T.C.
T.C.
Ç AN AKKALE VALİLİĞİ
ÇANAKKALE
VALİLİĞİ
Guide To Excavations in
ÇANAKKALE
Kazı
Rehberi
Assos
1
Assos Kazı Broşürü ing-Trk..indd 1
7/12/14 5:50 PM
Athena Tapınağı
Kazı Tarihçesi
Excavation History
1879 yılında Joseph T. Clarke (1856-1920) ve
Francis H. Bacon (1856-1940) adlı Amerikalı
iki genç mimar, Dor mimarisi üzerine yaptıkları
araştırmalar nedeniyle Assos’u ziyaret etmişlerdir. Assos’taki ilk kazı çalışmaları 19 Nisan 1881
tarihinde başlamış ve 1883 yılına kadar devam etmiştir. Alman arkeolog Robert Koldewey kazının
ikinci yılında ekibe katılmıştır. Kazıda çalışan
işçiler Midilli Adası (Lesbos), Ayvalık ve Bergama’dan getirtilmiştir. Zamanın yasalarına göre eserlerin üçte biri kazıcılar tarafından alınarak Boston Güzel Sanatlar Müzesi’ne üçte ikilik kısmı ise
İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürülmüştür.
Two young American architects, called Joseph T.
Clarke (1856-1920) and Francis H. Bacon (18561940) visited Assos in 1879 for the research they
carried on Dor Architecture. The first excavations
in Assos started on 19th of April, 1881 and continued until 1883. German archaeologist Robert
Koldewey joined the team in the second year of the
excavations. The workers who served in the excavations were brought from Lesbos Island, Ayvalık
and Pergamum. In respect of the laws of the time,
one third of the finds were taken by the people
conducting the excavations to Boston Museum of
Fine Arts and the remaining two third were taken
to Istanbul Museum of Archaeology.
Yüz yıllık bir aranın ardından arkeoloji kazı
çalışmalarına 1981 yılında Ümit Serdaroğlu
tarafından devam edilmiştir. Bu yeni kazılarda
Athena Tapınağı’nın kazısı yeniden yapılarak
çevresinde bulunan sütunlardan bazıları yerlerine
yerleştirilip ayağa kaldırılmıştır. Tiyatro tamamen
kazılırken yerinde bulunmayan oturma sıralarının
bir bölümü restore edilmiştir. Ümit Serdaroğlu’nun kazı çalışmaları 23 Eylül 2005 yılındaki
vefatına kadar devam etmiştir.
2006 yılından itibaren Assos kazı çalışmaları
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Prof.
Dr. Nurettin Arslan tarafından yürütülmektedir.
Özellikle kentin topografik olarak haritalanması,
agora alanının araştırılması, Athena Tapınağı ve
antik tiyatronun restorasyonu gibi çalışmalara
ağırlık verilmiştir.
2
Assos Kazı Broşürü ing-Trk..indd 2-3
After an interval of 100 years, the excavations
were continued under Umit Serdaroğlu in 1981.
During these new excavations, the Temple of Athena was excavated again and some of the columns
were placed and erected into their original places.
As the theatre was excavated completely, the absent sitting areas were restored. The excavations
under Umit Serdaroğlu continued until he died on
23rd of September, 2005.
Assos excavations have been conducted under the
direction of Prof. Dr. Nurettin Arslan of Çanakkale
18 Mart University since 2006. They have especially concentrated on topographical mapping
of the site, exploration of the agora and the restoration of the Temple of Athena and the Ancient
Theatre.
Akropolisin
doğusundaki Athena
Tapınağı,
Anadolu’daki Arkaik Çağ
tapınakları için çok
özel bir yere sahiptir. M.Ö. 540-530
tarihleri
arasında
inşa edilen tapınak,
bir sütun başlığı üzerindeki yazıta göre
tanrıça Athena’ya
adanmıştır.
