SAKARYA ÜNİVERSİTESİ
OSMANLI TÜRKÇESİ
Hafta 13
Yrd.Doç.Dr. Saim YILMAZ
Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi’ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak hazırlanan
bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan ders içeriğinin tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik,
fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz.
Her hakkı saklıdır © 2012 Sakarya Üniversitesi
13
ÜNİTE
Nazım Örnekleri Okuma
Çalışmaları
İÇİNDEKİLER
13.1. Kayıkçının Felsefesi
13.1.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.1.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
13.2. Şarkın Sultanları
13.2.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.2.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
13.3. ‘Avdet
13.3.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.3.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
13.4. Geceler
13.4.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.4.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
13.5. Hanımeli
13.5.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.5.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
13.6. Değerlendirme Soruları
13.5.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
13.7. Kaynaklar
2
HEDEFLER
Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
 Osmanlıca matbu şiir metinlerinde yer alan Arapça ve Farsça terkipleri
çözebilecek,
 Kelimelerdeki ekleri ve tamlamalardaki unsurları gösterebilecek,
 Günümüz Türk alfabesine doğru bir şekilde aktarımını yapabilecek,
 Metinde geçen kelimelerin anlamlarını açıklayabilecek,
 Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri seçebilecek,
 Osmanlıca matbu bir şiir metnini doğru bir şekilde okumayı
sağlayabileceksiniz.
ÖNERİLER
Bu üniteyi daha iyi kavrayabilmek için okumaya başlamadan önce;
• Verilen metnin günümüz Türk alfabesine aktarımına bakmadan önce
kendiniz okumaya ve anlamaya çalışınız.
• Okuyamadığınız veya anlamını bilmediğiniz kelimelerin altlarını çiziniz.
• Daha sonra “günümüz Türk alfabesiyle yazımı” kısmıyla karşılaştırınız.
• Anlamını bilmediğiniz kelime ve terkipleri “kelime ve tamlamaların
anlamları” kısmından bularak tekrar ediniz.
3
Nazım Örnekleri Okuma
Çalışmaları
13.1. Kayıkçının Felsefesi
4
13.1.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
Kayıkçının Felsefesi
Daha gençtim, şi‘re hevesim vardı,
Ağlatırdı beni ıssız geceler;
Şi‘irimde bir Nef‘î tekellüm eder,
Rûhumda bir ‘âşık-ı garib ağlardı.
Kalemimle geçinirdi ‘âilem
Yazdıklarım neydi? Hep kendi derdim!
Oluyordum ihtiyâcımla mülhem,
Gözyaşımı satıp evlâd beslerdim!
Günler geçti, baktı yüzüme felek
Artık zaman gözyaşımı dindirdi,
Ne oldumsa oldum… Fakat geçinmek
Eski yoksul şâ‘iri didindirdi;
Kurtulmuyor didinmekten yaşayan
Görmüş var mı bilmem râhat yüzünü?
Ben bir zaman çıkarmadım hâtırdan
İhtiyâr bir kayıkçının sözünü:
Bu zavallı bir yaz sabâhı erken
Beni uzak bir yerden getirirken
Yorgun yorgun durmuş elinde kürek,
Şu sözleri söylemişti gülerek:
Elli yıldır koca engin deryâyı
Bir çomakla karıştırır dururum,
Yakınlaştım artık göründü kıyı
Aradığım meğer toprakmış oğlum!
13.1.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
Tekellüm etmek
Söylemek
‘Âşık-ı garib
Garip aşık
Mülhem
Birinin içine doğmuş, esinlenmiş
5
13.2. Şarkın Sultanları
6
13.2.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
Şarkın Sultanları
…Ben her akşam dolaşırdım bu yeşil sâhilde,
Mâvi bir göl gibi karşımda gülümserdi sular.
Sanki örterdi ağaçlar bu derin mâviliği,
Uhrevî beldeler üstünde güneş parlardı.
Gizli bir sûr ile her gün denizin inlediği
Kayalıklarda gezen ince kadınlar vardı…
Sisli gözlerle o enginleri beni dinlerken
Dolaşan kızları toplardı deniz şen sesine
Ayrı bir yüz düşünürdüm bu güzelliklerden
Dalıyorken sarışın şâ‘ireler beldesine
Gülmek isterdi uzaktan bana bir gölge, niçin?
Tanımazdım onu, esmer mi ve yâhût sarı mı?..
