TMMOB
ELEKTRİK
MÜHENDİSLERİ ODASI
İZMİR ŞUBESİ
ODA ÖRGÜTLÜLÜĞÜ VE ODA’NIN
GELECEĞİNE YÖNELİK
ÖNERMELER
KOMİSYON RAPORU
15 ŞUBAT 2014
DESEM 75.YIL SALONU – ALSANCAK/İZMİR
SUNUŞ
Örgütlü emeğin ve toplumsal muhalefetin uzun yıllar süren mücadele ile kazandığı ekonomik
sosyal ve demokratik hakların tırpanlandığı, hak arama ve örgütlenme kanallarının kapatıldığı
bir süreci yaşıyoruz. Siyasal iktidar tarafından sürdürülen neo liberal politikalar ülke ve insanı
yeniden şekillendirmektedir.
Üretime ve sanayileşmeye dayanmayan, kent ve toprak rantı etrafında şekillenen bir ekonomi
politikası ve özelleştirme/piyasalaştırma uygulamaları, toplumun tüm kesimlerini olduğu
kadar mühendisleri de güvencesiz ve geleceksiz kılmaya dönük sistemli saldırıları
beraberinde getirmektedir.
Tüm bu yaşananlarla paralel olarak siyasal iktidar, 2012 yılından itibaren kendisini bilimsel,
teknik ve kamudan yana gerekçelerle doğru noktalardan eleştiren ve zor durumda bırakan, her
zaman toplum yanında saf tutan TMMOB ve bağlı odalarına yönelik görülmemiş ölçüde bir
saldırı içersine girmiştir. TMMOB’un Gezi parkı olaylarında ekolojik çevrenin korunmasında,
bilim, teknik ve kamu yararı ekseninde ülkemizi şantiye alanına çevirmek isteyen rant
odaklarına karşı halkın yanında kol kola mücadelesinden sonra siyasal iktidar tarafından baskı
ve sindirme politikaları daha da artış göstermiştir. 3 ve 14 Nisan 2012 tarihli Planlı Alanlar
Tip İmar Yönetmeliği ile başlatılan bu süreç bir gece yarısı operasyonu sonrasında 09.07.2013
tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen "Torba Yasa" içindeki 3194 sayılı İmar
Yasası’nın 8. Maddesinde yapılan, TMMOB ve bağlı bazı odaları ilgilendiren sözde
düzenlemeler ile odaların işlevlerini azaltmak ve intikam amaçlı yasa değişikliği operasyonu
yapılmıştır. Yapı üretim sürecindeki yerel dinamikleri ve kamudan yana meslek odalarını devre dışı
bırakarak rant odaklı politikaların önünü alabildiğine açmak isteyen siyasal iktidar, aynı
zamanda TMMOB ve bağlı meslek odalarının üyeleri ile arasındaki bağı kopartmak,
güçsüzleştirmek, işlevsizleştirmek, kendine bağlı ehlileşmiş bir yapı kurmak için de bu adımı
atmıştır.
TMMOB tarihinde bu dönem bir kez daha; mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına ve elimizden
alınmasına yönelik siyasi iktidarca atılan adımlarla ve buna karşı verdiğimiz mücadelelerle
anılacaktır. Böylesi bir dönemde örgütlü olarak mesleğimizi ve meslek örgütümüzü
savunmak, hem kendimize, hem meslektaşlarımıza, hem ülkemize hem de gelecek kuşaklara
karşı vazgeçilmez bir görevdir.
TMMOB’un örgütlü mücadele gücü ve geleneği sayesinde her türlü baskı ve sindirme
politikalarına rağmen “bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi
halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdüreceğimizi” bir kez daha
söylüyoruz.
Odamız üyelerinden aldığı güçle her çalışma döneminde önemli sayıda etkinlikler
gerçekleştirmekte, bu etkinliklerde mühendislik alanında yaşanan gelişmeler üyelerimizle
paylaşılmakla birlikte önümüzdeki sürece ilişkin Odamızın çalışmalarına temel oluşturacak
politikalar geliştirilmektedir. Siyasal iktidar tarafından yaratılan baskıdan meslek
alanlarımızın ve meslektaşlarımızın korunması için Odamızın her anlamda daha güçlü bir
yapıya kavuşması gerekmektedir. Böylesi güçlü ve sürdürülebilir yapının en temel
gereksinimi ise üye ile temas içinde ve onun sorunlarını çözen, mesleğimizin gerektirdiği her
konunun içerisinde yer alan, mesleğin ve kamu çıkarlarının korunması, kamusal alanın
düzenlenmesi için mücadele eden idari ve hukuki süreçlerin içerisinde olan, sadece SMM
üyelere değil tüm üyeye hitap eden bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Bu rapor, 15-16 Şubat 2014 tarihinde gerçekleştirilen TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası
İzmir Şubesi 30.Dönem Olağan Genel Kurulu’nda tartışılmak ve Oda Genel Kurulu’na
taşınmak üzere hazırlanmıştır.
BÖLÜM 1
MÜHENDİSLİK RUHSATI
1.MÜHENDİSLİK RUHSATI
Türkiye’de gerçek kişilerin Mühendislik faaliyeti bulunmalarına ilişkin koşullar iki farklı
kanunda düzenlenmektedir. Bunlardan 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Kanununun 1.
Maddesi Türk Mühendislik Fakülteleri ya da dengi olarak kabul edilen Mühendislik
Fakültelerinden mezun olmak koşulunu getirmiştir. 7. Maddesinde 1. Maddede belirtilen
diploma vb mezuniyet belgesine sahip olmayanların mühendis unvan ve yetkisi ile çalışmasını
ve çalıştırılmasını yasaklamıştır. 8. Maddesi ile de 7. Maddeye aykırı davrananların, yani 1.
Maddede belirtilen belgelere sahip olmadığı halde mühendis unvan ve yetkisi ile çalışanlar ile
çalıştıranların, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmalarını hüküm altına almıştır.
Mühendislerin Türkiye’de çalışabilmeleri için ikinci koşul 6235 sayılı TMMOB Kanunun 33.
Maddesi ile getirilmiştir. 33. Madde sadece üye olma yükümlülüğü getirmemiş aynı zamanda
“yükümlülüklerini yerine getirerek üyeliğini muhafaza etmek “ şartını da koymuştur. Bu
maddenin müeyyidesi de 38. maddede düzenlenmiştir. 38. Madde “Bu kanunun 33 ve 34 üncü
maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis
ve mimarlar Türkiye'de mesleki faaliyetten men edilirler” hükmünü getirmiştir. Bu
hükümden Mühendisin üye olmaması halinde mühendislik faaliyetinden men edilmesi söz
konusudur.
Ancak bilindiği üzere ülkemizde elektrik, elektronik, elektrik elektronik, haberleşme, kontrol,
biyomedikal mühendislerinin çok farklı alanlarda çalışma olanağı bulunmakta ve hali hazırda
mühendislik fakültelerince yılda binlerce mühendisin mezun olduğu da düşünüldüğünde bu
kadar geniş bir alana yayılmış mesleğini yürüten mühendislere ulaşmak, Oda üyeliğini
sağlamak güçleşmektedir. Ayrıca bir çok işyeri sadece mühendis diplomasına bakarak işe
alma süreçlerini gerçekleştirdiğinden dolayı oda üyeliğinin aranması zorunluluğu yerine
getirilememektedir. Tespit edilen bu hususlar bütünüyle dikkate alındığında, mühendislerin
hangi koşullarda, nerede ve hangi görev tanımları çerçevesinde çalıştığının izlenmesi
zorlaşmaktadır.
Oda üyesi olmadan mühendislik mesleğinin sürdürülmesi nedeniyle özellikle üyelik
vazifelerini yerine getiren diğer meslektaşlarımızın haklı tepkilerinin önüne geçilebilmesi ve
meslek odası olmanın sorumluluğu çerçevesinde, üye olmayan kesimlerin oda üyeliğini
sağlayacak girişimlerde bulunulması gerekmektedir.
Türkiye’de herhangi bir mühendislik faaliyetinde bulunacak olan kişinin işe girerken sadece
mühendislik diplomasına sahip olması yeterli değildir. Bu kişi aynı zamanda Türkiye’de
çalışma iznine sahip olmalıdır. Çalışma iznine sahip olmanın en temel kriteri ise oda
üyeliğidir. Bu mühendise Türkiye’de çalışma hakkı veren yegâne belgedir. Bu anlamda kamu
ya da özel sektör işverenleri tarafından işe alma aşamasında kişiden mühendis diploması
değil, oda üyelik belgesi aramaları gerekmektedir. Zira bu belge mühendislik diplomasını
içermektedir.
Belirtilen nedenlerle, odaya ilk kayıt anında bir mühendislik “Çalışma İzni, Mühendislik
Lisansı, Mühendislik Ruhsatı” vb. düzenlemeler ile diploma yerine bu belge ile mühendislik
faaliyetlerinin yerine getirilme yeterliliği sağlanabilir.
