BİLİM KURULU
Prof. Dr. Ahmet Saban (Necmettin Erbakan Üniversitesi)
Prof. Dr. Ayfer Kocabaş (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Prof. Dr. İsa Korkmaz (Necmettin Erbakan Üniversitesi)
Prof. Dr. Mehmet Küçük (Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi)
Prof. Dr. Ramazan Sever (Giresun Üniversitesi)
Prof. Dr. Rabia Sarıkaya (Gazi Üniversitesi)
Prof. Dr. Selma Yel (Gazi Üniversitesi)
Prof. Dr. Şefik Yaşar (Anadolu Üniversitesi)
Doç. Dr. Abdülkadir Uzunöz (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi)
Doç. Dr. Ali Meydan (Nevşehir Üniversitesi)
Doç. Dr. Aytaç Kurtuluş (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi)
Doç. Dr. Bekir Buluç (Gazi Üniversitesi)
Doç. Dr. Çavuş Şahin (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
Doç. Dr. Çetin Semerci (Bartın Üniversitesi)
Doç. Dr. Emre Ünal (Niğde Üniversitesi)
Doç. Dr. Erol Duran (Uşak Üniversitesi)
Doç. Dr. Eyüp Akman ( Kastamonu Üniversitesi)
Doç. Dr. Kamil İşeri (Niğde Üniversitesi)
Doç. Dr. Kasım Yıldırım (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Doç. Dr. Kubilay Yazıcı (Niğde Üniversitesi)
Doç. Dr. Kürşat Yenilmez (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi)
Doç. Dr. Mehmet Gültekin (Anadolu Üniversitesi)
Doç. Dr. Mehmet Turan (Fırat Üniversitesi)
Doç. Dr. Mustafa Ulusoy (Gazi Üniversitesi)
Doç. Dr. Necati Hırça (Bartın Üniversitesi)
Doç. Dr. Nil Duban (Afyon Kocatepe Üniversitesi)
Doç. Dr. Nuriye Semerci (Bartın Üniversitesi)
Doç. Dr. Sabahattin Çiftçi (Necmettin Erbakan Üniversitesi)
Doç. Dr. Sabri Sidekli (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Doç. Dr. Şule Bayraktar (Necmettin Erbakan Üniversitesi)
Doç. Dr. Turhan Çetin (Gazi Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. A. Murat Ellez (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Adnan Altun (Abant İzzet Baysal Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Ayfer Şahin (Ahi Evran Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Gökhan Arı (Aksaray Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Gülhiz Pilten (Necmettin Erbakan Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. H. Kağan Keskin (Düzce Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Kemal Köksal (Gazi Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Katrancı (Kırıkkale Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Muamber Yılmaz (Mustafa Kemal Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Muhammet Baştuğ (Niğde Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Kuru (Erzincan Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Seyit Ateş (Gazi Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Sibel Oğuz (Kastamonu Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Tahir Gür (Cumhuriyet Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Vedat Aktepe (Nevşehir Üniversitesi)
2
BAŞKAN
Prof. Dr. Firdevs GÜNEŞ
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı
DÜZENLEME KURULU BAŞKANI
Yrd. Doç. Dr. Süleyman Erkam SULAK
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı
DÜZENLEME KURULU
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Derya Işık
Yrd. Doç. Dr. Sedat Balyemez
Yrd. Doç. Dr. Özge Gün
Yrd. Doç. Dr. Süreyya Genç
Yrd. Doç. Dr. Fatma Gizem Karaoğlan Yılmaz
Yrd. Doç. Dr. Umut Saraç
Yrd. Doç. Dr. Harun Er
Yrd. Doç. Dr. Sevan Nart
Yrd. Doç. Dr. Yılmaz Kara
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Eliüşük
Yrd. Doç. Dr. Neslihan Usta
Yrd. Doç. Dr. Ramazan Yılmaz
Öğr. Gör. Reha Sarıkaya
Öğr. Gör. Övgü Özparlak
Öğr. Gör. Hüseyin Uysal
Arş. Gör. Dr. Seçil Eda Kartal
Arş. Gör. Barış Çukurbaşı
Arş. Gör. Ahmet Volkan Yüzüak
Arş. Gör. Mustafa Kocaarslan
Arş. Gör. Hasan Basri Kansızoğlu
Arş. Gör. Bekir Güler
Arş. Gör. Arzu Çevik
Arş. Gör. Yasemin Büyükşahin
Arş. Gör. Ömer Kemiksiz
Arş. Gör. Fatih Taş
Arş. Gör. Eda Çürükvelioğlu Köksal
Arş. Gör. Davut Gürel
Arş. Gör. Tuğba Uygun
3
KONGRE BAŞKANININ SUNUŞU
Değerli Katılımcılar,
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak 21-22 Kasım 2014 tarihlerinde
gerçekleştirilen V. Ulusal İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresine ev sahipliği yapmanın
büyük gurur ve heyecanını yaşamaktayız. Kongremize bildiri, poster gibi sunumlarıyla
veya dinleyici olarak katılan ve bize destek veren tüm katılımcılara, Fakültemiz adına
teşekkür ederim.
Geleceğimiz gençliğin eğitimine, eğitim ise öğretmene bağlıdır. Öğretmen, geçmişin
öğreticisi, günümüzün geliştiricisi, geleceğin de kurucusudur. Bu anlayıştan hareketle Bartın
Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğinin
gerektirdiği dil, zihinsel ve sosyal becerileri geliştirmeleri, eğitim biliminin çağdaş
yaklaşım, yöntem ve tekniklerini özümsemeleri, toplumsal ve etik değerlere sahip olmaları
ve en önemlisi de 21. yüzyılın becerilerini kazanmaları üzerinde önemle durmaktayız.
Öğretmen adaylarının eğitim alanındaki gelişmeleri yakından izlemeleri, bilimsel
ortamlarda çeşitli sorun ve çözümleri paylaşmaları, öğretmenlik mesleğinin önemini ve
değerini özümsemeleri, geleceğin becerilerini kazanmaları, öğrenen ve geleceğe yön veren
öğretmen olmaları için bu tür bilimsel toplantılara aktif katılmalarının önemli olduğunu
düşünmekteyiz. Bu tür kongreler sadece bilginin çoğalmasına ve paylaşılmasına değil
bilginin büyük bir güç olduğu gerçeğinin sergilenmesine de yardımcı olmaktadır.
V. Ulusal İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresine verdiğiniz destek ve katkılarınız
için hepinize teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Prof. Dr. Firdevs GÜNEŞ
Dekan
4
T.C.
Bartın Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
V. Ulusal İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresi
Programı
21-22 Kasım 2014
21 Kasım Cuma
08.30-09.00 Kayıt
09.00-09.30 Açılış Konuşmaları
- Prof. Dr. Firdevs GÜNEŞ (Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı)
- Prof. Dr. Ramazan KAPLAN (Bartın Üniversitesi Rektörü)
09.30-09.45 Ara (Çay-Kahve)
1. Oturum 10.00-11.30
1 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Yrd. Doç Dr. Sedat BALYEMEZ
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Umut SARAÇ





Ayşe Derya IŞIK, Emine AKOSMANOĞLU, Abdulhadi BİLİR
İlköğretim Birinci Sınıf Öğrencilerinin Okuma Başarısını Etkileyen Sosyo-Kültürel Faktörler
Gizem SAYGILI, Halit KIRIKTAŞ, Hüseyin Talha GÜLSOY
Farklı Eğitim Kurumlarında Görev Yapan Öğretmenlerin Empatik Eğilimlerinin İncelenmesi
Ayşe Derya IŞIK, Nazan DEMİR
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Okuma Alışkanlıkları
Arzu ÇEVİK, Hasan Basri KANSIZOĞLU, Ömer KEMİKSİZ, Ezgi DEMİRCİ
Türkçe Çalışma Kitaplarındaki Yazma Etkinliklerinin Edebî Türler Açısından İncelenmesi
Derya SÖNMEZ
Birleştirilmiş Sınıflı Okullarda Yönetim ve Denetime İlişkin Öğretmen Görüşleri
2 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Kürşat YENİLMEZ
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Özge GÜN
• Salih ÇAKIR
Matematik Öğretmenlerinin Olasılık Kavramına İlişkin Algıları
• Gökçe ERTAŞ, Sinem ŞENGÜL, Emre EV ÇİMEN
Matematik Beşinci Sınıf Ders Kitaplarının Problem Temelli İncelenmesi
• Feride BULUT, Emre EV ÇİMEN
Matematik Öğretiminde Geogebra Kullanımı: 5.Sınıf Düzeyinde Etkinlik Geliştirme Çalışmaları
• Hasan ÇOKÇALIŞKAN
Matematik Öğretmenlerinin Olasılık Konusu Hakkındaki Bilgileri ve Eksiklikleri
• Gizem KÜÇÜKKÖR, Aytaç KURTULUŞ
Matematik Dersi Webquest Tasarım Sürecine Yönelik Görüşleri
5
3 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Necati HIRÇA
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Yılmaz KARA





Kibar SUNGUR GÜL
Fen Bilgisi Öğretmenlerinin Şaşırtıcı Olaylar’a [Discrepant Events] İlişkin Metaforik Algıları
Büşra ÇAĞLAR
Ortaöğretime Geçişte Uygulanan Yeni Sınav Sistemi (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) Hakkında Öğrenci
Görüşleri
Serhat YAŞAR, Gökhan SERİN
Sınıf Öğretmeni Adayları Laboratuvar Kullanımında Kendilerini Ne Ölçüde Yeterli Görüyor?
