Kadýn ve Ýþlevsel Üroloji Bülteni
YETİŞKİNLERDE VEZİKOÜRETERAL REFLÜYE YAKLAŞIM
Serhat Tanık, Mesut Gürdal
Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD, Yozgat
Vezikoüreteral reflü (VUR), reflü nefropatisine neden olan, mesaneden üreterlere idrar akımı ile karakterize
patoloji olarak tanımlanır. VUR, etyolojisine göre primer ve sekonder olarak sınıflandırılır. VUR insidansının yaş
arttıkça azalması yetişkinlerdeki bilgi eksikliğinin az olmasının en önemli nedenidir.
Günümüzde, diğer branşlarda olduğu gibi ürolojide de tedavi olanakları artmıştır. Tedavi edici ürolojik
işlemlere sekonder görülen komplikasyonlar da buna bağlı olarak artmıştır. Radikal sistoprostatektomi sonrası,
üreteral rekonstrüksiyonlara bağlı sekonder reflü gelişmesi buna örnek olarak verilebilir.
Derlemede, yetişkin populasyonda vezikoüreteral reflünün, klinik özellikleri, tanı ve tedavi seçenekleri tartışılacaktır.
ABSTRACT
Vesicoureteral reflux (VUR) is described as the backflow
of urine from bladder to ureters which causes reflux
nephropathy. VUR is classified as primary or secondary
according to its etiology.
While primary reflux is described well in the children
population, it is not described sufficiently in the adult
population. Because the incidence of VUR decreases
with age, it results in deficient knowledge in the adult
population.
Nowadays, like other branches of medicine urology is
also advanced by means of treatment modalities.
Sometimes, urological complications secondary to
theraupatic actions can be seen. Secondary reflux as a
result of the reconstruction of ureters after radical
cystoprostatectomy is a good example for this. In this
review, we aimed to discuss the clinical features,
diagnosis and the treatment options of VUR in the adult
population.
GİRİŞ
Primer vezikoüreteral reflü (VUR) çoçuklarda iyi
tanımlanmış bir patolojidir. Yetişkin populasyondaki
sıklığı muhtemelen bilinenden daha fazladır.1 Primer
reflünün büyük bir kısmı kendiliğinden iyileşir (%80) bu
nedenle çocukluk çağında daha fazla görülmektedir.2,3
Erişkinlerde reflünün spontan gerilemesi, vezikoüreteral
bileşkedeki intramural segmentte daha fazla uzama
olamayacağı için beklenmez.2,4 Transplant hastaları,
nörojen mesane, gebelik ve ileal konduit rezevuara
sahip sistektomili hastalar yetişkin populasyonda iyi
tanımlanmış hasta gruplarıdırlar.5 VUR ister primer olsun
ister sekonder, reflü nefropatisi gelişmeden kontrol
altına alınması prognozu etkileyen en önemli
faktördür.6,7
böbrekler de enfeksiyon nedeni olabileceğini
vurgulamıştır.9 Daha sonra Gruber, bu flap-valv
mekanizmasındaki defektin reflüye neden olduğunu
tanımlamıştır.10
Hutch 1950’ lerde VUR ve pyelonefrit arasındaki sıkı
ilişkiyi ortaya koymuştur, cerrahi ile düzeltilebilen bir
klinik olduğunu tanımlamıştır.11
Yukarıda belirtilenler VUR kliniğinin tarihsel gelişiminde
sadece önemli köşe taşlarıdır. Binlerce araştırmacı bu
konuda önemli çalışmalar yapmış tanı ve tedavide
günümüzdeki reflü kavramının oluşmasına katkıda
bulunmuştur.
