Sayın Üstad Ord. Prof Dr.
A. SÜHEYL ÜNVER'e ithafen
Ç A N K I R ]
D A K Ü Ş Ş İ F A S I
Yüksek Müh. Mimar
YILMAZ ÖNGE
Çankırı
merkezinde bugün kıs­
men ayakta kalabilmiş yegâne
Selçuk
eseri, şehrin güney batısında
Derbent
denilen kuru çayın kenarında, eski adiy­
le T i m a r h a n e
mahallesinde, yük­
sekçe kayahk bir tepe üzerine inşa edil­
miş olan ve halen T a ş M e s c i t
adı
iîe anüan binadır.
Ç a n k ı r ı
Lisesinde mevcut be­
yaz kalker üzerine itinasız bir
Selçuk
&JİÜSÜ ile yazılmış beş satırlık kitabeden
ö^rendiğinıiize göre
Emirlerden
Ata­
bey C e m a l ü ' d - d i n
F e r r u h
AUü'd-din
K e y k u b a d
bin
K e y h ü s r e v
zamanında H.633
(1235 M.) de bugünkü binanın arkasında­
ki sahaya bir Darülâfiye
(Darüşşifa)
yaptırtnuştı. (')
Böyle bir tesis için bu mahallin se­
çilmesinin sebebi de, şehre yakın fakat
giirültüden uzak. gerisindeki çam ormanlanmn tesiriyle gayet havadar ve yine
dvar tepelerden getirtilmiş hafif içimli
bir suyun mevcudiyeti olsa gerektir. B u
sudan kırk sene evveline kadar istifade
edilmekte iken bugün başı b o ş
akışma
terk edilmiş; çam ormanlan ise yerleri­
ni çıplak tepelere, kayalıklara bırakmış­
tır. Bilâhare Darüşşifa'nın banisi zama­
nın âdetine uyarak mimarına binaya ilâvetea ve bugün T a ş
Mescit
diye
(!) C e m a i t t ' d - d i t t
F«rruh, Alâ.
fi'd-din
K e y k u i b a d zamanında yetişmiş
fimcrldandır. K e y k u b a d'm vefatında oğta G ı y a « a ' d - d i n K e y h ü » r e v ' i n HOr
klmdar obnası tein çalışmıştır, t b n i B i b i'dft C e m a l t t d d i s'ia memuriyeti Üstad Eddar ve sonr* Lftla olarak geçer. (t. H. Uzunçarşılı. Ettdwier sayfa 100) K o n y a'da A ik ç a
6 i s 1 e n m e z mescidinin 612 tarilıli kitabeliBde H a c ı P e r r u h cdı geçmekte ise
delmiamiaDarttşşifabanisi C e m a l U ' d - d i n
F e r r u h ile aynı şah» olup olmadığı tesbit
edilememişllr.
a n ı l a g e l e n fevkani b i r D a r ü l h a d i s ve bu­
n u n a l t ı n d a da kendine b i r mezar - t ü r b e
yaptırtmıştır. (')
Maalesef eski Darüşşifa'dan zamanı­
mıza h i ç b i r şey k a l m a m ı ş , buna muka­
b i l daha sonra inşa e d i l m i ş olan Darül­
hadis ve t ü r b e o l d u k ç a sağlam vaziyette
günümüze
ulaşmıştır.
Bunun sebebini
şöylece izah etmek m u v a f ı k o l u r :
Darüşşifa'nın temelleri alttaki kaya­
h k zemine i y i o t u r t u l m a d ı ğ ı ve moloz
t a ş l a i n ş a edildiği (bakiyeler b ı m u teyit
ediyor.) cihetle çeşitli tecavüzler, b u mmtakada sık sık ve ç o k şiddetli vukubulan
zelzeleler neticesinde y ı k ı l m ı ş ; buna mu­
k a b i l ö n d e k i ilâve bina kayaı ğa
âdeta
k e n e t l e n m i ş b i r şekilde kesme taşla ya­
p ı l d ı ğ ı n d a n mukavemetim muhafaza et­
m i ş ve b i r t ü r b e ihtiva etmesi hasebiyle
de daha fazla i h t i m a m ve t a m i r görmüş­
tür.
Lisede mevcut eski Darüşşifa'ya ait
fakat neresinden alındığı belÜ olmayan
i k i p a r ç a d a n ibaret t a ş kitabenin metni
şudur.