Cella
içindeki
mozaik
döşeme, tapınağın
Hellenistik Çağ’a
kadar kullanıldığını
ortaya
koymaktadır. 14.30x30.31
metre ölçülerindeki
tapınağın uzun kenarlarında 13, kısa
kenarlarında ise 6
adet sütun yer almaktadır Tapınağın çatısı dışında tamamı andezit
taşından yapılmıştır. Mitolojik konular ve hayvan
mücadeleleri ile süslenmiş olan friz ve metoplar,
bu gün Çanakkale, İstanbul, Louvre ve Boston
müzelerinde sergilenmektedir. Tanrıçanın evi
olarak kabul edilen kutsal odaya (Cella) sadece
görevli tapınak görevlileri girebilirdi. Cella’da
tapınağa ait heykel ve tanrıçaya sunulan hediyeler
saklanırdı.
Bizans Çağı’nda Akropolis
Geç Bizans Çağı’nda akropolis sığınma yeri olarak kullanılır. Bu amaç doğrultusunda akropolis,
yuvarlak ve kare planlı kulelere sahip bir sur ile
çevrilerek kaleye dönüştürülmüştür. Kale içinde
sarnıçlar, tahıl depoları ve konutlar bulunmaktadır. Söz konusu yapıların inşasında Athena
Tapınağı’nın taşları kullanılmıştır.
The Temple of
Athena
The Temple of
Athena which is
located in the east
of Acropolis has
a special place
among the Archaic Period temples
in Anatolia. The
temple which was
built between 540
BC and 530 BC
was
dedicated
to goddess Athena according to
the scripture on
a column cap.
The granolithic
floor in the Cella reveals that
the temple was
actively
used
until Hellenistic
Era. The temple,
which has the dimensions of 14.30 x 30.31 m,
has 13 columns on the long sides and 6 columns
on the short sides. Except for the roof, the whole
temple is made from andesite. The friezes and
metopes which are decorated with mythological
notions and struggles of animals are exhibited in
the museums of Çanakkale, Istanbul, Louvre and
Boston. Only the authorized temple attendants
were allowed to enter the sacred room (Cella)
which was regarded as the home of the goddess.
The sculptures which belonged to the temple and
the gifts which were offered to the goddess were
stored in Cella.
Acropolis of the Byzantium Era
Acropolis was used as a shelter in the late Byzantium Era. For that reason, Acropolis was converted into a castle by surrounding it with walls which
had round and square towers. Cistems, silos and
residential areas were located in the castle. Stones
from the Temple of Athena were used in the construction of these structures.
3
7/12/14 5:50 PM
Stoa
Agora
Agora
Antik Çağ’da insanların toplandıkları siyasi
ve ticari faaliyetleri yürüttükleri kamusal alanlardan en önemlisidir. Assos agorası kentin doğu
ve batısındaki konut bölgelerinin ortasında ve
tiyatronun hemen batısındadır. Kentin doğusundan, batısından ve liman yönünden gelen yollar
agorada kesişmektedir. Agoranın doğu köşesinde
kentin meclis binası (Bouleuterion) yer alır. Kuzey
ve güney kenarlarında ise stoalar uzanmaktadır.
Güney stoanın hemen önünde Roma Çağı’nda
inşa edilmiş hamam yapısı bulunmaktadır.
It is the most significant public place where people of Archaic Age came together and carried out
political and commercial activities. The agora of
Assos is in the middle of the residential areas located in the east and west of the city and it is in
the west of the theatre. The routes extending from
the east side and the west side of the city and the
routes extending from the harbour direction intersect in the agora. The council building of the city
(Bouleuterion) is located on the south corner of
the agora. Also, stoas extend along the north and
south sides. A bath structure of Roman Period is
placed in front of the southern stoa.
4
Assos Kazı Broşürü ing-Trk..indd 4-5
İnsanları güneş ve
yağmurdan
koruyan
Stoa, tüccar, zengin
kişiler ve filozofların
buluşma
noktasıdır.
Agora’nın kuzeyindeki
ana kaya (konglomera)
stoanın inşası için kesilmiştir. Güneye bakan iki katlı stoa 111.52
m. uzunluğunda ve
12.42 m. genişliğindedir. Stoanın içinde ve
önündeki sütunlar Dor
düzenindedir.
Agoranın
güneyindeki
stoa kot farkından dolayı daha fazla katlı olup,
üstteki katı agoraya açılmaktaydı. Stoanın zemininde su ihtiyacını karşılayan sarnıç bulunmaktadır. Assos Kuzey Stoası’nın
M.Ö. 2. yüzyılın ortalarında inşa
edildiği tahmin edilmektedir.
