukarıdan aşağıya bunların
yarattığı gündemle milleti uyutmak değildir.
Yayın Sahibi ve Yazı İşleri Md.
M. Engin Uç
Yayın İdare Merkezi: 2965. Cad. Malikent Sitesi No: 72 Çayyolu/Ankara
Telefon:235 33 24 - 240 76 64 - 0 532 575 19 06
Nadir N.
Okumuyorsunuz...
“Sesimizin değerini ancak susturulduğumuzda anlarız” bu söz
eğitim hakkını savunduğu için Taliban tarafından vurulan Pakistanlı
BEN, MALALA adlı kitaptan alıntıdır. İnsanlar okumuyor bu gidişatın
bizi nerelere götüreceğini bilmiyorlar yada istedikleri bu zaten,bizler
uyanık olmak durumundayız ..
Kadriye Sıtkı
Güncel olayları güzel yakalıyorsunuz...
Herşeyden önce Çayyolu Haber Bülteni’ni hazırlayanları kutluyorum. Önceki sayınızda Osmanlıca haberiniz güzeldi. Millet tepki
koyup uyandığında ay ortalarına kadar gelmiştik. Dikkatli olmanız
okur sayınızı da artırıyor. Bülteni şimdi daha rahat buluyorum. İnce
ince, doku doku hazırlıyorsunuz. Teşekkür ediyorum.
Çayyolu Haber Bülteni bölgede bir ekol
İyi çalışıyorsunuz, size teşekkür ediyorum. Bölgede ne olursa
www.cayyoluhaberbulteni.com’dan öğreniyoruz. Bültende yorumuyla birlikte geniş bir şekilde veriyorsunuz. Gördüğüm kadarıyla
atladığınız haber de olmuyor. Büyük bir emek ürünü olduğu ortada...
Bülteni dağıtılan yerden izliyorum. Bültenin çıkmış olduğunu
fark eden Çayyolulu adeta kapıyor. Bazıları sırf kendisi için değil,
“bulamıyorum” diyen komşusu için de alıyor.
Dağıtanlarla konuştum, “Bülten çıkmadan soran çok oluyor,
bulamayan kırgın ayrılıyor” dediler. Sizleri tebrik ediyorum.
Yayının Türü:
Sayı: Baskı Yeri:
Basım Tarihi:
Baskı miktarı:
Yayın No:
Alim K.
Aylık yerel süreli yayın
161 - 01/Ocak/2015 - 15. yıl
HTC Matbaacılık - 341 62 32 - Büyük Sanayi 1. Cd/Ank.
01/01/2015
5 bin adet
5296
Seviye santrançta da başarılı
B.B.Ankara Spor kulübünün 22 KASIM 2014 tarihinde Altınpark
Expo Center fuar alanında düzenlediği satranç turnuvasına katılan 480
sporcu içinde Yaşamkent / Seviye Koleji Öğrencilerinden Görkem
ARSLAN 6 Puanla 3.lüğü, Çınar KÖSE ile Mehmet Ediz ÇIRAK 5
puanla 10. luğu, Yağız ÇAKMAK 4 puanla 37. sırayı paylaşmışlardır.
Yaşamkent’in İLK okulu olma özelliği taşıyan Seviye Koleji
açıldığı günden bu yana sadece 2 yılda başarılı bir özel kolej olmasının
yanında sosyal aktiviteleri ile birlikte ders sonrası verdiği etüd
hizmetleri ile de velilerin takdirini kazanmıştır. Kolejin tüm öğretmen
ve öğrencilerine başarı diliyoruz.
Komşuluk sohbetlerinin ilki yapıldı
Çayyolu Semt Meclisi çevre imar çalışma grubunun düzenlediği
1. Komşuluk Sohbeti, Çayyolu’nun en eski sitelerinin (Ümitköy,
Erdemkent, İşköy) yöneticilerinin panelistlikleriyle başladı....