4,Ç^ ^
fk*j ^'^^t^'
f.^.^
^l:^ j
j^J." »A* ;;lc»i j . - ' — l
n
Vakıflar Umum Müdürlüğü arşivinde
204 numaralı defterin 206 sıra numarasmda ka­
yıtlı (Nexaret-i Evkafı HUmayuna Mülhak, Evkafd*n K e n g r i civarında vâki Ş e y h C em a I ü ' d . d i n vakfı) ve aynı deft«-in 2930
sayfalarında (Nezareti Evkafı HUmayun'a Mülhak
Evkafdan K e n g r i civarında C e m a 1 ü dd i n medresesi (Darülhadis) vakfı hisseli ola­
rak bu kadarlıkla mUtevelliliği) kayıtları yazılı­
dır.
milAZONGB
152
Türkçesi :
«Bu mübarek Darülâfiyc'nin (Şif»
Yurdunun) yapılmasmı 633 yılı Muhar­
rem ayında Büyük Sultan, memleketler
açan. A b b a s i y e Halifesinin (Emîrül^nümininin) ortakçısı ve K e y h ü s r e v oğlu A l â ü ' d - d i n
Keykub a d - A l l a h aziz ve mansur eylesindevletli günlerinde kullarm fakiri ve A l ­
l a h ı n rahmetine muhtaç azatlı köle­
lerden A t a b e y L a l a C c m a l ü ' d -din F e r r u h - A l l a h
muvafık^
lesin-emretti.»
Kitabenin başındaki (EssUltani) keli­
mesi Sultana mensup mânasmda olup
O s m a n 1 ılardaki Tuğra yerinde yazıl­
maktadır. (*)
Darüşşifa ve Darülhadis (30/11/1341
tarih ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle
türbelerin şeddine ve türbedarlıkla bir
takım ünvanlann men ve ilgasına dair ka­
nun ile kapatılmcaya kadar) Çankın Mev*
levîhanesi olarak kullanılmıştır.
Ele geçirilen bazı fotoğraf İlerde $6riildüğügibi
T a ş M e s c i d i n he­
men arkasında bir avlu tarafına sıralanan
ve eski Darüşşifa'nm bir kısun sahasım
kaplayan bu yapıya Darülhadis'in kuzey
batı köşesine bitişik basık kemerli ve üze­
ri ahşap üçgen saçaklı cümle kapısından
geçilerek giriliyordu. Bu kapının karşısına gelen on üç odah ahşap iki katlı Şeyh
dairesi buna bağlanan yine iki kath, da.
hilde sütunlu bir galeri ile çevrilmiş ahşap kubbeli sekizgen plânh bir semahane
ve bunun da yanı sıra imaret, mutftık. be­
lâlar ve alt katta da bir ahır inşa edilmiş;
O d u n p a z a r ı ile aşağı bahçelerin
gelirleri buraya vakfedilmiştir.
Kırk sene evveline kadar eski hastahanenin altı
hücresinin
duvarlanndan
(*) Gerek DarOftifa^ ve gerek» DartOhadis'ia. kitabeleri Seyuı Ost«d Z e k i O r a l
tcrafudaa okuamuf ve terefime edlimiftir.
ibaret bakiyeleri m e v c u t m u ş . Mevleviha­
ne'nin son şeyhlerinden N u r i
Dede
zamamnda bu izler de kaldırılmıştır. Y i ­
ne civarda oturan eskilerin naklinden
Mevlevihane'nin arkasındaki arazide Der­
gâha ait bağ ve bahçeler o l d u ğ u anlaşıl­
maktadır.
Mevlevihane ve manzumesi y u k a n d n
zikredilen kanunla kapatıldıktan sonva
özel tdarenin eline geçmiş, bilâhare sa
hipsizlik ve bakımsızlık y ü z ü n d e n sürat­
le harap olmuştur. T a ş
M e s c i t
ise yakın zamanlara kadar askerler tarr.
fuıdan cephanelik ve erzak deposu olar^v.
kullanılmıştır. Gerek kuzeye mütevecciî.
cümle kapısı ve yanındaki pencerede gc
rekse diğer fevkan! kat
pencerelerinde
görülen mazgal delikli tugla örgüler t i
zamanda ilâve edilmiştir.
