Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
1
Ramazan Adıbelli: “Mircea Eliade ve Din”
MİT

Mit Fransızca “Mythe” kelimesinden gelir ve Türkçede yaygın olarak “efsane, söylence, masal”
anlamlarında kullanılır.
Eliade’nin Türkçeye çevrilen eserlerde Fransızca MYTHE kelimesinin farklı tercümeleri:
-

Mehmet Aydın Eliade’nin “la nostalgie des origines” kitabındaki
MYTHE kavramını mitoloji olarak tercüme eder
Mehmet Ali Kılıçbay, Eliade’nin “Kutsal ve Din dışı” adlı
eserinde Mythe kelimesini Efsane olarak tercüme eder
Sema Rıfat (“Mitlerin Özellikleri) adlı eserinde Mit olarak
tercüme eder
Bir başka tercümede Mitos, diğerinde ise Söylence olarak tercüme
edilir…
Eliade’nin eserlerindeki MYTHE kelimesi Türkçeye farklı tercüme edilir. Bu aslında çevirilerin eksik
(tercüme eden diğer kitaplara bakmadan tercüme etmesinden kaynaklanabilir) ve mit kavramının
Türkçeye çevirisi ve tanımın çok kolay olmadığını gösterir
TDK’ya göre…
A. MİT:
1. Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı,
tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili hayalî, alegorik bir anlatımı olan halk hikayesi,
“Ergenekon efsanesi bir mittir”
2. Mecaz: Efsaneleşen kavram veya kişi
B. Mitoloji: (mythologie)
1. Mitlerin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim
2. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
“Yunan Mitolojisi”
C. Efsane: (farsça efsane)
1. Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu eden hayalî hikâye,
söylence
2. Mecaz: Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye…
MİT KAVRAMI, ELİADE’NİN ÇALIŞMALARINDA ÜZERİNDE DURDUĞU KAVRAMLARDAN BİRİDİR.

Eliade’ye göre, dindar insan çoğu zaman bilinçaltında olan derin arzusunu ortaya çıkaran şey
mittir!
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
2
a. Mit Tanımlamaları:



Rennie: “Mit araştırmacısının sayısı kadar mit tanımı vardır”
Batı’da 20. Yy’a kadar Mit tanımları Yunan mitolojisine dayanılarak yapılmıştır. Bundan mütevellit
mit kavramına hayalî, uydurma, gerçek dışı, kurgu, yalan vs. gibi anlamlar yüklenmiştir
“Homeros ve Hesiodus’un Yunan tanrılarıyla ilgili mitolojik ifadelerini eleştirerek bunların
gerçekliğini reddeden Ksenofanes (M.Ö 565-470) sonra Yunanlılar, mythos kavramını, her tür dinî
ve metafizik değerden yavaş yavaş arındırmışlardır”1
(Homeros ve Hesiodus, insanlar tarafından yapıldığında ayıplanacak rezil ne kadar iş varsa hepsini
tanrılara atfettiler ve hırsızlık, zina ve aldatma gibi birçok gayrı meşru iş yaptırdılar (tanrılara))

Logos daha sonra historia kavramların karşıtı haline gelmiştir. Daha sonra
“gerçekte var olmayan” şeyleri ifade etmek için kullanılmaya başlamıştır.
(anlam kayması)2