İNSİDANS
VUR’un toplumda görülme sıklığı yaklaşık %1’dir.12,13
İnsidansı yaş küçüldükçe artar. Yaş arttıkça mesane
büyür ve üreterin intramural mesafesi artar, böylece
reflü görülme sıklığı da azalır. Baker ve arkadaşlarının
yaptıkları çalışmada; 1 yaşından küçük, ÜSE tanısıyla
araştırılan çocuklarda VUR sıklığını yaklaşık %70 olarak
bulurken aynı oran 4 yaşta %25, 12 yaşta %15 olarak
rapor etmişlerdir.14 ÜSE tanısı alan çocuklarda VUR oranı
%30-50 arasındadır.15,16 Tekrarlayan ÜSE tanısı alan
hastaların ortalama %35’inde VUR saptanır. ÜSE tanısı
almayan çocuklarda ise bu oran % 0,4-1,8 arasındadır.17
VUR ile birlikte üriner sistem enfeksiyonu ve semptom
gelişmemesi çocukluk çağında atlanıp yetişkin
dönemde tanı konulmasına neden olmaktadır. VUR
tanısı alan hastaların kardeşlerinde vezikoüreteral reflü
oranı %25-45’tir.18,19 VUR tanılı vakaların %30-60’ında
renal parankimal skar tespit edilmiştir.20 Yetişkin VUR
tanılı hastalarda insidans, VUR’un primer mi veya
sekonder mi olduğu ayırımı yapılamadığından
netleştirilememiştir.21 Yetişkin populasyonda VUR
kadın/erkek oranı 5/1 olarak tahmin edilse de, yaşlı
erkek hastalarda artan üriner obstruksiyon nedeniyle
erkeklerde
VUR
insidansında
artış
olduğu
belirtilmektedir.22-24
TARİHÇE
VUR, antireflü mekanizmanın ilk olarak Galen tarafından
ileri sürüldüğü ve hidrodinamiğinin fiziki kurallarıyla
çizimlerle Leonardo da Vinci tarafından gösterildiği orta
KLİNİK
çağdan beri bilinmesine karşın ancak 19. yüzyıl
VUR bazen belirti vermeyebilir.25 Yapılan bir çalışmada
8
sonlarında tanımlanmıştır.
1900’lerin başlarında
normal böbrek fonksiyonuna sahip hipertansif hastalar
Sampson, üreterovezikal bileşke de flap-valv
değerlendirildiğinde VUR insidansının bu hastalarda %
mekanizması olduğunu ortaya koymuş VUR’un
19,1 olduğu saptanmıştır.26 Yetişkin VUR’da klinik, erkek
∼ 23 ∼
Kadýn ve Ýþlevsel Üroloji Bülteni
ve bayanlarda farklılık göstermektedir. Erkekler genelde
alt üriner sistem semptomları araştırılırken insidental
saptanan, reflü nefropatisi nedeniyle oluşan
hipertansiyon ve proteinüri ile tespit edilirler.27 Bayanlar
ise tekrarlayan ÜSE ve gebelik nedeniyle araştırılırken
VUR tanısı alabilmektedirler.28 Klinik prezentasyon
farklılığı nedeniyle bayanlarda VUR tanısı daha erken
olmaktadır. Bu klinik prezentasyondan dolayı diyaliz
hastalarına bakıldığında bayanlarda VUR daha fazla
saptanmasına rağmen son dönem böbrek hastalığı VUR
hastalarında bayan üstünlüğü pek izlenmemektedir.25
Literatürde yetişkin populasyonda tanımlanmış VUR için
predispozan patolojiler saptanmıştır. Bunlar; gebeler,
spinal kord hasarlı nörojenik mesane gelişen hastalar,
radikal sistektomili ve renal transplant hastaları olarak
sıralanabilir. Bu 4 grupta fizyolojik ve anatomik
değişiklikler nedeniyle karşımıza çıkan vezikoüreteral
reflü komplikasyonu, primer hastalığın progresyonunu
ciddi anlamda etkileyebilmektedir.5-7
TANI
Yetişkin
populasyonda
VUR
tanısı
çocuk
populasyonunda uygulanan tarama testleri referans
alınarak geliştirilmiştir. VUR tanısı görüntüleme
yöntemleri ile konur. VUR araştırmak için kullanılan
inceleme
yöntemleri
arasında;
miksiyon
sistoüretrogram, radyonüklid sistografi, intravenöz
piyelografi, ultrasonografi, BT ve MRI sayılabilir.25
Floroskopik Voiding Sistoüretrografi (VSUG):
Günümüzde VSUG, VUR şüphesi olan hastalarda en sık
başvurulan altın standart radyolojik tetkiktir. Mesane
kateterizasyonu gerektiren bir tetkik olduğu için invaziv
ve ağrılıdır. Mesane kateterizasyonunu takiben
seyreltilmiş kontrast ajan 70 cm H2O basıncı ile
mesaneye verilir. İntermitan floroskopi altında hastanın
üriner sisteminin dolum ve işeme fazında spot
radyografileri alınır ve reflü varlığı incelenir. Tam bir
sistogram aynı zamanda üreterovezikal bileşkenin ve
üretranın miksiyon fazındaki görüntüsü ile işeme
sonrası mesane görüntüsünü de içerir.