Ç a n k ı r ı
Darüşşifa's:nın T ı p v,*
San at larihçilerince bir özelliği de bu­
rada bir arşın uzunluğunda bir taş üze­
rinde kabartma olarak ve tezyini surette
birbirine girift şekilde çizilmiş çifte y ı l a n
veya ejder motifli bulunmasıdır. {*) B u
bize eski
İlk ilâhı
Y u n a n
mitolojisinde s:»-
E s k ü I â p'm
anblcmi oi >-
rak kullanılan yılan motifinin 13. a s ı r d j
Selçuklar
tarafmdan
benimsend'-
ğini göstermektedir. B u motif 1933 de V.r
rulan
İstanbul
Ü n i v c r s i t e s ;
Tıp Tarihi Enstitüsüne ve 1938 de kuru­
lan Türk Tıp Kurumuna alâmet olarak se­
çilmiştir.
Taş
M e s c i t
adıyia anılan b i ­
nanın kuzey cihetinde mukarnas
iki taraflı merdivenle
çıkılan k a p ı s ı n d a
orijinal bir kitabe mevcuttur.
binanın
din
S e l ç u k
Sultanı
K e y k u b a d
binamn
Selçuk
F e r r u h
süslü,
B u bize
A 1 â ü d-
zamanında
Sultanı
ve
A 1 â ü ' d-
isminde zat tarafından Da­
rülhadis ve mezar olarak
yaptırıldıgmı
gösterir.
(*) (Ord. Prof. D.-. S ü h e y l
S e l ç u k (ebabeti. Sayfa 70).
Ü n v e r
ÇANKIRI DARÜŞŞİFASI
Kitabenin metni :
ö n fasadm sag yanmda ve yukanda
JİWJ\
^^^»t s^lmeli b i r çerçeve i ç i n d e d i k d ö r t g e n
•"r pencere mevcuttur.
r ,
r \
\
^ 1 j u - [)^] ; / i i < J l - ] ' > ^ J^^ »M
CVl [ B s y U ]
•*
^
-
253
- 1
rS^\ _ 2
•
^
^ ' • V ^ O-. C >
Tüfkcesi •
•
•Bu Darülhadis ve m ü b a r e k makbere(mezar odasmm)
y a p ı l m a s ı m lâtif
B m a n m statik b ü n y e s i ile a l â k a h enteresan b i r hususiyet de k a y a h ğ m en düt ü z e v d l f ^^J^mma isabet eden sag, yani
"""^^y «^«1^ »^«Şesmde yuvarlak kesitli m i ^ ^ " ^ g ö v d e s i n e benzer b i r istinat kulesimevcudiyetidir. B u istinat ayağı basit
"Çgen dilimlerle zeminden biraz y ü k s e k
^ ^ r t k ö ş e b i r kaideye o t u r u r
Dogu cephede ü s t t e ön ccphedekinin
. ^
î o L ' An
""S^"''
A b d u l a h oğlu A t a b e y
Ferr u h 640 yılmda e m r e t t i . .
Taş M e s c i t
altta k ü l rengi
j^ffttm ve üstte de g r i - beyaz kesme taşlardan itinalı b i r şekilde, y u k a r ı d a zikredilen kayalığın kuzey y a m a c ı n a i n ş a edilmiştir. Önde, i k i yana ni^betle i l e r i doğru çıkartılmış cephede konsol t a ş l a r d a n
müteşekkil i k i k o l l u b i r merdiven ve bu-
^ ' T "
v e ' b u n u n a"
t ı n d a zeminde yine silmeli. basit kemerli
k ü ç ü k b i r k a p ı g ö r ü n ü r . Buradan moloz
t a ş l a r l a inşa e d i l m i ş b e ş i k tonozla ö r t ü l ü
k ü ç ü k b i r odaya g i r i l i r . Buradaki b a ş la­
rafı k a v u k l u b ü y ü k alçı sanduka son zamanlarda y a p ı l m ı ş t ı r . K a p ı ü s t ü n d e fakat a k s ı n d a n g ü n e y e d o ğ r u k a ç m ı ş mazgal ş e k l i n d e k i pencere odayı avdmlatmaktadır.
nwi nihayetinde t i p i k S e l ç u k profillenyle çerçevelenmiş, s t a l a k l ı t l ı b i r n i ş
içinde esas kapı «örüniar. B u n u n a l t ı n d a
basamaklann teşkil ettıgı ü ç g e n i n o r t a s ı n da ve üst kapı a k s ı n a gelen b a s ı k kemerli
küçük kapı mumyahk k ı s m ı n ı n girişidir,
Bugün öndeki zeminin a ş m m a s ı ve
toprağın a k m a s ı neticesinde merdivenin
alt basamakları ve t ü r b e k a p ı s ı n ı n hizası
zeminden i k i metre kadar y u k a r ı d a askıda kalmıştır.
