Derleme / Review
DO­I: 10.4274/UOB.08
Üroonkoloji Bülteni 2014;13:99-102
Bulletin of Urooncology 2014;13:99-102
Üst Üriner Sistem Toplayıcı Sistem Tümörü Cerrahisinde
Lenfadenektomi Gerekli mi?
Is Lymphadenectomy Necessary in the Surgical Treatment of Upper Urinary Tract
Urothelial Carcinoma?
Dr. Yakup Kordan, Dr. Onur Kaygısız
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Bursa, Türkiye
Özet
Summary
Üst üriner sistem değişici hücreli kanserinde (DHK) lenf nodu
diseksiyonunun (LND) yeri halen tartışmalıdır. Bu derlemede güncel
çalışmalar ışığında bu konudaki mevcut klinik yaklaşımın ortaya konması
amaçlandı. Günümüzde görüntüleme yöntemleri ile halen yeterli
doğrulukta lenf nodu tutulumu değerlendirilmesi yapılamamaktadır. LND
lenf nodu tutulumunu göstermede altın standarttır. Lenf tutulumunun
tespit edilmesi sağkalım hakkında bilgi sağlamakla birlikte LND
yapılmasının sağkalım üzerine etkisi tartışmalıdır. T1 tümörlerde sağkalıma
katkısı olmadığını gösteren birçok çalışma mevcut olmakla birlikte kas
invazif veya lokal ileri evre hastalıkta (T2-T4) ve işlem öncesi veya sırasında
fark edilen lenf nodu tutulumu olan hastalarda tüm rejyonel bölgeyi içine
alacak şekilde LND yapılmasının sağkalımı olumlu etkilediğini gösteren
birçok retrospektif çalışma mevcuttur. Laparoskopik nefroüreterektomi
T1-T2N0 tümörlerde açık cerrahiye benzer komplikasyon ve onkolojik
sonuçlara sahiptir ve eşit etkinlikle kullanılabilir. İnvazıf ve büyük (T3/T4
ve /veya N+/M+) tümörlerde ise aksi ispatlanana dek laparoskopik cerrahi
kontraendike kabul edilmektedir. (Üroonkoloji Bülteni 2014;13:99-102)
Anah­tar Ke­li­me­ler: Lenfadenektomi, neoplasmlar, üreteral; renal pelvis,
karsinom, değişici hücreli; renal pelvis
The role of lymph node dissection (LND) in the treatment of upper
urinary tract transitional cell carcinoma (TCC) is still controversial. In this
review, we aimed to put forth the present clinical approach regarding
this issue in the light current literature. Nowadays, the assessment of
lymph node involvement cannot be done accurately by current imaging
modalities. LND is a gold standard in detecting lymph node involvement.
Although lymph node involvement provides information about survival,
the contribution of LND to survival is also controversial. Despite some
studies reporting no contribution of LND to survival among T1 patients,
many retrospective studies have shown an increase in survival among
muscle-invasive, locally invasive and lymph node-positive patients
when LND was performed completely, removing all regional lymph
nodes. Laparoscopic nephroureterectomy has similar oncological and
complication results as open surgery and can be used equivalently in T1T2/N0 tumors. However, laparoscopic nephroureterctomy until proven
otherwise is contraindicated in the treatment of invasive or large (T3-T4
and/or N+/M+) tumours. (Bulletin of Urooncology 2014;13:99-102)
Giriş
%84 olarak bildirmişlerdir. Kas tutulumu olan mesanenin DHK
tedavisinde lenf nodu diseksiyonunun (LND) gerekliliği ve
sınırları tanımlanmışken üst sistem DHK tedavisinde LND’nin
gerekliliği ve sınırları için tam bir görüşbirliği yoktur (4). Üst
sistem DHK tedavisinde yapılan nefroüreterektomi sırasında
LND hastaların ancak %50’sinde yapılmakta ve çoğu vakada da
sınırlı yapılmaktadır (2,3).