Komşuluk nedir, yıllar içinde nasıl bir değişime uğramıştır,
özlediğimiz ilişkilere tekrar nasıl kavuşabiliriz konularında çok keyifli paylaşımlarda bulunuldu... Çaylar ve güzel lezzetler eşliğinde
yapılan sohbetlerin devamı, Ocak aynın sonunda siz Çayyolu’lu
komşularımızın katılımlarıyla daha da keyifli hale gelecektir umudunu taşıyoruz. Bir sonraki sohbet toplantısı (muhtemelen) 18 Ocak
Pazar günü yapılacak...
ÇABA TSM’den Öğretmenler
Gününe coşkulu kutlama
21 Kasım’da ÇABA Türk Sanat Müziği koristleri Öğretmenler
Günü nedeniyle Marina Park’da bir araya gelip doyasıya eğlenerek
felekten bir gece çalmayı başardılar. Gecede TSM Hocamız Hasan
Eğlen öğretmenler günü nedeniyle önüne konan pastanın mumlarını
söndürdü ve pastayı kesti. Full kadro gerçekleşen yemekli ve
eğlenceli toplantı gecenin geç saatlerine kadar sürdü.
Biz, gözümüzdeki bağı çözüp attığımızda,
aydınlığa çıkan gerçekleri doğru analiz ettiğimizde,
geleceği doğru öngörebildiğimizde, irade-miz üzerindeki ipotekleri kaldırdığımızda “bir fark yakalarız.”
Başımıza gelenlerde kendi payımızı kabul
ettiğimizde, kaderimizi çoğunlukla kendi ellerimizle oluşturduğumuzu anladığımızda “bir fark daha
yakalarız.”
Geleceğimize kendi damgamızı vurduğumuzda
bunun sorumluluğunu taşıyabildiğimizde bu sefer
“bir fark yaratırız.”
Ve bu yarattığımız fark, yeni fırsatları bize taşır,
bizi yeniden biçimlendirir.
İşte, o zaman 2015 yeni yıl olur.
Yeni bir yıl!
Farklı bir yıl!
Farkı yeniliğe, yeniliği bize taşıyan bir yıl dileklerimle.
Umudumu “yarına” taşıyorum.
Abdullah YÜKSEL
Eğitimci-Yazar
Türkkonut Dernekleşme Yolunda…
Türkkonut’ta dernek kurma çalışmalarını başlatan Kazım Gürer,
Yaşamkent Geliştirme Derneği Başkanı Mustafa Tuna ve yönetim
kurulu üyelerini, 21 Aralık’ta Türkkonut sakinleriyle birlikte
gerçekleştirdikleri toplantıya davet etti. Türkkonut Merkez Cami
toplantı salonunda yapılan toplantıda Türkkonut Genel Başkan
Yardımcısı Cemil Üner de bulundu.
Ağırlıklı olarak Türkkonut’un sorunlarının dile getirildiği
toplantıda özetle; bölgede kooperatif adı altında 53 site bulunduğu,
çevre yolu bağlantısının yapılmasıyla bölgenin hızla gelişeceği, İmar
planına göre yapılacak yatırımların ve Hastane/okul gibi yapılara
ayrılan boş alanların durumunun açıklığa kavuşması gerektiği ifade edildi. Toplantıda ayrıca dernekleşme yoluna gidilerek, örgütlü
hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.
Toplantıda söz alan Yaşamkent Geliştirme Derneği Başkanı Mustafa Tuna, gerek dernekleşme çalışmalarında, gerekse sorunların
dile getirilmesi ve çözüm yollarının aranmasında dernek olarak
katkıda bulunmaya hazır olduklarını söyledi.
Haber: AZY
Aydınlanmak için
Okuyun...!
‘’Yetişen zekaları KİTAPLARLA
beslemeyen ULUSLAR, her zaman için
YIKILMAYA mahkumdur’’
Ünlü Romalı şair OVİDİUS’a yürekten
katılıyorum.Biz TÜRK MİLLETİ olarak
okumadığımız ve sorgulamadığımız için,
şu anda ki ACI tablo ile karşı karşıyayız.
Eğer durum böyle devam ederse YIKILMAYA mahkum bir
hale geleceğiz.