G ü n e y cephe moloz t a ş l a r l a itinas.z
b i r ş e k i l d e ö r ü l m ü ş olup yer ver sıvalıdır
Ortada b i r kap, ve bunun i k i ' yanmda birer pencere g ö r ü n ü r . Duvarın derinliğine
d o ğ r u daralan bu k ü ç ü k d i k d ö r t g e n pencerelerin söve ve lentolan kesme taşlarla
i n ş a e d i l m i ş t i r . G ü n e y b a t ı k ö ş e ise
p a h l a n m ı ş o l u p yer yer tuğla ve t ü r k u v a z
çinilerle s ü s l e n m i ş t i r , (sonraki tamirierin
eseri) Keza g ü n e y dogu k ö ş e d e de b i r int i z a m s ı z h k ve yıkıntı izi mevcuttur.
Cümle kapısı d ü z lentolu olup i k i par
çadan ibaret bu t a ş ortada çifte kıriangu;
kuyruğu şeklinde b i r k i l i t taşij'le b a ğ l a n mıştır. (bugün yeri b o ş t u r ) B u n u n i k i tarafında simetrik olarak altıgen i k i geçme
motif kabartma olarak i ş l e n m i ş t i r . Daha
yukanda ve stalaktitlerin a l t ı n d a Darülhadisin orijinal kitabesi mevcuttur. Dikdörtgen kapı çevresini teşkil eden güzel,
sade bir geometrik motifle i ş l e n m i ş profil ile mukarnasların a r a s ı n d a kalan köşe
boşluklan i k i i r i müzeyyen kabara ile tezyin edilmiştir. Bunlardan alçıdan yapılmış
olan batı taraftaki k ö t ü b i r t a k l i d i n eseri olup tahrip edilen kısımların ü z e r i n e
yer yer sıvanan b u alçı h a r c ı cephenin b i r
kısmını örtmektedir.
B a t ı cephesine gelince : Burada üsttc basit d i k d ö r t g e n b i r pencere ve bunvın
a l t ı n d a , zemin k a t t a k i mezar o d a s ı n a ışık
veren mazgal ş e k l i n d e b i r y a r ı k görülür,
B i n a n ı n p l â n ı ise kuzeydeki c ü m l e
k a p ı s ı n d a n girildiğinde kesme t a ş t a n inşa
e d i l m i ş d ö r t sivri kemerin ü s t ü n d e tuğla
pantaudiflere o t u r t u l m u ş yine tugla kubbeli k ü ç ü k b i r hacim ve bunun sağ ve sol
t a r a f l a r ı n d a kesme t a ş sivri tonozların
Örttüğü ve merkezî zeminden farklı seviyelerde y ü k s e l t i l m i ş i k i eyvandan ibarett i r . B a t ı e y v a n ı alt k a t t a k i kabirleri ( ö n c e
sadece D a r ü l h a d i s ' i n banisi oian
Ata­
bey
Cemalü'd-din
F e r r u h'un
m e z a r ı v a r d ı r . ) sembolize eden ve kare
ş e k l i n d e firuze renkli çini p l â k l a r l a kaplı
YILMAZ ÖNGE
254
alçak bir sandukayı ihtiva eder. Eyva­
nın batı nihayetinde zeminden biraz yük­
sek dikdörtgen bir pencere burasını aydmlatır. Güney duvarda da dışarıya doğru
genişleyen bir mazgal pencere mevcuttur.
Bu eyvanın 70 santim yüksekliğinde olan
seki cephesi, üzerleri bezirlenmiş ince tuğ­
la plâk ve kesme fimze çinilerle geometl i k bir te/yinat teşkil edecek surette iş­
lenmiş, döşemesi de yine tuğla plâklarla
kaplanmıştır.
Doğu eyvanının sekisi daha alçak
olup, cephesi yine üzeri bezirlenmiş tuğ­
la plâklarla geometrik bir nizamla süslen­
miştir. Burada hemen hemen zemin hi­
zasında biri kuzeye, diğeri doğuya müte­
veccih i k i dikdörtgen pencere ve güney
yüze bakan bir de mihrab nişi mevcuttur.
Zemin yine tuğla plâklarla kaplanmıştır.
