ARALIK 2011
REHBERLİK SERVİSİ AYLIK
BÜLTENİ
9 – 12 ay:
Sesin geldiği yöne dönme,
İsmini tanıma, seslenildiğinde bakma,
“Hayır” ya da “yapma” uyarılarını anlama,
Ses taklitleri yapma,
İlk anlamlı sözcük üretimi,
Yapma sözcük üretimi ve kullanımı,
Kendini ifade edebilir hale gelmiştir.
12 -1 8 ay:
4-6 sözcük kullanma,
Yaklaşık 50 tane sözcüğü anlama,
Nesne isimlendirme, ismi söylenen nesneyi tanıma,
Kendi bedeninde göz-kulak-burun gibi en az üç vücut bölümünü tanıma
görülür.
ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE KONUŞMA
BOZUKLUKLARI
Dil ve Konuşma Gelişim Evreleri
Konuşma gelişimi her çocukta bir miktar farklılık gösterse de belli
bir sırayı ve belli bir zamanı takip eder.
0 - 3 ay:
Doğal sesler (hapşırma, ağlama gibi),
Agulama,
Seslendirme (huzur, rahatlık ifade eden)
Sesin geldiği yöne bakma,
Sese yüksek ses ile tepki verme,
/k/, /g/ gibi dil arkası ile üretilen seslerin üretimi görülür.
4 - 6 ay:
Hece tekrarları (bababa, mamama),
Kendi sesi ile oynama,
Sesleri ayırt etme,
/t/,/d/ gibi orta ve /p/, /b/ gibi önde çıkartılan seslerin üretimi görülür.
6 - 8 ay:
Ses dağarcığının genişlemesi,
Farklı ses bileşimlerini denemek için vokal oyunlar,
Tekralamalı babıldama (mamama),çeşitlendirilmiş babıldama görülür.
18 - 24 ay:
Daha sistematik ve düzenli söyleyiş örüntüleri, (Yetişkin söylemleri
ile bağlantı kurulabilir.)
Sözcük dağarcığında gelişme görülür.
2 - 3 yaş:
2-3 sözcükle cümle kurabilme,
En az 5 vücut parçasını başkasının üstünde gösterebilme,
Sözcükleri anlama ve 200 sözcük kullanabilme,
Konuşmasındaki anlaşılabilirlik artar.
Dil ve Konuşma Bozuklukları
Konuşulanları anlama, kendini ifade etme ya da her iki alanda birden
görülen problemleri ifade etmektedir. Hangi yaşta ve hangi nedenden olursa
olsun, dil ve konuşma bozuklukları kişinin iletişimini aksattığı ya da bozduğu
için daha genel bir terimle “İletişim Bozuklukları” olarak da ifade
edilmektedir. İletişim bozuklukları terimi dil, konuşma ve işitmedeki çok
çeşitli problemleri içermektedir.
Dil Bozukluğu: Dil, duygu ve düşüncelerimizi aktarmaya yarayan, uzlaşmaya
dayalı kodlardan oluşan bir araçtır. Dil bozukluğu olan bireyler, konuşulanları
anlamaz, düşüncelerini anlamlı cümlelerle karşısındakine aktaramaz ya da
her iki alanda da yaşından beklenen düzeyde performans gösteremezler.
Konuşma Bozukluğu: Konuşma, dilin sözel ifadesidir. İnsanın doğal olarak
üretebildiği bazı sesleri kullanarak, düşüncelerin kulak yoluyla alınabilmesine
olanak sağlayan bir eylemdir. Konuşma bozukluğu olan bireylerin, konuşma
seslerini üretmekte, akıcı konuşmakta ya da ses kalitelerinde çeşitli
derecelerde problemleri vardır.
GECİKMİŞ DİL VE KONUŞMA
Gecikmiş dile sahip çocukların büyük bir bölümü, konuşmaya ve dil
becerilerinin kullanımına geç de olsa başlar, dil gelişimi sürer ve sonunda
normal dil gelişimini gerçekleştirebilir. Dil gelişimi gecikmeli de olsa normal
dil gelişimini izler. Ancak, dil sorunu ise tamamen farklı bir durumdur. Dil
sorunu dendiğinde, dili anlama ve kullanma becerilerinde, ayrıca dili
oluşturan elemanların gelişiminde çocuklarda normal dil gelişiminden hız,
nicelik ve nitelik olarak farklılık ve yetersizlik göstermesi durumudur.
