TÜRKİYE KIBRIS HABER
19
ABDULLAH GÜL; HERKESİ UYARMIŞTIM
C
umhurbaşkanı Gül, Irak’taki son gelişmeleri Ankara’da katıldığı bir toplantı
sonrasında gazetecilere değerlendirdi. Gül, ülkenin ikinci büyük kenti Musul’un
terör örgütü El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) kontrolüne geçmesini
“sürpriz” olarak görmediğini, teröristlerin
Türkiye’nin güney sınırı boyunca etki alanlarını giderek artırması şeklinde seyreden
gelişmeler içinse “Afganistan Akdeniz’in kıyısına gelebilir demiştim. Onun için bütün
müttefikleri de hep uyarmıştım, herkesi.” ifadelerini kullandı. Irak’taki fiili duruma “müsaade edilmeyeceği” yönündeki inancını aktardı. Ankara ve Bağdat arasındaki ilişkilerin ise
arzu edilen seviye olmadığını belirtti.
Terör Örgütü Işid Kimdir?
2006’da ‘Irak İslam Devleti’ adıyla Ebubekir el Bağdadi
tarafından kurulan örgüt, 2013 yılında IŞİD olarak isim
değiştirdi. Önceleri El Kaide lideri Eymen el Zevahiri’den
emir alan Bağdadi, geçen yıl ise Zevahiri ile bağlarını kopardığını açıkladı. IŞİD, Türkiye sınırı yakınlarından başlayarak Fırat Nehri’nin kuzeydoğu yatağından güneydoğusu kıyısına kadar 320 kilometrelik hattın çoğunluğunu kontrol ediyor. Acımasız taktikleriyle halka korku salan, saldırılarıyla bölgede mezhep
çatışmasını körükleyen örgüt, Suriye ile Irak kanatları arasındaki bağlantıyı güçlendirmek
istiyor. Suriye’deki iç savaş dolayısıyla yaşanan kaos ortamında bu ülkenin doğusunda
ve Türkiye sınırında etkinliğini artıran örgüt, Irak’ta da bu yılın başında Sünnilerin kalesi
olarak bilinen El Anbar eyaletindeki Felluce ve Ramadi şehirlerini ele geçirmişti. Irak’ın
batısı ile Suriye’nin doğusunda hâkimiyetini pekiştirerek bir devlet kurmayı hedefliyor.
TÜRK MİLLETİNİN TEPKİSİ BÜYÜK OLDU
V
atan hainlerinin örgütü olan PKK’nın Diyarbakır’da
2. Hava Kuvveti Komutanlığı direğinde dalgalanan
Türk Bayrağımızı indirmesi Türk Dünyasında, Türk
Cumhuriyetlerinde, Türk dili konuşan Türk topluluklarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, Türkiye’nin her
ilinde, Dünyanın değişik Devletlerinde yaşayan Türkler tarafından büyük bir tepkiyle kınandı. Son zamanlarda çok
şımaran PKK’lılar, Türkiye Cumhuriyetinin ekmeğini yiyecekler, Türkiye Cumhuriyetine karşı hainlik yapacaklar,
Türkiye Cumhuriyetine silahla saldıracaklar, polis, asker,
insan demeden öldürecekler, böyle bir hainliğin tarihte
de karşılığı yoktur, bugünde de karşılığı yoktur. Barış iste-
RAMİZ İLKER
E. Hv. Pilot Tuğgeneral
ORDU’DA DİN ANLAYIŞI
B
u yazının birinci kısmı, 2 Haziran 2014 tarihli Yeniçağ gazetesinde, çok değerli gazeteci Selcan
Taşçı’nın sütununda yer alan, Deniz Kurmay
Albay Aykar Tekin’in; Mamak cezaevinde düşüp ölen
Dz. Kur. Albay Murat Özgen Alp ile ilgili yazıdan alıntıları ihtiva etmektedir.
“(…) Silah arkadaşları olarak bizler cenaze törenine,
Hasdal’da televizyon ekranları başından gözyaşları ve dualarla katıldık.