Karşı sâhilden esen bâda dağıttırmak için
Ba‘zı toplardım o kûmrâl ve uzûn saçlarımı
Gezerek yorgun adımlarla nefessiz kumda
Geçirirdim o harâretli yaz akşamlarını
Ba‘zı bir şüphe parıldardı sönük rûhumda,
Her güzel yüzde arardım o ilâhi kadını
13.2.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
Uhrevî
Ahiret ile ilgili
Sûr
Şenlik, düğün, ziyafet
Bâd
Yel, rüzgar
7
13.3. ‘Avdet
8
13.3.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
‘Avdet
O yol uzun ve karanlık, dikenli bir yoldu.
Adım adım yürüyordum zalâma müstağrak
Ne bir ümîd-i tesellî, ne bir serâb-ı şafak
Bütün muhîtime haşyetle gölgeler doldu…
Yavaş yavaş yürüdüm muhteriz, hirâs-âlûd
Önümde sanki uzanmıştı leyle-i yeldâ…
Ne varsa hep o karanlıkta muntafî, mevcûd
Ederdi rûhuma dehşetle ra‘şeler ilkâ…
Orada muzlimin üstünde nâ-tüvân bî-tâb
İlerleyip yürümüş, hayli yol da aşmıştım.
Uzakta bir bulutun sînesinde bir mehtâb
Görünce; ellerimi âsümâna açmıştım…
Semâ gülümsedi, ay sâkit-âne alçaldı
Siyah ufukların üstünde şu‘leler yandı..
Ve gözlerimde sönünce zalâmın evhâmı
Mesâfeler küçülüp beldeler yakınlaştı..
Yolum açıldı. Ve ben şimdi muzdarip yorgun,
Bir ihtiyar ağacın sayesinde dinlenerek,
Yakında bir köye varmaktayım, yüzüm solgun
Elimde rengi uçuk tozlu bir kırık değnek
9
13.3.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
‘Avdet
Geri gelme, dönme, dönüş
Zalâm
Karanlık
Müstağrak
Dalmış, batmış, içine girmiş
Ümîd-i tesellî
Teselli ümidi
Serâb-ı şafak
Şafak hayali
Muhîtime
Çevreme
Haşyetle
Korku, korkma
Muhteriz
Sakınan, çekinen
Hirâs
Korku
Âlûd
Bulaşmış, bulaşık
Hirâs-âlûd
Korkuya dalmış, korku sarmış
Yeldâ
Uzun
Leyle-i yeldâ
Uzun gece
Muntafî
Sönmüş
Ra‘şe
Titreme, titreyiş, ürkme
İlkâ
Koyma, bırakma, atma
Muzlim
Karanlık
Nâ-tüvân
Zayıf, kuvvetsiz
Bî-tâb
Bitkin, yorgun
Âsümân
Gök, sema
Sâkit-âne
Sessizce, ses çıkarmayarak
Şu‘le
Alev, ateş alevi
Rengi uçuk
Rengi soluk
10
13.4. Geceler
11
13.4.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
Geceler
Geceler, ey sükûn-nümâ geceler!
Sizsiniz râzdân-ı ahzânım,
Titreşir kalbinizde efgânım,
Söyleyin, ben niçin perîşânım..
Ey gamm-ı kalbe âşinâ geceler?
Sizde ahzân-ı ‘ışk zâhirdir
Rûhunuz mahrem-i serâirdir
Dinleyin, ağlayan o şâirdir
Ki ne söylerse, rûha dairdir
Dinleyin, ey sükûn-nümâ geceler!
Dîde-i bahtım olmadan bî-dâr,
Neme lâzım hayâl-i subh-ı bahâr
Âsumân etse bin güneş izhâr
Beni gün gördü sanmayın zinhâr..