Çocuklar dili erken dönemde kazanmakta ve yaşamın ilk 3-4 yılı
içerisinde bebek dilinden yetişkin diline geçiş yapmaktadır. Çocukların dil
edinimindeki hızları ve kolaylıkları bireysel farklılıklardan etkilenir yani dil
edinim sürecinin hızı çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Görülen bireysel
farklılığın sebepleri ise çocuğun, ona gelen bilgileri organize etme biçimi ve
çevresel faktörlerdir.
Bilişsel organizasyon; çocukların çevrelerinden aldıkları bilgileri
organize etme biçimlerindeki farklılıklardır. Oyuncaklarla daha fazla
ilgilenen çocuklar nesnelere ait daha fazla adlandırma; yetişkinlerle daha
fazla zaman geçiren çocuklar kişilere ve sosyal sözcüklere ait daha fazla
adlandırma yapabiliyorlar.
Çevresel faktörler ise çocukla etkileşime giren anne ya da yakın
çevrenin kullandığı dil ile bu dili ve etkileşim stillerini kullanma biçimlerinin
oluşturduğu bağlam dilsel ortamı oluşturur. Anne/ bakıcı çocukla yaptığı
karşılıklı sohbet stillerinde de bireysel farklılıklar vardır. Kimi anneler
çocuklarıyla zaman geçirirken daha fazla nesnelere ait soru sorar ya da
onları adlandırır. Bu da çocukların sözcük dağarcığının gelişmesine olumlu
katkı sağlar. Ancak bazı çocuklarda bunlara rağmen dili işleme, geliştirme
yeteneği çeşitli nedenlerle yavaş olabilir, bu da dil gelişiminde sorun
olduğunun göstergesi olabilir.
Gecikmiş Dil ve Konuşma Nedenleri:
* Medikal faktörler,
* Sosyal ve çevresel faktörler
* Zihinsel engel
* Duyusal-Algısal gelişme bozuklukları
* Beyin travmaları
* Nedeni bilinmeyen
* Otizm
* Özgül dil bozukluğu
* Çok dillilik
* Genetik
* Cinsiyet
Gecikmiş Dil ve Konuşmanın Özellikleri:
Sınırlı konuşma
* Hiç konuşmamaktan çok zor anlaşılabilen birkaç sözcük söyleme arasında
değişiklik gösteren konuşmadır.
Yetersiz sözcük dağarcığı
* Akranlarına göre daha az sözcük bilirler. "ben, benim" gibi zamirleri 3
yaşına geldiklerinde kullanamıyor olabilirler.
Gecikmiş cümle kurma
* Kendi istek ve gereksinimlerini cümle ya da sözle anlatma yerine jest,
mimik ve diğer işaretlerle anlatmayı tercih etmedir.
Dikkat, dinleme ve ilgi azlığı
* Başkalarının konuşmalarına dikkat etmez, ilgi göstermez, dinlemez.
Hızlı konuşma
* Konuşmaları, hızlı ve anlaşılmaz ses ve ses birleşmelerinden oluşur.
İşaret ve vücut dili kullanımı
* İsteklerini, duygularını doğrudan beden işaretleriyle belli eder. Bazen
işaret eder ya da ebeveynlerini çekiştirerek, ellerinden tutarak isteklerini
olana kadar işaret ederler.
Kendilerini izole etme
* Toplumdan, çevreden, akranlarından uzak durabilir.
Artan hırçınlık
* Daha çabuk ağlama, oyuncaklarını atma, kırma, çevresindekilere vurma gibi
hırçın davranışlar gözlenebilir.
Anne babaların çocuklarının dil gelişimlerine destek olmak için
yapabilecekleri:
Çocuğunuzla konuşun
* Anne babalar mümkün olduğu her zaman çocuklarıyla konuşmalıdır.
Çocuklar sevdikleri faaliyetler, arkadaşları, oyuncakları, vs hakkında
konuşmayı severler. Çocuğun sevdiği şeylerden oluşan kartlar yapıp oyun
oynayabilirler. Çekilen her bir kart hakkında konuşabilirler.
Konuşması için fırsatlar yaratın
* Seçenekler sunun. Örneğin "Hangi elbiseni giymek istersin? Kırmızı olanı
mı, mavi olanı mı?" gibi.
Doğru işitsel girdiler sağlayın
* Üretimi hatalı olduğunda düzeltmeyin, sadece doğrusunu söyleyerek
tekrar edin. Örneğin çocuğunuz "/tapı at/" dedi; siz "/kapı aç/" diyerek
doğrusunu söyleyin.
Konuşma çabalarını ödüllendirin
* Size bir şey söylediğinde onu dinleyin
Soru sorduğunda baştan savmayın
* Soru sorduğunda soruları iletişimi geliştirmek, diyalog kurmak için
cevaplayın ve siz de yeni sorular sorun.
Ç: "Anne, yağmur mu yağıyor?"
A: "evet, yağmur yağıyor. Yağmur yağdığında yanımıza ne alırız?" gibi
Çocuğunuzu dinleyin
* Çocuğunuz sizinle konuşmaya çalıştığında göz kontağı kurun, onu can
kulağıyla dinleyin ve çocuğun anlatmaya çalıştığı konu ile ilgilenin.
Çocuğunuzun söylediklerine tepki verin
* Eğer çocuk "elmayı çok severim" derse,
A/B "Ben de severim. Hangi elmayı
seversin?" gibi konuşmaya teşvik edici
tutum içerisinde olun.
Yaptıklarınız hakkında konuşun
* Hem çocuğunuzun hem de kendinizin
yaptığınız şeyin ne olduğu ile ilgili
konuşun.
Hikâyeler anlatın
* Çocuğa hikâye kitabından bir hikâye veya çocuğunuza geçmişte olmuş ya
da yakın gelecekte olacak şeyler hakkında hikâyeler anlatabilirsiniz.
Çocuğun gelişim seviyesine uygun sözcükler kullanın
* Yeni sözcükler ya da çocuğun anlaması zor olan sözcükler kullanın.
ARTİKÜLÂSYON
Artikülâsyon (sesletim)
bozukluğu, konuşma seslerinden bir ya
da birkaçının yanlış üretilmesidir.
Örneğin çocuğun /kapı/ yerine /tapı/,
/mor/ yerine /moy/ demesi gibi.
Fonolojik (sesbilgisel) bozukluk ise dile
ait sesbilgisinde bir farklılığın yada bir
sorun olduğuna işaret etmektedir.
Artikülasyon bozukluğunda çocuğun
üretemediği yada yanlış ürettiği ses,
ses dağarcığında yer almaz. Bir
konuşma sesinin doğru üretilmesi için o ses üretiminde gerekli olan motor
hareketin yapılması gerekir.
Fonolojik bozukluk ise daha bilişsel düzeydedir. Bu bozuklukta çocuğun
yanlış ürettiği ses, ses dağarcığında yer alır; ancak çocuk birtakım işlemler
yaparak hedef ses yerine başka ses kullanır. Örneğin bir çocuğun ses
dağarcığında hem /s/ hem de /t/ sesleri olsun. Bu çocuk /t/ ve /s/ seslerini
birbiri yerine kullanıyorsa; yani /top/ yerine /sop/ ve /sarı/ yerine /tarı/
diyorsa burada çocuğun sesi yanlış üretiyor olmasından değil, çocuğun dilin
sesbilgisi sistemine ait farklı bir yapılanması olduğu düşünülür. Bu durum
çocukta fonolojik bozukluğa işaret ediyor olabilir.
Sesbilgisi bir dildeki ses sistemine ait bilgidir. Bir dile ait konuşma
seslerinin nasıl sıralanacağının ve anlam değiştirebileceğinin bilgisidir.
Çocuklar 0-4 yaş arasında bu sistemi öğrenmektedir. Dolayısıyla 4 yaşına
kadar yapılan pek çok sesbilgisel işlem normal kabul edilir. Örneğin çocuğun
/s/ sesi yerine /t/ demesi normal olarak kabul edilebilir. Ancak çocuktan
/s/ sesini edindikten sonra konuşma diline genellemiş ve kullanıyor olması
beklenir. Dolayısıyla sesbilgisel gelişim iki boyutlu olarak düşünülmelidir:
oral-motor becerilerde olgunlaşma ve ustalaşma ve anadilin ses sistemine
ilişkin bilişsel bilginin örgütlenmesi.
Artikülâsyon - Fonolojik Bozukluğun Nedenleri?
İşitme engeli
* Ağız-yüz anomalileri (dudak - damak yarığı, diş anomalileri gibi)
* Zihin engeli
* Motor bozukluklar
* Özgül öğrenme güçlüğü
* Zayıf taklit yeteneği
* Çevrenin pekiştirmesi
Anne ve Babalara Öneriler
* Çocuğunuzdan yanlış ürettiği ya da üretemediği sesi üretmesini istemeyin,
bu konuda ısrar etmeyin. Örneğin "/tarı/ değil /sarı/" demeyin.
* Yanlış üretim gerçekleştiğinde doğru işitsel girdi sağlayın.
* Her zaman doğru model olun.
* Yarım konuşması hoşunuza gittiği için pekiştirmeyin.
* Konuşmasını taklit etmeyin.
* Başka çocuklarla kıyaslamayın.
* /r/ sesinin üretiminin öğrenilmesi 6 yaşına kadar sürebilmektedir. Örneğin
çocuğunuz 4 yaşında ve /r/ sesini doğru üretemiyorsa endişelenmeyin.
* Çocuğunuzun artikülasyon bozukluğu ve/veya fonolojik bozukluğu olduğunu
düşünüyorsanız uzman dil ve konuşma terapistine danışmak için ilkokula
başlamasını beklemeyin. Unutmayın güçlü dil becerileri güçlü akademik
beceriler demektir. Dil becerileri yetersiz olan çocukların okuma - yazma
becerilerinde de sorunlar yaşayabileceği unutulmamalıdır.
KEKEMELİK
Kekemelik yavaşça gelişebileceği gibi
aniden de ortaya çıkabilmektedir. Erkek
çocuklarında kız çocuklarına göre daha sık
rastlanmaktadır. Konuşmadaki akıcısızlık korku,
gerilim, stres gibi artış gösterebilmektedir.
Ancak fısıltıyla konuşma, küçük çocuklarla
konuşma, koro halinde konuşma, şarkı söyleme
gibi durumlarda kekemeliğin azaldığı ya da hiç
olmadığı gözlenebilmektedir.
Kekemeliğin nedenini açıklamak için, kekemeliğin
psikolojik bir sorun (korku, aile ve çevre, vs.),
kalıtımsal bir sorun, fizyolojik bir sorun,
öğrenme sorunu, nörolinguistik bir sorun,
nörofizyolojik bir sorun olduğunu söyleyen
farklı pek çok görüş bulunmaktadır.
Kekemelik Davranışları Nelerdir?
* Birincil davranışlar
* Duyulabilen, konuşmadaki davranışlar. Tekrarlar, uzatmalar, duraklar gibi.
* Ses tekrarı; bir sesin birden çok tekrarlanması (/ p p p p p patates/)
* Hece tekrarı; bir hecenin birden çok tekrarlanması (/pa pa pa pa
patates/)
* Sözcük tekrarı; sözcüğün birden çok tekrarlanması (/bak/bak bak bak/)
* Tekrarlar durak (/p/, /b/, /t/, /d/, /k/, /g/) ve durak-sürtünmeli (/ç/,
/c/) seslerde olma olasılığı yüksektir.
* Ses uzatma, sürekli olan seslerde gözlenir (/m/, /n/, /s/, /z/, /ş/, ünlü
sesler gibi). (/sıcak/ > /sssssssssıcak/)
* Ses/ hece/ sözcük ekleme. (/yapıyor/ > /yapıyorlar/)
* Durak; konuşma sırasında duraklar olması (/balık/ > /.balık/)
* Soluk; konuşmaya devam ederken soluk almak.
* İkincil davranışlar
* Göz kırpma, baş sallama, burun kırıştırma, el-kol hareketleri, sözcük
değiştirme, duraklama gibi.
* Tutum ve duygular
* Korku, çekinme, karşısındaki kişinin hakkında ne düşüneceğinden endişe
etme gibi.
Kekemelik kişinin çabası, aile-okul-sosyal çevrenin desteği ve
terapistin yol göstermesi ile kontrol altına alınabilen durumdur. Özellikle
okul öncesi dönemde çocuğun akıcı konuşması üzerine odaklanan ve annenin
etkin rol oynadığı terapi yöntemlerinin çocuğun kekemeliğini kontrol altına
almasında etkileri olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Ailelere Öneriler
* Çocuğun söyleyeceklerini onun yerine tamamlamayın
* Hiçbir şey olmamış gibi davranın/ dinleyin
* Akıcılık tecrübesi yaşamasını ve dikkatini konuşmasına yöneltmesini
sağlayın
* "Düzgün konuş", "böyle konuşma", "konuşmayı öğrenemedin" gibi ifadeler
kullanmayın
* Çocuğunuzu dinlerken sabırsız, sinirli bir ifade ile dinlemeyin
* Eğer çocuğunuz erkek, ailenizde kekeme olan birey varsa, çocuğunuzun
akıcısızlık davranışları değişiyor ve yenileri ekleniyorsa, şiddeti artıyorsa,
ikincil davranışlar ekleniyorsa, tamamen akıcı olduğu dönemler yok ise uzman
dil ve konuşma terapistine değerlendirme için başvurun.
REHBERLİK SERVİSİ
Download

çocuklarda dil gelişimi ve konuşma bozuklukları