Bu belgenin özel sektör başta olmak üzere tüm meslektaşlarımızın oda aidiyetini geliştireceği
düşünülmektedir. Diğer taraftan söz konusu belgenin Oda tarafından belli periyotlar ile
yenilenmesi de mümkün olup, bu şekilde üyelerin oda ile ilişkisi de arttırılabilir, örgütlenme
geliştirilebilir.
Bu koşula bağlı olarak oda tarafından Elektrik, Elektrik-Elektronik, Elektronik, Haberleşme,
Kontrol, Biyomedikal Mühendisliği ihtisas dallarının ülke içerisindeki uygulamaları,
mühendislik faaliyeti gerektiren tüm alanlar belirlenerek, odaya kayıtlı mühendisler tarafından
yapılması hususunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı kurumlarda ilgili
mevzuatın oluşması için 6235 sayılı kanunun 2. Maddesi uyarınca çalışma yapılıp, söz konusu
görevlerin mühendisler tarafından yerine getirilmesi yönünde faaliyette bulunulmalıdır.
Diğer taraftan bu uygulama ile mühendislerin, mühendislik bürosu açarken almaları gereken
temel belge de bu olacaktır. Nitekim bugün yerleşik Danıştay içtihatlarında, Avukatların,
Doktorların, Diş Doktorlarının, Eczacıların işyeri açarken izinlerini odalarından aldıkları,
Belediyelerin bu kişilere işyeri açmak için ruhsat verme yetkilerinin bulunmadığını
anımsatmak gerekir. KARAR TASLAĞI;
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 33. ve 34.
Maddelerinde yer alan üye olma ve üye olma yükümlülüğünü muhafaza etme şartı ile
38.maddesinde belirtilen “Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine
getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki
faaliyetten men edilirler” hükmü gereğince üniversiteden mezun olan meslektaşlarımıza
üyelik belgesinin yanı sıra Mühendislik Ruhsatı düzenlenmesine yönelik gerekli idari,
mali ve teknik altyapı oluşturulmalı, mühendislik yapma izninin bu ruhsata bağlı olarak
verilmesine yönelik EMO Genel Kurulunda tartışılarak TMMOB Genel Kurulu’na
sunulması için 30.Dönem EMO İzmir Şubesi Yönetim Kuruluna görev verilmesine,
BÖLÜM 2
YAPI DENETİM
2.YAPI DENETİM SİSTEMİ VE MÜHENDİSLİK
Yapı alanında kamu güvenliğini ilgilendiren denetim faaliyeti, TMMOB’nin tüm uyarılarına
rağmen 4708 Sayılı yasa ile düzenlenmiştir. Söz konusu yasanın işleyişi oldukça sorunludur.
Yapı denetçi belgesi bakanlıkça verilmekte, süreç içinde yapı gereğince “yapılar kağıt
üzerinde denetlenmiş görünmektedir.” Bu yasanın kamuya güvenli yapılar üretmesinin
olanaksız olduğu, yasayı savunanlarca da şikayet edildiği ve yeni bir yasa hazırlığı yapıldığı
bilinmektedir.
4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un amaç maddesinde “… kaliteli yapı yapılması
için proje ve yapı denetim esaslarının belirlenmesi” tanımı ile yapı denetim şirketlerinin
görev alanı belirlenmiştir.
3194 Sayılı Kanun’un 28. Maddesinde ise Fenni Mesul ile Fenni mesul’ün görev yetki ve
sorumlukları tanımlanmış, aynı maddede Fenni mesuliyetin mühendisler tarafından
üstlenilebileceği hüküm altına alınmıştır. 4708 sayılı Kanunun 3194 Sayılı Kanundan farklı
olarak, kapsamı içerisindeki yapılarda, fenni mesuliyet sorumluluğunun münferiden
Mühendisler tarafından değil, mühendislik mimarlık görevi ile iştigal eden yapı denetim
kuruluşları aracılığı ile üstleneceği belirtilmiştir. Nitekim bu husus yapı denetim kuruluşunun
görev ve yetkileri başlıklı 2. Maddede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemelerden yapı denetim kuruluşlarının “münhasıran” Mühendislik
faaliyeti ile iştigal eden tüzel kişilikler olduğu ortaya çıkmaktadır. Bugünkü sistemde yapı
denetim kuruluşları münhasıran mühendislik faaliyeti yürütmelerine karşın tüzel kişi olarak
Ticaret Odalarına kaydolmaktadır.
Bu durumda aslında yapı denetimi faaliyeti dışında ticari faaliyetle uğraşmaları yani
mühendislik faaliyeti dışında bir ticari faaliyette bulunmaları yasak olan bu kuruluşlar ticari
örf ve adet hukukuna göre oluşturulmuş denetim mekanizması ile denetlenmektedirler ki, bu
kanun koyucunun amacına ters düşmektedir.
KARAR TASLAĞI
Yapı denetim şirketleri ortaklık yapıları ve işlevleri itibariyle bütünüyle mühendislik
mimarlık şirketleri olduğundan dolayı, bu tüzel kişilerin TMMOB mesleki denetimine
tabii olmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması, yapı denetim şirketleri vb. diğer
mühendislik oluşum ve/veya şirketlerinin Oda’ya tescil edilmesi, tüm bu şirketlerin
denetlenmesi, belgelerinin durdurulması, iptal edilmesi, ceza verilmesi, çalışan ve ortak
durumdaki üyelerin özlük haklarının denetlenmesi ve korunması, cezai işlem
yürütülmesi konusunda çalışma yapılması için konunun EMO Genel Kurulu’na ve
TMMOB Genel Kurulu’na taşınması amacıyla 30.Dönem EMO İzmir Şubesi Yönetim
Kurulu’na görev verilmesine,
BÖLÜM 3
SERBEST MÜHENDİSLİK
HİZMETLERİ
MESLEKİ DENETİM
3.SERBEST MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ – MESLEKİ DENETİM
Elektrik mühendisliği mesleğinin uygulama sürecinde hizmet verenlerin bir bölümünü
oluşturan serbest çalışan (SMM) üyelerin haklarının korunması ve bununla birlikte
mühendislik hizmetlerinin en iyi biçimde yapılması, Elektrik Mühendisleri Odası’nın
amaçlarından biri olmuştur.
Meslek mensuplarının haklarının korunması, haksız rekabetin önlenmesi, mühendis ile
işveren arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, Oda üyelerinin ve işverenin yasal haklarının
korunması, teknik hizmet kalitesinin yükseltilmesi, serbest müşavirlik ve mühendislik hizmeti
yapan kişi ve kuruluşların mesleki denetim, kapasite ve yeterlilik açısından
değerlendirilmelerine esas olan kayıtların tutulması amacıyla mesleki denetim uygulaması
1963 yılında EMO SMM Yönetmeliği ile başlatılmış, 22-23 Şubat 1969 tarihlerinde
İstanbul’da toplanan EMO 15. Genel Kurulu’nda ise SMM’lerin bütün projelerinin Oda
mesleki denetimden geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Ardından kurulan il temsilcilikleri ile
uygulama ülke çapında yaygınlaştırılmıştır.
50 yıldır sürdürülen ve Odamızın meslek alanlarına yönelik meslek ve meslektaş menfaatleri
doğrultusunda ve kamu yararı ekseninde yürütülen çalışmalar günümüzde siyasal iktidarın
baskısı ve uygulamaları sonucunda Oda ile üye bağını güçsüz ve işlevsiz kılma, örgütlü
mücadeleyi sekteye uğratma ve kamusal denetim anlayışını ortadan kaldırarak denetimsiz,
ranta dayalı düzen yaratma ve sermaye kesimlerinin talepleri doğrultusunda
meslektaşlarımızın haksız rekabet ortamında mücadeleye zorlama noktasına getirmiştir.
Bürokrasinin azaltılması kılıfı altında 3 ve 14 Nisan 2012 tarihinde yayınlanan yönetmelik
değişiklikleri ve 25.04.2012 tarih 1310 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genelgesi ile ilgili
idarelerin yapı ruhsatı düzenlemesi aşamasında sicil durum belgelerinin ilgili meslek
odasından talep edilmesi uygulaması hukuka aykırı olarak sekteye uğratılmıştır. Bu
operasyonla 50 yıldır sürdürülen mesleki denetim çalışmaları ülke genelinde sorgulanmaya
başlanmış, ilgili idarelere TMMOB ve EMO’ya muhalif kesimler tarafından baskı ve
tehditlere varan yöntemler uygulanarak sicil durum belgesinin aranmaması yönünde baskılar
yapılmıştır. Bu değişiklikten 15 ay sonrasında TBMM Genel Kurulunda kabul edilen "Torba
Yasa" içindeki İmar Yasası üzerine de TMMOB’un yetkilerini tırpanlayan düzenlemeler ile
Odaların işlevlerini azaltmak ve intikam amaçlı yasa değişikliği operasyonu yapılmıştır. Bu
süreç sonrasında üyelerimiz ile odası arasındaki birçok yönden anlamı olan, bağı kopartılmak
istenmiştir. Bu düzenlemenin yanı sıra hazırlanan Teknik Müşavirlik Kuruluşları taslağı
yasalaştığında, serbest çalışan üyelerimiz olumsuz yönde etkilenecek ve büyük sermaye
şirketlerinin ücretli çalışanı haline geleceklerdir. TMMOB ve EMO örgütlülüğüne sahip çıkılması, mücadele olanaklarının geliştirilmesi
konusunda bütünsel bir uygulama birliğinin yerleştirilmesi için her örgüt biriminin üzerine
düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.