Hıristiyanlık kendini özellikle Septuaguinta ile birlikte3, yani Kitab-ı
Mukaddes’in Yunanca tercümeleri ve Yunanca kavramların aktarılması
ve benimsenmesiyle birlikte, paganizme karşı yunan düşüncesiyle cevap
vermeye çalışmıştır ve MİT kavramını da bu anlamda kullanmıştır.
Nasıl??? Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedid’de geçmeyen her şey uydurma efsanedir. Aynen bu şekilde 19.yy’a
kadar Hıristiyanlıktan beslenen Batı’daki din adamlarında da bu yaklaşım hâkimdi. Mit bu çerçevede
değerlendiriliyordu. Bununla ilgili Eliade şu sözleri sarf eder: “YUNANLAR, BUNDAN 25 ASIR ÖNCE
ÖYLE İLAN ETTİKLERİ İÇİN BÜTÜN AVRUPA DİLLERİNDE MİT KELİMESİ BİR KURGUYA İŞARET
ETMEKTEDİR”
Farklı Mit tanımlamaları:
A. Max Müller:
- “MİT BİR “DİL HASTALIĞIDIR”4 demiştir ve Mit kavramanın önemine ve aynı şekilde hem farklı
anlaşılmasına hem de anlam kaymasına uğradığını gösterir aslında
1
Ramazan Adıbelli, a.g.e s.197
HİSTORİA ile ilgili Latince’de bir deyim vardır: Historia magistra vitae est veya Magistra Vitae!
Bu deyime göre tarihten her zaman dersler alınır-alınmalı. Bu da bize aslında historia’nin ne anlama geldiğini
anlatmakta. Zira yukarıda bahsedildiği gibi eğer sadece var olmayan şeyler hakkında bilgi vermiş olsaydı pek
ders alınması mümkün olmayabilirdi. Ancak burada bu deyim bunun aksini ifade eder ve HİSTORİA denilen şeyin
gerçek ve ders alınması gereken bir olgu olduğunu söyler.
Bu deyimin devamı niteliğinde: Historia vero testis temporum, lux veritatis, vita memoriae, magistra vitae,
nuntia vetustatis, qua voce alia nisi oratoris immortalitati commendatur? By what other voice, too, than that of
the orator, is history, the evidence of time, the light of truth, the life of memory, the directress of life, the herald
of antiquity, committed to immortality?
3
Kitab-ı Mukaddes’in Yunancaya çevirisi
4
Max Müller, “Contributions to the science of mythology, 1897.
2
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
3
B. Tylor:
- günlük tecrübenin mitlere dönüştürülmesini temel nedeni olarak, bütün doğanın canlı olması
ve dolayısıyla kişiselleştirilebileceği inancına bağlayarak MİTİ NAİF BİR ANİMİST İCAT olarak
görmüştür Tylor
- Mitleri tıpkı bilim gibi fizik dünyanın bir açıklaması olarak ele alır
- Tylor Miti iptidai bir bilim olarak değerlendirmişt ve onu modern bilimle karşılaştırarak bu
ikisinin birbiriyle bağdaşmayacağı sonucuna varmıştır. (Mitler yanlış, yalandan ibarettir.)
C. Andrew Lang:
- Mit değersiz bir fantezidir
D. Alman Pan-Babil ve Astro- Mitoloji okulu:
- Mit, uzaysal fenomenlerin bir projeksiyonudur
E. William Smith:
- Mit, ritüelin söz haline gelişidir, yani ritüelin açıklamasıdır
F. Sigmund Freud:
- Mit, ilk baba cinayetine ilişkin bir fantazm/fantazidir
G. 20.yy’dan sonra araştırmacılar:
- Uydurma hikaye, koca-karı masalları değildir,
- ARKAİK TOPLUMLARDA ANLAŞILDIĞI ŞEKLİYLE, YANİ “GERÇEK BİR ÖYKÜ” YE İŞARET EDEN BİR
TERİM OLARAK KULLANILIRDI…
H. Harmsworth’s Universal Encyklopedia:
- Mitler, dünyadaki birçok halkın kutsal öyküler olarak kabul ettiği ve bunların kutsal olmayan
öykülerin aksine gerçek olduğuna, yani mitlerde anlatılanların gerçekten vuku bulduğuna
inanılır
I.
-
Branislaw Malinowski:
Mit, iptidailerin, mitlerin yanında bilim anlayışına da sahiptir
Mit, Tylor ve Frazer’in dediği gibi, iptidai bilimin karşılığı, yani fizikî dünyanın bir izahı
DEĞİLDİR!
MİT, MODERN ROMANLARDAKİ ÖYKÜLER GİBİ BASİT BİR KURGUDAN İBARET OLMAYIP
BİLAKİS YAŞANILAN BİR GERÇEKLİKTİR
MİTLER VUKUU BULMUŞTUR
Kutsal anlatıdır mitler (SACRED TALES)
b. Eliade’ye göre MİT:
- Mit kavramı, söz ve masal kavramlarından ayrılıp, “kutsal fiil, anlamlı hareket, ilk olay” ile
ilişkilendirilmesi gerekir. Eliade şunu da açıkça ifade etmektedir ki, MİT’in tam olarak (net bir
şekilde) tanımını yapmak zordur. TÜM ARKAİK VE GELENEKSEL TOPLUMLARDAKİ MİTLERİN
HER TÜRÜNÜ VE BÜTÜN İŞLEVLERİNİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE BİR MİT TANIMI YAPMAK
İMKÂNSIZDIR
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
-
4
Eliade’ye göre mit, çeşitli ve birbirini tamamlayıcı birçok açıdan yaklaşılabilen ve
yorumlanabilen son derece karmaşık bir kültürel gerçekliktir
:
MİT, KUTSAL BİR ÖYKÜ ANLATIR, BİDAYETTE (BAŞLANGIÇLARIN) EFSANEVÎ
ZAMANINDA GERÇEKLEŞEN BİR OLAYI NAKLEDER (…) DOĞAÜSTÜ VARLIKLARIN
İCRAATLARI SAYESİNDE BİR GERÇEKLİĞİN NASIL MEYDANA GELDİĞİNİ ANLATIR.
DOLAYISIYLA MİT, HER ZAMAN BİR “YARATILIŞ” ÖYKÜSÜDÜR. BİR ŞEYİN NASIL
MEYDANA GELDİĞİ, NASIL VAR OLMAYA BAŞLADIĞI ANLATILIR. MİT, SADECE
GERÇEKTEN MEYDANA GELEN, TAMAMEN TEZAHÜR EDEN ŞEYDEN BAHSEDER.
MİTLERDEKİ SAHISLAR DOĞAÜSTÜ VARLIKLARDIR (…)
ÖZETLE MİT: “KUTSALIN (ya da doğaüstü olanın) DÜNYADA ÇEŞİTLİ VE BAZEN DE DRAMATİK
ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKIŞINI TASVİR EDER. DÜNYAYI GERÇEK OLARAK TESİS EDEN VE ONU BUGÜNKÜ
HALİNE GETİREN İŞTE KUTSALIN BU ORTAYA ÇIKIŞIDIR. DAHASI, DOĞAÜSTÜ VARLIKLARIN
MÜDAHELELERİ SONUCUNDA İNSAN BUGÜNKÜ HALE, YANİ ÖLÜMLÜ, CİNSİYETLİ VE KÜLTÜREL
BİR VARLIK OLMA DURUMUNA GELMİŞTİR
Mircea Eliade Aspects du Mythe page 16-17

