09-10 HAZøRAN 2012 / 07-08 HAZøRAN 2014
13. OLAöAN GENEL KURULA
ÇALIùMA RAPORU
1
øÇøNDEKøLER
GENEL BAùKAN TANSEL ÇÖLAùAN’IN SESLENøù YAZISI………..…………………
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø KURUCU ÜYELERø………………………………..
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöøNøN KURULUù NEDENø..………………………….
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL BAùKANLARI…………………………….
GENEL YÖNETøM KURULU…………………………………………………………………..
GENEL DENETLEME KURULU……………………………………………………………...
GENEL DøSøPLøN KURULU……………………………………………………………………
GENEL KURUL GÜNDEMø.……………………………………………………………………
(2012-2014) DÖNEMø ÇALIùMA RAPORU………………………………………………….
BÖLÜM-1 BÜYÜK KøTLESEL EYLEMLER……………………………………………….
BÖLÜM-2 TÜRKøYE’NøN GÜNDEMø øLE øLGøLø ÇALIùMALAR……………………….
BÖLÜM-3 ÖRGÜTÜN KURUMSALLAùMASI VE GÜÇLENMESø øLE øLGøLø
ÇALIùMALAR…………………………………………………………………………………..
BÖLÜM-4 BURS ÇALIùMALARI………….……………………………………………….
BÖLÜM-5 BASINDA ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø……………….…………….
BÖLÜM-6 GENEL SAYMANLIK RAPORU……………………………………………..
BÖLÜM-7 GENEL DENETLEME KURULU RAPORU………………………………..
BÖLÜM-8 GENEL DøSøPLøN KURULU RAPORU……………………………………..
BÖLÜM-9 HUKUK MÜùAVøRLøöø RAPORU…………………………………………..
BÖLÜM-10 BøLøM DANIùMA KURULU RAPORU………………………………………
BÖLÜM-11 øKTøSADø øùLETME RAPORU……………………………………………….
BÖLÜM-12 YAYIN KURULU RAPORU ………………………………………………….
BÖLÜM-13 GENEL MERKEZ GENÇLøK KOLLARI ETKøNLøKLERø…………………
-I-
SESLENøù
De÷erli arkadaúlarÕm,
13. Ola÷an Genel Kurulumuza hoú geldiniz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, ülkemizdeki ulusal ve tam
ba÷ÕmsÕzlÕkçÕ birikimin yansÕmasÕnÕ taúÕmaktadÕr. Di÷er bir ifade
ile ulustaki Atatürkçü bilinç ve potansiyel, Atatürkçü Düúünce
Derne÷i ile devam etmektedir.
Derne÷imiz Türkiye’nin en büyük demokratik kitle örgütüdür.
Atatürkçü düúünce sistemine bütünüyle sahip çÕkan bu kuruluú, ülkedeki ulusal
potansiyelin, anti-emperyalist çizgide bir reflekse dönüúmesinde, bu güne kadar etkin
roller üstlenerek baúarmayÕ hedeflemiútir. Cumhuriyetin temel nitelikleri olarak 1937’de tamamÕ Anayasaya giren ve 6 ok
(UlusalcÕ – HalkçÕ – Devletçi – Laik – Devrimci - Cumhuriyetçi ) olarak tanÕmlanan,
devrimin uygulama ilkeleri bize bugün de yol göstericidir.
Ne yazÕk ki bugün emperyalizmin yÕkÕcÕ etkileri, ülkemiz üzerinde, özellikle son on iki
yÕlda, iktidar eliyle yürütülen politikalarla, giderek artan bir biçimde hissedilmektedir.
Ekonomi, toplumsal ve siyasal yaúam, yargÕ, özgürlükler ve demokrasi ile dÕú politika
gibi her alanda yaúanan geriye gidiú, Atatürkçü Düúünce Derne÷ine: Türk ulusunda
var olan Ulusal Ba÷ÕmsÕzlÕk bilincini ön planda tutarak, yeniden Kuvvayi Milliyenin
öncü kuruluúu olmak ve Tam Ba÷ÕmsÕz Türkiye’yi kurmak için Atatürkçü düúünce
sistemini onarÕp yeniden egemen kÕlmak görevini vermektedir.
2 yÕl önce 09-10 Haziran 2012 tarihlerinde yapÕlan 12. Ola÷an Genel Kurulumuzda
yaptÕ÷Õm konuúmada, Atatürkçü Düúünce Derne÷inin 2012-2014 döneminde kuruluú
ilke ve amaçlarÕ do÷rultusunda ulaúmasÕ gereken hedeflerini;
“-Do÷ru örgütlenme, do÷ru söylem, do÷ru eylem ilkeleri do÷rultusunda, kitleler
önünde güç oda÷Õ olarak onlarÕ mücadeleye katabilmek,
-Sorunlara Atatürkçü bakÕú açÕsÕyla çözüm üretmek,
-Tüm ulusalcÕ Demokratik Kitle Örgütü, Meslek OdalarÕ, Sendikalar ve Siyasi
Partiler ile güç birliklerine giderek gücü büyütmek,
-Genel Merkez ve ùubelerimizin etkinliklerini daha çok kitlelere ulaútÕracak
eylemlere dönüútürmek, böylece kitlelerin örgütlü güce olan ihtiyacÕnÕ
karúÕlamak olmalÕdÕr.”
ùeklinde belirtmiútim.
Arada geçen sürede, söylediklerimizi hayata geçirmiú olmanÕn huzuru içindeyiz.
ùöyle ki;
Bugün toplum, olumsuzluklar karúÕsÕnda tepki vermeye baúlamÕútÕr. Sessiz, korkan
toplum, korkunun ecele faydasÕ olmadÕ÷ÕnÕ artÕk anlamÕútÕr. øktidar ortaklarÕ kendi
kendilerini yemeye baúlamÕútÕr. Ancak o temeli biz attÕk. O büyük eylem 19 MayÕs
2012’de Samsun’da baúlamÕútÕ. 29 Ekimler ve 10 KasÕmlarda ve 24 Mart 2013’te
Ankara’da, 13 AralÕk 2012’de, 8 Nisan 2013’te ve 5 A÷ustos 2013’te Silivri’de ve 19
MayÕs 2013’te Samsun’da ve Ankara’da 10 binler, 100 binler, milyonlar meydanlarÕ
doldurmuútur. Halk gaz da yemiútir ama sonuçta Gezi direniúi çÕkmÕútÕr ortaya. ArtÕk
halk her yerde eylemdedir. Halkta; ulusal bilinç, Cumhuriyet bilinci, laik bir toplumda
yaúamanÕn, özgür aklÕn önemli oldu÷u bilinci vardÕr.
øki sene önce emek cephesinde hiç bir hareket yokken, sendikasÕzlaútÕrÕlmÕú bir
Türkiye’de, bugün görüyoruz ki emek de hakkÕna sahip çÕkmaya çalÕúÕyor. Mu÷la’dan,
Yata÷an’dan, Zonguldak’tan yola çÕkanlar durdurulsa da hiç önemi yoktur. Emekçiler
kazandÕlar. Yürüyüúün baúlamÕú olmasÕ önemlidir. Yürüyüú baúladÕktan sonra
durdurulamaz.
E÷er bugün iktidar ve cemaatin foyalarÕ ortaya çÕkmÕúsa, halk meydanlarÕ
dolduruyorsa bunda, Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin iki yÕllÕk yo÷un bir eylem
çalÕúmasÕ vardÕr. HalkÕn korku duvarÕnÕ yÕkmasÕnÕ, söylemlerini ve düúüncelerini dile
getirmesini, korkmayarak el ele yürümesini ve Cumhuriyet yÕkÕcÕlarÕna karúÕ
direnmeyi, bunlara dur! deme noktasÕnda öncü olduk. Bu süreçte Atatürkçü Düúünce
Derne÷i’nin çok önemli payÕ oldu.
Bu halk hareketlerinin gücü, iktidar ortaklarÕnÕ birbirinden ayÕrmÕútÕr. Bugün gelinen
noktada ne olduklarÕ gözükmüútür. Paralel yapÕlanma de÷il bir suç örgütü vardÕr. Her
úeyi birlikte yapmÕúlardÕr. økisi bütün kadrolarÕ almÕúlar, bütün ihaleleri yeúil
sermayeye vermiúler, havuz medyasÕ oluúturmuúlar. Bir iki direnen üniversite
haricinde özgür üniversite ve akÕl bÕrakmamÕúlar.
Vatan ve millet fikri olmadÕ÷Õ için ülkenin bir parçasÕnÕ verme konusunda hiç dertleri
yok. Bu çerçevede yürüdüler, sadece kendilerine göre øslami yapÕyÕ getirmek için
verdiler ve karúÕlÕ÷ÕnÕ aldÕlar. Görevli olarak geldiler ve görevlerini yaptÕklarÕ süre
içinde bir yandan bölerken bir yandan kendi kadrolarÕnÕ kurdular. Niçin bunlar birlikte
çalÕútÕ? øki ortak noktalarÕ vardÕ, birincisi ikisi de Cumhuriyet düúmanÕ. Cumhuriyet ilan
edildikten itibaren Cumhuriyetin bütün ilkelerine karúÕlar, Cumhuriyete kin duyuyorlar.
PadiúahlÕ÷Õ devam ettirmeyip halk yönetimini öne çÕkardÕ÷Õ için Cumhuriyet
yönetimine karúÕlar. økincisi de her halükarda bölücüler. Bu çerçevede hukuk hiç yok.
Çünkü kinle yetiúmiú insanlarÕn içinde cemaat algÕlamasÕ vardÕr ve onlar hukuk
bilmez. Hukuk bilmeyince hukuka saygÕ bilmezler, insan hakkÕ tanÕmazlar. ønsan
haklarÕnÕ korumak için bir ba÷ÕmsÕz yargÕ olmasÕ gerekir. Demokrasiyi asla istemezler
ama demokrat gibi görünerek sizi o yapÕlanmaya çekerler.
ArtÕk foyalarÕ ortaya çÕkmÕútÕr. Millet bunlara gereken dersi verecektir. HalkÕn
demokrasiyi, özgürlükleri ve cumhuriyeti yeniden inúa etmek için önünde iki seçim
úansÕ vardÕr. CumhurbaúkanlÕ÷Õ seçimi ile milletvekili genel seçimleri.
CumhurbaúkanlÕ÷Õ konusunda, halkÕn kabul edece÷i, cumhuriyetçi, ça÷daú, dürüst
adaylarÕn gösterilmesi iste÷imiz ve beklentimizdir.
Milletvekilli÷i genel seçimi için öncelikli ele alÕnmasÕ gereken konu ise seçim
sistemidir. 12 Eylül eliyle nispi temsil kaldÕrÕlmÕútÕr. En adil seçim sistemi nispi
temsildir. Nispi temsilde ben verdi÷im oyu Meclis’te yüzde 80 görürüm. 12 Eylül’de
D’hont sistemine geçildi. D’hont sistemi yüzde 35 oy alan bir partinin Meclis’te dörtte
üç oranÕnda temsilini sa÷lamak üzere kurgulanmÕú bir sistem. 12 Eylül bunu
yapmakla kalmadÕ, bir de üzerine yüzde 10 baraj koydu. Mevcut seçim yasasÕ ile
seçimlere girilmesi halinde, halkÕn mecliste demokratik biçimde temsili mümkün
olmayacaktÕr. Halk, Atatürk devrimi yanlÕsÕ, Cumhuriyet yanlÕsÕ ve kuruluú ilkelerini
tekrar yaúatmak isteyen gerçek Cumhuriyetçileri iktidar olarak görmek istemektedir.
Bugün gelinen noktada halk úunu gösterdi: Direndi÷inde kazanÕyorsun. Direnmeye
baúladÕ÷ÕnÕzda, artÕk durmuyorum, bu hakkÕmdÕr, bunu alÕyorum dedi÷inizde
kazanÕyorsunuz. Karar vermek ve yürümek çok önemlidir, bugün halk bunu yapÕyor.
Bireyler tek tek ve alana çÕkan farklÕ örgütlerle. Meydanlardaki halkÕn büyük
ço÷unlu÷unun beklentileri ile Atatürkçü Düúünce Derne÷inin amaç ve ilkeleri birbiriyle
uyumludur. HalkÕn gücünü, örgütlü güce dönüútürmek, sonuç almak için çok
önemlidir. Bugün için, bu gücün örgütlenmesini sa÷layabilecek örgüt, Atatürkçü
Düúünce Derne÷idir. Yeni dönemdeki görevimiz, bu örgütlenmeyi sa÷layacak yapÕyÕ
oluúturmak olmalÕdÕr. Bunu baúarmÕú Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Türkiye’de
gündemi belirleyebilecek bir noktaya da gelmiú olacaktÕr.
øki yÕl önce sözlerimi aúa÷Õda belirtti÷im cümle ile bitirmiútim. Mutluyum ki, bugün aynÕ
cümleleri daha inançlÕ tekrarlayabiliyorum. Tarih, alÕnacak olan bu sonuçta, Atatürkçü
Düúünce Derne÷inin tüm aktif üyelerinin çabalarÕnÕn katkÕsÕnÕ, kalÕn ve büyük harflerle
yazacaktÕr. Hepinize gönülden teúekkür ediyorum.
“2023 kimilerinin baúarÕ yÕlÕ de÷il, ama 2019 Atatürk’ün
Cumhuriyetinin yÕldÕzÕnÕn yeniden parlayaca÷Õ yÕl olacaktÕr.”
ve
O’nun
Sizleri sevgi ve saygÕ ile selamlÕyorum.
Tansel ÇÖLAùAN
Genel Baúkan
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø KURUCU ÜYELERø LøSTESø
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
11.
12.
13.
14.
15.
16.
17.
18.
19.
20.
21.
22.
23.
24.
25.
26.
27.
28.
29.
30.
31.
32.
33.
34.
35.
36.
37.
38.
39.
40.
41.
42.
43.
44.
45.
46.
47.
48.
49.
50.
Ord.Prof.Dr. HÕfzÕ Veldet
Prof.Dr. Nusret
Prof.Dr. Hüsnü Hasan
Prof.Dr. M.RagÕp
M.Rauf
Prof.Dr. Lütfü
Prof.Dr. Muzaffer Baki
Celil
Prof.Dr. Cahit
Ahmet Hamdi
A.Hicri
KazÕm
Doç.Dr. Bahriye
Prof.Dr. Ayhan
øhsan
Sami Nabi
H. Bedri
Prof.Dr. Muammer
Prof.Dr. Nejat
Prof.Dr. Mustafa
Doç.Dr. AnÕl
Lerzan
Gürbüz D.
Hayri
Mustafa
Jale Candan
Dr. Ziya
Rüútü
Doç.Dr. FazÕl
Nermin
Sabiha
Süheyla
Mualla
Dr. A. Cengiz
Prof.Dr. Özer
M. Suphi
Arif
Sacit
Prof.Dr. S. Çetin
Ayyuk
Demirhan
Hüseyin
Selahattin
Arslan
Fahrettin
Hayri
Hüseyin Avni
N. ølter
Mehmet
Süreyya
VELøDEDEOöLU
FøùEK
GÖKSEL
SARICA
øNAN
DURAN
AKSOY
GÜRKAN
TALAS
BOYACIOöLU
FøùEK
YENøCE
ÜÇOK
ÇAVDAR
TOPALOöLU
ÖZERDøM
KORAMAN
AKSOY
KAYMAZ
ALTINTAù
ÇEÇEN
AKYOLLU
TÜFEKÇø
BALTA
COùTUROöLU
GÜNAY
TøNEL
ÖZAL
SAöLAM
ÖZTUù
ERøù
KAYMAZ
GÖKHAN
BÜKER
OZANKAYA
GÜRSOYTRAK
ÇAVDAR
SOMEL
ÖZOöLU
ERENBERK
TUNCAY
EMRE
CANBAY
KAYA
TELSEREN
OSMANOöLU
GÜLER
ERTUöRUL
ALDAN
ùEHøDOöLU
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø KURULUù NEDENø
Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin kuruluú nedeni, 1989 yÕlÕnda Kurucular
Kurulu tarafÕndan aúa÷Õdaki gibi belirlenmiútir.
Atatürk'ün bedensel varlÕ÷ÕnÕn artÕk aramÕzda bulunmamasÕndan
cesaret alan içteki ve dÕútaki kimi olumsuz güçler, O'nun yeni Türk
Devletini yaratma do÷rultusunda ilk adÕmÕ attÕ÷Õ 19 MayÕs 1919'un üzerinden
tam 70 yÕlÕn geçti÷i bugünlerde, Atatürk devrim ve ilkelerine karúÕ, açÕk ya
da kapalÕ saldÕrÕlarÕnÕ doru÷a ulaútÕrmÕú bulunmaktadÕr. Bundan daha
kötüsü, plânlÕ ve sinsi bir çalÕúma ile o devrim ve ilkeleri gelecekte yok
etmek çabasÕ içindeler.
Oysa Atatürk;
Sadece "Ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ tümüyle tehlikeye düúmüú Türk Ulusunu ve
yurdunu emperyalist güçlerin iúgalinden kurtaran bir büyük asker" de÷ildir.
O, bunun çok daha ötesinde, örne÷in siyasal, kültürel ve ekonomik
alanlar baúta olmak üzere, her alanda ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕmÕzÕ yok edici ya da
kÕsÕtlayÕcÕ olumsuz ba÷larÕ koparan;
Ulusal egemenli÷i gerçekleútirerek Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ;
Kiúisel inançlara dokunmayarak, toplumumuzu Ortaça÷ zihniyetinden
ve úeriattan kaynaklanan "nakil"e dayalÕ kurum ve kurallardan kurtarÕp, sürekli
biçimde ça÷daú ve uygar bir ulus olmanÕn ve böyle kalmanÕn yollarÕnÕ
gösteren , "akÕl"a dayalÕ lâik düúünce, lâik hukuk ve lâik ö÷retim sistemlerini
toplum yaúamÕnda egemen kÕlan;
Tüm özgürlüklerin ve insan haklarÕnÕn sosyal Hukuk Devletinin ve
ço÷ulcu demokrasinin yolunu açan;
YüzyÕllarca ikinci sÕnÕf insan durumuna düúürülmüú Türk kadÕnÕnÕ
gerçek yerine yükseltip, eúit haklara ve eúit onura sahip insan ve yurttaú
yaparak, yapay eúitsizlikleri kaldÕran;
øçten ve dÕútan kaynaklanan her tür sömürüye karúÕ çÕkarak, halkÕn
yalnÕz siyasal de÷il, ekonomik ve sosyal alanda da gerçek efendi durumuna
gelmesini ve tüm yurttaúlarÕn gönencini devletin varlÕk nedeni ve amacÕ
sayan;
Ulusal ekonominin giriúimcilerin keyfine, yalnÕz kâr ve rekabet
mekanizmasÕna göre baúÕboú biçimde iúlemesine de÷il, toplumun ve tüm
yurttaúlarÕn gereksinimlerini karúÕlayacak biçimde devlet tarafÕndan
yönlendirilmesini ilke olarak benimsemiú ve benimsetmiú olan;
Yurdumuzun yeraltÕ ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkÕnÕn
yararlanmasÕnÕ benimseyen ve kabul ettiren;
Misak-Õ Millî sÕnÕrlarÕ içinde "Türk'üm" diyen herkesin Türk oldu÷u
ölçütünü getirerek, ÕrkçÕlÕ÷Õ reddedip; yapÕcÕ, olumlu ve ça÷daú Türk
UlusalcÕlÕ÷ÕnÕ yaratarak, onu devletimizin temel ilkelerinden biri yapan;
Her yurttaúÕn e÷itimden, bilimden ve sanattan payÕnÕ almasÕnÕ, "fikri
hür, irfanÕ hür, vicdanÕ hür kuúaklarÕn yetiútirilmesini” devletin baúta gelen
görevi yapan;
Kültür emperyalizminden kurtulabilmemiz ve e÷itimin
yaygÕnlaútÕrÕlabilmesi için yeni Türk harflerini kabul etmenin yanÕnda Türk
dilinin arÕndÕrÕlmasÕ ve zenginleútirilmesini büyük bir toplumsal görev sayan.
Türk Ulusunun tarihini, ça÷daú insan kökenine ba÷layan;
"Yurtta barÕú, Dünyada barÕú" ilkesi ile devlet yaúamÕnda ve uluslararasÕ
iliúkilerde kaba kuvveti, ÕrkçÕlÕ÷Õ, saldÕrÕ savaúÕnÕ mahkûm eden;
Bütün uluslarÕn insanlÕk ailesinin bir parçasÕ oldu÷unu vurgulayarak,
insanlÕ÷Õn bütünleúmesi düúüncesinin tohumlarÕnÕ atan Ça÷daú Devlet
Kurucusudur.
Bu durum karúÕsÕnda Atatürk devrim ve ilkelerinin, toplumsal
sorunlarÕmÕzÕn çözümlenmesinde ÕúÕk tutucu niteli÷e ve yaratÕcÕ güce sahip
oldu÷una inananlar, "Atatürkçü Düúünce Derne÷i"ni kurarak, O'nun devrim ve
ilkelerinin gelecekte de egemen olmasÕna katkÕda bulunma ve onlara bekçilik
yapma zorunlulu÷unu duymuúlardÕr.
" Kurucular Kurulu - 19 MayÕs 1989”
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL BAùKANLARI
1-1989
Prof.Dr. Muammer
AKSOY (Kurucu Genel Baúkan)
2-07.02.1990
Celil
GÜRKAN
3-09.05.1990
Prof.Dr. Nejat
KAYMAZ
4-07.02.1991
Arif
ÇAVDAR
5-05.06.1992
Prof.Dr. Özer
OZANKAYA
6-22.06.1993
Süreyya
ùEHøDOöLU
7-31.05.1994
M.Suphi
GÜRSOYTRAK
8-1998
Burhan
APAYDIN
9-1998
M.Suphi
GÜRSOYTRAK
10-1998-2000
Yekta Güngör
ÖZDEN
11-2000-2003
Halil øbrahim
ùAHøN
12-2003-2006
Ertu÷rul
KAZANCI
13-2006-2010
M.ùener
ERUYGUR
14-2010-……
Tansel
ÇÖLAùAN
GENEL YÖNETøM KURULU
Tansel ÇÖLAùAN
Genel Baúkan
Hüseyin Emre
ALTINIùIK
Genel Búk.Yrd.
Prof.Dr. Ayhan
FøLAZø
Genel Búk.Yrd.
Sevil Nazan
KESKøN
Gn. Sek. Yrd.
Ersan BARKIN
Prof.Dr. Sina
AKùøN
GYK Üyesi
Nuri Osman
APAYDIN
GYK Üyesi
Elif ÇUHADAR
Celal AKPINARLI
Öner TANIK
Genel Sekreter
Genel Sayman
Gn. Sek. Yrd.
ùadiye
YEùøLYURT
Gn. Sayman Yrd.
Nazmi ùARVAN
Reúat DEMøRCø
GYK Üyesi
GYK Üyesi
Prof.Dr. Bülent
ÇUKUROVA
GYK Üyesi
Tolga AKGÜN
Ahmet METøN
Kutlay ALPUöAN
GYK Üyesi
GYK Üyesi
GYK Üyesi
Lütfü KIRAYOöLU
Kamil Cemal
YETGøNER
GYK Üyesi
Mehmet
ALTINTOP
GYK Üyesi
Mehmet PINAR
Gn. Sek. Yrd.
GYK Üyesi
GYK Üyesi
Ercan UZUN
Alaz TETøK
GYK Üyesi
GYK Üyesi
Zuhal Özen
MANOöLU
GYK Üyesi
Gökhan BøNZAT
GYK Üyesi
GENEL DENETLEME KURULU
Ömer SAYAN
Baúkan
Mahmut DEMøR
Üye
Abdüllatif
DEVRAN
Baúkan Yrd.
AslÕhan ÇELEBø
Yazman
Güner ALTUN
Üye
Kemal IùIN
Üye
Cihangir
DÜNDAR
Üye
GENEL DøSøPLøN KURULU
Remzi
BABACAN
Baúkan
Hülya øren
ÜRESøN
Baúkan Yrd.
Mualla YILMAZ
Yazman
Çi÷dem ELøBOL
Üye
Tomris Esma
YILMAZ
Üye
Ayhan ÖZTÜRK
Üye
øsmail AKBAL
Üye
GÜNDEM
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø 13. OLAöAN GENEL KURUL GÜNDEMø
1. AçÕlÕú. Mustafa Kemal Atatürk ve ùehitlerimiz için saygÕ duruúu ve østiklal MarúÕ.
2. Genel Kurul BaúkanlÕk DivanÕ’nÕn oluúmasÕ.
Gündemin oylanmasÕ ve BaúkanlÕk DivanÕ’na tutanaklarÕ imzalama yetkisi verilmesi.
Genel BaúkanÕn açÕlÕú konuúmasÕ.
KonuklarÕn konuúmalarÕ.
Yönetim Kurulu çalÕúma raporunun okunmasÕ.(Gelir-Gider tablosu ve Bilançonun
okunmasÕ.)
7. Genel Denetleme Kurulu raporununokunmasÕ.
8. Genel Disiplin Kurulu raporunun okunmasÕ.
9. Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu RaporlarÕna iliúkin genel görüúme açÕlmasÕ.
10. Görüúlere karúÕ Yönetim Kurulu’nun yanÕt vermesi.
11. Genel Yönetim Kurulunun aklanmasÕ.
12. Genel Denetleme Kurulunun aklanmasÕ.
13. øtiraz edilen Yönetim Kurulu kararlarÕnÕn kesinleútirilmesi.
14. Tahmini Bütçenin görüúülmesi ve karara ba÷lanmasÕ.
15. Tüzük 16/e maddesi uyarÕnca üye giriú ve yÕllÕk ödenti tutarÕnÕn belirlenmesi.
16. Kendi kurullarÕnca fesih edilen ya da Valilik-KaymakamlÕklarca feshi bildirilen
úubeler hakkÕnda karar verilmesi.
17. Yeni açÕlacak úubelerin belirlenmesi.
18. Genel Yönetim Kuruluna gayrimenkul alÕm,satÕm, kiralama, takas, intifa hakkÕ
kullanma vb. yetkilerin verilmesine.
19. OrganlarÕn seçimi.
a- Genel Yönetim Kurulu
(25 Asil - 25 Yedek üyenin seçimi)
b- Genel Denetleme Kurulu (7 Asil - 7 Yedek üyenin seçimi)
c- Genel Disiplin Kurulu
(7 Asil - 7 Yedek üyenin seçimi)
20. KapanÕú.
3.
4.
5.
6.
(I)-
Giriú
Cumhuriyet úehidi, Kurucu Genel BaúkanÕmÕz Prof.Dr. Muammer AKSOY’un
öncülü÷ünde kurulan Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Kurucular Kurulunun tespit etti÷i ilkeler
do÷rultusunda, Kemalist ideolojisinin anlatÕlmasÕ ve yaygÕnlaútÕrÕlmasÕnda etkili ve tarihsel
ödevine yakÕúan çalÕúmalar yaparak, ülkemizin en büyük demokratik kitle örgütü durumuna
gelmiú, bundan sonra da bu sorumlulu÷unun gere÷ini yerine getirecektir.
Günümüzde, ülkemizin anayasal hukuk düzeni, Cumhuriyetimizin kuruluú felsefesi,
Atatürk devrim ve ilkeleri, iktidar vasÕtasÕyla gerçekleútirilen uygulamalarla yok edilmek
isteniyor.
Bu yÕkÕcÕ süreçte, Atatürkçü Düúünce Sistemini (Kemalizm), korumak ve yeniden
inúa etmek örgütümüzün kuruluú nedenidir. Bu hedefe ulaúmak için verdi÷imiz
mücadelede yol göstericimiz; Atatürk Devrim ve ølkeleridir.
ÇalÕúma raporumuzu; bu amaç ve çerçevede gerçekleútirebildiklerimizi ve isteyip
de gerçekleútiremediklerimizi neden ve sonuçlarÕnÕ da içeren bir de÷erlendirme ile
sizlerle paylaúmak için hazÕrladÕk.
(II)- Genel Bir Durum De÷erlendirmesi
Yeni Dünya düzeni veya “küreselleúme” adÕ verilen geliúmeler, tüm dünyada oldu÷u
gibi, ülkemizde de yÕkÕcÕ etkisini göstermektedir. Küreselci ve sözde ‘serbest’ piyasacÕ
ekonomi politikalarÕ; özelleútirmelerle tarÕm ve sanayi varlÕ÷ÕmÕzÕ eritmiú; topraklarÕmÕz yer
altÕ, yerüstü zenginlikleri ile küresel úirket ve yabancÕ sermayenin sömürüsüne açÕlmÕú;
ülkenin tüm iletiúim – haberleúme ve tüm mali banka – sigorta sistemi bu güçlerin tekeline
ve kontrolüne devredilmiútir.
Bölgemiz Büyük Ortado÷u Projesi (BOP) ile emperyalizmin amaçlarÕ do÷rultusunda
úekillendirilmeye çalÕúÕlmaktadÕr. Askeri iúgallerle veya yandaú iç ayaklanmalarla komúu
ülkelerimiz bu saldÕrÕlar sonucunda ya parçalanmÕú, yeni devletler ortaya çÕkmÕú ya da
ba÷ÕmlÕ yönetimler meydana getirilmiútir. Türkiye bu planÕn içine sokulmaya
çalÕúÕlmaktadÕr. Ekonomik ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ çökertilmiú ülkemiz emperyalizmin, etnik ve dini
ayrÕúmalarÕ keskinleútirecek yo÷un saldÕrÕlarÕyla karúÕ karúÕyadÕr.
Demokrasi süslemesiyle halka sunulan bu süreç; bir yandan ekonomik, yargÕsal,
medyatik araçlarla sürdürülen baskÕ ve úiddet politikasÕ, bir yandan da cemaat-tarikat
teúvik politikalarÕyla yürütülmektedir. Bugün gelinen noktada bu siyasette tÕkanmÕútÕr.
Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en bunalÕmlÕ ve kritik dönemini yaúamaktadÕr.
VatanÕmÕzÕn bütünlü÷ü ve Laik Demokratik Cumhuriyet tehdit altÕndadÕr.
Söz konusu tehditle mücadele etmesi anayasal görev olan devlet kurumlarÕnÕn ço÷u
yozlaútÕrÕlmÕú veya etkisizleútirilmiútir.
Devletin laik niteli÷inden uzaklaúÕlmÕútÕr. øúçinin, emekçinin iú güvencesi ve sendikal
haklarÕ tÕrpanlanmÕú, emek-sermaye dengesi yok edilmiú, insanlarÕmÕz yoksulluk içinde
sadakaya muhtaç edilmiútir. TopraklarÕmÕz, sanayi tesislerimiz, milli bankalarÕmÕz
yabancÕlara satÕlmÕútÕr. E÷itimde bilimsellikten uzaklaúÕlmÕútÕr. Demokratik haklarÕn
kullanÕlmasÕ engellenmiú, gençlerimiz gösteri hakkÕnÕ kullanÕrken, gaz fiúekleriyle veya
-1-
dövülerek öldürülmüútür. Sosyal medya yasaklarÕnda görüldü÷ü gibi kiúi hak ve hürriyetleri
baskÕ altÕna alÕnmÕútÕr. Yolsuzluk ile rüúvet yaygÕnlaúarak dev boyutlara ulaúmÕú, hukuk
devletinden ve yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õndan söz etmek imkânsÕz hale gelmiútir. Korkusuz
yaúama özgürlü÷ü kalmamÕútÕr.
Terk edilen “planlama” ve “halkçÕ devlet” anlayÕúÕ, toplumsal dengesizlikler arasÕnda
uçurum yaratmÕútÕr. En yüce de÷er yapÕlan “para” ahlaki de÷erleri çürütmüútür. Bu
çarpÕklÕktan yararlanan belli bir dini anlayÕúÕn egemen oldu÷u iktidar devleti ele geçirmiú,
devlet, hepimizin devleti olmaktan çÕkarÕlmÕútÕr.
Umut ÕúÕ÷ÕnÕ ise millet yakmÕútÕr. Son iki yÕlda derne÷imizin de öncülü÷ünü yaptÕ÷Õ
kitlesel halk hareketleriyle milletimiz, ça÷daú cumhuriyeti, demokrasiyi ve vatanÕn
bütünlü÷ünü sahiplendi÷ini göstermiútir.
(III)- 2012-2014 dönemi geliúmeleri ve bu dönemde Atatürkçü Düúünce Derne÷i
YukarÕda bahsetti÷imiz genel görünümle birlikte son yÕllarda ülkemizin gündeminde,
“yeni anayasa tehdidi”, “Suriye ile savaú” ve “Ergenekon, Balyoz gibi hukuksuz davalar”
sürekli yer almÕútÕr.
2012 yÕlÕ baúÕnda;
Türkiye’yi bölecek Demokratik Laik Cumhuriyeti sonlandÕracak “yeni anayasa”
çalÕúmalarÕ bütün hÕzÕyla sürmekteydi.
Türkiye’yi Suriye’de savaúa sokmak istek ve niyeti gündemdeydi. Bu savaú, ülkemizi,
bir daha çÕkamayacak úekilde Ortado÷u bataklÕ÷Õna çekecek, etnik kimlik ve mezhep
kavgalarÕnÕ körükleyecekti.
Ergenekon, Balyoz ve benzeri hukuksuz davalar ile yurtsever aydÕnlarÕmÕz,
siyasetçilerimiz, askerlerimiz tutuklanmÕú; sinmiú, korku içinde bir toplum yaratÕlmÕútÕ.
øúte bu ortamda, 09-10 Haziran 2012 tarihlerinde gerçekleútirilen 12. Ola÷an Genel
Kurulumuzda, Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, Atatürkçü Düúünce Derne÷inin 20122014 döneminde kuruluú ilke ve amaçlarÕ do÷rultusunda ulaúmasÕ gereken hedeflerini;
“-Do÷ru örgütlenme, do÷ru söylem, do÷ru eylem ilkeleri do÷rultusunda, kitleler
önünde güç oda÷Õ olarak onlarÕ mücadeleye katabilmek,
-Sorunlara Atatürkçü bakÕú açÕsÕyla çözüm üretmek,
-Tüm ulusalcÕ Demokratik Kitle Örgütü, Meslek OdalarÕ, Sendikalar ve Siyasi Partiler
ile güç birliklerine giderek gücü büyütmek,
-Genel Merkez ve ùubelerimizin etkinliklerini daha çok kitlelere ulaútÕracak eylemlere
dönüútürmek, böylece kitlelerin örgütlü güce olan ihtiyacÕnÕ karúÕlamak olmalÕdÕr.”
Biçiminde belirtmiútir.
Bugün, Genel BaúkanÕmÕzÕn o zaman belirtti÷i hedef do÷rultusunda yapÕlan
çalÕúmalarÕn büyük ölçüde sonuç verdi÷ini söyleyebiliriz. ùöyle ki;
-2-
Toplum artÕk tepki vermeye baúlamÕútÕr. Sindirildi÷i zannedilen halk aya÷a kalkmÕútÕr.
Uzun yÕllar boyunca ortaklÕk yapan iktidar ve cemaat birbirlerini yemeye baúlamÕútÕr. Ancak
bu sonuca gelinmesinde derne÷imizin yapmÕú oldu÷u özverili çalÕúmalarÕn büyük etkisi
olmuútur.
(a)
Büyük Kitlesel Eylemler
Atatürkçü Düúünce Derne÷i; kendili÷inden veya farklÕ konularda de÷iúik örgütlerle
birliktelikler oluúturarak, halkÕn bekledi÷i eylemleri yapma potansiyeli ve kapasitesine
sahip oldu÷unu geçmiúten bu yana çeúitli örneklerle göstermiútir. Bu tarihsel birikimin
güvenciyle, 19 MayÕslarda, örgütümüzün öz gücüyle Samsun’da baúlattÕ÷ÕmÕz ve devam
ettirdi÷imiz eylemlerimizi; bu öz güçten ve úubelerimizden aldÕ÷ÕmÕz deste÷e dayanarak,
geniú kitlelere yaymak maksadÕyla güç birlikleri oluúturduk. Bu amaçla, Mart 2012’ten
itibaren, sorunlara Atatürkçü bakÕú açÕsÕyla bakan Demokratik Kitle Örgütleri ve
sendikalara ça÷rÕda bulunduk ve bu ça÷rÕya olumlu yanÕt veren kuruluúlar ile gücü
büyüttük. Mart 2012’de derne÷imizin öncülü÷ünde bir araya gelen örgütlerin oluúturdu÷u
“ortak giriúim” adlÕ birliktelik, 29 Ekim 2012 Ulus MeydanÕnda baúlayan kitlesel halk
hareketiyle büyümüú ve “Vatan, Cumhuriyet ve Emek Birlikteli÷i” adÕnÕ almÕútÕr. Genel
BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan aúa÷Õda yer alan, 02 Ekim 2012 tarihli basÕn açÕklamasÕyla
birlikteli÷i ve 29 Ekim Ulus buluúmasÕnÕ kamuoyuna duyurmuútur.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel BaúkanÕ Tansel Çölaúan AçÕkladÕ: 29 Ekim
BuluúmasÕ Atatürkçü Düúünce Derne÷inin Ça÷rÕsÕ øle Bir araya Gelen
Demokratik Kitle Örgütlerinin Ortak ønisiyatifidir.
Mustafa Kemal Atatürk, Söylev’ine, “1919 yÕlÕ MayÕsÕnÕn 19. günü Samsun'a çÕktÕm.
Genel durum ve görünüú” diye baúlar. “Genel görünüú” içler acÕsÕdÕr. øúgalci devletler padiúaha tüm
isteklerini kabul ettirmiú; onlara yaslanan, halkÕnÕn gelece÷ini yok sayan saray; ordunun da÷ÕlmasÕna,
yurdun her köúesinin iúgaline izin vermiútir. Halk, yokluk ve yoksunluk içindedir; ama umutsuz ve
umarsÕz de÷ildir. Yurtseverler örgütlenir; direnir... Mustafa Kemal ATATÜRK önderli÷inde ulusal
kurtuluú savaúÕnÕ yapar ve iúgalci emperyalistleri ülkeden kovar.
Türk Ulusu, böyle destansÕ bir iradenin, direnmenin, mücadelenin sonunda; köhnemiú OsmanlÕ
düzenini yÕkar, tam ba÷ÕmsÕz, vatanÕ ve milletiyle bölünmez bütünlü÷ü esas alan, ulus iradesine
dayalÕ demokratik, laik ve ça÷daú bir cumhuriyet kurulur.
Ata’mÕzÕn bu yüce eseri tahrip edilmektedir.
O’nun en büyük devrimlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünüp
parçalanmaya çalÕúÕlmaktadÕr.
Çare;
Tüm sorunlarÕmÕzÕn çözümü; egemenli÷in gerçekten ulusta oldu÷u, her alanda tam
ba÷ÕmsÕzlÕk ilkesiyle, akÕl ve bilimin öncülü÷ünde, emperyalist talepler yerine halkÕn çÕkarlarÕnÕ ön
plana çÕkaran Ulusal Yönetim anlayÕúÕndadÕr.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i bu gerçekten hareketle halkÕmÕzÕn isteklerine yanÕt vermek,
kalbi yurt sevgisiyle çarpan her kiúiyi ve kurumu bir araya getirmek ve 29 Ekim’in; zorbalÕ÷a karúÕ
halkÕn direnme gücünün sergilenece÷i bir úölen olmasÕ için tüm demokratik kitle örgütlerine, siyasi
partilere ve halkÕmÕza tarihi bir ça÷rÕ yapmÕútÕr.
Bu ça÷rÕya olumlu yanÕt veren demokratik kitle örgütleriyle yapÕlan toplantÕlarda “ vatan ve
cumhuriyet” birlikteli÷i kurulmuú ve 29 Ekim’de büyük buluúma kararÕ alÕnmÕútÕr. Taban
çalÕúmalarÕ tüm yurtta devam etmektir.
Tüm halkÕmÕzÕ 29 Ekim saat 11.00’da Ankara-Ulus’ta 1. Meclis önünde buluúmaya
ça÷ÕrÕyoruz. 02.10.2012
-3-
Çeúitli eylemlerde onlarca kitle örgütü, sendika ve meslek odasÕnÕn destek verdi÷i
birliktelik; cumhuriyet de÷erlerine sahip çÕkarak, ülkemizin tam ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ, birli÷i ve
bütünlü÷üne yönelik her türlü tehdide karúÕ halkÕn gücüne dayanarak, demokratik yol ve
yöntemlerle mücadele etmek amacÕyla temel esaslarda bir araya gelen örgütlerden
oluúmuútur. Birlikteli÷in eúgüdümü derne÷imiz tarafÕndan sa÷lanmaktadÕr. ToplantÕlar
genel merkezimizde, genel baúkanÕmÕz baúkanlÕ÷Õnda yapÕlmaktadÕr. Birliktelik sözcüsü
genel sekreter yardÕmcÕmÕz Öner TanÕk’tÕr. Birliktelik, herhangi bir platform veya çatÕ örgütü
olmayÕp, Türkiye’yi ilgilendiren yakÕcÕ ana konularda eylem birlikteli÷ini kendisine alan
olarak belirlemiútir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i ve Birliktelik, “yeni anayasa dayatmasÕnÕn”,
demokratik laik cumhuriyetin sonu olaca÷ÕnÕ ve vatanÕn bölünmesi sonucunu getirece÷ini
de÷erlendirerek, “yeni anayasa dayatmasÕna karúÕ mücadeleyi” 2012-2013 döneminde
ana çalÕúma alanÕ olarak belirlemiútir.
Derne÷imiz, öncülü÷ünü yaptÕ÷Õ birliktelik ile “yeni anayasa” tehlikesine karúÕ
mücadelesini sürdürürken, “Suriye ile savaúa girilmemesi” için de mücadele etmiú,
“Ergenekon, Balyoz gibi hukuksuz dava” ma÷durlarÕnÕn sürekli yanÕnda olmuútur. Bugün
gelinen noktada “yeni anayasa” ve “Suriye ile savaú” tehditleri durdurulmuú, hukuksuz
davalar çökmüútür. Sonuçta gezi direniúi çÕkmÕútÕr ortaya. ArtÕk halkÕmÕz, ça÷daú
cumhuriyet, demokrasi ve özgürlükler için ayaktadÕr.
Bu iki yÕlda derne÷imiz veya birliktelikle birlikte gerçekleútirdi÷imiz eylemlere iliúkin
ayrÕntÕlÕ bilgiler BÖLÜM-1 (BÜYÜK KøTLESEL EYLEMLER)’dedir.
(b)
Gündeme øliúkin ÇalÕúmalar
Dönem içerisinde, temel olarak Türkiye’nin gündeminde; “yeni anayasa”, “Suriye
ile savaú giriúimi”, “hukuksuzluk”, “milli bayramlarÕmÕzÕn kutlamalarÕnÕn ve
andÕmÕzÕn kaldÕrÕlmasÕ”, “temiz siyaset ve seçim” tartÕúmalarÕ yer almÕútÕr.
Bu konularla ilgili olarak, toplumu aydÕnlatmak ve kamuoyu oluúturmak
maksadÕyla; kitlesel eylemler, büyük kapalÕ salon toplantÕlarÕ gerçekleútirdik. Genel
BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’Õn da konuúmacÕ olarak katÕldÕ÷Õ paneller ve konularÕnda
uzman konuúmacÕlarÕn yer aldÕ÷Õ konferanslar düzenledik. Genel BaúkanÕmÕz ve Genel
Merkez yöneticilerimiz, katÕldÕklarÕ TV programlarÕnda görüúlerini açÕkladÕ. Genel
BaúkanÕmÕzÕn gündeme iliúkin yaptÕ÷Õ basÕn açÕklamalarÕ, ulusal-yerel yazÕlÕ ve görsel
basÕn-yayÕn organlarÕ ile internet medyasÕnda ilgi çekti ve geniú yer aldÕ.
(b).1- Yeni Anayasa sürecine iliúkin çalÕúmalar
12.06.2011 milletvekili genel seçimi sonrasÕnda iktidar tarafÕndan, “yeni anayasa”
konusunda çalÕúmalar baúlatÕlmÕútÕr.
Konu; genel merkezimizde ülkemizin önde gelen bilim adamÕ ve siyaset
uzmanlarÕ ile de÷erlendirilmiútir. Sonucunda; 12 Eylül darbe düzeninin getirdi÷i
seçim sistemi ile oluúmuú meclis, halkÕn iradesini temsil etmedi÷inden, Anayasa
yapmaya yetkili olmadÕ÷Õ gibi, yeni bir Anayasa yapmaya hukuki imkân olmadÕ÷Õ,
10 yÕllÕk icraatÕ dikkate alÕndÕ÷Õnda iktidarÕn dayattÕ÷Õ AnayasanÕn sivil dikta ve
bölünme AnayasasÕ olaca÷Õ, bu süreçte yer almanÕn söz konusu olamayaca÷Õ
de÷erlendirilmiútir.
-4-
Genel Merkez ve úubelerimizce düzenlenen açÕk oturum, panellerde, ortam ve
úartlarÕ oluúturulmadan, iktidarÕn dayatmasÕ ile gündeme oturan yeni bir Anayasa
çalÕúmasÕna HAYIR dedik.
Görüúlerimizi basÕn açÕklamalarÕ ile kamuoyuyla paylaútÕk.
24 Mart 2013 Pazar günü Ankara'da Yenimahalle NazÕm Hikmet Kültür
Merkezinde Anayasa ve Türkiye gündemi konulu büyük toplantÕyÕ “Vatan,
Cumhuriyet ve Emek Birlikteli÷i” bileúenleri olarak düzenledik. ToplantÕ büyük ilgi
gördü. Ankara’da ilk defa 1600 kiúi kapasiteli salonda düzenlenen toplantÕya 6 bini aúkÕn
izleyici katÕldÕ. Genel Sekreter YardÕmcÕmÕz ve birliktelik sözcüsü Öner TanÕk’Õn yönetti÷i
toplantÕnÕn konuúmacÕlarÕ; Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel BaúkanÕ Tansel
ÇÖLAùAN, ÇYDD Genel BaúkanÕ Prof.Dr. Aysel ÇELøKEL, østanbul Barosu BaúkanÕ
Av.Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL, Ankara Barosu BaúkanÕ Av. Metin FEYZøOöLU, Türk
Hukuk Kurumu BaúkanÕ Sabih KANADOöLU, Gazeteci Bekir COùKUN, ùair-SanatçÕlar
Giriúimi Sözcüsü Ataol BEHRAMOöLU, E÷itim øú SendikasÕ Genel BaúkanÕ Veli
DEMøR, Engelliler Konfederasyonu Genel BaúkanÕ Av. Turhan øÇLø ve AydÕnlÕk
gazetesi genel yayÕn yönetmeni ølker YÜCEL olmuútur. AyrÕca, úehit aileleri ve gaziler
adÕna, gazi Koray GÜRBÜZ ve grevde olan BMC iúçileri adÕna, iúçi Mustafa ATSIZ birer
konuúma yapmÕúlardÕr.
Sonuçta; halktan yükselen tepkiler, meclis anayasa uzlaúma komisyonunda
yurtsever milletvekillerinin anayasanÕn de÷iútirilemez ilkelerine yönelik saldÕrÕlara karúÕ
verdi÷i mücadele ile “yeni anayasa” dayatmasÕ, askÕya alÕnmÕú görünmektedir. Bu
sonucun alÕnmasÕnda büyük katkÕ sa÷lamÕú oldu÷umuzu de÷erlendiriyoruz.
Sürecin tamamen sonlandÕrÕlmÕú oldu÷unu da düúünmüyoruz. Uygun zemin
bulundu÷unda anayasa saldÕrÕsÕnÕn yeniden baúlatÕlaca÷Õ de÷erlendirmesiyle,
duyarlÕlÕ÷ÕmÕzÕ devam ettiriyoruz.
“Yeni anayasa” dayatmasÕna karúÕ düzenlenen toplantÕlar, basÕn açÕklamalarÕ ve
Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’Õn konuúmalarÕndan bir kÕsÕm, BÖLÜM-2
(GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR), Ek-1’dedir.
(b).2- Suriye ile savaúa karúÕ çalÕúmalar
øktidarÕn, Suriye’deki iç savaúa müdahil olmayÕ öngören yanlÕú politikasÕ sonucu,
Haziran 2012’de Suriye içinde savaú uça÷ÕmÕz düúürülmüú, Suriye’de terör yapan
unsurlar iktidar tarafÕndan desteklenmiú, ülkemiz milyona yakÕn Suriyeli göçmenle karúÕ
karúÕya kalmÕútÕr.
11 MayÕs 2013 tarihinde Hatay’Õn
ReyhanlÕ ilçesinde patlayan bombalar 52
yurttaúÕmÕzÕn
ölümüne
ve
146
yurttaúÕmÕzÕn
yaralanmasÕna
neden
olmuútur.
ReyhanlÕ patlamalarÕ sonrasÕnda Genel
BaúkanÕmÕz, Genel Merkez yöneticilerinden
oluúan heyetle, bölgeyi ziyaret ederek
taziyelerini ve yaralÕlar için geçmiú olsun
dileklerini iletmiútir.
-5-
Ulu önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “yurtta barÕú, dünyada barÕú” ve
“savaú zorunlu olmadÕkça bir cinayettir” ilkelerini rehber edinen derne÷imiz,
açÕklamalarÕyla ve genel baúkanÕmÕz yaptÕ÷Õ konuúmalarda, “Suriye ile Savaúa HayÕr”
demiútir. AyrÕca yaptÕ÷ÕmÕz kitlesel eylemlerde de÷inilen ana konulardan biri de bu
olmuútur.
Bugün gelinen noktada, halkÕmÕzÕn ezici bir ço÷unlu÷unun Suriye ile savaú
istemedi÷i anlaúÕlmÕútÕr. Uluslar arasÕ toplumda, Suriye’de mevcut yönetime karúÕ
ayaklanan unsurlara karúÕ güvensizlik oluúmuútur.
Konuya iliúkin yaptÕ÷ÕmÕz
ÇALIùMALAR), Ek-2’dedir.
açÕklamalar,
BÖLÜM-2
(GÜNDEME
øLøùKøN
(b).3- Hukuksuz davalara karúÕ çalÕúmalar
Ergenekon, balyoz ve benzeri hukuksuz davalar görüldü÷ü andan itibaren
Atatürkçü Düúünce Derne÷i genel merkez, úubeler ve üyeleriyle dava ma÷durlarÕnÕn
yanÕnda bulunmuú, haksÕzlÕk ve hukuksuzluklarÕn karúÕsÕnda bulunmuútur.
Gerek genel baúkanÕmÕz tarafÕndan Silivri’de duruúmalar sÕrasÕnda, gerekse de
genel merkezimizden konuya iliúkin görüúlerimiz basÕn açÕklamalarÕyla kamuya
duyurulmuútur.
Kitlesel Eylemler bölümünde geniú yer verdi÷imiz gibi, konuya duyarlÕ demokratik
kitle örgütleri ve siyasi partilerle birlikte 13 AralÕk 2012, 08 Nisan 2013 ve 05 A÷ustos
2013 tarihlerinde Silivri’de buluúmak üzere halka ça÷rÕda bulunduk. On binlerce
yurtseverle, duruúmalar yapÕlÕrken mahkeme salonu dÕúÕnda buluútuk. 13 AralÕk 2012
ve 08 Nisan 2013 tarihlerindeki buluúmalarda, genel baúkanÕmÕz Tansel Çölaúan kitleye
hitap etti.
Bugün gelinen noktada; 17 AralÕk sonrasÕ yaúanan olaylar sonrasÕnda iktidar
yöneticilerinin de itiraf ettikleri üzere, yÕllardÕr haksÕz ve hukuksuz biçimde cezaevlerinde
bulunan yurtseverlere, gündemdeki tarifiyle “kumpas” kuruldu÷u anlaúÕlmÕútÕr. Söz konusu
davalar çökmüútür. Son kamuoyu araútÕrmalarÕ, halkÕn % 80’e yakÕn kÕsmÕnÕn bu davalara
inanmadÕ÷ÕnÕ göstermektedir.
Konuya iliúkin genel baúkanÕmÕzÕn açÕklamalarÕ ve basÕn duyurularÕmÕz, BÖLÜM-2
(GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR), Ek-3’dedir.
(b).4- “Milli bayramlarÕmÕzÕn
andÕmÕzÕn kaldÕrÕlmasÕna” karúÕ çalÕúmalar
kutlamalarÕnÕn
sÕnÕrlandÕrÕlmasÕ
ve
Bütün devletlerin coúkuyla kutladÕ÷Õ ulusal günleri oldu÷u bizimde ulusal
bayramlarÕmÕz vardÕr. Bunlar sÕrasÕyla 23 Nisan “Ulusal Egemenlik ve Çocuk BayramÕ”,
19 MayÕs “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor BayramÕ”, 30 A÷ustos “Zafer BayramÕ” ve
29 Ekim “Cumhuriyet BayramÕ”dÕr.
5 MayÕs 2012 tarih ve 3073 sayÕlÕ Bakanlar Kurulu KararÕ ile 28373 sayÕlÕ Resmi
Gazetede yayÕnlanarak yürürlü÷e giren “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluú
Günleri, Atatürk Günleri ve tarihi günlerde yapÕlacak tören ve kutlamalar yönetmeli÷i” ile
söz konusu bayramlarÕmÕz ve etkinlikler kuúa çevrilmiútir. Resmi kutlamalar ve etkinlikler
sÕnÕrlandÕrÕlÕrken, derne÷imizin de öncülü÷ünde halk, yurdun birçok yerinde büyük bir
-6-
kitlesellikle ve úölen havasÕ içinde kutlamalarÕ meydanlarda yapmÕútÕr. Geçti÷imiz iki yÕldaki
29 Ekimler ve 19 MayÕslardaki büyük halk buluúmalarÕ buna örnektir.
Önceden 19 MayÕslarda Samsun’dan Ankara’ya getirilen toprak
CumhurbaúkanÕna sunulmaktaydÕ. Yeni yönetmelikle bu uygulamayÕ kaldÕrdÕlar.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, ulusal kurtuluú savaúÕnÕn baúladÕ÷Õ Samsun’dan
getirilecek toprak ve bayra÷Õ AtamÕza sunma kararÕ aldÕ. Bu maksatla; 19 MayÕs
2013’te Samsun’dan, Perúembe AkúamÕ Bisikletçilerince yola çÕkarÕlan toprak ve
bayrak, 22 MayÕs 2013 günü AnÕtkabir Tando÷an kapÕsÕ önünde Genel BaúkanÕmÕz,
Milletvekilleri, Genel Merkez yöneticilerimiz, Ankara ùubelerimiz, Vatandaúlar ve
basÕn tarafÕndan karúÕlanmÕútÕr. Burada toprak ve bayrak Genel BaúkanÕmÕza teslim
edilmiú, basÕn açÕklamasÕndan sonra AslanlÕ Yoldan yürüyüúle mozole önüne
gelinmiú ve AtamÕzÕn manevi huzuruna toprak ve bayrak sunulmuútur. Atatürkçü
Düúünce Derne÷i bu gelene÷i bundan sonraki yÕllarda da sürdürme kararlÕlÕ÷ÕndadÕr.
AtamÕzÕ unutturmaya yönelik tüm giriúimler karúÕsÕnda halkÕmÕz en güzel cevabÕnÕ,
10 KasÕm 2013 tarihinde AnÕtkabir’i 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyle vermiútir. AnÕtkabir
ziyareti öncesinde yurdun her yerinden gelen üyelerimiz ve yurttaúlarÕmÕzÕn katÕlÕmÕyla 10
binlerce kiúiyle Tando÷an’da anma programÕ düzenlenmiútir. ProgramÕn konuúmacÕsÕ
olarak genel baúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, güncele iliúkin bir konuúma yapmÕútÕr.
Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ; ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inde, 08.10.2013 tarihli
Resmi Gazetede yayÕmlanan de÷iúiklikle, ilkö÷retim kurumlarÕnda ANDIMIZIN okunmasÕnÕ
kaldÕrmÕútÕr. Derne÷imiz tarafÕndan, yönetmeli÷in ilgili maddesinin iptal edilmesi ve
yürürlü÷ün durdurularak, andÕmÕzÕn tekrar okutulabilmesi için DanÕútay’a dava açÕlmÕútÕr.
Milli bayram törenlerinin sÕnÕrlandÕrÕlmasÕ, Atatürk’ü anma günleri ile AndÕmÕza iliúkin
açÕklamalar, genel baúkanÕmÕzÕn 10 KasÕm 2013 Tando÷an konuúmasÕ ve andÕmÕz dava
dilekçesi BÖLÜM-2 (GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR), Ek-4’dedir.
(b).5-“Temiz siyaset ve seçim”
øktidarÕn, demokrasiyi sandÕ÷a endeksleyen bir tutumu bulunmaktadÕr. SandÕk
demokrasinin bir unsurudur ama tek baúÕna sandÕk demokrasiyi belirlemez. Çünkü
Anayasa öyle demiyor. Türk milleti adÕna karar verme yetkisi Meclis’in ve aynÕ zamanda
YargÕ’nÕndÕr.
Yasama, Yürütme ve YargÕ hiçbiri birbirinden üstün de÷ildir. YargÕnÕn en önemli
görevi denetimdir. Demokrasi yargÕ denetimi varsa vardÕr. Bir ülkede hak ve özgürlükler
yargÕnÕn güvencesi altÕnda de÷ilse o ülkede demokrasi yoktur.
Yerel seçimler 30 Mart 2014 tarihinde yapÕlmÕútÕr. A÷ustos 2014’te CumhurbaúkanlÕ÷Õ
seçimi, sonrasÕnda ise genel seçimler yapÕlacaktÕr.
Temiz ve adil bir seçim için uygulanmasÕ gereken seçim sistemi nispi temsildir. Nispi
temsilde verilen oylarÕn parlamentoda temsili yüzde 80 civarÕndadÕr. Halen uygulanan
D’hont sistemi ise, yüzde 35 oy alan bir partinin Meclis’te dörtte üç oranÕnda temsilini
sa÷lamak üzere kurgulanmÕú bir sistemdir. Bunun üzerine bir de yüzde 10 baraj
uygulamasÕ bulunmaktadÕr. Özellikle mecliste bulunan muhalefet, seçim sisteminde gerekli
yasal ve idari de÷iúiklikler konusunda ÕsrarlÕ bir mücadele sürdürmelidir.
-7-
Seçimler konusunda bir di÷er önemli konuda, seçimlere katÕlÕmÕn artÕrÕlmasÕ ve
geçerli oy kullanÕmÕna dikkat edilmesidir.
Seçimlere yönelik yapÕlacak iúbirli÷i anlayÕúÕ belirlenirken; Atatürk ve Cumhuriyet
ortak paydasÕnÕn gözetilmeli, hedef olarak gerici bölücü úer ittifakÕnÕn belirlenmelidir.
7-8 AralÕk 2013 tarihlerinde Ankara’da toplanan küçük genel kurulumuzun sonuç
bildirgesinde konuya iliúkin düúüncelerimiz kamuoyuna açÕklanmÕútÕr.
Türkiye’nin çeúitli yerlerinde, seçimlere katÕlÕm ve seçim sistemi ile seçimlerde iúbirli÷i
anlayÕúÕ konusunda toplantÕlar yaptÕk. Kimi toplantÕlarda genel baúkanÕmÕz konuúmalar
yapmÕú, kimi toplantÕlarda ise genel baúkanÕmÕzÕn konuúmasÕyla birlikte, Bilim DanÕúma
Kurulu BaúkanÕmÕz Prof.Dr. Ali Ercan tarafÕndan; seçim sistemleri, seçimlere katÕlÕm
konusunda konferans verilmiútir. 23 Mart 2014 tarihinde yaptÕ÷ÕmÕz basÕn açÕklamasÕyla
halkÕmÕz, 30 Martta oy kullanmaya ça÷rÕlmÕútÕr.
Konuya iliúkin toplantÕlar, küçük genel kurul sonuç bildirgesi, genel baúkanÕmÕzÕn bazÕ
yerlerde yaptÕ÷Õ konuúmalar, basÕn açÕklamalarÕ, BÖLÜM-2 (GÜNDEME øLøùKøN
ÇALIùMALAR), Ek-5’dedir.
(c)
Kurumsallaúma ve Örgütün Güçlendirilmesi ÇalÕúmalarÕ
Örgütün kurumsallaúmasÕ ve Genel Merkez ile úubeler arasÕnda iletiúimi artÕrmak
suretiyle, örgütün daha etkin güç oluúturarak, bir yandan örgüt içi sorunlarÕ çözmede di÷er
yandan ülkenin gündemini belirlemede aktif rol oynamasÕnÕn sa÷lanmasÕ maksadÕyla
çalÕúmalar yapÕlmÕútÕr.
6’úar aylÕk çalÕúma programlarÕ yapÕlarak yayÕmlanmÕútÕr.
Bölge ve eúgüdüm toplantÕlarÕna katÕlÕnmÕútÕr. Bölge toplantÕlarÕnda ideoloji iúlenmiú,
e÷itim çalÕúmalarÕ yapÕlmÕútÕr. Güçlü bir örgüt için kurumsallaúmanÕn gere÷i anlatÕlmÕútÕr.
ToplantÕlarda úubeler, mali konular ve dernekler masasÕnÕn denetimleri ile ilgili olarak
bilgilendirilmiútir.
ùube çalÕúmalarÕnÕ yerinde görmek maksadÕyla, Genel Baúkan Tansel Çölaúan,
Genel Baúkan YardÕmcÕlarÕ Hüseyin Emre AltÕnÕúÕk ve Ayhan Filazi, Genel Sekreter Elif
Çuhadar, Genel Sayman Celal AkpÕnarlÕ, bölge sorumlusu GYK üyeleri ve ilgili GYK
üyelerinin katÕlÕmÕyla úube ziyaretleri gerçekleútirilmiútir.
ÇalÕúma programlarÕ, bölge toplantÕlarÕ ve sonuç bildirileri, e÷itim sempozyumu,
Ankara Kitap FuarÕna iliúkin di÷er bilgiler, BÖLÜM-3 (ÖRGÜTÜN KURUMSALLAùMASI
VE GÜÇLENMESø øLE øLGøLø ÇALIùMALAR)’dedir.
(d) Genel Merkez øktisadi øúletmesi
Önümüzdeki sürecin derne÷imize yükledi÷i sorumluluk, daha
profesyonel bir yapÕyÕ, bunun içinde yeni mali kaynaklarÕ gerekli kÕlÕyor.
güçlü,
daha
2011 sonunda kurdu÷umuz Genel Merkez øktisadi øúletmesinin amacÕ;bir yandan
úubelerimizin, yakalanÕp ceza ödemeden, serbestçe ticari faaliyette bulunmalarÕnÕ, böylece
en azÕndan açacaklarÕ ( ve vergisi Genel Merkez øktisadi øúletmesince onlar adÕna
ödenece÷inden külfete katlanmayacaklarÕ ) stantlarda su, gÕda, kitap vs satarak úube
giderlerini karúÕlama imkanÕ bulmalarÕnÕ sa÷lamak, di÷er yandan Genel Merkez øktisadi
øúletmesince farklÕ alanlarda gelir getirici faaliyetlerde bulunmak idi.
-8-
Ne yazÕk ki, mali sÕkÕntÕ içindeki ço÷u úubemiz aslÕnda çok kolay yoldan gelir getirici
bu yolu denemediler. Bu güne kadar otuza yakÕn úubemizde iktisadi iúletme úubesi
kurabildik. ùube sayÕsÕnÕn artmasÕ úubelerimizin yararÕnadÕr.
Genel Merkez øktisadi øúletmesi ise, yÕlÕk takvim, ajanda basÕm ve satÕú iúinin yanÕnda
AnÕtkabir Derne÷i ile anlaúmalÕ olarak internetten ve sipariú üzerine Atatürk ürünleri
satÕúÕnÕ sürdürmekte, ayrÕca kapÕdan kitap, ürün satÕúÕna baúlamÕú bulunmaktadÕr.2013 –
2014 yÕllarÕnda Ankara kitap fuarÕnda açtÕ÷Õ stant, ziyaretçiler tarafÕndan yo÷un ilgi görmüú,
tanÕnmÕú yazarlar için düzenlenen imza günleri ile gelir elde edilirken, derne÷imizin
tanÕtÕmÕna da katkÕ sa÷lamÕútÕr.
(e)
Burs çalÕúmalarÕ
Genel Merkezimiz tarafÕndan, 2013-2014 E÷itim ve Ö÷retim döneminden baúlayarak,
maddi imkânlarÕ yetersiz olan 142 üniversite ve lise ö÷rencisine e÷itimlerini
sürdürebilmeleri için burs yönergesi esaslarÕ dâhilinde, ayda 100 TL karúÕlÕksÕz burs
verilmiútir.
Genel Merkezimiz tarafÕndan konuya iliúkin köúe yazarlarÕna gönderilen duyuruya
gazeteci Emin Çölaúan 06 Ekim 2013 tarihindeki yazÕsÕnda yer vermiú, burs ba÷ÕúÕ
yapan yurttaúlarÕmÕzÕn sayÕsÕnda büyük artÕú olmuútur. SayÕn Emin Çölaúan’a
gönderilen teúekkür yazÕsÕ, 27 Ekim 2013 tarihli Sözcü gazetesi köúe yazÕsÕnda konu
edilmiútir.
Burs yönergemiz, bursla ilgili Emin Çölaúan’Õn ilgili yazÕlarÕ, BÖLÜM-4 (BURS
ÇALIùMALARI)’tedir.
(f)
Web Sitelerimize Yönelik YapÕlan ÇalÕúmalar
Dönem içerisinde yapÕlan, önem verdi÷imiz çalÕúmalardan biri de Web sitelerimizin
sürekli yenilenmesi ve geliútirilmesine dönük faaliyetlerimizdir. Son olarak yakÕn
zamanda yeniledi÷imiz genel merkez sitemiz; kurumsal faaliyetlerin duyurulmasÕnda,
derne÷imizin tanÕtÕlmasÕnda önemli katkÕlar sa÷lamaktadÕr. Sitemizde yazarlarÕmÕzÕn
özgün güncel yorumlarÕ, basÕndan önemli geliúmelerin haberleri de yer almaktadÕr.
Sitemizin her geçen gün artan bir ziyaretçi sayÕsÕ gözlemlenmektedir.
Genel Merkez sitemizi geliútirirken dikkate aldÕ÷ÕmÕz bir hedefimiz de, derne÷imizin
faaliyetlerini kamuoyuna duyurmak maksadÕyla; sitemizi, kurumsal niteli÷inin yanÕnda
haber sitesi görüntüsüne de kavuúturmaktÕr.
(g)
BasÕnda Derne÷imiz ve Sosyal Medya
Son iki yÕldaki halk hareketleri, derne÷imizin bunlarda aldÕ÷Õ inisiyatifin sonucunda,
Genel BaúkanÕmÕz, sözcülerimiz ve faaliyetlerimiz, ulusal ve yerel yazÕlÕ, görsel ve sanal
medyada sÕkça yer almÕútÕr. Tüm haberleri bu çalÕúma raporunda belirtmemiz mümkün
de÷ildir. BasÕn açÕklamalarÕmÕz sitemizde bulunmaktadÕr. Derne÷imizle ilgili basÕnda yer
alan kimi haberlerin kupürlerini ise BÖLÜM-5 (BASINDA ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE
DERNEöø)’te gösterdik.
Sosyal medyayÕ da etkin kullanmaya çalÕútÕk. ùu sÕralarda resmi facebook sayfamÕzÕ
günde 40 bini aúkÕn ziyaretçi görmekte, be÷eni adedi ise büyük rakamlara ulaúmÕú, sayÕ,
gün geçtikçe yo÷un bir ilgiyle büyümektedir.
-9-
(h)
NAZIM HøKMET SEVGø - BARIù - DOSTLUK ve EMEK ÖDÜLÜ
30 yÕl önce Dr. BEHÇET UZ tarafÕndan kurulmuú olan, Türk BaúarÕ Ödülleri Kurulu
tarafÕndan verilen "NAZIM HøKMET SEVGø - BARIù - DOSTLUK ve EMEK ÖDÜLÜ"nün,
2012 yÕlÕ için; 38 Demokratik Kitle Örgütünün önerisiyle ve yaptÕrÕlan kamuoyu
araútÕrmasÕna göre yapÕlan de÷erlendirme ile Genel BaúkanÕmÕz SayÕn Tansel Çölaúan’a
verilmesi oy birli÷iyle kararlaútÕrÕlmÕútÕr.
Bu ödülü daha önce; Gazeteci-Yazar U÷ur Mumcu, Prof.Dr. Muammer Aksoy,
Prof.Dr. Veli Lök, Gazeteci Okan Yüksel, Osman Özgüven, ùair Ataol Behramo÷lu ve Aziz
Kocao÷lu da almÕúlardÕ. Tansel Çölaúan’a bu ödülün verilme gerekçesi ise; "Tansel
Çölaúan’Õn Atatürk ilke ve devrimlerinden ödün vermeden yaúantÕsÕnÕ sürdürmesi,
Mesle÷inde; hak, hukuk, özgürlük ve adalet kavramlarÕnÕ daima demokratik, laik ve
aydÕnlanmacÕ bir de÷erlendirme anlayÕúÕyla, insan haklarÕna ve eme÷e saygÕlÕ olarak,
anayasal tarafsÕzlÕk inancÕyla sürdürmesi" olarak tanÕmlanÕyor.
NazÕm Hikmet’in 111’nci Do÷um günü olan 15 Ocak
2013 SalÕ günü Saat: 16.00’da “øzmir FuarÕ” içinde yer
alan “øzmir Sanat” önünde düzenlenen törenle Genel
BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’Õn ödülü, önceki yÕlÕn ödül
sahibi øzmir Büyükúehir Belediye BaúkanÕ AZøZ
KOCAOöLU tarafÕndan verilmiútir.
(IV)- MALø KONULAR
Son iki yÕldÕr (2012-2013), úubelerimizden gelen beyannameler, Genel Merkezimizce
kontrolü müteakip, tek beyanname olarak øl Dernekler Müdürlü÷üne süresi içerisinde
verilmektedir. Tüm úubelerden gelen beyannamelerin tek tek incelenmesi ve hatalÕ
beyannamelerin tespit edilerek geri dönüúünün yapÕlmasÕ, yeniden kontrolü, yo÷un emek
isteyen bir mesai gerektirmiútir. Genel SaymanlÕ÷ÕmÕz, etkin bir çalÕúma ile 2 yÕldÕr tenkit
gelmeyecek úekilde dernek beyannamesini süresinde göndermiútir.
ùubelerimizin, ayrÕca bildirime gerek kalmadan, yÕllÕk beyannamelerini, mümkün
oldu÷unca hatasÕz bir úekilde zamanÕnda Genel Merkezde bulundurmasÕ önem
taúÕmaktadÕr.
Bir di÷er önem taúÕyan husus da üye aidatlarÕnÕn toplanmasÕ ve Genel Merkez
aidatlarÕnÕn zamanÕnda gönderilmesidir. Derne÷imizin faaliyetlerinin devam ettirilebilmesi,
büyük ölçüde bu aidatlara ba÷lÕ oldu÷u gibi aynÕ zamanda yasal bir zorunluluktur.
Dönem içerisinde bizi memnun eden bir konu da bazÕ úubelerimizin kendi binalarÕna
sahip oluúudur.
Mali konular ile satÕn alÕnan úube binalarÕna iliúkin bilgiler BÖLÜM-6 (Genel
SaymanlÕk Raporu)’dadÕr.
-10-
(V)- KURULUùUMUZUN 25. YILINDA ETKøNLøKLERøMøZ
Bu sene, kuruluúumuzun 25. yÕlÕndayÕz. Büyük öngörüyle Atatürkçü Düúünce
Derne÷ini kuranlara úükranlarÕmÕzÕ ifade edecek ve derne÷imizin adÕna yakÕúacak
etkinlikleri planladÕk ve uygulamaya baúladÕk. 19 MayÕs 2014 tarihinden baúlayarak 1 yÕl
sürecek, Genel Merkezimizce planlanan faaliyetler aúa÷Õda gösterilmiútir.
25. YIL ETKøNLøK TAKVøMø
1- Cumhuriyeti hazÕrlayan, adÕ az hatÕrlanan tarihi kiúilikleri tanÕtÕcÕ özel sayÕ dizisi
hazÕrlanÕp yayÕmlanmaktadÕr. Birinci sayÕda TunalÕ Hilmi Bey, ikinci sayÕda Osman
Hamdi Bey tanÕtÕlmÕútÕr. Söz konusu özel sayÕnÕn derlenmesi Prof.Dr. Naki Selmanpako÷lu
tarafÕndan yapÕlmaktadÕr.
2- 25 MayÕs 2014 tarihinde Ankara Yenimahalle NazÕm Hikmet Kültür Merkezinde
Timur Selçuk-Ataol Behramo÷lu konseri yapÕlmÕútÕr.
3- 25. yÕl logosu tasarlanÕp bastÕrÕlmÕútÕr. Bir yÕl boyunca (úubelerimiz dâhil)
doküman, afiú, yayÕn, zarf, antetli ka÷Õt ve benzerlerinde ortak bu logonun kullanÕlmasÕ
sa÷lanacaktÕr.
4-
250 adetle sÕnÕrlanan 25. yÕl anÕ madalyonu bastÕrÕlÕp satÕúa sunulmuútur.
5- Kurucu üyelerimiz, genel baúkanlarÕmÕz, onursal baúkanÕmÕz ve úehit üyeyöneticilerimizin yer aldÕ÷Õ albüm basÕmÕ yapÕlmÕútÕr.
6- Kurucu üyelerimize (hayatta olmayanlarÕn aile temsilcilerine) úükran plaketi takdim
edilmiútir.
7.
500 adet 25. yÕl logolu Atatürk posteri bastÕrÕlÕp standart úekilde úubelerimizde
asÕlmasÕ için da÷ÕtÕlmÕútÕr..
8- 26 KasÕm 2014 tarihinde Ankara’da Yenimahalle NazÕm Hikmet Kültür Merkezinde
FazÕl SAY konseri yapÕlacaktÕr.
9- Geleneksel hale getirdi÷imiz 29 Ekim Cumhuriyete SaygÕ Gecesi 25. kuruluú yÕlÕmÕza
yakÕúÕr özgünlükte gerçekleútirilecektir.
10- Çankaya Belediye BaúkanlÕ÷Õ ile irtibat kurulmuútur. Çankaya’da bir parka Kurucu
Genel BaúkanÕmÕz Prof. Dr. Muammer Aksoy adÕ verilecek ve Muammer Aksoy’un büstü
bu parka yaptÕrÕlacaktÕr.
11- 25. Kuruluú yÕlÕ nedeniyle “Atatürk AnlatÕyor” adlÕ 6 diziden oluúan çocuk kitaplarÕ
øktisadi øúletmece bastÕrÕlmÕútÕr.
12- Dernek Hukuku kitabÕ yasalarda yapÕlan yeni düzenleme ve de÷iúiklikleri kapsayacak
úekilde yeniden basÕlmÕútÕr.
13. østanbul’da tanÕnmÕú bir sanatçÕmÕzla “Mustafa Kemal Atatürk” konulu konser
(SanatçÕlar Giriúimi ile ortak da yapÕlabilir) düzenlenmesi araútÕrÕlmaktadÕr.
14- Dernek adÕnÕn yurt içi ve uluslararasÕ patent hakkÕ alÕnmasÕ baúvurusu yapÕlmÕútÕr.
15- Devlet Opera ve Balesinin ilgi çeken bir oyununun derne÷imiz adÕna oynatÕlmasÕ
planlanmaktadÕr.
16. Kamuoyunda bilinen saygÕnlÕ÷Õ olan kiúilerin, Atatürkçü Düúünce Derne÷i hakkÕndaki
düúüncelerinin yer alaca÷Õ Katalog hazÕrlÕ÷Õ sürdürülmektedir.
-11-
(VI)- 2014-2016 DÖNEMø : TÜRKøYE’YE BAKIù VE ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Kurucular Kurulunun tespit etti÷i ilkeler do÷rultusunda,
ülkemizin aydÕnlÕk gelece÷i için, Atatürkçülük ideolojisinin anlatÕlmasÕ ve yaygÕnlaútÕrÕlmasÕ
çalÕúmalarÕna devam edecektir. Bugün gelinen noktada, toplumumuzun Atatürkçü
Düúünce Derne÷ine olan ihtiyacÕ her zamankinden daha fazladÕr.
“17 AralÕk” yolsuzluk operasyonu herhangi bir demokratik ülkede olsa, hükümeti
devirece÷i halde, Türkiye’de iktidarÕn yo÷un siyasi, hukuki, medyatik baskÕ yöntemleriyle
sonuçsuz bÕrakÕlmÕú ve iktidar partisi oyu azalsa da yerel seçimleri kazanmÕútÕr.
Önümüzde kritik iki seçim eúi÷i vardÕr; CumhurbaúkanlÕ÷Õ ve Genel Seçimler.
øktidar Türkiye’yi cepheleútirmiútir. Çünkü siyaseti ayrÕúmaya, bölmeye dayalÕdÕr.
Kendi tabanÕnÕ da böyle oluúturup bir arada tutmaya çalÕúmaktadÕr. Ancak son yerel seçim
sonuçlarÕ gösterdi ki iktidarÕn oylarÕ erimektedir. Bu gidiúi hÕzlandÕracak ve geniú halk
kesimlerini birleútirecek çare; Cumhuriyetçi, yurtsever cephenin oluúturulmasÕdÕr.
Geldi÷imiz aúama, muhalefetin birbiriyle yarÕúmasÕ de÷il, iktidardaki zihniyetten kurtulma
aúamasÕdÕr.
ølk adÕm olarak, CumhurbaúkanlÕ÷Õ seçimleri önümüzde durmaktadÕr. ølk kez
CumhurbaúkanÕ halkoyu ile seçilecektir. Birinci turda salt ço÷unlu÷u alan aday çÕkmazsa,
sonrasÕnda en çok oyu alan CumhurbaúkanÕ seçilecektir. HalkÕ salt iktidarÕn adaylarÕna oy
vermeye mecbur etmemek için, muhalefetin, her kesimde kabul görecek yurtsever,
ça÷daú, cumhuriyetin de÷erleriyle kavgalÕ olmayan adaylar çÕkartmasÕ kaçÕnÕlmazdÕr.
Cumhuriyetin nitelikleri 1921 ve 1924 kurucu Anayasalarda yer almÕútÕr. 1961 ve
1982 AnayasalarÕ da bu nitelikleri de÷iútirmemiútir. Devleti temsil eden ve AnayasanÕn 103.
maddesinde yer alan Devletin niteliklerine ba÷lÕlÕk yemini ederek göreve baúlayan
CumhurbaúkanÕ’nÕn öncelikle bu niteliklerle kavgalÕ olmamasÕ gerekir. Bu nedenle ADD
olarak, bu süreçte bu nitelikte adaylarÕn belirlenmesinde, halka tanÕtÕlmasÕnda ve
seçilmelerinde yo÷un bir çalÕúma yürütece÷iz. ToplantÕlar düzenleyerek, basÕn, internet
aracÕlÕ÷Õyla ve broúürler da÷Õtarak halkÕ aydÕnlatmayÕ hedefliyoruz.
øçinde bulundu÷umuz süreçte, bir baúka önemli konu, haziran ayÕ sonu gelmeden
seçim sisteminde de÷iúiklik yapÕlmasÕdÕr. Çünkü Anayasa gere÷ince, seçim yasalarÕnda
yapÕlacak de÷iúiklilerin genel seçimden en az bir yÕl önce yürürlü÷e girmesi gerekir.
12 Eylül darbe döneminden kalma, nisbi temsil D’hont Sistemi, o zaman Turgut
Özal’Õ tek baúÕna iktidar yapmak için seçilmiúti. %10 baraj, il kontenjanlarÕ ve her ile
fazladan bir milletvekili vermek gibi formüllerle seçimden birinci çÕkan partinin mecliste
a÷ÕrlÕklÕ temsili sa÷lanÕyordu. Temsilde adalet ilkesine aykÕrÕ olan bu sistem ne yazÕk ki
de÷iútirilmeden bugüne kadar geldi ve seçimlerde oyu giderek azalsa da AKP Mecliste hep
tek baúÕna yasa çÕkarma imkanÕ buldu. Son seçimde daha da azalan oylarÕnÕ telafi etmek
için iktidar dar ya da daraltÕúmÕú bölge seçim sistemlerini de÷erlendiriyor.
Oysa asÕl önemli olan: mevcut sistemdeki %10 barajÕn kaldÕrÕlmasÕ ya da en azÕndan
%3-5 aralÕ÷Õna çekilmesi, il kontenjanlarÕ ve her ile fazladan bir milletvekili verilmesi gibi
eúit oy ilkesine aykÕrÕlÕklarÕn giderilmesidir.