3.1.) Mesleki Denetim
Mesleki denetim; mühendislik hizmeti üreten Oda üyelerinin görev ve sorumlulukları ile
mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını, serbest mühendislik hizmetleri üretilmesinde
uyulacak kurallar ile uygulama esaslarını belirlemektedir. Serbest çalışan üyelerimizin ürettiği
hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi ile kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirilmelerine
esas olan kayıtların tutulması, yapı, sistem tasarımı ve tesis üretiminin sağlam, kullanışlı,
güvenilir ve ekonomik bir biçimde toplum yararına yürütülmesine katkıda bulunulması,
meslek mensuplarının haklarının korunması, haksız rekabetin önlenmesi amacıyla
yapılmaktadır.
3.2.)İçerik Denetimi
İçerik denetimi mesleki denetimin bir parçasıdır. Oda da bu denetimi yapmakla görevli tek
kamu organıdır. Bunun dışında Belediye ve Bakanlık gibi kamu kurumları tarafından yapılan
denetim, kendi görev alanları ile belirlemiş oldukları asgari hallerin uygulanıp
uygulanmadığının tespitine yöneliktir. Mühendis bu anlamda bu kuruluşlar tarafından
önerilen asgari standartları uygulamakla görevlidir. Bunun denetimi ise oda tarafından
yapılacaktır. Aksi takdirde, yaptığı işin kamu için güvenli olduğuna ilişkin denetimden
bahsedilmesi mümkün değildir. Şu anki uygulamada oda tarafından içerik denetimi ancak
şikayet üzerine yapılacak konumdadır. Nitekim Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın şikayeti
üzerine Yapı Denetimde görevli Mühendislerin Onur Kurulunda “görevlerini yapıp
yapmadıklarına, ilişkin tartışılması da bu kapsamdadır. Ayrıca Danıştay son kararlarında
içerik denetimine karşı çıkmamaktadır.
Danıştay 8. Dairesi’nin 2007/4011 E ve 2008/3518 sayılı kararında;
“Mimarlık hizmetlerinin bilimsel ve teknik yönünün ağırlığı nedeniyle, hizmetin kalitesi ya da
yeterliliği gibi hususların, hizmetten yararlananlarca ölçülmesi, eleştirilmesi, yaptırıma
bağlanması mümkün olamayacağından, söz konusu hizmetlerin yönetmelik hükümleriyle
çerçevelendirilip, teknik kriterlerle mesleki faaliyetin denetiminin yapılmasını
gerektireceğinden, davaya konu edilen Yönetmeliklerden, TMMOB Mimarlar Odası Serbest
Mimarlık Hizmetlerini Uygulama Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin 18. maddesinin
3. ve 4. fıkrası dışındaki uyuşmazlık konusu edilen diğer hükümlerinde ve dava konusu edilen
diğer yönetmelik kurallarında üst hukuk normlarına aykırı bir yön görülmemektedir. ….
denilmektedir.
Kararda öncelikle bilimsel ve teknik yön tartışılarak bunun denetiminin 3. Kişiler tarafından
yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle Danıştay’ın içerik denetimini, proje tekniği
açısından denetim yapılabileceğine ilişkin görüşü, bir tasarımın denetlenemeyeceği ilkesine
uygundur. Belirtilen nedenlerle oda tarafından tasarıma müdahale edilmeksizin, içerik
denetimi başka bir ifade ile teknik hesaplama ve verilere göre denetim yapılabileceği
düşünülmektedir.
3.3.) Hizmet Sınırlaması
Yukarıda belirtildiği gibi Oda’nın Asgari ücret belirleme ve bunun denetimini yapma görevi
vardır. Asgari ücret belirleme yetkisi ve asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup uyulması
zorunlu olduğuna dair yargıda bir tartışma yoktur. Bu durum gerek TMMOB gerekse diğer
odalar için de geçerlidir. Zira Mühendislik hizmeti, asgari bir kalitede yapılması zorunlu olup,
kişinin kaliteden ödün vererek fazla iş üretmesi yasal olarak mümkün değildir. Aksi takdirde
mühendis işini yapmamış olarak kabul edilir bunun karşılığı olarak doğan sonuçlardan gerek
Türk Ceza Kanunu gerekse TMMOB disiplin yönetmeliği hükümleri uyarınca cezalandırılır.
Nitekim 4708 Sayılı Kanun denetçi mühendislerin mesleki faaliyet alanını sınırlandırmıştır.
Benzer sınırlama İşletme Sorumluluğu hizmetleri için oda tarafından da yapılmaktadır.
Buradaki sınırlama bir pazarı adil paylaşma kaygısından değil, bir mühendisin verimli olarak
daha fazla işi yürütemeyeceği kaygısına dayanmaktadır. Benzer sınırlama belirlenecek bir
yöntem ile proje üretecek mühendisler için de uygulanabilir. Alabileceği iş sayısı doğal olarak
kısıtlanan Mühendisin alabileceği asgari ücretin de belirlenmesi hukuka uygundur. Buradaki
ölçek bir kişinin yaşaması için gerekli olan asgari ücretin değil, bir mühendisin yaşamını
mühendis olarak yürütebilmesi için gerekli olan asgari ücretin belirlenmesidir. Aynı
gerekçeler mesleki tekel hakkına sahip olan tüm meslekler için de geçerlidir.
KARAR TASLAĞI
1. Mesleki denetim hizmetleri ısrarlı bir şekilde sürdürülmesi ve sürdürülmesine
yönelik disiplin süreçleri, örgütlenme vb. tüm argümanlar kullanılması ve
mekanizmaların geliştirilmesi,
2. Mesleki denetim ile ilgili yönetmelikler sadece serbest çalışan (SMM) üyeler
üzerinden tanımlanmaması, SMM yönetmeliklerinin yanı sıra bu hizmetlerin onayı,
uygulaması aşamasında yer alan tüm mühendisleri bağlayacak şekilde genişletilmesi,
3. SMM faaliyetlerinin sağlıklı bir biçimde izlenebilmesi, proje içeriği denetimi ile
teknik hizmet kalitesinin arttırılması, üyeler arasında haksız rekabetin önlenmesi
amacıyla Elektrik Dağıtım Şirketleri, OSB, Belediye vb. kuruluşlarla projelerin içerik
denetimi konusunda protokol yapılması,
4. Hizmet kalitesinin arttırılması amacıyla hizmetlerin ilgili standart ve yönetmeliklere
uygunluğunun denetlenmesi, asgari mühendislik koşullarının sağlandığının
incelenmesi, düzeltilmesi vb. işlemler ancak içerik denetimi ile mümkün olacağından
üye ve işverenin talebi doğrultusunda, bedel karşılığında Odamız tarafından içerik
denetimi yapılması,
5. UYAP benzeri bir sistem aracılığıyla hizmet üretimi sırasında ödenen ücretlerin
denetimine yönelik Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi,
6. SMM lerin proje üretim faaliyetlerine sınırlama getirilmesi, her SMM in istediği
sayıda proje üretmesi yerine yapı özelliği ve sınıfına bağlı olarak kurulu güce veya
m2 alanına göre baz değerler üzerinden tanımlanmış süre dikkate alınarak bir üst
proje limiti belirlenmesine
yönelik çalışmaların yapılması için EMO Genel Kurulu’na taşınmak üzere EMO
İzmir Şubesi 30.Dönem Yönetim Kurulu’na görev verilmesine,
BÖLÜM 4
EĞİTİM
1.MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ
2.MİSEM
3.DİĞER EĞİTİMLER
4.EĞİTİM
4.a) Mühendislik Eğitimi
Küreselleşme tartışmalarıyla gündeme giren neo-liberal politikalar her alanda olduğu gibi
eğitim alanında da etkili olmaktadır. Üniversite öğretimi de bu politikalar çerçevesinde
yapılandırılarak piyasa koşullarında rekabetçi ortamın yaratılması sonucu, mezunlarının ucuz
iş gücü gereksiniminin karşılanması sağlanmaktadır. Her ile bir üniversite modelini siyasetin
bir aracı olarak kullanan siyasi iktidar, 2013 öğretim dönemine ilişkin verilere göre meslek
alanımıza ait faaliyet gösteren 40’ı vakıf olmak üzere 118 üniversitenin aktif hale
getirilmesine ön ayak olmuştur.