Cümle kapısının iç yüzünde, kemer
ayaklarının önüne gelecek şekilde çok al­
çak i k i küçük seki daha mevcut olup,
bunların da hem cepheleri, hem de üstleri
tuğla plâklarla kaplıdır. Kubbenin altına
isabet eden kare saha ise gayrimuntazam
büyük küfeki taşlarla örtülmüştür.
Güney cephede dışarıya açılan kapı­
nın iç yüzü, bazı S e l ç u k devri eser­
lerinde olduğu gibi yarım yıldız motifle­
rinin sıralandığı basit bir silme ile çer­
çevelenmiş ve kapı üzerindeki basık ke­
merin kavsi ile bu silme arasında kalan
boşluklara biribirinden farklı,
Sel­
ç u k
tarzı geçmeli bendesi şekilleri ih­
tiva eden kabartma i k i i r i rozel işlenmiş­
tir. Kapı çerçevesinin hemen üstünde
Selçuk
nesihi ile yazılmış üç satırlık
küçük bir mermer kitabe mevcuttur.
Maalesef bu kitabenin alt satın tahrip
edilmiştir.
Kitabenin metni :
Enteresan olan tarafı b u k a p ı n ı n ke­
mer aksından batıya d o ğ r u k a y d ı n l n i ı ; j
bulunmasıdır.
Binanın çatısı ise sonradan ö r t ü l d ü gü anlaşılan alaturka k i r e m i t ve kubbe­
nin etrafında moloz t a ş l a r l a i n ş a e d i l m i ş ,
alçak bir tanburun ü z e r i n d e , yine k i r e m i t
kaplı basık bir k ü l â h ile ş e k i l l e n d i r i l m i ş ­
tir.
Netice olarak :
a) Darülhadıs'in
güney
cephesini
teşkil eden duvar içte kasme ve m o l o z t a ş ­
tan inşa edilmiş ve d i ğ e r l e r i n e nazaran da­
ha kalın, arası irtibatsız i k i y a p ı ş ı k s a t ı h dan ibarettir.
b ) Güneye açılan k a p ı n ı n d ı ş ı değil,
içi müzeyyendir. Ve y a n l a r ı n d a k i i k i pen­
cere mutadın hilâfına
i ç t e n d ı ş a değil,
dıştan içeriye doğru k ü ç ü l m e k t e d i r . B u n ­
lardan doğu tarafmdakinin n i h a y e t i kapa­
lıdır.
Eski Darüşşifa'nın b u g ü n m o l o z yı­
ğınlarını ihtiva eden ve D a r ü l h a d i s i n gü­
neyinde uzanan y ü k s e k d ü z l ü k t e i n ş a edil­
miş olduğunu biliyoruz. Y u k a n k i netice­
lere istinaden b u g ü n D a r ü l h a d ı s ' i n g ü n e y
cephesinin dış duvarı ve duvara a ç ı l m ı ş
bulunan içi müzeyyen b a s ı k k e m e r l i k a p ı
ve her i k i yanındaki pencereler D a r ü ş ş i f a ' ­
nın kuzey cephesini teşkil e d i y o r d u . K i t a ­
belerden öğrendiğimize g ö r e D a r ü ş ş i f a ' yı yaptıran Şeyh
t a r a f ı n d a n yedi sene
sonra inşası arzu edilmiş ve m i m a r ı i k i n ­
ci binayı fonksiyonundan da istifade edil­
mesi için ( ' ) Darüşşifa'nın kuzey cephe­
sine y a p ı ş t ı r m a k t a b i r m a h z u r g ö r m e ­
mişti.
Darüşşifa'nın esas k i t a b e s i n i n yuka­
rıda zikredildiği gibi binadan a y r ı elimiz­
de bulunması bize hastahanenin
güney
Kuıktır — 3
Türkçesi :
Şehabeddin
Cemal
Bunun, m i m a r ı n i s m i n i g ö s t e r e n b i r
kitabe olduğu zannedilmekte ise de son
satırın kırılmış b u l u n m a s ı k a f i b i r h ü k ­
me varmak i m k â n ı n ı v e r m e m e k l e d i r .
tnal
Bin
El
(S) Başbakanlık Arşivinde (Tıp 272) mev­
cut 787 far JiJi bir berat'ta (Ç a n k ı r ı'da
kâin T l t n a r h a m e mescidi vakfı emanet
ciheti) yîzilıdır. Prof. S ü h e y l
Ünver.