-12-
AyrÕca mükerrer oyu önlemek üzere sabit parmak boyasÕna dönülmeli, hatta ülke
nüfusu genel seçimlerden önce mutlaka eski usul sayÕlmalÕ, hileye açÕk olan beyana
dayalÕ sayÕm usulünden vazgeçilmelidir. YSK’dan alÕnan seçmen kütükleri düzenleme
görevi iade edilmeli, UYAP yerine Özel YargÕ a÷Õ kurulmalÕ, seçim dönemlerinde
iktidarlarÕn devlet eliyle verip kendisine oy sa÷layan yardÕm (!) larÕ yasaklanmalÕdÕr. Bu
düzenlemeler yapÕlmadan gidilecek genel seçimler, temsilde adalet ilkesine aykÕrÕ
olaca÷Õndan siyasi istikrar da sa÷lanamayacaktÕr.
Bu nedenle, meclisteki muhalefetin, dÕúarÕdaki demokratik kitle örgütleriyle birlikte
Türkiye’nin gelece÷i için elele verip mücadele etmesi, gücünü birleútirmesi ve Türkiye’nin
önünü açmasÕ gereklidir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Bilim DanÕúma Kurulu eliyle bir yÕl önce hazÕrlanÕp web
sitesinden de duyurdu÷u (Adil Seçim) çalÕúmasÕ ile bu süreci, halka her yolla anlatmayÕ
sürdürüyor. Önümüzdeki süreç yine mücadele süreci olacaktÕr.
Önümüzdeki seçimlerde gerekenlerin yapÕlmamasÕ halinde iktidarÕn daha despot bir
faúizme yönelece÷ini, yaúadÕ÷ÕmÕz sivil darbenin daha da güçlenerek yürütülece÷ini,
sÕkÕyönetim yapÕlanmasÕnÕn oluúturulabilece÷ini de÷erlendiriyoruz.
Bu tehlikenin gerçekleúmemesi için halkÕn büyük kitlesel eylemler ile aldÕ÷Õ inisiyatifin
devam ettirilmesi gerekir. Bu harekete emek örgütlerinin daha yo÷un katÕlÕmÕ sa÷lanabilirse
iú daha kolaylaúabilecektir. Bundan sonraki süreçte gerçek anlamda devrim yanlÕsÕ,
Cumhuriyet yanlÕsÕ ve kuruluú ilkelerini tekrar yaúatmak isteyen gerçek Cumhuriyetçiler
kazanacaktÕr. Bu ilkeleri paylaúanlarÕn demokratik birlikteli÷i, yozlaúmÕú yapÕlarÕn
yÕkÕlmasÕna, devletin ve toplumun yeniden sa÷lÕ÷Õna kavuúmasÕna yetecektir.
Bugün meydanlarda olan halkÕn gücü, olmasÕ gerekti÷i kadar etkisini
gösterememektedir. Çünkü örgütlü güce dönüúememiútir. Sonuç almak için örgütlü güce
dönüúmek çok önemlidir Bu noktada Atatürkçü Düúünce Derne÷ine büyük sorumluluk
düúmektedir. Meydanlardaki halkÕn büyük ço÷unlu÷unun beklentileri ile Atatürkçü Düúünce
Derne÷inin amaç ve ilkeleri birbiriyle uyumludur. Bugün için, halkÕn gücünün
örgütlenmesini sa÷layabilecek örgüt, Atatürkçü Düúünce Derne÷idir. Yeni dönemdeki en
öncelikli görevlerimizden biri, bu örgütlenmeyi sa÷layacak yapÕyÕ oluúturmak olmalÕdÕr.
Bunu baúarabilmiú Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Türkiye’de gündemi belirleyebilecek bir
noktaya da gelmiú olacaktÕr.
Ülkemizde gündem belirleyebilecek noktaya gelmek için geniú bir çalÕúma alanÕ
oluúturmak gereklidir. Bunun için bir kÕsÕm iúleri, profesyonel kiúilere yaptÕrma ihtiyacÕ
duyuyoruz. AsÕl olarak da, ana konularda, uzman personelin de katkÕda bulunaca÷Õ,
üyelerimiz ve gönüllü vatandaúlarÕmÕzÕn geniú katÕlÕmÕyla, kurullar oluúturmayÕ
öngörüyoruz. Aúa÷Õda bu kurullara iliúkin taslak bir çalÕúmayÕ gösteriyoruz. Bu konuda
önerilere de açÕ÷Õz.
KURULLARIN ÇALIùMA ALANLARI (TASLAK)
– DÜùÜNCE ÇALIùMA ALANI
- Atatürkçü Düúünce Akademisi
- Kitle Örgütleri ile øletiúim ve øúbirli÷i ÇalÕúma Kurulu
* Sendikalarla iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
* Derneklerle iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
* VakÕflarla iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
* Meslek OdalarÕyla iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
* Barolarla iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
* Kulüplerle iletiúim ve iúbirli÷i kurulu
-13-
- Ekonomi ÇalÕúma Kurulu
* Ülke ekonomisini izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Bölge ekonomisini izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Dünya ekonomisini izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Aile ekonomisini izleme ve de÷erlendirme kurulu
* øúsizli÷i ve yoksullu÷u izleme ve de÷erlendirme kurulu
- Hukuk ÇalÕúma Kurulu
* Yasa izleme-de÷erlendirme-bilgilendirme kurulu
* Dava izleme-de÷erlendirme-bilgilendirme kurulu
* ønsan haklarÕ kurulu
- Toplumsal KonularÕ AraútÕrma-Geliútirme Kurulu
* Kültürel yapÕlarÕ araútÕrma kurulu
* ùehit aileleri ve gaziler izleme ve iletiúim kurulu
* Kitap – Dergi – Broúür – Afiú kurulu
* Sosyolojik araútÕrmalar – de÷erlendirmeler kurulu
* E÷itim politikalarÕnÕ izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Kent ve çevre politikalarÕnÕ izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Özgürlükleri izleme ve de÷erlendirme kurulu
* Engelli haklarÕnÕ izleme ve geliútirme kurulu
* Sanat kurulu
– EYLEM PLANLAMA-GELøùTøRME ÇALIùMA ALANI
- Kitlesel eylemleri düzenleme kurulu
- Ulusal bayramlar ile anma günlerini düzenleme kurulu
- Konferanslar – Seminerler – Paneller düzenleme kurulu
– MEDYA TAKøP VE øLETøùøM ÇALIùMA ALANI
- Ulusal medya takip ve iletiúim Kurulu
* YazÕlÕ basÕnÕ takip ve iletiúim kurulu
* Görsel basÕnÕ takip ve iletiúim kurulu
* Sanal ortamÕ takip ve iletiúim kurulu
- UluslararasÕ medya takip ve iletiúim kurulu
- YayÕn Kurulu
– ÖRGÜTLENME ÇALIùMA ALANI
- ùubeler ile iletiúim ve koordinasyon kurulu
- Üyeler ile iletiúim ve çalÕúma kurulu
- Proje toplama ve geliútirme kurulu
– MALø YAPIYI GÜÇLENDøRME ÇALIùMA ALANI
- øktisadi øúletme BaúkanlÕ÷Õ
- Ba÷Õú çalÕúmalarÕ kurulu
- Dergi – Reklam Kurulu
- Kart kolaylÕklarÕ araútÕrma kurulu
- Burs kurulu
-14-
(VII)- Raporlar ve KurullarÕn ÇalÕúmalarÕ
Genel SaymanlÕk Raporu Bölüm-6’dadÕr.
Genel Denetleme Kurulu Raporu Bölüm-7’dedir.
Genel Disiplin Kurulu Raporu Bölüm-8’dedir.
Hukuk Müúavirli÷i Raporu Bölüm-9’dadÕr.
Bilim DanÕúma Kurulu Raporu Bölüm-10’dadÕr.
øktisadi øúletme Raporu Bölüm-11’dedir.
YayÕn Kurulu Raporu Bölüm-12’dedir.
Genel Merkez Gençlik KollarÕ Etkinlikleri Bölüm-13’dedir.
(VIII)- ÇalÕúma Raporunun Bölümleri
Bu ÇalÕúma Raporunda, yukarÕda belirtti÷imiz faaliyetleri;
BÖLÜM-1 Büyük Kitlesel Eylemler,
BÖLÜM-2 Türkiye’nin Gündemi ile ilgili çalÕúmalar,
BÖLÜM-3 Örgütün kurumsallaúmasÕ ve güçlenmesi ile ilgili çalÕúmalar,
BÖLÜM-4 Burs ÇalÕúmalarÕ
BÖLÜM-5 BasÕnda Atatürkçü Düúünce Derne÷i
BÖLÜM-6 Genel SaymanlÕk Raporu,
BÖLÜM-7 Genel Denetleme Kurulu Raporu,
BÖLÜM-8 Genel Disiplin Kurulu Raporu,
BÖLÜM-9 Hukuk Müúavirli÷i Raporu,
BÖLÜM-10 Bilim DanÕúma Kurulu Raporu,
BÖLÜM-11 øktisadi øúletme Raporu,
BÖLÜM-12 YayÕn Kurulu Raporu
BÖLÜM-13 Genel Merkez Gençlik KollarÕ Etkinlikleri,
Bölüm baúlÕklarÕ altÕnda sunaca÷Õz.
-15-
BÖLÜM-1
BÜYÜK KøTLESEL EYLEMLER
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE BÜYÜK KøTLESEL EYLEMLER
1.
29 EKøM 2012 ANKARA ULUS’TA BÜYÜK HALK BULUùMASI
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, cumhuriyete ve Atatürk’e karúÕ saldÕrÕlardan ÕstÕrap
duyan, sesini duyurmaya çalÕúan halkÕmÕzÕn isteklerine yanÕt vermek, kalbi yurt sevgisiyle
çarpan her kiúiyi ve kurumu bir araya getirmek ve 29 Ekim’in; zorbalÕ÷a karúÕ halkÕn
direnme gücünün sergilenece÷i bir eylem olmasÕ için tüm demokratik kitle örgütlerine,
siyasi partilere ve halkÕmÕza ça÷rÕ yapmÕútÕr.
Bu ça÷rÕya olumlu yanÕt veren demokratik kitle örgütleriyle yapÕlan toplantÕlarda
“vatan ve cumhuriyet birlikteli÷i” olarak, 29 Ekim 2012 günü saat 11:00’de, Birinci Meclis
önü-Ulus’ta, büyük buluúma kararÕ alÕnmÕútÕr. Konuya iliúkin basÕn açÕklamasÕ ve ça÷rÕ
metni aúa÷ÕdadÕr.
Vatan ve Cumhuriyet Birlikteli÷ini oluúturan kurumlarÕn Genel BaúkanlarÕ Türk
Hukuk Kurumu’nda gerçekleútirilen toplantÕda bir araya geldiler.
27 Kuruluúun Genel BaúkanlarÕ’nÕn ve temsilcilerinin katÕldÕ÷Õ toplantÕda, Vatan ve
Cumhuriyet buluúmasÕ ça÷rÕ metni yinelenerek, tüm üyelerini ve halkÕmÕzÕ 29 Ekim 2012
saat 11.00 de 1. Meclis önüne buluúmaya davet ettiler.
ToplantÕda ilk sözü alan Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan;
“Milli bayramlar ulusal bilinci arttÕran bayramlardÕr. Geçen sene 29 Ekim Cumhuriyet
bayramÕ, deprem gerekçesiyle iptal edildi. Ama yasa÷Õ koyanlar dü÷ünlere gittiler. 19 MayÕs
öncesi çÕkartÕlan genelgeyle devletin yapmasÕ gereken kutlamalar bir BakanlÕ÷a, sonra il
müdürlü÷üne bÕrakÕldÕ. Genelge, DanÕútay kararÕyla iptal edildi ama yönetmelik de÷iúikli÷iyle
uygulamaya koydular. 29 Ekim’de bize Ankara’da zaten resmi tören var diyerek törenimize
izin vermeyebilirler. Türk milletinin önüne 29 Ekim’i kutlama yasa÷Õ konulamaz. Bu yasa÷Õn
gerçek olmayaca÷ÕnÕn en güzel örne÷ini 19 MayÕs’ta halk göstermiútir. Devletin görevi halkÕn
bayramlarÕ kutlamasÕnÕ engellemek de÷il, halkÕn güvenli÷ini sa÷lamaktÕr. 29 Ekim’de VatanÕn
ve Cumhuriyetin yÕkÕlmayaca÷ÕnÕ haykÕrmak için 1. Meclis önünde olaca÷Õz” dedi.
1-1
CUMHURøYETøN KURULDUöU GÜN VE YERDE VATAN VE CUMHURøYET øÇøN
HALK BULUùMASINA ÇAöRI
Mustafa Kemal Atatürk, Söylev’ine, “1919 yÕlÕ MayÕsÕnÕn 19. günü Samsun'a çÕktÕm. Genel durum
ve görünüú” diye baúlar. “Genel görünüú” içler acÕsÕdÕr. øúgalci devletler padiúaha tüm isteklerini
kabul ettirmiú; onlara yaslanan, halkÕnÕn gelece÷ini yok sayan saray; ordunun da÷ÕlmasÕna, yurdun
her köúesinin iúgaline izin vermiútir.
Halk, yokluk ve yoksunluk içindedir; ama umutsuz ve umarsÕz de÷ildir. Yurtseverler örgütlenir;
direnir... Mustafa Kemal ATATÜRK önderli÷inde ulusal kurtuluú savaúÕnÕ yapar ve iúgalci
emperyalistleri ülkeden kovar.
Türk Ulusu, böyle destansÕ bir iradenin, direnmenin, mücadelenin sonunda; köhnemiú OsmanlÕ
düzenini yÕkar, tam ba÷ÕmsÕz, vatanÕ ve milletiyle bölünmez bütünlü÷ü esas alan, ulus iradesine
dayalÕ demokratik, laik ve ça÷daú bir cumhuriyet kurulur.
BUGÜN,
Ata’mÕzÕn bu yüce eseri tahrip edilmektedir.
O’nun en büyük devrimlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünüp parçalanmaya,
Bölücü anayasa giriúimiyle din, mezhep ve etnik köken farkÕ gözetmeden “Türk milletinin Türkiye
Cumhuriyetini kuran Türkiye halkÕ oldu÷u inancÕ” ortadan kaldÕrÕlmaya çalÕúÕlmaktadÕr.
O’nun Cumhuriyetin en temel dayanaklarÕndan biri yaptÕ÷Õ laiklik ortadan kaldÕrÕlmaya
çalÕúÕlmakta, Türkiye otoriter bir din devletine dönüútürülmeye kalkÕúÕlmaktadÕr.
ÇocuklarÕmÕzÕn ve ülkemizin gelece÷ini karartacak dört artÕ dört artÕ dört e÷itim yasasÕ ile Atatürk
Devrimlerinin temel yasalarÕndan e÷itim ve ö÷retim birli÷i yok edilmekte, Cumhuriyetimizin
kazanÕmÕ kültür ve sanat kurumlarÕmÕz ortadan kaldÕrÕlmak istenmektedir.
Silah zoruyla ülkeyi bölmeye çalÕúan eli kanlÕ teröristle müzakere masasÕna oturulmakta,
mutabakatlar imzalanmakta, her gün, yurdun her köúesinden úehit cenazeleri kaldÕrÕlmaktadÕr.
Ülkenin aydÕnlarÕ, bilim adamlarÕ, gazetecileri, askerleri zindanlara atÕlarak susturulmaya ve halk
sindirilmeye çalÕúÕlmaktadÕr.
Büyük Ortado÷u projesine taúeronluk yapÕlarak ülkemiz Ortado÷u’nun savaú bataklÕ÷Õna
sürüklenmek istenmektedir.
Cumhuriyet döneminde kurulan kamuya ait sanayi tesislerimiz satÕlmÕú, ulusal ekonomimiz
çökertilmiútir.
VatandaúÕmÕz iúsiz bÕrakÕlmÕú, açlÕk, yoksulluk içinde, yardÕmla ve banka kredileriyle yaúamÕnÕ
sürdürmeye çalÕúÕr duruma düúürülmüútür.
HalkçÕlÕk ilkesinden uzaklaúÕlarak, sa÷lÕk ve e÷itim paralÕ hale getirilmiútir.
Ulusal bayramlarÕmÕzda, kutlama törenleri kÕsÕtlanmakta veya bahanelerle iptal edilmektedir.
1-2
ÇARE
Tüm sorunlarÕmÕzÕn çözümü; egemenli÷in gerçekten ulusta oldu÷u, her alanda tam ba÷ÕmsÕzlÕk
ilkesiyle, akÕl ve bilimin öncülü÷ünde, emperyalist talepler yerine halkÕn çÕkarlarÕnÕ ön plana
çÕkaran Ulusal Yönetim anlayÕúÕndadÕr.
Bu anlayÕúla, tüm halkÕmÕzÕ, demokratik kitle örgütlerini ve siyasal partileri birlikte mücadele
etmeye, vatan ve cumhuriyet için birlikteli÷e ça÷ÕrÕyoruz!
UNUTMAYALIM;
Kurtuluú SavaúÕnÕn en zorlu koúullarÕnda bir araya gelen Türk Ulusu, bugün de emperyalizmin ve
destekçilerinin oyunlarÕnÕ bozacak ve ulusal bir yönetimin önünü açacak güce sahiptir.
Bu güce inanÕyoruz.
BU øNANÇLA,
ÖNCE VATAN VE CUMHURøYET DøYEN 20 DEN FAZLA DEMOKRATøK KøTLE
ÖRGÜTÜ OLARAK,
HALKIMIZA SESLENøYORUZ,
CUMHURøYET SEVDALILARI BøRLøK OLALIM
BAYRAMIMIZI KUTLAYALIM
ATATÜRK DEVRøMLERøNø EGEMEN KILALIM
BU AMAÇLA HERKESø
29 EKøM SAAT 11.00’DE ULUS BøRøNCø MECLøS ÖNÜNDE VATAN VE CUMHURøYET
øÇøN HALK BULUùMASINA ÇAöIRIYORUZ.
VATAN VE CUMHURøYET BøRLøKTELøöø
Atatürkçü Düúünce Derne÷i-Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri OdasÕ-Ankara KÕz Lisesi
mezunlarÕ Derne÷i-Ankara Seymenler Kulübü- Birleúik Kamu øú KonfederasyonuBirleúik Büro øú- Cumhuriyet KadÕnlarÕ Derne÷i-Ça÷daú YaúamÕ Destekleme Derne÷iDevlet Tiyatrosu Opera ve Balesi ÇalÕúanlarÕ YardÕmlaúma VakfÕ-E÷itim øú SendikasÕ-Engelliler
Konfederasyonu-Genel Sa÷lÕk øú-HacÕ Bektaú E÷itim ve Kültür Derne÷i-KÕz Teknik Ö÷retmenler
Derne÷i-Kültür Sanat øú-Müzik E÷itimcileri Derne÷i-TarÕm Orman øú-Tüketici HaklarÕ Derne÷iTürkiye Gençlik Birli÷i-Türkiye Harp Malulü Gaziler ùehit Dul ve Yetimleri Derne÷i-UlaúÕm øú
Türkiye Polifonik Korolar Derne÷i-Ulusal E÷itim Derne÷i-Veteriner Hekimler Derne÷i-Yeni Kuúak
Köy Enstitüleri Derne÷i-Yerel øú
1-3
Ankara Valili÷i, bu buluúmayÕ toplantÕ ve gösteri
yürüyüúü kapsamÕnda de÷erlendirerek yasaklama
giriúiminde bulunmuútur. Bu haksÕz giriúime karúÕ
gerekli yasal giriúimler yapÕlmÕú, Genel BaúkanÕmÕz
katÕldÕ÷Õ TV programlarÕnda halkÕn bayramÕnÕ
kutlamasÕnÕn
önünde
yasal
bir
engel
bulunamayaca÷ÕnÕ anlatmÕú, 29 Ekim’de Ulus’ta
olaca÷ÕmÕzÕ söylemiú ve kamuoyuna da açÕklama
yapÕlmÕútÕr.
VATAN VE CUMHURøYET BøRLøKTELøöø BASIN AÇIKLAMASI
Ankara Valili÷inin basÕn bürosundan 22.10.2012 tarihinde yapÕlan basÕn açÕklamasÕnda;
Cumhuriyet ve Vatan Birlikteli÷i adÕ altÕnda bir araya gelen ve bugün itibariyle 33 Demokratik
Kitle Örgütünün yapmayÕ planladÕ÷Õ, 29 Ekim Cumhuriyet BayramÕnÕ kutlama amaçlÕ ortak basÕn
açÕklamasÕnÕn, 2911 sayÕlÕ toplantÕ ve gösteri yürüyüúleri yasasÕna aykÕrÕ oldu÷u ileri sürülmüú ve
devletçe hipodromda düzenlenen resmi geçit töreni dÕúÕnda Ankara’da baúkaca yapÕlacak her çeúit
kutlamaya izin verilmeyece÷i belirtilmiútir.
Kamuoyuna úunu duyururuz ki, 29 Ekim Cumhuriyet BayramÕ, 89 YÕl önce verilen milli
mücadelenin cumhuriyetle taçlandÕrÕlmasÕnÕn kutlanmasÕdÕr ve milli bayramlarÕmÕzÕn kutlanmasÕnÕn
önünde hiçbir yasal engel yoktur.
Engel gibi gösterilen 2911 SayÕlÕ ToplantÕ ve Gösteri Yürüyüúleri YasasÕ’nÕn 4. Maddesinin b bendi
“Kanunlara uymak, kendi kural ve sÕnÕrlarÕ içinde kalmak úartÕyla kanun veya gelenek ve
göreneklere göre yapÕlacak toplantÕ, tören, úenlik, karúÕlama ve u÷urlamalar BU KANUN
HÜKÜMLERøNE TABø DEöøLDøR” demektedir.
YasanÕn bu açÕk hükmü karúÕsÕnda bugüne kadar yasal zeminde kalmÕú ve kalmaya devam edecek
kuruluúlarÕmÕzÕn suç iúleyecekleri kanÕsÕna kapÕlmak ve bu konuda yasak getirmek açÕkça hukukun
ihlali niteli÷indedir. Bu konudaki görüúlerimizi valilik makamÕna belirtmek üzere, kendilerine yazÕlÕ
baúvuruda bulunduk. østemimize henüz yanÕt gelmedi. Ancak, idarenin hukuk sÕnÕrlarÕ içinde
gerçekleútirilecek bir ulusal bayram kutlamasÕnÕ yanlÕú de÷erlendirerek yasak getiren tavrÕndan
vazgeçece÷i inancÕndayÕz.
Esasen devletin görevi gerekli önlemleri almak, halkÕn milli bayramlarÕnÕ kutlamasÕnÕ sa÷lamak ve
kolaylaútÕrmaktÕr.
Bu inançla ve esas olarak bir hakkÕn kullanÕmÕ olan bayram kutlamasÕ etkinli÷imizi, bize bu hakkÕ
tanÕyan ilk TBMM önünde, ilk meclis üyelerine duydu÷umuz saygÕyÕ da ifade ederek kutlama
kararÕndayÕz.
Bu kararlÕlÕkla, cumhuriyet de÷erlerine inanan ve o de÷erleri savunan tüm yurttaúlarÕmÕzÕ 29 Ekim
2012 günü saat 11:00’de Ulus Birinci Meclis önüne, bayramÕmÕza sahip çÕkmaya ça÷ÕrÕyoruz.
VATAN ve CUMHURøYET BøRLøKTELøöø
Valili÷in, 29 Ekim öncesi, anayasal hak olan bu buluúmayÕ ve yapaca÷ÕmÕz
açÕklamayÕ engelleme çabasÕnÕn yanÕnda, 28 Ekim 2012 günü akúamÕ, illerden çÕkÕú yapan
kafilelerimizin Ankara’ya geliúleri çeúitli bahanelerle polis tarafÕndan engellenmiútir.
1-4
Tüm bu engelleme çabalarÕ, bizzat iktidarÕn en yüksek yerlerinden gelen
“kutlamaya izin vermeyiz” açÕklamalarÕna ra÷men, gösterilen kararlÕ ve sa÷lam duruú ile
halkÕmÕzÕn ça÷daú Cumhuriyeti sahiplenme istenci birleúmiú, Ulus’ta büyük halk buluúmasÕ
gerçekleútirilmiútir. 29 Ekim 2012 günü Ulus MeydanÕ, yüz binlerce yurttaúÕmÕzÕn buluúma
alanÕ olmuútur.
Birinci meclis önünü kapatan polis barikatÕ; gaz bombasÕ ve tazyikli su
müdahalesine karúÕ alandan da÷Õlmayan halkÕn gücü karúÕsÕnda kaldÕrÕlmÕútÕr.
Ankara’nÕn çeúitli noktalarÕnda engellenen halk, Ulus MeydanÕnda birleúerek önü
arkasÕ gözle görülemeyen, milyona ulaúan bir kortej halinde AnÕtkabir’e kadar yürümüútür.
1-5
AnÕtkabir'in bahçesini saatlerce hÕnca hÕnç dolduran, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün
huzuruna çÕkan halk, Cumhuriyet'e ve de÷erlerine sahip çÕkma iradesini göstermiútir.
Bu eylem, halkÕmÕzÕn üzerindeki korku perdesini yÕrtmasÕnÕ sa÷lamÕú, sonrasÕndaki
eylemler için dönüm noktasÕ olmuútur.
Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’Õn Ulus MeydanÕnda yaptÕ÷Õ konuúmanÕn bir
bölümü aúa÷ÕdadÕr.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL BAùKANI TANSEL ÇÖLAùAN’IN 29 EKøM
2012 ULUS MEYDANI KONUùMASINDAN BøR BÖLÜM
Bugün burada, Cumhuriyetin 89 yÕl önce kuruldu÷u yerde buluúan binlerce vatansevere ADD ve
tüm katÕlÕmcÕ kuruluúlar adÕna hoú geldiniz diyor sevgi ve saygÕlarÕmÕ sunuyorum.
Bizi daha dün, “resmi ideolojinin” savunucusu ve “statükocu” olmakla suçlayanlar ulusal
bayramlarÕ “resmi” törenlerden kurtarmayÕ, halkÕn kucaklamasÕna dönüútürmeyi amaçladÕklarÕnÕ
söyleyenler; ne oldu da bugün bizleri sadece Hipodromdaki “resmi” törenlere davet ettiler ve
buradaki
halk
buluúmasÕnÕn
önüne
bin
bir
engel
çÕkartmaya
çalÕútÕlar.
Oysa biz, Cumhuriyeti “devlet erkânÕnÕn” demir so÷uklu÷u ile de÷il halkla beraber / el ele kutlamak
için
burada
Cumhuriyetin
kuruldu÷u
bu
anlamlÕ
yerde
olmak
istedik.
Bizden korktular halktan korktular yurdun her yanÕndan gelmek isteyen vatansever halk her yerde
Valiliklerce engellendi yola çÕkmalarÕna izin verilmedi.
Bu zorbalÕk de÷il mi? Devlet kuvvetlerinin böyle bir yetkisi var mÕ? Ne zamandan beri Türkiye
zorbalarÕn yönetimine girdi? Ama biz; buraya gelmeleri engellenen binlerce vatanseverin yerine de
buradayÕz. Hatta burada görevli olduklarÕ için panzerleri bizlere çeviren ama gönülleri bizden yana
olan polis kardeúlerimiz yerine de buradayÕz. Biz, Türk aydÕnlanma devrimini yeniden etiyle,
kemi÷iyle- halkla buluúturabilmek için buradayÕz. Bunu baúardÕk. Bizleri, halka tepeden bakan
yaratÕklar gibi gösterip, kendilerini halka yakÕn göstermeye çalÕúanlara karúÕ iúte burada görüldü÷ü
gibi aslÕnda biz halkÕz ve Anadolu’nun yi÷it “topraktan ö÷renip kitapsÕz bilen” bilge insanÕyla,
çiftçisi, esnafÕ, iúçisi, kadÕnÕ, erke÷iyle birlikte karanlÕ÷Õ yÕkmak için buradayÕz.
Kimseye, hiçbir güce, okyanusun ötesine dayananlardan de÷il yalnÕzca halka dayandÕ÷ÕmÕz ve
Anadolu’nun her karÕú topra÷ÕnÕ vatan, memleket belledi÷imiz için buradayÕz.
Bölücü Anayasa giriúimiyle din, mezhep ve etnik köken farkÕ gözetilmeden “Türk Milletinin,
Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkÕ oldu÷u inancÕnÕ” ortadan kaldÕrmaya çalÕúanlara karúÕ
oldu÷umuz için buradayÕz.
1-6
Yurdun her köúesinden hemen her gün úehit cenazeleri kaldÕrÕldÕ÷Õ halde silah zoruyla ülkeyi
bölmeye çalÕúan, teröristle mücadele yerine müzakere masasÕna oturanlara, mutabakatlar
imzalayanlara karúÕ oldu÷umuz için buradayÕz. Büyük Ortado÷u projesine taúeronluk yaparak,
ülkemiz Ortado÷u’nun savaú bataklÕ÷Õna sürüklemek isteyen yeni Enver Paúalara, Abdülhamit’lere
karúÕ oldu÷umuz için buradayÕz. Ama Gazze’de tanklar altÕnda ezilen çocuklara kardeú, ana, baba
olabilmek - Felluce’de - Telafer’de - Halep’te iúgali yaúayanlara özgürlüklerine kavuúmalarÕnda
yoldaú olabilmek için de buradayÕz. Ortaça÷ karanlÕ÷Õna karúÕ aydÕnlanmayÕ yaratanlarÕn
Mevlana’nÕn - Ahmet Yesevi’nin - Pir Sultan Abdal’Õn - Yunus Emre’nin ateúiyle aydÕnlanabilmek
için buradayÕz. ÇocuklarÕmÕzÕn ve ülkemizin gelece÷ini karartmaya kültür ve sanatÕmÕzÕ tek tek
ortadan kaldÕrmaya ülkeyi otoriter bir din devletine dönüútürmeye kalkÕúanlarla mücadele etmek
için buradayÕz. Bu topra÷Õn insanlarÕnÕn yoklu÷unu yoklu÷umuz - açlÕ÷ÕnÕ açlÕ÷ÕmÕz bildi÷imiz için
buradayÕz. Ba÷ÕmlÕ iç-dÕú politikalarla neyimiz varsa satÕp-savÕp ulusal ekonomimizi çökerten-iúçisi,
memuru, esnafÕ, çiftçisi, genci, yaúlÕsÕ ile milleti- iúsizli÷e, açlÕ÷a, yoksullu÷a iten - haklarÕnÕ
unutturup sadakaya alÕútÕran, siyaseti sonlandÕrmaya Cumhuriyetin HalkçÕlÕk ilkesini yeniden
hayata geçirmeye kararlÕ oldu÷umuzu duyurmak için buradayÕz. Muammer Aksoy’la, Bahriye
Üçok’la, U÷ur Mumcu’yla, Ahmet Taner KÕúlalÕ’yla, Necip Hablemito÷lu’yla düúüncelerimizi
toprak altÕna gömmeye aydÕnlarÕmÕzÕ, bilim adamlarÕmÕzÕ, gazetecilerimizi, askerlerimizi Silivri
zindanlarÕnda çürütmeye çalÕúanlara karúÕ soykÕrÕmÕ yÕkmak için buradayÕz. Biz HalkÕz, Bu topra÷Õn
ve insanÕn sesini, sözünü bÕkmaksÕzÕn dinlemek beraber yürümek beraber üretebilmek beraber
paylaúabilmek, Cumhuriyetimizin amacÕ olan ve bugün artÕk önümüzde bir görev olarak duran; tam ba÷ÕmsÕz, ulusal egemenli÷e dayalÕ, ça÷daú, demokratik Cumhuriyeti hayata geçirmek için
buradayÕz.
2.
10 KASIM 2012 SIHHøYE VE ANITKABøR BULUùMASI
Tüm yurtta gündem yaratan ve korku duvarlarÕnÕn bir
daha dikilmesine fÕrsat vermeyecek úekilde
yÕkÕlmasÕnÕ sa÷layan 29 Ekim buluúmasÕndan sonra,
10 KasÕm’da AtamÕzÕ anmak için Atatürkçü Düúünce
Derne÷i olarak SÕhhiye’de buluúma, Zafer AnÕtÕna
çelenk konulduktan sonra AnÕtkabir’e yürüyüú ça÷rÕsÕ
yaptÕk. 10 KasÕm 2012 günü sabah 08.30’da, yo÷un
ya÷mura ra÷men, tüm yurttan gelen ve Ankara’dan
katÕlan on binlerce Atatürkçü Düúünce Derne÷i üyesi
ile vatandaúlar, SÕhhiye’deki Atatürk AnÕtÕ önünde
buluúmuútur.
Anma programÕ ve SÕhhiye Zafer AnÕtÕna Genel
BaúkanÕmÕz tarafÕndan çelenk konulduktan sonra,
büyük kitleyle, ses aracÕndan yükselen slogan ve
marúlar
eúli÷inde
AnÕtkabir’e
yürüyüú
gerçekleútirilmiútir. SÕhhiye Zafer AnÕtÕndaki tören
ile yürüyüú kortejinin düzen ve organizasyonu,
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Gençlik KollarÕ
tarafÕndan sa÷lanmÕútÕr.
1-7
AynÕ gün toplanan Genel Yönetim Kurulu, kamuoyuna aúa÷Õdaki bildiriyi
açÕklamÕútÕr.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Yönetim Kurulu Sonuç Bildirisi 10.11.2012
29 Ekim 2012 tarihinde biber gazÕ, gaz bombasÕ ve tazyikli su ve Anadolu'nun Dört bir yanÕna
konan barikatlarla baúlayan süreç, “Vatan ve Cumhuriyet”e sahip çÕkan tüm halkÕmÕz ve özellikle
Ankara halkÕ tarafÕndan püskürtülmüútür. Böylece korku imparatorlu÷unun duvarlarÕnÕn yÕkÕlmasÕ
gibi güvenlik güçlerinin barikatlarÕ da Türk halkÕ tarafÕndan yÕkÕlmÕútÕr.
10 KasÕm 2012 tarihindeki buluúmanÕn ise, aynÕ coúkuyla artarak ancak bu kez biber gazÕ ve
tazyikli suya muhatap olmadan gerçekleúmesi, ülkemizdeki bugünkü demokrasinin ve yönetiminin
çeliúkilerini de gözler önüne sermiútir. ToplantÕ ve Gösteri Yürüyüúleri YasasÕ, iktidar tarafÕndan
çÕkarÕlan yönetmeliklerle kÕsÕtlanmÕú, ulusal bayramlar ve anma günlerine getirilen yasaklamalar
konusunda bu kadarÕyla da yetinilmeyerek øçiúleri BakanÕ ødris Naim ùahin tarafÕndan yayÕmlanan
bir genelgeyle, yasa kuúa çevrilmeye çalÕúÕlmÕútÕr.
Öyle ki; genelgede çevre kirlili÷ine neden olunmamasÕ emredilerek “M.Kemal’in askerleriyiz, Ne
Mutlu Türküm Diyene, Her úey Vatan øçin” sloganlarÕ bu zihniyet tarafÕndan sanki gürültü
kirlili÷iymiú gibi nitelendirilmiútir. Yine aynÕ genelgede basÕn açÕklamasÕna sÕnÕrlar konarak “slogan
atÕlmasÕnÕn, takla atmaktan” daha tehlikeli olaca÷Õ kanaati belirtilmiútir. ùu bilinmelidir ki, 1.Meclis
önü ve AnÕtkabir’de toplanan milyonlar, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e sahip çÕkarak, 4+4+4 E÷itim
Sistemiyle çocuklarÕmÕzÕn zorla imam yaptÕrÕlmasÕ dayatmalarÕna, iúçilerin kÕdem tazminatÕndan
yoksun bÕrakÕlmasÕ ve sendikasÕzlaútÕrÕlmasÕ konusundaki olumsuz yasal giriúimlere, iúsizlik ve
pahalÕlÕ÷a hayÕr demiúlerdir.
Görülmektedir ki halkÕmÕz güzel ülkemizi bir kâbusa çevirecek bu siyasete dur demiútir. Bütün
bunlar yaúanÕrken, ülkemiz BaúbakanÕ dünyada sadece servetiyle anÕlan bir sultanÕn konu÷u olarak
bu anmalara katÕlmamÕútÕr. Bu tavÕr, iktidara geldi÷i günden bu yana Baúbakan’Õn, Ulu Önderimizin
önünde “sap gibi” durmamak için yarattÕ÷Õ gerekçelerin tutarsÕzlÕ÷ÕnÕ da ortaya çÕkarmÕútÕr. Bu
eylemler, vatanÕmÕzÕ ve milletimizi etnik, dinsel ve dilsel temelde bölmek yönündeki çabalara
halkÕmÕzÕn en a÷Õr tepkiyi verdi÷ini bir kez daha vurgulamÕútÕr.
Ülkemizi bölmek isteyen emperyalizme ve onun iúbirlikçilerine karúÕ yürütülen savaúta verilen
úehitler ölümsüzdür. VatanÕn birli÷i ve dirli÷i konusundaki tavÕrlarÕ nedeniyle Balyoz, Ergenekon,
Ay ÕúÕ÷Õ gibi sanal davalarda tutuklu asker, aydÕn, gazeteci gibi yurtseverler de onurumuzdur. Atam;
úu ana kadar karanlÕk bir tablo çizmiú olsak da, demokrasinin ve cumhuriyetin senin belirtti÷in
anlamda geri getirilmesi için, Gençli÷e Hitabede söyledi÷in gibi gereksinim duydu÷umuz gücün
kanÕmÕzda var oldu÷unu biliyoruz. Rahat uyu…
3.
13 ARALIK 2012 SøLøVRø BULUùMASI
Karar aúamasÕna yaklaúan, kamuoyunda Ergenekon adÕyla bilinen ve baúladÕ÷Õ
andan itibaren hukuksuzluklarla yürüyen siyasi davaya seyirci kalmayan Atatürkçü
Düúünce Derne÷i Genel Merkezi, 29 KasÕm 2012 tarihinde üyelerine ve halka, 13 AralÕk
2012 saat 08.30’da Silivri’de olma, “gerçek ve açÕk tanÕklÕk” ça÷rÕsÕ yapmÕútÕr.
1-8
Atatürkçü Düúünce Derne÷i davaya iliúkin görüúünü de kamuoyuna açÕklamÕútÕr.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin Silivri Notu
13 AralÕk 2012
Ergenekon DavasÕ'nda savunma delilleri toplanmadan esas hakkÕndaki mütalaa aúamasÕna
gelinmiútir.
Soruúturma aúamasÕndan karar oturumuna kadar Anayasa’nÕn, AøHS’nin ve Ceza Muhakemesi
Kanunu'nun emredici düzenlemeleri yok sayÕlmÕútÕr. Bu bakÕmdan Ergenekon davasÕnÕn her
aúamasÕ, adil yargÕlanma hakkÕnÕ açÕkça ihlal etmiú, savunma hakkÕnÕ yerle bir etmiú, kanun dÕúÕ
delillerin toplanmasÕna ve kullanÕlmasÕna olanak vermiútir. Soruúturma boyunca, her gözaltÕ
sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler medyaya sÕzdÕrÕlmÕú, soruúturmanÕn gizli yürütülmesi
kuralÕna aykÕrÕ davranÕlmÕú, teknik takip dokümanlarÕ baúta olmak üzere sanÕklara ait en mahrem
kayÕtlar dahi kamuoyuna sÕzdÕrÕlarak, alttan alta gözda÷Õ ortamÕ yaratÕlmÕútÕr.
SanÕklara gönderilen ve virüslü oldu÷u bilirkiúi raporlarÕyla saptanan elektronik veriler, soruúturma
tarihinden çok sonra hazÕrlanan dijital kimliklerine müdahale edilen deliller ve birkaç saniye içinde
telefon defterlerine kaydedilen bilgiler suçlama aracÕ olarak kullanÕlmÕútÕr. Uzun tutukluluk
süreleriyle tutuklama bir cezalandÕrmaya dönüúmüú, bu durum sanÕklarÕn cezalarÕnÕ peúin
çekmelerine yol açmÕútÕr. Bu durum suçun yargÕlama aúamasÕnda ortaya çÕkarÕlmasÕ çabasÕdÕr.
DGM’lerin yalnÕzca tabelalarÕ de÷iútirilerek oluúturulan ÖYM’ler eliyle yürütülen hukuk dÕúÕ
yargÕlama, ÖYM’ler CMK’den çÕkartÕlÕp Terörle Mücadele Kanunu içine yerleútirilerek Ergenekon
ve benzeri sindirme yargÕlamalarÕnda araç olarak kullanÕlmaya devam edilmektedir.
Medya aya÷Õyla oluúturulan bilgi kirlili÷iyle masumiyet karinesi açÕk biçimde ihlal edilmiútir. øddia
makamÕna sunulan olanaklarÕn birço÷unun sanÕk müdafilerine tanÕnmayarak ceza yargÕlamasÕnÕn
temeli olan silahlarÕn eúitli÷i ilkesine aykÕrÕ davranÕlmÕútÕr. Ergenekon davasÕnda toplan 44 gizli
tanÕk dinlenmiútir. Soruúturma aúamasÕnda, yapÕlan hiçbir gizli tanÕklÕk müracaatÕ savcÕlar
tarafÕndan geri çevrilmemiú, tanÕklÕ÷a taliplerin yasal úartlarÕ taúÕyÕp taúÕmadÕ÷Õna bakÕlmaksÕzÕn
tümü gizli tanÕk yapÕlmÕútÕr. DavanÕn birçok úüphelisine gizli tanÕk olmasÕ teklif edilmiú, özellikle
soruúturmasÕ devam eden baúka suç faillerinin hukuk dÕúÕ vaatler karúÕlÕ÷Õ gizli tanÕk olmasÕ teúvik
edilmiútir. PKK’nÕn Marmara Bölge sorumlusu, öz kardeúini öldürmek ve ye÷enini para karúÕlÕ÷Õ
pazarlamak gibi son derece a÷Õr ve yüz kÕzartÕcÕ suçlardan hükümlü olan ya da bizzat
iddianamelerde Hablemito÷lu suikastÕ gibi eylemlerinin gerçekleútiricisi oldu÷u savlanan kimseler
davanÕn ilerleyen aúamalarÕnda gizli tanÕk haline getirilmiúlerdir. Bu yönteme ancak gizli tanÕk
terörü denebilir.
120 milyona yakÕn belgeden oluúan dava dosyasÕ ve eklerine karúÕ savunma hakkÕ 15 dakika ile
sÕnÕrlandÕrÕlmÕútÕr. Duruúmalarda hakimler eliyle yaratÕlan hukuk dÕúÕ uygulamalara tepki gösteren
sanÕk ve müdafilerine duruúmalardan men cezasÕ verilerek savunma haklarÕ ellerinden alÕnmÕú,
toplamÕ onlarca yÕlÕ aúan yeni mahkumiyetlerle, dava içinde dava yaratÕlmÕútÕr. Mahkeme, 288 sanÕk
hakkÕnda 120 milyon adet belgeyi inceleyip esas hakkÕndaki mütalaasÕnÕ hazÕrlamak üzere savcÕlÕk
makamÕna 15 gün süre vermiútir. Ergenekon davasÕnda ‘ansÕzÕn’ karar aúamasÕna gelinmiú olmasÕ
esas hakkÕnda mütalaanÕn da, kararÕn da yargÕlamanÕn en baúÕnda peúin verildi÷ini ve peúim kararÕ
açÕklamak için yalnÕzca uygun zamanÕn beklendi÷ini göstermektedir.
YapÕlan yargÕlama bir kurmacadan de÷erli de÷ildir. Bu bakÕmdan Ergenekon davasÕ adaletin
arandÕ÷Õ bir yargÕlama de÷il; baskÕ, intikam, iúkence, yakÕn tarihi yeniden yazma ve Türkiye
Cumhuriyeti’ni bütün kurumlarÕyla tasfiye aracÕdÕr.
1-9
13 AralÕk 2012 tarihinde Silivri duruúma
salonu içi ve dÕúÕ tarihi günlerden birini
yaúamÕútÕr. So÷uk havaya ra÷men yurdun
her tarafÕndan gelen on binlerce yurtsever
ma÷durlara
destek
vermiútir.
Genel
BaúkanÕmÕz
Tansel
Çölaúan,
yerinde
oluúturulan platformda halka hitap etmiú,
içeride yapÕlan duruúma hakkÕnda da bilgi
vermiútir.
Duruúma sonunda esas hakkÕndaki karar
açÕklanmamÕú, ertelenmiútir. On binlerce
yurttaú el ele tutuúarak Silivri Cezaevi
çevresini saran zincir oluúturmuútur.
Silivri Cezaevi önünde yapÕlan bu büyük eylem; ma÷durlara, aileleri ile yakÕnlarÕna
ve yurtsever halkÕmÕza büyük moral vermiútir.
Genel
BaúkanÕmÕz
Tansel
Çölaúan
konuúmasÕnÕn haricinde basÕn açÕklamasÕ
da yapmÕútÕr. BasÕn açÕklamasÕ aúa÷ÕdadÕr.
Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’Õn 13.12.2012 tarihli Silivri DuruúmasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
1. Mahkeme 27.11.2012 duruúmada SavcÕnÕn Esas hakkÕndaki mütalaasÕnÕ okumasÕ için 15 gün süre
vermiútir.
Ama aynÕ duruúmada; Ara kararÕ çÕkartmÕú, cevap verilmeyen müzekkerelerin yeniden istenmesine
de karar vermiútir.
Yani dosya henüz tamamlanmamÕútÕr.
Öyle ise acele nedir?
Balyoz’daki usul mü iúleyecektir?
2. Bu davanÕn her aúamasÕnda:
Adil yargÕlanma hakkÕ ihlal edilmiútir.
Savunma hakkÕ yerle bir edilmiútir.
Kanun dÕúÕ deliller toplanmÕú, kullanÕlmÕútÕr.
1-10
3. SanÕklara gönderilen (ve virüslü oldu÷u bilirkiúi raporu ile sabit olan) elektronik veriler,
Soruúturma tarihinden çok sonra düzenlenen dijital kimliklere dâhil edilen veriler,
TelefonlarÕna bir-iki saniyede kaydedilen bilgiler,
Suçlama aracÕ olarak kullanÕlmÕútÕr.
4. Uygulanan uzun tutukluluk süreleri, hiçbir (AB) ülkesinde yoktur.
AøHM kararlarÕnda kabul görmez.
Ama bu mahkemede hukuksuzluk esas oldu÷u için uygulanÕr.
5. Toplam 44 gizli tanÕk kullanÕlmÕútÕr.
Gizli tanÕk için baúvurulanlarÕn yasal úartlarÕ taúÕyÕp taúÕmadÕklarÕ de÷erlendirilmeden tüm
baúvurular kabul edilmiútir.
DavanÕn úüphelilerine gizli tanÕklÕk teklif edilebilmiútir.
SoruúturmasÕ devam eden baúka suç faillerine hukuk dÕúÕ vaatlerle gizli tanÕklÕk teklif edilebilmiútir.
Öz kardeúini öldüren / ye÷enini para karúÕlÕ÷Õ pazarlamaktan hükümlü olanlar gizli tanÕk yapÕlmÕútÕr.
6. 120 milyon belgeli dava dosyasÕnda, savunma hakkÕ 15 dakika ile sÕnÕrlandÕrÕlmÕútÕr.
Duruúmalarda, hâkimler eliyle yaratÕlan hukuk dÕúÕ uygulamalara tepki gösteren sanÕk ve vekilleri
duruúmalardan men edilmiú,
SÕrf bu nedenle haklarÕnda AYRI davalar açÕlmÕú, mahkûmiyetlere karar verilmiútir.
7. Bütün bunlardan sonra;
288 sanÕklÕ, 120 milyon adet belgeli bu davada;
SavcÕya esas hakkÕndaki mütalaasÕnÕ hazÕrlamasÕ için 15 gün süre yeterli görülmüútür.
8. ùimdi, ansÕzÕn karar aúamasÕna gelinmiútir:
Balyoz’da oldu÷u gibi ansÕzÕn karar da verilecektir.
Karar belki de hazÕrdÕr.
Sonuç ta bellidir.
9. DGM’leri kaldÕrdÕk deyip, ÖYM adÕ altÕnda yürüten bu zihniyet;
ùimdi de ÖYM’leri kaldÕrdÕk deyip, terörle mücadele yasasÕ içinde özel yetkilerini devam
ettirmekteler.
10. Ama bilinmektedir ki:
Bu davada düúman hukuk uygulandÕ, uygulanmaktadÕr.
Verilecek hüküm ne olursa olsun, KARAR tarihte HAK ETTøöø yeri alacaktÕr.
TARøH sonuçta do÷rularÕ yazacaktÕr.
4.
08 NøSAN 2013 SøLøVRø BULUùMASI
Kamuoyunda Ergenekon adÕyla bilinen davada 13 AralÕk 2012 günü okunamayan,
savcÕnÕn esas hakkÕndaki mütalaasÕ 08 Nisan 2013 tarihine bÕrakÕlmÕútÕr. Atatürkçü
Düúünce Derne÷i Genel Merkezi, üyelerine ve halka, 08 Nisan 2013 günü Silivri’de olma
ça÷rÕsÕ yapmÕútÕr.
So÷uk
bir
Nisan
gününde
gene
fedakârlÕklarla, yurdun her tarafÕndan
gelen on binlerce yurtsever Silivri nöbet
çadÕrÕ çevresini doldurmuútur.
1-11
Bu sefer halk, polis ve jandarma
barikatÕyla duruúma salonu önünden
uzakta tutulmuútur.
Bir süre sonra polis ve jandarmanÕn gaz bombasÕ ve tazyikli su müdahalesi
baúlamÕútÕr. Buna ra÷men kitle da÷ÕlmamÕútÕr.
Gaz bombalÕ müdahalenin hemen ardÕndan ses yayÕn aracÕ
platformuna çÕkan Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, kitleye
hitap etmiútir.
Genel BaúkanÕmÕz SayÕn Tansel Çölaúan'Õn Silivri KonuúmasÕ
Vatan ve Cumhuriyet saldÕrÕ altÕnda. Bu dava Cumhuriyetin
itibarsÕzlaútÕrÕlarak yÕkÕmÕ sürecinde dü÷meye basÕlma noktasÕdÕr.
AslÕnda Ergenekon – Balyoz – AyÕúÕ÷Õ – AndÕç – Casusluk ve di÷erleri,
hepsi planlanmÕú bir sürecin parçalarÕ. BunlarÕn hepsi Siyasi davalar.
Cumhuriyete kin duyanlarÕn, Cumhuriyete sahip çÕkan ça÷daú, aydÕnlÕk, demokrat kadrolarÕ
TASFøYE etme aracÕ olan davalar.
øktidara muhalif olanlarÕn, ona karúÕ olanlarÕn susturuldu÷u davalar.
Bu davalarda DÜùMAN Ceza Hukuku uygulanÕyor.
Bu davalarda hak, hukuk, adalet aramak boúuna.
YargÕlama kurgu,
Dava düzmece,
Bu davalar baútan sona, hiçbir aúamasÕnda hukuk olmayan davalar.
SavcÕ, 288 sanÕk hakkÕndaki 120 milyon belgeyi 15 gün içinde inceledi ve esas hakkÕnda
mütalaasÕnÕ veriverdi.
SavunmanÕn gösterdi÷i, dinlenmesi zorunlu tanÕklarÕ bile dinlemedi, ama yasal úartlarÕ arayÕp
aramadÕ÷Õna bakmadan tüm gizli tanÕk müracaatlarÕnÕ kabul etti;
Öz Kardeúini öldürmekten, ye÷enini para karúÕlÕ÷Õ satmaktan hükümlüyü, Hablemito÷lu suikastÕnÕn
gerçekleútiricisi oldu÷u iddianamelerde yer alan kiúileri, gizli tanÕk olarak dinledi.
Genelkurmay BaúkanÕ sanÕk oldu, mücadele etti÷i terör örgütü baúÕ gizli tanÕk.
ùimdi sÕra Esas hakkÕnda savunmaya geldi. Dava sonlandÕrÕlacak.
Sonuç belli. Düúman Ceza Hukuku uygulanacak.
1-12
Ama tarih bu davayÕ çoktan yerine koydu: Tarih bu davayÕ karara ba÷layan mahkemeyi çoktan layÕk
oldu÷u yere koydu.
TARøH AFFETMEZ.
Ergenekonla baúlayan hukuk terörü ile salÕnan korku ortamÕnda hÕzla yol aldÕlar.
Tüm anayasal kurumlar devre dÕúÕ bÕrakÕldÕ.
Devlet gücü tek elde, Baúbakan’da toplandÕ.
ùimdi bu güç; yeni Anayasa ile rejimi de÷iútirmek istiyor:
Milletin birli÷i,
VatanÕn bütünlü÷ü tehlikede.
DayatÕlan: Kürt-øslam projesi- ùeriat Diktatörlü÷ü.
Atatürkle, laik cumhuriyetle sorunun olanlarÕn; O’na kin duyanlarÕn, VATAN üzerinden, TÜRK
MøLLETø üzerinden verdikleri TAVøZLER karúÕlÕ÷Õnda øKTøDARLARINI SÜRDÜRME – laik
cumhuriyeti dönüútürme projesi.
Halk bir tarafa bÕrakÕlmÕú, Anayasada nelerin yer alaca÷Õ APO ile pazarlÕk ediliyor.
øçeri÷i halktan gizlenen bu pazarlÕ÷Õn AMACI: Ülkenin bölünmesine yol açacak TAVøZLER
karúÕlÕ÷Õnda iktidar alanÕnÕ geniúletmek (yani BaúkanlÕk) ve laik Cumhuriyetin sonlandÕrÕlmasÕ için
DESTEK almak.
Yüzleri yok halka bunlarÕ açÕktan anlatmaya.
(AKøL) Adamlar buldular. Onlar AKP yerine konuúacaklar ve (AÇILIMA) destek sa÷layacaklar.
Yani Baúbakan APO ile pazarlÕk yapacak, Akiller de pazarlÕ÷Õ pazarlayacaklar.
Boúuna gayret.
Damat Ferit’te, øngilizler østanbul’u iúgal etti÷inde, halk iúgale direnmesin diye böyle halkÕ ikna
guruplarÕ oluúturmuú, Anadolu’yu dolaúmÕútÕ.
Ama Erzurum- Sivas Kongreleri ile halk direniúi seçti. Yok, olup gittiler.
Bugün úu akiller listesine bakÕn, ço÷unluk bölücü Kürtler ya da yandaúlarÕ.
øktidar ve bölücü PKK yandaúlarÕnÕn ço÷unlukta oldu÷u böyle heyetler bölünme anayasasÕnÕ ve
açÕlÕmÕ halka anlatamazlar, halkÕn deste÷ini alamazlar.
Hiçbir yasal, hukuksal dayana÷Õ olmayan bu yol sonlandÕrÕlmalÕdÕr.
Oynanan oyunu görüyoruz.
Oynanan oyunu bozaca÷Õz.
Biz 29 Ekim’de, 10 KasÕm’da, 23 AralÕk’ta, 24 Mart’ta bu sürece DUR dedik.
Bu oyunu bozaca÷Õz.
Bozacak mÕyÕz?
Bozacak mÕyÕz?
Söz veriyoruz:
Ulusun birli÷ini,
VatanÕn bütünlü÷ünü,
Laik Cumhuriyeti koruyaca÷Õz.
O’nu yeniden layÕk oldu÷u yere çÕkartacak ulusal bir yöntemi iktidara getirece÷iz.
Söz mü?
Söz mü?
Söz mü?
1-13
Duruúmada savcÕnÕn esas hakkÕndaki mütalaasÕnÕ okumasÕ bitmiú, son
savunmalarÕn alÕnmasÕ safhasÕna gelinmiútir. Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan basÕna
açÕklama yapmÕútÕr.
Ergenekon Çökmüútür
Ergenekon, Cumhuriyetin itibarsÕzlaútÕrÕlarak
yÕkÕmÕ sürecinde dü÷meye basÕlma noktasÕdÕr.
Cumhuriyetin kurumlarÕnÕ yÕkmak, saldÕrÕlarÕnÕ
Atatürk’e kadar uzatmak için planlanmÕú bir
sürecin parçasÕdÕr.
Bu dava hukuki bir dava de÷ildir, Cumhuriyetle sorunlu olanlarÕn siyasi davasÕdÕr.
Bugün Türkiye ABD/ AB merkezli emperyalist bir iúgal altÕndadÕr.
øktidar, kendisine sunulan alanda; Laik Cumhuriyeti dönüútürerek baúkanlÕk sistemi adÕ altÕnda
diktatörlü÷e do÷ru yol alÕrken, muhalifleri susturmaktadÕr. Ergenekon davasÕnÕn bu oyunda rolü
budur. Bu alanÕ iktidara sunanlar da, Türkiye’yi yeni Ortado÷u sÕnÕrlarÕnÕn çizilmesi noktasÕnda
kullanmakta, bölünmeye götürmektedirler.
Bugün vatan ve cumhuriyet tehlike altÕndadÕr.
Bu süreçte Atatürk suçlu, Atatürkçülük suç gibi gösterildi.
Ergenekon süreci baúlatÕldÕ÷Õnda halk, gerçekten ortada bir darbe tehlikesi var, suçlular var, yasal
zeminde bir dava süreci, yargÕlama süreci yaúanacak zannetti. Ama bugün gelinen noktada bu dava
çökmüútür.
2007’den beri insanlar adil bir yargÕlama süreci gözetilmeden içeride tutsak edilmiú durumda. Hala
örgüt nerede, kimler, ne yapmÕú belli de÷il, 120 milyonu bulan belgeler 15 günde incelendi. SavcÕ,
esas hakkÕnda mütalaasÕnÕ verdi. ùimdi sÕra son savunmada.
Ama sonuçta aynÕ Balyoz davasÕnda oldu÷u gibi “kÕsa yoldan” davayÕ bitiriyorlar, topu YargÕtay’a
atacaklar.
Ama bütün bu süreç halkta yargÕya olan inancÕ bitirdi. ArtÕk kimse burada bir hukuki dava
oldu÷unu düúünmüyor. Siyasi bir linç oldu÷unu görüyor.
13 AralÕkta buradaydÕk.
Yine buradayÕz. Sonuç belli; Düúman Ceza Hukuku uygulanÕyor- uygulanacak.
øster beraat, ister a÷ÕrlaútÕrÕlmÕú müebbet versinler halk bu davayÕ çoktan olmasÕ gereken yere
koydu.
Tarih de bu mahkemeyi savcÕsÕyla, yargÕcÕyla hak etti÷i yere koyacaktÕr.
TARøH AFFETMEZ.
Sonuçta, cumhuriyet büyük bir tarih bilinci üzerine kurulmuútur. Bu tarih bilinci ulusumuza genetik
mirastÕr. Geriye dönüú olmayacaktÕr. Belki bir süre daha sancÕlÕ bir süreç yaúanacaktÕr, ama sonuçta
laik, demokratik, laik, hukuk devletini temsil eden bu cumhuriyet kazanacaktÕr. Bunu diliyor ve
inanÕyoruz.
HALKIN GÜCÜNE øNANMAK VE ONA GÜVENMEK GEREKøR.
HALK BAùARACAK.
1-14
5.
01 MAYIS 2013 TANDOöAN’DA EMEK VE DAYANIùMA BAYRAMI
01 MayÕs Emek ve DayanÕúma BayramÕ kutlamalarÕ için
Birleúik Kamu øú Konfederasyonuna destek verdik. Mitingin
Ankara’daki yeri Tando÷an MeydanÕ olarak seçilmiútir.
01 MayÕs günü sabah 11.00’de
Güven Park önünde toplanan
binlerce yurttaú flamalarÕyla, Gazi
Mustafa
Kemal
BulvarÕndan
yürüyüúle saat 12.00 sÕralarÕnda
Tando÷an MeydanÕna ulaútÕ.
Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan
miting kürsüsünde kitleye hitap etmiútir.
Konuúmadan
özet
bir
bölüm
aúa÷ÕdadÕr.
“1 MayÕs 2013’de Emek ve DayanÕúma
BayramÕ’nÕ, emperyalizmin bölgemizde
ve ülkemizde bin bir oyunu uyguladÕ÷Õ
bir dönemde kutluyoruz.
ønsanlarÕn sÕnÕf kimli÷ini de÷il de feodal dönemden kalma mezhep ve etnik kimli÷i
vurgularÕnÕ öne çÕkarÕp emek mücadelesini gerileten, bölge ve ülke emekçi sÕnÕflarÕ için karanlÕk bir
dönemi yaúÕyoruz.
Toplum etnik kimlik ve mezhepler üzerinden ayrÕútÕrÕlarak sermayenin serbest dolaúÕmÕna
engel oldu÷u düúünülen ulus devlet ortadan kaldÕrÕlmaya çalÕúÕlÕrken, emekçiler, mezheplerine ve
etnik kimliklerine göre örgütlenmeye zorlanmaktadÕr.
Cumhuriyetimizin kazanÕmlarÕ, emperyalizmin çÕkarlarÕ do÷rultusunda bir bir ortadan
kaldÕrÕlarak, hukuksuzluk dayatÕlmaktadÕr.
Muhalif olanlar çeúitli gerekçelerle zindanlara atÕlmakta, taúeronlaútÕrma, özelleútirme adÕ
altÕnda iú güvencesi ortadan kaldÕrÕlarak dikensiz gül bahçesi yaratÕlmaya çalÕúÕlmaktadÕr.
Emperyalizmin dayatmalarÕ sonucu yeni anayasa ve çözüm süreci adÕ altÕnda çözülme
sürecinin baúlatÕldÕ÷Õ, emek sermaye çeliúkisinde sermayeden yana açÕk taraf olundu÷u bir
dönemden geçilmektedir.
1-15
øúçi sÕnÕfÕnÕn haklÕ taleplerini alanlarda haykÕrmasÕnÕn emperyalizmin çÕkarlarÕ için
kullanÕldÕ÷Õ, sarÕ sendikacÕlÕk tarihine taú çÕkartacak bir dönem yaúanmaktadÕr.
Akil adamlar uygulamasÕ, emperyalizmin bir projesidir. Bu projenin vatanÕmÕzÕn bölünme,
cumhuriyetimizin yÕkÕmÕ amacÕyla kullanÕldÕ÷Õ artÕk halkÕmÕz tarafÕndan açÕkça görülmektedir.
Bu zorlu dönemde emekçiler ve tüm yurttaúlarÕmÕz vatanÕna, cumhuriyetine, eme÷ine sahip
çÕkmaktadÕr. Bir ülkenin ekonomik ve siyasi anlamda tam ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ, emek mücadelesiyle do÷ru
orantÕlÕdÕr; ikisi birbirinden ayrÕlamaz. Hem ülkenin her alanda ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ, hem de eme÷in
haklarÕnÕn korunmasÕ için, mücadelenin birlikte yürütülmesi zorunludur.
6.
19 MAYIS 2013 SAMSUN VE ANKARA’DA BÜYÜK BULUùMA
19 MayÕs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor BayramÕnÕ Atatürkçü Düúünce Derne÷i,
tüm yurtta kutlarken, merkezi planlamayla Samsun ve Ankara’da eylemli etkinlik
düzenlenmiútir. 07 MayÕs 2013 tarihinde örgütümüze bu konuda genelge gönderilmiútir.
GENEL BAùKANIMIZ SAYIN TANSEL ÇÖLAùAN’IN 19 MAYIS’A
øLøùKøN ÖRGÜTE AÇIKLAMASIDIR (07.05.2013)
Atatürkçü Düúünce Derne÷i güçlü bir demokratik kitle örgütüdür. Türk toplumundaki cumhuriyet
bilincinin öncü kuruluúudur. Kuva-i Milliye ruhunu temsil eder.
Örgütümüz halkÕmÕzdan aldÕ÷Õ güçle Genel Merkezi ve tüm úubeleri ile 19 MayÕs'Õ tüm yurtta
kutlayacak ve bu kutlamalarda; ülkemizin bölünmez bütünlü÷ünü, milletimizin birli÷ini,
Cumhuriyetimizin kazanÕmlarÕnÕ sonsuza kadar yaúataca÷ÕmÕza söz verecek,
ADD Genel Merkezi 19 MayÕs'ta 4 ayrÕ etkinlik yapacaktÕr.
1- Tansel Çölaúan, Metin Feyzio÷lu, Birgül Ayman Güler ve Atilla Sertel, úubelerimizin katÕlÕmÕyla
Samsun'da olacaklar.
2- Yine ADD’nin ça÷rÕsÕ ile kurulan, öncüsü ve sözcüsü oldu÷u, (Vatan -Cumhuriyet ve Emek
Birlikteli÷i)'nin Ankara-SÕhhÕye'de düzenledi÷i 19 MayÕs eylemi úubelerimizin katÕlÕmÕyla
yapÕlacaktÕr.
3-ADD Genel Merkezinin Ankara BatÕkent ùubesinin ev sahipli÷inde gerçekleútirece÷i 19 MayÕs
Balosu'nu di÷er demokratik kitle örgütleriyle birlikte kutlayaca÷Õz.
4-ODTÜ'nün Ankara'da düzenledi÷i 19 MayÕs úenli÷ine Ankara ùubeleri ile katÕlaca÷Õz.
AyrÕca tüm yurtta úubelerimiz 19 MayÕs'Õ güncel konularÕ ele alarak kutlayacaktÕr. ADD aynÕ anda
birden fazla etkinlik yapabilecek güçtedir ve bunu baúarmaktadÕr.
Örgütün baúarÕsÕ ise, birlikte karar almak, birlikte uygulamaktan geçer. Örgüt disiplini baúarÕnÕn
öncelikli ilkesidir.
Genel Merkezin düzenledi÷i 19 MayÕs programlarÕnÕn bu çerçevede anlaúÕlmasÕ, uygulanmasÕ,
birbirine karúÕt örgütlerin, birbirine karúÕt programlarÕ gibi algÕlanmamasÕ, saptÕrÕlmamasÕ, bu yönde
bilerek, bilmeyerek yapÕlan farklÕ yönlendirmelere itibar edilmemesi örgüt bilincinin gere÷idir.
19 MayÕs’Õn layÕk oldu÷u biçimde tüm ülkede Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkezi ve
úubeleri tarafÕndan kutlamasÕnÕn sa÷lanmasÕ amacÕnÕz olmalÕdÕr.
Bilgi edinilmesini ve gere÷ini rica ederim.
Tansel Çölaúan
Genel Baúkan
1-16
11 MayÕs 2013 tarihli Sözcü gazetesinde, Genel
BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan’la 19 MayÕs’la ilgili olarak
yapÕlmÕú bir söyleúi yayÕmlanmÕútÕr.
Söz konusu demeçten özet bir bölüm aúa÷ÕdadÕr.
19 MayÕs’ta Samsun ve Ankara’da Büyük Buluúma ADD BaúkanÕ Tansel Çölaúan’dan
Halka Ça÷rÕ
11 MayÕs 2013 Tarihli Sözcü Gazetesinden
19 MayÕs’ta Samsun ve Ankara’da büyük buluúma. ADD BaúkanÕ Tansel Çölaúan’dan halka ça÷rÕ:
“Cumhuriyeti yaúatmak ve iktidarÕn tuzak anayasasÕna dur demek için bu bayramda
meydanlardayÕz”
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel BaúkanÕ Tansel Çölaúan, iktidarÕn yasaklamaya ve
itibarsÕzlaútÕrmaya çalÕútÕ÷Õ en önemli ulusal bayramlarÕmÕzdan biri olan 19 MayÕs Atatürk’ü Anma,
Gençlik ve Spor BayramÕ öncesinde SÖZCÜ’ye konuútu. HazÕrlÕklar hakkÕnda bilgi veren Tansel
Çölaúan, vatandaúlarÕ meydanlara ve duyarlÕ olmaya ça÷ÕrdÕ. øúte Çölaúan’Õn o açÕklamalarÕ:
BUGÜN yeni anayasa adÕ altÕnda yapÕlmaya çalÕúÕlan cumhuriyetin tüm kazanÕmlarÕnÕ yok
edilmesidir. Yeni anayasa bir tuzaktÕr. Halk bu tuza÷Õ görmüútür. HalkÕn tepkisini göstermesinde
ADD öncü olmuútur.
ÇÜNKÜ ADD, halktaki kurucu irade Kuvva-i Milliye ruhunun öncü kuruluúudur. Son
dönemdeki eylemleriyle halktaki bu bilinci eyleme dönüútürmeyi baúarmÕútÕr. 29 EKøM’de Ulus’ta
baúlayan ve 10 KasÕm, 13 AralÕk, 24 Mart, 5 Nisan ve 1 MayÕs eylemleri ADD’nin ça÷rÕsÕ ile
oluúturulan, öncüsü, sözcüsü oldu÷u “Vatan Cumhuriyet Emek Birlikteli÷i” adÕ altÕnda di÷er
demokratik kitle örgütleriyle birlikte gerçekleútirilmektedir. 19 MAYIS, ulusal kurtuluú hareketinin
baúladÕ÷Õ çok önemli bir tarihtir. ADD, 19 MayÕs’ta hem ulusal mücadelenin baúladÕ÷Õ Samsun’da
cumhuriyetimizi tüm kazanÕmlarÕyla sonsuza dek yaúataca÷ÕmÕzÕ haykÕracak hem de Ankara
SÕhhiye’de tuzak anayasaya karúÕ halkÕn buluúmasÕ için ça÷rÕ yapacaktÕr. AyrÕca tüm il ve ilçe
úubeleriyle benzer etkinlikler düzenlemektedir.
TÜRK halkÕ baúaracak. Baúaraca÷Õz…
Akillerin düútü÷ü acÕklÕ konum, anayasa sürecinin sürekli ertelenmesi baúardÕ÷ÕmÕzÕ, baúaraca÷ÕmÕzÕ
esasen gösteriyor. Bu tuzak anayasa ister barÕú ister özgürlük ister demokrasi desinler tuzak oldu÷u
biliniyor. Halk, bu sürece dur diyecek ulusal de÷erlerine sahip çÕkacaktÕr.
Kimler destek veriyor?
SAMSUN’da Atatürk’ün ilk adÕmÕnÕ attÕ÷Õ yerden baúlayacak olan programda ADD BaúkanÕ Tansel
Çölaúan, Ankara Baro BaúkanÕ Metin Feyzio÷lu, CHP øzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler,
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel BaúkanÕ Atilla Sertel basÕn açÕklamasÕ yapacaklar, tüm
katÕlÕmcÕ úubeler ve halk eúli÷inde birçok ünlü sanatçÕnÕn katÕldÕ÷Õ konser verilecek. Ankara SÕhhiye
MeydanÕ’nda Atatürk AnÕtÕna çelenk konulacak, tüm katÕlÕmcÕ demokratik kitle örgütlerinin
temsilcileri konuúacak, verilecek konser sonrasÕ da AnÕtkabir ziyareti gerçekleútirilecek.
1-17
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLøK VE SPOR BAYRAMI nedeniyle Genel
Merkezimizin 19 MayÕs 2013 tarihinde yapmÕú oldu÷u açÕklama aúa÷ÕdadÕr.
GENEL MERKEZøMøZøN 19 MAYIS BASIN AÇIKLAMASI
19 MayÕs 1919; emperyalizmin binlerce yÕllÕk vatanÕmÕzÕ iúgaline kutsal isyan günümüzdür.
19 MayÕs 1919; “BatÕlÕ dostlar” Õn, Yüce Atatürk’ün Söylev’inde vurguladÕ÷Õ üzere; Türk Ulusunu
tarih sahnesinden yok etmek için yüzyÕllardan beri hazÕrlanan bir “suikast planÕ” na
baúkaldÕrdÕ÷ÕmÕz gündür.
19 MayÕs 1919; Gazi Mustafa Kemal Paúa’nÕn, 7 düvelin görülmemiú çullanmasÕna karúÕ Anadolu
insanÕmÕzÕn ölüm-kalÕm kavgasÕnÕn ateúini harladÕ÷Õ gündür.
19 MayÕs 1919; “Ya istiklal, ya ölüm!” diye Ata’sÕnÕn öncülü÷ünde úahlanan bir ulusun,
emperyalistleri savaú meydanlarÕnda kahrederek vatanÕndan defetti÷i milat günüdür.
19 MayÕs 1919; insanlÕk onurunun yayÕlmacÕ-sömürgen, acÕmasÕz soykÕrÕmcÕlarÕnÕ tüm mazlum
Do÷u uluslarÕ adÕna da yerden yere vurdu÷umuz do÷um günümüzdür.
19 MayÕs 1919; insanlÕk ve uygarlÕk tarihinde, eúi görülmemiú ve belki de görülmeyecek onurlu,
soylu bir uyanÕúÕn, özgürlük bilincinin, görkemli bir diriliúin úanlÕ tarihinin Ulusumuzca tarihe
kazÕnmaya baúlandÕ÷Õ mübarek gündür.
19 MayÕs 1919; baúÕmÕzÕn gö÷e erdi÷i, sevincimizi, coúkumuzu, tam ba÷ÕmsÕz ve onurlu bir ülke ve
ulus olarak sonsuza dek yaúama kararlÕlÕk ve azmimizi da÷lara taúlara, yüre÷imize ve gönlümüze
sÕ÷dÕramadÕ÷ÕmÕz bir koca gündür..
19 MayÕs 1919; Yüce Atatürk ve milyonlarca úehit ve gazimize sonsuz úükran ve minnetimizi dile
getirmekten aciz kaldÕ÷ÕmÕz hem buruk, hem de kÕvançlÕ, bir hoú günümüzdür..
Bilinmelidir ki; milyonlarca úehit ve gazi boú yere feda edilmemiútir!
Büyük ulusumuz – Türk Milleti; Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkÕ; 19 MayÕslarda
Türkiye Cumhuriyeti’nin görkemli idealini; yani sonsuza dek onurlu, özgür, tam ba÷ÕmsÕz = mutlak
ulus egemenli÷ine dayalÕ, yurtta ve dünyada barÕú ilkesine sevdalÕ, halkçÕ-demokratik-laiksosyal, insan haklarÕna saygÕlÕ, Atatürk ulusalcÕlÕ÷Õna ba÷lÕ, anti-emperyalist ve anti-kapitalist,
sömürünün her türüne karúÕ, sürekli Devrimci, eme÷in hukukuna hürmetli bir ça÷daú hukuk devleti
olarak yurt ve dünya kamuoyuna bir kez daha duyurma kesin kararlÕlÕ÷ÕndadÕr. Ülkemize yönelik
açÕk ve sinsi oyunlarÕn, bu sahnede yer alan yerli ve yabancÕ bilinen iúbirlikçi aktörlerinin,
Küreselleútirmeci emperyalistlerin AB-ABD ittifakÕnÕn ve IMF, Dünya BankasÕ, Dünya Ticaret
Örgütü vb. maúalarÕ kurumlarÕn post-modern ele geçirme planlarÕnÕn, özelleútirme
talanlarÕnÕn, ulusu bölme-parçalama tuzaklarÕnÕn... Tümüyle ayÕrtÕndayÕz. Asla geçit vermeyece÷iz!
Hevesleri, gene kursaklarÕnda kalacaktÕr.
94 yÕl sonra 19 MayÕslar kutlu ve mutlu olsun, ulusumuza ve dünyaya bizden selam olsun!
SaygÕlarÕmÕzla…
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkezi - 19 MayÕs 2013
1-18
19 MAYIS SAMSUN
SAMSUN’DAN YOLA ÇIKAN BøSøKLETÇøLERøN BAYRAK VE TOPRAöI ATAMIZA
SUNMAK øÇøN ANKARA’YA GETøRMELERø
19 MayÕs’ta, “Perúembe AkúamÕ Bisikletçileri”
Bayrak ve topra÷Õ AtamÕza sunmak üzere,
yapÕlan tören sonrasÕnda bisikletleriyle
Ankara’ya yola çÕkmÕúlardÕr.
22 MayÕs günü saat 14.30’da AnÕtkabir
Tando÷an giriúinde Genel BaúkanÕmÕz ve
Genel Merkez yöneticilerimiz ile Ankara
ùubelerimiz tarafÕndan karúÕlanmÕúlardÕr.
Toprak ve Bayra÷ÕmÕzÕn genel baúkanÕmÕza
sunumundan
sonra
basÕn
açÕklamasÕ
yapÕlmÕútÕr. BasÕn açÕklamasÕndan sonra
AtamÕzÕn huzuruna çÕkÕlarak, getirilen toprak
ve bayrak sunulmuútur.
1-19
19 MAYIS ANKARA
7.
GEZø DøRENøùø
31 MayÕs 2013 tarihinde Taksim
Gezi ParkÕndaki a÷açlarÕn sökülüp
açÕlacak alana AVM yapÕlmak
istenmesiyle
baúlayan
ve
tarihimize “Gezi Direniúi” olarak
geçen süreçte, Türkiye’nin her
yeri; mahalle, park ve meydanlarÕ,
her yaútan, insanlar, aralarÕnda
ayrÕm
olmaksÕzÕn,
özellikle
gençlerin
yo÷unlukta
oldu÷u
kitlelerin soka÷a çÕktÕ÷Õ, evlerden
ise tencere-tava çalÕnarak destek
verildi÷i
eylem
alanÕna
dönüúmüútür.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel Merkezi 05 Haziran 2013
tarihinde Taksim Gezi ParkÕ
Direniúini
de÷erlendiren
bir
basÕn açÕklamasÕ yapmÕútÕr.
1-20
TAKSøM HALKIN DøRENøùøDøR
2002'den bu yana iktidar, Cumhuriyetin de÷erlerini ve ülkemizi adÕm adÕm geriye götürerek, ulusal
bayramlarÕ, Atatürk ølke ve devrimlerini hafÕzalardan silmeye çalÕúmakta, Türkiye Cumhuriyeti ve
Türk Milleti kavramlarÕnÕ yok etmeyi amaçlamaktadÕr.
Kiúilerin özel yaúantÕsÕna karÕúÕlarak, çocuk sayÕsÕna kadar yönlendirildi÷i, inançlarÕna müdahale
edilerek ne içece÷ine dahi karÕúÕldÕ÷Õ, TC'nin temellerini atan Ulu önderimiz Mustafa Kemal
Atatürk’e ve silah arkadaúÕ øsmet ønönü’ye ayyaú denildi÷i, halkÕmÕzÕn açÕkça aúa÷ÕlandÕ÷Õ, üstelik
tüm bunlarÕ her alanda bilgi sahibi oldu÷unu sanan bir baúbakanÕn temsil etti÷i hükümetçe yapÕldÕ÷Õ,
sonuçta Taksim Gezi ParkÕnda a÷açlarÕn kesilmeye baúlanmasÕ ile halkÕn sabrÕnÕn taúÕrÕldÕ÷Õ ve hiç
bir siyasal partinin, derne÷in ya da marjinal unsurlarÕn rol almayarak ve sadece HALK önderli÷inde
baúlayan demokratik tepkilerin ülke genelinde yayÕldÕ÷Õ eylem biçimi görülmektedir.
Hepimizin bildi÷i gibi genç bir kesim tarafÕndan baúlatÕlan ve daha sonra yurda yayÕlan eylemlerin
provokasyona açÕk oldu÷u görülmelidir. NasÕl baúladÕ÷Õ ve kimin baúlattÕ÷Õna iliúkin komplo
teorileri üretilmekle birlikte, bu eylemlerin öznesinin HALK oldu÷u ve olasÕ provokasyonlarÕn
eylemlerin asÕl amacÕna gölge düúüremeyece÷i bilinmelidir. Çünkü halk; demokrasi, ba÷ÕmsÕzlÕk,
hukuk, adalet ve eúitlik istemiyle hükümeti istifaya ça÷ÕrmaktadÕr. Masumane istekler karúÕsÕnda
gaz bombasÕ ve tazyikli suyla, püskürtülmeye çalÕúÕlan gençlerimizin, ertesi gün eylem yerlerini
temizlemeye gitmeleri soylu bir davranÕú olarak nitelenmelidir.
Bu ba÷lamda; Atatürkçü Düúünce Derne÷i'nin tüm üyelerinin olasÕ yanlÕú yönlendirmeler ve
provokasyondan uzak kalmalarÕ, aksine kitlelerin do÷ru yönlenmesine katkÕda bulunmalarÕ,
derne÷imizin asÕl amacÕdÕr.
Eylemlerin halk hareketi özelli÷ini gölgelememek adÕna, üyelerimiz kurumsal kimliklerini,
flamalarÕnÕ ve pankartlarÕnÕ bir kenara bÕrakarak bütün güçleriyle eylemlerde yer almalÕdÕrlar.