YÖK, üniversitelerin elektrik, elektronik, elektrik-elektronik, haberleşme, biyomedikal
bölümlerine her yıl yaklaşık 10 bin kontenjan açmaktadır. Başta Devlet Planlama Teşkilatı
olmak üzere ilgili tüm devlet kurumları tarafından ülkemizin gereksinimine yönelik tespitler
yapılarak gerekli altyapı oluşturulmadığından dolayı her geçen gün işsiz mühendislerin sayısı
artmaktadır. Özetle her alanda olduğu üzere eğitim alanı da planlamadan uzaktır.
Görüleceği üzere her şey Say Yasası’na göre yürütülmektedir. Her arz kendi talebini yaratır
kuralı mühendis arzında da aynı şekilde uygulanarak, işsizliğin artmasının ücret politikalarını
olumsuz yönde etkilediği ve mühendisin emeği ile orantılı ücret alamadığı bilinmektedir.
Türkiye’de mühendislik eğitimi toplum çıkarlarına göre değil, neo-liberal politikalara uygun
olarak şekillenmekte, uluslar arası mühendislik rekabet sürecinde eğitimden istihdam
aşamasına kadar sorunlar yaşanmaktadır.
TMMOB’ye bağlı oda üyelerinin eğitimi, mesleki, teknik ve bilimsel düzeylerinin
yükseltilmesi ile istihdamı gibi alanlarda Odamızın yapması gereken çalışmaların önemini
arttırmıştır. Mühendislik eğitimi ve meslek içi eğitimleri her zaman gündemde olan bir
çalışma alanıdır. Bu gelişmelere bağlı olarak üretim alanı iş sürecini, hizmetlerin tanımını,
uygulama ve denetim aşamalarındaki konumunu saptamalıdır.
Bu hedeflere yönelik ulaşabilmek için mühendislik eğitiminde yeniliklerin izlenmesi, eğitimin
üretimden geri besleme gerekmektedir.
Mühendisin uluslar arası standartlarda iyi bir eğitim alması ancak yeterli sayıda öğretim üyesi,
altyapı ve bilimsel eğitim programı ile olanaklıdır. Mühendislik eğitimde, gerek açılan okullar
ve gerekse plansız arttırılan kontenjanlar, özellikle belirli bölümlerden mezun mühendislerin
istihdam sorununu arttırdığı gibi, mühendisin kimliğinde erozyon yaratmaktadır.
4.b) Meslek İçi Eğitim - MİSEM
Bilgi ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler üniversite eğitimi sonrası meslek içi sürekli
eğitime duyulan gereksinimi de arttırmaktadır. Özellikle değişimin çok hızlı olduğu teknik
alanlarda bilgi yenilenmesini sağlamak üzere meslek içi eğitim kaçınılmazdır. Diğer yandan
alt dalları oluşan disiplinlerde meslek içi eğitim en az akademik eğitim kadar önem
taşımaktadır. Bu bilgilerin güncelleştirilmesi ve gelişmelere daha hızlı uyum sağlanması için
de sürekli eğitim merkezleri zorunluluk haline gelmektedir. Bu nedenle odamızın meslek içi
eğitim çalışmalarına önem vermesi kaçınılmazdır.
Meslek içi eğitim, odamızın meslek alanlarının düzenlenmesi ve mesleki hakların
geliştirilerek korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu sayede, meslektaşlarımızın
çalışmak istedikleri alanlarda güncel ve nitelikli bir eğitimden geçmesi ile mesleğin kendileri
ve ülke açısından daha doğru bir şekilde yapılması sağlanabilecektir. Bu noktada lisans
eğitiminde elde edilen bilginin mesleğe başlangıç aşaması olduğu ve mesleğin çeşitli
alanlarında çalışılması için gerekli deneyimin edinilmesi ya da gerekli meslek içi eğitimin
alınmasının kaçınılmaz olduğu unutulmamalıdır.
4.c) Eğitimlerin Belgelendirmesi
Odamızda, mesleki yeterlilik ve belgelendirme tartışmaları henüz gereğince anlaşılıp
tüketilmiştir. Belirli ve özel uzmanlık/deneyim gerektiren ve can ve mal güvenliğini
ilgilendiren alanlarda, üyelerimizin diplomalarına ek olarak bir takım eğitim ve
belgelendirmeden geçmelerinin, kamu yararı açısından yaşamsal öneme sahip olduğunun artık
anlaşılması gerekmektedir.
Belgelendirme konusunda genel prensip, üyelerimizin faaliyet gösterdiği tüm meslek ve
çalışma alanlarının ayrıntılı olarak tanımlanması ve her alan için;
•
•
•
Geçerli Üniversite Diploması
Belgelenmiş Mesleki Deneyim
MİSEM Eğitimleri
kriterlerini sağlayan üyelerin belgelendirilmesiyle olmalıdır. Bu şekilde meslek alanlarımızın
büyük bir bölümü için oda üyeliği yeterli olacakken, kamu yararı açısından gerekli görülen
belli alanlarda, MİSEM Eğitimleri ve belgelenmiş mesleki bilgi ve/veya deneyim şartı
konulabilecektir.
Odamızın, Personel Belgelendirme Kuruluşu olması zorunlu hale gelmektedir. Bu zorunluluk
her ne kadar neoliberal politikaların dayatması olarak görülmekteyse de, unutulmamalıdır ki
sosyalizmin uygulama dönemlerinde de meslek alanlarında belgelendirme uygulanmaktaydı.
Personel Belgelendirme Kuruluşu olunması ile; Odamızın belirlemiş olduğu politika ve
prosedür ile belgelendirme kriterlerinin tüm adaylar için güvenilir, adil, eşit ve tarafsız bir
şekilde uygulanacağı beyan edilmektedir. Ayrıca talep edilen belgenin verilmesi, yenilenmesi,
askıya alınması ve iptaline ilişkin uygulamalar ise mevzuatımız içerisinde yeniden
tanımlanmalıdır. Zira önümüzdeki süreçlerde MİSEM kapsamında verilen belgelerimizin de
geçerliliği sorgulanmaya başlanacaktır.
Örneğin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gündeme getirilen Elektrik Tesisleri
Proje ve Kabul Yönetmelik Taslağında SMM-BT belgelerinin yerine ETKB veya onaylı
eğitim kuruluşlarının verdiği belgeler ile hizmet üretilmesi söz konusudur.
Bundan sonraki süreçlerde üyelerimize yönelik eğitim alanında var olabilmek ve Odamızın
"mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak" için TS EN ISO/IEC 17024
standardı kapsamında MİSEM’i Mühendislik Hizmetleri Yeterlilik Belgelendirme
faaliyetlerini yürütecek bir Personel Belgelendirme Kuruluşu (PBK) haline getirmemiz
açınılmaz görünmektedir.
EMO MİSEM Personel Belgelendirme Kuruluşu, ilk etapta aşağıdaki alanlarda yeterlilik
belgesi vermeli, sonraki süreçte kapsam genişletilmelidir.
1. Bina İçi AG Tesisleri Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
2. YG Tesisleri Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
3. Yapı Elektronik Sistemleri ve Tesisatı Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
4. Enerji Nakil Hatları Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
5. Elektrik Tesislerinde Topraklama Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
6. Asansör Avan Proje Hazırlama Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
7. Asansör Uygulama Proje Hazırlama Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
8. Güneş Enerjisi Tesisatı ve Projelendirme Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
9. Jeneratör Tesisatı ve Proje Hazırlama Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
10. Bina/Endüstriyel Otomasyon Sistemleri Mühendis Yeterlilik Belgelendirme
4.d) Ara Elemanların Eğitimi ve Belgelendirmesi
Günümüzdeki teknolojik yenilikler büyük oranda elektrik ve elektronik sektöründeki
gelişmelere dayanmaktadır. Diğer sektörlerdeki teknolojik ilerlemeler kendi alanlarındaki
bilimsel çalışmaların yanı sıra elektrik ve elektronik sektörü tarafından gerçekleştiren yenilik
ve gelişmelere bağlıdır. Elektrik ve elektronik sektörü bu özelliğiyle tüm sanayi dalları ve
yapı üretim sektörleriyle yakından ilgilidir.
Bütün sanayi dalları için vazgeçilmez hale gelen, sanayileşme ve yapılaşma sürecine bağlı
olarak artan enerji talebi, elektrik elektronik sektöründe de nitelikli ara eleman gereksinimini
gün geçtikçe arttırmaktadır. Teknolojik gelişmelerin yarattığı verimli ve optimum çözümlerin
uygulama alanlarında topluma sunulması nitelikli ara elemana desteğiyle gerçekleştirilebilir.