Vakıf Hastahaneleri. Vakıfla.- Dergisi Cilt 1,
S;yfa 22.
ÇANKIRI DARÜŞŞÎFASI
cephcsindekinden b a ş k a b i r ana girişinin
bin
u
olduğunu gösterirse de b u g ü n ilmî b i r kaz, yapılmadan ne Darüşşifa'nın p l â n ı ve
r T h T
.^'İ ^^
â1 ü' d -d in F er
° ™ a s ı melhuzdur
kapladığı saha ne de c ü m l e k a p ı s m ı n hangi yüzde olduğu h a k k ı n d a k a f i b i r şey
söylenemez.
ask,v^^"f "^^"^^ ^^^ap kalaslar üzerinH
seTt 1
"'"^
b i r Lktll X
f^^^rmş ve a l t l a r ı n a isabet ed^n İ J
kesme t a ş döşemesi k . l f ,
,
Darülhadis'in c ü m l e k a p ı s m m altm^ ' ^ ' " ^ d i p t e k i kayahgm
'^P'''^^
da basık kemerli ve b u g ü n zeminden hav^'""^^
nietre kadar V . T ? ^ ^
'
lî yüksekte kalmış mumyahk girişinden
f ^ ' ^ l h a d i s ' i n dış c e p h e T e r î I ^ T ' K
moloz taşlarla ö r ü l m ü ş alçak sivri tonoz(^^tinat kulesi d o » u
l
lu bir odaciga geçilir. Tavandaki delikler
J ^ " ) ^ ^ r i z olarak g ^ ü n e n ' M T / ' ^
ve tonozun üst seviyesinde g ö r ü l e n gayri
'^^"^
^^^^-t^^^nnden ve " r T i l
muntazam İlk bize ü s t k a t d ö ş e m e s i n i n
f " ' ' ^ f ^ ^ ' «^''«8«'«n muhtelif h i ' ' "
vaktiyle çokmuş ve b i l â h a r e gelişi güzel
i^^^am alan ve b u vn,H
u
tamir edilmiş olduğu f i k r i n i
vermekte- " ^ « " d a n b e r i binaya musallat 1 " u ' "
dir. Sag taraftaki k a p ı c ı k t a n esas me^ - - ^ ' n ı kazmak v e " v ı k l t
zar odasma g ı n l i r k i b u kısım itinalı b i r ^^^'^ ^^^ar veren define a r a v ı r l
şekilde kesme t a ş l a r d a n b i r tonoz ile örül" ^'^ugu muhakkaktır
müş olup doğu taraftaki duvarda mevcut
Son sör o l . ^ . t , u •
pencereden ışık alır. İçeride ^ t ı adet Z
c i t o^aV^f^^^^^^^^^^^
T a ş M e s,ü açık ve yarıyarıya ç ü r ü m ü ş cesetleri
k u r u l u ş u itibariyle d^kkaT. . f " u ' ' ^ ' ^
İ h t i v a eden a h ş a p
sanduka mevcuttur,
yetleri ihtiva eden bu S
. . B u n l a r d a n , ortadaki ayakh o l a n ı n ı n
Hatta ^^^^^^^^^^^^^^
.
. v ^ v â i u m ı a r nenceslnde
TT.ıu
restorasyon amelivesine t ^ K ;
,
restorasyon ameliyesine tabi tutulması(.) Halk arasında bunlara (Kaditler) tabir n m d i ğ e r taraftan da halen p l â n ı ve huedllmektedir. Bu türlü mumyalardan Kayseri'Dto
d u t l a r ı m^^^-h,,! h „ l „ „ o ^
, • rs - - r .
l^^"^^
1"^"'
P.n.rb.81 ikesine bagh
Tekke köyünde Melik
"
Vl
,^
Darüşşıfa'-
Gui Türbesi ve Amasya'da Gök Medrese Türbesi
mahacnlerindc; Niksar'da Sun«uriye Türbesinde,
Konya'da Alaü'd^n ve Sahib Ata Türbelerinde
. y^P^acak kazılarla m ü m k ü n merte^e i l i m d ü n y a s ı n a t a n ı t ı l m a s ı n ı n
Türk
i l i m ve s a n ' a t ı y ö n ü n d e n b i r zaruret nl
defeuluDdugu bilinmektedir. BuıÜMdan Melik
d u 2 u kanaatinH^vJ»,
Gı«i ve Amasya'daki Gök Medrese'de bulunanUrdan gayrisinin çürümüş ve dağılmış olduk-
lan, Sayın Üstad Z e k i
diD ifsde edilmektedir.