Radyonüklid Sintigrafi (RNS): Radyonüklid sistografi,
floroskopik voiding sistoüretrografinin sintigrafik olarak
eşdeğeridir. Kateterizasyon işlemi benzerdir ve invaziv
bir
yöntemdir.
İndirekt
RNS,
MAG3
(merkaptoasetiltriglisin) renogram sonrası istenebilen
kateterizasyon gerektirmeyen, non-invaziv olarak
alternatif ancak duyarlılığı düşük bir diğer sintigrafik
yöntemdir. RNS ile hastaya verilen radyasyon yükü
overlere 0,05 mGy, testiküler dozu 0,01-0,02 mGy’dir ve
bu miktar VCUG ile alınan dozun yaklaşık %1’i kadardır.
Mesane ve üretranın anatomik yapısı hakkında bilgi
vermemesi dezavantajı olarak kabul edilir28.
Dimerkaptosuksinik asit sintigrafi (DMSA),
renal
parankim değişikliklerini saptamada ultrasonografiden
daha duyarlı olduğundan çocuk populasyonda takip
amacıyla önerilen ayrı bir sintigrafik testtir.29,30
Voiding Ürosonografi (VUS): Bazı merkezlerde, VUR
tanısında rutin kullanıma girmiş olan voiding
ürosonografi iyonize radyasyonun kullanılmadığı, yeni
ve alternatif bir tetkiktir. VUS, genel olarak eko-kontrast
maddenin transüretral yerleştirilmiş bir kateter ile
mesane içine verilip, dolum ve işeme fazlarının USG ile
‘realtime’ değerlendirilmesi ve kayıt alınması esasına
dayanır. En önemli limitasyonu düşük evredeki reflü
vakalarında düşük sensitiviteye sahip olmasıdır.
İntravenöz piyelografi: VUR tanısında kullanımı giderek
azalmakta olup ayırıcı tanıda anatomik ve fonksiyonel
bilgiler amacıyla kullanılmaktadır.
BT: BT anatomi ve skar sensitivitesi bakımından USG ve
İVP den üstündür. Radyasyon dozunun yüksekliği
nedeniyle VUR da kullanımı pek yaygın değildir.
MRI voiding sistouretrografi: Radyasyon içermeyen bir
teknik olması anatomi ve renal skar değerlendirmede
etkili olması gebelerin değerlendirilmesinde olanak
sağlar. En önemli limitasyonu pozisyona bağlı olarak
normal miksiyon fizyolojisinde çekilmemiş olmasıdır.
Ürodinamik incelemeler: Ürodinami, konzervatif tedavi
yaklaşımlarına cevap alınamayan, işeme fazı
disfonksiyonu ön planda olan, miyojenik yetersizlik
düşünülen ve/veya non-nörojenik nörojenik mesane
bulgularının var olduğu olgularda düşünülmelidir.