(…) Sadece kendilerinin inançlı Müslümanlar olduğunu
düşünen o vicdansızların, acaba Murat Albay’ın kefen bezinin, UMREDE SARINDIĞI İHRAM olduğunu öğrendiklerinde
bir parça vicdanları sızlamış mıdır? Yaptıkları haksızlıkların
hesabı verilmesi gereken ağır bir günah olduğunu anlamışlar mıdır? Bizleri sadece üzerimizdeki o beyaz üniforma
ile halktan uzak Salon Subayları gibi göstermeye çalışan
o bozuk zihniyetler, her birimizin işçi, köylü, memur, esnaf
sınıfından gelen orta halli Anadolu ailelerinin çocukları
olduğumuzu anlamışlar mıdır?
Bilirler mi ki onlar; bizlerin görev yaptığı o savaş gemilerinin en yüksek direğinde şanlı sancağımızı dalgalandırdığımız yerin hemen yanıbaşında, çelik bir muhafaza içerisinde kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’i de taşırız.
yen silahlarını bırakır, Yüce Türk Milletinin adaletine güvenir. Türk Milleti, Bayrağı için, vatanı ve milleti için her zaman seve seve savaşmıştır, Şehit olmuştur, Gazi olmuştur.
Ey vampir PKK yıllardır kana doymadın, her şeye rağmen
sana uzatılan barış ve sevgi elini tutmadın, şimdi Türk
Milletinin kutsallarına saldırıyorsun. Güç aldığın, güvendiğin dağlar bile seni koruyamaz. Türk Milleti sabırlıdır,
susar susar bir gün yanardağ gibi patlar, fareler gibi kaçacak yerde bulamazsınız. Türk Milletinin sevgisi de büyüktür, nefreti de büyüktür.
Türk-Kürt kardeştir. Sizler teröristsiniz yeter artık, haddinizi biliniz…
Bilirler mi ki onlar; komutasını devraldığımız gemilerde
yaptığımız ilk işlerden birisi, o Kur’an-ı Kerim’in yerinde
olup olmadığını kontrol etmek ve görevler esnasında kimsenin burnu kanamasın diye, geminin baş üstünde dualar
eşliğinde kurban kesmektir.
Bilirler mi ki onlar; gemilerimizle sefere çıkarken verdiğimiz ilk komut BİSMİLLAH makine dümen manevraya
hazır ol, BİSMİLLAH halatlar fora, seferden dönüşte verdiğimiz son komut ise BİSMİLLAH demir fundo, BİSMİLLAH
makina dümen tamamdır.
Ve yine bilirler mi ki onlar; bizler, asil Türk Milletinin vergileri ile alınmış o savaş gemilerinin komutasını devralırken,
o gemilere sadece 4 bin tonluk birer çelik yığını olarak
bakmayız. O gemilerle birlikte, içindeki vatan evlatlarının,
Mehmetçiklerin de sorumluluğunu omuzlarımızda hissederiz. Taşıdığımız sancağımızın ve temsil ettiğimiz Yüce
Türk Milletinin şerefinin sorumluluğudur. (…) İşte Murat
Albay da o ruhla görev yaptı…
Ve Türk Adaleti, böyle bir vatan evladını kurban etti…
Mekanı cennet olsun… Allah rahmet eylesin…
Bizler burada (Hasdal Cezaevinde) halen adaletin yerini
bulmasını bekliyoruz ümitle ama; henüz delikanlılık
çağında ailenin tüm sorumluluğunu üstlenircesine annesine omuz veren, kardeşini kucaklayan genç Batu’ya;
ne olup bittiğini tam anlayamamış küçücük Duru’ya ve
cefakar eş anne Sema Hanıma, kim nasıl adalet verecek?
Gözyaşları içindeki minicik Duru’ya babasını geri getirebilecekler mi? Mümkün mü!
***************
İkinci kısım olarak, konuya Hv. Kuvvetleri yönüyle bakacak
olursak: Hava Kuvvetlerinde, her sene uçuş dönemine
başlangıç mevsim başındaki genellikle Eylül ayıdır, muntazaman Üs Komutanının bizzat katıldığı törenle kurban
kesilir, dualar yapılır. Kurban kanı, katılanların alınlarına ve
uçaklara sürülür. Kesilen kurbanlıklar Çocuk Esirgeme Kurumu ve/veya Kimsesizler Yurtlarına götürülüp verilir. Ayrıca, hemen her uçak kazasından sonra gene kurban kesilir.