2015 i karşılayacağımız şu günler de,ülkemizde ki CEHALET oranı düşmesi gerekirken, hızla ilerleme kaydetmektedir.Eğitim sistemimizde ki yapılan, YANLIŞ ve ÇARPIK
düzenlemeler de GERİYE gidişimizi hızlandırmaktadır.
Yaşamkent’in ana sorununu
Hürriyet’e taşıdık...
15 yıldır bölgede haber yapan Çayyolu Haber Bülteni, bölgenin pek çok sorununu ulusal gazetelerin sayfalarına taşımayı
başardı ve kimi zaman da çözümünü sağladı. Bu çizgideki
çalışmalarımız halen devam ediyor. Geçenlerde Yaşamkent
girişinde yaşanan kazayı fotoğraflayıp internet sayfamızda
“Yaşamkent çıkışı köprü istiyor” başlığıyla haberleştirmiştik.
Fotoğrafımız Hürriyet’te Fatih Tekeci’nin köşesinde de aynı
savla “Yaşamkent girişine bir köprülü kavşak yapılmalı”
şeklinde yayınlandı.
Kaldı ki, orada geçtiğimiz altı ay içinde ölümlü kaza da
yaşandı. Maddi hasarlı kazaların sayısı ise belli değil.
Bu konuda Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin dikkatini o
noktaya toplayabildikse ne mutlu bize.
DÜNYADA, 173 ülke arasında yapılan bir araştırma sonucu şunu gösteriyor ki, Türkiye KİTAP ve GAZETE okuma
sıralamasında, yerini 160. sırada alıyor. İlk BEŞ sırayı paylaşan
ülkeler ise, AMERİKA, RUSYA, JAPONYA, FRANSA ve
İNGİLTERE’dir.Çok fazla bir şey söylemeye gerek yok.İlk
sırada yer alan ülkelere baktığımız zaman, bizim neden bu
durumda olduğumuz açık ve net görülmektedir.
Ülkemizde TELEVİZYON izlenme oranının % 98
olduğunu biliyor musunuz?
Bizlere aşılanmak istenen her şey, bu kanallar yolu ile
yapılıyor. En güzel UYUTMA TAKTİĞİDİR. Müslüman bir
ülke olmamıza rağmen, KURANI-KERİMİ okudun mu? diye
insanlara soru yönelttiğinizde, HAYIR cevabı alıyorsunuz.
Oysa ki bu KİTAP da söylenen ve emredilen en önemli şey,
OKU, ÖĞREN ve ANLA dır ….
Bir şeyleri DEĞİŞTİRMEK ve bu olanların HESABINI
sormak istiyorsak eğer, işe önce OKUYARAK başlamalıyız.
Hemen ŞİMDİ başlayalım, çünkü YARIN ÇOK GEÇ
OLABİLİR …!!!
Konutkent’in girişi de farklı değil
Öte yandan Konutkent girişinde de aynı durum söz konusu,
orada da tehlike mevcut. Çok sayıda yaralanmalı ve maddi
hasarlı kaza bu noktada oluşuyor.
Hatırlanacağı gibi Konutkent sakini anne Gonca Özsoylu ve
çocukları Selen ve Ekin Özsoylu orada geçirdikleri bir kaza sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, her iki girişe de çözüm
bulmalı, oradaki kazalar ve ölümler artık sona ermeli.
Çayyolu Haber Bülteni
Sevtap KÜRKÇÜOĞLU
Yaşamkent’te PTT şubesi açılıyor
Yaşamkent, 3250 Cadde üzerinde bulunan Anka Modern çarşısında Posta Telgraf Teşkilatı (PTT) şubesi açılıyor.
Böylece Yaşamkent’te önemli bir eksik giderilmiş olacak.
Çağdaş marketin bitişiğinde faaliyet gösterecek PTT şubesi
için hazırlıklar halen devam ediyor. Edinilen bilgilere göre,
önümüzdeki haftalarda PTT şubesi faaliyete geçmiş olacak. Çevre sakinleri, PTT işlemlerini başka yere gitmeden
kolaylıkla yapabileceği için bu durumdan memnun.
Haber: AZY
Download

2015 Yılbaşı kutlamaları ve programları ile Çayyolu Haber Bülteni