Ara elemanların nitelikli eleman haline dönüştürülmesi sürecinde eğitim olanakları ve
eğitmen kadrosu ile Odamızın görev alabileceği düşünülmektedir. Mevcut MİSEM
eğitimlerinin dışında elektrik elektronik sektöründeki gereksinimine yönelik ara eleman
eğitimleri ile sektöre ve üyelerimize katkı sağlanmış olunacaktır.
4.d.1) Mesleki Yeterlilik Kurumu
Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık
meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla
düzenlenmiş olan meslekler haricindeki tüm mesleklere ilişkin 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik
Kanunu (MYK) ile Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemi oluşturulmuştur.
Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemi; bahse konu mesleklerin standartlarının oluşturulması,
mesleki ve teknik eğitim programlarının bu standartlara göre hazırlanması, işgücünün mesleki
yeterliliğinin akredite olmuş ve MYK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca ölçme ve
değerlendirme merkezlerinde yapılan teorik ve uygulamalı sınavlar sonucunda
belgelendirilmesi, alınan belgelerin ulusal ve uluslararası düzeyde kıyaslanabilirliğinin
sağlanması amacını taşımaktadır.
Sınav ve belgelendirme süreci, belirlenen ulusal yeterliliklerde akredite olmuş ve MYK
tarafından yetkilendirilmiş kurum/kuruluşlarca yürütülmektedir. Belgelendirme için gerekli
tüm işlemler MYK’nın gözetim ve denetimi altında, ilgili yeterlilikte yetkilendirilmiş
belgelendirme kuruluşu tarafından yürütülmektedir. Yetkilendirilmiş kuruluşun yapacağı
ölçme ve değerlendirme sonucunda belgelendirilmesi uygun olan kişilere MYK Yönetim
Kurulu’nun onayı ile MYK Mesleki Yeterlilik Belgeleri verilmektedir. Odamızın da bu
belgelendirme süreçlerinde yer alınması ile elektrik elektronik sektörünün ihtiyaç duyduğu ara
elemanların eğitilmesi ve belgelendirilmesi sürecinde de görev alınabilir.
Elektrik elektronik sektörünün ara eleman ihtiyacına katkı koymak, başta üyelerimizin
yanında çalıştırdığı elemanları olmak üzere sektörün bir çok alanında ihtiyaç duyulan nitelikli
personelin yetişmesini sağlamak amacıyla aşağıda belirtilen eğitim önerileri Odamız
tarafından ara elemanlara yönelik gerçekleştirilebilir.
1. Enerji Altında Çalışma
2. Endüstriyel Otomasyonda Elektrik Tesisatı
3. Asansör Montaj ve Bakım Eğitimi
4. Elektrik İç Tesisat Montajı Eğitimi
5. Elektrik Tesislerinde Güvenlik
6. Bina İçi Elektronik Sistem Montaj ve Bakım
7. Elektrik Kazalarında İlk Yardım
8. Kumanda Panosu Montaj ve Güvenlik Kuralları
9. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği
10. Sayaç Montaj, Okuma, Muayene
11. Baz İstasyonları Kurulumu, Montaj ve Bakım
Yukarıda belirtilen eğitim çalışmaları daha da geliştirilerek hem üyemizin hem de sektörde
faaliyet gösteren tüm kişi, kurum ve kuruluşlara hizmet verilmesi için öneriler geliştirilmiştir.
4.e.Mühendislik Eğitimi, MİSEM ve MİSEM Dışı Eğitimlere İlişkin Öneriler
1.
2.
3.
Topluma öncülük etmesi gereken üniversiteler, 12 Eylül darbesinden itibaren bilimsel,
yönetsel ve mali özerklikten yoksun olduğundan 30 yılı aşkın bir süredir, kurumsal olarak
toplumun ihtiyaçlarına yanıt verememiştir. Kendi kendini yönetemeyen üniversiteler ve
üst kurum olan YÖK, bugüne kadar (üniversite bileşenlerinin temsil edilmediği
yönetimlerle) siyasal iktidarların eğilimlerine göre duruş sergilemişlerdir. Günlük ve
anlık politikalarla tıkanan sistemin yükünü, YÖK‘ün kaldıramadığı açıktır. Bu nedenle
Yüksek Öğretim Kurumu ve tüm mevzuatı kaldırılmalıdır. Üniversiteler demokratiközerk akademik kurum niteliğine dönüştürülmeli, siyasal iktidar ve sermayenin
müdahalesine kapalı; öğrenci ve çalışanlarıyla birlikte demokratik esaslara göre seçilenler
tarafından yönetilen; bilimsel bilgi, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştiren bir ortam
yaratılmalı, parasız eğitimin herkesin hakkı olduğunun kabulüyle yola çıkılmalıdır.
Eğitimin kalitesini doğrudan etkileyecek en önemli unsurlardan birisi de öğretim elemanı
sayısı ve niteliğidir. Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümlerinin %63’ünün öğretim
üyesi sayısı 10’un altındadır. %71’inin ise öğretim elemanı sayısı (öğretim üyesi +
araştırma görevlisi + öğretim görevlisi) 20’nin altındadır. Bu nedenle akademik eğitim
kurumlarının öğretim elemanı sayısı ve niteliği arttırılmalı, öğretim elemanlarının kadro
sorunları çözülmeli, yaşam standartları ve laboratuar, deneysel çalışmalara yeterli destek
verilecek yöntemler geliştirilmeli, bu koşulları sağlamayan bölümler derhal
kapatılmalıdır.
Odamız meslek alanlarıyla ilgili olarak, 2005-2006 öğretim döneminde 18’i vakıf olmak
üzere 53 üniversitede eğitim verilmekte iken, 2013 öğretim döneminde 40’i vakıf olmak
üzere toplam 118 üniversitede eğitim verilmektedir. 30 yılda kontenjan 700’den 10.579’a
ulaşmıştır. Her yıl on binin üzerinde meslektaşımızın üniversiteye girdiğini düşünecek
olursak hali hazırda meslek alanımızda var olan işsizliğin yüksek boyutlarda olmasına
rağmen on binin üzerinde yeni mezun meslektaşımızın iş hayatına atılması nedeniyle
işsizlik oranının büyüyeceği açıktır. Bilimsel gereklere ve ülke gerçeklerine göre değil,
sadece siyasi nedenlerle fakülte açılması, sonuçları itibariyle kolay çözülemeyecek
sorunlar yaratmaktadır. Başta Devlet Planlama Teşkilatı olmak üzere ilgili tüm
kurumların katılımıyla sorunun çözümüne ilişkin tespitler yapılarak gerekli altyapı
oluşturulmalıdır.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
11.
12.
13.
MİSEM kapsamında bazı eğitimler için merkezi komisyonun değerlendirmeleri
sonucunda belirli konular ile ilgili Uygulamalı Eğitim Merkezi oluşturulmalı, gerek
MİSEM gerekse MİSEM dışı ücretli eğitimlerde oluşturulacak bu eğitim merkezi
kullanılmalıdır.
YG Tesislerinde İşletme Sorumluluğu eğitimlerinde katılımcı meslektaşlarımızın ve
öğrencilerin çalışma yapabileceği bir YG/AG Şalt tesisinin ve laboratuarının kurulması
için üniversitelerle görüşmeler yapılmalı, bu görüşmeler sonucu ortak kullanıma açık
eğitim ortamları oluşturulmalıdır.
Mevcut yönetmelikler çerçevesinde Elektronik Mühendisleri 1 kV Altı Tesisler SMM
Belgesi adı altında elektrik mühendisliği alanında hizmet üretme hakkına sahiptir.
Elektronik mühendisliği SMM hizmetlerinin sınırları net olarak belirlenmemiş ve elektrik
mühendisliği hizmet alanları içerisinde yer almasından kaynaklı sorunların çözümüne
yönelik elektrik, elektrik ve/veya elektronik mühendisliği hizmet alanları belirlenmelidir.
Belirlenen hizmet alanlarının ilgili diğer mevzuatla uyumlaştırılması konusunda
çalışmalar yürütülmeli, EMO tarafından hizmet alanları dikkate alınarak mühendislik
disiplinlerinin birbirine ortak ve yakın alanları belirlenmeli, belirlenen alanlara ilişkin
olarak EMO Meslek Alanları Yönetmeliği Resmi Gazetede yayınlanarak ilgili kurumlar
nezdinde girişimde bulunulmalıdır.
EMO, hizmet alanlarına yönelik belgelendirme sisteminin oluşturulması konusunda
MİSEM eğitim programı ve içeriğini yeniden gözden geçirilmeli, belgelendirmeye esas
olacak alt uzmanlıklar ile ilgili MİSEM kapsamında yeni eğitimler açmalı, MİSEM
Kurulları tarafından anılan eğitimlerin planlanması ve MİSEM’in daha kurumsal ve
işlevsel bir yapıya kavuşturulması için mesleki ve akademik çevreler ile işbirliğini
arttırması hedeflenmelidir.