Bouleuterion:
Şehir meclisinin toplantı yeri
olarak kullanılan yapı, kare
planlıdır. Çatı, içerideki dört
sütun tarafından taşınmaktadır.
Yapının girişi agoraya bakan
batı yönünde olup diğer yönler
kapalıdır. Girişin bulunduğu
batı yönünde dört sütunun arası
parmaklıklar ile kapatılmıştır.
Bouleuterion’daki yivsiz sütunlar
Dor düzenindedir. Meclis binası
tespit edilen bir yazıta göre M.Ö.
4. yüzyılda inşa edilmiştir.
The Stoa
The Stoa, which protects people from sun
and rain, is a gathering point for merchants, wealthy men
and philosophers. The
main rock (conglomera) in the north of
the agora was cut for
the construction of the
stoa. The two-floored
stoa facing the south
has a length of 111.52
m and its width is
12.42 m. The columns
inside and in front of
the stoa were built in Dor order. The stoa in the
east of the agora had more storeys because of elevation difference and the upper grade of the stoa
opened directly into the agora. Northern Stoa of
Assos is believed to have been built in the middle of the 2nd century AD.
Bouleuterion
The structure which was used
as the gathering area of the
city council has a square
planning. The roof is supported by four inside columns. The entrance is in the
direction of the agora and
the other sides of the structure are enclosed. The interim
of the westward columns are
closed with rails. The fluteless
columns in Bouleuterion are built
in Dor order. According to an inscription, the council building was
constructed in the 4th century BC.
5
7/12/14 5:50 PM
Nekropolis
Tiyatro
The Theatre
Agoranın güneyindeki tiyatro andezitten inşa
edilmiştir. At nalı planı ile Yunan karakteri gösteren yapıya, Roma Çağı’nda orkestranın önüne
iki katlı bir sahne binası yerleştirilmiştir. Yapının
bir yamaca yaslanması ve manzaraya dönük olması gibi özellikleri de yine Yunan tiyatrolarının
karakteristik özelliğidir. Tiyatronun oturma basamakları (cavea), merdivenler ve yatay gezinti
yerleri (diazoma) ile bir birinden ayrılmıştır. Tiyatronun orkestrasını çeviren bir su kanalı vardır.
Roma Çağı’nda ilk oturma sırasının kesilerek
korkuluk levhalarının ilave edilmesi, gladyatör
oyunları ile bağlantılı olmalıdır. Oturma sıraları
üzerinde dört adet yazıt tespit edilmiştir. Bunların
üçü, demirciler, dericiler ve taş işlemecileri gibi
meslek gruplarına aittir. Dördüncüsü ise Serapis kültü veya bu külte mensup
kişilerle ilgilidir. Yazıtlar, bu
meslek gruplarının tiyatroda
rezervasyon yaptırdıklarını ortaya koymaktadır. M.Ö. 4-3.
yüzyılda inşa edilen tiyatro
Roma Çağı’nda da bazı eklenti
ve değişiklikler yapılarak kullanılmaya devam edilmiştir. İlk
kez 1881-1883 yılları arasında
Amerikan kazı heyeti tarafından
kazılan tiyatro, 1980’li yıllarda
Türk heyeti tarafından tamamen
açığa çıkarılarak restorasyonu
yapılmıştır.
The theatre on the south of the agora was built
from andesite. The structure reveals the characteristics of Greek order with its horseshoe shape.
A two-storey theatre building was constructed in
front of the orchestra in the Roman Period. The
structure leans toward a slope and faces the landscape. This is another property complying with
the planning of Greek theatre planning. The sitting steps of the theatre (cavea) are separated with
steps and open spaces to walk through (diazoma).
There is a water-channel encircling the orchestrate of the theatre. In Roman Period the first line
of steps were removed and this situation is associated with the gladiator games. Four scriptures
were found on the sitting steps. Three of them
belong to occupational groups, such as, forgers,
leather men and stone dressers.
The fourth one is related to the
cult of Serapis and members of
the cult. The scriptures reveal
that those occupational groups
made reservations for the theatre.