Çünkü bu eylemlerin temeli, önderlerinden oldu÷umuz “Vatan, Cumhuriyet ve Emek
Birlikteli÷i'nin” 29 Ekim, 10 KasÕm, 13 AralÕk,8 Nisan ve 19 MayÕs tarihlerinde gerçekleútirdi÷i
eylemlerle birlikte atÕlmÕú, hükümet tarafÕndan oluúturulan korku imparatorlu÷unun duvarlarÕ bu
eylemlerde yÕkÕlarak, biber gazÕ ve tazyikli suyun olumsuz etkileri yok edilmiútir.
05 HAZøRAN 2013
ADD GENEL MERKEZø
RøZE ùUBEMøZE YAPILAN SALDIRI
Gezi sürecinde, Rize’de içlerinde úubemizin de
bulundu÷u Demokratik Kitle Örgütlerinin ortak
basÕn açÕklamasÕna, kÕúkÕrtÕcÕ bir grup saldÕrmÕú
ve
saldÕrÕlarÕnÕ
Rize
ùube
binamÕza
yöneltmiúlerdir.
Genel Merkezimizin konuya
açÕklamasÕ aúa÷ÕdadÕr.
1-21
iliúkin
basÕn
BASIN AÇIKLAMASI
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø RøZE ùUBEMøZE YAPILAN SALDIRIYI
KINIYORUZ.
Demokrasinin yerleúti÷i ülkelerde bir asker öldü diye baúbakanlar seyahatlerini kesip
ülkesine dönerken, ülkemizde 52 yurttaúÕmÕzÕn yaúamÕnÕ yitirdi÷i ReyhanlÕ saldÕrÕsÕndan sonra
BaúbakanÕn Amerika'ya gitti÷ini, içinde yaúadÕ÷ÕmÕz zor günlere karúÕn da yine kaçar gibi yurt
dÕúÕna çÕktÕ÷ÕnÕ görmekteyiz. Bu yetmezmiú gibi, ülkeye dönmesi olasÕ bugün için yandaúlarÕ ve
provokatörler tarafÕndan úaúaalÕ karúÕlama törenleri yapÕlarak gerginli÷in daha da tÕrmandÕrÕlaca÷Õna
iliúkin yaygÕn söylentiler dolaúmaktadÕr.
Baúbakan, “% 50'yi zor tutuyoruz” ve “onlarÕn yüz bin topladÕ÷Õ yerde ben bir milyon
toplarÕm” gibi sözleriyle halkÕ birbirine karúÕ kÕúkÕrtmÕútÕr. Daha vahimi, böyle söylemekle belirli
bir kesimin baúbakanÕ oldu÷unu itiraf etmiútir. Bu ayrÕmcÕlÕk ve kÕúkÕrtmanÕn bir baúbakan
tarafÕndan yapÕlmasÕ, tamamen meúruiyetini kaybetti÷ini göstermektedir.
øúte bu anlayÕú sonucudur ki, dün akúam Rize'de demokratik hakkÕnÕ kullanmak amacÕyla
basÕn açÕklamasÕ yapmakta olan, derne÷imizin de içinde bulundu÷u demokratik kitle örgütlerinin
temsilcileri, kÕúkÕrtÕldÕ÷Õna inandÕ÷ÕmÕz marjinal bir grup tarafÕndan saldÕrÕya u÷ramÕú ve canlarÕnÕ
kurtarmak için ADD Rize úube binasÕna sÕ÷ÕnmÕúlardÕr.
OlaylarÕn vahim sonuçlar do÷urabilece÷ini bilmesi gereken Rize Valili÷i ve Emniyet
yetkilileri iç savaú çÕ÷ÕrtkanlÕ÷Õ yapanlarÕ haklÕ çÕkartÕrcasÕna yeterli güvenlik önlemleri almayarak,
toplanan saldÕrgan grubu da÷ÕtmamÕú, gece geç saatlere kadar DKÖ temsilcilerinin özgürlükleri
kÕsÕtlanmÕú, ülke genelindeki demokratik haklarÕnÕ kullanan sÕrtlarÕnda sÕrt çantasÕ, ellerinde su
úiúesi bulunanlara gaz bombasÕ ve tazyikli su sÕkan güvenlik görevlileri, saldÕrganlara neredeyse
çiçek atmÕútÕr. Bundan cesaret alan saldÕrganlar onlarÕn gözü önünde ADD úube binasÕnÕ taúlayarak
cam ve çerçeveleri kÕrmÕúlar, hakaretler ya÷dÕrmÕúlardÕr.
Bin yÕllardÕr huzur içinde yaúayan halkÕmÕzÕ birbirine ba÷layan ve esas olarak millet
olmaktan gelen köklü ba÷larÕmÕz, baúbakanÕn söylemleriyle zedelenmeyecek denli sa÷lamdÕr.
Atatürkçü Düúünce Derne÷ini ve Atatürkçüleri, bu kÕúkÕrtmalara kulak asmadan ve alet
olmadan demokratik tepkilerini göstermekten kimse alÕkoyamayacaktÕr.
Hükümeti, devletin valilerini, emniyet müdürlerini yurdun bütün kesimlerinde eúit
davranmaya, orantÕsÕz güç kullanmaktan vazgeçmeye, halkÕn “hükümet istifa” seslerine kulak
vermeye ça÷ÕrÕyoruz.
Kamuoyuna saygÕyla duyurulur.
06 HAZøRAN 2013
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel Merkezi
1-22
GEZø EYLEMLERøNDE HAYATINI KAYBEDEN GENÇLERøMøZ
Gezi direniúi sÕrasÕnda ve devamÕ eylemlerde hayatÕnÕ kaybeden gençlerimizin
anÕlarÕnÕ saygÕyla selamlÕyoruz.
Abdullah Cömert (22 YAùINDA): Hatay'daki Gezi ParkÕ direniúi sÕrasÕnda 'akrep' diye
adlandÕrÕlan polis aracÕndan atÕlan gaz fiúe÷i ile baúÕndan vuruldu. Abdullah, 3 Haziran'da
aramÕzdan ayrÕldÕ.
Berkin Elvan: (15 YAùINDA): Gezi ParkÕ direniúi sÕrasÕnda østanbul OkmeydanÕ'ndaki evinden
ekmek almak için dÕúarÕya çÕkan Berkin, polisin attÕ÷Õ gaz fiúe÷i tarafÕndan baúÕndan vuruldu. 269
gün direnen Berkin, 11 Mart günü sabah saatlerinde yaúamÕnÕ yitirdi.
Ali øsmail Korkmaz (19 YAùINDA): Gezi ParkÕ'ndaki direniúe destek için Eskiúehir'de
düzenlenen gösterilerde ara sokaklardan birine kaçan Anadolu Üniversitesi birinci sÕnÕf ö÷rencisi
Ali øsmail, sivil giyimli polisler tarafÕndan dövülerek öldürüldü. 38 gün boyunca komada kalan Ali
øsmail, 10 Temmuz 2013 günü hayatÕnÕ kaybetti.
Ethem SarÕsülük (26 YAùINDA): Ankara'daki direniú sÕrasÕnda KÕzÕlay'daki Güvenpark'ta polis
tarafÕndan baúÕndan vuruldu. Ankara Numune Hastanesi'nde 14 gün yo÷un bakÕmda kalan Ethem,
12 Haziran günü yaúamÕnÕ yitirdi.
Mehmet AyvalÕtaú (20 YAùINDA): østanbul'un Ümraniye ilçesinde, protestocu kalabalÕ÷Õn arasÕna
dalan bir aracÕn çarpmasÕyla yaúamÕnÕ yitirdi. 2 Haziran 2013 günü hayatÕnÕ kaybetti.
Ahmet Atakan (22 YAùINDA): Eylül 2013 ayÕnda ODTÜ eylemlerine Hatay'da destek vermek
için soka÷a çÕkan 22 yaúÕndaki Ahmet Atakan, 9 Eylül akúamÕ yüksek bir yerden düúerek hayatÕnÕ
kaybetti.
Hasan Ferit Gedik (21 YAùINDA): 29 Eylül akúamÕ østanbul Gülsuyu'nda uyuúturucu çetelerine
karúÕ soka÷a çÕkanlar arasÕnda olan Hasan Ferit, baúÕndan silahla vurularak öldürüldü.
1-23
8.
05 AöUSTOS 2013 SøLøVRø
Kamuoyunda Ergenekon adÕyla
bilinen davada karar duruúmasÕ
05
A÷ustos
2013
tarihine
bÕrakÕlmÕútÕr. Atatürkçü Düúünce
Derne÷i Genel Merkezi, üyelerine
ve halka, 05 A÷ustos 2013 günü
Silivri’de olma ça÷rÕsÕ yapmÕútÕr.
Silivri yollarÕ, kontrol noktalarÕyla, ulaúÕmÕ güçleútirecek engellemeler ile doluydu.
Yurdun her tarafÕndan gelen on binlerce yurtsever bu sefer Silivri nöbet çadÕrÕ çevresine de
yaklaútÕrÕlmamÕútÕr. Bu haksÕz yasa÷Õn, gezi direniúinin iktidara yaúattÕ÷Õ travmadan
kaynaklandÕ÷Õ ve bir yansÕmasÕnÕn oldu÷u de÷erlendirilmiútir. Duruúma salonunun yaklaúÕk
5 km. uza÷Õnda boú bir alanda kitle kendili÷inden toplanmÕú, kararlar beklenmeye
baúlanmÕútÕr. Kararlar açÕklanmaya baúladÕ÷Õnda ise eú zamanlÕ olarak polisin yo÷un ve
úiddetli gaz bombasÕ saldÕrÕsÕ baúlamÕútÕr. AraçlarÕnÕn yanÕna giden halk, açÕklanan
kararlarÕ burada haber almÕútÕr.
05 A÷ustos 2013 günü Silivri’de yaúananlara iliúkin basÕn açÕklamasÕ yaptÕk.
5 AöUSTOS- SøLøVRø- ERGENEKON DAVASI øLE øLGøLø
BASIN AÇIKLAMASI
1) Düzmece belgelerle baúlayan, 66’sÕ tutuklu, toplam 275 sanÕklÕ Ergenekon DavasÕ 5 yÕl sonra
bugün burada karara ba÷lanacak. Bugün milyonlarca yurt severin kalbi de bizimle birlikte atÕyor.
Duruúma salonu ve çevresinde alÕnan güvenlik önlemlerine, TEM’den buraya gelen yola konan
bariyerlere bakÕnca: BURADA DÜùMAN CEZA HUKUKUNUN UYGULANDIöINI, SANIK
YAKINLARINA, HALKA ’da DÜùMAN GÖZÜYLE BAKILDIöINI ÇOK øYø GÖRÜYORUZ.
Gezi direniúine katÕlmayÕ "hükümete darbe" giriúimi olarak görüp ömür boyu hapis cezasÕ öneren
ZøHNøYET, yapmÕú oldu÷u hukuksuz operasyonlarla 5 A÷ustos’ta SøLøVRø'ye gelen halka da
gözda÷Õ vermeye çalÕúmÕútÕr. østanbul Valisi, sanÕk yakÕnlarÕnÕ duruúma salonuna sokmayaca÷ÕnÕ,
halkÕ duruúma alanÕndan kilometrelerce uza÷a dahi sokmayaca÷ÕnÕ belirtiyor. Silivri’ye gelenleri
suç iúlemiú sayaca÷ÕnÕ ilan ediyor. ArdÕndan bunun için ça÷rÕ yapan kiúi ve kurumlar gözaltÕ ve
operasyonlarla tehdit ediliyor. Silivri’de toplanan kalabalÕklardan korkuluyor. ArtÕk øleri Demokrasi
iddiasÕnda bulunarak iktidara gelenlerin maskesi düúmüútür.
øleri Demokrasi Silivri’ye gidecek olan halkÕn üzerine Biber GazÕ, Tazyikli Su, Sopa, Pala ve
GözaltÕ demekmiú,
øleri Demokrasi HalkÕna KarúÕ úiddet uygulamak demekmiú,
øleri Demokrasi Korku imparatorlu÷undan medet ummak demekmiú,
øleri Demokrasi Faúizm demekmiú
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak bu kirli oyunu kÕnÕyoruz.
1-24
2) Bu davada ülkemizin, aydÕnlarÕ, gazetecileri, yazarlarÕ askerleri; VARLIöI
KANITLANAMAMIù BøR ÖRGÜTE ÜYE OLMAKLA SUÇLANDILAR, YARGILANDILAR.
VARLIöI KANITLANAMAMIù BøR ÖRGÜTE ÜYE OLMADIKLARINI øSPAT ETMEYE
ÇALIùTILAR.
Bu davada; gözaltÕ sürecinden, karar aúamasÕna kadar, Anayasa-AøHS ve CMK’nÕn emredici
kurallarÕ yok sayÕldÕ.
Bu davanÕn her aúamasÕ; adil yargÕlama hakkÕnÕ ihlal etti, kanun dÕúÕ delillerin toplanmasÕna,
kullanÕlmasÕna olanak verdi.
Sahteli÷i bilirkiúi raporlarÕyla saptanan veriler suçlama aracÕ yapÕlabildi.
DavanÕn úüphelisi, PKK’nÕn Marmara sorumlusu, öz kardeúini öldüren, ye÷enini para karúÕlÕ÷Õ
satanlar, Bölücü Terör Örgütü MensuplarÕ GøZLø TANIK yapÕldÕ. Bu yolla tam 44 sanÕk dinlendi.
3) Burada yargÕlama yapan ÖZEL YETKøLø MAHKEMENøN dünyada bir eúi yok.
Özel yetkili mahkemeler GÜYA kaldÕrÕldÕ. Ama bu davaya bakan mahkeme ve hâkimlerine
dokunulmadÕ. Onlar bu davayÕ karara ba÷layacaklar.
DünyanÕn neresinde bir mahkeme sadece (birleútirilmiú) bir davaya özeldir ve o dava bitince
kendisini TASFøYE edecektir?
Tek baúÕna bu durum bile, davanÕn ne kadar hukuk dÕúÕ, SøYASø bir dava oldu÷unu göstermeye
yeter.
4) Verilecek kararÕ da biliyoruz. Belki 1-2 beraat çÕkabilir, ya da mahkeme hapis verip, tutukluluk
süresini dikkate alÕp, göstermelik 1-2 sanÕk tahliye edebilir.
Ama sonuç bellidir. Burada adil bir yargÕlanmaya tanÕk olmadÕk. Adil bir hükme de tanÕk
olmamÕz beklenmemelidir.
En a÷Õr cezalar verilecektir.
HalkÕmÕz yaúanan tüm hukuksuzluklarÕ görmüú, anlamÕútÕr.
Karar ne olursa olsun, halk bu davanÕn bir KURMACA oldu÷unu biliyor.
CezalarÕn peúin kesildi÷ini biliyor.
Bugün HalkÕmÕz kendi üzerinden, millet üzerinden, ülke üzerinden oynanan oyunlarÕ görmüútür.
Bu oyuna dur demiú, provokasyonlara gelmemiú, direnmiú ve direnmeye de devam edecektir.
Kazanacak ve her úeye ra÷men Demokrasiyi getirecektir.
05.08.2013
BURADA YAùANANLARI, HALK DA AFFETMEYECEKTøR,
TARøH DE AFFETMEYECEKTøR.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
1-25
9.
10 KASIM 2013 TANDOöAN
AnÕtkabir tarihindeki ziyaretçi rekoru 10 KasÕm 2013 tarihinde gerçekleúmiútir. O
gün, 1 milyonun üzerinde yurttaú (resmi rakam 1 milyon 89 bin 615 kiúi) AtamÕzÕ ziyaret
etmiútir.
AnÕtkabir ziyareti öncesinde yurdun her yerinden gelen üyelerimiz ve
yurttaúlarÕmÕzÕn katÕlÕmÕyla, birliktelikle birlikte, 10 binlerce kiúiyle Tando÷an’da anma
programÕ düzenlenmiútir. 30 Ekim 2013 tarihinde yaptÕ÷ÕmÕz ça÷rÕ aúa÷ÕdadÕr.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø’NDEN 10 KASIM ÇAöRISI
Türkiye Cumhuriyeti Devleti dÕútan ve içten kuúatÕlarak tarihinin en karanlÕk dönemine
sürüklenmektedir.
ABD’nin Kuzey Afrika ve Geniúletilmiú Orta Do÷u Projesinin uygulandÕ÷Õ bir co÷rafya üzerinde
bulunan Türkiye Cumhuriyeti, sömürgeci zihniyetin taúeronlu÷una soyundurulurken, içerde ise
YENø ANAYASA çalÕúmalarÕyla baúkanlÕk sistemi, özerklik ve federasyon gibi yapÕlanmalar öne
çÕkarÕlmakta, tek devlet, tek ulus, tek dil bütünlü÷ü bozulmak istenmektedir.
Ne acÕdÕr ki bugünkü siyasi iktidar, emperyalizmin yüz yÕllardÕr uyguladÕ÷Õ etnik, dinsel ve
mezhepsel ayrÕlÕklarÕ öne çÕkartma, ayrÕútÕrma ve giderek bir iç savaú çÕkartma yönteminde
“iúbirlikçi” konumundadÕr.
Geçti÷imiz günlerde hükümetin açÕkladÕ÷Õ sözde demokratikleúme paketi, a÷ÕrlÕklÕ olarak terör
örgütünün isteklerini kapsamakta ve Cumhuriyetin tüm kazanÕmlarÕnÕ yok etmeyi amaçlamaktadÕr.
KÕsacasÕ, bugün ülkemiz, toplumsal yaúam alanlarÕnÕn bütününde egemenlik kurmak isteyen,
toplumu ve bireyi denetim altÕna almaya çalÕúan ve bunu yaparken kendisine iktidar olma olana÷ÕnÕ
veren rejime de düúmanlÕk gözeten bir iktidar tarafÕndan yönetilmektedir.
Bütün olumsuzluklara ra÷men geçti÷imiz bir yÕl içinde “Vatan Cumhuriyet ve Emek Birlikteli÷i”
adÕyla bir araya gelen örgülerimizin halkÕmÕzla birlikte gerçekleútirdi÷i kitlesel eylemler ve
Taksim'de baúlayÕp tüm yurdu saran halk hareketi de göstermiútir ki, Atatürk'ün Cumhuriyeti
sahipsiz de÷ildir ve Cumhuriyet düúmanlarÕnÕn iúleri hiç de kolay de÷ildir!
Bunu, 29 EKøM'de, Cumhuriyet BayramÕnda Türkiye'nin tüm meydanlarÕnda bir kez daha
gösterdik.
Ne mutlu ki, yurtseverler, Atatürkçüler, devrimciler bir olarak, birlikte çalÕúmayÕ ve mücadele
etmeyi ö÷renerek ilerliyorlar.
øúte bu eylemlerin bir yenisini, 10 KasÕm günü sabah saat 08.30’da Tando÷an meydanÕnda buluúarak
yapaca÷Õz. Atatürkçü Düúünce Derne÷i, 10 KasÕm buluúmasÕ için merkezi eylem kararÕ almÕútÕr.
Unutturulmak istenen Atatürk'ü ve Atatürkçülü÷ü devlette iktidar, toplumda bir yaúam biçimi haline
getirene dek, tam ba÷ÕmsÕzlÕk mücadelemiz devam edecek.
Her 10 KasÕm'da rahatsÕzlanan (!) ya da yurtdÕúÕna bir devlete ziyarete giden iktidar mensuplarÕna
inatla, AnÕtkabir'e rekor düzeyde katÕlÕm olaca÷Õna inanÕyor, tüm yurttaúlarÕmÕzÕ Tando÷an
meydanÕna ça÷ÕrÕyoruz. 30.10.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
1-26
Polisin gece kurulan sahne platformunu “devlet büyüklerini koruma kanununu
gerekçe göstererek” kaldÕrtmasÕna ra÷men sabah sahne ve ses yayÕn sistemi kurulmuú,
hukuksuz engellemelere ra÷men anma programÕ gerçekleútirilmiútir. AlanÕn düzeni,
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Gençlik KollarÕ tarafÕndan sa÷lanmÕútÕr.
Program:
08:30 ProgramÕn baúlamasÕ (ùiirler, Atatürk'ün Gençli÷e Hitabesi, marúlar)
øki dakikalÕk saygÕ duruúu.
østiklal MarúÕ'nÕn okunmasÕ.
AndÕmÕzÕn okunmasÕ.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel BaúkanÕ Tansel Çölaúan’Õn konuúmasÕ
MÜZED Korosu tarafÕndan marúlarÕn seslendirilmesi.
AnÕtkabir ziyareti.
ProgramÕn konuúmacÕsÕ olarak genel baúkanÕmÕz Tansel
Çölaúan, güncele iliúkin bir konuúma yapmÕútÕr.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL BAùKANI TANSEL ÇÖLAùAN’IN 10
KASIM 2013 TARøHøNDE TANDOöAN MEYDANINDA YAPTIöI KONUùMA
De÷erli Yurtseverler, Atatürkçüler hoú geldiniz.
Burada; Cumhuriyetimizin ve ça÷daú Türkiye’nin kurucusu,
Yoklu÷u her geçen yÕl daha derinden hissedilen büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü,
aramÕzdan ayrÕlÕúÕnÕn yetmiú beúinci yÕlÕnda saygÕyla anÕyoruz.
Arkadaúlar, ülkemiz bugün, sadece içerideki sosyo - ekonomik sorunlarla de÷il, aynÕ zamanda
bölgesel ve küresel sorunlarla da karúÕ karúÕya.
Tüm dünyada barÕú ve güvenlik içinde yaúam anlayÕúÕnÕ, bunun etkilerini, sosyal ve siyasal
patlamalarÕ izliyoruz.
ToplumlarÕn demokrasi içinde akÕlcÕ ve adil yönetim ihtiyacÕ her zamankinden daha fazla.
Gerçek demokrasi, yani sayÕsal ço÷unlu÷un, sayÕsal azÕnlÕ÷a tahakküm etmedi÷i, ço÷unlu÷un de÷il,
ço÷ulculu÷un esas oldu÷u katÕlÕmcÕ demokrasi iste÷i öne çÕkÕyor.
“SandÕktan çÕktÕm, diledi÷imi yaparÕm” görüúünün katÕlÕmcÕ demokrasi anlayÕúÕ ile ba÷daúmadÕ÷Õ
artÕk gözle görülüyor.
Özgürlük ve eúitlik temelinde ça÷daú bir demokrasiden baúka çÕkar yol olmadÕ÷Õ deneylerle
anlaúÕlmÕú bulunuyor.
1-27
Ülkemizde de geçti÷imiz yÕl 19 MayÕs’ta baúlayan, 29 Ekimlerle devam eden, TAKSøM’de taçlanan
ve bugün tüm yurda yayÕlan olaylarda HALKIMIZ:
øktidarÕn son 10 yÕlda toplumu sürekli bölerek, ayrÕútÕrarak sürdürdü÷ü yönetim biçimine ve Laik
Cumhuriyeti itibarsÕzlaútÕrarak yÕkmaya, vatanÕn bütünlü÷ünü, milletin birli÷ini yok saymaya ve
kendi ahlak kurallarÕnÕ halka dayatmaya yönelik faúizan siyasetine DUR diyor.
Ülkemiz, 1980’lerden beri süregelen emperyalist bir saldÕrÕ altÕnda. Ulus devlet - üniter devlet ve
laik devlet yapÕmÕz hedefte.
Bugün ekonomisi çökmüú, dÕúa ba÷ÕmlÕ sÕcak para ile yaúayan bir AÇIK PAZARIZ.
SÕra siyasi YIKIMDA. Nedir bu siyasi yÕkÕm? Üniter / merkezi devlet yapÕmÕzÕn sonlanmasÕ yani
bölünme:
Önce yerel yönetimlere yetki geniúli÷i, sonra özerklik, daha sonra da kurulmasÕ planlanan büyük
Kürdistan için toprak verece÷iz. VATAN BÖLÜNECEK.
Öte yandan ødeolojik olarak laik devlet modelinin yerini 1980’lerde, Türk - øslam sentezi, sonra
ILIMLI øSLAM aldÕ. ùimdi ise dolu dizgin úeriat devletine gidiyoruz.
Neden mi? Büyük Ortado÷u Projesinin bölge ülkeleri için çizdi÷i yol haritasÕ böyle. Bölgede:
Ekonomik olarak, açÕk pazara uygun liberal ekonomi,
ødeolojik olarak, demokrasinin olmadÕ÷Õ siyasi øslam,
Siyasi olarak da anlaúarak-ya da-iúgalle sÕnÕrlarÕn yeniden çizilmesi söz konusu.
Plan bu.
Projenin amacÕ: BATI'nÕn, özellikle ABD'nin Asya’ya açÕlan bu bölgede KONTROLÜ elinde
tutmasÕnÕ sa÷layacak yönetimler oluúturmak ve yeni bir øsrail yani Büyük Kürdistan’Õ kurmak.
Proje Bölge ülkelerindeki YERLø unsurlar eliyle (yani anlaúarak) ya da (olmazsa) iúgallerle
yürütülüyor.
Ülkemizde bu proje 2002’li yÕllardan beri iktidar eliyle yürütülüyor.
øktidar, bir yandan kendi ahlak kurallarÕnÕ faúist yöntemlerle halka dayatÕyor.
Öte yandan Demokrasi paketleri ile ülkeyi bölünmeye- etnik / dini / mezhepsel ayrÕútÕrmaya ve laik
cumhuriyet yerine úeriat devletine giden yolun yapÕ taúlarÕnÕ döúemeye çalÕúÕyor.
(Yeni) Anayasa oyunu da bu amacÕ taúÕyor.
Direnen, DUR diyen halka da daha çok devlet úiddeti – daha çok TOMA, gaz ve tazyikli su var.
Oysa halk laik Cumhuriyet sayesinde (kötü de iúlese) yarÕm yüzyÕllÕk deneyimle demokrasi
kültürüne sahiptir; Demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadÕ÷ÕnÕ, sandÕktan çÕkmÕú olmanÕn
keyfi yönetime gerekçe olamayaca÷ÕnÕ, hak ve özgürlü÷e saygÕ ve eúitli÷in Demokrasinin temeli
oldu÷unu – Bugün hem bu de÷erlerin – hem de bu “bilinci” kendisine veren laik - ça÷daú
cumhuriyetin tehlikede oldu÷unu görüp O'na sahip çÕkmaya karar vermiútir.
Bugün halk her yerde faúist ve totaliter bu yönetime karúÕ DøRENMEKTEDøR.
ARTIK BøLøYORUZ: Türk Milleti laik demokratik rejimden geri adÕm atÕlmasÕnÕ istemiyor.
Türk Milleti, Türkiye'nin hem bölgesel bir dÕú savaúa girmesine, hem de içerideki etnik- dinimezhepsel çatÕúmalara karúÕ.
Türk Milleti, Laik Cumhuriyet'in temel ilkelerinden ödün vermeden, bu vatanda kardeúçe, birlikte
yaúamak istiyor.
Türk Milleti, “Yeni” Anayasa oyununa DUR diyor.
Türk Milleti iradesini ortaya koymuútur.
ùimdi görev siyasettedir.
øktidar, halkÕn bu haklÕ sesine kulak vermeli, laik Cumhuriyeti dönüútürmekten, ülkeyi bölmekten
vazgeçmeli, halkÕn demokrasi içinde yaúamasÕ koúullarÕnÕ oluúturmaya dönmelidir. Demokrasi
içinde yeniden seçilmek istiyorsa bunlarÕn úart oldu÷unu görmelidir.
Muhalefet ise; mecliste halkÕ temsil etti÷ini unutmamalÕ, iktidarÕn kurdu÷u sÕnÕrlar içinde muhalefet
yapmaktan vazgeçip, laik demokratik Cumhuriyete – vatanÕn bütünlü÷üne – milletin birli÷ine sahip
çÕkmalÕ ve Anayasa (oyununa) gelmemelidir.
BUNLARI, milletin birli÷inden, ülkenin bütünlü÷ünden ve laik cumhuriyetten ödün vermemeye
kararlÕ olan HALK istiyor. TÜRK MøLLETø øSTøYOR.
Son sözlerim úöyle olacak:
1-28
Biz halkÕz,
Yeniden do÷arÕz ölümlerde.
Ça÷daú – Laik – Tam Ba÷ÕmsÕz Demokratik Türkiye için, vatanÕn, milletin bütünlü÷ü için,
mücadeleye devam edece÷iz.
Baúaraca÷Õz.
Laik Cumhuriyet kazanacak.
SaygÕlar sunuyorum.
Tando÷an MeydanÕndaki programÕn bitiminde kitle, AnÕtkabir’e do÷ru yürüyüúe
geçmiútir.
10.
YATAöAN MADEN VE ENERJø EMEKÇøLERøNøN DøRENøùøNE DESTEK VERDøK
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
ÖZELLEùTøRMEYE KARùI MÜCADELE
EDEN YATAöAN MADEN VE ENERJø
øùÇøLERøNøN YANINDADIR
Atatürkçü Düúünce Derne÷i ilk olarak 24
Ocak
2014’te
Yata÷an
øúçilerinin
eylemine Ankara’da destek vermiútir.
Mu÷la'daki termik santral ve kömür
ocaklarÕnÕn
özelleútirilmesine
karúÕ
mücadele eden Maden-øú ve Tes-iú
Yata÷an úubeleri, seslerini duyurmak
üzere 24 Ocak'ta Ankara'da Özelleútirme
ødaresi
BaúkanlÕ÷Õ
önünde
eylem
yapacaklarÕnÕ belirtmiúlerdir.
1-29
Özelleútirme karúÕtÕ eylemlerini aynÕ zamanda bir vatan mücadelesi haline
büründüren ve son yÕllarÕn en anlamlÕ emek mücadelelerinden birini sergileyen iúçilerimiz,
bu siyasi iktidar döneminde erozyona u÷rayan ulusal ve evrensel de÷erlerini büyük bir
özveri ile savunmakta, sahip çÕkmaktadÕrlar. Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak,
Yata÷an'daki emekçilerimizin mücadelesini içtenlikle selamlÕyoruz. øúçilerimizi 24 Ocak
2014 tarihinde SÕhhiye’deki emekçi buluúmasÕna biz de destek verdik. Yata÷an’daki
emekçilerin Mu÷la’dan çÕkÕúlarÕna izin verilmedi÷i için, deste÷e gelenlerle birlikte
Özelleútirme ødaresi BaúkanlÕ÷Õna kadar yürüdük.
øúçiler, 10 Nisan 2014 tarihinde Ankara’ya
gelip Kurtuluú ParkÕnda Direniú ÇadÕrlarÕ
kurarak nöbet tutmaya baúladÕlar.
Nöbetteki iúçileri, Genel BaúkanÕmÕz
Tansel Çölaúan, Genel Yönetim Kurulu
Üyelerimiz ve Anakara ùubelerimizle
ziyaret ederek deste÷imizi belirttik.
11.
23 NøSAN 2014’TE
BULUùMAYA ÇAöIRDIK
HALKIMIZI
ANITKABøR
TANDOöAN
GøRøùøNDE
Ulusal egemenlik için halkÕmÕzÕ, 23 Nisan 2014
günü saat 13.00’de AnÕtkabir Tando÷an giriúinde
buluúmaya ça÷ÕrdÕk. Ça÷rÕ metnimiz aúa÷ÕdadÕr.
23 NøSAN’DA ANITKABøR’DEYøZ
Son
dönemde
ülkemizin
gündeminden
düúmeyen yolsuzluk davalarÕ, Suriye ile savaú
senaryolarÕ, açÕlÕm süreci ile ülkenin bölünmenin
eúi÷ine
getirilmesi,
Cumhuriyetimizin
temel
ilkelerinin bir bir ortadan kaldÕrÕlmasÕ çalÕúmalarÕ
karúÕsÕnda, ülke tarihinin en büyük kitlesel halk
hareketlerine tanÕk olduk.
AydÕnlanmanÕn karúÕsÕnda, ülkeyi ortaça÷
karanlÕ÷Õna sürüklemek isteyenlere, en do÷ru yanÕtÕ halk
vermiútir.
Ancak meydanlardaki talep, seçim sonuçlarÕna
yansÕmamÕútÕr. Elbette bunun çeúitli gerekçeleri vardÕr.
Ancak, biz Atatürkçü, yurtsever, ça÷daú, ilerici, tam
ba÷ÕmsÕzlÕktan, ulusal egemenlikten ve emekten yana
güçler olarak; mücadelemize devam edece÷iz.
1-30
Önümüzde bir CumhurbaúkanlÕ÷Õ ve bir de genel seçim vardÕr. Bu seçimler ülkenin
gelece÷inden kaygÕ duyan her kesim için bir fÕrsat olarak de÷erlendirilmelidir.
23 Nisan 1920 tarihi, Ulusal Egemenli÷imiz, Demokrasimiz ve Cumhuriyetimizin temel
de÷erleri açÕsÕndan milattÕr. Türkiye’yi emperyalizmin iúgalinden kurtaran kurucu meclisi saygÕyla
selamlÕyoruz.
ve
23 Nisan 2014 tarihinde ise önemli olan; vatandan, cumhuriyetten ve emekten yana; hukuk
demokrasi
kurallarÕnÕ
iúletecek
bir
yönetimin
önünün
açÕlabilmesidir.
Siyasi Partiler, Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar ve Meslek OdalarÕ baúta olmak üzere
tüm kurum ve kiúileri, bu hedefin gerçekleúmesi için ortak çaba göstermeye ça÷ÕrÕyoruz.
Bu nedenle; Cumhuriyetimiz, demokrasimiz, laik, demokratik, sosyal hukuk devletimiz ve
gelece÷imiz için; 23 Nisan 2014, saat 13.00’de, tüm halkÕmÕzÕ AnÕtkabir Tando÷an giriúinde
buluúmaya davet ediyoruz.
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
23 Nisan günü ça÷rÕmÕza uyarak
gelen halkÕmÕzla birlikte, yaptÕ÷ÕmÕz
açÕklamanÕn ardÕndan, AslanlÕ Yoldan
yürüyerek AtamÕzÕn manevi huzuruna
çÕktÕk.
12.
SOMA’DAKø MADEN KAZASI øLE øLGøLø KøTLESEL BASIN AÇIKLAMASI
YAPTIK
13 MayÕs 2014 tarihinde Soma’da meydana
gelen maden kazasÕnda yüzlerce emekçimiz
hayatÕnÕ kaybetmiútir. Konuya iliúkin olarak 14
MayÕs 2014 günü saat 14.00’de Güven Park’ta
Demokratik Kitle Örgütleri ve Sendikalar ile
birlikte kitlesel basÕn açÕklamasÕ yaptÕk. AçÕklama
Genel Sekreter YardÕmcÕmÕz Öner TanÕk
tarafÕndan okunmuútur. BasÕn açÕklamasÕnÕn
metni aúa÷ÕdadÕr.
1-31
14.05.2014
KAMUOYUNA
Dün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaúadÕk ve ne yazÕk ki, 200 den
fazla iúçimizi Soma'da yaúanan maden kazasÕnda kaybettik, onlarca da yaralÕmÕz var. Tüm
Ulusumuza ve emekçilerimizin yakÕnlarÕna baúsa÷lÕ÷Õ diliyor, acÕlarÕnÕ paylaúÕyoruz.
Bilmeliyiz ki, Türkiye`de meydana gelen iú kazalarÕnÕn tamamÕ önlenebilir niteliktedir ve bu
nedenle yaúananlar aslÕnda "iú kazasÕ" de÷il, "iú cinayeti" dir.
Maden kazalarÕndaki ölümlerde Avrupa birincisi olmamÕz ve daha önceki maden kazalarÕ
incelendi÷inde görülmüútür ki, bu tür kazalardaki ölüm sebepleri; sektörün piyasaya terk edilmesi,
denetimsizlik, kaçak madencilik, taúeronlaútÕrma ve üretim zorlamalarÕdÕr. Bu nedenle hükümet
ölümlerden birinci derecede sorumludur.
AyrÕca, Soma’daki iú kazalarÕnÕn incelenmesi için ana muhalefet partisi tarafÕndan 23 Ekim 2013ƍte
TBMM’ye verilen araútÕrma önergesi aylarca bekletildikten sonra 29 Nisan 2014ƍte gündeme
alÕnmÕú, ancak siyasi iktidarÕn oylarÕyla reddedilmiútir.
Reddedilmesi do÷aldÕr; çünkü 12 yÕldÕr emek düúmanÕ bir anlayÕú bu ülkede iktidardÕr.
Do÷aldÕr, çünkü ülkemiz sadece bu iktidar döneminde iúçiler için “güzel öldüler” diyen bir çalÕúma
bakanÕ görmüútür.
Siyasi iktidarÕ uyarÕyoruz; ça÷dÕúÕ anlayÕúlar terk edilerek, akÕl ve bilimin rehberli÷inde, sektörde
gerekli önlemler alÕnmalÕ, sermayenin de÷il, emekçilerimizin sa÷lÕklÕ ve güvenli yaúam haklarÕnÕ
birinci öncelik olarak gören bir anlayÕúla yasal de÷iúiklikler yapÕlmalÕdÕr.
Bu tip sektörlerde özelleútirme ve taúeronlaútÕrma uygulamalarÕ son bulmalÕdÕr.
Denetim mekanizmalarÕ arttÕrÕlmalÕ, varsa müfettiúler üzerindeki siyasi baskÕlar kaldÕrÕlmalÕdÕr.
Baúta ÇalÕúma ve Sosyal Güvenlik BakanÕ Faruk Çelik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar
BakanÕ Taner YÕldÕz olmak üzere tüm sorumlular bir an önce istifa etmelidir!
Tekrar tüm ulusumuza baúsa÷lÕ÷Õ diliyoruz.
13.
19 MAYIS 2014’TE SAMSUN’DA BULUùTUK
19 MayÕs 2014’te ùubelerimizle birlikte her yÕl
oldu÷u gibi Samsun’da buluútuk.
2013 yÕlÕndan itibaren baúladÕ÷ÕmÕz ve geleneksel
hale getirmeye kararlÕ oldu÷umuz, toprak ve bayra÷Õ
Samsun’dan bisikletçilerle yola çÕkararak Ankara’ya
AtamÕza sunma uygulamasÕnÕ gerçekleútirdik.
Uygulanan 19 MayÕs Samsun programÕ aúa÷ÕdadÕr.
BAYRAK GÖTÜRME PROGRAMI
1. 17 MayÕs saat 08.30’da Kurtuluú Yolundan
Bisikletlerle bayra÷ÕmÕzÕn u÷urlanmasÕ.
2. 12.00’de Havza ùubemiz tarafÕndan karúÕlanma
Atatürk evi ziyareti ve u÷urlanma.
3.14.00 Merzifon ùubemiz tarafÕndan karúÕlanma ve
u÷urlanma.
1-32
4.
17.00 Çorum ùubemiz tarafÕndan karúÕlanma ve konaklama.
5.
18 MayÕs 08.00’de Çorum’dan hareket saat: 13.00’de Sungurlu ùubemiz tarafÕndan
karúÕlanma ve u÷urlanma
6.
16.00’da KÕrÕkkale ùubemiz tarafÕndan karúÕlanma ve Konaklama
7.
19 MayÕs saat 08.00’de KÕrÕkkale’den hareket.
8.
19 MayÕs 12.00’de Mamak’ta karúÕlama, AnÕtkabir’e hareket.
9.
Bayra÷ÕmÕzÕn AnÕtkabir’e teslimi.
KAMP PROGRAMI
1.
Kamp yerinin hazÕrlanmasÕndan Samsun ùubesi sorumludur.
2.
Kampa katÕlacak úubeler katÕlÕmcÕ sayÕsÕ ve isimlerini 9 MayÕs AkúamÕna kadar
Samsun ùubesine bildireceklerdir.
3.
Kamp 17 MayÕs SabahÕ BaúlayÕp 19 MayÕs akúamÕ sona erecektir.
4.
Kampa katÕlacaklar, GENÇLER : ÇadÕrda kalacaklar (15 TL) – Odalarda kalacaklar
25 TL) YETøùKøNLER : ÇadÕrda kalacaklar (20 TL)- Odalarda kalacaklar (40 TL)
5.
Kamp süresince ADD Genel kamp kurallarÕ uygulanacaktÕr.
6.
Kamp yeri; Atakum øncesu Mevkii Kanarya KampÕdÕr.
19 MAYIS 2014 GÜNÜ UYGULANAN PROGRAM
1.
Saat 11.30’da Atatürk AnÕtÕna çelenk sunumu gerçekleútirilmiútir.
2.
Saat 12.00’de Kurtuluú Yolunda (AtamÕzÕn Samsun’a ÇÕktÕ÷Õ Yer) buluúulmuú ve
yürüyüúe baúlanmÕútÕr.
3.
Yürüyüú saat 13.00’de Anneler ParkÕnda sona ermiú burada Genel BaúkanÕmÕz
SayÕn Tansel ÇÖLAùAN, øzmir Milletvekili SayÕn Mustafa BALBAY, Barolar Birli÷i BaúkanÕ
SayÕn Metin FEYZøOöLU kitleye hitap etmiúlerdir.
1-33
BÖLÜM-2
GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR
Dönem içerisinde, Türkiye’nin gündeminde temel olarak; “yeni anayasa”,
“Suriye ile savaú giriúimi”, “hukuksuzluk”, “milli bayramlarÕmÕzÕn kutlamalarÕnÕn
ve andÕmÕzÕn kaldÕrÕlmasÕ”, “temiz siyaset ve seçim” konularÕnÕ de÷erlendirdik.
Bu konularla ilgili olarak, toplumu aydÕnlatmak ve kamuoyu oluúturmak
maksadÕyla; kitlesel eylemler, büyük kapalÕ salon toplantÕlarÕ gerçekleútirdik. Paneller ve
konularÕnda uzman konuúmacÕlarÕn yer aldÕ÷Õ konferanslar düzenledik.
Yeni Anayasa sürecine iliúkin çalÕúmalar, BÖLÜM-2 (GÜNDEME øLøùKøN
ÇALIùMALAR),
Ek-1’dedir.
karúÕ
çalÕúmalar,
BÖLÜM-2
(GÜNDEME
øLøùKøN
Hukuksuz davalara karúÕ
ÇALIùMALAR), Ek-3’dedir.
çalÕúmalar,
BÖLÜM-2
(GÜNDEME
øLøùKøN
Suriye ile savaúa
ÇALIùMALAR), Ek-2’dedir.
“Milli bayramlarÕmÕzÕn kutlamalarÕnÕn sÕnÕrlandÕrÕlmasÕ ve andÕmÕzÕn
kaldÕrÕlmasÕna” karúÕ çalÕúmalar, BÖLÜM-2 (GÜNDEME øLøùKøN ÇALIùMALAR), Ek4’dedir.
“Temiz siyaset ve seçim” e yönelik çalÕúmalar, BÖLÜM-2 (GÜNDEME øLøùKøN
ÇALIùMALAR), Ek-5’dedir.
2-1
BÖLÜM-2
EK-1
YENø ANAYASA SÜRECøNE øLøùKøN
ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE YENø ANAYASA SÜRECøNE øLøùKøN ÇALIùMALAR
1.
ANAYASA VE TERÖR KONULU BASIN AÇIKLAMAMIZ
21 Eylül 2012 tarihinde terör saldÕrÕlarÕ nedeniyle basÕn açÕklamamÕzÕ yayÕmladÕk.
ANAYASA VE TERÖR
Ortado÷u ve Türkiye’yi parçalama projesi olan BOP’un EúbaúkanÕ olan bir iktidarÕn, Terörle
mücadele etme konusundaki tavrÕ yadÕrganmamalÕdÕr. Terör; bu planÕn rahatça uygulanabilmesi için
kullanÕlan bir araçtan baúka bir úey de÷ildir.
Her gün gelen úehit cenazeleri ile yangÕn yerine dönen ülkemiz, parçalanmanÕn eúi÷ine
gelmiútir. Yaúanan acÕlarÕn sonucunda toplumsal barÕú tamamen bozulmuú, binyÕllÕk kardeúlik açÕk
düúmanlÕ÷a dönüúmüútür. Gelinen noktada ÕrkçÕ söylemler yükselmekte, etnik kamplaúma
kemikleúmekte, faúizmin ayak sesleri kuvvetlenmektedir.
Oslo’da øngiltere’nin hakem oldu÷u müzakerelerde Türk devleti; PKK ile anlaúarak egemen
güçlerin istedi÷i do÷rultuda bir anayasanÕn yapÕlmasÕ sözünü vermiú ve bu süreç ømralÕ’daki Apo’ya
teslim edilmiútir.
Bu gün bu do÷rultuda mecliste oluúan komisyonda sürdürülen yeni anayasa çalÕúmalarÕ ile
aslÕnda Türk ulusunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin çÕkarlarÕnÕn de÷il, UluslararasÕ Emperyal
güçlerin çÕkarlarÕnÕn gözetildi÷i açÕktÕr.
Terör, yeni anayasanÕn bir an önce çÕkarÕlmasÕ amacÕyla tÕrmandÕrÕlmaktadÕr.
ANCAK, TARøHøMøZ ULUSUNA øHANET EDEN PADøùAHLARA DAHø
TANIKTIR. NE VAR Kø DEVRøM BU øHANETLERE RAöMEN GERÇEKLEùMøùTøR.
BUGÜN DE AYNI ùEY OLACAK;
NE TERÖR AMACINA ULAùACAK, NE DE BU BÖLÜNME ANAYASASI
ÇIKACAKTIR.
DEVRøMCøLER KAZANACAK, TARøH YøNE DEVRøMCøLERøN BAùARISINI
YAZACAKTIR.
21 EYLÜL 2012
Tansel ÇÖLAùAN
Genel Yönetim Kurulu A.
Genel Baúkan
2-1-1
2.
VATAN VE CUMHURøYET FORUMU
04 KasÕm 2012 tarihinde, 29 Ekim Ulus buluúmasÕnÕn ve
“yeni anayasa” aldatmacasÕnÕn de÷erlendirildi÷i VATAN VE
CUMHURøYET FORUMUNU Çankaya Belediyesi Ça÷daú
Sanatlar Merkezinde gerçekleútirdik. YurttaúlarÕmÕzÕn
büyük ilgi gösterdi÷i forumda, salon dolmuú, izleyiciler
dÕúarÕda basamaklarda oturarak programÕ takip etmiútir.
Forumu Genel Sekreter YardÕmcÕmÕz Öner TanÕk yönetmiútir. KonuúmacÕlar; Genel
BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, Ankara Barosu Yönetim Kurul Üyesi Av. Erol Aras, Birleúik
Kamu øú Konfederasyonu Genel BaúkanÕ øsmail Tuto÷lu, Engelliler Konfederasyonu Genel
BaúkanÕ Av. Turhan øçli, Av.ùahin Mengü ve Prof. Dr. Necdet Basa olmuútur.
Forumda Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan; “‘Bütün úubelerimizle 10 KasÕm’da
AnÕtkabir’de olaca÷Õz. Engellemeye kalkarlarsa bunu kabul etmemiz mümkün de÷ildir.
ùubelerimiz bu yÕl AnÕtkabir’e daha kuvvetli bir úekilde geleceklerdir.” demiútir.
KonuúmacÕlardan sonra izleyicilerden söz almak isteyenler de görüúlerini
açÕklamÕútÕr. Forumdan çÕkan ortak sonuç, “halkÕn 29 Ekim’de aya÷a kalktÕ÷Õ ve bundan
sonra da bu durumun böyle devam etmesi gerekti÷i oldu.”
3.
“BÖLÜCÜ ANAYASA” GøRøùøMøNE KARùI BøLGøLENDøRøCø BROùÜR
“Yeni Anayasa” tehdidini kendisine “ana konu” olarak tespit eden birliktelik ile halkÕ
bilgilendirici broúür hazÕrladÕk ve 200 bin adet basÕmÕnÕ yaptÕrarak tüm úubelerimizle birlikte
da÷ÕtÕmÕnÕ sa÷ladÕk.
BROùÜR METNø
BÖLÜCÜ VE GERøCø “YENø ANAYASA”YA NEDEN
DUR DEMELøYøZ?
x YENø ANAYASAYI KøMLER øSTøYOR?
“Yeni Anayasa”yÕ iktidar, bölücü terör örgütü ve Amerika istiyor.
Amerika, Ortado÷u bölgesini ve petrolü kontrol etmek için kukla Kürdistan devletini kurmak
istiyor.
Irak gitti, Suriye gidiyor, sÕra Türkiye’de.
2-1-2
øktidar ve bölücüler kukla Kürdistan devletini kurmak için birlik oldular.
Bu projenin gerçekleúmesi için diktatörlük lazÕm.
Yeni anayasa ile yapÕlan budur.
x KøM øSTEMøYOR?
VATANSEVER HALK istemiyor.
x DARBE ANAYASASINI DEöøùTøRøYORUZ YALANI BAYATLADI!
12 Eylül 2010 Anayasa de÷iúikli÷inde, ileri demokrasi dediler. YargÕyÕ siyasallaútÕrdÕlar.
Baúka ne oldu, hatÕrlÕyor musunuz?
Gençlerimiz iú mi buldu?
MaaúÕnÕz mÕ arttÕ?
Borcunuz mu azaldÕ?
Hiçbiri olmadÕ. Çünkü amaç sadece, siyasallaútÕrdÕklarÕ yargÕya istediklerini yaptÕrmaktÕ.
Öyle de oldu. Türkiye, hukuksuz gözaltÕ ve tutuklamalarla, korku toplumuna dönüútü.
ùimdi aynÕ zihniyet anayasayÕ tümden kaldÕrmak istiyor.
Amaç, 12 Eylül darbe AnayasasÕnÕ de÷iútirmek de÷ildir. Amaç, vatanÕ bölmek, milleti birbirine
düúürüp çocuklarÕmÕzÕn gelece÷ini ortaça÷ karanlÕ÷Õna sokmaktÕr.
x øKTøDAR øLE TERÖR ÖRGÜTÜ NøYE ANLAùMAK øSTøYORLAR
Atatürk’ün adÕnÕ Anayasadan çÕkarmak istiyorlar.
Türk Milletinin adÕnÕ çÕkarmak istiyorlar.
VatanÕ bölmek istiyorlar.
Hukukun yerine zorbalÕ÷Õn üstünlü÷ünü istiyorlar.
YANø;
Atatürk’ün kurdu÷u Cumhuriyeti yok etmek istiyorlar.
BUNUN øÇøN BU ANAYASAYA DUR! DEMELøYøZ.
x
øKTøDAR, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ øLE ANLAùARAK YAPMAYI
DÜùÜNDÜöÜ ANAYASA øLE DEMOKRASø VE ÖZGÜRLÜKLER KONUSUNDA
SAMøMø OLAMAZ!
Çünkü son on yÕlda ülkemizde;
Sivas katliamÕnÕ yapanlar,
Habur’da çadÕrda kurulan mahkemede serbest bÕrakÕlan teröristler,
Yolsuzluk ve hÕrsÕzlÕk yapanlar,
SÕnav hileleri ile gençli÷imizin eme÷ini ve gelece÷ini çalanlar,
DIùARIDA ellerini kollarÕnÕ sallayarak dolaúÕyor.
ønsanlarÕn hayatÕnÕ kurtaran dünyaca ünlü bilim insanlarÕ,
Gazeteciler,
Yazarlar,
Ö÷renciler,
Terör örgütüne karúÕ mücadele etmiú komutanlar,
sahte delillerle CEZAEVøNDE rehin tutuluyor.
Yine bu dönemde;
øúçinin, emekçinin iú güvencesi ve sendikal haklarÕ tÕrpanlanmÕú,
ønsanlarÕmÕz yoksulluk içinde sadakaya muhtaç edilirken, Libya ve Suriye’deki teröristlere
milyarlarca Lira para harcanmÕú,
TopraklarÕmÕz, sanayi tesislerimiz, milli bankalarÕmÕz yabancÕlara satÕlmÕú,
Meslek odalarÕ etkisizleútirilmeye çalÕúÕlmÕú,
E÷itimde bilimsellikten uzaklaúÕlmÕú,
AklÕn yolu olan laik e÷itim üniversitelerden dÕúlanmaya baúlanmÕú,
E÷itim giderek parasÕ olana verilecek hizmete dönüúmüú,
Askerimizin baúÕna çuval geçirilirken, Amerika’nÕn bölge çÕkarlarÕ ile øsrail adÕna füzeler ve
yabancÕ askerler ülkemize yerleútirilmiú,
2-1-3
Yasa dÕúÕ dinleme ve takiple insanlarÕmÕzÕn özel hayatÕ kalmamÕú,
Türkiye kaset úantajlarÕyla yönetilen bir duruma sokulmuú,
On binlerce insanÕmÕzÕn katili terörist baúÕnÕn affedilece÷i bir sürece girilmiútir.
øúte “Yeni Anayasa” bu düzeni kalÕcÕ ve yasal hale getirmek için Milletimize dayatÕlmak
istenmektedir.
HalkÕmÕzÕn bu tuza÷Õ görmesini istiyoruz. Daha büyük piúmanlÕklar yaúamamak için oyunu
úimdi bozmak gerekir!
TÜRK HALKI 29 EKøM’DE BAùLATTIöI DøRøLøùø BøR KEZ DAHA GÖSTEREREK BU
OYUNU BOZACAK, VATANA VE CUMHURøYETE SAHøP ÇIKACAKTIR!
4.
24 MART 2013 ANKARA BULUùMASI
24 Mart 2013 Pazar günü Ankara'da Yenimahalle NazÕm Hikmet Kültür
Merkezinde Anayasa ve Türkiye gündemi konulu büyük toplantÕyÕ “Vatan,
Cumhuriyet ve Emek Birlikteli÷i” bileúenleri olarak düzenledik.
ToplantÕ, 13 Mart 2013 tarihinde aúa÷Õdaki basÕn açÕklamasÕ ile halka
duyurulmuútur.
VATANIMIZA, CUMHURøYETøMøZE VE EMEöøMøZE SAHøP ÇIKIYORUZ
24 MART’TA ANKARA’DA BULUùUYORUZ
Bugün, vatanÕmÕz, cumhuriyetimiz ve eme÷imiz saldÕrÕ altÕndadÕr. Bu saldÕrÕlar, anayasa
tartÕúmalarÕnda açÕ÷a çÕkmÕútÕr.
YENø ANAYASA BÖLÜNME øSTEYENLERE YARAYACAK
ABD, Ortado÷u bölgesini ve petrolü kontrol etmek için bu co÷rafyadaki sÕnÕrlarÕ yeniden
úekillendirmek ve kendi güdümünde bir Kürdistan devleti kurmak istiyor. Irak parçalandÕ, Suriye’de
oyun oynanÕyor, sÕra Türkiye’de. Bu yolda yerli iúbirlikçileri ve bölücüler ABD’nin en büyük
destekçileridir.
Anayasada nelerin yer alaca÷Õ, terör örgütü baúÕ ile pazarlÕk ediliyor. øçeri÷i halktan gizlenen bu
pazarlÕ÷Õn amacÕ, ülkemizin bölünmesine yol açacak tavizler karúÕlÕ÷Õnda, iktidar alanlarÕnÕn
geniúletilmesine destek almaktÕr.
Ulusumuz ise, emperyalizme karúÕ verilen “Kurtuluú SavaúÕ” sonrasÕ sÕnÕrlarÕ çizilen aynÕ vatanda
birlikte yaúamak istiyor.
YENø ANAYASA, 1982 DARBE ANAYASASINI DEöøùTøRMEK øÇøN YAPILMIYOR
Samimi olarak darbelerle hesaplaúÕlmak istenseydi ülkemiz 12 Eylül 1980’den daha geride bir
demokrasi anlayÕúÕnÕn oldu÷u ortama götürülmezdi. Sivil Toplum KuruluúlarÕnÕn, Demokratik Kitle
Örgütlerinin, basÕnÕn sesi kÕsÕlmaya çalÕúÕlmaz, emekçilerin haklarÕ budanmazdÕ.
YargÕnÕn siyasallaútÕ÷Õ, hapishanelerin hukuksuz uygulamalarla dolduruldu÷u; demokrat, Atatürkçü,
sivil veya asker birçok aydÕnÕn özgürlü÷ünden yoksun bÕrakÕldÕ÷Õ bir ortamda anayasa yapÕlamaz.
YENø ANAYASA DAHA DEMOKRATøK VE ÖZGÜR TOPLUM øÇøN YAPILMIYOR
YargÕnÕn siyasallaútÕrÕlmasÕ, hukukun ve adaletin yok edilmesi, e÷itimde bilimsellikten
uzaklaúÕlarak Ortaça÷ karanlÕ÷Õna, ça÷dÕúÕ bir anlayÕúa yönelinmesi, laikli÷in yaúamÕn her alanÕndan
silinmeye çalÕúÕlmasÕ ve dinin referans alÕnmaya baúlanmasÕ, yaratÕlan korku ortamÕ ile suskun bir
toplum oluúturulmak istenmesi ancak teokratik ve totaliter bir rejimin hedeflendi÷inin göstergesidir.
2-1-4
ÖYLEYSE YAPILMAK øSTENEN ANAYASA NEYE HøZMET EDøYOR?
Amaç, Atatürk ilke ve devrimlerini yok etmek, insanlarÕmÕzÕ din, mezhep ve etnik kökenlerine göre
ayrÕútÕrarak Türk milletini birbirine düúürmek, vatanÕ bölmek, Cumhuriyet’i yÕkmaktÕr.
OYNANAN OYUNU GÖRÜYORUZ. VatanÕmÕz için, insanlarÕmÕz için, çocuklarÕmÕzÕn gelece÷i
için, karanlÕklara gömülmemek için, OYNANAN OYUNU BOZACAöIZ.
Tam ba÷ÕmsÕz, ça÷daú, demokratik, laik, hukuk devletini sa÷lama amacÕnda birlikte hareketimizin
adÕmÕ olarak, 24 Mart 2013 Pazar günü saat 13.00’de, Yenimahalle NazÕm Hikmet Kültür
Merkezinde (ANKARA), toplumun tüm kesimlerinin katÕlaca÷Õ büyük bir toplantÕ düzenliyoruz.
HalkÕmÕzÕ bu toplantÕya ça÷ÕrÕyoruz.
SaygÕlarÕmÕzla. 13.03.2013
VATAN, CUMHURøYET ve EMEK BøRLøKTELøöø
Atatürkçü Düúünce Derne÷i-Ankara KÕz Lisesi MezunlarÕ Derne÷i-Birleúik Kamu øú Konfederasyonu- Büro øú- E÷itim
øú-Genel Sa÷lÕk øú-Kültür Sanat øú-TarÕm Orman øú-UlaúÕm øú-Yerel øúÇa÷daú YaúamÕ Destekleme Derne÷i-Engelliler Konfederasyonu-HacÕbektaú E÷itim ve Kültür Derne÷i-Memleket
SevdalÕlarÕ Derne÷i-Müzik E÷itimcileri Derne÷i-SanatçÕlar Giriúimi-TOBAVTüketici HaklarÕ Derne÷i-Türkiye Gençlik Birli÷i-Ulusal E÷itim Derne÷i- 68’liler Birli÷i VakfÕ
Ankara dÕúÕndan da toplantÕya katÕlan úubelerimiz ve yurttaúlarÕmÕz toplantÕya
büyük ilgi göstermiútir. Ankara’da ilk defa 1600 kiúi kapasiteli salonda düzenlenen
toplantÕya 6 bini aúkÕn izleyici katÕlmÕútÕr. Genel Sekreter YardÕmcÕmÕz ve birliktelik
sözcüsü Öner TanÕk’Õn yönetti÷i toplantÕda konuúmacÕlar, toplumun geniú kesimini
temsil eden saygÕn isimlerden oluúmuútur. KonuúmacÕlar; Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ Tansel ÇÖLAùAN, ÇYDD Genel BaúkanÕ Prof.Dr. Aysel ÇELøKEL,
østanbul Barosu BaúkanÕ Av.Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL, Ankara Barosu BaúkanÕ Av.
Metin FEYZøOöLU, Türk Hukuk Kurumu BaúkanÕ Sabih KANADOöLU, Gazeteci Bekir
COùKUN, ùair-SanatçÕlar Giriúimi Sözcüsü Ataol BEHRAMOöLU, E÷itim øú
SendikasÕ Genel BaúkanÕ Veli DEMøR, Engelliler Konfederasyonu Genel BaúkanÕ Av.
Turhan øÇLø ve AydÕnlÕk gazetesi genel yayÕn yönetmeni ølker YÜCEL’dir.
2-1-5
AyrÕca, úehit aileleri ve
gaziler adÕna, gazi Koray
GÜRBÜZ ve grevde olan
BMC iúçileri adÕna, iúçi
Mustafa ATSIZ birer
konuúma yapmÕúlardÕr.
SanatçÕ
Haldun
Karabudak da bir dinleti
sunmuútur.
ToplantÕ; öncesinde ve sonrasÕnda basÕnÕn büyük ilgisini
çekmiútir. Genel BaúkanÕmÕzÕn konuúmasÕ dâhil, toplantÕda
yapÕlan
konuúmalar
sosyal
medyada
yayÕmda
bulunmaktadÕr.
GENEL BAùKANIMIZ TANSEL ÇÖLAùAN’IN 24 MART 2013 TARøHøNDE ANKARA
BULUùMASINDA YAPTIöI KONUùMA
I.
Güncel konulara iliúkin tespitler
(1)
øçinde bulundu÷umuz co÷rafi bölge bugün, 20. YüzyÕlÕn baúÕnda oldu÷u gibi yine
emperyalizmin yeniden paylaúÕm savaúlarÕna sahne olmaktadÕr.
Küresel güç olmaya devam eden ABD, Ortado÷u bölgesini ve petrolü kontrol etmek için
bu co÷rafyadaki sÕnÕrlarÕ yeniden úekillendirmek ve kendi güdümünde bir KÜRDøSTAN devleti
kurmak istiyor.
IRAK bu amaçla parçalandÕ.
SURøYE’de aynÕ oyun oynanÕyor. Ne yazÕk ki Türkiye bu kirli savaúÕn içinde rol alÕyor.
Oysa sÕra TÜRKøYEDE, TÜRKøYE’de bu planÕn içine sokulmaya çalÕúÕlÕyor.
(2)
Ekonomik ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕ, 1950 sonrasÕ baúlayan BATI’cÕ politiklar ve 1980 darbe
sürecinde küreselleúmeye TESLøM olarak kaybetmiú bulunan ülkemiz:
BUGÜN, emperyalizmin etnik-dini hatta mezhepsel ayrÕúmalarÕ keskinleútiren yo÷un
saldÕrÕlar altÕnda ve TERÖR kÕskacÕnda, demokrasi, ileri demokrasi süslemeleri ile ARTIK (yeni
Anayasa) adÕ altÕnda rejimin bütünüyle de÷iútirilmesi noktasÕna getirilmiútir.
HEDEFTE ARTIK CUMHURøYET VAR:
CUMHURøYETøN TEMEL NøTELøKLERø: KURTULUù SAVAùI VE KURULUù
SÜRECøNDE HAYATA GEÇøRøLEN; (ULUSAL- ÜNøTER- LAøK- HALKÇI) DEVLET
øLKELERø VAR.
__________________________________________________________________
(3) Bugün ABD, Büyük Ortado÷u Projesi için ENGEL gördü÷ü:
Ulus devlet modeli Cumhuriyeti itibarsÕzlaútÕrarak yÕkmak,
Milleti, etnik- dinî ayrÕútÕrmak,
2-1-6
VatanÕ, önce yerelleúme - geniúletilmiú yerinden yönetim modelleriyle sonra giderek, özerklik
ve federasyon yoluyla bölmek,
Ve sonuçta bu vatan parçasÕnÕ kuraca÷Õ Kürdistan’a Eklemlemek istiyor.
__________________________________________________________________
(4) ABD bu planÕ yerli iúbirlikçiler ve bölücüler eliyle yürütüyor.
Demokrasi süslemeleri ile halka sunulan bu süreç bir yandan ekonomik, yargÕsal ve
medyatik araçlarla sürdürülen baskÕ politikalarÕ, di÷er yandan tarikat – cemaat teúvik politikalarÕyla
yürütülüyor.
1. Bu süreçte yargÕ siyasallaútÕrÕldÕ. øktidara ba÷landÕ.
Sürece muhalif olan aydÕn, vatansever kiúi ve kurumlar Ergenekon, Balyoz, AyÕúÕ÷Õ v.s gibi
düzmece davalarla esir alÕndÕ.
Demokrasinin olmazsa olmaz ilkesi; ba÷ÕmsÕz yargÕ, tarafsÕz yargÕç, adil yargÕlanma hakkÕ
gibi kavramlar yok sayÕldÕ. Bugün hak yok, hukuk yok, adalet yok, adalete güven de yok.
Usulsüz dinlemeler, gözaltÕlar, tutuklamalar, mahkûmiyete dönüúmüú uzun tutukluluk
süreleri, gizli tanÕk, sahte deliller, dinlenmeyen tanÕklar, savunma hakkÕn gasp edilmesi ola÷an
sayÕlÕyor. Savunma görevini yapmak suç sayÕlÕyor.
2. Halk hem bu yolla korkutuluyor, hem de yandaú medya aracÕlÕ÷Õ ile “uyutuluyor”, yeni
anayasaya alÕútÕrÕlÕyor.
3. Yeúil Kuúak Projesi kapsamÕnda 1983’te milleti etnik temelde ayrÕútÕrmak üzere hayata
geçirilen PKK terörü, 90’lÕ yÕllarÕn sonunda askeri yoldan sonlandÕrÕlmÕútÕ. 2003 sonrasÕ, ABD’nin
IRAK’Õ iúgali sonrasÕnda yeniden tÕrmandÕrÕlmÕú ve terörle mücadele yerine “müzakere" süreci
baúlatÕlarak teröre statü kazandÕrÕlmÕútÕr.
Bugün, Anayasada nelerin yer alaca÷Õ, terör örgütü baúÕ ile pazarlÕk ediliyor.
øçeri÷i halktan gizlenen bu pazarlÕ÷Õn amacÕnÕn: ülkemizin bölünmesine yol açacak tavizler
karúÕlÕ÷Õnda iktidar alanlarÕnÕn geniúletilmesine destek almak oldu÷u anlaúÕlÕyor.
Ulusumuz ise emperyalizme karúÕ verilen Kurtuluú SavaúÕ sonrasÕ sÕnÕrlarÕ Lozan’la çizilen
bu vatanda birlikte yaúamak istiyor.
(5)
BUGÜN Apo “ 90 YÕllÕk Cumhuriyetin yanlÕúlarÕnÕ düzeltmek (!) için, yanÕna Cumhuriyetin
MAöDURLARINI (!) alarak sÕnÕrÕ Lozan öncesi Misak-Õ Milli olan yeni bir model inúa
edeceklerini” SÖYLEYEBøLøYOR.
YANø: BÜYÜK KÜRDøSTAN’I øùARET EDEBøLøYOR.
YANø: EMPERYALøZMøN SON OYUNU, OSMANLICILIöA øùARET EDEBøLøYOR.
Böylece aslÕnda Büyük Ortado÷u Projesine, Amerika’ya hizmet etti÷ini açÕklamÕú
oluyor. __________________________________________________________________
(6)
AMA
BU
MøLLET,
APO’NUN
DEYøùøYLE:
CUMHURøYETøN
(MAöDURLARINI) ÇOK øYø BøLøYOR.
Bunlar,
1. Dün øngiltere’ye, bugün Amerika’ya KÜRT politikalarÕ için taúeronluk eden
bölücülerle,
2. Türk Milliyetçili÷ini ayaklar altÕna almayÕ erdem sayan, milleti de÷il, ümmeti bilen,
özgür akÕldan, bilimden kÕsacasÕ ça÷daúlÕktan, aydÕnlÕktan korkan, gücünü ortaça÷ karanlÕ÷Õndan
alan, bu nedenle Cumhuriyete KøN duyanlardÕr.
Yeni Anayasa, Apo’nun deyimiyle; Cumhuriyetin ma÷durlarÕnÕn, yani Cumhuriyete kin
duyanlarla, bölücülerin AnayasasÕ olacaktÕr.
________________________________________________________________________________
2-1-7
II.
Öyleyse en yakÕn tehlike: Anayasa
Çünkü anayasa önümüze; “barÕú-özgürlük-eúitlik-demokrasi” olarak konuyor.
Oysa, gerçek, teröre Cumhuriyetin kazanÕmlarÕnÕ, milletin birli÷ini, ve vatanÕn
bütünlü÷ünü vererek, karúÕlÕ÷Õnda úeriat diktatörlü÷ünü almak. Bir pazarlÕk.
BasÕndan ö÷reniyoruz: Baúbakan uzlaúma komisyonundaki partilere Mart ayÕ sonuna kadar
süre vermiú, önerilerini bu sürede verirlerse üzerinde anlaúmalarÕ için 23 Nisan’a kadar ek süre
verecek, anlaúÕrlarsa kendisi de BaúkanlÕk sistemi önerisinden vazgeçecek.
Anlaúamazlarsa AKP masadan kalkacak ve kendi Anayasa önerisini, BaúkanlÕk sistemi de
dâhil Meclise taúÕyacak.
Mecliste BDP’nin oylarÕ ile 330’u bulursa Anayasa Eylül’de halkoyuna sunulacak.
Yandaú medya ve yeni “yetmez ama EVET” çilerin yarataca÷Õ barÕú (!) ortamÕnda
AnayasayÕ geçirebilece÷ini düúünüyor.
Ama önce Mecliste AKP ve BDP oylarÕnÕn fire vermemesi gerek. 330’u bulmak için.
Apo’nun beyanÕ var; PKK’lÕlarÕn Mart ayÕndan itibaren A÷ustos’a kadar tamamen sÕnÕr
dÕúÕna çÕkacaklarÕnÕ söylemesi, ømralÕ ile “anlaúma” sinyallerini veriyor.
Yeni AnayasanÕn ABD-AKP-BDP (PKK-Oslo- ømralÕ) sürecinin AnayasasÕ oldu÷u
artÕk bilinen bir husus.
AmacÕ: Atatürk Devrim ve ølkelerini yok etmek, insanÕmÕzÕ etnik, dini, mezhepsel
ayrÕútÕrarak Türk Milletini birbirine düúürmek, vatanÕ bölmek, Cumhuriyeti yÕkmak karúÕlÕ÷Õnda
úeriat diktatörlü÷ü.
_____________________________________________________________________________
III. Öyleyse görevimiz:
Önce; Bu oyunu bozmak.
Sonra; Ulusun birli÷ini, vatanÕn bütünlü÷ünü, Cumhuriyetin kazanÕmlarÕnÕ koruyarak;
gelecek kuúaklara laik, ça÷daú, aydÕnlÕk bir gelecek bÕrakmak,
øú güvenceli ve örgütlü çalÕúma yaúamÕ yaratmak, çalÕúanÕ sermayeye ucuz emek olmaktan
kurtarmak,
Özgürlük ve eúitli÷in sa÷lanaca÷Õ demokratik ortamÕ, yani Cumhuriyetin hedefledi÷i hukuk
devletini yeniden hayata geçirmek olacaktÕr.
Yeni anayasanÕn mecliste kadük olmasÕnÕ sa÷lamak öncelikli amacÕmÕz.
Bugün Ne YapmalÕyÕz?
HalkÕn adil temsilini sa÷lamakla görevli TBMM’ndeki siyasi mücadeleyi gözeterek, halkÕn
tepkisini örgütlemek görevimiz.
Kamuoyu demokrasilerde belirleyicidir. Ulusumuzun geneti÷ine iúlenmiú olan
Cumhuriyet bilinci önemlidir. Görevimiz bu bilinci hayata geçirmektir.
Halkta var olan Cumhuriyet bilincini temsil etmeyen / edemeyen susturulmuú ya da
yandaú medya ve siyasete esir olmuú Demokratik Kitle Örgütleri yerine halkÕn sesi olmak, halkÕn
sesini duyurmak görevini de üstlenece÷iz.
Kamuoyunun halk aya÷Õ Cumhuriyete sahip çÕkacaktÕr. YÕkÕcÕ Anayasa halkÕn direnci ile
engellenecektir. Halk çocuklarÕnÕn gelece÷inin bu Anayasa ile yok edilece÷inin bilincindedir.
AnayasanÕn Meclisten çÕkmasÕnÕ halk önleyecektir.
Mecliste 1 Mart tezkeresini çÕkartmama kararlÕlÕ÷ÕnÕ gösteren iktidar ve muhalefet
milletvekillerinin, cumhuriyeti sonlandÕracak olan bu tehlikeli giriúimi önlemekte de aynÕ
kararlÕlÕ÷Õ göstereceklerin emin olmak isteriz.
Onlar bizim vekillerimiz. Türk Milletini temsil ediyorlar. Temsil yetkilerini adÕmÕz en do÷ru úekilde
kullanacaklarÕna inanmak isteriz.
OlasÕ bir referandum halinde “HayÕr” kampanyasÕ baúlataca÷Õz.
HalkÕn 2010 referandum yanÕlgÕsÕndan ders çÕkararak bu defa süreci do÷ru de÷erlendirece÷ini
düúünüyoruz.
2-1-8
Bu süreci nasÕl baúaraca÷Õz?
AsÕl dayana÷ÕmÕz Atatürk Cumhuriyetini sahiplenen her yaútan genç, halk olacak.
Bu süreci en geniú birlikteliklerle; Demokratik Kitle Örgütleri, Meslek OdalarÕ, Sivil
Toplum KuruluúlarÕ ve Siyasi Partilerin de deste÷i ile yürütece÷iz.
BU BELAYI BøR DAHA GELMEMEK ÜZERE DEFEDECEöøZ VE HEP
BøRLøKTE TAM BAöIMSIZ, DEMOKRATøK, LAøK, ULUSAL, ÜNøTER, HALKÇI
DEVLETø, CUMHURøYETø YENøDEN HAK ETTøöø YERE GETøRECEöøZ.
BøZ HALKIZ, GÜÇLÜYÜZ, BAùARACAöIZ
.
ToplantÕnÕn sonunda aúa÷Õda yer alan sonuç
bildirgesi, toplantÕ yöneticisi tarafÕndan
okunmuútur.
24 MART 2013 ANKARA BULUùMASI
SONUÇ BøLDøRGESø
“Öne ÇÕkan Tespitler
ABD, Ortado÷u bölgesini ve petrolü kontrol
etmek için bu co÷rafyadaki sÕnÕrlarÕ yeniden
úekillendirmek ve kendi güdümünde bir Kürdistan
devleti kurmak istiyor. Irak parçalandÕ, Suriye’de
oyun oynanÕyor, sÕra Türkiye’de. Bu yolda yerli
iúbirlikçileri ve bölücüler ABD’nin en büyük
destekçileridir.
YargÕnÕn siyasallaútÕ÷Õ, hapishanelerin hukuksuz uygulamalarla dolduruldu÷u; demokrat, Atatürkçü,
sivil veya asker birçok aydÕnÕn özgürlü÷ünden yoksun bÕrakÕldÕ÷Õ bir ortamda anayasa yapÕlamaz.
Hukukun ve adaletin yok edilmesi, e÷itimde bilimsellikten uzaklaúÕlarak Ortaça÷ karanlÕ÷Õna,
ça÷dÕúÕ bir anlayÕúa yönlenilmesi, laikli÷in yaúamÕn her alanÕndan silinmeye çalÕúÕlmasÕ ve dinin
referans alÕnmaya baúlanmasÕ, yaratÕlan korku ortamÕ ile suskun bir toplum oluúturulmak istenmesi
ancak teokratik ve totaliter bir rejimin hedeflendi÷inin göstergesidir.
Emekçimiz, sendikasÕz bÕrakÕlmak ve yalnÕzlaútÕrÕlmak istenmektedir. Güvencesiz ve ucuz
çalÕúmaya mahkûm edilmektedir.
Halk Temsilcilerinin Ortak øradesidir;
Bu meclisin anayasa yapma yetkisi olmadÕ÷ÕnÕn altÕnÕ çiziyoruz ve uyarÕyoruz; Türkiye’yi bölecek,
milletimizi birbirine düúürecek adÕmlar atmaktan derhal vazgeçiniz.
OYNANAN OYUNU GÖRÜYORUZ. VE BU OYUNU BOZACAöIZ.
Hukukun iúlemedi÷i siyasi davalara seyirci kalmayaca÷Õz tüm halkÕmÕzÕ yurtsever aydÕnlarÕmÕza
destek vermeye hukuksuzlu÷a karúÕ çÕkmaya ça÷ÕrÕyoruz.
Demokratik haklarÕmÕzÕ sonuna kadar kullanaca÷ÕmÕz bir süreci baúlatÕyoruz. Bölücü-gerici yeni
anayasa meclise gelece÷i an yapÕlacak, büyük bir kitlesel eylemin hazÕrlÕ÷Õna giriyoruz.
Bu nedenle, bugünden itibaren her gün güç toplayacak, gündem oluúturaca÷Õz. Bu çerçevede,
illerde, ilçelerde, köy ve mahallelerde basÕn açÕklamalarÕ, kamuoyunu, halkÕmÕzÕ bilgilendirici
çalÕúmalar yapaca÷Õz.
Bu süreçte, baúta biricik dayana÷ÕmÕz halkÕmÕz olmak üzere, demokratik kitle örgütleri, sendikalar,
meslek odalarÕ ile birlikte, siyasi partilerinde deste÷ini alarak bu mücadeleyi hep birlikte
örgütleyece÷iz. Yolumuz açÕk olsun!”
2-1-9
5.
28 EKøM 2013 “HUKUK VE SøYASET ELøYLE CUMHURøYETøN YIKIMI” PANELø
28 Ekim 2013 tarihinde, Çankaya Belediyesi
Ça÷daú Sanatlar Merkezinde, “Hukuk ve Siyaset Eliyle
Cumhuriyetin YÕkÕmÕ” konulu paneli düzenledik.
2 Oturum úeklinde gerçekleútirilen
yöneticili÷ini Prof.Dr. Necdet Basa yapmÕútÕr.
panelin
“Siyasi Davalar, YargÕ Paketleri, AçÕlÕm Süreci ve
Yeni Anayasa HazÕrlÕklarÕ” konulu I. oturumun
konuúmacÕlarÕ; østanbul Barosu BaúkanÕ Doç.Dr. Ümit
Kocasakal ve CHP Eskiúehir Milletvekili Prof. Dr. Süheyl
Batum,
“Getirilmek østenen Yeni Anayasa” konulu II.
oturumun konuúmacÕlarÕ; Prof.Dr. Erdo÷an Teziç ve
Prof.Dr. Necmi YüzbaúÕo÷lu,
Olmuútur.
Panelin kapanÕú ve de÷erlendirme konuúmasÕ
Genel
BaúkanÕmÕz
Tansel
Çölaúan
tarafÕndan
yapÕlmÕútÕr.
KonuúmanÕn
bir
bölümü
aúa÷Õda
gösterilmiútir.
HUKUK VE SøYASET ELøYLE CUMHURøYET’øN YIKIMI PANELø- GENEL BAùKAN
TANSEL ÇÖLAùAN’IN KONUùMASI-28 EKøM 2013
Bir anayasada olmasÕ gereken kurallar; Türkiye Cumhuriyetini, hele bugün milletiyle, vatanÕyla
bütünlü÷üyle sorun yaúadÕ÷Õ bir dönemde Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin bu kavramlarla ilgili
görüúlerini kÕsaca baúlÕklarla anlataca÷Õm.
2-1-10
Bugün görevimiz oldu÷u için 29 Ekim nedeniyle Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin bugüne kadar
faaliyetlerinden, ortaya koydu÷u görüúlerinden bir özet sunmak istiyorum size, bu görüúlerden
bugün buradaki tartÕúmalara ba÷lantÕ kurarak… onun için yine baúlÕklarÕ söyleyece÷im, yine
konularÕn detayÕna girmeyece÷im.
Öncelikle úunu söyleyeyim, bir anayasanÕn úu dönemde Türkiye’de bu süreçte yapÕlmasÕ korkunç
hata. Çünkü niye korkunç hata, kimin yaptÕ÷ÕnÕ biliyoruz, niçin yaptÕ÷ÕnÕ biliyoruz, amacÕnÕ
biliyoruz. Bütün bu çerçevede bu anayasaya hukuki bir zemin kazandÕrmak ki hukuki zemin filan
yok, bu iúin içinde boúuna duruyoruz. Ama boúuna durduktan sonra ortaya bir anayasa geldikten
sonra vahim bir anayasa olacaktÕr. Bir úeriat diktatörlü÷ünün anayasasÕnÕ yapacaklarÕna yüzde yüz
eminiz. Çünkü her türlü takiye politikalarÕnÕ yapan bu iktidara artÕk halk güvenmiyor. Bu
Taksim’de direniúler nedir arkadaúlar, Türkiye halkÕ artÕk bu iktidara güvenmiyor. Bu iktidar
bugüne kadar halkÕna hiçbir zaman do÷ru ve demokratik davranmadÕ.