Videoürodinami tercih edilmelidir.31,32
TEDAVİ
Yetişkin dönemde VUR tedavisi primer nedenle ilişkili
olarak geniş bir spektrum içermektedir. Primer reflüde
uzun dönem antibiyotik proflaksisi, endoskopik
enjeksiyon ve üreteral re-implantasyon tedavi
seçenekleri bulunmaktadır.33
Endoskopik Dextronomer/Hyaluronik asit kopolimer
enjeksiyon tedavisi VUR tedavisinde ilk seçenek olarak
uygulanabilmesine karşın grade 5 VUR tedavisine ilişkin
farklı görüşler de bulunmaktadır.34 İlk endoskopik tedavi
başarısız olduğunda çoğu yazar ikinci hatta üçüncü
enjeksiyonun yapılabileceğini önermektedir. Bir veya
birden çok enjeksiyona rağmen VUR tedavi edilmemiş
ise üreteral re-implantasyon önerilmektedir.35,36 Arce ve
arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada tedavi edilmemiş
erişkin primer VUR’lu vakalarda endoskopik enjeksiyon
tedavisinin basit uygulanabilir ve etkili olduğu
saptanmıştır.37
Üreteral reimplantasyonda transvezikal ve ekstravezikal
teknikler tanımlanmıştır. Ekstravezikal uygulamalarda
bilateral üreter birimine olan müdahalelerde üriner
retansiyon riski %6-15 arasında değişmektedir. Genelde
tek
taraf
üreter
birimine
müdahalelerde
önerilmektedir.38 Transvezikal tekniklerden olan Cohen
yöntemiyle tedavi,
VUR tedavisinde konjenital
anamoliler (divertikül, geniş mea, ektopik üreter,
üreterosel, dupleks üreter) varlığında bile sorunsuz
uygulanabilen bir tekniktir.39 Transvezikal ve
ekstravezikal tekniklerin başarı oranları %90-%100’
dür.38 Bu teknikler laparoskopik uygulanabilir
∼ 24 ∼
Kadýn ve Ýþlevsel Üroloji Bülteni
yöntemlerdir,
fakat
literatürde
laparoskopik
üreteroneosistostomi
operasyon
süreleri
uzun
saptanmıştır ve uygulama sayısı yeterli değildir.40-42
Çocukluk çağında üriner sistem öyküsü olan ve daha
sonra gebe kalmış vakalarda artmış üriner sistem
enfeksiyon ve VUR riski bulunmaktadır. Bu patolojiler
erken doğum ve eklampsi komplikasyonlarına neden
olmaktadır. Bu hastalarda öncelikle gebelik dönemi
boyunca takip ve gerekirse antibiyotik profilaksisi
önerilmektedir.43 Doğumdan sonra tanı ve tedavi
amacıyla araştırılabilirler.
Spinal kord hasarlı sinirsel işlev bozukluğu olan
hastalarda yaklaşık %25 VUR ve tekrarlayan
enfeksiyonlar bulunmaktadır. Bu hastalarda profilaksi
enfeksiyon riskini azaltmadığı için önerilmemektedir.44-46
Spinal kord hasarlı nörojen mesane bozukluğu; aşırı
aktif, yüksek basınçlı, düşük kompliyanslı mesane ile
karakterizedirler. Bu hastalarda asıl amaç üst üriner
sistemin korunması ve hastanın kuru kalmasını
sağlamaktır. Üst üriner sistemim korunması için reflü
nefropatisinin önlenmesi, bunun için de bazal mesane
içi basınçlarının düşürülmesi tedavinin ana amacıdır. Bu
amaçla ilk tedavi seçeneği bu hastalarda antikolinerjik
ilaçlar ve temiz aralıklı kateterizasyondur.47 Bu tedavinin
yetersiz olduğu durumlarda botulinum tip-A nörotoksin
enjeksiyon tedavisi güvenli uygulanabilir bir
tedavidir.48-52 Sakral nöromodulasyon sınırlı sayıda
hastada kullanılsa da akılda tutulmalıdır.53 Bu tedavilerin
başarısız olduğu durumlarda yüksek mesane kapasitesi
ve düşük basıncı sağlayacak mesane büyütme cerrahisi
önerilmektedir.54
Böbrek nakli yapılan hastalarda VUR insidansı %3,8-86
arasında değişmektedir. VUR’ un uzun dönem greft
sağkalımına etkisi tartışmalıdır.55,56 Haberal ve
arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada son dönem böbrek
yetmezliği olan VUR’lu hastalarda transplantasyon
öncesi Kalsiyum Hidrosiapatit subüreterik enjeksiyon
tedavisinin güvenli ve etkili olduğu saptanmıştır.57
Radikal
sistoprostatektomi
sonrası
oluşturulan
rezervuardan üretere reflü tanımlanmış olup genel kanı,
yeterli kapasitede rezervuar oluşturulduysa; antireflü
cerrahinin uygulanması, medikal tedavi ve izlem olarak
belirtilmiştir.58
TARTIŞMA
Literatüre baktığımızda net olarak ifade edebileceğimiz
tek şeyin, yetişkin populasyonda vezikoüreteral reflüye
klinik yaklaşımın net olmayışıdır. İnsidansının
belirlenememesi, gerektiği kadar ilgi görememesine
neden
olmaktadır.
