MOTİVASYONU ETKİLEYEN İÇ ETMENLER
Motivasyon, bireyin belli bir hedefe ulaşabilmesi için gerekli olan istek ve bireyi
harekete geçiren güçtür; çalışma isteğidir.
Öğrenmek istemeyen insana, hiçbir şey öğretilemez. Öğrenme isteği olmayan insan,
öğrenmenin sınırlarında dolaşır; ama bir türlü ders çalışamaz. Çalışmak için
oturduğunuzda küçücük bir şey çalışma masasından kalkmanıza, ders çalışmamanıza
yol açar. Öyleyse biri ya da bir şey sizde çalışma isteği uyandırmalı. Sizde çalışma isteği
uyandıracak tek ve en önemli şey kendinizsiniz. Bir şeyi kendiniz için yapmak size, daha
çok çalışma isteği, daha tutarlı davranışlar sergileme gücü, başarmak için farklı yollar
denemenizi sağlama olanağı verir.
Sizi içinizden etkileyen etmenler:
 Çalışmaya Başlayamamak
Çalışmaya başlayamamanın asıl nedeni, çalışılması gereken konu ya da derse olan
ilgidir. Çalışılması gereken derse ilgi duymuyorsanız o dersten aldığınız verim de
derse duyduğunuz ilgi kadardır. Bu sorunu ortadan kaldırabilmek için önce, sorun
üzerine yoğunlaşmalı; bunun nasıl çözüleceğine ilişkin çözüm yolları aramalısınız.
Dersi neden sevmediğinizi belirleyemez ya da çalışmanız gereken konunun neden
önemli olduğunu anlayamazsanız çözüm yolları üretemezsiniz. Neden çalışmanız
gerektiğini düşünün. Bu sorunu sadece sizin yaşamadığınızı anımsayın. Her
öğrendiğiniz bilgi değerlidir, bu nedenle öğrenemediklerinizi öğrenmek için de çaba
gösterin.
 Çalışmayı Sevmemek
Sevmek, anlamaktır. İnsan anlamadığı şeyi, anlamadığı insanı sevmez. Bir dersi, bir
konuyu sevmeniz için, onu anlamanız gerekir. Anlamak için de çaba göstermelisiniz.
Bu sorunu ortadan kaldırmak için kendinize şu soruları sormalısınız. “Bu derse karşı
nasıl bir tutumum var?”, “ Bu dersin ya da konunun bana güç gelen yönleri
nelerdir?” bu sorunun yanıtını şunları yaparak verebilirsiniz: Konunun ana
kavramlarını, bu kavramların tanımlarını öğrenebilirsiniz. Bunlarla konunun önce en
belirgin ayrıntılarını, sonra öteki ayrıntıları kavramalısınız. Bir de konular arasında
bağ kurarsanız o konuyu ya da dersi sevmemek için ortada hiçbir neden kalmamış
olur.
 Çalışmaları Ertelemek
Plan yapmalı, bir gününüzü ayrıntılı bir biçimde tasarlamalısınız. Planınız içinde ders
çalışmaya ayırdığınız zamanları, yalnızca ders çalışmak için kullanmalısınız.
Plansız çalışma, ders çalışma sırasında başka etkinliklere yönelmenize yol açar.
Çalışmalar sizler için anlamlıysa değerlidir. Önemli ya da önemsiz ders ayrımı
yapmamalı, her dersin önemli olduğunu unutmamalısınız.
 Kaygıya Kapılmak
Kaygı kimi insanların kişilik özelliği durumuna gelmiştir ve her şey onları
kaygılandırır. Daha başlamadıkları bir iş, girmedikleri bir sınav, ne zaman yapılacağı
belli olmayan bir deneme…böyle bir kişilik özelliğiniz varsa önce bu özelliğinizden
kurtulmanın yollarını aramalısınız. Kaygının çok olması da hiç olmaması da size zarar
verir. Bu nedenle belli bir miktar kaygılanmak gerekir. Bu sizi önlem almaya götürür.
Örneğin, konuları planlıyor; fakat yetiştiremiyorsunuz. Bu noktada planınızı yeniden
gözden geçirin, yapabileceklerinizin üzerinde planlama yapmış olabilir, küçük
düzenlemelerle bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Kaygıya kapılmak yerine durup
düşünmeli, gerçekçi çözümler üretebilirsiniz.
 Başaracağına İnanmama
“Bu sınavdan yüksek not alamam.” Diyen, bunu inanarak söyleyen bir öğrenci, o
sınavdan yüksek not alamaz. Söze dönüştürdüğünüz her şey yaşamda karşılığını
bulur. Çünkü söze dönüştürdüklerinizin kopyasını oluşturur zihin. Zihninize olumlu
ya da olumsuz hangi iletiyi gönderirseniz zihniniz bu iletileri alır ve kaydeder. Siz ne
düşünürseniz zihniniz onu yaşama geçirecektir. Bu duruma “kendisini gerçekleştiren
kehanet” denir. Bu durum sizi hedefinizden uzaklaştırır. Karamsarlığa iter. Eyleme
geçmek için gereken gücü kendinizde bulamamanıza yol açar. Böylece sürekli kaygı
başlar ve çalışma isteği yok olur.
Madem zihnimizi kendi isteklerimiz doğrultusunda yönlendirme olanağımız var,
neden olumlu düşler kurmuyor, olumlu ve güzel şeyleri söze dönüştürmüyoruz?
Download

Bayilik Duyurusu - Milli Piyango İdaresi