HatÕrlayÕn bu projeyi yürüten tamamen az önce de söyledi÷im gibi bir BOP projesi. Bu BOP
projesinde size bir protokol imzalatÕlmÕú. O imzalatÕlan protokolde iktidar bir misyon partisi, burada
belli bir görevi yerine getirmek zorunda. O zaman ne yapacaktÕr, kendi yönünden az önce
söyledi÷im gibi Ortado÷u Projesi’nin programÕ belli: Liberal ekonomiyle yok edecekler toplumlarÕ.
Siyasi øslam geçerlidir, çünkü siyasi øslam’da demokrasi yoktur. Bunun arkasÕndan ne getirecektir,
kendi istedi÷i sÕnÕr çizimi. Ortado÷u’nun kontrolünü istemektedir Amerika ve büyük devletler.
Bunu yerine getirmek için de orada ister Arap BaharÕ ister úapúal baharÕ, ne yaparlarsa yapsÕnlar,
bahar lafÕ bir kandÕrmacadÕr. Sonuçta orada kendi istedikleri, statülerini belirledikleri yandaú
yönetimler ve denetimleri kendilerinde olan bir bölge istiyorlar. Bunun için de Türkiye savaúla,
iúgalle de÷il bir proje gere÷i, iúte bu açÕk, yeni anayasa bu yönüyle de bu bölünmenin içine
girmektedir. Biz bunlarÕ biliyoruz, iúte dedi ya Ümit Kocasakal bütünsel bakalÕm, biz de bütünsel
bakÕyoruz. Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak diyoruz ki biz, bu projenin içinde olmuúsunuz
tamam, onun sonuna kadar bu anayasanÕn çÕkmamasÕ, bu anayasanÕn halka her satÕrÕnÕn demokratik
olmadÕ÷ÕnÕ halka anlatmak için görev üstlenmek amacÕyla orada bulunup, bunlarÕ anlatmak ve halkÕ
uyarmak için orda olabilirsiniz. Ama ben yine korkarÕm ki son anda yine bir 60 maddelik taslak
Meclis’e gitti÷inde her yasada, her zaman yaptÕklarÕ gibi bir üçkâ÷Õtla orada bir oyun bile yaparak,
bir numarayla baúÕnÕza bir úey gelirse o bile çok çirkin olabilir. DolayÕsÕyla güvenmedi÷iniz bir
partinin inisiyatifiyle, onun arkasÕndaki bir BOP projesini bilerek, Ortado÷u’nun bölünmesinde
Türkiye’ye biçilen rolün savaú de÷il, iúgal de÷il Irak’ta oldu÷u gibi, Libya’da oldu÷u gibi, iúte yeni
anayasayla oldu÷unu bilerek bu iúe girmek aslÕnda zor.
AslÕnda bütün sivil toplum kuruluúlarÕnÕn, bütün kamu kuruluúlarÕnÕn bunlarÕ çok net bir úekilde
anlatmasÕ gerekirdi. Ben kendi adÕma DanÕútay adÕna söyleyebilirim, DanÕútay’da ben görevdeyken
bu olay baúlamÕútÕ ve o olaydan sonra benim emeklili÷im ve hemen arkasÕndan Atatürkçü Düúünce
Derne÷i’nde bana verilen bu çok önemli görevi kabul etmemin arkasÕnda bu vardÕ. Çünkü Türkiye
bölünme noktasÕna süratle gidiyordu. Çünkü 2008’de yargÕ üzerinde bütün oyunlar oynanÕyordu.
Sonuçta da 2010’da yargÕnÕn ne hale getirildi÷ini gördünüz. DolayÕsÕyla tüm kurumlar görevlerini
zamanÕnda yapsalardÕ bunlar bu kadar acÕmasÕzca, bu kadar kabaca ve zorbalÕkla bu yollarda
yürüme úansÕnÕ bulamazlardÕ. DolayÕsÕyla bu sistem yanlÕú diyoruz, çünkü her úeyden önce iktidar
partisi daha önce Anayasa Mahkemesi kararÕyla odak olmuútur. Laik Cumhuriyete aykÕrÕ, laiklik
ilkesine aykÕrÕ eylemlerin oda÷Õ olmuú bir partidir. BakÕn bunu göz ardÕ ediyoruz. Böyle bir partinin
hiçbir hukuki zemin olmadan bir siyasi partinin inisiyatifiyle, Bakanlar Kurulu KararÕ mÕ
getiriyorsun, Meclis’e yasa tasla÷Õ mÕ sunuyorsun, hukuka tümüyle zararlÕ, hiçbir úekilde dayana÷Õ
olmayan, bu çerçevenin içine girmiú bir anayasanÕn, yani referans noktasÕ iktidarsa zaten onunla
iúbirli÷ine girmemek lazÕmdÕr.
2-1-11
Bunun dÕúÕnda az önce hocalarÕmÕz dediler ki, yüzde 90’dan bahisle bu kadar geniú katÕlÕmÕ olan bir
Meclis dolayÕsÕyla buna hak sahibidir, bunu CumhurbaúkanÕ Abdullah Gül 2011 seçimlerinden
hemen sonra söylemiúti, bunu hepimiz hatÕrlÕyoruz. Ama bakÕn orda da yalan var, orda da hile var,
bunu böyle kabul edip bunun üzerinden do÷rularÕ veya sistemi oturtmamamÕz lazÕm. Çünkü hepiniz
biliyorsunuz ki 2002’de Türkiye nüfusu o seçime girdiklerinde 67 milyondu ama ondan önceki 40
yÕlÕn nüfus sayÕmlarÕnÕn yapÕldÕ÷Õ dönemde ortalama bir milyon nüfusun arttÕ÷ÕnÕ biliyoruz
Türkiye’de, artÕ 900 bine kadar da seçmen sayÕsÕnÕn arttÕ÷ÕnÕ biliyoruz. Ama ne oldu bu 2002’de 67
milyon ile seçime giren, yüzde 34 oy alÕp seçimlerin azizli÷i, sistemin azizli÷i yüzde 67 ile
Meclis’te yer alan, milletvekili çÕkaran iktidar partisi, o dönemden sonra 2007 seçimlerine kadar
5.5-6 milyon oyu buhar yaptÕ.
BakÕn bunu bi dolu parti, bilgi edinme yasasÕ çerçevesinde sordu ilgili yerlere. Çünkü artÕk seçim
için sayÕm bitirildi. Hepinizin bildi÷i gibi evimizde otururduk, senede bir kere sayÕm yapÕlÕrdÕ. O
sayÕm sistemi kaybedildi ve ondan sonra Türkiye’nin nüfus sayÕmÕ yoktur. Nüfus sayÕmÕnÕ
MERNøS projesi çerçevesinde øçiúleri BakanlÕ÷Õ’na ba÷lÕ Nüfus ødaresi yapÕyor. Nüfus ødaresi,
2002 ile 2007 arasÕnda 5.5 milyon seçmeni buhar etti ve her türlü soruya ra÷men bunun cevabÕ
bugüne kadar verilmedi. Bu orda ortaya çÕkan 2007 seçimlerindeki Meclis’e yansÕyan oylarÕn hiçbir
zaman gerçek bir katÕlÕmÕ, seçmen sayÕsÕnÕ göstermedi÷ini ortaya koydu.
økinci bir konuya geliyorum 2007 ile 2011 arasÕnda, bu sefer sanki orada kaybolmuú oylarÕ sanki
yerine koymuúlar gibi yine 5.5 milyondan fazla oy hayata girdi. Yani seçmen gidiyor, geliyor.
Yüksek Seçim Kurulu’nun gündeminde de÷il artÕk seçmen verileri, seçmen kartlarÕ, seçmen
kâ÷ÕtlarÕ seçimin temeli olan veri kayna÷Õ biliyorsunuz 2004’te Yüksek Seçim Kurulu’nun yasasÕ
de÷iútirildi, yargÕ denetiminden alÕndÕ ve nereye verildi, MERNøS’e. Siyasi denetime verildi.
ùimdi cemaatlerin seçmen pusulalarÕ yaptÕ÷Õ bir ülkede, ortaya çÕkan 5.5 milyon bir kaybÕn izah
edilmedi÷i bir ülkede, 5 milyon artÕ bir oy gelip onun da hesabÕnÕn yapÕlmamÕú oldu÷u bir ülkede,
artÕ o kayÕpla kazancÕn aynÕ oylar oldu÷u bir hataya dayandÕ÷Õna iliúkin resmi bir açÕklama da
yapÕlmamÕú olan bir ülkede, yüzde 90 katÕlÕm var lafÕ da yalandÕr, yanlÕútÕr, hileye dayalÕdÕr. Bizim
bir kere argümanlarÕmÕz, temel aldÕ÷ÕmÕz úeyler yanlÕú.
DolayÕsÕyla bir ülkede laik Cumhuriyetin yapÕlanmasÕna aykÕrÕ eylemlerin oda÷Õ oldu÷u söylenen
bir iktidarÕn öngörüsüyle, arkasÕnda BOP projesinin oldu÷unu ve bunun bir savaúla de÷il ama bir
anayasa yoluyla vatanÕ bölece÷ini bildi÷imiz bir aúamada, bir uzlaúma komisyonunda, üstelik bu
úartlarla oluúmuú bir Meclis’te, dört partinin temsilcilerinden oluúan bir komisyon bunu asla
yapamaz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak bir kere bu anayasanÕn hem de üçüncü ve en önemli noktasÕ
halkÕn en fazla ayrÕútÕrÕldÕ÷Õ, içerde etnik-dini-mezhepsel en fazla ayrÕútÕrÕldÕ÷Õ, çünkü biliyorsunuz
halk ayrÕútÕrÕlarak Cumhuriyet itibarsÕzlaútÕrÕlarak sonuçta ulus devlet modelini her úekilde yÕkarak,
iúte BOP projesinin Türkiye üzerindeki emelleri için bir proje var. ùimdi bu projeyi yukardan
gördü÷ümüzde bunun altÕndaki maddeleri konuúmanÕn bir anlamÕnÕ da artÕk ben göremiyorum.
DolayÕsÕyla Türkiye’de uzlaúma zemini asla yok. Türkiye’de uzlaúma zemininin en az oldu÷u bir
ortamÕ yaúÕyoruz, etnik-mezhepsel ve dinsel ayrÕúmaya sahne olmuú bir Türkiye, dÕúarÕda bir savaú
ortamÕ, Suriye’den gelmiú binlerce göçmene úimdi yeni T.C. kimlikleri veriliyor. Daha önceki
seçimlerde AfganistanlÕlara verdiler T.C. kimliklerini. Tamamen hile üzerine oturan bir seçim.
Bunlar, hileler bu kadar ortaya çÕktÕktan sonra hiçbir resmi kurumdan bunlarÕn açÕklamasÕ gelmiyor.
2-1-12
DolayÕsÕyla uzlaúma olmayan, halkÕn en uzlaúmasÕz ve ayrÕmcÕlÕ÷a u÷ratÕlmÕú bir döneminde,
laikli÷e aykÕrÕ eylemlerin oda÷Õ olmuú, kendi ifadesiyle Cumhuriyete kin duymuú ve açÕktan yaptÕ÷Õ
her türlü eylemde Cumhuriyet’in laik yapÕsÕnÕ de÷iútirmeyi, diktatörlü÷e yürümek isteyen bir
iktidarÕn önerisiyle sÕrf ço÷ulculuk var diye, sÕrf tarafsÕz olmasÕ gereken CumhurbaúkanÕ’nÕn
a÷zÕndan duydu÷umuz bu sözlerle, 2011 seçimiyle hemen Meclis açÕlÕrken, yapÕlmÕú
programlanmÕú, zaten daha önce bütün anayasa ihtiyaçlarÕ Abant toplantÕlarÕnda yapÕlmÕú ve taban
oluúturulmaya, halkÕn algÕsÕ yanÕltÕlmaya çalÕúÕlmÕú bir dönemin arkasÕndan bu sürecin baúlatÕlmasÕ
yanlÕútÕr.
DolayÕsÕyla Süheyl Batum’un güzel bir sözü var, ona inanmak istiyorum, olmazlarÕ oynuyorlar.
Ama bu olmazlarla ve gerçekten olabilecek kötü bir olayÕn önüne geçmek suretiyle Meclis’in bu
noktayÕ halledemeden da÷ÕlmasÕnÕ temenni etmek istiyorum.
økincisi, kavramlardan çok kÕsa geçece÷im çünkü onlarÕn hepsi konuúuldu. Atatürk Devrim Modeli
diyoruz. Bunun bir ça÷daúlaúma modeli oldu÷unu biliyoruz ve söylüyoruz. Böyle bir ça÷daúlaúma
modeli, ülke ve toplum menfaatini öne çÕkaran ulusal bir siyaset anlayÕúÕdÕr. Antiemperyalist
mücadeleyi içerir. DÕú iliúkilerinde ba÷ÕmlÕ de÷il, ama baúka ülkelerin içiúlerine karÕúmamaya
dayanÕr. Temel dayana÷Õ ulusun egemenli÷idir, ulusal egemenliktir. Buradaki ulus, Türkiye
Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkÕdÕr. Egemenlik de farklÕ etnik kökenden gelenlerin ortaklÕ÷Õ
de÷il, Türkiye halkÕnÕn egemenli÷idir. Türk milletinin egemenli÷idir, bölünmez. AmacÕ da
demokrasidir. Çünkü kÕsa sürede toplumsal ve hukuksal alt yapÕyÕ oluúturmak ve ancak laik
düzende var olabilecek bir demokrasiyi gerçekleútirmek amacÕnÕ koymuútur Atatürk Devrim
Modeli. Gerçekten devrim tamamlanmÕú olsaydÕ bugün Türkiye bu yapÕda olmazdÕ. 1919 ile 1938
dönemi Devrim Modelinin ayakta tutulabildi÷i ve geliútirilebildi÷i yÕllardÕr. Ondan sonraki süreç,
bu tespiti yapmalÕyÕz çünkü bazÕlarÕ bize úunlarÕ söylüyor: Atatürkçü Düúünce Derne÷i dünün
referanslarÕnÕ kullanÕp bugünün sorunlarÕnÕ çözemez diyor. Ben de diyorum ki o zaman dünün
referanslarÕ az önce söyledi÷im tam ba÷ÕmsÕzlÕk ekseninde ulusal iradeye dayanarak ve demokrasiyi
hedefleyerek kurulmuú, onun toplumsal alt yapÕsÕnÕ yerine getirerek, bir an önce demokrasiye
varabilmek amaçlÕ bir devrim modelinin e÷er baúarÕlmamÕú olmasÕ söz konusuysa bu Atatürk’ün
ölümü noktasÕnda do÷rudur. Ondan sonraki süreçte, bugün emperyalist bir iúgal altÕndaki ülkemizde
yaúanan yÕkÕcÕ sorunlarÕn a÷ÕrlÕklÕ sebebini do÷ru tespit etmemiz gerekir. Bu, az önce anlattÕ÷Õm
kurucu ilkelerin titizlikle korunmamasÕ, yozlaútÕrÕlmasÕ, popülist siyasetten ve yapÕlandÕrmanÕn
getirdi÷i o karúÕ devrimin devamlÕ siyasette kalmasÕ, etkin olmasÕ ve Türkiye’yi yönetmesinden ve
1950 sonrasÕ da BatÕ’ya ba÷ÕmlÕ politikalarla artÕk kesinlikle göz ardÕ etmesinden, 1980 sonrasÕnda
da zaten küreselleúmeye teslim olarak gelmesindendir, bugünler onun sonucudur. DolayÕsÕyla 1938
sonrasÕnda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluú ilkesinin temelleri zaten iúlememiútir. DolayÕsÕyla
bugün yaúadÕ÷ÕmÕz yÕkÕm tamamen o dönemin eseridir. O zaman tam ba÷ÕmsÕzlÕk konusunda nedir
eksikli÷imiz, ne kadar ba÷ÕmlÕyÕz, ekonomik ve siyasi kararÕmÕzÕ veremiyoruz. Nedir durum, bugün
bize Kürt kimli÷ini ortak egemen olarak getirmek istiyorlar. Hâlbuki nedir kuruluú felsefesi,
“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkÕna, Türk milleti denir.” Ba÷ÕmsÕzlÕk ilkesi, ulusal
egemenlik ilkesi ve demokrasi ilkesinin ne kadar önemli oldu÷unu bugün yaúanan olaylar
göstermiútir.
Hemen ilk üç maddeye iliúkin de sözlerimi söyleyece÷im. Önce oturan kiúilerin iyi niyetli
olmalarÕna, Cumhuriyet sevdalÕ olmalarÕna ve Cumhuriyet’in yanÕnda olmalarÕna bakÕlÕr. Bunu
Cumhuriyet’i yÕkmak ve bölmek için yapÕyorlarsa onlarÕn kurdu÷u ortamda bunlarÕ tartÕúmamak
gerekir. øktidar partisinin vermiú oldu÷u bir teklif var, birinci maddeye bir laf ediyor, ikincisine
ediyor, üçüncüsüne ediyor ama sonuçta onlarÕ aslÕnda evet diyebilirmiú gibi bir algÕ yarattÕktan
sonra dördüncü maddeye geldikten sonra “bakÕn o de÷iúmez” diyor. O de÷iúmez diyorsanÕz sadece
üçünü konuúmayÕn.
2-1-13
Türkiye Cumhuriyeti anayasasÕnÕn ilk üç maddesi de÷iúmez. Buradaki tanÕmlar, üniter devlet yapÕsÕ
Kurtuluú SavaúÕ’yla ortaya çÕkmÕú bir yapÕdÕr. Ulus devlet modeli Türk Milleti kavramÕyla,
Cumhuriyet’le ortaya çÕkmÕútÕr. Fakat Türklük ve Türkiye tarihten vardÕr. AçÕn bütün tarihi
kitaplarÕ, 1600’lerde OsmanlÕ ømparatorlu÷u’nu ziyarete gelenlerin ifadelerinde Türkiye ve Türkler
diye geçer. Ve o Türkler için parantez içinde (Türkler kendilerine Müslüman derler) der. Çünkü
tarihten gelen bir yapÕlanmanÕn içinde bu ülke Türkiye’dir. Oradaki kurucu unsur Türklerdir ve
tarihten beri bu úekildedir. DolayÕsÕyla Türk Milleti, ulus devlet modeli, devlet dilinin Türkçe
olmasÕ çok gereklidir ve ilk üç maddede yer alan Ankara’nÕn baúkent oluúu, hepsi de÷iúmez
hükümlerdir, de÷iúmesi teklif edilemeyecek hükümlerdir.
Ana dilde e÷itim; Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi dili Türkçedir, bütün e÷itim, ö÷retim
Türkçe yapÕlmalÕdÕr. Resmi dil Türkçedir ve Türk dilinin kullanÕlmasÕ gerekir. Ana dilin ö÷retilmesi
ve yaúatÕlmasÕ için yasal her türlü imkânÕ sa÷larsÕnÕz. Bunun dÕúÕnda yapÕlacak her úey iúte o BOP
projesine hizmet eder. Bir süre sonra ayrÕ bir Õrk, ayrÕ bir millet yaratÕrsÕnÕz ve böylece karúÕdan
bakarsÕnÕz. Onun dÕúÕnda e÷itim bütün kademelerde parasÕz, sa÷lÕk da parasÕz olmalÕdÕr. Ve bu
dershane paralarÕ, iktidar partisinin mi, Gülen’in mi, kapatÕrÕm seni numaralarÕndan da vazgeçilmesi
için e÷itimin halkçÕ devletin, sosyal devletin gere÷i olarak zaten parasÕz olmalÕdÕr. Özel e÷itime de
karúÕyÕz, dershanelere de karúÕyÕz, bunu da burada belirtmek isterim. Sa÷lÕk da úüphesiz sosyal
devletin gere÷i parasÕz olmalÕdÕr. ùimdi yapÕlan numaralar, sa÷lÕk reformlarÕ aslÕnda üç sene sonra,
dört sene sonra úehir hastaneleriyle ne kadar pahalÕya mal olaca÷ÕnÕ hep beraber görece÷iz.
Ekonomik hayatta ise artÕk liberal ekonominin ne oldu÷unu, bunun Türkiye’yi açÕk pazar yapmak
için bir numara oldu÷unu gördük. Taksim’ler bunun için yapÕldÕ, halk bunun için direniyor,
dolayÕsÕyla halkÕn sesine kulak verilmelidir. Bu harabetin önlenmesi için yeniden devlet modelinin
yani KøT’lerin hayata geçirilmesi, devlet eliyle ekonominin yönlendirilmesi, merkezi bir
planlamanÕn olmasÕ ve liberal yapÕlanmayla devletçi yapÕlanmayÕ eúitlemek suretiyle ihtiyaçlar
çerçevesinde ulusal nitelikte yürütmek gerekir. øúçi ve sendikal haklarÕ aslÕnda söylemiyorum.
Türkiye’de özgürlükler, temel hak ve hürriyetlerin en dibe vurdu÷u dönem 2010 sonrasÕdÕr. Ne
toplu sözleúme hakkÕ, ne grev hakkÕ hiçbiri yoktur. SendikasÕzlaúma asÕldÕr ve herkes kaçak düzenin
içinde zavallÕ insanlar ucuz iúgücü olarak kullanÕlmaktadÕr. Taúeronlaúma kaldÕrÕlmalÕdÕr ve
kesinlikle bu siyasi yapÕlanmanÕn getirdi÷i ba÷ÕmlÕ sendikacÕlÕktan vazgeçilmelidir. Türkiye’nin
tarÕmÕ da vardÕr ancak bu proje çerçevesinde hepsi yok edilmiútir ve ekonomik olarak açÕk Pazar
haline getirilmiútir.
Kültür emperyalizminin getirdi÷i Türk kimli÷i ve kültürün yok edilmesine karúÕ da halk evleri, halk
odalarÕ tarzÕnda, hele bu varoúlarda enstitüler kurularak ve halkÕ oraya çekerek biraz bilim, biraz
siyaset, biraz dünya anlatÕlarak gerçekler gösterildi÷i takdirde varoúlarda yaúayan sevgili
yurttaúlarÕmÕzÕn da sadakaya muhtaç olmadan haklarÕnÕ sonuna kadar direnip alabileceklerine kesin
gözüyle bakÕyorum.
Benim aslÕnda bütün bu söylediklerim ütopya. Çünkü bugün bunlarÕn hiçbirinin hayata
geçmeyece÷i bir dönemde oldu÷umuzu biliyoruz. Bu anayasa tartÕúmalarÕnÕ da bu anlamda gereksiz
buluyoruz. Ama úu yapÕlabilir, bir önerim var siyasilere, önümüzde 2015 seçimleri var. Bu seçimler
için seçim yasalarÕnÕ çÕkartmak için ne yapÕyorlarsa yapsÕnlar ve yüzde 10 barajÕnÕ çÕkartsÕnlar ve
daraltÕlmÕú beúli, daraltÕlmÕú bölge sistemi tuza÷Õna asla düúmesinler. Ben buradan uyarÕyorum
siyasi partileri, burada bulunan temsilcileriyle. Bu seçim sistemi mutlaka de÷iútirilmeli, bu seçim
sistemine daha önce yüzde 5.5 oy götüren, daha sonra yüzde 5.5 oy katan bir iktidar, elinde tüm
devlet güçleri varken, zannediyor musunuz ki azalan oylarÕnÕ farklÕ hilelerle de artÕrmayacak. Onun
için sadece sandÕ÷a güvenmeyin. SandÕk sayÕsÕ 200 bin, ama bu sandÕklarÕn hepsinde muhalefet
partilerinin müúahidi bulunmuyor. DolayÕsÕyla o noktadan vazgeçin, seçim kanununun de÷iúmesi
gerekir. Seçim kanununu de÷iútirebilirseniz bu Türkiye’nin makûs talihi sona erecektir. O zaman bu
gerçek seçmen sayÕsÕ ortaya çÕkacak ve gerçek seçmen sayÕsÕnÕn Meclis’e yansÕdÕ÷ÕnÕ da
göreceksiniz.
2-1-14
Bütün bunlardan sonra fikrimizi sorarlarsa, aynÕ 1965 seçimlerinde oldu÷u gibi nispi temsil,
barajsÕz. Arkadaúlar, istikrardan korkun, adaletten korkmayÕn. Evet, nispi temsil barajsÕz olursa
milli bakiye ile koalisyon hükümetleri kurulur ama demokrasi korunur. Ama siz alternatifi yok
deyip yine iktidar partisine oy verece÷ini gördü÷ünüz kiúilere bunu lütfen anlatÕn. Buraya her gelen,
her oturan buradaki konuúmalarÕ dÕúarÕya yansÕtmak zorunda. Bu görevimizi yapmak için
söyleyece÷imiz ilk úey úudur: øktidar partisinin alternatifi vardÕr. Seçime gidin ama o seçime her
halükarda seçim kanunlarÕnÕ de÷iútirerek gidin. Bunu sa÷lamasÕ için iktidara baskÕ yapÕn, halk
olarak sesinizi bu noktada çÕkarÕn, Meclis’e seçim kanunlarÕ de÷iúsin deyin ama seçim kanunlarÕnÕn
de÷iúerek halkÕn temsilini sa÷layacak bütün baskÕ unsurlarÕnÕ kullanÕn.
2-1-15
BÖLÜM-2
EK-2
SURøYE øLE SAVAùA KARùI
ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE SURøYE øLE SAVAùA KARùI ÇALIùMALAR
Tüm kitlesel eylemlerimizde, açÕk oturum ve panellerde “Suriye ile Savaúa KarúÕ
Oldu÷umuzu” ifade ettik. Eylemlerimizin vazgeçilmez temalarÕndan biri de bu konu
olmuútur. BasÕn açÕklamalarÕyla da derne÷imizin görüúlerini kamuoyuyla paylaútÕk.
1.
SURøYE ÜZERøNDE DÜùÜRÜLEN SAVAù UÇAöIMIZLA øLGøLø 23 HAZøRAN
2012 TARøHøNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
“SURøYE ÜZERøNDE DÜùÜRÜLEN UÇAöIMIZLA øLGøLø AÇIKLAMA”
“Yurtta barÕú, dünyada barÕú” ilkesi Cumhuriyetimizin doksan yÕllÕk dÕú politika ilkesidir.
Yine, Atatürk’ün sözleriyle; “Savaú zorunlu ve yaúamsal olmalÕdÕr. Öldürece÷iz diye
yurdumuza saldÕranlara karúÕ, “ölmeyece÷iz” diye savaúa girebiliriz. Bu, nefsi müdafaadÕr. Milletin
hayatÕ milletin hayatÕ tehlikeye girmedikçe SAVAù CøNAYETTøR.”
Cumhuriyetimizin doksan yÕldÕr titizlikle korunan bu çok önemli dÕú politika ilkesi, ne yazÕk
ki son birkaç yÕldÕr, BOP eúbaúkanlÕ÷Õ çerçevesinde unutulmuú, ülke, ABD’nin Ortado÷u çÕkarlarÕ
do÷rultusunda, maceralara sürüklenmektedir.
øki yÕl öncesine kadar sÕfÕr sorun ilkesi ile karúÕlÕklÕ dostluk siyaseti yürüttü÷ümüz komúu
Suriye ile; ABD ve øsrail’in Büyük Ortado÷u Projesi kapsamÕnda yürüttükleri, Irak sonrasÕ,
Suriye’yi yeniden yapÕlandÕrma planÕ dÕúÕnda ülkemizi ve ulusumuzu do÷rudan ya da dolaylÕ olarak
ilgilendiren ne olmuútur da, bu gün gelinen noktaya gelinmiútir?
Yaúanan olay; sürdürülen yanlÕú, ulusal olmaktan çok, “eúbaúkanlÕk” gere÷i hatalÕ
politikalarÕn sonucudur.
Dileriz geç olmadan bu olaydan DERS alÕnmÕútÕr:
Türkiye ulusal çÕkarlarÕnÕ “eúbaúkanlÕk” yoluyla savunamaz.
Türkiye “yurtta barÕú, dünyada barÕú” ilkesini “eúbaúkanlÕk” yoluyla çi÷neyemez.
øktidarÕ; ulusal çÕkarlarÕmÕzÕn gere÷ini yerine getirmeye, hatalÕ, yanlÕú, ülkeyi maceralara,
hatta bölünmeye kadar götürecek politikalardan acilen vazgeçmeye,
Muhalefeti; sorunu, TBMM gündemine getirip dÕú politikalarÕmÕzÕn acilen ulusal çÕkarlar
do÷rultusunda yeniden belirlenmesine katkÕ koymaya ve
BasÕnÕ; artÕk kolaycÕ bir yaklaúÕmla TSK’yÕ kusurlu göstermek alÕúkanlÕ÷Õ yerine, ulusal
çÕkarlarÕmÕzÕn gözetildi÷i, bir dÕú politikaya dönülmesine katkÕ sa÷lamaya, gerçek görevini
yapmaya,
ÇAöIRIYORUZ !..
23.06.2012
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
2-2-1
2.
SURøYE’NøN
TOPRAK
BÜTÜNLÜöÜNÜN
KORUNMASI
27 TEMMUZ 2012 TARøHøNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
KONUSUNDA
BASIN AÇIKLAMASI
Suriye’deki geliúmeler, bir iç savaú boyutunu da aúarak ülkenin etnik ve mezhepsel
parçalanmasÕna do÷ru gitmektedir. BM Güvenlik Konseyinden do÷rudan müdahale için
bekledikleri kararÕ çÕkartamayanlar, öyle anlaúÕlÕyor ki úimdi “kurtarÕlmÕú bölgeler” yaratarak
Suriye’nin parçalanmasÕ yoluyla hedeflerine ulaúmayÕ amaçlamakta, kuzey Irak’taki peúmergelerin
ve PKK’nÕn Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt bölgesi oluúturulmasÕna do÷rudan do÷ruya katkÕda
bulunduklarÕ görülmektedir. Barzani’nin de bu oluúumda aktif rol oynadÕ÷Õ açÕkça ortaya çÕkmÕútÕr.
Kuzey Irak’ta merkezi yönetimden ba÷ÕmsÕz bir Kürt bölgesi oluúturanlarÕn daha sonraki
amaçlarÕnÕn bir Kürdistan devleti kurmak oldu÷u daha önce kendileri tarafÕndan açÕklanmÕútÕ. O
bakÕmdan Suriye’de olup bitenleri Irak’Õn kuzeyindeki geliúmelerden ba÷ÕmsÕz olarak
de÷erlendirmek mümkün de÷ildir.
YÕllardan beri Irak devletinin ordusundan ba÷ÕmsÕz olarak Kuzey Irak’ta Barzani’nin ve
Talabani’nin kendi silahlÕ güçlerini oluúturmalarÕna göz yumanlar, bunu meúrulaútÕranlar, hatta
teúvik edenler, bu kaygÕ verici geliúmelerin sorumlulu÷unu taúÕmaktadÕrlar.
Hükümetin meclisten aldÕ÷Õ yetkiye ra÷men PKK’nÕn Kuzey Irak’tan tümüyle tasfiyesi için
gerekli adÕm atamamasÕ ve silah zoruyla siyasi hedeflerini dayatmaya çalÕúanlarla mücadeleden çok
müzakere yöntemini benimsemesi hatta onlarÕn anayasa de÷iúikli÷i konusundaki beklentileri
do÷rultusunda çalÕúmalar yapÕlmasÕna yol açmalarÕ, ne kadar tehlikeli sonuçlar do÷urabilece÷i úimdi
daha iyi anlaúÕlmaktadÕr.
øktidarÕn terörle müzakere yöntemine destek olanlarÕn da bu kaygÕ verici geliúmelerde
sorumluluk payÕ vardÕr. Devletin yurtdÕúÕndan ve yurtiçinden gelen silahlÕ tehditlere karúÕ
kararlÕlÕkla mücadele ederek korunmasÕ yolunda Atatürk’ün benimsedi÷i kararlÕ yaklaúÕmdan
uzaklaúanlar úimdi karúÕ karúÕya gelmekte bulundu÷umuz acÕ gerçeklerin ülkemizin güvenli÷i
üzerinde yaratmakta oldu÷u ciddi tehditleri daha fazla gecikmeden görmelidirler.
Irak’Õn ve Suriye’nin toprak bütünlü÷ünün korunmasÕ Türkiye’nin temel dÕú politika
hedeflerinden biri olmalÕdÕr. BM ve Arap Ligi’nin temsilcisi olan Kofi Annan’Õn ateúkes ça÷rÕsÕnÕ
hem Suriye hükümetine hem de silahlÕ muhalif gruplara yaptÕ÷Õ unutulmamalÕdÕr. KaldÕ ki silahlÕ
muhalif gruplarÕn arasÕnda da tam bir hedef birli÷i olmadÕ÷Õ görülmektedir. BazÕlarÕnÕn otoriter
radikal bir øslam devleti kurma peúinde olduklarÕ, bazÕlarÕnÕn da Suriye’nin bölünerek kendilerinin
egemen olacaklarÕ bölgede etnik veya mezhepsel tercihleri do÷rultusunda küçük devletçikler
oluúturmaya çalÕútÕklarÕ görülmektedir. Bu ortamdan yararlanan El-Kaide gibi terör örgütlerinin de
úiddet eylemlerine baúvurarak kendi hedefleri do÷rultusunda çalÕútÕ÷Õ açÕktÕr ve ortadadÕr.
BaúlangÕçta Esad yönetiminin devrilerek Suriye’nin bir bütün olarak Müslüman Kardeúler
gibi radikal dinci bir grubun yönetimine girece÷ini ümit edenler son geliúmelerden sonra ne kadar
yanÕldÕklarÕnÕ anlaúmÕú olmalÕdÕrlar.
Bugün Suriye’nin kuzeyinde terör örgütlenmesini bertaraf etmek için sÕcak takipten
bahsedenler e÷er zamanÕnda meclisin verdi÷i yetkiden yararlanarak sÕcak takip hakkÕnÕ kullanÕp,
Kuzey Irak’ta PKK terörünü bertaraf edebilmiú olsalardÕ Suriye’de terör yandaúÕ gruplarÕn úimdi
ulaútÕklarÕ noktaya gelmeleri herhalde mümkün olamazdÕ.
Gelinen bu noktada; içeride insan haklarÕna saygÕyÕ, muhalefeti, basÕnÕ, yargÕyÕ, bilim
özgürlü÷ünü, ordusunu yok eden bir zihniyetin komúusuna demokrasi ve insanlÕk dersi vermeye
kalkmasÕ inandÕrÕcÕ olamaz. Türkiye’yi yönetenlerin ve Türkiye’de siyasi sorumluluk üstlenenlerin
Atatürk’ün 80 yÕl cumhuriyetin dÕú politikasÕnÕ yönlendiren “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin
anlamÕnÕ ve hedefini çok iyi de÷erlendirmeleri, anlamaya çalÕúmalarÕ ve ders almalarÕ zorunludur.
2-2-2
Ancak ulusal çÕkarlarÕ gözeten, uzun erimli politikalar üretebilen siyasiler devlet adamÕ
olabilirler. Bu, hem ülkenin güvenli÷i, hem de ülkeyi sÕ÷ politikalarla maceralara sürüklemekten
uzak tutmak için gereklidir.
Türkiye’yi yönetenlere (iktidar) ve Türkiye’de siyasi sorumluluk üslenenlere (muhalefet)
duyuruyoruz.
27.07.2012
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
3.
04 EKøM 2012 TARøHLø BASIN AÇIKLAMAMIZ
UYARIYORUZ: Emperyalizmin savaú oyununa sürüklenmeyelim.
Akçakale’ye 3 Ekim 2012’de düúen ve Suriye’den atÕldÕ÷Õ belirtilen top mermisi
sonucunda hayatÕnÕ kaybeden vatandaúlarÕmÕz için üzüntümüz büyüktür.
Ancak bu bahaneyle; ABD’nin “Arap baharÕ” projesi kapsamÕnda, Suriye rejimini
de÷iútirme taúeronlu÷u acilen bÕrakÕlmalÕdÕr.
Suriye’nin meúru yönetimiyle devletten devlete iliúki kurulmalÕ ve olayÕn Türkiye’den
uzmanlarÕn da dâhil olaca÷Õ bir komisyon tarafÕndan soruúturulmasÕ sa÷lanmalÕdÕr.
Soruúturma sonucuna göre Türkiye hukuki haklarÕnÕ kullanmalÕdÕr.
Bu yollar denenmeden sonucu bölgesel bir savaúa sürüklenmek olabilecek Suriye’ye asker
göndermek amaçlÕ TBMM’ne sevk edilen tezkere ülkemizin çÕkarlarÕna aykÕrÕdÕr.
TBMM’den onayÕ istenecek tezkere; masum vatandaúlarÕmÕzÕ ve güvenlik güçlerimizi hedef
alan terör örgütünün karargâhÕnÕ yok etmek üzere Irak kuzeyine yönelik olmalÕdÕr.
04.10.2012
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
4.
HATAY REYHANLI PATLAMALARI
11 MayÕs 2013 tarihinde Hatay’Õn ReyhanlÕ ilçesinde patlayan bombalar 52
yurttaúÕmÕzÕn ölümüne ve 146 yurttaúÕmÕzÕn yaralanmasÕna neden olmuútur.
ReyhanlÕ patlamalarÕ sonrasÕnda Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, yanÕnda
Genel Baúkan YardÕmcÕmÕz Hüseyin Emre AltÕnÕúÕk ve Genel Sekreter YardÕmcÕmÕz
Öner TanÕk’la birlikte bölgeyi ziyaret ederek taziyelerini ve yaralÕlar için geçmiú olsun
dileklerini iletmiútir.
2-2-3
12 MAYIS 2013 TARøHLø, HATAY REYHANLI PATLAMALARI SONRASI BASIN
AÇIKLAMASI YAPTIK
SaldÕrÕlarÕn Sorumlusu Siyasi øktidardÕr.
Hatay ReyhanlÕ’da yaúanan saldÕrÕlar, ülkemizin güvenlik zafiyetini yeniden gözler önüne
sermiútir. Uzun bir süredir, Suriye’deki iktidara silahlarÕyla muhalefet eden teröristleri “sÕ÷ÕnmacÕ”
adÕ altÕnda destekleyen siyasi iktidar, bölge halkÕnda ciddi huzursuzluklar yaúanmasÕna neden
olmuútu.
Bu üç patlama ile BM ve NATO’ya müdahale edin ça÷rÕsÕ yapÕlarak, bu yönde kamuoyu
yaratÕlmak istenmektedir. Bomba patlatÕlan yerler 60 Bin Suriyeli terörist’in içinden bazÕlarÕnÕn
birkaç gün önce kavga ettikleri yerlerdir. Bu aynÕ zamanda Türk halkÕna verilen bir gözda÷ÕdÕr.
Çünkü özellikle bölge halkÕ çeúitli kereler kamplar kaldÕrÕlsÕn eylemi yapmÕúlardÕr.
Çok net biçimde ifade ediyoruz ki; Komúu ülkelerimizle bizleri savaúÕn eúi÷ine getiren
siyasi iktidar, ReyhanlÕ’daki saldÕrÕlarÕn tek sorumlusudur.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak, bu karanlÕk günleri halkÕmÕzla birlikte aúaca÷ÕmÕza
inanÕyor, ReyhanlÕ’daki bombalÕ saldÕrÕlarÕ nefretle kÕnÕyor, Yüce milletimize ve ReyhanlÕ’da
yaúayan halkÕmÕza baúsa÷lÕ÷Õ, yaralÕlara acil úifalar diliyoruz.
BOP Eú baúkanlarÕna, emperyalizmin taúeronlarÕna elinizi Türkiye’den ve Suriye’den çekin
diyoruz!
"iúte Arap baharÕ denen úey budur; kan ve gözyaúÕ"
12.05.2013
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
5.
14 MAYIS 2013 TARøHLø BASIN AÇIKLAMAMIZ
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø’NøN
REYHANLI’DAKø TERÖRøST SALDIRISINA øLøùKøN
BASIN AÇIKLAMASIDIR.
Anneler Gününde Analar A÷lamÕútÕr
Emperyalist güçlerin Orta Do÷uyu úekillendirme giriúimleri sonucunda 11 MayÕs 2013
tarihinde Hatay’Õn ReyhanlÕ ilçesinde patlayan bombalar úimdiye kadar 50’ye yakÕn yurttaúÕmÕzÕn
ölümüne ve 100’ün üzerindeki yurttaúÕmÕzÕn yaralanmasÕna neden olmuútur. Analar a÷lamasÕn diye
emperyalizmin eli kanlÕ milis güçleriyle pazarlÕ÷a oturanlar ne yazÕk ki Anneler Gününde bile
analarÕn a÷lamasÕnÕ önleyememiú, yurt genelinde insan yüre÷i taúÕyan herkesin derin üzüntü
duymasÕna neden olmuútur. KÕsaca Anneler Günü tüm Türkiye’ye zehir olmuútur.
øktidar Hemen Suçluyu Bulmuútur
2-2-4
Terörist saldÕrÕ gerçekleúir gerçekleúmez iktidarÕn sözcüleri ve yandaúlarÕ henüz ortada bir
bulgu yokken sorumlu olarak Esad’Õ ve Rejim yanlÕsÕ örgütleri ilan etmiúlerdir. Hatta olayÕn ilk
saatinde DÕúiúleri BakanÕnÕn Almanya’da oldu÷u sÕrada suçluyu ilan etmesi, iúin ciddiyetine
yakÕúmamÕútÕr. Buna gerekçe olarak da Türkiye’de son günlerde yapay olarak oluúturan “barÕú”
havasÕnÕ bozma eylemi olarak yansÕtÕlmÕútÕr. Halbuki Suriye’de çeúitli ülkeler tarafÕndan farklÕ
nedenlerle desteklenen El Kaide, El Nusra, Özgür Suriye Ordusu, PKK yanlÕsÕ PYD gibi çok sayÕda
silahlÕ grup oldu÷u, bunun yanÕsÕra bölgenin CIA, MOSSAD, KGB, øngiliz, Amerikan ve FransÕz
ajanlarÕndan geçilmedi÷i herkesin bilgisi dahilindedir. Bu nedenle kimin ne amaçla eylem yaptÕ÷ÕnÕ
saptamak kolay de÷ildir. Ancak kim yapmÕú olursa olsun bu olay bir terör eylemidir. Bu olayÕn da
gösterdi÷i gibi terörün insanlÕk duygusu yoktur, müsamahasÕ yoktur, acÕma duygusu yoktur. Hangi
terör örgütü olursa olsun, teröre müsamaha etmek, görüúmek, terörle müzakere etmek son derece
yanlÕútÕr. AynÕ úekilde komúu bir ülkenin terör örgütlerine yardÕm ve yataklÕk etmek de do÷ru
de÷ildir. Senin teröristin iyi, benimki kötü demek yÕllarca teröre binlerce úehit veren Türkiye gibi
bir ülkeye yakÕúmaz. Bu nedenle orada gerçekten yardÕma muhtaç masum insanlarla terör gruplarÕ
birbirine karÕútÕrÕlmamalÕ ve bir ülkenin ulusal bütünlü÷üne saygÕ gösterilmeli, provakatif
eylemlerden kaçÕnÕlmalÕdÕr.
BaúbakanÕn ABD Ziyareti Öncesi SaldÕrÕnÕn Gerçekleúmesi Tesadüf De÷ildir
ReyhanlÕ olayÕ 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’nin ikiz kulelerine yapÕlan saldÕrÕlarÕn aslÕnda
bir benzeridir. Bu tarihten sonra Dünya yeni bir gerçe÷e uyanmÕú ve Emperyalizm ininden çÕkarak
önce Afganistan ve daha sonra Irak’a demokrasi getirece÷i bahanesiyle yayÕlmaya baúlamÕú ve
geçti÷i her yerde ne yazÕk ki kan ve gözyaúÕ bÕrakmÕútÕr. AynÕ úekilde Türkiye’nin Suriye’ye askeri
müdahalede bulunmasÕnÕ isteyenler oldu÷u için bu türden provakatif eylemlerde bulunanlar olabilir.
Hesap, bölgedeki karúÕt gruplarÕ ve örgütleri birbirine karúÕ kÕúkÕrtarak çatÕúmalarÕ körükleyip
müdahale sebebini güçlendirmek üzerine kurulmuútur. Çünkü Türkiye ile Suriye arasÕnda gergin
duran ipin kopma noktasÕna gelmesi, atmaca gibi bekleyen Türkiye Cumhuriyeti BaúbakanÕ’nÕn
eline iyi bir koz vermekle eú anlamlÕdÕr. Türkiye’nin yapmasÕ gereken úey bu olayÕn sanÕklarÕnÕ
yakalayÕp adalete teslim etmek, siyasi açÕdan ilkeli bir politika izlemek ve her an askeri bir
müdahaleye hazÕr oldu÷u izlenimini verecek söylemlerden kaçÕnmaktÕr.
Sorumlu, øktidarÕn YanlÕú PolitikalarÕdÕr
ReyhanlÕ ilçesindeki iki bombanÕn patlamasÕ aslÕnda Suriye’deki iç savaúa müdahil olmayÕ
öngören yanlÕú politikaya karúÕ bir uyarÕdÕr ve üzülerek de olsa devamÕnÕ beklemek yanlÕú tahmin
olmayabilir. Mevcut iktidar, ülkeyi bölmek ve Türk ulusunun birli÷ine son vermek isteyen kanlÕ
terör örgütüyle pazarlÕk yaparken, ülkemiz için hiç tehdit oluúturmayan bir ülkeye düúmanca
davranarak ülkenin ve ulusun gelece÷ini karanlÕk bir bataklÕ÷a sürüklemektedir. “Dört aydÕr úehit
gelmiyor” kandÕrmacasÕna sÕ÷ÕnÕp, binlerce úehit verilmesine ve on binlerce ananÕn a÷lamasÕna kapÕ
aralanmaktadÕr. AnalarÕn a÷lamasÕna sebep olan da, sorumlu olan da baúka analarÕn gelece÷ini
karartan da aynÕ adrestir. Körle yatan úaúÕ kalkar. Terör satan, terör alÕr. Türkiye’nin ulusal çÕkarÕ
emperyalistlerin piyonlu÷unda de÷il, komúularÕ ile iyi iliúkilerdedir.
Kamuoyuna duyurulur.
14.05.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
2-2-5
6.
30 AöUSTOS 2013
AÇIKLAMAMIZIN METNø
GÜNÜ
KIZILAY’DA
YAPILAN
KøTLESEL
BASIN
YURTTA BARIù, DÜNYADA BARIù
90 yÕllÕk Cumhuriyetimizin ULUSAL politikalarÕ “Yurtta BarÕú, Dünyada BarÕú” ilkesi
üzerine kurulmuútur.
Özellikle 900 km sÕnÕrÕmÕz olan komúu ülkeler ve di÷er Ortado÷u ülkeleri ile olan
siyasetimizin; bu bölgenin tarihi - co÷rafi durumu ve rejimlerinin niteli÷i gözetilerek kurulmasÕ
dostluk – komúuluk temelli olmasÕ tesadüf de÷ildir.
Ne var ki son iki yÕlda Cumhuriyetin tüm ilke ve devrimleri yok edilirken bu “evrensel”
nitelikli ilke de rafa kaldÕrÕlmÕútÕr.
øçeride: etnik – dini – mezhepsel – hukuk her türlü ayrÕútÕrma politikalarÕ ile HALKIMIZ
kamplara bölünürken,
DÕú politikamÕz da; komúularla (0) sorundan savaú noktasÕna gelmiútir.
90 yÕlda ilk kez Türkiye bir komúu ülke ile savaú konumuna gelmiútir:
Bilindi÷i gibi, geçti÷imiz günlerde Suriye’de yüzlerce sivilin ölümüne sebep olan bir
saldÕrÕda kimyasal silah kullanÕldÕ÷Õ gerekçesiyle, ABD – øngiltere ve Fransa’nÕn baúÕ çekti÷i bir
“gönüllüler gurubu” oluúturulmuú ve Suriye yönetiminin CEZALANDIRILMASINA KARAR
VERøLMøùTøR.
Daha kimyasal silah kullanÕldÕ÷Õ tespiti yapÕlmamÕútÕr.
Kimyasal silah kullanÕlmÕú ise hangi tarafa kullanÕldÕ÷Õ belli de÷ildir.
Ama Irak’ta Saddam’a oynanan oyun Suriye’de oynanmak istenmektedir
øúin ACI tarafÕ Türkiye o zaman hükümetin IRAK’a girmek için Meclisten istedi÷i
yetkiye (evet) dememiú, 1 Mart Tezkeresi reddedilmiútir.
Bugün ise aynÕ hükümet Meclisten böyle bir yetki talep etmeden “savaú çÕ÷ÕrtkanlarÕnÕn”
arasÕnda yer alaca÷ÕnÕ DUYURMUùTUR.
TÜRKøYE BU SAVAùTA YER ALMAMALIDIR.
1. Birleúmiú Milletler tarafÕndan alÕnmÕú bir karar yoktur. Rusya vetosu nedeniyle alÕnmasÕ
da mümkün de÷ildir.
2. NATO içinde bu saldÕrÕ oybirli÷i ile destek görmemektedir.
3. “gönüllü” ler içinde sadece Türkiye, Suriye’nin sÕnÕr komúusudur ve çÕkacak savaúta
HEDEFTøR.
Bu savaútan en çok Türkiye ve Türkiye halkÕ zarar görecektir.
HalkÕmÕz bu savaúÕn haklÕ bir savaú olmadÕ÷Õna inanmakta, karúÕ durmaktadÕr.
2-2-6
Bu nedenlerle:
Hükümetten, Meclisin ve halkÕn iradesine karúÕn vermiú oldu÷u bu kararÕ derhal geri
almasÕnÕ, bu güne kadar ülkemiz ve halkÕmÕza verdi÷i zarardan geri atmasÕnÕ istiyoruz.
Aksi halde vebali büyük olur.
OnlarÕ ne bu halk, ne de TARøH affetmez.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
7.
SURøYE HELøKOPTERøNøN DÜùÜRÜLMESø SONRASINDA, 17 EYLÜL 2013
TARøHøNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye uzun zamandÕr savaú çÕ÷ÕrtkanÕ bir siyasi iktidar yüzünden en uzun sÕnÕr komúusu
Suriye ile sürekli bir gerginlik içinde bulunuyor.
Esad’Õn halkÕna zulmetti÷i iddialarÕyla baúlayan süreçte, Türkiye teröristleri silahlandÕrarak
ve sÕnÕrdan geçiúlerine izin vererek savaúÕn taraflarÕndan biri haline getirildi.
Geçti÷imiz yÕl Suriye’nin, sÕnÕr ihlali yaptÕ÷Õ gerekçesiyle bir savaú uça÷ÕmÕzÕ ihtarsÕz
düúürdü÷ü iddia edilmiúti.
Son olarak Suriye’de Esad tarafÕndan kimyasal silah kullanÕldÕ÷Õ iddiasÕ ile de savaú
çÕkarmayÕ baúaramayan (!) siyasi iktidar, bir Suriye helikopterinin sÕnÕrÕmÕzÕ ihlal etti÷ini gerekçe
göstererek F16 füzesi ile vurup düúürdü.
Gerekçesi hükümet sözcüsü tarafÕndan; “helikopterin Hatay-Yaylada÷Õ Güveççi bölgesinde 2
km hava sahasÕ ihlalinde bulundu÷u” úeklinde açÕklandÕ.
Ancak helikopterin havada infilak ettikten sonra Yaylada÷Õ- Güveççi hudut karakolu
bölgesine 1 km uzaklÕktaki Suriye topraklarÕna düúmüú olmasÕ akÕllarda soru iúaretleri yarattÕ.
OlayÕn aslÕ ortaya çÕkacak aydÕnlanacaktÕr. Ancak úunu önemle belirtmek isteriz:
Türkiye cumhuriyetinin dÕú politikasÕ son 10 yÕla kadar “yurtta barÕú-dünyada barÕú” ilkesinin
yol göstericili÷inde yürüdü. Türkiye Cumhuriyeti BaúbakanÕnÕn ABD’nin büyük Ortado÷u
projesinde “ eú baúkan “olarak görev almasÕndan sonra Türkiye’nin dÕú politikasÕnÕn Türkiye’nin
“ulusal menfaatleri” ile de÷il “ABD’nin ulusal menfaatleri” ile örtüúmesi Türk halkÕnÕn dikkatinden
kaçmamÕútÕr.
Bugün gelinen noktada; Suriye halkÕna karúÕ dünyanÕn emperyalist devletleri tarafÕndan
yürütülen kirli savaúta dahi “ diplomasi” yolunun açÕlabilece÷ini umdu÷umuz siyasi geliúmeler
karúÕsÕnda Türkiye’nin savaútan uzak sa÷duyu ile dÕú politikalar üretmesini istemek Türk halkÕnÕn
hakkÕdÕr.
17.09.2013
SAVAù ÇIöIRTKANLIöINDA BULUNANLARI BU HALK
AFFETMEZ
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
2-2-7
BÖLÜM-2
EK-3
HUKUKSUZ DAVALARA KARùI
ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE HUKUKSUZ DAVALARA KARùI ÇALIùMALAR
Ergenekon, balyoz ve benzeri hukuksuz davalar görüldü÷ü andan itibaren
Atatürkçü Düúünce Derne÷i genel merkez, úubeler ve üyeleriyle dava ma÷durlarÕnÕn
yanÕnda, haksÕzlÕk ve hukuksuzluklarÕn karúÕsÕnda bulunduk.
BÖLÜM-1 (Kitlesel Eylemler)’de ayrÕntÕlÕ açÕkladÕ÷ÕmÕz úekilde; 13 AralÕk 2012, 08
Nisan 2013 ve 05 A÷ustos 2013 tarihlerinde Silivri’de buluúmak üzere halka ça÷rÕda
bulunduk. On binlerce yurtseverle, duruúmalar yapÕlÕrken mahkeme salonu dÕúÕnda
buluútuk.
YapmÕú oldu÷umuz kitlesel eylemler, açÕk hava ve kapalÕ salon toplantÕlarÕnda, bu
konuyu iúledi÷imiz ana temalardan yaptÕk. Gerek genel baúkanÕmÕz tarafÕndan Silivri’de
duruúmalar sÕrasÕnda, gerekse de genel merkezimizden konuya iliúkin görüúlerimizi
basÕnla paylaúarak kamuoyu oluúturmada katkÕ sa÷ladÕk.
HalkÕmÕz baúÕndan beri bu davalara inanmÕyordu. Bugün; iktidar yöneticileri de bu
davalarÕn “kumpas” oldu÷unu kabul etmek noktasÕna gelmiúlerdir. Söz konusu davalar
çökmüútür. Tarih, bu süreçte Atatürkçü Düúünce Derne÷inin ve özverili üyelerinin, hukukun
ve ma÷durun yanÕndaki do÷ru, tutarlÕ duruúunu, davalardaki hukuksuzlu÷un topluma
anlatÕlÕúÕndaki büyük katkÕsÕnÕ kaydedecektir.
1.
ÇAöDAù HUKUKÇULAR DERNEöø AVUKATLARINA YAPILAN BASKINA
KARùI DøöER DEMOKRATøK KøTLE ÖRGÜTLERøYLE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
YAPTIK
TUTUKLANAN AVUKATLAR MI, SAVUNMA MESLEöø Mø?
18 Ocak 2013 günü, Ankara, østanbul ve øzmir ‘de aralarÕnda çok sayÕda savunmanÕn da
bulundu÷u 64 yurttaú, polis baskÕnÕ ile uyandÕ. Gece, sabaha ulaútÕ÷Õnda savunma dosyalarÕnÕ,
hukuk kitaplarÕnÕ ve cübbelerini çantalarÕna yerleútirip hak arama mücadelesine gidecek olan
avukatlar, kendi haklarÕnÕ savunmak zorunda kalacaklarÕ yeni bir süreçle karúÕ karúÕya kaldÕlar.
Oysa Yasalar, avukatlÕk mesle÷inin özel korumalarÕ oldu÷unu yazmaktadÕr. Bir avukatÕn bürosunun
aranmasÕnda savcÕ ve baro temsilcisi bulunmalÕdÕr. Yani, avukatÕn bürosunu aramaya gelmek,
öncelikle barodan bir gözlemci istemekle olanaklÕdÕr. Ne var ki bu yasa hükmü yokmuú gibi
bazÕlarÕnÕn kapÕlarÕ da kÕrÕlarak evlerine girilmiútir. YÕllardÕr hukuk adÕna hukukun, demokrasi
adÕna demokrasinin yok edildi÷inin yakÕn tanÕklarÕ olan savunma emekçileri için yaúadÕklarÕ bir
sürpriz de÷ildir. Son on yÕldÕr ilan edilmemiú bir sÕkÕyönetim hukuku ülkede hüküm sürmektedir.
Yasama, yürütme ve yargÕyÕ tek elde toplamÕú olan iktidar, muhaliflerini ezmek için iúe önce
yargÕdan baúlamÕútÕr. YargÕçlarÕnÕ harcayan bir iktidarÕn, muhalif avukatlarÕ hedef göstermekten
çekinmeyece÷i açÕktÕr.
Nitekim yakÕn geçmiúte savcÕlÕk makamÕnÕ polise aratan ve savcÕsÕna kelepçe vuran anlayÕú,
bu kez de Ça÷daú Hukukçular Derne÷i’nin Genel Merkezi ve ùubelerini aratmaktan, kaçma úüphesi
kesinlikle olmayan avukatlarÕ bu gerekçe ile tutuklamaktan çekinmemiútir. Bir hukuk örgütünün ve
hukukçularÕn karúÕlaútÕ÷Õ bu hukuksuzluk, bütün bir topluma yöneltilmiú a÷Õr bir tehdittir.
Bu uygulamalardan sorumlu olan øçiúleri ve Adalet BakanÕ ve bu iktidarÕn baúÕ olan
Baúbakan’a, Anayasa’nÕn 81. Maddesinde yer alan andÕ anÕmsatmak gerekmektedir. Bu antta;
“Hukukun üstünlü÷üne ba÷lÕlÕk, adalet anlayÕúÕ içinde herkesin insan haklarÕndan ve temel
hürriyetlerden yararlanma ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrÕlmama “sözü
verilmektedir. Bugün yapÕlan nedir? Hukuk mu, iktidar mÕ üstündür? Tüm cezaevlerini muhalifleri
ile dolduran bir iktidar ne denli demokrat olabilir?
2-3-1
ùimdi kelepçelenen savunmanÕn ve onlarÕn örgütü olan ÇHD’nin suçlarÕna bakalÕm: Onlar
faili meçhul cinayetlerin kurbanlarÕnÕn, iúkence ma÷durlarÕnÕn, Sivas KatliamÕ’nda yakÕnlarÕnÕ
kaybedenlerin, Av. Faik Candan’Õn, SavcÕ Do÷an Öz’ün, Engin Çeber’in, Necla YÕldÕz’Õn, Melih
Gökçek’in iúine son verdi÷i belediye çalÕúanlarÕnÕn, Zonguldak maden iúçilerinin, Tekel iúçilerinin,
kentsel dönüúüm ma÷durlarÕnÕn, demokratik haklarÕnÕ kullandÕ diye cezaevlerine atÕlmÕú gençlerin,
okullarÕndan atÕlmÕú ö÷rencilerin, úiddet ma÷duru kadÕnlarÕn, Hopa olaylarÕnda zarar görenlerin ve
burada sayamayaca÷ÕmÕz pek çok insanÕn hakkÕnÕ savundular. Sizi bu mu rahatsÕz ediyordu? Yoksa
Suriye halkÕ adÕna, Suriyeli Hukukçularla NATO’ya ve iki ülkenin sÕnÕrlarÕnÕ çetelere açmak
isteyenlere karúÕ dava açmak için ortak çalÕúma giriúiminde bulunmuú olmalarÕ mÕ?
Her ihlal, ma÷dur kadar, ihlali yapanÕ da yaralar. øktidar, savunma hakkÕna yaptÕ÷Õ saldÕrÕ ile
“ileri demokrasi” tezini uçurumun baúÕna dek ilerletmiú bulunuyor.
Düúmesi yakÕndÕr.
BøZ, HER HAKSIZLIöIN HEPøMøZE YAPILDIöI øNANCI øLE SESøMøZø
YÜKSELTøYORUZ.
SEYREDEREK SUÇA ORTAK OLMAYACAöIZ.
BøR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ; ADALETøN ERDEM OLDUöU HUKUKU
UYGULAYINIZ.
UNUTMAYINIZ Kø ADALET HEPøMøZøN øHTøYACIDIR.
21.01.2012
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Birleúik Kamu-øú Konfederasyonu
Cumhuriyet KadÕnlarÕ Derne÷i
Ça÷daú YaúamÕ Destekleme Derne÷i
E÷itim-øú
Engelliler Konfederasyonu
Müzik E÷itimcileri Derne÷i
Ulusal E÷itim Derne÷i
Türkiye Gençlik Birli÷i
2.
27 HAZøRAN 2012 TARøHøNDE ÖNCEKø GENEL BAùKANIMIZ SAYIN ùENER
ERUYGUR’A YAPILAN HUKUKSUZLUöA TEPKø GÖSTERDøK
AÇIKLAMA
Silivri’de Yaúanan Son Hukuksuzluk: Genel BaúkanlarÕmÕzdan ùener Eruygur Adli TÕp Zoru
ile Duruúmaya Getirildi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en zor döneminden geçmektedir. Ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕmÕz çökertilmiú
Ulus devletimiz parçalanma sürecine itilmiútir.
ABD Emperyalizmi, sömürüsüne engel olarak gördü÷ü, devrimle kurdu÷umuz Ulus
devletimizi do÷rudan parçalayamayÕnca ülkemizdeki etnik ve dinsel gruplarÕ ayaklandÕrma yoluna
gitmiú fakat yine baúarÕlÕ olamamÕútÕr. 1980 öncesinden bugüne kadar Türkiye’yi bölme, PKK
aracÕlÕ÷Õ ile yürütülmüú fakat baúarÕ sa÷lanamamÕútÕr. 8 Mart 2004’te Amerikan Senatosundan
geçen BOP’la bu görev eúbaúkanlara verilmiútir. Bu uygulama ile Habur’da baúlatÕlan açÕlÕm
baúarÕlÕ olamayÕnca cumhuriyetimizin kurumlarÕnÕn itibarsÕzlaútÕrÕlmasÕ, ulusal ordunun kaldÕrÕlmasÕ
yoluna gidilmiú, bununla da yetinilmeyerek; Ulus devlet yapÕsÕnÕ korumaya çalÕúan dernekler ve
demokratik kitle örgütleri terörist ilan edilmiútir. Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve
Atatürkçü Düúünce Derne÷i için de bu algÕ yaratÕlmaya çalÕúÕlmÕútÕr.
2-3-2
Bu amaçla; o zaman ki genel baúkanÕmÕz, SayÕn ùener ERUYGUR ile GYK Üyeleri SayÕn
Fatih HøLMøOöLU ve SayÕn Mustafa YURTKURAN Ergenekon örgütüne üye ilan edilerek,
bugünün Bekir a÷a bölü÷ü olan Silivri toplama KampÕna hapsedilmiúlerdir. HalkÕmÕz durumun
farkÕnda de÷ildi, suçsuz iseler çÕkarlar kanÕsÕ yaygÕndÕ. Bugün Silivri toplama kampÕnda bir komedi
oynandÕ÷ÕnÕ artÕk Türk Ulusu görmektedir.
SayÕn ERUYGUR tutukevinde geçirdi÷i kaza! sonucu hasta ve tedavi görmektedir. Ancak
Adli TÕp aracÕlÕ÷Õ ile sa÷lam raporu verilerek, zorla duruúmaya getirilmiú, eúi, çocuklarÕ ve
Ulusumuz önünde suçlu gösterilerek kamuoyu yaratÕlma yolu seçilmiútir. Buna ra÷men dik
durmaktadÕr. Bu hukuksuzlu÷u úiddetle reddediyoruz.
Silivri’de yerli iúbirlikçilerin önünde engel olabilecek bütün ulusalcÕ güçler yok edilmek
istenmektedir. Bugüne kadar Silivri’de 200’ den fazla duruúma yapÕlmÕútÕr. Hukukun olmadÕ÷Õ artÕk
bir gerçektir.
TutsaklarÕmÕz önce delilleri göstererek kurtulabiliriz zannetmiúlerdi. Sonra iyi bir avukat
tutarak meseleyi çözebiliriz diye düúündüler. Orada cumhuriyetin savcÕlarÕ ve hukuku var
zannettiler. Oysa Silivri’de ABD Hukuku ile yargÕlama yapÕlmakta Türk hukuku ile savunma
yapÕlmaktadÕr.
Sonuç: ølker Baúbu÷’un savunma vermemesi ve kamuoyunda yer alan açÕklamalarÕ
do÷rudur.
YaygÕnlaútÕrÕlmasÕ gereken tavÕr budur.
Hükümet Silivri’deki vatanseverler çÕkmadan yeni anayasayÕ yapmak istemektedir.
Yeni anayasanÕn yapÕmÕ engellenmelidir.
Bu oyun bozulmalÕdÕr.
27.06.2012
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
3.
BALYOZ DAVASI KARARLARINI PROTESTO ETTøK
Balyoz davasÕnda verilen mahkûmiyet kararlarÕna karúÕ
Ankara’da 1. meclis önünde ve yurdun çeúitli yerlerinde
örgütlerimiz di÷er demokratik kitle örgütleriyle birlikte tepki
gösterdik. Kitlesel basÕn açÕklamamÕzÕ okuduk.
øBRETLøK KARAR: øKTøDARIN YARGISI BEKLENEN KARARI VERDø
BU KARARI KAMU VøCDANI KABUL ETMEYECEKTøR
øktidar, Türkiye
sürdürmektedir.
Cumhuriyeti’nin
de÷erlerini
ortadan
kaldÕrma
görevini
Õsrarla
Yurt savunmasÕnÕn en önemli gücü olan Türk SilahlÕ Kuvvetlerini etkisiz hale getirmek için,
yaúamlarÕnÕ ülkeleri için gözü kapalÕ feda etmeye hazÕr, yurtsever ordu mensuplarÕnÕ BALYOZ adlÕ
dava ile Silivri ve Hasdal’da tutsak eden yargÕ, Türkiye Cumhuriyeti’nin ba÷ÕmsÕz yargÕsÕ de÷il,
øKTøDARIN YARGISIDIR!
2-3-3
øktidarÕn; ülkemiz ve ulusumuz üzerine kurulu planlarÕn uygulayÕcÕsÕ oldu÷u artÕk gün gibi
ortadadÕr, bu amaçla kendi yargÕ sistemini, kendi yargÕçlarÕnÕ, mahkemelerini oluúturarak kendisine
verilen görevin önünde engel oluúturan tüm ulusalcÕ güçleri yok etmek için çalÕúmaktadÕr. Türk
SilahlÕ Kuvvetlerine ve aydÕnlarÕna yönelik kÕyÕmlarÕn amacÕ budur.
Bu güdümlü yargÕ, bu gün beklenen ve aslÕnda bilinen kararÕnÕ açÕklamÕútÕr;
Karar; iktidarÕn yargÕçlarÕ tarafÕndan kendilerine verilen görevin sonuçlandÕrÕlmasÕndan
ibarettir ve ülkenin dirli÷i ve birli÷inden yana olan Türk SilahlÕ Kuvvetleri’nin hiyerarúik yapÕsÕnÕ
bozarak, elini, kolunu ba÷lamak ve bertaraf etmek amaçlÕdÕr.
Mahkemenin kararÕ, dava açÕlmadan verilmiútir, duruúmalar kurgulamadÕr. Yurtsever
aydÕnlar yÕllarca tutsak edilmiú, savunma haklarÕ kÕsÕtlanmÕú, hatta yok sayÕlmÕú, sahteli÷i
kanÕtlanmÕú delillere itibar edilmiú, sonuçta iktidarÕn, ülke üzerinde, bugün artÕk açÕklÕkla
gördü÷ümüz tehlikeli amaçlarÕnÕ, 2003’te gören TSK’nÕn komuta kademesini bertaraf eden karar bu
gün yüzlerine okunmuútur.
BU KARARLAR, YARGI TARøHøNDE CUMHURøYET’E øHANET BELGESø OLARAK
YER ALACAKTIR.
GELECEK KUùAKLAR BU KARARLARI øBRETLE OKUYACAKLARDIR.
BU DAVANIN TÜM SANIKLARI BøZøM ONURUMUZDUR.
21.09.2012
Tansel ÇÖLAùAN
Genel Yönetim Kurulu A.
Genel Baúkan
4.
20. ADALET VE DEMOKRASø HAFTASI KAPSAMINDA TÜRKøYE GÜNDEMø VE
HUKUKSUZLUKLARI KONU ALAN PANELLER DÜZENLEDøK
29 OCAK 2013 SALI
AçÕkoturum: Genç U÷ur Mumcu’lar Sesleniyor
Saat, Yer: 18.00, Ça÷daú Sanatlar Merkezi
Yöneten: Öner TANIK
KonuúmacÕlar: BarÕú PEHLøVAN, BarÕú
TERKOöLU
Düzenleyen: Atatürkçü Düúünce Derne÷i
31 OCAK 2013 PERùEMBE
Muammer Aksoy’u Anma-AnÕtmezar Ziyareti
Saat, Yer: 13.00, Cebeci Asri MezarlÕ÷Õ
*
AçÕkoturum: 89 YÕl Sonra Türkiye
Saat, Yer: 16.30, Ça÷daú Sanatlar Merkezi
KonuúmacÕlar: Av. Metin FEYZøOöLU; Sabih KANADOöLU, Tansel ÇÖLAùAN
Düzenleyenler: Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Ankara Barosu, Türk Hukuk Kurumu
2-3-4
5.
6-7 NøSAN 2013 TARøHLERøNDE YAPILAN GENEL YÖNETøM KURULU SONUÇ
BøLDøRGESøNø AÇIKLADK
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL YÖNETøM KURULU SONUÇ BøLDøRGESø
6-7 Nisan 2013 tarihinde toplanan ADD GYK, örgütsel iúleyiúe iliúkin almÕú oldu÷u kararlar
dÕúÕnda ülke gündemine dair aúa÷Õdaki konularda görüú birli÷ine varmÕútÕr.
1950'den bu yana süren karúÕ devrim Türkiye'yi çok hazin bir noktaya getirmiútir. KarúÕ
devrim süreci bu biçimde sürerse, ülkemizin çok daha feci durumlara sürüklenece÷i muhakkaktÕr.
Zira, karúÕ devrim bugün çabalarÕnÕ T.C. AnayasasÕ'nÕn de÷iúmez maddelerini hiçe sayarak,
'yeni bir anayasa kurgusu' etrafÕnda yürütmektedir.
Yeni anayasa çalÕúmalarÕnda gözlemledi÷imiz temel yöneliú Sevr'in ve BOP'un bir
uygulamasÕ olarak Türkiye'nin parçalanmasÕ ve Ortado÷u'daki iki devlet modelinden esinlenerek
úeriat diktatörlü÷ünün oluúturulmasÕdÕr.
KarúÕ devrim iktidarÕ, 'Anneler a÷lamasÕn' ve 'BarÕú olsun' gibi masum ve alkÕúlanacak
kavramlara sÕ÷Õnarak terör örgütünün dikte etti÷i ve aslÕnda emperyalizmin dayattÕ÷Õ programÕ
devlet politikasÕ biçiminde uygulamaktadÕr.
AnayasanÕn devlet yapÕsÕna iliúkin hükümlerini ortadan kaldÕrmak ve bölgesel özerklik
yaratmak demokratik çözüm getirmek yerine parçalanmanÕn önünü açacaktÕr. Zira basit bir OsmanlÕ
tarihi bilgisi de gösteriyor ki, emperyalizmin baskÕsÕ altÕnda özerklik kÕsa zamanda ba÷ÕmsÕzlÕkla
sonuçlanmaktadÕr.
Böylesi bir yöneliúin çok kanlÕ sonuçlar do÷urdu÷unu ve asÕl o zaman analarÕn a÷ladÕ÷ÕnÕ
Rumeli ve Anadolu tarihi hatta yakÕn geçmiúte Yugoslavya'nÕn parçalanmasÕ bize ö÷retmektedir.
KarúÕ devrim iktidarÕnÕn anayasa tasla÷Õ incelendi÷inde, Atatürk devrimi ve laikli÷i toptan
tasfiye etmek niyeti sÕrÕtmÕú bulunmaktadÕr. ArtÕk karúÕ devrim iktidarÕ úeriat diktatörlü÷ü hedefini
gizleme ihtiyacÕ dahi duymamaktadÕr. Bu aúamadan sonra süreçten en çok ma÷dur olacak olan
kadÕnlarÕmÕzÕ ortaça÷ karanlÕ÷Õ beklemektedir.
Emperyalizmin deste÷iyle karúÕ devrimin iúlemekte oldu÷u baúka bir cinayet de Tanzimat’tan
bu yana bin bir çaba ve zahmetle oluúturulmaya çalÕúÕlmÕú olan hukuk devletini yerle bir etmekte
oluúudur. Yüzlerce yurtsever adalet diye maskelenmek istenen bir maskaralÕkla yÕllardan beri
hapislerde çürütülmektedirler.
Adalet cihazÕ o denli kirletilmiútir ki, insanlarÕn gözünde adalet diye bir umut ve güvence
artÕk kalmamÕútÕr.
Bu büyük cinayete karúÕ halkÕmÕzÕn 8 Nisan'da Silivri'de gerçekleútirece÷i haklÕ eylemi
yürekten destekliyoruz. Biz de orada olaca÷Õz.
Bu karanlÕk yöneliú karúÕsÕnda ADD tarihsel sorumlulu÷unu yerine getirecek, Türkiye'nin
dört bir yanÕnda hatta kapÕ kapÕ dolaúarak halkla beraber bu gidiúe izin vermemekle kalmayacak,
Atatürk devriminin aydÕnlÕ÷ÕnÕ güzel yurdumuzda egemen kÕlacaktÕr.
Bu bütün ADD'lilerin andÕdÕr !
07.04.2013
ADD Genel Yönetim Kurulu
2-3-5
6.
ANAYASA MAHKEMESøNøN TMY NDA TUTUKLULUK SÜRESøNø UZUN
BULARAK øPTAL ETMESø ÜZERøNE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
ADD GENEL BAùKANI TANSEL ÇÖLAùAN’IN AYM KARARI HAKKINDA
ADD ADINA YAPTIöI BASIN AÇIKLAMASIDIR.
AYM kararÕnÕn mahkemelerce acilen hayata geçirilmesi insan haklarÕna saygÕ
gere÷idir. Ergenekon sanÕklarÕ tahliyesi önünde hiçbir yasal engel yoktur.
Terörle mücadele yasasÕnÕn 10/5 maddesinde yer alan hüküm; terör suçundan tutuklu
yargÕlanan sanÕklarÕn, tutuklu kalabilecekleri AZAMø süreyi belirlemekte idi. Anayasa Mahkemesi 2
Temmuz’da verdi÷i kararla bu hükmü, Anayasal eúitlik ilkesine aykÕrÕ bularak iptal etti÷ini kÕsa
kararÕ ile duyurdu. Ancak yürürlü÷ünü 1 yÕl erteledi.
I.
Anayasa’ya göre iptal edilen yasa kuralÕnÕn AYM kararÕnÕn resmi gazetede yayÕmlandÕ÷Õ
tarihte yürürlükten KALKMASI kuraldÕr. østisnasÕ ise, “gereken hallerde” yürürlük tarihinin ileri
alÕnabilece÷i úeklinde düzenlenmiútir. (md 153)
“gerekli hal”; iptal hükmü ile yasal boúlu÷un do÷masÕ, yeni yasal düzenlemelerin
yapÕlmasÕna ihtiyaç olmasÕdÕr. Süre bu “gerekli hal” nedeniyle verilmektedir. MuhatabÕ da; yine
Anayasa’nÕn 138/4. maddesinde belirtildi÷i gibi, yasama ve yürütme organlarÕyla idaredir. Bu
anlamda AYM'nin süreye iliúkin kararÕnÕn muhatabÕ; gerekli düzenlemeyi yapacak organlardÕr.
Karar onlar yönünden tabiki ba÷layÕcÕdÕr.
Burada bir parantez açalÕm: AYM, Terörle Mücadele YasasÕ’nÕn 10/5. maddesini, terör
suçundan yargÕlanan sanÕklarÕn di÷er suç sanÕklarÕndan farklÕ, daha a÷Õr bir tutuklama sürecine tabi
kÕlÕnmasÕnÕ Anayasa’nÕn eúitlik ilkesine aykÕrÕ bulup iptal etti÷ine göre, (ileride gerekçeli kararda
farklÕ bir görüú yer almayacaksa) esasen yasama ve yürütmenin bu kararÕn gere÷ini yerine getirmek
için yeni bir düzenleme yapma “gereklili÷i” de yok. Çünkü CMK'nÕn 102.maddesi yeterli olacak ve
uygulanacaktÕr.
Bu nedenle AYM'nin yürürlük süresini neden ileri aldÕ÷ÕnÕ anlamak da mümkün de÷ildir.
Karar bu yönüyle kamu vicdanÕnÕ sÕzlatmaya devam edecektir. Çünkü yÕllardÕr içeride neden
yattÕklarÕnÕn hukuksal gerekçesi netleúmemiú ergenekon, balyoz gibi davalarÕn sanÕklarÕ çoktan bu
karardan yararlanmak hakkÕnÕ elde etmiú görünüyorlar.
II.
Mahkemelere gelince; Anayasa Mahkemesi kararÕnÕ açÕklamÕútÕr; terör suçundan yargÕlanan
sanÕklarÕn di÷er suç sanÕklarÕndan farklÕ, daha a÷Õr bir tutuklama süresine tabi kÕlÕnmasÕnÕ
Anayasaya aykÕrÕ bulmuútur. AçÕktÕr. Nettir.
Öte yandan, CMK’nÕn 102. maddesi ile TMY’nÕn 10/5. maddesinde yeralan AZAMø süreler,
ba÷layÕcÕ da de÷ildir. YargÕcÕn takdirini kullanmasÕ yolu açÕktÕr. Uygulamada bu yolun sÕklÕkla
kullanÕlmamÕú olmasÕ (özellikle Ergenekon, balyoz ve benzeri davalarda) yine yargÕcÕn takdiri
nedeniyledir.
Bu durumda bugün, mahkemelerin TMY kapsamÕnda baktÕklarÕ davalarda, AYM’nin
kararÕnÕn da ÕúÕ÷Õnda, var olan, ama bugüne kadar kullanmaktan çekindikleri takdir yetkilerini
kullanÕp, CMK’nÕn 102. maddesinde yazÕlÕ (5 yÕllÕk) tutukluluk sürelerini doldurmuú sanÕklarÕn
tahliyesine karar vermelerinin önünde hiçbir hukuki engel yoktur.
2-3-6
KaldÕ ki, DanÕútay’Õn geçmiúte bu olaya örnek olacak kararlarÕ da vardÕr. Bo÷azda
(öngörüm) YasasÕnÕ iptal eden Anayasa Mahkemesi kÕsa kararÕnÕn ilanÕ üzerine yürürlü÷ü
beklenmeden ødari Dava Daireleri Kurulunca bireysel iúlemler hakkÕndaki davalara, Anayasa
Mahkemesi kararÕ ÕúÕ÷Õnda bakÕlmÕútÕr.
Türkiye ønsan HaklarÕna saygÕda sÕnav vermektedir.
Mahkemelerin, AYM kararÕ olmadan da takdir yetkilerini kullanÕp verebilecekleri tahliye
kararlarÕnÕ, úimdi acilen AYM kararÕnÕn ÕúÕ÷Õnda vermeleri bir görev olmuútur.
OnlarÕ görevlerini yapmaya ça÷ÕralÕm.
05.07.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
7.
05 AöUSTOS SøLøVRø BULUùMASI ÖNCESøNDE YAPILAN GÖZALTILARA
TEPKø GÖSTERDøK
SøLøVRø BULUùMASINI ENGELLEMEK øSTEYEN øKTøDARIN YAPTIöI
OPERASYONLARA øLøùKøN BASIN AÇIKLAMASIDIR
Gezi direniúine katÕlmayÕ "hükümete darbe" giriúimi olarak görüp ömür boyu hapis cezasÕ
öneren ZøHNøYET, yapmÕú oldu÷u hukuksuz operasyonlarla 5 A÷ustos’ta SøLøVRø'ye gidecek
halka da gözda÷Õ vermeye çalÕúmaktadÕr.