Asemptomatik
olabilmesi,
çalışmaların daha çok primer reflü etrafında
yoğunlaşması, primer reflünün yaş ilerledikçe
insidansının azalması, ürolojik patolojilerle birlikteliği,
erişkin hastalarda semptom şiddetinin hafif seyretmesi,
tarama testlerinin zorluğu gibi nedenler yetişkin
vezikoüreteral reflünün tam anlaşılamamasının önemli
nedenleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bütün bu zorluklara karşı literatürde var olan az sayıdaki
çalışma bize aslında net değerlendiremediğimiz
vezikoüreteral reflünün yetişkinlerdeki insidansının çok
daha yüksek olabileceğini düşündürmektedir. Konuyla
ilgili
deneyimlerimizi
çocuk
populasyonunda
değerlendirdiğimiz VUR hastalarından edindiğimiz
açıktır. Tanı ve tedavide tam bir konsensus olmamasına
rağmen erişkin VUR hastalarında yaklaşımımız çocuk
populasyon hastalardakine benzerdir.
VUR tanısı halen her iki populasyonda geliştirilmesi
gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. MRI ve
USG’ deki gelişimsel sürece paralel olarak, gelecekte,
daha az invaziv tanı metotlarının geliştirilmesini
beklentisi yüksektir.
Tartışılacak diğer bir konu da hangi erişkin hastalarda
VUR tanısının araştırılması gerektiğidir. Literatür genel
olarak değerlendirdiğinde VUR açısından risk altında
olabilecek erişkin hasta gruplarının aşağıdaki gibi
sıralanabileceğini düşünmekteyiz.
Ailesinde vezikoüreteral reflü saptanan kişiler,
tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları olan hastalar,
esansiyel hipertansiyon ve proteinürili hastalar, böbrek
yetmezliği bulunan hastalar, spinal kord hasarlı nörojen
mesane işlev bozukluğu olan hastalar, transplante
böbrek hastaları, gebeler, ileal rezevuar diversiyonlu
hastalar. Literatürde bu grup hastalarda VUR
insidansının genel populasyondan yüksek olduğu
bildirilmektedir.
Yetişkin VUR hastalarında tedavi prensipleri çocuk
hastalara benzemekle birlikte yeterli kaynak
olmadığından tedavi yaklaşımı net değildir. Tedavi
temel olarak etiyolojik neden göz önünde
bulundurularak planlanmalıdır. Yetişkin vezikoüreteral
reflü tedavi yaklaşımının netleşmesi için daha çok sayıda
araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu söylenebilir.
KAYNAKLAR
1. Choquenet C, Julia P, Dufour B. Le reflux vésico‐rénal
découvert chez l'adulte. A propos de trente‐sept
observations. Ann Urol 18: 59–62, 1984.
2.Edwards D, Normand ICS, Prescod N, Smellie JM.
Disappearance of vesicoureteric reflux during
long‐term prophylaxis of urinary tract infection in
children. Br Med J 2: 285–288, 1977
3. Kincaid-Smith P, Becker G. Reflux nephropathy and
chronic atrophic pyelonephritis: A
review. J Infect Dis 158: 774–80, 1978.