The theatre was built in the 4th
and 3rd centuries BC and continued to serve with some extensions and alterations during the
Roman Period. The theatre was
first excavated between 1881 and
1883 by an American excavation
team but it was fully recovered
and later restored by the Turkish
excavation team in 1980s.
6
Assos Kazı Broşürü ing-Trk..indd 6-7
Assos kentinin mezarlık
alanları kentin doğusundan batısına kadar uzanmaktadır. Ancak sadece
Batı Kapısı önündeki
mezarlıkta
kazı
ve
araştırmalar yapılmıştır.
Nekropolis’deki en eski
mezarlar urne ve büyük
küp (pithos) mezarlardır.
Ölüler bu büyük depo
kaplarına ana karnındaki pozisyonda (hoker)
yerleştirilmiştir. M.Ö.
6.
yüzyılda
sandık
tipi mezarlar, M.Ö.
5. yüzyılda ise lahitler ortaya çıkar. Lahit
mezarlar Bizans Çağı’na
kadar kesintisiz kullanılmıştır.
Lahitler
Roma Çağı’na kadar
basit, düz kapaklı, süslemesiz ve yazıtsızdır.
Assos mezarlık alanında Roma Çağına ait olan
anıtsal mezarlar da oldukça fazladır. Bunlardan en
iyi korunanı M.Ö. 1. yüzyılın sonunda inşa edilmiş olan Publius Varius’un mezarıdır. Genel bir
kural olarak çocuklar hiç bir zaman yakılmamıştır.
Özellikle Arkaik Çağ’da kadınlar yakılıp külleri
küçük kaplara konulmuş, erkekler ise yakılmadan
büyük küpler (pithos) içerisine gömülmüştür. Antik Çağ inanışının bir yansıması olarak mezarlara
sikke, oyuncak, heykelcik, meyve, çanak çömlek,
metal aletler vb. gibi pek çok farklı hediye konulmuştur.
Necropolis
The funerary sites of Assos extend from the east
of the city to the west.
However, excavations
and explorations were
conducted only in the
funerary site which is
located in front of the
Western Gate. The earliest tombs in Necropolis
are urns and large jars
(pithos). The dead were
placed in those preservation vases in foetal
position (hoker). Cist
tombs begin to appear
in the 6th century BC
and sarcophagus tombs
are first traced in the 5th
century BC. Sarcophagus tombs were incessantly used until the
Byzantium Period. The
tombs were plain with
flat covers and they did not have any decorations
or inscriptions until The Roman Period. There are
also numerous mausoleums in the Assos funerary
site from the Roman Period. The best preserved of
these tombs is the tomb of Publius Varius which
was built in the late 1st century BC. As a general
rule siblings were never cremated. Especially in
the Archaic Age, women were cremated and their
ashes were collected in small jars; on the other
hand, men were buried in large jars (pithos) without being cremated. As a reflection of the Archaic Age belief, various gifts, such as, coins, playthings, figurines, fruit, pottery, metal tools, etc
were put into the tombs.
7
7/12/14 5:50 PM
Gymnasion:
Gymnasion
Yapı, kare planlı geniş bir avlu ve bunu çevreleyen
gölgelikten oluşmaktadır. Gençlerin spor, müzik
edebiyat ve fen bilimleri eğitimi gördükleri gymnasionlar M.Ö. 4. yüzyıla kadar şehir dışında ve
ormanlık alanlarda yer almaktaydı. Ancak daha
sonra kentlerin içerisine inşa edilmeye başlanmıştır. Assos Gymnasionu, bir yazıta göre M.Ö.
2. yüzyılda inşa edilmiştir. Gymnasion’un kuzey
bölümü Bizans Çağı’nda Kiliseye dönüştürülmüş
ve zemini mozaik ile kaplanmıştır.
The structure consists of a square shaped atrium
and a canopy which encircles the atrium. The
gymnasions, in which young people got training
in sports, music, literature and physical sciences,
were located outside the cities and in the forest
lands until the 4th century BC. Later, they were
built inside the cities. According to a scripture,
Assos Gymnasion was built in the 2nd BC. In the
Byzantium Period, the southern section of Gymnasion was converted to a church and covered with
mosaic.
8
Assos Kazı Broşürü ing-Trk..indd 8
7/12/14 5:50 PM
Download

Broşürü indirmek için lütfen tıklayınız.