østanbul Valisi, nereden geldi÷i belli talimatlarla sanÕk yakÕnlarÕnÕ duruúma salonuna
sokmayaca÷ÕnÕ, halkÕ duruúma alanÕndan kilometrelerce uza÷a dahi sokmayaca÷ÕnÕ belirtiyor.
Silivri’ye gelecekleri suç iúlemiú sayaca÷ÕnÕ ilan ediyor. ArdÕndan bunun için ça÷rÕ yapan kiúi ve
kurumlar gözaltÕ ve operasyonlarla tehdit ediliyor. Silivri’de toplanacak kalabalÕklardan korkuluyor.
øleri Demokrasi iddiasÕnda bulunarak iktidara gelenlerin maskesi düúmüútür.
øleri Demokrasi Silivri’ye gidecek olan halkÕn üzerine Biber GazÕ, Tazyikli Su, Sopa, Pala ve
GözaltÕ demekmiú,
øleri Demokrasi HalkÕna KarúÕ úiddet uygulamak demekmiú,
øleri Demokrasi Korku imparatorlu÷undan medet ummak demekmiú,
øleri Demokrasi Faúizm demekmiú
ADD olarak bu kirli oyunu kÕnÕyoruz.
Bugün HalkÕmÕz kendi üzerinden, millet üzerinden, ülke üzerinden oynanan oyunlarÕ gördü.
2-3-7
Bu oyuna dur dedi, provokasyonlara gelmedi, direndi ve direnmeye de devam edecek.
Kazanacak ve her úeye ra÷men Demokrasiyi getirecek.
03.08.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
8.
ERGENEKON KARARLARINA TEPKø GÖSTERDøK
SøLøVRø: BU HUKUK KATLøAMI KABUL EDøLEMEZ.
I. Ergenekon davasÕ, soruúturma aúamasÕndan karar aúamasÕna kadar her aúamada
hukuksuzlu÷un sergilendi÷i bir dava olmuútur:
Delillerin toplanmasÕndan gizli tanÕ÷a, dijital sahte verilerden savunmanÕn engellenmesine
kadar 5 yÕl boyunca adil yargÕlanma ilkesi yok sayÕldÕ. Hukuk iúlemedi.
SanÕklar, varlÕ÷Õ ispat edilmeyen terör örgütü üyeli÷i ile suçlandÕ. Olmayan terör örgütünün
üyesi olmadÕklarÕnÕ ispat etmeye çalÕútÕlar.
II. Özel yetkili mahkemeler kaldÕrÕlÕp, terörle mücadele mahkemeleri kuruldu÷u halde, bu
davanÕn mahkeme ve yargÕçlarÕ de÷iútirilmedi. “özel olarak” göreve devam ettirildi. DavanÕn bu
yargÕçlar eliyle karara ba÷lanmasÕ sa÷landÕ.
III. 5 A÷ustos karar gününden önce yapÕlanlara bakalÕm: sanÕk yakÕnlarÕnÕn ve halkÕn
duruúmayÕ izlemesini engellemek için her türlü yola baúvuruldu.
Önce mahkeme, duruúmaya sanÕk yakÕnlarÕ dahil, izleyici alÕnmayaca÷Õna karar verdi. 12
Eylül darbe dönemi sanÕk yakÕnlarÕna bu engel konmamÕú iken, “ileri demokrasi” iddiasÕ ile iktidara
gelen bu güya “demokrasi” ortamÕnda, sanÕk yakÕnlarÕna, babalarÕnÕ, eúlerini görme imkanÕ dahi
tanÕnmadÕ.
Türkiye’de uzun süredir sÕklÕkla tanÕk oldu÷umuz yetki gaspÕ örneklerine bu dava nedeniyle
yeniden tanÕk olduk. østanbul Valisi yargÕ yerine geçti. Mahkemenin izleyici kÕsÕtlama kararÕnÕ
açÕkladÕ ve buna dayanarak, ne sanÕk yakÕnlarÕnÕn, ne de duruúmayÕ izlemek üzere halkÕn Silivri'ye
gelmemelerini, gelirlerse engelleneceklerini “idari tedbir” olarak açÕkladÕ. ArkasÕndan gözda÷Õ
vermek üzere Silivri'ye ça÷rÕ yapan kuruluúlardan, øP, TGB, Ulusal Kanal ve AydÕnlÕk Gazetesi
yönetici ve çalÕúanlarÕna baskÕn gözaltÕlar uygulandÕ.
Herúeye ra÷men kararlÕlÕkla yola çÕkan otobüsler tüm yurtta durduruldu. Silivri'ye varabilenler
iúe biber gazÕ, toma-tazyikli su ve hatta (inanÕlmaz ama) yol boyu otlar ateúe verilerek halkÕn
duruúma alanÕnÕn yakÕnÕna dahi girmeleri engellendi. Böylece, øçiúleri BakanlÕ÷Õ, Emniyet Genel
Müdürlü÷ü ve østanbul Valili÷inin, ne anayasada yer alan “seyahat özgürlü÷ünden” ne de gizlilik
kararÕ alÕnmamÕú duruúmalarÕ izlemenin “demokratik hak” oldu÷u gerçe÷inden haberleri (!)
olmadÕ÷Õ anlaúÕldÕ. KÕsacasÕ: Devlet eliyle úiddeti gördük.
2-3-8
IV. AçÕklanan karar ise zaten beklenen karardÕ. 5 yÕl önce verilmiú oldu÷u kaygÕsÕ hakimdi.
YargÕ süreci henüz sonlanmadÕ. YargÕtay aúamasÕ var. Ne var ki, 2010 Anayasa de÷iúikli÷i
sonrasÕ yargÕ (Anayasa Mahkemesi-HSYK-DanÕútay-YargÕtay ve Mahkemeler) yeniden ve
ço÷unlukla siyasi iktidarÕn güdümünde yargÕlandÕrÕldÕ.
Bu davada temyiz incelemelerini yapacak olan YargÕtay’a bu dönemde bir kerede 160 üye
toptan atandÕ ve mevcut “yeni” üyelerle “yenilendi” dairelerin üye tablosu de÷iúti “yenilendi”. Bu
yapÕda bir YargÕtay bu davanÕn temyiz incelemesini yapacak.
V. Önümüzdeki dönem yargÕnÕn kendisini sorgulamasÕ gereken bir dönem.
YargÕ; yasama ve yürütmeden ayrÕ, ba÷ÕmsÕz örgütlenmezse yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ, yargÕnÕn
tarafsÕzlÕ÷Õ sa÷lanamaz. Adil yargÕlanma hakkÕ ihlallerinin önü alÕnamaz. Sonuçta adalete güven
sarsÕlÕr. Hukuk Devleti ilkesi yara alÕr. Bugün ülkemiz bu sorunu yaúamaktadÕr.
Bugün siyasi kadrolarla uyum içinde çalÕúmanÕn zararÕnÕ görmeyen yargÕ kadrolarÕ, de÷iúen
siyasi konjonktürde, aynÕ yasal dayanaklar nedeniyle hedef haline bile gelebilirler. Bu nedenle
yargÕda ba÷ÕmsÕz örgütlenmenin önü açÕlmalÕdÕr.
Meclisteki Anayasa çalÕúmalarÕ çerçevesinde siyasi partilerin üzerinde anlaútÕklarÕ ileri sürülen
Meclis a÷ÕrlÕklÕ model de ne yazÕk ki soruna çözüm getirici nitelikte de÷ildir. Türkiye’deki
demokrasi kültürü yargÕnÕn; BatÕ’yÕ model alarak de÷il, ancak kendi ülke gerçe÷inden hareketle
Yasama ve Yürütmeden ba÷ÕmsÕz örgütlenmesi ile ba÷ÕmsÕz olabilece÷ini gösteriyor.
12 Eylül döneminde yargÕ üzerindeki Yürütme a÷ÕrlÕ÷Õ arttÕ. 12 Eylül 2010 Anayasa
de÷iúikli÷i ile ise “Yürütme a÷ÕrlÕklÕ” Yasama destekli model yargÕyÕ yürütmenin emrine soktu ve
siyasallaútÕrdÕ. Bugün Mecliste görüúülmekte olan modelle bu defa da yine Yürütme ve “Meclis
a÷ÕrlÕklÕ” bir modelin tartÕúÕldÕ÷Õ anlaúÕlÕyor. AnlaúÕlan o ki siyaset elini yargÕ üzerinden çekmek
istemiyor. 1982 AnayasasÕndan beri siyaset a÷ÕrlÕklÕ yargÕ modelinin Türkiye’yi getirdi÷i yer
bellidir. Bugün siyasallaúmÕú yargÕnÕn Silivri’de verdi÷i kararla; Cumhuriyeti temsil eden kadrolarÕ
tasfiye etmek amacÕnda oldu÷u ortaya çÕkmÕútÕr.
YargÕnÕn siyasallaúmasÕnÕn acilen önüne geçilmesi gerekir.
Türkiye’nin bu çok önemli sorununu, YargÕnÕn bizzat ele alarak ve Yasama ile yürütmenin
her anlamada YargÕ üzerinden elini çekece÷i ba÷ÕmsÕz bir modeli gündeme getirerek kendi
ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕ, kendi inisiyatifi ile yaratmasÕ için adÕm atmasÕ böylece Türkiye’nin ça÷daú,
demokratik bir ülke olmasÕna katkÕ sa÷lamasÕnÕ beklemek hakkÕmÕzdÕr.
Ancak bundan sonra, yeniden yapÕlandÕrÕlmÕú bir YargÕtay’da yapÕlacak temyiz incelemesi
halkÕn gözünde saygÕnlÕk kazanabilecektir.
06.08.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
2-3-9
9.
YARGITAY’DA
AÇIKLAMASI YAPTIK
GÖRÜLECEK
BALYOZ
DAVASI
HAKKINDA
BASIN
BALYOZ DAVASINDA 9 EKøM’ø BEKLøYORUZ.
Bilindi÷i gibi, 2003 yÕlÕ Mart ayÕ içinde 1. Ordu KomutanlÕ÷Õnda düzenlenen bir seminerin
aslÕnda bir darbe planlamasÕ oldu÷u iddiasÕyla østanbul 10. A÷Õr Ceza Mahkemesinde 2010 yÕlÕnda
açÕlan dava sonunda, 21.09.2012 tarihli kararla, 324 sanÕk, “hükümeti devirmeye nakÕs
teúebbüsten” a÷ÕrlaútÕrÕlmÕú müebbet hapis cezasÕ dahil a÷Õr cezalara mahkum edilmiú idi. Temyiz
incelemesini yapmakta olan YargÕtay 9. Ceza Dairesi 9 Ekim’de kararÕnÕ verecek.
HatÕrlayalÕm, dava aúamasÕ Ergenekon davasÕnda oldu÷u gibi adil yargÕlanma hakkÕ
ihlalleriyle sürdürülmüú, AøHS, Anayasa ve CMK’da yer alan usul hükümleri hiçbir úekilde
gözetilmemiútir; sanÕk talepleri devamlÕ reddedilmiú, davanÕn seyrini de÷iútirecek Hilmi Özkök,
Aytaç Yalman gibi tanÕklar Õsrarla dinlenmemiú, savunmaya iddia tanÕklarÕnÕ sorgulama hakkÕ
verilmemiú, davaya sonradan eklenen CD’lerde yer alan dijital verilerde kullanÕlan YAZI
karakterleri ile kroki çizim programlarÕnÕn, suçun iúlendi÷i iddia edilen 2003 yÕlÕndan çok sonra
2006 yÕlÕnda piyasaya sürülen (Microsoft Office 2007) sunumu ile yazÕldÕ÷Õ bilirkiúi raporu ile
tespit edildi÷i halde, rapor dikkate alÕnmayarak sahte veriler karara esas alÕnmÕú, yine TCK’nÕn
yürürlü÷ünden önce iúlendi÷i iddia edilen suç nedeniyle sanÕklara TCK ile getirilen “a÷ÕrlaútÕrÕlmÕú”
müebbet hapis cezasÕ uygulanmÕú, kÕsacasÕ usul hukuku ayaklar altÕna alÕnmÕú, adil yargÕlanma
hakkÕ baútan sona ihlal edilmiútir.
Öte yandan Özel yetkili mahkemeler 3. YargÕ paketi ile kaldÕrÕlarak, görev Terörle Mücadele
YasasÕ kapsamÕnda kurulan A÷Õr Ceza Mahkemelerine verilmiú oldu÷u halde, özel yetkili østanbul
10. A÷Õr Ceza Mahkemesi ve hakimleri bu davaya özgü olarak, dava sonuçlanÕncaya kadar
görevlerinde bÕrakÕlmÕúlardÕr. Bu durum, temyizde olasÕ bir BOZMA kararÕ üzerine, davanÕn aynÕ
“ehil ellerde” kalmasÕ mÕ amaçlanÕyor sorusunu akla getiriyor.
Yine temyiz incelemesini yapan YargÕtay’da dairelerin üye sayÕsÕnÕn arttÕrÕlarak, yargÕlamayÕ
yapacak 9. Ceza Dairesinin 9 üyesinden 7’sinin kÕsa süre önce de÷iútirilmiú olmasÕ, siyasetin
davaya müdahil olmak istedi÷ini akla getirmez mi?
TSK ise bu davada ne yazÕk ki mensuplarÕnÕ yalnÕz bÕraktÕ. “Ordu” ya sahip çÕkamadÕ. Uzun
süredir (artÕk kamuoyunun da bildi÷i nedenlerle) orduyu hedef alan, onu tÕpkÕ Cumhuriyetin
de÷erlerini itibarsÕzlaútÕrmak için uygulanan yöntemlerle gözden düúürüp, etkisiz kÕlmak amaçlÕ
siyaseten yürütülen psikolojik savaúa, bu kapsamda Balyoz ve benzeri davalardaki açÕk hukuk
ihlallerine karúÕ sessiz kalmasÕ kabul edilmez.
Bütün bu olumsuz göstergelere karúÕn, YargÕtay’dan adil bir karar beklemek hakkÕmÕz. Çünkü
Türk yargÕsÕ sadece son 10 yÕlda de÷il, daha önce de 12 Mart, 12 Eylül dönemlerinde siyasetin
oyunlarÕna hedef oldu. Ama her seferinde “Ba÷ÕmsÕz ve tarafsÕz” olmayÕ seçti. Bu davada
verilecek karar neden, her türlü siyasi projelere karúÕn “hukukun üstün” kÕlÕnabilece÷ini gösteren
bir karar olmasÕn?
24.09.2013
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
2-3-10
10.
FATøH HøLMøOöLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR KAMPANYASI
YAPTIK
BASIN AÇIKLAMASI
FATøH HøLMøOöLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR.
Önceki Malatya ønönü Üniversitesi rektörü ve Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Yönetim
Kurulu üyelerinden olan SayÕn Prof. Dr. Fatih HøLMøOöLU, çalÕúmalarÕyla bilim dünyasÕna önemli
katkÕlar yapmÕú, rektörü oldu÷u üniversiteyi Türkiye’nin sayÕlÕ bilim yuvalarÕndan biri haline
getirmiú bir bilim insanÕdÕr.
17 Nisan 2009 tarihinde tutuklanan Fatih Hilmio÷lu, 4 Haziran 2009 da cezaevinde
hastalanarak hastaneye kaldÕrÕldÕ ve yüz felci ile karaci÷er fonksiyonlarÕnda ciddi ve hayati
tehlikeler oluúmasÕna ra÷mentahliye talepleri reddedildi. Bu süre zarfÕnda trafik kazasÕnda o÷lunu
yitiren Hilmio÷lu’nun hem sa÷lÕk hem de psikolojik durumu daha da kötüleúti ve son sa÷lÕk
raporlarÕna göre karaci÷erinde üçüncü bir kanser modülü bulundu.
Sahte delillerle, yargÕlamalar yapan ve uzun tutukluluk süresini cezaya dönüútüren “adalet”
sistemi, ølhan Selçuk, Türkan Saylan, Uçkun Geray, KuddusiOkkÕr gibi yurtseverlerin ölümlerini
hÕzlandÕrmÕútÕr.
Gerçek teröristler Habur da törenlerle karúÕlanÕp serbest bÕrakÕlÕrken, Atatürkçü bilim
adamlarÕnÕ, siyasetçileri, gazetecileri ve subaylarÕ tutuklayan yargÕ bugün Türkiye’nin tartÕúma
konusu haline gelmiútir.
Kuvvetler ayrÕlÕ÷Õ ilkesi çerçevesinde, yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕ ve yargÕç güvencesini sa÷layan,
toplumun yargÕya güvenini yeniden sa÷lamaya dönük yasal de÷iúiklikler yapmak gerekirken, siyasi
iktidarÕn “paralel yapÕlanma” adÕnÕ verdi÷i yasa dÕúÕ yapÕlanmayÕ tasfiye etmek amacÕyla yargÕyÕ
daha da siyasallaútÕracak adÕmlar atmasÕ kabullenilemez.
Siyasi iktidar, bugün gerek HSYK de÷iúiklik tasarÕsÕyla, gerekse Anayasa de÷iúiklik
önerisiyle yürütmenin yargÕ üzerindeki baskÕsÕnÕ daha da arttÕrmak istemekte, yargÕyÕ tamamen
ba÷ÕmlÕ hale getirmeye çalÕúmaktadÕr.
Bu kapsamda;
Ergenekon, balyoz ve di÷er düzmece iddialarla açÕlan davalarda; gözaltÕ, uzun tutukluluk
süreleri gibi, hukuk dÕúÕ, vicdana ve insan haklarÕna sÕ÷mayan uygulamalarÕn acilen son bulmasÕnÕ,
Fatih Hilmio÷lu baúta olmak üzere haksÕzlÕ÷a u÷rayan tüm tutuklularÕn bir an önce serbest
bÕrakÕlmalarÕnÕ istiyor,
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak, SayÕn HøLMøOöLU ve di÷er yurtseverlerin haklarÕnÕ
sonuna kadar savunaca÷ÕmÕzÕ kamuoyuna açÕklÕyoruz.
16.01.2014
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
GENEL MERKEZø
2-3-11
11.
20 OCAK 2014 TARøHøNDE GÜNDEME øLøùKøN BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL BAùKANI SAYIN TANSEL ÇÖLAùAN’IN
BASIN AÇIKLAMASI.
12 Eylül 2010 Anayasa de÷iúikli÷iyle esasen HSYK ve Anayasa Mahkemesinin yapÕsÕ
de÷iútirilerek yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ yok edilmiú ve hukuk devleti ilkesi, güçler ayrÕlÕ÷Õ prensibi
çi÷nenmiú, bugün yaúadÕ÷ÕmÕz hukuksuzluklarÕn alt yapÕsÕ oluúturulmuú, bu yolla Siyasi iktidar ve
devlet içinde örgütlenen yasa dÕúÕ yapÕlanma, Ergenekon, Balyoz gibi davalarda süreci birlikte
yönetmiú, suç orta÷Õ olmuúlar, Türk Ordusu; uydurma iddialar ve sahteli÷i kanÕtlanmÕú belgelerle
tasfiye edilmek istenirken, üniversiteler, yargÕ organlarÕ, basÕn yayÕn organlarÕ da iktidarÕn baskÕsÕ
ve kontrolü altÕnda ona hizmet etmiúlerdir.
Bu nedenle, 17 AralÕk sonrasÕ yaúanan olaylarla da anlaúÕldÕ÷Õ ve iktidar yöneticilerinin de
itiraf ettikleri üzere, yÕllardÕr haksÕz ve hukuksuz biçimde cezaevlerinde bulunan, gündemdeki
tarifiyle “kumpas kurulan” tüm yurtseverlerimizin derhal serbest bÕrakÕlmasÕ gerekmektedir.
AyrÕca yolsuzluk soruúturmalarÕndan sonra, dosyalarÕ örtbas etmek için bütün hukuk
kurallarÕnÕ çi÷neyen iktidarÕn, kuvvetler ayrÕlÕ÷Õ ilkesi çerçevesinde, yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕ ve yargÕç
güvencesini sa÷layan, toplumun yargÕya güvenini yeniden sa÷lamaya dönük yasal de÷iúiklikler
yapmak yerine “paralel yapÕlanma” adÕnÕ verdi÷i yasa dÕúÕ yapÕlanmayÕ tasfiye etmek iddiasÕyla
yargÕyÕ daha da siyasallaútÕracak adÕmlar atmasÕ, yürütmenin her alanda tek kuvvet haline gelece÷i
bir diktatörlük rejiminin kapÕlarÕnÕ açmaya yöneliktir, kabul edilemez.
Türkiye’yi yerel, genel ve CumhurbaúkanlÕ÷Õ olmak üzere çok önemli 3 seçim beklemektedir.
Seçimler, gerici bölücü ittifaktan kurtulmamÕz için bir fÕrsat olarak de÷erlendirilmeli, temiz ve adil
bir seçim için gerekli yasal ve idari de÷iúiklikler konusunda ÕsrarlÕ bir mücadele sürdürülmelidir.
Toplumumuzun her kesimiyle birlik ve dayanÕúmanÕn öncüsü olma sorumlulu÷unu sürdürecek olan
derne÷imiz, Türk Ulusu ile birlikte ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE’YE sahip çÕkarak bu karanlÕk
günlerden çÕkacak, aklÕ ve bilimi rehber edinmiú, tam ba÷ÕmsÕz, demokratik, laik ve ça÷daú
Türkiye’nin yeniden aya÷a kaldÕrÕlmasÕ yolunda çalÕúmalarÕna aralÕksÕz devam edecektir.
20.01.2014
Tansel ÇÖLAùAN
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
2-3-12
12. ERGENEKON, BALYOZ GİBİ DÜZENLENEN TERTİPLERLE CEZAEVİNDE
BULUNAN YURTSEVERLERDEN, GENEL BAŞKANIMIZA MEKTUPLAR GELMİŞTİR
BÖLÜM-2
EK-4
“MøLLø BAYRAMLARIMIZIN
KUTLAMALARININ SINIRLANDIRILMASI
VE ANDIMIZIN KALDIRILMASINA”
KARùI ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE “MøLLø BAYRAMLARIMIZIN KUTLAMALARININ
SINIRLANDIRILMASI VE ANDIMIZIN KALDIRILMASINA”
KARùI ÇALIùMALAR
1.
øKTøDAR TARAFINDAN SINIRLANAN, ULUSAL BAYRAMLAR øLE ATATÜRK
GÜNLERøNø MEYDANLARDA HALKLA GERÇEKLEùTøRDøK
5 MayÕs 2012 tarih ve 3073 sayÕlÕ Bakanlar Kurulu KararÕ ile 28373 sayÕlÕ Resmi
Gazetede yayÕnlanarak yürürlü÷e giren “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluú
Günleri, Atatürk Günleri ve tarihi günlerde yapÕlacak tören ve kutlamalar yönetmeli÷i” ile
söz konusu bayramlarÕmÕz ve etkinlikler kuúa çevrilmiútir. Resmi kutlamalar ve etkinlikler
sÕnÕrlandÕrÕlÕrken, derne÷imizin de öncülü÷ünde halk, yurdun birçok yerinde büyük bir
kitlesellikle ve úölen havasÕ içinde kutlamalarÕ meydanlarda yapmÕútÕr. Geçti÷imiz iki yÕldaki
29 Ekimler ve 19 MayÕslardaki büyük halk buluúmalarÕ buna örnektir.
10 KasÕmlarda Ankara’da AnÕtkabir büyük bir kitlesellikle ziyaret edilmiú, Atatürk
AnÕtlarÕna çelenk konulmasÕna getirilmek istenen yasa÷a gösterdi÷imiz tepkiler sonucunda,
yurdun her yerinde úubelerimiz, AtamÕzÕn anÕtlarÕna çelenklerini bÕrakmÕútÕr.
2.
22 MAYIS 2013 GÜNÜ SAMSUN’DAN PERùEMBE AKùAMI BøSøKLETÇøLERø
TARAFINDAN GETøRøLEN BAYRAK VE TOPRAöI TESLøM ALDIK VE ATAMIZA
SUNDUK
19 MayÕs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor
BayramÕ’nda
Samsun’dan
çÕkan
bisikletçilerin getirdi÷i Türk bayra÷Õ ve
toprak, Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan ve
karúÕlayan heyet tarafÕndan Atatürk’ün
mozolesine bÕrakÕldÕ.
19 MayÕs 2013 günü yola çÕkan Perúembe AkúamÕ Bisikletçileri Grubu üyeleri Yasin
Kurt ve Alican Baúgöl, AnÕtkabir’in önünde Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan ve
beraberindekiler tarafÕndan karúÕlandÕ. Bisikletçiler Kurt ve Baúgöl, Samsun’dan baúlayan
yolculuklarÕ süresince güzergâhlarÕndaki bütün ADD úubelerince karúÕlandÕklarÕnÕ, günde
170-180 kilometre mesafe kat ettiklerini söyledi. Kurt ve Baúgöl’ün getirdi÷i toprak ve Türk
bayra÷ÕnÕ alan Genel BaúkanÕmÕz, gazetecilere yaptÕ÷Õ açÕklamada, 19 MayÕs Atatürk’ü
Anma, Gençlik ve Spor BayramÕ’nÕ tarihin önemine yaraúÕr biçimde kutlamayÕ amaç
edindiklerini belirtti.
BASIN AÇIKLAMASI
5 MayÕs 2012 tarih ve 3073 sayÕlÕ Bakanlar Kurulu KararÕ ile 28373 sayÕlÕ Resmi Gazetede
yayÕnlanarak yürürlü÷e giren “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluú Günleri, Atatürk
Günleri ve tarihi günlerde yapÕlacak tören ve kutlamalar yönetmeli÷i ile söz konusu bayramlarÕmÕz
ve etkinliklerimiz kuúa çevrilmek istenmiú bu ba÷lamda yetkili kurum olan BakanlÕk devre dÕúÕ
bÕrakÕlarak, yönetmelik CumhurbaúkanlÕ÷ÕnÕn eúgüdümünde çÕkartÕlmÕútÕr. BaúbakanlÕ÷Õn yaptÕrdÕ÷Õ
anketlerde halkÕn %70’inin “Gençli÷e Hitabe” nin bayram programÕnda yer almasÕnÕ istemesine
karúÕn bu irade hiçe sayÕlmÕútÕr.
2-4-1
Türk ulusu bayramlarÕn kaldÕrÕlmasÕ için kimlerin neler yaptÕ÷ÕnÕ bilmekte ve görmektedir.
Ulusal ve resmi bayramlarÕn kaldÕrÕlmasÕna yönelik sinsi çabalarÕn nerelerden ve kimlerden
kaynaklandÕ÷ÕnÕ da iyi bilmektedir. Kimileri ulusal ve resmi bayramlar için “bu bayramlar komünist
bayramlardÕr. Son komünist ülke biz kaldÕk. Bu bayramlarÕn kutlanmasÕnda øtalyan faúist
Mussolini’nin uygulamalarÕ esas alÕnmÕútÕr” biçimindeki sözleri ile bayramlarÕn kutlanmasÕna karúÕ
olan düúüncelerini ortaya koymuúlardÕr.
Son çÕkarÕlan yönetmelikle Gençlik ve Spor BakanlÕ÷Õ eúgüdümüne verilen Atatürk’ü Anma,
Gençlik ve Spor BayramÕ’nÕn kutlama biçimine yönelik, basÕnda çÕkan açÕklamalardan, bayram
programÕnda Gençli÷e Hitabe’nin okunmasÕndan söz edilmemektedir. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve
Spor BayramÕnÕ do÷um günü pastasÕ kesme etkinli÷i ile eúde÷er gören anlayÕú Türk Ulusunun varlÕk
nedenleriyle alay etmektedir.
Bir kez daha bilinmelidir ki, Türk Gençli÷i Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor BayramÕnÕ 19
MayÕs 2013 günü Ankara’da, Samsun’da ve yurdun birçok yerlerinde kutladÕ÷Õ gibi tarihin önemine
yaraúÕr biçimde kutlamayÕ amaçlamaktadÕr.
Bugün sahip oldu÷umuz iktidarÕn yönetimindeki devlet ise dÕú güçlerin çÕkarÕnÕ halkÕnÕn
çÕkarÕnÕ hiçe sayarak gözetmektedir. Hatta dÕú güçlerin çÕkarlarÕ için kendi halkÕnÕn canÕnÕ, malÕnÕ
harcamakta, vatan topraklarÕnÕ satmakta veya pazarlÕk konusu yapmakta, kendi o÷ullarÕnÕ askere
bile yollamayanlar korosunca ordumuzun kahramanlarÕ zindanlarda tutsak edilmektedir.
Bu anlamda daha önceleri CumhurbaúkanÕna sunulan toprak, ulusal kurtuluú savaúÕnÕn
baúladÕ÷Õ Samsun’dan Perúembe AkúamÕ Bisikletçilerince bugün buraya getirilen aziz topraktÕr.
DÕú politikada KÕbrÕs ve Ermeni sorunlarÕnda takÕndÕ÷ÕmÕz zayÕf tutum ve komúularÕmÕza
besledi÷imiz nedensiz düúmanlÕkla Türk onuru ve güvenilirli÷i çi÷nenmiú, prestij kaybÕna
u÷ramÕútÕr.
Stratejik önemi olan, devlete güç katan kurumlar yapÕlar ve topraklar bilinçli olarak
satÕlmÕútÕr.
Bundan böyle Türkiye, bir emir eri gibi davranmakta, ülke çÕkarlarÕnÕ ve halkÕnÕn canÕnÕ, dÕú
güçlerin çÕkarÕna kurban etmektedir.
øú bu durum ve koúullar içinde bile biz, Türk gelece÷inin evlatlarÕ, bize verilen Türk
Ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕ ve Cumhuriyetini koruma görevini, korkmadan, yorulmadan, Ergenekon tehdidine
aldÕrmadan yerine getirmeye devam edece÷iz.
Muhtaç oldu÷umuz güç, damarlarÕmÕzdaki asil kanda ve tarihimizin sayfalarÕnda her zaman
vardÕr.
Bu ülke úeyhlerin, müritlerin, mansÕplarÕn ve AnÕtkabir’e gitmemek için okyanus ötesindeki
a÷ababalarÕna koúanlarÕn ülkesi olamaz.
Hiç bitmeyen bir güç ve azim ile göreve olan ba÷lÕlÕ÷ÕmÕzÕ yinelerken, kurtuluú savaúÕmÕzÕn
baúlangÕcÕnÕ, Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 MayÕs’ta Samsun’a getirip, oradan Ankara’ya ve
yurdun dört bir yanÕna yaydÕ÷Õ yurt sevgisi, ba÷ÕmsÕzlÕk aúkÕ ve bilimsel düúünceyi, bu toprak, bu
bayrak ve gençlerimiz ile anÕyoruz.
Tüm milliyetçilikleri ayaklarÕ altÕna aldÕ÷ÕnÕ söyleyen aymazlara karúÕ hep birlikte
haykÕrÕyoruz: NE MUTLU TÜRKÜM DøYENE!
Tansel ÇÖLAùAN
Genel Baúkan
2-4-2
3.
30 AöUSTOS ZAFER BAYRAMINI ANITKABøR’E MEùALELø YÜRÜYÜù
DÜZENLEYEREK KUTLADIK
30 A÷ustos Zafer BayramÕmÕzÕ Güven Parktan
baúlayacak úekilde AnÕtkabir çevresini aydÕnlattÕ÷ÕmÕz
halkÕmÕzÕn yo÷un katÕlÕm gösterdi÷i meúaleli yürüyüúle
kutladÕk.
4.
øLKÖöRETøM KURUMLARINDAN ANDIMIZIN KALDIRILMASI
øPTALø VE YÜRÜRLÜöÜNÜN DURDURULMASI øÇøN DAVA AÇTIK
KARARININ
Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ; ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inde, 08.10.2013 tarihli
Resmi Gazetede yayÕmlanan de÷iúiklikle, ilkö÷retim kurumlarÕnda ANDIMIZIN okunmasÕnÕ
kaldÕrmÕútÕr. Yönetmeli÷in ilgili maddesinin iptal edilmesi ve yürürlü÷ün durdurularak,
andÕmÕzÕn tekrar okutulabilmesi için DanÕútay’a dava açtÕk.
YÜRÜTMENøN DURDURULMASI øSTEMø VARDIR
DANIùTAY BAùKANLIöI’NA
DAVACI
: Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkezi
Maltepe VD 0990016151
Gazi Mustafa Kemal BulvarÕ No:102/7-8
Çankaya /ANKARA
VEKøLø
: Av. A.Kutlay ALPUöAN
DAVALI
: T.C.Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ
BakanlÕklar ANKARA
D.KONUSU
: 08.10.2013 tarihli Resmi Gazetede yayÕnlanarak yürürlü÷e
giren T.C.Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inde De÷iúiklik yapÕlmasÕna dair
yönetmeli÷in 1.maddesinin hukuka ve kanuna aykÕrÕ olmasÕ nedeni ile iptal edilmesi ve
yürütmesinin durdurulmasÕ istemine iliúkindir.
2-4-3
AÇIKLAMALAR
:
DavalÕ BakanlÕkça yapÕlan düzenleme ile, 08.10.2013 tarihli 28789 sayÕlÕ Resmi Gazetede
yayÕmlanarak yürürlü÷e giren TC. Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inde
De÷iúiklik yapÕlmasÕna dair yönetmeli÷in 1.maddesine göre,
25212 sayÕlÕ Resmi Gazetede
yayÕmlanan Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inin 12.Maddesinin
yürürlükten kaldÕrÕlmasÕ hükmedilmiútir. Bu düzenleme kanuna ve hukuk aykÕrÕdÕr. Bu maddenin
iptal edilerek, Yönetmeli÷in 12.maddesinin, eski hali ile kalmasÕ gerekmektedir. ùöyle ki;
1)T.C.Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inin Ö÷renci AndÕ baúlÕklÕ
12.maddesine göre;
Ö÷renci AndÕ
Madde 12 —(De÷iúik: 21/07/2012 - 28360 RG) ølkokullarda ö÷renciler, her gün dersler
baúlamadan önce ö÷retmenlerin gözetiminde topluca aúa÷Õdaki "Ö÷renci AndÕ" nÕ söylerler.
"Türküm, do÷ruyum, çalÕúkanÕm,
ølkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk! AçtÕ÷Õn yolda, gösterdi÷in hedefe durmadan yürüyece÷ime ant içerim.
VarlÕ÷Õm Türk varlÕ÷Õna arma÷an olsun.
YabancÕ uyruklu ö÷rencilerin "Ö÷renci AndÕ"nÕ söyleme zorunlulu÷u yoktur”. Denilmektedir..
2) AndÕmÕz, 1933 yÕlÕnda, 23 Nisan Çocuk BayramÕ sabahÕ, dönemin, Milli E÷itim BakanÕ,
Dr.Reúit Galip tarafÕndan Prof.Dr. Afet øNAN’Õn da oldu÷u bir ortamda, Cumhuriyetimizin
Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e, uzatÕlan bir kâ÷Õt içinde yer almÕútÕr.
Bu kâ÷ÕdÕn içinde, Çocuk BayramÕnÕn sabahÕnda, kÕzlarÕyla yaptÕ÷Õ bayramlaúmada onlara
söylemek istedi÷i sözleri bir araya getirerek oluúturulmuú ve Cumhuriyetimizin 23 Nisan
ÇocuklarÕna arma÷an etti÷i bir AND bulunmaktaydÕ. Ulu önder ATATÜRK’ün de benimseyerek
kabul etti÷i bu AND, Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ Talim Terbiye Kurulu’nun 10 MayÕs 1933 tarih ve 101
sayÕlÕ kararÕ ile de uygulamaya konulmuútur.
3) ANDIMIZ’Õn amacÕnÕ ve anlamÕnÕ belirtmek üzere de 18 MayÕs 1933 tarih ve 1749/42
sayÕlÕ Genelge yayÕmlanmÕútÕr. Bu genelgeye göre;
ÖöRENCøLERøN HER GÜN TEKRAR EDECEöø "AND"
(Günümüz Türkçesine UyarlanmÕú ùekli)
18 MayÕs 1933
SayÕ: 1749/42
ølkokullarda her sÕnÕfta her gün ilk derse girildi÷i zaman çocuklarÕn hep birlikte "Türküm,
do÷ruyum, çalÕúkanÕm, yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu
(milletimi) özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. VarlÕ÷Õm Türk varlÕ÷Õna
arma÷an olsun." and'ÕnÕ söylemelerinin kural kabul edilmesi uygun görülmüútür.
1. Her ö÷retmen bu and'Õ bulundu÷u sÕnÕfta tahtaya yazacak ve ö÷rencilerin defterlerine
yazdÕracaktÕr. Ö÷rencilerin bu and'Õ do÷ru olarak defterine geçirdikleri kontrol edilecektir.
2. Ö÷retmen and'Õ, ifade etti÷i fikirleri, birer birer çocuklarÕn zihin seviyelerine uygun úekilde canlÕ
ve cazip bir dille anlatacak, çocuklarÕn and'Õn anlamÕnÕ iyice kavramalarÕna dikkat edecek, andda
çocuklarÕn anlamadÕ÷Õ hiçbir nokta kalmamasÕna önem verecektir. And'da geçen (Türklük,
do÷ruluk, çalÕúkanlÕk, yasa, küçükleri korumak, büyükleri saymak, yurdu, budunu (milletini)
özünden çok sevmek, ülkü, yükselmek, ileri gitmek, varlÕ÷ÕmÕzÕn Türk varlÕ÷Õna arma÷an
olmasÕ) gibi ifade ve fikirleri çocuklarÕn iyice anlamalarÕna çalÕúacaktÕr.
2-4-4
3. Ö÷retmen ö÷rencinin bu fikirleri ve ifadeleri iyice anlayÕp anlamadÕklarÕnÕ emin olmak üzere, her
ifade ve fikir hakkÕnda çocuklara çeúitli sorular sorarak, bu ifadeleri yerli yerinde kullanÕp
kullanmadÕklarÕnÕ anlamak için ö÷renciye cümleler kurduracaktÕr.
4. ÇocuklarÕn bu andÕ anlamadan de÷il, ifade etmek istedi÷i düúünce ve duygularÕn iyice
anlamlarÕnÕ kavrayarak, onlarÕ bütün benlikleriyle duyarak ve candan benimseyerek söylemelerine
dikkat olunacaktÕr.
5. Ö÷renciye bu and ayakta ve hep birden söyletilecek, ö÷retmende ö÷rencilerin karúÕsÕnda ayakta
durarak onlarla birlikte söyleyecektir.
6. Bu andÕ söylerken ö÷rencinin saygÕsÕz bir durum almamasÕna, dürüst ve ciddî durmasÕna
ö÷retmen dikkat edecektir.
7. Çocuklar, candan duyduklarÕ ve zaman geçtikçe anlamÕnÕ daha derin bir biçimde
anlayacaklarÕ asil ve yüksek duygular ifade eden bu andÕ sevinç ve yüksek arzu ve ilgiyle tekrar
ederken millî bir görevi yaptÕklarÕnÕn bilincinde olmalÕdÕr.
Bütün Türk çocuklarÕnÕn, vicdanlarÕnda yaúatmalarÕnÕ önemli gördü÷üm bu inancÕ, ö÷rencilerin
yalnÕz dilinde bÕrakmayarak hayatlarÕnÕn her evresinde izlenmesi gerekli bir hayat kuralÕ olarak
kabul etmeleri için bütün meslektaúlarÕmÕn ellerinden gelen çabayÕ göstereceklerine inandÕ÷ÕmÕ
bildirir, baúarÕlar dilerim.
4)Bu genelge ve AND’Õn konuluú iradesi dikkate alÕndÕ÷Õnda, ANDIMIZIN en büyük amacÕ;
ÇocuklarÕmÕzÕn candan duyduklarÕ ve zaman içerisinde daha derin olarak anlayacaklarÕ asil ve
yüksek duygular içeren bu söylemi tekrar ederken MøLLø BøR GÖREV yaptÕklarÕnÕn bilincinin
aúÕlanmasÕdÕr.
5)Ö÷renci ANDINDA yer alan her söz ve anlamda, Türk Milli E÷itiminin amacÕnÕn özü
bulunmaktadÕr. AND’da geçen her sözün ve ettikleri yeminin anlamÕ ö÷rencilere iyi kavratÕlmalÕ,
ö÷rencilerin okul içinde ve dÕúÕndaki yaúamlarÕnda, her sabah söyledikleri ve yemin ettikleri
anlama göre hareket etmelerini sa÷lamak, do÷ru ve çalÕúkan olmayÕ, küçüklerini korumayÕ,
büyüklerini saymayÕ, yurdunu ve milletini de özünden çok sevmesi gerekti÷ini, sürekli yükselmeyi
ve ileri gitmeyi ÜLKÜ edinmesi gerekti÷ini, ULU ÖNDER ATATÜRK’ÜN açtÕ÷Õ yolda, gösterdi÷i
hedefe ( muassÕr medeniyet seviyesine) durmadan yürümesi gerekti÷ini ve gerekti÷inde de varlÕ÷ÕnÕ,
Türk VarlÕ÷Õna arma÷an edebilece÷ini özümsetmektir.
6)Yürürlükten kaldÕrÕlan yönetmeli÷in 12.maddesindeki ANDIMIZIN, iptal edilmesi ile
baúÕndan Türkiye Cumhuriyeti kelimesinin, dahi kaldÕrÕlmasÕnÕn bir moda olarak uygulanmaya
çalÕúÕldÕ÷Õ günümüzde, Türkiye Cumhuriyeti’nin çocuklarÕnÕn e÷itilmesinde T.C. Milli E÷itim
BakanlÕ÷Õ, ANDIMIZIN yukarÕda belirtilen hangi amaç ve amacÕndan rahatsÕz olmuú ki
ANDIMIZIN okutulmasÕ kaldÕrÕlmÕútÕr, ilgili madde iptal edilmiútir.
7)Türkiye Cumhuriyeti Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ÇocuklarÕmÕzÕn;
Do÷ru ve çalÕúkan olmalarÕndan rahatsÕz mÕ olmuútur,
Küçüklerini korumasÕndan ve büyüklerini saymasÕndan mÕ rahatsÕz olmuútur,
Yurdunu ve milletini özünden çok sevmesinden mi rahatsÕz olmuútur,
Sürekli yükselmeyi ve ileri gitmeyi hedeflemesinden mi rahatsÕz olmuútur,
En önemlisi de ATATÜRK’ÜN AÇTIöI YOLDA ve GÖSTERDøöø HEDEFE
DURMADAN YÜRÜMESø mi rahatsÕz etmiútir,
Tüm bunlarÕn sonunda gerekirse VARLIöINI TÜRK VARLIöINA ARMAöAN
EDEBøLECEöø mi rahatsÕz etmiútir. Bunun anlaúÕlmasÕ mümkün de÷ildir.
Ya da bunun tam tersi düúünülecek olursa bunlarÕn yapÕlmasÕnda, ö÷rencilere aúÕlanmasÕnda
bir kamu zararÕ mÕ oluútu da bu madde ve AndÕmÕzÕn OkunmasÕ iptal edilmektedir.
2-4-5
8)T.C.Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ, 1933 yÕlÕndan beri her sabah her ö÷rencinin okudu÷u bu
ANDIMIZ’Õn okunmasÕ ile KAMU ALEYHøNE DOöAN BøR ZARAR MI Kø OLUùMUùTUR da
bu ANDIMIZIN OKUNMASINI kaldÕrÕlmaktadÕr, iptal etmektedir.
9)28789 SayÕlÕ RG’de yayÕnlanan Yönetmeli÷in 12.Maddesini iptal eden 1.maddesinde,
hiçbir gerekçe ve
açÕklama yapÕlmadÕ÷Õ gibi dayanak dahi belirtilmeden direk olarak
yürürlükten kaldÕrÕldÕ÷Õ ifade edilmektedir.
10)T.C.Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inin 3.maddesinde;
MADDE 3 –(De÷iúik: 21/07/2012 - 28360 RG) Bu Yönetmelik, 5/1/1961 tarihli ve 222 sayÕlÕ
ølkö÷retim ve E÷itim Kanunu, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayÕlÕ Millî E÷itim Temel Kanunu,
30/5/1997 tarihli ve 573 sayÕlÕ Özel E÷itim HakkÕnda Kanun Hükmünde Kararname, 8/2//2007
tarihli ve 5580 sayÕlÕ Özel Ö÷retim KurumlarÕ Kanunu ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayÕlÕ Millî
E÷itim BakanlÕ÷ÕnÕn Teúkilat ve Görevleri HakkÕnda Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci ve 27
nci maddelerine dayanÕlarak hazÕrlanmÕútÕr.
Denilmektedir. øptal edilen 12.Maddesin yani ANDIMIZIN, ilgili Yönetmeli÷in 3.maddesinde
belirtilen hangi Yasa ve Kararnamesine aykÕrÕ düúmektedir.
Yine ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inin økinci KÕsÕm 5.maddede belirtilen ølkö÷retimin
AmaçlarÕ’nÕn belirtildi÷i maddede;
øKøNCø KISIM
ølkö÷retimin AmaçlarÕ, ølkeleri ve Genel KonularÕ
ølkö÷retimin AmaçlarÕ
Madde 5 — Türk Millî E÷itiminin amaç ve ilkeleri do÷rultusunda;
a) Ö÷rencilerin ilgi ve yeteneklerini geliútirerek onlarÕ hayata ve üst ö÷renime hazÕrlamak,
b) Ö÷rencilere, Atatürk ilke ve inkÕlâplarÕnÕ benimsetme; Türkiye Cumhuriyeti AnayasasÕ’na ve
demokrasinin ilkelerine, insan haklarÕ, çocuk haklarÕ ve uluslar arasÕ sözleúmelere uygun olarak
haklarÕnÕ kullanma, baúkalarÕnÕn haklarÕna saygÕ duyma, görevini yapma ve sorumluluk
yüklenebilen birey olma bilincini kazandÕrmak,
c) Ö÷rencilerin, millî ve evrensel kültür de÷erlerini tanÕmalarÕnÕ, benimsemelerini, geliútirmelerini
bu de÷erlere saygÕ duymalarÕnÕ sa÷lamak,
d) Ö÷rencileri, kendilerine, ailelerine, topluma ve çevreye olumlu katkÕlar yapan, kendisi, ailesi ve
çevresi ile barÕúÕk, baúkalarÕyla iyi iliúkiler kuran, iú birli÷i içinde çalÕúan, hoúgörülü ve paylaúmayÕ
bilen, dürüst, erdemli, iyi ve mutlu yurttaúlar olarak yetiútirmek,
e) (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) Ö÷rencilerin kendilerini geliútirmelerine, sosyal, kültürel,
e÷itsel, bilimsel, sportif ve sanatsal etkinliklerle millî kültürü benimsemelerine ve yaymalarÕna
yardÕmcÕ olmak,
Ö÷rencilerin kendilerini geliútirmelerine, sosyal, kültürel, e÷itsel etkinliklerle millî kültürümüzü
benimsemelerine ve yaymalarÕna yardÕmcÕ olmak,
f) Ö÷rencilere bireysel ve toplumsal sorunlarÕ tanÕma ve bu sorunlara çözüm yollarÕ arama
alÕúkanlÕ÷Õ kazandÕrmak,
g) Ö÷rencilere, toplumun bir üyesi olarak kiúisel sa÷lÕ÷ÕnÕn yanÕ sÕra ailesinin ve toplumun
sa÷lÕ÷ÕnÕ korumak için gerekli bilgi ve beceri, sa÷lÕklÕ beslenme ve yaúam tarzÕ konularÕnda bilimsel
geçerlili÷i olmayan bilgiler yerine, bilimsel bilgilerle karar verme alÕúkanlÕ÷ÕnÕ kazandÕrmak,
h) Ö÷rencilerin becerilerini ve zihinsel çalÕúmalarÕnÕ birleútirerek çok yönlü geliúmelerini
sa÷lamak,
Õ) (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) Ö÷rencileri kendilerine güvenen, sistemli düúünebilen,
giriúimci, teknolojiyi etkili biçimde kullanabilen, planlÕ çalÕúma alÕúkanlÕ÷Õna sahip estetik
duygularÕ ve yaratÕcÕlÕklarÕ geliúmiú bireyler olarak yetiútirmek,
2-4-6
i) Ö÷rencilerin ilgi alanlarÕnÕn ve kiúilik özelliklerinin ortaya çÕkmasÕnÕ sa÷lamak, meslekleri
tanÕtmak ve seçece÷i mesle÷e uygun okul ve kurumlara yöneltmek,
j) Ö÷rencileri derslerde uygulanacak ö÷retim yöntem ve teknikleriyle sosyal, kültürel ve e÷itsel
etkinliklerle kendilerini geliútirmelerine ve gerçekleútirmelerine yardÕmcÕ olmak,
k) Ö÷rencileri ailesine ve topluma karúÕ sorumluluk duyabilen, üretken, verimli, ülkenin ekonomik
ve sosyal kalkÕnmasÕna katkÕda bulunabilen bireyler olarak yetiútirmek,
l) Do÷ayÕ tanÕma, sevme ve koruma, insanÕn do÷aya etkilerinin neler olabilece÷ine ve bunlarÕn
sonuçlarÕnÕn kendisini de etkileyebilece÷ine ve bir do÷a dostu olarak çevreyi her durumda koruma
bilincini kazandÕrmak,
m) (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) Ö÷rencilere bilgi yüklemek yerine, bilgiye ulaúma ve bilgiyi
kullanma yöntem ve tekniklerini ö÷retmek,
n) (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) Ö÷rencileri bilimsel düúünme, araútÕrma ve çalÕúma
becerilerine yöneltmek,
o) Ö÷rencilerin, sevgi ve iletiúimin destekledi÷i gerçek ö÷renme ortamlarÕnda düúünsel becerilerini
kazanmalarÕna, yaratÕcÕ güçlerini ortaya koymalarÕna ve kullanmalarÕna yardÕmcÕ olmak,
ö) (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) Ö÷rencilerin kiúisel ve toplumsal araç-gereci, kaynaklarÕ ve
zamanÕ verimli kullanmalarÕnÕ, okuma zevk ve alÕúkanlÕ÷Õ kazanmalarÕnÕ sa÷lamak,
ilkö÷retim kurumlarÕnÕn amacÕdÕr.
øptal edilen 12.Madde, bu yönetmeli÷in hangi amaçlarÕna aykÕrÕ düúmektedir ki iptal edildi. Yine
ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷inin Genel ølkelerinin belirtildi÷i 6.maddesinde;
Genel ølkeler
Madde 6 — (De÷iúik: 2.5.2006/26156 RG ) ølkö÷retimde aúa÷Õdaki ilkeler göz önünde
bulundurulur;
a) (De÷iúik: 21/07/2012 - 28360 RG) ølkö÷retim, mecburi ilkö÷retim ça÷Õndaki her Türk
vatandaúÕnÕn hakkÕdÕr ve zorunludur.
b) ølkö÷retim kurumlarÕnda karma e÷itim-ö÷retim yapÕlÕr.
c) ølkö÷retimde derslerde ve ders dÕúÕ etkinliklerde Türkçenin do÷ru, güzel ve etkili kullanÕlmasÕ
temel hedeftir.
ç) ølkö÷retim kurumlarÕnÕn kuruluú ve iúleyiúi ile her türlü e÷itim-ö÷retim programlarÕnÕn
hazÕrlanmasÕ ve uygulanmasÕnda Atatürk ilke ve inkÕlâplarÕna uyulur. Evrensel de÷erler içinde millî
kültürün ö÷renilmesine ve geliútirilmesine önem verilir.
d) ølkö÷retim kurumlarÕ; dil, Õrk, cinsiyet, felsefî inanç ve din ayrÕmÕ gözetilmeksizin herkese açÕktÕr.
E÷itimde hiçbir kiúiye, zümreye veya sÕnÕfa ayrÕcalÕk tanÕnamaz.
e) E÷itim-ö÷retim etkinlikleri; ö÷retim ilkeleri, ö÷renci düzeyi, çevre özellikleri ve programda
belirtilen esaslar dikkate alÕnarak bu Yönetmeli÷in 5 inci maddesindeki amaçlarÕ gerçekleútirecek
úekilde düzenlenir ve uygulanÕr.
f) ølkö÷retim kurumlarÕnda herkese imkân ve fÕrsat eúitli÷i sa÷lanÕr. Ekonomik durumu iyi olmayan
ö÷rencilere, ö÷renimlerini sürdürebilmeleri amacÕyla parasÕz yatÕlÕlÕk ve bursluluk imkânlarÕ
sa÷lanÕr. Özel e÷itim gerektiren ve korunmaya muhtaç çocuklarÕ yetiútirmek için özel önlemler
alÕnÕr.
g) E÷itim-ö÷retim hizmetleri düzenlenirken ö÷rencilerin ilgi, istek ve yetenekleri ile toplumun
ihtiyaçlarÕ dikkate alÕnÕr.
÷) Demokrasi bilincinin geliútirilmesi amacÕ ile ö÷renci, ö÷retmen, yönetici, personel ve velilerce;
kurumda iú birli÷i, iú bölümü, seçme, seçilme, katÕlma ve düúüncelerini açÕklayabilme gibi
demokratik kurallarÕn uygulandÕ÷Õ, sevgi, saygÕ ve hoúgörüye dayalÕ bir çalÕúma ortamÕ oluúturulur.
h) ølkö÷retim kurumlarÕnda uygulanan, programlar, yöntem ve teknikler ile kullanÕlan e÷itim
teknolojisi; bilimsel ve teknolojik geliúmelere göre yenilenerek, okul, çevre ve ülke ihtiyaçlarÕna
göre sürekli geliútirilir.
2-4-7
Õ) ølkö÷retim kurumlarÕnda açÕklÕk, güvenirlilik(32) ön planda tutulur. E÷itim-ö÷retim ve yönetim
etkinliklerinin kurul ve komisyonlarca yürütülmesi, ö÷renci, ö÷retmen, veli ve çevrenin gözetim ve
denetimine açÕk tutulmasÕ sa÷lanÕr.
i) KaynaklarÕn etkili ve verimli olarak kullanÕlmasÕ, e÷itim-ö÷retimin kalitesinin artÕrÕlmasÕ ve
kurumun rekabet gücünün geliútirilmesi sa÷lanÕr.
j) Okul ile aile ve çevrenin iú birli÷i sa÷lanÕr.
k) ølkö÷retimde ö÷renciler, olduklarÕ gibi kabul edilerek de÷er verilir.
l) Ö÷retmen, yeri geldikçe günlük olaylara ve fÕrsat e÷itimine yer verir.
m) Ö÷rencilere temel bilgi, beceri ve de÷erleri kazandÕrmak, ö÷rencilerin davranÕú, ilgi ve
yeteneklerini belirlemek, programlar do÷rultusunda baúarÕlarÕnÕ bir bütün olarak de÷erlendirmek,
meslek alanlarÕnÕ tanÕtmak ve yönlendirmek için gerekli önlemler alÕnÕr.
n) Özel e÷itime ihtiyacÕ olan bireylerin akranlarÕ ile birlikte kaynaútÕrma uygulamalarÕ yoluyla
e÷itimlerini sürdürmeleri esastÕr. Bu ö÷renciler e÷itimlerini akranlarÕ ile birlikte aynÕ sÕnÕfta
sürdürebilecekleri gibi okullarÕn bünyesinde açÕlacak özel e÷itim sÕnÕflarÕnda da sürdürebilirler.
KaynaútÕrma yoluyla e÷itim uygulamalarÕnda özel e÷itim ile ilgili mevzuat hükümleri uygulanÕr.
øptal edilen 12.Madde bu yönetmeli÷in genel ilkelerinin hangi maddesine aykÕrÕ düúmüútür ki iptal
edilmektedir.
HayÕr, Hiçbirine aykÕrÕ düúmemektedir. Tam tersine tüm bu maddelerin dayana÷Õ olan bir
düzenlemedir. BakanlÕk bu 12.maddenin iptal edilmesi ile aslÕnda ølkö÷retim KurumlarÕ
Yönetmeli÷inin AmaçlarÕnÕ ve Genel ølkelerini de de÷iútirmektedir ve ortadan kaldÕrmaktadÕr.
11) 1739 SayÕlÕ Milli E÷itim Temel Kanununa göre Türk Milli E÷itiminin AmacÕ:
I. Genel Amaçlar
Madde 2- Türk Millî E÷itiminin genel amacÕ, Türk Milletinin bütün fertlerini,
1. (De÷iúik: 16/06/1983-2842 S.K./1. Md.) Atatürk inkÕlâp ve ilkelerine ve Anayasada
ifadesini bulan Atatürk milliyetçili÷ine ba÷lÕ: Türk Milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve
kültürel
de÷erlerini benimseyen, koruyan ve geliútiren; ailesini, vatanÕnÕ, milletini seven ve daima
yüceltmeye
çalÕúan; insan haklarÕna ve AnayasanÕn baúlangÕcÕndaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve
sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karúÕ görev ve sorumluluklarÕnÕ bilen ve
bunlarÕ
davranÕú haline getirmiú yurttaúlar olarak yetiútirmek;
2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakÕmlarÕndan dengeli ve sa÷lÕklÕ úekilde geliúmiú bir
kiúili÷e ve karaktere, hür ve bilimsel düúünme gücüne, geniú bir dünya görüúüne sahip, insan
haklarÕna
saygÕlÕ, kiúilik ve teúebbüse de÷er veren, topluma karúÕ sorumluluk duyan; yapÕcÕ, yaratÕcÕ ve
verimli
kiúiler olarak yetiútirmek; 3. ølgi, istidat ve kabiliyetlerini geliútirerek gerekli bilgi, beceri,
davranÕúlar ve birlikte iú
görme alÕúkanlÕ÷Õ kazandÕrmak suretiyle hayata hazÕrlamak ve onlarÕn, kendilerini mutlu kÕlacak ve
toplumun mutlulu÷una katkÕda bulunacak bir meslek sahibi olmalarÕnÕ sa÷lamak;
Böylece, bir yandan Türk vatandaúlarÕnÕn ve Türk toplumunun refah ve mutlulu÷unu artÕrmak;
öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkÕnmayÕ desteklemek ve
hÕzlandÕrmak ve nihayet Türk Milletini ça÷daú uygarlÕ÷Õn yapÕcÕ, yaratÕcÕ, seçkin bir orta÷Õ
yapmaktÕr.
Bu yasal düzenlemeler ve aynÕ yasanÕn 4 vd maddelerinde düzenlenen Türk Milli E÷itiminin
Temel ølkelerine tamamen uygun olan ANDIMIZIN, iptal edilmesi hukuka ve kanuna aykÕrÕ
oldu÷unun en önemli göstergelerinden birisidir.
2-4-8
12)BasÕndan duydu÷umuz ve gerek Hükümet ve gerekse BakanlÕk yetkililerince yapÕlan
açÕklamalarda, her sabah TÜRK’üm demekle TÜRK olunmayaca÷Õ vs gibi iddialar ile
ANDIMIZIN øPTAL EDøLDøöø açÕklanmaktadÕr.
Konu ile ilgili olarak 18 ùUBAT 2011 tarihinde 982 Karar no’su ile DanÕútay 8.Dairesi;
ANDIMIZIN øPTAL EDøLMESø øLE øLGøLø øSTEMø REDDETMøù VE KARARINDA;
DanÕútay 8. Dairesi, “Türk Milleti” adÕna AndÕmÕz’la ilgili 18 ùubat 2011’de, 982 nolu úu kararÕ verdi: “Anayasa’ nÕn 66. maddesinde, Türk Devleti’ne vatandaúlÕk ba÷Õ ile ba÷lÕ olan herkes
Türktür, hükmüne yer verilmiútir. ‘Türk’ kelimesi bir ÕrkÕn de÷il, Türkiye Cumhuriyeti sÕnÕrlarÕ içerisinde yaúayan dili, ÕrkÕ, rengi, cinsiyeti, siyasi düúüncesi, felsefi inancÕ, dini, mezhebi ne olursa olsun tüm vatandaúlarÕn bir araya gelerek oluúturduklarÕ ve herkesi kapsayan ve kucaklayan milletin
ortak adÕdÕr. Aksi yöndeki davacÕ iddialarÕna itibar edilmemiútir. Nitekim anayasamÕzda bu hususun
vurgulanmasÕ bakÕmÕndan, Türk Devleti’ne vatandaúlÕk ba÷Õ ile ba÷lÕ olan herkesin herhangi bir
ayrÕma tabi tutulmaksÕzÕn Türk oldu÷u belirtilmiútir. AçÕklanan nedenlerden dolayÕ davanÕn reddine
karar verilmiútir.”
DanÕútay 8.Dairesi bu kararÕ ile Türk kelimesi bir ÕrkÕn de÷il, Türkiye Cumhuriyeti sÕnÕrlarÕ
içerisinde yaúayan; dili, ÕrkÕ, rengi, cinsiyeti, siyasi düúüncesi, felsefi inancÕ, dini, mezhebi ne olursa
olsun, tüm vatandaúlarÕn bir araya gelerek oluúturduklarÕ ve herkesi kucaklayan milletin ortak adÕ
oldu÷unu bir kez daha KESøN BøR DøLLE BELøRTEREK, aksi yöndeki davacÕ iddialarÕna itibar
etmemiú
DanÕútay 8.Dairesinin bu kararÕ, T.C.Anayasa’sÕnÕn Türk VatandaúlÕ÷Õ baúlÕklÕ 66.Maddesinde
Belirtilen “ Türk Devletine vatandaúlÕk ba÷Õ ile ba÷lÕ olan herkes TÜRKTÜR.” Hükmüyle de
desteklemiútir.
AslÕna bakÕlacak olursa, DanÕútay 8.Dairesinin vermiú oldu÷u karar kesin hüküm olmasÕ
nedeni ile DavalÕ ødare tarafÕndan Mahkeme kararÕnÕ uygulamama, Mahkeme kararÕnÕn aksi yönde
hareket etme eylemi söz konusu oldu÷undan davalÕ idarenin Kesinleúmiú Mahkeme Hükmünü
uygulamama eylemini gerçekleútirdi÷i de düúünülebilir. Bu eylem de YasalarÕmÕza göre suç teúkil
etmektedir.
13)Ö÷renci ANDININ dayana÷Õ, Türkiye Cumhuriyetinin gelece÷i olan yeni nesillerin,
Türkiye Cumhuriyeti AnayasasÕnda ve yukarÕda belirtti÷imiz 1739 sayÕlÕ Milli E÷itim Temel
Kanununda yer alan amaçlar do÷rultusunda yetiútirilmelerine ve yeni nesillere Türk Devletinin ve
milletinin bir ferdi olma onurunu duymaya ve bu hazzÕ yaúatmaya yönelik, üstelik de hem
T.C.AnayasasÕnda ve hem de sair yasalarda yer alan ifade ve duygulardan ibaren ÖGRENCø
ANDININ, ANAYASAYA VE øLGøøL YASA MADDELERøNE AYKIRI BULUNMADIöI,
DanÕútay 8.Dairesinin KESøNLEùMøù KARARI øLE HUKUKEN DE SABøT VE AKSø
DÜùÜNÜLEMEZ BøR DURUMDUR.
14)Tüm bu nedenler ve gerekçeler ÕúÕ÷Õnda Mili E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ
Yönetmeli÷inin 12.Maddesini yürürlükten kaldÕran 08.10.2013 tarih ve 28789 sayÕlÕ RG de
yayÕmlanan yönetmeli÷in 1.maddesinin iptal edilmesi, hukuki ve yasal bir zorunluluktur. Bu
yönetmeli÷in 1.maddesi ile ortadan kaldÕrÕlan 12.madde yani ÖöRENCø ANDININ okunmasÕnÕn
iptal edilmesinde kamu yararÕ ve menfaati asla ve asla bulunmamaktadÕr. Bu nedenle iptal edilmesi
gerekmektedir.
HUKUKø NEDENLER
: T.C.AnayasasÕ, Milli E÷itim Temel Kanunu, Milli E÷itim
BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ Yönetmeli÷i, Sair Kanun ve Yönetmelikler ile genelgeler.
2-4-9
DELøLLER
:
08.10.2013 tarihli Resmi Gazete, DanÕútay 8.Dairesi
18.2.2011/ 982 karar no’lu kararÕ, tarih vs deliller ile ilmi ve kazai içtihatlar.
SONUÇ VE øSTEM
: YukarÕda arz etti÷imiz nedenlerden dolayÕ 08.10.2013 tarihli
28789 sayÕlÕ Resmi Gazetede yayÕnlanan ve Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ ølkö÷retim KurumlarÕ
Yönetmeli÷inde De÷iúiklik YapÕlmasÕna dair yönetmeli÷in 1.maddesinin iptal edilmesine ve ilgili
yönetmeli÷inin iptal edilen 12.maddesinin aynen kalmasÕna, Ö÷renci AndÕmÕzÕn okunmasÕna devam
edilmesine, iptali istenilen yönetmeli÷in Yürütmesinin DurdurulmasÕna ve yargÕlama giderleri ile
vekâlet ücretinin davalÕ BakanlÕ÷a yükletilmesine karar verilmesini saygÕ ile arz ve talep ederim.
Av. A.Kutlay ALPUöAN
DavacÕ Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel Merkez Vekili
2-4-10
BÖLÜM-2
EK-5
“TEMøZ SøYASET VE SEÇøM” E
YÖNELøK ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE “TEMøZ SøYASET VE SEÇøM” E YÖNELøK ÇALIùMALAR
Türkiye’de siyasi hayatÕ tÕkayan en önemli unsur olarak uygulanan seçim sistemini
görüyoruz. Temiz ve adil bir seçim için uygulanmasÕ gereken seçim sistemi nispi temsildir.
Nispi temsilde verilen oylarÕn parlamentoda temsili yüzde 80 civarÕndadÕr. Halen uygulanan
D’hont sistemi ise, yüzde 35 oy alan bir partinin Meclis’te dörtte üç oranÕnda temsilini
sa÷lamak üzere kurgulanmÕú bir sistemdir. Bunun üzerine bir de yüzde 10 baraj
uygulamasÕ bulunmaktadÕr.
30 Mart 2014 tarihinde yerel seçimler yapÕlmÕú, önümüzde CumhurbaúkanlÕ÷Õ ve
Milletvekili Genel Seçimleri gibi kritik 2 gündem bulunmaktadÕr.
Seçimlere gidilirken;
Kamuoyunu bilgilendirici ve seçimlere katÕlÕmÕ teúvik edici toplantÕlar, açÕklamalar
yaptÕk.
Siyasi partileri; seçim sistemini de÷iútirmek konusunda mücadele etmeleri,
muhalefete seçimlerde iúbirli÷i anlayÕúÕnÕ belirlerken Atatürk ve Cumhuriyet ortak paydasÕnÕ
gözetmeleri konusunda uyarÕlarda bulunduk.
1.
2013 YILI KÜÇÜK GENEL KURULU SONUÇ BøLDøRGESøNDE KONUYA øLøùKøN
GÖRÜùLERøMøZø KAMUOYUNA AÇIKLADIK
7-8 AralÕk 2013 tarihlerinde Ankara’da toplanan küçük genel kurulumuzun sonuç
bildirgesinde konuya iliúkin düúüncelerimiz kamuoyuna açÕklanmÕútÕr.
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
KÜÇÜK GENEL KURUL SONUÇ BøLDøRGESø
7-8 AralÕk 2013 tarihinde derne÷imizin BatÕkent Ahmet Taner KÕúlalÕ Kültür Merkezinde toplanan
ADD Küçük Genel Kurulu aúa÷Õdaki hususlarÕn kamuoyu ile paylaúÕlmasÕnÕ uygun bulmuútur.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti özellikle bu siyasi iktidar döneminde dÕútan ve içten kuúatÕlarak
tarihinin en karanlÕk dönemine sürüklenmektedir.
Cumhuriyetimizi parçalayÕp çökertmek ve Türk Ulusunu yok etmek do÷rultusunda ABD’nin Kuzey
Afrika ve Geniúletilmiú Orta Do÷u Projesinin uygulandÕ÷Õ bir co÷rafya üzerinde bulunan ülkemiz,
BOP eú baúkanÕ ve yandaúlarÕ aracÕlÕ÷Õyla emperyalizmin taúeronlu÷una soyundurulmaktadÕr.
“Yurtta sulh cihanda sulh” anlayÕúÕ terk edilerek, komúularla sÕfÕr sorun söylemi adÕ altÕnda tüm
komúu ülkelerle sorunlu bir hale getirilen ülkemizin aleyhinde, silahlÕ terör gruplarÕna destek
verdi÷i için Birleúmiú Milletler ve di÷er uluslar arasÕ mahkemelerde dava ve soruúturmalar açÕlÕr
olmuútur.
DiyarbakÕr’da bir devlet baúkanÕ gibi a÷Õrlanan Mesud Barzani ile yapÕlan görüúme; siyasi anlamda
kukla devletin isminin kullanÕlmasÕyla, Barzani’ye bölgesel aktör rolü verilmesiyle, “teröristlere
ithaf edilen” úarkÕlarÕn söylenmesiyle, kÕsacasÕ Türkiye’nin ulusal birlik ve bütünlü÷ünü tehdit eden
bölücü kesimlerin moralini yükseltecek unsurlarla belleklere kazÕnmÕútÕr.
Bu do÷rultuda emperyalist güçler, iúbirlikçi siyasetçiler eliyle Türk Ulusu’nu, Türklük ve ulusal
devlet kavramÕnÕ, “hesaplaúma” konusu yaparak saldÕrÕlarÕna devam etmekte, etnik, dinsel ve
mezhepsel ayrÕlÕklarÕnÕ öne çÕkartmaktadÕrlar.
2-5-1
Sözde demokratikleúme paketi adÕ altÕnda uygulamaya konulanlarla siyasi iktidarÕn amacÕ açÕkça
ortaya çÕkmÕútÕr. BazÕ illerde kadÕnlar için ayrÕ belediye otobüsü tahsis edilmesi, andÕmÕzÕn
kaldÕrÕlmasÕ, ö÷renci yurtlarÕnÕn ve kantinlerinin ayrÕlmasÕ, kÕzlÕ-erkekli ev tartÕúmasÕ, kadÕnlara ayrÕ
olimpik havuz söylemi, birçok okulda kÕz ö÷rencilerin etek giymelerinin yasaklanmasÕ, karma
e÷itimin hedef alÕnmasÕ, Kürtçenin resmi dil olabilece÷inin açÕklanmasÕ ve özgürlük diye sunulan
türbanÕn kamuda bir baskÕ aracÕna dönüúmesi bu paketin Cumhuriyeti ve ulusal devleti yok etme
amacÕ taúÕdÕ÷ÕnÕ göstermektedir.
Kendi inanç ve siyasetlerine uygun bir nesil yetiútirmek adÕna en etkili toplumsal araç olan e÷itimi
ve üniversitenin yapÕsÕnÕ de÷iútiren bu iktidar, e÷itimde akla ve bilime dayalÕ, laik, demokratik,
ça÷daú, karma ve kamusal anlayÕúÕ yok etmiú, e÷itim sistemini yabancÕ planlarÕn eline teslim etmiú
ve e÷itim milli olmaktan çÕkarÕlmÕútÕr. Anayasa de÷iúikli÷iyle HSYK ve Anayasa Mahkemesinin
yapÕsÕ de÷iútirilerek yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷ÕnÕn yok edildi÷i ve hukuk devleti ilkesi ile güçler ayrÕlÕ÷Õ
prensibinin çi÷nendi÷i ülkemizde en do÷al demokratik tepkilere dahi hukuksuzlukla yanÕt
verilmektedir. HaksÕz hukuksuz biçimde cezaevlerinde bulunan tüm aydÕnlarÕmÕzÕn derhal serbest
bÕrakÕlmasÕ gerekmektedir.
AynÕ biçimde, Türk Ulusunun ba÷rÕndan çÕkan Türk Ordusu; uydurma iddialar ve sahteli÷i
kanÕtlanmÕú belgelerle tasfiye edilmek istenmektedir. Üniversiteler, yargÕ organlarÕ, basÕn yayÕn
organlarÕ iktidarÕn baskÕsÕ ve kontrolü altÕnda faaliyet göstermektedirler.
Küreselleúme adÕ altÕnda uygulanan neo-liberal politikalar çerçevesinde ulusal varlÕklarÕmÕz, yer altÕ
ve yer üstü kaynaklarÕmÕz yabancÕlara satÕlmaktadÕr. Ülkemizde uygulanan kapitalist ekonomi
politikalarÕndan en fazla zararÕ gören emekçilerimiz, topraksÕz köylülerimiz, esnafÕmÕz, kÕsacasÕ
üretken halkÕmÕzdÕr. Ülkemiz, içinde bulundu÷u ekonomik bunalÕmdan ancak Kemalist Ekonomi
politikalarÕyla çÕkabilir.
Sanata ve sanatçÕya karúÕ baskÕlarÕnÕ arttÕran siyasi iktidar, saldÕrÕlarÕnÕ yasal düzenleme boyutuna
getirerek Devlet TiyatrolarÕ gibi köklü sanat kurumlarÕnÕ kapatmayÕ tasarlamaktadÕr. HalkÕmÕzÕn
kültüre ve sanata eriúiminin engellenmesini, sanatÕn siyasal düúüncelere göre úekillendirilmesini
kabul etmiyoruz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, ùiúecam iúçilerinden Yata÷an iúçilerine Çaykur’dan Çatala÷zÕna ve
Zonguldak maden iúçilerine dek, hak arayÕúÕnÕ sürdüren tüm emekçilerimizin direniúini
selamlamaktadÕr. Bu eylem ve direniúlerin ayrÕ kollardan aynÕ denize akmasÕ için üzerimize düúeni
yapmaya hazÕr oldu÷umuzu bir kez daha yineliyoruz.
Türkiye’yi çok önemli seçimler beklemektedir. Seçimler, gerici bölücü ittifaktan kurtulmamÕz için
bir fÕrsat olarak de÷erlendirilmeli, temiz ve adil bir seçim için gerekli yasal ve idari de÷iúiklikler
konusunda ÕsrarlÕ bir mücadele sürdürülmelidir.
Gerici bölücü ittifak dÕúÕndaki muhalefetin, demokratik, laik Cumhuriyete, milletin birli÷ine,
vatanÕn bütünlü÷üne sahip çÕkmasÕ ve çözüme yönelik çalÕúmalar yapmasÕ gerekmektedir.
Vatandan, Cumhuriyetten ve Emekten yana olan tüm dost kurum ve kuruluúlarÕmÕza yaklaúan
seçimlere yönelik iúbirli÷i anlayÕúÕ belirlenirken oy kaygÕsÕndan kaynaklanan yanlÕú birlikteliklerin,
telafisi güç sonuçlara yol açabilece÷i olasÕlÕ÷ÕnÕn gözetilerek, kendi ideoloji, program ve
tüzüklerinin gere÷ince hareket etmelerini, Atatürk ve Cumhuriyet ortak paydasÕnÕ gözetmelerini ve
gerici bölücü úer ittifakÕnÕ hedef almalarÕnÕ önermekteyiz. Aksi takdirde gelece÷imiz için geç
kalÕnmÕú olacaktÕr.
2-5-2
Bu anlamda, geçti÷imiz yÕl derne÷imiz öncülü÷ünde kurulan Vatan Cumhuriyet ve Emek
Birlikteli÷inin Ulus’ta barikatlarÕ yÕkan Cumhuriyet buluúmasÕna, Haziran direniúiyle taçlandÕrÕlan
halk hareketine ve 10 KasÕm’larda AnÕtkabir’e koúan milyonlara kulak verilmeli ve bu çerçeve
içinde kalarak mümkün olan en geniú birlikteliklerle, kucaklayÕcÕ, kapsayÕcÕ bir çalÕúma ile seçime
gidilmelidir. Atatürkçü Düúünce Derne÷i, toplumumuzun her kesimiyle birlikte birlik ve
dayanÕúmanÕn öncüsü olma sorumlulu÷unu sürdürecektir.
Türk Ulusu aydÕnlanma yönümüz olan ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE’YE sahip çÕkarak bu karanlÕk
günlerden çÕkacak, aklÕ ve bilimi rehber edinmiú, tam ba÷ÕmsÕz, demokratik, laik ve ça÷daú
Türkiye’yi yeniden aya÷a kaldÕracaktÕr.
08 ARALIK 2013
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
KÜÇÜK GENEL KURULU
2.
AÇIK OTURUMLAR GERÇEKLEùTøRDøK
Türkiye’nin çeúitli yerlerinde, “Adil Seçim, Temiz Siyaset” konusunda toplantÕlar
yaptÕk.
“ADøL SEÇøM, TEMøZ TOPLUM, TEMøZ SøYASET” AÇIK OTURUMU
21. Adalet ve Demokrasi HaftasÕ kapsamÕnda
26 Ocak 2014 günü, Ça÷daú Sanatlar Merkezinde;
Genel BaúkanÕmÕz Tansel Çölaúan, Bilim DanÕúma
Kurulu BaúkanÕmÕz Prof.Dr. Ali Ercan ve Gazeteci
Uluç Gürkan’Õn konuúmacÕ olarak katÕldÕ÷Õ, “Adil
Seçim, Temiz Toplum, Temiz Siyaset” konulu açÕk
oturum düzenledik.
2-5-3
“ADøL SEÇøM, TEMøZ SøYASET, HUKUK DEVLETø” AÇIK OTURUMU
21.
Adalet
ve
Demokrasi
HaftasÕ
kapsamÕnda, 31 Ocak 2014 günü, Kurucu Genel
BaúkanÕmÕz Muammer Aksoy’u AndÕk. Ça÷daú
Sanatlar Merkezinde; Genel BaúkanÕmÕz Tansel
Çölaúan, Türk Hukuk Kurumu BaúkanÕ Sabih
Kanado÷lu ve Ankara Barosu Baúkan YardÕmcÕsÕ
Av. Orhan ùimúek’in konuúmacÕ olarak katÕldÕ÷Õ,
“Adil Seçim, Temiz Siyaset, Hukuk Devleti” konulu
açÕk oturumu Türk Hukuk Kurumu ve Ankara
Barosu ile birlikte düzenledik.
Her iki açÕk oturumun organizasyonunda,
Ankara ùubelerimizin katkÕlarÕyla, Genel Sayman
YardÕmcÕmÕz ve Ankara ùubeleri Eúgüdüm GYK
üyesi ùadiye Yeúilyurt’un gayreti bulunmaktadÕr.
3.
SEÇøME KATILIM VE OY KULLANMA KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTIK
23 Mart 2014
açÕklamasÕyla halkÕmÕz,
ça÷rÕlmÕútÕr.
tarihinde yaptÕ÷ÕmÕz basÕn
30 Martta oy kullanmaya
“YURTTAùLARIMIZI ÇAöDAù CUMHURøYET øÇøN, 30 MART’TA OY
KULLANMAYA ÇAöIRIYORUZ”
30 Mart 2014’te Türkiye, Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimlerinden birini
yaúayacaktÕr. Yerel seçimden, ülkemizin gelece÷ine yön verebilecek sonuçlar çÕkabilecektir.
Son 11 yÕllÕk iktidar döneminde;
øúçinin, emekçinin iú güvencesi ve sendikal haklarÕ tÕrpanlanmÕú,
ønsanlarÕmÕz yoksulluk içinde sadakaya muhtaç edilmiú,
TopraklarÕmÕz, sanayi tesislerimiz, milli bankalarÕmÕz yabancÕlara satÕlmÕú,
E÷itimde bilimsellikten uzaklaúÕlmÕú,
Demokratik haklarÕn kullanÕlmasÕ engellenmiú,
Gençlerimiz gösteri hakkÕnÕ kullanÕrken, gaz fiúekleriyle veya dövülerek öldürülmüú,
Son sosyal medya yasa÷Õnda oldu÷u gibi kiúi hak ve hürriyetleri baskÕ altÕna alÕnmÕú,
øktidarda olanlar ile yakÕnlarÕ, yolsuzluk ve rüúvetten yargÕya düúmüú,
YargÕ ele geçirilip istenilen kararlar çÕkartÕlmÕútÕr.
2-5-4
øktidar, yerel seçimleri kaybetmemek için yolsuzluklarÕn üstünü örtme çabasÕnÕ
sürdürmektedir. Yolsuzluk ve rüúvet iliúkileri açÕ÷a çÕkmÕú, halka hizmet etmek yerine kendilerini
zenginleútiren bir iktidarÕn, hiçbir yerde yerel seçimleri kazanabilme olasÕlÕ÷Õ kalmamalÕdÕr.
øktidarÕn yerel seçimleri kazanmasÕ halinde; cumhuriyet, demokrasi ve özgürlükler
bakÕmÕndan yÕkÕcÕ sonuçlar do÷urmasÕ beklenmelidir. Ülke, baskÕ rejimi ile idare edilen bir
diktatörlü÷e dönüúebilecektir.