4. Senoh K, Iwatsubo E, Momose S, Goto M, Kodama H.
Non‐obstructive vesicoureteral reflux in adults: Value of
conservative treatment. J Urol 117: 566–570, 1977.
5. El-Khatib M, Packham DK, Becker GJ, Kincaid-Smith P.
Pregnancy-related complications in women with reflux
nephropathy. Clin Nephrol 41: 50–5, 1994.
6. Wallace DM, Rothwell DL, Williams DI. The long term
follow up of surgically treated vesicoureteral reflux. Br J
Urol 50: 479-484, 1978.
7. Elder JS. Vesicoureteral reflux. Nelson Textbook of
Pediatrics. Editör: Kliegman RM, Behrman RE, Jenson HB,
Stanton BF . Philadelphia, PA: Saunders& Elsevier,
2228-2234, 2007.
8. Schultheiss D, Grunewald V, Jonas U. Urodynamics in
the anatomical work of Leonardo da Vinci. J Urol 17:
137-43, 1999.
∼ 25 ∼
Kadýn ve Ýþlevsel Üroloji Bülteni
9. Sampson JA. Ascending renal infection with special
reference to the reflux of urine from the bladder into the
ureters. Johns Hopkins Hospt Bull 14 :334, 1903.
10. Gruber CM. A comparative study of the intravesical
ureters (ureterovesical -valves) in man and experimantel
animals. J Urol 21: 567, 1929.
11. Hutch JA. Vesicoureteral reflux in the paraplegic:
Cause and correction. J Urol 68: 457, 1952.
12. Burger RH, Smith C.Hereditary and familial
vesicoureteral reflux. J Urol 106: 845-51, 1971.
13. Ransley PG. Vesicoureteric reflux: Continuing
surgical dilemma. Urology 12: 246-55, 1978.
14. Baker R, Maxted W, Maylath J, et al. Relation of age,
sex and infection to reflux: Data indicating high
spontaneous cure rate in pediatric patients. J Urol 95:
27-32, 1966.
15. Smellie JM, Edwards D, Hunter N, Normand IC,
Prescod N. Vesicoureteral reflux and renal scarring.
Kidney Int 8: 65-72, 1975.
16. Blickman JG, Taylor GA, Lebowitz RL. Voiding
cystourethrography as the initial radiologic study in
children with urinary tract infection. Radiology, 156:
659-62, 1985.
17. Gök F. Kalman S. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu.
Güncel Çocuk Ürolojisi. Editör: Dayanç M. Bölüm 4.
Ankara, Atlas Kitapçılık, 4: 69-84, 2004
18. Jerkins GR, Noe HN. Familial vesico-ureteral reflux: A
prospective study. J Urol 128: 774-8, 1982.
19. Van den Abbeele AD, Treves ST, Lebowitz RL, et al.
Vesicoureteral reflux in asymptomatic siblings of
patient with known reflux: Radionuclide cystography.
Pediatrics 79: 147-53, 1987.
20. International Reflux Study Committee Medical
versus surgical treatment of primary vesicoureteral
reflux . Report of the International Reflux Study
Committe. Pediatrics 67: 392-400, 1981.
21. McAninch J, Campbell P. Primary vesicoureteral
reflux in adult patients .Urology 11: 393-5, 1973.
22. El-Khatib M, Becker GJ, Kincaid-Smith P. Reflux
nephropathy and primary vesicoureteric reflux in adults. Q J Med 77: 1241–53, 1990.
23. Berquist TH, Hattery RR, Hartman GW, Klalis PP, De
Weerd J. Vesicoureteric reflux in adults. Am J
Roentgenol Radium Ther Nucl Med 125: 314–21, 1975.
24. Bumpus HC. Urinary reflux. J Urol 12: 341-6, 1924.
25. Buckley O, Geoghegan T, O’Brien J, Torreggiani WC.
Vesicoureteral reflux in the adult. BJR 80: 392-400, 2007.