Mesaneden farklı olarak üst üriner sistem tümörlerinde LND
bölgesi tümörün üreterde yerleşim yerine göre değişkenlik
göstermektedir. Genel olarak, üreterin lenfatik drenajı üreterin
kanlanmasına paralel seyreder. Renal pelvisin lenfatik drenajı
hiler bölgede renal lenfatiklerle birleşerek en sık interaortakaval
Üst üriner sistemin değişici hücreli kanseri (DHK) nadir
görülen kanserlerinden olup tüm ürotelyal kanserlerin %5’ini
oluşturmakdır. Tanı anında üst üriner sistem DHK mesanenin
DHK’lerine göre daha ileri evrededir (1). Tanı anında hastaların
sadece %30’u kasa invaze olup %75’e yakını da yüksek gradelidir
(2). Artan grade ve evre ile birlikte lenf nodu metastaz oranı da
artmaktadır. Roscigno ve ark. (2) T1, T2, T3-4 hastalarda sırasıyla
%6, %16, %35 lenf nodu tutulumu saptamış ve LN tutulumu
olan hastaların patolojisinde hastaların %94’ünde yüksek gradeli
DHK bildirmişlerdir. Kondo ve ark. (3) da benzer şekilde Ta-1,
T2, T3, T4 tümörlerde LN tutulumunu sırasıyla %0, %5, %24,
Key Words: Lymphadenectomy, neoplasms, ureteral; renal pelvis,
carcinoma, transitional cell, renal pelvis
Ya­z›fl­ma Ad­re­si/ Ad­dress for Cor­res­pon­den­ce: Dr. Yakup Kordan, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Bursa, Türkiye
Gsm: +90 532 446 07 37 E-posta: [email protected]
© Üroonkoloji Bülteni, Ga­le­nos Ya­yı­ne­vi ta­ra­fın­dan ba­sıl­mış­tır./ © Bulletin of Urooncology, Pub­lis­hed by Ga­le­nos Pub­lis­hing.
99
Kordan ve ark.
Üst Üriner Sistem Toplayıcı Sistem Tümörü Cerrahisinde Lenfadenektomi Gerekli mi?
nodlar, sağda parakaval ve retrokaval nodlara, solda paraaortik
ve preaortik nodlara drene olmaktadır (5). Vakaların üçte birinde
ise lenfatik drenaj direk torasik kanala drene olmaktadır (5). Üst
ve orta üreter sağda retrokaval ve interaortakaval lenf nodlarına,
solda paraaortik lenf nodlarına drene olurken alt üreter öncellikle
kommon iliak, obturator, eksternal ve internal iliak lenf nodları
ve presakral lenf nodlarına drene olur (3,6). LND sınırlarına karar
vermede üst üriner sistem DHK’nın yerleştiği yer ve buranın
lenfatik drenaj bölgelerinin bilinmesi önemli rol oynamaktadır.
Lenf nodu tutulumunu göstermekte LND altın standarttır. Lenf
nodu tutulumunu LND yapmadan öngörmede bilgisayarlı
tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi görüntüleme
yöntemleri yeterli olamamaktadır (7,8,9). PET-BT ile yapılan
incelemelerde de hastaların %20 ile %50’sinde lenf nodu
tutulumu tanısı konamamaktadır (7,8). Konda ve ark. LND
sonrası veya takipte lenf nodu pozitifliği gelişen toplam
42 hastada ilk değerlendirmede 19 hastada LN tutulumu
saptayamadıklarını bildirmişlerdir (9).