HalkÕmÕz; cumhuriyetin, demokrasinin ve özgürlüklerinin tehlikede oldu÷unu
görmüútür. Daha büyük piúmanlÕklar yaúamamak için 30 Mart’ta bunlara sahip çÕktÕ÷ÕnÕ da
göstermelidir.
2011 milletvekili genel seçiminde yaklaúÕk 8 milyon seçmen (%16), sandÕ÷a gitmemiútir.
SandÕ÷a gitmeyen seçmenin oyu, mevcut seçim sistemimiz gere÷i seçimden birinci çÕkan partiye
yaramaktadÕr.
Bu nedenle, sandÕ÷a giden ve oyunu dikkatli kullanan her seçmen ülkemizin gelece÷ini
do÷rudan etkilemektedir. Oyu çok de÷erlidir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak, tüm seçmenleri;
Cumhuriyetimiz, özgürlüklerimiz ve ça÷daú-laik-demokratik Türkiye için, 30 Mart’ta
sandÕ÷a gidip oy kullanmaya ça÷ÕrÕyoruz.
SaygÕlarÕmla.
23 MART 2014
Tansel Çölaúan
Atatürkçü Düúünce Derne÷i
Genel BaúkanÕ
4.
GENEL BAùKANIMIZ TANSEL ÇÖLAùAN YURDUN ÇEùøTLø YERLERøNDE
SEÇøM GÜNDEMøNø øùLEYEN KONUùMALAR YAPTI
Genel BaúkanÕmÕzÕn son aylarda “seçim
toplantÕlarÕnda yaptÕ÷Õ konuúmalar aúa÷ÕdadÕr.
gündemli”
kimi
úubelerimizin
11 OCAK 2014 TARøHøNDE MANAVGAT ùUBEMøZøN DÜZENLEDøöø TOPLANTIDA
YAPTIöI KONUùMADAN ÖZET
Türkiye’nin 17 AralÕk’ta yaúadÕ÷Õ süreç ve bu sürecin önümüzde geçirece÷imiz yerel, genel ve
CumhurbaúkanlÕ÷Õ olmak üzere üç seçime nasÕl yansÕyaca÷Õ ve nasÕl yansÕmasÕ gerekti÷ini
anlataca÷Õm. ùu anda kaotik bir ortamdayÕz, yarÕnÕn ne olaca÷Õ belli olmayan ve çökmüú bir iktidar
var. Türkiye’ye ça÷ atlataca÷ÕnÕ söylenen bir iktidarÕn aslÕnda yolsuzluklar deposu oldu÷u görüldü
bir anda. Hatta ne kadarÕ gördü, ne kadarÕ sorgulayabiliyor? OnlarÕ anlatabilecek demokratik
mekanizmalarÕn da iúlemedi÷ini görüyoruz.
2-5-5
Türkiye’nin 11 yÕllÕk iktidarÕ bir görevle gelmiútir. 2007’den itibaren açÕkça ne yaptÕklarÕnÕ, ne
yapmak istediklerini gösterdiler, söylediler. Ama biz hala dönüp ne oldu, ne oluyor diye bakÕyoruz.
BunlarÕn 11 yÕldÕr ne yapacaklarÕ belliydi, yolsuzluk ve hÕrsÕzlÕ÷a batacaklarÕ da belliydi, çünkü
demokrasi gelene÷i yok, devlet gelene÷i yok. Sadece Cumhuriyet düúmanlÕ÷Õ ile demokrasiyi hiç
içselleútirmemiú insanlarÕn getirdi÷i bir yumaktÕr bu.
Ba÷ÕmsÕzlÕk ulusal menfaatlerin korunmasÕ ve politikalarÕn ulusal olmasÕ lazÕm.
økinci demokrasidir, Türkiye’nin yüzde 3’ü okuma yazma bildi÷i için o dönemde yapÕlabilen
demokrasiye hazÕrlÕk olmuútur.
Demokrasi ve ba÷ÕmsÕzlÕk için planlÕ ekonomiyle sanayileúip kendi vatandaúÕn refahÕnÕ
sa÷layacaksÕn. Türkiye bütçesinin bugün yüzde 70’i halkÕn vergilerinden oluúmaktadÕr.
Türkiye’de olanlarÕn onda birinin olmasÕ halinde demokratik ülkelerde hükümetler düúer.
Bugün gelinen noktada kaotik bir yapÕnÕn mimarÕ olan ekip bizi 11 yÕldÕr yönetiyor. Öbür taraftan
Cumhuriyeti sevmeyen, Atatürk’ü sevmeyen, nefret eden bir ekip. Atatürk düúmanlÕ÷Õnda,
Cumhuriyet düúmanlÕ÷Õnda, demokrasiden anlamamakta, hukuk devletinden anlamamakta, insan
haklarÕ, yargÕnÕn ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õ, adil yargÕlamadan anlamamakta ÕsrarlÕ olan bir cemaat-iktidar ikilisi
onbir yÕldÕr yönetiyor. Birlikte terör örgütü gibi Türkiye’nin yÕkÕlmasÕ için çalÕútÕlar. Ekonomisinin
batmasÕ için, ulusal sÕnÕrlarÕnÕn de÷iúmesi için ve Türkiye’yi Atatürk’ten ve Cumhuriyet’in
de÷erlerinden bir úeriat devletine götürmek için çalÕútÕlar. Din siyasete alet edilmiútir. Bu hükümet
10 yÕldÕr Cumhuriyet ilkelerine aykÕrÕ davranarak, anayasa suçu iúleyerek iktidardadÕr.
YargÕda da üçkâ÷Õtlar vardÕ, torpil vardÕ, nitelikli kadrolar vardÕ. 10 sene bizi demokrasi, Avrupa
Birli÷i, Ordu darbe yaptÕ gibi çeúitli yaygaralarla yürüttüler. Ama nerde patladÕ, yolsuzluklarda.
BakÕn ilkesi demokrasi olan, demokrasinin yargÕ ba÷ÕmsÕzlÕ÷Õyla taçlandÕ÷ÕnÕ bilen, yargÕnÕn
denetimini do÷al sayan iktidarlar bu kadar da÷Õlmazlar. Çünkü o kadar büyük bir faúizm, despotizm
kurdular ki hiç kimse onlarÕn hiçbir úeyini bulamayacak diye düúündüler. Tüm sülaleleriyle,
aileleriyle yolsuzlu÷a battÕlar.
Dört soruúturmayÕ cemaat çÕkarÕnca úimdi cemaat bana karúÕ diyor. Ya sen o cemaatle beraberdin,
Türkiye’yi 10 sene bu duruma sen onunla getirdin. Fethullah’la getirdin, sen emniyeti tespit ettin
verdin eline. Adam ne yaptÕ, Balyoz davalarÕnÕ hatÕrlayÕn adam delil getiriyor. Bu adamlar ne yaptÕ,
2003’te hükümeti düúürelim demiúler. AslÕnda düúürmekte haklÕ ama düúürmemiúler, konuúmuúlar,
teúebbüs dahi yok. KonuútuklarÕ için nakÕs teúebbüs, yani suç oluúturup adamlarÕ içeri aldÕlar.
Darbenin önünü kesmek için önce Cumhuriyetin ordusunu yok ettiler. Darbeci 12 Eylül’e biz de
karúÕyÕz. Onlar zaten Atatürkçülü÷ü yok edip Türkiye’yi bunlara teslim eden ekip.
ùimdiki ordu bunlara Suriye’ye, Irak’a girmemelerini söyleyen ordu. Irak’ta savaúÕnÕzÕ PKK ile
yapÕn, Türkiye teröristle müzakere etmez diyen orduydu. Önce onu götürdüler, sonra demokrasi,
AB deyip halkÕ uyuttular. ParalarÕ yediler, yediler.
Vatan bölünürken hiç sorun yok, nerde sorun çÕktÕ, parayÕ bölüúürken. Ahlaka bakÕn, Türkiye’nin
devleti úu anda yok, bir hükümet úu anda yok. 10 yÕldÕr ne kadar vizyonsuz, liyakatten uzak
olduklarÕ ortaya çÕktÕ.
Türkiye’de Ergenekon ve Balyoz gibi davalarÕn hepsi cemaat tarafÕndan iktidarÕn bilgisi dahilinde
aynÕ sonuca gitmek üzere, yollarÕnÕ açmak için yapÕlmÕútÕr. ùimdi kumpas diyorlar. Kumpas aslÕnda
delildir. Kumpas araútÕrÕlmalÕdÕr. Kumpas nedir diye soruúturulmasÕ úarttÕr. øktidar her türlü suçu
cemaate atÕp kendini ma÷dur yapmaktadÕr. SakÕn ma÷duriyete inanmayÕn. O en yakÕn dostunu
rahatlÕkla harcayabilmektedir.
YargÕtay’a 200 yeni üye atanarak yeniden yapÕlandÕrÕlmÕútÕ. Balyoz davasÕ gelmeden bir hafta önce
9. Ceza Dairesi’nin yedi üyesi yeniden de÷iútirildi. Böyle kararlar verdi YargÕtay. Siz yargÕyÕ
aldÕnÕz Yasama veya Yürütmeye de÷il, bir partinin de÷il, bir kiúinin eline verdiniz.
2010 referandumunda bunlara oy verenler için ne acÕ.
2-5-6
Önümüzdeki seçim süreci için acele yapÕlmasÕ gereken úu:
Soruúturmalar yapÕlmalÕdÕr. SoruúturmalarÕ cemaatçi taraf yapÕyor diye söylenmemelidir. AyakkabÕ
kutularÕ araútÕrmalÕdÕr. Balyoz delillerinin sahte oldu÷u ortaya çÕktÕ ama bunlarÕn paralarÕ sahte
de÷il. Üçüncü soruúturmada TÜRGEV vakfÕ çÕktÕ, Baúbakan’Õn o÷lunun vakfÕ. Hukuken yapÕlmasÕ
mümkün olmayan bir imar de÷iúikli÷ini A÷ao÷lu için yapÕp o÷lunun vakfÕna 20 dönüm 5,5
trilyonluk arsayÕ ba÷Õú olarak alÕyor.
Soruúturmalar yapÕlmalÕ, Balyoz ve Ergenekon sanÕklarÕ da tutuksuz yargÕlanmalÕdÕr.
Siyasi partilerin bir türlü yapamadÕklarÕ noktanÕn ötesine geçmemiz lazÕm. Gideceksiniz partinize,
halkÕn ortak kabul gösterece÷i adaylarÕn arkasÕnda olun.
2014-2015 seçimleri bir úanstÕr. Yerel ve genel seçimlerde ortak adaylarla, CumhurbaúkanlÕ÷Õ
seçiminde kendi adayÕnÕzÕ çÕkararak.
Halk çÕkarsÕn baúka aday. Gidin partilere, merkezden aday gösterilmesin, halk çÕkarsÕn adaylarÕ
baskÕ yapÕn, kamuoyu oluúturun.
12 OCAK 2014 TARøHøNDE GAZøPAùA ùUBEMøZøN DÜZENLEDøöø TOPLANTIDA
YAPTIöI KONUùMADAN ÖZET
Ali A÷ao÷lu hukuken mümkün olmayan bir imar planÕnÕ almak için, Çevre BakanÕ’nÕn artÕk çok
fazla hukuksuzluk var, olmaz dedi÷i noktada Baúbakan’a telefon ediyor. Usulsüz bir imar planÕnÕ
Bakan yapmayÕnca Baúbakan’a telefon ederek sa÷lÕyor. Bunun karúÕlÕ÷Õnda hayÕrsever A÷ao÷lu 20
dönümlük bir araziyi bu vakfa ba÷ÕúlÕyor. Bunun gibi yüzlerce soruúturma var. Ama ne oldu bu
soruúturuldu mu, hayÕr. Tam bu soruúturulaca÷Õ anda bir yönetmelik çÕkarÕldÕ ve bütün kamu
görevlileri, cemaatçileri görevden alÕverdi. Neden? Ucu kendisine geldi÷inden. Tamam, onlarÕn
hepsi cemaatçi ama onlar suç orta÷Õ. Beni soruúturma noktasÕna geldi÷inde seni ben yerim dedi.
Beú sene olmadan Türkiye Cumhuriyeti’nin süresince alÕnan hâkim savcÕ kadar aldÕlar. 12 Eylül’de
hâkim ve savcÕlar nasÕl alÕnÕyorsa, bugün de yani 2010’da da aynÕ usulle alÕyorlar. Daha önce teftiú
kurulu Adalet BakanlÕ÷Õ’na ba÷lÕydÕ, HSYK bünyesine aldÕ, seçimini daha demokratik yaptÕm dedi.
HSYK 12 Eylül’de bile sadece hâkim ve savcÕlardan oluúurdu. Meslek örgütü olarak kendi içinde
seçimini yapardÕ. Görüntüde çok daha demokratik yapÕ oldu ama eskiden birinci sÕnÕf hâkimler
sadece birinci sÕnÕf hâkimleri yüksek yargÕya seçerdi. 2010’da aldÕklarÕ 7 bin yeni hâkim ve
savcÕnÕn tamamÕnÕ seçime soktular, seçenler üç günlük yargÕç. Adalet BakanlÕ÷Õ’ndan bütün illere
yazÕ gitti, somuttur, hepimiz biliyoruz. ùu, úu, úu BakanlÕ÷Õn adayÕdÕr, bunlar olacak dedi. Öyle
seçim sonuçlarÕ çÕktÕ ki 6 bin 21, 6 bin 40, yani 6 bin garanti de 20’de 40’ta defo yapmÕú. Adalet
BakanlÕ÷Õ’nÕn verdi÷i liste geldi o HSYK’ya. Yani dÕúarÕdan demokrasi dediler, içerde tamamen
kendi istedikleri adamlarÕ oraya oturttular. ArtÕ DanÕútay ve YargÕtay’a 100 ve 160 toptan atama
yaptÕlar, ele geçirmek için. Süreleri kÕsalttÕlar. 10 yÕllÕk hâkimleri üye yaptÕlar, bunlarÕ üç gün sonra
daire baúkanlÕ÷Õna getirmek için program yaptÕlar ve buna demokrasi dediler. Yetmez ama evetçiler
de Türkiye demokrasiye gidiyor diye hiç içine bakmadÕlar, dÕúarÕdan ne söyledilerse balÕk kafa onu
oldu÷u gibi aldÕ.
ùimdi ne yapÕyorlar, iúte o zaman cemaatçilerin hâkim oldu÷u yargÕ böyle oluúmuútu. Ama ne var
ki cemaatçi yapÕ hâkim oldu÷u için ve o yargÕ Cemaatin yanÕnda yer aldÕ÷Õ için yönetmelikleri
de÷iútiriyor, o olmuyor yasayÕ de÷iútiriyor. Hâkimler ve SavcÕlar Yüksek Kurulu’nu úimdi tek
baúÕna bakana ba÷lÕyor. Bakan onlarÕn hepsinin dairesini de÷iútirebilecek. Müfettiúli÷i tekrar bakana
ba÷lÕyor.
2-5-7
DosyalarÕ hazÕrlayan idari personeli ki onlarÕn hepsi de hâkim ve savcÕdÕr, bunlarÕn hepsinin görevi
sona eriyor. Soruúturma izni tümüyle Bakana veriliyor. Böyle bir yasa muz devletinde bile olmaz,
hukuk devletinde hiç olmaz. Bizim anayasamÕzÕn ikinci maddesinde demokratik hukuk devleti
deniyor ve bu anayasaya aykÕrÕ bir düzenlemedir. Zaten iptal edilecektir ama Anayasa
Mahkemesi’nin iptal kararlarÕ geriye yürümez. YaptÕklarÕ düzenleme aynen kalacak.
Önünüzdeki tablo 12 Eylül sürecinin benzerini demokrasi laflarÕyla yutturan 2010 yÕlÕ anayasasÕna
dayalÕ bu yargÕ yapÕsÕ bugün tekrar 12 Eylül’den çok daha geriye götürerek yargÕ sistemini tek
kiúiye ba÷lÕyor. Müfettiúi, personeli, hâkimi ve savcÕyÕ o atÕyor. Hatta onun istedi÷i kararÕ vermeyen
dairelerin üyeleri hakkÕnda soruúturma ve kovuúturma yaptÕrabiliyor.
Hiçbir ülkede, Hitler Almanya’sÕnda, 1930’larda bile böyle bir úey yaúanmamÕútÕr, bunu bilin. Bu
iktidar bu soruúturmalarÕ örtbas edip yoluna devam ederse, bu yerel ve genel seçimlere katÕlma
imkânÕnÕ sa÷larsa, Türkiye’nin önünde Latin Amerika’da görülmeyen tek kiúi diktatörlü÷ü
yerleúecektir. Ne hâkim güvencesi ne ba÷ÕmsÕz yargÕ hiçbiri olmayacaktÕr. YargÕ çok önemlidir,
demokrasilerin temeli yargÕdÕr.
Demokrasi úu kavramlardan oluúur: Temel hak ve özgürlükler olacak ve ona saygÕ olacak. Seçim ve
siyasi partiler olacak. øktidarÕn yönetme yetkisi olacak ama keyfili÷i önlemek için sÕnÕrlanacak.
SÕnÕrlamanÕn yolu yargÕ denetimidir. Kuvvetler ayrÕlÕ÷Õ dedi÷imiz bu kapitalist sistemin klasik
demokrasi modelinin kuvvetler ayrÕlÕ÷Õ sisteminde yasama, yürütme, yargÕ bir arada dengeli çalÕúÕr.
øktidarlarÕn yaptÕklarÕnÕn denetiminin yargÕ tarafÕndan yapÕlmasÕ anayasal görevdir. Denetlemezse
iúte o zaman yargÕ görevini yapmÕú olmaz, yargÕnÕn tarafsÕzlÕ÷Õ ve hâkimin teminatÕ olmaz.
Sokaktaki insanÕn adil yargÕlanma diye bir hakkÕ var. BaúÕnÕza anayasa ile ilgili bir sorun
gelmeyebilir ama yarÕn kapÕ komúunuz ile bir sorun yaúayabilirsiniz. HayatÕnÕzÕ rutin yaúarken
sorununuz olur ve mahkemeye gidersiniz. Böyle bir ülkede mahkemeye giderseniz hiçbir hakkÕnÕzÕ
alamazsÕnÕz. Çocu÷um iúten atÕldÕ dava açayÕm, hakkÕnÕzÕ alamazsÕnÕz. Belli bir parasal hak için
dava açarsanÕz alamazsÕnÕz. Çünkü iktidarÕn yargÕsÕ, yaptÕklarÕ kanunlar bir kiúinin kanunlarÕ. O
kanunlarÕ uygulasÕn diye getirdi÷i yargÕçlar o antidemokratik yasalar için halkÕn haklÕ olarak
açaca÷Õ hiçbir davaya bakmayacak ve reddedecektir.
Önümüzde üç seçim var. Bütün bu yaúanan olaylarÕn altÕnda CumhurbaúkanlÕ÷Õ seçimi var.
CumhurbaúkanÕ’nÕ halkÕn seçmesini öngören bir yasa çÕkarÕldÕ, kavga aslÕnda oradan baúladÕ. Lütfen
kendi adayÕnÕzÕ çÕkartÕn. Partilerinize seslenin. Türk halkÕ bu yolsuzlu÷a batmÕú, taraf olduklarÕ
belli, Cumhuriyet yÕkÕcÕlarÕ olduklarÕ belli olan ama kendi menfaat ve rant kavgalarÕndan dolayÕ
karúÕ karúÕya gelmiú olan bu iki ekibin adaylarÕna muhtaç olmamalÕ. Burada örgütlenerek bunlarÕ
her yerde anlatmalÕsÕnÕz. Buradan çÕkÕn gidin komúularÕnÕza anlatÕn. Örgütlenin. Benim burada
anlattÕklarÕmÕ onlarca, yüzlerce insana anlatmanÕz ve bu kalabalÕ÷Õn büyümesi gerekir.
2015’te ise 12 Eylül rejimi olan D’hont sistemi ve yüzde 10 barajÕ ile genel seçimlere giriyoruz.
Yüzde 10 barajÕyla geçti÷imiz seçimde 16 milyon oy çöpe gitmiútir. Bu yüzden önümüzdeki
seçimlere kadar barajÕn en azÕndan AB ortalamalarÕna, yüzde üçe, yüzde beúe düúürülmesi úarttÕr.
Böylece baraj düútü÷ünde 16 milyon oyun 10 milyonu geri gelecektir.
D’hont sistemi hiçbir hile olmasa, hiç parmak boyalarÕ, sahte kimlikle kullanÕlan oylar olmasa,
yüzde 35 oy alan partiyi Meclis’te üçte iki ço÷unlukla iktidar yapmak için planlanmÕútÕr. ùimdi
bütün veriler tamamen Adalet BakanlÕ÷Õ’nÕn elinde olan UYAP sistemine giriyor bütün veriler.
UYAP’ta istedikleri gibi düzenleyip, düzeltip, istediklerini alÕp, istediklerini atÕp seçim kurullarÕna
gönderiyorlar. BakÕn bunu de÷iútirmiyorlar. Hile çok. Parmak boyasÕnÕ kaldÕrdÕlar, bir kiúi beú
yerde oy verebiliyor. Türkiye’de 2002’den sonra sayÕm yapÕlmadÕ. SayÕm yapÕldÕ÷Õ dönemde hem
nüfus sayÕsÕ net çÕkardÕ ortaya hem de parmak boyasÕ oldu÷u için bir kiúi bir oy kullanabilirdi.
Bunu, bunlar kaldÕrdÕ.
ølhan Cihaner, Erzincan’da øsmaila÷a cemaatini basmÕútÕ. øsmaila÷a cemaatindeki hayÕrseverler de
oturmuú sahte oy pusulalarÕ yapÕyordu. Hemen soruúturma kapatÕldÕ ve Cihaner üzerinde
soruúturma yapÕlÕp Ergenekon’a ba÷landÕ.
BakÕn güç bu, cemaate giden oylarla hiçbir zaman demokrasi getiremezsiniz. Hiçbir úekilde 2015’te
de iktidardan kurtulamazsanÕz. Onun için diyorum ki, gücünüzü bilin.
2-5-8
Halk demokratik kitle örgütlerinde örgütlenerek sesini duyurmazsa, Meclis’e yürümezse olmaz.
Direnme hakkÕ diye bir hak vardÕr, halk hukuksuzlu÷a karúÕ direnir. HaklarÕnÕzÕ isteyin, Meclis’in
önüne gidin, üye oldu÷unuz partilerden bunlarÕ mutlaka isteyin. Bu hesabÕ bozun. 2015 seçimleri
Türkiye’nin bu kötü kaotik ortamdan kurtuldu÷u ve Atatürk’e layÕk bir yolun açÕldÕ÷Õ,
Cumhuriyetin ilkeleriyle yenilendi÷i bir rejimi getirsin. Görev halkÕndÕr.
24 OCAK 2014 TARøHøNDE BERGAMA ùUBEMøZøN DÜZENLEDøöø TOPLANTIDA
YAPTIöI KONUùMADAN ÖZET
Cumhuriyetin en önemli ilkeleri ulusun Meclis’te temsilini sa÷layacak bir demokrasi ile
yönetilmesini sa÷layacak demokrasi ilkesi ve ba÷ÕmsÕzlÕk ilkesidir. Ekonomik açÕdan ve
sanayileúerek gücünü kanÕtlamamÕúsan siyasi ba÷ÕmsÕzlÕk tek baúÕna bir úey ifade etmez. Kültürünü
kurmamÕúsan, sosyal yapÕnÕ de÷iútirmemiúsen, laik toplum düzenini kurmamÕúsan bir úey ifade
etmez. Ba÷ÕmsÕzlÕk ve demokrasi, cumhuriyet ilkelerinin özü budur ve Atatürk’ün ölümünden sonra
da bitmiútir. 1950’den 2002’ye kadar 60 yÕl BatÕ endeksli ama Cumhuriyet’in asla itibar etme dedi÷i
tarzda yürümüútür.
Bir tarafta Menderes Cumhuriyet’in ilkelerine ilk ihanetle, ucuz politikalarla demokrasi deyip tam
tersini yapÕp sonuçta ihtilalle devrildi. Ondan sonra Özal dönemi bizi BatÕ’ya ba÷ladÕ, küreselleúme,
liberal ekonomi, uçaca÷Õz dedikleri noktada ekonomik yÕkÕm geldi. Bütün bu süreci dayatÕlarak algÕ
yönetimiyle bizi 2002’de bu iktidara teslim ettiler, bu da siyasi yÕkÕm. Saddam ve Esat gibi savaúla
de÷il, bir iktidar kurarak onun eliyle. O iktidarÕn geçmiúi belliydi, Milli Görüú. Hiçbir zaman o
gömle÷i çÕkartmadÕ. Cumhuriyet ilan edildi÷inde karúÕsÕnda yer alan ekiple birleúerek bugünleri
yaúattÕlar bize. Kimdi onlar, Türkiye’yi Do÷u Anadolu’ya sokmayÕp bize Dersim’i yaúatanlar.
Oradaki a÷alar sultasÕ, marabaya karúÕ a÷alÕk. Gücünü kaybetmek istemeyenler, Halk Partisi’nin
1946’da getirdi÷i toprak reformuna hayÕr diyerek sonra Demokrat Parti’yi kuranlar. Sonra Ticanileri
ortalÕ÷a salarak Atatürk büstlerini kÕrdÕranlar, Said-i Nursi’nin elini öpenler. AdÕ demokrasi, adÕ
küçük Amerika ama borç bata÷Õna sokup Türkiye’yi 1957’de iflas isteyen bir hükümet. Meclis
araútÕrma komisyonlarÕyla siyasi iktidarÕn yargÕlama yaptÕ÷Õ bir süreci getirip ihtilalla indirilenler.
Birinci dönem buydu.
økinci dönem Özal, küreselleúme diyerek, devlet kalksÕn, KøT’ler halkÕn kazanÕmlarÕ, gelir
kaynaklarÕ satÕlsÕn. Çünkü sanayileúmenin eúi÷ine gelmiútik 1980’de. Sanayileúmenin eúi÷ine geldik
ve orada kaldÕk. Bugün pirinç alÕyoruz, bu÷day alÕyoruz, tarÕm ülkesi bile de÷iliz bÕrakÕn
sanayileúmeyi. Küreselleúmenin vermiú oldu÷u etnik, dini, mezhepsel bölünmeyi bize özgürlük diye
sunan algÕ yönetimi. Özgürleúme, Atatürk’ün vesayetinden kurtulma, Avrupa kimli÷ine taúÕma,
artÕk úu Kurtuluú SavaúÕ’ndan vazgeçin, o tarihi bÕrakÕn bir tarafa, yeni bir kimlik kazanÕn,
Atatürk’ün vesayetinden kurtulun diyen TÜSøAD, TUSKON, onlarÕn yayÕn organlarÕ. Milli E÷itim
BakanlÕ÷Õ 1950’de dönüútürüldü. Alternatif tarih politikalarÕyla kitap yazÕyorlar. Mesela 21. YüzyÕl
Türk Tarihi kitabÕ, TÜSøAD’Õn yayÕn organÕ. Kitapta, Kurtuluú SavaúÕ iki sayfa. Atatürk’ün
mirasÕndan kurtulmamÕz gerekti÷i anlatÕlÕyor. Sizin iktidarÕnÕzÕn Milli E÷itim BakanlÕ÷Õ úu anda bu
projeleri üretiyor. Milli kimli÷i, milli tarihi, milli ideolojiyi yok eden. Hâlbuki devletler
kuruluúunun ideolojisini e÷er darbeyle, ihtilalla veya yeniden yÕkÕlÕp kurulmadÕkça de÷iútirmezler.
2-5-9
235 yÕllÕk Amerikan anayasasÕ aynÕ ilkelerle gider. Bizim de kurtuluú üzerine Cumhuriyet’in 1924
AnayasasÕ, bu vatan, üzerinde yaúayan halk, kurgulamasÕnÕn üstünde demokrasi ve ba÷ÕmsÕzlÕk
üzerine kurulmuútur. Bu 1950’den sonra olmuútur. 1950’den sonraki BatÕcÕ politikalar, bunlar
tesadüfî de÷ildir. Onlar vizyon getirdik diyorlar ama o vizyon Cumhuriyetinin kurucu ilkelerinin
yÕkÕlÕú vizyonudur. Onlar için önemlidir çünkü 2023’ün yeni bir Türkiye olaca÷ÕnÕ söylüyorlar. Hiç
yalan söylemiyorlar, hiç kapalÕ da konuúmuyorlar. 2002-2005 arasÕnda takiye yaptÕlar ama
2007’den sonra her úeyleri açÕk. Biz niye görmedik, biz onlarÕn algÕ yönetimine destek olduk.
1990’dan itibaren Avrupa kimli÷i kazanmak, orada iú bulmak ve bu geçmiú tarihimizin bize
dayatÕlmÕú ezberci yapÕlanmasÕndan kurtulmak istedik. U÷ur Mumcu dedi ki 1990’lÕ yÕllarda
Türkiye’nin tarihi, ideolojisi 1950’de bitirildi. Bizim bu ezberci dedi÷imiz yapÕ size Amerikan
mandasÕyla geldi. E÷itiminiz 1950’lerde Amerikan yönetimine girdi. Sizin komúunuz Yunanistan
hala Kurtuluú SavaúÕ’nda neler yaptÕ÷ÕnÕ Türkiye’yle anlatÕyor, ama biz Türkiye’nin Kurtuluú
savaúÕnÕ Rumlara karúÕ YunanlÕlara karúÕ neredeyse soykÕrÕma getirdik, o noktaya geldik.
Cumhuriyetin yÕkÕmÕna giden sürecin üç büyük kÕrÕlmasÕyla biz çocuklarÕmÕza, gençlerimize,
çalÕúanlarÕmÕza Cumhuriyetin ilkelerinden dönüútürülerek yeni bir Türkiye aúÕladÕk. Nedir yeni
Türkiye? BOP projesinin getirmiú oldu÷u yeniden dizayn edilen Ortado÷u’nun içinde mutlaka
açÕlÕm veya akil veya yeni anayasa ne derseniz deyin, buradan bir parça toprak vereceksiniz oradaki
petrol alanÕna. Orada yeni bir rol üstlenen Amerika sana gelmiú iktidarÕ vermiú, sen de onun
gere÷ini yapacaksÕn. Milli Görüú’ten gelen, hiçbir zaman o gömle÷i üzerinden atmayan, úeriatÕ esas
alan, tramvaya bindim gidiyorum vardÕ÷Õm yerde inece÷im diyen adam.
Hep ileri demokrasi, yeni anayasa dedi. Yeni anayasanÕn hangi maddesini okudunuz evet derken?
Biz sadece ADD olarak bile o kadar çok Anayasa kitapçÕ÷Õ yaptÕk, bütün úubelere da÷ÕttÕk. BunlarÕ
acaba ne kadar anlatabildik? Hiçbir úey tesadüf de÷il.
AslÕnda 10 yÕllÕk iktidar kendi kendini yÕktÕ. Kendi kendini yÕkmada halkÕn örgütlenmesi çok
önemlidir. Halk direnmeyi biliyorsa kazanÕr, yeter ki o ivmeye baúlasÕn. O büyük eylem 19 MayÕs
2012’de baúlamÕútÕr, 29 Ekim, 13 KasÕm, 8 Nisan, 11 Nisan… 5bin, 10 bin, 100 bin kiúi
olabilmiútir. Halk gaz da yemiútir ama sonuçta Gezi çÕkmÕútÕr ortaya. Demek ki halktaki ulusal
bilinç, Cumhuriyet bilinci, laik bir toplumda yaúamanÕn özgür aklÕn önemli oldu÷u bilinci var. Kötü
de iúlese, BatÕ’ya yaslanÕp Türkiye’nin gerçeklerine aykÕrÕ da yürüse, bölünmeye de götürse
Türkiye’yi, aslÕnda direnen en az yüzde 70 halk var.
Atatürk’ün yaptÕklarÕnÕ anlatmaya dilleri varmadÕ÷Õ için ønönü üzerinden gidiyorlar. Sizin baúÕnÕza
Atatürk kadar ve ønönü kadar binlerce taú düúsün.
Kendi kendilerini yediler ama biz o temeli attÕk. Halk konuúmayÕ ö÷rendi. Korkuyordu, ben kendim
geliyorum, çocu÷umu getirmiyorum, niye getirmiyorsun? ùimdi bakÕyorum çocuklarÕ sÕrtÕnda
geliyorlar. Korku duvarÕnÕ toplum kesimlerini yanÕmÕza alarak aútÕk. AslÕnda artÕk halk her yerde
eylemde. Direndi÷inizde alÕrsÕnÕz sonucu.
Bugün gelinen noktada ne olduklarÕ gözüktü. Paralel devlet yok, bir suç örgütü var, birlikte
yapmÕúlar herúeyi. økisi bütün kadrolarÕ almÕúlar, bütün ihaleleri yeúil sermayeye vermiúler,
üniversitelerin tümünü doçentlikleri, profesörlerin tamamÕ artÕk bu yapÕlanmanÕn eseri, özgür
üniversite ve akÕl artÕk yok. BasÕn tamamen artÕk onlarÕn elinde, bir kÕsmÕ elindeki paralar kaçacak
diye ha bire veriyor, bir úamar daha yiyor. Sonuçta milli olamayan büyük sermaye, hep devletten
alan ama halka vermeyen büyük sermaye, yeúil sermaye karúÕsÕnda bitecek. Çünkü bunlarÕn sa÷Õ
solu olmaz. Cemaatçi görüú bir yere endekslenir öyle gider. BakÕn aradaki kavga da bundan do÷du.
Bu çerçevenin içinde kadrolaúÕp her úeyi birlikte yaparken, benim savcÕm dedi÷i cemaatçi savcÕlar
bir anda üzerine dönünce, paralel devlet dedi. Kimi kandÕrÕyorsun, siz birlikte hareket ettiniz, milyar
dolarlarÕ kim yiyecek diye. Halk sizi tanÕmÕútÕ ama siz kendinizi halkÕn tanÕdÕ÷Õndan daha iyi
tanÕttÕnÕz.
2-5-10
Vatan ve millet fikri olmadÕ÷Õ için ülkenin bir parçasÕnÕ verme konusunda hiç dertleri yok. Bu
çerçevede yürüdüler, sadece kendilerine göre øslami yapÕyÕ getirmek için verdiler ve karúÕlÕ÷ÕnÕ
aldÕlar. Görevli olarak geldiler ve görevlerini yaptÕklarÕ süre içinde bir yandan bölerken bir yandan
kendi kadrolarÕnÕ kurdular úeriat devletini kurmak için. Niçin bunlar birlikte çalÕútÕ? øki ortak
noktalarÕ vardÕ, birincisi ikisi de Cumhuriyet düúmanÕ. Cumhuriyet ilan edildikten itibaren
Cumhuriyetin bütün ilkelerine karúÕlar, Cumhuriyete kin duyuyorlar. PadiúahlÕ÷Õ devam ettirmeyip
halk yönetimini öne çÕkardÕ÷Õ için Cumhuriyet yönetimine karúÕlar. økincisi de her halükarda
bölücüler. Bu çerçevede hukuk hiç yok. Çünkü kinle yetiúmiú insanlarÕn içinde cemaat algÕlamasÕ
vardÕr ve onlar hukuk bilmez. Hukuk bilmeyince hukuka saygÕ bilmezler, insan hakkÕ tanÕmazlar.
ønsan haklarÕnÕ korumak için bir ba÷ÕmsÕz yargÕ olmasÕ gerekir, hükümeti ve yasalarÕ denetlemesi
gerekir gibi hukuk bilgilerine sahip de÷iller. Demokrasiyi asla istemezler ama yönetimi içinde
demokrat gibi görünerek sizi o yapÕlanmaya çekerler.
Cemaat tüm yargÕyÕ, tüm kadrolarÕ ve tüm polisi almÕútÕr. Ergenekon, Balyoz tüm davalarda
soruúturma aúamasÕnda F tipi yapÕlanma aynÕ yöntemi kullanmÕútÕr. Sahte deliller, sahte CD’ler,
içeriye doldurduklarÕ sahte veriler, sanÕklarla konuúup gizli tanÕk yapmÕúlar ve suçlarÕnÕ erteleme
veya indirme pazarlÕ÷Õ yapmÕúlardÕr. Ne anlatÕrsanÕz anlatÕn karar baútan verilmiútir.
Balyoz davasÕnÕn darbe yapÕlacak diye konuútuklarÕ 2003 yÕlÕna ait belgeler 2007 yÕlÕnda girilmiú.
Bilirkiúi raporlarÕ kabul edilmemiú, úekle soktuklarÕ, programladÕklarÕ adli tÕp veya TÜBøTAK
bilirkiúilerine baúvurmuúlar ve onlar istedikleri gibi karar vermiúlerdir. ùener Eruygur ile ilgili
verilen bir karar var: Diyorlar ki kendinde de÷il, beyinsel fonksiyonlarÕ yok. Kendi baúÕna ilacÕnÕ
içemez, temizli÷ini yapamaz, kendi hayatÕnÕ idame ettiremez. Buna ra÷men salÕnmÕyor. Öyle bir
yargÕ ki cezalandÕrma üzerine.
Seçim sonrasÕnda ulusal bir yönetimi bu halk getirmeli. Ondan sonra yapÕlmasÕ gereken ba÷ÕmsÕz
bir yargÕ oluúturulmalÕ ve siyasetin eli yargÕnÕn üzerinden çekilmeli.
Hiçbir zaman bir bakan bir müsteúar, savcÕya telefon açÕn, onu çek, çekmezsen seni benzetirim
dememiútir. O vesayetçi yargÕ dedikleri yargÕda ben 42 sene çalÕútÕm. 12 Eylül döneminde
DanÕútay’Õn bir dairesine bir sarÕ zarf geldi. DanÕútay’Õ tarumar etmelerine, bütün personeli bölge
teúkilatlarÕna kurarak içindeki bütün personeli buralara göndermiúlerdi. ùükran hanÕm buna ra÷men
gelen zarfÕ úöyle sallayarak, “Siyaset bana bunu nasÕl verebilir?” diyebildi. Ama bunlar HSYK’yÕ
de÷iútirirken 2010’da bizim yargÕ sustu. Ben DanÕútay Baúkanlar Kurulu’nda direnmeye
ça÷ÕrdÕ÷Õmda dediler ki “Tansel sen biraz kavgacÕsÕn”. Hâkimler kararlarÕyla konuúur. Ya süreç
Cumhuriyet için, rejim içinse konuúmayacak mÕsÕnÕz? Bu süreçte anayasal kurumlarÕn hiçbiri
görevini yapmamÕútÕr. O yüzden bu noktaya gelindi.
Soruúturmalar yapÕlmalÕdÕr. Kasalarda, ayakkabÕ kutularÕndan çÕkan para. BunlarÕn derhal ivedilikle
alÕnÕp Meclis soruúturmasÕna tabi tutulup iktidarÕn çözülmesi gerekiyor. Bu soruúturmalar
yapÕldÕ÷Õnda bu iktidar yÕkÕlÕr. Ortada suç örgütü var ve iktidar yetkilerini kullanarak bu
soruúturmalarÕ kapatÕyor.
ArtÕk cepheler savaúÕ var. Cumhuriyet ve demokrasi bilinci olanlarÕn yan yana geldikleri noktada
bizim partinin adayÕ, sizin partinin adayÕ olmaz. Kuvvetli bir aday varsa ötekinin daha iddiasÕnÕn
aday çÕkarmasÕ gerekiyor. Bunu partiler yapmadÕlarsa o zaman halka görev düúüyor.
Mesela geçen seçimlerde Eskiúehir’de Büyükerúen’in arkasÕnda durduk, onu kazandÕrdÕk. Partiler
bunu yapmÕyorsa halk yapmalÕdÕr.
Senin adayÕn, benim adayÕm dönemi bitmiútir. ArtÕk Cumhuriyetçi, Atatürkçü kesimin adayÕ
olmalÕdÕr.
CumhurbaúkanlÕ÷Õ konusunda adaylarÕ partinize ama Cumhuriyetçi olmasÕ kaydÕyla Õsrar
edeceksiniz, úaúmÕú adaylarÕ göstermeyecekler. HalkÕn kabul edece÷i do÷ru dürüst adaylarÕ
gösterecekler. Bunun için baskÕ yapaca÷Õz.
2-5-11
Genel seçimleri sandÕ÷a endeksleyen bir irade var. SandÕk demokrasinin bir unsurudur ama tek
baúÕna sandÕk demokrasiyi belirlemez. Çünkü bizim gibi azgeliúmiú ülkelerin sandÕklarÕnda genelde
egemen güçler çÕkar, halk çÕkmaz. Halk çÕkmadÕ÷Õ yerde demokrasi zaten yoktur, milli temsil
yoktur, milli irade zaten olamaz. Bizim anayasamÕza göre yasama ve yargÕ Türk milleti adÕna karar
verir, ama yürütme Türk milleti adÕna karar vermiyor. Baúbakan ben sandÕktan çÕktÕm Türk milleti
adÕna her iúi yaparÕm diyor. Anayasa öyle demiyor. Türk milleti adÕna karar verme yetkisi Meclis’in
ve aynÕ zamanda YargÕ’nÕndÕr. Demek ki o yargÕyÕ yasamadan ve yürütmeden yani siyasetten
koruyacaksÕn.
Demokrasinin çerçevesine girelim. Yasama, Yürütme ve YargÕ hiçbiri birbirinden üstün de÷ildir.
YargÕnÕn en önemli görevi denetimdir. Demokrasi yargÕ denetimi varsa vardÕr. Bir ülkede hak ve
özgürlükler yargÕnÕn güvencesi altÕnda de÷ilse o ülkede demokrasi yoktur. ùimdi yeni yapÕlan
yasaya göre tek kiúi karar verecektir yargÕyla ilgili. Türkiye’de YargÕ eliyle götürülmüútür hak ve
özgürlükler. Peki, eúitlik var mÕ? Benim savcÕm, benim hâkimim benim o÷lum, demek ki eúitlik de
yok. Siyasi partiler göstermelik olarak var. Peki, siyasi partilerde demokrasi var mÕ? Adaylar
demokrasi içinde belirlenebiliyor mu? Demokrasi siyasi partiler içinde yok çünkü 12 Eylül yasalarÕ
yürürlükte.
24 OCAK 2014 TARøHøNDE FOÇA ùUBEMøZøN DÜZENLEDøöø TOPLANTIDA
YAPTIöI KONUùMADAN ÖZET
Sevgili U÷ur Mumcu benim okul arkadaúÕm. Ben yaúça ondan bir yaú küçü÷üm ama o benden bir
yÕl sonra girdi okula ve benden daha sonra mezun oldu. AynÕ dönemi hem okul arkadaúÕ hem aile
dostu olarak geçirdik. Bahçelievler’de benim eúimle komúu, çocukluklarÕnÕ birlikte geçirmiúler.
Evliliklerimizi aynÕ dönemde yaúadÕk. Emin ile U÷ur’un dostluklarÕ ve meslek arkadaúlÕklarÕ,
görüúleri gerçekten çok uygun ve dostça geçti. O camiada birbirlerinden haber atlatma ya da
birbirlerine engel olma rekabet vardÕr ama birbirlerini hiç atlatmadÕlar. Birbirleri hiç arkalarÕndan
çevirmediler, üçkâ÷Õda hiç tevessül etmediler, birbirlerine dolanmadÕlar ve dostlu÷un, güvenilir
arkadaúlÕ÷Õn ve belli bir cephede olup birlikte hareket etmenin tüm unsurlarÕnÕ en ahlaki, en etik
çerçevede yürüttüler. AslÕnda her organÕn, her kurumun bir amaç için yan yana olan insanlarÕn bunu
hayatlarÕnda uygulamalarÕ çok önemli bir konu, ben buna tanÕk oldum.
Yata÷an iúçilerinin eylemleri vardÕ ve baúardÕlar. øki sene önce emek cephesinde hiçbir hareket
yokken, hatta sendikasÕzlaútÕrÕlmÕú bir Türkiye’de bugün görüyoruz ki emek hakkÕna sahip çÕkmaya
çalÕúÕyor. Bugün Mu÷la’dan Yata÷an’dan yola çÕkanlar durdurulsa da hiç önemi yok. Emin olun
onlar kazandÕlar. Zonguldak’tan gelenler Özelleútirmeye gittiler ama Yata÷an’dan gelenler
durduruldu. Ne gam, bugün durdur, yarÕn durdur, önemli olan yürüyüú baúladÕ, yürüyüú baúladÕktan
sonra korkmayÕn. Bu sürecin baúlangÕcÕnda Atatürkçü Düúünce Derne÷i’ndeki bütün arkadaúlarÕma
ve onlarla beraber halkÕmÕza teúekkür ediyorum. E÷er bugün 11 yÕldÕr bizi yöneten iktidarÕn foyasÕ
ortaya çÕkmÕúsa, Gezi olaylarÕ baúlamÕúsa, Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin iki yÕllÕk bir cansiperane
eylem çalÕúmasÕ var. HalkÕn korku duvarÕnÕ yÕkmasÕnÕ, söylemlerini ve düúüncelerini dile
getirmesini, korkmayarak el ele yürümesini ve Cumhuriyete karúÕ paralel devletle ortak yürütülen o
gerici yapÕlanmaya karúÕ direnmeyi ona dur demeyi ö÷retme noktasÕnda öncü oldu. Atatürkçü
Düúünce Derne÷i’nin bu süreçte çok önemli payÕ oldu.
2-5-12
Büyük basÕnda hiç yer almadÕk, hiçbir eylemimizde derne÷imizin adÕ bile geçirilmedi. Gezi,
insanlarÕn soka÷a çÕkmayÕ ö÷renmesinin, soka÷a çÕkmanÕn direnmeye dönüúmesinin resmidir. Bir
yapÕlanmadÕr bu demokrasi hareketi, nehir bir kere akmaya baúladÕ÷Õnda onun arkasÕ gelir.
Türkiye’de de bugün 1950’lerde baúlayan ve 2002’lerde bu iktidarÕ getiren yapÕlanmanÕn sonu
gelmiútir.
U÷ur Mumcu’nun söyledikleri öngörüdür. AklÕ ve bilinci yerinde, do÷ru e÷itim görüp ve kendisini
baúka noktalara çevirmemiúse ilkeleriyle duran insanlar gerçe÷i zaten görürler. O gerçe÷i görenler o
zaman hep öldürüldü, modasÕ bugün hapse atma. Ergenekon’da, Balyoz’da içerdekiler de aynÕ U÷ur
Mumcu’lar. Onlar úimdi öldürülmüyorlar belki ama oralarda tutsak ediliyorlar. DolayÕsÕyla her
zaman aydÕnlanmanÕn yanÕnda olanlar Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve yurtseverlerdir. BunlarÕn
hepsi Türkiye’nin 1950 sonrasÕ konjonktüründe Cumhuriyetin ve ilkelerinin karúÕsÕnda olan
iktidarlarÕn sonucudur.
U÷ur Mumcu’nun dedi÷i gibi, nerede iúi siyasete alet etmiúlerse orada yolsuzluklara batmÕúlardÕr.
Bu yolsuzluklarÕ onlara geri dönmüútür, vurmuútur ve tarih sayfasÕndan silinmiúlerdir. Bunun aynÕsÕ
bugün bizi yöneten ve Cumhuriyeti yÕkmaya çalÕúan ortaklÕk içinde söz konusudur.
Önümüzdeki seçimlerde gerekenlerin yapÕlmamasÕ halinde bunlarÕn daha despot bir faúizme daha
güçlenerek gideceklerini, yaúadÕ÷ÕmÕz sivil darbenin daha da güçlenerek yürüyece÷ini, bu kapalÕ
alanÕn müthiú bir sÕkÕyönetim yapÕlanmasÕna dönüúece÷ini düúünüyorum. Bunun olmamasÕ için bu
sürecin halk tarafÕndan mutlaka devam ettirilmesi gerekir. E÷er tüm muhalefeti devreye sokarak
bunu baúarabilirsek sonuçta bunlar gidicidir. Yol tarihten geliyor, halk bunu gördü, eylemi baúlattÕ,
hele buna emek de katÕldÕysa iú kolay demektir. Bundan sonraki süreçte onlarÕn gidiúi, gerçek
anlamda devrim yanlÕsÕ, Cumhuriyet yanlÕsÕ ve kuruluú ilkelerini tekrar yaúatmak isteyen gerçek
Cumhuriyetçilerin hepsi kazanacaktÕr.
2-5-13
BÖLÜM-3
ÖRGÜTÜN
KURUMSALLAùMASI VE GÜÇLENMESø
øLE øLGøLø ÇALIùMALAR
(2012 – 2014)
1
2012-2014 DÖNEMøNDE
ÖRGÜTÜN KURUMSALLAùMASI VE GÜÇLENMESø øLE øLGøLø ÇALIùMALAR
Örgütün kurumsallaúmasÕ ve Genel Merkez ile úubeler arasÕnda iletiúimi artÕrmak
suretiyle, örgütün daha etkin güç oluúturarak, bir yandan örgüt içi sorunlarÕ çözmede di÷er
yandan ülkenin gündemini belirlemede aktif rol oynamasÕnÕn sa÷lanmasÕ maksadÕyla
çalÕúmalar yaptÕk.
1.
6’ùAR AYLIK ÇALIùMA PROGRAMLARI YAYIMLADIK
6’úar aylÕk çalÕúma programlarÕ Ek-1’dedir.
2.
BÖLGE TOPLANTILARINA KATILDIK
Bölge ve eúgüdüm toplantÕlarÕna katÕldÕk. Bölge toplantÕlarÕnda ideoloji iúlenmiú,
e÷itim çalÕúmalarÕ yapÕlmÕútÕr. Güçlü bir örgüt için kurumsallaúmanÕn gere÷i anlatÕlmÕútÕr.
ToplantÕlarda úubeler, mali konular ve dernekler masasÕnÕn denetimleri ile ilgili olarak
bilgilendirilmiútir. Bölge ToplantÕlarÕ sonuç bildirgeleri Ek-2’dedir.
3.
BOLU EöøTøM SEMPOZYUMU
Bolu ùubemizin ev sahipli÷inde, tarafÕndan 09
AralÕk 2012 tarihinde aúa÷Õda belirtilen
konularda, uzman konuúmacÕlarÕn katÕldÕ÷Õ
Sempozyum düzenlenmiútir. Program içeri÷i
ve konular Bilim DanÕúma Kurulumuz
tarafÕndan planlanmÕútÕr.
1.Oturum: Atatürkçü Düúünce Derne÷i tarihçesi ve güncel kimli÷i
Oturum BaúkanÕ:
KonuúmacÕlar:
Hüseyin Emre AltÕnÕúÕk (ADD Gn.Búk.Yrd.)
Tansel Çölaúan (ADD Genel BaúkanÕ) – Prof.Dr. AnÕl Çeçen
2.Oturum: Cumhuriyetimiz hangi temeller üzerine oturmuútur. (Kemalizm)
Oturum BaúkanÕ:
KonuúmacÕlar:
Tansel Çölaúan (ADD Genel BaúkanÕ)
Prof.Dr. AnÕl Çeçen – Prof.Dr. Gönül BalkÕr – Prof.Dr. Ali Ercan –
Yrd.Doç. Orhan Çekiç
3.Oturum: Atatürk’e ve Cumhuriyete yönelik saldÕrÕlar, projeler
Oturum BaúkanÕ:
KonuúmacÕlar:
4.
Tansel Çölaúan (ADD Genel BaúkanÕ)
Prof.Dr. AnÕl Çeçen – Prof.Dr. Bige Sükan – Yrd.Doç. Orhan Çekiç
Hüsnü Merdano÷lu
ANKARA KøTAP FUARI
01 - 09 AralÕk 2012 ve 03 – 12 Ocak 2014 tarihleri arasÕnda Ankara Ticaret OdasÕ
Kongre ve Sergi Salonunda açÕlan Ankara Kitap FuarÕnda açtÕ÷ÕmÕz stand, ziyaretçiler
tarafÕndan yo÷un ilgi görmüútür. TanÕnmÕú yazarlar için düzenlenen imza günleri ile gelir
elde edilirken derne÷imizin tanÕtÕmÕna da katkÕ sa÷lanmÕútÕr.
3-1
ANKARA KøTAP FUARI - ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø STANDI
KøTAPLARINI øMZALAYAN YAZARLAR LøSTESø
(01 - 09 AralÕk 2012 - ATO Kongre Salonu)
Tarih
1.12.2012 Cumartesi
2.12.2012 Pazar
3.12.2012 Pazartesi
4.12.2012 SalÕ
5.12.2012 Çarúamba
6.12.2012 Perúembe
7.12.2012 Cuma
8.12.2012 Cumartesi
9.12.2012 Pazar
Yazar
Yekta Güngör ÖZDEN - AnÕl ÇEÇEN
Mustafa GAZALCI - Osman ÖZBEK
Vural SAVAù - Bilal ùøMùøR
Osman ÖZBEK - Bilsay Kuruç - AnÕl ÇEÇEN
Osman ÖZBEK - ùevket ÇøZMELø - Mustafa GAZALCI
Hüsnü MERDANOöLU - Erdal SARIZEYBEK
Mustafa GAZALCI - ùahin MENGÜ - YalçÕn MIHÇI
Mümtaz SOYSAL - Bilal ùøMùøR - Emin ÇÖLAùAN Bekir COùKUN - YalçÕn MIHÇI
Onur ÖYMEN - ùahin MENGÜ - Erdal SARIZEYBEK
YalçÕn MIHÇI
ANKARA KøTAP FUARI - ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø STANDI
KøTAPLARINI øMZALAYAN YAZARLAR LøSTESø
(03 – 12 Ocak 2014 - ATO Kongre Salonu)
Tarih
3.1.14-Cuma
4.1.14-Cumartesi
5.1.14-Pazar
6.1.14-Pazartesi
7.1.14-SalÕ
8.1.14-Çarúamba
9.1.14-Perúembe
10.1.14-Cuma
11.1.14-Cumartesi
12.1.14-Pazar
Yazar
Sina AKùøN - ùevket ÇøZMELø
AnÕl ÇEÇEN - Hüsnü MERDANOöLU - Mustafa MUTLU
Can ATAKLI- Naci BEùTEPE - SaygÕ ÖZTÜRK
Mustafa GAZALCI - Vural SAVAù
AnÕl ÇEÇEN - Hüsnü MERDANOöLU - Mustafa GAZALCI
Bilal ùøMùøR - ùevket ÇøZMELø
Sina AKùøN - ùahin MENGÜ - Uluç GÜRKAN
Mustafa GAZALCI - Naci BEùTEPE - Uluç GÜRKAN
Muazzez ølmiye ÇIö - Bekir COùKUN - Emin ÇÖLAùAN
Onur ÖYMEN - ùahin MENGÜ - Sinan MEYDAN
EK-1 (6’úar AylÕk ÇalÕúma ProgramlarÕ)
EK-2 (Bölge ToplantÕlarÕ Sonuç Bildirgeleri)
EK-3 (Üye Hareketleri)
3-2
BÖLÜM-3
EK-1
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
6’ùAR AYLIK ÇALIùMA PROGRAMLARI
(2012 – 2014)
22-28 Temmuz 2012
06.08.2012
23-26.08.2012
26.08.2012
27 A÷ustos – 09 Eylül
2012
09.09.2012
5
6
7
8
9
0
04.09.2012
13-14.09.2012
2
3
01.09.2012
24 Temmuz 2012
4
1
KABOTAJ
SøVAS KATLøAMI
ERZURUM KONGRESø
01 Temmuz 2012
02 Temmuz 2012
23 Temmuz 2012
TUTAK-AöRI DOöU BÖLGE
PROGRAMI
SøVAS KONGRESø
øZMøR’øN KURTULUùU
Panel ya da güçlü basÕn
açÕklamasÕ
DÜNYA BARIùGÜNÜ
KURTULUù VE ZAFER
YOLU
(Afyon’dan øzmir’e zincir
etkinlik)
KOCATEPE ANITI ÖNÜNDE
TÖREN
KÖYCEöøZ EöøTøM VE
DOSTLUK KAMPI
HiROùøMA
AFYON GENÇLøK KAMPI
LOZAN ANTLAùMASI
ETKøNLøK BAùLIöI
TARøH
N
O
1
2
3
Panel ve Bölge halkÕyla kaynaúma
(Genel BaúkanÕn KatÕlÕmlarÕyla)
Panel / BasÕn açÕklamasÕ
3-1-1
TUTAK-AöRI
Genel Merkez
Sivas ùubesi
Genel Merkez
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
Genel Merkez
øzmir ùubeleri
Bisiklet, motorsiklet, vosvos gruplarÕ ile
basÕnÕn hazÕr olmasÕ sa÷lanacak.
Eski Vilayet BinasÕ Önünde BasÕn
AçÕklamasÕ veya Kent Merkezi CivarÕnda
Bir Salonda Gösterili Panel
BasÕn açÕklamasÕ
VATAN SAVUNMASI VE BARIù
Bölge ùubelerinden Yürüyüú Kolu
( Afyon, Banaz, Uúak, Kula, Salihli,
Ahmetli, Turgutlu, Manisa, øzmir. )
Genel Merkez
Afyon-ùuhut ve
Bölge ùubeleri
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez,
Afyon ve bölge úb.
Genel Merkez ve
Bölge ùubeleri
Genel Merkez
Sivas ùubesi
ùubeler
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
øzmir ùubeleri
Genel Merkez
Afyon-ùuhut ve Bölge
ùubeleri
Genel Merkez
Bölge ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez, Afyon
ve bölge úb.
Kamp komisyonu
Yenimahalle ùb.
Genel MerkezYenimahalle úb.
Genel Merkez
Sivas ùb.
Erzurum ùb.
Genel Merkez
Genel Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
SORUMLU
Genel Merkez
Genel
Genel
Genel
Genel
ÖN HAZIRLIK
Tören ProgramÕ
Resmi Tören dÕúÕnda alternatif program
BasÕn AçÕklamasÕ
E÷itim ProgramÕ uygulanacak
Makale YarÕúmasÕ: Lozan AntlaúmasÕnÕn
kazanÕmlarÕ ve bugün bu kazanÕmlarÕn
neresindeyiz
Panel (Ali Ercan ve Tevfik KÕzgÕnkaya) ve
sonrasÕnda konser
Kamp ProgramÕ Uygulanacak
BasÕn açÕklamasÕ
Toplu BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
YAPILACAKLAR
Afyon
Genel Merkez
Afyon
Köyce÷iz
Yenimahalle
Genel Merkez
Sivas
Erzurum
Mersin ve Antalya
Panel ve benzeri
çeúitli etkinlikler
UYGULAMA
Genel Merkez
Bölge ùubeleri
Genel Merkez/ Bölge
ùubeleri
Genel Merkez/Tüm
ùubeler
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
Genel Merkez/ Bölge
ùubeleri
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
6 AYLIK ETKøNLøK PROGRAMI (TEMMUZ - ARALIK 2012)
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
Makale
de÷erlendirme
kurulu oluúturmak
BøLøM DANIùMA
KURULU
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
19.09.2012
26.09.2012
06.10.2012
06.10.2012
12.10.2012
13.10.2012
13.10.2012
13.10.2012
6-13 Ekim 2012
14.10.2012
20.10.2012
21.10.2012
4
5
6
7
8
9
0
1
2
3
4
5
GENÇLøöE HøTABE GÜNÜ
Genel Merkez Gençlik
KollarÕnÕn Seçimi
A.T. KIùLALI’yÕ Anma
Güney-Do÷u Anadolu
ProgramÕ (DiyarbakÕr)
ANKARA-øSTANBUL
ÇATIùMASI (MøLLø
MÜCADELEDEN BUGÜNE)
GENÇLøK KURULTAYI
ANKARA’NIN BAùKENT
OLUùU
Güney-Do÷u Anadolu
ProgramÕ (DiyarbakÕr)
Do÷u Anadolu ProgramÕ
(Erzincan)
øSTANBUL’UN øùGALDEN
KURTULUùU
BAHRøYE ÜÇOK’U ANMA
GAZøLER GÜNÜ
DøL BAYRAMI
Panel / BasÕn açÕklamasÕ / EV ÖNÜ
ANMA KÕúlalÕ’nÕn bir kitabÕnÕn
basÕmÕ/yeniden basÕmÕ
Panel/BasÕn AçÕklamasÕ
Seçimler
Bölge halkÕyla kaynaúma
(Genel BaúkanÕn KatÕlÕmlarÕyla)
Bölge Temsilcileri ve Genel Merkez seçimi
BasÕn AçÕklamasÕ- Gazilere Ziyaret
Panel/BasÕn AçÕklamasÕ
(Dil Derne÷i ile ortak etkinlik)
Panel / BasÕn açÕklamasÕ /EV ÖNÜ veya
ParkÕnda ANMA
(BAHRøYE ÜÇOK’UN TBMM
KONUùMALARI VE MAKALELERøNDEN
YENø BøR KøTAP DERLENEBøLøR YA DA
“BøR ARPA BOYU YOL KøTABI YENøDEN
BASILABøLøR)
“Ba÷ÕmsÕzlÕk ve Örgütlü Toplum”
Paneli (ALEV COùKUN-6 AY KøTABI
DOLAYISIYLA- VE MUSTAFA ALTIOKLARøùGAL SÜRECøNø )
Panel: Ulusal Ba÷ÕmsÕzlÕk ve YargÕ
Genel Baúkan ve ølhan Cihaner’in
katÕlÕmlarÕyla
Panel: Ulusal Ba÷ÕmsÕzlÕk ve Toprak
(Genel Baúkan ve Ziraat Mühendisleri
OdasÕnÕn temsilcisiyle (Gökhan
GünaydÕn?)
BasÕn Aç./Etkinlik
(ANKARA VOSVOS DERNEöø, PERùEMBE
AKùAMI BøSøKLETÇøLERø øLE BøRLøKTE
YÜRÜYÜù)
PANEL (ANIL ÇEÇEN EDøTÖRLÜöÜNDE
ÇOK YAZARLI YAYIN HAZIRLANABøLøR)
3-1-2
Genel Merkez ve
BatÕkent ve Çayyolu
ùube
Genel Merkez/ve
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel
Merkez/DiyarbakÕr
ve bölge úb.
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel Merkez
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Genel
Merkez/Erzincan ve
bölge ùb.
Genel
Merkez/DiyarbakÕr
ve bölge úb.
Genel Merkez
østanbul ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez
Karaman ùubeleri
Genel merkez ve
D.K.Örgütleri
(özellikle kadÕn
örgütleri)
BatÕkent ùb-Mezar
baúÕ
Çayyolu ùb-Ev önü
Genel
Merkez/DiyarbakÕr ve
bölge úb.
Genel Merkez Gençlik
KollarÕ
Genel Merkez Gençlik
KollarÕ
Ankara ùubeleri
Genel
Merkez/Erzincan ve
bölge ùb.
Genel
Merkez/DiyarbakÕr ve
bölge úb.
Genel Merkez
østanbul ùubeleri
Çankaya ùb
Tüm ùubeler
Karaman ùubeleri
Genel Merkez Gençlik
KollarÕ ve Di÷er
Gençlik Örgütleri
Genel Merkez/ Tüm
ùubeleri
Genel Merkez/Genel
Merkez Gençlik KollarÕ
ve Tüm ùubeler
DiyarbakÕr
Genel Merkez Bölge
ùubeleri
DiyarbakÕr
Erzincan
Genel Merkez ve
Bölge ùubeleri
Tüm ùubeler
Karaman ve Bölge
ùubeleri
Genel Merkez/Bölge
ùubeleri
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
29.10.2012
29 EKøM-10 KASIM
ARASI
10.11.2012
10.11.2012
11.10.2012
24.11.2012
ARALIK AYI(GÜN
BELøRLENMEDø)
05.12.2012
10.12.2012
6
7
8
9
0
1
2
3
4
TÜRK KADININA SEÇME VE
SEÇøLME HAKKININ
VERøLMESø
DÜNYA øNSAN HAKLARI
GÜNÜ
KÜÇÜK KURULTAY VE
TÜZÜK KURULTAYI
ANITKABøR RESMø ÇELENK
Sunumu
ÖöRETMENLER GÜNÜ
AKADEMøK DERGø
10 KASIM
21.YÜZYILDA KEMALøZM
SEMPOZYUMU
CUMHURøYET BAYRAMI
BasÕn AçÕklamasÕ
BASIN AÇIKLAMASI
BasÕn açÕklamasÕ
EöøTøM SøSTEMøNøN DÖNÜùÜMÜ
ÇERÇEVESøNDE, YENø ÖöRENøM
DÖNEMøNDEKø ETKøLERø DE
GÖZLEMLENEREK EöøTøM KURULTAYI)
BASIN, KÜLTÜR, SPOR, BøLøM
DÜNYASINDAN ÇOK SAYIDA
TOPLUMDAN DEöER GÖRMÜù øSME,
M.KEMAL’øN BøRKAÇ CÜMLESøNø KøTLEYE
OKUMASI øÇøN ÇAöRI, ARDINDAN ÇOK
KONUùMACININ YER ALDIöI PANEL,
DEVAMINDA CUMHURøYET KONSERø
AöUSTOS AYININ BAùINDA YAPILACAK
DUYURUYLA AKADEMøSYENLERE ÇAöRI
YAPILACAK. KONU BAùLIKLARI VE
BøLDøRø NøTELøKLERø YER ALACAK.
SEÇøCø KURULUN UYGUN GÖRDÜöÜ
BøLDøRøLERLE SUNUMLAR YAPILACAK.
BøLDøRøLERDEN KøTAP HAZIRLANACAK.
SEMPOZYUM øÇøNE BøR FORUM
EKLENECEK.
SEMPOZYUM SONUNDA BASIN
AÇIKLAMASI, AKùAMI M.KEMAL’E SAYGI
(ANITKABøR ÇEVRESø MEùALELø
YÜRÜYÜù)
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERGøSø
DIùINDA 6 AYDA BøR YAYINLANACAK,
HAKEMLø BøR DERGøNøN, KURULTAY
SUNUMLARI ÇERÇEVESøNDE
ÇIKARILMASI
3-1-3
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Genel MerkezEöøTøM-øù,
ATAEöøTøM-SEN VE
DøöER EöøTøM
ÖRGÜTLERø
Genel Merkez
Genel Merkez
ùubeler-DøöER
KøTLE ÖRGÜTLERø,
ÇANKAYAYENøMAHALLE
BELEDøYELERø,
TOBAV,VB.
GENEL MERKEZ
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez Ankara
ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez/
ùubeler
Genel Merkez ve Tüm
ùubeler
Genel Merkez
Tüm Küçük Kurultay
katÕlÕmcÕlarÕ
Genel Merkez, Ankara
ùubeleri
Tüm ùubeler
Genel Merkez
Tüm ùubeler
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
18.12.2012
23.12.2012
10-20.12.2012
27.12.2012
5
6
7
8
M.KEMAL’øN ANKARAYA
GELøùø-1919
YERLø MALI HAFTASI
(Tüketici Dernekleri ile
Ortak yapÕlabilir)
KUBøLAY ANMA
NECøP HABLEMøTOöLU’NU
ANMA
TÜRK EKONOMøSø VE ULUSLARASI
GELøùMELER (BøR øKTøSAT
FAKÜLTESø’NDE PANEL, AYNI GÜN BøR
EKONOMø KøTABININ BASILMASI)
BasÕn AçÕklamasÕ /Etkinlikler
BasÕn AçÕklamasÕ/ Etkinlikler
BasÕn AçÕklamasÕ- EVøNøN ÖNÜNDE
MEùALELø ANMA- GÜN øÇøNDE
HABLEMøTOöLU’NUN ÇALIùMALARI
ÇERÇVESøNDE BøR PANEL VE AYNI GÜN
HABLEMøTOöLU’NUN BøR KøTABININ
BASILMASI
3-1-4
Genel Merkez/
Ankara úubeleri/
GölbaúÕ ùubesi
Genel Merkez
Genel Merkez
øzmir ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez/GölbaúÕ
ùube
Genel Merkez
Bölge ùubeleri
Çayyolu ùb
Genel Merkez Ankara
ùubeleri
Tüm ùubeler
Genel Merkez - Bölge
ùubeleri
Tüm Ankara ùubeleri
TARøH
1.1.2013
1.1.2013
10.1.2013
13.1.2013
14.1.2013
15.1.2013
20.1.2013
24-31.1.2013
NO
1
2
3
4
5
6
7
8
20.1.1921
ølk Anayasa (Egemenlik
KayÕtsÕz ùartsÕz Ulusundur)
Adalet ve Demokrasi HaftasÕ
14.1.1923
Atatürk’ün annesi Zübeyde
HanÕmÕn ölümü
15.1.1902
NazÕm Hikmet Ran’Õn Do÷um
yÕldönümü
1.1.1929
Millet Mekteplerinin açÕlÕúÕ
1.1.1929
E÷itim Birli÷i YasasÕnÕn; YazÕ
Devriminin ve Millet
Mekteplerinin mimarÕ
Atatürk’ün Milli E÷itim
BakanÕ Mustafa
NECATø’nin35 yaúÕnda vefatÕ
10.1.1920
I. ønönü Zaferi
1921 AnayasasÕnÕn
YÕldönümü
ETKøNLøK BAùLIöI
øzmir ùubeleri
ùadiye Yeúilyurt
ùadiye Yeúilyurt
ùadiye Yeúilyurt
Genel Merkez
øzmir ùubeleri
UM:AG
BatÕkent ùube
Genel Merkez
Genel Merkez
Türk BaúarÕ Ödülleri Kurulu tarafÕndan Gn.
Búk. Tansel Çölaúan’a NazÕm Hikmet Ödülü
verilmesi
-
3-1-5
24.1.2013
Saat:10.30 U÷ur Mumcunun AnÕtÕna Çelenk
KonulmasÕ
Saat:12.00 U÷ur Mumcu’nun Soka÷ÕndayÕz
Saat: 14.30 U÷ur Mumcunun MezarÕ
baúÕndayÕz
25.1.2013
Saat:20.00 Forum Gençlik U÷ur Mumcu
için ne düúünüyor)
27.1.2013
Saat 15.30-18.00 AnÕlarla U÷ur Mumcu
(Damla KÕúlalÕ, IúÕk Kansu, Bekir Coúkun,
Ersan BarkÕn, Binay Koçak)
29.1.2013
Saat: 18.00 Panel (Öner TanÕk, BarÕú
Pehlivan, BarÕú Terko÷lu)
øzmir ùubeleri
øzmir ùubeleri
MezarÕ baúÕnda anma
BatÕkent ùube
BatÕkent ùube
-
-
-
SORUMLU
Panel
(AnÕl Çeçen, Ünsal Yavuz ve Emin Memiú)
-
-
-
-
-
ÖN HAZIRLIK
-
YAPILACAKLAR
Belirtildi÷i gibi
-
øzmir’de tören
A.T.KÕúlalÕ Kültür
Merkezi-BatÕkent
(Saat 15.00)
øzmir
-
-
-
UYGULAMA
Yer: Ça÷daú Sanatlar
Gösteri merkezi
Yer: Ahmet Taner
KÕúlalÕ Kültür
Merkezi-BatÕkent)
Yer: Ça÷daú Sanatlar
Gösteri Merkezi
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
6 AYLIK ETKøNLøK PROGRAMI (OCAK – HAZøRAN 2013)
-
-
-
-
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BøLøM DANIùMA
KURULU
BasÕn AçÕklamasÕ
27.1.2013
31.1.2013
1.2.2013
6.2.2013
17.2.2013
23-24.2.2013
24.2.2013
26.2.2013
2-3.3.2013
3.3.2013
8.3.2013
16.3.2013
18.3.2013
22.3.2001
30-31.3.2013
31.3.2013
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
31.3.1921
II.ønönü Zaferi
22.3.2001
Sabiha Gökçen’in ölümü
øç Anadolu Bölge ToplantÕsÕ
3.3.1924
Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Dünya Emekçi KadÕnlar Günü
16.3.1915
østanbul’un iúgali
18.3.1915
Çanakkale Deniz Zaferi
24.2.1992
ADD Onursal Genel BaúkanÕ
Ord. Prof.Dr. HÕfzÕ Veldet
VELøDEDEOöLU’nun ölümü
26.2.1961
Hasan Ali Yücel’in ölümü
Güney Ege Bölge ToplantÕsÕ
27.1.1954
Köy enstitüleri kapatÕldÕ
31.1.1990
Muammer AKSOY’un ölümü
1.2.1979
Abdi øpekçi’nin ölümü
6.2.1933
Bursa Nutku
17.2.1923
øktisat Kongresi toplandÕ
Aúar Vergisi KaldÕrÕldÕ
Türk Medeni Kanunu kabul
edildi.
Kuzey Ege Bölge ToplantÕsÕ
-
Hizmet øçi E÷itim ve ToplantÕ
3-1-6
ÇANAKKALE ùUBE øLE BøRLøKTE
PANEL,KONFERANS, V.B ETKøNLøK
PLANLANMALI
TÖRENLERE KøTLESEL KATLIM øÇøN
ùUBELERE DUYURU YAPILMALI (Nazan
HanÕmÕn Önerisi)
-
Anma ProgramÕ
-
-
Bölge ToplantÕ ProgramÕ
-
-
Genel Merkez
Nazmi ùarvan
ùadiye Yeúilyurt
-
-
Çanakkale ùubeleri
Çanakkale ùubeleri
-
østanbul ùubeleri
-
Lütfi KÕrayo÷lu
-
østanbul ùubeleri
østeyen ùubeler
østanbul ùubeleri
-
Güney Ege ùubeleri
-
østanbul ùubeleri
Anma Töreni
Sevil Nazan Keskin
øzmir ùubeleri
øzmir ùubeleri
Kuzey Ege ùubeleri
Bursa ùube
-
-
-
ùadiye Yeúilyurt
Bursa ùubeleri
-
-
-
Genel Merkez
Bölge ToplantÕ ProgramÕ
80. YÕlÕnda Bursa Nutku
-
-
-
31.01.2013
Saat: 13.00 M.Aksoy AnÕt MezarÕnda Anma
(Cebeci Asri MezarlÕ÷Õ)
Saat:16.30-18.30 Panel (Cumhuriyetin
Kuruluúundan 89 yÕl sonra Türkiye’nin
Gündemi) (Metin Feyzio÷lu, Sabih
Kanado÷lu ve Tansel Çölaúan)
-
-
-
KÕrúehir
-
Program Milas’ta
uygulanacak
-
Program AyvalÕk’ta
uygulanacak
Anma Tören
Saati ve ProgramÕ
daha sonra
-
-
-
Yer: Ça÷daú Sanatlar
Gösteri merkezi
BasÕn AçÕklamasÕ
-
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
-
3.4.2013
10.4.2013
15.4.2013
17.4.2013
23.4.2013
1.5.2013
6.5.2013
15.5.2013
17.5.2013
19.5.2013
19.5.2013
31.5.2013
5.6.2013
6 -9.6.2013
22.6.2013
29.6.2013
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
22.6.1919
Amasya Genelgesi
29.6.1939
Hatay Millet Meclisinin
anavatana katÕlma kararÕ
almasÕ
19.5.1989
ADD Kuruldu
31.5.1994
ADD kurucu üyesi ve 5.genel
baúkanÕ Süreyya
ùehido÷lu’nun ölümü
5.6.1972
Dünya Çevre Günü
-
6.5.1972
Deniz Geçmiú, Yusuf Aslan
ve Hüseyin ønan idam edildi.
15.5.1919
øzmir’in iúgali ve Hasan
Tahsin’in ölümü
17.5.2006
DanÕútay üyesi Mustafa Yücel
Özbilgin’in ölümü
19.5.1919
Atatürk’ü anma ve Gençlik
ve Spor BayramÕ
3.4.1930
Türk KadÕnÕna yerel
seçimlerde seçme ve seçilme
hakkÕ tanÕndÕ
10.4.1928
Laiklik Günü
15.4.1931
Türk Tarih Kurumunun
kurulmasÕ
17.4.1940
Köy Enstitüleri kuruluú yasasÕ
kabul edildi
23.4.1920
TBMM’nin açÕlmasÕ
Ulusal Egemenlik ve Çocuk
BayramÕ
øúçi BayramÕ
østiklal Yürüyüúü
-
3-1-7
Samsun ùube ile birlikte planlanacak
-
Zuhal Mano÷lu
-
Genel Merkez
-
-
Köy Enstitülerinin Kurulu oldu÷u illerde
anma programlarÕ daha görkemli
planlanabilir (Nazan HanÕmÕn önerisi)
-
-
-
-
Kastamonu
-
Samsun úb.
-
-
-
-
ønebolu’dan baúlayÕp
Kastamonu’ya giden
østiklal Yürüyüúü
Samsun’da Gençlik
KampÕ, BandÕrma
Gemisi, Fener AlayÕ,
Gençlik Paneli v.b
-
-
-
-
-
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
20-26 Temmuz 2013
06.08.2013
23-26.08.2013
26.08.2013
09.09.2013
01.09.2013
04.09.2013
13.09.2013
19.09.2013
26.09.2013
06.10.2013
06.10.2013
11.10.2013
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
24 Temmuz 2013
2013
2013
2013
2013
5
4
Temmuz
Temmuz
Temmuz
Temmuz
1
2
3
01
02
20
23
TARøH
NO
øSTANBUL’UN øùGALDEN
KURTULUùU
Mudanya Müterakesi
BAHRøYE ÜÇOK’U ANMA
GAZøLER GÜNÜ
DøL BAYRAMI
Sakarya Zaferi
SøVAS KONGRESø
øZMøR’øN KURTULUùU
Panel ya da güçlü basÕn
açÕklamasÕ
DÜNYA BARIùGÜNÜ
KOCATEPE ANITI ÖNÜNDE
TÖREN
HiROùøMA ve Anafartalar
SavaúlarÕ
AFYON GENÇLøK KAMPI
KÖYCEöøZ EöøTøM VE
DOSTLUK KAMPI
LOZAN ANTLAùMASI
KABOTAJ
SøVAS KATLøAMI
Montrö Bo÷azlar Sözleúmesi
ERZURUM KONGRESø
ETKøNLøK BAùLIöI
BasÕn açÕklamasÕ
3-1-8
Panel / BasÕn açÕklamasÕ /EV ÖNÜ veya
ParkÕnda ANMA ve FarklÕ Etkinlikler
Panel veya BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ- Gazilere Ziyaret
Panel/BasÕn AçÕklamasÕ
Etkinlik programÕ uygulanacak
Panel / BasÕn açÕklamasÕ
Eski Vilayet BinasÕ Önünde BasÕn
AçÕklamasÕ veya Kent Merkezi CivarÕnda Bir
Salonda Gösterili Panel
BasÕn açÕklamasÕ
Tören ProgramÕ
Resmi Tören dÕúÕnda alternatif program
uygulanacak
E÷itim ProgramÕ uygulanacak
BasÕn AçÕklamasÕ
Kamp ProgramÕ Uygulanacak
Makale YarÕúmasÕ
BasÕn açÕklamasÕ
Toplu BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
YAPILACAKLAR
Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
Bursa ùubeleri
østanbul ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez
Karaman ùubeleri
Genel merkez
Sakarya ùb.
Sivas ùubesi
Genel Merkez
Bursa ùubeleri
østanbul ùubeleri
Çankaya ùb
Sakarya ùb ve di÷er
bölge úubeleri
Tüm ùubeler
Karaman ùubeleri
Sivas ve bölge
úubeleri
ùubeler
Afyon
Genel Merkez
(Çankaya, Y.mahalle
ùb) Afyon-ùuhut ve
Bölge ùubeleri
øzmir ùubeleri
Genel Merkez
(Çankaya, Y.mahalle
ùb) Afyon-ùuhut ve
Bölge ùubeleri
Genel Merkez
øzmir ùubeleri
Bursa ùubeleri
Tüm ùubeler
Karaman ve Bölge
ùubeleri
Genel Merkez/Bölge
ùubeleri
Bölge ùubeleri
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
Bölge ùubeleri
Sakarya
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
Makale
de÷erlendirme
kurulu oluúturmak
BøLøM DANIùMA
KURULU
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
Genel Merkez/Tüm
ùubeler
Genel Merkez/ Bölge
ùubeleri
Afyon
Genel Merkez
Köyce÷iz
Genel Merkez
Sivas
Tüm úubeler
Erzurum
Mersin ve Antalya
Panel ve benzeri
çeúitli etkinlikler
UYGULAMA
Genel Merkez, Afyon
ve bölge úb.
Kamp komisyonu
(Ayhan Filazi, Lütfü
KÕrayo÷lu, Öner
TanÕk)
Genel Merkez
Genel Merkez
Sivas ùb.