Ey siyeh-renk inzivâ geceler
Reh-i ümîdi setreden zulümât
Bana göstermiyor şu‘â‘-ı necât
Yaşamak ağlamak mıdır, heyhât
Geçti hep ağlamakla işte hayât
Âh, ey muhtır-ı fenâ geceler
13.4.2 Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
Nümâ
Gösteren, bildiren
Sükûn-nümâ
Huzur veren, sakinlik veren
Râzdân
Sırrı bilen, sırra ortak olan dost
Ahzân
Kederler, sıkıntılar
Râzdân-ı ahzânım
Kederlerimin sırrını bilen
Efgân
Istırapla bağırıp çağırma, feryat etme
12
Gamm-ı kalbe
Kalp kederine
Âşinâ
Tanıdık, bildik, yabancı olmayan
‘Işk
Aşk, sevgi
Ahzân-ı ‘ışk
Aşk kederleri
Zâhir
Açık, belli
Serâir
Sırlar, gizli şeyler
Mahrem-i serâir
Sırların mahremiyeti, gizliliği
Dîde
Göz
Baht
Talih, kader, kısmet
Dîde-i baht
Baht gözü, talih gözü
Bî-dâr
Uyanık, uyumayan, uykusuz
Hayâl-i subh-ı bahâr
Bahar sabahı hayali
Âsumân
Gök, sema, felek
İzhâr
Gösterme, açığa vurma, gösterme
Zinhâr
Sakın ha, asla
Siyeh
siyah
Siyeh-renk
kara renk
İnzivâ
Bir köşeye çekilme, çekilip hiçbir işe karışmama
Reh (“râh”ın hafifletilmişi)
Yol
Reh-i ümîd
Ümit yolu
Setreden
Örten
Zulümât
Karanlıklar
Şu‘â‘-ı necât
Kurtuluş ışığı
Muhtır-ı fenâ
Yokluğu hatırlatan
13
13.5. Hanım Eli
13.5.1. Şiirin Günümüz Türk Alfabesiyle Yazımı
Hanım Eli
Bir nev-resîde tıfl-ı perişân-ı hayâl iken
Atmıştı tâli‘im beni bî-gâne bir yere..
Bî-gâne, lâkin öyle müşe‘şa‘ki, hâtıra
İhyâ eder, unutmayı ‘azmeylesem de ben
Her zerresinde servet ü sâmân ü ihtişâm,
Her neşvesinde zehr-i merâretti âşikâr,
Zâhir gibiydi her neye baksam bir iğbirâr
14
Rûhum esîr-i gurbet idi zâr u hâksâr
Te’lîf-i beyne beyhûde ettim ben ihtimâm!
Bir gün bahârı geldi o devr-i sabâvetin
Bosfor gibi Halîce de hâkim hadîkalar
Yekser tezehhür eyledi mükrim hadîkalar
Bir bî-nihâye meşheri oldu tarâvetin
Rûzenleri muhât idi hep hicle-gâhımın
Ağsân-ı pürşemim tarâvet-nisâr eyle,
Akşam olunca her tarafa intişâr eyle
Ta‘tîr ederdi dâiremi ‘ıtr-ı yâr ile
Yâriydi o şukûfe-i dil gam-penâhımın
13.5.2. Şiirde Geçen Kelime ve Tamlamaların Anlamları
Nev-resîde
Yeni yetişmiş, yeni kemâl bulmuş
Tıfl-ı perişân-ı hayâl
Hayal karmaşıklığı yaşayan çocuk
Tâli‘im
Baht, kısmet, kader, talih
Bî-gâne
Tanıdık olmayan, yabancı
Müşe‘şa‘
Parlayan, parıldayan
‘Azmeylemek
Bir işi yapmaya kesin kararlı olmak
Sâmân
Servet, zenginlik
Neşve
Neşe, sevinç
Merâret
Acılık
Zehr-i merâret
Zehrin acılığı
Âşikâr
Açık, belli, zahir
Zâhir
Açık, belli, görünen
İğbirâr
Tozlanma
Esîr-i gurbet
Gurbet esiri, gurbet tutsağı
15
Zâr u hâksâr
İnleyen ve yerde sürünen
Te’lîf-i beyn
Ara bulma, uzlaştırma
Sabâvet
Çocukluk
Hadîka
Bahçe
Yekser
Baştan başa, hep, cümle, bütün
Tezehhür eyledi
Çiçeklendi
Mükrim
İkram eden sunan
Meşher
Teşhir yeri, sergi
Tarâvet
Tazelik, taze olma
Rûzen
Pencere
Muhât
Etrafı çevrilmiş, kuşatılmış
Hicle-gâh
Gelin odası
Ağsân
Dallar, budaklar
Pürşem
Koku dolu
Ağsân-ı pürşem
Kokulu dallar
Tarâvet-nisâr
Tazelik saçan
İntişâr eylemek
Yayılmak
Ta‘tîr etmek
Güzel koku ile kokulandırmak
‘Itr-ı yâr
Yarin kokusu
Şukûfe-i dil
Gönül çiçeği
Gam-penâh
Tasanın, kederin sığındığı yer, tasalı yer.