Roscigno ve ark. (10) üst üriner sistem DHK’da
nefroüreterektomi+LND sonrası doğru bir lenf nodu
değerlendirmesi yapılabilmesi için en az 8 nod çıkarılması
gerektiğini bildirmişlerdir. Bu çalışmalarında, LND’de en az 8
lenf nodu çıkarılması durumunda LN invazyonunu saptamada
%75 oranında doğru değerlendirme yapıldığını, bu sayının 13
olması durumunda doğru değerlendirmenin %90’a çıktığını
raporlamışlardır. Bu çalışmada bile ortanca 5 lenf nodu
çıkarılabilmiş ve hastaların ancak %50’sinde LND yapıldığı da
bildirilmiştir (10).
Üst üriner sistem DHK cerrahi tedavisinde nefroüreterektomi ile
birlikte LND yapılması doğru bir LN tutulumu değerlendirilmesi
ve evreleme yapma olanağı sağlar. Mesanenin DHK’sında
gösterildiği gibi genişletilmiş LND üst üriner sistemin DHK’sında
da daha iyi evreleme ile birlikte sınırlı nodal hastalıkta kür
sağlayabilir. LND’nin hastalığın tedavisi üzerine sağladığı yararı
öngörmede hastalıksız sağkalım (HS) ve kanser spesifik sağkalım
(KSS) gibi parametreler kullanılmaktadır. Literatürde üst üriner
sistem DHK’da lenf nodu tutulumu varlığının 5 yıllık KSS’yi
bağımsız olarak azalttığı multivaryant analizlerde gösterilmiştir
(11,12). Bolenz ve ark.’nın (12) çalışmasında LN tutulumu
varlığının rekürensi 2,4 kat, kansere bağlı ölümü de 2,44 kat
arttırdığı rapor edilmiştir. Kondo ve ark. (3) ise LN tutulumu
varlığında 2 ve 5 yıllık KSS’yi sırasıyla %26,3 ve %15,5 olarak
bildirmişlerdir. Abe ve ark. (13) LND yapılmayan 146 hasta
ile LND yapılan ve pN0 olan 139 hastayı karşılaştırdıkları 312
hastalık serilerinde LND yapılmasını kanser spesifik sağkalım (KSS)
açısından bağımsız değişken olarak anlamlı bulmuş ve bunu LND
tedavi edici etkisine bağlı olabileceğini bildirdirmişlerdir. Ancak,
bu çaılşmada patolojik olarak lenf nodu tutulumu olan hastalar
(pN+) ve lenf nodu tutulumu olmayan hastalar (pN0) LND
grubuna birlikte dahil edilmemiş ayrı ayrı alt gruplar halinde LND
yapılmayan hastalarla (pNx) karşılaştırılmıştır. LND yapılmayan
hastalarda da lenf nodu tutulumu olan hastalar olabileceği için
bu çalışmayla LND’nin KSS üzerine etkisi için gerçek bir çıkarım
yapılması tartışmalı kalmıştır. Bu çalışmanın aksine, Miyake ve
ark. (14) da 72 hastalık serilerinde LND uygulanan 35 hasta ile
uygulanmayan hastalar arasında sağkalım farkı bulunmadığını
bildirmişlerdir (Tablo 1). Lughezzani ve ark. (15) da SEER
verilerini kullandıkları 2824 vaka içeren ortanca 43 aylık takip
yapılan çalışmalarında 5 yıllık KSS’ı LND yapılmayan ve LND
yapılan ancak lenf nodu metastazı olmayan hastalarda benzer
bulmuşlardır. Bu hastalarda KSS sırasıyla %77,8 ve %81,2 olarak
bildirilmiştir. Bu çalışmanın verileri gözden geçirildiğinde, LND
yapılmayan grupta LN+ hastaların da olabileceği göz önüne
alındığında LND yapılmayan grupla LND yapılan pN0 hastalara
benzer KSS’lerin bulunması, LND’nin LN+ hastalarda potansiyel
terapötik rolünün olabileceğini düşündürmektedir.