MİT, bir şeyin …
gerçekleştiğini/var
olmaya başladığını
yaratılış öyküsünü
ontolojik
boyuutunu
ve inananlar
perspektifinden
ONTOFANİsini
..anlatır
MİTİN ÖZNELERİ
İNSANÜSTÜ VARLIKLAR
DOĞAÜSTÜ VARLIKLAR
TANRILAR
TANRISAL VARLIKLAR
YARI TANRILAR
UYGARLAŞTIRICI KAHRA
Eliade’ye göre MİT’in gerçekliği:
5
Eliade, “İmages and symboles”, s.50
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)









5
Aslında Eliade açıkça ifade etmese de miti sembolizm içeren bir öykü olarak algılar (s.204)
Douglas Allen: “Mitler, kutsal gerçeklikleri ortaya koyan “hakiki” birer öykü ya da tarihi sunmak
üzere sembollerin anlatım biçiminde bir araya getirildiği özel bir dinî fenomen kategorisini
oluşturmaktadır.”
MİT’in temel yapısal özelliklerinden birisi de, onun SIRRI AÇIĞA ÇIKARMAK olarak da
nitelendirilebilir. Yani Başlangıçta (yaratılışta) olanlarla ve insan için muamma olan ve gizlenmiş
bir bilgi olan Yaratılış gibi olaylar hakkında bilgiler verir… YANİ TAM OLARAK (SIRRIN İFŞASI)
DEYESEL VE SOSYAL YOLLARLA ELDE EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR GERÇEKLİĞİN İFŞASIDIR.
İN
NE OLDUĞU BİLİNMİYOR
Arkaik insanlar aslında MİT’le efsane/masal arasında fark gözetebiliyordu. Aşkın bir anlam ifade
etmeyen olayları konu edindikleri için efsaneler ve masallar, sahte hikâyeler olarak
değerlendirilmektedir.
Ancak: Tarih içerisinde yer alan tüm fenomenler gibi mitlerde değişikliğe uğramıştır. Ancak
“iptidailerin” mitleri zamanla değişikliğe uğramış olsa da hala başlangıçtaki bir durumu
yansıtmaktadır. (Aspects du Mythe, s.15)
Eğer mit, zaman içerisinde başlangıçtaki durumu ifade edemeyecek durumda bozulan ve
varoluşsal karakterini kaybeden bir anlatı haline gelirse, o zaman bu anlatıya mit değil MASAL
(FABLE) denilebilir
MİT, İN İLLO TEMPORE ANLATILAN GERÇEKLİKLER HAKKINDA ANLATIMDIR.
DİRİDİR, GERÇEKTİR VE YÖN BELİRLEYİCİDİR…
ELİADE’YE GÖRE
Rennie: “Bir miti mit yapan şey, inanan kişinin niyetidir/kastıdır”
MİTLER HALA
Eliade Pettazoninin şu ifadesine katılır: “KUTSAL BİR ÖYKÜ OLDUĞU İÇİN MİT,
6
CANLILIKLARINI
HAKİKİ BİR ÖYKÜDÜR”
KORURLAR

Eliade’nin mitlerin dile getirdiği olayların gerçekleştiği zamanı ifade etmek için kullandığı
kelimeler:
BAŞLANGIÇTA
=
AU COMMENCEMENTS, A L’ORİGİNE
BAŞLANDIÇTAKİ ZAMAN
=
LE TEMPS PRİMORDİAL
ZAMANIN BAŞLANGICINDA
=
AU COMMENCEMENT DU TEMPS
+Latince kavramlar
İN İLLO
TEMPORE
AB İNİTİO
Latince
başlangıcı
ifade eden
kavramlar
AB
ORİGİNE
İN
PRİNCİPİO
6
Raffaele Pettazoni, “The truht of myth”
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
6
İn Principio, Kitab-ı Mukaddes’in 4.yy’da St. Jerome tarafından Latinceye çevirisinde (Vulgata)
“başlangıçta…” yani “in principio” ile başlamıştır. (Aynı şekilde Yuhanna İncili “başlangıçta kelime
vardı…” bu şekilde başlar:


Kozmos var olmaya başlamadan önce kozmik zaman yoktu. Bu yüzden yaratılışın İN PRİNCİPİO
(zamanın başlangıcında) gerçekleştiği söylenir. Mit zaman dışı süresi olmayan bir anda, kutsal bir
zamanda gerçekleşmektedir. Zaman, yeni bir varlık ortaya çıkarmasıyla birlikte zuhur etmektedir.7
Eliade, Traitê d’histoire des religions adlı eserinde şöyle der: “MODERN ZİHİN PERSPEKTİFİNDEN
MİT, TARİHİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR (…). MİTLERİN ÇOĞUNLUĞU İN İLLO TEMPORE DE
GERÇEKLEŞEN OLAYLARI ANLAYIR. AB ORİGİN DE OLUP BİTENLERİ ANLATTIĞI İÇİN KOSMOGONİK
MİT DE BİR TARİHTİR
Bir Miti anlatma, bir bakıma o mitin bahsettiği olayların gerçekleştiği kutsal zamanla cağdaş
olunmaktır (ELiade- images et symboles, s.74). MİT, İNSANNIN İÇİNDE BULUNDUĞU BİREYSEL,
KRONOLOJİK VE TARİHSEL ZAMANI AŞMASINI SAĞLAYARAK ONU SEMBOLİK OLARAK DA OLSAİ
GEÇMİŞE DÖNDÜRÜR- İLLUD TEMPUS’A GÖTÜRÜR…