Genel Merkez
Erzurum ùb.
Genel Merkez
SORUMLU
Genel Merkez, Afyon
ve bölge úb.
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel
Genel
Genel
Genel
Genel
ÖN HAZIRLIK
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
6 AYLIK ETKøNLøK PROGRAMI (TEMMUZ - ARALIK 2013)
20.10.2013
21.10.2013
29.10.2013
29 EKøM-10 KASIM
ARASI ??
10.11.2013
11.10.2013
24.11.2013
05.12.2013
10.12.2013
10.12.2013
18.12.2013
23.12.2013
10-20.12.2013
27.12.2013
19
20
21
22
24
25
26
27
28
29
30
31
32
YERLø MALI HAFTASI
M.KEMAL’øN ANKARAYA
GELøùø-1919
NECøP HABLEMøTOöLU’NU
ANMA
KUBøLAY ANMA
ANITKABøR RESMø ÇELENK
Sunumu
ÖöRETMENLER GÜNÜ
TÜRK KADININA SEÇME VE
SEÇøLME HAKKININ
VERøLMESø
DÜNYA øNSAN HAKLARI
GÜNÜ
Anadoluda ilk kadÕn mitingi
21.YÜZYILDA KEMALøZM
SEMPOZYUMU
10 KASIM
CUMHURøYET BAYRAMI
A.T. KIùLALI’yÕ Anma
ANKARA’NIN BAùKENT
OLUùU
GENÇLøöE HøTABE GÜNÜ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ /Etkinlikler
BasÕn AçÕklamasÕ/ Etkinlikler
BasÕn AçÕklamasÕ
Etkinlik programÕ belirlenecek
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn açÕklamasÕ
BASIN AÇIKLAMASI
M.KEMAL’E SAYGI
Sempozyum
Etkinlik programÕ
Panel / BasÕn açÕklamasÕ / EV ÖNÜ ANMA
Panel/BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn Aç./Etkinlik
Genel Merkez
Genel Merkez/
Ankara úubeleri/
GölbaúÕ ùubesi
Genel Merkez
øzmir ùubeleri
Kastamonu ve bölge
úubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Genel MerkezGenel Merkez
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel Merkez
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel Merkez ve
BatÕkent ve Çayyolu
ùube
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Menemen ùb.
Sorumlulu÷unda
di÷er bölge úubeleri
Genel Merkez
Genel
Merkez/GölbaúÕ ùube
Kastamonu ve bölge
úubeleri
Çayyolu ùb
Genel Merkez
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Genel Merkez
Genel Merkez
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel Merkez
Çankaya ùb
Sorumlulu÷unda
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
BatÕkent ùb-Mezar
baúÕ
Çayyolu ùb-Ev önü
Genel Merkez
Tüm ùubeler
Genel Merkez
Ankara ùubeleri
Genel Merkez Bölge ùubeleri
Genel Merkez ve
Tüm ùubeler
Kastamonu ve bölge
úubeleri
Tüm Ankara ùubeleri
Genel Merkez ve
bölge úubeleri
Genel Merkez,
Ankara ùubeleri
Tüm ùubeler
Tüm ùubeler
Tüm ùubeler
Tüm ùubeler
Genel Merkez ve
Bölge ùubeleri
Genel Merkez
Gençlik KollarÕ
Genel Merkez/ Tüm
ùubeleri
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
3-1-9
Program tarihsel ve genel çerçeve olarak verilmiútir. Düúünsel, tasarÕm ve uygulama açÕsÕndan netleútikçe geliútirilecektir.
Etkinliklere iliúkin basÕn açÕklamalarÕ Genel Merkez tarafÕndan hazÕrlanacak ve úubelerce aynÕ açÕklamanÕn duyurulmasÕ sa÷lanarak söylem birli÷inin yakalanmasÕ sa÷lanacaktÕr.
Programa dahil edilmiú etkinliklerin sorumlularÕ ve uygulayÕcÕlarÕ kendi sorumluluklarÕna ve uygulama alanlarÕna düúen alt programÕ en kÕsa sürede hazÕrlayacaktÕr.
Alt program; katÕlÕmcÕ tespitini, yerini, duyuru olanaklarÕnÕn belirlenmesini, etkinlik bütçesini, uygulama sorumlularÕnÕ içerecektir.
Tüm etkinliklerin gerçekleútirilmesinde ADD Genel Merkezi ve ilgili/sorumlu úubeler do÷rudan etkinlik organizasyonunun içinde yer alacak, ancak olabildi÷ince Demokratik Kitle Örgütü’nün etkinliklerin düzenlenmesinde,
etkinlik orta÷Õ/destekçisi/katÕlÕmcÕsÕ olmasÕnÕn yollarÕ zorlanacaktÕr.
6. Programa dahil edilmemiú etkinlikler úubelerin inisiyatifi ile gerçekleútirilecektir. (Örne÷in Üniversitelere kayÕt döneminde kayda gelen ö÷rencilere yardÕmcÕ olacak birimler kurulmasÕ gibi)
7. Genel merkez tarafÕndan tüm úube üyelerinin katÕlÕmÕnÕ öngören etkinliklerde úubelerin mümkünse aynÕ güne denk gelecek úekilde ayrÕ bir program yapmamalarÕ gerekmektedir. Ancak özellikle ulusal bayramlar veya önemli
yerel günler gibi mutlaka orada da yapÕlmasÕ gereken bir etkinlik varsa, merkezdeki etkinli÷i aksatmayacak úekilde azami özen gösterilecektir.
8. ùubelerimizin mahalli konular veya güncel sÕcak geliúmeler dÕúÕnda yapacaklarÕ programlarda Anayasa, Tam Ba÷ÕmsÕzlÕk, Bölünme tehlikesinin verece÷i zararlar ve bunlarÕn altyapÕsÕnÕ oluúturan mevzuat ile Yerel seçimler
konusunu öncelikli olarak ele alan etkinliklere önem verecek ve konularÕn buna göre düzenlenmesi sa÷lanacaktÕr.
9. ÇalÕúmalar kayÕt altÕna alÕnarak arúiv oluúturulacaktÕr.
10. YakÕn úubelerin tek tek ama zayÕf etkinlikler yerine birleúerek daha güçlü etkinlikler yapmasÕ sa÷lanacaktÕr.
11. Etkinlikler de÷erlendirilerek Genel Merkeze bildirilecektir.
1.
2.
3.
4.
5.
Derne÷imizin 2013 yÕlÕ ikinci 6 aylÕk etkinlik programÕnÕn uygulanmasÕ;
23
13.10.2013
18
TARøH
1.1.2014
1.1.2014
10.1.2014
13.1.2014
14.1.2014
15.1.2014
20.1.2014
24-31.1.2014
27.1.2014
31.1.2014
1.2.2014
6.2.2014
17.2.2014
24.2.2014
NO
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
27.1.1954
Köy enstitüleri kapatÕldÕ
31.1.1990
Muammer AKSOY’un ölümü
1.2.1979
Abdi øpekçi’nin ölümü
6.2.1933
Bursa Nutku
17.2.1923
øktisat Kongresi toplandÕ
Aúar Vergisi KaldÕrÕldÕ
Türk Medeni Kanunu kabul
edildi.
24.2.1992
ADD Onursal Genel BaúkanÕ
Ord. Prof.Dr. HÕfzÕ
1.1.1929
Millet Mekteplerinin açÕlÕúÕ
1.1.1929
E÷itim Birli÷i YasasÕnÕn; YazÕ
Devriminin ve Millet
Mekteplerinin mimarÕ
Atatürk’ün Milli E÷itim
BakanÕ Mustafa
NECATø’nin35 yaúÕnda vefatÕ
10.1.1920
I. ønönü Zaferi
1921 AnayasasÕnÕn
YÕldönümü
14.1.1923
Atatürk’ün annesi Zübeyde
HanÕmÕn ölümü
15.1.1902
NazÕm HikmetRan’Õn Do÷um
yÕldönümü
20.1.1921
ølk Anayasa (Egemenlik
KayÕtsÕz ùartsÕz Ulusundur)
Adalet ve Demokrasi HaftasÕ
ETKøNLøK BAùLIöI
Anma Töreni
80. YÕlÕnda Bursa Nutku
-
-
-
-
MezarÕ baúÕnda anma
3-1-10
østanbul ùubeleri
østanbul ùubeleri
øzmir ùubeleri
øzmir ùubeleri
-
-
ùadiye Yeúilyurt
ùadiye Yeúilyurt
ùadiye Yeúilyurt
Genel Merkez
ùadiye Yeúilyurt
-
Bursa ùube
-
-
Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
Merkez
-
Bursa ùubeleri
Genel
Genel
Genel
Genel
Genel
-
øzmir ùubeleri
øzmir ùubeleri
-
øzmir ùubeleri
-
-
-
SORUMLU
øzmir ùubeleri
-
-
-
-
-
ÖN HAZIRLIK
-
YAPILACAKLAR
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
6 AYLIK ETKøNLøK PROGRAMI (OCAK – HAZøRAN 2014)
Anma Tören
-
-
-
Belirtildi÷i gibi
-
øzmir’de tören
øzmir
-
-
-
UYGULAMA
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BøLøM DANIùMA
KURULU
BasÕn AçÕklamasÕ
26.2.2014
3.3.2014
8.3.2014
16.3.2014
18.3.2014
22.3.2014
31.3.2014
3.4.2014
10.4.2014
15.4.2014
17.4.2014
23.4.2014
1.5.2014
6.5.2014
15.5.2014
17.5.2014
19.5.2014
19.5.2014
31.5.2013
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
19.5.1989
ADD Kuruldu
31.5.1994
ADD kurucu üyesi ve 5.genel
VeldetVELøDEDEOöLU’nun
ölümü
26.2.1961
Hasan Ali Yücel’in ölümü
3.3.1924
Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Dünya Emekçi KadÕnlar Günü
16.3.1915
østanbul’un iúgali
18.3.1915
Çanakkale Deniz Zaferi
22.3.2001
Sabiha Gökçen’in ölümü
31.3.1921
II.ønönü Zaferi
3.4.1930
Türk KadÕnÕna yerel
seçimlerde seçme ve seçilme
hakkÕ tanÕndÕ
10.4.1928
Laiklik Günü
15.4.1931
Türk Tarih Kurumunun
kurulmasÕ
17.4.1940
Köy Enstitüleri kuruluú yasasÕ
kabul edildi
23.4.1920
TBMM’nin açÕlmasÕ
Ulusal Egemenlik ve Çocuk
BayramÕ
øúçi BayramÕ
6.5.1972
Deniz Geçmiú, Yusuf Aslan
ve Hüseyin ønan idam edildi.
15.5.1919
øzmir’in iúgali ve Hasan
Tahsin’in ölümü
17.5.2006
DanÕútay üyesi Mustafa Yücel
Özbilgin’in ölümü
19.5.1919
Atatürk’ü anma ve Gençlik
ve Spor BayramÕ
-
3-1-11
Samsun ùube ile birlikte planlanacak
-
-
Genel Merkez
-
-
Köy Enstitülerinin Kurulu oldu÷u illerde
anma programlarÕ daha görkemli
planlanabilir
-
-
-
-
-
-
Çanakkale ùubeleri
østeyen ùubeler
østanbul ùubeleri
-
-
-
-
Anma ProgramÕ
-
-
-
-
Samsun úb.
-
-
-
-
-
-
Çanakkale ùubeleri
østanbul ùubeleri
-
-
-
-
-
-
-
-
Samsun’da Gençlik
KampÕ, BandÕrma
Gemisi, Fener AlayÕ,
Gençlik Paneli v.b
-
-
-
-
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
5.6.2014
6 -9.6.2014
22.6.2014
29.6.2014
34
36
37
38
baúkanÕ Süreyya
ùehido÷lu’nun ölümü
5.6.1972
Dünya Çevre Günü
22.6.1919
Amasya Genelgesi
29.6.1939
Hatay Millet Meclisinin
anavatana katÕlma kararÕ
almasÕ
østiklal Yürüyüúü
3-1-12
Kastamonu
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BasÕn AçÕklamasÕ
BÖLÜM-3
EK-2
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø
BÖLGE TOPLANTILARI
SONUÇ BøLDøRGELERø
(2012 – 2014)
DOöU KARADENøZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
2 ARALIK 2012, ÜNYE
Küresel egemenlerin iktidara getirdi÷i devrim karúÕtlarÕ; baúta Anayasa ve
yasalarÕmÕzda yapÕlan de÷iúikliklerle ve aldÕklarÕ kararlarla Türkiye Cumhuriyeti'ni
dönüútürmeye çalÕúmaktadÕrlar.
Bugün Demokratik Cumhuriyetin olmazsa olmaz koúulu kuvvetler ayrÕlÕ÷Õ, tamamen
terk edilmiú, yasama, yürütme ve yargÕ tümü ile siyasi iradeye ba÷lanmÕútÕr. Anayasa ve
yasalarÕmÕza aykÕrÕ olarak, úu anda yaúanan budur. Bununla da yetinmeyen iktidar,
yaúanan süreçteki davranÕú biçimini, düzenlemekte oldu÷u yeni Anayasa tasla÷Õ ile
dayatmacÕ biçimde, sözde yasal zemine oturtmaya çalÕúmaktadÕr. Hedef bir yandan
vatanÕn bölünmesi, ça÷daú Cumhuriyete son verilmesi, di÷er yandan tek adam olma,
bütün kurumlarÕn yönetiminde ve karar sürecinde tek baúÕna belirleyici olmak iste÷idir.
Böylesi yönetim biçiminin adÕ tek kiúi diktatörlü÷üdür, faúizmdir.
Cumhuriyet kazanÕmlarÕmÕzÕn, sürece yayÕlarak tek tek ortadan kaldÕrÕlmasÕ,
ekonomik kaynaklarÕmÕzÕn, yerli-yabancÕ iúbirlikçilere peúkeú çekilmesi, e÷itim sisteminin
gerek bilimsellikten uzaklaútÕrÕlarak, laiklik karúÕtÕ dinsel e÷itim a÷ÕrlÕklÕ yapÕya
büründürülmesi ve gerekse de çocuklarÕmÕzÕn kÕlÕk ve kÕyafeti ile u÷raúarak nihai
dönüúümü tamamlayacaklarÕnÕ düúünenlere, úöyle seslenmek istiyoruz;
Atatürk Cumhuriyetinde, Atatürk ilke ve devrimlerine sÕkÕ sÕkÕya ba÷lÕ Türk HalkÕ, bu
dönüúüme izin vermeyecektir.
Emperyalistlerin sömürü iste÷ini Ortado÷u'da ve Müslüman ülkelerde sürdürmek
isteyenlere, Büyük Ortado÷u Projesi eú baúkanÕ olarak, Türkiye'nin iç ve dÕú güvenli÷ini
tehlikeye atanlara Türk HalkÕ, "Yurtta BarÕú, Dünyada BarÕú" felsefesi gere÷i geçit
vermeyecektir.
29 Ekimde, 10 KasÕmda uyarÕ görevini yapan Atatürk Türkiye'sinin HalkÕ, yakÕn
gelecekteki seçimlerde bu olumsuzluklarÕn sorumlularÕnÕ, tarih sahnesinden silecektir.
Kamuoyuna saygÕ ile duyurulur.
3-2-1
BATI KARADENøZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
8-9 ARALIK 2012, BOLU
ADD BatÕ Karadeniz Bölge toplantÕsÕ 8-9 AralÕk 2012 tarihinde Bolu ùubesi ev
sahipli÷inde Kastamonu, BartÕn, Zonguldak, Düzce, Bolu, Sakarya, Kocaeli, Yalova,
Karabük il ve ilçe úubelerinin katÕlÕmÕyla gerçekleútirilmiútir.
Ülke gündemi de÷erlendirilerek aúa÷Õdaki sonuç bildirgesi yayÕmlanmÕútÕr.
Cumhuriyet ümmetçilik yerine yurttaúlÕ÷Õ, gericilik yerine ça÷daúlÕ÷Õ seçenlerin kurdu÷u bir
rejimdir. Bugün ümmetçilik anlayÕúÕnÕ gerçekleútirmek isteyen bir anlayÕú iú baúÕndadÕr. Bu
anlayÕú Lozan AntlaúmasÕyla elde etti÷imiz kazanÕmlarÕmÕzÕ yok etmeye çalÕúmaktadÕr.
Ülkemiz iúgal altÕndadÕr. Ulus devleti yok etmek isteyen bu zihniyet, özelleútirme adÕ
altÕnda Cumhuriyetimizin 80 yÕllÕk kazanÕmlarÕnÕ haraç mezat satmakta, bu özelleútirme
politikalarÕ sonucunda halkÕmÕz köleleútirilmektedir.
4+4+4 gerici e÷itim sistemiyle asli hedefinin Cumhuriyet’le hesaplaúmak, e÷itimi
cemaatlerin kontrolüne ve piyasaya sunmak oldu÷unu ortaya koymakla kalmamÕú,
çocuklarÕmÕzÕn kÕlÕk ve kÕyafetleriyle u÷raúarak ö÷renciler arasÕnda da ayrÕúma yaratarak
nihai hedefini tamamlamak istemektedir.
Türkiye’nin idari yapÕsÕnÕ de÷iútirmek için KalkÕnma AjanslarÕyla baúlayan Yerel
Yönetim YasasÕ’yla Federe Devlet altyapÕsÕnÕ oluúturan yeni bölücü anayasa ile baúkanlÕk
sitemini dayatmaktadÕr.
øktidar uyguladÕ÷Õ basiretsiz dÕú politikayla adeta ABD’nin taúeronlu÷una soyunmuú,
Ulusal Kurtuluú SavaúÕ’yla Emperyalizm’e diz çöktürmüú olan bu topraklar, Kürecik ve
Patriot sistemleriyle Emperyalizm’in üslerine dönüútürülmüútür. Suriye’nin iúgali
çerçevesinde hazÕrlanan senaryolar birer birer yaúama geçmekte, Türkiye Emperyalizm’in
emir eri olarak kendi din kardeúlerine karúÕ savaúa sürüklenmektedir.
Ülkemizin
gelece÷ini
karartmak
isteyen
anlayÕúa
sesleniyoruz.
29 Ekim ve 10 KasÕm’da görüldü÷ü gibi halkÕmÕz Atatürk Cumhuriyeti’ne ve tüm
kazanÕmlarÕna sahip çÕkmÕú ve çÕkmaya devam edecektir. Sevr’i çöpe atÕp, Lozan
mucizesini gerçekleútiren bu büyük ulus 29 Ekim ve 10 KasÕm’daki kararlÕlÕ÷Õyla gerici ve
bölücü zihniyete asla geçit vermeyecektir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak biliyoruz ki; Ergenekon davasÕnda da Balyoz
davasÕnda oldu÷u gibi hukuki olmayan bir yapÕyla mahkemeler yürütülmektedir. KararlarÕ
önceden verilmiú Silivri davalarÕnda tüm aydÕnlarÕmÕza sahip çÕkmak için 13 AralÕk’ta
Silivri’deyiz. Tüm halkÕmÕzÕ aydÕnlarÕmÕza sahip çÕkmak için 13 AralÕk’ta Silivri’ye
bekliyoruz. Ulu Önder Atatürk’ün dedi÷i gibi; “ … Milletin yükselme gerek ve úartlarÕ için
yapÕlacak úeylerde, atÕlacak adÕmlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti o yükselme
merhalesine götürmek için dikilecek engellere hep birlikte mani olaca÷Õz. Bunun için
dima÷larÕmÕza, irfanlarÕmÕza, bilgimize, icap ederse bileklerimize, pazÕlarÕmÕza,
bacaklarÕmÕza müracaat edecek, fakat neticede mutlaka ve mutlaka o gayeye varaca÷Õz.”
Kamuoyuna saygÕ ile duyurulur.
ADD BatÕ Karadeniz Bölge ùubeleri
3-2-2
DOöU AKDENøZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
5-6 OCAK 2013, GÖZCÜLER
Do÷u Akdeniz Bölge ToplantÕsÕ, Atatürkçü Düúünce Derne÷i Gözcüler ùubesinde 56 Ocak 2013 tarihinde yapÕldÕ. ToplantÕya Genel BaúkanÕmÕz SayÕn Tansel Çölaúan, Genel
Yönetim Kurulu üyeleri ile Adana, Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraú, Hatay ùubeleri
katÕldÕ.
ùubelerimiz toplantÕ sonunda aúa÷Õdaki görüúleri kamuoyuyla paylaúmayÕ uygun
bulmuútur:
x Bugün, cumhuriyetimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurdu÷u Cumhuriyet de÷ildir.
Ülkemiz karanlÕ÷a, úeriata, bölünmeye hatta bilinmeze do÷ru hÕzla itilmektedir.
x 15 Milyon insanÕmÕz yokluk ve yoksulluk içindedir.
x Cumhuriyetin ilk yÕllarÕnda onca yoksulluk içinde kurulan kamu kuruluúlarÕ, yerli ve
yabancÕ iúbirlikçilere haraç mezat satÕlmÕútÕr.
x Halk sadaka kültürüne alÕútÕrÕlmÕú, biat ve úükür kültürü oluúturulmuútur.
x E÷itim birli÷i yasasÕ 4+4+4’le yürürlükten kaldÕrÕlmÕú, e÷itimimiz, medrese e÷itimine
dönüútürülmüútür. Bütün ilkö÷retim okullarÕmÕzda gelece÷in imamlarÕ ve yobazlarÕ
yetiútirilmektedir.
x 2000’li yÕllarda bitme noktasÕna getirilen terör, son on yÕlda tekrar tÕrmanÕúa
geçmiútir.
x
Kuzey Irak’ta gözümüzün önünde kurulan Kürt devletinin baúÕ, ülkemizde devlet
baúkanÕ itibarÕ görmekte, iktidar partisinin kongresinde alkÕúlarla konuúturuluyor.
x Ulusal birli÷imiz ve bölünmez bütünlü÷ü tehlikeye düúürülmüútür; sorumlular ise
aymazlÕklarÕna devam etmektedir.
x Çözümü terörist baúÕ ile pazarlÕkta bulmaktadÕrlar.
x øleri demokrasi nutuklarÕ ile tüm muhaliflerin sesi kesilmiú, düzmece delillerle
kendilerine karúÕ olan herkes tutuklanmÕú, medya esir alÕnarak yandaú medya
yaratÕlmÕútÕr.
x Atatürk’ün, Cumhuriyetin ve Türk SilahlÕ Kuvvetleri’nin itibarsÕzlaútÕrÕlmasÕ had
safhadadÕr.
x øzlenen yanlÕú dÕú politikalar yüzünden
komúularÕmÕzla iliúkilerimiz bozulmuútur.
3-2-3
baúta
Suriye
olmak
üzere
tüm
x Atatürk’ün “Yurtta barÕú, dünyada barÕú” ilkesinden uzaklaúÕlmÕú, Suriye ile savaúÕn
eúi÷ine gelinmiútir.
x Kürecikte kurulan füze kalkanÕ yetmezmiú gibi Adana, Kahramanmaraú ve Hatay
gibi illerimize yerleútirilmek amacÕyla getirilen Patriot füze sistemleri ve onlarÕ
yerleútirecek sayÕsÕz askerin ülkemize getirilmesi baúbakan’Õn “Savaúa hazÕrÕz”
söyleminin sonucudur.
x Anayasa Mahkemesi kararÕ ile laiklik karúÕtÕ oldu÷u tescillenmiú bir partinin, bir
anayasa hazÕrlamasÕ bile düúünülemeyece÷i halde, sivil anayasa hazÕrlÕyoruz
diyerek bölünme anayasasÕ hazÕrlamasÕ oldubittisi ile karúÕ karúÕya bÕrakÕlmak
isteniyoruz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak yukarÕda sÕraladÕ÷ÕmÕz, Atatürk ølke ve Devrimleriyle,
Cumhuriyetimizin kuruluú mantÕ÷Õ ile ba÷daúmayan oldubittilere göz yumamayaca÷ÕmÕzÕ,
AtamÕzÕn kendisine ve ilkelerine ba÷lÕlÕ÷ÕmÕzÕ bir kez daha ifade ederken bu aymazlÕklarla
sonuna kadar savaúaca÷ÕmÕzÕ kamuoyuna duyururuz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Adana, Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraú, Hatay ùubeleri
3-2-4
KUZEY EGE VE GÜNEY MARMARA BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
23-24 ùUBAT 2013, GÜRE
Cumhuriyet’in yÕkÕm çalÕúmalarÕnÕn devam etti÷i, bu yÕkÕmÕn meúrulaútÕrÕlmasÕ için
son hamlelerin yapÕldÕ÷Õ bir döneme giriyoruz. Halen yürütülmekte olan Anayasa
çalÕúmalarÕ Cumhuriyet yÕkÕcÕlÕ÷ÕnÕn meúrulaútÕrÕlmasÕ çabalarÕdÕr.
Siyasi iktidar her geçen gün Cumhuriyet’in temellerini ortadan kaldÕracak adÕmlarÕ
atmaktadÕr. E÷itim birli÷inin bozulmasÕ, kuvvetler ayrÕlÕ÷ÕnÕn ortadan kaldÕrÕlmasÕnÕn yanÕ
sÕra; Sa÷lÕk özelleútirilmiútir.’Hasta yerine, müúteri’ mantÕ÷Õ oturtulmuú, kamu kurum ve
hastaneleri satÕlmaktadÕr. Türk SilahlÕ Kuvvetleri NATO tarafÕndan kuúatÕlmÕú ve tek kurúun
atÕlmadan Ergenekon, Balyoz gibi uydurma 3.sÕnÕf senaryolarla esir alÕnmÕútÕr.
Tüm ülkede çevre kÕyÕma u÷ratÕlmÕútÕr. HES, Petrol ve Madencilik yasasÕyla do÷al
yapÕya geri dönülmez zararlar verilmiútir. Bu düzenlemelerle yer altÕ ve yer üstü
zenginliklerimiz emperyalist tekeller ve yerli iúbirlikçilerine peúkeú çekilmiútir. DÕú siyasette
komúularÕmÕzla sÕfÕr sorun söyleminden tüm komúularla savaú konumuna gelinmiútir. Bölge
devleti olan ülkemiz sözüne güvenilmez, ABD taúeronu devlet konumuna düúürülmüútür.
Anayasa çalÕúmalarÕnda gelinen nokta ,ulusun yapÕútÕrÕcÕ çimentosu olan Atatürk
milliyetçili÷inde yer alan Türklük kavramÕnÕ ortadan kaldÕrmasÕdÕr.Mevcut iktidar ülkenin
bölünmesi için etnik milliyetçili÷i, Cemaatçili÷i körüklemekte ve bunu da ne yazÕk ki
Amerika’nÕn talimatlarÕ do÷rultusunda gerçekleútirmektedir.
Millet meclisinde yer alan muhalefet partileri Anayasa ve uzlaúma komisyonundan
kalkmayarak, bu bölücü faaliyetlere meúruluk kazandÕrmaya devam ediyorlar. Muhalefeti
iktidarÕn koltuk de÷ne÷i olmaktan vazgeçmeye ça÷ÕrÕyoruz. Anayasaya ba÷lÕ kalacaklarÕna
namus ve úerefleri üzerine yemin eden vekiller, úu anda yemin ettikleri anayasayÕ ABD’den
gelen talimatlar do÷rultusunda de÷iútirmeye çalÕúmaktadÕrlar. Bu vekilleri yer aldÕklarÕ
Atatürk Cumhuriyetinin meclisinin vekilleri olmaya davet ediyoruz.
Bu ortamdan çÕkmak için bu günkü koúullardan rahatsÕz olan tüm siyasi parti,
Demokratik Kitle Örgütleri ve tüm vatanseverleri hiçbir ön koúul öne sürmeksizin birlikte
hareket etmeye, AKP, ABD, AB, BDP ve terör örgütü PKK nÕn yer aldÕ÷Õ úer cephesine
karúÕ ‘‘ Vatan, Cumhuriyet ve Emek ’’ cephesinde saf tutmaya ça÷ÕrÕyoruz. 24 Mart’ta
Ankara NazÕm Hikmet kültür merkezinde yapÕlacak olan Anayasa konulu büyük toplantÕ bu
anlamda dönüm noktasÕ olacaktÕr.
YarÕnÕnda onurlu yurttaúlarÕ olmak istiyorsak bu gün her birimiz birer Mustafa Kemal
olmak zorundayÕz.
BU ANAYASAYI YAPTIRMAYACAöIZ…
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø øZMøR, BALIKESøR, ÇANAKKALE, BURSA, BøLECøK
ùUBELERø
3-2-5
GÜNEY EGE BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
2-3 MART 2013, MøLAS
“TÜRKøYE CUMHURøYETøNE, ATATÜRK’E, ULUSAL DEöERLERE YAPILAN
SALDIRILARA KARùI ADD TEK BAùINA KALSA BøLE SONUNA KADAR MÜCADALE
EDECEK, SUSMAYACAK, SUSTURULAMAYACAKTIR”.
Ülke ve ulus olarak bugünlerde, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aramÕzdan
ayrÕlÕúÕndan sonra, O’nun ilke ve devrimlerinden küçük sanÕlarak verilen ödünlerin,
1950’lerden sonra Köy Enstitüleri’nin ve Halkevlerinin kapatÕlmasÕyla sarsÕcÕ depremlere
dönüúmesinin acÕ sonuçlarÕnÕ yaúamaktayÕz. Emperyalizmin, iúbirlikçilerini yaratmasÕ ve
onlarÕ ülke yönetimine getirmesiyle yaúanan 1950, 1972 ve 1980 depremlerin oluúturdu÷u
sorunlar ülkemizi tümüyle etkisi altÕna almÕú görünmektedir.
Bu sorunlar ülkemizdeki üzerinde ATATÜRK imzasÕ ve T.C nitelemesi bulunan tüm
Cumhuriyet kurumlarÕ yanÕnda, ulusumuzdaki bütünlük, ba÷ÕmsÕzlÕk, özgürlük bilinç ve
inancÕnÕ yok eder, ulusal de÷erlerimizi yerle bir ederken, evrensel de÷erleri de ortadan
kaldÕrmaktadÕr.
Atatürk’ün eseri olan Türkiye Cumhuriyeti parçalanÕyor. Parçalanma tek yönde
de÷il, akla gelebilecek her yöndedir. Okul öncesinden yüksekö÷renime kadar e÷itim
sisteminin bütünü aydÕnlanma düúüncesinden koparÕlmakta, bütün aúamalarda dinci
e÷itimin önündeki engeller bir bir kaldÕrÕlmaktadÕr. Üniversiteler medreseleúmekte,
TÜBøTAK adlÕ bilim kuruluúu giderek bilim karúÕtÕ bir ulema kurumuna dönüútürülmektedir.
Hukuk hÕzla siyasallaúÕyor ve gericileúiyor. Sivil, asker bütün muhalifler bir biçimde
etkisizleútiriliyor. Ülke ya÷malanÕyor, satÕlÕyor. Medya korkutulup sindiriliyor ve hÕzla el
de÷iútiriyor. Parasal güç, siyasal iktidar sahiplerinin ve yandaúlarÕnÕn elinde toplanÕyor.
Ulus devletin birleútirici üst kimli÷i olan Türkiye Türklü÷ü kavramÕ, kültürel-ulusal bir
kavram olmaktan çÕkarÕlÕp daraltÕlarak etnik alt kimli÷e indirgeniyor ve onun yerine bir ulus
olmanÕn kültürel-tarihsel-ahlaksal derinli÷inden yoksun yurttaúlÕk kavramÕ getirilmek
isteniyor. Böylece ulus devlet yeniden etnik-feodal birimlere ayrÕlarak zorlama devletçik
oluúumlarÕnÕn yolu açÕlmÕú oluyor. BaúÕ dik Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmek için devreye
sokulan Wilson ilkeleri bugün ad de÷iútirmiú ve BOP adÕ altÕnda yeniden kurgulanmÕútÕr.
DünyanÕn hiçbir demokratik ülkesinde, kendi ordularÕnÕ, çete ile eú gören bir anlayÕú
yoktur. Toplumda en güvenilir kurumlarÕn baúÕnda gelen TSK’yi, bir düúman ordusu olarak
görenler, gösterenler TSK’ye olan güveni sarsmak için, yandaú basÕn ve emperyalist
güçler tarafÕndan bilinçli bir úekilde saldÕrÕlar planladÕlar. Bu saldÕrÕlardaki amaç ulusal
ordunun ve ulusal devletin belinin kÕrÕlmasÕ idi. Atatürk ølke ve Devrimleriyle özdeúleúen
laik ve demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, ÕlÕmlÕ øslam denen,
ucube bir ideolojiye do÷ru sürüklemek için, en büyük engel olarak gören küresel güçler ve
onlarÕn destekçilerinin amacÕna ulaúabilmesi için TSK’nin etkinli÷inin azaltÕlmasÕ
gerekiyordu. Amaç, TSK’yi ve muhalefetin ulusalcÕ kesimlerini da÷Õtmak, teslim almak ve
iktidarÕn önündeki tüm güç odaklarÕnÕ yok etmektir.
Her vatansever úunu bilmelidir ki Emperyalist güçlerin destek verdi÷i yeni anayasa
yapÕm süreci, ülkemizi sonu belirsiz yerlere sürükleyecektir. Yeni anayasa yapÕm sürecine
katkÕ verenler ve oylarÕyla destek olanlar, ülkemizin bölünmesi için çaba harcayan
emperyalist güçlerin maúalarÕdÕr, iúbirlikçileridir. Tarih bu sorumsuzlarÕ hiçbir zaman
affetmeyecektir.
3-2-6
Ülkemizin baúÕna emperyalizm tarafÕndan bela edilen ‘terör’ sorununun çözümü için
ordumuzu, yurtsever aydÕnlarÕmÕzÕ, bilim adamlarÕmÕzÕ hÕzla ‘itibarsÕzlaútÕrÕlÕrken’, ‘Bebek
ve asker katilli÷i’nden ‘ømralÕ canisi’ne, oradan da ‘ømralÕ sakini’ne terfi ettirilen terör örgütü
baúÕ için ‘iade-i itibar’ provalarÕ yapÕlmakta, suçlarÕ bile belli olmayan yurtseverler Silivri
Toplama KampÕ’nda ölüme yatÕrÕlÕrken, ‘ømralÕ sakini’ için dÕúarÕ çÕkarma planlarÕ
kotarÕlmaktadÕr.
Bir zamanlar ‘biz bir caniyle görüúmeyiz’ diyenler, úimdilerde bu caniyi ‘terör
sorunun çözümü için baú aktör’ olarak gördüklerini ve bu ba÷lamda kendisiyle
‘görüútüklerini’ – úehitlerimizin ruhlarÕna ve gazilerimizin kanlarÕna hakaret ettiklerini ve
úehit ve gazilerimizin yakÕnlarÕnÕn acÕlarÕna acÕ kattÕklarÕnÕ düúünmeden–açÕk açÕk
söyleyebilmektedirler.
Ülkemiz bugün “tüm milliyetleri; Kürtlü÷ü, Çerkezli÷i, LazlÕ÷Õ, Arnavutlu÷u ve
TÜRKLÜöÜ ayaklarÕ altÕna almakla övünen iúbirlikçi bir ‘iktidar’ tarafÕndan yönetilmektedir.
Bu söylem, iktidarÕn ‘ulus’ kavramÕ yerine emperyalizmin bölgeye dayattÕ÷Õ ‘ümmet’
kavramÕnÕ geçirerek ulaúmak istedi÷i noktayÕ açÕkça ortaya koymaktadÕr. ‘Kiúiliksiz’ bir
toplum yaratma yolunda MEB’nÕn yasa, tüzük ve yönetmeliklerini de÷iútirenlerin hedefi
úimdi ‘Kimliksiz’ bir toplum oluúturmaktÕr. Toplumu oluúturan bireylerin kimlik
tanÕmlamalarÕnda son sÕralara koyduklarÕ ‘din’ unsuru, en öne çÕkartÕlmakta, ‘dinsel kimlik
tanÕmlamasÕyla ‘dinci toplum’ yaratÕlmak istenmektedir. ‘BaúkanlÕk ‘ sistemi üzerindeki
inatçÕ direnme de bu ba÷lamda de÷erlendirilmelidir. ‘Dinci’ toplumun baúkanÕ da ‘halife’
olacaktÕr. Laik ulusal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyetinin vizyonu Laikli÷e aykÕrÕ
eylemlerin oda÷Õ olan bir siyasi güç eliyle irticai bir yapÕya dönüútürülmeye çalÕúÕlmaktadÕr.
UlusalcÕ güçlerin direniúi bu amaca ulaúmak isteyenlerin planlarÕnÕ ve oyunlarÕnÕ
bozacaktÕr.
Bölücü terör örgütüne ve onun parlamentodaki sözde temsilcileri milletvekillerine
verilen ödünlerin toplumda yarattÕ÷Õ huzursuzluk bazÕ illerimizde sert tepkilere dönüúmüú,
adeta bir iç savaú tehdidinin ipuçlarÕnÕ vermiútir. YüzyÕllardÕr bir arada aúÕnÕ, ekme÷ini,
yaúamÕnÕ paylaúanlar birbirine düúman edilmiútir.
1990’lara kadar dünyada gÕda açÕsÕndan kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan
Türkiye, günümüzde beceriksiz ba÷ÕmlÕ politikalarla‘saman’ ithal eder hale düúürülmüútür.
4+4+4 ile e÷itimin temeline dinamit konulmuútur. Her úey apaçÕk; KaranlÕk zihniyet bütün
toplumu kendi gerici dünya görüúü do÷rultusunda yukarÕdan aúa÷Õya úekillendiriyor. Dindar
ve kindar gençlik yetiútirilmesi hedeflenmiú, Askeri okullara dahi ne oldu÷u konusunda
e÷itim bilimcilerin bile içinden çÕkamadÕ÷Õ bu sözde kesintisiz e÷itim modeli adÕyla e÷itime
ideolojik gözlüklerle bakmak ve e÷itimin gelece÷ini yanlÕú adÕmlarla mahvetmek demektir.
Yeni YÖK YasasÕ ile – 12 Eylül darbecilerinin bile aklÕna gelmeyen – üniversitelerin Sivil
Toplum KuruluúlarÕ ve toplumla iliúkileri sonlandÕrÕlmakta, üniversiteler, ö÷retim elemanlarÕ
halktan uzaklaútÕrÕlmaktadÕr.
ADD, bu olumsuzluklarÕ ilk önce ve ilk elden yaúayan bir örgüt olarak susmamÕútÕr,
susturulamamÕútÕr. Bundan böyle de susmayacak ve susturulamayacaktÕr. Tüm
gücümüzle, tek kiúi kalÕncaya de÷in – Mustafa Kemal ATATÜRK gibi – savaúacak ve Onun
ilke ve Devrimlerini savunucusu, koruyucusu ve uygulayÕcÕsÕ olaca÷Õz. Mustafa Kemal
Atatürk’ün yaúadÕ÷Õ bu güzel topraklarda, bu zulümlerin, bu karanlÕ÷Õn hesabÕ
emperyalistlerden ve yerli iúbirlikçilerinden bir kez daha sorulacaktÕr. Herkes bunu bilmek
zorundadÕr…
Kamuoyuna saygÕyla duyurulur.
3-2-7
øÇ ANADOLU BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
30-31 MART 2013, KIRùEHøR
KÕrúehir'de 30 Mart 2013 tarihinde yapÕlan øç Anadolu Bölge ToplantÕsÕnda;
Örgütümüzün iúleyiúine iliúkin kurallar ve aksaklÕklar ele alÕnarak toplantÕya katÕlan
temsilciler bu konuda genel merkezden ve tüm örgütümüzden beklentilerini dile
getirmiúlerdir.
Buna paralel olarak tüzü÷ümüzün 1.Maddesinde belirtildi÷i gibi Atatürk ve
Atatürkçülük konusunda ilerici bir anlayÕúla, bilimsel, toplumsal ve kültürel çalÕúmalar
yapmak üzere 19 MayÕs 1989 tarihinde kurularak, ülkemizin en büyük demokratik kitle
örgütü olma konumunu kazanan derne÷imizin, bu toplantÕsÕnda cumhuriyetin hedef
oldu÷u çekinceler ve ülke içindeki kimi iúbirlikçi yöneticilerin dÕúa ba÷ÕmlÕ olarak kurduklarÕ
tuzaklar ele alÕnmÕú, aúa÷Õdaki konularÕn halkÕmÕzla paylaúÕlmasÕnÕn uygun olaca÷Õ
sonucuna varÕlmÕútÕr.
Ülke sorunlarÕnÕn giderek büyüdü÷ünü ve geri dönülmez noktalara götürüldü÷ünü
anlayan halkÕmÕz tepki olarak, Atatürkçü Düúünce Derne÷i öncülü÷ünde oluúturulan
VATAN-CUMHURøYET ve EMEK BøRLøKTELøöø ekseninde, vatanÕmÕza, cumhuriyetimize
ve eme÷imize sahip çÕkmÕú, 29 Ekim 2012 tarihinde 1.Meclis önünde milyonlarÕn katÕlÕmÕ
ile barikatlarÕ aúÕp, Ulu Önderine koúmuú, iktidar tarafÕndan kurulan korku
imparatorlu÷unun surlarÕnÕ paramparça etmiútir. DevamÕnda 10 KasÕmda bu iradesini
sürdürmüútür.
Teröristlerin serbest bÕrakÕlÕp kahramanlarÕn tutsak edildi÷i hiçbir hukuksal
dayana÷Õ olmayan adÕna “yargÕlama” denilen sadece iktidarÕn keyfi olmasÕndan ibaret olan
bu tertiplerin kabul edilemeyece÷ini ortaya koymuútur.
Bu birliktelik; 24 Mart 2013 Tarihinde, bu iktidarÕn, Türkiye'yi parçalama ve
cumhuriyeti yÕkma hedefine ulaúmak için ortaya koydu÷u anayasanÕn, bu meclis tarafÕndan
yapÕlamayaca÷ÕnÕ vurgulamÕú, bundan sonra da benzer giriúimlere karúÕ eylemlerini
sürdürece÷ini belirtmiútir.
Bu bölge toplantÕsÕnda örgütümüz, ülke bütünlü÷ümüzü tehdit eden, etnik kökenin
öne çÕkarÕlarak, toplumsal barÕúÕn bozulmaya çalÕúÕldÕ÷ÕnÕ vurgulamÕútÕr.
Taúeronlaúma ve özelleútirme politikasÕ ile eme÷e, örgütlenmeye yaptÕ÷Õ
saldÕrÕlarÕ kÕnamÕú, yine bu iktidarÕn gerici hedeflerine ulaúmak üzere biçimlendirdi÷i e÷itim
anlayÕúÕna karúÕ, bilimsel, halkçÕ ve karma e÷itimi her zeminde savunulmasÕnÕ
kararlaútÕrmÕú,
Tüm milliyetçilikleri ayaklarÕ altÕna alarak çi÷nediklerini söyleyenler karúÕsÕnda,
sonuç bildirgemizin, Atatürk'ün bir özdeyiúi ile tamamlanmasÕ kararlaútÕrÕlmÕútÕr.
NE MUTLU TÜRKÜM DøYENE !...
ADD øç Anadolu Bölge ùubeleri
30.03.2013
3-2-8
BATI AKDENøZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
13- 14 NøSAN 2013
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel BaúkanÕ Tansel ÇÖLAùAN ve Genel Merkez
Yöneticilerimizin katÕlÕmÕ ile Antalya, Burdur, Isparta ùubelerimizle 13–14 Nisan 2013
tarihinde Antalya’da yapÕlan toplantÕnÕn sonuç bildirgesidir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas Kongresinde önüne
koydu÷u amaç olan, ülkemizdeki bütün anti-emperyalist güçleri, ABD ve AB
Emperyalistlerine, yerli iúbirlikçi ve Bölücülere karúÕ birleútirmeyi temel bir görev olarak ele
alÕr.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, iúbirlikçi ve bölücülerin yapmak istedi÷i,
emperyalistlerin destekledi÷i Bölünme AnayasasÕnÕn yapÕlmasÕna karúÕ, halkÕmÕzÕ uyarma
görevini etkin bir úekilde yürütür.
Anayasalar Devrimlerle yapÕlÕr. 1923 Devriminden daha ileri düzeyde bir devrim
yapÕlmadÕ÷Õ sürece; 4 yÕllÕ÷Õna seçilen bu meclisin, Yeni Anayasa yapma yetkisi yoktur.
YapÕlan giriúimler devrim karúÕtÕ giriúimlerdir.
Bu meclis AnayasanÕn maddelerinde de÷iúiklik yapabilir ama yeni anayasa
yapamaz.
AnayasamÕzÕn 4.maddesindeki: “AnayasanÕn ilk 3 maddesi de÷iútirilemez,
de÷iútirilmesi dahi teklif edilemez.’’ Hükmünün de÷iútirilmesini dahi iktidar resmen
teklif edebilmiútir.
Anayasa hukukunu hiçe sayan bu tutumu, Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak
úiddetle kÕnÕyoruz ve Cumhuriyetin SavcÕlarÕnÕ göreve davet ediyoruz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Silivri, Hasdal ve Sincan’da tutsak edilen tüm
yurtseverlerin karúÕ karúÕya kaldÕ÷Õ hukuksuzlu÷un ortadan kaldÕrÕlmasÕ ve yurtseverlerin
bir an önce özgürlüklerine kavuúturulmalarÕ için mücadelesini sürdürür.
Emperyalistlerin, Komúumuz Suriye’ye yönelik ülkemiz sÕnÕrlarÕ içinde e÷itildi÷i iddia
edilen teröristlerle olan iliúkilerinin bir an önce kesilmesini ister.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, ülkemizi yönetenlerin, Büyük Önderimiz Mustafa
Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Dünyada Sulh.” Öngörüsü do÷rultusunda iç ve dÕú
politika uygulamasÕnÕ sürdürmesini ister.
Emperyalizmin, Irak’Õn Kuzeyi ile Suriye’nin Kuzeyi, øran’Õn BatÕsÕ ve Türkiye’nin
Güneydo÷usunun birleútirilerek Büyük Kürdistan Devleti oluúturulmasÕ oyununa úiddetle
karúÕ çÕkar.
Ülkemizin bölünmesi üzerine oluúturulan emperyalist emellerin boúa çÕkarÕlmasÕ için
mücadele eder.
29 Ekim 2012’de Cumhuriyet BayramÕnÕ Kutlama etkinli÷i,10 KasÕm 2012 AtamÕzÕ
Anma töreni Ankara’da, 13 AralÕk 2012 ‘de ve 8 Nisan 2013 ‘de Silivri’de Ergenekon
DavalarÕndaki hukuksuzluklara karúÕ tüm yurtsever güçlerin bir araya gelmesini sa÷layan
3-2-9
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, 24 Mart 2013 tarihinde Ankara’da “Vatan, Cumhuriyet ve
Emek Birlikteli÷i” nin toplantÕsÕna da öncülük yapmÕútÕr. Bunda baúarÕlÕ da olmuútur.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, bu öncülü÷ünü daha da geniúleterek ve yaygÕnlaútÕrarak
sürdürecek, emperyalizmin ülkemiz üzerine oynadÕ÷Õ oyunu boúa çÕkarma mücadelesinden
ödün vermeden hep ileriye, daha ileriye giden mücadele perspektiflerini geliútirecektir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, Atatürk’ün; “Milletin gelece÷ini yine milletin azim ve
kararÕ kurtaracaktÕr.” “Gücünü halktan almayan ve yabancÕlarla iúbirli÷i içine giren
bir azÕnlÕ÷Õn dÕúÕnda kalan tüm güçler; aralarÕndaki dini, siyasi ve etnik ayrÕmlarÕ
erteleyerek ulusal kurtuluú mücadelesi yolunda birleúmelidirler.” Sözlerinin özüne
ba÷lÕ olarak;
Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaúlÕk ba÷Õ ile ba÷lÕ olan herkesi vatanÕna,
cumhuriyetine sahip çÕkmaya ça÷ÕrÕr.
Cumhuriyete sahip çÕkmak, ona göz kulak olmakla de÷il, eylemle, iúle, demokratik
haklarÕnÕ kullanarak, demokratik kitle örgütleriyle ve siyasi partilerle birlikte dayanÕúma
içinde olur.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, bu birlikteli÷i oluúturmak için sürekli mücadele eder.
Gücün birleúmeden do÷aca÷ÕnÕ bilir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i olarak önceli÷imiz;
Bölünme AnayasasÕnÕn yapÕlmasÕnÕ engellemektir. Bölünmeyi pompalayanlarÕn
“Akilleri” de tÕpkÕ Heyet-i Nasihalar gibi elleri boú döneceklerdir.
Ülkemizi, ABD’nin projesi olan Büyük Ortado÷u Projesinden çÕkartmaktÕr.
ULUSAL BøRLøöøMøZø GÜÇLENDøRMEKTøR.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, bu görevini Türkiye Cumhuriyeti’ni Tam Ba÷ÕmsÕz
duruma getirinceye kadar sürdürür.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i, ülkemizde gerçek barÕúÕn ancak böyle sa÷lanaca÷ÕnÕ
kamuoyuna duyurur.
14 Nisan 2013/Antalya
3-2-10
øSTANBUL BÖLGE ÇALIùTAYI SONUÇ BøLDøRGESø
04-05 MAYIS 2013
Atatürk ølke ve devrimlerini koruma ve yaúatma amacÕyla kurulmuú olan derne÷imiz
4-5 MayÕs 2013 tarihlerinde østanbul’da gerçekleútirdi÷i çalÕútayda oybirli÷iyle aúa÷Õdaki
kararlarÕ almÕútÕr. Kamuoyuna duyururuz.
ADD østanbul ùubeleri,
1- Türkiye Cumhuriyeti’ne, ülkemizin bölünmez bütünlü÷üne, üniter yapÕmÕza, Atatürk
ilke ve devrimlerine “Yeni Anayasa” ve “BarÕú Süreci” adlarÕyla yapÕlan saldÕrÕnÕn
farkÕndadÕr. Sevr’i canlandÕrmaya çalÕúan BOP’çular, bölücüler ve yerli
iúbirlikçileriyle mücadelede kararlÕdÕr.
2- Ekonomik, siyasal, kültürel açÕdan tam ba÷ÕmsÕz Türkiye hedefine ulaúmak, aklÕ ve
bilimi egemen kÕlmak, devrim karúÕtlarÕyla mücadele etmek için, baúta “Vatan,
Cumhuriyet ve Emek Birlikteli÷i” olmak üzere tüm yurtseverlerle ortak eylemler
yapacaktÕr.
3- Her gitti÷i yerde tepkiyle karúÕlanan sözde “akil adamlar” yerine, halkÕmÕz tarafÕndan
kabul görmüú, aydÕn, sanatçÕ, bilim insanÕ ve emek örgütleri temsilcilerinden oluúan
yurtsever heyetlerle, “BarÕú Süreci” ile Türkiye’nin baúÕna örülmek istenen çoraplar
ve gerçekler vatandaúlarÕmÕza anlatmaktadÕr ve bu çalÕúmalara devam edilecektir.
4- Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldÕrmaya, Atatürk’ü itibarsÕzlaútÕrmaya, ulusal
de÷erlerimizi yÕpratmaya, önemli tarihsel günleri ve bayramlarÕmÕzÕ unutturmaya
çalÕúanlara inat; 19 MayÕs’ta Ulusal Kurtuluú SavaúÕmÕzÕn baúladÕ÷Õ yer olan
Samsun’da olacaktÕr.
5- Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini yÕkacak olan “Yeni Anayasa” çalÕúmalarÕna karúÕ,
siyasi partileri uyarmaya, halkÕmÕzÕ bilinçlendirmeye devam edecek, eylem ve
toplantÕlarÕnÕ sürdürecektir.
6- Hedefledi÷imiz aydÕnlÕk, uygar gelece÷i kuracak olan gençlerimizin etki ve gücünü
arttÕrmak için çalÕúmalar yapacaktÕr.
7- øktidarÕn Türkiye Cumhuriyeti’ni, gerici, karanlÕk, gayri milli bir devlet dönüútürme
hedeflerini gizlemek için yarattÕ÷Õ yapay gündemlerle vakit geçirmeyecektir.
8- Gelece÷in, tüm baskÕ ve saldÕrÕlara ra÷men halkÕmÕzÕn daha büyük bir sevgi ve
inançla sarÕldÕ÷Õ Atatürk ilke ve devrimlerinin yaúatÕlmasÕnda, geliútirilmesinde
oldu÷unu heyecan ile görmektedir. Bu coúku arttÕrÕlacak ve birliktelik
güçlendirilecektir.
3-2-11
DOöU KARADENøZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BøLDøRGESø
12 NøSAN 2014
Kan ve umutla kurulan Cumhuriyetin 91. YÕlÕnda geldi÷imiz nokta;
Yüce Atatürk’ün Gençli÷e sesleniúinde ifade etti÷i gibi, FabrikalarÕ, Tersaneleri satÕlmÕú,
ülkenin tüm kamu varlÕklarÕ elden çÕkarÕlmÕú, kalanlarÕ özelleútirme adÕ altÕnda
paylaútÕrÕlmÕú,
E÷itim sistemi ardÕúÕk yasa de÷iúiklikleri ile kiúiliksizleútirilmiú, yeni keyfi uygulamalarla yeni
bir düzenin alt yapÕsÕ oluúturulmaya çalÕúÕlÕyor.
Emperyalizmin öne sürdü÷ü Küreselleúme tüm acÕmasÕzlÕ÷Õyla ülkeyi ve ülke insanÕnÕ
sosyal ve kültürel kÕyÕma götürüyor. Ve en vahimi Demokratikleúme adÕ altÕnda iktidara
sahip olanlar tarafÕndan ülke parçalanma sürecine hÕzla itiliyor.
Geçti÷imiz günler içinde yaúadÕklarÕmÕz, ülkemizde hÕrsÕzlÕ÷Õn, ya÷macÕlÕ÷Õn ve namus
kavramlarÕnÕn alt üst oldu÷u ve tüm de÷erlerimizin alay edilircesine ayaklar altÕna alÕndÕ÷Õ
bir gariplikler zinciriydi.
Bu kargaúa ve baúÕbozukluklar içinde yapÕlan yerel yönetim seçimlerinde alÕnan sonuçlar
tüm yurtta sahtecili÷in yalanÕn hÕrsÕzlÕ÷Õn ne kadar topluma kabul ettirildi÷inin göstergesi
oldu
Ne mevcut yasalar, ne mahkemeler, ne savcÕlar ne de hâkimler hiçbir kurum ve kiúiler
yolsuzluk ve hÕrsÕzlÕklara engel olamÕyor. Tüm ülke bir oldubitti sultasÕyla karúÕ karúÕya.
Bütün bu durum ve koúullar Emperyalizmin dayattÕ÷Õ Modern Toplum ve Küreselleúme adÕ
altÕnda bizlere sundu÷u Yeni OsmanlÕcÕlÕktÕr.
Tüm bu yapÕlanlarÕn karúÕsÕnda;
Atatürkçü Düúünce Derne÷i nin kuruluúunun 25. YÕlÕnda kuruluú nedeninin ne kadar do÷ru
ve haklÕ oldu÷u gerçe÷i ortadadÕr. ADD Türkiye’nin gelece÷i için bir yapÕ taúÕ ve çözüm
yoludur. Atatürkçü Düúünce Derne÷i ülkemiz için tüm konularda kurtuluú reçetesidir.
ødeolojisiz Devlet –ødeolojisiz Toplum yaratma çalÕúmalarÕ mutlaka durdurulacaktÕr. DÕú
kaynaklÕ aktörlerin oynadÕ÷Õ oyunlarÕ ADD bo÷acak ve bunu yurdun insanÕna mutlaka
anlatacaktÕr.
Örgütümüz tüm kadrolarÕyla bunu baúaracak güç ve kararlÕ÷ÕndadÕr.
Tüm halkÕmÕza önemle duyururuz.
3-2-12
Temmuz2012ͲNisan2014ÜyeHareketleri
GYKTAR7HVESAYISI
07.07.2012/10
04.08.2012/13
22.09.2012/14
11.11.2012/16
15.12.2012/17
12.01.2013/1
17.02.2013/3
07.03.2013/6
07.04.2013/7
25.04.2013/8
26.05.2013/10
29.06.2013/14
13.07.2013/15
24.08.2013/16
23.10.2013/18
11.11.2013/21
14.12.2013/23
18.01.2014/2
15.02.2014/3
22.03.2014/4
19.04.2014/5
NAK7L
11
4
9
9
8
25
115
VEFAT
40
4
21
5
8
21
30
DÜbÜM
595
310
630
164
484
1042
3341
20
4
34
15
3
15
12
20
28
28
27
16
7
7ST7FA
34
5
28
29
32
29
68
2
107
19
32
14
8
14
24
19
17
28
43
26
18
16
3
62
4
6
5
40
6
20
17
18
18
11
TOPLAM
407
ÜYEL7KYEN7LEME
15
1
12
7
19
8
54
556
135
7152
953
557
367
350
85
554
1637
1880
1178
433
YEN7ÜYE
775
315
411
625
585
475
793
18
781
256
454
461
108
257
454
228
788
635
421
556
398
25
13
16
22
5
14
34
17
38
37
52
28
21
EKL7STE
6
7
8
9
10
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
1
2
3
4
358
596
22403
9794
438
128
BÖLÜM-4
BURS ÇALIùMALARI
(2013 – 2014)
1
2012-2014 DÖNEMøNDE BURS ÇALIùMALARI
Genel Merkezimiz tarafÕndan, 2013-2014 E÷itim ve Ö÷retim döneminden
baúlayarak, maddi imkânlarÕ yetersiz olan 142 üniversite ve lise ö÷rencisine e÷itimlerini
sürdürebilmeleri için Ek-1’de bulunan burs yönergesi esaslarÕ dâhilinde, ayda 100 TL
karúÕlÕksÕz burs verilmiútir.
Genel Merkezimiz tarafÕndan konuya iliúkin köúe yazarlarÕna gönderilen duyuruya
gazeteci Emin Çölaúan 06 Ekim 2013 tarihindeki yazÕsÕnda yer vermiú (Ek-2), burs
ba÷ÕúÕ yapan yurttaúlarÕmÕzÕn sayÕsÕnda büyük artÕú olmuútur. SayÕn Emin Çölaúan’a
gönderilen teúekkür yazÕsÕ, 27 Ekim 2013 tarihli Sözcü gazetesi köúe yazÕsÕnda (Ek-3)
konu edilmiútir.
EK-1 (Atatürkçü Düúünce Derne÷i Burs Yönergesi)
EK-2 (06 Ekim 2013 tarihli Sözcü Gazetesinde Emin Çölaúan’Õn YazÕsÕ)
EK-3 (27 Ekim 2013 tarihli Sözcü Gazetesinde Emin Çölaúan’Õn YazÕsÕ)
4-1
BÖLÜM-4 EK-1
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø BURS YÖNERGESø
BÖLÜM 1
GENEL ESASLAR
AMAÇ
Madde 1- Bu yönergenin amacÕ, Atatürkçü Düúünce Derne÷i tarafÕndan orta ve yüksek ö÷renim
ö÷rencilerine e÷itimlerini sürdürebilmeleri için verilecek karúÕlÕksÕz bursun esas ve koúullarÕnÕ
belirlemektir.
KAPSAM
Madde 2- Bu yönerge, yurt içindeki orta ve yüksek ö÷renim kurumlarÕnda okuyan veya bu
kurumlara girme hakkÕnÕ elde etmiú ö÷rencilere, Atatürkçü Düúünce Derne÷i tarafÕndan verilecek
bursla ilgili kurallarÕ ve iúlemleri düzenler.
DAYANAK
Madde 3- Bu yönerge, Atatürkçü Düúünce Derne÷i Tüzü÷ü temel alÕnarak 5. maddesi (f) bendine
dayanÕlarak hazÕrlanmÕútÕr. AçÕklÕk bulunmayan durumlarda Genel Yönetim Kurulu kararlarÕ
gözetilir.
TANIMLAR
Madde 4- Bu yönergede adÕ geçen;
Dernek: Atatürkçü Düúünce Derne÷i’ni,
Tüzük: Atatürkçü Düúünce Derne÷i Tüzü÷ü’nü,
GYK; Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Yönetim kurulunu,
ùube Yönetim Kurulu: Atatürkçü Düúünce Derne÷i ùubeleri Yönetim KurullarÕ’nÕ
Üye: Atatürkçü Düúünce Derne÷i Üyesi’ni
Genel Merkez Gençlik Kolu: Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkez Gençlik Kolu’nu
Gençlik Kolu: Atatürkçü Düúünce Derne÷i ùube Gençlik Kolu’nu
Kol Sorumlusu; Kol çalÕúanlarÕ içinden kol üyelerince seçilen kiúiyi,
Ö÷renci: Yurt içinde ortaö÷retim kurumlarÕnda okuyan, iki yÕl veya daha fazla süreli örgün e÷itim
veren yüksek ö÷retim kurumlarÕnda ö÷renim gören lisans ya da lisansüstü ö÷rencilerini,
Genel Merkez Burs Komisyonu: GYK kararÕyla belirlenen ve Genel Merkeze yapÕlacak burs
baúvurularÕnÕ de÷erlendirecek komisyonunu kapsar.
ùube Burs Komisyonu: ùube Yönetim Kurulu kararÕyla belirlenen ve ùubeye yapÕlacak burs
baúvurularÕnÕ de÷erlendirecek komisyonu kapsar.
4-1-1
BÖLÜM 2
ESAS HÜKÜMLER
BURS BAùVURULARI:
Madde 5- Burstan yararlanmak isteyenler, Atatürkçü Düúünce Derne÷i ùubeleri’ne úahsen
baúvuruda bulunurlar. Baúvuru, Ö÷rencinin devam edece÷i okulun bulundu÷u yerdeki Dernek
ùubesine veya Genel Merkeze yapÕlÕr. Okulun bulundu÷u yerde Dernek úubesi yok ise baúvuru en
yakÕn úubeye yapÕlÕr.
BAùVURU ZAMANI:
Madde 6- Burs baúvurularÕ; her yÕl ;
a-Ortaö÷retim ö÷rencileri için 15 A÷ustos-15 Eylül
b- Yüksek Ö÷retim ö÷rencileri için 01 Eylül -15 Ekim tarihleri arasÕnda yapÕlÕr.
Baúvurular 15 KasÕm'a kadar sonuçlandÕrÕlÕr.
BURS TUTARI VE SAYISI:
Madde 7-Baúvurular tamamlandÕktan sonra mevcut burs bütçesine göre burs verilecek ö÷renci
sayÕsÕ ve tutarÕ GYK veya ùube Yönetim Kurulu toplantÕsÕnda belirlenir. Burs miktarÕ ve burs
alacaklarÕn sayÕsÕ belirlenirken, yüksek burs tutarÕ yerine,100 TL’den az olmamak koúuluyla
belirlenecek uygun miktarda daha fazla ö÷renciye burs verilmesi esastÕr.
BURS ALABøLME KOùULLARI:
Madde 8 - Burs almak için baúvuran ö÷rencilerinin aúa÷Õda belirtilen koúullarÕ taúÕmasÕ
gerekmektedir:
a) T.C. vatandaúÕ olmak,
b) Atatürk ilke ve devrimlerine ba÷lÕ bir birey olmak,
c) Atatürkçü Düúünce Derne÷i üyesi olmak ya da Atatürkçü Düúünce Derne÷inin en az bir
üyesinin referansÕna sahip olmak,
d) E÷itim ihtiyaçlarÕnÕn karúÕlanmasÕ açÕsÕndan maddi deste÷e ihtiyacÕ bulunmak,
e) Yurt içinde ortaö÷retim kurumlarÕnda okuyan veya iki veya dört yÕl süreli örgün e÷itim veren
yüksek ö÷renim kurumlarÕnda ö÷renim görmek veya lisans ya da yüksek lisans ö÷rencisi olmak,
f) BaúarÕsÕnÕ belgelemek,
Burs koúullarÕ 9 ve 10. Madde uyarÕnca de÷erlendirilir.
DEöERLENDøRME:
Madde 9-Burs Komisyonu aldÕ÷Õ baúvurularÕ inceler ve bursun ba÷lanmasÕ konusunda aúa÷Õdaki
ölçütlere göre de÷erlendirme yapar:
(1)a) BabasÕnÕn ve annesinin hayatta olup olmadÕ÷Õ,
4-1-2
b) Ailesinin gelir durumu,(Ailede birden fazla asgari ücretle çalÕúan aile bireyinin olmamasÕ )
c) Ailesinde okuyan kardeú sayÕsÕ,
d) Ailesinin oturdu÷u yer, ( semt-mal sahibi-kiracÕ )
e) Ö÷rencinin ara sÕnÕflardaki not durumunu gösterir belge.
f) Dernek çalÕúmalarÕna olabilecek katÕlÕm ve katkÕsÕ,
g) Genel Merkez veya ùube Gençlik Kolu bünyesinde aktif çalÕúan üyelerden burs baúvurusu yapan
varsa, bu kiúilere öncelik tanÕnÕr.(Ek-1Baúvuru Formu)
(2)YukarÕdaki ölçütlere ve Madde 8’de belirtilen burs alabilme koúullarÕna göre yapÕlan
de÷erlendirme sonunda burs verilmesi uygun görülen adaylar Burs Komisyonu tarafÕndan
görüúmeye ça÷rÕlÕr.
(3) Bu görüúmede, burs baúvurusu yapan ö÷renci (Ek-2)’de yer alan Anket Formunu da doldurur.
Varsa gençlik kolu sorumlusu da görüúmeye katÕlÕr. En az 3 burs komisyonu üyesinin katÕlÕmÕyla
yapÕlan bu görüúme sonucunda varÕlan kanaat (Ek-3 Görüúme Tutana÷Õ)imza altÕna alÕnÕr.
(4) Bu Tutana÷Õn, sureti ekleriyle birlikte Genel Merkeze gönderilir. Genel Merkezin (onayÕnÕn)
úubeye bildirimi üzerine burs iúlerlik kazanÕr. Genel Merkez veya ùube, Yönetim Kurulu kararÕ ile
burs ödemesine baúlar.
BURS ALACAKLARDAN øSTENøLEN BELGELER:
Madde 10- Burs almaya hak kazanan ö÷rencilerden; aúa÷Õdaki belgeleri bir hafta içerisinde temin
etmeleri istenir. Bunlar:
a) Kimlik Fotokopisi
b) Ö÷renci Belgesi
c) økametgâh Belgesi- E÷itim döneminde ailesinin yanÕnda kalmÕyorsa kaldÕ÷Õ yerin ikametgah
belgesi, (yurtta kalÕyorsa yurt kimli÷inin fotokopisi, ö÷renci evinde kalÕyorsa evin bulundu÷u yerin
ikametgâh belgesi)
d) Ailenin gelir durumunu gösteren belge (maaú bordrosu vb.)
BURS ÖDEMESø:
Madde 11- Genel Merkez veya ùubelerde açÕlacak ayrÕ bir banka hesabÕnda burs havuzu
oluúturulur. Bütün burs kazanÕmlarÕ bu havuza aktarÕlÕr. Ödemeler, saymanlÕk tarafÕndan hazÕrlanan
banka talimatÕ ile yapÕlÕr. Ödemelere KasÕm ayÕ itibariyle baúlanÕr. Burs süresi ö÷rencinin baúarÕsÕna
ba÷lÕ olarak 1 ö÷renim yÕlÕdÕr. Genel Merkez veya ùube yönetiminin alaca÷Õ kararla gün tespit
edilerek ödenir.
4-1-3
BURS ALANLARIN DURUMUNUN øZLENMESø:
Madde 12Ö÷rencinin:
1) Her dönem sonunda not ortalamasÕnÕn baúarÕlÕ olmasÕ aranÕr.
2) Bursun gelecek yÕl devamÕ için, ö÷rencinin derslerinde baúarÕ gösterip sÕnÕfÕnÕ geçmesi ve
bununla ilgili belgeyi ùube Yönetim Kuruluna sunmasÕ gerekir. (Yüksek ö÷renim için
önceki dönemlerden üç ve daha çok dersi kalan ö÷renciler, sÕnÕfÕnÕ geçmemiú gibi
de÷erlendirilir.)
3) Burs alanlarÕn durumunun izlenmesinden, yetiútirilmesinden ve yönlendirilmesinden Burs
Komisyonu önerileriyle Genel Merkez veya úube yönetim kurulu sorumludur. Varsa ùube
Gençlik Kolu, burs alanlarÕn dernek etkinliklerine, Gençlik Kolu çalÕúmalarÕna katÕlÕmÕ
hakkÕnda ùube Yönetim Kurulu’nu her ay düzenli olarak bilgilendirir.
4) ùubeler yÕlsonunda burslular hakkÕnda hazÕrladÕklarÕ raporu Genel Merkez Genel
Sekreterli÷ine bildirmek zorundadÕrlar.
5) Burs alan ö÷rencinin Sosyal etkinlik becerilerini kazanmalarÕ ve kiúisel yeteneklerinin
ortaya çÕkarÕlmasÕna aracÕ olmasÕ için dernek etkinliklerine ve Gençlik Kolu çalÕúmalarÕna
katÕlmasÕ gereklidir. Burs alanlarÕn úube çalÕúmalarÕna katkÕlarÕnÕn sa÷lanmasÕ, görev
paylaúÕmlarÕna hazÕrlanmalarÕ ve bu konularda bilgilendirilmeleri ve e÷itilmeleri esastÕr.
Buna dair katÕlÕm programlarÕ Genel Merkez Burs Komisyonu tarafÕndan yetkili kurullarÕn
onayÕ alÕnarak yapÕlÕr.
BURSUN KESøLME HALLERø:
Madde 13: Aúa÷Õda belirtilen hallerin Burs komisyonu kanalÕ ile Genel Merkez veya ùube Yönetim
Kurulu tarafÕndan tespit edilmesi sonucunda burs alanlara yapÕlan ödeme durdurulur:
a) Dernek etkinliklerine ve Gençlik Kolu çalÕúmalarÕna geçerli mazeret dÕúÕnda düzenli olarak
katÕlÕm ve katkÕ sa÷lamayanlarÕn,
b) Derne÷in kuruluú amacÕna, tüzü÷üne aykÕrÕ hareket edilmesi veya okulundan verilen disiplin
cezasÕnÕn GYK veya ùube Yönetim Kurulunca haklÕ gerekçelere dayandÕ÷Õ anlaúÕlanlarÕn,
c) Atatürk ilke ve devrimlerine aykÕrÕ yaúam tarzÕ içinde bulunanlarÕn,
d) 9. maddede yer alan bilgilendirme belgelerinde ve baúvuru formunda gerçe÷e aykÕrÕ bildirimde
bulundu÷u anlaúÕlanlarÕn,
e) Devam etmekte oldu÷u sÕnÕfta kalanlarÕn,
f) Kendisine burs ba÷landÕktan sonra, herhangi bir kurum/ kuruluúta sigortalÕ olarak maaú karúÕlÕ÷Õ
çalÕúmaya baúlayanlarÕn,
g) Okulundan mezun olanlarÕn
bursu GYK veya ùube Yönetim Kurulu kararÕyla kesilir.
BURS BøLGø BANKASI:
Madde 14
ùubelerce verilen burslar hakkÕnda ayrÕntÕlÕ bilgiler (bursiyer bilgileri ile ödenen burs miktarÕ ),
ùube BaúkanlÕklarÕ tarafÕndan Genel Merkez Genel Sekreterli÷ine bildirilir. Gelen bilgiler Genel
SaymanlÕk bünyesinde oluúturulacak ADD ùubeleri Burs Veri TabanÕnda (Burs Bilgi BankasÕ) kayÕt
altÕna alÕnÕr.
Burs bilgilerinin güncelli÷ini korumasÕ esastÕr.
4-1-4
Madde 15
Bu yönerge hükümleri Genel Merkezde Genel Merkez Burs Komisyonu, ùubelerde ise ùube Burs
Komisyonu tarafÕndan yürütülür.
BÖLÜM 3
SON HÜKÜMLER
HÜKÜM BULUNMAYAN HALLER:
Madde 16
Bu yönergede belirtilmeyen hususlar, Genel Yönetim Kurulu kararlarÕ ile belirlenir.
YÜRÜRLÜK
Madde 17
Bu yönerge, Genel Yönetim Kurulu’nun 21.08.2010 tarih ve 3 sayÕlÕ kararÕ ile kabul
edilmiú,15.12.2010 tarih ve 6 sayÕlÕ kararÕ, 24.08.2013 tarih ve 16 sayÕlÕ kararÕ ve 22.03.2014 tarih
ve 4 sayÕlÕ kararÕ ile düzeltmeler yapÕlarak iúlerlik kazanmÕútÕr.
YÜRÜTME
Madde 18
Bu yönergenin kurallarÕnÕ Genel Yönetim Kurulu yürütür.
4-1-5
BÖLÜM-4 EK-2
06 EKøM 2013 TARøHLø SÖZCÜ GAZETESøNDE EMøN ÇÖLAùAN’IN YAZISI
SayÕn Emin Çölaúan’Õn 06 Ekim 2013 tarihli Sözcü gazetesindeki köúe
yazÕsÕndan ilgili kÕsÕm
ADD’nin burs ça÷rÕsÕ
Sevgili okuyucularÕm, ülkemizin bu iktidar döneminde ne durumlara düúürüldü÷ünü hep
birlikte görüyoruz.
Atatürk’ü, devrimlerimizi, bu ülkeyi canlarÕ pahasÕna kurtaran kahramanlarÕ yok etmek ve
unutturmak amacÕyla onlarÕ ders kitaplarÕndan çÕkardÕlar.
Bütün istekleri, kendi yönetimleri altÕnda yeni bir Türkiye kurup úeriatçÕ kuúaklar
yetiútirmek.
Ellerinde çok büyük paralar var.
Hükümet onlarÕ destekliyor, paralar onlara akÕyor. Son olarak kurban derilerinin bile Türk
Hava Kurumu tarafÕndan toplanmasÕnÕ yasak ettiler. Deri piyasasÕnda korkunç paralar
dönüyor.
Önümüzdeki Kurban BayramÕ’nda e÷er kurban kestirecekseniz sizin paranÕzla bir vurgun
daha yapacaklar.
Yöneticileri Almanya’da yolsuzluktan yargÕlanÕp hapis cezasÕ alan Deniz Feneri Derne÷i
bile
kurban derilerine göz dikmiú durumda. østedikçe istiyorlar, verdikçe doymuyorlar.
***
Türkiye’de bu kafalara karúÕ mücadele veren az sayÕda sivil toplum kuruluúu var. Hiçbirinin
maddi olanaklarÕ ve parasÕ yeterli de÷il.
Üstelik attÕklarÕ her adÕm hükümet tarafÕndan izleniyor.
Bunlardan biri de Atatürkçü Düúünce Derne÷i. Birkaç gün önce köúe yazarlarÕna bir
mektup göndermiúler, bana da geldi.
Ö÷renciler için burs istiyorlar.
Bu derne÷in maddi durumunu iyi biliyorum çünkü baúkanÕ benim eúim, Tansel Çölaúan.
Parasal olanaklarÕ son derece kÕsÕtlÕ. Burs için baúvuruda bulunan ve gerçekten ihtiyacÕ
olan Atatürkçü ö÷rencilere yeterince yardÕm etmeleri mümkün olmuyor…
Ve Atatürkçü Düúünce Derne÷i sizlerin de bu konuda maddi katkÕnÕzÕ bekliyor. Az veya
çok, hiç fark etmez.
Çam sakÕzÕ çoban arma÷anÕ…
øúte o mektup:
***
“YÕllardÕr oldu÷u gibi bu yÕl da kimi ö÷renci ve ailelerin daha okula kayÕt yaptÕrmak
üzere
gittiklerinde, Cumhuriyet karúÕtlarÕnca kapÕda karúÕlanÕp bedava ö÷retim ve
konaklama vaadiyle ele geçirildi÷ine tanÕk olduk.
Tercih olana÷Õ olmayanlarÕn bu yolla potansiyel bir Cumhuriyet karúÕtÕ olarak
yetiúmelerinin önü ne yazÕk ki böyle açÕlmaktadÕr.
Laik-ça÷daú yaúamÕ seçmiú olduklarÕ halde, bu yaúamÕ kendilerine sa÷layan
Cumhuriyet’e ve de÷erlerine sahip çÕkmanÕn aslÕnda bir görev oldu÷u bilincini
taúÕmayan ve bu nedenle bilerek veya bilmeyerek Cumhuriyet karúÕtlarÕna hizmet
4-2-1
eden kesimlerin varlÕ÷Õ, Cumhuriyet devrimlerine ba÷lÕ gençlik yetiútirme olana÷ÕnÕ
giderek yok etmektedir.
Atatürkçü Düúünceyi yaúam biçimi kabul eden gençli÷e satÕrlÕ, palalÕ yaratÕklarca
acÕmasÕzca saldÕrÕldÕ÷Õ dahi görülmektedir.
Bu nedenlerle Derne÷imiz geçmiúten bugüne sÕnÕrlÕ imkânlarÕyla ve elbette ki
halkÕmÕzÕn katkÕlarÕyla, asli görevleri yanÕnda gençlere úubelerimiz eliyle burs
sa÷lamaya çalÕúmaktadÕr.
Ne var ki, gelinen noktada Derne÷imize burs almak için baúvuran genç sayÕsÕndaki
inanÕlmaz artÕú karúÕsÕnda talepleri karúÕlamakta yetersiz kalÕyor, belki de onlarÕn
belli odaklarÕn eline düúmelerine engel olamÕyoruz.
Bu nedenle, siz de÷erli yazarlarÕmÕz aracÕlÕ÷Õyla HALKIMIZA (ça÷daú Türkiye’nin
gelecek kuúaklarÕnÕ yetiútirmek üzere) Genel Merkezimize BURS BAöIùINDA
bulunmalarÕ için SESLENMEK istiyoruz.
Aúa÷Õda yer alan ADD Genel Merkezi’nin burs ba÷ÕúÕ yapacaklar için bildirdi÷i irtibat
telefonuna ve banka hesap numarasÕna köúenizde yer verirseniz bizi çok mutlu
edersiniz. SaygÕlarÕmÕzla.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkezi
1. Ba÷Õúta bulunacaklar için irtibat telefonu: 0533 259 78 79
2. Banka Burs HesabÕ: VakÕflar BankasÕ Maltepe ùubesi IBAN:TR 1200 0150 0158 0072
8771 2934
3. Tüm bilgi, Yönetmelik ve ek bilgi web sitemizde yayÕmlanmaktadÕr. (www.add.org.tr)”
Bu ça÷rÕya sizin de bir katkÕnÕz olmasÕnÕ ister misiniz?
4-2-2
BÖLÜM-4 EK-3
27 EKøM 2013 TARøHLø SÖZCÜ GAZETESøNDE EMøN ÇÖLAùAN’IN YAZISI
SayÕn Emin Çölaúan’Õn 27 Ekim 2013 tarihli Sözcü gazetesindeki köúe
yazÕsÕndan ilgili kÕsÕm
Çifte teúekkür
Sevgili okuyucularÕm, Kurban BayramÕ öncesinde burada size (6 Ekim) günkü yazÕmda bir
duyuru yapmÕútÕm. Atatürkçü Düúünce Derne÷i ö÷rencilere sizlerin de katkÕsÕyla burs verip
hiç de÷ilse bir bölümünü para içinde yüzen ve kirli oyunlara girenlerin ellerinden
kurtaracaktÕ.
Ba÷Õúlar benim de tahminimi çok aútÕ. Bu kadarÕnÕ do÷rusu beklemiyordum. ADD
yönetimi de beklemiyormuú.
Para gönderen yüzlerce okuyucumun listesini gördüm.
5 bin lira gönderenlerin yanÕnda 15 lira, 40 lira gönderenler vardÕ. Belli ki bazÕlarÕ evinin
rÕzkÕndan kesti÷i parayÕ göndermiúti. Gerçekten gözlerim doldu. Bu, okuyucusunun bir
gazeteciye olan güveninin göstergesiydi.
***
ADD’den bu konuda aldÕ÷Õm teúekkür mektubunu size iletiyor ve burs ça÷rÕsÕnÕ bu vesile
ile bir kez daha yineliyorum:
“Ça÷daú Cumhuriyetin gelecek kadrolarÕnÕ yetiútirmek ve bu gençlerin laik Cumhuriyet
aleyhine faaliyette bulunan art niyetli kiúi ve kuruluúlarÕn tuza÷Õna düúmeden kazanÕlmasÕ
amacÕyla baúlatÕlan “ADD Burs Ba÷ÕúlarÕnÕzÕ Bekliyor” baúlÕklÕ duyurumuz Atatürkçü
düúünceye gönül vermiú halkÕmÕzca büyük bir ilgiyle karúÕlanmÕú, ö÷rencilere burs için
yapÕlan ba÷Õúlar beklentilerimizin çok üzerinde rakamlara ulaúmÕútÕr.