Roscigno ve ark.’nın (2) 1130 hastalık çalışmasında 5 yıllık
KSS’nin lenf nodu pozitifliğinde %77’den %35’e düştüğü,
pT2-4 hastalıkta ise bu oranın %70’ten %33’e düştüğü
bildirilmiştir. pT1 hasta grubunda LND multivariate analizde
KSS ve HS üzerinde anlamlı değişken olarak saptanmazken,
pT2-4 hastalarda KSS ve HS için anlamlı bir değişken olarak
saptanmıştır (Tablo 1) (2). Ayrıca aynı grubun başka bir
çalışmasında da kas invaziv hastalıkta (pT2-T4) LND’nin HS
ve KSS için bağımısız olduğu tekrar bildirilmiştir (Tablo 1)
(16). Bu çalışmada, HS (p>0,01, HR=0,31) ve KSS (p=0,004,
HR=0,475) de anlamlı bir iyileşme gözlenmesi için LND ile
çıkarılması gereken LN sayısı multivaryant analizde en az 6
olarak saptanmıştır (16). Benzer şekilde, Brausi ve ark. (17)
kas invaziv (pT2-T4) üst üriner sistem DHK içeren 82 hastalık
serilerinde LND’nin hem HS hem de KSS’yi olumlu etkileyen
bağımısız değişken olduğunu saptamışlardır (Tablo 1). LND
yapılan ve yapılmayan hasta grubunda HS sırasıyla %64,3 ile
%46,3 iken KSS sırasıyla %81,6 ile %44,8 olarak bildirmişlerdir.
Tablo 1. Lenf nodu diseksiyonu ile 5 yıllık kanser spasifik sağkalımın ilişkisini inceleyen yayınlar (NS: fark yok)
Çalışma
Hasta
sayısı
Evre
Median takip
süresi
5 yıllık KSS
P
VAR
YOK
LND +
LND -
552
(%49)
578 (%51)
%66
%69
NS
95 (%72)
37 (%28)
%67
%40
0,02
Roscigno ve ark. (2)
1130
pT1-4
Roscigno ve ark. (16)
132
pT2-4
Kondo ve ark. (3)
169
pT1-T4
37
81
(%48)
88
(%52)
Brausi ve ark. (17)
82
pT2-4
43
40 (%48,8)
42 (%51,2)
%82
%45
0,007
Miyake ve ark. (14)
72
pT1-4
35
(%49)
37
(%51)
%58
%50
NS
100
45
LND
NS
Kordan ve ark.
Üst Üriner Sistem Toplayıcı Sistem Tümörü Cerrahisinde Lenfadenektomi Gerekli mi?
Kondo ve ark. (18) LND uygulanmış 81 [45 hastaya komplet (tüm
rejyonel lenf nodları=Primer lenfatik drenajın %30’unun olduğu
lenfatik bolgelerin çıkarılması), 36 hastaya inkomplet LND]
ve LND uygulanmamış 88 hastalık serilerinde bütün hastalar
dahil (pT1-4) edildiğinde LND yapılmasını sağkalımda etkili
saptamazken subgrup analizde pT3 ve üzeri hastalığı olanlarda
komplet LND yapılmasının bağımsız değişken olarak KSS’yi
arttırdığını saptamışlardır (Tablo 1). Bu çalışmanın sonunda
lokal ileri hastalıkta komplet LND yapılması önerilmektedir. Bu
çalışmanın sonuçları çıkarılan lenf nodu sayısından çok komplet
bir LND yapılmasının sağkalım üzerinde olumlu katkı sağladığını
vurgulamaktadır.
Literatürde üst üriner sistem DHK cerrahi tedavisi ile ilgili
çalışmalarda nefroüreterektomiye ek olarak LND yapılması
oranı genelde %50 civarındadır (2,3,14,17). ABD’de 10 yıllık
süreçte LND yapılmama oranı yaklaşık %50 azalmıştır, bu
oran 1988-1994 yılları ile 2000-2004 yılları karşılaştırıldığında
%32,7’den %16,4’e düşmüştür (15). Bu dönüşümden LND’nin
sağladığı yararın ve kimlere ne genişlikte yapılması gerektiğinin
net ortaya konmamasının yanı sıra cerrahisinin zor oluşu
ve minimal invazif cerrahiler olan laparoskopi ve robotik
cerrahinin yaygın kullanılmaya başlanması sorumlu olabilir.