26. Barai S, Bandopadhayaya GP, Bhowmik D, Patel CD,
Malhotra A, et al. Prevalance of vesicoureteric reflux in
patients with incidentally diagnosed adult hypertension
.Urology 63: 1045–9, 2004.
27. Cox CE, Lacey SS, Hinman F. The urethra and its
relationship to urinary tract infection. II. The urethral
flora of the female with recurrent urinary tract infection. J Urol 99: 632–8, 1968.
28. Bacius V, Verrier-Jones K. Urinary tract infection.
European Society for Pediatric Nephrology Handbook.
Editör: Cochat P. Medcom, Lyon 153-57, 2002.
29. Rushton HG, Majd M. Dimercaptosuccinic acid renal
scintigraphy for the evaluation of pyelonephritis and
scarring: a review of experimental and clinical studies. J
Urol 148: 1726-32, 1992.
30. Rossleigh MA, Farnsworth RH, Leighton DM, Yong JL,
Rose
M,
Christian
CL.
Technetium-99m
dimercaptosuccinic acid scintigraphy studies of renal
cortical scarring and renal length. J Nucl Med 39:
1280–5, 1998.
31. Feldman AS, Bauer SB. Diagnosis and management
of dysfunctional voiding. Curr Opin Pediatr 18: 139-47,
2006.
32. Peters CA, Skoog SJ, Arant BS, Copp HL, Elder JS,
Hudson RG, et al. Summary of the AUA guideline on
management of primary vesicoureteral reflux in
children. J Urol 184: 1134-44, 2010.
33. Menezes MN, Puri P. The role of endoscopic
treatment in themanagement of grade V primary
vesicoureteral reflux. EurUrol 52: 1505-9, 2007.
34. Elder JS, Diaz M, Caldamone AA, Cendron M,
Greenfield S,Hurwitz R, et al. Endoscopic therapy for
vesicoureteral refluxia meta-analysis. Reflux resolution
and urinary tract infection. J Urol 175: 716-22, 2006.
35. Elmore JM, Kirsch AJ, Perez-Brayfield MR, Scherz
HC,Koyle
MA.
Salvage
extravesical
ureteral
reimplantation afterfailed endoscopic surgery for
vesicoureteral reflux. J Urol 176: 1158-60, 2006.
36. Chertin B, Prosolovich K, Aharon S, Nativ O, Halachmi
S.Surgical reimplantation for the correction of
vesicoureteral reflux following failed endoscopic
injection. Adv Urol 352716, 2011.
37. Arce J, Angerri O, Caffaratti J, Garat JM, Villavicencio
H. Efficiency of endoscopic treatment for vesico-ureteric
reflux in adults. BJU Int 103: 71-4, 2009.
38. Wiener JS. Upper urinary tract. Principles and
practice of pediatric surgery. Editörler: Oldham KT,
Colombani PM,Foglia RP, Skinner MA. Philadelphia:
Lippincott Williams & Wilkins. 1541-63, 2005.
39. Kennelly MJ, Bloom DA, Ritchey ML, Panzl AC.
Outcome analysis of bilateral Cohen cross-trigonal
ureteroneocystostomy. Urology 46: 393-5, 1995.
40. Ehrlich RM, Gershman A, Fuchs G. Laparoscopic
vesicoureteroplasty in children: initial case reports.
Urology 43: 255-61, 1994.
41. Gill IS, Ponsky LE, Desai M, Kay R, Ross JH.
Laparoscopic
crosstrigonal
Cohen
ureteroneocystostomy: novel technique. J Urol 166:
1811-4, 2001.
42. Marchini GS, Hong YK, Minnillo BJ, Diamond DA,
Houck CS,Meier PM, et al. Robotic assisted laparoscopic
ureteral reimplantation in children: case matched
comparative study with open surgical approach. J Urol
185: 1870-5, 2011.
43. J Martinell, U Jodal, and G Lidin Janson. Pregnancies
in women with and without renal scarring after urinary
infections in childhood. BMJ 300 (6728): 840–844, 1990.