Uçağa Besmelesiz binilmez, şükürsüz inilmez. Benimde
uzun yıllar görev yaptığım Ankara Mürted (yeni adı Akıncı)
Hava Üssünde 1970-1979 yıllarında tüm savaş uçaklarının
üzerinde kısa olarak “ADB” (Allah Daima Bizimledir)
yazılı idi. Bu yazılımı ilk defa merhum efsane Komutan
Tuğgeneral Tarık Gökeri başlatmıştı.
Bazı, Ordu/Din/Atatürk düşmanı gerici ve yobazların
dediklerinin aksine, her isteyen personelin her türlü
ibadetlerinin yerine getirmeleri serbesttir. Eratın ramazanda sahur ve iftar yemekleri takviyeli çıkar ve
Oruç tutanların nöbet saatleri ayarlanır. Dini Bayramlarımızda, bütün personel er’li birlikler başta olduğu
halde topluca bayramlaşılır. Her sene 15 Mayıs Hava
Şehitleri Anma Gününde Şehitliklerde tören yapılır
ve mübarek Şehitlerimiz ziyaret edilerek duaları yapılır. Hatmi Şerifler indirilir, mevlitler okunur. Ve şu asla
unutulmamalıdır; Her Jet savaş pilotunun giydiği Uçuş
Tulumu (ki bizde buna Uçuş Kombinezonu denir) o
pilotun adeta kefenidir. Zira 800-900 kilometre ile yere
çarptığında mübarek cesedi adeta atomize olur. Ağaç
dallarından, topraktan toplanan deri-kan-kemik parçaları torbaya konulduğunda yanına da mübarek şehit
toprağı doldurulur tabuta konurken. İşte biz böyle bir
mesleğin mensuplarıyız.
Diğer taraftan, Kara Kuvvetleri açısından mevzuya
bakıldığında, dini bakımdan hiçbir farklılık yoktur.
Zira onlarda dinine diyanetine bağlı/sadık olan bu asil
milletin evlatları olarak aynı itikat, itiyad ve uygulamalarını samimiyetle yerine getirmektedirler. Nitekim,
savaşlarda Mehmetçikler ALLAH ALLAH nidalarıyla
düşmana hücum ederler.
Hülasa; bu ORDU, Peygamber ocağıdır. Şanlı mensupları
da bunun farkındadır ve her daim iman ve inancındadır,
bu böyle biline…
Son kısım olarak; bayrak meselesine gelince: maalesef,
geçtiğimiz günlerde, Diyarbakır’da meydana gelmiş
bulunan bir olay hepimizi derinden yaralamıştır. Bir
vatan haini-bölücü-kansız adi köpek şanlı bayrağımızı
indirmiştir. Hem de Kışla içerisindeki bayrak direğine
tırmanarak bu çirkin ve affedilmeyecek olayı büyük bir
nefretle kınıyor ve tel’in ediyoruz.
O bayrak ki, şanlı tarihimizin ve ecdadımızın bize
emaneti, istiklalimizin ve bağımsızlığımızın kudret ve
timsali olan rengini şehit kanından alan bir asil sembolümüzdür. Buna yapılan menfur saldırı, Yüce Asil
Türk Milletine yapılmıştır, asla affedilemez. Bu saldırıda
ihmali ve tedbirsizliği bulunanlarda asla affedilemez.
Taa başından, en küçük nöbetçi er’ine kadar, sıralı tüm
siyasi ve askeri yetkili ve sorumluların bu elim olayda
payları vardır, gereken yapılmalıdır. İstifa ve azil müesseseleri çalışmalı ve çalıştırılmalıdır.
O kansız köpeğin, orada anında zımbalanması gerekirdi.
Bunu yaptırmayan ve yapmayanlara yazıklar olsun..!
Download

Sayfa 19 - Kıbrıs Cemiyeti