Meslek içi eğitimin uzaktan eğitim olanakları ile desteklenmesi, tartışılmalı, olanaklar
ölçeğinde çevrimiçi ya da banttan eğitim desteği konusu değerlendirilmelidir.
Şubelerin eğitim altyapısına ilişkin olanakları kurulacak merkezi bir komisyon eliyle
yeniden belirlenmeli, eğitim kalitesi için asgari şartlar belirlenerek gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır.
MİSEM dışı eğitimler merkezi bir koordinasyon yapısı içerisinde yılda en az iki kez
değerlendirilmelidir.
0-3 Yıllık meslektaşlarımıza Mesleğe Gelişim Seminerleri, EMO-Genç 3. 4. Sınıflara
Mesleğe Hazırlık Seminerleri oda genelinde uygulamaya konulmalıdır.
Eğitim-seminer-firma sunum veya notları, EMOP/Üye alanında erişilebilir şekilde
tutulmalı, teknolojik olanaklara paralel olarak bu tür etkinlikler internet erişilebilir hale
getirilmelidir.
KARAR TASLAĞI
1. MİSEM’in Mühendislik Hizmetleri Yeterlilik Belgelendirme faaliyetlerini
yürütecek bir Personel Belgelendirme Kuruluşu (PBK) haline getirilmesine yönelik
çalışmaların,
2. EMO üyesi meslektaşlarımızın unvanlarına, üniversitede aldıkları eğitim,
transkript incelemesi, yüksek lisans, doktora, MİSEM eğitimleri ve mesleki
deneyimleri göz önüne alınarak hangi alan veya alanlarda hizmet üretebilecekleri
belirlenmesi, her üyenin alt uzmanlıklarını belirten tek bir belge verilmesine yönelik
çalışmaların,
yapılması için EMO Genel Kurulu’na taşınmak üzere EMO İzmir Şubesi 30.Dönem
Yönetim Kurulu’na görev verilmesine,
BÖLÜM 5
HİZMET ÜRETİMİ
5.HİZMET ÜRETİMİ
Topluma yönelik ekonomik üretim sürecinde kamu yararı kavramının yok edildiği, kamusal
her türlü denetim mekanizmasının dışlandığı bir dönemde, meslek örgütü olarak Odamıza
yeni görevler düşmektedir. Piyasa kavramı altında kuralsızlaşmanın önlenmesi için
yürüttüğümüz mücadeleyi sürdürürken, yasal mevzuat çerçevesinde dayatılan yeni koşullarda
kamu çıkarlarının korunmasının yol ve yöntemlerini de bulmamız gerekiyor. Denetimsizliğe
terk edilen her faaliyet, toplumu, bireyleri, insan haklarını, doğayı tehdit eden bir mekanizma
halini alıyor. Yaşanan olumsuzlukları teşhir etmek, hukuksuzlukları yargı önüne taşımak gibi
sınırlı mücadele yöntemleri, sorumluluklarımızı yerine getirmek açısından yeterli
olmamaktadır. Yeni süreçte, dönemin özelliklerine uygun olarak, yasal ve ilkesel çerçevenin
izin verdiği ölçüde yeni kamusal denetim mekanizmalarını oluşturmak, geliştirmek
zorundayız.
Kamusal değerlerin çok yönlü tahribatına karşı, meslek alanımızla ilgili standartların
belirlenmesinden başlayarak, mevzuatın izin verdiği ölçüde, uygulamanın aktif gözetim ve
denetim sürecinde daha fazla sorumluluk üstlenmemiz gerekmektedir. Kamu hizmeti amaçlı
yatırım kararlarının ve gerçekleşmelerinin denetlenmesi; kamu hizmetlerinin kesintisiz olarak
doğa ve insan odaklı sunulmasının gözetilmesi gibi görevlerin uygulamaya geçirilmesi için
gerekli çalışmaları yapmalıyız. Bu bağlamda; kamu yararının savunulmasında denetim
görevinden kaçınma olanağımız bulunmamaktadır.
Odamızın kar elde etmek vb. ticari amaçlar peşinde koşmadan, meslek alanımızın korunması
ve kamusal yararının sağlanması şeklinde tanımladığımız hizmet üretimi anlayışının gelişen
koşullara göre yeniden ele alınması zorunlu bir hale gelmiştir. Piyasanın insafına ve
inisiyatifine bırakılan bu alanın piyasaya açılması sonucu ile oluşacak kar ve rant merkezli
ticari davranışların üretilen hizmetlerin kamu yararı açısından doğru, nitelikli ve bağımsız
olmayacağı bilinmektedir. Hizmetlerin özel sektöre kazanç kapısı haline getirilmesine karşı
çıkmak için Odamızın üyeleri ile birlikte, bu sürecin izlenmesi gerekmektedir.
Meslek alanımız içerisinde yer alan ve öteden beri kamusal bir görev olarak sürdürdüğümüz
asansörlerin periyodik kontrollerinin yapılması, topraklama ölçüm raporlarının hazırlanması
gibi denetim faaliyetlerini, yeni koşullar içerisinde nasıl gerçekleştireceğimizi artık netliğe
kavuşturmamız gerekmektedir.
Yaklaşık iki yıllık bir dönem içerisinde asansör kontrolü alanından Odamızın tamamen
çekilmiş olması, bu alanda önemli bir denetim boşluğu doğurmuş, bu boşluk başka meslek
disiplinleri ile TSE gibi süreçte yeri bulunmayan kuruluşlar tarafından doldurulmaya
başlanmıştır. Bu alanda Odamızın içerisine düştüğü çekimser tutum, kamusal bir
sorumluluğun kadük bırakılmasının yanı sıra, kendi meslek alanımızdan meslektaşlarımızın
da dışlanması tehlikesini doğurmuştur. Ya da TSE örneğinde görüleceği gibi, üyelerimizin
yetkisiz kurumların payandası haline getirilmesi söz konusudur. Bu örnek, görev ve
sorumluluklarımızla ilgili olarak öğretici bir gözlem yapmamıza olanak sunmaktadır.
Örgütümüzün, kamu yararı içeren başta asansör kontrolleri olmak üzere meslek alanımızdaki
denetim faaliyetleriyle ilgili bir an önce karar vermesi gerekmektedir
5.1.Ülkemizde Faaliyet Gösteren Meslek Alanımıza Yönelik Faaliyetteki A Tipi
Muayene Kuruluşları
SIRA
NO
1
A TİPİ MUAYENE KURULUŞ ADI
BUREAU VERITAS
MUAYENE ALANI
Asansörler,
Elektrik
Yangın Algılama ve Uyarı Sistemleri
Topraklama ve yıldırımdan korunma tesisatı
Alçak Gerilim Elektrik panoları
Alçak Gerilim ve Yüksek Gerilim transformatörleri
Elektrik kabloları
Vinç , Mobil Vinç, Caraskal, Platform
Elektrikli ve Hidrolik Asansör
Forklift, Araç Kaldırma Lifti, Transpalet
Teleferik, Teleski, Telesyej
Mekanik, Hidrolik, Pnömatik Kaldırıcılar
İnşaat Vinci,, Cephe Asansörü
2
TÜRK LOYDU VAKFI
İktisadi İşletmesi
3
TMMOB Makine Mühendisleri Odası
4
MEYER
Belgelendirme Hizmetleri A.Ş.
5
S&Q MART
Kalite Güvenlik Sanayi Ve Tic. A.Ş.
6
PGM Kalite Kontrol Hizmetleri San. Tic.
Ltd. Şti
7
TÜV SÜD Teknik Güvenlik Ve Kalite
Denetim Ticaret Ltd. Şti.