Mustafa YAZICI, Fetullah İNCE
Ortaokul Fen Ve Teknoloji Öğretiminde Yer Alan Öğrenci Çalışma Kitaplarının Kullanımına İlişkin Öğretmen Görüşleri
Meliha SEZER, Buhsem AKSOY, Esra COŞKUN, Sümeyye BAKLAN, Arzu GÜLŞEN, Bekir GÜLER, Barış ÇUKURBAŞI
E-Sunum Ve Görsel İçerik Hazırlama Uygulamalarına Yönelik Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Görüşleri
4 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Süleyman Erkam SULAK
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Cemal TOSUN
 Esra ÇEVİK, Yasemin BÜYÜKŞAHİN, Tuğba ECEVİT, Fadime AKAT
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Bakış Açıları
 Fadime AKAT, Tuğba ECEVİT, Yasemin BÜYÜKŞAHİN, Sevgi KINGIR
Öğrenci Görüşleriyle Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesine Ulaşım ve Kampüs Trafiği
 Mustafa YAZICI, Fetullah ÖZDEMİR
Yeni Eğitim Sisteminde (4+4+4) Sınıf ve Branş
Öğretmen Farklılığının Fen Bilimleri Derslerinde Öğrenci Başarısına Yansımaları
 Nihal YILDIZ, Necip IŞIK, Koray SERİN
İlkokul Öğretmenlerinin Performans Görevlerinin Kaldırılmasına İlişkin Görüşlerinin Değerlendirilmesi
13.00-13.45
Öğle Yemeği
2. Oturum: 14.00-15.30
1 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Abdulkadir UZUNÖZ
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Harun ER
 Ebru AYDIN, Tansu TUFAN, Mavişe Eda KARACA, Vedat AKTEPE
Hayat Bilgisi Dersi Duyuşsal Kavramlarının Sınıf Öğretmenlerinin Görüşlerine Göre İncelenmesi
 Ahmet DURMAZ, Barış ÇİFTÇİ
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Motivasyonel Kararlılık Düzeyinin Belirlenmesi

Tuğba YAYCIOĞULLARI, Ferhan GÜLER, Rabia TAPAN, Mustafa TAHİROĞLU
Sınıf Öğretmenlerinin Hayat Bilgisi Dersinde Kullandıkları Öğretim Strateji, Yöntem ve Tekniklerini Kullanma Sıklıklarının ve
Yeterlik Düzeylerinin İncelenmesi
 Ali MEYDAN, Mihriban YILDIRIM
Öğretmen Adaylarının Sosyal Bilgiler Öğretimi ‘Kültürel Zenginlik’ Kavramına İlişkin Farkındalıkları
2 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Neslihan USTA
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Süreyya GENÇ
 Mahmut POLAT, Kadriye BAYRAM, Elifcan KARAAVCI
Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programının Öğretmen Adaylarının Mesleğe İlişkin Tutum, Öz- Yeterlik Algıları Üzerine
Etkisi
 Kübra MASKAN, Kadriye TURAN, Emre EV ÇİMEN
Matematik Altıncı Sınıf Ders Kitabının Problem Temelli İncelenmesi
 Feride BULUT, Aytaç KURTULUŞ
6.Sınıf Matematik Dersinde Farklı Bir Uygulama: Büyük Risk Oyunu
 Çağla UYGUN, Emine KÜÇÜKKÖR, Hale CANIGÜROĞLU, Merve ÖZGÜR, Seda ATAİZİ, Seda TAŞGİN, Emre EV
ÇİMEN, Burcu ANILAN
Öğrencilerin Fen, Matematik Ve Gerçek Dünya Temalı Fotoğraf Çekimlerinin İncelenmesi
6
3 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Aytaç KURTULUŞ
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç Dr. Fatma Gizem KARAOĞLAN YILMAZ

Merve YETKİN, Rukiye TURAN, Merve TEKCAN, Emre EV ÇİMEN
Matematik Yedinci Sınıf Ders Kitaplarının Problem Temelli İncelenmesi
 Meltem ÖZTÜRK, Şule AYDIN, Songül KURNAZ, Bekir GÜLER, Barış ÇUKURBAŞI
Elektronik Ölçme Ve Değerlendirme Sistemlerine Yönelik Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Görüşleri
 Mustafa YAZICI, Ökkeş POLAT
Kpss Eğitim Bilimleri Sınavına İlave Edilen Alan Bilgisi Sınavının Öğretmen Adaylarının Görüşleri Doğrultusunda İncelenmesi
 Güneş YAŞAR, Elif Selin KART, Özge ÖZBEĞ, Şeyma Sıdıka LAFÇI, Alper Murat ÖZDEMİR
Sınıf Öğretmenlerinin İlköğretim Programına İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi
4 Nolu Salon (Mehmet Akif Ersoy Dersliği)
Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Fatma ÜNAL
Oturum Başkan Yard: Yrd. Doç. Dr. Gülsün ŞAHAN
 Nurdan SÖZERİ, Abdulkadir UZUNÖZ
Aday Öğretmenlerin Eğitimin Öğelerine İlişkin Düşüncelerinin Yansıttığı Eğitim Felsefesinin Çeşitli Değişkenler Açısından
İncelenmesi; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Örneği
 İlknur KORKMAZ, Sevgi COŞKUN KESKİN
Sosyal Bilgiler Öğrencilerine Göre Sosyal Bilgiler Öğretmeninin Sahip Olması Gereken Değerler
 Derya SÖNMEZ
Minik Tema-Minik Edeler Doğa Ve Çevre Eğitiminin Çocuklar Üzerindeki Etkisi (K.Maraş Örneği)
 Senem KARACA, Kübra SANCAK, Barış ÇUKURBAŞI, Bekir GÜLER
Bulut Bilişim Uygulamalarına Yönelik Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Görüşleri
15.30-15.45 Ara (Çay-Kahve)
16.00-17.00 Panel
İlköğretimde Güncel Konular
Başkan: Prof. Dr. Firdevs GÜNEŞ
Panelistler
Doç. Dr. Kürşat YENİLMEZ
Doç. Dr. Ali MEYDAN
Doç. Dr. Abdulkadir UZUNÖZ
Yrd. Doç. Dr. Vedat AKTEPE
Yrd. Doç. Dr. Mahmut POLAT
(Hayatımız Matematik)
(Sosyal Bilgilerde Öğretmen Yetiştirme Geleneği)
(Değişim Liderliği)
(İlköğretim Okullarının Finansman Sorunları)
(Fen Bilgisi Kazanımlarının Değerlendirilmesi)
17.00-17.30 Sergi
-Bilgisayar Destekli Matematik Temalı Poster Sergisi
- Öğretim Materyalleri Sergisi
17.30-18.00 Değerlendirme ve Kapanış
18.30-19.30 Akşam Yemeği
22 Kasım 2014 Cumartesi
10.00-12.30 Sosyal Program (Amasra Gezisi)
7
T.C.
Bartın Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
V. Ulusal İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresi
Bildiri Özetleri*
*
Bildiri özetleri bildiri başlığına göre alfabetik olarak düzenlenmiştir.
8
6. SINIF MATEMATİK DERSİNDE FARKLI BİR UYGULAMA:
BÜYÜK RİSK OYUNU
Feride BULUT, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Aytaç KURTULUŞ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Ortaokul matematik dersi öğretim programına göre, öğrencinin öğrenme ortamında
derse aktif katılımı ve kendi deneyimleri aracılığıyla öğrenmesi çok önemlidir. Ayrıca son
zamanlarda tüm dünyada genel eğilim, öğrencinin derste daha aktif olması ve öğrenme
sürecine doğrudan katılmasını öngörmektedir. Artık sadece öğretmen tarafından etkilenmeyi
bekleyen öğrenci değil, kendisi araştırıp bularak, devamlı soru sorarak, tartışmalara katılıp
kendisi faaliyet göstererek öğrenen öğrenci tercih edilmektedir. Eskişehir Osmangazi
Üniversitesi, İlköğretim Matematik Öğretmenliği anabilim dalında “Matematik Öğretiminde
Yeni Yaklaşımlar” adında seçmeli bir ders verilmektedir. Bu ders kapsamında farklı, yeni
yaklaşımlar ele alınmaktadır. Bu ders kapsamında, ilköğretim öğrencilerini, pasif izleyici ve
gözlemci konumundan çıkartıp öğrenme olayının içine çekmek, düşünce ve fikirlerini
rahatlıkla ifade edebileceği, uygulayacağı zeminler bulacağı ve öğrenmenin kalıcı olmasını
sağlayacak öğretim alternatifleri verilmektedir. Bu yaklaşımlardan biri de farklı bir uygulama
olarak Büyük risk yarışmasının öğretim ortamında nasıl kullanılabileceğine dair örnekler
verilmekte, öğretmen adaylarının kendilerinin birer tane hazırlamaları sağlanmaktadır.
Yapılan araştırmalar, bir TV yarışması olarak bilinen “Büyük Risk” oyunun yeni bilgiler
öğrenmede ve öğrenilen bilginin tekrar edilmesinde etkili bir eğitim aracı olduğunu
göstermektedir (Pompey, 2012). Bu bağlamda, oyunun şablonu, etkileşimli Power Point
dosyası olarak hazırlanmış ve her bir öğretmen adayına verilmiştir. Bu şablona göre
belirleyecekleri bir öğrenme alanından seçecekleri beş alt öğrenme alanına ait kazanımlardan
beşer soru hazırlamaları gerekmektedir. Bu sorular her bir kategori için 100-500 puan
arasında puanlandığından soruların farklı zorluk düzeylerine sahip olması istendi. Bu
oyunlardan seçilen birkaçı, Öğretmen adayları tarafından, 6.Sınıf Matematik Uygulamaları
dersini alan öğrencilere öğretmenleri gözetiminde uygulanacaktır. Bu çalışmada hazırlanan
bir tane Büyük Risk yarışması tanıtılarak uygulama ile ilgili gözlemler ve görüşler
paylaşılacaktır.
9
ADAY ÖĞRETMENLERİN EĞİTİMİN ÖĞELERİNE İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİNİN
YANSITTIĞI EĞİTİM FELSEFESİNİN ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN
İNCELENMESİ: Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Örneği
Nurdan SÖZERİ, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi
Doç. Dr. Abdulkadir UZUNÖZ, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
İlköğretim ve orta öğretimde eğitim öğelerinin misyonunun değişmesine rağmen
eğitim fakülteleri eğitim öğelerinin misyonunun değişmediği düşünülmektedir. Bu aday
öğretmenlerin eğitimin öğelerine ilişkin düşüncelerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Araştırmada metodoloji; nicel yöntem, araştırma tekniği olarak da anketten oluşmaktadır.
Veri toplama aracı olan anket katılım Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Eğitim
Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği 1,2, 3. sınıf olmak üzere 90 aday öğretmenden ve Sınıf
Öğretmenliği 1,2,3. sınıf olmak üzere 90 aday öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmadan
elde edilen veriler SPSS paket programına girilmiş ve veriler üzerinde bağımsız t testi ve tek
yönlü varyans analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler ışığında aday öğretmenlerin geleneksel
eğitim felsefelerini yansıtan düşüncelere sahip olduğu tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen, Eğitim, Felsefe.
10
BİRLEŞTİRİLMİŞ SINIFLI OKULLARDA YÖNETİM VE DENETİME İLİŞKİN
ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ
Derya SÖNMEZ, Mersin Üniversitesi, [email protected]
Ülkemizin eğitim alanında en önemli gerçeklerinden biri birleştirilmiş sınıflı
ilkokulların varlığıdır. Öğrenci sayısının azlığı gibi nedenlerden dolayı birkaç sınıfın
öğrencilerinin bir arada eğitim-öğretim gördükleri, öğretmenin sınıf ve okul yönetimine
hâkim olmasını gerektiren bilgi, deneyim ve tecrübenin olması gerekmektedir. Sınıf ve okul
yönetiminde farklı sorunlarla karşılaşıla bilinmekte ve bu durum denetime yansımaktadır. Bu
bağlamda çalışmanın amacı, birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda görev yapan müdür yetkili
öğretmenlerin sınıf ve okul yönetimi ve denetimine ilişkin görüş ve önerilerini ortaya
çıkarmaktır. Çalışma 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Ağrı,
Mardin, Diyarbakır, Muş illerindeki birleştirilmiş sınıflı okullarda görev yapan müdür yetkili
öğretmenlerle yürütülmüştür. Araştırmada 12 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşme
yapılmıştır. Görüşmelerde öğretmen görüşleri değiştirilmeden yazıya geçirilmiştir. Veri
analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Birleştirilmiş Sınıf, Yönetim, Denetim, Öğretmen Görüşleri.
11
BULUT BİLİŞİM UYGULAMALARINA YÖNELİK FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN
ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ
Senem KARACA, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Kübra SANCAK, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Barış ÇUKURBAŞI, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Bekir GÜLER, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Araştırmada bulut bilişim uygulamalarına yönelik Fen Bilgisi öğretmen adaylarının
görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Dropbox, Google Drive ve
Box gibi kullanıcılarına internet üzerinden depolama olanağı sağlayan teknolojilerin Fen
Bilgisi eğitiminde kullanılmasına yönelik görüşler incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma
yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014
akademik yılında Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı
ikinci sınıfta öğrenim gören 30 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak
yapılandırmış görüşme formu kullanılarak görüşme yapılmıştır. Verilerin analizinde toplanan
veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda buluş bilişim uygulamaları
çalışma grubu tarafından eğitsel açıdan kullanışlı ve yeterli bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların
büyük bir kısmı bulut bilişim teknolojilerinin eğitim-öğretim sürecinde kullanılmasını tavsiye
edeceklerini belirtmişlerdir.
Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Web 2.0, Dropbox.
12
ELEKTRONİK ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SİSTEMLERİNE YÖNELİK FEN
BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ
Meltem ÖZTÜRK, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Şule AYDIN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Songül KURNAZ, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Bekir GÜLER, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Barış ÇUKURBAŞI, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Araştırmada elektronik ölçme ve değerlendirme sistemlerine yönelik Fen Bilgisi
öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Google
Forms, Quizlet ve Quizbean gibi öğrencileri internet üzerinden ölçme ve değerlendirme
olanağı sağlayan teknolojilerin Fen Bilgisi eğitiminde kullanılmasına yönelik görüşler
incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır.
Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 akademik yılında Bartın Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı ikinci sınıfta öğrenim gören 35 öğretmen adayı
oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak yapılandırmış görüşme formu kullanılarak görüşme
yapılmıştır. Verilerin analizinde toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma
sonucunda elektronik ölçme değerlendirme sistemlerine yönelik olarak katılımcılar olumlu
görüş belirtmişlerdir. Bu teknolojilerin amaçlarına uygun kullanılması halinde etkili birer
ölçme ve değerlendirme aracı olacaklarını ve sınıf içerisinde hızlı bir şekilde ölçme ve
değerlendirme yapma imkanı sağlayacağını belirtmişlerdir.
Anahtar Kelimeler: Ölçme ve Değerlendirme, Web 2.0, E-Değerlendirme.
13
E-SUNUM VE GÖRSEL İÇERİK HAZIRLAMA UYGULAMALARINA YÖNELİK
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ
Meliha SEZER, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Buhsem AKSOY, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Esra COŞKUN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Sümeyye BAKLAN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arzu GÜLŞEN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Bekir GÜLER, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Barış ÇUKURBAŞI, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Bu araştırmada internet üzerinden sunum yapma ve görsel içerik hazırlama olanağı
veren sistemlere yönelik Fen Bilgisi öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi
amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Prezi, Toondoo, Draw.io ve Slideshare gibi
kullanıcılarına internet üzerinden sunum yapma veya görsel içerik hazırlama imkanı sağlayan
teknolojilerin Fen Bilgisi eğitiminde kullanılmasına yönelik görüşler incelenmiştir.
Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın
çalışma grubunu 2013-2014 akademik yılında Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi
Eğitimi Anabilim Dalı ikinci sınıfta öğrenim gören 32 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veri
toplama aracı olarak yapılandırmış görüşme formu kullanılarak görüşme yapılmıştır. Verilerin
analizinde toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda
katılımcılardan e-sunum ve görsel içerik hazırlama uygulamalarının öğretim ortamlarında
kullanımına yönelik olumlu görüşler alınmıştır. Katılımcılar tarafından bu uygulamaların
görsel olarak zenginleştirilmiş öğretim içeriklerinin hazırlanmasında etkili olacağı,
uygulamaların kullanımının ve içerik hazırlanmasının kolay olduğu ifade edilmiştir. Olumsuz
görüş olarak çok az katılımcı tarafından uygulamaların sistem dilinin Türkçe olmaması
belirtilmiştir.
Anahtar Kelimeler: E-Sunum, Web 2.0, Prezi, Toondoo.
14
FARKLI EĞİTİM KURUMLARINDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN
EMPATİK EĞİLİMLERİNİN İNCELENMESİ
Gizem SAYGILI, Süleyman Demirel Üniversitesi, [email protected]
Halit KIRIKTAŞ, Dokuz Eylül Üniversitesi, [email protected]
Hüseyin Talha GÜLSOY, Süleyman Demirel Üniversitesi,[email protected]
Bu araştırmanın amacı farklı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin empatik
eğilim düzeylerini bazı değişkenlere göre belirlemektir. Araştırmaya farklı eğitim
kurumlarında görev yapan 71 kadın ve 41 erkek olmak üzere toplam 112 öğretmen katılmıştır.
Katılımcıların empatik eğilim düzeylerinin belirlenmesinde Dökmen (1988) tarafından
geliştirilen Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde
SPSS 15.0 for Windows programında One Sample Kolmogorov-Smirnov testi, independent t
test, One Way ANOVA testi ve frekans analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda kadın
öğretmenlerin erkek öğretmenlerden ve evli öğretmenlerin bekar öğretmenlerden daha yüksek
empatik eğilim düzeyine sahip oldukları tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların cinsiyet ve
medeni durumları ile empatik eğilim düzeyleri arasındaki bu farklılıkların istatistiksel olarak
anlamlı olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Bunun yanında öğretmenlerin empatik eğilim
düzeylerinin görev yaptıkları okulların sosyo-ekonomik özelliklerine, görev yapılan okul
türüne (devlet okulu veya özel okul), öğretmenlerin eğitim düzeylerine ve kıdem
değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak
öğretmenlerin tüm değişkenlere göre empatik eğilim düzeylerinin farklılık göstermediği
sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Mesleği, Empatik Eğilim, Sınıf İçi İletişim.
15
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİNİN ŞAŞIRTICI OLAYLAR’A
[DİSCREPANT EVENTS] İLİŞKİN METAFORİK ALGILARI
Arş. Gör. Kibar SUNGUR GÜL, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmenlerinin şaşırtıcı olaylara ilişkin sahip
oldukları zihinsel imgelerini (metaforları) metafor tekniğini kullanarak tespit etmektir.
Çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında Kayseri ili Talas ilçesinde görev yapan 19
(n=19) fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel olarak gerçekleştirilen bu araştırma
“olgubilim” desenine göre yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi yapılarak fen bilgisi
öğretmenlerinin “şaşırtıcı olaylara” ilişkin algıları 4 adet farklı kavramsal kategoride
oluşmuştur. Fen bilgisi öğretmenlerinin şaşırtıcı olaylara ilişkin oluşturdukları metaforları
kavramsal kategorilere ayrıldığında en çok metafor bulunan kategorinin “Gerçekleşme zamanı
kestirilemeyen bir durum olarak şaşırtıcı olaylar” olduğu görülmektedir. Ayrıca öğretmenlerin
şaşırtıcı olaylara ilişkin algılarını detaylı olarak belirlemek amacıyla öğretmenlerden şaşırtıcı
olayları açıklarken yararlandıkları örnekler istenmiştir. Öğretmenler verdikleri örneği
ünite/tema, şaşırtıcı olay örneği ve fizik/kimya/biyoloji alanlarına göre ayırarak ölçme
aracında bulunan ilgili tabloyu doldurmuştur. Tablodan elde edilen veriler betimsel analize
tabi tutularak sonuçları rapor edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmeni, Şaşırtıcı Olaylar, Metafor.
16
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS PROGRAMININ ÖĞRETMEN
ADAYLARININ MESLEĞE İLİŞKİN TUTUM, ÖZ-YETERLİK ALGILARI
ÜZERİNE ETKİSİ
Mahmut POLAT, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi
Kadriye BAYRAM, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Elifcan KARAAVCI, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi
Eğitim fakülteleri lisans programlarında yer alan konu alanı, genel kültür, alan eğitimi
ve pedagojik formasyon dersleri, bireylere hedef bilgi ve becerileri kazandırma, yeni vizyon
oluşturma ve nitelikli öğretmen yetiştirme sürecinde oldukça etkilidir. Çünkü öğretmenlerin,
öğretmenlik mesleğine ilişkin geliştirdikleri öz-yeterlik inançları ile sahip oldukları mesleki
tutum ve beklentileri, öğretim programı uygulama sürecini etkileyen temel değişkenler
arasında görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı; öğretmen adaylarının öğretmen öz
yeterlik algıları, mesleki beklentileri ile öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarının ilk yıla
göre araştırma süresince nasıl bir değişiklik gösterdiğini incelemektir. Bu bağlamda Nevşehir
Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında
öğrenim gören 40 öğretmen adayı ile gerçekleştirilen bu çalışma, iki yıllık boylamsal bir
araştırma niteliğinde olup, 2012-2014 akademik yıllarını kapsamaktadır. Çalışmada betimsel
araştırma yöntemi kullanılmıştır.
Çalışmada veriler, Tschannen-Moran ve Hoy (2001) tarafından geliştirilen, Çapa,
Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan “Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği”
ve Emir (1996) tarafından geliştirilen “Mesleki Tutum Ölçeği” ile 2 yıllık periyotta tekrarlı
ölçümler yapılarak toplanmıştır. Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği 9’lu Likert tipinde olup 24
maddeden oluşmaktadır ve ölçeğin maddeleri üç faktör altında toplanmıştır. Mesleki tutum
ölçeği ise, 10 olumlu ve 10 olumsuz tutumu yansıtan ifadelerden oluşan 20 maddelik likert
tipi bir ölçektir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 20 iken; en yüksek puan 100’dür.
Ölçeklerden elde edilen verilerin analizinde; aynı çalışma grubuna ait ön-test ve sontest puanlarının farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla bağımlı gruplarda t-testi
uygulanarak etki büyüklüğü hesaplanacaktır. Ayrıca cevaplara ilişkin betimsel istatistik
yöntemleri (aritmetik ortalama, standart sapma, frekans...) kullanılacaktır. Öğretmen
adaylarının öğretmen öz-yeterlik algıları ile mesleğe ilişkin tutumlarının cinsiyet ve akademik
başarılarına göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla bağımsız ttesti kullanılacaktır. Toplanan verilerin analizi aşamasında parametrik varsayımların
sağlanmadığı koşullarda non-parametrik testlerden yararlanılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Öz-Yeterlik Algısı, Mesleki Tutum,
Programı.
Öğretmen Yetiştirme
17
HAYAT BİLGİSİ DERSİ DUYUŞSAL KAVRAMLARININ GELİŞİM, PROGRAM,
DERS-ÇALIŞMA KİTABI VE KAZANIMLAR
AÇISINDAN İNCELENMESİ
Mavişe Eda KARACA, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Tansu TUFAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Ebru AYDIN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
İlkokul birinci ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulan Hayat Bilgisi dersi, öğrencilere
gerek doğal gerekse toplumsal yaşama en üst düzeyde uyum sağlayabilmesi için işlevsel bir
derstir. Bireye kendi yaşantısı yoluyla toplumun istediği davranışı kazandırma süreci olarak
bilinen eğitim sürecinde fen bilimleri ve sosyal bilgiler alanlarına temel oluşturacak nitelikteki
bilgileri öğrencilere kazandırmayı hayat bilgisi dersi hedeflemektedir. Bilindiği gibi nitelikli
bir eğitim programı için, öğrencinin gelişimine uygun olması ve öğrencinin öğrendiklerini
davranışa dönüştürebiliyor olması gerekmektedir. Sınıf öğretmenlerinin bu hedefleri ne
ölçüde gerçekleştirdiği ise tartışma konusudur. Yapılan bu çalışma, hayat bilgisi dersi
duyuşsal kavramlarının gelişim, program, ders-çalışma kitabı ve kazanımlar bakımından
incelenmesini amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda öğretmen görüşlerine göre programın
yeterliliği birinci ikinci ve üçüncü sınıf hayat bilgisi dersindeki duyuşsal kavramlar
değerlendirilmek istenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin cinsiyet kıdem ve okuttuğu sınıf düzeyi ve
öğretmenlikteki kariyerine göre görüş farklılıklarının olup olmadığı analiz edilmek
istenmiştir. Veri toplama aracı Narman (2011) tarafından geliştirilen “Hayat Bilgisi Dersi
Duyuşsal Kavramlarının Gelişim, Program, Ders-Çalışma Kitabı ve Kazanımlar Açısından
İncelenmesi” ölçeğinden yararlanılmış araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Geliştirilen bu
ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları uzman görüşleri de alınarak yeterli olacağı
varsayılmıştır. Verilerin analizinde ANOVA testi kullanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Duyuşsal Kavramlar, Kazanımlar.
18
HAYAT BİLGİSİ DERSİ DUYUŞSAL KAVRAMLARININ
SINIF ÖĞRETMENLERİNİN GÖRÜŞLERİNE GÖRE İNCELENMESİ
Ebru AYDIN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Tansu TUFAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Mavişe Eda KARACA, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Vedat AKTEPE, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
İlkokul birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulan hayat bilgisi dersi, doğal ve
toplumsal yaşama öğrencilerin en üst düzeyde uyum sağlayabilmesi için okutulan işlevsel bir
derstir. Bireye kendi yaşantısı yoluyla toplumun istediği davranışı kazandırma süreci olarak
tanımlanan eğitim süreci hayat bilgisi dersi, fen bilimleri ve sosyal bilgiler alanlarına temel
oluşturacak nitelikteki bilgileri öğrencilere kazandırmayı amaçlamaktadır. Bilindiği üzere
nitelikli bir eğitim programının, öğrencinin gelişimine uygun olması ve öğrencinin
öğrendiklerini davranışa dönüştürebiliyor olması gerekmektedir. Sınıf öğretmenlerinin bu
hedefleri ne ölçüde gerçekleştirdiği ise tartışma konusudur. Yapılan bu çalışma, hayat bilgisi
dersi duyuşsal kavramlarının gelişim, program, ders-çalışma kitabı ve kazanımlar bakımından
incelenmesini amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda Nevşehir ilinde görev yapan belli
sayıdaki sınıf öğretmenlerinin görüşleri alınmış ve değerlendirilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin
cinsiyet kıdem ve okuttuğu sınıf düzeyi ve öğretmenlikteki kariyerine göre görüş
farklılıklarının olup olmadığı analiz edilmiştir. Araştırmada mevcut durumun ortaya konması
ve değerlendirilmesi yapılacağından, araştırma tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır.
Araştırmada veri toplama aracı olarak Narman (2011) tarafından geliştirilen ölçekten
yararlanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları uzman görüşleri de alınarak
yeterli olacağı varsayılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır.
Araştırmadan elde edilen verilerin analiz çalışmaları devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi, Sınıf Öğretmeni, Duyuşsal Kavramlar.
19
İLKOKUL ÖĞRETMENLERİNİN PERFORMANS GÖREVLERİNİN
KALDIRILMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Nihal YILDIZ, Necmettin Erbakan Üniversitesi, [email protected]
Necip IŞIK, Necmettin Erbakan Üniversitesi, [email protected]
Koray SERİN, Kastamonu Üniversitesi, [email protected]
Öğrencilere kazandırılmak istenilen bilgi, beceri ve davranışları ne oranda
kazandıklarını belirlemek amacı ile çoktan seçmeli, açık uçlu, eşleştirme gibi geleneksel
ölçme ve değerlendirme yaklaşımın yanı sıra proje, ürün dosyası, performans görevi
değerlendirme yaklaşımları kullanılmıştır. Özellikle ilkokulun ilk üç sınıfında yazılı ya da
sözlü sınav olmadığından ders içi performansların yanında ürün dosyası, proje ve performans
görevi gibi yaklaşımlar öğrencileri ölçme ve değerlendirme de daha önemli hale gelmektedir.