Profan olsan insan mitler ve ritüeller vasıtasıyla normal şartlarda ulaşamayacağı Mutlak
Gerçekliğin düzeyine ulaşabilmektedir. (Ramazan Adıbelli s.210)
Eliade’nin HOMO RELİGİOUSUS kavramı altında topladığı bütün bu insanlar (Müslüman, Yahudi
vs.) için mitler, bidayette gerçekleşen olayları anlatmak suretiyle insanın bugünkü hale neden ve
nasıl geldiğini izah etmektedir.
c. Kozmogoni:8


Kozmogoni= nizam, intizam, düzen ve süs, yani düzenli ahenkli evren
anlamındadır X bunu zıddı KAOS’tur (düzensiz şekilsiz)
Yunan mitolojisine göre ise, tanrılar ortaya çıkmadan önce KAOS
mevcuttu.
7
Eliade, “Le sacré et le profane”, s.70
Kosmogonie (gr. κοσμογονία kosmogonía „Weltzeugung“; in älteren Texten auch Kosmogenie) bezeichnet
Erklärungsmodelle zur Entstehung und Entwicklung der Welt. Diese können mythisch die Weltentstehung
deuten oder rational erklären. Kosmogonische Vorstellungen gehören zum Bereich der Mythologie,
kosmogonische Theorien sind Gegenstand der Philosophie oder der Naturwissenschaften
8
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)

7
Kozmos ve doğuş/doğum anlamına gelen GENESİS terimlerinden oluşan KOZMOGONİ kavramı,
dünyanın nasıl meydana geldiğini açıklayan teoriler içermektedir. Kozmogonik mit, kaos’un nasıl
kozmosa dönüştüğünü, yani hiçliğin varlığa dönüştüğünü anlatır…
Bireylerin ve toplumların kendi menşelerini açıklama ihtiyacı duydukları gibi, kültürler de kendi
kökenlerini bilme ihtiyacı hissetmiştir. Bundan dolayıdır ki, neredeyse bütün kültürlerde yaratılış
mitlerine, yani kozmogoniye rastlamak mümkündür9

Çeşitli kültürlere ait kozmogonik miti Eliade 4 kategoriye ayırır:
1) EX NİHİLO
• yoktan varlığın
meydana gelişi
2) SUYA DALIŞ
• su ile ilgili mitler
• su motifli
3) BİR BİRLİĞİN
BÖLÜNMESİ
• başlangıçtaki bir
birliğin bölünmesi
sonucunda
gerçekleşen
yaratılıştan bahseden
mitler
4) BİR VALIĞIN
BEDENİN
PARÇALARA
AYRILMASI






9
• başlangıçtaki bir birliğin
bedeninin parçalara
ayrılmasından
gerçekleşen yaratılıştan
söz eden mitler
Geleneksel toplumlardaki insan için kozmogoni, “başlangıcı” temsil eder
Kozmos tanrıların yarattığı en üstün şeydir. Kozmogoni de en üstün tanrısal tezahürüdür. Bir
şeyin “başlaması” onun yaratılması anlamına geldiği için kozmogonik mit böylece en üstün
yaratma fiilini temsil etmektedir. (Adıbelli s.213)
Kozmogoni varlığın nasıl meydana geldiğini anlatır. Dünyanın yaratılışını, her şeyden önce
varlığın bir tezahürüdür- yani ONTOFAN’dir
Bir nesnenin, hayvanın, bitkinin vs. başlangıcını, yani ne şekilde var olmaya başladığını bilmek,
bunlar üzerinde büyüsel bir güce sahip olma anlamına gelmektedir
Bir şeyin menşeini, yani ilk nasıl varlık kazandığını anlatan mit sayesinde o şeye hükmetmek
mümkündür. (sırra vukufiyetten mütevellit)
Mezopotamya’da RİTÜELLE KOZMOGONİK MİTİN OKUNMASI İNSANIN YENŞDEN DOĞMASINI
AMAÇLAR10
Adıbelli, s.212
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)