Laparoskopik ve robotik olarak üst üriner sistem DHK tedavisinde
nefroüreterektomi+mesaneden kuf eksizyonu yapılabilmesi ve
bu tekniklerin daha kısa hastanede yatış süresi, daha az
postoperatif ağrı gibi avantajlar sağlaması hem hastalar hem de
hekimler tarafından daha fazla tercih edilmesine yol açmaktadır.
Laparoskopik nefroüreterektomi+LND tecrübe gerektirmektedir.
Abe ve ark. (19) yayınladıkları 41 hastalık serilerinde LND ile
ortanca 10 lenf nodu çıkardıklarını ve belirgin komplikasyon
gelişmediğini bildirmişlerdir. Yakın zamanda yapılan sistematik
bir derlemede üst üriner sistem DHK tedavisinde laparoskopik
ve açık nefroüreterektomi karşılaştırılmış ve laparoskopinin
onkolojik ve komplikasyon oranlarının açık cerrahiye benzer
olduğu bildirilmiştir (20). Bu makalede laparoskopi yapılanlarda
açık cerrahiye göre 5 yıllık KSS oranının %9 daha iyi, mesane
rekürensinin %17 daha az ve genel rekürens oranının da %15
daha az ortaya çıktığı bildirilmiştir. Ne var ki, 2 yıllık KSS, 5
yıllık genel sağkalım, metastazsızlık oranları ve rekürrensiz
sağkalım oranları arasında istatistiksel fark saptanmamıştır. Bu
derlemede literatürdeki serilerde laparoskopik nefroüreterektomi
yapılanlarda LND gerektiğinde LND’ye kısıtlı yapılmış ya da açık
cerrahiye geçildiği bildirilmiştir. Mevcut veriler laparoskopik
nefroüreterektominin güvenle tercih edilebilecek bir yöntem
olmakla birlikte özellikle LND yapılması gerektiğinde yeterli
deneyim yoksa potansiyel fayda görecek hastalarda açık LND’ye
geçilmesinden kaçınmamak gerektiğini düşündürmektedir.
Eldeki verilerin yetersiz olması nedeniyle Avrupa Üroloji Birliği
Kılavuzları’nda da (EAU guidelines on urethelial carcinomas
of the upper urinary tract) laproskopik nefroüreterektomi
için “T1-T2N0 tümörlerde açık cerrahiye benzer etkinlikle
kullanılabilir. İnvazıf ve büyük (T3/T4 ve /veya N+/M+)
tümörlerde ise aksi ispatlanana dek laparoskopik cerrahi
kontraendike kabul edilmelidir“ ibaresi yer almaktadır.
Sonuç
Günümüzde halen LND yeri tam olarak belirlenmemiştir.
LND lenf nodu tutulumunu göstermede en hassas yöntem
olup görüntüleme yöntemleri ile halen yeterli doğrulukta lenf
nodu tutulumu değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Mevcut
literatür kas invazyonu olmayan üst üriner sistem DHK’sında
LND’nin sağkalıma etkisi olmadığını ancak kas invazyonu olan
veya lokal ileri evrede ise LND’nin HS ve KSS’ye olumlu etkisi
olduğunu düşündürmektedir. LND yaparken DHK’nın toplayıcı
sistemdeki yerine göre diseksiyon alanı belirlenmelidir. Lenf
tutulumunu doğru değerlendirmek için LND sırasında en az 8
lenf nodu çıkarılması gereklidir. Sağkalımı arttırmak için en az
6 lenf nodunun ve mümkünse de tüm rejyonel lenf nodlarının
çıkarılması önerilmektedir. Son çalışmalar lenf nodu sayısından
çok şablon şeklinde ve komplet (primer lenf drenajının
%30’unun olduğu lenf drenajı sahası) LND yapılmasının lenf
nodu sayısından daha önemli olduğunu düşündürmektedir.