16
ÖZET
Bu ünitede Kayıkçının Felsefesi, Şarkın Sultanları, ‘Avdet, Geceler ve Hanımeli olmak üzere
toplam beş şiire yer verilmiştir. Günümüz Türkçesine daha yakın olan ilk iki şiir Türkçe kelimelerin
ve eklerin Osmanlıca harfleriyle yazımını öğrenmeyi kolaylaştıracak niteliktedir. Son dört şiir ise
Arapça ve Farsça kelimelerin biraz daha fazla yer aldığı şiirlerden seçilmiştir. Burada Arapça ve
Farsça kelime ve tamlamaların Osmanlıcaya aktarımının uygulamalı olarak görülmesi
amaçlanmıştır. Ayrıca Osmanlıca şiirleri okuyup anlamamızı kolaylaştıracak kelime dağarcığı da
oluşturulmaya çalışılmıştır.
13.6. DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Yukarıdaki beytin birinci mısrası aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı
imlasına göre daha doğru yazılmıştır.
a) Kalmamla gücenirdi ailem
b) Kalmamla gücenirdi ‘âilem
c) Kalemimle geçinirdi ailem
d) Kalemimle geçinirdi ‘âilem
e) Kalmamla geçinirdi ‘âilem
2. Yukarıdaki beytin birinci mısrası aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı
imlasına göre daha doğru yazılmıştır.
a) İderdi rûhuma dehşetle ru‘şeler elkâ
b) Ederdi rûhuma dehşetle ri‘şeler ilkâ
c) Ederdi rûhuma dehşetle ra‘şeler ülkâ
d) İderdi rûhuma dehşetle ri‘şeler elkâ
e) Ederdi rûhuma dehşetle ra‘şeler ilkâ
3. Yukarıdaki beyitte geçen “
hangisinde doğru verilmiştir.
a) Saçma
b) Atma
c) Titreme
d) Yalvarma
e) Ağlama
” kelimesinin anlamı aşağıdakilerden
17
4. Yukarıdaki beytin birinci mısrası aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı
imlasına göre daha doğru yazılmıştır.
a) Dîde bahtım ölmeden beydâr
b) Dîde bahtım olmadan beydâr
c) Dîde-i bahtım ölmeden bî-dâr
d) Dîde-i bahtım olmadan bî-dâr
e) Dîde-i bahtım evvelimden bî-dâr
5. Yukarıdaki beyitte geçen “
hangisinde doğru verilmiştir.
a) Evsiz
b) Uykusuz
c) Çulsuz
d) Uğursuz
e) Şanssız
”kelimesinin anlamı aşağıdakilerden
Cevaplar: 1-d, 2-e, 3-c, 4-d, 5-b
13.7. KAYNAKLAR
Devellioğlu, Ferit, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ankara 1970.
Doğan, Mehmet, Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul 1996.
Ermiş, Hamza, Arapça’dan Türkçeleşmiş Kelimeler Sözlüğü, İstanbul 2008.
Faruk Nafiz, “Şarkın Sultanları”, Edebiyyât-ı ‘Umûmiye Mecmû‘ası, İstanbul 1335/1917, Cilt: I, Sayı: 14,
s. 248.
Fatîn Tevfîk, “Avdet”, Edebiyyât-ı ‘Umûmiye Mecmû‘ası, İstanbul 1337/1918, Cilt: V, Sayı: 98, s. 1206.
Niğar bint. Osman, “Hanımeli”, Edebiyyât-ı ‘Umûmiye Mecmû‘ası, İstanbul 1336/1917, Cilt: II, Sayı: 44,
s. 292.
Samih Rifat, “Geceler”, Edebiyyât-ı ‘Umûmiye Mecmû‘ası, İstanbul 1335/1917, Cilt: II, Sayı: 37, s. 180.
Samih Rifat, “Kayıkçının Felsefesi”, Edebiyyât-ı ‘Umûmiye Mecmû‘ası, İstanbul 1335/1917, Cilt: I, Sayı:
24, s. 406.
Şemseddin Sâmi, Kâmûs-ı Türkî, İstanbul 1999.
Yeğin, Abdullah ve diğerleri, Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Büyük Lûgat, İstanbul 1990.
18
Download

osmanlı türkçesi - sauPORT