ølk kez bu yÕl baúlatÕlan uygulamanÕn kesintisiz sürece÷ini, bu yÕl yapÕlan ba÷Õúlarla burs
gönüllülerinin iúinin bitmedi÷ini ve gençlerimize sahip çÕkma düúüncesinin daha da
yayÕlmasÕ gerekti÷ini özellikle vurgulamak istiyoruz.
AyrÕca toplanan ba÷Õúlarla ö÷rencilere burs sa÷lanmasÕ etkinli÷i sadece ADD Genel
Merkezi bünyesinde de÷ildir.
ùubelerimiz tarafÕndan da burs verilmektedir. ùubelerimizin bulundu÷u yerlerdeki
üniversite ve yüksek okullara kayÕt yaptÕran ö÷rencilerimiz, úubelerimize baúvuru yapabilir.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Burs Yönetmeli÷ine göre toplanmakta olan Komisyonumuz,
burs verilecek ö÷rencileri saptamak üzere yo÷un bir çaba içindedir.
Cumhuriyetimize ça÷daú gençler yetiútirmek, yüzleri batÕya ve aydÕnlÕ÷a dönük kuúaklara
olanak sa÷lamak için baúlayan, çÕ÷ gibi büyüyen ve büyümeyi sürdürecek olan burs
ba÷ÕúlarÕna katkÕ veren saygÕn Atatürkçülere teúekkür eder, saygÕlar sunarÕz.
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Merkezi.
Burs ba÷ÕúÕ için ba÷lantÕ telefonu: 0533 259 78 79
Banka Hesap No: VakÕflar BankasÕ
Maltepe ùubesi
IBAN:TR 1200 0150 0158 0072 8771 2934”
4-3-1
BÖLÜM-5
BASINDA ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE
DERNEöø
(2012 – 2014)
2012 - 2014 DÖNEMİNDE BASINDA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
BÖLÜM-6
GENEL SAYMANLIK RAPORU
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMøNDE GENEL SAYMANLIK RAPORU
Yasa gere÷i Kamu YararÕna çalÕúan derneklerin iki yÕlda bir øçiúleri BakanlÕ÷Õ
Deneticileri tarafÕndan yapÕlmasÕ gereken denetim; Genel Merkezimizde 07.01.2014
tarihinde baúlayarak 28.01.2014 tarihinde bitirilmiútir.
Denetimde Atatürkçü Düúünce Derne÷ini sÕkÕntÕya sokacak hiçbir olumsuzluk tespit
edilmemiútir.
Geçmiú denetimlerde oldu÷u gibi yine önümüzdeki dönem içinde mutlaka çözülmesi
gereken konularla ilgili tavsiyeleri olmuútur.
Tavsiyeler;
1. ADD Tüzü÷ünün 8/a maddesi mutlaka iúletilerek sanal üyelikler
sonlandÕrÕlmalÕdÕr.
2. Dernekler Kanunu, Yönetmeli÷i ve Dernek Tüzü÷ünde belirtilen
sorumluluklarÕnÕ yapamayan úubeler etkin hale getirilemiyorsa, durumlarÕ
sorgulanmalÕ ve gere÷i yapÕlmalÕdÕr.
3. Aidat ödeme durumu; borcu olamayan 89 úube oranÕ %23, bir yÕllÕk aidat borcu
olan 64 úube oranÕ %16, iki yÕllÕk aidat borcu olan 37 úube oranÕ %15, üç yÕl ve daha
fazla aidat borcu olan 85 úube oranÕ %22, hiç ödemesi olmayan úube sayÕsÕ 93
oranÕ %24’tür.
4. Beyannameler:
Dernekler Kanununun 19. Maddesi gere÷ince her yÕl verilmesi gerekli olan úube
beyannameleridir.
1. øl Dernekler Müdürlü÷ünün 14.08.2012 tarih ve B.05.0.DDB.4.06.00.00-47018325/4330 sayÕlÕ yazÕlarÕnda;
01 Haziran 2012 tarih ve 28310 sayÕlÕ Resmi Gazetede yayÕnlanan Dernekler
Yönetmeli÷inde yapÕlan de÷iúiklik sonunda yönetmeli÷in 31/1 madde ve
fÕkrasÕna eklenen “Kamu YararÕ statüsünde bulunan Dernek ve úubeleri takip
eden hesap döneminden baúlayarak Bilanço esasÕna göre defter tutarlar”
demektedir.
2. øl Dernekler Müdürlü÷ünün 21 Nisan 2011 tarih ve 470-9623/2286 sayÕlÕ
yazÕlarÕnda;
ùubeler Bilanço esasÕna göre düzenledikleri beyannamelerini Genel
Merkezlerine ùubat ayÕnÕn sonuna kadar gönderirler, Genel Merkez de
ùubelerden gelen beyannamelerini kendi beyannamesiyle konsolide ederek
(birleútirerek) 30 Nisan tarihine kadar øl Dernekler Müdürlü÷üne gönderir”
denilmektedir.
Ankara Valili÷i øl Dernekler Müdürlü÷ünün 14.02.2011 tarih ve B054 VLK
4.0608.00/4031 sayÕlÕ yazÕlarÕnda 5253 sayÕlÕ Dernekler Kanununun 19. Maddesinin 1.
FÕkrasÕnda Dernek ùubeleri yÕlsonunda düzenleyecekleri beyannamelerin bir suretini 30
Nisan tarihine kadar bulunduklarÕ yerin mülki amirli÷ine, bir suretini de beyanname
sureleri dolmadan iki ay önce (yani en geç ùubat ayÕ sonuna kadar) Genel
Merkezlerine gönderecekleri belirtilmektedir.
ùubelerimizin önemli bir kÕsmÕnÕn bu süreye uymamasÕ büyük bir sÕkÕntÕ
yaratmaktadÕr.
6-1
30 Nisan 2014 tarihi itibari ile; yetkili organlarÕnda fesih kararÕ alan 15 úube ile
birlikte 48 úube beyannamelerini göndermemiú, 25 úube süresi içinde genel kurullarÕnÕ
yapmamÕú, 108 úubenin beyannamesi 24-30 Nisan tarihleri arasÕnda, 7 úubenin
beyannamesi de 30 Nisan’dan sonra gelmiútir.
Amaç ve Hizmet Giderleri
Beyannamelerde sÕkÕntÕ yaratan önemli bir konuda giderler bölümünde Amaç ve
Hizmet Giderleri bölümüne hiçbir úey yazÕlmayarak tüm giderlerini genel giderler
bölümünde göstermektedirler. Kamu yararÕ statüsünde bulunan dernek ve úubeleri
giderlerinin en az %50’sini amaç ve hizmetlerin gerçekleúmesi do÷rultusunda yapar ve
beyannamede ilgili bölümde gösterir.
Bilançonun Web Sitesinde YayÕnlanmasÕ
øl Dernekler Müdürlü÷ünün 11.07.2012 tarih ve B.05.0 DDB.4.06.00.00-470-16354
sayÕlÕ yazÕlarÕnda 01 Haziran 2012 tarih ve 28310 sayÕlÕ resmi gazetede yayÕnlanan
Dernekler Yönetmeli÷inin 83. Maddesine eklenen “Bilanço Usulüne göre defter tutan
Derneklerin beyannamelerinde belirtilen mali bilgileri ønternet sitesinde 01.05.2013 tarihi
itibariyle yayÕnlar” denilmektedir.
Bu nedenle ADD Genel Merkezi 2012 yÕlÕ beyannamesinde belirtilen mali bilgileri
internet sitesinde yayÕnlamÕútÕr.
2014 yÕlÕnda bazÕ øl Dernekler Müdürlükleri, ùubelerin de kendi mali bilgilerini ùube
internet sitelerinden yayÕnlamasÕnÕ istemiútir. BunlarÕn baúÕnda øzmir øl Dernekler
Müdürlü÷ü olmak üzere baúka birkaç øl Dernekler Müdürlükleri bulunmaktadÕr.
Mesela Ankara øl Dernekler Müdürlü÷ü úubeler de böyle bir iúlemin yapÕlmasÕnÕ
istemiyor.
Bu durumu açÕklÕ÷a kavuúturmak üzere 13.02.2014 ve 31 sayÕlÕ yazÕmÕzla øçiúleri
BakanlÕ÷Õ Dernekler Daire BaúkanlÕ÷Õndan görüú istenmiú,
Dernekler Daire BaúkanlÕ÷Õ 25.02.2014 tarih ve 51355057-010-685 sayÕlÕ
yazÕlarÕnda özetle internet sitesi bulunan úubeler de beyannamelerinde belirtilen mali
bilgileri 01.05.2014 tarihinden baúlayarak takip eden gelecek yÕllarda da yayÕnlamalarÕ
gerekir” açÕklamasÕnda bulunmuútur.
Sonuç olarak; internet sitesi bulunan úubeler beyannamelerinde belirtilen mali
bilgilerini kendi internet sitelerinde yayÕnlamak zorundalar.
Mobil aidat ödemeleri:
ùubelerimizin aidat alma sÕkÕntÕsÕnÕ asgariye indirmek amacÕ ile KasÕm 2011’de
baúlatÕlan Mobil aidat sisteminde beklenen katÕlÕm sa÷lanamamÕútÕr.
2013 yÕlÕ sonunda 95 úubede 2490 üye aidatlarÕnÕ mobil aidat sistemi ile
ödemiúlerdir. Ödemelerle ilgili ùubelere bilgi verilerek ödemelerine mahsup edilmiútir.
Bu sayÕ her geçen yÕl azalmaktadÕr.
Banka ve Posta Çeki ile ùubelerden Genel Merkeze YapÕlan Ödemeler:
BazÕ ùubelerden Genel merkezin banka ve posta çeki hesabÕna gelen havalelerde
úube isminin yazÕlmamasÕ çok büyük sÕkÕntÕ yaratmaktadÕr.
6-2
Bu nedenle yaptÕ÷ÕnÕz ödemelerde mutlaka úube ismini belirtmeniz önem arz
etmektedir.
Luca Muhasebe ProgramÕ
ùubelerinde bilanço usulüne geçmeleri nedeni ile muhasebeci ücreti ödemelerini
asgariye indirmek amacÕ ile GYK’nÕn 15.12.2012 tarih ve 17 sayÕlÕ kararÕ ile 100 úubede
uygulanmak üzere satÕn alÕnan program úifreleri ile seçilen úubelere gönderilmiú,
gönderilen úubelerden çok büyük bir kÕsmÕ programÕ uygulamadÕ÷Õndan 2014 yÕlÕnda
uygulamadan vazgeçilmiútir.
30 Nisan 2014 tarihi itibarÕ ile vergi dairesine, SGK’ya ve di÷er kurum ve
kuruluúlara vadesi geçmiú borcu bulunmamaktadÕr.
2008-2009-2010-2011 yÕllarÕnda vergi cezalarÕ Genel Merkez tarafÕndan yapÕlan
ve úubelere gönderilen takvim, ajanda ve dergiden dolayÕ vergi dairesince yapÕlan
inceleme sonucunda çÕkarÕlan vergi cezalarÕndan tebli÷ edilen 2008 yÕlÕ vergi cezasÕ
ile ilgili vergi mahkemesine dava açÕlmÕútÕr. Önümüzdeki zaman içinde di÷er yÕllara
ait vergi borçlarÕnÕn gelmesi muhtemeldir.
ùUBELERøMøZ TARAFINDAN SATIN ALINAN HøZMET BøNALARI
2012- 2013 yÕllarÕ içinde Samsun- Bafra- KÕrklareli- Ni÷de-dinar- Seydiúehir
ùubelerimiz aldÕklarÕ gayrimenkullerle kendi bürolarÕnda çalÕúmalarÕnÕ yürütmektedirler.
Di÷er ùubelerimizin de bu imkânlara kavuúmasÕnÕ dilemekteyiz.
KÕrklareli ùubemiz tarafÕndan 21.12.2012 tarihinde hizmet binasÕ satÕn
alÕnmÕú, kayÕtlara dâhil edilmiútir.
6-3
Ni÷de ùubemiz tarafÕndan 15.11.2013 tarihinde hizmet binasÕ satÕn alÕnmÕú,
kayÕtlara dâhil edilmiútir.
Hizmet binalarÕnÕ derne÷imize kazandÕran yönetici ve emek
arkadaúlarÕmÕza teúekkür ediyor, hayÕrlÕ olmasÕ dileklerinde bulunuyoruz.
6-4
veren
6-5
6-6
6-7
6-8
6-9
6-10
6-11
6-12
6-13
6-14
6-15
6-16
6-17
6-18
6-19
6-20
6-21
BÖLÜM-7
GENEL DENETLEME KURULU RAPORU
(2012 – 2014)
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL MERKEZø
13.OLAöAN GENEL KURULUNA SUNULMAK ÜZERE
2012-2014 DÖNEMø GENEL DENETLEME KURULU RAPORU
Kurulumuz 12.Ola÷an Genel Kurulda Genel denetleme Kuruluna seçilen üyelerimiz SayÕn AslÕhan
ÇELEBø, SayÕn Birsen TEMøR, SayÕn Güner ALTUN, SayÕn Mahmut DEMøR, SayÕn Kemal IùIN,
SayÕn Latif DEVRAN ve SayÕn Ömer SAYAN’Õn katÕlÕmÕyla 13.06.2012 tarihinde genel merkezimizde
en yaúlÕ üye Mahmut DEMøR’in baúkanlÕ÷Õnda toplanarak görev da÷ÕlÕmÕnÕ yapmÕútÕr. Bu görev
da÷ÕlÕmÕna göre SayÕn Ömer SAYAN Kurul BaúkanlÕ÷Õ, SayÕn Latif DEVRAN Kurul Baúkan
YardÕmcÕlÕ÷Õ, SayÕn AslÕhan ÇELEBø Kurul SaymanlÕ÷Õ, SayÕn Mahmut DEMøR Kurul Üyeli÷i, SayÕn
Kemal IùIN Kurul Üyeli÷i, SayÕn Güner ALTUN Kurul Üyeli÷i görevine baúlamÕútÕr.
Kurulumuz 17.01.2014 tarih ve 1 sayÕlÕ toplantÕsÕnda, kurul toplantÕ ve çalÕúmalarÕna mazeretsiz
katÕlmayan Kurul Üyesi SayÕn Birsen TEMøR’in yerine birinci yedek üye SayÕn Cihangir DÜNDAR
Kurul asil üyeli÷i görevine davet etme kararÕ almÕútÕr.
Kurulumuz görev süresi içerisinde tüzük hükümleri do÷rultusunda iki ayda bir toplanarak genel
merkezin mali ve idari incelemelerini yapmÕú ve düzenledi÷i aúa÷Õda tarihleri belirtilmiú dönemsel
raporlarÕ Genel sekreterli÷e sunmuútur.
AyrÕca Genel Yönetim istemi üzerine AyvalÕk, Ödemiú, ùiúli, KarúÕyaka, Samanda÷, Çi÷li, Orhangazi,
Çankaya, Karacabey, AydÕn, Tutak, Selçuk, Gaziantep, Tekirda÷, Antalya, Gölcük, Elbistan, Tire,
Van, Sincan, Beykoz, Güre (øki Kez) Konak (øki Kez) Bursa (øki Kez) ùubelerinin idari ve mali
denetlemelerini yapmÕú ve düzenledi÷i raporlarÕnÕ Genel sekreterli÷e sunmuútur.
A.
GENEL MERKEZ DENETLEMELERø
1 NOLU RAPOR :
Rapora esas denetleme toplantÕ tarihi
: 14-15 AralÕk 2012
Rapora Esas Denetimin KapsadÕ÷Õ Döne
: 13 Haziran 2012-30.KasÕm.2012
Raporun sunuldu÷u tarih ve sayÕ
: 07.01.2013 / 1
Kurulumuz Genel Merkezin 13 Haziran – 30 KasÕm 2012 dönemine ait yapmÕú oldu÷u mali ve idari
imcelemeler iliúkin dönemsel raporunu 07.01.2013 tarihinde ;
“a) 133.02 hesapta takip edilen ve øktisadi øúletmeye verilen 20.000 TL nÕn øktisadi øúletmeye ait
gelirlerin genel merkez hesaplarÕna aktarÕlaca÷Õndan dolayÕ bu tutarÕn øútirakler HesabÕna alÕnarak
133.02 nolu hesabÕn kapatÕlmasÕ daha uygun olacaktÕr.
b) Gider PusulasÕ asÕllarÕnÕn dosyaya konuldu÷u görülmüútür. Gider PusulasÕ asÕllarÕnÕn hizmeti
yapana verilmesi, dosyaya bu ödemelerle ilgili bir belge konulmak isteniyorsa fotokopilerinin
konulmasÕ ve gider pusulasÕnÕn hizmeti yapan muhatabÕn vergi mükellefi olmamasÕ, belge
verememesi hallerinde kullanÕlmasÕna özen gösterilmesi daha uygun olacaktÕr.
c) Genel Yönetim Kurulu üyelerin toplantÕlara genellikle düzenli olarak katÕldÕklarÕ gözlenmiútir.
SayÕn Av. Ersan BARKIN’ Õn 10.11.2012 ve 11.11.2012 tarihli toplantÕ kararlarÕnda, SayÕn Prof.Dr.
Sina AKùøN’ in 22.09.2012 tarihli toplantÕ kararlarÕnda, SayÕn Dr. Ahmet METøN’ in 10.11.2012 tarihli
toplantÕ kararlarÕnda imzalarÕnÕn eksik oldu÷u görülmektedir.
7-1
Genel Yönetim Kurulu üyelerinin herhangi bir sebeple gündemin tüm maddeleri
görüúülmeden toplantÕdan ayrÕlmalarÕ durumunda görüúülmesine ve oylamasÕna katÕldÕ÷Õ
gündem maddeleri belirtilerek karar defterine yazÕlmasÕ do÷abilecek itiraz ve tartÕúmalarÕn
önlenmesi açÕsÕndan yararlÕ olacaktÕr.” görüúü ile 07.01.2013 tarihinde Genel sekreterli÷e
sunmuútur.
2 NOLU RAPOR :
Rapora esas denetleme toplantÕ tarihi
: 02.02.2013
Rapora Esas Denetimin KapsadÕ÷Õ Döne
: 13 Haziran 2012-31 AralÕk .2012
Raporun sunuldu÷u tarih ve sayÕ
: 15.02.2013/8
Kurulumuz 31.12.2012 tarih itibariyle derne÷imizin muhasebe incelemesini yapmÕú ve raporunu
15.02.2013 tarihinde “ Genel merkez Defter ve Belgeleri üzerinde yapmÕú oldu÷u usul ve esas
yönünden muhasebe denetiminde kayÕtlardaki durum ile fiili durumun birbiriyle uyumlu oldu÷u,
raporda düzeltilmesi gerekli hususlarda belirtilen úekilsel hatalarÕn genel uyuma yönelik yorumumuzu
etkilemedi÷i” görüúü ile Genel sekreterli÷e sunmuútur.
3 NOLU RAPOR :
Rapora esas denetleme toplantÕ tarihi
: 28 Haziran 2013
Rapora Esas Denetimin KapsadÕ÷Õ Döne
: 01 Ocak 2013-30 Haziran 2013
Raporun sunuldu÷u tarih ve sayÕ
: 12.08.2013/32
Kurulumuz 01 Ocak 2013-01.Temmuz 2013 dönemine ait idari ve mali incelemesi ile ilgili dönemsel
raporunu 12.08.2013 tarihinde;
“ 1- Gelen- Giden Evrak Defterinin øncelenmesi
27.06.2013 /1503 gelen evrak kayÕtlÕ Kent- Koop’a ait Ahmet Taner KÕúlalÕ Kültür Merkezinin emlak
vergisi konulu yazÕsÕnda atÕfta bulunulan protokol ler incelenmiú ve konu ile ilgili kurulumuzun tespit
ve önerileri 11.Temmuz 2013 tarihli yazÕ ile Genel BaúkanlÕk makamÕna sunulmuútur.
24.08.1998 tarihli birinci protokolün 5. maddesinde “ ADD GMYK yada yetki verece÷i ùube en geç bir
yÕl içinde projeyi çizdirip inúaat ruhsatÕ almayÕ, ikinci yÕl inúaat baúlamayÕ ve protokolün
imzalanmasÕndan sonra beú yÕl içinde inúaatÕ tamamlamayÕ taahhüt eder” 6.maddesinde ise “ inúaat
% 40 oranÕnda tamamlandÕ÷Õnda Kent- Koop Yönetim Kurulu arsanÕn tapusunu ADD Genel
Merkezine bedelsiz ve karúÕlÕksÕz devreder” denilmektedir. Protokolün 7. maddesi ise arsanÕn tapu
devrine kadar arsa ile ilgili vergi, resim ve harçlarÕn Kent-Koop tarafÕndan ödenece÷i hükmünü
içermektedir
Projenin birinci protokolde taahhüt edildi÷i gibi zamanÕnda tamamlanamadÕ÷Õ bir gerçektir. Protokole
göre 2003 yÕlÕnda tamamlanmasÕ gereken inúaat 2008 yÕlÕnda tamamlanabilmiútir. Bu nedenle
protokolün yukarÕda anlatÕlan 5 ve 6. maddeleri hükmünü yitirmiú ve taraflarÕn haklarÕ ve konumlarÕnÕ
belirleyen yeni bir protokol düzenlenmesi gere÷i hasÕl olmuú, ancak dört yÕllÕk bir gecikmeyle
21.02.2012 tarihinde yeni bir protokol yazÕlarak imza altÕna alÕnabilmiútir. Bu gecikme ayrÕ bir eleútiri
konusu olmakla birlikte, 2008 yÕlÕnda derne÷imizin sözde Ergenekon davasÕ nedeniyle geçirdi÷i
7-2
soruúturma, kovuúturma, Genel BaúkanÕmÕzÕn ve Genel Yönetim Kurulu Üyelerimizin gözaltÕna alÕnÕp
tutuklanmasÕ nedeniyle geçirdi÷i zor ve sÕkÕntÕlÕ dönem düúünüldü÷ünde makul karúÕlanacak bir
durumdur.
Bahse konu bu ikinci protokolde derne÷imiz ile ilgili kullanÕm hakkÕndan söz edilmekle birlikte bu
kullanÕm hakkÕnÕn koúullarÕ belirtilmemiú ve tapu kaydÕna tescili ile ilgili bir hüküm konulmamÕú olmasÕ
önemli bir eksikliktir. Bu durum derne÷imizin kamu yararÕ statüsü nedeniyle hak etmiú oldu÷u
muafiyetlerden yararlanamamasÕ sonucunu do÷uracak ve protokoldeki “ bina ile ilgili bil cümle
giderlerin Genel Merkezimiz tarafÕndan ödenece÷i hükmü” do÷rultusunda gereksiz ödeme yapmak
suretiyle maddi kayba u÷ramasÕna neden olacaktÕr.
Genel Yönetim Kurulunun 11.11.2011 tarih ve 14 sayÕlÕ toplantÕsÕnda Genel Baúkana verdi÷i yetki
do÷rultusunda her iki tarafÕnda haklarÕ korunarak, Kent-Koop yönetiminin muhtemel çekinceleri
giderilecek, derne÷imizin ileride do÷abilecek muhtemel hak kayÕplarÕnÕn da úimdiden önüne geçilecek
bir úekilde yeni bir protokol düzenlenmesi ve iúlemlerin buna göre tesis edilmesi uygun olacaktÕr.
2- Karar Defterinin incelenmesi sonucunda;
a) Genel Yönetim Kurulu üyelerin toplantÕlara genellikle düzenli olarak katÕldÕklarÕ gözlenmiútir. Çok
sÕk olmamakla birlikte zaman zaman toplantÕya katÕlmayan üyelerin katÕlÕm konusunda ilgili Tüzük
hükmü de göz önünde bulundurularak katÕlÕm konusunda çaba göstermeleri yerinde olacaktÕr.
b) Genel Yönetim Kurulu üyelerinin toplantÕ sonunda karar defterini imzalamadan ayrÕlmamalarÕ,
herhangi bir sebeple gündemin tüm maddeleri görüúülmeden toplantÕdan ayrÕlmalarÕ durumunda
görüúülmesine ve oylamasÕna katÕldÕ÷Õ gündem maddeleri belirtilerek karar defterine yazÕlmasÕ
do÷abilecek itiraz ve tartÕúmalarÕn önlenmesi açÕsÕndan yararlÕ olacaktÕr.
c) YukarÕda belirtilen hususlar ile derne÷imiz adÕna veya aleyhine açÕlmÕú devam etmekte olan
davalarla ilgili kurulumuza bilgi verilmesi” görüúü ile Genel Sekreterli÷e sunmuútur.
4 NOLU RAPOR :
Rapora esas denetleme toplantÕ tarihi
: 28 Haziran 2013
Rapora Esas Denetimin KapsadÕ÷Õ Döne
: Ahmet Taner KÕúlalÕ Kültür Merkezi
Raporun sunuldu÷u tarih ve sayÕ
: 11 Temmuz 2013
Kurulumuz Ahmet Taner KÕúlalÕ Kültür Merkezi ile ilgili olarak 3. Nolu raporda belirtilen hususlara
iliúkin görüú ve tavsiyelerini 11 Temmuz 2013 tarihli yazÕ ile Genel BaúkanlÕk makamÕna iletmiútir.
Genel Sekreterli÷in 04.10.2013 tarih ve 1180 sayÕlÕ yazÕlarÕ ile 11.03.2014 tarih ve 573 sayÕlÕ yazÕlarÕ
ve eklerinin incelenmesinde Kent-Koop ile Genel Merkezimiz ile yapÕlan 21.02.2012 tarihli prtokole “
Kent Kop iúbu taúÕnmaza iliúkin intifa hakkÕnÕ ADD’ nin tüzel kiúili÷i devam etti÷i sürece geçerli olmak
üzere verecek ve Tapuya tescil ettirecektir” ibareli 7. maddenin eklenip güncellenerek ve söz
konusu intifa hakkÕnÕn da tapuya tescil ettirilerek derne÷imizin ileride do÷abilecek muhtemel hak
kayÕplarÕnÕn úimdiden önüne geçildi÷i memnuniyetle görülmektedir.
7-3
5 NOLU RAPOR :
Rapora esas denetleme toplantÕ tarihi
: 17 Ocak 2014
Rapora Esas Denetimin KapsadÕ÷Õ Döne
: 01 Temmuz 2013 -31 AralÕk2013
Raporun sunuldu÷u tarih ve sayÕ
: 05.02.2014
Kurulumuz
01 Temmuz 2013-31 AralÕk
dönemsel raporunu 05.02.2014 tarihinde;
2013 dönemine ait idari ve mali incelemesi ile ilgili
“Kurulumuza sunulan øktisadi øúletmeye ait 31.10.2013 tarihli detay mizanÕn incelenmesi neticesinde
sa÷lÕklÕ kontrol ve inceleme yapmaya elveriúli bir mizanÕn olmadÕ÷Õ görülmüútür. Kurulumuzun bir
sonraki toplantÕsÕna kadar genel kabul görmüú muhasebe ilkelerine ek olarak, raporda ayrÕntÕlÕ
belirtilen hususlarda dikkate alÕnarak hazÕrlanacak bilgi ve belgelerin kurulumuza sunulmasÕ,
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel merkezi muhasebe defter ve evraklarÕn incelenmesi neticesinde
kurulumuza sunulan 31.12.2013 tarihli mizanÕn yansÕtma kayÕtlarÕ yapÕlmamÕú kesin mizan olmamasÕ
nedeniyle kesin denetim sonucuna ulaúÕlamamÕútÕr. Bir sonraki toplantÕ tarihine kadar yansÕtma
kayÕtlarÕnÕn yapÕlmÕú, tüm hesaplarÕn kesin hale getirilmiú ve dönem sonu kar yada zararÕn kayÕtlara
yansÕtÕlmÕú oldu÷u kesin mizanÕn raporda ayrÕntÕlÕ úekilde belirtilen hususlar dikkate alÕnarak
kurulumuza sunulmasÕ,.
Bir önceki dönemsel raporumuzda istedi÷imiz, derne÷imizin taraf oldu÷u lehte ve aleyhte adli ve idari
davalar hakkÕnda bilgi kurulumuza bildirilmemiútir. Derne÷imizin muhatap oldu÷u mali incelemeler,
idari ve mali cezalar, taraf olunan adli ve idari soruúturma ve davalar hakkÕnda kurulumuza bilgi
verilmesi,
BatÕkent Ahmet Taner KÕúlalÕ Kültür Merkezinin intifa hakkÕ ile ilgili tesis edilen iúlemler hakkÕnda
kurulumuza bilgi verilmesi,
Kurulumuzca Genel sekreterli÷e sunulmuú olan úubelere ait denetleme raporlarÕ ile ilgili hangi
iúlemlerin tesis edildi÷i hakkÕnda kurulumuza bilgi verilmesi” görüúü
ile Genel Sekreterli÷e
sunmuútur.
B- MALø DURUM
ÇalÕúma dönemi içerisinde …………………………tarihleri arasÕnda toplam ………………TL gelir,
……………….. TL gider oldu÷u tespit edilmiútir. øú bu gelir ve gider kalemlerinin kanun, tüzük ve
yönetmeliklere uygun olarak yapÕldÕ÷Õ görülmektedir.
Kurulumuz çalÕúma raporunda derne÷imizin halihazÕrdaki mevcutlarÕ (gelecek döneme devir edilecek
de÷erler) açÕsÕndan ……………… tarihli bilançomun ayrÕntÕlarÕna yer verilmiútir.
7-4
7-5
7-6
7-7
7-8
7-9
C.
ùUBE DENETøMLERø
Dönem içinde, Genel Yönetim Kurulunun istemi üzerine AyvalÕk, Ödemiú, ùiúli, KarúÕyaka,
Samanda÷, Çi÷li, Orhangazi, Çankaya, Karacabey, AydÕn, Tutak, Selçuk, Gaziantep, Tekirda÷,
Antalya, Gölcük, Elbistan, Tire, Van, Sincan, Beykoz, Güre (2 defa) Konak (2 defa) Bursa (2 defa)
ùubelerinin idari ve mali denetlemeleri yapÕlmÕú ve düzenlenen raporlar Genel sekreterli÷e
sunulmuútur.
D.
MEVZUAT øùLEMLERø
Kurulumuzca ùube Denetleme KurullarÕ ve Genel Denetleme Kurulu ÇalÕúma Yönergesi
hazÕrlanarak Genel Yönetim Kurulunun onayÕna sunulmuú ve yürürlü÷e konularak uygulamaya geçiúi
sa÷lanmÕútÕr. Bu yönerge do÷rultusunda øç Denetim Formu hazÕrlanmÕútÕr.
7-10
BÖLÜM-8
GENEL DøSøPLøN KURULU RAPORU
(2012 – 2014)
2012-2014 DÖNEMø GENEL DøSøPLøN KURULU RAPORU
Atatürkçü Düúünce Derne÷i’nin 09-10 Haziran 2012 tarihinde yapÕlan 12. Ola÷an
Genel Kurulunda Genel Disiplin Kuruluna seçilen SayÕn Remzi BABACAN, SayÕn H.ørem
ÜRESøN, SayÕn Çi÷dem ELøBOL, SayÕn Ayhan ÖZTÜRK, SayÕn Muala YILMAZ, SayÕn
Sevinç TUTGUN, SayÕn K.Levent BERøT, 12.06.2012 günü Genel Merkezimizde SayÕn
Çi÷dem ELøBOL’un baúkanlÕ÷Õnda toplanarak görev da÷ÕlÕmÕnÕ yapmÕútÕr.
Görev da÷ÕlÕmÕna göre;
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
SayÕn Remzi BABACAN Kurul BaúkanlÕ÷Õna,
SayÕn H.ørem ÜRESøN Baúkan YardÕmcÕlÕ÷Õna,
SayÕn Muala YILMAZ Kurul YazmanlÕ÷Õna,
SayÕn Ayhan ÖZTÜRK,
SayÕn Çi÷dem ELøBOL,
SayÕn Sevinç TUTGUN,
SayÕn K.Levent BECøT kurul üyeliklerine getirilerek görevlerine baúlamÕúlardÕr.
Kurul üyelerimiz Genel Kurulumuzun verdi÷i görevin sorumlulu÷unda ve bilincinde
olarak çalÕúmalarÕnÕ, ADD Tüzü÷ü hükümleri, DYK Yönetmeli÷i hükümleri, Dernekler
YasasÕ ve Medeni YasanÕn derneklerle ilgili hükümleri do÷rultusunda sürdürmüútür.
Genel Disiplin Kurul üyesi SayÕn Sevinç TUTGUN istifasÕ üzerine, boúalan üyeli÷e,
Kurulumuzun 17.11.2012 tarih ve 09 sayÕlÕ kararÕ ile Kurulun yedek üyeler listesi birinci
sÕrasÕndaki SayÕn Dr. Serpil BARLAS Genel Disiplin Kurulu üyeli÷ine davet edilmiú, görevi
kabul ederek Genel Disiplin Kurulu üyesi olarak göreve baúlamÕútÕr.
Genel Disiplin Kurul üyesi SayÕn Dr. Serpil BARLAS’Õn istifasÕ üzerine, boúalan
üyeli÷e Kurulumuzun 18.05.2013 tarih ve 14 sayÕlÕ kararÕ ile Kurulun yedek üyeler listesi
ikinci sÕrasÕndaki SayÕn Esma Tomris YILMAZ’Õn Genel Disiplin Kurulu üyeli÷ine davet
edilmiú, görevi kabul ederek Genel Disiplin Kurulu üyesi olarak göreve baúlamÕútÕr.
Genel Disiplin Kurul üyesi SayÕn K.Levent BECøT’in istifasÕ üzerine, boúalan üyeli÷e
Kurulumuzun 06.12.2013 tarih ve 18 sayÕlÕ kararÕ ile Kurulun yedek üyeler listesi üçüncü
sÕrasÕndaki SayÕn øsmail AKBAY Genel Disiplin Kurulu üyeli÷ine davet edilmiú, görevi
kabul ederek Genel Disiplin Kurulu üyesi olarak göreve baúlamÕútÕr.
“ 19 MayÕs 1989 tarihinde kurulan Derne÷imizin kuruluú nedenleri arasÕnda yer alan;
“……Atatürk'ün bedensel varlÕ÷ÕnÕn artÕk aramÕzda bulunmamasÕndan cesaret alan içteki
ve dÕútaki kimi olumsuz güçler, O'nun yeni Türk Devletini yaratma do÷rultusunda ilk adÕmÕ
attÕ÷Õ 19 MayÕs 1919'un üzerinden tam 70 yÕlÕn geçti÷i bu günlerde, Atatürk devrim ve
ilkelerine karúÕ, açÕk ya da kapalÕ saldÕrÕlarÕnÕ doru÷a ulaútÕrmÕú bulunmaktadÕr. Bundan
daha kötüsü, plânlÕ ve sinsi bir çalÕúma ile o devrim ve ilkeleri gelecekte yok etmek çabasÕ
içindeler.”
Tespiti do÷rultusunda mücadele eden ve úehitler vererek yoluna devam eden
Derne÷imiz, toplumsal mücadelenin öncü gücü haline gelmiútir. Bu durum üzerimizdeki
baskÕyÕ daha da arttÕrmÕútÕr. Derne÷imiz ve yurtsever üyelerimiz bu baskÕlara, ebedi
önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ten aldÕ÷Õ güç ve milletine olan inancÕyla karúÕ
koymaya devam etmektedir. Bu yolun sonu zaferdir.
8-1
25.yÕlÕnda Derne÷imizde kurumsallaúmayÕ tamamlayarak daha güçlü bir úekilde
yolumuza devam edece÷iz. Bunun içinde öncelikle, Dernek içi e÷itimin bir program
dâhilinde süreklilik içerisinde devam ettirilmesi, üyelerin derne÷in amaçlarÕ do÷rultusunda
dernek okullarÕndan mezun olmasÕ sa÷lanmalÕdÕr. Bunun sonucunda üyeler Derne÷in
kuruluú nedenlerini, amaçlarÕnÕ, Atatürkçü Düúünce Sistemini, Dernek içi iúleyiúi, Genel
baúkanÕndan di÷er kurullarÕn üyelerine ve her kademedeki yöneticilerine sahip çÕkmayÕ,
Derne÷i yüceltmeyi görev bileceklerdir. ùuna inanÕyoruz ki, bu çalÕúmalar yapÕldÕ÷Õ sürece,
örgüt terbiyesi, örgüt kültürü ve örgüt disiplini geliúecek ve kurumsallaúmanÕn alt yapÕsÕ
olan eylem ve söylem birli÷i olan örgüt disiplini ile birlikte çalÕúmalarÕmÕz sÕrasÕnda
karúÕlaútÕ÷ÕmÕz, yaúadÕ÷ÕmÕz, tanÕk oldu÷umuz olumsuz olaylar ortadan kalkacak ve
yaúanmayacaktÕr.
Genel Disiplin Kurulumuza, görev süresi içerisinde (12.06.2012–06.12.201318.04.2014 Tarihleri ArasÕ ) GYK tarafÕndan (21) dosya gönderilerek Tüzü÷ümüz ve
Disiplin Kurulu Yönetmeli÷i hükümleri do÷rultusunda de÷erlendirilmesi istenmiútir.
Kurulumuz görev süresi içerisinde (16) toplantÕ yaparak kendisine ulaúan dosyalarÕ
de÷erlendirmiútir. (Tablo-1 )
AyrÕca yapÕlan görevlendirmeler sonucunda Atatürkçü Düúünce Derne÷i AyvalÕk
ùubesinde inceleme yapÕlmÕútÕr. Bu inceleme ve de÷erlendirmeler sonucunda görüúülen
dosyalar; (Tablo-2)
GDK ’da görüúülüp sonuçlandÕrÕlan dosyalar. (Tablo-3)
13 üye hakkÕnda “KINAMA”,
39 üye hakkÕnda “DERNEK ÜYELøöøNDEN KESøN ÇIKARMA”,
16 üye hakkÕnda “DøSøPLøN YÖNÜNDEN YAPTIRIMA GEREK OLMADIöI”
yönündeki kararÕnÕ Genel Yönetim Kurulumuza sunulmuútur.
Dosyalarla ilgili ayrÕntÕ Tablo -4 de verilmiútir.
A.
GENEL DøSøPLøN KURULU TOPLANTILARI
(12.06.2012 – 06.12.2013 -18.04.2014 Tarihleri ArasÕ )
(Tablo-1)
SIRA
NO
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
TOPLANTI
TARøHø
12.06.2012
15.07.2012
01.09.2012
13.10.2012
17.11.2012
15.12.2012
12.01.2013
16.02.2013
23.03.2013
18.05.2013
KARAR SAYISI
AÇIKLAMA
5
6
7
8
9
10
1
2
3
4
GÖREV DAöILIMI
2012 YILI
Karar yeter sayÕ yok
2013 YILI
8-2
11
12
13
14
15
16
29.06.2013
03.08.2013
21.08.2013
24.09.2013
09.12.2013
18.04.2014
5
6
7
8
9
1
2014 YILI
(Tablo-2)
GDK GÖRÜùÜLEN VE SONUÇLANDIRILAN DOSYALAR
SR.
ùUBE ADI
NO
1
ISPARTA
2
ÜSKÜDAR
K.YOLU
ÜSKÜDAR
K.YOLU
3
øZMøT
4
KADIKÖY
5
ÇANKAYA
6
ùøùLø
7
AYVALIK
8
SAMANDA
ö
9
ÇøöLø
ÜYENøN ADI VE SOYADI GDK KARARI
MAHMUT ÖZYÜREK
ALø KENANOöLU
ABDULLAH SAöLAM
HøKMET DELøKURT
YUSUF øLHAN
SEVøM KONUKMAN
HASAN KOTAN
MUSTAFA GÜNER
BOZKURT USLU
AYDAN T.SEVøM
H.ùEFø CANER
MUHARREM KILIÇ
SUAT AKYÜZ
RAMAZAN ERBEY
OKTAY EZEL
SAMø GÖK
NERMøN KANGÜL
NECLA GÜNGÖRDÜ
YAùAR TÜLÜù
SEYøTALø GÜNGÖRDÜ
N.NURSEL KAHRøMAN
AYùE FøLøZ
FATMA CAVLU
MUKADDER YILMAZ
GÜESEL BERK
TEKøN FIRINCI
ENDER KAYIKÇI
ATAULLAH KAYIKÇI
M.ALø ERøù
SEMøR TOKMAK
NøLÜFER KOKU
LEYLA AKYOL
MÜLAZIM BøLGEN
ZÜBEYDE KARADAö
8-3
DÜùÜNCELER
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
KINAMA
øHRAÇ
KINAMA
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
øHRAÇ
KINAMA
KINAMA
KINAMA
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
1
2
3
4
5
6
øHRAÇ
KINAMA
KINAMA
25
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
10
11
12
ATAMAN YILMAZ
C.GÜRSEL ATAK
FøLøZ SAGULAR
SABøHA TANELER
MUAMMER ÇøÇEKDAö
ERDEK
SAKøNE KILIÇ
MURAT ÇAKIRCA
F.ENGøN CEBECø OöLU
HÜSEYøN GÜNEY
KIRIKKALE GENCAY TAùKIN
HAYDAR SAöRI
øSMAøL AYKUT
CøHAN SARIKAYA
GN.
MERKZ.
GENÇLøK
KOL.
13
GÖLBAùI
14
15
16
KADIKÖY
ERDEK
ùøùLø
NARLIDER
E
17
AYDIN
20
ÇATALCA
VAN
26
M.ADøL GÜLER
øHRAÇ
27
BUöRA GÜRSEL
øHRAÇ
28
KADøR GÜLHAN
EROL GÜLTEKøN
GÜLTEN DEVRANø
DENøZ ERKAN
ÜMøT DEMøR
RUHø BULUT
M.SALøH ÖZKAN
ùEREF DAYAN
SUAT AKYÜZ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
øHRAÇ
29
30
31
32
33
34
35
36
37
ÖMER GÜMÜùKAYA
BAYRAM øNCø
18
19
KINAMA
KINAMA
KINAMA
KINAMA
KINAMA
øHRAÇ
KINAMA
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
YUNUS FIRATLI
MÜJGÂN UNUTMAZ
MUSTAFA BURGUT
ùENGÜL GÜRCAN
AYùE BALLIBABA
CEZA VERøLMEDø
øHRAÇ
(GYK
KARARIYLA
SORUùTURMANIN
DERøNLEùTøRøLMESø
)
38
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
CEZA VERøLMEDø
KAMURAN ERK
CEZA VERøLMEDø
ERCAN KOKULU
CEZA VERøLMEDø
MURAT YøöøT
NECMETTøN LEVENT
EVAY
ùEHRøBANOöLU
DøDE KILIÇALP
PAùA GÜVEN
RECAø TURHAN
UöUR ÇELEBø
8-4
TEBLøGATLAR
YAPILAMADIöI
øÇøN
SAVUNMALAR
ALINAMADI.
TEBLøöATLARI
N
YAPILMASI
CEYLAN ALGÜL
FAFUK TARCAN
AYHAN KOÇ
VEYSEL ÖZARAZ
MAHMUT ùAYAK
BEKLENøYOR
øùLEM
DEVAM
EDøYOR.
(39)
2011 KALAN
øHRAÇ
21 ORHANGAZø HAYATø AYVAZ
GDK GÖRÜùÜLEN DOSYA SAYISI
: 21
( 2012-2013-2014 YILLARI )
CEZA VERøLMESøNE GEREK OLMAYAN ÜYE : 16
KINAMA CEZASI VERøLEN ÜYE
: 13
GEÇøCø ÇIKARMA CEZASI VERøLEN ÜYE
:0
KESøN ÇIKARMA CEZASI VERøLEN ÜYE
: 39
AÇIKLAMA; vefat eden GYK Üyesi Derya KOCABAY DosyasÕ ile Çankaya ùb.
Üyesi Kutluay ÖZER ÇalÕúma raporuna yazÕlmamÕútÕr.
( Tablo-3 )
12.06.2012
X
X
X
X
X
X
15.07.2012
X
X
X
X
X
X
01.09.2012
X
X
X
X
X
13.10.2012
X
X
17.11.2012
X
X
15.12.2012
X
X
12.01.2013
X
X
X
6
X
7
5
X
3
X
X
4
X
X
X
X
5
X
8-5
DÜùÜNCELER
øSMAøL AKBAY
E.TOMRøS YILMAZ
SERAP BARLAS
K.LEVENT BECøT
SEVøNÇ TUTGUN
AYHAN ÖZTÜRK
ÇøöDEM ELøBOL
MUALLA YILMAZ
HÜLYA ø.ÜRESøN
TOPLANTI
TARøHø
REMZø BABACAN
ADI SOYADI
TOPLANTI
SAYISI
KATILIM
GDK TOPLANTI KATILIM ÇøZELGESø
5
TOPLANTI
YAPILAMADI
16.02.2013
X
X
23.03.2013
X
X
18.05.2013
X
X
29.06.2013
X
03.08.2013
X
X
X
X
5
X
4
X
X
X
5
X
X
X
X
5
X
X
X
X
21.08.2013
X
X
X
X
24.09.2013
X
X
X
X
06.12.2013
X
X
X
X
X
X
X
7
18.04.2014
X
X
X
X
X
X
X
7
TOPLAM
16
12
10 13
5
2
B.
16
4
X
5
4
3
3
1
ùUBE øNCELEMELERø:
Genel Yönetim Kurulunun istemleri ile AyvalÕk ve AydÕn ùubeleri kapsamÕnda
yapÕlan inceleme sonucunda hazÕrlanan raporlar GYK’na sunulmuútur.
C.
SONUÇLANAMAYAN DOSYALAR:
Sonuçlanmayan tek dosya ADD Van úubesidir. Savunmalar alÕnamamÕútÕr. ølgililere
tebligat yapÕlamadÕ÷Õ için, bu nedenle savunmalar gönderilememiútir. Van yerel gazetesine
adresi belli olmayanlara “øLANEN TEBLøGAT ”yapÕlmasÕna ve gelen sonuçlara göre
dosyanÕn bir sonraki toplantÕ veya döneme görüúülmesine karar verilmiútir.
D.
SONUÇ:
ÇalÕúmalarÕmÕz sÕrasÕnda bizlere yardÕmcÕ olan úubelerimize, saygÕn üyelerimize,
Atatürkçü Düúünce Derne÷i Genel Denetleme Kurulu üyelerine, Genel Merkez Genel
Yönetim Kurulu üyelerine, kurulumuz adÕna teúekkür eder, ibrasÕnÕ Genel Kurulumuzun
bilgi ve takdirlerine sunarÕz.
8-6
BÖLÜM-9
HUKUK MÜùAVøRLøöø RAPORU
(2012 – 2014)
BÖLÜM-10
BøLøM DANIùMA KURULU RAPORU
(2012 – 2014)
BÖLÜM-11
øKTøSADø øùLETME RAPORU
(2012 – 2014)
BÖLÜM-12
YAYIN KURULU RAPORU
(2012 – 2014)
BÖLÜM-13
GENEL MERKEZ GENÇLøK KOLLARI
ETKøNLøKLERø
(2012 – 2014)
ATATÜRKÇÜ DÜùÜNCE DERNEöø GENEL MERKEZø GENÇLøK KOLLARI
ÇALIùMA RAPORU (2012-2014)
Bilindi÷i gibi Gençlik Kolu di÷er kollar gibi GYK’nÕn 15.12.2010 tarih ve 6 sayÕlÕ kararÕyla
kabul edilen “Kollar Yönetmeli÷i”ne uygun olarak oluúturulan ve bu yönetmelik hükümlerine
göre çalÕúan bir koldur. Yönetmeli÷e göre Kollar, Derne÷in Genel Merkezi ve úubeleriyle,
ba÷lÕ organlarÕ ve kurullarÕnda görevli üyeleriyle uyumlu çalÕúmak ve programa ba÷lÕ
kalmak zorundadÕr. Kol yönetimi kol çalÕúanlarÕ arasÕndan seçilen en az üç kiúiden oluúur.
Kol baúkanÕ, Genel Merkezde Genel Baúkan, ùubelerde ise úube baúkanÕdÕr. Kol
sorumlusu Baúkan veya baúkanÕn görevlendirdi÷i yönetim kurulu üyelerinden birisinin
gözetiminde kol yönetimi içinden seçilerek belirlenir. Yani kol sorumlusu, kol çalÕúanlarÕ
içinden seçilen kiúiyi tarif etmek için kullanÕlan bir ifadedir. Buna göre Gençlik Kolunda
Genel Baúkan veya Baúkan diye bir tanÕmlama yoktur ve bu tanÕmlarÕn kullanÕlmasÕ
yönetmelik hükümlerine aykÕrÕdÕr. Bütün kollarÕn baúkanÕ Genel Merkezde Genel Baúkan,
ùubelerde ise ùube BaúkanÕdÕr. Kol sorumlusu, Genel Baúkan veya Baúkan sÕfatlarÕnÕ
resmi olarak kullanamaz. Gençlik kolu, dernek tüzü÷ü ve programÕna uygun olarak
çalÕúmalarÕnÕ planlar ve etkinlik takvimini hazÕrlayÕp yönetimin onayÕna sunarak
faaliyetlerini yürütür. Buna göre ùube Gençlik Kolu ùubenin programÕndan, Genel Merkez
Gençlik Kolu da Genel Merkezin programÕndan ayrÕ hareket edemez. Yani Genel Merkez
Gençlik Kolu, ùube Gençlik Kolunun üstünde bir yapÕ de÷ildir.
YukarÕda belirtilen Kollar Yönetmeli÷ine uygun olarak ve gençlerin yo÷un iste÷iyle
hazÕrlanan seçimli Gençlik KollarÕ Yönergesine göre úubelerden gelen gençlik kolu
delegeleri 14 Ekim 2012 tarihinde Ankara'da toplanarak Genel Merkez Gençlik Kolunu
seçmeye çalÕúmÕú, ancak Dernek üyesi olmayan kiúilerin aday oldu÷unun belirlenmesi
üzerine GYK kararÕyla hem seçimler iptal edilmiú hem de Gençlik KollarÕ Yönergesi iptal
edilmiútir. Bunun üzerine Gençlikten sorumlu Genel Baúkan YardÕmcÕsÕ Prof. Dr. Ayhan
Filazi tarafÕndan önce gençlik kolunda görev alacak kiúiler, daha önce seçimlerinde úaibe
yaúanmayan gençler dikkate alÕnarak yeniden belirlenmiú, dernek mevzuatÕna ve örgütsel
kimli÷e uygun olarak e÷itime alÕnmÕú ve görev da÷ÕlÕmlarÕnÕ belirlemek üzere 9 Mart 2013
tarihinde ilk toplantÕlarÕnÕ yapmÕúlardÕr. Kendi aralarÕnda önce görev da÷ÕlÕmlarÕnÕ yapan
13-1
gençler daha sonra Prof. Dr. Ayhan Filazi ile birlikte AnÕtkabir'e giderek Atatürk'e saygÕ ve
minnet duygularÕnÕ ifade etmiúlerdir.
YapÕlan görev da÷ÕlÕmÕ sonunda faaliyetlerine baúlayan Genel Merkez Gençlik Kolu
yönetimi bu paralel örgütlenme yapÕsÕnÕn gere÷i olarak úube gençlik kollarÕ ile organize
olurken ister istemez úubelerin kendi iç iúleyiúlerinde çakÕúmaya neden olmuútur. Tüzü÷ün
bu türden bir yapÕlanmaya izin vermemesi ve zaman zaman úube yönetimleriyle gençler
arasÕnda sevimsiz tartÕúmalar yaúanmasÕ üzerine, tartÕúmalardan kimseye zarar
gelmemesi ve tüzükte bu konuyla ilgili uygun hükümler konulana kadar la÷vedilmiútir. Yani
Genel Merkez Gençlik Kolu yapÕlanmasÕ tüzü÷ün kendi baúlarÕna hareket etmesine izin
vermemesi nedeniyle 16 AralÕk 2013 tarihinde iptal edilmiú, ancak bu tarihten sonra konu
bazlÕ görevlendirmelerle (Liseli Gençlik Komisyonu Sorumlusu, Dergi Sorumlusu, Eylem ve
Etkinlikler ile Kamp Sorumlusu gibi) yürütülmeye baúlanmÕútÕr. Bu iptal sadece Genel
Merkez Gençlik Kolunu kapsamakta olup ùube Gençlik KollarÕnÕ kapsamamaktadÕr.
Genel Merkez Gençlik Kolu Yönetimi ilk toplantÕsÕnÕ yaptÕ÷Õ 9 Mart 2013'ten la÷vedildi÷i 16
AralÕk 2013 tarihine kadar oldukça önemli çalÕúmalar yapmÕú, ayrÕca daha sonraki
tarihlerde de Liseli Gençlik KomisyonlarÕyla ilgilenmeye ve çalÕúmalarÕnÕ sürdürmeye
devam etmiútir.
Faaliyetler
1. Do÷u Akdeniz Gençlik Bölge ÇalÕútayÕ (Hatay, 20-21 Nisan 2013):
Hatay ùubesinin ev sahipli÷inde yapÕlan toplantÕda birinci gün GYK Üyesi Prof. Dr. Bülent
Çukurova (Anayasa), Bilim DanÕúma Kurulu Üyesi E. Tümg. Naci Beútepe (Terör ve
AçÕlÕm) ve Genel Baúkan YardÕmcÕsÕ Prof. Dr. Ayhan Filazi (Kemalist ilkeler) konularÕnda
sunum yaptÕlar. økinci gün önce GYK üyesi ve Do÷u Akdeniz Bölge Sorumlusu Nursel
Alo÷lu örgütlenme ve örgüt bilincini anlattÕktan sonra serbest kürsü kurularak gençler
sorunlarÕnÕ tartÕútÕlar. Genel Merkez Gençlik Kolu Sorumlusu Hüseyin ÜçpÕnar ile
Gençlikten Sorumlu Bölge Temsilcisi ønan Türko÷lu’nun da bulundu÷u toplantÕda, bölgede
bulunan 6 ilden (Adana, Hatay, Gaziantep, Kahraman Maraú, Mersin, Osmaniye) 55 genç
temsilci toplantÕya katÕlmÕútÕr. ÇalÕútayÕn baúÕndan sonuna kadar baúta Kezban Kuran
olmak üzere tüm Hatay ùube Yönetimi ile ùube Gençlik Kolundan Kaan Çelikel ve Onur
Dönmezer yo÷un emek harcamÕú ve eksiksiz bir úekilde tamamlanmasÕnÕ sa÷lamÕúlardÕr.
ÇalÕútayda aúa÷Õdaki Kararlar alÕnmÕútÕr ve Sonuç Bildirgesine eklenmiútir.
- ÇalÕútayÕmÕzÕn gerçekleúti÷i sÕrada bölücü ve gericili÷in akil adamlarÕnÕn da
Hatay da olmasÕ sebebiyle gündemimizde geniú yer kaplayan “akil adam”
sorununa dair, Mustafa Kemaller gibi Halk için, Halk ile birlikte, Halka ra÷men
sözleriyle Kemalist Devrimimize gerçek “akil adamlar” olarak kadrolarÕmÕzÕ
kuraca÷Õz!
- Bölücü Anayasayla bu memleketi paramparça etme planlarÕnÕ demokratik
yollardan bölücü ve gericilerin yüzlerine çarpaca÷Õz!
- Geleneksel 19 MayÕs Samsun etkinliklerine her sene oldu÷u gibi bu sene de
“Her 19 MayÕs SamsundayÕz” sloganÕyla ve “Milli bayramlar Cumhuriyet’in
emanetçisi gençlerin namusudur” bilinciyle, etkinlik çalÕúmalarÕmÕzÕn duyurusuna
baúlayaca÷Õz,
- Kardeú Suriye halkÕyla emperyalizm ve iúbirlikçilerinin çÕkarÕ için
savaúmayaca÷ÕmÕzÕ Hatay’Õn barÕú kokan havasÕyla yoldaúlarÕmÕza duyuraca÷Õz
- E÷er memleketimizi bölücü ve gericiler Küresel Emperyalizmin planlarÕyla
yönetiyorlarsa biz M. Kemal’in askerlerinin görevi açÕktÕr;
“VATAN MUDAFAASI! “
13-2
2. Ulusal Gençlik ÇalÕútayÕ (Bursa, 27-28 Nisan 2013):
Bursa ùubesi’nin ev sahipli÷inde düzenlenen ve Genel Merkez Gençlik Kolunun kararÕ
ve ça÷rÕsÕyla yapÕlan çalÕútaya ADD ùubelerinden gençlerin yanÕsÕra 12 Üniversitenin
ADK’ temsilcileri de olmak üzere yaklaúÕk 100 kiúi katÕlmÕútÕr. GYK üyesi Cemal
Yetginer’in de baúÕndan sonuna kadar kalarak gözlemci olarak bulundu÷u çalÕútayda,
ilk gün örgütsel e÷itim çalÕúmasÕ, ikinci gün ise sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde
fikir alÕúveriúinde bulunulmuú ve sonuç bildirgesi hazÕrlanmÕútÕr. Sonuç bildirgesinde
Genel Merkezin aldÕ÷Õ karara uyarak 19 MayÕs’ta tüm gençlik kollarÕnÕn tek vücut olarak
Samsun’da bulunmasÕna, söz birlikteli÷ini sa÷lamak üzere bir bülten çÕkarÕlmasÕna ve
ulusal çapta da÷ÕtÕlmasÕna, e÷itim çalÕúmalarÕnÕn Genel Merkezin beklentileri
çerçevesinde programlanmasÕna, Liseliler Gençlik ÇalÕútayÕnÕn düzenlenmesine,
üniversitelerin ö÷renci topluluklarÕyla iletiúime geçerek iliúkileri güçlendirmesine ve
topluluklarÕn olmadÕ÷Õ yerlerde kendileri aracÕlÕ÷Õyla Atatürkçü Düúünceye uygun
topluluklar oluúturmasÕna, örgüt iúleyiúi ile ilgili mevzuat konusunda görüú bildirilmesine
karar verilmiútir. Bu çalÕúma Atatürkçü Düúünce Derne÷i Gençlik KollarÕnÕn kurumsal
yapÕsÕnÕ tamamlayacak adÕmlarÕ atmak, gençli÷in örgütlü ve sistemli hareketini
sa÷lamak ve önümüzdeki dönemlerde yapaca÷Õ çalÕúmalarÕ planlamak için
düzenlenmiú ve bu süreçte öncelikli konu baúta üniversite topluluklarÕ ve lise
kulüpleriyle düúünce sistemimizden gelen birlikteli÷i eylemsel çalÕúmalara da yansÕtmak
üzere amaçlanmÕú ve büyük oranda baúarÕya ulaúmÕútÕr. Bu çalÕútayÕn
organizasyonunda baúta Bursa ùube üyeleri B.Emin YILDIRIM, Gözde Zehra
GÜLERYÜZ, Ülgen ÖZÇøÇEK ve Bursa ùube Yönetimi yo÷un emek harcamÕú ve
eksiksiz bir úekilde sonuçlanmasÕnÕ sa÷lamÕúlardÕr.
ÇalÕútayda tartÕúÕlan konu baúlÕklarÕ aúa÷Õda özetlenmiútir.
- ADD Gençlik KollarÕnÕn, ADD ùube Yönetimleriyle iliúkileri nasÕl geliútirebilir?
Gençlerin yönetimlerde yer almasÕ için neler yapÕlmalÕdÕr?
- ADD Gençlik KollarÕnÕn, Üniversite Örgütlenmeleriyle Ortak ÇalÕúmalarÕ NasÕl
OlmalÕdÕr? Bu Süreç Sa÷lanÕrken Hangi Yöntemler øzlenmelidir?
- ADD Gençlik KollarÕnÕn, Lise Örgütlenmeleriyle Ortak ÇalÕúmalarÕ NasÕl OlmalÕdÕr?
- ADD Gençlik KollarÕ BasÕnÕ ve Sosyal MedyayÕ Daha Etkin Kullanmak øçin Neler
YapmalÕdÕr?
- ADD Gençlik KollarÕ Etkin ve HÕzlÕ Örgütlenmeyi NasÕl Sa÷layabilir?
- ADD Gençlik KollarÕ Eylemde ve Söylemde Birliktelik Sa÷lamak øçin Neler
YapmalÕdÕr?
- ADD Gençlik KollarÕnÕn Bütün Üyelerinin Alaca÷Õ ødeolojik ve Örgütsel E÷itimlerin
øçeri NasÕl OlmalÕdÕr? Hangi Konularda E÷itimler Verilmelidir?
- ADD Gençlik KollarÕnÕn Etkin Eylemler Düzenleyerek Kitlelere Öncülük Etmesini
NasÕl Sa÷layabiliriz?
13-3
- ADD Gençlik KollarÕ ùubelerinden Ba÷ÕmsÕz Hareket Etmemek Koúuluyla Ne Gibi
Faaliyetlerle Kendine Mali Gelir Sa÷layabilir?
- ADD Gençlik KollarÕnÕn Düzenleyece÷i KamplarÕn øçeri÷i NasÕl OlmalÕdÕr?
3. ReyhanlÕ Ziyareti (14-16 MayÕs 2013) :
11 MayÕs 2013 tarihinde gerçekleúen ReyhanlÕ KatliamÕ üzerine Genel Merkez Gençlik
Kolu Sekreteri Semih øúeri ve Do÷u Akdeniz Bölge Gençlik Temsilcisi ønan Türko÷lu,
Genel Baúkan YardÕmcÕsÕ Prof. Dr. Ayhan Filazi ile yapÕlan görüúmeler sonrasÕ
ReyhanlÕ’ya gittiler. 3 günlük ReyhanlÕ ziyaretinde, Hatay ùubesi üyelerinin patlamada
yaralanan yakÕnlarÕna geçmiú olsun ziyaretleri yapÕldÕ, CHP, MHP ve DSP Gençlik
KollarÕ ve TGB yöneticileri ile toplantÕlar yapÕldÕ, Hatay ùubeleri Gençlik KollarÕ
yöneticileri ile süreci de÷erlendiren iki toplantÕ yapÕldÕ, Hatay ùubeleri Gençlik
KollarÕ’nda çalÕúan gençlerin hepsi evlerinde ziyaret edildi, PatlamanÕn görgü tanÕklarÕ
ile söyleúi yapÕlarak video ile kayda alÕndÕ. Patlama alanÕ farklÕ açÕlardan foto÷raflandÕ.
4. Birinci Ulusal Liseli Gençlik ÇalÕútayÕ:
Bursa’da
yapÕlan
Ulusal
Gençlik
ÇalÕútayÕnda alÕnan karar üzerine 15-16
Haziran 2013 tarihinde 1.Ulusal Liseliler
ÇalÕútayÕ
Eskiúehir
ùubesinin
ev
sahipli÷inde düzenlendi.
Bunun için önce Eskiúehir’de bulunan tüm Liselere duyuru yapÕlarak her okuldan en
az bir ö÷renci ile 20 MayÕs’ta yemekli bir toplantÕ düzenlendi.
Burada Genel Merkez Gençlik KollarÕ Sorumlu YardÕmcÕlarÕ Adem YardÕmcÕ ile M.
Abdullah Yanarateú Liseli gençlere çalÕútayÕn amacÕnÕ ve hedefleri anlattÕlar. Daha
sonra ADD’nin tüm úubelerine duyuru yapÕlarak Türkiye’nin her tarafÕndan Liselilerin
Eskiúehir’e gelmesi sa÷landÕ.
13-4
Genel Sekreter YardÕmcÕsÕ Ersan BarkÕn’Õn da baúÕndan sonuna kadar gözlemci olarak
bulundu÷u ve yaklaúÕk 60 Liseli gencin katÕldÕ÷Õ çalÕútayda Lise örgütlenmeleri için 21
kiúilik geçici bölge temsilcileri belirlendi.
Bununla birlikte Liselerde kurulacak olan Atatürkçü Düúünce Kulüpleri için Genel Merkez
Gençlik KollarÕ tarafÕndan hazÕrlanan Lise ADK Tüzü÷ünün kullanÕlmasÕna ve takibinden
Genel Merkez Gençlik Kolu Yöneticileri Adem YardÕmcÕ ile Ömer Kaya’nÕn sorumlu
olmasÕna karar verildi.
5. økinci Ulusal Lise Gençlik ÇalÕútayÕ:
Birinci çalÕútaydan sonra mevcut durumu görmek
ve yapÕlan çalÕúmalar ile aksaklÕklar hakkÕnda bilgi
sahibi olmak için Liseli Gençlerle bir kez daha bir
araya geldik. Genlikten Sorumlu Genel Baúkan
YardÕmcÕsÕ Prof. Dr. Ayhan Filazi, GYK üyesi
Cemal Yetginer ile Önceki Gençlik Kolu Sorumlusu
Burçak Tüter, ADD Liseli Komisyonlardan Sorumlu
Ömer Kaya ile ADD’nin eylem ve etkinliklerle
kamplarÕndan sorumlu Ali Do÷acan Öz’ün de eúlik
etti÷i çalÕútay, Türkiye’nin bir çok úubesinden gelen
60 Liseli gencin katÕlÕmÕyla 1-2 ùubat 2014
tarihlerinde Konya úubesinin ev sahipli÷inde
gerçekleútirildi.
ÇalÕútayÕn gerçekleútirilmesinde baúta ùube BaúkanÕ Sinan Düzenli olmak üzere Konya
ùube yönetimi ile ùube Gençlik kolu yönetiminde bulunan Bu÷ra Can Korkmaz, M. Emin
Altunses ve di÷er pek çok gencimiz yo÷un emek harcayarak, çalÕútayÕn eksiksiz bir úekilde
tamamlanmasÕnÕ sa÷lamÕúlardÕr. 2. Ulusal Liseliler ÇalÕútayÕnda aúa÷Õdaki kararlar
alÕnmÕútÕr;
- ùube Lise KomisyonlarÕ ve okul ADK’larÕ arasÕnda iletiúimin daha iyi sa÷lanabilmesi
için bir komisyonun görevlendirilmesine,
- ADD Lise Komisyonu ve okul ADK üyelerinin gerekti÷inde aileleriyle iletiúime geçmek
üzere Prof. Dr. Ayhan Filazi’den destek alÕnmasÕna,
- ùube Lise KomisyonlarÕnÕn bulunduklarÕ bölgelerdeki liselerle temasa geçip kurulacak
ADK’larda aktif görev alÕnmasÕna,
- ùube Lise KomisyonlarÕnÕn mevcut ADK’larla iú birli÷i içinde çalÕúmasÕna,
- ùube Lise KomisyonlarÕnÕn haftanÕn belirli günlerinde gerekirse úube yönetimlerinden
destek alarak ilkokul ve ortaokul seviyesindeki ö÷rencilerin etüt çalÕúmalarÕ yapmalarÕna,
- Genel Merkezin kullandÕ÷Õ internet sitesinde gençlik kollarÕ baúlÕ÷ÕnÕn açÕlmasÕ ve bu
baúlÕk adÕ altÕnda lise komisyonlarÕnÕn yayÕnlanabilmesi için GYK’ya baúvuruda
bulunulmasÕna,
13-5
- Genel Merkez tarafÕndan yapÕlan kamplar, ADO’lar ve ulusal eylemlerde lise
komisyonlarÕna ayrÕlan kontenjanÕn arttÕrÕlmasÕ için GYK’ya talepte bulunulmasÕna,
- Kamp ve ADO’larda verilecek e÷itim konularÕnda lise komisyonunun görüúünün
alÕnmasÕ ve bu çalÕúmalarda görev almak için GYK’ya baúvuruda bulunulmasÕna,
- ÇalÕútayda sunumu yapÕlan yÕllÕk etkinlik dosyasÕnÕn 10 ùubat itibari ile uygulanmaya
baúlanmasÕna,
- Sivas’ta gerçekleútirece÷imiz ulusal köy okulu projesinde Genel Merkezin bildirece÷i
tarihten itibaren aktif görev alÕnmasÕna,
- 20 Ekim 2014 tarihinde Türkiye’deki bütün úube lise komisyonlarÕ ve okul ADK’larÕ
Gençli÷e Hitabenin anlam ve önemine yönelik ulusal çapta bir etkinlik gerçekleútirilmesine,
- Sosyal medyada ADD Lise komisyonlarÕnÕn daha aktif olabilmesi adÕna Cemal
Yetginer’den yardÕm alÕnarak yeni bir çalÕúma baúlatÕlmasÕna, lise komisyonlarÕnÕn ve
ADK’larÕn afiú, broúür vb. ihtiyaçlarÕn tasarÕmÕ konusunda gönüllü olan arkadaúlardan bir
atölyenin sanal ortam üzerinde oluúturulmasÕna,
- Bir dahaki lise çalÕútayÕnÕn Nazilli, Adana ya da Alanya úubelerinden biri tarafÕndan
düzenlenmesine yönelik ön çalÕúma yapÕlmasÕna karar verilmiútir.
6. Suphi Gürsoytrak Atatürkçü Düúünce Okulu:
7-12 Eylül 2013 tarihleri arasÕnda Bornova Belediyesinin deste÷i ile 1.øzmir M.Suphi
Gürsoytrak Atatürkçü Düúünce Okulu düzenlendi. Önceki Genel BaúkanÕmÕz M. Suphi
Gürsoytrak adÕna düzenlenen çalÕútay Genel Baúkan YardÕmcÕlarÕmÕz Prof. Dr. Ayhan
Filazi ile Hüseyin Emre AltÕnÕúÕk, Genel Sekreter Elif Çuhadar, Genel Sekreter YardÕmcÕsÕ
ve Ege Bölge Temsilcimiz Sevil Nazan Keskin ile yine Genel Sekreter YardÕmcÕlarÕ Ersan
BarkÕn ve Öner TanÕk’Õn katÕlÕmlarÕ ve sunumlarÕ ile de zenginleútirildi. ÇalÕúmalara
Türkiye’nin de÷iúik yörelerinden 150 Atatürkçü Düúünce Derne÷i üyesi genç katÕldÕ.
ÇalÕútayda øzmir Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, Bornova Belediye BaúkanÕ Prof.
Dr. Kamil Okyay SÕndÕr ve daha pek çok kiúi kendi konularÕyla ilgili de÷erli bilgiler
vermiúlerdir. ÇalÕútayÕn düzenlenmesinde baúta GYK üyesi Cemal Yetginer ile aynÕ
zamanda øzmir úubeleri eúgüdüm baúkanÕ da olan Urla úube BaúkanÕ Ali Yanar olmak
üzere pek çok kiúi yo÷un emek harcayarak baúarÕlÕ bir sonuç alÕnmasÕnÕ sa÷lamÕúlardÕr.
ÇalÕúmalar sonunda Aúa÷Õdaki Sonuç Bildirgesi yayÕmlandÕ:
Ülkemizin içinde bulundu÷u durum, Atatürk devrimlerine olan ihtiyacÕ bugün her
zamankinden daha çok hissettirmektedir.
ODTÜ ve Gezi ParkÕ direniúlerinde ortaya çÕkan en önemli konu; halkÕn farklÕ konularda
dayanma sÕnÕrÕnÕn aúÕldÕ÷Õ tüm olaylarÕn öznesi siyasi iktidardÕr.
Siyasi iktidarÕn; özel hayata müdahalesi, demokratik haklarÕnÕ kullananlara karúÕ genç yaúlÕ
ayÕrmadan, güvenlik güçleriyle göstermiú oldu÷u sert ve orantÕsÕz müdahaleler ortak bir
halk tepkisini do÷urmuútur. Polisin plastik mermi, biber gazÕ, cop ve TomalÕ sert
müdahalesi her geçen gün úiddetini biraz daha arttÕrmÕú ve iktidar üzerine düúen
uzlaúmacÕ tavrÕ sergileyememiútir. Kendi halkÕnÕ adeta terörist olarak görmüútür.
13-6
øktidarÕn bu tutumu eli sopalÕ ve palalÕ birtakÕm insanlarÕ cesaretlendirmiú ve genç
arkadaúlarÕmÕz polisin arkasÕna sÕ÷Õnan bu gruplarÕn úiddetine maruz kalmÕútÕr. Bunun en
acÕ örne÷ini Eskiúehir’de yaúadÕk.
øktidar bir taraftan bu sert tavÕrlarÕyla toplumla çatÕúÕrken, bir taraftan da eli kanlÕ
teröristlerle müzakere masasÕna oturup bölünme anayasasÕnÕ çÕkarabilmek için
çalÕúmalarÕnÕ sürdürmektedir. AyrÕca dÕú politikada savaú çÕ÷ÕrtkanlÕ÷Õ yapÕp Mustafa Kemal
ve arkadaúlarÕnÕn bu topraklarda emperyalizme karúÕ savaútÕ÷ÕnÕ unutarak, yurtta barÕú
dünyada barÕú ilkesini de ihlal ederek; emperyalistlerle iúbirli÷i içinde Ortado÷u’da çÕkacak
bir savaúÕn merkezine Türkiye Cumhuriyetini çekmeye çalÕúmasÕ kabul edilemez bir
durumdur.
12 Eylül darbe döneminin bir ürünü olan, demokrasiyi ve milli iradeyi yok sayan seçim
barajÕ konusundaki tutumu da demokrasimiz ve gelece÷imiz için endiúeli bir durumdur.
Türk insanÕna reva görülen bu tutum de÷iúmelidir ve emin olun ki de÷iúecektir. Temel
ilkemiz 90 yÕl önce oldu÷u gibi Türk milletinin haysiyetli ve úerefli bir millet olarak
yaúamasÕdÕr. ADD gençli÷i bu tarihi süreçte büyük bir görev üstlenmiú ve tüm yurtta vatan
mücadelesinde üzerine düúen ödev ve görevi yerine getirmektedir.
Gençli÷imiz, Mustafa Kemal ve arkadaúlarÕnÕn yaptÕ÷Õ gibi emperyalistlerin Ortado÷u
siyasetini altüst etmek için savaúacak ve yeni bir anayasa ile toplumu bölmeye çalÕúanlara
karúÕ sonuna kadar direnecektir. øktidarÕn bu uygulamalarÕ toplumun farklÕ kesimlerini
birleútirmiú, Atatürk’e ve onun devrimlerine yürekten inanan insanlarÕ bu onurlu
mücadelenin içine çekmiútir. Ne yaparsanÕz yapÕn Türk milletini ve gençlerini
sindiremeyecek,
Cumhuriyeti
yÕkamayacak
ve
arzu
etti÷iniz
hiçbir
úeyi
baúaramayacaksÕnÕz!
Büyük Atatürk; Atatürkçü Düúünce Derne÷i gençli÷i senin devrimlerinin sonsuza dek
yaúamasÕ ve yaúatÕlmasÕ için var gücüyle çalÕúmaya devam edecek ve Türkiye
Cumhuriyeti’ni yeniden hak etti÷i noktaya taúÕmak, laik ve demokratik bir hukuk devletini
yaúatmak için var gücüyle çalÕúacaktÕr.
Gezi ParkÕ olaylarÕnda kaybetti÷imiz genç arkadaúlarÕmÕz mücadelemizde ölümsüzleúmiú
ve mücadelemizde yaúamaya devam edecektir. Polis úiddetiyle kaybetti÷imiz genç
arkadaúlarÕmÕzÕ da tekrardan saygÕyla ve úükranla anÕyoruz.
7. Gençlik ve Spor BayramÕ Samsun BuluúmasÕ:
13-7
ÇalÕútaylarda verilen sözler tutuldu ve ADD Gençli÷i 19
MayÕs’ta Milli Mücadelenin baúladÕ÷Õ yerde bayramÕnÕ
kutladÕ. 2 günlük kampÕn ardÕndan yurdun dört bir
yanÕndan gelen ADD ùubeleriyle coúkulu bir kutlama
yapÕldÕ.
8. Geleneksel Afyon Kocatepe KampÕ:
Türk Ordusunun Büyük Taarruza hazÕrlandÕ÷Õ yer olan Kocatepe’de geçmiúin duygu ve
düúüncelerini yaúamak ve bunu gelece÷e aktarmak amacÕyla her yÕl 23-26 A÷ustos
tarihlerinde düzenlenen Kocatepe KampÕ bu dönemde de gençlerin yo÷un ilgisiyle
karúÕlanmÕútÕr. 3 gün boyunca úehitliklerin ziyareti, e÷itim ve spor müsabakalarÕyla geçen
kampÕn sonunda 25 A÷ustos’u 26 A÷ustos’a ba÷layan gece Büyük Taarruz temsili olarak
gerçekleútirilmiú ve yapÕlan törenin ardÕndan kamplar sona ermiútir.
9. Gençler AtamÕzÕn Huzurunda:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün ebediyete intikal ediúinin yÕl dönümünde
gençler ona ba÷lÕlÕk ve minnet duygularÕnÕ sunmak üzere AnÕtkabir’de buluútular.
13-8
10.Devrim ùehidi Kubilay UnutulmadÕ:
Her yÕl oldu÷u gibi bu dönemde de gençler
Devrim ùehidimiz Kubilay’Õ unutmadÕ ve 23
AralÕk’ta Menemen’de Türkiye Cumhuriyetini
ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceklerini
haykÕrdÕ
11.Dergi çalÕúmalarÕ:
Eylem ve söylem birlikteli÷ini sa÷lamak
üzere Bursa’da yapÕlan Ulusal Gençlik
ÇalÕútayÕnda
alÕnan
karar
gere÷i
tamamen
Genel
Merkez
Gençlik
KollarÕmÕz tarafÕndan hazÕrlanan Kemalist
dergisi 2 sayÕ basÕlarak da÷ÕtÕmÕ
sa÷lanmÕútÕr.
Bu
arada
øzmir’deki
úubelerimizin
gençli÷i
tarafÕndan
hazÕrlanan “Kemalizmir” gazetesi de bir
yaúÕnÕ doldurdu.
13-9
12.Köyce÷iz KampÕ:
Her yÕl oldu÷u gibi bu dönemde de Köyce÷iz E÷itim ve Dostluk KampÕnÕn birincisi 22-28
Temmuz 2012, ikincisi 21-27 Temmuz 2013 tarihlerinde Genel Baúkan YardÕmcÕsÕ Prof.
Dr. Ayhan Filazi’nin sorumlulu÷u ve Genel Sekreter YardÕmcÕsÕ Öner TanÕk’Õn
koordinasyonunda yapÕldÕ. Dernek amaçlarÕ do÷rultusunda, ADD üyesi gençler ve
ADD üyesi olmaya aday gençler arasÕnda dayanÕúma duygularÕnÕ geliútirerek, ortak
duygu, düúünce ve iúler baúarmanÕn hazzÕnÕ yaúatmak, Kemalizm’i özümsemiú, tarihini,
kültürünü bilen gençleri hayata hazÕrlamak amacÕyla yapÕlan kampa her yÕl bir
öncekinden daha fazla gencimizin ilgi göstermesi ve aralarÕndaki dostluk ba÷larÕnÕn
geliúmesi, bizlerin gelece÷e daha umutlu olarak bakmamÕzÕ sa÷lÕyor.
13. Üniversitelerdeki Atatürkçü Düúünce Kulüpleri/TopluluklarÕ ile olan etkinlikler:
- Ankara Üniversitesi SBF ADT ile; Menderes’te Sevmezdi Mülkiye’yi,
söyleúisi.(1 Nisan 2013)
- Ankara Üniversitesi øLEF ADT ile; Daktilodan Klavyeye Toplumcu
Gerçekçilik, söyleúisi.(14 Nisan 2013)
- Mülkiye Gençlik Kulübü ile; Bekir Coúkun Söyleúisi.(21 Nisan 2013)
- ‘’1 MayÕs’ta ADT’ler ADD ile Tando÷an’a!’’ ça÷rÕsÕ ile 1 MayÕs’ta 14 ö÷renci
kulübü pankartlarÕ ile ça÷rÕya uydu.(1 MayÕs 2013)
- Mülkiye Gençlik Kulübü ile; Mülkiye’nin øneklerine Mangal Keyfi, etkinli÷i.(2
MayÕs 2013)
- Gazi Üniversitesi GölbaúÕ ADT ile; Yaz’a Merhaba, pikni÷i.(13 MayÕs 2013)
- 19 MayÕs’ta tüm yurttan 98 ö÷renci kulübü temsilcisinin Samsun’a; 23
ö÷renci kulübü temsilcisinin Ankara’ya getirilmesi sa÷landÕ.(19 MayÕs 2013)
14. Gençler meydanlarÕ boú bÕrakmadÕ
13-10
Gençlerimizin Bayram Kutlama KartÕ
13-11
Download

13. olağan genel kurula çalışma raporu