44. Tenke P. Kovacs B. Bjerklund Johansen TE et
al.European and Asian guidelines on management and
prevention of cathater- associated urınary tract
infections. Int J Antimicrob agents 31(1): 68-78, 2008.
45. Gould CV. Umscheid CA. Agarwal RK et al. Guideline
for prevention of cathater- associated urınary tract
∼ 26 ∼
Kadýn ve Ýþlevsel Üroloji Bülteni
infections 2009.Infect Control Hospt Epidemiol 31(4):
319-26, 2010.
46. Amend B. Hennelotter J.Schöfer T.Horstmann M.
Detrusor dysfunction
by combined High-dosed
antimuscarinics without increased side-effects .Eur Urol
53: 1021-8, 2008.
47. Antonio Marte. Onabotulinumtoxin A for Treating
Overactive/Poor Compliant Bladders in Children and
Adolescents with Neurogenic Bladder Secondary to
Myelomeningocele Toxins (Basel) 5(1): 16–24, 2013.
48. Madersbacher H. Neurogenic bladder dysfunction in
patients with myelomeningocele Curr Opin Urol 12:
469–472, 2002.
49. Schulte-Baukloh H. Michael T, Sturzebecher B,
Knispel HH. Botulinum-A toxin detrusor injection as a
novel approach in the treatment of bladder spasticity in
children with neurogenic bladder. Eur. Urol. 44:
139–143, 2003.
50.Marte A. Vessella A. Cautiero P., Romano M., Borrelli
M., Noviello C., del Gado R., Parmeggiani P. La Tossina
A-Botulinica in bambini con vescica neurogena
iperattiva secondaria a mielomeningocele refrattaria
agli urofarmaci: Una alternativa all enterocistoplastica. Minerva Pediatr 57: 35–40, 2005.
51. Reitz A, Stöhrer M, Kramer G, del Popolo G,
Chartier-Kastler E, Pannek J, Burgdörfer H, Göcking K,
Madersbacher H, Schumacher S, et al. European
experience of 200 cases treated with botulinum-A toxin
injections into the detrusor muscle for urinary
incontinence due to neurogenic detrusor overactivity. Eur. Urol 45: 510–515, 2004.
52. Sussman D, Patel V, del Popolo G, Lam W, Globe D,
Pommerville
P.
Treatment
satisfaction
and
improvement in health-related quality of life with
onabotulinumtoxin-A in patients with urinary
incontinence due to neurogenic detrusor overactivity. Neurourol. Urodyn 32(3) : 242-9, 2013.
53. Bernstein AJ, Peters KM. Expanding indications for
neuromodulation. Urol Clinics N Am 32: 59-63, 2005.
54. Arıkan N, Ergen A. Bölüm 11:Jinekolojik Üroloji, Aşırı
aktif mesane. Temel Üroloji. 4.baskı. Editörler: Anafarta
K, Arıkan N, Bedük Y. Güneş Kitabevi, İstanbul, 4: 533-39,
2011.
55. Coosemans W, Rega F, Roels L et al. Impact of early
vesico ureteral reflux on the transplanted kidney. Transplant Proc 31: 362–364, 1999.
56. Mastrosimone S, Pignata G, Maresca MC et al. Clinical
significance of vesicoureteral reflux after kidney
transplantation. Clin Nephrol 40: 38–45, 1993.
57. Dirim A, Celik H, Hasirci E, Aygun C, Turunc T, Ozkardes H, Haberal M. Renal transplant outcome after endoscopic treatment of vesicoureteral reflux using the
subureteric injection of calcium hydroxyapatite. Exp
Clin Transplant 8(1):45-8, 2010.
58. Studer UE. Danuser H. Thalmann GN et al. Antireflux
nipples or afferent tubuler segments in 70 patients with
ileal low pressure bladder subsituties: Long- term results
of a prospective randomized trial. J Urol 1996b: 156,
1913.
∼ 27 ∼
Download

kontınas dergı sayı--10