8
Her şey tanrı- tanrısal varlıkta hayat kazanır. Evren, doğa, yaratılışın tezahürüdür. Bu yüzdendir
ki, Doğa, insan için (Mezopotamya’dakiler için geçerlidir en azından) hiçbir zaman doğal
olmayıp, her zaman dinî bir değere sahip olmuştur. Dünyayı seyreden, kutsalın varlığını
keşfeder: “Dindar insan için Doğa, her zaman kendini aşan doğaüstü gerçekliği ifşa eder.11
Mit her şey için, yeme-içme vb, örnek teşkil eder. Gerçek ve kutsal olduğu için! YANİ MİT,
ZAMANIN BAŞLANGICINDA GERÇEKLEŞEN VE İNSANLARIN DAVRANIŞLARI İÇİN MODEL
OLUŞTURAN GERÇEK VE ANLAMLI BİR ÖYKÜDÜR
Eliade: Mythes, reves et mystere adlı eserinde (s.30): BİR MİTİN OKUNDUĞU YA DA MİTİK BİR
ŞAHSİYETİN HAREKETLERİNİN TAKLİT EDİLDİĞİ HER SEFERDE MİTLE ÇAĞDAŞ OLUNMAKTADIR”
demiştir.
d. Arketip:

Arketip= Yunanca ARKHETYPON, Latince ARCHETYPUM.
ARKHE (ilk,
başlangıç)


TUPOS (şekil,
kalıp, model)
ARKHETYPON
(Özgün model,
prototip, ilk
model) ARKETİP
Eflatun, İreneas ve Filo’da Demiurgos kavramı vardır ve önemlidir. Demiurgos, kendi dışında var
olan arketipik bir dünyayı doğrudan veya dolaylı yollardan kopyalayarak bu dünyayı meydana
getirmiştir. Bu görüşe göre Demiurgos, canlı olmayan, fakat canlı bir modeli taklit eden bir robotu
üreten mühendis tarzında dünyayı yaratmıştır.
İNSAN DA DÂHİL OLMAK ÜZERE EVRENİN YARATILIŞI, ÖNCEDEN VAR OLAN AŞKIN BİR
GERÇEKLİĞE BAĞLI OLDUĞU ŞEKLİNDEDİR12
20.yy’da arketip kavramı yeniden ele
alındı: JUNG: “kolektif bilinçaltı” yani
insanoğlunun geçirdiği değişik
tecrübeler, belirli bir yoldan genetik
olarak kodlanmakta ve sonraki kuşaklara
aktarılmakta olduğunu söyler. (yani her
insanda vardır ama şuur altındadır)
10
Eliade, “le sacré et le profane”, s.74
Eliade, a.g.e. sç101-102
12
Beverly Moon, “Archetypes”, s.379, naklen Ramazan Adıbelli, a.g.e, s.219
11
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)



9
Eliade ise, Arketip terimini birinci anlamda, yani PARADİGMA ve 2. Olarak NRKE/MODEL
anlamında kullanır. Eliade’ye göre arketip kavramının bir üçüncü anlamı daha vardır, o da
İMGE’dir.
MİTİK BŞR OLAY, RİTLERLE TEKRAR O ANA DÖNMEYİ BAŞLANGICA RUCU ETMEYİ VE DOLAYISIYLA
PROFANDAN KUTSALA GEÇİŞ-DÖNÜŞÜ SAĞLAR. Bu konuda tarihî bir olaydan farklıdır, zira tarihi
bir olay bir kere vuku bulur ve tekrarlanamaz: mesela 1789 Bastille hapishanesine baskın veya
1453 yılında İstanbul’un fethi gibi. Mit ve onu ritüellerle tekrarlama yapan insan, İLLUD TEMPUSA
gider, yani tarih ötesine bir yolculuk yapar. Dolayısıyla mitler ve ritüellerle arketipi tekrar
yaşamak söz konusudur.
Eliade’nin TEORİSİ SENKRETİK BİR YAPI ARZ EDER (FARKLI TEORİLERDEN UNSURLAR BARINDIRIR)
e. Cennet Özlemi:




13
14
Eliade, Platon’un zikrettiği başlangıçtaki Cennet mitin evrensel bir karakter arz ettiğini
savunmaktadır
Eliade’ye göre kozmogonik mitlerde ortak bir yapı vardır. “in illo tenpore de sıkı bir bütünlük
mevcuttu. Bu bütünlük Dünyanın ya da insanlığın meydana gelebilmesi için bölündü ya da
kırıldı”13
Yaratılışla birlikte kozmos da bölündü. BİDAYETTE İLK İNSANLAR DA TANRIDAN AYRILMIŞ
DEĞİLDİR. Bundan dolayıdır ki, “birçok arkaik din, bir dağ, ağaç, merdiven ya da sarmaşık vb.
aracılığıyla gökyüzü ile bidayette bütün insanların iletişim halinde olduğunu, fakat daha sonra bu
iletişimin kesildiğini anlatan mitlere sahiptir.14
Kitab-ı Mukaddes’te Âdem ve Havvanın cennetten DÜŞÜŞÜ (LA CHUTE)
Eliade, “İmages et Symboles”, s.208
ELiade İmages et symboles s. 52-52
Tugrul Kurt
Ramazan Adıbelli- Mircea Eliade ve Din (Mircea Eliade ve Mitoloji)
10

BAŞLANGIÇTAKİ BÜTÜNLÜĞÜ
BÖLÜNMESİNDEN ÖNCEKİ DURUM,
ELİADE’YE GÖRE MÜKEMMEL İNSANLIĞIN DURUMUNU (
)
BAŞLANGIÇTAKİ İNSANIN CENNETVARİ DURUMUNU (
) YANSITMAKTADIR. BU AŞAMADA CİNSİYET AYRIMI HENÜZ MEYDANA
GELMEMİŞTİ15

Günahla düşüş evrensel bir inanıştır

Eliade’ye göre “şayet in illo tempore bu olay (la chute) gerçekleşmiş olmasaydı, insan ölümsüz
olmazdı, taşlar gibi sonsuz yaşayabilir, yılanlar gibi deri değiştirebilirdi. ÖLÜMÜN BİDAYETİNİ
ANLATAN MİT, İN İLLO TEMPORE GERÇEKLEŞEN KAZAYI ANLATMAKTA VE BÖYLELİKLE DE
İNSANIN NEDEN ÖLÜMLÜ OLDUĞU SORUSUNA CEVAP SUNMAKTADIR.16

ELİADE’YE GÖRE İNSAN BİR ANLIK İÇİN DE OLSA MİTİN ANLATTIĞI O DURUMA YENİDEN GELME
İHTİYACINI HİSSETMEKTEDİR. ÇÜNKÜ CENNET ÖZLEMİ HÂKİMDİR

Yaratılış sonunda dünyanın ikiye bölünmesinden önceki duruma yeniden dönmeyi arzulayan
insanı Eliade şu şekilde isimlendirir: “KOZMİK İNSAN- L’HOMME COSMİQUE”

Eliade’ye göre Cennet özlemi, insanın kozmos içerisindeki
belirli bir durumunu yansıtmaktadır. Monoteistlerde bu özlem
ASLÎ GÜNAH sonucu DÜŞÜŞ (LA CHUTE) ile ifade edilir.
Düşüşten önceki dönem Eliade’ye göre HAYALİ ZAMANDIR
(LE TEMPS DU RÊVE). BU BAĞLAMDA ELİADEYE GÖRE
YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARIN DİN DEDİĞİ ŞEY, İLK İNSANIN
BU DÜŞÜŞÜNÜN BİR NETİCESİDİR.
15
16
Eliade, “Traite histoire des religions”, s.355-256)
Adıbelli, a.g.e. s.235
Tugrul Kurt
Download

Tugrul Kurt - Tİ Entertainment