Ölçme ve değerlendirme de kullanılan yaklaşımlar zaman zaman değişiklik göstermektedir.
Performans görevleri önce öğrencinin kendisinin yapması şeklinde düzenlenmiş, daha sonra
2008 yılında öğretmen kontrolünde sınıfta yapılması şeklinde değiştirilmiştir. Ancak 2005
yılından bu yana mevcut olan performans görevleri 2014 yılında kaldırılmıştır.
Çalışmada, bir ölçme değerlendirme aracı olan performans görevlerinin
kaldırılmasının ilkokul öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada,
derinlemesine bilgi elde etmek amacıyla nitel bir yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmada nitel
araştırma deseni olan durum çalışması benimsenmiştir. Durum çalışması bir ya da daha fazla
olayın, sosyal grubun ya da birbiriyle bağlantısı olan sistemlerin derinlemesine incelendiği bir
yöntemdir. Veri toplama aracı, ilkokul öğretmenlerinin performans görevlerinin
kaldırılmasına yönelik görüşlerini ve kaldırılmasından kaynaklanabilecek problemleri ortaya
çıkarmak amacı ile yarı yapılandırılmış bir mülakat formu hazırlanmıştır. Mülakat soruları
hazırlanırken, performans görevlerinin olumlu ve olumsuz yönleri, performans görevlerinin
gerektiği gibi yaptırılıp yaptırılamadığı, öğrenciyi yeterli düzeyde ölçüp ölçemediği,
kaldırılması ile ortaya çıkabilecek olumsuzlukların neler olabileceği gibi görüşler üzerinde
durulmuştur. Araştırma da verilerin analizi nitel araştırma analiz yöntemlerinden olan içerik
analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini en az 3 yılını tamamlamış sınıf
öğretmenleri oluşturmaktadır.
Çalışmanın sonunda öğretmenlerin büyük çoğunluğunun performans görevinin
gerekliliğine inanmadığı, zaman ve araç gereç kısıtlığı gibi sebeplerden dolayı gerektiği gibi
yaptırılamadığı, öğrenciyi değerlendirmede yeterli olmadığı, kaldırılmasının olumlu
görüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca öğrenci değerlendirmesinde ders içi performans ve
gözlemin daha etkili olduğu saptanmıştır.
Anahtar
Değerlendirme.
Kelimeler:
Ölçme-Değerlendirme,
Performans
Görevi,
Performans
20
İLKÖĞRETİM BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN OKUMA BAŞARISINI
ETKİLEYEN SOSYO-KÜLTÜREL FAKTÖRELER
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Derya IŞIK, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Emine AKOSMANOĞLU, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Abdulhadi BİLİR, Bartın Üniversitesi, [email protected]
İlköğretim birinci sınıf, çocuğun okulla tanıştığı, öğreniminin alt yapısının
oluşturulduğu, okuma ve yazmaya ilk adımı attığı önemli bir dönemdir. Bu dönem
çocuklarına yapılacak eğitimin niteliği, her bir öğrencinin ilerdeki öğrenim ve sosyal
yaşamına etki edecektir. Öğrencilerin başarılarında çevresel faktörlerin etkisi de yadsınamaz
bir gerçektir. Çocuğun içinde yaşadığı toplum ve aile yapısı çocuğun ön bilgilerini
oluşturmakta bu da doğrudan başarıya etki etmektedir. Bu araştırmanın amacı, ilköğretim
birinci sınıf öğrencilerinin başarılarında etkili olan sosyo-kültürel faktörleri incelemektir.
Araştırma nitel bir araştırma olarak planlanmıştır. Araştırma Bartın ili TC. İl Özel İdaresi
Ağdacı İlkokulu’nda 1 sınıf ve 20 öğrenci ve Atatürk İlkokulu’nda 5 sınıf 166 öğrencinin
katılımıyla yapılacaktır. Veri toplama aşamasında gözlem metodu kullanılacaktır.
Öğrencilerin başarı durumları Türkçe Ders Kitabında bulunan gözlem formu ile belirlenecek
ve başarı durumlarında göre en üst ve en alt başarı grubunda bulunan öğrencilerin sosyoekonomik durumları belirlemeye yönelik anket uygulanacaktır.
Elde edilen veriler
tablolaştırılarak bulgular oluşturulacaktır.
21
KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ İLE ALAN BİLGİSİ SINAVININ ÖĞRETMEN
ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA İNCELENMESİ
Mustafa YAZICI, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, [email protected]
Ökkeş POLAT, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, [email protected]
Ülkemizde 13 Temmuz 2013 tarihinden itibaren öğretmenlerin atanabilmesi için KPSS
Eğitim Bilimleri Sınavına ek olarak öğretmenlerin alan bilgilerinin de ölçülmesi amacı ile
Öğretmenlik Alan Bilgisi Sınavı uygulanmaya başlanılmıştır. Bu çalışma öğretmen adaylarının
KPSS Eğitim Bilimleri Sınavına ek olarak yapılan Alan Bilgisi Sınavı hakkındaki beklenti,
görüş ve kaygılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma bir Devlet Üniversitesinin
Eğitim Fakültesinde okuyan 103 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Özel Durum Yönteminin
kullanıldığı bu araştırmada veri toplama aracı olarak açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Konu
hakkında uzman üç öğretim üyesinin görüşleri doğrultusunda ve pilot uygulama ile dönütler
alınarak form geliştirilmiştir. Elde edilen veriler Betimsel analiz ve içerik analiz teknikleriyle
incelenmiştir. Ayrıca özgün görüş ve düşünceleri yansıtacak şekilde doğrudan alıntılara da yer
verilmiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda öğretmen adaylarının % 64’ünün Alan sınavına
yönelik olumlu tutum sergiledikleri ancak mevcut atama kriterlerine ek olarak lisans diploma
notunun da ilave edilmesini istedikleri, Alan sınavını mesleki yeterlilik açısından olumlu
buldukları ancak yine de bir sınav kaygısı taşıdıkları tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Alan Bilgisi Sınavı, KPSS Eğitim Bilimleri Testi, Mesleki
Yeterlilik, Öğretmen İstihdamı.
22
MATEMATİK DERSİ WEBQUEST TASARIM SÜRECİNE YÖNELİK GÖRÜŞLER
Gizem KÜÇÜKKÖR, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Aytaç KURTULUŞ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Seçmeli bir ders olarak İlköğretim Matematik Öğretmen adaylarına verilen Matematik
Öğretiminde yeni yaklaşımlar dersi kapsaminda ele alınan yaklaşımlardan biride Webquestler.
Webquest, Bernie Dodge ve Tom March tarafından 1995 yılında San Diego State
Üniversitesi’nde geliştirilmiştir. Bu yaklaşımda amaç öğrencilere internet kaynaklarını
kullandırarak, süreçteki işlem basamakları sayesinde öğrenciye rehberlik ederek onlara üst
düzey düşünme becerilerini kazandırmaktır. Bir senaryo kapsamında verilen görev genellikle
grup etkinliklerinden oluşur ve öğrenciler için rol oynama içerir. Öğrenciyi aktif öğrenen
konuma getiren ve öğretmen rehberliğinde gerçekleştirilen bir uygulama ortamı sunan
Webquestler yapılandırmacı yaklaşımıda desteklemektedir. Bu uygulamalarda amaca
ulaşabilmek için öğretmenin rehberliği çok önemlidir. Hatta öğretmen sadece rehber değil
uygulamayı tasarlayan kişi olduğu için yaklaşımı çok iyi bilmesi gerekir. Genellikle, bir
öğretmenin kendi öğrencileri için belirleyeceği kazanım ya da kazanımlara uygun bir
Webquesti kendi tasarlaması gerekir.
Bu ders kapsamında ele alınan Webquest
uygulamasından sonra öğretmen adaylarının yaparak öğrenmesi amacıyla her birinin
ilköğretim matematik dersi öğretim programındaki kazanımları temel alarak bir Webquest
tasarlamaları istenmektedir. Öğretmen adaylarından birinin hazırladığı bir Webquest
tanıtılarak 2014-2015 öğretim yılı güz döneminde dersi alan 20 öğretmen adayının Webquest
tasarım sürecinde izledikleri yollar, yaşadıkları zorluklar, tasarım sürecine yönelik görüşleri
alınarak çalışma kapsamında paylaşılacaktır.
23
MATEMATİK ÖĞRETİMİNDE GEOGEBRA KULLANIMI:
5. SINIF DÜZEYİNDE ETKİNLİK GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI
Feride BULUT, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Emre EV ÇİMEN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Yenilenen eğitim öğretim yaklaşımları ve gelişen teknolojiler ile birlikte matematik
öğretimine yeni yaklaşımlar entegre edilmekte ve matematiğin önemi her geçen gün daha da
anlaşılmaktadır. Yeni uygulamalarla birlikte, yalnız matematik alanında değil diğer alanlarda
da daha anlaşılır ve öğrenilebilir eğitim öğretim ortamları oluşturulmaya çalışılmaktadır. Son
yıllarda bilim ve teknolojideki gelişmeler matematik eğitimindeki yol, yöntem ve yaklaşımları
da etkilemektedir ve teknolojinin matematik eğitiminde çeşitli amaçlar ile kullanılması önemli
görülüp, pek çok araştırmada önerilmektedir. Bilgisayar destekli matematik öğretimi ve
matematik yazılımlarının öğrenme ortamında kullanılması amacıyla çalışmalar yapılmaktadır
ve bu çalışmalar her geçen gün daha da yaygınlaşmaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde,
bilim ve teknolojideki son yeniliklerin, okulöncesinden üniversite sonrasına kadar tüm eğitim
dünyasını etkilediği görülmektedir. Benzer şekilde, yeniliklerin, öğretim programının yapı
öğelerini ve bileşenlerini değiştirdiği; okullarda bazı iyileştirme hareketlerine katkı sağladığı
araştırmalarda dile getirilen, önemli bir konudur. Matematik öğretiminde çeşitli bilgisayar
programları bulunmaktadır. Bunlardan birisi de GeoGebra(GeoCebir) olarak da anılan,
ücretsiz, açık kaynak kodlu bir programdır. GeoGebra, bilgisayar cebiri sistemlerinin
özelliklerini ve dinamik geometri yazılımı özelliklerini bir arada bulundurması yönü ile
matematik eğitimine katkı sağlayan önemli bir programdır. Akıllı tahtaya entegre edilebilme
özelliği, kullanım kolaylığı ve çeşitli dillere çevrilmesi yönleriyle de kullanışlı bir program
olmaktadır. GeoGebra, anlamlı öğrenme, buluş yolu ile öğrenme ve yapılandırmacı öğrenme
yaklaşımlarına ve işbirlikçi öğrenmeye uygun özelliktedir. Bilginin yapılandırılması,
somutlaştırılması, görselleştirilmesi, ilişkilendirilmesi gibi pek çok konuda yararlanılabilecek
yapıda bir program olmaktadır ve böylece öğrenmenin daha kolay, etkili ve kalıcı yapılması
konusunda öğretmene yardımcı olmaktadır. Çalışmanın amacı, matematik öğretiminde
GeoGebra programı kullanılarak 5.sınıf düzeyinde, programda yer alan kazanımlara uygun
araştırmacılar tarafından etkinlik oluşturmak ve etkinlikleri bazı değişkenler açısından
incelemektir. Araştırma nitel araştırma deseninde, özel durum çalışması olarak tasarlanmıştır.
Araştırmada, GeoGebra programı kullanılarak “Geometri ve Ölçme” öğrenme alanında, her
bir kazanıma uygun toplamda 20 etkinlik oluşturulmuştur. Bu etkinlikler “temel geometrik
kavramlar ve çizimler, üçgen ve dörtgenler, alan ölçme ve geometrik cisimler” alt öğrenme
alanları içerisindeki kazanımları ortaya çıkarmaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Etkinlikler
Geogebra programında uygulamalar şeklinde yönergeleriyle birlikte verilmiştir. Çalışmada,
teknoloji temelli geometri öğretimini destekleyen uygulanabilir somut örnekler sunmak;
etkinliklerin yatay ve dikey uzantılarını tartışmak yolu ile matematik öğretmenlerine
GeoGebra programı kullanılarak etkinliklerin geliştirilmesi ve uygulanması konusunda fikir
verici önerilerde bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Bilgisayar Destekli Matematik, Gogebra
Programı.