Oral
Bey tarafın-
R „ O . U uı
ı i ı
1. ^ » " » a t ı n d e y ı m . B u sebeble ılgjhler-
"
^^'^
ç a l ı ş m a n ı n mevcut izler kay-
holmadan biran evvel yapılmasını temenn i eylerim.
Y'lmaz ÖMGB
mi
i
i
•i,i*
f .S2
T3
(S
5^
i
5
-t.
'1-
CD
•3
•o
3
o
•a
s
<!5
kO«<
O -1
i
to
o
l w (ft
a
m o
I
Vakıflar Dergisi V
YtlmoM ÖNGE
1.
Si
Ig 1
s-
-a
B
•S
G
cs
O
s
0<
1 3
^:
as-
Vakıflar Dergisi
Ytimag
ÇANKIRI
ATABEY
OARULHAOİSİ
CEMAI.E0OİN
KESİTİ
ÖNGB
FERRUH
ti!
İp
8 •B
KESlTİ
1
o
j
J
\
i
\
y. MÛH. MİM w»
YILMAZ ÖNCC
Resim : 3 — Çînknı Cemalcddin Fcrruh Darüllıadisi kesiti.
Vakıflar Dergisi V
YümoM ÖNGE
Resim : 4 — Çankırı Darüş-şif«sında, mevIevHıane Semahanesi ve
Taş Mescit ıtlak olunan kısım ile
Darü^ifa odararuun takribi plâm.
(A. Kemal)
Vakıflar Dergim
Ytimaz ÖNGE
i'
il
mata»**
Resim : 5 -
-!•/
1
ili
Çaıık.n Daıüş^ilas.na ait y.lan . cjclcr molirii taş (Ord Prof Dr
Süheyl Ünvcr arşivindeki fotoğraftan^.
Resim : 6 — Darülhzdisin cümle kapısı
pıofilindeki geometrik tezyinat
Vakıflar Dergisi V
YtlmoM ÖNGE
7
Resim : 7 — Darülhadisin cümle kapısı
lentosuna kabartma olarak işlenmiş iki
rozt'tten biri.
Resim : 8 . 9 — DarUşşitanın hastahaneye açılan kapısının İç yüzünde mevcut
Selçuk tara tezyin edilmiş kabartma rozeüer.
Vakıflar D©r«iıi
Ytimaz
111 .:^><>iV-i//l^
ÖMGB
r
Resim : 10 - Çanktr. Darüşşifasının bugün lisede muhafaza edilen k i ı a b c
sinden bir parça (Çunk.n -.Ik üğre.im müfcllişi Tayyip Baş.-r'in arşivinden)
•A
*1
Resim : 11 — Eski Darüşşifanın bir zaman ar işgal etliği saha ve darülhadisin güney cephesi, (Tayyip Başer'in arşivinden)
Vakıflar Dergisi
V
Ytlmax ÖNGE
I
1
i
Reiim : 12 — Darülhadisin doğu cephesi.
!
Resim : 13 — Daıülhadlain doğu
cephesindeki kapısı.
Vakıflar Dergisi;
<
<
Resim : 14 — Dariilbadisin kuzeye bakan cümle kapısı.
(Tayyip Başer'in arşivin'den)
Resim
: 15 — Dariilhadisin Kuzey doju köçesindeki
istinat kulesi. (Tayyip Başer'in arşivdn'd«n)
f
I
Ytimas
ÖNGE
Resim : 16 — Darülhadisin Kuzeye bakan cümle
kapısından detay.
mm
Resim : 17 — Darülhadisin Kuzeye bakan cümle
kapısından detay.
Vakıflar Dergisi V
5
Rciim : 18 — Darülhadisin hzstahaneye açıizn
kapısının iç yüzü. (Ttayyip Başcr'in arşivinden)
Resim ; 19 — Di.: uii.üJ-i!ıı haS'.ahaneyc açuan iç
kapısı üzerindeki k::sbc (Tayyip Başcr'in arşivinden)
^
QJ
I
Resim : 20 — Darülhadisin KuZey cephesindeki
mezar odasınm girişi.
Resim : 21 — Darülhadisin güney batı
köşesindeki Pahlı kısımdan detay.
Download

View/Open