8
ALBERK QA
9
TEKNİK MUAYENE
Ekspertizlik
10
ELEKTROMED
Elektronik Sanayi
Orta gerilim (OG) ve AG sistemleri Periyodik Kontrolü, Topraklama
ve yıldırımdan korunma sistemi
periyodik kontrolü, Asansörler
Kaldırma ve İletme makinalarının Tasarımın (Kontrolü)
Muayenesi Üretim sürecinin (Kontrolü) Muayenesi
Ürünün (Kontrolü) Muayenesi Periyodik Kontrolü)
Muayeneleri
Elektromanyetik bozulmaya neden olan veya bozulan cihazlar
Ses, görüntü ve benzeri elektronik cihazlar
Bilgi Teknolojisi Cihazları
Ev ve benzeri yerlerde kullanılan Elektrikli Cihazlar
Aydınlatma Armatürleri
Asansörler
Teknik ölçümler ve değerlendirme
Asansör, Teleferik
Gürültü ve Titreşim Ölçümleri, Topraklama Ölçümleri
Paratoner Kontrolleri, Elektrik Panosu Kontrolleri
Aydınlık Seviyesi Ölçümleri, Katodik Koruma Ölçümleri
Enerji Analizi ve Harmonik Ölçümleri
Elektrik İç Tesisat Ölçümleri, Yalıtım Direnci Ölçümleri
Elektrik Sayacı (Aktif Enerji İçin Statik Sayaçlar)
Elektrik Sayacı (Reaktif Enerji İçin Statik Sayaçlar)
11
INSPECCO
Belgelendirme Ve Gözetim
Yüksek / Alçak gerilim Elektrik Malzeme ve Ekipmanları
-Kablolar, Trafolar, Jeneratörler
KALİTEST
Belgelendirme Eğitim Hizmetleri
Asansörler
12
Asansörler
13
UNIVERSAL Sertifikasyon
Asansörler
Elektrik İç Tesisat Ölçümleri
Topraklama ölçümleri Paratoner kontrolleri
Elektrik panosu kontrolleri, Katodik koruma ölçümleri
Aydınlık seviyesi ölçümleri
Titreşim ve Gürültü seviyesi ölçümleri
Yalıtım Direnci ve Geçirgenlik Ölçümleri
14
UDEM
Uluslararası Belgelendirme
Asansörler
15
BELGETÜRK
Uluslararası Belgelendirme
16
SZUTEST
Szutest Teknik Kontrol Ve Belgelendirme
Asansörler,
Elektrikli Asansör
Teleferik, Teleksi ve Telesiyej
Yürüyen merdiven
Elektrikli Asansörler, Hidrolik Asansörler
Vücut İçi Tıbbi Cihazları
İlaç Kombinasyonlu Tıbbi Cihazlar
Asansörler-Elektrikli-Hidrolik
Topraklama tesisatının ölçüm ve kontrolleri,
Gövde koruma topraklaması,
Paratoner tesisatının kontrolleri
Katodik Koruma, Aydınlatma Ölçümü, Elektrik Panosu
Elektrikli Asansör Hidrolik Asansör
Orta Gerilim ve AG Sistemleri
Enerji Kalitesi Ölçümleri
Topraklama ve Yıldırımdan Korunma Sistemi
Yangın Alarm Sistemi
Kesintisiz Güç Kaynağı, Jeneratör Sistemi
Aydınlatma Sistemi
Termografik Muayene (Termal)
Mekanik ve Elektronik Sayaçlar
17
UZMAN
İş Güvenliği Mühendislik
18
DİZAYN
Kalite Mühendislik
19
TEKPROM
Tekprom Uygunluk Değerlendirme
Asansörler
20
TEKNİK DENETİM
İş Sağlığı Ve Güvenliği Tic.ltd.şti.
Asansörler
21
IEP
Enerji Petrol Gözetim Sertifikasyon
22
SCA
Belgelendirme Ve Özel Eğitim
23
24
25
PERİYODİK KONTROL
İş Güvenliği Ve Mühendislik
TMMOB-AKM
Makina Mühendisleri Odası Asansör
Kontrol Merkezi
ASANSÖR KONTROL MUAYENE
BELGELENDİRME
Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan
Teçhizat Ve Koruyucu Sistemlerin Muayenesi
Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden
Çalışanların Korunması Muayene Kontrolu
Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan
Teçhizat Ve Koruyucu Sistemlerin Muayenesi
Asansörler
Elektrikli ve Hidrolik asansör
Asansörler
Teleferik, Teleski ve Telesiyej
Asansörler
26
LIFTINSTITUUT
Güvenlik Denetim Ltd.şti.
Asansörler
27
TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ
Piyasa Gözetim Ve Denetim Dairesi
Asansörler
İSG Ekipmanları Periyodik Muayenesi
Yukarıda da belirtildiği gibi kendi meslek alanımıza yönelik hizmet üreten 27 adet A Tipi
Muayene Kuruluşu mevcuttur. Muayene hizmetlerin içeriğine bakıldığında Odamızın ve
üyelerimizin ürettiği tüm hizmetleri kapsadığı görülecektir.
5.2.Odamızın Hizmet Üretimine İlişkin Öneriler
1. Kamusal değerlerin çok yönlü tahribatına karşı, meslek alanımızla ilgili standartların
belirlenmesinden başlayarak, mevzuatın ve uygulamanın gözetim ve denetim sürecinde
daha fazla sorumluluk almamız sağlanmalıdır.
2. Odamız tarafından can ve mal güvenliğini ilgilendiren, asansör denetimleri ve test,
ölçüm, 3.şahısların talepleri doğrultusunda verilen bilirkişilik hizmetleri gibi kamusal
alanlar yeniden belirlenmelidir.
3. 2014 yılı içerisinde, asansör denetimleri ve test ölçüm hizmetlerinin içerisinde yer aldığı
alanlara ilişkin A Tipi Muayene Kuruluşu olunması yönünde çalışmalar ivedilikle
sonuçlandırılmalıdır.
4. Hizmet üretiminde görev alan üyelerimizin sayısı arttırılmalıdır.
5. Oda bünyesinde geliştirilen olcum.org internet sayfasının yeni sürece uyumlu hale
getirilmesi sağlanmalı, tüm sistemin EMOP ile uyumlu olmasına özen gösterilmelidir.
6. A Tipi Muayene Kuruluşu olunmasına bağlı olarak gerçekleştirilecek hizmet üretimi
Odamızın tüm birimlerinde aynı esaslar çerçevesinde uygulanacak hale getirilmeli, konu
ile ilgili merkezi düzeyde bir çalışma grubu kurulmalıdır.
7. Test, ölçüm ve 3.şahısların talepleri doğrultusunda verilen bilirkişilik hizmetlerine
yönelik gerekli cihaz ve altyapımızın yeniden gözden geçirilerek eksikliklerimizin
tamamlanması sağlanmalıdır.
8. Test ve ölçüm hizmetlerine yönelik bir test laboratuvarı kurulmalı, piyasada bulunan bazı
malzemelerin uygunluğuna dair testlerin gerçekleştirmesi sağlanmalıdır.
9. Test ve ölçüm hizmetlerine ilişkin mevzuatın güncel standartlara uygun hale
getirilmesine yönelik girişimlerde bulunulmalıdır.
KARAR TASLAĞI
1. EMO Mesleki hizmet üretimini gelir getirici bir faaliyet alanı olarak tanımlamaz.
2. EMO Hizmet üretimini kamu güvenliğinin sağlanması ve meslek alanının gelişimine
yönelik izleme olarak değerlendirir.
3. EMO Hizmet üretimi ile ilgili olarak kamu kurumu sıfatı ile hareket eder. İhale,
yarışma vb. adlarla çıkarılan süreçlere katılmaz.
4. EMO Hizmet üretiminde mali yaklaşımını denk bütçe esası üzerinden yürütülür.
şeklinde bağlayıcı kurallar çerçevesinde odamızın A Tipi Muayene Kuruluşu olması
yönünde çalışmaların yapılması ve hizmet üretimi alanındaki tartışmanın
sonlandırılması amacı için EMO Genel Kurulu’na taşınmak üzere 30.Dönem İzmir Şube
Yönetim Kurulu’na görev verilmesine,
BÖLÜM 6
TEKNİK ETKİNLİKLER
6.)TEKNİK ETKİNLİKLER
EMO Örgütlülüğü kapsamında her dönem onlarca etkinlik gerçekleştirilmektedir. Örgüt
birimleri bu etkinlikleri gerçekleştirmek için yoğun emek, zaman ve para harcamaktadır.
Ancak yapılan bazı etkinliklerde; katılımın az olduğu, katılımcıların ya da etkinlik içeriğinin
yeterli nitelikte olmadığı, düzenlemenin iyi olmadığı, etkinliğin amacına uygun olmadığı,
sonuçlarının/çıktılarının bulunmadığı ya da iyi değerlendirilmediği gibi olumsuz eleştiriler
alınmaktadır. Her etkinliğin üye örgütlenmesine katkısı olduğu, genel olarak üyelerin
etkinliklerde oda ile temas ettiği ve oda kavramının etkinlikle şekillendiği unutulmamalıdır.
Ayrıca yapılan onca çaba, emek ve harcanan kaynağın da karşılığı oda örgütlülüğüne dönmesi
beklenir. Bu nedenle etkinlikler ciddi karar ve planlama sürecinden geçmek zorundadır.
Bu süreç için;
Etkinlik içeriğinin amacına uygun olarak tasarlanması
1. Etkinlikte yer alacak konuşmacıların hedeflenen sonuçlara uygun olarak belirlenmesi
2. Katılımcı için gerekli çabanın gösterilmesi ve duyuruların yapılması
3. Düzenlemenin üyenin gereksinimlerini karşılayacak şekilde oluşturulması
4. Bütçesinin gerçekçi ve denk bütçe olması,
gibi konulara önem verilmelidir.