24
MATEMATİK ÖĞRETMENLERİNİN OLASILIK KAVRAMINA İLİŞKİN
ALGILARI
Arş. Gör. Salih ÇAKIR, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Hasan ÇOKÇALIŞKAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi,
[email protected]
Olasılık kavramı, hem öğretmen hem de öğrencilerin öğrenmekte zorluk çektikleri
kavramların başında gelmektedir. Olasılık birçok meslekte ve günlük hayatta aldığımız pek
çok kararda önemli bir role sahiptir. Bu işler yapılırken genel olarak ilişkilendirme ve akıl
yürütme becerisini kullanırız. Öğrencilerin ve öğretmenlerin çoğu bu becerileri
kullanmalarına rağmen pek çok olasılık kavramı hakkında bir anlayış geliştirememekte ve
olasılık olayları hakkında neden bulmada zorlanmaktadırlar.
Bu sebeple, olasılık
kavramlarının anlaşılması birçok öğrenci hatta öğretmen için kolay değildir. Yapılan
çalışmalar incelendiğinde, öğrenci ve öğretmenlerin olasılık kavramlarını anlamaya çalışırken
soyut kavramları tam olarak zihinlerinde canlandıramadıkları, anlamayı daha çok sezgisel
olarak gerçekleştirmekte olduklarını, bu sezgilerin büyük bir çoğunluğunun yanlış ve yanıltıcı
olduğunu ve öğrencilerde sonradan düzeltilmesi oldukça zor kavram yanılgılarına neden
olduğunu kanıtlamıştır. Bu çalışmada, matematik öğretmenlerinin olasılık kavramlarına
ilişkin algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca katılımcıların olasılık kavramlarını
algılama düzeyleri ile bu kavramları anlama düzeyleri ortaya konulmuştur. Araştırma nitel
araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre yürütülecektir. Veri toplama aracı olarak 4
sorudan oluşan açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Veriler, nitel analiz yöntemlerinden içerik
analizi yoluyla analiz edilecektir. Elde edilen veriler eşliğinde alana katkı getirecek önerilerde
bulunulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Olasılık, Matematik Öğretmeni, Kavram Algısı.
25
MATEMATİK ÖĞRETMENLERİNİN OLASILIK KONUSU HAKKINDAKİ
BİLGİLERİ VE EKSİKLİKLERİ
Arş. Gör. Hasan ÇOKÇALIŞKAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi,
[email protected]
Olasılık konusu, hem öğretmen hem de öğrencilerin öğrenilmesinde zorluk çektikleri
konuların başında gelmektedir. Olasılık birçok meslekte ve günlük hayatta aldığımız pek çok
kararda önemli bir role sahiptir. Buna rağmen, olasılık kavramlarının anlaşılması birçok
öğrenci hatta öğretmen için kolay değildir. Öğrencilerin ve öğretmenlerin çoğu pek çok
olasılık kavramı hakkında bir anlayış geliştirmekte ve olasılık olayları hakkında neden
bulmada zorlanmaktadırlar. Bu nedenle, bu çalışmada, olasılık kavramlarının öğrenilmesinde
karşılaşılan zorluklar ile bu kavramların yeterince iyi öğrenilememe nedenleri araştırılmış, bu
nedenler ortaya koyulmaya çalışılmış ve bu nedenlere bağlı olarak çözüm önerileri
sunulmuştur. Yapılan çalışmaların çoğunda, öğrenci ve öğretmenlerin olasılık konularını
anlamaya çalışırken soyut kavramları tam olarak zihinlerinde canlandıramadıkları, anlamayı
daha çok sezgisel olarak gerçekleştirmekte olduklarını, bu sezgilerin büyük bir çoğunluğunun
yanlış ve yanıltıcı olduğunu ve öğrencilerde sonradan düzeltilmesi oldukça zor kavram
yanılgılarına neden olduğunu kanıtlamıştır. Bu çalışmada; olasılık konusunda yapılmış olan
çalışmalar ışığında elde edilen bulgulardan yararlanılarak öğretmenlere sorular yöneltilmiş ve
cevaplar ışığında kavramların öğrenilememe nedenleri sınıflandırılmıştır. Ayrıca olasılık
kavramlarının öğrenilememe nedenleri de araştırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Olasılık, Kavram Gelişimi, Kavram Yanılgısı, Muhakeme Etme
Becerisi, Önbilgilerin Yeterliliği.
26
MATEMATİK BEŞİNCİ SINIF DERS KİTAPLARININ PROBLEM TEMELLİ
İNCELENMESİ
Gökçe ERTAŞ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Sinem ŞENGÜL, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Emre EV ÇİMEN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Eğitimin, bireyin bulunduğu çevre içerisinde çeşitli yaşantılar sonucu kazanmış olduğu
nispeten kalıcı davranış değişikliği şeklinde tanımlandığı bilinmektedir. Eğitimin sürekli
değişim içinde olan bir süreç olduğu gerçeğinden hareketle, eğitime olan bakış açısı, eğitimde
yer alan yöntem ve teknikler, eğitimde benimsenen yaklaşımlar da gün geçtikçe
değişmektedir. Bu değişen yaklaşımların en iyi örneklerine, tartışmasız önemli bir disiplin
olan matematik öğretiminde de rastlanmaktadır. Matematik eğitiminde yenilenen yaklaşım ve
yapılandırmacı öğrenme kuramına uygun yenilenen öğretim programları ile geleneksel eğitim
anlayışı yerini yeni yaklaşımlara bırakmıştır. Matematik öğretiminin problem çözme,
muhakeme etme, ilişkilendirme gibi pek çok derin amacı bulunmaktadır ve bu amaçlar bireyin
zihinsel gelişimini sağlamada, hayatta mutlu bir birey olmasında önemli görülmektedir.
Ulusal ve uluslararası pek çok standartta matematiğin en önemli hedeflerinden birisinin
bireylerin problem çözme becerisini geliştirmek ve böylece gerçek dünya problemlerinin
üstesinden gelen bireyler olmalarını sağlamak olduğu bilinmektedir. Bu nedenle matematik
eğitimcileri, problem çözme yaklaşımını her düzeyde, her konunun içine entegre etmelidir;
problem çözmeyi daha geniş bir yelpazede ele almalı ve önemsemelidir. Çünkü problem,
bugüne kadar matematik derslerinde görülen dört işlem sorularından ibaret değildir, aksine
problem, çok daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Problem, içinde bilinmeyen kısımların
olduğu, dikkat ve ilgi çeken, ön öğrenmelerin kullanıldığı, belli stratejilere dayanarak
çözülmesi beklenen sorunlar veya bir güçlük olarak tanımlanmaktadır. Problem çözme ise bu
sorunları çözerken izlenilen süreçtir ve üst düzey düşünme becerilerin kullanımını sağlayan ve
bu becerileri geliştiren yöntemlerden biridir. Öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini
geliştirmek için, matematik öğretiminde rutin olan problemlerin yanı sıra rutin olmayan
problemlerle de çalıştırılması önemli görülmektedir ve matematik öğretim programında da yer
verilen önemli bir konudur. Bu bakış açısı ile, araştırmada 2014 – 2015 eğitim öğretim
yılında okutulan beşinci sınıf ders kitapları problem temelli incelenmiş; örnek, alıştırma ve
problem niteliği taşıyan uygulamalar, sorular kategorize edilmiş; problemler ise rutin olup
olmama durumuna göre tekrar ele alınmış, ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Çalışma nitel
araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Her bir
kategoride (örnek, alıştırma ve problem) var olan dağılım ve rutin olan / olmayan problem
miktarı her bir kaynak için incelenmiş ve programda yer alan amaçlar ile karşılaştırılmalı bir
biçimde; ders kitaplarından direk alıntılar yapılarak sunulmuştur. Araştırmada, ders
kitaplarında yer verilen soruların, uygulamaların daha çok örnek ve alıştırma niteliği taşıdığı
problemlere ve özellikle rutin olmayan problemlere yeterli önemin gösterilmediği sonucuna
ulaşılmıştır. Matematik öğretiminde problem çözme becerisinin geliştirilmesinde problemler
ile özellikle rutin olmayan problemler ile çalışılması gerektiğinin önemine dikkat çekilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Problem Çözme, Rutin Olan/Olmayan
Problemler.
27
MATEMATİK ALTINCI SINIF DERS KİTABININ PROBLEM TEMELLİ
İNCELENMESİ
Kübra MASKAN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Kadriye TURAN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Emre EV ÇİMEN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Problem deyince akla, genel olarak dört işlem üzerine kurulu, senaryolaştırılmamış,
basit cümlelerle ifade edilen soru kalıpları gelmektedir. Problem, kısaca bir sorun veya
güçlük olarak tanımlanıp; temelde bireyin bir hedefe ulaşmasında karşısına çıkan çatışmalar
ve engellemeler olarak ifade edilmektedir. Bir diğer tanımda problem, kişide çözme arzusunu
uyandıran ve çözüm süreci hazırda olmayan fakat kişinin bilgi ve deneyimlerini kullanarak
çözebileceği durumlar olarak geçmektedir. Problem çözme gerek ulusal gerekse uluslararası
pek çok çalışmada vurgulanan ve matematik eğitiminin merkezinde yer alan önemli bir
konudur. Bu önemden hareketle, matematik öğretiminin amaçlarından biri hatta ilki,
bireylerin problem çözme becerisini geliştirmek olarak verilmektedir. Ortaokul matematik
öğretim programında problem çözme becerilerinin “rutin olmayan problemler” kapsamında
düşünülmesi özellikle belirtilen bir konudur. Bu gerçekten hareketle, öğretmenlerin
matematik öğretiminde yararlandıkları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2014 – 2015 eğitim
öğretim yılı için önerilen matematik ders kitabının problem temelli incelenmesi
amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme
yönteminden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada iki amaç belirlenmiştir. Birinci
amaç; özel bir yayınevi tarafından hazırlanan altıncı sınıf matematik ders kitabının problem
temelli incelenmesidir. Bu amaca uygun olarak; ders kitabının içeriğinde yer verilen
uygulamaların (örnekler, öğrendiklerimizi uygulayalım, etkinlikler) örnek, alıştırma ve
problem kategorilerinden hangisine uydukları incelenmiştir. Devamında problem özelliği
taşıdığı değerlendirilen uygulamalar; kendi içinde rutin olma/olmama durumuna göre tekrar
gözden geçirilmiş; doğrudan alıntılar yapmak sureti ile bulgular bölümünde örneklenerek
sunulmuştur. Araştırmada altıncı sınıf ders kitabında yer verilen çalışmaların, uygulamaların
genelde örnek ve alıştırma düzeyinde kaldığı; problem kategorisinde bulunanların da rutin
(alışılmış) problem yapısında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ders kitaplarının, problem
çözme temelli incelenmesi sonucu, kitapların öğretim programının amacına paralel bir
yaklaşım ile problem çözme, muhakeme etme, ilişkilendirme temelli yapılandırılması
gerektiği değerlendirilmektedir. Ek olarak, kitaplarda örnek-alıştırma düzeyinin üzerindeki
uygulamalara problemlere daha fazla yer verilmesi ve özellikle rutin olmayan problemler yolu
ile bireyin üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi amaçlı hareket edilmesi
önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Problem Çözme, Rutin Olan/Olmayan
Problemler.