Laparoskopik nefroüreterektomi düşük komplikasyon oranı ve
karşılaştırılabilir onkolojik sonuçlarıyla T1-T2N0 tümörlerde
uygulanabilir bir yöntem gibi görünmektedir. İnvazıf ve büyük
(T3/T4 ve /veya N+/M+) tümörlerde ise aksi ispatlanana dek
laparoskopik cerrahi kontraendike kabul edilmelidir.
Kaynaklar
1. Jemal A, Siegel R, Ward E, Murray T, Xu J, Thun MJ. Cancer statistics,
2007. CA Cancer J Clin 2007;57:43-66
2. Roscigno M, Shariat SF, Margulis V, Karakiewicz P, Remzi M, Kikuchi
E, Langner C, Lotan Y, Weizer A, Bensalah K, Raman JD, Bolenz C,
Guo CC, Wood CG, Zigeuner R, Wheat J, Kabbani W, Koppie TM,
Ng CK, Suardi N, Bertini R, Fernández MI, Mikami S, Isida M, Michel
MS, Montorsi F. Impact of lymph node dissection on cancer specific
survival in patients with upper tract urothelial carcinoma treated with
radical nephroureterectomy. J Urol 2009;181:2482-2489.
3. Kondo T, Nakazawa H, Ito F, Hashimoto Y, Toma H, Tanabe K. Primary
site and incidence of lymph node metastases in urothelial carcinoma
of upper urinary tract. Urology 2007;69:265-269.
4. Witjes JA, Compérat E, Cowan NC, De Santis M, Gakis G, Lebret T,
Ribal MJ, Van der Heijden AG, Sherif A. EAU guidelines on muscleinvasive and metastatic bladder cancer: summary of the 2013
guidelines. Eur Urol 2014;65:778-792.
5. Assouad J, Riquet M, Foucault C, Hidden G, Delmas V. Renal
lymphatic drainage and thoracic duct connections: implications for
cancer spread. Lymphology 2006;39:26-32.
6.Anderson JK, Kabalin JN, Cadeddu JA. SurgicalAnatomy of
theRetroperitoneum, Adrenals, Kidneys, andUreters. CampbellWalshUrology 9th Edition Wein AJ, Kavoussi LR,Novick AC et
al.Elsevier; 2009. sayfa 32-38.
7. Jensen TK, Holt P, Gerke O, Riehmann M, Svolgaard B, Marcussen
N, Bouchelouche K. Preoperative lymph-node staging of invasive
urothelial bladder cancer with 18F-fluorodeoxyglucose positron
emission tomography/computed axial tomography and magnetic
resonance imaging: correlation with histopathology. Scand J Urol
Nephrol 2011;45:122-128.
8. Swinnen G, Maes A, Pottel H, Vanneste A, Billiet I, Lesage K,
Werbrouck P. FDG-PET/CT for the preoperative lymph node staging
of invasive bladder cancer. Eur Urol 2010;57:641-647.
9. Scolieri MJ, Paik ML, Brown SL, Resnick MI. Limitations of computed
tomography in the preoperative staging of upper tract urothelial
carcinoma. Urology 2000;56:930-934.
10.Roscigno M, Shariat SF, Freschi M, Margulis V, Karakiewizc P, Suardi
N, Remzi M, Zigeuner R, Bolenz C, Kikuchi E, Weizer A, Bensalah
K, Sagalowsky A, Koppie TM, Raman J, Fernández M, Ströbel P,
Kabbani W, Langner C, Wheat J, Guo CC, Kassouf W, Haitel A,
Wood CG, Montorsi F. Assessment of the minimum number of
lymph nodes needed to detect lymph node invasion at radical
nephroureterectomy in patients with upper tract urothelial cancer.