Odamızın içersinde bulunduğu mali yapı da göz önünde bulundurularak yapılacak kongre,
sempozyum vb. teknik etkinlikler planlanırken aşağıdaki konular göz önüne alınmalıdır.
1. Denk bütçe olmayan etkinliklerin yapılmaması veya sayısının azaltılması
2. Benzer etkinliklerin birleştirilmesi
3. Sektör firmalarının katılabileceği etkinliklerin sergi ile birleştirilerek sergi gelirlerinin
oluşturulması
4. Örgüt bütünlüğündeki etkinliklerin gerçekleştirilmesi amacı ile Oda merkezinde teknik
görevli, büro personeli ve basın yayın ve reklam personelinden oluşan bir etkinlik
sekretaryası oluşturulması ve bu kadronun Oda etkinliklerinin yanı sıra Oda’nın
ajanda basımı sürecinde de görev alması
Etkinliklerin şube örgütlenmeleri açısından önemi tartışılmazdır. Ancak bu etkinliklerin
gerçekleştirilmesi kararı verilirken sadece örgütsel önemi dışında verimliliği de dikkate
alınmalıdır. Bu nedenle etkinliklerin konu, içerik ve verimliliğini değerlendirecek kurullar
oluşturulmalı, yukarıda belirtilen ölçütlere uygun bir değerlendirme yapılması amacıyla
merkezi “Etkinlik Değerlendirme Kurulu veya Komisyonu” tüm şubelerin eşit temsiliyeti ile
oluşturulmalıdır.
Bu komisyon veya kurul, etkinliklerin öncesinde ve sonrasında örgütsellik, verimlilik,
sonuçları bakımından Odamıza, mesleğe ve meslektaşlarımıza kattığı değer ve kamusal fayda
çerçevesinde mutlaka gözden geçirilmelidir. Hatta Oda ve Şube Genel Kurullarında yapıldığı
gibi merkezi olarak etkinlik gözlemcisi atanarak her etkinliğin Oda prensipleri çerçevesinde
bağımsız bir gözle değerlendirilmesi değerlendirilmelidir.
Ayrıca oluşturulan Etkinlik Değerlendirme Kurulu’nda; öncelikle genel bütçe uygulamaları
konusunda disiplinin nasıl sağlanacağı, bütün şubelerin nasıl ortaklaşabilecekleri, işlemeyen
kuralların neler olduğu ve nasıl işletileceği ve/veya kuralların değiştirilmesi gündeme alınarak
ortaklaşılması da sağlanabilir.
Hemen her etkinlikten sonra tüm şubelerin hem kendi şubeleri hem de merkez denetlemesi
açısından Sonuç Bildirgesinin oluşturulması ve örgüt birimlerine iletilmesi, tahmini bütçe ile
gerçekleşen bütçe verilerinin Oda merkezine ve Oda merkezi tarafından ise Etkinlik
Değerlendirme Kurulu’na iletilmesi sağlanmalıdır. Böylece etkinlik sonrasında bütçe,
verimlilik, örgütsellik, kamusal fayda, mesleğin ve meslektaşların gelişimi vb. "ikna edici"
verileri ortaya koyamayan etkinlikler sorgulanabilir, ileriye dönük etkinliklerin
planlanmasında bu veriler baz alınabilir.
EMO Örgütlülüğünün Geliştirilmesi Çalıştayı’nda önümüzdeki dönemde yapılması önerilen
etkinlikler aşağıda olup, bu kadar çok sayıda etkinliğin yapılması yerine yukarıdaki önermeler
de dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmesi, azaltılması, birleştirilmesi önerilmektedir.
1. Elektrik Mühendisliği Ulusal Kongresi
2. Elektronik – Haberleşme ve Kontrol Mühendisliği Ulusal Kongresi
3. Biyomedikal Mühendisliği Ulusal Kongresi
4. Elektrik-Elektronik, Haberleşme ve Kontrol Mühendisliği Eğitimi Kongresi
5. Akademik Kamplar
6. Biyomedikal Mühendisliği Çalıştayı
7. Sinyal ve Görüntü İşleme Çalıştayı
8. Elektrik Makinaları Çalıştayı
9. Güneş Enerjisi Teknolojileri Çalıştayı
10. SCADA ve Akıllı Şebeke Teknolojileri Çalıştayı
11. Elektrikli Araçlar ve Batarya Teknolojileri Sempozyumu
12. TMMOB Enerji Sempozyumu
13. ELECO’lar
14. Bitirme Projeleri Sergisi
15. İlk Bildiriler Konferansı
16. Asansör Sempozyumu
17. İletişim Teknolojileri Ulusal Sempozyumu
18. Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu
19. ATEX Sempozyumu
20. Güneş Sempozyumu
21. Rüzgâr Enerjisi ve Teknolojileri Sempozyumu
22. Talep Tahmini Çalıştayı
23. Güç Elektroniği Sempozyumu
24. Elektromanyetik Alanlar ve Etkileri Sempozyumu
25. Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi
a. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu
b. Kontrol-Otomasyon ve Yapı Elektronik Sistemleri Sempozyumu
c. Güç ve Enerji Sistemleri Sempozyumu
d) SMM Forumu
26. EEKBM (Elektrik, Elektronik, Kontrol ve Biyomedikal Mühendisi) İstihdamı ve
Ücretlendirme Çalıştayı
Kavramların daha iyi anlaşılması amacıyla etkinlik tanımları aşağıda özetlenmiştir.
Çalıştay; Amacı ve konusu iyi tespit edilmiş, katılımcıların konuya göre seçildiği, problem
çözme sürecinde adım adım ilerlenen, özel analiz ve sentez tekniklerinin kullanıldığı, bu
tekniklerin etkin kullanımı için grubun ustalıkla yönlendirildiği, bir analiz, değerlendirme,
karar alma ve planlama sürecidir.
Eğitim; Bireyin davranışında, kendi yaşantısı yoluyla, eğitimin amaçlarına uygun ve kasıtlı
olarak istenilen yönde değişme meydana getirme sürecine denir.
Forum; Bir başkasının veya seçilen üyelerin yönetiminde toplumu ilgilendiren bir konuda
farklı gruplardan oluşan dinleyicilerin söz sırası alarak konuşma kuralları içerisinde yaptıkları
tartışmalara forum denir.
Kongre; Bir topluluğun, gündemindeki konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere
belli sürelerle yaptığı genel toplantı, kurultaydır.
Konferans; Alanında uzman bir kişinin bir konu hakkında, duygu ve düşüncelerini
açıklamak, öğretmek amacıyla topluluk karşısında yaptığı hazırlıklı konuşmaya denir.
Öğretim; Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme, öğretme işi
Panel; Dinleyiciler önünde, seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla
düzenlediği toplantı, toplu görüşme, açık oturumdur. Panelden amaç bir konuda karara
varmaktan çok sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya
koymaktır.
Seminer; Bir konu üzerinde bilgi alışverişinde bulunmak ya da tartışma yapmak amacıyla
düzenlenen toplantı.
Sempozyum; Belli bir konuda çeşitli konuşmacıların katılımıyla düzenlenen bilimsel ağırlıklı
toplantı, bilgi şölenidir. Bir konu farklı konularda uzman kişiler tarafından ele alınır ve o konu
tüm yönleriyle tartışılır. Sempozyum eğitim amaçlıdır. Sempozyumda davetli ve çağrılı
konuşmacılar sempozyum konusunda sunum/anlatım yaparlar. Sempozyum katılımcıları
sempozyum süresince ilgili konuda görüşlerini sorularını diğer katılımcılarla paylaşırlar.
Sertifika; Bir eğitime katıldığımızı, bir konuda eğitim aldığınızı belgeler. Eğitim sonunda test
ya da sınav yapılır, bu sınavda başarı gösterenlere verilir.
Katılım Belgesi; Kongre, konferans, seminer gibi çalışmalara katılanlara, katıldıklarına
ilişkin olarak düzenleyenler tarafından verilen belgedir. Eğitim sonunda test ya da sınav
yapılmaz. Kongre, konferans, seminere katılması belgeyi almak için yeterlidir.
KARAR TASLAĞI;
EMO her dönem içinde gerçekleştireceği kongre, sempozyum, çalıştay ve forum gibi
bütçe planlaması gerektiren, geniş katılımlı etkinliklerin düzenlenmesinde karar vermek
üzere “EMO Etkinlikleri Merkezi Komisyonu” ’nun kurulması ve işlevine ilişkin
mevzuatının hazırlanmasına yönelik çalışmaların hayata geçirilmesi için; EMO 44.
Dönem Olağan Genel Kurulu’na taşınmak üzere EMO İzmir Şubesi 30. Dönem Yönetim
Kurulu’na görev verilmesine.
Download

Oda Örgütlülüğü ve Odanın Geleceğine Yönelik Önermeler