28
MATEMATİK YEDİNCİ SINIF DERS KİTAPLARININ PROBLEM TEMELLİ
İNCELENMESİ
Merve YETKİN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Rukiye TURAN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Merve TEKCAN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Emre EV ÇİMEN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Eğitim; yeni nesillerin yetiştirilmesinde önemli bir misyon üstlenir ve bireylerin
gerekli olan bilgi ve becerileri kazanmalarına ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme
faaliyeti olarak görülmektedir. Günümüz dünyasında eğitim ve öğretim faaliyetlerinin; bilgi
edinme ve bilgiye ulaşma yollarının önemi her geçen gün daha da anlaşılmaktadır. Eğitim
içerisinde yer alan önemli alanlardan birisi de matematiktir. Matematik; insan ürünü olan akıl,
mantık ve düşünce bilimi olarak tanımlanmaktadır. Matematik, bireylerin düşünme
becerilerini geliştirmekle kalmayıp, bireylerin dünyaya bakış açılarını da değiştirmekte ve
yaşamına dolaylı da olsa mutlaka katkı sağlamaktadır. Matematik, günlük yaşamımızdaki
problemlerin çözülmesinde yardımcı olan önemli araçlardan birisidir. Problem çözme,
matematik öğretiminin geneline nüfuz etmiş; önemli bir amaç olmaktadır. Problem
çözümünde özel strateji ve kuralların gelişimi kadar, bu kuralları kullanılabilecek düşünme
tekniklerinin geliştirilmesi de önemli görülmektedir. Problem, özünde, bireyin belirlenen
hedefe ulaşmada engel ile karşı karşıya kaldığı çatışma hali olarak tanımlanmaktadır. Böyle
bir durumda problem çözme, karşılaşılan engeli atlatmanın en iyi yöntemini bulmak olarak
değerlendirilmektedir. Matematik öğretim programında geçen, “matematik derslerinde
alıştırma niteliğindeki rutin problemlerle yetinilmemeli, sınıfın seviyesine uygun rutin
olmayan problemler de sunmaya özen gösterilmelidir” ifadesi ile bireylerde problem çözme
becerisinin geliştirilmesinde rutin olmayan problemlerin kullanılmasına vurgu yapılmaktadır
ve söz konusu vurgu, bu araştırmanın hareket noktasını oluşturmaktadır. Yenilenen
matematik öğretim programına uygun hazırlanmış, yedinci sınıf düzeyinde, 2014 – 2015
eğitim öğretim yılı için kullanılması önerilen MEB ve özel bir yayınevine ait iki adet ders
kitabının problem temelli incelenmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Amaca uygun
olarak araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi
kullanılmıştır. Her iki ders kitabında; yer verilen uygulamaların örnek, alıştırma ve problem
kategorilerinden hangisine uydukları ayrı ayrı incelenmiştir. Problem özelliği taşıyan
uygulamalar rutin/alışılmış problem olup olmadığı yönü ile tekrar incelenmiştir. Her bir
kategori ders kitaplarından seçilen doğrudan alıntılar ile örneklendirilmiştir. Araştırmada
ulaşılan bulgular, öğretim programının amacı ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.
Araştırmada ders kitaplarında yer verilen uygulamaların rutin olmayan problemler
kapsamında düşünülmediği değerlendirilmiştir. Matematik öğretiminde ders kitaplarının
kullanımının yaygın olduğu gerçeğinden hareketle, bu çalışmada, örnek ve alıştırma özelliği
taşıyan uygulamaların yanı sıra; ders kitaplarında problemlere ağırlık verilmesi ve rutin
olmayan problemlerin kitaplara entegre edilmesi önerisi yapılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Problem Çözme, Rutin Olan/Olmayan
Problemler.
29
ORTAOKUL FEN VE TEKNOLOJİ ÖĞRETİMİNDE YER ALAN ÖĞRENCİ
ÇALIŞMA KİTAPLARININ KULLANIMINA İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ
Mustafa YAZICI, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, [email protected]
Fetullah İNCE, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, [email protected]
Bu çalışmada Ortaokul Fen ve Teknoloji dersinde kullanılan öğrenci çalışma
kitaplarının kullanımı, öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Çalışmanın
amacı öğrenci çalışma kitaplarının uygulanmasında karşılaşılan güçlükleri ortaya koyarak
öğrenci çalışma kitaplarının daha etkin, işlevsel ve verimli olabilecek kitaplar haline
dönüştürülmesine katkı sağlamaktır. Araştırma, 2013–2014 eğitim öğretim yılında
Kahramanmaraş ilinde görev yapan 95 Fen ve Teknoloji öğretmeni ile 34 farklı Ortaokulda
yürütülmüştür. Bu araştırmada yöntem olarak Betimsel tarama yöntemi, veri toplama aracı
olarak ise “öğretmen görüş anketi” kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS paket programı
aracılığı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğrenci çalışma kitaplarının amacının
öğretmenlerce yeterince özümsenmediği, öğrenci hazırbulunuşluk düzeyinin ve ders süresinin
yetersizliği, deneylerde kullanılan malzeme eksikliği gibi sorunlar nedeniyle öğrenci çalışma
kitaplarının, Fen ve Teknoloji öğretiminde kullanımıyla ilgili çeşitli problemler olduğu tespit
edilmiştir. Ayrıca yapılan araştırmada çalışma kitaplarının Milli Eğitim Bakanlığı’nın
hazırlamış olduğu öğretmen kılavuz kitabındaki yönlendirmeler dâhilinde uygulanmadığı
sonucuna ulaşılmıştır. Fen ve Teknoloji ders süresinin tekrar gözden geçirilmesi, dersin
kazanımları ile ilgili etkinliklere yeterince yer verilmesi, etkinliklerin sınıf ve öğrenci
seviyeleri dikkate alınarak tekrar gözden geçirilerek hazırlanması gibi önerilerde
bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Öğrenci Çalışma Kitapları, Fen Öğretimi, Aktif Öğrenme.
30
ORTAÖĞRETİME GEÇİŞTE UYGULANAN YENİ SINAV SİSTEMİ (TEMEL
EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ) HAKKINDA ÖĞRENCİ
GÖRÜŞLERİ
Büşra ÇAĞLAR, Aksaray Üniversitesi, [email protected]
Türkiye’de var olan eğitim sistemi birbirinin devamı niteliğinde olan çeşitli
kademelerden oluşmaktadır. Kademeler arasında geçişlerin sağlanabilmesi için birtakım
sınavlara ihtiyaç duyulmaktadır. Daha evvel Seviye Belirleme Sınavı uygulanmış ihtiyaçları
yeterince gidermediği anlaşılınca içerik ve uygulanış şekli olarak yeniden düzenlenmiş ve
şimdiki Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi olarak ismi değiştirilmiştir. Bu
araştırmanın amacı; Ortaöğretime geçişte uygulanan yeni sınav sistemi hakkında öğrencilerin
görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla Yibitaş Lafarge Ortaokulu son sınıfında okuyan ve
amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen 18 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Öğrencilere
dört soruluk görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme formu ile toplanan veriler nitel araştırma
yaklaşımına uygun olarak içerik analizi yöntemi ile analiz edilerek tablolara işlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: TEOG, Öğrenci, Algı.
31
ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİYLE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
BEYTEPE YERLEŞKESİNDE EĞİTİM ORTAMININ İNCELENMESİ
Fadime AKAT, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Tuğba ECEVİT, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Yasemin BÜYÜKŞAHİN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Sevgi KINGIR, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Üniversite her kesimden insanın çeşitli dallarda kendini geliştirdiği bir ilim yuvasıdır.
Öğrenmelerin güçlülüğünü sağlamak için gereken şartlardan biri de şüphesiz ilim yuvaları
olan üniversite kampüslerinin fiziki şartlarıdır. Ortamın eğitime elverişli olmasının yanı sıra
içerisinde barındırdığı öğrenci ve öğretim görevlilerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek
kapasitede olmalıdır. Eğitim camiasının ihtiyaçları incelenecek olduğunda en önemlilerinden
biri olarak ulaşım göze çarpar. Bu çalışmanın amacı da Türkiye’nin büyük yerleşkelere sahip
köklü üniversitelerinden biri olan Hacettepe üniversitesinin kampüs içindeki ulaşım
uygulamasını irdelemektir. Yaşanan sorunları, kolaylıkları ve bu sorunları yaşayan
öğrencilerin önerilerini ortaya koyabilmek için nicel araştırma türlerinden durum çalışması
metodu kullanılmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan anket
veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemiyle
Hacettepe üniversitesi öğrencilerinden kolay ulaşılabilirliği nedeniyle eğitim fakültesi sınıf
öğretmenliğinde okumakta olan 80 kadın, 20 erkek olmak üzere toplamda 100 kişiden
oluşmaktadır. Toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Elde edilen
bulgulara göre yerleşke içinde yaşanan sıkıntılar arasında trafik uyarı ve işaret levhalarının
yetersizliği, otopark alanlarının yetersizliği, yerleşkeye ulaşım için otobüslerin yetersizliği en
çok dile getirilenlerdendir. Yerleşke içinde uygulanan trafikte yaya önceliğinin olması birçok
öğrenciyi memnun eden bir uygulamadır. Bu konuda yaşanan sıkıntı olarak bu kurala
uymayan Hacettepe üniversitesi stickeri taşımayan araçlardır. Bu kurala uymayanlar için
yaptırımlar uygulanması belli noktalara mobese kameraları yerleştirilmesi ya da daimi trafik
memuru bulundurulması görüşünde öğrenciler hemfikir olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca
trafik uyarı ve işaret levhalarında düzeltmeler yapılması ve eksiklerin tamamlanması
gerekmektedir. Yerleşkeye ulaşımda yaşanan otobüs sıkıntısı yüzünden öğrenciler saatler
öncesinden yola çıkmak zorunda kaldıklarını, duraklarda uzun kuyruklar oluştuğunu,
derslerine ve sınavlarına yetişmekte zorlandıklarını, zamanlarının çoğunu yolda geçirdiklerini
belirtmektedirler. Öğrenciler okula ulaşmak için birkaç vasıta değiştirmek zorunda
kaldıklarından dolayı ulaşıma harcanan paranın arttığını ifade etmişlerdir. Otobüslerin
yetersiz olması ve geç gelmesi ise öğrencileri otostop gibi farklı çözüm yolları denemeye
mecbur kaldıklarını söylemektedirler. Yerleşkeye ulaşım sorununun çözümünde üniversite ve
belediyenin işbirliği ile çalışılması; otobüs ve metroda düzenlemelere gidilmesi öğrencilerce
önerilmektedir. Ayrıca öğrenciler yerleşkeye ulaşımda belediyeden destek beklediklerini ifade
etmektedirler. Tüm bu sorunların ve çözüm önerilerin yanı sıra yerleşkede trafiğe yaya ya da
sürücü olarak katılan kişilerin büyük çoğunluğu yaya önceliği uygulamasından oldukça
memnundur.
Anahtar Kelimeler: Hacettepe Üniversitesi, Beytepe Yerleşkesi, Trafik, Ulaşım,
Öğretmen Adayları.
32
ÖĞRENCİLERİN FEN, MATEMATİK VE GERÇEK DÜNYA TEMALI FOTOĞRAF
ÇEKİMLERİNİN İNCELENMESİ
Çağla UYGUN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Emine KÜÇÜKKÖR, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Hale CANIGÜROĞLU, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Merve ÖZGÜR, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Seda ATAİZİ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Seda TAŞGİN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Emre EV ÇİMEN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Burcu ANILAN, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, [email protected]
Eğitim sistemi içerisinde, disiplinler arası ilişkinin kurulması eğitimin her aşamasında
alanlar arası ilişkiye verilen önemin artırılması ile sağlanabilir. Son yıllarda, anlamlı
öğrenmenin gerçekleşebilmesi için eğitimde farklı disiplinlerin ilişkilendirilmesine ve
sorunların çözümünde çok boyutlu yaklaşımın sağlanması gerektiğine vurgu yapılmaktadır.
Uygulama alanları ve problem çözmedeki bilimsel yaklaşımları açısından en uygun entegre
edilebilen disiplinlerin fen ve matematik olduğuna ilişkin; fen, matematik, diğer alanlar ve
gerçek dünya arasındaki entegrasyonun önemini belirten pek çok çalışma bulunmaktadır.
Benzer şekilde, yeni öğretim programlarında da, “öğrenciyi merkeze alan, becerilerin
gelişimine odaklanan, bilgi ve kavramları yaşamla ilişkilendiren, doğal dünyayı öğrenen ve
anlayabilen, toplum ve çevre arasındaki ilişkiyi kavrayabilen, bilimsel süreç becerilerini
kullanarak yeni bilgileri yapılandırabilen, kendi öğrenmelerinin farkında olabilen, doğal
çevreye ve mantığa önem verebilen özelliklere sahip olan öğrencilerin yetişmesi”
hedeflenmektedir. Programa uygun yetişen öğrenciler, bilimsel araştırma yapabilme becerisi
kazanıp bilimsel süreç becerilerini kullanarak, bilgiyi kendisi yapılandırıp
ilişkilendirdiğinden, fen ve matematik gibi farklı disiplinlerde birikim ve yeteneğe sahip
olacaklardır. Dolayısıyla fen ve matematik kavramlarını gerçek yaşam ile ilişkilendirip
bütünleştirebilme konusunda da zorlanmayacaklardır. Fen ve matematik gibi önemli
disiplinlerde birikim ve yeteneğe sahip öğrencilerin yetişmesi, disiplinler arası ilişki kurabilen
öğretmenlerin eğitim sistemine dâhil olması ile mümkündür. Öğretmen eğitiminde, genelde,
disiplinler arası ilişkiye; özel olarak fen, matematik ve gerçek dünya ilişkisine dikkat
çekilmek istenmektedir ve bu bakış açısı, çalışmanın hareket noktasını oluşturmaktadır.
Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan, bir ya da birkaç özel durumun
derinlemesine incelenerek analiz edilmesini sağlayan vaka çalışması modeli kullanılmıştır.