Urology 2009;74:1070-1074.
101
Kordan ve ark.
Üst Üriner Sistem Toplayıcı Sistem Tümörü Cerrahisinde Lenfadenektomi Gerekli mi?
11. Novara G, De Marco V, Gottardo F, Dalpiaz O, Bouygues V, Galfano A,
Martignoni G, Patard JJ, Artibani W, Ficarra V. Independent predictors
of cancer-specific survival in transitional cell carcinoma of the upper
urinary tract: multi-institutional dataset from 3 European centers.
Cancer 2007;110:1715-1722
12.Bolenz C, Shariat SF, Fernandez MI, Margulis V, Lotan Y, Karakiewicz
P, Remzi M, Kikuchi E, Zigeuner R, Weizer A, Montorsi F, Bensalah K,
Wood CG, Roscigno M, Langner C, Koppie TM, Raman JD, Mikami
S, Michel MS, Ströbel P. Risk stratification of patients with nodal
involvement in upper tract urothelial carcinoma: value of lymphnode density. BJU Int 2009;103:302-306.
13.Abe T, Shinohara N, Harabayashi T, Sazawa A, Ishikawa S, Kubota
K, Matsuno Y, Osawa T, Shibata T, Shinno Y, Kamota S, Minami K,
Sakashita S, Takeuchi I, Kumagai A, Mori T, Togashi M, Nonomura K.
The role of lymph-node dissection in the treatment of upper urinary
tract cancer: a multi-institutional study. BJU Int 2008;102:576-580.
14.Miyake H, Hara I, Gohji K, Arakawa S, Kamidono S. The significance
of lymphadenectomy in transitional cell carcinoma of the upper
urinary tract. Br J Urol 1998;82:494-498.
15.Lughezzani G, Jeldres C, Isbarn H. A critical appraisal of the value
of lymph node dissection at nephroureterectomy for upper tract
urothelial carcinoma. Urology 2010;7:118-124.
102
16. Roscigno M, Cozzarini C, Bertini R, Scattoni V, Freschi M, Da Pozzo LF,
Briganti A, Gallina A, Capitanio U, Colombo R, Giorgio G, Montorsi F,
Rigatti P. Prognostic value of lymph node dissection in patients with
muscle-invasive transitional cell carcinoma of the upper urinary tract.
Eur Urol 2008;53:794-802.
17.Brausi MA, Gavioli M, De Luca G, Verrini G, Peracchia G, Simonini
G, Viola M. Retroperitoneal lymph node dissection (RPLD) in
conjunction with nephroureterectomy in the treatment of infiltrative
transitional cell carcinoma (TCC) of the upper urinary tract: impact
on survival. Eur Urol 2007;52:1414-1418.
18.Kondo T, Nakazawa H, Ito F, Hashimoto Y, Toma H, Tanabe K. Impact
of the extent of regional lymphadenectomy on the survival of
patients with urothelial carcinoma of the upper urinary tract. J Urol
2007;178:1212-1217.
19.Abe T, Harabayashi T, Shinohara N, Sazawa A, Maruyama S, Sasaki
H, Nonomura K. Outcome of regional lymph node dissection in
conjunction with laparoscopic nephroureterectomy for urothelial
carcinoma of the upper urinary tract. J Endourol 2011;25:803-807.
20. Ni S, Tao W, Chen Q, Liu L, Jiang H, Hu H, Han R, Wang C. Laparoscopic
versus open nephroureterectomy for the treatment of upper urinary
tract urothelial carcinoma: a systematic review and cumulative
analysis of comparative studies. Eur Urol 2012;61:1142-1153.
Download

18032015_BORAN_TANITIM_TR_ENG KATALOG_CONVERTLI.cdr