Bir devlet üniversitesinde, Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde eğitim gören, 70 birinci sınıf
öğrencisi ile çalışılmıştır. Araştırmada, fotoğrafın bir anlatım dili olduğu ve bir iletişim aracı
olduğu gerçeğinden yola çıkarak öğrencilerin fen ve matematik arasında ilişki kurma
durumları öğrenciler tarafından çekilen fen ve matematiği içeren fotoğrafların
değerlendirilmesi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Öğrencilerden fen ve matematik ilişkisini
ortaya koyan gerçek dünyadan iki fotoğraf karesi yakalamaları ve söz konusu ilişkiyi basılı
fotoğrafların altına açık ve anlaşılır bir dil ile yazılı olarak açıklamaları istenmiştir.
Araştırmada açıklamaların yeterli olup olmadığı, çekilen fotoğrafa uygunluğu,
kapsamı(fen, matematik alanlarından biri veya her ikisine uygun olma durumları) incelenmiş,
doğrudan alıntılar yapılarak, seçilen fotoğraf ve açıklama örnekleri ile bulgular bölümünde
sunulmuştur. Çalışmada amaçlanan disiplinler arası ilişkinin ve gerçek dünya ilişkisinin fen
bilgisi öğretmenliği birinci sınıf öğrencileri tarafından istenen düzeyde gerçekleştirilemediği
sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen eğitiminde disiplinler arası ilişkiye ve gerçek dünya
ilişkisine vurgu yapan çalışmaların yaygınlaştırılması ve bu amacın öğretmen yetiştirme
sürecinde göz önünde bulundurulması önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Fen ve Matematik Eğitimi, Disiplinler Arası Yaklaşım, Fen,
Matematik, Gerçek Dünya İlişkisi.
33
ÖĞRETMEN ADAYLARININ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ‘KÜLTÜREL
ZENGİNLİK’ KAVRAMINA İLİŞKİN FARKINDALIKLARI
Doç. Dr. Ali MEYDAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Mihriban YILDIRIM, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
İlkokul ve ortaokul programlarının temelini kavram, beceri ve değer öğretimi
oluşturur. İlkokul ve ortaokulda kavramlar her dersin içeriğine, öğrenme alanına ve sınıf
düzeyine göre farklılaşmakla birlikte genel anlamda basitten karmaşığa, somuttan soyuta
doğru bir gidiş söz konusudur. Soyut kavramlar üçüncü sınıftan itibaren verilmeye
başlanmakta ve beşinci sınıfla birlikte kültürle ilgili kavramlar yer almaktadır. Bu düzeyde
kültürle ilgili birçok farklı kavramı ele almak mümkündür: Kültür, kültürel zenginlik, kültürel
farklılık, kültürel unsurlar, çok kültürlülük gibi. Bu araştırma kapsamında ele alınacak kavram
olan kültürel zenginlik, bir toplumun ürettiği düşünce, inanç, sanat, toplumsal kurumlardan
oluşan kültürlerinin toplamıdır. Yani örfü, adeti, geleneği, göreneği, yemekleri, türküleri,
manileri, destanları, tarihi turistik yerleri, müzeleri, düğünleri, giysileri vs....dir. Bu
araştırmada, öğretmen adaylarının kültürel zenginlik farkındalıklarını belirlemek
amaçlanmıştır. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim döneminde Nevşehir Hacı Bektaş Veli
Üniversitesi Eğitim Fakültesinde sınıf öğretmenliği anabilim dalı üçüncü sınıf öğrencileri ile
gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, veriler 35 öğretmen
adayına uygulanan ve beş (5) sorudan oluşan açık uçlu soru formu yoluyla toplanmıştır.
Veriler içerik analizi yoluyla değerlendirilmiş, elde edilen sonuçlara göre öneriler
getirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Öğretmen Adayı, Kültür, Kültürel Zenginlik, Eğitim.
34
SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARI LABORATUVAR KULLANIMINDA
KENDİLERİNİ NE ÖLÇÜDE YETERLİ GÖRÜYOR?
Serhat YAŞAR, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Gökhan SERİN, Anadolu Üniversitesi, [email protected]
Laboratuvar uygulamalarının fen kavramlarını somutlaştırma adına önemli bir işlevi
olduğu bilinmektedir. Pratikte bu faydayı görebilmek için laboratuvar uygulamalarını
yürütecek olan öğretmenlerin bu alana hakim olması gerekmektedir. Sınıf öğretmenliği
bağlamında bu hakimiyetin ne ölçüde olduğu ise tartışma konusudur. Çünkü sınıf öğretmeni
adaylarının fen bilimleri derslerine yönelik olumsuz tutumlarının, onların laboratuvar
uygulamalarını da olumsuz etkilediği söylenebilir. Bu çalışma bu bakış açısından yola çıkarak
sınıf öğretmeni adaylarının laboratuvar kullanımında kendilerini ne ölçüde yeterli
gördüklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmaya Nevşehir Hacı Bektaş Veli
Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği programında okuyan birinci sınıflardan 35, ikinci sınıflardan
35, üçüncü sınıflardan 35 olmak üzere toplam 105 öğrenci katılmıştır. Veriler, Serin ve Ateş
(2012) tarafından uyarlanan laboratuvar kullanımına yönelik öz-yeterlik ölçeği uygulanarak
toplanmıştır. Ölçek 23 madde içermekte ve iki faktörden oluşmaktadır. Bu ölçekle birlikte
öğrencilerin cinsiyet, akademik not ortalaması, liseden mezun olunan alan ve lisede yapılan
deney sayısı gibi demografik bilgiler de toplanmıştır. Veriler, bağımsız gruplar t-testi
yapılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin laboratuvar kullanımına yönelik öz-yeterliklerinin
cinsiyete, akademik başarıya, mezun olunan alana ve yapılan deney sayısına göre değişme
durumu tartışılmıştır. Ayrıca bulgular, Serin ve Ateş (2012)’in bulguları ile karşılaştırılarak
öz-yeterliğin öğrencilerin üniversiteye yerleşme durumlarına göre değişmesi incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Laboratuvar, Öz-Yeterlik Algısı, Fen Eğitimi.
35
SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ OKUMA ALIŞKANLIKLARININ
BELİRLENMESİ
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Derya IŞIK, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Nazan DEMİR, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Okuma yaşam boyu devam eden, insanın kişisel gelişiminde önemli bir yere sahip
olan bir etkinliktir. Kişinin düşünce yapısını geliştirir; sözcük dağarcığını, bilgi ve birikimini
arttırır. Okuma alışkanlığı yaşam boyu sürekli ve düzenli okuma etkinliğidir. Okuma
alışkanlığı küçük yaşlarda kazandırılmalıdır. Bu alışkanlığın kazanılmasında aile ve çevrenin
yanı sıra öğretmenler önemli rol almaktadır. Öğretmenin okuma alışkanlığı öğrenciye de
yansıyacaktır. Bu araştırma Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Eğitimi
Anabilim Dalı öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarını incelemek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada öğretmen adaylarının kitap okumaya yönelik tutumları belirlenmiş ve
demografik özelliklerine göre incelenmiştir. Araştırmada öğretmen adaylarının kitap okuma
alışkanlıklarını belirlemek amacıyla, 30 maddeden oluşan, güvenirlik katsayısı 0.88 olarak
belirlenen ve Gömleksiz (2004) tarafından geliştirilen “Kitap Okuma Alışkanlığına İlişkin
Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Uygulanan ölçek yorumlanarak tablolar halinde sunulmuştur.
36
SINIF ÖĞRETMENLERİNİN HAYAT BİLGİSİ DERSİNDE KULLANDIKLARI
ÖĞRETİM STRATEJİ, YÖNTEM VE TEKNİKLERİNİ KULLANMA
SIKLIKLARININ VE YETERLİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ
Tuğba YAYCIOĞULLARI, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Ferhan GÜLER, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Rabia TAPAN, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Mustafa TAHİROĞLU, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Hayat Bilgisi dersi, toplumsal yaşamla ilgili temel bilgi ve becerileri, doğal, duygusal,
sanatsal olay ve olguları bir bütün olarak öğrencilere kazandırmaya çalışan mihver bir derstir.
Sınıf içinde öğrenme-öğretme sürecinin etkili bir biçimde yürütülmesi için öğretmenlerin
farklı strateji, yöntem ve teknikleri tanımaları; strateji, yöntem ve teknikler konusunda seçici
olmaları ve bu strateji, yöntem ve teknikleri etkin bir şekilde kullanmaları gerekmektedir.
Çalışma nicel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı ilköğretim (1-3.sınıf)
sınıf öğretmenlerinin, Hayat Bilgisi Dersinde kullanılan strateji, yöntem ve teknikleri
uygulamadaki yeterlik düzeylerini ve kullanma sıklıklarının belirlenmesidir. Araştırmanın
örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Nevşehir ilinde görev yapan 95 sınıf
öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi betimsel tarama modelidir. Araştırmada
verilerin elde edilmesinde Uysal (2010) tarafından geliştirilen anket uygulanmıştır.
Araştırmaya ilişkin veri toplama süreci devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi, Strateji, Yöntem, Teknik, Yeterlilik.
37
SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE BAKIŞ
AÇILARI
Esra ÇEVİK, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Yasemin BÜYÜKŞAHİN, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Tuğba ECEVİT, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Fadime AKAT, Hacettepe Üniversitesi, [email protected]
Öğretmen, resmi ya da özel bir eğitim kurumunda öğrencilerin öğrenme yaşantılarına
kılavuzluk etmek ve yön vermek amacı ile görevlendirilmiş kişi (Öncül, 2000: 866) olarak
tanımlanmaktadır. Öğretmenlik, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunun 43. Maddesinde ise
şöyle tanımlanmaktadır; “Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini
üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir.” Bir sınıf öğretmeninin farklı görev alanları vardır.
Bunlar öğretme görevleri, idare ve yönetim görevleri, mesleki/konu alanı uzmanlık görevleri
ile öğrenci danışmanlık görevleridir. Her bir görev alanı öğretmenin sahip olmasını gerektiren
farklı özelliklere sahiptir. Bunların başında konu alanı uzmanlık ve pedagojik uzmanlık gelir.
Görev tanımından da anlaşılacağı üzere öğretmenlik mesleği özveri isteyen zahmetli bir iştir.
Sınıf öğretmeni 6-10 yaş aralığında somut işlemler dönemindeki öğrencilere öğretimi
üstlendiğinden sorumluluğu daha fazla olan branşlardandır. Bu görev tanımları dolayısıyla
sınıf öğretmeni olarak yaşamayı tercih eden bireylerin meslek gereklerini yerine
getirebilmeleri için mesleklerine karşı olumlu tutumlar içerinde olmaları gerekmektedir.
Öğretmenlerin mesleğe yönelik olumlu algılar geliştirmesi, öğretmenlik mesleğini icra
ederken daha etkili olmalarını sağlayacaktır (Erdem, Gezer ve Çokadar, 2005). Aksi takdirde
öğretmen ve öğrenci açısından telafisi mümkün olmayan psikolojik sıkıntılar doğmaktadır. Bu
çalışmanın amacı sınıf öğretmenliğini tercih eden bireylerin bu mesleğe bakış açılarını,
beklentilerini, meslek yeterlilikleri hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Bu sebeple
derinlemesine araştırma için nitel araştırma türlerinden görüşme tekniği uygulanmıştır.
Çalışma bulgularıyla öğretmen adaylarının mesleğe bakış açıları farklı yönlerle tespit
edilmiştir. Öğretmen adayları çoğunlukla öğretmenlik mesleğinin öneminden bahsetmiş,
geçmişteki sınıf öğretmenlerinin kendilerinde bıraktığı olumlu etkiden söz etmişlerdir.
Fedakârlık ve sabır gerektiren bir meslek olarak tanımladıkları öğretmenliği öğrenci
öğrenmesinden sorumlu birey olarak görmektedirler. Adayların çoğunluğu meslek sürecinde
yapmaları gerekecek olan maddi manevi fedakârlıkların farkında olup kaçınmayacaklarını
belirtmişlerdir. İleride devlet garantisinde çalışmak istemeleri de hemfikir oldukları
hususlardan biridir. Araştırma sonuçlarına göre bakanlığa meslek karşılığı ücretin
iyileştirilmesi, okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi, öğretmen adaylarının seçiminde
psikolojik testlerin uygulanması; öğretmen yetiştirme kurumlarına öğrenciyi sahada yetiştirme
için daha uzun süre staj uygulanması, öğretim derslerine ağırlık verilmesi; öğretmen
adaylarına lisans eğitimleri sürecinde kişisel gelişimleri için daha fazla önem göstermeleri,
staj ve derslere yeterli katılım sağlamaları konularında önerilerde bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni Adayı, Öğretmenlik Mesleği, Mesleğe Bakış
Açıları.
38
SINIF ÖĞRETMENLERİNİN İLKÖĞRETİM PROGRAMINA
İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ
Güneş YAŞAR, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Elif Selin KART, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, , [email protected]
Özge ÖZBEĞ, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Şeyma Sıdıka LAFÇI, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, ı.seyma3894@ hotmail.com
Okul, çocukların sosyal hayata ayak uydurmalarında en önemli faktörlerden biridir.
Dolayısıyla ders programlarının hem öğrencilere hem de öğretmenlere en uygun şekilde
hazırlanması ve uygulanması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye
Kurulunun 12.07.2004 tarih ve 114, 115, 116, 117 ve 118 sayılı kararları ile ilköğretim
okulları için hazırlanan Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ile Fen ve
Teknoloji derslerinin öğretim programlarında değişiklikler yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı
mevcut ders programlarındaki değerlendirme sürecine ilişkin sınıf öğretmenlerinin
görüşlerinin değerlendirilmesi, performans değerlendirme boyutunun ve öğrenci ürün dosyası
boyutunun sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirmesini yapmaktır.
Araştırmanın evren ve örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Nevşehir ilinde görev
yapan 220 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi betimsel tarama modelidir.
Araştırmada verilerin elde edilmesinde Acat ve Demir Uzunkol (2010) tarafından geliştirilen
anketler uygulanmıştır. Araştırmacılar tarafından kullanılan anketlerin geçerlik ve
güvenirlikleri yapılmış toplamdaki güvenirlik alpha katsayısı ise 0.92 olarak hesaplanmıştır.
Anketteki veriler istatistiksel çalışma yapmak üzere kodlanıp SPSS programına aktarılmıştır.
Araştırmadan elde edilen verilerin analiz çalışmaları devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler:
Performans Çalışması.
Sınıf öğretmeni, İlköğretim Programı, Ürün Dosyası,
39
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENCİLERİNE GÖRE SOSYAL BİLGİLER
ÖĞRETMENİNİN SAHİP OLMASI GEREKEN DEĞERLER
İlknur KORKMAZ, Sakarya Üniversitesi, [email protected]
Doç. Dr. Sevgi COŞKUN KESKİN, Sakarya Üniversitesi, [email protected]
2005 yılında uygulamaya konulan ve yapılandırmacı anlayışa dayanan ilköğretim
programlarında “Değerler Eğitimi” konusuna önceki programlardan daha ağırlıklı ve açık bir
şekilde yer verilmiştir. Ancak programın bu boyutu yenilenen programın fikir temelini
oluşturan “yapılandırmacı eğitim” gibi, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin çoğunluğu
tarafından yeterince algılanıp, uygulamaya aktarılamamıştır. Değerler eğitimi anlayışının
yeterince algılanıp, doğru bir şekilde uygulamaya aktarılmasında, bu değerleri kazandıracak
öğretmenlerin yetiştirilmesinin önemi tartışılmaz bir konudur. Bu bağlamda yetiştirilen
öğretmen adaylarının değer yönelimlerini tespit etmek önemlidir. Bu araştırmada değer
eğitiminde önemli bir misyonu olan Sosyal Bilgiler Dersi öğretmeni olacak öğretmen
adaylarının; bir öğretmende bulunması gereken değerler algısını tespit etmek ve tespit edilen
değerlerin önem sırasını incelemek amaçlanmaktadır. Araştırma nitel araştırma
yöntemlerinden fenomenolojik desenle yapılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarında
bulunması gereken beş değer önem sırasına göre gerekçelendirerek yazılmıştır. Bu
araştırmanın çalışma grubunu Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan bir eğitim fakültesinde
2013-2014 ve 2014-2015 eğitim öğretim yıllarında öğrenim görmüş ve görmekte olan 150
Sosyal Bilgiler Anabilim Dalı öğrencisi oluşturmuştur. Elde edilen veriler, dokuman
analizine tabi tutularak betimsel analiz yapılmıştır.
Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının yarısından fazlası, bir sosyal bilgiler
öğretmeninde “vatanseverlik” değerinin olması gerektiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte bu
değer birincil olarak en fazla belirtilen değerdir. Bu değeri; saygılı olmak, güzel ahlaklı
olmak, adaletli olmak ve hoşgörülü olmak değerleri takip etmektedir. Bunun dışında
'vatanseverlik' değeri ile bu değeri takip eden 'saygılı olmak' değeri arasında oransal olarak
açık bir farklılık olduğu tespit edilirken diğer değerlerin çok daha yakın oranlarının olduğu
görülmüştür. Tüm bunlarla birlikte 'sabırlı olmak', 'demokratik olmak', 'dayanışmacı olmak',
'güvenilir olmak', 'insan haklarına saygılı olmak' gibi değerlerin çok az bir orana sahip olduğu
görülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Öğretmeni.
40
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLERİNİN MOTİVASYONEL KARARLILIK
DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ
Arş. Gör. Ahmet DURMAZ, Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Yrd. Doç. Dr. Barış ÇİFTÇİ, Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi, [email protected]
Motivasyon, bireyleri bir şey yapmak için harekete geçirmek ve isteksiz hisseden bir
bireyi aktif hale getirmektir. Sosyal Bilgiler derslerinde öğrencileri istekli ve aktif hale
getirmek için de motivasyonlarının yüksek olması gerekir. Motivasyonel kararlılık ise amaca
ve başarıya ulaşmanın bir göstergesi olup, motivasyonu tetikleme isteğidir. Öğrencilerin
motivasyonlarının yüksek olması da öğretmenlerin öğrencileri motive etmesiyle ilişkilidir. Bu
yüzden öğretmenlerin motivasyonel kararlılık düzeyi ile öğrencilerin motivasyonları arasında
bir ilişki vardır. Araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin motivasyonel kararlılık
düzeyini belirlemektir. Araştırma, 2014–2015 eğitim öğretim yılında Nevşehir ilinde bulunan
rastgele seçilecek olan ortaokullarda yer alan sosyal bilgiler öğretmenleri üzerinde
yapılacaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda ilgili literatürlerin taranıp, alan uzmanlarının
görüşleri alınarak hazırlanan, güvenirlikleri kanıtlanmış Sarıçam vd.(2013) tarafından
hazırlanmış 13 maddeli 5’li likert tipi motivasyonel kararlılık ölçeği uygulanacaktır.
Verilerinin istatistiksel değerlendirmesinde betimsel analiz yapılacak olup, betimsel analizde
alt problemler doğrultusunda, frekans, yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, t testi ve
varyans analizi yapılacaktır. Araştırma sonucu elde edilecek bulgulara göre sosyal bilgiler
öğretmenlerinin motivasyonel kararlılık düzeyleri belirlenecektir. Araştırmadan elde edilecek
sonuçlara göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin motivasyonel kararlılıklarının düşük ya da
yüksek olup olmadığı sonucuna ulaşılacak olup, bu doğrultuda öneriler geliştirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Motivasyon, Kararlılık, Öğretmen.
41
TÜRKÇE ÇALIŞMA KİTAPLARINDAKİ YAZMA ETKİNLİKLERİNİN EDEBÎ
TÜRLER AÇISINDAN İNCELENMESİ
Arş. Gör. Arzu ÇEVİK, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Hasan Basri KANSIZOĞLU, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Arş. Gör. Ömer KEMİKSİZ, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Ezgi DEMİRCİ, Bartın Üniversitesi, [email protected]
Yazma ya da yazılı anlatım, zihinde yapılandırılmış duygu, düşünce ve bilgilerin
düzenlenerek anlamlı bir yapı oluşturan birtakım sembollerle kâğıda veya başka bir yüzeye
dökülmesi işlemidir. Yazma daha çok doğal bir süreçle edinilen dinleme ve konuşmadan
sonra, belli bir eğitimle okuma becerisiyle birlikte öğrenilen bir dil becerisidir. Türkçe
dersinin genel amaçlarından biri de öğrencilerin “duygu, düşünce ve hayallerini sözlü ve
yazılı olarak etkili ve anlaşılır biçimde ifade etmeleri” olarak belirlenmiştir. Bu sebeple
okullarda yürütülen ana dili derslerinde öğrencilerin kendilerini ifade etme ve yazılı anlatım
becerilerini geliştirme çalışmalarına ağırlık verilmesi önem taşımaktadır. Yazılı anlatım,
bireyin kendini doğru ve amacına uygun olarak ifade etmesinde ve iletişim kurmasında en
etkili araçlardan biridir. Türkçe Öğretim Programı’nda yazma becerisinin geliştirilmesiyle;
öğrencilerin duygu, düşünce, hayal, tasarı ve izlenimlerini dilin imkanlarından yararlanarak ve
yazılı anlatım kurallarına uygun şekilde anlatmaları, yazmayı kendini ifade etmede bir
alışkanlığa dönüştürmeleri ve yazma yeteneği olanların bu becerilerini geliştirmeleri
amaçlanmaktadır. Uzun bir süreç isteyen yazma becerisinin kazanılması ve istenen amaçlara
ulaşılması, ancak çeşitli ve özendirici yazma uygulamalarıyla mümkün olur. Bundan dolayı
öğrencilerin mümkün olduğu kadar farklı etkinlik ve edebî türlerle tanıştırılmaları gerekir.
Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda ders kitaplarında yer alması gereken zorunlu türler tespit
edilmiştir. Buna göre; 6. sınıfta; şiir, hikaye, anı, masal, fabl, deneme, tiyatro, mektup, 7.
sınıfta; şiir, hikaye, anı, deneme, tiyatro, sohbet, gezi yazısı, biyografi 8. Sınıfta; şiir, hikâye,
anı, makale, roman, deneme, sohbet, eleştiri ve destan türünde metinler kitaplarda yer
almalıdır. Okuma metinlerinde farklı edebî türlere yer verilmesinin yanı sıra yazılı anlatım
çalışmalarında da öğrencilerin farklı türleri tanımalarını sağlamak amacıyla tür çeşitliliğine
gidilmesi uygun olacaktır. Bu çalışmada ortaokul 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe derslerindeki yazma
çalışmalarında öğrencilerden oluşturmaları istenen metinlerin edebi türler açısından durumu
tespit edilecektir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizinin kullanılacağı bu
çalışmada MEB ve özel yayınevi olmak üzere her sınıf seviyesi için iki adet öğretmen kılavuz
kitabı değerlendirmeye alınacaktır.
Anahtar Kelimeler: Türkçe Dersi, Yazma Becerisi, Metin, Edebi Tür.
42
YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDE (4+4+4) SINIF VE BRANŞ ÖĞRETMEN
FARKLILIĞININ FEN BİLİMLERİ DERSLERİNDE ÖĞRENCİ BAŞARISINA
YANSIMALARI
Mustafa YAZICI, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, [email protected]
Fetullah ÖZDEMİR, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi,
[email protected]
Zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda 4+4+4 diye
adlandırılan kanun 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5+3 sisteminde 5.sınf öğrencilerinin
Fen Bilimleri derslerini sınıf öğretmenleri yürütmekteydi. 4+4+4 sisteminde ise 5.sınıfların
Fen Bilimleri derslerini branş öğretmenleri yürütmektedir. Bu çalışmada sınıf ve branş
öğretmen farklılığının öğrencilere yansımaları Fen Bilgisi branş öğretmenlerinin görüşleri
doğrultusunda araştırılmıştır. Bu amaçla yürütülen çalışma nitel araştırma yöntemine uygun
olarak tasarlanmış betimsel bir analizdir. Araştırma verileri Kahramanmaraş ili merkez
ilçesinde yer alan 15 Fen Bilimleri öğretmeni ile yürütülen açık uçlu sorulardan oluşan yarı
yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırma sonucunda yeni sistemin öğrencilerin
başarılarına olumlu yönde katkı sağladığı, ancak öğrencilerin ruhsal ve bedensel açıdan
ortaokula hazır olmayışları başarılarını olumsuz yönde etkileyen bir etken olduğu
belirtilmiştir. Öğretmenlerin sistemde daha aktif rol alacağı çalışmalar yapılması ve
öğretmenlere sistem hakkında bilgilendirmeler yapılmasının öğrenci başarısına katkı yapacağı
önerileri ile çalışma sonlandırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, Öğrenci Başarısı, Betimsel Analiz, 4+4+4 Sistemi.
43
BARTIN ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM FAKÜLTESİ
1
Download

Bildiriler Kitapçığı - 5. Ulusal İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresi